close

Enter

Log in using OpenID

2014 - Ekonomi Gazetesi

embedDownload
arar
Ekonomi
3
Muhasebe
5
Gündem
8
aşbakan Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı yarışında aday olup olmayacağı
tartışıldığı bugünlerde Başbakan'a en yakın isim olan danışmanı Yalçın
Akdoğan, Star gazetesindeki köşe yazısında en net cevabı verdi.
Başbakan Erdoğan danışmanı Yalçın Akdoğan Star gazetesindeki köşe yazısında Köşk
seçimini yazdı. Akdoğan, Erdoğan'ın nasıl karar vereceğini köşesine taşıdı. İşte
yazıdaki o bölüm; "Cumhurbaşkanlığı seçim süreci henüz başlamadan toplumun
büyük bir kesimi, iç ve dış kamuoyu sonucu satın almış, kabullenmiş görünüyor. Ak
Parti'nin Cumhurbaşkanı seçebileceğine kesin gözüyle bakılıyor. Özellikle yerel
seçimlerde AK Parti'nin yüzde 45'in üzerinde oy alması, bu tabloyu daha da
netleştirmiş durumda.Artık merak edilen husus, AK Parti'nin Cumhurbaşkanı'nı
seçecek güce sahip olup olmadığı değil. Şimdi merak edilen, Cumhurbaşkanlığı'na
kimin geleceği, hükümetin ve partinin başında kimin olacağı, bundan sonrasında
devletin ve siyasetin zirvesindeki ilişkilerin nasıl yürüyeceği...
ürkiye’nin 2023 yılı hedefl eri kapsamında 500 milyar dolarlık
ihracat için hizmet sektörü de farklı bölüm olarak yer alacak.
Havayolu şirketleri, gayrimenkul şirketleri, üniversiteler, oteller,
restoranlar gibi kurumların yaptığı ihracat bundan sonra şirketler ihracatçı
birliğine akredite oldukça Türkiye İhracatçıları Birliği’nin (TİM) açıkladığı
ihracat rakamlarında yer alacak. Bu konuda 9 Aralık 2013 tarihi itibariyle
hizmet ihracatını da içine alan Elektrik-Elektronik ve Hizmet İhracatçıları
Birliği’ne (TET) yetki verildi. Hizmet ihracatının toplam büyüklüğünün ne
kadar olduğunun tam olarak bilinmemesine rağmen geçtiğimiz yıl Ekonomi
eski Bakanı Zafer Çağlayan bir açıklamasında 2013 yılı itibariyle 48 milyar
dolarlık bir hizmet ihracatı olduğunu ifade etmişti. Buna karşın rakamların
tam olarak belirlenmesine yönelik çalışmalar devam ediyor. Hizmet sektörü
48 milyar dolarlık katkısıyla TİM’e akredite oluyor.
B
T
lektrik üretiminde kömürün payını artırmak isteyen enerji
yönetimi yeni yatırımlar için düğmeye bastı. Yatırımlar bittiğinde
doğalgaz faturası her yıl 14 milyar dolar azalacak.Petrol ve
doğalgazda dışa bağımlı olan Türkiye, enerji faturasını düşürmek için yerli
kaynakları devreye sokmaya çalışıyor. Bu noktada öne çıkan kaynakların
başında kömür geliyor. Uluslararası Enerji Ajansı (EIA) verilerine göre, Çin
elektrik ihtiyacının yüzde 78'ini kömürden karşılıyor. Bu ülkeyi yüzde 45 ile
ABD'de, yüzde 44 ile Güney Kore, Danimarka ve Almanya takip ediyor. Hatırı
sayılır bir kömür rezervine sahip olan Türkiye'de ise bu oran yüzde 25'ler
seviyesinde.Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yeni yatırımlarla bu rakamı
yüzde 42'lere çıkarmayı hedefliyor. Bakanlığın yol haritasına göre 2023'te
Türkiye'deki elektrik üretim tesislerinin toplam gücü 100 bin megavat olacak.
E
Türk şirketler dünya devleri arasında
D
onom
HERKES iÇiN EKONOMi POLiTiKA
17 NİSAN 2014 Perşembe
KDV dahil 25 Krş
eloitte'un 'Tüketici ürünleri' global raporuna
göre, sektör 2012 mali yılında 3,13 trilyon
dolarlık toplam net satış elde etti. Avrupa'da
durgunluğun etkisini hissettirdiği bu dönemde, Türkiye'den
üç şirket net satışlarda dünyanın ilk 250 firması arasına
girdi. 2012 yılı net satış rakamlarına göre dünyanın en
büyük 250 tüketici ürünleri firması arasına 3 Türk
firması da girdi. Uluslararası danışmanlık şirketi
Deloitte, 'Tüketici Ürünlerinin Küresel Güçleri
2014' raporunu yayınladı. Raporda en çok satış
yapan 250 şirketin 3,13 trilyon dolar düzeyinde
toplam satış rakamına ulaştığı belirtildi.
www.ekonomigazetesi.net
İran'a
30
milyar
dolarlık
ENFLASYON
boyun eğecek!
Cari açığın bu yıl önemli ölçüde daralacağını dile getiren Maliye
Bakanı Mehmet Şimşek, 2014 yılında büyümenin ılımlı ama
dengeli süreceğini, enflasyonun ise inişe geçeceğini belirtti.
BüYüK CIKARMA
30 milyar $'lık Türkiye ziyareti
Ambargonun hafifletilmesiyle ticari
ilişkilerini geliştirmeye başlayan İran, yönünü Türkiye'ye çevirdi. İran Cumhurbaşkanı Ruhani, iki ülke arasındaki ticaret hacmini 30 milyar dolara çıkaracak yol
haritasını karara bağlamak için Başbakan Erdoğan'ı ziyaret edecek. Ruhani'nin mayıs
ayı sonunda Türkiye'ye gelmesi bekleniyor. Ortadoğu bölgesinin en güçlü iki ülkesi
olan Türkiye ile İran arasındaki ilişkilerde mayıs ayında yeni bir dönem başlayacak.
zellikle ambargonun kalkması
yönünde sürecin İran üzerinde
olumlu bir psikolojik etki oluşturduğu gözlemleniyor. Bu etki sayesinde
Türkiye ile İran arasında ticaret hacmini iki
katına çıkaracak adımlar da atılmaya başlandı. 2013'te 14.6 milyar $ olan iki ticaret
hacminin 30 milyar $a çıkarılması
için olan bütün
engelleri kaldıracak adım atılıyor.
Ö
aliye Bakanı Mehmet
Şimşek, bakanlıkta
düzenlediği basın
toplantısında, 2014 yılı Ocak-Mart
dönemi bütçe gerçekleşmelerini
açıkladı.
M
Cari açığın bu yıl önemli ölçüde
daralacağını dile getiren Şimşek,
çünkü iç talebin daha ılımlı
olduğunu, kurda destekleyici bir
süreç yaşandığını, dış talepte bir
güçlenmenin söz konusu olduğun
belirtti. Şimşek, şöyle konuştu:'
Cari açıkta öngördüğümüz 55,5
milyar dolarlık, yani gayri safi yurt
içi hasılaya göre, yüzde 6,4'lük bir
rakamı temsil ediyor. Yani biz daha
küçük bir cari açık ile seneyi
kapatacağız'.
Gökçen'de biz geldiğimizde inekler
otluyordu. ' diye konuştu.
Gündemimizde
zam yok
GÜNDEMİMİZDE
ZAM YOK
Şimşek, 'Makro Ekonomik
Gelişmeler ve 2014 Yılı İlk Çeyrek
Bütçe Gerçekleşmeleri' konulu
basın toplantısının ardından
gazetecilerin sorularını
yanıtladı.Şimşek, 'Şu anda hiçbir
şekilde gündemimizde zam yok.
Ekonomi canlı bir organizmadır,
gerektiğinde tedbir alırız. Şu an
itibariyle ekonominin gidişatına
ilişkin önemli kaygımız söz konusu
değil' dedi.
ENERJİ VE BANKACILIKTA İŞBİRLİĞİ
Bu kapsamda da doğalgaz, petrol konularını içeren enerji komitesinin, ticaret,
yatırım ve bankacılık komitesinin,
ulaştırma ve transit komitesinin ve genel
bir komitenin mayıs ayına kadar çalışmalarını hızlandıracağı ve iki ülke ilişkilerinde dönüm noktası olacak bu
çalışmaların tamamlanması ve Ruhani'nin
Türkiye ziyaretinde imzalanması üzerinde
duruluyor. Ruhani'nin ziyaretinde
Başbakan Erdoğan'ın Ocak ayında yaptığı
İran ziyaretindeki olumlu havanın etkisinin
olduğu belirtiliyor. Cumhurbaşkanı
Ruhani'nin bu ziyaretten duyduğu memnuniyet nedeniyle Türkiye'ye yapacağı ziyareti biran önce olmasını istediği
kaydediliyor.
Büyük projeler
rayındaRAYINDA
BÜYÜK
PROJELER
'Türkiye'nin büyük projeleri
tehlikede mi?' şeklindeki bir
soruyu yanıtlayan Şimşek,
Türkiye'de yürütülen büyük
projelerde herhangi bir tehlikede
olmadığını vurguladı.Şimşek, 'Biz
şimdi 2018'e kadar, 3. havaalanı
devreye girene kadar ne yapabiliriz
diye ona bakıyoruz. Proje
finansmanı açısından 3. havaalanı
son derece rantabldır. Sabiha
BORSA
zel bir bankadan 30 bin
lira kredi çeken Kıran'dan bin 110 lira masraf
kesti. Kıran'ın Yargıtay'ın "Dosya
masrafı adı altında kesinti haksız"
kararı üzerine paranın iadesi için
Bahçeli evler Tüketici Sorunları
Hakem Heyeti'ne başvurusu haklı
bulundu. Ancak banka ödemeye
yanaşmadı. Bankaya icra kanalıyla
ödeme emri gönderildi. Banka,
borcu icra dos yası yerine
tüketicinin hesabına yatırdı. Bu
para dan "Sigorta yaptık" diyerek
kesinti uyguladı. Bu kez Tüketici,
Bakırköy 11'inci İcra Dairesi'ne
başvurdu. İcra memuru, ban kaya
hacze giderek cebri icra yolu ile
tüketicinin alacağını tahsil etti.
Ö
İRAN'LA STA'YA KARAR VERILECEK
Türkiye ile İran liderlerinin gündeme getirdiği tercihli ticaret anlaşmasının çok
önemli bir kilometre taşı olduğunu kaydeden Cevdet Yılmaz, nihai hedef
olan serbest ticaret anlaşmasına
yönelik adımın da KEK toplantısında alınacak kararlarla ortaya çıkacağını söyledi.
Şüheda YILDIRIM’ın Haberi
STRATEJİK ANLAŞMALAR MASADA
Ruhani'nin Türkiye ziyaretinde yüksek düzeyli stratejik işbirliği konseyinin kurulmasının da ele
alınacağı dile getiriliyor.
KEK toplantısında bu
konunun da
Türkiye'de masaya
yatırılacak şekilde
çalışılacağı
kaydedildi.
THY'nin ve Atlas
Jet'in İran'dan olan
alacak-
ILIMLI VE DENGELİ
Şimşek, '2014'te büyümenin ılımlı
ama dengeli süreceğini,
enflasyonun inişe geçeceğini,
kamu borç dinamiklerindeki
iyileşmenin devam edeceğini, cari
açıkta ciddi bir azalma olacağını
öngörüyoruz' dedi ve ilk 3 aydaki
gidişat bahsettiğimiz öngörüleri
destekliyor.' dedi.
larının da büyük kısmının ödenerek problemin çözüldüğü kaydedildi.
Yerli petrol muslukları
Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Kışanak’ın bölgede üretilen petrol
den pay istediklerini açıklaması tartışılır
ken, Türkiye’de petrol en çok Batman’da
üretiliyor. Günlük 600 bin varil tüketimi
olan Türkiye, petrol ihtiyacının yüzde
8’ini yerli üretimden karşılıyor.
İYARBAKIR Belediye Eşbaşkanı Gültan Kışanak, El Cezire Türkçe
muhabiri Mahmut Bozarslan’ın
sorularını yanıtlarken, bölgede üretilen enerjiden yerel yönetimin de pay alması gerektiğini
söyleyerek, yeni bir tartışmanın kapısını araladı.
D
Kışanak’ın demeci ile Diyarbakır’ın petrol üretim miktarı merak konusu olurken, Türkiye’nin
petrol ihtiyacının ne kadarının bu şehirden
karşılandığını inceledik. Diyarbakır, Batman
’dan sonra Türkiye’de en fazla petrol üretilen ikinci il konumunda. Türkiye Petrolleri Anonim
Ortaklığı (TPAO) üretiminin, yaklaşık % 20’si Diyarbakır ilindeki 201 kuyudan karşılanıyor.
&
Artık
Ekonomi
Gazetesini
twitter &
facebook’dan
okuyabilirsiniz
2
Ekonomi
17 NİSAN
2014
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
ilim, Sanayi ve
Teknoloji Bakanı Fikri
Işık, işsizlikte sistematik
düşüş olduğunu
belirterek, "Geçen yılın
ocak ayına göre yarım
puanlık düşüşle,
toplamda 761 bin yeni
istihdamın bir yılda
oluştuğu yıl yaşadık.
Bunlar son derece
önemli" dedi.Tüpraş ArGe Merkezi'nin açılış
töreninde konuşan Işık,
dünyada ve Türkiye'de en
önemli sektörün enerji
olduğunu kaydederek,
pek çok siyasi olayın
yansımasında veya
sebebinde enerji
alanındaki rekabetin
görülebileceğini
söyledi.Bu noktada
ülkenin stratejik
konumunu bildiklerini
dile getiren Işık, bu
alanda Türkiye'nin
tartışmasız en büyük
şirketinin Tüpraş
olduğunu vurguladı.
B
İŞSiZLiKTE
dönemde Kocaeli'de
O
partisinin il başkanlığını
yaptığını hatırlatan Işık, şöyle
devam etti:
"Çok ciddi yani kelli felli
adamlar edebi, felsefi
gerekçelerle bu özelleştirmeye
karşı çıkmışlardı ama bugün
burada hem tanıtım filminde
hem de genel müdürümüz Yavuz
Bey'in ortaya koyduğu
rakamlarla ne kadar doğru iş
yaptığımızı, Tüpraş'ı
özelleştirmekle Türkiye'nin
geleceğine yönelik ne kadar iyi
adım attığımızı bir kez daha
görmüş olmanın gururu ve
kıvancını yaşadım. Yani 5 milyar
dolara yakın yeni yatırım. Devlet
mantığıyla ve bürokrasisiyle bu
5 milyar dolarlık yatırımı
yapmanız öyle kolay değil. Bu
kadar yeni istihdamı sağlamanız
hiç kolay değil.
Burada Koç ailesinin değerli
mensupları var, eminim ki Koç
ailesinden de olsanız, sırtınız
terlemeden maaş alamazsınız.
İşte bu sayede Tüpraş, dünya
markası haline geldi."
Türkiye'nin hedefsiz, dümeni
kırık gemi olmadığını, aksine
2023 hedeflerine ulaşma
noktasında kararlı adımlar
attığını aktaran Işık, 11-12 yıllık
dönemde ülkeye çok ciddi
mesafe kazandırdıklarını anlattı.
- 2023 hedefleri
şık, devlet yatırımıyla kurulan
Tüpraş'ın çok önemli
ihtiyaçları karşıladığına dikkati
çekerek, şirketin özelleştirildiği
dönemde "Tüpraş stratejiktir,
özelleştirilemez" diye inanılmaz
tartışmalar çıktığını anımsattı.
I
Işık, Türkiye'nin 233 milyar
dolarlık Gayri Safi Milli
Hasılası'nın (GSMH) 820 milyar
dolara ulaştığını vurgulayarak,
bunun önemli olduğunu ama
yeterli görmediklerini ifade
etti.Cumhuriyetin 100. yılında 2
trilyon dolarlık GSMH
hedeflendiğine dikkati çeken
Işık, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Türkiye, 500 milyar dolar
ihracat hedefliyor. 36 milyar
dolardı ihracatımız, 152 milyar
dolara geldik. 2023 yılında
sadece Kocaeli'nin ihracat
hedefi 50 milyar dolar. Yani 20
yıl önce bir ülkenin yaptığı
ihracatın 1,5 katını bu şehir 2023
yılında yapacak. Kişi başına
düşen milli gelir, 3 bin 300
dolardı. 11 bin dolarlar
seviyesine getirdik ama
hedefimiz 25 bin dolar. Bunlar
güzel hedefler, gelinen mesafe
önemli ama koyduğumuz
hedeflere ulaşmak için bazı
olmazsa olmaz çalışma
alanlarımız var."
- İşsizlik rakamları
Işık, işsizliğin yüzde 5'in
altına düşürülmesini
hedeflediklerini anımsatarak,
yeni açıklanan işsizlik
rakamlarına göre son derece
sevindirici gelişmeler olduğunu
aktardı.
Işık, şunları belirtti:
"İşsizlikte sistematik düşüş
var. Geçen yılın ocak ayına göre
yarım puanlık düşüşle...
Toplamda 761 bin yeni
istihdamın oluştuğu yıl yaşadık.
Bunlar son derece önemli. Hele
hele Türkiye'nin her sene
çalışma yaşına gelen genç
nüfusunu da hesabın içine
katarsanız elde edilen, ulaşılan
rakamın ne kadar değerli
olduğunu görürüz. Tabii
Türkiye, eğer 2 trilyon dolar
Gayri Safi Milli Hasıla'ya, 500
milyar dolar ihracata
ulaşacaksa, Türkiye'nin geldiği
teknoloji düzeyini de hesaba
kattığınızda ve ülkenizin de tam
orta gelir tuzağı içinde
bulunduğunu düşündüğünüzde,
yapmanız gereken en önemli
çalışma alanı araştırmageliştirme ve inovasyon çünkü
artık bu teknoloji düzeyinde
gelişmiş ülkelerin size teknoloji
bahşetmesi mümkün değil.
Işık, dün TÜBİTAK'a bağlı
Savunma Sanayii Araştırma ve
Geliştirme Enstitüsünde (SAGE)
olduğunu anlatarak, çok güzel
projelerin hayata geçtiğini ve
geçmeye devam ettiğini
sanal market alışverişlerinin 2 kata kadar büyümesi bekleniyor
ürkiye’de online
alışveriş yapan
T
her 10 kişiden 1’i
Türkiye’de sanal süpermarket pazarı e-ticaret içinde dikkat
çekici bir boyuta geliyor. E-ticaret sitelerine market kategorisi de
eklenirken, 2014 yılında sanal market alışverişlerinde 2 kat
büyüme bekleniyor.Türkiye’de Migros, Carrefour, Kim gibi
marketlerin internetten satış yaptığı sanal süpermarket pazarı
hızla büyüyor. Henüz bu kategori e-ticaret içinde yüzde 1’lik bir
paya sahip. Ancak her geçen gün sanal süpermarket
pazarındaki potansiyeli fark eden bir e-ticaret sitesi, bünyesine
süpermarket kategorisini ekliyor.
market
alışverişlerini de
internet üzerinden
yaptığını belirten
Elektronik Ticaret
İşletmecileri
Derneği (ETİD)
Yönetim Kurulu
Başkanı Hakan
Orhun, "Dünyadaki
büyük market
perakendecilerinde
toplam satışın
yüzde 10’unun
online kanallardan
geldiği biliniyor.
Ayrıca bu kanalların
satışının ABD’de her
sene yüzde 25’ten
fazla bir büyüme
göstereceği
öngörülüyor" dedi.
E-ticaret
süpermarkete
girdi
sistematik
dü ş ü ş va r
Orhun, Türkiye’de
hali hazırda
internetten alışveriş
yapan kesimin
içinde market
alışverişlerini de
internet üzerinden
yapanların oranın
en az 2 kat artacağı
tahminini yaptı.
Orhun, mobil
ticaretin hızla
yükselmesi, mağaza
online dükkan
ilişkisinin giderek
öneminin artması
ile beraber
süpermarket
kanalında online
hacim giderek
yükseleceğini
kaydetti.
"Süpermarket
kategorisinin e-
söyledi.SOM füzesinin tamamen
yerli imkanlarla orada
yapıldığını dile getiren Işık,
"Tabii bazı komponentler
dışarıdan alınıyor. Şimdi bir
parça var, jet motoru, 300
kilometre menzilin üzerine
çıktığınız zaman satış yasağı var.
Niye? Ondan ötesi kendi rekabet
alanına giriyor. Dolayısıyla bu
teknoloji düzeyinden sonra artık
kendi teknolojinizi üretmek ve
geliştirmek zorundasınız. Onun
için de biz 2002 yılında yüzde
0,42 olan Ar-Ge harcamasını
şuanda yüzde 1'ler seviyesine
getirdik ama hedefimiz 2023'te
Gayri Safi Milli Hasılamızın
yüzde 3'üne ulaşmak. Bunun da
üçte ikisini özel sektörün, üçte
birini de kamunun yapması"
şeklinde konuştu.
Bilim, Sanayi ve Teknoloji
Bakanı Fikri Işık, Türkiye'nin ilk
500 sanayi kuruluşu içinde ArGe merkezine sahip 68 sanayi
kuruluşu bulunduğunu
belirterek, bunun yetersiz
olduğunu, tamamına yakınında
aynı merkezlerin bulunması
gerektiğini söyledi.
Tüpraş Ar-Ge Merkezinin
açılış töreninde konuşan Işık,
Türkiye'nin Ar-Ge ve inovasyon
ekosisteminin zayıf olduğunu,
bu işe çok geç başladığını
kaydederek, dünyanın
Türkiye'den çok daha önce
başladığını ve önemli mesafeler
aldığını anlattı.Geç kalınmışlığın
farkında olduklarından Ar-Ge'ye
önemli destekler sunduklarını
vurgulayan Işık, "Diyoruz ki
'Türkiye'de Ar-Ge ve inovasyon
noktasında kim harcama
yapmak istiyorsa, harcamasının
en az yüzde 40'ını devlet olarak
biz finanse edeceğiz" şeklinde
konuştu.
Işık, Tüpraş Ar-Ge Merkezi'ne
100 milyon liraya yakın yatırım
yapıldığına dikkati çekerek,
"Sevindirici olan da şu, yaklaşık
40 milyon liraya yakın destek
vermişiz. Yani 40 milyon liraya
yakın destek Koç Grubu için çok
anlamlı olmayabilir ama
devletin bu noktada yanında
olduğunu hissetmesi, sadece
Koç grubu için değil, Türkiye'de
Ar-Ge ve inovasyona yatırım
yapan her şirket, kurum için çok
önemli" ifadesini kullandı.
- "Ar-Ge merkezi sayımız
157'ye ulaştı"
"Ar-Ge merkezi sayımız 157'ye
ulaştı, çalışan personel sayımız
20 bini geçti. Bu, son derece
önemli" diyen Işık, sözlerini
şöyle sürdürdü:
"Yeni bir adım daha attık, ArGe merkezinde en az
çalıştırılması gereken tam
zamanlı personel sayısını 50'den
30'a indirme yetkisini Bakanlar
Kuruluna verdik. Artık ölçekli
işletmeleri de Ar-Ge noktasında
destekliyoruz, teşvik ediyoruz.
2023 yılında 2 trilyon dolar Gayri
Safi Milli Hasıla (GSMH)
hedefimizin 60 milyar doları ArGe bütçesi olacak. Ar-Ge
harcamasının 40 milyar dolarını
özel sektör yapacak. 20 milyar
dolarlık kısmını da biz, kamu
yapacak.AA
ticaretin içinde
yükselen
trendlerden
olduğunu
görüyoruz" diyen
Kliksa.com Genel
Müdürü Nevgül
Bilsel Safk an,
CarrefourSA işbirliği
ile süpermarket
kategorisi açmayı
planladıklarını ifade
etti.
portföyünü artırıp
platform içerisinde
çapraz ve devamlı
alışverişi artırmak
amacıyla yola çıktık.
Günümüzde
perakendede en
büyük ciroları
yapan şirketlerin
süpermarket olması
bizim market- 11
markasına yatırım
yapmamız
sevdiklerini
söyleyen Özdal, bu
deneyimi yaşayan
müşterilerin daha
sonra tüm market
alışverişlerini bu
kanaldan yapmaya
başladıklarını ifade
etti. Aynı gün
teslimat yapılması
sipariş sayısını
arttırdı.hepsiburada
.com Genel Müdürü
uzun dönemli
ihtiyaçlarını
ekonomik olarak
sağlamak isteyen
kalabalık ve çocuklu
ailelerin de tercih
ettiğini söyledi. Şu
anda aylık 150 bin
müşteri aylık market
alışverişini
hepsiburada.
com’dan yaptığını
dile getiren Baydar,
Taşınması zor
ürünlerin kapıya
kadar gelmesi
cezbetti
Yakın zamanda
süper market
kategorisini
bünyesine katan
n11. com’un Satış
Genel Müdür
Yardımcısı Kadri
Özdal, şunları
söyledi: “Market
kategorisi hem yeni
müşteri
kazandırıyor hem de
tüm platformun
satışlarının
artmasına olanak
veriyor. Biz müşteri
gerekliliğini
doğurdu.” Sadık ve
devamlı alışveriş
yapan
müşterilerinin
özellikle annebebek-çocuk, evcil
hayvan ürünleri ve
hızlı tüketim
ürünleri satın
aldığını kaydeden
Özdal, market-11'in
satışlarının her ay
artarak
büyüdüğünün altını
çizdi. İnsanların
özellikle taşınması
zor ürünleri kargo
ile kapılarına kadar
gelmesi kolaylığını
İlker Baydar,
“Market ürünlerinin
online satışa
sunulması
tüketicilerin yoğun
talebinden
kaynaklanıyor.
Müşterilerimiz, ağır
olan bebek bezi ve
deterjan gibi
ürünleri talep
etmeye başladılar”
dedi. Türkiye’de
online market
alışverişi yapan
kitlenin daha çok
20-45 yaş arası
çalışan kitle
olduğunu belirten
Baydar, onlar kadar
alışveriş yapanların
yüzde 60’ının kadın,
yüzde 40’ının erkek
olduğunu ve bu
müşterilerin düzenli
olarak her ay, aylık
alışverişleri
yaptıklarını
kaydetti. En çok
özellikle bebek bezi,
deterjan ve temizlik
malzemeleri
satıldığını söyleyen
Baydar, daha çok
tercih edilmek için
İstanbul içi aynı gün
teslimat hizmetini
uygulamaya
başladıkları
belirtti.CİHAN
17 NİSAN
3
2014
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Tekirdağ'ın 'sır' projesi olgunlaşıyor
Liman, tren yolu,
Avrupa’ya yakınlık ve 13
OSB’nin en önemli
avantajları olduğunu
söyleyen Tekirdağ Ticaret
ve Sanayi Odası Başkanı
Cengiz Günay, önemli bir
proje üzerinde merkezi
idare ile birikte
çalıştıklarını açıkladı
ürkiye’nin 2023 yılı hedefl eri
kapsamında 500 milyar dolarlık
T
ihracat için hizmet sektörü de farklı
bölüm olarak yer alacak. Havayolu
şirketleri, gayrimenkul şirketleri,
üniversiteler, oteller, restoranlar
gibi kurumların yaptığı ihracat
bundan sonra şirketler ihracatçı
birliğine akredite oldukça Türkiye
İhracatçıları Birliği’nin (TİM)
açıkladığı ihracat rakamlarında yer
alacak.
Bu konuda 9 Aralık 2013 tarihi
itibariyle hizmet ihracatını da içine
alan Elektrik-Elektronik ve Hizmet
İhracatçıları Birliği’ne (TET) yetki
verildi. Hizmet ihracatının toplam
büyüklüğünün ne kadar
olduğunun tam olarak
bilinmemesine rağmen geçtiğimiz
yıl Ekonomi eski Bakanı Zafer
Çağlayan bir açıklamasında 2013
yılı itibariyle 48 milyar dolarlık bir
hizmet ihracatı olduğunu ifade
etmişti.
Buna karşın rakamların tam olarak
belirlenmesine yönelik çalışmalar
devam ediyor. Hizmet sektörü 48
milyar dolarlık katkısıyla TİM’e
akredite oluyor.Yıllardır seyahat
acentelerinin faaliyetlerinin ihracat
sayılması gerektiğini söylediklerini
YENİDEN
ifade eden Türkiye Seyahat
Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Genel
Sekreteri Çetin Gürcün, seyahat
acentelerinin getirdiği dövizin
yerinde doğrudan ihracat
olduğunu kaydetti.
Türkiye’de restoranlarda verilen
yemeklerin de ihracat olduğunu
söyleyen Gürcün, “Sektörün
ihracatçı olarak kabul edilmesiyle,
ihracatçıların yararlandığı birtakım
teşviklerden yararlanabilirsek
yapacağımız tanıtım faaliyetleriyle
daha çok turist getirebiliriz. 50
milyon turist hedefini çok daha
önce aşacağız. Ama ihracatçı olup
teşviklerden yararlanırsak 2023
yılında hedefin çok daha üstünde
turist getirebiliriz” dedi.
İlk adım THY’den geldi
Konut Geliştiricileri ve Yatırımcıları
Derneği (KONUTDER) Başkanı
Ömer Faruk Çelik de gayrimenkul
sektörünün ihracatçı sayılmasının
çok yerinde bir karar olacağını
ifade ederek, “Mütekabiliyet
Yasası’ndan sonra çok ciddi bir
yabancıya satış bekliyorduk ama
olmadı. Şimdi sektörün ihracatçı
olarak sayılması durumunda
beklenen sıçrama gerçekleşir. Bu
sektöre ihracatçı gözüyle bakılırsa
her şey daha farklı olur. Sektör
uluslararası piyasalarda rol alıyor
diye düşünülürse yabancıya direk
satışlar daha fazla olur” diye
konuştu.
İhracat rakamlarında ilk dopingi
yaratacak kurum ise Türk Hava
Yolları (THY) olacak. Geçtiğimiz
günlerde ihracatçı birliğine
akredite olan THY’nin yapmış
olduğu ihracatın haziran ayı
itibariyle TİM’in açıkladığı
rakamlara yansıması bekleniyor.
