close

Enter

Log in using OpenID

AGFUND Proje Yarışması - Kula İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü

embedDownload
ARAŞTIRMA (Research)
Hacettepe Dişhekimliği Fakültesi Dergisi
Cilt: 30, Sayı: 2, Sayfa: 66-76, 2006
Kronik Periodontitisli Hastalarda Sistemik ve
Lokal Doksisiklin Tedavilerinin Dişeti Oluğu
Sıvısı Hidroksiprolin Düzeylerine Etkisi
A Comparative Evaluation of the Effects of
Systemic and Local Doxycycline Treatments on
Gingival Crevicular Fluid Hydroxyproline Levels in
Chronic Periodontitis Patients
*Doç.Dr. Ferda Alev AKALIN, **Yrd.Doç.Dr. Esra BALTACIOĞLU, *Prof.Dr. Dilek ŞENGÜN,
***Prof.Dr. Nurten RENDA, ****Prof.Dr. Süeda HEKİMOĞLU, ****Dr. Müge TAŞKIN
*****Dr. İnci FİŞENK ******Dr. Erdem KARABULUT
*Hacettepe Üniversitesi, Dişhekimliği Fakültesi, Periodontoloji Anabilim Dalı
**Karadeniz Teknik Üniversitesi, Dişhekimliği Fakültesi Periodontoloji Anabilim Dalı
***Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Biyokimya Anabilim Dalı
****Hacettepe Üniversitesi, Eczacılık Fakültesi, Farmasötik Teknoloji Anabilim Dalı
*****Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Mikrobiyoloji Anabilim Dalı
******Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Biyoistatistik Anabilim Dalı
ÖZET
ABSTRACT
Giriş: Kronik periodontitiste sistemik ve lokal doksisiklin (SD, LD) tedavilerinin dişeti oluğu sıvısı (DOS)
hidroksiprolin (Hyp) (kollagen belirteci) düzeylerine
etkileri karşılaştırılmıştır.
Gereç ve yöntem: Kırkbeş orta derecede-periodontitisli-hasta, 15 periodontal-sağlıklı kontrolde çalışılmıştır. Doksisiklin hastalarında, üst çenede bir
kuadranta sadece SD veya LD, diğerine SD+diştaşı
temizliği+kök düzeltmesi (SD+DKD) veya LD+DKD
uygulanmıştır. Bir gruba sadece DKD yapılmıştır.
Başlangıç klinik ölçümleri, DOS örneklemeleri tedaviden 7 hafta sonra tekrarlanmıştır. Hyp düzeyleri
spektrofotometrik olarak saptanmıştır.
Objective: To analyze the effects of systemic and
local doxycycline (SD, LD) on gingival crevicular
fluid (GCF) hydroxyproline (Hyp) in periodontitis.
Bulgular: Başlangıçta kontrollerden yüksek olan klinik parametreler ve Hyp (p<0.05) tedavi-sonrası
önemli derecede azalırken kontrol grubundan yüksekti (p<0.05). Yedi hafta sonunda en düşük Hyp düzeyi
DKD grubundaydı. (p<0.05). Doksisiklin veya DKDdoksisiklin bölgelerinde Hyp, tek başına DKDden
daha yüksek, zaman içindeki azalma daha düşüktü
(p<0.05).
Sonuç: Tedavi-sonrası azalan (DOS) Hyp, dişetinde
kollagen yıkımında azalmayı düşündürürken, doksisiklin gruplarında sadece DKD’den daha yüksek
olan Hyp, dişetinden DOSa olan yansıma (pozitif
korelasyon) nedeniyle bir taraftan da, doksisiklinin
dişetinde kollageni artırdığını düşündürmüştür. SD ve
LD arasında önemli bir fark gözlenmemiştir.
ANAHTAR KELİMELER
Doksisiklin, Kollagen, Hidroksiprolin, Dişeti oluğu
sıvısı, Kronik periodontitis
Material and methods:Forty-five moderate periodontitis-patients, 15 periodontally-healthy controls
were studied. Doxycycline patients received only SD
or LD in one, SD+scaling-root planning (SD+SRP),
or LD+SRP in the contra-lateral maxillary quadrant One group received only-SRP. Baseline and
post-treatment-7-weeks clinical measurements and
samplings were performed. Hyp levels were spectrophotometrically determined.
Results: Clinical parameters and Hyp levels reduced at 7 weeks (p<0.05), were higher in patients
(p<0.05). SRP provided lowest Hyp (p<0.05). SD
and LD alone or combined, provided higher Hyp,
lower reduction in time (p<0.05). Difference between SD and LD was not significant (p>0.05).
Conclusion:Reduced GCF Hyp shows a decrease in
gingival collagen-breakdown after treatments, while
higher Hyp suggests an increase of gingival collagen
(because of the correlation between gingiva and
GCF) by doxycycline, with no significant difference
between SD and LD.
KEYWORDS
Tetracycline, Doxycycline, Collagen, Hydroxyproline,
Gingival crevicular fluid, Chronic periodontitis
67
GİRİŞ
Periodontal hastalıklar, etyolojisinde bakteri,
immün cevap ve doku yıkımı olması nedeniyle
periodonsiyumun enfeksiyonlarıdır 1.Peridontitisin başarılı tedavisinde belki de en büyük zorluk
enfeksiyona neden olan bakterilerin uzaklaştırılması veya değiştirilmesidir2. Diğer taraftan periodontal hastalıkta yer alan konak cevabının
bloke edilmesi periodontolojide yeni gelişen bir
kavramdır 3.
Günümüze değin periodontolojide en çok kullanılan antibiyotikler, dişeti oluğu sıvısında (DOS)
en yüksek yoğunlukta bulunmaları ve Actinobacillus actinomycetemcomitans üzerine güçlü etkisi nedeniyle tetrasiklinler olmuştur4,5. İlk olarak
1948’de keşfedilen tetrasiklinlerin yapay yeni
şekilleri minosiklin ve doksisiklindir6. Bugün tetrasiklinlerin antimikrobiyal etkilerine ek olarak,
konak cevabını, tedaviye yönelik hafifleten antimikrobiyal- olmayan etkileri keşfedilmiştir: Diş
yapılarına fibroblast tutunmasını artırabilirler7,
matriks metalloproteinaz (MMP) inhibitörleri gibi
davranarak bağ dokusu yıkımını engelleyebilirler
ve ilacın bu yeteneği antimikrobial özelliklerinden
bağımsızdır 8-12.Düşük doz doksisiklin (DDD) ve
kimyasal olarak değiştirilmiş tetrasiklinler (chemically modified tetracyclines) (CMT)‘in dişeti ve
DOSda kollagenaz aktivitesini 8 veya polimorfonükleer lökositler (PMNL)in MMP-8 13 ve Porphyromonas gingivalis’in kollagenaz aktivitesini
12
engellediği veya azalttığı gösterilmiştir. Daha
sonraki çalışmalar tetrasiklinlerin umulmadık
şekilde başka yararlı etkilerini; osteoblast aktivitesini, kemik ve kollagen yapımını artırdığını
göstermiştir 12,14-20. Son zamanlarda minosiklinin
DOS IL-1 ve kemik yıkım ürünlerinde kısa süreli
potent bir azalma 20 veya kemik mineral yoğunluğunda bir artışa neden olduğu gösterilmiştir 18.
