close

Enter

Log in using OpenID

aralık ayı artıbir bülten - A Artibir Gayrimenkul Degerleme AS

embedDownload
GAYRİMENKUL DEĞERLEME SEKTÖRÜNÜN
ARTIBIR
Aralık
2014
HABERLERİ
Yıl 3 / Sayı 26/2014
14. GAYRIMENKUL ZIRVESI
SEKTÖR LIDERLERINI BULUŞTURDU
A ARTIBİR Gayrimenkul Değerleme A.Ş.
Türkiyenin Her Yerinde Bölge Koordinatörlüklerimiz, Şubelerimiz,
İrtibat Bürolarımız ile Hizmetinizdedir.
www.aartibirgd.com
iletişim
444 5 205
ARTIBİR HABER
ARTIBİR HABER
Burhanettin TANDOĞAN
A ArtıBir Gayrimenkul Değerleme A.Ş.
Yönetim Kurulu Başkanı
Konutta Tüketiciye
Devlet Koruması
Konutta ‘tüketici dönemi’ başlıyor. Birçok
alanda vatandaşı adeta kral yapan uygulamalar yeni düzenleme ile resmen hayata
geçiriliyor.
28 Mayıs’ta yürürlüğe giren Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’a dayanılarak hazırlanan
konut satışlarına yönelik yönetmeliğin detayları
netleşti.
Konut satışına yönelik birçok alanda devrim niteliğinde düzenlemeler içeren ve konut alıcısını
her açıdan koruma altına alan yönetmelikle birlikte artık konutun m’sinde oynanan brüt - net
oyunları sona erecek. Maketten konut satışında
noter ‘den sözleşme yapılabilecek. Yönetmelikle
birlikte hayata geçirilen en önemli değişiklik ise,
işsiz kalınması halin de alınan konuttan hiçbir cezai işlem uygulanmaksızın geri dönülebilecek ve
ödenen para ise geri alınabilecek olması.
Net ve Brüt Metrekare Yazılması Artık
Mecburi...
Yeni çıkan konut yönetmeliğine göre ön
ödemeli konut satışında ön bilgilendirme formu ve Satış Vaadi Sözleşmelerinde net ve brüt metrekare yazılması artık
mecburi...
Tip İmar Yönetmeliğine göre belirlenecek. Konutun net ve brüt alanları satış vaadi sözleşmelerinde yazılacak. Böylece yeni düzenleme vatandaşlarımızın hayallerini süsleyen vaat edilen
konutlar gerçeğe dönüşecek. Bu eleme si stemini de beraberinde getirecek iş kurumsal işinin
ehli firmalar tarafından yapılacak ve kaliteli konut
üretimi artacaktır.
Tüketici Konutu İade Edip Ödemeleri Geri
İsteyebilecek
Satıcı verdiği taahhütleri yerine getirmedi mi?
Sözleşme şartlarına uymadı mı? Konutu zamanında teslim etmedi mi? Anlaşmaya göre kullanması gereken malzemeleri kullanmadı mı?
Kısaca tüketiciye sözleşmede verdiği sözlerden
birini tutmadığı takdirde alıcı konutu iade edip
ödemelerini geri isteyebilecek. Bunu noter kanalı
ile satıcıya bildirmek yeterli olacaktır. Konut, kredili ise satıcı bankaya bildirimi yapmak zorundadır.
Bugüne kadar net ve brüt karmaşası konut alıcı- ‘’Ya işsiz kalırsam’’ korkusu bitecek
sını yanılttı. Brüt ile net arasında piyasada yüzde Söz konusu yönetmelikte yer alan en önemli de40’ın üzerinde oransal farklar var. Planlı alanlar taylardan biri ise konut alan vatandaşın kâbusu
2
haline dönüşen ‘’Ya işsiz kalırsam’’ korkusuna
yönelik oldu. İşini kaybetmesinden ötürü uzun
süreli kazanç yoksunluğu sebebiyle taksitlerini
ödeyemeyecek duruma düşen tüketiciler sözleşmeden rahatlıkla dönebilecekler. Bunun için
ise kendilerinden hiç bir bedel, masraf, faiz ve
tazminat alınmayacak.
Tüketicinin vefatı durumunda da mirasçılar
sözleşmeden dönebilecekler. Burada da kendilerinden hiç bir bedel masraf ve faiz talep edilemeyecek. Ödenen rakamlar ise iade edilmek
zorundadır.
Proje değişirse vazgeçmek için 1 ayınız
var
‘’Konut projesinde değişiklik yaptım’’ diyen inşaat firmasının bunu tüketiciye yazılı bir şekilde
bildirmesi yasada mevcuttur. Proje değişikliğini
kabul etmeyen tüketicinin de bir ay içinde hiç bir
bedel ödemeden verdiğini de geri alarak sözleşmeden dönebilecek olmasının yanında değişikliğin yasal
bir sebep ya da mücbir sebep
ile yapılmış olması durumunda
ise satıcıya sözleşmeden dönen
tüketiciden masraf ve yüzde 2
tazminat alma hakkı verilmiştir.
bir bedel, faiz, masraf ödemeden sözleşmeden
dönülebilecek. Böyle bir durumda 90 gün içinde
ödenen rakam ve tüketiciyi borç altına sokan tüm
belgelerin geri verilecektir.
Yeni düzenleme ile inşaata tamamlama sigortası
yapılmak zorundadır. Ancak böyle bir ürünün şu
an bulunmadığından ötürü onun yerine; teminat
mektubu, hak ediş sistemi kullanılabilir. Ve ya bağlı
kredi uygulanabilir. Bağlı kredi kullanılması durumunda kullanılan kredinin açıkta kalan kısmı için
satıcının tüketiciye teminat vermesi gerekiyor.
Maket konut satış işlemi için kat irtifakı devrinin tüketici lehine Tapu siciline tescil edilmesiyle
mümkündür. Bu yazılı bir sözleşme de gerektirir.
Bir diğer işlem ise satış vaadi sözleşmesinin Noterden yapılması şeklindedir. Aynı zamanda satıcı
tüketiciden onu borç altına sokacak herhangi bir
talepte bulunamaz.
Tüketici Neden Göstermeden Vazgeçebilecek
Yeni düzenlemede yer alan
önemli başka bir karar ise yapılan sözleşmeden tüketicinin
istediği zaman dönebilmesi.
Teslime kadar hiç bir neden
göstermeden
sözleşmeden
dönmek istediğini satıcıya Noter kanalıyla bildirmesinin yeterlidir. Ancak tüketicinin bunun
için yüzde 2 tazminat ve yapılan Vergi Harç ile benzeri yasal
masrafları ödemeyi göze alması
gereklidir.
Taksitle alınmış mevcut sözleşmenin konut teslimine kadar ödenmek kaydı ile başka bir
sözleşme ile değiştirilme önerisinin satıcı tarafından kabul edilmediği ve aynı konutun bir kaç
kişiye satılması durumunda hiç
3
ARTIBİR HABER
ARTIBİR HABER
bununla ilgili ilgilendiklerini zikrettiler. Arap ülkesi
değil. Marmara etrafında oluşturulan otoyolun bir
bölümün yapımı devam eden Kanal İstanbul’un
üzerinden geçecek ve aynı güzergah üzerinde bir
demiryolu ringi de oluşturmak istiyoruz.
açılacağını söyleyebilirim. Hem köprümüz hem
otoyolumuz açılmış olacak. Önemli bir mesafe
kat ettik, gayet iyi gidiyoruz. Köprü ayaklarında
300 metreyi geçtik, köprünü ayak yüksekliği 320
metre olacak. Önümüzdeki ay köprünün silueti
görülmeye başlanacak, tabliyesine ve asma işleYüksekova Havaalanı’nı Bütün Engel- mine önümüzdeki ay başlıyoruz.
Lütfi ELVAN
Ulaştırma, Denizcilik Ve Haberleşme Bakanı
“Biz Halkının Refahı
İçin Çalışan Bir
Devletiz”
İstanbul Trafiği İçin 3 Mega Projemiz Var Yap-İşlet-Devret modeliyle Sakarya-Akyazı’dan
Tamamen İstanbul trafiğine yönelik, şu anda üzerinde çalışılan 3 projemiz var. Bunlardan 3’ünü de
açıklayabiliriz, belki 2’sini açıklayıp diğerini daha
sonra açıklayabiliriz. Heyecanlı, çılgın ve mega
projeler olacak.
Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Marmaray ve Avrasya Tüp Geçidi dışında İstanbul trafiğini rahatlatıcı bir başka tedbir alıyoruz. Özellikle Ege
Bölgesi’nde, Orta Anadolu’nun belli bir kesiminden
Trakya’ya ve yurtdışına Taşımacılık faaliyetinde
bulunanlar veya otomobilleriyle otobüsleriyle gitmek isteyenler, İstanbul’a uğramadan Trakya’ya
ulaşsınlar ve yurtdışı çıkışlarını gerçekleştirsinler
istiyoruz. Bu da İstanbul’un trafiğini önemli ölçüde
rahatlatacak. Bununla ilgili ciddi bir çalışma başlattık. 2015 sonu itibarıyla Dilovası’ndan Bursa’ya
kadar otoyolu açacağız, körfez geçişi tamamlanacak. İstanbul’dan Bursa’ya kadar otoyoldan
gidilecek. 2015 sonu itibarıyla ayrıca İzmir’den
Kemalpaşa’ya kadar otoyolla gitmiş olacaksınız. Şu anda çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
4
Paşaköy’e kadar olan kısmın ihalesine çıktık.
Yine Odayeri’nden Tekirdağ-Kınalı’ya kadar olan
kısmı da Yap-İşlet-Devlet modeliyle gerçekleştireceğiz. Otoyol ve E-5 dışında biraz daha kuzeyden yeni bir otoyol yapıyoruz. Özellikle Sakarya ve
Kocaeli’nden itibaren İstanbul’a kadar inanılmaz
trafik yoğunluğu var. Burada trafiği rahatlatmak
istiyoruz.
Çanakkale Boğazı Üzerine Köprü Yapacağız
Özellikle Ege Bölgesi’nden Orta Anadolu’nun Batı
kesiminden gelen araçlar artık İstanbul’a girmeden, Balıkesir ve Çanakkale köprüsü üzerinden
Trakya’ya geçebilecek. Çanakkale Boğazı üzerine
bir köprü yapacağız. Bunun projesi bitmişti ancak ben arkadaşlarıma talimat verdim, ‘Mevcut
köprü üzerine tek bir hat bile olsa bir demiryolu
inşa edelim, çünkü ileride ona da ihtiyacımız olacak’ dedim. Bu konuda çalışmalar devam ediyor.
Çanakkale Köprüsü’nün de yine Yap-İşlet-Devret
modeliyle ihaleye çıkacağız. Şu anda proje çalışmaları devam ediyor. Bu projemize yurtdışımızdan taliplimiz de var. Ülke ismi zikretmeyim ama
lemelere Rağmen En Geç Mayıs Ayında
Körfez Geçişi Köprüsü Üzerinden SeçimAçacağız
Kar nedeniyle çalışmalar durdu, hedefimiz ise en den Önce Yürüyeceğiz
geç Mayıs ayı itibarıyla alanı kullanıma açmaktır. Bu havaalanı şimdiye kadar çoktan yapılmış
olması gerekirdi. Ama siz o bölgeye havaalanı
yapmaya çalışıyorsunuz, müteahhidin çalışması
engelleniyor. Ben şunu anlarım; birileri bölgeme yatırım yapmak istiyorsa ve birileri de engelliyorsa ‘ben ilimin kalkınmasını istemiyorum’
demektir. Dolayısıyla bu tür anlayışlar bizi üzüyor. Yüksekova’da pist yapımı yarıda kaldı yoksa
daha erken açabilirdik ama hava şartları daha iyi
giderse Nisan ayında açabileceğiz. Ama eninde
sonunda, zorda olsa, birçok engellemelere rağmen Yüksekova’daki havaalanımızı açacağız.
