close

Enter

Log in using OpenID

çevre kirliliğini önlemede basına düşen görevler nelerdir?

embedDownload
İSTANBUL
TİCARET ODASI
YAYIN NO;
1993 - 27
ÇEVRE KİRLİLİĞİNİ
ÖNLEMEDE BASINA
DÜŞEN GÖREVLER
NELERDİR?
Konulu
İnceleme Yarışmasına Katılan Eserler
ÖNSÖZ
Çevre
Kirliliği son yıllarda kamuoyunu
d i r e n bir k a v r a m olarak o r t a y a çıkmıştır.
oldukça
ilgilen­
İstanbul'umuzda
y a ş a n a n bir çöp f a c i a s ı , dünyayı etkileyen Ç e r n o b i l f e l a k e t i ,
atmosferdeki
ozon tabakasının
delinmesi
gibi
çok
z a m a n d a karşılaştığımız olaylar bu s o r u n u n ö n e m i n i
gözler
önüne
sermiş,
önlem
alınmadığı
yakın
açıkça
takdirde
yaşlı
dünyamızda yaşamın gittikçe güçleştiğini göstermiştir.
konuda
gerek
birey
olarak,
gerekse
de t o p l u m
Bu
olarak
ü s t ü m ü z e d ü ş e n i y a p m a k hem k e n d i m i z e , hem bizden s o n r a k i
kuşaklara olan
sorumluluğumuzdur.
Odamız, ülkemizin diğer sorunlarında olduğu gibi "Çevre
Kirliliği" sorunu
karşısında da çalışmalarda
Bu ç a l ı ş m a l a r d a n
birisi
de b a s ı n
iş
bulunmaktadır.
kolunda
çalışanlar
arasında düzenlediğimiz "Çevre Kirliliğini Önlemede
Düşen Görevler Nelerdir?" konulu inceleme
Elinizdeki
kitapta,
değerli temsilcileri
başvuruda bulunan
bulunan
kıymetli
Çalışmalarının
ilk 3 d e r e c e y i
yanında, duyurumuz
yarışmasıdır.
paylaşan
üzerine
ve k o n u y l a ilgili başarılı
katılımcıların
Basına
e s e r l e r i de
basının
Odamıza
çalışmalarda
yeralmaktadır.
yayınlanmasını kabul edenlerin
eserlerinin
b u l u n d u ğ u bu k i t a p t a k o n u m u z a u y g u n o l a r a k g e r i d ö n ü ş ü m l ü
kâğıt
kullanılmıştır.
Ülkemizdeki çevre kirliliği sorununun çözümü için önemli
katkılar s a ğ l a y a c a ğ ı n a inandığımız bu kitabı t ü m ü y e l e r i m i z i n
v e i l g i l i l e r i n d i k k a t i n e s u n a r , bu v e s i l e ile e s e r s a h i p l e r i
yarışmada emeği geçen herkese teşekkür ederim
Prof. Dr. İsmail Özaslan
Genel Sekreter
ve
İÇİNDEKİLER
SAYFA NO
ÖNSÖZ
İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı
Atalay Şahinoğlu'nun "Çevre Kirliliğini Önlemede
Basına Düşen Görevler Nelerdir?"
Konulu İnceleme Yarışmasının Ödül Töreninde
Yaptığı Konuşma
1
Birincilik Ödülü
; Mustafa Sönmez
5
İkincilik Ödülü
; Gûnvar Otmanbölük
23
Üçüncülük Ödülü ; Murad Doğukanlı
47
Mansiyon Ödülü
69
; Hasan Cebeci
Yarışmaya Katılan Diğer Eserler,
Abdullah Özdoğan - Nihan Baloğlu
81
Asiye Koray Bendon
101
Reşit Aşçıoğlu
113
Ayfer Arslan
127
Erdoğan Aktaş
139
M. Ümit Uzmay
155
Yüksel Uysal
163
İSTANBUL TİCARET ODASI
YÖNETİM KURULU BAŞKANI
ATALAY ŞAHİNOĞLU'NUN
"ÇEVRE KİRLİLİĞİNİ ÖNLEMEDE BASINA
DÜŞEN GÖREVLER NELERDİR?"
KONULU İNCELEME YARIŞMASININ
ÖDÜL TÖRENİNDE YAPTIĞI KONUŞMA
Değerli Basın Mensubu A r k a d a ş l a r ı m ,
Ç e v r e H a f t a s ı e t k i n l i k l e r i a r a s ı n d a y e r a l a n bu m ü t e v a z i
törenimize teşrifleriniz dolayısıyla hepinize teşekkür ederim.
Bildiğiniz gibi tüketicinin
korunmasına yönelik
çeşitli
f a a l i y e t ve e t k i n l i k l e r i m i z e ilaveten son y ı l l a r d a d i ğ e r
çeşitli
S o s y a l ve Sosyo - E k o n o m i k f a a l i y e t l e r e de ağırlık v e r i l m e y e
başlanmıştır.
B u y ı l k i iş p r o g r a m ı m ı z d a ,
İstanbul'umuzun
gecekon­
d u l a ş m a sorununun çözümüne ilişkin araştırma faaliyetlerin­
d e n , trafik s o r u n u n a kadar çeşitli ç a l ı ş m a l a r a yer v e r i l m i ş t i r .
A n c a k bu ç a l ı ş m a l a r ı m ı z a r a s ı n d a ç e v r e s o r u n l a r ı ayrı bir
yer tutmaktadır.
G e ç e n yıl B e y k o z ' d a o l u ş t u r d u ğ u m u z
Odası Ormanı'na
İstanbul
i l a v e t e n , bu yıl b a ş l a t t ı ğ ı m ı z
ağaç
k a m p a n y a s ı s o n u c u Ç a t a l c a ' d a 4 0 0 0 ağaçlık 2. İTO
tesis
edilmiş
olduğunu
biliyorsunuz. Yoğun
faaliyetimiz önümüzdeki yıllarda da devam
Ticaret
dikme
Ormanı
ilgi g ö r e n
bu
edecektir.
23 M a y ı s p a z a r g ü n ü Ç e v r e B a k a n ı m ı z S a y ı n
Doğancan
A k y ü r e k ' i n d e k a t ı l ı m ı v e B o ğ a z b e l e d i y e l e r i n i n y a r d ı m l a r ı ile
" B o ğ a z i ç i Ç ö p K u t u s u D e ğ i l d i r " k o n u l u s e m b o l i k bir e t k i n l i k l e .
Temizleme
bulunuyoruz.
ve
Çevre
Bu e t k i n l i k
Koruma
Kampanyası
ile h a l k ı n
lerinin daha fazla çekilmesi
çevre
amaçlanmıştır.
başlatmış
konusuna
dikkat­
Diğer
koruma
taraftan, ilkokul
bilincinin
öğrencilerine
oluşturulmasını
yönelik
amaçlayan
çevre
bir
broşür
hazırlamış bulunmaktayız. Hikaye kitabı niteliğinde
sunulan
bu k i t a p ç ı ğ ı m ı z ı k ü ç ü k l e r i m i z e t a t i l d e n ö n c e d a ğ ı t m a
gayreti
içindeyiz.
Değerli
Konuklar,
Sanayileşmenin
hızlanması, daha fazla doğal
kaynak
kullanılması, nüfus artışının olağanüstü boyutlara u l a ş m a s ı ,
çevre sorununu içinde bulunduğumuz asırda, gündeme
getir­
m i ş t i r . Ü l k e m i z d e ise son 2 0 - 3 0 yıldır, g ö r s e l k i r l i l i k y a n ı n d a ,
insan sağlığını ve hayatını tehdit eder b o y u t l a r a u l a ş a n h a v a ,
s u , k a r a v e d e n i z k i r l e n m e s i ile k a r ş ı k a r ş ı y a b u l u n m a k t a y ı z .
Ancak, ülkemizde
zararın neresinden dönersek
kârdır
m i s a l i , d e v l e t i y l e , k u r u l u ş l a r ı y l a , b i r e y l e r i y l e bir g a y r e t içine
girilmiş
olduğunu
memnuniyetle
çevreyi
temizlemenin
maliyeti
görüyoruz.
çevrenin
Gerçekten
kirlenmesini
önlemekten daha yüksek olmaktadır.
Çevre sorunlarının çözümünde kamuoyunun, hem kirlet­
m e k t e n c a y d ı r m a k ve hem de ç e v r e y i t a h r i p e d e n ,
kuruluşlar,
hükümetler,
mahalli yöneticiler
kirleten
üzerinde
baskı
y a r a t a r a k g e r e k l i t e d b i r l e r i n alınması açısından çok ö n e m l i bir
yeri vardır.
K a m u o y u n d a ç e v r e b i l i n c i n i n o l u ş m a s ı n d a ise en ö n e m l i
rolü sözlü
ve yazılı basın
işkolunda çalışanlar
Basına
Düşen
arasında "Çevre
Görevler
yarışması düzenledik.
oynamaktadır.
Nelerdir?"
Bu i t i b a r l a
Kirliliğini
konulu
bir
basın
Önlemede
inceleme
Bu d a v e t i m i z
üzerine, yarışmadan
bildiren gazeteci arkadaşlarımızın
haberdar
sitemleriyle
olmadığını
karşılaştık.
Ş u n u h e m e n ifade e d e y i m k i , s ı r a s ı y l a en y ü k s e k t i r a j l ı Mil­
liyet,
Sabah
yayınlanan
ve
Hürriyet
gazetelerinde
mart
ilanlarımızla yetinmeyip, bilgisayar
başında
depomuzda
kayıtlı 250 civarında gazeteci arkadaşımıza ayrı ayrı m e k t u p l a
çağrıda
bulunduk.
Aksaklığın
bizim
dışımızda
olduğu
anlaşılıyor.
Jüride
Özaslan
b e n i m ve genel
yanında.
Basın
sekreterimiz
Konseyi
Yüksek
Prof.
Dr.
Kurul
İsmail
Başkanı
Yardımcısı Sayın Doğan Heper, Gazeteciler Cemiyeti Başkanı
Sayın
Necmi Tanyolaç
ve M a r m a r a
Üniversitesi
İletişim
F a k ü l t e s i D e k a n ı Prof. Dr. Ateş V u r a n g ö r e v a l d ı l a r .
katkıları
ve
ilgileri
için
kendilerine
Değerli
huzurlarınızda
teşekkürlerimi sunarım.
Tamamen
objektif
o l a r a k ve i s i m l e r b i l i n m e k s i z i n
ayrı yapılan değerlendirmeler sonucu şu a r k a d a ş l a r ı m
ayrı
ödüle
layık görüldüler:
Birincilik Ödülüne
Mustafa Sönmez
İkincilik Ödülüne
Günvar
Üçüncülük Ödülüne
Murad Doğukanlı
Otmanbölük
H a s a n C e b e c i ' y e de m a n s i y o n v e r i l m e s i
kararlaştırılmıştır.
Ancak hemen ifade edeyim ki, yarışmamıza katılan eser­
lerin h e p s i d e ğ e r l i ve t a k d i r e ş a y a n . Biz bir s ı r a l a m a
z o r u n d a y d ı k ve epeyi zorlandık. Bununla beraber,
yapma
yarışmaya
katılan tüm basın m e n s u b u a r k a d a ş l a r ı m ı n y a z ı l a r ı n ı bir k i t a p
halinde yayınlayacağız.
Bu y a y ı n ı m ı z ı n i s e , g e r i
dönüşümlü
kağıda basılacağını hemen belirtmekte yarar görmekteyim.
Sözlerime
son vermeden
ö n c e , b u yıl ç e v r e y i
koruyan
v e y a ç e v r e d o s t u o l a n ü y e l e r i m i z ile y a z ı v e h a b e r l e r i y l e
konuda
en
fazla
ödüllendirilmesi
çaba
sarfeden
bu
gazetecilerimizin
i ç i n bir ç a l ı ş m a b a ş l a t t ı ğ ı m ı z ı d u y u r m a k
is­
tiyorum.
Başta derece
alanlar
olmak
üzere, yarışmamıza
ilgi
g ö s t e r e n tüm a r k a d a ş l a r ı m a t e ş e k k ü r ediyor ve b a ş a r ı l a r ı n ı n
devamını diliyorum.
Sizlerden
beklentimiz
çevre sorunlarına daha
duyarlı
d a v r a n m a n ı z , b u ş e h r i n , bu ü l k e n i n h a t t a b u d ü n y a n ı n
olduğunu,
buraları
olduğumuzu herkese
evimizin
içi g i b i t e m i z t u t m a
aşılamanızdır.
H e p i n i z i s a y g ı ile s e l a m l ı y o r u m .
bizim
zorunda
Çevre Kirliliğini
Önlemede Basına
Görevler Nelerdir? Konulu Basın
Çalışan Herkese Açık İnceleme
İşkolunda
Yarışması
Birincisi
Eser Sahibi : Mustafa
Eser Adı
Sönmez
: B a s ı n ve T e m i z
Düşen
Çevre
BASIN VE " T E M İ Z Ç E V R E "
"Çevre s o r u n u " , T ü r k i y e ' n i n g ü n d e m i n d e her g e ç e n gün
d a h a f a z l a y e r a l m a y a a d a y . H ı z l ı bir d e ğ i ş i m s ü r e c i y a ş a y a n
b i r ü l k e d e d o ğ a l ç e v r e n i n de e t k i l e n m e s i v e b e r a b e r i n d e
bir
dizi çözüm bekleyen sorunu ortaya çıkarması sürpriz değil.
Çevre
kirliliğindeki hissedilir artış, kirliliği
önlemekle
s o r u m l u kurum ve k u r u l u ş l a r ı n rollerini y e n i d e n
tanımlamayı
v e s o r u m l u l u k ile y ü k ü m l ü l ü k l e r i n i ne ö l ç ü d e y e r i n e g e t i r d i k ­
leri
sorusunu da yeniden
güncelleştiriyor.
Basın, çevre sorunları ç e v r i m i n d e önemli bir h a l k a .
incelemede, kirliliği önlemede basına düşen görevlerin
o l d u ğ u n a ve bu k o n u d a neler y a p ı l a b i l e c e ğ i n e
önce
"çevre
kileşim
olduğu
kurum
neler
geçmeden
s o r u n u " gibi k a p s a m l ı bir s o r u n d a
içinde
Bu
basının
ve k u r u l u ş l a r
et­
tanıtılacak,
b u n l a r ı n rolleri ve s o r u m l u l u k l a r ı a n ı m s a t ı l a c a k t ı r . B a s ı n , son
10 y ı l d a ç e v r e s o r u n l a r ı n a ne k a d a r y e r v e r d i ? H ü r r i y e t , M i l ­
liyet, Cumhuriyet
gazetelerinin
1983
Nisan
ile
1993
Nisan
aylarını kapsayan içerik analizimizden ortaya çıkan sonuçlar,
s o n 10 y ı l d a " b a s ı n v e ç e v r e " i l i ş k i s i n e a y n a t u t a r k e n b u n d a n
s o n r a s ı için basına, çevre kirliliğini ö n l e m e d e d ü ş e n g ö r e v l e r
k o n u s u n d a da yol gösterecektir.
Ç E V R E VE ANA U N S U R L A R
Kirlenmenin
önlenmesi
ve g i d e r i l m e s i n e
p r o j e n i n ilk a d ı m ı , k o n u y a y a k l a ş ı m e s a s l a r ı n ı
yönelik
her
belirlemektir.
Ş e k i l 1'de g ö r ü l d ü ğ ü g i b i , " ç e v r e d ü z e n i " n i n a s l i e l e m a n ı , s u ,
'S,
i
<
2
<
2
2
<
2
i
O
hava ve t o p r a k t a n o l u ş a n "çevre"dir. Kirlenme olayı etkisini
çevrede gösterir. Kirlenme olduğunu, çevremizde bizi olum­
suz yönde etkileyen değişimden anlarız.
Çevre
düzeneğinin
Kirletenler
saneler,
yaşam
devlete
hizmet
ikinci
ya da özel s e k t ö r e
ısınma
ve
k a r ş ı l a r l a r k e n de " k i r l e t e n " l e r
ulaşım
"kirleten"dir.
ait f a b r i k a l a r ,
birlikte
ter­
doğal
gereksinmelerini
arasında yeralırlar.
a r t ı ş ı v e iç g ö ç l e r l e
"megapoT'lerin
elemanı
kuruluşları olabileceği gibi, bireyler,
süreçleri,
hızlı nüfus
önemli
Özellikle
İstanbul
ortaya çıkması,"kirleten"tanımınm
benzeri
kapsamını
daha da genişletmektedir.
Çevre
düzeninin
üçüncü
önemli
elemanı
devlet
kamu otoritesidir. Merkezi ya da yerel idare, kirliliği
ya da g i d e r m e d e denetleyici
bir f o n k s i y o n
üstlenir.
ya
da
önleme
Bütün
dünyada çevre kirliliğini önlemede, "otorite", merkezi ya da
yerel kamu
kuruluşlarıdır.
Kamu otoriteleri, denetleyici olarak, gerekli
yaptırımları
u y g u l a m a y a k o y m a l ı ve s o n u ç l a r ı i z l e m e l i d i r . K a m u o t o r i t e s i ,
denetleyici görevini yerine getirirken belli noktalarda açıklığa
da
kavuşmuş
oluşturulmuş
olmalıdır.
Örneğin
"çevre
standartları"
mudur?
Ülkenin kalkınma ihtiyacı, istihdam sorunu gibi
ölçütler
g ö z ö n ü n e a l ı n d ı ğ ı n d a , Batılı g e l i ş m i ş bir ülke için g e ç e r l i olan
" k i r l i l i k s t a n d a r d ı " , T ü r k i y e i ç i n de g e ç e r l i o l a c a k m ı d ı r ? Y a d a
k e n d i ö z g ü l k o ş u l l a r ı m ı z a u y a n b i r s t a n d a r t mı g e l i ş t i r e c e ğ i z ?
Bir b a ş k a s o r u : K a m u , d e n e t i m i n i y a p a r k e n , " k i r l e t e n " e
nasıl bir t e k n o l o j i y i z o r u n l u k ı l a c a k ? Ve bir b a ş k a s ı :
yasal
çerçeve, mevzuat oluşturulmuş mudur? Hangi kamu otoritesi,
n e r e d e n , ne k a d a r s o r u m l u d u r ve g e r e k l i y e t k i l e r l e d o n a t ı l m ı ş
mıdır?
BASININ İŞLEVİ
Kamu otoritesi çevreyi "kirletici"ye karşı korumak
standart
oluşturma,
kavuşma,
finansal
oluştururken
teknoloji
donanım
seçme,
sağlama
yasal
gibi
çerçeveye
ihtiyaçlarını
iki g ü ç l ü e t k e n i n k o n t r o l ü a l t ı n d a d ı r :
ve b a s ı n . A s l ı n d a
kamuoyunu
da e t k i l e m e
üzere
Kamuoyu
gücü
ağırlıkla
basında olduğuna göre, "denetleyici" kamu otoritesine
etki
e d e b i l e c e k en ö n e m l i g ü ç o l a r a k b a s ı n ı k a b u l e d e b i l i r i z .
İster yazılı, isterse görsel ya da elektronik o l s u n , basın,
"çevre"den doğrudan ve/veya "çevre"yi araştıran
dan
sağladığı
enformasyonla,
hem
kuruluşlar­
kamuoyunu
hem
de
"kirliliği denetleyen" kamusal otoriteleri aydınlatma
işlevine
sahiptir.
"enformasyon" sağlamanın
yanında
" t e m i z bir ç e v r e " h e d e f i n i n "taraf"ı o l a r a k da ç e v r e
bilincini
Basın, burada
oluşturma
ve baskı u n s u r u
olma işlevini
yerine
getirmekle
sorumludur.
Basının
"çevre
doğru
bilinci"
enformasyon
geliştirmede
üretmede
ve
"çevre sorunu"nun
kamuoyunda
teknik bil­
gisinin ayrıntılarına vakıf, eğitimli e l e m a n l a r a ihtiyacı vardır.
Bu
da
basının,
teknik
bilgi
donanımı sağlayan resmi/yarı-
r e s m i a r a ş t ı r m a k u r u l u ş l a r ı , ü n i v e r s i t e l e r , ç e v r e ile i l g i l i v a k ı f
ve d e r n e k l e r l e
i l e t i ş i m ; bu k e s i m l e d i y a l o g d a olan
uzman
muhabirlere gereksinim duyması demektir.
Özetlemek gerekirse, "çevre sorunu"nun sac
"çevre
- kirleten
- devlet"
oluştururken
kirliliği
ayaklarını
önleme
g i d e r m e ile s o r u m l u d e v l e t i n " d e n e t l e y i c i " m i s y o n u n u
biçimde yerine getirmesinde basının hem bilgilendirmek
de
"temiz
çevre" tarafı olarak
bilincinin
gelişimine
misyonları
bulunmaktadır.
kamuoyu
katkıda
oluşturmak,
bulunmak
gibi
ve
etkin
hem
çevre
yaşamsal
TÜRKİYE'DE ÇEVRE SORUNU
Aşağıda
ayrıntılarına
girileceği
gibi,
basında
çevre
h a b e r l e r i n e y e r v e r i l m e s i , d a h a ç o k s o n 10 y ı l ı n b i r ü r ü n ü d ü r .
Bu g e l i ş m e d e , b i r y a n d a n " s o r u n " u n k e n d i s i n e i y i c e h i s s e t t i r ­
mesi kadar kamuoyunda çevre bilincinin oluşmasının da payı
vardır.
T ü r k i y e uzun yıllar " k a l k ı n m a " s o r u n u olan bir ülke o l d u .
Kalkınma
da
Sanayileşme
"Kalkınmacı"
egemen
ancak
"sanayileşme"
ile
olabilecekti.
h ı z l a n d ı k ç a iş v e r e f a h d ü z e y i
bakış
olduğu
açısının
toplumun
1950 - 1980 d ö n e m i n d e
gelişmeye
övgü
y a ğ d ı r ı l ı r k e n , bu s ü r e ç t e
kaçınılmaz
tahribat
tüm
yükselecekti.
kesimlerine
sanayileşmeye,
doğada
bir ö l ç ü d e g ö z a r d ı e d i l d i .
yaşanan
"Kalkınmanın
bedeli" olarak görülen çevre kirliliği uzun süre "sorun" olarak
görülmedi.
Ancak,
özellikle
demode
teknolojilerin
yarattığı
kirlilik körfezlerimizi, kıyılarımızı kirliliğe boğan
boyutlara
s ı ç r a y a n , bu d o l u d i z g i n b ü y ü m e hızının bir b e d e l i o l d u ğ u d a
anlaşıldı.
"Kalkmma"nın
yanında
"çevre"yi
dikkate
alan
" s ü r d ü r ü l e b i l i r k a l k ı n m a " kavramı da ancak 1 9 8 0 ' l e r d e
telaf­
fuz e d i l m e y e b a ş l a n d ı .
T ü r k i y e n ü f u s a r t ı ş ı y ü k s e k bir ü l k e v e ş e h i r l e ş m e h ı z ı d a
yüksek.
Türkiye
yaşıyor.
1980-90
nüfusunun
bugün
yüzde
59'u
kentlerde
arasında
kentsel
nüfus
yılda
ortalama
o l a r a k y ü z d e 4 . 5 o r a n ı n d a a r t a r k e n bu o r a n k ı r s a l y ö r e l e r i ç i n
s a d e c e y ü z d e 1 o l d u . İ s t a n b u l , A n k a r a v e İ z m i r g i b i üç b ü y ü k
m e t r o p o l d e y a ş a y a n l a r ı n t o p l a m n ü f u s a oranı da son 20 yılda
y ü z d e 2 0 ' y e , y a n i 1 2 - 1 3 m i l y o n a u l a ş t ı . Ö z e l l i k l e İ s t a n b u l , iç
göçlerin ana uğrak merkezi oldu. Kentsel altyapının, belediye
hizmetlerinin, ihtiyaçların gerisinde
trafik,
gürültü, betonlaşma,
kirliliği, toprak
erozyonu
kaldığı bu kentte
gecekondulaşma,
su,
çöp,
hava
gibi kirliliğin tüm ç e ş i t l e r i ,
ileri
boyutlara ulaştı.
1 980'ler
turizme dönük yatırımların
da hızlandığı
bir
dönem oldu. Turizme sağlanan kaynakların artırılması, turizm
yatırımlarının ve yatak k a p a s i t e l e r i n i n
sağladı.
(eski
artırılmasına
Bir d e v l e t b a n k a s ı o l a n T ü r k i y e
Turizm
sektörüne
Bankası'nın
katılımıyla
tahsis ettiği krediler,
Kalkınma
oluştu)
cari fiyatlarla
olanak
Bankası
nın
turizm
1985'te
10
koyları,
en
milyar TL iken, 1990'da 600 milyar TL'ye çıktı.
Ucuz
değerli
kredi dışında, Türkiye'nin
kentsel
arazileri
en g ü z e l
"kamu arazilerinin
tahsisi"
isimli
t e ş v i k m e k a n i z m a s ı y l a , y a t ı r ı m c ı l a r a s u n u l d u . Bu v e b e n z e r i
teşviklerin
sonunda
19 84'te
68 bin
olan
belgeli
yatak
kapasitesi sayısı, yüzde 345'lik artışla, 1990'da 307
ulaştı. 1990 ortasında "turizm işletmeli belgeli tesis"
bine
sayısı
1 1 3 6 ' y ı b u n l a r ı n y a t a k k a p a s i t e s i de 151 b i n i b u l m u ş t u .
Bu t u r i z m y a t ı r ı m l a r ı " p a t l a m a " s ı , T ü r k i y e ' n i n E g e v e A k ­
d e n i z s a h i l l e r i n d e , k o y l a r ı n d a hızlı bir b e t o n l a ş m a ve " ç e v r e
sorunu"nu
da
beraberinde
getirdi.
Doğayla
uyumlu
yapılaşmaların azınlıkta kalmasının yanında turistik yörelerin
s u , k a n a l i z a s y o n , yol b a ş t a olmak üzere altyapı yatırımlarının
yetersiz
k a l ı ş ı , bu y ö r e l e r d e hızlı bir " k i r l e n m e " y i
gündeme
getirdi.
1 980'ler
"çevre
kirliliği"nin
saklanamaz
boyutlara
s ı ç r a d ı ğ ı b i r d ö n e m o l u r k e n ç e v r e ile i l g i l i " d e n e t l e y i c i " k a m u
kuruluşları
da
ilk kez
yasal
çerçevelerine
kavuşmaya
b a ş l a d ı l a r . B ö y l e c e kirliliği ö n l e y e c e k ve g i d e r e c e k
da
hukuki
kimliklerini
bulmaya
başladılar.
kurumlar
9.8.1983
Tarihli
2 8 7 2 S a y ı l ı Ç e v r e K a n u n u , ilk ö n e m l i d ü z e n l e m e s a y ı l ı r . B u n u
a y n ı yıl
Milli
Parklar
Kanunu
(9.8.1983),
Boğaziçi
Kanunu
(18.1 1.1983) İmar ve G e c e k o n d u M e v z u a t ı n a Aykırı Y a p ı l a r a
Uygulanacak
Bazı İşlemler
Hakkında
Kanun
(24.2.1984),
T o p l u K o n u t K a n u n u ( 2 . 3 . 1 9 8 4 ) , Kıyı K a n u n u ( 2 7 . 1 1 . 1 9 8 4 ) ,
İmar K a n u n u (3.5.1985) ve diğer hukuki d ü z e n l e m e l e r i z l e d i .
BASINDA ÇEVRE ; SON 10 YIL
Böylece
1980'ler, artan kirlenmenin k a r ş ı s m d a
d e n e t l e y i c i k a m u o t o r i t e l e r i n i de y a s a l ç e r ç e v e y e
maya
dönük
çabaların
yoğunlaştığı
bir
kirliliği
kavuştur­
dönem
oldu.
Kamuoyunda "çevre bilinci"nin oluşması, "yeşilci" grupların,
t o p l u m s a l h a r e k e t l e r i n o r t a y a ç ı k m a s ı , b a s ı n d a ç e v r e ile ilgili
h a b e r l e r i n y e r a l m a s ı n a p a r a l e l ve k a r ş ı l ı k l ı e t k i l e ş i m
içinde
gelişti. 1980'lerin başlarında çevre sorunlarına ilişkin
haber­
l e r e d a h a az y e r v e r e n y a z ı l ı b a s ı n ı n s o n r a k i y ı l l a r d a b u t ü r
haberlerin niceliğini hızla artırdığı g ö r ü l d ü .
Bu g e l i ş m e y i ö l ç m e k ü z e r e y a p t ı ğ ı m ı z b i r
sonuçlarını
sunmaya
geçebiliriz.
"Son
araştırmanın
10 y ı l d a
günlük
b a s ı n d a ç e v r e h a b e r l e r i ne s ı k l ı k t a y e r a l d ı ? " Bu s o r u y a y a n ı t
o l m a s ı a m a c ı y l a T ü r k i y e ' n i n s o n 10 y ı l d a en ç o k o k u n a n
istikrarlı
bir
Cumhuriyet
Nisan
okuyucusu
ve
olan
Milliyet'in
üç g ü n l ü k
1983
Nisan
gazetesi.
ayı s a y ı l a n
sayılarını taradık. Araştırdığımız,
ve
Hürriyet,
ile
10 yıl a r a y l a ,
1993
aynı
z a m a n d i l i m i n d e g a z e t e l e r d e ç e v r e s o r u n l a r ı n a ne k a d a r y e r
ayrılmış olduğuydu.
"Çevre haberi" tanımımıza, Türkiye'den veya
dünyadan
s u , t o p r a k , h a v a k i r l i l i ğ i , g ü r ü l t ü ve h a y v a n t ü r l e r i n i k o r u m a y a
dönük haberler girmektedir. Bulgularımızın özeti ş ö y l e ;
ÇEVRE HABERLERİ VE BASIN : ÜÇ ÖRNEK
Hürriyet
Milliyet
31
14
10
8
1993
Nban
1993
Nisan
1983
Nisan
Cumlıuriyet
45
8
1963
Nisan
1993
Nisan
Hürriyet -Milliyet -Cumiıuriyet
Biriikte
26
1983
Nisan
90
(993
Nisan
1993
Nisan
Hürriyet :
• 1983 yılı N i s a n ayı b o y u n c a H ü r r i y e t ' t e 8 ç e v r e
haberi
y e r a l m ı ş k e n 10 yıl s o n r a , y a n i 1 9 9 3 N i s a n a y ı b o y u n c a ç e v r e
haberi sayısının 31'e çıktığı g ö r ü l ü y o r .
• 1983
Nisan'ında
8 çevre
haberinin
3'ünün
3.
sayfa,
4 ' ü n ü n 1 6 . s a y f a , 1 ' i n i n de 7. s a y f a d a y e r a l d ı ğ ı g ö r ü l m e k t e d i r .
1 9 9 3 ' t e ise 31 ç e v r e h a b e r i n i n 10 t a n e s i n i n İ s t a n b u l e k i n d e ,
2'sinin
1. sayfada
(Ümraniye
çöp felaketi), diğerlerinin
de
muhtelif sayfalarda yeraldığı görülmektedir.
• 1983'te
çevre
8 haberin tamamına yakınının
sorunlarıyla
ilgili olduğu
t a m a m ı da çöp ve İ s t a n b u l ' u n
Nisan'ında
olduğu;
yer
alan
kalanının
31
belirlendi.
haberlerin
su s o r u n l a r ı ü s t ü n e .
haberden
da yurdun
Bu
İstanbul'un
diğer
15'inin
İstanbul
kesimleriyle
1993
ile
ilgili
ilgili
çevre
haberi olduğu belirlendi.
•
1983 N i s a n ' ı n d a çevre h a b e r l e r i İ s t a n b u l ' u n su ve çöp
sorunu üzerinde yoğunlaşırken Nisan 1993'te ağaç dikmeden
h a y v a n k o r u m a y a , b e t o n l a ş m a d a n g ü r ü l t ü y e kadar u z a n a n bir
çevre haberi çeşitliliğine rastlandı.
Milliyet :
•
Nisan 1983'te Milliyet'te kullanılan çevre haberi sayısı
10 i k e n
1993
Nisan'ında
bu s a y ı 14 o l a r a k t e s b i t
G ö r ü l d ü ğ ü g i b i , 10 y ı l l ı k bir s ü r e z a r f ı n d a M i l l i y e t ' t e k i
haberi s a y ı s ı n d a önemli bir artış
görülmemektedir.
edildi.
çevre
•
1 9 8 3 N i s a n ' ı n d a 10 h a b e r d e n 4 ' ü n e b i r i n c i s a y f a d a n ,
3 ' ü n e ü ç ü n c ü s a y f a d a n , 3 ' ü n e de d i ğ e r s a y f a l a r d a n y e r v e r i l ­
miş.
1993
N i s a n ' ı n d a ise
14 h a b e r i n
9'unun
3. s a y f a d a ,
2
h a b e r i n 1 . s a y f a d a ( ç ö p f e l a k e t i ) , 3 ' ü n ü n de d i ğ e r s a y f a l a r d a
yeraldığı görülüyor.
• Milliyet'in
"çevre
h a b e r l e r i " , su k i r l i l i ğ i n d e n
kirliliğine, betonlaşmadan
çöpe, hayvan
türlerini
hava
korumaya
k a d a r bir konu ç e ş i t l i l i ğ i s e r g i l i y o r .
Cumhuriyet :
• C u m h u r i y e t s o n 10 yıl i ç i n d e ç e v r e h a b e r l e r i n e e n ç o k
yer veren gazete
olarak dikkat çekiyor.
1983'te
8
haber,
1 9 9 3 ' t e de 45 h a b e r e y e r v e r e n C u m h u r i y e t , d i ğ e r iki g a z e t e
H ü r r i y e t ve Milliyet'e göre s a y f a sayısının azlığına
rağmen,
ç e v r e h a b e r l e r i n e d a h a çok yer v e r m e s i y l e , bu k o n u d a
"en
duyarlı gazete" sıfatını hakediyor.
• Cumhuriyet'in
1 983'teki
çevre
haberleri
ağırlıkla
k u r a k l ı k v e İ s t a n b u l ' u n su s o r u n u ü z e r i n e y o ğ u n l a ş ı y o r . S e k i z
haberden sadece ikisinin fotoğraflı olduğu dikkati çekiyor.
•
Cumhuriyet,
haberinin
4'ünü
kullanılan
45 ç e v r e
1983
Nisan'ında
1. sayfadan
kullandığı
kullanmış.
haberinden
12'sinin
1 993
ise
8
çevre
Nisan'ında
1.
sayfadan
kullanıldığı dikkati çekiyor.
• Cumhuriyet'teki
alanlarını
söylenebilir.
kucakladığı
çevre
hablerlerinin, kirliliğin
ve tam
bir
tüm
çeşitlilik
gösterdiği
Cumhuriyet'in, gazeteciliğin temel
ilkelerinden
olan "fikri t a k i p " k o n u s u n d a da istikrarlı bir çizgi
görülmektedir.
bir
haberin
izlediği
Örneğin, Nisan 93'te "zehirli varillerle"
4,5,9,10,13
Nisan tarihlerinde
ilgili
sürdürüldüğü
gözleniyor. Ayrıca, Cumhuriyet'in çevre haberlerinin ağırlığını
İ s t a n b u l t e ş k i l e t s e de K a r a d e n i z ' d e n A k d e n i z ' e , t ü m y ö r e l e r i
kucakladığı
dikkati
sayısında çocuklara
çekiyor.
Cumhuriyet'in,
23
Nisan
çevre sayfası hazırlatması da,
çevre
bilincini oluşturmada basına düşen sorumluluğun önemli
örneği
bir
sayılabilir.
H ü r r i y e t , M i l l i y e t v e C u m h u r i y e t ' t e , 10 yıl a r a l ı k l a , N i s a n
a y l a r ı n d a y e r a l a n çevre haberlerinin k u ş b a k ı ş ı bir a n a l i z i n i ,
g a z e t e l e r b a z ı n d a y a p t ı k t a n s o n r a , üç g a z e t e d e k i b u l g u l a r d a n
bir g e n e l l e m e y a p m a k g e r e k i r s e ş u n l a r
• B a s ı n , s o n on y ı l d a ç e v r e
fazla
yer
ayırmış
söylenebilir:
haberlerine
görünmektedir.
1983
giderek
daha
Nisan'ında
üç
g a z e t e d e y e r a l a n ç e v r e h a b e r i s a y ı s ı 26 i k e n , o n y ı l s o n r a ,
yani 1993 N i s a n ' ı n d a yer alan haber sayısı 9 0 ' a çıkmıştır. B u ,
on y ı l i ç i n d e 3 k a t t a n f a z l a b i r a r t ı ş d e m e k t i r . Bu g ö r e c e a r t ı ş a
rağmen, gazetelerin sayfa sayıları, ekleri, promosyon
verdikleri
dikkate
alındığında
yeterince eğilinmediği
• Basında
"çevre
sorunu"na
olarak
genelde
söylenebilir.
yeralan
çevre
haberlerinin
ağırlık
noktasını
"İstanbul sorunları" oluşturmaktadır. İstanbul'un, sorunlarıyla
b e r a b e r hızla b ü y ü y e n bir " m e g a p o l " o l d u ğ u g e r ç e ğ i
a l ı n d ı ğ ı n d a , bu y o ğ u n l a ş m a y a
itiraz
etmemek
dikkate
gerekiyor.
Ancak güney sahillerimiz, diğer büyük kentler, SİT alanları,
Anadolu'nun
zaman
ciddi
d i ğ e r d o ğ a l ve t a r i h i z e n g i n l i k l e r i
çevre
kirliliği
problemi
y ö r e l e r i n sorunları yeterince basında yer
de
yaşamakta
zaman
ve
bu
almayabilmektedir.
• incelenen döneme ilişkin haberlerde b a s m m "uyarıcı"
görevini yaptığı söylenebilir.
yaşanan
"Ümraniye
basında
birkaç
Ö r n e ğ i n , Nisan '93
çöp felaketi"nin
kez
yeralmış
ve
sonunda
yaklaşmakta
ilgililerin
olduğu
uyarıldığfı
görülmüştür.
