close

Enter

Log in using OpenID

avize sanatına mücevher etkisi

embedDownload
İÇİNDEKİLER
4
İÇİNDEKİLER
2
3
FOCUS
56 Kervan'da Aşk
Başkadır
GEZİ
80 Paris’te Üç Gün
KISA KISA
32 Kısa Kısa Ürün
Tasarımları
60 Çocuk OdalarıDETAY
84 Her YaprakBOTANİK
Yeşil Olmak Zorunda Değil
MODA
34 Bu Ay Ne Giymeli
ADRES
64 Yumuşak Dokunuşlar
86 KurabiyelerinBLOG
En Sevimli Atölyesi
10 Cem SeyhunSANAT
Ünbay - Aşk, Hep
MASKULEN
38 Erkeksi Detaylar
68 Kaliforniya’daEVModern Bir Ev
BLOG
88 Bir Bahar Masalı
14
FEMİNEN
40 Pembe Romantizm
72 Angkor WatMİMARİ
FİKİR
90 Farklı Malzemeler
ve İlginç Fikirler
FOCUS
42 İki Kişilik Zevkler
76 Pembeler RENK
6
8
18
EDİTÖRDEN
2014, Hepimiz İçin Başarılı
Bir Yıl Olsun!
AJANDA
Şubat ayının “En”leri
RÖPORTAJ
Cem Seyhun Ünbay
Tek Soru Tek Cevap
ELİŞİ
Aydın ÇOLAK
Avize Sanatına Mücevher Etkisi
SANAT
Özlem Yörük - Balıklarla Dans
30
TASARIM
Kurabiye - Keçe-Şarap Sandığı İle
Romantik Sunumlar
TASARIM
22 Andrey Privalo
- IŞIK TOPU
FOCUS
44 Sevgiliye Hediyeler
24 Evleriniz İçinYENİ
Yeniler
46 PuantiyelerTARZ
26 Belkız SerimTASARIM
- Yaratıcı ve Kadınsı
EV
48 Flamingo Manzaralı
Gösterişli Bir Ev
Genel Yayın Yönetmeni / Sanat Yönetmeni Selin KANDEMİR [email protected]
Yayın Yönetmeni / Editör Işıltan IRMAK [email protected]
İçerik Editörleri Burcu KARTALCIKLAR [email protected], Elif DASTORİ [email protected]
Grafik Tasarım Ufuk BALCI [email protected]
Yazarlar Selma AYDINGÖZ [email protected], Asuman ERGÜÇ,
Yeşer TOKGÖZ, İpek TAYFUR [email protected]
Katkıda bulunanlar Cem Seyhun ÜNBAY, Aysu TANRIVERDİ,
Berk CANYÜREK, Meral ALPTEKİN, Yağmur AKSOY, Beste GÖNLÜGÜZEL
Hukuki Danışman Özge Vural DURMUŞ
Reklam Satış Müdürü Olcay KART [email protected]
Reklam Rezervasyon Burcak IRMAK [email protected]
6753 / 19 Sok. No: 24 KARŞIYAKA-İZMİR (0 232) 368 96 98
[email protected]
facebook.com/decor35
EDİTÖRDEN
4
[email protected]
Sende ben, kutba giden bir geminin sergüzeştini,
Sende ben, kumarbaz macerasını keşiflerin,
Sende uzaklığı,
Sende ben, imkânsızlığı seviyorum.
Güneşli bir ormana dalar gibi dalmak gözlerine
Ve kan ter içinde, aç ve öfkeli,
Ve bir avcı iştahıyla etini dişlemek senin…
Sende ben, imkânsızlığı seviyorum,
Fakat asla ümitsizliği değil...
NAZIM HİKMET
Teknolojiye yeni
renkler kattık.
Bosch ankastre ürünler, kusursuz uyum ve
4 farklı renk seçeneği sunuyor.
Şubat ayı diğer aylardan farklı mı sizce? Daha mı duygusal ya da aynı
sıradanlıktan mı? Ben bilemedim. İçsel bir seyahat yapıyorum; arıyorum,
tarıyorum duygularımı bu “pembe” denen ay için. Bulduklarım bende gizli…
Çoğunluk, “Şubat” ayının çok anlamlı, çok duygusal, çok romantik bir
ay olduğunu söyler. Buna ben de inanıyorum. Bu ayın başında resim
baktım, resim yapmaya çalıştım, resim sergilerini gezdim… Fotoğraf
çektim, fotoğraf baktım, fotoğraf gördüm… Konsere gittim, müzik
dinledim, gitarımı çaldım, Murat ile (Murat Erturgut) bateriye vurduk,
piyanonun siyah beyaz tuşlarına bastık… Sinemaya gittim, film izledim…
Cem’in şiirlerini dinledim (Cem Seyhun Ünbay), duygulandım, şiir
söyledim… Söyleşiler oldu şehirde, aklım köylere gitti…
Tasarım bile yaptım; çizdim, sildim, çok sonra beğendim, sevildi…
Bu ay çok romantik olacak. Daha ayın başında olmamıza rağmen benim
için çok duygusal olmaya başladı bile. Ee, sanatın olduğu her yer benim
için zaten hep “Şubat”tır.
Romantizm rüzgârlarının estiği Decor35 dergisinin şubat sayısında sizi
bekleyen başka güzel konular da var: Moda tasarımcısı Belkız Serim’den
yaratıcı cevaplar, Cem Seyhun Ünbay’ın şiirleri üzerine yaptığımız aşk
fısıltıları, ressam Özlem Yörük’ün bu fısıltılara istinaden yaptığı çığlık
çığlığa aşk resimleri, puantiyelerin aşka gelmiş halleri…
Aşksız ve tabii ki sanatsız kalmamanız temennilerimle…
Bosch ankastre ürünler, işlevsellik ve teknolojiyi bir arada sunarken, kullanıcısının
ihtiyaçlarını da %100 oranında karşılıyor. Şimdi fırınından davlumbazına, ocağından
buzdolabına kadar bütün Bosch ankastre ürünler hem birbirleriyle kusursuz bir
uyum içinde olacak hem de siyah, beyaz, çelik ve kuvars renk seçenekleriyle mutfağa
ruhunuzu yansıtacak. www.bosch-home.com/tr
Not: Frankfurt’ta, 7-11 Şubat tarihleri arasında, Frankfurt Messe organizatörlüğünde,
Ambiente Mobilya ve Dekorasyon Fuarı yapılıyor. Frankfurt’a yolunuz düşerse dünyaca
ünlü bu fuara uğramanızı kesinlikle tavsiye ederim.
Siyah
Beyaz
Bosch Çağrı Yönetim Merkezi: 444 6 333
Çelik
BoschHomeTurkiye
Kuvars
5
AJANDA
AJANDA
6
KONSER
İZMİR
GRİPİN
7 Şubat 2014, 23.00 – Ooze Venue
VEGA
8 Şubat 2014, 22.00 – Hayal Kahvesi Performans
NÜKHET DURU & TİMUR SELÇUK
10 Şubat 2014, 20.30 - İZMİR AKM YUNUS EMRE SALONU
OĞUZHAN KOÇ
14 Şubat 2014, 23:00 - Ooze Venue
FATİH ERKOÇ AKUSTİK QUARTET
19 Şubat 2014, 20.30 - İZMİR AKM YUNUS EMRE SALONU
YENİ TÜRKÜ
21 Şubat 2014, 23:00 - Ooze Venue
FETTAH CAN
24 Şubat 2014, 20.30 - İZMİR AKM YUNUS EMRE SALONU
EMRE AYDIN
28 Şubat 2014, 23:00 - Ooze Venue
ÇOK SATAN
KİTAPLAR
İZMİR
VİZYONDAKİLER
KADIN İŞİ BANKA SOYGUNU (KADIN İŞİ), Komedi
Oyuncular: Meltem Cumbul, Filiz Ahmet, Ayten Uncuoğlu, Meral Çetinkaya,
Özge Ulusoy
“Kadın İşi”; farklı nedenlerle hayal kırıklığına uğramış, kalpleri kırık 4 kadının,
kendileri için göze alamayacakları riskleri, şartlar ne olursa olsun birbirleri için göze
alarak kalkıştığı banka soygunu macerasını anlatıyor. Başlarına ne geleceğini
düşünmeksizin, hiçbir koşulda birbirini satmayan 4 kadının sırt sırta verdiği film;
gerçek dostlara daha sıkı sarılmanın ne denli önemli olduğunu anlatırken, en zor
şartlarda dahi gülecek bir şey bularak hayata tutunmanın önemini de seyirciye
eğlenceli bir şekilde hatırlatıyor.
FRANKENSTEİN: ÖLÜMSÜZLERİN SAVAŞI
(I, FRANKENSTEİN), Bilim Kurgu, Fantastik
Oyuncular: Yvonne Strahovski, Aaron Eckhart, Miranda Otto, Bill Nighy, Jai Courtney
G.I. Joe: Rise of the Cobra'nın senaristi Stuart Beattie tarafından yazılan ve yönetilen
bu Lionsgate yapımı filmde, Aaron Eckhart parçaları birleştirilmiş özel bir detektif
olan Adam Frankenstein'ı canlandırıyor. Doğaüstü yaratıklar Dünya'yı ele geçirmek
isteyince, eşi benzeri görülmemiş bir kahraman insanoğlunun yardımına koşar...
EYVAH EYVAH 3, Komedi
Oyuncular: Ata Demirer, Demet Akbağ, Özge Borak, Serra Yılmaz, Tarık Ünlüoğlu
Hüseyin Badem, babasını bulduktan sonra hayatının aşkı olan Müjgan ile evlenmiş,
kendisi de Zabıta olmuştur. Yol arkadaşı Firuzan ise şöhretine şöhret katmıştır. İşte
tam bu sırada Müjgan'ın hamile olmasıyla birlikte Geyikli'de olaylar yine çığırından
çıkacaktır.
HERKÜL: EFSANE BAŞLIYOR 3D, Aksiyon, Fantastik
USTAM VE BEN
ELİF ŞAFAK – DOĞAN KİTAP
GALİZ KAHRAMAN
İHSAN OKTAY ANAR – İLETİŞİM YAYINCILIK
ALLAH DE ÖTESİNİ BIRAK
UĞUR KOŞAR – DESTEK YAYINLARI
MİHMANDAR
İSKENDER PALA – KAPI YAYINLARI
ÇOK SATAN
ALBÜMLER
FAZIL SAY – İLK ŞARKILAR
MEHMET ERDEM – HİÇ KONUŞMADAN
DUMAN - DARMADUMAN
EMRE AYDIN – EYLÜL GELDİ SONRA
Oyuncular: Kellan Lutz, Gaia Weiss, Scott Adkins, Liam Mcıntyre, Roxanne Mckee
M.Ö. 1200’de Antik Yunan’da bir kraliçe, Kral’ın gaddar yönetiminin devrilmesi
ve yoksulluk içindeki halkın barışa kavuşması vaadiyle Tanrı Zeus’un şehvetine
yenik düşer ve sonrasında hamile kalır. Bu birliktelikle dünyaya gelen Herkül, kendi
kaderinden ve gerçek kimliğinden bihaberdir. Onun hayatını adayacağı tek tutkusu,
sevgilisi Girit Prensesi Hebe’dir. Fakat Hebe, Herkül’ün kardeşi ile evlendirilecektir.
Yarı Tanrı Herkül, gerçek kimliğini ve asıl amacını öğrenince bir seçim yapmak
zorunda kalır: Ya gerçek aşkını da alıp kaçacaktır ya da kaderinin gereğini yaşayıp,
gerçek bir kahraman olacaktır.
Bİ KÜÇÜK EYLÜL MESELESİ, Dram, Romantik
Oyuncular: Farah Zeynep Abdullah, Engin Akyürek, Ceren Moray, Onur Tuna, Serra
Keskin
Eylül hayatta istediği her şeye sahip. Güzel, neşeli, eğlenceli. Ta ki bir gün başına
bir şey gelene ve yaşamının son bir ayını unutana dek. Ailesi, arkadaşları her şeyin
yolunda olduğunu söyleyip dururken, Eylül bir şeylerin ters gittiğini anlamaya
başlar. Ve hatırlamadığı bir ayın peşinden Bozcaada'ya gider. Orada, daha önce hiç
görmediği derbeder, garip bir adam.
