Dil Doktoru pdf free - PDF eBooks Free | Page 1

ŞUBAT 2014 SAYI 51
www.itadvisor.com.tr
www.itadvisor.com.tr
operatörlerin
vıp hizmetleri
inTerneTTe
özel HaYaTa
dOkunulmazlık
Geldi
IT ADVISOR
VERİ MERKEZLERİ ÖZEL
sPOnsOrlar:
PrOFesYOnellerin
HaYaTlarını kOlaYlaŞTıran
CiHazlar
röPOrTaj:
üzeYir kaluk (esTaP)
Tüm Görselleriniz
Tek Bir ÇaTı alTında
ŞUBAT 2014 SAYI 51
B İR S ON RA K İ F I R E WAL L’U NU Z NASI L OL MA L I?
Türkler Teknolojiye
Daha Çok İnanıyor
Microsoft, Türkiye dahil 10 ülkede
gerçekleştirdiği anketin sonuçlarını göre,
özellikle Türkiye’nin teknolojinin hayata
olumlu katkısına ABD gibi gelişmiş ülkelerden
daha çok inandığı ortaya çıktı
5
ayrı ülkede, 10 binden fazla internet kullanıcısı üzerinde gerçekleştirdiği yeni
anket, farklı bölgelerde bulunan ve farklı gelişmişlik seviyesine sahip ülkelerin
teknolojiye bakış açılarındaki değişimleri ortaya koydu. Özellikle gelişmekte olan
ülkelerden ankete katılan kullanıcılar, bireysel teknolojilerin inovasyonun ve ekonomik
gelişimin temelini oluşturduğunu düşünüyor.
Türkiye Teknolojiye İnanan Ülkeler Arasında
Anketten çıkan ilgi çekici sonuçlar şöyle sıralanıyor:
• Türkiye’nin de içinde olduğu gelişmekte olan ülkelerde teknolojinin dünyayı daha iyi bir yer
yaptığına inanç yüzde 92. Teknolojinin sosyal değerler üzerindeki olumlu etkisine inanç ise
yüzde 74.
• Türkiye’de teknolojinin en olumlu etkisi ulaşım ve eğitim alanında görülürken, en negatif
değerlendirildiği alan kişisel mahremiyet ve aile bağlarına olan etki.
• Dünya genelinde katılımcıların büyük bir bölümü, kişisel teknolojilerin işe yönelik
inovasyonda ve bireylerin yeni iş girişimlerinde olumlu etkisi olduğuna inanıyor.
• Gelişmekte olan ülkelerden ankete katılanlar, özellikle de Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin,
kişisel teknolojilerin yeni iş fırsatları doğurduğunu ve ekonomik uçurumun kapanmasında
etkili olduğunu düşünüyor. Kişisel teknolojilerin ülkeler arası ekonomik uçurumu kapattığını
düşünenlerin oranı yüzde 75. Gelişmiş ülkelerde yaşayanlarda bu oran yüzde 59. Çin’de yüzde
94, Meksika ve Rusya’da yüzde 85. Bu konuda en inançsız olan ülke ise yüzde 45 ile Japonya.
• Çin’den ankete katılanların yüzde 65’i, kişisel teknolojilerin bireysel özgürlüklerine olumlu
katkısı olduğunu ifade ediyor. Türkiye ve Hindistan’da aynı şekilde düşünenlerin oranı aynı,
yüzde 57.
• Kişisel teknolojilerin sağlık sistemine yönelik olumlu etkilerine en çok inanan ülkeler
Hindistan (yüzde 71), Türkiye (yüzde 65) ve Çin. Gelişmiş ülkelerin bu konudaki ortalaması
yüzde 46.
• Brezilya’dan katılanların yüzde 74’ü kişisel teknolojilerin sanat ve kültür gelişiminde güçlü
bir etkiye sahip olduğunu düşünüyor. Bu alanda gelişmekte olan ülkelerin ortalaması yüzde
66, gelişmiş ülkelerin oranı yüzde 47.
• Çin ve Hindistan, kişisel teknolojiler sayesinde bireysel yaşam kalitesinin arttığına inanıyor.
• Araştırmanın genelinde akıllı telefon sahiplerinin daha uyumlu, iş birliğine yatkın kişiler
olduğu ortaya çıkıyor (yüzde 60).
İlkay Zaman
Yayın Koordinatörü
[email protected]
EDİTÖRDEN
• Gelişmekte olan ülkeler, özellikle de Hindistan kişisel teknolojilerin sağlık hizmetlerini
geliştirdiğine dikkat çekiyor. Hindistan’da bu oran yüzde 86, Çin’de yüzde 74, Meksika’da
yüzde 73.
İ.Z. Halkla İlişkiler Danışmanlık ve
İletişim Adına Sahibi
şubat’14 / SAYI 51
İlkay Zaman
Yayın Koordinatörü
İlkay Zaman
[email protected]
Genel Yayın Yönetmeni
34
Ecevit Bıktım
[email protected]
Kapak Konusu
Özel Dosya
Editörler
Ömer Balk
[email protected]
Burak Bulutöz
[email protected]
Candost Öztürk
[email protected]
Avşar Özgen
[email protected]
48
C
Görsel Yönetmen
Ersen Akçay
[email protected]
M
Y
CM
MY
46
06.
28.
32.
34.
44.
46.
48.
52.
60.
Reklam Müdürü
CY
Bilun Ceyhan
[email protected]
CMY
K
Yönetim Adresi
Haberler
Röportaj: Ayşe Ufuk Ağar
Röportaj: Üzeyir Kaluk
Operatörlerin VIP Hizmetleri
Röportaj: Ceyhun Cingi
Röportaj: Cem Kesici
Bir Sonraki Firewall’unuz Nasıl Olmalı?
Profesyonellerin Hayatlarını Kolaylaştıran Cihazlar
IT Advisor Test Merkezi
Değirmen Sok. Şaşmaz Sitesi A Blok
Cemal Bey İş Merkezi No.: 11 Kat: 1 Daire: 4-6
Kozyatağı / Kadıköy- İstanbul
Tel: 0216 478 31 18 PBX
0216 478 31 86
Faks: 0216 478 45 02
[email protected]
Abone Hizmetleri
[email protected]
Dağıtım
Detay Dağıtım
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Cüneyt Tepe
[email protected]
Baskı ve Cilt
GÜLSE MATBAACILIK
Merkez Mh. Burnaz Cd. No: 11/C
Avcılar/İSTANBUL
T: 0212 593 37 06
www.gulsematbaa.com
4
şubat’14
©
Xerox® ConnectKey™
Bugünün ihtiyaçları ve
geleceğin görevleri için
doğru teknoloji.
®
ColorQube™
8900
A4
44 dakika
renkli
44 s/b
dakika
®
ColorQube™
9300
A3
55 dakika
renkli
60 s/b
dakika
®
WorkCentre™
5800
A3
ConnectKey
Kolaylık yeniden tanımlandı.
Tüm cihazların kolayca, daha az hata ile
ve hızla baskı hizmetlerinden
yararlanabildiği bir ortam düşünün.
Xerox servisleri sayesinde müşteri iş
akışlarının ve tüm entegre iş süreçlerinin
basitleştiğini hayal edin. Kağıt tüketimi
ve atıkların en aza indiğini düşünün.
Üretkenlik
Uzaktan
Kumanda
Paneli
Birleşik
Adres
Defteri /
Favoriler
Ortak Kullanıcı
Arayüzü
Hem sürdürülebilirlik hedeflerinize
ulaşmayı kolaylaştıran hem de enerji
tüketiminizi azaltan yenilikçi özellikler
hayal edin. Bugünün işadamlarının
ölçeklenebilir metodlar ve çözümlerle iş
yapabildiğini ve her an buluta erişip
mobilize olabildiğini düşünün.
Güvenlik
Cisco® TrustSec
Kimlik
Sertifikası
Altyapısı (ISE)
Zaman Ayarlı
Güvenlik
Baskı
McAfee
Geliştirilmiş
Güvenlik
90 dakika
s/b
®
WorkCentre™
7200
A3
25 dakika
renkli
25 s/b
dakika
Maliyet
Kolaylık
Xerox® Mobil
Baskı / Mobil
Baskı Bulutu
Tek Tuşla
Tarama
Xerox®
ConnectKey™
Buluta
Paylaş
Kullanıcı
İzinleri
Cisco®
EnergyWise
®
WorkCentre™
7800
A3
50 dakika
renkli
55 s/b
dakika
0212 354 70 00
xerox.com.tr
Ready For Real Business
© 2014 XEROX CORPORATION. Bütün hakları saklıdır. Xerox, küre sembolü XEROX CORPORATION'ın tescilli markalarıdır.
TM
Kolay
Onaylama
HABER
Alcatel-Lucent Analitik Çözümü ile Gelişecek
T
TNET, müşterilerinin evlerindeki iletişim cihazlarının performansını iyileştirmek amacıyla,
Alcatel-Lucent’in ‘Motive Veri Yönetim Platformu’nu (DMP) kullanacak. TTNET operasyon ve
müşteri hizmeti ekipleri, Motive platformunun topladığı verilerden yararlanarak ağları ve ağı
kullanan cihazların performansını proaktif şekilde yönetecek. Böylece TTNET müşterilerinin genel
genişbant ve IPTV deneyimi daha iyi bir seviyeye ulaşacak.
TTNET halen çağrı merkezi temsilcilerinin müşteriler ile daha doğrudan çalışması ve sorunları
daha etkin şekilde çözüme kavuşturmasını sağlayan Alcatel-Lucent’in çözümlerinden biri olan Motive
ServiceView ve Motive Home Device Manager yazılım paketini kullanıyor.
Alcatel-Lucent’in Motive Müşteri Deneyimi Çözümleri portföyü TTNET’in altı milyonu aşkın genişbant
müşterisine yönelik bakım ve destek fonksiyonlarındaki kayda değer iyileştirmelerin oluşmasına
yardımcı oluyor. TTNET tarafından tercih edilen ve yeni kullanılmaya başlanan Alcatel-Lucent’in Motive
Veri Yönetim Platformu ise operatöre analitik yetenekler kazandırıyor.
TTNET sistemine eklenen DMP sayesinde, müşterilere self servis yetenekleri ile yardımcı olmak üzere
tasarlanmış mevcut araçlar, cihazlardan gelen veriler ile ilişkilendirilerek müşteri deneyimi arttırılmaktadır.
Bu yeni olanaklar TTNET’in mevcut iş süreçlerine kolaylıkla entegre edilebilen bir formatta sunuluyor.
Ar-Ge Desteği 20 Milyon TL’ye Ulaştı
T
ürkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK), üniversitelerin bünyesindeki
Teknoloji Transfer Ofisleri’nin (TTO) geliştirilmesi ve yenilerinin kurulmasını teşvik etmek
amacıyla geçen yıl başlattığı destek programını bu yıl da sürdürüyor. Toplam 10 milyon TL’lik
destekten yararlanmak için başvuran üniversiteler arasından başvuru dosyası kabul edilen 10
üniversitenin TTO’su 1 milyon TL’ye kadar olan hibe desteğinden yararlanacak.
Başvuran 36 üniversite arasında yapılan değerlendirmenin ardından Anadolu, Bilkent, Dokuz
Eylül, Erciyes, Gaziantep, İstanbul, İstanbul Şehir, İstanbul Teknik ve Uludağ Üniversiteleri ile İzmir
Yüksek Teknoloji Enstitüsü 2014 yılında destek almaya hak kazandı.
Türkiye’de 30 yılı aşkın süredir patent vekilliği hizmeti veren Destek Patent Yönetim
Kurulu Başkanı Kemal Yamankaradeniz, TTO projesinin öncülüğünü ilk kez Destek Patent’in
yapıp konuyu Türkiye’nin gündemine getirdiklerini belirterek, destek almaya hak kazanan
üniversiteleri tebrik etti. TTO’ların üniversite ile sanayi arasında işbirliğini sağlamak amacıyla
oluşturulduğunu söyleyen Yamankaradeniz, akademisyenlerin bilgi birikimlerini sanayinin
hizmetine sunmasıyla bu birikimin ürün ve teknolojiye dönüşeceğini ve patentleneceğini belirtti.
Kemal Yamankaradeniz, TTO’lar sayesinde üniversitelerin geliştirecekleri ürünler ve fikirlerle
Ar-Ge, inovasyon alanında Türkiye’nin önemli bir aşama kaydedeceğini ve Türkiye ekonomisinin
çok önemli bir sürece girdiğini söyledi. Yamankaradeniz, “Üniversitelerin TTO bölümlerinden
büyük beklentimiz var. Üniversitelerimizdeki taze beyinler patent konusunda dünya ile
yarışacak, sanayi ile işbirliği yaparak üretimin hem değerinin hem hacminin artmasına yardımcı
olacak ve ülkemizin ekonomisine katkı sağlayacak” dedi.
Empatiq, Kedacom’un Türkiye Distribütörü Oldu
İ
mzalanan anlaşma kapsamında, Kedacom ürünlerinin
Türkiye’deki satış ve satış sonrası operasyonlarını Empatiq
İletişim Teknolojileri sürdürecek.
Küçük ve orta büyüklükteki toplantı odaları için ideal video
konferans çözümleri sunan Kedacom’un,
full HD kalitesine ve yüksek kamera
teknolojisine sahip video konferans
ürünleri, Empatiq İletişim Teknolojileri’nin
güçlü kanal ağı ile kurumlara ulaştırılacak.
Kurumların, son yıllarda, video
konferans çözümlerinin kendilerine
sunduğu avantajların daha fazla bilincinde
olduğunu belirten Empatiq Genel Müdürü
Aykut Sağlam, Kedacom ürünlerinin
yüksek fiyat kalite performansını
vurgulayarak sözlerine şöyle devam etti:
6
şubat’14
“2013 yılı itibarıyla uluslararası pazarlara açılan Kedacom
markası, tüm dünyada, ordu ve emniyet teşkilatları başta olmak
üzere, çok büyük hacimli projelere imza attı. 2012 yılında 300
milyon USD ciroya ulaşan Kedacom, birkaç yıl içerisinde dünya
lideri olmaya aday üreticilerden bir tanesi.
Küresel anlamda çok önemli referanslara
sahip ve teknolojisine güvendiğimiz bir
marka. Kedacom ürünleri ile kısa bir
zaman içerisinde Türkiye’de de yüksek
hacimli projelere imza atacağımıza ve
önemli referanslar kazanacağımıza
inanıyoruz. Kedacom, Çin Ordusu gibi
aşırı güvenlik ve devamlılık gerektiren
bir referansa sahip olduğu için, bu ürün,
üstün teknolojisi ve yenilikçi özellikleri
konusunda da son derece iddialı.
HABER
Siber Suçluların Yeni Hedefi: Küçük İşletmeler
“Ç
eşitli ihlal deneyimi olmayan
herhangi bir işletme var mıdır?
Sanmıyorum“ diyen Kıdemli
ESET Araştırmacısı David Harley, siber
suçluların özellikle bazı saldırılarda güvenlik
konusunda daha az önlem alan küçük
işletmeleri hedef almayı tercih ettiklerini
söyledi. Harley, İngiltere’de bu konudaki
gelişmelere dikkat çekti. Buna göre siber
suçlular tarafından büyük işletmelere
yönelik yoğun saldırılar 2013’de de devam
etti. Harley’in işaret ettiği Price Waterhouse
Cooper (PWC) raporuna göre, 2012’de büyük
şirketlerin yüzde 93’ü veri ihlaline maruz
kaldılar ve bunların yüzde 78’i dışarıdan
gelen saldırılar nedeniyle etkilendiler.
50’den daha az çalışanı olan küçük
işletmeler ise bir yıl içerisinde dışarıdan
gelen saldırılar ile yeni hedef haline
gelmeye başladı. Rapora göre, İngiliz
şirketleri için maliyet son bir yılda 3 kat
arttı. Büyük şirketler, her birkaç günde ve
küçük işletmeler ise her hafta saldırılara
maruz kaldı. Rapora göre “küçük işletmeler
tarafından uğranılan ihlaller neredeyse
yarı yarıya artmış durumda. 2012’de
küçük işletmelerin yüzde 63’ü güvenlik
ihlallerinden acı çekti. Bu oran geçen sene
yüzde 41 olarak belirlendi.”
PWC raporunda ayrıca “Büyük işletmeler,
üçüncü parti ürünlerden uygun güvenlik
çözümlerini sağlamakta daha gayetlidirler.
Bu işletmeler, küçük işletmelere göre 3 kat
daha şanslıdırlar“ bilgisi de yer aldı.
10. Yılında 400 Bin Elektronik Sertifikaya Erişti
Elektronik İmza Kanunu ile birçok alanda e-imza kullanımının artmaya başladığını ve
Türkiye’nin bir e-dönüşüm süreci içine girdiğini belirten E-GÜVEN Genel Müdürü Can Orhun
şunları ifade etti: “E-imza ile devletler vatandaşlara, şirketler de müşteri ve çalışanlarına
daha iyi hizmet veriyor. Önümüzdeki dönemde E-Reçete, E-Tebligat ve Elektronik Kimlik
projelerinin hayata geçmesi ve Kayıtlı Elektronik Posta (KEP) Sisteminin yaygınlaşması ile
Türkiye’nin e-dönüşümü için büyük adımlar atılmış olacak. E-GÜVEN olarak, kullanıcıların
günlük hayatına dokunan bu projelere çözüm sunmaktan mutluluk duyuyoruz.”
E-GÜVEN’le ıslak imzadan e-imzaya geçen şirketlerin onay işlemlerinin ortalama 3
gün kısaldığına da dikkat çeken Orhun şöyle konuştu:
“E-devlet uygulaması kapsamında yapılabilecek işlemler her geçen gün artıyor. Bu
nedenle e-dönüşüm yalnızca kurumları değil, tüm vatandaşları yakından ilgilendiriyor.
Sabıka kaydı ve askerlik durum belgesi gibi belgelerin e-devlet uygulaması üzerinden
alınabilmesi hem devlet kurumları hem de vatandaşlar için zaman tasarrufu sağlıyor.”
Elektronik İmza Kanunu’nun yürürlükte olduğu 10 yıl içinde 400 bin nitelikli elektronik
sertifika üreten E-GÜVEN, Uludağ Üniversitesi, Opet, Siemens ve Türk Eczacıları Birliği
gibi kurumlara sunduğu e-imza çözümleri ile onay işlemlerinde ıslak imzanın neden
olduğu zaman kaybını ve kağıt kullanımıyla çevreye verilen zararı büyük ölçüde azaltıyor.
E-GÜVEN, e-imza sayesinde hem zaman tasarrufu hem de daha etkin ve güvenli bilgi
alışverişi sağlanmasında rol oynuyor.
HP’nin En İyi ServiceOne İş Ortağı 4S!
17
Aralık 2013, Salı günü Rahmi Koç Müzesi’nde, HP Teknoloji Hizmetleri uzman
iş ortaklarının bir araya geldiği HP ServiceOne Kick-off Toplantısı’nda 2013
yılı ödülleri sahiplerini buldu. Hizmet satışı, büyüme rakamları ve performans
artışına göre yapılan değenlendirmeler sonucunda 4S Bilgi Teknolojileri ve sahibi olduğu
Digitek Bilişim Hizmetleri “2013 Yılı En İyi ServiceOne İş Ortağı” ödülünü almaya hak
kazandı. 4S’e ödülü, HP Teknoloji Hizmetleri Ülke Müdürü Murat Cantürk tarafından
Digitek Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Yeralp’e verildi.
Ödüller dağıtılırken HP Teknoloji Hizmetleri Ülke Müdürü Murat Cantürk şunları
belirtti: “HP iş ortakları arasında yapılan değerlendirme sonunda, 4S, “carepack” ve
kontrat alanlarında toplam hizmet satışlarında yakaladığı hacim, HP donanımları
ile paketlenmiş servis satışı sırasında göstermiş olduğu üstün performans ve bunun
yansıması olan penetrasyon rakamlarında göstermiş olduğu başarılı sonuçlar, toplam
paketlenmiş hizmet satışlarının içindeki proaktif hizmet oranındaki yakaladığı başarılı
sonuçlar ve tüm bu hedeflerde sağladıkları seneden seneye büyüme ile bu önemli
ödülü almaya hak kazandı. Kendilerini kutluyor, başarılarının ve işbirliğimizin artarak
devamını diliyorum”. Yeralp ödülü kabul ederken ‘HP ile beraber büyümeye devam
edeceklerini‘ vurguladı.
8
şubat’14
0212 251 51 80
www.felakettenkurtarma.com
[email protected]
HABER
IBM Bulutta Çığır Açan Yeni İcadını Patentledi!
I
BM bilim insanları veri gizliliğini geliştirecek ve bulut bilgi işlemin güvenliğini güçlendirecek
devrim niteliğindeki veri şifreleme yönteminin patentini aldığını duyurdu. “Tam benzeryapılı
şifreleme” adı verilen patentli buluş, şifrelenmiş bilgilerin — özellikle karışık verilerin —
gizliliğinden taviz vermeden derinlemesine analiz edilmesine olanak sağlıyor.
Yeni çözüm, müşteri verilerini kullanarak örneğin; satış kalıplarının analiz edilmesi gibi işlemlerin,
orijinal verileri herhangi bir riske maruz bırakmadan veya açığa çıkarmadan gerçekleştirmeyi
mümkün kılarak bulutta bilgi gizliliğini ve güvenliğini geliştiriyor. IBM’in benzeryapılı şifreleme
tekniği, 30 yıl önce açık anahtarlı şifreleme icat edildiğinden bu yana bilim insanlarının aklını
kurcalayan zorlu bir matematiksel yapbozun parçasını tamamlıyor.
Yeni buluşu için IBM, Amerika Birleşik Devletleri’nden 8.565.435 sayılı, “Tam benzeryapılı
şifrelemenin verimli uygulanması” patentini aldı. Bu yenilik ile, bulut bilgi işlem kullanıcıları
gizlilikten ve güvenlikten taviz vermeksizin, bilgiye daha fazla dayalı iş kararları alabilecekler. IBM
araştırmacısı Craig Gentry’nin buluşu olan tam benzeryapılı şifreleme yöntemi, insanların daha önce
“imkansız” olarak kabul ettiği yöntemleri kullanarak şifrelenmiş verilerle etkileşim kurmaya olanak
sağlayan “ideal latis” adlı matematiksel objeden faydalanıyor. Yeni geliştirilen bu yöntem, şifrelenmiş
gizli verilerin kullanıcılar görmeden analiz edilmesine imkan tanıyor ve verilerin tamamen görünür
olduğu durumlardaki gibi ayrıntılı sonuçlar sunmayı başarıyor.
Kaspersky Lab Testlerden Başarıyla Geçti
K
aspersky Lab’in ürün ve çözümleri,
bağımsız testlerde rakiplerini geride
bırakmayı başarıyor. Bu ürünlerden,
kısa bir süre önce bireysel kullanıcılara
yönelik olarak pazara sunulan Kaspersky
Internet Security 2014, Dennis Technology
Labs tarafından 2013’ün Ekim-Aralık
döneminde gerçekleştirilen üç aylık
bağımsız testlerde, rakiplerini kendi
kategorisinde yer alan dokuz rakip çözüm
arasında en iyi performansı gösterdi. 1048
puan üzerinden 1030 puan alan ürün,
aynı zamanda test sistemini 100 zararlı
yazılım örneğinin 99’undan başarılı bir
biçimde koruyarak, yasal uygulamalar için
hatalı uyarı oranını ölçen “Yasal Yazılım
Değerleri” kapsamında da 740 puan ile
lider olmayı başardı. Aynı testte, Kaspersky
Lab’in rakipleri ise yalnızca ortalama 662
puana ulaşabildi.
Kaspersky’nin testlerdeki başarısı
bireysel kullanıcılara yönelik ürünlerle
sınırlı değil. İş dünyasında da harikalara
yaratan Kaspersky’nin küçük ofislere
yönelik tasarlanan Kaspersky Small
Office Security, küçük ofis kategorisinde
liderliği kazanırken, büyük şirketler için
hazırlanan “Kaspersky Endpoint Security
for Business” ise kurumsal güvenlik
kategorisinde rakiplerini geride bıraktı.
Her iki kategoride de yüzde 99 başarı
oranına ulaşan çözümler, 1048 üzerinden
1029 puan alarak, alanında en yüksek
skora ulaşan ürün unvanını elde etti.
Bu başarıyla ilgili konuşan Kaspersky
Lab Zararlı Yazılım Önleme Araştırma
Müdürü Oleg Ishanov, “En güncel zararlı
yazılım örneklerinin kullanıldığı bu tür
bir test, ürünlerimiz konusunda bize en
objektif görüşleri sağlıyor. Testlerde elde
edilen sonuçlar, Kaspersky Lab’in sektör
lideri teknolojilerinin, ister evde ister ofiste
olsun, siber tehditlerle başa çıktığı bir kez
daha kanıtladı” diye konuştu.
İnternet Bankacılığı Servislerinin Güvenliği İçin
KOBIL’i Seçti
K
OBIL Türkiye ile Ortadoğu ve Kuzey Afrika arasındaki ticaret işlemlerinde uzmanlaşan
ilk Türk bankası A&T Bank ile işbirliğine gitti. İşbirliği kapsamında KOBIL’in yenilikçi
güvenlik çözümü AST (Uygulama Güvenliği Teknolojisi), A&T Bank’ın müşterilerine
sunduğu internet bankacılığı hizmetlerinin güvenliğini sağlayacak.
Başta İsviçre ve Alman bankaları olmak üzere yurtdışındaki birçok finans kuruluşunda kullanılan
AST çözümünü diğer e-kimlik çözümlerinden ayıran en önemli fark, ürünün güvenlik kontrollerinin
çoğunu otomatik olarak yaparak son kullanıcıların güvenlik ihmallerini dahi kapatabilmesi. Çift faktörlü
kimlik doğrulamanın yanı sıra, AST çözümü bankanın web sitelerini ve mobil uygulamalarını güvenlik
katmanlı bir yazılımla koruma altına alıyor. Bununla birlikte müşteriler de kamuya açık bilgisayarlardan
ya da herhangi bir güvenlik duvarı barındırmayan tabletlerden ya da akıllı telefonlardan işlem yaparken
siber saldırı riskiyle karşılaşmıyor. KOBIL’in iPhone, iPad, Android ve Windows de dahil olmak üzere
tüm platform ve cihazlarda çalışmak için tasarlanan çözümü güvenliği otomatik olarak sağlamanın yanında
müşterilerin kaygılarını ortadan kaldırıyor ve bankalara müşteri memnuniyetini artırma faydasını sağlıyor.
A&T Bank işbirliği ile Türkiye’de KOBIL’in güvenlik teknolojilerini kullanan banka sayısı 13’e yükselmiş oldu.
AST çözümü 2014’ün ikinci çeyreğinden itibaren A&T Bank bünyesinde internet bankacılığı hizmetlerinin
güvenliğinin sağlanması için devrede olacak.
10
şubat’14
HABER
Kobi’lerin Telekomünikasyon
Çözümü Bulut Santral’de
K
OBİ’lerin önceliklerini göz
önünde bulundurarak çözümler
sunan Millenicom, Bulut
Santral hizmeti ile küçük ve orta
ölçekli işletmelerin ve girişimcilerin
telekomünikasyon maliyetlerini
kullandığı yüksek teknoloji ile
minimuma indiriyor. Millenicom’un
Bulut Santral çözümü,dahili hat başına
içerisinde 100 dakika konuşma,
Cisco telefon bulunan paketini aylık
sadece 29,90 TL sabit ödemeyle
müşterilerine sunuyor.
Herhangi bir santral ekipmanına
ihtiyaç duymaksızın IP Bulut teknolojisi
üzerinden hizmet veren Bulut
Santral, firmaların hem ekonomik
hem de güvenilir şekilde çağrılarını
yanıtlamalarına, yönlendirmelerine,
kaydetmelerine ve raporlamalarına
yardımcı oluyor. Yeni iş kuracakların
ve yakın zamanda büyüme hedefi olan
markaların ilk tercihi olan Bulut Santral,
işletmelerin telekomünikasyon giderlerini
kontrol altında tutarak, sürpriz gider
kalemlerini ortadan kaldırıyor.
Bulut Santral’in işletmelere sağladığı
bir diğer önemli avantaj ise pahalı destek
hizmeti ve ücretli güncellemelere gerek
duymadan yazılımını yenileyebilmesi.
Bu özelliği sayesinde periyodik bakım
takvimini takip etme ya da yazılım
güncellemesi için ekstra bedel ödeme
dönemi sona eriyor.
NetApp Artık Daha Güçlü Bir Şirket Olarak
Türkiye BT Pazarında
N
etApp, 10 yıl boyunca Türkiye’de irtibat bürosu olarak faaliyet gösterirken, Temmuz 2013’te imzalanan
protokol ile şirketleşti. Bundan böyle şirket, NetApp Teknoloji Ltd. Şti. olarak İstanbul Levent ve Ankara
Söğütözü’ndeki ofislerinde müşterileri ve iş ortakları ile daha güçlü bağlar kurarak daha kapsamlı
hizmetler ile aktif bir şekilde faaliyetlerini sürdürecek.
