close

Enter

Log in using OpenID

BLUTstrom? - doktorlar24.de

embedDownload
Deutsch-Türkisches Gesundheitsmagazin
06/14
Was tun bei
Teegenuss –
Stimmungstiefs?
Medikamente und
Behandlung
Für Gesundheit und
wohlbefinden
—
—
Kış Depresyonuna
Karşı ne Yapmalıyız?
Ilaçlar ve Tedav
Sağlık ve Sıhhat
için – Çay Zevki
Vegan For Youth
Die Attila Hildmann Triät
BLUTstrom?
Was schwimmt im
Häufige Erkrankungen des Blutes
Kan dolaşımında neler var?
doktorlar24.de
Mit freundlicher Empfehlung / Tavsiye edilir:
Günümüzün Modern İşitme Sistemleri
Yeni ve güçlü otomatik çalışma sistemi ile benzersiz ses konforu, kolay kullanımı ve farkedilmeyen
küçük boyutuyla teknolojinin son ürünü. Ev ve cep telefonlarına, televizyona ve müzik setine kablosuz bağlanabilir. Çeşitli fiyat kategorileriyle her yaşam tarzına uygun, yüksek kalitede işitme
cihazları. Dijital teknolojisiyle en iyi seviyede konuşma anlaşılırlığı sunan kaliteli işitme cihazları şimdi
ücretsiz tarifelerle. Sunduğumuz bağlayıcı olmayan danışmanlık hizmetimizden, yakınlarınız ve aileniz için ise önerilerimizden faydalanın.
Noel bayramı için özel kampanya!
31.01.2015 tarihine kadar başvurun, iki işitme cihazı satın alın, indirim kuponlarınız bizden!
İşitme cihazı başına 200 Euro’dan başlayan ek ödemelerde,
40 Euro‘nun üzerinde indirim kuponu
İşitme cihazı başına 500 Euro’dan başlayan ek ödemelerde,
140 Euro‘nun üzerinde indirim kuponu
İşitme cihazı başına 800 Euro’dan başlayan ek ödemelerde,
240 Euro‘nun üzerinde indirimkuponu
İşitme cihazı başına 1200 Euro’dan başlayan ek ödemelerde,
440 Euro‘nun üzerinde indirim kuponu
Sağlık ve esenliğiniz bizim için değerlidir.
Alanında uzman, özenli ve güleryüzlü Aurrex ekibimizle hizmetinizdeyiz.
Almanca, rusça, türkçe ve ingilizce dillerinde bize danışabilirsiniz.
Aurrex Hörsysteme in Berlin
Fachgeschäft Berlin-Neukölln
Fachgeschäft Berlin-Mariendorf
Karl-Marx-Straße 123 | 12043 Berlin
U7 Karl-Marx-Straße
Mariendorfer Damm 18 | 12109 Berlin
U6 Ullsteinstraße
Telefon: 030 680 80 250
www.aurrex.de
Telefon: 030 761 09 270
[email protected]
Impressum/ Künye
Verlag:
think:different gmbh
Jagowstraße 22
10555 Berlin
Tel: +49 (0) 30 / 30 12 92 88
Fax: +49 (0) 30 / 30 12 92 66
Geschäftsführer: Bülent Bastürk
[email protected]
Redaktion:
Suzan Gülsüm
Nihat Baştürk
Anil Kocatepe
Anna Gupta
Celal Şerif
Übersetzung:
Canan Melanie Eris
Marketing:
Bülent Bastürk
Beratung:
Buket Bastürk, Dipl. Juristin
Layout:
Niels Zabel
Bildnachweis:
iStock Photo, Fotolia
Çok Yaşa veröffentlicht Beiträge, die urheberrechtlich geschützt sind. Mit Namen gezeichnete Beiträge stimmen nicht in jedem
Fall mit der Meinung und Auffassung des
Verlages und der Redaktion überein, hierfür
liegt die Verantwortung bei den Autoren. Alle
Rechte, insbesondere das der Übersetzung
Liebe Cok Yasa-Leserinnen
und -Leser,
Değerli Çok Yaşa Okuyucuları,
die Tage werden kürzer und lassen
uns sehnsuchtsvoll an den Sommer
denken. Wenn es draußen kalt und
ungemütlich wird, möchte man sich
am liebsten nur zu Hause aufhalten.
Das wäre zwar angenehm, aber trotzdem ein Fehler. Denn der Aufenthalt
an der frischen Luft, stärkt nicht nur
unsere Abwehr, sondern hebt auch
unsere Stimmung. Auch wenn es
schwer fällt, machen Sie regelmäßig
einen Spaziergang. Achten Sie auf eine gute und ausgewogene Nährung
und vergessen Sie nicht zu trinken.
Durch ausreichend Flüssigkeit halten Sie Ihren Stoffwechsel und Ihre
Schleimhäute in „Schwung“. Durch die
trockene Heizungsluft in den Räumen
werden gerade Schleimhäute sehr in
Mitleidenschaft gezogen und können
sich schlechter gegen Krankheitserreger wehren. Guter Schlaf, das richtige Maß zwischen Anspannung und
Entspannung sowie viele schöne Erlebnisse mit der Familie und Freunden lassen die kalte Jahreszeit schnell
vergehen. Und vielleicht schauen wir
im nächsten Frühjahr zurück und sagen uns: „Auch wenn es kalt war, eigentlich war eine schöne Zeit“.
Değerli Çok Yaşa Okuyucuları, günler kısalmakta ve bizim özlemle yaz mevsimini düşünmemize
neden olmaktadır. Dışarısı soğuk
ve rahatsızlık vericiyken, genelde
daha çok evde oturmak isteriz. Bu
bize daha rahat gelebilir, ama buna rağmen bir hatadır. Çünkü temiz
hava sadece bağışıklık sistemimizi
kuvvetlendirmez, keyfimizi de yerine getirir. Size zor gelse de, düzenli
olarak yürüyüşler yapın. Sağlıklı ve
dengeli beslenmeye dikkat edin ve
sıvı tüketmeyi unutmayın. Yeterli mikarda sıvı metabolizmayı ve mukoza
tabakasını canlı tutar. Odalardakı kuru kalorifer havası, mukoza tabakasını
etkiler ve hastalıklara karşı kendilerini kötü bir şekilde savunmalarına
neden olur. İyi uyku, gerginlikle
gevşeme arasındaki doğru ölçü, aile
ve arkadaşlarla yaşanan güzel zamanlar soğuk kış günlerinin hızlı geçmesini sağlar. Ve belki de gelecek bahar
geriye bakacağız ve kendimize “soğuk
olsa da, aslında güzeldi“ diyeceğiz.
Sağlıcakla kalın
Bleiben Sie gesund und munter!
in fremde Sprachen, sind vorbehalten. Auch
die Rechte der Wiedergabe durch Vortrag,
Funk- und Fernsehsendung, im Magnettonverfahren oder auf ähnlichem Wege bleiben
vorbehalten. Alle Informationen und Berichte stammen aus zuverlässigen Informationsquellen, sind mit Sorgfalt recherchiert und
werden veröffentlicht nach bestem Wissen,
aber ohne Gewähr, Für unverlangt eingesandte Manuskripte übernimmt die Redaktion keine Haftung.
Dr. Yüksel Özdemir
Sağlık bilgisi
Anadilinizi konuşan doktormu
arıyorsunuz? Almanyada türkçe
konuşan doktorları bu sitede bulabilirsiniz www.doktorlar24.de
Suchen Sie einen Arzt, der Ihre
Sprache spricht? Auf der Website
www.doktorlar24.de finden Sie
Ärzte in Deutschland, die Türkisch
sprechen.
Dergimiz hakkındaki eleştiri ve önerilerinizi
[email protected]
adresine iletebilirsiniz.
Çok Yaşa
3
Inhalt
16
6
20
8
11
DREI ELIXIERE
EGAN for YOUth
Die Attila Hildmann Triät
4
Çok Yaşa
3
Editorial
Editör
6
Teegenuss – Für Gesundheit
und Wohlbefinden
Sağlık ve Sıhhat için – Çay Zevki
8
Was alles auf den Magen schlägt
Häufige Erkrankungen im
Verdauungstrakt
Mideyi etkileyen herşey
Sindirim sisteminde sıkça görülen
hastalıklar
11
Attila Hildmann
Vegan for Youth – DREI ELIXIERE
16
Was tun bei Stimmungstiefs?
Medikamente und Behandlung
Kış Depresyonuna Karşı ne Yapmalıyız?
Ilaçlar ve Tedav
20
Was schwimmt im Blutstrom?
Häufige Erkrankungen des Blutes
Kan dolaşımında neler var?'
26
Vorschau
Fragman
Teegenuss
Für Gesundheit und Wohlbefinden
Die „grünen Arzneimittel“ aus dem Pflanzenreich kommen bei den Verbrauchern gut an.
Der Anteil derer, die lieber auf pflanzliche
Wirkstoffe als auf synthetische Medikamente
zurückgreifen, steigt stetig.
D
ie wohltuende Wirkung von Kräutertee wird
heute sehr geschätzt. Die vielfältigen Heilwirkungen der verschiedenen Pflanzen sind seit
Jahrhunderten bekannt. Als Genussmittel gewann
der Kräutertee erst im Laufe des 19. Jahrhunderts
allmählich an Bedeutung. Vor allem bei Alltagsbeschwerden und zur Linderung von Infekten und
Krankheiten sind Heilkräuter in Form von Arzneitees nicht wegzudenken, gelten sie doch als eine
leicht verträgliche und nebenwirkungsarme Alternative.
Schluck für Schluck Gesundheit
Nebenwirkungsarm heißt allerdings nicht nebenwirkungsfrei. Gesundheitstees sind Arzneimittel, für die es – wie bei jedem Präparat – Anwendungsvorschriften und Gegenanzeigen gibt,
also Angaben darüber, wann man den Tee nicht
einnehmen darf. Auch Wechselwirkungen mit an-
6
Çok Yaşa
deren Medikamenten können auftreten. Bei der
Zubereitung eines Heil tees ist auf die richtige Dosierung und die korrekte Anwendung zu achten
– nur so können die Wirkstoffe sich entfalten und
einen heilsamen Effekt haben. Angaben zur Menge (z.B. „Fünf Esslöffel“, „2 Tassen Tee pro Tag“),
zur Temperatur (z.B. „sehr heiß trinken“) und zur
Aufnahme (z.B. „schluckweise trinken“) sollte man
sorgfältig einhalten.
