close

Enter

Log in using OpenID

DEPRESYON

embedDownload
DEPRESYON
Sabahat SÖYLEMEZ
Psikolojik Danışman
İ
nsan diğer varlıklardan duygusal yaşantısı ile
ayrılır. Duygusal yaşantı en sakin olandan en
öfkelisine, en hüzünlü olandan en neşelisine kadar geniş bir yelpaze içinde yer alabilir. Kişiler
bu yelpaze içinde yer alışına göre neşeli, sinirli, karamsar depresif… olarak tanımlanırlar (Alper, Bayraktar, Karaçam;2001:97).
Prof.Dr. Yusuf Alper’in de belirttiği gibi insanlarda
çok çeşitli duygulanımlar olabilir. Örneğin; elem
(keder, üzüntü), öfke, kin, mutluluk, şefkat vb.
(Alper;2003:11,12). Bunlar, aslında olağan çerçevede
her insanda görülebilecek duygusal özelliklerdir. Ancak bu duygu durumların abartılı bir biçimde , aşırı
ve yerli yersiz yaşanması söz konusuysa o zaman bir
duygu hastalığının olduğunu anlarız (Alper, Bayraktar, Karaçam;2001:98). Duygulanım bozuklukları ve
bu grubun depresif tipte olanları, toplum içinde en
sık ve en yaygın olarak görülen ruhsal bozuklukları
oluşturur (Güleç;1999:23).
Toplumumuzda da artık sıkça görülen depresyonun
belirtileri olarak; üzüntü, mutsuzluk, isteksizlik gibi
mizaç ve duygulanım dalgalanmalarından, gerçeği
değerlendirme yeteneğinin bozulduğu, ağır psikotik
tablolara kadar geniş bir yelpaze sayılabilir. Klinik
depresyon ise, tedaviyi gerektirecek düzeyde şiddetli,
kişinin günlük uyumunu ve ilişkilerini bozacak yoğunlukta, ruhsal çöküntü belirtileri ile karakterize
edilen bir ruhsal hastalıktır(Güleç;1999:23).
Depresyonda olan kişinin yaşama isteği kaybolur,
kişi kendini derin bir keder içinde hisseder; geleceğe
ilişkin kötümser, karamsar düşünceler, geçmişe ilişkin yoğun pişmanlık, suçluluk duygu ve düşüncelerinin taşındığı, bazen ölüm düşüncesinin yaşandığı,
uyku, iştah, vb. ilgili fizyolojik bozuklukların olduğu
bir hastalıktır. Tüm bunların dışında dünyaya karşı
ilginin azalması ve ilgi kaybı, diğer insanlara yatırım
yapma veya bağlanma kapasitesinin kaybolması;
kendini ayıplama, kınama, kendine serzenişte bulunma, sitem etme, kendini aşağılama, hor görme gibi
duygularla bir arada olan ciddi benlik saygısı ve kendilik değeri düşmesi gibi belirtiler de saptanır( Çevik;1993,10).
Oluş biçimi nasıl olursa olsun; benlik saygıları kolay
azalan, katı süperegoları olan, kişiler arası ilişkilerde
bağımlı ve isteyici, çok isteyici oldukları için de çoğu
zaman istediklerini elde edemeyen ve bu nedenle de
kolay zedelenen kişiler depresyona yatkın kişilerdir.
Ancak her depresyona giren kişinin de böyle olduğu
iddia edilemez. Kişilik yapısı ne olursa olsun her insan belirli koşullarda depresyona girebilir. (Alper,
Bayraktar, Karaçam;2001:104)
Unutulmaması gerekir ki; depresyon tedavi edilebilir bir bozukluktur. Önemli olan, doğru ve etkin bir
tedavinin alınmasıdır. Uzman klinik psikologlar ve
psikiyatri uzmanları bu konuda başvurabileceğiniz
kişilerdir. Psikoterapi seanslarında kendinize, çevrenize ve geleceğe karşı olumsuz duygulardan kurtulup, kendinizi daha iyi hissedebilme yolunda, güvenle ilerleyebilirsiniz. Yeter ki; depresyonun bir hastalık olduğunu kabul edin, zayıflık ya da utanılacak bir
durum olmadığını bilin ve bir uzmana danışın.
Uzman yardımının yanı sıra, ben şimdi, hemen neler
yapabilirim diye soruyorsanız, aşağıda, kendi kendinize uygulayabileceğiniz bazı baş etme yöntem önerilerini okuyabilir ve etkin bir tedavi alma konusunda
ilk adımları atabilirsiniz:
Kişiliğinize, ilgi alanlarınıza yönelik uğraşılarınıza
devam edin. Kendiniz için bir hobi geliştirin.