Hizmet sektörü temsilcilerinin
ihracatçı birliğine üye olması
aşamasında diğer firmalara
uygulandığı gibi ilk üyelikte 100
lira giriş 100 lira da yıllık üyelik
ücreti tahsil ediliyor.
Bundan sonra da her yıl için 100
liralık üyelik ücreti alınmaya
devam edilecek. Buna karşın
firmalardan kesilen 10 binde 5’lik
nispi aidat kesintisi hizmet sektörü
için geçerli olmayacak.
Üye başına 100 lira yıllık aidat
Çalışmaların tamamlanma süreci
gelecek hafta gerçekleşecek olan
TET Genel Kurulu’nda yapılacak
başkanlık seçiminden sonraya
bırakıldı. TET’in mevcut başkanı
Fatih Kemal Ebiçlioğlu’nun şu anda
tek aday olarak göründüğü
seçimlerin ardından yönetime
hizmet sektöründe yer alan birkaç
ismin yer alabileceği belirtiliyor.
Hizmet sektörü temsilcilerinin
ihracatçı birliğine kayıt süreci ile
ilgili detaylar üzerinde çalışılırken,
henüz akredite olmanın zorunluluk
mu yoksa gönüllülük esasına göre
mi yapılacağı netlik kazanmış
değil.
İhracatın liderlik
koltuğunu devralabilir
Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin
(TİM) açıkladığı rakamlara göre
Türkiye’nin 2013 yılı toplam
ihracatı 151 milyar 707 milyon dolar
olarak gerçekleşti. Bu yıl hizmet
ihracatının tamamının rakamlara
yansıması halinde artış olmasa da
Türkiye’nin ihracatı 200 milyar
dolar sınırına gelecek. Sektörel
olarak incelendiğinde ise
geçtiğimiz yıl Türkiye’nin en çok
ihracat yapan sektörü 21 milyar 305
milyon dolarlık ihracat ile otomotiv
olmuştu. Hizmet sektörü
belirtildiği gibi 48 milyar dolarlık
ihracat rakamını TİM’e yansıtması
halinde Türkiye’nin ihracatta lider
sektörü haline gelecek.CİHAN
nerji Piyasası Düzenleme Kurulu, tavan fiyatı uygulamasında
baz alınan İstanbul Avrupa Yakası'nda 15-18 Nisan arasında
E
benzinin tavan satış fiyatını 5,04 lira, motorinin tavan satış
fiyatını 4,33 lira olarak belirledi.Kurulun, dağıtıcı ve bayi
paylarının toplamını 2 ay süresince litrede benzinde 44
kuruştan, motorinde ise 51 kuruştan 37 kuruşa indiren
kararı doğrultusunda, akaryakıt ürünlerinde 15-18
Nisan arasında uygulanacak fiyatlar açıklandı.Buna
göre, tavan fiyatı uygulamasında baz alınan İstanbul
Avrupa Yakası'nda 15-18 Nisan arasında benzinin tavan
satış fiyatı 5,04 lira, motorinin tavan satış fiyatı 4,33
lira olarak belirlendi. Böylece benzinin litre fiyatı 5
kuruş, motorinin litre fiyatı 3 kuruş arttı.Söz konusu tarihlerde
İstanbul Anadolu Yakası'nda benzinin litresi 5,04 lira, motorinin
litresi 4,34 liradan; Ankara'da benzinin litresi 5,05 lira, motorin
litresi 4,34 liradan; İzmir'de benzinin litresi 5,06 lira, motorinin
litresi 4,22 liradan satılacak.Münir ARIKAN-EKONOMİ
5 LİRANIN
ÜZERİNDE
ekirdağ, ‘çok önemli bir
T
proje’ üzerinde çalışıyor.
Ticaret ve Sanayi Odası
'krediler daralıyor' uyarısı
Başkanı Cengiz Günay söyledi.
Nasıl bir proje bu?.. Teşvik
belgelerine göre önemli
miktarda yatırım çeken
Tekirdağ’da neler olup bittiğini
konuşmak için, aramıştım
Günay’ı. Sarp Elektrik 1.6
milyar liralık, Öznur Kablo 105,
Modern Enerji 160, BSH Ev
Aletleri 140 milyonluk yatırımı
için teşvik almıştı... Bu yaklaşık
2 milyarlık yatırım anlamına
geliyor. Tekirdağ önemli bir
sanayi bölgesi.
Özellikle Çorlu, Çerkezköy.. Son
yıllarda çok yatırım çeken
bölgeler. Günay, 13 organize
sanayi bölgesinde irili ufaklı 2
bin şirketin üretim yaptığını
söyledi. Çerkezköy, Çorlu Deri,
Hayrabolu OSB, Malkara OSB,
Veliköy, Ergene- 1 OSB, Ergene
2 OSB, Türkgücü OSB,
Velimeşe, Muratlı, Karaağaç,
Çerkezköy Veliköy Yalıboyu
Islah OSB ve Tekirdağ OSB. (Bu
son OSB bu yıl kuruldu.) Bu
yoğunluk bile Tekirdağ’ın
‘sanayi bölgesi’ kimliğini
vurguluyor. Cengiz Günay,
“Tekirdağ birçok açıdan
Türkiye’de ilk 10’dadır. Önemli
bir tarım ve üretim kentidir. 13
OSB’si var. Bir Avrupa Serbest
Bölgesi var. 2 tane dış ticaret
limanı var. Birinin de inşaatı
devam ediyor ki Akdeniz’in en
büyük konteyner limanı
olacak. Duble yollar, tren hattı,
limanlar ulaşım açısından
Tekirdağ’ı çok avantajlı kılıyor.
Ulaşım sorununu çözmüş bir
kent. Lokasyonumuz çok iyi,
Avrupa’ya, Türkiye’nin en
büyük pazarlarına yakınız.
Kentin popülaritesi artıyor. 2
bine yakın firma OSB’lerimizde
üretim yapıyor. Bunların enerji
ihtiyaçları var. 2023
vizyonumuzda enerji önemli
bir ihtiyaç. Sarp Elektrik 1.6
milyar liralık büyük enerji
yatırımı için bu bölgeyi seçti”
dedi. Bilgin Elektrik
bünyesindeki Sarp Elektrik’in
Tekirdağ Şarköy’de kurmayı
planladığı Doğalgaz Çevrim
Santrali için mevzuat süreci
devam ediyor. Günay, yatırımın
henüz başlamadığını söyledi.
Bu yatırım 500 milyon euro
veya teşvik belgesindeki kayda
göre 1.6 milyar TL. Bu kadar
çok, 13 OSB ve bir de serbest
bölge... Ancak Tekirdağ’da hâlâ
yatırım alanı var. Başkanın
verdiği bilgiye göre, 13 OSB’de
13 milyon metrekare yatırım
alanı bulunuyor. 2 bin irili
ufaklı tesis üretim yapıyor.
Günay, “Daha fazlasını da
barındırabilecek alanlarımız
var. Çok daha fazla sayıda
firmayı kabul edebiliriz.
Bölgenin önemi altyapısının
yeterliliğinden, lokasyonundan
geliyor. Yeni yatırıma
başlayanlar da var. Öznur
Kablo, Çorlu’da yatırım yapıyor,
önemli bir firma. Modern
Enerji, baştan sona entegre bir
tesis kuruyor. Tekirdağ dinamik
bir yer. Negatif şeyler
yaşamadık. Mevsimsel
durgunluklar olabiliyor” dedi.
Önemli proje ne?
Cengiz Günay’a otomotiv
sektörünü sordum. İlde,
OSB’lerinde otomotiv yan
sanayi üretimi yapan çok
sayıda firma zaten var.
Özellikle liman, otomotivde
Türkiye’nin en büyük pazarı
Avrupa’ya yakınlık avantajı bu
sektörde ana firmalar için bir
çekim merkezi olamaz mı?
Daha önce Hyundai önemli bir
yatırım için Trakya’da
araştırma yapmıştı. Gerekçe
aynıydı; Avrupa’ya yakınlık!
Günay da otomotiv yatırımları
için bölgenin avantajlı olduğu
görüşünde. Günay, ayrıntısına
girmeden, konuşmanın hemen
arkasından ‘önemli bir proje
üzerinde çalışıyoruz’ dediği
için... Acaba, otomotivle ilgili
mi diye düşündüm. Fakat,
“Merkezi idare ile bir konu
üzerinde çalışıyoruz. Üs
olabilecek bölgelerden biriyiz.
İhracatta ulaşım, navlun
maliyetleri çok
önemli”dedi.DÜNYA
EuroFinance’in konferansında konuşan Borsa İs-
tanbul Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Dr. M.
İbrahim Turan, orta ve uzun vadede sermaye piyasalarından elde edilecek kazancın hiçbir yerde kazanılamayacağını söyledi.
orsa İstanbul
Yönetim Kurulu
Başkanı ve
Genel Müdürü
Dr. M. İbrahim
Turan, “Türk
şirketleri
krediler daraldıkça sermaye
piyasalarından
daha fazla istifade etmek
zorunda” dedi.
B
uroFinance’in düzenE
lediği Türkiye’deki 10.
konferans, “Türkiye’de
Nakit, Hazine ve Risk
Yönetimi” başlığıyla ile
gerçekleştirilen etkinliğin,
küresel sponsorluğunu
Bank of America Merill
Lynch, Türkiye sponsorluğunu ise Akbank
üstlenirken, medya sponsoru ise DÜNYA oldu.
“Yarının bölge finans
merkezinin kurulması”
adlı panelde Türkiye’nin
sermaye piyasalarındaki
gelişmeleri ve İstanbul’un
bölgenin önemli bir finansal merkez olma hedefi
için attığı adımları aktaran
Turan, orta ve uzun vadede sermaye piyasalarından elde edilecek kazancın
hiçbir yerde kazanılamayacağını, bunu birçok
araştırmanın ortaya koyduğunu belirtti. Kısa vadede kurumlara güvenin
eksik olduğu dönemlerde
bu kazancı elde etmenin
zor olduğunu ifade eden
Turan, sermaye
piyasalarının içinden
geçmekte olduğu bu süreci
doğru algılayıp, doğru
anda yer tutabilmenin çok
önemli olduğunu belirtti.
Mevduattan fazla kredi
veriliyor bu artık
zorlaşacak
Bankalarda önceden mevduatın krediye dönüşme
oranın düşük olduğunu
fakat şimdi mevduattan da
fazla kredi verildiğini be
lirten İbrahim Turan,
önümüzdeki dönemlerde
bunun zorlaşacağını belirtti. Bankacılık sektörünün gelişmeye devam
edeceğini ifade eden
Turan, “Şirketlerin ihtiyaç
duyduğu büyüme finansmanının artık bir kısmını
da sermaye piyasalarından
temin etmesi vazgeçilmez
bir zorunluluktur” diye
konuştu.
Türkiye’nin yüzde 4-5
büyüme planları olduğunu
belirten Turan, dünyada
Türk şirketlerinin varlıklarını devam ettirebilmek,
Türkiye’nin potansiyel
büyüme hızından kendi
paylarına düşeni alabilmek, hatta küresel
ölçekte bankalar oluşturabilmek için mutlaka sermaye piyasalarından daha
fazla istifade etmek
mecburiyetinde olduğunu
belirtti. “Her arz kendi
talebini oluşturur” diye
konuşan Turan, finansal
varlık arzının oluşması
için ise konferanstaki finans yöneticilerine
çağrıda bulundu.
Eurofinance’in “Büyük
Tablo – 10 yıl içinde
Türkiye ekonomisi?” adlı
panelinde Türkiye
ekonomisinin son 10 yıl-
daki durumu ve bundan
sonraki 10 yıl içinde
nerede olacağı masaya
yatırıldı. Global Source
Partners Ekonomisti Atilla
Yeşilada, HSBC Ekonomisti
Melis Metiner ve Odea
Bank Ekonomik Araştırmalar ve Stratejik Planlamadan Sorumlu Genel
Müdür Yardımcısı Serkan
Özcan’ın katılımıyla
gerçekleşen panelde hem
karamsar hem de iyimser
fikirler tartışıldı.
Yurtdışı yatırımcılarla da
birebir çalışmakta olan
Atilla Yeşilada
“Türkiye’nin geçtiğimiz on
yıldaki büyümesi ABD
Merkez Bankası (Fed)
Başkanı Bernanke
sayesindedir” diyerek
Fed’in parasal
genişlemesinin büyümeye
büyük destek olduğunu
ifade etti. Özellikle dış
borçlanmanın patlama
yaşadığını belirten Yeşilada “Zamanında Süleyman Demirel’in de
söylediği gibi borç yiğidin
kamçısıdır evet, fakat biz
aldığımız borcu doğru
yerde kullanmadık”
ifadelerini kullandı. İnsan
kaynaklarına ve istihdam
piyasasına yeterli
yatırımın yapılmadığını
belirten Yeşilada “2015
yılında Fed faizleri
artırırsa ve biz bu iyimserlik-özgüvenle devam edersek çok daha kötü günler
göreceğiz” diye konuştu.
Karamsar ve doktor
kıyamet açıklamalar yaptığının farkında olduğunu
belirten Yeşilada son yıllarda Türkiye
ekonomisinde siyasetin en
büyük hayal kırıklığı
olduğunu belirtti.
Daha fazla katma değer
yaratan yeni bir ekonomik
model gerek
HSCB Ekonomisti Melis
Metiner ise Yeşilada’ya
bazı konularda katıldığını
fakat Türkiye yeni bir
ekonomi modeline doğru
dönüşürse geleceğin daha
fazla umut vadettiğini ve
ekonominin bu potansiyele sahip olduğunu
ifade etti. Çok daha büyük
ekonomilerde çok büyük
cari açıklar olduğunu, cari
açık vermenin çok da kötü
bir şey olmadığını ifade
eden Metiner “Dışardan
alınan borcu üretime ve
katma değer yaratan
faaliyetlere yönlendiriyorsanız cari açığınız fazla
olabilir” diye konuştu.
HABER MERKEZİ
4
Borsa - Finans
17 NİSAN
2014
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Gündemde Neler Var?
Faruk BAKAÇ
12:00_Euro Bölgesi TÜFE
(Aylık, Mart) Beklenti: 0,50%
Önceki: 0,30%
15:00_Federal Açık Piyasa
Komitesi (FOMC) Üyesi Stein
Konuşması
Şirket Haberleri
Yeni Gimat hisse
başına net 1 TL temettü
ödemeyi kararlaştırdı.
Temettü verimliliği
%6,34
Gen Yatırım Holding 1
TL rüçhan hakkı
kullandırma fiyatı ile
%60 oranında bedelli
sermaye artırımı kararı
aldı.
Uyum Gıda toplam 35.1
mn TL’lik gayrimenkul
satışı gerçekleştirdiğini
açıkladı.
Kristal Kola toplam
32.500.000 adet Didi
marka soğuk çay
ihalesini kazandığını
açıkladı.
Trabzonspor Caprice
Gold Gayrimenkul
Yatırım arasında süren
reklam ve sponsorluk
görüşmelerinin
sonlandırıldığını
açıkladı.
Gimsan Gediz İplik
Ataç İnşaat’la toplam
14 mn TL’lik
gayrimenkul satış
vaadi sözleşmesi
imzalandığını açıkladı.
THY'nin yolcu sayısı ilk
çeyrekte 12 milyona
ulaştı. Türk Hava
Yolları'nın 2014 OcakMart döneminde yolcu
sayısı yüzde 20.2 arttı.
Yolcu sayısındaki artış
iç hatlarda yüzde 27,9,
dış hatlarda ise yüzde
15,1 oranında
gerçekleşti.
Turkcell iştiraki
Superonline'ın,
Metronet İletişim
Teknolojileri'ni satın
alması işlemini
tamamladı. Turkcell'in
yüzde 100 iştiraki
konumundaki
Superonline, internet
servis sağlayıcı olarak
faaliyet gösteren
Metronet'in
hisselerinin tamamını
29 milyon liraya almak
için anlaşmıştı.
Şimşek:
Gündemimizde zam
bulunmuyor. Bütçeyi
yaparken, vergi
gelirlerinin yüzde 6.8
artacağını
öngördüklerini belirten
Şimşek, “Halbuki milli
gelirdeki nominal artış
yüzde 10’un üzerinde.
Orada ne olur, ne
olmaz diye çok önemli
bir manevra alanı
bırakmıştık.
Dolayısıyla, eğer olur
da büyüme hedefimizi
tutturamazsak dahi,
vergi gelir hedeflerini
tuttururuz diye
düşünüyorum. O
nedenle şu anda hiçbir
şekilde gündemimizde
zam yok” dedi.
Öte yandan mart ayı
bütçe onuçlarına göre
30 Mart yerel seçimleri
öncesinde yatırımlar
yüzde 103.5 arttı. Geçen
yıl martta yatırımlara 1
milyar 383 milyon lira
ödenek ayrılmışken, bu
yıl martta 2 milyar 814
milyon liralık harcama
yapıldı. Şimşek
Türkiye'de ofisi
olmayan sosyal medya
şirketlerine reklam
verenlerin KDV'sinin
yüzde 18'den yüzde
36'ya çıkarılabileceğini
söyledi. Twitter
Türkiye'de ofis
açmayacak, iletişim
avukatlar aracılığıyla
sağlanacak.
Doğan Yayın Holding
Doğan Holding’le
birleşiyor. Her birleşme
işleminin arkasında
yatan ekonomik
gerekçe ve
tasarrufların bu
birleşme için de geçerli
olduğunu söyleyen İcra
Kurulu Başkanı Yahya
Üzdiyen, Grubun daha
sade bir iştirak
yapısına kavuşacak
olmasını etkinlik
bakımından son derece
önemli bulduklarını
ifade etti. Üzdiyen “Bu
birleşme işlemi ile
günümüz rekabet
koşullarında karar
alma kolaylaşacak,
operasyonlarımız daha
yalın bir hale gelecek,
ekonomik
kaynaklarımızın daha
verimli kullanılması
sağlanacak, yatırımcı
tabanımız
genişleyecek,ve
kurumsal yönetim
uygulamalarımız daha
da ileriye gidecek”
dedi.
Avrupa'da işsiz sayısının en çok olduğu ülke
(yüzde 2,6), Freiburg
(yüzde 2,9), Tübingen
(yüzde 3) ve Avusturya'nın Salzburg (yüzde
2,9) ile Tirol (yüzde 3)
bölgeleri oldu.
vrupa Birliği (AB) istatistik kurumu Eurostat'ın açıkladığı
verilere göre, Birlik
ülkeleri içindeki 272 bölge
arasında işsizliğin en yüksek olduğu bölgelerin
başında İspanya'nın özerk
bölgeleri geliyor.
A
Eurostat'ın 2013 yılına ilişkin verilerinde, İspanya'nın güneyindeki
Endülüs bölgesi yüzde
36,3'lük işsizlik oranıyla
AB ülkeleri içinde ilk
sırada yer aldı. İlk 10'da
bulunan 7 İspanyol böl-
gesi ve işsizlik oranları
şöyle sıralandı:
Endülüs yüzde 36,3,
Ceuta yüzde 35,6, Melilla
yüzde 34,4, Kanarya
Adaları yüzde 34,1, Extremadura yüzde 33,7,
Castilla La Mancha
yüzde 30,1, Murcia
yüzde 29,4.
İlk 10'daki diğer bölgeler
ise Yunanistan'ın Batı
Makedonya ve Doğu
Makedonya bölgeleri ile
Fransa'nın Reunion
Marmarabirlik'te tarihi satış
Adası oldu.AB ülkeleri
içinde bölgesel işsizlik
ortalaması yaklaşık
yüzde 10,8 olarak
gerçekleşti. İspanya'daki
17 özerk yönetimden
13'ünün, bu ortalamanın
iki kat üzerinde olduğu
görüldü. Yunanistan'dan
10, Fransa'dan 2 ve
İtalya'dan da 1 bölge AB
ortalamasının iki kat üzerine çıktı.
Bu arada işsizliğin en az
görüldüğü bölgeler ise
Almanya'nın Oberbayern
Almanya'nın 23 bölgesi,
AB'deki işsizlik ortalamasının yarısı olan
yüzde 5,4'ün de altında
kaldı. Avusturya'dan ve
İngiltere'den 8'er, Romanya ve Çek
Cumhuriyeti'nden 3'er,
Belçika'dan 2 ve Hollanda ve İtalya'dan 1'er
bölge de bölgesel işsizlik
ortalamasının altında
kalmayı başardı.
Öte yandan gençlerdeki
işsizlik oranlarında da
listenin en başında yine
İspanya'nın Ceuta
(yüzde 72,7), Endülüs
(yüzde 66,1), Kanarya
Adaları (yüzde 65,3), Extremadura (yüzde 61,7)
ve Castilla La Mancha
(yüzde 61,6) ilk 5 sırayı
aldı.AA
Çin ekonomisi yüzde 7,4 büyüdü
armara Zeytin Tarım Satış Kooperatifleri
Birliği (Marmarabirlik) Yönetim Kurulu
M
Başkanı Hidamet Asa, birliğin, tarihinin en iyi
satış miktarın yakaladığını açıkladı.
Asa, yaptığı yazılı açıklamada, 2012-2013 iş
yılını yüksek satış miktarlarıyla kapatan ve
büyümeye devam
eden birliğin, yurt içi
ve dışında ambalajlı
ürün satış miktarları
ve tutarları bakımından önceki senelere
oranla en iyi rakamlara ulaştığını belirtti.
Birlik olarak 20132014 iş yılı bazında ilk
5 ayda 110 milyon lira değerinde 14 bin ton
satış miktarına ulaştıkları bilgisini veren Asa,
"Marmarabirlik, tarihinin en iyi satış miktarını, değerini yakaladı ve geçtiğimiz iş
yılının 5 aylık dönemine göre yüzde 21
büyüdü" ifadesini kullandı.
Ar-Ge'ye büyük önem vererek ürün çeşitliliğini
artırdıklarını vurgulayan Asa, "kuru sele,
soslu zeytin, zeytin çikolatası ve yeşil zeytin"
çeşitleriyle yeni damak tatları oluşturduklarını
ve bu ürünlerle farklı tüketici kesimlerine
ulaştıklarını aktardı.
Zeytin tüketimini daha da artırmayı
amaçladıklarına değinen Asa, "Döviz kurunda
meydana gelen artışlarla piyasalarda oluşan
durgunluk ve zeytinyağı arzındaki düşüşe rağmen bu büyüme oranını yakalamak oldukça
önemli. Özellikle Ramazan ayının yaklaşmasıyla gıda piyasalarına gelecek olan canlılığı hesap ettiğimizde iş yılı sonunda
hedefimiz olan 35 bin ton satış rakamına
ulaşılacağı görülmektedir" değerlendirmesinde bulundu.CİHAN
in ekonomisinin yılın ilk çeyreğinde, geçen yılın
aynı dönemine göre yüzde 7,4 oranında büyüyÇ
erek beklentilerin altında kaldığı bildirildi.
Çin İstatistik İdaresi'nin açıkladığı verilere göre,
ülkede ilk çeyrekte GSYH 12 trilyon 821 milyar 300
milyon yuan (yaklaşık 2 trilyon 60 milyar dolar)
olarak kaydedilerek, önceki çeyreğe oranla 0,3
değerinde düştü. İlk çeyrekte 7,4 büyüme kaydeden
GSYH, periyodik bazda 2012 yılının üçüncü çeyreğinden bu yana en düşük çeyreklik yükselme hızını
sergiledi.
İstatistik İdaresi Basın Sözcüsü Şıng Layyün yaptığı
açıklamada, karmaşık ve değişken iç ve dış etkenlerle yüzleşildiğini belirterek, ülke ekonomisinin
halen bazı baskılar altında olduğuna işaret etti.
Çin'de reformların hızlandırılmasında ısrar edileceğini hatırlatan Şıng, yapısal sosyal iyileştirme
sürecine öncelik verilerek ekonominin "sağlıklı ve istikrarlı büyüme ivmesini sürdüreceğini"
söyledi.Pekin yönetimi, 2014 yılı sonu büyüme
hedefini 7,5 olarak açıklamıştı.CİHAN
15:30_ABD Konut Başlangıçları
(Mart) Beklenti: 7,50% Önceki:
-0,2%
16:15_ABD Sanayi Üretimi
(Aylık, Mart) Beklenti: 0,50%
Önceki: 0,60%
19:15_Fed Başkanı Janet
Yellen'ın Konuşması
20:25_FOMC Üyesi Fisher
Konuşması
21:00_ABD Bej Kitap
DÜNYA
Interfax: Ukrayna’da
operasyonlarda 11 kişi öldü…
Interfax Haber Ajansı,
Ukrayna’nın doğu ve güney
bölgelerinde başlatılan
operasyonlarda 4 ile 11
arasında göstericinin
öldüğünü duyurdu. Donetsk
bölgesinin kuzeyinde
Kramatorsk’ta bulunan
havaalanında kontrolü
hükümet güçlerinin ele
geçirdiği kaydedildi.
ABD, Ukrayna'nın ayrılıkçı
gruplara karşı operasyonunu
destekliyor… Obama yönetimi,
silahlı ayrılıkçı gruplara karşı
harekete geçen Ukrayna
hükümetine destek verdi ve şu
ana kadar atılan adımların
ölçülü bir yanıt olduğunu
savundu. Beyaz Saray sözcüsü
Jay Carney yaptığı açıklamada,
"Urkrayna hükümeti, kamu
binalarını işgal eden ve yolları
kapatan silahlı gruplar ile
sorunu barışçı yollarla çözmek
için müzakere arayışını sürekli
dile getirdi. Ancak Ukrayna
hükümetinin düzeni sağlama
sorumluluğu var ve Doğu
Ukrayna'daki provakosyonlar
hükümetin yanıt vermesi
gereken bir durum ortaya
çıkardı" diye konuştu.
vergi artışının tüketime
yansıyacağı beklentisiyle, 1.5
yıldır ilk kez ekonomik
değerlendirmesini düşürmeye
hazırlanıyor.
ABD
Fed/Kocherlakota, "Fed, faiz
oranlarını düşük tutma
taahhütüne bağlı kalmalı"
Minneapolis Fed Başkanı
Naraya Kocherlakota, Fed'in
ekonomi tam gücüne
yaklaşana kadar faiz oranlarını
yükseltmemesi gerektiğini
söyledi.
Haberde, Kabine Ofisi'nin
yarın açıklanacak raporda
"ekonominin ılımlı hızda
toparlandığı" cümlesini
tutarken, tüketici güvenindeki
zayıflamaya ve vergi artışının
ardından harcamalardaki
yüzde 3'lük düşüşe karşı
uyaracağı belirtildi.
ASYA
Çin ekonomisinde büyüme
yavaşladı… Dünyanın ikinci
büyük ekonomisi Çin, 2014
yılının ilk çeyreğinde son 6
çeyreğin en yavaş büyümesini
gösterdi. Çin'de GSYH ilk
çeyrekte geçen yılın aynı
dönemine göre yüzde 7,4
büyüdü. 2013 yılının son
çeyreğinde büyüme oranı
yüzde 7,7 olmuştu.
Ekonomistler 2014 ilk çeyrekte
GSYH'nın yüzde 7,3
büyümesini bekliyorlardı.
Japonya ekonomik
değerlendirmesini aşağı
çekecek… Japon hükümeti,
Güngör URAS
Her şeye rağmen
istihdam artıyor
Bir yılda 762 bin kişiye iş imkânı yaratılarak işsiz
sayısı 49 bin azaldı. Durgunluğa rağmen iş
arayanlardan fazla insana iş imkânı yaratılması
önemli...
İşsizlik göstergelerini iki ay gecikmeli
izleyebiliyoruz.Ocak ayında işsizlik bir önceki aya
göre 0,1 puan artışla 10,1 oldu.
2013 yılının Ocak ayına göre işsizlikte 0,5 puan
azalma var.
- 15 ve daha yüksek yaştaki nüfusun çalışma
çağındaki nüfus olduğu varsayılıyor. Bir yılda
çalışma çağındaki nüfus 914 bin arttı.
- Ne var ki çalışma çağındaki nüfusun tamamı
çalışmaya hazır değil. İş aramıyor. İş arayan ve
bulduğunda çalışmaya hazır nüfusa işgücü diyoruz.
Bir yılda işgücümüz 713 bin arttı. 28 milyon 36 bine
yükseldi.
- Ülkede bir yılda, işgücündeki artışın üzerindeki
nüfusa 762 bin kişiye iş imkânı yaratıldı.
- Çalışmak isteyen nüfustaki artışın üzerinde iş
imkânı yaratıldığında bir yılda işsiz sayısı 49 bin
azaldı.
Çalışan sayısında artış işsizlerde azalma var
Bu gelişmeler sonucu, bir yılda:
- İşsizlik oranı yüzde 10.6’dan 10.1’e geriledi.
- Tarım dışı işsizlik yüzde 12.9’dan yüzde 12.3’e indi.
- 15-24 yaşları arası genç nüfuslarda işsizlik oranı
yüzde 20.7 iken yüzde 19.0 oldu.
Ekonomi her şeye rağmen iş imkanı yaratıyor.
Ekonomik durgunluğa rağmen bir yılda iş arayan
nüfustan daha fazla insana 762 bin kişiye iş imkânı
yaratılması önemlidir.
Bitmedi. İstihdamdaki gelişmeler değerlendirilirken
3 noktanın üzerinde durulur:
- Tarım dışında yaratılan iş imkanı nedir?
- Sanayi ne kadar iş imkânı yaratıyor?
- Ücretli ve yevmiyeli istihdamda artış nedir?
Bir yılda:
- Tarım dışı istihdamda 852 bin artış oldu.
- Tarımda çalışan sayısı azalırken, sanayide çalışan
sayısı 97 bin arttı. Sanayi iş yaratmaya devam etti.
- Ücret ve maaşla çalışanların sayısı bir yılda 801
bin arttı.
Ülkede mevsimlere göre iş imkanlarında
dalgalanmalar görülüyor. İşte bunun için TÜİK,
temel istihdam göstergeleri yanında bir de “Mevsim
Etkilerinden Arındırılmış” işgücü göstergeleri
düzenliyor.
