2014 - Ekonomi Gazetesi

BüTÇEYE FAiZ DARBESi
Ekonomide geçen yılın mayısındaki
tarihi başarıya yapılan saldırı faizcileri
ihya etti. Faiz gideri ikiye katlandı.
umhuriyet tarihinin ekonomik olarak en parlak
dönemlerinden olan 2013 Mayıs'ından bu yana
yaşanan gelişmelerin faturası vatandaşa
çıkarken, kaymağını ise yine faiz lobisi yedi. Kamunun faiz
gideri, bu yılın mayısında, geçen yılın aynı dönemine göre
ikiye katlandı. Mayıs ayında faiz giderleri geçen yıla göre %
99.9 artarak 7 milyar 81 milyon liraya çıktı.
C
GÜNLÜK FAİZ 164.8 MİLYON
Bu yılın ilk beş ayındaki faiz gideri ise geçen yılın aynı
dönemine göre % 14.4 artarak 24 milyar 891 milyon liraya
yükseldi. Devlet, yılın ilk 5 ayında her gün ortalama 164.8
milyon TL, saat başı ise ise 6.9 milyon TL faiz ödedi. Faiz
gideri, geçen yılın 5 aylık döneminde % 10.7 azalarak 21.7
milyar liraya inmişti. Böylece kamunun ödemiş olduğu 5
aylık faiz gideri, 2012 yılı seviyesine geri döndü.
FAİZ ÜÇE KATLANDI
Türkiye ekonomisinin tarihinin en iyi aylarından biri
geçirdiği 2013 yılı mayısında, gösterge faiz % 4.67 ile tarihinin en düşük seviyesine inmişti. Mayıs ayında ayrıca 48
milyar dolarlık 3'üncü Havalimanı ihalesi, Japonya ile 22
milyar dolarlık nükleer santral anlaşması, 2.5 milyar dolarlık 3. Köprü ihalesi yapılmıştı. Borsa İstanbul'da da endeks
93 bini geçerek rekor kırmıştı.
onom
HERKES iÇiN EKONOMi POLiTiKA
21 HAZİRAN 2014 Cumadtesi
KDV dahil 25 Krş
www.ekonomigazetesi.net
4.5 MiLYAR DOLAR KREDi iÇiN
TEMAS BASLADI
200 M i LYAR
$'LIK PROJE
ürkiye'nin 2023 yılına kadar yaklaşık 700
milyar dolarlık altyapı ihtiyacı olduğunu
belirten Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, bunun yaklaşık 200 milyar dolarını
kamu-özel ortaklığı (PPP) yöntemiyle gerçekleştirmeyi düşündüklerini söyledi. 'Yatırımcılar için Altyapı Finansman Araçlarının
Geliştirilmesi Konferansı'nda konuşan Babacan, son yıllarda özellikle ulaştırma alanında
kamu-özel ortaklığı projelerinin yaygın bir
şekilde kullanılmaya başlandığını ifade
etti. Babacan, kamu-özel ortaklığının, kamunun borçlanma
ihtiyacını azaltması
açısından da önemli
olduğunu
söyledi.
T
Başbakan Tayyip Erdoğan tarafından temeli atılan İstanbul’daki 3. havalimanı için
ihaleyi alan konsorsiyumun kredi için bankaların kapısını çaldığı bildirildi.
Amerikan Bloomberg ajansına konuşan Denizbank CEO’su Hakan Ateş, 5’li konsorsiyumun 4.5 milyar euro (6.1 milyar dolar) kredi için bankalarla görüştüğünü söyledi.
teş, kredinin büyük ihtimalle, 3’ü kamu bankası olmak
üzere 10 Türk bankasından geleceğini ve havalimanının
ilk fazını finanse edeceğini söyledi. Ateş, “Konsorsiyum
bankalarla birebir görüşüyor. Katılıp katılmayacağımızı inceliyoruz.
A
Şartlar daha belli değil” dedi. Bloomberg, ticari bankaların kredinin
çoğunu üstleneceğini, ihracat kredisi kurumlarının da yüzde 20’sini
sağlayabileceğini, 15 - 16 yıllık olması beklenen kredinin inşaatın
süreceği 4 yıl ödemesiz olacağını bildirdi. 4.5 milyar euro’luk kredi bir
Türk şirketinin alacağı en büyük kredi olacak.
‘TÜRKİYE EN ÖN SAFTA’
3. havalimanı için kredi arayışının Irak nedeniyle jeopolitik risklerin
arttığı bir döneme denk geldiğini yazan Bloomberg, Commerzbank
gelişmekte olan piyasalar araştırma bölümü yöneticisi Simon
Quijano - Evans’ın orta vadede jeopolitik durum
sakinleştiğinde Türkiye’nin yine ekonominin ön saflarında yer alacağı görüşüne yer
verdi.
911 MiLYON $
YATIRIM GE
LD
Sigortacılar tüketicilerin yanında
üketicinin Korunması
Hakkındaki Kanun,
sigortacılık faaliyetlerini finansal bir hizmet olarak
tanımlayarak sigorta sektörüne
uyması gereken yeni hükümler
getiriyor. Sektör durumdan memnun. Tüketici/sigortalı haklarının
korunması konusunda sigorta
şirketleri hemfikir.
T
i
luslararası net doğrudan
yatırım girişi nisanda 911 milyon
oldu. Yılın ilk 4 ayındaki yatırım giriş dolar
i
milyar 118 milyon $ seviyesinde gerçek-ise 5
leşti.Ekonomi Bakanlığı nisan ayına
ilişk
"Uluslararası Doğrudan Yatırım Verileri in
teni"ni yayımladı.Buna göre, nisan 911 Büllyon $ düzeyinde net uluslararası doğ miruda
yatırım girişi gerçekleşti.Net doğruda n
n
uluslararası yatırım girişi geçen
yılın aynı dönemine
göre % 45,8
arttı.
U
K.IRAK PET
ROLÜNÜ
TÜKETEBIL
IRIZ
nerji Bakanı Taner Yıldız, Kuzey Irak
petrolüyle ilgili açıklama yaptı. Yıldız,
Türkiye'nin şu anda Kuzey Irak'tan Ceyhan'a
gelen petrolü tüketmeye ihtiyaç duymadığını ama
bunun ileride mümkün olabileceğini belirtti. Türkiye'nin
2017'de devralacağı Dünya Petrol Kongresi'nin devir teslimi nedeniyle düzenlenen basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yıldız, "Kuzey Irak'tan gelen
E
Süleyman GÖKSU
KONYA'NIN
İMALAT SANAYİ
GÜVEN ENDEKSİ
Yazısı S.10’da
BORSA
petrolün Türkiye'de tüketilmesi ihtiyacını duymuyoruz,
Tüpraş bunu söylüyor. Irak şu anda Türkiye'nin en büyük
petrol tedarikçisi ve ticaret devam ediyor. Ama Kuzey Irak
petrolünün yurtiçinde tüketilmesi ileride mümkün olabilir" dedi. Yıldız, Ceyhan'a gelen Kuzey Irak petrollerinin
açılan ihale sonucu satıldığını belirterek, "Tüpraş şu anda
ihaleye girmedi. Belki ileride açılacak ihaleye katılabilir.
Petrolün oradan alınması bir seçenek" diye konuştu.
Mehmet CAVLI
İnternetteki
Virüsler
Temizlenmeli
Yazısı S.4’de
Gülşan Kurt
Türkiye
Ekonomisinde
tespitler ve Çözüm
Çareleri
Ropörtajı S.3’de
TÜRK
KESKİ
aris'te gerçekleştirilen silah fuarına
katılan MKE'nin
geliştirdiği keskin nişancı
tüfeği, kimliği belirsiz kişi veya
kişilerce çalındı. Paris'te 18-20
Haziran arasında gerçekleşen
ve Türkiye'den 11 firmanın
katıldığı "Eurosatory" fuarında
Makine Kimya Endüstrisi bir
şok yaşadı.
P
N NİŞA
Bora 12 sniper tüfeği MKE'nin
standından çalındı. MKE yetkilileri, kilitli güvenlikli bir
kabinde sergilenen tüfeğin özel
bir alyen anahtarı kullanılarak
çalındığını belirtiyor.7,62 mm
çapında 1.200 metre etki
mesafesine sahip bir keskin
nişancı tüfeği olan Bora 12,
yüzde 100 Türk yapımı bir keskin nişancı silahı.Bora 12'yi çalan kişi bu silahı
kullanamayacak çünkü yetkililer tüfeğin ateşleme
Tüketicinin Korunması Hakkında
Kanun, Resmi Gazete’de 28
Kasım 2013’te yayınlanmıştı.
Ancak yürürlüğe altı ay sonra,
yani mayıs ayında girdi. Bu altı
aylık süre zarfında sigorta sektörü kanunu ayrıntısıyla inceledi. Tüketicinin Korunması
Hakkında Kanun, sigortacılık
faaliyetlerini finansal bir hizmet
olarak tanımladığı için bundan
sonra şirketler faaliyetlerini
yürütürken bu kanunun getirdiği
yükümlülüklere de uymak
zorunda kalacaklar.
NCI TÜ
F EĞ İ
piminin üzerinde olmadığını kaydetti.1.2M uzunlukta ve 6Kg ağırlıktaki tüfeğin nasıl çıkarıldığı da
merak konusu.Polis araştırmalarını sürdürüyor.
2
Ekonomi
21 HAZİRAN
2014
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
ÜLKER'DEN TURKCELL'E 1,6 MİLYAR DOLAR
lker, Turkcell'in imdadına
yetişti. Yüzde 13,8'lik Rus
Ühissesi
geri
alınacak.Turkcell'deki
yüzde 13.8'lik hissesini
Rus Altimo'dan geri
almak için 1.6 milyar
dolara ihtiyacı olan
Çukurova Grubu'nun
patronu Mehmet Emin
Karamehmet'e destek
Ülker Grubu’ndan
geldi.Konuyla ilgili ilk
kez konuşan Yıldız
Holding Yönetim
Kurulu Başkanı Murat
Ülker, konunun birkaç
Piyasaya petrol
arzı tehlikede
luslararası Enerji Ajansı (IEA)
U
Irak'ın petrol üretimini arttırma
hedefi üzerindeki risklerin çoğaldığını
belirterek, küresel ekonominin
hızlanmasına paralel güçlenen talebe
karşılık şiddet olayları ve siyasi
istikrarsızlık nedeniyle OPEC
ülkelerinin petrol arzının tehlikede
olduğuna dikkat çekti. Aralarında
Türkiye'nin de bulunduğu birçok OECD
ülkesinin enerji politikasına yön veren
IEA, Orta Vadede Petrol Piyasası
raporunda, yükselen fiyatlar nedeniyle
küresel petrol talebindeki artışın 2020
yılına doğru hız kaybedebileceğine
dikkat çekti.
KURU DA ETKİLİYOR
Petrol fiyatları, Irak'ta petrol arzı
tehlikesi endişeleriyle geçen hafta varil
başına 115 dolara yaklaşarak, eylül
ayından bu yana en yüksek seviyeyi
gördü. OPEC'in ikinci en yüksek
üretime kapasitesine sahip Irak'ın bazı
petrol ihracat tesisleri Mart ayından bu
yana çalışmıyor. Diğer üye ülkelerden
Libya'da siyasi kargaşa, İran'da
ekonomik yaptırımlar, Nijerya'da ise
hırsızlık örgütün petrol ihracını
kısıtlıyor.Raporda, IEA'nın icra
direktörü Maria van der Hoeven'in
'OPEC'in öngörülen kapasite artışının
en büyük bölümü Irak'tan
kaynaklanacak, ancak bu artışın
giderek daha fazla tehlike ile karşı
karşıya kaldığı görülüyor' ifadesi yer
aldı. Öte yandan piyasalarda dün
Musul başta olmak üzere Irak'ta devam
eden endişe kurun 2.15 seviyesine
yükselmesine neden oldu.CİHAN
Orta Anadolu Bölge
Müdürlüğü açıldı
akıf
Emeklilik,
V
sürdürmekte
olduğu yeniden
yapılanma
çalışmaları
çerçevesinde
oluşturulan
Orta Anadolu
Bölge Müdürlüğü’nün açılışını
Kayseri’de gerçekleştirdi.
Vakıf Emeklilik Genel Müdürü Mehmet
Bostan, açılışta yaptığı konuşmada
şirket olarak yeniden yapılanma
sürecindeki amaçlarının daha çok
kişiye ulaşmak ve daha iyi hizmet
verebilmek olduğunu ifade etti. Bostan,
“Bugün Kayseri’de yeni bir bölge
müdürlüğü açarak, bu amacımızı
gerçekleştirmenin mutluluğunu
yaşıyoruz. Kayseri’den sonra diğer 2
bölgemizin de açılışını yaparak
toplamda 13 bölgeye ulaşmış olacağız”
dedi. Mehmet Bostan sözlerine şöyle
devam etti: “Hedefimiz 2014 yılı
sonuna kadar Orta Anadolu
Bölgesi’nde 3 bin yeni BES katılımcısını
sisteme almak ve yaklaşık 13 milyon
lira fon büyüklüğü oluşturmaktır.
Ayrıca Ferdi Kaza ve Hayat
Sigortalarında ise hedeflediğimiz
hacim 1.4 milyon liradır.”CİHAN
aydır gündemlerinde olduğunu
belirterek, “Burada çözülmesi
gereken bir sorun var.
Ödenmesi gereken
Karamehmet’in borcu. Yani biz,
Turkcell'i satıyor-alıyor değiliz.
Turkcell’in ortaklarından biri
çıkıyor, hisselerini alıyor da
değiliz. Gözde bu işe ticari
bakıyor. Ama Turkcell'in yerli
kalması adına memlekete
faydamız olursa seviniriz” dedi.
Murat Ülker'in açıklamaları;
TURKCELL'E ORTAK
OLMAYACAĞIZ
"Mesele yanlış anlaşılmasın.
Turkcell’de hisse satışı ya da
ortaklık gibi bir girişimimiz yok.
Gözde Girişim olarak
Turkcell’de konuştuğumuz şey
yapılandırılmış şartlı
finansman desteği.
Konuşulan rakam da toplam 1.6
milyar dolar. Tabii, bu
finansmanı sağlamak için
öncelikle sizin öz sermaye
koymanız lazım. Hiç öz sermaye
koymadan finansman
bulamazsınız. Onun yanında
bankalarla görüşüp anlaşmanız
lazım. Bankalar bunu finanse
eder ise realize olacak bir iş.
Daha konuşuluyor.
İNGİLİZLER SÜREYİ UZATTI
Yoksa Turkcell satılıyor ve biz
alıyor değiliz. Ya da Turkcell
ortaklarından biri çıkıyor da
onun yerine biz giriyor değiliz.
Bunlar regüle edilmiş imtiyazlı
endüstriler, kuralları var. Zaten
isteseniz de hisse alıp
satamazsınız. Turkcell’de
Çukurova hisselerinin hepsini
Alfa’ya satsın durumu yok.
Bir borç alışverişi olmuş ve
arkasından mahkemelik
olmuşlar. Şimdi İngiliz Yüksek
Mahkemesi süreyi temmuz
sonuna kadar uzattı, tarafların
müracaatı üzerine...
TURKCELL TÜRK KALSIN
Turkcell bir Türk şirketi. Türk
kanunlarına göre kurulmuş bir
şirket. O şekilde de faaliyet
gösteriyor. Türkiye’de yüzde
100’ü yabancı sermayeli olan
birçok şirket var. Bunlar da aynı
durumda. Bu şirketlerde bizim
insanlarımız çalışıyor.
‘Turkcell’in Türk kalması’
meselesine de böyle bakmak
gerekir. Kanunlarımız çok net.
Hissedarlar da değişmiyor
zaten. Bu çerçevede Turkcell’in
Türk kalmasına bizim de bir
katkımız olacaksa ancak
YDA Group'tan 1885 konutluk dev proje
YDA Group; Ankara'da Anadolu Bulvarı üzerinde 1855 konutluk YDA Park Avenue projesini inşa
ediyor. Proje; 'Zor Beğeniyorsanız Çok Beğeneceksiniz' sloganıyla konut sektöründe ilk kez hayata
geçirilen farklı sosyal donatılarla öne çıkıyor.
DA Group Yönetim Kurulu
Başkanı Hüseyin Arslan,
Y
'YDA Park Avenue;
Türkiye'deki konut projeleri
arasında ilk kez hayata
geçirilecek evcil hayvan
habitatı, zen bahçesi, açık
hava sineması, macera
parkuru, model tekne havuzu
ve paten pisti gibi
ayrıcalıklarıyla öne çıkıyor.
Yönetim Kurulu Başkanı Ünal
Pala, standart konut
tercihlerinin artık değiştiğini
ve bu doğrultuda 'lüks konut'
sayısının da artışa geçtiğini
söyledi. Pala, 'Projeler en
kaliteli malzemeler
kullanılarak yapılıyor. Bu
kalitenin sürdürülebilmesi
için kullanım kılavuzu'
vermeye karar verdik' diye
konuştu.
ODTÜ'den Onaylı
Bunların yanı sıra proje; açıkkapalı spor alanları, koşu ve
yürüyüş parkurları, karma ve
kadınlara özel seçenekleriyle
kapalı yüzme havuzları, su
oyunlarıyla renklenen
havuzlar, bisiklet yolu gibi
sosyal donatılarıyla dopdolu
bir yaşam sunuyor. Projede
her ailemizin bir dikili ağacı
olacak' dedi.
Egeboyu'nda ilk etap
teslimleri tamam
Sinpaş GYO markası Eviya
Gayrimenkul'ün, Ege
konseptinde hazırladığı
projesi EgeBoyu'nda yaşam
başlıyor. İlk etap teslimi
Mayıs 2014'te başlayan,
ikinci etap teslimi ise
Temmuz 2014'te
gerçekleşecek projede yeni
satışa sunulan sınırlı sayıda
daire için de satışlar devam
ediyor. 672 konutun yer
aldığı EgeBoyu projesinde
brüt 3,25 metre tavan
yüksekliği ile 75 ayrı ev
seçeneği ile yer alıyor.
BU FİNANSMANI TEK
BAŞIMIZA YAPMIYORUZ
Kimse kimseye teminatsız borç
vermez. Şartlı yapılandırma
olduğuna göre şartları var.
Teminatlar alınacaktır. Ayrıca
biz kime finansman sağlıyoruz?
Çukurova’ya... Yeni, bilinmedik
bir şirket değil ki. Çukurova bu
memleketin çok eskiden beri
var olan güzide bir firması.
Zaten bu finansmanı tek başına
biz yapmıyoruz. Bankalar da
var. Hem yerli hem yabancı
firmalarla görüşülüyor."BUGÜN
FIFA 30 günde
kasasına 2.6 milyar
dolar koyacak
Bahçekent Flora
görücüye çıktı
Ayrıca projede Cunda
meydanındaki güneş saati,
Foça'nın simgesi fok heykeli,
Alaçatı'daki Sörf heykeli ve
Sakız Adası'na varıncaya dek
Ege'yi anımsatan tam
özelliklerde yer alıyor. Ege
Çarşı, Organik Ege Pazarı gibi
sosyal ve ticari alanlar, bu
eşsiz yaşamın zengin
seçeneklerini sunuyor.
TOKİ iştiraki emlak konut
GYO A.Ş.güvencesiyle, İzka
İnşaat, Dağ Mühendislik ve
Sıtar İnşaat ortaklığıyla,
Başakşehir'de hayata
geçirilen Bahçekent Flora
görücüye çıktı. Başakşehir'de
300 milyon TL'lik dev bir
projeyle bölgede 875 konut
ticari alanlar yer alacak.
Bahçekent Flora, 22 bin
metrekarelik peyzaj alanına
ek olarak, bitişiğindeki 140
bin metrekare genişliğindeki
bölge farkıyla dikkat çekiyor.
Bahçekent Flora'nın
metrekare satış fiyatları ise 2
bin TL'den başlıyor.
HABER MERKEZİ
Konut alanlara
kullanım kılavuzu
Ankara'nın ilk çevreci konut
kulesi olarak bilinen
Paladyum Beytepe'de farklı
bir uygulamaya imza atılıyor.
Paladyum Beytepe, kalitenin
yıllar boyu devam etmesi için
sektörde bir ilki hayata
geçirerek, konutları
sahiplerine 'kullanım
kılavuzu' ile teslim etmeye
hazırlanıyor. Uzaltaş AŞ'nin
ünya Kupası'ndan 2.6 milyar
D
dolar kazanması beklenen
FIFA bunun 576 milyon dolarını
takımlara ve oyuncuların
kulüplerine ödeyecek.
Tarihin en gollü Dünya Kupası,
FIFA'nın yüzünü güldürdü. Fakat
bunun nedeni taraftarların mutlu
olması değil, kuruluşun kasasına
rekor bir paranın girecek olması.
Katar'ın 2022 Dünya Kupası'na ev
sahipliği yapacak ülke olarak
açıklanmasının ardındaki rüşvet
şüphesiyle başı ciddi biçimde
dertte olan FIFA yöneticileri, bu
turnuvayla birlikte kurum
tarihinin en yüksek gelirini de
kuruluşun kasasına koyabilirler.
SÜREKLİ OLARAK ARTIYOR
SANAYİDE KENTSEL
DÖNÜŞÜM HIZ KAZANDI
anayi ve ticaret merkezi
S
olarak İstanbul İkitelli
Organize Sanayi alanında
dükkanlar, üçüncüsünde
ise çarşılar bulunuyor.
300 milyon liralık yatırımla
hayata geçirilen Trios 2023,
bugüne kadar hiç
yapılmamış bir proje
olarak karşımıza çıkıyor.
2023 VİZYONUYLA
ÖRTÜŞÜYORUZ
Konumu, altyapısı,
teknoloji ve tasarımıyla
sanayi komplekslerinden
farklı olan Trios 2023
projesi, 63 bin metrekarelik
bir alan üzerine 301
metrekare olarak inşa
ediliyor. Toplam 250 atölye,
45 mağaza, 11'er katlı
ofis/otel/iş merkezi
kullanımına uygun 2 kule
binanın yer aldığı projede
blokların ikisinde atölye ve
memnuniyet duyarız.
Türkiye'nin 2023 yılı
ekonomi hedeflerinde 500
milyar dolarlık bir ihracat
hedefi olduğunu bu
noktada da herkesin
üzerine düşen görevi
yerine getirmesi gerektiğini
söyleyen Pulsar İnşaat
Yönetim Kurulu Başkanı
Sami Bektaş, Trios 2023
projesini Yeni Şafak'a
anlattı. Türkiye
ekonomisine üreterek katkı
sunan iş adamlarına daha
iyi çalışma şartları sunmak
için bu projeyi
tasarladıklarını belirten
Bektaş, şunları söyledi:
'2023 yılında
Türkiye'nin hedefleri
büyük. Bizde Trios 2023
olarak bu hedefin
gerekliliklerini
karşılayan modern ve
sağlam altyapılı sanayi
projelerinin öncüsü
olmaktan mutluyuz.
Kentsel dönüşüm
devam ederken biz de
'sanayi mekanlarının
dönüşümü'
başlattığımıza
inanıyoruz. Sanayi
mekanlarının da
dönüşüme ihtiyacı
olduğunu gösteren
öncü bir proje.'
2 TONA DAYANIKLI KAT
Bektaş, 'Projemiz,
ihtiyacı karşılayacak ve
Pulsar
İnşaat'ın Trios
2023 projesi İstanbul
İkitelli Organize Sanayi
alanında 300 milyon liralık
yatırımla yükseliyor. Pulsar
İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı
Sami Bektaş, sanayi
mekanlarında kentsel
dönüşümü
başlattıklarını
belirtti.
zihniyet değişimine neden
olacak.Dış cephesi plaza
görüntüsünde. 7 metre
yüksekliğimizi herkesin
memnuniyetle karşıladı.
Aks aralığımız 8,5 metre
genişlikte. 1200 araçlık
otoparkımız var. Elektrik
problemini aşmak için 35
mwa'ye kadar bir güç
sağlıyoruz. TIR'ları göz
önüne alarak metrekarede
2 tona dayanıklı katlar
yapıyoruz' dedi.
METREKARESİ 2 BİN 850
TL'DEN BAŞLIYOR
1980'lerin vizyonuyla
yapılmış bir organize
sanayi bölgesi içinde
2023'ün vizyonuyla yeni bir
çalışma kompleksi
kurduklarını belirten
Bektaş, 'Projemiz,
Ortadoğu, Balkanlar ve
hatta Avrupa'nın en
gelişmiş modern
tesislerinden biri olacak.
İlgi beklediğimizin çok
üzerinde. HABER MERKEZİ
Nuh'un Ankara,
dünyaya Türk
makarnası yedirecek
ürkiye'nin en eski
n
makarnacılarından Nuh'u
ve
i
en
rub
Ankara, Japon Ma
rika
Nisshin ile Sincan'da fab
ın
a'n
kar
An
n
h'u
Nu
kuruyor.
ıklıoğlu
arc
His
at
Rif
an
nd
arı
akl
ort
n
tile
üre
Türk buğdayından
ihraç
makarnaların tamamının
i.
led
söy
ini
edileceğ
T
eni ile
Japon sanayi şirketi Marub
up,
Gro
fun
Sei
n
gıda devi Nisshi
ve
r
ala
Od
ye
rki
Tü
Türkiye'de
at
Borsalar Birliği Başkanı Rif
uğu
old
ağı
Hisarcıklıoğlu'nun ort
ile
sı
na
kar
Ma
Nuh'un Ankara
ar
fabrika kuruyor. Yeni ortakl
a
ıyl
ad
y
rke
Tu
fun
Sei
n
Nisshi
a
ad
rik
makarna üretecek. Fab
le
dd
no
a
ınd
klasik makarna yan
de
ine
tim
üre
şte
eri
ihracatı için
ağırlık verilecek.
YILDA 75 MİLYON
$'LIK SATIŞ YAPACAK
Hisarcıklıoğlu, Nuh'un
i bir
Ankara'nın tarihinde yen
,
rek
de
de
kay
ı
sayfa açıldığın
anın
ny
dü
rak
ola
a
kar
Nuh'un An
rı
ala
en büyük makarna fabrik
ini
ler
dik
fle
arasına girmeyi hede
rk
Tü
rde
söyledi. Ürünle
buğdayını kullanacaklarını rin
nle
belirten Hisarcıklıoğlu, ürü
tamamının yurtdışına
satılacağını ifade etti.
ımız
Hisarcıklıoğlu, "Bir slogan
yüzde
lı,
var; 'yüzde 100 Türk Ma
a
ad
rik
100 ihracat'. Bu fab
damgalı
üretilen 'Made in Turkey'
rt bir
dö
ın
an
ny
dü
ı
lar
makarna
Yıllık
z.
ini
eks
lec
ebi
gör
a
nd
tarafı
a
lar
do
n
ihracatımız 75 milyo
kan
şba
Ba
ulaşacak" dedi.
, bu
Yardımcısı Ali Babacan da
ki
da
sın
ara
e
ülk
iki
ın
yatırım
yulan
du
ye
işbirliğinin ve Türkiye'
u
un
uğ
old
i
güvenin simges
söyledi. CİHAN
2002 yılından bu yana sürekli
olarak artan Dünya Kupası
gelirlerinin, bu yıl 3.9 milyar
doları bulması bekleniyor.
Harcamalar içinde yaklaşık 1.3
milyar dolarlık kaynak ayrıldığı
hesaplandığında, organizasyonun
ardından kuruluşa 2.6 milyar
dolar kalabilir. Güney Afrika'da
düzenlenen 2010 Dünya
Kupası'nda FIFA'nın gelirleri 3.66
milyar dolar, giderleri ise 1.3
milyar dolar olmuştu. Böylece
FIFA, bir ay süren
organizasyonun ardından toplam
2.36 milyar doları kasasına
koymuştu. HABER MERKEZİ
Türk Telekom'un tahvil
ihracına 8 kat talep geldi
ürk Telekom'un 1 milyar dolar
T
tutarındaki tahvil ihracına
toplam 40 ülkeden 220'nin
üzerinde yatırımcı büyük ilgi
gösterdi.
TÜRK Telekom'un, mevcut kısa
vadeli borçlarının yeniden
finansmanı amacıyla yürüttüğü 1
milyar ABD Doları tutarında tahvil
ihracına uluslararası
yatırımcılardan 8 kat talep geldi.
Bu işlem Türkiye'den ihraç edilen
en büyük ve eş zamanlı olarak iki
farklı vadede gerçekleştirilen ilk
kurumsal tahvil ihracı oldu. Türk
Telekom açıklamasına göre, talep
toplama süreci, Grubun üst düzey
yöneticilerinin Londra, Los
Angeles, Boston ve New York'ta
başlıca kurumsal yatırımcıları
ziyaret ettiği 'roadshow' (yatırımcı
turu) ardından tamamlandı.
YARIYA YAKINI ABD'DEN
1 milyar dolar nihai tahvil tutarı
yüzde 48 Amerika, yüzde 25
Avrupa, yüzde 20 İngiltere, yüzde
7 Ortadoğu ve Asya olmak üzere
tamamıyla yurtdışı yatırımcılara
ihraç edildi. Açıklamada, "Türk
Telekom'un ilk tahvil ihracında
elde ettiği başarılı sonuç,
uluslararası yatırımcıların
Türkiye'ye ve Türk şirketlerine
duydukları güvenin bir göstergesi
oldu" ifadeleri kullanıldı.CİHAN
21 HAZİRAN
3
2014
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Türkiye
Ekonomisinde
tespitler ve
Çözüm Çareleri
Gülşan Kurt
Dünya’da yaşanan ekonomik krizler,
Sektörel yatırımlar, İşsizlik
Türkiye Ekonomisinin dünü, bugünü, yarını ve daha fazlası...
Yalçın MALGİL gazetemiz için Ekonomi üzerine çarpıcı tespit
değerlendirmelerde bulundu. Malgil ile yaptığımız bu keyifli
röportajı siz okuyucularımıza sunuyoruz.
Dr.Mehmet Cavlı bir
makalesinde şöyle ifade
etmiş. “Bir toplum yardım
alacak hale gelmemeli…
Yardımların parasal boyutu
artmışsa, piyasada sermaye
açığı oluşmuş, tüketim
boyutu karışmış, üretim
imkanları kısıtlanmış
demektir.
-Dünya'da yaşanan
ekonomik krizleri nasıl
değerlendiriyorsunuz?
Dünya nüfusu çok hızlı arttı.
Dünya ülkelerinde zenginler
ile fakirlerin arasıaçılmaya
başladı. Birçok ülkede gelir ve nüfus çizelgesindeki lorenz eğrisi iyice
şişmanlaştı. Gelir bölüşümü adaletsizleşti. Orta gelir gruplarının sayısı
azaldı.Mesela, büyük marketler zincirlerinin oluşturulması ve açılması
ülkelerdeki orta gelir esnaf sınıfını iktisadi piyasalardan çıkarttı. Mesela
ülkemizde devletin inşaat sektöründe konut yapması, büyük site
konutlarının yoğunlukla yapılması inşaat sektöründe gelir dağılımını
bozuyor. 2008 ABD krizi inşaat sektörünün krizi olduğunu hatırlamak
lazım. Şehirleşmeyi ve kültür oluşumunu ve sosyal yapıyı karıştırmamak
gerek. Şehirleşme ve göç konularında ciddi araştırmalar yapanlar yok.