Für eine Vielzahl von Beschwerden lassen sich
Pflanzenaufgüsse hervorragend einsetzen. Teils
können pflanzliche Mittel die synthetischen Medikamente gleichwertig ersetzen, teils eignen sie
sich zur Unterstützung der ärztlichen Therapie. Es
gibt aber Grenzen der Selbstbehandlung. Wenn
die Beschwerden länger anhalten oder sich verschlimmern, ist unbedingt ärztlicher Rat einzuholen. Die Selbstbehandlung verbietet sich bei hohem Fieber oder starken Schmerzen.
Sağlık ve Sıhhat için – Çay Zevki
Bitki dünyasının „yeşil ilaçları“ tüketiciler tarafından iyi karşılanıyor.
Sentetik ilaçlar yerine bitkisel etki maddelerine başvuranların sayısı sürekli artıyor.
B
itkisel çayın insana iyi gelen etkisi bugün
büyük takdir görmektedir. Farklı bitkilerin çok
çeşitli şifa etkileri binlerce yıldır bilinmekteydi.
Ancak keyif maddesi olarak bitki çayı ilk kez 19.
yüzyıl boyunca yavaş yavaş önem kazanmıştır.
Özellikle günlük rahatsızlıklarda ve de enfeksiyon ve hastalıkları yatıştırmak için kullanılan
ilaç şeklindeki şifalı bitkilerin hayatımızda
olmayacakları artık düşünülemez, kaldı ki bunlar
hafif ve vücut tarafından kolay kaldırılabilen ve de
yan etkisi bakımından fakir seçeneklerdir.
Yudum Yudum Sağlık
Ancak yan etkisi bakımından fakir demek hiç yan
etkisi yok demek değildir. Sağlık çayları – her
preparatta olduğu gibi – kullanım talimatları ve
kontrendikasyonları olan, yani çayın ne zaman
içilmesi gerektiğinin belirtiltiği ilaçlardır. Başka
ilaçlarla etkileşimler de meydana gelebilir. Bir
şifalı çay hazırlanırken doğru doz ve kullanıma
dikkat edilmelidir – etki maddeleri sadece bu
şekilde gelişebilir ve şifalı etki yaratabilir. Miktar
talimatlarına (örneğin „beş yemek kaşığı“, „günde
2 fincan çay“), ısı talimatlarına (örneğin „çok sıcak
içiniz“) ve içme şekli talimatlarına (örneğin „yudum yudum içiniz“) titizlikle uyulmalıdır.
Bitkisel çaylar bir çok rahatsızlıkda mükemmel şekilde kullanılabilir. Bitkisel ilaçlar sentetik
ilaçların yerini kısmen eşit değerli doldurabilirler, kısmen de doktor tedavisini destekleme
amacıyla uygundurlar. Ancak kendi kendinize
uyguladığınız tedavinin sınırları vardır. Şikayetler
uzun sürdüğünde veya kötüye gittiğinde mutlaka
doktor tavsiyesine başvurulmalıdır. Yüksek ateşte
veya şiddetli ağrılarda kendi kendisini tedavi etmeyi insan kendisine yasaklamalıdır.
ILAN / Anzeige
Was alles auf den Magen schlägt
Häufige Erkrankungen
im Verdauungstrakt
Ähnlich wie bei der Haut sind auch im MagenDarm-Trakt oft seelische Probleme die Ursache
körperlicher Erkrankungen. Falsche Ernährung,
Bewegungsmangel oder Infektionen verursachen ebenfalls oft Probleme im Bauchraum.
D
urchfall vor einer wichtigen Prüfung? Magengeschwüre durch dauerhaften Stress? Derartige Beschwerden gehören zu den typischen psychosomatischen Erkrankungen des Bauchraums.
Zu viel Luft im Bauch
Blähungen sind lästig, manchmal schmerzhaft,
aber in der Regel nicht gefährlich. Man hat einfach zu viel Luft im Bauch, die besonders durch
den Konsum bestimmter Speisen entsteht. Dazu
gehören Hülsenfrüchte, Kohl und frisch gebackenes Brot, Zwiebeln, frisches Obst und Gemüse
oder fettreiche Speisen. Durch Weglassen dieser
Nahrungsmittel kann man überflüssige Luft im
Bauchraum vermeiden. Sind die Gase aber da,
entweichen sie in der Regel über natürliche Wege.
Wer sehr stark von Luft im Bauch geplagt wird,
kann durch entblähende Medikamente Linderung
erfahren.
Durchfall und Verstopfung
Bis zu dreimal Stuhlgang am Tag gilt noch als normal, wer häufiger aufs Örtchen geht, hat Durchfall. Oft sind Infektionen des Magen-Darm-Traktes
für Durchfall verantwortlich, aber auch seelische
Belastungen können die Ursache sein. Wichtig ist
dann der Ersatz der verlorenen Flüssigkeit und
der Mineralstoffe; Antibiotika sind nur in den seltensten Fällen erforderlich.
Auch nur dreimal pro Woche ist noch nicht krankhaft. Von Verstopfung reden Mediziner erst dann,
wenn jemand weniger als dreimal wöchentlich
Stuhlgang hat. Als Ursachen kommen falsche
Ernährung mit zu wenigen Ballaststoffen, mangelnde Flüssigkeitszufuhr, Stoffwechselstörungen, Störungen im Elektrolythaushalt oder – ganz
wichtig!– Bewegungsmangel in Frage. Abführmit-
8
Çok Yaşa
tel können kurzfristig helfen, eine Umstellung der
Ernährung und mehr körperliche Bewegung sind
aber langfristig die Mittel der Wahl für eine geregelte Verdauung.
Sodbrennen
Vor allem nachts, wenn sie flach liegen, werden
viele Menschen von lästigem Sodbrennen geplagt. In dieser Liegeposition kann die Magensäure gut in die Speiseröhre zurückfließen und die
typischen Beschwerden brennender Schmerzen
oder sauren Aufstoßens hervorrufen. Hochlagern
des Oberkörpers durch mehrere Kissen schafft
Abhilfe. Noch besser ist aber Vorbeugung: Wer
spätes, fettreiches Abendessen oder den Konsum
von viel Alkohol vor dem Zubettgehen vermeidet,
kann sich effektiv vor Sodbrennen schützen.
Entzündungen und Geschwüre
Entzündungen im Magen, in der Speiseröhre und
im Darm werden wesentlich durch zu viel Magensäure begünstigt. Stress, falsche Ernährung,
Alkohol und Nikotin tragen ebenfalls erheblich
zur Entstehung dieser Erkrankungen bei. So kann
eine akute Entzündung der Magenschleimhaut
(Gastritis) durch ein üppiges, fettreiches Essen
in Kombination mit reichlichem Alkoholgenuss
ausgelöst werden. Langfristiger erhöhter Alkoholkonsum kann zu einer chronischen Entzündung
der Schleimhäute des Verdauungstraktes führen.
Aus diesen Entzündungen können Geschwüre
entstehen, die ihrerseits Vorstufe von Krebserkrankungen sein können. Medikamente (z. B.
Hemmer der Magensäureproduktion) können
zwar die Symptome lindern. Sinnvoller zur Vermeidung sind allerdings eine gesunde und ausgewogene Ernährung und der Verzicht auf Nikotin
und übermäßigen Alkoholkonsum.
stechende Schmerzen im
rechten Unterbauch, Fieber, Übelkeit und Erbrechen. Die Therapie besteht in einer sofortigen
Operation, bei der der
Blinddarm entfernt wird.
Chronisch entzündliche
Darmerkrankungen
Magenkrebs
Glücklicherweis ist diese Form der Krebserkrankung in den letzten Jahren stets rückläufig gewesen. Dennoch erkranken in Deutschland derzeit
etwa 18000 Personen jedes Jahr neu an Magenkrebs. Zu den Ursachen zählen die Ernährung
(stark gesalzene oder gepökelte Speisen erhöhen
das Risiko) sowie der Magenkeim Helicobacter
pylorii, den ein Großteil der Bevölkerung in sich
trägt. Typische Frühsymptome gibt es nicht, so
dass diese Krebserkrankung leider oft erst spät
erkannt wird. Die Therapie der Wahl besteht dann
in einer Operation und einer eventuell sich anschließenden Chemo- oder Strahlentherapie.
Blinddarmentzündung
Im Anfangsteil des Dickdarms befindet sich ein
Darmabschnitt, der nirgendwo hin führt und daher als „Blinddarm“ bezeichnet wird. Hier kann
sich Darminhalt stauen und zu einer Entzündung
führen, bei der der wurmartige Fortsatz des Blinddarms, der „Appendix vermiformis“ betroffen ist.
Die Erkrankung kommt vorwiegend im Kindesalter vor und äußert sich durch krampfartige oder
Morbus Crohn und Colitis
ulcerosa sind die bekanntesten und häufigsten
chronisch entzündlichen
Darmerkrankungen. Beide Erkrankungen beginnen häufig im Jugendalter und in beiden Fällen
ist die Ursache letztlich
ungeklärt.
Schmerzen,
unregelmäßiger
Stuhlgang (manchmal blutig)
und ein erhebliches allgemeines Krankheitsgefühl
können auftreten. Beide
Erkrankungen
können
mit Medikamenten behandelt, aber nicht geheilt werden. Wenn Medikamente nicht mehr
genügen, steht auch eine
operative Therapie, etwa
durch die Entfernung betroffener
Darmanteile,
zur Verfügung.
ILAN / Anzeige
ronik
Hyalü laktik
e
asit v t asidi)
ü
s
asit ( ile
Vajinal kuruluk?
Premeno ®duo
Vajinal kuruluğa karşı iki kat etkili!
Çift kat etkili ilk vajina fitili olan Premeno ®duo, bir yandan süt asidi ile
vajina mukozasının doğal asit baz dengesini kurarak vajinal enfeksiyonlara
karşı korurken, diğer yandan da Hyalüronik asit ile vajinanın nem oranını
dengeleyerek yaraların iyileşmesini de destekler. Böylelikle vajina yüzeyindeki
tahrişler ve küçük çatlaklar daha çabuk iyileşir. Vücut tarafından kolay
tolere edilebilir, hormon ve paraben içermez.