Yalnız kalmamaya, arkadaşlarınız ile iletişimde bulunmaya özen gösterin.
Olumsuz düşüncelerinizin farkına varmaya çalışın.
Gerçeğe uygunluğunu sınayın.
Alternatif düşünce tarzı geliştirmeye çalışın.
Kendinizi daha iyi hissetmeye başlayana kadar çok
önemli konularda karar vermekten kaçının.
Sağlıklı beslenmenin depresyonla baş etmede önemi
oldukça büyüktür. Bolca sebze ve meyve tüketmeye
özen gösterin.
Unutmayın ki; depresyon da tıpkı diğer ruhsal
bozukluklar gibi tedavisi olan, her şeyden de öte
en çok kendi gayretimizle üstesinden gelebileceğimiz bir rahatsızlıktır.
Herkesin depresyonsuz, güzel günler geçirmesi dileğiyle…
Kaynakça:
Alper, Y. (2003), Bütün Yönleriyle Depresyon, İstanbul, Gendaş Yayınları,
(11,12)
Alper Y, Bayraktar E, Karaçam Ö. (2001), Herkes İçin Psikiyatri, İstanbul,
Gendaş Yayınları, (97,98,104)
Çevik, A. (1993), Depresyonun Psikodinamik Etiyolojisi. Depresyon Monologları Serisi 3
Güleç, A. (1999), Psikiyatrinin ABC’si, İstanbul, Gendaş Yayınları, (23)
http://depresyon.biz/
http://www.ilknuryilmaz.com/tag/depresyondan
http://www.ilknuryilmaz.com/tag/depresyondan--kurtulma
kurtulma--yollari
Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım...
2
İnternete Bağımlı mısınız?
Sizin veya bir arkadaşınızın interneti kötüye kullandığının belirtileri neler olabilir?
*İnternette olmadığınız zaman bile kafanızın sıklıkla
internetle (örn; internette yaptığınız bir önceki veya
yapacağınız bir sonraki etkinliği düşünmek) meşgul
olduğunuzu fark ediyor musunuz?
*İnternet kullanımınızı azaltmaya ya da kesmeye çalıştığınızda kendinizi huzursuz, rahatsız, kızgın veya
çökkün hissediyor musunuz?
*Kalmayı planladığınızdan daha uzun süre internette
kalıyor musunuz?
*İnternet uğruna arkadaşlarınızı, ailenizi ve/veya
sorumluluklarınız aksattığınız oluyor mu?
*Bilgisayarın başından kalkmanız gerektiğini bildiğiniz halde bunu yapmakta zorlanıyor musunuz?
için şu cümleyi tamamlayın: İnternete girmeden önce kendimi…………………hissediyordum. Bazı tipik cevaplar, sıkkın, yalnız, üzgün, stresli, kızgın olabilir. Bu
duygularınızın farkına vararak, hangi duygularınızın
sizi internet kullanmaya sevk ettiğini fark edebilirsiniz. Bundan sonra, bir de şu cümleyi tamamlayın:
İnternette, hoşlandığım bir etkinlikle uğraşırken kendimi……………………...hissediyorum. Bazı tipik cevaplar; rahatlamış, mutlu, başarılı, heyecanlı, sakin olabilir. Bu iki cümlede belirttiğiniz, internete girmeden
önce ve girdikten sonraki duygularınızın farkına varmak sizin neden kaçtığınız ve neye ulaşmayı ümit
ettiğiniz konusunda size ipucu vermektedir. Bu tetikleyicilere bağlı olarak, interneti kullanmaya karar
verdiğiniz her an sizin için seçim anıdır. İnternet kullanımınızı en aza indirgemek konusunda çalışırken,
internete girdiğinizde hissettiğiniz olumlu duyguları
hissettirecek veya girmeden önceki olumsuz duygularla baş etmenizi sağlayacak yeni etkinlikleri internet kullanımının yerine koymada, bu seçim noktaları
önemli bir rol oynayacaktır.
*Okul veya iş hayatınızda internette çok fazla zaman
geçirdiğiniz için herhangi bir problem yaşıyor musu- *Yanınızda hatırlatıcı olumlu kartlar taşıyın; internete bağımlılığınıza bağlı olarak yaşadığınız 5 büyük
nuz?