Düzeltmeli rakamlar daha da iyi
Mevsim Etkilerinden Arındırılmış Göstergelere göre:
- 2013 Ağustos ayından bu yana toplam istihdam
her ay artmaya devam ediyor.
- 2013 Eylül ayından 2014 Ocak ayına doğru işsizlik
oranları her ay geriledi. Ocakta yüzde 9.1 oldu.
2014 Ocak ayı işgücü göstergeleri, göreceli olarak
istihdamda ve işsizlikte iyileşme eğilimini ortaya
koyuyor.
Sanayi istihdamında artış var. Maaşlı ve ücretli
çalışan sayısı artıyor.
Evet, işsizlik oranı hâlâ yüksek ama, istihdamda
kötüleşme değil, iyileşme görülüyor.
MİLLİYET 16.04.2014
bloomberght.com'da yer alan
Nikkei gazetesinin haberine
göre, bu ayki satış vergisi
artışının tüketime zarar
vereceğinden endişe eden
Japon hükümeti neredeyse 1.5
yıldır ilk kez ekonomik
değerlendirmesini aşağı yönlü
revize edecek.
ABD, para biriminin hala
olması gereken değerin altında
olduğu konusunda Çin'i
uyardı… ABD Hazine
Bakanlığı, Kongre'ye sunduğu
yarıyıl raporunda Çin'i bir kur
manipülatörü olarak
tanımlamaktan vazgeçse de
Pekin'i para biriminin çok zayıf
olduğu konusunda uyarmaya
devam etti.
Milli Piyango'ya 10 talip. Milli
Piyango ihalesine 10 firma
talip. Maliye Bakanı Şimşek,
Milli Piyango özelleştirmesinde
şu anda bir erteleme
düşünmediklerini belirtti.
Şimşek, 10 firmanın ihale
dökümanı aldığını açıkladı.
17 NİSAN
2014
Muhasebe
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
KO B İ ' l e r i n s o s y a l s o r u m l u l u k
p r o je l e r i n e t e ş v i k
lektrik üretiminde
kömürün payını
artırmak isteyen
enerji yönetimi yeni yatırımlar
için düğmeye bastı. Yatırımlar
bittiğinde doğalgaz faturası
her yıl 14 milyar dolar
azalacak.Petrol ve doğalgazda
dışa bağımlı olan Türkiye,
enerji faturasını düşürmek için
yerli kaynakları devreye
sokmaya çalışıyor.
E
ürkiye İşveren
Sendikaları
T
Konfederasyonu’nun (TİSK)
TİSK, şirketlerin
kurumsal sosyal
sorumluluk
alanına daha çok
ilgi göstermeleri
için, ‘Yenilikçilik’,
‘Etkililik’, ‘Kapsayıcılık’, ‘İyi
Uygulama’ ve
‘Sürdürülebilirlik’
başlıkları altında
her kriter için 2,
toplamda 10 şirkete ödül verecek
liderliğinde Güneydoğu
Avrupa bölgesindeki 5
ülkenin çatı işveren
örgütünün şirketlerde
kurumsal sosyal
sorumluluk bilincini
harekete geçirmek
amacıyla başlattıkları proje
sürüyor.TİSK Genel
Sekreteri Bülent Pirler, 2012
yılında anlaşması
imzalanan Herkes İçin
Kurumsal Sosyal
Sorumluluk Projesi’nin
TİSK’in liderliğinde
Güneydoğu Avrupa
bölgesinde Hırvatistan,
Karadağ, Bosna Hersek ve
Makedonya’nın çatı işveren
örgütleri tarafından
uygulanacağını bildirdi.
Proje kapsamında 124
kurumsal sosyal
sorumluluk (KSS) uzmanı
yetiştirileceğini belirten
Pirler, 7 Nisan’da başlayan
başvuruların 30 Haziran’da
sona ereceğini aktardı.
Son yıllarda dünya
genelinde önemi giderek
artan kurumsal sosyal
sorumluluk kavramının
Türkiye’de de bilinirliği
yükseliyor. TİSK ise bu
bilincin daha fazla
yükselmesi amacıyla
uluslararası bir projeye
dahil oldu. Güneydoğu
Avrupa bölgesinde
Hırvatistan, Karadağ,
Bosna Hersek ve
Makedonya’nın çatı işveren
örgütleri TİSK öncülüğünde
bir araya gelerek Herkes
İçin Kurumsal Sosyal
Sorumluluk Projesi’ne imza
attı.Proje hakkında
DÜNYA’ya bilgi veren TİSK
Genel Sekreteri Bülent
Pirler, KSS uygulamalarını;
‘şirketlerin yasal
yükümlülüklerini yerine
getirmekle yetinmeyerek,
toplumun refahını
artıracak eylemler”
şeklinde tanımladı.
Kamuoyunda KSS’nin
yardım-hibe gibi
kavramlarla tanımlandığını
ancak bunun doğru
olmadığının altını çizen
Pirler, “Kurumsal sosyal
sorumluluk; toplumsal,
ekonomik, çevresel vb.
birçok boyutu içermektedir.
Sosyal sorumluluk
‘gönüllü’ bir girişimdir”
dedi. TİSK’in sosyal
sorumluluk konusundaki
faaliyetlerinin uzun bir
geçmişe dayandığını
belirten Pirler, “TİSK sosyal
sorumluluk konusunda
5
sadece işletmelere
rehberlik etmekle
kalmamakta, aynı
zamanda kendisi de bir
sosyal sorumluluk
uygulayıcısı olarak faaliyet
göstermekte ve uluslararası
örgütler tarafından örnek
gösterilmektedir” dedi.
‘Amaç toplum genelinde
KSS bilincini yerleştirmek’
Herkes İçin Kurumsal
Sosyal Sorumluluk
Projesi’ne ilişkin imzaların
2012 yılında atıldığını
belirten Pirler, işveren
kesiminde ve kamuoyunda
farkındalık yaratılacağını,
ülkeler arasında bir iletişim
ağı kurulacağını söyledi.
Bu kapsamda KSS kılavuzu
hazırlanacağı bilgisini
veren Pirler, ayrıca toplam
124 KSS uzmanı
yetiştirileceğini kaydetti.
Her yıl
14
milyar
dolar
c eb i m i z d e ka l a c a k
Kredi çekecekler
dikkat etsin
etrol ve doğalgazda dışa
P
bağımlı olan Türkiye, enerji
faturasını düşürmek için yerli
tüketici Şükran Kıran,
alacağı için bankaya haciz gönderdi.
İÖzelstanbullu
bir bankadan 30 bin lira kredi
çeken Kıran'dan bin 110 lira masraf
kesti.
Kıran'ın Yargıtay'ın "Dosya masrafı adı
altında kesinti haksız" kararı üzerine
paranın iadesi için Bahçelievler
Tüketici Sorunları Hakem Heyeti'ne
başvurusu haklı bulundu.
Enerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanlığı yeni yatırımlarla bu
rakamı yüzde 42'lere çıkarmayı
hedefliyor. Bakanlığın yol
haritasına göre 2023'te
Türkiye'deki elektrik üretim
tesislerinin toplam gücü 100 bin
megavat olacak. Bunun 30 bin
megavatlık bölümünün kömür
santrallerinden oluşması
hedefleniyor.
Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ)
Genel Müdürü Mustafa Aktaş,
"Ülkemizdeki yerli termik
santral kurulu gücü 8 bin 516
42 milyar $'lık yatırım
Bahsedilen yatırımların hayata
geçirilebilmesi için yaklaşık 42
milyar dolarlık yatırım
gerekiyor. Bu rakam ilk bakışta
insanın gözünü korkutsa da bu
sayede Türkiye'nin doğalgaz
faturasının her yıl 14 milyar
dolar azalacağı tahmin ediliyor.
TKİ Genel Müdürü Aktaş,
"Kurumumuz rödövans yöntemi
ile çeşitli bölgelerde termik
santral kurma şartıyla ihaleler
yaptı ve yapmaya devam
edecekt" dedi. Aktaş, sözlerini
şöyle sürdürdü: "Kömür
sahalarına yerli yatırımcıların
ilgisi olmakla beraber enerji
yatırımlarındaki finans
problemlerinden dolayı
ihalelere katılan firma sayısı
sınırlı kalıyor. Yabancı
yatırımcılar da daha çok
Elbistan ve Karapınar gibi
büyük rezervli sahalara ilgi
duymakta ve Milletler Arası
Antlaşmalar (İGA) veya PPP
(Public Private Partnership)
yoluyla ülkemizdeki enerji
yatırımlarına girmeyi planlıyor.
sırada yer aldı. Kurum son
yıllarda Ar-Ge çalışmalarına
özel bir önem veriyor. Kurum
kömürün gazlaştırılarak
kullanımı kapsamında 2 sene
önce Kütahya Tunçbilek'te bir
pilot tesisi devreye aldı.
Bu durumda yerli kömürden
üretilecek enerji ile enerjide dışa
bağımlılık önemli düzeyde
azalacak. Yetim kızın
kulağındaki elmas küpe
niteliğindeki kömür, cari açığın
düşmesinde çok önemli
olacaktır."
Elde edilen başarılı sonuçların
ardından bu sefer ManisaSoma'da büyük bir Gazlaştırma
tesisi kurmak için kolları sıvadı.
TKİ Genel Müdürü Aktaş,
"Soma'da kurmayı planladığımız
tesislerde etanol, üre gübresi ve
SNG (doğalgaz) gazı olmak
üzere toplamda yılda 1.5 milyar
m3'lük sentez gazı üretmeyi
planlıyoruz ve elde edilecek
sentez gazı elektrik üreten
kombine gaz çevrim santralinde
kullanmayı planlıyoruz" dedi.
Kömür gazından elektrik
üretmek için düğmeye bastı
Türkiye Kömür İşletmeleri, 2011
yılında 514 milyon, 2012 yılında
da 1 milyar TL kâr elde etti.
İstanbul Sanayi Odası (İSO)
tarafından hazırlanan '500
Büyük Sanayi Kuruluşu'
sıralamasında karlılıkta 10'ncu
sırada, istihdamda ise 4'ncü
2 milyon ton bedava kömür
Seçim döneminde kömür
yardımları çok konuşuldu, çok
tartışıldı. TKİ Genel Müdürü
Mustafa Aktaş, bu konuda
şunları söyledi: "2003 yılından
itibaren her yıl Bakanlar Kurulu
Kararıyla çıkarılan kararnameler
gereğince, Kurumumuz
koordinatörlüğünde 2 milyon
ISSN 1308 7606
Ancak banka ödemeye yanaşmadı.
Bankaya icra kanalıyla ödeme emri
gönderildi. Banka, borcu icra dosyası
yerine tüketicinin hesabına yatırdı. Bu
paradan "Sigorta yaptık" diyerek kesinti
uyguladı. Bu kez Tüketici, Bakırköy
11'inci İcra Dairesi'ne başvurdu. İcra
memuru, bankaya hacze giderek cebri
icra yolu ile tüketicinin alacağını tahsil
etti.CİHAN
kaynakları devreye sokmaya
çalışıyor. Bu noktada öne çıkan
kaynakların başında kömür
geliyor. Uluslararası Enerji
Ajansı (EIA) verilerine göre, Çin
elektrik ihtiyacının yüzde 78'ini
kömürden karşılıyor. Bu ülkeyi
yüzde 45 ile ABD'de, yüzde 44
ile Güney Kore, Danimarka ve
Almanya takip ediyor. Hatırı
sayılır bir kömür rezervine sahip
olan Türkiye'de ise bu oran
yüzde 25'ler seviyesinde.
megavat civarında. 2023
hedeflerine ulaşabilmek için 21
bin 500 megavatın üzerinde ek
yatırıma ihtiyaç var" dedi.
Aktaş'ın verdiği bilgilere göre
yeni santral yatırımlarının 4 bin
megavatlık bölümü TKİ
kanalıyla gerçekleşecek. Geriye
kalan 18 bin 500 megavatın 11
bin megavatı Elektrik Üretim A.Ş
kanalıyla, 4 bin 500 megavatlık
kısmı taş kömürü ile ve kalan 3
bin megavatlık kısmı da MTA'nın
yeni bulduğu rezervlerle
yapılacak.
fakir aileye, 2 milyon ton kömür
yardımı yapılıyor. Bu kömürler,
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın
belirlemiş olduğu kriterlere göre
seçiliyor. Hangi bölgelerde
kömür yakıt olarak kullanılabilir
hangi bölgelerde kullanılamaz
bunu Çevre Bakanlığı belirliyor.
Doğalgazın yakıt olarak
kullanıldığı bölgelerde kömür
kullanılmıyor."
Ülkenin % 60'ı henüz aranmadı
Türkiye'nin toplam kömür
rezervi 15.4 milyar ton civarında.
Bunun 1.3 milyar tonu
taşkömürü geriye kalan 14.1
milyar tonu ise linyit kömürü.
2005 yılından bu yana yapılan
arama çalışmalarıyla rezervlerde
yüzde 85'lik bir artış yaşandı.
TKİ Genel Müdürü Mustafa
Aktaş, "Türkiye'nin sadece
yüzde 40'ı taranmış durumda.
Kalan yüzde 60'ı arama ve detay
çalışmalarını bekliyor.
Zonguldak havzasındaki
çalışmalar da sonuçlanmadı.
Türkiye Taşkömürü Kurumu ve
anlaşma imzaladığı şirketler,
deniz dâhil olmak üzere arama
faaliyetleri başlattı" bilgisini
verdi.CİHAN
artması anlamına
geliyor.
SINIR TAMAMEN
KALKSIN
Yıl:70 Sayı:24771 Tarih:17 Nisan 2014 Perşembe
Yayın Sahibi İmaj İç ve Dış Tic. A.Ş.
Emekli
ikramiyeleri
hesaplanırken, 30
yıldan daha fazla
çalışarak emekli
olanların sadece
30 yıllık
hizmetleri dikkate
alınarak
hesaplama
yapılıyor. 30
yıldan fazla
memuriyet
yapanlar, daha
fazla ikramiye
elde edemiyordu.
Genel Yayın Yönetmeni
Reyhan AYTEKİN
Sorumlu Müdür
Bilal ÇETİN
Yazıişleri Müdürü
Şüheda YILDIRIM
Sayfa Editörü
Sayfa Editörü
Gülşan KURT
İstihbarat Şefi
Caner ERDOĞAN
Yasemin ERENER
Haber Müdürü
Kenan KURTOĞLU
İdari Merkez
Tevfik Bey Mah. Tahsin Tekoğlu
Cad. No:2 Sefaköy/
Küçükçekmece/İST
Tel :0212 540 40 45 Fax 0212 540 39 99
www.ekonomigazetesi.net .
[email protected]
Ankara Temsilciliği
Macun Mah.3. Cadde No:2
Yenimahalle /ANK.
Tel :0312 397 91 40 41
Fax 0312 397 41 5254
İstanbul Dağıtım
REKDAĞ Ltd.Şti.
İnternet Site Editörü
Kübra ERENER
Reklam Pazarlama ve Dağıtım
Dolmabahçe Caddesi
Eti İş Merkezi No:23 Kat:3
Beşiktaş/İST.
Tel: 0212 259 12 20
Fax: 0212 259 12 10
ANKARA
Atatürk Bulvarı Palas İş
Merkezi B Blok Kat:6 D:114
Kızılay/ANKARA
Tel: 0312 425 99 63
Fax: 0312 425 99 76
Ankara Dağıtım
AKDAĞ DAĞITIM APDULGANİ AKDAĞ
Yayın Türü:Yerel Süreli
Basıldığı Yer İstanbul
Alkım Basım Yayın Dağıtım Tic.A.Ş.
Tevfik Bey Mah. Tahsin Tekoğlu Cad. No:2 Sefaköy/ İSTANBUL
Tel : 0212 540 40 45 Resmi ilanlarınızı internet sitemizden de
görebilirsiniz (www.ekonomigazetesi.net)
EKONOMİ Basın Meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Toplantı sonrası
emekliye ikramiye
müjdesi
Sendikalar ile Bakan Çelik, KPDK
toplantısında el sıkışarak, emekli
ikramiyesindeki 30 yıl sınırını
kaldırdı. Böylece memurların
alacağı ikramiye miktarı arttı.
Mart ayında yapılan Kamu
Personeli Danışma Kurulu (KPDK)
toplantısında, milyonlarca çalışanı
ilgilendiren 33 konu masaya
yatırılmıştı. Memur-Sen Genel
Başkanı Ahmet Gündoğdu ve
kamuda yetkili sendikaların genel
başkanlarının, Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanı Faruk Çelik ile
yaptığı toplantı sonrasında, 9 konu
üzerinde kanun tasarısı
hazırlanarak Başbakanlık'a
iletildiği açıklanmıştı.Bu konular
arasında emekli adaylarının
dikkatini en çok çeken, emekli
ikramiyesinin hesaplanmasında 30
yıllık hizmet süresi sınırının
kaldırılması oldu.
Hazırlanan kanun tasarısında, 30
yıllık hizmet süresi sınırının
kademeli olarak 35 yıla çıkarılması
maddesi yer aldı. Bu da emekli
adaylarının alacağı ikramiyenin
Yasal
düzenlemeyle 30
yıllık sınırın 35
yıla çıkarılması ve
kamu çalışanlarının
mağduriyetlerinin ortadan
kaldırılması planlanıyor.
Sendikaların esas talebi ise, emekli
ikramiyesi hesaplanırken, yıl
sınırının tamamen kalkmasıydı.
Kamu çalışanları, üzerinde
mutabakata varılmış 9 konu
hakkında bir an önce gerekli
adımların atılmasını
bekliyor.CİHAN
6
17 NİSAN 2014
Dış Haberler
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
LÜKSEMBURG
Lüksemburg'da
toplanan AB dışişleri
bakanları, Ukrayna'daki faaliyetleri sebebiyle Rusya'ya
yaptırımların
genişletilmesi
konusunda anlaştı.
Toplantının ardından
açıklama yapan İngiltere Dışişleri
Bakanı William
Hague, Avrupa'daki
mal varlıkları dondurulacak ve Avrupa'ya seyahat yasağı
konulacak Rus yetkililerin sayısının artacağını söyledi.
Yaptırım uygulanacak
isimlerin ise hızla belirleneceğini dile getirdi.
CİHAN
LETONYA
Letonya Cumhurbaşkanı Andris Berzins,
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün davetlisi
olarak 16-17 Nisan 2014
tarihlerinde Türkiye’ye
bir resmi ziyaret gerçekleştirecek. Cumhurbaşkanı Berzins’in
ziyaretinin, Cumhurbaşkanı Gül’ün 1-3
Nisan 2013 tarihlerindeki Letonya ziyaretlerinin iadesi
niteliğini taşıdığı
kaydedildi. Ziyaret
vesilesiyle Ankara’da
gerçekleştirilecek resmi
görüşmelerde, Türkiye
ile Letonya arasındaki
siyasi, ekonomik, ticari
ve kültürel ilişkiler tüm
veçheleriyle ele alınacak, ilave işbirliği
imkânları değerlendirilecek ve diğer
güncel konularda görüş
alışverişinde bulunulacak.
CİHAN
Bütçe
ayrılmazsa
Almanca
kursları
bitecek
lmanya'da Federal Konsey, Federal
Hükümet'ten Almanca kurslarına
bütçe ayrılmasını talep etti. Teklif
Bremen, Hamburg, Aşağı Saksonya ve
Baden Württemberg eyaletleri
öncülüğünde sunuldu. Almanya 2009
yılından beri her yıl Avrupa Birliği
Sosyal Fonu'ndan yaklaşık 50 milyon
Euro Almanca kursları için yardım
alıyor. Baden-Württemberg'de son 5
yılda yaklaşık 12 bin 600 kişi Almanca
kurslarına katıldı. Bu kurslara ilginin
yoğun olmasından dolayı 50 milyon Euro'luk bütçenin bu ayın sonunda biteceği belirtiliyor.
A
Dolayısıyla federal hükümetin bütçe
ayırmaması durumunda önümüzdeki
aydan itibaren kursların askıya alınması
bekleniyor. Konuyla ilgili açıklamada
bulunan Baden-Württemberg Eyaleti
Uyum Bakanı Bilkay Öney (SPD), "Almanca kursları iş hayatına uyum
sağlama konusunda gerekli. Bütçe yetersizliği sebebiyle Almanca kurslarının
askıya alınacak olması felaket olur."
dedi. Hatırlanacağı gibi daha önce de
sivil toplum kuruluşları tarafından Federal Uyum Bakanlığı'nın özellikle Almanca kursları için ayırdığı bütçenin
yeterli olmadığı şeklinde eleştiriler
yapılmıştı.
CİHAN
Lamnsdorff: Avrupa Birliği’ni
halka daha fazla anlatacağız
Alman Hür Demokrat
Parti (FDP) Avrupa
Parlamentosu (AP)
birinci sıra
milletvekili adayı
Alexander Graf
Lambsdorff, Avrupa
Birliği’ni halka daha
fazla anlatacaklarını
söyledi. Seçim startını
veren Lambsdorff,
Avrupa’nın
özgürlükler ve şanslar
yeri olarak kalacağını
ifade etti.
vrupa Parlamentosu
(AP)seçimlerine az bir süre
kala partiler adaylarını tanıtıp
parti programlarını kamuoyu ile
paylaşıyor. Hıristiyan Demokratik
Birlik (CDU) ve SPD’den sonra FDP
de seçim startını verdi.
A
Hür Demokratların birinci sıra milletvekili adayı Alexander Graf
Lambsdorff, AB’nin vatandaşların
hayatını etkilemesine rağmen gündemde olmadığını parti olarak
halkın ilgisini artırmak için çalışacaklarını söyledi.
AB’nin “özgürlükler ve şansların
yeri” olarak tanımlayan Lambsdorff, bu özelliğinin bozulmaması
gerektiğini vurguladı. “Özgürlük ve
özel bilgilerin gizliliği korunmalı,
gençler arasında işsizlik hala çok
yüksek, çalışma piyasasında reformlar devam etmeli” diyen FDP’li
politikacı, tasarruf planlarıyla ilgili
kararların ise büyük küçük devlet
olmadan birlik ülkelerinde uygulanması gerektiğini hatırlattı. AB’nin
giderek daha büyük sorumluluklar
aldığını söyleyen Lambsdorff, “AB
insanların evinde hangi elektrikli
süpürgeyi kullanacağı veya hangi
ampulü takacağıyla uğraşmamalı.”dedi.
Enerji politikasında da hükümetlerin kuralları koyma yerine şirketlere bırakması gerektiğini
kaydeden Lambsdorff, AB’nin liberal anlayışa ihtiyacı olduğunu
ifade etti.
Federal seçimde sürpriz çıkış yapan
Almanya için Alternatif (AfD) Partisi'nin AP’de etkili olamayacağını
belirten FDP’li Lambsdorf, “AB Konseyi’nde liberaller, muhafazakarlar
ve sosyal demokratlar temsil
ediliyor. AfD karar mekanizmasında
temsil hakkı olmayacağı için etkili
olmayacaktır.”ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin AB ile müzakerelerine
de değinen FDP’li politikacı,
Türkiye’nin hızla Kopenhag Kriterleri’nden uzaklaştığını belirterek,
"AB bir siyasi projedir.
Burada özgürlükler vardır. Fikir ve
düşünce, basın, toplanma özgürlükleri gibi. Normalde AB ile müzakere
eden bir ülkede iyileşmeler olurken
Türkiye kötüye gidiyor, Kopenhag
Kriterleri’nden uzaklaşıyor." dedi.
Üyelik müzakerelerinin devam
etmesinin faydalı olmadığını düşünen Lambsdorff, AB’nin
önümüzdeki günlerde Türkiye’de
halkla doğrudan iletişim kurma yoluna gidip onların hayatlarını kolaylaştıracak adımlar atmasının yararlı
CİHAN
olacağını söyledi.
YENİ BULUŞLAR-TEKNOLOJİ
ALMANYA
Almanya'nın batısındaki
Aachen kentine yeni emniyet müdürü atandı.
Hafta içinde Kuzey RenVestfalya İçişleri Bakanlığı’nca yapılan
açıklamada Dirk
Weinspach isimli güvenlik uzmanının Aachen
Emniyet Müdürlüğü’ne
getirildiği ifade edildi. 54
yaşındaki Dirk Weinspach
1 Haziran 2014 tarihi
itibariyle emekliye ayrılacak olan Klaus Oelze’nin
yerine geçecek.
Weinspach 1993 yılından
bu yana KRV İçişleri
Bakanlığı’nda yabancı ve
yerel konularla ilgileniyordu. Dirk Weinspach
bunun yanında bakanlığın polis departmanında
polis adaylarının ve
memurlarının eğitiminden sorumlu idi. 2009
yılından bu yana da
Anayasayı Koruma
Dairesi içerisinde
ırkçılıkla mücadele
konusunda çalışmalar
yürütüyordu.
CİHAN
IRAK
Irak merkezi hükümeti,
Kuzey Irak Kürt Bölgesi'nin Suriye sınırna
kazdığı hendeğin, ülke
anayasasına aykırı
olduğunu duyurdu.
Konuyla ilgili açıklama
yapan Irak Hükümeti
Sözcüsü Ali Musevi,
Erbil yönetiminin Suriye
sınırına kazdığı güvenlik
hendeğinin Irak
Anayasası'na aykırı
olduğunu savundu.
Musevi,"Irak'ın komşu
ülkelerle olan sınır
kararlarını sadece Bağdat Hükümeti verir
."ifadesini kullandı.
Suriyeli Kürtler, Bölgesel
Kürt Yönetimi Başkanı
Mesud Barzani'nin
kendilerine ambargo
koymak için söz konusu
hendeği kazdırdığını
iddia etmişti. Erbil yönetimi ise bu iddiayı redetmiş, bölgeye
teröristlerin sızmaması
için böyle bir çalışma
başlattıklarını duyurumuştu.
CİHAN
İnternet yarı yarıya ucuzlayacak
BadenWürttemberg’de
20 milyon
yangın uyarı
detektörü eksik
lmanya'nın BadenWürttemberg (BW)
eyaletinde
hükümetin aldığı kararla
mesken ve işyerlerinde
duman detektörleri bulunmasının mecburi hale getirilmesi ile birlikte birçok
yeni konutta bu sistemler
kuruldu. Ancak yeni olmayan konutlarda henüz
beklenen rakamlara
ulaşılamadığı ortaya çıktı.
A
ürksat 4A uydusu geçtiğimiz günlerde uzaya en kısa nokta olan
Baykonur'dan gönderilmişti. Türksat, yeni uyduyu göndermek için test
aşaması devam eden 4B'nin yıl sonuna
kadar fırlatmayı planlıyor.
T
Üretim ve testleri MELCO ve JAXA tesislerinde yapılan 4B uydusunun da
Baykonur'dan Japon Mitsubishi Electric
firmasının geliştirdiği DS2000 platformundan, Proton taşıyıcı roketiyle fırlatıl-
ması bekleniyor.
2019'DA UYDU FİLOMUZ OLACAK
GENİŞ ALANI KAPLAYACAK
Üretiminin yüzde 70'i Japonya'da gerçekleştirilen 4B'den sonraki süreçte, yerli
uydular yapılacak. Yüksek yerli katkıyla
üretilmesi ve 2018'de fırlatılması planlanan Türksat 6A uydusunun TAI'de
imal edilmesi planlanıyor.
2019'da 7 uydudan oluşan bir filoya
sahip olacak olan Türkiye, bu filoların en
az 3 tanesinin yerli üretim olmasını planlıyor.
Halen Türksat 3A uydusu üzerinden
sağlanan internet hizmetinin, Türksat 4B
uydusu ile yarı yarıya ucuzlaması bekleniyor. 43 kanala ev sahipliği yapacak
olan Türksat-4B, internet götürülemeyen
bölgelerin yanı sıra komşu ülkelere de
ucuz genişbant internet servisi sağlayacak.
Sony bazı dizüstü bilgisayarlarını geri çağırıyor
apon elektronik şirketi Sony, bazı
Vaio dizüstü bilgisayar modellerini geri çağırma kararı aldı.
Sony'den yapılan açıklamada, şubat
ayında piyasaya sürülen "Vaio Fit 11
A" modellerini de kapsayan bazı
modellerin sabit batarya kutularının
aşırı ısınmaya neden olabileceği
bildirildi.
J
Açıklamada, bataryadaki sorunun
dizüstü bilgisayarın kasasında yanmalara neden olabileceği uyarısında
bulunularak bu bilgisayarların kullanılmaması istendi. Şirketin sorunu
giderecek bir yazılım geliştirme aşamasında olduğu belirtilen açıkla-
mada, bunun mümkün olmaması
durumunda satılan dizüstü bilgisayarlarının yenileriyle değiştirilmesi
veya parasının iade edilmesi yoluna
gidileceği belirtildi.
Sony'nin bataryadaki sorunu gidermek amacıyla geliştirilen yazılıma
ilişkin açıklamayı iki hafta içinde
yapması bekleniyor.
Geri çağırma kararının, ürün adı
"SVF11N1XXXX" olan modelleri kapsadığı bildirildi ancak kaç adet
dizüstü bilgisayarın geri çağırma
kararından etkilendiği konusunda
henüz bir açıklama yapılmadı.
Eyalette bu senenin sonundan itibaren mecburi
olarak tüm mesken ve işyerlerine bulundurulması
gereken duman ve yangın
detektörlerinin sadece 200
bin evde olduğu tespit
edildi. 5,2 milyon konut
bulunan eyalette sadece
200 bin konutta yangın
uyarı sistemi olması yetkilileri harekete geçirdi.
Detektör sayısının bu
kadar düşük seviyelerde
seyretmesinin doğrudan
düzenlemeyle alakası
olduğunu düşünen uzmanlar, bunun sorumluluğunun siyasi iradede
olduğu kanaatinde.
BW’de geçerli olan
yasalara göre tüm konut
ve işyerlerinde yangın
uyarı sistemlerinin bulunması mecburi olsa da
mülk sahiplerine bu sistemleri kurmamaları durumunda hiçbir cezai
müeyyide uygulanmayacak. Bunun bilincinde
olan ev sahipleri cihazları
kurmakta acele etmiyor.
Ancak cihazların takılı olmaması halinde
muhtemel bir yangın durumunda sigortaların ev
sahiplerinin zararlarını
tazmin etmemesi söz
konusu. Detektörler
bakım masraflarıyla birlikte vatandaşa yılda
sadece 33 Euro’ya mal olacak.
