close

Enter

Log in using OpenID

15temmuz1963

embedDownload
HER6ÜN
15
Temmuz
1963
Pazartesi
İDARE
MECİDİYE
SOKAK 11-13
TEL: 2824
Boykcn
film kesil».
n o k talar ycıı i f b
i
ie seyirciler,
üç ve zaman
eçenlerde 60
■n yapm ak j.
ısab ad a tel».
inil!-.,
lak için tam
srd ır.
’ihi, bugünü,
ni ve etraftı
1 neresinde 0rciy e sunar,
ir k i televizg özli’ denilj.
YIL : 1 S A Y I: 80
BASIMEVİ
GlRNE YOLU
LEFKOŞE
TEL: 73838
SA H İB İ: HİKMET A FtF MAPOLAR
F İA T I: 15 MU
SAYFA
Fransa Başbakanı flnkarada
■ ■■
Fransanın Başarıları Terk Halkındannm,n n„ .
Hayranlık Uyandırdı
11
menü
Tiirkiyenin Ortak Pazara Alınmış Olması
ronıpmon. Bana Huzur Veriyor
Türk-Fransız Münasebetleri Artan H ızla , Gelişiyor
k
i BULMAK,
MESELE
VNMIYOR?
N Z tY O R ?
Ankara (Basın - Y a y ın ):
Genel Sekreteri, B aşbakanlık
Hükümetin davetlisi olarak
M üsteşarı, D ışişleri Bakanlığı
Türkiye’yi resmen ziyaret ede j Genel Sekreteri, P aris’in An tek olan Fransa Başbakanı D . kara ve A nkara'nın Paris Bü selfins Pompidou ve Dışişleri
yükelçileri, A nkara Vali ve Be
Bakanı Ekselâns Couve de lediye Başkanı, A nkara GarniMurville, bugün saat 19.30’da zon K omutam , m isafirlere mih
Ankara Esenboğa Hava Alanı m andar olarak etayin edilen
na gelmiş ve törenle k arşılan ­ T uran Tulay ve Bayan Tulay,
mışlardır.
jM erkez Kom utom , Genel KurMisafirler uçak alanında jm ay Başkanlığı Protokol Mü Başbakan İsmet İnönü v , Ba - jdürü, Elçilikler Erkânı ve An yan İnönü, Dışişleri Bakanı Fi; k a ra E m niyet M üdürü ta rafın ­
i , rldun Cemal Erkin, Başbakan - dan karşılanm ışlardır.
Bayan
İnönü’nün Bayan
HS hk özel Müdür, Başbakan Yar
camcıları, Cum hurbaşkanlığı Pompidou ve Bayan M urville’e
!î
Aniden bir şok , j
Un bu gündür,
ka koymazmış, j
Komünizmin en I
inden biri mu- î
çev’in, başında
b ulunursa b
e '»
yeniden Baş
esidir. Sovyet
japkası, dikkat
m a b uruşuk ve
b ir felâketten
i!
kek, 1950 yıl*kam n elan miiıda olduğunu id
çok zam an ka
ia n kurtulamaz
ki şapkanın mc
in, kocasm m ar
1 dükkânına gi
1, yeni, modern
nası gerektiğind u ru r. Adamca:tıni yer, yapma
, E ğer sizin t M
undan pek değıır n a ç a r kalkar,
akkan ın ın yoluBakın ondan son
ondan sonra Fransız B aşbaka­
nı Ekselâns Pompidou, T ürki­
i ye Radyoları için özel olarak
şu dem eçleri verm işlerdir ;
j BAŞBAKAN İSMET İNÖNÜ
nün DEM ECİ:
“Sayın Başbakan,
Türk M illet ve Hüküm eti
dost ve m üttefik
F ransa’nın
H üküm et Başkam ve Dışişleri
i Leymosunda
Yaptı
Y ürüyüşe öğleden sonra ı;a
a t 5.30 da başlayan Leymosuıı
lu işçiler ellerinde y aftalar ta
şıyorlardı. Bu y aftalard a ‘Ley
| mosun İçki Fabrikası İnşaatı •
nı Lefkoşalı Bir M üteahhide
| verm elerini p rotesto ederiz”
l“A lâkadar kişiler hal çaresi Ibulm alıdır.” “Leymosun İşçisi
ne yapılan haksızlığı pretesto
ederiz” ibareleri yazılm ıştı.
Y ürüyüşe Kıbrıs T ürk İşçi
Lokali önünden başlam ış, An .
J
lınmış, m ütakiben ihtiram kıt’I
\ası teftiş edilmiş ve şeref salo
nuna geçilm iştir,
| B aşbakan İsm et İnönü ve
Bakanmı sevinçle karşılam ak­
tadır. Bu sevinç Türk Milleti .
nin asırlar boyunca kurulm uş
an ’anevi bağlarla bağlı bulun­
duğu F ransa’ya karşı duydu ğu samimi dostluk ve derin
takdir hislerinden doğm akta •
dır. Bu dostluğun bizim için si
linmez hatıraları m evcuttur.
Türkiye ile F ransa’nın kader | lerini birleştirdikleri NATO it
1tifakı, Türkiye’nin kısa bir sü
re önce katıldığı Avrupa Eko­
nomik Topluluğu, F ransa’nın
da dahil bulunduğu konsorsi yum ; mem leketlerim iz arasın ­
kara caddesine kadar uzaya
rak, kasabanın l’emen hemen
her yeri gezilmiştir.
İŞÇİ TEŞKİLATLANMALI
Y ürüyüşe katılan işçilere hi­
taben b ir konuşma yapan K ıb­
rıs T ürk İşçi Birlikleri Leymo
j sun şubesi tem silcisi Bay Ha­
şan Kâmil bir konuşm a yap mış ve ezcüm le şöyle demiş tir :
“Bu şekilde yürüyüş yap mak meselelerim izi hailede -
mez. Bu gibi ihtilâfları hailede
bilmek için, tam teşkilâtlı bir
birliğe sahip olmamız gerek •
mektedir. Ozamarı teşkilât >vtekete geçmek imkânı bula cak ve Federasyena göndere ;eği temsilcileriyle, ihtilâfı
çok daha kolay bir şekilde hal
ledecektir. ”
Bu konuşm adan sonr,'. I.ey
mosunlu 12 işçinin Birliğ» üye
yazıldıkları görülm üştür
Hintli Bakan
Kıbnstan Ayrıldı
Birkaç günden beri mem le­
ketimizin misafiri
bulunan
H indistan Dışişleri Bakanlığı
Devlet Bakanı i ’-ayan Menon
dün Lefkoşa’dan ayrılm ıştır.
Hintli Bakan K ıbrıs'ta bulur
iuğu süre içinde C um hurbaş­
kanı Makarios ile C um hurbaş­
kanı Yardımcısı Dr. Fazıl Kü­
çük tarafından tertiplenen res
mi kabülde hazır bulunmuş,
bu arada memleketimizin bazı
kasabalarını ziyaret etm iştir.
fanıza- Balık Pa
, s a t a n l a r a b en z e
endinızi aynada;
ir hareketle kas■Hayır, begenn*
;z . Bu sefer, ke: b ir melon $apW'
siniz. G iy e r s in
n e tle rin toplantık P atagonya te»;
Kendini*
d ersin iz
[iorsaüpkayı bir
r. Son modaya
d a n . tezgâhtar»
İstanbul, 14 -2 1 Mayıs olay
arı üzerine İzm.r, İstanbul ve
\n k a ra ’da Sıkı Yönetim Ko­
mutanlığı tarafından konan
sokağa çıkma yasağı İzm ir’den
sonra, İstanbul’dan da kaldım
m ıştır. İstan b u llu ların sokağa
çıkm a yasağı ile diğer verilen
em irlere riayet etm eleri üzeri
ne sokağa çıkm ı yasağı Sık
Yönetim Komutanlığı ta rafın ­
dan kaldırılm ıştı).
Sıkı Yönetim Kom utanı Kor
general Refik Yılmaz tarafın
'
N e tic e d e
- T bf yai
ir de, bir >
ip in iz e u y g ^
daki en’anevi (Jostluğun ve iş birliğinin gelişmesi için yeni
im kânlar sağlayan sahalardır.
Z iyaretinizin, dostane mü Y.asebetlerimizin kuvvetlenm e­
sine ve m em leketlerim iz a ra •
sındaki işbirliğinin daha da ge
üşm esine yardım edeceğine k i
mim.
Saym Başbakan,
Fransanm son yıllardaki üstün başarıları ve parlak hamle
| si sıkı bağlar teeyyüt etm iş bu
lunm ak tadır.
Fransa ile T ürkiye arasında
! ki eski dostluk, bu çerçeve i çinde yer aldığı gibi bu dostlu
ğun savunması için bizi bir'eştiren dayanışm ada da kendi li
gösterm ektedir. Fransız Bas bakanı ile Dışişleri Bakanının
A nkara’yı ziyaretinin başlıca
sm acı bu dostluğu tevid etm ek
ve m em leketlerim iz atasındaki
m evcut her çeşit bağı daha sık
laştırm aktır.
Bu resm î ziyaret dolayısıyla
güzel m em leketinizi mümkün
olduğu kadar yakından tanı mak fırsatını bulm amın benin
için büyük bir zevk olacağını
belirtm em e m üsaadelerinizi di
derim.
YAŞASIN TÜRKİYE!”
Fransa Başbakanı ve Dışişle
ri Bakanı şeref salonunda bir
süre dinlendikten sonra Baş bakan İsm et İnönü ile birlikte
şehre hareket ederek ikam et lerine tahsis edilen Hariciye
köşküne gelm işlerdir.
leri Türk halkında samimi hav
1anlık hisleri uyandırm aktadır
Sayın Başbakan, size, Türk
halkının samimi dostluk hisle­
rini yenilerken, F ransa’nın
m üm taz tem silcilerine “hoş
geldiniz” demekle bahtiyarım ”
B aşbakan İsm et İnönü’ t ün konuşm asından sonra m i­
safir Fransız Başbakanı Ekse lâns Pompidou, şu konuşm ayı
yapm ıştır :
“ Sayın Başbakan,
Söylediğiniz ^Uzel sözlerden
dolayı teşekkürlerim i bildir mek isterim . M emleketinize aJyak bastığım dan, özellikle bu
raya gelişimin Türkiye’nin Or
tak P azar’a üye olarak alınma
! sı ile ilgili anlaşm a ile. ayni za
İmana rastlamam dan dolayı
büyük bir bahtiyarlık duydu ğum dan emin olunuz. Böyle’.;l.
İt T ürkiye’yi A vrupa'ya birleş
Birleşik A m erika Yüksek Atiren t a r ih î, İktisadî ve siyav Idalet Divanı Hâkim lerinden
İEay W arren, T ürkiye’den Kıb
rıs’a gelmiş ve hava alanında
■A dalet Bakanı adına Çalışma
Bakanı Tasos Papadopulos,
Başsavcı T ornaritis tarafından
Geçen gün nikâhlanan Gö­
karşılanm ıştır.
re n Hulûsi ile genç m ühendis­
B; y W arren ve eşleri n e m
lerimizden Kenan Atakol, dün
leketim izde d ö rt gün kalacak
akşam , bu m ünasebetle, Cunılardır. Yarın (Bugün) Cum hur
lıurbaşkan Muavini Dr. Fazıl
başkanı M akarios tarafındf-.n
Küçük’ün ikam etgâhında bir
şereflerine bir öğle yemeği ve
kokteyl parti verm işlerdir. P ar
Cum hurbaşkanı Yardım cısı Dr
tide m üm taz davetliler hazır
Fazıl Küçük tarafından da bir
bulunm aktaydı.
çay verilecektir
Genç çifti tebrik eder ; sa<ıBugün öğleden sonra Kıbrıs
Bayan Menon K ıbrıs’tan ha- Fuarını ziyaret edecek olan
ıeketle doğrudan doğruya Y e­ Kay W arren, ya, ın Lidra Palas
I otelinde bir konferans vere
ni Delhi’ye gitm iştir,
çektir.
detler dileriz.
Trafik Kazası
Lefke (M uhabirimiz telefon­
la bildiriyor) — Bugün (dün)
7 38 sıralarında Lefke - K ara­
m şap k a bu
SABİNA — lııgitizlerin orta ya çıkarıldığı bir televizyon
güzelidir. Sarı saçlı, mavi göz dağ yolu üzerinde BT 391 n u ­
« a r b ü y ük bir
m aralı özel arabayla K 785 nu
lü Hlackpool'lu Sabina’mn vü cud ölçülerinren göğsü 120, bel 56, kalça 92 dir . Altı yıl
ın beyim , o
I
maralı
m otosikletli çarpışmış»ce televizyonda göründüğü zam an bütün İngiliz gazetele ri kendisine ön sayfalarda yeı
irerk e n bas " 11. m ,» i,___
jtır.
M
otosiklet
rUrücüsU H üse­
eselâ
kuzey
İngiltere’de
bir
r<j, >’ dem ez I'11, £ 'erm işlerdi. Bundan sonra da talih yardım etti Sabina’ya m
yin Salih’in ayağı kırılmış ve
_mağzanın açılışını yaparken h alkın hücum edip elbisesini be üne k adar yırtm ası ve orada
d'i tesadüfen fotoğrafçının b u lu n m ası gibi yardım cı u n su rla rla daim a günün konusu oluyor Pendaya C.M.C. H astahanesine kaldırılm ıştır. Z arar azdır.
du, Fotoğrafımız bu ilginin ne denini gayet iyi gösterm ekte dir.
%SK! VE KL,St
M BASIMEVİ
FKOŞA.
Y A K I N D A
VVarren ve Eşi
Kıbrısta
Mutlu Bir
Nikâh
Istanbulda Gece
Yasağı Kalktı
d er, geri ÇCvirir
bu sefer, başımalduğu gibi k*Pise belirli beli-.ısı olan ?u moısketlerden birini
üz.
Leymosunda inşa edilecek o
lan İçki Fabrikasının inşaat i şiııi Leymosunlu olm ayan bir
müteahhide verdikleri için, bu
kararı alanlar aleyhine, dün
I.eymosun Türk işçileri bir pro
1yürüyüşü yapm ışlardır
ı Leymosunun am i­
le ve zanaatkarlarından m ü te ­
şekkil 200 kişilik bir işçi k a fi­
lesi katılmıştır. Bunlar arasın
da boyacılar, kalıpçılar ve ya
Fıçılar bulunuyordu.
Sarışın
n kış ise, tezgâh
ş kenarlı, kalın
ı çık arır, başını, “A m an, pek ya
li,” der. B akar*
blasın a benzetirfi, “Yok, yok, bu
5te n ih ay et bu
şm ıştır size^
otesto
l.uket takdim inden sonra Frnıı
J sız ve T ürk Milli M arşları ça­
DEVRİM ünlü film yıldızı mız Göksel A rsoy’un
boy bir resm ini ilâve olarak verecektir.
ideoloji
Müzakeresi
Çıkmazda
Moskova, 14- Sovyet Rusya
ile kom ünist Çin arasında Mos
kova’da yapılm akta olan ideoJloji m üzakerelerinin tam bir
Jçıkmazda olduğu, taraflarca
1artık açıklanm ış bir duru m d a­
dır.