*Başkalarına (aile, arkadaşlar, vb.) internette kalma problemi ve interneti kullanma yoğunluğunuzu
sürenizi saklamak için yalan söylediğiniz oluyor mu? azaltmanın getireceği 5 faydayı farklı kartlar üzerine
yazın ve yanınızda taşıyın. Daha sağlıklı veya verimli
İnternet bağımlılığından nasıl kurtulabilirsiniz?
bir şey yapmak yerine interneti kullanmayı tercih
*Neleri kaçırdığınızın farkına varın; sevdiklerinize
ettiğiniz her seçim anında çıkarıp; bu kartları gözden
vakit geçirme, egzersiz, hobiler, sosyal etkinlikler…
geçirip tekrar düşünün.
*İnternette ne kadar süre kaldığınızı ölçün; bir not
Kendinize karşı sabırlı olun çünkü bir alışkanlığı yıkıp
defterine haftada kaç saat, internetteki hangi etkinliyerine yenisini koymak zaman alabilir.
ğe ne kadar zaman a a yardımcı olabilir.
*Bağımlılığınızın tetikleyicilerinin farkına varın; bilgisayara yöneldiğinizde duygularınızın farkına varmak
Berkecan TÜTÜNCÜ
3
AT-11/C
4
ADAM OLMAZ MI ?
İŞE YARAMAZ MI ?
Elvis Presley – Şuan dünyada kendini tanımayan insanın olmadığını düşünsek de
1954’de Elvis Presley bir hiç kimseydi. Grand Ole Opry’ deki ilk performansının ardından işten atılan Elvis’e mekânın menejeri kamyon sürmeye geri dönmesini tavsiye etmişti.
Walt Disney – Disney adını duymadan çocuk olmuş olanımız var mı? Disney şuan
milyon dolarlık yapımlar ve eğlence parklarıyla bir endüstri devi ama Walt Disney
bile zor günlerden buraya geldi. Çizerlik yaptığı gazeteden yeteri kadar yaratıcı olmadığı ve hiç iyi fikirlerle gelmediği gerekçesiyle atılmıştı.
Mark Zuckerberg– Okulu
bırakan en milyoner insanlardan biri de Mark
Zuckerberg. Harvard’da
öğrencilerin birinin çekiciliğini karşılaştırdığı FaceMash sitesiyle başlayan
macera dünyanın en büyük networkü olan Facebook’a kadar gitti.
Michael Jordan – Üniversitenin ilk senesinde basketbolu deneyen efsanevi
oyuncu o zamanlar kısaydı
ve takıma giremedi. Birkaç
senelik çok sıkıcı çalışmanın ve 10 santim daha
uzamanın sonunda NBA yıldızı olma yoluna çoktan girmişti bile. Kariyerinin sonunda ise gelmiş geçmiş en iyi basketbol oyuncusu unvanını taşıyor olacaktı.
The Beatles – Tartışmasız dünyanın en başarılı müzik grubu olan The Beatles bile
bir plak şirketi tarafından reddedilmişti. “Tarzınızı sevmedik ve gitar müziğinin pek
de geleceği yok” diyen yapımcılar grubun sonraki başarısını gördükten sonra her
gün kan ağlıyorlardır büyük ihtimalle.
Hikmet Berk ALTUN
5
AT-11/C
A N K A R A M İ
İ Ç E L L
N L O E H T İ K M U Ğ L A
T U N R E A T B İ T L
İ S
A A Y Ç S R T K A R S A N
L L A A K H A A B U R S A
Y R M N İ Y A A Y A Ğ R I
A L U A Ş N I K İ Z M İ R
Z V Ş K E E A N K C V A N
B A K K H A T A Y A Ö Ğ R
O E T A İ N İ Ğ D E R M E
L N L L R A M A S Y A İ E
U R D E T R A B Z O N İ R
Aşağıdaki şehirleri bulmacada arayın ve bulduklarınızın üzerini karalayın. Geride kalan harfler Atatürk’ün bir sözünü oluşturacaktır.
Ağrı
Çanakkale
Konya
Ankara
Eskişehir
Muğla
Antalya
Hakkari
Muş
Amasya
Hatay
Niğde
Bitlis
İçel
Trabzon
Bolu
İzmir
Van
Bursa
Kars
BERAT KOZAN
AT 11-C
6
Anne başa taç imiş.
Her derde ilaç imiş.
YÜKSEL OĞUZ
Evlat pir olsa da
TL 10-B
Bir anaya muhtaç imiş.
