Deri Hastalıkları

Deri Hastalıkları:
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
Cilt Alerjileri
Egzama,
Selülit,
Sedef Hastalığı,
Cilt Çatlakları,
Akne,
Zona,
Çiller,
Kırışıklık,
Leke ve Sivilce İzleri,
Vitiligo,,
Çıban,
Cilt Kanseri,
• Kurdeşen,
• Kellik,
• Nasır,
• Saçkıran,
• Sakal İltihabı,
• Sıraca,
• Siğil,
• Şirpençe,
• Temriye,
• Uçuk,
• Uyuz,
• Yılancık,
• Erizipel
başlıca cilt /deri hastalıkları
arasındadır.
Alerji
• Solunum ya da temas yoluyla kişinin maruz kaldığı çeşitli maddelere karşı
bağışıklık sisteminin, aslında bu maddeler zararlı olmadıkları halde verdiği
reaksiyon, aşırı duyarlılık yada Alerji olarak tanımlanır.
• Bağışıklık sistemi, yabancı bir maddeyle ilk kez karşılaştığında bu “yabancı
maddeye” karşı bir antikor geliştirir ve savunmaya geçer. Bu maddelerle
ileride tekrar karşılaştığında daha önce geliştirmiş olduğu bu antikorlar
yeniden devreye girer. Bu nedenle, örneğin polenlere karşı alerjisi olan biri
her polen mevsiminde alerji riski ile karşı karşı kalır.
• Alerji Nedenleri? Alerjiye neden olan pek çok faktör vardır. Özellikle kalıtımın
önemi büyüktür.
• Bunun yanında alerjinin başlıca nedenleri polenler, evdeki tozlar (akarlar), kediköpek gibi hayvanların tüyleri ve küf mantarlarıdır. Ayrıca, sigara dumanı, katkı
maddeli gıdalar, deterjan ve parfüm kokusu, hava kirliliği de alerji şikayetlerini
tetikleyebilmektedir.
• Alerji Tedavisi için ilk yapılması gereken alerjiye neden olan etkenin bulunup,
kişiden uzaklaştırılmasının sağlanmalıdır. Alerjinin şiddetine göre ilaç ve aşı tedavisi
de kullanılabilir.
Deri Kanseri
Bütün dünyada, Kanser türleri içerisinde en sık karşılaşılan tür
olan “Deri Kanseri” her yıl milyonlarca insanda görülmektedir.
Bununla birlikte, kanserden kaynaklanan ölümlerde Deri
Kanserinin payı %2 civarındadır.
Deri Kanseri Belirtileri deri üzerindeki şişlik veya uzun süredir
iyileşmeyen yaralar şeklinde başlayabilir. Vücudunuzdaki
lekelerin, çil ve benlerin şekil, renk ve boyutlarındaki değişiklikler
de yakından izlenmelidir, çünkü Deri Kanseri Erken Tedavi edildiği
takdirde iyileşme oranı yüksektir.
Deri Kanserinin Nedenleri arasında ilk sırayı U. V.’ye fazlaca
maruz kalmak yer alır. Bunun yanında X ışınına sürekli maruz
kalmak, kömür ve arsenik gibi maddelerle uzun süreli temas ve
genetik yatkınlık deri Kanserine yakalanma riskini arttırır.
Deri Kanseri Tedavisi kanserli dokunun cerrahi müdahale ile
alınması şeklinde yapılır. Tedavide erken teşhis önemlidir.
Deri Kanserinden Korunmak için cilt özellikle ultraviyole
güneş ışınlarından korunmalıdır. Bunu nasıl yapabiliriz?
Egzama
•
•
•
•
Egzama nedir? Egzama, genellikle 1 yaş civarında en yoğun olarak görülen, kaşıntılı bir cilt
hastalığıdır. Alerjik bir hastalık olan Egzama’nın çocuklarda görülme oranı %2 civarındadır.
Eğer annede de alerjik hastalık varsa bu oran %27′ye kadar çıkar.
Genellikle 2 yaşından sonra Egzama kaybolur. Fakat daha uzun sürmesi yada tamamıyla
geçmemesi de mümkündür.
Egzama Belirtileri Deride kızarıklıklar ve döküntüler. Egzama olan bölgede kaşınma,
sivilceye benzer belirtiler ve bazen su toplanması da görülebilir. Kaşıntılı egzama derinin
tahriş olup enfeksiyonun yayılması sonucu iltihaplanmaya ve ağrıya neden olabilir. Bütün
vücutta görülebileceği gibi belli bir bölge ile sınırlı da olabilir. Genellikle boyun altı, yanaklar,
dirsek içleri ve diz arkası Egzamadan en çok etkilenen bölgelerdir.Egzama bulunan bölgeyi
kaşımamak ve sabun kullanmamak gerekir.
