close

Enter

Log in using OpenID

Aylık Bülten - Meteoroloji Genel Müdürlüğü

embedDownload
METEOROLOJI
METEOROLOJİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
ARAŞTIRMA DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Sayı : 108
Şubat 2015
Aylık
Bülten
www.mgm.gov.tr
METEOROLOJİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
ARAŞTIRMA DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Sayı : 108
Şubat 2015
YAĞIŞ DEĞERLENDİRMESİ
2015 YILI OCAK AYI YAĞIŞ RAPORU
GENEL DURUM:
Yağışlar genel olarak normalinden ve geçen yıl Ocak ayı yağışından fazla olmuştur.
Ocak ayı yağış ortalaması 84,9 mm, normali 65,9 mm ve 2014 Ocak ayı yağış ortalaması ise
58,4 mm’dir. Yağışlarda normaline göre % 28,7; geçen yıl Ocak ayı yağışına göre ise % 45,5
artış gözlenmiştir.
MARMARA BÖLGESİ:
Bölge yağış ortalaması 98,9 mm, normali 74,3 mm, 2014 Ocak ayı yağışı ise 51,8 mm’dir.
Yağışlarda normaline göre % 33,1; geçen yıl Ocak ayı yağışına göre ise % 91,1 artış gözlenmiştir.
EGE BÖLGESİ:
Bölge yağış ortalaması 128,4 mm, normali 81,5 mm, 2014 Ocak ayı yağışı ise 69,4 mm’dir.
Yağışlarda normaline göre % 57,5; geçen yıl Ocak ayı yağışına göre ise % 85,1 artış gözlenmiştir.
AKDENİZ BÖLGESİ:
Bölge yağış ortalaması 154,2 mm, normali 105,4 mm, 2014 Ocak ayı yağışı ise 97,4 mm’dir.
Yağışlarda normaline göre % 46,3; geçen yıl Ocak ayı yağışına göre ise % 58,3 artış gözlenmiştir.
İÇ ANADOLU BÖLGESİ:
Bölge yağış ortalaması 40,7 mm, normali 38,0 mm, 2014 Ocak ayı yağışı ise 38,9 mm’dir.
Yağışlarda normaline göre % 7,1; geçen yıl Ocak ayı yağışına göre % 4,6 artış gözlenmiştir.
1
KARADENİZ BÖLGESİ:
Bölge yağış ortalaması 79,1 mm, normali 62,5 mm, 2014 Ocak ayı yağışı ise 29,5
mm’dir. Yağışlarda normaline göre % 26,4; geçen yıl Ocak ayı yağışına göre ise % 100’den fazla
artış gözlenmiştir.
DOĞU ANADOLU BÖLGESİ:
Bölge yağış ortalaması 57,9 mm, normali 51,6 mm, 2014 Ocak ayı yağışı ise 44,8
mm’dir. Yağışlarda normaline göre % 12,2; geçen yıl Ocak ayı yağışına göre ise % 29,2 artış
gözlenmiştir.
GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ:
Bölge yağış ortalaması 83,2 mm, normali 80,6 mm, 2014 Ocak ayı yağışı ise 59,9
mm’dir. Yağışlarda normaline % 3,2; geçen yıl Ocak ayı yağışına göre % 38,9 artış gözlenmiştir.
2
3
4
2014-2015 Tarım Yılı
4 Aylık Kümülatif Yağış Raporu Ocak 2015)
GENEL DURUM : 1 Ekim 2014 – 31 Ocak 2015 tarihleri arasında kümülatif
yağışlar, genel olarak normalinden ve geçen yıl yağışından fazla olmuştur.
Kümülâtif yağış ortalaması 288,0 mm, normali 261,4 mm ve geçen yılın aynı
dönem ortalaması ise 181,9 mm’dir. Kümülâtif yağışlarda normale göre % 10,2; geçen
Su/Tarım Yılı’na göre ise % 58,4 artış gözlenmiştir.
MARMARA BÖLGESİ:
Kümülâtif yağışlarda bölge ortalaması 365,6 mm, normali 319,0 mm, geçen yıl aynı dönem
ortalaması ise 238,8 mm’dir. Kümülâtif yağışlarda normale göre % 14,6; geçen Su/Tarım Yılı’na
göre ise % 53,1 artış gözlenmiştir.
EGE BÖLGESİ:
Kümülâtif yağışlarda bölge ortalaması 397,2 mm, normali 303,0 mm, geçen yıl aynı dönem
ortalaması ise 254,6 mm’dir. Kümülâtif yağışlarda normale göre % 31,1; geçen Su/Tarım Yılı’na
göre ise % 56,0 artış gözlenmiştir.