ANNEM
İnsan ne çok pişman oluyor. Ne çok keşke diyor . Keşke o sözü söylemeseydim , keşke yapmasaydım , keşke onu ne kadar sevdiğimi anlatabilseydim, keşke dediğiniz her zaman canınız yanıyor, çünkü; keşke diyorsanız eğer karşıda kaybettiğiniz çok
özel bir şey var demektir, sevdikleriniz, kaybedene
kadar farkına bile varmadıklarınız aileniz, arkadaşınız,
kardeşiniz. Anneniz; sizi karşılıksız seven tek insan. 9
ay karnında taşıyan, her düştüğünüzde adını haykırarak ağladığınız, suskunluğunuzdan canınızın neye sıkkın olduğunu anlayan
anneniz, en büyük nimetiniz. Hiç
bu açıdan bakmadınız demi? Hiç
düşünmediniz de. Annem giderse
ben ne yaparım? Diye. Aklınıza
bile getirmek istemediğiniz, çünkü korktuğunuz , hasta olduğumda kim elini alnıma koyup ateşime bakar , kaç yaşıma gelirsem
geleyim kim 3 yaşındaki çocuğa
sarılır gibi sarılır. Siz de biliyorsunuz bunları annenizden başkasının yapamayacağını bu yüzden
hiç düşünmediniz, düşünmediğiniz için annenize gereken değeri
vermediniz. Lafta kaldı her şey,
söylerken basit geldi. Bir kavgaya
şahit oldunuz mesela, kavga edenler bir anne ve bir
çocuktu. Çocuk annesine bağırdı mesela. Anneye
acıyorsunuz, çocuğa da kızıyorsunuz, terbiyesiz diyorsunuz. Ama eve döndüğünüzde yemek hazır değil
diye annenize kızıyorsunuz. Açsınız çünkü sinirlisiniz
ve aynı zamanda haksızsınız. Haksız olduğunuzu
biliyorsunuz ama bir özür bile dilemiyorsunuz. Bir bahane uydurmuşsunuz onun arkasına saklanıyorsunuz. Anneler çocuklarına kırılmazmış, yalan, asıl en
çok çocuklarına kırılır bir anne. Sadece belli etmez.
Çünkü her şeyi evlatlarıdır annenin. Tek bir istekleri
vardır. Evlatlarından; büyüyüp adam olmaları, okuma7
ları, bundan sonraki hayatlarında kimseye muhtaç
olmadan yaşamaları. Hep bunun için dua ederler.Ve
bunu yaparken hiç bir karşılık beklemezler. Anneler
farkındadır çünkü en büyük zenginliğin evlatları olduğunun. Hâlâ hasta olduğunuz da elinizi alnınıza koyup
ateşinizi ölçen bir anneniz varsa çok geç sayılmaz.
Hâlâ şanslısınız demektir. Bu şansı kullanmalısınız
bence. Mesela yılda bir defa bile olsa bir çiçek alın
annenize. Tüm anneler anneler adına, tüm öksüzler
adına. Alın ki ileride anneme bir çiçek alamadım diye
pişman olmayın. Geriye baktığınız
da anneniz ile ilgili güzel anılarınız
olsun. Alın ki içiniz her zaman rahat olsun, anneme karşı görevimi
yerine getirdim deyin. Muhakkak ki
annenizi seviyorsunuz, sadece
saklamayın sevginizi, yeri geldiğinde ‘seni seviyorum anne’ diyebilin. Ve son bir şey;
Ve bunu yaparken hiç bir karşılık
beklemezler. Anneler farkındadır
çünkü en büyük zenginliğin evlatları olduğunun. Hâlâ hasta olduğunuz da elinizi alnınıza koyup ateşinizi ölçen bir anneniz varsa çok
geç sayılmaz. Hâlâ şanslısınız
demektir. Bu şansı kullanmalısınız
bence. Mesela yılda bir defa bile
olsa bir çiçek alın annenize. Tüm
anneler anneler adına, tüm öksüzler adına. Alın ki ileride anneme bir
çiçek alamadım diye pişman olmayın. Geriye baktığınız da anneniz ile ilgili güzel anılarınız olsun. Alın ki içiniz her zaman rahat olsun, anneme karşı görevimi yerine getirdim deyin. Muhakkak ki
annenizi seviyorsunuz, sadece saklamayın sevginizi,
yeri geldiğinde ‘seni seviyorum anne’ diyebilin. Unutmayın ki en büyük zenginliğiniz evden çıkarken arkanızdan dua eden bir annenizin olmasıdır.
“ Bütün annelerin ölümü erken ölümdür.”
YÜKSEL OĞUZ
TL 10-B
Öğrencimiz Yüksel’e ve annesi vefat etmiş herkese
Allahtan sabır annelerine rahmet diliyoruz.
