Tam Metin (PDF) - Türk Pediatri Arşivi

Özgün Araştırma / Original Article
Sarsılmış bebek sendromu önleme programının
uzun dönem sonuçları: Türkiye deneyimi
Long-term outcomes of the shaken baby syndrome prevention program:
Turkey’s experience
Medine Ayşin Taşar1, Figen Şahin2, Selda Polat3, Mustafa İlhan4, Aysu Çamurdan2, Yıldız Dallar1, Ufuk Beyazova2
Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Çocuk Kliniği, Ankara, Türkiye
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, Sosyal Pediatri Bilim Dalı, Ankara, Türkiye
3
Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, Mersin, Türkiye
4
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, Halk Sağlığı Anabilim Dalı, Ankara, Türkiye
1
2
Özet
Abstract
Amaç: Sarsılmış bebek sendromu (SBS), bebekte ciddi sağlık sonuçları yaratabilen bir durumdur. Anne-babada, özellikle doğum sonrası
erken dönemde eğitim verilmesi ile farkındalığın artması sağlanarak
önlenmesi mümkündür. SARSILMIŞ BEBEK SENDROMU ÖNLEME
programlarında (SBSÖP) eğitimlerin bebeklerin ağlama sıklıklarının
arttığı dönem olan 2-4 aydan önce verilmesi önerilmektedir. Erken
dönemde verilen eğitimin ağlama sıklığının arttığı döneme kadar
kalıcı olması önemlidir. Bu çalışmanın amacı, SBSÖP’nin yararının
ağlamanın yoğunlaştığı 2-4’üncü aya kadar olan kalıcılığının değerlendirilmesidir.
Gereç ve Yöntemler: Araştırma, bir müdahale araştırmasıdır. Gebe
iken veya doğumdan sonraki ilk yedi gün içinde SBS önleme eğitimi
alan anneler arasından rastlantısal olarak seçilen bir gruba, bebekleri
2-4 aylık olduklarında, eğitimin yararlılığı ve bebekleri ile deneyimlerini sorgulayan bir soru formu uygulandı (grup A). Kontrol grubu
olarak, bebekleri ikinci ayını doldurmuş, hastaneye aşı için başvuran ve SBS hakkında eğitim almamış 143 anne kabul edildi; çalışma
grubuna uygulanan aynı soru formu kullanıldı (grup B). Veriler SPSS
15,0 istatistiksel analiz paket programına yüklenerek değerlendirildi.
Etik izin yerel etik kurulundan alındı (30.12.2009, 2785).
Bulgular: Eğitimin ana mesajlarından olan “bebekler zaman zaman
ağlar” cümlesine “evet” diyen annelerin oranı grup A’da grup B’ye
göre istatistiksel olarak daha yüksek saptandı (p=0,001). “Sarsmak
bebekler için zararlıdır” cümlesine “katılıyorum” diyen annelerin
oranı grup A’da grup B ‘ye göre istatistiksel olarak yüksek bulundu
(p=0,001).
Çıkarımlar: Sonuç olarak, SBSÖP eğitiminin 2-4 ay civarına kadar kalıcı olduğu saptanmıştır.
(Türk Ped Arş 2014; 49: 203-9)
Aim: Shaken baby syndrome (SBS) is a condition which may cause to
serious health problems in the baby. SBS may be prevented by increasing awareness with giving education to parents especially in the early
postnatal period. In shaken baby prevention programs, education is
recommended to be given before the 2-4th month during which the
frequency of crying is increased. It is important that education given
in the early period is permanent until the period during which the
frequency of crying is increased. The aim of this study was to evaluate
the persistency of the benefit of the SBS prevention program until the
2-4th month during which crying is intensified.
Material and Methods: This study is an interventional study. When the
babies became 2-4 months old, a questionnaire which questioned the
usefulness of education and the experiences with babies was applied
to a group selected randomly among the mothers who received SBS
prevention education during pregnancy or in the first 7 postnatal days
(group A). The same questionnaire was applied to 143 mothers whose
babies completed their first 2 months, who presented to the hospital
for vaccination and who did not receive education about SBS as the
control group (group B). The data were evaluated using the Statistical Program for Social Sciences (SPSS) 15.0 statistical analysis package
program. Ethical approval was obtained from the local ethics committee (30.12.2009, 2785).
Results: The rate of the mothers who stated “yes” to the sentence
“babies occasionally cry” which was one of the main messages of the
education was statistically significantly higher in group A compared to
group B (p=0.001). The rate of the mothers who stated “I agree” to the
sentence “battering is harmful for babies” was statistically significantly
higher in group A compared to group B (p=0.001).
Conclusions: Conclusively, it was found that SBS prevention program
education was permanent until the 2-4th month.
(Türk Ped Arş 2014; 49: 203-9)
Anahtar Kelimeler: Eğitim programı, korunma programı, sarsılmış
bebek sendromu, Türkiye
Key words: Education program, protection program, shaken baby
syndrome, Turkey
Yazışma Adresi / Address for Correspondence: Medine Ayşin Taşar, Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Çocuk Kliniği, Ankara, Türkiye.
E-posta / E-mail: [email protected]
Geliş Tarihi / Received: 15.03.2014 Kabul Tarihi / Accepted: 01.07.2014
©Telif Hakkı 2014 Türk Pediatri Kurumu Derneği - Makale metnine www.turkpediatriarsivi.com web adresinden ulaşılabilir.
©Copyright 2014 by Turkish Pediatric Association - Available online at www.turkpediatriarsivi.com
DOI:10.5152/tpa.2014.1851
203
Taşar ve ark. Sarsılmış bebek önleme programı: Türkiye
Giriş
Ciddi beyin zedelenmesine neden olabilen sarsılmış bebek
sendromu (SBS), özellikle bir yaş altı çocuklarda, tekrarlayan
akselerasyon ve deselerasyon mekanizması ile gelişen, bebekte ciddi sağlık sonuçları yaratabilen, hatta ölümle sonuçlanabilen bir durumdur (1, 2).