Bugünkü ‘ P ravda” gazetesi
teşekkür ederim.
dan yayım lanan resmi bir teb
liğde, şöyle denilm ektedir :
I önüm üzdeki günlerde de bu Komünist Çin tm afından gön­
derilen m ektuba, Sovyet Rus
jâsil anlayış ve hareketin de
! “Sıkı yönetimin ilânından ivam edeceğine inanarak, gece ya tarafından verilen otuzbeş
bin kelimelik cevabı yayınla­
jyasağının 13 Temm uz 1963 ta
bugüne kadar, sayın İstanbul
maktadır.
halkının emir ve kasaklar mu- rihinden itibaren kaldırılm ış
Kom ünist Çin H ükümeti,
\ acehesinde öğü lmeğe değer [olduğunu sayın halkım ıza bil
kapitalizm in ortadan kalkm ası
diririm . ’
büyük anlayış gösterm elerine
Omodos'ta Vurulan
Rum Ağır Yaralı
Dün sabah sat t 9 da, Omo
oos’ta bir kahvehanenin dışında, başka köylülerle birlikte
oturm akta olan Omodos’lu
Andreas Costandinou Homa
nis adındaki bir Rum’a silâhlı
bir şahıs yaklaşarak ateş etrm
ye başlam ıştır. Homanis kur­
tulm ak için kahvehanenin içe­
risine gitmiş ve başka bir kan'-
jdan kaçmıya çalışm ışsa da, iki
'silâhlı tarafından yaylım ateşiine tutulm uştur.
i H adiseden sonra silâhlı şa| hışlar kaçm ıya m uvaffak ol
| m uşlarsa da, sonradan birisi
'Omodos’ta yakalanm ıştır.
Yaralı önce Limasol H astajhanesine ; oradan da Lefkoşa
Genel H astahanesine kaldırıl-
Büyük
(m ıştır. G öğsünde iki kurşun
[yarası bulunan H am anis’in dujrum unun ciddî olduğu bildirilmektedir.
Hadise m ahallinde bulunan
Limasol Jandarm a m ensupları
|ve yüksek m em urları meseleyi
jtahkik etm ektedirler,
Olayın şahsi b ir intikam la
|ilgili olduğu söylenilm ektedir.
için, yeni bir haıbe ta ra fta r ol
m akla beraber, Sovyet Rusya
buna m uhalefet etm ekte ve
r.ükleer silâhlarcıan dünyanın
büyük zararlar göreceğini ileri
sürerek, K om ünist Çin tarafın
!dan ileri sürülen fikir ve m üta
lâalara şiddetle itiraz etm ekte
dir.
Bu bakım dan K om ünist Çin
ile Sovyet Rusya arasında y a ­
pılm akta olan görqşm elerin
,tam bir çıkm azda olduğu ve
klaha fazla devam etm i/erek
kesileceği kesin olarak tebariı
ettirilm ektedir.
| İki dev kom ünist devletm
|görüş ayrılıkları karşısında,
jmevcut kom ünist tehlikesinin
henüz giderilm iş olm adığı ke
sin olarak belirtilm ektedir.
fransada 14
«Temmuz Kutlandı
F ransa’da 14 Temm uz Bas
tille’in zaptı günü dün k u tla n ­
mış ve De G aulle doksan d ak i­
ka süren resmi geçitte selâm
alm ıştır.
MAAD TARAFINDAN SAYISAL ORTAMA AKTARILMIŞTIR
Sayfa 2
Bir Çocuğun Kesilen Kolu Tekrar Yerine Dikildi
Ahlâklı
Tartışma
Rf
H er konuda ta rtışm aların şa rt ol­
duğuna inananlardanız. İster san atta
olsun, iste r siy asette, m uhakkak suret
te h er konu ta rtışa b ilir ve tartışılan
b ir konu, ancak b ir ta rtışm a sonucu
aydınlatılm ış olabilir.
Biiyiik ve küçük d âv ala r devamlı
b ir şekilde ta rtışa ra k sonuca bağlanabllm iştir. Ele alınan b ir konu üzerinde
hassasiyetle durulduğu zam an, bütün
çıkm azlar o rta d a n k alkar, her şey kcn
diliğinden aydınlanm ış olur.
A hlâk prensibi çerçevesinde yapıl
m ıyan ta rtışm aların ne m em lekete, ne
dâvaya ne de insanlığa faydası doku nabilir. Bu yolda olanlar, başka başka
gayelere hizm et için çırpınıp du rm ak ­
tad ırlar. Bizi en fazla üzen, ele alınan
b ir konunun ahlâk çerçevesinde ta rtı şılm am asıdır. Bunu devam lı b ir şekil de Rum m eslektaşlarım ız y apm akta ve
tartıştığ ı şahsı terkederek, m ensup ol­
duğu toplum a ve ulusa saldırm akta dır.
G azeteciliğin, yazarlığın b ir ah lâk ölçüsü bulunduğunu kabül etm ek
zorundayız. G erçekten bu m em lekete
faydalı olmayı
düşünüyorsak, bunu
yapm ak zorunda olduğum uzu tak d ir
etm eli ve kalem lerim izi ona göre hare
k ete geçirm eliyiz.
F ak at tartışm a n ın da b ir ahlâkı,
bir âdabı var. Eline kalem alan, gelişi­
güzel b ir takım sözde fik irler ileri sü rer, biri diğerinin m ânevi şahsiyetini
tah rik e k alkışacak olursa, ozam an ta r.
tışm a diye o rtad a
birşey kalm az ve
herşey fik ir olm aktan, ahlâk olm ak ta n çıkar, b ir takım şekiller alır, ah lâksızca davranışlarla, halledilm ek yo­
luna girdiği zam an tartışm a, değerini
kaybeder ve ta rtışm a esasında ölçüsü­
nü kaybedenler, hem konuya, hem d â­
vaya gerektiği faydayı sağlıyam az.
K OÇ B U R C U : (21 M art • 20 N isan) — K ıskançlık bel' ki kuvvetli bir aşka delâlet ediy o rd u r am a belli etm em ek
f de şart tabiî.
BO CA B U R C U : (21 N isan - 20 M ayıs) — M erh am et
histeriniz yine k ab arm asın . Sinsi çarelere b aşvurarak k u ­
yunuzu kazm ağa kalk ışan lar var.
İK İZ L E R B U R C U : (21 M ayıs - 20 H aziran ) — Yumıı. şam ak başka, taviz verm ek ise b am başka b ir şey.
Eddie’nin durum u gay et iyi­
dir. H er geçen gün de daha iyiye gitm ektedir. Bu am eliya
tın başarılı geçm esi, bize ayni
zam anda ilerisi için çok üm it
verdi ve karanlık olan n o k ta­
ların aydınlanm asını sağladı.”
Bugün Eddie’nin büyük bir
şikâyeti yoktur. Yalnız, hergün elektrik ve fizyoterapi te ­
davilerine gitm ektedir. D oktor
lar, bu tedavinin daha bir müd
det devam edeceğini belirtm ek
tedirler. Bu tedavisi de sona
erdikten sonra, Eddie en az es
kisi k ad ar sağlam b ir kola sa ­
hip olacaktır.
siniz.
A SLAN B U R C U : (21 T em m uz - 20 A ğustos) — Bütün
ikazlara rağm en hiç de lâyık olm ayan kim selere hâlâ sa­
i r mim isiniz.
BAŞAK BU R C U : (21 A ğustos - 20 Eylül) — G ö sterd i­
ğiniz nispette yakınlık göreceğinizden em in olabilirsiniz.
T E R A Z İ B U R C U : (21 Eylül - 20 Ekim ) — A şk m evzu­
u n d a ta rafların m üsavi h ak lara sahip olduğunu aklınız­
d an çıkarm am alısınız.
A K R E P BU R C U : (21 Ekim - 20 K asım ) — G erçi siz de
o na hayransınız am a, bunu alenen belli etm ek nedense
işinize gelm iyor.
Y AY B U R C U : (21 K asım - 20 A ralık) — Fazla ince c;r >leyip sık. d o k u m a k tan vazgeçmediğiniz m üddetçe aranız. daki gönül m eselesine kesin bir çare bulam azsınız.
O Ğ L A K B U R C U : (21 A ralık - 20 O cak) — H iç çekinR meden ve zerre k ad a r tered d ü t etm eden konuştuğunuz
1
» için ço k iyi b ir şey yaptınız.
KOV A B U R C U : (21 O cak - 20 Şubat) — Bundan iyisi
can sağlığı. D ah a ne istediğinizi ancak A llah bilir.
G azetecilikte ahlâk prensibi kabül
edilm ediği takdirde, bu m em leket, ba sından gerekli faydayı
görem iyecek,
b u ta rtışm a la r sonucunda da, mem le k et h e r b akım dan zararlı çıkacaktır.
BA LIK B U R C U : (21 Şubat - 20 M art) — M üşküllerin
teker teker yenilm esi için gösterdiğiniz gayret asla boşa
gitm iyor.
y
Bir Anıt Açıldı
Eddie’nin ilk m uayenesini
yapan doktorlar, kolun te k ra r
eski yerine dikilm esine k arar
verirler. Bir düzine k ad ar dok
torun hazır bulunduğu am eli­
yat neticesi, kesik kol b aşan y
la eski yerine dikilir.
Evvelâ, Eddie’nin b irb irin ­
den ayrılm ış olan dam arları
te k ra r bağlanır. Kan devrini
engelliyen zedelenm iş k ısım ­
lar b ertaraf edilir ve d ev era­
nın başlam asiyle kanın p em ­
be rengi te k ra r elde edilir. Bu
nu, kırılan kem iklerin tedavi­
si ve adalelerin birbirine ek ­
lenm esi am eliyesi takip eder.
Kaza gecesi yer alan ve iki am eliyathanede cereyan eden
am eliye tam sekiz saat sürer,
j A radan beş gün geçtikten
sonra am eliyatı yapan d o k to r­
lar, kolda herhangi b ir enfek­
siyonun olm adığını ve kolun
yerinde kalabileceğini m üşa­
hade ettiler.
| Küçük Eddie’yi am eliyat eden m ütehassıslar heyetine
başkanlık eden Dr. M alt, şöyle
dem ektedir:
Numan Ali LEVENT
12 Tem m uz 1958 de şehit edilen beş Sinde'))
deşim lz adına 12 Tem m uzda
Slnde’de bir anıt
Bu anlam ı çok büyük anıtın açılış töreni programı
tö ren esnasında yapılan konuşmaları gazetelerde oku.
dunuz. Ve eğer televizyon idaresindeki dostlarımız i*],,
verselerdi televizyonunuzda da seyredecektiniz. Olma,
mış am a, kuy ru k acısı sanıldığı kadar etken geçmiyor
herhalde. N eyse program ve konuşmalardan bahseı.
mek yazım ızı uzatır; oysa “Köşem’’lzin yeri dardır.
E vet sayın okur, Sinde’de bir anıt açıldı. Bundan
böyle Sinde’deki Ş ehitler Meydanından geçecekler mut
Silâhı1
laka anıtı görecekler. Ve bu beş kişinin ölümünü hatır
lıyacaklar. A llahın günü 12 temmuz 1958 de bu beş ki­
şinin ölümüne sebep olan ozanlar hatırlanacak. İyine gu .
Dört zi
Görinc
cüne gidenlerin nasıl ve niçin öldürüldüğü kafalara ye
0 cihei
nlden işlenecek. O radan geçenler yere daha sağlam ba
Birer b
saçak lar “Sizin için, sizin öcünüz İçin bu topraklarda
var olacağım . Bugün de, yarın da.” diyecekler ve da.
ularlarındaki kanın daha sıcak, daha hızla aktığını du­
(
yacaklar.
B ütün şehitler adına Lefkoşa’da
diktik. Ama bu yetm ez,
bir büyilk
Sinde köyünü başka
başka kasab alar takip etm eli. Bizim için, namus ve
reflm iz için, kendini toprağa verenleri beraber y
ayrı ayrı ölüm süzleştirecek anıtlar çoğalınalı. Bir
lâk neticesinde şehit düşen Ulus • Mustafa -1
1 YENCj EÇ B U R C U : (21 H aziran - 20 T em m uz) — K a­
bul ettiğinize göre bu teklifi benim sem ek m ecburiyetinde­
A hlâk tartışm ası için, siyasi ahlâk
sızlıklara tenezzül edenlerin hiçbir za­
m an başarılı olabileceklerini kabül ede
miyeceğiz. Bu bakım dan da T ürk ba sını ile Rum basını arasın d a a y n h k la r
bulunduğunu m üşahade ediyoruz. Böv
le olduğu halde, gene de en fazla iftira
ya uğrayan T ürk basım dır. H aksız y e­
re T ürk basınına sald ıran lara k arşı h a ­
rekete geçildiği zam an da gene sorum ­
lu T ürk basını oluyor, gene en ağ ır bir
şekilde T ürk basınına sald ırışlar y apı­
lıyor.
Esefle k aydetm ek zorundayız ki,
bugün bizim içinde bulunduğum uz d u ­
rum , bunları g erektirm esi icabederken
hiç de bunları yapm ıyor, kalem sahip­
leri gelişigüzel, b ir takım şah siy atlara
gelişle işe başlan ıyo r ve tartışm aların ı
bu şekilde sonuçlandırıyor.
Siyasî k o nuların da aynı şekilde e
le alındığım üzülerek belirtm ek is te ri;
Mele Rum m eslektaşlarım ız daim a bir
panik y aratm ak , iki toplum u birbirine
düşürm ek için, tahrikle, tehditle, bas •
kıyla işe b aşlam ak ta ve böyle b ir ta r ­
tışm adan m em leket adına, insanlık adı
na fa y d a um m aktarırlar.
A rkadaşları arasında Eddie
olarak tanınan K now les’in ge­
çirdiği tren kazası, b ir öğle­
den sonra başlar. Eddie, evi­
nin civarında bulunan tren is­
tasyonundaki yük vagonuna
tırm anırken tren âni olarak ha
reket eder ve m uvazenesini
■kaybederek yere düşer.
Kaza neticesi, Eddie’nin ko­
lu hernekadar om uzundan a y ­
rılırsa da, kol yere düşm ez fa ­
k at göm leğinin içinde kalır.
T ren istasyonunun civarında
| bulunan işçiler, derhal telefon
la bir am bulâns çağırırlar ve
IEddie’nin en kısa zam anda
M assachusetts H astahanesine
naklini sağlarlar.