Antimikrobial dozun altındaki doksisiklinin (subantimicrobial dose doxycycline) (SDD), deneysel
periodontitiste alveoler kemik kaybında veya osteoklast sayısında önemli azalmaya neden olduğu belirtilmiştir 19. Araştırmacılar, tetrasiklinlerin
yeni keşfedilen bu özelliklerinin patolojik kolla-
gen yıkımıyla karakterize diş/periodontal ve tıbbi
hastalıkların tedavisine yeni bir yaklaşım sağlayabileceğini belirtmişlerdir 3.
Periodontal hastalıkların çeşitli tiplerdeki lokal ilaç uygulama sistemleri ile tedavisi 20 yılı
aşkın bir süre önce keşfedilmiştir 1,21. Periodontal
ceplerin içine konumlamak üzere düzenlenmiş
kontrollü salım sistemleri daha düşük dozlarla
daha uzun süre etkili düzeyler sağlayabilmekte ve
sistemik yan etki ya da bakteri direncine neden
olmamaktadır 22.
Çeşitli bağ dokusu bileşenlerinin DOS düzeyleri periodontal doku yıkımının göstergeleri
olabilir. Bağ dokusu yıkımının daha özgün bir belirteci (marker), genellikle sadece kollagene özgü
olduğu kabul edilen bir amino asit olan hidroksiprolindir (Hyp) 23,24,25. Tetrasiklinlerin periodontal
dokulardaki çeşitli biyokimyasal ve mikrobiyolojik
etkilerini araştıran çeşitli çalışmalar yapılmıştır.
Ancak bildiğimiz kadarıyla periodontal hastalıkta
sistemik ve lokal doksisiklin tedavilerinin kollagen
sentezi ve/veya yıkımı üzerine etkilerini karşılaştıran herhangi bir çalışma yapılmamıştır. Bu çalışmanın amacı, kronik periodontitis tedavisinde
cerrahi olmayan tedaviye ek olarak kullanılan sistemik doksisiklin (SD) ve lokal doksisiklin (LD)’in,
bir kollagen belirteci olan Hyp DOS düzeylerine
olan etkilerini karşılaştırmaktır.
GEREÇ ve YÖNTEM
Klinik Çalışmalar
Çalışma,Hacettepe Üniversitesi Dişhekimliği
Fakültesi Periodontoloji kliniğine periodontal sorunları veya kontrol nedeniyle gelen, günümüzde
kabul edilen kriterlere göre 26 kronik periodontitis (KP) tanısı koyulan toplam 45 hasta (24 kadın, 21 erkek) ve periodontal olarak sağlıklı 15
kontrol olmak üzere toplam 60 birey üzerinde
yürütüldü. Bireylerin hiçbirisinde herhangi bir
sistemik hastalık olmaması, son 6 ay içinde herhangi bir antibiyotik veya başka bir ilaç kullanmamış ve periodontal tedavi görmemiş olmaları,
sigara içmemeleri ve ağızda en az 16 diş bulunması kriterlerine dikkat edildi. Periodontal du-
68
rumlarının değişmemesi için hastalara başlangıç
klinik ölçümleri ve DOS örneklemelerinden önce
herhangi bir periodontal tedavi yapılmadı. Plak
uzaklaştırma, temizlik ve düzenli kontrol işlemleri
başlangıç ölçüm ve örneklemelerinden sonra ve
tedavi sonrası idame aşamalarında yapıldı. Hastalar çalışma hakkında bilgilendirildi ve onayları
alındı. Çalışma içerik ve düzeni Hacettepe Üniversitesi etik kurulu tarafından onaylandı.
yoluyla alınan tabletler kullandı. İlaç tedavisine başlandığı gün sabah diğer kuadranta lokal
anestezi altında DKD yapıldı. Bölge 1 hafta süreyle periodontal patla kapatıldı. İşlem derin diştaşı temizliği, subgingival bölgenin debridmanı ve
kök düzeltmesi işlemlerini içerecek şekilde yapıldı. İlaç tedavisinin başladığı ve DKD tedavisinin
yapıldığı günden 7 hafta sonra klinik ölçümler ve
DOS örneklemeleri tekrarlandı.
Doksisiklin hastalarında üst çenede 2 kuadrant çalışma bölgeleri olarak seçildi. Her iki kuadrantta da dişeti iltihabı ve % 50 kemik kaybı
gösteren en az 4 diş olmasına dikkat edildi. Örnekleme alanlarında ≥ 5 mm sondlama derinliği
olan bir veya birkaç cep bulunmaktaydı. Çalışma
SD ve LD tedavilerinin etkilerini karşılaştırmak
amacıyla yapıldığından hastalar her biri 15 denek içeren 3 büyük gruba ayrıldı: 1) SD tedavisi
gören hastalar: Üst çenede bir kuadranta sadece
SD tedavisi, yan kuadranta SD ve cerrahi olmayan tedavi (diştaşı temizliği ve kök düzeltmesi :
DKD) (SD+DKD) 2) LD tedavisi gören hastalar:
Bir kuadranta sadece LD tedavisi, yan kuadranta
LD+DKD tedavisi 3) Sadece DKD tedavisi gören
hastalar (üst çenede tek kuadrant)
LD ve LD+DKD grubu: Yedi kadın ve 8 erkek
hasta (ortalama yaş 42.4, 30-57 yaş) bu gruba
dahil edildi. Üsr çenede rastgele seçilen sağ veya
sol kuadrantta periodontal cep tabanlarına özel
enjektörle LD jeli uygulandı. Yan kuadranta lokal
anestezi altında LD+DKD tedavisi yapıldı. DKD
işleminden sonra cep tabanlarına LD jeli enjekte
edildi. Bölgeler 1 hafta süreyle periodontal patla
kapatıldı.