Bu süreç sonunda NetApp’ın çalışma modelinde herhangi bir değişiklik olmadığını, kanal ekosistemine destek
vermek amacıyla NetApp Türkiye ekibinin satış ve satış sonrası profesyonel kadrosu ile hem son kullancıya hem
de iş ortaklarına destek vermeye devam edeceğini dile getiren NetApp Türkiye Genel Müdürü Behçet Yumrukçallı,
şirketleşme adımı ile ilgili olarak şunları söylüyor:
“NetApp, Türkiye’ye olan yatırımını büyütmeye devam ediyor ve pazardaki yerini her yıl daha fazla güçlendiriyor.
Şirketimizin Temmuz itibarıyla NetApp Teknoloji olarak faaliyetlerine devam etmesini, NetApp’ın Türkiye’deki
istikrarlı büyümesinin en belirgin göstergesi olarak değerlendirebiliriz. Yeni dönemde telekomünikasyondan finansa,
kamu sektöründen otomotiv, perakende ve üretim sektörlerine kadar çok geniş bir yelpazede faaliyet gösteren
müşterilerimize, veri depolama ve yönetimini yeniden şekillendirecek çevik BT altyapıları sunmaya devam edeceğiz.”
Sabiha Gökçen Havalimanı SAP İle Hayata Geçti
S
ektördeki büyümesini, altyapı ve hizmetler alanına da taşıyacak yeni bir bilgi teknolojileri
sistemi kurma kararı alan İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı (İSG), SAP dönüşüm
projesini tamamladı. Havalimanı, 9 ay gibi kısa bir sürede tamamlanan SAP projesi ile tüm
lojistik, finans ve insan kaynaklarına ait iş süreçlerini entegre etti.
Dünyadaki sayılı havalimanlarından birisi olan İstanbul Sabiha Gökçen’de gerçekleştirilen SAP
projesi kapsamında, havacılık sistemleri ve SAP Gayrimenkul yönetimi üzerinde kurgulanan süreçler
de dahil tüm iş süreçleri birbirleriyle entegre çalışır hale getirildi. İş sonuçlarının raporlanabilmesi
için SAP Business Object iş zekası altyapısı kullanılarak yönetim raporlaması ve dashboard
uygulamaları gerçekleştirildi. Bütçe Planlama ve Raporlama iş süreçleri de yine SAP üzerinde
kurgulandı. SAP çözümleri sayesinde İSG, hizmet ve ürün satışlarının etkin bir şekilde yönetilmesi,
başta kiralık alanlar olmak üzere tüm sözleşmelerin takibi ve yönetim raporlaması konularında iş
süreçlerinde iyileştirmeler sağladı.
İSG CEO’su Gökhan Buğday, projenin havacılık sektöründe örnek bir proje olarak değerlendirilebileceğini
belirterek, “İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı olarak her yıl ortalama %25 büyüyoruz. Bu büyümeyi
destekleyebilmek için hem operasyonel olarak hem de bilgiye erişim anlamında bütünleşik sistemlere
ihtiyaç duyduk. SAP, bu konuda hedeflerimizi gerçekleştirmemize olanak sağladı” diye konuştu.
12
şubat’14
ÖZEL HABER
Huawei’nin Satış Gelirleri Yüzde 8 Arttı
Teknoloji şirketi Huawei’nin küresel satış gelirleri, şirketin ortaya koyduğu
inovasyonun da katkısıyla yüzde 8 artış gösterdi. Huawei 2013 yılında gelirini
yaklaşık 240 milyar Çin Yuanı’na çıkarırken, yıllık Ar-Ge yatırımı ise 33 milyar
Yuan’ı (5,4 milyar ABD dolarını) aştı
Huawei, 2013 yılına dair denetlenmemiş finansal sonuçlarını
açıkladı. Şirket, bilgi ve iletişim teknoloji sağlayıcısı olarak 2013
yılında da güçlü büyüme ve satış ivmesini sürdürdü. Huawei’nin
küresel satış geliri, bir önceki yıla göre Yuan bazında yüzde 8, ABD
doları bazında yüzde 11 artış göstererek, 31 Aralık 2013 tarihi
itibariyle 238 – 240 milyar Yuan seviyesine ulaştı.
Huawei Finans Direktörü Cathy Meng, Huawei’nin 2013 yılı için
operasyon gelirlerinden elde ettiği kârının 28,9 ile 29,4 milyar Yuan’a
ulaşacağını belirtti. Bu dönemde şirketin operasyon faaliyetlerinden
elde ettiği nakit akışı ve şirketin varlıklarının borcuna oranı dengeli
seyretti. 2013 yılında Huawei operasyon verimliliğini artırmak için
şirketin yönetim yapısında değişiklikler yapmıştı.
Tüketici ve Kurumsal hizmetlerin verildiği iş
gruplarında hızlı büyüme oranı
Huawei telekom şebekeleri, kurumsal ve tüketici hizmetleri iş
gruplarının hepsinde yeni büyüme rakamları yakaladı. Şirketin
telekom şebeke iş grubunun 2013 yılındaki gelirinin yüzden 75’ten
fazlası dünyada ilk 50 sırada yer alan telekom operatörlerinden
elde edildi. Şirketin Telekom iş grubundaki servisler ve yazılımdan
sağladığı gelir yüzde 2012 yılında yüzde 34’ten 2013 yılında yüzde
37’ye çıktı. Huawei tüketici ve kurumsal hizmetleri verdiği iş
gruplarında da hızlı bir büyüme oranı yakaladı.
“Huawei, inovasyona her yıl yüzde 10’dan fazla
yatırım yapıyor”
Finansal Hizmetler Direktörü Meng, Huawei’nin inovasyona dair
yatırımlarına ilişkin şunları söyledi:
“Huawei, son 10 yıldır inovasyona her yıl gelirinin yüzde
10’undan fazlasını inovasyona yatırım için ayırıyor. Sadece 2013’te
şirketin Ar-Ge yatırımları, toplam gelirinin yüzde 14’üne ulaşarak
33 milyar Yuan’a çıktı. Ar-Ge yapılan bu büyük ölçekteki yatırımın
dolar karşılığı ise, ilk defa 5,4 milyar Amerikan dolarını aştı.”
2013 yılında Huawei, kurumsal yönetimini yeniden organize
etmek ve personelini motive etmek için yeni eğitim programlarının
yanı sıra bir dizi yeni yapılanma sürecini devreye aldı. Bunlar
arasında ön büro rolleri ve sorumlulukların güçlenmesi, bilinçli ve
etkili iş kararları almaya yönelik alan bazlı ekiplerin en iyi araç ve
bilgilerle donatılmasını sağlamak gibi aksiyonlar yer alıyor.
En yenilikçi ağ ve en iyi küresel ticari ağı ödülleri
2004 - 2013 yılları arasında Huawei Ar-Ge ve inovasyona toplamda
153,9 milyar Çin Yuan’ı yatırım yaptı. LTE teknolojisinde dünya
lideri olarak konumlanan Huawei, dünyada en yenilikçi ağ ve
küresel olarak en iyi ticari ağ da dahil olmak üzere çok sayıda
prestijli sanayi ödülünün sahibi olarak dikkat çekiyor. Huawei aynı
zamanda 5G teknolojilerinde öncü bir role sahip ve 2018 yılına
kadar 5G mobil ağ teknolojilerinin araştırma ve inovasyonuna
600 milyon dolarlık ek yatırım yapmaya hazırlanıyor. Huawei’nin
400G çekirdek yönlendirici teknolojisi sektörde dünya çağında en
gelişmiş teknolojilerden biri olarak kabul ediliyor.
Huawei’nin kendini yaptığı işe adamasının müşterilerinin güvenini
kazanmada en büyük faktörlerden biri olduğunu ifade eden Meng,
şunları söyledi: “Everest Dağı’ndan dünyanın en kuzey kesimindeki
Norveç LTE baz istasyonuna, ya da yoğun ve boğucu Amazon
ormanlarına kadar, 140’tan fazla ülkede hizmet veriyoruz. Sağlam
itibarımızı 150 bin çalışanımız bağlı olduğu temel ilkelere, müşteri
odaklı yapımıza ve vaat ettiklerimizi yerine getirebilme gücümüze
borçluyuz. Huawei’nin temel değerleri şeffaflık, işbirliği ve kazankazan üzerine kuruludur. Biz müşterilerimize yüksek kaliteli, inovatif
ürün ve servisler sağlarken, sunduğumuz değer zinciri boyunca iş
birliklerine açık olmayı ve birlikte kazanmaya dayalı kaynak ve risk
paylaşımından oluşan iş ekosistemleri oluşturmayı savunuyoruz.”
Huawei tedarikçi portföy yönetim sonuçlarına ve
performanslarına dayanarak bugüne dek 389 tedarikçiyle birlikte
çalıştı ve 2013 yılında yaklaşık 1 milyar dolarlık tedarikçi ön
ödeme taahhüdünü yerine getirdi.
“Bilgi ve iletişim teknolojilerinin lideri olmak
için varız”
Huawei’nin bilgi ve iletişim sektöründe liderliği hedefleyen bir
şirket olduğunu söyleyen Meng, “Fiziksel, yani gerçek ve dijital
dünya hızlanan bir ritimle birleşiyor. Önümüzdeki 10 yıl içinde
daha fazla insan uygulamaları kullanmak için daha fazla zaman
harcayacak. Bu durum, veriye ve servise olan ihtiyacı genişletirken,
bu servisleri yerine getirmek için ağ ve cihaz geliştirme yönünde
bir ivme artışı kaçınılmaz olacak. Biz bilgi ve iletişim teknolojilerin
altyapı sektörünün lideri olmak için varız. 2014 boyunca işimize,
inovasyon stratejimize ve yönetim yapısını basitleştirmesiyle ilgili
devam eden sürece odaklanmaya devam ederken, aynı zamanda
etkili uzun vadeli büyüme hedefini elde etmek için çalışacak ve
önümüzdeki on yıl içinde şirketin gelişimi için temeller atmayı
sürdüreceğiz” dedi.
şubat’14
13
TEKNO KÖŞE
Ömer Balk / Editör
[email protected]
Fotoğraf Makinesi
Fiyatları Düşüyor
Hızla gelişen akıllı telefonlar, beraberinde getirdikleri
avantajlarla fotoğraf makinesi pazarının yanı sıra kamera
pazarına da önemli bir darbe indirdi. Pazarda rekabet artıp
kar marjları düşüyor
A
14
kıllı telefon ve tabletlerin hayatımıza
girmesiyle birlikte fotoğraf makinesi
kullanımda önemli oranda düşüşler
yaşandı. Akıllı telefonlar sundukları özelliklerle
kompakt fotoğraf makinesi ve yarı profesyonel
fotoğraf makinesi pazarının canına okurken,
fotoğraf makinesi üreticileri farklı çözümler ve
fiyat politikalarıyla sorunu aşmaya çalışıyorlar.
Özellikle sosyal medyanın hayatın ayrılmaz
bir parçası haline gelmesiyle birlikte, yaptıkları
her şeyi çeşitli ortamlarda paylaşan kullanıcılar
kolayca fotoğraf çekip üzerine çeşitli efektler
uygulayarak sosyal medya üzerinden paylaşmak
istiyorlar. Akıllı telefonların sunduğu kolaylıkların
birçok işlevi yerine getirme özellikleri sayesinde
bu işler saniyeler içerinde gerçekleşebiliyor.
Pazarda rekabet artıp kar marjları düşerken
yeni çözümler arayan fotoğraf makinesi
üreticileri, mobil çözümleri yeni modellere
aktarırken, mobil işletim sistemlerinden de
faydalanıyorlar. Ancak her yeni akıllı telefon
modelinde daha gelişmiş kamera özellikleri
sunarak, fotoğraf makinelerini aratmayacak
kalitede fotoğraf çekme imkanı sunuyorlar.
Pazardaki sert rekabet ve satışların
düşmesinden dolayı geçtiğimiz yıl tarihinin en
düşük ciro seviyelerine ulaşan Nikon, ürünlerinin
fiyatlarını yeniden yapılandırma yoluna giderek,
fotoğraf makinesi fiyatlarında indirime gitmişti.
Pazarın diğer oyuncularından Canon’da benzer
bir hamle yaparak fotoğraf makinesi modellerinin
fiyatlarında indirimler yapmaya hazırlanıyor.
Analistlere göreyse pazarın büyük oyuncuları
arasındaki rekabet, pazarın küçük paydaşlarını
kötü yönde etkileyecek.
şubat’14
Akıllı telefonların ortalama fiyatlarına ilişkin
de çeşitli raporlar yayınlamayı gelenek haline
getiren IDC, 2013 yılı için tahminini 372 Dolar
olarak yapmıştı. 2012 yılında ortalama akıllı
telefon fiyatı 407 dolar, 2011’de ise 448 dolar
olarak gerçekleşmişti. IDC’nin 2013 raporuna
göre 2017’de bu rakamın 309 Dolar’a düşmesi
bekleniyor. Her yeni modelde daha güçlü ve
gelişmiş özellikler sunan akıllı telefonlarında
fiyatları düşüşte ve artık herkese hitap edebilecek
ürünler bulunabiliyor.
Analistlere göre, bir yanda düşen akıllı telefon
fiyatları diğer yanda ise fiyatlarını düşüren
fotoğraf makinesi üreticileri arasındaki rekabetin
sonucunda, bas çek olarak tabir edilen amatör
kullanıcılara yönelik fotoğraf makinesi pazarının
sürpriz bir gelişme olmazsa 2017 yılından
ortadan kalkabileceği ön görülüyor.
Dünya çapında fotoğraf makinesi satışlarının
büyük bir bölümünü amatör kullanıcılar
için geliştirilen bas çek fotoğraf makineleri
oluşturuyordu. Ülkemizdeyse tam tersi bir durum
söz konusu. Pazardaki dengeler değişirken
fotoğraf makinesi üreticilerinin satışlarını
profesyonel fotoğrafçılığa kaydırması şimdilik bir
önlem olarak adlandırılıyor.
Hızla gelişen akıllı telefonlar, beraberinde
getirdikleri avantajlarla fotoğraf makinesi
pazarının yanı sıra kamera pazarına da önemli
bir darbe indirdi. Kamera pazarında da üreticiler
modellerinin niş pazarlara ve profesyoneller
modellere kaydırmış durumdalar. Fotoğraf
makinesi üreticileri kompakt pazarı ellerinden
kaçırırken, bakalım önümüzdeki günlerde akıllı
teflonlarla rekabet hangi noktalara gelecek.
HABER
Sürat Kargo Ve Gittigidiyor Kobi’ler İçin
Bir İlke İmza Attı
S
ürat Kargo’nun ön ödemeli kargo paketleriyle KOBİ’ler fazla
gönderim yapan şirketlerin sahip oldukları avantajlardan
faydalanıyor. Yüzde 67’ye varan fiyat avantajlarından
yararlanmak için GittiGidiyor üzerinde yer alan Sürat Kargo
dükkânından ihtiyaca göre paket satın alıp aldığı avantajlı kargo
paketini aylık taksitlerle ödeyebiliyor.
E-Paket adını verdikleri yeni hizmet ile ilgili bilgi veren Sürat Kargo
Genel Müdürü Halis Sağırlı şunları söyledi: “Kargo sektörü müşteri
memnuniyetinin en fazla önem taşıdığı alanlardan
birisi. Müşterilere sunulan hizmette yenilikleri
sürekli hale getirmek gerekiyor. E-ticaret ve KOBİ’ler
Türkiye’nin ekonomik gelişmesindeki payı artırıyorlar.
Sürat Kargo olarak GittiGidiyor işbirliği ile yenilikçi bir
ürünü yine yenilikçi bir platformda sunuyoruz.”
Sürat Kargo’nun e-ticaret şirketlerinin yoğunlukla
tercih ettiği yeni ürünüyle ilgili olarak Safamerve.com
Genel Müdürü Mehmet Metin OKUR şunları söyledi:
“Safamerve.com olarak Türkiye’nin farklı yerlerindeki
müşterilerimize hızlı ve güvenli gönderim yapmak
için Sürat Kargo’yu tercih ediyoruz. Ön ödemeli kargo
hizmeti hem müşterilerimiz hem de bizim için önemli
avantajlar sunuyor. İhtiyacımıza göre belirlediğimiz gönderim
paketlerini Türkiye’nin her yerine aynı ücretten gönderebiliyoruz.
Özellikle e-ticaret firmalarının kargo ihtiyaçları bu tarz yenilikçi
ürünlerle çok daha kolay karşılanıyor.”
Cep telefonu ve tablet PC yedek parça satışı yapan orijinalcim.
com’un kurucusu Cengiz KORKMAZ, Sürat Kargo’nun yeni hizmetini
şu şekilde değerlendirdi: “Kargo süreçleri işimizin önemli bir
parçası. Bu işlemleri yaparken yine internet üzerinden avantajlı
kargo paketleri satın alabilmek işimize daha
fazla zaman ayırmamıza yardımcı oluyor. Gitti
Gidiyor’dan öncelikli olarak küçük miktarlarda
satın aldığımız ön ödemeli Sürat Kargo
paketlerimizi kısa sürede tükettik. Bunun sonunda
daha yüksek miktarda daha fazla indirim sunan
paket satın aldık. Bu tarz inovatif çözümler rekabet
gücümüzü artırıyor.”
Kurumsal şirketlerin sahip olduğu yüksek
indirimli kargo gönderim hizmetlerini KOBİ’lerin
ve e-ticaret şirketlerinin kullanımına sunan
yenilikçi servis Sürat Kargo tarafından geliştirildi ve
Türkiye’de bir ilk niteliği taşıyor.
Tunçmatik, Yeni CEO Olarak Can Güven’i Transfer Etti
B
ugüne kadar sürekli geliştirdiği ürün portföyüyle Türkiye’nin
enerji sorunlarına çözüm getirerek pazara yön veren
Tunçmatik, yeni CEO olarak yurt dışında çeşitli şirketlerde
üst düzey yönetici olarak çalışan Can Güven’i transfer etti.
Tunçmatik’in Ocak 2014 tarihi itibariyle CEO görevini
üstlenen Can Güven şunları ifade etti “Tunçmatik olarak en
önemli hedefimiz, müşterilerimizin ve satış
ortaklarımızın ihtiyaçları için, mamullerimizi
en kısa zamanda, en yüksek kalitede ve en
makul fiyatlarda arz ederek bir an önce Türkiye
ekonomisi içindeki layık olduğumuz yeri
bulmaktır. Kuvvetli bir ekip işbirliği ile ana
yapımızda yapılacak kültürel değişmenin ve
en yakın zamanda da Tunçmatik’in herkesin
çalışmak için can atacağı bir şirket haline
gelmesinin mümkün olduğuna inanıyorum.”
1953 yılı ve Eskişehir doğumlu olan Can Güven, Izmir Bornova
Anadolu Lisesi ve Bradford Üniversitesi Makine Mühendisliği
ve Endüstri Mühendisliği mezunu. İlk olarak 3 sene İngiltere’de
Johnson & Johnson’da endüstri mühendisi olarak çalışan Can
Güven yine aynı üniversitede MBA eğitimi aldı. İngiltere’de çeşitli
şirketlerde, yönetici/danışman olarak çalışmasının ardından,
Türkiye’de de farklı firmalarda yöneticilik yaptı.
Daha sonra Kanada’ya yerleşen Güven, burada
da global markalarda üst düzey yöneticisi
olarak görev aldı. ABD’den aldığı bir iş teklifiyle
çalışmalarını yarı iletkenlerde dünyanın ileri gelen
firmalarından olan International Rectifier’da,
Finansman, Stratejik Planlama ve İş Yöntemleri
Geliştirme Direktörü olarak 7 sene sürdürdü.
Güven, Ocak 2014 tarihi itibariyle de Tunçmatik’te
CEO olarak göreve başladı.
Ofis Malzemelerinde Tasarruf Fırsatı
T
ürk Telekom, müşterilerinin iletişim ihtiyaçlarının yanı sıra diğer ihtiyaçları
için de farklı çözüm ve kampanyalar sunarak verimliliklerini ve büyümelerini
desteklemeye devam ediyor. Türk Telekom, online ofis marketi www.avansas.
com ile yaptığı işbirliği kapsamında, KOBİ’lere Türk Telekom’lu olmanın ayrıcalığıyla
yepyeni bir alışveriş deneyimi yaşatıyor. İş Avantaj Her Yöne ve Esnafa Özel
tarifelerine veya bu tariflerde üst paketlere geçen ve 12 ay taahhüt veren kurumsal
müşterilerine ilk ay 50 TL ile 240 TL arasında alışveriş çekini ekstra ücret ödemeden
sunan Türk Telekom, sonraki 11 ayda yapılan 100 TL ve üzerindeki alışverişte ise
yüzde 15’e varan indirim fırsatı sunuyor.
Kobi’lerin en önemli iş ortağı olan Türk Telekom’un, müşterilerinin farklı
ihtiyaçlarını karşılamak üzere hayata geçirdiği bu kampanya ile kullandığı tarifeye göre
alışveriş çeki ve indirim imkanı kazanan müşteriler; kırtasiyeden teknolojiye, gıdadan
temizlik malzemelerine kadar tüm ihtiyaçlarını en uygun fiyat ve kaliteyle, aynı
zamanda adrese teslim kolaylığıyla karşılayabiliyor.
şubat’14
15
HABER
Burak Özer Xerox Türkiye Genel Müdürü
X
erox’taki kariyerine 1997 yılında Finansal Analist olarak
başlayan Burak Özer, 1999 yılında Xerox Türkiye’nin
Finansal Planlama Yöneticisi pozisyonuna getirildi. Burak
Özer, 2001 yılında Xerox’un Amerika’daki Genel Merkezine Finans
Müdürü olarak atandı. 2001–2003 yılları arasında Stanford
Connecticut’taki Xerox HQ’da görev alan Burak Özer, burada
144 ülkenin bağlı olduğu DMO bölgesinin finansal planlama,
raporlama ve kontrol süreçlerinden sorumlu kişi olarak çalıştı.
2003 yılında Türkiye’ye, Xerox Türkiye
Finans Direktörü olarak geri dönen
Burak Özer, dört sene boyunca bu
görevini sürdürdü.
2007 yılında yeni bir yurt dışı görevine
atanan Burak Özer, 2007 yılından 1
Ağustos 2009 tarihine kadar Xerox DMO
(Gelişen Pazarlar Operasyonu) Finansal
Planlama ve Raporlama Direktörü olarak
Londra’da görev yaptı. Burak Özer, 1
Ağustos 2009 tarihi itibariyle Türkiye ve
İsrail ile birlikte tüm Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinin dahil olduğu
Xerox CIT bölgesinin Finans Grubu Başkanlığı (CFO) görevine
getirildi. Burak Özer Xerox CIT CFO’luğu görevinde tüm bölge
ülkelerinin finansal yönetimini, mali kontrolünü gerçekleştirdi,
sorumluluğu altındaki ülkelerde yürütülen çalışma ve projelerin
finansal anlamda son onay makamı olarak görev yaptı.
Xerox’un uluslararası tepe yönetim görevlerinde bulunacak
kişileri belirlemek ve yetiştirmek üzere yürüttüğü Geleceğin
Yöneticileri Programı’nın bir üyesi olan
Burak Özer, Xerox’un gelecek vaad eden
yöneticileri arasında gösteriliyor. Yurt içi ve
yurt dışında aldığı önemli görevlerle Xerox
bünyesinde 17 yıldır çalışan ve 1 Ocak
2014 tarihi itbarı ile Xerox Türkiye Genel
Müdürü olan Burak Özer, 1971 İstanbul
doğumludur. İstanbul Teknik Üniversitesi
mezunu olan ve daha sonra işletme
yönetimi dalında yüksek lisans yapan Burak
Özer, evli ve 2 çocuk babasıdır.
Finanstan Sorumlu İcra Kurulu
Başkan Yardımcısı Oldu
V
odafone Türkiye, üst yönetiminde yeni
bir atama gerçekleşti. Derya Hatiboğlu,
Vodafone Türkiye Finanstan Sorumlu
İcra Kurulu Başkan Yardımcısı oldu. Vodafone
ailesindeki dört yıllık çalışma hayatı boyunca,
finans operasyon bölümünün yeniden
yapılanmasını sağlayan Hatiboğlu, Borusan
Telekom ile Koçnet’in Vodafone tarafından
satın alınma sürecine de liderlik etti. Hatiboğlu,
Ağustos 2012’den bu yana Vodafone Türkiye
Strateji, İş Geliştirme ve Sabit Telekom
Hizmetleri’nden Sorumlu İcra Kurulu Başkan
Yardımcılığı görevini yürütüyordu. Hatiboğlu, yeni
görevine 1 Ocak 2014 itibarı ile başlayacak.
İş hayatına 1988 yılında Ernst & Young’da
adım atan Hatiboğlu, 1995 yılında Alcatel Teletaş
şirketinde çalışmaya başladı. 1997-2001 yılları
arasında Alcatel’in Belçika’da bulunan Santral
Sistemleri Bölümünde Finans Direktör Vekili
görevinde bulunduktan sonra, 2002 yılında Finans
Direktörü olarak Alcatel Türkiye’ye geri döndü.
Derya Hatiboğlu, 2005-2009 yılları arasında, Alcatel
Lucent Teletas Genel Müdürü olarak görev yaptı.
Vodafone Türkiye’ye Ağustos 2009’da Finansal
Kontrol Direktörü olarak katılan Hatiboğlu,
Ağustos 2012 itibariyle Strateji, İş Geliştirme ve
Sabit İş Birimlerinden Sorumlu İcra Kurulu Başkan
Yardımcılığı görevini üstlendi.
TEB Ve Vodafone KOBİ Alanındaki Güçlerini Birleştirdi
D
ijital Dönüşüm Hareketini başlatan Vodafone Türkiye, yenilenen TEB KOBİ TV üzerinde açılan Teknoloji Çözümler Kanalında KOBİ’lere,
teknolojinin en basit haliyle işlerini büyütmelerinin, zamandan ve maliyetten kazanarak verimliliklerini artırmanın yollarını anlatacak.
2006 yılında yayın hayatına başlayan TEB KOBİ TV, bankacılık sektörünün KOBİ’lere yönelik ilk internet televizyonu olma özelliği taşıyor.
Yedi yılda 6 binin üzerinde içerikle, 17 milyonu aşan ziyaret, 10 milyon izleyiciye ulaşan TEB KOBİ TV, günlük 20 bin, yıllık 4.5 milyona varan
ziyaret sayısına ve 137 binden fazla üyeye sahip.
TEB KOBİ TV’de, yeni iş fırsatlarından, pazarlama, satış ve yurtdışı pazarlar hakkında bilgilere, sektörel haberlerden, ticari hayatı
yakından ilgilendiren mevzuat değişikliklerine kadar pek çok konuda video içerik bulunuyor Güncel zengin içeriklere ek olarak TEB KOBİ
TV üzerinde KOBi’lerin günlük hayatında ihtiyaçlarını çözebilecek pek çok servis ve hizmet bulunuyor. TEB KOBİ TV izleyicileri Naklen
Finans Hattı ile canlı borsa ve piyasa verilerine ücretsiz olarak ulaşabilirken, yurt dışı
ile iş yapan ancak yabancı dilde iletişim problemi yaşayanlar KOBİ Lingo ile 60 farklı
dilde iletişim kurma imkanı bulabiliyor. İzleyiciler, uzmanlar köşesi üzerinden de vergi
düzenlemelerinden sosyal güvenliğe iş hukukundan ticarete kadar pek çok konuda
7/24 sorularını iletebiliyor.
TEB KOBİ TV üzerinde açılan ilk kanal ise Teknoloji Çözümler kanalı oldu. TEB
Vodafone işbirliği kapsamında Vodafone Teknolojik Çözümler kanalında bilgi ve
haber kaynağı olacak ve KOBİ’lere teknolojiyi en yalın ve basit haliyle anlatacak.
Bununla birlikte KOBİ’lerin teknoloji konusundaki sorularını diledikleri zaman
iletebilecekleri bir de uzman köşesi bulunuyor. Sözkonusu köşede Teknoloji Uzmanı
Necdet Çalışkan TEB KOBİ TV üyesi olan herkesin sorusuna yanıt verecek.
16
şubat’14
HABER
SAP Sektörünün Yeni Yıldızı: Acron
S
AP Kurumsal İş Çözümleri pazarında uzun yıllar hizmet
veren UNITEAM, MBIS VE BIZCON birleşerek ACRON isminde
yepyeni bir şirket oluşturdular.
Böylece ACRON, 400 çalışanı ve 350’nin üzerinde danışmanı
ile Türkiye’nin en etkili ve lider SAP çözüm sağlayıcı kuruluşu
oldu. Aynı zamanda ACRON, SAP kurumsal kaynak planlaması
uygulamalarından, tüm iş analitikleri uygulamalarına kadar bir çok
üründe deneyimli ve büyük bir danışman ekibine
sahip firma konumuna geldi.