• Basındaki çevre haberlerinde
yeterince yaşatılamadığı dikkati
"fikri takip"
çekiyor.
ilkesinin
Basının,
"çevre"
gibi bir k o n u d a "taraf" olması fikrini b e n i m s i y o r s a k ,
verilen
kirliliğin akibetinin
"haber"i
ne o l d u ğ u n u t a k i p e t m e n i n
de
basının g ö r e v i o l d u ğ u n u s ö y l e m e m i z g e r e k i r . Hatta bu k o n u d a
başlatılan
kampanyaların
azimle sürdürülmesi
de
basından
b e k l e n e n "çevre g ö r e v l e r i " arasında yer almalıdır.
• İncelenen dönemin haberlerinde teknik bilgi
yaygın
bir
zaaf
gazeteciliğin"
olarak
belirmektedir.
en çok g e r e k t i ğ i
alanlardan
s o r u n l a r ı " , bu a l a n d a u z m a n l a ş m ı ş
kez d a h a
eksikliği
"Araştırmacı
biri olan
"çevre
eleman ihtiyacını da
bir
anımsatmaktadır.
BASIN VE GÖREV
Birleşmiş Milletler Çevre Programı'nm. şu sloganı, çevre
s o r u n u n u çok özlü bir b i ç i m d e ifade e t m e k t e d i r : " D ü n y a b i z e
dedelerimizden
bırakacağımız
kalanbir
miras
bir e m a n e t t i r . "
değil,
torunlarımıza
Bu d e y i ş , d o ğ a n ı n
yalnızca
b i z i m k u ş a ğ ı m ı z a ait olmadığını ifade ediyor. D o ğ a y ı , " b e n d e n
sonra
tufan" anlayışıyla
kuşakları
da d ü ş ü n e r e k ,
kullanamayız.
doğayı
ve
Bizden
doğal
sonraki
kaynakları
" s ü r d ü r ü l e b i l i r " bir t a r z o g k u l l a n m a k d u r u m u n d a y ı z .
Bu t o p l u m s a l
getirirken
hatırda
t u t u l m a s ı g e r e k e n bir ş e y d a h a v a r : Ç e v r e s o r u n u
deyince
ulus,
sınıf,
sorumluluğu
yerine
kesim, varlıklı, yoksul
aynı gemide"
olduğunun
farkı olmadan
anımsanması
"herkesin
gerekli.
Kirlenen
havayı herkes soluyor, kirlenen suyu herkes kullanıyor, ozon
deliği herkesin sorunu. Dolayısıyla çevre kirliliği
sorumluluğu
kirliliği
paylaşmaktan
önleme
kaçınmamak
gerektiği
gibi,
de s o r u m l u l u k
almaktan
Bu y a k l a ş ı m d a b a s ı n a d ü ş e n g ö r e v , " ç e v r e
düzeni"nin
kaçınmamak
ve g i d e r m e d e
konusunda
gerekiyor.
diğer kesimlerine d ü ş e n görevlerle çok içeçe. Basın,
sorununda
getirmede
yıllarda
toplam
" b i l g i l e n d i r m e " ve " u y a r m a " g ö r e v l e r i n i
daha
aktif
konuya
sayfa
süresi dikkate
davranabilmelidir.
ilişkin
sayısı,
haberler
ekler
Her
ne
daha çok yer
ya da e l e k t r o n i k
yerine
kadar
son
alıyorsa
da,
yayında
alındığında çevre haberlerine,
çevre
yayın
yorumlarına
" n i c e l i k s e l " a n l a m d a daha çok yer verilebilir.
"Çevre", araştırmacı- gazetecilik
laşmış
muhabir-yazar
dolayısıyla
i s t e y e n b i r a l a n . Ne v a r k i ,
uzman­
bugünkü
d u r u m d a , g a z e t e , d e r g i y a d a T V k a n a l l a r ı n ı n bu a l a n d a y e t e r ­
li b i r
eleman
istihdamı
olmadığını.
Mayıs
y a p t ı ğ ı m ı z bir s o r u ş t u r m a da o r t a y a k o y d u .
yanıtlayan
kuruluşlar
düzenleyen
bir
içinde
basın
çevre
kuruluşuna
ayı
başında
Soruşturmamızı
için özel s a y f a ,
- düzenli
köşe
olarak
-
r a s t l a n m a d ı . TV k a n a l l a r ı içinde de s a d e c e H B B ' n i n " y e ş i l T V "
adıyla bir p r o g r a m hazırladığını ö ğ r e n d i k .
D o ğ r u e n f o r m a s y o n ve etkili bir ç e v r e b i l i n c i n i
mada
çevre
sorunuyla
halinde
sorunlarına
ilgili diğer
vakıf
eleman
oluştur­
ihtiyacı,
k u r u m ve k u r u l u ş l a r l a
da
çevre
işbirliği
karşılanmalıdır.
A n c a k , ne k a d a r y e t e r l i o l u r s a o l s u n , g a z e t e c i n i n , ç e v r e
gibi
karmaşık
bir s ü r e ç t e , " a r a ş t ı r m a " gibi k a p s a m l ı
bir
s o r u n u k e n d i b a ş ı n a h a l l e t m e s i m ü m k ü n d e ğ i l d i r . Bu d u r u m d a
basının d a , " d e n e t l e y i c i ( d e v l e t ) " , " k i r l e t e n " ve d i ğ e r
gibi,
"araştırma"
sağlıklı verilere
kurumlarıyla
işbirliğine, onlardan
ihtiyacı vardır. Şekil
Tde
öğeler
gelecek
gösterildiği
gibi,
"araştırma" kurumları üretecekleri sağlıklı bilgiyi basına
da
aktarmalı, doğru
bu
yolla katkıda
ve d o ğ r u
politika
üretmeye
bulunmalıdırlar.
Bu k o n u d a
kurulmasıdır.
bilgilenme
bir diğer
önerimiz,
"Çevre
Ahlak
İş d ü n y a s ı n ı n k a m u k u r u m l a r ı n ı n
ve
i ş b i r l i ğ i n d e o l u ş t u r u l a c a k böyle bir o r g a n , kirliliği
etkili
bir
güç
olabilir.
Kirliliğe
yol
açanları
Konseyi"
basının
önlemede
kınayan,
temiz
ç e v r e y o l u n d a o l u m l u adımları ö d ü l l e n d i r e n b ö y l e s i bir g i r i ş i m
Türkiye
şartlarına
uygun
bir " ç e v r e
bildirgesi"ni
imzaya
a ç a r a k y a y g ı n bir üye kaydı b a ş l a t a b i l i r . Basın k u r u l u ş l a r ı n ı n
"basın ahlak ilkelerine uymayı taahhüt etmeleri" gibi, kirletme
potansiyeli
taahhütü
olan
tüm
alınabilir.
kuruluşlardan
da çevreyi
Böylesi bir k o n s e y i n
koruma
oluşturulmasına
basın k u r u l u ş l a r ı . Gazeteciler C e m i y e t i , Basın A h l a k K o n s e y i
öncü olabilir.
A B D ' l i a n t r o p o l o g John Bernet'in çarpıcı bir g ö z l e m i
noktalayalım. Genelde, diyor
Bernet,
"İnsanlar
doğaya
karşı davrandıkları
gibi davranıyorlar."
özensiz
yaklaşım, insanlar
ile
birbirlerine,
Doğaya
arası ilişkilerde özensizliği
de
getiriyor.
Basın, hem insanlararası ilişkilere
hem de
doğa-insan
ilişkilerine ayna tutuyor. Doğaya hoyratça davranmayı, insan­
ca d a v r a n m a y a d ö n ü ş t ü r m e d e basının öncü o l m a p o t a n s i y e l i
o l d u k ç a b ü y ü k . Bunu b a ş a r d ı ğ ı ö l ç ü d e , b a s ı n , i n s a n l a r ı n bir­
birlerine
bulunmuş
daha saygılı, özenli davranmalarına
olacak.
da
katkıda
YARARLANILAN KAYNAKLAR
İ T O , İ s t a n b u l ' u n Ç e v r e S o r u n l a r ı ve Ç ö z ü m Ö n e r i l e r i İ s t . 1 9 9 2 .
K E L E Ş , R. K e n t l e ş m e ve K o n u t P o l i t i k a s ı , A . Ü . S B F . Anl<ara,
1984
K I Ş L A L I O Ğ L U , M., B E R K E S , F. Ç e v r e E k o l o j i : Ç e v r e
Sorunları.
İst. 1989.
M İ L L E R - G . T . L i v i n g in t h e E n v i r o n m e n t , F o u r t h E d i t i o n ,
Wadsworth Belmond, 1985.
O D U M - H.T. S y s t e m s E c o l o g y . W i l e y , N e w Y o r k 1 9 8 2
S A S S O N - A . E n v i r o n n m e n t et D é v e l o p p e m e n t , M o u t o n , P a r i s ,
1975.
S Ö N M E Z Musfata Doğu Anadolu'nun Hikâyesi, Ank., 1990
Dışa Açılan Türkiye K a p i t a l i z m i , İst. 1992.
T Ü R K İ Y E Ç E V R E S O R U N L A R I V A K F I , Ç e v r e ve K a l k ı n m a
İlişkileri. Ank., 1988.
Çevre Kirliliğini Önlemede Basına
Görevler Nelerdir? Konulu,
Düşen
Basın
İşkolunda Çalışan Herkese Açık
İnceleme
Yarışması
İkincisi
Eser Sahibi : Günvar
Eser Adı
OTMANBÖLÜK
: Çevre Kirliliğini
Basına düşen
Önlemede
Görevler
ÇEVRE KİRLİLİĞİNİ ÖNLEMEDE BASINA
DÜŞEN G Ö R E V L E R
Bilim ve t e k n o l o j i d e k a y d e d i l e n çarpıcı g e l i ş m e l e r , y i r m i
birinci
yüzyılın
eşiğindeki
değerlendirmeleri
çalışanlara
yaşamın
göre
birçok
bu d ö n e m
çağrıştırıyor.
"Uzay
Evrenin
ÇağT'ndayız.
alanına
hakkında
girmesi
çeşitli
sırlarını
keşfe
Akıllı
makinelerin
açısından
"Bilgisayar
ÇağT'nm i ç i n d e y i z . Ya da u l u s l a r a r a s ı i l e t i ş i m i n dev b o y u t l a r a
ulaşması
nedeniyle
"İletişim
Çağı"nı
tanımlamaları, daha başka açılardan
yaşıyoruz.
da yapmak
Bu
elbette
mümkün.
A m a , h a n g i g ö r ü ş e y a t k ı n ve y a n d a ş
madalyonun öbür yüzünde, benzer çizgilerle
olursanız
olun,
biçimlendirilmiş
k a r a b i r t a b l o y l a k a r ş ı l a ş m a n ı z k a ç ı n ı l m a z d ı r . Bu d a , g e l i ş m i ş
ve g e l i ş m e k t e olan ülkelerde a ğ ı r l a ş a n , geri kalmış
ise
şu
ya da
bu ö l ç ü l e r d e
etkisi
altına
ülkeleri
alan,
"çevre"
k e l i m e s i y l e ö z e t l e d i ğ i m i z çetin derttir. Öyle ç e t r e f i l bir s o r u n
ki, karalarıyla, denizleriyle, atmosferiyle tüm d ü n y a y ı sarıyor,
sarsıyor ve yarınlara yönelik umut pırıltılarının ü z e r i n e , tarih
b o y u n c a hiç t a n ı m a d ı ğ ı m ı z koyu t e h d i t b u l u t l a r ı n ı n
düşürüyor.
Şu
halde,
insanlığı
ortak
gölgesini
kaygılara
sokan,
uluslararası çare arayışlarının sıkıntısı içinde bunaltan
bu
dehşet verici olguyu esas alarak, geçirdiğimiz döneme "Çevre
Çağı"
diyebiliriz.
Nitekim, endüstri
- çevre
alındığı son Davos toplantısına katılan firma
yüzde
90'ı, 2000'li
"Çevre"yi
yılların
göstermiştir.
bir
numaralı
ilişkilerinin
ele
temsilcilerinin
sorunu
olarak
Ve hemen v u r g u l a m a k gerekir ki, yüzyılımızın
uygarlığı
ile a d e t a ikiz k a r d e ş gibi d o ğ u p g e l i ş e n ve a n o r m a l bir s e r p i l ­
meyle
"Frankeştayn"
canavarını
yok
kimliğine
etme
bürünen
şansını
"Çevre
belki
Kirliliği"
hiçbir
zaman
yakalayamayacağız. Ama, onun kolunu kanadını kırmak,
değilse
uygun
bir k a f e s i n
içinde
etkisiz
hale getirmek
hiç
için
hepimize görev düştüğünü unutmamak gerek.
Kısaca "Çevre
yeniden
kurma
Çağı", ekosistemin
savaşımını
bozulan
dengesini
bize.
Yılmadan,
emrediyor
b ı k m a d a n , geri adım a t m a d a n . . .
ÜÇ DİREK SALLANIYOR
Eski b i y o l o j i ve k i m y a b i l g i n l e r i "Anasır-ı E r b a a "
a d l a n d ı r d ı k l a r ı dört ö ğ e y i , canlı ve cansız tüm
olarak
varlıkların
t e m e l yapı m a l z e m e s i s a y a r l a r : T o p r a k , s u , h a v a ve
ateş...
B u n l a r d a n ilk ü ç ü n ü n yer yer saflığını y i t i r m e s i ve d o l a y ı s ı y l a
işlev zaafına uğraması, canlıların yaşam alanlarını ateşe attı.
Artık,
özellikle
büyük
kentlerde,
sanayi
tesislerinin
yoğunlaştığı birimlerde rahat nefes alınamıyorsa, yeşil
fakirleşmisse
ve su k a y n a k l a r ı
ürkütücü
sağlık
veriyorsa, tehlikenin göbeğinde bulunuyoruz
örtü
alarmları
demektir.
D ü n y a m ı z ı n b u g ü n k ü m a n z a r a s ı n a ve yakın
geleceğine
ş ö y l e b i r b a k ı ş a t m a y a ne d e r s i n i z ?
B i l i m s e l a r a ş t ı r m a l a r , 3 0 - 4 0 yıl s o n r a s ı i ç i n h a y l i k a r a m ­
sar
bir tablo
buzulların
çiziyor.
erimesiyle
Ormanların
karaların
çayırlara
hatırı sayılır
bir
dönüşmesi,
bölümünün
sular altında kalması, çok sayıda canlı türünün
nesillerinin
t ü k e n m e s i , şiddetli kasırgalar, orman yangınları ve
toprağın
ürün
kapımızı
verme
kapasitesinin
alabildiğine
düşmesiyle
ç a l a c a k kıtlık ve k u r a k l ı k l a r . . . D ü ş ü n c e s i bile bizi i l i k l e r i m i z e
kadar
titreten
bu olası k a o s u n tek n e d e n i v a r :
katmanlarındaki
eğilimine
karbondioksit
oranının
g i r m e s i ve b u n u n s o n u c u
Atmosfer
sürekli
olarak
bir
artış
ortalama
dünya
sıcaklığının yükselmesi.
Normalde
günümüzde
15 s a n t i g r a t
16 d e r e c e n i n
derece
biraz
olan dünya
üzerine
çıktı ve
sıcaklığı,
1980-1990
a r a s ı n d a y ü z y ı l ı m ı z ı n e n s ı c a k 10 y ı l ı g e ç i r i l d i . E ğ e r b u
or­
talama sıcaklık 18-20 derece dolaylarına varırsa, şu yukarıda
ö z e t l e d i ğ i m i z felâketler zincirine, ş i m d i d e n nicelik ve niteliği
kolay kestirilemeyen yeni halkalar ekleneceğine kesin gözle
bakılıyor.
Üstelik, dünya iklimi yalnızca
etkilenmiyor.
tabakasını
arasında
yüzde
karbondioksit
O n d a n 40 misli d a h a g ü ç l ü olan m e t a n ,
kemiren
CFC
(kloroflorokarbon)
"kahkaha gazı" diye bilinen
13 p a y l a
teknolojinin
artışından
diğer
öğeler.
diazot
Hepsi,
ozon
gazları,
monoksit
halk
ve
sanayileşmenin,
çıkardığı ağır f a t u r a d a s ı r a l a n a n ö d e m e
kalem­
leri...
H a v a y ı k i r l e t i r k e n , aynı p a r a l e l d e su k a y n a k l a r ı n ı
toprağı da
kilerin
da,
kirletiyoruz. Doğal oksijen i m a l â t h a n e l e r i olan bit­
insan
nüfusunun
yoğunlaştığı
kesimlerde
giderek
azalması, denizlerin, göllerin, yeraltı sularının zehirlenmesi,
tüm
canlıların
sürükleyen
yaşam
değişimler.
alanlarını
adım
adrm
yaşanmaza
Halen
dünyada, zararlılık
laştırılması
olanaksız
periyodundan
70 b i n d e n
fazla
çabuk
kimyasal
ü r e t i l d i ğ i ve fosil yakıtların m i r a s y e d i çılgınlığıyla
uzak­
madde
tüketildiği
dikkate alınırsa, elbette telâşa kapılmamak elde olmaz.
Beş
yıl ö n c e H o l l a n d a ' d a y a y ı n l a n a n " C o n c e r n f o r T o m o r r o w " a d l ı
raporda, "Çevreyi şimdiki normlarda tutabilmek için, kirletme
düzeyini yüzde 70-90 arasında indirmeliyiz" denildiğine göre,
hangi noktaya sürüklendiğimizi daha fazla anlatmaya
gerek
kalmamaktadır.
Özet
ifadeyle, içten
çürüyen
"Anasır-ı
Erbaa"nın
üç
d i r e ğ i s a l l a n ı y o r . H e m d e , k o r k u l a c a k bir t i t r e ş i m l e . . .
KOMŞUDA PİŞER...
Şu noktayı da önemle v u r g u l a m a k t a yarar var ki, h a v a ve
su k a y n a k l a r ı n d a m e y d a n a g e l e n b o z u l m a , k u ş k u s u z
siyasal
sınırlar içinde h a p s o l u p k a l m a z . Ülkeler, kirlilik i h r a c ı y l a bir­
birlerinin
havasını, suyunu
bulandırır,
hatta
toprağını
d e j e n e r a s y o n a uğratırlar. K o m ş u d a p i ş e r , bize de d ü ş e r ; y a n i
problem ortaktır.
Merkezi
Bürosu'nun
sanayi
Londra'da
raporuna
atığı, dünya
bulunan
göre,
uluslararası
h e r yıl y a k l a ş ı k
denizlerinde
oradan
22
Denizcilik
milyon
oraya
ton
dolaşıp
duruyor. Doğanın dönüşüm çarkında kolay tasfiye edilemeyen
bu a t ı k l a r , y a l n ı z c a s u l a r d a k i y a ş a m k o ş u l l a r ı n ı o l u m s u z
k i l e m e k l e k a l m ı y o r , besi z i n c i r i y l e , z a r a r l a r ı n ı biz
kadar
uzatıyor.
et­
insanlara
Gerçi
denilen
Batı ülkelerinde,
sanayi
Yaşanan
çöplerinin
kötü
"özel" ya da " t e h l i k e l i "
rastgele
deneyimlerden
çevreye
alınan
atılması
dersle,
atık
yasak.
yasakları
ç i ğ n e y e n l e r e k a r ş ı ş i d d e t l i yaptırımlar g e t i r i l m i ş . A m a , bir ton
s a n a y i ç ö p ü n ü n i m h a s ı i ç i n 1.800 D M t u t a r ı n d a m a s r a f a k a t ­
l a n m a k z o r u n l u l u ğ u da f i r m a l a r ı b u n a l t ı y o r . Ve a ş a ğ ı tükürse.n
s a k a l , y u k a r ı t ü k ü r s e n bıyık ikilemi y a ş a n ı r k e n , illegal yollar­
dan geçimi meslek edinmiş birtakım karanlık güçler
devreye
g i r i y o r . S o n u ç ; m a d e m ki s e n i n ü l k e n d e y a s a l a r e l i n i
kolunu
bağlamış, öyleyse
ya
açık denizlere
birkaç
ülkelere
daha ucuz tarifeden gönder
yıl ö n c e
sezonuna
böyle önlemleri olmayan
Karadeniz
paydos dedirten
kıyılarımıza
zehirli variller
çöpünü.
da
İşte,
vurarak
turizm
ve i ş t e
zaman
z a m a n karasularımıza sokulabilen çöp yüklü gemiler.
P e k i , d i y e l i m dört d ö r t l ü k g ü v e n l i k ö n l e m l e r i y l e bu
yir­
minci yüzyıl korsanlarının önünü kestiniz, kıyılarınızdan
kuş
uçurtmadınız;
karşı
ya hava akımlarıyla
ne y a p a b i l i r s i n i z ?
yaydığı
tepeden
Çernobil'de
r a d y a s y o n , bizi
hâlâ
olur
gelen
patlayan
olmaz
tehlikeye
reaktörün
tartışmalarla,
e n d i ş e l e r l e m e ş g u l etmiyor mu? Durmaksızın a t m o s f e r e sav­
rulan
küller,
ederek
sınırlar
dumanlar
göklerde
ötesinde
ve z e h i r l e r ,
balayına
asit
su b u h a r ı y l a
çıkıyor ve çok uzak
yağmurları
halinde
izdivaç
yerlerde,
yeryüzüne
d ö k ü l ü y o r s a , "Hayır buraya i n e m e z s i n ? " diyebilir misiniz? Ve
ozon m o l e k ü l l e r i n i d o y m a z bir i ş t a h l a y i y e r e k , m o r ö t e s i
saldırılarına
karşı dünyamızın güvenlik şemsiyesini
delik-
deşik eden gelişmeye seyirci kalmaktan başka şu anda
ç a r e n i z var mı?
ışın
bir
İsveç'te
balık
4 bin, Norveç'in
tutulamaması, ABD
güneyindeki
ve
Kanada'da
200
gölde
her
artık
yıl 50
bin
prematüre doğum olayının meydana gelmesi, 1987'nin Florida
e y a l e t i n e g ö n d e r i l e n 2 bin lüks a r a b a n ı n b o y a l a r ı n ı n e r i m e s i ,
hep asit y a ğ m u r u n u n direkt ya da dolaylı m a r i f e t l e r i . . .
D a h a s ı v a r . İ n s a n , hayvan ve b i t k i l e r i n b ü n y e s i n e k ü k ü r t
d i o k s i t v e n i t r i k a s i t a e r o s o l l e r i h a l i n d e ç ö k e n bu z a r a r l ı m a d ­
d e l e r , t o p r a ğ a da k a r ı ş s a rahat d u r m u y o r ve a l ü m i n y u m , c i v a ,
çinkogibi
zehirli
elemanları
çözüp,
yeraltı
sularının
yardımıyla göllere, akarsulara taşıyorlar.
S ö z ü u z a t m a y a ne h a c e t ? D ü n y a n ı n f i l a n c a y e r i n d e p a t ­
layan
savaşta,
taraflardan
biri
kimyasal
silâh
kullandı
iddiasıyla yayın organlarında günlerce süren haklı yaygaralar
k o p a r ı l ı y o r a m a , a s ı l k i m y a s a l s a v a ş bu i ş t e . U l u s l a r ı n
kendilerine,
hem
başka
uluslara
uyguladığı,
g ö z e t m e k s i z i n y a p ı l a n bir s a v a ş . . . İ n s a n l ı k , k e n d i
hem
hedef
kuyusunu
kendisi kazıyor.
TÜRKİYEMİZ NE DURUMDA?
İncelememizi, şimdi ulusal sınırlarımız içine çekebiliriz.
1 9 3 5 - 1 9 6 0 yılları a r a s ı n d a , ü l k e m i z d e her d ö r t
üçü kırsal kesimde yaşıyor, ekonomimiz
ezici
kişiden
denilebilecek
bir ağırlıkla t a r ı m a d a y a n ı y o r d u . 1950'li y ı l l a r d a s a n a y i l e ş m e
atılımları başlayınca, orta mesafeli
koşullarda
olduğu
gibi,
önceleri y a v a ş , sonra giderek hızlanan bir tempo
Fabrikalar,
küçük
varoşlarına
sanayi
dikildi
işletmeleri
ve z a m a n l a
büyük
mantar
tutturduk.
kentlerin
bitmesini
içine,
andırır
biçimde çoğaldı.
Yarının nelere gebe olabileceğini
girişilen
bu
plansız,
gelişi
güzel
hesaba
yerleşme
katmaksızın
çılgınlığı,
T ü r k i y e m i z i y o ğ u n b i r iç g ö ç h a r e k e t i n e y u v a r l a m a k t a
m e d i . K ö y ü n d e , k a s a b a s ı n d a cılız o l a n a k l a r i ç i n d e
sürdürenler
için, büyük kentler tılsımlı çekim
Gelenler geride
gecik­
geçimini
odaklarıydı.
kalanları p e ş l e r i n d e n s ü r ü k l e d i ve
sanayi
m e r k e z l e r i fil hastalığına t u t u l m u ş ç a s ı n a sağlıksız bir ş i ş m e
p e r i y o d u n a g i r d i . S i y a s a l i k t i d a r l a r ve y e r e l y ö n e t i m l e r ,
torbalarını doldurmak
amacıyla, göç kafilelerinin
yollarını
k e s i c i ö n l e m l e r e sırt ç e v i r i y o r , hatta ç e ş i t l i ö d ü n l e r l e
teşvik
bile
e d i y o r l a r d ı . Bir y a n d a n
da, sınai
oy
onları
yatırımların
yalnızca büyük yerleşim merkezlerinde yuvalanmasına
adeta
davetiye çıkarılıyordu.
İ ş t e , t o p u t o p u 3 0 - 4 0 yıl i ç i n d e g e l d i ğ i m i z n o k t a :
verilerine
göre, artık kentlerde
nüfusunun yüzde Sl'ini
yaşayanların
sayısı,
1990
ülke
oluşturmaktadır.
Nüfus ş i ş m e s i , kuşkusuz İstanbul, Ankara, İzmir illerine
d ö n ü k b i r a y r ı c a l ı k (!) o l a r a k s ü r ü p g i t m e y e c e k t i . S o n 15 y ı l
içinde
"üç b ü y ü k l e r "
safına yeni
katılımlar
oldu ve
Bursa, G a z i a n t e p , Konya da atağa geçip limiti aştılar.
Adana,
Şimdi
bu 7 i l i m i z , g e n e l n ü f u s p a s t a s ı n d a n y ü z d e 2 4 ' l ü k b i r d i l i m i n
ortakları.
Bir b a ş k a d e ğ e r l e n d i r m e y l e , T ü r k i y e ' d e k i
k i ş i d e n biri, adı g e ç e n 7 ilde yaşıyor.
her
4
Y e n i k e n t l i l e r i ç i n ilk a m a ç , b a ş l a r m ı s o k a b i l e c e k l e r i b i r
b a r m a k e d i n m e k o l a c a k t ı . Bu g e r e k s i n i m , h a l k ı n
h a r i k a bir
t a m l a m a y l a d i l i m i z e k a z a n d ı r d ı ğ ı " g e c e k o n d u " y a p ı t i p i n i n or­
t a y a çıkmasına yol açtı. Kentlerin ç e v r e s i , d o ğ a l örtü
edilerek vahşice
işgale
u ğ r a d ı , kat kat k u ş a t ı l d ı . Bu
nefes alanlarının yerinde
çamurlu,
yazın
kanalizasyon
tozlu
artık d e r m e - ç a t m a
sokaklar
var.
Gecekondu
kesimlerinin
eski
yapılar,
İnsanlar
kışın
su
olanaklarından yoksun, çöplerle içice
savaşımında.
tahrip
ve
yaşama
nüfusu,
Ankara,
İ s t a n b u l ve İ z m i r ' d e , çoktan kent m e r k e z i n ü f u s l a r ı n ı
geride
bıraktı.
Bu i n s a n l a r ı m ı z
da belediye
hizmetlerinden,
nimetlerinden yararlanmalı elbette. Ama, yerel
uygarlık
yönetimlerin
b ü t ç e l e r i , h a t t a h ü k ü m e t l e r i n g ü c ü , bu ağırlığı ç e k e m i y o r k i . . .
Ancak yüzde 6.3'ünde
alınabilmiş
dolan
havayı kirletmeyecek
sanayi tesisleriyle, anormal insan
kentlerde
önlemler
yığılmalarıyla
y e ş i l ö r t ü g r i l e ş i r k e n , su k a y n a k l a r ı n ı n
rengi, işlevi, yararlılığı bozuluyor. İşte, İzmit, İzmir,
körfezlerinin,
Boğaziçi'nin,
Halic'in
içler
acısı
da
Gemlik
manzarası...
H a t t a , d ü n y a ü z e r i n d e bir ü l k e y e a i t y e g a n e iç d e n i z d u r u m u n ­
da olan
Marmara, oksijen
Bundan
yaklaşık
açısından
3 0 yıl ö n c e
Türkiye
alabildiğine
takirleşti.
denizlerinde
balık t u t u l u r k e n , g ü n ü m ü z d e tür sayısı tek haneli
123
tür
rakkamlara
düşmüştür.
Üstelik,
"turistik"
sıfatını yakıştırdığımız
yöreler
dahil,
A n a d o l u ' n u n d ö r t bir y a n ı n d a c a n s ı k ı c ı g e l i ş m e l e r v a r .
DİE
v e r i l e r i n e g ö r e , 1993 yılının Ocak ayındaki hava k i r l e n m e s i ,
Muğla'da yüzde 552, Çorum'da yüzde 510, Antalya'da yüzde
1 3 4 , V a n ' d a y ü z d e 132 o r a n ı n d a a r t ı ş g ö s t e r d i , g e ç e n
aynı d ö n e m i n e g ö r e . Yine 1993 Ocak ayında, kükürt
yılın
dioksit
k i r l e t i c i s i n i n en y ü k s e k o l d u ğ u il 6 5 4 m i k r o g r a m / m e t r e k ü p l e
Kütahya
ve
havası
rogram/metreküple
en
dumanlı
olan
il
432
mik-
Diyarbakır.
Bir d e k ı r s a l k e s i m e b a k a l ı m :
S o n 3 5 yıl i ç i n d e y a n g ı n l a r , t a r l a a ç m a l a r v e
odun gereksinimini
dönüm
orman
yakacak
k a r ş ı l a m a gibi n e d e n l e r l e , 26
alanımız
elden
çıkmış. Ormanların
milyon
ölümü
ardından, " e r o z y o n " denilen musibete kapı açılıyor. A m e r i k a n
Havacılık
uzaydan
ve
Uzay
filmlere
NASA'nın
önce
rapora
g ö r e , g ü n d e 54 bin 2 7 0 , h a f t a d a 383 bin 40 k a m y o n
dolusu
kaybediyoruz.
dayanarak
10 y ı l k a d a r
hazırladığı bir
toprak
çekilmiş
Dairesi
Türkiye
Erozyonla
Mücadele,
A ğ a ç l a n d ı r m a ve Doğal V a r l ı k l a r ı K o r u m a V a k f ı ' n ı n y a p t ı r d ı ğ ı
h e s a p l a r d a , e r o z y o n l a b a ş a r ı l ı s a v a ş ı m i ç i n , 50 y ı l l ı k b i r p r o ­
g r a m ç e r ç e v e s i n d e , h e r yıl 10 t r i l y o n l i r a l ı k y a t ı r ı m y a p ı l m a s ı
gerektiği
görülüyor.
Bu b ö l ü m ü , b i r o l a y ı h a t ı r l a t a r a k n o k t a l a y a l ı m . G e ç e n yıl
Bayburt'ta
meydana
gelen
çığ
faciasının,
bölgedeki
o r m a n l a r ı n yıllar önce tahrip e d i l m e s i n d e n k a y n a k l a n d ı ğ ı uz­
manlarca açıklanmıştı.
GÜZELDEN ÇİRKİNE, DAHA ÇİRKİNE...
Ülkemizin
sorunlarından
gözbebeğimiz
girer,
söz açılınca, tarih
olan İstanbul, kaçınılmaz
h a t t a ilk p l a n a o t u r u r .
boyunca
biçimde
Eh T ü r k i y e ' d e
devreye
yaklaşık
her 6
k i ş i d e n biri bu kentte y a ş ı y o r s a , s a n a y i d e , t i c a r e t e , i t h a l a t t a ,
i h r a c a t t a ve akla g e l e b i l e c e k sayısız k o n u d a t a r t ı ş ı l m a z
"İstanbul hükümranlığı"gerçeği
varsa, bunu
bir
garipsememek
gerekiyorl Herkesin onaylayacağı gibi, çevre sorunlarında da
" t a ş ı , t o p r a ğ ı " a l t ı n " o l a n bu k e n t , l i d e r l i ğ i k i m s e y e k a p t ı r m a z .
İstanbul'un
kolları
sıvayan
uygulamalarıyla
yakın tarihinde,
ve ç e ş i t l i
anımsanan
"temiz çevre"
heyecanıyla
yatırımlarıyla,
yasaklarıyla,
vali ve b e l e d i y e
başkanlarımız
var. Kimisi kent içindeki parkların sayısını artırmaya s o y u n d u ,
kimisi caddelere tükürenlere savaş açtı. Boğaziçi'nin
doğal
s i l u e t i n i b o z a n y a p ı l a ş m a y ı ö n l e m e k i s t e y e n l e r , Halic'i kurtar­
ma projesini y a ş a m a geçirenler, g e c e k o n d u
durmaya
çalışanlar
oldu. Kuşkusuz,
üremesini
aynı çabalar
dur­
şimdi
de
sürdürülüyor. Ama söyler misiniz, günümüzün İstanbul'u
mu
d a h a r a h a t t ı r , y o k s a ç e y r e k y ü z y ı l ö n c e s i n i n m i ? Y a d a 5 0 yıl
önceki
temizliği, sessizliği
Cumhuriyet'in
şimdiki
ilk y ı l l a r ı n d a k i
mi? Z a m a n
bugün
İstanbul
dilimlerinde
bulabiliyor
mu d a h a
geriye
doğru
muyuz?
sevimliydi,
gidildikçe
g ü z e l i , daha g ü z e l i , daha güzeli b u l u y o r u z , değil mi? G a l i b a
m e h t e r y ü r ü y ü ş ü n e t e r s o r a n t ı l ı bir t e m p o t u t t u r a r a k , b i r i l e r i ,
iki g e r i g i t m i ş i z .
istanbul'umuzun
"hal-i pür melâli"ni dile
getirmeden
ö n c e , g e ç e n y ü z y ı l ile b u y ü z y ı l ı n i k i n c i ç e y r e ğ i b a ş l a r ı n a a i t
m u k a y e s e l i bir g ö z l e m i a k t a r m a k i s t e d i k . Ç e v r e k a t l i a m ı n a ne
zaman başladığımız, güzelden çirkine, daha çirkine nasıl yol
aldığımız k o n u s u n d a bir fikir v e r e b i l m e k i ç i n . . .
Ünlü tarihçilerimizden
Ali Fuat ( T ü r k g e l d i )
Bey,
1928
yılında Servet-i Fünun Mecmuası'nda yayınlanan "Boğaziçi ve
Bir Ç o c u k l u k
önceki
Anısı" başlıklı yazısında, o
Boğaziçi'ni
g ü n k ü ve 50
karşılaştırıyor. Yazıdan birkaç
yıl
bölümü,
dilini sadeleştirerek alıyoruz:
"İstanbul şehrine güzellik veren
Boğaziçi'ni,
bundan
yarım yüzyıl önce görkemli yalılar, hoş ormanlar,
düzenli
b a h ç e l e r l e s ü s l ü v e b a y ı n d ı r b i r h a l d e g ö r m ü ş t ü m . Ne y a z ı k
ki, bugün o gözalıcı yalıların yerine, çirkinlik verici
olan
kömür ve gaz d e p o l a r ı n ı , çatıları ç ö k m ü ş ,
dökülmüş
binaları, virane
kullanılmak
üzere
arsaları ve tütün
yapılmış
estetikten
yapılar
boyaları
deposu
uzak
olarak
ambarları
g ö r m e k t e y i z . O canım ormanlarrn da (Birinci) D ü n y a
Savaşı
sırasında baltanın tahrip edici eliyle kuru t a r l a y a ve her biri
çimenlerle
kaplı
süprüntülüğe
bahçelerin
döndüğünü
bakımsızlık
görmekteyiz.
yüzünden
Vaktiyle
Boğaziçi
k ı y ı l a r ı n d a k i yalıları ve a r k a l a r ı n d a k i z ü m r ü t d a ğ l a r ı
seyret­
mek için g i d e r k e n , şimdi dostlardan birini ziyaret etmek ya da
biraz
hava
görmemek
bayındır
almak
üzere
için g ö z l e r i m i
olan
yerlerin
çocukluk günlerimden
gidince,
kapamak
birer
bu
üzücü
istiyorum.
harabe
haline
manzarayı
Bir
zamanlar
geldiğini
beri ünlerini duyduğum
ve
ya da
ken­
dileriyle dostluk kurduğum kişilerin yuvalarıyla birlikte
birer
b i r e r g ö ç e r e k adsız ve n i ş a n s ı z k a l d ı k l a r ı n ı g ö r m e k g e r ç e k t e n
acı vericidir.
iki
yanı gönül
donanmış
alıcı yalılar
ve r e n g a r e n k
ve p a r m a k l ı k l a r ı önüne
çiçeklerle
karanfil ve servi
biçimli
limon ve p o r t a k a l saksıları d i z i l m i ş b a h ç e l e r i n i n ç e k i c i l i ğ i bir
kere
gözler
önüne
getirilsin.
Bu b e n i m
için
unutulmaz
bir
anıdır.
İşte
o günden
bu g ü n e
kadar
tam yarım
yüzyıl
geçti.
B o ğ a z i ç i ' n d e o g ö r k e m ve d ü z e n d e n e s e r k a l m a d ı . K ö m ü r v e
g a z d e p o l a r ı ile y a n g ı n y ı k ı n t ı l a r ı a r a s ı n d a y e r y e r g ö r ü n e n v e
g i d e r e k harap olan bazı eski binalar da çöker ya da y a n a r s a ,
artık Boğaziçi'nin eski haline, yargıç huzurunda doğru tanık
da k o n u ş t u r u l s a , kimseyi inandırmak mümkün
değildir.
Kısaca, bugün Boğaziçi o hale geldi ki, birkaç eski bina
ile S u l t a n M e c i t v e A z i z d ö n e m l e r i n d e y a p ı l a n v e h e n ü z e s k i
eserden sayılacak ömre sahip olmayan bazı büyük yalılar da
o r t a d a n s i l i n i r s e , bir z a m a n l a r d i l l e r e d e s t a n o l a n
Boğaziçi
büsbütün mezarlık halini alacaktır."
