close

Enter

Log in using OpenID

6094 KB - Antalya - İnşaat Mühendisleri Odası

embedDownload
TMMOB
İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
ISSN 1301 - 1405
Yıl: 23, Sayı: 69, Temmuz 2013 - Ocak 2014
http://antalya.imo.org.tr
Mühendislik Haftası
Etkinlikleri
Gerçekleştirildi.
eği
ümü
n
ile Yem
ö
b
d
l
ü
ı
J
Y
l
ı
ruluş ., 50., 60. Y
u
K
.
9
5
25., 40
te
Meslek
İnşaat Mühendisleri Odası
Antalya Şubesi Yönetim Kurulu,
Temsilcilikler, Komisyonlar ve
İşyeri Temsilcileri Ortak Danışma
Kurulu Toplantısı
Belediye Başkan Aday
Adaylarından Şubemizi
Ziyaret
Akdeniz Üniversitesi
Genç-İMO Öğrenci Tanışma
Toplantısı & Genç-İMO Öğrenci
Üye Seçimleri Gerçekleşti.
sayı
69
’nin konut projelerine uygun kalıp sistemleri tam not aldı.
Veli KOCA
Yatırımcısı olduğumuz bu projenin aynı zamanda müteahhitliğini
yapmaktayız, projemiz lüx konut segmentinde inşaa edilmektedir,
işveren gözüyle baktığımda kalitenin temelden başlaması
gerektiğine inanıyorum, bu nedenle Peri nin kalıp sistemlerini ve
Betofilm plywood’unu bu projede tercih ettik, daha önce kiralık
olarak kullandığımız Peri kalıp sistemlerini, gelecek yatırımlarımızı
düşünerek satınalma yoluna gittik. Projenin inşaat sürecinde her
ihtiyacımız olduğunda desteğini esirgemeyen Peri’ye özverili
çalışmalarından dolayı teşekkür ederiz.
İşin Adı
: K2 DELUXE KONUT PROJESİ
Projenin Yatırımcı Firması : K2 Group
Projenin Yüklenici Firması : K2 Group Mühendislik Ltd. Şti.
Ana Yüklenici Yetkilisi
: Veli Koca
Kullanılan Kalıp Sistemleri;
• Perde Kalıbı: Liwa Sistem
• Kolon Kalıbı : Lico Sistem
• Döşeme Kalıbı: Periup İskele Sistemi
Şantiyeniz İçin En Ekonomik Çözümleri Üretir.
Bölge Müdürlükleri:
İstanbul
Ankara
Antalya
Bakü
Tel: 0212 265 20 90 - Faks: 265 30 97
Tel: 0312 229 56 70 - Faks: 229 67 63
Tel: 0242 241 70 16 - Faks: 241 70 88
Tel: +994 12 497 24 95 - Faks: 497 24 95
Bursa
Gaziantep
İzmir
Tiran
Tel: 0224 443 38 16 - Faks: 443 38 17
Tel: 0342 235 63 38 - Faks: 235 63 40
Tel: 0232 486 35 76 - Faks: 486 35 98
Tel: +355 48 202 845
Merkez ve Fabrika
Peri Kalıp ve İskeleleri
San. ve Tic. Ltd. Şti.
Akçaburgaz Mah. 72 Sk. No: 23 34510
Esenyurt / İstanbul
Telefon : 0212 886 74 00
Fax
: 0212 886 74 15
E-mail
: [email protected]
www.peri.com.tr
TMMOB
İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
HABER BÜLTENİ
İMTİYAZ SAHİBİ
İMO Antalya Şubesi adına
Cem OĞUZ
SORUMLU YAZI İŞLERİ YÖNETMENİ
Rıza ARSLANBAY
Milletlerin tarihinde bazı dönemler vardır ki, belli amaçlara
erişebilmek için maddî ve manevî ne kadar kuvvet varsa
hepsini bir araya toplamak ve aynı doğrultuya yöneltmek
gerekir. Yakın yıllarda milletimiz, böyle bir toplanma
ve birleşme hareketinin önemli sonuçlarını kavramıştır.
Memleketin ve devrimin, içeriden ve dışarıdan gelebilecek
tehlikelere karşı korunması için, bütün milliyetçi ve
cumhuriyetçi kuvvetlerin bir yerde toplanması gerekir. Aynı
cinsten olan kuvvetler, ortak amaç yolunda birleşmelidir.
YAYIN KURULU
Nurettin KORKMAZ
(Basın Yayın Komisyonu Koordinatörü)
Ramazan YILMAZ (Raportör)
Adil ÖZEN
Altay KUMBASAR
Birkan ÇAKIR
Can ÇETİN
Haluk SELÇUK
İbrahim KOÇ
Kemal KOÇAK
Mehmet Tamer ÖZMEN
Mustafa BALCI
TEKNİK SORUMLU
Zekiye TUNA
BÜLTEN BİLGİLERİ
Mesleki Yerel Süreli Yayın
3500 adet basılmıştır.
Üyelere ücretsiz dağıtılır.
Temmuz 2013 - Ocak 2014 | Sayı 69 | Yıl 23
Altı Ayda Bir Yayımlanır.
YÖNETİM ve YAZIŞMA ADRESİ
Meltem Mah. 3808 Sok. No:10 07030
Muratpaşa / ANTALYA
Telefon: 0242 237 57 27 (3hat)
Belgegeçer: 0242 237 57 31
Elektronik Posta: [email protected]
Genel Ağ: http://antalya.imo.org.tr
> Yazılar yaygın kullanılan kelime işlem
programlarından birinde yazılmış
olarak CD veya Elektronik Posta ekinde
([email protected])
gönderilmelidir.
> Yayın Kurulu, gönderilen yazılarda
dil, anlatım ve yayın tekniği yönünden
gerekli düzeltme ve kısaltmalar
yapabilir.
> Yazılardaki görüşler yazarlara aittir.
> Yazılarda kullanılan fotoğraf, grafik,
şekil, tablo gibi görsel malzemeler en az
300 dpi çözünürlükte olmalıdır.
> Gönderilen yazıların yayımlanıp,
yayımlanmayacağına Yayın Kurulu’nca
karar verilir.
> Reklamların sorumluluğu reklam
veren kuruluşa aittir.
> Antalya Bülten’de yayımlanan yazılar
kaynak gösterilerek kullanılabilir.
TASARIM
RETMA®
www.retma.com.tr
BASKI
Retma® Matbaa
Yeşilova Mah. Serik Cad.
(Havalimanı yolu, TEDAŞ karşısı)
Göl iş merkezi No: 10 / 3
07200 Muratpaşa - ANTALYA
www.retma.com.tr
Telefon: (0242) 322 21 11
Belgegeçer: (0242) 322 21 12
BASIM TARİHİ
Ocak 2014
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
İÇİNDEKİLER
Başyazı3
Teknik Yazılar
28 Aralık 2013 Antalya Körfezi Depremi Değerlendirmeleri / Doç. Dr. Nihat DİPOVA,
Dr. Cem OĞUZ
4
Manavgat Havzası Taşkın Önleme Projesi Naras Barajı / Nurettin KORKMAZ
8
Markasının Tanımı ve Önemi / M. Tamer ÖZMEN
10
Serbest Kürsü
Cumhuriyet 90. Yaşında / Turgut ÖZAKMAN
12
Bir Kitap
Nutuk’tan (Söylev) Seçmeler (3) / M. Tamer ÖZMEN
16
4
8
28 Aralık 2013 tarihinde saat 17.21’de Antalya Körfezinde bir deprem meydana gelmiştir. Depreme en yakın 5 yerleşim yeri
Alanya ilçesi Okurcular Köyü (80.43 km),
İncekum (81,03 km), Avşallar (81,31 km),
Türkler (81.79 km) ve Manavgat ilçesine
bağlı Boztepe köyü (81.80 km)’dür.
Manavgat ilçesinin 20 km kuzeyinde Naras
deresi üzerinde yapılacak baraj ile Manavgat sağ sahil ovasında pompajla sulanan
brüt 5555ha’lık alanın yanında 1587 ha ek
sahanın (7142 ha) cazibe ile sulanması ve
Manavgat ilçe merkezinin taşkından korunması ve Oymapınar Barajından 20,8 GWh/
yıl artı enerji üretimi sağlanacaktır.
20
31
Sevgili meslektaşlarım. 09-20 Ekim 2013
arası Güney Amerika’nın iki ülkesine bir
gezim oldu.
İnşaat Mühendisleri Odasının 59. Antalya
Şubemizin 25. kuruluş yılında “19 Aralık
İnşaat Mühendisleri Gününü” kutlamanın
mutluluğunu ve coşkusunu yaşıyoruz.
28 Aralık 2013
Antalya Körfezi Depremi
Değerlendirmeleri
Manavgat Havzası Taşkın
Önleme Projesi
Naras Barajı
Her Telden
Türkiye Çin İşadamları Derneği Genel Başkanı Odamız Üyesi Kemal Koçak’la röportaj
18
Turizm
Peru - Bolivya Gezisi 09 - 20 Ekim 2013 / Nurettin KORKMAZ
20
Sağlık
Hepimiz İçin Uygulamalı Spor / Metin UTKU
25
Bizden Haberler
Bir Seminerin Ardından / Nurettin KORKMAZ26
“3. Su Yapıları Sempozyumu” tamamlandı… /
Haluk SELÇUK
27
İnşaat Mühendisliği Eğitimi Masaya Yatırıldı…
29
19 Aralık İnşaat Mühendisleri Günü
31
İnşaat Mühendisleri Odasının 59.,
Şubemizin 25. Kuruluş yıldönümü
14-15 Aralık 2013 tarihlerinde çeşitli etkinliklerle kutlandı.
Aramıza Yeni Katılan Meslektaşlarımız
Temmuz 2013 - Ocak 2014
36
Peru - Bolivya Gezisi
09 - 20 Ekim 2013
Bu gezi ile ilgili bilgi ve intibalarımı sizlerle
paylaşmak istedim…
13. Dönem Yönetim Kurulu Çalışma Raporu
Temmuz 2013 - Ocak 2014
40-52
Kutlama52-53
Son Yaprak54
Yazılı Basında İMO55-56
2
İMO ANTALYA BÜLTEN
.
TEMMUZ 2013 - OCAK 2014
19 Aralık
İnşaat Mühendisleri Günü
Geçirdiğimiz 25 yıla baktığımızda zor koşullar altında hizmet verildiğini ve kıt kaynaklara rağmen geçmiş yönetim kurullarımızca
harcanan yoğun emek ve büyük fedakarlıklar sayesinde bugünlere gelindiğini görüyoruz.
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
BAŞYAZI
Değerli Meslektaşlarımız,
2012 - 2014 yılları arası 13. Dönem çalışma dönemini
bitirdik. 13. Dönem çalışmalarımızı “Çalışma Raporu”
adı altında ekte CD olarak bilgilerinize sunuyoruz.
Mühendislik eğitimini de içine alacak şekilde, bütün bir
İki yıllık dönemimizde inşaat mühendisliğinin evrensel
kurallarına bağlı kalarak çalışmalarımızı sürdürdük. Yol
haritamızı doğruluk, güvenilirlik, insan yaşamına ve gelişimine saygılı olacak şekilde belirledik, bu anlayışı kendimize bir görev olarak gördük.
kondu" tabir edilen yerleşkelerde eğitim veren mühen-
Toplumumuza, doğaya ve çevremize, mesleğimize ve
meslektaşlarımıza, Odamıza ve diğer meslek gruplarına karşı her zaman sorumluluk içinde olduk, sorumluluklarımızı yerine getirmeye çalıştık. Ülkemiz, Odamız
ve Şubemizde oluşan bilgi birikim ve deneyimleri çeşitli
etkinliklerle meslektaşlarımızla paylaştık. Her zaman
mesleki birlikten ve mesleki dayanışmadan yana olduk.
verilmesi, yabancı mühendislerin çalıştırılması gibi bir-
14. Dönem genel kurulumuzla şubemizi geleceğe taşıyacak yeni dönem yönetim kurulu ve organ seçimlerimizi yapacağız. Şubemiz bugünlerine, harcanan
büyük emek ve fedakarlıklarla gelmiştir. Yeni seçilecek
yönetim kurulumuzun bundan sonra da aynı kararlılık,
fedakarlık ve mücadele azmiyle yoluna devam edeceğine inanıyoruz. Bu yolda yıllarını vermekte tereddüt
etmemiş olan ve bu yolculuğa devam etme noktasında kararlılığını koruyan, az ya da çok bu sürece emek
harcayan başta çalışma komisyonlarımız olmak üzere
herkese teşekkürü bir borç bilmekteyiz.
İçinde bulunduğumuz dönem itibariyle TMMOB ve
13. dönemde mesleğimizi ve Odamızı yakından ilgilendiren çok önemli yasal düzenlemeler yapıldı.
Meslek Odaları iktidarları rahatsız eden, yeniden biçimlendirilip susturulması gereken örgütler olarak görülmüştür. 02 Ağustos 2013 tarihli Torba Kanun ile Odamız üyeleri arasındaki bağı ortadan kaldırmaya dönük
yapılan düzenlemelerle, örgütsel yapımız ve TMMOB
bütünlüğü hedef alınmıştır. 17 Aralık 2013 tarih ve
28854 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Bakanlar
Kurulu kararı ile Odamızın idari ve mali denetimi Çevre
ve Şehircilik Bakanlığı bünyesine alınmıştır. Önümüzdeki günlerde yine bir gece yarısı torba kanun işleyişiyle,
mühendisler için olumsuzluklarla dolu imar, yapı denetim ve TMMOB kanunlarının da değiştirilmesi gündeme düşecektir. Bizlerin yapması gereken hep birlikte
dayanışma içinde mesleğimize, meslek odamıza, geleceğimize ve ülkemize sahip çıkmak, örgütlü yapımızı,
Meslek Odamızı savunmak olacaktır.
İMO ANTALYA BÜLTEN
.
eğitim süreci de sorun ve sıkıntılar içindedir. Eğitimdeki
nitelik kaybı, hemen her ilde açılan üniversiteler, "gecedislik fakülteleri, mühendislik eğitiminin sorunları dağ
gibi dururken sözde mühendis yetiştirecek teknoloji
fakültelerinin açılması, teknik öğretmenlere 2013 yılında yapılan göstermelik bir sınavla mühendislik unvanı
çok düzenleme dikkat çeken olumsuzluklar olarak karşımızda durmaktadır.
Tüm olumsuzluklara rağmen modern Türkiye’nin mühendisleri olarak güzel bir gelecek inşa etme konusundaki inancımızı hiç kaybetmedik.
Odamız merkezi bir yapının yoğun baskısı altındadır.
Bu durumda yeni çalışma döneminde üzerinde duracağımız konular ve almamız gereken sorumluluklar da
kendiliğinden ortaya çıkmaktadır.
Önümüzde Ülkemiz ve Odamız için zor bir süreç var.
30 Mart 2014 yerel seçimleri, Cumhurbaşkanlığı seçimi ve ardından genel seçimler yapılacak. Mesleki denetimin kaldırılması ve Oda gelirlerimizin tırpanlanması
Şube çalışmalarımızı yakından ilgilendirmektedir. Bu
durumda önümüzdeki dönem; tasarruf tedbirleri doğrultusunda yirmi yılı aşkın bir süredir yayınlamakta olduğumuz şube yayın organımız “Antalya Bülten” yayınına
ara verebilir, daha az ve öz etkinlikler yapılabilir. Ancak,
inşaat mühendisliğinin gelişmesi için “yaşam boyu öğrenme, yaşam boyu eğitim” ilkesine göre çalışmaların
devam etmesi gerektiğine inanıyoruz.
14. dönemde mesleğimiz, kentimiz, ülkemiz için yeni
umutlarımız olmalı ki, daha güçlü, saygın bir İMO, yaşanabilir bir Antalya, aklın, bilimin, tekniğin egemen olduğu bir Türkiye için hep beraber uğraşılarımız devam
etsin. Yeter ki inanalım, birlikte, örgütlü ve dayanışma
içinde olalım, Odamıza sahip çıkalım, zorlukları birlikte
aşalım. “Aklımızın ve umudumuzun yolu açık olsun!”
Saygılarımızla,
13. Dönem Yönetim Kurulu
TEMMUZ 2013 - OCAK 2014
3
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
TEKNİK YAZILAR
28 Aralık 2013 Antalya Körfezi
Depremi Değerlendirmeleri
Doç. Dr. Nihat DİPOVA*
Dr. Cem OĞUZ**
GİRİŞ
28 Aralık 2013 tarihinde saat 17.21’de Antalya Körfezinde bir deprem meydana gelmiştir. Depreme en yakın 5 yerleşim yeri Alanya ilçesi Okurcular Köyü (80.43 km), İncekum
(81,03 km), Avşallar (81,31 km), Türkler (81.79 km) ve Manavgat ilçesine bağlı Boztepe
köyü (81.80 km)’dür. Çeşitli deprem gözlem merkezlerinden depreme ait verilen bilgiler
Çizelge 1'de verilmiştir.
Çizelge 1. Çeşitli deprem gözlem merkezlerinden depreme ait verilen bilgiler.
Deprem Gözlem Merkezi
AFAD
Kandilli Rasathanesi (Boğaziçi Üniversitesi)
Avrupa - Akdeniz Sismoloji Merkezi
USGS (ABD Jeoloji Kurumu)
Almanya Yerbilimleri Enstitüsü
Büyüklük
6.0 (Ml)
6.0 (Ml)
5.9 (Ml)
5.8 (Mw)
6.0 (Mw)
Deprem derinde ve en yakın yerleşim yerine yaklaşık
80 km uzaklıkta olduğundan hasar gözlenmemiştir.
Ancak deprem büyük bir deprem olduğundan oldukça
geniş bir alanda hissedilmiştir. AFAD-TDVM verilerine
göre depremin meydana geldiği andan itibaren geçen
24 saat içinde maksimum büyüklüğü 4.1 olan 23 adet
artçı deprem meydana gelmiş, artçı depremlerin bü-
Derinlik
41.7 km
11.1 km
64.0 km
51.1 km
58.0 km
yüklüğünün zamanla azaldığı görülmüştür.
Depremin karakteristiklerinden biri olan depremin ivme
değeri; AFAD tarafından en yakın 13 istasyon tarafından saptanmıştır. Bu verilere göre en büyük ivme değeri Kumluca istasyonu tarafından Doğu-Batı yönünde
ölçülen 14.43 gal’dir (Çizelge 2).
Çizelge 2. Antalya çevresindeki istasyonlarda ölçülen ivme değerleri.
İstasyon
KG (Gal) DB (Gal) V (Gal)
Lara
7.87 6.522.60
Kumluca
13.20 14.434.32
Kemer
11.62 10.336.02
Manavgat
6.72 7.653.46
Kaş
1.30 1.110.81
Antalya
3.39 3.291.95
Burdur
2.45 2.000.99
Anamur
3.24 3.593.52
Ermenek
5.85 7.163.67
Finike
11.85 14.076.01
Gölhisar
1.98 2.341.33
Çamhisar
3.09 2.981.64
Mut
3.66 3.301.53
* Akdeniz Üniversitesi İnşaat Müh.Böl. Antalya
** Akdeniz Üniversitesi TBMYO Antalya
4
İMO ANTALYA BÜLTEN
.
TEMMUZ 2013 - OCAK 2014
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
TEKNİK YAZILAR
Antalya'nın Depremselliği
Deprem açısından oldukça aktif bir bölgede yer alan
Antalya, Türkiye Deprem Bölgeleri Haritasında 1, 2, 3
ve 4. derecede tehlikeli deprem bölgelerine sahiptir.
Antalya Körfezinde son yüzyılda meydana gelen ve büyüklüğü M>6 olan deprem 1911 Ms=6.1 depremidir.
Bilindiği gibi bölgede en son 8 Aralık 2013 tarihinde 5.0
büyüklüğünde bir deprem daha meydana gelmişti.
1900 yılı sonrası bölgede ölçülmüş depremler (M>4)
Şekil 1'de verilmiştir. 1900 öncesi depremler için ise
tarihsel bilgilere başvuruyoruz. Örneğin, M.S. 68 yılındaki depremde (İmparator Neron dönemi) yaşanan
tsunaminin Likya kentlerini etkilediği, yükselen denizin,
Myra, Simena, Patara gibi birçok antik kenti sular altında bıraktığı bilgisine yer veriliyor. Leonardo Da Vinci’nin
yazılarında 1459 de Antalya ve Rodos’ta bir deprem olduğu ve büyük dalgalar (tsunami) oluştuğu belirtilmektedir. Marsilya Ticaret Odası arşiv bilgilerine göre 1743
tarihinde Antalya’da büyük bir deprem olmuş, limanın
bir süre suyu çekilmiş, çok sayıda ev yıkılmış ve Fransız
Konsolosluğu’nun üzerine sur duvarından kopan kayalar düşerek evi tahrip etmiştir. Merkez üssü Rodos
ile Fethiye arasında olan 1851 depreminde Fethiye ve
Rodos sarsılmıştır. Fethiye, Muğla ve Rodos kıyılarında
küçük boyutlu bir tsunami oluştuğu anlaşılmaktadır.
kılması, yangınlar, zararlı gazların ortaya çıkması, su sistemlerinin çökmesi, tsunami dalgaları ve bazı yerleşim
yerlerinin denize gömülmesi gibi olaylar depremlerin
etkisi olarak yorumlanmıştır. Deprem tehditlerine karşı
bölgedeki yapıların inşasında çeşitli yapısal önlemler
geliştirilmiştir. Ahşaptan, kiremitten ve tuğladan oluşan
hatıl bunlardan en yaygını olmasına rağmen hatıllı yapılarda da yıkılmaların gözlenmesi deprem büyüklükleri
hakkında ipuçları vermektedir (Duggan 2011).
Türkiye, Avrasya ve Afrika arasındaki levha sınırı üzerindedir. Afrika levhası Akdeniz ortasından kuzeye doğru Avrasya levhasının altına dalar. Antalya civarındaki
derin depremler (D>50 km) bu dalma-batma fayından
kaynaklanır. Şekil 2'de bu dalma-batma fayı ve son
depremin konumu gösterilmektedir. Sığ depremler ise
yüzeydeki fay hatlarından kaynaklanır. Antalya civarında deprem üretebilecek diğer sismik kaynaklar (faylar)
Şekil 3'de gösterilmektedir (Dipova ve Cangir 2011).
Şekil 2. Akdeniz dalma-batma fayı ve 28.12.2013 depreminin konumu.
Şekil 1. 1900 yılı sonrası bölgede ölçülmüş depremler
[M>4, sarı kareler tarihsel dönem depremlerini (Tan vd.,
2008), kırmızı daireler ise aletsel dönem depremlerini
(Kaynak: Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi)
simgelemektedir.]
Antalya çevresindeki tarihsel büyük depremlere ait izlere arkeolojik kayıtlarda da rastlanmaktadır. Termessos,
Rhodiapolis, Perge, Side, Selge ve Faselis gibi antik
kentlerde tapınak ve tiyatrolar gibi devasa yapıların yıİMO ANTALYA BÜLTEN
.
Şekil 3. Antalya civarında deprem üretebilecek diğer
sismik kaynaklar (Dipova ve Cangir 2011).
TEMMUZ 2013 - OCAK 2014
5
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
TEKNİK YAZILAR
Antalya'da Karşılaşılacak Depremler
İçin Alınması Gereken Önlemler
Mevcut kent planları bütüncül yaklaşımlarla başta deprem olmak üzere afet riskleri göz önünde bulundurularak yeniden revize edilmelidir. Mevcut yapı stokunun
durumunun tespiti ve gerekli önlemlerin alınması amacıyla kentsel dönüşüm uygulamalarının pilot alanlarını
belirleme çalışmaları başlatılmalıdır. Bu alanların seçiminde, deprem açısından öncelikli risk alanlarının olumsuz toplumsal sonuçları ile birlikte değerlendirilmesi
gerekmektedir. Belirtmek gerekir ki, Türkiye’de kentsel
dönüşüm acil bir gerekliliktir. Ancak kentsel dönüşüm
halkın ihtiyaç, hak ve yararları öncelik sayılarak gerçekleştirilmelidir. Mülk sahiplerini mağdur etmeden, barınma hakkını yok saymadan, çevreye zarar vermeden,
tarım, mera ve orman alanlarımızı betonlaştırmadan, su
kaynaklarımızı ve doğayı koruyarak, kamu yararını ön
plana çıkararak, akılcı davranıp başta deprem olmak
üzere her türlü afete dayanıklı binalar ve kentsel dönüşüm yapmak mümkündür (İMO 2013).
1998 yılı öncesi 4. derece deprem bölgesi kapsamında
bulunan Antalya; 1998 yılında “Deprem Bölgelerinde
Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik” değişikliği ve
veri güncellemeleri ile 2. derece deprem bölgesi kapsamına alınmıştır. Bu değişiklikten dolayı, Antalya’da
özellikle 1998 yılından önce yapılmış ruhsatlı veya
kaçak yapıların önemli bir bölümünde, olası bir afet
durumunda yapı hasarlarının yaşanabileceği öngörülmektedir. Bunun nedeni, 1998 yılından önce 4. derece deprem bölgesi verilerine göre yapılmış binaların, 2.
Derece deprem bölgesi risklerine göre nasıl davranış
sergileyeceği konusundaki belirsizliktir. Bu belirsizlik
nedeniyle de, depreme dayanıklı yapı tasarımı ve uygulamalarında hesap, boyutlandırma, yapım usul ve
esaslarının değişmesiyle birlikte daha önce 4. Derece
deprem riskine göre yapılmış binaların depreme dayanıklılığı için tereddütler oluşturmuş, mevcut yapı stoku
nasıl depreme dayanıklı hale getirilebilir sorusunu akıllara getirmiştir. Yapıldığı zamanın mevzuatlarına uygun
olan binalar bile mevzuat değişiklikleriyle afetlere karşı
riskli duruma getirilmiştir. Dolayısıyla, afet risklerinin ortadan kaldırılması ve afet zararlarının en aza indirilmesi
için önlem alınması gerektiği tartışmasız gerçeklikte,
önemli bir devlet görevidir.
Antalya’nın öncelikle yapı analizlerinin yapılıp envanterinin çıkarılarak teşhisinin konulması, ardından da tedavi
yöntemlerinin belirlenmesi gerekir. Yasanın çıkması te-
6
İMO ANTALYA BÜLTEN
.
davi için yeterli değildir. Altyapısının iyi hazırlanması gerekir. Antalya’da kaç binamız var, ne kadarı kaçak, ne
kadarı ruhsatlı, ne kadarının yapı kullanma izni var, ne
kadarı gecekondu, bu binaların ne kadarı 1998 yılından
önce yapılmış, ne kadarı olası afetlere dayanıklı, ne kadarı için güçlendirme gerekiyor, ne kadarının yıkılıp yenilenmesi gerekiyor? Bu soruların yanıtlanması gerekiyor.