Klinik Ölçümler
Tüm bireylerin periodontal durumları cep derinliği (CD) (Williams periodontal sondu, Hu Friedy, Chicago, IL), klinik ataçman düzeyi (KAD),
dişeti indeksi (Dİ) 27, sulkuler kanama indeksi (SKİ)
28
ve plak indeksi (Pİ) 29 ölçümleriyle saptandı. Bu
ölçümler hastalarda başlangıçta ve tedavilerden
7 hafta sonra yapıldı. Periodontal kemik kaybını
belirlemek amacıyla tüm bireylerden tüm ağız periapikal radyograflar alındı.
Çalışma Grupları ve Tedaviler
SD ve SD+SRP grubu: Bu gruba 8 kadın, 7
erkek, 15 hasta dahil edildi (ortalama yaş 41.7,
30-57 yaş). Bu gruptaki hastalara, üst çenede bir
kuadrantta sadece SD sonuçlarını görmek için,
mekanik tedavi yapılmadı sadece SD tedavisi verildi. Hastalar ilk gün 100 mg x 2, diğer günler
100 mgx1/gün olmak üzere 14 gün süreyle ağız
DKD grubu: Bu grupta 9 kadın, 6 erkek (ortalama yaş 42.2, 33-61 yaş) 15 hasta tedavi edildi.
Bu hastalara üst çenede, belirtilen özelliklere sahip bir kuadranta lokal anestezi altında DKD tedavisi yapılarak 1 hafta süreyle periodontal patla
kapatıldı.
Tedavilerden sonra hastalara ağız sağlığı işlemleri önerilerinde bulunuldu, gerekli idame ve
plak kontrol işlemleri yapıldı. Yedi hafta sonunda, çalışmanın ölçüm ve örnekleme işlemleri bittikten sonra sadece SD ve LD tedavisi yapılan
kuadrantlara da mekanik tedaviler yapılarak hastaların tedavileri tamamlandı.
Kontrol grubu: Bu grup ağız hijyeni ve periodontal durumu iyi olan, dişeti iltihabı ve kanaması ve periodontal kemik kaybı olmayan, yaşları
24-32 arasında değişen (ortalama 27.2 yaş), 8
kadın, ve 7 erkekten oluşturuldu.
DOS Örneklemesi
KP hastalarında DOS örnekleri belirtilen özelliklere sahip çalışma bölgelerinden başlangıçta ve
tedavilerden 7 hafta sonra alındı. Kontrollerde
DOS üst çenede iltihap, kanama ve kemik kaybı
belirtisi olmayan bir kuadranttaki dişlerden toplandı. DOSun güvenli bir şekilde toplanması ve
69
kontaminasyonu önlemek amacıyla çalışmaya 2.
ve 3. molarlar dahil edilmedi. İritasyonu önlemek
amacıyla DOS örnekleri klinik ölçümlerden 1
gün sonra, sabah 8.00-10.00 arasında toplandı.
Örneklemeden önce aynı seansta supragingival
plak dikkatle uzaklaştırıldı. Bölge pamuk rulolarla izole edildi, havayla yavaşça kurutuldu. Örnekler standart kağıt şeritlerle (1.5x12 mm), şerit
cep tabanına doğru hafif bir direnç hissedilene
kadar itilerek30 ve 1 dakika bekletilerek toplandı.
Her kuadrant için 12 şerit kullanıldı. Tedavi sonrası örnekler aynı alanlardan alındı. Filtre kağıtlar aluminyum folyolara sarılarak sıkı kapatılmış
steril Eppendorf tüpleri içinde -30°C de çalışma
gününe kadar saklandı.
Laboratuvar Çalışmaları
Doksisiklin hiklat jelinin hazırlanması
Bu çalışmada, periodontal ceplerin tedavisi
için doksisiklin hiklatın stabil bir kontrollü salım
formülasyonu geliştirildi. Doksisiklin hiklat jel
formülasyonu Hacettepe Üniversitesi Eczacılık
Fakültesi Farmasotik Teknoloji Bölümü laboratuvarında hazırlandı.
Doksisiklin hiklatın dayanıklılığını korumak
için laboratuvarda anhidröz bir taşıyıcı sistem
formülasyonu geliştirilmiştir. Bu sistem, cebin
içinde DOSla karşılaştığında salımı kontrollü bir
şekle dönüşebilecek, likid kristal ve yarı katı bir
süspansiyon şeklinde hazırlanmıştır. Sistem monogliserid ve trigliserid karışımlarının cep sıvısıyla temas ettiğinde yarı katı hale gelmesi esasına
dayanmaktadır.
Çalışmada gliseril monooleat (GMO) ve susam
yağı karışımı, metronidazol için kullanılmış olan
önceki bir çalışmayı referans alarak31 anhidroz
ve toksik olmayan bir taşıyıcı sistem olarak seçilmiştir. Ürünün kıvamını oluşturmak için düşük
erime noktasına sahip bir trigliserid olan susam
yağı kullanılmıştır. Polar, hacimce genişleyebilir
bir lipid olan GMO ise suyla temasta yüksek derecede kübik faza geçebilen, ilacın salımını geciktirebilecek32 ve ilacı hidroliz ve oksidasyon gibi
kimyasal tepkimelerden koruyacak nitelikte bir
maddedir33. Aynı zamanda bio-yıkıma uğrayabi-
lir, şırınga ile uygulanabilir, periodontal cep içinde yarı katı hale geçebilir, mukozaya tutunabilir,
cep içine iyi uyabilir özellikte ve bazı ilaçlar için
kontrollü salım aracı olma niteliğinde bir maddedir 31. Doksisiklin hiklat jeli hazırlamak için,
60°-70°C’de eriyen GMOnun % 95’ine, % 5’ lik
susam yağı sürekli karıştırarak eklendi. Karışım
oda sıcaklığına kadar soğuduktan sonra bu karışıma homogen bir jel elde edene kadar % 10’luk
doksisiklin hiklat eklendi. Elde edilen jel klinik
kullanıma hazır şekilde enjektörlere kondu.
Doksisiklin hiklat konsantrasyonunun tayini
LD cebe uygulandıktan 24 saat ve 7 gün sonra DOS örnekleri toplandı. Bu örneklerde modifiye disk difüzyon yöntemiyle LD konsantrasyonu
tayin edildi. Mueller-Hinton Broth (MHB) içinde
aerobik koşullarda, 35°Cde yaklaşık 2.5 saat süreyle Bacillus cereus (NCTC 10320) geliştirildi.
Bakteri topluluğu 0.5 McFarland ile karşılaştırılabilir bir yoğunluk elde etmek üzere uyarlandı.
Daha sonra MHBde 1:100 oranında seyreltildi.
