close

Enter

Log in using OpenID

2014 yılı Şubat hutbeleri

embedDownload
İLİ
: MANİSA
TARİH :07/02/2014
ِ‫للا الرِ ْحمٰ نِ الرِ حيم‬
ِّ ٰ ِ‫سم‬
ْ ‫ب‬
ٰ
ْ
ّ
ُ
ِ‫ِو ََلِتُلقُواِبا َ ْيدي ُك ْمِالَىِالت ْهل َكة‬
َ ِ‫َواَ ْنفقُواِفى‬
َ ‫سبيلِللا‬
ٰ
ْ
ّ
‫َواَ ْحسنُواِانِللاَِيُح ُّبِال ُم ْحسنين‬
ّ ‫سو ُل‬
:‫ِن ْع َمتَانِ َم ْغبُونٌ ِفيه َماِ َكثي ٌرِمنَ ِالناس‬:‫ِللا‬
ُ ‫ِر‬
َ ‫(قَا َل‬1)ِ
ُِ ‫ِوا ْلفَ َرا‬
‫غ‬
ِّ
َ ُ‫الص َحة‬
SAĞLIK EMANETTİR
Aziz Müslümanlar!
Sağlık, insanî ve İslamî vazifelerimizi
hakkıyla yerine getirebilmemiz için Yüce Allah
(cc) tarafından bize emanet olarak verilmiş İlâhî bir
hediyedir.
Hem dünyaya ait işlerimizi yürütebilmemiz
hem de Allaha karşı olan vazifelerimizi,
ibadetlerimizi en iyi şekilde yapabilmemiz için
sağlıklı bir birey olmamız son derece önemlidir.
Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.s) bir hadis-i
şeriflerinde: “Kuvvetli mü’min, zayıf mü’minden
daha hayırlı ve Allah’a daha sevimlidir’’2
buyurarak bu hususun önemini dile getirmiştir.
.
Aziz Cemaat!
Sağlığımızı korumak için dikkat etmemiz
gereken önemli bir husus dengeli beslenmek ve
aşırı yemekten kaçınmaktır. Nitekim hekimlerin
şeyhi sayılan İbn-i Sînâ : “İlm-i tıbbı iki satırda
topluyorum. Sözün güzelliği kısalığındandır.
Yediğin vakit az ye.. Yedikten sonra dört beş
saat kadar daha yeme.. Şifa hazımdadır yani
kolayca hazmedebileceğin miktarı ye.. Nefse ve
mideye en ağır ve yorucu hâl, yemek üstüne
yemek yemektir''(3) diyerek, aşırı yeme-içmenin
sağlığımızı bozduğunu dile getirmiştir.
Günümüzde yapılan bir araştırmaya göre
ise dünyada obeziteden -yani dengesiz ve aşırı
beslenmeden- kaynaklanan hastalıklardan ölenlerin
sayısı, açlıktan ölenlerin sayısının üç katıdır. (4)
Peygamber Efendimizin (s.a.s): İnsanoğlu
midesinden
daha
zararlı
bir
kap
doldurmamıştır. İnsanoğluna belini doğrultacak
birkaç lokma kâfîdir. Mutlaka yemesi gerekirse,
midesinin üçte birini yemeye, üçte birini içeceğe,
üçte birini de nefes alıp vermeye bırakmalıdır
(5) hadis-i şerifi de konuyu özetlemektedir.
Değerli kardeşlerim!
Sağlığımızı korumak için, bedenimizi
zehirleyerek yavaş yavaş ölüme sebep olan
sigaradan; hem beden hem akıl sağlığımızı tehdit
eden alkolden; beden, akıl ve ruh sağlığımızı alt üst
eden uyuşturucu maddelerden şiddetle uzak
durmamız gerekir.
Bizler; mü’min kimselerin özelliği olan
emanete riayet etmenin (6) gereği olarak, bize
verilmiş olan sağlık emanetine sahip çıkmalı ve
sağlığımızı tehdit eden unsurlardan uzak
durmalıyız.