Az miktarda yapılmış epidemiyolojik çalışmalarda SBS sıklığı,
bir yaş altı çocuklarda 100 000’de 14-33,8 olarak bildirilmiştir.
Bu sayıların bildirimlerdeki sorunlar nedeniyle gerçek sayılardan az olduğu düşünülmektedir (3-6).
Olguların yaklaşık olarak %25’i zedelenmeden sonraki ilk
birkaç günde kaybedilir. Hayatta kalanların büyük kısmı öğrenme güçlüğü, davranış sorunları, ileri bilişsel ve gelişimsel
gerilik, felç ve körlük gibi işlev bozuklukları ile yaşama devam
ederler. Tüm olguların sadece %35’den azında işlev bozukluğu saptanmaz (1, 2, 7, 8).
Sarsma, sıklıkla yatıştırılamaz şekilde ağlayan bir bebeğe bakan kişinin öfkelenmesi sonucu ortaya çıkar. Bu nedenle, bebeğe bakan kişinin gerginlik düzeyini bilmesi ve gerginlikle
başa çıkmayı öğrenmesi gerekir (9, 10).
Sarsılmış bebek sendromu, önlenebilir bir sorundur. Çocuklar sarsıldıktan ve istismara uğradıktan sonra geç kalınması
nedeniyle korunma önemli hale gelmiştir (11-14).
Dünyada özellikle gelişmiş ülkelerde bu sendromu önlemek
için eğitimler yapılmaktadır (15-17). Bu eğitimlerde, bebek
ile ilgilenen herkese, bebeklerin ağlamalarının gelişimlerinin normal bir parçası olduğunu anlatmak, ağlayan bebek
ile baş etme ve onu yatıştırma yöntemlerini öğretmek, sarsmanın zararları hakkında bilgilendirmek önemlidir (13, 14,
16, 18, 19).
Sarsılmış bebek sendromu önleme programlarında (SBSÖP)
eğitimlerin bebeklerin ağlama sıklıklarının arttığı dönem
olan 2-4 aydan önce verilmesi önerilmektedir. Erken dönemde verilen eğitimin ağlama sıklığının arttığı döneme kadar
kalıcı olması önemlidir (12, 13, 18).
Dünyada uygulanan programlardan biri Avustralya’da Westmead Çocuk Hastanesi tarafından hazırlanan “Shaken Baby
Prevention Project in Western Sydney”dir (20). Bu eğitimin
amacı ebeveynlerin gerginlik ile baş etme yöntemlerini geliştirmek, arkadaşça bir dil kullanarak sarsmanın zararları hakkında eğitmek ve bilgi vermek olarak tanımlanmıştır.
Türkiye’de çocuk istismarı ve özellikle de SBS hakkında henüz yeterli bilgi düzeyine ulaşılamamıştır. Çocuk istismarını
önleyici bilgilere genel aile eğitim programları içinde kısaca
değinilirken, SBS’yi önlemeye yönelik bir eğitim bilebildiğimiz kadarıyla yoktur.
204
Türk Ped Arş 2014; 49: 203-9
Bu çalışmanın amacı, değişik sosyokültürel düzeydeki annelere uygulanan SBSÖP’un ailelerin bilgi, beceri ve tutumları
üzerine bebeklerin ağlama sıklıklarının arttığı döneme kadar
olan etkinliğini ve yararlığını saptamaktır.
Gereç ve Yöntemler
Araştırma, Mart 2010-Haziran 2010 tarihleri arasında
Ankara’da sosyokültürel düzeyleri farklı gruplara hizmet veren iki hastanede yapıldı (S.B. Ankara Eğitim ve Araştırma
Hastanesi-Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi).
Sağlıklı bebeği olan, zamanında doğum yapan (≥37 hafta), doğum sonrası depresyonu olmayan anneler çalışmaya alındı.
Araştırma bir müdahale araştırmasıdır, annelerden sözlü
onam alındı. İlk aşamada, gebe polikliniğine ya da doğumdan
sonraki ilk yedi gün içinde Çocuk Sağlığı İzlem Polikliniği’ne
başvuran annelere, SBS önleme eğitimi öncesi, bir soru formu uygulandı. Soru formu kişisel bilgilerini, bebeğin ağlama
nedenlerini (19 soru), sarsma hakkındaki bilgi düzeylerini
sorgulayan (9 soru) sorulardan oluşmaktaydı. Annenin bebeğini sakinleştirme yöntemleri hakkında bilgi almak için açık
uçlu soru soruldu. “Normal ve sağlıklı bir bebek günde 2-3
saat ağlayabilir”, “bir bebeğe bakmak sinir bozucu veya sıkıntı
verici olabilir”, “sarsmak bebekler için zararlıdır” ifadelerini
Likert tipi bir ölçekle “kesinlikle katılıyorum”, “katılıyorum”,
“kararsızım”, “katılmıyorum, “kesinlikle katılmıyorum” şeklinde yanıtlamaları istendi.
Ön test tamamlandıktan sonra eğitim videosu olarak “Shaken Baby Prevention Project in Western Sydney” kapsamında
Avustralya’da oluşturulmuş animasyon filmi kullanıldı (20).
Filme Türkçe dublaj yapıldı. Yaklaşık 3 dakika süren filmde şu
iletiler bulunmaktaydı: “Her bebek günde 2-3 saat ağlayabilir,
normaldir”; “bebeğinizin ağlaması ile başa çıkamazsanız sakin bir odaya güvenli bir şekilde bırakın ve bir yakınınızı ya
da doktoru arayarak yardım isteyin”; “bebeğinizi sarsmamalısınız, çünkü bebeklerin sarsılması beyinlerine zarar verir ve
ölüme yol açabilir”.