Bölgede bir havaalanı ağı oluşturduk. Yüksekova
Havaalanı’nı İranlı turistlerin de kullanması öngörüldü.
Ömrü Dolan Bütün Sathi Kaplamalı Yolları Bitümlü Sıcak Karışıma Çevireceğiz
Özellikle sathi yollarda yaklaşık 3 yıldan sonra
bozulmalar, çukurlaşmalar oluşuyor. Daha sonra
tamiratına giriyorsunuz. Önümüzdeki dönemde
biz, BSK’ya yani bitümlü sıcak karışıma ağırlık
vereceğimizi ifade ettik. 40-45 santim bir kalınlığı var, sathi kaplamadan çok farklı bir şey. Bu
eleştiriyi yapanlara şunu soruyorum; AK Parti
iktidarına kadar Türkiye bitümlü sıcak karışımın
ne olduğunu bilmiyordu ve bir tek otoyollarda
kullanılıyordu, tüm yollarımız zaten sathi kaplamaydı. Zaman içerisinde biz ömürleri dolan sathi
kaplamaları bitümlü sıcak karışıma çevireceğiz
ve uzun ömürlü hale getireceğiz.
Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün Silueti
Ocak Ayında Görülmeye Başlanacak
Yavuz Sultan Selim Köprüsü ile Paşaköy’den
Odayeri’ne kadar giden 95 kilometrelik kuzey
Marmara Otoyolu’nun 29 Ekim 2015 tarihinde
Dünyanın en büyük 4. asma köprüsü olan Körfez Geçiş Köprüsü’nde çalışmaların hızla ilerliyor.
İstanbul-Yalova arasını yalnızca 6 dakikaya indirecek. Körfez Geçişi Köprüsü’nün siluetini Mart
ayında göreceğiz ama seçimden önce köprünün
üzerinde yürüyeceğiz. Körfez Geçişi Köprümüz
ve Bursa’ya kadar olan yolumuz 2015 sonu itibarıyla açılmış olacak.
Avrasya Tüp Geçidi 2016 Sonuna Kadar
Tamamlamayı Hedefliyoruz
Avrasya Tüp Geçidi konusunda ise Marmara Denizi altında bin 500 metreye ulaştık. En son Sayın Başbakanımızla gittiğimizde, 920 metredeydi.
Diğer aç-kapa tünellerini de dahil edersek 3 kilometreye yakın tünel işlemi tamamlandı. Tamamlanma süresi 2017 ama biz 2016 sonuna
yetiştirmeye çalışıyoruz. Beklentimiz günlük en
az 100 bin aracın geçeceği yönünde. 68 bin 500
aracın üstünde geçen araçtan elde edilen gelirin
yüzde 70’i yükleniciye, yüzde 30’u da devletin kasasına gidecek. Ücret 4 Dolar + KDV olacak.
3. Havalimanı İçin Finansal Kredi Sıkıntısı Söz Konusu Değil
Tamamlandığında dünyanın en büyük havalimanı olma unvanını elde edecek 3. Havalimanı çalışmalarının devam ediyor. Havalimanını yapacak
ilgili konsorsiyumun zemin etüdü ve sondaj çalışması yaptı. Diğer taraftan da konsorsiyum araç
alımına devam ediyor. ‘Finansal olarak kredi bulmada sıkıntıları var’ gibi bir problem söz konusu
değil. Şu anda özellikle balçık olan kesimler var,
gerçekten zemini oldukça kötü olan yerler var. Bu
kesimlerin nasıl iyileştirileceğine yönelik çözüm
önerileri sunuyorlar. Çalışmalar gayet iyi gidiyor,
herhangi bir sıkıntı yok. Herhalde 2015 sonuna
doğru belirgin bir siluet görülecek.
5
ARTIBİR HABER
ARTIBİR HABER
İstanbul Hava Yolu Şirketleri İçin Yüzde ‘Yap-İşlet-Devret modeliyle yapılabilir mi, elinizdeki veriler nelerdir, biz bunu değerlendirmek
20 Yakıt Tasarrufu Sağlıyor
Sabiha Gökçen ve Atatürk Havalimanı’nın yolcu
sayısında inanılmaz bir artış söz konusu. Her yıl
yüzde 14’ün üzerinde sürekli iniş-kalkış rekorları kırılıyor. Geçen yıl günde bin 100 civarında uçak
iniş ve kalkışı söz konusuydu, bu yıl bin 200’e ulaştık. İnanılmaz bir rakam. Her 60 saniyede bir uçak
kalkıp-iniyor. Sabiha Gökçen Havalimanı’nın yolcu
sayısında da ciddi bir artış var, 20 milyona yaklaştık. Toplam yıllık yolcu sayısına baktığınız zaman
İstanbul’da iki havalimanında 80 milyona ulaşacağız. İstanbul’un havacılıkta transit ülke olmasının
anlamı şu; İstanbul’un havayolu trafiği her geçen
gün artacak. Dubai’de, Frankfurt’ta rekabet ettiği havalimanları var söyleyeceksiniz. İstanbul’un
en önemli özelliği: İster Ortadoğu’ya ister Asya’ya
ister Afrika’ya isterse Avrupa’ya gidin hiç fark etmez, genelinde değerlendirildiği zaman aşağı yukarı uçaklar, havayolu şirketleri diğerleriyle kıyasla
yüzde 20 yakıt tasarrufu sağlıyor. 3. Havalimanı tamamlansa bile özellikle tarife dışı uçuşlar için Atatürk Havalimanı’na ihtiyaç olacak. Bana hep Sayın
Cumhurbaşkanımızın ismi mi verilecek? şeklinde
bir soru soruluyor. Ben de gerçekten 2002 yılından
bugüne kadar Türkiye’nin geldiği noktaya baktığınızda ekonomik alandaki gelişmeler, istikrar,
vesayete karşı mücadele, Türkiye’nin gelişmesi
yönünde atmış olduğumuz cesur adımlar, hep
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan
önderliğinde olmuştur, onun kararlı ve dik duruşuyla olmuştur. Milletimiz de Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın neler yaptığını,
Türkiye’yi hangi noktadan nereye getirdiğini çok iyi
gördü. Elbette yakışır diyorum”
Ankara-İstanbul 1 Saat 20 Dakikaya Düşecek
Doğrudan bir hat olması halinde güzergahta ciddi
bir kısalma söz konusu oluyor. Yüksek Hızlı Tren
hattımızın uzunluğu, şu anda 500 kilometre civarında. Yani 340-350 kilometreye düşüyor, doğrudan bir hat. Eskişehir üzerinden dolaştığınız için
biraz daha fazla oluyor. Bununla ilgili geçmişte
projeler oldu ve biz bu projeler üzerinde de çalışıyoruz. Bazı çevrelerden şöyle bir talep de geldi:
6
istiyoruz’ diyen firmalarımız da oldu. Bu bizi son
derece cesaretlendirdi. Ankara-İstanbul 1 saat
20 dakikaya düşecek. 350 kilometre hızla giden
bir tren planlıyoruz”
30 yıldır atıl duran Ayaş Tünelini gerçekten bizim bitirmemiz gereken bir proje.
Biz Demiryollarını Özelleştirmiyoruz
Biz demiryollarını özelleştirmiyoruz. Herkes
‘demiryolları özelleştiriliyor’ diye bir ifade kullanıyor, bu doğru değil. Biz demiryollarında Altyapı yatırımları yapmaya devam edeceğiz. Biz
TCDD’den farklı demiryollarının işletmesine yönelik bir şirket kuracağız, bu şirket vasıtasıyla
kamunun işletmeciliği yapılacak. Ama diğer taraftan özel kesim talep etmesi halinde biz özel
kesime de alt yapı yatırımlarını yani demiryollarımızı açacağız. Nasıl biz 2003 yılında havayollarının özelleştirilmesini sağladık, havaalanlarında yapmış olduğumuz uygulamanın aynısını
demiryollarında yapacağız. İkincil düzenleme
çalışmalarımız tamamlandı. En son bir değerlendirme yapıyoruz, özellikle bu alanda uzman
olan kişi ve kurumlarla istişarelerimizi yapıyoruz. Yakın bir süre içerisinde bunları açıklayacağız.
Ankara-Sivas Arası 12 Saatten 2 Saate
Düşecek
Kapıkule’den Çerkezköy’e kadar olan kesimin
2015 yılında Avrupa Birliği (AB) fonlarını kullanarak yapımına başlanacak.
Doğu tarafında Ankara’dan Sivas’a olan kesimin
yapımına devam ediyor. Sivas’tan da Erzincan’a
doğru 50 kilometrelik kesimin ihalesini yaptık. Buradan itibaren Erzurum ve Kars’a kadar
olan kesimin proje çalışmaları devam ediyor.
Sivas’tan sonra Hızlı Tren olacak. Ankara’dan
Sivas’a kadar Yüksek Hızlı Tren olacak, Sivas’tan
Kars’a kadar olan kesim ise hızlı tren olacak. Şu
anda Ankara’dan Sivas’a bir tren 12 saatte gidiyor ve 603 kilometrelik bir mesafe. Bunu 405
kilometreye düşürüyoruz, 12 saati de 2 saate
düşürüyoruz. Hızımız 250’ye ulaşacak. AnkaraSivas’ı 2016’da bitirmeye gayret edeceğiz. Şu
anda Polatlı ile Afyon arasında çalışmalar devam
ediyor. Ankara-İzmir arası hedefimiz 2017. Hedefimiz Edirne’den Kars’a kadar olan kesimi yüksek
hızlı ve hızlı trenle birbirine bağlamak. Karayolları
müteahhitlerine periyodik olarak ödemeler yapılıyor. Bu ayda 2 milyar liralık ödeme yapılacak.
4G’ye 2015 Sonuna Doğru Geçmiş Olacağız
4G ile ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Teknik
düzeydeki çalışmalarımızı bitirdik. RTÜK’ün şuanda kullanımında olan bir frekans var. Frekansın o bölümünü 800 frekans dediğimiz bölümü
boşaltmasını istedik, RTÜK’ten. RTÜK, televizyon
yayın yönetmenleriyle bir toplantı gerçekleştirdi
ve bu televizyonlarımızı bir alt banda, daha kaliteli bir banda aktaracağız. Zannedersem bu ay
içerisinde gerçekleşir diye düşünüyorum. Bunun
gerçekleşmesi halinde özellikle 4G için gerekli
olan frekanslar hazır hale getirilmiş olacak. Firmalara hazırlık yapmaları için belirli bir süre de
vereceğiz. 800, 900, 1800 ve 2600 megahertzlik
spektrumumuz olacak. Bunlar çok teknik. Şu
anda Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK)
çok yoğun bir şekilde çalışmalarına devam ediyor. Ancak firmalarına da bir süre vermemiz gerekecek. Ancak 2015 sonuna doğru 4G’ye geçmiş
olacağız. Hız en az 10 kat daha artacak. Mobil telefonlardan internete şu andakinden 10 kat daha
hızlı girilecek. İnternet konusunda kırsal alanlara
yönelik de bir düzenleme olacak. İhaleye çıkıldığında kent merkezleri için bir düzenleme olacak
bir de kırsal alanlar için düzenleme olacak. Bununla ilgili çalışmalar devam ediyor. Firmaların
da özellikle şimdiden 4G’ye hazırlık yapmalarını
düşünüyorum.
transit geçecekse 500 Euro gibi paralar alıyordu.
Biz dedik ki biz sizden almıyoruz bunu kaldırın.
Bunun üzerine Mütekabiliyet İlkesi uygulayarak,
biz de İranlı TIR’lardan para almaya başladık. Ancak tabi bu uygulama özellikle Türk taşıtlarının
sayısını artırdı, İranlı taşıtların Türkiye’ye girişini
azalttı. Özellikle boş giriş yapan İranlı taşıtların
girişini ciddi bir şekilde azalttı. Günlük 70-80 civarında boş olarak giren TIR sayısı 3-5’e düştü. Biz
de şunu söyledik; transit geçişlerde mühürleyin,
siz de mühürleyin, biz zaten mühürlüyorduk ancak ikili taşımacılıkta da uygulamayı kullanmak
istiyorlar. Orada rekabeti bozucu bir yapı var. Bununla ilgili teknik düzeyde hem İran tarafı hem de
bizim müsteşar yardımcıları seviyesinde bir araya gelecekler, bir mutabakata varacağız, eğer bir
mutabakata varamazsak mevcut uygulamamıza devam edeceğiz. Bizim bir rahatsızlığımız yok.