Hutbemizi başta okuduğum hadis-i şerifle
bitiriyorum: “İki (büyük) nimet vardır.
İnsanların çoğu onlar hususunda aldanmıştır:
Sıhhat ve boş vakit.”
-------------------------------------------------------------1.
2.
3.
4.
5.
6.
Buhari, Rikak 1.
İbn Mâce zühd Hadis 4168.
Lem’alar.
"2010-Küresel Hastalıkların Yükü" başlıklı
araştırma.
Tirmizi zühd Hadis 2380
Mü’minûn, 23/8.
Hazırlayan: Sezgin MUTLU, Kurtulmuş Köyü C.
İmam Hatibi / AKHİSAR
Redaksiyon: İl İrşat Kurulu
İLİ
TARİH
:MANİSA
:14/02/2014
‫بِسِمِِللاِِالرِحِمِنِِالرِحِيم‬
ُِ‫صاِلَه‬
ً ‫َابِبا ْل َحقِِّفَا ْعبُدِللاَِ ُم ْخل‬
َ ‫إناِأَ ْنزَ ْلنَاِإلَ ْيكَ ِا ْلكت‬
1
َِ‫الدِّين‬
َِ‫ إنِللاََِل‬:ِ‫لِرسِولِِللاِِصِلِىِللاِِعِلِيِهِِوِِسِلِم‬
ِ ِ‫قِا‬
ِ‫ِولَكنْ ِيَ ْنظُ ُرِإلَىِقُلُوب ُك ْم‬
ُ ِ‫يَ ْنظُ ُرِإلَى‬
َ ‫ِوأَ ْم َوال ُك ْم‬
َ ‫ص َور ُك ْم‬
2
‫َوأَ ْع َمال ُك ِْم‬
İHLÂS VE SAMİMİYET
Kıymetli Kardeşlerim!
İhlâs; şirk ve riyadan, gösterişten, batıl
inançlardan, kötü duygu ve düşüncelerden kalbi
temizlemektir. İhlâs, bütün hayırlı işlerde samimi
bir niyetle sadece Allah’ın rızasını gözetmektir.
Kişinin sözlerinde, davranışlarında, hayatının her
anında, Allah rızasını temel gaye edinmesidir ihlâs.
Nitekim bir kutsi hadiste Yüce Allah şöyle
buyurmaktadır : “…Kim benim için bir amel
işler ve ona benimle birlikte başkasını da ortak
ederse, onu şirk koştuğu şeyle baş başa
bırakırım.”3 Buna göre amellerimizin Rabbimiz
katında anlam kazanabilmesi için amellerimizi
Yüce Yaratıcının emrettiği gibi yerine getirmek ve
yaptığımız amellerde sadece Allah’ın rızasını
gözetmek durumundayız.
Muhterem Müminler!
Değerli kardeşlerim!
Kur’an-ı Kerim’de Rabbimiz; “O gün ne
mal ne de evlatlar bir fayda verir. Ancak
Allahın huzuruna temiz bir kalple gelenler
(kurtulur)”5 buyurmaktadır. Buna göre ihlâs, bir
yandan kalbi manevi kirlerden arındırırken, diğer
yandan kötülüklere karşı sahibini korur. Nitekim
şeytan da; “Senin şerefine andolsun ki,
içlerinden ihlâsa erdirilmiş kulların hariç,
onların hepsini mutlaka azdıracağım.”6 derken
ihlâslı kimselere zarar veremediğini itiraf etmiş,
Allah Teâlâ da “Benim (ihlâslı) kullarım
üzerinde senin hiçbir hâkimiyetin olmayacaktır.
Vekil olarak Rabbin yeter.”7 buyurmuştur.
Değerli Kardeşlerim!
Ayet-i kerime ve hadis-i şerifleri göz
önünde bulundurarak tüm ibadetlerimizde ve
yaşantımızda sadece Rabbimizin rızasını gözeterek
ihlâslı ve samimi kullar olmaya özen gösterelim.