Eğitim alan annelerden rastgele örneklemle belirlenen
%32,7’sine (n=178) bebekleri 2-4 aylık olduğunda, araştırmacı
tarafından telefonla ulaşıldı (grup A). Telefon görüşmesi yaklaşık 10 dakika sürdü. Bu süre içinde annelere ilk karşılaşmada uygulanan soru formu doldurtuldu. Ayrıca bebeğin durdurulamayan ağlaması olup olmadığı, bebeğini sarsmayı ve
seyrettiği filmi düşünüp düşünmediği sorgulandı. Açık uçlu
olarak “bebeğinizin durdurulamayan ağlaması olduğunda ne
yaptınız?” diye soruldu.
Kontrol grubu olarak, bebekleri ikinci ayını doldurmuş, hastaneye aşı için başvuran ve SBS hakkında eğitim almamış, sözel
onamı alınmış; çalışma grubu ile yaşı uygun 143 anne kontrol
grubuna kabul edildi; çalışma grubuna uygulanan aynı soru
Türk Ped Arş 2014; 49: 203-9
formu uygulandı (grup B). Etik izin Sağlık Bakanlığı Ankara
Eğitim ve Araştırma Hastanesi Etik Kurulu’ndan (30.12.2009,
2785) alındı.
İstatistiksel analiz
Veriler SPSS (Statistical Program for Social Sciences Inc.
Chicago, IL, USA) 15,0 istatistiksel analiz paket programına
yüklenerek değerlendirildi. İstatistiksel karşılaştırmalarda,
niteliksel değişkenler için ki-kare testi kullanıldı. Niceliksel
değişkenlerin normal dağılımı (annenin gebelik sayısı, çocuk
sayısı, evdeki kişi sayısı) Kolmogorov-Smirnow Z (K-S) testi ile
değerlendirildi. Dağılımları normal dağılıma uymadığı için
bağımsız iki grup karşılaştırmasında Mann-Whitney U testi,
ikiden fazla grup karşılaştırmasında Kruskall-Wallis varyans
analiz yöntemi kullanıldı. Kruskall-Wallis varyans analizi testinde fark saptanan grupları belirlemek için post-hoc Bonferroni düzeltme yöntemi (Mann-Whitney U) kullanıldı. P<0,05
olması istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi.
Bulgular
Sarsılmış bebek sendromu önleme eğitimi alan annelerden,
bebekleri 2-4 aylık olduğunda, rastgele örneklemle belirlenen 178 anne (grup A), kontrol grubuna ise 143 anne (grup
B) alındı.
Gruplar arası sosyodemografik özellikler değerlendirildiğinde anne eğitim düzeyleri arasında istatistiksel fark saptanmadı (p=0,059) (Tablo 1).
Grup A’da annelere “doğum öncesi/sonrası eğitim aldınız
mı?” diye sorulduğunda %46,1’i (n=82) “evet“ yanıtı verirken
%53,9’u (n=96) “hayır” dedi. Eğitim almadıklarını belirten annelere “bebeğin bakımı ya/ya da sarsılması ile ilgili bir film
seyrettiniz mi?” diye sorulduğunda, annelerin %16,9’u (n=30)
halen hatırlayamadı.
Grup A’da “doğum öncesi/sonrası eğitim aldınız mı?” sorusuna “evet” yanıtı veren annelerin oranı lise eğitimi almış annelerde ilköğretim 6-8. sınıf ve üniversite/yüksek lisans eğitimi
almış annelere göre daha yüksek saptandı (sırası ile, p=0,023;
0,042).
“Bir bebek ağladığında niçin ağladığını düşünürsünüz” sorusuna grup A’da ki anneler en sık olarak “bebek açtır” (%99,4,
n=177), grup B’dekiler ise “bebeğin altı kirlidir” (%86,7, n=124)
yanıtlarını verdiler (Tablo 2).
Annelerin “bebeğiniz ağlamaya devam ederse ne yaparsınız?”
sorusuna yanıtları grup A’da en sık olarak %40,4 (n=72) oranı
ile “sallarım”, grup B’de ise %22,4 (n=32) ile “emziririm” oldu
(Tablo 3).
“Normal, sağlıklı bir bebek günde 2-3 saat ağlayabilir” ifadesine “kararsızım” yanıtını veren annelerin oranı grup A’da %5,6,
Taşar ve ark. Sarsılmış bebek önleme programı: Türkiye
grup B’de %16,8 saptanırken, “katılmıyorum“ yanıtını veren
annelerin oranı grup A’da %41,6, grup B’de %30,1 saptandı
(p=0,003). “Sarsmak bebekler için zararlıdır” ifadesine “katılıyorum” yanıtını veren annelerin oranı grup A’da grup B’ye göre
istatistiksel olarak yüksek bulundu (p=0,001) (Tablo 4).
Grup A’da annelerin %45,5’i (n=81), grup B’de %30,1’i (n=43)
bebeklerinin durdurulamayan ağlaması olduğunu ifade ettiler; iki grup arasında istatistiksel anlamlı fark vardı (p=0,006).
Bebeklerin durdurulamayan ağlama durumu olması ile bu
bebeklerin doğum sıraları, anne eğitim düzeyi, aile gelir düzeyi ve kişi sayısı ile anlamlı ilişkisi saptanmadı (p>0,05).
“Sarsmak aklınızdan geçti mi?“ sorusuna grup A’daki annelerin %9’u (n=16), grup B’deki annelerin %3,5’i (n=5) “evet”
yanıtını verdi (p=0,068).
Tablo 1.