Deprem öncesi alınabilecek önlemlerin belirlenmesi
amacıyla konusunda uzmanlaşmış kişi, kurum ve kuruluşlarca yapılacak yapı envanter çalışmalarında; yapılar,
birinci, ikinci ve üçüncü grup olarak sınıflandırılabilirler.
Buna göre;
1.Grup Yapılar: Olası bir depremi hasarsız veya düşük
hasarlı olarak can kaybına neden olmadan atlatabileceği kanaatine ulaşılan yapılardır.
2.Grup Yapılar: Olası bir depremde hasar görme riskinin bulunduğu kanaatine varılan, 2007 deprem yönetmeliğine göre performans analizi sonucu gerekiyorsa
güçlendirilmesi tavsiye olunacak yapılardır.
3.Grup Yapılar: Olası bir depremde ağır hasar ve
göçme nedeniyle can kaybına neden olabilecek; 2007
deprem yönetmeliği performans analizi sonuçlarına
göre ivedi olarak yıkılması ve yenilenmesi gerekli olan
yapılardır.
Yapılacak deprem envanter çalışmaları, “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun”
için de son derece önemlidir. Kentsel Dönüşümün gerekliliği ve başlatılabilmesine sadece güvenli konut açısından değil pek çok açıdan bakmak gereklidir. Bunlar;
ulaşım, teknik altyapı, kent güvenliği, tarihi dokuyu koruma, mimari estetik, kent ekonomisi, kent sosyolojisi,
doğal çevreyi koruma, sürdürülebilir kentleşme, tarım,
orman ve su havzaları ve alanlarını koruma ve geliştirme, çevre kirliliğini önleme, kent kimliği, yönetime katılım, geleneksel yerleşim karakterlerimizin çağa uydurularak yaşatılması vb. açılardan da yaklaşılmalıdır.
Deprem Zararlarının Azaltılması İçin
Öneriler;
Parçacı kentsel dönüşüm projeleri yerine, bütüncül
yaklaşımlarla güncellenmiş Antalya Nazım Planı eki
Deprem Master Planıyla uyumlu “Kentsel Dönüşüm
Ana Planı” hazırlanmalı ve kentsel dönüşüm projeleri
bu plana uygun olarak gerçekleştirilmelidir. Bu çalışmalarda daimi olarak konusunda deneyimli şehir plancısı,
mimar, inşaat mühendisi, harita mühendisi, peyzaj, jeoTEMMUZ 2013 - OCAK 2014
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
TEKNİK YAZILAR
loji mühendisi, jeofizik mühendisi, sosyolog, ekonomist
ve hukukçudan oluşan bir heyet görev almalıdır. Deprem Master Planı yapılarak, deprem direnci zayıf olan
bina ve altyapıları güçlendirilmeli veya yenilenmelidir.
Binalar ve altyapılar başta depreme dayanıklılık olmak
üzere afet risk önlemleri alınmış şekilde projelendirilmeli
ve inşa edilmelidir. Yapı üretim sürecinde denetim, sorumluluk ve sigorta üçlüsünü hayata geçirilerek can ve
mal güvenliği kamu çıkarları açısından güvence altına
alınmalıdır. Deprem öncesi hazırlıklar, acil durum plan
ve programları yapılmalı, deprem sonrası gerekli acil
yardım, kurtarma hizmetleri düzenlenmelidir.
Afet risklerini azaltmaya doğrudan katkı sağlayacak
yeni yerleşim alanı olarak kullanılmak üzere rezerv
alanlar planlanmalıdır. Bu planlamada; Zeytincilik, orman, askeri yasak bölgeler, turizmi teşvik, kültür ve
tabiat varlıklarını koruma, kıyı, mera kanunları gibi doğa-çevre-kültür varlıklarını koruyup geliştirme amaçları
göz ardı edilmemelidir. Afet durumu veya üzerindeki
yapılaşmalar sebebiyle can ve mal kaybına yol açma
riski taşıyan riskli alanlar belirlenmelidir. Tarihi ve doğal
çevreyi tahrip etmeyecek, tarihsellik içerisinde oluşmuş
kültürel ve sosyal yaşamda telafisi olmayan hasarlar
yaratmayacak, yüksek katlı, tek tip, dikey yapılaşmalar
yerine mahalle yaşamını düzenleyebilecek sosyal donatı alanlarının sağlanmasına gerekli özen gösterilmelidir.
Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Kanunu
uygulamasının birinci adımı riskli yapı için tespit, ikin-
ci adımı riskli yapının yıkımı ve üçüncü adımı da boş
arsaya yapı yapılması aşamalarıdır. Bu aşamalar halk
için halkla birlikte ve bütüncül yaklaşımlarla gerçekleştirilebilir. Yasanın asıl amacı olan sağlam ve afetlere
dayanıklı binaların yapılması olmalıdır. Bunun yanı sıra
sürdürülebilir, yeşil alan dengesi kurulmuş, ulaşım altyapısı oluşturulmuş, diğer bütün kentsel altyapı yetersizlikleri çözülmüş, enerji tasarrufu sağlayan, dengeli ve
sağlıklı kentler oluşturulabilmelidir. Bu yasa; Antalya’nın
olduğu kadar tüm Türkiye’nin de kronik bir sorunu olan
çarpık kentleşmenin zamana yayılarak düzeltilebilmesi
için çok önemli bir fırsat olarak değerlendirilebilmelidir
(İMO 2013).
Kaynaklar
AFAD, 2013. 28 Aralık 2013 Antalya Körfezi Depremi (Ml:6.0) Ön
Raporu, Başbakanlık AFAD-Türkiye Deprem Veri Merkezi (AFADTDVM)
Dipova, N., Cangir, B., 2011. Antalya İli Yerleşim Alanının
Depremselliğinin Araştırılması, Jeoloji Mühendisliği Dergisi, 35(2),
93-114
Duggan, P.M.T., 2011. Antalya’nın Gizli Tarihi, 2300 Yıl İçerisinde
Bölgede Yaşanan Depremlerin ve Vebaların Kronolojisi. Odin
Yayıncılık, İstanbul.
İMO, 2013. İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şube Kentsel
Dönüşüm Raporu, Antalya.
Tan, O., Tapırdamaz, M.C., Yörük, A., 2008. The earthquake
catalogues for Turkey. Turkish Journal of Earth Sciences, 17,
405–418.
TMMOB
İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
Sayın Üyemiz,
Sizlere daha etkin hizmet verebilmemiz için;
değişen adres, telefon ve e-posta bilgilerinizi
LÜTFEN ZAMANINDA GÜNCELLEYİNİZ.
İMO ANTALYA BÜLTEN
.
TEMMUZ 2013 - OCAK 2014
7
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
TEKNİK YAZILAR
Manavgat Havzası Taşkın Önleme Projesi
Naras Barajı
Özet Bilgiler:
Projenin Karakteristikleri
Bu Bilgiler İMO Antalya şubesinin inşaat
mahalline yaptığı bir teknik gezi esnasında
Naras Barajı şantiye teşkilatından alınmıştır.
Hidroloji
Yağış Alanı: 188 km2
Yıllık Ortalama Akım: 138 hm3
Depolama Hacmi: 104,03 hm³
Kadastrofal Feyezan Piki: 1172,60 m³/s
Derivasyon Feyezan Piki (Q 25): 510,10 m³/s
Proje Hakkında Genel Bilgiler:
Manavgat ilçesinin
20 km kuzeyinde
Naras deresi üzerinde
yapılacak
baraj ile Manavgat
sağ sahil ovasında
pompajla sulanan
brüt
5555ha’lık
alanın
yanında
1587 ha ek sahanın (7142 ha) cazibe ile sulanması ve Manavgat ilçe merkezinin taşkından
korunması ve Oymapınar Barajından 20,8 GWh/yıl artı
enerji üretimi sağlanacaktır.
DSİ Genel Müdürlüğü Barajlar ve HES Dairesi Başkanlığınca 12.11.2010 tarihinde NVS İnşaat Ltd.Şti. ile
45.858.458,88 TL ihale bedeliyle sözleşme imzalanmıştır. Yer teslimi 23.11.2010 tarihinde yapılmış olup
10.12.2010 tarihinde işe başlanmış, 19.01.2011 tarihinde Sayın Bakanımız Prof. Dr. Veysel EROĞLU’nun
teşrifleri ile temel atma töreni yapılmıştır. Barajın resmi
iş bitim tarihi 23.05.2014 olup, Bakanımızın Talimatları
ile 10 ay öne alınarak 23.07.2013 tarihine çekilmiştir.
Naras Barajının Sulama Proje İhalesi 11.01.2011 tarihinde ALFAR Proje Firmasına ihale edilmiş olup;
17.10.2012 tarihinde bitirilecektir.
Projenin Yeri: Manavgat Naras Deresi
Projenin Maksadı ve Faydası
* İMO Antalya Şubesi Basın Yayın Komisyonu Koordinatörü
İMO ANTALYA BÜLTEN
Barajın Tipi:
Silindirle Sıkıştırılmış Beton (SSB) tipidir. Beton sıkıştırılmasında vibrasyonlu silindirler kullanılır.
SSB bir tasarım kriteri yada tasarım teknolojisi değil, sıfır slampa sahip, toprak işlerinde kullanılan makinalarla
taşınabilen, serilen ve sıkıştırılan betondan oluşan bir
inşaat metodudur.
Dolgu barajlar ile karşılaştırıldığında,
SSB Barajların Avantajları Nelerdir?
SSB olarak tasarlanan barajların gövde hacmi, kaya
ya da toprak dolgu barajlara göre çok daha düşüktür.
Bu nedenle baraj gövdesine kullanılan malzeme miktarı
azaltılarak kazı, dolgu ve taşıma maliyetleri düşürülebilir,
Dolu savak baraj gövdesi üzerinde inşa edilebileceği
için ayrıca bir dolu savak kazısı gerektirmeyecektir,
Baraj temel kazısından çıkan malzeme SSB agregası olarak kullanılabilineceğinden atık malzeme miktarı
azaltılarak ekonomi sağlanabilir,
Sulama: 7142ha
Taşkın koruma: 1 İlçe
8
Nurettin KORKMAZ*
İnş. Yük. Müh. / Rehber
.
TEMMUZ 2013 - OCAK 2014
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
TEKNİK YAZILAR
İnşaat yöntemi ve hacim azalması bakımından daha kısa sürede inşa edilebilmesi, inşaat süresince oluşan masraflardan tasarruf sağladığı gibi, daha
erken işletmeye alınması sayesinde
daha ekonomik olacaktır.
Geleneksel beton ağırlık barajlar ile
karşılaştırıldığında,
SSB çimento içeriği geleneksel betonlara göre daha düşük olduğundan
çimento tasarrufu sağlanır,
Beton, toprak işlerinde kullanılan makinelerle yerleştirileceğinden daha hızlı
ve büyük hacimlerde yerleştirme imkanı sağlayacaktır, ayrıca daha az personel çalıştırılabileceğinden işçilik maliyetini azaltacaktır,
Çimento içeriği düşük olduğu için hidratasyon ısısının
yol açacağı çatlak riski ve buna karşı alınacak önlemler
daha ekonomik olacaktır…
SSB içerisinde ki su içeriği düşük olduğundan birim
ağırlığı daha yüksek beton kullanılabilinecektir,
BİLİŞİM EĞİTİM PROGRAMLARI KURSLARI
KURSUN ADI
SÜRE
YER
AUTOCAD 50 saat
İMO Bilişim Eğitim Merkezi
SAP 2000 30 saat
İMO Bilişim Eğitim Merkezi
ETABS
30 saat
İMO Bilişim Eğitim Merkezi
XSTEEL
30 saat
İMO Bilişim Eğitim Merkezi
STA4CAD
21 saat
İMO Bilişim Eğitim Merkezi
İDECAD
21 saat
İMO Bilişim Eğitim Merkezi
PROBİNA
21 saat
İMO Bilişim Eğitim Merkezi
Katılım Şartları:
Mühendis, mimar, tekniker olmak ve bilgisayar temel eğitim bilgisine sahip olunmalıdır.
Gerekli Bilgiler:
Bilgisayar Bilişim Programları Eğitimleri “İMO Bilişim Eğitim Merkezi”nde en az 10 kişi olursa açılacaktır.
Her kursiyere bir bilgisayar verilecektir.
Ayrıntılı bilgi için Şubemiz Bilgisayar Operatörü Zekiye Tuna (237 57 27 dahili 6) ile irtibata geçebilirsiniz.
İMO ANTALYA BÜLTEN
.
TEMMUZ 2013 - OCAK 2014
9
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
TEKNİK YAZILAR
Markasının Tanımı ve Önemi
M. Tamer ÖZMEN*
İnş. Müh. / İş Bilim Uzm.
Giriş
Sanayicilerin, imalatçıların, işletmecilerin, ticaret yapanların, ithalat ve ihracat yapanlar ile müteahhitlerin ve
Markasını, bilmesi gereken en önemli
tüketicilerin
konulardan biridir.
Markasının Oluşumu
Avrupa Birliği, üye ülkeler arasındaki teknik düzenleme
farklılıklarından kaynaklanan ticari engelleri kaldırmak
üzere 1985 yılında “Yeni Yaklaşım” adı verilen yeni
bir standardizasyon politikasını benimsemiştir.
Avrupa Birliği üye ülkelerinde uygulanmakta olan teknik
düzenlemelerin; birbirinden farklı oluşu, bir üye ülkenin kurallarına göre üretilmiş bir ürünün, bir başka üye
ülke de piyasaya arzını zorlaştırmaktadır. Bu engelleri
ortadan kaldırmak üzere kabul edilen Yeni Yaklaşıma
göre: Birbirine benzeyen ürünler bir grupta toplanarak
bu ürünlerin sahip olması gereken asgari güvenlik koşulları belirlenmektedir. Bu asgari güvenlik koşullarının
kriterleri: Ürünün insan sağlığına, güvenliğine ve çevreye zarar vermemesidir.
Bu engelleri ortadan kaldırmak amacıyla Yeni Yaklaşım
politikasının kapsamında, her üye ülkenin kullanacağı tek bir Birlik markasının yer alması sağlanmıştır. Bu
marka ise “ MARKASIDIR.”
Markasının Tanımı
CE Markası, Fransızca’da Avrupa normlarına uygunluk
anlamına gelen “Conformite Européenne” sözcüklerinin baş harflerinden oluşur.
Markası, bir ürünün
belirlenen sağlık, güvenlik, çevrenin ve tüketicinin korunması gereklerine uygun olduğunu gösteren bir birlik
markasıdır.
Markası tüketiciye bir kalite güvencesi
sağlamaz. Örneğin, Oyuncaklar Direktifi kapsamında
yer alan ve bu markayı taşıyan bir uçurtma, taşıması
gereken sağlık ve güvenlik gereklerine uygunluğudur.
Ancak bu onun çok iyi uçtuğunu belirtmez.
Markasının Kapsamı ve Önemi
Direktifler, bir ürünün asgari güvenlik koşullarının kriterlerini kapsar. Ürünün ticari kalitesini belirleyen teknik
özelliklerini kapsamaz.
Bu güvenlik koşullarının önemi, ürünlerin:
Ürünün kalite düzeyini belirleyen ayrıntılı teknik kurallar
ise Avrupa Birliğinin standardizasyon kuruluşları olan
CEN ve CENELEC tarafından yayımlanan standartlar
ile belirlenmektedir.
• İnsan sağlığına zarar vermemesi,
• İnsan güvenliğine zarar vermemesi,
• Çevreye zarar vermemesidir.
1985 yılından bu güne kadar birçok Yeni Yaklaşım direktifi yayımlanmıştır. Bu direktiflerde; ürünün tanımı, taşıdığı riskler, sahip olması gereken asgari güvenlik koşulları ve uygunluk değerlendirme prosedürleri ayrıntılı
bir şekilde belirlenmiştir. Yeni Yaklaşım direktiflerinden
bazıları, Tablo 1’de verilmiştir.
Buna bir örnek vermek gerekirse: Tüm makinelerin taşınması gereken asgari güvenlik koşulları, “Makineler
Direktifinde” belirtilmiştir. Bu koşullar: makinenin rahatça kullanılabilecek kontrol panelinin olması, elektrik kesintisinde makinenin hareketli parçasının düşmemesi,
makinenin yapıldığı madenin insan sağlığına zarar vermemesi gibi her tür makineye uygulanacak özelliklerdir.
Avrupa Birliği ülkelerinde, yıllardır aynı önemde olmayan
çok sayıda farklı markalar kullanılmıştır. Bu karışıklık, organize ve tek pazar oluşumuna engeller çıkarmaktadır.
Markasının Sorumluluğu
Yeni Yaklaşım kapsamındaki bir ürünün,
* Kent Sorunları ve Afete Hazırlık Komisyonu Koordinatörü, İMO Antalya Şube Basın Yayın Komisyonu Üyesi
10
İMO ANTALYA BÜLTEN
.
TEMMUZ 2013 - OCAK 2014
Markası
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
TEKNİK YAZILAR
ile piyasaya sunulmasında üretici sorumludur. Ancak,
eğer üretici ya da üreticinin yetkili temsilcisi Avrupa Birliği içinde değilse, bu sorumluluğu ithalatçı yerine getirmek zorundadır.
Üreticinin,
markasını alabilmesi için çeşitli alternatifler de sunulmuştur:
Düşük Riskli Ürünlerde (oyuncaklar vd.): Direktifin
güvenlik koşullarına uygunluğu, üreticinin kendisi tarafından test edilebilmekte ve bu ürünler, üreticinin vereceği “uygunluk beyanı” ile piyasaya arz edebilmektedir.
Yüksek Riskli Ürünlerde (bazı makineler vd.): Avrupa
Birliği tarafından tanınmış ve Avrupa Toplulukları Resmi
Gazetesinde adı yayımlanmış yetkili test ve belgelendirme kuruluşları tarafından test edilmesi gerekmektedir.
Bunların dışında yer alan diğer bir alternatif ise: Üretici,
üretimde uyması gereken teknik özellikler konusunda,
direktifleri değil CEN ve CENELEC tarafından hazırlanan Avrupa Standartlarını baz olarak alabilmektedir. Bu
yol seçildiği takdirde üretici, ürettiği ürünlerinin direktifin
gereklerine uygun olduğu varsayılmakta ve ürünlerine
yine
markasını iliştirebilmektedir.
CEN: European Committee for Standardization
CENELEC: European Committee for Electrotechnical
Standardization.
Sonuç
Ürünler üzerindeki
Markası, ürünlerin Avrupa’nın
sağlık, güvenlik ve çevresel düzenlemelerine uygun
olarak üretildiğinin işaretidir.
Direktif kapsamındaki ürünler üzerinde,
Markası
olmadığı takdirde Avrupa Birliği pazarına sunulması
imkânsızdır.
Ülkemiz ihracatının yarısından fazlası, Avrupa Birliği pazarına ihraç edilmektedir. Sanayicilerin, üreticilerin ve
ihracatçıların, Avrupa Birliği pazarını kaybetmemesi için
bu konunun bilincinde olması çok önemlidir.
Tüketicilerin ise CE Markalı ürünlerin; insan sağlığına,
güvenliğine ve çevreye zarar vermeyeceğinin bilincinde
olmasıdır.
markalı ürünler, tüketicilerin tercih nedeni olmalıdır.
Tablo 1- Yeni Yaklaşım Direktiflerinden Bazıları
Direktif Tarihi Referans No
Resmi Gazete
Yürürlük Tarihi Geçiş Dönem
Oyuncakların
88/378/EEC
Emniyeti
L 187,16/7/88
Ek Düzelme
L 281,14/10/88
1/1/1990
-
İnşaat Malzemesi
L40, 11/2/89
27/8/1991
-
Makineler
89/392/EEC
L 183, 29/6/89
Düzeltme
L 296, 14/10/89
Değişiklikler
91/368/EEC
L 198, 22/7/91
93/44/EEC
L 175, 19/7/93
1/1/1993
31/12/1994
1/7/1995
31/12/1995
1/1/1993
1/7/1994
31/12/1994
31/12/1996
Tıbbi Cihazlar
92/42/EEC
L 169, 12/7/93
1/1/1995
13/6/1998
Elektrikli Dondurucu
Derin Dondurucuların
Enerji Etiketlenmesi
92/75/EEC
Değişiklik
94/2/EEC
L 45/1, 17/2/94
6/4/1994
11/1/1995
Gezi Tekneleri 94/25/EC
L 164, 30/6/94
16/12/1995
16/6/1996
89/106/EEC
Kaynak:
1- CE Markası, Diş Ticaret Müsteşarlığı DTSGM. E. Edremitoğlu, Ankara-1994
2- Gümrük Birliği ve Avrupa Birliği İle İlgili Yapılması Gereken Uyum Çalışmaları.
3- M. Tamer Özmen, İMO Ankara Şube, Şubat 2001 Bülteni.
İMO ANTALYA BÜLTEN
.
TEMMUZ 2013 - OCAK 2014
11
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
SERBEST KÜRSÜ
Cumhuriyet 90. Yaşında
Turgut ÖZAKMAN
Milli Mücadele’yi gerektiği
kadar bilmeden, Osmanlı
devletinin külünden yaratılan bu yeni devletin ve
rejimin kuruluş hikâyesini,
felsefesini, gerekçesini, nedenlerini ve amacını anlamak, kavramak, sindirmek,
bu oluşumun bilincine varmak mümkün değildir.
Osmanlı Devletinin neden
ve nasıl yıkıldığını da iyi bildiğimizi söyleyemeyiz..
Durum, bu iki konuda halkımızı başarılı şekilde bilgilendirmediğimizi göstermektedir. Var olan bilgi düzeyi ile sağlıklı
bir tarih bilincinin oluşması zor, günü yorumlamak, geleceği kestirmek daha da zor.
Cumhuriyeti, yani Türk Rönesans’ını, aydınlanmasını, kurtuluşu anlatmak istiyorum. Bunun için hızlı bir tarih yolculuğu yapmak gerekiyor.
Akıl Batıda şöyle bir süreçten geçmiştir.
Akıl antik çağda özgürdü. Hıristiyanlığın doğuşundan sonra, özellikle orta çağda Katolik Kilisesi aklın özgürlüğüne
son verdi, aklı denetimi altına aldı. Kilise Babalarının ileri
sürdüğü görüşler, tek doğru olarak kabul edilir, tartışılmaz.
Tartışmaya kalkışanların hayatları tehlikeye girer. Engizisyon dönemi özellikle aklı özgürleştirmek için başlayan kıpırtılara karşı Kilisenin tepkisidir. Kim bilir kaç kişi işkence
gördü, kaç kişi zindanlara atıldı, kaç kişi yakıldı.
Buna karşılık İslamiyet aklı yüceltmiş, Doğuda bilim hayatını canlandırmıştı. Bu, Doğu Rönesans’ıdır. Bu dönem
Farabi gibi, İbn-i Sina gibi, İbn-i Rüşt ve benzerleri gibi
büyük bilginler dönemidir. Çalışmalarının etkileri Batıya da
yayılıyordu. Fakat İslam Rönesans’ı uzun sürmeyecek,
12. yüzyılda enerjisini yitirmeye başlayacaktır.
Osmanlı Devleti bu sırada kurulur.
Orta çağa özgü bütün imkânları iyi kullanarak, adım adım
güçlü, zengin, önemli bir devlet olur. Üç kıtaya yayılır.
İstanbul'u alır. En büyük gemileri Osmanlılar yapıyor, en
büyük topları Osmanlılar döküyordu. En güçlü ordu Osmanlı Ordusu idi. Askeri örgütleri örnek oluşturan bir nitelikteydi. İlginç bir toprak rejimi kurmuşlardı. Başka din
mensuplarına hoşgörü ile bakıyorlardı. Bu, o çağdaki bütün devletlerden ayıran büyük bir özellikti. Medreselerde,
dini bilgiler yanında, tıp, astronomi ve matematik de öğretiliyordu. Gittikçe gelişen bir mimari, musiki, şiir hayatları vardı. Çinicilik çok gelişmişti. Fakat halkın eğitimi için
12
İMO ANTALYA BÜLTEN
.
özel bir çaba harcanmaz.
Buna ihtiyaç duyulmaz.
Osmanlılarda
anavatan
düşüncesi de yoktur. Bu
nedenle Anadolu'ya önem
verilmez, bakımsız, yoksul
bırakılır. Devleti kuran, korumak için gerektikçe kanını döken Türkler de arka
plana itilir. Ön planda devşirmeler yer alır. İlk iki padişah dışında hiç biri bir Türk’le evlenmez. Padişah anneleri
Çerkez, Abaza, Rus vb.dir. Buna karşılık Türkçe, devletin
kurucu dili olarak, varlığını korur.
Kilise gerçeği bulma tutkusunu, doğayı, insanı, dünyayı,
evreni araştırmayı, deneyi, kısacası aklın özgürlüğünü,
araştırıcılığını, bilimselliği durduramıyordu. Bilim adamlarının, düşünürlerin ve o dönemin cesur üniversitelerinin
önünde, adım adım geriler. Sonunda akıl çağına geçilir.
Böylece Batı, İtalya’dan başlayarak Rönesans’ı, hümanizmayı, kısacası aydınlanmayı yaşamaya başlar. Bu, insanlık
tarihinin en büyük dönemeci, en büyük devrimidir.
Orta çağa özgü bütün bilgiler elden geçirilip yenilenir, bilim
dallarında devrimler, buluşlar, deneyler birbirlerini kovalar.
16.yüzyıl sonu ile 17.yüzyıl bilimin ve sanatın zafer çağıdır.
Avrupa aydınlığa, bilimselliğe, sanatta yeni ufuklara, buluşlara, yaratılara, özgürlüğe, sanayi devrimine yol alırken,
sınırlarının az ötesinde, batılı bilginler ve düşünürler, bilim
ve düşünce dünyasını sarsarlarken, Osmanlılar ne yapıyorlardı?
Sınırdaş oldukları için batıdaki değişimi elbette fark etmişlerdi ama önemsemezler. Osmanlı toplumu yaşayış tarzı
ve düşünce hayatı bakımından içe dönük bir toplumdur.
Genel olarak kendi kültürünü, hayat ve düşünüş tarzını
beğenir, başkalarını ilgiye değer bulmaz. Bu nedenle gelişme ve değişmelerden yararlanmayı düşünmez. Küçük
bir merak bile duymaz. Kendini yenilemeyi, çağa ayak
uydurmayı başaramadığı için gittikçe çağ dışı kalacaktır.