İki cihanda gerçek huzuru ve mutluluğu elde
etmenin yolunun ihlâs ve samimiyetten geçtiğini
asla unutmayalım.
Hutbemizi
başta
okuduğum
ayet-i
kerimenin meali ile bitirelim; “(Rasülüm!) Biz
sana kitabı hak olarak indirdik. Öyle ise sen de
dini Allah‘a has kılarak O’na kulluk et.” 8
------------------------------------------------------------------1
Sad,38/29
Enam,6/155
3
Müslim,Müsafirin,269
4
Müslim,Müsafirin,252
5
Müslim,Zikr,38
6
Ebu Davud,Vitr,14
7
Buhari,Fezailü’l-Kur’an,21
8
İsra,17/9
2
İhlâsın gerçekleştiği yer kalptir. Allah
Teâlâ, insanların davranışlarını iyi ya da kötü
olarak değerlendirirken ne beden güzelliğine, ne de
mal varlığına bakar; çünkü bunlar gelip geçici
değer ölçüleridir. Önemli olan ruh güzelliği ve
gönül zenginliğidir. Daha da önemlisi bu ruh
güzelliği ile gönül zenginliğinin iyi hâl, güzel
davranış ve samimi ibadetler olarak dışa
yansımasıdır. İnsanlara iyilik yapma heyecanıyla,
Allah’a kulluk edebilme aşkıyla yaşamaktır. Bunun
için Peygamber Efendimiz (s.a.s.); “Allah sizin ne
dış görünüşünüze ne de mallarınıza bakar.
Allah sizin kalplerinize ve amellerinize bakar.”4
buyurmak suretiyle güzelliğin asıl adresini bizlere
göstermiştir.
Hazırlayan: Ahmet ŞEN İl Vaizi
Redaksiyon: İl İrşat Kurulu
İL
: MANİSA
TARİH : 21 /02/2014
ِ‫سِماِقَد َمتْ ِل َغ ٍد‬
ٌ ‫ِو ْلتَنظُ ْرِنَ ْف‬
َ َ‫يَاِأَ ُّي َهاِالذينَ ِآ َمنُواِاتقُواِللا‬
َ َ‫َواتقُواِللاَِإنِللا‬
َِ‫ِخبي ٌرِب َماِتَ ْع َملُون‬
...‫ِِوِعَم َلِل َماِبَ ْعدَِا ْل َم ْوت‬
ُ ِّ‫اَ ْل َكي‬
َ ‫سِ َمنْ ِدَانَ ِنَ ْف‬
َ ُ ‫سه‬
BAKİ ÂLEME HAZIRLIK
Muhterem Müslümanlar!
Yüce Rabbimiz, yeryüzünü sayısız nimetlerle
donatıp insanların hizmetine sunmuştur. İnsanları
da sorumluluk taşıyan birer varlık olarak
yaratmıştır. Bu sorumluluk, Allah’ı tanıma, bilme
ve O’na kulluk etmedir. İnsanın bu sorumluluğu,
ömrünün sonuna kadar devam eder. Bu konuda
Kur’an-ı Kerim’de: “Sizi boşuna yarattığımızı ve
bize tekrar döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?"
(1), buyrulmaktadır.
İnsan sınırlı bir ömre sahiptir. Bu dünyada
insan için ölümden kaçış yoktur. “Her nefis ölümü
tadacaktır” (2), ayeti bu gerçeği ifade etmektedir.
Ömür sermayemiz bitip ecel kapımızı çaldığında
ölüme, şimdi değil başka zaman gel deme şansımız
da yoktur.
Aziz Müslümanlar!
Ölüm, içinde yaşadığımız şu hayat için bir
son, ebedi hayat olan ahiret için ise bir başlangıçtır.