CİHAN
17 NİSAN 2014
Politika
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
İşler:
Vatandaşlarımız
yurtdışında
rahatlıkla
oylarını
kullanabilecek
bulunduğunuz ülkelerde rahatlıkla
kullanabileceksiniz. Cumhurbaşkanlığı seçimleri 2 turdan oluşmakta 10 Ağustos’ta ilk turu 24
Ağustos’ta da 2.nci turu yapılacak
ve her bir tur için yurtdışında 4 gün
boyunca sandıklar açık tutulacak.
Bu şekilde vatandaşlarımız yurtdışında artık rahatlıkla cumhurbaşkanlığı seçimlerinde genel
seçimlerde ve eğer yapılırsa ileriki
dönemde referandumlarda oylarını
kullanabilecek.
Yaklaşık 2 milyon 700 bin vatandaşımız yurtdışında bu şekilde
oyunu kullanacak. Aynı dönemde
yine giriş kapılarına da sandıklar
konulacak gelenler burada da aynı
rahatlık içerisinde Türkiye’ye gelirlerse orda de sandıklarda oylarını
kullanabilecekler." ifadelerini kullandı.
"HEDEFİMİZ ALMANYA’DA
YAŞAYAN VATANDAŞLARIMIZIN
ÇİFTE VATANDAŞLIKTAN YARARLANMASI"
aşbakan Yardımcısı Emrullah
İşler, "Vatandaşlarımız yurtdışında artık rahatlıkla
cumhurbaşkanlığı seçimlerinde,
genel seçimlerde ve referandumlarda oylarını kullanabilecek." dedi.
B
Yurtdışı Türkler Başkanlığı’nda Yurtdışı Genç liderler Programı açılışına
katılan Emrullah İşler, burada yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanlığı
seçimleri hakkında, "Sizin bulunduğunuz toplumlarda daha aktif olmanız için elimizden gelen gayreti
gösteriyoruz.
Daha önce bildiğiniz gibi oy kullanıyordunuz. Ama gelip kapılarda
havalimanlarında bu oylarınızı kullanıyordunuz. Şimdi bilindiği gibi
2012 yılında çıkarmış olduğumuz
yasa ile bir ilki yaşayacağız.
Cumhurbaşkanlığı seçimini hep birlikte idrak edeceğiz ve sizler bulunduğunuz bölgelerde oylarınız
alyoz davası hükümlüsü
emekli Hakim Albay Ahmet
Zeki Üçok'un Akşam
gazetesinde yayınlanan röportajına Büyük Birlik Partisi (BBP)
Genel Başkan Yardımcısı Ünsal
Karabulut, yazılı bir açıklamayla
tepki gösterdi. "Sorgulamayı, incelemeyi ve araştırmayı şiar edinmiş Türk milletinin değerli
evlatları Alperenlerin süflörü
Allah ve Resul'üdür. Hz. Kur'an
dır,
B
Müslüman Türk milletinin
hizmetkarları olan Alparslan Gazi'dir, Ahmet Yesevi'dir ve Şehit Muhsin
Yazıcıoğlu'nun pek kutlu ve aziz
hayatıdır." diyen Karabulut,
gazetede yayınlanan ve 'Alperen
Ocakları paralel yapı tarafından
ele geçirildi' kurgusuyla aktarılan
haberi, "Hükümet medyasındaki
komplo teorisi ve dezenformasyondan ibaret" diye yorumladı. Millete mal olmuş
şahsiyetleri kendisine rol model
İşler, Almanya’da yaşayan Türk
vatandaşlarına yönelik 'opsiyon
modeli' olduğunu hatırlatarak, o
modelde iyileştirme ya da kaldırılmanın söz konusu olduğunu
söyledi. Bir takım iyileştirmeler
yapıldığını belirten İşler, şöyle dedi:
"Ancak biz bunların yeterli
olduğunu düşünmüyoruz.
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, "Yalova'da belediye
başkanlığını kaybedenlerin
iddia ettiği gibi askerlerin, ölülerin, sandık kurulu
görevlilerinin oy kullanmadığı,
zihinsel engellilerden oy kullanan 3 yurttaşımızın
iradesinin seçim sonuçlarını
değiştirmeyeceği net bir şekilde ortaya çıkmıştır" ifadesini
kullandı.
İnce, yaptığı yazılı açıklamada,
Yalova Belediye Başkanlığı
seçiminin iptal edileceği iddiasının, gerçekleri yansıtmadığını savundu.
Merkez İlçe Seçim Kurulunun
incelemeleri sonucu, AK Parti'nin, Yüksek Seçim Kuruluna
(YSK) itirazında belirtilen 41
kişiden sadece 11'inin oy kullandığının tespit edildiğini ileri
süren İnce, şunları kaydetti:
'Balyoz, Sahte Çürük Çetesi' başta
olmak üzere 10 ayrı davadan
1000 yıl hapsi istenen ve 36 yıl 3
ay ceza alan emekli hakim Albay
Zeki Üçok'un, "Alperenler, paralel
yapının Ötüken adlı yeni bir
örgütü ile kullanılacak" türünden
mesnetsiz, 'zırva tevil götürmez'
misali sözlerinin ise Türkiye'nin
geldiği bu sıkıntılı dönemde
manidar olduğunu ifade etti.
Karabulut
Alperenler, kültür emperyalizminin 5. kol
faaliyeti olan ve Türk milletini küçük düşürmek - öz kimliğinden uzaklaştırmayı
hedefleyen tüm faaliyetlerinin
karşısında şimdiye kadar durduğu gibi, milletimizin bütünlüğüne ve yarınlarına sekte
vurma hoyratlığına düşen her
oluşumun karşısındadır." Son
oparasyonlar ve ardından gelen
'yasaklarla' AK Parti'nin gerçek
yüzünü ifşa ettiğini dile getiren
Karabulut, medya cuntasının
tıpkı Başbakan Erdoğan gibi kendisine yeni alanlar oluşturduğunu ve milleti uyuttuğunu
söyledi. Sincan Cezaevinde 'infazını' yaşamakta olan ve sözde
Ergenekon kumpası içerisinde
C
Dolayısıyla hedefimiz Almanya’da
yaşayan vatandaşlarımızın herhangi bir şart ve kayda bağlı
kalmaksızın orada doğan ve vatandaşlarımızın da istedikleri takdirde
çifte vatandaşlıktan diğer ülke
vatandaşlarının yararlandığı gibi
yararlanması asıl hedefimiz ve
gayemiz o konuda da önümüzdeki
dönemde de çalışmalarımız yine
devam edecek."
CİHAN
Şehit Lider Muhsin
Yazıcıoğlu'nun 'bizim tarlamız çoktan sürülmüş'
şeklinde bir sözün bulunmadığının altını çizen Karabulut,
"Muhsin Yazıcıoğlu şehidimiz,
iradesinin dışında kurulan hiçbir
planın içinde olmadığı gibi 80'li
yıllarda edindiği müthiş
tecrübesi ile dostu dost bilmiş,
düşmanını da düşman bilmiş bir
basirete ve ferasete sahip bir liderdi. Temcit pilavı gibi kamuyonunun önüne konulan bu söz
de asla ve kat'a gerçeği yansıtmadığı gibi ham şehidimizin
şahsi maneviyesini tahkir etmekte hem de ülküdaşlarını incitmektedir. Camia medyasına
söyleyeceğimiz şu ki: gerçeği
yansıtmayan şuy-u vukuundan
beter sözleri zinhar Yazıcıoğlu'na
ve Alperenlere mal etmemenizdir.
Ülkemiz ayrışma sürecine
sokulan bir 'cenderede'
iken; hiçbir kurgunun
içinde olmayan Alperenlere
atılan iftiralar, ABD ve İsrail komplo teorisinden başka bir şey
değildir. Buna çanak tutanlarda
AKP ve şürekasıdır. AKP medyasına diyeceğimiz şu ki; milletimizi asılsız-mesnetsiz
haberlerle uyutmayın.
Eğer onurlu habercilik yapmak
istiyorsanız, ülkemiz yolsuzluklarla çalkalanıyor. Bu milleti iğdiş
etmek isteyen 5. kol faaliyetleri
ile, Millete mal olmuş şahsiyetleri
tahkir ve tezyif etmekle meşgul
küstahların maniplüsyanlarıyla
iç içe, onlarla uğraşın. Alperenlerin sinir uçlarına dokunmayın.
Rahat olun onlar milletin istikbali ve sigortasıdır." şeklinde
konuştu.
Mehmet Akın ÇAVDARLI-EKONOMİ
CHP'li İnce
Yalova
iddialarına
sert çıktı
HP Grup Başkanvekili
Muharrem İnce, yaptığı
yazılı açıklamada, Yalova
Belediye Başkanlığı seçiminin
iptal edileceği iddiasının,
gerçekleri yansıtmadığını
savundu.
Fakat şunun da altını çizmek istiyoruz ki yapılan şu an Almanya’da
adım atılan önceki uygulamaya göre
elbette ki daha olumlu bir adım ama
Almanya’da pek çok ülke vatandaşına uygulanmayan hala negatif
ayrımcılığın Türk vatandaşlarına
uygulanmasını kabul etmemiz
mümkün değil.
Hükümet medyasındaki komplo
teorisi ve dezenformasyondan ibaret
edinen Alperenlerin hiç kimsenin
et bağı olmayacağını belirten
Karabulut, şöyle devam etti:
"Alperenler, bu necip ve izzetli
milletin daha müreffeh ve hür
yaşayabilmesi için Şehit Liderleri
Muhsin Yazıcıoğlu'nun izinden
giden, bir elinde bilgisayar bir
elinde Kur'an'la yaşamlarını
sürdüren nezih bir topluluktur.
AK Parti
İl Başkanı
Sorgun:
442 oyumuz
daha olsa
tüm ilçeleri
alacaktık
7
"YSK, geçtiğimiz hafta aldığı
bir ara kararla AKP'nin yapmış
olduğu itiraza dayanak olarak
belirlediği 41 yurttaşımızın bilgilerini Yalova İlçe Seçim Kurulundan istemiştir.
K Parti Konya İl Başkanı Ahmet
Sorgun, yerel seçimlerde ilin 31
ilçesinden 5’ini kaybettiklerini dile
getirerek “Bu 5 ilçede 442 oy daha kendi
lehimize dengeli dağılsaydı tüm ilçeleri
almış olacaktık.” dedi.
A
İl Başkanı Sorgun ile Büyükşehir Belediye
Başkanı Tahir Akyürek, AK Partili 26 ilçe
belediye başkanı ile birlikte düzenlediği
basın toplantısında seçim süreci ve yeni
dönemi değerlendirdi.
Konya’da kazanamadıkları 5 ilçe ile alakalı
değerlendirme ve muhasebeyi kendi aralarında yaptıklarını dile getirerek “Neden
kaybettik, nerede hata yaptık her yönü ile
ve etraflıca ele alınacak, bu konuda ne
gerekiyorsa yapılacak. Biz bu konuda
kabahati kendimizde görürüz.” dedi.
Muhalefetin aynı muhasebeyi yapmadığını savunan Sorgun, “Zira muhalefet kaybettiği yerlerde sorumluluğu kendi
üzerinden atıyor ve ‘Onlar, vatandaşı
kömür-makarna ile kandırdı’ diyor. Bunu
söyleyenler bu milleti tanımıyor.” şeklinde
konuştu.
Yerel seçimde kazanamadıkları Akören,
Doğanhisar, Halkapınar, Emirgazi ve Tuzlukçu ilçelerini kıl payı denilebilecek oylarla kaybettiklerini anlatan Sorgun “Bu 5
ilçedeki toplam oy farkı 882. Yani 442 oy
lehimize dengeli olsa 31 ilçeyi de almış
olacaktık.” değerlendirmesinde bulundu.
Büyükşehir Belediyesi Meclis üye dağılımı
hakkında bilgi veren Ahmet Sorgun, 99
meclis üyesinin 83’ünün Ak Parti, 12’sinin
MHP, 3’ünün BDP ve bir tane de CHP
meclis üyesi seçildiğini aktardı.
Sorgun, seçimlerde en yüksek ve dün
düşük oy aldıkları bölgeleri ise şu şekilde
sıraladı: “İlçe bazında en yüksek oyu
yüzde 77,40 Karatay’da, en düşük oyu
Ereğli’de yüzde 46.77 ile Ereğli’de aldık.
Beldeler bazında en yüksek oyu Meram’a
bağlı Sefaköy Beldesi’nde yüzde 90,8, en
düşük oyu yüzde 16,4 ile Cihanbeyli’nin
Kuşça Beldesi’nde aldık.
Köy bazında en yüksek oyu yüzde 97,7 ile
Meram’ın Çukurçimen Köyü’nde, en düşük
oyu yüzde 1,1 ile Ereğli’nin Özgürler
Köyü’nde aldık.”
CİHAN
İlçe Seçim Kurulu tarafından
yapılan inceleme sonucunda
haklarında inceleme yapılan 11
kişiden 4'ünün kısıtlama kararlarının kesinleşmesinin, 2014
nisan ayı içerisinde yani seçimden sonra alındığı belirlenmiş
olup bu kişilerin 30 Mart'ta oy
kullanmalarında herhangi bir
sakıncanın olmadığı anlaşılmıştır.
Haklarında kısıtlama kararı
olan 4 vatandaşımız için ise
YSK'nın anayasamıza ve
Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesinin ilgili kararına
dayandırarak verdiği 5 Ekim
2013 tarihli kararındaki gibi
kısıtlılıkları oy kullanmalarına
engel teşkil etmemektedir.
YSK, bu kararında kısıtlılık
gerekçeleri açıkça belirtilmeyen kişilerin oy kullanabileceği kararını vermiştir.
Yalova'da da bu 4 kişinin
mahkeme kararlarında aynı
durum söz konusu olduğu için
oy kullanmalarında bir sakınca
bulunmamaktadır."
YSK tarafından haklarında inceleme yapılan 41 kişiden
3'ünün, 30 Mart'ta oy kullanmalarında sakınca olabileceğine değinen İnce, bu
durumun, seçim sonuçlarını
etkilemeyeceğini ve
değiştirmeyeceğini öne sürdü.
Seçimin yenilenmeyeceğini
iddia eden İnce, "Yalova'da
belediye başkanlığını kaybedenlerin iddia ettiği gibi askerlerin, ölülerin, sandık kurulu
görevlilerinin oy kullanmadığı,
zihinsel engellilerden oy kullanan 3 yurttaşımızın
iradesinin seçim sonuçlarını
değiştirmeyeceği net bir şekilde ortaya çıkmıştır.
O nedenle seçimin yenileneceği yönündeki haberler
ve iddialar, gerçeği yansıtmamaktadır. Bu haber ve iddiaları
yayan merkezler, sandıkta kaybettikleri seçimi masa başında
kazanmaya çalışanlardır ancak
buna da güçleri yetmeyecektir"
değerlendirmesinde bulundu.
AA
8
Gündem
"Seçimler
gergin
ortamda
yapılmamalı"
aşbakan Yardımcısı
B
Emrullah İşler, TOBB
Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'na
TOBB Başkanlığındaki
makamında iadeyi ziyarette
bulundu.Araya seçimlerin
17 NİSAN
Gelecek dönemde de Yurtdışı
Türkler ve Akraba Topluluklar
Başkanlığı ile TİKA olarak iş
dünyasının taleplerini,
beklentilerini karşılamak için
ellerinden gelen gayreti
göstereceklerini söyleyen İşler,
TOBB'un önemli bir kurum
olduğunu vurguladı.
"Bu tür gerginliklerden
hepimiz zarar görüyoruz"
Gerilim ve gerginlik
ortamlarını iş dünyasının
tasvip etmediği durumlar
olarak nitelendiren İşler,
Hisarcıklıoğlu'nun da
bulunduğu TESK Genel
17 NİSAN
2014
Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin gergin bir ortamda
yapılmaması gerektiğini kaydetti.
Başkanı Bendevi
Palandöken'in
eşbaşkanlığındaki Türkiye-AB
Karma İstişare Komitesi'nin bir
girişim başlattığını hatırlattı.
Bu kapsamda Başbakan Recep
Tayyip Erdoğan ve muhalefet
liderleriyle görüşüldüğünü
hatırlatan İşler, şunları
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Cumhurbaşkanlığı seçimleri
Cumhurbaşkanlığı
seçimlerinin yaklaştığını
kaydetti:"Hakikaten artık
millet, ülke olarak bu gergin
ortamlardan çıkmamız lazım.
Geçtiğimizi yılın ortalarında
ülkede bir takım olaylar oldu,
Gezi olayları oldu ve ondan
sonra ekonomik göstergelerde
de ister istemez bir takım
oynamalar oldu.
Bu tür gerginliklerden hepimiz
zarar görüyoruz. Dolayısıyla
huzur, istikrar içinde eğer
yolumuza devam edersek
kazananlar da yine hepimiz
olacağız, kazanan Türkiye
olacak.
Bunu hepimizin çok iyi bilmesi
lazım. Bundan dolayı bizler
huzurun, barışın, istikrarın
sürmesi için hükümet olarak
elimizden gelen gayreti
gösteriyoruz. Diğer muhalefet
partilerin de aynı şekilde aynı
hassasiyeti göstermesi ülkenin
menfaati açısından olduğunu
belirten İşler, "Bu
cumhurbaşkanlığı
seçimlerinin de artık gergin
ortamda yapılmaması lazım.
Bu konudaki,
cumhurbaşkanlığı seçimleri
konusunda sicilimiz maalesef
çok da iyi değil. Daha önceki
cumhurbaşkanlığı
seçimlerinde Türkiye'de her
zaman sıkıntılar oldu,
gerginlikler oldu. Artık
bunlara bir son vermenin
zamanı geldi diye
düşünüyorum" dedi.
ayından itibaren
başlar ve son gruplar
haziran sonuna
kadar, yurtiçindeki
kamp bölgelerinde
tertiplenmeyi
bitirmiş olurlar.
EPAR Genel
Başkanı ve
emekli Tümgeneral Osman Pamukoğlu, barış
süreciyle birlikte
silah bırakan ve
Türkiye'den çekilen
PKK hakkında
endişe veren detaylar paylaştı.
H
KK'nın, Hakkari
P
ve Şırnak'a
yönelik yeniden
konuşlandığı
bilgisini doğrulayan
emekli Tümgeneral
Osman Pamukoğlu,
"Türkiye'ye giriş için
bekliyorlar" dedi.
bulunduğu ilçelere
yönelik olarak Cudi,
Gabar, Kato ve
Herakol-Besta
kamplarına yığınak
yaptığı bilgisi
gündeme gelmişti.
PAMUKOĞLU:
HAVALARIN
ISINMASINI
BEKLİYORLAR
Açılım sürecinde
silahlı eylemlere ara
veren PKK'nın,
Hakkari ve Şırnak'a
yönelik yeniden
konuşlandığı
belirtilirken, bölgede
uzun yıllar görev
yapan emekli
Tümgeneral Osman
Pamukoğlu, ''PKK,
Kuzey Irak
kamplarındaki siyasi
ve askeri
hazırlıklarını
tamamladı. Türkiye
topraklarına giriş
için havaların biraz
daha ısınmasını
bekliyor'' dedi.
''HAFİF AKILLILAR''
Hakkari Dağ ve
Komando Tugay
Komutanı olarak
bölgede görev yapan
emekli Tümgeneral
ve HEPAR Genel
Başkanı Osman
Pamukoğlu da bu
bilgileri doğruladı.
Pamukoğlu
''İşbirlikçilerin,
aymazların, (Bir
yıldır kan
dökülmüyor)
teranesini
sayıklayan hafif
akıllıların, gözü
Aydın'' dedi ve
şunları söyledi:
"Girişler, mayıs
Sonbaharda
havaların
soğumasıyla da
yurtiçindeki
grupların üçte biri
Kuzey Irak
kamplarına çekilir.
Bu sıradan ve rutin
işlem, geçen yıl
millete, çözüm
süreci için
yapıyormuş gibi
yutturuldu.
Nevruz gösterileri ise
tam bir meydan
okumaydı. 'Özerklik'
artık sıradan sözcük
oldu. Yerel seçim
sonuçları ortada.
Kandildekiler, (Oldu
oldu, olmadı, günah
bizden gitti) diyorlar.
Körebe oyununda
bile çocuklar, kimin
ne olduğunu ve
nerede saklandığını
bilir.''CİHAN
MİT kanun teklifinde değişiklik yapıldı
BMM'de görüşülen yeni MİT
T
kanununda MİT'in görevleri
arasında yer alan "Bakanlar
Kurulu'nca verilen her türlü
görevi yerine getirmek "
cümlesindeki "her türlü"
ibaresi metinden çıkarıldı.
TBMM Genel Kurulu'nda, MİT
Kanunu'nda değişiklik öngören
teklifin görüşmeleri sürüyor.
Teklifin birinci maddesinde AK
Parti'nin önergesiyle değişiklik
yapıldı.Buna göre, MİT'in
görevleri arasındaki "Bakanlar
Yerel seçimlerde milletin 'Biz
istikrar, huzur istiyoruz'
mesajını hem iktidara hem de
muhalefet partilerine verdiğini
kaydeden İşler, "Sandığın
vermiş olduğu mesajı bütün
siyasi partilerin alması
gerektiği kanaatindeyim"
ifadelerini kullandı.
CİHAN
Kurulunca verilen her türlü
görevi yerine getirmek"
cümlesindeki "her türlü"
ibaresi metinden
çıkarıldı.İkinci fıkrada yapılan
değişiklikle de "üretilen
istihbaratı gerekli kuruluşlara
ulaştırmak" ibaresi
metne
eklendi.Birinci
madde kabul
edildi.Kabul edilen
birinci maddeye
göre, "Dış güvenlik,
terörle mücadele ve
milli güvenliğe
ilişkin konularda
Bakanlar
Kurulu'nca verilen
görevleri yerine
getirmek", "Dış
istihbarat, milli
savunma, terörle mücadele ve
uluslararası suçlar ile siber
güvenlik konularında her türlü
teknik istihbarat ve insan
istihbaratı usul, araç ve
sistemlerini kullanmak
suretiyle bilgi, belge, haber ve
veri toplamak, kaydetmek,
analiz etmek ve üretilen
istihbaratı gerekli kuruluşlara
ulaştırmak", "İstihbarat
kapasitesini, niteliğini ve
etkinliğini artırmak amacıyla,
çağdaş istihbarat teşkilat usul
ve yöntemlerini araştırmak,
teknolojik gelişmeleri takip
etmek ve uygun görülenleri
temin etmek" MİT'in görevleri
arasında yer alacak.MİT'e
kanunla sayılan görevler
dışında görev
verilemeyecek.CİHAN
bir süre kala son
hazırlıklıklarını yapıyor.
Köşk için adaylık düğümü
birkaç hafta içinde
çözülecek. Türkiye, adayın
kim olacağını merak
ederken Abdullah Gül
döneminde başlatılan
projelerin tamamlanması
için çalışmalara hız verildi.
GÖREV SÜRESİ 28
AĞUSTOS'TA DOLUYOR
Gül şimdiye kadar 26, eşi
Hayrünnisa Gül de 7 projeyi
himayesine almıştı. First
Lady ayrıca Köşk'te büyük
bir restorasyon çalışması
başlatmıştı. Bu restorasyon
çalışmaları da ağustos
ayından önce tamamlanmış
GÜL ÇİFTİNİN HİMAYE
ETTİĞİ PROJELER
Gül'ün himaye edip
tamamlanan 16 proje şöyle:
“Necip Fazıl Kısakürek'i
RESTORASYON
ÇALIŞMALARI DA BİTECEK
Cumhurbaşkanı Gül son
olarak Uluslararası İpek
Yolu Kongresi'ni
himayesine aldı. First Lady
Hayrunnisa Gül ise, 7 yıllık
süreç boyunca “81 İlden 81
Yıldız”, “Konuşan Kitap
Şenliği”, “Eğitim Her Engeli
Aşar”, “Diyabeti
Durduralım!” “Emekliyiz
Gönüllüyüz” projelerine
imza attı. Bunlardan
“Bilişim Teknolojisi
Sınıfları, “6. Dünya Okullar
arası Satranç Şampiyonası”
tamamlandı.
First Lady ayrıca Köşk'te
büyük bir restorasyon
çalışması başlatmıştı. Bu
restorasyon çalışmaları da
Ağustos 2014'ten önce
bitecek.CİHAN
K Parti Genel Başkan
Yardımcısı Mustafa
A
Şentop, Anayasa
Mahkemesi'nin
kararlarında üyelerin
hakimiyeti olması
gerektiğini belirterek,
"Maalesef raportörler
hakimiyeti var
mahkemede, raportörler
aktif. Burada bir sıkıntı
var. Mahkemenin buna
bir tedbir alması lazım.
Oranın asıl aktörü
üyelerdir, raportörler
yardımcı aktördür" dedi.
Şentop, Meclis'te
gazetecilerin,
Cumhurbaşkanlığı
seçimiyle ilgili sorularını
yanıtladı.
okur yazarlık konusunda
bazı yerlerde sıkıntı
olabilir. Yine okur yazar
olanlar da bazen çok net
olarak okuyamıyor. Biz
doğrusu 'en uygunu
fotoğraf olabilir'diye
düşündük. Olması lazım,
sadece isimle olmaz"
karşılığını verdi.
"Yurtdışında ne kadar
seçmen var?" sorusu
üzerine Şentop, "Tam sayı
olarak bir şey
diyemeyeceğim ama YSK
herhalde 500'ten fazla
vatandaşın yaşadığı yere
bildiğim kadarıyla sandık
kuracak. Artık gümrük
kapılarına gelmeye gerek
kalmıyor" diye konuştu.
"Fotoğraflı pusulayla
ilgili başvurunuza bir
yanıt geldi mi?" sorusu
üzerine Şentop, "Başvuru
yapmadık biz. Kanunda
'adı, soyadı yazar' diyor.
Fakat diğer hususların
Yüksek Seçim Kurulu
(YSK) tarafından
belirleneceğini dair de
hüküm var. Dolayısıyla
YSK kendisi isterse
fotoğraf koyulmasına
karar verebilir" dedi.
"Olması gerekir mi?"
sorusuna Şentop,
"Olması gerekir. Çünkü
GERİYE YÜRÜMEYİ
ENGELLEYEN BİR
SİSTEM
Şentop, Anayasa
Mahkemesi'nin kararıyla
ilgili "kaos oluşturdu"
şeklindeki ifadesinin
hatırlatılması üzerine,
şunları söyledi:
"Garip olan durum şu;
sen kalkıyorsun kelime,
kelime ayıklama
yapıyorsun. Anayasaya şu
kelime aykırı, bu kelime
aykırı. Bakınca da
'anayasaya uygunluğu ne
kadar hassasiyetle
gözetmiş' diyorsun.
Tamam sonra da
bakıyorsun 'iptal kararı
gerekçesi yazılmadan
açıklanamaz' diyor. Niye
açıklıyorsun o zaman?
Resmi Gazete'de
yayınlandı ama
yürürlüğün durdurulması
kararları yayınlandı.
Diğerleri daha henüz
yayınlanmadı. '3 ay sonra
yürürlüğe girecek' diyor.
Bizde AYM kararları
gerekçesi yazılır ve Resmi
Gazete'de yayınlanır.
Yayınlandıktan sonra
yürürlüğe girer, geriye
yürümez. Açık hüküm
var, geriye yürümez. Sen
şimdi yürürlüğün
durdurulması kararı
verdiğinde ne
yapıyorsun, iptal kararını
daha sonra vereceksin.
İptal kararını geriye
yürütmüş oluyorsun
aslında. Bizdeki sistem
mantık itibariyle geriye
yürümeyi engelleyen bir
sistem. Anayasa
Mahkemesi yürürlüğün
durdurulması kararıyla
bu sistemin mantığını
bozuyor.
Bu boşu boşuna
unutulmuş bir şey de
değil. Biz de sistemin
tabiatı gereği bu var. Bu
da anayasaya aykırı.
Şimdi bu kadar
anayasaya açık
aykırılıklarla hareket
eden bir mahkeme
kalkıyor cımbızlayarak
'şu kelime aykırı' yapıyor.
Bu ne perhiz, bu ne
lahana turşusu yani.
Önce kendin anayasaya
uy."
"RAPORTORÜN
HAKİMİYETİ KARARA
YANSIYOR"
Konuyla ilgili başka bir
soru üzerine de Şentop,
şunları söyledi:
"Bunlar tabii çok hoş
şeyler değil. Anayasa
Mahkemesi'nin yaptığı da
hoş değil de. Şahsi
görüşüm olarak şunu
söyleyebilirim;
mahkemede tuhaf bir
durum var. Bazı yerlerde
oluyor bu. Mahkemelerde
üyelerin hakimiyeti
olması lazım.
Mahkemenin kararların
da üyelerin hakimiyeti
olması lazım. Mahkeme
kararlarını üyeler
belirlemeli, üyeler karar
vermeli, üyeler
yönlendirmeli. Halbuki
raportörler hakimiyeti var
mahkemede maalesef.
Raportör hakimiyeti ne
yapıyor? Dosyayı raportör
inceliyor, dosyanın
sunumunu o yapıyor,
üyelere o anlatıyor, o
açıklıyor. Üyeler öyle
bilgileniyor. Kararı onlar
yazıyor, itiraz üzerine
rötuşu onlar yapıyor
imzalıyor üyeler. Üyeler
sanki orada görüyor,
denetliyor, dinliyor falan.
Aktif değiller yani.
Maalesef raportörler
aktif. Burada bir sıkıntı
var. Mahkemenin buna
bir tedbir alması lazım.
