close

Enter

Log in using OpenID

(lerc|ilerdeıı

embedDownload
(lerc|ilerdeıı
THE JAPAN ARCHITECT
EYLÜL 1964
NIIGATA DEPREMİ VE
MÜHENDİSLİK
1964 yılının 16 Haziran günü öğleden
sonra saat 1.00'de, Tohoku bölgesinden
Kanto ve Chubu bölgesine doğru, şid
detli bir deprem Japonyayı sarstı.
Merkezinin, Japonyanm batı sahillerinde, Niigata yakınlarında olması sebebiyle bu deprem «Niigata depremi»
adıyla anıldı. Bu deprem, 1923 deki
büyük Kanto depreminden sonra ikinci olarak bilinen Fukui depremine nazaran daha şiddetli olmuştur.
Yalmz Niigata değil, diğer Japon şehirlerinin büyük bir kısmı da nehir
ağızlarının zayıf toprağı üzerinde bulunmaktadır. Arazinin zayıf tabiatı
sebebiyle
şiddetli deprem
sonucu
meydana gelen zarar tahminen 100
milyon yen civarında olmuştur. Bu
depremin başlıca karakteristiklerinden biri yangınların, yalnızca kimyevi tesislerin bulunduğu sahalarda
sınırlı kalmış olmasıdır. Şehirlerin
yangın felaketiyle edindikleri acı tecrübeler, yangım önleyici tedbirler, şehir halkının boşaltılması, rehabilitasyon plânları ve yangına dayanıklı mimarî sahalarında araştırma yapılmasını sağlamıştır. Bu tecrübe ve hazırlıklarla yangın sonucununda zararın
mümkün olduğu kadar düşük ölçüde
kalması kabil olmuştur. Bunlar gözönünde tutularak ve bunlara paralel
olarak yangına dayanıklıklığı da geliştirilerek, hemen çöken küçük ahşap
binalar yerine takviyeli ahşap konstrüksiyonun yayılması sonucuna varıl- ,
mıştır. Bu depremin diğer bir karak-
teristik sonucu da korkunç sayıda depreme mukavim beton binaların yıkılışı ve yeraltındaki sanayi ve modern
şehir ihtiyacı olan bütün tesisatın ve
yolların çatlamasıdır. Bunun sonucu'
olarak bütün Niigata tamamiyle felce
uğramıştır.
Japon mimarlarını ve
endüstri mühendislerini şaşırtan nokta hafif çelik çerçeveli binalarla eski
ve yeni ahşap binaların bu depremden
kurtuluşunu görmek olmuştur. Başka
bir karakteristik nokta da bu deprem
sonucu kuvvetli betonarme konstrüksiyonlu binalarda bünye itibariyle birşey olmamasına rağmen, binaların bir
tarafa yatması ve cam ile diğer kaplama malzemelerinin olduğu gibi kalmasıdır. Bu mimarî ve strüktüral bakımdan depreme dayanıklı yapıların
Japonya'da ki yüksek seviyesini açıkça ortaya koymaktadır, fakat aynı zamanda arazinin taşıyıcılığı hakkında
jeolojik malûmatın bilinmesi binanın
yapılacağı noktadaki arazi özellikleri
ile bina strüktürünün bağdaşması bakımından önemle gerekmektedir. Niigata depreminin karakteristik sarsma
şekli yandan olmuş ve bunun sonucu
binalar, bünyeleri zarar görmeden, yana yatmış, devrilmiş veya batmıştır.
Şimdiden sonra Japon binalarında ve
sivil mimarîsinde izlenecek yol, bina ile
zeminin bağlantısının, teknik imkânları
geliştirerek sağlanmaya çalışılmasıdır.
Hazırlanan plânların, temel plânlama
kurallarına göre oluşununun yanı sıra,
bahis konusu yere ait teknik verilere
azâmi dikkat sarfederek hazırlanmış
olması lâzımdır. Bu statik bakımdan
yüklerin ve düşeyliğin araştırılması
anlamında olmayıp, arazinin bozulması, hareketin akışı ve önceki tekniğin
aksadığı noktaların tesbiti yönünde
bir temel araştırma şeklinde geliştirilmelidir. Niigata depremi, bundan sonraki herhangibir depremden korunmak
için yapılacak çalışmaların, depremin
önceden tesbitini, binaların temel
plânlarını, yapı teknikleri ve hafif bina strüktürlerini geliştirme sahalarına
yöneltilmesi gerektiğini açıkça gözönüne sermiştir. Bu sarsıntı, evvelce
ilgilendiğimiz, perde duvarlar ve büyük cam satıhlardan korkumuzu kuvvetlendirmiş, ve şimdi binaların ölçüsünde ve yüklerinde daha anlayışlı ol-
mamızı sağlamıştır.
Aynı zamanda,
endüstri sahalarının plânlanması ve
şehir problemlerine eğilmemize de sebep olmuştur. Niigata kısa bir süre
önce bir endüstri şehri haline gelmiş
ve bu endüstri sahaları tehlikeli dolgu
- zemin üzerine yerleştirilmişti. Bu ölçüdeki hasar bilhassa dikkatle incelendiğinde, endüstri yerleşmeleri ile kullanılmaması gereken arazinin, şehir
plânında kat'î olarak belirtilmesi gerektiği görülür. Deprem bizi tehlikeli
sanayiin yerleşmesiyle ilgili yeni bir
takım sorunlarla karşı karşıya bırakmıştır ki; bunlar şehir araştırmaları,
endüstrinin sebep olduğu zararların
önlenmesindeki gelişmeler, sık rastlanan denizden dolma arazideki endüstri '
yerleşmesi için elverişli kalıntıların
geliştirilmesi ve arazinin ıslahı plânlarının ilerlemesi göz önünde tutularak
çözümlenmeye çalışılmalıdır. Bundan
başka, mimarî temellerin strüktürel
plânlanması ve arazinin tabiatı ve mukavemetiyle ilgili şehir plânlanması
problemlerinin bir araya getirilebilmesi için, bütün arazinin tam ve doğru
zemin haritalarına acilen ihtiyaç görülmüştür.
Niigata depremi, her nekadar zeminin
iç gerilmeleri sonucu ise de; aynı zamanda, tabiî gazların birikmesi ve sanayi tesislerinin de faydalandığı büyük
miktardaki yeraltı sularının zeminde
yarattığı çökmeler de zararın büyük
bir kısmına sebep olmuştur. Yeni yerleşmelere müsait şehir parçalarının
Jeolojik şartları ile mimarî ve endüstriyel kalıntıları sağladığı faydaların
acil olarak tesbit edilmesi ve aralarında bir karşılaştırma yapılması gerekmektedir.
Niigata depremi ile çetin bir tecrübe
geçirilmiş olmakla beraber, bundan
sonra bu cins başka bir korkunç kaybı önleyebilmek için, şehir plânlarını,
mimar teknikleri, ve felâketten korunma mühendisliğinin geliştirecek şekilde adım atılması mutlak surette zorunludur.
Çeviren : Hayzuran HASOL
Author
Document
Category
Uncategorized
Views
0
File Size
2 178 KB
Tags
1/--pages
Report inappropriate content