Egzamanın nedenleri Psikolojik durum, deriyi tahriş edici maddeler, enfeksiyon, kozmetik
ilaçlar, giysiler.
Egzama Tedavisi için öncelikle egzemaya neden olan sebeplerden korunmak gerekir. Bu
nedenle, fazla üzülmemek, deriyi tahriş edebilecek maddelerden (çamaşır suyu, deterjan,
sabun gibi) uzak durmak, kozmetik ilaçlara mesafeli durmak ve sentetik giysilerden sakınmak
faydalı olacaktır. Ayrıca, acılı ve baharatlı yiyecekler de azaltılmalıdır. Bütün bu önlemlerin
yanında çeşitli krem ve ilaçlar da tedavide kullanılabilmektedir. Ayrıca, bitkisel tedavi olarak
Isırgan otu ve soğan şikayetleri azaltmaya yardımcı olur.
•
•
•
•
•
•
Kaşıntı
Kaşıntı Nedir? Vücudun herhangi bir yerinde hissedilen ve böcek dolaşıyormuş hissi, hafif
yanma ve batma gibi rahatsızlıklarla ortaya çıkan kaşıntıya, tıp dilinde pruritus veya kaşeski
denir.
Kaşıntı Nedenleri:
- Sabun, çamaşır tozları ve bazı boyalar
- Yün veya naylon giyecekler
- Bazı kimyasal maddeler
- Bazı ilaçlar
- Şeker, karaciğer, böbrek hastalıkları veya lösemi
- Mantar
- Kıl kurdu
- İshal veya kabızlık
- Sinirlilik ve ruhi sıkıntılar
- İstiridye, yumurta, süt, çilek, soğan gibi bazı besinler
- Kurdeşen, egzama, su çiçeği, kızamık, kızıl, kızamıkçık veya deri iltihabı
+ Ayrıca, çeşitli nedenlerle hamilelikte kaşıntı şikayetleri de görülebilmektedir.
Kaşıntı Tedavisi: ilk şartı, kaşıntıyı doğuran sebebi bulmaktır. Kaşıntıya neden olan duruma
göre kaşıntı kendiliğinden geçebileceği gibi tedavi de gerekebilir. Fakat her iki durumda da
kaşınan bölgeyi mümkün olduğu kadar kaşımamaya ve kaşıntıyı arttıran unsurlardan uzak
durmaya gayret edilir. Kesin tanı ve tedavi için doktora başvurmayı ihmal etmeyin.
Benzetebiliriz: Eğer sivrisineğin soktuğu yeri kaşımazsanız etkisi çok az olacaktır. Ama
kaşıdıkça kabarıklık ve kaşıntı, yanma çoğalacaktır.
Kurdeşen
• Kurdeşen Nedir? Kurdeşen hastalığı, tıptaki adıyla Ürtiker, ciltte aniden başlayan ve
bir kaç saat süren kaşıntılı, alerjik bir deri hastalığıdır.
• Kurdeşenin Nedenleri: Kurdeşene neden olan ana unsurlar vücudun çeşitli
maddelere gösterdiği alerjik reaksiyon ve stresdir. Bu maddeler :
–
–
–
–
–
bazı gıdalar ve katkı maddeleri
bozuk yiyecekler,
bazı ilaçlar
arı ya da böcek sokması
Çevre şartları
•
•
•
Güneş ışığı,
Soğuk
sıcak
• Kurdeşen Belirtileri: Deride gruplar halinde kaşıntılı, kırmızı kabarıklıklar görülür.
Aniden oluşan bu döküntüler 1-2 mm’den 10 cm’ye kadar farklı boyutlarda olabilir
ve birisi geçerken diğeri başlar. Kızarıklıklar bir süre sonra şişliğe dönüşebilir.
Genellikle yüzde, kollarda ve bacaklarda görülmekle birlikte bütün vücutta
kurdeşen görülebilir.
• Kurdeşen Tedavisi:
• 6 haftadan daha kısa süren kurdeşenlerin büyük bir kısmı kendiliğinden geçebilir.
6 haftadan daha uzun süren Kronik kurdeşen tedavi edilmelidir.
• stresden uzak durmak ilk yapılması gereken iştir.
• Alerjiye bağlı kurdeşenlerde alerji yapan unsurlardan uzak durulmalıdır.
