close

Enter

Log in using OpenID

4 Aralık 2013-Ocak 2014 Başkent Üniversitesi Özel Ayşeabla Okulları

embedDownload
iletişim bülteni
Başkent Üniversitesi Özel Ayşeabla Okulları
Aralık 2013-Ocak 2014
İyi
Tatiller!
Sayı: 4
iletişim bülteni
Başkent Üniversitesi Özel Ayşeabla Okulları
Başkent Üniversitesi Özel Ayşeabla Okulları
Adına Sahibi
Prof. Dr. Mehmet Haberal / Kurucu Rektör
Genel Yayın Yönetmeni
Hilal Erdinç / Kurucu Temsilcisi
Genel Yayın Sorumluları
Mehmet Sağlam / Ortaöğretim Müdürü
Sevgin Kurtuluş / İlkokul-Ortaokul Müdürü
Denetleme ve Yayın Kurulu
Esin Bozkurt / Fen Lisesi Müdür Yardımcısı
Ferda Bilgen / İlkokul Müdür Yardımcısı
Necla Yılmaz / Türkçe Öğretmeni
Ekin Ekinci / Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
Füsun Halıcı / Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
Yayın Komisyonu
Gizem Aydoğan Görünmez / Türkçe Öğretmeni
Gülruh Şendurur / Sınıf Öğretmeni
Derya Güler / Sınıf Öğretmeni
Hande Tölüv /Fen Bilgisi Öğretmeni
Arif Ülger / Sosyal Bilgiler Öğretmeni
Miray Erberber / Görsel Sanatlar Öğretmeni
Gamze Yıldızhan / Beden Eğitimi Öğretmeni
Gözdem Hancıoğlu / Müzik Öğretmeni
Gülden Baki / Anasınıfı Öğretmeni
Yayın Kurulu - Öğrenciler
Elif Naz Akay / 2-A, Güneş Beyaz / 3-B, Berkay Pamukoğlu / 4-A,
Kutay Ünal / 5-C, Yaren Nehir Çoban / 6-C, Sıla Geren / 7-C,
Irmak Bayur / 8-B, Oya Yaren Karaca / FL 9-A, Öykü Gökçelik / FL 9-A,
Sinem Öztaşkın / AL 9-B, Aslıhan Kılıç / FL 10-A, Dilay Dizdarlar / FL 10-A,
Nihan Mutlu / FL 10-A, Ecem Özmen / AL 10TM-C, Koray Çakır / AL 10FBA, Berke Çağhan Çeliker / AL 10FB-B, Yağmur Sugüneş / FL 11-A, Eylül
Olmuş / FL 11-A, Ayça Bilan / AL 11-TM, Görkem Kurtuluş / AL 11-A,
İlayda Bağcı / AL 11-A,Defne Görgün / FL 12-A, Yalım Mert Çınar / 12 FB
Başkent Üniversitesi Özel Ayşeabla Okullarının bir yayını olan İletişim Bülteni,okulumuzda
hazırlanmakta ve her ay web sitemizde yayınlanmaktadır.
Tüm hakları saklıdır.
ATATÜRK’ÜN ANKARA’YA GELİŞİNİN 94. YILINI KUTLADIK.
“Hava açık, ılık. Halk, Çankaya bağlarının batısındaki
Kırşehir yoluna açılan yokuş boyunca akın akın
yollarda. Mustafa Kemal’i karşılamaya çıkanlar arasında
bölük bölük seğmenler göz alıcı. Şal kuşaklarında
hançerleri parlıyor. Elbas köyünden usta davulcular
gelmiş. Abdal Hasan, Deli Haydar, Kara Mahmut…
Saatler öğleden sonra üçü on geçeyi gösterirken halk
arasında bir dalgalanma oldu. Bir sevinçli telaş, bir
büyük heyecan…”
ANKARA’DA YENİ BİR IŞIK
İşte Atatürk’ün Ankara’ya gelişini böyle anlatıyor Dr.
Cemil Özgün. Atatürk’ün Ankara’ya gelişi, Kurtuluş
Savaşı dönemindeki önemli olaylardan biridir. Türkiye
Büyük Millet Meclisinin açılmasıyla Türk ordusunun
kurulup hazırlanması çalışmaları Ankara’da yapılır.
Ankara, millî mücadelenin merkezi haline gelir ve
Atatürk’ün Ankara’ya gelişi tarihin seyrini değiştirir.
Anadolu’daki direnişi örgütlemek üzere önce Havza’ya
gitti. Burada bir bildirge yayımlayarak halkı millî direniş
hakkında bilgilendirdi. Daha sonra Amasya’ya geçen
Mustafa Kemal, Erzurum ve Sivas kongrelerini topladı ve
kurtuluşun ilk kıvılcımı ateşlenmiş oldu.
Başkent Üniversitesi Özel Ayşeabla Okulları olarak
Atatürk’ün Ankara’ya gelişinin 94. yılını radyo
programıyla kutladık. 11. sınıf öğrencilerinden Tuğce
ERİŞ’in açılış konuşmasıyla başlayan programımızda,
Anadolu Lisesi 10-A sınıfından Melis SIR yaptığı
konuşmada, 19 Mayıs 1919’da başlayıp 27 Aralık
1919’da Ankara’da son bulan bu zorlu yolculuğun
Anadolu halkı için ne kadar önemli olduğunu anlattı.
Bu konuşmanın ardından Fen Lisesi 11A sınıfı öğrencisi
Arda YAZICI, “27 Aralık” konulu bir şiir seslendirdi. Ayrıca
2, 3 ve 4. sınıf öğrencilerimize izlettiğimiz “Dersimiz
Atatürk” adlı belgesel film ile kutlama programımız
sona erdi.
Başkent Üniversitesi Özel Ayşeabla Okulları
Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan sonra yurdumuz
bir işgal alanı halini almıştı. Mustafa Kemal bu işgaller
karşısında sessiz kalınmaması gerektiğine inanıyordu.
Mutlaka biri bunu durdurmalıydı. İstanbul Hükümeti onu
Samsun’a gitmekle görevlendirince, bunun kurtuluşu
başlatmak için kaçırılmayacak bir fırsat olduğunu
anlamıştı. Böylece kurtuluş üzerine çalışmalarına başladı.
Bütün bu gelişmeler sonrasında tüm illerden seçilen
temsilcilerin, bir merkezde toplanmasına ihtiyaç duyuldu.
Bunun için de her bakımdan uygun olan Ankara seçildi.
Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasında ve bugünkü
Türkiye’nin oluşmasında Mustafa Kemal’in Ankara’ya
gelişi bir dönüm noktası oldu. Nasıl mı?...
27 Aralık 1919… Büyük bir kalabalık… Yüzlerde
gülümseme, gönüllerde sevinç, davullar çalmaya başlıyor
aniden. Seğmenler oyuna hazırlanıyor. Yüzlerdeki
gülümsemeler kahkahalara, tezahüratlara dönüşmeye
başlıyor. Herkes, o eski arabanın içinde gelen büyük lideri
izliyor ve masmavi gözlerinde umudu, cesareti, kurtuluşu
görüyor.
Efe Deniz ŞENGÜN 8-B
İletişim Bülteni
1
27 ARALIK ATATÜRK’ÜN ANKARA’YA GELİŞİ
Birinci Dünya Savaşı sonunda düşmanlar dört bir yandan vatanımıza saldırdılar. Yurdumuz yenilmiş sayıldı. Sevr
Antlaşması’na göre yurdumuzun düşmanlar tarafından bölünmesi kararlaştırıldı. Öyle ki, düşman güçleri topraklarımızı
paylaşmaya dahi başladı. Urfa, Antep, Maraş, Adana, Antalya ve devletin merkezi İstanbul işgal edildi. 15 Mayıs 1919’da
Yunanlılar İzmir’e girdi.
Bilmiyorlardı ki Türklerin yiğit bir delikanlısı, Mustafa Kemal’i vardı! O yiğit asker, ülkeyi içinde bulunduğu durumdan
kurtarmak için 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktı. Burada halk tarafından büyük bir sevinçle karşılandı. 12 Haziran 1919’da
Amasya’ya geldi. Burada birtakım kararlar alındı ve 22 Haziran 1919’da Amasya Genelgesi yayımlandı. Mustafa Kemal,
buradan sonra Erzurum’a geçti. 23 Temmuz 1919’da Erzurum Kongresi’ni, 4 Eylül 1919’da da Sivas Kongresi’ni topladı.
Bu kongreler âdeta demokrasinin ilk kıvılcımları oldu. Milli iradeye dayalı hükümet kurulması isteği öncelikliydi. Yurt
geneline telgraf çekildi, her ilden halkın kendi adına karar verecek temsilcileri seçmesi istendi. Temsilcilerin toplanacağı
yer Mustafa Kemal’in isteğiyle Ankara seçildi. Onun bu kararını doğru bulmayanlar da vardı. Ancak Ankara’nın yurdun
tam ortasında ve cephelere eşit mesafede olması, İstanbul’a tren yollarının olması, İnebolu ve Antalya limanları ile irtibat
imkânı, telgraf şebekesinden yararlanma kolaylığı, 20’nci Kolordu Komutanlığı’nın burada bulunması ve Ankaralıların
millî mücadeleye candan bağlılıkları bu seçimdeki en önemli nedenlerdi.
Mustafa Kemal Atatürk ve Temsil Heyeti, 27 Aralık 1919’da Ankara’ya geldi. Burada büyük bir coşkuyla karşılandılar.