'^ Y ı l d ı k .f a i r .*
B akarsınız m em leketi ilgilendiren
b ir konu var. Bu konu üzerinde her iki tarafın da esaslı b ir şekilde d u rm a­
sı icabediyor. H er nedense bu yaptlm ıyor, kalıplaşm ış, bir takım kelimeler,
cüm leler ele alın arak karşı tarafın mâ
nevi şahsiyeti çok çirkin b ir şekilde
tenkid ediliyor. Bunun nedenleri üze .
rinde, zam an zam an duyuyoruz. Siya setin de b ir ahlâk yönü bulunduğunu
anlatm aya çalışıyoruz, fak at beklenen
sonucu, hiçbir 1zam an alam ıyoruz.
Ö nüm üzde gerek toplum için, ge­
rekse çeşitli m eseleler için h ay ati öne­
m i h aiz b ir çok k onular vard ır. Bu ko­
n u lar b ir ahlâk anlayışı içinde ele alı nır ve tartışılırsa, hiç şüphesiz faydası
çok büyük olur. Büyük olu r am a, ta r tışm a şeklini değ iştirerek şah siy ata do
kunuiursa, ozam an hiçbir değer taşı m az.
İîSErİ-:
Bir tren kazası geçiren 13
yaşındaki b ir çocuğun kesilen
sağ kolu, başarılı bir am eliyat
neticesinde yeniden eski y eri­
ne dikilm iştir.
E v erett Knowles isimli bu
çocuk, halen günlerinin büyük
bir kısmını M assachusetts Has
tahanesinde geçirm ektedir.
H astahanenin ilgilileri ve dok
to rlan , Knovvles’in kolunun
hemen hem en eski halini aldı­
ğını m em nuniyetle belirtm ek­
le d irle r.
I Knovvles, bisiklete binebili■yor ve akla gelen her türlü
sporu yapabiliyor. Şahsî çahşJması sayesinde, sol eliyle yaızı da yazabilm ektedir.
K ubilây anıtı lâzım . M agosa’da 27 - J8 ocakta
şenler için de bir anıt lâzım . Lâzım ki
daki kanın daha sıcak, daha hızlı aktığını duyalım,
zım ki yere daha sağlam basalım .
D lleylim ki Lefkoşa'daki "Şehitler
Anıtr'ndan
ra ‘‘Sinde Ş ehitler A nıtı” bir başlangıç olsun,
bir benzerini örneğin A vtepe’de şehit Mehmet
için, A kıncılarda Ulus Ü lfet için Magosa’da ve
yerlerde diğer şehitlerim iz için gururla, övünçle
venle seyredelim . O nlar işini başarm ış kişilerin
ruyla n u r içinde y atark en
biz de vazifemizi
Sindelileri kutlam ak vazifem izdir. Sağ olsunlar.
LEFKOŞA KAZASI TÜRK SOSYAL YARİ
DAİRESİ M ES’ULÜ BAY RÎFAT ŞENER’İN
“C ü r ü m l e r i ö n l e m e k a m p a n y a s i ”
MÜNASEBETİYLE KIBRIS RADYOSUNDAN
YAPTIĞI KONUŞMA
Küçük Eddie’nin başından
geçen bu hadise, tıbbın artık
ne k ad ar geliştiğini gösteren
e" 8ÜZel m ısallerden biridir.
Kıym
Kayn
Ben,Birg
---------M
-------------------- 1 - 1
GÛZLU
SABA H Y A Y IN I
19.00 Sağlık öğütleri
06.29 A çılış vc p rogram
06.30 S abah m elodileri
07.00 H ab er bülteni
07.15 B eraber ve solo şark ılar
07. 40 D ans ritim leri
08.15 G üney D oğu A nadolu
bölgesinden tü rk ü ler
08.30 K apanış.
19.10 Solm az T eğ m en ’den
şarkılar
19.25 A ra müziği
Tefrika No. 78
Biz eskiler, ona “S ü n n et­
çi” derdik. Bazan benim y a­
zılar bile kuyruğunu sü n n e t­
çinin elinden kurtaram azdı.
E rtesi gün m atbaaya uğradı­
ğım zam an, ihsan:
— ‘Ağabey, k usura bek
ma!” derdi. “Dün geceki Mec
lis m üzakeratı iflâhımızı kes
ti; onun için senin yazının
hepsini koyam adık.”
Onun h üsnüniyet ve sa n rm iyetini bildiğim iz için, sa ­
19.30 H aber bülteni
19.45 Lânitis program ı
20.00 M uzaffer B irtan ’dan
şark ılar
Ö Ğ L E Y A Y IN I
20.30 Büyük N utuk
11.59 A çılış ve p rogram
12.00 T ü rk ü ler ve oyun
h av a lan
12.30 D ün y ad an m üzik
12.58 B ülent O ra l’dan şarkılar
13.30 H ab er bülteni
13.45 İngilizce p rogram
15.00 K apanış.
20.40 A ra müziği
20.45 K lâsik Batı müziği dinie
yici istekleri
21.15 M üzehher G ü y er’den
şarkılar
21.40 Ö lm eyen eserler
22.00 H ab er bülteni
AisŞAiVz YAYrNî
22.15 Ali D em ir Ses ve Soz
16.59
17.00
17.30
18.00
18.30
18.45
A çılış ve program
G ençler için m üzik
Ç ocuk saati
Zeki M ü ren ’den şark ılar
İtaly a’dan m üzik
K oka K ola program ı
T o pluluğundan
Sultaniyegâh
Faslı
22.45 Serenadlar
J|.
23.00 K apanış.
Şişmanlıyacağım Diye
Endişe Etmeyiniz
"T
A
I
!
!
L„!
Sizi on sen e daha gen çleştirir ve vücudunuzu en ideal bir şek le sokar.
Fransız
İF A
m ü essesesin in itina ile
hazırladığı, hayret v e r ic i:
“ T A L„
S a yesin d e perhiz yapm aksızın anorma'
şişm anlıktan sür’atle kurtulabilirsiniz.
" T A L „
H ayatınızda siz e zev k verecek , vücuduzu intizam a koyacak , en tesirli ilâçtır.
ECZAHANELERDEN ISRARLA İSTEYİNİZ
İlâcın kullanışı hakkındaki bilgiyi bütün
eczacılardan alabilirsiniz.
|
dece:
— “Hadi oradan, sü n n et­
çi sen de!...” dem ekle y e ti­
nirdik.
O da o zam an, kendisini
anlam adığım ızı zannedip,
sayfa tahd id atın a kızar, ho
m urdanır dururdu.
— “Alo... B uyurun, ben İh
san...”
— “lhsancığım , M urat Dav
m an...”
— "M erhaba ağabey. Em ­
ret!...”
— ‘Aman estağfurullah!.
İstirham ım şu: Bizim Aslanı
nerede bulabilirim ?... Dışarı
çıkm ış dediler... Sana adres
filân bırak tı mı?”
— “H ayır, yalnız senin
verdiğin bazı işler varm ış,
onları kovalam aya gitti. Zan
nediyorum ki, sana ya u ğ ra ­
yacak, ya da telefon edecek"
— “Teşekkür ederim k a r­
deşim .”
— “Haa, M urat?”
— “Evet?...”
— "Aslan’la B urhan yazı
ve resim leri b ıraktılar. B un­
ları yarım sayfa halinde ve­
riyoruz. İlâve etm ek istedi­
ğin birşey v ar mı?”
— “Morg raporunu aldınız
mı?”
— “Hepsini değil... Yalnız
T arık M olvan’a evvelâ işken
ce edilmiş, sonra da boğazı
iple sıkılm ak suretiy le öld ü ­
rülm üş...”
— “Peki, ötekiler de yarın
elimize geçer herhalde... Aslan'ın yazısında benden, Rıd
van Tezel’den m alûm at yok
değil mi?”
— “Hayır... Sen iyisin ya?”
— “Benim için üzülm eyin
Sen bana şunu söyle, İhsan.
Bugün şehirde yeni bir cin a­
yet oldu mu?”
— ‘Evet, A bdürrezzak Pa
şaların köşkü civarında b ir
kadın cesedi bulunm uş...”
— “Tamam! A slan’ın sana
getirdiği bir resim vardı h a ­
ni... Şoför Y usuf’un resm i..”
— “Evet. Onu dekupe e t­
tirip klişehaneye öyle gön­
derdik. Yanındaki kadını bas
m ıyoruz. Sen öyle istemin­
sin...”
yutm uşlar gibi alev püskürecekti.
T ahir ağa gelip A slan’ı ha
b er verdi.
— “Hem en buraya getir,
ağa...”
Oğlan odaya bom ba gibi
girdi. A rkasından da, bir tü r
İÜ yukarı kıvrılm ayan bıy.klarıyle B urhan gözüktü.
“M erhaba” demem e vakit
kalm adan, bir flaş parlari.;
etraf kapkaranlık kesildi.
— “Ne yapıyorsun yahu?”
— “Baba, arşive lâzım olür; sen yaralıyken bir res­
mini çekeyim dedim ...”
B urhan’la dış seyahatlere
beraber gittiğim için, a rk a ­
d aştan çok daha yakın, ba
ba - evlât gibi olm uştuk. Ya
şı da buna m üsaitti. Onun
çin bana hep “B aba” derdi.
— “Aman iyi sakla, postu
deldirdiğim zam an, birinci
sayfaya siyah çerçeveyle kor .
sunuz...”
— “A llah saklasın, baba.”
— “Gelin, oturun bakalım!
Cin foto m uhabiri, evvelâ
benim b ard ak ta viski şişesi­
nin boynuna yapıştı. Sonra,
rujlu bardağa gözü takıldı,
hemen değişti;
— ‘Baba, ölüm döşeğinde
bile ra h a t durm uyorsun ya
hu!...”
Ç ocuklar viskilerini içer­
ken, onları seyrediyordum .
Ne cana yakın, ne enerjik in
sanlardı!...
— “Sulanm anız bitti mi?"
dedim.
Aslan, dudaklarını y alar­
ken cevap verdi:
— “Bitmedi ama, sana tek
mil verene kadar m olaya ge­
çebiliriz.”
— “Dinliyorum , öyleyse
anlat bakalım!...’’
— “Emrin veçhile, evvelâ
Necdet beye telefon e ttir­
dim, sonra Barba Salih’in evine gittim , am a aynasızdır
etrafı sardıkları için, pek ya
nına sokulam adım . Eğer, di­
ye düşündüm ; Y usuf C oşar
buralarda ise, zaten polis onu benden önce enseler; onun için burada boşu boşu­
na beklem enin hiç lüzum u
yok...”
Toplum ların sosyal ve ekonomik bünyesinde kumarrn,
söndürdüğü ocakların, yıktığı
jyuvalann ne kadar çok oldu­
ğunu hepiniz duym uşsunuz­
dur. Bu m enhus itiyadın içi­
m izde yer alm aması için z a ­
man zam an etrafım ızdakilcrı
ikaz etm ek hepim ize düşen
kutsal bir ödevdir. Bu bakım ­
dan sizlere kum arın bilhassa
çalışm a sosyal hayatım ızda hu
sule getirdiği zararları kısaca
tekrarlam ak isterim .
E rkekler kum arı kazanç yo­
lu, kadınlar da b ir eğlence v e ­
silesi telâkki ederek o ynadık­
larını söylerler. Bu çok yanlış
bir telâkkidir. Çünkü k u m a r­
dan p ara kazanan yok. Olsa
da m u vakkat bir zam an için­
dir, ve bugün kazanılan yarm
kaybedilir. Eğlence diye telâk
ki edilemez. Z ira m ü te m a d i
şekilde bir sinir gerginliği için
de oynanan kum ar oyunları,
zevk değil sinir bozukluğu, Ke
fa yorgunluğu ve göz rahat■ I I I
I
I
ı"I
I l ı
ı
ı
ı
sızlıkları verir. İşini
bırakarak aile ocağını İhın
ederek, harcadığı kıymetli (.
kitlerini ve m addi dili
cüşünm eden kum ar masalar:
da yer alan erkeklerin ve yi
ne aile ocağını, evinin işini. ^
luk çocuğunu ve hattâ kocas
nı ihm al ederek komşu evli
rinde, kulüplerde
etrafında mütemadiyen
oynayan kadınların
ve anlayışlarını hangi ölçü iie
Hilsı
Çevı
Bakı
Sakı
Zira
Kay
Sair
Hüsı
Kud
Tüfe
ölçebilirsiniz ?
Sed
Ç oluk çocuğunun nafalus
nı kazanm ak ailesine BU1»!
b ir hay at yaşatmak ve
k itlerinde mensup
toplum un sosyal dertli
gilenerek uhdelerine
kutsal ödevlerden bir nete'
ni olsun yerine getirmek w
zifesi ile mükellef olan erk1
lerin kum ar masalannda *'
ki t geçirmesi ve para kaz»1
cak diye ellerindekini ve 1
bindekini harcaması nekad» Ben Lef
^ talebç
(Devamı Salfe S da)
l i r I ' ■ ı ı ı ı ı ı ı ı ı ı ı ı ı ı ı ı ı | ı ı | ı ı | ı ı l l l l l l l > i l l l l l l » l l l l l l |,,lll:l:< 1 "1,1
— “Hayır, kadını da basın
ve Y usuf C oşar’ın sevgilisi
Jale Sayan diye yazın!...”
— "Kim, kim kim?...”
— '“Jale Sayan... Kayıp şo­
MAL VE CANINIZIN KORUYUCUSUDUR
förün sevgilisi, m etresi...”
— “Polis istihbaratında
böyle bir yazı yok am a...”
EMNİYETTİR. GARANTİDİR SÜRATTİR
— “Ben biliyorum . Kadınla konuştum . Son zam anlar­
A kıncılar O rtaokulu
da Yusuf un korkusundan
MUdür'Uğünden :
saklanıyordu. Sen bunları
O kulum uz, 25 A ğustosa k a ­
kır, sar, idare et; mütem m im
d ar yalnız Perşem be günleri
m alûm atı ben A slan’a v eri­
9.00 — 12.00 arasında açık
rim .”
bulundurulacaktır.
— “Eyvallah ağabey, saM üdür
ğol!...”
(N um an Ali Levent)
— “ Sen sağol, canım k a r­
deşim!...”
— “Y ataktan ne zam an
kalkıyorsun?”
— ‘‘H erhalde yarın çık a­
rım...”
— "A slan da öyle söyledi­
ği için, bugün seni rahatsız
Bütiin baskı işleriniz için “D evrim ” Basım evi
etm ek istem edik. Yoksa bü­
em rinizdedir. Her türlü baskı işini en kısa bir
tün ark ad aşlar grup halinde
zam anda v e en tem iz bir şek ild e hazırlayıp tes
ziyaretine geliyorduk.”
lim
eder.
Kıbrıs M üm essili :
— “Eksik olm ayın; hepi- [ J
MAKBUZ
FATURA
C AN KARDEŞLER LTD. ŞTİ.
nizin gözlerinden öperim. Ya
KİTAP
DERGİ
50, Atatürk Meydanı, Lefkoşa.
rın belki gazeteye de u ğ ra­
AFİŞ
rım .”