Grup A ve B’nin sosyodemografik özellikleri arasındaki
farklılıkların değerlendirilmesi
Grup A Grup B
(n=178) (n=143) p
Annenin eğitim düzeyi (n, %*)
≤İlköğretim 5. sınıf
49 (27,4)
47 (32,9)
0,059
İlköğretim 6-8. sınıf
32 (18,0)
38 (26,6)
Lise 58 (32,6)
39 (27,3)
Üniversite ve yüksek lisans 39 (21,9)
19 (13,3)
Çalışan anne (n, %*)
32 (18,0)
28 (19,6)
0,714
0,291
Gebelik sayısı
Ortanca (aralık) 2 (1-7)
2 (1-5)
Ort±SS
2,1±1,7
1,99±1,0
Çocuk sayısı
Ortanca (aralık) 2 (1-5)
2 (1-4)
Ort±SS
1,8±0,8
1,7±0,8
0,161
Ölü doğum sayısı
9 (5,1)
11 (7,7)
0,332
Ortanca (aralık)
2 (1-2)
2 (1-2)
37 (20,8)
26 (18,2)
2 (1-2)
2 (1-2)
Ortanca (aralık)
4 (2-12)
4 (3-10)
Ort±SS
4,2±1,3
4,5±1,5
< 500
20 (11,2)
14 (9,8)
500-1000
74 (41,6)
64 (44,8)
1001-2000
57 (32,0)
58 (40,6)
>2000
27 (15,2)
11 (4,9)
Ölü doğum yapan anne sayısı
Düşük yapan annelerin sayısı
Düşük sayısı
Ortanca (aralık)
0,560
Evdeki kişi sayısı
0,275
Aylık gelir (TL) (n,%*)
0,020
*: kolon yüzdesi, Ort±SS: ortalama±standart sapma
205
Taşar ve ark. Sarsılmış bebek önleme programı: Türkiye
Türk Ped Arş 2014; 49: 203-9
Tablo 2. Grup A ve B’de annelerin “bir bebek ağladığında niçin ağladığını düşünürsünüz?” sorusuna verdikleri yanıtların değerlendirilmesi
Grup A (n=178) (%)*Grup B (n=143) (%)*
Evet
Hayır Bilmiyorum
Evet
Hayır Bilmiyorum
p
Bebek hastadır 149 (83,7)
21 (11,8)
8 (4,5)
60 (42,0)
57 (39,9)
26 (18,2)
0,001
Bebek yorgundur
134 (75,3)
35 (19,7)
9 (5,1)
47 (32,9)
52 (36,4)
44 (30,8)
0,001
Bebek açtır 177 (99,4)
1 (0,6)
-
119 (83,2)
23 (16,1)
1 (0,7)
0,001
Bebek şımartılmıştır 54 (30,3)
100 (56,2)
24 (13,5)
41 (28,7)
76 (53,1)
26 (18,2)
0,514
Bebeğin altı kirlidir
175 (98,3)
3 (1,7)
-
124 (86,7)
17 (11,9)
2 (1,4)
0,001
Bebeğin ağrısı vardır
174 (97,8)
3 (1,7)
1 (0,6)
104 (72,7)
20 (14,0)
19 (13,3)
0,001
Bebeğe yanlış mama verilmiştir
85 (47,8)
65 (36,5)
28 (15,7)
29 (20,3)
80 (55,9)
34 (23,8)
0,001
Bebek yaramazdır
76 (42,7)
84 (47,2)
18 (10,1)
45 (31,5)
76 (53,1)
22 (15,4)
0,083
Bebek kötü huyludur
55 (30,9)
101 (56,7)
22 (12,4)
35 (24,5)
84 (58,7)
24 (16,8)
0,316
Çok şey isteyen bir bebektir
70 (39,3)
81 (45,5)
27 (15,2)
35 (24,5)
85 (59,4)
23 (16,1)
0,015
Bebek sıkılmıştır
149 (83,7)
23 (12,9)
6 (3,4)
85 (59,4)
43 (30,1)
15 (10,5)
0,001
Bebek mutsuzdur
114 (64,0)
47 (26,4)
17 (9,6)
45 (31,5)
74 (51,7)
24 (16,8)
0,001
Bebek sızlanıyordur
133 (74,7)
34 (19,1)
11 (6,2)
76 (53,1)
50 (35,0)
17 (11,9)
0,001
Bebek inatçıdır
90 (50,6)
68 (38,2)
20 (11,2)
60 (42,0)
63 (44,1)
20 (14,0)
0,301
Bebekler zaman zaman ağlar
143 (80,3)
29 (16,3)
6 (3,4)
90 (62,9)
38 (26,6)
15 (10,5)
0,001
Bebek sabırsızdır
128 (71,9)
39 (21,9)
11 (6,2)
97 (67,8)
35 (24,5)
11 (17,7)
0,712
Bebekler nedeni yokken de ağlar
108 (60,7)
49 (27,5)
21 (11,8)
75 (52,4)
54 (37,8)
14 (9,8)
0,148
Bebeğe bakan kişi sıkıntılıdır
115 (64,6)
45 (25,3)
18 (10,1)
55 (38,5)
68 (47,6)
20 (14,0)
0,001
Çevre gürültülüdür
133 (74,7)
37 (20,8)
8 (4,5)
71 (49,7)
58 (40,6)
14 (9,8)
0,001
*: satır yüzdesi
Grup A’da annelere “seyrettiğiniz filmi düşündünüz mü?”
diye sorulduğunda %65,7’si (n=117) düşündüklerini ifade ettiler. Bebeklerinin durdurulamayan ağlaması olduğunu (n=81)
ifade eden annelerin %72,8’i (n=59), olmadığını (n=97) ifade
edenlerin %59,8’i (n=58) bu soruya “evet“ yanıtı verdi; iki
grup arasında istatistiksel anlamlı fark saptanmadı (p=0,082).