Oranın asıl aktörü
üyelerdir, raportörler
yardımcı aktördür,
yardımcı oyuncudur”diye
konuştu.CİHAN
Başbakan Erdoğan danışmanı
Yalçın Akdoğan Star
gazetesindeki köşe yazısında
Köşk seçimini yazdı. Akdoğan,
Erdoğan'ın nasıl karar vereceğini
köşesine taşıdı. İşte yazıdaki o
bölüm;
TABLO DAHA DA NETLEŞTİ
"Cumhurbaşkanlığı seçim süreci
henüz başlamadan toplumun
büyük bir kesimi, iç ve dış
kamuoyu sonucu satın almış,
kabullenmiş görünüyor. Ak
Parti'nin Cumhurbaşkanı
seçebileceğine kesin gözüyle
bakılıyor. Özellikle yerel
Artık merak edilen husus, AK
Parti'nin Cumhurbaşkanı'nı
seçecek güce sahip olup olmadığı
değil. Şimdi merak edilen,
Cumhurbaşkanlığı'na kimin
geleceği, hükümetin ve partinin
başında kimin olacağı, bundan
sonrasında devletin ve siyasetin
zirvesindeki ilişkilerin nasıl
yürüyeceği...
Başbakan Erdoğan, ilgili
kurullarında değerlendirmelerini
yapıp kararını verecektir. Bu karar
onun kişisel kararı olmaktan öte
Türkiye'nin en büyük siyasi
hareketi olan, 9 milyon üyesiyle
en büyük teşkilatı durumundaki
AK Parti'nin vereceği bir karar
olacaktır.2007 yılındaki aday
belirleme sürecinin nasıl işlediği
İstanbul Başsavcısı Hadi
Salihoğlu, Çağlayan'daki
Adalet Sarayı'nda görev
yapan gazetecilerle bir
araya geldi. Salihoğlu,
"Göreve geldikten sonra iş
bölümü yaptık. Burada
yapılanların günahları da
sevapları da bize yıkılacak.
Yapılan yanlışların,
haksızlıkların ya da
insanları üzen olayların
sorumlusu biziz" dedi.
Erdoğan millete mal olmuş ve
dünyevi makam-mevki
ihtiraslarını aşmış bir şahsiyettir.
Türkiye Cumhuriyeti'nin halkın
seçtiği ilk cumhurbaşkanı olmak
büyük bir şereftir, çok önemli bir
siyasi gelişmedir.
Bugün de kritik soru Erdoğan'ın
tercihinin ve takdirinin yanında
ülkenin ve AK Parti'nin geleceği
açısından doğru pozisyonun ne
olduğudur. Yoksa ‘halk kabul
eder mi' anlamında bir soru
işareti bulunmuyor.
AK Parti ailesi kendi içinde
objektif, rasyonel ve serinkanlı bir
şekilde değerlendirme yaparak
bir fikir oluşturacaktır. Bu
değerlendirme kimin aday
olacağından ziyade Türkiye'nin
yakın ve orta vadeli geleceğinin
nasıl şekilleneceğiyle ilgili
olacaktır.
Adliyedeki iş yoğunluğuna
da değinen Salihoğlu,
"Bugün 09.45 itibariyle son
soruşturma numaramız
2014/54081. 1 Ocak 2014
itibariyle savcılarımız asliye
ceza mahkemelerinde de
duruşmalara çıkıyor. Bunun
için de 61 savcımızı
görevlendirdik" ifadelerini
kullandı.
Dün ‘muhtar bile olamaz' diyen
statükocu zihniyetin bugün
‘Cumhurbaşkanı olamaz' demesi
hiç şaşırtıcı değildir. Yenilgi
yorgunu olan ve hezimetten başı
dönen muhalefetin ‘kim olsun'
diyemediği için ‘kim olmasın'
demesi normaldir..."CİHAN
"HSYK'DAN 60
SAVCI İSTEDİK"
Terörle Mücadele Kanunu
kapsamında görev yapan
savcılıkların tasfiye
edildiğini vurgulayan
Salihoğlu, "O bürodan gelen
arkadaşlarımıza yer açmak
Erdoğan, bugüne kadar olduğu
gibi kendi kişisel kariyerini değil
partisinin ve ülkesinin geleceğini
nazara alarak bir değerlendirme
yapacak ve kararını verecektir.
turduğunu belirterek, "Parlamentolar, bugünü ve
geleceği inşa etmeli, geçmişi tarihçilere bırakmalıyız. Parlamentolar tarihi olaylarla ilgili karar
verme sürecini başlatırsa, bu barışa, dostluğa,
ikili ilişkilere zarar verir" dedi.
Çiçek, ABD Temsilciler Meclisi Başkanı John
Boehner ile başbaşa görüştü.Görüşmenin ardından Çiçek, Boehner ve beraberindeki heyet onuruna öğle yemeği verdi.Heyeti, Türkiye'de
görmekten ve Meclis'te ağırlamaktan duyduğu
mutluluğu dile getiren Çiçek, ziyaretin önemli bir
zaman dilimine denk geldiğini söyledi.
Çiçek, ziyaretin gerçekleştiği bu günlerin, bölge
ve Türk- Amerikan ilişkileri bakımından hassasiyetle durmaları gereken bir kaç konuyu
içerdiğini belirtti.Dünya gündemini meşgul eden
önemli olayların gerçekleştiği bir coğrafyanın
merkezinde yaşadıklarını dile getiren Çiçek,
Suriye konusunun bunların başında geldiğini
anımsattı. Çiçek, Irak'ta henüz istikrar, huzur, iç
barış sağlanamadığını, güney Kafkasya'daki istikrarsızlık, gerilimin sürdüğünü vurgulayarak,
bunlara Ukrayna'nın da eklendiğini
anımsattı.CİHAN
Merkez İlçe Seçim Kurulunun incelemeleri sonucu, AK
Parti'nin, Yüksek Seçim Kuruluna (YSK) itirazında belirtilen 41 kişiden sadece 11'inin oy kullandığının
tespit edildiğini ileri süren İnce, şunları kaydetti:
biliniyor. Başbakan Erdoğan çok
geniş yelpazede istişareler
yürüttü ve bunun sonucunda
olgunlaşan fikir çerçevesinde
hareket etti. O gün de kritik soru,
‘kim olsun'dan ziyade ‘Erdoğan
olsun mu olmasın mı' idi.
Erdoğan her iki göreve de layık
görülüyor, ancak hangisini
sürdürmesinin daha yararlı
olacağı tartışılıyor.
BMM Başkanı Cemil Çiçek, Ermeni sorununun,
T
Türkiye'ye yapılan en büyük bühtan olduğunu,
Türkiye ile ABD ilişkilerinde büyük bir yük oluş-
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, yaptığı yazılı
açıklamada, Yalova Belediye Başkanlığı seçiminin
iptal edileceği iddiasının, gerçekleri yansıtmadığını
savundu.
İstanbul Cumhuriyet
Başsavcısı Hadi Salihoğlu,
gazetecilere yaptığı
açıklamada "Son
zamanlarda bazı savcılar,
hakimler bir yerlere ait gibi
düşünülüyor. Gerçek hukuk
insanı Türkiye
Cumhuriyeti'ne aittir.
Başkasına ait olamaz ki.
Millete ait olur. Bu mesleği
yapan herkes hakkın,
hukukun yanındadır.
Yanında olmayana yazıklar
olsun" diye konuştu.
bugünlerde Başbakan'a en yakın
isim olan danışmanı Yalçın
Akdoğan, Star gazetesindeki köşe
yazısında en net cevabı verdi.
TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Ermeni
sorunuyla ilgili konuştu.Çiçek, ABD Temsilciler Meclisi Başkanı John Boehner ile
başbaşa görüştü.
döndüğü Yalova hakkında kesin
konuştu.
ilgili çok önemli
açıklamalar geldi.
seçimlerde AK Parti'nin yüzde
45'in üzerinde oy alması, bu
tabloyu daha da netleştirmiş
durumda.
"Ermeni sorunu ABD ilişkilerinde yük"
HP'li Muharrem İnce , 30
mart yerel seçimlerinden
C
sonra sonucunun arap saçına
stanbul Cumhuriyet
İSalihoğlu'ndan
Başsavcısı Hadi
gündemle
aşbakan Erdoğan'ın
B
cumhurbaşkanlığı yarışında
aday olup olmayacağı tartışıldığı
9
Muharrem
İnce'den Yalova
açıklaması
ERDOĞAN'IN DANIŞMANI KÖŞK iDDiALARINI AÇIKLADI
Anma Etkinlikleri,
Uluslararası İşbirliği
Platformu-İstanbul, 1.
Boğaziçi Bölgesel Ortaklık
Zirvesi, I. Uluslararası
Selçuklu Sempozyumu,
Türkiye'nin Stratejik
Vizyonu 2023, Mimar
Sinan'ı Anma Faaliyetleri, 1.
ve 2. Uluslararası İstanbul
Opera Festivalleri, 16. Türk
Dünyası Çocuk Şöleni,
Kamu Kalite Sempozyumu
ve Kamu Kategorisi Ulusal
Kalite Ödülü Töreni, IV.
Uluslararası Bilgi Güvenliği
ve Kriptoloji Konferansı, II.
Uluslararası Türk Dünyası
Kültür Kongresi, Bilişim '08,
Frankfurt Book Fair, Turkey
2009–2010, EXPO 2015,
Trafikte Dikkat 10 Bin
Hayat.”
olacak. Türkiye, Köşk
düğümünün nasıl
çözüleceğine odaklanırken
Çankaya Köşkü'nde başka
bir hareketlilik var.
Cumhurbaşkanı Abdullah
Gül'ün görev süresi, 28
Ağustos 2014'te doluyor. Gül
çifti, şimdiye kadar çok
sayıda sosyal sorumluluk
projesini himayesine
almıştı. Başlatılan
projelerin yarım kalmasını
istemeyen
Cumhurbaşkanlığı,
mevcutları tamamlayacak,
uzun vadeli yeni projelere
başlamayacak.
MUSTAFA ŞENTOP'TAN AYM'YE TEPKi
Pamukoğlu'ndan endişe veren PKK açıklaması
düşünüyorum. Türkiye
Cumhuriyeti vatandaşlarının
tamamının menfaatine
olacağını düşünüyorum ve bu
gerginliklere bir son vermemiz
gerektiğini düşünüyorum."
Cumhurbaşkanı
Gül hazırlıklara
başladı
umhurbaşkanı Abdullah
C
Gül, cumhurbaşkanlığı
görevinin dolmasına kısa
Gündem
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
YIĞINAK YAPILIYOR
İDDİASI
Terör örgütünün
Hakkari ve Şırnak
başta olmak üzere
Eruh, Uludere, Cizre
ve Silopi'nin de
aralarında
girmesinden dolayı ziyaretinin
geciktiğini belirten İşler,
görüşmede kendisine bağlı
kurumlarla, TOBB arasındaki
işbirliğinin daha da
geliştirilmesi konusunu da ele
aldıklarını bildirdi.
2014
için yeniden görevlendirme
yaptık. Terör ve örgütlü
suçları bir potada, bir arada
düşündük. Bu işlerin başına
da Başsavcı Vekilimiz Orhan
Kapıcı'yı koyduk. 14 tane de
savcımız görev yapıyor.
Bürolar şeklinde yapmış
olduğumuz çalışmaların
soruşturmalara faydası
olduğunu düşünmekteyim.
Haziran ayı için de
HSYK'dan 60 savcı
görevlendirmesini istedik"
dedi.
"HERKES BENİM
ENERJİME UYACAK"
Salihoğlu açıklamalarına
şöyle devam etti:
"Ben çalışmayı ibadet
olarak kabul ediyorum.
İşine saygı göstermeyenin
başarılı olacağına
inanmıyorum. Devlet
memurları işlerini
sevmiyorlar. Mesai
saatlerine uyma ve iş yapma
konusunda gerekli özeni
göstermiyorlar.
Buraya gelen insanlara
hizmet vermek zorundayız.
Bu işin öncüsü benim.
Herkese örnek olmak
zorundayım ve
arkadaşlarımdan şunu
istiyorum. Herkes benim
enerjime uyacak."
"Hakim ve savcılar
konuşmaz. Bizim kararımız
konuşmamızdır. Savcı ve
hakim arkadaşlarımızın bir
tek düşüncesi vardır. O da,
adaleti gerçekleştirmek.
Adliye kapısından giren
insanın kendisine
farkındalık uygulanacak
diye bir kaygısı olmamalı.
Son zamanlarda bazı
savcılar, hakimler bir
yerlere ait gibi düşünülüyor.
Gerçek hukuk insanı
Türkiye Cumhuriyeti'ne
aittir. Başkasına ait olamaz
ki. Millete ait olur. Şu
hakim, bu hakim deniyor.
Tutuklama isteyince şöyle
düşünülüyor, istemeyince
böyle. Bu mesleği yapan
herkes hakkın, hukukun
yanındadır. Yanında
olmayana yazıklar olsun."
"BAŞBAKAN'IN OĞLUNUN
KAZASINA BEN
BAKMADIM"
Twitter üzerinden yapılan
yorumlar kalbimi acıtıyor.
Benim için, ‘Sayın
Başbakan'ın oğlunun trafik
kazasını kapatan savcıdır'
dediler. Ben o olayı
hatırlamıyorum bile. Olayı
araştırdım. Olay Şişli'de
olmuş. Biz o zaman
Devlet Güvenlik
Mahkemesi'ndeyiz.
Hakaretler ediliyor,
mektuplar geliyor. Biz
eleştiriye açığız ama
eleştirinin küfre çevrilmesi
insanın canını yakıyor. En
son beni üzen bir olayı
paylaşayım. Terör ve örgütlü
suçlar bürosu kurup bir
başsavcı vekili ve 14 savcı
görevlendirdik. Bunun
üzerine www.adalet.org adlı
sitede Kartal Hakimi Sevgi
Övünç, acımasızca ‘Hırsızlık
ve yolsuzlukları kapatmak
için 15 savcı az mı?' diyerek
bize ve 35 yıllık meslek
hayatıma küfretmiştir. Yasal
yollara başvuracağım.
Haksızlıkların, o haksızlığı
yapana döneceğine inanan
biriyim"
"LALETTAYİN
DİNLEME OLMAZ"
"Son yapılan düzenlemeyle
telefon dinlemeleriyle ilgili
kararların alındığı teknik
büro kuruldu. Eleştirilerin
şimdilik haksız olduğu,
işlerin gayet düzgün
yürüdüğü ortada.
Dinlenmek kolay bir olay
değil. Hanımla
konuşmanızın dinlenmesi
kadar abes bir şey var mı?
İnsanların özeline giren
konularda dikkatli karar
verilmesi gerektiğini
düşünüyorum. Öyle
lalettayin dinleme olmaz"
"YSK, geçtiğimiz hafta aldığı bir ara kararla AKP'nin
yapmış olduğu itiraza dayanak olarak belirlediği 41
yurttaşımızın bilgilerini Yalova İlçe Seçim Kurulundan
istemiştir. İlçe Seçim Kurulu tarafından yapılan inceleme sonucunda haklarında inceleme yapılan 11
kişiden 4'ünün kısıtlama kararlarının kesinleşmesinin, 2014 nisan ayı içerisinde yani seçimden
sonra alındığı belirlenmiş olup bu kişilerin 30 Mart'ta
oy kullanmalarında herhangi bir sakıncanın olmadığı
anlaşılmıştır.
SELAM ÖRGÜTÜ
SORUŞTURMASI
Başsavcı Salihoğlu, basına
bilgi vermesinin ardından
gazetecilerin sorularını
yanıtladı. 2 bin 280 kişinin
dinlendiğinin açıklandığı
‘Selam Örgütü'
soruşturmasına ilişkin soru
üzerine "Soruşturma halen
devam ediyor. Kimsenin
yaptığı hukuksuzluk yanına
kar kalmamalı" dedi.
"25 ARALIK
SORUŞTURMASI
DEVAM EDİYOR"
25 Aralık soruşturmasının
halen devam ettiğini de
belirten Başsavcı Salihoğlu,
"Bu soruşturma ile ilgili
herhangi bir yetkisizlik
kararı vermedik. Çalışmalar
devam ediyor. Bir
soruşturmayı ne
uzatacaksın ne de acele
edeceksin. Şu anda
soruşturmaya üç savcı
bakıyor" dedi.
YASADIŞI DİNLEME
SORUŞTURMASI
Bir gazetecinin "Bazı illerde
yürütülen yasadışı dinleme
soruşturmaları var. Bu
kapsamda İstanbul
Cumhuriyet Başsavcılığı'nın
yürüttüğü bir soruşturma
var mı?" sorusu üzerine
Başsavcı Salihoğlu, "Bu
konuda yüzlerce şikayet
dilekçesi geliyor. Bu
dilekçeleri
değerlendiriyoruz. Henüz
bir sonuç yok" diye yanıt
verdi.CİHAN
Haklarında kısıtlama kararı olan 4 vatandaşımız için
ise YSK'nın anayasamıza ve Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesinin ilgili kararına dayandırarak verdiği 5
Ekim 2013 tarihli kararındaki gibi kısıtlılıkları oy kullanmalarına engel teşkil etmemektedir. YSK, bu
kararında kısıtlılık gerekçeleri açıkça belirtilmeyen
kişilerin oy kullanabileceği kararını vermiştir. Yalova'da da bu 4 kişinin mahkeme kararlarında aynı
durum söz konusu olduğu için oy kullanmalarında bir
sakınca bulunmamaktadır."
YSK tarafından haklarında inceleme yapılan 41 kişiden 3'ünün, 30 Mart'ta oy kullanmalarında sakınca
olabileceğine değinen İnce, bu durumun, seçim
sonuçlarını etkilemeyeceğini ve değiştirmeyeceğini
öne sürdü.
Seçimin yenilenmeyeceğini iddia eden İnce, "Yalova'da belediye başkanlığını kaybedenlerin iddia ettiği
gibi askerlerin, ölülerin, sandık kurulu görevlilerinin
oy kullanmadığı, zihinsel engellilerden oy kullanan 3
yurttaşımızın iradesinin seçim sonuçlarını
değiştirmeyeceği net bir şekilde ortaya çıkmıştır. O
nedenle seçimin yenileneceği yönündeki haberler ve
iddialar, gerçeği yansıtmamaktadır. Bu haber ve iddiaları yayan merkezler, sandıkta kaybettikleri seçimi
masa başında kazanmaya çalışanlardır ancak buna da
güçleri yetmeyecektir" değerlendirmesinde
bulundu.CİHAN
10
17 NİSAN 2014
Basın-Kritik
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Abdülhamit BİLİCİ
Uğur GÜRSES
Hizmet’in demokrasi sicili!
'Kavgadaki yumruk' 6 aya hanehalkına yansıyacak
D
evlet adına yetki kullanan kimi
odaklar; maalesef ülkemizde dindarları, Kürtleri, Alevileri, ülkücüleri,
solcuları, azınlıkları ve demokrat aydınları farklı dönemlerde hedef tahtasına oturttu ve Hizmet Hareketi, bu
“vebalılar” listesinin değişmez kurbanlarındandı.
Meşrutiyet ve Cumhuriyet fikrini savunan, Abdülhamid’in istibdadını
eleştiren, Doğu’da 3 dilli üniversite
hayali kuran, isyan çağrılarına karşı
hep müspet hareketi temsil eden,
özgürlükçü çizgisinden dolayı
Demokrat Parti’yi destekleyen bir
dava ve fikir adamı.
Mehmet Akif’ten Hrant Dink’e mağdur edilen birçok isim gibi Bediüzzaman ve Fethullah Gülen Hocaefendi
de karanlık planların hep hedefinde
oldu. Ergenekon davaları ve 12 Eylül
referandumu ile tarihin çöp sepetine
atıldığını sandığımız bu illet, şimdi
yeni bir maske ile hortlamış
görünüyor.
Bu hususlarda takipçisi Fethullah
Gülen de 20 yıl önce farklı fikirlere
sahip insanları buluşturan bir platformda ilk kez geniş kamuoyunun
karşısına çıktığında, “Demokrasiden
geri dönülmeyecek” mesajı veren bir
fikir ve aksiyon adamı.
Dün cumhuriyete, demokrasiye,
yasalara bağlı insanlar, nasıl mürteci,
hain, yobaz diye yaftalandığı gibi
bugün de aralarında benim de bulunduğum insanların oyuyla iktidara
gelen AKP’yi etkisi altına alan
“niyetleri belirsiz dar oligarşik bir
grup”, milleti birbirine düşürme,
kamplaştırma pahasına camiayı;
darbeci, vesayetçi, çeteci, paralel devlet ve demokrasi düşmanı diye yaftalıyor.
Peki, tek parti döneminin, 27 Mayıs, 12
Mart, 12 Eylül ve 28 Şubat’ların hep
mağduru olmuş bir camia ile darbecilik ithamı bağdaşır mı? Hizmet’in
demokrasi sicili nedir?
Demokrasi ve hukuk dışı darbelerin
yol açtığı acı tarihinin de etkisiyle
Hizmet, Türkiye’nin gerçek bir
demokrasi ve hukuk devleti olması
davasının en açık destekçilerinden
biri.
Camiayı oluşturan insanlar, çoğunlukla Türkiye toplumunun bir parçası.
Dolayısıyla demokrasiyi özümseme
açısından bu toplumun maruz kaldığı
birçok virüsten tamamen bağışık olması zor. Ama 30-40 yıllık süreçteki
söz ve eylemlerine bakarak,
demokrasi sicili bakımından toplum
ortalamasının üstünde ve çoğu zaman
öncü rol oynadığı rahatlıkla
söylenebilir.Kökende Bediüzzaman,
Hem de demokrasinin tramvaya benzetildiği, İslam’la bağdaşıp bağdaşmadığının tartışıldığı günlerde. Soğuk
Savaş boyunca karşıt siperlerden birbirine ateş açan sağ, sol, laik, dindar
aydınları ilk kez bir masada toplayan
Abant Platformu da aynı anlayışın
sonucu. Kimse muhatap almadığı için
sokağa çıkmakta dahi zorlanan Patrik
Bartholomeos ile görüşen; azınlık liderlerini iftar sofralarında buluşturan
da Hocaefendi ve Hizmet’in bu
demokrat tutumu.
Medeniyetler çatışması riskine karşı 11
Eylül 2001’den yıllar önce Papa ile
görüşmek de tutucu çevrelerce o gün
eleştirilse de daha sonra Diyanet ve
başkalarınca kurumsallaştırılan benzer bir adım.
İslamî kesimde bazılarının “Hıristiyan
kulübü” diye karşı çıktığı AB sürecini,
Hizmet’in Turgut Özal’ın tam üyelik
başvurusu yaptığı 1987’den bugüne
Türkiye’nin gerçek bir demokrasi ve
hukuk devleti olma özlemiyle desteklemesi de demokratik sicilin somut
delillerinden biri. Eski Türkiye’nin
Barzani’yi, “aşiret ağası” diye
aşağıladığı 1990’larda arkadaşlarını
eğitime katkı için Irak Kürdistanı’na
gönderip geliştirdiği mükemmel ilişkileri Türkiye ile bölge arasındaki bu-
zların erimesi için seferber eden
Gülen, çözüm süreci başladığında
“Sulh hayırdır, hayır sulhtadır.” diyerek barış için gerekirse el etek bile
öpülebileceğini söyledi.
Rudaw röportajında “Anadilde eğitim,
devletin adil olmasının gereği.” diyen
Gülen’in, Alevi kanaat önderi İzzettin
Doğan’la cami-cemevi projesine
öncülük etmesi; BBC röportajında,
“Diyanet’e verilen imkânların
Alevilere de tanınması, dedelere maaş
bağlanması” önerileri de aynı
demokratik duruşla ilgili.
Demokrasiyi hedef alan Ergenekon
darbe girişimleri ve AKP’yi kapatma
çabalarına açıkça karşı çıkan, 12 Eylül
referandumuna tam destek veren,
sivil anayasa talebini gür şekilde dile
getiren, her türlü şiddete karşı çıkan
bir camianın demokratik sicili çok
net.
Şu gazetede, Etyen Mahçupyan’dan
Ahmed Şahin’e, Mümtaz’er
Türköne’den Ali Bulaç ve Herkül
Millas’a farklı perspektifteki isimlerin
yıllardır özgürce yazıyor olması bile
tek başına demokratlık sicilini ispata
yeter.
Hizmet, yapıcı eleştirilere de açık.
GYV’nin, sırf eleştirileri dinlemek için
toplantılar düzenlediği malum. Geçen
hafta, Avrupa Parlamentosu’ndaki
Türkiye İlerleme Raporu müzakeresi
sürerken, Hizmet’e de atıf yapan bir
değişiklik önergesi verildi.
Hükümetin yargıya müdahalesini
eleştiren önerge, camiaya da “şeffaflığını ilerlet” diyordu. Camiayla irtibatlı Kültürlerarası Diyalog
Platformu, önergeyi memnuniyetle
karşıladığını duyurdu.
Herkesin şahit olduğu bu tablo ortadayken, dünün bazı mağdurlarının,
eskiden Ergenekon ve Perinçek’in
yaptığı Hizmet’i karalama misyonuna
soyunması ibretlik olduğu gibi
demokrasiye, hukuka ve insan haklarına ağır bir darbe.
Zaman 26 Ocak 2014
D
önüp dolaşıp aynı yere
geliyoruz. Siyasal
savunma için 'yumruklar',
hem bankacılık sistemine
hem de ekonominin genel
görünümüne atılıyor.
Mevcut siyasal krizin
göbeğinde “Kavgada yumruk
sayılmaz” mantığı ile öyle bel
altı manevralar yapılıyor ki
sırf ‘yumruk olsun’ diye
yalan yanlış iddiaları dile getirenler, bizatihi ekonomiye
darbe vuruyor.
Adeta siyaseten ‘kendi bacağına ateş etmek’ gibi bir
durum var. Yalan yanlış iddialar, sonuçta hiç kimsenin istemeyeceği bir ekonomik
sonuç getirecek.
Nitekim Ekonomist dergisinin 132 CEO ile yaptığı anketten görülüyor ki
olumsuzluk hemen beklentilere yansımış.
Hükümet ve hükümete yakın
kesimlerin, soruşturma
çerçevesinde yargıya karşı
yaptıkları siyasal
manevralarda ekonominin
en hassas kurumlarını bir
manivela olarak kullanmaları, bizatihi ekonominin
genel görünümüne fena
halde hasar veriyor.
Boksta bile ‘bel altına’ yumruk vurulmuyor. Arada kimi
sağduyulu bakanların durumu düzeltmeye çalışmaları
da çok geç kalabiliyor.
Örneğin soruşturulan kamu
bankası genel müdürünün
evinde yüklü para bulunması
dışında hangi eylemden
dolayı gözaltında olduğu
dahi bilinmezken,
“Bankanın tüm dataları
alındı, yabancı istihbarat
örgütlerinin eline geçecek”
iddiaları manşetleri doldur-
muştu. Buna bakan herhangi
bir yatırımcının rahatsız olması kaçınılmazdı. Oysa ilgili
bankanın borsada işlem
gören hisselerinde işlemlerin
durdurulması beklenirdi, o
da yapılmadı.
Günler sonra, Başbakan
Yardımcısı Ali Babacan açıkladı ki tüm veriler alınmamış, sadece savcılığın
talep ettiği bazı bilgiler verilmişti.
Hafta sonu da bir katılım
bankasının tüm varlıkları ile
döviz aldığı ve 2 milyar dolar
kazanç sağladığı iddiası kimi
yayın organlarında dile getirildi. Operasyonların
başladığı 17 Aralık tarihinden
cuma günü kapanışa kadar
olan 10 günde dolar kuru
yüzde 6 arttı. İddianın maddi
sonucu olan ‘2 milyar dolarlık kazancın’ sağlanabilmesi
için bir kurumun satın almış
olması gereken döviz miktarı
tam olarak 34 milyar dolar.
Oysaki adı geçen bankanın
toplam bilanço büyüklüğü 15
milyar dolar. Bunun da kredi
benzeri kullandırıldığı
hesaba katılırsa ne bu
kazancı sağlayacak bilançosu ne de kaynağı var
demektir.
Ama bu matematiği bile yapmayan, yapamayanlar için ‘2
milyar dolarlık kazanç’
hemen satın alınabilecek bir
dedikodu.
Bu furyaya, İçişleri Bakanı
Efkan Ala da katıldı; “Kurulmak istenen bu tuzak
öncesinde kim dolar satın
aldı? Bunu açıklayacağız”
dedi. Dönüp dolaşıp aynı
yere geliyoruz. Siyasal
savunma için ‘yumruklar’,
hem bankacılık sistemine
hem de ekonominin genel
görünümüne atılıyor.
Gezi protestoları sırasında da
FED nedeniyle dolar kuru
yükselmiş, yine “Ekonomiyi
çökertecekler” başlıkları ile
durumu daha da kötüleştiren
bir tablo çizilmişti. Daha
sonra ise “Doları kim yükseltti” sorusu sorulmuş,
BDDK ve SPK inceleme
başlatmıştı.
Sonuçlarından hâlâ bir ses
çıkmadı bugüne kadar. Çıkacağını da sanmam; yılda 65
milyar dolarlık cari açığı, 120
milyar dolarlık kısa vadeli
borcu çeviren ülkeye güvenip
para getirmelerini istediklerimiz, herhangi bir nedenle
çıkarken de ‘cadı avına’ tabi
tutuldu.
Yargı aşamasındaki soruşturmaya, yürütmenin karşı duruşu ile ortaya çıkan bir
anayasal güçler çatışması ve
krizi var; bu durumdan
ürken yatırımcılar da doğal
olarak çıkıyor.
Hisse ve tahvil satıyorlar,
döviz alıyorlar. Bu yetmezmiş
gibi her döviz alanı suçlu hissettirecek, bankalarını zor
duruma düşürecek açıklamalar, iddialar birbirini
izliyor.
Bu kadar yalanı yanlışı, komplo kuramını bağıra çağıra
ilan eden, krizi uluslararası
platformlara taşımaya,
anayasal güçler ayrılığını felç
etmeye çalışan bir ülkeden
sermaye kaçışı sürpriz mi?
Bu tutumun sonuçlarının 6
ay içinde hanehalkının işine
ve ekmeğine yansıması
kaçınılmaz olur.
Radikal 26 Ocak 2014
Murat 131 marka otomobil ve klasik araç tutkunları düzenledikleri programda bir araya geldi.