EL İLANI
5668 P. K. 885
Telefonu kapadıktan so n ­
D Ü Ğ Ü N DAVETİYESİ
CETVEL İŞLERİ
Sübeler :
ra, biraz daha rah at ettim .
M A G U 3A : O tello Seyahat
Y arın bizim gazeteyi gördü­
M ü ra ca a t: D evrim B asım evi, Girne Y olu
4481.
ğü zam an N ecdet’in y an ın ­
V eya Kitap Sarayı, M ecidiye Sokak.
___ . JET Seyahat BÜro*«*
LARNAKA
da olm ak istem ezdim doğru­
su. Oğlan herhalde köm ür
I
Bitin
Vücı
GÜNEŞ Sigorta Ltd. Şti.
GiiNEŞ Sigorta
I MAAD TA RA FIN D A N S A Y I S A L 'O R tf f iM ^ f J v R I L M I K T I R
Mamak I
lan bild
imaja ç
1. Devri
«ok be
afsızı,
2' Beııct
tofcnii
bir gün
*1
Temmuz 1&63
15 Temmuz 19<>3
-r
Sayfa 3
m
.................................................................................................
1
il LEVENT
/
A
; Slnde’ll kaı-
'
(ıâ
Gene “ Diişiince Saygısı,,
Ya da
Onlar insan Değil ini?
atanlar Ozanı: BYNHT.î
lir anıt açıldı. \
1 programı ile (
■
/etelerde oku- /
(»riajjRomans Mapolar-ErtuğmlTürkbileği. Fetağraf: FotoBasın
ostlanm ız İzin )
ektiniz. O lm a- l
Üstelik bu kişi:
2. Hoşgörünün (hiç d eğilse bir süre için) sanatla esas
olm ası gerektiğini herkesten çok bilmek zorundaysa;
rı bir “koşuk’’tar kalıbına dökmek için didiniyorsunuz. A-
Ü stelik bu kişi:
lın terinizi koyuyorsunuz ortaya. Adınızla birlikte iiç - be»
\
:
açıldı. B undan (
—
ft'
jeçecekler m ut (
âhı kuşandı bindi ata
ölümünü h a tır ,
1.1..
■
S de bu beş ki- \
eak. t|ine gü - f
1
ğü kafalara ye /
»ha sağlam ba- )
ıu topraklarda
Düşdü yollara çalım sata sata
Dört za p tiyesi vardı beraber
örincek bunları hem an kaçaklar
►
cihete eyled i azm -i sefer
er birer kaldırdılar nişana
«çekler ve da- (l
■.la aktığım du- /
t
;
ı, namus ve şeberaber ya da '
:
Umalı. Bir Infi- (
•fa - IsmaU - |
jcakta şehit dü
damarlarımız-
;
nı duyalım. Lâ- 1
nıtı”ndan son ; olsun. Bunun
Mehmet K arğa
Dsa’da ve d iğ e r
1
H
, övünçle ve g ü - \
kişilerin huzu
fem lzi yapalım. 1
olsunlar.
.mı
f
1
\ L YARDIM
1ŞENER’İN
PANYASI”
YOSUNDAN
V
?erir. İşini gücünü
aile ocağını ihmal
rcadıgı kıym etli va
e maddi durum unu
in kumar m asal .nn
ı erkeklerin ve yi ğını, evinin işini, ço
mu ve h a ttâ kocası;derek komşu evletiplerde yeşil nıasJ
ntttemadiyen kumar
admlarm insarl<
larmı hangi ölçü ile
liz V
;ocuğunun n ata i umlak ailesine m'Vui
yaşatmak ve boş va
mensup oldukları
sosyal dertleriyle ıluhdelerine düşen
vlerden b ir nebzes*/erine getirm ek vanükellef olan erkek'
ar m asalarında v î esi ve p a ra kazani.ellerindekinı ve ceharcaması nckadar
m Saife « d;»
İİIIIHIM HIIIIHIM I ■ 1 1 : 1 1 1
m
.şti.
U Ç U ŞU D U R
1a
SURATTIR
isterlerdi tatlı cana
kam der şurada kalalım
ar** deyince birden salalım
Bir gumanda ile nişan alalım
Bitirelim işlerini şunların
Vücudunu kaldıralım bunların
Hüseyin Çavuş dedi işte zeybekler.
Çevrildi üzerim ize ttifenkler
Bakın bizi dört g ö z ile beklerler
Sakının kendinizi arkadaşlar
Zira canımız tatlıdır gardaşlar.
Kaymakam çekincek kurşunu hem an
Sair zaptiyeler diyerek aman
Hüseyin Çavuş düştüydü attan bican
Kudret kalmadı atm aya tüfengi
Tüfenk sedasını yakında duyan
Seda anlayan sarıldı hem en
—
Düyük
Müjde
Kıbrıs X . Fuarının Leym osun’da Açılm ış bulunan
B ölgesine Yakın
Kıbrıs Lûna Parkı
>Ier yıl olduğu gibi bu yıl da Avrupa Birinciliğini
lra 7 a n a rı
Ben Lefke’den İlkay Sonay
bir talebe gözü ile Devrimi ha
2'rlamak İçin sorduğunuz sorulan bildiğim kadar cevaplan
dıınıağa çalışacağım.
1. Devrimin siyasi tutumu "u Çok beğeniyorum. Çünkü
tarafsızdır.
I Bence film yıldızları İle
yaptığınız ropörtajları hafta­
da bir gün olursa çok daha iyi
3- Spor sayfanız için diye­
cek birşey yok. Çünkü halkın
arzu ettiğ i b ir şekilde y ayın­
lanm aktadır.
4. Edebî rom anları daha
çok tercih edeıim .
5. Çok iyi buluyorum .
6 . G azeteniz sütunlarında
Edebiyata da y er verebilirsi­
düziye bunları fısıldar durursa;
daha. Yaşınız 22 - 23 tUr. Sizden daha olgun, dost bir ya­
LEYMOSUN VE CİVAR KÖY HALKINA
Mektupları
3. Her önüne gelene (bir gün değil, beş gün değil) bir-
satırınız çıkm ıştır birtakım dergi ve güncelerde. G ençsiniz
Yüzlerce zaptiyeler oldular revan
Herbiri bir türlü tedbirler kurar.
Kimisi daha sokulacak yer arar.
Kaymakam der oturunuz diz üstüne
Çavuş nefer kim gelirse önüne
A tınız kurşunlan döne döne
Tekerlensin gitsin attan aşağı
Sönsün İngilizlerin ocağı
Zaptiyeler derler korktuk bunlardan
Duyduğum uz işler zaten hep ezberden.
Bişdik üstüm üzden akan bu terden
Allah m uhafaza etsin bizi
Bu hayınlar yiyecekler hepsim izi.
Kaymakam ile Hüsnü susadı kana
Bıraktılar gadınları bir yana
Duddular zaptiyeleri nişana
Açıldı bir böyük harb-ı şeytanî
_Lâkin dökülm edi kim senin kanı
Tutuldu Feride ile Pembe Munla
Zaptiyeler düştü arkalarına
Flüseyin ile M ehmet kaçtı bir yana
Muharebe gittikçe buldu şiddet
Her iki taraftan da arttı hiddet
O kadar zaptiyeler de hem en tüfenk atardı
Dumandan bütün ortalık karardı.
K esm e kurşun yağm ur gibi yağardı.
A kıbet kaçaklar kurtardı canı
Zaptiyelerin kalmadı dermanı
D eniz kenarında buldular bir yer
H üseyin ile M ehmedi sardılar
Bir m ağraydı girdiler birer birer
Kurşunların arkası kesilm ezdi
Dumandan insan dahi seçilm ezdi
Bir kurşun geldi düştü yere
Gayip oldu oradan birdenbire
H üseyin Bulli baktı yok çare
Hakkı onbaşı koşuverdi heman
Çünki kaçaklardan haviydi meydan
Hakkı onbaşı atarak tüfengi
Geberdeyim dedi şu pezevengi
Hiddetinden kaçtıydı yüzünün rengi
Vuruncak başına gondaklen heman
Girdi kurşun göbeğinden virdi can
Galdı H üseyin ablukada yalınız
Zaptiyelere em rolundu kalınız
Bir silâh vardır orada alınız
Lâkin tutm adı M ehm et başka kaçak
Hüseyin der ardım dağ önüm deniz.
Korkm ayın daha yakın geliniz.
I
bir büyük anıt (
8
RİMBA K A R D EŞ LER İ
olum D u n u s u
II I
■■
II
II
II
. II
İftiharla takdim eder. 3 erkek ve 1 kadından
im üteşekkil olan grup 3 m otosiklet, bir spor araba ile
duvar üzerinde şim diye kadar görülm iyen en tehlike
niz daha İyi olur.
i ÖLÜM AKROBASİ hareketleri yapılacaktır.
7. K itap halinde y ay ın larsa­
Bunlara ilâveten, çarpışan otom obiller ve uçan
nız çok daha iyi olur.
roketler.
Hergün ö.s. saat 5 ten gece geç vakte kadar
İlkay Sonay
sayın
halkım
ıza açık bulundurulacaktır.
Lefke.
_
FİKRET DEflİRAC.
Btr an düşünün:
lardan bahse ı. )
başka köyler,
İÇ M M N m
Yenl yeni yetişiyorsunuz. İçinizdeki özdence duygula
ken geçmiyor, /
yeri dardır.
ll|llill|U » lllllllllll« IIIIH IIIIIIIIIII» lltlm H M U IIIIIIIlllllllll"lllll> l“ *ll' ll*l l ,l l ,'p
zar, birkaç satır yazarak, gönlünüzü alm ıştır. Yüzünüz güt-
Ne yaparsınız? Sabır taşı bile dayanmaz, çatlar bun;..
’müştür. tçinizde p ın l pırıl bir aydınlık çiçeğe durmuştur.
“Eee, dersiniz. Yeter canım, illâllah artık...” Ve bunda hak
Bir güç gelm iştir size. Korkunun, kuşkunun karanlığını da­
tısınız da. Hele bu suçlam aların da yarı yarıya büyütm e ol
ğıtan bir aydınlık gelm iştir. “Şunları bir kitapçıkta (betik)
duğunu hesaba katarsanız, siz bile bayrak kaldırırsınız ar
toplasam ” diye düşünüp; dişinizden tırnağınızdan artırdı­
tık. Zira “istism ar”m da bir sınırı vardır.
Bunları, bu acı günleri yaşadım ben. Uydurmadım. Un
ğınız Uç • beş kuruşla başlam ışsınız çalışm ağa.
nun için de, içime tak dediği bir günde, oturdum, bir ya­
Bir yandan “Acaba nasıl bulacaklar? Gülerler, alay mı
ederler yoksa?” korkusu; bir yandan “belki de anlarlar toy
nıtlam a (cevap) d olayısıyle,
luk, acem ilikten...” yollu bir umut pırıltısı; işinizden, ba­
dair. Az çok yukarıdaki konuyu işliyordu bu yazı. 21 M a­
birkaç satır karaladım b u ıu
sım etin e; oradan oraya koşar durursunuz. Yorgunluğunu­
yıs, 1963 tarihli Devrim G üncesinde yayınlandı.
Numan Levent arkadaşım bir yazı yazdı uzun zaman
zun, yoksulluğunuzun geçici olduğu düşüncesi içindesiniz.
sonra. Dediklerim in bir bölümünü
Yapıtınız binbir zorlukla, yoksullukla, pırıl pırıl çıkı-
ele alarak suçlam ağa
kalktı beni.
vermiştir ortaya. Yüreğinizde bir gümbürtü, bir tatlı çır­
Önce şunu belirteyim ki, Levent dostum yazım ı ya iyi­
pınma; öteden beri, türlü nedenlerden ötürü saygı besled.ğiııiz birtakım büyüklerinize, sizden daha olgun kişiler: .1
ce okumamış, kelimeler
adına “Sayın ....... ’e, Saygılarım la” deyip im zalıyor ve goıı
ya da sezm ek istem em iş. Bunu şunlardan anlıyorum:
yüklediğim
anlamı sezmemiş
I. Numan Levent, o yazımdaki suçlam aları, Özker Ya
deriyorsunuz.
şın’a yönelttiğim i ileri sürüyor. Oysa ki ben böyle bir adı
Şimdi, bu “büyüklerden” birisi çıkar da, toyluğunuza
yazıma koymuş değilim. Eğer o kişinin birtakım TUdkiye
bile bağışlam ayı düşünmeden; düşünmek istem eden:
asnat dergilerine girdiğini yazmışsam, bunu beceren ya da
“Bunlar da şiir mi? Falan ozanın etkisi, filân yazarın
öykünm esi...” der ve binbir zorluk, tatlı düş içinde ortaya
hak eden yalnızca Ö zker Yaşın değildir. A çsın Türkiye’nin
koyduklarınızı, topyekün ve bir çırpıda inkâr ederse, um
birçok dergilerini, görsün. Eğer “Üne erdiğini” söylem iş­
dunuzu bin parça ederse ne yaparsınız?
sem , bu şerefte de Özker Yaşın yalnız
Boynunuz bükülür değil mi?
değildir. “Ulusal
günler için ısmarlama köğükler düzen bu gibiler” demiş­
Üzün içinde kalırsınız.
Böylesi birdenbire bir karşı çıkm a, içinizde birşeyleri kır­
sem, bunu yapan Özker Y aşın’dır, demedim.
mış; tuzla buz etmiş; silip süpürmüştür.
Ama eğer Numan Levent, yine de bu suçlam aları Öz­
Ü stelik bu kişi:
ker Yaşın’a yöneltm eği uygun görm üşse, ona bir d iy ece­
1. Bunca tecrübe ve yaşına göre, aynı kusurları ta şı­
ğim yok.
yorsa;
(Devamı Yarın)
> l |l l |l t |l l l l l l l l l l l |l l l l l l l l l l l l l l l l l l l l l l l |l l ||l |l l |l l ||l |l l l l l |l l |||||||||||||||||||||||||||||||l l ||||||||||||||||||||||||||||l ||||||||||||||l ||<
I I IH I İ l [■ 111 111 111 1 ■ l l l l l l l l l l l l l l | I I I I I | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | l | | | | l | | | l | „ | | | , M, | | | | | | J | | | l
kenlideki adam, çoluk ç o c u k
sahibidirler. O nlara da mı acı­
madı?
— Ben neyse, dedi, adam .
DEVRiM’in Hikâyesi
N eyse miydi?... K enarları
dantele işlenm iş sü t beyazı
yastıkta, iki gece evvelinden
kalm a, sapsarı başının izi du­
ruyordu. Bu çukur bozulur d i­
ye ödü kopm uştu ve sabaha
kadar yastıktaki başının izine
gülüm seyen yüzünün hayali­
ni kondurm uştu. Bu, az şey
jmiydi?