Batıda medreseler üniversitelere dönüştürülürken, Osmanlıda medreselerden müspet bilimler uzaklaştırılır.
Medreselerde yalnız din bilgisi verilir. Osmanlı bilim ve
düşünce dünyası akla, bilimsel kuşkuya, araştırma ve incelemeye dayanmayan, eskilerin verdiği bilgilerle yetinen,
onları tekrar eden sığ bir anlayış içinde donup kalır. Bu
gerileyiş şu sonuca varır: İnanç aklın önüne geçer, merak, kuşku, araştırma ihtiyacı, icat ve keşif duygusu, yerini
TEMMUZ 2013 - OCAK 2014
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
SERBEST KÜRSÜ
tevekküle bırakır. Doğa olayları Allah’ın hikmeti olarak değerlendirilir, nedenleri araştırılmaz, kurcalanmaz. Bazı konuları irdelemek Allaha saygısızlık olarak kabul edilir. Oysa
tarihin bu dönemi öyle bir dönemdir ki durmak, çağdışı
kalmak ve çürümek demektir.
Batılı büyük devletler dünya denizlerine buharla, sonra
petrolle işleyen gemileriyle egemen olurken, ülkelerini demiryollarıyla donatırken, ağır sanayilerini kurarken, halkın
eğitimine büyük önem verirken, Osmanlı gittikçe gerileyerek, ufalarak, çağdışı kalarak, sürekli yenilerek, son yüzyılını ‘hasta adam’ olarak geçirdi.
Sonunda tarih sahnesinden silindi.
Tarihte 20.yüzyıla kadar yaşamış bir büyük devletin bu
kadar zayıfladığı, çağ dışı kaldığı hiç örneği olmayan bir
olgudur. Bunu geri kalışın, yoksulluğun ve ilkelliğin sorumluları, Osmanlıyı parçalamak için türlü düzenler çeviren
büyük devletlerle birlikte, ufuksuz Osmanlı yöneticileridir.
Bu gerileyişin ve yıkımın nedenlerini doğru ve iyi öğrenmeden, Osmanlı’nın son iki – üç yüzyıl neden savaş alanında,
diplomaside, bilimde, sanayide, ekonomide, siyasette,
eğitimde, sağlıkta sürekli yenildiği, yöneticilerin ve aydınların neden Avrupa karşısında aşağılık duygusu içinde kaldıkları anlaşılamaz.
Bir büyük devlet birkaç nedenle yıkılmaz. Birbirine bağlı birçok nedeni vardır. Ben ana nedenleri temsil ettiğini
düşündüğüm birkaç örnek vermek istiyorum. Örneklere
bakarak genel durumumuzu anlayabiliriz.
Matbaa 1454 yılı buluşudur. Yahudiler ve Hıristiyanlar bir
süre sonra İstanbul’da matbaalar kurup kitaplar basabilmişlerdir. Ama matbaa Müslümanlara yasaktır. Ancak 275
yıl sonra 1729’da Türkçe kitap basılması caiz görülecek,
din kitapları basılması ise daha uzun zaman yasak olacaktır.
Aradaki fark şöyle:
1729’dan 1830 yılına kadarki 100 yıl içinde Osmanlı’da sadece 180 kitap basılmıştır. Batıda ise 1454 yılından 1500
yılına kadar ki 46 yıl içinde basılan kitap sayısı 40.000’dir.
Batı dünyası ile Osmanlı dünyası arasında bu aşamada
39.820 kitap fark var! Kısacası 300 yıl.
Ahmet Şemsettin Efendi Padişaha 'göğü incelemenin, rasat yapmanın uğursuzluk getireceği' yolunda bir şikâyette
bulunur. Bu şikâyette Şeyhülislam diyor ki:
"Göklerin sırlarını küstahça sına öğrenmeye cüret etmenin
akıbeti iyi değildir. Nerede bir rasathane kurulduysa orada
devlet binası yerle bir olmuştur."
Padişah dehşete kapılır. Rasathane bir gece içinde yıkılır.
Bu olayın tarihi 1579'dur.
Bu tarihlerde Osmanlı toplumunda astronomi bu talihsizliği yaşarken, yıldız falcılığı önemli bir kurum olup çıkmıştır.
Zamanla neredeyse müneccimlere danışılmadan hiçbir
işe girişilmez. Müneccimbaşı sarayın önemli bir görevlisi
olur. Osmanlı Ordusu 1716'da Petervaradin'de bozguna
uğrayınca, bu yenilgi yıldız hesaplarının iyi yapılmayışına
bağlanır.
Petervaradin savaşında şehit düşen Damat Ali Paşanın
malları müsadere edilir. Zengin bir kitaplığı vardır. Şeyhülislam bu kitaplardan felsefe, eski çağ tarihi ve astronomiye
ait olanların genel kitaplıklara konulmasını uygun bulmaz,
yasaklar. Bağnazlık aklın önüne geçmiştir.
III.Mustafa 1757 yılında tahta çıkmıştır. İlerici padişahlar
arasında sayılır. Batının gelişmesini hasetle izler. Tehlikenin
farkına varmıştır. Padişaha göre batının bu gelişmesinin
nedeni daha iyi müneccimlere sahip olmasıdır. O zaman
ki Fransız Elçisi diyor ki:
"Padişah Fransızların müneccimler vasıtasıyla geleceği
öğrendiklerine inanmıştı. Bunun tersine bir türlü ikna olmuyordu. Bu kadar acayip bir hurafeyi yıkmak için elimden geldiği kadar boşuna çalıştım."
Padişah yüzünü gittikçe geliştiğini duyduğu Prusya'ya çevirir.
Ordunun yenilgileri bu iyi kalpli Padişahı üzmektedir. Ciddi
önlemler almaya karar verir. Ahmet Resmi Efendi adlı birini
Prusya Kralı Büyük Frederik'e yollar, Kraldan 3 iyi müneccim istemeye memur eder. Amacı bu usta müneccimler
sayesinde girişimleri için uğurlu gün ve saatleri belirlemek
ve iyi komutan seçebilmektir. Artık yenilmek istememektedir. Büyük Fraderik'in yanıtı ünlüdür:
1. Tarih okumak ve eski deneylerden yararlanmak,
Rahmetli Atatürk diyor ki:
2. İyi bir orduya malik olmak,
“İstanbul’u fetheden kudret, yaklaşık olarak o yıllarda icat
edilmiş olan matbaanın Türkiye’ye girmesini sağlayamamış, bağnazların uğursuz direncini yenmeyi başaramamıştır.”
3. Hazineyi dolu tutmak.
***
Astronom Takyettin Efendi Padişaha dilekçe vererek rasathane kurmak için izin ve yardım diler. Bu dilek uygun
görülür. Tophane sırtında bir rasathane yapılır. Şeyhülislam
İMO ANTALYA BÜLTEN
.
Kral Ahmet Resmi Efendiye kendisinin üç münecciminin
bunlar olduğunu söyleyecektir. Osmanlı Padişanın müneccim istediği sırada büyük düşünür Kant Prusya'da
yaşamaktadır. Filozof Voltaire Büyük Frederik'in danışmanıydı.
Bilgi ve zekâ düzeyimizi düşünün.
***
TEMMUZ 2013 - OCAK 2014
13
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
SERBEST KÜRSÜ
Osmanlı bilim hayatından Piri Reis gibi bir yıldız geçmiştir.
Büyük bir denizci ve haritacıdır. Ama bakınız neler olur.
Duvar haritaları, atlaslar Damat Sait Paşayı çok kızdırır.
Bunların bir tür resim olduğunu, resmin ise dince caiz olmadığını ileri sürerek, Padişaha sürekli şikâyette bulunur.
Padişah kendisini Sadrazamlığa getirince, bütün haritaları
imha ettirir.
Amiral Spiritov'un komutasındaki Rus donanmasının Baltık denizinden harekete geçip Osmanlı donanmasını sıkıştıracağı söylentisi yayılır. Osmanlı yönetiminin bilgisine göre
Akdeniz kapalı bir denizdir. Rus donanmasının Baltık'tan
hareketle Atlas okyanusundan dolaşarak Cebel-i Tarık'tan
Akdeniz’e girebileceği düşünülmez. Söylentiye gülüp geçerler.
Rus donanması Cebel-i Tarık'tan Akdeniz'e geçer, Çeşme önünde, hiç bir tehlike beklemeyen Osmanlı donanmasını bastırır ve yakar. Bu olayın tarihi 1770'tir.
***
XVIII. ve XIX. yüzyılda gerileme sürer. Plevne savunma zaferi ile övünürüz ama Rus ordusu ilerler, Yeşilköy'e kadar
gelir. Oraya bir zafer anıtı diker.
Herkes istediği başlığı giymektedir. II.Mahmut bir birlik
sağlamak için fes giyilmesini kararlaştırdığı zaman softalar
fese karşı çıkar, ayaklanırlar. Bunların torunları da fes yasaklandığı zaman tepki gösterecekler, fesi savunacaklardır. Okullarla büyüteç ile ateş yakmak gibi deneyler şeytan
işi sayılır. II.Mahmut devlet görevlilerinin artık pantolon ve
ceket giymelerini emreder. Kavuklu, şalvarlı, kaftanlı Osmanlı görevlilerinin yerini İstanbulin, redingot giyen, boyun
bağlı, iskarpinli, çağdaş görünüşlü yeni Osmanlılar alır. Bu
gibi yenileme çabaları yüzünden, gericiler, Padişahı "gâvur
Padişah" diye anarlar.
Gerilemeyi durdurmak, çağa yaklaşmak, gelişmeyi sağlamak için Padişah Abdülmecit Tanzimat'ı ilan eder. Olumlu
etkileri olur ama halka yayılmaz. Tanzimat tarzı yaşayış İstanbul ve İzmir'de bir iki semtte gerçekleşir. Eski ile yeninin
çatışması sürüp gider.
***
Osmanlı İmparatorluğu 1886'da iflas eder. Borçları ödeyebilmek için vergileri yabancı bir kurumun toplaması kabul edilir (Duyun-u Umumiye). Bu olgu devletin ne durumda olduğunu anlatmaya yeter.
***
1912 Balkan Savaşı devletin ordusu, yönetimi, morali, örgütlenişi ile bitişe yaklaştığını gösterir. İki büyük Osmanlı
Ordusu, yeni kurulmuş dört küçük devletin orduları önünde bozguna uğrar. Bulgarlar Çatalca'ya kadar gelirler.
Edirne güçlükle geri alınır.
14
İMO ANTALYA BÜLTEN
.
400 yıllık Rumeli bir ayda elden çıkmıştır. İstanbul Sağ kurtulabilen Rumeli göçmenleri ile dolar. İstanbullular vatan
kaybetmenin ne kadar acı bir olay olduğunu bu göçmenlerden öğrenirler. Oysa kısa bir süre sonra aynı acı olayı
kendileri de yaşayacaklardır.
Dört yıl süren 1.Dünya Savaşından Osmanlı devleti yenik
çıkar. Mondros ateşkes anlaşması Sevres Antlaşmasının
önsözü gibidir. İstanbul ve yer yer Anadolu işgal edilir. İstanbul yönetimi Devletin ölüm fermanı olan Sevres Antlaşmasını imzalar (10 Ağustos 1920). Bu yönetimin niteliğini belirten bir örnek vereyim. Yunan Ordusu Uşak ve
Bursa'ya doğru yürüdüğü sırada, İstanbul hükümetinin
Adalet Bakanı Ali Rüştü Efendi bir demeç vererek Müslüman Türklere diyor ki: “Yunan Ordusunun başarısı için
dua ediniz.”
Anadolu yoksul ve cahildir. Altı yıldır savaşmaktan bitkin
düşmüştür. Yeniden dört yıllık bir savaşı daha göze alacağına kimse inanmaz. İnanmayanlar yanılırlar. Anadolu hem
sosyalistlere, hem düşmanla işbirliği halindeki İstanbul yönetimine karşı ayaklanır.
Milli Mücadele yurt sevgisinin emperyalizmden de, saltanattan da daha güçlü olduğunu kanıtlayan bir destandır. Kuva-yı milliye Çanakkale ruhunun daha güçlenmiş,
daha bilinçlenmiş, daha yaygın ve coşkun bir devamıdır.
Kadınlar ve erkekler, Atatürk gibi dahi bir liderin yönetiminde dört cephede birden savaşır. Çıplak ayak, yarım
üniformalı, tüfeğinin kayışı ipten Mehmetçik ve yurdu canlarından aziz bilen subaylar, batının şaşkın gözleri önünde, Anadolu'yu parçalamaya, paylarını almaya gelenlerin
hepsini yenerler. Son kalıntı Yunanlıları da İzmir'e kadar
kovalar, denize dökerler.
Tarihin akışı değişir.
Mudanya Mütareke Anlaşması ile Trakya Meriç'e kadar
geri alınır. Lozan diplomasi tarihinin en çetin ve başarılı örneğidir. 29 Ekim 1923'de Türkiye Büyük Millet Meclisi saat
20.30’da Cumhuriyeti ilan eder.
Gece şehirler top sesleri ile uyanır. Bunlar cumhuriyet toplarıdır.
Osmanlı devletinin külünden yeni bir devlet kurulmuştur.
Cumhuriyetin 600 yıllık Osmanlı Devleti’nden ve toplumundan devraldığı miras özetle şöyledir:
Gurur, ibret ve üzüntü verici sahnelerle dolu, renkli bir tarih,
Büyük bir mimari birikim, zengin bir şiir ve musiki alemi,
İlke olarak dine dayalı bir rejim,
Yorgun bir hanedan, Yarı sömürge halinde, güçsüz bir
devlet,
İdari, ekonomik, mali, hukuki kapitülasyonlar,
Halk yurttaş değil, kul,
İlkel bir tarım toplumu,
TEMMUZ 2013 - OCAK 2014
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
SERBEST KÜRSÜ
İflas etmiş bir maliye,
Büyük bir dış borç,
Hasta bir ekonomi,
Sıfır ağır sanayi,
Cılız bir küçük sanayi,
Kişi başına milli gelir 4 lira,
Kişi başına kamu harcaması 50 kuruş,
Elbise düğmesi bile ithal ediliyor,
Sıtma, frengi, verem, trahom yaygın,
0-2 yaş grubu çocuklarda ölüm oranı yüzde 60,
Sadece 337 doktor bulunuyordu,
Bütün imparatorlukta sadece 158 ortaokul ve lise, medrese uzantısı bir tek üniversite var,
Anadolu çağdışı ilkel medreselerin elinde,
Tüm liselerde okuyan kız öğrenci sayısı 230, bütün temel
meslekler erkeklerin tekelinde,
Kadının seçme, seçilme hakkı yok, yani yurttaş sayılmıyor,
Kadınların toplumsal hayatları ve hakları yok,
Okur-yazar olma oranı erkeklerde yüzde 7, kadınlarda
binde 4,
İstanbul ve kısmen de İzmir’le sınırlı, ölgün bir sanat hayatı,
Bütün Türkiye’deki gazetelerin toplam satışı ancak yüz bin
dolayında,
Hemen hemen bütün yasalar çağın gereklerinin gerisinde,
Ülke birçok alanda ortaçağı, ortaçağ ilkelliğini yaşıyor.
İşte Cumhuriyetin devraldığı, bazılarının özlemini çektiği
Osmanlı mirası budur, bu kadardır.
***
Cumhuriyetçiler bütün bu sorunları çözmek, engelleri kaldırmak, gelişmeyi sağlamak için kolları sıvarlar.
Türkiye, tam bir kurtuluş için, yüz bin sivil ve asker kayıp
vererek kavuştuğu bağımsızlığı bir daha yitirmemek, bir
daha ezilmemek, yenilmemek, milli egemenliği ve geleceği güven altına almak ve kalkınmak için yeni insanlardan
kurulu, yeni bir toplum, yeni ve milli bir devlet yaratmalı,
aklı özgürleştirmeli, dini desteklemeli ama çıkar için kullanılmamasını sağlamalıydı.
Yorulmadan, heyecanla çalışmaya koyulurlar.
Gepgenç kızlarımız öğretmen olarak katır sırtında dağ
köylerine gideceklerdir.
Bütün devrimlerin amacı, aklı, fikri ve vicdanı hür, bilgili,
görgülü, bilime ve sanata saygılı, hurafeden uzak, yurtsever, çağdaş, özgür ruhlu, yeni insanı yaratmaktır. Bütün
devrimleri bu amacın ışığı altında yorumlamalıdır.
rahmetli Atatürk dönemini birkaç çizgi ile yansıtmak istiyorum.
Ana hedef çağdaş uygarlığa ulaşmak, onu paylaşmak,
ona katkılarda bulunmaktır. Bütün insanlığın ister istemez
paylaştığı, paylaşmak zorunda kaldığı bu evrensel uygarlığın özü, bilim (+teknoloji) ve sanattır. Artık çağı gözden
kaçırmaya, geride kalmaya hakkımız yoktu.
Atatürk döneminde maddi kalkınma ile sosyal ve kültürel
kalkınma birlikte yürütülür (Toplu kalkınma).
Bu 15 yılın ortalama kalkınma hızı %10’dur,
Sanayileşme hızı %19'dur,
Demir-çelik sanayi ile savunma sanayii kurulmuştur,
Merkez Bankası altın ve döviz dolu,
Tek kuruş dış borç yok,
Osmanlı borcu anlaşmaya göre ödeniyor,
Kayseri’deki uçak fabrikasının yaptığı uçaklar göklerimizde uçmaya başlar,
İlk denizaltımızın yapımına girişilir,
Limanlar ve demiryolları millileştirilir,
4000 km demiryoluna, 3000 km yeni demiryolu eklenir,
Çağdaş yasalar yürürlüğe girer,
Kadının önündeki bütün maddi ve manevi engeller kaldırılır, Millet mektepleri, Halkevleri açılır (kısa bir süre sonra Köy Enstitüleri de açılacaktır), Konservatuvar eğitime
başlar,
Üniversite reformu gerçekleştirilir,
Demokrasinin ve çağdaşlığın zorunlu koşulu olan laiklik
benimsenir,
Planlı kalkınmaya geçilir, Anadolu’nun uygun yerlerine büyük fabrikalar yapılır,
Eğitimde, sporda, sanatta önemli gelişimler elde edilir,
Salgın, yaygın hastalıklara çok büyük mücadele açılır,
hepsi dizginlenir,
Bütün komşularla barışçıl ilişkiler kurulur.
Bu dönemde batıdan bir kuruş yardım alınmamış, kimseye imtiyaz verilmemiştir.
Bunca başarı, doğudaki isyana, dünya krizine, Türkİtalyan gerginliğine, yeterli okur-yazar ve uzman bulunmamasına, araç-gereç azlığına, gelir yetersizliğine rağmen
gerçekleştirilmiştir.
Bu gelişimlerin, başarıların her biri bir uygarlık destanıdır.
Bu gelişime mucize demek abartı değil, gerçeğin hakkını
vermektir.
Batının objektif düşünürleri Milli Mücadele’yi ve onu izleyen Cumhuriyet dönemini, Türk Mucizesi diye adlandırıyorlar.
Birer sadık, bilinçli ve mutlu cumhuriyetçi olarak yetiştirmek zorunda olduğumuz köylü, kasabalı ve şehirli çocuklarımıza, gençlerimize Milli Mücadele ile Cumhuriyetten
oluşan Türk mucizesini çok iyi ve doğru anlatmayı başarmak zorundayız.
Bu saptamayı desteklemek için cumhuriyetin ilk 15 yılını,
Bu her bilgili yurttaşın yurttaşlık görevidir.
İMO ANTALYA BÜLTEN
.
TEMMUZ 2013 - OCAK 2014
15
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
BİR KİTAP
Nutuk’tan (Söylev) Seçmeler (3)
M. Tamer ÖZMEN*
İnş. Müh. / İş Bilim Uzm.
Bülten 68’den ikinci bölümün devamı…
SUNUM
Nutuk’tan (Söylev) Seçmeler (3): Atatürk’ün söylevi olan
Nutuk, Türk Dil Kurumu tarafından iki cilt olarak 1966 tarihinde yayınlanmıştır. Konusu Atatürk’ün 19 Mayıs 1919
tarihinde Samsuna çıkışından, 29 Ekim 1923 tarihinde
Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna kadar olan tarihi olayları kapsar.
Bu makale: Kitabın özeti olarak değil, güncelliğini koruyan konular, aslına sadık kalınarak bölümler halinde sunulmuştur.
Türk ulusunun yüreğinden, vicdanından kopup gelen en köklü, en belirgin istek ve inanç belli olmuştu: Kurtuluş!
Bu kurtuluş çığlığı Türk yurdunun bütün ufuklarında yankılanmaktaydı. Ulustan, başka bir açıklama istemenin
yeri yoktu. Artık bu isteği dile getirmek kolaydı. Netekim,
Erzurum ve Sivas kongrelerinde ulusal istek belirtilmiş ve
dile getirilmişti...”(l. cilt, sayfa 260,261)
İtilaf Kuvvetlerinin Yurda telle yapmak istedikleri “Resmi
Bildirim” (l. cilt, sayfa 300,301) karşılığında yapılan protesto:
Yabancı devletlere yaptığım protesto
Adalet dilenmekle ve acındırmakla
ulus işleri ve devlet işleri görülemez
“Adalet dilenmekle ve başkalarını kendine acındırmakla
ulus işleri, devlet işleri görülemez; ulusun ve devletin onuru ve bağımsızlığı güven altına alınamaz.”
“Adalet dilenmek ve acındırmak gibi bir ilke yoktur.
Türk Ulusu, Türkiye’nin yarın ki çocukları, bunu bir
an uslarından çıkarmamalıdırlar.” (l. Cilt, sayfa 257)
Bu sözler: İtilaf Devletleri Olağanüstü Temsilcilerinin Ali
Rıza Paşa Hükümetine verdikleri ortak nota ve İtilaf Devletlerinin Karadeniz Başkomutanı, Osmanlı Harbiye Nazırına (Cemal Paşa) doğrudan doğruya yönerge ve buyruk
vermesi nedenleriyle, Atatürk tarafından ifade edilmiştir.
Ankara’ya gelen milletvekilleriyle
yaptığım görüşmeler
“… Ulus, ancak devletlerin yıkılma ve çökme kargaşaları
içinde bulunduğu zamanlarda tarihin yazdığı çok önemli
ve korkunç günler yaşıyordu. Böyle günlerde alın yazısını
kendi eline almak uyanıklığını gösteremeyen ulusların geleceği karanlık ve korkuludur.
Türk ulusu bu gerçeği anlamaya başlamıştı. Bu anlayış
sonucuydu ki, kurtuluş umudu veren her içten çağırıya
koşmakta idi. Ancak, uzun yüzyılların uyuşturucu yönetim ve eğitiminin etkisinden bir toplumun, bir günde, bir
yılda kurtulabileceğini düşünmek ve kabul etmek doğru
değildir.
Böyle olduğu için, durumu ve gerçeği bilenler, elinden
geldiği ölçüde kendi ulusunu uyarıp aydınlatarak kurtuluş yolunda ona kılavuzluk etmeyi en büyük insanlık ödevi
bilmelidirler.
Baylar, o gün türlü araçlarla şu protestoyu gönderdim. 16
Mart 1920
PROTESTO
İstanbul’da İngiliz, Fransız, İtalyan Siyasal Temsilciliklerine, Amerikan Siyasal Temsilcisine, Bütün Tarafsız Devletler Dışişleri Bakanlıklarına ve Fransa, İngiltere, İtalya Millet
Meclislerine verilmek üzere Antalya’da İtalyan Temsilciliğine.
Ulusal bağımsızlığımızı temsil eden Millet Meclisi ile birlikte İstanbul’da bütün resmi dairelere İtilaf devletlerin erleri
açıktan açığa ve zorla girmişlerdir. Bu arada, ulusal amaçlara uygun iş gören birçok yurtsever kimselerin tutuklanmasına da girişilmiştir. Osmanlı ulusunun siyasal egemenliğine ve özgürlüğüne indirilen bu son yumruk; hayatımızı
ve varlığımızı, ne pahasına olursa olsun, savunmaya kararlı olan biz Osmanlılardan çok, yirminci yüzyıl uygarlık
ve insanlığının kutsal saydığı bütün ilkelere; özgürlük, yurt
ve ulus duygusu gibi bugünkü insan topluluklarının temeli
olan bütün ilkelere ve bu ilkeleri ortaya koyan insanlığın
genel vicdanına indirilmiş demektir.
Biz, haklarımızı ve bağımsızlığımızı savunmak için giriştiğimiz savaşın kutsallığına ve hiçbir gücün bir ulusu yaşamak hakkından yoksun bırakmayacağına inanıyoruz. Tarihin bugüne dek yazmadığı nitelikte bir yağınma (suikast)
olan ve Vilson ilkelerine göre düzenlenmiş bir Ateşkes
Antlaşması ile ulusumuzu savunma araçlarından yoksun
etmek gibi bir düzene dayanılarak yapıldığı için, ilgili ulusların şeref ve onurlarıyla da bağdaşmayan bu davranış
üzerinde yargıya varmayı, resmi Avrupa ve Amerika’nın
değil bilim, kültür ve uygarlık Avrupa ve Amerika’sının vic-
* Kent Sorunları ve Afete Hazırlık Komisyonu Koordinatörü, İMO Antalya Şube Basın Yayın Komisyonu Üyesi
16
İMO ANTALYA BÜLTEN
.
TEMMUZ 2013 - OCAK 2014
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
BİR KİTAP
danına bırakmakla yetinir ve bu olaydan doğacak büyük
tarihsel sorumluluğa son olarak bir daha dünyanın dikkatini çekeriz. Davamızın türeye (hak ve hukuk) uygunluğu
ve kutsallığı bu güç zamanlarda, tanrıdan sonra en büyük
desteğimizdir. (l. cilt, sayfa 302,304)
Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk
Temsilciler Kurulu adına Mustafa Kemal
22 Nisan 1920 günü de şu bildirimi yayınladım:
Tanrı’nın yardımıyla Nisan'ın 23’ü Cuma günü Büyük Millet Meclisi açılarak çalışmaya başlayacağından o günden
sonra bütün sivil ve askeri makamların ve bütün ulusun
buyruk(emir) alacağı en yüce orun(makam), adı geçen
Meclis olacaktır. Bilgilerinize sunulur (l. cilt, sayfa 314). I.
cildin sonu
Temsilciler Kurulu adına Mustafa Kemal
İkinci İnönü utkusu (zaferi) ve İsmet
Paşanın Metristepeden gördüğü
durum
1.4.1921/Ankara
İnönü Savaş Meydanında Metristepe de Batı Cephesi Komutanı ve Genelkurmay Başkanı İsmet Paşaya
Bütün dünya tarihinde, sizin İnönü Meydan Savaşlarında
yüklendiğiniz görev kadar ağır bir görev yüklenmiş komutanlar pek azdır. Ulusumuzun bağımsızlığı ve varlığı, çok
üstün yönetiminiz altında şerefle görevlerini yapan komuta ve silah arkadaşlarınızın duyarlığına ve yurtseverliğine
büyük güvenle dayanıyordu. Siz orada yalnız düşmanı
değil, ulusun ters alınyazısını da yendiniz. Düşman
çizmesi altında kara yazgılı topraklarımızla birlikte bütün
yurt bugün, en kıyıda köşede kalmış yerlerine dek utkunuzu kutluyor. Düşmanın yurdumuzda sonsuz yayılma
isteği, dayancınızın ve yurtseverliğinizin yalçın kayalarına
başını çarparak paramparça oldu.