Davullar çalındı, seğmenler gösteriler yaptı, oyunlar oynandı. Atatürk’ün Ankara’ya gelişi, Kurtuluş Savaşının yönünü
değiştiren en önemli olay oldu. Temsil Heyetinin gelmesiyle Ankara millî mücadelenin merkezi haline geldi. Türkiye Büyük
Millet Meclisinin kuruluşu ve Türk ordusunun kurulup hazırlanması çalışmaları da Ankara’da yapıldı. Ankara tam da bir
“başkent” gibiydi. Sonraki yıllarda Ankaralılar, Atatürk’ü hemşeheisi ilan etti ve Atatürk Ankara milletvekili seçildi. O,
artık Ankara’nın Mustafa’sıydı. Bu yüzden Ankara’da her 27 Aralık günü ayrı bir coşku ve heyecanla kutlanır Ata’yla o ilk
buluşma anı.
Ankara halkı; Ankara’da yaşamanın, onun soluduğu havayı solumanın, ayak bastığı yerlerde olmanın mutluluğunu ve
ayrıcalığını hisseder. Bunun yanında 27 Aralık’ta Ankara’nın bir yanı eksik, bir yanı buruk, öksüz kalmış çocuk gibidir.
Aslında Ata’sını özlemektedir…
Damla BOSTANCI FL 9-A
ATATÜRK ANKARA’DA
27 Aralık 1919… İşte Atatürk Ankara’da… O gün
güneş bir başka doğdu bu kutlu şehre. Ankara halkı
da bir başka uyandı böylesine tarih kokan güne.
Ankara’daki herkes büyük bir coşkuyla, davulla,
zurnayla karşıladı Atatürk’ü. O büyük insan kendi
yaşadıkları şehre, Ankara’ya gelmişti çünkü.
Atatürk Ankara’ya neden mi geldi? Ankara
hem ülkemizin ortasında hem de cephelere eşit
uzaklıktaydı. Bu yüzden Atatürk bu şehri seçmişti
mücadelenin başlangıcı için. Atatürk, 13 Ekim
1923’te de Ankara’yı başkent yaparak şehir
halkını gururlandırdı. Bu mutluluk tarif edilemezdi
Ankaralılar için… Atatürk hem bu şehre gelmiş,
hem de burayı başkent yapmıştı.
Atatürk’ün Ankara’ya gelişi tüm Türkiye halkını
mutlu etti. Atatürk burada, 23 Nisan 1920’de
Türkiye Büyük Millet Meclisini kurarak tüm millete
bağımsızlığını hissettirdi.
Tüm güzellikleri bizlere yaşatan Atatürk ve silah
arkadaşlarına teşekkür ederim. Bu günlerin anlam
ve önemini her zaman yüreğimizde yaşatmak
dileğiyle…
Defne BIYIKOĞLU 7-B
2
İletişim Bülteni
Başkent Üniversitesi Özel Ayşeabla Okulları
Yeni yılın sağlık, mutluluk ve başarı
getirmesi dileğimizle...
MUTLU YILLAR!
TEK AMAÇ
HOŞ GELDİN YENİ YIL
Karşılıksız vermek, vermenin en güzel yanı… Aslında
yeni yıl, sadece bundan ibaret: insanları mutlu etmek,
paylaşmak…
Sabah kalktığımda, pencereden dışarı bakıp o bembeyaz
ağaçları ve arabaları gördüğümde tek istediğim, yeni
yılın bir an önce gelmesi oldu. O güzel duyguyu yeniden
tatmak… Ailem ve sevdiklerimle beraber olup umutla
süslediğimiz ağacın altındaki hediyeleri açmak, hep birlikte
vakit geçirmek, yeni yılı birlikte karşılamak… Kısacası
mutlu bir birliktelik…
Herkesin yılbaşı hakkındaki düşüncesi farklı olabilir. Ancak
bana göre hepsi “karşılıksız vermek” ve “birliktelik” olarak
tek amaçta bütünleşiyor.
Sevdiklerinizle birlikte olacağınız bir yıl dilerim.
Yeni yıla girdiğimiz için heyecanlı ve mutluyum.
Evimizde rengarenk süslediğim çam ağacı, okulumuzda
yaptığımız yeni yıl resimleri, çocuk koromuzda
arkadaşlarımla söylediğim yeni yıl şarkıları beni çok mutlu
etti.
31 Aralık yılbaşı gecesi ailemle beraber oldum, akrabalarımı
aradım, arkadaşlarımın ve öğretmenlerimin yeni yıllarını
kutladım. Sevincimi onlarla da paylaştım.
Yeni yılın tüm dünyaya barış ve huzur; ailem, arkadaşlarım
ve öğretmenlerime sağlık, başarı ve mutluluk getirmesini
diliyorum.
Hoş geldin yeni yıl!
Hoş geldin 2014 !
Irmak BAYUR 8-B
(Yayın Kurulu Üyesi)
Berkay PAMUKOĞLU 4-A
(Yayın Kurulu Üyesi)
SİHİR
YENİ YIL HEYECANI
Aralık! “Bence yılın en güzel zamanı bu işte!” dedirten ay. Ne
ilkbaharın gelişi, kuşların cıvıltısı ne yazın sıcaklığı, güneşin
parlaklığı… Yeni yılın gelişi en heyecan verici olan…
Yeryüzünün sokaklarına üşüşen beyazlar, her şeyi silip
götürmeye, herkese yeni bir sayfa açtırmaya hazırlanıyor. Bu
yeni heyecanlar da her şeyi daha canlı, daha görünür, daha
kıpır kıpır yapıyor. Çünkü insanlara umut aşılıyor. Umut da
insanı olabileceği en iyi, en saf ve çocuksu haline bürüyor.
Sadece “yeni”lik fikri bile yetiyor insanı hareketlendirmeye.
Gelecek olan yıl ise içinde pek çok yeniliği barındırdığı için
daha da büyük umutlar ve heyecanlarla karşılanıyor.
Yeni yıl kavramı insanı hareketlendirmek, kışın soğuğunda
biraz olsun hayat ve canlılık vermek için geliştirilip
büyütülmüş bir kavram da olabilir sadece. Ancak bir
ayda yarattığı değişimler mucize gibi. Tüm dünyayı
birden etkileyen, değiştiren, her insanı aynı anda benzer
duygularla doldurup taşıran, yüreklerimizi ısıtıp coşturan
daha büyük ve etkili bir şey var mıdır acaba?
Yeni yılın sihrinden daha etkileyici bir şey var mıdır
dünyada?...
Oya Yaren KARACA FL 9-A
(Yayın Kurulu Üyesi)
Aralık ayının başlamasıyla beraber, hepimizi telaşlı
ve tatlı bir heyecan sarar. Her şeyin başlangıcında
olduğu gibi yeni bir yılın başlangıcı da kalp atışlarımızı
hızlandırır.
Her yeni yıl; yeni umutlara, yeni girişimlere ve hatta
yeni bir yaşa adımdır. Kimileri tatsız tuzsuz olarak
nitelendirdiği, kendilerini üzen bir yılın kapısını kapatıp
kendilerine yeni, sonunda sadece parlak bir ışığın olduğu
bir kapıyı aralamaya hazırlanır. Kimileri de coşku, eğlence
ve güzelliklerle geçen yılına biraz hüzünle ve buruklukla
veda edip gelecek yılın nasıl geçeceği kaygısıyla bekler
yeni yılı. İyisi mi üzülüp kırıldığı, heyecanlandığı, mutlu
ya da mutsuz olduğu o eski günleri geride bırakmalı
insan. Onları düşünerek boşuna vakit harcamamalı.
Geleceğe umutla ve güzelliklerle bakmayı bilmeli.
Zaman istesek de geri getiremeyeceğimiz tek şey. Onu da
kaygılar, endişeler, şüpheler ve mutsuzlukla yitirmemek
gerek. Gireceğimiz her yeni yıla, yaşayacağımız her yeni
güne umut ve heyecanla bakmalıyız.
Başkent Üniversitesi Özel Ayşeabla Okulları
Karya DEMİREL FL 9-A
İletişim Bülteni
3
31 Aralık 2013 Salı günü önce ana sınıfı,1, 2. sınıflar, daha sonra 3, 4 ve 5. sınıflar kendileri için düzenlenen
partilerde yeni yılı coşkuyla karşıladılar. Öğrenciler dansın yanı sıra diledikleri şarkıları seslendirdiler, eğlenceli
yarışmalarda becerilerini sergilediler. 30 Aralık 2013 Pazartesi günü ise öğleden önce 6,7. sınıflar, öğleden
sonra 8. sınıflar ve lise sınıfları olmak üzere öğrenciler yeni yılı karşılamak amacıyla DJ eşliğinde gönüllerince
eğlendiler.
Genel Müdürümüz Sayın Hilal Erdinç, okul müdürlerimiz, öğretmenlerimiz ve öğrencilerimizle birlikte her grup
için ayrı kesilen yeni yıl pastaları; sağlık, mutluluk, barış, huzur ve başarı dileklerimizin ağızlardaki tadı oldu.
YILBAŞI DENİLİNCE…
Yeni yıl deyince aklıma çok güzel şeyler ve çok güzel renkler geliyor. Mesela hediyeler, süslü ağaçlar, eğlenceli oyunlar;
beyaz, mavi, kırmızı ve canlı canlı ışıklı renkler. Noel Baba var bir de…
Tüm bunların aklıma gelmesi bile heyecanlandırıyor beni. İçimdeki mutluluğu herkes görüyor aslında. Çünkü hemen
gülümsüyorum “yılbaşı” denince. Sonra da merak başlıyor içimde: “ Acaba bana ne hediye aldılar?” diye. Herkesin
birbirine hediye alması çok güzel bir şey. Küçük de olsa büyük de olsa hediye hepimizi mutlu eder. Hele yılbaşında…
Ege DEĞİRMENCİ 3-B
BİR YILBAŞI HİKÂYESİ…
Yılbaşı, bana her zaman için karı hatırlatır. Karlı bir kış günü, pencereden dışarıyı seyretmek bana huzur verir. Ancak
dışarıda kalan bütün canlılar için de üzülürüm.