Yolcu 'sıcaktan patladık' deyince
THY uçağında bomba araması yapıldı
Murat 131 marka
otomobiller tura çıktı
HY'nin, İstanbul'dan Moskova'ya gidecek yolcu uçağında bir yolcuT
nun kabin görevlilerine 'Klimaları açın, patladık' demesi üzerine
bomba arama prosedürü uygulandı. 'Patlama' kelimesini şüpheli
sözcükler arasında kabul eden kabin görevlileri, havacılık kuralı gereği
durumu kaptan pilota bildirdi, kaptan pilot da güvenlik güçlerini
çağırdı. Yolcuların indirilmesinin ardında uçakta bomba araması
yapıldı.
İstanbul'dan Rusya'nın başkenti Moskova'ya gidecek olan 177 yolculu
TK 415 sefer sayılı TC-JRU kuyruk numaralı THY uçağında bomba araması prosedürü uygulandı. Uçağın kapısının kapatılmasının ardından
Türk vatandaşı bir yolcu, kabin görevlilerine hitaben sıcaktan
bunaldığını ifade ederek, klimaların açılmasını istedi. Kabin görevlileri,
klimaların kalkıştan sonra çalıştırılacağını söyleyince yolcu, 'Klimaları
açın, patladık' diye tepki gösterdi.
Kabin görevlileri, kısa süreli tartıştıkları yolcunun sarf ettiği 'Patlama'
kelimesini, şüpheli sözcüklerden sayarak havacılık kuralı gereği durumu kaptan pilota bildirdi. Kaptan pilot da durumu güvenlik güçlerine
iletti. Kalkışı gerçekleşmeyen uçağa gelen polisler, kabin görevlileri ile
tartışan yolcuyu gözaltına aldı. Polisler, uçakta bulunan bütün yolcular, ardından da kabin görevlilerinin uçaktan indirilmesine refakat etti.
Ardından bomba imha uzmanı polis memurları, rutin uygulama gereği
uçakta bomba araması yaptı. Yapılan aramada tehlike arz edebilecek
herhangi bir şeye rastlanılmadı. Yolcular güvenlik kontrolünün ardından başka bir uçağa alındı. Yeni tahsis edilen Moskova uçağı ise normal kalkış süresinden tam 1,5 saat sonra 18.05'te hareket etti. Şüpheli
yolcu ise ifadesine başvurulmak üzere havalimanı polislerince karakola
götürüldü.
Mediha SELÇUK-EKONOMİ
Babadan öğrendiği nalbantlığı köylü için yaşatmaya çalışıyor
Zonguldak'ın Ereğli ilçesine bağlı Akköy köyünde Yaşar Dönmez (55), babasından öğrendiği nalbantlık mesleğini yaşatmaya çalışıyor.
K
öyde kendisine ait eşeğin nallarını çakan Dönmez, ayrıca
köylülerin hayvanlarını da ücretsiz
nallıyor. Ereğli'ye bağlı Akköy
köyünde yaşayan Yaşar Dönmez,
kendi eşeğinin nallarını kendisi
çakıyor.
15 yaşından bu yana sürdürdüğü ve
babasından öğrendiği mesleği yaşatmak için çaba sarf eden Dönmez,
geçmiş yıllarda köyde çok hayvan
olduğunu ve yaptığı bu işlerden para
aldığını ancak günümüzde ise
teknolojinin ilerlemesi nedeniyle
hayvan taşımacılığının öldüğünü
söyledi.
öğrendim. Babam da askerde öğrenmiş. Eşekle pek işimiz olmasa da yine
iş görüyor bize. Fındık bahçelerinden
odun taşıyoruz. Fındık taşıyoruz.
İhtiyacımızı görebiliyoruz. Bunun
kendi özel çivileri var. Nalları var.
Sıntıraş, kerpeten, çekiç gibi
malzemeleri var. Özel çivileri var.
Normal çiviler gibi değildir. Çivileri
başlıklıdır.
Nallar 3 ayda bir değişir. Nallamadaki amacımız ayakları uzuyor,
tırnakları büyüyor, hayvan
yürüyemiyor. Nal olduğu zaman
ayakları acımıyor, yara olmuyor. Bir
de yollarımız taşlı.
Hayvanlara nal çakma işinin ustalık
istediğini ifade eden Dönmez, nalın
yanlış çakılması durumunda hayvanın canının acıyacağını hatta hayvanın sakat kalma ihtimalinin
olduğunu kaydetti.
Nal olmazsa yara yapıyor. Nalları
kuru tırnaklardan çakacaksın. Eğer
usta olarak çakmazsan tabi ki ayaklar da acır, topal da olur, hayvan
sakat da kalabilir."
Dönmez, yıllar önce odun ve fındık
taşımacılığının hayvanlarla
yağıldığını ancak şimdilerde ise patpat olarak adlandırılan tarım
araçlarının hayvanların yerini
aldığını söyledi. Dönmez sözlerine
şöyle devam etti: "Mesleği babamdan
Önceden nal çaktığı hayvan sahiplerinden para aldığını ancak şimdiki
dönemlerde köyde pek fazla hayvan
kalmadığı için para almadığını kaydeden Yaşar Dönmez, kendi işlerini
ancak gördüğünü sözlerine ekledi.
CİHAN
İ
çlerinde 77 ve 83 model
olan Murat 131 marka
otomobiller konvoy halinde
tura çıktı. Zeytinburnu
Demirciler Sitesinde, Murat
131 klasik otomobil sevdalıları düzenledikleri programda bir araya geldi.
Bir araya gelen klasik otomobiller tekrardan nostaljiyi canlandırdı. Bazı araç
sürülerinin yaşları ise arabalarından daha küçük.
çok fazla haber veremedik.
Bizim amacımız sadece
araçları yan yana dizmek
değil. Her konuda birbirimize yardımcı olmak.
Parça konusunda. Sonuçta
bu araçlar eski olduğu için
bazen parça konusunda
sıkıntı yaşıyoruz. Burada en
gencimiz 20 yaşında diğerleri 30’lı 20’li yaşlarda ama
nostaljiyi seven insanlar.
Murat 131 klasik otomobillerinin buluşmasını organize eden Murat Uzun, “Bu
araçları kullanan insanlar
zaten nostaljiyi seven insanlar. Çok zor olmadı
toplanmamız.
Kendisi aracından küçük
insanlar var. Araçların en
eskisi 37 yaşına girecek. 29
Aralıkta 37 yaşında. 77 ile 83
arasındaki araçlar burada.
Biz kendi arkadaşlarımız
olarak 77 ve 83 arasındaki
araçları istedik.
İki kişi karar veriyoruz daha
sonra Facebook’ta bu
yayıldıkça araç sahipleri
diğer arkadaşlarına haber
veriyor. Bu kadar sayı oldu.
Bu herhalde Türkiye’de böle
yan yana ilk defa. 18-20
aracız. Aslında çok daha fazlayız ama biraz ani oldu
Buluşmalarımızda o
araçları kapsıyor.” diye
konuştu. Büyük ilgi gören
Murat 131’lerle vatandaşlar
hatıra fotoğrafı çektirdi.
Toplamda bir araya gelen 20
araç daha sonra konvoy
halinde İstanbul turuna
çıktı.
CİHAN
17 NİSAN 2014
Eğitim
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Fatih Koleji
öğrencisinin projesi
final sergisine seçildi
Tok: Eğitimin kalitesi
öğretmenin kalitesine bağlıdır
Merzifon Ahi Koleji öğrencileri velileriyle birlikte öğreniyor
Zirve Üniversitesi Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölüm Başkanı Doç. Dr. Hidayet Tok, eğitimin başarısının öğretmen başarısıyla doğru orantılı olduğunu söyledi.
T
ok, “Eğitim sistemimizi
güçlendirmek istiyorsak, öğretmenlerin eğitimine önem vermeliyiz. Eğitim sisteminde yapılacak
iyileşmeler, öğretmen eğitimi ile
başlar. Nitelikli öğretmen nitelikli
eğitim demektir.” dedi. Öğretmenlik
mesleğinin üniversite mezunlarına
iş bulma mesleği olarak algılanmaması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr.
Hidayet Tok, “Geleceğimizi emanet
edeceğimiz kişileri planlı ve programlı bir eğitim sürecinden
geçirmeden tesadüfen seçemeyiz.
sorununun nitelik sorunu olduğuna
dikkat çekti. Tok, “YÖK 2012-13
akademik yılın başında Anadolu
Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
bünyesinde okulöncesi öğretmenliği
ve İngilizce öğretmenliği programlarını kapatmıştı. Durum böyle iken,
öğretmenlik mesleği derslerinin
açıköğretim ile tekrar verilmesiyle
nitelik boyutu acaba ne kadar
önemsenmiştir? Öğretmenlik
mesleğinin uzaktan eğitime havale
edilmesi, ciddi sıkıntılara yol açacaktır.
Binlerce eğitim fakültesi mezunu
öğretmen olmayı beklerken, başka
lisan öğrencilerine bu hakkın tanınması, başka bir meslek yapamayacak öğretmen adaylarını hayal
kırıklığına uğratmak demektir.” diye
konuştu. Açıköğretim ve uzaktan
eğitimin öğretmen yetiştirmenin
niteliği düşürdüğünü söyleyen Tok,
öğretmenlik mesleğinin en büyük
Eğitim şuralarında ve çeşitli eğitim
ile ilgili platformlarda öğretmenlik
uygulama süresinin azlığı ve stajların sadece bir dönemde bir kaç
saat ile verilmemesi gerektiği
konuşulurken, öğretmenlik
mesleğini uzaktan eğitimle ve
geçiştirilen bir sertifika ile verilmesi
eğitime vurulacak en büyük darbedir.” ifadelerine yer verdi.
CİHAN
D
Ü
N
K
Ü
Ç
Ö
Z
Ü
M
Ç
E
N
G
E
L
B
U
L
M
A
C
A
11
Amasya’nın Merzifon ilçesinde eğitim, öğretim veren Ümit Eğitim Kurumları Özel Ahi Koleji, öğrencilerine ve velilerine yönelik eğitim semineri verdi.
A
hi kolejinde gerçekleşen
seminerde 'Öğrenme Modelleri Testi' ile öğrencilerin
nasıl çalışması gerektiği,
veliler ise öğrencilerine nasıl
davranmaları gerektiğini
öğrendi.
Psikolojik Danışman Dr. Halil
İbrahim Erden tarafından
hazırlanıp uygulanan testin
sonuçları, öğrenci ve veli
tarafından memnuniyetle
karşılandı. Test sonucunda
öğrenciler kendilerini daha iyi
tanıyıp, nasıl çalışırlarsa verim
alabileceklerini öğrenmiş oldu.
Dr. Halil İbrahim Erden, Ahi
Koleji’nde veli ve öğrencilere
etkili ve kolay öğrenme yöntemlerini anlatan seminer
verdi. Erden, “Her öğrencinin
kendine özgü algılama ve
öğrenme yeteneği var. Temelde
üç farklı model var, bunlar
görsel öğrenme, işitsel
öğrenme ve kinestetik öğrenmedir. Çocuğun kendini tanıyarak en kolay nasıl anladığını
öğrendiğini bulması gerekir.
laştırır. Dersi öğrenmelerinin
tek yolu birileri tarafından
kendilerine anlatılmasıdır. Bir
konuyu sıfırdan kendi
başlarına öğrenmeleri zordur.
Yaptığımız testle öğrencilerimiz
ve velilerimiz bunu öğrenmiş
oldu. Öğrenci doğru öğrenme
yöntemiyle çalışmadığında
öğrenirken zorlanmakta, ayrıca
bilgi kalıcı olamamaktadır.
Görsel öğrenme modeline
sahip çocuklar şekil, grafik ve
harita gibi görsel materyalle
çalışmalı, renkli kalemler kullanmaları, şekiller çizmeleri
engellenmemelidir."’ şeklinde
konuştu.
Kinestetik bir öğrenci, deneyerek yaparak bilgiyi öğrenmektedir, ayrıca bu öğrencilerin
ders çalışırken sallanması veya
kalem vb. araç gereçle oynaması engellenmemelidir; bu
davranışları öğrenmelerini kolaylaştırmaktadır. İşitsel öğrencilerin de yüksek sesle
konuşarak ders çalışmaları onların öğrenmelerini kolay-
Velilere, çocukların
başarısında bu öğrenme modellerinin evde nasıl kullanılması gerektiğini anlatan Dr.
Halil İbrahim Erden, öğrenmenin başarıya ulaşmasında
çocukların duygularının çok
önemli olduğunu, moralsiz,
karamsar çocuğun çalışmasından verim alınamayacağını
söyledi.
CİHAN
dirne Fatih Koleji öğrencisinin
E
hazırladığı proje, Ankara’da
yapılacak final sergisine katılmaya hak kazandı. Milli Eğitim
Bakanlığı ve TÜBİTAK tarafından
ortaokullar arasında bu yıl
9'ncusu düzenlenen 'Bu Benim
Eserim' proje yarışmasında Fatih
Koleji öğrencisi önemli bir
başarıya imza attı. Danışmanlığını
Fen Bilimler Öğretmeni Özcan
Ceyhan’ın yaptığı ortaokul 7. sınıf
öğrencisi Emir Özdemir, 'Kemerini
Bağla, Hayata Bağlan' isimli bir
proje hazırladı. Kolej öğrencisi,
projesi ile Üsküdar Bağlarbaşı
Kültür Merkezi’nde yapılan İstanbul Bölge Sergisi’ne katıldı.
8-10 Nisan tarihleri açılan sergiye
İstanbul, Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, Düzce, Kocaeli, Sakarya illerinden katılım oldu. 12 bin 494
proje başvurusunun yapıldığı
yarışmada yapılan elemeler sonucunda 128 proje İstanbul Bölge
Sergisi’nde sergilenmeye layık
görüldü. 128 proje arasında 13
tanesi 6-8 Mayıs tarihleri
Ankara’da yapılacak Türkiye finalinde sergileme hakkı kazandı.
Bu projelerden birisi Edirne Fatih
Koleji Ortaokul 7. sınıf öğrencisi
Emir Özdemir’in hazırladığı 'Kemerini Bağla, Hayata Bağlan' adlı
proje oldu.
CİHAN
Samanyolu Yüksel Sarıkaya Ortaokulu ikinci kez Türkiye şampiyonu oldu
O
kullar arası Yıldız
Masa Tenisi
Şampiyonasında grup
elemelerinden sonra
farklı kentlerden gelen
19 erkek ve 19 kız takımı
Mardin'in Artuklu
ilçesinde karşı karşıya
geldi. Atatürk Spor Salonu'ndaki karşılaşmada kızlar
kategorisinde Özel
Samanyolu Yüksel
Sarıkaya Ortaokulu
takımı, Adana Özel Burç
Öge Ortaokulu takımını
yenerek, namağlup birinci oldu. Erkeklerde ise
Yalova Saffet Çam Ortaokulu takımı, Ankara
Özel Samanyolu Nurettin Topçu Ortaokulu'nu
Mardin'de düzenlenen
‘Türkiye Okullararası
Yıldızlar Masa Tenisi
Şampiyonası' sona erdi.
Kızlar kategorisinde
Özel Samanyolu Yüksel
Sarıkaya Ortaokulu
takımı, Adana Özel
Burç Öge Ortaokulu
takımını yenerek, namağlup birinci oldu.
3-2 yenerek şampiyonluğunu ilan etti.
Batıkent Samanyolu
Ortaokulu ise Nurettin Topçu Ortaokulu'yla yaptığı
karşılaşma sonucunda üçüncülüğü
elde etti. Nurettin
Topçu Ortaokulu ikinci oldu. Masa
Tenisi Antrenörü
Abdül Kadir Yılmaz,
yaptığı açıklamada,
Türkiye okullar arası
Yıldızlar Masa Tenisi
Şampiyonası'nda 38
takımın yarıştığını
kaydetti. Şampiyonada çok önemli
maçların
yapıldığını,
Türkiye'nin en iyi
sporcularının kıyasıya
yarıştıklarını ifade eden
Yılmaz, “Yarışmalar
teknik anlamda çok
güzel, sorunsuz bir şekilde geçti. Takımlar
kıyasıya yarıştı.” dedi.
Samanyolu Eğitim Kurumları Genel Müdürü
Hakan Yılmaz ise “Bilim
Olimpiyatları
başarısının yanında
Spora da önem veren bir
kurum olarak, spor
başarılarında da en
önde olmayı hedefleyen
okullarımız, yetenekli
sporcuları Türk sporuna
kazandırmayı amaçlamaktadır.” ifadelerini
kullandı.
CİHAN
12
17 NİSAN 2014
Sağlık
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Akıllı binalarda oturmak
akıllı adam işi mi?
Ahmet Rasim KÜÇÜKUSTA
B
üyük şehir insanlarının çoğu zamanlarının neredeyse tamamını
kapalı mekânlarda geçiriyor. Bunların önemli bir kısmı gökdelen,
plaza veya alış-veriş merkezleri
cinsinden yapılar.
leten pek çok faktörün yanında,
merkezi ısıtma ve nemlendirme sistemlerinin enerji tasarrufu sağlamak
amacıyla havanın sadece yüzde
20’sinin değiştirilmesi esasına göre
çalışması da rol oynamaktadır.
Dışı giydirme cam cepheli, merkezi
olarak ısıtılan, otomatik olarak aydınlatılan, kapıları elektronik olarak
açılan kapatılan, içi uzaktan kumandalarla çalışan elektronik aletlerle
dolu binalara akıllı bina da deniliyor.
Klimaların iç ortam havasındaki
negatif iyon yoğunluğunu azaltmalarının da HBS oluşumda önemli
olduğu düşünülmektedir. Solunan
havadaki negatif iyonların azalması,
vücudumuzda serotonin salgılanmasına yol açarak baş ağrısı, migren
krizleri, baş dönmesi, halsizlik,
uyuşukluk, konsantrasyon azalması
gibi belirtilere yol açabilmektedir.
Bu binaların pencereleri olduğunu
görürsünüz ama camları açıp da
odalarınızı havalandıramazsınız,
çünkü binanız merkezi olarak havalandırılmakta, ısıtılmakta ve nemlendirilmektedir. Enerji tasarrufu
için de bu havanın çok iyi korunması
gerekmektedir.
Akıllı binalarda yaşamanın pek çok
iyi tarafı olduğu gibi sağlığımızı etkileyen olumsuzlukları olduğu da
giderek daha çok dikkat çekiyor.
Çünkü bu tür kapalı mekânların
havası bazen dışarıdaki havadan çok
daha kirli olabiliyor. Dış hava kirliliğinden başka bir de ‘bina içi hava
kirliliği’ var.
Son senelerde büyük şehirlerimizde
sayıları her geçen gün artan gökdelenler, plazalar, oteller, iş merkezleri
gibi kapalı binalara girdiğinde bir
takım rahatsızlıklar hisseden insanların sayısı katlanıyor.
Bu belirtilerin en az biri bile ortaya
çıkıyorsa, aman dikkat ‘Hasta Bina
Sendromu’ adı verilen yeni bir
hastalıkla, bir modern zaman
hastalığı ile karşı karşıya olabilirsiniz!
Hasta bina sendromu
Bina Hastalığı, Toksik Büro
Sendromu, Kapalı Bina Problemleri,
Bina-içi Hava Kirliliği gibi birçok
başka isimle de bilinen HBS özellikle
yeni yapılmış ya da döşenmiş binalarda çalışan kişilerin bir sorunu
olmakla birlikte, bu ortamlarda kısa
süreli bulunanlarda bile
görülebiliyor.
HBS, çalışanların verimini azalttığı
için ekonomik bakımdan da çok
önemli sonuçlar doğuruyor. HBS
teşhisi için, bu belirtileri gösteren
kişilerde saman nezlesi, astım,
farenjit gibi başka bir hastalığın olmaması ve şikâyetlerin tatil günlerinde ya da binadan uzaklaşıldığı
zaman tamamen ortadan kalkması
gerekiyor. Bu belirtilerin hepsinin bir
kişide genellikle aynı anda
görülmediğini hemen hatırlatalım!
Sebebi tam bilinmiyor
HBS’ nin ilk önceleri çalışma ortamının yarattığı strese bağlı olabileceği ileri sürülmüşse de, sonradan
bu hastalığın stresle bir ilgisi olmadığı kanaatine varılmıştır.
Bugün, HBS’ nin bina havasının
kirliliğinden kaynaklandığı görüşü
kabul görmektedir. Bu kirliliğin ortaya çıkmasında, bina havasını kir-
Kadınlar daha fazla etkileniyor
Araştırmalara göre, HBS kadınlarda
ve sekreter, tezgâhtar gibi alt kademe
çalışanlarda daha fazla, üst düzey
yöneticilerde ise daha az görülüyor.
Özellikle risk altında olanlar, tüm
gün bilgisayar başında çalışan
kişiler.
Bunun, ekranların çevresinde bir
elektrostatik alan oluşması ve bu
alanda daha fazla kirleticinin
toplanmasına bağlı olduğu
düşünülüyor. Çalışma masaları
yakınlarında fotokopi, lazerli
yazıcılar gibi ozon oluşumuna sebep
olan aletlerin bulunmasının da belirtilerin fazlalığı ile ilgili olması kuvvetle muhtemel.
Bir de bina içinde bulunan insanların sayısı çok önemli. İnsan sayısı
ne kadar fazla ise HBS görülme ihtimali de o kadar fazla oluyor.
HBS’ nin kadınlarda neden daha
fazla görüldüğü konusunda kafa
yoran uzmanlar, bunu kadınların
erkeklere göre vücutları ile daha çok
ilgili olmaları ve şikayetlerini daha
çok bildirme eğiliminde olmaları ile
açıklıyorlar.
Görülme sıklığı
Amerika’da yapılan bir araştırmada,
gökdelenlerde çalışanların yüzde
20’sinin iş performanslarının etkilendiği, yüzde 10’unun ise yorgunluk, burun tıkanıklığı, baş ağrısı,
solunum güçlüğü, göz tahrişi gibi
ciddi sorunlar yaşadıkları belirlendi.
İ ş s t re s i , k a l p
k r i z i r i s k i n i a r t ı r ı yo r
U
zmanlar iş stresinin kalp
krizi riskini arttırdığını
söylüyor. Kardiyoloji uzmanı
Doç. Dr. Meltem Ege, "Yoğun iş
stresi yaşayan ve aile öyküsü,
sigara, diyabet, kolesterol yüksekliği gibi diğer kardiyovasküler risk faktörlerine sahip
olan kişilerde rutin kalp
muayenelerini yaptırmalı uygun
check-up programlarından
muhakkak geçmelidir." dedi.
Doç. Dr. Meltem Ege, yaptığı
yazılı açıklamada, çağın
hastalığı olarak nitelendirebilecek stresin, kalp damar hastalıkları başta olmak üzere birçok
hastalığı habercisi olabildiğine
işaret ederek, "Yoğun stres altındaki kişilerde, stresle kanda bazı
hormon seviyeleri artar.
Kan seviyeleri artan başlıca hormonlar olan adrenalin ve kortizol uzun dönemde damarların
endotel yapısını bozabilmekte,
damarlarda büzüşmeye neden
olabilmekte, kalp ve dolaşım sis-
temini de daha birçok
mekanizma ile olumsuz etkileyebilmektedir." dedi.
"İŞ STRESİ ALTINDAKİLER
DAHA DİKKATLİ OLMALI"
Özellikle en sık karşılaşılan
streslerden biri olan iş stresine
yoğun şekilde maruz kalan kişilerin kalp damar hastalıklarına
yakalanma riski açısından daha
dikkatli davranmaları gerektiğine vurgu yapan Ege, şöyle
devam etti:
"Strese bağlı olarak sigara, alkol
tüketimini artıran ve hatta kilo
alma yolunda olan kişiler stresle
kişisel olarak başa çıkamıyorlarsa muhakkak profesyonel
destek almalıdır.
Yoğun iş stresi yaşayan ve aile
öyküsü, sigara, diyabet, kolesterol yüksekliği gibi diğer kardiyovasküler risk faktörlerine sahip
olan kişilerde rutin kalp
muayenelerini yaptırmalı uygun
check-up programlarından
muhakkak geçmelidir.
Günümüzde çok sık
karşılaştığımız iş stresi de kalp
krizi riskini iki kat arttırabilmektedir.
Yoğun stres yaşayan kişilerin
kalp atışlarındaki hızlanma, tansiyon değerlerinde yükselme
günlük hayatta sıkça
karşılaştığımız şikayetler
arasında yer almaktadır.
Stres altında olan kişilerde
gördüğümüz aşırı sigara ve hatta
zaman zaman alkol tüketimi
klinik bulgularla birleşince
damar sertleşmesi riskinde
artışlar görülmektedir."
2014 yılında yapılan bir araştırmaya dikkat çeken Kardiyoloji
uzmanı Ege, psikolojik stresin,
bilinen kardiyovasküler risk faktörleri olan hipertansiyon, diyabet, sigara gibi faktörlere
eşdeğer oranda koroner kalp
hastalığına neden olabileceğinin
saptandığını aktardı.
"MÜZİK DİNLEMEK KALP İÇİN
FAYDALI"
Bir başka çalışmada da koroner
kalp hastalarında müzik dinlemenin, anksiyeteyi azalttığı, beraberinde de sistolik kan
basıncını, kalp hızını, göğüs
ağrısı sıklığını azalttığını gösterdiğini kaydeden Ege, "Sosyal ilişkileri zayıf, yalnız, A tipi
kişiliğe sahip olan (agresif, rekabetçi, işine düşkün.. ) kişilerde
koroner kalp hastalığına
yakalanma riskinin daha yüksek
olduğu bilinmektedir.
Bunun yanında yoğun stres altındaki kişilerde depresyon yada
anksiyete artışı ile ilişkili
görülebilecek aşırı gıda tüketimi,
kilo artışını tetikleyebilmekte ve
beraberinde kalp hastalıkları
için önemli bir risk faktörü olan
insulin direnci hatta diyabet
gelişimini hızlandırabilmektedir." dedi.
CİHAN
Varis, kalp ve damar sağlığı için büyük risk!
rof. Dr. Cem Yorgancıoğlu, varislerin
P
kalp ve damar sağlığı için büyük risk
oluşturduğunu söyledi. Yorgancıoğlu,
Amerika’ da her dört binadan birinin
Hasta Bina Sendromu’ na sebep olacak özelliklerde olduğu ileri
sürülüyor.
"Varislerin tedavi edilmediğinde toplardamarın iltihabı, varisli damarın patlaması, gibi sorunlara neden olabilir." dedi.
Memorial Ankara Hastanesi Kalp ve Damar
Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Cem Yorgancıoğlu, varisler ve tedavi yöntemleri
hakkında bilgi verdi.
Danimarka’da 3500 kişi üzerinde
yapılan bir araştırmada da akıllı binalarda çalışanların yüzde 27’sinde
göz, burun ya da boğaz tahrişi ve
yüzde 36’sında ise baş ağrısı,
yorgunluk, hâlsizlik gibi genel belirtiler olduğu saptandı.
Varislerin fazla kilolar, hareketsizlik ve
sürekli ayakta kalmak gibi nedenlerle tetiklenebileceğini açıklayan Yorgancıoğlu,
“Varisler kanın cilt altı damarlarda anormal şekilde toplanmasıyla meydana gelen,
mavimsi-mor, şiş ve kıvrıntılı damarlarla
ortaya çıkar.
Bunlar çok önemli
Görünen o ki merkezi olarak havalandırılan, nemlendirilen, ısıtılan
dev alış-veriş merkezleri ve gökdelenlerden kaçış yok. Bunların sayısı
özellikle büyük şehirlerimizde her
gün artıyor. Buna paralel olarak
önümüzdeki senelerde HBS’ nin artması da hiç şaşırtıcı olmayacak.
Variste toplardamar içerisindeki küçük kapakların kanı kalbe doğru itme özelliğini
yitirmesi altta yatan en önemli patolojidir.
Genellikle bacaklarda, daha sık olarak da
baldırda görülür. Varisler, bacaklarda ağrı,
dolgunluk, ağırlık hissi, gece krampları,
karıncalanma, uyuşukluk, atmalar, ayak
bileklerinde şişlik ve deride renk değişiklikleri şeklinde görülmektedir. Tedavi
edilmediğinde ise flebit yani toplardamarın
iltihabı, bacak ülser oluşumu ve varisli
damarın patlaması gibi sorunlara neden
olabilir.” dedi.
Varislerin yalnızca estetik değil sağlık
açısından da çok önemli olduğunu vurgulayan Yorgancıoğlu, varisleri önlemek için
şu önerilerde bulundu: “Fırsat buldukça
bacakları yukarı kaldırılarak istirahat edin,
varis çorabı kullanın. Bol sıvı tüketin.
Uzun topuklu ayakkabılar kullanmayın.
Sabah ve akşam soğuk su ile 10-15 dakika
masaj yapın. Uzun süre sabit ayakta
kalmayın ve uzun süre sabit oturmayın.
Fazla kilolardan uzak durun. Yüzme ya da
tempolu yürüyüşler yapın.”
CİHAN
Batı kesimlerde güneş yüzünü gösteriyor, lodos ılık esecek ancak Anadolu boyunca Nisan yağmurları etkisini sürdürüyor. Batıda ise Perşembe'den itibaren 4-5 gün yağış var. Cuma günü sıcaklık da düşecek.
İstanbul az bulutlu, lodosla sıcaklık 18 dereceye çıkıyor. Zayıf rüzgar yine sis ve pusa yol açabilir. Ankara hafif yağmurlu, öğleden sonra güneş de görülebilecek, sıcaklık 17 derece. İzmir güneşli, sıcaklık 22 derece. Bursa az bulutlu 21,
Adana ise yağmurlu, 24 derece. Marmara'da güneş yüzünü gösteriyor, sıcaklık lodosla 22-23 dereceye çıkıyor. Akşama
doğru Edirne'de başlayacak yağmur 4 gün devam edecek. Cuma'ya doğru hava soğuyor İç Anadolu'da güneş kısa süreli,
hava genellikle bulutlu ve Nisan yağmurları var.
Sıcaklık ise gün gün artacak ve Perşembe günü 22 dereceyi bulacak. Ege'nin kıyıları güneşli. Denizli, Afyonkarahisar
arasında hafif yağış olabilir. Perşembe'den itibaren daha kuvvetli yağış geliyor. Yağışlar 4-5 gün sürecek. Akdeniz'de
sıcaklık yüksek, ama gökyüzü sıkça bulutlu. Akşama doğru Mersin, Kuzey Kıbrıs, Adana, Hatay arasında yağmur
kuvvetli. Güneydoğu'da yağmur Perşembe ara verecek, sıcaklık ise 20 derece.