• Doğru tedavi kurdeşenin nedeni tesbit edildikten sonra yapılır. Kimi durumlarda
ilaç tedavisi uygulanabilir. Bu nedenle, doktorunuza danışmayı ihmal etmeyin.
Selülit
• Selülit (hidrolipodistrofi), derinin alt tabakasındaki yağ dokusunun sıkışması sonucu
kan dolaşımının engellenmesi nedeniyle derinin üst kısmında portakal kabuğuna
benzer bir görünümün ve pütürüklerin oluşmasına denir. Deriye dokunulduğunda
cildin pürüzlü ve sertleşmiş olduğu görülür.
• Selülit, her 10 kadından 9'unda görülür. Ergenlik çağından itibaren, kilolu yada zayıf
her yaştaki kadında görülebilir; fakat kilolu kişilerde daha belirgin olur.
• Çoğunlukla kalça, basen, dizin ve bileğin iç kısımları, baldırların arkası vb. bölgelerde
kendini gösterir.
• Selülit‘in nedenleri
–
–
–
–
–
–
–
–
–
kadınlara özgü hormonlar
kalıtsal özellikler,
yanlış beslenme,
alkol ve sigara kullanımı,
stres,
hareketsizlik,
eğik durmak,
yüksek topuklu ayakkabılar giymek vb.
kabızlık ve doğum kontrol haplarını
• Selülit Tedavisi'nde farklı yöntemler
kullanılmaktadır. Bunlara geçmeden önce
kişinin yapabileceklerini saymak gerekirse:
• Öncelikle bol su içilmeli ve fazla tuzdan uzak
durulmalıdır.
• Selülit'li bölgelere uygulanacak kremler
masajla çok faydalıdır.
• Ayrıca dik durmaya, spor ve egzersiz
yapmaya, yüksek topuklu ve dar ayakkabılar
giymemeye, sağlıklı kan dolaşımını
engellediğinden dolayı dar elbiseler
giymemeye dikkat edilmelidir.
• Selülit Tedavisi için kullanılan yöntemler;
Akupunktur, Ozon Terapi, Lazer Terapi,
Ultrason, Basınç Terapisi, Mezoterapi,
Lipoelektro, Liposuction olarak sayılabilir.
Sivilce
Sivilce Nedir? Sivilce, ciltteki yağ bezlerinin faaliyetlerindeki bozulma sonucu meydana
gelen bir hastalıktır. İnsanların % 80′i hayatlarının belli dönemlerinde sivilce (akne)
problemi ile karşılaşmaktadır.
– Kendiliğinden kaybolur. Sivilce, genellikle yüzde, az da olsa diğer bölgelerde görülür.
– Genellikle ergenlik çağında sıkça, bazen de yetişkinlerde görülür.
Sivilce Nedenleri:
–
–
–
–
kalıtım
stres
adet dönemlerinde hormonal değişikliklere bağlı olarak meydana gelen değişmeler,
bazı ilaçlar ve kozmetik maddeler
Sivilce Tedavisi: Sivilcelerin çoğu dönemsel ve geçicidir ve zamanla kendiliğinden
geçecektir.
–
–
–
–
sivilce ilacı ve kremi
sağlıklı ve dengeli beslenme
yeterince su içmek
egzersiz yapmak
Dil hastalıkları
• Tat Körlüğü: insanların bir kısmı bazı
maddelerin tatlarını alamazlar. Kalıtsal
olan bu duruma tat körlüğü denir.
Dil iltihabı: Çürük dişler, diş eti iltihabı,
sigara, çok sıcak veya çok soğuk şeyler
yemeyi alışkanlık hâline getirmiş
kimselerde görülebilen bir tür hastalıktır.
Dil Yaraları: Dilin etrafında görülen
kızarıklık ve içi su dolu küçük kabarcıklar
dil yaralarının belirtileridir. Bu hastalık
hazımsızlık veya gripten kaynaklanabilir.
Kulak hastalıkları
Sağırlık :
işitme yeteneğinin az ya da çok yitirilmesidir.
–
–
–
–
–
–
–
–
–
Kulak yolunun kirlenip tıkanması gibi basit bir neden
kulak yangısı,
otoskleroz,
damar bozuklukları,
beslenme bozuklukları (azot eksikliği, şeker hastalığı),
kafatası veya ses travması (örneğin kazancılarda görülen hastalık),
bulaşıcı hastalıklar (tifo, frengi),
zehirlenme,
sinirsel bir hastalık
temel nedenlerdir.
Kulak yangısı :
işitme organının yangılanmasıdır. Bu hastalığa streptokok, pnömokok gibi
çeşitli bakteriler yol açabilir. Genellikle bir burun ya da boğaz yangılanması
sonucunda veya grip, kızamık, kızıl gibi hastalıklar sırasında ortaya çıkar.