Yılbaşı günü dışarıya çıkıp karda yürürken, bana gülümser gibi bakan bir çiçek gördüm. Kar gibi bembeyaz ama güneş
gibi sıcacıktı. Ben bütün çiçeklerin sadece bahar ve yaz mevsiminde olacağını sanırdım. Bu çiçek karda ve soğukta
durmaktan zevk alıyor gibiydi… Çiçeğin adını annemden öğrendim. Adı kardelenmiş. Yoluma devam ettim. Soğuktan ve
kardan etkilenmeyen çam ağaçlarını gördüm. Hava soğuk olsa da çam ağaçlarının içi sıcaktı. Eve dönerken bir dükkanın
vitrinindeki yılbaşı süsleri ilgimi çekti. Yılbaşı süslerini aldım, pırıl pırıl parlıyordu. İçlerinde kocaman bir yıldız vardı. Eve
doğru girince salona geçip aldığım süsleri çam ağacına taktım. Çam ağacının altında bir paket gördüm. Paketin içinde
üzerinde kardan adam olan bir kazak vardı…
Gece yarısı televizyon izlerken “Yaşasın 2014!” diye bağırdık. Yeni yıl başlamıştı.
Herkese mutlu yıllar!...
Helin DEMİRKAN 4-C
4
İletişim Bülteni
Başkent Üniversitesi Özel Ayşeabla Okulları
YILBAŞI
Yılbaşı, benim için çok özel bir anlam taşır. Bu güzel günü yılda bir kez kutluyor olmamız, onu özel yapan nedenlerden
biridir bence…
Bizim toplumumuzda da pek çok kişi, bu keyifli gün için önceden hazırlıklara başlar. Başta alışveriş merkezleri olmak
üzere tüm dükkânların, yılbaşına özel hediyelik eşyalarla süslenir vitrinleri. İnsanlar, bu özel gün için keyifle dışarı çıkar
ve vitrinleri zevkle seyreder. Sevdikleri için güzel hediyeler almak amacıyla günlerce dolaşır. Ayrıca evlerde çam ağaçları
süslenir, hediyeler konur altına… Kısacası yılbaşının yaklaşıyor olması herkesi heyecanlandırır, insanların alışveriş için
dışarı çıkması da sokakları canlandırır.
Yılbaşı geldiğinde herkes kendince eğlenir, hediyeler açılır ve o gece herkes mutlu olur. Yeni yılla birlikte yeni umutlar
doğar.
Yeni yılınız kutlu olsun!
İpek AKSOY 5-A
YENİ YIL
YENİ YILDAN BEKLENTİLERİM
Yılbaşı, herkesin mutlu olduğu özel günlerden biridir. O
gün ağaçlar, kapı üstleri, pencereler vb. her yer süslenir.
Yeni yıl ağacının altındaki hediyeyi gören her çocuk, çok
mutlu olur. Ancak, yeni yıl hediyelerden ibaret değildir.
Hediye almak zorunda değiliz. Yeni bir yılın bize;
mutluluk, sağlık, başarı ve güzel günler getireceğine
inanalım yeter. Yeni yılda her bakımdan mutlu olalım
yeter.
Hoş geldin 2014!...
A.Güneş BEYAZ 3-B
(Yayın Kurulu Üyesi)
Bir yıl daha geçti ve yeni yıl başladı. Bu yılın herkes için mutlu
ve sağlıklı bir yıl olmasını dilerim. 2014 yılında kavgalar
olmasın, doğal afetler yaşanmasın. Mutlu ve huzurlu yeni
bir yıl olsun. Tüm dünyada barış yılı yaşansın.
Yeni yılın başlaması çok heyecan verici. Bu sevinci
arkadaşlarımla, ailemle ve öğretmenlerimle yaşamak
isterim. Yeni yılın gelmesiyle arkadaşlarımla bir yaş daha
büyümüş olacağız.
2014 yılında mutlu ve derslerimde başarılı olmayı dilerim.
Herkese mutlu yıllar…
Yağmur UYGUN 2-C
Başkent Üniversitesi Özel Ayşeabla Okulları
İletişim Bülteni
5
YENİ YIL GELDİ
Yeni yıl gelince içim kıpır kıpır oluyor. Her yeri ışıl ışıl süslüyorlar. Bu beni çok
heyecanlandırıyor. Yeni yılda beni nelerin beklediğini de çok merak ediyorum.
Yeni yılın aileme, arkadaşlarıma ve öğretmenime mutluluk ve huzur getirmesini
istiyorum. Yeni yıl gecesinde saat on iki olunca bütün kötü olayları unutuyorum. İçime
huzur doluyor. Yeni yılda başarımın artarak devam etmesini, arkadaşlarımla her zaman
eğlenceli vakit geçirmeyi umuyorum.
Bu yeni yılda da sevdiklerimin hep yanımda olmasını bekliyorum. Bütün insanlar için
barış ve mutluluk dolu bir yıl diliyorum.
Herkesin yeni yılını kutluyorum!
Ela EFE 2-B
DAHA NE İSTERİM!
YENİ YIL
Yeni yılda:
Herkes mutlu ve özgür olsa,
Bütün çocukların hayalleri gerçek olsa,
Savaşlar olmasa,
Türkiye’ye Atatürk gibi bir lider gelse,
Ülkem daha yeşil olsa,
Annem bana istediğim oyuncağı alsa,
Daha ne isterim!...
Herkesin yeni yılı kutlu olsun…
Elif Lidya AKIN 2-D
Yeni yıl geldiği için çok mutluyum. Çünkü
bir yaş daha büyüdüm. Yeni yılla birlikte
sorumluluklarım da arttı.
Yeni yılda bütün çocukların mutlu ve
sağlıklı olmasını diliyorum. Karın çok
yağmasını, her yerin bembeyaz olmasını
istiyorum. Tek isteğim arkadaşlarımla
doya doya kartopu oynamak, karlarda
yuvarlanmak… Ayrıca bir isteğim de
planlı ve disiplinli bir yıl olması…
Herkese mutlu yıllar diliyorum.
Naz Nehir GÖCEK 2-A
6
İletişim Bülteni
YILBAŞI
GELİNCE
AKLA…
Yılbaşı gelince akla,
Kavgalar unutulur bir
anda,
Her yer huzura kavuşur,
Barış olur tüm dünyada.
Yılbaşı yaklaştıkça,
Geri sayımlar başladıkça,
Kalp atışları hızlandıkça,
Sevinç dolar içimiz adeta.
Birlik oluruz yılbaşında,
Herkes toplanır geri
sayımda.
Birlikte saymaya başlarız,
Yeni yılın
başlangıcında…
Yaren Nehir ÇOBAN 6-C
(Yayın Kurulu Üyesi)
Başkent Üniversitesi Özel Ayşeabla Okulları
ÖĞRENCİLERİMİZ, CEPA ALIŞVERİŞ
MERKEZİNDE VERDİKLERİ “YENİ YILA
MERHABA” KONSERİNDE MUHTEŞEM
BİR MÜZİK ZİYAFETİ SUNDULAR.
Öğrencilerimiz, 28 Aralık 2013
Cumartesi günü 15.30-16.30 saatleri
arasında Cepa Alışveriş Merkezinde
verdikleri olağanüstü konserle yeni yıl
coşkusunu izleyenlerle paylaştılar.
Konserde, okulumuz Nefesli ve Vurmalı Çalgılar Orkestrası
ile birlikte lise öğrencilerimizden Beyza Durmuşoğlu, Müzik
Öğretmenimiz Ali BİLGİN eşliğinde kemanıyla; ortaokul
öğrencilerimizden Doğa DEMİRBAŞ, İpek BAYDAŞ, Sude
ÇUBUKLU ise Müzik Öğretmenimiz Gözdem HANCIOĞLU
eşliğinde yan flütleri ile doyumsuz bir müzik ziyafeti
sundular.
İzleyenlerin ısrarlı alkışları ile birkaç kez tekrarlanan konser,
gönüllerde “yeni yıl” dileklerini taçlandıran bir iz bıraktı.
Öğrencilerimizi ve emek veren öğretmenlerimizi yürekten
kutlarız.
Başkent Üniversitesi Özel Ayşeabla Okulları
İletişim Bülteni
7
BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ “ORKESTRA
AKADEMİK BAŞKENT”İN, OKULUMUZLA
BİRLİKTE VERDİĞİ EĞİTİM KONSERİNDE
BÜYÜK BİR AİLE OLMANIN GURURUNU
BU KEZ MÜZİKLE YAŞADIK.
Başkent Üniversitesi Devlet Konservatuvarı bünyesinde
faaliyet gösteren “Orkestra Akademik Başkent”,
profesyonel sanatçılardan oluşan ve özel oda orkestrası
olma özelliği taşıyan seçkin bir müzik topluluğudur.
Yurt içinde ve yurt dışında gösterdiği başarılı
performanslarıyla adından söz ettiren orkestranın, Şef
Ertuğ Korkmaz yönetiminde ve Solist Gizem Birçek’in
solo sunumuyla verdiği muhteşem konser, 15 Ocak
2014 Çarşamba günü saat 19.30’da okulumuzun konser
salonunda gerçekleşti.
Başkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sayın Kenan
Araz, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Sayın Abdülkadir
Varoğlu ve Prof. Dr. Nermin Özgülbaş, Eğitim Fakültesi
Dekanı Prof. Dr. Sayın Şeref Mirasyedioğlu, Kurucu
Temsilcimiz ve Genel Müdürümüz Sayın Hilal Erdinç,
Okul Müdürlerimiz, yöneticilerimiz, öğretmenlerimiz ve
velilerimizin yer aldığı konserde orkestra, tüm konuklara
unutulmaz anlar yaşattı.