Bilgi için:
KESSEL medintim GmbH
Kelsterbacher Str. 28
64546 Mörfelden
Tel (06105) 20 37 20
Kullanım Alanları:
• Menapoz da
• Emzirme döneminde
• Hormon preparatlarının
kullanımında
• Stresli dönemlerde
• Sık görülen mantar enfeksiyonlarında
• Radyoterapi veya kemoterapi sırasında
ya da sonrasında
www.premeno.de
• Richtige Ernährung: Eine ausgewogene Ernährung
versorgt den Körper mit der benötigten Menge an
Energie. Ballaststoffe (Vollkornprodukte, Obst, Gemüse) sorgen für einen regelmäßigen Stuhlgang.
• Körperliche Bewegung hält nicht nur den Körper
als Ganzen fit, sondern bringt auch die Verdauung in
Schwung.
• Entspannung: Die Seele braucht Ruhe, Magen und
Darm ebenfalls. Autogenes Training, Meditation oder
andere Entspannungstechniken sind hervorragende
Methoden, um stressbedingten Magengeschwüren
vorzubeugen.
• Kleine Mahlzeiten: Mehrere kleine Portionen über
den Tag verteilt kann der Körper gut verdauen.
• Ausreichend trinken ist wichtig für das generelle
Wohlbefinden und für die Verdauung. Vor allem bei
ballaststoffreicher Ernährung muss die Zufuhr einer
ausreichenden Flüssigkeitsmenge gewährleistet sein.
• Hygiene: Beim Konsum und bei der Zubereitung
von Speisen sollte man großen Wert auf Reinlichkeit
legen!
• Pflanzliche Kombinationspräparate können bei
Blähungen, Völlegefühl oder Bauchschmerzen helfen
und die Verdauung fördern. Bewährt haben sich
etwa die Artischocke, bittere Schleifenblume, Basilikum oder die Mariendistel. Kamille und Fenchel zählen seit Jahrhunderten zu den wirksamsten pflanzlichen Mitteln bei Magen- oder Darmerkrankungen.
• Doğru beslenme: Dengeli bir beslenme vücuda
gereken miktarda enerji sağlar. Lifler (kepekli tahıllar,
meyveler, sebzeler) düzenli olarak tuvalete çıkmaya
yardımcı olur.
• Fiziksel egzersiz sadece vücudu bir bütün olarak
formda tutmakla kalmaz, aynı zamanda sindirimi
harekete geçirir.
• Gevşeme: Ruhun dinlenmeye ihtiyacı vardır, mide
ve bağırsakların da öyle. Otojenik eğitim, meditasyon
veya diğer rahatlama teknikleri stresten oluşan gastrik ülseri önlemeye yönelik mükemmel tekniklerdir.
• Küçük porsiyonlar: Günün tamamına yayılmış fazla
sayıda, küçük porsiyonu vücut iyi sindirir.
• Yeteri kadar sıvı tüketmek hem genel sıhhat, hem
de sindirim için önemlidir. Özellikle lif açısından
zengin bir beslenmenin yanında yeterli miktarda sıvı
tüketimi sağlanmalıdır.
• Hijyen: Gıdaların tüketim ve hazırlık aşamasında
temizliğe büyük önem vermek gerekir!
• Bitkisel kombinasyon ürünleri gaz, şişkinlik ya da
karın ağrısı durumunda iyi gelebilir ve sindirimi teşvik
edebilirler. Enginar, hünkar çiçeği, fesleğen ve boğa
dikeninin de faydalı olduğu kanıtlanmıştır. Ayrıca
papatya ve rezene de yüzyıllardır mide veya bağırsak
hastalıkları için en etkili bitkisel ilaçlar arasında
sayılırlar.
• Falsche Ernährung: Zu viel Süßes füttert den
Körper mit „leeren“ Kalorien, die nichts zu einer
gesunden Verdauung beitragen. Ähnliches gilt für
fettreiche Mahlzeiten aus Fast-Food-Restaurants. Zu
viel salziges Essen oder angebrannte Speisen können
die Entstehung von Magenkrebs begünstigen.
• Wenig Bewegung: Wer beruflich viel sitzen muss
und auch in der Freizeit keiner körperlichen Aktivität
nachgeht, muss sich nicht wundern, wenn es mit der
Verdauung hapert.
• Zu viel Stress im Job oder im Privatleben kann Übelkeit, Magenschmerzen oder gar Magengeschwüre
verursachen.
• Riesenportionen an Essen sind schwer verdaulich
und sorgen für unangenehmes Völlegefühl – vor
allem abends.
• Zu wenig Flüssigkeit verhindert eine zügige Passage der Nahrung durch den Verdauungstrakt.
• Zu viel Alkohol hat viele schädliche Auswirkungen:
Im Magen begünstigt er eine vermehrte Freisetzung
von Salzsäure und fördert so die Entstehung von
Geschwüren. Alkohol am Abend lässt den Ringmuskel am Mageneingang erschlaffen und begünstigt so
nächtliches Sodbrennen.
• Verdorbene Speisen sind häufig Verursacher von
unangenehmen oder gar gefährlichen Infektionen
des Magen-Darm-Trakts.
• Nikotin schadet dem gesamten Körper, daher auch
dem Verdauungstrakt. Hier begünstigt die giftige
Substanz die Entstehung von Magenkrebs.
10 Çok Yaşa
...NE SEVERLER?
Mide ve bağırsak...
...NE SEVMEZLER?
...MÖGEN!
...NICHT MÖGEN!
Was Magen und Darm...
• Yanlış beslenme: Çok fazla tatlı yemek, vücudu
sağlıklı bir sindirime hiçbir katkısı olmayan “boş” kaloriler ile doldurur. Aynı şey fast food restoranlarındaki
yüksek yağ oranlı yemekler için de geçerlidir. Çok
fazla tuzlu yemek ve yanmış yiyecekler mide kanseri
gelişimini beraberinde getirebilir.
• Az hareket etmek: İş yaparken çok fazla oturan ve
boş zamanlarında da fiziksel aktivitelerde bulunmayan kişiler, sindirimleri aksadığında şaşırmamalıdırlar.
• İş yaşamında veya özel hayatta çok fazla stres,
mide bulantısı, mide ağrısı ve hatta mide ülserine
neden olabilir.
• Büyük porsiyonların sindirilmesi zordur ve hoş
olmayan bir doluluk hissine neden olurlar – özellikle
de akşamları.
• Az sıvı tüketimi besinlerin sindirim sisteminden
hızlı geçişini engeller.
• Fazla alkolün çok sayıda zararlı etkisi vardır: Hidroklorik asidin midede serbest bırakılmasını arttırır ve
böylece ülser gelişimine sebep olur. Akşamları tüketilen alkol mide girişindeki büzgen kasın gevşemesini
sağlar ve geceleri mide ekşimesine yol açar.
• Bozulmuş yemekler genellikle gastrointestinal sistemde hoş olmayan ve hatta tehlikeli enfeksiyonlara
yol açar.
• Nikotin tüm vücuda, dolayısıyla aynı zamanda sindirim sistemine zarar verir. Nikotin tüketiminde zehirli
madde mide kanseri gelişimini tetikler.
Foto: © Justyna Krzyzanowska
Vegan For Youth
Die Attila Hildmann Triät
DREI EILIXIERE
A – Granatapfel-Shake
B – Weizengras-Limetten-Shake
C – Rote-Beete-Himbeer-Smoothie
ZUTATEN für 1 Person
A ZUBEREITUNG ca. 7 min
Granatapfel oben wie eine Orange mit einem
scharfen Messer kreisrund im 90-Grad-Winkel
anschneiden. Wasser in eine große Schüssel füllen, den Granatapfel eintauchen und
vorsichtig die oberste Schicht und dann die
Kerne vom Fruchtfleisch befreien. Das Fruchtfleisch steigt an die Wasseroberfläche. Das
kann man dann abfischen, die Granatapfelkerne sinken auf den Boden. Die Kerne im Mixer
pürieren und anschließend durch ein Sieb
passieren. Mit allen anderen Zutaten bis auf
die Eiswürfel vermengen und mit den Eiswürfeln servieren.
B ZUBEREITUNG ca. 5 min
Zubereitung ca. 5 Minuten Das Weizengras
waschen und den Ingwer schälen. Alle Zutaten
in einem Mixer zu einem Shake pürieren.
C ZUBEREITUNG ca. 5 min
A – Granatapfel-Shake
1 Granatapfel (ca. 250g Fruchtfleisch)
25g Apfelsüße
15g Reissirup
70g Eiswürfel
B – Weizengras-Limetten-Shake
25g Weizengras (alt. Weizengraspulver)
1 haselnussgroßes Stück Ingwer
abgeriebene Schale von
1
/4 Bio-Limette
35ml frisch gepresster Limettensaft
50ml Apfeldicksaft
185ml stilles Mineralwasser
70g Eiswürfel
C – Rote-Beete-Himbeer-Smoothie
230g gekochte Rote Bete
(eingeschweißt; nicht gewürzt/gesüßt)
100g Apfel
160ml stilles Mineralwasser
60g Apfelsüße
100g TK-Himbeeren
60g Eiswürfel
Die Rote Bete schälen und in grobe Würfel
schneiden. Apfel waschen, vierteln und das
Kerngehäuse entfernen. Rote Bete und Apfelviertel mit den restlichen Zutaten in einem
Mixer zu einem Shake pürieren.
ISBN 978-3-938100-91-2
Çok Yaşa
11
Mideyi etkileyen herşey
Sindirim sisteminde sıkça görülen hastalıklar
Cilt konusunda olduğu gibi gastrointestinal sistemde de fiziksel hastalıkların nedeni genelde
ruhsal sorunlardır. Aynı zamanda yanlış beslenme, hareket eksikliği ya da enfeksiyonlar da
karın bölgesinde sorunlara yol açarlar.
Ö
nemli bir sınav öncesinde ishal? Sürekli stresten kaynaklanan peptik ülser? Bu tür şikayetler
karında görülen tipik psikosomatik hastalıklarıdır.
Karında çok fazla hava
Gazdan kaynaklanan şişkinlik sıkıntı verir, bazen ağrıya neden olur, fakat genellikle tehlikeli
değildir. Özellikle bazı gıdaların tüketimi sonucu
karında oluşan çok fazla havadan kaynaklanır.
Bu gıdalara baklagiller, lahana ve taze pişmiş ekmek, soğan, taze meyve ve sebze veya yüksek
yağ oranına sahip besinler dahildir. Bu besinler
tüketilmediğinde karında aşırı hava birikmesi önlenebilir. Ancak karında gaz mevcut ise, genelikle
doğal yollarla çıkarılması sağlanabilir. Karnındaki
çok fazla gazdan şikayetçi olan kişiler ise gaz
çıkarıcı ilaçlar ile bunu hafifletebilirler.