“Seyrettiğiniz filmi düşündünüz mü?” sorusuna annelerin
verdikleri yanıt ile annelerin eğitim durumları arasında anlamlı ilişki yoktu (p=0,134; 0,521).
Grup A’da annelere “bu film sizce yararlı mı?” diye sorulduğunda %77’si (n=137) yararlı, %6,2’si (n=11) yararsız bulduğunu ve %16,9’u (n=30) karar veremediklerini belirttiler. Filmin
yararlı olduğunu ifade etme ile annelerin eğitim durumları
arasında istatistiksel ilişki saptanmadı (p=0,620).
Tartışma
Sarsılmış bebek sendromu, olguların yaklaşık 1/4’ünün ölmesi, yaşayanların büyük bir kısmının hafif ya da ağır bozukluklara sahip olması nedeniyle önemli bir sağlık sorunudur.
Önlenebilir bir sorun olan SBS’de çocuklar sarsıldıktan ve
istismara uğradıktan sonra geç kalınması nedeniyle, ilk kez
1972 yılında Caffey tarafından korunmanın önemi vurgulanmıştır (21).
206
Tablo 3.
Grup A ve B’de annelerin “bebeğiniz ağlamaya devam
ederse ne yaparsınız?” sorusuna verdikleri yanıtların
değerlendirilmesi
Grup A
Grup B
(n=178) (%)* (n=143) (%)* P1
Sallarım
72 (40,4)
20 (14,0)
0,001
Emziririm/beslerim
55 (30,9)
32 (22,4)
0,101
Masaj/banyo yaptırırım
41 (23,0)
9 (6,3)
0,008
Gezdiririm 30 (16,7)
7 (4,9)
0,001
Doktora götürürüm
15 (8,4)
8 (5,6)
0,388
Saç kurutma makinasını
çalıştırırım
7 (3,9)
1 (0,7)
0,080
Yatağına bırakırım
5 (2,8)
-
Yardım çağırırım
3 (1,7)
1 (0,7)
Kucağıma alırım
-
-
Ateşine bakarım
-
-
Konuşur, şarkı söylerim
-
-
Altını değiştiririm
-
-
Gazını çıkarırım
-
-
Açık havaya çıkarırım
-
-
*: satır yüzdesi; 1Fisher’s Exact testi
0,632
Türk Ped Arş 2014; 49: 203-9
Taşar ve ark. Sarsılmış bebek önleme programı: Türkiye
Tablo 4. Eğitimde verilen ana iletilere verilen yanıtların Grup A-B’ye göre dağılımı
Grup A (n=178) (%)* Grup B (n=143) (%)*
Katılıyorum Kararsızım Katılmıyorum Katılıyorum Kararsızım Katılmıyorum p
Normal, sağlıklı bir bebek günde 2-3 saat ağlayabilir
95 (53,4)
10 (5,6)
73 (41,0)
76 (53,1)
24 (16,8)
43 (30,1)
0,003
Bir bebeğe bakmak sinir bozucu 55 (30,9)
veya sıkıntı verici olabilir
3 (1,7)
120 (67,4)
35 (24,5)
9 (6,3)
99 (69,2)
0,058
Sarsmak bebekler için zararlıdır
2 (1,1)
5 (2,8)
104 (72,7)
18 (12,6)
21 (14,7)
0,001
171 (96,1)
*: satır yüzdesi
Sarsılmış bebek önleme programlarında eğitimlerin bebeklerin
ağlama sıklıklarının arttığı dönem olan 2-4 aydan önce verilmesi önerilmektedir (12, 13, 18, 22, 23). Erken dönemde verilen
eğitimin ağlama sıklığının arttığı döneme kadar kalıcı olması
önemlidir. Bu, verilen eğitimin iki aydan sonra hatırlanma durumunu araştırmak için SBS önleme eğitimi almış, bebekleri
2-4 aylık olan anneler arasından rastgele örneklemle seçilen
bir grup anne, bu konuda eğitim almamış, bebekleri ikinci ayını
doldurmuş, hastaneye aşı için başvuran anneler ile karşılaştırıldı.
Doğumdan sonraki 2-4. aylarda annelere telefonla ulaşıldığında “bebekler zaman zaman ağlar”, ifadesine katılım, eğitim almamış annelerde eğitim almışlara göre belirgin düşük
saptandı.
Eğitimde bebeği yatıştırma yöntemleri olarak önerilen “yatağına bırakma” yöntemini eğitim alan annelerin %2,8’i uyguladıklarını belirtirken, eğitim almayan annelerden uyguladığını bildiren anne olmadı. Bunun nedeninin genel olarak
toplumumuzda bu yöntemin kabul görmemesi olduğunu
düşünmekteyiz.
“Yardım çağırma” yöntemlerini kullanan annelerin sıklıkları
ile eğitim alma arasında fark saptanmadı. Avustralya’da aynı
eğitim yönteminin uygulandığı çalışmada eğitimden üç ay
sonra annelere ulaşıldığında %78’inin bu yöntemi kullandığı
saptanmıştır (20); annelerin %35’i arkadaş/akrabalarını çağırdığını, %31’i sağlık kurumlarını aradığını, %12’si iki yöntemi
de kullandığını belirtmişlerdir. Bizim çalışmamızda annelerin %1,7’si yakınlarını çağırdığını, %8,4’ü doktora götürdüğünü belirtmiştir. Bu sonucun nedeninin toplumsal olarak
özellikle bebeklerin ilk üç aylık döneminde annelerin, yakın
çevre tarafından desteklenmesinin normal olarak karşılanması, bu nedenle anneler tarafından bildirilmemesi ve annelere “yardım çağırır mısınız?” diye sorulmaması olabileceği
düşünülmüştür.