Kurucu Temsilcimiz Sayın Hilal Erdinç konuklara
hitaben yaptığı “Hoş geldiniz” içerikli konuşmasında,
sanat eğitiminin önemine değinerek ileride müziğe
gönül verebilecek öğrencilerimizi, orkestranın seçkin
sanatçılarıyla buluşturmaktan duyduğu memnuniyeti
8
İletişim Bülteni
dile getirdi. Ardından sahne alan 3,4,5. sınıflardan
oluşan Okul Koromuzun performansı ve öğrencilerimiz
Sude Çubuklu, İpek Baydaş’ın öğretmenleri eşliğindeki
yan flüt dinletisi büyük beğeni topladı.
Başkent Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müdür
Yardımcısı ve Orkestra Akademik Başkent’in idari
yönetmeni Sayın Lütfü Erol’un orkestra ve konser
hakkında bilgilendirme yapmasının ardından, değerli
sanatçılar sahnedeki yerlerini aldılar. Şef Ertuğ Korkmaz
yönetiminde başlayan konserin birinci bölümü, Solist
Gizem Birçek’in olağanüstü fagot solosuyla devam etti.
1. bölüm sonunda koro öğrencilerimiz, sanatçılara olan
duygularını sundukları çiçeklerle ifade ettiler.
Dünyaca ünlü bestecilerin eserlerinden örneklerin yer
aldığı konserin ikinci bölümü de izleyenler tarafından
“doyumsuz bir müzik ziyafeti” olarak değerlendirildi.
Konser tamamlandığında, Başkent Üniversitesi Rektörü
Sayın Kenan Araz ve Kurucu Temsilcimiz Sayın Hilal
Erdinç, Orkestra Şefi ve Solistine çiçek takdim ederek
teşekkürlerini ifade ettiler.
Konserin gerçekleşmesinde emeği geçenleri, Orkestra
Şefimiz ve Solistimizi, tüm sanatçılarımızı yürekten
kutlarız.
Başkent Üniversitesi Özel Ayşeabla Okulları
MÜZED “MÜZİK EĞİTİMCİLERİ DERNEĞİ”NİN
OKULUMUZUN EV SAHİPLİĞİNDE YAPTIĞI
“2013 YILI MÜZİK EĞİTİMİNE HİZMET
ÖDÜLLERİ” İKİ BÜYÜK MÜZİK USTASI;
FAZIL SAY VE HÜSEYİN AKBULUT’A VERİLDİ.
Okulumuz, Müzik Eğitimcileri Derneği’nin “2013 Yılı
Müzik Eğitimine Hizmet Ödülleri” törenine, 16 Ocak
2014 Perşembe günü ev sahipliği yaptı.
Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda, Türkiye’de
müzik eğitiminin gelişmesine emek veren kişilere
“Takdir, Teşekkür ve Şükran” duygularının ifadesi olarak
düzenlenen ve saat 17.30 ‘da başlayan törende, çok
sayıda seçkin konuk ve sanatçı yer aldı.
Başkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sayın Kenan Araz,
Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sayın Abdülkadir Varoğlu,
Üniversite Genel Sekreteri Dr. Sayın Hayri Öztürk, Eğitim
Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sayın Şeref Mirasyedioğlu,
Kurucu Temsilcimiz ve Genel Müdürümüz Sayın Hilal
Erdinç, Okul Müdürlerimiz, öğretmen ve velilerimizin
yanı sıra MÜZED Genel Başkanı Sayın Refik Saydam,
Genel Sekreter Sayın Hilal Arslan, Merkez Yönetim
Kurulu Üyesi Sayın Füsun Kutlu, Prof Dr. Sayın Ali Uçan,
Prof Dr. Sayın Suna Çevik, Prof. Dr. Sayın Uğur Alpagut ve
diğer MÜZED gönüllüleri de organizasyona emek veren
sanatseverler olarak törendeki yerlerini aldılar. Ayrıca
DSP eski Genel Başkanı- milletvekili Sayın Zeki Sezer,
Fazıl Say’ın ailesi Ahmet Say ve sayın eşleri, Atatürkçü
Düşünce Derneği Genel Başkanı Sayın Tansel Çölaşan,
Barolar Birliği Genel Sekreteri Sayın İ. Güneş Gürseler,
Sayın Mehmet Başhan, Sayın Oktay Baransel ve çok
sayıda konuk ödül törenine katıldılar.
Başkent Üniversitesi Özel Ayşeabla Okulları
Çağdaş Türk müziğini çok sayıda konserle dünyaya
tanıtan, uluslar arası üne sahip piyanist ve besteci Sayın
Fazıl Say ile değerli müzik eğitimcisi, Kültür Bakanlığı
eski Müsteşar Yardımcısı Sayın H. Hüseyin Akbulut, bu
ödüle layık görülen sanatçılar olarak törende yer aldılar.
Atatürk ve şehitlerimiz için saygı duruşu ve İstiklal Marşı
ile başlayan törende Okul Bandomuz, seslendirdiği
eserlerle profesyonelliğini bir kez daha kanıtladı.
Merkez Yönetim Kurulu üyesi Sayın Füsun Kutlu’nun
MÜZED adına yaptığı açılış konuşmasının ardından
sahne alan “Flüt Düet” ve Quartet” grubu öğrencilerimiz,
geceye ayrı bir renk kattılar. Daha sonra uluslar arası üne
sahip Besteci ve Piyanist Sayın Fazıl Say sahneye davet
edilerek, MÜZED Genel Başkanı Sayın Refik Saydam’ın
sunumları ile kendisine ödülleri verildi. Sanatçının
bestesi olan bir eserin seslendirildiği piyano dinletisinin
ardından, değerli müzik ustası Sayın Hüseyin Akbulut
ödülünü MÜZED Genel Sekreteri Sayın Hilal Arslan’ın
sunumları ile aldı. MÜZED adına söz alan Prof. Dr. Sayın
Uğur Alpagut ise Kurucu temsilcimiz Sayın Hilal Erdinç’e,
ev sahipliği ve sanata olan değerli katkıları nedeni ile bir
teşekkür plaketi takdim etti.
Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuarı
Ertuğrul Oğuz Fırat Korosunun başarılı konseri ile sona
eren organizasyona katılan tüm konuklarımıza teşekkür
ederiz.
İletişim Bülteni
9
DEĞERLİ
MEZUNLARIMIZLA
BİRLİKTEYDİK.
Okulların köklü bir eğitim yuvası olması ve adını
uzun yıllar yaşatması yalnızca verdiği eğitimle değil,
mezunlarının başarıları ve onların okullarına olan
bağlılıklarıyla gerçekleşir.
10
İletişim Bülteni
Başkent Üniversitesi Özel Ayşeabla Okulları
Başkent Üniversitesi Özel Ayşeabla Okulları olarak
bizler de bunun bilincindeyiz ve yeni kurulan
Mezunlar Derneğimizle sürekli iletişim halinde
olup bağlılığımızı güçlendirmeye çalışıyoruz. Bu
amaçla; 12 Aralık 2013 tarihinde, okulumuzdan
mezun olan üç öğrencimizi okulumuzda konuk
etmenin mutluluğunu ve gururunu yaşadık.
Fen Lisemizden 2004 yılında mezun olan Volkan
ÖNOL, Bilkent Üniversitesi İktisat Bölümünde
öğrenimini tamamladıktan sonra, Los Angeles
Musicians Institute programına dâhil olarak
caz, vokal, produksiyon eğitimleri almıştır ve
büyük bir başarıyla yaşamına bu yönde devam
etmektedir.
Konuk mezunlarımızdan Duygu
MERZİFONLUOĞLU, 2002 yılında okulumuzdan
mezun olduktan sonra Bilkent Üniversitesi
Ekonomi Bölümünü bitirdi. Şu an, PWC İnternet
Televizyonunda başarılı bir yönetici olarak
çalışmakta ve Ankara Life dergisinin kültür ve
sanat bölümünde köşe yazarlığı yapmaktadır.
Seçtikleri alanlarda başarılı bir kariyer çizen ve her
biri ayrı değer olan mezunlarımız; okulumuzdaki
öğrencilik anılarından, seçtikleri mesleklerden,
deneyimlerinden ve sosyal alanlardaki
uğraşlarından söz ederek tüm öğretmenlerimize
ve öğrencilerimize duygulu ve bir o kadar da
keyifli saatler yaşattılar.
2003 yılında lisemizden mezun olan Çiğdem KILIÇ
ÇELEBİ, Başkent Üniversitesi Hukuk Fakültesinde
öğrenimini tamamladı. Kendisine ait avukatlık
bürosunda mesleğini sürdürmektedir. Ayrıca,
Ankara Barosunun düzenlediği 2008-2010
Dönemi Kurgusal Duruşma Yarışmasında birincilik
ödülü almıştır.
Kendilerine, bizlerle paylaştıkları güzel anılar
ve düşünceler için çok teşekkür ediyor,
çalışmalarında başarılar diliyoruz.
Başkent Üniversitesi Özel Ayşeabla Okulları
İletişim Bülteni
11
“ANNE-BABA OLMAK” KONULU
DRAMA ETKİNLİĞİMİZDE ANA SINIFI
VELİLERİMİZ AKTİF ROL ALDILAR.
Ana sınıfı velilerimiz, “Çağdaş
Drama Derneği” eğitmenlerinden
Sayın Özlem Öznur GÖKBULUT ile
birlikte 04 Ocak 2014 Cumartesi
günü okulumuzda keyifli bir drama
çalışması gerçekleştirdiler.
“Anne-Baba Olmak” konulu yaratıcı drama
çalışmasında, velilerimizle birlikte amaca yönelik
ısınma oyunları oynandı, yaşantılardan canlandırmalar
yapıldı, farklı uygulamalara ve etkinliklere yer verildi.