Dikkati çeken ilk belirtiler kulak ağrılarıdır. Bazen de bir irin akıntısı göze
çarpabilir. Bu durumda, hemen bir uzman doktora başvurmak gerekir.
Çünkü, süreğenleşme tehlikesinin dışında, daha başka birçok tehlikeler söz
konusu olabilir, yavaş yavaş sağırlaşma, mastoidit, menenjit, kulaktan
yayılan genel hastalık durumu bu tehlikelerden bazılarıdır.
Mastoid yangısı:
Özellikle süt bebeklerinde, ivegen bir kulak yangısının başlangıcından iki ya da
üç hafta sonra ortaya çıkan sürekli irin akıntısıyla kendini gösteren bir
hastalık durumudur. Mastoidit de denir. Delme işlemi uygulansa bile, ateş
düşmez ve mastoid çıkıntısı üzerinde bir ağrı belirir. Bu hastalık sinüslerde
tromboza, ivegen bir menenjite ya da beyin Apselerine yol açması nedeniyle
çok ciddî bir hastalıktır. Antibiyotik tedavisi olumlu sonuç verir.
Baş dönmesi :
• Uzayın üç boyutundan biri içinde yer değiştirme duyumları olarak
tanımlanabilir. Krizlerle ortaya çıkar ve travma izleri, beyin uru, plaklı
skleroz, damar sertliği, zehirlenme kökenli (alkol ya da tütünden ileri
gelebilir) sinir yangısı, hatta basitçe bir kulak yangısı gibi çok çeşitli
nedenlerden ileri gelebilir. Yalnız başına veya kulak uğultusuyla sağırlıkla,
mide bulantılarıyla ya da kusmalarla birlikte görülen baş dönmesi daima
çok ciddiye alınmalıdır. Bu durumlar kulak burun boğaz uzmanının
derinlemesine bir muayenesini gerektirir.
Göz Hastalıları
Astigmatizma:
•
Kırma kusurlarından birisidir. Işığın retinada odaklanmasını etkiler ki bu da
görüntünün beyinde yorumlanmasını bozmaktadır. Astigmatizma genellikle
korneanın eğikliğinin hafif yumurta şekline sahip olmasından kaynaklanır. Hastalık
değildir ve oldukça sık rastlanan bir problemdir. Hem uzak hem yakın objelerde
bulanık görme söz konusudur bu da kişilerde göz yorgunluğu, göz kayması ve
rahatsızlığa yol açar. Bazen astigmatizm miyopi ve hipermetropi ile birlikte
olur. Miyop astigmat ve hipermetrop astigmat adı verilen bu rahatsızlıklar gözlük
ve kontakt lens ile tedavi edilebilir.
Miyop
• Kişi yakındaki objeleri net uzaktakileri bulanık görür ve gözün ön arka uzunluğu
normalden fazla yada korneanın kurvatürü çok diktir.Görüntü(İmajlar) sarı noktanın
önünde odaklanır. Miyopi 20 yaş altında genellikle 8-12 yaşlarında başlar. Ergenlik
çağında hızlı ilerleme gösterebilir. Gözlük ve kontakt lensler ile düzeltme yapılır.
• Hipermetrop
•
Uzaktaki objeler net yakındakiler bulanık görülür. Yakın çalışma sonrası kişide
bulanık görmelik, rahatsızlık, yorgunluk oluşur. Özensiz muayenelerde gizli
hipermetrop gözden kaçabilir.Hipermetrop gözde göz küresi küçük ya da
kornea çok düzdür. İmajlar gözün gerisinde odaklanır.
Katarakt: Gözün kendi merceğinde gelişen şeffaflık
kaybıdır. Sisli-bulanık görmeye sebep olur. 55 yaşın
üzerinde görülme sıklığı artar. Önlenmesi için kesin bir yol
bulunmamakla birlikte U. V. ışınları ve sigara kullanımının
kataraktın gelişimini hızlandırdığı düşünülmektedir.
Katarakt geç evrelerde görüşü ciddi oranda bozmaktadır.
Kapak Yağ Kisti: Göz kapaklarında arpacık ile
karışabilen şişlik oluşumdur. Üst ve alt göz kapaklarındaki
küçük yağ üreten bezlerin iltihabıdır. Bu bezlerin tıkanması
ile oluşur. Kendi kendine küçülüp kaybolabileceği gibi sıcak
kompres uygulaması, şişlik içine ilaç enjeksiyonu
yapabilmekte ve bazen cerrahi gerekebilmektedir. Sık
tekrarlayan şalazyonlar başka hastalıkların belirtisi olabilir.