65 yıl ö n c e y a y ı n l a n a n b u m a k a l e , B o ğ a z i ç i ' n e d a h a o
z a m a n l a r k ı y d ı ğ ı m ı z ı a n l a t ı y o r . A m a , ah k e ş k e o g ü n l e r d e k i
gibi kalabilseydü...
BİR DOKUN, BİN AH İŞİT...
1990 s a y ı m ı n a g ö r e 7 m i l y o n 3 0 9 b i n 190 k i ş i n i n y a ş a d ı ğ ı
İstanbul'a, göçlerle,
d o ğ u m l a r l a yılda 400 bin kişi e k l e n i y o r .
K a h r a m a n m a r a ş ya da Tekirdağ'ın nüfusu kadar yıllık a r t ı ş .
Kentte 7 bin 400 f a b r i k a , 2 bin 800 küçük s a n a y i
işlet­
mesi var.
1 milyon 290 bin i ş ç i , 250 bin m e m u r , 1 m i l y o n 520 bin
ö ğ r e n c i her gün y o l l a r d a .
2 milyon konutun 850 bini ruhsatlı, 750 bini imar
affına
g i r m i ş , 400 bini kaçak.
3 bin
gelenler
594
kilometre
uzunluğundaki
yollarda,
dışardan
hariç, yalnızca İstanbul trafiğine kayıtlı 1 milyon
motorlu
araç
dolaşıyor.
Bunlardan
600
bini
park
ederken,
kapalı ve açık parkların k a p a s i t e s i a n c a k 30 b i n .
H e r yıl o k u l ç a ğ ı n a g e l e n 60 b i n ç o c u k i ç i n b i n 5 0 0 y e n i
derslik
gerekiyor.
Şu a n d a k i
derslik
açığı 4 bin
300'ün
üzerinde.
Bakkamlar
yığınını sayfalar dolusu uzatmak
mümkün.
A n c a k k a b a t a s l a k bir f i k i r v e r e b i l m e k i ç i n b u k a d a r ı
yeterli
olacaktır.
T a b i i , " b ü y ü k başın derdi de b ü y ü k olur." T e k b i r e g z o s dan yılda 5 ton k a r b o n d i o k s i t çıktığını, kükürt y ü z d e s i y ü k s e k
5-6 m i l y o n ton l i n y i t i n y a k ı l d ı ğ ı n ı , b i n l e r c e f a b r i k a n ı n
dumanlar
püskürttüğünü, çöplüklerden
yükseldiğini
dikkate
saflığını?... O yüzden,
alırsanız,
hava
sürekli
nasıl
1992 yılında, z a m a n
boyutlarının 1. ve 2. uyarı k a d e m e l e r i n i aştık.
zehirli
metan
gazı
koruyabilsin
zaman,
kirlilik
Ya d e n i z l e r i m i z i n
hali...
1 990 yılı h e s a p l a r ı n a
göre,
d e n i z e d e ş a r j e d i l e n atık su d e b i s i g ü n d e 1 m i l y o n 3 3 0
metreküp.
Bunun
Karadeniz
Terkos
K a r a b u r u n kömür i ş l e t m e l e r i n d e n çıkıp M a r m a r a ' n ı n
kalbine
kadar işleyen cüruf, tüm yaksaklara karşın yabancı
gemiler­
den
nihayet
salınan
balıkçıların
yanısıra katı atıklar,
bin
sintine
sular», sıklaşan
bilinçsizce
kazalar,
yaptığı tahribat,
denizlerimizdeki
canlılığın canına okudu bile.
Gecekondularla,
doğal
siluet
kısıtlamalarını
aşmış
y a p ı l a r l a d o l a n ve k a l a n k ı s ı m l a r ı k e l l e ş e n B o ğ a z i ç i s ı r t l a r ı ,
doğuda İzmit'e, batıda Tekirdağ'a kadar uzanan yoğun iskân
alanları, imdat sinyallerini sürekli yakıyor. Stockholm'de
Zürich'te
60 m e t r e kare olan kişi b a ş ı n a y e ş i l a l a n
80,
payı,
İstanbul'da ancak 2 metrekarenin biraz üzerinde.
Kangrenleşen
çöp döküm alanları s o r u n u ,
geçtiğimiz
N i s a n a y ı n ı n 2 8 ' i n d e , b i z e ş i m d i y e k a d a r hiç t a n ı m a d ı ğ ı m ı z b i r
faciayı yaşattı. Ümraniye'de
gazı
sıkışmasından
Hekimbaşı çöplüğünde
meydana
gelen
patlama,
metan
civardaki
g e c e k o n d u l a r d a o t u r a n 39 y u r t t a ş ı m ı z ı n y a ş a m ı n ı y i t i r m e s i n e
neden
oldu.
Kentte
her gün
5-6
bin
ton
çöpün
döküm
a l a n l a r ı n a b o ş a l t ı l d ı ğ ı n ı , bu y ı ğ ı n l a r d a z a r a r l ı b a k t e r i l e r i n c i r i t
attığını
ve
sunduğumuzu
ölümcül
hastalıklara
bile bile, seyirci
zengin
kalma tavrımızı
kaynaklar
bozmadık.
Umulur ki, çöp infilâkı, adamsendeciliğe son vermeye
oluşturur.
vesile
G ü n ü m ü z d e , bir de " g ü r ü l t ü k i r l i l i ğ i " olayı v a r .
Gürültü
K o n t r o l ü Y ö n e t m e l i ğ i , konut alanları için üst g ü r ü l t ü
sınırını
60 d e s i b e l o l a r a k b e l i r l e m i ş a m a , k e n t i n h e r y e r i n d e b u l i m i t
çoktan rafa kalkmış.
Bir ö z e t y a p m a k
suyumuzun
istersek, toprağımızın,
bozulması
yanında,
havamızın,
gürültüye
de
kurban
gidiyoruz.
N e r e y e g ö z a t s a n ı z , y u m a k y u m a k s o r u n . Bir d o k u n , b i n
ah i ş i t . . .
BASININ KONUM VE İŞLEVİ ÜZERİNE
İstanbul'un, sayısız
yukarıda
vurgulamıştık.
konuda
"lider
Bu ü s t ü n l ü k ,
rakipsiz
s e k t ö r ü n d e de g e ç e r l i . G a z e t e c i l i ğ i m i z i n
Mahmut'un
Vekayi
fermanıyla
ile b a ş l a t ı r s a k ,
Gazetelerin
183rde
olduğunu
olarak
basın
tarihini, Sultan
II.
yayına başlayan
Takvim-i
162 yılı g e r i d e b ı r a k m ı ş ı z
demektir.
y a n ı s ı r a 65 yıldır k u l a k l a r ı m ı z a ç a r p a n
y a y ı n l a r ı ve son yıllarda
alabildiğine
kent"
zenginleşen
özel g i r i ş i m c i l e r i n
radyo
de
katılımıyla
televizyon, medyanın
bellibaşlı
diğer araçları.
Çevre
sorunlarının
çözümündeki
görev
değerlendir­
m e s i n e g i r m e d e n ö n c e , b a s ı n ı n ne o l u p ne o l m a d ı ğ ı n ı v e ne
o l m a s ı g e r e k t i ğ i n i bir ç e r ç e v e d e t o p l a m a y a ç a l ı ş m a k
dur sanırım.
uygun­
Basın h ü r d ü r , s a n s ü r e d i l e m e z ; şu ya d a bu g ö r ü ş
formunda, yönünde, yöresinde
yayın yapmaya
plat­
zorlanamaz.
S i y a s a l i k t i d a r ı n , k u r u m ve k u r u l u ş l a r ı n , b i r e y l e r i n
icraatını
desteklemek de, eleştirmek de, onun yasalarla güvence altına
alınmış ve uzun s a v a ş ı m l a r d a n s o n r a artık d o ğ a l bir k a r a k t e r
kazanmış
hakkıdır.
Bu h a k k ı n
kullanılış
biçiminde,
sadece
y e r l e ş m i ş belirli birtakım ahlâk ölçütleri ve k u ş k u s u z yasalar­
la ç i z i l m i ş s ı n ı r l a r i ç i n d e d a v r a n m a y ü k ü m l ü l ü ğ ü k ı s ı t l a y ı c ı r o l
oynar.
A n c a k , her h a l k ı n , aynı z a m a n d a bir g ö r e v
yüklediği
ve bu i k i l i n i n
gerçeğini
itibariyle
toplumu
yapar.
gözardı
olayları
etmemek
edilen
bir b ü t ü n
gerek.
izler,yazar,
bilgilendirmenin
Arzu
ayrılmaz
sorumluluğu
oluşturacağı
Basın,varlık
duyurur,
değerlendirirken,
ötesinde yönlendirme
şey,
söz
konusu
nedeni
işlevini
de
yönlendirmenin
y a r a r l a n d ı r m a ve b i l i n ç l e n d i r m e gibi k a t k ı l a r l a z e n g i n l e ş t i r i l ­
mesidir.
Ama,
basında
aranan
etkinlik,, o noktada
takılıp
kalmamalı. Gazeteci, yurttaşların çeşitli konulardaki
hizmet
beklentilerine
içinde
olabiliyorsa,
üstüne
karşı otoritelerle
sürekli
bir d i y a l o g
h a t t a bir takım ç a r p ı k l ı k l a r ı n ,
üstüne gidip onları düzeltmek
üzere
aksaklıkların
icracı
güçleri
harekete geçirebiliyorsa, görevini dört dörtlük yerine getiriyor
demektir.
Bu g e n e l t a n ı m l a r d a n s o n r a , çapı d a r a l t a r a k
girebiliriz.
"çevre"ye
ÇEVRE MUHABİRLİĞİ
10-15 yıl ö n c e s i n e
kadar, gazetelerimizin
istihbarat
k a d r o l a r ı , uzmanlık ve d e n e y i m alanlarına b ö l ü n m ü ş
Bugünkü görünümde, muhabirler
birbirleriyle
gibiydi.
ilgisi
bulun­
m a y a n k o n u l a r ı , olayları izler ve a r a ş t ı r ı r k e n , yine de p o l i s ,
adliye, sanat vesair dallarda belli elemanların çalıştırılmasına
özen g ö s t e r i l m e k t e d i r . Y a n i , kısmi bir d e ğ i ş i m söz k o n u s u d u r .
G ü n ü m ü z ü n bir numaralı g ü n d e m m a d d e s i haline
ve
oradan
alaşağı
konusunda,
edilmesi
basınımızın
olanaksız
"çevre"
planlı, tutarlı ve etkili bir
politikası uyguladığını söylemek
oraya koşturan
görünen
muhabirler
pek kolay değil.
ya rastgele
getirecektir.
ayaklarına
A n k a r a kadroları ise
yayın
Oradan
takılan
sorunları işleyecek ya da şefinin vereceği görevle
hazırlayıp
gelen
haberini
boğazlarına
kadar politika içine gömüldükleri için, bırakın çevreyle ilgilen­
meyi. Çevre
zaman
Bakanlığı'nın
ne y a p t ı ğ ı n ı s o r u ş t u r m a y a
bulamamaktadırlar.
Şu hale g ö r e , g a z e t e ve t e l e v i z y o n
öncelikli
üst
yöneticilerinin
işlerinden biri, haber kadroları bünyesinde
muhabirliği" seksiyonu oluşturmak olmalı. Seksiyon
^ünkü
bile
ucu bucağı, derinliği
"çevre
diyoruz,
kestirilemeyen, görülmeyen
bu
a l a n d a t e k m u h a b i r l e at k o ş t u r m a y a k a l k ı ş m a n ı n a n l a m ı y o k .
Çevre m u h a b i r l e r i , olayların içinde yasaya yasaya
deneyim
kazanacak, neyin peşine düşmeleri gerektiğini yanılgısız kav­
rayacak
ve bilgi
birikimlerini
zenginleştirecekleri
kuşkusuz daha etkili, daha yararlı hizmet
vereceklerdir.
için
YÖNETİCİ - HALK ARASINDA KÖPRÜ
Eğer ç e v r e y l e kimler ilgili d e r s e n i z , bu s o r u y a bir çırpıda
cevap verebilecek
babayiğiti zor b u l u r s u n u z . Henüz
emek­
lilik d ö n e m i n d e b u l u n m a s ı n a k a r ş ı n l i s t e n i n en üst s ı r a s ı n d a
yer
alacak
olan Çevre
Bakanlığı. Onun
ardından
U l a ş t ı r m a , Tarım Orman ve K ö y i ş l e r i , Bayındırlık ve
Turizm,
Kültür
bakanlıkları...
Devlet
ticaret,
v a l i ve k a y m a k a m l a r . . .
sanayi
kuruluşları...
Tarım,
Listenin
İskân,
bakanlıklarına
paylaştırılmış, çevreden sorumlu birçok genel
Belediyeler,
Sağlık,
müdürlük...
hayvancılık,
sonunu
getirmek
olanaksız; çünkü direkt ya da endirekt bağlantılar dolayısıyla,
iş b i r e y l e r e k a d a r
İşte,
inecektir.
basının
görevlerine
girerken, "çevre
muhabirliği"
ö n e r i s i n i b a ş a a l m a m ı z ı n n e d e n i . Bu e t i k e t i ü z e r i n d e
duracak
gazeteci,
bakanından
muhtarına,
mülki yöneticiye, sanayicisinden
bulun­
belediyecisinden
küçük girişimciye
tıklım tıklım m u h a t a b ı n k a y n a ş t ı ğ ı bir o r t a m d a
kadar
dolaşacaktır.
Gereğinde
k i ş i ve k u r u l u ş l a r ı e l e ş t i r e c e k , g e r e ğ i n d e
destek­
leyecektir.
Okuyucusundan, daha doğrusu
alacağı
güçle,
halktan
onları bazı şeyleri yapma, bazı şeyleri
yapmama
n o k t a l a r ı n a d o ğ r u itecektir. Ç e v r e y i k i r l e t e n l e r e k a r ş ı bir tür
fahri
müfettişlik
gösterenleri
üstlencek,
şevklendirecek,
de, yöneticiyle
gururunu
rolünü
temizleme
yüreklendirecektir.
halk arasında
köprü
Ve
oluşturmanın
çabası
kendisi
haklı
duyacaktır.
Tabii,
bu p r o g r a m ı n
oluşturulması,
oturtulması
u y g u l a n m a s ı n d a , önce g a z e t e l e r i n üst d ü z e y y e t k i l i l e r i n e
ve
iş
düşüyor. Köşe yazarlarına gelince, konuya zaten adapte ol­
makta güçlük
çekmeyeceklerdir.
KAMUOYUNU BİLİNÇLENDİRME
Televizyon
programlarına sayfalar dolusu yer
ayıran,
h a t t a g ü n l ü k ilâveler v e r e n g a z e t e l e r , bu ilginin o n d a
ç e v r e y e g ö s t e r s e , t o p l u m u n bilinç altına iyi i m a j l a r
birini
yerleşir.
K u ş k u s u z , t a m a m e n sağır kalındığı b i ç i m i n d e kof, yakışıksız
ve yanlış
bir
iddiayı kimse
öne s ü r e m e z .
Ama,
örneğin
kaldırımları tükürük hokkasına çevirme alışkanlığı
lara,
soyduğu
meyvenin
kabuğunu,
içtiği
kazanan­
meşrubatın
kutusunu rastgeie fırlatıp atanlara, hattâ kapalı
mekânlarda
bile çöp kutularına yüz vermeyip ayakkabı altında izmarit ez­
meyi zevk edinenlere uyarı salvoları göndermek yararlı olmaz
mı?
Kentin
temizliğinden,
güzelliğinden
sorumlu
y ö n e t i c i l e r i , t a b i r c a i z s e sık sık s o r g u y a ç e k m e k ,
gösterdiğimiz
özenin
bir n e b z e s i n i de ç e v r e y e
p r o p a g a n d a s ı n ı y ü r ü t m e k y a r a r l ı o l m a z mı?
olan
evimize
gösterme
Televizyonların
h a b e r p r o g r a m l a r ı a r a s ı n d a sık s ı k y e r a l a n s a ğ l ı k k o ş u l l a r ı n a
aykırı gıda
maddeleri
gibi,
çevre
kirliliğini
d e e n az
onun
k a d a r g ü n d e m e g e t i r m e k y a r a r l ı o l m a z mı? Bu s o r u l a r a
kim
"hayır" diyebilir.
Basının,
tiviteleri
kamuoyunu
de s ö z
bilinçlendirme
konusu olabilir.
zaman düzenlediği
yolunda
başka
Gazetelerimizin
panel, konferans
ve açık
konusu çevre sorunları arasından seçilebilir.
ak-
zaman
oturumların
Hem
öylesine
b i t m e z t ü k e n m e z bir hazine ki, nereye d a l s a n a v u ç l a r ı n mut­
laka dolacaktır.
Yine bazı gazetelerin liseler arasında düzenlediği müzik,
folklor, spor yarışmaları gibi, çevreyi konu edinen yarışmalar
düzenlenebilir.
Bu y ö n d e k i ç a b a l a r , y a r ı n l a r ı m ı z d a
luluk yüklenecek
genç
kuşakları şimdiden
bilgili,
sorum­
özenli,
kararlı y e t i ş t i r m e d e önemli katkı getirecektir.
Öte y a n d a n , h e m e n her g a z e t e m i z d e " o k u y u c u m e k t u b u "
köşeleri var. Buralarda yayınlanan mektupların çoğu, dikkat
edilirse
çevre
şikayetlerini
yansıtır.
Öyleyse,
çevreye
ait s o r u n l a r ı n , d i l e k l e r i n , g ö r ü ş l e r i n
yalnızca
işlendiği
yeni
k ö ş e l e r a ç ı l m a s ı ve y u r t t a ş l a r ı n b u r a l a r d a n s e s l e n e r e k ,
aynı
zamanda
kendiliklerinden
çevreyi
koruma
bilincini
kazanmaları sağlanabilir.
TEŞVİK VE ÖDÜLLENDİRME
Gazeteciler Cemiyeti, uzun yıllardan beri meslek b a ş a r ı
ö d ü l l e r i dağıtır. Ş i m d i , bu ö d ü l l e r i n a r a s ı n a ç e v r e y l e ilgili ö z e l
araştırma,
katmanın
değil,
haber
ve f o t o ğ r a f l a r ı
tam zamanıdır. Tabii, mutlaka
çevre
alınarak...
güzelliğini
Gazeteciler
yansıtanlar
da
kirlilik
halinde
olaylarını
değerlendirmeye
C e m i y e t i , bu ö d ü l l e r i n
ç e v r e c i d e r n e k l e r l e ve çevreye
işbirliğine
ayrı bir b ö l ü m
ilgi d u y a n
dağılımında
kuruluşlarla
da
gidebilir.
G e ç e n yıl Rio de J a n e i r o ' d a d ü z e n l e n e n v e
Türkiye'nin
de B a ş b a k a n d ü z e y i n d e t e m s i l e d i l d i ğ i Rio K o n f e r a n s ı ' n a , b i r
şehir
hattı vapurunun
çırpınan
zavallı
anımsatalım.
çıkardığı kara dumanlar
martı fotoğraflyla
katıldığımızı
arasında
burada
İTO'nun,
düşünmeye,
basın
çözüm
mensuplarınıçevre
önerileri
üretmeye,
konusunda
hatta daha
g i d e r e k h a r e k e t e g e ç i r m e y e y ö n e l i k bu g i r i ş i m i , y e r i n d e
ileri
bir
adım o l m u ş t u r . Umulur ki, öbür k u r u m ve k u r u l u ş l a r da aynı
paralelde
çalışmalar
içine g i r e r ve t o p t a n
bir
çevrecilik
s a v a ş ı m ı n a el b i r l i ğ i y l e y ö n e l i r i z . Ç ü n k ü , b u T ü r k i y e b i z i m , b u
dünya da tüm insanlığın. Birini bozduktan sonra
kullanacağımız
dünyamız...
ne y e d e k
bir T ü r k i y e m i z
var,
diğerlerini
ne y e d e k
bir
YARARLANILAN
KAYNAKLAR
- A l i F u a t ( T ü r k g e l d i ) - " B o ğ a z i ç i v e Bir H a t ı r a - i S a b a v e t " ,
S e r v e t - i F ü n u n M e c m u a s ı , 16 Ş u b a t 1 9 2 8 , n o : 1 7 0 - 1 6 4 4 .
- İ s t a n b u l B o ğ a z ı ve Ç e v r e s i S o r u n l a r ı S e m p o z y u m u ,
D e r l e y e n : P r o f . Dr. B e s a l e t P a m a y , İ s t a n b u l 1 9 7 3 .
- Sulak Alanların Korunması, Patrick J. Dugan,
lUCN - The World Conservation Union, 1990.
- Su Ürünleri - Seminer - İstanbul Ticaret O d a s ı ,
Yayın no: 1988-21.
- Ş i m ş e k Ümit - Tepemizdeki Delik : Ozon (15-17 Aralık 1992),
Dünyanın Ateşi Yükseliyor (22-26 Ocak 1993),
Kurtarın Dünyayı (23-26 Mart 1993) başlıklı yazı d i z i l e r i Türkiye Gazetesi..
- TOBB Çevre Kurulu Raporu, Ankara 1993.
- T ü r k i y e Su Ü r ü n l e r i K ü ç ü k K u r u l t a y ı , İ s t a n b u l T i c a r e t O d a s ı ,
Y a y ı n n o : 1 9 8 9 - 36
- Ülkemiz ve AET Su Ürünleri S e k t ö r ü , TC B a ş b a k a n l ı k Devlet
Planlama Teşkilâtı, Ankara 1987.
- Gazete haberleri.
Çevre Kirliliğini Önlemede Basına
Düşen
Görevler Nelerdir? Konulu, Basın
İşkolun­
da Çalışan Herkese Açık
İnceleme
Yarışması
Üçüncüsü
Eser S a h i b i : Murad
Eser Adı
Doğukanlı
: Çevre S o r u n l a r ı ve
Sorunların
Etkinliği
Basının
Çözümündeki
Ç E V R E S O R U N L A R I VE B A S I N I N
SORUNLARIN ÇÖZÜMÜNDEKİ
ETKİNLİĞİ
1. GİRİŞ
Dünya Bankası danışmanlarından
bir
raporunda
ifade
ettiği
"İnsanları
Laurance Summers'in
çevre
kirliliği
genç yaşta prostat kanserinden ölen s a n a y i l e ş m i ş
fakir
kalmış
mesinin
Afrika
ülkelerine
hiçbir günahı yoktur"
biraz
çevre
nedeniy
ülkelerin,
kirliliği
ihraç
(1) g ö r ü ş ü , g e l i ş m e k t e
et­
olan
ülkelerin sadece kendi çevre sorunlarının değil, sanayileşmiş
ülkelerin
de ç e v r e
sorunlarının
faturalarını
ödeyeceği
endişesini duymamıza neden olmaktadır.
"Üçüncü
Dünya
Savaşı
doğu
ile batı
arasında
bir
p a y l a ş ı m s a v a ş ı o l m a y a c a k t ı r . Ü ç ü n c ü D ü n y a S a v a ş ı d o ğ a ile
i n s a n a r a s ı n d a bir y a ş a m s a v a ş ı o l a c a k t ı r . D o ğ a
kazanırsa,
insan soyu devam edecek, insan kazanırsa y a ş a m ı
bitecek.
Ç ü n k ü d o ğ a bir b ü t ü n d ü r . İnsan da onun p a r ç a s ı " (2).
Hiç bir a n l a t ı m t ü m d ü n y a n ı n en ö n e m l i o r t a k s o r u n u o l a n
ç e v r e k i r l i l i ğ i n i bu k a d a r i y i o r t a y a k o y a m a z d ı . Ü l k e m i z d e d e
çevre
kirliliği
Elbistan
önemli
Termik
boyutlara
Santralleri'nin
ulaşmış
durumda.
yarattığı
hava ve
Yatağan
toprak
kirliliği, asit yağmurları, ormana gereken önemin v e r i l m e m e s i
n e d e n i y l e her yıl n e h i r l e r e t a ş m a n v e r i m l i t o p r a k l a r ı m ı z
ülkemizin çölleşme tehlikesi, bacaları filtresiz sanayi
ve
tesis­
lerimiz, çarpık k e n t l e ş m e , pet ş i ş e l e r , naylon t o r b a l a r , petrol
a r t ı k l a r ı ile k i r l e n m i ş
denizlerimiz
ve
nesli t ü k e n m e y e
yüz
tutmuş hayvan nesilleri.Bu sayılanlar çevre kirliliğine sadece
b i r k a ç ö r n e k . Ne y a z ı k ki b u ö r n e k l e r i ç o ğ a l t m a k o l a n a k l ı . B i r
de s a n a y i l e ş m i ş
Karadeniz
ü l k e l e r i n bize h e d i y e s i o l a n , bir
kıyılarına
karasularımızda
kamuoyunun
zehirli
vuran
umutsuzca
tepkisiyle
esrarengiz
dolaştıktan
ülkemizi terketmek
zamanlar
variller,
sonra
Türk
zorunda
kalan
çöp gemileri, asbestos deposu transatlantikler...
vb
b u n a e k l e n i n c e bu k o n u d a i v e d i ö n l e m l e r a l ı n m a s ı g e r e ğ i n i b i r
kez daha ortaya koyuyor.
O l a y l a r ı n bu n o k t a y a g e l i ş i n d e
görüşünden
hareket
tamamının
kalkınma
"her şey ekonomi
e d e n ve kıt o l a n d o ğ a l
sorununun
kullanılmasını savunan görüş
için"
kaynakların
çözümlenmesinde
yatmaktadır.
Bu g ö r ü ş e
olarak gelişen diğer uçtaki "ekolojist" görüş
ise
tepki
"doğa"yı
m e r k e z e k o y u p , e k o n o m i k k a l k ı n m a v e b ü y ü m e ile d e ğ i l d o ğ a l
kaynakların
Türkiye'de
korunması
ile
ilgilenir
bugün
ü z e r i n d e en çok u z l a ş ı l a n bir k o n u da s i y a h
beyazdan başka renklerin aranması
olarak
(3). Ancak
toplumun
refah
düzeyini
ve
g e r e ğ i d i r . Y a n i ne t a m
arttıran
kalkınmadan
v a z g e ç i l m e l i , ne d e d o ğ a n ı n t a h r i p o l m a s ı n a i z i n v e r i l m e l i d i r .
K o n u y a ç ö z ü m aranırken bu kısıtlar g ö z ö n ü n d e
tutulmalıdır.
Genel
anlamda çevre
bozulması
nedeniyle
sorunları, doğanın
ortaya
çıkan
dengesinin
tüm
sorunları
kapsamaktadır. Acaba toplumumuz doğanın dengesi konusun­
d a ne k a d a r b i l i n ç l i v e d u y a r l ı ? D o ğ a n ı n d e n g e s i k o n u s u n d a k i
bilinçsizliğimizi
şu fıkra
ile a n l a t a b i l i r i z :
Birgün
Temel
ısınmak a m a c ı y l a odun kesmiş ve odunları sırtına y ü k l e m i ş .
D ö n ü ş t e bir g r u p ç e v r e c i T e m e l ' i f a r k e d i p , d o ğ a n ı n d e n g e s i n i
bozduğunu
s ö y l e y i p , bir güzel
dövmüşler.
hiçbir
anlamamış,
ne o l d u d i y e s o r a n l a r a
ise
"adamlar beni doğanın yengesini bozdum diye dövdüler,
ben
şey
köyde
Temel
bu
işten
doğanın y e n g e s i n e elimi bile s ü r m e d i m " d e m i ş . Tabii b u r a d a
Temel'in
sadece
Karadenizli'yi değil Türk insanını
temsil
ettiği açık.
Basın
aydınlatma
işlevini
y e r i n e g e t i r e b i l i y o r mu? İşte bu ç a l ı ş m a n ı n b u n d a n
sonraki
bölümlerinde
Basının
durumu
bu s o r u n l a r l a
ilgili toplumu
ö z e l l i k l e bu s o r u y a yanıt a r a n a c a k t ı r .
değerlendirilmeden
önce çevre
kirliliği
üzerinde
kısaca durmakta yarar görmekteyim.
2. GENEL OLARAK ÇEVRE SORUNLARI
Çevre kirliliği, "insanların başta sanayi olmak üzere türlü
girişimlerinden dolayı zehirle ve/veya kirletici
gaz, sıvı veya
toprağa,
suya,
havaya saçılmaları, hava titreşimi denilen gürültüye
neden
olması, çeşitli
katı halindeki
ışın ş e k l i n d e k i
maddelerin
denilebilecek
enerjinin
y a y ı l m a s ı , b u n l a r a ek o l a r a k d o ğ a d a k i
(radyoaktivite
olaylardan
gibi)
dolayı
yerkürede
varolan
canlı varlıklar
dengesinin
bozulması"
olarak tanımlanmaktadır (4). Çevre kirliliği çeşitleri, hava, s u ,
toprak, gürültü, görüntü kirliliği olarak sıralanabilir.
Bunları
tek tek açıklamak gerekirse (5):
H a v a k i r l i l i ğ i : S o s y a l ve e k o n o m i k e t k i l e r s o n u c u o r t a y a
çıkan is, d u m a n , toz, gaz, buhar ve earosol b i ç i m i n d e k i
leticilerle
yönde
h a v a n ı n d o ğ a l b i l e ş i m i n i n ve yapısının
etki lenmesidir.
Temel
nedeni,
kir­
olumsuz
artan
insan
ihtiyaçlarının
k a r ş ı l a n a b i l m e s i için kullanılan e n e r j i n i n m i k t a r
ve
artmasıdır.
çeşidinin
kaynaklarının
Enerji
kullanımındaki
tüketimiyle
birlikte
fosil
artış zararlı g a z l a r ı n , d o ğ a n ı n
t a ş ı m a g ü c ü n ü a ş m a s ı n a ve k i r l e n m e y e n e d e n o l m u ş t u r .
K i r l i l i ğ i n çıkış k a y n a k l a r ı da t e m e l d e , k i m y a e n d ü s t r i s i ,
termik
santraller,
bilinçsiz
ısınma sonucu
bacalardan,
taşımacılıkta e g z o z l a r d a n çıkan atıklardır.
Toksit
olarak
Atıklar
: Kimya sanayicilerinin
nitelediği, kimyasal
işlevler
sonucu
"yan
ürünler"
ortaya
çıkan
artıklar çevre için büyük sorunlar y a r a t m a k t a d ı r .
Bu
atıklar
içinde çoğu zaman birden fazla kimyasal madde
bulunduğu
için ö l d ü r ü c ü ya da zehirleyici a n l a m d a "toksit atıklar" s o r u n u
denilmektedir.
Nükleer Atıklar
çıkan
atıklar,
: Nükleer
diğer
enerji
enerji
üretimi sonucu
kaynaklarına
göre
ortaya
çok
az
m i k t a r d a d ı r . A n c a k , az o l m a s ı n a k a r ş ı n r a d y a s y o n y a y m a s ı v e
y o k e d i l e m e m e s i b ü y ü k t e h l i k e l e r e n e d e n o l m a k t a d ı r . Bu t ü r
kirlilik nükleer denemeler,
sonucu ortaya çıkmaktadır.
nükleer santrallerdeki
sızıntılar
Su kirliliği
bölümünü
: Yer
kaplayan
kürenin
suyun
toplam
canlı
alanmm
yüzde
yaşamının
en
71'lik
önemli
p a r ç a l a r ı n d a n biri olması n e d e n i y l e , kirliliği de ö n e m l i d i r . Su
kirliliği
kaynakların, fiziksel, kimyasal, bakteriyolojik
radyoaktif
özelliklerinin
olumsuz
yönde
ve
etkilenmesidir.
Kirliliğin k a y n a ğ ı ise, e v s e l , tarımsal ve e n d ü s t r i y e l atıklardır.
Denizlerdeki
madde
önemli
taşıyan
kirlenme
tanker
de p e t r o l v e y a
kazaları,
ya
kimyasal
da
tankların
yıkanmasından sonra atıkların denize boşaltılmasıdır.
Bunun
y a n ı n d a h a v a y ı v e t o p r a ğ ı k i r l e t e n her t ü r l ü g a z v e e l e m e n t l e r
suya karışarak kirlenmeye neden
Toprak
toprağın
Kirliliği
: Bir s a n t i m
olmaktadır.
kalınlığındaki
a n c a k 3 bin yılda t e k r a r
insanların
mesken,
yol,
birinci
oluşabildiği
sanayi
tesisi,
sınıf
yerkürede
havaalanları
i n ş a a t l a r ı n d a yanlış yer seçimi s o n u c u verimli alanların
yok
olması,
için
orman
alanlarının
yakılması sonucu
yaralar
hava
kazanımı
örtünün bozulması sonucu
almaktadır. Toprak
kirliliğinin
kesimi, arazi
çevre
k i r l i l i ğ i n i n bir b a ş k a n e d e n i
nedenlerinden
biri olan
kükürt
gazlarını asit yağmurlarıyla toprağa dönmesidir.
kullanılan
ilaçlar,
büyük
gübreler,
aşırı
sulama
ve
de,
azot
Tarımda
toprakta
ç o r a k l a ş m a y l a b e r a b e r , su k i r l i l i ğ i n e , c a n l ı l a r ı n y o k o l m a s ı n a
ve d o ğ a l y a ş a m ı n b o z u l m a s ı n a n e d e n
olmaktadır.
Gürültü
yapan
Kirliliği
etkenlerden
gürültüdür.
: İnsan vücudu
biri, çağımızın
üzerinde
hastalığı
olumsuz
haline
Başta işitme olmak üzere, insan
etki
gelen
vücudundaki
bütün sistemleri etkileyerek sağlığı bozar.
Görüntü
kentleşmenin
görüntü
Kirliliği
:
Hızlı
nüfus
artışı
ve
ortaya çıkardığı önemli sorunlardan
kirliliğidir.
Bu tür k i r l i l i ğ n
önemli
bir
çarpık
biri
de
boyutunu,
doğanın yapısına u y m a y a n , b a h ç e s i z , y e ş i l alansız, üst üste
yığılmış
beton bloklar oluşturmaktadır.
Kırsal
alanlardan
k e n t l e r e d o ğ r u y a ş a n a n hızlı g ö ç , yerel y ö n e t i m l e r i n
önlem
almaması nedeniyle yeşil alan olarak ayrılan bölgelerin
yapışız, sağlıksız gecekondu alanlarına dönüşmesine
alt
neden
o l m u ş t u r . T u r i z m y a t ı r ı m l a r ı ve ikinci k o n u t i n ş a a t l a r ı , y e ş i l
ile m a v i n i n k u c a k l a ş t ı ğ ı s a h i l l e r i m i z d e k i t a r ı m s a l v e y a o r m a n
alanlarının yerini beton bloklara bırakmıştır. Sahilleri
bu y a n l ı ş y a t ı r ı m l a r , ş i m d i y a y l a l a r a k a y m a y a
bitiren
başlamıştır.
3. ÇEVRE KONUSUNDA BASININ BAŞARILARININ
VE BAŞARISIZLIKLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ
Basının çevre konusundaki haberlerinin
1990, 1991
1992 yılı i t i b a r i y l e d ö k ü m ü ş ö y l e d i r ( 6 ) :
Tablo 1 : Çevre Haberlerinin Yıllara Göre
Dağılımı
Yıllar
1990
1991
1992
Haber Sayısı
420
649
1080
ve
Bu s a y ı s a l i n c e l e m e s o n u c u n d a ç e v r e ile i l g i l i h a b e r l e r i n
a r t t ı ğ ı n ı g ö r m e k t e y i z . Bu ç e v r e h a b e r l e r i n i n d a h a ç o k
alt d a l l a r d a y o ğ u n l a ş t ı ğ ı ise T a b l o 2 ' d e n
hangi
izlenebilecektir.
Tablo 2: Çevre Haberlerinin Konu İtibariyla Dağılımı
Konular
Haber Sayısı
Doğa ile ilgili
489
Y u m a r t a l ı k T e r m i k S a n t r a l i ile İlgili
214
Radyasyon
346
Tarımsal İlaçlar
41
Tüketici
278
Diğer
781
Toplam
Bu
2.149
niceliksel
değerlendirmenin
ardından
basının
b a ş a r ı s ı z ve başarılı b u l u n d u ğ u bazı çevre o l a y l a r ı ö r n e k l e r i
ile v e r i l e c e k t i r .
Y a t a ğ a n T e r m i k S a n t r a l i basın ve k a m u o y u için h a z i n bir
sınıfta kalışın öyküsü olarak anımsanacaktır. Termik santralin
d o ğ a y a ve d o l a y ı s ı ile i n s a n a v e r d i ğ i z a r a r s o m u t
yaşanmasına
karşın, radyasyon
alarmına
kadar
olarak
ne
yöre
h a l k ı n d a n , ne b a s ı n d a n bir t e p k i g e l m e m i ş t i r . G e ç t i ğ i m i z
yıl
kurulması akla gelen TAEK sisteminin radyasyon alarmı ver­
mesinin
ardından
kirliliğin
boyutu gazetelerde
manşet,
t e l e v i z y o n l a r d a ilk h a b e r o l a r a k d u y u r u l d u . Ç ü n k ü , d a h a ö n c e
gazete
sayfalarında pek fazla değer b u l m a y a n
sasyonel"
boyutlara
ulaşmıştı.
takılmadan
önce kaç kez a l a r m a n e d e n - o l a c a k
yükselmesini kimseler duymamıştı.
Ancak
haber
TAEK
"san­
sistemi
radyasyon
Basının da, yöre halkının da sınıfta kaldığı ikinci
Afşin
sınav
- Elbistan Termik Santrali'nde verildi. Santrale
ne
k u r u l u ş a ş a m a s ı n d a , ne d e b a c a l a r ı n ı n t ü t m e s i n d e n s o n r a t e k
bir t e p k i g e l m e d i . B u n d a en b ü y ü k e t k e n A f ş i n ve
Elbistan
İ l ç e l e r i n d e y a ş a n a n y o ğ u n i ş s i z l i k t i . İ ş t e bu e t k e n y ö n e t i m c e
ç o k iyi k u l l a n ı l a r a k h e m y ö r e h a l k ı , h e m de b a s ı n d e r i n
uykusuna
yatırıldı. Açılış
öncesi
tütmeyen
kış
bacalarının
yeraldığı güzel fotoğraflarla gazetelerin birinci sayfalarında,
üreteceği enerjiye övgüler yağdırılarak yeralan santral, asit
yağmurlarıyla, bacalardan
çıkan kül ö r t ü s ü y l e
çevresindeki
t o p r a ğ ı v e r i m s i z hale g e l d i ğ i n d e de aynı ilgiyi g ö r m e d i . 3 yıl
önce
kül p a l e t l e r i n i n
anlamıyla
ortaya
birinin
çıkarınca,
bozulması
bu kez
fotoğrafları, daha önceki övgü dolu
uyutmacayı
tam
aynı bacaların
kirli
haberler unutularak yine
birinci sayfalarda yerini buldu. Ama geç kalınmıştı.