AKDENİZ BÖLGESİ:
Kümülâtif yağışlarda bölge ortalaması 415,3 mm, normali 369,4 mm, geçen yıl aynı dönem
ortalaması ise 237,5 mm’dir. Kümülâtif yağışlarda normale göre % 12,4; geçen Su/Tarım Yılı’na
göre ise % 74,8 artış gözlenmiştir.
İÇ ANADOLU BÖLGESİ:
Kümülâtif yağışlarda bölge ortalaması 165,6 mm, normali 161,2 mm, geçen yıl aynı dönem
ortalaması ise 103,8 mm’dir. Kümülâtif yağışlarda normale göre % 2,7; geçen Su/Tarım Yılı’na göre
ise % 59,6 artış gözlenmiştir.
KARADENİZ BÖLGESİ:
Kümülâtif yağışlarda bölge ortalaması 308,7 mm, normali 288,9 mm, geçen yıl aynı
dönem ortalaması ise 202,4 mm’dir. Kümülâtif yağışlarda normale göre % 6,9; geçen Su/Tarım
Yılı’na göre ise % 52,5 artış gözlenmiştir.
5
GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ:
Kümülâtif yağışlarda bölge ortalaması 288,0 mm, normali 259,9 mm, geçen yıl aynı
dönem ortalaması ise 177,6 mm’dir. Kümülâtif yağışlarda normale göre % 10,8; geçen Su/Tarım
Yılı’na göre ise % 62,2 artış gözlenmiştir.
DOĞU ANADOLU BÖLGESİ:
Kümülâtif yağışlarda bölge ortalaması 216,3 mm, normali 218,8 mm, geçen yıl aynı
dönem ortalaması ise 144,7 mm’dir. Kümülâtif yağışlarda normale göre % 1,1 azalma; geçen
Su/Tarım Yılı’na göre ise % 49,5 artış gözlenmiştir.
6
7
8
SICAKLIK DEĞERLENDİRMESİ
2015 Yılı Ocak Ayı Ortalama Sıcaklıklarının
1981-2010 Normallerine Göre Mukayesesi
2015 yılı Ocak ayında ortalama sıcaklıklar; Kars, Iğdır ve Erzurum dolaylarında mevsim
normallerinin üzerinde gerçekleşirken, Ülkemizin diğer bölgelerinde mevsim normalleri civarında
gerçekleşmiştir. Ocak ayında en düşük ortalama sıcaklık -10,5 ºC ile Ardahan’da, en yüksek
ortalama sıcaklık ise 12,1 ºC ile Alanya’da tespit edilmiştir.
Karadeniz Bölgesi :
Marmara Bölgesi :
Ortalama sıcaklıklar, bölgenin tamamında
mevsim normalleri civarında gerçekleşmiştir.
En düşük ortalama sıcaklık -5,0 °C olarak
Bayburt’ta, en yüksek ortalama sıcaklık ise 8,6
°C olarak Hopa’da gerçekleşmiştir.
Ortalama sıcaklıklar, bölgenin tamamında
mevsim normalleri civarında gerçekleşmiştir.
En düşük ortalama sıcaklık 2,5 °C olarak
Bilecik’te, en yüksek ortalama sıcaklık ise 7,4
°C olarak Yalova’da gerçekleşmiştir.
Doğu Anadolu Bölgesi :
Ege Bölgesi :
Ortalama sıcaklıklar, Kars, Iğdır ve Erzurum
dolaylarında mevsim normallerinin üzerinde
gerçekleşirken, bölgenin diğer kesimlerinde
mevsim normalleri civarında gerçekleşmiştir.
En düşük ortalama sıcaklık -10,5 °C olarak
Ardahan’da, en yüksek ortalama sıcaklık ise
1,0°C olarak Iğdır’da gerçekleşmiştir.
Ortalama sıcaklıklar, bölgenin tamamında
mevsim normalleri civarında gerçekleşmiştir
En düşük ortalama sıcaklık -0,2 °C olarak
Emirdağ’da en yüksek ortalama sıcaklık ise
11,6 °C olarak Bodrum’da gerçekleşmiştir.
Akdeniz Bölgesi :
Güney Doğu Anadolu Bölgesi :
Ortalama sıcaklıklar, bölgenin tamamında
mevsim normalleri civarında gerçekleşmiştir.
En düşük ortalama sıcaklık -5,3 °C olarak
Göksun’da, en yüksek ortalama sıcaklık ise
12,1 °C olarak Alanya’da gerçekleşmiştir.
Ortalama sıcaklıklar, bölgenin tamamında
mevsim normalleri civarında gerçekleşmiştir.