Adınızı tarihin övünç yazıtları arasına geçiren ve bütün
ulusta size karşı sonsuz bir saygı ve bağlılık duygusu
uyandıran büyük savaşınızı ve utkunuzu kutlarken, üstünde durduğunuz tepenin, size binlerce düşman ölüleriyle
dolu bir şeref alanı gösterdiği kadar, ulusumuz ve kendiniz
için yükseliş parıltılarıyla dolu bir geleceğin çevrenini de
(ufkunu da) gösterdiğini söylemek isterim. (II. cilt, sayfa
426)
Büyük Millet Meclisi Başkanı Mutafa Kemal
Ne olursa olsun hükümetimizin biçimi
cumhuriyet olacaktır
… Başkanlık orununda (makamında) bulunan Başkan Vekili İsmet Bey, Meclise şu bilgiyi verdi: “ Anayasa Komisyonu, Anayasanın değiştirilmesi ile ilgili tasarının ivedilikle
ve hemen görüşülmesini öneriyor.” “Kabul!” sesleri üzerine, tutanak okundu. Önerildiği üzere, ivedilikle görüşüldü.
Sonunda yasa, birçok milletvekillerinin “Yaşasın-Cumhuriyet!” diye alkışlanan söylevleriyle kabul edildi… (29 Ekim
1923 gecesi). (II. cilt, sayfa 592-593)
SONUÇ
“… Yalnız ulusun sevgisine, cömertliğine ve yiğitliğine güvenerek ve onun bitmez uyarıcı ve yaratıcı kaynağından
aydınlanıp güçlenerek vicdanımızın gösterdiği yolda görevimizi yapmaya devam ettik.” (I. cilt, sayfa 35) Söyleviyle
Atatürk, başarısını Türk ulusunun sevgisine, cömertliğine
ve yiğitliğine güvenmesiyle bir devletin kurtarılışı ve kuruluşu olarak dünyaya örnek ve dünya liderlerine fenomen
olmuştur.
Nutuk (Söylev), Atatürk’ün “Türk gençliğine bıraktığım
kutsal armağan” dediği Gençliğe Hitabı ve şu söyleviyle
tamamlanıyor.
Baylar, bu söylevimle, ulusal varlığı sona ermiş sayılan büyük bir ulusun, bağımsızlığını nasıl kazandığını; bilim ve
tekniğin en son ilkelerine dayanan ulusal ve çağdaş bir
devleti nasıl kurduğunu anlatmaya çalıştım.
Bugün ulaştığımız sonuç, yüzyıllardan beri çekilen
ulusal yıkımların yarattığı uyanıklığın ve bu sevgili
yurdun her köşesini sulayan kanların karşılığıdır.
Bu sonucu, Türk gençliğine kutsal bir armağan olarak bırakıyorum.
Ey Türk gençliği! Birinci ödevin; Türk bağımsızlığını, Türkiye Cumhuriyetini, sonsuza değin korumak ve savunmaktır… (II. cilt, sayfa 656)
Atatürk’ün eylem, fikir ve düşüncesinin dünyanın her boyutunda olduğunu, Türk ulusunun bağımsızlık mücadelesini, kararlılığını ve gücünü anlayabilmek için Atatürk’ün
Söylevini (Nutuk’u) mutlaka okumalıyız. Çocuklarımızın ve
gençlerimizin okumasına da özen göstermeliyiz ve teşvik
etmeliyiz.
“Nutuk’ tan Seçmeler” konulu makale, bu bültende
sonlandırılmıştır.
Saygıdeğer ulusuma öğüt
Baylar, sırası gelmişken, saygıdeğer ulusuma şunu öğütlerim ki; bağrında yetiştirerek başının üstüne dek çıkaracağı adamların kanındaki, buluncundaki (vicdanındaki) öz
mayayı çok iyi incelemeye dikkat etmekten, hiç bir zaman
geri kalmasın! (II. cilt, sayfa 445)
İMO ANTALYA BÜLTEN
.
Kaynak: Söylev (Nutuk). Birinci Cilt. Türk Dil Kurumu
Yayınları 1966
TEMMUZ 2013 - OCAK 2014
17
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
HER TELDEN
Türkiye Çin İşadamları Derneği Genel Başkanı
Odamız Üyesi Kemal Koçak’la Röportaj
Sayın Koçak, derneğinizin kuruluş amacı nedir?
Çin’den gelen ucuz malların olumsuz etkilerini silmek ve
ciddi Türk iş adamlarımızı, Çin’deki ciddi iş adamlarıyla
buluşturmak. Sadece mal almak değil, eski İpek yolunu
canlandırarak ve Çin’in ucuz insan gücü ve girdilerinden yararlanarak birlikte üretip, tüm dünyaya iş birlik
içinde mal satabilmek ki, Çinlilerin ifadesiyle, “Sizin Avrupa Birliği ile temasınız var, gümrük birliğiniz var, Asya
ve Avrupa ve Afrika’ya yakınsınız. Eski İpek Yolu bağlamında eski ticari iş birliğimizi yeniden canlandıralım
ve Kazan-Kazan formülü ile uluslarımıza kazandıralım
felsefesi ile kurulmuş bir uluslararası faaliyette bulunan
derneğiz.
Eski Genel Başkanın faaliyetleri ne durumdaydı?
Eski Genel Başkanımız Hong Kong Ticaret Ataşesi Koray Akgüloğlu ve Genel Başkan Yardımcımız Serap Akgüloğlu ve Ankara Dil Tarih Coğrafya Fakültesi, Çin’ce
bölüm başkanı, Genel Sekreter olarak görev aldığı derneğimiz faaliyetlerine Ankara’da başlamıştır.
Bunun ardından, Ticarete dayalı İstanbul ayrıca Kültür
ve Turizme dayalı olarak da, Antalya şubemiz kurulmuştur.
Bir ülkenin kültürünü ve dilini anlamadan ve bilmeden
o ülkenin insanları ile anlaşmanın ve kaynaşmanın zor
olacağı düşüncesiyle, Ankara ve İstanbul şubelerimizde ve daha sonra Antalya Şubemizde de, Antalya Milli
Eğitim Müdürlüğü ile işbirliği protokolü yaparak, Azize
Kahraman Halk Eğitim Müdürlüğü’nde Çin’ce kurslara başladık. Bu kursiyerlere bitirince sertifikaları verildi.
Ayrıca bunun yanında bu güne kadar Antalya Şubesi
olarak 4 yıl önce 30 kişilik bir heyetle Çin’e gittik. Çin’de
gerek Büyükelçiliğimizde ve gerekse Ticaret Baş müşavirliğimizde toplantılar yaptık. Çin Uygur Bölgesi Ticaret
Direktörlerini Antalya’da misafir ettik ve onları derneğimize üye yaparak bağlarımızı kuvvetlendirdik.
Çin’deki tüm eyaletlerle faaliyetleri arttırmak amacıyla,
çalışmalar yapmaktayız. Örneğin, Antalya Büyükşehir
Belediyesi ile iş birliği yaparak ve bizzat resmi heyet
olarak davet edilerek Çin’de, ÇİN Hayko ve Kunming
şehirlerini Antalya’mızla kardeş şehir yapmak için kardeş şehir ön protokolünü imzaladık.
İş münasebetleri için Çin’e gidişlerinizde zorluklarla karşılaşıyor musunuz..?
Geçen yıl TÜRKİYE’de, ÇİN yılı ilan edilmişti. Bu münasebetle merkezimiz ile birlikte, Çin Büyükelçiliği galasına katıldık. Antalya’da değişik zamanlarda, bu münasebetle gelen Çin Gösteri grubuyla Konyaaltı Caddesinde
müşterek gösterilerimiz halkın ilgisini çekti. Bu sene
Sayın Valimiz Ahmet Altıparmak, BAKA ve derneğimiz
Uygur Başkenti Urumiçi'nde geçmişte ulusal bazda,
olan bir fuarın TÜRK ve ÇİN yetkilileri ile görüşmeler
sonucunda, adı geçen fuar, Uluslararası AVRASYA fuarına dönüştü. 300 Bin metrekarelik fuar alanının 100
18
bin metrekaresi TÜRK sanayi bölgesi olarak hizmet
vermeye başladı. Hatta ulaşım zorluklarını gidermek
amacıyla, TÜRK Hava yolları - Çin hava yolları işbirliğiyle İstanbul’dan 6,5 saat süren uçak yolculuğu ile Uygur-Sincan Bölgesi başkenti Urumiçi’ne direkt seferler
başlamıştır.
İMO ANTALYA BÜLTEN
.
Bu doğrultuda, Kunming kardeş şehrimizin öğrenci grubunu 23 Nisan bayramında Antalya’da ağırladık. Yine
Kunnming Belediye yetkililerinin Antalya’ya gelişleriyle
ön protokol olarak imzaladığımız protokolü, Büyükşehir
Belediye Başkanı ve yetkilileriyle icraata dönüştürdük.
Çin, Türkiye’yi nasıl tanıyor?
TEMMUZ 2013 - OCAK 2014
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
HER TELDEN
TÜÇİAD’ın İş birliğiyle, ÇİN’in en büyük tarım üretim ve
teknolojisi olan 95 milyon nüfuslu Shandong eyaletine
resmi davet üzerine Bürokrasi ve iş adamlarından oluşan 25 kişilik resmi bir heyetle gittik. Orada 2 şehir arasında işbirliği protokolü imzaladık. Özellikle Shandong
un, başşehri Jinan’da Bakayla birlikte, Ticaret Odası
Başkanları ile işbirliği protokolü imzaladık. İş adamlarımızı karşılıklı eşleştirme yaparak ticaretin arttırılmasına
yönelik çalışmalarda bulunduk ve Başşehir Jinanda,
TÜÇİAD bir Temsilciliğinin açılması konusunda prensip
anlaşmasına vardık. Hatta, Çin Dili mezunu bir Türk öğrencimizi temsilci yetiştirmek üzere Çin devlet bursu ile
okumasına destek olacaklar..
Nasıl Genel Merkezi Antalya’ya Kazandırdınız?
Derneğimiz Antalya şubesi bunları yaparken, genel
başkanımızın Polonya,ya Varşova Ticaret Baş Müşaviri
olarak atanması, genel başkan yardımcımızın Amerika Şikago Baş Müşavirliğine atanması ve seçilen genel başkanımız Eser Holding Yön.Kur.Bşk.Yrd. Can
Adiloğlu’nun Afrikada aldıkları ihalelerden ötürü çoğunlukla yurt dışında kalmaları sonucu ve hem Ankara’ya
gelen Çin’li yetkililerin, hem de İstanbul’a gelenlerin
özellikle Antalya ziyaretlerinde misafirlerimiz olarak bizzat bizim ağırlamamız ve başarılı bir şube başkanı ola-
rak zaten şubeler genel koordinatörlüğünü bizzat ben
yürüttüğüm için, bir taktir nişanesi olarak genel merkezin Antalya’ya alınıp, genel başkan olarak ahdi-vefa
örneği gösterilip görev verilmesi Onur verici bir olaydı.
TÜÇİAD olarak, hem yurt içinde, hem de Yurt dışında
temsilcilikler ve şubeler açarak aynı zamanda konu ile
ilgili derneklerle iş birliği yaparak, ülkemize ve işadamlarımıza faydalı hizmetler sunmaya devam edeceğiz.
Nitekim, İstanbul’da Çin’in güneyindeki eski başkenti
Nanjing şehri Belediye Başkanı ve ekibiyle toplantılar
yaptık. Eylül ekim aylarında TÜÇİAD olarak bizi ziyarete gelecekler ve bizler de, iş birliği kapılarımızı resmen
açmış olacağız.
Başta da belirttiğim gibi talep olması halinde Uygur
bölgesindeki AVRASYA fuarına 1 Eylül 2013 tarihinde
BAKA (Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı Antalya, Isparta,
Burdur illerini içine alan) gideceğiz.
Sayın Genel Başkan, Yönetim Kurulunuz kimlerden oluşuyor..?
Kemal Koçak - TÜÇİAD Genel Başkanı,
Mahmut Ruhi Alpagot - Genel Başkan Yardımcısı,
Bülent Yüksel - Genel Sekreter,
Mustafa Satıcı - Genel Sayman,
İnşaat Mühendisleri Odası Başkanlığı’nın
İMO Bütçe Uygulama Esasları Kapsamında
belirlemiş olduğu 2014 yılı üyelik aidatı
180TL(15TL/ay)dir.
Aidat borçları için taksitlendirme imkanı sunulmakta olup,
Üyelerimizin aidat borçlarını ödemeleri rica olunur.
İMO ANTALYA BÜLTEN
.
TEMMUZ 2013 - OCAK 2014
19
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
TURİZM
Peru - Bolivya Gezisi
09 - 20 Ekim 2013
Nurettin KORKMAZ*
İnş. Yük. Müh. / Rehber
Sevgili meslektaşlarım. 09-20 Ekim 2013 arası
Güney Amerika’nın iki ülkesine bir gezim oldu.
Bu gezi ile ilgili bilgi ve intibalarımı sizlerle paylaşmak istedim…
İstanbul kalkış KLM Hava
Yolları ile saat 06.00,
Amsterdam’a
varış
08.30.
Amsterdam kalkış KLM
ile 12.30 (Lima da saat
6.30), Lima’ya varış 18.30
Uçak: Boeing 777 300ER, 425 yolcu, 8 motor, hız 920
km/h,. Uçuş mesafesi max 12.000 km, ağırlık 351 ton,
uzunluk 73,9 m Amsterdam-Lima 12 saat uçuş, 11.000
km, Lima Chavez Havalimanı
rını ziyaret ediyoruz. 16.yy da finansmanı Dona Maria
Guzman adındaki çocuksuz zengin bir dulun bütün parasını ve malını manastır için bağışlamasıyla 20.000 m²
lik bir alanda kübik taşlarla tipik kolonyal stilde inşa edilen bu devasa yapı zamanında 450 rahibeye ev sahipliği
yapmıştır. Burada geleneksel olarak aristokrat ailelerin
en büyük kızları 10 yaşlarında bu manastıra verilerek olgun bir yaşa gelene dek burada kalırlardı. Arka planda
Cancai yanardağı. Sonra Plaza Armas Meydanını geziyor, Kadetrali ziyaret ediyoruz. Daha sonra Puno’ya
hareket için otobüsümüzdeki yerimizi alıp yola koyuluyoruz. Saat 18.00 sularında Aymara, Kechua ve Uros
halklarının yaşadığı Puno’ya varıyoruz.
Lima-Paracas-Candelabro - Ballestas
Adası
Peru’daki ilk uğrak yerimiz Paracas rıhtımı. Orada
hızlı botlarla üzerinde Nasca’yı andıran çizgiler bulunan
Candalabro adasını gözlemleyerek yola devam ediyor ve üzerinde milyonlarca kuş ve deniz hayvanı barındıran Ballestas adasına varıyoruz: Deniz aslanları,
Peru pelikanları, Humboldt penguenlerini ve daha nice
tanımadığımız milyonlarca kuşu temaşa ediyoruz. Buradaki milyonlarca kuşun Guana denilen gübresi muhtelif
aralarla toplanarak tarımda kullanılıyor.
Arequipa-Puno
1540’da İspanyollar tarafından kolonyal stilde inşa edilen bu 2325 m irtifadaki çoğu beyaz volkanik taşlardan
yapılan binalardan dolayı beyaz şehir adı da verilen bu
güzel Arequipa kentindeki Santa Katalina Manastı* İMO Antalya Şubesi Basın Yayın Komisyonu Koordinatörü
20
İMO ANTALYA BÜLTEN
.
Puno - Titicaca Gölü - Tekila Adası Puno
Kahvaltıdan
sonra
tekne ile yapacağımız
yaklaşık
8560km²
yüzölçümü ve denizden 3850 m yüksekliği ile dünyanın en
yüksek gölü olan ve
60’ı Peru’ya %40’ı
Bolivya’ya ait olan
Titicaca gölü (Titicaca: Dumanlı renk puma anlamında)
üzerindeki Uros yerlilerinin yaşadığı totora sazlarından
yapılmış yüzen adalardan birine geliyoruz. Uros yerlileri
TEMMUZ 2013 - OCAK 2014
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
TURİZM
sazdan ada, ev, ve tekne yapıyorlar. Ana dilleri olarak
Aymara dilini konuşuyorlar. İnka dili olan Kechua diline
de hakimler. Uros halkının beslenmesi balık ve deniz
kuşlarıyla sağlanıyor hatta sazın bir çeşidini de yiyecek
olarak kullanıyorlar.
Tekila Adası: 11 km² alanı, 7 km uzunluğu 1 km genişliği olan bu ada 3900 m irtifada bulunan dünyanın
en yüksekte bulunan adasıdır. Titicaca gölünün en derin
yeri 300 m yi buluyor. Yeni gelen bir kişi ancak 3 nesil sonra buraya adapte olabilir. Burada Keçualar yaşıyor ve ananelerine çok düşkünler. Keçuaların üç temel
prensipleri var: Çalmayacaksın, tembellik yapmayacaksın, yalan söylemeyeceksin.
İnançları: Tanrı sana paylaşasın diye veriyor. Bu nedenle paylaşım üst düzeyde. Güvenlik gücü yok. El kaldırma sistemi ile seçim yapılıyor ve 8 yönetici seçiliyor.
Bu kişiler yalnız onlara mahsus olan Chamara denilen
yelekleri giyer ellerinde bir asa ile dolaşırlar Seçim sonunda anlaşmazlıkların çözümü için bir de barış hakimi seçilir. Tekila’da 2000 kişi yaşıyor. Aralık-Nisan arası
yağışlı, diğer aylar kurak. Totoro sazından tekne, ev ve
müştemilat binaları yapıyorlar. Kantuta çiçeği Keçuaların çok sevdiği bir çiçek. Bu çiçek eskiden kralların taçlarını süslerdi, şimdi ise bayram günlerinde dekorasyon
olarak kullanılıyor. Bakla, patates, balık ana yiyecekler.
Tarımda gübre kullanılmıyor. Organik tarım. Mayıs ayı
hasat dönemi. Çocuklar ve adamlar örgü ile gezerler.
Keçualarda toprak çok önemli. Topraktan gelen toprağa döner diye düşünürler. Bere örmeyene kız verilmez. Coco yaprakları insanı rahatlatır. Coco yaprağı çiğ
yenir. Önce şifacıya gidilir, bir netice alınamazsa doktora
gidilir. Şamanlar hala görevdeler. Sarmaşık kaynatılıp
buharından duman altı tütsüsü ananesi hala devam
etmektedir. Kadınlar giydikleri geleneksel giysileri ve ev
mefruşatını kendileri dokur. Bu giysiler ve ev mefruşatı
rengarenktir, daha çok kırmızıya meyil vardır.
İMO ANTALYA BÜLTEN
.
Puno - Deseguaderao - Tiahuanaco
(Bolivya) - La Paz
Bu gün kahvaltıdan
sonra Deseguadero
kasabasına hareket
ediyoruz ve oradan
Bolivya’ya geçiyoruz.
Bolivya’daki ilk ziyaret mahallimiz MÖ
500 - MS 900 yılları arasına tarihlenen antik bir sit alanı
Tiahuanaco. Titicaca gölünün 20 km güneydoğusundaki bu kültür kenti, zamanında ta Lima’ya kadar tesirini göstermiştir. Bu kültürde güneş kültü önemli yer
tutuyordu. Güneş tanrısı, güneş tapınağı, güneş kapısı
gibi güneşle alakalı birçok inanç ve eser geliştirilmiştir.
İnançlarında yağmur duası ve yağmur merasimleri de
mevcuttu. Buradaki arkeolojik buluntular devasa görünümde: Güneş kapısı, Ay kapısı, çeşitli mitolojik
heykeller, tapınaklar, su kemerleri vb. O zamanlar
burada yaşayan halkın, taş duvar, seramik, tekstil ve
metal işçiliğinde çok ileri gittiği bu eserlerden anlaşılıyor.
Duvarlara işlenen kedi, yılan, akbaba, geometrik şekiller
ve insan benzeri kabartmalar da gerçekten üst düzeyde
ustalık eserleri. Burada ölüler oturmuş vaziyette gömülüyordu. Zamanında burada 115.000 den fazla tarımla
uğraşan halk yaşıyordu. Bu halk kalıntılardan da anlaşılacağı gibi mühendislik, mimari ve tıp alanında çok ileri
gitmişti.
Bu ziyaretten sonra La Paz’a doğru yola çıkıyor ve La
Paz’ı geziyoruz.
İspanyolca “Barış” anlamına gelen La Paz, Bolivya’nın
yönetsel başkentidir. Ülke buradan yönetilir. Nüfusu bir
milyonu aşkın olan La Paz denizden 3600 m yüksekliktedir. La Paz’da bizde olduğu gibi dolmuş minibüsleri
çalışıyor.
La Paz - Huatajata-Ay Adası - Güneş
Adası - Copacabana - Pomata - Puno
Kahvaltıdan sonra La
Paz’dan ayrılıyor Titicaca Gölü kıyısındaki
Huatajata’ya
varıyoruz. Oradaki “And
kökenleri ve ekoloji
köyü”nde
Altiplano
müzesinde İnka ve Aymaras kültürleri hakkında bilgi alıyoruz. Kaptan Jacques Cousteau’nun Titicaca Gölüne
yaptığı keşif ziyaretlerinde ona ve daha birçok meraklı
TEMMUZ 2013 - OCAK 2014
21
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
TURİZM
gezgine yardım ve eşlik eden Limachi kardeşlerle tanışıyoruz. Buradaki sazdan yapılmış ev ve tekneleri dolaşıyor, Fermin Limachi’den tekne yapımı hakkında kısa
bir uygulama dersi alıyoruz.
Buradan teknemizle Ay Adasına gidiyor orada “İnak
Uyu” Güneş Bakireleri tapınağını geziyoruz. Bu tapınakta pek çok güzel İnka bakiresi kutsal ateşte tanrılara kurban edilmiştir.Sonra kutsal Güneş Adasına
gidiyoruz.. Efsaneye göre Güneş imparatorluğunun
bulunmasını sağlayan İnka çifti Manco Capac ve
Mama Ocilo bu adada ortaya çıkmıştır. Buradaki kutsal merdivenlerden kutsal İnka su kaynağına çıkıyoruz.
Bu kaynaktan içilen suyun sonsuz gençlik ve mutluluk
verdiğine inanılmaktadır.
Bu gezinin ardından adada güzel bir öğle yemeğinden
sonra teknemizle Copacabana’ya gidiyor orada koloni
dönemine ait bir mabeti görüp yola devam ediyoruz.
Puno - Pucara - Raqchi Andahuaylillas - Cusco
Kahvaltının ardından
Cusco’ya doğru yola
çıkıyoruz ve Pucara
kentine varıyoruz. Deniz seviyesinden 3860
m yükseklikteki kentte
kısa bir mola veriyoruz. Buradaki taş müzesini ziyaret ederek yola devam
ediyoruz. Bu defa ki durağımız tipik bir İnka köyü Raqchi oluyor.
Kille kaplı silindir taş duvarlarıyla Viracocha tapınağı kompleksi, bahçeli taş evleri, buğday siloları, saray kalıntısı, çeşmeleri ve İnka yollarından parçalar ile
Raqchi gercekten görülmeye değer tarihi bir İnka yerleşkesi. Burada Cusco’nun asil tabakası yaşıyordu.
Yola devam ediyoruz ve eski bir maden kasabası olan
Andauaylillas’a geliyoruz.
22
İMO ANTALYA BÜLTEN
.
Cusco - Poroy - Machu Picchu - Cusco
Kahvaltıdan sonra otobüsle Machu Picchu treni için
Poroy’a hareket ediyoruz. Birçok belgesele konu olan
üç saat sürecek olan bu tren yolculuğuna başlıyoruz.
Tren yemyeşil sağı ve solunda yüksek dağlar yükselen
muhteşem Machu Picchu vadisini kat ederek İnkaların
Huayna Picchu dağının eteğinde 2400m irtifada İnka
asil ve teokratik kastının kutsal kenti olarak inşa ettikleri Eski zirve anlamındaki Machu Pichu’ya varıyoruz
İspanyollar tarafından yüzyıllar boyunca bulunamamış
bu sayede bugünkü bozulmamış halini muhafaza edebilmiştir. Kent ancak 1911’de Amerikalı araştırıcı Hiram
Bingham tarafından keşfedilmiştir. Bir benzeri olmayan
konumu, mimarisi ve inşasındaki dahilik, bu İnka arkeolojik sit alanını dünyanın sayılı harikalarından biri yapıyor.
Machu Picchu iki bölüme ayrılmıştır. Bir bölümü tarım
için ayrılmış ve tarım yapılacak teraslarla donatılmıştır.
Bu bölüm kentin güneyinde yer alıyor. Diğer bölüm ise tapınak,
saray, ev ve çeşitli
müştemilat binalarıyla
donatılmış olan yerleşke yeri. Burada çeşitli
tapınaklar, rahipler ve
rahibeler için konutlar, kralın saray erkanı ve kendisi saraylar ve daha birçok bina yer almaktadır. Yerleşke bölümü diğer bölümden hendek ve yüksek taş duvarlarla
ayrılmıştır. Bu bölüme bir gözetim kulesinin bulunduğu
büyük bir kapıdan giriliyordu. Görülmeye değer eserlere gelince: Güneş tapınağı, Kral sarayları, piramit, dini
merasim meydanları, çeşitli tapınaklar, askeri binalar vb.
Güneş Tapınağı: Üç penceresi bulunuyor. İki penceresinden yaz mevsiminin bittiği 21. Aralıkta içeriye güneş ışınları sızıyor. Diğer pencereden ise; kış mevsiminin
TEMMUZ 2013 - OCAK 2014
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
TURİZM
sona erdiği 21 Haziran'da içeriye güneş ışınları sızıyor.