Yani ölüm yok olup gitmek değil, fani âlemden
bâki âleme bir intikaldir. Her filmin bir başlangıcı
ve bir sonu olduğu gibi bizim dünya hayatımızın da
bir sonu vardır ve dünyadayken yaptığımız bütün
amellerimiz bir film gibi kaydedilmektedir. Yüce
Allah bize bu gerçeği şöyle bildiriyor: “İşte
Kitabımız, size karşı gerçeği söylüyor. Çünkü
biz yapmakta olduklarınızı kaydediyorduk”(3).
Öldükten sonra dirilip Allah’ın huzuruna
getirileceğimiz “hesap gününde” bu dünyada
yaptıklarımızdan sorguya çekileceğiz.
Nitekim Hz. Peygamber (s.a.v): “İnsan,
ömrünü nerede tükettiğinden, vücudunu nerede
yıprattığından, malını nerede kazanıp nereye
harcadığından, bildiği ile ne iş yaptığından
sorguya
çekilmedikçe
yerinden
ayrılamayacaktır” (4) buyurmaktadır.
Kur’an-ı Kerim’de birçok ayette bu konuya dikkat
çekilmektedir: “O gün(amelleri tartacak) terazi
haktır. Kimin sevap tartıları ağır gelirse işte
onlar kurtulanlardır. Kimin sevap tartıları hafif
gelirse, işte onlar da ayetlerimize haksızlık
etmelerinden
ötürü
kendilerini
zarara
sokanlardır”(5). Yine Zilzal süresinde: “Kim
zerre miktarı hayır yapmışsa onu görecek kim
zerre miktarı kötülük yapmışsa onu görecek”(6)
buyrulmaktadır.
Hutbemin başında okuduğum ayette de Yüce Allah
“Ey iman edenler!
Allah’a itaatsizlikten
sakının. Herkes yarın için ne hazırladığına bir
baksın Allah’a itaatsizlikten sakının. Şüphesiz
Allah yapıp ettiklerinizden haberdardır”(7)
buyuruyor.
Değerli müminler!
Biz insanlar için dün hataları ve sevaplarıyla
geçmiştir. Hz Ömer’in bir sözünde ifade ettiği gibi
hesaba çekilmeden önce kendimizi hesaba çekip
yaşantımızı o şekilde devam ettirmeliyiz. İnsan
dünyada yaptıklarının bir gün hesabını vereceğine
inanır ve bu inancını ölünceye kadar muhafaza
ederse, her işinde dikkatli olur. İşlerinde kimseyi
aldatmaz, kimseye haksızlık yapmaz, yalan
konuşmaz, kimsenin malına ve ırzına göz dikmez,
kendi hakkı kadar başkalarının haklarını da gözetir.
Kendisine layık görmediği bir şeyi din kardeşlerine
de layık görmez. Allah’a karşı sorumluluklarını
yerine getirir. İbadetlerini titizlikle eda eder.
Ne mutlu o hesap gününe hazırlananlara; yine
ne mutlu o günü hiç unutmayanlara!
---------------------------------------------------------l- Müminün, 115.
2- Enbiya, 35.
3- Casiye, 29.
4- Tirmizi, Kıyame, 1.
5- Araf, 8-9.
6- Zilzal, 7-8.
7- Haşr 18.
Hazırlayan: Ferhat KARAKAYA Konurca Köyü C.
İ-H. KULA
Redaksiyon: İl İrşat Kurulu
İLİ
TARİH
: MANİSA
: 28/02/2014
‫‏‬
KUR’AN’I YAŞAMAK
Muhterem Müslümanlar!
Kur’an,
Yüce
Allah
tarafından
Peygamberimiz Efendimiz (s.a.v.)’e gönderilen son
ilâhî kitaptır. Bu Kitab’ın muhatabı bütün insanlar;
gayesi de bütün insanların, dünya ve ahiret
mutluluklarını
sağlamaktır.
Bu
gayeye
ulaşabilmemiz
için
Kur’an’ı
okumamız,
anlamamız, emir ve yasaklarına uymamız gerekir.