Her etkinliğin sonunda; çocuk yetiştirirken karşılaşılan
zorluklar, bu zorluklarla başa çıkma yolları, farklı bakış
açıları ve aile içi karşılıklı beklentilerin ele alındığı
keyifli söyleşilerle durum değerlendirmesi yapıldı.
Paylaşım sonunda Genel Müdürümüz Sayın Hilal
ERDİNÇ ve İlkokul-Ortaokul Müdürümüz Sayın Sevgin
KURTULUŞ, katkılarından ve paylaşımlarından dolayı
değerli eğitmenimize ve velilerimize teşekkürlerini
ifade ettiler.
12
İletişim Bülteni
Başkent Üniversitesi Özel Ayşeabla Okulları
ÖĞRENCİ VE VELİLERİMİZE, ÇAĞIMIZIN
DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN
KONULARINDAN BİRİ OLAN “İNTERNETİN
DOĞRU VE GÜVENLİ KULLANIMI” KONULU
SEMİNERİ PROF. DR. VEYSİ İŞLER VERDİ.
27 Aralık 2014 Cuma günü öğrencilerimize, 04 Ocak 2014 Cumartesi günü ise İlkokul, Ortaokul
ve Lise velilerimize, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim
Üyesi Prof. Dr. Sayın Veysi İŞLER tarafından “İnternetin Doğru ve Güvenli Kullanımı” konulu
bir seminer verildi.
Sayın İşler, her iki seminerde de “internet kullanımı konusunda dikkat edilmesi gerekenler, ergonomi, siber zorbalık,
çocukların sosyal medya kullanımı ve oyun bağımlılığı” gibi konulara değinerek eğitsel ve eğlenceli videolarla
zenginleştirdiği sunumlarında farklı ülkelerden internet ve bilgisayar kullanımına ilişkin örnekler verdi.
2.sınıftan 12.sınıfa kadar olan öğrencilerimizle paylaşımında kendisine yöneltilen soruları örneklerle cevaplayan
değerli konuğumuz; velilerimize de internet kullanımı konusunda çocukların titizlikle izlenmesini, kontrolün
sağlanabilmesi için oyunların seçimine çocuklarla birlikte karar verilmesini, onlarla birlikte oynanabilecek oyunların
tercih edilmesini önerdi. Evde bilgisayarın ortak kullanım alanında bulunmasının ve belirlenen süre ve kurallara
uygun kullanılmasının altını çizen eğitmenimiz, gerçek yaşamda olabilecek tehlikelerin sanal ortam için de geçerli
olduğunu vurgulayarak konunun önemine dikkat çekti.
Değerli uzman konuğumuza katkılarından ve paylaşımlarından, velilerimize de katılımlarından dolayı teşekkür
ederiz.
Başkent Üniversitesi Özel Ayşeabla Okulları
İletişim Bülteni
13
HABERCİLİĞİN VE TÜRK DİLİNİN
MİMARLARINDAN SAYIN ZAFER KİRAZ
OKULUMUZDAYDI.
16 Ocak 2014 Perşembe günü;
kendisini, diksiyonu, duruşu ve
Türkçeyi doğru kullanma başarısı
ile tanıdığımız, TRT’de yakın
zamana kadar haberleri, onun
etkin dil kullanımıyla dinlediğimiz
Sayın Zafer KİRAZ’ı okulumuzda
konuk ettik.
Türk Dili ve Edebiyatı zümresinin düzenlediği “Habercilik
ve Türk Dili” konulu söyleşi nedeniyle okulumuza gelen
Sayın Zafer KİRAZ, ekranla tanıştığı yıllardan itibaren
doğru ve tarafsız haberci kimliğine sahip olmanın
yanı sıra düzgün ve etkin dil kullanımıyla da hepimize
örnek olmuştur. Başta ‘Yılın En İyi Erkek Spikeri’, ‘Yılın
En İyi Haber Spikeri’, ‘Yılın En İyi Haber Programcısı’,
‘Yılın Türkçeyi En İyi Kullanan Sunucusu’ dallarında
olmak üzere, bugüne kadar 35 ödül almıştır. Bunların en
anlamlılarından biri de Türkçeyi en güzel ve en doğru
biçimde kullanan TRT haber sunucusu olarak 2002
yılında aldığı ve her yıl sadece üç kişiye verilen ‘Türk Dil
Kurumu Büyük Ödülü’dür.
Sayın konuğumuz bizlere, Türkçenin doğru kullanımı ve
doğru habercilikle ilgili bilgiler verirken aynı zamanda
bizleri de sunumunun içine dahil ederek çok keyifli
dakikalar geçirmemizi sağladı.
Sayın Zafer KİRAZ’ a söyleşilerinden dolayı çok teşekkür
ederiz.
14
İletişim Bülteni
Başkent Üniversitesi Özel Ayşeabla Okulları
“BÜYÜK ATATÜRK’TEN KÜÇÜK ÖYKÜLER” KİTABI
İLE BÜYÜK BEĞENİ TOPLAYAN YAZAR
SÜLEYMAN BULUT’U OKULUMUZDA AĞIRLADIK.
Okulumuz dördüncü sınıf öğrencilerinin “Kasım” ayı
süresince okudukları “ Büyük Atatürk’ten Küçük Öyküler
1-2-3 “ kitabının yazarı Sayın Süleyman BULUT’u, 26
Aralık 2013 tarihinde okulumuzda ağırladık.
Değerli yazarımız dördüncü sınıf öğrencilerimizle
birlikte olmadan önce, İlkokul 2. sınıf öğrencilerimizin
okumuş olduğu “Toparlacık Nokta ve Arkadaşları”
kitabına yönelik atölye çalışmasını gerçekleştirdi. Tüm
ikinci sınıf öğrencileri, harfler dünyasının trafik polisi
“Nokta” ile birlikte diğer noktalama işaretlerinin temsil
edildiği dramatizasyon çalışmasında yer aldılar.
4. sınıf öğrencilerimizle gerçekleştirilen atölye
çalışmasında konu, Atatürk’ün yaşamından kesitlerin
aktarıldığı anı niteliğindeki öyküler oldu. Atatürk’ün
farklı yaş dönemlerine ait özel fotoğrafları eşliğinde
aktarılan anılara, öğrenciler de kitapla ilgili duygularını
dile getirerek katıldılar. Çalışma tamamlandığında,
özellikle insanî yönünün örneklendiği anılarla Atatürk,
gönüllerimizde bir kez daha taht kurdu.
Atölye çalışmalarının ardından 2 ve 4. sınıf öğrencilerinin
kitaplarını tek tek imzalayan değerli yazarımıza teşekkür
ederiz.
KİTAP KOKULARIYLA DOLU BİR GÜN GEÇİRDİK.
09 Ocak 2014 Perşembe günü Kültür-Edebiyat Kulübü
ve 10 TM sınıfı öğrencileri olarak Nihal TUNCA ve
Serdar ÇELİKLİ öğretmenlerimizin rehberliğinde ATO
Congresium’daki kitap fuarına gittik.
Kitap
okumanın
hayatımıza
kattığı
değerin
farkındalığıyla her standı teker teker inceledik. Yeni
çıkan kitaplarla yayınevleri hakkında bilgi edindik.
Bir yandan yalnızca kitap kapaklarında gördüğümüz
yazarları ve şairleri tanıma fırsatı bulurken, diğer
yandan da okuduğumuz ve okurken başka dünyaları
hayal ettiğimiz eserlerin yaratıcılarıyla buluşmanın
heyecanını yaşadık. Yüzlerce yayınevinin katıldığı
fuarda, aldığımız kitapları yazarlarına imzalatma fırsatı
bize ayrı bir mutluluk kattı.
Fuarı ziyaret eden birçok insanın, heyecanla kitap
aldığını görmek de bizleri çok duygulandırdı. Bu
geziyle bizler; kitapların, gelişimimiz ve geleceğe
hazırlanmamız açısından önemini bir kez daha anladık.
Başkent Üniversitesi Özel Ayşeabla Okulları
İletişim Bülteni
15
“BİLİNÇLİ TÜKETİCİ OLMA” KONUSUNDA
ÖRNEK OLMAYA KARAR VERDİK.
12-18 Aralık “Tutum ve Yatırım Haftası” nedeniyle
farklı etkinliklere yer verdiğimiz okulumuzda,
“Kaynaklarımızı Doğru Kullanmanın Önemi”
konusunu öğrencilerimizle paylaştık.
17 Aralık 2013 Salı günü okulumuz konferans salonunda,
Türkiye Ekonomi Bankası (TEB) Sosyal Sorumluluk Projesi
kapsamında, TEB Aile Akademisi Bölge Yöneticisi ve Eğitim
Uzmanı Bülent KEKEÇ tarafından İlkokul 2, 3 ve 4. sınıf
öğrencilerimize “Bilinçli Tüketici Olma” ve “Paramızı Doğru
Kullanma” ana başlıklarında bir sunum yapıldı. Sunumda
parayı doğru ve bilinçli harcama, bütçe yapma, aile
bütçesine katkıda bulunma gibi önemli konulara değinen
uzmanımız, öğrencilerimizin ilgili sorularını da örneklerle
cevapladı. Daha sonra öğrencilerimize, “Çocuklar İçin
Finansal Okuryazarlık Kitabı” ve boyama kitapları armağan
edildi.
Türkiye Ekonomi Bankasından Şube Müdürü Sayın Uğur
DOĞU’ya ve Eğitim Uzmanı Sayın Bülent KEKEÇ’e değerli
katkılarından dolayı teşekkür ederiz.
GELENEKSEL“4. AKIL OYUNLARI”
YARIŞMASINDA KIYASIYA
MÜCADELE ETTİK.