Bu süspansiyon Mueller-Hinton agar medyumu
yüzeyine ekildi. LDnin standart antibiyotik solüsyonlarını ve DOSları içeren filtre kağıtlar ekili
plakların yüzeylerine yerleştirildi. Tüm plaklar
aerobik koşullarda, 35°Cde 18 saat inkube edildi. Eliptik inhibisyon zonları uzun eksenlerinden
ölçüldü. Standart eğri oluşturmak için 10 farklı
konsantrasyon kendilerine ait inhibisyon zon diametreleriyle korele edildi. DOS örneklerindeki
yaklaşık LD konsantrasyonları bu regresyon eğrisinde saptandı34,35. LD konsantrasyonları 24
saatte 225±10 µg/ml ve 1 hafta sonra 20±5
µg/ml olarak ölçüldü. Çalışmamızda DOSda SD
konsantrasyonu ölçümüne gerek duyulmamıştır.
Literatürde belirtilen oral doksisiklin dozları 1.2
- 8.1 µg/ml (ilk 24 saat)36, 2.53 µg/ml (12 saat)2
veya 2-8 µg/ml arasında değişmektedir37.
DOS Hyp Tayini
Filtre kağıtlara emdirilen DOS örnekleri (her
bir kuadrant için 12 şerit) 0.5 ml distile su içeren
cam tüplere konarak 30 dakika bekletildikten
sonra 15 saniye süreyle vortekse kondu (KF-550GEF, Vortex, Genie Scientific Industries Inc. Bo-
70
hemia, NY). Ekstreler daha sonra 0.5 ml distile
su içeren başka tüplere aktarılarak yıkama işlemi
tekrarlandı ve iki 0.5 ml’lik sıvı birleştirilerek her
bir tüpte 1 ml’lik DOS ekstreleri elde edildi.
Sıvı ekstreleri +4°C’de 3000 rpm’de 10 dakika santrifüj edildi. Son hacimleri saptandıktan
sonra hidroliz tüplerine konuldu. Ekstrelere eşit
hacimlerde konsantre HCl konarak 110°C’de 16
saat hidroliz edildikten sonra NaOH (pH 7.0) ile
nötralize edildi. Tekrar santrifüj edildikten sonra oluşan supernatantlar Bergman ve Loxely’nin
38
spektrofotometrik yöntemiyle Hyp tayini için
kullanıldı. 1ml distile su eklenerek elde edilen
DOS ekstresindeki total Hyp miktarı saptandı ve
sonuçlar µg/ml- supernatant olarak hesaplandı.
Standardizasyon eşit örnek toplama süreleri ve
eşit sayıdaki standart kağıt şeritler ile sağlandı.
İstatistiksel Analizler
Başlangıç ve 7. haftadaki gruplar arası farklar
tek-yönlü varyans analizi (ANOVA) ile incelendi. Gruplar arası farklar önemli bulunduğundan,
gruplar arası karşılaştırmalar post-hoc Duncan
testi ile yapıldı. Grup içi karşılaştırmalarda zaman içindeki değişim için ‘ANOVA’nın tekrarlayan ölçümleri’ testi kullanıldı. Gruplar arası karşılaştırmaları yapmak için gruplar SD, LD, DKD
ve SD+DKD, LD+DKD, DKD olmak üzere ikiye
ayrıldı. Gruplararası karşılaştırmalar kontrol grubu da katılarak bu 3’lüler içinde yapıldı. Sağ ve
sol kuadrantlar arasındaki kıyaslamalar (sadece
doksisiklin ve kombine tedavi) eşleştirilmiş t-testi
ile yapıldı.
BULGULAR
Klinik Bulgular
Klinik ölçümler tüm ağızda yapıldı ancak sadece örnekleme bölge sonuçları verildi (Tablo
I). Başlangıçta tüm klinik parametreler hastalarda kontrollerden önemli derecede yüksek idi
(p<0.05). 7 hafta sonunda klinik parametreler başlangıça göre önemli derecede azalırken
kontrollerden önemli derecede yüksek bulundu
(p<0.05) (Tablo I). Klinik parametrelerde gruplar
arası farkların yanısıra zaman içindeki ortalama
değişim değerleri de Tablo 1’de gösterilmiştir. Klinik parametrelerde en fazla azalmalar LD+DKD
grubunda gözlenmiş KAD, Dİ ve DKİ değerlerindeki ortalama azalmalar (7 haftalık zaman içindeki değişim) diğer gruplardan önemli derecede
yüksek bulunmuştur (p<0.05).
DOS Hyp Düzeyleri
Başlangıçta tüm tedavi gruplarında Hyp değerleri kontrol grubundan önemli derecede yüksek bulunurken (p<0.05) tedavi grupları arasında
önemli bir fark gözlenmedi (p>0.05). 7 hafta sonunda da gruplar arasında önemli farklar gözlendi
(p<0.001). DOS Hyp düzeyleri tüm tedavi gruplarında kontrollerden önemli derecede yüksek bulundu (p<0.05). Tedaviler karşılaştırıldığında Hyp
düzeylerinin DKD grubunda diğer tüm gruplara
göre en düşük olduğu gözlendi (p<0.05). 7.hafta
sonunda, tek başına veya DKD ile kombine uygulanan SD ve LD arasında istatistiksel olarak
önemli fark bulunmadı (p>0.05) (Tablo II).
Tedavilerden sonraki 7 hafta içinde tüm gruplarda önemli değişimler gözlendi (p<0.05). DOS
Hyp düzeylerinde başlangıç değerlerine göre
önemli azalmalar saptandı (p<0.001) (Tablo III).
Tek başına doksisiklin tedavileri (SD ve LD)
ile sadece DKD tedavisi karşılaştırıldığında grup
zaman etkileşimi önemli bulundu (p<0.05). Zaman içindeki değişim gruplar arasında önemli
fark göstermekteydi (p<0.05). En fazla azalma
tek başına DKD grubunda gözlendi (p<0.05)
(Tablo III, Şekil 1). Kombine tedaviler DKD ile
karşılaştırıldığında zaman içindeki değişim yine
tüm gruplarda istatistiksel olarak önemli bulunurken (p<0.001) grup zaman etkileşimi açısından
(zaman içindeki değişim) gruplar arasında önemli
bir fark gözlenmedi (p>0.05) (Tablo III, Şekil 2).
Hyp düzeylerindeki azalmalar açısından SD ve
LD grupları arasında (tek başına veya kombine)
önemli fark gözlenmedi (p>0.05) (Tablo III).