İshal ve kabızlık
Günde üç kereye kadar tuvalete çıkmak normal
kabul edilir, daha sık tuvalete çıkan kişiler ise ishale yakalanmış demektir. İshalin sorumlusu çoğu
zaman mide-bağırsak enfeksiyonlarıdır, ancak
psikolojik sorunlar da ishale neden olabilir. Bu
durumda kaybedilen sıvı ve mineralleri takviye
etmek önemlidir; antibiyotiklere sadece nadir durumlarda ihtiyaç vardır.
Haftada üç kez tuvalete çıkmak da hastalık belirtisi değildir. Hekimler, haftada üç kezden daha az
tuvalete çıkılması durumunda kabızlığın söz konusu olduğunu belirtirler. Sebep olarak çok az lif
içeren kötü beslenme, az sıvı tüketimi, metabolik
bozukluklar,elektrolit dengesi bozuklukları ya da
çok önemli bir neden olan hareket eksikliği gösterilebilir. Müshiller kısa vadede yardımcı olabilir,
beslenme değişikliği ve daha fazla fiziksel hareket
ise doğru sindirim için uzun süreli yardım sağlar.
12 Çok Yaşa
Mide ekşimesi
Birçok kişi, özellikle geceleri yatar pozisyonda ortaya çıkan mide ekşimesinden dert yanar. Mide
asitleri yatar pozisyonda kolayca yemek borusuna
akabilir ve yanma ve ekşi geğirme gibi tipik belirtilere neden olabilirler. Birkaç yastık ile vücudun
üst kısmını yükseltmenin yardımı vardır. Tedbir
almak ise daha yararlıdır: Yatmadan önce geç
saatte çok yağlı yemekten veya fazla alkol tüketmekten kaçınırsanız, mide ekşimesine karşı etkili
olarak korunabilirsiniz.
İltihaplanma ve ülser
Yemek borusu, mide ve bağırsaklardaki
iltihaplanmaların en önemli sebebi çok fazla
mide asididir. Stres, kötü beslenme, alkol ve ni-
kotin de bu hastalıkların gelişimini önemli ölçüde
etkiler. Bu nedenle çok ve yüksek derecede yağ
içeren yemek ile birlikte bol alkol tüketimi mide
mukozasındaki akut iltihaplanmayı (gastrit) tetikler. Uzun vadede artan alkol tüketimi sindirim
sistemi mukozasında kronik iltihaba yol açabilir.
Bu iltihaplar sonucu kanserin ilk adımı olabilen
ülser ortaya çıkabilir. İlaçlar (örneğin mide asit
üretimi inhibitörleri) semptomları azaltabilir. Ancak daha mantıklı olan, sağlıklı ve dengeli beslenmenin yanı sıra nikotin ve aşırı alkol tüketiminden
kaçınmaktır.
Kör bağırsak iltihaplanması
Mide kanseri
İltihaplı kronik bağırsak hastalıkları
Neyse ki, son yıllarda bu kanser türünde giderek düşüş olmuştur. Bununla birlikte şu an
Almanya’da her yıl 18.000 kişi mide kanserine
yakalanmaktadır. Nedenleri arasında beslenme
(fazla tuzlanmış veya salamura gıdalar riski artırır)
ve nüfusun büyük bir kısmının taşıdığı kelicobacter pylori isimli mide mikrobu bulunur. Malesef
tipik erken belirtiler yoktur, bu nedenle bu kanser
türü genelde geç teşhis edilir. Bu durumda tercih
edilecek tedavi ameliyat ve gerektiğinde buna ilave edilebilecek kemoterapi veya radyoterapidir.
Crohn hastalığı ve ülseratif kolit, en bilinen ve sık
rastlanan İltihaplı kronik bağırsak hastalıklarıdır.
Her iki hastalık da genellikle ergenlik döneminde
başlar ve nedenleri hala tam olarak belli değildir.
Ağrı, düzensiz olarak tuvalete çıkma (bazen kanlı)
ve yoğun hastalık hissi ile ortaya çıkabilirler. Her
iki hastalık da ilaç yoluyla tedavi edilebilir, ancak tam olarak iyileştirilemezler. İlaçların yeterli
olmadığı durumda hastalıktan etkilenen bağırsak
bölümünün ameliyat ile alınması şeklinde tedavi
de mevcuttur.
Kalın bağırsağın baş kısmında hiçbir yere açılmayan
ve bu nedenle “kör bağırsak” olarak adlandırılan
bir bağırsak bölümü bulunur. Bağırsak içeriği burada birikebilir ve kör bağırsağın “apandis” isimli solucanımsı çıkıntısında iltihaba yol açabilir.
Hastalık, özellikle çocukluk çağında ortaya çıkar
ve sağ alt karında kramplar ve keskin ağrılar, ateş,
mide bulantısı ve kusma ile kendini belli eder. Tedavi, kör bağırsağın ameliyat ile acilen alınmasıdır.
ILAN / Anzeige
Gece Bekunis alın. Sabah rahat edın.
Bagırsanızın
iyiligi
için.
Bekunis Kräutertee N. Wirkstoff: Sennesblätter, geschnitten, zur kurzfristigen Anwendung bei gelegentlich auftretender Verstopfung (Obstipation). Bei einer Verstopfung, die länger
als 1 Woche andauert, ist ein Arzt aufzusuchen. Bekunis Dragees Bisacodyl. Wirkstoff: Bisacodyl 5 mg. Anwendungsgebiete: Zur kurzfristigen Anwendung bei Verstopfung, bei
Erkrankungen, die eine leichtere Darmentleerung erfordern, sowie zur Darmentleerung bei diagnostischen und therapeutischen Eingriffen am Kolon. Enthält Lactose und Sucrose
(Zucker). Zu Risiken und Nebenwirkungen lesen Sie die Packungsbeilage und fragen Sie Ihren Arzt oder Apotheker. roha arzneimittel GmbH, 28333 Bremen. www.bekunis.de
Anzeige
Anzeige
Basın Duyurusu
Vitamin D eksikliği
tehlikeli olabillir
Kandaki düşük vitamin D seviyesi ile erken ölüm riski arasındaki ilişki
danimarkalı bilim adamları tarafından tespit edildi. Endişe verici araştırma
sonuçları British Medical Journal‘da yayınlandı.
Sonuçları bu hafta saygın bilim dergisi British
Medical Journal’da yayınlanan ve Danimarka da yürütülmüş olan bu geniş kapsamlı
araştırmaya göre, vitamin D eksikliği erken
ölüm oranlarını % 30 ila % 40 oranlarında
arttırmaktadır. Araştırma başkanı ve Herlev hastanesinin baş hekimi Børge Nordestgaard’a
göre 1 litre kandaki D vitamini seviyesinin
30 nmol olmasıyla beraber (30 nmol Danimarka da önerilen değerin % 20 altındadır),
kanserden ölme riski % 40 artmaktadır.
Bununla ilişkili olarak genel ölüm oranı %
30 artmaktadır.
Ölüm oranlarını % 30 oranında arttırmasıyla,
düşük vitamin D seviyelerinin tehlikeli
olduğunu artık belgeleyebiliriz, diyen Pro-
fesör Nordestgaard, önde gelen Danimarka
gazetesi Politiken’le yaptığı görüşmede, bu
araştırmanın, mortalite oranı ve vitamin D
seviyeleri arasındaki nedensel ilişkiyi saptayan
ilk araştırma olduğuna da değinmiştir.
Çözüm:
Tamamlayıcı gıda maddesi
Vitamin D takviyesi alan kişilerin sayısı
her geçen gün daha da artmakta ... Tek bir
kapsülde 20 mikrogram’lık aktif biyolojik
D vitamini içeren D-Pearls gibi bir ürünle,
vücudunuzun D vitamini ihtiyacının yeterli
oranda karşılanacağına emin olabilirsiniz.
Çözüm bu kodar kolay olmakla beraber,
sağlık kurumları D vitamini kapsüllerini de-
steklemeden önce daha fazla kanıtı bekler
görünüyorlar. Yapılan son araştırma sonuçları
ortada, artık beklemeyin!
D vitamini nedir?
Diğer vitaminler gibi hayati önem taşıyan
D vitaminin pek çok çeşidi bulunmaktadır.
En önemli iki ana türü D2 (ergokalsiferol)
ve D3 (kolekalsiferol)’dür. D3 vitamini uygun UV ışınlarına maruz kaldığımız ve yeteri
kadar güneş ışığı aldığımız takdirde deride
sentezlenir.
Sağlık bakanlığı aşağıdaki özelliklere sahip
kişilere günlük D vitamini takviyesi önermektedir:
• 0-2 yaş grubundaki çocuklar
(D vitamini damlası)
• Hamileler
• Koyu renkli tene sahip çocuk ve yetişkinler
• Yazın kapalı giyinen kişiler
• Güneş ışığından kaçınması gereken ve açık
havaya her gün düzenli çıkmayan kişiler
• Yaşlılar yurdu sakinleri
• 70 yaş üzeri kişiler
• Yaş göz önüne alınmaksızın, kemikleri
kırılganlığa yatkın kişiler
Vücudunuza yeterince D3
Vitamini alıyor musunuz?
Nehmen Sie ausreichend
Vitamin D3 zu sich?
· D3 Vitamini sağlıklı kemikler
ve dişler için önemlidir
Vitamin D3 ist wichtig für gesunde Knochen und Zähne
· D3 Vitamini vücudun bağışıklık sistemini güçlendirir
Vitamin D3 stärkt das Immunsystem
· D3 Vitamini Pharma Nord D-Perls
helal sertifikasına sahiptir
DE_D-Pearls_Ad_Turkish_Magazine_0712_210x148
Vitamin D3 Pharma Nord
D-Perls sind halalzerifiziert
Tüm Pharma Nord
ürünlerindeki jelatin helal
sertifikasına sahiptir.
Qualitätsprodukte von
Die Gelatine ist in allen Pharma Nord
Produkten halalzertifiziert.
PZN 06558789 – 120 Kapseln
...die mit dem goldenen Mörser
Aşağıdaki adreslerden ya da telefon numarasından Pharma Nord’un ürünleri hakkında ücretsiz bilgi talep edebilirsiniz: Posta
yoluyla: Pharma Nord GmbH, Schiffbrückstrasse 6, 24937 Flensburg, E-Posta: [email protected]
Ücretsiz bilgi hattı: 0800-1122525
Daha fazla bilgi için www.pharmanord.de web sitesini ziyaret ediniz.