TÜRKSAT 6A İçin TÜBİTAK İle Ayın
15’inde İmzayı Atacağız
TÜRKSAT 6A uydusu tamamen yerli kaynaklarla yapılacak. Ankara Kazan’da bir uydu entegrasyon ve test merkezi kuruldu. Merkezin bu ay
içinde açılışı yapılacak. Avrupa’nın en önemli test
merkezleri konumuna geldi. Test merkezimizde
TÜRKSAT 6A’yı üreteceğiz. Bununla ilgili bu ayın
15’inde Sayın Cumhurbaşkanımızın TÜBİTAK ziyareti esnasında, TÜBİTAK ile TÜRKSAT 6A için
imzayı atacağız”
Keçiören Metrosu İçin Çalışmalarımız
Devam Ediyor
Özellikle havalandırmaya yönelik teknik bir takım
sıkıntılar ortaya çıkmış. Onları çözüyorlar, herhangi bir sıkıntımız söz konusu değil. 2015 yılında
kesinlikle açacağız.
İran’ın İkili Taşımacılıkta Da Tırlara MüEsenboğa’ya Yönelik Alternatif Güzerhür Uygulaması İstiyor
Biz İran’a ‘Mütekabiliyet İlkesi esasında Taşıma- gahlar Belirlendi
cılık faaliyetini yürütmek istiyoruz’ dedik. Ama
İran özellikle son birkaç yılda bizim taşımacılarımızdan, TIR’larımızdan gümrükte ilave paralar
alıyordu. Diyelim ki Tahran’a gidecekse 320 Euro,
Esenboğa Havalimanı’na yönelik alternatif güzergahlar belirlendi. Öncelikle bu güzergahlardan
hangilerini tercih edeceğimize karar verdikten
sonra Esenboğa’ya yönelik adımları atacağız.
7
ARTIBİR HABER
ARTIBİR HABER
14. Gayrimenkul Zirvesi Sektör
Liderlerini ve İş Dünyasını Buluşturdu
Türkiye’nin Gayrimenkul Platformu
GYODER (Gayrimenkul ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği)
tarafından 2000 yılından bu yana
gerçekleştirilen ve sektörün en
önemli organizasyonu olarak nitelendirilen Gayrimenkul Zirvesi’nin
14.’sü ‘1/100.000’den 1/1000’e Gayrimenkul Sektörü’ 3 Aralık 2014
tarihinde Hilton İstanbul Bomonti
Hotel’de gerçekleştirildi.
Aziz Torun GYODER Başkanı
Sermaye Piyasası Kurulu Dr. Vahdettin Ertaş ve
GYODER Başkanı Aziz Torun’un Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce’nin canlı bağlantı ile açılış konuşmalarını yaptığı Zirve’de “Gayrimenkul
Sektörünün algı ve itibarı, “Sektörde balon var
mı?”, “Her şey göründüğü gibi mi? Doğru bildiğimiz yanlışlar”, “İş Dünyası Gayrimenkul Platformunda”, “Bina ile Güveni birlikte inşa etmek” gibi
konu başlıkları, konusunda duayen olmuş birçok
konuşmacı tarafından değerlendirildi.
Zirve’nin açılış konuşmasını yapan GYODER
Başkanı Aziz Torun, sektörün Sermaye Piyasası
araçlarını kullanması gerektiğine dikkat çekerek,
“Zayıf karnımız olan öz sermaye yapısını güçlendirmek için, halka arz, yabancı fonlar, kira sertifikası, gayrimenkul sertifikası, tahvil gibi uzun
vadeli sermaye piyasası araçlarını kullanarak
gelecekteki bir yol kazasına engel olmalıyız” dedi.
Sektörün, Türkiye ortalaması üzerinde büyüdü8
ğünü ve lokomotif sektör konumuna geldiğine işaret eden Torun, “Gelişen, büyüyen Türkiye
ekonomisinde Gayrimenkul Sektörü, durağan ve
rant kapısı bir sektör değil, üreten istihdam sağlayan, vergi veren, dinamik reel bir sektör olarak
kabul edilmeli. Geliştiricisi, inşa edeni, Mimarlık,
danışmanlık, yönetim gibi hizmet birimleri ve
200’ü aşkın tedarikçi ve üreticisi ile yan iş kolunun
gayrimenkul sektöründen beslendiğini dikkate
aldığımızda ne kadar önemli, lokomotif ve reel
bir sektör olduğu anlaşılacaktır. Son 3. çeyrekte
işsizlik rakamlarının 9,2 den 10,4’lere yükseldiğini
göz önüne alırsak sektörün ne kadar önemli olduğu bir kez anlaşılmış olacak” dedi.
Aziz Torun, Türkiye’nin büyüme hedefleri içinde
sektörün önemli bir işlevi olduğuna işaret ederek,
3’üncü köprü ve havalimanının da menkul olarak
kabul edilemese de, gayrimenkul alt yatırımı olarak saymanın mümkün olduğunu ifade etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İslam
Konferansı Örgütü Ekonomik ve Ticari İşbirliği
Daimi Komitesi (İSEDAK) bakanlar toplantısında “Gayrimenkul Borsası Kurulması” yönündeki söylemini hatırlatan Aziz Torun, “Sayın Cumhurbaşkanı artık gayrimenkul kıymetlerinin
dünyada yeni bir değer olduğunu ifade ettiler. Bu
beyanı Türkiye’deki gayrimenkul sektörü oyuncuları için çok önemli, anlamlı, pazarı büyütecek bir tespit ve tavsiye olarak görüyorum. Evet,
biz Türkiye olarak gayrimenkul sektörü olarak
önce gayrimenkul portföyümüzü çeşitlendirmeli zenginleştirmeliyiz” şeklinde konuştu.
Gayrimenkul Sektörü ve Sektörel Algı
Araştırması Raporu Açıklandı
GYODER, İNDER ve KONUTDER işbirliğiyle gayrimenkul sektörünün mevcut algısının ve itibar
düzeyinin tespit edilmesi amacıyla ERA Araştırma ve Danışmanlık’a yaptırılan “Sektörel Algı ve
İtibar Araştırması’nın sonuçları Zirve’de kamuoyu, sektör ve basın ile paylaşıldı.”
Araştırmada gayrimenkul sektörüyle doğrudan
ya da dolaylı ilgisi olan 14 farklı paydaşın görüşlerine başvuruldu. Bu 14 paydaşı temsilen 501’i
kamuoyundan oluşmak üzere toplam 953 kişinin görüşleri yüz yüze ya da telefonla görüşme
yöntemi ile alındı. Kamuoyu paydaşında görüşmeler 30 yaş ve üzeri, hane halkı geliri 4,000
TL ve üzerinde, geçtiğimiz 2 yıl içinde ev alan ya
da önümüzdeki 2 yıl içinde ev almayı düşünen
kişilerden oluşan toplam 501 kişi ile gerçekleştirildi.
Araştırmaya göre; Gayrimenkul sektörü denildiğinde kamuoyunun ilk aklına gelen %45,7 ile Konut/Daire/ ev olmuştur. Yatırım ise %24 ile ikinci
sırada yer almıştır. Görüşülen kişilerin %97’si gayrimenkul sektörünü tanıdığını, %64’ü ise gayrimenkul sektörüne güven duyduğunu ifade etmektedir.
Görüşülen kişilerin %92’si gayrimenkul sektörü ile
ilişkide bulunmuş ve %76’sı gayrimenkul sektörü
ile bu ilişkisinden memnun kalmıştır. Gayrimenkul
sektörü hakkında sık bilgi alınan ve güvenilen bilgi
kaynakları sıralamasında ilk sırada ‘arkadaş ve tanıdıklar’ yer almış ve “Billboard, afiş, pano gibi açık
hava reklamları” ikinci sırada gelmiştir.
Sektörümüzün genel olarak ne derece beğenildiğini anlamak için görüşülen kişilere 9 sektör
içinde Gayrimenkul sektörünü ne derece beğendikleri soruldu. Sektörümüzün doğrudan ilişkili
olduğu paydaşlarda, finans çevresi, gayrimenkul
hizmet firmaları, Kamu Kurumları ve yerel yönetimler, Ofis/ AVM kiracıları, sektör çalışanları, sektör liderleri, taşeron firmalar ve tedarikçi firmalar
sektörler beğeni sıralamasında sevindirici olarak
gayrimenkul sektörü ilk sıralarda yer almaktadır.
Bankacılık/ finans ve havayolu taşımacılığı da beğeni sıralamasında daha çok yer alan diğer sektörlerdir.
Sektörel Algı Araştırması’nda ilişki yönetiminin
gitgide önem kazandığı günümüzde paydaşlarla
kurulan ilişkideki başarı önemli fayda sağlamaktadır. Gayrimenkul sektörü için tanınma ve beğeni
düzeyinden oluşan algı haritaları incelendiğinde
gayrimenkul sektörünün birçok paydaşta en tanınan ve beğenilen sektörler arasında olduğu görülmektedir.
9
ARTIBİR HABER
ARTIBİR HABER
Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce:
“Konutta büyük sorun kalite”
İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (İMSAD)
tarafından “6. Uluslararası İnşaatta Kalitesi Zirvesi” düzenlendi. Zirvede inşaat sektöründeki
kaliteli sorunu masaya yatırıldı. Türkiye’de malzeme, işçilik ve mevzuat anlamında kalite sorunu yaşandığını söyleyen Çevre ve Şehircilik
Bakanı, İdris Güllüce, bakanlık olarak bu konuta denetim ve kontrolleri arttırdıklarını söyledi.
Türk inşaat malzemecilerinin ihracat alanında
dünyada ilk 5’e girdiğini belirten İMSAD Başkanı
Dündar Yetişener ise, “Benim ürünümü Amerikalı alıyor, İkitelli’deki müteahhit almıyor. Ucuz
ürün seçiliyor, sonra olan son tüketiciye oluyor.
Ayşe teyze yeni aldığı evine girince borulardan
gelen seslerle yaşıyor. Türkiye’de o sesin duyulmayacağı, kaliteli üretim var” dedi.
Malzeme denetimi arttı
ULUSLARARASI İnşaatta Kalitesi
Zirvesi’nde konuşan Çevre ve
Şehircilik Bakanı İdris Güllüce
inşaat malzemeleri, işçilik
ve mevzuatta kalite sorunu
yaşandığını söyledi. Merdiven
altı üretim sorununa dikkat
çeken İMSAD Başkanı Dündar
Yetişener ise, “Benim ürünümü
Amerikalı alıyor, İkitelli’deki
müteahhit almıyor” dedi.
10
Geçtiğimiz haftalarda kalitesiz demir kullanım
konusunda aldıkları şikâyetle denetimlere başladıklarını belirten Bakan Güllüce, “Hem demir
sattıklarını kişiyi aldatıyor, hem de pazarda haksız rekabet yaratıyorlar. Bakanlık olarak inşaat
malzemeleri denetimine ciddi enerji harcıyoruz” dedi. Mevzuat sorunu nedeniyle inşaat
sektöründe ucuz iş yapanların ön plana çıktığını
belirten Güllüce şunları söyledi: “Mesela bir işi
10 liraya yapan ve 11 liraya yapan var. 10 liraya yaparım diyen kaliteden ödün verecek. Ama
biz işi 11 lira yapana veremiyoruz. Bu durumu
onaylamıyorum ama mecburuz.”
Zirveyi katılan İstanbul Ticaret Odası Başkanı
İbrahim Çağlar da kalite vurgusu yaptı. Çağlar,
“ Dünyanın en iyi inşaat malzemelerini biz yapıyoruz. Ama bunu üretmek yetmiyor. Müteahhitlerin işlerinde bunu öne çıkarmaları kaliteli
üretime katkı sağlar” dedi.