Ortaokul Matematik Zümresi ve Akıl
Oyunları Kulübü iş birliğinde hazırlanan
“4. Akıl Oyunları” yarışması, 5-8.sınıflar
düzeyinde 23-25 Aralık 2013 tarihleri
arasında yapıldı.
Her sınıf düzeyinde olmak üzere aralarında iki
gruba ayrılan öğrenciler, kendilerine yöneltilen
soruları cevaplandırdılar. Grupların iki turda
karşılaştığı yarışmayı öğrenciler, istekle ve
heyecanla
tamamladılar. Kazanan gruplar
öğretmenleri tarafından ödüllendirildi.
Yarışmaya
katılan
tüm
öğrencilerimizi
gösterdikleri performanstan dolayı kutlarız.
16
İletişim Bülteni
Başkent Üniversitesi Özel Ayşeabla Okulları
TOPLUM HİZMETİ SORUMLULUKLARIMIZI
DAYANIŞMA İÇİNDE YERİNE GETİRDİK.
Toplum hizmeti kapsamında 4-C
sınıfı öğrencileri tarafından, “Akıl
Oyunları” ve “Küçük Filozoflar”
kulüpleri iş birliğiyle oyuncak
ve giysi toplama kampanyasını
tamamlamış; düzenlenen oyuncak
ve elbiseler Keçiören Atatürk
Çocuk Yuvası aracılığıyla Çankırı
Şabanözü İlçesi Gümerdiğin Köyü
Yardımlaşma ve Dayanışma
Derneği yöneticilerine teslim
edilmiştir.
Kampanya sürecinde öğrencilere
destek olan tüm velilerimiz ve toplanan
malzemelerin ulaşımında yardımcı
olan 4-C sınıfı velimiz Sayın Derya
DEMİRCİOĞLU’na teşekkür ederiz.
3. ANKARA PROJE PAZARI
SERGİSİNDEYDİK.
Ankara Kalkınma Ajansı tarafından düzenlenen, TÜBİTAK ve ODTÜ Teknokent’in destek verdiği, “ATO
Congresium” da düzenlenen, “Yenilikçi Projeler İş Dünyası İle Buluşuyor” adlı “3. Ankara Proje Pazarı Sergisi”ne
katıldık.
Okul ve şirketlerden seçilmiş toplam
220 projenin yer aldığı sergide,
Fizik
Öğretmenimiz
Özlem
Ömür
ÖZER
rehberliğinde çalışan Fen Lisesi 12-A
sınıfından Yunus ÖLEZ, Doğa Yamaç
ÖZGÜLBAŞ ve Çağatay YILMAZ, “Kalp Krizine
Erken Müdahale” adlı projeyle okulumuzu
başarıyla temsil ettiler.
Kalkınma Bakanı Sayın Cevdet Yılmaz’
ın katıldıkları ve fizik, kimya, biyoloji,
sağlık, savunma, bilişim ve çevre konulu
projelerin yer aldığı sergide proje sahipleri,
çalışmalarını katılımcılara büyük bir titizlikle
anlattılar.
Sergiye projeleriyle katılan arkadaşlarımızı
kutlar, bundan sonraki çalışmalarında onlara
başarılar dileriz
Başkent Üniversitesi Özel Ayşeabla Okulları
İletişim Bülteni
17
DRAMA ETKİNLİKLERİNİN YER ALDIĞI
PAYLAŞIMDA ÖĞRETMENLERİMİZ
MESLEKİ GELİŞİM SÜREÇLERİNİ DAHA DA
ZENGİNLEŞTİRDİLER.
Çağdaş Drama Derneği eğitmenlerinden Sayın Özlem Öznur GÖKBULUT ile birlikte ana sınıfı ve sınıf
öğretmenlerimiz, 19 Aralık 2013 Perşembe günü keyifli
bir drama çalışması gerçekleştirdiler.
Yaratıcı
dramanın
derslerde
yöntem
olarak
kullanılmasına ilişkin farklı uygulamaların ve örneklerin
yer verildiği çalışmada, amaca yönelik ısınma oyunları
oynandı, canlandırmalar yapıldı. Olay, yaşantı ve
bilgileri yeniden yapılandırmaya yönelik etkinliklerle,
aynı zamanda yaratıcılık ve estetik beceriler de ortaya
kondu. Öğrencilerden beklenen kendini ifade etme,
sorumluluk alma, kendine ve başkalarına güven duyma,
iş birliği yapma vb. kazanımlara yönelik örnekler verildi.
Paylaşım sonunda İlkokul- Ortaokul Müdürümüz Sayın
Sevgin KURTULUŞ, eğitmenimize, öğretmenlerimiz
adına teşekkürlerini ifade ettiler.
ÖĞRETMENLERİMİZ, “DÜNYADAKİ ÖLÇME VE
DEĞERLENDİRME YÖNELİMLERİ” KONUSUNU
UZMAN KONUĞUMUZLA PAYLAŞTILAR.
Hizmet içi eğitimlerin mesleki gelişime olan katkılarını
önemseyen okulumuzda, “PISA 2012” sonuçlarının
ve “Ulusal Ön Raporu”nun açıklanmasının ardından
Fen Bilimleri, Matematik, Türkçe, Sosyal Bilgiler
öğretmenlerimizle Ölçme-Değerlendirme ve Program
Geliştirme Uzmanlarımıza, Ankara Üniversitesi Kimya
Eğitimi Anabilim Dalı Ortaöğretim Fen ve Matematik
Alanları Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr.
Sayın Eren CEYLAN tarafından, “Dünyadaki ÖlçmeDeğerlendirme Yönelimleri” konusunda bir seminer
verildi.
Seminerde PISA ve TIMMS sınavlarının yapısı
konusunda bilgi veren Sayın CEYLAN, örnek sorular
üzerinde paylaşımda bulundu. Soruların özellikleri,
ülkemizin bu sınavlardaki sıralaması ve nedenleri ile
yapılması gerekenlerin tartışıldığı seminerin ardından
öğretmenlerimizin sorularını da yanıtlayan Sayın
CEYLAN’a, değerli paylaşımlarından dolayı teşekkür
ederiz.
18
İletişim Bülteni
Başkent Üniversitesi Özel Ayşeabla Okulları
“TEMEL İLK YARDIM EĞİTİMİ”Nİ BAŞARIYLA
TAMAMLAYAN ÖĞRETMENLERİMİZ,
SERTİFİKALARINI ALDILAR.
Tüm çalışma ilkelerini profesyonelce yerine getiren
Kurumumuzda, İş Kanunu gereği, personel
sayımızın yüzde yirmisini oluşturacak şekilde
dokuz öğretmenimiz, Başkent Üniversitesi Temel
İlk Yardım Eğitmeni Sayın Muammer SARUGAN
rehberliğinde “Temel İlk Yardım Eğitimi” aldılar.
Eğitimlere titizlikle katılan ve başarıyla tamamlayan
öğretmenlerimize, Temel İlk Yardım Sertifikaları,
düzenlenen törenle Genel Müdürümüz Sayın Hilal
ERDİNÇ, İşletme Müdürümüz Sayın Uğur SAAT ve
İlkyardım Eğitmeni Sayın Muammer SARUGAN
tarafından verildi.
Değerli eğitmenimize teşekkür eder, öğretmenlerimizi kutlarız.
“BİRLİKTEN KUVVET DOĞAR” DEDİK.
Başkent Üniversitesi Özel Ayşeabla Anadolu Lisesi ve Fen Lisesi, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Kulübü
öğretmen ve öğrencileri olarak 07 Ocak 2014 tarihinde bir kermes düzenledik. Bu kermesle bizler; iyi bir
motivasyonla başarı hedefinin, yüksek performansla birleştiğinde dalga dalga büyüyen bir ortak ruha
dönüştüğünü ve bu ruhla büyük işler başarılabileceğini bir kez daha gördük.
“Birlikten kuvvet doğar.” sözünün kanıtlandığı bir etkinlik olan kermesimizden elde edilen gelirin doğru yerlere
harcanacağından şüphesi olmayan veli, öğretmen ve arkadaşlarımızdan bazıları, istekle yaptıkları kekleri,
pastaları, çörekleri; bazılarıysa satın aldıkları ürünleri sabahın erken saatlerinde kermes masasına bıraktılar.
Karşılığında iyi bir iş yapmış olma duygusu dışında hiçbir şey düşünmeyen arkadaşlarımız ve öğretmenlerimiz,
gün boyunca etkinlik masasında, belki de hayatlarında ilk defa hazırladıkları ürünleri yaklaşık dört yüz kişiye
sundular. O gün neredeyse her arkadaşımız,
etkinlik masasından en az bir ürün alarak
bu ortak ruha katkıda bulundu. Sağduyulu
öğretmenlerimiz ve yöneticilerimiz de bu
yardım etkinliğinden ürün satın alarak
kermesimize destek oldular.
Düzenlemiş olduğumuz kermesle doğru
bir hedef için, ortak ruh ile hareket eden
bireylerin sıradan işler yapmayacağını,
yaptıkları her işi, bu ruha yakışır bir şekilde
başlayıp sonuçlandırılabileceğini güzel
bir örnekle göstermiş olduk. Bu, Başkent
Üniversitesi Ayşeabla Okulları ruhudur ve
buna sahip olduğumuz için de çok mutluyuz.
Etkinliğimizin gerçekleşmesine katkıda
bulunup bu ortak ruhun ortaya çıkmasını
sağlayan
velilerimize,
yöneticilerimize,
öğretmen ve arkadaşlarımıza Sosyal
Yardımlaşma ve Dayanışma Kulübü olarak
teşekkür ederiz.