Bu pencerelerden içeriye yılanlar girdiği için bu pencerelere yılan pencereleri de denmektedir.
Akbaba Tapınağı: Akbaba leş yediğinden İnkalar düşmanlarının leşlerini akbabalara sunmuşlar ve bu kuşu
tanrı gibi kutsamışlardır. Bu tapınakta akbaba gökten
aldığı iyi bir haberi bereket tanrısına, yani toprağa ilettiği
canlandırılmış.
İntihuatana (Güneşin yerle birleştiği yer): Kış güneşi sonunda İnkalar, merasim düzenleyerek kraldan uzun
ve yeni günleri başlatması; bu mekandan ayrılmaması
için ricada bulunurlar. Mevsimlerde bu kült taşı üzerinden takip edilirdi. İnkalar mevsimlerin yeni bir başlangıç
olduğuna inandıkları gibi, ölümün de yeni bir başlangıç
olduğuna inanırlardı. Machu Picchu ve çevresinde 250
civarında orkide cinsi tespit edilmiştir.
İspanyolların Peru’yu işgalinden sonra İnkalar bu bölgeyi terk etmişlerdir.
Kale ağırlığı 20 ton civarında olan blok taşlardan inşa
edilmiştir.
Cusco: 3416 m yükseklikteki 12 dağ kütlesinin ortasındaki ovada kurulan bu kent ayni isimli eyaletin başkentidir. Nüfusu 350.000 civarındadır. Şehir baş piskoposluk
ve üniversite merkezidir. Şehrin kurulmasına 13. yy'da
başlanmış, 1400'lerde kral Sapa Inka Pachacuti devrinde tamamlanmıştır. İnka devletinin baş şehri olan Cusco
tüm Güney Amerika’nın en güçlü ve en büyük şehriydi
ve İnkalar için Mekke gibi kutsal bir merkezdi.
Cusco’da her yıl 24 Haziran günü İnti Raymi yani
Güneş’e Merhaba Bayramı muhteşem görsel şölen olarak günümüzde de sürdürülüyor.
Cusco bugün meydanları, katedral ve çarşılarıyla kolonyal stilde İspanyol izleri taşıyan bir görünümdedir. Halkının çoğunluğu Kechua dili konuşuyor. Cusco, Machu
Picchu’ya ulaşımın merkezi durumunda olduğundan
dünyaca ünlü hale gelmiştir.
Tambomachay - Pukapukara - Kenko
- Sacsayhuaman - Cusco - Lima
Kahvaltıdan
hemen
sonra
3700m’deki
Tambomachay’da halen bölgeye su sağlayan su
kompleksini görmeye gidiyoruz. Bu kompleks üç katlı ve harç kullanılmadan inşa edilmiş. En üst kısımdaki
dört hücre İnkaların kutsalları olan yer, gök, ay ve güneşi ve dört yönü ifade ediyor. İkili akan su, gün ve geceyi, ve kadın erkek çiftini simgeliyor. Çiftten olan doğum
ise bereketi simgeliyor. Burada bereket tanrısına dualar
edilip kurbanlar kesilirdi.
Pukapukara (Kırmızı Kale): Kale tüm çevresine hakim
bir vaziyette konuşlandırılmış yollar üzerinde bir kontrol
noktası. Ürün ve kalitesinin kontrolü buralarda yapılırdı.
Kenko: Büyük bir kaya içine oyulmuş labirent bir yol ve
yolun sonunda kayadan kazanılmış düz bir masa bulunuyor. Tanrıya adağını yerine getirmek isteyen kimse,
labirent yolu takip ederek bu taş masaya geliyor burada
tanrıya dua edip kurbanını kesiyordu.
Tanrıya karşı beş defa ayni günah işlenirse yeraltından
yer üstüne ancak kralın kararı ile çıkılabilirdi. KENKO bu
hususta da günah çıkarma merkeziydi. Günah çıkarılırken tanrılara mutlaka bir sunu yapılırdı.
Sacsayhuaman Kalesi: 1460 yılında İnka Pachacutec
tarafından inşasına başlatılan bu kompleks siyasi, askeri
ve dini merasimlerin yapıldığı bir merkezdi. Kale arka arkaya aralıklı üç duvarın zik zak yapmasıyla oluşmuştur.
İMO ANTALYA BÜLTEN
.
Lima: Peru’nun başkentidir ve 10 milyona yakın bir
nüfusu vardır. Bir liman kentidir. Lima, And Dağlarının
hemen eteğinde Pasifik Okyanusu kenarında Rimac
Nehri vadisinde 1535’de İspanyol istila orduları komutanı Francisco Pizarro tarafında inşa edilmeye başlandı.
Önce İspanyol asilleri için yazlık villalar yapıldı. Pizarro
bu kentin inşasıyla bir taraftan Güney Amerika’nın fethinin tamamlandığını göstermek istiyor, diğer taraftan da
bir koloni idare merkezi tesis etmek istiyordu. Şu talihe
bakın ki Pizarro kurduğu bu şehirde 26 Haziran 1541’de
Martin Bilbao tarafından bir kılıç darbesiyle öldürülüyor.
Şehir meydanları kilise ve yollarıyla tipik İspanyol kolonyal stilde inşa edilmiş. Bugün Lima’da yapılaşma had
safhada. Yapılaşma alanları sürekli artarken tarım alanları azalıyor. Her şey ülkenin diğer bölgelerinden geliyor.
Güney Amerika’nın en büyük limanı burası. Buradan
Brezilya’ya yeni bir karayolu yapılıyor. Bu yolun trafiği
rahatlatacağı düşünülüyor. İnkaların buraya geliş tarihi
ise 1470.
TEMMUZ 2013 - OCAK 2014
23
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
TURİZM
Peru’daki son öğle yemeğimizi Lima’nın Pazifik kenarındaki bir rıhtım üzerinde olan restoran LA ROSA
NAUTICA’da alıyoruz.
ları vasıtasıyla konuşurdu. Kralın ana hatunu Coya yanında daha bir çok hatunu daha vardı. Yemeğini altın
tabaklarda yer, büyük bir altın küpe takar, ipek yumuşaklığında çok şık elbiseler giyerdi. Ölünce mumyalanıp
güzel elbiseler giydirilmiş olarak saraydaki bir katafalkta
sürekli olarak yerini alırdı. Onun bu mevcudiyeti hanedanın varlığını güçlendirirdi. Sevdiği hanımı ve hizmetçileri
boyunları kırılarak ona hizmet etmek için onun yanına
gönderilirdi. Bütün bunlar büyük bir seremoniyal merasimle adet ve göreneklere uygun olarak gerçekleştirilirdi.
İnkalarda imece usulü vardı ve dayanışma üst seviyedeydi ve yardımlaşma hususundaki temel felsefeleri
“Tanrı sana paylaşasın diye veriyor” ve “Aldığının
karşılığını vermelisin”.
İNKALAR
İnka devleti bir hanedanlık olarak 1250’de Manco
Capak tarafından Cusco’da kurulur ve Cusco başşehir yapılır. 9. Kral Pachacutec ülkenin sınırlarını
Kolombiya’nın güneyinden Şili’inin ortalarına kadar genişletir. 1553 de son İnka kralı Atahualpa’nın İspanyollar tarafından öldürülmesiyle İnka devleti sona erer.
İnkaların gelişiyle bölgeye barış gelmiştir. Ülke çok güzel organize edilmiş memurlar tarafından idare ediliyordu. İnkalar, yalnız sosyal ve ekonomik planlamada, tıp,
astronomi, genetik te değil mühendislik ve mimaride
de çok ileriydiler. Ancak tekerleği bilmiyorlardı. Ülkenin uzak köşelerine, dağlarının zirvelerine kadar ulaşımı sağlayan 40.000 km yol yapmış, vadileri ve nehirleri
asma köprüler ile geçmişlerdir. Bu yol köprülerden büyük bir kısmı hala işlevin devam ettirmektedir. İnkalarda
temel olarak 3S formülünün uygulaması kabul edilmişti.
Simetri, Sağlamlık ve Sadelik. Yamaçlarda yaptıkları teraslarla tarım alanlarını genişletmişlerdi. Bu alanlar da
hala kullanılıyor.
İnkalar, ülkedeki çeşitli kültür ve coğrafyadaki insanları
bir araya getirip birleştirme hususunda da büyük başarı
göstermişlerdir.
İnkalar, tek evrensel tanrı olarak Wiraqocha’ya inanır,
ışığı ve enerji sayesinde her şeye hayat veren ana tanrı Güneşe taparlar, bunun yanında Ay, Şimşek, Dağlar
ve Akbaba’yı da tanrısal olarak görürlerdi. Kral Güneşin
oğlu idi. Kral aileyi ve halkını her yerde korumakla yükümlü idi. Halkın rahat yaşaması kral için çok önemliydi çünkü halk rahatsa kral da rahattı. İnka kralları tanrı
gibi kabul edilir, sıradan insanlar kralın huzuruna ancak
sırtlarında bir yükle yere doğru eğilerek kabul edilirlerdi.
Kralın gözüne kimse bakamazdı. Kral halkla tercüman-
24
İMO ANTALYA BÜLTEN
.
İnkalar, ışıkla çalışıp şifa yollarını bulmak üzerine, ruhsal
alanda benzersiz yöntemler geliştirmişlerdir. Şamanlar
bireyin kendisini arındırabilmesi için kullandıkları çarka
Şifa Çarkı denilir. İnsanın ruhsal dönüşümünü simgeleyen bu çarkın 4 aşaması veya dört yönü vardır. Her yön
güçlü bir hayvanla simgelenir. Her aşamanın ruhsal gelişmeyi tamamlayan törenleri vardır. Ana amaç, bedene
huzur ve denge getirmektir.
Güney: Yılanla sembolize edilir. Şifacı, geçmişin yükünden kurtulma.
Batı: Puma ile sembolize edilir. Gökkuşağı Köprüsü, barış yolu.
Kuzey: Sinekkuşu. Esrarengiz öğretiler.
Doğu: Kondor. Önsezi, dünyaya barış getirmek.
Devlet, 4 bölgeye ayrılıyordu, kendi içinde de 10 aile
birimine bölünmüştü. İnka dili Keçuacadır.
İnkalar üçlü sisteme inanırlar: Gök, Yeryüzü ve Yer altı.
İnkalarda Tanrıyı gücendiren yenik sayılırdı.
Bu nedenle tanrılara saygı ve kurban verme üst seviyedeydi.
İnkalar Quipu denilen renkli iplere atılan düğüm yazısı
kullanırlardı. Bu yazı hala çözülememiştir.
Ticaret daha çok trampa sistemine dayanırdı.
Ölüler güherçileyle önce kurutulur sonra mumyalanırdı.
Eğitim asiller için vardı. Cusco’da asil çocukları için
okullar açılmıştı.
300 çeşit patates, 25 farklı mısır ve birçok kaktüs türü
yetiştirmeyi başarmışlardı. Diğer tarım ürünleri ise; coco,
buğday, mısır, kabak, ananastı. Patates, kabak ve ananas, And Dağları bölgesinden dünyaya yayılmıştır.
TEMMUZ 2013 - OCAK 2014
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
SAĞLIK
Hepimiz İçin Uygulamalı Spor
Metin UTKU
İnş. Müh.
Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin
organize ettiği 7’den 70’e
sağlıklı yaşam için SABAH
SPORLARI ilgi ile devam
etmektedir.
Haftanın dört günü (Salı - Perşembe - Cumartesi - Pazar) günleri saat 07.00 ile 08.00 arasında Antalya CAMPİRAMİT alanında, müzik ve uzman spor eğitmeni Sn.
Tuçe Yağmur YELEKCİ’nin önderliğinde ücretsiz olarak halka açık faaliyet iklim ve hava koşulları elverdiği ölçüde vatandaşların ve üyelerimizin de katılımı ile devam
etmektedir.
Büyükşehir Belediye Başkanlarından Sn. Bekir
KUMBUL’un başlattığı, zaman zaman intikaya uğrasa
da bugün Sn. Mustafa AKAYDIN’ında sağladığı imkanlarla devam eden sabah sporları etkinliği, her yaş gurubuna hitap edecek şekilde ve öğretmeninde özverili
çabaları ile yürütülmektedir.
Katılımcıların yaş ortalaması 35 - 45 olup, şeker, tansiyon, guatr, ortopedik ve psikolojik sorunları olanlar için
bile bir rehabilitasyon ünitesi gibi sessiz, reklamsız ve
abartısız devam eden faaliyetlere katılanlar hayatlarından çok memnunlar.
Çoğu kimsenin öncelikle zayıflamak için başlattığı spor
faaliyetleri, aslında insanları zayıflatmayıp metabolizmanın daha fonksiyonel çalışmasını sağlayıp, insanları günlük stresten, çaresizlikten, umutsuzluktan soyutlayarak
kendilerine güvenen, yaşama sevincini ve hayata bağlılık duygularını en üst düzeye çıkartarak daha kaliteli bir
yaşam ortamını hazırlamaktadır.
Herkesin bilipte uygulayamadığı iki önemli husus toplu
İMO ANTALYA BÜLTEN
.
spor sayesinde aşılmaktadır. Birincisi sporda devamlılık
bilincinin oluşturulması, ikincisi ise, münferiden yapılan
sporda yürüyüş vs de kişi spor yaparken sorunlarından
soyutlanamadığı için yürürken, spor yaparken sorunları da bünyesinde taşımakta ve onlardan soyutlanamamaktadır.
Toplu yapılan sporda ise verilen komut muvacehesinde göz, beyin, vücut üçlüsü kombine çalıştığından kişi
sorunlarını geçici bir sürede olsa bir kenara bırakarak
maksimum bir güven ve yaşama arzusu ile güne daha
canlı başlayabilmektedir.
Sağlığımız yarınlarımız ve bizden sonraki genç kuşaklara
sağlıklı yaşamın idamesini empoze edebilmek için öncelikle biz yetişkinlerin önderliğinde sporun toplu yapılması
ile evlerde tv ye esir olan ev hanımları, bilgisayar ve telefon bağımlılığına tutulan gençlerimizi biraz olsun sanal
ortamdan çıkarak hareketliliğin, aktifliğin mutluluğunu
yaşamaları için sabah sporlarının faydalı olduğuna inanıyor, katkı koyan, imkan sağlayan ve katılımı ile destek
veren herkese teşekkür eder sağlıklı yaşamın sırrı olarak
hareketlilik ve canlılıklarının devamı için tüm üye eş ve
çocuklarında katılmalarını diliyorum.
TEMMUZ 2013 - OCAK 2014
25
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
BİZDEN HABERLER
Bir Seminerin Ardından
Nurettin KORKMAZ*
İnş. Yük. Müh. / Rehber
Konuşmacı olarak Su Politikaları
Uzmanı Dursun YILDIZ'ın katıldığı,
İMO Antalya Şubesi tarafından
düzenlenen ‘Yerelden Küresele Su ve
Enerji Yönetimi’, ‘Enerji Politikalarımız
ve Hes’ler’, ‘Bütün şehirlerde Yeni Su
Yönetimleri’, ‘Su ve Enerjinin Yönetim
İlişkisi ve Geleceği’ konulu seminer;
15 Kasım 2013 tarihinde Şubemiz
Atatürk Konferans Salonunda
gerçekleştirildi.
Su yönetiminde yeniden yapılanma dönemidir. Avrupa Birliği, Türkiye’den bu başlıktaki şartları yerine
getirmesini istiyor. Ama Türkiye’nin bu konuda henüz somut bir hazırlığı yok.
Birçok taslak düşünce mevcut ama bunların nasıl
ve kimler tarafından gerçekleştirileceği henüz belli
değil. Yetki karmaşası sürüyor.
Su kaynakları bakanlığı kuruldu. DSİ reorganize edilecek ama hangi görevi üslenecek belli değil.
Sayın Yıldız bu seminerde özetle şu noktalara değindi:
Bütün dünyada olduğu gibi bizde de enerjiye olan
ihtiyaç süratle artmaktadır. Bu sebepten su kaynaklarının yanında yer, güneş ve rüzgar gibi yenilenebilen enerji kaynaklarına da yer verilmelidir. Türkiye
bütçesi en büyük dış ticaret açığını enerji alanında
vermektedir. Bu açık 2012'de 60 milyar doları bulmuştu.
* İMO Antalya Şubesi Basın Yayın Komisyonu Koordinatörü
26
İMO ANTALYA BÜLTEN
.
25 Havzaya ayrılan ülke sularının idaresinde havza
bazında da bazı kurumların hayata geçirilmesi düşünülüyor.
Hesler iyi planlanamadı. CED süreci tamamlanmadan yanlış kişilere yanlış yerlerde HES inşası izni verilerek doğaya büyük zarar verildi. İstenilen enerji de
üretilemedi. Bu konu bilimsel olarak yeniden gözden
geçirilmeli ve her önüne gelene izin verilmemelidir.
TEMMUZ 2013 - OCAK 2014
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
BİZDEN HABERLER
EN
MERKEZD
“3. Su Yapıları Sempozyumu”
tamamlandı…
Haluk SELÇUK*
İnş. Müh.
Değerli Konuklar,
Ancak, suyun tüketildikçe ve bilinçsiz kullanıldıkça azaldığını, azaldığı oranda da alınır-satılır bir meta gibi işleme
tabi tutulduğunu ifade etmek gerekir. İMO’nun düzenlediği, İMO Ankara
Şubesinin yürütücülüğünü yaptığı
“3. Su Yapıları Sempozyumu” 7-8
Aralık 2013 tarihlerinde Ankara’da
gerçekleştirildi.
Su kısıtlıdır. Buna karşılık talep ise her geçen gün artmaktadır. Son 10 yılda, küresel bazda su talebinin 6-7 kat arttığı
tahmin edilmektedir. Bu durum nüfus artış oranından
hayli fazladır. Yaklaşık 300 kişinin katılımıyla
gerçekleştirilen sempozyumda, insan
hayatına birebir dokunan su yapıları
tüm yönleriyle ele alındı; üniversite,
kamu kuruluşları, yerel yönetimler,
özel sektör ve meslek odaları bir araya
getirilerek mevcut durum, sorunlar ve
çözüm önerileri ile geleceğe yönelik
öngörüler değerlendirildi.
Bilinmektedir ki, dünya üzerinde yaklaşık 2 milyar insan
temiz sudan mahrumdur. 2,6 milyar insan arıtma tesislerinden geçirilmemiş su kullanmaktadır. Her yıl 6 milyona yakın insan dizanteri, kolera, ishal gibi
temiz suya ulaşamama nedeniyle bulaşan hastalıklardan yaşamını yitirmektedir. Birleşmiş Milletlere göre; 2025 yılında dünya nüfusunun
tahminen üçte ikisi temiz ve içilebilir sudan mahrum kalacaktır. Türkiye’nin bu tablo içerisindeki yeri ise geleceğe dair
kaygıları artırmaktadır. İMO Yönetim Kurulu Başkanı
Taner Yüzgeç’in Su Yapıları
Sempozyumu’nda yaptığı konuşma
bilgilerinize sunulmuştur. Öncelikle şunu belirtmek durumundayız. Türkiye sanıldığı gibi su kaynakları açısından zengin bir ülke değildir.
Daha açık bir ifade ile Türkiye, su stresi çeken bir ülkeden su fakiri bir ülke olmaya doğru hızla yol almaktadır. Değerli Meslektaşlarım, Değerli Katılımcılar, Su Yapıları Sempozyum programı, bu zeminde yapılacak tartışmaların zenginliğini ve derinliğini göz önüne
sermektedir. Bu sempozyum bir yandan su yapılarının planlanmasını,
projelendirilmesini, işletilmesini, denetim ve güvenliğini ayrıca çeşitli örneklerle tarihsel gelişimini irdelerken,
diğer yandan su politikalarındaki farklı yaklaşımları, su
yönetimini, sürdürülebilirliğini, enerji üretimindeki yerini,
doğa ve çevre ilişkisini, konuyla ilgili mevzuat tartışmalarını, ulusal ve uluslararası örnekleri içerecek şekilde
değerlendirecektir. * İMO Antalya Şube Yönetim Kurulu Sekreter Üyesi
İMO ANTALYA BÜLTEN
.
Tam da bu noktada, suyun kamusallığının önemine dikkatleri çekmek gerekmektedir. Su kaynakları birçok ülkede devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunmaktadır. Su kaynaklarının içme-kullanma, tarımsal sulama, endüstri suyu veya enerji üretimi
amacıyla tüm kullanıcıların hizmetine sunulması devletin önemli görevleri içinde yer almakta ve bu hizmetler
kamu hizmeti olarak adlandırılmaktadır.
Kamu Hizmeti: Hukuksal olarak "Belli bir zamanda
ve mekanda ortaya çıkan, sürekli ve düzenli bir şekilde
tatmin edilmesi gereken genel ve kolektif özellikler arz
eden bir ihtiyacın karşılanması için yapılan faaliyetler"
olarak tanımlanmaktadır.
TEMMUZ 2013 - OCAK 2014
27
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
BİZDEN HABERLER
Belirtilen bu tanımdan hareketle su teminine yönelik faaliyetler pek çok ülkede halen kamu kurum ve kuruluşları
eliyle yürütülmektedir. Ancak özellikle az gelişmiş ülkelerde kamu hizmeti verilen alanlar daraltılmakta
ve bu hizmetler piyasa koşullarının serbest pazar
ilişkilerine terk edilmeye başlanmaktadır.
Roma Hukukundan bu yana insanoğlunun egemenlik
kuramadığı ve özel mülkiyete konu edemediği varlıkların
başında su gelmektedir. Ancak bu doğal kaynak, son
dönemlerde uluslararası şirketlerin su egemenliği
kurma niyetlerine bağlı olarak tartışma gündemine gelmiştir.
Uygulamaya konulan küresel ekonomik politikalar suyu,
bedeli piyasa gerekleri doğrultusunda müşteri tarafından karşılanması gereken ticari bir meta olarak ele almıştır.
Ülkelerdeki su kaynaklarının küresel şirketlerin doğrudan yatırım ve işletme alanı olabilmesi için, o ülkedeki
su yönetiminin öncelikle kamunun elinden alınmasını
gerektirmektedir.
Günümüzde, dünyanın pek çok yerinde su, mülkiyeti
ve işletmeciliği ile birlikte kamu yönetiminin tekelindedir.
Su hizmetlerinin, ortalama olarak, Asya ülkelerinde
%99’u, Afrika’da 97’si, Orta ve Doğu Avrupa ile
Güney Amerika’da % 96’sı, Kuzey Amerika’da %
95’i Batı Avrupa ülkelerinde % 80’i kamu kurumları tarafından yönetilmektedir.
Ancak son 20-30 yıllık süreçte gelişen ve suyu metalaştıran küresel politikalar sonunda dünya nüfusunun
yaklaşık %5’inin kullandığı suyun yönetimi uluslararası
şirketlere geçmiştir. Fakat bu süreç planlandığı gibi ilerlememiş ve su kaynakları üzerinde küresel çapta ilerleyen hegemonya çabaları, Arjantin, Bolivya, Gana, Filipinler, Güney Afrika ve Nikaragua gibi ülkelerde
büyük toplumsal muhalefetle karşılaşmıştır.
Ülkemizde ise, nüfus artışı, kirlenme, küresel ısınma ve
küresel güçlerin kontrolünün baskısı altında olan su kaynaklarımızla ilgili sorunlara, su yönetimindeki çok başlılık
ve ulusal bir politika oluşturmadaki eksiklikler de eklenince sorun kronik bir duruma gelmiş ve çözüm ülke dışından ithal edilecek reçetelerde aranmaya başlanmıştır.
Yani Dünya Bankası ve İMF direktifleri su politikalarımızın
yönünü belirler duruma gelmiştir.
Su gibi bir toplumsal değerin, küresel su şirketlerinin kâr hesaplarına terk edilmesi kabul edilemez.
Öte yandan, tüm insanlığın yaşamsal gereksinmesi olan böyle bir varlığın, gelişmiş ülkelerin arala-
28
İMO ANTALYA BÜLTEN
.
rında dünya genelinde yürüttükleri egemenlik ve
hegemonya savaşının emrine terk edilemeyeceği
de açıktır.
Dolayısıyla küresel ölçekli politikaların etkileri görülmeli,
ulusal ve toplumsal çıkarlarımızın ortadan kaldırılması
sonucunu yaratacak politika ve uygulamalara karşı durulmalıdır.
Geliştirilmeyi bekleyen su potansiyelimize karşı su yönetimindeki çok parçalı yapının ortaya çıkardığı olumsuzluklar su kaynakları yönetiminin kurumsal yapısının
kapsamlı bir biçimde yenilenmesini gerektirmektedir.
Bu yeni kurumsal yapı tercih edilecek teknik, ekonomik
ve sosyal politikalar temelinde şekillenmelidir. Bu politikaların tespitinde ülkemize özgü koşullar dikkate alınmalıdır.
Tüm bunların gerçekleştirilebilmesi için su yönetiminin
kurumsal yapısının oluşturulmasında bu hizmetin bir kamu hizmeti olduğu ve kamu yararı anlayışı gözetilerek ele alınması gerektiği mutlaka dikkate alınmalıdır.
Ancak, Orman ve Su işleri Bakanlığı tarafından hazırlanan Su Kanunu Taslağının bu anlayıştan oldukça uzak
bir şekilde hazırlandığı görülmektedir. • Tasarı "Su için temel bir kanun" değil, "Su Tahsis Kanunu" tasarısıdır.
• Suyun ticari bir meta olarak piyasaya sunulmasının
son adımı olarak özelleştirme amacına hizmet etmesi
açısından yasa tasarısında suya bir "kaynak" olarak yaklaşılmakta, sadece kullanıma yönelik bir meta şeklinde
ele alınmaktadır. • Tasarı ile yeraltı ve yer üstü tüm su kaynaklarının 49
yıllığına devredilmesi, özelleştirilmesi, yerli ve yabancı
tekellere satılması öngörülmektedir. • Bu tasarı Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki, topluma ait, ülkenin tüm su varlığının/kaynaklarının en kısa
yoldan özel sektöre devrini düzenleyen bir kanun tasarısıdır.
• "Suyun yönetimi karşılığında ücretlendirilmesi" yaklaşımının, temel bir hak olarak su ihtiyaçlarının karşılanması
ile bağdaşması mümkün değildir. Sonuç olarak, Su kaynaklarımız,
Toplumsal bir değerdir. Kamu mülkiyetinde ve kamu
işletmeciliğinde kalmak zorundadır. Piyasa malı haline
getirilmesi asla kabul edilemez. Bu duygu ve düşüncelerle sempozyum çalışmalarına başarılar diliyor, saygılar
sunuyorum.