Ülkemizde
basın,
bilim
adamları
Kemerköy
Termik
ve
başarılarını
Gökova
planlanması
aşamasında verdi. Yani çevre
kamuoyu
Santrali'nin
santrali
1984 yılında Türkevleri
istemediklerini
Köyü
Türkevleri
açıkladı. Gazetedeki
uzmanlarının
kamulaştırma
ulaşıma
TBMM
sosyal
haber
gündemine
Bakanlar
Ören
tesis
Köyü
yapmak
termik
görevini
çevrilmişti.
kadınları,
için
köprüyü
e n g e l l e d i ve s ü r e n t a r t ı ş m a l a r l a
kadar geldi. Kamuoyunun
inatla direndiği günlerde
konu
"İnat
Abidesi"
gazetelerde
yeralan
K u r u l u ' n u n çevre bilincini de o r t a y a k o y a n
"gülünç" diye nitelendirilebilecek
TEK
başlattıkları
ön ç a l ı ş m a l a r ı n ı , köy g i r i ş i n d e k i
kapatarak
santraline
ve
eylemler
Muhtarı'nın
yerine getirmiş, kamuoyunun dikkati Gökova'ya
Ardından
dah,a
kaybedilmeden,
ileride doğacak felaket önceden hesaplanarak aktif
başlatıldı.
ilk
s ö z l e r i n i de
ancak
unutmamak
gerekir:
Santral
yapılırsa turist gelmez
diyorsunuz.
buraya turistik santral yapacağım. Mabet gibi olacak.
Ben
Gelen
turist hayran kalacak. Gezmek isteyecek" (7). "Çevre kirlen­
m e s i y l e i l g i l e n m e k 'hamalın kravat t a k m a s ı ' gibi bir
şeydir"
(8).
Ege'nin
incisi olarak
adlandırılan
Gökova'da
termik
s a n t r a l i n ş a a t ı halen s ü r ü y o r ve kasım a y ı n d a ( 1 9 9 3 ) b i t i r i l ­
mesi
planlanıyor.
"yedek"
olarak
Yeni yönetim
tutulacağını
de "İnat
abidesi"
santralin
a ç ı k l a d ı . Her ne k a d a r
d ö n e m i n b a ş b a k a n ı ve b a k a n l a r ı G ö k o v a ' d a d e n i z i n
yanında santral
çevre
kurulmasını "Cinayet"
açısından
tehlike
tam olarak
yeni
hemen
olarak nitelese
geçmemiştir.
" y e d e k s a n t r a l " o l a r a k k a l m a s ı bir gün ç a l ı ş a c a ğ ı
de,
Çünkü
anlamına
g e l m e k t e d i r . S a n t r a l d e n t ü m ü y l e v a z g e ç i l m e d e n ne b a s ı n ı n ,
ne
çevre
gönüllülerinin
görevinin
bittiği, çevrenin
geri
kazanıldığı söylenemez.
Savarona'yı yeniden dünyaya getiren Armatör
Kahraman
S a d ı k o ğ l u ' n u n U n i t e d S t a t e s ' i A m e r i k a ' d a n 2.6 m i l y o n d o l a r a
satın
a l m a s ı ve s o n r a s ı n d a
asbestosa
karşı
sürdürülen
s a v a ş ı m sırasında, 5 Mayıs 1993 Tarihli Dünya G a z e t e s i ' n d e
O s m a n Ö n d e ş ' i n i l g i n ç bir y o r u m u y e r a l d ı .
Bütün
kurumlarıyla
basın, bilim, kamuoyu
"Asbestos
d e p o s u n a " aktif bir ş e k i l d e k a r ş ı k o y a r k e n . D ü n y a
yazarı Osman
Gazetesi
Öndeş, "Çevre, çevre" diye bağırıp
United
States'e karşı k a m p a n y a y a yazılı veya sözlü olarak
katılan
her
kesimi "satılık",
tos d e p o s u n d a
katleden
işçisini
hiç
bir
önlem almadan asbes­
çalıştıran, kendi ülkesindeki doğayı acımadan
Kahraman
Sadıkoğlu
ve d e s t e k ç i l e r i n i
ise
"en
vatanperver" sınıfına dahil ediverdi. Öndeş'e göre, K a h r a m a n
S a d ı k o ğ l u ' n u n , e r i ş i l m e z bir k ü l t ü r v e b i l g i u s t a l ı ğ ı i l e y a p t ı ğ ı
United States hakkındaki k o n u ş m a l a r ı TV i s t a s y o n l a r ı n d a ek­
siksiz
yayınlanmalı, konferans
yazılarında,
çevrecilere
"yağdanlık"
öfke
olarak
olmalıydı. Örnekleri,
nitelendirilen
kustuğu, kusarken
için
telefon
numaralarını
kirliliği"
(!) a n l a t m a k
"satılmamışların" emrinde olduğunu belirterek,
bulmaları
yazarımız,
de " T ü r k ç e
yarattığı yazısının sonunda da, gerçekleri
köşe
için
arayacakların
yayınlıyor.
Osman
Ö n d e ş ' i n " m ü t h i ş " y o r u m u n u g ü ç l e n d i r m e k için h e m e n y a n ı n a
konulmuş
4 sütunluk
bir
haber
dikkati
çekiyor.
SS
United
States Preservation Society (Koruma Derneği) Başkanı
Wil­
liam D i b e n e d e t t o , her nasılsa g a z e t e n i n Y a z a r ı ve D a n ı ş m a n ı
O s m a n Ö n d e ş ' i b u l m u ş ve " T r a n s a t l a n t i ğ i n s a t ı ş ı b ü y ü k
tarihi
h a t a y d ı . Ben
bu s a t ı ş ı , A m e r i k a ' n ı n
satışı
bir
olarak
adlandırdım." d e m i ş . Haberde, United States'i geri almak için
A B D H ü k ü m e t i ' n i n r e s m i k a y n a k l a r ı n d a n 17 m i l y o n d o l a r l ı k b i r
ö n e r i d e b u l u n d u ğ u b i l d i r i l i y o r . T a b i i bu d a bir g ö r ü ş .
basının içinde bulunduğu durumu anlamak, doğa
Ancak
kirliliğinin
y a n ı s ı r a g ü n ü m ü z T ü r k i y e ' s i n d e b a ş l a y a n " D i l K i r l i l i ğ i n i " or­
t a y a k o y m a k için de o k u n m a s ı g e r e k e n bir ö r n e k .
Ç e r n o b i l , 26 N i s a n 1986 yılına k a d a r adı b i l i n m e z bir yer
iken nükleer kaza y ü z ü n d e n çok k a p s a m l ı , ancak aynı z a m a n ­
d a i n s a n l ı ğ ı n d e n e n d i ğ i bir s ı n a v o l d u . Ö n c e k a z a , i l g i l i d e v l e t
tarafından
ülkelerdeki
dünya
kamuoyunda
ölçümler
radyoaktivitenin
üzerinde olduğunu gösterince
geldi.
2 gün
saklandı.
Komşu
normallerin
çok
gerçeğin üstü örtülemez
hale
ülkemizdeki
açıklamaktan
yöneticiler
kaçındılar.
de k e n d i l e r i n e
Halkın
sorumsuzluk örnekleri gösterip,
ulaşan
sağlığını
hiçe
bilgileri
sayarak,
TV e k r a n j a r ı n d a b a r d a k bar­
dak çay içip yalan söylediler. Radyoaktivite ölçümleri
yapan
ü n i v e r s i t e l e r i m i z e de baskı u y g u l a d ı l a r . D ö n e m i n S a n a y i
Ticaret
Bakanı
Cahit
Aral
kazadan
sonra
açıklamalarda, "Dinine imanına inanan Türkiye'de
var denemez",
Ama
"Beni rakam açıklamamakla
b e n b u i ş i b i l i r i m . 10 y ı l s o n r a
ve
yaptığı
radyasyon
suçluyorsunuz.
radyasyonun
insan
üzerindeki etkileri ortaya çıkarsa kellemin gideceğijıi bilirim"
demişti (9).
üzerine
Ancak radyasyonunun kurban almaya başlaması
Aral
bu
kez şu
itirata
bulundu: "Türkiye'den
özür
d i l e r i m . T ü r k halkı için ü z g ü n ü m " (10).
Atom Enerjisi
K u r u m u B a ş k a n ı P r o f . Dr. A h m e t
Ö z e m r e , bugüne kadar sürekli susturulduğunu ileri
"Bana
konuşma
ambargosu
koyan
Yüksel
sürüyor,
bakandan, konuyla
saçma sapan beyanlar veren bilim adamlarının ismine
bütün gerçekleri tahkikat
linde
konuşarak
bilim
komisyonuna
adamlarının
ilgili
kadar
açıklayacağım"
özgür
şek­
iradesini
k u l l a n a m a d ı k l a r ı n ı itiraf e d i y o r ( 1 1 ) . Ege Ü n i v e r s i t e s i N ü k l e e r
B i l i m l e r E n s t i t ü s ü B a ş k a n ı P r o f . Dr. S e l m a n K ı n a c ı , k a z a d a n
sonra Çay Kur'un piyasaya sürdüğü çaylarda
kat
üzerinde
olduğunu,
kurumun
radyasyon
kararname
radyasyon
ediyor (12).
ölçtüklerini,
çıkarılarak
üzerlerinde
TAEK'ten
ölçemeyeceğinin
normalin
başka
bildirildiğini
bin
baskı
birhiç
iddia
Kararname
ile K a r a d e n i z ' d e
kurumun
radyasyon
mesiyle
üniversitelerin
sonrası
medya
dışından
tüm
ölçmeye
TAEK'ten
yetkisinin
getirttikleri
karşın,
kullanarak,
uzmanlara
hiçbir
olmadığmın
susturulmasına
olanaklarını
başka
bildiril­
Çernobil
hatta
radyasyon
yurt
ölçümleri
yaptırarak kamuoyunu uyarma görevini yerine getirdi. Ancak
bir b a k a n ı n T V ' d e k i "çay s h o w u " d a h a etkili o l m u ş o l a c a k k i ,
kamuoyundan
sonra,
beklenen
ise o d ö n e m
tepkiler alınamadı. Kazadan
konuşmayan
6 yıl
b i l i m a d a m l a r ı , iş
işten
geçtikten sonra birden gerçekleri açıklamaya başladı. Sonuç
h a s t a n e l e r d e o n l a r c a l ö s e m i l i 1986 yılı d o ğ u m l u ç o c u k .
Çernobil
olayı,
hafızalarımızda
basının
tüm
gücüyle
ç a b a l a y ı p s o n u ç alamadığı bir olay olarak k a l a c a k .
Körfez Savaşı'nda Amerika'nın
dolmasına
96 s a a t
kala,
"Savaş
Irak'a verdiği
çıkarsa
sürenin
bizim
katılıp
katılmamız pek bir şey fark e t t i r m e y e c e k : Z e h i r l i bulut
d i d i " b a ş l ı ğ ı ile T ü r k h a l k ı u y a r ı l ı y o r .
Dergisi
kaynaklı
haberde,
Körfez'de
Federal Alman
teh­
Quick
patlak verebilecek
bir
s a v a ş ı n ç e v r e a ç ı s ı n d a n bir ç ö k ü ş a n l a m ı n a g e l d i ğ i , a t m o s ­
f e r i n en üst t a b a k a s ı n d a k i hızlı r ü z g a r l a r ı n e t k i s i y l e
yönelecek zehirli bulutların Türkiye'nin tamamının
geçip
zehirli
gazlarla
binlerce
canlının
kuzeye
üzerinden
ölümüne
neden
Körfez S a v a ş ı ' n ı n g e t i r d i ğ i bir kirlilik olayı da
Hunay
olacağı bildiriliyor (13).
Evliya'nın
h a z ı r l a d ı ğ ı bir m a k a l e
ile " E S G T
PRESIS"
gisinin 20 Kasım 1992'de yayınlanan sayısında yer
der­
almıştır.
Buna göre
1991
yılı Ocak ayının s o n l a r ı n d a
ham
kuyularının ateşe verilmesinden birkaç gün sonra
24 saat
süreyle
yağan
siyah
yağmur,
petrol
petrol
Adana'ya
yağmurundan
b a ş k a bir şey d e ğ i l d i .
Görüldüğü
gibi, savaşa
96 s a a t k a l a y a p ı l a n
Ş u b a t ' t a A d a n a ' y a 24 saat süreyle d ü ş e n siyah
uyarı
25
yağmurlarla
gerçekleşmişti.
4. ÇEVRE KİRLİLİĞİ KONUSUNDA BASININ
BAŞARISIZLIK NEDENLERİ
Çevre sorunlarıyla uğraşta, toplumun tüm
ve ö z e l l i k l e
üniversiteler,
merkezi
katmanlarına
idare, yerel yönetimler,
sanayiciler,
meslek odaları, tüketiciler, çevre örgütleri
ve
basına önemli görevler d ü ş t ü ğ ü açıktır. Yukarıdaki ö r n e k l e r d e
d e g ö r d ü ğ ü m ü z g i b i b a s ı n z a m a n z a m a n bu m i s y o n u n u y e r i n e
getirmede başarısız olmuştur. Ancak başarısız olan
sadece
basın değildir.
Ü ç g e n i n d i ğ e r iki k ö ş e s f n i o l u ş t u r a n
adamlarımız
ve
yapamamışlardır.
kamuoyu
birbirini
kirliliği
etkileyen
için de çevre
duyarsız
olmakla
konusundaki
özetlenebilecektir.
kendilerine
Çevreyi olumsuz etkilerden
birbirini doğrudan
kurulamadığı
da
konusunda
suçlamaktadır.
başarısızlık
nedenleri
düşeni
koruyacak
bu üçlü a r a s ı n d a
sorunları
bilim
iletişim
ve
iyi
her
kesim
Basının
çevre
kısaca
şöyle
4 , 1 . Basının Kamuoyu
Oluşturamaması
G e l i ş m i ş ü l k e l e r d e , bir haber k a m u o y u n u çok ç a b u k bir
şekilde harekete geçirebilmekte, olumlu veya olumsuz
gecikmeden
alınabilmektedir.
Medyanın, sivil
örgütlerin
y a s a l a r l a g ü ç l e n d i r i l m e s i , eğitimin özerkliği ve
ekonomik
r a h a t l ı k b e r a b e r i n d e d u y a r l ı bir k a m u o y u y a r a t m ı ş t ı r .
yanında sürükleyici
çevre
gönüllüleri
yaşanmaktadır.
görevini
ile
medya
eksiksiz
Düzenlediği
Bunun
yerine getiren
arasında
tam
eylemlerle
tepki
bir
aktif
işbirliği
tüm
dünya
k a m u o y u n u n i l g i s i n i her z a m a n t o p l a m a y ı b a ş a r a n Y e ş i l Barış
Ö r g ü t ü sivil ö r g ü t l e r i n g ü ç l e n d i r i l m e s i n e g ü z e l bir ö r n e k t i r .
Her
10 y ı l d a b i r y a p ı l a n
askeri darbelerle
depolitize
olmuş, ekonomik sorunlarla (yüksek enflasyon, işsizlik gibi)
y ı l m ı ş , iş g ü v e n c e s i
olmayan, Brezilya dizileriyle
beyin
e r o z y o n u n a uğratılan, bilinçlenmesi e n g e l l e n e n , o k u m a k için
değil, promosyonları
basını
bu
için gazete alan T ü r k i y e l i . İşte
kamuoyunu
aydınlatmak
gibi
zor
bir
Türk
görev
üstlenmiştir.
"Tom
Cruise'un
otomobilleri
ve
ÇETKO"
başlıklı
yazısında gazeteci Tahir Özgür, "Yağmur Adam"
filminde,
ç e v r e y i kirlettiği için A m e r i k a l ı Ç e v r e c i l e r i n t e p k i l e r i
Cruise'un
ithal ettiği 4 Lombargini
otomobili
sonucu
satamamasını
örnek vererek, toplumun duyarlılığının önemini dile getiriyor.
Özgür yazısında, "Termik santral yapılacakmış, baraj gölünün
kıyısındaki ağaçlar
kesiliyormuş, göl toprakla
dolduruluyor-
muş hiç ö n e m l i d e ğ i l . Ç ü n k ü halkın u m u r u n d a d e ğ i l . Ç E T K O
( Ç e v r e - T ü k e t i c i K o r u m a Derneği) çıkıp m e y d a n l a r d a b a ğ ı r s a
ne o l u r . H a l k o n l a r a s a h i p ç ı k m a z s a o n l a r ı n d a s e s i k e s i l i r . Bu
da insanların
nefes borusunun
kesilmesi
anlamına
gelir"
diyerek Türk halkının duyarsızlığından yakınıyor (14).
Gazeteci
1991'de
Bülent
"Köylülere
Erdik,
Sus
Güneş
Gazetesinde,
Payı Verilip
Köyün
16
Mayıs
Her Şeyi
Mera
P e r i ş a n E d i l i y o r " b a ş l ı ğ ı ile y e r a l a n h a b e r i n d e ç o k u l u s l u b i r
elektrik
- elektronik
yakınlarında
Soğuksu
şirketi
Köyü
görevlilerinin,
merasında
Mudanya
tonlarca
plastiği
yakarak doğayı perişan ederken çevrecilere yakalandıklarını,
ancka birer
milyon TL verilerek
çevrecilere destek vermediğini
susturulan
yöre
halkının
bildirmiştir.
4.2. Basının Çevre Konusunda Yeterli Bilgiye
Sahip Olmaması
En b ü y ü k
basın
işlevi topluma doğru bilgiyi aktarmak
çalışanları
birikimine
sahip
çevre
kirliliği
değillerdir.
konusunda
Bu b i r i k i m
yeterli
olmadan
sorunlarına duyarlılık beklenemez. Çevre kirliliğinin
"çöp" demek olmadığının kavranma zamanı çoktan
A ş a ğ ı d a b u k o n u ile i l g i l i
Silifke
lerinin
- Akkuyu
örnekler
Çevre
bilgi
çevre
sadece
gelmiştir.
verilmektedir.
Nükleer Santrali'ni protesto
ardından Osmaniye
olan
Dostları Derneği
etkinlik­
Başkanı
Dr. U m u r G ü r s o y ' u n basın h a k k ı n d a k i y a k ı n m a l a r ı : " Ö z e l l i k l e
bir kaç g ü n d ü r yazılı b a s ı n d a y e r a l a n h a b e r l e r , ulusal basının
etkinlikleri
(özellikle
yerel basın yoluyla izlediği, yerel basının
Silifke
muhabirleri)
konu
ile i l g i l i
ön
da
çalışma
y a p m a d ı ğ ı n ı g ö s t e r d i . . . K a t ı l ı m c ı l a r ise ( b i r g a z e t e n i n y a z d ı ğ ı
g i b i y e ş i l c i l e r d e ğ i l ) ne t e k b a ş ı n a y e ş i l l e r d i , ne d e t e k b a ş ı n a
ç e v r e c i l e r d i . T ü r k i y e ve basınımız
yeşiller
ve
çevreciler
ayrımını artık bilmeli." Ardından
da, "Bu arada
İngiliz
başlayıp, Türk gibi bitirdiğimiz
i ç i n , ne y a z ı k ki b u
gibi
tarihi
p r o t e s t o e t k i n l i k l e r i n i n ve b u l u ş m a n ı n son g ü n ü ö r g ü t l e r
ve
g r u p l a r o r t a k bir basın bildirisi y a y ı n l a m a y ı u n u t t u l a r " ş e k l i n ­
deki özeleştiri yapılıyor (15).
Türkiye
Gazeteciler
Sendikası Adana Şube
Başkanı
Z e k a i D u r m u ş d a , acı bir g e r ç e ğ i , "Basın o r g a n l a r ı n d a ç e v r e
ve t ü k e t i c i ile ilgili y a y ı n l a r , y e r l e r i n i n kısıtlı o l m a s ı n e d e n i y l e
amacına ulaşamıyorlar" diyerek ortaya koyuyor (16).
4.3. Basına Doğru Bilgi A k t a r a c a k Haber
Özgür İradelerini
Politik
çıkarlar
dönüştürülen
araştırıcılıkları
için,
Kaynaklarının
Kullanamamaları
adeta
üniversitelerde
orta
eğitim
ana
kurumuna
görevleri
köreltilen, ders vermekten
olan
araştırma
yap­
m a y a , o k u m a y a fırsat b u l a m a y a n bilim adamlarımız a n c a k bir
sorun önüne konulduğu zaman, o da çekinmezse
mektedir.
Çernobil
ardından
radyasyon
olduğunu
saptayan
uygulanan
Nükleer
politik
Santrali'ndeki
oranının
bazı
bilim
baskılar
gerekenin
konuşabil­
patlamanın
çok
üzerinde
adamlarımız
üzerinde
buna
güzel
bir
örnek
oluşturmaktadır.
Diğer
"Çevreyle
bir
örnek
ise
Adana'dan.
Dr.
Umur
ilgili bir t o p l a n t ı d a , adı o t o p l a n t ı y a
saklı bir bilim
adamımız,
Adana'da
hem
Gürsoy,
katılanlarda
mikrobik,
hem
kimyasal olarak temiz içme suyu bulmanın çok zor
olduğunu
ürkek ve ç e k i n g e n
şeklinde
konuşarak
bir t a r z d a ( a r a m ı z d a
kalsın)
açıkladı" sözleriyle bunun açık örneğini
koymaktadır (17).
ortaya
5. SONUÇ VE ÖNERİLER
Basının çevre kirliliği k o n u s u n d a k i b a ş a r ı s ı z l ı k l a r ı n ı n bir
kısmı T ü r k basınının y a p ı s ı n d a n , bir kısmı d i ğ e r
kaynaklanmaktadır.
yapısından
Burada
konumuz
faktörlerden
gereği
k a y n a k l a n a n sorunların çözümü için
basının
önerilerde
bulunulacaktır.
* Basın ç a l ı ş a n l a r ı ve ö z e l i k l e m u h a b i r l e r y e r e l - u l u s a l
ayrımı yapılmaksızın
Bu k o n u d a
işbirliği
çevre
basın, üniversiteler
yapmalıdır.
sorunların
olacaktır.
konusunda
kirliliği
ortadan
Çeşitli
Basının
ve ç e v r e
mesleki
kaldırılması
meslek
konusunda
eğitilmelidir.
kuruluşları
orgütlenmesindeki
da bu k o n u d a
o d a l a r ı ve
ile
yardımcı
kuruluşları
basına destek vermelidirler.
Örneğin
eğitim
İstanbul
T i c a r e t O d a s ı t a r a f ı n d a n d ü z e n l e n e n bu i n c e l e m e
yarışması
basın çalışanlarının
özendiren
çevre konusunda eğitimini
g ü z e l bir g i r i ş i m d i r .
* Tüm
dünyanın
ortak
sorunu
olan
çevre
kirliliği,
ö n c e l i k l e en f a z l a yerel halkı e t k i l e m e k t e d i r . İşte bu n o k t a d a
yerel
basının
nedeniyle
önemi
ilk h a m l e
sonra yerel basının
gündeme
gelmektedir.
yerel basın tarafından
girişimi
uluslararası basın tarafından
ulusal
Olaya
yakınlığı
yapılmalı,
basın ve
desteklenmelidir.
daha
gerekiyorsa
* Nasıl temiz t o p l u m k a m p a n y a s ı b a ş l a t a n bir g a z e t e m i z
bıkmadan
usanmadan
iki aydan
d a h a f a z l a bir
y o l s u z l u k l a r ı y a z ı y o r s a , çevre h a b e r l e r i de aynı
sorunu kaynağı yok edilinceye kadar gündemde
süredir,
duyarlıkta,
kalmalıdır.
* B a s ı n d a bugün e k o n o m i , m a g a z i n , p o l i s , adliye gibi bir
çok servisler
veya bölümler
bulunmaktadır.
gazete, dergi veya televizyon
n e d e n s e bir Ç e v r e ve T ü k e t i c i
buhabirlerini
bu k o n u d a
konuda sadece
Ancak,
istasyonunun
hiç
aklına,
Sorunları Servisi
tüketicilere
her
kurmaları,
uzmanlaştırmaları gelmemiştir.
tek bir g a z e t e m i z i n
bir
yönelik
Bu
bir
k ö ş e s i b u l u n m a k t a , b u k ö ş e de t ü k e t i c i - ç e v r e i l i ş k i s i n i d e ğ i l ,
tüketici - üretici ilişkisini konu yapmaktadır.
S o n u ç t a , ö z g ü r ve a r a ş t ı r ı c ı b a s ı n , ö z g ü r ve
araştırıcı
bilim a d a m l a r ı ve d u y a r l ı t op lu m ü ç g e n i k u r u l m a k s ı z ı n
çevre
sorunlarının çözümünde etkinlik sağlanması olanaksızdır.
YARARLANILAN
KAYNAKLAR
- N i h a t F a l a y , " Y e r e l Y ö n e t m i l e r ve Ç e v r e " , T e b l i ğ , 0 3 . 0 5 . 1 9 9 3 ,
Ç . Ü . İ k t i s a d i ve İ d a r i B i l i m l e r F a k ü l t e s i , A d a n a .
- Hilmi Ç a m u r d a n , Çevre - Tüketici Koruma Derneği (ÇETKO)
Başkanı.
- Zerrin Toprak Karaman, "Çevre Kirliliğinin Giderilmesinde
Uzlaşmacı Politika", Anmme İdaresi Dergisi, Aralık 1992.
- Baki E r d e n , Çağımız ve Çevre Kirliliği, 1990, A n k a r a .
- Menmet Boz, "İktisadi Açıdan Çevre Çevre Sorunları",
Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Ç.Ü. Sosyal
Bilimler Enstitüsü, 1993, Adana.
- Çevre ve Tüketici Koruma Derneği Arşivi.
- D ö n e m i n Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı C e m a l B ü y ü k b a ş ,
Milliyet 1 Kasım 1984.
- D ö n e m i n Kültür ve Turizm Bakanı Mükerrem T a ş ç ı o ğ l u , G ü n e ş
G a z e t e s i 7 Kasım 1984.
- M i l l i y e t , 25 H a z i r a n 1 9 8 6 .
- Cumhuriyet, 6 Ocak 1993.
- Cumhuriyet, 2 Ocak 1993.
- C u m h u r i y e t , 27 A r a l ı k 1 9 9 2 .
- G ü n a y d ı n , 11 O c a k 1 9 9 1 .
- Ekspres, Ekim 1992.
- Çetko - Tırtıl D e r g i s i , Nisan 1993.
- Çetko - Tırtıl D e r g i s i , Nisan 1993.
- Çetko - Tırtıl D e r g i s i , Nisan 1993.
Çevre Kirliliğini Önlemede Basma
Görevler Nelerdir? Basın İşkolunda
Herkese Açık İnceleme
Mansiyon
Düşen
Çalışan
Yarışması
Ödülü
Eser Sahibi: Hasan
CEBECİ
Eser Adı
Kirliliğini
: Çevre
Basına
Düşen
Nelerdir?
Önlemede
Görevler
"ÇEVRE KİRLİLİĞİNİ ÖNLEMEDE BASINA
DÜŞEN GÖREVLER NELERDİR?"
ILKSÖZ
Çevre
çekiyor.
kavramı son birkaç yıldır T ü r k basınının
Daha önce, gazeteci tabiriyle
ilgisini
'Arşive' çok çok
'Tek sütuna' manşet olabilen haberler, açıklamalar,
da
uyarılar
9 0 ' l ı yılların b a ş ı n d a n bu y a n a , s a y f a l a r d a d i k k a t ç e k i c i y e r l e r
bulabiliyor.
Bu g e l i ş m e y e
rağmen, çevre sorunlarının
manşetlere
çıkabilmesi için, hala, faciaların meydana gelmesi bekleniyor.
Ancak, gözlenen o ki, geçmiş yıllarda, işgüzar
muhabirlerin,
kaytarmak için yaptıkları d ü ş ü n ü l e n , felaket tellallığı yaftası
yapıştırılan
haberler
d a h a bir d i k k a t l e
inceleniyor.
veriliyor. Gazetelerde kullanılıyor. Televizyon
Değer
programlarına
konu oluyor.
Bunlar
yakın zamana
kadar
hayal bile
edilemeyecek
ş e y l e r d i . Çünkü, eskiden SOS çağrıları dikkate
alınmaz,
b i l i m s e l r a p o r l a r a burun kıvırılır, önerilere g ü l ü n ü p g e ç i l i r d i .
Çünkü, o zamanlar çöpler insanları yutmuyordu. Sokağa gaz
maskesi
takmadan
ç ı k a m a m a gibi bir k a b u s g e l i p
kapıya
dayanmamıştı.
Kaynak
suyuna
mahkumiyet,
gürültünün
y a r a t t ı ğ ı s t r e s de y o k t u . En m ü h i m i , b i r g ü n g e l i p d e , b ı r a k ı n
g i r i p , y ü z m e y i -hatta burnunu t u t m a d a n - s e y r e t m e k için temiz
deniz b u l a m a m a gibi sorunlar da akıllardan g e ç m i y o r d u .
Ne z a m a n k i , k ü k ü r t d i o k s i t v e k a r b o n d i o k s i t z e h i r
ciğerlere
dolmaya, kolibasili
insanları denizden
kovmaya
b a ş l a d ı , d u r u m u n v a h a m e t i de a n l a ş ı l d ı . A r d ı n d a n nice
sorunlar
duyarsız
çıktı. Fakat,
kalan
iş i ş t e n g e ç m i ş t i . O z a m a n a
basın
çok
şey
ü s t l e n e b i l i r d i . Ş i m d i de g e c i k i l m i ş
yapılması zorunlu
çok şey var.
yapabilirdi.
atılacak
nice
kadar
Kilit
değil. Gelecek
Bugün
rol
günlerde
her
a n c a k 3-5 yıl s o n r a s o n u ç l a r ı n ı g ö r e b i l e c e ğ i m i z
gibi
adımın
gözönüne
alınırsa, geçirilecek tek günün dahi olmadığı görülebilir.
BASININ GÖREVİ
P e k i , b a s ı n ne y a p a b i l i r ? Bu s o r u y a t e k k e l i m e l i k b i r ç o k
c e v a p v e r e b i l i r i z : " Ç o k ş e y " . Daha uzun bir tanım ise " Ş i m d i y e
kadar
yapmadığı
herşey"
olabilir.
Üstelik
sözkonusu
g ö r e v l e r i n i yerine g e t i r m e s i için b ü y ü k a v a n t a j l a r a da s a h i p ­
tir. T e k bir y a z ı y l a , b a ş k a h e r h a n g i bir y o l l a
ulaşılamayacak
k a d a r ç o k s a y ı d a i n s a n a u l a ş m a a v a n t a j ı g i b i . Bu
kanımca, başlatılacak
hareketin
nirengi noktasıdır.
avantaj,
Basının
b i l i n e n g ü ç l e r i d e b ö y l e bir m ü c a d e l e y i b a ş a r ı l ı k ı l a c a k e t k i n ­
liktedir.
O halde
ulaşmak
için tek bir ş e y i n
gerekli
g ö r ü l ü y o r : İyi n i y e t . . . N i y e t e t t i k t e n s o n r a n e l e r
Bunları yedi başlıkta topluyoruz.
olduğu
yapılabilir?
o halde s o n u c a u l a ş m a k için tek bir ş e y i n g e r e k l i o l d u ğ u
g ö r ü l ü y o r : İyi n i y e t . . . Niyet e t t i k t e n s o n r a n e l e r
yapılabilir?
Bunları yedi başlıkta topluyoruz.
A- D e n e t i m ,
B- T e ş h i r - t ü k e t i c i e t k i s i ,
C- Ö z e n d i r m e ,
D- Ç e v r e k a v r a m l a r ı n a y a b a n c ı l ı ğ ı ö n l e m e , a l ı ş t ı r m a ,
E- Ö r g ü t l e m e ,
F- F i k i r l e r i t a r t ı ş m a y a a ç m a
G- G e r e k s i z ç e k i ş m e l e r i ö n l e m e ,
Bu g ö r e v l e r i n
celeyecek
nasıl yerine
getirileceğini
tek tek
in­
olursak:
DENETİM
Denetim, şüphesiz ki, zabıtai tedbir anlamına
Bu
yolla
sonuç
göstermiştir.
olmalıdır.
alınamayacağını
Denetlemenin
geçmiş
deneyimler
amacı otokontrole
Basının otokontrol sağlarken
gelmiyor.
sevketmek
kullanabileceği
en
g ü ç l ü silah ise m i l y o n l a r c a g ö z ü d ü r .
Hergün gazeteleri okuyan, televizyonların başına geçen
milyonlarca
insan birer fahri denetim
Böyle yaygın, mahalle
elemanı
mahalle, sokak sokak
sayılabilir.
yayılmış
bir
denetim ağını hiçbir maddi kurum veya güçle kurmak m ü m k ü n
değildir.
Her
kirletme
imkanını doğurur.
girişiminin
anında
ihbar
alınması
Bu iki y o l l a g e r ç e k l e ş t i r i l e b i l i r .
Ya ihbarlar
basın yayın organlarına iletilir, ya da onların
doğrudan
yönlendirdikleri
g ö n ü l l ü , y ü k ü m l ü k u r u l u ş l a r a b i l d i r i l i r . Her i k i s i n d e de s o n u c a
ulaşılabilir.
Basın yayın organlarına gelen
kamuoyuna
olur.
duyurulursa, teşhir
Önemli
içtenlikle
olan
etkisiyle
değerlendirilip,
birlikte
o k u y u c u l a r ı ve i z l e y i c i l e r i
konunun
yapılacağına
ihbarlar
işleneceğine,
inandırmaktır.
yapılabileceğini göstermektir.
iyi
gereken
Onun
için
caydırıcı
niyetle,
herşeyin
de
neler
Bu g ü v e n i n v e r i l m e s i
temelin
a t ı l m a s ı ş e k l i n d e de n i t e l e n d i r i l e b i l i r . D a h a s o n r a k i a ş a m a b u
denetim ağını çalıştırarak yanlış girişimlerin nasıl önlendiğini
göstermektir. Sonrası gelecektir.
G e l e c e k olan nedir? Bence, önemli olan böyle bir
kurulduğu, yurdun
çevreye
her k ö ş e s i n e
zarar verenlerin
yayılan
üzerinde
milyonlarca
gözün
imajını
yerleştir­
mektir. O zaman, çevreyi kirletecek, zarar verecek
herhangi
bir
tepkiyle
iş y a p m a y ı p l a n l a y a n l a r ,
karşılaşmamak
için
geri
olduğu
ağın
suçüstü yakalanıp,
adım
atacak,
bir
otokontrol
k u r u l a b i l e c e k t i r . Her yatırım k a r a r ı n ı ç e v r e y e z a r a r v e r m e m e
süzgecinden geçirme ihtiyacı duyacaklardır. Denetimin hedefi
bu o l m a l ı d ı r .
TEŞHİR-TÜKETİCİ ETKİSİ
Denetim
mekanizmasının
işlemesi
sağlıklı, objektif
teşhir uygulaması gerektirir. Çevreyi kirletenler,
bir
kastedenler
kamuoyu nezdinde teşhir edilerek baskı altında tutulabilirler.
Tabii
bu t e ş h i r
işleminin
ayrıntılı araştırma,
işbirliği koşullarını içermesi şarttır.
uzmanlarla
Teşhir işleminin amacma ulaşması kuvvetli muhtemeldir.
Çünkü, kirliliği yaratan firmalar piyasaya geniş oranda arzda
b u l u n a n f i r m a l a r d ı r . Ve hiçbir z a m a n t ü k e t i c i t e p k i s i n i g ö z a r d ı
e d e m e z l e r . T e ş h i r k o r k u s u bir y a n a , k e n d i l e r i n i n d a h a y e ş i l c i
o l d u k l a r ı n ı ö n e s ü r e r e k p r o m o s y o n y a p m a l a r ı d a t ü k e t i c i et­
kisinin boyutlarını göstermektedir.
B a s ı n a d ü ş e n g ö r e v , ç e v r e y i k i r l e t e n bu f i r m a l a r ı , y a n l ış
uygulamalarından
vazgeçinceye
kadar sürekli ve tutarlı
bir
şekilde uyarmaktır. Yaratılan tahribat vurgulandıkça, girişilen
işin
kitlelere
firmanın
şey
nelere
malolacağı
uzmanlarca
buna dayanma gücü kalmayacaktır.
sessiz
çoğunluğun
ezici yükünü
anlatıldıkça
Tek
yapılacak
hissetirmektir.
Basın,
buna muktedirdir. Başarıya ulaşacak silahları vardır. Yeter ki,
iyi n i y e t o l s u n
Ancak
başlarken
zaman
şunu
da v u r g u l a m a d a n
s a ğ l ı k l ı bir d ü ş ü n c e
hedeflenen
geçemeyeceğim.
yapısı kurmak
noktaya varılabilir.
İşe
gerekir.
Bu b a ğ l a m d a ,
g e r ç e k l e r i , peşinen kabul etmek gerekir. Sanayisiz
O
bazı
kalkınma
o l m a z . A n c a k ç e v r e y i k i r l e t e r e k g e l i ş e n s a n a y i n i n , ne ü l k e y e ,
ne d e o y o l l a p a r a k a z a n a n k i ş i l e r e f a y d a s ı o l a c a k t ı r . O h a l d e
o r t a b i r y o l b u l u n a b i l i r . A r a b u l u c u l u k g ö r e v de b a s ı n ı n d ı r .
ÖZENDİRME
Çevre korumaya yönelik çalışmalar henüz tam anlamıyla
k u r u m l a ş m a m ı ş durumda. Çevreci faaliyetler gönül işi olarak
görülüyor.
Sınırlı sayıdaki dernekler, vakıflar
g e r e k e n i n çok azı üye g r u p l a r ı y l a h a r e k e t
yine
edebiliyor.
olması
Basın
özendirme
görevini
yerine
getirdiğinde,
iki
bakımdan g e l i ş m e görülebilir. Hem derneklere katılımı artırır.