• Konjonktivit: Gözün beyaz kısmını kaplayan ince zarın
iltihabıdır. Bakteriyel enfeksiyonlar, viral enfeksiyonlar,
allerjiler, çevresel kirlilik (duman ve kimyasal buharlar) bu
duruma yol açabilir. Konjonktivadaki kan akımının artması
ile göz kırmızı görünür. Akut (yoğun), kronik (uzun süreli)
olabilir. Çapaklanma ve sabah kirpiklerde yapışmalar
olabilir.
Allerjik Konjonktivit: Saman nezlesi veya mevsimsel allerjisi
olan kişilerde sıktır. Genellikle baharda semptomlar artar.
Kırmızı kaşıntılı göz ve sulanma olur. Hayvan tüyleri, toz,
polenler en sık sebeplerdir. Tedavisi kolay olmakla birlikte
bazen can sıkıcı olabilmektedir.
• Doğumsal Glokom: Doğumdan hemen sonra ortaya
çıkar. Göz sıvısının tahliye sisteminde problem vardır.
Işığa karşı hassasiyeti veya sürekli sulanan gözleri olan
bebekler özellikle bu durum için muayene edilmelidir.
• Akut Açı Kapanması Glokom: Göz sıvısı tahliye
alanının ani ve tam kapanması ile oluşur. Hasta
ışıkların etrafında halka görür, şiddetli ağrı, bulantı ve
bulanık görme vardır. Her yaşta olabilir. Acil tedavi
gerekir. 1-2 gün içerisinde körlük gelişebilir.
• Sekonder Glokom: Başka bir göz problemine bağlı
oluşan glokomdur. Mesela üveite bağlı glokom.
Maküla dejenerasyonu: Sarı Nokta Hastalığı: Maküla retina
tabakasının merkezinde yer alır ve merkezi görmeden
sorumludur. Bu hastalıkta merkezi görüş bozulur. İki tipi
bulunur. Kuru tip ve yaş tip. 50 yaş üzerinde görülme sıklığı
artar. Bu yüzden yaşa bağlı maküla dejenerasyonu denir.
a.Kuru Tip: % 90 bu şekildedir. Hastalar merkezde kara bir leke
görürler ya da ince uzun objelere kırılma tarif ederler. Yıllar
içinde yavaş ilerleme gösterir.
b.Yaş Tip: Makülada yeni damar oluşumu söz konusudur ki bu
yeni damarlar kolay kanama ve sıvı sızdırma eğilimi
gösterir. Merkezi görüş hızla kaybedilebilir. FFA/ICG gibi
tetkiklerle yeni damarların yeri saptanarak Argon Laser
yada fotodinamik tedavi ile kontrol sağlanabilir.
• Sinek Uçuşmaları: Bazen kişiler baktıkları alanda benek ve ipliksi cisimler
görebilirler. Her yaşta görülebilmelerine karşın ileri yaşlarda daha sıktırlar. Gözün
içini normalde vitreus denen jel kıvamında bir madde doldurur. Bu maddenin
içindeki doğumsal protein kalıntıları, su boşlukları görme alanında lekeler olarak
izlenebilir. Sinek uçuşmaları çoğu kez normal bir durum olabileceği bazen bir göz
hastalığını işaret edebilir. (Üveit, göz içinde kanama, retina yırtığı vs.)
• Arpacık: Kapaklarda kırmızı şişlik oluşması ile
kendini gösterir. Kirpik folikülü iltihabıdır.
Tedavide sıcak kompresler ve antibiotik
pomadlar kullanılır.
• Blefarit: Yağlı cilt, kepek, kuru gözlü kişilerde
sıklıkla karşılaşılan kronik ve inatçı göz kapağı
iltihabıdır. Gözlerde rahatsızlık, kaşıntı, kirpik
diplerinde kepeklenme ve hafif kırmızılık vardır.
Kesin tedavisi olamamakla birlikte göz
doktorunun verdiği ilaçlarla kontrol sağlanabilir.
• Kuru Göz: Göz yaşı göz sağlığı için çok önemlidir. Gözün doğal yağlayıcıları ve
koruyucularını içerir. Sürekli göz batmaları olan kişilerde kuru göz söz konusu
olabilir. Kuru gözün belirtisi bazen paradoksik olarak sulanma olabilir. Bu batmalara
karşı refleks olarak oluşur. Kuru göz sebepleri; göz kırpma refleksinin azalması,
antihistaminik ilaçlar, çevresel faktörler (düşük nem ve rüzgar), kimyasal ve termal
yanıklar ve artrit gibi bazı sağlık problemleridir. Suni göz yaşı damlaları, jelleri bazen
göz yaşı kanallarının suni olarak tıkanması tedavi amaçlı kullanılmaktadır. Kuru
bölgelerde oda nemlendiricileri faydalı olabilir.