Çalışmada ayrıca DOS Hyp düzeyleri tek
başına doksisiklin ve kombine tedaviler (sağ ve
sol kuadrantlar) arasında, SD ve LD gruplarının
kendi içinde karşılaştırıldı. Başlangıçta her iki
71
TABLO I
Klinik parametrelerin tedavi grupları arasında karşılaştırılması ve zaman içindeki değişiklikler
Parametre
Örnek
Bölge
CD
KAD
Dİ
SKİ
Pİ
n
15
Başlangıç
Grup
X ± SE
7 hafta
Fark
X ± SE
X ± SE
7 hafta
Fark
Başlangıç
7 hafta
Grup
X ± SE
X ± SE
X ± SE
t
p
t
p
SD
4.80±0.19
3.67±0.13*
1.13±0.11
SD+DKD
4.82±0.14
2.91±0.10
1.91±0.17
-0.16
0.873
5.73
<0.001
LD
4.56±0.13
3.21±0.09
1.35±0.08
LD+DKD
4.98±0.17
2.79±0.12
2.19±0.20
-3.39
0.004
3.29
0.005
DKD
4.62±0.16
2.89±0.11
1.72±0.16*
DKD
4.62±0.16
2.89±0.11
1.72±0.16
Kontrol
1.80±0.12*
1.80±0.12*
Kontrol
1.80±0.12*
1.80±0.12*
F=90.35,
P<0.001
F=46.87,
P<0.001
F=180.09,
P<0.001
F=21.53,
P<0.001
F=1.71,
P=0.193
SD
5.37±0.14
4.68±0.15
0.69±0.08*
SD+DKD
5.47±0.17
4.26±0.12
1.21±0.16
-0.77
0.452
4.20
0.011
LD
5.47±0.26
4.19±0.20
1.13±0.16
LD+DKD
5.74±0.25
3.96±0.19
1.77±0.17*
-3.45
0.004
2.44
0.029
DKD
5.39±0.20
4.30±0.18
1.10±0.13
DKD
5.39±0.20
4.30±0.18
1.10±0.13
Kontrol
1.89±0.11*
1.89±0.11*
Kontrol
1.89±0.11*
1.89±0.11*
F=89.28,
P<0.001
F=59.93,
P<0.001
F=5.62,
P=0.007
F=94.92,
P<0.001
F=56.63,
P<0.001
F=6.51,
P=0.003
SD
1.82±0.18
1.18±0.10
0.63±0.13
SD+DKD
1.71±0.17
1.06±0.08
0.65±0.13
1.39
0.186
1.52
0.151
LD
2.01±0.11†
1.13±0.08
0.88±0.10
LD+DKD
2.07±0.11*
1.05±0.06
1.02±0.10*
-1.37
0.191
1.03
0.320
DKD
1.61±0.13†
1.07±0.09
0.54±0.49
DKD
1.61±0.13
1.07±0.09
0.54±0.12
Kontrol
0.55±0.05*
0.55±0.05*
Kontrol
0.55±0.05*
0.55±0.05*
F=26.18,
P<0.001
F=13.69,
P<0.001
F=1.92,
P=0.159
F=28.72,
P<0.001
F=13.10,
P<0.001
F=4.21,
P=0.022
SD
3.16±0.15
2.48±0.12†
0.69±0.15
SD+DKD
3.05±0.14
2.21±0.13
0.84±0.12
1.25
0.232
2.26
0.041
LD
3.36±0.13
2.34±0.08
1.02±0.12
LD+DKD
3.45±0.11*
2.16±0.09
1.29±0.08*
-1.42
0.179
2.40
0.031
DKD
3.02±0.13
2.17±0.05†
0.85±0.13
DKD
3.02±0.13
2.17±0.05
0.85±0.13
Kontrol
0.20±0.03*
0.20±0.03*
Kontrol
0.20±0.03*
0.20±0.03*
F=158.84,
P<0.001
F=173.67,
P<0.001
F=1.52,
P=0.230
F=180.09,
P<0.001
F=131.16,
P<0.001
F=5.14,
P=0.010
SD
1.43±0.11
0.85±0.07
0.58±0.10
SD+DKD
1.48±0.12
0.75±0.07
0.73±0.12
-0.74
0.474
2.03
0.062
LD
1.59±0.12†
0.90±0.04
0.69±0.10
LD+DKD
1.55±0.15
0.85±0.05
0.70±0.12
0.50
0.623
1.33
0.204
DKD
1.29±0.09†
0.90±0.05
0.40±0.09
DKD
1.29±0.09
0.90±0.05
0.40±0.09
Kontrol
0.49±0.03*
0.49±0.03*
Kontrol
0.49±0.03*
0.49±0.03*
F=26.66,
P<0.001
F=15.09,
P<0.001
F=20.05,
P<0.001
F=12.23,
P<0.001
* Fark istatistiksel olarak önemli (p≤ 0.05).
X
Başlangıç
: Ortalama
SE: Standart hata
F=6.02,
P=0.005
F=2.36,
P=0.107
F=2.77,
P=0.074
72
TABLO II
DOS Hyp düzeylerinin gruplar arası karşılaştırması
n
15
7 hafta
Başlangıç
Başlangıç
7 hafta
X ± SE
X ± SE
Grup
X ± SE
X ± SE
SD
1.72±0.03
1.56±0.03
SD+DKD
1.76±0.03
1.46±0.03
LD
1.76±0.03
1.59±0.04
LD+DKD
1.76±0.03
1.46±0.03
DKD
1.66±0.06
1.31±0.04*
DKD
1.66±0.06
1.31±0.04*
0.58±0.03*
0.58±0.03*
Kontrol
0.58±0.03*
0.58±0.03*
F=236.4, P<0.001
F=178.2, P<0.001
F=62.0, P<0.001
F=30.4, P<0.001
Kontrol
Grup
* Fark istatistiksel olarak önemli (p< 0.05).
X
: Ortalama (µg/ml-supernatan)
SE: Standart hata
TABLO III
DOS Hyp düzeylerinin tedavi öncesi ve sonrası grup içi karşılaştırmaları (gruplarda zaman içindeki değişimler)
n
15
Başlangıç
7 hafta
Fark
X ± SE
X ± SE
X ± SE
SD
1.72±0.03
1.56±0.03
0.16±0.13
LD
1.76±0.03
1.59±0.04
0.17±0.15
DKD
1.66±0.06
1.31±0.04*
0.36±0.22*
Grup
Zaman içinde değişim
F=82.7; P<0.001
Grup-zaman etkileşimi
F=6.49; P=0.003
Gruplar
F=10.2; P<0.001
n
15
Başlangıç
7 hafta
Grup
X ± SE
X ± SE
X ± SE
1.76±0.03
1.46±0.03
0.30±0.18
1.76±0.03
1.46±0.03
0.30±0.20
1.66±0.06
1.31±0.04*
0.36±0.22
SD+DKD
LD+DKD
DKD
Zaman içinde değişim
F=113.4; P<0.001
Grup- zaman etkileşimi
F=0.37; P=0.688
Gruplar
F=6.3; P=0.003
* Fark istatistiksel olarak önemli (p< 0.05).