En düşük ortalama sıcaklık 2,7 °C olarak
Batman’da, en yüksek ortalama sıcaklık ise
6,9 °C olarak Cizre’de gerçekleşmiştir.
İç Anadolu Bölgesi :
Ortalama sıcaklıklar, bölgenin tamamında
mevsim normalleri civarında gerçekleşmiştir.
En düşük ortalama sıcaklık -6,7 °C olarak
Kangal’da, en yüksek ortalama sıcaklık ise 2,0
°C olarak Karaman’da gerçekleşmiştir.
9
EKSTREM SICAKLIK DEĞERLENDİRMESİ
Ocak 2015’de 5 merkezde yeni ekstrem sıcaklık gerçekleşmiştir.
Uzun Yıllar OCAK
Merkez
Maksimum (°C)
Kırklareli 18.1
Uzunköprü 19.1
Merkez
Simav
OCAK 2015
Maksimum(°C)
18.6
20.8
FARK
(°C)
0.5
1.7
Merkez
Dikili
Edremit
Uzun Yıllar OCAK
Maksimum (°C)
21.4
21.8
OCAK 2015
Maksimum(°C)
22.7
22.7
FARK
(°C)
1.3
0.9
Uzun Yıllar OCAK Minimum (°C) OCAK 2015 Minimum (°C) FARK (°C)
-18.4
-21.7
-3.3
10
11
2014-2015 TARIM YILI BÖLGELERE GÖRE SICAKLIK DEĞERLENDİRMESİ
12
KURAKLIK ANALİZİ
Normalin Yüzdesi Metoduna (PNI) Göre
2014 Aralık Ayı Kuraklık Durumu
1 AYLIK DEĞERLENDİRME :
3 AYLIK DEĞERLENDİRME :
13
6 AYLIK DEĞERLENDİRME :
9 AYLIK DEĞERLENDİRME :
14
12 AYLIK DEĞERLENDİRME :
Standart Yağış İndeksi (SPI) Metoduna Göre
2014 Aralık Ayı Kuraklık Durumu
3 AYLIK DEĞERLENDİRME :
15
6 AYLIK DEĞERLENDİRME :
9 AYLIK DEĞERLENDİRME :
16
12 AYLIK DEĞERLENDİRME :
24 AYLIK DEĞERLENDİRME :
17
Palmer Kuraklık Şiddet İndeksine (PDSI) Göre
2015 Ocak Ayı Kuraklık Durumu
2014 Aralık Ayı Kuraklık Durumu
18
AYIN KONUSU
TOPRAK NEMİ
Topraktaki nem tabii olarak kar ve yağmur
şeklindeki yağışlarla sağlanır. Eğer yağışlar meyve
türleri için gerekli bulunan suyu karşılayamazlarsa
bunun sulamalarla tamamlanması gerekir.
Meyve türlerinin bir yerde normal bir şekilde
yetişmeleri için belli bir yağış toplamına ihtiyaçları
vardır. Bu yağış miktarı meyve türlerine ve her türe
bağlı çeşitlerin uymuş oldukları çevrenin ekolojik
şartlarına bağlıdır. Sert ve yumuşak çekirdekli
meyve türlerimizi su isteklerine göre (erikler,
elmalar, armutlar, kirazlar, şeftaliler kaysılar,
bademler ve vişneler olmak üzere
sıralayabiliriz. K e m m e r - S c h u l z ' u n y a p m ı ş
oldukları araştırmalara göre aynı toprak şartlarında
değişik meyve türlerinin yıllık yağış toplamı istekleri
yaz ortalama sıcaklık derecesine (özellikle
mayıstan eylüle kadar) göre de değişmektedir.
Genel olarak, bu aylara ait ortalama sıcaklık
derecesi yükseldikçe ihtiyaç duyulan yağış toplamı
da artmaktadır.
Meyve ağaçlarının bir yerde
yetişmeleri bakımından yalnız yağış toplamı değil,
bunun vegetasyon periyodu içerisindeki dağılışı da
önemlidir. Yağışların önemli bir kısmı vegetatif ve
generatif gelişmenin en çok olduğu periyotlara
rastladığı yerlerde, hiç şüphesiz, bundan
faydalanma olanakları da daha çok
Olmaktadır. Meyve ağaçlarımızın toprakta yeteri
kadar nem bulunduğu, durumlarda düzenli ve
kuvvetli bir sürgün gelişmesi gösterdikleri ve sürgün
büyümesinin toprağın nem durumuna göre
periyodik bir gelişme yaptığı görülmektedir.