Anzeige
Anzeige
CiNsel güCüNüZü
arttırıN!
Prelox® erkeklerde azalan cinsel gücün ve erektil disfonksiyonun
zamanında tedavisi için geliştirilmiştir ve tatmin edici ve doyurucu bir
cinsel birlikteliğin yeniden kazanımını sağlar.
Prelox® ereksiyon güçlüğünün diyetetik tedavisinde kullanılır ve
iki doğal madde olan L-Arginin ve Pycnogenol® (çam kabuğu
ekstresi)’den oluşan patentli, eşsiz bir içeriğe sahiptir. Prelox® yeterli
ve dengeli beslenmenin ve sağlıklı bir yaşamın yerini tutamaz.
60 tablet için ilaç numarası: PZN 0089537
Aşağıdaki adreslerden ya da telefon numarasından Pharma Nord’un ürünleri hakkında ücretsiz bilgi talep edebilirsiniz: Posta
yoluyla: Pharma Nord GmbH, Schiffbrückstrasse 6, 24937 Flensburg, E-Posta: [email protected]
Ücretsiz bilgi hattı: 0800-1122525
Daha fazla bilgi için www.pharmanord.de web sitesini ziyaret ediniz.
Was tun bei Stimmungstiefs?
Medikamente und Behandlung
Es ist Herbst. Nebel ziehen übers Land, die
Tage werden kürzer und weniger sonnig. Viele
Menschen fallen in dieser Zeit des Jahres in ein
Stimmungstief. Es gibt allerdings viele Möglichkeiten, dem regelmäßig wiederkehrenden
saisonalen Durchhänger ein Schnippchen zu
schlagen.
S
icher, der Herbst kann sehr schön sein, wenn
die Blätter sich bunt verfärben und der „Goldene Oktober“ sich noch einmal von seiner sonnigsten Seite zeigt. Doch je mehr das Jahr dem Ende
zuschreitet, desto häufiger verschwindet die Sonne hinter Wolken und dichtem Nebel. Das Licht
macht sich rar und selbst der Spaziergang nach
Feier abend wird dank der kürzer werdenden
Tage allmählich zu einer nächtlichen Vergnügung.
Die wenigsten Menschen sind ausgesprochene
Spätherbst- und Winter-Fans, und dass sich eine
gewisse Schwermut breit macht, ist angesichts
des miesen Wetters und der zunehmenden Kälte
absolut normal. Doch für manche kommt es ganz
schlimm: Sie werden antriebslos und können sich
zu nichts mehr aufraffen, nichts macht mehr Freude, sie fallen in eine Stimmung von Traurigkeit und
Hoffnungslosigkeit, dabei sind sie innerlich oft unruhig und können nachts nicht mehr richtig schlafen. Beruflicher Stress und Alltagsprobleme überfordern sie, so dass sie sich am liebsten nur noch
zu Hause verkriechen möchten. Das sind typische Anzeichen einer depressiven Verstimmung.
16 Çok Yaşa
Depressionen in unterschiedlichsten Graden können zu jeder Jahreszeit auftreten. Die Ursachen
sind komplex und werden bis heute noch nicht
richtig verstanden. Sicher ist, dass es eine genetische Anfälligkeit für das Auftreten von Depressionen gibt und dass infolge äußerer Einflüsse (z.
B. Stress) das Zusammenspiel der Neurotransmitter – der biochemischen Botenstoffe im Gehirn – gestört ist. Auch beim Herbst-Blues oder
der Winterdepression kommt die Regulation der
Botenstoffe aus dem Gleichgewicht. Bei diesem
jahreszeitlich bedingten Stimmungstief ist der
Mangel an Sonnenlicht der Auslöser. Das Sonnenlicht beeinflusst über die Netzhaut des Auges die
Ausschüttung des stimmungsaufhellenden Botenstoffs Serotonin. Ist jedoch die Lichtintensität
zu schwach, kommt ein Spaltprodukt des Serotonins, das Hormon Melatonin, stärker zum Tragen.
Melatonin steuert den Tag-Nacht-Rhythmus des
menschlichen Körpers und sorgt dafür, dass wir
im Dunkeln müde werden und einschlafen. Im
Winter, wenn das Tageslicht nur wenige Stunden
vorhält, bleibt der Melatoninspiegel auch tagsüber erhöht. Die Folge: Man ist müde, die Aktivität
wird gedämpft, der Körper ist auf „Winterschlaf“
gestimmt.
Licht ins Leben lassen
Da bei einer „saisonal abhängigen Depression“
äußere wie innere Faktoren eine Rolle spielen,
muss das Problem auf mehrere Weisen angegan-
gen werden. Wonach die Seele am meisten lechzt
und was sie jetzt am dringendsten braucht, ist das
Licht. Deshalb: so oft wie möglich bei Tageslicht
hinaus an die frische Luft. Jede Mittagspause und
jeden freien Tag kann man nutzen, um Licht zu
tanken. 10000 Lux sind nötig, das entspricht einer Lichtdusche von einer halben Stunde täglich
– von da an zeigt eine Lichttherapie Wirkung. Die
gleiche Wirkung erzielt auch eine Tageslichtlampe, die es im Handel zu kaufen gibt. Diese sollte
man täglich eine viertel bis eine halbe Stunde anwenden. Es wäre aber zu kurz gedacht, depressive Phasen allein auf Störungen der Körperchemie
zurückzuführen. Die innere Not ist sehr real. Es
kann daher helfen, sich Entlastung zu verschaffen,
indem man darüber redet, sei es mit einem guten
Freund oder einem Psychotherapeuten. Hilfreich
im Alltag sind Aktivitäten, die Spaß machen und
die den Trübsinn verscheuchen, z.B. ein Kinobesuch, Spaziergänge, ein entspannendes Bad. Um
nicht in die Falle der Lethargie zu geraten, kann
es sinnvoll sein, sich diese Aktivitäten fest vorzunehmen und auch gegen innere Widerstände umzusetzen. So wird man selbst zu seinem eigenen
„Antidepressivum“.
Doch auch medikamentöse Antidepressiva können helfen. Je nach der Ausprägung der depressiven Verstimmung reicht hier die Bandbreite
von nebenwirkungsarmen pflanzlichen Mitteln
bis hin zu verschreibungspflichtigen chemischen
Psychopharmaka. Wer unter sehr schweren Stimmungstiefs leidet, sollte auf jeden Fall ärztlichen
Rat einholen. In vielen Fällen erfüllen aber bereits
pflanzliche Präparate, die man in der Apotheke
bekommt, ihren Zweck. Was man allerdings wissen muss: Bei Antidepressiva – gerade auch bei
pflanzlichen Mitteln – setzt die Wirkung erst nach
etwa drei Wochen ein. Belegt ist die Wirksamkeit
des Extrakts aus dem Johanniskraut bei leichten
bis mittelschweren Depressionen: Es erhöht die
Konzentration der Botenstoffe Serotonin und
Noradrenalin an den Synapsen, also den Kontaktstellen der Nervenzellen. Allerdings müssen Johanniskraut-Präparate ausreichend dosiert sein,
um stimmungsaufhellend zu wirken. Sind mit der
depressiven Verstimmung Schlafstörungen und
nervöse Unruhe verbunden, empfehlen sich Kombinationspräparate, die Extrakte von Baldrian,
Hopfen, Melisse und Passionsblume enthalten.
Die Wirkstoffe dieser Pflanzen entspannen, beruhigen und verhelfen zu einem gleichmäßigen,
erholsamen Schlaf. Auch Lavendelöl findet Anwendung bei Angstgefühlen, innerer Unruhe und
daraus resultierenden Schlafstörungen. Daneben
wird Rosenwurz zur Linderung depressiver Symptome angewandt. Die arktische Pflanze verbessert
das Zusammenspiel der Botenstoffe im Gehirn
und macht dadurch widerstandsfähiger gegen
Stress. Die Wirkung wird zusätzlich als angstlösend und antriebssteigernd beschrieben.
Kış Depresyonuna
Karşı ne Yapmalıyız?
Ilaçlar ve Tedav
Sonbahar. Kara üstünden sisler geçiyor, günler
kısalıyor ve güneş daha az gözüküyor. Bir çok
insan yılın bu zamanında bir kış depresyonuna
düşer. Ancak düzenli şekilde yeniden gelen ve
sezonla ilgili bu ’’asılıp kalma’’ durumuna karşı
bir oyun oynamak için bir çok imkan var.
Y
apraklar rengarenk olduğunda ve ’’Altın
Ekim’’ ayı ken- disini bir kez daha en güneşli
tarafından gösterdiğin- de, elbette sonbahar
çok güzel olabilir. Ancak yıl sene sonuna doğru
yaklaştıkça, güneş te kendisini o ölçüde ve da- ha
sık bulutların ve sisin arkasına saklar. Işık seyrelir
ve hatta günler kısaldığı için iş bitiminde yapılan
bir gezinti bile git gi- de bir gece zevki haline gelir.
Sonbaharın son günlerinin ve kı- şın tam anlamıyla
tutkunu çok az insan vardır ve de kötü hava ve artan soğuk yüzünden belli bir hüznün yayılması kesinlik- le normaldir. Ancak bazı insanlar için bu çok
kötü bir durum- dur: motivasyonsuz olurlar ve hiç
bir şey için kuvvet toplaya- mazlar, hiç bir şey zevk
vermez, üzgün ve ümitsiz bir ruh hali- ne girerler,
içleri sıkça huzursuzdur ve geceleyin doğru dürüst
uyuyamazlar. Mesleki stres ve günlük problemler
fazla gelir, öyle ki sadece evde saklanmak isterler.
Bunlar bir depresif ruh halinin tipik işaretleridir.
Farklı derecelerdeki depresyonlar her mevsimde
ortaya çıka- bilir. Sepepleri komplekstir ve günümüze dek tam anlaşılma- mıştır. Hastalığın ortaya
çıkması için genetik eğimlilik mutla- ka vardır ve
dış etkiler, örneğin stres sonucu sinir ileticilerinin (nörotransmiter) – yani beyindeki biyokimyasal elçi madde- lerinin – uyum içinde çalışmaları
bozulmuştur. Sonbahar ve- ya kış depresyonunda da elçi maddelerinin düzeni dengesini kaybetmektedir. Bu mevsimsel depresyonu tetikleyen
şey gü- neş eksikliğidir. Güneş ışığı gözün retinası
üzerinden ruh ha- limizi aydınlatan serotinin elçi
maddesini etkilemektedir. An cak ışık yoğunluğu
zayıfsa serotininin ’’aralanmış ürünü’’ melatonin
hormonu daha belirgin ortaya çıkmaktadır. Melatonin insan vücudunun gece-gündüz ritmini
yönetir ve karanlıkta yorgun olamamızı ve uyuya kalmamızı sağlar. Güneş ışığının bir kaç saat
kaldığı kış aylarında melatonin miktarı gündüzleri de yüksektir. Sonuc: yorgun oluruz, etkinlik
baskılanmıştır veya vücut ’’kış uykusu’’ moduna
ayarlanmıştır.