X
: Ortalama (µg/ml-supernatan) SE: Standart hata
Fark
73
Grup
--------
Grup
--------
SD+DKD
SD
LD
LD+DKD
DKD
DKD
ŞEKİL 1
ŞEKİL 2
DOS Hyp düzeylerinde SD, LD ve DKD tedavileriyle zaman
içinde olan değişimler Hyp’de DKD ile olan azalma SD ve LD
tedavilerinden önemli derecede fazla (p<0.05)
DOS Hyp düzeylerinde SD+DKD, LD+DKD ve DKD
tedavileriyle zaman içinde olan değişimler Zaman içindeki
değişim açısından gruplar arası fark önemsiz (p>0.05)
ilaç grubunda da sağ ve sol kuadrantlar arasında önemli fark gözlenmezken (p>0.05), 7 haftada önemli farklar gözlendi. DOS Hyp düzeyleri
kombine tedavi bölgelerinde tek başına doksisiklin bölgelerinden önemli derecede düşük bulundu (SD ve LD grupları için sırasıyla: p<0.001,
p<0.05) (Tablo IV).
na kadar önemli azalmalar göstermiştir. Değişik
periodontitis tiplerinde ve periodontal sağlıkta
dişeti ve DOS Hyp düzeyleri arasında kuvvetli pozitif korelasyonlar olduğu saptanmış, dişeti
Hyp’nin, dişetindeki kollagen miktarı ve/veya
sentezini gösterirken DOS Hyp’nin kollagen yıkımını gösterebileceği belirtilmiştir. Ancak dişeti
ve DOS Hyp arasındaki kuvvetli pozitif korelasyon nedeniyle DOS Hyp’nin aynı zamanda dişetindeki kollagen miktarı/sentezini yansıtabileceği
belirtilmiştir 39. Bu çalışmada, DOS Hyp düzeylerinin tedavilerden sonra önemli derecede azalması iltihabın iyileşmesine bağlı olarak dişetinde
kollagen yıkımının azaldığını düşündürmektedir.
Doksisiklin gruplarında (tek başına veya kombine) DOS Hyp’nin azalması, hem ilacın antimikrobiyal etkisine hem de doksisiklinin dişetinde
kollagenaz aktivitesini inhibe etmesine bağlı olabilirken, DKD grubunda bu azalma mekanik te-
TARTIŞMA
Çalışmamız tüm tedavi gruplarında KP hastalarında DOS Hyp düzeylerinin sağlıklı kontrollerden önemli derecede daha yüksek olduğunu
göstermiştir. Çalışmanın bu bulgusu, değişik
periodontitis tiplerinde dişeti ve DOS Hyp düzeylerinin kontrollerden önemli derecede yüksek olduğunu gösteren önceki bir çalışmayla 39
uyumludur. Başlangıçta tedavi grupları arasında
önemli bir fark gözlenmemiş, tüm tedavilerden
sonra Hyp düzeyleri başlangıçtan 7 hafta sonu-
74
TABLO IV
SD ve LD gruplarında tek başına doksisiklin ve kombine tedavilerin karşılaştırılması
n
15
SD
SD+DKD
LD
LD+DKD
X ± SE
X ± SE
t
p
X ± SE
X ± SE
t
p
Başlangıç
1.72±0.03
1.76±0.03
-1.07
0.301
1.76±0.03
1.76±0.03
-0.15
0.880
7 hafta
1.56±0.03
1.46±0.03
4.96
<0.001
1.59±0.04
1.46±0.03
4.24
0.001
SD ve LD gruplarında iki kuadrant arasındaki fark istatistiksel olarak önemli (p< 0.05).
X
: Ortalama (µg/ml-supernatan) SE: Standart hata
mizlikten sonra hastalıklı bölgelerin iyileşmesine
bağlı olabilir.
Çalışmalar, tetrasiklin ve doksisiklinin kollagenaz aktivitesini inhibe ederek kollagen yıkımını
azalttığını göstermektedir8,10-13. Sistemik doksisiklinin rekurent periodontitisteki etkisinin, hem
antimikrobial hem de daha önemlisi kollagenaz
aktivitesini inhibe edici özelliğine bağlı olduğu
belirtilmiştir40. Çeşitli çalışmalar tetrasiklinlerin
antimikrobiyal olmayan etkileri nedeniyle periodontal hastalık tedavisindeki yararlarını göstermiştir8,9,41-44. Erişkin periodontitisli hastalara verilen oral DDD, DOS’taki kollagenaz aktivitesini
önemli derecede azaltmış8,41 veya DKD’ye ek olarak kullanılan SDD, dişeti biyopsileri ve DOS’taki
kollagenazı ve cep derinliğini azaltmıştır42.
Tedaviler karşılaştırıldığında en düşük Hyp
düzeyi tek başına DKD tedavisinden sonra gözlenmiş, tek başına veya kombine tedavi ile uygulanan doksisiklin, DKD’den önemli derecede
daha yüksek Hyp düzeyleri sağlamıştır. Dişeti ve
DOS Hyp arasındaki kuvvetli pozitif korelasyon
nedeniyle 39, doksisiklin gruplarında dişetinde
de Hyp ve muhtemelen kollagen miktarı ve/veya
sentezinin DKD grubundan daha yüksek olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca aynı ağız içinde sağ ve
sol kuadrantlar arasında yaptığımız kıyaslamalarda tek başına doksiklinin kombine tedaviden daha
yüksek Hyp düzeyleri sağladığını gözledik. Bu
bulgular doksisiklinin dişeti kollagenini artırdığını
düşündürmekte ve tetrasiklin ve doksisiklinin tip
I ve tip II kollagen sentezini artırdığını gösteren
çalışmaları desteklemektedir10, 45. Periodontal li-
gament fibroblastlarında protein ve prokollagen
sentezinin arttığı46, tetrasiklin ve minosiklinin
osteoblast aktivitesi, kemik ve kollagen sentezini artırdığı gösterilmiştir16,18. Çalışmamızda Hyp
düzeylerine etkide SD ve LD arasında önemli
bir fark gözlemedik. Bu bulgu sistemik ve lokal
olarak uygulanan doksisiklin tedavilerinin dişeti
kollagenine etkilerinin farklı olmadığını göstermektedir.
Çalışmamızda uygulanan 5 farklı tedavi de 7
haftada klinik parametrelerde önemli düzelmeler
sağlamıştır. Tek başına SD ve LD tedavileriyle
bile önemli iyileşmeler sağlanmıştır.Diğer tedavilerle kıyaslandığında LD+DKD tedavisi, KAD, Dİ
ve SKİ’de istatistiksel olarak önemli farkla tüm
parametrelerde en fazla iyileşmeyi sağlamıştır.