İlkbaharda toprakta yeteri kadar nem bulan ağaçlar
kuvvetli bir şekilde büyüyerek geniş bir yaprak
yüzeyi teşkil etmekte ve böylece karbon
asimilasyonu bakımından da uygun bir duruma
girmektedir. Toprak neminin, yeterli bulunmadığı
yerlerde sürgün gelişmesi zayıf olmakta ve ağaçlar
tepe tomurcuklarını nispeten erkenden teşkil
ederek gelişmelerini durdurmaktadır. Bu gibi
yerlerde sonradan yapılan sulamalar veya yağan
yağmurlarla ağaçların tekrar vegetatif gelişmeye
özendirildikleri ve bunlarda ikinci kez bir sürgün
g e l i ş m e s i o l d u ğ u b i l i n m e k t e d i r. S ü r g ü n
büyümesinde olduğu gibi ilkbahar sonu ve yaz
başlarında teşekküle başlayan tomurcukların
gelişmeleri de geniş ölçüde toprak nenime bağlıdır.
Genel olarak, tomurcukların teşekküle
başlamasından itibaren sonbahara kadar devam
eden bir kuraklık, bunların iyi gelişmemelerine ve
çok küçük kalmalarına sebep olur. Bu gibi
tomurcuklar ertesi ilkbaharda pek zayıf olarak
gelişirler ve eğer çiçek tomurcuklansa bile bunlar
çok kez anormal yapıda olduklarından meyve de
yapmazlar. Arid iklim bölgelerinde, çok kurak geçen
yazlardan sonra, kıraçlarda yetişen ağaçlarda az
suyun bu olumsuz etkileri sık sık görülebilmektedir.
Toprak nemi, meyvelerde irilik, şekil, renk ve kalite
üzerine etki yapar ve verimi sınırlandırır. Toprak
neminin meyvenin iriliği üzerine olan etkisini
göstermeye yarayan birçok denemeler ve
gözlemler yapılmıştır. Ancak burada toprak
neminin, vegetatif gelişmede olduğu gibi,
vegetasyonun daha çok başında değil, meyvenin
türüne göre değişik zamanlarda da çok etkili olduğu
görülmüştür. Meselâ elmalarda toprak neminin
meyvelerin irileşmeğe başladığı ve olgunluğa
yaklaştığı sıralarda uygun bir ölçüde tutulmasıyla
meyve iriliğinde elverişsiz duruma göre %20-40
oranında bir artış sağlanmıştır. Armutlarda ve
şeftalilerde de durum buna benzemektedir. Bu
sebeple, ilkbaharın yağışlı geçmiş olması bu
türlerde meyvelerin iriliği bakımından bir garanti
teşkil etmez. Sonraki periyotta da meyvelerin
irileşebilmeleri için, toprakta yeteri kadar suyun
bulunmadığı durumlarda, sulamalarla buna yardım
edilmelidir. Kabuklu meyvelerde meyve iriliği
gelişmenin ilk aşamalarında belirlenir. Bu nedenle
bu periyotta toprakta suyun bulunması önem
kazanır. Ancak bunlarda da için tam olarak kabuğu
doldurabilmesi yine mevsim sonu su durumuna
bağlıdır. Buna göre, bunlarda hem mevsim başında
ve hem de olgunluğa doğru devamlı şekilde
toprakta ihtiyacı karşılayacak ölçüde suyun
bulundurulması zorunludur. Yapılan gözlemlere
göre, meyve ağaçlarımızda çeşitlerin kendilerine
özgü renklerinin meydana gelmesi bakımından da
toprak nemi önemli bir rol oynamaktadır.
Elmalarda, armutlarda ve şeftalilerde toprakta
nemin az bulunmasıyla bunlarda meyve rengisoluk kalır. Bununla birlikte, burada hemen her
faktörün uygulanmasında olduğu gibi ekstrem
şartlardan kaçınmak gerekir. Fazla su, ağaçların
çok dal ve yaprak teşkil etmesine sebep olarak aşırı
gölgelenme sonucu meyvelerde rengin iyi teşekkül
edememesine neden olabilir. Yine bu gibi
durumlarda su ve diğer besin maddelerinin
ilişkilerindeki bozulma sonucunda meyve kalitesi
de düşebilir. Toprak neminin ihtiyacı karşılayacak
bir ölçüde tutulmasıyla gerek meyvelerde iriliğin
artması, gerek dökümün önlenmesi ve gerek
meyve teşkil edecek geniş bir taç sisteminin
meydana gelmesi sonucunda çok sayıda çiçek
tomurcuklarının teşekkül etmesi yüzünden verim
de artar. Bu bakımdan, memleketimizde meyve
bahçelerinde verimin arttırılması için ihtiyaca göre,
rasyonel bir sulama en başta dikkate alınması
gereken tedbirler arasına konulmalıdır.