Hem de ç e v r e c i ç a l ı ş m a l a r a
katılan kişilerin
onore
edil­
m e s i y l e , başkalarının da katılımı sağlanır. Ö z e n d i r i l m i ş
olur­
lar.
ÇEVRE KAVRAMLARINA YABANCILIĞI ÖNLEME, ALIŞTIRMA
Ç e v r e k o r u m a k o n u s u n d a k i t l e s e l bir h a r e k e t
başlatmak
için b i r e y l e r i n b i l i n ç l e n d i r i l m e s i esastır. Ç ü n k ü , bir y a b a n c ı l ı k
söz konusudur.
Bugüne değin yeterince
işlenmemiştir.
Su,
hava, gürültü kirlilikleri hakkında bilinmeyenler çoktur. Basın
yayın
organlarında
bunlarla
i l g i l i bir h a b e r
veya
araştırma
d ü z e n l e n d i ğ i n d e a n l a ş ı l m a s ı güç, t e k n i k bir takım
kavramlar
ortaya çıkmaktadır. Ve, ister istemez, o k u m a m a , s e y r e t m e m e
gibi eğilimler hem harcanan emeğin b o ş a g i t m e s i n e , hem de
kamuoyunda
istenen
etkinin
yaratılmaması
sonucunu
mektedir.
^
Kolibasili,
olmasına
getir­
en ç o k d i l e
rağmen
görülmektedir.
hala
getirilen
"Bana
unsurlardan
birşey
Desibel bazında gürültü
olmaz"
kirliliği
birisi
yaklaşımı
ölçümleri
açıklandığında yine okuyup, geçme tavrı yaygındır. Aynı ş e y ,
k e n t e su p o m p a l a n a n b a r a j l a r a f e k a l atıkların ( D ı ş k ı ) k a r ı ş t ı ğ ı
bilinmesine
Daha
rağmen
doğrusu
gereken
kıpırdatacak
yetkililer,
çıkamamakta,
hiçkimsenin
kılını
gücü
yoktur.
siyasi organların
uzun vadeli
kıpırdatmamasıdır.
çözümler
Önlem
uzantısı
konumundan
yerine, kısa
göstermelik projeleri uygulamaya koymayı tercih
alması
vadeli,
etmektedir.
Kitlelerin
bu
kavramlara
alışması,
basın
yayın
organlarında tekrarlana tekrarlana günlük konuşmalara kadar
g i r m e s i v e ne y a p ı l m a s ı g e r e k t i ğ i n i n b i l i n m e s i t a b a n d a n b a s k ı
yaratacaktır.
olayın
Kitleler, okuduklarını duyduklarını
vahametini
anlayacak,
tepkileri
anladıkça,
büyüyecek,
sonuçta
baskı unsuru olacaktır. Bunun için basının b ı k m a d a n , u s a n ­
madan
her
haberde, araştırmada
çevre
korumayla
kavramları açıklaması, tekrarlaması, neden sonuç
kurarak
beyinlere
işlemesi başarıya
ulaşmada
ilgili
ilişkilerini
önemli
rol
oynayacaktır.
ÖRGÜTLEME
Kitlelerin
koşul
olarak
Basının
sesini duyurması
kabul ediliyor.
katkısı
ne
için ö r g ü t l e n m e l e r i
Bu ö r g ü t l e n m e
olabilir?
Bu
örgütlenme
İ s t a n b u ' d a iki y e r l e ş i m b i r i m i n d e y a k ı n d a n
bulduk.
Gayrettepe
Esentepe'liler
güç
Emekli
birliği
nasıl
Subay
yapıyorlar.
olacak?
modelini
inceleme
Evleri
kesin
fırsatı
sakinleri
Toplu
ile
temizlik
k a m p a n y a s ı , ağaçlandırma gibi çalışmaları yanında semtlerin­
deki çevreye zarar verici tüm hareketlere karşı da direniyor­
l a r . Ş i m d i y e k a d a r k i ç a l ı ş m a l a r ı h e r iki m o d e l i n d e
amacına
ulaştığını gösteriyor.
Yapılan iş, çevre sakinlerini sayıdaki insanı yaşadıkları
çevreye
duyarlı
uygulamaya
hale
da onların
getirip,
birlikte
en
küçük
karşı
bir
olumsuz
koyması
şeklinde
ö z e t l e n e b i l i r . T ü m kent bu tür k ü ç ü k b i r i m l e r h a l i n d e , m a h a l l e
veya site bazında, örgütlenebilirse
varılmış
olacaktır.
arzulanan
hedefe
de
Basına düşen
haberlerle
g ö r e v , bu tür g i r i ş i m l e r d e
desteklemek,
bulunanları
her yeni ç a l ı ş m a l a r ı n ı
duyurmak,
neyi nasıl yaptıklarını açıkça anlatmak ve kitlelere
bekliyorsunuz?
Siz de y a p a b i l i r s i n i z "
"Siz
mesajını
ne
vermek.
B u n u n l a b i r l i k t e , ö r g ü t l e n m e l e r i o r g a n i z a s y o n gibi bir
işlevi
de ü s t l e n e b i l i r . O l a y basın yayın o r g a n l a r ı n ı n t i c a r i h a y a t i y e t i
bakımından da önemlidir. Çok sayıda insanın g a z e t e y e
TV'ye
veya
b a ğ l a n m a s ı , hergün takip etmesi gibi bir a v a n t a j
da
sağlanmaktadır.
F İ K İ R L E R İ T A R T I Ş M A Y A AÇMA
Çevre
koruma
hususunda
zaman
zaman
muhtelif
g ö r ü ş l e r s a v u n u l m a k t a d ı r . Bir b i l i m a d a m ı " A " g ö r ü ş ü n ü , b i r
başkası "B" görüşünü ortaya atmaktadır. Sonucunda da farklı
projeler g e l i ş m e k t e , proje tartışmaları y ü z ü n d e n bir türlü işe
başlanamamakta
ve s ü r e k l i
vakit
kaybedilmektedir.
Çöpün
imhası konusunda olduğu gibi.
T a r t ı ş m a l a r yıllarca s ü r d ü . Halen de s ü r ü y o r .
Bir
tecrübesi yaşanmasına rağmen yine sonuç alınmış
Tartışmalar
sürmektedir.
Kamuoyu
diğer
gibi bu k o n u d a da tarafsızdır. Z o r u n l u
Çünkü bilmemektedir.
Gazetelerde
kısıtlaması nedeniyle
ancak ana hatlarıyla
bunun
için
çalışılmakta,
hazırlanan
bundan
da
asıl
kimse
değildir.
konularda
olarak
tatmin
sayfa
geçiştirilmekte,
özü
çıkarılmaya
olmamaktadır.
adamlarının duyduğu öfke, bıkkınlık da cabasıdır.
Bilim
Görüşleri
sayfa sınırlamalarına kurban gittikçe susmayı tercih
tedirler»
olduğu
tarafsızdır.
yer alan haberler
metnin
facia
etmek­
Basına düşen görev, tartışmaları ayrıntılarıyla vermeleri,
hangi
sistemin
neden
tercih
edildiğini
Denebilir
k i , bu k a d a r
okunmaz.
Eğer çevre için herşey
anlatmaktadır.
yazıyı kim o k u y a c a k ?
Hiçbir
mubahtır görüşünü
zaman
kabul
e d e r s e k , bu n o k t a d a b a s ı n ı n bir b a r d a k s u d a f ı r t ı n a k o p a r m a
özelliğinden
yararlanılabilir.
Bu k o n u y a g e n i ş
yer
verilirse,
o l a y a ne d e n l i ö n e m v e r i l d i ğ i g ö s t e r i l m i ş o l u r . B u g ü n e
kadar
ne y a p ı l d ı ğ ı , k i m i n ne ö n e r d i ğ i , h a n g i s o r u m l u l u k l a r ı
aldığı
açık açık
karar
verici
d u r u m u n d a k i i n s a n l a r i ç i n c i d d i bir b a s k ı k u r u l a c a k t ı r .
Hiçbir
yazılıp, gösterilmelidir.
O zaman
yetkili daha sonra hesabını veremeyeceği projenin altına imza
a t m a y a c a k , k o n s e n s ü s s a ğ l a y ı p , en u y g u n y o l u b u l m a y ı t e r c i h
edecektir. Basının gücü tüm ağırlığıyla
hissedilecektir.
GEREKSİZ ÇEKİŞMELERİ ÖNLEME
Gereksiz çekişmeleri önleme görevi, fikirlerin tartışmaya
a ç ı l m a s ı y l a b a ğ l a n t ı l ı d ı r . B u r a d a b a s ı n ı n g ö r e v i , bir f i k r i s ı r f
savunmuş
olmak için s a v u n a n , g ü d ü m l ü , siyasi
y e t e r l i bilgi ve b i r i k i m e s a h i p o l m a y a n k i ş i l e r i n
önyargılı,
ayıklanmasını
sağlamaktır.
E k r a n l a r d a , g a z e t e s a y f a l a r ı n d a sık sık r a s t l a n a n
bu
kişilerin bir biriyle ç e l i ş k i l i , bazı temel kuralları dahi b i l m e d e n
yaptıkları açıklamalar,
değerlendirmeler
görüşleri
savunanların
Özellikle,
belli
kişilerin
çıkar
ilişkileri
farklılığı
gruplarının
sergilenip,
yazıldıkça
da o r t a y a
sözcüsü
onlar
çıkacaktır.
durumundaki
toplum
cezalandırılınca aynı hevestekiler geri duracak,
doğru
tarafından
çekilecektir.
Basın, çevreyi
ivme
korumaya yönelik
kazandıracaktır.
Şu bir g e r ç e k t i r
tartışmalar nedeniyle çok zaman
olumlu
çalışmalara
ki T ü r k i y e ,
gereksiz
kaybetmiştir.
SON SÖZ
Çevre
şimdiye
faaliyetlerine
kadar
yeterli
hep ikinci
planda
ilgi g ö s t e r i l m e d i .
kaldı.
Kirliliği
amacıyla alınmaya çalışılan önlemler zarar görmesi
kak çıkar gruplarının makasına geldi. Mevzuat
Koruma
önlemek
muhak­
değişiklikleri
yılları aldı. Köklü önlemler siyasete kurban gitti. Şimdi geçmiş
yılların da açığını kapatacak şekilde
hızla hareket
etmenin
z a m a n ı g e l d i . Kilit g ö r e v l e r d e n birisi de b a s ı n ı n . Basın
disini affettirmek zorunda...
ken­
Çevre Kirliliğini Önlemede Basına
Görevler Nelerdir? Konulu, Basın
Çalışan Herkese Açık İnceleme
Eser Sahibi: Abdullah
Nihan
Eser Adı
Düşen
İşkolunda
Yarışması
Özdoğan
Baloğlu
: Çevre Kirliliğini
Basına Düşen
Önlemede
Görevler
ÇEVRE KİRLİLİĞİNİ ÖNLEMEDE
BASINA DÜŞEN G Ö R E V L E R
GİRİŞ
T ü m d ü n y a d a ve ö z e l l i k l e T ü r k i y e
gelişmekte
boyutlara
gibi endüstrisi
olan ülkelerde, çevre kirliliği giderek
yeni
tehlikeli
ulaşmaktadır.
D ü n y a n ı n her ü l k e s i n d e o l d u ğ u gibi T ü r k i y e ' d e de ç e v r e
ile i l g i l i s o r u n l a r ,
ancak kirlenmenin
çok büyük
boyutlara
v a r ı p , insan sağlığını çok kısa sürede tehdit eder hale
mesinden
sonra
başlamıştır.
güncellik
Ancak
kazanmaya
bu g ö s t e r i l e n
ve
gel­
ilgi
görmeye
i l g i , en f a z l a
olayların
b o y u t l a r ı n ı n s a p t a n m a s ı ş e k l i n d e o l m a k t a ve s o r u n u n ç ö z ü m ü
için sağlıklı ve kalıcı öneriler
getirilmemektedir.
İ n s a n t a r a f ı n d a n ve i n s a n a b a ğ l ı o l a r a k ü r e t i l e n
materyallerin
doğrudan veya dolaylı olarak kirlettiği
kendini yenileyecek zaman bulamamakta, bunun
d ü n y a g i d e r e k y e ş i l ve m a v i d e n
tüm
çevre,
sonucunda
uzaklaşmaktadır.
Aslında çevre sorunlarını birey olarak farketmek ve çaba
göstermek
de s o r u n u n
yaklaşımlar
olarak
çözümü
için çok g e r ç e k ç i
görünmektedir.
Çevre
ve
kalıcı
kirlenmesi
s o r u n u n u n kalıcı ve s ü r e k l i bir ç ö z ü m e k a v u ş t u r u l m a s ı y o l u n ­
daki yeterli gücün ve k a m u o y u n u n o l u ş t u r u l m a s ı s a f h a l a r ı n d a
en b ü y ü k s o r u m l u l u k ise, b a ş l ı c a g ö r e v i t o p l u m u
mek,
bilinçlendirmek
kuruluşlarına
ve
düşmektedir.
haberdar
etmek
bilgilendir­
olan
basın
Bu i n c e l e m e n i n
de k o n u s u olan " Ç e v r e n i n
Konusunda Basma Düşen Görevler" üzerine
Korunumu
saptamalarımızı
s u n m a d a n ö n c e , ü l k e m i z d e k i m e v c u t d u r u m a bir
gözatarak,
y a p ı l a n ve y a p ı l m a s ı g e r e k e n l e r k o n u s u n d a bir fikir v e r m e y e
çalışacağız.
Konusu temel anlamda çevre-basın ilişkileri olan bu in­
c e l e m e d e , ç e v r e o l g u s u n u n çok g e n i ş bir a l a n a
yayıldığının
bilinciyle,
için
sadece
konunun
basın
özünden
boyutu
uzaklaşmamak
ele a l ı n m a y a
çalışılmıştır.
celemenin bahsedilen nedenlerden dolayı eksiksiz
s a v u n m a k s a n ı r ı z ki p e k d o ğ r u o l m a y a c a k t ı r .
olayın
Bu
in­
olduğunu
İncelememizle
s a d e c e o l a y l a r ı a ç ı k ç a o r t a y a k o y m a ve b i r k a ç ö n e r i g e t i r m e
ş e k l i n d e bir i d d i a m ı z o l a b i l i r .
B a s ı n ı n ç e v r e ile o l a n i l i ş k i l e r i n i v e ç e v r e y e
katkılarından
ilişkilerinin
sözetmek
boyutlarını
düşüncesiyle
için
ortaya
öncelikle
koymak
olabilecek
"basın- çevre
doğru
olacaktır"
b u ç a l ı ş m a y ı iki a n a b a ş l ı k a l t ı n d a
toplamayı
uygun bulduk.
İlk b a ş l ı k o l a n " M e v c u t D u r u m v e B a s ı n ı n ç e v r e i l e o l a n
i l i ş k i s i " b ö l ü m ü n d e , b a s ı n ı n bir i ş l e t m e k u r u l u ş u o l a r a k ,
iletişim
kurumu
görevlerini
yerine
olarak
getiren
ve
bir
bilgilendirme/bilinçlendirme
kuruluşlar
olarak
çevre
ile
olan
ilişkilerini irdelemeye çalıştık.
İ k i n c i b ö l ü m d e ise y u k a r ı d a b a h s e d i l e n üç a y r ı k o n u m u n ­
da çevreye verdiği/vereceği zararları saptayarak bunları nasıl
telafi edebileceği konusundaki görüşlerimizi dile getirdik.
Bu iki a n a b a ş l ı k a l t ı n d a s u n u c a ğ ı m ı z
konular
elden geldiğince
incelememizde
detaylandırılmaya
çalışılmıştır.
O l a s ı k a p s a m dışı k o n u l a r a g i r i ş l e r i ve k a p s a m içi k o n u l a r d a
olması
ihtimali
kaygısından
bulunan
eksikliklerin, kapsam
kaynaklandığını
bildirmekte
dışına
çıkma
de a y r ı c a
yarar
görmekteyiz.
Kuşkusuz
kuruluşlara
zaman
çevrenin
korunumu
büyük sorumluluklar
halkın bilinçlendirilmesi
konularında
büyük
konusunda tüm
düşmektedir.
ve k a m u o y u
kişi
Ancak
ve
her
oluşturulması
bir g ü c e s a h i p olan g ö r ü n t ü l ü , s e s l i
ve
yazılı b a s ı n bu k o n u d a b a ş ı ç e k m e l i ve ö r n e k o l m a l ı d ı r .
Bu i n c e l e m e d e
arasındaki
ülkemizdeki
basın organları ve
ilişki ortaya konulmayacaktır.
Çünkü
bu
çevre
ilişki
b u g ü n e k a d a r d e r i n l e m e s i n e bir i l e r l e m e k a y d e t m e m i ş t i r .
n e d e n l e y a p ı l a c a k olan s a d e c e A v r u p a ve A m e r i k a ' d a k i
zer
durumlar
gözönüne
alınarak
Bu
ben­
uygulanabilecekleri
sıralamaktır.
Çalışmanın
s o n u n d a yer alan iki ö z g ü n
Basın-Çevre
k a m p a n y a s ı y l a da o l a y a yeni bir y a k l a ş ı m , en a z ı n d a n
boşa
g i d e n p r o m o s y o n l a r ı n ç e v r e y e adapte e d i l m e s i k o n u s u n d a bir
fikir verilmeye
çalışılmıştır.
1.BÖLÜM
M E V C U T DURUM VE
BASIN-ÇEVRE
İLİŞKİSİ
ü l k e m i z d e , pekçok bölge ve şehirde artan e n d ü s t r i l e ş m e
ve çevre k o r u m a s ı n m
büyük boyutlara
gözardı edilmesiyle
çevre
kirlenmesi
ulaşmaktadır.
U ş a k ilinin e n d ü s t r i s i n d e k i hızlı g e l i ş m e y e p a r a l e l o l a r a k
kirlilikte
Türkiye'de
23.sıradan
8.sıraya
yükseldiğini
s ö y l e r s e k s a n ı r ı z ki e n d ü s t r i l e ş m e üe k i r l e n m e a r a s ı n d a k i hız
paralelliğini gözler önüne sermiş
olabiliriz.
B i z c e b a s ı n ı n ç e v r e ile o l a n i l i ş k i s i i k i a n a b a ş l ı k a l t ı n d a
toplanabilir.
Bunlardan
verdiği
birincisi
zararlardır.
basının
Bu z a r a r l a r
bir i ş l e t m e
olarak
da iki alt b a ş l ı k
çevreye
altında
t o p l a n a b i l i r . B u n l a r d a n ilki
a) Bir i ş l e t m e o l a r a k b a s ı n k u r u l u ş l a r ı n ı n v e t e s i s l e r i n i n
çevreye verdikleri zararlar,
b)
Faaliyet
alanlarının
ve k o n u l a r ı n ı n
çerçevesinde
çevreye verdikleri zararlardır.
İ l i ş k i n i n i k i n c i a n a b a ş l ı ğ ı ise b a s ı n ı n b i r h a b e r
verme
bilinçlendirme miysonu yüklenmiş olmasından dolayı insanlar
üzerinde
ilgilidir.
yaratacağı
etki
ile
kamuoyu
oluşturma
görevi
ile
Y u k a r ı d a s ö z ü e d i l e n t ü m bu f a a l i y e t l e r
incelemenin
i l e r i k i b ö l ü m l e r i n d e y e r a l a n "Çevre Kirliliğini Önlemede
Basına Düşen Görevler'* b a ş l ı ğ ı a l t ı n d a t o p l a n m ı ş t ı r .
Basının ç e v r e ile olan b i r i n c i l i l i ş k i s i , bir k u r u l u ş v e t e s i s ­
ler b ü t ü n ü
olarak bizzat kendi atıklarının çevreye
zararlarının giderilmesi
verdiği
konusudur.
Basının, t ü m d a n y a d a iletişim e n d ü s t r i s i ü r ü n l e r i ile hiz­
met
veren
ya
yararlananların
konusunda
da
bu
da diğer
duyarlılık
endüstrinin
endüstrilerde
göstermeleri
hizmetlerinden
olduğu gibi
artık zorunlu
çevre
bir
hale
gelmiştir.
Dünyada
iletişim
endüstrisi
ses ve görüntü
kirliliğinin
yanı sıra atıklarla da kirlenmeye yolaçmaktadır. Genel anlam­
da iletişim
endüstrisinde
kullanılan
maddeler,
kimyasal
ürünler ve işlemler ( m ü r e k k e p , boya, vb.) enerji, kağıt, plastik
ve diğer katı maddeler doğayı kirletmektedir.
Sözü edilen atıklar ve kirletme ş e k i l l e r i n i n
basın-yayın
yoluyla da çevreyi
standartsız
cihazlarla yayın yapan radyo ve TV
halk
sağlığını
Ülkemizde
bozmakta
kirletmektedir.
ve ses kirliliği
yanı sıra,
Sağlıksız
ve
kuruluşları
yaşatmaktadır.
son iki yılda sayıları inanılmaz
boyutlara
varan
radyo ve TV'ler konusuna da ileriki bölümlerde değinilecektir.
Ç e v r e ile ilgili p r o g r a m l a r a ve b ö l ü m l e r e a n c a k s o n iki
yıldan
bu y a n a y a y ı n
içeriklerinde
yer veren
olayların takibi ve d e ğ e r l e n d i r i l m e s i
yeteri kadar aktif
olamamaktadır.
Basın,
olaylarına
çevre
basın,
konusunda
ve çevre
koruma
bugün
kanımızca
ile
ilgili
k u r u l u ş l a r a s a d e c e s e m p a t i ile b a k m a k t a , a n c a k ç e v r e o l a y ı
basın tarafından tam olarak
sahiplenilmektedir.
2.BÖLÜM
ÇEVRE KİRLİLİĞİNİ
B A S I N A DÜŞEN
Mevcut
durumu
ortaya
ÖNLEMEDE
GÖREVLER
koyduktan
sonra
çevre
k o r u n m a s ı y l a i l g i l i b a s ı n a d ü ş e n g ö r e v l e r i iki b a ş l ı k
altında
toplayabiliriz.
1 .Birincil
Bu
Görevler:
görevler,
basının
bir
tesisler
düşünüldüğünde yapılması gereken işlemleri
bütünü
olarak
kapsamaktadır.
Bu b ö l ü m de i k i a l t b a ş l ı ğ a a y r ı l ı r .
a) Ü r e t i m t e s i s i o l a r a k b a s m a d ü ş e n g ö r e v l e r
b) Ü r e t t i ğ i ü r ü n d o l a y ı s ı y l a ü z e r i n e d ü ş e n g ö r e v l e r
2. İ k i n c i l G ö r e v l e r :
Bu b ö l ü m d e b a s ı n a d ü ş e n g ö r e v l e r , b a s ı n ı n d i ğ e r
işlet­
m e l e r d e n f a r k l ı o l a r a k y ü k l e n d i ğ i m i s y o n ile i l g i l i g ö r e v l e r d i r
ki,
bu da
ağırlıklı
olarak
haberdar
etme/bilgilendirme
k o n u l a r ı n ı kapsar»
Birincil Görevier
a) Ü r e t i m t e s i s i o l a r a k b a s ı n a d ü ş e n g ö r e v l e r
Çevre
kirliliğini
önlemede
basına
düşen
ilk
görev,
i ş l e t m e o l a r a k d ü ş e n g ö r e v l e r d i r . Bu g ö r e v l e r b i r i ş l e t m e v e
t e s i s l e r b ü t ü n ü o l a r a k basın ve i l e t i ş i m e n d ü s t r i s i n i n
o l d u ğ u atık ve k i r l e t m e m a d d e l e r i n i n k u l l a n ı m ı en a z a
m e s i v e t o p l u m a bu y ö n ü y l e ö r n e k o l m a s ı d ı r .
neden
indir­
G ö r ü n t ü ve ses kullanımının i l e t i ş i m a l a n ı n d a
yolaçtığı
k i r l e n m e y i bir k e n a r a b ı r a k a r a k o l a y a b a k t ı ğ ı m ı z d a ,
iletişim
teknolojisine
rahatça
görebiliriz.
ait d i ğ e r
atıkların
yarattıkları
Hizmet ve mal ü r e t i m i n d e
kirliliği
basın
endüstrisinin
kullandığı kimyasal maddeler, enerji, k a ğ ı t v e plastik gibi belli
başlı
kirleticilere
karşı
alınmakta
olan ve
alınabilecek
önlemleri şöyle özetleyebiliriz:
Basım i ş l e r i n d e ç e v r e y e h a v a ve su gibi atıklar bırakılır.
Ancak
bu
konuda
basım
endüstrisinde
kullanılan
atıkların azaltılabilmesi gibi sonuçlar verecek
kimyasal
uygulamalara
tüm d ü n y a d a y ö n e l i n m e k t e d i r . Ülkemiz için de böyle bir m o d e l
düşünülebilir.
Asıl sorun
katı atıklar sorunudur.
Batılı ülkelerde
bile
çevre kirliliğini ortadan kaldırmada yararlanılan katı atık i m h a
t e s i s l e r i n i n sayısı g e r e k e n d e n azdır. Öte yandan
yenilerinin
y a p ı l m a s ı için y e t k i l i l e r d e n izin a l ı n m a s ı n d a b ü y ü k z o r l u k l a r l a
karşılaşılmaktadır.
özel çöplüklerde
uygulamaya
Yakılma imkanı bulunmayan
saklanmaktadır.
gidilebilir.
Ancak
Ülkemizde
sorun
çevre
kirliliğinin
ise
de bu tip
bir
atıklar
atıkların saklanabileceği yerlerin azalmasıdır.
ve
atıklar
çözümlenmesinde
çoğaldıkça
Kağıt
kağıdın
yeniden
kullanılabilmesini imkan veren teknikler günümüzde
yaygınlaşmaktadır. Yeniden kullanım oranlarına
diğer
ülkelerde
de
durumun
pek
atıkları
giderek
bakıldığında
parlak
olmadığı
g ö z l e n m e k t e d i r . Y e n i d e n kullanım oranının en y ü k s e k o l d u ğ u
ülke J a p o n ya 'da
kullanım
bu o r a n % 4 7 ' d i r .
ortalaması
%36
Avrupa'da
civarındadır.
Öte
ise
yandan
yeniden
kağıdın
y e n i d e n k u l l a n ı m ı n ı n g e t i r d i ğ i b i r d i ğ e r s o r u n d a d a h a ç o k lif
gerekliliği
kağıdın
olarak
karşımıza
çıkmaktadır.
yeniden
kullanımı
halinde
olmaktadır.
den
Bunun
kalitesi
yanında
de
Kağıdın yeniden kullanım için t o p l a n ı p
geçirilmesi
de
maliyeti
olumsuz
yönde
düşük
işlemler­
etkilemektedir.
A n c a k ü l k e m i z kağıt ve d o l a y ı s ı y l a o r m a n r e z e r v l e r i g ö z ö n ü n e
a l ı n d ı ğ ı n d a en u y g u n h a r e k e t i n a n c a k k a ğ ı t l a r ı n
yeniden
dönüşümün
(Recycle)
toplanarak
gerçekleştirilmesi
olduğu
görülecektir.
Basının birincil k o n u m u y l a ilgili yapılabilecek işler bizce
ö n c e l i k l e b u n l a r d ı r . Bu u y g u l a m a l a r a ek o l a r a k k a ğ ı t v e o r m a n
rezervlerinin tasarruflu kullanımını teşvik edici kampanyalara
gidilebilir.
Ama öncelikle
basının, basılı tüm ürünler
arasındaki
a n l a m s ı z s a v a ş ve y a r ı ş l a r d a n k e n d i n i k u r t a r m a s ı g e r e k m e k ­
tedir.
Geçtiğimiz
eden
"Ansiklopedi
yaratmış,
aylarda yaşanan
SEKA'nın
ve etkileri
S a v a ş ı " iç p i y a s a d a
kapasite
halen
kağıt
artırımına
devam
sıkıntısı
rağmen
talebi
k a r ş ı l a y a m a m a s ı s o n u c u kağıt ithaline, d o l a y ı s ı y l a f i y a t l a r d a
yükselmelere
neden olmuştur.
Fazladan
üretilen
her
bobin
kağıdın b i r k a ç ağaç o l d u ğ u d ü ş ü n ü l ü r s e ve İ s t a n b u l gibi kişi
b a ş ı n a bir m e t r e k a r e alan d ü ş e n ş e h i r l e r o l d u ğ u
gözönüne
a l ı n ı r s a s a v u r g a n l ı ğ ı n b o y u t l a r ı s a n ı r ı z ki d a h a iyi
anlaşılır.
( K a ğ ı t t o p l a n m a s ı ile i l g i l i k a m p a n y a t a s l a ğ ı m ı z e k t e d i r . E K ; 1 )
b) Ü r e t t i ğ i ü r ü n d o l a y ı s ı y l a b a s ı n a d ü ş e n
Basın
yaptıkları
organ
ve
kuruluşları, tesis
yayınlarla
da
bir
görevler:
atıklarının
anlamda
çevre
yanı
sıra
kirliliği
yaratmaktadırlar.
Son
iki y ı l d a
sayıları
hızla
artan
ve
teknolojik olarak standarttan yoksun bulunan özej radyo
ve
TV k a n a l l a r ı , yaptıkları yayınlarla ses ve g ö r ü n t ü
meydana
kirliliği
getirmektedirler.
Özellikle
özel
r a d y o ve T V ' l e r i n
şehrin
her
y e r l e ş t i r d i k l e r i v e r i c i ve a n t e n l e r i n d e n y a y d ı k l a r ı
halkın sağlığını bozdukları, Avrupa'da deneylerle
tarafına
dalgalarla
ispatlanmış
bir g e r ç e k t i r .
Ülkemizde
ise bu y e n i i s t a s y o n l a r ,
birbirlerinin
çıkış
g ü ç l e r i n i b a s t ı r a b i l m e k için hergün d a h a g ü ç l ü v e r i c i l e r dev­
r e y e s o k m a k t a d ı r l a r . B a s ı n a bu k o n u y l a i l g i l i d ü ş e n g ö r e v i s e
radyo-televizyon
kanununun
çıkmasını
beklemeden,
a r a l a r ı n d a a n l a ş a r a k o r t a k bir çıkış g ü c ü b e l i r l e m e k v e i n s a n
s a ğ l ı ğ ı n ı e t k i l e m e y e c e k d ü z e y d e o l a n bu g ü ç t e n
yayınlarını
sürdürmektir.
Ç ı k m a ihtimali b u l u n a n ama her g e ç e n gün çıkış
g e r i a t ı l a n bu k a n u n u b e k l e m e d e n s t a n d a r d ı n
tarihi
belirlenmesi,
basın kuruluşları arasında gerçekleşmesi mümkün olabilecek
o l a y l a r d a n b i r i d i r . Bu k o n u d a a t ı l a c a k i l k a d ı m , T V v e r a d y o
vericilerinin, yerleşimin yoğun olduğu alanlardan
boş
alan­
lara kaydırılması olabilir.
Basının İkincil Görevleri
Basının çevrenin
k o r u n m a s ı ile ilgili i k i n c i l
görevleri,
doğrudan çalışma konularına yönelik görevlerdir.
Basın
organlarının
kuruluş
i l k e l e r i , olaylar ve g e l i ş m e l e r
sırasındaki
temel
hakkında toplumu
amaç
ve
haberdar
etmek, bilgilendirmek
ve k a m u o y u o l u ş t u r m a k t ı r .
Basın,
bu
m i s y o n u n u ç e v r e k o n u s u n d a halkı b i l i n ç l e n d i r m e k ve o l a y l a r a
d i k k a t ç e k m e k y o l u y l a k u l l a n a b i l i r ve k u l l a n m a l ı d ı r .
Y a y ı n l a d ı k l a r ı h a b e r , y o r u m ve f o t o ğ r a f l a r l a b a s ı n , ç e v r e
konusuna halkın dikkatini çekmeli, konuya duyarlılığını hiçbir
z a m a n y i t i r m e d e n ç e v r e y l e i l g i l i her t ü r l ü o l a y ı n d e s t e k ç i s i v e
takipçisi olmalıdır.
Hemen
hemen
her
konuda
gerekli
gereksiz
birçok
p r o m o s y o n a giren b a s ı n , çevre k o n u s u n a da e ğ i l e r e k
devam
ettirdiği
kampanyalarının
bir b ö l ü m ü n ü
zaten
de bu
olgu
üzerinde yoğunlaştırmalıdır. (Örnek kampanya EK;2)
G ü n ü m ü z i n s a n ı ne k a d a r s a ğ l ı k s ı z v e k i r l i b i r
çevrede
y a ş a d ı ğ ı n ı n h e n ü z b i l i n c i n d e d e ğ i l d i r . Bu b i l i n ç a n c a k y a z ı l ı ,
sesli
ve g ö r ü n t ü l ü
aydınlatmasıyla
basının destek vermesi
organları
s a y f a l a r ı n ı b i r ç o k k o n u y a a y ı r m a k t a d ı r . F a k a t bu
sayfalarda
konulardan
birçoğu
gerektiği
Yazılı
insanları
basın
yeralan
sağlanabilir.
ve
çok daha önemli
kadar
hatta
olan
hiç yer
çevre
konusuna
ayırmamaktadır.
K a m u o y u ü z e r i n d e ö n e m l i bir g ü c e s a h i p olan b a s ı n , s a y f a l a r ı
arasında
çevre
konusuna
özel
bir y e r
ayırarak
bu
konuda
yapabileceği
bir
başka
bilinçlenmeye katkıda bulunabilir.
Çevre
konusunda
basının
uygulama da dergi çıkarmak olabilir. Ülkemizde bulunan
büyük
yayın
grubu
son
aylarda
birbirleriyle
üç
adeta
yarışırcasına çok sayıda dergiyi piyasaya çıkarmışlardır.
Bu
d e r g i l e r e b a k ı l d ı ğ ı n d a ise ç e v r e k o n u s u n u ele a l a n bir
ginin olmadığı dikkat
çekmektedir.
Oysa böylesine
der­
güçlü
y a y ı n g r u p l a r ı i ç i n az t i r a j l ı d a o l s a b i r ç e v r e d e r g i s i ç ı k a r m a k
herhalde çok güç değildir.
Basın
organlarının
çevreye
katkı sağlamak
ve
çevre
k o r u n u m u n a hizmet eden firmaları t e ş v i k e t m e k a m a c ı y l a , bu
f i r m a l a r a r e k l a m f i y a t l a r ı n d a özel bir i n d i r i m
sağlayabilir.
V e y a b u i n d i r i m m i k t a r ı ç e v r e ile i l g i l i b i r v a k ı f a
ilgili amaçlar doğrultusunda
kullandırılabilir.
aktarılarak
SONUÇ
Ülkemizde
ilişkisinin
mevcut duruma bakıldığında,
diğer
ülkelere
oranla
basın-çevre
yeterli
derinliğe
kavuşmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz.
Ü z e r i n d e yaşadığımız d ü n y a ve ülkemiz her g e ç e n
gün
d a h a f a z l a k i r l e n i r k e n , b u n a seyirci kalan ve h a r e k e t e g e ç i r i c i
tepkiyi geliştiremeyen
çıkabilecek
her türlü
kesimler
içinde, ortaya çıkan
kötü d u r u m d a , s o r u m l u l a r
veya
arasında
b a s ı n h e r z a m a n ilk s ı r a l a r d a y e r a l a c a k t ı r . Ç ü n k ü b a s ı n i n s a n
s a ğ l ı ğ ı n ı i l g i l e n d i r e n her t ü r l ü k o n u d a g e r e k l i u y a r ı y ı y a p m a k
ve k a m u o y u
o l u ş t u r m a k görevlerini asli vazifeleri
almıştır ve bunu yerine g e t i r e c e ğ i v a a d i n d e
arasına
bulunmuştur.
Asıl o l a r a k ç e v r e n i n k o r u n m a s ı n d a t o p l u m d a her k u r u m ,
k u r u l u ş ve k i ş i y e ö n e m l i g ö r e v l e r d ü ş m e k t e d i r . A n c a k b a s ı n ,
e l i n d e b u l u n d u r d u ğ u güç ve kirliliğe y o l a ç a n
dolayı, diğer
kurum, kuruluş
tekniklerinden
ve o l u ş u m l a r d a n
daha
fazla
konunun üzerine eğilmek zorundadır.
Sonuç
o l a r a k bu i n c e l e m e d e
basının çevre
kirliliğini
ö n l e m e k için y a p a b i l e c e k l e r i n i sıralamak g e r e k i r s e ;
a) B a s ı n ö n c e s a n a y i t e s i s l e r i n e b a ğ l ı b i r k u r u m
kendi
atıklarını asgari zarar derecesine
k u r u l u ş l a r ı n bu y ö n d e k i u y g u l a m a l a r ı n ı
g e t i r e c e k ve
şehrin
ve d ü z e n l e m e l e r i
dışına taşıyacak
gerçekleştirerek,
ve f r e k a n s
konular gözönünde bulundurularak
diğer
destekleyecek,
b) S e s l i v e g ö r ü n t ü l ü y a y ı n o r g a n l a r ı g e r e k e n
yenileme
olarak
tahsisi
teknolojik
vericilerini
sağlıkla
yenilenecek.
ilgili
c)
Basın,
yayınlarındia
özel
işleyiş
çevre
sayfalar
ve
ilke
ve
olaylarının
programlarla
kalmasını sağlayacak,
amaçları
üzerine
daha fazla
konunun
gerekirse
doğrultusunda
çevre
devamlı
eğilerek,
gündemde
konusunda
zararlı
ü r e t i m y a p a n t e s i s l e r i n ve k i ş i l e r i n yayın y o l u y l a t e ş h i r
melerini sağlayıp, özetle konuyla ilgili kamuoyu
sürekliliği
edil­
oluşturarak
sağlayacaktır.
Bu i n c e l e m e y l e ç e v r e v e b a s ı n a r a s ı n d a k i t e m e l n o k t a l a r
ve
işbirliği
konularına
değinilmiştir.
Ancak
daha
önce
belirttiğimiz gibi olayın boyutları çok büyük, kapsamı o l d u k ç a
geniştir.
Ancak burada bahsi geçsin veya geçmesin, basına çevre
k o n u s u n d a çok büyük sorumluluklar d ü ş m e k t e d i r .