GÖZLERİN
Ben seni değil,
Gözlerini seviyorum.
Gözlerin;
Karanlık bir sokak gibi,
SÜKUN BUĞULUM
Biliyorum ama,
Kırk yıllık evim yabancı şimdi gözüme.
Her baktığımda kayboluyorum.
Ne, nerede bilmiyorum.
Gözlerin;
Şiirlerim kaybolmuş.
Derin bir kuyu gibi,
Gece boyu tükettiğim kahve fincanları yitik!
Sonu görünmüyor ama,
Kağıtlarım, amansızca savrulmuş.
Hep oraya gitmek istiyorum
Kalemlerimse artık tenime ağyar olmuş.
Sen kendini vazgeçilmez zannediyorsun,
Odam boğumsu…
Ama ben senden değil,
Pencerelerim sükun buğulum.
Gözlerinden vazgeçemiyorum.
Zafer BOZKURT
Ayaz işlemiş en kuytu derinlerime.
Oysa hava soğuk bile değilken.
ATL 11-C
Puslu bekleyişler kımıldanıyor ardın sıra,
Perdemin tüllerinden.
Gözlerimde bir sen,
Adının senfonisi tütüyor dillerimden,
Hayalim zihnimde bir seromoni,
Her salise yeniden.
Camlarımın bir ketumluk çatlaklığından, hüzün sızıyor.
Tuğlalarım tıklım tıklım göz yaşı…
Gözlerime sığmayan yaşlar avuçlarıma doluyor.
Tenin hafızamda, hala parmaklarımın ucunda ;
Yüreğimden damla damla sen akıyor…
Hilal Aksöz
10/D
8
HAYAT
Kocaman bir dünyam var benim içimde, kalbimin tam içinde. İnsanlar var, güzel insanlar
o dünyanın içinde. Hayallerim var bir sürü, gerçekleştirmem gereken. Ve imkansızlıklar var o
dünyanın dışında . Umudunu kaybetme diyorlar, hayaller yerini tutar mı gerçeğim ? Ya da sen
hiç uyurken mükemmel olan her şeyin rüya olduğunu fark edip hayal kırıklığı yaşadı mı ? Belki
mutluluk her yerdedir. Çıkarıyorum at gözlüklerini, balonlar var rengarenk. Sonra çiçekler var
çok güzel kokuyorlar. Müzikler var mesela, ağaçlar var . Benim bir sürü rengim var. Gördüğüm
her renk benim, çiçeklerim var. Ha birde kedilerim-köpeklerim var. Gökyüzü benim mesela .
Gece yıldızlarım var , gündüz güneşim. Dünyada ki her güzellik benim. Ama en çok mavi benim.
Mavi huzur demek bende. Yalansız bir dünya benim ki , savaşsız ve kötülük yok bu dünyada.
Masum hayatlar , rengarenk gökkuşağım var. Benim bulutlarım pembe, sarı, yeşil, mavi …
Gökkuşağım var, gökkuşaklarında hayatlar var . Küçücük bedenimde kocaman bir kalp var . Sadece güzellikler var bende. Kötü olan her şeyi kilitledim ben, sildim kalbimden. Kısacık bir yaşama kocaman hayat sığdırıyorum. Kocaman umutlar yüklüyorum kalbime, bir sürü hayal kuruyorum. Belki gerçekleşmeyecek evet ama ben rüyalarımda her hayalimi yaşıyorum. Ben hayata
farklı bir gözle bakıyorum. İnsanları daha başka seviyorum hayvanları, ağaçları, çiçekleri, renkleri, hayalleri, bulutları seviyorum. Güneşe aşığım mesela. Çünkü her karanlıktan sonra çıkan
bir umuttur güneş. Her bir ışığı yepyeni bir hayattır. Bencil olmamalı insan. Kendini beğenmemeli, sevmeli kendini sevdirmeli ama asla kendine her şeyden çok sevmemeli. Karşındakine
saygı duyduğu zaman sıfatına yakışıyor insan. Sevdiği zaman insanlığın hakkını veriyor.
Güldüğü zaman farklı oluyor, mutlu olduğunda, yardım ettiğinde, varlığını gösteriyor.