ı Adam:
Yağmurlu Hikâye
Zafer SÜLEK
Bir adam, ceketinin yakası­
nı kaldırm ış, deniz kıyısında­
ki -yüksek kayalıklara doğrı:
gidiyordu..
A yazdan parm aklarının ucu
sancıyordu. Rüzgârın yüzüne
savurduğu
yağmur, nefesini
kesiyordu. Fakat bunlar um u­
runda değildi...
Yalnız düşünen tarafı acı
yordu:
— Sen, bir heykel gibi üze­
rine titre, diye söylendi. Ru‘n unu kendi hassalannla dokukalbine bütün kendinden olan
heyecanları ver; sonra bir adam gelsin, hiç çile ve acı çek
meden onu senden koparıp a l­
sın... Olur şey değil!..
Oda, dün gece bıraktığı gi­
bi duruyordu: Darm adağınık .
M asanın üzerinde karşılıkl;
iki bardak, iki tabak, iki çatal
ve ortasında yarım kalm ış vot
ka şişesi... K oltukların birin­
de, üstünde teki kaybolan nav
lon çorap, konsoldan yere
düşm üş Uç toka... Ve aynanın
önündeki tarakta, sarı saçla­
rından kalmış bir kaç tel..
Kolonya şişesinin ağzım ka
pamamıştı... Vişne rengi küpe­
leri gelişi güzel atılm ış, diva­
nın üzerinde duruyordu.
! Boğulacaktı adam;
' — Off!.. Off!..
I
m otörlerini, yolcu vapurlarını
seyretm işlerdi.
Yolcu vapuru, balıkçı motürü, yelkenli... Bunlar, azgın
dalgalar arasında yüzebiliyor
ve batm ıyorlarsa, ikisinin de
bakışlarıyla, bacasına, tekne­
sine, yelkenine hakettikleri
— Ben neyse mi? diye te k ­
mucizevi duadan değil mi?
ra r etti.
Gemideki yolcular bir sü rü ­
K ayalıklara yaklaşm ıştı. Odür. M otördeki balıkçılar, yel rada, bir m ağranın duvarına
iki kürek resm i çizm işlerdi. Bî
ri onundu, biri de kendinin. O
nunkini kazıyıp silm eğe gidiiyordu. Yüreciği yalnız kalm a­
mış mıydı?
İki yürek resm ini bir çakı­
llım ucuyla m ağara duvarına
[çizdikleri günü hatırladı :
Yaz, kış kayalıkların ü stü n |de daim î bir rüzgâr eserdi
S ert bir rüzgâr, boynundaki
sarı - kırm ızılı ipek eşarbını
uçurum dan aşağı uçurm uştu.
A ralarındaki aşk yeniydi..
! Adam koşarak aşağı, uçurujm a inmiş ve elinde eşarp, tek
|ra r kayalıklara nefes nefese
i tırm anm ıştı.. F akat o, m eydan
(Devamı Saife 8 da)
m
Na z / h . fa c f Ç a m a
/ Ç/ A/
w
Ou !
E
ş ig l a r / n iz
:
TEMİZ
/f u t L A A //A //Z ..
EN SON GÖRME FIRSATI 21 TEMMUZ PAZAR Ne olduysa, bir hafta önce,
konsolun gözünde ve onun iç
AKŞAMINA KADARDIR.
Kitap Sarayı
,NIN EN BÜYÜK TÜRK KİTAPLIĞI
M ecidiye Sokak 11-13
L efkoşa
Uzun yıllardan beri Türk kültürüne hizm et e t­
e k t e olan KİTAP SARAYI beğen eceğin iz telif ve
tercüme romanlar deposudur. O nbinlerce cilt arasın
an siz de beğeneceğiniz kitapları s e ç e b i li r s i n iz .
KİTAP SARAYI aynı z a m a n d a T ürk iy e 'n in belli
başlı gazete ve dergilerini g ü n ü g ü n ü n e ithal eden,
revzi eden en büytlk bayiilik te ş k ilâ tla rın d a n birine
sahiptir,
k >TAP SARAYI her zam an için e m r in i z d e d ir .
ller 'stediğinizj( her aradığınızı yalnız Kt'l AP SARA-
T l.
TEL : 6351
^ U Ç A Ğ I N I Z KİTAPLARI KALİTELİ SEÇE,
EK İÇİN KİTAP SARAYINA B A ŞV U R U N U Z
Kitap Saray
Tel. 2824
Bürosu
Bürosu.
^ fa b u ia b U ira irıiz .
Kutu Kutu Kutu
Kutu işlerinizi LITO TIPOĞRAFİK baskı­
lı 2 - 3 - 4 renk baskılı yalnız ve yalnız TEZEL
M ATBAASI’nda — TEZEL KUTU FABRİKAS l’nda yaptırabilirsiniz. Gömlek, Potin, Sabun
tozu, yem ek tuzu, diş macunu, Kravat iç ça­
maşırları v e daha aklınıza ne gelirse istenilen
hacim ve şekilde yaptırabilirsinzi.
AYRICA 5 — 6 renkli etiketler, matbaa
işleri ve benzerlerini en makul fiatlarla yap­
m aktayız.
TEZEL MATBAASI
TEZEL KUTU FABRİKASI
80 A Ankara Caddesi
TEL : 2961 LİMASOL
çam aşırları arasında eline ge­
çen, pembe zarflı m ektuptan
sonra olduydu.
“Alışırım" diye düşünm üş­
tü. F akat dün o gittiğinden be
ri içmiş ve hayal kurm uştu
boyuna... H ayır, yapam ıyordu
işte.. Olmuyordu.. Bu yalnız­
lık ondan kalm a değil miydi? .
Kaç defa votka şişesinin ya
nından uzaklaşıp, aynanın önüne gitmiş, tarakta kalm ış sa
! rı saçlarını öpüp öpüp ağlamış
tı.
Kaç defa divanın ü zerin d e­
ki küpelerini avuçlarının içine
alıp, bir kedi sever gibi o k şımıştı. Kaç defa!.. Kaç defa!..
Nasıl içi acım adan onu böv
le bırakıp gitmişti?
Yıllar boyunca, deniz kıyı­
sındaki o yüksek kayalıklar! da yüzlerini rüzgâra çevirip,
uzaktaki yelkenlileri, balıku
tem iz
Me
f
?
ş e
y f
T e /=? T E A f/z
y ' t H ’A
H E D IY ^vcriB r. " "
Pakel TEM' Z Çama5lr Tozuna »i*»"1
R
s “ hardajb
t fl
MAAD TA RA FIN D A N SA Y ISA L O R TA M A A K TA R ILM IŞTIR
fg g
H ra
\
Sayfa 4
DEVRİM, 15 Temmuz
Yer altı İns anlan fiîSL
Perdede Kötü, Hayatında iyi Adam :
H
a
8 —
Yeraltında Neler Var?
Önce sırtım ıza beyaz bir
palto giydirdiler, sonra da b a ­
şım ıza elektrikli dem ir b ir şap
ka tak tılar, gözlerim ize de b !*
gözlük geçirdiler ve hem en b :
ze:
“— B uyurun ocak lara,” d e ­
diler.
Y anım ızda Semih S ait Um ar ile m aden kuyularından
sorum lu b ir yabancı var. Kısa
rum lu m em ur ve bu usûlün
her yerde tatb ik edildiğini kay
detti.
G aliba uzun, uzun olduğu
k adar da sıkıcı b ir yol aldık.
Yolculuğum uz yaya oluyordu.
Tabanlarımızın sızladığını d u ­
yar gibi oldum. G aliba ilk de­
fa yaya o larak b ukadar uzun
bir yolculuk yapıyoruz.
Bir hayli yol aldık tan sonra
Vîflfc..
ca takdim edilm iştik birbirim i
ze. K apıdan geçerken, k a rş ı­
m ızda bir trenin ray lar ü ze­
rinde uçarcasına akıp gidişini
gördük, önde yürüyen sorum ­
lu m em ur, bir takım ışık işa­
retleri yaptı, biz b ir kenara
çekildik, tren yanım ızdan sü r­
atle gelip, geçti.
— T ren işaretini verdiği
zam an, biz de ışıkla cevap
verm ek zorundayız, dedi so-
(çok serin b ir hava esm eğe bas
Ilıyor, üşüyoruz âdeta. Yerattının b ukadar soğuk olabilece­
ğ in i, hiç, am a hiç tahm in etimemiştim. M erakla so ru y o ­
rum:
“— Madenin alt bölüm leri
b uk ad ar soğuk m u oluyor?”
Sorum lu m em ur g ülüyor ve
cevap veriyor:
“— H ayır.”
Demek ki, ben üşüyordum ,
belki de heyecan geçirdiğim
için üşüyordum . M erakımı
|yenm ek, niçin bu derece ü şü ­
d ü ğ ü m ü m uhakkak su rette öğ
jı-enmek istiyordum . Birdenbiİre gözlerim in önüne buz tut^muş b ir oda geldi. Böyle bir
odanın içine hapsedilm iş bir
(insanın nasıl yaşıyacağı doğ|ru su m eraklı b ir soruyu te ş ­
kil ediyordu. Şöyle bir seni-
“ Belli olmaz. Bunların saat
leri birbirinden ayrılır. Daima
v arya ile çalışırlar. H er varyada yüzlerce insan bulunur.
M eraklı b ir konuyla karşı
karşıyayız. F akat insan her
türlü m erakını giderm ek için
devamlı su rette sorm ak icabcdiyor ve ben de soruyorum .
| Soruyorum ama, her sordu ğum gereken cevabı alm ak im
kânsız gibi birşey. Öyle a n lı şılıyor ki, açıklanm am ası lâ zım olan bir çok m eseleler var
am a bizim sorularım ızın çoğu
da cevapsız kalm ıyor. Kum
panya işçilere iyi hay at şartU.rı hazırlıyor mu ? Sorusunun
da cevapsız kalacağı kanısı içindeydim ama, bu soruya so ­
rum lu m em ur her nedense k o ­
laylıkla cevap verebiliyor :
“— Kum panya işçisine her
türlü h ay at şartlatrın d an fay­
dalanarak bir hayat sağlama!.
azmindedir. Yıllar yılı devam
ettirilen bu maden ocokların da, çalışan işçiler, m uhakkak
TEFRİKA No : 79
Ragıp Ş evk i YEŞİM
ların da Aydın hükûm etile bi
ze dua eylerler.
Jü stin y an heykelinin e tr a ­
fını alan ask erler arasında
yeni bir dalgalanm a daha ol
du. Bir s e s :
— Padişahım a baş g etir dim.
diye bağırıyordu. H am za bey
bu sesin sahibinin kim öldü­
ğünü hem en tahm in etti. So ların sesin
geldiği tarafa
koştukları sırada k alabahksaf
larından bir kalyoncu fırladı
Elinde kanlara bulanm ış bir
baş vardı. Saçlarından tu ttu ­
ğu kızıl sakallı b ir baş. Beş
altı adım ileri fırladıktan son
ra bu başı havaya kald ırarak
— Padişahım , padişahım !
İşte Şehzade O rh an ’ın başı !
Ferm an eylem iştin, ölü veya
diri getirilm esini istem iştin
Ben onun ölüsünü getirdim !
— Halil, bu kalyoncu kuiu
mu kolla, İhsanım ızı esirge me.
Bu sırada ask er kalabalığı
nın b ir safında yarılm a oldu
ve önde, atı üstünde, Zağa nos Paşa, arkasından yedi se­
kiz BizanslI Rahib olduğu
halde bir kalabalık göründü.
Sakalları göbeklerine kadar
inmiş, g ür kaşlarının altın d a­
ki gözleri k orkuyla açılmış
olan rah ip ler birbiri ardına
y erlere k ad ar eğilerek padişa
hm önüne geldiler, diz çök •
tü ler ve avuçlarını toprağa
sü rü p secde ettiler. F âtih gür
b ir sesle ve Rumca olarak :
— H ayır hayır! diye baf'.r
dı. Ancak A llaha secde edi
lir. Siz ki A llahın yeryüzündeki vekillerisiniz. Siz ki hal
ka A llahtan başka tapılacak
şeyin olm adığını durm adan
vaaz edersiniz. Ben b ir fân.yim, o halde bu yaptığınız
ne ? Kalkın ayağa!
Ak sakallı ih tiy ar rahipler
göğüslerinden haç çıkararak
diye bağırdı.
b irer b irer ayağa kalktılar.
Ve kanlı başı kaldırıp genç
Hâlâ
korku ve d eh şet ış'ki ı ■
padişahın beyaz atm ın ayak
rı
pırıdıyan
gözlerini bu se •
ları önüne attı. Y ıllar yılı Bı
r.efer
h
a
y
ret
ve
hayranlıkla pa
zanslıyla bir olup kendi so •
dişaha
diktiler.
Genç padişah
yuna karşı ih an etler eden
kırm
ızı
m
erm
er
sütun ü s tü n ­
Şehzade O rhan, hayatının
deki İm paratorun başını on son perdesini kapam ış oldu.
Genç Fâtih, atın ın ayakla | lara da gösterdi
— Bu başı tanıyor mustı rı altında yuvarlanm ış olan
nuz
? Kimin başıdır bu ?
başa bakm adı bile, F ak at ba
İh
tiy
ar rah ip ler artık k en ­
şını çevirm eden arkasında du
dilerine
gelecek b ir ölüm ün
ran Ç andarlı Halil Paşaya
u zak laşm ak ta olduğunu his seslendi.
■
. T. Tekçe
sederek şaşkınlık ve telâş i
çinde kırm ızı m erm er sütun
a koştular. G ür kaşları alın
larında b ir çok defa oynaştı
Gözleri yeniden büyüyüp kü
çüldü ve hemen hepsi birden
yine haç çık ararak bağırdı lar.
— İm p arato r K onstantin
bu ! İm parator! İm p arato r !..
Genç padişah :
— İşte im paratorunuz, de­
di. Onu size teslim ediyorum
Bu b ahtsız hüküm darınız va­
tanı için döğüştü ve öldü. Ve
zirlerim size onun cesedini
de verecekler. Ona lâyık bir
tören yapınız. Böyle bir tö renle istediğiniz yere göm ü­
T e k ç e ’n in b u nü
> ö n ü y a n ın d a b ir de I
k ö p ü r e n y a n ı v ard ır
d e d e v gibi, k ö tü l
p o s b ıy ık lı ad am ın I
nı g ö z ü n ü z ü n önüne j
rin c e ü rk eb ilirsin iz. ]
b u k i işin
aslı bu
ven karşısında insan m erak
kesilip kalıyordu.
“— Gerçeği a n latır mısınız?
Diye sordum.
'— Suni hava, dedi sorum ­
lu m em ur, bu hava yüzlerce,
binlerce insanı yaşatabilecek
bir kuvvette. Eğer bu hava bu
rad a m evcut olm azsa bu insan
lar y aşayam azlar.”