Umarız
ki
k e n d i n i h e r g ü n y e n i l e m e ç a b a ve i d d i a s ı n d a o l a n T ü r k b a s ı n ı ,
bizim b u r a d a sözünü ettiğimiz pekçok olguyu o r t a y a çıkarır ve
bize yapılacak
işbirliğinin
bu k a d a r sınırlı
k a l m a s ı n a izin v e r m e y e c e k l e r i n i ispat eder.
kalmayacağını,
1.KAMPANYA
Gazete karşılığı gazete kampanyası
Bu
kampanya
ile
gazeteler
veya
tüm
basılı
yayın
o r g a n l a r ı , hem tirajını artıracak hem de kağıdın g e r i k a z a n ı m ı
k o n u s u n d a bir a d ı m d a h a a t a r a k ç e v r e
korumasına
katkıda
bulunacaklardır.
K a m p a n y a g a z e t e v e y a d e r g i l e r i n bir ay b o y u n c a üç e s k i
sayısını getirene
bir t a n e
günlük
gazete
vermesi
şeklinde
gerçekleştirilecek, toplanan kağıtlar SEKA'ya satılarak geliri
yine ç e v r e y l e ilgili bir k u r u l u ş a d e v r e d i l e c e k .
Böylece;
a) G a z e t e l e r
yükseltecek,
eski sayılarını toplayarak
reklam
gelirlerinde
de
hem
muhtemel
tirajını
bir
s a ğ l a y a c a k , bu a r a d a kağıdın d ö n ü ş ü m ü d o l a y ı s ı y l a
artış
israfını
ö n l e m e d e bir a d ı m a t a c a k ,
b) T o p l a n a n k a ğ ı t l a r ı n S E K A ' y a s a t ı l m a s ı s o n u c u n d a b i r
gelir elde edilerek çevre koruma konusunda faaliyet gösteren
bir v a k ı f a v e y a d e r n e ğ e k a t k ı d a b u l u n a c a k ;
c) K a m p a n y a s ı r a s ı n d a y a p a c a ğ ı r e k l a m v e
duyurularla
da insanlarda çevre bilincinin y e r l e ş m e s i n e katkıda b u l u n u p ,
g ü n d e m d e kalmasında etkili olacak.
2.KAMPANYA
Pet Şişe Karşılığı Gazete (Veya dergi) Kampanyası
Bu k a m p a n y a ile a m a ç ; h e m t o p l u m a p l a s t i ğ i n
doğaya
v e r d i ğ i z a r a r l a r ı a n l a t m a k , hem de b i r a z o l s u n bu m a d d e l e r i n
toplanmasına yardımcı olmaktır.
Kampanya
şehrin
merkezi
üç v e y a
dört
yerinde
g a z e t e l e r i n s t a n d k u r u p , iki pet ş i ş e k a r ş ı l ı ğ ı n d a bir
gazete veya dergi vermesi şeklinde
günlük
yapılabilir.
Bu k a m p a n y a d a v e r i l e c e k 5-10 bin g a z e t e v e y a d e r g i n i n
de b ü y ü k basın k u r u l u ş l a r ı için çok külfetli
olmayacaktır.
Basılı yayınlar verilirken beraberinde plastiğin d o ğ a y a verdiği
z a r a r l a r ı n ı a n l a t a n bir kitapçık d a v e r i l e b i l i r .
Diğer
bir y ö n t e m de b i r d e n f a z l a basın
kuruluşunun
b i r a r a y a g e l e r e k b u k a m p a n y a y ı y ü r ü t m e l e r i d i r ki b u ç o k d a h a
e t k i n bir k a m p a n y a olur.
YARARLANILAN KAYNAKLAR
- Yapı Dergisi, Şubat 1993
- B i z i m Ş e h i r H a b e r l e r i , IVlayıs 1 9 9 2
- Nokta D e r g i s i , 24 Ocak
İ993
- Dünya Gazetesi, Kimya Dosyası, 7 Aralık 1992
- M a d e n D e r g i s i , Ocak 1993
- M i l l i y e t G a z e t e s i , 21 O c a k 1 9 9 3
- İstanbul ve Çevre S o r u n l a r ı , İTO Y a y ı n l a r ı , 1991
Çevre Kirliliğini Önlemede Basına
Görevler Nelerdir? Konulu,
Basın
İ ş k o l u n d a Çalışan Herkese Açık
İnceleme
Yarışması
Eser Sahibi : Asiye Koray
Düşen
Bendon
Basın ve yayın
gelişim
bu s e k t ö r ü n
alanındaki
baş
sosyal, siyasal
döndürücü
ve
teknolojik
ekonomik
alandaki
yeri, görevleri, sorumlulukları, işlevi gibi hususlara da yeni
boyutlar, anlamlar
kazandırmıştır.
Ç a ğ ı m ı z bir kitle i l e t i ş i m çağıdır ve esas o l a r a k
hizmet
s e k t ö r ü içinde yer alan basın artık s a d e c e bir h a b e r t o p l a m a verme
aracı değildir.
Çağdaş
dünya,
ulaştığı
teknolojik
s e v i y e , e l d e e t t i ğ i g ü ç , t o p l u m d a k i y e r i ile b a s ı n a i d e a l o l a r a k
temel
konularda
kimi sorumluluklar
yükler.
Çevre
de
esas
o l a r a k bu t e m e l k o n u l a r d a n b i r i d i r . D o l a y ı s ı y l a d a bu a l a n d a
her türlü g i r i ş i m i n , y a p ı l a n - y a p ı l m a y a n ç a l ı ş m a l a r ı n v b . basın
için sadece
bir haber
malzemesi
olmasının
ötesinde
bir
anlamı, işlevi bulunması gerekmektedir.
Çevre
ile
ilgili
hususlar
siyasetten,
ekonomiye,
sanayileşmeden, tarıma, turizme, spora kadar
hemen
her
alanda çeşitli yönleriyle bulunmaktadır. Öte yandan herkesin
b i r y ö n ü y l e , ş u y a d a bu ö l ç ü d e s o r u m l u l u ğ u n u n d a o l d u ğ u b i r
k o n u d u r . Böyle olunca basın da ş ü p h e s i z kendine d ü ş e n i yap­
makla yükümlüdür.
Genel
topluma
toplumun
olarak
basına düşen
tanıtmak,
bireyleri
oluşmasına
görev
de çevre
bilgilendirmek,
katkıda bulunmak,
konusunu
duyarlı
komuoyu
çalışmaları teşvik etmek, izlemek, gözetlemek,
bunlar
günümüzde
hizmet gazeteciliği
kavramının
de y a p ı l m a s ı g e r e k e n l e r d i
adına
sorgulamak,
g e r e k i r s e t e ş h i r e t m e k ve k a m u o y u y a r a t m a k t ı r . Öte
bütün
bir
ortaya
yandan
çıktığı
ve basın böyle
bir
g a z e t e c i l i ğ i ç e v r e k i r l i l i ğ i ile m ü c a d e l e k o n u s u n d a b i r m o d e l
olarak uygulamaya sokabilecek güçtedir.
B a s ı n ı n ç e v r e k i r l i l i ğ i ile m ü c a d e l e d e
yerine
getirebilmesi
konuda
için,
bir p o l i t i k a
her ş e y d e n
belirlemiş
kendine
önce
düşeni
kuruluşların
olmaları gerekiyor.
Çevre
k o n u s u n u n d ü n y a n ı n en ö n e m l i g ü n d e m m a d d e l e r i n d e n
olduğunu
kabul ediyorsak,
basın
kuruluşlarının
da
p o l i t i k a l a r ı i ç i n e a n a h a t l a r ı ile ç e v r e k o n u s u n u d a
bu
biri
yayın
almaları
kaçınılmazdır.
Son
10 y ı l d a
basında
büyük
ölçüde
g i d i l i r k e n , çevre k o n u s u n d a bunun pek
uzmanlaşmaya
gerçekleşmediğini
g ö r ü y o r u z . H a l b u k i ç e v r e de a y n ı p o l i s - a d l i y e , m a g a z i n , s p o r ,
e k o n o m i m u h a b i r l i ğ i gibi u z m a n l a ş m a i s t e y e n bir daldır. Z i r a ,
yerel,
ulusal
ve
uluslararası
düzenlemeleri,
yasaları,
sözleşmeleri, deklarasyonları, bakanlığı, onlarca
dernek,
e n s t i t ü ve a r a ş t ı r m a k u r u l u ş l a r ı , g ö n ü l l ü g r u p l a r ve v a k ı f l a r ı
ile ç o k g e n i ş bir y e l p a z e d e v a r o l a n bir k o n u d u r . Ö t e y a n d a n
ç e v r e k i r l i l i ğ i n e yol açan ö y l e s i n e çok e t k e n vardır ve b u n l a r l a
mücadele etmenin öylesine değişik yönleri bulunmaktadır ki,
u z u n , orta ve kısa v a d e d e
kirliliğin yaratacağı
etkilerden,
neler yapılmalıydı, neler yapılabilir, önlemler nedir, teknolojik
g e l i ş m e l e r ne d ü z e y d e d i r v b . k o n u n u n b ü t ü n b u y ö n l e r i n i n v e
dengelerin
muhabir
tarafından
makul ölçülerde
bilinmesi
g e r e k i r . A n c a k bu t a k d i r d e m u h a b i r bu a l a n d a k e n d i n e d ü ş e n i
yapabilecektir.
Bütün
bu a y r ı n t ı l a r
çerçevesinde,
çevre
konusunu dağınıklıktan
Yani,
belli
konusunu
bir plan
gündeme
kurtarmak
çerçevesinde,
getirmeli, takip
basın
kuruluşları,
durumundadırlar.
düzenli
olarak
e t m e l i ve
çevre
koordineli
ç a l ı ş m a l ı d ı r l a r . M u h a b i r l e r i n ve f o t o m u h a b i r l e r i n
mesi
dışında,
sağlanmalıdır.
olarak,
köşe
yazarlarına
malzeme
yönlendiril­
verilmesi
Halen muhabirlerin kimi z a m a n turizmle
kimi zaman
belediye
çalışması
içinde,
kimi
de
ilgili
zaman
magazin yaparken konuyu işlediklerini, basın organlarında da
rastgele
ve
detay
olarak
yer
aldığına
tanık
oluyoruz.
D o l a y ı s ı y l a , y a p ı l a c a k o l a n , çevre kirliliği s o r u n u n u n bir takım
başka
haberlerin
arasından
ayrıntısı olmaktan
ve
"genel"
konular
çıkartmaktır.
Özetle, basın organlarının, belirli günleri, belirli sütun ya
da sayfaları çevre
oluşturarak,
uzmanlaşmış
ile bu k o n u d a k i
görülebilir.
konusuna ayırmaları, belirli
muhabirleri
konuya
ç a b a l a r a ö n e m l i bir katı
Daha da ileriye giderek
gibi... kamuoyunun
politikalar
yöneltmeleri
sağlayabileceği
avukatınız,
doktorunuz
da katılımının sağlanabileceği
köşeler
oluşturulabilir.
Yukarıdaki
basının
çevre
hususların
gerçekleştirilmesi
k i r l i l i ğ i ile m ü c a d e l e d e k i
ile
rolünü şu
birlikte
başlıklar
altında toplayabiliriz:
Bilgilendirme - Eğitim
Bilgilendirme basının başlıca görevlerinden
biridir.
Ç e v r e k i r l i l i ğ i ile m ü c a d e l e n i n k a z a n ı l m a s ı i ç i n ö n c e l i k l e
t o p l u m u n her k e s i m i n i n bu k o n u d a b i l g i l e n d i r i l m e s i
T o p l u m u n kimi kesimlerinde çevre bilincinin
gerekir.
oluşmadığı
ya da bunun istenilen düzeyde olmadığı açık seçik
ve b i r e y l e r i n b i l g i l e n d i r i l m e y e ihtiyacı olduğu
ortadadır
görülmektedir.
Nitekim çevre kirliliğine yönelik mücadeleler sırasmda, vatand a ş l a r m kimi d a v r a n ı ş l a r m m ya da s e ç i m l e r i n i n (mal ve hiz­
met seçimi)
nasıl bir ç e v r e
kirliliği yarattığına
ilişkin
bir
fikirleri olmadığına tanık olunmaktadır.
Dolayısıyla basının öncelikle v a t a n d a ş a yönelik
bir b i l g i l e n d i r m e
sonuçlarının
yapması, çevre
kirliliğinin
nasıl
olarak
oluştuğu,
n e l e r o l d u ğ u ve nasıl bu t e h d i t l e r i n
ortadan
k a l d ı r ı l a b i l e c e ğ i , s ı r a d a n v a t a n d a ş ı n b u k o n u d a k a t k ı s ı n ı n ne
olabileceği anlatılmalıdır. Basın, haber, r ö p o r t a j , fotoğraf ve
karikatürlerle
destekleyerek
bu b i l g i l e n d i r m e y i
düzenli
ve
sürekli olarak yapmalıdır.
Basının
kimi konularda
boşlukları doldurmak
görevi
v a r d ı r . Bu b a z e n y ö n e t i m l e r t a r a f ı n d a n h a l k a v e r i l e n b i l g i l e r i n
tamamlanması, verilmeyen
yönlerin
aydınlatılması,
kimi
z a m a n bir h ü k ü m e t i n d ü z e n l e m e d e ya da d e n e t l e m e d e
yeter­
siz kaldığı hususların üzerine gitmektir.
H ü k ü m e t i , b a k a n l a r ı , m i l l e t v e k i l l e r i n i , k a m u ve
özel
kuruluşları, işletmeleri vb. denetlemenin kimin görevi olduğu
kanunlarla belirlenmiştir. Ancak günümüzde artık kimin
kimi
bilgilendireceği, denetleyeceğine ilişkin kesin çizgiler yoktur.
Çağımızın son derece karmaşık yapısı içinde bu
denetleme
g ö r e v i y l e sadece m i l l e t v e k i l i , bakan ya da k i m i özel ve k a m u
sektörü
yöneticilerinin
başa çıkması
imkansızdır.
k i r l i l i ğ i ile m ü c a d e l e d e d a h a ö n c e v u r g u l a n d ı ğ ı g i b i
Çevre
öylesine
ç o k y ö n l ü b i r k o n u d u r ki bu k i ş i l e r i n s ı r a d a n v a t a n d a ş l a r g i b i
basından
alacaklar?
muhtaçtırlar.
Nitekim
bilgiler
vardır,
bugüne
kadar
hatta
bu
sistemdeki
bilgilere
pek
çok
bozukluğu,
e k s i k l i ğ i , y a n l ı ş l ı ğ ı ve s k a n d a l l a r ı
çıkartmıştır.
Aslında
basın
bunları yaparken
basın
ortaya
dolaylı
olarak
ç e v r e k o r u n m a s ı n a , ç e v r e k i r l i l i ğ i ile m ü c a d e l e y e d e k a t k ı d a
bulunmaktadır.
Alış veriş y a p a r k e n , b e s l e n i r k e n , ç a l ı ş ı r k e n , e ğ l e n i r k e n ,
dinlenirken, spor yaparken, çocuklarımızı eğitirken bireylerin
neler yapabileceklerine
i l i ş k i n , ç e v r e y e n a s ı l d a h a az z a r a r
vererek, onu koruyarak yaşanabileceğine
davranış
ve
kararlar
konusunda
basın
ilişkin
bilinçli
yöntemler,
bir
program
yürütebilir.
Çevreye Duyarlı Toplumun Oluşması
Türkiye
Genç
İşadamları
Derneği tarafından
yaptırılan
bir a r a ş t ı r m a d a T ü r k t o p l u m u n u n y ü z d e 53 g i b i bir b ö l ü m ü n ü n
çevreye pek duyarlı olmadıkları
Umursamazlığın
belirlenmiştir.
giderilmesi
ya da bir b a ş k a
deyişle
duyarlılığın s a ğ l a n m a s ı için (hemen pek çok p s i k o l o j i k d e n e y
de g ö s t e r m i ş t i r ki h a n g i k o n u d a o l u r s a o l s u n b i r e y l e r i n b i z z a t
g ö r m e l e r i ile s a ğ l a n a b i l m e k t e d i r ) b i r e y l e r i n o l a y l a r d a n b e l i r l i
ölçüde etkilenmeleri
gerekmektedir.
( D u y g u s a l , r u h s a l e t k i l e n m e ) . Bu n o k t a d a d a b a s ı n e l i n ­
deki
her
türlü
imkanı
ve
malzemeyi
kullanarak
bu
u m u r s a m a z l ı ğ ı n g i d e r i l m e s i n d e rol o y n a y a b i l i r .
Öte
mücadele
83.5'i
yandan, çevrenin
gibi hususlarda
gelirlerinin
bir
korunması, çevre
araştırmaya
kısmını
seve
kirliliği
katılanların
seve
ile
yüzde
verecek-
lerini
bildirmişlerdir.
duyarlılıklarını
pratikte
bu
Ancak,
uygulamaya
çabalara
görünen,
bireylerin
geçiremedikleridir.
katkıda
bu
Bireyler,
bulunmamakta
ya
da
bulunamamaktadırlar.
D o l a y ı s ı y l a bu d u y a r l ı l ı ğ ı n y a y g ı n l a ş t ı r ı l m a s ı ve
kılınması gerekmektedir ki, basın buna öncülük
Gerçekte,
zaten
bilgilendirilmesine
gereken
paralel
eğitim
ile
olarak
o l u ş m a s ı n d a da temel adımlar atılmış
edebilir.
birlikte,
duyarlı
etkin
bir
bireylerin
toplumun
olacaktır.
Teşvik ve Destek
B a s ı n ç e v r e y e k a r ş ı h a s s a s , ç e v r e k i r l i l i ğ i ile
eden
kişi,
kurum
ve
kuruluşları da öne
mücadele
çıkartmalı,
onlara
destek olmalıdır. Bunu yaparken aynı z a m a n d a t o p l u m u n geri
k a l a n ı için de t e ş v i k e d i c i , ö z e n d i r i c i
olacaktır.
G ü n ü m ü z d e r e k l a m ve i l a n i ç i n f i r m a l a r ı n ne b ü y ü k
har­
camalar yaptıkları d ü ş ü n ü l ü r s e , basın organlarının bu k o n u d a
b a ş a r ı l ı k u r u l u ş l a r ı t a n ı t m a s ı d i ğ e r l e r i için de bir
kaçınılmaz
olmaya
sarfedenleri
başlayacaktır.
Basının
t a n ı t m a s ı , bu ç a b a l a r ı
bu
noktada
konuda
duyurması
çaba
benzer
ö r n e k l e r i n ç o ğ a l m a s ı n d a ş ü p h e s i z rol o y n a y a c a k t ı r .
Nitekim b a s ı n , çok geniş yığınlara a n ı n d a ve etkin m e s a j ­
lar
gönderebildiği
ispatlanmıştır.
özellikle
doğal
afetler
konusunda
Böyle o l u n c a , bu tür bir ç a b a y ı ,
m e s a j l a r v e r m e y i ç e v r e k i r l i l i ğ i ile m ü c a d e l e d e
yönlendirici
göstermelidir.
Bir g ö l ü n k u r t a r ı l m a s ı , bir s a h i l i n t e m i z l e n m e s i , b i r k e n ­
t i n h a v a s ı n ı n t e m i z l e n m e s i , bir ç ö p l ü ğ ü n d a h a u y g u n b i r y e r e
t a ş ı n m a s ı , bir malın ekolojik d e n g e y i b o z m a y a c a k
şekilde
ü r e t i m i , bir h i z m e t i n çevre kirliliği y a r a t m a d a n v e r i l m e s i
için
b a s ı n bir p a k e t h a l i n d e ya da tek tek k a m p a n y a l a r a ç a r a k , ya
d a bu k o n u d a h a l e n b a ş l a t ı l m ı ş k a m p a n y a l a r a d a h a ö n c e l i k l e
yer vererek
toplumsal
destek
sağlayabilir.
Y i n e , bu
tür
ç a l ı ş m a l a r i ç i n s p o n s ö r l e r i de o r t a y a ç ı k a r a b i l i r .
Denetleme - Hakemlik
B a s ı n k u r u l u ş l a r ı y a y ı n l a r ı ile b u g ü n t o p l u m d a b i r
oluşumunu
yaratırken
sağlarken,
sadece
siyasi
kimi zaman
toplumun
irade
gündemini
iktidarları değil, muhalefete,
kitle
ö r g ü t l e r i n e v e iş d ü n y a s ı n a k a d a r v a r a n g e n i ş b i r y e l p a z e d e
d e n e t i m ve h a k e m l i k y a p a b i l m e k t e d i r .
m a c ı g a z e t e c i l i k de bu n o k t a d a d e v r e y e
Öte y a n d a n , basın görevlileri
çabuk
ulaşabilen
kişilerdir.
basın, dengeleyici
Araştırmacı-soruşturgirecektir.
kimi m e k a n i z m a l a r a
Bu i m k a n d a n
en
da
yararlanarak
bir unsur olarak ç a t ı ş a n
menfaatlerin
uzlaştırılması ortamını da yaratabilir.
Uyarmak - Teşhir Etmek
Basın k u r u l u ş l a r ı çevre
kirliliğine sebebiyet
verenlerin
t e s b i t i n e katılabileceği gibi, bunların u y a r ı l m a s ı n d a da etkin
bir rol ü s t l e n e b i l e c e k d u r u m d a d ı r . Ç e v r e k i r l i l i ğ i n e
verenlerin
basın
uyarılması, gerekirse
organlarından
değildir.
daha
teşhir
iyi bir
edilmesi
araç
bulmak
sebebiyet
noktasında
mümkün
B u r a d a da basın aslında bir kaç açıdan rol o y n a y a c a k t ı r .
Ç e v r e k i r l i l i ğ i n e s e b e p o l a n l a r ı u y a r ı r k e n , bir t a r a f t a n b u n d a n
etkilenenleri
uyararak,
belli
bir
tepki
oluşmasını
s a ğ l a y a c a k t ı r , bir t a r a f t a n da y e t k i l i m e k a n i z m a l a r ı
geçirmiş, dikkatlerini çekmiş
harekete
olacaktır.
Protesto Edilmesi Yolunda Tavır Almak
Daha da ileri a ş a m a l a r d a
basın
kuruluşlarının
kimi
e k o n o m i k k a y g ı l a r ı d a bir y a n a b ı r a k a r a k ç e v r e k i r l i l i ğ i n e y o l
açan,
tedbir
almayan
kuruluşlar
için
protesto
mahiyetinde
girişimlerde bulunması da düşünülebilir.
Bu u y g u l a m a l a r d a n bir t a n e s i ç e v r e k i r l i l i ğ i n e y o l
k u r u m ve k u r u l u ş l a r ı n r e k l a m l a r ı n ı , ilanlarını p r o t e s t o
açan
etmek
olabilir.
Nitekim
batılı ülkelerin
bazılarında
o l a b i l e n , ü r e t i m l e r i ya da v e r d i k l e r i
ürünleri
recycle
hizmet sırasında
çevre
kirliliğine yol a ç m a m a k için kimi t e k n o l o j i l e r e yatırım y a p m ı ş
kuruluşların
verdikleri
reklamlarda
bu h u s u s l a r ı n
duyurusu
için ayrı bir ücret a l ı n m a z k e n , ö z e l l i k l e u z m a n l a ş m ı ş d e r g i l e r ,
yerel
basın
yaptıkları
organları
gibi
nasıl
sorunların
üretim yaptıkları, atıkları
ne
cevabını
bu
aldıktan
sonra
k u r u l u ş l a r a s a y f a l a r ı n d a yer v e r m e k t e d i r l e r . C e v a p l a r ı n o l u m ­
s u z o l m a s ı h a l i n d e bu k u r u l u ş l a r ı n h e r t ü r l ü f a a l i y e t i p r o t e s t o
edilmekte,
"yazmamak,
uygulayabilmektedirler.
gitmemek"
şeklinde
bir
dışlama
SONUÇ
Ö z e t l e basın h e r k e s i n de kabul e d e c e ğ i gibi
toplumsal
irade o l u ş u m u n d a b a ş l ı b a ş m a bir "kamu g ö r e v i - k a m u
meti" yapmaktadır.
Çevre
kirliliği
ile m ü c a d e l e d e
r o l ü n ü de bu ç e r ç e v e d e d e ğ e r l e n d i r m e k
Çoğu
zaman
dördüncü
kuvvet
hiz­
basının
gerekir.
olarak
adlandırılan
b a s ı n ı n , b u a d ı n f o n k s i y o n l a r ı n ı ç e v r e k i r l i l i ğ i ile m ü c a d e l e d e
de y e r i n e g e t i r m e s i n i b e k l e m e k haklı bir istek o l a c a k t ı r .
Basının ideal o l a r a k bu m ü c a d e l e y e çok y ö n l ü bir k a t k ı d a
bulunması
Çevrenin
mümkündür.
Bu g ü ç ve
imkanlara
k o r u m a s ı ve kirliliğe karşı yapılan
sahiptir.
mücadelelerde
etkin bir rol o y n a m a s ı , hatta ö n c ü l ü k y a p m a s ı h a l i n d e b a s ı n ,
t o p l u m d a d a h a s a y g ı n bir yer e d i n e c e k ,
olarak
da
alacaktır.
çağdaş
toplumda
üretken
bulunması
bir
gereken
faktör
yerini
Çevre Kirliliğini Önlemede Basına
Görevler Nelerdir? Konulu,
Düşen
Basın
İşkolunda Çalışan Herkese Açık
İnceleme
Yarışması
Eser S a h i b i : Reşit
Eser Adı
Aşçıoğlu
: Çevre Kirliliğini
Basına Düşen
Nelerdir?
Önlemede
Görevler
ÇEVRE KİRLİLİĞİNİ ÖNLEMEDE
B A S I N A DÜŞEN G Ö R E V L E R
NELERDİR?
A ğ a ç l a n öldürebilen Çevre Kirliliği insanları da
öldürür
mü?
Bu " m ü t h i ş
soru"yu
Fransız bilim dergisi S C I E N C E
ET
V I E 1 9 9 2 y ı l ı n d a y a y ı n l a n a n bir s a y ı s ı n d a s o r u y o r .
Bu v e s i l e y l e S C I E N C E ET V I E d e r g i s i 1 9 5 0 ' l e r d e
ve
New York'taki
smog
(duman demek
Londra
olan smoke
ile
sis
d e m e k olan fog sözcüklerinin b i r l e ş m e s i n d e n oluşan İngilizce
smog sözcüğü)
nedeniyle birkaç yüz kişinin ölümü
üzerine
İ n g i l t e r e ve A . B . D . n d e bazı kanuni ö n l e m l e r e b a ş v u r u l d u ğ u n u
belirterek şöyle diyor:
" Y a p ı l a n t ı b b i a r a ş t ı r m a l a r k ü k ü r t d i o k s i t (SO2)
oranının
L o n d r a ve New Y o r k ' t a %50 azaltılması halinde ölüm oranının
her yaş g r u b u için %3 oranında azalacağı y o l u n d a i d i . "
Fransız bilim-teknik dergisi, sözünü
ettiğim
s a y ı s ı n d a , ş u n u e k l i y o r : " İ n g i l i z ve A . B . D .
aldığı önlemler
sayesinde
kükürtdioksit
1992
yılı
hükümetlerinin
oranlarının
%50
a z a l t ı l m a s ı s a ğ l a n d ı , f a k a t tıp b i l i m i ö l ü m l e r i %3 d ü ş ü r e m e d i . "
Bu d u r u m k a r ş ı s ı n d a i n s a n ş ö y l e bir k u ş k u y a
kapılıyor...
P e k i , İ n g i l t e r e v e A . B . D . h ü k ü m e t l e r i SO2 e m i s y o n u n u
o r a n ı n d a a z a l t m a y ö n ü n d e b o ş u b o ş u n a mı ö n l e m l e r
Hepimizin
akciğer
bildiği
kanseri
İskandinavya
gibi gerek
kalp
ülkelerinin
almışt?
hastalıkları
konularında ABD, İngiltere, AT
gerek
ülkeleri
e l i n d e , b u g ü n , ta 2 5 - 3 0 yıl
başlattıkları dizi dizi araştırma dosyaları mevcut.
%50
ve
önce
Tıp a l a n ı n d a
olsun, Fizik-Kimya-Astronomi
olsun birçok gerçekler
alanlarında
a n c a k 3 0 - 4 0 yıl s o n r a
anlaşılıyor
o l m a l ı ki N o b e l ö d ü l l e r i n i n ç o ğ u " g a i p t e n g e r ç e k l e r " g i b i 3 0 40 yıl ö n c e
sahiplerini
başlatılmış
isabet
ediyor
kükürtdioksit
başlamakla
çok
büyükkentlerdeki
ki İ n g i l t e r e v e A . B . D :
(SO2)
doğru
emisyonu
karar
1960'lardan
oranını
almışlar.
düşürtmeye
Çünkü,
bugün,
fabrika, elektrik santrali, konut
kömürü
d u m a n ı n d a n ve motorlu araç egzozlarından
çıkan bu
vücudumuzun bağışıklık sistemini zaafa uğrattığı
bulunuyor.
sayısında
ve
buluyor.
Şunu söyleyebilirim
itibaren
araştırmalara
V e , bu da S C I E N C E
ortaya
çıkmış
gazın
anlaşılmış
ET V I E d e r g i s i n i n
bulunuyor.
Adı geçen
1993
bilim-teknik
d e r g i s i n d e n b a ş k a yine bir Fransız b i l i m - t e k n i k d e r g i s i
olan
R e c h e r c h e ' i n 1 9 9 2 yılı s a y ı s ı n d a y a y ı n l a n a n " H a v a K i r l i l i ğ i n i n
Kanserle
R a n d e v u s u " başlıklı bir y a z ı d a
hidrokarbonlarla
kükürtdioksit emisyonunun genlerimizdeki DNA'ları
bozduğu
da Polonya'da belirlendi diye dikkat çekiliyor.
RECHERCHE
dergisi, kükürtdioksidn
ve
hidrokarbon­
ların insan g e n l e r i n d e tahribat yaptığı ( y a p a b i l e c e ğ i d e m i y o r ,
yaptığı diyor) gerçeğine
rastlanamadığına
Batı ülkelerinde
ancak
rastlandığına dikkat çekiyor.
guya
elbet
çok şeffaf
Doğu
bir bulgu
Avrupa
olarak
ülkelerinde
Batı ü l k e l e r i n d e b ö y l e bir
rastlanamazdı. Çünkü
Batı'da
Demokrasi
olduğunda halk sağlığı araştırmaları
b a ş l a t ı l d ı ğ ı i ç i n SO2 e m i s y o n u t e h l i k e s i 1 9 6 0 ' l a r ı n
bul­
rejimi
erkenden
başından
i t i b a r e n bir S . O . S . d u y a r l ı l ı ğ ı y l a a l g ı l a n m ı ş t ı . O y s a S o v y e t l e r
Birliği
ile
Doğu Avrupa
ülkeleri
Ç e v r e K i r l i l i ğ i i m i ş , SO2
ağır s a n a y i
kurma
i m i ş , NOx g a z l a r ı imiş b u n l a r a
a l d ı r m a d ı . Bu k o n u d a tıp a r a ş t ı r m a l a r ı n ı b a ş l a t a c a k
yoktu.
İ ş t e , bu n e d e n l e r d i r
konusu
"DNA
uğruna
ki, RECHERCHE
bozulması"nın
Doğu
Avrupa
hiç
halkoyu
dergisi
söz
ülkelerinde
A m e r i k a n ve İsveç tıp h e y e t l e r i n c e s a p t a n d ı ğ ı n ı
vurguluyor.
B a t ı ' d a b ö y l e b i r b u l g u y a r a s t l a n a m a z . SO2 e m i s y o n
oranları
1 960'lardan
güvenli
bu y a n a s ü r e k l i a z a l t ı l d ı ve b u g ü n k ü
düzeye düşürüldü. Fabrikalara, elektrik santrallarına
gerekli
filtreler çoktan kondu, hatta tesisler kurulurken filtreler monte
edildi.
Bizdeki gibi -örneğin
Yatağan
termik
santralında
o l d u ğ u g i b i - e l e k t r i k s a n t r a l i 1 0 - 1 5 yıl ç a l ı ş t ı r ı l d ı k t a n
sonra
" i s t i m a r k a d a n g e l s i n " ö r n e ğ i f i l t r e l e r ilerki bir t a r i h e e r t e l e n ­
di.
SCIENCE
sözünü
ettiğim
ET V I E d e r g i s i y l e
yazılarından
RECHERCHE
anlaşılacağı' üzere
dergisinin
bugün
SO2
emisyonları yüzünden Sovyetler Birliği, Doğu Avrupa ülkeleri
ve
ülkemiz
kalkınma
gibi
telaşı
şeffaf
içinde
demokrasiye
ekolojiyi
ikinci
rağmen
plana
ekonomik
iten
ülkelerde
insanlar Çevre Kirliliği yüzünden ölüm tehlikesine
maruzdur­
lar.
Ö l ü m nasıl bir ö l ü m ? Ç e v r e K i r l i l i ğ i n i n g e t i r d i ğ i ö l ü m en
sinsi ölümdür. Çünkü bağışıklık sisteminin zayıflaması şu ya
da bu h a s t a l ı ğ a d o ğ r u d a n neden o l m a z . Fakat ş u ya da bu
hastalığa yol hazırlar.
döner
başlar
Birçok hastalığa
kapı getirin gözünüzün
ve
aralıklardan
önüne.
birinden
kapıyı aralar.
Döner
bir hastalık
kapı
girer.
Bir
dönmeye
Ama
ne
zaman girer? Hemen girmeyişi "Çevre
Kirliliği insana
ölüm
g e t i r m e z " d i y e n l e r e z a m a n kazandırır. O y s a " G e l e c e k bir gün
muhakkak
gelecektir".
Londra ve New York kentleri
itibaren
SO2
emisyonunu
için
düşürmek
1960'ların
başından
için kanuni
önlemler
a l ı n m a s ı n ı n y a r a r ı b u g ü n , y a n i 3 0 yıl s o n r a , g ü n ı ş ı ğ ı n a ç ı k m ı ş
bulunuyor.
Nitekim3
Üniversitesi'nde
Profesör
Dr.Yuri
Nisan
1993
günü
İzmir
9
Eylül
açıklama yapan misafir bilim adamı
Velişev
"Çevre
Kirliliği
genetik
Rus
yapıyı
b o z u y o r . DNA b o z u l u y o r " d e m i ş ve bu a ç ı k l a m a s ı b a s ı n ı m ı z d a
yer almıştır. Rus Profesörü Dr.Yuri V e l i ş e v M o s k o v a Pediatri
ve
Pediatrik
Cerrahi
Bölümler
Araştırma
Enstitüsü
yöneticisidir.
Dr.Yuri Velişev'in sözleri Fransız bilim-teknik
SCIENCE
E T V I E ile
RECHERCHE'in
dergileri
yazdıklarını
doğrular
niteliktedir.
İş o l u p b i t t i k t e n , D N A b o z u l m a s ı k a n s e r i
hücremizin
k a p ı s ı n a g e t i r d i k t e n s o n r a b u n u h a b e r v e r m e n i n ne
kıymeti
var?
için
Basıp
"haber verme görevini" yerine getirmek
haberi "Bilim Kurumları"ndan alabilmelidir. Demek oluyor
basının Çevre Kirliliğini önlemede kendisine düşen
yapmış
olması gerekir.
Peki, bilim
projeler
geliştirmekten
hazırlanmış
"sipariş"
temel bilim dallarında
düşen
çevrelerimizin
b ö y l e bir g ö r e v i y a p a b i l m e l e r i için g e r e k l i o r t a m
mıdır? S a n a y i ve ticari k u r u l u ş l a r ı m ı z d a n
ki
görevleri
yapabilmesi bilim çevrelerinin daha önce kendilerine
görevleri
bu
üzerine
araştırmaya
"asker sürecek" gücü bulunmayan TÜBİTAK ya da üniversite
araştırmacılarımız
ne y a p a b i l i r ?
Avrupa'ya
ya da A . B . D . y e
bürokratik
uyuşukluk
geçtikten
sonra"
adamlarımızın
Araştırma
sipariş
yüzünden
geldiğine
belleğinde
yapmak
edilen
5-10
nice
yıl s o n r a
için
aygıtın
"iş
işten
ilişkinnice
örnek
ve
kayıtlarında
resmi
bilim
bulunmaktadır.
S ö z ü n ü e t t i ğ i m 1992 yılı R E C H E R C H E d e r g i s i n d e
"Hava
Kirliliğinin kanserle r a n d e v u s u " yazısında adı g e ç e n P o l o n y a l ı
onkolog
M.Chorazy
ülkelerinde
"Amerikan
Polonya'daki
rastlamadıkları
için solunum
ve İsveç
kadar
bir
heyetleri
hava
kendi
kirliliğine
yolu hastalıklarıyla
akciğer
kanserinin suçlusu olarak sigara dumanı üzerinde duruyorlar.
Gelsinler
de
bizim
açıkhavada
soluduğumuz
havayı
görsünler! Kentlerin kendisi sanki sigara içiyor gibi!"
Çevre
yukarıya
Kirliliğinin
aktardığım
ülkelere
göre
ayrı özellikler
incelemelerimden
taşıdığı
anlaşılmaktadır.
N i t e k i m İ T O bu y a r ı ş m a y ı a ç t ı k t a n s o n r a İ s t a n b u l ' u n
Hekim­
b a ş ı s e m t i n d e m e y d a n a g e l e n "Çöp P a t l a m a s ı " b u n a iyi bir
örnek
oluşturur.
Her ş e y d e n önce ş u n u kesinlikle b e l i r t m e k t e y a r a r
var:
çöp s o r u n u bir çevre kirliliği sorunu değildir!
Çöplerin b i r i k m e s i , t o p l a n m a m a s ı ya da toplanıp
dağlar
o l u ş t u r u l m a s ı bir hijyen s o r u n u d u r .
Metan
gazı
(CH4)
yerküremizi
sıcağa
boğan
E T K İ S İ g a z l a r ı n d a CO2 g i b i " i s t e n m e y e n g a z " l a r d a n d ı r .
B a t ı l ı u z m a n l a r CH4 g a z ı n ı n t e h l i k e l e r i n e d i k k a t
SERA
Fakat
çekerlerken
katiyyen çöpü akıllarına getirmezler. Çöpten tehlikeli
miktar­
da C H 4 gazı çıkması, olsa olsa, bombaları zararsız
getiren
patlayıcı
Bir
bomba
patlamasın diye o bombayı "de-fuse" eden patlayıcı
madde
uzmanlarının
madde
uzmanlarını
ilgilendirir.
hale
işidir!