• Glokom (Göz Tansiyonu): 35 yaşın üzerinde her 100 kişiden 2’sinde glokoma
rastlanır. Ailelerinde glokomlu hasta bulunan yada miyopisi olan kişilerde risk daha
fazladır. Hastalık önlenemediği ve göz sinirinde meydana getirdiği hasar geri
döndürülemediği için düzenli göz muayeneleri ile erken teşhis çok önemlidir.
Glokomun değişik tipleri vardır. Ancak hepsi sonuçta göz sinirine hasar verir.
•
•
Kronik Açık Açılı Glokom: En sık tiptir.
40 yaş üzerinde ve semptomsuz yani
sessiz seyreder. Genellikle teşhisten
önce hastaya tamiri mümkün olmayan
zarar vermiş olur. Bu yüzden düzenli
göz tansiyonu ölçümü çok önemlidir.
Normotensif Glokom: Göz içi basıncı
normal sınırlarda olasına rağmen göz
sinirinin (optik disk) beslenmesinin
bozulmasına bağlı glokomdur.
Korneası ince olan kişilerde ölçülen
göz içi basıncının göz içindeki gerçek
değeri elde edilenden daha fazladır. Bu
durumda göz siniri etkilenmektedir.
Ayrıca normal göz tansiyonlu bazı
kişilerde (yaşlılarda), göz sinirinin kan
alımındaki eksiklik nedeni ile
normotensif glokom meydana
gelmektedir.
Burun hastalıkları
Burun Tıkanıklığı
Burunun, solunan havayı temizlemek, nemlendirmek, koku ve tat alımına yardımcı
olmak gibi çok önemli görevleri vardır. Burun, içerisinde bir duvarla tam iki bölmeye
ayrılmıştır. Burunda konka adı verilen, şişen ve inen yapılar vardır. Bu etler solunum
havasının nemlendirilmesi ve ısıtılmasından sorumludur. Dönüşümlü olarak şişer ve
inerler, böylece bir tarafın, bir süre dinlenmesini sağlarlar. Birçok insan, bunun
farkına varmaz.
Sebepleri başlıca şunlardır:
- Septum deviasyonu
- Konka hipertrofisi
- Allerjik nezle
- Geniz eti büyümesi
- Enfeksiyonlar
- Nasal polip
- Burun boşluğu tümörleri
Nasıl tedavi edilir ?
SEPTUM DEVİASYONU
Septum, burun içini ikiye ayıran, kıkırdak ve kemikten meydana gelmiş duvara verilen
isimdir. Bu yapı, çoğu insanda tam olarak düz olmamasına rağmen, bir rahatsızlık
vermeyebilir. Fazla eğri olduğu kişilerde veya burunun özellikle dar bölgelerinde, az da
olsa, eğri yapısıyla tıkanıklığa yol açabilir. Bu eğrilik, çoğunlukla öncesinde buruna
alınmış darbelerle ilgilidir
Septum deviasyonu solunum zorluğuna, yüzde basınç ve ağrı hissine, burun akıntısına,
tekrarlayan sinüs iltihaplarına yol açabilir.
Bu durumu düzeltmek için yapılan operasyona septoplasti denilir ve ciltte bir kesi
olmadan tamamen burun içerisinden gerçekleştirilir. Operasyonun amacı, eğri olan
kısımların düzeltilmesidir.
KONKA HİPERTROFİSİ
Konkalar burun ile sinüslerin arasındaki duvarda yerleşen ve her iki tarafta üçer tane
bulunan kemik ve bunu saran yumuşak dokudan ibarettir. Alt, orta ve üst konka
şeklinde isimlendirilirler.
Nedenler:
Konkalar burnun normal işleyişine göre bazen büyüyüp bazen
küçülürler. Ancak burun tıkanıklığı yapacak kadar büyümeleri
genellikle alerjik veya iltihabi sebeplere bağlı olarak gelişir.
Bu tür büyüme genellikle alt konkada görülür. Orta konkadaki
büyümeler sıklıkla konka içinde hava kisti bulunmasına bağlıdır. Eğer hastada bir tarafa
doğru septum deviasyonu varsa diğer taraftaki alt konkada büyüme görülebilir.