Eğitim alan annelerde “sarsmak bebekler için zararlıdır” ifadesine katılım oranları eğitim almayan gruba göre belirgin
yüksek saptandı. Avustralya’da yapılan çalışmanın üçüncü ay
kontrolünde de bizim çalışmamıza benzer olarak “sarsmak
bebekler için zararlıdır” ifadesine katılım yüksek oranlarda
saptanmıştır (20). Bu, verilen eğitimin doğumdan sonraki ikidört aylık dönemde de etkin olduğunu göstermektedir.
Bir çalışmada, “Love Me…Never Shake Me” adlı video ile eğitim verildikten 3-4 ay sonra annelerin %98’inin SBS hakkında verilen bilgileri hatırladığı, %94’ünün bebekle ilgili sıkıntı
ve gerginlik yaşadıklarında neler yapabileceklerini bildikleri,
%79’unun gereçlerden öğrendikleri yatıştırma yöntemlerini
kullandıkları, %92’sinin bu yöntemler ile bebeklerine daha iyi
bakım verdikleri belirtilmiştir (18).
Kanada’da yapılan bir çalışmada, eğitim kartı verilen annelerin %80’ini eve döndüklerinde bu kart hakkında düşündüklerini belirtmişlerdir (22). Ayrıca ebeveynler bebeklerinin ağlama dönemleri ve SBS hakkında daha çok bilgi verilmesini
istemişlerdir. Bu çalışmada ilk bilgilendirmeden sonra ikinci
ayda, bebeğin aşı muayenelerinde, bilgilendirme yapılmasının “güçlendirici” etki yaptığı gösterilmiştir.
Avustralya’da yapılan çalışmada eğitim videosunu hatırlama
oranı %100 iken, “seyrettiğiniz filmi düşündünüz mü?” sorusuna annelerin %34 “evet” yanıtı verdikleri bildirilmiştir (20).
Bizim çalışmamızda annelerin eğitim filmini hatırlama oranı
%46 olarak saptandı. Annelere özellikle “sarsmanın zararları
hakkında eğitim aldınız mı? “diye sorulunca bu oran %87’ye
yükseldi. Bu oran Avustralya’daki çalışmaya göre düşük olsa
da oldukça yüksektir ve annelerin filmi düşünme oranı Avustralya çalışmasına göre daha yüksektir (%66).
Hollanda’da üç aylık bebeği olan, 1 826 anne ile yapılan çalışmada annelerin %10’u bebeğini susturmak için sarsma ya da
vurma yöntemlerini uyguladıklarını belirtmiştir. Şiddetli ağlayan bebeklerde ve Türklerde bu riskin 2-3 kat fazla olduğu bildirilmektedir (24). Hollanda’da, altı aydan küçük bebeği olan 3
259 anne ile yapılan başka bir çalışmada da annelerin %5,6’sının ağlarken en az bir kez bebeklerine vurdukları ya da sarstıkları bildirilmiştir (25). Aynı ülkede, aynı araştırıcılar tarafından
3 345 bebek ile yapılan çalışmada da gelişmemiş ülkelerden
gelen, işsiz ya da yarı zamanlı işi olan ebeveynlerin ve bebeğinin fazla ağladığını düşünen ebeveynlerin bebeklerine vurma
ve sarsma için daha fazla risk taşıdığı bildirilmiştir (10). Amerika Birleşik Devletleri’nde disiplin yöntemi olarak fiziksel şiddeti kullanan ailelerin oranı %4,3, iki yaş altındaki çocuklarda
disiplin yöntemi olarak sarsmayı kullanan ebeveynlerin (özellikle de annelerin) oranı %2,6 olarak bildirilmiştir (26). Birleşik
Arap Emirlikleri’nde yapılan bir çalışmada bebeklerine vurduklarını ve sarstıklarını belirten ebeveyn saptanmamıştır (27).
207
Taşar ve ark. Sarsılmış bebek önleme programı: Türkiye
Bizim çalışmamızda annelere ”bebeğinizi sarstınız mı?/ bebeğinize vurdunuz mu?” soruları sorulmadı.
Annelere “bebeğinizi sarsmak aklınızdan geçti mi?” sorusu
sorulduğunda SBS önleme eğitimi almış annelerin %9’u, eğitim almamış annelerin %3,5’i “evet” yanıtı verdi; SBSÖP ile
bebeğini sarsmayı düşünme sıklığının değişmediği görüldü.
Bu yanıtın beklenenden daha düşük oranlarda bulunmasının
nedeni annelerin bebeğe zarar vermenin kabul edilemeyecek
bir davranış olduğunun bilinciyle, içlerinden geçse bile bu
duyguyu itiraf etmeyip saklamaları olabilir.
Çeşitli araştırmalarda ‘bebeğini sarstığını ya da vurduğunu’
belirten annelerin genellikle daha sıklıkla düşük gelir ve eğitim düzeyinden anneler oldukları bildirilmiştir (9, 24). Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılan bir çalışmada ise beklenenin tersine ailelerin gelir düzeyleri ile sarsma sıklığı arasında
ilişki saptanmadığı bildirilmiştir (26). Bizim çalışmamızda
ailenin gelir düzeyi ve annenin eğitim durumu ile sarsmayı
düşünme sıklığı arasında ilişki saptanmadı. Genellikle gelir
düzeyi düşük olan ailelerde sarsmanın bir disiplin yöntemi
olarak daha sık kullanılmasına karşın, ABD’de yapılan çalışmaya benzer olarak, bu çalışmada da ebeveynlerin gelir düzeyleri ile sarsmayı düşünme sıklığının değişmemesinin nedeni, bu ailelerin olayı korkmaları nedeniyle saklamaları ile
açıklanabilir.