Çok Yaşa
17
Hayatınıza Işık Bırakın
’’Mevsimsel depresyonda’’ hem dış hem iç faktörler rol oynadığından soruna çeşitli şekillerde
yaklaşılmalıdır. Ruhun en özlediği ve acilen ihtiyaç duyduğu şey ışıktır. Bu yüzden: gün ışığında
mümkün olduğunca sık sık dışarıya, temiz havaya. Işık depolamak için her öğle molasından
ve her tatil gününden faydalanılabilir. 10000 lüx
(ışık gücü birimi) gereklidir, bu da yaklaşık yarım
saatlik bir ışık duşuna tekabül eder – bu kadar
ışık gücünden sonra ışık tedavisi etkisini gösterir.
Aynı etkiyi, mağazadan satın alınabilen, bir gün
ışığı lambası da göstermektedir. Bu lamba her
gün 15 – 30 dakika kadar kullanılmalıdır. Ancak
depresif dönemleri sadece vücudun kimyasının
bozulmasıyla ilişkilendirirsek, konuya öngörü ile
bakamıyoruz demektir. İçimizdeki açil durum son
derece gerçekçidir. Bu yüzden iyi bir arkadaşınızla
veya bir psikoterapistle konuşarak rahatlama
sağlamak yardımcı olabilir. Günlük hayatta zevk
veren ve hüznü kovan etkinlikler yapmak yardımcı
olur, örneğin sinemaya gitmek, yürüyüş yapmak,
rahatlatıcı bir banyo. Miskinliğe düşmemek için
bu tür etkinlikleri yapmaya kesin olarak niyetlenmek ve de içten gelen direnişe rağmen hayata
geçirmek mantıklı olacaktır. Böylece insan kendi
kendisinin ’’antidepresanı’’ olacaktır.
Ancak antidepresan ilaçları’da yardımcı olabilir. Seçenek yelpazesi, depresif ruh halinin tipine göre, yan etkileri az bitkisel ilaçlardan reçete
zorunluluğu olan kimyasal psikofarmaklara kadar uzanmaktadır. Ağır depresif rahatsızlığı olan
18 Çok Yaşa
kişiler mutlaka doktor tavsiyesi almalıdır. Ancak
çoğu zaman eczaneden alınabilecek bitkisel preparatlar amacına uygundur. Ancak şunu bilmek
gerekir: Antidepresanlar – özellikle de bitkisel
ilaçlar – yaklaşık üç hafta sonra etki etmeye başlar.
Hafif ve orta dereceli depresyonlarda kantaron
otu özütünün etkisi kanıtlanmıştır: sinapslardaki,
yani sinir hücreleri kavşağındaki seretonin ve noradrenalin gibi elçi maddelerin konsantrasyonunu
artırmaktadır. Ancak ruh haline açıcı şekilde etki
etmek için kantaron preparatlarının dozunun yeterli derecede ayarlanması gerekir. Depresif ruh
haliyle birlikte uyku bozuklukları ve sinirsel huzurluklar görünüyorsa kediotu, maya otu, melisa ve fırıldak çiçeği özütleri içeren kombinasyon
preparatlar tavsiye edilir. Bu bitkilerin etki maddeleri rahatlatır, sakinleştirir ve düzenli ve dinlendirici bir uyku uyumak için yardımcı olur. Lavanta yağı da korku hislerine, iç huzursuzluğa ve
bundan dolayı ortaya çıkan uyku bozukluklarına
karşı kullanılmaktadır. Bunların yanısıra altın kök
(gül kökü) depresif semptomları hafifletmek için
kullanılmaktadır. Arktiş bitki (kuzey kutupla ilgili)
beyindeki elçi maddelerinin birlikte uyum içinde çalışmalarını düzeltmektedir ve böylece strese karşı daha dirençli kılmaktadır. Etkisi ayrıca
korku giderici ve motivasyon artırıcı olarak tarif
edilmiştir.
Ailenizde
bakıma
muhtaç
www.pflegebox.de
kimse var
mı?
Kolay – Kaliteli – Ücretsiz
Ayrıntılı bilgi için hemen arayın: Telefon 030-23 188 23 80 · E-posta [email protected]
Size iyi bir haberimiz var !
Yaşamı kolaylaştıran yeni ve yaratıcı ilk Bakım Kutunuzu
hemen talep edin!
Sağlık sigortanızdan faydalanın ve her ay 31,- Euro
kenara koyun
PflegeBox ne içeriyor?
Bakıma yardımcı ürünleri direk evinize yolluyoruz
ü Emici yatak koruyucu örtü
ü Tek kullanımlık eldiven
ü Tek kullanımlık önlük
ü Yüzey dezenfektanı
ü El dezenfektanı
ü Yüz maskesi
Her ay değişim imkanı var
Herhangi bir ödeme içermez
PflegeBox hakkında bilgi göndermemizi istiyormusunuz?
Kuponu doldurun ve bize yollayın.
Ad, Soyad
Sokak, No.
Posta kodu, Șehir
Telefon
E-posta
1
Bakım kademe
0
Bakıma muhtaç hastayım
Bakımı yapan kişiyim
Sorularım var, beni arayın
2
3
Kuponu bu adrese gönderin:
PflegeBox, Leipziger Straße 26, D-10117 Berlin
www.pflegebox.de · Telefon: 030-23 188 23 80 · E-posta: [email protected]
cy
Was schwimmt im
Blutstrom?
Häufige Erkrankungen des Blutes
Ob wir gesund oder krank sind, ist nicht zuletzt
eine Frage der Zusammensetzung unseres lebenswichtigen Körpersaftes. Die Mischungsverhältnisse der einzelnen Bestandteile müssen
stimmen und bestimmte Substanzen haben im
Blut überhaupt nichts zu suchen!
R
ote und weiße Blutkörperchen und auch die
viel kleineren Blutplättchen können für zahlreiche Erkrankungen verantwortlich sein. Ganz gefährlich wird es, wenn Bakterien, Viren oder Pilze
in die Blutbahn eindringen.
Zu wenige von den Roten
Bei einer Blutarmut (Anämie) sind im Körper zu
wenig rote Blutkörperchen vorhanden. Die Patienten sind blass und müde, fahrig und nervös
und werden häufig ohnmächtig. Ihr Herz schlägt
schneller und bei einer ausgeprägten Blutarmut
kommen sie bereits bei geringer körperlicher Belastung in Atemnot, weil wichtige Organe nicht
mehr ausreichend mit Sauerstoff versorgt werden. Die Gründe für eine Anämie sind zahlreich:
Ein Vitaminoder Eisenmangel kann dafür verantwortlich sein, aber auch ein Gen-Defekt, Vergiftungen oder bestimmte Medikamente. Es liegt
nahe, dass auch ein starker Blutverlust aufgrund
einer Verletzung zu einer Verminderung der roten Blutkörperchen führt. Und viele Frauen erfahren die Symptome einer Blutarmut zur Zeit ihrer
monatlichen Regelblutung. Die Behandlung einer
Anämie besteht im Ersatz des verlorenen Blutes
durch eine Bluttransfusion oder in der Gabe von
Eisenpräparaten, da Eisen ein wichtiger Faktor bei
der Produktion der roten Blutkörperchen ist.
20 Çok Yaşa
Zu viele von den Weißen
Wenn sich die weißen Blutzellen unkontrolliert
vermehren, dann handelt es sich zumeist um
eine Form von Leukämie (Blutkrebs). Die unterschiedlichen Leukämieformen können in verschiedenen Altersgruppen akut oder chronisch
auftreten. Durch die erhöhte Produktion der weißen Blutzellen kommt es zu einer Verminderung
der roten Blutzellen mit den typischen Folgen
Müdigkeit, Kopfschmerzen, Schwindel und Ohrensausen. Fieber ist häufig, die Anfälligkeit für
Infekte ist erhöht und auch Geschwüre der Haut
und der Schleimhäute kommen vermehrt vor. Bei
Verdacht auf eine Leukämie erfolgt die Diagnose aufgrund einer Untersuchung des Blutbildes
und des Knochenmarks; wichtiger Bestandteil der
Therapie ist oft eine Knochenmarkstransplantation. Bei chronischen Formen von Blutkrebs sind
die Heilungschancen in der Regel schlecht. Akute
Leukämien sind aber durch eine gezielte Chemotherapie oft komplett heilbar.
Kampf gegen den eigenen Körper
Weiße Blutkörperchen, die unser Abwehr- oder
Immunsystem bilden, bekämpfen Krankheitserreger wie Viren oder Bakterien, die in unseren
Körper eindringen. Bei bestimmten Erkrankungen verwechseln die Abwehrzellen aber körpereigenes Gewebe mit Eindringlingen von außen.
Da die weißen Blutkörperchen dann das gesunde Gewebe für einen Feind halten, den sie
bekämpfen müssen, spricht man von einer Autoimmunerkrankung. Dabei handelt es sich um
einen Sammelbegriff für sehr unterschiedliche
Krankheitsbilder wie etwa eine Überfunktion
der Schilddrüse, rheumatoide Arthritis, Muskelschwund oder Erkrankungen des Blutes. Jede dieser Erkrankungen wird ganz spezifisch behandelt.
Gemeinsam ist vielen Autoimmunerkrankungen,
dass häufig Kortisonpräparate in der Therapie
eingesetzt werden. Diese Medikamente können
das überaktive Immunsystem bremsen und somit
entzündliche Reaktionen vermindern.