5-10 Kuruş için ucuz seçiliyor
Pazarda yaşanan kalite sorununu mevzuat ve
yönetmelikten kaynaklandığını belirten Yetişener
ise merdiven altı üretime dikkat çekti. İşini doğru
yapan sanayicilerin zorlandığını belirten Yetişener, “Doğru iş yapan tüm kalemlerde gerekli harcamayı yapıyor ve maliyetleri tam gösteriyor. Bu
defa bu maliyetle rekabet gücü azalıyor” dedi.
Tek başına mevzuat değişikliğinin yeterli olmayacağına dikkat çeken Yetişener, denetim konusunda da hassas davranılması gerektiğine dikkat
çekti. İç pazarda maliyet hesabı yapan müteahhitlerin kalitesiz ürüne yöneldiğini belirten Yetişener,
“ Türk ürünleri 130 ülkeye gönderiliyor. Demek ki
işimizi doğru yapıyoruz. Ama Amerikalı benim
malımı alırken, İkitelli’de iş yapan müteahhit 5-10
kuruş fark için kalitesizi seçiyor” dedi. Tek tip bina
yönetmeliği olmamasını eleştiren Yetieşener,
müteahhitlerin ucuz maliyetli olanı seçerek yoluna devam ettiğini dile getirdi.
Hedef yurtdışı
GYODER zirvesinde müteahhitlere yurtdışına
açılın çağrısında bulunan Bakan İdris Güllüce inşaat malzemeleri üreticileri de aynı çağrıyı yaptı. Dündar Yetişener ise “Hepimiz kendimiz çalıp
kendimiz oynuyoruz. Gelin müteahhidi, müşaviri,
inşaatçısı bir olup, birlikte yeni bir güç oluşturup
dışarıya gidelim. Enerji fiyatları düşüyor, dünya
ekonomileri daralıyor. Kara Kıta’da büyük bir potansiyel var. Bize de yeni pazar lazım” diye konuştu. ÇED değişikliği AB’ye uyum için WÇevre mevzuatında çok sık değişiklik yapıldığını belirten İdris
Güllüce, “Çok sık değişiklik bazı sorulara neden
olabilir. Tabi bu duruma yatırımcılar ve bakanlıkça
bir adaptasyon süreci olacaktır. AB’ye uyum fasılları içerisinde en iddialı yer çevre olduğumuz için
sürekli değiştiriyoruz. Orada çok hızlı ilerliyoruz.
’ÇED kalktı o yüzden ormanlar katlediliyor gibi
haberlerin hiçbirinin gerçekle bağı yok. Birilerinin
gazetesi var diye de, siyanür akan yerlere istediğimiz zaman ruhsat vereceğiz diye bir şey yok.
Bu tamamen AB’ye uyumun yüzde 99 olmasını sağlamak amacıyla çıkartılan bir yönetmelik”
diye konuştu.
Yerli malına destek geliyor
Bakan İdris Güllüce, yüzde 100 yerli malı kullanan
ve yeşil bina kriterlerine göre yapı inşa eden müteahhitlere destek vereceklerini söyledi. Yerli malı
kullanımı ile ilgili bilincin henüz yerleşmediğine
dikkat çeken Güllüce, “Düşüncelerimiz de yerli olmalı. Bu topraklara göre düşünmeliyiz. Hala Türk
ve Alman malı kıyaslamasında ‘O Alman malı,
onu seçelim’ diyenle var” diye konuştu.
Dönüşüm kurnazlarına önlem geliyor
KENTSEL dönüşüm sürecini değerlendiren Bakan Güllüce, dönüşümün siyasi bir malzeme
haline gelmesini eleştirdi. Parti ayrımı yapmadan
tüm belediyelerle iş birliğine açık olduklarını belirten Güllüce, “Adına ister dönüşüm, ister değişim
ya da gelişim diyelim, bu iş olacak. Kentsel dönüşüm rayından çıkar hale geldi. Anayasa mahkemesinde birkaç madde iptal ettik. Yine böyle çalışmalarımız olacak. Kurnazların önünü kesecek
çalışmalarımız olacak” diye konuştu.
11
ARTIBİR HABER
ARTIBİR HABER
İŞ GYO Genel Müdürü Turgay Tanes:
Arz talep eşleşmemesi
söz konusu
14. Gayrimenkul Zirvesi’nde
gerçekleşen “Sektörde Balon Var
mı?” oturumunu yöneten İş GYO
Genel Müdürü Turgay Tanes, henüz
çok büyük alarm yaratacak bir tablo
olduğuna inanmadığını belirtti.
GYODER tarafından düzenlenen 14. Gayrimenkul
Zirvesi’nin “Sektörde Balon Var mı?” oturumunun
başkanlığını İŞ GYO Genel Müdürü Turgay Tanes
yaptı. Yaklaşık iki yıldır “sektörde balon var mı” konusunun konuşulduğunu söyleyen Tanes, henüz
çok büyük alarm yaratacak bir tablo olduğuna
inanmadığını söyledi.
Balon konusu konuşulurken ikili bir anlayışın
olduğunu dile getiren Tanes, bir kısmın “balon”
diyerek ekonomik anlamda, fiyatta şişmeyi kas-
tettiğini; bir kısmın ise eldeki Konut stoklarının
fazlalığı olarak gördüğünü belirtti ve fiyatlarda
anormal şişme olmadığını vurguladı. İhtiyacı
olanlarla, o ihtiyacı üretecek malı olanların bir
türlü bir araya gelememesinin söz konusu olduğunu ama bunun keyfi olmadığını anlatan Tanes,
büyük ihtiyaç ve yapabilme kapasitesinin bir türlü
bir araya gelemediğini, aslında bir fiyat balonundan ziyade, arz talep eşleşmemesi gibi bir durum
söz konusu olduğunu söyledi.
Gayrimenkul Sektörü Güven Endeksinde 3.Sırada
GYODER tarafından 501 katılımcı ile gerçekleştirilen Gayrimenkul
Sektörü Algı Araştırması’nda, Gayrimenkul sektörünün en çok
güvenilen 3. sektör olduğu ortaya çıktı.
GYODER tarafından, 30 yaş ve üzeri, hane halkı
geliri 4,000 TL ve üzerinde, son 2 yıl içinde ev alan
veya önümüzdeki 2 yıl içinde ev almayı planlayan toplam 501 kişi ile görüşülerek gerçekleştirilen Gayrimenkul Sektörü Algı Araştırması’nda,
gayrimenkul sektörünün en güvenilen 3. sektör
olduğu ortaya çıktı.
Araştırmaya göre Gayrimenkul Sektörü denildiğinde kamuoyunun ilk aklına gelen yüzde 45,7 ile
Konut/Daire/ev olurken akla gelen ikinci şey ise
yüzde 24,6 ile Yatırım oluyor.
Araştırmaya katılım gösteren kişilerin yüzde 92’si
12
gayrimenkul sektörü ile ilişkide bulunmuş ve
yüzde 76’sı gayrimenkul sektörü ile bulunduğu
ilişkiden memnun kalmış.
Öte yandan gayrimenkul sektörü hakkında sık
bilgi alınan ve güvenilen bilgi kaynaklarının “genelde arkadaş ve tanıdıklar”, Billboard, afiş, pano
gibi açık hava reklamları” odluğu belirlendi.
“Yakın zamanda ev aldınız mı veya almayı düşünüyor musunuz?” sorusunun sorulduğu katılımcıların yüzde 51,7’si 2 yıl içinde almayı düşündüğünü açıklarken, yüzde 48,32ü ise geçtiğimiz 2 yıl
içinde ev satın aldığını belirtti.
Büyükşehir’den Yaşam Kalitesini Artıracak
Çevre Projesi
Konya Büyükşehir
Belediyesi’nin Mevlana
Kalkınma Ajansı desteği
ile yürüttüğü KONOISE
Projesi, “Stratejik
Gürültü Haritaları
ve Eylem Planlarının
Hazırlanması” ile
“Gürültü Takip ve Uyarı
Sistemi Kurulması”
olmak üzere 2 temelden
oluşuyor. Türkiye’nin
AB müzakereleri
kapsamında çevre
faslına ilişkin
tamamlaması gereken
düzenlemelere katkı
sağlayacak proje, halkın
yaşam kalitesinin
artırılmasını amaçlıyor.
Konya Büyükşehir Belediyesi, Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği
çerçevesinde yürüttüğü çalışmaları yeni bir proje
ile sürdürüyor.
Mevlana Kalkınma Ajansı desteği ve Konya Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol
Dairesi Başkanlığı’nca yürütülen Çevresel Sorunların Sürdürülebilir Bir Yaklaşımla Ele Alınıp,
Stratejik Gürültü Haritaları ve Eylem Planlarının
Hazırlanması (KONOISE) Projesi, bölge halkının
yaşam kalitesinin artırılmasını ve yaşanabilir çevresel ortamların sürdürülebilirliğinin sağlanmasını amaçlıyor.
Stratejik Gürültü Haritaları ve Eylem Planlarının Hazırlanması ile Gürültü Takip ve Uyarı
Sistemi’nin kurulması olmak üzere 2 temel üze-
rinden yürütülecek proje kapsamında çevresel
gürültü eğitimleri düzenlenerek oluşturulan eylem planı çerçevesinde gürültü haritaları oluşturulacak, hazırlanan rapor Çevre ve Şehircilik
Bakanlığı’na sunulacak. Ayrıca, Meram, Karatay,
Selçuklu, Akşehir, Beyşehir ve Ereğli ilçelerinde
Gürültü Takip ve Uyarı Sistemi kurulacak proje
ile işletme sahipleri ve Konya Büyükşehir Belediyesi Çevre Yönetimi Bilgi Sistem Merkezi oluşan
kural ihlalleri hakkında SMS ve elektronik posta
ile anında bilgilendirilecek.
Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan ve 655 bin liraya mal olacak proje, Türkiye’nin
AB müzakereleri kapsamında çevre faslına ilişkin tamamlaması gereken düzenlemelere katkı
sağlayacak. Projenin süresi 1 yıl olarak belirlendi.
13
ARTIBİR HABER
ARTIBİR HABER
Akıllı Kentler Mimarı SAMPAŞ’a İki
Uluslararası Ödül
Dünya Akıllı Kentler Fuarı kapsamında 30 ülkeden 120 projenin yarıştığı ödül
töreninde SAMPAŞ “En Başarılı Proje” kategorisinde ödüllendirildi. İspanya’nın
Barcelona kentinde 18-20 Kasım 2014 tarihleri arasında gerçekleştirilen Dünya Akıllı Kentler Fuarı ve Kongresi (Smart City EXPO 2014)’nde düzenlenen
Dünya Akıllı Kentler Ödülleri’nin “En Başarılı Proje” kategorisinde SAMPAŞ;
“Açık ve Bilgiye Dayalı Şehir Yönetimi” adlı projesiyle ödüle layık görüldü.
400 Şehir, 242 firma ve 10.500’den fazla ziyaretçinin
katılımıyla gerçekleştirilen ve Akıllı Şehirler konusunda 300‘den fazla uzman konuşmacının yer aldığı
Smart City EXPO 2014 ‘te Akıllı Toplum, Enerji, Teknoloji, Ulaşım, Yönetişim ve Sürdürübilir Şehirler‘den
oluşan 6 ana başlıkta Akıllı Şehirler, problemleri ve
çözüm önerileri ele alındı.
Dünya Akıllı Kent Ödülleri kapsamında 30 ülkeden
120 projenin yarıştığı “En Başarılı Proje” kategorisinde SAMPAŞ; “Açık ve Bilgiye Dayalı Şehir Yönetimi”
adlı projesiyle ödüle layık görüldü. SAMPAŞ’ın “En
Başarılı Proje” kategorisinde ödül aldığı yarışmada birinciliği “Copenhagen Connecting: Driving
Data to Quality Service to the Benefit of Citizens
and Business” projesiyle Danimarka’dan Kopenhag Belediyesi alırken, “En Akıllı Şehir” ödülüne
İsrail’in Tel Aviv kenti ve “En Yenilikçi Girişim” ödülüne ise Nijerya’dan OMOMI sahip oldu.