KONSER
İSTANBUL
Okay Temiz 11. Ritmin Günü Konseri
11 Şubat 2014, 20:00, CRR Konser Salonu, İstanbul
Yeni Türkü
14 Şubat Sevgililer Günü Konseri
14 Şubat 2014 22:00,Jolly Joker
Özge Fışkın
26 Şubat 2014 23:59, Beyoğlu Hayal Kahvesi, İstanbul
Bulutsuzluk Özlemi
20 Şubat 2014 22:30,Beyoğlu Hayal Kahvesi
Mabel Matiz
28 Şubat 2014 22:00, Jolly Joker
7
İSTANBUL
VİZYONDAKİLER
GEÇMİŞ, Dram, Gizem
Oyuncular: Bérénice Bejo, Ali Mosaffa, Valeria Cavalli, Babak Karimi, Tahar Rahim
4 yıllık ayrılıktan sonra, karısı Marie'nin çağırması üzerine Ahmed
Tahran'dan Paris'e geri döner, geliş amacı boşanma davasıyla ilgili belgeleri
tamamlamaktır. Kısa süreliğine yaptığı bu ziyaret esnasında eski eşi
Marie'nin kızı Lucie'yle son derece sancılı ilişkisinin farkına varır. Annesinin
ricasıyla Lucie'nin sorunlarını öğrenmeye karar veren Ahmed'in uğraşları, eski
ve kuytuda kalmış bir sırrın ortaya çıkmasıyla sonuçlanacaktır
12 YILLIK ESARET Biyografi, Dram, Tarih
Oyuncular: Chiwetel Ejiofor , Michael Fassbender , Benedict Cumberbatch ,
Lupita Nyong'o , Paul Giamatti
Solomon Northup’ın 1853 yılında yazdığı ve kendi hikâyesini anlattığı
romanından uyarlanan filmde Northup, ABD’nin kuzeyinde yaşayan özgür
bir insanken, kaçırılarak köle yapılmış ve 12 yıl köle olarak çalıştırılmış.
UZAK ÇIĞLIK Bilim Kurgu, Aksiyon, Gerilim, Macera
Oyuncular: Emmanuelle Vaugier , Til Schweiger , Udo Kier , Carrie Genzel ,
ÇOK SATAN
KİTAPLAR
AHMET BATMAN
SABAH UYKUM - DESTEK YAYINLARI
AHMET BATMAN
SOĞUK KAHVE - DESTEK YAYINLARI
KAHRAMAN TAZEOĞLU
BUKRE - DESTEK YAYINLARI
İLKER BAŞBUĞ
SUÇLAMALARA KARŞI GERÇEKLER - Kaynak Yayınları
Ralf Moeller
Roket Büyük bir hızla ve gürültüyle Jack Carver’in teknesine çarpar. Jack
tekne patlayıp paramparça olmadan önce kaçmayı zar zor başarır. Genç
gazeteci Valerie Constantine onu bu seyahat için tuttuğunda, Carver’ın
hayalindeki seyahat bu değildir. Kaptanın görevi onu bir muhbirle buluşması
için ücra bir adaya götürmekti, ama hiç bir şey yolunda gitmez. Adanın sırrı
her neyse, onun koruyucuları bunun bilinmesini engellemeye hazırdırlar
Jack ve Valerie paçalarını zor kurtararak ormanın içine kaçarlar. Adanın
diğer tarafındaki limandaki gemiye ulaşmaya çalışırken acımasız askerler
tarafından yakalanırlar. Her şeye rağmen limana varışlarının ardından adanın
sırrını çözerler: Dr. Krieger’ın mükemmel ölüm makinesini yaratma girişimi ve
tehlikeli deneyler.
KÖFTE YAĞMURU Animasyon, Aile, Komedi
Oyuncular: Neil Patrick Harris, Anna Faris, Terry Crews, James Caan, Benjamin
ÇOK SATAN
ALBÜMLER
DUMAN - DARMADUMAN
EMRE AYDIN – EYLÜL GELDİ SONRA
FAZIL SAY – İLK ŞARKILAR
OĞUZHAN KOÇ - BEN HALA RÜYADA
Bratt
Flint Lockwood, suyu yiyeceğe dönüştüren bir makine icat etmişti. Flint’in
amacı insanları mutlu etmekti ancak işler kontrolden çıkınca filmin sonunda
Flint makinesini imha etmek zorunda kalmıştı. Cody Cameron ve Kris
Pearn ikilisinin yönettiği KÖFTE YAĞMURU 2’deyse Flint, durdurduğunu
sandığı icadının evrimsel bir işlev bozukluna neden olarak halen çalışmakta
olduğunu öğrenir. Flint ve arkadaşlarının bu sefer dünyayı, makinesinin
yarattığı hayvan-yiyecek karışımı mutant yaratıklardan kurtarması
gerekmektedir.
8
9
Hazırlayan: Elif Dastori
TEK SORU TEK CEVAP
KONU AŞK”…
"
Cem Seyhun Ünbay ile buluşuyoruz. İzmirli ünlü şair ve yazar. Bu zamana kadar birçok kitaba
imza atmış değerli bir sanatçı. Ünbay ile buluşmamız röportaj için belki ama en önemlisi de
onun o hoş sesi, güzel sohbeti, anlatımları, anlattıkları, paylaşımları, İzmir’e dair hisleri, bildikleri
ve tabii ki “Aşk” için yazdığı yazıları, şiirleri, ifadeleri… Röportaj içeriğinin dışında,
tüm bunları da dinleyecek olmak ayrı bir keyif veriyor insana…
Bu seferki röportaj farklı olsun dedik: Tek sorulu. Sorunun içeriği “Aşk” olsun dedik.
Dediğimiz gibi, sadece aşk olsun…
Sevgili Ünbay, hep aşk diyorsunuz, bunca yıldır aşkı anlatıyorsunuz. Son kitabınız da adı gibi “hep, aşk” üzerine...
“Sizce, aşk yaşamın, yaşam aşkın neresindedir ve ne kadar yer alır?” diye sorsak…
Bence, yaşamın özü, ruhun gözü ve dahi yüreğin közüdür aşk. Çünkü hala ve hep, “öz”de yaşar, “göz”de kalır,
“köz”de yanar durur aşk.
Akıldan çıkarmamalı hiç, zaman eskimez, aşk bitmez aslında. Öylece durur, bıraktığımız yerlerde… Kitap aralarında, çekmece diplerinde, fotoğraf arkalarında, unuttuğumuz ceplerde, bıraktığımız gibi öylece durur. Bu yüzden,
eskimez zaman. Aslında her şey olduğunca dururken, eskiyen ve biten bizleriz. Görmezden bilmezden gelir,
çevirip gözlerimizi ve kendimizi, başka şeyler izleriz. Eskirken kendimiz, farkındalık öte yakaya taşınmışken sessiz sedasız ve biz bunun farkında değilsek -bilerek/bilmeyerek- ne kolaydır zamanı suçlayıp kendimizi temize
çıkarıvermek…
Cem Seyhun Ünbay
Hayatlarımıza ne kadar yeni hayatlarla birlikte yeni evler, sokaklar, bulvarlar, AVM’ler, binalar, balkonlar, eşyalar,
vs. eklesek de boş… Çünkü yüreğimizdeki, çekmecelerdeki eski fotoğraflar ve bu fotoğraflardaki yüzler, yerler,
sevinçler (ki sevinçli olmayan üzgün fotoğraf yoktur) her şey aynı durur. O fotoğraflara bakarken, bir tül ve kül
yığınından havalanan yüzlerin, sözcüklerin, anların uçuştuğunu görürüz. İşte onlar ki, saçımıza beyaz, omuzlarımıza yüktür biraz. Böyleyken, nasıl inkâr edebiliriz? İnkâr, yüreğe ihanettir. Ancak, dil ihanet edebilir; çünkü yalan
ağızda bekler, ağızda gizlidir. Lakin göz, göz asla! Çünkü göz, dilden ötedir, göz ezberler, hep bilir.
İşte bu yüzden, unutmamalı; yaşamın özü, ruhun gözü ve dahi yüreğin közüdür aşk. Aşk ki hala ve hep “öz”de
yaşar, “göz”de kalır, “köz”de yanar durur aşk.
SANAT 10
SANAT 11
Hazırlayan: Elif Dastori
Fotoğraf: Işıltan Irmak
CEM SEYHUN ÜNBAY
İzmir doğumlu. E.Ü. Reklamcılık ve Halkla İlişkiler mezunu. Eski fotoğraflar, belgeler, kitaplar başlıca ilgi alanı.
İzmir kent araştırmalarını sürdürüyor. Şiirin yanı sıra sinema ile uğraşıyor, iyi fotoğrafın peşinden koşuyor.
Geniş kapsamlı deniz feneri objeleri koleksiyonuna sahip, bu konuda iddialı.
Şimdiye dek,
• Yosundandı Posedion’un Sakalları (1992)
• Adını Hiç Sormayın Söylemem (1993)
• Cem’reler - Düşler Yaşamın Giysileridir(1995)
• Geldin - Gecikmiş Bir Kuş Gibi(2001)
• Kent Masalları(2001)
• Öyle Söyleme(2003)
• Ve Hala(2003)
• Aşk, A’dan Z’ye(2005)
• B/Elli İz(2005)
• Pireler Berber Değilmiş (2012)
• Aşk, Hep (2013)
kitaplarıyla birlikte şiirleri, yazıları, anlatıları, kısa metrajlı film öyküleri yayımlandı.
ÖDÜLLERİ
1998 - Ömer Seyfettin Öykü Özel Ödülü
1998 - Karadeniz- Hasan Bayrı Şiir Yarışması 1.liği
1999 - Karadeniz- Hasan Bayrı Şiir Yarışması 1.liği
2001 - CUMOK- Uğur Mumcu Şiir Yarışması 1.liği
2012 - Mevlüt Kaplan Şiir Yarışması 2.liği
SANAT 12
SANAT 13
İYİ Kİ VARSIN…
Dirilişi ısrarla vurgularca, iki yıldız olup aktı yüreğimiz; sığınağımızdaki bitkilerin saçlarını
okşadık, duvarları boyadık. Ve oturup gece masalları okuduk, dışarıdaki yağmuru, fırtınayı
dinledik, daha da sokulduk birbirimize. Sonra, arınmışlıkla örülü bir halde bembeyaz uykulara
yattık ateşin yanında, birbirimize uyanarak, birbirimize uzayarak aktık.
Bazen, otururduk öylece, sabahlara ererdik. Sen, huzurlu sessizliğinle gülümseyip en duru ve en
açık, gözlerime bakarak şiirler beklerdin benden. Elim, dilim sen olurdu, biz olurdu… Sana akar,
seni yazardım, dokunurdum gözlerinin gölgesine. Dalıp giderdim, bakmalarının ve varlığının
rengine. Bazen de öylece kalırdım; kolay mı, hangi dil, hangi dize yansıtabilirdi, senin ruhunun
simlerle işli perdelerini sese yükleyip çizmeyi? Okumaları unutur, gözlerinde tutuklu kalırdım
sessiz ve uzun usul… Ey Sevgili, yeryüzü meleğimsin sen, içimde susmayan söz, bakışlarıma
düşen gökkuşağı ve son çağ kadını… İşte bendeki varlığının iki kelimelik fotoğrafı: “ Seni
Seviyorum!”; dediğim gibi En Sevgili, seni seviyorum işte. Ve aslında yetmiyor bu iki kelime bile,
çünkü yürek, dar geliyor bu dile.
Çünkü sen, benim için farklı bir şeysin; tutku berisi, saygı ötesi, sevginin kendisi, ilginin öznesi ve
özelisin. Hep dediğim gibi, asıl şimdi yaşıyorsun sen, görerek ve hak ederek. Boş ver, hadi gel,
unut ne zaman doğduğunu ya da nasıl yaşadığını, eski zamanlarını, her şeyi unut. Bak, içimdesin,
sonsuza yükselmeye yazgılı sevgilisin. Böylesi sevilmekliğin, güneşe korku salıyor, varsın diye;
yıldızlar düşüp dökülüyor, sönüyor bir bir, sen daha parlaksın diye… Ve ben, ölçüsüz huzurum,
eskimeyen ve eksilmeyen sevdamla geldim sana. Uyku beyazı gecelerimde, henüz yazmadığım
cam mavisi şiirlerim duruyor, al, hepsi senin, hepsi sana... Gözlerin, benim için, yağmurlar
kadar bereketli, deniz fenerleri kadar kutsal. Bak, yalansız bir şekilde sen’li beni veriyorum sana,
tıpkı senin kendini sunduğun gibi. Bilesin, soluk soluğa, ten tene yaşadığımız gibi sevinçlerimizi
bir’leyip haykırarak var olacağız. Çünkü son cem’re ikimize düştü, sevindik diz boyu.
Hadi nice güzel günlere, güzelliklerle, nice birlikte güzelliklere…
Resim: Özlem YÖRÜK
Şiir: Cem Seyhun ÜNBAY
ELİŞİ 14
AVİZE SANATINA
MÜCEVHER
ETKİSİ
Hazırlayan: Berk Canyürek
Fotoğraf: Işıltan Irmak
ELİŞİ 15
ELİŞİ 16
ELİŞİ 17
Aydın ÇOLAK
Aydın Çolak, İzmir’in Karşıyaka ilçesinde yaşayan bir avize tasarımcısı. Ayrıca yaptığı butik işler ile herkesi kendine hayran
bırakan bir kişi. Avize tasarım sürecinde sanatını cömertçe ortaya koyan Çolak'ın bu iş için kullandığı ışıltılı malzemeler, onun
renkli dünyasını da ortaya koyan önemli aracılar olmuş. Bu ışıltılı
dünya onu ister istemez zaman içerisinde mücevher tasarlamaya yöneltmiş. Bu işi amatör bir duygu ile hobi amaçlı yaptığını
dile getiren Aydın Çolak, yaptığı işler ile bu konuda ne kadar
yetenekli olduğunu bize hissettiriyor.