Toplumun ihtiyacı olan tedbirler alınmadığında, sosyal ve psikolojik
şehirleşme ve kalabalık sorunları önüne geçilemez.İnsanların temel
ihtiyaçları aş, iş ve barınaktır. İnsanlar bu temel ihtiyaçlarını kredilerle
sağlıyorsa, o insanlar geleceklerini ipotek ediyorlar demektir. Gelecekteki
gelirleri umut ve ümit kapısı yapan insan kriz sebebidir. Devletler
küreselleşme hikayeleri sonrası içleri boşalttırılıp hızla piyasalara
borçlandırıldı. Sonra aynı borçlanan devletlerin vatandaşları da
borçlandırılmaya teşvik edilmiş, borçlanmak bir doğal adet ve normal bir
davranış hale getirilmiştir.İş, aş, barınak endişesi insanları şaşırtmış,
köylerde, ilçelerde nüfus göçleri yaşanmış, şehirler büyümüş. Hele
Türkiye’de bu endişeler insanların sağa sola mantıksızca savrulmasına
sebep olmuştur. Sosyal güvenlik sistemleri
birçok ülkede sarsılmış, gelişmemiş
ülkelerinin hane halkı gelirlerinin
satın alma güçleri
2008 ABD
azaltılmıştır.Dünya krizleri bence
krizi inşaat
uluslar arası piyasa
sektörünün krizi
düzenleyicilerinin programı.
Adam Smith’in gerekli
olduğunu hatırlamak
rekabet, iktisadi kaynakların
lazım. Şehirleşmeyi ve
sınırlılığı ve faiz sistemi
kültür oluşumunu ve sosyal dünyayı şekillendiriyor.
Piyasalardaki monopol
yapıyı karıştırmamak gerek.
sistemin kendi gücünü
Şehirleşme ve göç
yenilemesinin sonucudur.
konularında ciddi araştırmalar Ülkeleri düzene sokmanın
yapanlar yok. Toplumun
bir oyunudur. Belirlenen
aktörlerin görevlerini
ihtiyacı olan tedbirler
sahnede oynamalarının
alınmadığında, sosyal ve
sonucudur.2015 yılında
psikolojik şehirleşme ve
piyasalarda bir sıkıntı
olacak korkusu yaşanıyor.
kalabalık sorunları önüne
Çin’in ülke bazındaki
geçilemez.İnsanların temel
büyümesi yeniden gözden
ihtiyaçları aş, iş ve barınaktır.
geçirileceğe benziyor.
İnsanlar bu temel ihtiyaçlarını Ancak dünya ülkelerinde
yeniden yeni bir düzen
kredilerle sağlıyorsa, o
kurulduğunu söyleyebiliriz.
insanlar geleceklerini ipotek
ediyorlar demektir.
Avrupa'daki kriz bugün hangi
sınıfın lehine gelişmekte?
Gelecekteki gelirleri
umut ve ümit kapısı
Avrupa bence 1700’lü yılları
yapan insan kriz
yeniden yaşıyor. AB ülkelerinin
halkı borç içinde. Devletlerin borcu
sebebidir.
çok. Çok büyük şirketler ile dünyaya
hakim ticaret yapmaktadırlar. Ancak orta
gelir sahibi vatandaşlarının sayısı ürkütücü
şekilde azalmaktadır. Avrupa kendi içinde ülkeler arası rekabeti daha fazla
yaşamaktadır. Aralarındaki derinlikleri açılmaktadır, birbirlerinden
ayrışmaktadırlar. AB demografik yapısı bozulmuştur. Orta gelir sınıfı ve
zengin iktisadi ve ticari kuruluşları Avrupa’nın dışına taşınmışlardır. Çin,
Kazakistan gibi ülkelerde Avrupalı şirketler kendilerine yurt edinmişlerdir.
Onlar kolay kolay dönmezler.Avrupa’da İngiltere, Almanya ve Fransa’nın
fikir ve düşünce birliği sağlaması Avrupa’yı güçlendirir. Maalesef bu güç
görülmemektedir. Avrupa’da zengin sınıf artmıştır. Orta gelir sınıfı
fakirleşmektedir. Sosyal güvenlik sistemi sarsılmaktadır. Avrupa fakirliğe
doğru sürüklenmektedir. Ama farkında değildirler.
Irak'a iş yapan firmalar borç
ertelemesi istiyor
Sermaye açığı ortaya çıkarsa,
üretim gücü yitiriliyor
demektir. Üretim gücünü
yitiren ülkeler yabancı
sermayeye bağımlı hale
getirilirler. Yabancı
sermayeler o mıntıkada
kendine bu ortamı hazırlayan
politikalar üretir. Cami, kilise,
okul, huzur evi gibi hayır
kurumları açar, talebelere burs
verir. Kendini masum gösterir.
Halbuki o toplumu fukaralaştıran
sebepleri onlar üretmiştir. Yardım
mekanizmaların istismarına bile
sebep olurlar.”
-Sizce Türkiye'nin rakibi bölgesel
olarak hangi ülke?
Bir ülke söylemek doğru olamaz.
Her ülkenin farklılığı var. Kuzeyde
bulunan ilimiz ile güneydeki
ilimiz, doğudaki ilimiz ile batıdaki
ilimiz arasında fark olduğu gibi,
çevremizdeki ülkelerin her biri
farklı renkte. Onların
zenginliklerini görmek iyi olur.
Onların fikir, düşünce ve din
farklılıklarına saygı duymak lazım.
Onlarla işbirliği içinde olmaktan
bir zarar beklememek gerek.
“
Yalçın MALGİL Kimdir?
1954 Yılında Eskişehir'de doğan
Yalçın Malgil, Siirt Endüstri Meslek
Lisesi ve Bergen Üniversitesi'nde
(Norveç) eğitim gördü. Günaydın
gazetesi Haber Md Ankara
Temsilciliği, Hürriyet Grubu Haber
Editörlüğü, Milli Savunma Bakanlığı
Basın Müşavirliği,Genelkurmay
Başkanlığı Sözcülüğü, Tercüman
Parlamento Büro Şefliği,Hürriyet
Grubu Haber Editörlüğü
görevlerinde bulunmuştur. Bir çok
ödül alan Malgil, Emekliliği
döneminde kurduğu May Yapım ve
YMS Yapım ile uluslararası başarılar
elde eden belgesel filmlere imzasını
attı. TRT ve Özel Tv.ler için
hazırladığı dizi belgesellerle
adından sözettirir.
Türkiye'deki hane halkı oranları
ve işsizlik oranlarını nasıl
değerlendiriyorsunuz?
”
TUİK kayıtlarına göre, Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde
işsiz sayısı 2014 yılı Mart döneminde 2 milyon 747 bin kişi. İşsizlik oranı
%9,7 seviyesinde. İşsizlik oranı erkeklerde %9,1, kadınlarda ise %11.Mart
2014 döneminde 15 ve daha yukarı yaştaki istihdam edilenlerin sayısı, 25
milyon 583 bin kişidir. İstihdam oranı %45,1. Bu oran erkeklerde %64,2,
kadınlarda ise %26,5… Bu dönemde, tarım sektöründe çalışan sayısı 5
milyon 315 bin kişi, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı ise 20 milyon 268
bin kişi. 75 milyon nüfuslu Türkiye’de bu rakamlar masada iyi
değerlendirilmeli. Ekonomi ve istihdam birlikte ehliyetli kişilerce
programlanabilir. Sağda solda ekonomi makaleleri okumuş ağzı laf
edenlerce yönetilecek konular değildir.
Düşük faiz-hızlı büyüme modeli için neler söylersiniz?
Riskli bir yöntemdir. Döviz değeri artışları ile ekonominin küçülmesi riskini
en bariz şekilde ortaya koyar. Düşük faiz kontrollü kullanımı gerektirir.
1983-1993 yılları arasında ekonomide görülen değişimler bu kontrole en
güzel örnek denilebilinir. 1994 yılında döviz değerleri kontrol
edilemediğinden kriz yaşanmıştı.Büyüme üretim alanına kaydırılmadıkça,
büyümede istikrar artık yakalanamaz. İnşaat sektörü gelip geçici rantlar
sağlar. Bir kesimi zengin eder. Sermaye tabana yayılmaz. Her insan üretime
çekilmeli ki, ülke büyüsün.
Faiz lobisi kavramı size neyi ifade ediyor?
Faiz lobisini değerlendirmek için 1998 yılından sonraki Türkiye
ekonomisini masaya yatırmak gerekir. Faiz lobisi sadece son zamanlarda
yok. 1998-2001 yılındaki borçlanma hareketliliğinin incelenmesi de çok
geniş fikirler verir. Bugün o günden başlıyor.
-2014 yılı Türkiye ekonomisi açısından nasıl bir yıl ?
Sizce ihracat teşvik ederken iç talebe yönelik yapılan çalışmalar yeterli mi?
2012 yılı ciddi bir iktisadi krizin yaşanılacağı beklentisi içindeydik. Ama
çok şükür atlatıldı. Kriz hissedilmedi.Son on iki yılda 55 milyar dolar
yapılan özelleştirmelerden bütçeye ekstra gelir sağladı. Yine aynı sürede
emisyon hacmi on kat arttı. Yani on kat para basıldı. Yine aynı dönemde iki
kat ülkemizin borç stoku arttı. Vergi gelirleri çok yükseldi. Torba yasadan
ciddi büyüklükte gelir sağlandı.Bu bütün kaynakların devlet kasasına girişi
ile kriz konuşulmadan atlatıldı. Devlet büyük gelirler kullandı. Özal
döneminde ilk altı yılda elde edilen gelirlerin çok çok kat üzerinde olan bu
dönem gelirler bu son on iki yılda rahatça kullanıldı denebilir. İnşaat
sektörü inanılmaz büyüdü. Ferdi borçlanmalar yükseldi. İnsanlar konut
sahibi oldular. İthalat arttı. Yerli sanayi maliyet sıkıntıları yaşadı. Piyasaları
kaybedenler çok oldu. Yani olaya nereden baktığınız önemli.
Dr.Mehmet Cavlı’nın bir sözü var. “Ülkelerin kendi sermayesi, kendi
üretimi, kendi ticareti, kendi yatırımları, kendi nesli, kendi köklü geçmişi o
ülkenin zenginliği. Zenginlik insanların varlığı.”
2014 yılında şu konulara da iyice odaklanmak lazım.
2014 yılında aşağıdaki konular ne durumda olacak?
1.İnşaat sektörü müteahhitlerinin kredi borçları ne durumda, alacaklılarına
borçlar düzenli ödeniyor mu?
2.Konut alanlar kredi borçlarını kredi kurumlarına düzenli ödüyor mu?
3.Döviz/TL fiyatı hem vatandaşı ve hem de ihracatçıyı memnun ediyor mu?
4.Türkiye bölgesinde değişime uğrayacak sürprizlerle karşılaşmaya devam
eder mi?
5.Seçimlerden ne çıkar? Dengeler bozulur mu?
6.Petrol, ham madde fiyatları ne olur? Doğalgaz fiyatları ne olur?
7.Gelişmiş ülkelerin Merkez Bankaları kararları ne olur?
8.Dünya ticaret dengesini bozacak bir sürpriz çıkar mı?
9.Orta doğu ülkelerinde neler olabilir? Süper güçlü ülkelerin kararı ne
olabilir?
Bunların her birisi ülkemizi etkileyecek konulardır. Temel konu iktisadidir.
Menfaattir. Bugüne kadar hazır ve bir seferlik elde edilen yukarıda
bahsedilen paralar harcanıldı. Devlet işletmelerinin gelirlerinin Gayri Safi
Milli Hasıyla Oranı Avrupa ülkelerinde yüzde elli civarı iken, ABD’de yüzde
kırk beş iken ülkemizde yüzde yirmi beş civarına düştüğü söyleniyor.
Esasında devletlerin iktisadi gücü devlet işletmelerinin asıl gücüdür. Devlet
işletmelerini korumak ülkelerin ana hedefidir. Ülkemizde özelleştirmeler
bu gücü azalttı denebilir.2014 yılında büyük özelleştirmeler olacağı
söylenilmektedir. Bu nedenle de devletimizin iktisaden sıkıntı çekeceğini
söylemek mümkün değildir. Özel sektör işletmeleri çok dikkatli tedbirler
almak zorundadır. Çünkü kredi ödemeleri tasarrufları düşürmektedir.
Tasarruflar tüketime değil de, borçlanmalara kaymıştır. Kişisel
borçlanmanın büyüklüğü endişe verici görülmemekle beraber, işsizlik veya
istihdam, enflasyon oranı, faiz oranı bulunduğumuz yılda ayrıca belirleyici
başlıca etkenler olacak.Ülke ekonomisinin kamu kesimi sıkıntı çekmez
denebilir. Özelleştirmeler kamu ekonomisini kurtarmaktadır. Torba yasa
gelirleri ekonomiye güç sağlamaktadır.Özel sektörde büyük değişimler
yaşandı. Yaşanmaya devam etmektedir. Birçok sektörlerde şirketlerin gücü
farklılaştı ve değişti. Yeni iş sahipleri, iş adamları piyasalara girdi.
Türkiye’nin müteşebbis ruhu farklılaştı. Müteşebbis simaları değişti. Bu
konu önemle irdelenecek bir konu. Belki umut edilen değişime kurtarıcı
gözüyle bakılmalı. Ama farklılıklar ve değişiklikler görülmeli.
1980 ekonomik istikrar tedbirleri ve serbest
Özel
piyasa ekonomisi politikaları ile ihracat
teşviki ortaya çıkmıştı. İhracatın teşviki
sektör
ilk yıllarda çok istismar edilmişti.
işletmeleri çok
Teşvikler her zaman kontrol
dikkatli tedbirler almak
edilmeli. Takip edilmeli. Devlet
gelirlerinin çar çur edilmemesine
zorundadır. Çünkü kredi
çalışmak gerek her zaman.
ödemeleri tasarrufları
düşürmektedir. Tasarruflar
tüketime değil de,
borçlanmalara kaymıştır. Kişisel
Dış ticaret açığımızın sebebi,
borçlanmanın büyüklüğü endişe
ihracat yetersizliği değil bence.
verici görülmemekle beraber,
İthalat yoğunluğumuz. Bence
ithalat kalemleri, ithalat rejimi
işsizlik veya istihdam,
pek hayırlı ve yararlı işlemedi.
enflasyon
oranı, faiz oranı
Gümrük Birliği konusu iyi
bulunduğumuz yılda
irdelenemedi. Halı altına
süpürülen bir konu olarak
ayrıca belirleyici
algılandırıldı.
başlıca etkenler
olacak.
Türkiye'de yapılan yeni projeler için neler
Dış ticaret açığı Türkiye
ekonomisini hangi seviyede
tehdit ediyor?
söylersiniz?
Yap-işlet veya yap-işlet devret modeli ile yapılan bu projelerin yaptırılması
hiç önemli değil. Onların kontrol edilmesi önemli. O projelerden kamu
yararını beklemek lazım. Kamu ve toplum yararı gütmeyen projeler sırta
yüktür. Devlet maliyesine ve vatandaşın cebine zarardır. Gelişmiş ülkelerde
aynı hizmetlerin fiyatları ile alınan asgari ücret arasındaki oranlara bakılsa
ölçü elde edilmiş olur. Bizde aynı ölçüye baksak ne iyi olur değil mi?
Sizce Türkiye'nin ne gibi ekonomik politikalara ihtiyacı vardır?
Bu sorunun cevabını Dr.Mehmet Cavlı’nın bir makalesinden alıntı yaparak
cevaplayayım.
“Yeni modelin temelleri şunlardır:
- Yoksula iş imkânları oluşturulmalı.
- Özel müteşebbis iş imkânlarını artırmalı.
- Orta düzey yatırım yapan müteşebbislere iktisaden yardım edilmeli,
yatırım yolu açılmalı.
- Zenginin birçok sahada bloke ettiği kaynaklar belirlenmeli ve hepsi bir bir
çalıştırılmalı.
- Paranın tedavül hızı artırılmalı.
- Bankalar yatırımların lokomotifi yapılmalı.
- Bütün iktisadi kaynakların dökümü yapılmalı ve sahipleri belirlenmeli.
- Bilim insanları dinlenmeli.
- Araştırma ve Geliştirme çalışmaları devlet eliyle yapılmalı.
- Kamu gelirlerini artırıcı projeler hayata geçirilmeli.
- Devlet iktisaden güçlendirilmeli. Gayri Safi Milli Hasıla içerisinde devlet
işletmelerinin gelir katkısı çok artırılmalı.
- Bugüne kadar yapılan yanlışları iktisadi tarihçiler ortaya koymalı.”
rak’ın güneyine çalışan
Ialacaklarını
Türk firmaları,
tahsil
yapılandırılmasını
beklediklerini anlattı.
edememekten şikâyetçi.
Türkiye’deki çalışmaların da
bu alacaklar nedeniyle
sıkıntıya gireceği endişesini
taşıyan firma temsilcileri
yurtiçindeki borçlarının
yapılandırılmasını bekliyor.
Türkiye’den taşımalar
ağırlıklı olarak Irak’ın
kuzeyine Türk araçlarıyla
gidip oradan Arap plakalı
araçlarla güney bölgesine
aktarılırken şimdilerde
güney bölgesine
aktarımların tamamen
durması gerek yatırımcıları
gerekse nakliye sektörünü
sıkıntıya soktu. Sıkıntıların
ay sonuna kadar böyle
devam etmesi halinde
Irak’ta yatırım yapan
firmalar personelini
Türkiye’ye çekmeye
Yörük Süt olarak bölgedeki
çalışmalarına da değinen
Öz, şunları söyledi: “Irak’ta
biri Erbil diğeri Zaho’da
olmak üzere iki tane
fabrikamız bulunmakta.
Zaho’daki fabrikamız
günlük 30 ton süt işlerken
şu anda 5-6 ton işleyebiliyor.
Bu fabrikamızın ürünleri
tamamen güneye
satılıyordu. Erbil’deki
fabrikamızın da büyük
bölümü Kuzey’e satılmasına
rağmen buradan da güneye
ürün gönderiyorduk ve bu
fabrikada da günlük 30 ton
olan işleme 15 tona düştü.”
hazırlanıyor. Irak’ın
güneyinde doğrudan ya da
ortaklı çalışan 600 civarında
Türk firması bulunuyor.
yeterli olmadığını, şartların
bu şekilde devam etmesi
halinde her iki fabrikada
çalışan personelin yüzde
50’sini geri çekmek
durumunda kalacaklarını
söyledi. Öz, her iki
fabrikada toplamda 150
personel çalıştırdıklarını
anlattı.
Irak’ta faaliyetleri olan
firma temsilcileri adına
değerlendirme yapan Yörük
Süt Yönetim Kurulu Başkanı
ve Türk Irak Uluslararası
Yatırımcılar Derneği
(TURİYAD) Irak’tan Sorumlu
Yönetim Kurulu Üyesi
Ramazan Öz, ülkenin
güneyine doğrudan ya da
ortaklı çalışan 500-600
civarında Türk firması
bulunduğunu tahmin
ettiklerini söyledi. En az
etkilenen firmanın iş
hacminin yüzde 50
durduğunu anlatan Öz,
“Ancak büyük bölümün
işleri şu anda tamamen
durmuş durumda”
ifadelerini kullandı. O
bölgeye çalışan firmaların
alacaklarının da ciddi
boyutlarda olduğuna dikkat
çeken Öz, “Türk
firmalarının o bölgeden
alacağının 500 milyon
dolardan az olmadığını
düşünüyorum” diye
konuştu. Bu borca sahip
olan Türk girişimcilerin
Türkiye’de de sıkıntı
yaşayacağını vurgulayan
Ramazan Öz, sıkıntının
boyutlarının artmaması için
Türkiye’deki borçlarının
Kuzey Irak’taki satışların ise
alınan göçler sonrasında
yaklaşık yüzde 10 arttığını
bildiren Öz, ancak bunun
Unat: İş hacmimizin
yüzde 75’i güneydeydi
Irak’ın güneyinde 40 yıldır
yerleşik olarak hizmet
verdiklerini, kuru gıda
üzerine faaliyet
gösterdiklerini anlatan UNT
Tarım Yönetim Kurulu
Başkan Yardımcısı Baran
Hızır Unat iş hacimlerinin
yaklaşık yüzde 75’ini güney
bölgelerinin oluşturduğunu
söyledi.
Şu anda talebin yaklaşık
yüzde 50 azaldığını bildiren
Unat, “Biz 40 yıllık yerleşik
bir firmayız. O bölgede her
dönem sorun yaşanıyor. Biz
de tedbirlerimizi buna göre
alıyoruz. Ancak bizim
durumumuz biraz daha
farklı çünkü orada kendi
şirketlerimiz, kendi dağıtım
ağlarımız, depolarımız var.
Bu nedenle tedbir almamız
diğer Türk firmalarına göre
daha kolay oluyor” dedi.
CİHAN
Türkiye'ye yurtdışından
kaynak akıyor
on dönemde uluslararası
S
borçlanma piyasasından
peş peşe Türk şirketlerinin
kaynak sağladığı haberleri
geliyor. Türk şirket ve
bankalarının yurtdışından
gerek kredi gerekse tahvil
ihraçları ile sağladığı kaynak
her geçen gün artarken dün
de Kardemir dış finansman
sağladığını, Türk Telekom ise
tahvil ihracına 8 kat talep
geldiğini açıkladı.
ayında 2013 yıl sonuna göre
yüzde 1,1 azalışla 127,9 milyar
dolar oldu.
Bu arada Ziraat Bankası ilk
eurobond ihracı için
yetkilendirme yaparken
DenizBank’tan yeni bir
seküritizasyon haberi daha
geldi.
Bu dönemde, bankalar
kaynaklı kısa vadeli dış borç
stoku yüzde 0,3 artarak 91,1
milyar dolar olurken, diğer
sektörlerin kısa vadeli dış
borç stoku yüzde 4,1 azalarak
36,1 milyar doları düzeyinde
gerçekleşti. Nisan sonu
itibarıyla, orijinal vadesine
bakılmaksızın vadesine 1 yıl
veya daha az kalmış dış borç
verisi kullanılarak
hesaplanan kalan vadeye göre
kısa vadeli dış borç stoku,
167,3 milyar dolar düzeyinde
gerçekleşti.
Buarada Türkiye Cumhuriyet
Merkez Bankası (TCMB) 2014
Nisan ayına ilişkin “Kısa
Vadeli Dış Borç
İstatistikleri”ni açıkladı. Kısa
vadeli dış borç stoku, nisan
Söz konusu stokun 25,9 milyar
dolarlık kısmı, Türkiye’de
yerleşik bankaların ve özel
sektörün, yurt dışı şubeleri ile
iştiraklere olan borçlarından
oluştu.AA
4
Borsa Finans
21 HAZİRAN
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Ege'nin 100 büyük firması açıklandı
suz gelişmelerin ekonomiyi etkilediğini belirtti.
Döviz kurlarındaki dalgalanmalar sebebiyle firmaların kambiyo zararlarının arttığını, bunun firmaların dövizle borçlanmasından kaynaklandığını
ifade eden Yorgancılar, "Kur uzun süre aynı seviyede kalınca sanayici, 'kur artmayacak' düşüncesiyle dövizle borçlanıyor. Kur bir yıl içinde yüzde 20
artınca zarar ortaya çıkıyor. Bir yılda yüzde 20 kur
artışı yerine yıllık yüzde 6-7'lik artış olursa bilançolara yansıması daha az olur" diye konuştu.
Cumhurbaşkanlığı seçimi
Yorgancılar, bir soru üzerine Cumhurbaşkanlığı
seçiminin zamanında yapılmasının önemli
olduğunu vurgulayarak, şu değerlendirmede bulundu:
"Demokrasilerde seçimler olmak zorunda. 2015'te
genel seçimler olacak. Her ortamda seçimler zamanında yapılsın. Seçim ekonomileri olduğu
takdirde maalesef ekonomi konuşulamıyor. Türkiye
ağustos ayında seçimi yapacak. Yeni Cumhurbaşkanını seçip herkes işine gücüne
bakacak."
ge Bölgesi Sanayi Odası, 2013 yılı üretimden
satışlarına göre 30 milyon lira barajını geçen
E
sanayi kuruluşlarının listesini açıkladı.
İlk dört sırayı geçen yıl olduğu gibi yine Tüpraş,
Petkim, Philsa Philip Morris ve İzmir Demir Çelik
aldı. İlk sırada yer alan Tüpraş'ın üretimden
satışları Ege Bölgesi'nde 14 milyar 531 milyon 918
bin lira oldu. Tüpraş'ı, 3 milyar 862 milyon 136 bin
lira ile Petkim Petrokimya AŞ izledi. İlk 10 listesinde
6'ncı sırada yer alan şirket ismini ve rakamsal verilerini kamuoyu ile paşlaşmayı tercih etmedi. 100
büyük firma içinde 4 şirket ismini gizli tuttu.
Ekonomik dalgalanmalar
EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar,
düzenlediği basın toplantısında, ekonomik dalgalanmalardan Türkiye'nin de etkilendiğini söyledi.
Yorgancılar, firmaların, "oldukça" dalgalı bir konjoktüre rağmen düşük oranda da olsa büyümelerini
sürdürdüğünü belirterek, "Kötü bir tablo yok.
Büyüme oranları AB'ye göre göre başarılı. AB'nin
sıfır büyüdüğü bir ortamda başarılı bir büyüme
olduğunu söyleyebiliriz. Ancak büyüyen ülkelere
bakıldığında büyüme yeterli görünmüyor. Keşke her
yıl yüzde 8-9 büyüyebilsek. Bu tamamen sizin konİlk 100 büyük sanayi kuruluşu listesinde ihracat bir- trolünüzde değil" dedi.
incisi ise Petkim oldu. Tüpraş ikinci, İzmir Demir
Çelik üçüncü sırada yer alırken, Soma'da kömür
Yorgancılar, ABD'deki likidite azaltım kararının,
işletmeciliği yapan İmbat Madencilik, en fazla istih- derecelendirme kuruluşlarının kırılgan ülkeler
dam sağlayan firmalar arasında ik sırayı aldı.
arasında Türkiye'yi almasının, Ortadoğu'daki olum-
Tüketici/sigortalı haklarının korunması konusunda sigorta şirketleri hemfikir
Sigortacılar tüketicilerin yanında
bir bakış açısı getireceğinden
emin olduklarını ifade etti.
FARKLI MEVZUATLAR BİRLİKTE UYGULANACAK
üketicinin Korunması HakkınT
daki Kanun, sigortacılık
faaliyetlerini finansal bir hizmet
olarak tanımlayarak sigorta sektörüne uyması gereken yeni
hükümler getiriyor. Sektör durumdan memnun. Tüketici/sigortalı
haklarının korunması konusunda
sigorta şirketleri hemfikir.
Tüketicinin Korunması Hakkında
Kanun, Resmi Gazete’de 28 Kasım
2013’te yayınlanmıştı. Ancak yürürlüğe altı ay sonra, yani mayıs
ayında girdi. Bu altı aylık süre
zarfında sigorta sektörü kanunu
ayrıntısıyla inceledi. Tüketicinin
Korunması Hakkında Kanun, sigor-
tacılık faaliyetlerini finansal bir
hizmet olarak tanımladığı için
bundan sonra şirketler faaliyetlerini yürütürken bu kanunun getirdiği yükümlülüklere de uymak
zorunda kalacaklar.
Generali Sigorta Genel Müdürü
Mine Ayhan, yürürlüğe giren
Tüketicinin Korunması Hakkında
Kanun’un (TKHK) öncelikli
amacının tüketicinin bilinçlenmesini sağlamak ve haklarını korumak olduğunu belirtti. Mine
Ayhan, kanunun aynı zamanda,
şirketlerin iş yapış şekillerini de
kolaylaştırmayı hedefleyen hususlarla birlikte, tüm sektörlere farklı
Anadolu Sigorta adına konu
hakkında açıklamada bulunan Prof. Dr. Samim Ünan
konuyla ilgili şunları söyledi:
“Bazı hususlar hem TKHK,
hem de sigortacılık mevzuatında ayrı ayrı ve kısmen
farklı düzenlenmiş.
‘Kümülatif’ bir uygulama söz
konusu olabilir. Yani hem
TKHK hükümleri hem de buna
ek olarak sigortacılık mevzuatı
uygulanacaktır. Tüketicinin sigorta
sözleşmesi yaptığı için daha az korunması söz konusu olmayacaktır.
Aynı şekilde sigorta yaptıranları da
tüketici mevzuatına göre daha az
korumak beklenemez.”
Türk Nippon Sigorta Genel Müdürü
Dr. E. Baturalp Pamukçu, kanunda
sektöre yönelik radikal bir değişiklik bulunmaması sebebi ile sigorta
sektöründe yapılacak köklü bir yenilik olmayacağını ifade etti. Pamukçu, “Biz tüketici lehine yapılan
bu düzenlemelerin sektör tarafından kucaklanması gerektiği
düşüncesindeyiz” dedi.CİHAN
Mekke’nin rezidansına Türkiye’den 500 talip
olarak konumlandıklarının altını
çizen Dural, şunları
söyledi:
erkezi Kuveyt’te bulunan Murabahat
Real Estate Solutions (Mresco), Ortadoğu’da ve
Türkiye’de gerçekleştirdiği başarılı
çalışmalarına bir
yenisini daha ekledi. Kutsal toprakların en büyük otel
projelerinden Hacer
Tower’ın kiralamasını yürüten
Mresco, bir hafta
içinde 500’ün üzerinde talep
topladı.Ortadoğu’da
ve Türkiye’de gayrimenkul çözümleri
sunan Mresco,
Mekke’nin en
büyük rezidans
M
2014
kulelerinden Hacer
Tower’ın uzun
dönem kiralamasında
Türkiye’den rekor
talep topladı. Uzun
dönem kiralama
sistemiyle sunulan
Hacer Tower’a bir
haftada 500’ün üzerinde kişi
başvurdu.
Yeni yatırımlar
yolda
Konuyla ilgili açıklama yapan Mresco
Türkiye Genel
Müdürü Oya Zingal
Dural, Ortaoğu’daki
başarılarını
Türkiye’ye taşıyacaklarını dile ge-
tirdi. Mresco olarak
Kuveyt, Suudi arabistan, Birleşik
Arap Emirlikleri ve
Mısır gibi birçok
ülkede gayrimenkul
çözümleri üreten
bir firma olarak
faaliyet gösterdiklerini belirten
Dural, “Ortadoğu’da bugüne
dek birçok başarılı
projeler gerçekleştirdik. Uluslararası alanda
önemli yatırımlar
hayata geçirdik”
dedi.
Şirket bünyesinde
bulunan gayrimenkullerle bulundukları pazarda
öncü bir oyuncu
‘Beklentiyi aştı’
“Yatırımlarımızın
önemli bir kısmını
da Türkiye’ye yönlendirme kararı
aldık. İlk etapta şirketimiz bünyesinde
bulunan Hacer
Tower’ın süitlerini
uzun dönem kiralamaya sunduk ve
beklediğimizin üzerinde bir taleple
karşılaştık. Bir
hafta içinde 500’ü
aşkın kişi talepte
bulundu. Gelen
talepten memnunuz.”
Hacer Tower’ın
çalışmalarını
sürdürürken
Türkiye’de de
büyük yatırımlar
gerçekleştirdiklerinin altını çizen
Dural, “İstanbul
merkezli konumlandırdığımız
yatırımlarımızı
önümüzdeki
dönemde tüm detaylarıyla paylaşacağız” diye
konuştu.
4 farklı daire
seçeneği
Mresco, Mekke’de 5
yıldızlı bir rezidans
hizmeti sunan
Hacer Tower’da
ayda 500 dolar taksitle daire sahibi
olma imkânı
sunuyor. 4 farklı
daire seçeneğinin
yer aldığı Hacer
Tower projesinde 21
yıl boyunca, her yıl
7 gece 8 gün ev
sahibi olmak
mümkün. Mekke’de
Kabe’nin hemen
yanı başında bulunan, Zemzem Tower’ın komşusu
Hacer Tower’daki
dairelerin
Türkiye’de kiralamaya başlanmasının ardından
yoğun talep aldı.