TEMMUZ 2013 - OCAK 2014
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
BİZDEN HABERLER
EN
MERKEZD
İnşaat Mühendisliği Eğitimi
Masaya Yatırıldı…
İnşaat mühendisliği eğitimine ilişkin sorunların, en doğru şekilde ancak sorunu yaşayanlarınca tespit edebileceğini belirten Yüzgeç, eğitim sorunlarının meslek camiasını, mesleği ve toplumun tamamını etkiliyor olması
nedeniyle çözüm geliştirme noktasında kolektif bir çabaya ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.
Odamızın inşaat mühendisliği eğitiminin
sorunlarını tespit etmek, çözüm önerileri
geliştirmek ve yeni bir vizyon oluşturmak
amacıyla Antalya`da düzenlediği
II. Bölüm Başkanları Toplantısı, 54
İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanının
katılımıyla gerçekleştirildi.
Toplantı İMO İnşaat Mühendisliği Eğitim
Kurulu`nun (İMEK) desteğiyle 18-19
Ocak 2014 tarihlerinde düzenlendi.
İMO Yönetim Kurulu Başkanı Taner Yüzgeç, II. Başkan
Şükrü Erdem, Sekreter Üye Levent Darı, Sayman Üye
Nevzat Ersan, Yönetim Kurulu Üyeleri Galip Kılınç, Cihat Mazmanoğlu ve Tansel Önal, İMO Antalya Şube
Yönetim Kurulu Üyeleri ve İMEK Üyeleri ile İMO Genel
Sekreteri Ayşegül Bildirici Suna`nın hazır bulunduğu
toplantıda İMEK tarafından hazırlanan İnşaat Mühendisliği Eğitimi Vizyon Raporu beş oturumda değerlendirildi.
Oturumlarda inşaat mühendisliği eğitiminin durumu,
inşaat mühendisliğindeki gelişmeler ve eğilimler, eğitim
müfredatı, öğretim metotları, öğrenci özellikleri, aktif
öğrenme ve öğretme yöntemleri, öğretim görevlilerinin
nitelikleri, devlet ve vakıf üniversitelerinin sorunları ile İMEK tarafından
hazırlanan anket tartışmaya açıldı.
Toplantının açılışında söz alan İMO
Yönetim Kurulu Başkanı Taner Yüzgeç, Odanın çağrısına yanıt veren
ve toplantıya katılan tüm bölüm
başkanlarına teşekkür ederek konuşmasına başladı. Yüzgeç inşaat
mühendisliği eğitiminin sorunlarını tespit etmek ve çözüm üretmek
amacıyla kalıcı, üretken ve devamlılığı olan bir platform oluşturmanın
çok önemli olduğuna dikkat çekti
İMO ANTALYA BÜLTEN
İMO'nun ve TMMOB`nin eğitim sorunlarını çözmek
amacıyla çok sayıda etkinlik düzenlediğini hatırlatan
Yüzgeç, "İMO bu güne kadar inşaat mühendisliği eğitimini ele alan pek çok etkinlikler düzenledi. Yıllar içerisinde forumlar, paneller, sempozyumlar gerçekleştirdi.
Anketler, araştırmalar yaptı, bunları raporlaştırdı özel
yayınlar çıkardı. Etkinliklerinde sorunları teşhis etti, sonuçlarını değerlendirdi ve çözüm yollarını üretti. Ancak,
bir yandan böylesine anlamlı ve kayda değer bir çalışma yürütülürken, diğer yandan mühendislik eğitiminin
hatta tüm yükseköğretimin özellikle 2000`li yılların ikinci
yarısından itibaren sürekli gerilediğini ve nitelik kaybına uğradığını görmek kuşkusuz ki hayal kırıklığına yol
açmaktadır. Eğer bizlerin uyarıları, itirazları, direnci, alternatifleri ve bizler gibi toplumun aydın kesimlerinin duyarlılığı olmasaydı inanız ki, daha vahim sorun ve bunların sonuçları ile karşılaşıyor olabilirdik" dedi.
En yetkili ağızların Türkiye'nin konumu ve Müslüman bir
ülke olması nedeniyle icat ve buluş yapamadığı beyanlarında bulunduğunu belirten Yüzgeç, "Şimdi sormak
lazım, bu ülke Müslüman olduğu için mi buluş yapamıyor? Bu durum ülkenin coğrafyasından kaynaklanıyor
ise bu topraklar medeniyetin beşiği
olarak anılmıyor muydu? Bu toplumun tarihini diğer toplumlardan ayıran fark nedir ki 'ara eleman' olarak
kalmaya mahkumdur? Bu ülke 100
yıl öncesinde tarım toplumu zincirini
kırmak için kabuk değiştirmedi mi?
Böylesi bir düşüncenin iler tutar bir
yanı yoktur" diye konuştu.
Yüzgeç: geriyi hedefleyen bir perspektifle eğitim dizayn etmek köle
toplum yaratmaktır
Dünyadaki gelişim sürecinin sanayi
.
TEMMUZ 2013 - OCAK 2014
29
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
BİZDEN HABERLER
toplumu ve teknoloji toplumu evresini geride bırakarak
bilgi toplumu evresini olgunlaştırdığını kaydeden Yüzgeç, Türkiye`de böylesine geriyi hedefleyen bir perspektif ile eğitim dizayn etmenin köle toplum yaratmaktan başka bir anlam taşımadığına dikkat çekti.
YÖK uygulamalarını değerlendiren Yüzgeç, ara eleman
sorununun yok sayılamayacağını ancak YÖK`ün bu
duruma bulduğu çözümün de kabul edilemeyeceğini
kaydetti. YÖK`ün bulduğu çözümlerin mühendisleri ara
elemana dönüştürmekten başka bir anlam taşımadığını
belirten Yüzgeç, "Mühendis unvanıyla öğrenci yetiştiren
Teknoloji Fakülteleri, fark dersleriyle mühendislik unvanı
kazanacak olan Teknik Eğitim Fakültelerinin yaklaşık 70
bin mezunu. Bunların hepsi yukarıdan aşağıya yerleştirilmeye çalışılan politikaların ürünleridir" dedi.
Denklik uygulamalarına da dikkat çeken Yüzgeç şöyle
konuştu: "YÖK'ün 2006'dan bu yana Denklik uygulamasında yaratmış olduğu kuralsızlık nedeniyle, yurt dışında parayla satılan diplomalar ülkemizde geçerli hale
gelmeye başlamıştır. Bizlerin mühendislik eğitimini ileri
taşımak, mevcudu geliştirmek, çağdaş normlara göre
yeniden şekillendirmek için çaba sarf etmesi gerekirken, daha işin ABC'sini bu işin başındakilerine anlatmak durumunda kalıyoruz. Mühendislik eğitiminin akıllı
ve hevesli kişiler tarafından alınabilecek bir formasyon
meselesi olduğunu, mevcut bölümlerin bile pek çoğunun bu formasyonu öğrencilerine kazandırmaya yeterli
olmadığını dile getirirken; onlar
mühendislik unvanını ulufe niyetine dağıtma eğilimindeler"
İMEK Başkanı Güney Özcebe ise Bölüm Başkanları
Toplantılarının artık kurumsal bir nitelik kazandığına dikkat çekti. Bu toplantıda 54 bölüm başkanının bir araya
gelmesinin çok önemli olduğunu vurgulayan Özcebe,
gerek devlet, gerek vakıf üniversitelerinin kendi pratiklerini gözden geçirerek ortak faaliyetler içerisinde olmaları
gerektiğini belirtti. Bu toplantının ortak faaliyet yürütmek
adına önemli bir adım olduğunu kaydeden Özcebe,
İMO Yönetim Kurulu'na İMEK Üyelerine katkılarından
dolayı teşekkür etti.
Açılış konuşmalarının ardından İnşaat Mühendisliği
Eğitimi Vizyon Raporu`nun değerlendirildiği oturumlara
geçildi. Oturumların moderatörlüğünü Uğur Ersoy, raportörlüğünü Selman Sağlam yaptı.
İlk oturumda İMEK Raportörü Cenan Mertol raporun
sunumunu yaptı. Diğer oturumlarda sırasıyla "İnşaat
Mühendisliği Eğitiminde Durum Tespiti", "İnşaat Mühendisliği Eğitiminde Ne Öğretilmeli / Nasıl Öğretilmeli?", "İnşaat Mühendisliği Eğitiminde Kimler Öğretmeli
/ Kimler Öğrenmeli?", "Beklentiler ve Sonuç" başlıkları
değerlendirildi. Toplantının sonuç bildirgesi ve İnşaat Mühendisliği Eğitimi Vizyon Raporu`nun son hali kamuoyu ve yetkililerle
paylaşılacak. Yüzgeç, tam da böylesi bir atmosferde inşaat mühendisliği
eğitiminin vizyonunu tartışmak
üzere bir araya gelmenin çok
anlamlı olduğunu belirtti. Sorunlar ortak ise çözümler de ortak
olacaktır diyen Yüzgeç, mesleki
dayanışma ile devasa gibi görünen pek çok sorunun kolayca
çözülebileceğine
inandıklarını
söyledi.
Yüzgeç, bu toplantı sonunda olgunlaşacak olan İnşaat Mühendisliği Eğitimi Vizyon Raporu`nun
herkes için bir yol haritası olacağına inandığını belirtti.
30
İMO ANTALYA BÜLTEN
.
TEMMUZ 2013 - OCAK 2014
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
BİZDEN HABERLER
19 Aralık İnşaat Mühendisleri Günü
İnşaat Mühendisleri Odasının 59., Şubemizin 25. Kuruluş yıldönümü
14-15 Aralık 2013 tarihlerinde çeşitli etkinliklerle kutlandı.
İnşaat Mühendisleri Odasının 59. Antalya Şubemizin 25. kuruluş yılında “19 Aralık İnşaat
Mühendisleri Gününü” kutlamanın mutluluğunu ve coşkusunu yaşıyoruz.
Geçirdiğimiz 25 yıla baktığımızda zor koşullar altında
hizmet verildiğini ve kıt kaynaklara rağmen geçmiş yönetim kurullarımızca harcanan yoğun emek ve büyük
fedakarlıklar sayesinde bugünlere gelindiğini görüyoruz.
1954 yılında kurulan İnşaat Mühendisleri Odası 90.000’i
bulan üye sayısı, 26 Şubesi ve 124 Temsilciliği ile birlikte 19 Aralık kuruluş gününü aynı zamanda “İnşaat
Mühendisleri Günü” olarak kutlamaktadır. Bu kutlamalarda, meslekte 25 yılını dolduran üyelerine “Teşekkür Belgesi”, 40 yılını dolduran üyelerine “Onur
Belgesi”, 50 ve 60 yılını dolduran üyelerine de “Onur
Plaketi” vermeyi geleneksel hale getirmiştir. Ayrıca Antalya Şubesi, mesleğe yeni katılan en genç üyesine
“Mesleğe Hoşgeldin Plaketi” vermektedir. Bu yıl yapılan İnşaat Mühendisleri Günü ve Kuruluş Yıldönümü
kutlamaları Side’de bir otelde yaklaşık 500 üyenin katılımı ile gerçekleştirildi.
İMO ANTALYA BÜLTEN
.
Bu özel günde konuşan İMO Antalya Şube Başkanı
Dr. Cem Oğuz konuşmasında;
“İnşaat Mühendisleri Odası meslekte 25 yılını tamamlayan meslektaşlarımıza teşekkür,40 yılını tamamlayan
meslektaşlarımıza da onur belgesi vermektedir. Meslektaşlarımıza verilen Teşekkür ve Onur Belgeleri hem
geçmişe dönük bir teşekkür hem de geleceği aydınlatan bir nişane olarak kabul edilmelidir. İnşaat Mühendisleri Odası yarım asrı geçen ömründe toplumsal
saygınlığını her zaman korumayı ve kuşaklar arasında
sağlıklı bir köprü kurmayı üyeleri sayesinde başarmıştır.
İktidarın Türkiye’yi yeniden dizayn etme, tüm kurumsal
TEMMUZ 2013 - OCAK 2014
31
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
BİZDEN HABERLER
ve toplumsal yapıyı değiştirip dönüştürmeye yönelik
yasa düzenlemeleri ve uygulamaları büyük bir hızla
sürdürülmektedir. Meslek Odaları iktidarları rahatsız
eden, yeniden biçimlendirilip susturulması gereken
örgütler olarak görülmüştür. 2 Ağustos 2013 tarihli
Torba Yasa, Odamız ile üyeleri arasındaki bağı ortadan
kaldırmaya dönük düzenlemelerle, örgütsel yapımız
ve TMMOB bütünlüğünü hedef almıştır. Şu günlerde
Odamızın idari ve mali denetiminin de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bünyesine alınması çalışması yapılmaktadır. Önümüzdeki günlerde yine bir gece yarısı torba
yasa işleyişiyle, mühendisler için olumsuzluklarla dolu
imar, yapı denetim ve TMMOB kanunlarının da değiştirilmesi gündeme düşecektir. Bizlerin yapması gereken hep birlikte dayanışma içinde mesleğimize, meslek odamıza, geleceğimize ve ülkemize sahip çıkmak,
örgütlü yapımızı, Meslek Odamızı savunmak olacaktır.
Mühendislik eğitimini de içine alacak şekilde, bütün bir
eğitim süreci sorun ve sıkıntılar içindedir. Eğitimdeki
nitelik kaybı, hemen her ilde açılan üniversiteler, “gecekondu” tabir edilen yerleşkelerde eğitim veren mühendislik fakülteleri, mühendislik eğitiminin sorunları
dağ gibi dururken sözde mühendis yetiştirecek teknoloji fakültelerinin açılması, teknik öğretmenlere 2013
yılında yapılan göstermelik bir sınavla mühendislik unvanı verilmesi, yabancı mühendislerin çalıştırılmasıyla
ilgili düzenlemeler dikkat çeken olumsuzluklar olarak
karşımızda durmaktadır.
Tüm olumsuzluklara rağmen modern Türkiye’nin mühendisleri olarak güzel bir gelecek inşa etme konusundaki inancımızı hiç kaybetmedik. Bu inancımızın temel
dayanaklarından birisi de, meslekte 25 - 40 - 50 ve
60. Yılını dolduran üyelerimizin mühendisliğe ve ülkeye yaptıkları olumlu katkılardır. Bu katkılarından dolayı arkadaşlarımı, meslek büyüklerimi ve onlara daima
destek olan saygıdeğer eşlerini yürekten kutluyorum.
Bizler bu ülkenin aydınları olarak aynı zamanda; dünyayı, ülkemizi ve yaşadıklarımızı bilen, düşünen, sorgulayan, yorumlayıp toplumun çıkarlarını koruyabilecek
bilgi ve becerideki meslek mensupları olarak elbette
yapılacak işimiz, çıkaracak sesimiz vardır. Hepimiz; karanlığı aydınlatacak birer alev olmasını da biliriz. Hangi
ırktan, dinden, mezhepten, inançtan, siyasi görüşten
geldiğine bakmaksızın toplumda yaşayan her bireyi
eşit yurttaş olarak gören Atatürk milliyetçiliği ise bölünmenin, parçalanmanın, yok olup gitmenin karşısındaki yegâne dayanak noktamızdır. Bizler Atatürk Türkiye'sinin korunması noktasında taraf olacak, yanlışlara
yanlış diyecek ve haksızlığa karşı haklının yanında olacağız. Artık bizim için her gün, ülkemiz ve geleceğimiz
için birlik ve mücadele günüdür. Ortak aklımızın, birliğimizin ve beraberliğimizin yaratacağı direnç gücüne hiç
olmadığı kadar ihtiyacımız var, dün olduğu gibi bugün
de birlikte olacağız. Güzel günlere olan inancımla sözlerime son verirken sizleri yönetim kurulumuz adına direnç, inanç ve kararlılıkla selamlıyorum. Aklımızın ve
umudumuzun yolu açık olsun...” dedi.
Başkan Cem Oğuz’un konuşmasının ardından belge
ve plaket töreni gerçekleştirildi. İMO Antalya ŞubeYönetim Kurulu Üyeleri, belge ve plaket alan inşaat
mühendisleri ile birlikte, 10. Yıl Marşı eşliğinde Odanın
kuruluş yıldönümü için hazırlanan pastayı kestiler. Kutlamaya katılan İMO üyeleri ve misafirler gecenin geç
saatlerine kadar gönüllerince eğlendiler.
FOTOĞRAFLARLA
59. KURULUŞ YILDÖNÜMÜ JÜBİLE YEMEĞİ VE
ÖDÜL TÖRENİ
32
İMO ANTALYA BÜLTEN
.
TEMMUZ 2013 - OCAK 2014
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
BİZDEN HABERLER
İMO ANTALYA BÜLTEN
.
TEMMUZ 2013 - OCAK 2014
33
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
BİZDEN HABERLER
Meslekte 25. Yıl
Teşekkür Belgesi Alan Üyelerimiz
34041
35210
35219
35265
35281
35297
35306
35312
35324
35339
35367
35368
35412
35455
35508
35607
35690
35691
35717
35789
35980
35991
35998
36005
36007
Kemal Artüz
Abdülkadir Turhan
Adnan Erdoğan
İsmail Günbahar
Nevzat Bilgin
Mehmet Mesut Çamlılar
Ercan Tuncay
Murat Aydınol
Yasemin Uysal Kaya
Oğuz Kasap
Atilla Türkel
Emel Türkel (Yardımcı)
Seval Uğurlu
Gürsel Selvi
İsmail Hakkı Tanır
Recep Özbey
Ö. Faruk Şenbay
Lütfü Murat Kanatlı
Doğan Koç
Melih Sezgin
Sezai Berktaş
Hasan Cevizkaya
Yavuz Murat Tuncer
Gıyasettin Vargün
Bekir Şanlı
36020
36031
36072
36080
36106
36107
36181
36276
36288
36293
36312
36333
36375
36413
36425
36428
36436
36480
36493
36522
36584
36645
36757
36843
36919
Şeyho Almaz
İrfan Çokdolu
Ceyhan Şahiner
Muzaffer Cemil Orhon
Mehmet Aksun
Şeref Şallı
M.Fatih Geboloğlu
Seçkin Alankaya
Bahattin Kepenek
Sıddık Murat Terlemez
Kemal Öz
Cenani Yılmaz
Uğur Ayvalıoğlu
Salih Baykal
Habib Türe
Feyzi Akyol
Filiz Balta
Meral (Pekcan) Geylan
Aykut Köymen
Ömer Levent Elverdi
Rahmi Yılmaz
Bülent Gürsel
Sinan Kepçe
Bülent Şahin
Nazan Önder
36920
36980
37042
37175
37182
37499
37630
38386
38824
38961
39148
39316
39471
39560
40454
40541
45415
46406
52394
53020
56684
94051
95074
A. Bülent Önder
Nuran Tüzün Sucu
Serdar Zeybek
Abdullah Güç
Hüseyin Aslan
Rıza Karsu
Kenan Çataltepe
Arif Karbak
Bekir Güray Aydemir
Mehmet Şener Özdemir
Merdan Şahin
Ali Kemal Gürdal
Tevfik Yalçın
Murat Ölmez
Ş.Başargan Tunay
Ümit Odabaşoğlu
Yusuf Kara
Uğur Bestelci
Halil Gözeyi
Koçali Takeş
Ayşe Hülya Aşkan
Mehmet Rifat Öngör
Emine Girgin
Meslekte 40. Yıl
Teşekkür Belgesi Alan Üyelerimiz
10078
10157
10240
10242
10253
10267
10272
10310
10338
34
Taner Papila
Rahmi Üzümcü
Ömer Abid Ertuş
Mahmut İşbora
Mustafa Gülata
Güngör Ahmet Yitmen
Hasan Abat
İbrahim Halil Şekerci
H. Dinçer Kilit
10342
10349
10366
10386
10409
10433
10434
10482
10506
Mehmet Tevfik Kurtuluş
Ahmet Ünal
Necdet Gücavlı
Gökten Anıl
Sedat Çolak
Turgut Akyal
Kemal Koçak
Ali Yüksel
Nevzat Ozangüç
İMO ANTALYA BÜLTEN
.
10557
10563
10625
10652
10659
10701
10714
10803
10820
TEMMUZ 2013 - OCAK 2014
Kemal İnceöz
Mehmet Adil Dinç
Yıldırım Erki Cankur
Şenel Fındık
Mazhar Göcen
Aziz Naci Yalçın
Veli Ilıkan
Yahya Küçük
Gündüz Başeğmez
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
BİZDEN HABERLER
10825
10826
10838
10862
10863
10875
10895
10900
10943
11080
11082
11187
11195
11278
11310
11342
11364
11370
11371
11433
11443
Vecdi Ofluoğlu
Mehmet Kaya
Yusuf Büyükkaya
Hikmet Yılmaz
Mehmet Sapmaz
Mehmet Tamer Özmen
İbrahim Dağyar
Mehmet Ali Sak
Zeki Küçükçiloğlu
Galip Büyükyıldırım
Halil Toklu
Selçuk Cengiz
Şahap Öztürk
Turgut Alabay
Sami Baysal
Durhan Işık
Nuri Tecer
Ali Kahraman
H. Uluer Atakan
İbrahim Erol Ünsal
Recep Süzer
11450
11451
11479
11502
11556
11560
11641
11663
11685
11708
11757
11764
11773
11850
11917
12005
12007
12014
12027
12067
12115
Hüseyin Örmecioğlu
Baki Türel
Halil Akın
Zafer Öztürk
İbrahim Uzel
Mehmet Menci
Mustafa Kılınç
Ramazan Cengiz
Hazar Mat
A.Rıza Tayşu
Azer Eroğlu
Ali Cevat Oğuz
Dursun Özbal
Nurettin Uğuz
Nurettin Görgülü
Zeynal Yıldırım
Necdet Kubat
A.Yavuz Turfan
Fahrettin Sönmez
Ahmet Gülkokan
M. Nuri Çağında
12149
12183
12187
12205
12337
12365
12374
12394
12504
12803
13099
13412
13930
14328
14579
14913
16083
16762
46616
Osman Melek
Okan Çamlı
Mehmet Kuru
Mehmet Sürücüoğlu
Hasan Erdoğan
Durmuş Altınkan
Adnan Erdem
Ömer Yiğitbaşı
Affan Parlak
Ahmet Muhtar Kutdemir
Şükrü Kara
Turgut Çeltik
Hayri Çınar
A.İsmail Bahar
Nuri Şıbar
Şener Aydınoğlu
A.Nuri Göktaş
Atilla Asuman Aksulu
Cemil Aydın
Meslekte 50. Yıl
Teşekkür Belgesi Alan Üyelerimiz
4302
4311
4415
Feyzi Akça
Faruk Çevikol
Aytaç Mertol
4464
4481
5259
Yalçın Şenler
Ercan Dündar
Mustafa Özkan
6608 Gültekin Ünal
18764 Burhan Alpay
Meslekte 60. Yıl
Teşekkür Belgesi Alan Üyemiz
1959
İbrahim Şencan
Plaket Alan En Genç Üyemiz
95859 Zeynep İnci
İMO ANTALYA BÜLTEN
.
TEMMUZ 2013 - OCAK 2014
35
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
BİZDEN HABERLER
Aramıza Yeni Katılan Meslektaşlarımız
Temmuz 2013 - Ocak 2014
36
Volkan Yaka
94851
Gökhan Barış Sakcalı
94852
Çetin Aslan
94853
Deniz Gökalp
94854
Uğur Atalay
94952
Abdulsamet Saraçoğlu
94994
Tayfur Güleç
94995
Bayram Turgut
94996
Ahmet Güven
94998
Volkan Ünşar
94999
Mehmet Can Kaya
95001
Özerk Yıldırım
95068
Erdem Halifeoğlu
95069
Emrah Kavak
95070
Ertuğ Ercan
95071
Mehmet Akça
95072
Umut Türel
95073
Emine Girgin
95074
Yavuzcan Bayatlı
95075
Tahir Orat
95153
Nevzat Koca
95154
Hatice Uçar
95227
Selim Yavuz
95228
Ahmet Yıldırım
95229
Sadettin Enhoş
95230
Ezgi Şahin
95231
Kısra Zarrouk
95232
Ahmet Çoban
95233
Tuğba Kaya
95356
Nazım Onur Mert
95357
Hüseyin Hilmi Taş
95358
Hüseyin Bölükbaş
95403
Engin Atçakarlar
95404
Onur Erdemir
95630
Nazike Göksu
95631
Nilüfer Kavcar
95737
İMO ANTALYA BÜLTEN
.
TEMMUZ 2013 - OCAK 2014
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
BİZDEN HABERLER
Veli Doğan
95738
Mehmet Emre Ünal
95739
Aydın Çakır
95740
Ali Fındık
95741
Ramazan Ertekin
95742
Gökhan Şengül
95774
Ahmet Çağrı Yiğit
95827
Zeynep İnci
95859
Ali Tok
95860
Cihangir Varol
95861
Hüseyin Demirtaş
95862
Atilla Aydın
95974
Emre Kandemir
95975
Ali Ata Özbilge
95976
Ramazan Karamancı
96024
Aysel Timur
96025
Yücel Alp
96026
Buğra Küçük
96129
Barış Güven
96130
Taner Alpasar
96131
Ahmet Nuri Cevlek
96246
Gözde Öztaş
96247
Aykut Çakmak
96248
Hüseyin Aydın
96249
Alper Urhan
96250
Nazir Karapınar
96288
Kemal Soytürk
96292
Özge Akgül
96377
Uygar Dilek
96378
İsmail Sünlü
96379
Yasin Bilmişoğlu
96380
Salih Buyurukcu
96381
Mevlüt Karatay
96473
Çağlar Bilgiç
96474
Ali Can Menekşe
96475
Halil Can Gökkoca
96476
İMO ANTALYA BÜLTEN
.
TEMMUZ 2013 - OCAK 2014
37
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
BİZDEN HABERLER
38
Arda Altuğ
96477
Ratip Çetin
96478
Abdulcelil Gelmediler
96479
Vahide Kılıç
96594
Ufuk Kalender
96595
Cihat Nuri Saydam
96669
Muammer Çelik
96670
Semih Uysal
96748
Volkan Kont
96749
Burak Şenol
96750
Cihat Çayır
96751
Emrah Varol
96752
Ramazan Kıvanç Urhan
96825
Kutlu Ay Hacısalihoğlu
96826
Emre Şamlı
96827
Durmuş Ustali
96871
Ersin Arslan
96872
Hüseyin Burak Gültekin
96873
Ebru Elmas
96874
Pınar Fatma Çevik
96953
Halil İbrahim Kale
96954
Hasan Zengin
96955
Halil Can Çivik
96956
Mustafa Kemal Çakan
96957
Sakine Gizem Gürgül
97021
Çağlar Pardı
97024
Hasan Ali Kütük
97025
Kaan Ergen
97149
Recep Göksu
97181
Bayram Barkın Eker
97182
Zeynel Şermet
97183
Çağdaş Önder Aydın
97199
Saliha Sezen Sarı
97200
Hakkı Çetinkaya
97201
Erhan Avşar
97255
Ali Görücüler
97296
İMO ANTALYA BÜLTEN
.