Art Nouveau ve vintage sanat akımlarından etkilenerek oluşturduğu bu tasarımları evinde kurmuş olduğu ufak bir atölyede yapıyor. Tasarımlarında genellikle farklı boy ve şekillerdeki
zirkon taşlarını kullanmayı tercih ediyor. Maden olarak henüz
gümüş ve altın kullanmaya cesaret edemeyen tasarımcı ileri
ki günlerde bu konu ile ilgili çalışmalar yapacağı müjdesini de
veriyor. Amacı, yapmış olduğu bu tasarımların sayısını arttırarak
bir sergi açmak.
KENDİ ZÜMRÜTÜNÜ KENDİSİ YAPIYOR
Avizecilik mesleğinde hayatı boyunca farklı teknikleri öğrenmeye çalışarak kendini geliştiren Çolak, takı tasarımında da aynı
yolu izlemiş. İlginç konulardan bir tanesi de kendi kendine yaptığı taşları tasarımlarında kullanması. Bu konuyu Aydın Çolak şu
şekilde anlatıyor:
“Birçok şey deneme yanılma yolu ile öğreniliyor. Bir gün atölyemde çalışırken, ben bu camı eritsem ne olur, diye düşündüm.
Soda şişesinin küçük bir parçasını aldım ve şaloma dediğimiz
ateş veren aletin altına tuttum. Cam önce lav gibi oldu, akkor
haline geldi ve yumuşacık oldu. Bir çift yardımıyla (kuyumcu
aleti) onu toparladım, tekrar aleve verdim ve onun kapüşon
haline geldiğini fark ettim. Yuvarlak ve bombeli bir şekil alan
cam, soğuduktan sonra formunu korudu ve hiçbir parlatmaya
yönelik müdahale yapmadan kendi kendine parladı. Şimdi de bu
cam-taşları tasarımlarımda kullanıyorum.” (Alttaki fotoğraf)
SANAT 18
SANAT 19
Hazırlayan: Burcu Kartalcıklar
Fotoğraf: Işıltan Irmak
“Yüreğimde taşıdığım samimiyeti,
özgür dünyamın ortaya çıkmasını
sağlayan resimlerime bırakıyorum...”
Özlem Yörük
SANAT 20
SANAT 21
1978 İzmir'de doğdum. 2002’de Pamukkale Güzel Sanatlar
Resim-İş Eğitimi Bölümü’nden mezun oldum. Öğrenciliğimden
bu yana çok değişik alanlara ilgi duyduğum için resimlerimin de
birbirinden çok anlatım biçimleri oldu. Resmi, hep öğrenme süreci olarak gördüm. Bütün kavramları harmanlayıp resimlerimde
biçimlendirme arzusundayım. Bunun altında yatan lekeci tutum
içerisinde kendime ait bir dil oluşturma çabasındayım. Çalışmalarımı kendi atölyemde sürdürüyorum.
Yüreğimde taşıdığım samimiyeti, özgür dünyamın ortaya çıkmasını sağlayan resimlerime bırakıyorum...
SANATÇININ GERÇEKLEŞEN SERGİLERİ
Kişisel Sergisi:
Ege Üniversitesi Hastanesi - 2010
Katıldığı Bazı Karma Sergiler:
2010 Dünya Kadınlar Günü Resim Yarışması -Sergileme
2009 lll.Turgut Pura Vakfı 28.Resim Yarışması - Sergileme
2009 3.Çanakkale Zaferi Resim Yarışması – Dernek Ödülü
2009 Yavuz İşler Sanat Evi Bahara Doğru- İstanbul
2009 Çekirdek Sanat Galerisi- İstanbul
TASARIM 22
TASARIM 23
Hazırlayan: Aysu Tanrıverdi
ANDREY PRİVALO’NUN
IŞIK TOPU LAMBA TASARIMI
PRİVALO DESİGN
Basketbol potası biçimindeki bu lamba, Ukraynalı ürün tasarımcısı Andrey Privalo tarafından minimalist bir yaklaşımla tasarlanmış.
File içine yerleştirilmiş ve ışık kaynağı işlevi
gören bu “basket topu” duvara monte edildiğinde o mekâna farklı bir görünüm kazandırıyor. Ürünün birçok kişiye hitap etmesi
açısından farklı renkleri de mevcut.
Ürünün tasarımcısı Andrey Privalo, Kharkov
Tasarım ve Sanat Devlet Akademisi- Endüstriyel Tasarım Bölümü mezunu. Tasarımcılığının yanında mimarlık da yapan Privalo,
The Union of Designers of Ukraine (Ukrayna
Tasarımcılar Birliği) üyesi…
YENİ 24
YENİ 25
Hazırlayan: Yağmur Aksoy
Casa Mobilya
Afrika’da!
Ünlü mobilya markası Casa, yeni koleksiyonu “Africa” yı gün yüzüne çıkarttı. Afrika’ya
özgü çizgiler taşıyan ve ahşap detayların
ön plana çıkarıldığı bu koleksiyona tüm Casa
Mobilya mağazalarından ulaşabilirsiniz.
Lazzoni’den Yeni
Bir Koltuk Tasarımı
Modern tasarımların öncü ismi Lazzoni
Mobilya, “Langoni” ismini verdiği yeni koltuk
tasarımını müşterileriyle buluşturuyor. Sade
ve modern bir görünüme sahip olan bu koltuk, silindir kırlentleri ve farklı ayak formu ile
konfor ve estetiği bir arada sunuyor.
Döşemesinde farklı kumaş seçeneklerine
sahip Langoni’nin tekli, ikili ve üçlü modelleri
bulunuyor.
Fuga’dan
İncelikler…
Mobilya devi Fuga’nın yeni koleksiyonu
“LIR”, modern stil ev eşyalarından hoşlananlar için vitrinlerdeki yerini aldı. Ceviz
ve gül ağacının estetik görüntüsünü her
bir detayında hissettiren koleksiyonun
aynı zamanda yemek odası takımı da
seçenekler arasında sunulmuş.
Bellona
Yeni Sezona
Hazır
Bellona’nın yeni sezon koleksiyonları
Biella Salon Takımı, Pablo Yemek Odası
Takımı ve Levante Koltuk Takımı, bir
önceki koleksiyonlarında olduğu gibi yine
hayata coşku, heyecan ve mutluluk katan
yeniliklerle dolu!
TASARIM 26
Hazırlayan: Işıltan Irmak
Yaratıcı ve Kadınsı
“Atatürk'ün dil devrimiyle beraber yaptığı kıyafet devrimi,
bizi bir anda medeni ülkeler seviyesine çıkaran ve
yükselten çok büyük bir yenilik.”
Belkız Serim Ankara doğumlu. İstanbul’da yaşıyor. Ankara
Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi İtalyan Dili
ve Edebiyatı Bölümü’nden ve Marmara Üniversitesi
Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil Sanatları Bölümü’nden
lisansı var. Ayrıca Milano'da özel bir okulda 2 yıl boyunca
profesyonel kalıp ve moda tasarımı eğitimi aldı. Cemil
İpekçi'nin yanında başlayan asistanlığın ardından Adil
Örme, First Örme, Polo Garage ve Park Bravo firmalarında
tasarımcı olarak çeşitli tecrübeler edindi. 2003 yılında,
ITKIB tarafından düzenlenen “Oyun” temalı Genç
Stilistler Yarışması’nda ilk 30’da Finalistlik, 2002'de
ise “ELLE” – Türkiye dergisi tarafından düzenlenen
T-shirt Tasarımı Yarışması’nda “Birincilik” kazandı.
T-shirt koleksiyonu Türkiye’nin en önemli markalarından
biri olan Yargıcı’nın 80 mağazasında 2002 yaz sezonu
boyunca kendi adıyla satışa sunuldu. 2014’te Milano'da
bir Showroom ile anlaşma yapacak olan tasarımcı,
çalışmalarına hızlı bir şekilde devam ediyor.
Türkiye’nin başarılı moda tasarımcılarından Belkız Serim
ile tasarım ve moda üzerine konuştuk…
Moda için söylenen en “klişe” cümle ve en “doğru” cümle sizce
nedir?
Bugün nereye bakarsanız bakın "Moda, insanın kendine yakışanı
giymesidir." cümlesini duyabilirsiniz. O yüzden artık klişe olmuştur,
bana herhangi bir şey ifade etmez ya da beni motive etmez diyebilirim. Yves Saint Laurent'in söylediği "Her zaman, stilin modadan
daha önemli olduğuna inanıyorum." cümlesi, moda tarihinin en doğru
cümlesi sanırım.
Ünlü moda devi Yves Saint Laurent’in “Bir kadının giyebileceği
en güzel giysi, sevdiği erkeğin kollarıdır. Ben öyle bir mutluluğa ulaşamayanlar için moda yapıyorum.” cümlesini nasıl yorumlarsınız?
Bazı kadınlar adeta aşk için yaşar, aşık olmadan duramaz, daldan dala
konar. Kimisi flörtöz kimisi de kalabalıklar içinde büyük yalnızlıklar
yaşar. Moda dâhisi Laurent, kadın ruhundan çok iyi anladığı için bir
yerden sonra şan, şöhret, başarı, lüks ve zenginliğin kadının o iflah
olmaz ruhunu doyuramayacağını kavramış olmalı ki tüm kadınlara
jest yaparcasına yine onların ruhunu okşamış. Bu cümlesiyle yalnız,
erkeksiz kalan kadınlara gönderme yapmış. Bir doktor gibi konuşmuş;
TASARIM 27
TASARIM 28
nasıl ki hastaya tek çare ilaç ve tedaviyse Yves Saint
Laurent de etrafındaki yalnızlık hastası kadınlara, tasarladığı kıyafetlerle güç vermiş. Aslında sevgi ve aşkın her
şeyden üstün olduğunu söylemek istemiş. Modayı ve
kendi modasını alaşağı etmiş, biraz ironiyle! Bu lafının
arkasında kendi kırılgan ve yalnız karakterinin izlerini
görüyorum. Yalnızlık, kadın ve moda! Aralarında çok
hassas bir denge var.
Moda denilince aklınıza gelen ilk 3 şey nedir?
Yaratıcılık, çılgınlık ve kadın…
Cumhuriyet’in ilanından hemen sonraki yıllarda
Türkiye’de yapılan kıyafet devrimini bir moda tasarımcısı olarak nasıl yorumluyorsunuz?
Olması gerektiği gibi ve olması gereken zamanda yapılmış, ne geç ne erken... Özellikle Türk kadınların özgürlüğü, ellerine verilen çok büyük bir devrim. Atatürk'ün dil
devrimiyle beraber yaptığı kıyafet devrimi, bizi bir anda
medeni ülkeler seviyesine çıkaran ve yükselten çok büyük bir yenilik. Bu yüzden bir moda tasarımcısı olarak
ben de Atatürk'e çok şey borçluyum. Ancak önemli olan,
onun kurduğu bu devrimi ve şu anki giyim özgürlüğümüzü korumak.
Bir moda tasarımcısının üretim sürecini etkileyen
faktörler nelerdir?
Her şey! Moda tasarımcıları, çok kırılgan ve hassastır.
Yaratım süreci mutlu mesut gitmeyebilir. Üretim sürecinde istediği gibi tasarımlar gerçekleştiremeyebilir.
Ben, gerek yaratım gerekse üretim sürecinde daha çok
sevdiğim ve beni takdir eden insanlara yakınlaştıkça
mutlu oluyorum; motive oluyorum. Yves Saint Laurent,
kendini çok yalnız hissettiği için kendi gibi yalnız kadınlara yardım etmek istemiş. Belki size çok naif bir açıklama gibi gelebilir ama üretim halindeyken bu baş belası
yalnızlık hissi ve stres en etkileyici faktörler.
Bir moda tasarımcısı mutluyken mi yoksa mutsuzken mi yaratıcıdır?
Her iki halde de yaratıcı olabilir. Onu motive eden kaynağın rengi, sesi, adı önemlidir. Kaynak güçlüyse yani
aşırı mutlu ediyorsa ya da tasarımcıyı yerden yere vuruyorsa artı veya eksi tam istenildiği gibiyse hedefe ulaşılabilir. Ancak, unutmamak gerekir ki, moda tasarımcıları
üretim aşamasındayken bir sanatçı gibi çalışamazlar.
Öyle bir lüksleri yoktur. Konsept yaratma ve araştırma
sırasında her şeyden esinlenebilir, yüzlerce eskiz yaparak o anki duygularını ve psikolojik durumlarını kâğıda
aktarabilirler. Üretim aşamasındayken ise masal sona erer;
TASARIM 29
gerçek hayata göre yani reel piyasa şartlarına göre koleksiyon tamamlarlar. Moda, tam sanat değildir! Ticareti
yapılacaksa değildir. Benim için estetiğin ve stilin ticarette vücut bulmasıdır. Tüm markalar böyle çalışır. İşin
mutfağında asistanları ve hayal perileriyle çalışan kırılgan yalnız bir tasarımcı, dışarıda onu bekleyen binlerce
gerçek acımasız görücü…
Spesifik bir renginiz var mı? Neden?