Türkiye'nin cari açığına yol açan en önemli nedenlerden birinin enerji olduğuna işaret eden Yorgancılar, Türkiye'nin 2023'te 10 büyük ekonomi içine
girmesi için 160 milyar dolarlık enerji yatırımı yapması gerektiğini sözlerine ekledi.
Ender Yorgancılar, Ortadoğu'daki belirsizliğin
sorulması üzerine şu değerlendirmede
bulundu:
"Irak'taki savaş kontrolümüzde olan bir olay değil
ama bizleri direkt etkiliyor. Irak bizim için çok
önemli bir pazar. Suriye'ye ihracat 2.7 milyar dolardan 350-400 milyon dolara kadar düştü. Çok enteresan bir coğrafyadayız. Irak ve Suriye'de iç savaş var.
Ermenistan ile ilişkimiz yok. Irak bizim için son
derece önemli bir pazar. İnşaat ve enerji sektörüyle
ilgili yatırımlar var. Bu ülkelerin bir önce normale
dönmesini temenni ediyoruz."AA
Mehmet CAVLI
İnternetteki Virüsler
Temizlenmeli
Bazen “Ne de olsa kimse beni görmüyor? Bir kere
bakayım” diyerek safça, iyi niyetle tıklanan
internet. Paylaşımlar, beğeniler, yorumlar,
arkadaşlar, oyunlarla döşenmiş internet.
Virüslerin saldırıları içerisinde internet.
Almanya Cezayir'e tank
fabrikası kuracak
lman şirketlerin 10 milyar euroluk bir anlaşma
A
kapsamında Cezayir'e tank fabrikası kuracağı
iddiası Almanya'da muhalefetin tepkisini çekti.
"Handelsblatt" gazetesinde yer alan habere göre
Rheinmetall, Daimler, Thyssen-Krupp ve MAN
şirketlerinden oluşan konsorsiyumun Cezayir
hükümetiyle yaptığı silah satış anlaşmasının bedeli
yaklaşık 10 milyar euroyu buluyor. Anlaşma
kapsamında Alman şirketleri Cezayir'e bir tank
fabrikası da kuracak.
Reuters haber ajansı tank fabrikasının Cezayir'e
Rheinmetall ve MAN şirketlerinin ortak iştirakı
RMMV tarafından kurulacağını bildirdi. Fabrikada
"Fuchs 2" tipi nakliyat tankı üretilecek. Yıllık 120
tank kapasiteli fabrikada toplam 980 tank
üretilecek. Reuters'e göre Daimler nakliyat ve arazi
aracı sevk ederken, ThyssenKrupp da Cezayir
Donanması'na fırkateyn üretecek ve eğitim
verecek.
Adı geçen şirketler gizliliği gerekçe göstererek
anlaşmayla ilgili bilgi veremeyeceklerini açıkladı.
Almanya Başbakanı Angela Merkel'in 2008 yılında
Cezayir'e yaptığı bir ziyaret sırasında silah satışının
gündeme geldiği, 2011 yılında ise satışla ilgili gerekli
izinlerin verildiği kaydedildi.
Federal Ekonomi Bakanlığı sözcüsü Tobias Dünow,
konuyla ilgili açıklamasında, "eski hükümetler
döneminde onaylanmış silah satış anlaşmalarının
iptal edilmeyeceğini" vurguladı. Dünow,
anlaşmalara uyulması gerektiğini söyledi.
Muhalefetin tepkisi
Yeşiller Partisi'nin güvenlik politikaları uzmanı
Agnieszka Brugger, Cezayir'e yapılacak sevkiyatı
"Alman savunma sanayii ihracatında sorumsuzca
atılmış bir adım" olarak niteledi. Brugger, "Federal
hükümet, ilk kez insan hakları bakımından sorunlu
bir rejime kendi tankını üretebilme imkânı
vermiştir" dedi.AA
İş kadınlarına mevzuat engeli
ürk Girişim ve İş
Dünyası KonfedT
erasyonu (TÜRKONFED) Başkanı
Süleyman Onatça,
kadın istihdamının
önündeki en büyük
engelin mevzuat
olduğunu söyledi.
TÜRKONFED Başkanı
olarak Avrupa Birliği’nde 16 hafta olan
doğum izninin
Türkiye’de 18 hafta
şeklinde düzenlenmesini gösterdi.
Onatça, bunun da işverenlerin kadın
çalışanı tercih etmemesine yol açtığını
Ahlaksızın gizlendiği internet, tuzak evlilik
siteleri, kaçan veya kaçırılan gençlerin kafasını
çelen düşüncelerle dolu siteler, çarpık ilişkili
arkadaş bulma siteleri içeren kocaman internet
sistemi.
Haberlerin, mali piyasaların interneti.
Ansiklopedik bilgilerin interneti. Yemek
tariflerinin, spor programlarının interneti.Yani
internet artık kontrol altına alınmalı. İnternet
dünya devleti gibi oldu. Siteler ülke, içinde bütün
insanlık dolaşıyor. Yönetimi kontrol edilemeyen
bir pazar yeri. Polisi, jandarması var mı yokmu,
bilinmeyen bir sistem. İnsanlık sistem içinde
kayıp.
Bazı siteler var ki, topluma yararlı hizmet sunan
bir sistem oluşturmuşlar. Büyük masraflar
yapmışlar, kaliteli hizmet vermekteler. Ticaretini
yapmaktalar. Kamu yararı, toplum yararını
gözetmekteler. Ülkesine ve devletine sadık,
sahtekarlık yapmayan, insanları üzmeyen,
vergisini veren siteler bunlar. Bu çeşit dürüst,
ilkeli ,doğru, saygılı sitelerin desteklenilmesi
gerekir. Onlar bellidir.Ne var ki,” bilgi kirliliği ile
insan kirliliği internette birçok sitelerde
kaynıyor” deniliyor.
İnternetteki bilgi kirliliğinden medet umanlar var.
İnternette farklı amaçlarla ava çıkanlardan,
gerçeği yansıtmayan bilgilerle insanları tuzağa
düşürenlerden söz ediliyor. Birbirlerini
acımasızca avlayan insanların ortamı internet.
Tabanca gibi kullanılan bilgisayarların mermi
gibi tuşlarına basılarak ava çıkan, ama sonradan
kendisi bir av olan internet. Yem üreten bir
makine gibi görüntü verirken, insanlığı yem
yapan.
Maalesef istatistiklerde görülüyor ki, bazı
yayınların içerisinde internet kullanıcılarının
çoğu Müslüman ülkelerde. Müslüman ülkeler
internette boğuldular belki de.Şu bir gerçektir ki,
evlilik konusunda evlenecek gençlere, bekarlara
toplumsal yardım görevi unutuldu. Onları
evlendirmeye yardımcı olmayı vazife edinmek
gerekirken ihmal edildi.
Bekarlar kimsesizlik içinde ve manevi boşluğa
düştüler. Bunu fark edenler internette evlilik
siteleri kurdular. Meçhul ve bellisiz kişilerin av
yeri görünümünü veren evlilik, arkadaşlık
şeklinde siteler oluştu. Kızlarımız, erkeklerimiz
ne olduğu belli olmayan, referansı meçhul,
sülalesi bellisiz, dini imanı karışık, geçmişi
karanlık, yalan ve sahte isim ve konuşmalarla,
uydurma laflarla istemeden de olsa bu yerlere
yanaştı. Evlilik, arkadaşlık siteleri karma karışık.
Neler oluyor insanlığa, sormak gerekmez mi?
Kirliliğe ne zaman dur denilecek? Ne kadar
sabıkalı, kötü niyetli, yalan söyleyen, kendini
gizleyen her kim varsa bu çeşit birçok sitelerde
gençlerimizi, insanlarımızı bataklığa
sürüklüyor.
Onatça, uzmanlar
tarafından hazırlanan
İş Dünyasında Kadın
Raporu’nu tanıttı.
Onatça, yaptığı
konuşmada
Türkiye’de kadınların
iş hayatındaki
oranının artmasının
önündeki engellere
dikkat çekti. Doğum
izni ve kreş gibi konularda yapılacak
değişikliklerin yanı
sıra kadınların çalışmasını ve girişimci olmasını teşvik edici
düzenlemeler yapılmasının, kadınların iş
hayatındaki payını iki
katına çıkarılabileceğini söyledi.
İşgücüne katılım
%30'un altında
Akademisyenlerin
hazırladığı rapora
göre Türkiye’de
kadınların iş gücüne
katılım oranının
yüzde 29,5’e çıktığını
ancak dünya ortalamasının yüzde 51
olduğu
düşünüldüğünde
tablonun kötü
olduğuna vurgu yaptı.
Onatça, “Yüzde 29,5
çalışan kadın
oranının içinde,
sosyal güvencesiz
olarak yaşlı, çocuk ve
engelli bakımı yapan
424 binden fazla
kadın var. Avrupa Birliği’nde yüzde 51’lere
varan kadının iş
gücüne katılım
oranında hala yüzde
30’ları yakalayamamış bir Türkiye’nin
2023 hedefl erini nasıl
yakalayabileceği
konusundaki kuşkularımız devam
ediyor” dedi. Rapora
göre Türkiye’de
kadının iş hayatına
katılımının önündeki
engellerin mevzuat
olduğunu açıklayan
Onatça, buna örnek
belirtti. Ayrıca
Onatça, kadınların
çocuklarını güvenle
teslim edebilecekleri
kreş altyapısının kurulmaması, kadının
çalışmasını teşvik
edici uygulamaların
hayata geçirilmemesi
ve prosedürler yüzünden mali müşavirlerin
kadın çalışanların
bordrolarını düzenlemekten kaçınmasının
da diğer büyük sorunlar arasında
olduğunu kaydetti.
Girişimci kadına
ihtiyaç var
Konuşmasında kadınların ekonomiye
kazandırılması
çerçevesinde eğitim
faktörüne dikkat
çeken Onatça, şunları
söyledi: “İstatistikler
eğitimli kadınının iş
hayatına katılımının,
katma değeri yüksek
üretime adaptasyonunun daha kolay
olduğunu gösteriyor.
Bu konunun bir
başka penceresi de
eğitim müfredatımızda gerçekleştirilmesi gereken
düzenlemedir.
İlköğretimden lisansa
kadar eğitim sürecimizin her aşamasında ekonominin
ancak kadının iş hayatında olmasıyla
gelişebileceğinin aktarılması için de
müfredatta mevzuat
düzenlemesine
ihtiyaç var.”
Kadının iş hayatına
katılımı konusunu
sadece kadın çalışanlar olarak değerlendirmediklerini de
belirten Onatça, ‘girişimci kadın’
sayısının artmasına
da ihtiyaç olduğunu
vurguladı.CİHAN
21 HAZİRAN
2014
Muhasebe
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
5
Türkiye, satınalma gücünde 32. sırada
Türkiye, 37 Avrupa ülkesi arasında 32'inci sırada yer aldı. Türkiye'nin SGP değerine göre kişi
başına GSYH endeksi 2013 için 55 oldu
kişi başına Gayri Safi Yurtiçi
Hasıla (GSYH) endeksi, 2013 için
55 olarak belirlendi.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK),
2013 yılına ilişkin SGP'ye göre kişi
başına GSYH endeksi geçici
verilerini açıkladı. Avrupa Birliği
(AB) İstatistik Ofisi tarafından
açıklanan SGP'ye göre, kişi başına
GSYH endeksi 2013 yılı geçici
sonuçlarına göre 28 AB ülkesi
ortalaması 100 iken, bu değer
Türkiye için 55 oldu ve AB
ortalamasının yüzde 45 altında
kaldı.
Karşılaştırmalarda, 28 AB üyesi
ülke, 3 Avrupa Serbest Ticaret
Birliği (EFTA) ülkesi (İsviçre,
İzlanda ve Norveç), 4 aday ülke
(Türkiye, Makedonya, Karadağ ve
Sırbistan) ve 2 potansiyel aday
ülke (Arnavutluk ve BosnaHersek) kapsandı.
Karşılaştırmalarda yer alan 37 ülke
arasında SGP'ye göre kişi başına
GSYH endeksi en yüksek ülke 264
ile Lüksemburg, en düşük ülke ise
29 ile Bosna Hersek oldu. Kişi
başına GSYH endeksinde
Lüksemburg AB ortalamasının
yüzde 164 üzerinde, Bosna-Hersek
ise yüzde 71 altında değere sahip
HÜKÜMLÜ VE ENGELLİLERE HİBE DESTEĞİ
"İŞKUR, engelli
ve eski hükümlü
çalıştırmayan
işverenlerden
tahsil edilen
idari ceza
paraları
fonundan, eski
hükümlü ve
engellilerin
kendi işini
kurmaları ve
mesleki
eğitimleri için
yaklaşık 9
milyon lira hibe
desteği verdi.
ŞKUR eski
hükümlü ve
İengellilerin
kendi
işini kurmaları ve
mesleki eğitimleri
için yaklaşık 9
milyon lira hibe
desteği verdi.
İŞKUR Genel Müdürü
Nusret Yazıcı,
İŞKUR'un engelli ve
eski hükümlü
çalıştırmayan
işverenlerden tahsil
edilen idari ceza
paraları fonundan,
eski hükümlü ve
engellilerin kendi
işini kurmaları ve
mesleki eğitimleri
için yaklaşık 9
milyon lira hibe
desteği verdiğini
bildirdi.
Yazıcı, yazılı
açıklamasında,
kuruma sunulan
projelerin
değerlendirilerek,
engellilerin ve eski
hükümlülerin
özelikle kendi işlerini
kurmalarına ve
engellilerin işe
uyumlarını, mesleki
eğitimlerini
amaçlayan projelere
kaynak tahsis
edildiğini belirtti.
Yazıcı, özellikle sivil
toplum kuruluşları
ve işverenlerin
engellilerin işe
yerleşmesini veya işe
uyumlarını artıracak
projeleri
hazırlamaları
halinde finansal
destek verilmeye de
devam edeceklerine
değindi.
İŞKUR'un
engellilerin ve eski
hükümlülerin,
mesleki eğitim ve
rehabilitasyonları ile
istihdamlarını temel
görev olarak
gördüğünü belirten
Yazıcı, engellilerin ve
eski hükümlülerin
kendi işlerini
kurmalarına yönelik
projeleri
desteklemeyi
sürdüreceklerine
işaret etti.
Kendi işini kuran
engellilere 20 bin
liraya kadar makineteçhizat hibesi, 2 bin
liraya kadar kuruluş
işlemleri desteği ile
bir yıl boyunca 4 bin
liraya kadar işletme
giderleri desteği
verileceğini bildiren
Yazıcı, engellilerin
mesleki eğitimi ve işe
uyumlarına katkı
sağlayacak 74
projeye de yaklaşık 4
milyon lira kaynak
tahsis edildiğini
açıkladı.
-9 milyon lira
hibe desteği
Yazıcı, Adalet
Bakanlığı Denetimli
Serbestlik
Birimlerince, kendi
işini kurması
yönünde uygun
bulunan eski
hükümlülerce
hazırlanan 12
projenin kabul
edilerek eski
hükümlü istihdam
etmeyen
işverenlerden kesilen
idari ceza paraları
fonundan proje
başına 5 bin
ile 10 bin lira
arasında olmak
üzere toplam 92 bin
lira hibe verildiğini
belirterek, şunları
kaydetti:
Türkiye'de ilk
kez zihinsel ve
ruhsal
engellilerin
istihdam
edilecekleri 12
korumalı iş
yerinin
kurulması için
de yaklaşık 3,5
milyon lira hibe
verildi.
Kurulacak iş
yerlerine 150 bin
liraya kadar
makine teçhizat
hibesi verilecek,
engelli çalışanların
bir yıl süre ile
ücretleri ve işletme
giderleri
desteklenecektir. Bu
şekilde istihdam
edilmeleri daha güç
olan engellilerin de
istihdam
edilmelerinin önü
açılmış olacaktır.
2008 yılından
itibaren eski
hükümlülerce
hazırlanan 43 kendi
işini kurma projesine
hibe desteği
sunulmuş olup, bu
projelerden 10'u
çeşitli sebeplerle
başlatılmamıştır.
Ancak bizleri mutlu
eden 33 projenin
halen devam etmesi
ve başarılı
olmasıdır."CİHAN
oldu.Ülkelerin gelişmişlik
düzeylerinin karşılaştırılmasında
kişi başına gayri safi yurtiçi hasıla
temel alınırken, tüketicilerin
göreli refah düzeylerinin
karşılaştırılmasında daha uygun
bir gösterge olarak kabul edilen
kişi başına fiili bireysel tüketim
düzeyi 28 Avrupa Birliği ülkesi
ortalaması 100 iken, Türkiye için
60 oldu ve AB ortalamasının
yüzde 40 altında kaldı.
Karşılaştırmalarda yer alan 37 ülke
arasında kişi başına fiili bireysel
tüketim değeri en yüksek ülke 139
ile Norveç, en düşük ülke ise 36 ile
Arnavutluk oldu.Ülkelerin ulusal
para birimlerinin karşılaştırmalı
sgari ücrete zam
A
sgari Ücret Tespit
A
Komisyonu'nun kararı
doğrultusunda, 1
Temmuz-31 Aralık 2014
tarihleri arasında geçerli
olacak asgari ücrette
düzenlenmeye gidilecek.
Düzenlemeyle yılın ilk
yarısında yüzde 4,85
artırılan asgari ücrete,
yılın ikinci yarısı için
yüzde 5,88 zam yapılacak.
Buna göre, halen brüt
1,071, net 846 lira olan
asgari ücret, yüzde
5.88'lik zamla brüt 1,134,
net 891,03 liraya
yükselecek.
Asgari ücretteki 45 liralık
artışın ardından, asgari
ücretlinin net yevmiyesi
29,70 lira, net saat ücreti
ise 3,96 lira olacak.
sınırı da değişecek.
Halen asgari ücretin brütü
olan 1.071 liraya karşılık
gelen prime esas kazancın
alt sınırı 1.134 liraya,
6961,50 lira olan prime
esas kazancın üst sınırı
ise 7.371 liraya
çıkacak.
Asgari ücretteki artış
kapıcı ücretlerine de
yansıyacak. Kapıcılar için
brüt 1,071, net 910,35 lira
olarak uygulanan asgari
ücret, brüt 1.134, net
963,90 liraya yükselecek.
KESİNTİLER
1 Temmuz itibarıyla
yapılacak düzenleme,
asgari ücret üzerinden
yapılan kesintileri ve
işverene maliyeti de
artıracak.
Öte yandan, asgari
ücretteki artış, asgari
ücrete endeksli olan
Sosyal Sigortalar ve Genel
Sağlık Sigortası
Kanunu'na göre
uygulanacak idari para
cezalarına da artış
getirecek.
Asgari ücretten yapılan
kesinti 242,97 lirayı
bulurken, işverene toplam
maliyeti 1.332,45 lira
olacak.
Yeni asgari ücret ile prime
esas kazancın alt ve üst
sınırları, 1 Temmuz-31
Aralık 2014 tarihleri
arasında uygulanacak.AA
Yeni asgari ücretle birlikte
sosyal sigortalar primine
esas kazancın alt ve üst
Taşerona sessiz kalan sendikalara büyük kıyak
Yıl:70 Sayı:24835 Tarih:21 Haziran 2014 Cumartesi
Yayın Sahibi İmaj İç ve Dış Tic. A.Ş.
eclis Plan Bütçe Komisyonu’nda
M
Türkiye’de sendikalar uzun yıllar,
ölü ve emeklileri üye göstererek toplu
Genel Yayın Yönetmeni
sözleşme yetkisi aldılar. Bu çarpıklığa
son vermek için 2009’da, sendikalı
işçi verilerinin SGK kayıtları esas
alınarak belirlenmesini öngören bir
düzenleme Meclis’te yasalaştı. Ancak
yüzde 10 barajı nedeniyle
sendikaların gerçek üyeleriyle toplu
sözleşme yetkisi alabilmeleri
mümkün değildi.
Reyhan AYTEKİN
Sorumlu Müdür
Bilal ÇETİN
Yazıişleri Müdürü
Şüheda YILDIRIM
Sayfa Editörü
Sayfa Editörü
Gülşan KURT
İstihbarat Şefi
Caner ERDOĞAN
Yasemin ERENER
Haber Müdürü
Kenan KURTOĞLU
İdari Merkez
Tevfik Bey Mah. Tahsin Tekoğlu
Cad. No:2 Sefaköy/
Küçükçekmece/İST
Tel :0212 540 40 45 Fax 0212 540 39 99
www.ekonomigazetesi.net .
[email protected]
Barajın düşürülmesine ise ‘yeni
sendikalar kurulur’ gerekçesiyle karşı
çıkıyorlardı. Bu durum 4 yıl devam
etti. Meclis’ten geçen sendika işçi
sayısının SGK kayıtlarına göre
belirlenmesi maddesi, her 6 altı ayda
bir yapılan uzatma ile 2012’ye kadar
ertelendi. 2012’de ara formül
bulunarak yeni Sendikalar Kanunu
yasalaştı.
Buna göre yüzde 3 işkolu barajına
sendikaların uyum sağlaması için
kademeli bir geçiş uygulanacaktı.
İşkolu barajı Ekonomik ve Sosyal
Konsey’e üye konfederasyonlara bağlı
işçi sendikaları için 2016’ya kadar
yüzde bir, Temmuz 2018’e kadar
yüzde iki, Temmuz 2018’den sonra ise
olarak döviz kuruna göre alım
gücünün göstergesi olan Fiyat
Düzeyi Endeksi, 100'den büyük ise
bu ülke karşılaştırıldığı ülke grubu
ortalamasına göre "pahalı",
100'den küçük ise bu ülke
karşılaştırıldığı ülke grubu
ortalamasına göre "ucuz" olarak
ifade ediliyor. Bu bağlamda
Türkiye'nin fiili bireysel tüketime
ilişkin Fiyat Düzeyi Endeksi, 2013
yılı geçici sonuçlarına göre 58
oldu. Bu değer, AB ülkeleri
genelinde 100 avro karşılığı satın
alınan aynı mal ve hizmet
sepetinin Türkiye'de 58 avro
karşılığı Türk lirası ile satın
alınabileceğini gösteriyor.AA
ISSN 1308 7606
Satınalma Gücü
Türkiye'nin
Paritesi (SGP) değerine göre
Ankara Temsilciliği
Macun Mah.3. Cadde No:2
Yenimahalle /ANK.
Tel :0312 397 91 40 41
Fax 0312 397 41 5254
İstanbul Dağıtım
ALKIM BASIM YAYIN DAĞITIM
yüzde üç olarak uygulanacaktı.
Herhangi bir konfederasyona üye
olmayan bağımsız sendikalar için
işkolu barajı, her zaman yüzde 3
olarak yasalaştı. Böylece 2018’e kadar
eşitsizlik olsa da bu tarihten itibaren
bütün sendikalar eşit şartlarda
yarışacaktı.
YENİLERE YÜZDE 3 ŞARTI
ANAYASA’YA AYKIRI
eşitlik ilkesine aykırı olduğunu
söyledi.
Yeni çalışma, sendikaların tepkisine
neden oldu. Aksiyon İşçi Sendikaları
(Aksiyon-İş) Başkanı Vedat Öztürk,
getirilmek istenen maddenin yeni
sendikaların önünü keseceğini ve
Öztürk, şöyle konuştu: “Ekonomik
Sosyal Konsey’e üye sendikalar için
yüzde 1 olan barajın yeni sendikalar
için yüzde 3 olması, büyük bir
ayrımcılık ve haksızlıktır.”CİHAN
İnternet Site Editörü
Kübra ERENER
Reklam Pazarlama ve Dağıtım
Dolmabahçe Caddesi
Eti İş Merkezi No:23 Kat:3
Beşiktaş/İST.
Tel: 0212 259 12 20
Fax: 0212 259 12 10
ANKARA
Atatürk Bulvarı Palas İş
Merkezi B Blok Kat:6 D:114
Kızılay/ANKARA
Tel: 0312 425 99 63
Fax: 0312 425 99 76
Ankara Dağıtım
AKDAĞ DAĞITIM APDULGANİ AKDAĞ
Yayın Türü:Ticari Süreli
Basıldığı Yer İstanbul
Alkım Basım Yayın Dağıtım Tic.A.Ş.
Tevfik Bey Mah. Tahsin Tekoğlu Cad. No:2 Sefaköy/ İSTANBUL
Tel : 0212 540 40 45 Resmi ilanlarınızı internet sitemizden de
görebilirsiniz (www.ekonomigazetesi.net)
EKONOMİ Basın Meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
6
21 HAZİRAN 2014
Dış Haberler
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
IRAK
Irak hükümetinin, IrakŞam İslam Devleti'ne
(IŞİD) karşı ABD'den
hava saldırı desteği
talep ettiği belirtildi.
ABD Genelkurmay
Başkanı Martin
Dempsey, Irak'ın
talebini Senato'daki bir
oturumda açıkladı.
Dempsey, talebin ne
zaman yapıldığına
değinmedi. Talebe
olumlu karşılık verilip
verilmeyeceğinin sorulması üzerine Dempsey,
"Bulduğumuz yerde
IŞİD'le mücadele etmek
ulusal çıkarlarımıza uygundur." cevabını verdi.
CİHAN
Irak’ın
en büyük
rafinerisi
IŞİD’in
hedefinde
rak’ın önemli bölgelerinde ilerlemeye çalışan IŞİD militanları,
Başbakan Maliki’nin bazı komutanları görevden aldığı bir dönemde
ülkenin en büyük rafinerisine
saldırdı.
I
Üst düzey bir yetkili ve rafineri
görevlisi, ülkenin kuzeyindeki Selahaddin bölgesinde yer alan rafineri
yerleşkesinde sabah 04.00’ten beri
çatışma yaşandığını bildirdi.
Şahıslar, rafine edilmiş ürün bulunan bazı tankların yandığını ve
Iraklı güvenlik görevlilerinden
yaralananlar olduğunu açıkladı.
ARNAVUTLUK
Arnavutluk'un
güneyinde esrar üretimiyle meşhur Lazarat
köyüne düzenlenen operasyon 4 gün sonra
sonuca ulaştı. 10 ton esrarın ele geçirildiği operasyonda köy savaş
alanına döndü. Çatışmalarda bir polis ve iki
sivil yaralandı. Çetenin
reisi Gate Mahmutaj
dahil 8 kişi tutuklandı.
Mahmutaj'ın evinde bir
uyuşturucu laboratuvarının bulunduğu ortaya çıktı.
Zırhlı araçlar ve yaklaşık
800 polisin katıldığı operasyonla ilgili açıklama
yapan Başbakan Edi
Rama, "Bu operasyon
Avrupa'daki itibarımızı
artırdı." dedi. AB
Komisyonu'nun
Genişlemeden Sorumlu
Üyesi Stefan Füle de
uyuşturucu mafyasına
karşı kararlılık gösteren
Arnavutluk'u kutladı.
CİHAN
Baiji kentindeki saldırının
dünyadaki petrol fiyatlarını yükselteceği tahmin edilirken yüz binlerce
Iraklıyı yerinden eden krizin ülkeyi
bölmesinden endişe ediliyor.
Başbakan Nuri El-Maliki’nin güvenlik sözcüsü Korgeneral Qassem Atta
da Irak güçlerinin saldırıyı püskürttüğünü ve 40 militanı etkisiz hale
getirdiğini bildirdi.
CİHAN
Yeni Kürt hükümeti
seçimden 10 ay sonra kuruldu
Irak Bölgesel
Kürt
Yönetimi'nde
Eylül 2013’te
yapılan
seçimlerin
üzerinden 10
ay geçmesine
rağmen yeni
hükümet
ancak
kurulabildi.
eni hükümet, yemin ederek
görevine başladı. Erbil'de bulunan Kürt parlamentosu binasında, yeni hükümetin yemin
töreni düzenlendi.
Y
Neçirvan Barzani başbakanlığındaki
8. Kürt kabinesinde yer alan 22
bakan yemin ederek resmen
görevine başladı. Kabinede bir Türkmen ve bir de Hıristiyan bakan yer
aldı.
Irak Bölgesel Kürt hükümeti
Başbakanı Neçirvan Barzani
başbakanlığındaki yeni kabinenin
üyeleri, tek tek kürsüye çıkarak
Kur'an-ı Kerim'e el basarak yemin
etti.
Hıristiyan Bakan ise İncil’e el
basarak yemin etti. Törene Bölgesel
Kürt Yönetimi Başkanı Mesud
Barzani’nin katılmaması ise dikkat
çekti. Kabine'de yer alan tek Türk-
men bakan olan Adalet Bakanı
Sinan Abdulhalik Çelebi hem Kürtçe
hem Türkçe yemin etti.
Yemin töreninin ardından söz alan
Başbakan Neçirvan Barzani, milletvekillerine yeni hükümetinin
hedeflerini anlattı.
BÖLGEDEKİ HERKESİ KORUMAK
BİZİM GÖREVİMİZ
Barzani, kritik bir zamanda 8.
hükümetin kurulduğunu söyledi.
Barzani, kendi bölgelerinde halkın
can güvenliğini sağladıkları gibi
desteklerine ihtiyacı olan diğer
bölge halkının da emniyetini
sağlama stratejileri olduğunu ifade
etti.
Neçirvan Barzani, en önemli görevlerinin Irak hükümeti ile tartışmalı
bölgeler için 140. maddeyi Irak
merkezi hükümeti ile netleştirilmesi
olacağını vurguladı. Barzani,
“Herkesi bir çatı altında toplamamız
için sabırla bugünü bekledik. Irak
hükümeti bizim bütçemizi kesti. Bu
bizi çok zor duruma soktu. Projelerimiz yarıda kaldı. Şeffaf bir yönetim
anlayışı ile hareket edeceğiz.
Her türlü yolsuzlukla mücadele edeceğiz. Tarafsızca hareket edeceğiz.
Hükümetin birkaç partiden ulaşması, demokrasi temellerinin daha
sağlam atılmasını sağlayacak.”dedi.
Toplam 111 milletvekilinden oluşan
Kürt Parlamentosu'nda Mesut
Barzani’nin başkanı olduğu Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) 38,
Goran (Değişim) Listesi 24, Irak
Cumhurbaşkanı Celal Talabani’nin
partisi Kürdistan Yurtseverler (KYP)
18, İslami Birliği 10, İslami Topluluğu 6, Türkmenler 5, Hıristiyanlar
5, Ermeniler 1 milletvekili aldı.
CİHAN
YENİ BULUŞLAR-TEKNOLOJİ
ALMANYA
Almanya'nın Münih
kentinde 66 yaşındaki
bir İsrail adam, trende 80
bin Euro unuttu. İş gezisi
için kente gelen adam,
havaalanına gitmek için
bindiği trenden inerken
sırt çantasını unuttu.
En popüler twetlere ulaşma imkanı
Bir kadın yolcu, İsrailli
işadamının unuttuğu
çantayı alarak Ostbahnhof’ta çalışan bir demiryolu çalışanı teslim etti.
Görevlinin haber vermesi
üzerine gelen polis çantayı açtığında zarfın içindeki beş yüzlük
banknotlarla karşılaştı.
Çantada İsrailli yolcunun kimlik bilgilerini
bulan polis kısa sürede
adama ulaştı. Polis,
adamın bir iş gezisi nedeniyle kente geldiğini
ve paranın adamın
çalıştığı şirkete ait
olduğunu açıkladı.