Şeffaf ve Bilgiye Dayalı Şehir Yönetimi; Süreç
Odaklı ve Bilgiye Dayalı Yönetim (Akıllı Başkan),
Gerçek Zamanlı Veriyle Yerinde Yönetim için Kurumsal Mobilite (AKOS Mobil) ve Şeffaf Yönetim
ve Vatandaşların Yönetime Katılımı (Açık Veri
Portalı) çözümlerini bir araya getirerek yerel yönetimlerin daha etkin ve şeffaf şekilde yönetimini
sağlamaktadır.
Sosyal Kart ve Gıda Bankacılığı
Projesi’ne “En Güvenilir Proje” Ödülü
SAMPAŞ’ın Beyoğlu Belediyesi ile birlikte geliştirmiş olduğu “Sosyal Kart ve Gıda Bankacılığı
Projesi” ise, Çin’in Chengdu şehrinde düzenlenen WeGo organizasyonunda “En Güvenilir Proje”
ödülüne layık görüldü. 34 ülkeden 68 projenin yarıştığı “Dünya e-Devlet Ödülleri” 3-6 Kasım 2014
tarihleri arasında gerçekleştirildi. Güney Kore-Seul Büyükşehir Belediyesi’nin kurduğu, çok sayıda
ülkeden yerel yönetimlerin katılmasıyla oluşturulmuş bir Kurum olan WeGo, yerel yönetimler
e-devlet teknolojilerini ve tecrübelerini birbirleriyle paylaşma imkân ve fırsatı veriyor.
14
Arap fonları Yalova ve İstanbul’da
3 milyar dolarlık yatırıma hazırlanıyor
Fonları getiren Merosa’nın Başkanı Katipoğlu, “Yalova’ya 22 Arap Köyü kuruyoruz” dedi.
İki yıl önce Körfez’in önde gelen isimlerine Andalusia isimli villa projesi yapan Merosa Uluslararası
Yatırım Danışmanlık, 3 milyar dolarlık yeni Yatırım
için Arap fonları getiriyor. Türkiye’nin yaşadığı istikrar ortamının Arap fonlarının yeni yatırımlarına
cesaret verdiğini söyleyen Merosa Uluslararası Yatırım Danışmanlık Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı
Yusuf Katipoğlu, yeni başlayacakları en önemli projenin Yalova’da 6 milyon metrekarelik Arazi üzerine
yapılacağını söyledi. Çok ortaklı projeyle ilgili Arap
fonlarına danışmanlık yaptıklarını belirten Katipoğlu, “Arsa sahibinin de Hasılat Paylaşımı yöntemiyle
ortak olacağı Merosa City projesinin 2 milyar dolarlık yatırım bütçesi var.
Üniversite, Hastane, Alışveriş Merkezi ve 22 Arap
köyünün olacağı proje 10 yılda bitecek” diye konuştu. Katipoğlu, Levent’te Sapphire’in karşısındaki alana 840 milyon dolarlık plaza yapılacağını da
söyledi. Projedeki Arap köylerinin mahalle tarzında inşa edileceğini bildiren Katipoğlu, “Merosa’nın
liderliğinde gelen Arap yatırımcıların
oluşturduğu çok ortaklı bir Yapı var.
Yani Finansman sıkıntımız yok. Bu
nedenle ön satış yapmıyoruz. Proje
bittikten sonra satmayı tercih ediyoruz” dedi. Türkiye’deki Konut projelerinin yapımı için araştırma ve fizibilite
raporları hazırlayan Merosa, daha
önce de Dubai’den Kuveyt’e, Suudi
Arabistan’dan Bahreyn’e kadar birçok
ülkenin Yatırımcı grubunu Türkiye’ye
çekmişti.
City’de sadece Arsa maliyetinin 450 milyon Dolar
olduğunu ve arsa sahibinin de Hasılat Paylaşımı
sistemiyle ortakları arasında yer aldığını da vurgulayan Katipoğlu, “Merosa’nın danışmanlığını yaptığı
ve Körfez bölgesinin fonlarının finanse ettiği projede Türkler için de villalar yapılacak. Projenin yüzde
90’ı Arap müşterilere satılacak” dedi.
Gayrimenkulde En Büyük Alıcı Araplar
Mütekabiliyet Yasası’nın çıkmasının ardından, Körfez bölgesi vatandaşları sıralamayı değiştirdi. Körfez ülkelerinden gelen yatırımcılar 2013’te 735 bin
metrekarelik alım yaparken, 2014’te bu rakam 2
milyon metrekareye yaklaştı. 2014 yılında en fazla
Gayrimenkul alan yabancı listesinde ilk sıraya Suudi Arabistan oturdu. Suudi Arabistan, bu yıl 910 bin
metrekare mülk edindi. Kuveyt, 522 bin metrekare
ile dördüncü sıraya yükseldi. Birleşik Arap Emirlikleri de 73 bin metrekarelik alımını, 219 bin metrekareye yükseltti.
Projenin yüzde 90’ı Arap
müşterilere satılacak
Katipoğlu, Merosa City kapsamında
Dubai, Kuveyt ve Suudi Arabistan
köyü gibi mahalleler halinde binaların yapılacağını söyledi. Merosa
15
ARTIBİR HABER
ARTIBİR HABER
Kredi kullanan kişi sayısı 15 milyon
Türkiye Bankalar Birliği (TBB), 2014 yılı
temmuz - eylül dönemi itibarıyla tüketici kredisi ve konut kredisi kullanan
toplam kişi sayısının 15 milyon 561 bin
105 kişiye, kredi miktarı ise 252 milyar
TL’ye ulaştığını bildirdi. TBB, Temmuz
- Eylül 2014 dönemi tüketici ve Konut
Kredileri raporunu yayımladı.
Rapora göre, Temmuz - Eylül 2014 döneminde 2
milyon 932 bin 507 kişiye, 41,9 milyar TL tutarında tüketici kredisi ve Konut Kredisi kullandırıldı.
Kredi kullanan kişi sayısı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 8, bir önceki üç aylık döneme göre ise yüzde 11 arttı. Aynı dönemde kullandırılan Kredi miktarı ise bir önceki yılın aynı
dönemine göre yüzde 3 küçülürken, bir önceki
üç aylık döneme göre ise yüzde 17 büyüdü.
Temmuz - Eylül 2014 dönemi sonu itibariyle Tüketici Kredileri ve Konut Kredileri bakiyesi 252
milyar TL, kredi kullanan toplam kişi sayısı ise
15 milyon 561 bin 105 oldu. Toplam kişi sayısı
Temmuz-Eylül 2013’e göre yüzde 10, bir önceki
üç aylık döneme göre ise yüzde 4 arttı. Tüketici
kredisi ve Konut Kredileri bakiyesi ise bir önceki
yılın aynı dönemine göre yüzde 14, Nisan-Haziran 2014’e göre ise yüzde 4 büyüdü.
Yılın 3. çeyreğinde Tüketici Kredileri ve konut
kredilerinin mal ve hizmet gruplarına göre dağılımında ihtiyaç kredileri yüzde 54 ile en büyük
paya sahip oldu. Bunu sırasıyla, yüzde 25 ve yüzde 16 pay ile konut ve diğer Krediler izledi.
Aynı dönemde 2 milyon 176 bin 137 kişi, 23 milyar TL tutarında ihtiyaç kredisi, 107 bin 247 kişi
10 milyar TL tutarında Konut Kredisi ve 618 bin
527 kişi yaklaşık 7 milyar TL tutarında “diğer”
başlığı altına giren Krediler kullandı.
Bir önceki yılın Temmuz - Eylül dönemine göre
taşıt kredileri yüzde 23, Konut Kredileri ise yüzde 6, ihtiyaç kredileri yüzde 5 azalırken, diğer
krediler yüzde 24 arttı. Bakiye açısından taşıt
16
kredileri bir önceki yılın aynı üç aylık dönemine
göre yüzde 17 azalırken, konut kredileri yüzde
13, ihtiyaç kredileri yüzde 13, diğer krediler ise
yüzde 26 artış kaydetti.
Temmuz-Eylül 2014 dönemi içinde kullananlar
bazında ortalama tüketici kredisi ve konut kredisi miktarı yaklaşık 14,3 bin TL düzeyinde gerçekleşti. Bu büyüklük konut kredilerinde yaklaşık 98 bin TL ve taşıt kredilerinde yaklaşık 63 bin
TL oldu.
2014 yılı temmuz-eylül dönemi sonundaki bakiye verilerine göre, ortalama tüketici kredisi ve
konut kredisi miktarı 16,2 bin TL düzeyindeyken,
bu miktar konut kredilerinde 61 bin TL ve taşıt
kredilerinde 21 bin TL oldu.
Vade dağılımı
Temmuz - Eylül 2014 dönemi içinde kullandırılan tüketici kredileri ve konut kredilerinde en
fazla tercih edilen vade dilimi 25 - 36 ay olurken
bunu 73 ay üzeri ile 49 - 72 ay vade dilimleri izledi. Temmuz - Eylül 2014 dönemi itibariyle 6,7
milyar TL olan takipteki krediler (idari + kanuni),
tüketici kredileri ve konut kredileri toplamının
yüzde 2,65’ini oluşturdu.
2014 yılı 3. çeyrekte kullandırılan tüketici kredileri ve konut kredilerinden kanuni takibe alınan
kredi miktarı, bir önceki yılın aynı dönemine göre
yüzde 71 artarak 801 milyon TL oldu. Söz konusu kredilerin yaklaşık yüzde 3’ünü taşıt, yüzde
5’ini konut, yüzde 38’ini ihtiyaç kredileri ve yüzde
54’ünü diğer krediler oluşturdu.
Türkiye’nin en uzun arazi davası
sonuçlandı
Mogan Gölü
Temizlik Çalışmaları
Başladı
Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris
Güllüce’nin talimatıyla Gölbaşı
Mogan Gölü’nde başlatılan temizlik çalışmaları hızlandı. Çevre ve
Şehircilik Bakanlığı bu kapsamda
Mogan Gölü’nde dip çamuru Temizlik fizibilite çalışmalarına başladı.
Gölbaşı Özel Çevre Koruma Bölgesi Mogan
Gölü Batimetrik Harita Alımı, Çamur HacmiGöl Suyu Kalitesinin Belirlenmesi ve Dip Çamuru Temizlenmesi Uygulama Fizibilite Projesi ihalesi 01 Aralık 2014 tarihinde yapıldı. İhale
değerlendirme çalışmaları ise devam ediyor.
Önümüzdeki 5 yıllık süre içerisinde temizlik çalışmaları sayesinde göldeki sığlaşmanın önlenmesi, gölün su derinliği ve su hacminin artarak
göldeki mevcut sucul ekosistemin eski doğal
konumuna dönmesi, gölü besleyen derelerin
ıslahı ve göl çevresinin bütüncül bir Planlama
anlayışıyla düzenlenmesi de amaçlanıyor.
Türkiye’nin en uzun davası olarak bilinen
Yalova’nın Çınarcık ilçesindeki arazi davasını sonuçlandırdı. Marmaris’in tanınmış
avukatlarından Aydın Toraman, bir yıl önce
üstlendiği Türkiye’nin en uzun davası olarak bilinen Yalova’nın Çınarcık ilçesindeki
Arazi davasını sonuçlandırdı. 77 yıl önce
Arazi anlaşmazlığı nedeniyle Kadastro
Mahkemesi’nde açılan ve bu zamana kadar 25 hakimin, 50’den fazla avukatın değiştiği, toplam 11 klasörden oluşan davanın
157’nci duruşmasında karar çıktı. Mahkeme, araziyi kullanan köylülerin lehine karar verdi.