Belki de bu yüzden varız. Mutlu olmak, mutlu etmek için. Kaç yaşında olursan ol yaşamayı bilmezsen mutlu olmazsın. Ben inanıyorum ki hayat herkese bir güzellik sundu. Senin güzelliğin
ne? Peki sen tablonda neler istiyorsun? Hangi renkleri seviyorsan onları koy resmine, mutluluk
koy bol bol, aşk koy, güzel ne varsa koy işte. Kimi seviyorsan onun yanında ol, kime güveniyorsan inan ona. Kimin yanında iyi hissediyorsan yasla başını omzuna. Bırak zaman göstersin sana
doğru yolu, yüzmeyi seviyorsan sudan vazgeçme asla, gökyüzünü seviyorsan oraya ait hisset
kendini, sahneyi seviyorsan sahnede dur daima, yazmayı seviyorsan her yerde yaz, yazmak için
yaz. Fotoğrafları seviyorsan her anı karele, resimleri seviyorsan bulduğun her yere çiz hayalini.
Belki de uyumayı seviyorsun, uyu o zaman. Sevdiğin şeyi yapıp mutlu olmaya bak. Hayat senin,
güzel ne varsa senin, yaşamak senin elinde ister güzel geçir kısacık ömrünü ister üzülerek, ağlayarak. Sen olduğun kişiden başkası olamazsın. Ama güzelleştirebilirsin kalbini. Asla vazgeçme,
unutma gökyüzü senin, sen dünyanın en şanslı insanısın. Elma şekerini sev mesela. Elma şekeri
denince akıla sen gel. Veya kedi sev, kedi aşığı desinler sana. Mutlu olmayı sev, derdin yok gibi
görün. Derdin varsa da unutma, çözülmeyecek sorun yoktur. Sürekli mutlu olma bütün duyguları yaşa. İnsan duygularıyla var. Özle birini; anneni, babanı, sevgilini, kendini…
Şu kuralı asla çıkarma kafandan, hayata ne verirsen karşılığında onu alırsın.
YASEMİN ÖZDEN
TL 10-A
9
Bir kereden bir şey olur;
aslında her şey o bir kereden olur.”
her şeyine göz yuman aileler.
Aşırı baskıcı aileler.
Madde kullanan gençler bir takım özelliklere sahip- Aile içinde rol model alabileceği bir ebeveyninin oltir:
maması.
Gençlerde madde bağımlılığı
Madde kullanımında genellikle aşırı neşelilik, hareketlilik, hoşnutluk duyguları maddenin kötüye kullanılmasında ortaya çıkan ilk belirtilerdir.
Davranışlarının sorumluluğunu taşıyamaz, sınırlarını
belirleyemezler. Diğer bir deyişle, madde kullanan
çocuk ya da gençlerin otokontrol sistemi zayıflamaktadır.
Saldırgan davranışlar ve şiddet eylemlerinde bulunurlar.
Ayrıca pişmanlık ve suçluluk duymazlar.
Bağımlılığı yaratan nedenler:
Dayanıksız ve güçsüz bir kişilik yapısına sahip olma.
İçten denetimli olmaktan çok dıştan denetimli olma.
Kendini değersiz algılama.
Hazza yönelik olma.
Duygu bakımından olgunlaşmamış olmak.
Kötü alışkanlıklara sahip arkadaş çevresi.
Alkol ve Madde Kullanımı Nasıl Önlenir
Gençlerin arkadaşları tarafından alıştırılan madde ve
Madde kullanımında gözlenen sağlıkları değiştiren bağımlılığına karşı yapılması gereken eğitimin amacı,
faktörler:
sigara, alkol ve madde kültürüne girmesini önlemekKullanım devam ettikçe yorgunluk, konsantrasyon tir.
bozuklukları, unutkanlık, yanılsamalar, sanrılar ve
bilinç bulanıklığı ortaya çıkar.
Solunum yoluyla alındıklarında üst ve alt solunum
yollarında enfeksiyon, ağız ve burun çenesinde egzama, bronşlarda daralma.
Kalpte ritim bozuklukları ve ani kalp durmaları. Karaciğer ve böbrek yetmezlikleri görünebilir. Uçucu
madde kullanımında genel ölüm oranı düşüktür ama
bağımlılıkta büyük ölçüde görülmektedir. Ani ölümler gerçekleşir.
Aile genci iyi tanımalı, arkadaş çevresi, gencin harcamaları, boş zamanlarını geçirdiği ortamlar devamsızlık durumu gibi konularda bilgi sahibi olmalıdır.
Sigara ile başlayan çocuklar zamanla diğer maddeleri kullanma eğiliminde olabilirler. Anne
Anne--Baba olarak
çocukların sigara içmesini önlemenin en etkili katkısı
sigara bırakmaktır. En azından çocukların yanında
içilmemesine özen gösterilmelidir.