Başkent Üniversitesi Özel Ayşeabla Okulları
İletişim Bülteni
19
OKUL ÖNCESİ ETKİNLİKLERİMİZ
Aralık ayının ilk haftası işlediğimiz Baykuşlar (GEMS) teması
kapsamında, mutfak etkinliği olarak bu sevimli hayvanları
yaptık. Elma, kuru kayısı ve susamlı çubuk kraker kullanarak
yaptığımız baykuşlarımız o kadar güzel oldu ki biz bile
sonuca inanamadık.
20 Aralık Cuma günü “Uzaylı Dostlar Partimiz” vardı. Partiye,
evde ailelerimizin desteği ile tasarladığımız ve hazırladığımız
“uzaylı kıyafetler” ile katıldık. Uzay dansının yanı sıra, uzaya
gidişimizi ve Ay yürüyüşümüzü dramatize ettik. Ardından
“Aydaki Kraterler” adlı mutfak etkinliğinde, Ay’ın yüzeyi
olarak hazırladığımız kakaolu pudinglerin üzerine çarpan
gök/meteor taşları olarak koyduğumuz fındıkları önce
inceledik, ardından afiyetle yedik.
Yeni yıla tertemiz dişlerimizle girdik. EKO Projesi kapsamında
sağlıklı dişlere sahip olabilmek için diş fırçalamanın önemi
üzerinde durduk. 24 Aralık Salı günü okula getirdiğimiz
diş fırçalarımızla dişlerimizi doğru şekilde ve ne kadar süre
fırçalamamız gerektiğini uygulamalı olarak gördük.
26 Aralık Perşembe günü öğleden sonra, Başkent Üniversitesi
Güzel Sanatlar Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyeleri
Uzm. Sibel AKTAŞ ve Doç. Dr. Eylem TATAROĞLU ile “Çocuk
ve Resim” adlı atölye çalışmasına katıldık. Bu çalışmada
renklerin diliyle hayallerimizi canlandırdık.
27 Aralık Cuma günü 9.30-12.30 saatleri arasında, uzay ve
hava olaylarını konu alan temamızı pekiştirmek amacıyla
“Planetaryum”a gezi düzenledik. “Gezegen Evi” - “Yıldız
Evi” olarak da bilinen Planetaryum’un, kubbe şeklindeki
üç boyutlu yapısının her yanına yansıtılan gök görüntüleri
hepimizi çok şaşırttı. İzlediğimiz “Zula Ekibi” adlı animasyon
filmi ile de gezegenler arası büyüleyici bir yolculuk yaptık.
20
İletişim Bülteni
Başkent Üniversitesi Özel Ayşeabla Okulları
GÖRSEL SANATLAR ETKİNLİKLERİMİZ
Görsel Sanatlar derslerinde bu öğretim yılı için planlanan çalışmalara
devam edilmiş, özel gün ve haftalara yönelik etkinliklere de yer
verilmiştir.
*10 - 16 Aralık 2013 tarihlerinde, Ortaokul öğrencilerimizin Görsel Sanatlar ve Teknoloji – Tasarım derslerinde
yaptıkları çalışmalar C/D Blok galeri boşluğunda sergilendi.
*Okulumuzda yeni yıl coşkusu, Anaokulu ve İlkokul öğrencilerimizin Görsel Sanatlar ve Sanatsal Yaratıcılık
derslerinde yaptıkları “Hoş Geldin Yeni Yıl” konulu resim ve kart çalışmaları ile renklendi. Yapılan çalışmalar
koridor panolarında ve oditoryum önünde sergilendi.
*Ocak ayında Anaokulu öğrencilerimizin çalışmalarından oluşan “Karma Resim Sergisi” E Blok galeri boşluğunda
açıldı.
*Çankaya Soyut Sanat Galerisinin düzenlediği “Küçük Şeyler Resim Sergisi” nde, 8/A sınıfımızdan Zeren
KONUKSAY çocuk sanatçı olarak yer aldı. 10 eserle sergiye katılan öğrencimizi kutlarız.
Başkent Üniversitesi Özel Ayşeabla Okulları
İletişim Bülteni
21
SPOR
ETKİNLİKLERİMİZ
GENÇ KIZ VOLEYBOL
TAKIMIMIZ
“LİSELER ARASI KIZ
VOLEYBOL ŞAMPİYONASI
FİNALİ”NDE ANKARA
İKİNCİSİ OLDU.
ARKADAŞLARIMIZA BÖLGE
VE TÜRKİYE FİNALLERİNDE
BAŞARILAR DİLİYORUZ.
22
İletişim Bülteni
*T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik ve Spor
Faaliyetleri Genel Müdürlüğü Okul Sporları Şube
Müdürlüğünce düzenlenen “Lisele Arası Kız Voleybol
Şampiyonası Finali’ nde okulumuz genç kız voleybol
takımı, geçen yılki derecesinin üstüne çıkarak Ankara
ikincisi olmuştur. Takımımız, 19 - 22 Ocak 2014
tarihlerinde yapılacak olan Türkiye Şampiyonası yarı
final müsabakalarında yer alacaktır. Okulumuz Lise Kız
Voleybol Takımının iki yıldır göstermiş olduğu başarının
Türkiye Şampiyonasında da artarak devam edeceğine
inanıyoruz.
*Küçük Kız Voleybol Takımımız, Okul Sporları Şube
Müdürlüğünce düzenlenen müsabakalarda Mahir Başer
Ortaokulu, Hacı Sabancı Ortaokulu ile oynadığı maçları
kazanarak ikinci tura çıkma hakkını kazanmıştır. İkinci
turda Haydar Aliyev Ortaokulu ile oynadıkları maçı da
kazanarak Ankara’ da ilk sekiz takım arasına girmiş ve
çeyrek finale kalmışlardır.
*Yıldız Kız Voleybol Takımımız, Okul Sporları Şube
Müdürlüğünce düzenlenen müsabakalarda Çayyolu
Doğa Koleji ve Yükselen Kolejini mağlup ederek
okulumuzu başarıyla temsil etmiştir.
Başkent Üniversitesi Özel Ayşeabla Okulları
SEKİZİNCİ SINIF ÖĞRENCİMİZ EGE
5-C SINIFI ÖĞRENCİLERİMİZDEN NİL
GÖRKEM ÇÖZEN, YÜZMEDE 100 METRE EYLÜL GÖCEK, 200 M SERBEST STİL
SERBEST VE 200 METRE KELEBEK
YÜZMEDE ANKARA ÜÇÜNCÜSÜ OLDU!
DALLARINDA TÜRKİYE REKORLARINI
Gençlik Spor İl Müdürlüğünün Atatürk’ ün Ankara’
ya gelişinin 94.yılı nedeniyle düzenlediği yüzme
KIRARAK “ŞAMPİYON” OLDU.
*Sekizinci sınıf öğrencimiz Ege Görkem ÇÖZEN,
12-15 Aralık 2013 tarihlerinde İstanbul’da
gerçekleştirilen “Merve Terzioğlu Yıldızlar Türkiye
Kısa Kulvar Yüzme Şampiyonası”nda, 2006 yılından
beri kırılamayan 100m serbest ve son olarak 2011’de
kırılan 200m kelebek dallarında Türkiye rekorlarını
kırarak “ŞAMPİYON” olmuştur. 50m serbest yarışında
“Türkiye İkincisi”, 200m serbest yarışında ise “Türkiye
Üçüncüsü” olmuştur.
Öğrencimiz; ilk olarak 2011-2012 sezonunda lisanslı
olarak katıldığı şampiyonalarda bugüne kadar dokuz
Türkiye şampiyonluğu, altı Türkiye ikinciliği, dört
Türkiye üçüncülüğü ile Ankara genelinde sayısız
şampiyonluk dereceleri elde etmiştir.
Başkent Üniversitesi Özel Ayşeabla Okulları
müsabakalarında, okulumuz beşinci sınıf öğrencisi
Nil Eylül GÖCEK 100 m.serbest stilde Ankara
üçüncüsü, 200 m. serbest stilde de yine Ankara
üçüncüsü olmuştur.
OKULUMUZ 7/A SINIFI
ÖĞRENCİLERİNDEN SELİN ÖVÜNÇ,
TÜRKİYE TENİS FEDERASYONU
TARAFINDAN “14 YAŞ KIZ MİLLÎ
TAKIMI”NA SEÇİLMİŞTİR.
Tüm öğrencilerimizle gurur duyuyor, kendilerini
yürekten kutluyoruz.
İletişim Bülteni
23
MÜZİK ETKİNLİKLERİMİZ
2013-2014 Eğitim-Öğretim Yılı “Birinci
Dönem” müzik çalışmalarımız, dönem
boyunca planlanan şekilde devam
etmiştir. 2. sınıftan 8. sınıfa kadar
eğitimini verdiğimiz seçmeli çalgı
derslerinde (keman, gitar, yan flüt ve
bando) öğrenciler, enstrüman çalmanın
keyfine varmışlardır. Aynı zamanda
ilkokul, ortaokul, lise düzeylerindeki
korolarımız, dönem boyunca çeşitli
konserlerde görev almıştır.
*27 Aralık 2013 Cuma günü İstiklal Marşı töreninde,
okulumuz Nefesli ve Vurmalı Çalgılar Orkestrası
ile orkestramıza yeni katılan üçüncü sınıf bando
öğrencilerimiz ortak bir “Yeni Yıl Konseri” vermişler,
tüm okula yeni yıl coşkusunu enstrümanları ile
yaşatmışlardır.
*28 Aralık 2013 Cumartesi günü okulumuz Nefesli ve
Vurmalı Çalgılar Orkestrası, Cepa Alışveriş Merkezi’nde
coşkulu bir yılbaşı konseri vermiştir.