Davayı köylüler kazandı
74 yaşındaki 55 yıllık avukat Aydın Toraman, “1937’de
mübadeleden verilmiş arazilerin bir kısmının iadesi konusunda Hazine’nin açtığı dava 78’inci yılında
nihayet sona erdi. Mahkeme hakimi, toplam 6 bin
dönüm araziden 108 dönümü hariç kalan yerlerin
köylüler adına tescil edilmesine karar verdi. Mahkeme, Hazine’nin Avantar Ailesi’nin kullandığı arazilerin iadesi için yaptığı başvuruyu reddetti” dedi.
Üç nesildir adliye kapılarındalar
Mübadil davalıların avukatı Aydın Toraman, köylülere bayram sevinci yaşatan bu kararın Yargıtay
aşaması bulunduğunu söyledi. “Ümit ediyorum ki
Yargıtay safhası da fazla uzamaz” diyen Toraman,
dava devam ederken Anayasa Mahkemesi’ne davanın uzaması nedeniyle adli yargılama hakkının
ihlal edildiği gerekçesiyle başvuruda bulunduğunu
söyledi. Kendisinden 4 yaş büyük bir davayı müvekkillerinin lehine sonuçlandırdığı için mutlu olduğunu
belirten Toraman, ilerleyen yaşına rağmen mesleğinde hala ilk günkü heyecanı yaşadığını ifade etti.
Böyle uzun süren davaların bir an önce meclis gündemine taşınarak dikkate alınması gerektiğini söyleyen Toraman, üç nesil insanın 90 yıl Adliye kapılarında adalet beklediğini kaydetti.
17
ARTIBİR HABER
Kentsel Dönüşüm’de müteahhit
mağduru olmayın!
Uzmanlar, kat maliklerinin ömrünü tamamlayan veya deprem riski taşıyan binalarını yenilerken müteahhit mağduru olmamaları için uyarıyor. Uzmanlar, kat maliklerinin ömrünü tamamlayan veya Deprem Riski taşıyan binalarını yenilerken
Müteahhit mağduru olmamaları için uyarıyor ve “Garantili bir süreç için mutlaka
işin uzmanı bir avukattan bilgi alınmalı” diyorlar…
Son yıllarda Deprem Riski olan şehirlerde Kentsel Dönüşüm projeleri hız kazandı. İstanbul’da hangi semte giderseniz gidin eski binaların yıkılıp yerine yenilerinin inşa edildiğini görmek mümkün. Oturduğu binanın riskli olduğunu
düşünen mülk sahipleri, müteahhitlerle anlaşıp binalarını
yenilemenin yollarını arıyor. Eski binaları gözüne kestiren
müteahhitler de ev sahipleri ile sıkı bir pazarlığa giriyor. Peki,
ama eski bir binayı yenilemenin şartları ne? Eski yasaya
göre kat maliklerinin tamamının izni olması gerekiyordu.
Ancak yeni yasada sadece riskli değil ekonomik ömrünü
tamamlamış ibaresi de olduğu için 2/3 çoğunluk kararı ile
aynı zamanda risk raporu da alan mülk sahipleri, eski binalarını müteahhide vererek yeniden inşa ettirebiliyor.
Yeni Kentsel Dönüşüm Kanunu’na göre artık tek
kişi engelleyemiyor
Yeni kanun çıkmadan önce, eskiyen apartman veya sitelerin yıkılıp yeniden yapılması için ‘Medeni Kanun ve Kat
Mülkiyeti Kanunu’na göre, tüm bağımsız bölüm maliklerinin oybirliği ile karar alması gerekiyordu. Apartman veya
sitedeki bir Daire veya dükkân sahibi bile karşı çıktığında, binayı yıkıp yeniden inşa etmek olanaksız hale geliyordu. Yeni
Kentsel Dönüşüm Kanunu’na göre ise, eskiyen yapılarda
arsa payı sahipleri üçte iki çoğunlukla yeniden inşa ettirme,
Müteahhit seçimi, yeni dairelerin büyüklüğü gibi kararları
alabiliyor. Artık bir Daire veya dükkân sahibi, ekonomik ömrünü tamamlamış olan apartman veya sitenin yeniden inşa
edilmesini engelleyemiyor.
Yeni yasaya göre anlaşmaya katılmayan üçte birin
hissesi Bakanlığı’nın belirlediği bedel üzerinden
diğer kat maliklerine satılabiliyor
6306 Sayılı Kentsel Dönüşüm Kanun’u ise, depremde yıkılacak veya ağır hasar görecek olan riskli yapıların yanı sıra
18
ARTIBİR HABER
eskiyen ve ekonomik ömrünü tamamlayan
apartman ve siteleri de kapsıyor. Yeni kanunla
eskiyen bina veya sitelerin, üçte iki çoğunluğun sağlanması ile yeniden yapılma olanağı
buluyor. Kentsel dönüşüm, daire sahiplerine
Kira yardımı, İnşaat kredisi ve faiz desteği gibi
ek olanaklar sağlıyor. Eskiyen binalarda dönüşümü başlatmak için site veya apartman
sakinlerinden en az birinin, riskli yapı tespiti
yapan lisanslı kuruluşlara başvurması gerekiyor. Lisanslı kuruluş binanın ekonomik
ömrünü tamamlamış olduğuna dair karar
verirse, bina için kentsel dönüşüm süreci de
başlamış oluyor. Müteahhidi seçme,
yeni bina inşa etme, mimari tasarımı seçme, daire tipi ve büyüklükleri
gibi konularda tüm kararların en az
üçte iki çoğunlukla alınması gerekiyor. Yeni yasaya göre anlaşmaya katılmayan üçte birin hissesi ise Çevre
ve Şehircilik Bakanlığı’nın belirlediği
bedel üzerinden diğer kat maliklerine satılabiliyor.
Sözleşmeler mutlaka noterde
yapılmalı
Uzmanların uyarısına göre, kontratlarda tanımlanan ‘brüt satılabilir alan’
tanımının sözleşmede net bir şekilde
yapılmasını istemek gerekiyor. Bu
tanıma kanunen açıklık getirilse de
her kurum kendi tanımını yapabiliyor
ve müteahhitler bu maddeyi kullanarak kontratı farklı durumlara çekebiliyor. Müteahhit kontrattan vazgeçme maddesi eklemiş ise bu şartları
iyi inceleyin ve mümkün olduğunca
adının konmasını isteyin. Kontratta
kaybedilen imar hakkı olursa nasıl
dağıtılacağı ile ilgili bir madde varsa bunun net, açık ve uygulanabilir olduğundan emin olun. Değişik
senaryolar düşünün ve onlara göre
cevaplanmasını isteyin. Yapılacak
yapıya ait detaylı bir teknik şartname
olmalı diye uyaran uzmanlar, dairede
yapılacak imalatlar ve kullanılacak malzemelerin kalite düzeyinin bile belirlenmesi gerektiğini
söylüyor. Tapuların ipoteksiz ve hangi aşamada
size teslim edileceğinin de sözleşmede açıkça belirtilmesi gerekiyor. Sözleşmeler mutlaka
noterde yapılmalı. Yapılan inşaatın kaçaklarının
olup olmadığı, verilen süre ve iş planına sadık
kalınıp kalınmadığı konusunda ise bir proje yönetim kuruluşu ile çalışmak en doğrusu.
Bir hukuk bürosu ve avukattan destek
alın
Kentsel dönüşüm için gerekli usul ve idari prosedürlerin yerine getirilmesinin ardından sözleşmenin 6098 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 237.
Maddesi ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun
706. Maddesi kapsamında noterde düzenlenmeli. 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26. Maddesi uyarınca sözleşmenin Tapu kütüğüne kaydedilmesi
gerekir. Sözleşme içeriğinde faaliyete dair tüm
yükümlülüklerin açık ve net bir şekilde belirtilerek masrafı kendisine ait olmak üzere ‘Anahtar
Teslimi’, her türlü maddi ve hukuki ayıptan azade
bir şekilde yerine getirme görevinin müteahhide ait olduğu yazılmalı. Sözleşmenin konusu ve
hisse içerikleri açık ve net bir şekilde, eğer arsa
maliklerinin inşaat yapımı nedeniyle satmayı
vaat ettiği hisseler mevcutsa bunların da devir
zamanı ve şartları net bir şekilde belirtilmeli. Müteahhidin inşaat işini yürütürken uymak zorunda
olduğu iş güvenliği ve her türlü yasal mevzuata
ilişkin yükümlülükler açık bir şekilde sözleşme
ile düzenlenmeli.
Müteahhit, iş kazası gibi oluşacak yükümlülüklerde hak sahiplerinin tazmin yükümlülüklerini
üstlenmeli. Hatta iş kazalarına karşı hak sahiplerini korumak için İnşaat Faaliyet Sigortası yaptırmalı. Yapı Kullanma İzin Belgesi’ni (iskan izni)
almak müteahhidin yükümlülüğünde olmalı
ve inşaatın teslim süresi açık bir şekilde belirlenmeli. Sözleşmede, mevcut düzenlemelere
uyulmadığı ve geç teslimlerde cezai şart, sair
tazminlerin hangi meblağlarda, şartlarda ve ne
şekilde işletilip tahsil edeceği, vergi, harç gibi her
türlü giderin müteahhit tarafından karşılanacağı
19
ARTIBİR HABER
ARTIBİR HABER
açık bir şekilde düzenlenmeli. Mücbir sebeplere
dair maddeler sözleşme yükümlülüklerin ihlali durumunda kaçış yolu olarak kullanılabiliyor.
Projeye dair teknik şartname, sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olarak düzenlenmeli ve taraflarca onanmalı. Tarafların hukuki emniyeti, hak
ve menfaatlerinin korunması açısından sözleşme görüşmeleri ve imzalanması sürecinde,
her zaman bir hukuk bürosu ve avukat desteği
almaları faydalı olacaktır.
semtlere göre farklılıklar gösteriyor. Örneğin
Bağdat Caddesi ve çevresinde bu oran yüzde
30’a yüzde 70 iken, sahil bandında yüzde 25’e
yüzde 75’dir. Bu oranların sözleşmeye doğru bir
şekilde yansıtılmasına dikkat edilmeli.
Mimari planlara statik çizimler yansıtılmalı ve
bu süreç maliklerine aktarılmalı. Artık 20x20
olan kolonlar, 50x50 gibi büyüklüklere çevrildi. Benzer şekilde şaft büyüklükleri de farklılaştı. Müteahhitler daha fazla gelir elde etmek
için genelde üst katları dubleks yapmayı tercih
eder. Dubleks için yapılacak merdiven, hol için
Kat malikleri kendilerini garanti altına
harcanacak emsal alan daha sonra metrekaalmalı
Mimari projenin imar ve yangından korunma reyi değiştireceğinden daha baştan bu kayıplar
yönetmeliklerine uygun olması şart. Yönetme- tüm apartman sakinlerine yansıtılmalı ve uzliklere aykırı konular, sonradan yapılacak satış- laşma sağlanmalı.
larda büyük sıkıntılara sebep oluyor. Müteahhit
ile yapılacak sözleşmede buna çok dikkat edilmeli, projede ve imalatta aykırılıklar takip edilmeli. Binanızı yenilerken imar durumunuzun
olup olmamasına göre birkaç farklı imar kanununa tabii olabilirsiniz. Kat maliklerine emsal
avantajı sağlamak açısından doğru emsal hesabının yapılması çok önemli. Yüzde 20 ya da
25 emsal avantajı oranlarının ve farklı hesap
sistemlerinden hangisini kullanacağınız, yeni
yapılacak proje metrekarelerini çok etkiliyor. Bu
aşama iyi araştırılmalı.
İki türlü teminat yöntemi var: Banka teminat
mektubu ya da müteahhidin sahip olduğu dairlere ipotek vermesi. Eğer ipotek sistemine
gidilecekse, iş bittikçe hak sahibine dairelerin
teslim edilmesi daha doğru. Projenin imar kanunlarına uygun yapılması ve müteahhitten
mutlaka iskan alması istenmeli. Kat maliklerinin bu konuda kendilerini garanti altına almalı.