19
AYIN BİTKİSİ
İNCİR
(Ficus carica)
İncir subtropik iklim bitkisidir. İncir kışları
ılık, yazları sıcak ve kurak geçen yerler ister. Yıllık
ortalama sıcaklığı 18-20C olan yerlerde yetişir.
Meyve tutumundan hasat sonuna kadar olan
Mayıs-Ekim aylarında daha yüksek ortalama
sıcaklıklar (günlük ortalama sıcaklık 20C'den
aşağı olmamalı), özellikle meyve olgunluğu ve
kurutma döneminde
(Ağustos-Eylül) 30C'ye
kadar çıkan ortalama sıcaklıklar ve kuru hava
ister. En yüksek sıcaklık 38-40C'yi, en düşük
sıcaklık 7-8C'yi geçmemelidir. En düşük sıcaklığın
-9C'den aşağı düştüğü yerlerde incir tarımı başarılı
şekilde yapılamaz. Çünkü bu sıcaklıkta genç
sürgünler zarar görmektedir. Sıcaklığın -13C ile 14C'ye düştüğü durumlarda toprak üstü organları
tümüyle donmaktadır. Yazın 40C'nin üzerindeki
sıcaklıklar da zararlı etki yapar. Meyveler kuru
veya ufak kalır. Sıcaklık daha da yükselirse
dallarda yanıklık yapar. Az miktarda kış
soğuklamasına ihtiyaç duyar.
Ekim-kasım aylarında -3 ile -4C'ye düşen
erken donlardan genç ağaçlar zarar görebilir. İncir
yetiştiriciliğinde Şubat ve mart aylarındaki
soğukların da önemi vardır. Bu aylarda sıcaklık -7,8C'ye düşerse boğa ürünü (kış ürünü meyve )
donar ve bu yüzden ilek
sinekleri de
öleceklerinden ,ilek ürününün döllenmesi ve
sineklenmesi mümkün olmaz. Bu da ileklenmeye
ihtiyacı olan dişi incirlerin meyvesiz kalmasına
neden olur. Serin iklimli yerlerde yalnız ilek
(ilkbahar ürünü meyve ) ve boğa meyvelerinin
meydana geldiği, ebelerin (yaz ürünü meyve )
teşekkül etmediği de görülür. Nisanda -1C ve daha
düşük sıcaklıklar, yeni sürgün gelişimini engeller
ve ürün miktarının azalmasına neden olur.
neminin %50'nin altında kalması istenir. Hava
nispi neminin fazlalığı, meyvelerin irileşmesine ve
fazla sulu olmasına neden olur. Özellikle
olgunlaşma zamanına doğru hava nispi nemi
yükselirse meyve kabuğu, meyve etinin hızlı
büyümesine dayanamayarak çatlar ve bunu
sonucu olarak meyveler pazar değerini yitirir.
İlkbahar sonları ile yaz başlarında görülen
kuvvetli rüzgarlar dalların birbirine sürtünmesine,
meyve kabuğunda mekanik zarara ve meyve
kalitesinde düşmelere neden olur. Karadan esen
sıcak ve kuru rüzgarlar meyvede şekerin
artmasına ve buruklaşmasına neden olur. Sıcak
ve kuru rüzgarların uzun süre devam etmesi incir
meyvesinin küçük ve kuru bir şekilde oluşmasına
neden olur. Denizden esen nemli ve serin
rüzgarlar ile karadan esen kuru ve sıcak
rüzgarların karşılıklı esmeleri durumunda
meyvelerde irilik ve kalite artar. İlekleme
döneminde esecek kuvvetli rüzgarlar ilek arısı
uçuşuna ve tozlanmaya engel olacağı için uygun
değildir.
İncir ağacının optimum yağış isteği yıllık
625 mm'dir. Yağış miktarının 550 mm'nin altına
düşmesi durumunda sulanma yapılmalıdır. Çok
yağışlı yerlerde ağaçlar fazla büyük olur ve
meyveler iri ve tatsız olur. Kurutmalık incir
yetiştiriciliğinde ideal olan, yağışın Kasım-Haziran
ayları arasında olması, kurutma mevsimi olan
Temmuz-Eylül aylarının yağışsız ve bulutsuz
geçmesidir. Kurutma mevsiminde nispi hava
20
OLAĞANÜSTÜ OLAYLAR
METEOROLOJİK AFETLER Ocak 2015)
21
Author
Document
Category
Uncategorized
Views
0
File Size
4 216 KB
Tags
1/--pages
Report inappropriate content