ACRON Genel Müdürlüğü görevine getirilen,
Semih GÜR ‘’ACRON’un oluşması bize yeni
endüstrilere giriş için bilgi paylaşımının
arttırılması, yeni yatırımlar ve pazarlara ulaşılması gibi bir çok
fırsatı beraberinde getiriyor. Birleşmeden dolayı çok mutluyuz
ve büyük müşteri portföyümüz sayesinde daha çok ve çeşitli işler
yapabileceğiz.’’ diyerek yeni oluşumla ilgili düşüncelerini dile
getirdi ve ekledi: ‘’ Hedeflerini yüksek tutan ACRON öncelikle global
alanda tanınan bir marka yaratmak istiyor. ACRON, herkesin gurur
duyacağı ve çalışmak isteyeceği bir firma olmanın yanı sıra, sektörel
olarak da pek çok endüstride pazara yön veren bilgi birikimine sahip
firma olacak. Bir çok SAP ürününde müşterilere tek elden hizmet
sunabilmek ise bir diğer amacımız.’’
ACRON’da saha operasyonlarından sorumlu Genel Müdür Yardımcısı
görevini üstlenen Murat TEKMİL ise birleşme ile ilgili beklentilerini:
‘’Ortak müşterilerimizi bugüne kadar edindiğimiz deneyimlerimizden
faydalandırarak hiçbir rakibimizin sunamayacağı bir çözüm
zenginliğine ulaşmayı hedefliyoruz. Bölgesel olarak bilinen ve güçlü bir
yapıya sahip, büyüme odaklı, katılımcı, rekabetçi
ve kurumsal çalışma ortamımız ise diğer
avantajlarımız olacak.’’ diyerek özetledi.
ACRON’un satıştan sorumlu Genel Müdür
Yardımcısı Baran BERKSÜ ise: ‘’Çok sayıda
işletme ve karmaşık IT mimarisine sahip bir çok firmanın kısa sürede
SAP’ye dönüşümlerini yürütecek bilgi birikimi ve deneyime sahibiz.
ACRON ile birikimlerimizi ürünleştirip farklı ölçeklerdeki şirketlere
sunabilecek iş modelleri geliştirip yaygınlaşmasını sağlayacağız.
Hatta bunu yurt dışında geliştirecek bir organizasyon olmayı
hedeflemekteyiz. İş ortakları olarak birleşmemizi, bu stratejimizi
hayata geçirmemizin önünü açacak ve hızlandıracak bir oluşum olarak
değerlendirmekteyiz.’’ diyerek birleşmeyle ilgili düşüncelerini paylaştı.
Alcatel-Lucent’e Emmy Ödülü
G
ünümüzde çok sayıda evde, televizyon programlarını daha
sonra izleyebilmek için bir dijital video kayıt cihazı (DVR)
bulunuyor.
Hizmet sağlayıcı da ağ DVR’dan faydalanıyor. Sabit sürücünün
konutun dışına çıkartılması, aynı zamanda daha az sayıda arıza
yaşanması, dolayısıyla da çağrı merkezinin daha az sayıda aranması
anlamına geliyor. Hizmet sağlayıcılar sabit sürücüleri ağlarının
içindeki merkezi bir yerde toplayıp paylaşarak kendi maliyetlerini de
azaltabiliyorlar.
Ağ DVR konusunda zengin bir patent portföyü bulunan AlcatelLucent, ATIS-IIF gibi Uluslararası Standart kuruluşları nezdinde ağ
DVR temelini oluşturan ağ tabanlı ısmarlama video hizmetlerinde
standardizasyonu aktif olarak destekliyor.
Alcatel-Lucent Emmy Ödülü’nü üçüncü kez kazanıyor: AlcatelLucent’in sahip olduğu Bell Labs, 1997 yılında High-Definition TV
(HDTV) kapsamında dijital televizyon alanındaki çalışmalarından
ötürü ödüle layık görülürken Alcatel-Lucent’in Radyo Frekans
Sistemleri alanındaki iştiraki de 2009 yılında tek bir sistem içinde eş
zamanlı NTSC veya ATSC sinyal iletimine imkan veren teknolojisi ile
ödülü kazandı.
Alcatel-Lucent’in sahip olduğu Bell Labs 2006 yılında kayıt alanına
yaptığı üstün teknik katkılardan ötürü bir Teknik GRAMMY Ödülü
kazandı. Aynı zamanda, 1937 yılında da yüksek doğrulukta ses yeniden
üretimi için kullanılan hoparlör tasarımı ile bir Bilimsel ve Mühendislik
Oscar’ı kazanmıştı.
CredoWork Bankacılık Sektörü İçin Hazır
C
ardtek Group şirketlerinden CredoWork, dünyanın önde gelen
veri koruma çözümlerinin global lideri SafeNet Inc. ile işbirliği
yaptı. CredoWork bundan sonra SafeNet’in donanım ve yazılım
ürünlerinin temsilciliğini yapacak.
Bankacılık-finans sektörüne sunduğu güvenlik çözümlerini yaptığı
yeni işbirlikleri ile güçlendiren CredoWork aynı zamanda kuruluşlara
satış sonrası hizmet sağlıyor ve tek noktadan anahtar teslim servis
sunmaya hazırlanıyor.
Pazardaki gücünü uluslararası
işbirlikleriyle artırmaya devam eden
Cardtek Group yeni anlaşmalar yapmaya
devam edecek. Grupdaki şirketler
bankacılık işlemlerinde teknolojinin
kusursuz ve sorunsuz çalışmasını
sağlayacak yatırımlarına devam ediyor.
Bu stratejinin bir parçası olan SafeNet
Inc. işbirliği ile bankacılık sektörüne veri
koruma ürünleri satışının yanı sıra satış
18
şubat’14
sonrası teknik destek hizmeti de verecek. Böylelikle hizmette 7/24
sürdürülebilirlik sağlanacak.
SafeNet Inc. ile gerçekleştirdikleri işbirliğinin prestij anlamında çok
önemli olduğunu vurgulayan Cardtek Group Partner Yönetiminden
Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ziya Beceren, başarının yolunun
işbirliklerinden geçtiğini belirtti. Daha kesintisiz ve sorunsuz hizmet
için kuruluşlara karşı sorumlulukları olduğunu aktaran Beceren
sözlerini şöyle sürdürdü: “Sektörümüz itibariyle
yaptığımız iş titiz ve hassas olunmasını
gerektiriyor. Hizmetin kuruluşlar açısından
gerçek anlamda tatmin edici olabilmesi için
donanım-yazılım ve satış sonrası destek olarak
tek elden verilmesi daha önemli hale gelmeye
başladı. Bu şekilde hizmet kalitemizi artırdığımız
gibi genişleyen iş ağımızla konumumuzu
güçlendireceğiz. SafeNet HSM’leri ile hedefimiz
bankacılık sektöründeki müşterilerimizin
memnuniyetini en üst seviyede artırmak.”
ÖZEL HABER
IBM Watson, İş Dünyasının “Kalbine” Taşınıyor
New York’un Silikon bölgesinin tam kalbinde yer alan genel merkeziyle yeni
IBM Watson Grubu; düşünen, öğrenen cevap verebilen kavramsal bilgi işlem
döneminde yeni bir dönem başlatıyor
I
BM yeni bir iş birimi olarak çalışacak olan
Watson Grubu kuracağını duyurdu. Bu adım,
IBM’in düşünen, öğrenen, büyük verileri
kullanarak karmaşık sorulara yanıt verebilen
ve öngörüler geliştiren yeni yazılım, hizmet
ve uygulamalara uygun bir pazar yaratma
stratejisinin bir parçası olarak nitelendiriliyor.
AR-GE’ye odaklanan ve bulut ile sunulan
kavramsal uygulamaları ve hizmetleri pazara
sunacak Watson Grubu’na IBM, 1 milyar doların
üzerinde yatırım yapacak.
Tanınmış teknoloji araştırmaları şirketi
Gartner’a göre akıllı makineler bilgi teknolojisinin
bugüne kadar yarattığı en kökten değişim
olacak ve bu teknolojiler insanların daha etkin
olabilmesine destek olarak “imkânsız” olanı
başarmalarını sağlayabilecek. Bu konjonktürde
IBM, Watson Grubu ile çeşitli sektörlerde ve
uzmanlık alanlarında bir dönüşüme ön ayak
olan Watson’un kavramsal teknolojilerinin
benimsenmesini ve kullanımını hızlandırmayı
hedefliyor. Grup, teknoloji tasarımı ve
geliştirilmesi için yaklaşık 2,000 uzmanın
becerilerinden faydalanacak ve New York’un
“Silikon” bölgesinde konumlandırılacak. Sağlık ve finansal hizmetler,
perakende, seyahat ve telekomünikasyon gibi kavramsal bilgi
işlemin geliştirilmesi için fırsatlar barındıran alanları keşfedecek
sektör uzmanlarıyla ve IBM’in Araştırma, Hizmetler, Yazılım ve
Sistemler Bölümlerindeki uzmanlarıyla birlikte çalışacak.
Grup; IBM Kıdemli Başkan Yardımcısı Mike Rhodin tarafından
yönetilecek ve Watson destekli, bulut tabanlı uygulamalarda ve
hizmetlerde start-up şirketlerle işbirliği yapacak.
IBM Watson Grup içerisindeki önemli bir girişim de bulut
teknolojisi aracılığıyla bilişsel inovasyonların kurumlara
sağlanma süresini hızlandırarak AR-GE çalışmalarına devam
etmek olacak. Girişimin bir parçası olarak IBM, yakın zamanda
satın aldığı lider bulut bilişim altyapısı olan Softlayer üzerinde de
Watson’ı devreye alacak.
Yeni duyuruyu değerlendiren IBM Türk Teknoloji Lideri
Kıvanç Uslu “IBM’in bir milyon dolar ödüllü yapay zeka mucizesi
Watson, bir asrı aşkın IBM tarihindeki en önemli buluşlardan
bir tanesidir. Yeni duyurularla birlikte bu teknoloji, işletmelerin
müşterilerle iş ilişkilerini geliştirmelerine, sağlık kuruluşlarının
kişiselleştirilmiş hasta bakım hizmetleri sunabilmelerine,
girişimci ve start-up firmalara fırsatlar sunan bir çözüm olarak
pazara çıkarılmak üzere dönüştürülüyor. Bu duyuruyla, yepyeni
bilişsel hizmetlerin bulut üzerinden kolayca sunulduğu ve
kullanıldığı bir ortam sağlayacağız.” dedi.
Watson Grup Genel Merkezi aynı zamanda IBM müşterilerinin
kavramsal teknolojileri deneyimleme ve işlerini dönüştürmeleri
için gereken araçları keşfetmelerine yardımcı olacak bir müşteri
merkezi olarak da hizmet sunacak. Genel merkezde IBM müşterileri
ve çözüm ortakları tarafından kullanılan kavramsal uygulamalar ve
hizmetler için kullanıcı deneyimlerinin sürekli olarak geliştirilmesi
amacıyla bir tasarım laboratuvarı da yer alacak.
Watson Grubu, geliştirme yetenekleri gibi konular üzerine
seminerler, workshoplar ve network fırsatları sunacak. Bu
etkinlikler, kavramsal/bilişsel bilgi işlem, büyük veri ve analitik
alanlarında üniversite öğrencilerini artan kariyer olanaklarına
hazırlamak için 1,000’in üzerindeki akademik işbirliklerine (yeni
müfredat geliştirme, akademisyen ödülleri, staj imkanları vs.)
dayanarak kurgulanacak.
şubat’14
19
HABER
Vodafone, Almanya’ya Yönetici İhraç Ediyor
2
009 yılında başlattığı stratejik dönüşüm programıyla
gelir pazar payını dört yılda yüzde 18,6’dan yüzde 30,6’ya
çıkaran ve bu performansı “Türk reçetesi” olarak diğer
ülkelere örnek gösterilen Vodafone
Türkiye’den bir yönetici daha
uluslararası göreve getirildi. Vodafone
Türkiye Pazarlama Direktörü
Lütfullah Kitapçı, Vodafone Grubu
içinde ciro büyüklüğü bakımından en
büyük faaliyet ülkesi olan Vodafone
Almanya’ya Bireysel Pazarlama
Direktörü olarak atandı.
Eylül 2010’dan bu yana Vodafone
Türkiye Pazarlama Direktörü olarak
görev yapan Lütfullah Kitapçı,
Vodafone Türkiye bünyesine Ocak
2009’da Pazarlama Kıdemli Müdürü olarak katıldı. Kitapçı,
faturasız müşteri segmentindeki revizyon, faturalı segmentteki
rekor büyüme, tüm dünyaya örnek gösterilen sosyal iş modeli
Vodafone Çiftçi Kulübü ve Vodafone
İstanbul Maratonu, Vodafone Arena
sponsorlukları gibi önemli projelerde
kilit roller üstlendi.
Lütfullah Kitapçı Vodafone
Türkiye’den önce 2005-2009 yılları
arasında Vodafone Çek Cumhuriyeti’nde
strateji, planlama ve pazarlama
alanlarında farklı rollerde görev aldı.
2001-2004 yıllarında strateji danışmanı
olarak görev yapan Kitapçı, lisans
eğitimini Koç Üniversitesi İşletme
Bölümü’nde tamamladı.
Xerox’tan Türkiye İçin Stratejik Satın Alma
X
erox’un 2011 yılında Türkiye’de de faaliyet gösteren Unamic
ve sonrasında WDS ile başlayan, 2012 yılında XL World
ile devam eden Avrupa’daki satın almalarına bu yıl Invoco
eklendi. Almanya, Hamburg merkezli Invoco, 1,800 uzman çalışanı ile
Xerox’a ulaşım, teknoloji, perakende, lojistik, telekomünikasyon, gıda
ve turizm gibi sektörlerde müşteri
hizmetleri desteği sağlayacak. Invoco,
yönetim ekibi değişmeden Invoco
CEO’su Rainer Diekmann tarafından
yönetilen bir Xerox şirketi olacak.
Türkiye’nin dünyada en çok ihracat
yaptığı ülkenin Almanya olması, Invoco
için Türkiye’yi stratejik öneme sahip bir ülke haline getiriyor.
Invoco’nun önümüzdeki dönemde Türk şirketlerine yönelik
çalışmalar yapması bekleniyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin
rakamlarına göre Türkiye ve Almanya arasındaki ticaret her geçen
yıl artıyor. 2013 Kasım sonu itibarı ile Almanya’ya yapılan ihracat
tutarı 12.2 milyar dolar düzeyinde bulunuyor.
Xerox’un, dünya genelinde 175 farklı noktada 30’dan fazla
dilde hizmet veren müşteri ilişkileri ve çağrı merkezi şirketleri
bulunuyor. Xerox, Avrupa’da İngiltere, Fransa, Hollanda, Belçika,
Çek Cumhuriyeti, Romanya, İtalya,
Arnavutluk ve Türkiye’de farklı
isimlerle müşteri ilişkileri ve çağrı
merkezi hizmetleri veriyor.
Xerox, 140 binin üzerindeki
çalışanı ile dünya üzerinde 160’tan
fazla ülkede kamu ve özel sektör
kuruluşlarına doküman ve iş süreç yönetimi hizmetleri
vermekte, insan kaynakları, finans, sigorta, ulaştırma,
kent yönetimi, müşteri ilişkileri yönetimi gibi konularda
müşterilerine hizmet vermektedir.
ING Bank, Bankacılıkta Fark Yaratıyor
T
ürkiye’de 331 şubesi ve 5 bin 700’ü aşkın çalışanı bulunan, aktif bireysel müşteri sayısı 1.7 milyonun üzerinde olan ING Bank, müşteri
ilişkileri yönetiminde Microsoft Dynamics CRM çözümünü tercih etti.
Müşteriyi iyi tanımanın bankacılıkta çok önemli olduğunu ifade eden ING Bank Bilgi Teknolojileri Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin
Sivri, konuyla ilgili olarak şunları söyledi:
“Türkiye’de 2008 yılından beri faaliyette olan ING Bank’ın 331
şubesi ve 5 bin 700’ü aşkın çalışanı bulunuyor. Bireysel bankacılıkta
1.7 milyondan fazla aktif müşteriye sahibiz. İşimizi sürdürülebilir
bir şekilde daha da büyütmenin yolu öncelikle müşteri sayımızı
artırmaktan geçiyor. Bunun için uygulayabileceğiniz iki yöntem var.
Birincisi proaktif pazarlamayla yeni müşteriler kazanmak, ikincisi
ise mevcut müşterilere yoğunlaşarak üst seviye ürünlerin satışını
özendirmek veya çapraz satış yoluyla müşteri verimliliğini artırmak.
Microsoft Dynamics CRM’in büyüme hedeflerimize ulaşmamızda bize
büyük yardımı olacağına inanıyoruz.”
Microsoft Dynamics CRM, ING Bank’ta pazarlama yöneticilerinin, satış
yöneticilerinin, bölge yöneticilerinin, şube yöneticilerinin ve müşteri
temsilcilerinin dahil olduğu geniş bir kesim tarafından kullanılıyor.
Dynamics CRM’in kullandığı birimler arasında bireysel bankacılık, KOBİ
bankacılığı ve ticari bankacılık faaliyetleri yer alıyor.
20
şubat’14
C
M
Y
CM
MY
CY
CMY
K
HABER
Sanal Sistemler Güvenlik Adına Performanstan
Ödün Vermeyecek
G
üvenlik yazılımları üreticisi F-Secure, şirketlerdeki sanal makineler ve bulut bilişim ortamları için en iyi
koruma ve ideal performans dengesi sunan Security for Virtual and Cloud Environments adlı güvenlik
ürününü pazara sundu. F-Secure Client Security ve Server Security ürünlerine ek bir özellik olarak
sunulan Security for Virtual and Cloud Environments, F-Secure yetkili satıcılarından temin edilebiliyor.
F-Secure Security for Virtual and Cloud Environments, özel veya genel bulut üzerinde yer alan sanal
makineleri zararlı yazılımlardan ve diğer siber tehditlerden korumak için tasarlandı. Ürün, sanal sistemlere
yönelik proaktif davranış analizi ve istismar önleme sistemi sayesinde yeni nesil zararlı yazılımları ve
saldırı girişimlerini etkin bir şekilde tanımlayarak engelleyebiliyor. Yüksek oranda sistem kaynağına ihtiyaç
duyan zararlı yazılım tarama işlemi, sanal sistemlerin performansını etkilememek adına bu işe özel olarak
kurgulanan F-Secure Scanning and Reputation Server tarafından gerçekleştiriliyor.
F-Secure tarafından sunulan sanal güvenlik çözümü, sanal masaüstü ve sunucuların mevcut sanallaştırma
platformundan bir diğer sanallaştırma platformuna taşınması durumunda güvenlik çözümünün
değiştirilmesi ihtiyacını da ortadan kaldırıyor.
F-Secure Security for Virtual and Cloud Environments, sanallaştırılmış ortamların yanı sıra, farklı
özelliklere sahip fiziksel ve sanal makinelerin bir arada bulunduğu karma ortamlarda da kullanılabiliyor.
Ürün VMware, Citrix ve Microsoft Hyper-V dahil olmak üzere tüm yaygın sanallaştırma platformlarını
destekliyor. Çözüme ait tüm parçalar merkezi olarak Policy Manager üzerinden yönetilebiliyor.
Yılın HP Yazılım İş Ortağı Ödülü’nü İnnova Aldı
İ
nnova, HP Yazılım ile geniş bir uzmanlık alanında hizmet sunuyor. Bu hizmetlerin arasında
Strateji, Planlama ve Yönetişim, Uygulama Yaşam Döngüsü Yönetimi, BT Operasyon Yönetimi,
Veri Merkezi Yönetimi, Bulut çözümleri, İstemci Otomasyonu, Uygulama Performans Yönetimi,
Ağ Yönetimi, Performans Doğrulama Yönetimi, Servis Zekâsı Yönetimi, Servis Yönetimi ve Sistem
Yönetimi yer alıyor.
HP Yazılım, Yılın İş Ortağı Ödülü’nü hizmet verilen alanlarda yapılan projelerin gerek satış
büyüklüğünü, gerekse de proje boyutunu ve başarısını değerlendirerek belirliyor. İnnova’nın Teknoloji
Çözümleri Grup Yöneticisi Ersel Karşal ödülle ilgili görüşlerini şu şekilde dile getirdi: “İnnova, uzun
yıllardan gelen tecrübesi, oluşturduğu bilgi birikimi ve uzman insan kaynakları ile sektörün öncü
şirketlerinden birisi. Birlikte çalışmaktan büyük mutluluk duyduğumuz HP Yazılım’ın İnnova’yı Yılın
İş Ortağı Ödülü’ne layık görmüş olmasından dolayı gurur duyuyoruz. Önümüzdeki yıllarda da HP ile
birlikte, gerek Türkiye’de gerekse EMEA Bölgesi’nde başarılı projelere imza atarak bu iş ortaklığını
daha da geliştirebilmeyi ümit ediyoruz.”
LC Waikiki Yılda 1 Milyon Dolar Tasarruf Ediyor
T
icari büyümeye desteği artırmayı ve hızla genişleyen verilerini doğru analiz etmeyi amaçlayan Türkiye’nin önde gelen giyim
mağazalarından LC Waikiki, daha iyi bir raporlama kabiliyetine ulaşmak için Microsoft’la işbirliğine gitti. Kurum içinde bulut
teknolojileri üzerinden çalışan bir çözüm olan Microsoft SQL Server 2012 Enterprise BI kullanmaya başlayan LC Waikiki,
yılda 1 milyon dolarlık tasarrufa imza attı. LC Waikiki İş Zekası Yöneticisi Metin Pekanlar, projeyi gündeme getiren ihtiyaçlarla ilgili
olarak şunları söyledi:
“Tüm dünyada 17 ülkede 460 mağazasında satış yapan LC Waikiki, Türkiye’nin önde gelen giyim mağazalarından biri olarak kabul
ediliyor. Dünyanın her yerinde her hafta yeni bir mağaza açarak hızla büyüyoruz ve 2023 yılında Avrupa’nın
en yaygın mağaza zincirlerinden biri olmayı hedefliyoruz. Bu operasyonel büyümeyi daha etkin kılmak
amacıyla artık daha iyi bir raporlama sistemine sahip olmayı ve dolayısıyla verilerine daha kolay ulaşmayı
amaçladık. Office 365 için Power BI ve SQL Server 2012 self servis iş zekâsı teknolojisininin avantajlarından
yararlanarak, verimlilik maliyetlerinde yıllık olarak yaklaşık 1 milyon dolar tasarruf ettik.”
Self servis iş zekâsı teknolojisine sahip olan çözüm sayesinde LC Waikiki BT masraflarında
tasarruf etmenin yanı sıra, bulut teknolojisinin etkisiyle daha az yatırımla daha çok bilgiyi analiz
edebiliyor. Tüm LC Waikiki çalışanları, konumdan ve cihazdan bağımsız olarak hızlı ve basit web bazlı
raporlamadan faydalanabiliyorlar.
Office 365 için Power BI sayesinde, LC Waikiki çalışanları herhangi bir yerden kolay bir işlemle
görsel raporlara ulaşabiliyorlar. Bu da çalışanların daha fazla analitik beceriye sahip olması ve doğru
kararları daha hızlı alabilmesi anlamına geliyor. Bu durum rekabette avantaj sağlamanın yanı sıra, BT
çalışanlarının rapor hazırlayarak zaman harcamak yerine daha verimli olabilecekleri iş süreçlerine
yoğunlaşmalarına yardımcı oluyor.
22
şubat’14
ÖZEL HABER
Dikkat! 418 $ Kaybetmeyin!
B2B International ve Kaspersky Lab tarafından gerçekleştirilen Tüketici
Güvenlik Riskleri Anketi’ne göre, bir kullanıcının siber saldırı sonucu bir cihaz
üzerinde kaybedebileceği multimedya dosyalarının ortalama maliyeti 418 $
olarak tahmin ediliyor
K
ullanıcıları dosyalarını, cihazlarını kaybetme veya
çaldırmanın yanı sıra, zararlı yazılımlar nedeniyle
kaybedebiliyor. Siber suçlular, geliştirdikleri yeni zararlı
yazılımlar ile kullanıcıların sabit sürücüleri üzerindeki verileri
şifreledikten sonra, kaybedilen dosyaların geri yüklenmesi için
fidye talep edebiliyor.
B2B International’ın anketine göre, geçtiğimiz yıl içerisinde
katılımcıların %27’si bir siber saldırı ile karşılaştı. Verilerine
zarar veren ya da tamamen yok eden zararlı yazılımların kurbanı
olan kullanıcıların %60’ından fazlası, dosyalarını tam olarak
kurtaramadıklarını ifade ettiler. Aynı süre içerisinde, kullanıcıların
yaklaşık %14’ü, cihazlarının kaybolması, çalınması ya da kırılması
sorunuyla karşılaştı.
Araştırmalar, multimedya içeriklerinin kaybından doğan
potansiyel kayıpların (başka bir deyişle, geri alınamayan
dosyaların parasal değerinin) aktif olarak müzik ve film indiren
genç katılımcılar arasında daha yüksek olduğunu gösterdi.
Örneğin, 16-24 yaş grubundaki katılımcılar, ortalama 670 $ kayıpla
karşılaşırken, 25-34 yaş grubunda yer alan katılımcılar, ortalama
455 $ kayıp yaşıyor. 45 ve üzeri yaş grubundaki kullanıcıların
ortalama kaybı ise 227 $.
Farklı ülkelerdeki veri kayıpları incelendiğinde, Çin ve Rusya,
sırasıyla kullanıcı başına ortalama 816 $ ve 807 $ kayıpla listenin
başında yer alıyor. Bu rakam, Avrupa (378 $) ve Kuzey Amerika’da
(342 $) çok daha düşük.
Kullanıcıların, dijital varlıkları korumak için verilerini düzenli
olarak yedeklemenin yanı sıra, kişisel cihazlarını veri çalmak
için tasarlanan zararlı yazılım saldırılarına karşı korumaları da
gerekiyor. Kaybedilen bir cihazın yerinin belirlenmesi ya da cihaz
hırsızlığının potansiyel zararlarını azaltmak için, akıllı telefon ve
tabletlerde de ek uygulamalar bulunması gerekiyor.
Kaspersky Lab’in, tüm siber tehdit türlerine karşı maksimum koruma
sağlayan Kaspersky Internet Security – Çoklu Cihaz ürünü, Microsoft
ve Mac bilgisayarların yanı sıra, Android akıllı telefonlar ve tabletlere
yönelik tasarlanan farklı çözümler içeriyor. iPhone ve iPad kullanıcıları,
web içeriklerini cihazlarında güvenli bir biçimde görüntülemek için
Kaspersky Safe Browser uygulamasını ücretsiz olarak indirebiliyor.
Çeşitli anti virüs teknolojilerinin yanı sıra, Kaspersky Internet
Security – Çoklu Cihaz kapsamındaki her ürün, kullanıcıları
cihazlara özgü tehditlerden güvenilir biçimde korumak için uygun
özellikler içeriyor. Örneğin, Windows üzerinde çalışan bilgisayarları
korumak için tasarlanan çözüm sürümü, kullanıcının bir bilgisayara
erişimini engelleyen ve erişimi geri vermeden önce bir fidye talep
eden zararlı yazılım programları olan Blocker Trojanlarını etkisiz
hale getiren bir Anti-Blocker fonksiyonu sunuyor.
Akıllı telefon ve tabletler için olan sürüm; bir cihazın uzaktan
izlenmesi, sesli sinyalin açılması ve cihazın dahili kamerası
kullanılarak şüpheli hırsızın fotoğraflarının çekilmesinin yanı sıra,
bir cihazın kaybolması ya da çalınması sonrasında yardımcı olacak
daha pek çok özelliği içeriyor.
şubat’14
23
ÖZEL HABER
Huawei 2013 3,4 Milyar $ Değerinde
Satınalma Gerçekleştirdi
Huawei, Davos’ta Avrupada yaptığı satın alma rakamlarını açıkladı ve
Avrupa’da karşılıklı fayda ve kazan-kazan prensibine dayalı işbirliği
içinde olduklarını vurguladı
H
uawei, Davos Dünya Ekonomik Forum’unda 2013 yılı
satınalma miktarını açıkladı. Avrupa ile karşılıklı yarara
dayalı işbirliğini sürdürmeye kararlı olduğunu ifade eden
Huawei, Avrupa’nın önde gelen operatörleri, üniversiteleri ve
sanayi kuruluşlarıyla gerçekleştirdiği bu işbirliğine devam etme
taahhüdünde bulundu. Huawei Türkiye de, 2013 yılında Türkiye’de
100 milyondan fazla satınalmayı ortalama 100 aktif tedarikçiyle ve
15 bölgesel stratejik işortagı ile gerçekleştirdiğini açıklamıştı.
Huawei’nin Avrupa’da 7 bin 700’den fazla çalışanı bulunuyor.
Buna ek olarak, Huawei’nin toplam 14 farklı lokasyonda 2 ana
alt merkezde Ar-Ge Merkezleri bulunuyor. 6 tane de finans,
pazarlama, hizmet ve diğer alanları kapsayan uzmanlık merkezi
bulunuyor. Ayrıca Huawei, politikaları, standartları, Ar-Ge ve satın
almalarını geliştirmek için Avrupa’nın önde gelen operatörleri,
üniversiteleri ve sanayi kuruluşları ile işbirliği halinde.