Doğu Anadolu'da 2 gün öğleden sonraları sağanak yağmur var. Çarşamba gününe dikkat! Yağmur çok daha kuvvetli.
Dolu, su baskını ve yıldırım riski var. Sıcaklık Erzurum'da 10, Malatya'da 20 derece. Karadeniz'de Samsun-Rize boyunca
hava bulutlu, yağmur var. Batı Karadeniz'de ise yağmur kısa süreli, güneş de görülecek. Çarşamba'dan itibaren hava
ısınıyor. Sıcaklık 18-20 derece arasına çıkacak.
ANKARA
İS TAN BUL
Bugün
17 Nisan Perşembe
19
Rüzgar
14
12
Bugün
17 Nisan Perşembe
Nem
%63
21
Rüzgar
13
6
AN TAL YA
İZ MİR
Bugün
17 Nisan Perşembe
Nem
% 76
20
Rüzgar
22
13
Bugün
17 Nisan Perşembe
Nem
% 96
23
Rüzgar
20
11
Nem
% 72
13
Adana Uluslararası Tiyatro Festivali başladı
17 NİSAN 2014
Kültür-Sanat
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
A
dana’da düzenlenen
'Devlet Tiyatroları-Sabancı Uluslararası Adana
Tiyatro Festivali', Taşköprü
ve Seyhan Nehri üzerinde
yapılan törenle başladı.
Merhum işadamı Sakıp Sabancı'nın emaneti olarak gelenekselleşen festivalin
açılışı için ilk kez Türkiye'ye
gelen Fransız Ilotopie Grubu'
sunduğu 'Suya Yansıyan
Düşler' adlı gösteri büyük
beğeni topladı.
Daha önceki yıllarda 27 Mart
Dünya Tiyatro Günü'nde
başlayan ancak bu yıl seçimler nedeniyle açılışı yapılan
Uluslararası Adana Tiyatro
Festivali için Adana
HiltonSA Oteli'nde tören
düzenlendi.
Törene Kültür ve Turizm
Bakanlığı Müsteşarı Özgür
Özarslan, Adana Valisi
Hüseyin Avni Coş, Büyükşehir Belediye Başkanı
Hüseyin Sözlü, Sabancı
Vakfı Mütevelli Heyeti
Başkanı Güler Sabancı ve
Devlet Tiyatroları Genel
Müdürü Mustafa Kurt ile çok
sayıda tiyatrocu ve davetli
katıldı.
Adana Valisi Coş törene yaklaşık 10 dakika gecikmeyle
katılırken, tören Vali Coş
gelmeden başlatıldı.
Tarihi Taşköprü ve Seyhan
Nehri üzerinde Fransız şov
grubu Ilotopie'nin sunduğu,
'Suya Yansıyan Düşler' adlı
gösteri büyük ilgi topladı.
Mitolojik figürler, şövalye,
soytarı, büyücü, hayalet ve
palyaço gibi karakterlerin
suyla bütünleşen gösterisini
nehir kenarında toplanan izleyiciler de cep telefonlarıyla
görüntülemeye çalıştı.
Törende konuşan Sabancı
Vakfı Mütevelli Heyeti
Başkanı Güler Sabancı, 40
yıl önce bu topraklarda tohumları atılan vakıflarının
kültür ve sanata büyük önem
verdiğini söyledi.
Festivali 16 yıldır
Adanalıların desteğiyle
gerçekleştirdiklerini belirten
Sabancı, “Aramızdan 10 yıl
evvel ayrılan merhum Sakıp
Sabancı’nın bıraktığı bu mirasa hep birlikte sahip çıkıyoruz.
Ne mutlu ki her yıl barışın
dostluğun anlayışın sahnesinde Atana Tiyatro Festivali’nde buluşuyoruz.
Dünyaca ünlü tiyatroları
Türkiye’den çok değerli tiyatro topluluklarını Adana’da
ağırlıyoruz." dedi.
Adana Devlet Tiyatrosu
Müdürü Gökhan Doğan, festivalin çıtasını daha da yükseltmek için çalıştıklarını
söyledi.
Devlet Tiyatroları Genel
Müdürü Mustafa Kurt, 16 yıl
önce Sakıp Sabancı ile bir
yola çıktıklarını ve önemli
bir adım attıkları için mutlu
olduğunu belirtti.
Kültür ve Turizm Bakanlığı
Müsteşarı Özgür Özarslan da
festival için emek verenlere
teşekkür etti.
Konuşmaların ardından
Güler Sabancı ve Vali Coş ile
beraberindekiler, bu yıl
Sakıp Sabancı Yaşam Boyu
Başarı Ödülü'nü alan usta
sanatçı Zeliha Berksoy'a
ödülünü sundu.
Sakıp Sabancı'yı saygıyla
andığını ve ödülün kendisi
için çok anlamlı olduğunu
belirten Berksoy, ödülü tüm
tiyatrocular adına aldığını
ifade etti.
21 TİYATRO TOPLULUĞU
GELİYOR
16 Mayıs'a kadar gerçekleştirilecek festivalde
Türkiye'den 16, yurt dışından
5 tiyatro topluluğu 21 oyun
sahneleyecek.
Fransız İlotepi grubunun
açılış gösterisiyle başlayan
festivalde, İspanya'dan Yllana Tiyatrosu 'Muu', Romanya'dan Passe-Partout
Tiyatrosu 'Biz İkimiz', İran'dan Inruzha Tiyatrosu 'Kuraklık ve Yalan' ve
Azerbaycan Milli Akademik
Dram Tiyatrosu 'Lenkeran
Han'ın Veziri' adlı oyunlarını
seyircilerle buluşturacak.
Festivalde, Türkiye'den de İs-
tanbul Devlet Tiyatrosu,
'Cimri', 'Hamlet' ve 'Çöl Fırtınaları', Kocaeli Büyükşehir
Belediyesi Şehir Tiyatroları
'Kafesten Bir Kuş UçtuGuguk Kuşu', İstanbul
Büyükşehir Belediyesi Şehir
Tiyatroları 'İstanbul Efendisi', Ankara Ekin Tiyatrosu
'Üçüncü Zil', Bursa Devlet
Tiyatrosu 'Sarıpınar 1914',
Mersin Devlet Opera ve
Balesi 'Çalıkuşu', İzmir Devlet Tiyatrosu 'Son Çığlık',
Adana Devlet Tiyatrosu 'Merhaba Hayat', Ankara Devlet
Tiyatrosu 'Nereye', Eskişehir
Büyükşehir Belediyesi Şehir
Tiyatroları 'Nafile Dünya',
Kenter Tiyatrosu 'İyi Geceler
Desdemona, Günaydın Juliet'
ve 'Toplu Hikayeler', Tiyatro
Kedi 'Bana Esmeyi Anlat' ve
Van Devlet Tiyatrosu 'Ay Işığı
Sirki' oyunlarını seyirciyle
buluşturucak.
Festival kapsamında, 10-16
Mayıs tarihleri arasında tarihi Taşköprü üzerinde
müzik, dans ve performans
gösterileri yapılırken,
danstan müziğe, resimden
sahne fotoğrafçılığına kadar
birçok farklı konuda atölye
çalışmaları gerçekleştirilecek.
SABANCI ÖDÜLÜ ZELİHA
BERKSOY'A VERİLDİ
Festivalde geride kalan 15
yılda, 38 farklı ülkeden 74
yabancı tiyatro grubu, yerli
ve yabancı 5 binden fazla
sanatçı seyirciyle buluşurken, toplam 271 oyun
573 kez sahnelendi.
Her yıl 80 binden fazla
seyirci tarafından takip
edilen festivalde, tiyatronun
gelişmesine önemli
katkılarda bulunmuş ustalara 2005'ten beri festivalin
açılış töreninde 'Sakıp Sabancı Yaşam Boyu Başarı
Ödülü' veriliyor.
Sakıp Sabancı Yaşam Boyu
Başarı Ödülü'nü bugüne dek
Cüneyt Gökçer, Macide Tanır,
Bozkurt Kuruç, Yıldız Kenter,
Genco Erkal, Müşfik Kenter,
Gülriz Sururi, Haldun Dormen ve Rutkay Aziz aldı.
Festivalin 16'ncı yılında ise
bu ödül usta sanatçı Zeliha
Berksoy'a verildi.
CİHAN
3. Uluslararası Malatya Anadolu
Kitap Fuarı 29 Nisan’da başlıyor
B
u yıl 3’üncüsü düzenlenen Uluslararası Malatya
Anadolu Kitap Fuarı, 29
Nisan’da kapılarını açacak.
Birçok yayınevi ile yazara ev
sahipliği yapacak organizasyonun bu yılki teması, insanın kendi özüne dikkat
çekmek amacıyla ‘kendini
oku’ olarak belirlendi.
Fuar için Malatya
Öğretmenevi'nde gazetecilerle bir araya gelen Malatya
Valisi Vasip Şahin, ilk iki
fuarın her şehirde hem de
ülke genelinde beğeni
topladığını belirtti.
olduğu gibi fuarın Malatya
Büyükşehir Belediyesi yanındaki alanda tertip edilecek.
Atölye çalışmalarının yapılacağı fuarda konuk yazarlar
konferanslarda okuyucularıyla bir araya gelecek.
Fuarın bu seneki temasının
‘kendini oku’ olarak belirlendi. İnsanın kendi özünü
bilerek tüm varlığı buna göre
anlamlandırması için farkındalık oluşturmaya dönük
tema için Vali Şahin, “Kendini oku, bütün bilmenin,
bilme gayretlerinin, öğrenme
faaliyetlerinin temel
amacıdır.
bilirsek etrafımızı biliriz,
eşyayı biliriz.
Dünyayı biliriz. Kainatı biliriz. Kendimizden başka
kendi olanları biliriz ve onların kıymetini fark ederiz."
dedi.
Malatya Büyükşehir Belediye
Başkanı Ahmet Çakır
Malatya’nın birçok başarılı
fuar organizasyonundan
yüzünün akıyla çıktığını
anımsattı.
Her yıl daha iyi bir fuar organizasyonu gerçekleştirmeye
çalıştıklarına dikkat çeken
Şahin, bu yılki fuar için
hazırlıkların tamamlandığını
ifade etti.
Yunus diyor ya, 'İlim, ilim
bilmektir, ilim kendin
bilmektir, sen kendini
bilmezsin, bu nice okumaktır' diye.
3. Uluslararası Malatya
Anadolu Kitap Fuarı’nı da eksiksiz bir şekilde gerçekleştirmeyi planladıklarına
işaret eden Çakır, ülkenin
önemli kitap fuarları arasına
giren bir programa ev
sahipliği yapmanın bahtiyarlığını hissettiklerini dile
getirdi.
29 Nisan-4 Mayıs tarihlerinde
gerçekleştirilecek etkinliğin
onur konuğu yazar Gülten
Dayıoğlu olacak. Her yıl
Niye varız, görevimiz nedir,
ne olacağız? Bu soruları sormak ve bu soruların cevabını
aramak. Eğer kendimizi
Çakır, fuara geçtiğimiz yıl
150'nin üzerinde yazar, 300'e
yakın kitabevinin iştirak ettiğini de anımsattı. CİHAN
İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
ORGANİZASYON HİZMETİ ALINACAKTIR
2014 Yılında İstanbul'da Gerçekleştirilecek Olan "Kadınlara Yönelik Muhtelif Organizasyon Tanıtım Duyuru Çalışmaları"' hizmet alımı 4734
sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir. İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır:
İhale Kayıt Numarası
: 2014/42868
1- İdarenin
a) Adresi
: 19 Mayıs Mh.Aytekin Kotil Cad.No:8/A Kat:6 ŞİŞLİ/İSTANBUL
b) Telefon ve faks numarası
: 212 3126300-212 3802227
c) Elektronik posta adresi
: [email protected]
ç) İhale dokümanının görülebileceği
internet adresi
: https://ekap.kik.gov.tr/EKAP
2- İhale konusu hizmetin
a) Niteliği, türü ve miktarı
: 30 Kalem hizmet alımı. Ayrıntılı bilgiye EKAP'ta yer alan ihale dokümanı içimle bulunan idari
şartnameden ulaşılabilir
b) Yapılacağı yer
: İstanbul
c) Süresi
: İşe başlama tarihinden itibaren 210 (İkiyüzon) gündür
3- İhalenin
a) Yapılacağı yer
: İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ek Hizmet Binası İhale İşleri Müdürlüğü-Mehmet
Nezihi Özmen Cad.Kasım Sok.No:62 Merter-Güngören/İSTANBUL
b) Tarihi ve saati
: 12.05.2014-10.30
4- İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak kriterler:
4.1. İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler:
4.1.1. Mevzuatı gereği kayıtlı olduğu Ticaret ve veya Sanayi Odası veya Meslek Odası Belgesi;
4.1.1.1. Gerçek kişi olması halinde, kayıtlı olduğu ticaret ve/veya sanayi odasından ya da ilgili meslek odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, odaya kayıtlı olduğunu gösterir belge,
4.1.1.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgili mevzuatı gereği kayıtlı bulunduğu ticaret ve/veya sanayi odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde
bulunduğu yılda alınmış, tüzel kişiliğinin odaya kayıtlı olduğunu gösterir belge.
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren İmza Beyannamesi veya İmza Sirküleri;
4.1.2.1. Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi,
4.1.2.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğinin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile tüzel kişiliğin yönetimdeki görevlileri
belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin tamamının bir Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmaması halinde, bu bilgilerin
tümünü göstermek üzere ilgili Ticaret Sicil Gazeteleri veya bu hususları gösteren belgeler ile tüzel kişiliğin noter tasdikli imza sirküleri,
4.1.3. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu.
4.1.4. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat.
4.1.5. İhale konusu işin alt yüklenicilere yaptırmayı düşündükleri işlere ait listeyi, teklif eki olarak tekliflerine dahil edeceklerdir.
4.1.6. Tüzel kişi tarafından iş deneyimini göstermek üzere sunulan belgenin, tüzel kişiliğin yarısından fazla hissesine sahip ortağına ait olması halinde, ticaret ve sanayi odası/ticaret odası bünyesinde bulunan ticaret sicil memurlukları veya yeminli mali müşavir ya da serbest
muhasebeci mali müşavir tarafından ilk ilan tarihinden sonra düzenlenen ve düzenlendiği tarihten geriye doğru son bir yıldır kesintisiz olarak
bu şartın korunduğunu gösteren, standart forma uygun belge,
4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
4.2.1. Bankalardan temin edilecek belgeler:
Teklif edilen bedelin % 10 dan az olmamak üzere istekli tarafından belirlenecek tutarda bankalar nezdindeki kullanılmamış nakdi veya
gayrinakdi kredisini ya da üzerinde kısıtlama bulunmayan mevduatını gösterir banka referans mektubu.
Bu kriter mevduat ve kredi tutarları toplanmak ya da birden fazla banka referans mektubu sunularak sağlanabilir.
4.2.2. İsteklinin ihalenin yapıldığı yıldan önceki yıla ait yıl sonu bilançosu veya eşdeğer belgeleri:
a) İlgili mevzuatı uyarınca bilançosunu yayımlatma zorunluluğu olan istekliler yıl sonu bilançosunu veya bilançonun gerekli kriterlerin
sağlandığını gösteren bölümlerini.
b) İlgili mevzuatı uyarınca bilançosunu yayımlatma zorunluluğu olmayan istekliler, yıl sonu bilançosunu veya bilançonun gerekli kriterlerin sağlandığını gösteren bölümlerini ya da bu kriterlerin sağlandığını göstermek üzere yeminli mali müşavir veya serbest muhasebeci mali
müşavir tarafından standart forma uygun olarak düzenlenen belgeyi sunar.
Sunulan bilanço veya eşdeğer belgelerde:
a) Cari oranın (dönen varlıklar/kısa vadeli borçlar) en az 0,75 olması.
b) Öz kaynak oranının (öz kaynaklar/toplam aktif) en az 0.15 olması.
c) Kısa vadeli banka borçlarının öz kaynaklara oranının 0.50'den küçük olması, yeterlik kriterleridir ve bu üç kriter birlikte aranır.
Yukarıda belirtilen kriterleri bir önceki yılda sağlayamayanlar, son iki yıla ait belgelerini sunabilirler. Bu takdirde, son iki yılın parasal tutarlarının ortalaması üzerinden yeterlik kriterlerinin sağlanıp sağlanmadığına bakılır.
Serbest meslek erbabının vereceği, ilgili mevzuatına göre düzenlenmiş ve onaylanmış serbest meslek kazanç defteri özelinde gösterilen
değerlere göre, son yıla ait toplam gelirin toplam gidere oranının veya son iki yıla ait gelir ve giderlerin parasal tutarlarının ortalaması
üzerinden bulunacak oranın en az (1,25) olması şartı aranır. Serbest meslek kazanç defteri özetinin yeminli mali müşavir veya serbest muhasebeci mali müşavir ya da vergi dairesince onaylı olması gerekir.
4.2.3. İş hacmini gösteren belgeler:
a) İhalenin yapıldığı yıldan önceki yıla ait toplam ciroyu gösteren gelir tablosu.
b) Taahhüt altında devam eden hizmet işlerinin gerçekleştirilen kısmının veya bitirilen hizmet işlerinin parasal tutarını gösteren, ihalenin
yapıldığı yıldan önceki yılda düzenlenmiş faturalar,
Bu belgelerden birinin sunulması yeterlidir.
Toplam cironun teklif edilen bedelin % 25'inden, taahhüt altında devam eden işlerin gerçekleştirilen kısmının veya bitirilen işlerin parasal
tutarının ise teklif edilen bedelin % 15'inden az olmaması gerekir. Bu kriterlerden herhangi birini sağlayan ve sağladığı kritere ilişkin belgeyi sunan istekli yeterli kabul edilir.
Bu kriterleri bir önceki yılda sağlayamayanlar, son iki yıla ait belgelerini sunabilirler. Bu takdirde son iki yılın parasal tutarlarının ortalaması üzerinden yeterlik kriterlerinin sağlanıp sağlanamadığına bakılır.
4.3. Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
4.3.1. İş deneyim belgeleri:
Son beş yıl içinde bedel içeren bir sözleşme kapsamında kabul işlemleri tamamlanan ve teklif edilen bedelin % 40 oranından az olmamak
üzere, ihale konusu iş veya benzer işlere ilişkin iş deneyimini gösteren belgeler.
4.4. Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilecek işler:
4.4.1. Konferans, Sempozyum, Konser, Fuar veya Festival organizasyonu gerçekleştirmiş olmak benzer iş olarak kabul edilecektir.
5- Ekonoınik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.
6- İhale yerli ve yabancı tüm isteklilere açıktır.
7- İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması:
7.1. İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir ve 100 TRY (Türk Lirası) karşılığı İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Müdürlüğü
19 Mayıs Mah.Aytekin Kotil Cad.No:8/A Kat:6 Şişli/İSTANBUL adresinden satın alınabilir.
7.2. İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını satın almaları veya EKAP üzerinden e-imza kullanarak indirmeleri zorunludur.
8- Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ek Hizmet Binası İhale İşleri Müdürlüğü-Mehmet
Nezihi Öznıen Cad.Kasım Sok.No:62 Merter-Güngören/İSTANBUL adresine elden teslim edilebileceği gibi, aynı adrese iadeli taahhütlü
posta vasıtasıyla da gönderilebilir.
9- İstekliler tekliflerini, Birim fiyatlar üzerinden vereceklerdir. İhale sonucu üzerine ihale yapılan istekliyle, her bir iş kaleminin miktarı ile
bu kalemler için teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden birim fiyat sözleşme imzalanacaktır.
Bu ihalede, işin tamamı için teklif verilecektir.
10- İstekliler teklif ettikleri bedelin % 3'ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir.
11- Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 120 (Yüzyirmi) takvim günüdür.
12- Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
BASIN:24921/www.bik.gov.tr
14
Magazin-Tv
'Çekin çekin
kaçırmayın'
17 NİSAN
2014
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
AYNANA Gelin Seda’ya
K
Gelin programına RTÜK’ün
bir ayda toplam 837 bin 926
lira ceza kestiği Seda Sayan,
önceki gün sevgilisi Erkan Çelik’le Akmerkez’de alışveriş
yaptı. Sayan, girişte fotoğrafını
çeken gazetecilere, “Aman
koşun koşun, hepiniz gelin, çekin, kaçırmayın sakın!” diyerek
tepki gösterdi.HABER MERKEZİ
Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu
eniz Seki’nin avukatı Naim
D
Karakaya yaptığı bir sayfalık
yazılı açıklamada, "Daha önceden de basına yansıdığı üzere
Müvekkilimiz Deniz Seki
hakkında kapatılan İstanbul 9.
Ağır Ceza Mahkemesince verilen
ve usul ve esas yönünden
hukuka aykırı olduğu için
tarafımızca temyiz edilen mahkumiyet hükmü, Yargıtay’ın bu
davalar hususunda uzmanlaşmış
ilgili dairesince bozulmasına rağmen, Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcısının itirazı neticesinde
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nca
’oyçokluğu’ ile onanmıştır" denildi.Açıklamada şu ifadelere yer
verildi:"Dikkat edilmelidir ki bu
yargılamada daha sonradan kapatılan bir mahkemece hüküm
verilmiş ve bu mahkemeler kapatılırken de yaptıkları yargılama
hususunda ’adil yargılanma’
yönünden büyük sakıncaların
söz konusu olduğu bizzat kanun
gerekçesinde yer almıştır. Yapılan
yargılamada ise olaya ilişkin
gerçeklerin ortaya çıkarılmasına
yönelik tüm delil toplama taleplerimiz reddedilmiş, dinlenmesini istediğimiz hiçbir tanık
dinlenmemiştir. Mahkemenin
kararına dayanak olan tek delil
telefon görüşme kayıtları olup
bunların da kanuna aykırı olarak
elde edildiği tüm yönleriyle ortaya konulmuş, ancak bu yönelik
beyanlarımız da her nasılsa
dikkate alınmamıştır. Neticede
somut hiçbir delil yokken, dinlenen ilgili tüm şahıslar aksi yönde
beyanda bulunuyorken ve
müvekkilimiz ile ilişkilendirilebilecek tek bir uyuşturucu madde bulunmamışken
mahkeme telefon görüşme kayıtlarını gerçek mecralarının çok
dışında sübjektif bir şekilde yorumlamış ve yalnızca kullanıcı
olduğunu beyan eden ve bu
gerçek de her yönüyle açık olan
Türkiye’nin en önemli ses
sanatçısı ve bestecilerinden
birinin uyuşturucu satıcısı
olduğuna karar vermiştir. Bu şekilde verilen bir karar bizce
hukuka aykırı olup müvekkilimizin başta adil yargılanma hakkı
olmak üzere temel hak ve hürriyetlerini ağır bir şekilde ihlal etmiştir bu nedenle tarafımızca
müvekkilimize vekaleten 15
Nisan 2014 tarihi itibariyle
Anayasa Mahkemesine bireysel
başvuru yapılmıştır."HABER
ı
d
a
ll
o
y
e
s
p
a
h
ı
ın
n
a
r
Hay
ÜZEL
G
oyun
cu Çiğdem
Batur’un,
özel telefonuna
mesajlar yollayan Erdinç
B.’ye bir yıl
önce açtığı
dava sonuçlandı. İstanbul Sulh Ceza
Mahkemesi,
Erdinç B.’nin
tehdit ve kişilerin huzur
ve sükûnunu
bozma
suçundan
hapisle cezalandırılmasına karar
verdi.HABER
MERKEZİ
'Çok oynak
bir röportaj
olur'
ENAN Doğulu-Beren Saat
K
çifti, Mert Tünay’ın Çirkin
albümünün tanıtımı için Babylon’da düzenlenen geceye katıldı.
Sahneye çıkıp Tünay’la birlikte
şarkılar söyleyen Doğulu, gazetecilerin evlilik tarihini
ertelemeleriyle ilgili sorulara
sokak çalgıcılarını gösterip
“Onlar buradayken çok oynak bir
röportaj olur, sonra konuşalım
arkadaşlar” diyerek cevap vermedi.HABER MERKEZİ
MERKEZİ
KANAL AKIŞLARI
07:00Sabah Haber
08:15İyi Şeyler
08:30Sen de Gitme
10:00Eline Sağlık
11:15 İyi Şeyler
11:30 İyi Fikir
13:00Haber
13:15Spor
13:20Hava Durumu
13:30Elde Var Hayat
14:45Aileler Yarışıyor
16:30 Zengin Kız Fakir Oğlan
19:00 Ana Haber Bülteni
19:45Spor
19:50Hava Durumu
19:55Kızılelma
04:30Oynat Bakalım
05:00Saba Tümer'le
Bu Gece
06:15Flashpoint
07:00Gülhan'ın Galaksi
Rehberi
08:40Aramızda Kalsın
12:00Özge İle Yeni Hayat
14:30Anlatacaklarım Var
17:15Sine 8
18:15Flashpoint
19:00Komedi Dükkanı
19:45Cehennemden Kaçış 2
06:45Bugün
09:00Beni Affet
10:00Melek
12:00En Güzel Bölüm
12:30Aşkın Bedeli
14:30Soframız
15:30Küçük Kadınlar
kardeşlerin hikâyesi...
16:45 En Güzel Bölüm
17:15 Beni Affet
19:00Star Haber
20:00Aramızda Kalsın
22:45 Kardeş Payı
06:45İrfan Değirmenci ile
Günaydın
09:00Doktorum
11:00 Mutfağım
12:15Gün Arası
12:30Kaynana Gelin
Seda’ya Gelin
15:00Evim Şahane
17:00Arka Sokaklar
18:50Koca Kafalar
19:00Kanal D Ana Haber
20:00Boynu Bükükler
22:30Arkadaşım Hoşgeldin
05:30Adanalı
07:00 Kahvaltı Haberleri
10:00Müge Anlı ile Tatlı Sert
13:00Kızlar ve Anneleri
15:00Alemin Kıralı
16:00Zahide ile Yetiş Hayata
19:00ATV Ana Haber
20:00Kurtlar Vadisi Pusu
23:15Dosta Doğru
00:00Gerçek Adalet
01:45Ekip 49
03:30Yedi Psikopat
05:10Dudaktan Kalbe
06:15Yeter Ki Sen Kazan
07:00Her Sabah
08:452. Sayfa
10:30Doktor Aytuğ
12:30Öğle Haberleri
12:50Derya'nın Dünyası
14:45Dudaktan Kalbe
16:15Dolu Dolu Anadolu
17:50Sıcak Gündem
18:00Ana Haber
18:50Yeter Ki Sen Kazan
19:50Fünye
21:45Kayıp Kimlik
23:45Hayatın Rengi
06:40Ejder Avcıları
07:00Kavak Yelleri
09:00Bir Bulut Olsam
11:00Bıçak Sırtı
13:00Menekşe İle Halil
15:15Hanımın Çiftliği
17:10Ejder Avcıları
18:10Kobra Takibi
20:00BKM Mutfak Çok
Güzel Hareketler Bunlar
21:30Kaplanlar Timi
23:50Ah Biz Kadınlar
08:45Lifestyle
08:55 Hava Durumu
09:00Haber Merkezi
09:15Ekonomi Piyasalar
09:20Spor
09:30Ekonomi Notları
10:00Haber Merkezi
10:15Ekonomi Piyasalar
10:20Spor
10:30Seçim Aktüel
10:45Spor
10:55Hava Durumu
11:00Haber Merkezi
11:15Ekonomi Piyasalar
11:20Spor
11:30Haber Merkezi
11:35Ekonomi Piyasalar
11:40Spor
06:30Cennet Mahallesi
07:15Büyük Sır
08:20Pepee
08:30Yeni 1 Gün
10:00Her Şey Dahil
12:00Gülben
14:15Büyük Sır
15:45 Show Dünyası
16:15Adını Feriha Koydum
18:20Pepee
18:30 Show Ana Haber
19:15Büyük Risk
20:00Gizemli Adaya Yolculuk
22:15Fatih Harbiye
02:00Gece Haberleri
02:15Tarafsız Bölge
04:00Gece Haberleri
04:155N1K
05:20Serra ile İtalyan İşi
06:00Güne Merhaba
07:40Spor
07:50Güne Merhaba
08:40Spor
08:49Güne Merhaba
09:00Parametre
10:00Haber
10:35Paranın Gündemi
11:00Haber
12:00Bugün
13:48Hava Durumu
14:00Günlük
14:50Hava Durumu
07:00Geri Sayım
09:45Cnbc-e.com'da Bugün
10:00Piyasa Ekranı
10:30Piyasaya Bakış
11:00Piyasa Ekranı
12:00Finans Cafe
14:00Piyasaya Bakış
14:30İş Dünyasından
15:00 Piyasaya Bakış
15:30Piyasa Ekranı
16:00 Kapanışa Doğru
16:45Cnbc-e.com'da Bugün
17:00 Son Baskı
17:30Piyasaya Bakış
18:00Avatar
18:30Penguins of Madagascar
19:00The Simpsons
20:00Mom
11:35Spor Bülteni
11:55Hava Durumu +
Yol Durumu
12:00Ajans Bugün
12:35İşin Sırrı
12:503 Dakika
12:55Hava Durumu +
Yol Durumu
13:00Ajans
13:50Hava Durumu
13:55Yol Durumu
14:00Ajans
14:30Spor Bülteni
14:50 3 Dakika
15:00Ajans Gün İçi
15:25Bize Sorun
16:00Ajans Gün İçi
16:30Spor Bülteni
05:45Çocuklar Duymasın
06:45İsmail Küçükkaya ile
10:00Doktorlar
12:30Yemekteyiz Anadolu
14:30Unutma Beni
16:30Esra Erol'da
Evlen Benimle
19:00Fatih Portakal ile
Ana Haber
19:30Deniz Yıldızı
20:45Çocuklar Duymasın
22:45 Umutsuz Ev Kadınları
12:00Haber Masası
12:25Dünya Raporu
12:35Ekonomide Görünüm
12:45Spor Bülteni
13:00Gün Ortası
13:35Ekonomide Görünüm
13:45Spor Bülteni
14:00Gün Ortası
14:45Ekonomide Görünüm
15:00Güne Bakış
15:35Ekonomide Görünüm
15:45Spor Bülteni
16:00Güne Bakış
16:35Ekonomide Görünüm
16:45Spor Bülteni
17:00Akşam Haberleri
18:00Akşam Raporu
20:00Televizyon Gazetesi
17 NİSAN 2014
Spor
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
F.Bahçe'nin kupa isteğine
TFF’den yanıt geldi
Trabzonspor'da
Hami rüzgarı
Spor Toto Süper Lig ekiplerinden Fenerbahçe'ye
Türkiye Futbol Federasyonu'ndan cevap geldi.