CİHAN
PAKİSTAN
Pakistan’ın Sindh
eyaletinde aşırı sıcaklardan dolayı insanlar
ölüyor. Son 4 günde
güneş çarpması dahil
sıcaklığa bağlı rahatsızlıklardan dolayı 41 kişi
hayatını kaybetti.
Eyaletin Dadu
şehrindeki Sevın Şerif
türbesine ziyarete gelen
16 kişinin güneş çarpması sebebi ile öldüğü
kaydedildi.
9 kişinin ise uzun süren
türbe ziyaretinde aşırı
sıcaklık ve havasızlıktan öldüğü belirtildi.
Şehirde sıcaklığın 50
dereceyi geçtiği ifade
edilirken, 2 türbe ziyaretçisinin ise serinlemek için girdiği İndus
nehrinde boğularak
öldüğü bildirildi.
Şehrin çeşitli bölgelerinde cansız bedenler bulan görevliler şu
ana kadarki toplam ölü
sayısının 41 olduğunu
açıkladı.
CİHAN
Fransa'da
trafik
kazalarındaki
artış hükümeti
harekete
geçirdi
ransa’da trafik
kazalarındaki ölüm
oranının yüzde 15
arttığı açıklandı. Yol
Güvenliği biriminden
yapılan açıklada mayıs
ayında, 2013’ün aynı
ayına göre trafik
kazalarından kaynaklanan ölüm oranlarının yüzde 15 arttığı
belirtildi.
F
optweet adlı site, Twitter'ın
datasını 12 dilde en etkili filtreleyerek kullanıcılarına en popüler
tweetleri sunuyor. İnternetin yaygınlaştığı son dönemlerde özellikle sosyal
ağlar birbirini tanıyan yada tanımayan
milyarlarca insan arasında köprü kurmayı sağlıyor. Bunların en gözdesi
olan Twitter’a her gün milyonlarca
kullanıcıdan milyarlarca gönderi
yağıyor.
T
Gönderilen her “tweet” belirli bir kitleye ulaşıyor, en çok beğenilenler ise
on günün en popüler tweetleri listelerine giriyor. Bu listelerin en başarılı
olanlarından Türk mühendisin
geliştirdiği Top tweet, son zamanlarda
gösterdiği üstüne performans ile çoğu
kullanıcının tercihi haline geldi.
Top tweet, her gün atılan milyarlarca
tweetleri özel bir sistemle inceleyip
çöp olan tweetleri ayıklayıp, popülerliği yüksek olan ve ön plana çıkan
tweetleri algoritmaya alarak bir tweet
ne kadar etkileşimli olduğuna göre
tweetleri sıralar.
Gün bazında oluşturulan bu listeleri
tercihinize göre bölgelere, ülkelere,
veya dillere göre ayrı ayrı kodlayarak
tekrar listeye koyar ve kullanıcılarının
beğenisine sunar. Bu işlemler için ve
bu listeleri görüntülemek için kullanıcılarından hiç bir ücret talep etmeyen bu harika site, bazı spesifik
özelliklere göre de aramanızı daraltma
opsiyonu da sunuyor. İsterseniz video,
resim ya da link bazında aramalarınızı
daraltabilir, aradığınızı rahatça bulabilirsiniz.
Diyelim ki o günün en çok konuşulan
konusu ile ilgili bir çalışma yapmanız
gerekiyor, ülkeniz çerçevesindeyse
ülkenizi seçiyorsunuz. Kullanıcıların
en çok hangi konularda resim paylaştığı öğrenmek istediniz, o zaman da
resim seçeneğini işaretliyorsunuz.
Sitenin anlamadığınız bir dilde olması
da korkutmasın sizi,
www.toptweet.org Türkçe, Rusça,
Japonca, Fransızca dahil olmak üzere
toplam 12 dilde hizmet veriyor. Aynı
zamanda ilk 100 tweet’e bakabildiğiniz gibi size ilk 20.000 tweet’e
bakabilme şansı da sunuyor.
mansın sergilenmesiyle tweet bu listeye girebilir. Belirtmek gerekir ki bu
durum takipçi sayısından etkilenmiyor, yani ne kadar fazla takipçiniz
varsa o kadar çok Top Tweet listesine
girebilirsiniz diye bir durum söz
konusu değil.
Bu çerçeveden bakıldığında, bu listeye
girebilmek oldukça emek harcamayı
gerektirir, herkesin beğenisini ve ilgisini çekecek şeyleri yazabiliyor
olmak, onları dünyaya sunup takdirlerini almak oldukça zorlu süreçtir
ama bir o kadar da gurur verici
sonuçlar getirir.
Özellikle www.toptweet.org’daki
tweetlere bakarak kendinize dünya
gündemi hakkında yada belirli bir
konu hakkında profil kaynak oluşturabilirsiniz.
Bu sistem nasıl çalışıyor biraz da ona
bakalım. Top tweet algoritmik bir sistem kullanır, bu sistemle retweetler,
favoriler vb etmenleri hesaba katarak
beklentinin üstünde rağbet gören
tweetleri belirler.
Bu siteyi Twitter’ın kendi bünyesindeki hesaptan ayıran en güzel özellik,
bölgesel olarak yada içeriksel olarak
filtreleme özelliğidir ve daha önce de
belirttiğim gibi bu hizmetin tamamen
ücretsiz olmasıdır.
Buradaki kilit nokta “beklentinin
ötesinde” olması, herhangi birisinin
en çok retweet’i ya da favoriyi almış
olması onu “Top Tweet” listesine sokmaya yetmez. Her kişinin alabileceği
belirli bir retweet potansiyeli vardır ve
ancak bu potansiyeli aşacak perfor-
Top tweet bu açıdan isteklerinizi
karşılayacak ve size yepyeni bir bakış
açısı getirecek. Toptweet.org sitesini
en etkili kullanan ülkelerin başında
Japonya, Amerika, Brezilya, Fransa,
Arabistan, Güney Kore, Almanya ve
Türkiye başta gelmektedir.
Buna göre geçen yıl Mayıs
ayında 224 kişi hayatını
kaybederken bu yıl
kazalarda 258 kişinin
öldüğü açıklandı.
Kazalarda yaşanan ölüm
oranlarının da geçen yıla
göre, Nisan ayında 8,1
mart ayında ise yüzde 28
oranında artış göstermişti.
Ulusal Yol Güvenliği Gözlemevi tarafından
yapılan açıklamada da
trafik kazalarındaki
artışın yüzde 8,9 olarak
gerçekleştiği belirtildi.
Geçen yıl kazalarda
yaralananların sayısının 5
bin 678 olduğu belirtilirken bunun da 6 bin
242’ye çıktığı açıklandı.
Trafik kazalarında artan
ölüm oranları sonrası
hükümet, hız limiti o90
km/h olan yollarda
mecburi hız sınırını 80’e
çekmek için harekete
geçti.
İçişleri Bakanı Bernard
Cazeneuve da yaptığı
açıklamada hız limitinin
80’e çekilmesini desteklediğini vurgularken,
yapılacak değişikliğin iyi
incelenmesi gerektiğini
söyledi. Fransa’da
geçtiğimiz oacak ayında
da Paris çevre yolunda hız
limiti 80’den 70’e çekilmişti.
CİHAN
21 HAZİRAN 2014
Politika
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
CHP'li Yüksel:
Başbakan
Erdoğan 2 bin
696 soruyu
cevapsız bıraktı
verdiği soru önergelerinin ilgili
bakanlıklar tarafından zamanında
yanıtlanmamasını bir soru önergesiyle TBMM Başkanı Cemil Çiçek’e
sordu.
Yüksel, “Soru önergelerine yanıt
vermemek, hükümet üyelerinin
genel bir tutumu mudur? Milletvekillerinden gelen sorular ciddiye alınmamakta mıdır?
Nadiren gelen bazı yanıtların da
eksik veya soru ile ilgisiz olması,
kamuoyunun bilgilendirilmesini
önleme amacı mı taşımaktadır?
Yanıtlanmayan önergeler
konusunda bakanları ve Başbakan'ı
uyardığınız oldu mu?” dedi.
ÇİÇEK ADINA YANITLADI
TBMM Başkan Vekili Sadık Yakut,
TBMM Başkanı Cemil Çiçek adına
Yüksel’in sorularına yanıt verdi.
Verilen yanıtta 22, 23 ve 24. yasama
dönemlerinde süresi içinde cevaplandırılmadığından gelen kağıtlar
listesinde yayımlanan yazılı soru
önergeleri bir tablo halinde gönderildi.
HP İzmir Milletvekili ve Parti
Meclisi (PM) Üyesi Alaattin
Yüksel, muhalefetin hükümet
üyelerine sorduğu sorulara yanıt
alamamasının nedenlerini TBMM
Başkanı Cemil Çiçek’e sordu.
C
Meclis Başkanlığı’ndan Yüksel’e
gelen yanıtta Başbakan Recep
Tayyip Erdoğan’ın bu dönemde
kendisine yöneltilen toplam 2 bin
696 soruya hiç yanıt vermediği, 3
bin 467 soru önergesini ise zamanında yanıtlamadığı ortaya çıktı.
İçişleri Bakanlığı ise 2 bin 109 yazılı
soru önergesine yanıt vermeyerek
bir rekorun altına imza attı. İzmir
milletvekili Yüksel, “Rakamlar her
şeyi anlatıyor. Halkın bilgilenmesinden korktukları aşikâr.
Ancak ne yaparlarsa yapsınlar,
vatandaşın gerçekleri görmesini,
doğru bilgilenmesini engelleyemeyecekler.” dedi. CHP İzmir Milletvekili Yüksel, muhalefet partisi
üyelerinin TBMM Başkanlığı’na
Alaattin Yüksel, muhalefet partilerinden gelen önergelerin ciddiye
alınmamasının anlaşılır bir durum
olmadığını belirterek, “Bizler halkı
temsil ediyoruz.
"UZLAŞMA ADAYIDIR; HERKESİ
MUTLU EDEMEYİZ"
Bu çerçevede, herkese büyük
görevler düştüğünün altını
da Koç, şunları kaydetti: "Bu
bir uzlaşma adayıdır. Bu bir geniş
mutabakat arayışı olarak ortaya
çıkan adaydır. Herkesin, aynı anda
aynı derecede mutlu edecek bir
aday tespiti mümkün değildir. Bunu
bir il ve ilçe seçiminde yaşamak
mümkün değildir. Bütün renkleri ile
Türkiye’den bahsediyoruz. Doğusu
ve Batısı ile Türkiye’den bahsediyoruz. Kendi özel siyasi programımızın kalıpları içerisinde
geniş kesimleri kucaklaşacak, başka
Koç
İhsonğlu, CHP'nin adayı değil,
bu milletin ortak adayıdır
"ELEŞTİRİYE SAYGI VAR, PARTİNİN
DİSİPLİN KURALLARI OLDUĞU DA
BİLİNMELİDİR"
Koç, CHP içinde de değişik
tartışmaların olmasının normal olduğunu da söyledi. CHP’nin çabuk konuşan, demokrasi
kültürü özümsemiş bir parti
olduğuna vurgu yapan Koç, "Kendi
belirlediğimiz kriterlerle kendi
ölçütlerimize göre yol çıktığımızda,
alınabilecek oranlar bellidir.
Ondan sonra tarif ettiğim kişi ile
yukarıda teslim etme gibi bir sorumluğun içine düşünüyorsun. Bu
tartışmaların normal seviyede
sürmesi normaldir. Eleştiriye
herkesin saygısı var, ama partinin
disiplin kurallarının olduğu bilinmelidir." uyarısını yaptı.
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ,
Adalet Komisyonu çalışmalarına
katılmadan önce Meclis’te
gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. Anayasa Mahkemesi’nin Balyoz davasına ilişkin
verdiği kararı değerlendiren
Bozdağ, “Anayasa Mahkemesi,
başvuru üzerine dün hak ihlali
yapıldığının tespitine, yeniden
ihlal olan konularda yargılama
yapılmasına karar verdi. Karar
hayırlı olsun. Anayasa'nın
öngördüğü süreçler işletildi.
Mahkeme, bu konuda oy birliği
ile karar verdi. Kararın oy birliği
ile verilmiş olması da önemli.
Onların sorunlarını yakından takip
edip bunları Meclis'e taşıyoruz. İlgili bakanlıklara soru önergeleri
vererek gerekenlerin yapılıp yapılmadığını sorguluyoruz ancak bu
soru önergelerine hükümet üyeleri
inatla yanıt vermiyor, kaçıyor.”
dedi.
CİHAN
Koç, CHP Genel Başkanı
Kemal Kılıçdaroğlu’nun İhsanoğlu’nu önerdiğini ve MHP
lideri Devlet Bahçeli‘nin de
arkadaşları ile görüşerek bu isim üzerinde uzlaştıklarını aktardı. İlk
defa halkın katılımı ile bir cumhurbaşkanı seçileceğini hatırlatan Koç,
CHP’nin kendi içinden kendi ilkeleri
ile aday çıkaracak büyüklükte bir
parti olduğuna dikkat çekerek, şunları aktardı: "Ama karşımızda
Türkiye’yi kamplara bölmüş, yetki
elde ettiğinde parlamenter sistemi
askıya alacak, bunu açıkça beyan
eden, demokrasiyi rafa kaldıran,
başkanlık sistemi etrafında
Türkiye’yi otoriter bir rejime
sürükleyecek, kuvvetler ayrılığı
ilkesini tanımayacak, kendi başına
buyruk politikalarla Türkiye’yi dış
politik alanlarda başını belaya sokacak bir kişiye karşı tüm toplumun
ortak yönlerini temsil yeteneği yüksek, herhangi bir siyasi parti ile
temaruz etmemiş bir kişiyi ifade
ettik."
A
Soru önergelerini yanıtsız bırakmada Başbakan Erdoğan’ı; 2 bin
109’la İçişleri Bakanlığı, 2 bin 72 ile
Milli Eğitim Bakanlığı, bin 567’yle
Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme
Bakanlığı, bin 584’le Sağlık Bakanlığı takip etti.
Türkiye’nin Orta Doğu’da olumsuz
bir etki süreci içinde olduğunu ifade
eden Koç, İhsanoğlu’nun ülkeyi
içinde bulunduğu ortamdan bir
denge unsuru olarak çekip çıkarabilecek, hem Doğu hem Batı da
saygınlığı olan, güvenilir ve itibarlı
bir Türkiye fotoğrafını ortaya koyabilecek aday olarak belirdiğini vurguladı.
muhterislerin götürmek istediği yeri
engelleyecek, demokrasiyi kurumsallaştıracak, demokrasiyi parlamenter sistem içinde uygulayacak,
saygın güvenilir, bir isim üzerinde
ortaya çıkan aday üzerinde hep beraber çalışmak ve birleşmek zorundayız. Eleştirilerimizi değişik açıdan
dile getirebiliriz. Bunlar büyük fotoğrafı engellememeli. İhsanoğlu,
bundan sonra farklı değerlendirmelere tabi tutulacak. Makulu
aramak makul da buluşmak, süreç
içiresinde kolay olacaktır. Algılanır
olacaktır.
Bu tercihin önemli olduğunu
düşünüyorum. Duygusal olmadan makulü aramanın
daha sağlıklı olacağını da herkesle
paylaşmak istiyorum." Türkiye’de
pazartesine göre, çok farklı bir algılamanın olduğunu dile getiren
Koç, değişik kesimlerden artık
makul değerlendirmelerin
yapıldığını ifade etti. Koç, sistem
içinde, diğer enstrümanları kullanarak da İhsanoğlu’ nun çok geniş
makul aramayı gerçekleştirecek
çizgiyi yakalayacağını da sözlerine
ekledi. Koç, bir soru üzerine de, bir
isim üzerinde parti içinde tartışmanın olmadığını, ilkeler boyutunda bir görüş alış verişinin
yapıldığını anlattı.
CİHAN
Bozdağ: AYM
‘darbe vardır
ya da yoktur’
şeklinde bir
değerlendirme
yapmadı
dalet Bakanı Bekir Bozdağ, Anayasa
Mahkemesi’nin Balyoz
davasına ilişkin verdiği kararın,
davanın esasına değil, usulüne
ilişkin olduğunu söyledi. İlk
derece mahkemesinin kararı ile
Yargıtay’ın onama kararını hatırlatan Bozdağ, “Burada ‘darbe
vardır ya da yoktur’ şeklinde bir
değerlendirme yapmadı. Mahkemenin yaptığı değerlendirme,
usule ilişkin itirazların
yargılama süreçlerinde ilk
derece mahkemesi tarafından
yeterince dikkate alınmadığı,
değerlendirilmediği hususuna
ilişkin tespitleri içeriyor.” dedi.
Bu tabloya göre Başbakan Erdoğan’ın kendisine yöneltilen yazılı
soru önergelerinden 2 bin 696’sına
hiç yanıt vermediği, 3 bin 467 soru
önergesini ise zamanında yanıtlamadığı ortaya çıktı.
HP Sözcüsü Haluk Koç, Ekmeleddin İhsanoğlu’nun
CHP’nin adayı olmadığını vurgulayarak, "İhsanoğlu, halkın, bu
milletin belirttiğimiz kriterler içinde
ortak adayıdır. CHP’ye bir milletvekili, bir belediye başkanı, bir genel
başkan seçmiyoruz. CHP’nin
ilkeleri, tüzüğü ortada." dedi. Haluk
Koç, parti merkezinde düzenlediği
basın toplantısında, Ekmeleddin İhsanoğlu'nun çatı adaylığını değerlendirdi.
C
Kılıçdaroğlu:
Toplama
kampı veya
cezaevi
mağdurlarına
geçmiş olsun
7
HP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Anayasa Mahkemesi’nin
kararı da bu karar esas alınarak verilmiş olan tahliye kararları da çok gecikmiş ama memnuniyet verici kararlardır.”
dedi.
C
Kemal Kılıçdaroğlu, yaptığı yazılı açıklamada, “Dün üzüntülerini, bugün de sevinçlerini paylaştığım toplama kampı veya
cezaevi mağdurlarına geçmiş olsun,
özgürlüğe hoş geldiniz, ailelerine, yakınlarına, dostlarına ise gözünüz aydın
diyor, sevgi ve saygılarımla hepsini selamlıyorum.
Balyoz Davası ile ilgili olarak Anayasa
Mahkemesi’nin kararı da bu karar esas
alınarak verilmiş olan tahliye kararları da
çok gecikmiş ama memnuniyet verici
kararlardır.” ifadesini kullandı.
“ÖMÜRLERDEN ÖMÜR ÇALANLARDAN
DA ÇEKTİRDİKLERİ ACILARIN HESABI
SORULMALIDIR”
Kılıçdaroğlu, açıklamasında şunları ifade
etti: “Hepimiz biliyoruz ki cezaevi günlerinin ve başta aileler olmak üzere,
içinde insan sevgisiyle hukuka saygı olan
herkese çektirilen acıların telafisi
mümkün değildir.
Ama hiç olmazsa bugüne kadar uğratılan
hak kayıpları eksiksiz yerine getirilmeli,
TSK dahil her kurum ve kuruluş hiç
zaman kaybetmeden bugüne kadar yapmadığını yapmalı ve kendi mensubuna
sahip çıkmalıdır.
Öte yandan, bundan sonra da sürdürülecek yargılamalarda evrensel hukuk kuralları mutlaka yerine getirilmeli, sanık
lehine olan kanıtlar eksiksiz toplanmalı,
dijital veriler gerçeği ortaya çıkaracak
şekilde değerlendirilmeli, bugüne kadar
hukuktan kaçırılanlar da yargıç önüne
çıkarılmalı ve hukuku hukuksuzluk aracı
olarak kullanarak ömürlerden ömür
çalanlardan da çektirdikleri acıların
hesabı sorulmalıdır.
Bu duygu ve düşüncelerle, dün üzüntülerini, bugün de sevinçlerini paylaştığım
toplama kampı veya cezaevi mağdurlarına geçmiş olsun, özgürlüğe hoş
geldiniz, ailelerine, yakınlarına, dostlarına ise gözünüz aydın diyor, sevgi ve
saygılarımla hepsini selamlıyorum.”
CİHAN
Bütün üyelerin bu konuda fikir
birliğinin olduğunu gösteriyor.
Bundan sonraki süreçte
Anayasa Mahkemesi’nin kararı
doğrultusunda yeniden
yargılama, ihlal edilen hususlarda yapılacaktır. Adli süreç
işleyecek. Ortaya çıkan sonuçlar
nasıl olur, onu hep beraber takip
edip göreceğiz.” ifadelerini kullandı. “Tahliye gelir mi?”
sorusuna ise Bozdağ, “Bunlar
mahkemelerin takdirinde olan
hususlar.” şeklinde cevap verdi.
Mahkemenin verdiği kararın
usule ilişkin olduğunu anımsatan Bakan Bozdağ, şunları
söyledi:
“Mahkeme, işin esası hakkında
bir karar vermedi. Burada darbe
vardır, yoktur şeklinde bir değerlendirme yapmadı. Mahkemenin
yaptığı değerlendirme usule ilişkin itirazların, yargılama
süreçlerinde ilk derece
mahkemesi tarafından yeterince
dikkate alınmadığı, değerlendirilmediği hususuna ilişkin
tespitleri içeriyor. Usuli bir
takım eksikliklerin hak ihlaline
yol açtığını tespit ediyor ve bu
eksikliklerin giderilmesi ve bu
konuda yeniden bir değerlendirme yapılabilmesinin
önünü açıyor.
Benim gördüğüm, esasa dair bir
karar vermiyor. İlk derece
mahkemesi bu eksiklikleri
giderdiğinde ne tür bir karar
verecek, onu bizim şimdiden
öngörme imkanımız yoktur. İlk
derece mahkemesinin daha
önce verdiği karar, Yargıtay’ın
yaptığı onama esasında bunlar
da bu davanın özüne ilişkin
önemli karineleri oluşturuyor.
Sonuçta bir iddianame oldu,
mahkeme kabul etti. Suçu sabit
gördü, bir ceza verdi. Yargıtay
bunu onadı.
Bütün bunlar yargılama süreçlerinde yargılamayı yapanların
kanaatlerini yansıtan
sonuçlardır. Ancak bu usuli
tespitler ve hak ihlali tespitlerinden sonra ilk derece
mahkemesinin yapacağı
yeniden yargılama ne gibi
sonuçlar ortaya çıkaracaktır,
onu zaman içinde hep beraber
göreceğiz. Şimdiden bir şey
söyleme imkanı yok. Gerekçeli
karar önemli. Hangi hususlarda
hak ihlali bulunduğunu
gerekçeli kararda öğreniriz.
Yeniden yargılama hangi konularda yapılacak gerekçeli
kararda ortaya çıkacaktır.” AA
8
Gündem
21 HAZİRAN
2014
21 HAZİRAN
2014
Gündem
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Başbakan: Temeli olamayan çatı hayırlı olsun
aşbakan Recep Tayyip
Erdoğan, Avusturya
ziyareti öncesi Ankara
Esenboğa Havalimanı'nda
açıklamalarda bulundu.
İşte açıklamalarından satır
başları...
B
Az sonra Avusturya ve
Fransa’yı kapsayan yurt dışı
ziyareti gerçekleştireceğiz.
İlk defa de bu salonda sizlerle
basın toplantısı yapıyoruz
yeni salonunuz hayırlı olsun.
TEMELİNİ OLMAYAN ÇATI
AK Parti olarak şu anda bir
ilkeler partisi olarak rüzgar
karşısında savrulan bir yaprak
gibi olmadık. Bütün
istişarelerimizi
gerçekleştirdikten sonra ve
gerek yok. Nihai kararı
sonuçta milletimiz verecek.
Dolayısıyla öyledir, böyledir,
bunları söylememe gerek yok.
Onları zaten Kılıçdaroğlu ve
Bahçeli söylüyor. Onların
kendilerine göre temeli
olmayan çatı kurmuşlar,
hayırlı olsun.
Bu ilkelerimizden taviz
vermeden, milletimizin bize
verdiği görev neticesinde
devam edeceğiz.
Ekmeleddin İhsanoğlu'nun
CHP içinde rahatsızlık
vermesi CHP kendi iç
sorunudur. Bizi
ilgilendirmez.
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Anayasa Mahkemesi'ne
bireysel başvuru hakkını biz
getirdik. Burada da AİHM
gitmeyi en aza indirmeyi
planladık. Şu anda
ülkemizde bir çok sorunun
çözülmesinin önünü açtık. Şu
an burada 230 kişi için tekrar
yargılanma söz konusu.
Temenni ederiz ki burada da
adalet yerini bulmuş olur.
12 EYLÜL DAVASI KARARI
Gerek resmi gerekse oralarda
yaşayan vatandaşlarımızla bir
araya gelme fırsatımız olacak.
Avusturya’da uyum balkanı
Sebastian Kurz’u kabul edip
orada yaşayan
vatandaşlarımızın sorunlarını
değerlendirme fırsatı
bulacağız. Fransa’da da Sayın
Hollande ile bir araya
geleceğiz. Fransa’da bugün
600 bin aşkın Türk var.
Bunların 300 bini çifte
vatandaştır.
Son zamanlarda Fransa’da
vatandaşlarımız siyasette de
önemli görevler almaya
başladılar.
partimizin delegeleri ve
vekillerimizle bu istişareleri
yapmış bulunmaktayız. Bütün
arkadaşlarımızın yazılı
beyanlarını da almış
bulunmaktayız. Meclis
Başkanımızın da bir kanaatini
de almayı doğru bulduk. 10
kadar STK'nın da bilgi ve
görüşlerini ve beklentilerini
aldık. Pazartesi günü yine
STK'larla birlikte olacağımız
bir toplantı yapacağız. Bu
süreci bu şekilde devam
ettirirken parlamento dışında
bulunan bir kaç parti ile de
görüşerek ay sonunda nihai
kararımızı vereceğiz. Çatı aday
konusunda bir şey söylememe
12 Eylül davasında nihai
karar verilmemiştir.
Avukatların yapacağı itirazlar
olacaktır. Nihai karar
sonrasında değerlendirme
yapmak daha iyi olacaktır.
Yargı süreci
tamamlanmamıştır.
ürk İşbirliği ve KoordiT
nasyon Ajansı Başkanlığı
(TİKA) ve Birleşmiş Milletler
EVREN VE ŞAHiNKAYA'YA MÜEBBET iSTEMi
12 Eylül davasında Evren ile Şahinkaya'nın yargılanmasında karar
günü.. Savcı "ağırlaştırılmış müebbet" hapis istedi
Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, muhalefetin ‘çatı’
adayıyla ilgili, “İsimden daha önemli olan, bu ismi
ararken muhalefet partilerinin ortaya koyduğu yaklaşım. Seçim, AK Parti’nin adayı
ile muhalefetin adayı arasında
geçmeyecek. Seçim siyasetin
adayıyla, siyasetsizleşmenin
adayı arasında geçecek”
dedi..
ültür
ve
Turizm Bakanı
Ömer Çelik,
muhalefetin ‘çatı’
adayıyla ilgili, “İsimden
daha önemli olan, bu
ismi ararken muhalefet
partilerinin ortaya
koyduğu yaklaşım.
Seçim, AK Parti’nin
adayı ile muhalefetin
adayı arasında
geçmeyecek. Seçim
siyasetin adayıyla,
siyasetsizleşmenin
adayı arasında
geçecek” dedi.
K
Kültür ve Turizm
Bakanı Ömer Çelik,
TGRT Haber
ekranlarında
yayınlanan ‘Neler
Oluyor’ programına
konuk oldu.
Siyasetin içinden
gelmeyen bir isim olan
Ekmeleddin
İhsanoğlu’nun
cumhurbaşkanı adayı
olarak gösterilmesini,
‘siyasi iflas’ olarak
değerlendiren Çelik,
“İsimden daha önemli
olan, bu ismi ararken
muhalefet partilerinin
ortaya koyduğu
yaklaşım. Seçim, AK
Parti’nin adayı ile
muhalefetin adayı
arasında geçmeyecek.
Seçim siyasetin
adayıyla,
siyasetsizleşmenin
adayı arasında geçecek.
Cumhuriyet Halk Partisi
ile MHP’nin bir çatı
adayı çıkarması şu
demektir; muhalefet,
çok partili hayattan
vazgeçmiş, tek partili
hayata dönmüştür. Bir
kimlik travması var. Biri
sosyal demokrat parti,
diğeri milliyetçi parti.
Normal, makul bir
siyaset denkleminde,
bu ikisinin zıt
kutuplarda olması
gerekiyor. Bu ikisi tek
bir potaya giriyorsa bu,
siyasetin reddi
demektir. Siyaset,
toplumsal taleplerin
siyasi temsile
dönüştürülmesi
sanatıdır. Siz, halkın
toplumsal taleplerini
doğru
tanımlamazsanız, siz
burada sadece ‘keskopyala-yapıştır’
yöntemiyle bir siyaset
komedisi üretmiş
olursunuz. Genelde
iktidara bir alternatif
düşünülür ama
Türkiye’de ciddi bir
şekilde muhalefetin bir
alternatife ihtiyacı var”
diye konuştu.
“SAVAŞ BİTMEDİ
SANIYORLAR”
Bakan Çelik,
muhalefetin, halkın
siyasi tercihlerine saygı
göstermediğini
belirterek, "Literatürde
’aydınlanmış
despotizm’ dediğimiz
bir şey var. Halkın
siyasi tercihlerinin,
aslında sahici tercihler
olmadığını, halkın
yeterince
aydınlanmamasından
doğan tercihler
olduğunu düşünen
despotik bir zihin var.
Aydınlanmış despotizm
budur. Şimdi o zihin,
sürekli olarak halkı
aydınlatmaya cüret
ediyor. Bunu bazen
devlet eliyle, bazen
laiklikle yapmaya
çalışıyor. Son
zamanlarda da
muhafazakar adaylar
belirlemek suretiyle
yapıyor. Ama her
halükarda, savaşın
bittiğini anlamamış ve
ormanda kalmış o
filmlerdeki asker gibi,
sizin ’Geçtik, biz onları’
dediğiniz safhaların
geçildiğini bir türlü
anlamıyor. Çünkü eğer
bu gerçekten
kabullenilirse, onlar
açısından kahrolası
gerçek ortaya çıkacak
ve bütün teori çökecek.
Halbuki bütün teori
bunun üzerine
kurulmuş" ifadelerini
kullandı.
Adalet Bakanı Bekir
Bozdağ, Balyoz
davasıyla ilgili açıklamada bulundu.
“TÜRKİYE
CUMHURİYETİ’NİN
GÖRDÜĞÜ EN BÜYÜK
MESELE İLE KARŞI
KARŞIYAYIZ”
Resmi kıyafetler giymiş
dalet Bakanı
A
Bekir Bozdağ,
Anayasa
Mahkemesinin
Balyoz kararıyla
ilgili, "Kararın oy
birliğiyle verilmiş
olması önemli.
Çünkü bütün Yüksek Üyeler fikir
birliği içinde
olduğunu gösteriyor. Bundan
sonraki süreçte
tabii Anayasa
Mahkemesi kararı
doğrultusunda
yeniden
yargılama ihlal
edilen hususlarda
yapılacaktır"
dedi.Bakan Bozdağ, TBMM’de
Adalet Komisyonu toplantısı
öncesi Anayasa
Mahkemesi’nin
Balyoz davası
kararını değerlendirdi. Bakan
Bozdağ, yeniden
yargılama ile ilgili
değerlendirmeler
yaptıklarını hatırlatarak, "Yasal
düzenleme ile o
meselenin sağlıklı
bir çözümü
gözükmüyor.
Çünkü yasal
düzenleme yaptığınızda ortaya
çıkacak sonuçları
öngörme
imkanınız yok.