Neredeyse bütün renklere aşığım. Ancak siyah, kahverengi ve gri ile aram iyi değildir. Okul yıllarında giydiğim
forma renklerinden olsa gerek. Forma ya da üniformayı
sevmem. Tek tipleştirme, kişiliksizlik gibi sorunsalları
çağrıştırır bana. Genelde benim renklerim mor ve bordo.
Ve onların diğer tonlarına da bayılırım.
Kitleleri peşinden sürükleyen çeşitli moda stilleri
var. Siz karakterinizi en çok hangi moda stili ile bütünlüyorsunuz? Neden?
Kendi stilimin özünde, modanın en çok referans aldığı
50'li yıllar var. Ama daha çok eklektik bir duruşu olan,
etnik haykırışı olan bir stil benimki. Buna moda dilinde
“spritüal folk”, “etnik folk” ya da “bohemyan folk” diyebiliriz. Stilimde kesinlikle konuşan bir ruh olmalı. Yıllarca
tasarımlarım ve eskizlerim üzerinde en çok geliştirmeye
ve anlamlandırmaya çalıştığım tek şey stilim oldu. Hala
bu kelimeler benim için yetersiz kalıyor. Stil, birkaç kelimeyle anlatılmaz. Gösterilir, yaşanır, yaşatılır.
“Tarih tekerrürden ibarettir!” sözü sizce moda sektörü için de geçerli midir? Neden?
Tarih kendini tekrar edebilir. İyi ve kötü sonuçları olur.
Ancak bir modacının hatta konsept modacının kendini tekrar etmesi bir felakettir. Her ne kadar her sezon
vitrinlerde benzer giysiler, ürünler görsek de bu büyük
markaların belirgin bir stratejisidir. Satış politikası denir
buna. Eskiyi satıyorsam "yeniyi" de eskiyle harmanlayıp satarım mantığı. Moda, işte böyle kendini tekrar
eder. Bunu genelde, çok kar amacı güden büyük giyim
firmaları yapar. Öte yandan moda tasarımcıları ve her
sezon ayrı bir konsept üzerinden koleksiyon tasarlayan
modacılar, kendini tekrar etmemeye çalışır. Doğru olan
da budur zaten. Moda tasarımcısının ilk hedefi yeniyi
bulmaktır.
[email protected]
www.facebook.com/BelkizSerim
www.belkisserim.com
TASARIM 30
TASARIM 31
Hazırlayan: Aysu Tanrıverdi
En Güzel Günümüz,
Sevgi Dolu Bu Kurabiyeler Kadar
Tatlı Geçsin!
Sevgilime
“Benden Bir Hatıra”
Tasarımı
Birbirinden romantik, sevimli ve duygu dolu
kurabiyeler tasarlatmaya ne dersiniz? Sürpriz
olarak hazırlatacağınız kurabiye tasarımları,
hem sadece size özel olacak hem de taptaze
özellikleriyle romantizminize çıtır çıtır
bir tat katacak…
Büyük Kurabiyeler 3 TL
Cupcakeler 5TL
Paketli Küçük Kurabiyeler 6TL (Paket içinde 10 tane)
Pasta 35 TL (4Kişilik)
Tasarım: Cansu Arslan (Kurabiye Canavarı)
[email protected]
kurabiyecanavaricansu.blogspot.com.tr
Sevgilinize farklı bir sürpriz mi yapmak istiyorsunuz? Onu şaşırtmak mı istiyorsunuz?
Sevgi dolu keçe tasarımları romantizm dolu gününüze ayrı bir renk katacak.
Tasarım: Nilay Emek- Keçe İnadı
keceinadi.blogspot.com.tr
[email protected]
Sardunaki Butik Otel’de Sevgilileri
“Aşk Sandığı Tasarımı” Bekliyor!
Kapalı olduğunda sadece bir sandık; ama içini açtığınız zaman çerezlik, mum, tütsü, tirbuşon
ve romantik gecenizi renklendirecek bir şişe şarap ve kadehler ile dolu bir “Aşk Sandığı”…
Tasarım: Mehmet Çelik Sardunaki Restoran / Alaçatı
[email protected]
KISA KISA 32
KISA KISA 33
Hazırlayan: Meral Alptekin
TEPE HOME’DAN HEDİYE ÇEKLERİ
Mobilya ve dekorasyon markası Tepe Home, sevdikleri için
hediye almak konusunda karar veremeyen müşterilerini
rahatlatacak bir hizmet başlattı: Tepe Home Hediye Çeki.
Alacağınız 25, 50, 100 ve 250TL’lik hediye çekleri ile
sevdikleriniz kendi beğendikleri hediyeleri kendilerine alsın.
KORKMAZ İLE BİTKİ ÇAYI KEYFİ…
Korkmaz, son tasarımı olan Demiks Elektrikli Çaycı ile kuşburnu,
ıhlamur gibi bitki çaylarının su sıcaklığını 80 C’de tutarak ideal bir
demlenme sağlıyor. Aynı zamanda hiç vitamin kaybettirmeyerek bitki
çaylarından maksimum bir verim elde etmemizi sağlıyor.
NUEV’DEN YENİ ÜYE OLACAKLARA HEDİYE KUPONU
Lazzoni’nin üretim güvencesi altındaki mobilya markası
NUEV, online mağazasına üye olan müşterilerine ilk
alışverişte kullanılacak 10TL indirim kuponu veriyor. NUEV’in
kaliteli ürünlerinden alırken aynı zamanda indirimden de
faydalanmış olacaksınız.
EN İYİSİ ENZA HOME!
Enza Mobilya, “En Beğenilen Türk Mobilya Markası” seçildi.
TAÇ İLE ODANI TAÇLANDIR!
Taç markasının 11. kez düzenlediği “Bir De
Sen Tasarla” yarışmasında dereceye giren
10 tasarım hayata geçti! Ödüllü nevresimler
ile odanızı taçlandırmak isterseniz Taç
mağazalarını ziyaret edebilirsiniz.
KÜÇÜKLER AİLECE GENİŞLİYOR, İŞLER DAHA DA
KOLAYLAŞIYOR!
Profilo, küçük ev aletleri kategorisindeki yeni
ürünleri ile yaşamı daha da kolaylaştırmayı
hedefliyor. GurmeMax kıyma makineleri ve
RoboMix el blender seti vazgeçemeyeceğiniz
“küçükler” olacak.
Türkiye’nin bir numaralı ekonomi dergisi “Capital”in her sene
yaptığı “Türkiye’nin En Beğenilen Şirketleri” araştırmasının
14’üncüsü Aralık sayısında açıklandı. Buna göre Enza
Mobilya, 2013 yılının “En Beğenilen Türk Mobilya Markası”
seçildi.
MODA 34
Merhabalar
Tasarım, sanat ve moda dünyası, 21-22 Şubat 2014 tarihlerinde Hilton Kongre ve Sergi
Merkezi’nde düzenlenecek olan “Alldesign 2014” için toplanıyor.
Alldesign 2014 - Uluslararası Tasarım Konferansları ve Yaratıcı Endüstriler Fuarı için Türkiye’ye
gelecek olan konuşmacılar arasında TIME dergisi tarafından dünyada moda alanında en etkili 25
kişiden biri seçilen ve Gucci, Coca Cola, Nissan gibi markalara danışmanlık veren dünyaca ünlü trend
kahini Lidewij Edelkoort; dünyanın en saygın ve önemli tasarım ödülleri olan Red Dot‘ın fikir babası
ve kurucusu Prof. Dr. Peter Zec; kazandığı sayısız mimarlık ödülüyle dünyanın en başarılı mimarları
arasında sayılan, San Francisco Modern Sanatlar Müzesi, Samsung Sanat Müzesi ve Bechtler Modern Sanatlar Müzesi gibi pek çok ikonik yapının tasarımcısı, İsviçreli ünlü mimar Mario Botta; üretilen
3000’den fazla tasarımı, kazandığı 300’den fazla ödül ve çalıştığı 40’tan fazla ülke ile bir efsaneye
dönüşen, kendi jenerasyonunun en üretken tasarımcılarından biri olarak tanınan Karim Rashid;
doğanın dehasını mimarlıkta kullanan ve doğanın mimarlığı ve toplumu dönüştürebileceğini savunan
“biomimicry” alanında uzman, eko-mimar Michael Pawlyn; Red Dot ödülleri dahil 100’ü aşkın ödülün
sahibi, özellikle tiyatro, opera, bienal poster tasarımlarıyla büyük ün kazanmış, işleri MOMA gibi pek
çok önemli müzede sergilenen, dünyanın en önemli grafik tasarımcılarından, aynı zamanda reklamcı
ve art direktör Stephan Bundi; işleri dünya çapında prestijli galeri ve müzelerde sergilenen, en çok da
imzası niteliğindeki kaya heykelleri, enstalasyonları, sınırlı sayıdaki tasarımları ile tanınan ünlü sanatçı,
fotoğrafçı, tasarımcı ve film yapımcısı Arik Levy; tasarımları MOMA’nın kalıcı sergilerinde yer alan,
Minority Report filminde Tom Cruise’un ofisinin tasarımı dahil pek çok önemli tasarımda imzası olan
ödüllü, dünyaca ünlü endüstriyel tasarımcı Ayşe Birsel gibi isimler bulunuyor.
Türkiye'de tasarım kavramının yaşama aktarılmaya başladığı 70'li ve 80'li yılların lider kimliklerinden
biri olan ve Koleksiyon ile Tasarım Vakfı’nın kurucusu, mimar Faruk Malhan; endüstriyel tasarımcı
Gamze Güven, Türkiye’nin önemli moda tasarımcıları Tuvana Büyükçınar Demir ve Simay Bülbül,
“Kurtlar Vadisi”, "Haziran Gecesi", "Yabancı Damat",“Anlat İstanbul”, “Kayıp” gibi dizi ve filmlerin
müziklerini yapan müzisyen Gökhan Kırdar; izlenme rekorları kıran ‘Öyle Bir Geçer Zaman ki’’ dizisinin,
“Kayıp” ve “Kaybolan Yıllar” dizilerinin yönetmeni Zeynep Günay Tan gibi isimler Alldesign 2014’e
katılan diğer önemli isimlerden.
Derin Design, Koleksiyon, Armaggan gibi firmalar da fuar alanında yeni ürünlerini sergileyecek.
Hazırlayan: Yeşer Tokgöz
MODA 35
BU AY
NE
GİYMELİ?
Bana soracak olursanız “lahana”
lıktan yanayım. Kat kat giyinmekte
fayda var. Her ne kadar hava tahminleri sürekli bizi uyarıyor olsa da,
hele hasta olmak bu kadar kolayken,
terlemeye müsaade etmeksizin şık
ve güzel olabilirsiniz.
Bu kışın popüler kumaşları arasında
brocade, parlak deri ve kadife var.
Styling tüyosu ise farklı kumaşları
bir arada kullanmak!
MODA 36
Elbiselerde geçen sezondan farklı
olarak fit&flare olarak anılan, vücudun üst kısmına oturan ancak
belden aşağı kloş inen elbiseler
revaçta. Yuvarlak omuzlar yine yaygın. Desenli maksi elbiseler de çıkışa
geçen anahtar parçalardan biri. Farklı
renk ve materyallerden oluşan panel
elbiseler ağırlığını sürdürüyor.
Sezonun etek modelleri arasında
öne çıkanlar kalem etek, boyu biraz
daha uzayan yeni kloş etekler ve
her boy ve kumaşta kilt etekler var.
Sevgililer gününüz kutlu olsun...
MASKULEN 38
MASKULEN 39
38
Hazırlayan: Berk Canyürek
Akrep Burcu erkeğinin kol düğmesi
Erkek moda evi Kiğılı’dan çelik kol düğmesi
Osmanlı nişanı ile süslenmiş altın kaplama
gümüş kol düğmesi
Erkekler arasında en tercih edilen model,
siyah renkli ve kemik çerçeveli olanlar.
Kemik gözlük modeli
Kalsedon taşından yapılmış
Kiğılı kol düğmesi
Rayban ve Lacoste’tan erkekler için kış modelleri
Beymen çizgili kravat modelleri
Damat’tan yeni sezon kravat modeli
Sarar’dan renkli ve kaliteli kravat modelleri.
Vakko, kravat koleksiyonu
“Sanat”ı müşterilerine tanıttı.
Ev dekorasyonunda daha çok erkeksi akımlar olarak bilinen endüstriyel ve loft stil, yeni yılın öne çıkan trendleri olmaya aday!
FEMİNEN 40
FEMİNEN 41
Hazırlayan: Meral Alptekin
Toni&Guy:
Sezon modasını saçıyla yansıtmak
isteyen kadınların tercihi
Mücevher ustalarının elinde sanata dönüşen kuvars taşlı aşk takıları
Miu-Miu-2014 yılına
pırıltı katan seçimler
simli ayakkabılar
Miu Miu markasının “Bauletto” çantaları yine oldukça dişi!
Şehirli kadının ev stili ne olursa olsun mobilyalarında asla vazgeçemediği renk, pembe
Guess: Saat ve çanta denince akla ilk gelenlerden olan Guess,
şıklığı ve kalitesiyle hayranlık kazandırmaya devam ediyor.