“Huawei olarak, Avrupa’yı önemli bir yetkinlik
merkezi olarak görüyoruz”
Huawei Asbaşkanı ve Dönüşümlü CEO Ken Hu, “Avrupa,
inovasyondaki köklü geleneğinin yanı sıra tarihi, yönetimi ve
teknolojik uzmanlığından yararlanıyor. Huawei olarak, Avrupa’yı
önemli bir yetkinlik merkezi olarak görüyoruz. Faaliyetlerimizi
yerelleştirmemiz ve Avrupalı iş ortaklarımızla yoğun işbirliğimiz
sayesinde genel kabiliyetlerimizi geliştirdik. Aynı zamanda küresel
değer zincirimiz, bu yeteneklerimizi Avrupa’dan dünyanın büyük
değer oluşturan diğer bölgelerine transfer etmemizi sağladı.
Bu süreçte, Avrupa’da birçok iş olanağı yarattık ve sanayinin
gelişmesine katkıda bulunduk” dedi.
24
şubat’14
“İşbirliği partnerlerimizin rekabet gücünü
artırıyor, müşterilerimize fayda sağlıyor”
Geçtiğimiz yıl Huawei Avrupa’dan 3.4 milyar ABD doları
değerinde bileşen, mühendislik hizmetleri ve lojistik
hizmetleri satın aldı. Huawei Asbaşkanı ve Dönüşümlü CEO
Ken Hu, “Satınalma miktarımız gelecekte de büyümeye
devam edecektir. Satınalma üzerinde işbirliğimiz sadece yerel
işletmelerin büyümesine ve iş eklemesine yardımcı olmakla
kalmayıp, aynı zamanda Huawei ve iş ortakları arasında
teknolojik ve inovatif etkileşimi teşvik ediyor. Her iki tarafın
da rekabet gücünü arttırıyor. İşbirliği girişimlerimiz yerel
topluluklar için değer yaratmakla kalmayıp, dünyadaki tüm
müşterilerimize de fayda sağlıyor” dedi.
“AB’de aktif rol oynamaya devam edeceğiz”
Ken Hu gelecekteki durumları konusunda ise, “Açık ve
serbest ticaret politikalarımızın, Bilgi ve İletişim teknolojileri
sektörünün rekabet gücünün ve dijital ekonominin
büyümesinin önünü açacağına inanıyoruz. Gelecekte de tam
bir güvenle Avrupa’da yatırım yapmaya devam edeceğiz. 2013
yılında 5.4 milyar ABD doları Ar-Ge yatırımımızla 2013 Avrupa
Birliği Endüstriyel Ar-Ge listesine girdik. Huawei olarak, ÇinAvrupa sanayi işbirliğine aktif olarak katıldık. Bulut bilişim,
5G standartları, frekans spektrumu ve Internet gibi çeşitli
alanlarda işbirliğine dayalı birçok projeyi hayata geçirdik.
Bölgede yenilikleri teşvik etmek adına Avrupalı sektör
oyuncularıyla işbirliğinde ve toplumu yeniden şekillendirme
konusunda aktif bir rol oynamaya devam edeceğiz” dedi.
HABER
Turkcell’in Konuğu
Pazarlama Dâhisi
Seth Godin
B
u yıl altıncı kez gerçekleşecek Turkcell Akademi Pazarlama
Konferansı, 29 Ocak 2013’te, Swissotel’de iş ve pazarlama
dünyasının önde gelenleri ve Turkcell çalışanlarıyla Seth
Godin’i bir araya getirecek. Yazdığı best seller kitapları ve çığır açan
fikirleriyle pazarlama denince akla gelen ilk isimlerden biri olan Godin,
konuşmasında dünyadaki herkesin yüzleşmekte olduğu iletişim devrimini
konu alarak “Hepimiz Acayibiz” başlıklı bir konuşma yapacak. Turkcell
Akademi Pazarlama Konferansı’nın konukları Godin’in önderliğinde
endüstriyel devrimin sonunu getiren iletişim ekonomisine mercek tutacak.
Turkcell Akademi’nin Pazarlama Konferansları, daha önceki senelerde
Amerikan başkanlık seçimlerinde Obama zaferinin arkasındaki isim olarak
tanınan David Plouffe, ünlü Amerikalı sosyolog Malcolm Gladwell, insan
davranışları ve ekonomi üzerine yürüttüğü çalışmalarla ses getiren Dan Ariely,
sosyal medya uzmanı Charlene Li ve son olarak pazarlama alanında fikirleriyle
fark yaratan Martin Lindstrom’ü ağırlamıştı.
Turkcell’in “İnsana Yatırım” ilkesi doğrultusunda stratejik gelişim ve bilgi
yönetimi merkezi olan Turkcell Akademi, Pazarlama Gelişim Programları
kapsamında iş dünyasına değer katan liderleri konuk etmeyi sürdürecek.
CeBIT 2014
IT. Business. 100 %.
profesyoneller için lider bilişim teknolojileri fuarı ve
konferansı
dijital dünyadan en popüler gelişmeler
farklı tedarikçiler ile buluşma fırsatı
1.000 saatten oluşan geniş kapsamlı konferans programı
10. – 14. Mart 2014 ▪ Hannover ▪ Almanya
cebit.com
New Perspectives in IT Business.
şubat’14
HANNOVER FAIRS TURKEY FUARCILIK A.Ş. ▪ Tel. +90 212 669 34 00 ▪ [email protected]
25
ÖZEL HABER
İnternette Özel Hayata
Dokunulmazlık Geldi
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Dr. Tayfun
Acarer, 5651 Sayılı kanunda yapılan değişiklik ile internet
ortamında özel hayatın gizliliği ve kişisel hakların güvence altına
alındığını açıkladı
İ
nternet Geliştirme Kurulunun 2011 yılından beri bir
çok sivil toplum örgütünden aldığı görüşlerden de
yararlanıldığının altını çizen Başkan Acarer, düzenleme
ile site kapatmanın önüne geçildiği, özel hayatın gizliliği
ve kişisel hakların ihlalini içeren içeriğin URL bazında
erişiminin engelleneceğini belirtti. Acarer, “Yapılan değişiklik
ile Erişim Sağlayıcılar Birliği kurularak, vatandaşların
içerikle ilgili sorunları 28 saatten daha kısa sürede çözecek.
Özel hayatın gizliliğini ihlal eden içerikler ise 4 saat içinde
durdurulabilecek” dedi.
BTK Başkanı Dr. Tayfun Acarer, 5651 Sayılı “İnternet
Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu
Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi
Hakkında Kanun”da değişikliğe gidildiğini bildirdi.
Yapılan değişiklikler ile kanunun önceki uygulamalarında
karşılaşılan bazı sorunların giderilmesinin amaçlandığını
kaydeden Acarer, “Kanun’da yapılan en önemli
değişikliklerden biri tüm internet servis sağlayıcıların
katılımı ile oluşturulacak Erişim Sağlayıcılar Birliği’nin
kurulmasıdır. Bu birlik işletmecilere verilecek kararı
bildirecek” dedi.
“URL bazında engelleme en fazla 28 saat
içerisinde olacak”
26
şubat’14
Kişilik haklarının ihlali ve özel hayatın gizliliğinin güvence
altına alınacağını belirtildi. İnternet ortamında yapılan
yayın nedeniyle kişilik hakları ihlal edilen kişiler, söz
konusu içeriğin çıkarılması için talepte bulunabilecek.
Hakaret, yalan haber gibi kişilik haklarının ihlali
durumunda vatandaşların içerik, yer sağlayıcı veya sulh
ceza mahkemesine müracaat edebileceğini belirten Acarer,
“Kanuna göre Sulh Ceza Mahkemesi 24 saat içerisinde
karar verecek ve erişimi URL bazında engellemek üzere
Erişim Sağlayıcılar Birliğine gönderilerek. Yani site erişime
kapatılmayacak, ilgili içerik erişimi engellenecek. Mahkeme
kararı Erişim Sağlayıcılar Birliğine gönderilecek ve erişim
sağlayıcılar birliği 4 saat içerisinde URL bazında engelleme
yapacak. Bu durumda müracaat dahil erişimin engellenmesi
28 saati geçmeyecek” diye konuştu.
ÖZEL HABER
“Özel hayatın gizliliği jet hızıyla korunacak”
İstismar görüntüleri, uygunsuz video ve resimler gibi özel
hayatın gizliliğinin ihlali gibi durumlarda vatandaşların
hakları jet hızıyla korunacak. İnternette yapılan yayın
içeriği nedeniyle, özel hayatın gizliliği ihlal edilen
kişilerin şahsiyetlerinin zedelenmesinin önüne geçmeyi
amaçladıklarını belirten Acarer, “Kişiler, Telekomünikasyon
İletişim Başkanlığı’na içeriğin durdurulması talebinde
bulunmasını takiben 4 saat içerisinde Erişim Sağlayıcılar
Birliği gereğini yerine getirecek. Yani özel hayatın gizliliği jet
hızıyla korunmuş olacak” dedi. Acarer, söz konusu kararın
kalıcı olması amacıyla başvuru sahiplerinin 48 saat içinde
sulh ceza mahkemelerine başvurarak karar almak durumunda
olduğunun da altını çizdi.
İnternette yapılan yayın içeriği nedeniyle, özel hayatının
gizliliğinin ihlal edildiğini düşünen vatandaşların, iddialarına
ilişkin açıklama ve yayının tam URL adresi ve kimlik bilgilerini
ispatlayacak bilgiler ile
Telekomünikasyon İletişim
Başkanlığına başvuracağının
altını çizen Başkan Acarer,
“Vatandaş özel hayatın gizliliği
ihlali ile ilgili başvurusu ile
URL bazında engellettiği
içerik ile ilgili 24 saat
içerisinde mahkemeye gitmesi
gerekecek. Mahkeme, gerekli
değerlendirmeleri yaptıktan sonra kararını 48 saat içinde
Erişim Sağlayıcılar Birliği’ne gönderecek. Mahkeme kararına
göre aksi durumda erişimin engellenmesi tedbiri kendiliğinden
ortadan kalkacaktır” dedi.
Kişisel veriler değil trafik bilgileri saklanacak
Acarer, 5651 sayılı yasada yapılan bir değişiklik ile trafik
bilgilerinin de bir süre saklanması zorunluluğunun getirildiğini
bildirdi. Acarer, hiçbir sağlayıcının içeriğe yönelik bilgileri
saklamayacağının altını çizerek, “Saklanacak olanlar içerik bilgisi
değildir, sadece trafik bilgisidir. İddia edildiği gibi kişisel verilerin
saklanması gibi bir durum söz konusu değildir, olamaz da” dedi.
Yer sağlayıcılar için hapis cezası kaldırıldı
Düzenlemede dikkat çeken bir başka nokta ise internet yer
sağlayıcılarıyla ilgili getirilen yeni düzenlemeler olduğuna
dikkat çeken Acarer, şöyle konuştu: “Daha önce erişimi engelleme
kararını yerine getirmeyen
yer sağlayıcıları hakkında 6
aydan 2 yıla kadar hapis cezası
verilebiliyordu. Yeni düzenlemeyle
birlikte yer sağlayıcılarına hapis
cezası kaldırılarak adli para
cezası getiriliyor. Bu durumda yer
sağlayıcıların Türkiye’de yatırım
yapmasının önündeki önemli bir
engel ortadan kalkıyor.”
şubat’14
27
[email protected]
RÖPORTAJ
Ayşe Ufuk Ağar
Digiturk İş Geliştirme ve Stratejiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı
28
şubat’14
RÖPORTAJ
Türkiye’nin ilk ve
lider dijital televizyon
yayıncılığı platformu
Digiturk, Ocak ayında
dijital yayın ve internet
hizmetini bir arada
sunacağını duyurdu.
Turkcell Superonline
ile yapılan işbirliği
sayesinde Digiturk
üyeleri, HD dijital yayının
yanı sıra hızlı ve hesaplı
internet erişimine de
sahip olabilecekler. Konu
ile ilgili olarak Digiturk İş
Geliştirme ve Stratejiden
Sorumlu Genel Müdür
Yardımcısı Ayşe Ufuk
Ağar ile görüştük
TV İzleyicisine
Alışkanlıkları Değiştiren
Yeni Teknolojileri
Sunmak İçin Çaba
Gösteriyoruz
Digiturk olarak Superonline
işbirliği ile üyelerinize internet
hizmetini sunmaya başladınız.
Bu fikir nasıl ortaya çıktı?
Hizmet paketleri ve fiyatları
hakkında bilgi verir misiniz?
Bu paket üyelere ne gibi
avantajlar sunacak?
Biz Digiturk olarak ilklerin şirketi olarak
tanınıyoruz. Bu marka algısı ile paralel
şekilde, televizyon izleyicisine, ezberleri
bozan, alışkanlıkları değiştiren en yeni
teknolojileri ve farklılaşan ürünleri
sunmak için çaba gösteriyoruz. Son
dönemde bu yenilikçi yaklaşımımız
çerçevesinde üyelerimize Dilediğin Zaman
özelliği taşıyan uydu alıcılarını sunmaya
başladık. Bu gelişmiş uydu alıcıları ile
sunduğumuz içerikleri diledikleri zaman
izlemelerini sağlayan Tekrar İzle ve Seç
İzle özelliklerinden faydalanabilmeleri
için hızlı internet erişimini de beraberinde
sunmak istedik. Bu arzumuzu da sahip
olduğu fiber altyapısı ile sektörde
farklılaşan Türkiye’nin öncü internet
servis sağlayıcısı Turkcell Superonline
ile bir işbirliği yaparak hayata geçirdik.
Üyelerimize HD Digiturk keyfini limitsiz
internet ile birlikte, uygun bir ücretle
sunarak yeni yıla yepyeni bir teknolojik
atılımla başlamış olduk.
Yeni üyelerimiz HD Digiturk’e ve
Turkcell Superonline kalitesiyle
limitsiz internete aylık 59,99 TL’ye
üye olabilecekler. İzleyebilecekleri
yayınlar minimum Digiturk Giriş
Paketi ile seçecekleri iki Keyif
Paketinden (Belgesel, Çocuk, Temel
Spor, Müzik ve Eğlence, Haber ve
Dünya paketleri) oluşuyor. Söz
konusu limitsiz internet paketlerinin
8 Mbps’e kadar limitsiz ADSL ve
10 Mbps limitsiz fiber opsiyonları
mevcut. Bu kampanyamızda
üyelerimize sunduğumuz birinci
avantaj maliyet avantajı. Bu avantajın
altını çizmek için reklamlarımızda
gördüğünüz gibi bu kampanyamızı
“Digitürk’ten Ekonomi Dersi” söylemi
ile müjdeliyoruz. Maliyet avantajına ek
olarak televizyon izleme konusunda
gittikçe daha bilinçlenen ve zengin
bir içerik kütüphanesinden dilediği
içeriği dilediği zaman izlemek
isteyen üyelerimize internet servisi
sayesinde Dilediğin Zaman özelliği
taşıyan uydu alıcılarıyla Tekrar İzle,
Seç İzle ve Kirala İzle hizmetlerimizi
kullanma imkanı ve HD televizyon
keyfini sunuyoruz.
Ürüne olan ilgi şu anda ne
durumda? Beklentilerinize
ulaşabildi mi?
Hizmeti sunmaya başlayalı henüz
çok kısa bir süre oldu. Ancak bu kısa
sürede bile çok yoğun bir ilgi olduğunu
söyleyebiliriz. HD yayın ve limitsiz
internet hizmetlerini bir arada çok
avantajlı bir fiyat ve kaliteli bir servis
ile sağladığımız için yoğun bir talep ile
karşılaştık. Sunduğumuz hizmetin kalitesi
ve içeriklerimizin zenginliği tüketici
tarafından deneyimlendikçe ilginin hızla
ve çok daha fazla artacağını öngörüyoruz.
Kotalar aşılırsa ek
ücret olacak mı? Bunun
ücretlendirmesi hangi
kriterlere göre yapılacak?
Fiber ya da ADSL limitsiz paketlerde
bir kota yok sadece 50 GB’lik bir hız
alanı var. 50 GB kullanım sonrasında
internet hızı 3 Mbps’ye düşüyor.
şubat’14
29
RÖPORTAJ
24 aylık abonelik taahhüdü süresince
modem kullanımı fiber internet
hizmetinde ücretsiz, ADSL internet
hizmetinde ise ayda yalnızca 3
TL olacak. Bu modemler Turkcell
Superonline mülkiyetinde olacak.
İnternet hizmeti kapsamında
mevcut Digiturk üyeleri için ne
tür avantajlar sunacaksınız?
Bahsettiğimiz avantajlı
fiyatlandırmadan tüm mevcut
Digiturk üyeleri de faydalanacaklar.
Dilediğin Zaman özelliği taşıyan
uydu alıcılarıyla, internet ve TV
keyfine ve herhangi bir ücret
almadan sunduğumuz zengin içerik
arşivine üyelerimiz diledikleri zaman
erişebilecekler. Fiber üyelerimiz
için özel bir sürprizimiz var. Uydu
alıcılarını internete bağlayan ya da
Dilediğin Zaman özelliğini kullanan
üyeler, Tekrar İzle, Seç İzle ve
Kirala izle servislerinden içerik
izlediklerinde internet kotaları
bu durumdan etkilenmeyecek.
Limitli fiber üyelerimiz de bu
servislerinden internet kotaları
etkilenmeden faydalanabilecekler.
İnternet hizmetini yaygın
şekilde sunacak ve rekabette
güçlü şekilde yer alacak
altyapınız var mı? Ne kadar
yatırım yaptınız ve erişim
alanınız nedir?
Nevra Duru
Turkcell Superonline Pazarlama Direktörü
Bu paketlerde için hız alanı aşılsa
dahi hiçbir ek bir ücret söz konusu
değil. Üyelerimizin çoğunun bu
limitsiz paketleri tercih ettiğini
bildiğimiz için reklamlarımızda
limitsiz internet paketini ön plana
çıkarttık. Ancak isteyen üyelerimiz
tabii ki de Digitürk HD yayın ile
beraber Turkcell Superonline’in limitli
internet paketlerini de alabilirler.
Bu tercihi yapan üyelerimizin kota
aşımı durumunda ödeyecekleri ek
ücret Turkcell Superonline tarifeleri
ile belirlenen kota aşım ücreti ile
sınırlı olacak.
30
şubat’14
Bu hizmeti almak isteyenler
ne yapmalılar? Ayrı bir
cihaz/modem edinilmesi
gerekiyor mu?
Bu hizmeti almak isteyenlerin bize
çağrı merkezimiz, web sitemiz veya
bayilerimiz üzerinden erişmeleri
yeterli. Biz hem Digiturk dijital TV
yayınını hem de Turkcell Superonline
internet servisini başlatmak için
tüm abonelik işlemlerini tek elden
çözüyoruz. Hizmet kalitesini en üst
düzeye taşımak için üyelerimize
Turkcell Superonline uzaktan
yönetilebilir modemler sağlayacak.
Bu stratejik işbirliği kapsamında
internet hizmeti ve internet altyapısı
Turkcell Superonline tarafından
sağlanıyor. Digiturk’ün içerik gücü ile
Turkcell Superonline’ın teknik altyapı
gücünü bir araya getirerek en yaygın
erişim ve uygun fiyatlarla, en iyi
internet ve TV hizmetlerini sunmayı
hedefliyoruz. Uydu teknolojimiz
sayesinde biz içeriklerimizi tüm
Türkiye’ye ulaştırıyoruz. Turkcell
Superonline da 13 ildeki fiber
altyapısı ve tüm Türkiye’deki ADSL
altyapısıyla internet hizmetini yurt
çapında sunuyor.
Bu işbirliği kapsamında
internet hizmeti alanların
başka sağlayıcılardan
hizmet alanlara göre ne gibi
avantajları olacak?
Turkcell Superonline ile yaptığımız
bu işbirliği sayesinde üyelerimiz
digital HD uydu yayını ve internet
RÖPORTAJ
servisindan oluşan dual-play (ikili
oyun) teklifine çok uygun fiyatla
sahip olabilecekler. Üyeler bu
işbirliği sayesinde Digiturk’ün zengin
içeriğine, Turkcell Superonline’in
teknik alt yapısının gücüne ve
kalitesine bir arada sahip olacaklar.
Fiber internet aboneleri internete
bağlı uydu alıcıları ile Tekrar İzle,
Seç İzle ve Kirala İzle servislerinden
kotaları etkilenmeden zengin dizi ve
film içeriklerini izleyebilecekler.
Hizmet alındıktan sonra paket
değişikliği yapılabilecek mi?
Abonelik iptalinde nasıl bir
süreç izlenecek?
24 ay taahhütlü üyeler diledikleri üst
pakete geçiş yapabilecekler. Üyelik
iptali durumunda, verilmiş olan
taahhüt kapsamında geçerli olan
taahhüt bozma kuralları işletilecek.
Aboneliğin kampanya taahhüt
süresinden önce sonlandırılması
halinde kampanya kapsamında
sunulan ücretsiz ve indirimli servis ve
hizmetler abonelere Bilgi Teknolojileri
ve İletişim Kurumu mevzuatına uygun
bir şekilde faturalandırılacak. Bunun
dışında ekstra bir işlem veya ceza söz
konusu değil.
başlayan paketler mevcut. Paketindeki
dakikaları aşan üyeler de Turkcell
Superonline’nın mevcut ses tarifeleri
üzerinden ücretlendirilecekler. Bu ses
hizmeti almak isteyen ve numarasını
taşıyan ADSL üyelerinin aylık 10TL de
yalın ADSL ücreti ödemesi gerekiyor.
Fiber üyeliklerinde ise numarasını
taşıyan veya yeni bir numara tahsisi
isteyen üyelerimizin ek bir aylık sabit
ücret ödemelerine gerek kalmıyor.
Bu pakete üye olanlar için
söz edebileceğiniz başka
avantajlar var mı?
Üyelerimizin Dilediğin Zaman
özellikli uydu alıcılarılarını internete
bağladıklarında ulaşabildiği katma
değerli hizmetler Tekrar İzle, Seç
İzle ve Kirala İzle ile bitmiyor.
Biz onlara TV içeriğini içeren
geniş bir eğlence ve sosyal medya
servisleri yelpazesi sunuyoruz.
Üyelerimiz Karaoke, Facebook
ve YouTube uygulamalarımızdan
da yararlanabiliyorlar. Ayrıca
28 Şubat’a kadar kampanyamıza
katılacak futbolsever yeni
üyelerimize çok özel bir hediyemiz
de var. HD futbol izleme keyfini
yaşamaları için 24 ay boyunca
seçecekleri bir Anadolu
Taraftar Paketi’ni kendilerine
hediye ediyoruz.
Pazarda ve rekabette
nasıl konumlanmayı
hedefliyorsunuz?
Bu hizmetin yeni aboneler ve
mevcut üyelerimiz arasında hızlıca
yayılacağına inanıyoruz. Daha önce
farklı operatörlerle yaptığımız
işbirlikleriyle benzer bir tecrübeye
sahibiz. Bu işbirliğiyle daha önce
ulaştığımız başarılı sonuçları daha da
yukarılara taşıyacağımıza inanıyoruz.
Internet+ PayTV yanında ses
hizmeti de alınabilecek mi?
Fiyatlandırma nasıl olacak?
Bu işbirliği kapsamında üyelerimizin
evlerinin tüm TV, sabit internet ve
ses ihtiyaçlarını karşılamak için
triple-play (üçlü oyun) teklifleri de
hazırladık. Sabit telefon hizmetini de
almak isteyen telefon numaralarını
taşımak veya yeni numara tahsisi
ile Turkcell Superonline’nın ses
paketleri satın alabilecekler. Şehir içi,
şehirler arası, uluslararası 1. Kademe
PSTN ve 444’lü numaraları aramak
aylık 4.99TL’den ve 100 dakikadan
şubat’14
31
RÖPORTAJ
Projenin Her Noktasında Her
Türlü Desteği Sağlayabiliyoruz
Üzeyir Kaluk
Estap Datacenter İş Geliştirme ve Ürün Sorumlusu
Estap geçtiğimiz haftalarda datacenter alanında
sektöre bir hizmette daha bulundu. Bu hizmetin
sektörde daha önce yapılmadığını, alanında ilk
olduğunu ve datacenter için şu anda benzerinin
olmadığını net bir şekilde ifade eden Datacenter
İş Geliştirme ve Ürün Sorumlusu Üzeyir Kaluk, bu
kitapta A’dan Z’ye datacenter’a ait her konuyu
işlediklerini belirtti. Biz de kitabı daha yakından
tanıyabilmek ve okuyucularımızla paylaşmak
üzere Üzeyir Kaluk’la bir araya geldik ve kendisine
sorularımızı yönelttik
32
şubat’14
RÖPORTAJ
Geçtiğimiz haftalarda Estap,
Datacenter kitabı olan DC-Book
by Estap’ı lanse etti. Kitap
hakkında bilgilendirmenizi rica
edebilir miyiz?
Evet. Geçen haftalarda Estap, datacenter
kitabını yayınladı. İddialı bir söylem
olacak ama benzeri yok. Bu kadar detaylı
bir çalışma olmasının en büyük nedeni
datacenter kurmanın faydalarının
gösterilerek, bilgi ve tecrübe paylaşımında
bulunulması. Ayrıca kitabı hazırlarken
bir veri merkezi kurulması durumunda
her adımın dikkatlice düşünülüp,
projelendirilmesi gerektiğine dikkat
çekmek ilk hedefimizdi.
Çalışmada veri merkezini kimler talep
eder, veri merkezleri neden kurulur,
avantajları ve dezavantajları nelerdir,
veri merkezlerindeki önemli unsurlar
nelerdir ve veri merkezlerinde neler
yapılır gibi sorulara cevaplar bulunmasına
özen gösterdik.
Datacenter ile ilgili katıldığınız
etkinlikler var mı? Varsa
bunlardan bahseder mısınız?
Grup içerisinde veya Legrand grup
olarak, akademi programımız ve belirli
bölgelerde datacenter iş gelişimi ile ilgili
toplantılarımız var. Bunun haricinde Aralık
ayında gerçekleştirilecek olan Datacenter
Dynamics İstanbul 2013 konferansına Altın
Sponsor olarak katılacağız. Konferansta
2 konuşmacı ile 35 dakikalık dolu dolu
bir sunum yapacağız. Konuşmacılardan
biri Minkels, Datacenter Stratejik Ürün
Dizaynından sorumlu kişi. İnanılmaz
bir bilgiye sahip. Kabinetlerdeki hava
yönlendirme çözümlerinin, enerji verimliği
üzerine etkisi konusunda oldukça
doyurucu bilgileri bizimle paylaşacaktır.
Akabinde ise Estap kabinetlerinin bu
çözüm içerisinde ne kadar başarılı
olduğunu gösteren bir sunumum olacak.
Estap, Datacenter ile ilgili ne tür
kolaylıklar sağlıyor?
Öncelikle hangi noktada konuya müdahil
olduğumuz önemli. Bildiğiniz gibi alt
yapı ve enerji ilk tamamlanması gereken
hususlar. Bu durumlarda projenin en
başında yer alırsak, A’dan Z’ye her
konuda yardımcı olabiliriz. Ürün, ürün
konfigürasyonu, dizayn, kurulum gibi.
İleriki noktalarda projeye dahil olursak
başladığımız noktadan itibaren en uygun
çözümleri bulmak için çalışırız. Sonuçta
Estap olarak veri merkezleri için birçok
çözümümüz var. Grup bünyesinde kardeş
firmalarımızdan da gerekli çözümleri
temin etmemiz mümkün. Dolayısıyla bir
projenin her noktasında her türlü desteği
sağlayabiliyoruz.
Estap, veri merkezinin geleceğine
ilişkin neler düşünüyor ve uzun
vadeli stratejisi nedir?
Datacenter’ın geleceği ile ilgili
düşünceleriniz nelerdir? Hangi
noktaya ulaşacağına dair bir
öngörünüz nedir?
Estap kendi bilgi ve tecrübesini, Legrand
grup içerisinde datacenter uzmanlarının
deneyimi ile birleştirip pazarda
önemli bir güç olmak için şimdiden
çalışmalara başlamıştır.
Teknolojinin gelişmesi ile birçok kurum
ve kuruluş, veri merkezlerine yönelmiş
durumda. Özellikle veri merkezlerinin
paydaşlar için ortak faydaya sahip olması
yatırımların artacağını göstermekte.
Gelecek datacenter. Teknolojinin hızlı
gelişimi, veri için daha profesyonel
cihazlar talep etmekte. Bu da daha
profesyonel veri odaları ihtiyacını
doğurmaktadır. Bildiğiniz gibi her
şey internet üzerinden sağlanmakta
ve neredeyse her bilgi sanal olarak
saklanmakta. Düşünsenize bankanızın
elektriğinin 5 dakikalığına kesildiğini
veya internetiniz gittiği zaman şirketinizi
düşünün. Bu problemleri önlemenin en
önemli yolu gelişmiş veri merkezleridir.
Veri merkezlerindeki sonraki adımlar
ise daha çevreci ve doğal enerji
tüketimi sağlamaktır.
Veri merkezlerinin
kurulumundan sonra işletiminde
ki en önemli unsurlar nelerdir?