“— Bunun bozulm ası ihti­
mali yok mu?”
“— Devamlı bir şekilde kon
trolüm üz altındadır. Bozuldu­
ğu takdirde yüzlerce insanın
canına mal olur. F akat her tü r
lü önleyici' tedbir alınm ıştır.
Bunun için herhangi bir teh ­
like söz konusu değildir.’''#
“— Y eraltında kaç kişi ç a ­
lışıyor?”
BİZANSLI B EY A Z
GÜVERCİN
— Sana A ydın’ı verdim
Bir im paratoru n başına az
b ir şey bu am a, sen de, se nin ardından gelecek to ru n ­
H
iğnelerki in sa n ı!
**
bir yerde durakladık. Ocakla
ra gelm iş miydik? Yok canım ,
d aha y er üstü n d e b u lu n u y o r­
duk. Bu d u rak tan çeşitli bö­
lüm lere ayrılıyordu m adenler.
Sorum lu m em ur b u rad a k ı­
saca izah a t verdi. Onu ilgiyle
dinledik. Bir takım k arışık te ­
rim ler, b u n lar bizi her n e d en ­
se pek ilgilendirm edi.
Bir bölüm e sapıyoruz, biraz
aah a ilerledikten sonra, serin,
I
bir gem işareti ileri fırladı
ve y a n la n ask er kalabalığı nın ortasın d an H ipodrom a
doğru süzüldü. Padişahın
kurm ay heyeti de A vgusteon
meydanının tozunu kaldıra rak kendisini takip etti. Ham
za bey, bu altın başlı k ah ra­
m ana zevkle ve g ururla bak ­
m aktan kendini alam ıyordu.
Allahın b ir insana verdiği bü
yüklük ancak bu k adar olabi
lirdi. Yirmi iki yaşında, fa
k at m asallardaki devler ka dar kudretli b ir adam... Eli nin b ir işareti ile krallıkları
şahlıkları, im paratorlukları
yerle bir edecek bir hüküm dar...
T e k ç e sin irle n in c e bir şe­
k e r, b ir ta tlı, b ir güzeli
y o r ki so rm ay ın ız. Alt {
d a ğ ı a ş a ğ ı sarkıveriy
titre y iv e r iy o r . Gözle
g ın la ş ıy o r, sesine biri
z ü n g e liv e riy o r. San
y u n c a ğ ı k ırılm ıştır, 1
s ın d a n
a z a r işit
g ö z y a ş la rın ı içine ı
a ğ la y a n b eş - altı ya
d a b ir ç o c u k tu r.
S o n ra ö fk esi geçince,
k a rş ıs ın d a k in i kırdığını an
«layınca g ö n lü n ü alabil
m e k için n asıl çırpınır bile
m e z s in iz .
T e k ç e ’n in b ir d e |
c ilik y ö n ü v ard ı, i
ğ e b a ş la m a d a n
b u . H a ttâ b ir ya
lay ı o n b e ş g ü n ha
y a tm ış tır .Bu günlerde!
p is h a n e d e tanıdığı bir 1
til k e n d is in e ı<asıl ad
ö ld ü rd ü ğ ü n ü söyler dur::r
m u ş. T ab iî T ekçe adamı
ta s d ik liy o rm u ş ikidebir
B u n u a n la tırk e n :
su rette buradan m em nunlukla
ayrılm ışlardır.. İşçinin hayat
standardını ayakta tutm adığı­
mız zam an onlardan beklenen
randım anı alam ayız.
— N e y a p a rsın birader
d iy o rm u ş. A dam aksi bir
s ö z s ö y le y e b il:r miydim |
E lb e tte söyliyenıezdi.
S iz A h m e t T a n k Tek­
ç e ’n in film le rd e kötü a d a m r o lle rin d e n ötürlikii ]
hemen hemen yok gibidir ç ü k le r in n e fre tin i kazar
d ığ ın ı s a n m a y ın ız . Dostl,:|
Birini parmağına doladı
imi tamamdır. Y üzlerde ha rın ın b ü y ü k b ir çoğunla
fif tebessüm ler başlar, ya ğ u k ü ç ü k le r d e n d ir . Mest
naklar gerilir, g ö z le r ış ıl­ lâ b ir a r a h a s t a olmuştu.
dar. Kahkahalar atarsınız Z iy a re tç ile r in in btiyük fcr
[kasıklarınızı tutarak be - ç o ğ u n lu ğ u n u kiiçük'erle
k il e d iy o rd u .
den eğitim i yaparsınız.
K ızı v e yeğ en i başında:: I
Şakaları kırıcı değildir.
Türk film lerinin kötü a
damı günlük hayatında iyi bir insan, iyi bir baba
ve şakayı severdir.. Bir re
jisör onun için şöyle de m işti bir gün :
— Vallahi T ekçe'ye rol
verm eğe korkuyorum . Se
|te geldi mi işin yoksa sa ­
bahtan akşama kadar gül G ülenler arasında gır gır’n '^İÇ ayrılm am ışlardı. I
alm anlar da vardır. Böyle
günlerde kendisini ZİysiHİ
dur.
G erçekten de böyledir İsine tatlı, ö y lesin e ince es e d e n le rd e n birisine
— B en yatacak adam J
Tekçe. Takılm adığı insan prilerle sü slen m iş şekilde
m ıy ım ? dem işti. En çok
şu
k ız ım a ui’Uliiyorur
K ız ım ın üzüntülerine Ü7i |
ÜLKÜ YURDU SPOR KU LÜBÜ’N Ü N GENEL
İliy o ru m . Bugün aı
KURUL TOPLANTISINA ÇAĞRI
F lo ry a 'y a gönderdim. Ar j
17 Tem m uz 1963 Çarşamba g ecesi saat 8.30 da k a d a ş la rım ın durumu ne
Ülkü Yurdu Spor Kulübü’nün yıllık gen el kurul top ­ o la c a k ? Hepsinin işleri
lantısı yapılacağından bütün üyelere duyurulur.
b e n im yüzüm den aksadı j
G ö rd ü n ü z ır ü siz Tek
GÜNDEM : —
— Bre Hamza, yaklaş ba 1. M ü f e ttiş le r ta r a f ı n d a n h a z ır la n a n b ir y ıllık te f g e’n in iyi - düşüncesini i
na !
H a s ta y k e n bile arkadaş1'
tiş raporunun okunm ası.
— Ferm an padişahım! Ar rın ı d ü şü n e n birisi.
2.
Bir
yıllık
faaliyet
raporunun
okunm
ası.
dınızdayım .
İyi ki u zun sürmediIk
3.
Yeni
yönetim
kurulunun
seçim
i.
— Şu harap yer Hipod ta
lığ
ı v e film beklenilen
4. D ilek ve istekler.
rom olacak, ya şu üç yılan
z a m a n d a bitiverdi. BuP
NOT : l. a) Y önetim kuruluna seçilm ek iste y en ü y e­
ler en geç seçim tarihinden üç gün e v v e l adaylık için
— Ona Delf sütunu d e n r yapacakları istidaları sekretere verm eleri;
padişahım . BizanslIlar bu sü
b) A daylık için gön d erilecek d ilek çeler aday ve
tunu şehrin harp tanrıçası
iki üye tarafından im zalanm ası lâzım dır.
sayarlar.
2. N isap hasıl olm az ise, toplantı bir hafta sonra
Genç padişah atını bu sü yapılacaktır.
başlı sütun nedir?
tuna kadar hızla sürdü ve üzerinde üç yılan başının dur
duğu sütunu dikkatle göz den geçirdi. Sonra dudakla rında alaylı bir tebessüm ol duğu halde :
Ü lkü Yurdu İdare H eyeti.
hm
Sami Ayanoglu'nu» •'
y a h M elek adlı eseriydi
Tekçe iyi bir aktör, ij'
b ir a rk a d a ş ve iyiM®*
re is id ir.
Ü s te lik İyi ır
p ö rta jc ıd ır d a .G ü l»
g ü n ’le yaptığı p o pörtajı
b ir o k u rsan ız hak verir?
nüz.
NOTARAS’ın
HÂZİNELERİ
S*
W W
i
—
2—
1
:
<•■»»{»»❖■>♦♦♦* » » ♦ ♦ ♦ ♦ ♦ ♦ ♦ ♦ ♦ ♦ ♦ ♦ ♦ ♦ ♦ » » » » ılı» » »4,
I “ DEVRİM” Klişe Atelyesi
Fatih Sultan M ehm et bura
da artık yapılacak hiçbir şey
kalm adığını b elirtir tarzda
beyaz atının dizginlerini ge­
riye doğru çevirdi ve k ur - li
may heyetine seslendi :
— Şehre tellallar çıkarın.
A rtık yağm a yok, öldürm e
yok, esir etm ek yok ! Bu d a ­
kikadan itibaren şehir kanun
larım ızın h im ay esin d ed ir!
Celâlizade H ızır beyi şehrin
kad 'sı nasibettik. Kim olursa
olsun, kanunlarım ıza karşı
gelenlerin başı kesilecektir.
Beyaz ve m uhteşem at, ü zerindeki haşm etli sahibinin
Her boyda klişe işleriniz için derhal D ev­
rim K lişe A telyesin e m üracaat ediniz. En kü­
çük resm i büyülten, en büyük resm i küçülten
tesislerim iz em rinizdedir.
İhtiyaçlarınıza tam m ânasiyle cevap v e ­
rebilecek bir durumda olan klişe atelyem iz Av
rupanın en m odern m akineleriyle teçhiz e d il­
miştir.
K I T A B
E V İ
Mccidiyc Sokağı 15/A. T e l: 73151
LEFKOŞA
M üracaat : Devrim K lişe A telyesi, Girne Yolu
V eya Kitap Sarayı, M ecidiye Sokak.
MAAD TARAFINDAN SAYISAL ORTAMA AKTARILMIŞTIR i
m
Gece
\
t
I nükteci
itn iıâ '
> i r d e k ı Z an
J*r a
Beşiktaşlılar Tarafından Kaçırılan Futbolcunun
'ardır. Siz
t ü b a k ışı,,
m ‘n kızış,,
önüne seti­
siniz. Hal .
ı bu değil,
ince birşe.
»>r güzel olu
>mz. Altdu
kıveriyor,
Gözleri bay
iine bir hü>r. Sanki o .
niştir, baba' gitmiştir,
Çine akıtıyor
alt> yaşların
lur.
İsi geçince
ıi kırdığını an
inü alabil .
ıl Çırpınır bile
Nerede Olduğu Meçhul.
Mm
Fenerliler istanbulu Tarıyorlar.
Birol, Hakkı Y eten’in elini
Transfer ayının ilk gttnii Fe­
nerbahçe İle anlaşarak 100 bin
lira karşılığında m ukavele im
zalayan Birol’u Beşiktaş’tı taraf
Futbol giizel hareketlerle
Siislenmeli
b ir d e gazete |
irdi. Aktörlü- |
an önceydi
■y a z ıd a n do i n h apiste de
ı günlerde ha
ın ıd ığ ı bir kaERTUCRUL TÜRKBtLEGl
RÖPORTAJ :
: r a s ı l adam 1
1i s ö y le r dur::r 3
Cemal takım arkadaşları ar; yete en faydalı ku ru m lar ara
Tekçe adamı
"Vida
pek sevilen, futbolu k a ­ sında spor kulüpleri g>>lir ben­
d u s ikidebir j
ce.
fasıyla oynıyan bir futbolcu.
İrk e n :
tarlar,
dinlenmek İçin gittiği
Yamacındaki otelden kaçırarak
şehrim ize getirilm iştir.
Birol’un alınması için ilk
'günden beri faaliyette bulunan
[taraftarlardan bir grup, Birol’| la konuşup 80 bin lira üzerin İde anlaşm aya vardıktan sonra
bu parayı toplam aya başla mışlardır. Bu arada Beşiktaşlı
zenginlerden biri de meblâğın
büyük bir kısmım vereceğini
belirtince ta ra fta rla r Birol’u
getirm ek üzere E rdek’e gitmiş
— Peki Cemal bize futbol
lerdir. İki otom obille E rdek’e
hayatınızı a n latır m ısınız ?
giden 7 taraftar, Birol'un, Fe­
— Kendimi bildim bileli fu f
nerbahçeliler tarafından başka
bolun aşığıyım. Meşin yuvar bir yere götürüldüğünü öğre lak beni öylesine cezb .diyor.
nince bütün gün bu futbolcu Futbol sevgisi içinde bazan
nun yerini tesbit etm eye çalış
alevlenen heyecan vero.ı bir
mışlardı. Neticgede Birol’un ai
his bazan istikbalim le büyü lesi ile birlikte Yardım cı’daki
yüp olgunlaşan rek m e s e le m
bir otelde k a l d ı ğ ı öğrenilmiş olm uştur.
tir.
İlk olarak İngiliz Okulunun
Cuma akşam ı saat 24.00 ten
dördüncü sınıfındayken saha sonra Birol’la konuşm aya m u­
ya çıktım . Ne k ad ar da neve vaffak olan taraftarlar, k endi­
canlıydım . Z aten futbol başlısini derhal otom obille Istan başına b ir heyecan kasırgası bul’a getirm işler ve gece saat
aır. O kulda m uvaffakiyetli
!?00 sıralarında Ü sküdar’dan
m açlar çıkarıyordum Mezun o
m otorla karşıya geçmişlerdir.
lunca hem en K aym aklı’ya geç
Geceyi taraftarlard an birinin
tim. İkinci kulübüm de 1 efkeevinde geçiren Lu futbolcu ay
c'ir. Geçen yıl geldim Lrfkeye
!nı taraftarlarla birlikte tra n s­
- Bu geliş sırf sizin arzu
fer ücretinin büyük bir kısm ı­
nuz mu ?
nı verecek olan Beşiktaşlı zen­
— Yo hayır. Ben m em urun.
gin ta ra fta ra gidip, burada bir
İTayın b uraya çıktı. F akat Lef görüşm e yapm ıştır. Bilâhare
keyi sevm ediğim anlam ına gel Birol m enacer İbrahim Tusder
meşin bu.
le birlikte kendisini İstanbul’a
— Biraz garib olacak bu so - getiren 7 ta ra fta r olduğu hal
ru. Futbolu kazanç için mi oy de meçhul b ir is t:kam ete gö narsım z ?
götürülm üştür.
i — Haylr. Y ukarıda da be ANLAŞMALAR
jlirttiğim gibi sırf sevdiğim den
ö ğ ley e doğru yine yanında
[oynuyorum.
ı — T ezah ü rat için ne dersi
'niz Cemal.?