Die „Krankheit der Könige“
Wenn gesunde Menschen sich verletzen und
bluten, setzt ein natürlicher Gerinnungsprozess
ein, an dem vor allem die Blutplättchen (Thrombozyten) beteiligt sind. Die Blutung kommt nach
einigen Minuten zum Stillstand. Bei Menschen,
die an der Bluterkrankheit (Hämophilie) leiden,
gerinnt das Blut gar nicht oder nur sehr langsam,
weil wichtige Gerinnungsfaktoren fehlen oder
defekt sind. Diese Patienten verlieren schon bei
kleinsten Verletzungen große Mengen Blut und
können verbluten. Eine effektive Behandlung ist
heute durch die vorbeugende Gabe der fehlenden Gerinnungsfaktoren möglich. Die Hämophilie
ist eine Erbkrankheit, von der fast nur Männer betroffen sind. Frauen können das dafür zuständige defekte Chromosom zwar an ihre männlichen
Nachkommen weitergeben, erkranken aber in
der Regel selber nicht. Die Bluterkrankheit wird
auch als „Krankheit der Könige“ bezeichnet, weil
sie in den vergangenen Jahrhunderten auffallend
häufig bei männlichen Mitgliedern des europäischen Hochadels vorkam. Die englische Königin
Victoria war Überträgerin des krankhaften Chromosoms und ihre Enkelin, die den Zaren Nikolaus
II. heiratete, trug die Bluterkrankheit auch in die
russischen Adelsfamilien.
FÜR UNSER BLUT...
...ist gut!
...nicht gut!
Gesunde Ernährung: Damit die Blutbildung im
Knochenmark optimal funktioniert, sind die entsprechenden Grundbausteine erforderlich, die
wir durch eine ausgewogene Ernährung
zu uns nehmen.
Einseitige Ernährung, z. B. bei strengen Vegetariern. Es drohen Störungen der Bildung der unterschiedlichen Blutzellen. Eisenmangel aufgrund
von Mangelernährung ist weltweit der häufigste
Grund für Blutarmut (Anämie).
Eisen: Bestandteil des Hämoglobins in den roten
Blutkörperchen; wichtig für den Transport von
Sauerstoff. Wird mit der Nahrung aufgenommen.
Eisenpräparate kurbeln nach einer Blutspende
oder einer Menstruationsblutung die Produktion
der roten Blutkörperchen an.
Blutverlust durch Verletzungen, Operationen
oder durch sehr starke Menstruationsblutung.
Vitamine: Vitamin K (enthalten in Gemüse) ist z. B.
wichtig für die Bildung der Blutplättchen und damit für die Blutgerinnung. Vitamin B12 (enthalten
in Fleisch und Innereien) wird zur Herstellung der
roten Blutkörperchen benötigt.
Folsäure: Sie ist enthalten in Hühnerleber, Hefe
und in grünem Blattgemüse und wird ebenfalls
zur Produktion der Erythrozyten benötigt.
Ausreichend Flüssigkeit: Mindestens zwei Liter
sollte man pro Tag trinken, um das Blut flüssig zu
halten; an heißen Tagen mehr.
Knoblauch: Die Inhaltsstoffe der würzigen Knolle
machen das Blut flüssiger und können den Cholesterinspiegel senken. So bremst Knoblauch die
Verkalkung der Gefäße und unterstützt Therapien
zur Senkung des Blutdrucks.
Ginkgopräparate: Machen das Blut flüssiger und
sollen so bei Störungen der Hirnleistung helfen.
Verbessert auch die Durchblutung in den großen
Körpergefäßen.
Bei einem Mangel an Flüssigkeit dickt das Blut ein;
es kann zu Thrombosen kommen.
Bewegungsmangel durch lange Bettruhe oder bei
Langstreckenflügen kann ebenfalls zu Thrombosen führen.
Zu viel Zucker und zu viel Fett können Ursache für
Ablagerungen an den Innenseiten der Blutgefäße
sein (Arteriosklerose). Diabetes mellitus oder eine
Verfettung der Leber sind ebenfalls mögliche Folgen, wenn diese Stoffe im Übermaß im Blut zirkulieren.
Nikotin: Führt kurzfristig zu einer Verengung der
Blutgefäße. Langfristig fördert Nikotinkonsum die
Entstehung von Arteriosklerose (Ablagerungen
an den Innenwänden der Blutgefäße).
Autoabgase: Kohlenmonoxid verdrängt Sauerstoff aus den roten Blutkörperchen.
Bakterien, Viren & Co: Krankheitserreger, die in
die Blutbahn eindringen, können lebensgefährlich sein!
Radioaktive Strahlung und manche Chemikalien
(Benzol, Benzolderivate) erhöhen das LeukämieRisiko.
Çok Yaşa
21
Kan dolaşımında neler var?
Sıkla yaşanılan kan hastalıkları Sağlıklı veya hasta olduğumuzda, vücudumuzda su oranının her
daim önem taşımakta. Kanın ana maddesinin karışımı önemli birleşimlerinden oluşmakta ve bunlar
uyumlu şekilde kan dolaşımını sağlamakla yükümlü fakat belirli bazı maddelerin kanda hiçbir şekilde
bulunmamalı.
K
ırmızı ve beyaz kan hücreleri ve daha fazla
küçük olan kan kürecikleri pek çok hastalıklara
neden olabiliyor. Kan dolaşımına bakteriler, virüsler veya mantarlar karışır işte büyük hastalıkların
tetikçisi olabilme ihtimalleri çok fazla.
Kırmızılardan pek az
Kansızlığın büyük nedeni vücutta az miktarda
kan küreciklerinin oluşmasıdır. Hastaların kansız
olmalarının belirtileri solgunluk, halsizlik, sinirlilik
ve çoğu zaman bayılmalarıdır. Bunların nedeni
kalbin daha hızlı bir şekilde atması ve hastada en
ufak bedensel yükte nefesdarlığı ile karşılaşmasına
neden olmakta, önemli organlar o an için yeterince
oksijen ile beslenemediğinden dolayı bu belirtiler
oluşmakta. Kansızlığın sebepleri ise: Vitamin veya
demir eksikliği, genetik bozukluğu, zehirlenme
veya bazı kullanılan ilaçtan dır. Bu tür kansızlık
bir yaralanmadan kayıp edilmiş kan miktarından
dolayından oluşabilir. Genellikle kadınlar adet
gördüğü günlerde saydığımız kansızlık belirtilerini
kendilerinde hissedebilirler. Bu hastalığın tedavisi kayıp edilmiş kanın takviyesi veya demir ilaçları
ile giderilebilinir. Demirin vücudumuzdaki faktörü
kırmızı kan küreciklerini üretebilmesi için büyük
önem taşımakta.
Beyazlardan çok fazla
Beyaz kan hücreleri kontrolsüz şekilde çoğalmakta
ise, işte o zaman genellikle kankanserliği sözkonu-
22 Çok Yaşa
su olabilir. Çeşitli kanser belirtileri yaşguruplarında
akut veya kronik olarak görülmüştür. Vücudumuzun beyaz kan hücrelerinin hızlı ve fazla üretmesi halinde kırmızı kan küreciklerinin azalması
demektir ve bu beraberinde halsizlik, Basagrisi, Basdönmesi ve Tinnitus gibi rahatsizliklara
neden olur. Birden şekilde enfeksyon kapma,
cilt yaralarıda sendromların içerisinde. Kankanseri şüphesinde teşhisi koyabilmek için bazı incelemeler gerekmektedir ve bunlar öncelikle
kan sayımı ve ilik taraması ile yapılmaktadır. Bir
kankanseri hastasında ilk önemli tedavi yöntemi
ilik nakli dir. Kronik kan kanseri hastasındaki tedavi yöntemleri çok daha fazla yorucu ve uzun
sürelidir fakat bu hastalığı yenme şansı pek fazla
görülmemekte ama akut hastalarda kontröllü bir
kemoterapi tedavisi hastalığı tümüyle yenilebilmesini sağlayabilir.
Kendi vücudunuza karşı savaş
Koruma ve bağışıklıksistemimizi oluşturan beyaz
kann hücreleri bazı hastalık uyaran virüs ve bakterilerden vücudumuzu arındırması ile sorumlu fakat
bazı hastalıklarda koruma hücreleri kendi vücud
dokusunu dışardan gelen virüslerle karıştırmakta
ve bu karışıklık beyaz kanhücrelerinin sağlam
olan vücud dokularını bir düşman olarak görüp
yok etmekte bu durumda otoimmün hastalıği
sözkonusu. Bu genel anlamda çok değişik vücut
sorunları anlamını taşımakta mesela troitin çok
fazla çalışması, rheumatoide Arthritis, kas erime-
“Her top için nasıl mücadele
ediyorsam kan kanserine karşı
da öyle mücadele ediyorum!“
Ömer Toprak, kayıtlı kök hücre vericisi ve profesyonel futbolcu
Siz de kök hücre vericisi olun
Her 16 dakikada bir kişi Almanya‘da kan kanserine yakalanıyor ve bunların çoğunluğunu çocuklar ve gençler
oluşturuyor. Birçok hastanın sağlığına kavuşabilmesi için
kök hücre nakli yaptırması şart. Ancak her beş hastadan
biri uygun verici bulamıyor.
Kök hücre nakli için hasta ile vericinin doku özelliklerinin uyum göstermesi gerekiyor. Doku özellikleri kalıtsal
olup insanların kökeni de belirleyici rol oynuyor. Bu
nedenle Türkiye kökenli bir hasta için Türkiye kökenli bir
verici bulma olasılığı daha yüksek.
Şimdi kök hücre vericisi olarak kaydınızı yaptırın: Yanak
mukozanızdan pamuklu bir çubukla alacağınız numune
yeterli, bunun için evden çıkmanıza bile gerek yok.
Kayıt setini www.dkms.de adresinden isteyebilirsiniz.
DKMS Deutsche Knochenmarkspenderdatei
gemeinnützige Gesellschaft mbH
Facebook “f ” Logo
Bizi takip edin
CMYK / .eps
Facebook “f ” Logo
CMYK / .eps
si veya kanın hastalanması. Bütün bu hastalıklar
kendine öz tedavi edilmekte fakat tek bir noktada
buluşmaktadırlar hepsinin tedavi aşamalarında
mutlaka kortisonlu ilaç uygulanmaktadır. Bu
insanın bağışıklıksisteminin hızlı çalışmasını engeller ve enfeksyon riskini azaltır.
Krallık hastalığı
Eğer sağlıklı insanlar yaralanır ve o yara kanar
ise doğal bir prosedür harekete gecer ve en fazla kan küreciklerine (Thrombozyten) iş düşer
ve kanamayı kısa bir sürede durdurup kabuk
bağlar. Kan hastalıklı (Hemofil) insanlarda önemli pıhtılaşma faktörleri eksik yada bozuk oldukları
için kan durmaz ve kabuk bağlamaz durmadan
akar yada yavaş durma noktasına gelir. Bu hastalar en ufak yaralanmada bile yüksek miktarda
kan kayıbına uğrayabilirler ve kan kayıbından
hayatlarını kayıpetmeleri mümkün olabilir.