*11 Ocak 2013 Cumartesi günü konuk ettiğimiz ana
sınıfı ve kreşlerini Resim Sergisi açılışında 3. sınıf
keman grubu,
3. sınıf klarnet-trompet grubu ve 4. sınıf yan flüt grubu
çeşitli eserler seslendirmişlerdir.
24
İletişim Bülteni
Başkent Üniversitesi Özel Ayşeabla Okulları
SERBEST KÖŞE
KARDEŞ PAYI
Her gün hepimiz bir şeyler paylaşırız. Çoğu zaman bunun farkına bile
varmayız. Aldığımız oksijenden, bindiğimiz otobüse, yürüdüğümüz
yollara, sınavda paylaştığımız silgiye, yemekte ekmeğe ve hatta futbol
maçında suya kadar.
Eğer arkadaşınızdan bir parça ekmek isterseniz size gönlünden
kopanı verir. Göz kararı ikiye böler, büyüklüğüne ya da küçüklüğüne
bakmadan uzatıverir size. Bu, gayet doğal bir davranıştır. Bunun
sadece insanlara özgü olduğunu sanıyorsanız, aldanıyorsunuz
demektir. Ormanlar kralı diye bildiğimiz aslanlar bile bir paylaşım
içindedir: Aslanlar sürü halinde avlanır ve avlarını birlikte tüketirler,
böylece hepsi de eşit şekilde doyar. Tabi sürü dışından iri bir aslan gelip
kükremezse…
Arkadaşlık kavramının ve bu kavramın bir değer taşımadığı durumlarda
insanoğlu bencil, gözünü hırs bürümüş bir yaratık haline dönüşüverir. Yaşam
içinde sürekli paylaşım içinde olduğunu unutur. Zor durumlarda hayatta
kalmaya ilişkin filmler izleyin, bir iyi bir de kötü tipte insan sembolize edilir.
İyi insan ölümle burun buruna gelse de yanındakini korumaktan, yemeğini
paylaşmaktan çekinmez. Oysa sadece kendisi için yaşamayı seçmiş kötü
tiplemeyle anlatılan insan, her konuda tek başınaymış gibi düşünür ve öyle
hareket eder. Bencillik insanın doğasında var olan bir duygu değil, yaşam
koşulları ve koşulların eşitliğiyle öğrenilen bir duygudur. Maalesef bu durum
vahşi doğada bile görülmez. İnsanlık tarihinin gelişimine baktığımızda
korunmaya değer bir “keşfedilen”e kadar insanların hep paylaşım içinde
olduğunu görürüz. Paranın icadıyla bu süreç hızlanmış, parayla elde edilen
her şey korunmaya ve hatta saklanmaya değer görülmüş, bu da bencillik ve
paylaşımsızlığı meydana getirmiştir.
Uzak bir hayal gibi görünse de günümüz insanı, parayı bir yaşam destek ünitesi
olarak görmekten vazgeçip bunun sadece sayılarla oluşturulmuş hayatımızı
şekillendiren bir kâğıt parçası olduğunu keşfettiğinde, bencillik duygusundan
sıyrılıp “ilkel” olarak nitelendirdiğimiz ilk insanların erdemine ulaşabilir.
Burak KÖK AL11TM
İNSAN; GELECEK VE EMEK
SEN KAYBI
Bir güz sabahı uyandım
Sokaklar kurumuş, yalnız
yapraklarla dolu
Sen gideli çok olmamıştı
Ya da ben kendimi, aylarla
avutuyordum…
Zamana bırak diyor dostlar
Peki ya hangi zamana?
Daha kaç sonbahara bırakayım
Umutsuzca çırpınan bu yüreği?...
Anılar getiriyor seni aklıma
Belki boş bir bekleyiş
Belki kendimi avutmak
Ya da sadece sen kaybı…
Ecem ÖZMEN AL 10TM
(Yayın Kurulu Üyesi)
Bugünü yaşayış şeklimiz yarının resmidir.
Kavramlar çatışıp düşüncelerimiz boşluğa düştüğünde, bizi kucaklayan endişedir ki bu da geleceğimizin sayısız
düşmanlarından biridir. Böyle durumlarda her şey anlamsız olur. Hedefin belirsizliği ya da ulaşılmazlığı gözümüzü
korkutur. Gelecek hakkında umutsuzluk benliğimizi kaplar ve ruhumuz bu yükün altında ezilir, değişkenlik gösterir.
Önümüzde iki seçenek vardır: Hedefe kilitlenmek ya da endişeye yenik düşüp teslim olmak.
Amacından vazgeçmeyen insanlar vardır. Kimi zaman tarihin tozlu sayfaları onları bizlere anlatır. Bu insanların
yaptıklarını zamanın bile değiştirememesinin nedeni, çalışma odaklı ideolojileri ve hedefi ne kadar çok istedikleridir.
Hayallerindeki sonuca ne derece bağlanırlarsa çalışmak onların tutkuları haline gelir. Günlük hayatın sayısız rutini
içinden kaçış yolları, artık onları her şeyden çok arzuladıkları hedefe götüren bu yoldur.
Çalışan insan düşünür, düşünen insan eleştirir ve eleştiren insan ise kendini geliştirir. Geliştirdiği bilgi birikimini çevreyle
paylaştığında ise kanaatimce her insanın sorumluluğu olan insanlığı bir adım öne taşıma fikrine katkıda bulunur. Hele
ki ülkesine yarar sağlayan insan, en değerli insandır. Bu insanın yüreğinde yanıp tutuşan vatanına duyduğu sorumluluk,
vicdanının sesidir. Bu sorumluluğun yüreğe verdiği ağırlık, ancak ülkesinin geleceğini parlaklaştırmaya katkıda
bulunduğunda hafifler. İnsan kendini başarılı görsün ya da görmesin herkesin bir fayda sağlama yolu vardır. Kimi iyi bir
evlat yetiştirerek borcunu öder, kimi iyi bir çiftçidir, kimi güzel resim yapar. Herkes özgün birer bireydir ve katkı yolları da
özgün olacaktır, olmalıdır.
Ayrıca unutulmamalıdır ki tarih sadece kazananları değil vizyon sahiplerini yazar. Yani sonuçtan önemli bir şey varsa o
da o yolda harcanan emeklerdir. Bu yüzden gelecek hakkında endişe duymak, bize bahşedilmiş bu kısacık ömrümüzden
çaldığımız zamandan başka bir şey değildir.
İrem GÜLSEVER FL 11-A
Başkent Üniversitesi Özel Ayşeabla Okulları
İletişim Bülteni
25
SERBEST KÖŞE
MUTLULUK YOLU
YÜREĞİMİN DAMLALARI
“Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?” demiş Nazım Hikmet.
Bunun üzerine çizildiği söylenir o meşhur resimlerin Abidin Dino tarafından.
Hatta öyle çok etkilenmiş ki insanlar çeşit çeşit resimler yapılmış “Mutluluğun
Resmi” adıyla ve hepsi de Abidin Dino’ya yakıştırılmış. Ben çizseydim
mutluluğun resmini farklı olurdu herhalde… Ağaçtaki bir kuş, yılbaşı akşamı
düşen kar taneleri, beni mutlu eden yiyecekler olurdu belki de tuvalimde.
Aynı ortamda yaşayıp aynı havayı solusak da sevdiklerimiz, değerlerimiz,
mutluluklarımız, mutlu ettiklerimiz birbirinden farklı farklı. Herkes hak
eder mutluluğu. İşin püf noktası onu nasıl yakalayacağımızda gizlidir.
Gülümsemekle başlamalı her güne, üstelik gülümsemek güzelleştirir
insanları. Hem de bulaşıcıdır gülümsemek. Çok küçük şeyler üzer aslında
bizi, Pollyanna gibi bakmayı bilmediğimizden belki hayata. Kimbilir, belki de
insanın bir diğer yarısıdır üzülmek; üzülmeden, sıkılmadan duramayız, oysa
mutlu olmak ne kolaydır!
İnsanın hayattan beklentileri çok fazla. Bu yükün altında mutlu olmayı
unutuyoruz çoğu zaman. Küçük mutluluklardan pay çıkarabilmeli herkes.
Mesela, bir çikolatanın verdiği mutluluğu hissetmeliyiz ruhumuzda ya da
sağlıkla aldığımız her nefesi hissetmeliyiz ciğerlerimizde, arkadaşlarımızla
paylaştığımız güzellikleri duymalıyız yüreğimizde. Mutsuzluk için değil,
mutlulukları keşfetmek için çaba sarf etmeliyiz. Bir kişi mutlu ediyorsa bizi
kaybetmemeliyiz onu. Bir söz yüzümüzde gülücükler açtırıyorsa hep onu
duymayı hedeflemeliyiz.
Yaşama olumlu bakmayı bilmeli insan. Çoğu zaman sahip olamadıklarımıza
üzülürüz, oysa sahip olduklarını bilmek mutlu eder insanı. Mutluluğun
resmini çizmeye değil, içinde olmaya çalıştıkça güzel hayat...
Ayda BULUNÇ AL11TM
Bir rüzgâr geçti üzerimden
Sessiz, hafif, hızlı
Her şey bir anda olup bitti.
Sanki hiç yaşanmadı
Belki de bir rüyaydı…
Yine sessizlik çöktü
Kalbimin derin ulaşılması zor olan
Sokaklarına.
O sessiz, hafif, hızlı esen rüzgâr
Zarar vermişti kalbimin nazik
sokaklarına
Yağmur yağıyor dışarıda
Usul usul damla damla
Tıpkı benim kalbimin durduğu gibi
Yavaş yavaş durdu yağmur…
26
İletişim Bülteni
Mehmet Hanifi ŞİMŞEK AL 10TM
Başkent Üniversitesi Özel Ayşeabla Okulları
Author
Document
Category
Uncategorized
Views
1
File Size
2 083 KB
Tags
1/--pages
Report inappropriate content