Müteahhidin sahip olduğu bir dairenin ipoteği
ve bir miktar banka teminatı iskanın alınmasına bağlanmalı. Kat Malikleri kendi aralarında
arsa payına ve net metrekaresine göre adil bir
paylaşım yapmalı. Arsa payı ve daire net alan
farklılıkları çözülmeden ve bir karara bağlanmadan sözleşme imzalanmamalı. Adil paylaşım, herkesin sahip olduğu balkonlar dahil
metrekarenin tespit edilerek paylaşım oranlarının belirlenmesidir. Müteahhidin paylaşım oranı
Kaynak: Bülent Ekimci-Para Dergisi
20
Araplar 2 milyon metrekare
gayrimenkul aldı
Körfez sermayesi 2013’te toplam 735 bin m2 mülk alırken, 2014’te rakam
2 milyon metrekareye fırladı. Mütekabiliyet yasasının 2012’de değişmesinin
ardından, yabancıların Türkiye’den Gayrimenkul edinimi hızla artıyor.
Yasadan önce İngiliz, Alman ve Rusya’dan satın
alımlar ağırlık kazanırken, son yıllarda Körfez
Bölgesi’nden gelen talep hızla arttı.
Körfez ülkelerinden gelen yatırımcılar 2013 yılında 735 bin metrekarelik alım yaparken, 2014
yılında bu rakam 2 milyon metrekareye yaklaştı.
Suudi Arabistan yıl boyunca 910 bin metrekarelik
taşınmaz alarak ilk sıraya yerleşti.
Körfez’in ağırlığı artıyor
2014 yılında, Türkiye’den gayrimenkul alan yabancıların sıralaması büyük ölçüde değişti. 2013’te
Almanya, Suudi Arabistan, İngiltere, Rusya ve
Hollanda’dan oluşan sıralamada, 2014’te Körfez
Ülkeleri ağırlık kazandı. Buna göre ilk sıraya Suudi Arabistan otururken, sıralama İngiltere, Almanya, Kuveyt ve Rusya olarak değişti.
Geçtiğimiz yıl 402 bin metrekarelik alımla ikinci
sırada bulunan Suudi Arabistan, bu yıl iki kattan
fazla yani 910 bin metrekare mülk edinerek ilk sıraya oturdu. 94 bin metrekarelik taşınmaz alarak
altıncı sırada bulunan Kuveyt de listenin üst sıra-
larına çıktı. Kuveyt, 522 bin metrekare ile dördüncü sıraya yükseldi. Birleşik Arap Emirlikleri de
73 bin metrekarelik alımını, 219 bin metrekareye
yükseltti.
2 milyon metrekare
Geçtiğimiz yıl Türkiye’nin yabancıya Mülk satışı
2,9 milyon metrekare seviyesindeydi. Bu yıl 20
bin 57 yabancı Türkiye’den 5,2 milyon metrekare
büyüklüğünde taşınmaz satın aldı. Bu yükselişte,
Körfez Ülkeleri ön plana çıktı. Körfez’den 5 bin 81
yatırımcı, 1,9 milyon metrekarelik alım yaptı.
Körfez ülkelerinin satın aldığı taşınmaz sayısı bir
önceki yıla göre metrekare bazında yüzde 167
artış gösterdi. Satın alma yapan kişi sayısı yüzde
202 yükseldi.
Yalova sahilleri solladı
Arapların bu ilgisi, yabancıların tercih ettiği ilk 10
sıralamasını da değiştiriyor. Arapların tercih ettiği
iller İstanbul, Yalova, Sakarya, Bursa, Kocaeli ve
Trabzon olarak öne çıkıyor.
2013 yılında Antalya, Muğla, İstanbul’un ardından İzmir ve Aydın geliyordu. Yalova, Sakarya ve
Bursa’ya olan ilgi, İzmir ve Aydın’ın da listeden
gerilemesini sağladı. Yatırımcılar en çok İstanbul
ile ilgileniyor.
İstanbul’da Beylikdüzü, Başakşehir gibi bölgelerde yatırım yapıyorlar. Anadolu yakasına ise
yeni yeni rağbet etmeye başladılar. Suudiler
Sapanca’da çok aktifler. Kuveytliler Trabzon, Bursa, Sapanca, Yalova’yı tercih ediyor.
21
ARTIBİR HABER
Kadınlar toplam tapunun sadece
3’te 1’ini elinde bulunduruyor
ARTIBİR HABER
İşte rakamlar:
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan alınan rakamlara göre Türkiye’nin doğusundan batısına gidildikçe kadınların Gayrimenkul sahipliği oranı artıyor. Ekim 2014 itibarıyla Türkiye’nin tamamındaki
139,9 milyon gayrimenkulün 88,8 milyonu erkeklere, 51 milyonu ise kadınlara ait. Diğer bir deyişle
toplam gayrimenkulün tapusunun yüzde 63,5’i
erkeklere, yüzde 36,5’i ise kadınlarda.
Türkiye’de 3 tapudan ikisi erkeklerin
Erkeklerin kadınlara en çok fark attığı il 173 bin
245 gayrimenkulün bulunduğu Hâkkari oldu.
Hakkâri’deki toplam menkulün yüzde 86,7’si erkeklere ait. Hakkâri’nin ardından yüzde 80,7 ile
Mardin, yüzde 79,7 ile Siirt ve yüzde 76,3 ile Ağrı
geliyor.
Kadınlar ise Gayrimenkul sahipliğinde yüzde 42,6
ile erkeklere en çok Bayburt’ta yaklaşabildi. 757
bin 452 gayrimenkulün yer aldığı Bayburt’ta kadınların sahipliği yüzde 42,6 olurken, erkeklerde
yüzde 57,4’lük oran tüm illerin en düşüğü olarak
kayıtlarda yer aldı. Kadınların erkeklere yaklaştığı Yalova’da bu oran yüzde 42,3, Burdur’da yüzde
42,4, Çankırı’da yüzde 42,2 ve Muğla’da yüzde 41,7
oldu.
Bölgesi’nde kadınların yüzde 36,3 sahipliğine karşı, erkeklerde de yüzde 63,7 maliklik oranı oluştu.
Erkek ve kadınlarda gayrimenkul sahipliği oranı
Karadeniz’de yüzde 62,6 - 37,4
İç Anadolu’da yüzde 62,6 - 37,4
Ege’de yüzde 61,4 - 38,6 oldu.
Kadınların oran olarak en fazla gayrimenkule sahip olduğu bölge ise yüzde 40’la Akdeniz oldu. 14,6
milyon gayrimenkulün bulunduğu Akdeniz’de
yüzde 60’lık orana sahip erkeklerin oranı 8,7 milyonla en düşük bölge oldu.
İstanbul’da erkeklerin oranı yüzde 65
Erkek ve kadınların sahipliği bakımından en
çok gayrimenkulün bulunduğu büyükşehirlere bakıldığında ise kadınların payının en yüksek
Antalya’da olduğu ortaya çıktı. Buna göre 7,3
milyonla en fazla gayrimenkul bulunan il olan
Ankara’da 4,4 milyon menkulün sahibi erkekler
(yüzde 61), 2,8 milyon gayrimenkulün maliği ise
kadınlar (yüzde 39) oldu. 6.3 menkulün bulunduğu İstanbul’da ise Erkek - Kadın yüzdesi 6535 olarak oluştu. Erkekler, 4,6 milyonla en fazla
üçüncü gayrimenkule sahip Sivas’ta yüzde 62,7,
4,3 milyon gayrimenkulün yer aldığı Konya’da
62,9, 3,4 milyon menkulün olduğu Antalya’da ise
Batı’da kadın oranı artıyor
yüzde 58,5 pay sahibi oldu. Antalya yüzde 41,5 ile
Kadın-erkek gayrimenkul sahipliği rakamlarında kadınların en fazla menkule sahip olduğu büyükise en çarpıcı sonuçlar bölge karşılaştırmalarında şehir olurken, 3,2 milyon gayrimenkulün olduğu
görüldü. Buna göre doğudan batıya gidildikçe ka- İzmir’de kadınların sahipliği yüzde 40’ta kaldı.
dınların gayrimenkul sahipliğinde artış gösterdiği
ortaya çıktı.
Toplam gayrimenkul sayısı 139,9 milyon
Doğu’da konut erkeğin üstünde
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı verilerine göre Türkiye’deki toplam
139,9 milyon gayrimenkulün yüzde 63,5’i erkeklere ait.
22
Güneydoğu Anadolu Bölgesi erkeklerin kadınlara göre en fazla gayrimenkul sahibi olduğu
bölge oldu. Güneydoğu Anadolu’daki 8,3 milyon
gayrimenkulün yüzde 72,1’inin erkeklere, yüzde
27,9’unun ise kadınlara ait olduğu ortaya çıktı.
Doğu Anadolu Bölgesi’nde 14,8 milyon menkulde sahiplik oranı erkeklerde yüzde 68,3 kadınlarda ise yüzde 31,7 oldu.
21.5 milyon gayrimenkulün bulunduğu Marmara
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın son araştırması
Türkiye’de Konut, Arazi gibi Tapu gerektiren 139
milyon 930 bin 101 gayrimenkul olduğunu ortaya
koydu. Tapu sahibi bu maliklerin cinsiyet dağılımı
ise 88,8 milyon ile erkek, 51 milyonla kadın oldu.
En fazla tapu 33,3 milyonla Karadeniz bölgesinde bulunurken, en az gayrimenkul sahipliği ise
8,3 milyon tapu malikliği ile Güneydoğu Anadolu
Bölgesi’nde bulunuyor.
23
ARTIBİR HABER
ARTIBİR HABER
“Ön ödemeli konut almak hala riskli”
İnşaat Müteahhitleri Konfederasyonu (İMKON) Başkanı Tahir Tellioğlu,
Müteahhitlik Hizmet Yasası yürürlüğe girmeden tüketicinin hakkının,
yönetmeliklerle yeterince korunamayacağını belirtti.
Kuşlara ve Sahipsiz
Hayvanlara Yem
Bırakıldı
Konya Büyükşehir Belediyesi, yoğun kar yağışının ardından yem bulmakta zorlanan
kuşlar ile sahipsiz kedi ve
köpekler için uygun yerlere
yem bıraktı.
Konya Büyükşehir Belediyesi, yoğun kar
yağışının ardından kuşlar ve sahipsiz hayvanların aç kalmaması için şehir merkezinde uygun yerlere yem bırakıyor. Konya
Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve
Kontrol Dairesi Başkanlığı’na bağlı ekipler, yoğun kar yağışının ardından yem
bulmakta zorlanan doğal hayattaki serçe,
sığırcık, güvercin gibi kuşlar ile sahipsiz
kedi ve köpeklerin beslenmesi için yem
bıraktı. Ekipler, olumsuz hava şartlarında yem ihtiyaçlarını gidermekte zorlanan
kuşlar için Alaaddin Tepesi başta olmak
üzere şehrin farklı bölgelerine buğday bıraktı. Ekipler, başıboş kedi ve köpeklerin
aç kalmaması için de şehir merkezinde
uygun yerlere tavuk kırıntıları ile pelet
yem bıraktı. Ekipler, hava şartlarına göre
kuşlara ve sahipsiz hayvanlara yiyecek
bırakmaya devam edecek.
24
Tellioğlu, yazılı açıklamasında, Ön Ödemeli Konut
Satışları Hakkındaki Yönetmeliğin, Resmi Gazete’nin
dünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdiğini
anımsatarak, “Bu yönetmelik bazı riskleri asgari düzeye indirmiş gözükse de sektörün içinde bulunduğu
sorumsuzluktan dolayı, tüketici açısından, ön ödemeli konut almak, hala risklidir” ifadesini kullandı.