Kurulumdan sonra en önemli nokta
veri merkezinin sürekli aktif kalmasını
sağlamak için gerekli önlemleri
almaktır aslında ve tabii birinci sırada
enerji geliyor. Bu yüzden kurulum
esnasında enerjinin devamlılığı ve
UPS’ler (kesintisiz güç kaynakları)
ile ilgili çok doğru bir çalışma
gerçekleştirmek gerekir. Bildiğiniz gibi
Grup şirketlerimizden Inform’un da
bu konuda çok ciddi çalışmaları var.
Sonrasında bizce, işletme sırasında en
önemli nokta olan bu enerjinin doğru
yönetimi. En çok para harcanan yer! Ve
enerji harcama dağılımında soğutma
sistemleri de yüksek oranlarda yer
alır. Onun için bütün sistemin, bu
bağlamda soğutmanın optimum şekilde
yönetilebilmesi açısından da ele alınması
gerekir. Kabinlerin de bu konuya
çok büyük katkıları olur. Bu konuyu
zaten belirttiğim gibi Aralık ayındaki
DataCenter Dynamics organizasyonu
sırasında paylaşacağız.
şubat’14
33
KAPAK KONUSU
34
şubat’14
KAPAK KONUSU
Operatörlerin
VIP Hizmetleri
Turkcell Platinum, Vodafone Red ve Avea Prime,
müşterilerin artan ihtiyaç ve taleplerinden yol çıkarak
oluşturulan özel hizmetler sunuyorlar. Operatörlerin
sunduğu VIP hizmetleri tüm detayları ile yazımızda...
şubat’14
35
KAPAK KONUSU
T
ürkiye’de 20. yılına giren GSM
sektörü, resmi olarak 1994’de
Turkcell’in kurulmasıyla
birlikte başlar. 1986 yılında tanıştığımız
ilk nesil telekomünikasyon hizmetleri
sınırlı kapasiteye ve pazara sahipti.
94’de yılında tanıştığımız ve artık
hayatımızın ayrılmaz bir parçası
haline gelen ikinci nesil mobil
telekomünikasyon teknolojisi Turkcell
ve Telsim’in faaliyet göstermeye
başlamasıyla oldu. 2000 yılında Aria ve
Aycell’in pazara girmesiyle pazarda dört
operatöre ulaşmıştı. 2004 yılındaysa
Aycell ve Aria, Avea markası altında
birleşerek pazardaki GSM operatör
sayısı üçe düşmüş oldu.
27 Nisan 1998’de T.C. Ulaştırma
Bakanlığı ile 25 yıllık GSM lisans
anlaşması imzalayan Turkcell,
abonelerine sunduğu mobil ses ve
veri iletişimine dayalı hizmetlerin
çeşitliliğini, kalitesini ve buna bağlı
olarak abone sayısını da artırarak
gelişimini sürdürmüştür. GSM
36
şubat’14
Müşterilerin daha
özel hissetmesini ve
sunulan ayrıcalıklardan
faydalanabilmesini
sağlayan hizmetler 3 ana
operatör tarafından da
müşterilerine sunuluyor
sektörünün bir diğer temel taşı olan
Telsim, 24 Mayıs 2006 tarihinde
İngiliz Vodafone Grubu bünyesine
dahil olarak Telsim-Vodafone ismini
almıştı. 2007’deyse Telsim tarihin
tozlu raflarında yerini almış, şirketin
adı Vodafone olarak değiştirilmişti.
TT&TİM İletişim Hizmetleri A.Ş.,
Türk Telekom’un GSM Operatörü
Aycell’in, %51 İş Bankası Grubu
ve %49 TİM ortaklığı ile kurulmuş
olan İş-TİM ile birleşmesi sonucu,
19 şubat 2004 tarihinde resmen
kurulmuştur. Birleşmeden sonra Aria
ve Aycell markalarının TT&TİM çatısı
altında devam ettiği kısa bir süreç
yaşanmasının ardında 23 Haziran 2004
tarihi itibariyle “Avea” markası, bu iki
markayı temsil etmektedir.
Hangi Operatör Ne Sunuyor?
Günümüzde mobil şebeke işletmecisi
olarak hizmet veren 3 ana mobil
şebeke işletmecisi bulunuyor, Turkcell,
Vodafone ve Avea. Ürün ya da hizmet
sunumu yapan işletmelerde satış
ve pazarlama kavramları sıklıkla
kullanılmaktadır. Müşteri memnuniyet
faaliyetinin oluşmasını sağlayan bu
iki kavram, işletme açısından önem
teşkil ediliyor. Müşterilerin daha özel
hissetmesini ve sunulan ayrıcalıklardan
faydalanabilmesini sağlayan farklı
hizmetler 3 ana operatör tarafından
da müşterilerine sunulmakta. Turkcell
Platinum, Vodafone Red ve Avea
Prime, müşterilerin artan ihtiyaç ve
taleplerinden yol çıkarak oluşturulan
özel hizmetler sunuyorlar.
KAPAK KONUSU
VIP hizmetler olarak adlandırabileceğimiz
bu hizmetlerin farklı fiyatlandırma
seçenekleri mevcut. Operatöre göre
değişen hizmetlerin içeriğine hizmet
ücretleri 69TL ile 169 TL arasında değişen
fiyatlarla sunuluyor. VIP hizmetlerin
başında müşteri hizmetleriyle bekleme
problemi yaşamadan ulaşabilmek, cihaz
ayrıcalıkları, yurtdışı ayrıcalıkları, VIP
transfer ve vale hizmetleri, etkinlik
ve alışveriş avantajları gibi hizmetler
bulunuyor. Müşterilerin kendini
ayrıcalıklı hissetmelerini sağlayan bu
hizmetler sayesinde karşılaştığınız
problemleri daha kolay çözümleyebilirken,
sunduğu avantajlar sayesinde de yaşam
konforunuzu arttırma imkanı sunuyor.
Dilerseniz 3 ana operatörden yola çıkarak,
GSM operatörlerinin sundukları VIP
hizmetlerine yakından bakalım.
Turkcell Platinum
Kullanıcıların ihtiyaçlarından yola
çıkarak tasarlanan Turkcell Platinum,
kullanıcıların daha keyifli ve hayatlarına
konfor katma amacıyla oluşturulmuş.
Turkcell Platinum içerisinde tüm
iletişim ihtiyaçlarını karşılayan
tarifeler, sıra beklemeden özel müşteri
hizmetlerine ulaşma, yeni cihazlarda
özel teklifler, ücretsiz vale, ücretsiz
havalimanı transferi, sinema ve
etkinliklerde ayrıcalıklar sunuyor.
Turkcell, Platinum dünyasında
Platinum Prestige, Platin Prestij, Platin
Ekstra İnternet ve Platin paket olmak
üzere dört farklı seçenek bulunuyor.
Platinum dünyasını giriş paketi olarak
adlandırabileceğimiz Platin pakette,
her yöne 2000 dakika, 1000 SMS/MMS
ve 2GB internet bulunuyor. 12 aylık
kontratla birlikte 85 TL’den başlayan
pakete aylık 95 TL ödeyecekte sahip
olabiliyorsunuz. Platin pakette daha
fazla internet isteyen kullanıcılar
için sunulan Platin Ekstra İnternet
paketinde, 3000 dakika her yöne
konuşma, 1000 SMS/MMS ve 3GB
internet mevcut. Paket aylık 115 TL
olarak ücretlendirilmiş durumda.
Turkcell Platinum’un orta seviye
olarak adlandırabileceğimiz Platin
Prestij paketinde, 400 dakika , 1000
SMS/MMS ve 4GB internet yer alıyor. 12
ay kontratla 129 TL’den başlayan Platin
Prestij paketine aylık 145 TL ödeyerek
de sahip olmak mümkün.
Platinum paketlerinin en üst
bölümünde yer alan ve en geniş içeriği
sunan Platinum Prestige paketinde,
Turkcell’lilerle görüşebileceğiniz 4000
dakika, her yöne 4000 dakika, 60 dakika
yurtdışını arama, 60 dakika yurtdışında
konuşma, 4GB internet ve 4000 SMS/
MMS’e sahip oluyorsunuz.
Paketlerin içeriklerine değindikten
şubat’14
37
KAPAK KONUSU
Turkcell Platinum
müşterileri, en yeni
cihazları satışa
çıkmadan önce adlarına
ayırtabiliyor, özel avantaj
ve aksesuarlardan
yararlanabiliyor
sonra Turkcell Platinum’un sunduğu
hizmetlere ayrıntılı göz atalım. Turkcell
Platinum müşterilerine özel 7 gün 24
saat hizmet veren “Platinum Müşteri
Hizmetleri” hiçbir bekleme problemi
ve sesli yanıt sistemiyle karşılaşmadan
hizmet almanızı sağlıyor. Platinum
paketleriyle birlikte gelen “Platinum
Hizmet Ekibi”, telefon, tablet veya
Turkcell hattınız ile ilgili tüm soru ve
talepleriniz için kapınıza kadar gelerek
size hizmet veriyor. Telefonunuz
arızalanması durumunda, geçici bir
telefon veren Platinum Hizmet Ekibi,
cihazınız sizin için teknik servise
ulaştırılarak, tamir ettirilip size
teslim ediyor.
Turkcell Platinum müşterileri, en yeni
cihazları satışa çıkmadan önce adlarına
ayırtabiliyor ve Platinum kullanıcılarına
özel avantaj ve aksesuarlardan
yararlanabiliyor. Ayrıca Platinum
Hizmet eki sayesinde istediğiniz cihaz
sizin uğraşmanıza gere kalmadan
kapınıza kadar getiriliyor. Platinum
müşterilerinin Turkcell mağazalarında
ve internet sitesindeki alışverişlerde
yüzde 30 indirim uygulanıyor.
Turkcell’in Platinum ile sunduğu
bir diğer hizmet ise, “Turkcell
Platinum Teknoloji Buluşmaları”.
38
şubat’14
Platinum müşterileri, en yeni akıllı
telefon ve tabletlerle ilgili öğrenmek
istediklerini, teknoloji üretenlerden
dinleyebiliyor. Turkcell Platinum
Teknoloji Buluşmaları ile Platinum
kullanıcıları, cihazlarıyla ilgili daha fazla
bilgiye sahip olurken cihazlarını daha
yakından tanıyabiliyorlar.
Yurtdışına çıkanlar için Turkcell
Platinum’un sunduğu “Akıllı Yurtdışı”
tarifesi, paket alma, paket aşma derlerini
ortadan kaldırarak SMS ile tarifeye
geçişinizi sağlıyor. Kullandığınız kadar
ödediğiniz tarife, tüm Avrupa, Amerika
ve Rusya dahil olmak üzere 50 ülkede
her yarım saati 19 TL’den görüşme
yapmanızı sağlıyor. Avantaj Ülkeleri
paketi dahilinde her 30 dakika ve her
20MB internet kullanımı 19 TL ile
ücretlendirilirken, Uzaklar paketiyle
Her 30 dakika ve her 20MB internet
kullanım 49 TL olarak ücretlendiriliyor.
Ayrıca Platinum müşterileri Platin
Süper Yurtdışı kampanyasıyla yurtiçinde
kullandıkları paketi, günlük 9.90 Tl
ödeyerek yurtdışında da kullanabiliyor.
Yurtdışı seyahatlerinde Turkcell
Platinum kullanıcılarına dönemsel
olarak yurtdışı çıkış pulu hediye
ediliyor. Atatürk ve Sabiha Gökçen hava
limanlarındaki iletişim merkezlerinden
numara alarak yurtdışı harç pullu
hizmetinden yararlanılabiliyor.
Turkcell Platinum’un ayrıcalıkları
dünyasında,Cüneyt Özdemir ve Dipnot
ekibinin Turkcell Platinum müşterileri
için hazırladığı Turkcell Platinum 2013
Almanağı, kullanıcılara ayrıcalıklar
ve hizmetlere kolay ulaşım sağlayan
Turkcel Platinum uygulaması, Uludağ
ve Kartalkaya’ya ulaşım ayrıcalığı,
Platinum Dağ bilgi servisi, Hediye
Sinema bileti ayrıcalığı, ücretsiz vale ve
otopark, havalimanına ücretsiz ulaşım
ve deniz taksi ayrıcalıkları bulunuyor.
Turcell’in kullanıcıların Platinum
ayrıcalıklarından daha kolay
yararlanabilmesi için geliştirdiği Platinum
uygulamasıyla, müşteri hizmetlerine
KAPAK KONUSU
sıra beklemeden ulaşım Hizmet ekibini
kapınıza çağırma ve özel müşteri
temsilcisiyle görüşme gibi işlemlerin
yanı sıra paket ve tarife detaylarınıza
ulaşabiliyor ve sizin için en uygun paket
ve tarifeleri satın alabiliyorsunuz.
Platinum kullanıcılarına sunulan
ayrıcalıklar arasında Kartal ve Grand Kartal
Otel’de konaklamalarda indirimler, Uludağ
ve Kartalkaya’ya kişi başı gidiş dönüş
50TL’ye ulaşım kolaylığı, Platinum Dağ bilgi
servisi sayesinde Katalkaya ve Uludağ’daki
hava durumundan kar kalınlığına kadar
ayrıntılı bilgiye ulaşabiliyorsunuz. Şuan kış
döneminde olduğumuz için kışa yönelik
kampanyalar paketlerde yer alırken, yaz
döneminde de farklı kampanyalardan
faydalanılabiliyor. Bunların dışında her
dönem geçerli olan hediye sinema bileti
ayrıcalığı, pazartesi, perşembe ve pazar
günleri Cinemaximum sinemalarında tüm
seanslarda geçerli olmak üzerek sinemaya
bilet aldığınızda ikinci ilet Turkcell
Platinum’dan hediye ediliyor. Kullanıcıların
en çok tercih ettikleri hizmetlerden biri
olan ücretsiz vale ve otopark hizmetleri,
Kanyon ve City’s alışveriş merkezlerinde
kullanılabiliyor. Ayrıca Turkcell Platinum
kullanıcıları Ankara, İzmir, Bodrum,
Dalaman ve Antalya havalimanlarından
ücretsiz ulaşım ayrıcalığından
faydalanabiliyor. Deniz Taksi’de de
Platinum kullanıcılarına trafikten kurtulma
ve kolay ulaşım sunmak amacıyla yüzde 50
indirim uygulanıyor.
Turkcell’in diğer tarifelerinden farklı
olarak Platinum kullanıcıları ücretsiz
olarak SMS+ servisinden, internet
ve mesajlaşma hediye edebilme ve
Platin Akıllı Depo hizmetlerinden
faydalanabiliyorlar. Turkcell Platinum
müşterileri özel ücretsiz Platinum
SMS Plus Servisi’ni kullanarak,
istenmediğiniz kişilerin SMS’leri
engelleyebilir, e-postanızda saklayabilir,
SMS’lerinizi yönlendirebilir ve
imzanızı ekleyebiliyorsunuz. Platin
Akıllı Depo hizmetiyse, cebinizdeki
fotoğraf, video ve dosyalarınızın
Turkcell Akıllı Depo’yla saklayarak,
hızlı ve kolay bir şekilde erişebilmenizi
sağlıyor. Turkcell, Platin Paket ve
Gold Plus ayrıcalığından faydalanan
kullanıcılara 50 GB saklama alanı
hediye ediyor. Ayrıca Ülker Sports
Arenada düzenlenen tüm maç ve
etkinliklerde ön satış ayrıcalığı
ve Platinum ayrıcalıklarını
paylaşabilmeniz de mümkün.
Vodafone Red
Vodafone’un kulacılarına ayrıcalıklar
sunan Red tarifeleri, Red Classic,
Red ve Red Elite olmak üzere üçe
ayrılıyor. Red tarifelerinde ister 12 ay
kontratlı isterseniz de kontratsız olarak
faydalanabiliyorsunuz. Red’in başlangıç
şubat’14
39
KAPAK KONUSU
seviyesindeki Red Classic tarifesi
12 aylık kontratla birlikte 65TL’den
başlarken, kontratsız olarak aylık 70TL
ödeme yapıyorsunuz. Tarife içersinde
Her yöne 1000 dakika ve 1000 SMS, 2GB
internet aboneliğini kapsıyor. Tarifeyle
birlikte ek olarak ekstra internet ve
servislerden faydalanabilmeniz de
mümkün. Red tarifesinde ise fiyatlar
85TL’den başlıyor ve içerik olarak her
yöne 4000 dakika, 2000 SMS ve 3GB
internet bulunuyor. Red tariflerinin en
üst versiyonu olan Red Elite tarifesiyse
125TL’den başlıyor. Paket içeriğinde her
yöne 8000 dakika , 4000 SMS ve 5GB
internet bulunuyor.
40
şubat’14
Red tarifelerinde sunulan klasik
konuşma, SMS ve internet paketlerinin
dışında kullanıcılara geniş bir
ayrıcalıklar dünyası sunuluyor. Red
tarifelerini kullananlar her aile ferdi
için yüzde 30 indirim kazanıyor.
Her aile üyelerinizde Vodafone Red
tarifelerinden faydalanmak isterlerse,
istedikleri paketi yüzde 30 indirimli
olarak alabiliyorlar.
Diğer operatörlerin yurtdışı
tarifelerinden farklı olarak Red
tarifelerinde yurtdışını hiçbir ek ücret
ödemesi yapmadan arayabilmek
mümkün. Vodafone’un globalliğinden
faydalanan bu özellik sayesinde
yurtdışındayken hiçbir ekstra ücret
ödeme yapmadan tüm cep, ev ve
iş numaralarını arayabilirsiniz. Bu
ülkeler arasında başta Almanya,
İngiltere, Fransa, Hollanda, İspanya gibi
ülkeler olmak üzere 21 farklı ülkeyi
arayabiliyorsunuz.
Vodafone’un global avantajları
yurtdışı kullanımda da önemli
avantajlar sağlıyor. Red tarifelerini
yurtdışında da Türkiye’de olduğu gibi
kullanabiliyorsunuz. Red tarifelerine
ek günlük 9.9 TL ödeyerek paketinizi
kullanabiliyorsunuz. Red tariflerinin bir
diğer avantajı ise aylık 5.9 TL ödeyerek
internetinizi diğer cihazlarınızla
KAPAK KONUSU
paylaşabiliyorsunuz. Paketinizin
yüzde 25, yüzde 50 ya da 75’ini
istediğiniz cihazınızla data hattı aracıyla
paylaşabilmenizi sağlayan bu hizmet
sayesinde, 3G destekli tabletiniz yada
dizüstü bilgisayarınız hattınızı meşgul
etmeden internetten faydalanabiliyor.
Vodafone Red tarifelerinin paket
avantajları yanı sıra Red kullanıcılarına
sunduğu hizmet ve fırsatlara geçelim.
Bu hizmet ve fırsatların başında “Özel
Müşteri Hizmetleri” geliyor. Vodafone
Red kullanıcıları tüm mobil ihtiyaçları
için 7 gün 24 saat destek veren özel
müşteri hizmetlerinden ücretsiz olarak
faydalanabiliyor. Mobil hattınızla ilgili
herhangi bir sorunla karşılaştığınızda
Vodafone Red “Özel Müşteri Hizmetleri”
karşılaştığınız problemleri çözmek için
Red kullanıclarına özel hizmet veriyor.
“Back-Up Kişiye Özel Asistanlık
Hizmeti” ise günlük yaşamda
karşılaştığınız herhangi bir problemi
çözmek için hizmet veriyor. İhtiyaç
duyduğunuz desteğe 7 gün 24 saat
destek veren Back-Up hizmet, Boyner
Holding tarafından 2003 yılında kurulan
ve Affinion’un ortaklığı ile 10 yılı aşkın
süredir hizmet veriyor.
Bu hizmetler içerisinde evinizle ilgili
her türlü sorunda destek alabileceğiniz
gibi, kapıda kaldığınızda ya da
camız kırıldığında sizi uzmanlarla
buluşturmayı sağlayan “Konut Yardım
Hizmetleri” bulunuyor. Lastiğiniz
patladığında ya da aracınız bozulup
mahsur kaldığınızda, çekiciye ihtiyacınız
olduğunda veya yolda karşılaştığınız
her problemle ilgili olarak Vodafone
Red’in sunduğu “Yol Yardım Hizmetleri”
desteğinden faydalanabilirsiniz.
Yol Yardım Hizmetleri kapsamında,
araç çilingiri, benzin takviye, akü
takviye, lastik değiştirme ve çekici
hizmetleri sunuluyor.
Red tarifelerinde sunulan
klasik konuşma, SMS
ve internet paketlerinin
dışında kullanıcılara
geniş bir ayrıcalıklar
dünyası sunuluyor
Back-Up ile ne, nerede, ne zaman,
nasıl sorularını dert etmenizi ortadan
kaldıracak 7 gün 24 saat “Bilgilendirme
Hizmeti” sunuluyor. Bilgilendirme
Hizmetiyle yol durumundan adres
bilgisine, telefon bilgisinden sinema
seanslarına, bulmaca cevaplarından
genel kültür sorularına kadar
istediğiniz tüm bilgileri ücretsiz ve
limitsiz olarak edinebiliyorsunuz.
“Organizasyonel Hizmetler” ise
aklınıza gelen her türlü hizmeti ve
organizasyonu sizin için planlıyor,
gerçekleştiriyor. Birçok konuda,
gerektiğinde hizmet verebilecek en
uygun birimin size ulaşmasını sağlayan
Organizasyonel Hizmetler, istediğiniz
hizmeti anında sağlarken, talep
ettiğiniz ürünü, 7 gün 24 saat, kurye
ile adresinize ulaştırıyor. Restoran ve
otel rezervasyonları, çiçek gönderimi,
bilet temini, hediye gönderimleri ve
etkinlere Organizasyonel Hizmetler
aracığıyla ulaşabilirsiniz.
Tatile çıkmayı planlıyorsanız
Vodafone Red Back-Up’ın sunduğu
“Seyahat Danışmanlığı Hizmeti”
şubat’14
41
KAPAK KONUSU
sorunsuz bir tatil için destek veriyor.
Size göre en uygun destinasyonlar,
sizi özel fiyatla bekleyen konaklama
seçenekleri, gideceğiniz ülkeye ait
vize bilgilerine en doğru şekilde
nasıl ulaşırsınız gibi problemlere
çözüm üreten Seyahat Danışmanlığı
Hizmetinden, Telefon ile ücretsiz ve
limitsiz olarak faydalanılabiliniyor.
Yurt dışına gerçekleştireceğiniz
yolculuklarda ise Vodafone Red BackUp Kişiye özel Asistanlık Hizmetinin
sunduğu Yurt “Dışı Seyahat Sigortası
Hediyesi” hizmeti bulunuyor. Acil tedavi
masrafları, sakatlanma, bagaj kaybı gibi
karşılaşabileceğiniz kötü sürprizlerin
sorun olmaktan çıkaran Yurt Dışı
Seyahat Sigortası Hediyesi, yurtdışı
yolculuklarınızdaki beklenmedik küçük
aksiliklere çözüm üretiyor.
Vodafone Red Back-Up
“Eğlence Danışmanlığı Hizmeti”
restoran ve mekânlarla ilgili bilgi
verilmesini, mevcut kültür–sanat
etkinliklerinin araştırılmasını
ve önerilerde bulunulmasını
sağlıyor. Bu hizmet kutlama, davet
ve parti organizasyonlarının ve
rezervasyonlarının
42
şubat’14
gerçekleştirmesi ve etkinliklere bilet
temin edilmesini de kapsamakta. Bir
diğer danışmanlık hizmeti ise “Stil ve
Alışveriş Danışmanlığı Hizmeti”. Bu
hizmetle modaya dair ipuçlarını, hediye
önerileri, mağazalar, indirimler gibi
modayla ilgili tüm öneri ve bilgileri
Back–Up Hizmet Hattı’nı arayarak
ulaşabilmenizi sağlıyor. Ayrıca
Back-Up ile araç kiralama ve özel
şoförlü transfer hizmetlerinden de
faydalanabiliyorsunuz.
Vodafone’un Red dünyası içersinde
yer alan “Mobil Destek Ekibi” mobil
cihazınızla ilgili her türlü teknik konuda
bulunduğunuz yere gelerek hizmet
veriyor. Telefonunuzun arızalanması
durumunda, geçici telefon temin
edip, arızalanan telefonunuzu sizin
adınıza teknik servise ulaştırarak tamir
edilmesini sağlıyor.
Vodofone Red tarifeleriyle birlikte
kullanıcılarına birbirinden özel
avantajlarda sunuyor. Bu avantajlar
arasında sinemadan 1 bilete alana 1
bilet bedava, seçkin restoranlarda çok
özel fırsatlar, ücretsiz lounge hizmeti
ve İKSV Kırmızı Lale üyeliği gibi
fırsatlar mevcut.
Avea Prime
Avea kullanıcılarının hayatını
kolaylaştıracak avantajlar dünyası Avea
Prime, diğer operatörlerde olduğu gibi
özel müşteri hizmetlerine, yurtdışı
hizmet ve ayrıcalıklarına, alışveriş
kampanyaları, restoran ve kış turizminde
ayrıcalıklara sahip olmalarını sağlıyor.
Tüm iletişim ihtiyaçlarını karşılamayı
hedefleyen Avea Prime programından
tüm Avea müşterileri faydalanabiliyor.
Avea’nın Prime tarifeleri Mini, Midi,
Maksi ve Ekstra olmak üzere 4 pakette
sunuluyor. Mini paket içerisinde her
yöne 3000 dakika, 3000 SMS ve 2 GB
internet bulunuyor. Tarifeye taahhütlü
olarak aylık 69 TL’den, taahhütsüz olarak
aylık 75 TL ödeyerek ulaşılabiliyor.
Midi tarifeyse aylık olarak kullanılmak
üzere her yöne 4000 dakika, 4000 SMS
ve 4GB internet sunarken, tarifeye
sahip olmak için taahhütlü 89 TL,
taahhütsüz 95 TL aylık ödeme yapmak
gerekiyor. Avea Prime Maksi’de ise, her
yöne kullanabileceğiniz 5000 dakika,
her yöne sınırsız SMS ve 5GB internet
bulunuyor. Tarifenin yıllık sözleşmeliyle
aylık 109 TL, sözleşmesiz 115 TL ücretle
sahip olunabiliyor. Bütün tarifeler için
KAPAK KONUSU
Avea Prime özel
müşteri hizmetleri,
Prime kullanıcılarına
7 gün 24 saat tüm
mobil ihtiyaçlara
cevap verebiliyor
geçerli internetiz bittiğinde otomatik
devreye giren internet paketi, ekstra
500MB internet kotasına 5TL ödeyerek
sahip olma imkanı sunarken, yine
bütün Prime paketleri için geçerli
olan Prime Özel Yurtdışı hizmetleriyle
yurtdışındayken ücretsiz 60 dakika
aranma hediye ediliyor.
Prime tarifelerinin en üst
versiyonu olan Prime Ekstra tarifesi
aylık 149 Tl ücrete sahip. Tarife
içerisinde 6GB internet, her yöne
6000 dakika, Avea’lılara görüşme
gerçekleştirebileceğiniz 6000 dakika ve
her yöne 6000 SMS bulunuyor.
Avea’nın kullanıcılarına ayrıcalıklar
sunan Prime tarifleri “Özel Yurtdışı
Hizmetleri” sayesinde, yurtdışında
kullanımınıza uygun paketi hattınıza
otomatik tanımlanıyor ve paketiniz
bitiminde kullanımınıza en uygun yeni
pakete geçiş yapabiliyorsunuz. Özel
yurtdışı hizmetleri, Avrupa, Amerika,
Rusya, KKTC ve Suudi Arabistan’da,
30 dakika için 19 TL ve 20MB internet
kullanımı için 19 TL’den başlıyor. Diğer
ülkelerdeyse 60 dakikalık konuşma
paketi 49 TL’den, 20MB internet ise 55
TL olarak ücretlendiriliyor. Prime Yurtdışı
tarifesindeyse, yurtdışındayken internet
paketiniz olmasa da size özel kademeli
data tarifesinden faydalanırsınız.
Yurt dışında ilk 60 dakika aranmanın
ücretsiz olduğu kampanya, Avrupa,
ABD, Rusya ve KKTC’de ilk 20MB 9TL,
20MB üzeri 6 TL’den ücretlendiriliyor.
Düğer ülkelerde kullanım söz konusu
olduğundaysa ilk 20MB 25TL, 20MB üzeri
15TL’den ücretlendiriliyor.
Avea Prime özel müşteri hizmetleri,
Prime kullanıcılarına 7 gün 24 saat
tüm mobil ihtiyaçlara cevap verebiliyor.
Dilediğiniz zaman araya bileceğiniz özel
müşteri hizmetlerinde sesli yanıt sistemi
bulunmazken, kullanıcılar özel Avea Prime
müşteri temsilcisi aracılığıyla her türlü
desteği ücretsiz olarak alabiliyorsunuz.
Prime “Özel Hizmet Ekibi” ihtiyaçlarınızı
karşılamak için bir telefonla kapınızda.
Mobil cihazlarla her türlü probleme
destek veren ekip,teknik desteğe ihtiyaç
duyduğunuz anda belirteceğiniz adrese
gelerek yardımcı oluyor.