Anayasa
Mahkemesi’nin
bireysel başvuru
üzerine vereceği
karar en sağlıklı
çözümdür’ diye
açıklamada bulunmuştuk.
edilen hususlarda
yapılacaktır"
dedi.
Anayasa
Mahkemesi bu
konuda başvuru
üzerine ’hak ihlaline ve hak ihlalinin yapıldığı
konularda
yeniden
yargılama’ karar
verdi. Karar
hayırlı olsun. Zira
Anayasa’nın
öngördüğü
süreçler işletildi
ve Mahkeme oy
birliğiyle karar
verdi. Kararın oy
birliğiyle verilmiş
olması önemli.
Çünkü bütün Yüksek üyeler fikir
birliği içinde
olduğunu gösteriyor. Bundan
sonraki süreçte
tabi Anayasa
Mahkemesi kararı
doğrultusunda,
yeniden
yargılama ihlal
Anayasa
Mahkemesi’nin
esas hakkında
karar vermediğini
belirten Bozdağ,
"Burada ’bir
darbe vardır, yoktur’ şeklinde bir
değerlendirme
yapmadı.
“MAHKEMENİN
YAPTIĞI DEĞERLENDİRME
USULE DAİR…”
Mahkemenin yaptığı değerlendirme usule
dair bazı itirazların yargılama
süreçlerinde ilk
derece
mahkemesi
tarafından yeterince dikkate alınmadığı
değerlendirilmediği
hususunu
içeriyor"
ifadelerini kullandı.Mahkemenin kısa
kararla tahliye
kararı vermesine
ilişkin olarak Bozdağ, "Gerekçeli
karar son derece
önemli. Hangi
gerekçelerle,
hangi hususlardaki usullerde uygunsuzluk
olduğunu
gerekçeli kararda
öğreneceğiz.
Yeniden
yargılama ’hangi
konularda yapılacak’ bunlarda
gerekçeli kararla
birlikte ortaya
çıkacak" şeklinde
konuştu.
’Yargılamanın
tekrardan yapılıp
yapılmayacağı’
konusunda ise
Bozdağ, hak ihlalinin yapılması
konusunda
yeniden
yargılama yapılacağını ifade ederek, "Hususlar
’nerelere ulaşıyor,
ne kadar davanın
seyrini etkiliyor’
onu da ilk derece
mahkemesi tayin
ve takdir edecek"
diye konuştu.AA
Balbay: İhsanoğlu CHP'nin adayı değil
birilerinin, devletin iç
ve dış politikasını
sabote ettiğini anlatan
Çelik, "Sanki hiçbir şey
yoktu da ortada,
Hükümet kendi
kendisine Paralel Yapı
ile mücadele içine girdi.
Çok açık ve net
söylüyorum ki; darbeler
geçirdik, çok ağır
olaylar yaşadık ama
Sultan 2. Abdülhamid
Han’a karşı
yapılanlardan sonra
boyutu, cesameti ve
doğuracağı sonuçlar
bakımından Türkiye
Cumhuriyeti’nin
gördüğü en büyük
mesele ile karşı
karşıyayız. Burada milli
güvenlik ile ilgili bir
cari açık ortaya
çıkarılmıştır.
Demokratik bütün
sütunlarının kesilmeye
çalışıldığı, demokrasiyi
ayakta tutan bütün
sütunların sabote
edilmeye çalışıldığı bir
durumdu. Devleti ele
geçirmeye çalışanlara
karşı sadece halkın
iradesi sayesinde
mücadele ettik"
değerlendirmelerinde
bulundu.AK Parti
adayının
cumhurbaşkanı
seçimini ilk turda
kazanacağı yönünde
değerlendirmede
bulunan Çelik, "Siyasi
tarihimizin en çok nefes
gerektiren seçimini
yaşayacağız.”AA
Kalkınma Programı (UNDP)
işbirliğiyle Çırağan Sarayı’nda
“Uluslararası Kalkınma İşbirliği: Yönelimler ve Fırsatlar,
Yeni Aktörlerin Perspektifi”
başlıklı konferans düzenlendi.
Konferansın açılışına Başbakan
Yardımcısı Emrullah İşler, TİKA
Başkanı Dr. Serdar Çam, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Başkanı Helen Clark ve
çok sayıda davetli katıldı.
onferansın açılışında
konuşan Emrullah İşler,
özellikle en az gelişmiş
ülkelerin Türkiye’nin gündeminde ön sıralarda yer aldığını
ifade ederek, “En az gelişmiş
ülkeler, bundan sonra da
kalkınma işbirliği gündemimizin önceliği olmayı
sürdürecektir” dedi. İşler, TİKA
kaynaklarının yüzde 80’inden
fazlasının, sağlık, su ve sanitasyon, eğitim, idari ve sivil
altyapıların güçlendirilmesi
gibi, milenyum kalkınma hedeflerine doğrudan katkı sağlayan
K
IŞİD SORUNU
Çok farklı kanallarla hassas
bir süreci işletiyoruz. Sorun
artık Irak ordusu ile IŞİD
arasında bir sorun olmaktan
çıkmış bir mezhep
çatışmasına dönüşmüştür. Bir
Müslüman diğer bir
Müslüman'ı öldüremez. Bütün
derdimiz şimdi oradaki 80
vatandaşımızı ülkemize sağ
salim ülkemize döndürmektir.
EMRULLAH İŞLER'DEN 2015 SONRASI MESAJ
BOZDAĞ'DAN BALYOZ AÇIKLAMASI
BALYOZ KARARI
ustafa Balbay, bugün Ankara'dan
M
karayolu ile Samsun'a gelerek
partisinin İl Başkanlığını ziyaret etti.
Burada partililerle bir araya gelen Balbay, düzenlediği basın toplantısında
gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bir
basın mensubunun, muhalefetin
ortak Cumhurbaşkanı adayı olarak
açıklanan Ekmeleddin İhsanoğlu ile
ilgili sorusuna cevap veren Balbay,
şunları söyledi:
"Ekmeleddin İhsanoğlu, Cumhuriyet
Halk Partisi’nin adayı değil. CHP'nin,
Türkiye’nin yüzde 55’inden oy alabileceği beklentisi, planlaması ve
umuduyla aday olarak önerdiği bir
kişi. Cumhuriyet Halk Partisi olarak
Türkiye’nin hem iç hem dış politikada
daha tatsız bir sürece sürükleneceğini
düşünüyoruz. Zaten biliyorsunuz
Musul’la ilgili yayın yasağı geldi.
Orada olanları Türk halkının bilmesi
istenmiyor. Neredeyse Türkiye’deki
pek çok olayla ilgili de benzer bir tablo
yaşanacak. O nedenle biz bu tablo
karşısında 76 milyon insana hitap
edebilecek bir yanıyla Nazım Hikmet’i
Arapçaya çevirmiş bir yanıyla İslam
Konferansı Örgütünde İslam
ülkeleriyle hemhal olmuş, bir yanıyla
batı ile ilişkilerini çok iyi kurmuş, bir
yanıyla Suudi Arabistan’la ilişkilerini
kurmuş, bir yanıyla da Bülent Ecevit’ten devlet nişanı almış bir kişiyi
Türkiye’yi temsil edebilen bir kişi olur
beklentisi içindeyiz."
CHP'de, Ekmeleddin İhsanoğlu'nun
adaylığı karşısında kaygılananlar
olduğunu vurgulayan Mustafa Balbay,
sözlerini şöyle sürdürdü:
"Türkiye’nin laik Atatürkçü değerlerini
özümsemiş insanların 'acaba nasıl bir
tablo ile karşı karşıyayız. CHP böyle
bir adayı önerecekse biz yıllarca bu
değerler için mücadeleyi boşuna mı
verdik' diye kaygılanan insanlar var.
Ama ben Sayın Genel Başkanın, Sayın
İhsanoğlu ile 3.5 saat baş başa
görüştüğünü Türkiye’nin temel konuları üzerinde ortak yaklaşımların
büyük ölçüde oluştuğunu biliyorum.
Kendisi ile de konuştum. Bir
Cumhuriyet Halk Partisi adayını değil
Türkiye’nin yüzde 55’inden oy alabilecek bir adayı önerdik. Türkiye’nin
21’inci yüzyılda bu komşular yelpazesi
içinde Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin
olabilecek en geniş uzlaşma ile geçirmenin arayışı içerisindeyiz. Sayın İhsanoğlu da bu arayışın bir
yansımasıdır."
Bir basın mensubunun 12 Eylül
davasında Kenan Evren'e müebbet
hapis cezası verilmesiyle ilgili
sorusuna cevaplayan Mustafa Balbay,
darbe dönemlerinin Türkiye’ye büyük
zarar verdiğini söyledi. Balbay,
"Önümüzdeki dönemde bir daha
darbe dönemi olmaması için
toplumun en geniş kesimleriyle
uzlaşabileceğimiz ortak noktaları
yakalayabileceğimiz yeni bir dönem
açabilmeliyiz. Bu tabii ki o dönemin
toplum katında aldığı bir mahkumiyet
zaten vardı. Şuanda yargı olarak da
bir sonuç ortaya çıktı. AA
9
sosyal altyapı ve hizmetlerdeki
proje ve faaliyetlerde kullanıldığını ifade ederek şunları
söyledi:
2003-2013 yılları arasında 148
okul inşa edilmiş, 164 okulun
onarım ve tefrişatı yapılmıştır.
2011-2013 yılları arasında 49 hastane ve sağlık merkezi inşa
edilmiş ve tadilatı yapılmış, 50
hastane ve sağlık merkezinin
tıbbi malzeme donanımı ve
tefrişatı gerçekleştirilmiş, 2133
sağlık personeline eğitim verilmiş ve 20 ayrı bölgede sağlık
taraması yapılmıştır. Yine 20032013 döneminde 1000’den (bin)
fazla su kuyusu açılmıştır. Son 7
yılda ortak ülkelerden 2000’in
üzerinde uzmana tarım
alanında eğitim verilmiştir.”
TK’LARA ÇAĞRI
“
SCoğrafyaları ve sektörleri bir“imkanının
birinden bağımsız düşünme
olmadığı, karşılıklı
bağımlılığın karakterize ettiği
bir çağda yaşamaktayız” diyen
İşler, amaçlarının ekonomik,
sosyal ve çevre alanlarındaki
entegre küresel hedeflere ulaş-
mak için en etkin ortak yolu
bulmak ve tüm paydaşların
katılımıyla bu yolda ilerlemek
olduğunu söyledi. İşler, kamu
eliyle sağlanan kalkınma
yardımlarının bu yoldaki
önemli araçlardan biri
olduğunu da belirterek, “Ancak,
sivil toplum, özel sektör ve
akademik kurumların da bu
süreçte etkin rol oynaması
gerektiğine inanıyoruz. 2015 sonrası hedeflerin oluşturulması
sürecinde devlet dışı aktörlerin
aktif katılımını memnuniyetle
izliyoruz. Kalkınma yardımlarının tek başına
sürdürülebilir kalkınma için
yeterli olmadığı hususu uzun
süredir bildiğimiz, tartışma
götürmez bir gerçektir. 2015 sonrası hedefler de hükümetlerin
tek başlarına ulaşabileceği
hedefler olmayacaktır. Özel sektör sosyal sorumluluk ve
sürdürülebilir kalkınma bilinciyle bu sürece önemli katkı
sağlayacaktır; insan kaynaklarının geliştirilmesi ve inovasyon yerel ekonomik
kalkınma için önemli bir kay-
nak teşkil etmektedir. Hepimizin büyük bir memnuniyetle
müşahede ettiği üzere,
toplamda neredeyse büyük bir
donör ülke kadar kaynak aktaran hayırsever örgütler ve
Türkiye olarak da son dönemde
işbirliğimizi artırdığımız sivil
toplum kuruluşları, kalkınma
işbirliğine önemli katkılar
sağlamaktadır” ifadelerini kullandı.
015 sonrası gündemin olmazsa
olmaz şartının insan merkezlilik olduğuna inandıklarını
kaydeden İşler, yoksulluk ve
açlıkla mücadele, insanca
yaşamın gerektirdiği temel
hizmetlere erişim ve sağlıklı bir
çevrede insanca yaşamı
sürdürebilecek gelir getirici
imkanların yaratılmasının tüm
çabaların merkezinde olması
gerektiğini düşündüklerini
söyledi. İşler, bu süreçte doğal
kaynakların ve çevrenin korunması, meyveleri adil
olarak paylaşılan, kapsayıcı ve sürdürülebilir
ekonomik büyümeyi
sağlayacak kapa-
sitenin oluşturulması ve kaynak
sağlanmasının kalkınma işbirliğinin ana çerçevesi olacağını
sözlerine ekledi.CİHAN
2
Canikli: Yerinde bir karar
nayasa Mahkemesi’nin Balyoz
A
Davası kararını değerlendiren AK Parti
Grup Başkanvekili
Nurettin Canikli,
“Anayasa
Mahkemesi’nin
CHP'Li GÜLER'DEN ÇATI ADAY TEPKiSi
CHP ve MHP'nin
çatı adayı olarak
kamuoyuna
duyurulan Ekmeleddin İhsanoğlu'na CHP içinden tepkiler
giderek büyüyor.Ekmeleddin İhsanoğlu'nun isminin açıklandığı gün itirazını dillendiren CHP İzmir Milletvekili ve PM
Üyesi Birgül Ayman Güler, "Bu aday Atatürk cumhuriyetine
kmeleddin İhsanoğlu'nun isminin açıkE
landığı gün itirazını
dillendiren CHP İzmir
Milletvekili ve PM Üyesi
Birgül Ayman Güler, "Bu
aday Atatürk
cumhuriyetine gönül
verenleri, sol ve sosyal
demokrat kesimleri,
cumhuriyete gönül verip
de merkez sağda görev
yapanları kucaklamıyor.
Bu yanlıştan dönülmezse
başka bir aday çevresinde
toplanmak da seçenektir
ve 20 imzadan fazlasını
buluruz" dedi ve ekledi:
"Cumhuriyetle hesaplaşmakla ömrü geçmiş birini
aday göstererek hepimizin başına adeta kocaman bir çuval geçirdiler.
Büyük yanlışın ortadan
kaldırılması gerekiyor."
Birgül Ayman Güler, Yurt
gazetesine şu açıklamaları yaptı.
Ekmeleddin İhsanoğlu'na
CHP tabanından da, diğer
sol kesimlerden de tepkiler oluştu. Siz de ilk
tepki gösterenlerdensiniz.
Siz hangi argümanlarla
itiraz ettiniz?
CHP-MHP'nin çatı adayı
olarak gösterilen Ekmeleddin İhsanoğlu'nun
herkesi kucaklayacağı iddiası vardı. Bu aday
herkesi kucaklamıyor.
Mustafa Kemal Atatürk
cumhuriyetine gönül vermiş olanları, sol ve sosyal
demokrat kesimleri,
cumhuriyetçiliğe
gönülden inanıp da
merkez sağda görev yapanları dışarda bırakıyor.
Bu adayın CHP adayı
olarak kabul edilmesi son
derece güç. Belirlenen
adayın ismi hepimiz için
şok mertebesinde sürpriz
oldu. PM üyeleri, milletvekilleri, parti yönetiminde görev almış çok
sayıda yetkili, adaydan ve
gönül
verenleri,
sol ve
sosyal demokrat kesimleri, cumhuriyete gönül verip de
merkez sağda görev yapanları kucaklamıyor. Bu yanlıştan
dönülmezse başka bir aday çevresinde toplanmak da
seçenektir ve 20 imzadan fazlasını buluruz" dedi.
adayla yapılan görüşmelerden haberdar değildi.
Bu parti içi demokrasi
bakımından sonuncu
büyük hata oldu. Şimdi
bu aday genel başkan
tarafından açıklanmasına
rağmen pek çoğumuzun
onay vermemesi "Biz
demokratik partiyiz
herkes görüşünü açıklayabilir" diye hafife
alınıyor. Demokratik bir
parti herkesin farklı farklı
konuşabildiği parti
değildir. Demokratik parti
herkesin belli bir sistem
içinde karar vermeye
katıldığı partidir. Bizi partinin kararına karşı çıkar
pozisyona düşürmeye
kimsenin hakkı yoktur.
Ortadaki durum, bir parti
kararının olmaması durumudur. Dolayısıyla bu tercihin gözden geçirilmesi
gerekir. Ve CHP gibi 90
yıllık bir partide emrivakilere son verilmesi
gerekir.
BU ADAYI CHP'LİLER
DESTEKLEMEZ
CHP içinde en az 20 milletvekili imza vererek
başka bir aday çıkarabilir
mi? Böyle bir seçenek ya
da olasılık var mı? Bu
yönde çabalar var mı?
Bu tercih, parti içi
demokrasiyi ortadan
kaldırarak yapılan bir tercih olduğu için parti disiplini adına bağlayıcı
karar alınamaz.
Dolayısıyla CHP adeta bir
örgüt krizine sürüklendi.
Her halükarda bu adayı
CHP'lilerin desteklemesi
mümkün görünmüyor.
Eğer yanlışta bir
düzeltme olmazsa, çeşitli
yollar var. Bu yollarda
biri de başka bir aday
çevresinde toplanmaktır
ve elbette olabilir. 20'den
fazla imza çıkar. Böyle bir
duruma başvurmayı
kimse elbette istemez. Bu
zor durumu yanlışı düzelterek önlemek CHP yöne-
timinin görevidir.
BAŞIMIZA ÇUVAL
GEÇİRDİLER
CHP, cumhurbaşkanını
halkın seçmesi yöntemine de itiraz etmişti
2007'de. Şimdiyse Tayyip
Erdoğan çizgisinde bir
adayı çıkarmasını bir
siyasal tutarsızlık olarak
değerlendiriyor
musunuz?
Devletin bir numarası
sandıktan çıkarsa buna
"başkan" ya da "devlet
başkanı" denir. Eğer
Meclis'ten çıkarsa
"cumhurbaşkanı" olur.
Biz şimdi Türkiye'de uzun
yıllardır bazı kesimlerin
istediğini yapıyoruz.
Türkiye'yi başkanlık rejimine götürüyoruz. CHP
2007'de, "başkanlık rejimi Türkiye'yi taşıyamaz"
demişti. 2007'de sandıklı
başkanı düzenleyen
yasaya "hayır" oyu kullanmıştı.AA
verdiği bu kararın
doğru ve yerinde bir
karar olduğunu
düşünüyoruz”
dedi.Giresun’da bir
otelde düzenlenen
sünnet düğününe
katılan Canikli
gazetecilerin Balyoz
Davası’nda Anayasa
Mahkemesi’nin
verdiği yeniden
yargılamam kararı ve
12 Eylül Davası’nda
çıkan kararlarla ilgili
sorularını yanıtladı.
"Öncelikle Anayasa
Mahkemesi’nin
verdiği bu kararın
özgürlüklerin
genişletilmesi, hukuk
devleti ilkesinin tam
olarak hayata geçirilmesi, eksiksiz uygulanması noktasında
önemli bir karar,
olumlu bir karar
olduğunu düşünüyorum" diyen Canikli, “
Balyoz Davası dahil
diğer benzeri yargılamalarda ki sorunlar
şuydu, özellikle bazı
sanıklar için özel
deliller oluşturulduğu, olmayan suçlar
için özel yöntemlerle
belirli bir grubun yani
açık söylemek
gerekirse paralel
örgüt tarafından yönlendirilen, onlar
tarafından organize
edilen bir yapı
tarafından özel
deliller oluşturuldu ve bazı
kişilerin, bazı
yargılanan
sanıkların bu
oluşturulan
suni deliller
çerçevesinde
yargılandığı ve
mahkum
edildiği şeklinde çok
yoğun iddialar
gündeme
gelmişti. Bu iddialara da kamuoyunun
büyük bir
bölümünün
inandığını biliyoruz.
Bu bağlamda bugüne
kadar yapılan açıklamaların gerçekten bu
iddiaların ciddiye
alınması, üzerine
gidilmesi, hakikaten
yargılanan bazı sanıklar için oluşturulmuş
fiftik deliller kullanılarak onların
işlemedikleri suçlardan dolayı mahkum
edilmesi hususu var
ise bunun mutlaka
üzerine gidilmesi ve
değerlendirilmesi
gerekir. Sonuç itibari
ile adalet böyle bir
şey. Eğer bir ülkede
adalet bu özellikleri
taşımıyorsa bu
toplumun bütün dengesini bozar ve diğer
alanlarda da ciddi
sıkıntılara yol açar”
dedi.
Canikli, “Anayasa
Mahkemesi’nin
verdiği bu kararı bu
çerçevede düşünmek
gerekir. Anayasa
Mahkemesi oy birliğiyle bu iddiaların
doğru olma ihtimalini
çok kuvvetli olma
olduğu kanaatini varmış olacak ki sonuç
itibariyle tekrar bunların yargılanmaları
gerektiği bu nedenle
yani bazı delillerin
gerçeği yansıtmadığı
sonradan üretildiği ve
belli bir amaç için
üretildiği şeklinde bir
kanaate varmış olacak ki böyle bir karar
ihtiyas etti.
Anayasa
Mahkemesi’nin
verdiği bu karar
Türkiye’deki geçmişte
darbeler yapıldığı
darbecilerin yönetime
el koydukları ve böyle
bir geleneğin,
altyapının olduğu
gerçeğini ortadan
kaldırmaz, kesinlikle.
Bu iki konuyu ayırmak gerekiyor. Yani
anayasa mahkemesi
darbe teşebbüsü olmamıştır, buna ilişkin
cuntaların örgütlenmelerin, zaman
zaman geçmişte
hükümetimize yönelik bir takım çalışmalar içerisinde
olmadıkları anlamında değerlendirilmemesi
gerekir.
Anayasa
Mahkemesi’nin
verdiği karar darbelerle, darbeye teşebbüslerle ilgili olarak
bunlar tamamen
gerçek dışıdır gibi
kesinlikle değerlendirilmemeli, böyle
bir hataya
düşülmemeli. Bu
karar hiçbir şekilde
bu anlama gelmez.
Bütün bu değerlendirmeler
çerçevesinde anayasa
mahkemesinin
verdiği bu kararın
doğru ve yerinde bir
karar olduğunu
düşünüyoruz”
dedi.AA
Kocaoğlu: "beceriksizlik" benim iftiharım
larında ihale yapamıyorum. Türkiye
koşullarına göre yapamıyorum, mevzuata göre ihale yapıyorum. İş gecikiyor
ama herkesten yüzde 50 yarı yarıya ucuz
yapılıyor. İş gecikiyor çünkü müteahhidi
seçemiyorum. Türkiye’de bugünkü
mevzuata motomot uyarak çalışmak
kadar zor bir şey yok. Ama ben uymak
zorundayım. Benim ağam, paşam,
dayım yok, öyle çalışmak zorundayım.”
dedi.
Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz
İsiz’zmir
Kocaoğlu, kendisinin sadece ‘beceriksöylemiyle eleştirildiğini belirterek,
“Projelerde, stratejik planlarda sadece
üzerimize yakışan onurla taşıyacağımız
bir ‘beceriksizlik’ kelimesinden ileriye
gitmeyen söylemler bizim iftiharımız.
Beceriksizim, gerçekten beceriksizim.
Tanıtımı, övünmesini bilmiyorum,
öğretmediler, beceriksizim. Tanıtım yapmak, bilmem ne yapmak bana zul
geliyor, beceriksizim. Beceriksizim, her
yaptığım proje gecikiyor. İki ay, üç ay,
beş ay gecikiyor. Neden gecikiyor biliyor
musunuz? Ben ihale yapmasını bilmiyorum da onun için gecikiyor. Türkiye şart-
İzmir Ticaret Odası Meclis Toplantısı’na
konuk olan Kocaoğlu, üçüncü
dönemdeki yönetim anlayışından, özel
idare mallarına kadar geniş bir yelpazede açıklamalarda bulundu. Kocaoğlu, İzmir Valisi Mustafa Toprak’ın
Harmandalı çöplüğüne dair yaptığı açıklamaya yanıt verdi. Kocaoğlu, uzun
süredir uğraştıp ama bir türlü alamadıkları Özel İdare taşınmazları listesinin de
sonunda kendilerine verildiğini belirtti.
Belediyenin yeni dönem projeleri ve yol
haritası hakkında meclis üyelerini bilgilendiren İzmir Büyükşehir Belediye
Başkanı Aziz Kocaoğlu, “On sene
içerisinde birinci beş yılım bana göre
öğrenme dönemiydi ve başarılı bir beş
yıldır. Hazırlıksız geldiğimiz beş yılda ilk
yıllar öğrenme ile geçti. İkinci beş yılda,
birinci beş yılın kat be kat fazlası yatırım
ve projeyi hayata geçirmemize rağmen
bize göre iyi bir performans
sergileyemedik. Daha iyisini daha fazlasını yapabilecek gücümüz ve deneyimimiz vardır. Burada hiçbir bahaneye
sığınmak gibi bir kişiliğim yok.
Yapamadıysak biz yapmadık, yapmak
için çalışırız. Ama ikinci beş yıl operasyon denilen bir lanet başladı.
Sadece gelen yazılara bile cevap yazamayacağız diye sabahladığımız oldu.
Arkadaşlarımızın tutuklu kalması
haricinde ben hayatımdan memnunum.” dedi. CİHAN
10
21 HAZİRAN 2014
Basın-Kritik
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Süleyman GÖKSU
Uğur GÜRSES
Konya’nın imalat sanayi güven endeksi artıyor
Yeni bir 'avans' döneminin sonuna yaklaşırken
K
onya’nın, ihracat rakamlarıyla
birlikte İmalat Sanayi Güven Endeksi de artıyor.
Konya Sanayi Odası (KSO) tarafından açıklanan Türkiye’nin yerel bazdaki ilk İmalat Sanayi Güven
Endeksi Konya’dan Mayıs ayında 0,2
puan artarak 20,4 puan değerini
aldı.
Aynı araştırmaya göre, Konya imalat
sanayinin yüzde 56,3’ü, bir ay öncesine göre imalat sanayideki genel
gidişatın daha iyi olduğunu
düşünüyor.
Öte yandan, rakamların olumlu
yönde seyretmesine rağmen, özellikle imalat sanayinde artan
maliyetler üreticiyi zor durumda
bırakıyor.
Konya İmalat Sanayi Güven Endeksi
sonuçlarını değerlendiren KSO
Başkanı, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi
Memiş Kütükcü, şehirde ekonomiye
dair rakamların yükseliş eğiliminde
olmasının kendilerini son derece
memnun ettiğini, ancak imalat
sanayinde artan maliyetlerin sanayi-
cilerin rekabet gücünü olumsuz etkilediğini söyledi. Mayıs 2014’te
imalat sanayide faaliyet gösteren
işletmelerin yüzde 80,7’sinin ortalama birim maliyetlerinde artış
yaşadıklarını ifade ettiklerinin altını
çizen Başkan Kütükcü, Konya’da ortalama birim maliyetlerin Türkiye
genelinden daha çok arttığını ve
artış beklentisinin de devam ettiğini
vurguladı.
-İMALAT SANAYİNDEKİ GENEL
GİDİŞATKSO ve TEPAV işbirliğiyle yapılan
Konya İmalat Sanayi Güven Endeksi
araştırmasına göre, imalat sanayi ile
ilgili ortaya çıkan diğer bazı veriler
ise şu şekilde:
göre çok daha iyimser olduğu
görüldü. Mayıs ayında Konya’da
imalat sanayiye alt sektörler
itibariyle bakıldığında yatırım malları sektörü en iyi performansı
gösteren sektör oldu.
Bu sektör dışındaki tüm alt sektörler
endeks değerinin altında değerler
aldı. Yatırım mallarını; gıda ve içecek sanayi, dayanıksız tüketim malları, gıda ve içecek sanayinin dışında
kalan dayanıksız tüketim malları,
tüketim malları ve ara malları sektörleri takip etti.
Konya imalat sanayinin yüzde
56,3’ü, bir ay öncesine göre imalat
sanayideki genel gidişatın daha iyi
olduğunu düşünüyor.
Alt sektör arasında en düşük değer
alan sektör ise dayanıklı tüketim
malları sektörü oldu. Mayıs 2014’te
Konya’da imalat sanayide faaliyet
gösterenlerin yüzde 36’sı geçtiğimiz
3 aya göre üretimin arttığını ifade ederken, yüzde 67’si önümüzdeki 3
ayda üretimlerinin artacağını belirtti.
Daha kötü olduğunu düşünenlerin
oranı yüzde 17,3 olurken, aynı
olduğunu düşünenlerin oranı yüzde
26,3 düzeyinde. İmalat sanayideki
gidişatta Konya’nın Türkiye geneline
Buna göre hem geçtiğimiz 3 aya göre
üretim hem de önümüzdeki 3 aydaki
üretim beklentisi geçen aya göre
arttı. Konyalı üreticinin gelecekten
umudu artarak devam ediyor.
A
ralık-Şubat döneminde,
gelişen ülkeleri içine alan
finansal çalkantı sırasında en
sert etkilenen ülke Türkiye oldu.
Neden sonuç ilişkisi, o dönem
de gösteriyordu ki; FED’in tahvil
alım programını kısma kararı
yanında gelişen ülkelerdeki bu
türbülansa ivme veren bir kaynak da Türkiye olmuştu. Çünkü
FED’e ilave olarak, Türkiye’de
yaşanan yolsuzluk ve rüşvet
soruşturması aynı zamanda bir
politik bir krize de dönüşmüştü.
Finansal çalkantının en derin
olduğu nokta Ocak sonu idi. O
dip noktayı geride bırakırken,
üç temel belirleyici eşik geçildi;
biri Merkez Bankası faiz artırdı,
siyasal kriz çözülmese de yerel
seçim sonuçlandı, dış finansal
konjonktürde geçici de olsa
daha ılıman bir hava oluştu.
Geride kalan hafta, Aralık ortasında başlayan krizin finansal
piyasalarda yarattığı kayıpların
önemli ölçüde geri alındığı bir
hafta oldu. Merkez Bankası’nın
yüklü faiz artırımı yaptığı 28
Ocak günü baz alınırsa Kasım
sonuna göre yüzde 16 artan kur,
yüzde 11 gerilemiş oldu. Borsa
ve 2 yıllık tahvil faizi ise
neredeyse aynı seviyeye geri
dönmüş oldu. Şubat başından
bu yana bakılırsa diğer gelişen
ülkelerdeki finansal piyasalar
da hızla toparlandı. Gelişen
ülkelerdeki çalkantının önderi
mali piyasa olan Türkiye’nin,
düşüşte önde giderken toparlanmada da önde olması
şaşırtıcı değil. Zira Aralık ayını
izleyen birkaç ay sonraki
dönemde, piyasalar için;
gelişmiş ülke merkez
bankalarının ne yapabileceği ile
ilgili ‘siyahlardan’ çok ‘griler’
belirmeye başladı. Mali
piyasalarda ‘kaçarken’ de
‘koşarken’ de önde olan uluslararası yatırımcılar bu ‘grileri’
okumakta oldukça hızlı olduklarından, gelişen piyasalardaki
finansal parametreler de hızla
düzeldi. Peki ya enflasyon,
büyüme, cari denge gibi temel
göstergeler? İşte son okuduğum
uluslararası raporlar, yeniden
bu göstergelere atıf yapmaya
başladılar; bu mali piyasa
göstergelerinin geçici olduğu
vurgulanıyor. Örneğin, kur çıktı
indi ama yüzde 7-7.5’luk bir cari
açık sorunu hala önümüzde duruyor. Çalkantının ardından
elimizde, fiyatlama davranışındaki bozulmanın ortaya çıkması
ile belki de daha patolojik hale
dönüşme riski olan enflasyon
kaldı. Bu da ekonomik yavaşlamaya karşı faizi aşağı çekme
olanağını daraltıyor. Akışa
bıraktığınız bir ekonomi politikanız varsa sermaye hareketlerinin sizi getirdiği nokta bir
nevi ‘hafif hafif ısınan kazandaki kurbağaya’ benzer bir
durum olabilir. Çalkantı sonrası
düzeldiğini düşündünüz her
yeni ‘denge’, yeni potansiyel
türbülansların eşiği olabilir.