Kamuoyunda, “Maketten satış” olarak bilinen ön ödemeli konut satışında yaşanan boşluğu doldurmak için
çıkartılan bu yönetmeliğin, tüketicinin hakkını gerçek
anlamda koruyamacağını savunan Tellioğlu, şunları
kaydetti:
“Çünkü sektörde, sermayesi olan veya olmayan müteahhitlik yapmakta, söz konusu sözleşmeleri hazırlayıp, tüketicilere imzalatmaktadırlar. Burada önemli
olan, sözleşmenin içeriği değil, mesleğin içinde bulunduğu sorumsuzluktur. Çünkü günümüzde 1 daireyi, birden fazla kişiye satıp, ortadan kaybolan bazı
sözde müteahhitler vardır. Ayrıca, güvenli olmayan
yapılar inşaat edip, can ve mal kayıplarına neden olan
kimi müteahhitler de hala yeni konut inşa etmektedirler. Burada tüketiciyi güvence altına alınacak sözleşmeler olsa da kaybeden hem vatandaş, hem de
ülke ekonomisi olmaktadır.”
Türkiye’de 300 bine yakın sözde müteahhit bulunduğunu ifade eden Tellioğlu, “Sektörde işini iyi yapan ve
yapmayanın, kanun çerçevesinde bir birinden ayrılması gerekmektedir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığının,
yaklaşık 1 yıldır üzerinde çalıştığı, Müteahhitlik Hizmet
Yasası, artık çıkmalıdır. Bu taslak yasalaştığı takdirde,
Türkiye’deki müteahhit enflasyonu, sorumsuzluğu ve
buna bağlı olarak, inşaatlardaki iş kazaları da ortadan
kalkacaktır” değerlendirmesinde bulundu.
Konut kredilerindeki faiz oranları
düşmeye devam ediyor
Konut kredilerindeki faiz oranları 2014 yılında da düşmeye devam ediyor. Beklenti, 2015’te de düşüşün devam etmesi yönünde. Ev sahibi
olmak isteyenlerin ilk adresi olan Konut kredilerinin Faiz oranlarındaki düşüş tüm hızıyla devam ediyor. Yüzde 1 seviyesinin altında seyreden oranlar, Konut almak isteyenlerin adeta önünü açıyor.
Ağırlıklı olarak 5 veya 10 yıl vadelendirme seçeneği sunan bankalar, özel ödeme tablolarıyla
da konut alıcılarına destek oluyor. Yapı Kredi, DD
Mortgage, Kuveyt Türk, Denizbank, Albaraka
Türk ve Ziraat Bankası ile birlikte Türkiye Finans
ve A Bank Konut Kredisi Faiz oranlarını yüzde
1’in altına düşürdü.
2015 yılındaki yerel seçimlerin konut satışlarını bir nebze olsa yavaşlatacağı öngörülse de
faiz oranlarındaki düşüş devam ettiği takdirde,
bu beklenti gerçekleşmeyebilir. Özellikle seçim
döneminde dikkatlerin siyasi sürece kayma
beklentisi, 2015’in de 2014’ün kopyası şeklinde
geçeceği beklentisi yükseltiyor. 2014 yılındaki yerel seçim ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri
konut satışlarını yavaşlatmış ancak Eylül ayı ile
birlikte sektör büyük hareketlilik kazanmıştı.
2015 yılında da yapılacak genel seçimin konut
satışlarında oluşturabileceği olumsuz etki Kredi
faizlerinin düşürmesiyle önlenebilir.
25
ARTIBİR HABER
“Hz.Mevlana öğretisi”
Bir an için sen su olduğunu düşün. Su denli
özel, su denli yararlı ve su denli çok, tükenmez.
İnanıyorum ki gerçekten de öylesin. Ama ister
çeşmelerden dökül, ister göklerden yağ, ister
nehirler dolusu ak; dibi olmayan bir kovayı dolduramazsın. Yani seni dinlemeyenlere sesini
duyuramazsın. Unutma daha çok bağırdığında
daha çok dinlenmezsin, gürültünün parçası olursun yalnızca!… Suyun yanında olanlar suyu en az
içenlerdir. Çünkü”Su nasılsa burada, gerek yok ki
suyu kana kana içmeye” diye düşünürler.. Tıpkı,
sesini sürekli duyanların seni dinlemedikleri gibi! Ormandaki hiçbir
hayvan, ırmağın gürültüler koparan yerinden su içmeye çalışmadı
şimdiye dek. Hepsi, hep sabahın
en sakin anini bekledi; suyun durgun yerlerini bulabilmek için. Gittiler ve sakin sakin gereksinimlerini
giderdiler. Onlar için en uygun olan
kendi istedikleri zamandı. Sen hep
bir su olduğunu düşün. Su gibi
güzel, su gibi vazgeçilmez… Ve
su gibi yasam kaynağı olduğunu
düşün. Ama su gibi yaşatıcı ol. Su
gibi yıkıcı, sürükleyici ve öldürücü
değil!.. Suysan tarlalarını basma insanların, yuvalarını yıkma, ocaklarını söndürme; sana “felaket”
denmesin! Suysan bir bardağa sığabil ki damarlara girebilesin!..
Su gibi özel, su gibi güzel, su gibi yararlı, su gibi
gerekli ve su gibi bitmez tükenmez olduğunu da
unutma. Ayrıca su gibi sakin olabileceğin gibi, su
gibi de “kıyametler” koparıcı olabileceğini unutma… Vadiler varken önünde ve ovalar varken,
yayılabileceğin küçük ırmaklara ayırabiliyorsan
kendini ve bardaklara bölebiliyorsan, yasam verirsin çevrene. Yoksa hep duyulmayan, dinlenmeyen, korkulan ve kaçılan olursun seller, afetler
gibi. Tercih elindeydi hep ve hep “senin” ellerinde
olacak… Ya tutmayı öğreneceksin dilini ya da hiç
26
durmadan konuştuğun için, yalnızca bomboş ve
anlamsız sesler çıkartan birisi olduğunu zannettireceksin çevrendeki insanlara! Ama yapman
gereken şu değil mi? Düşüneceksin ne zaman
ne söyleyeceğini. Düşüneceksin kimin dinleyip
dinlemediğini, kimin anlayıp anlamadığını.
Düşüneceksin anlatmak istediklerinin ne kadarını anlatabildiğini… Hatta anlayanların anladıklarının da senin anlattıklarının ne kadarı olduğunu
düşüneceksin… Konuşmak için en uygun zamanı bekleyecek, en az ama en uygun sözcükleri
seçmeye çalışacaksın… Yolcuların,
önceden aldıkları biletleri ceplerinde olduğu halde, saatlerini kontrol ederek, zaman yaklaştığında,
vapurun kalkacağı iskelede hazır
olmaları gibi, sen de fikrini bildireceğin kişinin ” kıyıya yanaşmasını”
bekleyeceksin!.. Demeyeceksin ”
Ben canim isteyince giderim iskeleye, vapur da o saniyede gelmek
zorunda!..” Demeyeceksin ” Ben
aklıma geleni geldiği biçimde söylerim. Karsımdaki de değil duymak
değil dinlemek, anlattığımdan bile
fazlasını anlamak zorunda..” Keşke öyle olsaydı. Keşke haklı olsaydın, ama malesef değil… Ağzını açıp “Şelaleden dökülen suyu”
içmeye çalışan bir tavşan gördün mü hiç?… Ya da
önüne çıkan ağaçları bile sürükleyen bir selden
susuzluk gidermeye uğraşan bir ceylan gördün
mü? Kaplanlar bile içebilmek için suyun durulmasını bekler; beyni olan her canlı gibi! Hadi… Sen
şimdi ” su olduğunu” düşün ve kendini ” su gibi ”
hisset… Su gibi özel, su gibi güzel, su gibi berrak,
su gibi yararlı… Su gibi yaşam kaynağı ve su gibi
bitmez tükenmez olduğunu anımsa… Ama yine
su gibi ” küçük bir bardağın içine” sığdır ki kendini
girebilmeyi öğren insanların damarlarına. Yaşam
ver… vazgeçilmez ol!
Feyizler, safâlar ziyâde ola…
A ARTIBİR
GAYRİMENUL DEĞERLEME A.Ş.
Değerlemede Öncü...
Soru, görüş, öneri, yorum ve gayrimenkulle ilgili
danışmanlık ihtiyaçlarınız için;
BİZİ ARAYIN 444 5 205
HİZMETLERİMİZ
• Gayrimenkul Değerleme ( arazi ve arsalar, meskenler, işyeri binaları, sınai tesisler, eğitim ve
sağlık tesisleri, vakıf malları, turizm tesisleri, yolcu ve yük gemileri, yatlar ve deniz araçları )
• Yatırım projelerinin fizibilite analizi
• Makine ve ekipman değerlemesi
• Maden tesisleri değerlemesi
• Piyasa araştırması
• Şirket aktiflerinin değerlemesi
• Yer seçim analizi
• Proje yönetimi danışmanlığı
• Resmi kuruluşlara bilirkişi hizmeti
• Şehircilik ve kentsel dönüşüm projelerine danışmanlık
• Turizm yatırım projelerinde yer seçim analizi
• Kira bedeli tespiti
• En etkin ve verimli kullanım analizi
Soru, görüş, öneri, yorum ve gayrimenkulle ilgili
danışmanlık ihtiyaçlarınız için bizi arayın.
Bizi Arayın
Değerlemede Öncü...
444 5 205
GENEL MÜDÜRLÜK
İSTANBUL BÖLGE
KOORDİNATÖRLÜĞÜ
Atatürk Mah. Girne Cad. 11/5
Ataşehir/İstanbul
0 (216) 548 11 26
0 507 430 70 15
0 553 406 96 76
ANKARA BÖLGE
KOORDİNATÖRLÜĞÜ
Gazi Mustafa Kemal Bulvarı
No:52/20 Maltepe/Ankara
Demirci İş Merkezi B Blok Kat: 7-8 D: 708-808 Selçuklu / Konya
0 507 614 08 68 - 0 507 430 70 15
0 (332) 238 30 01
www.aartibirgd.com
[email protected]
0 (332) 238 30 02
İZMİR BÖLGE
KOORDİNATÖRLÜĞÜ
ANTALYA BÖLGE
KOORDİNATÖRLÜĞÜ
ŞANLIURFA BÖLGE
KOORDİNATÖRLÜĞÜ
Gaziosmanpaşa Bulvarı No:87
Koçaş İşhanı Kat:5 No:508
Çankaya/İzmir
571. Sk. HBC İş Merkezi K:2
No:6/9 Muratpaşa/Antalya
Atatürk Mah. Atatürk Bulvarı
Cebeci İşhanı No:54/33
Haliliye/Şanlıurfa
0 (414) 216 08 66
0 (312) 232 65 67
0 (232) 441 20 41
0 (242) 244 10 39
0 507 614 08 66
0 553 406 96 73
0 544 442 74 46
0 544 442 74 45
KAYSERİ BÖLGE
KOORDİNATÖRLÜĞÜ
GAZİANTEP BÖLGE
KOORDİNATÖRLÜĞÜ
TRABZON BÖLGE
KOORDİNATÖRLÜĞÜ
ISPARTA BÖLGE
KOORDİNATÖRLÜĞÜ
BURSA BÖLGE
KOORDİNATÖRLÜĞÜ
Serçe Önü Mah. Ahmet Paşa Cad.
Çiçek İş Hanı Kat:4 No:9 D:404
Kocasinan/Kayseri
Fatih Mahallesi 24 Nolu Sokak
Irmak Apt Zemin Kat
Şehitkamil/Gaziantep
0 (342) 322 84 74
0 532 741 15 18
Yalı Mahallesi Kahramanmaraş
Caddesi No:188 Kat:2 D:2
Ortahisar/Trabzon
0 (462) 326 17 17
0 532 431 83 97
Çelebiler Mahallesi 112.Cadde No:11
Tuhafiyeciler Sitesi Kat:3 No:162
Merkez/Isparta
0 (530) 696 72 30
0 532 708 08 94
Kırcaali Mah. Kiremitçi Cad.
Karakaşgil Plaza Kat:5 No:3 D:507
Osmangazi/Bursa
0 (224) 502 07 18
0 544 442 74 43
0 (352) 438 11 15
0 533 415 45 85
Author
Document
Category
Uncategorized
Views
1
File Size
3 171 KB
Tags
1/--pages
Report inappropriate content