Zamanımızda bu sorunlara karşı etkin bir tedavi
türü vücüta eksik olan önleyici maddeleri takviye
ile gerçekleştirilmektedir.
Hemofil hastalığı çoğunlukla erkeklerde görülen
ırsi bir hastalıktır kadınlar genellikle bu hastalığa
yakalanmazlar fakat bunu bozuk bir kromozom
ile erkek bebeklerine iletebilmeleri mümkün. Kan
hastalığına:'Krallık hastalığı' söylemi sözkonusu çünki geçmiş yıllarda dikkat çekici bir şekilde
avrupanın yüksek erkek aristokrat üyelerinde
görülmüştür. İngiliz kraliçesi Victoria bozuk kromozom taşıyıcı olduğundan dolayı torununa bu
kromozomu taşımıştır ve torunu ikinci Rus Zaren
Nikolaus ile evlendikten sonra bu hastalığı Rus
krallığınada taşımış oldu.
KANIMIZA...
...faydalı!
...faydasız!
Saglıklı beslenmek: kan oluşumunun ilik içerisinde mümkün olduğu kadar iyi çalışabilmesi için
dengeli besinlerle temel taşlarını vücudumuza endekslememiz gerekmekte.
Tek yönlü beslenmek, mesela katı vejeteryanlarda kan hücreleri oluşumunda çeşitli bozukluklar
beraberinde getirmektedir. Dünyada kansızlığa
(Anemi) gösterilen en büyük neden yetersiz beslenmenin oluşturduğu demir eksikliği dir.
Demir: Kırmızı kan küreciklerinin parçası, oksijenin taşınabilmesi için önemli ve besin yolu ile vücudumuza eklediğimiz Hemoglobi dir. Kanbağışı
veya adet döneminden sonra demir takviyeleri
ile kırmızı kan küreciklerini hızlı şekilde üretimini
sağlayabiliriz.
Vitaminler: Vitamin K (sebze içeriği) önemi
kan tabakacıklarının oluşumu içindir ve kan
pıhtılaşmalarına karşı Iyi bir çözüm dir. B12 Vitamini (et içeriği) kırmızı kan küreciklerinin üretimi
için gerekmekte.
Folik Asit: Tavuk ciğeri, Maya ve yeşil yapraklı sebzeler içermektedir bu alyuvarlar üretimi için gerekmektedir.
Yeterince sıvı tüketimi: kan oranını sıvılaştırmak
Için sıcak günlerde daha fazla olmak şartı ile günlük en azından iki litre su tüketmek gerekiyor.
Sarımsak: Bu baharatlı yumru kanı daha
da sıvılaştır makta ve kolesterol seviyesini
düşürmekte bununla sarımsak damar kireçlenmelerini yavaşlatmakta ve tansıyon hastalarında
terapilerini desteklemektedir.
Gingko: aynı şekilde kanı sıvılaştırır ve beyindeki
işlev sorunlarını gidermekte artı kan dolaşımını
hızlandırmaktayardımcı olur.
24 Çok Yaşa
Yaralanmalardan, ameliyatlardan veyahut çok
agır adet kanamalarından olusan kan kayıpları.
Sıvı eksikiginden olusan katı kan tromboz a neden
olabilir.
Uyumakla veya uzun uçak seyahatlerinden dolayı
olusan hareketsizlikte Tromboz a neden olmakta.
Çok fazla seker ve çok fazla yag kanımızda
asırıoranda dolasmakta ise, iste o zaman damar sertl igine (Arterioskleroz) yol açmaktadır
aynı zamanda seker hastalıgı veya karacıger
yaglanmasına neden olmakta.
Araç egzoz gazları: karbon monoxid kırmızı kan
küreciklerinden oksijenimizi bastırmakta.
Bakteri, Virüs vesayre: Kan dolaşımına erişen mikroplar hayati tehlike taşıyabilmekte dir.
Organizmamıza yalnıs kan nakli hayatı tehlikeye
yol açan reaksiyonlar olusturmakta. Radyoaktiv
ısınlar ve bazı kimyasal maddeler (Benzol ve türleri) lösemi riskini arttırmakta.
ADVERTORIAL
Die Moderne Wundversorgung
Modern Yara Bakımı
Was ist moderne Wundversorgung?
Modern yara bakımı nedir?
Ziel der modernen Wundversorgung ist, die gehemmte Wundheilung bei
einer chronischen Wunde zu normalisieren.
Modern yara bakımında amaç, kronik yaralardaki iyileşmenin hızını
arttırıp normal düzeye getirmektir.
Die moderne Wundtherapie beschäftigt sich mit der Wundversorgung
unter einer warm und feucht haltenden Wundauflage.
Bu modern tedavi yaraların sıcak ve nemli pansumanlarla tedavisini ön
görmektedir.
Moderne Wundversorgung besteht bereits seit 1962. Der Biologe Dr.
George Winter wies zu diesem Zeitpunkt die Überlegenheit der feuchten
Wundbehandlung gegenüber der trockenen konventionellen Wundversorgung nach.
Henüz 1962’li yıllarda biolog Dr. Georg Winter, nemli yapılan
pansumanların, kuru uygulanan pansumanlara oranla daha etkili
olduğunu kanıtlamıştır. Modern yara bakımı o tarihlerden bu yana
bilinen bir yöntemdir.
Gegensatz zur traditionellen Wundversorgung:
Geleneksel yara bakımının aksine:
Die konventionelle Wundversorgung besteht aus dem Prinzip der
Wundaustrocknung.
Geleneksel yara bakımı yaranın kurutulması prensibine dayanır.
Wie funktioniert die Zusammenarbeit mit Mevamed?
Alman hasta bakıcı kalite gelişimi ağına (DNQP) uygun olarak
düzenlenmiş olan eğitim kursları ve seminerlerine, firmamız olarak
düzenli olarak katılmaktadır. Edindiğimiz bilgileri daha sonra hastalar,
hemşire odaları, hasta yakınları, doktor muayehaneleri ve daha pek çok
diğer ilgili kişilerle paylaşıyoruz.
Mevamed ile işbirliği nasıl gerçekleşir?
Als Unternehmen besuchen wir regelmäßig Fortbildungen und Workshops, wo wir nach dem Deutschen Netzwerk für Qualitätsentwicklung
in der Pflege ausgebildet werden (DNQP). Dieses Wissen wird dann
jeweils an die Patienten, Pflegestationen, Angehörige, Arztpraxen und
viele andere Interessenten übertragen.
Das Beste ist: Unsere Einsätze sind kostenlos. Außer den üblichen
Rezeptgebühren für die Krankenkassen müssen keine anderen Rechnungen befürchtet werden.
Wir übernehmen alle chronischen Wunden:
• Dekubitus
• Ulcus cruris venosum
• Ulcus cruris arteriosum
• Ulcus cruris mixtum
• Diabetisches Fußsyndrom
• Verbrennungen
• Platz- und Schürfwunden
• Post-OP-Nahtinsuffizienz
• Tumorwunden
• Sonstige sekundär heilende Wunden
En iyi tarafı hizmetlerimizin ücretsiz oluşu. Sağlık sigortalarının
alışılagelen reçete bedelinin dışında hiçbir ücret ödemenize gerek
yoktur.
Her türlü kronik yaraların tedavisini üstleniyoruz:
• Dekubitus ülseri’ne bağlı olarak oluşan yaralar
• Toplardamarlardaki problemlere bağlı olarak bacaklarda
oluşan yaralar
• Atardamarlardaki problemlere bağlı olarak bacaklarda
oluşan yaralar
• Atar ve toplardamarlardaki problemlere bağlı olarak bacaklarda
oluşan yaralar
• Diyabetik Ayak hastalığına bağlı oluşan yaralar
• Yanıklar
• Berelenmeler ve sıyrık yaraları
• Operasyon sonrası dikişlerde açılma
• Tümörlere bağlı oluşan yaralar
• Enfeksiyonlu, iyileşmesi güç yaralar
mevamed GmbH
Rathenower Straße 5
10559 Berlin
Mail:[email protected]
Web:www.mevamed.de
Tel: 030 / 263 439 57
Vorschau / Fragman
Gesund in der Küche – Mit der richtigen Hygiene klappt es
Viele Menschen erkranken in Deutschland nachweislich an MagenDarminfektionen mit der „Ursache Lebensmittel“. Im Fokus stehen
Spüllappen, Spülbecken, Kühlschrank und Arbeitsflächen.
Sağlıklı Mutfak – Doğru hijyenik uygulamalarla mümkün
Almanya’da çok sayıda insan „gıda kaynaklı“ mide-bağırsak enfeksiyonuna yakalanmaktadır. Bulaşık bezleri, lavabolar, buzdolapları ve
çalışma alanları sorunun odağında bulunmaktadır.
Hämorrhoiden – Das tabuisierte Leiden
Hämorrhoiden sind lästig, unangenehm und überdies ein Leiden,
über das man nicht gern spricht. Dabei sind Hämorrhoiden weiter
verbreitet als man denkt.
Hemoroid (Basur) – Tabulaştırılan Acı
Hemoroid, rahatsız edici ve can sıkıcı ve dahası hakkında
konuşulmaktan kaçınılan acı veren bir rahatsızlıktır. Hemoroid
hastalığı düşünüldüğünden daha yaygın olan bir rahatsızlıktır.
ATTILA HILDMANN
EGAN for YOUth
Und viele weitere interessante Themen
Wir wünschen unseren Leserinnen und Lesern, unseren Apothekerinnen und
Apothekern und allen Ärztinnen und Ärzten frohe, besinnliche
Feiertage und schon jetzt ein gesundes neues Jahr 2015!
Ihr Çok Yaşa Team
Okuyucularımıza, eczanelerimize ve bütün doktorlarımıza
iyi bir noel bayramını ve sağlıklı bir yeni yil dileriz!
Çok Yaşa ekibiniz
Çok Yaşa´nın bir sonraki baskı tarihi:
Die nächste Ausgabe von Çok Yaşa erscheint am:
26 Çok Yaşa
30. Januar 2015
6. Reha-Sport
6. Rehabilitasyon sporu
Author
Document
Category
Uncategorized
Views
1
File Size
3 334 KB
Tags
1/--pages
Report inappropriate content