Türkiye’nin finansal göstergeleri
Kasım sonrasına yaklaşsa da,
küresel parasal koşullar değişti.
Bir taraftan tahvil alım programı
ile piyasaya verilen para 85 milyar dolardan 45 milyar dolara
geriledi, diğer taraftan da faiz
artırımının ne zaman olacağı
tartışılmaya başlandı. AralıkMayıs arasında gelişen ülkeleri
görece rahatlatan, mali parametrelerini de toparlayan unsur,
ABD’deki parasal politika rotasının piyasanın beklediği
kadar sert olmayabileceğine
dönük FED iletişimi oldu.
Radikal 17 Mart 2014
Bayrampaşa Belediyesi Bosna Hersek'e
3 tır yardım malzemesi gönderdi
Hacamat yaptırdı, çıkan kanı
toprağa gömünce polis alarma geçti
Bayrampaşa
Belediyesi, sel
felaketiyle
sarsılan
Bosna
Hersek'e 3 TIR
dolusu
yardım
malzemesi
gönderdi.
İçinde acil
ihtiyaç
malzemelerini
n bulunduğu
TIR'lar
başkanlık binasından
Bosna
Hersek'e
hareket etti.
Bursa’da, bir bebek cesedinin toprağa gömüldüğü yönünde ihbar
alan polis ekipleri alarma geçti.
ayrampaşa Belediyesi, son
yılların en büyük sel felaketiyle sarsılan Bosna Hersek
için 3 TIR dolusu yardım
malzemesi gönderdi. İçlerinde
temizlik, tekstil, gıda ve eşya gibi
yardım malzemeleri başkanlık
binası önünden dualarla Bosna
Hersek'in Bosanski Samac kentine yola çıktı.
B
Felakette birçok ailenin evlerinin, arazilerinin ve arabalarının yok olduğunu söyleyen
Bayrampaşa Belediye Başkanı
Atilla Aydıner, "Felaketin
yaşandığı yere 3 TIR dolusu
yardım malzemesi gönderiyoruz.
Bu TIR'larımızın içinde her türlü
temizlik, gıda, eşya gibi acil
ihtiyaç malzemeleri yer alıyor.
Allah bu tür sel felaketlerinden
hem Bosna Hersek'i, hem
Türkiye'yi hem de Dünya'daki
mazlum insanları muhafaza
eylesin" dedi.
Belediye olarak doğal felaketin
yaşandığı Bosna Hersek'e gittiklerini ifade eden Başkan Aydıner,
Bosna'da 4 gün boyunca halkın
isteklerini dinlediklerini ve ona
göre yardım yaptıklarını belirtti.
AA
Su kesintileri
vatandaşı bezdirdi
umhuriyet savcısı ile telefonla
C
irtibat kuran polis, kamera
eşliğinde belirtilen yerdeki toprağı
kazmaya başladı.
Kazı işlemi sürerken olay yerine
gelen güreşçi genç, ‘emici güç
(vakum) oluşturularak vücudun
çeşitli yerlerinden kan alma işlemi’
olarak bilinen hacamat yaptırdığını,
çıkan pis kanı da kavanozlara koyarak toprağa gömdüğünü söyledi.
Öğle saatlerinde Bursa Emniyet
Müdürlüğü 155 Polis İmdat Hattı’na
gelen ihbarda Adnan Menderes Mahallesi Kantar Sokak’ta kanlı poşet
ve kavanozların birisi tarafından
denetimlerini aralıksız sürdürüyor. Gıda
Kontrol Ekipleri, Anadolu ve Avrupa
Yakası’nda çok sayıda işletmeyi denetledi.
İstanbul Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl
Müdürlüğü Kontrol ekipleri, Ramazan'ın
yaklaşması sebebiyle İstanbul genelinde
denetimlerini artırdı. Kontrol ekipleri
Anadolu ve Avrupa yakasındaki işyerlerine sıkı denetim yaptı. Anadolu
Yakası'nda; Pendik, Kadıköy, Kartal,
Ataşehir ve Maltepe İlçe Gıda, Tarım ve
Hayvancılık Müdürlüklerinden toplam 24
Kontrol görevlisinin katıldığı denetimlerde
Maltepe sahil kesimlerinde başladı. Sahil
şeridinde toplu tüketim yeri olarak
Kısa sürede Emek Mezarlığı'nın
yanındaki belirtilen adrese gelen
polis ekipleri, nöbetçi Cumhuriyet
savcısı ile telefonla irtibata geçerek
konuyu bildirdi.
Savcının ‘Kamera eşliğinde kazın’
talimatı üzerine Olay Yeri İnceleme
Şubesi ekipleri büyük bir hassasiyetle belirtilen yerdeki toprağı
kazmaya başladı.
Sokak sakinleri, bir kişinin kanlı
poşet ve kavanoz bıraktığını
bildirdi. Bu sırada, kanlı poşet ve
ehir Belediyedolayı Büyükş sintisi nen
de
in
tis
yana
erdi. Su ke
iki haftadan bu ları
si'ne tepki göst
belirten
rzurum'da son
aş
nd
ta
r edildiklerini suyunu
va
du
ri
ağ
ile
m
e
nt
si
yl
ni
ke
de
e
su
m
n
iç
yaşana
riyet
elerden
ndaşlar, çeşm rini belirterek, "Şee ilçesi Cumhu r
ta
tiy
va
ku
Ya
i.
ird
bezd
yılla
gittikle
su borusunun ması ve
temin yoluna i yok diyenler Dört
Caddesi'ndeki
tla
is
pa
nt
i
si
kl
ke
re
su
sü
e
içerisinde
a- hird
çeşmelerine
züm bulunam
zıcı ve Cennet
çö
ı
Ya
,
lıc
lü
ka
ül
G
na
ru
so
uyor.
gelsinler.
ması tepki topl
m ve neden
taşıyanların ki ler. Suddesi Polisevi
Bidonlarla su
in
ns
Cumhuriyet Ca ana borusu
re
rup öğ
su
taşıdıklarını so klinde konuştu.
su
kavşağındaki
.
dı
tla
şe
or."
erisinde pa
k ise
larımızı akmıy
geçen hafta iç
ürü Remzi Erte rda
şehir
üd
an
M
nd
el
dı
en
ar
G
ın
Kİ
la
an
ES
ru
bo
ki
Patlam
ı.
de
nd
i'n
et Caddes
sintisi yaşa
riy
ke
hu
su
m
n çelik
de
Cu
nu
lin
ru
ne
ge
n patlama so
Kanalizasyon
dia etti.
id
meydana gele
i
in
iğ
Erzurum Su ve iplerinin müdald
ri
de
iyesi ile gi
ek
kv
İ)
ta
SK
baren
ru
iti
(E
bo
i
en
es
İdar
ildi.
h saatlerind
patlak tamir ed
Ertek, dün saba verilmeye başlandığını
halesi sonucu merkezindeki
su
hir
CİHAN
bazı semtlere
Ancak yine şe
isi meynt
si
ke
su
ti.
e
et
rd
de
ifa
nbazı semtle
si
tandaşlar su ke
dana geldi. Va
E
Ramazan'ın yaklaşmasıyla gıda denetimleri arttı
stanbul Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl
İayının
Müdürlüğü Kontrol ekipleri, Ramazan
yaklaşmasıyla İstanbul’daki gıda
toprağa
gömüldüğü,
gömülen şeyin
bebek cesedi
olabileceğinin
belirtilmesi üzerine ekipler alarma
geçti.
faaliyet gösteren 36 gıda işletmesinde
denetim yapıldı. Denetimler sonucunda; 3
işletmeye kapatma cezası uygulanırken;
eksikliklerini tamamlaması için 11 işletmeye süre verildi, bir işletmeye ise hijyen
uygunsuzluğundan idari yaptırım uygulandı.
Avrupa Yakası’nda ise Fatih, Beyoğlu,
Eyüp ve Zeytinburnu İlçe Gıda, Tarım ve
Hayvancılık Müdürlükleri Kontrol Ekiplerinin de katılımıyla turistlerin yoğun
olarak bulunduğu Sultanahmet'te denetimler yapıldı. Toplam 22 Kontrol
Görevlisinin katıldığı denetimlerde; Sultanahmet ve çevresinde bulunan otel ve
toplu tüketim yeri olarak faaliyet gösteren
59 işletme titizlikle denetlendi. Denetimler
sonucunda; uygunsuzluk tespit edilen 10
işletmeye eksikliklerin giderilebilmesi için
süre verilirken; ‘İşletmeye Kayıt Belgesi’
olmadan faaliyet gösteren bir işletmeye de
idari para ceza uygulandı. Toplam 47
işletmede asgari hijyen koşullarının sağlandığı tespit edildi.
Denetim yapılan başka bir yer ise Bayrampaşa'da bulunan Mega Center idi. Güvenlik kuvvetlerinin de eşlik ettiği
denetimlerde; önceden belirlenen 50
adrese baskın düzenlendi. Baskın yapılan
işletmelerden 26’sının kapalı olduğu tespit
edilirken; 3 işletmenin onaysız faaliyet
gösterdiği, 4 işletmenin Bakanlığa kayıt
yaptırmadığı tespit edildi. Yedi işletmeye
ise eksikliklerini gidermesi için süre verildi. Denetimler, Ramazan ayı sonuna
kadar aralıksız devam edecek.
CİHAN
kavanozların kim tarafından
bırakıldığını araştıran Asayiş Şubesi
ekipleri, olay yerine güreşçi olduğu
belirtilen Barış Katmerlikaya'yı getirdi.
Osmangazi Belediye Spor
Kulübü’nde yağlı güreşçi olarak
spor yaptığı öğrenilen Barış Katmerlikaya, "Hacamat yaptırdım, çıkan
kanı kavanozlara koyarak toprağa
gömdüm." dedi.
Barış Katmerlikaya'nın beş adet kavanozu kendisinin gömdüğünü
söylemesi üzerine polis ekipleri
kazıyı durdurdu.
Hacamatı kimin yaptırdığının sorulduğu genç güreşçi, polis aracına
bindirilerek Emek Polis Merkezi
Amirliği’ne götürüldü. Olayla ilgili
soruşturma başlatıldı.
CİHAN
Üsküdar'da yangın paniği
dolabının elektrik aksamından
çıktığı belirtilen yangın sebebiyle apartmanı duman kapladı.
Vatandaşlar kendilerini sokağa
attı. Kısa sürede olay yerine
gelen itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle yangın büyümeden
söndürüldü.
sküdar'da bir apartmanda
çıkan yangın korku dolu
anlar yaşattı. Olay, Ahmediye
Mahallesi Dönmedolap Sokak'taki bir apartmanın 3. katındaki
dairede meydana geldi. Buz-
Ü
İtfaiye araçlarının dar sokakta
güçlükle ilerlediği görüldü. İtfaiyenin soğutma çalışmalarının ardından mahalle
sakinleri tekrar evlerine döndü.
Olayda can kaybı ve yaralanma
yaşanmadı.
CİHAN
21 HAZİRAN 2014
Eğitim
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Hafta sonu
3 sınav yapılacak
11
Özel Erkul Eğitim Kurumları
öğrencilerinin TÜBİTAK başarısı
Üniversiteye girişte ikinci aşama sınavı olan Lisans
Yerleştirme Sınavları'nın son iki sınavı ile Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı (PYBS) hafta sonu yapılacak.
T
ürkiye'de 81 il merkezi ile
Lefkoşa'da gerçekleştirilecek
LYS'ler saat 10.00'da başlayacak.
Cumartesi günü gerçekleştirilecek Fen Bilimleri Sınavı'na (LYS2) 388 bin 361 aday girecek.
Sınav tek oturumda uygulanacak
ve 135 dakika sürecek. LYS-2'de,
fizik, kimya ve biyoloji testleri yer
alacak. Testlerde 30'ar soru bulunacak ve 45'er dakika cevaplama
süresi verilecek.
ocaeli’nde faaliyet gösteren
K
Özel Erkul Eğitim Kurumları öğrencileri, TÜBİTAK
tarafından bu sene 22. düzenlenen bilim olimpiyatlarının
birinci aşamasında büyük
başarı gösterdi. Birinci aşama
sınavında başarılı olan 5
öğrenci, TÜBİTAK yaz okulu
kampına katılmaya hak
kazandı.
Edebiyat-Coğrafya Sınavı (LYS-3)
ise Pazar günü yapılacak. Sınava
751 bin 454 aday katılacak. Sınava tek oturumda uygulanacak
ve 120 dakika sürecek.
LYS-3'te, Türk dili ve edebiyatı
testi ile Coğrafya-1 testi yer alacak. Türk dili ve edebiyatı
testinde 56 soru bulunacak ve 85
dakika cevaplama süresi verilecek. Coğrafya-1 testinde ise 24
soru bulunacak ve 35 dakika cevaplama süresi verilecek.
Adayların sınava gelirken yanlarında sınava giriş belgeleriyle
fotoğraf ve TC kimlik numarası
bulunan nüfus cüzdanı veya pasaport bulundurmaları gerekiyor.
Bu belgelerini eksiksiz olarak
yanında bulundurmayan aday,
mazereti ne olursa olsun LYS'ye
alınmayacak. Bir aday, bu belgeleri yanında olmadığı halde
sınav merkezi yöneticilerinin,
D
Ü
N
K
Ü
Ç
Ö
Z
Ü
M
Ç
E
N
G
E
L
B
U
L
M
A
C
A
bina ve salon sorumlularının
veya ÖSYM temsilcilerinin
kararıyla herhangi bir salonda sınava alınmış olsa bile adayın sınavı ÖSYM Başkanlığınca
geçersiz sayılacak.
PYBS DE PAZAR GÜNÜ YAPILACAK
Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB)
5, 6, 7, 9, 10 ve 11'inci sınıflara
yönelik gerçekleştirilecek olan
Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı da (PYBS), 22 Haziran Pazar
günü saat 14.00'da yapılacak.
PYBS, tüm sınav merkezlerinde
Türkiye saatiyle 14.00'da merkezi
sistemle aynı anda başlayıp, tek
oturum olarak yapılacak. Sınavda 100 soru sorulacak, sınav
süresi 120 dakika olacak.
PYBS sonuçları, 21 Temmuz'da
açıklanacak. Sınava giren öğrenciler, 6-15 Ağustos 2014 tarihleri
arasında okul müdürlüklerine
başvurarak tercihlerini yapacak.
Yerleştirme sonuçları ise 25 Ağustosta açıklanacak.
AA
Özel Erkul Eğitim Kurumları
Genel Müdürü Aytekin Özçelik, Özel Erkul Tunagür
Anadolu ve Fen Lisesi Müdürü
Hilmi Öz, öğrencileri hazırlayan öğretmenler ve birinci
basamakta başarılı olan
öğrencilerle basın toplantısı
düzenlendi.
Özçelik, TÜBİTAK tarafından
her yıl bilim olimpiyatları
düzenlendiğini hatırlattı.
Özçelik, "Liseye (son sınıflar
hariç) ve ortaokulların 8.
sınıfına devam etmekte olan
öğrencileri temel bilimlerde
çalışmalar yapmaya
özendirmek, çalışmalarını
yönlendirmek ve bu alanlarda
gelişmelerini destekleyerek
katkı sağlamak amacıyla
matematik, bilgisayar, fizik,
kimya ve biyoloji dallarında
Ulusal Bilim Olimpiyatları
düzenlenmekte.” dedi.
TÜBİTAK tarafından 22.'si
düzenlenen bilim olimpiyatları sonuçlarının belli
olduğunu belirten Özçelik, kurumlarının her yıl olduğu gibi
bu yılda açıklanan sonuçlara
göre başarılı olduğunu ifade
etti.
Özçelik, şunları kaydetti: "Özel
Erkul Eğitim Kurumların’da da
matematik, fizik, kimya, biyoloji ve ilköğretim matematik
branşlarında olimpiyat çalışması yapılmakta.
Bir sene boyunca yapılan
çalışmalar sonucunda Özel
Erkul Tunagür Fen Lisesi
öğrencilerinden 10. sınıf
öğrencisi Eray Gönülal, 9. sınıf
öğrencisi Serhat Emre çoban
matematikte, 10. sınıf öğrencisi Fahrettin palaz biyolojide,
10. sınıf öğrencisi Ertuğrul
Usta kimyada, Erkul Tunagür
Ortaokulu öğrencisi İzzet
Kerem Karabeyoğlu ilköğretim
matematikte TÜBİTAK Bilim
Olimpiyatları’nın 1. aşama sınavını başarıyla geçti. Bu
öğrencilerimiz TÜBİTAK’ın yaz
okulu kampına katılmaya hak
kazandı.” Özçelik, Özel Erkul
Eğitim Kurumları’nın geçmiş
yıllarda düzenlenen TÜBİTAK
olimpiyatlarında çok sayıda
madalya aldığını anlattı.
Özçelik, ayrıca, okullarının
Akdeniz Üniversitesi tarafından düzenlenen matematik
olimpiyatlarında da 1 altın, 2
gümüş ve 1 bronz madalya
aldığını hatırlattı. Özçelik, bu
seneki TÜBİTAK Bilim
Olimpiyatları’nda 5 madalya
ile dönmek istediklerini,
bunun için öğretmen ve öğrencilerinin özveriyle hazırlandığını dile getirdi.
Özçelik, “Bu öğrencilerimiz,
diğer arkadaşları yaz aylarında
tatil yaparken ders çalışacak.
Bu çalışmalarda başarı ve
madalya getirecek. Kurum
olarak her zaman öğrencilerimizin yanındayız.
Onların başarılı olabilmesi
için elimizden geleni yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz.” dedi. Özçelik, YGS-LYS
sınavlarında da Kocaeli’nin en
başarılı okulu olan Erkul
Eğitim Kurumları’nın olimpiyatlar da Başiskele ilçesini ve
Kocaeli’yi temsil ettiğini ifade
etti.
CİHAN
Çorlu Anafen’den TEOG'da önemli başarı
A
nafen Dersanesi Tekirdağ Çorlu Şubesi'nde bu yıl
Temel Eğitimden Orta Öğretime Geçiş (TEOG) Sınavı’nda birinci dönem bir, ikinci dönem 3 öğrenci
tüm soruları doğru cevaplayarak önemli bir başarıya
imza attı. TEOG sınavında önemli başarı elde ettiklerini belirten Anafen Dershanesi Çorlu Şube Müdürü
Eşref Çoban, öğretmen ve ailelerin fedakarlıklarıyla ve
öğrencilerin de büyük emekleriyle başarının geldiğini
söyledi. Türkiye’de TEOG sınavına giren yaklaşık 1 milyon 300 bin öğrenci içinde dört birinci çıkarmanın
mutluluk verici olduğunu ifade eden Çoban; Ayrıca
her yıl Çorlu Anafen Dershanesi’nin Türkiye Birincisi
çıkarmayı bir gelenek haline getirdiğini ve son 5 yılda
12 Türkiye birinciliği ile zirvedeki yerini koruduğunu
belirtti. Geçen yıl 29 fen lisesi, 48 Anadolu öğretmen
lisesi ve 286 Anadolu lisesi kazanan öğrencilerinin
olduğunu, bu yıl da bu sayının artacağını söyledi.
Bireysel ve kitlesel başarıda Çorlu’da çok önemli
başarılara imza attıklarını ifade eden Çoban, “Öğrencilerimizin topluma faydalı bireyler olmasını temenni
ediyoruz” dedi.
CİHAN
12
21 HAZİRAN 2014
Sağlık
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
YAZ AYLARINDA ÇOCUKLARDA
HASTALIK RİSKİ ARTIYOR
Kolesterol ilaçları felakete yol açabilir
Ahmet Rasim KÜÇÜKUSTA
nin önde gelen doktorları
İadıngiltere’
Sağlık Bakanı Jeremy Hunt ve kısa
NICE olan National Institute for
Health and Care Excellence’ e gönderdikleri mektupta, yeni kolesterol
kılavuzunun milyonlarca İngiliz’ in
gereksiz yere kolesterol hapı içmesine ve sağlıklarının riske girmesine
yol açacağı uyarısında bulundular.
Mektupta, Ulusal Sağlık Hizmetleri’
nin (National Health Service=NHS)
kolesterol ilaçlarının kullanımını
büyük ölçüde artıracak olan teklifinin birçok hastanın zarar görmesine yol açacak bir “halk sağlığı
felâketine” sebep olacağı vurgulanıyor.
Yeni kılavuzun büyük ölçüde ilaç
endüstrisi tarafından desteklenen
araştırmalara dayandığı, bunların
bağımsız bilim adamlarının incelemelerine açık olmadığı ve
sonuçlarının gizlendiği iddia
ediliyor.
Kardiyolog ve kıdemli pratisyen doktorlardan oluşan grup, kılavuzu
hazırlayan 12 üyeden 8’ inin statin
üreten firmalarla doğrudan finansal
ilişkileri olduğunun altını çizerek
hükümetten ve NICE’ tan plânlarını
durdurmasını istiyor.
14 milyon İngiliz kolesterol hapına
mahkûm olacak
Hâlen, 7 milyon İngiliz kalp krizi ve
felçleri önlemek amacıyla kolesterol
düşürücü statin sınıfı ilaç kullanıyor.
Bunlar genellikle kalp hastalığı
teşhis edilen veya ailesel olarak ya
da hayat tarzı bakımından yüksek
risk altında bulunan 65 yaşın üzerindekilere veriliyor.
NICE, şubat ayında yayınladığı taslak
kılavuzda pratisyen hekimlere, 10
sene içinde kalp krizi veya felç riski
yüzde 10’ dan yüksek olan herkese
statin yazmaları tavsiyesinde bulunmuştu. NICE, bu sayede bir tanesi 10
sent olan statinlerle çok düşük bir
maliyetle birçok insanın hayatının
kurtulabileceğini ileri sürüyor. Uzmanlar bu tavsiyeye uyulduğunda fazladan 5-7 milyon hastanın ilaç
içmek zorunda kalacaklarını
hesaplıyor. NICE’ in gelecek ay
kılavuzun son şeklini yayınlaması
bekleniyor.
Statinlerin yaygın kullanımı için
yeterli delil yok
Doktorlar grubu ise sağlıklı insanlara
statin verilmesinin hayat süresini
uzattığına dair bir delil olmadığı,
orta yaşlı kadınlarda diyabet riskinin
yüzde 48 artacağı, hafıza kaybı, iktidarsızlık, depresyon, kas ağrısı ve
güçsüzlük gibi sayısız aksi tesire yol
açacağı görüşünü dile getiriyorlar.
Grup, NICE’ ı, sadece, statinlerin
fayda ve muhtemel yan etkilerini ilaç
firmaları tarafından sağlanan ve
taraflı olma ihtimali bulunan araştırmaları esas almakla da suçluyor ve
NHS’ nin ilaç yerine hastaları daha
fazla “egzersiz yapmaya ve kilo vermeye” teşvik etmesini istiyor ve şunları
söylüyor: “Bu kılavuz geri çekilmediği takdirde sonuçları çok
endişe verici olacak, seneler boyunca
birçok insan ciddi zararlar görecek,
halkın ve hekimlerin bağımsız bir
yargıç olarak gördükleri NICE’ e olan
güvenleri kalmayacak! Halkın çıkar-
ları her zaman başka çıkarların bilhassa da ilaç endüstrisinin çıkarlarından önce gelmelidir.”
Kitleler statinize ediliyor
Liverpool Üniversitesi klinik epidemiyoloji profesörlerinden Simon
Capewell “Statin tavsiyeleri çok korkutucu; bu yüzden orta yaşlı erişkinlerin tümü ömür boyu ilaca
mahkûm olacaklar” diyor. İngiliz
Tabipler Birliği üyelerinden Dr. Malcolm Kendrick de “Sanki ortada İngiltere’ de yaşayan milyonlarca
insanın birdenbire “statin eksikliği
sendromundan” mustarip olması
gibi bir durum var.
az aylarında, sıcaklarla
Y
birlikte çocuklarda görülen
hastalıkların sayısında artış
olduğu bildirildi. Tatil
döneminde, deniz, havuz ve
parkları eğlence mekanı seçen
çocukların birçok tehlike ile
karşı karşıya olduğu belirtildi.
Uz. Dr. Gökçe Günbey Elemen,
yaz mevsiminde çocukların, deri
döküntüleri, isilik ve ishal gibi
hastalıklarla karşı karşıya
kaldığını belirtti. Memorial
Ataşehir Hastanesi Çocuk Sağlığı
ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz.
Dr. Gökçe Günbey Elemen, yaz
mevsiminde çocukların
karşılacağı hastalıklar
konusunda uyarılarda bulundu.
Uz. Dr. Gökçe Günbey Elemen,
yazın çocukların; deri
döküntüleri, isilik, ishal ve
güneş çarpması gibi hastalıklara
yakalanma oranlarının artığını
söyledi. Sıcak ve nemli havanın
isiliğe neden olan deri
döküntülerinin artmasına yol
açtığına dikkat çeken Dr.
Elemen, ter bezlerinin tıkanması
Kitlelerin statinize edilmesi istatistiklerin sağduyuya zaferidir.” görüşünü
ifade ediyor ve ekliyor: “Milyonlarca
insanın milyarlarca lira karşılığı tedavisinin dayandığı verileri görmemize müsaade edilmemesi “tıbbın
ticarileştirilmesinin” bir örneğidir ve
bir halk sağlığı felâketiyle neticelenecektir”.
New York Mont Sınai Tıp Fakültesi’
nden Dr. David Newman’ın görüşleri
şöyle: “Statinler, kalp damar
hastalıkları bakımından riskleri
düşük olan insanların çoğunu ölümcül olmayan bir kalp krizinden koruduğu kadar şeker hastası da
yapacaktır.” NICE’ den Prof. Mark
Baker ise “Kalp-damar hastalıklarının koroner kalp hastalığı, periferik damar hastalığı ve felçlere
sebep olarak insanları sakat bıraktığı
veya ölümlerine yol açtığını, tekliflerinin harap olacak hayatları kurtarma hedefini güttüğünü” bildiriyor.
Statin eksikliği sendromu
Dünya tıp literatürü bu mektup
sayesinde çok hoş iki yeni tabir
kazanmış oluyor: Bunlardan ilki
“mass statination”, kitleleri statinize
etmek anlamına geliyor. Bu dünya,
şehir şebeke suyuna veya hamburger
menülerine kolesterol hapı konmasını teklif eden “bilimin içine
eden bilim adamlarını” gördü.
sonucu oluşan isiliğin, kaşıntı
sonucunda deride tahribat
oluşturarak değişik
enfeksiyonlara yolaçabildiğini
belirtti. Elemen, isiliği önlemek
için sık banyo yapılması,
pamuklu giysiler giyilmesi ve
derinin mümkün olduğunca
hava alması gerektiğini kaydetti.
Yaz mevsiminde çocuklarda
görülen bir diğer hastalığın ise
pişik olduğunu dile getiren Dr.
Elemen, “Pişikler, bebeğin bez
kullandığı dönem boyunca
tekrarlayabilir; yazın sıcak ve
nemin etkisi ile görülme sıklığı
artabilir. Bunun için bebeğin
bezi sık sık değiştirilmeli,
mümkünse altı ılık suyla
durulanmalıdır. Özellikle bebek
cildinin hassas olduğu ilk
aylarda ıslak mendil alt
temizliğinde kullanılmamalıdır.
Her bez değişimi sonrası çinko
oksit içeren pişik koruyucu
kremlerin kullanılması pişiklerin
önlenmesinde faydalı olacaktır.”
dedi. Dr. Elemen yazın kendini
hissetiren hastalıklardan birinin
de ishal olduğunu
söyledi. İshale yol
açan nedenlerin
başında
enfeksiyonların
geldiğini ifade eden
Elemen, “İshaller en
sık 0-5 yaş grubunda
görülmektedir. Gelişmekte olan
ülkelerde ilk 2 yaştaki ölüm
nedenlerinin başında
gelmektedir. Hafif ishal
vakalarında tedavi evde
yapılabilir.
dikkat çekti. Uzun süre güneşe
maruz kalındığında ciltte birinci
derece yanık olarak adlandırılan
kızarıklık oluştuğunu belirten
Elemen, güneş çarpmalarına
karşı şu tavsiyelerde bulundu:
“Çocuklar, güneş ışınlarının en
yoğun geldiği 11.00- 16.00
saatleri arasında güneşe
çıkartılmamalıdır. Çocuklara
açık renk, pamuklu kumaştan,
bol giysiler giydirilmeli ve başına
geniş siperlikli şapka
takılmalıdır.
Bu durumda anne sütü alan
bebekler emzirmeye devam
edilmelidir. Orta ağırlıkta ishal
vakalarında hastanede ağız yolu
ile sıvı tedavisine
başlanmaktadır. Ağır ishal
vakalarında hastaya hastaneye
yatırılarak damar yolu ile sıvı
tedavisi uygulanmalıdır. Dışkıda
kan ve iltihap hücreleri
varlığında veya ishalin 7 günde
düzelmemesi durumunda dışkı
kültürü alınmalı ve gerekiyorsa
antibiyotik tedavisi
başlanmalıdır.” uyarısında
bulundu. Dr. Elemen, sıcakların
etkili olmasıyla birlikte açık
tenli, sarışın veya kızıl saçlı,
renkli gözlü ve çilli çocukların
güneş yanıklarına karşı daha
dikkatli olmaları gerektiğine
Güneşe çıkmadan en az 20
dakika önce güneş koruyucu
faktörü (SPF) 30’dan yüksek olan
(açık tenli çocuklar ve bebekler
için koruma faktörü 50’nin
üzerinde olmalı) koruyucu
losyon sürülmeli ve 3-4 saat ara
ile tekrar edilmelidir. Çocuk
gölgede bile olsa kum ve
denizden ya da havuzdan
yansıyan ışınlardan etkilenip
yanabileceği unutulmamalıdır.
Çocukların gözlerini güneşten
korumak için UV korumalı
güneş gözlüğü alınmalıdır.
Bronzlaşmak isteyen ergenler
mutlaka koruyucu losyon
kullanmalıdır. İlk gün güneşte
15-20 dakika kalmaları, daha
sonra bu süreyi her gün 5 dakika
artırmaları uygundur.” CİHAN
Salatayı yemekten önce tüketin
50 sene önce çok seyrek olan kalp
krizi, felç ve damar hastalıklarının
güya statin eksikliğinden kaynaklandığını vurgulayan “statin eksikliği sendromu” da çok yerinde ve
zekice bir tabir.
Gelelim neticeye
Bizde de Türk Kardiyoloji Derneği
(TKD), tıpkı gözü ilaç endüstrisinin
araştırmalarından başkasını
görmeyen, statinlerin yan etkilerini
ortaya koyan araştırmaları dikkate
almayan, üyeleri endüstriden nemalanan NICE gibi düşünüyor.
Siteme gönderdikleri mektupta,
endüstri tarafından yapılan JUPITER
çalışmasını kaynak göstererek “koroner arter hastalığı olmayanlara
bile” kolesterol ilacı tavsiye ediyorlar.
ormda olmak için diyet
F
sürecinde salatanın nasıl
tüketildiğine dikkat edilmesi
Oysa halk sağlığını düşündüğü iddiasında olan bir kuruluşun öncelikle
ilaç değil, doğru beslenme, düzenli
hareket, sigara kullanmama
tavsiyesinde bulunması beklenirdi;
mektupta bunları adını bile anmıyorlar. Çok şükür ki, benim kafasını
kaşıyan halkım “kimin ne amaçla
konuştuğunu”, kalp-damar sağlığını
korumak için “ne yapacağını, ne
yapmayacağını” çok iyi biliyor,
kısacası “zokayı yutmuyor”.