Çevre Kirliliği uzmanları açısından metan gazı kaynakları
p i r i n ç t a r l a l a r ı (yılda 100 milyon ton) t r o p i k b a t a k l ı k l a r
(yılda
80 m i l y o n t o n ) 1 m i l y a r ı a ş k ı n h a y v a n ( y ı l d a 80 m i l y o n
g ö l l e r ve g ö l l e r i ç e v r e l e y e n
ton)
bataklıklardır.
Dağ gibi yığılacak kadar çöpün biriktiği İ s t a n b u l ' a b e n z e r
kent A v r u p a ' d a ya da A B D . n d e b u l a m a z s ı n ı z . Metan
ç e v r e u z m a n ı n ı i l g i l e n d i r e n yanı bu gazın tıpkı C 0 2
dioksit)
gibi yerküremizi
gazının
birikmesi
ve
yavaş
hele
yavaş
dağlar
gazının
(karbon­
ısıtmasıdır.
Metan
oluşturacak
kadar
sıkıştırılması onu "patlayıcı madde" yapar. Önemli
k a d a r ç o k ç ö p ü b i r i k t i r m e m e k ve
Tüketiciyi
olan
bu
biraradabulundurmamaktır.
"ayağını yorganına göre uzatmaya" yani
"çöpünü
k a l d ı r a b i l e c e ğ i k a d a r y e m e y e , i ç m e y e ve kalıcı m e t a l i k y a d a
plastik eşya döküp saçmaya" alıştırmak gerekir.
Düşüncesiz
hatta arsız t ü k e t i m çöp yığınlarının b a ş l ı c a k a y n a ğ ı olup bir
çevre sorunu değildir. Daha doğrusu dolaylı bir çevre s o r u n u
oluşturur.
Y a z ı m ı z ı n ilk s a t ı r ı n a " A ğ a ç l a r ı ö l d ü r e b i l e n Ç e v r e K i r l i l i ğ i
insanları da öldürür
mü?" şeklindeki
SCIENCE
ET
VlE'in
sorusuyla başlamıştım.
Ş i m d i bu " m ü t h i ş s o r u " n u n c e v a b ı n a g e l m i ş b u l u n u y o r u z .
S02
emisyonu
vücudumuzun
bağışıklık
sistemini
z e d e l e d i ğ i n d e n çok önemli solunum yolu hastalıklarına
hatta
kansere neden olabiliyor. Saatli bomba gibi, patlaması zaman
alan. Çevre Kirliliği hastalıklarının tehlikesi "her şey
birden
bire
Bunun
oldu"
türünden
olmayışından
ileri
gelmektedir.
kanıtını vermiş olduğumu sanıyorum.
Hidrokarbonlarla
düzeyindedir.
azotoksitlerin
(NOx) t e h l i k e l e r i
Y a n i D N A ' l a r ı ve e n z i m ' l e r i
bozacak
SO2
nitelik­
tedirler.
Metan
gazı
i l e CO2
(karbondioksit)
yerküremizin
derecesini artıran SERA ETKİSİ gazları olmaları
tehlikelidirler.
yerküremize
Uzun, çok
uzun
zaman
ısı
bakımından
dilimleri
global olarak felaketler getirebilirler
içinde
ama
SO2
NOx v e HC ( H i d r o k a r b o n l a r ) g i b i k ı s a v a d e d e ö l ü m c ü l t e h l i k e
a r z e t m e z l e r . Hele metan gazının çöp p a t l a m a s ı n d a k i gibi "ani
ö l ü m " t e h l i k e s i hiç a r z e t m e z l e r .
Ç ö p p a t l a m a s ı bir Ç e v r e S a ğ l ı ğ ı s o r u n u o l m a d ı ğ ı n a g ö r e
bu p a t l a m a y a
gazeteci
ilişkin haberleri
acaba "Çevre
iyi v e r e n , i y i f o t o ğ r a f
Kirliliğini
önlemede
çeken
üstüne
düşen
K a n a a t ı m ı z c a " Ç ö p l e r i b i r i k t i r i r ve s ı k ı ş t ı r ı r s a n ı z
bunlar
g ö r e v i " y a p m ı ş s a y ı l ı r mı?
günün birinde patlayabilir" diye haber veren bilim adamlarıyla
bu
haber
kaynağını
öldüllendirilmelidirler.
önceden
haber
veren
değerlendiren
Nitekim
bilim
gazeteciler
bu t e h l i k e y i
adamları
ve
1992
yılında
bu
haberi
d e ğ e r l e n d i r e n g a z e t e c i l e r o l m u ş t u r . Fakat v e r i l e c e k bu ödül
bir
"Çevre
Ödülü"
olamaz.
Olsa
olsa
bir
bombanın
p a t l a y a c a ğ ı n ı - d i ğ e r h e r h a n g i bir t e h l i k e l i b o m b a g i b i -
haber
v e r d i ğ i için g e n e l bir g a z e t e c i l i k ve h a b e r c i l i k ö d ü l ü o l u r . Asıl
çevre ödülü 1960'lardan itibaren S02'nin 1970'lerden itibaren
H C ' I e r i n v e N O x ' l e r i n t e h l i k e s i n e 2 0 - 3 0 yıl ö n c e s i n d e n
işaret
edenlere verilmelidir.
Önceden toplumu haberdar etmek, erken uyandırmak o
d e n l i ö n e m l i ki A . T . ( A v r u p a T o p l u l u ğ u )
Komisyonu
1992
y ı l ı n d a bir Ç e v r e Ö d ü l l ü Y a r ı ş m a açtı. Ve öne s ü r d ü ğ ü ilk ş a r t
şuydu:
"Çevre
yayınlanmış
ile ilgili y a z ı l a r
1992
Haziranından
olmalıdır.
B i l i n d i ğ i gibi 1992 H a z i r a n ı n d a k i Rio Ç e v r e
sonra
herkes
"aslı"na
önce
" ç e v r e c i " k e s i l d i ve y e ş i l e
ödül veriyorlar
bizler
ise
-örneğin
Zirvesi'nden
beyandı.
İTO
Onlar
yarışmaya
katılan i n c e l e m e y a z ı l a n d a h a önce b a ş k a bir y e r d e y a y ı n l a n ­
mamış olmalı şartını koşuyor- "kopya"lara ödül veriyoruz!
Bu k o n u d a ö n e m l i b i r ö r n e k v e r m e k g e r e k i r s e
Yatağan
bölgesindeki kömürlerde "radyoaktif özellik var" diye
10-15
yıl ö n c e h a b e r v e r e n ( h a b e r d e m e k i l l e d e g a z e t e c i
haberi
d e m e k d e ğ i l d i r , b i r M T A m ü h e n d i s i n i n 15 y ı l ö n c e i l g i l i k u r u m ­
lara haber v e r m e s i de ö n e m l i d i r )
mühendise
gerekir.
Eğer
"aslı"
önceden
haber verme bakımından gazeteciler
haber
kaynağının
ödül
vermek
ödüllendirilir
ve
uyanıklılığa
t e ş v i k e d i l i r s e t o p u m ileriye d ö n ü k d a h a iyi s o n u ç l a r alır.
Verdiğim
şeyden
önce
izahattan
"Bilim
anlaşılacağı
yazan"
olmak
üzere
teşvik
basında
her
edilmelidir.
Anlattığım b u n c a olay ve v e r d i ğ i m bilgiler hangi olayın p e ş i n e
hangi
açıdan
takılmak
gerektiğini
muhakeme
etmenin
özel
bilgilenmeyi gerektirdiğini ortaya koymuştur sanırım.
En b ü y ü k ş i k a y e t l e r i m i z d e n b i r i " T o p l u m c a f a z l a o k u m a dığımız"dır.
Bu d u r u m
bilgili" haberler
karşısında acaba basında
çıksa okunur
mu d e r s i n i z ?
"yeterince
Ya da
çevre
kirliliğinin başımıza gelmek üzere "köşeyi dönmek"te olduğu­
nu h a b e r v e r e n l e r o k u n u p d a ö d ü l l e n d i r i l d i mi a c a b a ?
B u i k i s o r u y a y a n ı t o l s u n d i y e 17 yıl ö n c e t i r a j ı - g ü n l ü k
t i r a j ı - 4 0 0 . 0 0 0 olan bir g a z e t e d e y a y ı n l a n m ı ş " Ç e v r e h a k k ı n d a
d e d i k o d u " başlıklı yazımı aktarıyor, esenlikler diliyor ve "her
ne d e m e k s e " y a r ı ş m a c ı a r k a d a ş l a r a b a ş a r ı l a r d i l i y o r u m . . .
1976 yılında yayınlanan m a k a l e m . . .
Duydun
mu, dün gece rüzgar yapraklarla
muş... Gelecek
ilkbahar yine buluşalım
fısıldaşlyormı
diyormuş
rüzgar yapraklara.
Sen neden söz ediyorsun?
Çevremizde
değil
yapraklı
a ğ a ç l a r , cılız a ğ a ç l a r bile y o k . Nasıl f ı s ı l d a ş ı r m ı ş y a p r a k ­
la r ü z g a r ?
Dün s a b a h , erken saatlerde kuşlar ötmüş
çevremizde...
Duyanlar olmuş...
Nasıl olur? Kuş, konacak dal arar. Evlerimizin
bir tek ağaç bile yok. Senin d u y d u ğ u n ses
kuş gibi öten kapı ziliydi herhalde.-
etrafında
komşumuzun
Dün gece kulağıma gelen sesler yaz g e c e l e r i n i n
kurbağa
dolu ırmak kenarlarını hatırlatıyordu...
Ne ı r m a ğ ı n d a n s ö z e d i y o r s u n ? O n l a r t r a f i k s e l i n i n i ç i n d e
a c a y i p sesler çıkarmak için a r a b a l a r a konan k l a k s o n l a r ı n
vrak-vrak diye ötüşü.
Gidenler söyledi, plajlar açılmış. Denize girenler
olmuş.
Manzarayı çok seven biri anlattı... Deniz dalgaları
tatlı
tatlı yalıyormuş sahilleri.
Yalıyor
değil, yağlıyorlardır
olsa
olsa...
Deniz
üzerine
d ö k ü l m ü ş o pis k a t r a n b i r i k i n t i l e r i y l e .
İnsaf!
"Yalıyor"la
"Yağlıyor"u
birbirinden
ayırt
e d e m e y e c e k miyiz artık?
Darılma
kardeş.
Kabahat
senin
değil...
Şehrin
g ü r ü l t ü s ü n d e n k u l a k mı k a l d ı b i z d e ? A v r u p a ' d a g ü r ü l t ü y ü
ölçen
" D e s i b e l " aygıtı v a r m ı ş . Ama
derdini
bu g ü r ü l t ü d e ?
kime
Bağırıyoruz,
dinleteceksin
bağırıyoruz
İstanbul'un yetkilileri yüzümüze boş gözlerle
D u y d u n mu g ü n e ş s o n d e r e c e s i n i r l i y m i ş s o n
da
bakıyorlar.
zamanlar­
da...
Eee?
Sen
bana
kirli ve pis
mi d e m e k
istiyorsun
diye
çekip
gitmiş.
Geçen
akşam
yağmur
bulutları uzun süredir
yağmur
damlalarını bırakmak için aradığı yeşil alan b u l m u ş olmalı
ki u y k u m u n
arasında, bardaktan boşalırcasına,
sesi duydum.
yağmur
N e r e d e e e ! Y a ğ m u r ç e k e n y e ş i l bir alan b u l a m a y a n b u l u t ­
lar vızır
duyduğun
vızır
üzerimizde
o ses,
komşumuzun
dolanıp
musluktan
gidiyorlar.
terkos
açık bıraktığı v a n a d a n
suyu
Senin
beklerken
boşalan suyun
evi
sele boğuşuydu...
Sana,
çevreyle
ilgili olarak d u y d u ğ u m
son
dedikoduyu
aktarayım... "Ben, kendimi tertemiz aynada
seyredecek
bir d e n i z ; ışınlarımı s o n s u z d a n tel tel saç gibi
yayacak temiz
dünyaya
hava isterim" diye, Güneş,
yüzyıllardır
s e v d a l ı olduğu İ s t a n b u l ' u m u z u terk edip bir
"Yabancıya
kaçmayı düşünüyormuş!
Çevre Kirliliğini Önlemede Basına
Düşen
Görevler Nelerdir? Konulu, Basın
İşkolunda Çalışan Herkese Açık
İnceleme
Yarışması
Eser S a h i b i : Ayfer
Eser Adı
Arslan
: Atmosferde Çöplük
Yok
ATMOSFERDE ÇÖPLÜK YOK!...
İlk ç a ğ l a r d a n g ü n ü m ü z e a s ı r l a r g e ç t i . İ n s a n o ğ l u i l k ö n c e
ateşi buldu. Daha sonra yeteneklerini
kolaylaştıracak
yenilikleri
keşfetti.
kullanarak
Fakat
yaşamını
bu t a r i h i
gelişim
sürecinde
birşeyi unuttu: Çevreyi. Yarı çıplak bedeniyle
zamanlar
kucak
kucağa yaşadığı doğaya
nankörlük
ilk
ederek
tahribatına göz y u m d u .
Çevreyi korumak insanoğlunun aklına ancak 20. yüzyılda
geldi.
Kaynaklar
giderek
tükenmeye
tahribatı gözardı edilemeyecek
yanlışlığın
dünya
boyutlara
farkına varıldı. Gelecek
bırakmak
amacıyla
başlayıp
çevrenin
ulaşınca
yapılan
nesile yaşanabilir
geç de o l s a ,
1970'li
bir
yıllarda
yediden yetmişe herkes çevrecilik harekatına soyundu.
Türkiye
de
son
yıllarda
bu
akımdan
etkilenerek
çevresever ülkeler arasına katıldı. Dernekler, partiler,
hatta
bu k o n u d a b i r d e B a k a n l ı k k u r u l d u . H a l k d e y i ş i y l e , " a ş k ı n s e v ­
giye d ö n ü ş e m e m e s i " yüzünden, çevre sadece kağıt
kurtarıldı. Çevre
kilenmeyen
bugüne
kirliliğinin getirdiği olumsuzluklardan
bir avuç azınlık z ü m r e n i n
kadar
üzerinde
ağaç
dikmekten
başka
kurduğu
dernekler
birşey
yapmadı.
Y ö n e t i c i l e r i n f a a l i y e t l e r i de b u n d a n f a r k l ı d e ğ i l d i .
Çevrecilik
a d ı n a b i r i k i g ü z e l laf e z b e r l e y i p s e ç i m m e y d a n l a r ı n d a
atanların tek düşüncesi seçilme
et­
kaygısıdır.
nutuk
Söylediklerine
i n a n d ı k l a r ı için d e ğ i l , m o d a y a uymak a m a c ı y l a " y e ş i l i
koru"
şarkısını s ö y l ü y o r l a r ! Ülkemizi bütün d ü n y a y a rezil eden ve
o n l a r c a insanın ölümüne yol açan Ü m r a n i y e ' d e k i çöp faciası
bu a ş k ı n d o ğ u r d u ğ u ö l ü bir b e b e k t i r . B u r a d a k i o l a s ı b i r f e l a k e t
konusunda
basm
daha
önce
yetkili
makamlara
uyarıları yapmıştı. Ancak hem yerel hem merkezi
gerekli
yöneticiler
olaya gerekli hassasiyeti göstermemiş. Daha sonra
öldükten
sonra çöp fabrikası kurulması
için
insanlar
çalışmalara
başlamışlardır.
Aslında iğneyi kendimize çuvaldızı başkasına
batırmak
g e r e k i r s e bu k o n u d a bizim de s o r u m l u l u ğ u m u z v a r . Eğe r h a l a
defalarca
uyarmamıza
zamanında
r a ğ m e n yerel ve m e r k e z i
gerekli tedbirleri
almıyorlar
ise, bunun
sadece onlar değil, biraz da bizleriz...Toplumu
görevimizi
tam
olarak
yerine
yöneticiler
suçlusu
bilinçlendirme
getirebilseydik,
toplumun
b a s k ı s ı ile y ö n e t i c i l e r h e m e n h a r e k e t e g e ç e r l e r d i . D e m e k k i ,
çevre kirliliğinin önlenmesinde basınımıza da büyük görevler
d ü ş ü y o r . Bu ö n e m l i g ö r e v i n b i l i n c i n d e o l a r a k h a r e k e t e t m e m i z
gerekir.
Çevre kirliliğinin önlenmesinde basma düşen
ayrıntılı
olarak
incelemeden
önce
görevleri
ülkemizde
çevre
tahribatının boyutlarını araştırmakta yarar var.
ÇEVRE KİRLİLİĞİNİN BOYUTLARI
Su, hava, toprak olarak özetlenen çevreyi tehdit
eden
kirlilik boyutları hakkındakısaca bilgi v e r m e k i s t i y o r u m .
HAVA
KİRLİLİĞİ:
Kalitesiz
kömürlerin evsel
ısıtmada
kullanılması, özellikle büyük kentlerde yoğun hava kirliliğine
yol açıyor. Evsel ısıtma dışında e n d ü s t r i y e l tesisler ve motor­
lu t a ş ı t l a r d a n
kaynaklanan
emisyonlar
hava
kirliliğinin
b a ş l ı c a n e d e n l e r i arasında yer alıyor. Hava kirliliği
kış
aylarında
ulaşıyor.
büyük
şehirlerimizde
tehlikeli
özellikle
boyutlara
Havanın taşıdığı kirleticiler solunum yollarını
kileyerek
kronik
b r o n ş i t ve a n f i z e m
gibi
et­
rahatsızlıkların
meydana gelmesine sebep oluyor.
Hava
temizliğe
kirliliğini
önlemeye
çalışırken
de d i k k a t e t m e m i z g e r e k i y o r .
atmosferdeki
Kirli bir
atmosferin
k a p l a d ı ğ ı t e m i z bir d ü n y a hiçbir işe y a r a m a z . O t o l a r d a n ç ı k a n
egzoz
gazları,
yoğunlaştıkça
Dünyadan
zehirli
atmosfere
atmosfere
dönecektir.
gaz
gidecek,
giden
Sonuçta
çıkaran
herşey
dçğanın
kömür
kullanımı
kaybolmayacaktır.
asit yağmuru
giderek
ile
ölümüne
o l a c a k t ı r . A y r ı c a ozon tabakasının d e l i n m e s i de
geri
sebep
mevsimleri
değiştirecektir.
S U K İ R L İ L İ Ğ İ : S u k i r l i l i ğ i ev v e e n d ü s t r i y e l a t ı k l a r ı n s u
kaynaklarına
artırma
arıtılmaksızın
amacıyla
ortamlarına
Ülkemizde
a l t y a p ı ve
kullanılan
taşınmaları
evsel
ve
boşaltılmaları, tarımda
d o ğ a l ve y a p a y
gibi
maddelerin
nedenlerle
endüstriyel
kaynaklar
arıtma sistemlerinin
kaynakları giderek kirlenmektedir.
verimi
su
oluşmaktadır.
üzerinde
olmaması
yeterli
sebebiyle
Bilinçsiz gübre
su
kullanımı
ve z i r a i m ü c a d e l e d e k u l l a n ı l a n i l a ç l a r su k a y n a k l a r ı m ı z ı k i r l e t ­
mektedir.
Düzensiz
ve
yoğun
yapılaşma
da
su
kaynaklarımızın çevresini önemli baskı altında tutmaktadır.
KATI ATIKLAR
: Evsel ve e n d ü s t r i y e l
kaynaklı çöp
diğer tehlikeli atıkların usulüne uygun toplanıp bertaraf
memesi, çevre üzerindeki olumsuz etkilerini
Bugün
pekçok
yerleşim
merkezinde
ve
edil­
sürdürmektedir.
katı atıklar
uygun
k o ş u l l a r a l t ı n d a b i r i k t i r i l m e m e k t e ve t o p l a n a n a t ı k l a r
denilen yerlerde kendi hallerinde bırakılmaktadır.
kentlerimizde
çöpler denize
dökülmektedir.
çöplük
Bazı zahıl
Katı
atıkların
t o p l a m a ö n c e s i ve s o n r a s ı d e p o l a n m a l a r ı s ı r a s ı n d a y a n g ı n ve
p a t l a m a t e h l i k e s i de o l d u k ç a y ü k s e k t i r . N i t e k i m
Ümraniye'de
y a ş a n a n ç ö p f a c i a s ı d a b u n u n ç o k a c ı bir ö r n e ğ i d i r .
GÜRÜLTÜ
göre boyutu da
KİRLİLİĞİ: Ülkelerin
gelişmişlik
düzeyine
d e ğ i ş e n gürültü kirliliği T ü r k i y e ' d e ö n e m l i bir
çevre sorunudur. İnsanları etkileyen 5 çeşit gürültü
kaynağı
vardır :
a) U l a ş ı m g ü r ü l t ü s ü k a y n a k l a r ı : K a r a y o l u , d e m i r y o l u
ve
hava ulaşımı
b)
Endüstrü
gürültüsü
kaynakları
: Gürültü
üreten
m e k a n i k , e l e k t r i k , y a n m a l ı her t ü r l ü araç g e r e ç , m a k i n a
donatımın
ve i ş l e m l e r i n i n
yarattığı açık ve k a p a l ı
ve
üretim
alanları
c) Ş a n t i y e g ü r ü l t ü s ü k a y n a k l a r ı : Y o l , k ö p r ü v e k o n u t v b .
inşaatında çevreye yayılan gürültüler.
d) R e k r e a s y o n
eğlence
ve sportif
gürültüsü
kaynakları
amaçlı etkinlikler
: Açık
ve kullanılan
alanlarda
araçlar,
insan sesleri.
e) T i c a r i
amaçlı gürültü
kaynakları: Yükseltilmiş
sesli
yayın ve r e k l a m y a p a n sabit ve h a r e k e t l i satış y e r l e r i .
S u , h a v a , g ü r ü l t ü , katı atık k i r l i l i ğ i n i n y a n ı s ı r a ü l k e m i z d e
deniz kirliliği s o r u n u da önemli b o y u t l a r d a d ı r . Ö z e l l i k l e İzmir,
İzmit Körfezleri, Marmara Denizi'nde kirlilik biraz daha
düzeydedir.
ileri
ö t e yandan ülkemizde görülen toprak erozyonu
dönümlük verimli arazilerin çölleşmesine
Verimli
çevre
arazilerin tarım dışı amaçlarla
sorunu
olarak devam
neden
binlerce
olmaktadır.
kullanımı önemli
etmektedir.
Ülkemizin
o l d u ğ u z e n g i n bitki ve h a y v a n t ü r l e r i g i d e r e k
bir
sahip
azalmaktadır.
KİRLİLİK NASIL ÖNLENİR?
Dünyadaki
çevre akımından
etkilenen
ülkemizde
kurulan Çevre Bakanlığı'nın yaptığı çalışmalar henüz
edici değildir. Ayrıca halkımız da çevre k o n u s u n d a
bilinçlenmemiştir.
yeni
tatmin
yeterince
Çevre kirliliği sadece yönetenleri
değil,
toplumun bütün katmanlarını ilgilendirir. Çünkü dünyanın
hale
gelmesinde
,sigarasını
atan,
göstermeyen
erkek,
hepimiz
evine
suçluyuz.
gösterdiği
, kükürt oranı yüksek
yaşlı genç
herkes
Sokağa
titizliği
kömür
suçlu. Öyleyse
bu
tükürüp
çevresine
kullanan
çevre
kadın
kirliliğini
önlemenin tek yolu toplumu bilinçlendirmek, insanlara sosyal
sorumluluk
anlayışını
aşılamak
gerekiyor.
İşte
bilinçlendirme konusunda basına büyük görevler
toplumu
düşüyor.
BASINA DÜŞEN GÖREVLER
Çevre kirliliğinin ö n l e n m e s i n d e basına d ü ş e n en
görev toplumu
bilinçlendirmektir.
anlatabildiğimiz
kolay
varırız.
dokunmayan
toplum
takdirde sorunların çözümüne
İnsanlarımızdaki
"adam
karşımıza
çıkar.
Bilinçli
sorunlarına
bir
halk
de o
sendecilik",
y ı l a n b i n yıl y a ş a s ı n " g i b i ç a ğ d ı ş ı
değiştirebilirsek
bir
Olayın ciddiyetini
sahip
halka
kadar
"bana
zihniyetleri
çıkan,
kitlesiyle
büyük
bilinçli
karşılaşan
y ö n e t i c i l e r de p r o b l e m l e r e çözüm b u l m a d a d a h a hızlı h a r e k e t
e d e r l e r . P a m u k k a l e , basının ç e v r e y e olan e t k i s i n i n g ü z e l bir
ö r n e ğ i d i r . T ü r k i y e ' n i n en g ü z e l d o ğ a p a r ç a l a r ı n d a n biri
Pamukkale
çevre bilinci yerleşmemiş
kişiler ve
olan
yöneticiler
yüzünden kirlenmiş, beyazı karaya dönüşmüştür. Olaya has­
sasiyet
gösteren
yöneticiler
kale
yazılı ve
Pamukkale'ye
örneğinde
sözlü
basının
sahip çıkmışlardır.
gösterdiği
hassasiyeti
çabaları
Basın,
çevre
ile
Pamuk­
ile ilgili
her
konuda göstermelidir.
Toplumu bilinçlendirme
k o n u s u n d a eğitim ve
öğretimin
önemi büyük. İlkokuldan başlayarak verilecek çevre
g ö r s e l v e y a z ı l ı b a s ı n ı n k a t k ı l a r ı ile d e s t e k l e n e b i l i r .
görsel basın çevre eğitimi
Okuyucu
sayısının
az
Özellikle
konusunda daha etkili
olduğu
ülkemizde
eğitimi
olabilir.
televizyon
k a n a l l a r ı n ı n i z l e n m e o r a n ı d a h a y ü k s e k t i r . Bu y ü z d e n
çevre
ile i l g i l i v e r i l m e k i s t e n e n m e s a j l a r k ı s a s ü r e d e 6 0 m i l y o n i n ­
sana aynı anda ulaşabilir.
Yazılı ve sözlü basında yayınlanan haberler,
araştırmalar
röportajlar,
ile k o n u g ü n d e m d e t u t u l u p h a l k a ç e v r e
bilinci
aşılanabilir. Böylece çevre konusunda haber bombardımanına
tutulan halk konuya ilişkin olaylarda daha duyarlı olur.
Ç e v r e h a b e r l e r i n i takip e t m e k özel bir bilgi b i r i k i m i
tecrübe gerektirir.
muhabirliği
yaratılabilir.
de e k l e n e r e k
Böylece
eden gazetecilerin
gazeteciler
Bu y ü z d e n m u h a b i r l i k
yetişir.
bu k o n u d a
konularına
ihtisaslaşma
polis, adliye, sağlık
Konusunda
uzmanlaşan
çevre
imkanı
haberlerini
y a n ı s ı r a ç e v r e h a b e r l e r i ile d e
ve
takip
ilgilenen
gazetecilerin
sorunları kamuoyuna duyurmada daha etkin olacağı herkesin
k a b u l e d e c e ğ i bir g e r ç e k olsa g e r e k .
gazeteciler
yetişir.
Konusunda
uzmanlaşan
gazetecilerin
sorunları kamuoyuna duyurmada daha etkin olacağı herkesin
kabul e d e c e ğ i bir g e r ç e k olsa g e r e k .
K a m u o y u n u a y d ı n l a t m a k ve b i l g i l e n d i r m e k l e g ö r e v l i o l a n
basın
çevrenin
korunmasında
hükümet
ve yerel
yönetimler
üzerinde bir baskı unsuru oluşturabilir. Ç e v r e n i n
tahribatına
kulak asmayan, görevlerini yerine getirmeyen
y a y ı n l a r ı ile d o ğ r u y a k l a ş ı m l a r a
Radyo, televizyon
yöneticileri
yöneltebilir.
ve g a z e t e l e r
çevre
ile i l g i l i
kon­
f e r a n s l a r , açık o t u r u m l a r ve s o h b e t t o p l a n t ı l a r ı d ü z e n l e y e r e k
gelişmelerden halkı haberdar
Çevreye
yönelik
araştırılmasında
görevler
kumoyunu
problem
üniversitelerin
düşüyor.
araştırmalar
edebilirler.
Yazılı
ile ç e v r e
aydınlatıp,
ve
ve
çözüm
yollarının
yanısıra basına da
sözlü
kirliliğinin
basın
yapacakları
boyutları
çözüm yollarına
büyük
ilişkin
konusunda
önerilerde
bulunabilir.
Basın ilan kaygısı t a ş ı m a d a n çevreyi kirleten s a n a y i c i l e r i
c e s u r bir ş e k i l d e k a m u o y u n a b i l d i r m e l i d i r . "İlan g e l i r i m azalır"
korkusuna
kapılmadan, çevreyi kirleten
h a l k a ve y ö n e t i c i l e r e d u y u r m a k t a n
kim o l u r s a
olsun,
çekinmemelidir.
Y a z ı l ı v e s ö z l ü b a s m y a y ı n l a r ı ile g ö n ü l l ü ç e v r e d e r n e k ­
lerinin
çalışmalarını
destekleyebilir.
Hatta gazeteler
ve
televizyonlar reklamlarında çevre unsurunu kullanarak, çevre
kirliliğinin
önlenmesi
için halka d ü ş e n g ö r e v l e r
konusunda
u y a r ı l a r d a b u l u n a b i l i r . A y r ı c a ç e v r e ile i l g i l i i l a n v e r e k l a m l a r
g a z e t e ve t e l e v i z y o n k a n a l l a r ı n d a ücretsiz
Basın
yediden
yetmişe
toplumu
yayınlanabilir.
bütün
katmanlarına
çevre bilincini aşılamak, çevreyi sevdirmek amacıyla
çeşitli
y a r ı ş m a l a r d ü z e n l e y e b i l i r . A v r u p a ü l k e l e r i n d e k a m u ve
özel
s e k t ö r d e k i b a z ı k u r u l u ş l a r bu t i p y a r ı ş m a l a r ı s ı k s ı k y a p ı y o r ­
lar.
Örneğin,
çiçeklerle
balkon
en g ü z e l
yarışması
süsleyenlere
düzenleyip
çeşitli
balkonunu
ödüller
veriyorlar.
Basınımız da buna benzer yarışmaların öncülüğünü yapabilir.
İlk, orta ve yüksek öğretim s e v i y e s i n d e k i
kompozisyon
gençlere
yönelik
y a r ı ş m a l a r ı , a r a ş t ı r m a ve i n c e l e m e y e
dönük
yarışmalar, amatör fotoğraf yarışmaları açabilir.
Yazılı ve s ö z l ü basın ç e v r e y i k o r u m a k l a g ö r e v l i
ve yerel
yöneticilerin
etkinliklerini
onlar üzerinde denetleyici görevini
Öte yandan
çevrenin
izleyip,
merkezi
değerlendirerek
üstlenebilir.
korunmasında
basın
doğrudan
olduğu gibi dolaylı yollardan da etkili olabilir. Çevre kirliliğini
önlemeye
yönelik
geçirilmesi
yapabilir.
mayan
bazı fikirleri
için yöneticiler
Planında
binalara
kamuoyuna
sağlanabilir.
kamuoyuna
üzerinde
yayarak
yayınları
hayata
ile
kapalı çöp deposu, yeşil alanı
inşaat
ruhsatı verilmemesi
mal edilip, yöneticiler tarafından
gibi
baskı
bulun­
öneriler
yasallaşması
KAYNAKLAR
Türkiye'nin Çevre Sorunları ' 9 1 , Türkiye Çevre Sorunları
Vakfı, Ankara, 1991.
Çevre Bakanlığı Basın B ü r o s u .
E k o n o m i k B ü y ü m e ve Ç e v r e K o r u m a s ı , Y A S E D , İ s t a n b u l ,
1991.
İ s t a n b u l ' u n Ç e v r e S o r u n l a r ı ve Ç ö z ü m Y o l l a r ı ,
İstanbul
Ticaret Odası, İstanbul, 1991.
Çevre
Sorunlarına
Stratejik
Bir Y a k l a ş ı m ,
İstanbul, 1993.
Çevre Kurulu Rapor, TOBB, Ankara, 1993.
TÜGİAD,
Çevre Kirliliğini Önlemede Basına
Görevler Nelerdir? Konulu,
Basın
İşkolunda Çalışan Herkese Açık
Yarışması
Eser Sahibi : Erdoğan
Aktaş
Düşen
İnceleme
Bir s ü r e
öncesine
kadar,
çevre
kirliliğinden
söz
eder­
lerken, 'insanın sağlığını tehdit' ettiğinden dem vuruldu. Oysa
artık 'insan yaşamını tehdit' etmesinden söz ediliyor.
Bu z a m a n a k a d a r y a p ı l a n a r a ş t ı r m a l a r , e d i n i l e n
ve o l u ş t u r u l a n
bilgiler
istatistikler, çevre kirliliğinin her g e ç e n
gün
d a h a d a a r t t ı ğ ı n ı ve d ü n y a m ı z ı n e k o l o j i k d e n g e s i n i n t a m a m e n
sarsılmaya başladığını kanıtlıyor.
1 992
yılında,
Brezilya'nın
başkenti
Rio'da
yapılan
' Y e r y ü z ü Z i r v e s i ' n d e , ç e v r e kirliliği her y ö n ü y l e t a r t ı ş ı l d ı ve
doğal dengenin
yitip gittiği
nasıl sarsıldığı, kaynakların
göre
a y r ı c a , son 20 yıl
içinde
d ü n y a m ı z ı n ne d e r e c e k i r l e n d i ğ i d e , s a y ı s a l v e r i l e r l e
ortaya
konuldu.
konuşuldu. Zirvede
göz göre
İşte son 20 yılda d ü n y a m ı z ı n
geçirdiği
kirlilik
ev­
rimi...
- 1972 yılında 3.84 milyar olan toplam nüfus, 1 992 yılında
5.47
milyara çıktı.
Bu r a k a m l a r a
her g e ç e n g ü n
i n s a n , h e r yıl i s e 95 m i l y o n k i ş i n i n e k l e n d i ğ i
binlerce
belirtiliyor.
- Son 20 yılda nükleer r e a k t ö r l e r i n sayısı 1 0 0 ' d e n 4 2 8 ' e
çıktı.
- 1972 yılında sayısı 250 milyon olan kara taşıtı sayısı,
1992 yılında 680 milyona ulaştı.
- 1972'de
bırakılırken,
atmosferde
16 m i l y o n
1992 yılına kadar
ton
bu m i k t a r
23
karbondioksit
milyona
Orman yangınları, çimento fabrikaları, egzoz gazları
menin başlıca sorumluları.
çıktı.
kirlen­
- Antarktika'da
1972 yılında ozon deliği
bilinmiyordu.
Ş i m d i A n t a r k t i k a ' d a , h e r yıl b i r o z o n d e l i ğ i a ç a c a k k a d a r k i r l i
hava var.
- 1 9 7 2 y ı l ı n d a n ü f u s u 10 m i l y o n u n ü z e r i n d e 3 b ü y ü k k e n t
v a r k e n , ş i m d i bu rakam 13'e çıktı. D ü n y a n ü f u s u n u n
kentlerde
%46'sı
yaşıyor.
- H e r yıl y o k o l a n t r o p i k y a ğ m u r o r m a n l a r ı n ı n m i k t a r ı , s o n
2 0 y ı l d a 100 b i n m e t r e k a r e d e n , 170 b i n m e t r e k a r e y e f ı r l a d ı .
- Son yirmi yılda onlarca hayvan türü yok oldu.
Afrika
fillerinin sayısı 2 milyondan 600 bine d ü ş t ü . Yılda y a k a l a n a n
balık
miktarı
i s e , 56
milyon
t o n d a n , 90
milyon
tona
çjktı.
Birçok balık türü yokolma tehlikesiyle karşı karşıya.
Çevre
kirliliği
esasen
bir ç e v r e
sorunudur.
Çünkü
dünyanın neresinde olursa olsun kirlenen hava, kirlenen
su
ve s a r s ı l a n d o ğ a l d e n g e , d ü n y a n ı n d i ğ e r u c u n d a k i i n s a n ı et­
kileyecektir.
Bu n e d e n l e
s o r u n a , pratik ve acil
çözümcü
mantıkla bakmak gerekiyor.
TÜRK HALKI DUYARSIZ DEĞİL
Türkiye'de .yapılan
yöneltilen
bir a r a ş t ı r m a d a ,
çevre
konusuna
sorulara verilen yanıtlar, Türk toplumunun
bu
k o n u y a k a r ş ı ne k a d a r d u y a r l ı o l d u ğ u n u o r t a y a k o y d u . T ü r k i y e
Genç
İşadamları
Derneği
(TÜGİAD)'nin
yaptırdığı
a r a ş t ı r m a n ı n s o n u ç l a r ı g e r ç e k t e n i l g i n ç . (1)
- Eğer çevre kirlenmesini önlemek için h a r c a n a c a ğ ı n d a n
e m i n o l s a m , g e l i r i m i n b i r k ı s m ı n ı bu iş içiri a y ı r a b i l i r i m : % 8 3 . 5
- Çevre kirlenmesini önlemek için daha fazla vergi
meyi kabul edebilirim:
ver­
,1
- Devlet çevre kirliliğini a z a l t m a l ı . A n c a k bu işi y a p a r k e n
bana mali külfet y ü k l e n m e m e l i : %44.2
- İşsizlik problemini çözmek istiyorsak, çevre
kirliliğini
olduğu gibi kabul etmek zorundayız: %44.2
- Ç e v r e k i r l i l i ğ i k o n u s u n d a g e r e ğ i n d e n f a z l a laf e d i l i y o r :
%21.2
- Çevre kirliliği ve çevre korunması s ö y l e n d i ğ i kadar acil
sorunlar değildir: %25.7
Uluslararası
bir
enstitü
tarafından
1992
yılında
' G e z e g e n i n S a ğ l ı ğ ı ' adı altında yapılan ç a l ı ş m a d a d a ,
toplumunun
çevre
konusundaki
düşünceleri
Türk
araştırılarak
ç e ş i t l i b u l g u l a r elde e d i l m i ş . A r a ş t ı r m a s o n u ç l a r ı ş ö y l e : (2)
- Çevrenin korunmasını ekonomik gelişmeye tercih eden­
ler: %43
- Çevrenin korunması amacıyla, satın alacakları mal ve
hizmetlere daha fazla para ödemeyi benimseyenler: %44
- Çevrenin korunmasının
sorumluluğunun
. Hüküme-te ait o l d u ğ u n u d ü ş ü n e n l e r :
%49
. T o p l u m a ait o l d u ğ u n u d ü ş ü n e n l e r :
%25
. İş a l e m i n e ait o l d u ğ u n u d ü ş ü n e n l e r : % 2 3
- T ü r k i y e ' d e ve bazı ü l k e l e r d e çevre k o r u m a d a t o p l u m u n
ö n e m l i rol oynadığını d ü ş ü n e n l e r :
. Türkiye:
%51
. Hollanda: %17
. Almanya:
%13
. Japonya:
%11
A r a ş t ı r m a l a r d a n ortaya çıkan sonuca g ö r e ,
büyük
bir
kesim, çevre
korumada
toplumun
ülkemizdeki
önemli
bir
rol
oynadığını düşünüyor. Ancak buna karşılık, toplumun oldukça
az bir s o r u m l u l u k
edinilen
almasını istiyor.