Prime paketlerini kullanan müşterilere
sunulan mobil cihaz sigortası hediyesiyle,
telefonunuzu güvencede tutmanızı
sağlıyor. Avea bayilerinden aldığınız
mobil cihazınız 1 yıl boyunca hırsızlık,
ekran kırılması ve sıvı temasına
karşı geçerli olan Prime Mobil Cihaz
Sigortası’ndan faydalanabiliyor. Sigorta
Avea bayilerinden satın alınan cep
telefonu, tablet ve benzeri SIM kart
takılabilen tüm cihazları kapsamakta.
Avea’nın Prime kullanıcıarına sunduğu
“Global Lounge” hizmetiyle, ister yurtiçi
istersenizde yurtdışında seyahat ederken,
dünyanın birçok farklı noktasında 200’den
fazla Lounge’da Prime misafiri olabilirsiniz.
Yurtdışınızdayken ihtiyaçlarınızı karşılayan
Avea Prime, birçok ülkede istediğiniz otel
ya da restoranda adınıza özel rezervasyon,
havaalanı transferi, etkinlik danışmanlığı
ve İngilizce tercüme hizmeti gibi hizmetleri
“Global Concierge” hizmeti altında sunuyor.
Prime tarifelerinin sunduğu avantajlar
arasında Havataş ile ücretsiz ulaşım,
Prime VIP Shuttle hizmetinden ve çeşitli
indirimlerden faydalanabiliyorsunuz. Prime
kullanıcıları ayda 2 defa ücretsiz olarak
Havataş ulaşımından yararlanabiliyor.
Prime VIP Shuttle hizmeti, kullanıcılara
Uludağ’dan servis hizmeti sunarken,
Palandöken’de Erzurum havalimanından
otelinize kadar ulaşım sağlıyor. Prime’ın
sunduğu avantajlar arasında Prime Gurme
dahilinde İstanbul’un Dükkan Burger,
Mezzaluna, The House Cafe ve 360 İstanbul
gibi birçok seçkin restoranından indirim
elde edebiliyorsunuz.
Seyahatlerde de kullanıcılarına
avantajlar sunan Avea Prime, Uludağ’da,
Kartalkaya’da, Palandöken’de ve Rixos
otellerinde avantajlar sunuyor. Bu
avantajlar arasında özel konaklama
fırsatlarının yanı sıra skipass indirimleri,
ücretsiz kayak dersi ve kayak kiralama
avantajları da sunuluyor.
şubat’14
43
RÖPORTAJ
Tüm Görselleriniz
Tek Bir Çatı Altında
Dijital imaj bankası Mostphotos 2013’te Türkiye’de
faaliyetlerine başladı. 2007’de İsveç’te kurulan
Mostphotos.com ister reklam, broşür, poster ve afişler
olsun isterseniz de dergiler, gazeteler, sunumlar
ve daha birçok mecra için dijital görsel ihtiyacını
karşılamayı hedefliyor. Aradığınız görseli bulmak,
kullanmak, depolamak, paylaşmak ve satmak için
yardımcı olan Mostphotos.com hakkında daha ayrıntılı
bilgi alabilmek için sorularımızı Mostphotos Türkiye
Genel Müdürü Ceyhun Cingi’ye yönelttik
Ceyhun Cingi
Mostphotos Türkiye Genel Müdürü
44
şubat’14
RÖPORTAJ
Mostphotos, ne yapar? Mostphotos
hangi ülkelerde faaliyet gösteriyor?
Mostphotos, fotoğrafçı veya illüstratörlerin
görsellerini hiç bir elemeye tabi
tutulmadan ve ücret ödemeden satışa
sunabilecekleri bir platformdur. Klasik
stok imaj sitelerinden ayıran bu özelliği ile
Mostphotos, dünyanın her yerinden, her
şehrinden, mahallesinden ve sokağından,
lokal, özgün ve hayatın içinden çekilmiş,
gerçek yaşama ait fotoğraflardan oluşan
bir görsel arşivine sahiptir ve her geçen
gün daha da büyümektedir. Mostphotos, şu
anda lokal ekipleri ve market çalışmaları
ile İsveç, diğer İskandinavya ülkeleri ve
Türkiye’de faaliyet göstermektedir. Ancak,
dünyanın dört bir yanından da müşterileri
ve üye fotoğrafçıları bulunmaktadır.
Mostphotos neden Türkiye’ye
girdi? Mostphotos Türkiye’nin
2014 hedefleri nelerdir?
Türkiye’de bu alanda faaliyet gösteren
yerel firma yok denecek kadar az, olanlar
da ihtiyacı karşılayacak nicelikte değil.
Dünya çapında yaygın ve çok büyük birkaç
firmanın da Türkiye marketine yönelik
hizmetleri var, ama Türkiye’nin müthiş bir
ivmeyle büyüdüğü internet dünyasında,
online ticaret ve hizmet sektöründeki
ihtiyacına yönelik bir açık olduğunu gördük
ve bu nedenle, Mostphotos, İskandinavya
dışındaki büyüme planlarına ilk olarak
Türkiye ile başladı. 2014 yılında ise
sitemizdeki görsel içerik sayısında en az
%150 gibi bir büyüme hedefliyoruz. Bu
büyüme de ciroya direkt doğru orantılı
değil, çok daha fazla yansıyacaktır. Çünkü
bu durumda dünya çağındaki rakiplerimize
içerik olarak çok daha yaklaşmış olacağız
ve pazar payındaki etkisi çok daha
büyük olacaktır.
Stok görsel/fotoğrafın normal
fotoğrafçılıktan farklılaştığı kısım
nedir?Peki bu stok görselleri kim
ne için kullanılır?
Bana göre ikisinin arasındaki en önemli
fark müşteri – eser sahibi arasındaki
ilişkide ortaya çıkıyor. Fotoğrafçı
veya illüstratör, portfolyosunu siteye
yükler ve dünyanın dört bir yanındaki
müşterilerin beğenisine sunar ve
satış yapan eserlerin üzerinden
komisyon alır. Haber ajansları, reklam
ve grafik ajansları, grafik ve web
tasarımcıları ve pazarlama departmanı
olan herhangi bir sektöre ait tüm
firmalar, projelerinde, reklam veya
web sitelerinde, stok imaj sitelerinden
aldıkları görselleri kullanmaktadırlar.
Okuduğunuz bir dergide göreceğiniz
bir reklamda kullanılan arka plan
görseli, bir web sitesinde kullanılan
ikonlar veya müşteri hizmetleri
sayfasındaki kulaklıklı ve gülümseyen
kadın fotoğrafı, bir gazetenin İstanbul’u
tanıtan yazısında kullandığı şehir
fotoğrafları büyük çoğunlukla stok imaj
sitelerinden alınmaktadır.
Stok fotoğrafçılığın belli kriterleri
var mıdır?
Bir fotoğrafın veya illüstrasyonun stok
imaj sitelerinde müşteri bulabilmesi
için teknik açıdan çok iyi, özgün, yaratıcı
ve müşterinin amacına uygun olması
gerekmektedir. Üzerine gölge düşmüş,
ışığı çok az veya çok fazla olan, bulanık
fotoğraflar doğal olarak alıcı bulamaz.
Fotoğrafı çeken kişiye çok güzel gibi
görünen bahçesindeki gülün, evindeki
kedisinin, yemek yiyen çocuğunun ya da
uçaktan çektiği gökyüzünün fotoğrafları,
müşteriler için çok da ilgi çekici
olmayabilir. Model izni bulunan ticari
fotoğraflar (bir model veya modeller
kullanılarak oluşturulmuş, ajansların veya
kurumsal firmaların kampanyalarında
kullanmak isteyebilecekleri stok
fotoğrafları), özel günleri anımsatan
fotoğraflar: bayramlar, tatiller, Yılbaşı,
Anneler Günü, Sevgililer Günü…vs.
yaygın olarak tercih edilmektedir.
Örneğin Ramazan Ayı boyunca Ramazan’ı
anımsatan görseller oldukça popüler idi.
Modelli çekimlerde daha çok iyi ve temiz
giyimli, ama doğal görünümlü modeller
daha çok tercih ediliyor.
Mostphotos Türkiye yeni bir
iPhone uygulaması çıkardı. Bu
uygulamanın tasarlanışından
uygulanışına kadar özelliklerinden
bahseder misiniz?
Günümüzde cep telefonları, neredeyse
profesyonel makineler kadar güzel
fotoğraf çekebiliyor ve bir kamerası olan
her cep telefonunun içinde yüzler, hatta
binlerle ifade edecek kadar çok fotoğraf
bulunuyor. Bunun yanında, karşılaştığınız
bir görüntüyü, etkinliği veya olayı anında
cep telefonunuz ile çekersiniz. Bize göre
bu kadar fotoğraf arasından satabilecek
fotoğrafların olması kaçınılmaz... Biz de
bu mantıkla başlayarak, bu fotoğrafların
anında Mostphotos hesabınıza aktarılarak
yine anında satışa sunulabileceği bir
mobil uygulama geliştirdik. Ayrıca,
uygulamanın içindeki Challenge
(Yarışma) adı verilen, fotoğrafçılığa ilgi
duyan herkesin eğlenirken güzel ödüller
kazanabilecekleri bir özellik de ekledik.
İlk aşamada iPhone için tasarlanan bu
uygulamamızın Android işletim sistemli
telefonlar için tasarlanmış versiyonu çok
yakında hizmete sunulacaktır.
şubat’14
45
RÖPORTAJ
Geleneksel Ticaretin Tüm
Bileşenlerini Geliştirerek
İnternet Ortamına Taşıyoruz
“İster al ister sat”
sloganıyla yola çıkan
Sanalpazar.com ülkemiz
insanının ticarete olan
geleneksel yatkınlığını
ve becerisini 21. yüzyılın
'internet' dünyasına
taşıyabilecekleri bir
'pazar yeri' oluşturmak
amacıyla kurulmuş.
Herkesin hem ürün
satabileceği, hem de
satın alabileceği bu
'pazar yeri' sayesinde
finansmanı dert
etmeden ticaret
yapabilmek mümkün.
Gold ve Metro
Grup'un bünyesinde
faaliyet gösteren
Sanalpazar.com’u,
Sanalpazar.com
Genel Müdürü
Cem Kesici’ye sorduk.
Cem Kesici
Sanalpazar.com Genel Müdürü
46
şubat’14
RÖPORTAJ
Sanalpazar’ı rakamlarla
tanıtır mısınız? Kullanıcı ve
ziyaretçi sayınız nedir? Büyüme
oranınız kaç?
Sanalpazar.com’da geleneksel ticaretin
tüm bileşenlerini daha da geliştirerek
internet ortamına taşıyoruz. Sanalpazar.
com küçük ölçekli satıcılara finansman
imkanları sağlıyor, alıcılara sonsuz
ödeme seçenekleri sunuyor ve çoğu
kendi alanında ilk ve tek olan birçok
özelliği bünyesinde barındırıyor. Beş yıl
önce kurulan Sanalpazar.com bugün, 12
bin 500 civarında bağımsız dükkanı ve
1 milyondan fazla üyesiyle dev bir çarşı
görünümünde. Günlük ziyaretçi sayımız ise
200 bin kişi. İş modelimizin satıcılarımıza,
alıcılarımıza sağladığı katma değer, işlem
hacmimizdeki büyümeden de görülebiliyor.
2012 yılında 125 milyon TL’lik bir işlem
hacmine ulaşmıştık. 2013 yılını 200 milyon
TL ile kapattık. 2014 hedefimizde ise,
sektör büyüme ortalamasının en az iki katı
oranında büyüme gerçekleştirmek var.
Taksit sınırlaması sizce e-ticareti
nasıl etkileyecek?
Bildiğiniz gibi her e-ticaret sitesi
tüketicilere aynı ürün yelpazesini
sunmuyor. Örneğin giyim, moda gibi
alanlarda faaliyet gösteren siteler de
var. Bu tür sitelere herhangi bir etkisi
olacağını sanmıyorum. Sanalpazar.com gibi
geniş bir ürün yelpazesi içeren e-ticaret
sitelerinde ise ilk aşamada yüzde 10 ile
yüzde 25 arasında değişecek oranlarda
bir işlem hacmi kaybı olacaktır. Ancak,
e-ticaret sürekli büyüme eğiliminde.
Dolayısı ile diğer başka etkenlerde olumsuz
gelişmeler olmaz ise 2014 sonuna kadar
bu kaybın diğer ürün satışlarındaki artış ile
kapanacağını düşünüyorum.
C2C siteleri döviz kurlarındaki
dalgalanmadan etkilenecek mi?
Döviz kurundaki dalgalanmalar hem
alıcıları hem de satıcıları beklemeye
yönlendiriyor, her iki taraf da kurun
dengeye geleceği anı bekliyor. Yalnızca
C2C siteleri değil ticaretin geleneksel veya
modern her alanı bundan etkileniyor.
E-ticaret sektöründe iş fırsatları
ne durumda? Nitelikli eleman
bulmakta zorlanıyor musunuz?
Hangi pozisyonlar için eleman
eksiği bulunuyor?
2013’ün son altı ayında e-ticaretteki iş
fırsatları ilk altı aya kıyasla yüzde 150 arttı;
2014 yılında ise e-ticaret sektöründe 40
bin kişinin istihdam edileceği öngörülüyor.
Buna rağmen e-ticarette nitelikli eleman
açığı bulunuyor. Firmalar ya nitelikli
eleman bulmakta sıkıntı yaşıyor, ya
da adayların deneyim ve yetkinlikleri
karşısında talep ettiği ücretler konusunda
büyük riskler almak durumunda kalıyor.
Nitelikli elemanların sektördeki açıktan
faydalanarak rakip şirketlere transfer
olması gibi durumlar şirketlerin itibar
yönetimini zedeliyor. E-ticaret alanında
eğitim veren sadece birkaç üniversite
bulunduğundan, e-ticaret siteleri eğitim
görevini de üstlenerek sektöre insan
kaynağı sağlıyor.
E-ticarette en çok yazılım, mühendislik,
marka yönetimi, dijital pazarlama, arama
motoru pazarlama (SEM), arama motoru
optimizasyonu (SEO), içerik ve sosyal
medya uzmanlığı ile reklam, grafik ve web
tasarımı, iş geliştirme, kategori ve satın
alma uzmanlığı pozisyonlarında nitelikli
elemana ihtiyaç duyuluyor.
Dünya ile kıyasladığınızda
Türkiye’de e-ticaretin durumu
ve büyüme potansiyelini nasıl
değerlendiriyorsunuz?
Türkiye’nin toplam perakende ticaret
hacmi 2012 yılında yaklaşık 300
milyar TL idi. E-ticaretin toplam işlem
hacminin iyimser bir tahminle 5 milyar
TL olduğunu varsayarsak, e-ticaret/
toplam perakende oranı bizde yüzde
1,5 civarında. ABD ve AB’deki yüzde
10 oranını baz alırsak potansiyelin
mevcudun en az 5 katı olduğunu
söyleyebiliriz. İnternete erişim, sosyal
medya sitelerindeki üye sayıları gibi
internetin genel kullanım değerlerine
baktığımızda Türkiye dünyada ilk 10-20
ülke arasında konumlanıyor. Ancak,
internette üretilen katma değer veya
internet aracılığı ile üretilen katma değer
açısından baktığımızda Türkiye’nin
10’da biri nüfusa sahip gelişmiş ülkelerle
aynı seviyedeyiz. Mevcut koşullarda
olumlu yönde özel bir değişiklik (yasal
düzenlemeler, teşvikler, vs.) olmaması
durumunda, 2014 itibariyle sektör
genelinde yüzde 50 civarında büyüme
bekler haldeydik. Ancak Aralık 2013’den
beri olan gelişmeler, kredi kartı kullanım
ve taksit sayılarındaki düzenlemeler bu
büyüme beklentimizi de tartışılır hale
getirdi.2014 yılında 2013 rakamlarını
korumak ve herhangi bir oranda bunların
üzerinde çıkmak sektör için başarı olacak.
E-ticaretin gelişmesi için hangi
adımlar atılmalı?
Güven yaratma, kullanılabilirlik ve
tasarım konularında e-ticaret sitelerine
büyük görev düşüyor. Bunun haricinde
kimi düzenlemeler yapılması gerektiğini
düşünüyorum. Global çözümler ve çift
taraflı güvenceler sunan ödeme araçlarının
oluşturulması gerekiyor. Sınırlar ötesi
e-ticaret talebinin karşılanabilmesi için
bazı gümrük düzenlemelerine ihtiyacımız
var. Çevre ülkeler ve AB ile yapılabilecek
anlaşmalar ile belli bir değerin altındaki
(örneğin 100€) gönderiler için gümrük
muafiyeti ve kolaylıklar sağlanabilir. Bu hem
sektörü geliştirir, hem de e-ticaretin önemli
bir ihracat kanalı haline gelmesini sağlar.
Öte yandan, tek bir fikre değilse de,
kendini belli ölçüde ispatlamış girişimlere
verilebilecek teşvikler büyük önem
taşıyor. Bu yaklaşım, hem halen yalnızca
yabancı yatırımcı bulmaya odaklı sermaye
arayışlarına başka bir boyut kazandıracaktır,
hem de girişimler belli bir seviyeye daha
kolay gelebileceğinden, yabancı yatırımcılar
daha cesur yatırımlar yapabilecektir.
Ayrıca e-ticarette sağlanacak KDV indirimi
gibi uygulamaların da toplam iş hacmini
önemli oranda artıracağını düşünüyorum.
Yüzde 5 oranında bir KDV indirimi, toplam
iş hacminde 10 kat büyüme gibi ciddi
artışlar sağlayabilir.
E-ticaret girişimcilerine
önerileriniz nedir?
E-ticaret girişimi ıssız bir çölde dükkan
açmak gibidir. Ancak yolunu kaybeden
gezginler size uğrayabilir. Az ya da çok
ziyaretçi çekmeyi başardığınızda ise,
onlara anlamlı ürünler sunabiliyor
olmanız gerekir ki sizden bir şeyler satın
alsınlar. Bunu yaptıktan sonra, gerçek bir
yatırım yapıyormuşçasına girişiminize
özgü maliyet kalemlerini belirlemeniz
gerekiyor. Yeni bir site açtıktan sonra
satışlarınız arttıkça, ürün tedariğinden
sevkiyatına kadar birçok lojistik sorun sizi
bekliyor olacak. İş akışınızın bu noktadan
sonrası artık dijital ekonomi değildir;
bildiğiniz satış ve dağıtım şirketlerinin
yüz yüze olduğu geleneksel sorunlar sizin
de sorununuzdur. Online girişimlere
bu şekilde yaklaşmak, olası risk ve
potansiyelleri öngörebilmek ve ona göre
planlama yapmak gerekir. Ayrıca yazılım
ve teknolojik ekipmanların ihtiyaçlarınıza
cevap verebilecek seviyede olması ve
bunları kullanan ekibin profesyonel bir
ekip olması şart.
şubat’14
47
Candost Öztürk
ÖZEL DOSYA
[email protected]
Bir Sonraki Firewall’unuz
Nasıl Olmalı?
Eski Firewall'unuzu değiştirmek mi istiyorsunuz? İşte dikkat
etmeniz gereken 10 nokta...
48
şubat’14
ÖZEL DOSYA
G
ünümüzde şirket networklerinin
gittikçe karmaşıklaştığı su
götürmez bir gerçek. Çalışanlar
ağınıza gerek kişisel amaçları için
gerek iş için çeşitli aracılar vasıtasıyla
bağlanmaktalar. Bu gelişmelerin doğurduğu
bazı sonuçlar olabiliyor. Dışarıdan daha
kolay erişilebilen şirket ağınız daha kırılgan
ve erişilebilir bir durumda. Bu durumda
sizin de cevaplamanız gereken bir soru var;
eski firewallumuz yeterli mi yoksa yeni nesil
firewall edinmeli miyiz?
İşlerinizin ne kadar verimli bir şekilde
tamamlandığı büyük ölçüde hıza bağlıdır.
Bu hız çalışanlarınızın kullandığı
uygulamalar ve bu uygulamaların erişim
alanlarıyla doğrudan ilgilidir. Bunu
optimize etmek ise şirketinizin siber
güvenlik departmanının görevidir. Bu
doğrultuda karar verilmesi gereken şey
yeni nesil bir firewallun şirket çıkarlarınız
doğrultusunda yeteri kadar etkili olup
olmayacağıdır. Konuyla ilgili yöneticilerin
cevap vermesi gereken sorular:
• Yeni nesil bir firewall ağınızın uygulama
trafiğini görüşünü ve işleyişini
arttırabilecek mi?
• Veri trafiği kontrol protokolünüz “izin
ver” ve “reddet” dışında daha kapsamlı
seçenekler sunabilecek mi?
• Ağınız, meçhul ya da faili meçhul saldırılar
ve tehditler karşısında korunabilecek mi?
• Sistematik bir şekilde bilinmeyen veri
trafiğini tanıyıp kontrol edebiliyor
musunuz?
• Uygun görülen güvenlik protokollerini
performanstan ödün vermeden
uygulayabiliyor musunuz?
• Takımınızın sarf ettiği düzenleyici gayret
azaltılabilir mi?
• Risk belirleme işiniz daha kolay ve daha
efektif hale getirilebilir mi?
• Bu yeni uygulamalar sizin şirket kârınızı
etkiler mi?
Yukarıdaki sorulara cevabınız evet ise
firewallunuzu değiştirmek için karar
vermeniz eskisi kadar zor olmayacaktır.
Bundan sonrası şirketinizin Firewall
sağlayıcılarının sunduğu alternatifleri
değerlendirmesi ile devam edecektir.
Bundan sonra karar verilmesi
gereken yeni nesil firewalların mimari
farklılıklarından doğacak durumların
gerçek dünyadaki çıkarlarınızlar hangi
kolda örtüştüğüdür.
Yeni Nesil Firewall’ların
Mimari Çeşitleri
Pozitif Yaklaşım Modeli: Bu modelde
firewallunuz sadece izin verdiğiniz
programlara erişim sağlarken trafiği kontrol
amacıyla geriye kalan (yararlı ya da zararlı)
bütün uygulamaların erişimini reddeder. Bu
yaklaşımla yönetici giderlerini ve gayretini
düşürebilmenize rağmen bu kesin sınırların
getirdiği sorunlar da işinize engel olacak
düzeylere gelebilirler.
Negatif yaklaşım modeli: Pozitif
yaklaşımın aksine sadece belirli
uygulamalara izin vermektense yönetici
katılımını arttırarak sadece girişinin ya
da çıkışının kabul edilmemesi gereken
uygulamalar sistemde yasaklanarak kalan
trafiğin rahat bir şekilde akması sonucu elde
edilecektir. Fakat gerek çevrenin durağan
olmayışı gerek se sürekli yönetici gözetimi
altında tutulması gerekmesi bu yaklaşımın
zayıf yönüdür.
Firewall seçimi buradan sonra 3 ayrı
kol üzerinden devam eder, güvenlik
fonksiyonları, işleme ve performans.
Güvenlik fonksiyonları ele alındığında
ulaşılmak istenen kontrol seviyesinde
sağlanacak faydalar ve takımınızın risk
düzenlemeleri sırasında sizi atlatmak
isteyen uygulamaları kontrol altında
tutması ön plana çıkar. İşin operasyon
kısmına gelindiğinde ise cevaplanması
gereken soru firewallun düzenlenmesi
sizin takımınızın sınırlarının çok üstünde
ya da dışında mı olacaktır. Performans
cephesinde ise firewallunuzun hali hazırda
yaptıkları şirket ihtiyaçlarını karşılayacak
düzeyde olup olmadığı önemlidir. Farklı ağ
yapılanmalarının bu 3 kriterde aradıkları
da farklılık göstereceğinden şöyle bir göz
şubat’14
49
ÖZEL DOSYA
atmak gerekirse bir sonraki firewallunuzda
bulunması gereken 10 özellik şunlardır:
1
Firewall’unuz Uygulamaları
her zaman bütün
portlarda tanımlayıp kontrol
edebilmelidir
Günümüzde geliştiriciler artık eskisi
gibi sabit portlar kullanan uygulamalar
yapmayı bıraktı ve kullanıcılar da artık
uygulamaları değişken portlardan
kullanmayı biliyorlar. Bütün uygulamaları
belli sınırlara kontrollere zorlamamız
gerekirken firewallunuz da her
hangi bir yazılımın alakasız bir portu
kullanabileceğini bilmesini gerektirir.
Yazılım geliştiriciliğindeki bu yeni yaklaşım
firewallunuzu da eski olanlardan yeni
nesillere doğru göç etmeye zorlamaktadır.
Çözümü kolay olan bu koşulda
firewallunuzun yapması gereken; standart
olarak her bir uygulamayı daima bütün
portlardaki trafiğine göre sınıflandırmaktır.
2
Güvenlik Atlatma
Programlarını Tanıyıp
Kontrol Altında Tutabilmeli
Sayıları az olmakla birlikte şirket
varlıklarınızı korumak için kullandığınız bazı
programlar-harici proxyler buna bir örnektiryapıları gereği bazı güvenlik elemanlarını
atlatacak şekilde tasarlanmışlardır.
50
şubat’14
Harici proxyler ve VPN dışı deşifreedilmiş
tünel uygulamaları iç güvenlik protokollerini
atlatmak için tasarlandıklarından dolayı
risk yönetimi uygulamalarınızda değer
teşkil etmezler.
Uzaktan erişim ve masaüstü düzenleme
araçlarınız da- RDP ve Teamviewer
gibi- teknik ekipler tarafından rahatça
kullanılabilsin ve hızlı müdahale
sağlanabilsin diye tasarlanmıştır.
Hackerlar bu bilgiye aşina oldukları
için bu yolları firewallınızı aşmak için
kullanmayı deneyebilirler.
Bu durumla baş etmenin yolu ise
sisteminizi atlatmak için tasarlanmış bu
uygulamaları iyi tanımak ve onların her
ne kadar farklı portlar farklı protokoller
ve farklı şifreleme sistemleri kullansalar
da bu uygulamaların ilgilendiği trafiği
kontrol altında tutabilmekten geçer.
Yeni firewallunuzun bunu sağlaması
gerekmektedir fakat bunun için de sürekli
değişen atlatma metotlarına göre güncel
tutulması gerekmektedir.
3
SSL’leri Çözüp
Denetlemeli ve SSH’ı
Kontrol Altında Tutabilmeli
Günümüzde uygulamaların %26’sı şirket
ağlarının şekline göre SSL kullanmakta.
Son kullanıcının büyük miktarda
kullandığı yüksek risk taşıyan HTTPS
uygulamalarını, kullanıcıların internet
sitelerini SSL yapmaya zorlamaları,
takımınız için çözülmesi, kontrol edilmesi,
sınıflandırılması ve taranması mümkün
olmayan gittikçe büyüyen bir kör nokta
oluşturmakta. Bu yüzdendir ki yeni
nesil firewallunuz bazı SSL şifreli trafiği
kendi haline bırakacak diğerlerini ise
protokollere uygun şekilde çözebilecek
kadar esnek olmalı. SSH ise yaygın kullanımı
ve son kullanıcının müdahale edebilme
yeteneğinden dolayı aynı uzaktan erişim
aletlerinde olduğu gibi kontrol edilebilir. Bu
yüzden SSH şifreleme iş dışı aktivitelerin
gizlenmesi için çok uygun bulunur.
Köklü bir çözüm için SSL ‘lerin çözülmesi
gerekmekte. Bu işin yolu ise hem tanıma
hem de deşifre işlemlerinin içeriden ya da
dışarıdan her portta bir arada yapılabilmesi
için aynı anda on binlerce SSL’i anlık
kontrol edebilecek gerekli donanıma
sahip olmaktan geçer. SSH için ise dahili
mi yoksa port yönlendirmek amaçlı mı
kullanıldığını bilmek gerekli protokollere
yönlendirilmeleri için yeterli olacaktır.
4
Uygulamalarda Fonksiyon
Kontrolü Sağlamalı
Google, Facebook, Microsoft gibi uygulama
platformu geliştiricileri müşterilerinin
marka sadakatini sağlamak için onlara
geniş bir yelpazede yeni özellikler ve
ÖZEL DOSYA
fonksiyonlar sunarken bir yandan da
yüksek risk teşkil edebilirler. Örneğin
Google’ın servislerinden Gmail’de oturum
açtığınızda kullanım şartları sözleşmesine
dayanarak Hangout açılabilir bunun gibi
dış fonksiyonlara karşılık firewallunuz
hazırlıklı olmalıdır.
Yeni nesil firewallunuz bu uygulamaları
sınıflandırmalı ve olası “diğer fonksiyonların
aktifleşmesi” durumu için sürekli gözetim
altında tutmalıdır.
5
Bilinmeyen Trafiği
Sistematik Olarak
İdare Edebilmeli
Bilinmeyen trafik her ağda küçük
miktarlarda da olsa bulunur, bu trafik siz
ve şirketiniz için kada değer derecede
risk teşkil eder. Bilinmeyen trafik diğer
tehditlere e bağımlıdır ve genellikle
saldırganlar bu gibi durumlardan faydalanıp
uygulamayı kendi çıkarları adına kullanmak
için protokollerde değişik yapmak
durumunda kalırlar.