Sarsılmış bebek sendromunda en sık istismarcılar erkeklerdir (16, 17, 28). Farklı eğitim yöntemleri arasında erkeklerin
eğitime alınması da önerilmektedir (16). Deyo ve ark. (18)
çalışmalarında annelerin %87’sinin evde beraber yaşadıkları erkeklere hastanedeki eğitimi aktardıklarını saptamıştır.
Avusturalya’da yapılan bir çalışmada annelerin %47’sinin
aldıkları eğitimi evdeki diğer kişiler ile paylaştıkları bildirilmiştir (20). Çalışmamızda annelere bu eğitimi diğer kişilerle
paylaşıp paylaşmadıkları sorulmadı. Babalar da hastane şartları nedeniyle anneler eğitim alırken çoğunlukla yanlarında
değillerdi ve bu nedenle eğitime dahil edilmediler. Ancak
ülkemizde özellikle bebeklik döneminde babalar bebeklerin
bakımı ile ilgilenmemekte, bu dönemde bebeklerin bakımı
ile sadece anneler ilgilenmektedir. Bu çalışmaya erkeklerin
dahil edilmemiş olması çalışmanın kısıtlılığı olmasına rağmen ülkemiz için SBSÖP’leri açısından çok önemli olmayabilir. Bu nedenle yapılacak başka çalışmalara gereksinim vardır.
Sarsılmış bebek sendromu önleme programlarının esas
amacı SBS sıklığını azaltmaktır. ‘Sarsılmış Bebek Sendromu
Ulusal Merkezi’ tarafından planlanan programda yenidoğan
bebeği olan tüm ebeveynlere hastanede SBS hakkında bilgi
verilmesi ile New York’ta üç yıllık sürede kaza dışı kafa travmalarının %47 azaldığı bildirilmiştir (13, 29). Türkiye’de SBS
sıklığı bilinmemektedir. Bu çalışmada uzun süreli izlem yapılarak SBSÖP’nin, SBS sıklığı üzerine etkilerinin değerlendirilmemiş olması çalışmanın bir kısıtlılığıdır. Ülkemizde bu
yönde çalışmalara ihtiyaç vardır.
208
Türk Ped Arş 2014; 49: 203-9
Sonuç olarak, SBSÖP’de eğitim ile bilginin bebeğin en çok
ağladığı dönemler olan 2-4 ay civarına kadar kalıcı olduğu
saptanmıştır. Annelerin eğitim düzeyleri arttıkça verilen eğitimden yararlanma oranları da artmaktadır. Eğitimin gerçek
etkinliğini ölçmek için ise ülkemizde öncelikle sağlık çalışanlarının SBS konusunda bilgilenmesi ve SBS tanısını koyması,
güvenilir sıklık verileri elde edilerek, eğitim sonrası sıklıkta
düşmenin gösterilmesi en uygun yöntem olacaktır.
Etik Komite Onayı: Bu çalışma için etik komite onayı S.B. Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden alınmıştır.
Hasta Onamı: Sözlü hasta onamı bu çalışmaya katılan hastaların ailelerinden alınmıştır.
Hakem Değerlendirmesi: Dış bağımsız.
Yazar Katkıları: Fikir - M.A.T., F.Ş.; Tasarım - M.A.T., F.Ş.; Denetleme
- M.A.T., F.Ş., U.B., M. İ., Y.D.; Kaynaklar - M.A.T., F.Ş., A.Ç., S.P.; Malzemeler - M.A.T., F.Ş.; Veri toplanması ve/veya işlemesi - M.A.T., F.Ş.,
M.İ.; Analiz ve/veya yorum - M.A.T., F.Ş., M. İ., A.Ç., S.P.; Literatür
taraması - M.A.T., F.Ş.; Yazıyı yazan - M.A.T., F.Ş.; Eleştirel İnceleme
- F.Ş., U.B., M.İ., Y.D., A.Ç., S.P.; Diğer - M.A.T., F.Ş., U.B., M.İ., Y.D.
Çıkar Çatışması: Yazarlar çıkar çatışması bildirmemişlerdir.
Finansal Destek: Yazarlar bu çalışma için finansal destek almadıklarını beyan etmişlerdir.
Ethics Committee Approval: Ethics committee approval was received
for this study from the ethics committee of Ministry of Health Ankara Education and Research Hospital.
Informed Consent: Verbal informed consent was obtained from the
parents of the patients who participated in this study.
Peer-review: Externally peer-reviewed.
Author Contributions: Concept - M.A.T., F.Ş.; Design - M.A.T., F.Ş.; Supervision - M.A.T., F.Ş., U.B., M. İ., Y.D.; Funding - M.A.T., F.Ş., A.Ç., S.P.;
Materials - M.A.T., F.Ş.; Data Collection and/or Processing - M.A.T.,
F.Ş., M.İ.; Analysis and/or Interpretation - M.A.T., F.Ş., M. İ., A.Ç., S.P.;
Literature Review - M.A.T., F.Ş.; Writer - M.A.T., F.Ş.; Critical Review F.Ş., U.B., M.İ., Y.D., A.Ç., S.P.; Other - M.A.T., F.Ş., U.B., M.İ., Y.D.
Conflict of Interest: No conflict of interest was declared by the authors.
Financial Disclosure: The authors declared that this study has received no financial support.
Kaynaklar
1.
2.
3.
Chiesa A, Duhaime AC. Abusive head trauma. Pediatr Clin
North Am 2009; 56: 317-31. [CrossRef ]
American Academy of Pediatrics: Committee on Child Abuse
and Neglect. Shaken baby syndrome: rotational cranial injuriestechnical report. Pediatrics 2001; 108: 206-10. [CrossRef ]
Barlow KM, Minns RA. Annual incidence of shaken impact syndrome in young children. Lancet 2000; 356: 1571-2. [CrossRef ]
Türk Ped Arş 2014; 49: 203-9
4.