Tedavi:
Konkaların küçülmesi için sıklıkla ilaç tedavisi yeterli olmaz ve ameliyat gerekir.
BURUN KANAMASI
Genellikle basit nedenlere bağlı ve kolayca durdurulan bir durum
olmasına rağmen bazen sebebi çok ciddi olup hayatı tehdit eden
şiddette kanamalar olabilir.
Burun Kanamasının Nedenleri Nelerdir :
Kanamalar nedenlerine göre, burun içi değişiklikler ve vücudun
başka hastalıklarının (enfeksiyon hastalıkları, pıhtılaşma bozuklukları,
hipertansiyon, kanser gibi kötü huylu hastalıklar) sonucu olmak üzere
2 ana gruba ayrıabilir.
Basit bir burun karıştırması, ağır egzersizler, hafif soğuk algınlıkları
alerjik rinit, burun travmalar), burun operasyonları, burun içi
yabanca cisimler ve tümörler de kanama nedenleri arasındadır.
Nasıl Tedavi Edilir :
- Damarın yakılması
- Tampon konulması
- Damarların bağlanması
Burun Kanaması Olduğunda İlk Müdahale Nasıl Yapılabilir:
Hastanın ilk yapması gereken şey burun ucunu sıkıca tutarak başını öne doğru eğmesidir. Eğer
baş arkaya doğru eğilirse kan genizden boğaza gidebilir. Burun üzerine soğuk uygulaması da
faydalıdır. Ancak hastanın kendi uyguladığı yöntemler kanamayı durdursa da mutlaka bir KBB
uzmanına muayene olmalıdır.
ALERJİK NEZLE
Alerjik Nezle Nedir:
Havada bulunan alerjik maddelerin yol açtığı bir rahatsızlıktır. Burun içini döşeyen
mukozanın alerjik faktörlerle ortaya çıkan iltihabına alerjik nezle denilir. Birçok kişi
bu rahatsızlıktan muzdariptir. Bazılarında hafif geçer, fakat bazı kişilerde çalışmayı
ve günlük yaşamı engelleyecek kadar şiddetli olabilir.
Alerjiye Ne Sebep Olur
Alerji yapabilecek bilinen ya da bilinmeyen çok sayıda faktör vardır. En sık
görülenler arasında toz, polenler, küf mantarları, bazı yiyecekler (süt, yumurta, çilek
vs.), kimyasal maddeler, ev hayvanları sayılabilir.
Ne Gibi Belirtiler Yapar
En sık görülen semptomları arasında burun akıntısı, hapşırma, burun tıkanıklığı,
kaşıntı, geniz akıntısı, boğazda gıcık, kronik öksürük, orta kulakta basınç problemleri
sayılabilir.
Nasıl Tedavi Edilir:
- Allerjenden korunma
- İlaç Tedavisi
- Aşı Tedavisi
SİNÜZİT
Burun çevresindeki kemik yapılar içindeki boşlukların iltihaplanmasına sinüzit adı
verilir. Bütün sinüsler bir delik aracılığı ile burun içine açılırlar. Buruna açılan bu
delikler sinüslerin havalanmasını da sağlarlar.
Nasıl İltihaplanır:
Burun ve sinüsler; bakteri ve virüslerin sık sık yerleşip iltihap yaptığı bölgelerdir. Bu
bölgelerde her zaman iltihaba yol açacak bakteri ve virüs bulunur ancak normal
çalışan bir sinüste iltihap her zaman olmaz. Eğer sinüsün havalanmasını bozabilecek
bir durum varsa sinüs iltihabı gelişir. Bakteri ve virüs dışında nadiren de olsa
mantarlar da iltihap yaparlar. Sinüzit en çok nezle, grip gibi üst solunum yolu
infeksiyonları sonrası gelişir. Bu tür infeksiyonlarda sinüslerin burun içine açılan
delikleri ödem nedeniyle kapanır ve sinüs salgıları burun içine boşalamaz. Ayrıca
sinüslerin havalanması da bozulur. Bu durumda sinüs içerisinde kolayca iltihap
gelişir. Bunun dışında sinüs ağızlarını tıkayan alerji, burunda kemik eğriliği, et
büyümesi, yabancı cisim, geniz eti gibi durumlar da sinüzit gelişmesini kolaylaştırır.
• Sinüzitin Belirtileri Nelerdir:
Akut ve kronik sinüzitin belirtileri biribirinden farklıdır. Akut sinüzitte şikayetler
daha şiddetlidir. Hastayı en çok rahatsız eden şikayetlerden biri ağrıdır. Genellikle
öne doğru eğilmekle artar. Ayrıca burun tıkanıklığı, burun akıntısı, koku duyusunda
azalma, geniz akıntısı, ateş, çene ve dişlerde ağrı, ağız kokusu, burun kanaması,
göz kapakları ve yüzde şişme gibi belirtiler olur. öksürük hem akut hem de kronik
sinüzitin belirtisidir.