Çocuğa ya da ergene sigara aldırılmamalı, evde ulaşamayacağı yerlerde muhafaza edilmesine dikkat
edilmelidir.
Gençlerin Aileden Uzaklaşması
Kendine güven duygusunu sağlayabilmesi ve istemeMadde kullanımı genellikle ergenlik döneminde da- diği bir duruma “hayır” diyebilme becerisini kazanha yaygın görülmektedir.
ması sağlanmalıdır.
Genel olarak aile içinde, anne
anne-- baba arasında ileti- Ergenlerin sportif ve sosyal faaliyetlere yönlendirilşim bozukluğu ilgi ve sevgi yoksunluğu, gençlerin mesi ve ailenin bu konuda teşvik edici olması yarar
sağlayacaktır.
aile dışında başka arayışlara sürükler.
Sürekli eleştirecek kötü davranışlara pekiştirmek
Gençlerin evden ve aileden uzaklaşma sebepleri:
yerine, olumlu yönleri görerek fark edildiğini belirtAnne veya babanın alkol ve madde kullanması.
mek ve cesaretlendirmek daha uygun olacaktır.
Zengin çevrede düşük yada orta geliş ile yaşayan
aileler.
Çocuğa, gence sevgi ve ilgi yerine madde doyum
sağlayan, her isteklerini yerine getiren, her zaman
10
NEREDESİN BE
DENEME
NEŞET DEDEM…
Bozkırın son tezenesi Aşık Edebiyatı ozan geleneğinin büyük
temsilcisi. NEŞET ERTAŞ
Sevgili Gölgem;
Geçmişin kırıklığıyla sürdürüyorum hayatımı. Şimdi farkına
varıyorum da zaman o kadar değerli ki geri dönüşü olmuyor. Bazen düşünüyorum neden daha ciddiye almadım
hayatı. Cevap veremiyorum bu soruya. Benim kim olduğumu da merak etmişsindir. Eğer çalışmasan gelecekte olacağın kişiyim. Dersleri hiç önemsemedim, nasıl olsa yaparım dedim. Ama şimdi görüyorum ki hayatımda yaptığım
en saçma davranışmış. Belki bunlar sana klasik nasihat gibi
geliyor olabilir. Ben sana yaşadıklarımı anlatıyorum. Üniversiteyi kazanamadım ve bir işe girdim. Ondan sonra zaten hayatın zorluklarıyla baş başa kaldım. Ay sonuna kadar
ne yapacağımı düşündüğüm kadar derslerimi düşünseydim şimdi farklı konumlarda olabilirdim. Mesela hayalim
mühendis olmaktı. Düşünüyorum da mühendis olsaydım
hayat ne kadar basit olurdu. Senden bir şey isteyeceğim.
Kapat gözlerini ve dediklerimi canlandır o hayal sahnende.
Kaybedenleri bir tarafa yok kazananları diğer tarafa ve
söyle şimdi bana, hangisi daha ağır geldi bu kader oyununda? Cevabını ver kendine ve düşün dediklerimi, hayal et
sürekli şunu yaparsam ne olur, bunu yaparsam ne olur. Bu
sana hayatta hep kazandırır. Sil kağıdında ki fazlalıkları ve
o boşlukları hayatında işine yarayacak bilgilerle doldur.
Çünkü hayatta kopya çekmezsen geçemezsin bu sınavdan.
Sana önemli gibi görünen bir şeyin yıllar sonra düşündüğünde çok saçma olduğunu fark edeceksin. Hayatı boş
yaşamamayı öğrenmelisin. Hayatı
boş yaşarsan geride hep cam kırıkları bırakırsan ve sana değer verip
arkandan gelenler acı çeker. Zamanla sende o cam kırıklarına düşersin ve bakarsın ki gelip seni kaldıracak kimse kalmamış. Daha sonra kendine şu soruyu sorarsın “Bu
insanlar bana güvenmekten başka
ne yaptı?” O suçluluk duygusu haplar bütün bedenini. Kazanmak bir
adım kadar yakınında, önemli olan
o adımı ne zaman atacağın. İşte o
yüzden keşke dememek için iyi düşün kazanacaklarını,
kaybedeceklerini ve karar ver hayat senaryona. Bu filmin
yönetmeni de oyuncusu da sensin…
FURKAN NACAK
AT 11-B
11
Yaşamı ve sanatıyla O halktan, bizden biriydi. Sözü hepimizin sözü, müziği hepimizin gönlünde taht kurdu.
NEREDESİN BE NEŞET DEDEM…
Çok erken gittin be dedem; ama biz seni öldü saymıyoruz.