—T ezah ü rat bana çok tosi>- |bahçede Sentrhaf oynam ak is­
[eder saha ve seyirci de öyle
terdim.
i — Ş ayet öyle b ir imkân ol- ' — En beğendiğiniz Kıbrıs’tı
isaydı Türkiye’de hangi takını
futbolcu ?
da oynam ak isterdiniz ?
| — Hüseyin Ruso
— Bak bu soru güzel, Fener I Sorularım ız bitm işti. Cemal
Apak Konuştu
Cemal Blâki
İdarecilerin olduğu k ad ar üye
lerin arasın da durum ayni.
g a rsın birader,
Kime sorsanız Cemal Takımı
kdam aksi bir
mızın en güvenilir futbolcusu
:biİT miydim ?
diyecektir
size. Takım ına fay
jöyliyemezdi.
dalı olbilmek için 90 dakika
et T a r ık Tek­
meşin yuvarlağı kovalıyan,
le rd e k ö tü a •
çırpınan Cemal her m açta nor
n d e n ötürü ki
mal bir forum tutturabilm ek a
îfretini kazanmacında “saha seni silm emeli'
n a y ın r / - Dostla
diyor. Esasen Cemilin ruhu bu
k b ir çoğunki ■
pasif kalmak yok onun k itab ’n
»rd en d ir. Meseda. Futbol bilgisi de enteresan
la s ta olmuştu,
denecek kadar fazla. Her ha* «rinin büyükbr
oe spor mecmualarını, gazete nu küçükleri
lerin spor sayfalarını yutarca
lu.
sına okuyor olmalı. Cem al’in
yeğeni başından ^
.hakkındaki fikirleri bizleri şa
tamışlardı. 0 ;
Yırtacak kadar bir Lâtin Ame­
emlisini ziyan
rikalı futbolcusununkine ben ı birisine 'ziyor : “Futbol artistik k arak ­
I yatacak adam
terle süslenmeli bir hız bir a >mişti. En çok
henk curcinası olmalıdır.”
( a üzülüyor®
Siz ne dersiniı sevgili okur
.Untülerineiirt
Iarımız ?
ııçün annesiyle
Sentrhaf sorularımız', bilyük
-önderdim. Ar­
bir anlayış içinde cevap' indi rım durumu nc
maya gayret etti.
lemsinin işlen
— Sizce futbolun hedefi ne
iimden aksadı |j>.
olmalıdır ?
üz rr ü sizTek— Gençleri bir araya topla­
düşüncesini yıp beraberlik ruhunu aşıla bile arkadaşla
mak
e n birisi— Futbol ahlâk eğitimi hu­
£ iın
*
susunda tepkileri varındır ?
İm beklenilen
— Hem de nasıl. Futbol, ağ­
bitiverdi. Bu • larını cemiyete uzatmış öyle
Ayanoğlu'nun
bir eğitimcidir ki toplu olarak
_ adlı eseriydi-,
çalışma anlaşma ve düzen ye fyibiraktcr.iV. teneliğini verir bizlere. Cemi -
işve iyi b'ral
öperken.
S
w. Lefkoşa Türk Avcılar Kulübünden :
idareciler önce
Talimatnameyi
Okusunlar
C ardiff A dam stow n 3 - 3
Cessnock M aitand 3 - 0
Nevvcastle Avvaba 1 -1
w. w allsend L. Macquarie3- 1
Apla Prague P - P
B udapest Yugal P - P
G ladesville B ankstow n P - P
Hellenic H akoah P - P
Sout C oast C anterbury 2 -1
ElacktoW n Sutherland P -P
Granville C orinthiane 2 - 7
Manly Sydney A ust P - P
Polonia C onsordia P - P
T histle Toongabbie 2 -1
A zzurri L atrobe 1 - 0
Germ ania B undam ba 1 - 4
C rosatia U niverslty 0 - 9
M inchelton Polonia 4 - 2
Futbol federasyonu 18 Tem
muz
Perşem be günü O rhan
Birol Beşiktaşlı taraftarlar
Şeref A pak’m başkanlığında
İstanbul’da toplanacaktır. Top
ki taraftarlarla birlikte şehre
lantıda bu yıl oynanacak “Tür
dönen Birol, Şeref
Stadına,
kiye K upası” m açlarına verile­
sonra B eşiktaş’daki bir otele
cek yeni düzen görüşülecektir
götürülm üş ve son
olarak
YENİ ŞEKLE DOĞRU
ttan sfer ücretini verecek olan
İlk
defa geçen yıl 64 am a B eşiktaş’U bir zenginin Elma tör ve profesyonel takım ın işti
dağ’daki yazıhanesine gidil rakı ile oynanm ağa başlanan
iniştir. Burada yapılan görüş Türkiye Kupası m açlarında
melerden sonra transfer ara görülen
aksaklıklar bu yıl maç
sında tam bir anlaşm aya varıl
larında
ortadan
kaldırılacaktır.
dığı ifade edilmiştir.
Federasyon ilgilileri bu yılki
kupa m açlarına geçen yıla n a ­
FENERİN TUTUMU
zaran daha çok takım ın işti rak
ettirileceğini söylem işler Birol B eşiktaşlılar tara
SATILIK EV
dir.
Böylece Anadolu futbolu­
fından kaçırılması haberi Fe­
Lefkoşa’da G irne Yolu Boznun kalkınm asına sebep ola nerbahçe Kulübünü dün bir
k u rt Basımevi karşısında yont
cak yeni Türkiye kupası statü ma sarı taştan yapılmış 43, 45
hayli karıştırmıştır. Manecer
sü bu toplantıda görüşülm üş ve 47 num aralı iki kat bina
Ahmet Erol'la bazı taraftar­
olacaktır.
lar, derhal İstanbul’un muh satılıktır.
DİĞERLERİ
tedif sem tlerine dağılarak Bi
M üracaat Yeri :
Futbol federasyonu perşem ­
Salih EK uğrul Tuhafiyeci
be günkü toplantısında ayrıca.
TEL : 3205 ve 5051 Lefkoşa
Millî Liğ m açlarının fikstürleri
ni de görüşecektir. B u y ı l Mil­
SATILIK PİYANO
lî Ligden düşen d ö rt takım ın
nin ancak yüzde yirm ibeşi nis
Çok iyi durum da May-Beı da katılacağı ikinci Millî Lig
LEYMOSUN DOĞAN TÜRK BİRLİĞI’NİN
betinde transfer yapm ak yetk'
m açları 24 A ğustos tarihinde, lin m arkalı yeni bir piyano
sine sahiptir. G azetelerde g ö r­
Millî Ligle beraber başlatıla - satılıktır.
düğüm rakam lar eğer doğruy M üracaat :
çaktır.
sa tesbit edilmiş olan bu baraj
İsm ail Safa
3 A ğustos Cumartesi Akşamı
çoktan açılmış bulunm aktadır
Sosyal Y ardım Dairesi
Biz, bir nizami tesis etm eye ça
Uşıyoruz. K ulüpler ise , bu nı
diğer tran sfer ücretlerinin a s­
zamı dibinden sarsarak Türk
tronom ik bir şekilde yükselme
.futbolunu anarşiye götürüyor­
sinden ve kulüpçülük rekabe­
5 Kişilik Bir Caz Topluluğunun İştirakiyle
Diş Hekimi
la r. Hiç kim senin şüphesi olma
tinin kötü yollara sürüklenirle
ÖNEMLİ NOT : V asıtası olm ıyanlar D. T. BirliSAlT M. GÜVEN
sm ; talim atnam e uygu'ana siliden doğduğunu” söylem iş­
p Gazinoya kadar otobüslerle ücretsiz olarak götü ­
Limasol Gazi Paşa Sokak
tir.
çaktır.”
No. 17/A
rüp, getirecektir.
Futbolcuların her gün bir
Yeni
açUğım
m uayenehanem ­
MASA BİLETLERİ DOĞAN TÜRK BİRLİĞİNDEN
yerden bir yere kaçırışlarını a
de
h
asta
kabulüne
başladığı­
Dizgi,
Baskı,
Klişe
TEMÎN EDİLEBİLİR.
di bir polis vak’ası olarak tav ­
DEVRİM BASIMEVİ
mı saygılarım la bildiririm
sif eden Apak, “ Bu anorm al
!hiç eksik olm ayan tebesümüyLEFKOŞA
Diş Hekimi
halin,
eski veya yeni talim atna
le yanım ızdan ayrılırken
SAİT M. GÜVEN
m enin yürülükte olm asından
__Futbol olm asa hayat baş
Futbol Federasyonu Başka
arasında
m Orhan Şeref Apak “Üç Bü yük Kulübe halen yürürlükte
rol'u aramaya başlamışlardı.
bulunan talim atnam eyi iyice
T ransfer ayınm en büyük
okum alarını tavsiye ederim ”
hâdiselerinden biri olarak ka demiştir.
tu l edilen Birol’un transferi
Anormal tran sfer faaliyetle­
ve kaçırılm asıyle ilgili olarak
rinin Türk sporunu çıkm aza
Fenerbahçeli idareciler;
soktuğunu ifade eden Başkan,
— Birol Fenerbahçe’den yc
‘Kulüplerin tereddütleri nere­
tişmiş bir futbolcudur. Bu şe­
den geliyor, bunu anlam ıyo kilde bir harekette bulunacağı
rum " demiş ve sözlerine şun
nı tahm in etm iyoruz. Beşiktaş
lan ilâve etm iştir.
taraftarları Birol’u, m ukavele­
“ Her kulüp umumi bütçesi
sini im zaladığı günden beri
kendisini tâciz etm ektedirler.
Bu bakım dâh onlar tarafından
hazırlanm ış bir hâdisedir. Ay­
rıca Birol bizimle mukavele
imzaladığına göre, artık Be
[şiktaş’a dönemez. Bu iş bir
rüzgâr gibidir. Gelip ve geçer.
Neticede Birol da bizde kalır"
demişlerdir.
Çerkez Gazinosunda
Açık Hava Balosu
Kitap...
ka tü rlü olur, diyordu.
ANAVATAN GEZİSİ
1Eylül, 1963 te yapılacak A navatan G ezi­
sine iştirak edeceklerin listesi dolm uştur.
Bu arkadaşlar arasında pasaporta s a h ip
olmıyanlar en erken bir zam anda iki resim i!e
bir doğum şehadetnam esini kulüp S e k r e te r in e ^
iletmeleri rica olunur.
önceleri iştirak etm ek arzusunda olup ek.
sonradan kendi şahsi im kânsızlıkları dolayısiyle iştirak edem iyenler ve liste kapandıktan
sonra iştirak etm ek arzusunu izhar eden üvp
veyahut üye olm ıyan avcı arkadaşların sayısı
r 30’u bulursa ayni şartlar altında ikinci bir geI zinin tertipleneceği alâkadarlara duyurulur
Bu geziye üye olm ıyan avcı arkadaşlarında iş­
tirakleri mümkün olacaktır.
İkinci gezi için iştirak tarihinin son günü
Temmuz olacaktır.
Müracaatlar kulüp Sekreterine şahsen y a
pılmalıdır.
Cahit HÜSEYİN
Sekreter
Avostoralya
Futbul
Federasyonu Futbol Neticeleri
Toplanıyor
Fenerbahçe Yeni
Kadroso Açıkladı
Harici transferi aşağı yuka
r tam am lam ış olan F enerbah­
çeliler, yeni sezon için düşün dükleri
22 kişilik futbolcu
kadrosu tesbit edilmiştir. Bu
Kadronun dışında kalan futbol
cuların hepsine diledikleri tak
dirde bonservisleri m uayyen
ü cretler m ukabilinde verile -
A JA N S TÜRE
50 Mil
Dergisi, Temmuz Sayısı Çıktı
iç Ve Dış Olaylar
Sanat, Edebiyat, Turizm
Devlet Tiyatrosunda Revii
çektir.
Tesbit edilen 22 kişilik kadso şöyledir :
Kaleciler : Ali, Hazım Üner
Bekler : İsmail, Basrl, Os man, özcan.
Haflar : Şeref, Naci, A. İh san, özer, Tuncay, Avnl.
Forlar : Ogün, Nedim, Şenol
Birol, Lefter, Aydrn, Mustafa,
Selim, Yüksel.
i
Kitap...
Türkiyenin en tanınm ış yazarlarının, en son
yayınlanan romanları K itabevim ize vasıl o l­
muş ve hem en satışa arzedüm iştir.
Her 100 Kuruşluk Kitap YALNIZ
Ankara •
P K 109
Kıbrıs ■ Çardak Yayınevi
Lefkoşa
Y üzlerce kitap arasında herhalde sizin ara­
dığınız kitaplar da bulunmaktadır. Arzu ettiğ i­
niz her kitap için derhal bize müracaat ediniz.
NİYAZİ AHMET UZUNOĞLU
KİTABE Vl
LEFKE
KAYMAKLI HALKINA MÜJDE
Lefkoşanın en tanınm ış Yıldız Elbise Tem izlem e
F,vi şimdi K aym aklı’da bir şube açm ış bulunm aktadır
Yıldız T em izlem e Evi, her çeşit elb iseyi en iyi bir
şekilde ve en erken bir zam anda tem izlem eği deruh
te eder.
__
Yeni şubem izin adresi:
Cem il M. Gürler Dikim evi
KUçUk Kaymaklı.
MAAD TA RA FIN D A N SA Y ISA L O RTA M A A K T A R IL M IŞTIR
D E V R İM , İS
Sayfa B
I
S IN
■ ■ ■ ı ■ ıııını ı ı ı
S
1
İ
|
|
|
|
|
m
2
|
|
, ı
_
5
m
TÜRK KOOPERATİF İNKİŞAF
DAİRESİNDEN
BİLDİRİ
M ünhal bulunan beş istajiyer K ooperatif
M üfettiş M uavinliği m evkii ile ilgili olarak 4,
5, 6, ve 7 Tem m uz, 1963 tarihli gazetelerd e
yayınlanan ilâna ek olarak aşağıdaki hususla
ra ilgililerin dikkati çekilir :
a ) “En az lise v e y a m uadili tahsil görm üş
dem ek, üniversite v e benzeri okul m ezunlarından dilek çe kabul edildiğini açıkça gösterm ek
tedir.
b ) D ilek çe kabulü 22 Tem m uz, 1963 tarihine kadar uzatılm ıştır.
B A
(Sayfa 2’den kalan)
lar, halkın nazarıı dikkatinin
uıkkatiı
[kendi ekonomik ve sosval kai
km m asından gayri problem le­
re celbedilm esi ve genel ola İtak halk tabakaları arasm d ak ;
[her tü rlü m em nuniyetsizlikler
'daim a, sosyal rejim i devirm ek
isteyen züm reler için elverişli
zemin h azırlarlar. Bu şa rtla r iiçinde o rtay a şu soru çıkıyor •
I K ıbrıs’ta politik istikrarsızlı
ğa kim ler sebep oluyor? Eko nom ik k ararsızlık ve sosyal ak
saklıkları kim m eydana geti riyor ? D uyguların yatışm ası
na kim mani oluyor ? H er ge
[çen gün cem aatler arasında
gerginlik ve taksim ateşini tu
tu ştu ra n kim lerdir ? İki ce m i
|at arasındaki geleneksel d o st­
luk ve işbirliğinin idaresine
ikim m ani oluyor ? Başka b ir
deyişle hergünkü politika ve
hareketleriyle, m em leketim ize
böyle b ir jest bekleniyordu.