5.
6.
7.
8.
9.
10.
11.
12.
13.
14.
15.
Minns RA, Jones PA, Mok JY. Incidence and demography of
non-accidental head injury in southeast Scotland from a national database. Am J Prev Med 2008; 34: S126-33. [CrossRef ]
Fanconi M, Lips U. Shaken baby syndrome in Switzerland: results of a prospective follow-up study, 2002-2007. Eur J Pediatr
2010; 169: 1023-8. [CrossRef ]
Kelly P, Farrant B. Shaken baby syndrome in New Zealand,
2000-2002. J Paediatr Child Health 2008; 44: 99-107. [CrossRef ]
Jacobi G, Dettmeyer R, Banaschak S, Brosig B, Herrmann B.
Child Abuse and Neglect: Diagnosis and Management. Dtsch
Arztebl Int 2010; 107: 231-40.
King WJ, MacKay M, Sirnick A. Canadian Shaken Baby Study
Group. Shaken baby syndrome in Canada: clinical characteristics and outcomes of hospital cases. CMAJ 2003; 168: 155-9.
Barr RG, Trent RB, Cross J. Age-related incidence curve of hospitalized Shaken Baby Syndrome cases: convergent evidence for
crying as a trigger to shaking. Child Abuse Negl 2006; 30: 7-16.
[CrossRef ]
Reijneveld SA, van der Wal MF, Brugman E, Hira Sing RA, Verloove-Vanhorick SP. Prevalence of parental behaviour to diminish the crying of infants that may lead to abuse. Ned Tijdschr
Geneeskd 2004; 148: 2227-30. [CrossRef ]
“Preventing Shaken Baby Syndrome: A Guide for Health Departments and Community-Based Organizations” is a publication of the Centers for Disease Control and Prevention, National
Center for Injury Prevention and Control [internette]. Erişim
Tarihi: Mayıs 2013. Erişim: www.cdc.gov/injury. [CrossRef ]
Barr RG, Barr M, Fujiwara T, Conway J, Catherine N, Brant R. Do
educational materials change knowledge and behaviour about
crying and shaken baby syndrome? A randomized controlled
trial. CMAJ 2009; 180: 727-33. [CrossRef ]
Dias MS, Smith K, DeGuehery K, Mazur P, Li V, Shaffer ML. Preventing abusive head trauma among infants and young children: a hospital-based, parent education program. Pediatrics
2005; 115: e470-7. [CrossRef ]
Showers J. “Don’t shake the baby”: the effectiveness of a prevention program. Child Abuse Negl 1992; 16: 11-8. [CrossRef ]
Starling SP, Patel S, Burke BL, Sirotnak AP, Stronks S, Rosquist P. Analysis of perpetrator admissions to inflicted traumatic
brain injury in children. Arch Pediatr Adolesc Med 2004; 158:
454-8. [CrossRef ]
Taşar ve ark. Sarsılmış bebek önleme programı: Türkiye
16. Carbaugh SF. Understanding shaken baby syndrome. Adv Neonatal Care 2004; 4: 105-14. [CrossRef ]
17. Overpeck MD, Brenner RA, Trumble AC, Trifiletti LB, Berendes
HW. Risk factors for infant homicide in the United States. N
Engl J Med 1998; 339: 1211-6. [CrossRef ]
18. Deyo G, Skybo T, Carroll A. Secondary analysis of the “Love
Me...Never Shake Me” SBS education program. Child Abuse
Negl 2008; 32: 1017-25. [CrossRef ]
19. Bailey M, Gress T, Bolden D, Pfitzer L. Testing educational strategies for Shaken Baby Syndrome. W V Med J 2008; 104: 22-3.
20. ARCHI - Shaking Your Baby is Just Not the Deal [internette].
Erişim tarihi: Ocak 2013. Erişim: http://www.archi.net.au/ resources/workforce/nursing/shaking-baby.
21. Blumenthal I. Shaken baby syndrome. Postgrad Med J 2002; 78:
732-5. [CrossRef ]
22. Goulet C, Frappier JY, Fortin S, Déziel L, Lampron A, Boulanger
M. Development and evaluation of a shaken baby syndrome prevention program. J Obstet Gynecol Neonatal Nurs 2009; 38: 7-21.
[CrossRef ]
23. Barr RG, Rivara FP, Barr M, et al. Effectiveness of educational
materials designed to change knowledge and behaviors regarding crying and shaken-baby syndrome in mothers of newborns:
a randomized, controlled trial. Pediatrics 2009; 123: 972-80.
[CrossRef ]
24. Van der Wal MF, van den Boom DC, Pauw-Plomp H, de Jonge
GA. Mothers’ reports of infant crying and soothing in a multicultural population. Arch Dis Child 1998; 79: 312-7. [CrossRef ]
25. Reijneveld SA, van der Wal MF, Brugman E, Sing RA, Verloove-Vanhorick SP. Infant crying and abuse. Pediatrics 2004; 364: 1340-2.
26. Theodore AD, Chang JJ, Runyan DK, Hunter WM, Bangdiwala SI,
Agans R. Epidemiologic features of the physical and sexual maltreatment of children in the Carolinas. Pediatrics 2005; 115: e331-7.
[CrossRef ]
27. Abdulrazzaq YM, Al Kendi A, Nagelkerke N. Soothing methodsused to calm a baby in an Arab country. Acta Paediatr 2009; 98:
392-6. [CrossRef ]
28. Holden JR, Jenny C. Abusive head trauma: the relationship of
perpetrators to their victims. Pediatrics 1995; 95: 259-62.
29. National Center on Shaken Baby Syndrome [internette]. Erişim
tarihi: Haziran 2013.Erişim: http://www.dontshake.org/sbs.
209