F
Trabzonspor'da teknik sorumlu Hami Mandıralı, göreve geldikten sonra Trabzonlu oyunculara daha fazla görev verdi.
enerbahçe'nin 'Kupa Rize maçına gelsin' talebine TFF
olumsuz bakıyor. Rize kümede kalmaya, Karabük de
Avrupa Ligi için oynuyor. TFF kupayı vermeyi kabul etse bile
diğer takımlar ve rakipleri istemez. Lig biter ertesi günü
Yıldırım Demirören kupayı F.Bahçe'ye verir. O tarih de 19
Mayıs.F.Bahçe yönetiminin "Beşiktaş'ı yener, şampiyonluğu
garantilersek, kupa Çaykur Rize maçında Kadıköy'e gelsin"
talebine TFF'den olumsuz yanıt geldi. TFF yetkilileri,
F.Bahçe'ye şampiyonluk kupasını ancak sezon bittikten
sonra verebileceklerini bildirdi. Yani F.Bahçe kupasını en
erken 19 Mayıs'ta alacak. TFF'nin F.Bahçe'nin şampiyonluk
kupasını Nisan yerine 19 Mayıs'ta vermesinin iki kritik
gerekçesi var:
S
por Toto Süper Lig'de Eskişehirspor beraberliğine karşın ligde 4.
sıradaki yerini koruyarak Avrupa kupalarına katılma hedefini
sürdüren Trabzonspor'da teknik sorumlu Hami Mandıralı, göreve
geldikten sonra Trabzonlu oyunculara daha fazla görev verdi. Sezon
ortasında izinsiz olarak İstanbul'da düğün yapıp evlenen Didier
Zokora ve bu düğüne izin almadan giden Gustavo Colman'ı kadro dışı
bırakan, performansından memnun olmadığı Malouda'yı kadroda
düşünmeyen, Janko'dan istediği verimi alamayan bordo-mavili teknik
adam, altyapıdan yetişen genç oyunculara da forma vermesiyle ilk
11'de forma giyen Trabzonlu oyuncu sayısını artırdı. Görevden ayrılan
teknik direktör Mustafa Akçay döneminde ligin 9'uncu haftası ve
10'uncu haftasında sadece bir Trabzonlu oyuncunun görev aldığı Karadeniz ekibinde, teknik sorumlu Hami Mandıralı döneminde
Elazığspor, Gençlerbirliği ve Eskişehirspor maçlarında ilk 11'de beşer,
sonradan da birer olmak üzere altışar Trabzonlu oyuncu forma giydi.
Ligin 27. haftasındaki Elazığspor maçında Trabzon doğumlu ve
kökenli olmak üzere Aykut Demir, Şahin Aygüneş, Özer Hurmacı,
Mustafa Yumlu, Mustafa Akbaş'ı ilk 11'de sahaya süren Hami
Mandıralı, sonradan da oyuna Zeki Yavru'yu aldı. Mandıralı, ligin 28.
haftasında 3-0 kazanılan Gençlerbirliği maçında Aykut Demir, Özer
Hurmacı, Mustafa Yumlu, Mustafa Akbaş, Zeki Yavru'yu ilk 11'de oynatırken sonradan da oyuna Gökhan Alsan'ı aldı. Son hafta 2-2'lik Eskişehirspor maçında da Mandıralı, Aykut Demir, Özer Hurmacı,
Mustafa Yumlu, Mustafa Akbaş ve Zeki Yavru'ya 11'de görev verirken
sonradan da oyuna Kadir Keleş'i dahil etti..
KADRODA 11 TRABZON KÖKENLİ OYUNCU
Trabzonspor'un kadrosunda 11 Trabzon kökenli oyuncu bulunurken
teknik sorumlu Mandıralı, son 3 haftada 8'ine forma verdi. Karadeniz
ekibinde Aykut Demir, Şahin Aygüneş, Özer Hurmacı, Mustafa
Yumlu, Mustafa Akbaş, Zeki Yavru, Gökhan Alsan ve Kadir Keleş
forma giyen oyuncular olurken kaleci Zeki Ayvaz, Caner Osmanpaşa
ve Abdülkadir Özdemir görev alamadı. Caner Osmanpaşa'nın stoperde Aykut Demir'in eksikliğinde bu hafta Kayseri Erciyesspor
maçında forma giymesi bekleniyor.
"SUDAN UCUZ" OYUNCULAR
Trabzonlu genç oyuncular, Spor Toto Süper Lig'deki oyuncuların çok
altında ücret alıyor. Sağ bekte forma giyen Bosingwa'nın, kulüple yıllık 2 milyon 126 bin avro garanti ücret karşılığında sözleşmesi bulunurken son 7 maçta sol bekte forma giyen Mustafa Akbaş, yarım
sezon için 50 bin lira garanti ücret alıyor. Devre arasında 1461 Trabzon'dan gelen Mustafa Akbaş, gelecek sezon için 110 bin liraya anlaşırken, Kadir Keleş 145 bin liraya oynuyor. Karadeniz ekibinde sağ
bekte oynayan Portekizli oyuncu, yaklaşık olarak Mustafa Akbaş'tan
60 kat, Kadir Keleş'ten 43 kat daha fazla para kazanıyor.
GÜNEY: "1975-80'Lİ YILLARIN RUHUNU ORTAYA ÇIKARMAMIZ
LAZIM"
Trabzonspor Kulübü Genel Sekreteri Köksal Güney, AA muhabirine
yaptığı açıklamada, takımda kaptanları Onur Recep Kıvrak gibi futbolcularla kendi insanlarını harmanlamaları gerektiğini belirterek,
"Bu yolda ilerliyoruz. Gerek teknik anlamda gerek futbolcularla ilk
günden beri bu mücadeleyi verdik. Mustafa hocayla başlamamız da
bundan dolayı oldu. 1975-80'li yılların ruhunu ortaya çıkarmamız
lazım" dedi. Altyapıya önem verip öze dönüş hamlesini gerçekleştirmeleri gerektiğini vurgulayan Güney, şunları söyledi: "Genç
oyuncularımıza sabır göstermek gerekir. Bunlar fedakarlıkla iş yapıyorlar. Trabzonspor, bu oyuncuların hakkını yemez, zamanı gelince
değerlendirecektir. Şu anki ortamda ekonomik olarak da aynı parayı
alıyorlarmış gibi oynuyorlar.
Onlarda Trabzonspor ruhu, sevdası var. Bu ruhun yaygınlaşması için
uğraşacağız. Bunları gerçekleştirmek çok önemli misyon. Bunlar
fedakarca mücadele ederken Trabzonspor gibi büyük bir formayı terletiyorlar. Hemen büyük başarılar, hatasız futbol onlardan beklemek
mümkün değil. Heyecan içerisindeler, yıllarca hayal ettikleri formayı
giyiyorlar. Heyecanla birtakım hata yapabilirler." Taraftarlara seslenen Güney, "Bu oyunculara tahammül göstermeleri, zaman vermeleri, onları anlayışla karşılamaları lazım. Seyirciler de eskisi gibi
altyapıdan yetişen oyunculara tepki göstermiyor. Bu futbolcuları kaybetmemek adına herkese görev düşüyor" ifadelerini kullandı.
AA
15
STATÜLER KUPAYA MÜSAADE ETMİYOR
1-Süper Lig statüsü. 2-Kümede kalmaya ve Avrupa kupalarına
katılmaya çalışan takımların durumu. Süper Lig Statüsü'nün
"Kupa ve madalyalar" hükmünü içeren 11. Maddesi, TFF'nin
istediği anda F.Bahçe'ye kupasını vermeye engel. Statü
açıkça şampiyonluk kupasının sezon bittikten sonra şampiyona verileceğini yazıyor. TFF hoşgörü gösterse kurallar esnetilse bile düğüm çözülmüyor. F.Bahçe'nin kalan haftalarda
iç sahada oynayacağı rakipleri Çaykur Rize ve Karabük ile bu
iki takımın kümede kalma ve Avrupa kupalarına katılım mücadalesi veren rakipleri de F.Bahçe'nin kupayı lig bitmeden
almasına rıza göstermesi gerekiyor.
Drogba'nın kaderi
o maça bağlı
Çaykur Rize cephesinin F.Bahçe maçı öncesi şampiyonluk kupasının verilmesine "Ben kümede kalmaya çalışıyorum.
Benim maçım öncesi neden atmosferi değiştiriyorsunuz?" itirazı yapma ihtimali var. Kümede kalmaya çalışan diğer
takımlar da "Çaykur Rize maçı öncesi kupayı verip F.Bahçe'yi
neden gevşettiniz?" diye TFF'ye itiraz hakkı var. Aynı durum
Karabük ve Karabük'ün Avrupa kupalarına katılım için rekabet ettiği rakipleri için de geçerli. Statü ve rakiplerin itirazları
nedeniyle TFF kupayı Kadıköy'e lig bitmeden göndermeyecek. Lig bitecek, ertesi günü, büyük ihtimalle de 19 Mayıs'ta
TFF Başkanı Yıldırım Demirören'in katılacağı törenle kupa
F.Bahçe'ye verilecek.
Haber Merkezi
Galatasaray'ın Fildişili yıldızı Didier Drogba son kararını Galatasaray'ın sezon sonu
durumuna göre karar vereceği iddia edildi.
D
idier'e yakın kaynaklar, "Şu
anki konuşulanların hepsi
senaryo. Lig bitmeden karar çıkmaz. Drogba, G.Saray'ın puan durumu tablosuna bakar, kararını
verir" görüşünde. Yani Didier'in
kaderi 19 Mayıs'ta belli olacak.
da asla bırakmaz.
2- Kalma konusunda belirleyici
olacak şey G.Saray'ın isteği ve
hedefleri. Şampiyonlar Ligi'ne
alışmış bir oyuncu olduğu için
G.Saray'ın direkt Devler Ligi'ne
katılmasını bekliyor.
DROGBA'DA KADER ANI 19
MAYIS
Aksi takdirde Dünya Kupası'na da
katılacağı için Temmuz-Ağustos
ayında 4 eleme maçı oynamak istemiyor.
Fıtık teşhisi konulan ve kendi özel
doktoruna kontrol olmak için
Fransa'ya giden Drogba'nın geleceği merak konusu oldu.
Golcü oyuncunun herkes G.Saray
defterini kapattığını savunurken
Fildişili yıldıza yakın kaynaklar,
"Lig bitmeden hiçbir şey belli
olmaz" düşüncesinde.
Sakatlık nedeniyle kalan
maçlarda oynaması zor gözüken
Didier için transfer daha da önem
kazanırkan olası senaryolar şu
şekilde:
DROGBA 2 YILA DAHA YAKIN
3-Ünal Aysal, "Çocukları ve ailesi
ile ilgili sorunlar var. Drogba ailesiyle görüşüp karar verecek"
derken Fildişili yıldızın geleceğini
aile zirvesinde belirleyeceği de
son olasılık. G.Saray'da tüm şartlar oluşsa bile eş son düdüğü çalabilir.
G.SARAY'IN DURUMU BELİRLER
4-En son ise gündeme para ve
süre gelecek. G.Saray'la daha
önce 4 milyon euro garanti ve 20
bin euro maç başı ücretle anlaşan
Drogba aynı tarifeyi istiyor.
1- Drogba henüz karar vermedi.
Kararının verirken de erken
hareket etmek istemiyor. Ancak
G.Saray ile lig bitmeden masaya
oturmaz. Bu işi Dünya Kupası'na
1 yıl mı, 2 yıl mı meselesi ise
Aysal-Drogba zirvesinde belli olacak. Drogba, "Aileyi ikna edersem
2 yıl kalırım" görüşünde.
Haber Merkezi
Vural: Süper Lig'e direk çıkmak için şansımız var
PTT 1. Ligi'nde mücadele eden Mersin İdmanyurdu Teknik Direktörü Yılmaz Vural
Süper Lig'e direk çıkmak için küçükte olsa bir şanslarının bulunduğunu belirtti.
M
acit Özcan Spor Tesisleri'nde basın toplantısı düzenleyen tecrübeli teknik adam Yılmaz Vural, hafta sonu oynanacak Ankaraspor
maçıyla ilgili de değerlendirmelerde bulundu.
Süper Lig’e direkt çıkmak için küçükte olsa bir
şanslarının bulunduğunu anlatan Vural, şöyle
konuştu: "Kalan üç maçımızı da kazanarak küçük
de olsa bu şansımızı sürdürmek istiyoruz. Orduspor, 1461 Trabzon ve Gaziantep Büyükşehir
Belediyespor karşılaşmalarında yaşadığımız puan
kayıpları olmasa şimdi belki de direkt çıkma yolunda en avantajlı ekiplerden biri olabilirdik." Bu
hafta karşılaşacakları Ankaraspor'un kendini
Süper Lig'e çıkma yolunda en avantajlı takım
olarak görürken son haftalarda yaşadıkları puan
kayıplarıyla dördüncü sıraya kadar gerilediklerini
anlatan Vural, "Bu nedenle hırpalanmış ve panik
içinde bir takımla karşılaşacağız.
Bu maçı kazanıp hem play off’u garantilemek
hem de direkt çıkma yolundaki az da olsa şansımızı sürdürmek istiyoruz." ifadesini kullandı.
Bucaspor maçında oynanan futbol ve alınan 3
puandan dolayı oldukça mutlu olduğunu vurgulan Vural şöyle devam etti: "Bucaspor galibiyeti
çok önemliydi. Çünkü play off’a kalma yolundaki
rakibimiz Manisaspor da haftayı 3 puanla kapattı.
Eğer bu maçta olası bir puan kaybı yaşasaydık
play off şansımız da zora girerdi. Buca gibi
tehlikeli bir takım karşısında uzun süre 10 kişi oynamamıza rağmen aldığımız 3 puan takımdaki
olumlu gidişatın göstergesidir. Artık rakibin oyununu bozan, baskı kuran ve daha az pas hatası
yapan bir takım olma yolunda büyük bir aşama
ile ilerliyoruz. Futbolcularımız 10 kişiyle nasıl oynanması gerektiğini gösterdi. Bunlar bir teknik di-
rektör olarak beni sevindiriyor. Futbolcularımı
gösterdiği performanslarından dolayı kutluyor ve
alınlarından öpüyorum." Bucaspor maçında
küfür cezası nedeniyle sadece bayan ve çocuklara
karşı oynadıklarını hatırlatan Vural, taraftarlara
küfürlü tezahürat nedeniyle uyarılarda da bulunarak, sözlerine şöyle devam etti: "Küfürlü tezahüratlarda bulunarak, takımının ceza almasına
neden olan taraftarlarımız lütfen dikkatli olsun.
Bunu bir daha tekrar eden taraftarların
samimiyetinden ve takıma olan sevgisinden
şüphe duyarım. Aman ha sakın bir daha yapmayın. Çünkü bu iş taraftarsız olmaz. Play off gibi
zorlu bir süreçte lütfen bizi taraftar desteğinden
yoksun bırakmayın. Buradan ayrıca Buca
maçında bizi destekleyen bayan ve çocuk taraftarlarımıza da teşekkür ediyorum."
Play off maçlarına sorunsuz bir şekilde hazırlanmak ve maddi sıkıntıları ortadan kaldırmak için
kent dinamikleriyle birlikte destek gecesi
düzenleyeceklerini kaydeden Vural, bu geceye
herkesi davet ederek sözlerini şöyle noktaladı:
"Seçimlerin ardından Valimiz Hasan Basri
Güzeloğlu, Büyükşehir Belediye Başkanımız
Burhanettin Kocamaz, Akdeniz Belediyesi
Belediye Başkanı Fazıl Türk ve Toroslar Belediye
Başkanı Hamit Tuna ile görüştük. Sağ olsunlar
kendileri de bize destek vereceklerini vurguladılar. Maddi sıkıntılarımızı bir an önce çözmek
zorundayız. Çünkü CAS’taki davalarımız nedeniyle büyük sıkıntılar yaşayabiliriz. Mersin İdmanyurdu'nun başarıya ulaşması için herkesin
taşın altına elini sokması lazım. Destek gecesi bir
an önce düzenlenmeli ve gerekli miktar mutlaka
toplanmalı."
CİHAN
onom
HERKES iÇiN EKONOMi POLiTiKA
17 NİSAN 2014 Perşembe
KDV dahil 25 Krş
www.ekonomigazetesi.net
C
ARi
AÇIK öNEMLi
oranda daralacak
Maliye Bakanı Şimşek, cari açığın
bu yıl önemli oranda daralacağını,
büyümenin ılımlı devam edeceğini,
enflasyonun yılın ikinci yarısında
düşüş trendine gireceğini söyledi.
iHRACAT HEDEFiNi SüRPRiZ
ŞEKiLDE YAKALAYACAĞIZ!
Ekonomi Bakanı
Zeybekci, bu yıl
Türkiye'nin ihracat
hedeflerinin beklentilerin üzerinde sürpriz
bir şekilde yakalayacağını öngördüklerini
bildirdi.
Z
"Bu yılki ihracat hedefinin
yakalanacağını öngörüyoruz"
Orta Vadeli Program'da (OVP) bu yıl
için 166,5 milyar dolar ihracat hedefi
belirlendiğini hatırlatan Zeybekci,
"Hedeflere ulaşılması için 10.
Kalkınma Planı'nda üzerinde önemle
durulan bir sıçramaya ihtiyaç duyduğumuz gayet açıktır" değerlendirmesinde bulundu.
2023 hedeflerine ulaşmada ekonomideki tüm aktörlere önemli görev ve
sorumluluklar düştüğünün altını
çizen Zeybekci, bu anlamda takım
çalışması ve ekip ruhunun önemine
işaret etti.Türkiye'nin, küreselleşmenin entegrasyonlarla ivme
kazandığı bu dönemde bölgesel ve
Uluslar arası işbirlikleri ile ikili ve çok
taraflı anlaşmalarla entegrasyon
sürecine başarıyla uyum sağladığını
dile getiren Zeybekci, şöyle devam
etti:
"Ticaret politikalarımızın ana hedefi
ihracat bazlı bir büyüme ve bu
meyanda Uluslar arası rekabet
gücümüzün artmasını sağlamaktır.
Dünya ihracat pastasından pay almanın giderek, rekabetin kızıştığı bir
ortamda ihracatçılarımızın
ihtiyaçlarına cevap verecek düzenlemeleri süratle hayata geçirmemiz
hedeflerimize ulaşmamızda çok kritik
bir rol oynamaktadır. Toplumsal refahın artırılması amacıyla tasarlanan
ekonomi, ticaret, yatırım, istihdam,
tasarım, ar-ge gibi tüm politikaların
kesişme noktası ve ortak paydası
M
OCAK-MART DÖNEMİ
Ocak-Mart döneminde 1,5 milyar liralık bütçe
açığı oluştuğunu ifade eden Şimşek, ilk
çeyrekteki açığın 2014 yılı için gördükleri 33,3
milyar liralık bütçe açığının yüzde 4,6'sına
denk geldiğini belirtti. Şimşek, geçen yılın ilk
çeyreğindeki 5 milyar liralık özelleştirme geliri
dikkate alındığında bu senenin bütçe
performansının iyi olduğunun görüldüğünü
kaydetti.Faiz dışı fazlanın da bu yılın ilk
çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre
yüzde 12,6 daha düşük gerçekleştiğini ifade
eden Şimşek, ilk çeyrekte 12,5 milyar lira faiz
dışı fazla verildiğini bildirdi. Şimşek, bu
rakamla birlikte faiz dışı fazla hedefinin yüzde
66,5'ine ulaşıldığını söyledi.
eybekci, Bakanlıkta düzenlenen
"2023 Türkiye İhracat Stratejisi ve
Eylem Planı Koordinasyon Kurulu
Toplantısı"nda yaptığı konuşmada,
strateji hazırlanırken kamu ve özel
sektörün ortak hareket ettiğini
söyledi. Strateji eylem planının kamuözel sektör ortaklığı ile hazırlanan
Türkiye'nin ilk uzun vadeli ulusal
eylem planı olma özelliğini taşıdığını
anlatan Zeybekci, eylem planında
gerek nicelik gerek nitelik açısından
büyük hedefler tespit ettiklerini kaydetti.
Strateji kapsamında 2023 yılı için belirlenen 500 milyar dolar ihracat
hedefine ulaşmak adına hangi politikalara, paydaşlara ve süreçlere
ihtiyaç duyulduğunun tespit
edildiğini dile getiren Zeybekci, "Bu
doğrultuda 9 ana eylem planının altında 19 stratejik hedef ve bu hedeflere ilişkin 76 eylem belirlendi" diye
konuştu.2012-2023 dönemini kapsayan 3 aşamada 4 yıllık dönemler
halinde tasarlanan stratejinin ilk
dönemi olan 2012-2015 döneminde
kısa vadeli projelerin ele alındığını,
2012-2019 döneminde orta, 2012-2023
döneminde uzun vadeli projeksiyonların yer aldığını ifade etti.İlk dönemin sonunda birçok eylemin gözden
geçirilip revize edileceğini anlatan
Zeybekçi, 2013 sonu itibarıyla 4
eylemin süresinin tamamlandığını
açıkladı.
aliye Bakanı Mehmet Şimşek, düzen
lediği basın toplantısında 2014 yılı OcakMart dönemindeki bütçe gerçekleşme
lerini açıkladı.Cari açığın bu yıl önemli oranda
daralacağını belirten Şimşek, büyümenin ılımlı
devam edeceğini, enflasyonun yılın ikinci
yarısında düşüş trendine gireceğini söyledi.Bu
yılın mart ayında bütçenin, geçen yılın aynı
ayına göre 300 milyon lira azalışla 5,1 milyar
lira açık verdiğini belirten Şimşek, faiz dışı
dengede ise geçen seneye göre önemli iyileşme
kaydedildiğini söyledi.Geçen yıl mart ayında
460 milyon liralık faiz dışı açık varken, bu yıl
538 milyon liralık faiz dışı fazla verildiğini
anlatan Şimşek, "Gerek bütçe açığı gerekse faiz
dışı denge açısından bakıldığında 2014 yılı mart
ayında 2013 martına göre daha iyi performans
söz konusu" dedi.
İlk çeyrekte bütçe giderlerinin geçen yılın aynı
dönemine göre yüzde 11,3 artış gösterdiğini
ifade eden Şimşek, bütçe harcamalarının ilk 3
ayda bütün yıl için öngörülen bütçe
hedeflerinin yüzde 24,2'sine denk geldiğine
işaret etti. Bu kapsamda bütçe gider
gerçekleşmelerinin başlangıç hedefleriyle
uyumlu olduğunu vurgulayan Bakan Şimşek,
toplam harcamalar içerisinde faiz hariç bütçe
giderlerinin geçen yılın aynı dönemine göre
yüzde 15 arttığını belirtti. Şimşek, bu rakamın
yüksek seyretmesinde özellikle yatırımlar,
personel giderleri, sosyal güvenlik giderleri gibi
bir çok faktörün etken olduğunu dile getirdi.
şüphesiz ki ihracattır. İşte 2023 ihracat stratejisi tüm bu politikaların kesişiminde yer alarak adeta
hedeflerimize ulaşmamızın bir garantisidir.”Son dönemlerde dünyanın ve
Türkiye'nin yaşadığı ekonomik
gelişmelere bakıldığında ülkenin
ihracatını artırması ve ihracata dayalı
bir kalkınma modelini benimsemesinin ne kadar doğru bir
strateji olduğunun görüldüğüne işaret
eden Zeybekci, "Bu yıl Türkiye'nin
ihracat hedeflerinin beklenenin üzerinde sürpriz bir şekilde yakalayacağını öngörüyoruz" diye konuştu.
"Küresel ekonomideki kırılganlıklar
tam onarılmadı"
Türkiye ekonomisinin son 10 yılda
önemli mesafe kat ettiğine işaret eden
Zeybekci, 2012 yılında Türkiye'nin
dünya ekonomisindeki zor şartlara
rağmen yüzde 2,1, geçen yıl da yüzde
4 büyüdüğünü anımsattı.OVP'ye göre
bu yıl yüzde 4 büyümenin hedeflendiğini anımsatan Zeybekci, IMF ve
Dünya Bankası raporlarına
bakıldığında küresel ekonominin,
başta gelişmiş ekonomilerdeki toparlanma nedeniyle ivme kazanmaya
başladığını belirtti. Zeybekci, bu yıl
küresel ekonomik büyümenin 2013'e
göre daha güçlü olacağının
öngörüldüğünü söyledi.
Küresel ekonomiye ilişkin beklentilerin Türkiye gibi gelişmekte olan
ülkeler açısından fırsat oluşturduğuna dikkati çeken Zeybekci,
gelişmekte olan ülkelerin mal ve
hizmet ihracatlarının yüzde 5
büyümesinin beklendiğini belirtti.
"Ancak küresel ekonomide ve ticarette
yaşanan kırılganlıklar henüz tam
olarak onarılmış değildir" diyen Zeybekci, küresel ekonomik veriler
gelişme göstermesine rağmen bazı
tehlikelerin bulunduğunu kaydetti.
ABD'nin genişleyici para politikasından vazgeçmesinin gelişmekte olan
ülkeler üzerindeki etkisine kafa yorulması gerektiğinin altını çizen Zeybekci, geçen yıl Türkiye'nin
ihracatının yakın coğrafyada yaşanan
gelişmeler ve altın ihracatındaki
düşüşe rağmen 2012 seviyeleri ile
hemen hemen aynı gerçekleştiğini
dile getirdi.
Şap Enstitüsü'ndeki aşılar bozulmadı
Gıda, Tarım ve Hayvancılık
Bakanı Eker, Şap Enstitüsü'ne sabotaj haberlerini doğrulayarak, olayın
2 ay önce olduğunu ve
aşıların bozulmasına fırsat
verilmediğini bildirdi.
ıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı
Mehdi Eker, "Şap Enstitüsü'ne sabotaj yapıldığı" yönündeki haberlere
ilişkin, "Birisi veya birileri ODTÜ tarafından, yoldan girmiş. Oradan telleri
kesmek suretiyle jeneratörü devre dışı
bırakmış. Arkadaşlarımız da bunu tespit
etmişler ve tekrar elektrik akımını
sağlamışlar" dedi.
G
Eker, Meclis'te gazetecilerin sorularını
cevaplandırdı. "Şap Enstitüsü'nün elektriğinin kesilmesi bir sabotaj mı?"
sorusu üzerine Eker, konuya ilişkin
haberlere değinerek, 10 Şubat 2014 tarihinde gece, sabaha karşı enstitünün
elektrik hatlarının kesilmesi, jeneratörün devre dışı bırakılmasıyla ilgili bir
olay yaşandığını söyledi.Enstitüde bulunanların durumu fark ederek, yedek jeneratörü çalıştırdıklarını belirten Eker,
aşılarda herhangi bir bozulmaya fırsat
verilmediğini, sağlıklı bir şekilde aşı
üretimine devam edildiğini kaydetti.
Bunu kimin yaptığına dair Emniyet
Genel Müdürlüğü ve Milli İstihbarat
Teşkilatı'nın çalıştığını bildiren Eker, onların soruşturmasının devam ettiğini,
kendilerine intikal eden bir konu olmadığını belirtti. Eker, şöyle devam etti:
"Enstitü şu anda 30 milyon doz, biz ona
'trivalan' diyoruz, yani 3'lü olabiliyor.
Toplamda 90 milyon doz aşı üretebilme
kapasitesine sahip. Türkiye'nin ihtiyacının tamamını giderecek şekilde aşı
üretimi var ve sağlıklı şekilde yapılıyor.
Biz ona fırsat vermedik. Birisi veya birileri girmiş, ODTÜ tarafındaki yoldan,
oradan telleri kesmek suretiyle jeneratörü devre dışı bırakmış.
Arkadaşlarımız da bunu tespit etmişler
ve tekrar elektrik akımını sağlamışlar. 2
aydan daha fazla zaman önce vuku
bulan bir hadise, şu anda herhangi bir
sorun yok. Aşı üretimi devam ediyor, sahaya da bütün ihtiyaçların tamamı
giderilecek şekilde aşı tedariki yapıldı ve
gönderiliyor. Türkiye'nin bu alandaki
tek enstitüsü, aşı üretim merkezi son
derece modern şartlarda üretimimini
yapıyor."
AŞILAR BOZULMADI
"Aşıların bozulması söz konusu mu?"
sorusuna Eker, "Hayır, kesinlikle öyle
bir şey zaten olmadı. Çünkü hemen bir
iki saat içerisinde elektrik tekrar
bağlanıyor" yanıtını verdi.Bunu yapanların çok ciddi bir şeye kastettiğini vurgulayan Eker, "Neden? Çünkü şehir
elektriğinin jeneratöre bağlandığı yerden kesiyor. Normalde jeneratör
otomatik devreye giriyor ama böylece o
devreye girmemiş oluyor" diye konuştu.
Eker, şap ile ilgili haberlerde yer alan
bilgilerin yanlış olduğunu belirterek,
"(Kanser) falan gibi benzetmişler. Şap
ekonomik değeri çok önemli bir
hastalıktır. Hayvanların ağızlarında ve
ayaklarında birtakım yaralar oluşuyor.
Hayvan yem yiyemiyor, yürüyemiyor.
Hayvanın kilo kaybı oluyor. Bu da çok
önemli bir tehlike ve risk. Tüm gücümüzle bununla mücadele ediyoruz. Bunun
epey bir etkisi ve zararını çok minimal
düzeye indirmiş durumdayız" dedi.
Author
Document
Category
Uncategorized
Views
1
File Size
2 470 KB
Tags
1/--pages
Report inappropriate content