H alkım ız iyi biliyor : E m per HAVARGİ gazetesi, y u k arı­ likyalizm in bağlarından ancak
daki başlık altında yayınladığı birlik halinde ve em peryaliz yorum da, Y unan başbaşanı Pi me karşı yürüteceği mücadele
pinellis’le Lord Home arasında ile k u rtu la c ak tır'
yıpılan m üzakereye işaret et m ekte, bu konuda husule ge ‘‘H akikaten K abahatli Kim
len yanlış intihaların bir anda dir ?”
F ileleftheros gazetesi, yuka­
o rtad an kalktığın' ileri sü re rıdaki başlık altında y ay ın ları
tek, şöyle dem ektedir :
“ İngiltere’nin, G aranti And- ğı uzunca b ir yorum da, İçişle­
ri Bakanı Y orgacis’in geçen
loşm anın kendi insiyatitine
«öre değiştireceğine d a ir o rta ­ gün, Kıbrıs H aberler A jansına
da dolaşan söylentiler, b ir a n ­ verdiği dem eci te k ra r ele al da dum an gibi kayboldu. Lord m akta, şöyle dem ektedir :
“ K ıbrıs’ta K om ünizm in ya
Home, hiç çekinm eden lngilte
re ’nin radikal herhangi bir d e ­ yılm asına yardım cı olanlar,
ğişikliği tasvip etm ediğini açı­ Kıbrıs T ürk şövenistleridir bag
ğa vurdu. H alkım ız h a y ret i - ka kim se değil. Politik istik •
t arsızlık, ekonom ik durgunluk
çinde kalm adı, çünkü İngiliz
[ve kararsızlık, sı.syal aksaklık
em peryalistlerinden esasen
“ Kendi K endim izi A ldatm ıyalim ”
ni n n i n i ı ı ı ı ı ı r ı ı ı ıı ı ı ı ı ı ı ı ı ı ı ı r ı ı
Rifat Şenerin Radyo Konuşması
|
|
|
|
1
m
|
f
f
i
yabancı ideolojilerin yayıim a sına kim yardım cı oluyor ?
j Bu so ru lara doğrudan doğ ıu y a cevap verm ek için emek
etm eye hacet yoktur. Aksi id ­
dialarına rağm en, K ıbrıs’ta ko
m ünizm in ilk ve en iyi m ütte fikleri, isteserler de istem ese­
ler de, rü rk şövenistleri ve ya
yın organlarıdır. K om ünist a leyhtarı olduklarını gösterm ek
için tan tan alı g österişler yap •
tıkları halde, tatb ik at sahasınra, m em leketim iz için yabancı
ve gerici tabii ideolojilerin y a ­
yılm asına yardım etm ektedir"
G azeteler bu arada Y orgacis’
in söz konusu dem ecinden b a ­
zı p asajlar iktibas etm ekte, yo
rum una şöyle son verm ektedir
“Tam am en Türk tarafının
y aratm ak ta olduğu gerginlik
(G ayri kabili tatbik, feci ve
gayri m akbul A nayasa hükû
m etlerinin tatbikinde İsrar),
ı
K ıbrıs H üküm etine tesir icra
[etmekte, m em leketim izin iler lem esine mani olm akta ve arFASULA PANAYIRI
I
16 - 17 Tem m uz SALI ve zulanm ayan yabancı ideolojilc
ÇARŞAMBA günleri B ağrıka­ rin gelişm esine yardım cı ol ra (Fasula - Baf) köyünde b ü ­ m aktadır.”
yük çap ta b ir p anayır açıla­
caktır. Baf ve civ ar köyler hal
kına duyurulur.
Panayırda her tü rlü eşya Lefkoşa Türk Avcılar
teşh ir edileceğinden, halkım ı­ Kulübünden :
zın yakın ilgi gösterm esi c an ­
dan özlenir.
BALTRAP ATIŞLARI
TF.RTİP HEYE'I t
»I ■ I I I I I I I I I I I I I I I I I İ I I I H I | | l l l l l l l l l l l l l l l l l l l ı l l l ı l ı l l ı ı l ı ı l M i ı ı ı ı ı ı i f i ı ı ı ı ı ı ı ı ı ı ı ı ı ı ı ı ı ı ı ı ı ı ı ı ı ı ı u ı ,m ,m u m ,| „ | „
Buzlu «Güneş» i
limonatası içiniz
Temm uz ayı sonu tertiplene
cek kazalar arası baltrap a tı,
m üsabakalarına katılacak eki
bi seçm ek am aciyle her C u ­
m artesi öğleden sonra saat 5’
te O rtaköydeki atış saham ız­
da yapılacak atış antrem anlarına üye arkadaşların iştirak ­
leri hassaten rica olunur.
Cahit HÜSEYİN,
Sekreter.
acı ise küçücük yavrularını
yabancı ellerde, yetişm iş oğ­
lan ve kızlarını kendi âlemle­
rine terkederek m ütem adi ş e ­
kilde kâğıt peşinde koşan k a ­
dınların durum ları daha da acıdır.
| K um arın am ansız pençesi­
n e düşenler aile m es’uliyetini
idrak edem iyerek gözlerini ör
ten yeşil perdenin esiri o lu r­
lar. N etice itibariyle karı ko^ca arasında devam lı ailevi ge[çimsizlik, m ünakaşa ve müna­
zaralar başlar ve yavaş yavaş
[aile saadeti, yerini devmlı bir
huzursuzluğa terkeder. Bu du
rum , etkisini bilhassa yuva
nın saadet bülbülleri olan ço­
cuklar üzerinde g ö sterir ve on
ların m oralm an çökm elerine,
kavgacı, isyankâr ve cem iyet
hayatına kendilerini adapte edem iyecek b irer insan olarak
yetişm elerine yol açar.
| M üruru zam anla onları bir
krim inal olarak aram ızda g ö r­
mek tehlikesi her zam an için
m evcuttur. C em iyet h ay atı­
mızın sosyal kaidelerini adap­
te edem iyenler her zam an için
etrafındakiler tarafından n e f­
retle karşılanm a bedbahtlığı­
na u ğ rarlar ve nihayet sefil ve
perişan olurlar.
Ç alışm ayan, boş vakitlerini
kâğıt oyunları ve bilhassa k u ­
m ar oynam akla geçiren k im ­
seler iş ve kazanç randım anı
bakım ından kendilerine hiçbir
zam an faideli olam adıkları gi­
bi toplum un da ekonom ik k al­
kınm asına engel olurlar. K u­
m arın ekonom ik bünyem izde
husule getirdiği za ra rla r sayılam ıyacak k adar çoktur. Alın
teri ile kazandığı parasını ku
m ar m asalarında kaybederek
çoluk çocuğunu aç ve susuz
çırıl çıplak bırakanların, k arı­
sının m ücevherat ve eşyasını
satanların, hattâ sırtındaki el­
biselerin i rehin vererek aldık­
ları paraları kumara basanlaJrın acı hikâyelerini çoğu defa
işitm işsinizdir. Bu gibi kim se­
le r in yalnız kendilerine değil,
[etrafındakilere ve içinde yaşa
dıkları toplum a zararları pe*
çoktur.
Aziz dinliyenlerim ;
Bu k ad ar çok ve kötü netiiçeler tevlit eden kum ara k a r­
şı elim izden geldiği k adar mü
cadele etm ek ve kötü itiyadın
aram ıza girm em esi için çalışjmak vazifesiyle m ükellef ol­
duğum uzu ihm al etm em em iz
gerekir. Boş vakitlerim izi d e ­
ğerlendirm ek için yapabilece­
ğim iz çok kutsal işler vardır.
Etrafım ıza bir göz atacak olursak sokaklarda başı boş oy
nayan çocuklar, işsiz güçsüz
gezen gençler, tıklım tıklım
dolu kahvehaneler ve sosyal
hayatım ızın icaplarına uym a­
yan birçok şeyler görürüz.
B unlar başlı başına üzerinde
durulm ası gereken problem ler
dir.
Ç ocuklarım ıza boş v ak itle­
rini geçirm eleri için kültürel
ve sosyal faaliyet program la­
rı, yazın geziler, kam plar t e r ­
tiplem ek, yoksul ve yaşlılara
m addî ve m anevî yardım sağ ­
lam ak, gençlerim ize izdivaç
yolunda yardım ve cihaz fonu
teşkil etm ek, ahlâken tehlike­
ye düşenlere doğru yolu g ö s­
tererek barınm aya ihtiyaçları
olanlara y u rd lar yuvalar te ­
min etm ek, toplum un h er fer­
dine düşen kutsal bir ödevdir.
Bu yönde çalışarak teşek k ü l­
ler m eydana getirm ek ve mey
dana getirilen
teşekküllerde
bilfiil vazife alarak çalışm ak
insana gönül ferahlığı ve ra ­
hatlık verir.
H er toplum un değeri kum ar
cıları ile değil kültürel ve sos­
yal m üesseseleri ile ve o müesseselerde çalışan kabiliyet­
leri ile ölçülür.
Yağmurlu Hikâye
“ Pişman olup dö
S ayfa 3 ten kalan
ni, deniz kıyısındaki
da yoktu. N asıl da korkm uş tu? A caba başına b ir iş mi gel lıklarda bekliyorum,
beraberce ettiğimi*
diydi? A şağı kayıp uçurum a
^ad a, kalplerimizin
,-nı yuvarlanm ıştı?
Eğilip, aşağı bakm ıştı.. Oh, kaldı..” diyordu.
Döner miydi?
hayır!.. Peki, nereye gidebilir,
Şimdi, yağmurdan
nerede olabilirdi? İçinde bu
korku, kayalıkları belki bir s* [lam olmuş adam,
a ttir dolaşm ıştı. Yoktu!.. Bü­ tırm anıyordu..
A radan iki saat
tün vücudunda tap taze b ir ök
süzlük duygusu, hıçkırık d u ­ medi. Hâlâ yağm ur;
K ayalıklardaki
daklarının ucunda, bir oyuğun
önünde, alnındaki te r dam lala dışarı hızla bir kadın <
zerindeki ince elbise
n n ı siliyordu.
O yuğun içinden onun sesini dan vücuduna yapışn
duydu. K endisini çağırıyordu. ı
— Benim kalbimi
Deli gibi koşup içeri girm işti
D uvara, elindeki tırn ak çakı- diye inledi.
Elinde, adamın, ko
sıyle bir kalp resm i çiziyordu.
zerine
bırakmış old
İVe:
I — Bu, benim kalbim , diyor- vardı. Hıçkırarak ok
Çünkü beraber
'du. Sen de kendi kalbini ç i z . i
A n k arı
miz yemin, orada, ka
U m a yanyana olsunlar..
! Dünden
I O da, böylece kendi kalbini zin resminde kaldı.."
t s a firi b u
Kadının içinde tuhaf ı
çizm işti. D evam ediyordu:
' kanı
Ek
— K alplerim iz daim a böyle lar coşuyordu. Eğilip uçun»I I D ı ş i ş l e r i
birbirine yakın olacak. Bu re ­ dan aşağı baktı fakat dalga!,
uve de M
sim, duam ızın rem zidir. A lla­ nn üzerinde yüzen erkek ■| 1 n ıt k a b r i
ha içim den dua ettim : Bizi bir vakkabısını görmedi.
b ir ç e le n i
Sonra bir iki adım kayalık I j s o n r a A n
birim izden hiç ayırm asın diye!
M ağaradan el ele çıkm ışlar­ lara doğru yürüdü ve elini il I n i im z a '
dı. Bu günün korkusunu sa n ­ ııına götürerek durakladı. At |
n in k a b
zmdaki çığlığı, birbirine ke •
ki o gün duym uştu.
I m is a firle !
g id i ş l e r in
Küçük, beyaz ve toz pem be netlenm iş dişleri arasından,
ancak ıslık olarak çıktı.
elini dud aklarına götürm üş,
s e lâ m res
Adamın ceketi önündeydi
âd eta ağlam aklı:
Cemal Gi
— Beni yalnız bırakm ıya- Y ağmur, ortasında ktiçtlk birj S i a y a ’d a ,
Pompidoı
caksm değil mi? diye y a lv a r­ göl yapmıştı.
Kadın, cekete doğru:
M o u rv ille
m ıştı. Demin seni bıraktığım
yerde bulam ayınca, öyle kork
— Sana, sensiz yapamıyı;: I
tum ki... Ve anladım ki, se n ­
siz bir dakika bile olam ıyaca- ğımı söylemeğe gelmiştim, d' j
ğım... Eve, konsolun önüne bir di.
Ve ceketin üstündeki gö'
k âğ ıt bırakm ıştı. K âğıtta:
kadından da iki yağmur dan- '
;lası düştü.
Siz de kum ara karşı m ücadele ediniz ve toplum um uzun
sosyal, kültürel ve ekonomik
kalkınm asında uhdenize düşen
Ikutsal vazifeyi yerine g etir ı niz.
I abulde I
le Fransa
l a ’n ın Tli
dc- ha?ı
Bu z iy a re
Cumhurbı
.
ı
i
(
DEVRİM’in dqnkii sayısı
5430 Adet
basılmıştır.
Leym os
FER A H
Serinletici
içkiler
Fabrikası
Kimyager Vecdet Oktekinin Yeni Başarısı
m iz Y ılm i
B ild iriy o r
Leym os
l t n İçk i f:
ni L eym o
m ü teah h iı
ev v e lk i gı
proteı
d^'Mün g
lan
ORANPIL- «Orange and Peel» - (Portakal ve Kabuğ
tffiı.'
B ugün
d a 600 dı
n ü m a y iş
k a s ın ın jı
olm ay an
lişini yen
lir.
Yürüyii
a t 6 d a bı
L eym o
m adan G
to p lan m ış
d a n yapıl;
•-eym osuı
d a n C em i
Her Evde
ve
Heryerde
le m iş le rd
ta ş k i
ORANPİL’i içiniz, bir daha ve bir daha içm ek isteye
:ek sin iz.
“ORANPİL” Am erikadan ithal edilen dünya çapında
tanınm ış KALİFORNİYA’nın arpacıklarıyle sıkılm ış
portakal suyuna inceltilm iş sarı dış kabuğunun ilâ
vesi v e kristal şekerle özleleştirilen ta ze portakal su ­
yudur.
Saat 7.:
Köylerde
Ve
H çi B irlij
■antı yap,
koşadan j
"el Sekre
ka‘'lmıştı
LeWnosm
dan Cem,
tur.
küfe*--*
Kasabalarda
MAAD TARAFINDAN SAYISAL ORTAMA AKTARILMIŞTIR
Author
Document
Category
Uncategorized
Views
0
File Size
1 582 KB
Tags
1/--pages
Report inappropriate content