TEMMUZ 2013 - OCAK 2014
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
BİZDEN HABERLER
Zeki Zögür
97297
Ali Yılmaz Kaya
97298
Süleyman Kolak
97299
Ali Acan
97418
Alper Yiğit
97431
Hüseyin Kaan Türkyılmaz
Sinem Iltar
97433
Serkan Avcı
97436
Belma Benan Aymelek
97471
Engin Uysal
97472
Halit Yalçın Teke
97473
Betül Çil
97517
Burak İlhan
97518
Kıvanç Açıkbaş
97605
Abdullah Akkoca
97606
Musa Semih Şarlak
97607
Burak Salih Sağlam
97698
Abdullah Gündoğay
97699
Yüksel Tunç Öztuna
97730
Umutcan Güler
97731
Yunus Nergiz
97793
Hüseyin Tuğcu
97794
Doğancan Kara
97795
Murat Özdemir
97796
Oğuzhan Öztürk
97797
Özge Beycan
97798
Fahriye Uysal
97799
Mehmet Ferhat Kadıoğlu
97810
Mehmet Burak Altındal
97811
Özkan Hanedar
97812
Hilal Çavuşoğlu
97813
Onur Küçükgüngör
97890
Osman Aşık
97927
Mehmet Ali Söğüt
97928
Mustafa Kart
97965
İMO ANTALYA BÜLTEN
.
TEMMUZ 2013 - OCAK 2014
97432
39
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
13. DÖNEM YÖNETİM KURULU ÇALIŞMA RAPORU
Çalışma Raporu
1 Temmuz 2013 - 31 Ocak 2014
1 Temmuz 2013
Ziyarette Şube Başkanımız Cem Oğuz;
Kokteyl
Denizcilik ve Kabotaj Bayramı kutlama etkinlikleri kapsamında, Deniz Ticaret Odası tarafından düzenlenen
kokteyle Başkanımız Cem Oğuz katıldı.
2 Temmuz 2013
Ülkemizin içinde bulunduğu zor koşullarda ATSO’ya
çok önemli görevler düştüğünü;
Son dönemde yapılan yasal düzenlemeler, yapı denetim ve diğer konularda yapılması düşünülen yasa çalışmaları, Teknoloji Fakültesi mezunlarına ve teknik öğretmenlere mühendis unvanı verilmesi;
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’ndan Şubemizi
Ziyaret
Meslek alanlarımıza ve meslek odalarımıza yapılan ve
yapılacak olan saldırılarda;
ATSO Yönetim Kurulu Üyeleri Hüseyin Barut ve Ömer
Dinç ile ATSO Meslek Komiteleri üyeleri Şubemizi ziyaret etti. Ziyarette, Şube Başkanımız Cem Oğuz, Sekreter Üyemiz Haluk Selçuk, Sayman Üyemiz Özgür
Ata ve Yönetim Kurulu Üyelerimiz Rıza Arslanbay, Adil
Özen, Birkan Çakır hazır bulundular.
Birlikte mücadele etmenin önemine vurgu yaptı.
Ziyarette, İMO ile ATSO çalışmaları arasında görüş alış
verişi, işbirliği ve ortak çalışma alanları konusunda değerlendirmeler yapıldı.
İMO ile ATSO ortak neler yapabilir?
Ziyarette; Öncelikle, Hızlı Tren İmza Kampanyasına
katılım; İMO ile ATSO ve ilgili meslek odaları ile birlikte
“Mevcut Ulaşım Sorunları ve Antalya Ulaşım Ana Planı” hakkında çalışma yapılması; Önümüzdeki süreçte,
“Antalya 2023 Vizyonu Arama Konferansı” kapsamında
yer alan mesleki konularda işbirliği ve ortak çalışmalar
yapılması; benimsendi.
26 Temmuz 2013
Toplantı
Antalya Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliği Danışma Teknik Kurulu toplantısına şubemiz adına üyemiz
Hikmet Köse katıldı.
40
İMO ANTALYA BÜLTEN
.
TEMMUZ 2013 - OCAK 2014
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
13. DÖNEM YÖNETİM KURULU ÇALIŞMA RAPORU
8 Ağustos 2013
31 Temmuz 2013
1- Basın / TV / Röportaj
Basın / TV / Röportaj
VTV Ana Haber Bülteninde Başkanımız Cem
Oğuz ile yapılan “Antalya
Ulaşım Ana Planı” konulu
röportaj yayınlandı.
VTV Ana Haber Bülteninde Başkanımız Cem
Oğuz ile yapılan “Bisiklet
Yolları” konulu röportaj
yayınlandı.
Başkanımız Cem Oğuz,
1989 yılından bu yana 6
kez ana ulaşım planı yapıldığını ancak hiç birinin uygulamaya girmediğine dikkat çekerek, 7'nci planın ortaya
çıkmasının sevindirici olduğunu söyledi.
Başkanımız Cem Oğuz
röportajında, Kentin farklı
noktalarında oluşturulan ve caddelerin daraldığı gerekçesiyle eleştirilere konu olan bisiklet yollarının ulaşım
ana planında da yer aldığını, kente bisiklet yollarının da
yapılması gerektiğini savundu.
1 Ağustos 2013
Yapı Grubu Meslek Odaları Bir Araya Geldi
2- Kutlama
İnşaat Mühendisleri Odası, Elektrik Mühendisleri Odası, Makina Mühendisleri Odası, Mimarlar Odası Antalya
Şubeleri Yönetim Kurulları mesleki denetimin geleceğini
görüşmek için Mimarlar Odası Antalya Şubesinde bir
araya geldiler. Toplantıya şubemizden yönetim kurulu
başkanımız Cem Oğuz, sekreter üyemiz Haluk Selçuk,
sayman üyemiz Özgür Ata ve yönetim kurulu üyemiz
Onur Günaydın ile şube sekreterimiz İsmail Selçuk Yılmaz katıldılar.
Ramazan Bayramı nedeni ile tüm üyelerimize kutlama
mesajı gönderildi.
5 Ağustos 2013
Basın / TV / Röportaj
VTV Ana Haber Bülteninde Başkanımız Cem
Oğuz ile yapılan “Battı
çıktılar yanlış projeydi”
konulu röportaj yayınlandı.
Başkanımız Cem Oğuz,
eski ulaşım planında 32 tane olarak görülen battı çıktıların yeni ulaşım ana planında yer almamasının doğru
bir karar olduğunu ve battı çıktıların kentin merkezine
değil çevre yollarına yapılması halinde verim alınabileceğini söyledi söyledi. 6 Ağustos 2013
10 Ağustos 2013
Basın / TV / Röportaj
VTV Ana Haber Bülteninde Başkanımız Cem
Oğuz ile yapılan “Raylı
Sistem mi? Metrobüs
mü?” konulu röportaj yayınlandı.
Başkanımız Cem Oğuz
röportajında, kent merkezi nüfusuna bakıldığında raylı sistemin doğru seçenek olarak görüldüğünü ancak
metrobüsün de ekonomik olduğunu söyledi.
16 Ağustos 2013
1- Basın Açıklaması
17 Ağustos 1999 Marmara Depremi nedeniyle İnşaat
Mühendisleri Odası Genel Merkezi ve tüm şubelerin eş
zamanlı yaptığı “17 Ağustos 1999 depreminin yıldönümünde `Ölümün ve unutuşun kolay ülkesi` olmaya devam edecek miyiz?” konulu basın açıklaması Şubemiz
Atatürk Konferans Salonunda ve Temsilciliklerimizde
gerçekleştirildi.
Yapı Grubu Meslek Odaları Bir Araya Geldi
İnşaat Mühendisleri Odası, Elektrik Mühendisleri Odası, Makina Mühendisleri Odası, Mimarlar Odası Antalya
Şubeleri Yönetim Kurulları mesleki denetimin geleceğini
görüşmek için Şubemizde bir araya geldiler. Toplantıya şubemizden yönetim kurulu başkanımız Cem Oğuz,
sayman üyemiz Özgür Ata ve yönetim kurulu üyemiz
Onur Günaydın ile şube sekreterimiz İsmail Selçuk Yılmaz katıldılar.
İMO ANTALYA BÜLTEN
.
TEMMUZ 2013 - OCAK 2014
41
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
13. DÖNEM YÖNETİM KURULU ÇALIŞMA RAPORU
17-25 Ağustos 2013
Kurs
Konu: Gayrimenkul-Konut Değerleme Uzmanlığı Kursu
Konuşmacı: Lisanslı Değ. Uzmanları İnş. Müh. Hakan
ÖZEL, İnş. Müh. S.Serhat ÇINAR
20 Ağustos 2013
Basın / TV / Röportaj
17 Ağustos 1999 Marmara Depremi`nin 14. Yıldönümü sebebiyle "Depreme Duyarlılık Sergisi" 16 Ağustos
2013 tarihinde Şubemiz Sanat Galerisinde Antalya halkının ziyaretine açıldı. Ayrıca 17-18 Ağustos 2013 tarihlerinde Özdilek AVM`de sergilendi.
2- Basın / TV / Röportaj
VTV Ana Haber Bülteninde 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin yıldönümünde düzenlediğimiz basın toplantısı geniş yer aldı. Başkanımız Cem Oğuz,
Antalya'nın deprem master planının muhakkak yapılmasına dikkatleri çekti ve kentsel dönüşümle depreme
hazırlıklı olunacağını söyledi.
VTV Ana Haber Bülteninde Başkanımız Cem
Oğuz ile yapılan “Stad
Projesi Değişti mi?” konulu röportaj yayınlandı.
Başkanımız Cem Oğuz
röportajında, stadyum
projesinde bir değişikliğe gidildiği yolundaki iddialarla ilgili olarak, taşıyıcı sistemle ilgili bir değişiklik yaşandığını
ifade etti.
4 Şubat 2013 tarihinde yerin teslim edilerek stad inşaatıyla ilgili sürecin başladığına işaret eden Oğuz, süreç
açısından bir sıkıntı yaşanması nedeniyle bu değişikliğe
gidilmiş olabileceğine dikkat çekti.
Proje değişikliğine gidilmesinin sağlıklı olmadığını ileri
süren Başkanımız Cem Oğuz, Mersin stadının Akdeniz
oyunlarına yetiştirilmesi için bu sistemin uygulandığını
açıkladı ancak Antalya'da bitirilmesi için taahhüt edilen
tarihler dışında yetiştirilmesi gerekli bir organizasyon olmadığı için bu değişiklin yapılmasına anlam veremediğini aktardı.
Başkanımız Oğuz, bu değişikliğin hukuksal açıdan da
sorunlar yaratabileceğini de sözlerine ekledi.
21 Ağustos 2013
3- Basın / TV / Röportaj
VTV Ana Haber Bülteninde Başkanımız Cem
Oğuz ile yapılan “Antalya
Kentsel Dönüşüme Hazır
Değil” konulu haberimiz
yayınlandı.
Antalya'da çürük olarak
tabir edilebilecek pek çok bina varken, Antalya Kentsel dönüşüm Bölgesi ilan edilmedi. Başkanımız Cem
Oğuz'a göre ise bu durum Antalya için büyük şans.
Oğuz'a göre Antalya önünde duran bazı engelleri aştıktan sonra Kentsel Dönüşüme başlarsa yapılacak çalışmalar daha sağlıklı ve kalıcı olur. Oğuz, önümüzdeki
yerel seçimlerde göreve gelecek belediye başkanlarının
önünde bulacağı en önemli konunun da bu olduğunu
söyledi.
42
İMO ANTALYA BÜLTEN
.
1- Basın / TV / Röportaj
VTV Ana Haber Bülteninde Başkanımız Cem
Oğuz ile yapılan “Deprem Master Planı Yapılmalı” konulu röportaj
yayınlandı.
Türkiye'nin deprem riski
haritasına dikkat çeken Başkanımız Cem Oğuz, nüfusun yüzde 98'inin riskli bölgelerde yaşadığı ülkemizde
her an deprem olacakmış gibi gerekli önlemlerin alınması gerektiğini vurguladı.
Deprem gerçeğiyle birlikte kentsel dönüşümün de ülke
gündemindeki yerini aldığını kaydeden Oğuz, bunun
doğru bir kanun olduğunu ancak uygulamadaki sıkıntıların giderilmesi için her ilin mutlaka deprem master
planlarının çıkarılması gerektiğini söyledi.
TEMMUZ 2013 - OCAK 2014
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
13. DÖNEM YÖNETİM KURULU ÇALIŞMA RAPORU
2- Genç-İMO 5. Yaz Eğitim Kampı
TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası’nın 5. genç-İMO
Yaz Eğitim Kampı İzmir Foça`da gerçekleştirildi.
5 Eylül 2013
Basın / TV / Röportaj
VTV Ana Haber Bülteninde
Başkanımız
Cem Oğuz ile yapılan
“Antalya’nın Ulaşım Sorunları” konulu röportaj
yayınlandı.
Kamp süresince, Ulaşım politikaları, Gezi Parkı direnişi,
işçi sağlığı ve iş güvenliği, kadın mühendislerin sorunları, TMMOB ve Meslek Odaları, kentsel dönüşüm, su
yapıları, toplumsal barış, Redhack gibi konular seminer
ve söyleşi konularını oluşturacak.
Kampa 100 inşaat mühendisliği öğrencisi, İMO ve Şube
Yönetim Kurulu Üyeleri katıldılar. Şubemizden yönetim
kurulu üyemiz Birkan Çakır katıldı.
7 Eylül 2013
Tören
“IABA Antalya 2013” II. Uluslararası Mimarlık Bienali’nin
açılış törenine başkanımız Cem Oğuz katıldı.
11 Eylül 2013
Denetleme
İMO Denetleme Kurulu tarafından gerçekleştirilen şubemizin olağan denetlemesi başarılı geçti. 27 Ağustos 2013
Toplantı
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nın (ATSO) 29. Grup
Meslek Komitesinin “Ulaşım” gündemli toplantısına
Şubemiz adına başkanımız Cem Oğuz katıldı.
28 Ağustos 2013
Denetleme
Laboratuar Belgesi (Taşeron Laboratuar için) belgelendirme kriterlerine göre laboratuarımız denetlendi. Ankara TSE Ürün Belgelendirme Merkezi Daire Başkanlığından gelen yetkililerin yaptığı denetleme başarılı geçti.
27 Eylül 2013
30 Ağustos 2013
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği “Ekmeğini Barıştan Çıkaran Sektör: Turizm” konulu konferansa Şubemiz adına Başkanımız Cem Oğuz katıldı.
Kutlama
30 Ağustos Zafer Bayramı nedeni ile tüm üyelerimize
kutlama mesajı gönderildi. “Laik, Demokratik Türkiye
Cumhuriyeti’nin Temellerinin Atıldığı 30 Ağustos Zafer
Bayramı, Bu Cumhuriyeti Gururla Taşıyan Herkese Kutlu Olsun”
6 Eylül 2013
Tören
Konferans
7 Ekim 2013
Tören
Türk Ytong A.Ş.’nin 50. Yıldönümü etkinlikleri kapsamında düzenlediği “Fabrika Günü”ne Başkanımız Cem
Oğuz, yönetim kurulu üyelerimiz Rıza Arslanbay, Adil
Özen ve Tuğba Bildirici katıldılar.
Adli yılın başlaması nedeni ile Antalya Barosu tarafından
düzenlenen törene başkanımız Cem Oğuz katıldı.
İMO ANTALYA BÜLTEN
.
TEMMUZ 2013 - OCAK 2014
43
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
13. DÖNEM YÖNETİM KURULU ÇALIŞMA RAPORU
11 Ekim 2013
Kutlama
Kurban Bayramı nedeniyle yönetim kurulu ile personelin bayramlaşmalarını sağlamak üzere şubemiz yönetim
kurulu toplantı salonunda bayramlaşma töreni yapıldı.
larındaki belediyelerin uygulamaları, yapı denetim sistemi, depremsellik, kentsel dönüşüm gibi Antalya’nın
mühendislik konularında görüş alışverişinde bulunduk.
Antalya Büyükşehir Belediye sınırları içinde yer alan ilçe
belediyelerinde uygulama birliğinin önemini paylaştık.
Antalya’nın geleceğinin şekillenmesinde belediyeler ve
meslek odaları arasındaki işbirliğinin sağlanmasında
görüş birliği oluşturduk.
Belediye başkan aday adayları aday olmaları ve başkan
seçilmeleri durumunda, meslek odalarıyla ortak projeler
üretmek ve uygulamak istediklerini vurguladılar; Antalya
için düşünce ve projelerini anlattılar. Belediye başkan
aday adaylarına çalışmalarında başarılar diliyoruz.
15 Ekim 2013
Kutlama
Kurban Bayramı nedeni ile tüm üyelerimize kutlama
mesajı gönderildi.
22 Ekim 2013
Belediye Başkan Aday Adaylarından Şubemizi
Ziyaret
2014 Yılı Mart ayında yapılacak yerel seçimlerde aday
olmayı düşünen belediye başkan aday adayları Şubemizi ziyaret etmeye devam ediyor.
Büyükşehir Belediye Başkan aday adayları Dr. Bekir
Kumbul, Av. Cavit Arı; Muratpaşa Belediye Başkan
aday adayları meslektaşlarımız, İnşaat Mühendisi Adnan Yıldız ile İnşaat Mühendisi Mehmet Fatih Geboloğlu, Mak. Müh. Ömer Melli, Av. Deniz Filiz, Bayram Ateş,
Konyaaltı Belediye Başkan Aday Adayı Mimar Behiye
Koparal, Şubemizi ziyaret etti.
Belediye başkan aday adayları ile; imar, proje, yapı ruhsatı, yapı kullanma izni, proje ve yapı denetim konu-
24-26 Ekim 2013
Taşkın ve Heyelan Sempozyumu
İMO’nun düzenlediği, İMO Trabzon Şubesinin yürütücülüğünü yaptığı “Taşkın ve Heyelan Sempozyumu”
Trabzon’da gerçekleştirildi.
Ülkemizde taşkın ve heyelan alanında çalışan araştırmacıları ve uygulayıcıları İnşaat Mühendisleri Odası çatısı altında bir araya getirerek bilgi ve deneyim birikimi
ile görüş iletişimini sağlamak, bu alanda karşılaşılan
sorunları tartışmak, çözüm önerileri geliştirerek bilime
ve dolayısıyla uygulamaya katkıda bulunmak amacıyla
düzenlenen sempozyuma Şubemizden yönetim kurulu
başkanımız Cem Oğuz, sekreter üyemiz Haluk Selçuk,
sayman üyemiz Özgür Ata ve yönetim kurulu üyemiz
Adil Özen katıldılar.
29 Ekim 2013
1- Kutlama
Cumhuriyetimizin 90. yılı nedeni ile tüm üyelerimize
kutlama mesajı gönderildi. “Ulusal Birlik Ve Beraberlik
Ruhu İle Kurulan Cumhuriyetimizin 90.Yılında, İlkelerinin
İlelebet Yaşatılması Dileğiyle Cumhuriyet Bayramınızı
Kutlarız.”
44
İMO ANTALYA BÜLTEN
.
TEMMUZ 2013 - OCAK 2014
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
13. DÖNEM YÖNETİM KURULU ÇALIŞMA RAPORU
2- Tören
Cumhuriyetimizin 90. Kuruluş Yıldönümü nedeniyle
Antalya Valiliğinin düzenlediği resmi kabule başkanımız
Cem Oğuz katıldı.
30 Ekim 2013
Tören
Cumhuriyetimizin 90. Kuruluş Yıldönümü nedeniyle Antalya Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası’nın
düzenlediği “17. Cumhuriyet Gecesi”ne yönetim kurulu
üyemiz Rıza Arslanbay katıldı.
31 Ekim 2013
Sempozyum
Elektrik Mühendisleri Odası Antalya Şubesi ve Mimarlar Odası Antalya Şubesinin ortaklaşa düzenlediği “2.
Güneş Sempozyumu”na şubemizden başkanımız Cem
Oğuz ve yönetim kurulu sekreter üyemiz Haluk Selçuk
katıldılar.
Sempozyumda, insanlığın gereksinimi olan enerjinin,
üretimindeki kaynakların türü ve kullanım şeklinin önem
kazanmaya başladığı bu dönemde, temiz, tükenmeyen, doğaya ve çevreye uyumlu yöntemlerle yerli ve yenilebilir enerji kaynaklarından olan “Güneş Enerjisi”nin
kullanımının ön plana çıkarılması ve ekolojik, mimarlık,
mühendislik, planlama, yeşil yapıların desteklenmesinin
önemi vurgulanmıştır.
8 Kasım 2013
İMO Yapı Malzemeleri Komisyonu Toplantısı
İMO Yapı Malzemeleri Komisyonu, yönetim kurulu sekreter üyemiz Haluk Selçuk katılımıyla Ankara’da toplandı.
Toplantıda;
Bölgesel olarak 4 Şubemizden (Antalya, Erzurum,
Konya, Trabzon) gelen karot sonuçlarının değerlendirilmesi,
Mersin Şube bölgesinde Yapı Denetim Laboratuvarları tarafından gönderilen beton ve çelik deney
sonuçlarının toplantıda yapılan değerlendirmeler doğrultusunda Prof. Dr. İ. Özgür Yaman tarafından değerlendirilmesi,
Prof. Dr. İ. Özgür Yaman tarafından Ankara’da 2013
yılının Kasım ayı içerisinde programlanan “Yapılarda Alçı
Kullanımı” başlığı altında ilk sunumun tarihinin belirlenmesi,
Isı yalıtımı, ses yalıtımı, su yalıtımı ve ilgili standartlarını anlatılması amacıyla Prof. Dr. İ. Özgür Yaman’ın
İZODER yetkilileri ile yaptığı görüşmelerin değerlendirilmesi,
Konuları görüşüldü.
10 Kasım 2013
Anma
1 Kasım 2013
Atatürk’ün ölümünün 75. yılı nedeni ile üyelerimize
anma mesajı gönderildi. “Aramızdan Ayrılışının 75. Yılında Atamızı Saygı Ve Özlemle Anıyoruz.”
Konu: Autodesk Yapı Tasarımı ve BIM Çözümleri
Konuşmacı: CADBİM Teknik Destek ve Proje Müdürü Murat ŞAFAK ve CADBİM Mimari Ürün Sorumlusu
Ümit KILIÇ
13 Kasım 2013
Seminer
Konuşmacılara katkılarından dolayı şubemiz
tarafından hazırlanan
teşekkür belgesi takdim
edildi.
İMO ANTALYA BÜLTEN
.
1- Teknik Gezi
2011 yılında temeli atılarak yapımına başlanan Manavgat Naras Barajı’na teknik gezi düzenlendi. Üyelerimizin
katıldığı gezide baraj hakkında yetkililer tarafından bilgi
verildi.
TEMMUZ 2013 - OCAK 2014
45
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
13. DÖNEM YÖNETİM KURULU ÇALIŞMA RAPORU
2- Akdeniz Üniversitesi Genç-İMO Öğrenci Tanışma
Toplantısı & Genç-İMO Öğrenci Üye Seçimleri 14-15
Kasım 2013
Akdeniz Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü öğrencileri ile tanışma toplantısı düzenledi. Toplantıda; Başkanımız Cem Oğuz’un yaptığı
açılış konuşmasının ardından Genç-İMO’nun dünden
bugüne gerçekleştirdiği çalışmaları içeren bir multivizyon gösterisi yapılarak, bilgi verildi. İkinci gün; Akdeniz
Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği
Bölümü Genç-İMO Öğrenci Üye Seçimi şubemizde
gerçekleşti.
18 Kasım 2013
Toplantı
Büyükşehir Belediye Meclisinin son AVM kararına ve
bundan sonraki süreçte de kentin ticaretini, trafiğini,
estetiğini, çevre koşullarını olumsuz etkileyecek benzer
kararların önüne geçmek için izlenecek stratejileri belirlemek amacıyla Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nda
ilgili Sivil Toplum Örgütleri ve Meslek Odaları temsilcileri
ile bir toplantı gerçekleştirildi. Toplantıya şubemizden
başkanımız Cem Oğuz katıldı.
19 Kasım 2013
Yönetim Kurulu’nu Ziyaret
Antalya Girişimci İş Adamları Derneği (AGİD) Şubemizi
ziyaret etti.
3- Toplantı
T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve İnşaat Müteahhitleri Konfederasyonu’nun ortaklaşa düzenlediği “Her
Yönüyle Kentsel Dönüşüm Zirvesi”ne yönetim kurulu
sekreter üyemiz Haluk Selçuk katıldı.
15 Kasım 2013
Seminer
Konu: ‘Yerelden Küresele Su ve Enerji Yönetimi’, ‘Enerji
Politikalarımız ve Hes’ler’, ‘Bütünşehirlerde Yeni Su Yönetimleri’, ‘Su ve Enerjinin Yönetim İlişkisi ve Geleceği’
Konuşmacı: Su Politikaları Uzmanı Dursun YILDIZ
23-24 Kasım 2013
İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şubesi Yönetim Kurulu, Temsilcilikler, Komisyonlar ve İşyeri Temsilcileri
Ortak Danışma Kurulu Toplantısı
İnşaat Mühendisleri Odası Antalya
Şubesi Yönetim Kurulu, temsilcilikler, komisyonlar ve işyeri temsilcileri
ortak danışma kurulu toplantılarının
altıncısı Serik’de yapıldı.
Konuşmacıya katkılarından dolayı şubemiz tarafından hazırlanan
teşekkür belgesi
takdim edildi.
Toplantıda birinci gün; Ülke, kent,
meslek ve meslektaş sorunları
ile birlikte son dönemde çıkarılan
46
İMO ANTALYA BÜLTEN
.
TEMMUZ 2013 - OCAK 2014
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
13. DÖNEM YÖNETİM KURULU ÇALIŞMA RAPORU
Odaların üyeleriyle olan örgütsel bağını zayıflatmaya ve Odaları
işlevsizleştirmeye yönelik Kanun Hükmünde Kararnameler ve
Torba Yasa dönemi ele alındı. İMO Antalya Şube Başkanımız
Cem Oğuz, Odanın iki yıllık çalışma programı hakkında bilgi
verdi.