LD+DKD ile elde edilen ortalama CD ve KAD
azalmaları sırasıyla 2.19 ±0.20mm ve 1.77±0.17
mm idi. Bu bulgular Tomasi ve ark.nın47 çalışmasındaki CD azalması ile uyumlu KAD kazancında ise daha yüksektir. Bu çalışmada hazırlanan
doksisiklin hiklat jel konsantrasyonu (225±10
µg/ml ve 20±5 µg/ml), literatürdeki çalışmalardan (AtridoxTM Block Drug Inc.) (1900 µg/ml) çok
daha düşüktür. Eğer konsantrasyon daha yüksek
olsaydı klinik ve belki Hyp sonuçlarının çok daha
iyi olabileceği düşünülebilir.
Bulgularımıza göre, azalan DOS Hyp düzeylerinin yansıttığı gibi doksisiklin antimikrobiyal
ve antimikrobiyal-olmayan özellikleriyle kollagen
yıkımını azaltmış görünmektedir. Ancak tek başına DKD ile kıyaslandığında, doksisiklin gruplarında daha yüksek olan Hyp düzeyleri, dişeti ve
75
DOS arasındaki kuvvetli pozitif korelasyon nedeniyle doksisiklin gruplarında dişetinde daha fazla
kollagen bulunduğunu ve doksisiklinin kollagen
yapımını artırdığını düşündürmektedir. Hyp açısından iki grup arasında önemli bir fark olmasa
da, LD+DKD’nin sağladığı daha iyi klinik sonuçlar, SD’nin yan etkileri de gözönüne alındığındaKP’nin cerrahi olmayan tedavisinde bu modelin
kullanımının daha tercih edilebilir olduğunu düşündürmektedir.
KAYNAKLAR
1. Greenstein G, Polson A. The role of local drug delivery in
the management of periodontal diseases: a comprehensive
review. J Periodontol 1998; 69: 507-520.
2. Stoller NH, Johnson LR, Trapnell S, Harrold CQ, Garrett,
S. The pharmacokinetic profile of a biodegradable
controlled-release delivery system containing doxycycline
compared to systemically delivered doxycycline in gingival
crevicular fluid, saliva and serum. J Periodontol 1998; 69:
1085-1091.
3. Golub LM, Wolff M, Roberts S, Lee HM, Leung M,
Payonk GS. Treating periodontal diseases by blocking
tissue-destructive enzymes. J Am Dent Assoc 1994; 125:
163-170.
4. Gordon JM, Walker CB, Murphy JC, Goodson JM,
Socransky SS. Concentration of tetracycline in human
gingival fluid after single doses. J Clin Periodontol
1981;8:117-121.
5. Slotz J, Rosling BG. Suppression of the periodontopathic
microflora in localized juvenile periodontitis by systemic
tetracycline. J Clin Periodontol 1983; 10: 465-486.
6. Kucers A, Crowe SM, Grayson ML, Hoy JF. The use of
antibiotics. A clinical review of antibacterial antifungal
and antiviral drugs. ed. 5, Oxford, 1997, ButterworthHeinemann, s.719-762.
7. Terranova VP, Franzetti LC, Hick S, Di Florio RM,
Lyall RM, Wikesjo UM et al. A biochemical approach to
periodontal regeneration: tetracycline treatment of dentin
promotes fibroblast adhesion and growth. J Periodontal
Res 1986; 21: 330-337.
8. Golub LM, Ciancio S, Ramamurthy NS, Leung M,
McNamara TF. Low- dose doxycycline therapy: effect
on gingival and crevicular fluid collagenase activity in
humans. J Periodontal Res 1990; 25: 321-330.
9. Pourtaghi N, Radvar M, Mooney J, Kinane DF. The effect
of subgingival antimicrobial therapy on the levels of
stromelysin and tissue inhibitor of metalloproteinases in
gingival crevicular fluid. J Periodontol 1996; 67: 866-870.
10. Pirila E, Ramamurthy NS, Maisi P, McClain S.A, Kucine
A, Wahlgren J et al. Wound healing in ovariectomized
rats : effects of chemically modified tetracycline (CMT-8)
and estrogen on matrix metalloproteinases-8,-13 and type
I collagen expression. Curr Med Chem 2001; 8: 281-294.
11. Ryan ME, Usman A, Ramamurthy NS, Golub LM,
Greenwald RA. Excessive matrix metalloproteinase
activity in diabetes: inhibition by tetracycline analogues
with zinc reactivity. Curr Med Chem 2001; 8: 305-316.
12. Grenier D, Plamondon P, Sorsa T, Lee HM, McNamara
T, Ramamurthy NS et al. Inhibition of proteolytic,
serpinolytic, and progelatinase-b activation activities
of periodontopathogens by doxycycline and the nonantimicrobial chemically modified tetracycline derivatives.
J Periodontol 2002; 73: 79-85.
13. Golub LM, Sorsa T, Lee HM, Ciancio S, Sorbi D,
Ramamurthy NS et al. Doxycycline inhibits neutrophil
(PMN)-type matrix metalloproteinases in human adult
periodontitis gingiva. J Clin Periodontol 1995; 22: 100109.
14. Golub LM, Ramamurthy NS, Kaneko H, Sasaki T, Rifkin
B, McNamara TF. Tetracycline administration prevents
diabetes-induced osteopenia in the rat: initial observations.
Res Com Chem Pathol Pharm 1990; 68: 27-40.
15. Sasaki T, Kaneko H, Ramamurthy NS, Golub LM.
Tetracycline administration restores osteoblast structure
and function during experimental diabetes. The Anat Rec
1991; 231: 25-34.
16. Sasaki T, Ramamurthy NS, Golub LM. Tetracycline
administration increases collagen synthesis in osteoblasts
of streptozotocin-induced diabetic rats: a quantitative
autoradiographic study. Calcif Tis Int 1992; 50: 411-419.
17. Vernillo AT, Rifkin BR. Effects of tetracyclines on bone
metabolism. Adv Dent Res 1998; 12: 56-62.
18. Williams S, Barnes J, Wakisaka A, Ogasa H, Liang CT.
Treatment of osteoporosis with MMP inhibitors. Ann New
York Acad Sci 1999; 30: 191-200.
19. Bezerra MM, Brito GA, Ribeiro RA, Rocha FA. Low-dose
doxycycline prevents inflammatory bone resorption in
rats. Braz J Med Biol Res 2002; 35: 613-616.
20. Oringer RJ, Al-Shammari KF, Aldredge WA, Iacono
VJ, Eber RM, Wang HL et al. Effect of locally delivered
minocycline microspheres on markers of bone resorption.