Standart olarak firewallunuz bütün
portlardaki trafiği sınıflandırmalıdır,
pozitif model her şeyi sınıflandırırken,
negatif model ise sadece tanıtılan trafiği
sınıflandırır. Yeni nesil firewallunuzun size
aynı anda bütün trafiği bütün portlardan
sınıflandırabilmesi gerekir.
uzaktan çalışarak telefonlarından, dizüstü
bilgisayarlarından ve tabletlerinden şirket
ağınıza bağlanarak çalışabiliyorlar. Bu
yüzden firewallunuzun hem şirket içi hem
de uzaktan bağlantılarda aynı hizmetleri
sunabilmesi gerekli.
Basitçe firewallunuzun, kullanıcının
yerini ve bağlantı aracısını ayırt etmeksizin
bütün kullanıcılara aynı kontrolleri
sunması gerekmekte. Yeni firewallunuz ise
bu seviyeye maliyeti arttırmadan ve son
kullanıcıya gereğinden fazla bir gecikme
olarak yansıtmadan ulaşabilmeli.
8
İlave Uygulama Kontrolleri
ile Ağ Güvenliğinizi
Basitleştirmeli
Çoğu firma çok fazla bilgi ve protokol
ekleyerek sistemlerini şişirerek yavaşlatmakta
ve bu başlarına daha büyük sorunlar
açmakta. Her ne kadar yönetici takımı çalışsa
da gereksiz yığılmadan dolayı sistemleri
rahatlamamakta. Bu sebepten ne tepki
süreleri ne de çaba/verim bazında yetkinliğe
ulaşılamamakta. Birbiriyle çakışarak tekrar
tekrar aynı işlemi yapmaya çalışan farklı
protokoller işleri daha da zorlaştırmakta.
İşiniz basitçe uygulama, içerik ve
kullanıcıdan dayanak alarak devam
eder. Yeni firewallunuz sizin ve
paydaşlarınızın arasına girmeden işinizi
kolaylaştırmalı, ağınıza eterli saydamlığı
ve basitliği sağlayabilmelidir.
9
Güvenliği Sağlarken
Performansı Etkilememeli
Birçok firma güvenlik ve iş hacmi
arasındaki anlaşmadan dolayı
kıvranmaktadır, her ne kadar yüksek
güvenlik sağlanmaya çalışılsa da bu
iş hacminin zararına olmaktadır. Yeni
firewallunuzun görevi ise bu çatışmayı
minimuma indirmek olmalıdır.
10
Sanallaştırılmış ve
Fiziksel Sunuculara Aynı
Fonksiyonları Sunabilmeli
Sanallaştırılmış sunucularla çalışmak
eski firewallar için bazen çok zorlayıcı
bazı durumlarda da imkânsız olabilmekte.
Yeni firewallunuz hem sunucularınızdaki
trafikle hem de hem de çevredeki
bulut sunucularla aynı fonksiyonlarla
çalışması gerekmekte.
6
Bütün Uygulamaları
Bütün Portlarda Tehditlere
Karşı Taramalı
Şirketlerin iş alanlarını geliştirmek için
kullandığı SharePoint, Box.net, Google
Docs, Microsoft Office365, gibi uygulamalar
standart protokollerden hiçbirini
desteklememekte. Bu nedenle bu hayati
uygulamalar ne kadar sizin için yarar
sağlasa da ağınız için dışarıdan tehdit
oluşturabilecek durumlara mahal vermekte.
Bu açık, zararlı yazılımların size en
yoğun tehdit oluşturduğu sizin en zayıf
noktanı olmakta.
Firewallunuz port ve şifrelemeye
aldırmaksızın bu programları önce
tanımalı ardından da her zaman bütün
portlarda zararlı yazılımlara ve açıklara
karşı taramalıdır.
7
Yer ve Araç Gözetmeksizin
Bütün Kullanıcılara Gerekli
Kontrolleri Ulaştırmalı
Teknolojini de gelişmesiyle birlikte artık
herkes evinden ya da internet bağlantısı
olan her hangi bir yerden çalışabilir hale
geldi. Ağa doğrudan bağlı olmadan da
şubat’14
51
ÖZEL DOSYA
Profesyonellerin
Hayatlarını
Kolaylaştıran
Cihazlar
Akıllı telefonlar, tabletleri
akıllı saatler, Ultrabooklar
ve dizüstü bilgisayarlarla
teknoloji gün geçtikçe
iş hayatınızda daha az
zamanda daha çok şey
yapabilmenizi sağlıyor
52
şubat’14
ÖZEL DOSYA
T
eknoloji göz açıp kapayancıya
kadar gelişirken hayatımızı
kolaylaştıracak cihazları da
beraberinde getiriyor. Mobil cihazların
hızla gelişmesi sayesinde artık evden
bile işlerimizi rahatlıkla yapabiliyoruz.
Akıllı telefonlar, tabletleri akıllı saatler,
Ultrabooklar ve dizüstü bilgisayarlar
hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline
geldi. Günlük kullanım ve iş hayatında
hayatı kolaylaştıran bu cihazlardan
bazıları ayrılmaz bir parçamız
haline gelirken bazılarıyla ise yeni
tanışmaya başladık.
Hem iş hayatında hem de günlük
hayatta kullanabileceğimiz akıllı telefon,
tablet bilgisayar ve Ultrabook gibi
cihazlar mobil dünyanın hayatımıza
adapte olmasıyla birlikte gelişen
cihazlar. Kullanıcıların her yerden ve
her zaman hem işlerine hem de sosyal
hayatlarını yürütebilme istekleri,
üreticileri bu çözümlere yönelttiler.
Küreselleşen dünyayla birlikte
küreselleşen teknoloji ve hizmetler
doğrultusunda ortaya çıkan akıllı
telefon, tablet ve Ultrabook gibi cihazlar,
sundukları çözümlerle yeni cihazların
ortaya çıkmalarına sebep oldular.
Google Glass gibi akıllı gözlükler, akıllı
saatler ve Oculus Rift gibi sanal dünyayla
gerçek dünyayı birleştiren çözümleri
yavaş yavaş kullanıma sunulmaya
başladı. Geleceğin teknolojileri olarak
adlandırılan bu ürünler kullanıma
sunulmasıyla birlikte kullanıcılara
önemli kolaylıklar sağlayacak. Akıllı
saatler şu an için kullanıma olsalar
da beklenen seviyede henüz değiller.
Oculus Rift ise henüz geliştirme
aşamasında ve sadece geliştiriciler ve
üniversiteler tarafından kullanılabiliyor.
Google’ın akıllı gözlüğü de halen
geliştirme aşamasında. Gözlüğün en
erken 2015 yılında piyasada olması
bekleniyor.
Günlük hayatta ve işlerimizde
kullanabildiğimiz hayat kurtaran
cihazların başında Akıllı telefonlar
geliyor. 3 ayda bir yenilenen ve güçlenen
akıllı telefon modelleri içerisinde birçok
ayrı parçaya ayrılıyor.
Tablet Bilgisayarlar
Hızla gelişen teknolojiyle birlikte
masa üstü bilgisayar ardından da
diz üstü bilgisayarlarla devam eden
gelişim tabletleri ortaya çıkardı. Klavye
fareye ihtiyaç duymadan dokunarak
kullanabildiğimiz tabletler, birçok farklı
boyut ve işletim sistemine sahipler. 7
inç’ten başlayan tabletlerin boyutları 65
inç gibi devasa boyutlara ulaşabiliyor.
Tabletin geçmişine baktığımızda
1960’lara kadar giden bir geçmişi
bulunuyor. İlk olarak Stenley Kubrick’in
1968 yapımı “Space Odyssey” filminde
karşımıza çıkan tablet, birçok prototip
ve çalışmanın ardından 1989’da
GRiD Systems son kullanıcıya ilk
yönelik tablet prototipi GridPad’i
duyurdu. 1991’de ise AT&T, GO
Corp.’un geliştirdiği PenPoint işletim
sistemini kullanan ilk tableti piyasaya
sürdü. Birçok firma tabletlerle ilgili
çalışmalarını sürdürürken 1996’da
Palm, Palm işletim sistemini kullanan
dokunmatik ekranlı PalmPilot modelini
satışa sundu. 2000’de Microsoft, Pocket
Pc modelini 2002’deyse günümüzdeki
tabletlere en yakın model olan Microsoft
Tablet PC modelini tüketicilerle
buluştu. Şuan birçoğumuzun elinden
düşürmediği tabletlerin temelleriyse,
2008’de Google’ın Android işletim
sistemli tablet geliştirme projesiyle
ortaya çıktı. Android 1,4 işletim sistemin
kullanan ilk tablet modelleri 2009’da
piyasaya sunuldu.
2010 yılından günümüze doğru
baktığımızdaysa, artık kapasitif
dokunmatik ekranları sayesinde rahatça
dokunabildiğimiz ve çoklu dokunmatik
algılayabilen ekranlara, gelişmiş
depolama alanlarına, USB, Bluetooth,
klavye ve SIM desteği gibi birçok
özellikle hayatımızı kolaylaştıran bir
cihaz olduğunu söyleyebiliriz.
Tablet piyasasında şuan kullanımda
olan Android, iOs, Windows, Blackberry
ve Linux gibi birçok işletim sistemli
Küreselleşen dünyayla
birlikte küreselleşen
teknoloji ve hizmetler
doğrultusunda
ortaya çıkan akıllı
telefon, tablet ve
Ultrabook gibi cihazlar,
sundukları çözümlerle
yeni cihazların
ortaya çıkmalarına
sebep oldular
şubat’14
53
ÖZEL DOSYA
tablet mevcut. Akıllı telefonlarda
olduğu gibi tablet piyasasının da hakimi
Google’ın Android işletim sistemi.
Pazarda en fazla ürün çeşitliliğine sahip
olan Android, 2 yıl öncesine kadar
Apple’ın iOs işletim sisteminin ardında
yer alıyordu. İhtiyaca göre değişen ekran
boyutlarıyla tabletler, 7 inç (17cm)
ekran boyutundan 65 inç gibi devasa
boyutlara ulaşan seçeneklere sahipler.
Boyutları ve ağırlığı itibarıyla kolay
taşınabilen tablet bilgisayarların tercih
edilmesindeki temel sebepler arasında,
boyutları sayesinde kolay taşınabilir
Tabletler sayesinde
internette iş, oyun,
veya sosyal medya
ile ilgili işlerinizi
masaüstü ve
dizüstü bilgisayara
gerek duymadan
yapabiliyorsunuz
54
şubat’14
olması ve hafif yapısı, uygun fiyatlara
sahip olmalar, Wi-Fi ve bazı modellerde
sunulan 3G/4G desteği sayesinde her
yerde internete ulaşabilmeniz, uygulama
ve oyun çeşitliliği, uzun batarya ömrü
ve her şeyden önemlisi bilgisayarda
yapabileceğiniz birçok şeyi mobil olarak
tabletle yapabilmek yer alıyor.
Günümüzde en çok tercih edilen
tabletler iOS işletim sistemli ve Android
işletim sistemli tabletlerdir. iOS tabletler
kapalı kaynak koduna sahiptirler ve
Apple haricinde iOS işletim sistemli
tablet üreticisi bulunmamaktadır.
Android ise açık kaynak kodlu bir
işletim sistemidir. Google tarafından
dağıtılmasına rağmen birçok üretici
tarafından farklı modeller ve ürünler
üretilmektedir. Microsoft mobil işletim
sürecine geçişte biraz sorun yaşasa da,
Windows 8 ile ciddi bir girişi yapmış
tablet bilgisayar anlamında en komplike
çözümleri yavaş yavaş kullanıcılara
sundu. Windows 8.1 sürümüyle
birlikte daha stabil hale gelen
Windows işletim sistemli tabletlerin
farklı üreticiler tarafından üretilen
modelleri bulunmakta.
Hem fiyatı hem de sunduklarıyla
Android tabletler, şuan için piyasadaki
en geniş ürün yelpazesine sahipler. Ürün
çeşitliliğini her geçen gün geliştiren
Android tabletlere bu konuda rakip olarak
sadece Windows işletim sistemli tabletler
bulunuyor. iOS tabletler ise geniş bir pazar
payına sahip olmalarına rağmen, belli başlı
modellerle piyasada rekabet ediyorlar.
Tabletlerden genel olarak
bahsettiğimizi düşünüyorum.
Peki, tabletler neden hayatımızı
kolaylaştırıyor, bizlere neler sunuyorlar?
Öncelikle tabletler, istediğiniz yerde
kullanım imkanı sunarak, mobil
olmanızı sağlıyorlar. Ofis işlerinizi tablet
bilgisayar aracılığıyla yapabileceğiniz
gibi, oyun oynama olsun, sosyal
medyayı yakından takip etme olsun
internetle yapabileceğiniz işi masaüstü
ve dizüstü bilgisayara gerek duymadan
yapabiliyorsunuz.
ÖZEL DOSYA
Ultrabook Modelleri
Ultrabooklar, diz üstü bilgisayarlardan
çok daha hafif ve ince yapıları sayesinde
çok fazla yük gerektirmeyen yüksek
grafik işlemleri dışında her türlü
işlerinizi rahatlıkla yapabileceğiniz
sistemlerdir. Intel tarafından
oluşturulan Ultrabook konsepti, düşük
güç tüketimli işlemeciler kullanarak
daha uzun süre kullanım vaat ediyorlar.
Dizüstü bilgisayarların Ultrabook
olarak adlandırılabilmesi için Intel’in
standartlarına uymaları gerekiyorlar.
Bu standartlar arasında Intel’in
düşük enerji tüketimli işlemcilerini
kullanmaları, incelik standartları, SSD
depolama birimi sorunluluğu gibi birçok
etmen bulunuyor.
1000 doların altında
konumlandırılması planlanan Ultrabook
modelleri, hızla gelişen teknoloji ve
artan talepler dolayısıyla fazlasıyla bu
fiyat bandının üzerine çıkmıştır. Hızlı ve
hafif bilgisayarlar, günlük yaşamımızın
vazgeçilmez parçası olduğundan
Ultrabooklar, mobilite ve performansta
en iyi standardı yakalamak için ortaya
çıktılar. Daha uzun süre dayanan pil
ve cihazların daha hızlı ve çok daha
kompakt olmasını sağlayan en yeni
Intel işlemciler sayesinde, Ultrabook
modelleri verimliliklerini fazlasıyla
ortaya koyuyorlar.
Ultrabook modelleri ilk piyasaya
çıktıklarında daha ince ve hafif
dizüstü bilgisayar modelleri olarak
görünseler de artık daha işlevsel
fonksiyonlara sahipler. İlk Ultrabook
modelleri Windows 7 işletim sistemini
kullanmaktaydı. Windows 8’in piyasaya
çıkmasıyla birlikte daha gelişmiş
dokunmatik özellikleri ortaya çıkardı
ve bununla birlikte de yeni Ultrabook
modelleri olan ikisi bir arada Ultrabook
modelleri piyasaya çımaya başladı.
İkisi bir arada Ultrabook modellerinin
ortaya çıkmasıyla birlikte hem tablet
hem de diz üstü bilgisayarların
Ultrabook modelleri
ilk piyasaya
çıktıklarında daha
ince ve hafif dizüstü
bilgisayar modelleri
olarak görünseler de
artık daha işlevsel
fonksiyonlara sahipler
özelliklerini birleştiren Ultrabook
modelleri, istediğiniz zaman tablet
istediğiniz zaman ise dizüstü bilgisayara
dönüşebiliyor. Bu sayede ekstra bir
maliyet olmadan hem tablet bilgisayara
hem de dizüstü bilgisayara sahip
olabiliyorsunuz.
Tablet ve dizüstünün birleşiminden
oluşan ikisi bir arada Ultrabook
modelleri, tabletlerde eksikliğini
hissettiğiniz bağlantı özellikleri, klavye
ihtiyacı, oyun oynama, film izleme,
ofis programları ve işe yönelik özel
şubat’14
55
ÖZEL DOSYA
Türkiye’de kişisel
verilerin korunmasına
ve mahremiyetine
yönelik bir kanun
olmadığı için toplanan
hasta verilerinin
hastaneler arasında
paylaşımı yapılamıyor
uygulamaları rahatlıkla kullanabilme
imkanı sunuyor.
Profesyonellerin günlük ihtiyaçlarını
fazlasıyla karşılayabilecek kapasiteye
sahip olan Ultrabook modelleri,
Intel’in Core i5 ve Core i7 işlemcilerini
kullanıyorlar. Bu sayede güçlü bir
bilgisayardan beklediğiniz performansı
Ultrabook modellerinden de alabilmeniz
mümkün. 11 ile 14 inç arasında değişen
ekran boyutlarıyla kaşımıza çıkan
Ultrabook modellerinin ağırlıklarıysa 1
ile 2 Kg arasında değişebiliyor. Intel’in
56
şubat’14
Rapid Start özelliğine sahip olan tüm
Ultrabook modelleri 7 saniyeden
kısa bir süre içerisinde hazır konuma
gelerek kullanıma başlanabiliyor.
Ayrıca Intel Smart Connect özellikleri
sayesinde, sistemi kapalıyken dahi
elektronik postalarınız, sık kullandığınız
uygulamalar ve sosyal ağ bildirimleriniz
güncellenebiliyor.
Düşük enerji tüketimli işlemciler
sayesinde uzun süreli kullanımlara
imkan tanıyan Ultrabook modellerinin
kullanım süreleri 8 saate kadar
çıkabiliyor. Bekleme durumundaysa
1 hafta kadar şarj etmeden bekleme
konumunda durabiliyor.
Sık sık seyahat etmek zorundaysanız
Ultabook modelleri, iş ve eğlenceyi bir
arada sundukları için sizin için biçilmiş
kaftan. Hem ofis içerisinde hem de ofis
dışarısında kolaylıkla taşıyabildiğiniz
Ultrabook modelleri, istediğiniz her
yede performanslı bir bilgisayara sahip
olma özelliğini sunuyorlar.
Akıllı Telefonlar
Akıllı telefonlar, klasik cep telefonlarının
özellikleriyle bilgisayarların
özelliklerinin bir araya getiren mobil
cihazlardır. Akıllı telefon konseptleri
1973 yılında atılmaya başlandı. Akıllı
telefon adını ilk kullanan model, 1997
yılında Ericsson’un ürettiği GS 88
Penelope adlı model oldu. 70’leden
90’lı yıllara kadar çeşitli çalışmalar
sonucunda PDA konsepti üzerinden
geliştirilen sistemler, 90’laırın başında
Palm, BlackBerry ve Windows CE mobil
işletim sistemleriyle çalışan modelleri
ortaya çıkardı. 2000’lerin başında Palm
ilk PDA ve mobil telefonu birleştiren
cihazını satışa sundu.
Nokia’nın da akıllı telefon alanına
yönelmesiyle Symbian işletim sistemli
modellerle giderek zenginleşen pazar,
2006’da Blackberry modellerinin
yaygınlaşmasıyla daha fazla üretici
ve tüketiciyi bu yöne doğru yöneltti.
Apple’ın 2007 yılında piyasaya sürdüğü
ÖZEL DOSYA
dokunmatik özellikli ilk mobil telefonu
iPhone, günümüzde kullandığımız
akıllı telefon modellerine geçişteki
önemli basamaklardan biri. Sınırlı bir
çevrenin ilgisindeki akıllı telefon pazarını
topumun geneline yaymayı başaran
iPhone’un ardından, 2008 yılında
Android işletim sistemli ilk telefon HTC
Dream satışa sunuldu. 2008’e kadar
pazarda BlackBerry’nin hakimiyeti söz
konusuyken, Apple’ın iPhone modeliyle
pazardaki dengeler değişti. Açık kaynak
kodlu Android işletim sisteminin piyasaya
girmesi ve yaygınlaşmasıyla birlikteyse,
2008-20012 yılları arasında akıllı telefon
pazarının hakimi olan Apple koltuğu
Google ve Android’e teslim etmek
zorunda kaldı.
Akıllı telefon pazarında iOS, Android,
Windows Phone, Asha, BlackBerry,
FireFox ve Bada/Tizen işletim
sistemlerinin kullanan telefonları bulmak
mümkün. 2012 Sonundan itibaren akıllı
telefon pazarının lideri konumunda
olan Android işletim sistemi, pazardaki
en geniş seçenekleri sunuyor. Windows
Phone işletim sistemiyle birlikte
Microsoft ürün çeşitliliği konusunda
son yıllarda önemli atılımlar yaparken,
Android modellerinde olduğu gibi
birçok firmayla farklı modeller üzerinde
çalışmalar geçekleştiriyorlar. BlackBerry
ve iOS işletim sistemleri sadece kendi
ürünleriyle piyasadalar.
Akılı telefonlar ilk piyasaya
çıktıklarından beri farklı boyutlara sahip
oldular. İlk piyasaya çıkan modeller daha
küçük ekranlara sahipken son dönemde
5 inç üzeri phablet modellerinin piyasaya
çıkmasıyla 6,7 inç ekran boyutuna
kadar akıllı telefon modellerini bulmak
mümkün. Ekran teknolojileri de akıllı
telefonların ilk modellerinden oldukça
farklı seviyedeler. İlk modellerde resistif
ekranlar bulunurken, yeni modellerde 10
parmakla dokunmayı bile algılayabilen
gelişmiş kapasitif ekranlar kullanılıyor.
İşletim sistemlerinde olduğu gibi akıllı
telefonların işlemcilerinde de birçok
farklı seçenek bulunuyor. Qualcomm,
Intel, Nvidia, MediaTek gibi birçok
işlemci üreticisi mevcut. Bunların
yanı sıra kendi işlemcilerini üreten
Samsung, Apple ve Huawei gibi önemli
üreticilerde bulunuyor.
Akıllı telefonlar işletim sistemleri,
ekran boyutları ve sundukları
olanaklara göre tercih edilebiliyorlar.
Gelişmiş seviyedeki kullanıcılar için
tercih edilecek edilebilecek modeller
kullanım ihtiyaçlarına göre değişebiliyor.
İşlerinizle uyumlu uygulamaları
destekleyen platformları kullanmak hem
günlük kullanımda hem de işe yönelik
kullanımlarda önemli avantajlar sağlıyor.
Bu konuda iOS ve Android işletim
şubat’14
57
ÖZEL DOSYA
sistemleri şuan için bir adım önde yer
alıyorlar. Ancak Windows platformu
da yavaş gelişme gösterse de emin
adımlarla geliyor.
Örneğini, SAP ilgili durumları SAP’ın
Android ve iOS uygulamaları üzerinden
takip edebilirken, maalesef diğer
platformlara mobile uygulama desteği
verilemiyor. Az önce de belirtiğimiz gibi
bilişim teknolojileri profesyonelleri,
hayatlarını kolaylaştıracak bir akıllı telefon
arıyorlarsa kendilerine en uygun uygulama
desteği veren mobil işletim sistemli
platformu tercih etmeleri gerekiyor.
Türkiye’de kişisel
verilerin korunmasına
ve mahremiyetine
yönelik bir kanun
olmadığı için toplanan
hasta verilerinin
hastaneler arasında
paylaşımı yapılamıyor
58
şubat’14
İşletim sistemi ve uygulama
desteğinin ardından akılla takılan en
önemli problemlerden biri de ekran
boyutu konusu. Yukarıda da belirttiğimiz
gibi ekran konusunda çok çeşitli
seçenekler mevcut. Be seçenekler
arasında kendi kullanım alanınıza
yönelik en doğru cihazı tercih etmek
yine kullanıcıya kalmış bir tercih. Son
dönemde sayıları giderek artan phablet
telefonlar iş dünyasında oldukça
popüler oldular. Tablet ile akıllı telefon
arasında konumlandırılan bu cihazlarda
4 inç üstü ekranlar bulunuyor ve bu
sayede hem akıllı telefon hem de tablet
ihtiyacı ortadan kaldırılıyor. Phablet
sınıfı telefonlar Android ve Windows
platformlarında farklı modellerle
karşımıza çıkıyor.
Akıllı telefonlarda olduğu gibi
günlük işleri kolayca halledebilmenin
yanı sıra, stylus desteğine de sahip
olan phablet telefonlar, sundukları
geniş yüzey avantajını sonuna kadar
değerlendirerek kullanıcılarına gelişmiş
özellikler sunabiliyorlar.
Akıllı Saatler
Geçtiğimiz yıl ilk modelleriyle karşımıza
çıkan akıllı saat modelleri şuan için
akıllı telefonlara destek olarak kullanım
imkanı sunsalar da, önümüzdeki
yıllarda bağımsız olarak çalışabilecek
akıllı saatlerle karşılaşabileceğiz.
Akıllı telefonlarda olduğu gibi
sektörün önde gelen firmalarının
piyasada farklı özellikler sunan akıllı
saat modelleri bulunuyor. Akıllı
telefonlarla eşleştirilerek kullanılan
akıllı saatler üzerinde telefonlara
yanıt verme ve arama, uygulamaları
kontrol etme, bilgilendirme takip etme
ve akıllı saatlere özel uygulamaları
kullanabilmek mümkün.
Akıllı saatler pazarı yeni yeni
gelişmeye başladı. Samsung ve Sony
gibi önemli markalarla birlikte
ülkemizde 5 farklı üreticinin akıllı
saat ürünlerine ulaşabilmek mümkün.
Akıllı saatlerin ilk modeller hesap
makinesi ve veri bankası olarak hizmet
veriyorlardı. Günümüzde kullanılan
akıllı saat modelleri ise bir mini
ÖZEL DOSYA
bilgisayarı andıran özelliklere sahipler.
Kullanıcıların taleplerini şuan için
kısıtlı özelliklerle karşılayabilen akıllı
saatlerin önümüzdeki yıllarda daha
gelişmiş özelliklere sahip.
Akıllı Cihazlar
2014’ten 2020’ye kadar ilerleyecek
süreçte, akıllı cihazlar serpilip gelişecek.
Akıllı asistanlar tahminlerimizin
ötesinde yol kat edecek. IBM’in meşhur
Watson’ı gibi zeki ve öğrenebilen akıllı
akıl danışmanlarımız olacak. Gelişmiş
global endüstriyel sistemlerde de,
kamu alanında da otonom cihazlar
(Google’ın sürücüsüz araçları gibi)
kendini gösterecek. Bu doğrultuda
Amazon’un şu an deneme aşamasında
tuttuğu insansız hava araçlarının da
önümüzdeki yıldan itibaren daha
işlevsel hale geleceğini tahmin etmek
zor değil. İnsanlar ve makineler
daha fazla etkileşim haline gelecek.
Hem insanların makinelerle, hem
de makinelerin makinelerle olan
iletişimi daha geniş bir alanda ve daha
hızlı gerçekleşecek.
3D Yazıcılar
3D yazıcıların dünya çapındaki nakliyatı
2014 yılında %75 seviyesinde artacak.
2015 yılındaysa bu nakliyat miktarı en
az iki kat artacak. Şu an epey yüksek
maliyetli görünen 3D yazıcılar ve 3D
yazma tecrübesi önümüzdeki 20 yıl
içerisinde 50.000$ seviyesinden 500$
civarına kadar inecek. Daha gelişmiş
tasarımlar, çok daha ucuza mal
edilebilecek ve 3D yazıcılar hayatımızın
birer parçası haline gelecek.
Hibrid Bulut
Kişisel bulut ve harici özel bulut
servislerini bir araya getirmek bir
mecburiyet halini alıyor. Firmalar harici
özel bulut servislerini yakın gelecekte
kişisel bulutlarla hibrid hale getirmek
zorunda kalacak. Bulut teknolojisinin
hayatımızdaki önemi giderek artacak
ve geleceği hibrid bulut entegrasyonu
şekillendirecek.
Web-Scale IT
Web-Scale IT, dünya çapında bilişimin
yüzeyi olarak nitelendiriliyor. Geniş
bulut servisleriyle firmalara IT
hizmeti verme çalışmaları 2014’te
iyiden iyiye yaygınlaşacak. IT kavramı
baştan sona değişecek ve Amazon,
Google, Facebook ve benzeri dev
servis sağlayıcılar IT’yi yeniden
tanımlayacak. IT hizmetleri kapasitesi
tahminlerimizin çok üzerinde gelişecek
ve çeviklik kazanacak. Veri merkezleri
daha az kirlilik yaratacak ve daha az
enerji harcayacak şekilde optimize
edilecek. IT hizmetlerinin dünyaya olan
zararı Web-Scale IT anlayışıyla hızla
azaltılacak.
şubat’14
59
B
u bölümde birçok farklı
segmentten teknolojik ürünü
mercek altına alıyoruz. Bu ürünler
arasında Tablet PC’ler’den tutun
da KVM Switch’lere, işletmelere
tasarruf sağlayacak yazıcı
çözümlerinden, müzik keyfini gittiğiniz
her yere taşımanızı sağlayacak
bir MP3 oynatıcıya, hatta enerji
tasarrufu ve kolay yönetilebilirlik
sunan Blade sunuculara kadar
birçok ürün bulunuyor.