Tek başına salatadan oluşan
bir diyeti asla benimsemeyin.
Bu yaklaşım, sandığınız kadar
sağlıklı olmayacaktır, hatta
umduğunuz kadar
zayıflamayabilirsiniz bile. Tek
başına salata ile beslendiğiniz
bir diyet, aslında tek yönlü bir
beslenme anlamına da gelir.
Tek yönlü bir beslenme ise
farklı besin öğelerini yetersiz
almanıza sebep olur. Bu
gerektiğini söyleyen Diyetisyen
İdil İmamoğlu, kilo vermek
isteyenlere konuyla ilgili
önerilerde bulundu.
durumda vücudunuz kendi
proteinlerini ve kaynaklarını
kullanmaya başlar ve kas kaybı
yaşamaya başlarsınız. Kas
kaybı ise metabolizmanızın
yavaşlamasına, böylece
umduğunuzdan daha yavaş
kilo vermenize sebep olur.
Üstelik vücudunuz diyet
sonrasında yaşadığınız bu kas
kaybını onarır ve verdiğinizden
daha fazla kilo geri alırsınız.
Soslara dikkat
Salataların özellikle soslarına
ve içerisine katılan
malzemelerin cinsine dikkat
etmek gerekir. Salatalara
hazırlanan sosların yağ içeriği
yüksek olabilir ve bunlar da
ek başına sa
yıflamanıza lata tüketmek zak
gibi, vücudu atkı sağlamayacağı
n
bile yaşayab uzda protein kaybı
il
isteyenlerin irsiniz. Zayıflamak
vaz
biri olan sala geçilmezlerinden
ta, kilo verm
çalışanların
eye
aklına ilk ge
le
n besinlerden birid
ir.
salatanın enerjisini
yükseltebilir. Bu nedenle
salatalarınızı hazırlarken
veya salatalarınızı sipariş
ederken özellikle yağ
miktarına dikkat
etmelisiniz. Özellikle hazır
sosları kullanmamaya özen
göstermelisiniz.
Tek başına salata tükettiğiniz
bir öğün bu nedenle sizi uzun
süre tok tutmayacaktır. Bu
nedenle salata ile birlikte bir
miktar et veya ayran tüketmek
hem öğünü çeşitlendirmenizi
hem de tokluğunuzun daha
uzun sürmesini sağlar.
Hazır sosların yerine
salatalarınıza daha bol limon,
sirke veya baharat katarak da
lezzetlendirmeniz
mümkündür. Salatanıza
porsiyon başına 1 tatlı kaşığı
kadar zeytinyağı eklemeniz
yeterlidir. Hatta zeytinyağı
yerine zeytin, ceviz, çiğ badem,
fındık veya keten tohumu
katarak da farklı lezzetler elde
etmeniz mümkündür.
Sadece salata yemek tok
tutmuyor
Sebzelerin yüzde 70-80’i sudur.
Diyet döneminde
salatalarınızın besin kalitesini
artırmak için kurubaklagil, et,
tavuk, balık veya yumurta
tüketebilirsiniz. Çiğ sebzelere
ızgara sebzeleri ekleyerek de
farklı salatalar yapmak
mümkündür.
Diyet yaparken salatayı
yemeklerinizden önce
tüketmeye gayret edin. Böylece
doyma duyunuzu da tatmin
edecek ve yemek yerken
porsiyonlarınızı daha rahat
kontrol edeceksiniz.
Haber Merkezi
Türkiye'nin doğusunda sıcaklık çok artarken, batısı ise yağmurlu ve daha serin
havanın etkisine giriyor. Edirne'den Samsun'a kadar uzanacak şiddetli yağmurlar
nedeniyle sel ve su baskını tehlikesi var. Ayrıca batıda sıcaklık 5-6 derece düşecek.
İstanbullular dikkat! Yine gök gürültülü şiddetli yağmur nedeniyle sel tehlikesi var, ayrıca karayelle hava 5 derece
serinlecek, 23 dereceye iniyor. Hafta sonu da biraz serin geçecek. Ankara'da yine bazı ilçelerde yağmur bekleniyor, sıcaklık 29 derece, Cumartesi ise 23 dereceye inecek. izmir'de de daha çok denizden uzak ilçelerde olmak üzere sağanak
yağış var, sıcaklık düşüyor, 28 derece. bursa kuvvetli yağmurlu 24 derece iken, antalya çok nemli, 35 derece, cumartesi
bu kentte de yağış var. Marmara'yı Trakya'dan itibaren etkilemeye başlayan şiddetli yağmurun yanı sıra, yıldırım ve
dolu yağışlarına karşı da tedbirli olunmalı, sıcaklık 22-25 dereceye doğru iniyor, Cumartesi yağışın şiddeti daha az ve
daha dara alanı etkileyecek, hafta sonu özellikle akşamları hava serin olacak. İç Anadolu da hala çok sıcak Sivas 32
derece, yağış eskişehir tarafında var. hafta sonu ise sıcaklığın birden 23-25'lere inmesiyle, cumartesi bölgenin geneli
sağanak yağmurun etkisinde kalacak. Ege'ye özellikle Manisa, Kütahya, Denizli boyunca yine gök gürültülü kuvvetli
yağış geliyor, sıcaklık iç kesimlerde 24, sahillerde 29 dereceye inecek. Dikkat! Hafta sonu rüzgar özellikle akşamları
üşütecek kadar serin esecek. Akdeniz'de lodos sert ama çok nemli esiyor, hissedilen sıcaklık gölgede 35 derece. Cumartesi
yaz sağanaklarını etkisinde geçecek. Güneydoğu'da 36-39 dereceye kadar çıkan sıcaklık, ortalamaları 4 derece açıyor.
Doğu Anadolu da lodosla çok sıcak, Erzurum 27, Malatya 36 derece, önümüzdeki günlerde yağış olasılığı da düşük. Karadeniz'in doğusu çok sıcak, Trabzon'da hissedilen sıcaklık 35 derece ancak Düzce'den itibaren Samsun'a kadar olan
tüm kentlerde Pazar'a kadar şiddetli ve gök gürültülü yağmurlar olacak, bölgedekilerin tedbirli olması gerekiyor.
ANKARA
İS TAN BUL
Bugün
21 Haziran Cumartesi
23
Rüzgar
14
16
Bugün
21 Haziran Cumartesi
Nem
%63
22
Rüzgar
13
10
AN TAL YA
İZ MİR
Bugün
21 Haziran Cumartesi
Nem
% 76
30
Rüzgar
22
20
Bugün
21 Haziran Cumartesi
Nem
% 96
29
Rüzgar
20
20
Nem
% 72
21 HAZİRAN 2014
Turizm
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
13
Rize’de turistler tatil
yaparken çalışıyor
R
ize'nin Çamlıhemşin ilçesi Kaçkar
Dağları eteklerinde yer alan doğal
yaşam çiftliğine gelen turistler çiftlikte
hem çalışıyor hem de tatil yapıyor.
Tatil tercihlerini doğayla iç içe çalışarak
yapmayı amaçlayan turistler "Ekolojik
Çiftliklerde Tarım Turizmi, Gönüllü Bilgi
ve Tecrübe Takası" Projesi (TATUTA) kapsamında Mehmet Demirci'ye ait Kaçkar
Dağları eteğindeki Ekodanitap Organik
Tarım Çiftliğinde tatillerini ot biçerek, çay
toplayarak, çapa yaparak, meyve toplayarak geçiriyor.
Yaklaşık bir ay organik tarım çiftliğinde
kalan turistler bu süre içerisinde çiftlik
sahibine, yaptıkları yardım karşılığında
oda ve yemek ücreti ödemiyor.
Haftanın 6 günü günde 4 saat çiftlik
sahibine yardım eden turistler, kalan zamanlarını dinlenerek geçirebiliyor. Turistler, tatilleri boyunca doğal yaşam
çiftliğinde işlere yardımcı oluyor ve organik ürünler tüketiyor.
Doğal Yaşam Çiftliği sahibi Mehmet
Demirci, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 15 yıl önce İstanbul'dan doğduğu
topraklara döndüğünü, uzun yıllar turizm işiyle uğraştıktan sonra en büyük
hayali olan doğal yaşam çiftliğini kurduğunu belirtti.
Buğday Derneği'nin "Ekolojik Çiftliklerde
Tarım Turizmi, Gönüllü Bilgi ve Tecrübe
Takası" Projesi kapsamında yabancı misafirleri ağırladıklarını ifade eden Demirci,
"Gezginleri, bisiklet ile tura çıkanları,
yürüyerek, İtalya'dan, Almanya'dan gelenleri burada misafir ediyoruz. İşlerimizde bize yardımcı oluyorlar. Müşteri
olarak veya yemek yatak karşılığında
bahçe işlerinde bize yardım ediyorlar"
dedi. Misafirlerin çiftlikten kolay kolay
ayrılmak istemediğini ifade eden
Demirci, şöyle devam etti:
"Misafirlerimiz çoğu zaman doğal yaşam
merkezinde kalıyor. Çok farklı ortamlar
oluşuyor. Masamızda 13 sandalyemiz var
ve bazı akşamlar 13 sandalyede de farklı
ülkeden insanlar oturur. Bütün yiyecekler, sebze ve meyveler organik. Kimyasal
gübre kullanılmıyor.
Beş dönüm arazide tamamen organik
üretim yapılıyor. Burada hiçbir zaman
satışımız yok. Burada üretilenleri burada
tüketiyoruz. Bunlar için de ek bir ücret
alınmıyor.
Dünyanın en pahalı çayı olan beyaz çayı
üretiyoruz. Kilogramı 400 lira bu çayı
misafirlerimize ikram ediyoruz. Burada
misafirlerimize ikram için üretim yapıyoruz" diye konuştu.
Avrupa'da ve Amerika'da doğal yaşam
turizminin çok daha yaygın olduğunu
kaydeden Demirci, "Doğal yaşam çiftlikleri akılda kalan bir turizm çeşidi.
Yediğin, yaşadığın, gördüğünün hepsi
doğal. İnsanları otobüslere bindirip bir
yerlere taşımak para kazanmaya dayalı
bir turizm çeşidi. Hedefimiz, hayalimiz
bu değil" ifadelerini kullandı.
Eğitim Merkezi'nde İngilizce öğretmenliği
yaptığını belirterek, "Farklı bir şey yapmak istedim. Her zaman Türkiye'yi
düşünüyordum. Çok güzel ve doğal bir
ülke.
KANADALI İNGILIZCE ÖĞRETMENI
MARY LEIGHTON GÖNÜLLÜ TARIM
IŞÇISI
Uzun süreli kalmayı düşünüyordum. İngilizce öğretmeniyim, farklı çiftliklerde
çalışıp, yeni şeyler görmek ve Türkçe
öğrenmek istedim. Çok güzel ve keyifli bir
şey" dedi. Çay toplamaktan yabani ot
ayıklamaya kadar pek çok iş yaptığını
Kanadalı Mary Leighton, AA muhabirine
yaptığı açıklamada, Kanada'da Halk
İHALE İLANI
3’ÜNCÜ KOLORDU KOMUTANLIĞI
11 Güzergahta 12 Araç ile [ 8 Otobüs (6 Ad. 26 Kişilik, 2 Ad. 18 Kişilik), 4 Minibüs (4 Ad. 14+1 Kişilik) ]
182 Sefer Personel Taşıma Hizmeti hizmet alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre
açık ihale usulü ile ihale edilecektir. İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır:
İhale Kayıt Numarası
: 2014/62557
1- İdarenin
a) Adresi
: AYAZAĞA MAH.AYAZAĞA SOK. 01 34398
AYAZAĞA-ŞİŞLİ/İSTANBUL
b) Telefon ve faks numarası
: 212 3651264-212 3651264
c) Elektronik posta adresi
: [email protected]
ç) İhale dokümanının görülebileceği
internet adresi (varsa)
: https://ekap.kik.gov.tr/EKAP
2- İhale konusu hizmetin
a) Niteliği, türü ve miktarı
: 11 Güzergahta 12 Araç İle [ 8 Otobüs (6 Ad. 26 Kişilik, 2 Ad.
18 Kişilik), 4 Minibüs (4 Ad. 14+1 Kişilik) ] 182 Sefer Personel
Taşıma Hizmeti. Ayrıntılı bilgiye EKAP'ta yer alan ihale dokümanı
içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir
b) Yapılacağı yer
: 3. Kolordu Komutanlığı Ayazağa/İstanbul
c) Süresi
: İşe başlama tarihi 12.08.2014, İşin bitiş tarihi 12.05.2015
3- İhalenin
a) Yapılacağı yer
: 3'üncü Kor.İhale Komisyon Başkanlığı Ayazağa/İSTANBUL
b) Tarihi ve saati
: 14.07.2014 Saat 10.00
4- İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak kriterler:
4.1. İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler:
4.1.1. Mevzuatı gereği kayıtlı olduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odası veya Meslek Odası Belgesi;
4.1.1.1. Gerçek kişi olması halinde, kayıtlı olduğu ticaret ve/veya sanayi odasından yada ilgili meslek odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, odaya kayıtlı olduğunu gösterir belge,
4.1.1.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgili mevzuatı gereği kayıtlı bulunduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odasından,
ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, tüzel kişiliğinin odaya kayıtlı olduğunu gösterir
belge,
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren İmza Beyannamesi veya İmza Sirküleri;
4.1.2.1. Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi,
4.1.2.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğinin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile tüzel
kişiliğin yönetimdeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin tamamının
bir Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmaması halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere ilgili Ticaret Sicil
Gazeteleri veya bu hususları gösteren belgeler ile tüzel kişiliğin noter tasdikli imza sirküleri,
4.1.3. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu.
4.1.4. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat.
4.1.5. İhale konusu işin tamamı veya bir kısmı alt yüklenicilere yaptırılamaz.
4.1.6. Tüzel kişi tarafından iş deneyimini göstermek üzere sunulan belgenin, tüzel kişiliğin yarısından fazla
hissesine sahip ortağına ait olması halinde, ticaret ve sanayi odası/ticaret odası bünyesinde bulunan ticaret sicil
memurlukları veya yeminli mali müşavir ya da serbest muhasebeci mali müşavir tarafından ilk ilan tarihinden
sonra düzenlenen ve düzenlendiği tarihten geriye doğru son bir yıldır kesintisiz olarak bu şartın korunduğunu
gösteren standart forma uygun belge.
4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
İdare tarafından ekonomik ve mali yeterliliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.
4.3. Mesleki ve teknik yeterliliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
4.3.1. İş deneyim belgeleri:
Son beş yıl içinde bedel içeren bir sözleşme kapsamında kabül işlemleri tamamlanan ve teklif edilen bedelin
% 25 oranından az olmamak üzere ihale konusu iş veya benzer işlere ilişkin iş deneyimini gösteren belgeler.
4.4. Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilecek işler:
4.4.1. Her türlü personel, öğrenci ve yolcu taşıma hizmet alımları
5- Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.
6- İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecektir.
7- İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması :
7.1. İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir ve 20 TRY (Türk Lirası) karşılığı 3'üncü Kolordu Komutanlığı İhale Komisyon Başkanlığı Ayazağa/İSTANBUL adresinden satın alınabilir.
7.2. İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını satın almaları veya EKAP üzerinden e-imza kullanarak
indirmeleri zorunludur.
8- Teklifler ihale tarih ve saatine kadar 3'üncü Kor.K.lığı İhale Komisyon Başkanlığı Ayazağa/İSTANBUL
adresine elden teslim edilebileceği gibi, aynı adrese iadeli taahhütlü posta vasıtasıyla da gönderilebilir.
9- İstekliler tekliflerini, Birim fiyatlar üzerinden vereceklerdir. İhale sonucu üzerine ihale yapılan istekliyle,
her bir iş kaleminin miktarı ile bu kalemler için teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel
üzerinden birim fiyat sözleşme imzalanacaktır.
Bu ihalede, işin tamamı için teklif verilecektir.
10- İstekliler teklif ettikleri bedelin % 3'ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir.
11- Verilen tekliflerin geçerlik süresi, ihale tarihinden itibaren 180 (Yüzseksen) takvim günüdür.
12- Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
13- Diğer hususlar:
İhale Kanunun 38'inci maddesinde öngörülen açıklama istenmeksizin ekonomik açıdan en avantajlı teklif
üzerinde bırakılacaktır.
BASIN:39784/www.bik.gov.tr
vurgulayan Mary, "Oraktan ve yabani otlardan ellerim biraz zarar görse de çok
zor değil. Şanlıurfa'da kaldıktan sonra
Kemalyeri'ne gittim. 10 gün önce bu
çiftliğe geldim. Haftada 6 gün çalışıyor,
bir gün dinleniyorum.
sanatçılarla tanıştım, çok keyifli ve mutluyum" diye konuştu. Türkiye'nin çok
zengin doğal bitki örtüsüne sahip
olduğunu vurgulayan Mary Leighton,
"Şanlıurfa'da buğday, mercimek, Kemalyeri'nde dut,
Boş zamanlarımda dolaşıyorum. Aile,
doğal yaşam her şey çok güzel. Bir kaç
saat çalıştıktan sonra dinleniyorum. Çok
enteresan misafirler geliyor. Dolmuşlarda
yöresel müzik dinliyorum. Yöresel
Rize'de çay, üzüm ve böğürtlen gibi
meyveleri yetiştirdim. Çok şey öğrendim.
Macera benim için. Dil öğrenirken çok
farklı şeyler de öğreniyorum" şeklinde
konuştu.
AA
YÜKSEK SAFLIKTA TÜPLÜ GAZ SATIN ALINACAKTIR
İSTANBUL ADLİ TIP KURUMU BAŞKANLIĞI ADALET BAKANLIĞI ADLİ TIP KURUMU
Yüksek saflıkta tüplü gaz alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 21 inci maddesinin f bendine göre pazarlık usulü ile ihale edilecektir.
İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır:
İhale Kayıt Numarası
: 2014/68236
1- İdarenin
a) Adresi
: ÇOBANÇESME MAHALLESİ KIMIZ SOKAK 1 34196
YENİBOSNA-BAHÇELİEVLER/İSTANBUL
b) Telefon ve faks numarası
: 212 4541500-212 4541586
c) Elektronik posta adresi
: [email protected]
ç) İhale dokümanının görülebileceği
internet adresi (varsa)
: https://ekap.kik.gov.tr/EKAP
2- İhale konusu malın
a) Niteliği, türü ve miktarı
: 5 kalem (Helyum, azot, hidrojen, kuru hava ve argon gazı) yüksek saflıkta tüplü gaz alımı. Kısmi
teklife kapalıdır. Ayrıntılı bilgiye EKAP'ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari
şartnameden ulaşılabilir
b) Teslim yeri
: Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Kimya İhtisas Dairesi Laboratuvarları
c) Teslim tarihi
: Adli Tıp Kurumu Kimya İhtisas Dairesi İhtiyacını bildirilmesine müteakip 2 (İki) gün içerisinde
mesai saatlerinde ihalede belirtilen miktarlar aşılmadan peyderpey teslimat yapılacaktır
3- İhalenin
a) Yapılacağı yer
: Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Merkez Kütüphanesi
b) Tarihi ve saati
: 08.07.2014-11.00
4- İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak kriterler:
4.1. İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler:
4.1.1. Mevzuatı gereği kayıtlı olduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odası ya da ilgili Esnaf ve Sanatkarlar Odası Belgesi;
4.1.1.1. Gerçek kişi olması halinde, kayıtlı olduğu ticaret ve/veya sanayi odasından ya da esnaf ve sanatkarlar odasından, ilk ilan veya ihale
tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, odaya kayıtlı olduğunu gösterir belge,
4.1.1.2. Tüzel kişi olması halinde,ilgili mevzuatı gereği kayıtlı bulunduğu ticaret ve/veya sanayi odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin
içinde bulunduğu yılda alınmış, tüzel kişiliğin odaya kayıtlı olduğunu gösterir belge,
4.1.1.3. İhale konusu malın satış faaliyetinin yerine getirilebilmesi için ilgili mevzuat gereğince alınması zorunlu izin, ruhsat veya faaliyet
belgesi veya belgeler:
İsteklinin, yurt içinde veya yurt dışında kamu veya özel sektöre bedel içeren bir sözleşme kapsamında taahhüt edilen ihale konusu iş veya
benzer işlere ilişkin olarak;
a) İlk ilan tarihinden geriye doğru son onbeş yıl içinde geçici kabulü yapılan,
b) İlk ilan tarihinden geriye doğru son onbeş yıl içinde geçici kabulü yapılan işlerde, ilk sözleşme bedelinin en az % 80'i oranında denetlenen ya da yönetilen,
c) Devam eden işlerde; ilk sözleşme bedelinin tamamlanması şartıyla, ilk ilan tarihinden geriye doğru son onbeş yıl içinde gerçekleşme oranı
toplam sözleşme bedelinin en az % 80'ine ulaşan ve kusursuz olarak gerçekleştirilen,
ç) Devam eden işlerde; ilk sözleşme bedelinin tamamlanması şartıyla, ilk ilan tarihinden geriye doğru son onbeş yıl içinde gerçekleşme oranı
toplam sözleşme bedelinin en az % 80'ine ulaşan ve kusursuz olarak gerçekleştirilen işlerde; toplam sözleşme bedelinin en az % 80'i oranında
denetlenen ya da yönetilen,
d) Devredilen işlerde, devir öncesindeki veya sonrasındaki dönemde ilk sözleşme bedelinin en az % 80'inin gerçekleştirilmesi şartıyla, ilk
ilan tarihinden geriye doğru son onbeş yıl içinde geçici kabulü yapılan, işlere ilişkin deneyimini gösteren belgeleri sunması zorunludur. İstekli tarafından teklif edilen bedelin % 50'den az olmamak üzere, ihale konusu iş veya benzer işlere ait tek sözleşmeye ilişkin iş deneyimini
gösteren belgelerin sunulması gerekir.
İş ortaklığında, pilot ortağın istenen asgari iş deneyim tutarının en az % 80 ini, diğer ortakların her birinin ise, istenen asgari iş deneyim tutarının en az % 20 sini sağlaması zorunludur. Ancak ihaleye katılan iş ortaklığının ortakları tarafından ortaklık oranları ve yapısı aynı olmak
kaydıyla daha önce kurulmuş olan iş ortaklığının gerçekleştirdiği bir işten elde ettiği iş deneyim belgesi sunulması halinde pilot ortak ve diğer
ortakların her birinin birinci cümledeki oranlara göre asgari iş deneyim tutarını sağlaması koşulu aranmaz. Konsorsiyumda ise, her bir ortağın kendi kısmı için istenen asgari iş deneyim tutarını sağlaması zorunludur.
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren imza beyannamesi veya imza sirküleri;
4.1.2.1. Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi,
4.1.2.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile tüzel kişiliğin yönetimindeki görevlileri
belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin tamamının bir Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmaması halinde, bu bilgilerin
tümünü göstermek üzere ilgili Ticaret Sicil Gazeteleri veya bu hususları gösteren belgeler ile tüzel kişiliğin noter tasdikli imza sirküleri,
4.1.3. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu.
4.1.4. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat.
4.1.5. İhale konusu alımın tamamı veya bir kısmı alt yüklenicilere yaptırılamaz.
4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
İdare tarafından ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.
4.3. Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
İdare tarafından mesleki ve teknik yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.
5- Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.
6- İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecektir.
7- İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması:
7.1. İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir ve 50 TRY (Türk Lirası) karşılığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Satınalma Birimi adresinden satın alınabilir.
7.2. İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını satın almaları veya EKAP üzerinden e-imza kullanarak indirmeleri zorunludur.
8- Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Satınalma Birimi adresine elden teslim edilebileceği gibi, aynı adrese
iadeli taahhütlü posta vasıtasıyla da gönderilebilir.
9- İstekliler tekliflerini, mal kalem/kalemleri için teklif edilen birim fiyatlar üzerinden vereceklerdir. İhale sonucu, üzerine ihale yapılan istekliyle her bir mal kalemi miktarı ile bu mal kalemleri için teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden birim
fiyat sözleşme imzalanacaktır.
Bu ihalede, işin tamamı için teklif verilecektir.
10- İstekliler teklif ettikleri bedelin % 3'ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir.
11- Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 45 (Kırkbeş) takvim günüdür.
12- Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
BASIN:40066/www.bik.gov.tr
14
Magazin-Tv
21 HAZİRAN
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Neslihan'ın mutlu günü
Tarihi söylemediler
tiye Steak House’da baş başa yemek yiyen
ünlü çift, yemek çıkışında gazetecilerle
karşılaştı. Çok yakında evleneceklerini
müjdeleyen çift, nikâh tarihini vermekten
kaçındı.Atiye Steak House’da baş başa yemek
yiyen ünlü çift, yemek çıkışında gazetecilerle
karşılaştı. Çok yakında evleneceklerini
müjdeleyen çift, nikâh tarihini vermekten
kaçındı.HABER MERKEZİ
A
eçtiğimiz yıl
Orkun
Darne’den
boşanan Neslihan
Demir, sessiz sedasız
Kamil Güler’le
Alaçatı’da dünyaevine
girdi.Uzun süredir aşk
yaşadığı Kamil
Güler’le aile dostlarının katıldığı bir
törenle evlenen Neslihan Demir, Instagram
hesabından gelinlik
giydiği bir fotoğrafını
paylaştı. Birçok
hayranı Neslihan
Demir’i ve Kamil
Güler’i tebrik etti. 30
yaşındaki Neslihan
Darnel, 2012 Londra
Olimpiyatları’nda Türk
bayrağını taşımıştı.
1.87 boyundaki Neslihan’ıa takım
arkadaşları “Demir
leydi Nesli” diye
sesleniyor.Neslihan
Darnel, 2006 yılında
Orkun Darnel ile
evlendi. 2013 yılında
boşanan çiftin bir kız
çocuğu var.Red Hot
Chili Peppers’ın bas gitaristi Flea, Filenin
Sultanları’nın Londra
Olimpiyatları’nda ABD
ile oynadığı maçı
izledikten sonra twitter hesabına yazdığı
"Neslihan, sana ilk
görüşte aşık oldum"
iletisiyle sosyal medyada tartışılmıştı. O
dönem Flea, Neslihan’ın evli ve çocuklu
olduğunu hatırlatan
Türk takipçilerinden
gelen tepkilerden
sonra ise geri adım
atarak "Tabii ki gerçek
bir şey değil, sakin
olun" açıklamasını
yapmıştı. Bu
gelişmeler sonrası Neslihan da İstanbul’daki
Red Hot Chili Peppers
konserine eşi ile birlikte gitmekten
vazgeçmişti.HABER
MERKEZİ
Albüm eylülde
geliyor
G
e
m
ş
e
Ç
h
i
c
r
e
t
n
i
Balayı iç
alatasaraylı
G
Burak Yılmaz ile geçen pazar Antalya’da İstem Atilla ile nikah
masasına oturdu.Çift, balayı için Çeşme’yi tercih
etti.Burak Yılmaz ve eşi önceki gün Alaçatı’daki bir
restoranda baş başa akşam yemeği yedi.Restoran çıkışı
yeni evli çift tatilcilerin ilgi odağı oldu.HABER
MERKEZİ
eşilçam'ın Sultan lakaplı usta
Y
oyuncusu Türkan Şoray,
modacı Yıldırım Mayruk ile birlikte
Etiler'deki Big Chefs adlı mekânda
bir araya geldi. Kızınının yapımcılığını kendisinin de yönetmenliğini
üstleneceği sinema filminin çalışmalarına hız veren Şoray, "Kızım
Yağmur ile bir film projemiz var, ben
de yönetmen koltuğunda olacağım.
Yıldırım Bey ile bu konular hakkında
konuştuk, kendisi çok güzel kostümler dikiyor" dedi. Uzun süredir
albüm çalışması yapan ve yakın tarihte çıkarması beklenilen Şoray, "Albümüm kısmetse Eylül ayında
piyasaya çıkacak, her şey hazır.
Basım evinde bir problem
yaşadığımız için biraz gecikmeli
oldu" dedi. HABER MERKEZİ
KANAL AKIŞLARI
10:20"Sevimli Kahraman"
11:50Beni Bekleme Kaptan
13:00Haber
13:15Spor
13:20Hava Durumu
13:30Savaşta Barışta
Türk Ordusu
14:00Zengin Kız Fakir Oğlan
16:10Aileler Yarışıyor
18:00Ana Haber Bülteni
18:30Hava Durumu
18:35Kupa'nın İncileri
18:55FIFA 2014 Dünya Kupası
Futbol Karşılaşması "Arjantin
- İran"
19:45Devre Arası
20:00FIFA 2014 Dünya Kupası
Futbol Karşılaşması "Arjantin
- İran"
02:45Kapışma
04:15Flashpoint
05:15Oynat Bakalım
06:00Anlatacaklarım Var
08:00Güneri Cıvaoğlu ile
Şeffaf Oda
10:45Dünya Listeleri
12:00Sine 8
16:30Comedya
2014
07:00Yalancı Yarim
08:00Pulsar
10:00Süper Dadı
12:00Ne Güzel Evim
13:00Mucize Lezzetler
14:00Dizi
15:30Dizi
19:00Star Haber
20:00O Ses Çocuklar
23:30Kim O!
05:00Geniş Aile
06:00Akasya Durağı
08:00Çok Güzel
Hareketler Bunlar
09:30Magazin D
16:00Ben Bilmem Eşim Bilir
19:00Kanal D Ana Haber
20:00Arka Sokaklar
23:15Teklif
06:00Çocuklar Duymasın
08:00Adanalı
10:00Selena
11:40Diğer Yarım
14:10Doksanlar
16:40Bugünün Saraylısı
19:00ATV Ana Haber
20:00Bugünün Saraylısı
23:15Kim Milyoner
Olmak İster?
01:15Kan ve Kemik
02:4540 Gün ve Gece
04:10Ekip
04:50Dolu Dolu Anadolu
05:40Fatmagül'ün Suçu Ne?
07:00Her Sabah
08:452. Sayfa
10:30Doktor Aytuğ
12:30Öğle Haberleri
12:50Derya'nın Dünyası
14:40Fatmagül'ün Suçu Ne?