Yapı Denetim Kanunu, İmar Kanunu, TMMOB Kanunu ve diğer
bazı kanunlarda değişiklik önerileri çalışmaları masaya yatırıldı. Türkiye`deki Mühendislik Fakültelerinde inşaat mühendisliği bölümü sayısının 102 ‘ye ulaştığı, yeterli altyapı ve öğretim
üyesi eksiklikleri nedeniyle eğitim kalitesinin düştüğü ve her yıl
yaklaşık 10 bin civarında inşaat mühendisinin diploma alarak
mühendislik hizmetlerine katıldığı ifade edildi. Mühendislik eğitimi ve kalitesi yetersizliği sorunu, Teknoloji Fakültelerince inşaat mühendisliği diploması verilecek teknik öğretmenlerle daha
da artacağı vurgulandı. Ayrıca ÖSYM tarafından 21 Temmuz
2013`de yapılan Teknik Öğretmenler için Mühendislik Tamamlama Programları giriş sınavı ile ihtiyaç fazlası inşaat mühendislerinin ortaya çıkacağı ve oluşturacağı olumsuzluklar tartışıldı.
Toplantı da; 31 Mayıs 2013 tarihinde yürürlükten kaldırılan
"Antalya Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliği" ve 1 Haziran
2013 tarihinde "Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinde" yapılan
değişikliklerin Odaya olası etkileri ve sonuçları değerlendirildi.
Torba Kanun`un 02.08.2013 tarihinde Resmi Gazete`de yayımlanmasıyla Odaları işlevsizleştirme çalışmalarına bir yenisinin
daha eklendiği, son olarak da Odamızın da içinde bulunduğu birçok Odanın Çevre ve Şehircilik Bakanlığı`na mali ve idari
yönden bağlanmasının gündemde olduğu, bunun ise mesleki
haklarımızı savunamayacağımız anlamına geldiği, Odamızın ise
son ana kadar üyeleriyle birlikte meslek odamızı korumak adına mücadeleye devam edeceği belirtildi.
Son düzenlemelerle ayrıca sahte mühendislerin kontrol mekanizmasının olmadığı, Odanın kontrolündeyken bile çok sayıda
sahte mühendisin tespit edilerek gerekli işlemlerin yapıldığı,
idarelerin sicil durum belgesi almama uygulamasının sahte
mühendislerin önünü açacağı, mühendislik hizmeti almayan
binaların ve geri dönüşü olmayan, büyük tazminatlara sebep
olabilecek durumların ortaya çıkabileceği ifade edildi.
Toplantıda; Muratpaşa ve Kepez Belediyesi Temsilcileri kurumlarının yatırımlarını tanıtarak, teknik bilgiler sundular. İşyerlerinde inşaat mühendislerinin sayıları, çalışma konumları, sorunları
İMO ANTALYA BÜLTEN
.
konusunda bilgiler aktardılar. Akdeniz Üniversitesi Temsilcisi de
mühendis olmak için eğitime başlayan teknik öğretmenlerin
durumları hakkında bilgi verdi.
Odamız bünyesinde oluşturulan Basın Yayın Komisyonu, Genç
İnşaat Mühendisleri Komisyonu, Kent Sorunları ve Afete Hazırlık Komisyonu, Kültür-Sanat ve Spor Etkinlikleri Komisyonu,
Mesleki Denetim Ve Proje Kriterleri Komisyonu, Şantiye Mühendisleri Komisyonu, Ücretli Çalışan Üyeler Komisyonu, Yapı
Denetim Komisyonu, Yapı Müteahhidi İnşaat Mühendisleri Komisyonu Başkanları 13. Dönemde yapılan çalışmalar ve çalışma hedefleri hakkında bilgiler verdiler.
Toplantının ikinci gününde; İMO Antalya Şubesi Alanya, Burdur, Finike, Isparta, Manavgat, Serik Temsilcilikleri, temsilcilik
çalışmaları ile inşaat sektöründe yaşanan gelişmeleri değerlendirdiler; İnşaat sektörü, meslek ve meslektaş sorunlarına ilişkin
görüş ve önerilerini dile getirdiler.
6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun Temsilcilik alanına giren bölgelerde yansımaları
ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile Şantiye Şefliği
uygulamalarında mesleğimizle ilgili Temsilcilik bölgelerinde yaşanan sorunlar masaya yatırıldı ve çözüm konusunda karşılıklı
görüşler bildirildi.
Toplantılarda ayrıca Oda uygulamaları ve iç işleyiş konularında
fikir alışverişinde bulunuldu.
Toplantının genel değerlendirmeler bölümünde benimsenen
çalışma konu başlıkları:
1) 1 Haziran 2013 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan "Planlı
Alanlar Tip İmar Yönetmeliği",
2) 2 Ağustos 2013 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan "Torba
Yasa",
3) Yasal düzenlemeler ve mevzuat sorunları,
4) Uygulama Birliği,
5) Yapı Denetim Sistemi Sorunları,
6) Meslek içi eğitim,
7) Proje müellifliği ve şantiye şefliği sorunları,
8) Kamuda çalışan inşaat mühendisleri ile ihtiyaca göre kadro
sorunu,
9) Bilirkişilik sorunları,
10)İş Sağlığı ve Güvenliği, İş Güvenliği Uzmanlığı,
11)Kentsel Dönüşüm uygulamaları ve yansımaları.
TEMMUZ 2013 - OCAK 2014
47
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
13. DÖNEM YÖNETİM KURULU ÇALIŞMA RAPORU
27-29 Kasım 2013
4. Tarihi Eserlerin Güçlendirilmesi ve Geleceğe Güvenle Devredilmesi Sempozyumu
İMO’nun düzenlediği, İMO İstanbul Şubesinin yürütücülüğünü yaptığı “4. Tarihi Eserlerin Güçlendirilmesi
ve Geleceğe Güvenle Devredilmesi Sempozyumu”
İstanbul’da gerçekleştirildi. Üç gün süren Sempozyumda dokuz oturumda 7 çağrılı konuşmacının yer aldığı 33
bildiri sunuldu.
Ülkemiz, coğrafi konumu, zengin tarihsel geçmişi ve
tarih boyunca ev sahipliği yaptığı birçok medeniyet
gereği çok sayıda tarihi eseri içinde barındırmaktadır.
Ancak ülkemizin yüksek deprem tehlikesi altında bulunması ve depremlerin yıkıcı etkileriyle kültür varlıkları
harap olmaktadır. Ayrıca diğer fiziksel olaylar nedeniyle
eski eserlerimiz önemli ölçüde yıpranmakta ve kullanılamaz hale gelmektedir. Kültür varlıklarını deprem ve diğer çevresel etkilerden koruyarak güvence altına almak
gerekmektedir. Farklı disiplinlerin katkılarıyla düzenlenecek olan bu Sempozyumla, kültür varlıklarının onarım ve güçlendirilmesinde kullanılan uygun tekniklerle
birlikte, örnek uygulamalar ve yapısal deprem güvenliği
gibi konular tartışılarak, inşaat mühendisleri ve mimarların bilinçlenmelerine yardımcı olunması hedeflendiği
sempozyuma Şubemizden yönetim kurulu başkanımız
Cem Oğuz ve yönetim kurulu üyemiz Rıza Arslanbay
katıldılar.
4 Aralık 2013
Toplantı
Antalya Sanayici ve İşadamları Derneği’nin “Kentsel
Dönüşüm” konulu toplantısına Başkanımız Cem Oğuz
katılarak konuyla ilgili bir sunum yaptı.
7-8 Aralık 2013
3. Su Yapıları Sempozyumu
İMO’nun düzenlediği, İMO Ankara Şubesinin yürütücülüğünü yaptığı “3. Su Yapıları Sempozyumu” Ankara’da
gerçekleştirildi.
11 Aralık 2013
Tören
Antalya Sanayici ve İşadamları Derneği’nin “Girişimcilik
Haftası” ödül törenine başkanımız Cem Oğuz katıldı.
13 Aralık 2013
Toplantı
Antalya Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliği Danışma Teknik Kurulu toplantısına şubemiz adına üyemiz
Akın Akıncı katıldı.
14-15 Aralık 2013
59. Kuruluş Yıldönümü Meslekte 25., 40., 50., 60. Yıl
Jübile Yemeği
Odamızın 59. Şubemizin 25. kuruluş yıldönümü kutlamaları Side’de bir otelde yaklaşık 500 üyenin katılımı
ile gerçekleştirildi. Bu özel günde konuşan Şube Başkanımız Cem Oğuz, gündemde yaşanan süreçleri değerlendirdi. Başkanımız Cem Oğuz’un konuşmasının
ardından belge ve plaket töreni gerçekleştirildi. Meslekte 25., 40., 50. ve 60. yılını dolduran üyelerin yanı
sıra mesleğe yeni başlamış en genç üyeye onur belgesi verildi. İMO Antalya Şube Yönetim Kurulu Üyeleri,
belge ve plaket alan inşaat mühendisleri ile birlikte, 10.
Yıl Marşı eşliğinde Odanın kuruluş yıldönümü için hazırlanan pastayı kestiler. Kutlamaya katılan İMO üyeleri
ve misafirler gecenin geç saatlerine kadar gönüllerince
eğlendiler.
Geniş bir alana yayılan ve yaşamın temel bileşeni su
ile ilişkisi ile insan hayatına birebir dokunan bu yapıların
tüm yönleriyle ele alınması, bu konu ile ilgili üniversite,
kamu kuruluşları, yerel yönetimler, özel sektör ve meslek odalarının bir araya getirilerek mevcut durumun, sorunların ve çözüm önerilerinin tartışılması ve geleceğe
yönelik öngörülerin paylaşılması amacıyla düzenlenen
sempozyuma Şubemizden yönetim kurulu başkanımız
Cem Oğuz ve sekreter üyemiz Haluk Selçuk katıldılar.
48
İMO ANTALYA BÜLTEN
.
TEMMUZ 2013 - OCAK 2014
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
13. DÖNEM YÖNETİM KURULU ÇALIŞMA RAPORU
26 Aralık 2013
17-18 Ocak 2014
Türk Kızılayı Antalya Şube Başkanı Dr. Cengiz Nizam,
Şube İdari Sekreteri Şaban Taç ve Genel Hizmet Yöneticisi Onur Derbeder şubemizi ziyaret ettiler.
Odamızın inşaat mühendisliği eğitiminin sorunlarını tespit etmek, çözüm önerileri geliştirmek ve yeni bir vizyon
oluşturmak amacıyla Antalya`da düzenlediği II. Bölüm
Başkanları Toplantısı, 52 İnşaat Mühendisliği Bölüm
Başkanının katılımıyla gerçekleştirildi.
Yönetim Kurulu’nu Ziyaret
İMO II. Bölüm Başkanları Toplantısı
İMO Yönetim Kurulu Başkanı Taner Yüzgeç, Sekreter
Üye Levent Darı, Sayan Üye Nevzat Ersan, Yönetim
Kurulu Üyeleri Galip Kılınç, Cihat Mazmanoğlu ve Tansel Önal, İMO Antalya Şube Yönetim Kurulu Üyeleri ve
İMEK Üyeleri ile İMO Genel Sekreteri Ayşegül Bildirici
Suna`nın hazır bulunduğu toplantıda İMEK tarafından
hazırlanan İnşaat Mühendisliği Eğitimi Vizyon Raporu
beş oturumda değerlendirildi.
27 Aralık 2013
1- Tören
Antalya Serbest Bölgesi’nin Geleneksel 2013 yılı Ödül
Törenine başkanımız Cem Oğuz katıldı.
Oturumlarda inşaat mühendisliği eğitiminin durumu,
inşaat mühendisliğindeki gelişmeler ve eğilimler, eğitim
müfredatı, öğretim metotları, öğrenci özellikleri, aktif
öğrenme ve öğretme yöntemleri, öğretim görevlilerinin
nitelikleri, devlet ve vakıf üniversitelerinin sorunları ile
İMEK tarafından hazırlanan anket tartışmaya açıldı.
2- İMO Yapı Malzemeleri Komisyonu Toplantısı
İMO Yapı Malzemeleri Komisyonu, yönetim kurulu sekreter üyemiz Haluk Selçuk katılımıyla Ankara’da toplandı.
Toplantıda; Yapı Denetim Laboratuvarları sonuçlarının
analizinde karşımıza çıkan çarpıcı sonuçların kamuoyu
ile paylaşılabilmesi için; Prof. Dr. İ. Özgür Yaman tarafından hazırlanan Beton numune sonuçlarının değerlendirildiği metne son şeklinin verilmesi, Doç. Dr. Özkan
Şengül tarafından hazırlanan Çelik numune sonuçlarının değerlendirildiği metne son şeklinin verilmesi, konuları görüşüldü.
3 Ocak 2014
Toplantı
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Mustafa
Akaydın düzenlediği kahvaltılı toplantı ile Meslek Odaları temsilcileri ile bir araya geldi. 2013 yılının değerlendirildiği ve yeni yılda yapılması gerekenlerin konuşulduğu
toplantıya şubemizden başkanımız Cem Oğuz katıldı.
17-22 Ocak 2014
Yönetim Kurulunu Ziyaret
2014 Yılı Mart ayında yapılacak yerel seçimlerinde bağımsız Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Dr. Yonca
Ayas, Ak Parti Muratpaşa Belediye Başkan Adayı Cihan Bulut Şubemizi ziyaret etti. Ziyarette; Başkanımız
Cem Oğuz, adaylara 2014 yerel seçime giderken Şubemizin taleplerini anlattı.
15 Ocak 2014
Toplantı
Antalya Sanayici İş Adamları Derneği’nin (ANSİAD)
“Kentsel Dönüşüm ve 28 Aralık 2013 Akdeniz Depremi” konulu toplantısına Şubemiz adına Başkanımız
Cem Oğuz katıldı.
İMO ANTALYA BÜLTEN
.
23 Ocak 2014
Denetleme
İMO Denetleme Kurulu tarafından gerçekleştirilen şubemizin olağan denetlemesi başarılı geçti.
TEMMUZ 2013 - OCAK 2014
49
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
13. DÖNEM YÖNETİM KURULU ÇALIŞMA RAPORU
27 Kasım 2013
Yer: İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şubesi
Gündem: Manavgat Ahmetler Köyü ve HES’ler
Katılan: Şubemiz adına, yönetim kurulu sekreter üyemiz Haluk Selçuk ile şube danışmanımız İbrahim Koç
30 Kasım 2013
Teknik Gezi
ANTALYA MESLEK ODALARI
EŞGÜDÜM KURULU TOPLANTILARI
9 Temmuz 2013
Yer: İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şubesi
Gündem: Emniyet-SEN yöneticileri görüşme
Katılan: Şubemiz adına, yönetim kurulu sekreter üyemiz Haluk Selçuk ile şube danışmanımız İbrahim Koç
30 Kasım 2013 Cumartesi “Ahmetler Kanyonu” HES
projesini yerinde incelemek ve yöre halkına destek için
Ahmetler köylüleriyle buluştuk. Buluşmaya Şube Yönetim Kurulu ve Üyelerimiz ile Antalya Meslek Odaları Eşgüdüm Kurulu’nun Meslek Odaları Üyesi yaklaşık 150
kişi katıldı.
23 Ekim 2013
Yer: İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şubesi
Gündem: Genel değerlendirme
Katılan: Şubemiz adına, başkanımız Cem Oğuz
Ahmetler`liler, HES yapımını engelleyebilmek için Soğuk, yağmur, çamur demeden gece gündüz nöbet
bekliyorlar. Ahmetler Köyü Muhtarı Mustafa Yıldız`a,
soğukta üşüyen, yağmurda ıslanan köylüler için uyku
tulumu ve yağmurluk verildi.
Antalya Meslek Odaları Eşgüdüm Kurulu olarak HES
çadırını ziyaret ettik; köylülerin sofralarına konuk olduk.
Ahmetler Kanyonu doğal yaşamına, çevreye, bölgede
yapılan tarım ve hayvancılığa, ekolojik turizme zarar verebilecek kurulu gücü 10 MW`ın altında olan HES yapımını yerinde inceledik.
19 Kasım 2013
Yer: İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şubesi
Gündem: AVM’ler ve plan tadilatları, Manavgat Ahmetler Köyü ve HES’ler
Katılan: Şubemiz adına, yönetim kurulu sekreter üyemiz Haluk Selçuk ile şube danışmanımız İbrahim Koç
50
İMO ANTALYA BÜLTEN
.
Köylüler varını yoğunu ortaya koymuş, yıllardır o dağlarda, kanyonda tabiatla içiçe yaşamışlar. Ahmetler`lilerin
600 yıldır yaşadıkları bu topraklarda devraldıkları ema-
TEMMUZ 2013 - OCAK 2014
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
13. DÖNEM YÖNETİM KURULU ÇALIŞMA RAPORU
net çevreyi gelecek nesillere ulaştırmak dertleri. Köylülerde; sularının özel bir şirket tarafından ellerinden alındığına inanıyorlar; yüzyıllardır kullandıkları suları parayla
bile kullanamayacakları, kendi topraklarına, dağlarına,
kanyonlarına giremeyecekleri kaygısı var.
KENT
KONSEYİ
TOPLANTILARI
Gözyaşlarımız Değil, Derelerimiz Özgür Aksın!
Ahmetler Kanyonu sularının kullanım hakkı 49 yıllığına özel bir şirkete verilmiştir. Ahmetler Kanyonunda
yapımına izin verilen HES`in kurulu gücü 10 MW`ın altındadır. Kanyonda yer alan sular kapalı boru ve tünel
içinde yaklaşık 4 km taşınacaktır. Salınacak can suyu
Kanyonda sürdürülebilir doğal yaşam için yetersiz kalabilecektir.
Bakanlar itiraf ediyor:
"Küçük HES`lerle Dereleri Mahvediyoruz. 10 MW`ın altında HES`lere izin vermeyeceğiz."
"Sayın Bakanlar, verilen izni iptal edin, Ahmetler Kanyonunu kurtarın!"
1 Ekim 2013
İmar ve Planlama Çalışma Grubu
Gündem: Kentsel sorunları görüşmek ve çalışma
programları oluşturmak
Katılan: Şubemiz adına üyemiz M. Tamer Özmen
Toplantı Özeti: Deprem, sel ve taşkın ve diğer doğal
afetlerle ile ilgili görüş ve öneriler sunuldu.
5 Kasım 2013
Afetler ve Kriz Yönetimi Çalışma Grubu
"Su, en temel yaşam hakkıdır, özeleştirilmesi düşünülemez."
Gündem: Afet ve Kriz ile ilişkin; yerel seçim ve seçilenlerden talep edilecek konular ile ilgili görüş ve öneriler
Katılan: Şubemiz adına üyemiz M. Tamer Özmen
25 Aralık 2013
Toplantı Özeti: Deprem, sel ve taşkın ve diğer doğal
afetlerle ile ilgili görüş ve öneriler sunuldu.
Yer: İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şubesi
Gündem: Genel Değerlendirme
Katılan: Şubemiz adına, başkanımız Cem Oğuz
2 Ocak 2014
Afetler ve Kriz Yönetimi Çalışma Grubu
8 Ocak 2014
Yer: İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şubesi
Gündem: 2014 Yerel Seçime Giderken Meslek Odalarının Talepleri
Katılan: Şubemiz adına, başkanımız Cem Oğuz
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Mustafa Akaydın’ında katıldığı toplantıda başkanımız Cem
Oğuz, Antalya’nın
inşaat mühendisliği
sorunlarını içeren bir
sunum yaptı.
Gündem: Doğal afetlerde kentin hazır olduğunu tartışmak
Katılan: Şubemiz adına üyemiz M. Tamer Özmen
8 Ocak 2014
Afetler ve Kriz Yönetimi Çalışma Grubu
Gündem: Doğal Afetlerde Antalya Kentinin Hazır Oluşuğu
Katılan: Şubemiz adına üyemiz M. Tamer Özmen
Toplantı Özeti: Üyemiz M. Tamer Özmen tarafından
“Antalya Afetlere Hazır mı?” konulu sunum yapılmış ve
diğer üyeler tarafından da çeşitli bilgiler verilmiştir.
13 Ocak 2014
Basın Açıklaması
Konu: Deprem, sel-taşkın ve diğer afetlerde; afet öncesi ve afet sonrası alınması gereken önlemler
Katılan: Şubemiz adına üyemiz M. Tamer Özmen
İMO ANTALYA BÜLTEN
.
TEMMUZ 2013 - OCAK 2014
51
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
13. DÖNEM YÖNETİM KURULU ÇALIŞMA RAPORU
TMMOB İKK (İL KOORDİNASYON KURULU) TOPLANTILARI
18 Temmuz 2013
Basın Açıklaması
Yer: Antalya Barosu
Konu: Torba Yasa kapsamında İmar Kanunu’nda yapılan değişiklikler
Katılan: Şubemiz adına, yönetim kurulu sekreter üyemiz Haluk Selçuk
19 Eylül 2013
Basın Açıklaması
Yer: Elektrik Mühendisleri Odası Antalya Şubesi
Konu: “Örgütümüze, Mesleğimize, Halkımıza Sahip
Çıkıyoruz”
Katılan: Şubemiz adına, yönetim kurulu sayman üyemiz Özgür Ata ile şubemiz danışmanı İbrahim Koç
20 Kasım 2013
Gündem: Tabiatı Koruma Kanun Tasarısı
Katılan: Şubemiz adına, başkanımız Cem Oğuz, ve
yönetim kurulu sekreter üyemiz Haluk Selçuk
Toplantı Özeti: Deprem, sel ve taşkın ve diğer doğal
afetlerle ile ilgili görüş ve öneriler sunuldu.
ZEKİ İLKE, HABİP EFE , MERT, ATAKAN’a aramıza hoş geldin diyor,
Anne ve Babasıyla birlikte mutlu ve uzun bir ömür dileriz.
52
Üyemiz
Özgür Türel ile
Feyza Türel’in
oğulları
ZEKİ İLKE
15 Ağustos 2013 tarihinde
dünyaya geldi.
Şubemiz Personeli
G. Yasemin Yıldız İle
Musa Yıldız’ın
oğulları
HABİP EFE
26 Eylül 2013 tarihinde
dünyaya geldi.
Yönetim Kurulu Üyemiz
Özer Gencay ile
Zeliha Gencay’ın
oğulları
ATAKAN
5 Aralık 2013 tarihinde
dünyaya geldi.
Şubemiz Personeli
Veli Öztürk İle
Sevilay Öztürk’ün
oğulları
MERT
3 Ekim 2013 tarihinde
dünyaya geldi.
İMO ANTALYA BÜLTEN
.
TEMMUZ 2013 - OCAK 2014
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
KUTLAMA
Çiftlere ömür boyu mutluluklar dileriz.
Üyelerimiz
Nilay Kipel ile Uğur Ertürk
hayatlarını birleştirdi.
5 Temmuz 2013
Yönetim Kurulu Üyemiz
Birkan Çakır hayatını
Melis Ceylan ile birleştirdi.
12 Ağustos 2013
Üyemiz
Özgür Şahin hayatını
Tuğba Çetinkaya ile birleştirdi.
31 Ağustos 2013
Yönetim Kurulu Üyemiz
Rıza Arslanbay’ın oğlu
Eser Arslanbay hayatını
Gaye Demirok ile birleştirdi.
7 Eylül 2013
Şubemiz Mesleki Denetim Mühendisi
Musa Hamza Kurşun hayatını
Emine Öz ile birleştirdi.
8 Eylül 2013
Üyemiz
Deniz Tarlabaz hayatını
Duran Gökalp ile birleştirdi.
8 Eylül 2013
Üyemiz
Faruk Kara hayatını
Öznur Ocak İle birleştirdi.
14 Aralık 2013
Üyemiz
Taner Ulukaya hayatını
Halime Savaş İle birleştirdi.
8 Kasım 2013
Yönetim Kurulu Üyemiz
Gözde Şanlılar’ın
oğlu
Turan Reşit
13 Eylül 2013 tarihinde
sünnet oldu.
İMO ANTALYA BÜLTEN
.
TEMMUZ 2013 - OCAK 2014
53
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
SON YAPRAK
Merhumlara ve Merhumeye Allah’tan rahmet,
kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı dileriz.
Üyemiz
ŞAHAP ÖZDEMİR
1945 yılında İzmir’de doğdu. 1971 yılında Ege Özel
Mimarlık Mühendislik Yüksek Okulundan mezun oldu.
12 Kasım 2013 Salı günü vefat etti.
Üyemiz
OSMAN ALİ AKTAŞ
1952 yılında Antalya’da doğdu. 1978 yılında Adana
Mühendislik Yüksek Okulundan mezun oldu.
15 Eylül 2013 Pazar günü vefat etti.
54
Üyemiz
Osman Sütçü’nün
Babası
ERDAL SÜTÇÜ
11 Temmuz 2013
Perşembe günü
Vefat etmiştir.
Üyemiz
Arzu Ilgaz’ın
Babası
ALİ OSMAN ILGAZ
7 Ağustos 2013
Çarşamba günü
Vefat etmiştir.
Üyemiz
M. Özkan Köse’nin
Babası
KAMİL KÖSE
1 Ağustos 2013
Perşembe günü
Vefat etmiştir.
Üyemiz
Halil Gözeyi’nin
Babası
MUSTAFA GÖZEYİ
26 Kasım 2013
Salı günü
Vefat etmiştir.
Üyemiz
Adnan Yolalan’nın
Annesi
ŞEZİFE YOLALAN
5 Ağustos 2013
Pazartesi günü
Vefat etmiştir.
Eski Şube Başkanımız
İbrahim Koç’un
Abisi
ALİ KOÇ
15 Aralık 2013
Pazar günü
Vefat etmiştir.
İMO ANTALYA BÜLTEN
.
Üyelerimiz
Alper ve Akın Atabay’ın
Babaları
Filiz Atabay’ın
Kayınpederi
TURHAN ATABAY
21 Aralık 2013
Cumartesi günü
Vefat etmiştir.
TEMMUZ 2013 - OCAK 2014
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
YAZILI BASINDA İMO ANTALYA
İMO ANTALYA BÜLTEN
.
TEMMUZ 2013 - OCAK 2014
55
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
ANTALYA ŞUBESİ
YAZILI BASINDA İMO ANTALYA
56
İMO ANTALYA BÜLTEN
.
TEMMUZ 2013 - OCAK 2014
2012-2014
13. Dönem
Çalıșma Raporu
AN TA LYA
Author
Document
Category
Uncategorized
Views
19
File Size
6 095 KB
Tags
1/--pages
Report inappropriate content