Nitekim
Yüce
Allah
Kur’an’da;
“(Ey
Peygamber!) Bu, bir mübarek Kitaptır ki,
ayetlerini düşünsünler ve akıl sahipleri öğüt
alsınlar diye sana indirdik” 4 “İndirdiğimiz bu
Kur’an, mübarek bir Kitaptır. Ona uyun ve
hükümlerine karşı gelmekten sakının ki,
Allah’ın rahmetine erişesiniz.”5 buyurmuştur.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Kur’an’ı en
iyi anlayan ve yaşayan bir rehber olarak Kur’an’ı
çokça okumanın bereket, huzur ve rahmet
getireceğini beyan ederek şöyle buyurmuştur:
“Allah’ın evlerinden birinde Kur’an okuyan ve
O’nu aralarında müzakere edenlerin üzerine
sükûnet ve iç huzuru iner. Onları rahmet
kaplar, melekler onları kuşatır. Ve Allah, onları
katında bulunanların içinde anar.’’8
Aziz Mü’minler!
Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.), Kur’an’ın
okunup O’nunla amel edilmesine vesile olan annebabalara, kıyamet gününde taç giydirileceği
müjdesini şu şekilde beyan buyurmuştur: “Kim
Kur’an okur ve onunla amel ederse, kıyamet
günü onun anne-babasına güneşten daha parlak
bir taç giydirilir…’’9 Ayrıca Hz. Peygamber
(s.a.v.), “En hayırlınız, Kur’an’ı öğrenen ve
öğretendir”10buyurmak suretiyle Kur’an’ı öğrenip
Onu öğretenleri ümmetin en hayırlıları olarak
taltif etmiştir.
Muhterem kardeşlerim!
Öyleyse kalbe şifa, ruha maya, sıkıntılara
deva olan Kur’an’ı okumak, anlamak ve yaşamak
gayretimiz; onun müjdelerine nail olmak gayemiz
olmalıdır.
Hutbemi, başta okumuş olduğum ayet-i
kerimenin mealiyle bitirmek istiyorum: “Şüphesiz
ki bu Kur’an, en doğru yola iletir. İyi
davranışlarda bulunan Mü’minler, kendileri
için büyük bir mükâfat olduğunu müjdeler.’’11
1
İnsanlık, ne zaman Kur’an’a yönelmiş ve
onu rehber edinmişse, en ileri medeniyete sahip
olmuştur. Peygamberimiz Efendimiz (s.a.v.), bu
gerçeği şöyle dile getirmiştir: “Şüphesiz ki Allah,
Kur’an’la amel edenleri yükseltir, ona
uymayanları düşürür ve geri bırakır.”6 O halde
müslüman, Kur’an’a sımsıkı sararılmalı, Onu
rehber ve önder edinmelidir. Onun emir
veyasaklarını yerine getirme gayreti içerisinde
olmalıdır.
Kıymetli Kardeşlerim!
Kur’an, O’nu okuyup emir ve yasaklarını
yerine getirenlere mahşerde şefaatçi olacaktır. Zira
Peygamber
Efendimiz
(s.a.v.),
“Kur’an’
okuyunuz. Çünkü Kur’an, kıyamet gününde
kendisini
okuyanlara
şefaatçi
olarak
gelecektir.” 7 buyurmak suretiyle bu gerçeği ifade
etmektedir.
Sad,38/29
Enam,6/155
3
Müslim,Müsafirin,269
4
Müslim,Müsafirin,252
5
Müslim,Zikr,38
6
Ebu Davud,Vitr,14
7
Buhari,Fezailü’l-Kur’an,21
8
İsra,17/9
2
Hazırlayan: Ahmet ŞEN İl Vaizi
Redaksiyon: İl İrşat Kurul
Author
Document
Category
Uncategorized
Views
0
File Size
1 025 KB
Tags
1/--pages
Report inappropriate content