J Periodontol 2002; 73: 835-842.
21. Goodson JM, Haffajee A, Socransky SS. Periodontal
therapy by local delivery of tetracycline. J Clin Periodontol
1979; 6: 83-92.
22. Polson AM, Garrett S, Stoller NH, Bandt CL, Hanes PJ,
Killoy WJ et al. Multi-center comparative evaluation of
subgingivally delivered sanguinarine and doxycycline
in the treatment of periodontitis. II. Clinical results. J
Periodontol 1997; 68: 119-126.
23. Paunio K. On the hydroxyproline-containing components
in the gingival exudate. J Periodontal Res 1971; 6: 115117.
24. Hara K, Takahashi T. Hydroxyproline content in gingival
exudate before and after periodontal surgery. J Periodontal
Res 1975; 10: 270-274.
25. Svanberg GK. Hydroxyproline titers in gingival crevicular
fluid. J Periodontal Res 1987; 22: 212-214.
76
26. Armitage GC. Development of a classification system
for periodontal diseases and conditions. In: Genco RJ,
Armitage GC, Annals of Periodontology. International
Workshop for a Classification of Periodontal Diseases and
Conditions.Chicago, IL: AAP, 1999: Vol. 4, 1-6.
27. Löe H, Silness J. Periodontal disease in pregnancy I.
Prevalance and severity. Acta Odontol Scand 1963; 21:
533-555.
28. Muhlemann HR, Son S. Gingival sulcus bleeding- a
leading symptom in initial gingivitis. Helv Odontol Acta
1971; 15: 107-113.
29. Silness J, Löe H. Periodontal disease in pregnancy.
II. Correlation between oral hygiene and periodontal
condition. Acta Odontol Scand 1964; 22: 121-135.
30. Brill N. The gingival pocket fluid. Studies of its occurrence,
composition and effect. Acta Odontol Scand 1962; 20
(Suppl. 32): 111-115.
31. Norling T, Lading P, Engström S, Larsson K, Krog N,
Nissen SS. Formulation of a drug delivery system based
on a mixture of monoglycerides and triglycerides for use
in the treatment of periodontal disease. J Clin Periodontol
1992; 19: 687-692.
32.
Engström S, Lindahl L, Wallin R, Engblom J. A
study of polar lipid drug carrier systems undergoing a
thermoreversible lamellar-to-cubic phase transition. Int J
Pharm 1992; 86: 37-145.
33. Sadhale Y, Shah JC. Glyceryl monooleate cubic phase gel
as chemical stability enhancer of cefazolin and cefuroxime.
Pharm Dev Tech 1998; 3: 549-556.
34. Tonetti M, Cugini MA, Goodson JM. Zero-order delivery
with periodontal placement of tetracycline-loaded ethylene
vinyl acetate fibers. J Periodontal Res 1990; 25: 243-249.
35. Koneman EW, Allen SD, Janda WM, Schreckenberger
PC, Winn Jr WC. Color atlas and textbook of diagnostic
microbiology. ed.5. Philadelphia, 1997, Lippincott s.820823.
36. Pascale D, Gordon J, Lamster I, Mann P, Seiger M, Arndt
W. Concentration of doxycycline in human gingival fluid.
J Clin Periodontol 1986; 13: 841-844.
37. Mombelli AW, van Winkelhoff AJ. The systemic use of
antibiotics in periodontal therapy. In: Lang NP, Karring
T, Lindhe J, Proceedings of the 2nd European Workshop
on Periodontology. Chemicals in Periodontics, Berlin:
Quintessence Books, 1997: 38-77.
hydroxyproline. Anal Chem 1963; 35: 1961-1965.
39. Akalın A, Şengün D, Eratalay K, Renda N, Çağlayan,G.
Hydroxyproline and total protein levels in gingiva and
gingival crevicular fluid in patients with juvenile, rapidly
progressive and adult periodontitis. J Periodontol 1993; 64,
323-329.
40. McCulloch CA, Birek P, Overall C, Aitken S, Lee W,
Kulkarni G. Randomized controlled trial of doxycycline in
prevention of recurrent periodontitis in high risk patients:
antimicrobial activity and collagenase inhibition. J Clin
Periodontol 1990; 17: 616-622.
41. Golub LM, McNamara TF, Ryan ME, Kohut B, Blieden T,
Payonk G et al. Adjunctive treatment with subantimicrobial
doses of doxycycline: effects on gingival fluid collagenase
activity and attachment loss in adult periodontitis. J Clin
Periodontol 2001; 28: 146-156.
42. Ashley RA. Clinical trials of a matrix metalloproteinase
inhibitor in human periodontal disease. Ann New York
Acad Sci 1999; 878: 335-346.
43. Emingil G, Atilla G, Sorsa T, Luoto H, Kırılmaz L, Baylas
H. The effect of adjunctive low-dose doxycycline therapy
on clinical parameters and gingival crevicular fluid matrix
metalloproteinase-8 levels in chronic periodontitis. J
Periodontol 2004; 75:106-115.
44. Emingil G, Atilla G, Sorsa T, Savolainen P, Baylas
H. Effectiveness of adjunctive low-dose doxycycline
therapy on clinical parameters and gingival crevicular
fluid laminin-5γ2 chain levels in chronic periodontitis. J
Periodontol 2004; 75:1387- 1396.
45. Karimbux NY, Ramamurthy NS, Golub LM, Nishimura
I. The expression of collagen I and XII mRNAs in
Porphyromonas gingivalis induced periodontitis in rats: the
effect of doxycycline and chemically modified tetracycline
(CMT-1). J Periodontol 1998; 69: 34-40.
46. Sasaki T, Ramamurthy NS, Yu Z, Golub LM. Tetracycline
administration increases protein (presumably procollagen)
synthesis and secretion in periodontal ligament fibroblasts
of streptozotocin-induced diabetic rats. J Periodontal Res
1992; 27: 631-639.
47. Tomasi C, Wenström JL. Locally delivered doxycycline
improves the healing following non-surgical periodontal
therapy in smokers. J Clin Periodontol 2004; 31: 589-595.
38. Bergman I, Loxely R. Two improved and simplified
methods for the spectrophotometric determination of
İLETİŞİM ADRESİ
Doç.Dr. Alev AKALIN
Hacettepe Üniversitesi, Dişhekimliği Fakültesi Periodontoloji Anabilim Dalı, 06100 Sıhhiye/Ankara
Tel: 0 312 305 22 17, E-posta: [email protected]
Author
Document
Category
Uncategorized
Views
1
File Size
461 KB
Tags
1/--pages
Report inappropriate content