Moda devi Dolce&Gabana; parfüm, çanta, gözlük, kıyafet ve saat
tasarımları ile kadınları cezbetmeye devam ediyor.
FOCUS 42
FOCUS 43
Hazırlayan: Burcu Kartalcıklar
İKİ KİŞİLİK ZEVKLER
Cottonbox - Pembe Saten Nevresim Takımı
Evdebir
Freshness Red 2'li Kahve Seti - 622TL
Mudo Concept
2'li Love Hate Mug Seti - 29,50TL
Evdebir - Lavender Collection
Kutulu 2'li Duş Seti - 74TL
Arcelik
Telve Turk Kahve Makinesi - 379TL
evdebir
Paris 2’li Kalp Kutu - 80TL
Tchibo – 2’li Kokulu Mum Seti - 26,95TL
Evdebir - Darling Bambu Set -839TL
Mudo concept - Emotion Tuzluk
Biberlik Seti - 24,50TL
Evdebir - Bakır Kahve Seti - 248TL
Evmanya - Misto Home Kalp Çerçeveli
Abajur - 24,90TL
Bernardo
Kelebek İkili Mug - 56TL
FOCUS 44
FOCUS 45
Hazırlayan: Burcu Kartalcıklar
SEVGİLİNİZİN
KALBİNE GİDEN YOL
HEDİYEDEN GEÇER!
Swatch
Sweet Valentine
Mudo Concept
6'lı Kalp Askı Seti - 16,50TL
Mudo Concept
Kalp Formlu Spatula - 6,90TL
Evdebir – Dolce Home Suzanna
Pembe Etnik Yuvarlak Yastik
99,90TL
Mudo Concept
Kalp Formlu Tava - 39,50TL
Mudo Concept
Saat Formlu Kol Düğmesi
34,50TL
Evdebir
Pembe Çiçekli Kahvaltılık - 65TL
Mudo Concept
Mücevher Kutusu
84,50TL
Evdebir
Limbo Dekoratif Yastık - 45TL
Evdebir – Dolce Home Çicek Kalp
Kare Yastik -52,90TL
Mudo Concept
Dümen Formlu Kol Düğmesi - 34,50TL
Bernardo
Vakumlu Kapaklı Kahvaltılık - 79TL
Evdebir
Kalp Kesme Tahtası -78TL
Mudo Concept
Radyolu Cd Çalar - 895TL
Tepe Home
Mudo Concept - Mumluk - 115TL
Evdebir
Sedef Çerçeve - 66,90TL
Evdebir
Pembe Baykus Motifli Yastik
75TL
TARZ
46
Hazırlayan: Elif Dastori
TARZ
47
YAŞANTIMIZA RENK KATAN
MİNİK NOKTALAR
PUANTİYELER
İnsanın içindeki çocuk sevinci ve ruhu, yaş ilerlese
de hiçbir zaman kaybolmayan, hep bizim ile
beraber yaşayan bir duygu. Bu duygu durumunun
yaşantımızdaki önemli bir kanıtı ise, mimari proje ve
dekorasyonlarda, hatta küçük ev eşyalarında bile
cicili bicili, minik, sevimli nokta desenlere yer veriyor
olmamız. Bunlar bize bir cümlenin bittiğini belirten
noktalar değil; enerji dolu, cıvıl cıvıl bir yaşamın var
olduğunu hatırlatan noktalar.
Bu sevimli noktalar “Puantiye” olarak isimlendiriliyor.
Bu, özellikle 80’lerin sonunda ortaya çıkmış bir moda
akımı. Bu moda, ilk olarak kendini kıyafet ve aksesuar
sektöründe gösteriyor. Bunu takip eden yıllarda,
tarzın oldukça sevilmesi ile ev dekorasyonu sektörü
de bundan hayli nasibini alıyor. Evlerde öncelikle
küçük ev aletlerinde sonra da mobilyalarda karşımıza
çıkıyor. 80’lerin trendi olan bu moda akımı, son
zamanlarda artan vintage sevgisi ile etki alanını iyice
arttırmışa benziyor. Öyle ki, şimdilerde manifatura
ve son olarak da duvar kâğıdı sektöründe zirveyi
zorlamayı başarmış bile. Günümüzde ise bu tarz, artık
vazgeçilmez bir stil haline geldi.
EV 48
Hazırlayan: Elif Dastori
Fotoğraf: Işıltan Irmak - Burcu Kartalcıklar
FLAMİNGO MANZARALI
GÖSTERİŞLİ BİR EV
Ev sahiplerinin, hemen her noktasında ince dokunuşları ile estetiği sanata
dönüştürdükleri, Mavişehir sahilindeki tripleks villalarına konuk oluyoruz.
EV 49
EV 50
EV 51
Ev sahipleri Avukat Arda ve İlknur Altıntaş bu bahçeli tripleksi, kendilerine ait Altıntaş Arbata İnşaat firması ile
birlikte şekillendirmişler. Bu tripleks villa, yeşil bitkileri, rengarenk çiçekleri ve bembeyaz mimarisi ile oldukça dikkat
çekici bir yapıya sahip. Aynı zamanda İlknur Hanım İzmir ve
Bodrum’da çeşitli konutların dekorasyonuna da imza atmış
ve halen farklı projeleri devam etmektedir.
Bizi, bahçedeki rengarenk çiçeklerden sonra evin sahibi İlknur
Altıntaş karşılıyor. Bazı zamanlar şehirden, şehrin gürültüsünden, iş yoğunluğundan ve stresinden uzaklaşmak istediğiniz
bir yer ararsınız. Bu yer kimi zaman evimiz olabilir. İşte bu ev,
bu duyguların kümelenebildiği bir ev…
5 oda 2 salondan oluşan ve lüks kavramının konfor ile bütünleştiği tripleks stilindeki bu evde hol son derece geniş
tasarlanmış. Bu genişlik, hol ile salonu ayıran sürgülü kapıların açılması ile daha da artıyor. Sol tarafta mutfak girişi, sağ
tarafta ise misafir banyosu ve üst katlara çıkılan merdivenler
bulunuyor. Merdiven altındaki depolama alanı, fazla eşyaların
toplandığı kurtarıcı bir alan.
Evin salonu, lüks ve kaliteli yaşamın sembolü gibi…
Avangart stilin hâkim olduğu salon,genel anlamda oldukça dikkat çekici bir tasarıma sahip.Bu alanda krom
malzemeler ön planda tutulmuş. Helezonik hareketler,
mobilya tasarımlarında sıklıkla kullanılmış. Son derece
geniş olan bu salondaki iri pencereler, salona panoramik bir görüntü kazandırırken aynı zamanda dışarıdaki
manzara ve doğa, cömertçe salona dâhil edilmiş. Bu
alandaki tüm koltuklar, ev sahiplerinin isteği ile çeşitli
atölyelere özel olarak yaptırılmış.
İlknur Hanım, salondaki duvarlarda dikkatimizi çeken
simli detayların, fırça darbeleri ile kendilerinin yaptığı
bir süsleme olduğunu söylüyor.
Salondaki en önemli detaylardan birisi de hiç kuşkusuz ki şömine. Odun ateşinin sıcaklığında ve romantizminde, fotoğraf çekimlerimize ve evi incelemeye
devam ediyoruz.
Salona bağlı geniş teras ve bahçe, ev sahipleri ve onların misafirleri için keyifli bir oturma alanı olmuş. Bizde bu keyiften kahvelerimizi içerek faydalanıyoruz.
EV 52
EV 53
Ü
st katlara çıktığımızda bizi burada birçok oda karşılıyor. Bu
odalardan öncelikle yaşam odasını incelemeye alıyoruz. Salondan farklı olarak modern stilde tasarlanmış olan bu oda; “L”
oturma grubu, berjer köşesi, bar ve TV konsolu ile keyif odası
haline getirilmiş. Odaya ait teras ve pencereler, burada aydınlık ve manzaralı bir alan oluşmasını sağlamış. Özellikle odada
yer alan bar son derece hoşumuza gidiyor.
Mutfak, oldukça uzun ve ferah bir görünüme sahip. Bahçe
tarafına bakan geniş penceresi sayesinde ise oldukça aydınlık. Philippe Starck'ın modern stildeki masa ve sandalyeleri,
ev sahipleri tarafından özel olarak İtalya’dan getirtilmiş. İlginç
bir çizgiye sahip mermer görünümlü alçı tavan tasarımının, ev
sahiplerinin bu ev için yaptıkları birçok projeden yalnızca bir
tanesi olduğunu öğreniyoruz. Evin bazı noktalarında olduğu
gibi tavandaki bu detay da bir heykeltıraşa yaptırılmış.
EV 54
EV 55
Y
atak odasında, az eşya kullanarak minimalist bir yaklaşım
sergileyen ev sahipleri, dekorasyonda ise maksimalist bir stil
uygulayarak “mix” bir tarz elde etmişler. Geniş ve uzun dolapların hakim olduğu bu odadaki önemli detaylardan bir diğeri
de odaya girişte sağ tarafta kalan jakuzi. Ayrıca bütün evde
olduğu gibi mat ve uzun teak ağacı yer döşemeleri, ortamda
romantik ve sıcak bir etki oluştururken aynı zamanda odanın
daha da büyük görünmesini sağlamış.
FOCUS 56
FOCUS 57
Hazırlayan: Beste Gönlügüzel
Vintage 6lı Çay Bardağı Seti 195TL
20*25cm Gümüş Çerçeve 119TL
Joyce Havlu 50*90 cm 39TL
Pano Pembe Çerçeve 189TL
Mimoza Havlu 30*50cm 21TL
Chandelier Havlu
50*90cm 27TL
Chandelier Havlu
50*90cm 27TL
Luksor Broslu Havlu
30*50cm 29TL
Luksor Broslu Havlu 30*50cm 29TL
Bayan Pembe Terlik 49TL
Erkek Terlik 29TL
Linda Kutu 99TL
FOCUS 58
FOCUS 59
8*8 cm Kalp Çerçeve 49TL
Porselen Aksesuar 79TL
Romantik yatak odaları Kervan'dan
Çiçek 2li Kahve Bardağı: En romantik anlarınız için
DETAY 60
Hazırlayan: İpek Tayfur
EVİMİZİN EN SEVİMLİ, EN RENKLİ
VE EĞLENCELİ ALANLARI:
ÇOCUK ODALARI
Evlerimizin en renkli bölümleridir çocuk odaları. Evlerimizin en küçük fertlerinin
bazen ağlayarak bazen de gülerek uyuyup uyanacakları, gözlerini açtıklarında onlara
masallar âlemini andıracak odaları. Daha çocuklar doğmadan hayalleri kurulur bu
mekânların. Renkler düşünülür, mahalde kullanılacak objelere karar verilir.
DETAY 61
DETAY 62
Hazırlayan: İpek Tayfur
DETAY 63
Çocuk odaları için renkli mekânlar diyorum; fakat birçok renkten kombinler
yapmanızı önermiyorum. Çünkü yapacağınız tasarım, çocuğunuzun okula
başlama döneminde ve hatta ilkokul çağında da kullanacağı oda olmalıdır.
Bu durumda kullanacağınız renk tonlarını soft renklerden tercih etmenizi öneriyorum. Mesela tozpembe, bulut mavisi, açık yeşil vb… Bu tonları,
ister mobilyada isterseniz tekstil ürünlerinde ve aksesuarlarda kullanabilirsiniz. Öncelikle yatağının, dolabının ve masasının yerlerini belirleyelim.
Biz genellikle kapı yanına dolap, oda ortasına yatak şeklindeki yerleşimi
öneririz. Odalarının büyüklüğüne göre bir oyun alanı da onları çok mutlu
edecektir. Oyun alanı için çok büyük bir alandan bahsetmiyorum tabii.
Sadece odanın bir bölümü buna ayrılabilir. Mesela oyuncak satın aldığınız
yerlerde bulabileceğiniz minyatür oyun alanlarını odanın bir yerine yerleştirebilirsiniz. Böyle mutlu ortamlarla onları başarıya taşıyacağınızdan
emin olabilirsiniz.
Hepsi çocuklar için özel tasarlanmış malzemelerle o mekânları yaratmaya
başlayalım. Öncelikle sıcaklığı vereceğimiz ahşap zemin döşemelerini söylemek istiyorum. Renkli, çizgi film karakterlerinden oluşan ya da hayvan
figürlerinin işlendiği çok özel ve öğretici parkelerle zeminimizi oluşturabiliriz. Tabii yatak, dolap ve masa mobilyalarında uygun renk kombinlerine
bakarak seçiminizi yapmalısınız. Eğer parke yapmak istemezseniz, aynı
bahsettiğim modellerde halılar da bulmanız mümkün. Zeminimizi seçtikten sonra sıra duvarlar için hazırlık yapmaya geliyor. Duvarlarda hijyenik, temizlenebilir duvar kağıtları kullanabilirsiniz. Hem seçtiğiniz kâğıtlar
mutlaka kombinli olacaktır. Çok desenli bir kâğıt ve yanında daha az desenli kombini gibi. Yani bir duvarda daha hareketli kullanacağınız kâğıdın
daha sade kombini size diğer duvarda kullanmanız için hazır sunulacaktır.