Hani gitmiştin ya gurbet ele aynı öylesin şuan. Her ne kadar
öksüz kalsa da bozlakların, kırık havaların, hala derdimize
derman oluyor.
Biliyorum sen kendini de anlatırdın her havan. Avazınla “ Ay
dost ” dediğin anda sen nasıl gözlerini yumarsın?
Her türkünde Muharrem Ustayı küstürdüğün, onun sözünden çıkmanın sebep olan Leyla’n vardır. Sen göremedin;
ama öldükten sonra o da mezarındaydı büyük usta. Leyla
aslında hepimizin sevdiğinin adıydı, biz senin ona yazdığın
türkülerde buluyorduk sevdiklerimizi
Senin avazların hepimizin gönlüne bir daha hiç çıkmayacak
gibi işledi be dedem. Sen olmasaydın biz derdi, tasayı, efkarı
kimle dağıtacaktır?
Sana “Garip” dediler dedem, garibin hayatı belgesele sığar
mı? Çileli hayatında gözün hiç yükseklerde olmadı, özünü
hiç kaybetmedin, yıllar sonra seyircinin önünde izin almadan ceketini çıkarmadın.
Unutmuyoruz bağrından kopup gelen, bam telini okşayan
nağmeleri çalarken kendinden geçişini. Senin ritmini yakalamak en büyük hayalim dedem. Ne de olsa çocukluğum,
gençliğim senin türkülerinle geçiyor. Mutluluğumda da
hüznümde de sen varsın.
Sen bize sadece sevgiliyi, derdi, tasayı anlatmadın ki anne,
baba sevgisini; onları kaybedince duyulan acıları da içtenliğinle anlattın. Göçebeyken kaybetmiştin sana tokacı saz
yapıp eline veren anneni, onu “Ey garip gönüllüm kara kaderlim dertli anam “ diye anardın.
Senin gibi biri asla gelmez bu dünyaya ; ama dede biz yürüyoruz senin izninde. Abdallar senin vasiyetlerini yaşatmaya
uğraşıyorlar. Onlar varken gözün arkada kalmasın.
Senin için dinleyicilerin hep en üstteydi. Sen deyişinde “
ayakların turabı gönüllerin hizmetcisiyim ” derdin. Yaşasın
da biz senin ayaklarının türabı, gönlünün hizmetçisi olsaydık!
Sen bize kıymet verdin , biz sona yaşarken kıymet veremedik . Senin gibi biri bu cihana bir daha gelmez.
Sen ölmedin dedem, gurbet ele göçtün. Biz senden razıyız,
Allah da senden razı olsun bu kadar garibin derdine derman
oldun.
Mekanın cennet olsun koca çınar gönlümüz hep seni arıyor
Neredesin sen…
Doğukan GENÇ AT-11/C
KÜTÜPHANEMİZ AÇILDI
Kütüphanemiz öğrencilerimizin desteği ile yenilendi.
Toplanan bağış kitaplar sayesinde 410 dan 22oo adeti
buldu. Müdür Yardımcısı Erhan Aktaş’ın yönetiminde ,
Edebiyat öğretmeni Gülce Şenyurt ve Matematik Öğretmeni Zeynep Gürbüz’ün koordinesinde bir öğrenci
grubu tarafından toplanıp tasniflendi.
Kütüphanemiz 15 Mart 2014 tarihinde açıldı.
IK
İMİZİ AND
ŞEHİTLER
PEMBE KÖ
ŞKÜ GEZD
İK
Okulumuz Müdürü Sayın Harun Özcan , kütüphaneye
gelerek “bütün öğrencilerimize hayırlı ve uğurlu olsun” dedi ve bu çalışmada emeği geçen herkese teşekkür etti. Bütün öğrencilerimizi kütüphanemize
bekliyoruz…
İ
REHBERLİK GEZİS
DOĞA YÜRÜYÜŞÜ
ÖĞRETMEN
LER GÜNÜ
SPORTİF FAALİYETLER
12
13
Komşu Kö
yün Delisi
MESLEKİ TANITIM GÜNLERİ
TÜBİTAK T
ARİH BAŞ
ARIMIZ
Alanı
ik—Elktrnik Tek.
Elektrik—
ÖĞRETMEN
LER GÜNÜ
Biyomedika
l Cihaz Tek.
Bilişim Teknolojileri Alanı
14
20—23 Mayıs da
Okulumuz konferans salonunda
izlenilebilir.
15
Author
Document
Category
Uncategorized
Views
0
File Size
8 544 KB
Tags
1/--pages
Report inappropriate content