Deneyimli ve tarafsız IT Advisor Test
Merkezi editörleri tarafından her
ay piyasaya yeni sunulan onlarca
ürün arasından en dikkat çekicileri
sizlerle paylaşıyoruz. Kişilere ve
kurumlara avantaj sağlayacak ürün
incelemelerimizle, sizlerin pazardaki
son ürünler hakkında daha fazla
bilgi edinmenizi ve ihtiyacınız olan
en doğru satın almayı yapabilmenizi
amaçlıyoruz. Bilişim dünyasının
sürekli bir gelişim sürecinde olduğu şu
günlerde, test merkezimizin incelediği
ürünleri yalnızca donanım ürünleriyle
sınırlandırmayarak, en son yazılım
incelemelerine de IT Advisor Test
Merkezi’nde yer veriyoruz.
Bizce hakkında bilgi sahibi olmadığınız
ve size ne sunacağını bilmediğiniz
bir ürünü verimli olarak kullanmanız
mümkün değil. IT Advisor Test Merkezi
olarak sizlere, günümüzün en değerli
olgusu olan bilgiyi, donanım ve yazılım
incelemeleriyle sunuyoruz.
Bu Sayıda Test Ettiklerimiz:
61
62
62
Samsung Galaxy NX
Samsung Galaxy 10.1 2014 Ed
WD My Book Thunderbolt Duo
63
64
64
Sony PlayStation 4
Turkcell T40
Apple iPad Air
60
65
65
Türk Telekom E4
TP-Link TL-WR841HP
şubat’14
Samsung Galaxy NX
Hem Androidli Hem Aynasız
Samsung’un yeni Android işletim sistemli aynasız fotoğraf
makinesi Samsung Galaxy NX, değişebilir lensleri ve dahili Wi-Fi
özelliğiyle fotoğraf makinesine farklı bir bakış açısı getiriyor. 20.3
mega piksel çözünürlüğünde APS-C CMOS sensöre sahip olan
Samsung Galaxy NX’de DSLR kameralardan tanıdığımız 15-55mm
lens beraberinde geliyor.
Samsung Galaxy NX’i elimize aldığımızda DSLR kamera
kullanımı izlenimi verse de, aynasız yapısı sayesinde daha küçük
boyutlara sahip. Galaxy NX’de ilk gözümüze çarpan bölüm 4.8 inç
boyutundaki 720p çözünürlüğünde, LCD kapasitif dokunmatik
özellikli ve Gorilla Glass teknolojisiyle donatılan ekran oluyor.
Android 4.2.2 Jelly Bean işletim sistemini kullanan fotoğraf
makinesini Galaxy serisi telefonlardan farksız özellikler sunuyor.
Samsung’un geliştirilmiş Touchwiz ara yüzünü kullanan kamerayla
akıllı telefonlar ve tabletlerde yapabildiğiniz birçok şeyi rahatlıkla
yapabiliyorsunuz.
Ekran üzerinden çekmek istediğiniz görüntüyü görebildiğiniz
gibi dijital vizörü de kullanabiliyorsunuz. Vizörün sol yanında
diyoptri ayarı da mevcut. Kameranın üst bölümünde modları
arası geçiş sağlayan top, deklanşör, açma kapama düğmesi,
fonksiyon tuşu ve flaş açma butonu yer alıyor.. Vizörün üst
bölümünde yer alan kızak sayesinde Samsung Glaxy NX’e harici
flaşta takabiliyorsunuz.
Fotoğraf makinesinin sol bölümünde yer alan kapağın
altında Mikro HDMI ve mikro USB girişleri bulunuyor. Alt bölümde
yer alan kapağına altındaysa, batarya, SIM kart girişi ve microSD
kart yuvası bulunuyor.
Galaxy NX’in içerisinde1.6GHz frekans hızında çalışan 4
çekirdekli işlemci görev yapıyor. 2GB RAM ile desteklenen
işlemcinin performansı oldukça başarılı. 16GB dahili depolama
alanına sahip olan kameranın hafızası microSD kart desteği
sayesinde 64GB’a kadar arttırılabiliyor. Samsung’un DRIMe ıV
görüntü işlemcisini kullanan kameranın fotoğraf performansı
oldukça başarılı. Zengin içeriği sayesinde bir çok çekim modu
sunan Galaxy NX, DSLR kameraların performansını aratmayacak
çekimler yapmanıza imsan sağlıyor.
4360mAh kapsiteli bataryanın kullanıldığı kamera, WiFİ a/b/g/n
2.4GHz ve 5GHz desteğinin yanı sıra SIM kart desteği sunduğu
için, 4G LTE/3G HSPA+42Mbps bağlantı desteğine de sahip.
Galaxy serisi telefonlarda olduğu gibi sesli komut özelliğinin de
bulunduğu kamera Bluetooth 4.0 ve NFC desteği de sunuyor.
Gelişmiş bağlantı özellikleri sayesinde çektiğiniz fotoğrafları
istediğiniz her yere gönderme imkanı sunan Samsung Galaxy
NX, fotoğrafçılığın yeni dönüm noktası olarak adlandırılabilir.
Değiştirilebilir lensleri sayesinde makrodan, teleye kadar birçok
açıdan ekim imkanı sunan Galaxy NX’in fotoğraf performansı
DSLR kameralar seviyesinde. İçerdiği zengin özelliklerle sosyal
medya üzerinde de kolayca paylaşım imkanı sunan Samsung
Galaxy NX, bir fotoğraf makinesinden beklenen özellikleri
fazlasıyla sunabiliyor.
şubat’14
61
www.itadvisor.com.tr
Teknik Özellikler:
Ekran: 4.8 inç HD scLCD
Çip Seti: Pega-Q + DRIMe4 +
MDM9215(XMM6360
RAM: 2 GB
Depolama Alanı: 16 GB
microSD Desteği: Var, 64 GB'a kadar
Kamera Sensörü: 20.3 MP APS-C CMOS
Bağlantı: microUSB, USB 2.0, Bluetooth
4.0 / Wi-Fi a/b/g/n HT40 2.4G/5GHz,
A-GPS + GLONASS
İşletim Sistemi: Android 4.2 Jelly Bean
Batarya: 4360 mAh
Boyutlar: 136.5 x 101.46 x 56mm
Samsung Galaxy 10.1 2014 Edition
Performansıyla Göz Dolduruyor
Teknik Özellikler:
Ekran: 10.1” 2560x1600(WQXGA) TFT
İşlemci: 1.9GHz 4 çekirdekli
+ 1.3GHz 4 çekirdekli Samsung Exynos
RAM: 3 GB
Depolama Alanı: 16/32/64 GB
microSD Desteği: Var, 64 GB'a kadar
Arka Kamera: 8 megapiksel + LED flaş
Ön Kamera: 2 megapiksel Full HD
İşletim Sistemi: Android 4.3 Jelly Bean
Batarya: 8220 mAh
Boyutlar: 243.1x171.4x7.9mm
Ağırlık: 540 g
Samsung Galaxy Note ailesinin son üyesi olan Samsung Galaaxy Note
10.1 2014 Edition, başlangıçta Samsung Galaxy Note 10.1’in daha
şık bir kopyası gibi görünebiliyor fakat 2560x1600 WQXGA Super
Clear ekranıyla öne çıkıyor. Her açıdan rahat görüş açısı sunan arka
aydınlatmalı IPS paneli olan tablet bilgisayar, deri benzeri dokuya
sahip arka kapağı sayesinde uzun saatler boyunca elleri terletmeden
kullanılabiliyor. Büyük abisi Note 10.1’e göre daha ince, daha hafif ve
bir nebze daha şık duran tablette. 4’ü 1.9 GHz ve 4’ü de 1.3GHz olmak
üzere toplamda 8 çekirdekli Samsung Exynos işlemciye sahip olan 10.1
2014 Edition, fiyat-performans eğrisindeki yeriyle de bizi memnun
edecek gibi duruyor. 3 GB RAM, 16 GB dahili hafıza, 64GB’a kadar
microSD kart desteği sunan tablette LED flashlı 8 MP arka kamera ve 2
MP ön kamera bulunuyor.
Şimdilik Android 4.2 Jelly Bean işletim sistemi kullanan Galaxy Note 10.1
gerek oyunlarda gerek diğer uygulamalarda sorunsuz çalışarak kendine
hayran bırakıyor. 8220 mAh bataryasıyla devasa ekranına bakmadan
10.5 saatlik pil ömrü sunan tablet görüntü kalitesinin yanı sıra sol ve sağ
yüzünde bulunan stereo hoparlörleri sayesinde hem müzik hem de film
keyfinizi maksimuma çıkarıyor. Samsung sPen kalemi sayesinde yeri
geldiğinde fotoğraf düzenlerken, bir şeyler çizerken kullanabilir, kolayca
notlar alabilirsiniz. Yüksek fiyatının yanında çok yüksek performans
değerleri ile hem profesyonel kullanıcıların asistanı olarak hem de
oyun oynayıp film izleyebileceğiniz çantanızdan ayırmadığınız en yakın
arkadaşınız olabilecek Samsung Galaxy Note 10.1 2014 Edition bu sene
adından bolca bahsettirecek gibi duruyor.
Western Digital My Book Thunderbolt Duo
www.itadvisor.com.tr
Mac Kullanıcılarına Özel
Harici disk dünyasına şöyle bir bakacak olursak kapasite anlamında gayet
yeterli seviyelerde pek çok hard disk ile karşılaşmamız mümkün. Tam da bu
nokta da harici hard disklerin veri aktarım hızları onları birbirlerinden ayırıyor.
Örneğin filmlerinizi , yüksek grafik çözünürlüklerine sahip oyunlarınızı ve envai
çeşit dosyanızı harici diskinize aktarırken, geçen süre göz önüne alındığında
harici disklerin veri aktarım hızları da çok önemli bir ayrım noktası oluyor.
Western Digital’in My Book Thunderbolt Duo’su 4TB 6TB ve 8TB lık
modelleri ile kapasite bakımından kendini kanıtlıyor bunun yanında hız ve
güvenliği aynı harici disk içerisin de buluşturarak harici disk dünyasının
aranan üyesi olmayı başarıyor. Dünyanın en hızlı veri aktarım sistemini
kullanmasının yanında RAID kurulumları ile de bu alanda güvenlik konusunda
ki hassasiyetini de göstermiş oluyor.
Şuan da en hızlı USB aktarımı olarak bildiğimiz USB 3.0 dan tam iki, kat daha
hızlı veri aktarabilen Thunderbolt arabirimi şu an Apple başta olmak üzere
belli başlı markalarda standartlar arasına yerleşiyor ve hızla yaygınlaşıyor.
Western Digital My Book Thunderbolt Duo iki farklı diskle sağlandığından
kullanım alanınıza göre RAID 0 veya RAID 1 yapılandırması kurabilirsiniz.
Hız tutkunları elbette Thunderbolt teknolojisi ile veri aktarımında son hıza
çıkmak için RAID 0 kurulumu yapmaları gerekiyor. Bir diske kaydedilen verileri
diğer diske de ayna görüntüsünü alarak güvenli bir kullanım sunan RAID 1
kurulumu ise işini garantiye almak isteyen ve önemli dosyalar üzerinde çalışan
kullanıcılara hitap ediyor.
Tüm işlemler Western Digital’in WD Drive Utilities yazılımı sayesinde
gerçekleşiyor. Dilerseniz JBOD özelliğini de kullanabilirsiniz. Western
Digital My Book Thunderbolt Duo, tornavidaya gerek kalmadan içini
kolayca açabileceğinizi ve hard diskinizin kapasitesini de arzunuza göre
arttırabilinmenizi sağlıyor.
62
şubat’14
Teknik Özellikler:
Ekran: 1.6 inç SuperAMOLED
İşlemci: ARM tabanlı tek çekirdekli
800MHz işlemci
RAM: 512 MB
Depolama Alanı: 4 GB
Kamera: 1.9 megapiksel
İşletim Sistemi: Android 4.2.2 Jelly Bean
Batarya: 315 mAh
Boyutlar: 36.8 x 56.6 x 11.1mm
Ağırlık: 74 g
Sony PlayStation 4
Yeni Nesil Konsol Yeni Heyecanlar
Sony’nin geçtiğimiz yılın sonunda Türkiye’de satışa sunduğu
PlayStation 4’ü test merkezimize konuk etme fırsatını yakaladık. 13
Aralık itibariyle resmi olarak satışa sunulan PS4, Sony Türkiye’nin öz
verileri ve pazardaki hakimiyetlerinden dolayı birçok ülkeden önce
Türkiye pazarına girişi yaptı. Yeni nesil konsolların ülkemizdeki ilk
temsilcisi olan PS4, geliştirilmiş özelliklerin yanı sıra oyunculara
farklı deneyimler yaşatmayıamaçlıyor.
Oyun severlerin şimdiden gönlünde taht kurmayı başaran
PS4’ün tasarım özellikleriyle incelememize başlayalım. Prizmatik
yapıya sahip olan PS4, PS2’yi andıran tasarımıyla dikkat çekiyor.
2 parçalı yapıdan oluşan PS4’de sert plastik malzeme ve piyano
siyahı malzemelerin kombinasyonu uygulanmış. Benim gibi
kullanıcıları hoşuna gitmeyeceğini düşündüğüm piyano siyahı
malzeme hem parmak izi bırakıyor hem de çok çabuk çizilebiliyor.
Cihazın ön bölümünde 6x hızında Blue-Ray, 8x hızında DVD
okuya bilen sürücü ve 2 adet USB3.0 bağlantı noktası bulunuyor.
PS3’den farklı olarak PS4’de açma kapama düğmesi ışıklı bir
bar şeklinde ve 2 parçalı prizmatik yapının üst bölümünde yar
alıyor. 2 parçalı prizmatik yapının alt ışık barından ise BD/DVD
sürücüsünü açmak için kullanıyoruz.
Yeni nesil oyun konsolunun arka bölümüyse iç ısıyı rahat dışarı
atabilecek şekilde bol hava girişli tasarlanmış. Arka üst bölümde
sırasıyla optik ses girişi, HDMI çıkışı, Ethernet ve AUX bağlantı noktaları
bulunuyor. Sol alt bölümdeyse elektrik bağlantı sı bulunuyor.
Artık daha güçlü özelliklere sahip olan PS4’de AMD tarafından
üretilen tek yongalı ve düşük elektrik tüketimli yeni işlemci görev
yapılır. x86 mimarisini kullanan Jaguar adlı bu yeni işlemci 8
çekirdeğe sahip ve 1.84 Teraflop kapasitesinde. X84 mimarili ve
tek yongalı AMD jaguar işlemci, yine AMD’nin Radeon tabanlı
grafik yongasıyla desteklenmiş . PS4’te 8GB GDDR5 bellek
görev yapıyor ve belleğin saat hızı 2.75GHZ ve maksimum hafıza
genişliği 176GB/s. 8GB’lık bellek PS3’e oranla 16 kat daha fazla
işlem yapabiliyor.
Geliştirilmiş multimedya deneyimi sunan PS4’de ikinci
bir özel çip de indirme, yüklemeler ve sosyal ara yüz için
kullanılıyor. Oyun oynama esnasında uyku modunda
çalışan çip, konsolun ana ekranına dönüldüğünde devreye
giriyor. Sony PS4’te gelişen bir diğer özellikte 500GB
kapasiteli sabit disk sürücüsü. İncelememiz için gönderilen
PS4 ile Knack ve Killzone: Shadow Fall oyunları beraber
gönderilmişti. Full HD 1080p çözünürlüğünde oynadığımız
oyunlarda herhangi bir takılma ya da kasılma problemiyle
karşılaşmadık. Oyun CD’lerini yerleştirdiğimizde öncelikle
biraz beklemeniz gerekiyor. Yükleme ekranında oyun içeriği
sabit diske aktarılarak PS3’de karşımıza çıkan uzun bekleme
süreleri ortadan kaldırılmış. Ara yüzde, oyun oynarken ve
video izlerken donanım ekipmanları bir aksilik yaşatmıyor.
4K desteğine de sahip olan PS4’de, 4K çözünürlüğünde video
ve görüntüleri rahatlıkla oynatabiliyorsunuz.
PS4’leberaber 1 adet DualShock geliyor ve DualShock 4
Bluetooth 2.1+EDR ile PS4’e kablosuz olarak bağlanabiliyor.
DualShock 4 üzerindeki çubuklar daha hassaslaştırılırken, hareket
sensörleri, mono hoparlör ve 3.5 mm kulaklık bağlantısı eklenmiş.
En büyük yenilik ise kapasitif dokunmatik yüzey. olduğunu
belirtelim. “Share“ butonuna basarak oyun içerisindeki en iyi
anlarınızı sosyal medya üzerinden paylaşabiliyorsunuz.
PS4’ün ara yüzü artık daha akıcı ve kullanımı kolay. PS3’deki
yapıya benzer ara yüz artık sezgisel özelliklerle donatılmış. Yüz
tanıma sistemiyle PS4’ü açabileceğiniz gibi menü geçişlerini de
ses komutlarıyla yapabiliyorsunuz. App Store ve Google Play
destekli Paystation uygulaması aracılığıyla nerede olursanız olun
PS4’e ulaşabiliyorsunuz.
Yeni nesil oyun konsollarının ülkemizdeki ilk temsilcisi olan
PlayStation 4’ün uzun yıllar oyun severlerin vazgeçilmezi olacağını
düşünüyor. Özel oyunlar ve içerikleriyle her zaman olduğu gibi
PlayStation 4 rakiplerine fark yaratacaktır.
şubat’14
63
www.itadvisor.com.tr
Teknik Özellikler:
İşlemci: Tek Yongalı 8 Çekirdekli X86
64 bit AMD Jaguar
Grafik İşlemci: AMD Radeon
RAM: 8GB GDDR5/ 5500 MHz
Depolama Alanı: 500 GB
BD/DVD: BD x6, DVD x8
Kamera: 1.9 megapiksel
Bağlantı: USB 3.0 x2, AUXx1,
Ethernetx1, WiFi 802.11b/g/n,
Bluetooth 2.1+EDR
Boyutlar: 275x53x305mm
Ağırlık: 2.8 kg
Turkcell T40
Turkcell T Serisini Yeniledi
Turkcell kendi marka telefonunu piyasaya sürdüğünde birçok kişi
oldukça şaşırmıştı. Uygun fiyatlı akıllı telefon pazarını hedef alan
Turkcell, kısa zaman içinde inanılmaz bir başarı elde etti. Durum
böyle olunca T serisi telefonlar sürekli yenilendi. Turkcell, şimdi de
T40 ile karşımıza çıktı. Hemen söyleyelim. Bu ürünün en büyük artısı
Türkiye’nin ilk yerli tasarıma sahip akıllı telefonu olması. Öncelerde
Gebze kod adını taşıyan bu ürün özel bir Android arayüzüne sahip.
Turkcell T40’da ayrıca Türk dokunuşlar fazlasıyla hissediliyor. Türk
motiflerle (kilim, dantel, nazar boncuğu, İznik çinisi ve lale) süslenen
arka kapak, özel tasarlanmış zil sesleri (bağlama-vapur sesi gibi) ve
insanımızın gün içerisinde en çok kullandığı uygulamalara kolaylıkla
erişim sağlayan “kart ekranı” ile fark yaratmasını biliyor. Üründe
beğendiğimiz bir özellik ise çaldır kapat fonksiyonu.
Turkcell T40, HD Ses özelliği, NFC ve HDR çekebilen kamerası gibi
özellikleriyle fark yaratıyor. Çift çekirdekli bir işlemciye sahip olan
bu ürün ile yüksek bir
Teknik Özellikler:
performans beklemek yanlış
Ekran: 4.0 inç (480x800)
olur. Bununla birlikte 480x800
İşlemci: Qualcomm 8225 1.2 GHz
çözünürlüklü ekran zaman
Çift Çekirdek
zaman yeterli kalmayabiliyor.
Depolama Alanı: 4 GB
Arka Kamera: 5 megapiksel
Neticede Turkcell T40, giriş
Ön Kamera: 0.3 megapiksel
seviyesinde ve uygun fiyatlı
Boyutlar: 126 x 64.8 x 10.85 mm
bir akıllı telefon arayan
Ağırlık: 135 g
kişilere hitap ediyor.
Apple iPad Air
www.itadvisor.com.tr
Yeni İşlemci Yüksek Performans
469 gr ağırlığındaki Apple iPad Air, bir önceki nesille
göre 171 gr daha hafif. 240x169x7.5 mm boyutunda
ve sadece 7.5 mm inceliğinde olan bu ürün, her ne
kadar iPad Mini’ye benzese de 2048x1536 piksel
çözünürlüğündeki 9.7 inç’lik Retine ekranı ile
fark yaratıyor.
Ürünün en büyük artısı yeni nesil ekrana ve iPhone
5S’lerde kullanılan A7 işlemcisine sahip olması. Apple
bu yeni işlemci sayesinde her ne kadar piyasada
bulunmazsa da 64 bit uygulamaları destekleyebilecek.
İşlemcinin artısı sadece bununla sınırlı değil. Bu işlemci
bir önceki nesille göre iki kat daha performanslı.
Yaptığımız testlere bakılırsa iPad Air, piyasanın
en hızlı Tablet ürünü olduğunu söylemeliyiz. Gerek
Benchmark testlerinde gerekse de uygulama
testlerinde ürün hiç zorlanmadan istenilen işleri
hızlıca yapabiliyor.
Apple iPad Air’in artıları sadece bunlarla sınırlı değil.
Üzerinde bulunan 5 MP kamerası Full HD videolar
çekebiliyor. Apple, Full HD video ile birlikte ses kalitesini
yükseltmek için ürüne iki adet mikrofon entegre etti.
iPad Air’in pil kapasitesinin artmamış olması bizi
gerçekten şaşırttı. Yeni nesil bir üründe elbette daha
yüksek kapasiteli bir pil beklerdik. Fakat yaptığımız
testlerde ürünün çalışma süresi yaklaşık 16 saat
olduğunu gördük.
64
şubat’14
Teknik Özellikler:
Ekran: 9.7 inç Retina
İşlemci: A7
Depolama Alanı: 16 -128 GB
Arka Kamera: 5 megapiksel
Ön Kamera: 1.2 megapiksel
Boyutlar: 240x169x7.5 mm
Ağırlık: 469 g
Türk Telekom E4
Türk Telekom’dan Akıllı Ev Telefonu
Türk Telekom E4, günümüzde DECT telefonlarını
yerini almak için tasarlandı. Bir cep telefonunun
yaptığı birçok şeyi yapabilen bu ürün sayesinde
televizyon izlemek, oyun oynamak veya Facebook
gibi sosyal ağlara girmek oldukça kolay. 4 inç ekranlı
ve 800x480 çözünürlüğe ulaşan bu ürün, Android
4.2.2. Jelly Bean işletim sistemine sahip. Dolaysıyla
Android telefonlarla yaptığımız her şeyi bu ürün ile de
yapabiliyorsunuz.
Tek bir fark ile. Türk Telekom E4, bir ev telefonu
olarak tasarlandığından dolayı SIM kart yuvasına sahip
değil. Buna karşın hayatımızı kolaylaştıran Wirofon,
TTNET Müzik, Tivibu, Bulut Rehber, Bulut Depo, Akttar
ve Yardım Rehberim gibi uygulamaların bu üründe
hazır kurulu olması. Türk Telekom E4’ün diğer bir artısı
ise kolay arama özelliği sayesinde İtfaiye, ambulans,
polis imdat ve arıza hatlarını içeren acil numaraların
yüklü olması. En yakın hastane, eczane, taksi, su
siparişleri ve 118 18 bilinmeyen numaralar tek bir tuşa
basmak suretiyle anında aranabiliyor.
Çift çekirdek işlemcili E4’den çok yüksek bir
performans beklemek yanlış olur. Buna karşın bir
telefon ile yapmak istediğiniz temel şeyleri rahatlıkla
yapabiliyor. Üründe beğendiğimiz bir özellik
tasarımına önem verilmesi ve gerçekten şık durması.
Teknik Özellikler:
Ekran: 4.0 inç LCD (480x800)
İşlemci: 1.2 GHz ARM
İşletim Sistemi: Android 4.2.2 Jelly Bean
Bluetooth: Var
Boyutlar: 126 x 65 x 11 mm
TP-Link TL-WR841HP
Menzilinizi Yükseltin
Teknik Özellikler:
Arabirim: 4x100 Mbps LAN,
1x100 Mbps WAN
Kablosuz Standart: 802.11n
Amplikatör: 1000 mW
Anten: 2x5 dBi sökülebilir
Boyutlar: 168x130x31 mm
şubat’14
65
www.itadvisor.com.tr
Yüksek veri iletim hızına sahip olan TP-Link’in yeni
Router çözümü olan TL-WR841HP, 2 adet 5db’lik
antenleri ve 1000 mWatt’lık güçlü amplikatör’ü ile
büyük sükse topluyor . Bu ürünün en büyük özelliği
güçlü anten ve amplikatörü sayesinde benzer
ürünlerle kıyasla yaklaşık 4 kat daha yüksek bir menzile
ulaşabilmesi. Dolaysıyla özellikle büyük ofislerde büyük
artı sağlayan bu ürün, hemen hemen her alanda veri
iletim hızını performansını düşürmeden yapabiliyor.
Ürünün kurulumu gayet basit. Burada derin
bir Network bilgisine ihtiyaç yok. TL-WR841HP,
kullanıcıların, WEP şifrelemesine kıyasla iyileştirilmiş
güvenlik sağlayan bir WPA2 güvenli bağlantısını
otomatik olarak oluşturabiliyor. Yapmanız gereken tek
şey cihaz ve bağlantı kurulacak ürün üzerindeki “WPS”
(Wi-Fi Protected Setup) düğmelerine basmak. Hepsi
bu kadar. Ekstra bir şifre hatırlamanıza gerek yok.
TP-Link ile birlikte Easy Setup Assistant adlı bir
yazılım yer alıyor. Bu yazılım sayesinde birçok ayarı
uygulama üstünden yapmanızı sağlıyor. Daha
fazlasını isteyen kullanıcılar Web arayüzünden
gelişmiş ayarlara ulaşabiliyorlar.
TL-WR841HP menzil sıkıntısı çeken ve
performansından ödün vermek istemeyen
kullanıcılar için oldukça başarılı bir alternatif
olduğunu söylemeliyiz.
DENETİM MASASI
Ecevit Bıktım / Genel Yayın Yönetmeni
[email protected] twitter.com/ecevitBIKTIM
Yeni İnternet Yasası İle İlgili
Endişeler Dile Getirildi
İnternet yasası anayasal haklara müdahaledir diyen
Bilişim Muhabirleri Derneği’nin basın açıklaması
birçok endişeyi dile getirdi. İşte o açıklama...
C
5
651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla
İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunu” hakkında istenen torba yasa ile
yapılması istenen değişiklikler, kamuoyunu olduğu kadar, Bilişim Muhabirleri Derneği
üyelerini kaygılandırdı.
Yasanın yürürlüğe girmiş olduğu 2007’den bu yana, 5651 sayılı kanun hala tartışılmaya
devam ederken, bugüne kadar uygulanan “uyar kaldır” modelinin terkedilerek, herhangi
hukuksal bir karar olmadan yalnızca Bakan veya Telekomünikasyon İletişim Başkanı’nın
talimatıyla engellenme getirilmesi tam anlamıyla bir sansür uygulaması olup “demokrasi” ile
yönetildiği iddia edilen bir devletin normlarına uygun değildir.
İnternet trafik bilgilerinin zorunlu olarak kayıt altına alınması süresinin, 6 aydan bir yıla
çıkartılması, kullanıcıların verilerinin işlenerek, kötü amaçlı olarak kullanılmasına, ya da en
basit anlamıyla “fişleme” endişelerine yol açmaktadır.
Bu yasa gerek İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 19 maddesi, gerekse Türkiye
Anayasası’nın 26.’cı maddesi birinci fıkrasına yer almakta olan ifade özgürlüğü ile ilgili
maddelere ters düşmektedir.
Daha önce Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde Ahmet Yıldırım davası sonucunda 8.500
Euro tazminat ödemeye mahkum edilen ülkemizin ifade özgürlüğü karnesi ne yazık ki, bu tür
“sansürcü” yaklaşımlarla hep kırıklarla dolu olup demokratik itibarımız uluslararası alanda
zarar görmektedir.
BMD olarak özgürlüklerin başka özgürlüklerle sınırlanmış olduğunun farkındayız ve her
türlü suçun, her türlü ortamda cezalandırılmasının kamu vicdanı açısından gerekli olduğunun
bilincindeyiz. Bu nedenle İnternet ortamında işlenen suçların da, evrensel hukuk kuralları
çerçevesinde, itiraz hakları saklı kalmak kaydıyla TİB ve benzeri atanmışlarca değil yüce Türk
mahkemeleri tarafından değerlendirilmesi ve hükümlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. İleride
bir takım siyasi kaygılarla, keyfi olarak kullanılabilecek yasaklamaların ülkemizi birçok boyutta
kaos ortamına sokacağı endişesini taşıyoruz.
Yasa yapıcıdan beklentimiz, “ben yaptım oldu” zihniyetiyle hareket etmek yerine, BMD
ve diğer ilgili STK’ların da konuyla ilgili görüşlerine dikkate almaları ve ileride uygulama
aşamasında görülmesi muhtemel sıkıntıları bertaraf etmek adına kamu vicdanının sesini
duyması olacaktır.
Kamuoyuna saygılarımızla duyururuz,
Bilişim Muhabirleri Derneği
66
şubat’14
M
Y
CM
MY
CY
CMY
K