Fakat
ş u g e r ç e ğ i de u n u t m a m a k
araştırmalardan
ve göz ardı
g e r e k i r k i , en a z ı n d a n T ü r k t o p l u m u ç e v r e k i r l i l i ğ i
bir r a h a t s ı z l ı ğ ı her z a m a n
etmemek
konusunda
hissediyor.
ÇEVRE KİRLİLİĞİNİN SORUMLUSU KİM?
Çevre
kirliliğinin gerçek nedeni olarak birçok
sanayileşmeyi
gösteriyor.
Yani
ve
onun
çevre
ardından
kirliliğinin
gelen
hızlı
uzman,
gelişmeyi
birinci s a n ı ğ ı , bu
görüşe
göre 'sanayi devrimi' olarak görülüyor.
Yapılan araştırmalara göre de, atmosferdeki
karbondiok­
sit oranı s a n a y i d e v r i m i n e o r a n l a yüzde y ü z y i r m i a l t ı
durumda.
İnsanlar
çoğalmaya
nüfus
artmaya
başladıkça,
g e r e k s i n i m l e r de h ı z l a a r t m ı ş , d o ğ a l o l a r a k b u n u n l a
üretim de artmıştır.
artmış
Özellikle sanayi devriminden
birlikte
bu
yana,
ü r e t i m d a h a h ı z l a n m ı ş ve g e l i ş e n t e k n o l o j i y l e b i r l i k t e , i n s a n a
yanıt verebilmek
için o l a ğ a n ü s t ü
bir ivme k a z a n m ı ş .
Tüm
bunların s o n u c u olarak da, gerek ü r e t i m , g e r e k s e de t ü k e t i m
aşamasında,
çevre,
gelişmelerden
nasibini
teknolojik ivmeye paralel, aynı derecede
Ancak
burada dikkat
almış
ve
kirlenmiştir.
edilmesi gereken
bir konu
var.
G ü n ü m ü z d ü n y a s ı n d a tüm ileri ülkeler, s a n a y i l e r i n i de en ileri
d u r u m a g e t i r m i ş k e n v e g e l i ş m e k t e o l a n ü l k e l e r d e bu y a r ı ş t a
yer e d i n m e y e çalışırken, tüm bacaları s ö n d ü r m e y i
önermek,
mantıklı bir g i r i ş i m o l a m a z .
Sanayisiz
bir
düşünülemeyeceğine
ülke
ve
s a n a y i s iz
bir
ekonomi
göre, gerekli önlemlerin
zamanında
a l ı n m a s ı , ç e v r e k i r l i l i ğ i n i de e t k i l e r i n i m ü m k ü n o l d u ğ u
kadar
d ü ş ü k k ı l ı n m a s ı , y a p ı l a c a k tek ve b a ş l ı c a g ö r e v d i r .
Esasen
Toplumun
çevreyi
kesimleri
toplumsal
d a v r a n m ı ş o l s a , en a z ı n d a n ç e v r e k i r l i l i ğ i m i n i m u m
düzeyde
kadar,
yeteri
görevdir.
duyarlı
Bu z a m a n a
soruna
bir
kadar
tutulur.
tüm
korumak
yasalarla
bir t a k ı m
alınmaya çalışılmışsa da, sonuç olarak pratikte
önlemler
geçerliliğini
kaybetmiştir.
Oysa yabancı ülkelerde, sadece çevreyi
'radikal'
önlemler
alınıyor.
Örneğin
koruma
Singapur'da,
adına
devlet
çıkardığı bir y a s a y l a , ç e v r e y i k i r l e t e n l e r e , 30 m i l y o n lira p a r a
c e z a s ı y a d a 1 yıl h a p i s c e z a s ı v e r i l m e y e
başlandı.
y e r l e r e s a k ı z v e k a ğ ı t a t a n l a r i ç i n de u y g u l a n a c a k .
Ceza,
ÇEVRE KİRLENİRKEN BASIN
Ümraniye'deki
çöp faciası meydana g e l m e d e n
önce,
b i r ç o k g a z e t e f a c i a y ı g ö r m ü ş ve y e t k i l i l e r i u y a r m a k a m a c ı y l a ,
s a y f a l a r ı n d a haberlere yer verdiler. Ü m r a n i y e f a c i a s ı s a d e c e
bir ö r n e k .
Bunun yanısıra basın, çevrenin tüm
unsurlarıyla
ilgili s ü r e k l i haberler y a p a r a k hem halkı, hem de y e t k i l i l e r i her
zaman uyarmaya çalıştı, çalışıyor da.
Eğer ç e v r e k i r l i l i ğ i n i ö n l e m e d e b a s ı n a d ü ş e n en ö n e m l i
g ö r e v , haber y a p a r a k halkı uyarmak ve b i l i n ç l e n d i r m e k
ise,
h e r k e s k a b u l e t m e l i k i , bir t a k ı m e k s i k l i k l e r i y l e b i r l i k t e b a s ı n ,
üzerine
düşen
çalışmaktadır.
bu g ö r e v i
Sadece
her z a m a n
Mart ayı i t i b a r i y l e
yerine
bakılacak
ç e v r e k i r l i l i ğ i ile i l g i l i o l a r a k M i l l i y e t G a z e t e s i
Gazetesi
17 v e
Sabah
Gazetesi
getirmeye
12,
19 h a b e r e
olursa,
Hürriyet
yer
verdi
sayfalarında.
Ancak bununla birlikte ülkemizde hiçbir basın
kuruluşu
bu z a m a n a k a r d a r , ç e v r e k i r l i l i ğ i ile i l g i l i o l a r a k s i s t e m l i
kampanya
ve o r g a n i z a s y o n
yapmadı. Oysa,
bir
gazetelerin
b a ş l a t t ı ğ ı her türden k a m p a n y a , halk t a r a f ı n d a n b e n i m s e n m i ş
ve b ü y ü k katılımlar s a ğ l a n m ı ş t ı r . Ö r n e ğ i n bir çok g a z e t e
TV
kanalının
her
yıl o r g a n i z e
ettiği güzellik
ve
yarışmalarına
o l a ğ a n ü s t ü ilgi g ö s t e r i l m i ş t i r .
Kampanyalar,
aynı zamanda
düzenleyen
kuruluşun
tanıtımı açısından önemli bir o r g a n i z a s y o n d u r . Ç ü n k ü bu tip
organizeler,
görür.
aynı zamanda doğrudan
Bu n e d e n l e d ü z e n l e n e c e k
gerektiği ilgiyi görecektir.
halka indiği için
ilgi
çevreci kampanyalar
da
ATIK KAĞIT VE KATI ATIK SORUNU
Ö z e l l i k l e b ü y ü k k e n t l e r i n en b ü y ü k s o r u n l a r ı n d a n b i r i d e ,
katı atık s o r u n u d u r .
gerekse
sorun
de b e l l i
yaratır.
Çünkü katı atık, g e r e k yok
bir y e r d e t o p l a n a b i l m e s i
O y s a t u t a r l ı bir ç e v r e c i
edilmesi,
açısından
politikayla,
büyük
katı
atık
s o r u n u en a z a i n d i r i l e b i l i r .
TÜGİAD'ın
İstanbul'un
yaptığı
bir
katı atıklarının
araştırmaya
yaz
aylarında
göre,
sadece
%19'unu,
kış
a y l a r ı n d a da % 1 4 ' ü n ü kağıt ve karton o l u ş t u r u y o r . O y s a , atık
kağıt, tekrar kullanım amacıyla toplanabilmiş olsa, hem
s o r u n u n a bir d e r e c e ç ö z ü m g e t i r i l i r , hem de kağıt
değerlendirilmiş
çöp
yeniden
olur.
İleri ülkelerde
geri kazanım yoluyla elde
kağıtlardan, tekrar
edilen
kullanım için a z ı m s a n m a y a c a k
atık
oranda
kağıt üretiliyor. Oysa ülkemizde, kimi zaman hurda kağıt ithal
e d i l m e k z o r u n d a kalınıyor. A n c a k ülke g e n e l i n d e y a p ı l a c a k bir
araştırmayla
kullanım
kirliliğini
ve iyi bir o r g a n i z e y l e ,
amacıyla
önlemede
geri
atık kağıtlar
toplanabilmiş
olsa,
hem
b ü y ü k bir adım atılır, hem de
tekrar
çevre
toplanan
kağıtlar tekrar kullanım için i ş l e n e c e ğ i n d e n , e k o n o m i k o l a r a k
b ü y ü k k a z a n ç l a r elde edilir. Fakat bu z a m a n a k a d a r
ancak,
p i y a s a y a s ü r ü l e n k a ğ ı d ı n % 3 1 . 2 ' s i t o p l a n a b i l i y o r . (3)
Kağıt tekrar
çevre
kirliliğinin
kullanım
amacıyla geri toplandığı
yanısıra,
ülke
ekonomisine
de
zaman,
yararlı
olacaktır. Kağıdı kağıttan elde etmek, yani kağıdın h a m m a d ­
desini gene kağıt olarak g e l i ş t i r m e k , % 2 0 - 4 0 o r a n ı n d a enerji
tasarrufu
sağlarken, aynı zamanda
hammadde
kullanan
ülkelerin dışa bağımlılığını da azaltır. Öte y a n d a n petrol ve
diğer enerji kaynaklarının t ü k e n m e hızını y a v a ş l a t ı r .
Araştırmalara
yılda
500
bin
önlenmesi
için
ton
göre, ülkemizin
verimli
ormansızlık
toprağı
i s e , her yıl 3 0 0
bin
akıp
yüzünden
gidiyor.
hektarlık
Bunun
bir
alanın
ağaçlandırılması gerekiyor. Ayrıca gene araştırmalara
göre
bir ton beyaz kağıdın ü r e t i l m e s i için, o r t a l a m a 4 ağacın k e s i l ­
mesi gerekiyor.
(4) D a ğ a l o l a r a k kağıdın g e r i
toplanması,
o r m a n l a r ı koruma açısından da büyük önem taşıyor.
kağıdın
hammaddesini, tekrar
üretiminin
en ö n e m l i
Çünkü
kağıt olarak s a ğ l a m a k ,
hammaddesi
olan
ağaçların,
kağıt
yani
o r m a n l a r ı n k o r u n m a s ı a ç ı s ı n d a n ö n e m l i d i r . Bu ş e k i l d e a y r ı c a
hava
kirliliği
% 7 4 , su kirliliği % 3 5 , yapım s ı r a s ı n d a da
su
kullanımı %58 oranında azalır.
S E K A ' n ı n h a m m a d d e t ü k e t i m i 1991 yılı i t i b a r i y l e ş ö y l e : ( 5 )
( O d u n u n b i r i m m i k t a r ı bin m e t r e k ü p , d i ğ e r l e r i n i n ise t o n d u r )
Odun
S.Saman
A.Kağıt
G.Kamışı
Kendir
H.Çuval
1.439
30.824
56.485
35.173
3.761
2.550
G ö r ü l d ü ğ ü gibi, SEKA'nın kağıt elde e d i l m e s i n d e
madde
olarak büyük oranda odun kullanılmaktadır.
ü l k e m i z d e , atık kağıdın geri d ö n d ü r ü l e b i l m e s i
çalışmalar
sağlanacaktır.
yapılsa,
ekonomik
olarak
için
büyük
ham­
Oysa
gerekli
kazanç
KAĞIDI GERİ KAZANMADA GAZETELERİN ÖNEMİ
Sürekli
tiraj
düşüklüğünün
nedenleri
tartışılan
ü l k e m i z d e , 100 binin ü z e r i n d e tirajı olan g a z e t e l e r i n
günlük
n e t s a t ı ş l a r ı ş ö y l e : (6)
MİLLİYET 1.053.276
SABAH
970.736
HÜRRİYET
826.239
TÜRKİYE
291.804
MEYDAN
214.981
ZAMAN
127.000
BUGÜN
105.820
G a z e t e l e r i n s a t ı ş l a r ı n d a k i a r t ı ş a en b ü y ü k
etkenlerden
birinin p r o m o s y o n l a r olduğu bilinen bir g e r ç e k . Ö z e l l i k l e
büyük
gazetenin
yaptıkları
promosyon
uygulamalarıyla
üç
bir­
l i k t e , g ü n l ü k s a t ı ş l a r ı bir m i l y o n u n ü z e r i n e ç ı k m ı ş t ı r . T i r a j ı en
f a z l a o l a n üç g a z e t e n i n i s e , 3 0 k u p o n k a r ş ı l ı ğ ı o k u y u c u l a r ı n a
verdikleri ansiklopedi sayısı (tahmini olarak) şu kadardır.
MİLLİYET
1.000.000
SABAH
900.000
HÜRRİYET
800.000
TOPLAM
2.700.000
B u v e r i l e r e g ö r e , üç b ü y ü k g a z e t e
ayda ortalama
81
milyon gazeteyi ansiklopedi alan o k u y u c u s u n a satıyor.
G a z e t e l e r i n t a m a m ı ithal k a ğ ı t t a n ve 24 s a y f a
olarak
y a p ı l d ı ğ ı d ü ş ü n ü l e c e k o l u r s a , bir g a z e t e o r t a l a m a o l a r a k 1 2 9
g r a m g e l i r . 81 m i l y o n g a z e t e i s e , 1 0 . 4 4 9 . 0 0 0 k i l o g r a m , y a n i
10.449
ton
edör.
Bir b a ş k a d e y i ş l e ,
her ay
10.449
ton
g a z e t e y i , 30 k u p o n b i r i k t i r e n o k u y u c u kitlesi a l m a k t a d ı r .
Gazetelerin
b ü y ü k bir b ö l ü m ü o k u n d u k t a n
sonra,
a t ı l m a k t a d ı r . İşte hedef, a y d a 10.449 t o n , yılda ise
çöpe
185.388
ton kağıdı geri kazanmaktır. Eğer gazeteler, organize bir kam­
p a n y a y l a 30 k u p o n a değil d e , 30 g a z e t e y e a n s i k l o p e d i v e r m i ş
olsa, yılda yüzbinlerce ton kağıt geri kazanılmış
olur.
'30 gazeteye p r o m o s y o n ' kampanyası pratiğe
olsa,
kazanç
Milliyet
SEKA
sadece
Gazetesi
kağıdın geri
kazanılmasıyla
işletme servisinin verdiği
iade gazeteyi
kilosu
2850
aktarılmış
liradan
d u r u m a g ö r e , üç b ü y ü k g a z e t e n i n
kalmıyor.
bilgiye
geri
göre,
alıyor.
s a t t ı ğ ı 81 m i l y o n
Bu
adet
g a z e t e g e r i t o p l a n a b i l m i ş o l s a ve b u n l a r S E K A ' y a v e r i l e b i l s e ,
h e r ay 2 9 . 7 7 9 . 6 5 0 l i r a d a g e r i k a z a n ı m s a ğ l a n m ı ş
Verilen
tahmini
ansiklopedi
miktarı
olur.
göz
önüne
a l ı n d ı ğ ı n d a ise a y d a
MİLLİYET
: 1 1.029.500 lira
SABAH
:
HÜRRİYET
9.926.550 lira
:
8.823.600
lira geri kazanım
o l a c a k t ı r . A y r ı c a her g a z e t e n i n 24 s a y f a d a n f a z l a
sağlanmış
çıkarıldığı
g ö z ö n ü n e a l ı n ı r s a , bu r a k a m l a r ç o k d a h a f a z l a a r t a c a k t ı r .
KAMPANYANIN GETİRECEĞİ SORUNLAR
30 g a z e t e k a r ş ı l ı ğ ı y a p ı l a c a k p r o m o s y o n u y g u l a m a s ı , e l ­
b e t t e b e r a b e r i n d e bir t a k ı m s o r u n l a r ı d a g e t i r e c e k t i r . İ l k ö n c e
o k u y u c u , 30 kupon t a ş ı m a kolaylığı v a r k e n , 30
taşıma zorunluğuna tepki gösterebilir.
a m a c ı o l m a y a n ve b ü t ü n ü y l e
tutulmasını
hedefleyen
Ancak
yaşadığımız
bir k a m p a n y a
gazeteyi
ortada
çevrenin
kar
temiz
sözkonusudur.
Bu
n e d e n l e , ç e v r e s o r u n u o k u y u c u y a en iyi ş e k i l d e a k t a r ı l ı r ve
hedeflenen
amaç
b e l i r t i l i r s e , h a l k d a bu
konuya
duyarlılık
Öte y a n d a n , kampanya başlatılırken, gerek
hükümet,
gösterecektir.
g e r e k S E K A y e t k i l i l e r i , g e r e k s e de ç e v r e d e r n e k l e r i
kam­
p a n y a d a n h a b e r d a r e d i l e n ve o r g a n i z e n i n bir p a r ç a s ı o l m a l a r ı
sağlanırsa,
uygulamanın
pratiğe
aktarılmasında
başarı
s a ğ l a n m a s ı kaçınılmaz olur.
Ayrıca kampanyanın
uygulamaya
sokulmasından
sonra
o r t a y a ç ı k a c a k en b ü y ü k s o r u n , d e p o l a m a s o r u n u d u r . Her g ü n
ansiklopedi
dağıtılan
noktalarda
binlerce
gazete
birikeceği
i ç i n , b u n l a r ı n k o r u n m a s ı ve s e v k i y a t ı s o r u n y a r a t a b i l i r . A n c a k
S E K A y e t k i l i l e r i y l e y a p ı l a c a k g ö r ü ş m e l e r , bu s o r u n a
çözüm
getirecektir.
SEKA'nın
Sistemi
1992 yılında geliştirdiği
(AKTS)
önümüzdeki
Kağıt
Toplama
yıllarda, atık kağıt
toplama
o r a n ı n ı n a r t t ı r ı l m a s ı i ç i n bir d i z i f a a l i y e t
Atık
öngörülüyor.
O l u ş t u r u l a n s i s t e m d e , atık kağıt t o p l a n a n belli m e r k e z l e r
saptanmış
v e bu m e r k e z l e r d e
toplanan
kağıtların
sevkiyatı
planlanmış.
Bü p l a n l a m a y a
göre
SEKA,
g a n i z a s y o n l a , atık kağıtların b i r i k t i r i l e c e ğ i
yapacağı
okullara
or­
haftada
b i r , r e s m i k u r u l u ş l a r a d a iki h a f t a d a bir g i d i l e r e k , a t ı k k a ğ ı t l a r
bu m e r k e z l e r d e n t o p l a n a c a k . Ayrıca m a h a l l e ve e v l e r d e n d e ,
7 temsilcilik
açılarak,
bu t e m s i l c i l i k l e r
aracılığıyla
atık
kağıtlar t o p l a n a c a k . Öte y a n d a n diğer k a y n a k l a r o l a r a k belir­
tilen sanayi
k u r u l u ş l a r ı ve t i c a r e t h a n e l e r d e n
de
kağıtların
t o p l a n a b i l m e s i için (Bu tip y e r l e r d e n t o p l a n ı l m a s ı h e d e f l e n e n
miktar yılda 4000 ton) gerekli donanım yapılması ve g e r e k l i
araçların alınması planlanmaya başlandı.
S E K A a t ı k k a ğ ı t l a r ı n t o p l a n a b i l m e s i i ç i n b u d e n l i b i r or­
ganizasyon
planlarken,
her
ay
binlerce
fon
kağıdın
t o p l a n a c a ğ ı g a z e t e l e r v e b a y i l e r d e n d e bu k a ğ ı d ı a l m a k
için
her türlü f e d a k a r l ı ğ ı y a p a c a k t ı r .
Bu k a m p a n y a ile t o p l a n a c a k y ü z b i n l e r c e t o n a t ı k k a ğ ı d ı n ,
tekrar kağıt h a m m a d d e s i olarak kullanılması halinde ise, hem
ağaç
kesimleri
sağlanacaktır.
önlenecek,
Ayrıca,
hem
ekonomik
çalışmaların
başarılı
kazanç
olarak
s ü r d ü r ü l m e s i h a l i n d e h e m e k o n o m i m i z bir n e b z e r a h a t n e f e s
a l a c a k , hem de i n s a n l a r biraz d a h a temiz h a v a s o l u y a b i l e c e k ­
ler.
YARARLANILAN KAYNAKLAR
T Ü G İ A D - N İ S A N - 1 993
Küreselleşme
Sürecinde
Çevre
S o r u n l a r ı n a S t r a t e j i k Bir Y a k a ş ı m S a y f a . 7 0
TÜGİAD-NİSAN-1993
Küreselleşme
Sürecinde
Çevre
S o r u n l a r m a S t r a t e j i k Bir Y a k l a ş ı m S a y f a . 7 0
SEKA-1992
Atık Kağıt T o p l a m a S i s t e m i
(AKTA)
Bölümü
CUIVIHURİYET G A Z E T E S İ - 17.4.1993 S a y f a . 9
DÜNYA GAZETESİ - 24.12.1992 Sayfa.3
MİLLİYET GAZETESİ - 3.5.1993
Sayfa.5
Giriş
Çövre Kirliliğini Önlemede Basına
Görevler Nelerdir? konulu, Basm
Çalışan Herkese Açık İnceleme
E s e r S a h i b i : M. Ü m i t
Eser Adı : Kıyamet
Uzmay
Kapımızda
Düşen
İşkolunda
Yarışması
KIYAMET KAPIMIZDA
Homo s a p i e n s , ortaya çıkar çıkmaz d o ğ a y l a büyük
bir
v a r o l m a s a v a ş ı n a girmiştir. Doğanın ona v e r d i ğ i z i h i n s e l ve
bedensel yeteneklerini doğaya karşı son derece
acımasızca
k u l l a n m ı ş , k e n d i s i n i n d o ğ a n ı n bir p a r ç a s ı o l d u ğ u n u
ve
varlık
nedenini
özetlemiştir.
Bu
varolduğundan
miştir.
"Doğaya
süreç,
egemen
insanoğlunu
şeklinde
yeryüzünde
beri en kritik k a r a r ı v e r m e n i n e ş i ğ i n e
Vereceği
bu k a r a r l a
ya
değiştirerek
yok olup gidecektir.
kadar
da
doğanın
ya y e r y ü z ü n d e k i
sürdürecek
bugüne
olmak"
unutmuş
insanlık,
dengesini
varlığını
kendi
aleyhine
Ancak görünen
yeryüzünde
getir­
yaşamını
odur
ki,
sürdürme
k o n u s u n d a bir karar v e r e m e m i ş t i r .
" E v r i m s e l Bilgi T e o r i s i " adlı ç a l ı ş m a s ı y l a 1973 yılı N o b e l
biyoloji ödülünü alan Kodrad Lorenz, insanların tıpkı h a y v a n ­
lar g i b i d ü n y a y ı k a v r a m a k t a y e t e r s i z o l d u k l a r ı n ı
anlatıyor.
Lorenz, "İnsanın aklıyla bilgisayar yapabildiğini,
radyasyon
ve k i m y a s a l z e h i r l e r gibi t e h l i k e l e r i
algılayalbildiği
bunların ortaya çıkardığı tehlikelerin bilincine
varamadığını,
bu y ü z d e n d e r a d y a s y o n a a l d ı r m a d ı ğ ı n ı v e o z o n
çok sivrisinek
halde
deliğinden
ısırığından korktuğunu" söylüyor (1). Dünyanın
i ç i n d e b u l u n d u ğ u d u r u m a b a k ı n c a , b i y o l o g ve d a v r a n ı ş b i l i m c i
Lorenz'in
fikirlerine
katılmamak
imkansız
görünüyor.
Bu
büyük ekolojik krizden kurtulmak için, öncelikle tüm insanlığı
içinde
bulunduğu
bugüne
kadar
durumdan
haberdar
alışageldiğimiz
kalıplarımızı sorgulamak
gerekiyor.
etmek,
davranış
'İletişim
dolayısıyla
ve
tüketim
çağı' diye
de
a d l a n d ı r ı l a n ç a ğ ı m ı z d a , insanlığın yok o l m a t e h l i k e s i ile k a r ş ı
karşıya
olduğu
gerçeğini
akıllara
kazımada
ve
a l ı ş k a n l ı k l a r ı m ı z ı s o r g u l a m a d a en ö n e m l i g ö r e v
tüketim
medyalara
d ü ş ü y o r . P e k i m e d y a l a r , ü z e r l e r i n e d ü ş e n b u h a y a t i g ö r e v i ne
ölçüde yerine getiriyorlar? Batıda 70'li yılların başından beri
m e d y a n ı n y ü r ü t t ü ğ ü k a m p a n y a l a r l a ç e v r e y e d u y a r l ı , neyi ve
nasıl t ü k e t t i ğ i n i s o r g u l a y a n bir insan tipi y a r a t ı l d ı .
Böylece
b a t ı , 2 0 0 0 ' l i yıllara umutla b a k a b i l i y o r . 2010 yılı için y a p ı l a n
bir p r o j e k s i y o n d a " İ k t i s a d i B ü y ü m e " k a v r a m ı y e r i n e
Büyüme"
kavramı
geliştirilmiş.
Bu
kavram,
"Kalifiye
"Bir
ülke
e k o n o m i s i n i ç e v r e y i m ü m k ü n o l d u ğ u n c a az z o r l a y a r a k , o g ü n e
kadar g e l d i ğ i d ü z e y i n altına d ü ş m e d e n , g e r e k l i mal ve h i z m e t ­
ler
üretimini
doğrultusunda
öngörülüyor.
sürdürmesini"
anlatıyor.
Bu
ü r e t i m ve t ü k e t i m kalıplarının d a
"20. Yüzyılda
fonksiyonlarının
bir
ürünün
arzında,
kavram
değişeceği
kalitesi
r a k i p l e r i n e g ö r e ü s t ü n l ü ğ ü en ö n e m l i
ve
yön
i k e n ş i m d i m e n e c e r l e r i , r e k l a m a j a n s l a r ı n ı ve t ü k e t i c i l e r i i l ­
gilendiren
en ö n e m l i
sorun
bir
ürünün
çevreye
ek bir
yük
g e t i r m e d e n üretilip ü r e t i l m e d i ğ i . . . "Bu p r o j e k s i y o n u n g e r ç e k ç i
olduğunun belirtileri şimdiden görülmeye başlandı. Procter Gamble'ın
diyor.
Avrupa
"Bugün
başarılarından
merkezi
bir
yöneticisi
işletmenin
Hans
Merkle
saygınlığını
çok, d a h a f a z l a çevre ve i n s a n ı n
şöyle
iktisadi
korunması
yolundaki katkıları belirliyor" (2).
Batıda bu o l u m l u g e l i ş m e l e r s ü r e r k e n , aynı batı d ü n y a n ı n
bir b ü t ü n o l d u ğ u n u k o l a y c a u n u t u y o r , d o ğ a n ı n e k o n o m i k
sosyolojik
sınırları tanımadığını
göz ardı ediyor.
ve
Dünya
Bankası tarafından
hazırlanan
bir r a p o r d a , t e m i z
bir
çevre
t a l e b i n i n hayat süresinin uzun olduğu ülkeler için bir
anlam
taşıdığı b e l i r t i l i y o r . İnsan sağlığı için b ü y ü k t e h d i t
zehirli atıkların yoksul üçüncü dünya ülkelerine
oluşturan
nakledilerek
d e p o l a n m a s ı e k o n o m i k bir m a n t ı ğ a d a y a n d ı r ı l ı y o r .
"sözgelimi
çevre
kirlenmesinin
prostat
Raporda,
kanseri
riskini
a r t ı r m a s ı g i b i bir e n d i ş e , a n c a k i n s a n l a r ı n bu h a s t a l ı k t a n m u z darip
olabilecek
kadar
uzun yaşama şanslarının
olduğu
ü l k e l e r d e s ö z k o n u s u d u r . H e r bir ç o c u k t a n 2 0 0 ' ü n ü n d a h a 5
yaşına
gelmeden
öldüğü
ülkelerde
prostat
kanseri
riskinin
a r t m a s ı e n d i ş e s i n i n d a h a az o l m a s ı m a n t ı k l ı d ı r . " d e n i y o r . ( 3 ) .
Dünya
Bankası'nm
raporunda
dile
getirilen
ve
insanı,
d o ğ a y ı h i ç e s a y a n bu t u h a f m a n t ı k ne y a z ı k ki ü l k e m i z d e d e
taraftar bulabilmekte.
Bir ö n c e k i h ü k ü m e t i n
Enerji ve
Kaynaklar Bakanı Fahrettin Kurt, Aliağa'da yapılmak
Tabii
istenen
t e r m i k s a n t r a l i s a v u n m a k i ç i n b e n z e r bir m a n t ı k l a , " E n
çevre mutsuz, işsiz insanların olduğu çevredir. Doğal
ondan sonra gelir. Santrale
çevre
karşı çıkan arkadaşlarımız
kadar yeşile meraklılarsa ormana gitsinler" dedi (4).
y ö r e h a l k ı n ı n , b i l i n ç l i b a s ı n ı n d e s t e ğ i ile y ü r ü t t ü ğ ü
sayesinde
Aliğa Termik Santrali'nin
Gökova'da
termik
panyalara
karşın önleyemeyen
santral
kötü
kurulması
kurulmasını, yürüttüğü
o
Ancak
kampanya
engellendi.
tüm
kam­
basın Aliağa'da önemli
bir
b a ş a r ı k a z a n d ı . Bu t ü r b a ş a r ı l ı k a m p a n y a l a r ı n i l k i 1 9 8 8 y ı l ı n d a
Nokta Dergisi tarafından başlatıldı. 1964'te Batı
ülkelerinde
kullanılması y a s a k l a n a n DDB (dodesil benzin)li d e t e r j a n l a r ı n ,
ü l k e m i z d e de y a s a k l a n m a s ı i ç i n a ç ı l a n bu k a m p a n y a b a ş a r ı l ı
o l d u . A n c a k , s u d a ç ö z ü n m e y e n ve k a n s e r o j e n
DDB'li
deterjanları
kullandık.
Çernobil
"Radyasyonun
duyarlılığın
alıyorlar.
olarak
Nükleer
ülkemizde
etkisi
ve
24 yıl d a h a
Santralindeki
azı faydalıdır"
Kazadan
çocukların
batıdan
diyen
her z a m a n
etkisi
fazla
süreyle
kazadan
yetkililer
sonra,
belki
geç g e l m e s i n d e n
b e l l i bir s ü r e s o n r a r a d y a s y o n u n
altında
kalan
ailelerinin
olan
bölgelerde
yaşadığı
de
güç
yoğun
artan
lösemili
trajedileri
Milliyet
Gazetesinin gündeme getirmesi, sorumluları Yüce
Divan'a
götürdü.
Sonuçta,
çocuklar,
Çernobil
kazasından
Yatağan Termik Santrali'nin
sonra
artan
lösemili
kavurduğu
topraklar,
astımlı i n s a n l a r ve Y a k a c ı k ç ö p l ü ğ ü n ü n a l t ı n d a kalan
ler,
Türk
ulusuna,
çevreyi
ihmal
etmenin
bebek­
nelere
yol
a ç a b i l e c e ğ i n i b i r p a r ç a g ö s t e r d i . B u n d a n b ö y l e ç e v r e ile i l g i l i
basında
yer
alan
haberlere
"Sakallı çocuk doğdu,
kıyamet
k a p ı m ı z d a " haberi gibi bakılmayacaktır. G e r ç e k t e n de k ı y a m e t
k a p ı m ı z d a v e b a s ı n b u n u en g e n i ş k i t l e l e r e d u y u r m a k z o r u n ­
da. Basının görevi sadece çevre kirlenmesini duyurmak d e ğ i l ,
bu k i r l e n m e y i y a r a t a n f e l s e f e y i s o r g u l a m a k v e t e ş h i r
etmek­
t i r . B ö y l e c e o l u ş a c a k b i l i n ç l i k a m u o y u ile ç e v r e n i n t a h r i p e d i l ­
mesine
i z i n v e r i l m e y e c e k ve t e m i z t e k n o l o j i l e r
için
kaynak
y a r a t ı l a c a k t ı r . B a s ı n , d u y a r l ı ve b i l i n ç l i bir k a m u o y u y a r a t m a y ı
b a ş a r ı r s a b e l k i b i z i m de 2 0 1 0 yılı p e r s p e k t i f i m i z
y e ş i l bir T ü r k i y e olur.
çöl
değil,
YARARLANILAN
KAYNAKLAR
- Hürriyet Gazetesi, 9.11.1988.
- E . P a n o r a m a , s a y ı 8, s. 4 8 , 2 4 . 2 . 1 9 9 1 .
- 2000'e Doğru, sayfa 45, 9.2.1992.
- Cumlıuriyet Gazetesi, 23.11.1990
Çevre Kirliliğini Önlemede Basına
Görevler Nelerdir? Konulu Basın
Çalışan Herkese Açık İnceleme
Eser
Sahibi : Yüksel
Eser Adı
İşkolunda
Yarışması
Uysal
: Çevre Kirliliğinde
Düşen
Düşen
Görev
Basına
Ç E V R E K İ R L İ L İ Ğ İ N D E BASINA D Ü Ş E N
GÖREV
Basının,
bir
ülkede
toplumun
gözü,
kulağı
olduğu
s ö y l e n i r . B a s m t o p l u m l a r ı iyi h e d e f l e r e d o ğ r u y ö n l e n d i r e n v e
o n u e n az ç a b a ile u l a ş m a s ı n ı s a ğ l a y a n b i r u n s u r
olmalıdır.
Basın, y a s a m a , y ü r ü t m e ve yargının y a n ı n d a
dördüncü
k u v v e t olarak g ö r ü l m e k t e d i r . D ü n y a d a y a ş a n a n bir çok o l a y d a
da basın d ö r d ü n c ü kuvvet olma özelliğini kanıtlamıştır. Water­
gate
skandali
ise
basının
ne
kadar
güçlü
olduğunu
kanıtlamşıtır.
Ç a ğ ı m ı z d a hiç bir i k t i d a r b a s ı n ı g ö z a r d ı
etmemektedir.
Basın yoluyla halka şirin görünmeye çalışmaktadırlar.
Çünkü
basın
basını
i ç i n hiç bir s ı n ı r
kalmamıştır.
Diktatörler
dahi
kontrol altına alamamaktadır.
BASININ ÇEVRE KONUSUNDAKİ ETKİNLİĞİ
Basının çevre konusundaki etkinliği özellikle batıda artık
tartışılmamaktadır.
Çevre
kirliliğine
yol açacak
bir
yatırımı
basın çok rahat engelleyebilmektedir. Yaptığı yayınlarla bin­
lerce kişiyi bir anda s o k a ğ a
Basın
çevre
dökebilmektedir.
konusunda
ekonomik
gelişmeyi
kösteklemeyecek çevreyi koruyan haberler yapmalıdır. Çevre
k o n u s u n d a bir haber h a z ı r l a r k e n , s a n s a s y o n y a r a t m a k y e r i n e ,
o l a y ı b ü t ü n b o y u t l a r ı ile a r a ş t ı r m a l ı v e o l a y ı t ü m g e r ç e k l i ğ i ile
belgeleriyle birlikte ortaya koymalıdır.
BASIN NE YAPMALIDIR
Basın çevreye karşı duyarlı olmalıdır. Çevreyi k a t l e d e n ­
leri e l e ş t i r m e l i , olayın
harekete
resmi
makamları
geçirmelidir.
Çevre
sadece
üzerine giderek
konusunda
haberi
yapan
basın
mensupları,
bir k i ş i n i n g ö r ü ş ü n ü v e r m e k y e r i n e , bir çok
görüşünü
vererek
konunun
çözümüne
yardımcı
kişinin
olmalıdır.
V e r i l e c e k d o ğ r u bir haber t o p l u m u n bütün k e s i m l e r i n i
etkiler.
DOĞAYI KORUMAK EĞİTİM İŞİ
D o ğ a l h a y a t ı k o r u m a k bir e ğ i t i m i ş i d i r . Bu e ğ i t i m
a n n e b a b a ile o k u l d a ö ğ r e t m e n t o p l u m d a d a b a s ı n
ailede
yoluyla
sağlanır.
Bir
çevreyi
ürünü
satmak
koruyacak
için reklam
önlemleri
almak
ne k a d a r
gerekli
i ç i n de t ü m
i ç i n d e y e r a l a c a ğ ı bir k a m p a n y a o d e r e c e
ise,
kesimlerin
önemlidir.
ÇEVREYİ NASIL KORURUZ
Çevreyi
korumak
top
yekûn
bir
seferberlik
işidir.
İşçisinden köylüsüne, sanayicisinden devlet başkanına kadar
her k e s i m ü z e r i n e d ü ş e n g ö r e v i y a p m a k z o r u n d a d ı r . Ç ü n k ü bu
dünya
hepimizindir.
Basın
çevreyi
korumak
için, öncelikle
çevreyi
kirleten
öğelerin b a ş ı n d a g e l e n , nüfus artışının ö n l e n m e s i için g e r e k l i
uyarıları
yapmalıdır.
Çevre
teknolojisinin
yaygınlaştırılması
i ç i n , g e l i ş m i ş ü l k e l e r d e u y g u l a n a n u s u l l e r i s ı k sık d i l e g e t i r ­
melidir.
Çevreyi
kirleten
y a p a r k e n , olayın
kişileri
sık sık u y a r m a l ı , bu
kanıksanmasına
uyarısını
yol açmamalıdır.
Çünkü
k a n ı k s a n a n bir olay t o p l u m d a tepki y a r a t m a z .
Çevre
korunmasını
gerçekleştirmek,
bir
g ö r e v i d i r . B a s ı n ise bu g ö r e v i k a m u o y u n a d u y u r a c a k
insanlık
araçtır.
A
J
A
N
S
REJÜjyVICILIK MATBAACILIK FUAR HİZMETLERİ
Author
Document
Category
Uncategorized
Views
1
File Size
4 948 KB
Tags
1/--pages
Report inappropriate content