Gelelim perdelere... Perdeyi seçerken yapmanız gereken duvar kâğıdıyla
uyumuna dikkat etmek olacaktır. Eğer duvar kâğıdının daha hareketli
diye bahsettiğim kısmını pencerenin olduğu duvarda kullanmayı düşünürseniz perde mutlaka daha düz olmalıdır. Benim önerim duvar kâğıdının
düz kısmını pencereli duvarınızda kullanıp perde için açık bej tonlarında,
üzerinde figürler olan bir tül seçmeniz. Eğer duvar kâğıdı kullanmayı istemezseniz duvarlarınızı açık tonlarda boyatarak perdeyi daha hareketli
seçebilirsiniz. Şimdi tavan ve aydınlatma ile ilgili püf noktalarına geldi sıra.
Bazen çocuklar ışıklı ortamlarda uyumak isterler. Bunun için duvar kenarlarından dönen, led ışıklar size yardımcı olacaktır. Tabii aydınlatma işlemi
bununla bitmeyecek. Bir de odanın ortasında görselliği ön planda olan bir
sarkıt avize kullanmayı da unutmayın.
Çocuk odasına yerleştirdiğiniz çalışma masasını, çocuğunuz okula başlayana kadar oyuncaklarıyla ya da aksesuarlarla süsleyebilirsiniz. Çalışma
masasını ders çalışmak için kullanmaya başladıktan sonra, ders araç ve
gereçlerini koyacağı çekmece ve dolaplara da ihtiyacı olacak. Bunun için
masasını alırken ya da yaptırırken masanın altında bir veya birkaç çekmece ve bir dolap olmalı. Ayrıca masanın üstünde de kitap dolabı olması
gerektiğini unutmayın.
ADRES 64
64
Hazırlayan: Elif Dastori
ADRES 65
SOFTTOUCH
BEAUTY
ADRES 66
ADRES 67
İşletmeciliğini Ebru Damgacı İşletici ve Sibel Damgacı Çağlayan'ın
yaptığı güzellik salonu, on dört yıldır Karşıyaka- Bostanlı'da
hizmet veriyor. Bakımın yanı sıra hizmet kalitesi ve hijyen konusunda da oldukça titiz olan işletme sahibi kardeşler, Kasım
ayında büyük bir tadilat sonrası yeni yerlerine taşınmışlar. Ebru
Hanım'ın özel ilgi alanına giren dekorasyon tutkusu, kapıdan içeri
girer girmez farklı atmosferiyle kendini hissettiriyor. Kendi evini
ve Bostanlı'da bulunan iki merkezi kendisi dekore etmiş. Ayrıca
Bornova tarafındaki üç villanın da dekorasyon danışmanlığını
yapmış. İnce zevkinin güzellik salonundaki yansımaları, en küçük
aksesuara kadar kendini gösteriyor.
Dubleks yapıya sahip mekânın alt katında misafirleri konforla
ağırlamak için her şey düşünülmüş. Duvarda plazma televizyon,
dinlendirici hafif bir müzik, çeşitli dergiler, isteğe bağlı içecekler
ve lezzetli ikramların yanı sıra şehir hayatında bulunması zor
olan palmiyeli, sikaslı bir bahçe. Üst katta ise manikür, pedikür
ve Shelac uygulamaları için ayrılmış, siyah rengin hakim olduğu
bir bölüm bulunuyor. Kaş tasarımı, cilt bakımı ve masaj ise farklı
odalarda uygulanmakta.
6349 Sokak No:18/3 Bostanlı - Karşıyaka / İzmir
Masaj salonunda, üç boyutlu etki yaratan duvar kâğıdıyla kendinizi bambu
ormanlarında hissedeceksiniz ve sonrasında hayata daha güzel bakacaksınız.
Ebru Hanım, tanıttığı salonu hakkında konuşmamız sırasında
şunu belirtti: "Biz hiçbir zaman bir ‘Güzellik Merkezi’ olmak istemedik. Kaş tasarımı, manikür-pedikür, Shelac, sir, cilt bakımı ve
masaj gibi işlemlerin günlük hayatın stresinden uzaklaşmak isteyen hanımlara kendini özel hissettirdiği butik bir ‘Salon’ olmayı hedefledik. Asla hizmet kalitemizden ve güler yüzümüzden
ödün vermedik. Bu yüzden on dört yıldır gelen müşterilerimize
yenileri de eklendi."
Yapılan işlemler arasında "Shellac" farklı bir uygulama.
Bünyesinde bulundurduğu hava kanalları sayesinde hem su hem de bakım
yağlarını, tırnaklara geçirip besleyerek sağlıklı ve estetik tırnaklara sahip olmanızı
sağlar. Hanımların ev işleri sırasında matlaşıp çıkan ojelerine çözüm olarak
kalıcılığı sağlayan ve çeşitli renk seçeneklerine sahip bir uygulama. Böylece
ojeler, en az on beş gün ilk sürüldüğü andaki parlaklığını ve şeklini koruyor; asla
matlaşma ve uçlarında silinme oluşmuyor. Türkiye'de bulunmayan bu ürün
işletme sahipleri tarafından yurtdışından özel olarak getiriliyor.
Kaş tasarımı, özellikle çalışan hanımlarda ifadeyi güçlendirmek
için çok önemli. Bu yüzden bakışlarınızdaki anlamı oluşturmak
için kaşlarınızı uzman ellere bırakmalısınız. Cilt bakımı ise Lireac
ve Clinic ürünleriyle yapılmaktadır.
EV 68
Hazırlayan: Aysu Tanrıverdi
KALİFORNİYA’DA
MODERN BİR EV
Whipple Russell Mimarlık
EV 69
EV 70
EV 71
Mimari kübizmden faydalanan, Beverly Hills- Kaliforniya’daki bu
modern ev, hayatı dolu dolu yaşamak adına zengin imkânlar sunuyor. Bulunduğu blokta çevreci tutumun ilk örneği olan Summit Evi
projesiyle Whipple Russell Mimarları’nın tasarım fikirleri, bu evdeki
trendi belirleyen önemli bir detay olmuş. Evin mimarları, yaptıkları
bu projeyi bize kısaca şu şekilde anlatıyor: ‘’Bu projede müşterilerimiz, daha geniş bir yere taşınmalarına rağmen ev içinde birbirleriyle
yakından iletişim halinde kalmak isteyen bir aileydi. Bunu başarmak
için serbest bir kat planı hazırlandı. Enerji tasarruflu cam duvarlar
kullanıldı ve odalar arası görüş hattı korunmaya çalışıldı. Modernizme karşı tutkusu olan bu aile birçok sanat eseri toplamıştı. 3D
modelleme yaparken bu eserleri ihmal etmedik. Böylece ölçek ve
yerleşim konusunda daha iyi sonuçlar elde ettik. Summit Evi’ni hem
işlevsel hem de yenilikçi hale getirmeyi başardık.’’
İnşa edilmeden önce aynı arsada duran eski evin yapı malzemeleri, bağlantı düzenekleri ve aparatlar yeniden kullanılmak ya da kar
amacı gütmeyen kuruluşlara bağışlanmak üzere ayrılmış.Bu yeni
ev, temel olarak yatay ve dikey yüzeylerden oluşuyor. Güneş enerjisinden oldukça fazla faydalanmayı sağlayan tasarım elemanları
içeriyor. Çamaşır makinesi ve lavabolardan çıkan atık suyu yeniden
değerlendiren bir sistemi var. Aslında ev için tam bir çevreci diyebiliriz. Beverly Hills’te bulunan ilk çevreci ev! Aynı zamanda ‘akıllı’ bilgisayar sistemiyle ışık seviyesi, gölgelikler, atık su sistemi ve eğlence
merkezi kontrol edilebiliyor.
Basit ve sade cam duvarlar, yeşil tepeleriyle dışarıdaki doğal yaşamı
adeta evin içine taşıyor. Camların yansıtma özelliği sayesinde gün
içinde ışıktan tam olarak faydalanılırken gece olduğu zaman içerisi
hiçbir şekilde görünmüyor, böylece mahremiyet duygusu da korunmuş oluyor.. Havuz kenarında ateş yakıp hoşça vakit geçirmek için
özel bir alan ve çiçeklerle bezeli, gösterişli, metal bir heykel bulunuyor. Genellikle gri tonların hâkim olduğu iç dizaynda, mavi ve kırmızının vurgulandığı albenili alanlar da mevcut. Duvarlarda sanattan
izler yakalamak mümkün. Enerjik ve insanın içini ısıtan öğeler yoğun
biçimde kullanılmış. Havuz kenarındaki çiçekli heykelin deseni ana
oturma alanında tekrarlanarak kompozisyonda bütünlük sağlanmış.
Koyu renkli tavan evin ısısını korurken kristalli duvarlar dışarıdan
içeriye ışığın farklı renk tonlarını taşıyor. Ortak alanlarda sıcak ve
samimi yapısı nedeniyle ahşap detaylar bolca kullanılmış. Ana yatak
odasının camdan olan dış cephe duvarı evin birçok yerinde olduğu
gibi burada da ev sahiplerini doğayla buluşturuyor. Burada sade
mobilyalar tercih edilmiş. Geniş ve rahat oturma alanı karşısına yerleştirilmiş televizyon, sinema odası tadında bir hava veriyor. Çağdaş
tonları ve çizgisiyle ana banyo, evin kusursuz ve geometrik estetiğini pekiştiriyor. Son olarak, misafir banyosunun da sade bir şıklığı
var. Doğaya özgü renkler ve desenler burada da kullanılmış.
MİMARİ 72
Hazırlayan: Tunç Özay
DÜNYANIN EN BÜYÜK TAPINAĞI:
ANGKOR WAT
MİMARİ 73
MİMARİ 74
MİMARİ 75
Angkor Wat, Kamboçya'nın Siem Reap kentinde yer alan, Kral
II. Suryavarman adına yapılmış bir tapınak. Dünya Kültür Mirası
Listesi'nde yer alan bu tapınak, 12. yüzyılda inşa edilmiş ve günümüze kadar ayakta kalmayı başarmış tarihi bir yapı.
İbadet’e açık olmamasına
rağmen bazen böyle bireysel
ayinler de yapılabiliyor.
12. yy’da Kral II. Suryavarman bu tapınağı Vişnu adına (Vişnu,
Hindu dininde en büyük tanrı demek.), ona ulaşabilmek için
Khmer’li mimarlara yaptırmaya başlamış. Tapınağın yeri ve yapısı diğer tapınaklardan farklılık gösterir. Tapınağın olduğu alan
yirmi futbol sahası büyüklüğüne denk geliyor. Bu mimari eseri
ortaya çıkartmak için çalışan işçiler, bu devasa alandaki ağaçları
keserek işe başlamışlar ve yeri yaklaşık iki metre derinliğinde
kazmışlar. Kazılan alana önce ince kum döşenmiş, sonra irice
taşlar, onun üzerine de kalın kum döşenmiş ve kum taşı ile işlem sonlandırılmış.
Kral, inşaatın tamamlanmasını göremeden ölmüş. Buna rağmen
kral, Vişnu’ya ulaşmış olarak kabul edilir. İnşaat esnasında beş
bin kişi görev almış. İnşaatta kullanılan taşlar, 40 km mesafedeki kutsal sayılan dağdan fillerle taşınarak getirilmiş. Başlı başına
sanat eseri niteliğinde yapılmış bu mimari eserde öne çıkan bir
diğer ayrıntı ise yapıyı meydana getiren duvarlardaki hikâye mizansenlerdir.
14. ve 15. yüzyıllarda Hindu tapınağından Budist tapınağı kullanımı için değiştirilen ve günümüze kadar da bu şekilde gelen
Angkor Wat, dizaynındaki uyumluluk ile Antik Yunan ve Roma
mimarisi ile kıyaslanırken mimari ve sanatsal açıdan da Piramitler ve Tac Mahal ile aynı kategoride anılır. 16. yy’dan sonra bu
yapı ihmal edilmiş ve ağır tahripler görmüştür. 1990 senesinden itibaren koruma çalışmaları artmıştır.
Angkor Wat, dünyadaki en büyük tapınaklardan biri olma unvanını koruyor. Yalnızca büyüklük olarak değil, aynı zamanda su
üzerine inşa edilmesi bakımından da şimdiye kadar gerçekleştirilen en çarpıcı mühendislik projelerinden biri.
Tunç Özay
[email protected]
RENK 76
Hazırlayan: Asuman Ergüç
RENK 77
GELİN PEMBEYE
SEVDALANALIM
Pembe neşenin ve mutluluğun rengidir, içinde hüzün barındırmaz.
Kız çocuklarının vazgeçilmez rengidir.
Kız çocukları kadar masum ve duygu dolu bir renktir.
Pembe, kırmızının bir tonudur aslında; kırmızıya beyaz eklenerek elde edilir ve enteresandır ki adına açık kırmızı yerine
pembe denir. İnsan psikolojisi üzerindeki etkileri de farklıdır
kırmızı ile pembenin. Kırmızının uyarıcı özelliğine karşın pembenin yatıştırıcı özelliği vardır.