16:15Dolu Dolu Anadolu
17:55Sıcak Gündem
18:15Ana Haber
18:50Ekip
19:50Temizlikçi
21:40Bitmeyen Fırtına
23:30Bunu Konuşalım
06:40Ejder Avcıları
07:20Tapınaktaki Hazine
07:00Kavak Yelleri
09:00Bir Bulut Olsam
11:00Bıçak Sırtı
13:00Menekşe İle Halil
15:10Hanımın Çiftliği
17:10Ejder Avcıları
18:10Kobra Takibi
20:00BKM Mutfak Çok Güzel
21:30Bir Aradayız, Hepsi Bu
23:30Ah Biz Kadınlar
08:30Pepee
09:00Ayı Kardeşler
10:00Cumartesi Sürprizi
13:00Lezzet Haritası
14:00Ev Kuşu
15:15Fakir Milyoner
17:00Don Kişot
19:00Show Ana Haber
19:45Fatih Harbiye
23:45Dizi
10:35Ekonomi Piyasalar
10:40Spor
10:50 2 Dakikada Bilim
10:55Hava Durumu
11:00Haber Merkezi
11:15Ekonomi Piyasalar
11:20Spor
11:30Seçim Aktüel
11:45Spor
11:55Hava Durumu
12:00Haber Merkezi
12:10Ekonomi Piyasalar
12:15Spor
12:25Ekonomi Notları
12:35Spor Aktüel
12:55Hava Durumu
13:00Öğle Bülteni
13:50Ekonomi Grafik
02:00Gece Haberleri
02:15Tarafsız Bölge
04:00Gece Haberleri
04:155N1K
05:20Serra ile İtalyan İşi
06:00Güne Merhaba
07:40Spor
07:50Güne Merhaba
08:40Spor
08:49Güne Merhaba
09:00Parametre
10:00Haber
10:35Paranın Gündemi
11:00Haber
12:00Bugün
13:48Hava Durumu
14:00Günlük
14:50Hava Durumu
06:25Veep
07:00Nickelodeon Kuşağı
12:00Suburgatory
13:002 Broke Girls
14:00Mike and Molly
15:00The Simpsons
15:30Veep
16:15Yes Prime Minister
17:00Believe
18:00The Newsroom
19:00CSI:NY
20:00Lilyhammer
21:00Arrow
22:00The Following
23:00Believe
11:35Spor Bülteni
11:55Hava Durumu +
Yol Durumu
12:00Ajans Bugün
12:35İşin Sırrı
12:503 Dakika
12:55Hava Durumu +
Yol Durumu
13:00Ajans
13:50Hava Durumu
13:55Yol Durumu
14:00Ajans
14:30Spor Bülteni
14:50 3 Dakika
15:00Ajans Gün İçi
15:25Bize Sorun
16:00Ajans Gün İçi
16:30Spor Bülteni
04:45Yemek Aşkına
05:45Şen Yuva
07:30Çalar Saat Hafta Sonu
10:00BKM Güldür Güldür
11:30Lezzet Sanatı
12:30Çocuklar Duymasın
13:45Babam Sınıfta Kaldı
17:15Kaç Para Kaç
19:00FOX Ana Haber
Hafta Sonu
20:15Kaç Para Kaç
22:15Not Defteri
12:00Haber Masası
12:25Dünya Raporu
12:35Ekonomide Görünüm
12:45Spor Bülteni
13:00Gün Ortası
13:35Ekonomide Görünüm
13:45Spor Bülteni
14:00Gün Ortası
14:45Ekonomide Görünüm
15:00Güne Bakış
15:35Ekonomide Görünüm
15:45Spor Bülteni
16:00Güne Bakış
16:35Ekonomide Görünüm
16:45Spor Bülteni
17:00Akşam Haberleri
18:00Akşam Raporu
20:00Televizyon Gazetesi
21 HAZİRAN 2014
Spor
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Fenerbahçe Kulübü Genel Sekreteri ve Basın Sözcüsü Mahmut
Uslu, Galatasaray Liv Hospital'ın sahaya çıkmamasını yüzyılın
karası olarak niteledi. Uslu, alınlarının teriyle şampiyon olduklarını söyledi.
Mahmut Uslu: Bu
yüzyılın karasıdır
G
alatasaray Liv Hospital'ın sahaya çıkmadığı için oynanmayan
Beko Basketbol Ligi playoff final serisi son
maçının ardından Mahmut
Uslu, açıklamalarda bulundu. Mahmut
Uslu, "Basketbolcularımız kutlama yapıyor;
yalnız buruk bir
kutlama. Basketbolcular maalesef oynamadan
bir şampiyonluk
kazandılar alınlarının akıyla.
Ben Galatasaray
camiasıyla ilgili
hiçbir şekilde yorum yapmak istemiyorum; ama
Galatasaray yönetimiyle
ilgili, maalesef kulübü
yönetemeyen yöneticiler
diye söylüyorum. Ben
bugün bunu yüzyılın
karası olarak göstermek
istiyorum. Bu yüzyılın
karasıdır." ifadelerini kullandı. "Biz 17 maçta 1 kere
maç kaybetmişiz. Yüzde
olarak yüzde 1 ihtimalle
kazanabilirlerdi. Zaten
yenerek şampiyon olurduk." diyen Uslu, "17
Haziran diye tutturmuşlar. Onların en büyük
problemi 17 Haziran
değil; 17 Aralık. Biz 3 - 4
temmuzları yaşadık. Hep
beraber yaşadık. Daha
evvelden Osman Çolakoğlu gibi federasyon
başkanları, başka
başbakanları, bakanları
vardı. Ama o işler değişti.
Şimdi yeni bir hükümet,
yeni bir başbakan yeni bir
bakan var o dönemler
geçti. 'Ben posta atacağım, hakem değiştireceğim. Verilmeyen
cezaları vereceğim'
dönemi geçti. Bunları anlayamıyorlar anlayamadıkları gibi yanlış işler
yapıyorlar. Türk sporuna
balta atıyorlar. Bu işler
bitti. 3 Temmuz bitti. 17
Aralık oldu herkesin foyası ortaya çıktı.
Kumpasçılık bitti, paralelciler ortaya çıktı. Çok
önemli bir milat bugün."
şeklinde konuştu.
Galatasaraylılara seslenen Uslu, sözlerini şöyle
tamamladı: "Bana yumruk atıldığı zaman 11 tane
eski yönetici abim,
kardeşim aradı. Kendileri
özür bile dilemediler.
Sonra dediler ki bize kötü
muamele yapıldı. Onlar
bizim otobüsümüzü
taşladılar. Türkiye'de her
şey değişiyor, bu da
değişecek. Biz inşallah bu
sene şampiyon olduk alnımızın teriyle. Gelecek
sene de olmak istiyoruz;
ama olamayabiliriz de bu
kadar problem değil.
Bütün bunlar futbolda 3 4 hafta önce şampiyon
olduk diye. 17 maçta bir
kere yenemeyeceğiniz için
bu olayları yapıyorsunuz.
50 yılını basketbola vermiş biri olarak Aziz
Yıldırım, kişilerle uğraşmadı, Aziz Yıldırım, 'Bu
zihniyet milli takımda
olduğu müddetçe biz onu
yaşatmayız. Kişi değil zihniyet önemli. Sonuna
kadar başkanımın
arkasındayız."
CİHAN
Balıkesirspor, Milan'da forma
giyen Zaccardo ile imza aşamasında
Balıkesirspor
Kulübü
Başkanı Tuna
Aktürk,
İtalya'nın
Milan
kulübünde
forma giyen 33
yaşındaki
deneyimli
savunma
oyuncusu Cristiano Zaccardo
ile imza aşamasına geldiklerini söyledi.
Görüşmelerde
sadece ufak
pürüzler
kaldığını belirten Aktürk,
yabancıda
Galatasaylı
Dany Naunkeu
ve Beşiktaşlı
Filip Holosko
transferinin de
bitme aşamasına
geldiğini kaydetti.
bulunan bir
sfer listesinde
an
tr
i
ekib
Kamerunlu
üper Lig'in yeni yıl aradan başka isim olan nusunda ise
ko
38
Balıkesirspor, bir kadro
Dany Naunkeu pası'nın
Ku
de iyi
lig
ı
ığ
kt
çı
a
Dünya Futbol
nr
so
in kolları
iç
iyor. Aktürk,
ak
en
m
kl
ol
be
ı
i
lıc
es
bitm
a
kurup ka
er
sf
ikinci yarısınd
n
an
tr
ş
geçen sezonu
y
sıvadı. İç ve dı
ıan
ız
D
rm
n
Kı
ye
ı gi
rdüren
Beşiktaş formas ile yapılan
çalışmalarını sü ik Direktör
ay
kn
ar
as
Te
,
at
ip
al
G
ek
ı
in
zl
iç
i
Beya
olumlu geçtiğin
in kadrosunda
görüşmelerin
İsmail Ertekin'
rı
la
cu
un
oy
bildirdi.
görmek istediği ak için
am
ğl
ba
ne
ri
le
nk
ya
re
zenlenen Dün
sürdürüyor.
Brezilya'da dü
görüşmelerini
i
ill
merun m
Kupası için Ka olduğunu
k,
te
ür
ik
kt
rl
A
ı
bi
an
la
ıy
şk
takım
Kulüp Ba
kulübüne
yuncunun
ili
"O
ilg
k,
re
ile
te
do
lir
ar
be
Zacc
ptığımız
ptıklarını
menajeriyle ya geçti.
resmî teklifi ya da pazarlık
umlu
an
belirterek, "Şu bir noktaya da görüşme ol ya Kupası'nın
ün
lli
D
halindeyiz. Be
z Oyuncu,
iyor. Ona gere
çok büyük pürü
bitmesini bekl diye konuştu.
geldik. Arada
er
zl
rü
pü
."
k
ek
fe
te
ec
hareket ed
kalmadı, ufak
bilecek
lışmalarının
ıla
ça
aş
de
da
er
sf
ar
an
nl
Dış tr
kaldı. Bu
n
isini veren
dü
lg
ca
bi
rı
i
durumdayız. Ay Fikret Orman devam ettiğ listelerinde
ı
Tuna Aktürk,
Beşiktaş Başkan ovak milli
olduğunu,
Sl
.
ik
rd
be
şka isimler de
ra
ba
ile be
ze
bi
u
a gelindiğinde
Holosko'y
imza aşamasın layacaklarını
futbolcu Filip
z
Bi
i.
ed
yl
ini sö
yuna açık
verebilecekler
şüp kamuo
rü
gö
la
transferde ise
uz
om
dile getirdi. İç
de teknik kadr n olması
zde 80'inin
gu
oyuncuların yü vam ettiğini
rakamların uy ne bilgi
de
in
ri
in
sözleşmeler
halinde kendile edik." dedi.
CİHAN
.
di
le
yl
ek
sö
i
e
iz
in
er
zl
sö
vereceğim
ı
lı ekibin yabanc
Kırmızı-Beyaz
S
Şampiyonluğa kesin inanıyordum, ama bazı değerler daha önemli
on iki yıldır Türkiye'de şampiyonluk yaşayan
bir coach'um. 23 yıl aradan sonra
Galatasaray'ı şampiyon yapan bir antrenör
olarak bu yıl son maça da şampiyonluk
amacıyla çıkma inancımı koruyordum. Bu sene
Eurolaegue'de Türkiye'yi en iyi temsil eden
takımlardan biri olarak yaptıklarımız ve play
off'taki başarımız, bu maça kadar gelen
performansımızın sonucunda bugün şampiyon
olabileceğimize inanıyordum." dedi. Bazı
değerlerin şampiyonluktan ve kupadan daha
önemli olduğuna vurgu yapan Ergin Ataman,
"Yönetimimizin kupa ve şampiyonluktan daha
değerli kavramları önemsemesi sonucunda
maça çıkmama kararı alındı. Federasyondan
yapılan uygulamalar ve özellikle 5. maç
sonrasında yaşanan basketbol dışı olaylar
sonucu verilmeyen kararlar nedeniyle böyle bir
Yücel Şahin, takım oyuncularıyla ilgili çıkan transfer haberlerine tepki
gösterdi. Haberlerin yalan
olduğunu ve bu tür haberlerin üretilmesinden rahatsızlıklarını dile getirdi As
Başkan Yücel Şahin, yaptığı yazılı açıklamada,
transfer söylentileri ile ilgili şu ifadeleri kullandı:
"Daha önce, defalarca kez
açıklamamıza rağmen; ne
olduğu belirsiz bazı menajerler ve onlara inanan,
onlar gibi bazı kulüpler
oyuncularımızla ilgili alenen yalan transfer haberleri üretmektedir. Değerli
taraftarlarımızın, ölçeksiz
kişilerin ürettiği asılsız
transfer haberlerine karşı
sadece gülmelerini istiyoruz. Kayserispor
Kulübünün kendisini koruyup, daha da güçlenerek
karar alındı. Bir uzlaşma sağlanamadı, sportif
açıdan çok üzgünüm." dedi. Türk sporunda
yaşanan çirkin olayların, otobüs taşlamalarının,
benchte polis eşliğinde coaching
yapmayacakları bir dönemin başlaması adına
önemli bir adım olmasını dileyen Ataman,
"Küfürlerin son olması için bu alınan kararın bir
başlanğıç olmasını diliyorum. Sportif açıdan çok
üzgünüm ama umud ediyorum ki bu karar Türk
sporunda daha rahat günlerin gelmesi için
alınmıştır. Sağımızda solumuzda polislerle maça
çıkmayacağısmız. Rakiplerimizin maçlara
gelirken otobüslerinin taşlanmayacağı bir yola
açılır. " Ataman, dün daha önce yaptığı
açıklamalardan dolayı gerginliğe yolaçtığı
söylemler nedeniyle özür dilediğini ve kendisiyle
ilgili Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'dan özür
beklediğini ve şuana kadar da gelmediğini
belirterek, şunları söyledi: "Biliyorsunuz ki dün
Abdi İpekçi'de bir antrenman yaptık. Bu
antrenmanın çıkışında bugünü düşünerek
Fenerbahçe camiasından özür beklediğimi
söylemiştim. Ancak Türkiye'nin en büyük
kulüplerinden Fenerbahçe'nin başkanından bir
özür dilemesini istedim. Bana yaptığı, "Seni
milli takımda yaşatmam, ahlaksız" gibi sözleri
nedeniyle özür bekledim. Ancak bu saate kadar
gelen bir özür yok. Canı sağolsun.
Şampiyonlukları hayırlı olsun." Ergin Ataman,
yarın yönetim kurulu, teknik ekip ve
oyuncularla birlikte bir kutlama yemeği
yiyeceklerini de belirterek, "Bugün itibariyla
sezonu kapattık. Fenerbahçe'yi
şampiyonluğundan dolayı kutluyorum. Sezon
bitti. 10 Temmuz'da milli takım kampı
başlayacak. Herhangi bir değişiklik yok. Dünya
Gökhan Değirmenci bir yıllık sözleşmeye imza attı
ayseri Erciyesspor, geçen
K
sezon devre arasında
kadrosuna dahil ettiği kaleci
Gökhan Değirmenci ile bir yıllık
sözleşmesini uzattı. Değirmenci
sözleşmeye imza attı.
Kayseri Erciyesspor 2014-2015
sezonu için iç transferde de
çalışmalarına devam ediyor.
Geçen sezon devre arasında
Kayserispor’dan transfer ettiği
kaleci Gökhan Değirmenci ile
sözleşmeyi 1 yıl daha uzatılarak
Kayserispor oyuncuları
hakkındaki transfer
haberlerinden rahatsız
TT 1. Ligi’nde mücadele
edecek olan KayP
serispor’da As Başkan
i play
tbol Lig
e
k
s
a
B
son
Beko
si 7. ve
i
r
e
s
l
a
off fin
kurulu
önetim
y
a
n
ı
ç
an
ma
çıkmay
a
l
y
ı
r
a
r
pital
ka
Liv Hos
y
a
r
a
s
rgin
Galata
enörü E
başantr ı değerlerin
, baz
emli
Ataman
aha ön
d
n
e
d
y
arı
herşe
yledi. S
ö
s
u
n
kamp
olduğu
ulübün
k
ı
l
ı
z
ı
ki bir
kırm
vent'te
e
L
ı
ığ
t
yap
basın
nünde
otelin ö ın sorularını
,
ların
Ataman
mensup
n
i
g
r
E
yan
ile
cevapla
e Ülker ına
ç
h
a
b
r
Fene
al maç
kları fin nın
a
c
a
y
a
ı
oyn
a karar
çıkmam zerine, "Ben
şmesi ü . Onu
kesinle
ünüm
çok üzg ürk spor
eT
özellikl paylaşmak
yu ile
kamuo
m.
istiyoru
S
15
yeniledi.
Kulüpten yapılan açıklamada
da, "Bu yıl da kulübümüz için
ter dökecek Gökhan
Değirmenci'nin kulübümüze
hayırlı uğurlu olmasını
diliyoruz." ifadeleri kullanıldı.
LOCA SATIŞLARI BAŞLADI
Kayseri Erciyesspor Kulübü,
2014-2015 sezonu için loca
satışlarının başladığını
duyurdu.
Spor Toto Süper Lig maçlarını
Kadir Has Stadyumu’nda
oynayacak olan mavi-siyahlı
ekip, yeni sezon için stattaki
loca satışları ile ilgili duyuru da
bulundu.
Kulüp, yeni sezon için loca
satışlarını başladığını
açıklarken, fiyatları konusunda
bir bilgi vermedi. Kadir Has
Stadyumu’nda 52 adet loca
bulunuyor.
CİHAN
Kupası için çalışmalarımızı yapacağız." dedi. Bir
basın mensubunun, oyuncularıyla neler
konuştuğunu sorması üzerine ise Ataman, "Biz
şeffaf bir kulübüz. Burada ne konuştuysak
oyuncularımızla da onu konuştuk.
Oyuncularımız bu maçı oynamayı çok istiyordu.
Ancak alınan bu kararı herkes olgunlukla
karşıladı. Kulübün aldığı kararın arkasındayız.
Yarın kulübümüzün bütün organları bizim için
bir yemek verecek. Başarılı geçen sezonu
kutlayarak noktalayacağız." diye cevap verdi. 17
Haziran'ın kendisine bundan sonra ne
hatırlatacağının sorulması üzerine ise Ataman,
"17 Haziran benim için değil ama Türk sporu için
bir milat olur inşallah. Benim için önemli, değil
çok final oynadım kazandım, kaybettim. Ama
Türk sporunun böyle bir karara ihtiyacı vardı.
Hayırlısı olsun." diyerek sözlerini tamamladı.
taraftarlarını ve sevenlerini
mutlu edeceği sonuçları
alacağından kimsenin
şüphesi olmasın."
MERT NOBRE: HIÇBIR
TAKIMLA ANLAŞMA YAPMADIM
PTT 1. Ligi’nde mücadele
edecek olan Kayserispor’un golcü oyuncusu Mert Nobre, hiçbir
takımla anlaşma yapmadığını duyurdu. Mert
Nobre, kulübünün resmi
internet sitesinden açıklamada bulunarak, söylentilere açıklık getirdi.
Nobre, açıklamasında şu
ifadelere yer verdi:
"Şunu açığa kavuşturmak
istiyorum ki; hiçbir takımla
bir anlaşma yapmadım;
çünkü Kayserispor ile sözleşmem var ve Kayserispor’u Süper Lige
yeniden çıkartmak için
elimden gelenin en iyisini
yapacağım."
CİHAN
onom
HERKES iÇiN EKONOMi POLiTiKA
21 HAZİRAN 2014 Cumartesi
KDV dahil 25 Krş
R
AMAZAN'DA
bu ürünlere
www.ekonomigazetesi.net
ZAM YOK!
Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonu (TGDF) Genel Sekreteri Ersin Taranoğlu, üretim rakamlarına bakıldığında yeterince
arz olduğunu belirterek, "Yeterince arzı olan bir
ürünün fiyat artışı olması da söz konusu değildir.
Kuraklık ve sel olmuştur ancak bu, ramazan
öncesi bir fiyat artışına sebep olmamıştır" dedi.
YATIRIM FiNANSMANI iÇiN YENi
TGDF, her yıl geleneksel olarak ramazan
ayı öncesi gıda ve içecek fiyatlarına ilişkin
son durumu düzenlenen toplantıyla basın
mensuplarıyla paylaştı.Toplantıda konuşan
Taranoğlu, federasyonun, 25 üye dernek ve bu
derneklere bağlı 2 binin üzerinde firmayla
Türkiye gıda ve içecek sektörünün en büyük
temsilcisi olduğunu söyledi.
METOTLARA BAKMAK LAZIM!
Taranoğlu, federasyonun her yıl "TGDF Gıda ve
İçecek Envanteri" yayınladığını aktararak, sektörün geçen yıl 290 milyar lira iş hacmine
ulaştığını, ihracat fazlası veren ender sektörlerden olduğunu kaydetti.
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, önümüzdeki dönemde
yatırımların geleneksel yöntemlerle finansmanında çok
rahat bir ortam olmayacağı
uyarısında bulundu.
aşbakan Yardımcısı Ali Babacan,“Önümüzdeki dönemde
yatırımların geleneksel yöntemlerle finansmanında çok rahat bir
ortam olmayacak. Mutlaka yeni
metotlara bakmak gerekiyor ve sermaye piyasalarınıda mutlaka daha
aktif olarak devreye sokmak
gerekiyor. Özellikle altyapı ve uzun
vadeli yatırımlarda bankacılığa alternatif arayışlarla kaynak aktarılması
tüm dünyada tartışılan bir konu”
dedi. Bankacılık sisteminin rolünün
her zaman büyük olacağını anlatan
Babacan, bankaların dahi kendi
sağladığı kredilerin refinansmanı için
araç arayışı içinde olacaklarını
söyledi. Sermaye Piyasası Kurulu
(SPK) ev sahipliğinde, Avrupa İmar
ve Kalkınma Bankası (EBRD) işbirliğiyle düzenlenen “Yatırımcılar için
Altyapı Finansman Araçlarının
Geliştirilmesi Konferansı”nda Babacan, EBRD’nin kapatılmasının gündeme geldiğini, fakat Türkiye’nin
kapatmaya karşı çıktığını belirterek,
Türkiye gibi pek çok ülkenin de bu
fikri savunmasıyla EBRD’nin çalışmalarına devam ettiğini ve çok
başarılı bölgesel finans kuruluşlarından biri haline geldiğini vurguladı.
Babacan, şu an Ankara ve İstanbul
’da ofisleri olanların Gaziantep’te de
bir ofis açma kararı aldığını kaydetti.
Sermaye Piyasası Kanunu’nun yürürlüğe girdiği son 1.5 yıllık döneme
bakıldığında Türkiye’de devrim
niteliğinde yeni adımlar atıldığını
kaydeden Ali Babacan, şöyle
konuştu: “Fakat düzenlemelerin
yayınlandığı takvime şöyle bir bakacak olursanız geçen yıl mayıs ayında
Gezi olaylarından tutun da 17 Aralık,
25 Aralık süreçlerine varıncaya kadar
içeride çok hararetli tartışmaların
olduğu bir dönemdeydik. Yine Fed’in
para politikası duruşunda değişikliğe
gitmesi ve bunun gelişmekte olan
ülkelerin piyasalarında hareketliliğe
neden olması bütün bunlar bizim
sermaye piyasası alanında yaptığımız
çalışmaları gölgeledi.”
Gıda ve içecek sektörü ihracatının sürekli arttığını ifade eden Taranoğlu, 2013'te bu alandaki
ihracatın yüzde 10,7 artarak 11,9 milyar dolara
yükseldiğini, 6 milyar dolar ihracat fazlası bulunduğunu, 50 milyar dolar ihracat açığı
düşünüldüğünde bir yıllık cari açığın 7-8 yılda
sektör tarafından kapatıldığını anlattı.
Taranoğlu, Irak ve Ukrayna'daki duruma
dikkati çekerek, gereken önlemleri aldıklarını,
yıl sonu planlarında ciddi bir değişme olmadığını çünkü insanların savaş ortamında
bile en son hayati durum söz konusu olduğu
için yeme içmeden vazgeçtiğini söyledi.
B
17 Aralık piyasalar için yaptığımız
çalışmaları gölgeledi
A
"Ülkede yeterince arz var"
Ramazan ayının yaklaşmasıyla fiyat
spekülatörlerinin arttığını işaret eden Taranoğlu, "Üyelerimizin, şirketlerimizn Ar-Ge birimlerinden aldığımız bilgilere göre,
üretimimizde herhangi bir sıkıntı yoktur. Son
hızıyla üretim yapılmaktadır. Ülkenin arz noktasında herhangi bir sıkıntısı yoktur" dedi.
Taranoğlu, gıda fiyatları konusunda 2 büyük
sorun olduğunu aktararak, küresel sorunlara
müdahale edemeyeceklerini ancak küresel
ısınma ve iklim değişikliği gibi problemlere
karşı zamanla önlem alınabildiğini, ülkesel
problemlerin ise farklı bir boyutta olduğunu
anlattı.
Başarının kodu: Mali disiplin ve
bağımsız Merkez
Tasarruf oranlarının artmasının
temel öncelikleri olmaya devam edeceğini dile getiren Babacan, gelecek
dönemin önceliklerini sıralarken cari
açığın düşürülmesi, mutlaka mali
disiplinin devam etmesi ve mutlaka
enfl asyonun düşmeye devam
etmesini temel hedefleri olarak belirlediklerini kaydetti. Bunların sonucunda büyüme ve istihdamın
artmasını hedefl ediklerini belirten
Babacan, sözlerini şöyle tamamladı:
“Büyüme ve istihdam artsın ama
bunun kaynağı son derece önemli.
Bunun kaynağı daha düşük cari açık
ile daha düşük enflasyon ile ve mutlaka mali disiplinle beraber bir
büyüme. Bunun aksi değil. Büyüyelim varsın enfl asyon artsın. Kesinlikle hayır. Büyüyelim biraz da cari
açığımız artsın varsın. Kesinlikle
hayır. Büyüyelim ama bütçe açığımız
artsın. Yeter ki büyüyelim. Kesinlikle
hayır. Bunlar bizim ekonomik
yapımıza uygun yaklaşımlar değil.
Burada hiçbir macera arayışına gerek
yok. Türkiye’nin kendini ispat etmiş,
12 yıldır başarı ile uygulanmış
ekonomik bir perspektifi var. Mali
disiplin, bağımsız çalışan bir Merkez
Bankası ve devam eden ekonomik reform süreciyle bu başarıları elde
ettik. Bundan sonraki dönemin de
başarı kodları tamamen aynı olacak.”
Bu arada, toplantıda konuşan EBRD
Başkan Yardımcısı Manfred Schepers
ise özel sektörün bölgesel altyapı varlıklarına yatırım yapmasını her
zaman teşvik ettiklerini söyledi.
2023’e kadar 700 milyar dolar altyapı
ihtiyacı var
Ali Babacan, Türkiye’nin 2023 yılına
kadar yaklaşık 700 milyar dolarlık
altyapı ihtiyacı olduğunu belirterek,
bunun yaklaşık 200 milyar dolarını
kamu-özel ortaklığı (PPP) yöntemiyle
gerçekleştirmeyi düşündüklerini
söyledi. Babacan, son yıllarda özellikle ulaştırma alanında kamu-özel
ortaklığı projelerinin yaygın bir şekilde kullanılmaya başlandığını ifade
ederek, kamu-özel ortaklığının, kamunun borçlanma ihtiyacını azaltması açısından da önemli olduğunu
söyledi. Babacan “Özel sektör ekonominin içerisine ne kadar çok girerse o
ülkede verimlilik o derece artıyor ve
Yerel sorunlara bakıldığında bu yıla ilişkin en
büyük sorunun kuraklık ve sel olduğunu dile
getiren Taranoğlu, fiyatlarda dalgalanma
büyümeye de katkıda bulunuyor”
yaşandığını ancak temel gıda maddelerine radedi. Sağlık alanında kamu-özel ormazan öncesi bakıldığında herhangi bir sorun
taklığı projelerinin yaygınlaştırıldığını ve Türkiye’de birçok ilde görülmediğini kaydetti.
şehir hastaneleri projelerine başTaranoğlu, "Kuraklık ve sel olmuştur ancak bu
landığına değinen Babacan, eğitim
Ramazan öncesi bir fiyat artışına sebep olalanında da kamu-özel ortaklığı
mamıştır" ifadesini kullandı.
modelinin gerçekleştirilmesi için
kanun çıkarıldığını ifade etti.
Kumanyalara konulan gıdalara dikkat
Altyapı yatırımları için başvuruları
Ramazanda yardımlaşma ve ikramın her zainceliyoruz
mankinden daha fazla olduğunu belirten TaraSPK Başkanı Vahdettin Ertaş, gayrinoğlu, ramazanda yüzbinlerce gıda
menkul yatırım ortaklığı alanındaki
kumanyasının hazırlandığını, bu paketlerde
düzenleme değişikliklerinin altyapı
yağdan şekere, pirinçten makarnaya çeşitli gıyatırımlarını da içerecek şekilde
dalar bulunduğunu aktardı.
tamamlandığını belirterek, bu kapsamda SPK’ya yapılan başvuruların
Taranoğlu, ramazan ayına özel, bu pazarın yakincelendiğini kaydetti. Öngörülere
laşık 4 milyar liralık büyüklüğe ulaştığını kaydgöre dünyada 2013-2030 yılları
ederek, bundan faydalanmak isteyen bazı
arasında altyapı yatırımları için
kişilerin hileli gıda ürünlerini paketlere koykabaca 57 trilyon dolara ihtiyaç
duğunu, buna dikkat edilmesi gerektiğini vurduyulacağını anlatan Ertaş,
guladı.
Türkiye’nin gelecek 10 yıllık
dönemde altyapı yatırımları için 250
Ersin Taranoğlu, fiyat artışlarına ilişkin soruya,
milyar dolar yatırım yapacağını, bu
yatırımların gerçekleşmesi için alter- "Üretim rakamlarına baktığımızda da arz yeterince vardır. Yeterince arzı olan bir ürünün fiyat
natif finansman kaynaklarının tesis
edilmesine ihtiyaç duyulduğunu dile artışı olması da söz konusu değildir" yanıtını
verdi.
getirdi.
Gümrükte bu kurallara uymayana hapis
Kamuoyunda 'yeni yargı
paketi' olarak bilinen, 104
maddelik kanun tasarısı
Meclis Genel Kurulu'nda
kabul edilerek yasalaştı. Buna
göre eşyayı, aldatıcı işlem ve
davranışlarla gümrük vergileri kısmen veya tamamen
ödenmeksizin ülkeye sokan
kişi, bir yıl yerine iki yıldan
beş yıla kadar hapis ve on bin
güne kadar adli para cezası ile
cezalandırılacak.
ransit rejimi çerçevesinde taşınan
serbest dolaşımda bulunmayan
eşyayı, rejim hükümlerine aykırı
olarak gümrük bölgesinde bırakan kişi,
T
bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin
güne kadar adli para cezasına
hükmedilecek.Belli bir amaç için kullanılmak veya işlenmek üzere ülkeye
geçici ithalat ve dahilde işleme rejimi
çerçevesinde getirilen eşyayı, hile ile
yurt dışına çıkarmış gibi işlem yapan
kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve
beş bin güne kadar adli para cezası ile
cezalandırılacak.
Kanundaki, "İhracat gerçekleşmediği
halde gerçekleşmiş gibi göstermek ya
da gerçekleştirilen ihracata konu malın
cins, miktar, evsaf veya fiyatını değişik
göstererek ilgili kanun hükümlerine
göre teşvik, sübvansiyon veya parasal
iadelerden yararlanmak suretiyle haksız çıkar sağlayan" ibaresi, "İlgili kanun
hükümlerine göre teşvik, sübvansiyon
veya parasal iadelerden yararlanmak
amacıyla ihracat gerçekleşmediği halde
gerçekleşmiş gibi gösteren ya da gerçek-
leştirilen ihracata konu malın cins, miktar, evsaf veya fiyatını değişik gösteren"
şeklinde değiştirildi.
CEZALAR İKİ KAT ARTACAK
"Kaçakçılık suçunu işleyen kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmi bin
güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır" ibaresi, yapılan bu değişiklikler doğrultusunda, yukarıdaki fıkralara
göre verilecek cezalar yarısından iki
katına kadar artırılacak, ancak bu
fıkranın uygulanması suretiyle verilecek ceza üç yıldan az olamayacak.Özel
kanunları gereğince gümrük vergilerinden kısmen veya tamamen muaf
olarak ithal edilen eşyayı, ithal amacı
dışında başka bir kullanıma tahsis
eden, satan veya devreden ya da bu
özelliğini bilerek satın alan veya kabul
eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis
ve beş bin güne kadar adli para cezası
uygulanacak.