Sinüzit Nasıl Tedavi Edilir:
Sinüzit tedavisinde amaç bakterilerin yok edilmesi ve sinüslerin buruna açılan
deliklerinin açılmasını sağlamaktır. Bakterilerin yok edilmesi antibiyotiklerle olur.
Bunun dışında sinüs deliklerinin açılması için kullanılan tablet ya da spreyler, ağrı
kesiciler ve sinüzite yardımcı olan alerji gibi durumlar varsa bunlara uygun ilaçlar
verilir
BURUN KIRIĞI
Burun travmalara çok açık bir organdır. Düşme, trafik kazası veya darp nedeniyle burun kırığı çok sık görülen bir
durumdur.
Burun Kırığı Nasıl Oluşur:
Burun kemiğine önden veya yandan darbe gelebilir. Burun kırığı bazen kemiğin yer değiştirmesine neden olmadan hafif
bir çatlakla kendini göstermesine rağmen, şiddetli travmalarda kemikte çok parçalı ve çökmelerin olduğu kırıklar ortaya
çıkabilir. Burun kırığı ile beraber diğer yüz kemiklerinde de kırıklar oluşabilir.
Ne Gibi Belirtiler Olur:
Burun üzerinde ve yüzün diğer bölgelerinde kanama, kesikler, morarma ve ödem gibi bulgulara rastlanır. Burun içinde
de yine kanama, ödem ve burun tıkanıklığı görülebilir.
Nasıl Tedavi Edilir:
Burun Kırığı olan hastalarda eğer kemik parçalarında bir yer değiştirme yoksa sadece burun içine tampon konup destek
sağlanması yeterli olabilir. Ancak yer değiştirme ve şekil bozukluğu olan hastalarda bunun düzeltilmesi gereklidir. Burun
kemiklerinin düzeltilmesi için en ideal zaman ilk birkaç saattir. Bu süre içinde henüz ödem gelişmediğinden işlem daha
kolaydır. Eğer ödem çok olursa müdahale birkaç gün sonra olur . Burun lokal anestezi ile uyuşturulduktan sonra burun
kemikleri eski şekline getirilmeye çalışılır. Burun kemikleri yerine oturtulduktan sonra burun içinden tamponlarla
desteklenmesi gereklidir. Burun kemiklerinin dışarıdan da desteklenmesi gereklidir. Bunun için dışarıdan alçı
kullanılabilir.
NAZAL POLİP
Vücudumuzda içi boş, hava ile temas edebilen birçok organ bulunur. Ağız, burun, sindirim
sistemi, dış kulak yolu bunlara örnektir. Bu boşlukları döşeyen yüzeysel bir doku tabakası
vardır. İşte bu doku tabakasından dışarı doğru sarkarak büyüyen, et gibi yapılara "polip" adı
verilir. "Kulak, ses teli, mide, bağırsak polibi" gibi. Burun içini veya ağızları burun içine açılan
"sinüs" adı verilen boşlukları döşeyen dokulardaki hasardan da polipler gelişebilir.
Neden Oluşur:
Nasal polip oluşmasının en önemli sebebi alerjilerdir. Ancak bazen kronik sinüzite bağlı olarak
da gelişebilir. Sinüs içini döşeyen mukoza alerji veya iltihaba bağlı olarak şişer ve sinüslerin
ağzından çıkıp burun içine doğru büyür. Nasal polip genellikle her iki tarafta birden oluşur.
Polip Neye Sebep Olur:
Polipler, burun hava akımını engelleyerek burun tıkanıklığına, dolayısıyla ağızdan soluma, baş
ağrısı, horlama ve uyku apnesi, sık boğaz hassasiyeti ve iltihabına, nezle ve gribin uzun
sürmesine, sinüzit ve koku alma bozukluklarına, yaptığı geniz akıntısı ile astımın artmasına
sebep olabilir.
Polip Nasıl Tedavi Edilir:
Çok küçük polipler bazen kortizonlu sprey ya da tabletlerle küçülsede tedavi büyük oranda
ameliyatla yapılır. Ameliyat öncesi bir süre ilaç tedavisi verilmelidir. Bu ameliyatı daha kolay
hale getirir. Operasyondan önce burun içi ve sinüslerin bilgisayarlı tomografik incelemesi
gerekir.