Pembe hayallerin ve aşkın rengidir. Buna karşın net ve kararlı
bir renktir, vazgeçmesi zordur. Pembe, sakinleştirici özelliğinden dolayı uyuşturucu tedavi merkezlerinde ve hapishanelerde kullanılır. Rahatlatıcı etkilerinden dolayı ağrıları hafifletmede yardımcı bir renktir. Dinginliğin ve huzurun rengidir.
Olumlu duyguların meydana gelmesine yardımcı olur. Böbrek
hastalıklarında, sinir hastalıklarında ve epilepsi hastalığında
tedaviyi destekleyici etkileri bilinmektedir.
Ev dekorasyonunda pembeyi kullanmak tam bir feminen
hava yaratır. Romantizmi canlı tutan enerjik bir renk olarak
beyazla kombine edildiğinde modern mekânlar yaratır. Son
dönemde oturma odalarında beyaz üzerine pembe güller ve
çiçek desenleri sıkça kullanılıyor. Özellikle benim de son derece beğendiğim berjer koltuklarda trend olmaya başladı. Bu
tarz ile evlerimiz şık ve modern bir havaya bürünüyor.
RENK 78
RENK 79
Çocuk odalarında kullanılan bu masum renk, onların hayal
dünyalarını geliştirecek ve yaratıcı bireyler yetiştirmenize olanak sağlayacaktır. Bebek odalarında pembe duvar
kâğıtları, pembenin farklı tonlarında tasarlanmış perdeler ve
mobilyalar vazgeçilmezdir. Kız bebekleri için neşe ve mutluluk veren tek renk pembedir. Bu renk, size çocuk odalarında
huzuru sunacaktır. Pembenin her tonu bir başka güzel bence. Mesela şeker pembesi, tozpembe, fuşya… Pembenin rengi
koyulaştıkça dikkat çekme durumu da daha üst seviyelerde
oluyor ve daha sıcak, daha canlı renkler ortaya çıkıyor. Dikkatinizi yüksek tutmak istediğiniz mekânlarda, pembenin koyu
tonlarını size önerebilirim. Daha açık pembe tonları ise saflık
ve masumiyet hissi uyandırıyor.
Kullanılmasını önermediğim mekânların başında ise çalışma
ortamları geliyor. Çünkü rahatlığı sağladığı için çalışma temponuzu düşürebilen bir renktir pembe. Çalışanları rehavete
sürükler. Sizi çalışmaktan uzaklaştırıp çok rahat bir şekilde hayal dünyasına götürebilir ve korkarım mesai bitine kadar geri
dönemeyebilirsiniz. Bu sebeplerden dolayı, bence, pembeyi iş
ortamlarımızda ve çalışma odalarımızda kullanmayalım.
Yatak odalarımızda özellikle duvarlarımızda nesiller boyu kullandığımız yegâne renktir pembe. Sebebi huzuru ve sakinliği
sağlamasıdır. Mutluluk ve rahatlık verir. Yatıştırıcı etkisi bilinmektedir. Aşk ve evliliği temsil eder. Tüm bunların yanı
sıra kırmızı ise hızlılık ve hırçınlık katar, dinlendirmez, yatak
odalarında önerilmez.
Tüm pembe hayallerinizin gerçek olmasını diliyorum… Hoşça
kalın…
GEZİ 80
Hazırlayan: Taner Özdeş
GEZİ 81
Eşimin isteği üzerine Paris’e gitmeye karar verdik. Paris’e
daha önce defalarca gitmeme rağmen, tekrar gitme fikri
beni heyecanlandırdı.
Paris’te Üç Gün
Paris’e her gidişimde, aynı yerler bana farklı hisler ve tecrübeler yaşatmıştır. Sanırım, yaşımın verdiği olgunlukla algılamam ve bakış açışım değişiyor. Daha dingin olmam, bu
şehirden aldığım hazzı her defasında artırıyor. Bir daha, bir
daha gitmek istiyorum.
“Paris’in en ilginç yanı geniş kaldırımları…
Kaldırımlar, caddelere ayrı bir görkem ve güzellik veriyor.”
Bu sefer Paris’te yaşayan arkadaşlarımızın aracılığı ile
30 m2’lik bir daire kiraladık. Burası Saint-Germain’de çok
şirin bir daireydi. Fransa’nın ülkemizden kat kat zengin olmasına rağmen insanlar, 30-75 m2 dairelerde oturuyorlar.
100 m2 üzerinde daire kiraları şehir merkezinde çok pahalı.
Binalar hep orijinal. Belediye 7 yılda bir tüm binaların ön
yüzlerinin yenilenmesini şart koşuyor. Türkiye’deki gibi kafanıza göre binayı ancak şehir dışında yapabiliyorsunuz, o
nedenle tüm binalar uyumlu ve otantik olarak şehre büyülü
bir görüntü veriyor.
Saatin geç olmasına rağmen arkadaşlarımız Aslı ve Emre
ile kahve içelim dedik. Paris’in her köşesinde kahve içme
imkânınız var. Mekânların önünde sandalyeler yan yana duruyor ve çoğu caddeye bakıyor. Sigara yasağı Paris’te Ocak
ayında başlamış. Fransızlar dünyada en çok sigara içen ülkelerin başında geliyor. Hava 8 derece ve kuru bir soğuk
var. Ama insanlar kafelerde oturuyor. Bu kadar kafe nasıl
olabilir diye insan sormadan edemiyor. Şehrin her köşesi
güzel ve her köşede durup bir kahve içmek istiyorsunuz.
Cumartesi ilk durağımız meşhur Notre-Dame Katedrali. Buraya giriş ücretsiz. Yılda 13 milyon turist ziyaret ediyor. Rakamın büyüklüğü dikkatinizi çekecektir. 70 metre yüksekliğinde, 130 metre uzunluğunda ve 48 metre genişliğinde
olan bu katedral, Paris’te ilk ziyaret etmeniz gerekenler
arasında. Ayrıca bu şehrin köprüleri de görülmeye değer.
Paris’te birbirinden farklı 36 tane köprü var. Hepsinin de
tarihi ve hikâyesi farklı. Akşamüstü otobüs ile şehir turu
yapmaya karar verdik. Çift katlı otobüsler Paris’in en önemli
turistik yerlerini 2 saat gibi sürede geziyorlar. Çok şiddetli
yağmura ve soğuğa rağmen otobüsün üst katında oturarak Paris’in akşam ışıklarındaki Noel öncesi muhteşem görüntüsünde gezintiye çıktık.
Pazar sabahı her yer çok sakindi. Önce bir kafede kahvaltı
ettikten sonra yakında bir kiliseye girdik. Pazar ayini vardı.
Ortam çok güzeldi. Orada toplanmış olan topluluk hep be-
GEZİ 82
raber dini şarkılar söylüyorlardı. Kimse kimseyi tanımıyordu
ama inanç etrafında birlik ve beraberlik hemen fark ediliyordu. The Conciergerie ( ünlülerin hapishanesi ) ve The Saint
Chapelle (kilisesi)’i gezdik. Kilisenin motifli camları üzerindeki çizimlerden çok etkilendik. Hapishane ise Avusturyalı
Kraliçe Marie-Antoinette ve Kral XVI. Louis’nin burada yatması ile tarihe damgasını vurmuş bir yerdi. Soylu ve ünlülerin bu hapishanede kaldıktan sonra katledilmeleri sebebiyle
ortamı görmek bir hayli enteresandı.
Buradan sonra meşhur Louvre Müzesi’ndeydik. Burası o
kadar büyük ki 3 gün de bile gezmeniz zor olabilir. Heykeller, resimler, kalıntılar… Mona Lisa’nın tablosunu görmek
için insanlar akın akın buraya geliyorlar. Giriş fiyatı 9 Euro
olmasına rağmen senede 8.5 milyon turist burayı ziyaret
ediyormuş. Mısır, Yunan, Roma, Fransız, İtalyan, İngiliz resim ve heykelleri, Fransız krallarının hazineleri, dünya çapında birçok ünlü eserin sergisini burada görmek mümkün.
Fransız Cumhurbaşkanı Chirac’ın Louvre’un tam ortasında
yaptırmış olduğu cam piramit konusunda herkesin görüşü
farklı. Ben beğenmedim.
Pazartesi günü son günümüzdü, Champs de Elysee gezecektik. Bu arada Paris’in en ihtişamlı sergi yerlerinden Grand
Palais’ta “Bizans’tan İstanbul’a” sergisi olduğunu öğrendik.
Bunu kaçıramazdık. Sergi oldukça ilgi çekiciydi.
Sonrasında Opera Binasının(Opéra Bastille) karşısında kahvelerimizi içtik. Her bölgede oturup kahve içmek Paris’te en
keyifli deneyim. Akşam eşimin yakın bir arkadaşı ile tipik bir
Fransız lokantasında buluşmak için otobüsle hareket ettik.
Lokantanın adı Brasserie Balzar. Eski ve tradisyonel bir restoran. Masalar birbirine o kadar yakın ki yandaki masa ile
aranızda mesafe yok bile. Fransa’ya ilk defa gidiyorsanız,
garson ve servis şekli sizi şaşırtabilir, hatta bazen kızdırabilir. Ama “Her güzelin bir kusuru var.” sanırım bundan söylenmiş. İşlerini çok profesyonel yapıyorlar, o kadar. Güleryüz,
ilişki kurma bizden çok farklı. Bir garson 7-8 masaya bakıyor. Çok sabırlı olmanız gerekiyor.
Maalesef bir seyahatin sonuna gelmiştik. Bu muhteşem
şehire en kısa zamanda tekrar gelmek için sözleştik. Paris
herkes için bir turizm dersi içeriyor. Bu kadar görkemli olmasının sebebi; ışıklandırma, hiçbir değişiklik yapılmasına
izin verilmeyen eski binalar, geniş kaldırımlar, kafeler. Toplu
taşımacılık o kadar mükemmel ki, taksiye binmenize gerek
yok. Otobüs ve metro ile her yere gitme imkanınız var. Tüm
tarihi yapılar koruma altında ve sürekli yenileniyor. Sergiler,
müzeler, gece hayatı ve restoranlar…
GEZİ 83
BOTANİK 84
BOTANİK 85
Hazırlayan: Selma Aydıngöz
FİTONYA ( Fittonia werschaffeltii): İşte size sıcak salonlarınızın güneş
ışığı almayan yerlerinde, yassı aranjman kapları veya cam şişeler içinde
yetiştirebileceğiniz örtücü ve sarkıcı formda büyüyen çok şık bir bitki...
Beyaz damarlı yeşil yapraklıları olduğu gibi benim favorim pembe damarlı, yeşil yapraklı olanları. Aranjmanlarınıza harika bir görsellik katar.
Bakımı ve üretilmesi kolay. Dallarını kırarak ya da toprak yüzeyinde
yayılırken oluşturduğu köklü kısımlardan ayırarak üretebilirsiniz. Yaz
boyunca bol su, kışın ise daha az su vermelisiniz. Çiçekleri küçük ve sarı
renklidir ama yaprağının güzel görüntüsünün yanında bu çiçekler çok
sönük kalır.
HER YAPRAK YEŞİL OLMAK
ZORUNDA DEĞİL
Bu ayki rengimiz; bu soğuk kış aylarında içimizi ısıtacak, aynı
zamanda bize baharı anımsatacak bir renk: Pembe.
Doğada pembe renkli pek çok çiçek görüyoruz. Hemen her çiçeğin pembe renkli olanı mevcut: Begonya, çuha çiçeği, on bir
ay çiçeği, karanfil, lale, gül, sümbül aklıma ilk gelenler. Ama ben
size bu ay yapraklarında pembe çizgiler ve noktalar bulunan, salonumuzdaki diğer yeşil yapraklı bitkilerin arasında son derece
dekoratif duran bazı salon bitkilerinden bahsedeceğim. Bunlar:
Caladium, Fittonia ve Cordyline. Bir de özelikle bir tür pembeye
adını vermiş, bu sezonda çokça gördüğünüz, baharda da dağlarda yabanisini görebileceğiniz “Sıklamen” den bahsedeceğim.
SIKLAMEN (Cyclamen percicum): Aslında ormanlarda ve makiliklerde ilkbaharla birlikte gölge yerlerde yapraksız olarak toprak
yüzüne çıkan, tavşankulağı adıyla bilinen kır çiçeklerinin ıslah
edilmiş türleridir. Çiçekçi vitrinlerinde gördüğümüz sıklamenler,
en güzel pembe tonlarından biri olan morumsu pembe renge
adını vermiştir. Ama açık pembe, beyaz, eflatun ve çilli pembe
gibi değişik renkleri de vardır. Yumrulu bir bitkidir. Yassı patatese benzeyen yumrunun üzerinden kalp şeklinde koyu yeşil, bazı
türlerde ise açık yeşil, koyu çerçeveli yapraklar çıkar. Çiçeklenme
sonbahar sonlarından mayıs ayına kadar devam eder. Sıklamenler serin, gölge (ya da yarı gölge) ve rutubetli ortamları severler.
Yani ısıtılan salonlar, uzun süre yaşamalarına elverişli değildir.
En iyisi balkon ya da bahçelerde, pencere önlerinde muhafaza
etmektir. Çiçekli dönemlerinde sulama aynı sıklıkla ve toraktan
yapılmalı, çiçeğin kalbine su verilmemeli ve 15 günde bir kompoze çiçek gübresi ile beslemelidir. Çiçek dönemi geçtiğinde su
azaltılmalı, yapraklar sarardıktan sonra ağustos başlarına kadar
su vermeden serin bir yerde saklanmalı, ağustosta yeniden sulamaya başlanmalıdır.
SİKLAMEN
FİTONYA
MELEK KANADI (Caladium bicolor): Son derece zarif, gösterişli bir bitkidir. Yaprakları tek sap üzerinde büyükçe bir kalp şeklinde çok açık yeşil, beyaz pembe yeşil, pembe beyaz, çilli gibi değişik renklerde olabilir.
Glayöl soğanına benzer soğanları ya da küçük yumruları olan çeşitleri
vardır. Ilık, nemli, yarı gölge mekânları sever; susuzluğa dayanamaz. Kış
ayları dinlenme dönemidir. Ekim ayından şubata kadar su verilmeden
kuru olarak muhafaza edilir. Bu dönemde yapraklar kaybolur. İlkbaharda yavaş yavaş arttırılan su ve sıcaklık ile yeniden canlanır. En gösterişli
oldukları aylar ise haziran-eylül arasıdır. Sıcak havalarda yapraklara su
püskürtülür ve rüzgâr, cereyan alan yerlere konmazlar. Üretilmesi yan
yumruların ayrılması ile olur. Bunun için en uygun aylar ise şubat ve
marttır.
MELEK KANADI
KORDELİN (Cordyline terminalis): İşte salonlarınızın başköşesine yakışacak bir çiçek... Koyu yeşil ile pembenin böylesine uyumu, ona evin
en güzel köşesine yerleşme şansı verir. Liliaceae familyasının bir ferdi
olan kordelinler; Asya, Afrika ve Avusturya kıtalarına yayılmış yirmiden
fazla tür içerir. Ancak ayın konseptine uygun rengi ile Cordyline terminalis gerçekten çok gösterişlidir. Yapraklar uzunca ve sert, sürgünler
pembe, eski yapraklar koyu yeşildir. Bazı yapraklarda iki rengi birlikte
de görebilirsiniz. Aydınlık, hafif gölge, havadar bir yerde tutulmalı; doğrudan güneş ışığında kalmamalıdır. Yazın su isteği fazladır yapraklara
da sık sık kireçsiz su püskürtülmelidir. Kışın ise verilen su azaltılmalıdır.
Üretimleri rizom ayırması ile çelikle ve daldırma ile yapılabilse de sera
şartlarını sağlamak güç olduğundan evde üretilmeleri zordur.
Ara sıra yapraklarını yarım fincan suya yarım limon sıkarak ya da bira
şişelerinin içinde kalmış biraları sulandırarak silerseniz yapraklardaki
toz ve kireç izleri temizlenir ve pırıl pırıl görünür. Hazır preparat olarak
yaprak parlatıcılarını ise bitkiye çok yaklaştırmadan sıkmak ve çok sık
kullanmamak gerekir.
Pembe yapraklı pembe çiçekli evinizin huzurlu köşelerinde pembe rüyalarla dolu günler geceler diliyorum. Ufkunuzdan pembelikler eksilmesin.
Bana kişisel olarak ulaşıp salon ve bahçe çiçekleri ile ilgili sorularınızı
yöneltirseniz ben de hem konularımı seçerken sizden ışık almış olurum
hem de sizlere daha yararlı olurum.
KORDALİN
BLOG 86
KURABİYELERİN
EN SEVİMLİ ATÖLYESİ
“Kurabiye Atölyemiz” serüveni, benim şeker hamuru ile tanışmam sayesinde başladı. Önceleri sevdiklerime butik kurabiyeler ve pastalar ile
sürprizler yaparak denemelerde bulundum. Güzel geri dönüşler aldıkça
bu beni daha da cesaretlendirdi ve kendimi bu sektörün içinde buldum.
Öncelikle Mart 2013’te “Kurabiye Atölyemiz” sayfasını kurdum ve buradan ürünlerimin satışını yapmaya başladım.
Butik olarak kişiye özel çalıştığım için tek bir elden tüm parti konseptine
uygun sunumlar yapılması görsel bütünlük sağlıyor. Yaptıklarım sadece
butik pasta, kurabiye ve cupcake ile de sınırlı kalmıyor. Bunların yanında
son dönemde oldukça revaçta olan cakepops (kek topları) ve şans kurabiyeleri de yapıyorum. Bu ürünlere olan talep de giderek artıyor. Kişiye
özel butik üretim yaptığım için kişiler bazen istediklerini anlatıyorlar, bazen de kendilerini anlatan hikâyeyi bana aktarıyorlar. Bunun üzerine ben
de kendi hayal gücümle tasarım yaparak bunları kurabiye, cupcake ya da
pastalarıma aktarıyorum. Bu öyle bir sektör ki sadece hayal gücü ile sınırlı
olduğu için isteklerin de yeniliklerin de sonu yok.
Ayrıca, bildiklerimi aktarabilmek için butik kurabiye, cupcake ve pasta kursları
veriyorum. Oldukça keyifli vakit geçirmenin yanı sıra çok güzel dostluklar
ve paylaşımlar kazanıyoruz. Çocuklara yönelik olarak da anne-çocuk workshop’ları düzenliyorum. Çocukları çok sevdiğim için ve onlarla vakit geçirmekten çok keyif aldığım için eğlenceli ve zevkli saatler yaşıyoruz.
Kurabiye Atölyemiz’in Kurucusu Burcu Yücel Kimdir?
Bilkent Üniversitesi Bankacılık ve Finans Bölümü’nden mezunum. Eğitim
hayatım boyunca en sevdiğim dersler hep el işi ve el becerisine dayalı
dersler olmuştur. Mezun olduktan sonra 7 yıllık bankacılık hayatım oldu.
Sonra, “Zararın neresinden dönülürse kardır!” mantığıyla bankacılık kariyerime son verdim ve “Mutlu bir iş var mıdır acaba?” derken şu anda
yaptığım işimle tanıştım. İyi ki de tanışmışım, çünkü aradığım sorunun
yanıtını bu işte buldum.
www.kurabiyeatolyemiz.com
Hazırlayan: Burcu Kartalcıklar
BLOG 87
BLOG 88
BİR BAHAR MASALI
Bahar Görkem, elektrik-elektronik mühendisi. Kendi mesleğini yaparken bir
yandan da hobi olarak dekorasyonla uğraşıyor. Takı tasarlıyor, gittiği gezilerden fotoğraflar çekerek bunları blog sayfasında takipçileri ile paylaşıyor.
Görkem, “Dekorasyonla uğraşmak, yeni bir şeyler üretebilmek, eskiyi değerlendirip ortaya yeni ürünler çıkarmak beni her zaman heyecanlandırıyor.”
diyor ve cümlesine şu şekilde devam ediyor: “Blog maceram, Mart 2010
tarihinde başladı. Blog yazmak gerçekten emek isteyen bir iş. Fakat gelen
olumlu yorumlar ve güzel tepkiler insanı gerçekten motive ediyor. Instagram
ve Facebook gibi sosyal paylaşım siteleri, blog sayfamın tamamlayıcısı gibi oldular. Artık çoğu fotoğraf cep telefonuyla çekildiği için bu fotoğrafları direkt
Instagram’da paylaşmak daha kolay oluyor. Blog sayfalarımdaki fotoğraf albümlerinde; dekorasyon, fikir ve bebek odaları gibi ayrı başlıklar altında ilham
alabileceğiniz konular bulabilirsiniz.
Blog sayfamda en sevdiğim bölüm “Öncesi ve Sonrası “ projelerini paylaştığım bölüm. Bu bölümde, eski eşyalara ikinci bir şans verip onları değerlendirdiğim işleri paylaşıyorum.”
Örneğin bu fotoğraftaki beyaz kitaplığımın arka sunta paneli su
çektiği için lekeler oluşmuştu. Kadife baskılı bir tül ile kaplamam
sayesinde baş köşedeki yerini aldı.
baharmasali.blogspot.com
instagram: bhrlove
Hazırlayan: Burcu Kartalcıklar
BLOG 89
FiKiR 90
Hazırlayan: Berk Canyürek
Farklı malzemeler
e
v
ilginç fikirler
Farklı tür malzemeler bir araya gelince ortaya ilginç tasarımlar çıkabiliyor.
Bu tasarımlarla evimizi, ofisimizi kısacası tüm yaşam alanlarımızı
renklendirmek ve süslemek mümkün. Bu malzemeleri birleştirip kendi
kendimize bir şeyler yapmış olmak ise oldukça keyif verici. İşte size keyif
ile yapabileceğiniz birkaç tasarım örneği:
Kutu İçecek Kapağından ilginç
tasarımlar: Kutu içecek kapağı deyip
geçmemekte fayda var. Bu malzeme ile
yapılmış tasarımlara çok şaşıracaksınız.
Biraz sabır gerektiren bu işte, siz
de birbirinden ilginç tasarım fikirleri
geliştirebilirsiniz.
Şişe altı ile sanat eserleri yapmak:
FiKiR 91
Kek Kâğıtlarından Desenler:
Kek kâğıdı ile süslü püslü abajurlar
yapmaya ne dersiniz? İkea gibi
mağazalardan satın alacağınız
kağıt abajurların üst kısmına
yerleştireceğiniz kağıt kek kalıpları
ile harika ışık tasarımları yapmak
mümkün. Denemeye değer.
Doğal Askılık: Ahşabın doğal
görünümü, yapacağımız askılık
tasarımında kendine şekil buluyor.
Kullanacağımız malzemeler oldukça
basit ve doğal. Yapacağımız çerçeve için
4 parça ahşap plakaya ve askılık olarak
kullanacağımız eşit boylarda kesilmiş
ağaç dallarına ihtiyacımız olacak. Tercihen
ahşap dokusu doğal renginde bırakılabilir
ya da istenilen bir renge boyanabilir.
Şişe altı ile resim yapmayı hiç denediniz
mi? Denemediyseniz kesinlikle tavsiye
ederiz. Birbirinden renkli ve güzel,
arkadaşlarınızı şaşırtabileceğiniz eserler
ortaya çıkartabilirsiniz. Bunun için şişe altını
boyaya batırmanız ve resim kâğıdında belli
yerlere dokundurmanız yeterli.
Plastik Kaşık İle Süs Objeleri
Yapmak: Kimin aklına gelirdi ki plastik
kaşık ile şahaneler yaratmak. Tablolar,
aynalar, saatler, abajurlar vs. Hele ki
kaşıkların uç kısmını ısıtıp gül şeklinde
formlar vermek, hayret uyandırıcı başka
bir detay. Denemeye değer. Ayrıca
kaşıkları boyayarak renklendirmek
elimizde.
Kabuklu Tasarımlar: Antep fıstığı kabuğundan da tasarım olur muymuş demeyin, gerçekten çok güzel oluyor.
Yapısı sert olduğu için kolay parçalanmayacak ergonomik bir yapıya sahip olması en büyük avantajı. Delerek,
yapıştırarak ve çeşit çeşit renklerde boyayarak çok güzel ve orijinal tasarımlar ortaya çıkartabiliriz. Özellikle takılar.
93
FiKiR 92
Artık devir ekonomi devri.
Fazla enerji harcayarak elektrik
faturalarımıza yük olan akkor
ampuller raflardan yavaş yavaş
kaldırılıyor. Böylece hem fazla
elektrik sarfiyatı önlenmiş oluyor
hem de küresel ısınmanın bir nebze
de olsa önüne geçiliyor. Peki,
pabucu dama atılmış bu ampuller
ile bir şeyler yapsak nasıl olurdu?
En iyisi, kibar ve minik saksılar
oluşturmak. Ampulün duy kısmını
zarar vermeden çıkartalım, dekoratif
durması açısından içine çeşitli minik
taşlar koyalım ve süs bitkimizi
yerleştirelim. Bitkinin durumuna göre
duy kısmından bitkinin kalan kısmını
dışarı çıkartıp estetik bir görünüm
kazandırabiliriz. Eğer bitkimiz ufak
ve ampulün içine sığacak gibi ise,
ampulün ağız kısmını duy kısmı
ile kapatıp ilginç bir görünüm
kazanabiliriz.
Mandallar:
Mandallar, “kendin yap” tasarımlarında
belki de en çok başvurulan
malzemelerden bir tanesi. Yapısı, yeni
oluşumlar tasarlamaya oldukça elverişli.
Mandalların üzerinde yapılacak çeşitli
boyama işlemleri, yapıştırılacak süs
objeleri yepyeni tasarımlar yapmamıza
imkân sağlayacak. Denemeye kesinlikle
değer.
Teninizdeki Sanat
IŞILTAN TAKI & ETÜT ATÖLYESİ
1775/4 Sk No: 5/A Karşıyaka-İZMİR
(0232) 368 96 98 (0507)484 02 49
facebook.com/isiltanirmak
@isiltanirmak
Author
Document
Category
Uncategorized
Views
9
File Size
17 927 KB
Tags
1/--pages
Report inappropriate content