close

Enter

Log in using OpenID

126 - Türk Farmakoloji Derneği

embedDownload
TÜRK
FARMAKOLOJİ
DERNEĞİ Bülteni
Türk Farmakoloji Derneği E-Bülteni Üç Ayda Bir Yayımlanır.
Sayı:126 Ekim-Aralık 2014
Prof. Dr. Tayfun BERKAN
Anısına
Doç. Dr.
Gürkan Tellİoğlu
ile Naklen Hayat
Yrd. Doç. Dr.
A. Nihal SARI
Doktora Tezi
Bilimsel Toplantılar
Proje başvuruları
Ekim Aralık 2014
1
TFD Bülteni
Ekim Aralık 2014
Sayı:126
İÇİNDEKİLER
3
Önsöz
Editör
Prof. Dr. Öner Süzer
Editör Yardımcıları
Doç. Dr. N. Tuğba Durlu Kandilci
Doç. Dr. Bilgen Hoşgör Başgut
Yrd. Doç. Dr.
A.Nihal Sarı
Doktora Tez Özeti
4
Yayın Kurulu
Prof. Dr. Nurettin Abacıoğlu
Prof. Dr. A. Tanju Özçelikay
Prof. Dr. Tayfun Berkan’ın Anısına
11
Doç. Dr. Gürkan Tellioğlu Röportajı
15
Bilimsel Toplantılar
Proje Başvuruları
18
Prof. Dr. Hakan Ergün
Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu
Doç. Dr. Hale Zerrin Toklu
Doç. Dr. Alper Okyar
Doç. Dr. Kemal Buharalıoğlu
Doç. Dr. Gülnur Sevin
Doç. Dr. Seyhan Şahan Fırat
Yrd. Doç. Dr. Banu Cahide Tel
Yrd. Doç. Dr. Emre Hamurtekin
Yrd. Doç. Dr. Tolga Aydos
Yrd. Doç. Dr. Burak Cem Soner
Uzm. Dr. Kubilay Oransay
Bültende yer almasını istediğiniz
yazı ve haberleri bü[email protected]
adresine gönderebilirsiniz.
Teknik Düzenleme: Fatma Ergüzeloğlu
www.tfd.org.tr/bulten
[email protected]
Ekim Aralık 2014
2
ÖNSÖZ
Değerli Meslektaşlarım,
T
ürk Farmakoloji Derneği Elektronik Bülteninin
126. sayısında birlikteyiz. Bu sayıda iki
toplantımızla ilgili kesin tarih bildiriminde
bulunmak istiyorum.
Türk Farmakoloji Derneği Prof. Dr. Alaeddin Akcasu
Farmakoloji Eğitiminde Kuşaklararası Bilimsel Etkileşme
Seminerleri Programları’nın yirmi dördüncüsü 5-7 Mart
2015 tarihlerinde, 14 Ekim 2014 tarihinde kaybettiğimiz,
Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nde 1994-2000
tarihleri arasında iki dönem Dekan olarak görev yapmış
olan, Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakoloji
Anabilim Dalı emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Tayfun
Berkan anısına düzenlenecektir. Yönetim Kurulumuz
Prof. Dr. Öner Süzer
Türk Farmakoloji Derneği
Yönetim Kurulu Başkanı
toplantıya 40. Yıl’ını dolduran meslektaşlarımız, Prof. Dr.
Melih ALTAN, Prof. Dr. İlker KANZIK, Prof. Dr. Hülya
GÜVEN ve Prof. Dr. Yalçın TEKOL’u davet edecektir. Bu
toplantının başvuru formu önümüzdeki günlerde internet
sitemizde yayımlanacaktır.
Sizden gelen talepler doğrultusunda toplantımız Perşembe
ve Cuma günleri gerçekleşecektir. Bu şekilde hem hafta
sonunu değerlendirmek isteyenlere olanak sağlanacak hem
de toplantımız üç yerine iki mesai gününü kapsayacaktır.
Türk Farmakoloji Derneği’nin 23. Ulusal Kongresi de 7-10
Eylül 2015’te Hacettepe Üniversitesi Kültür Merkezi,
Sıhhiye, Ankara’da yapılacaktır. Derneğimiz, kongre
bilimsel sekreterliği için Hacettepe Üniversitesi Eczacılık
Fakültesi Farmakoloji ABD öğretim üyesi Prof. Dr. E. Pelin
Kelicen Uğur’u görevlendirmiş, kongre organizasyonu için
Flap Tour firmasını seçmiştir. Bu kongrenin üyelerimize
özellikle de lisansüstü öğrencilerimize son zamanlarda
düzenlenen tüm kongrelerden çok daha ucuza mal olması
için her türlü özen gösterilmektedir. Gelişmeler www.tfd.
org.tr/kongre adresinden ilan edilecektir.
Saygılarımla ve Ocak-Mart 2015 sayısında görüşmek
dileğimle.
Prof. Dr. Öner Süzer
Türk Farmakoloji Derneği Yönetim Kurulu Başkanı
Ekim Aralık 2014
3
Endotoksemİk Sıçanlarda 20-HETE Analoğu 5,14 HEDGE’nİN Sİstemİk miR-150, miR-223 ve miR-297 Düzeylerİ
Üzerİndekİ Etkİsİnİn MyD88/TAK1/NF-kB Yolu Etkİnlİğİ
İle İlİşkİlendİrİlerek Araştırılması
Yrd. Doç. Dr. A. Nihal Sarı
Mersin Üniversitesi
Eczacılık Fakültesi
Farmakoloji
Ana Bilim Dalı
Giriş
S
epsisin en sık görülen bir komplikasyonu olarak
ortaya çıkan septik şok, enfeksiyona karşı konakta
gelişen enflamatuvar ve antienflamatuvar olaylar
ile hümoral ve hücresel tepkilerin neden olduğu
respiratuvar, gastrointestinal, renal ve sirkülatuvar
işlev bozukluklarının ardından çoklu organ yetmezliği
ve ölüm ile sonuçlanabilmektedir. Son yıllarda yapılan
çalışmalar, Escherichia coli (E. coli) gibi Gram-negatif
bakterilerin hücre duvarının bir bileşeni olan ve
“endotoksin” olarak da adlandırılan lipopolisakkarit
(LPS)’nin lipit A bölümünün konakta tetiklediği sinyal
ileti mekanizmalarının ve etkinleştirdiği çoğu enzim
ekspresyon ve etkinliğinin düzenlenmesine dayanan
nedene yönelik ve moleküler düzeyde özgül terapötik
yaklaşımlar üzerinde yoğunlaşmıştır (1, 2).
düzeylerinin ölçüldüğü miR-150 ve miR-223 ile sıçanların
serum (11), hepatik stellat hücreler (12), kardiyomiyosit
(13) ve kolon mukozasında (14) yapılan çalışmalar
olmasına karşın, miR-297 düzeylerinin ne yönde
değiştiğine ilişkin herhangi bir bilgi bulunmamaktadır.
Sepsis ve septik şok gibi enflamasyon ile belirgin
durumların patojenezinde önemli bir rolü olan nükleer
faktör B (NF-κB)’nin, bazı miRNA’ların ekspresyonlarının
artmasına ve bazılarının da azalmasına neden olarak,
çoğu miRNA’nın ekspresyonunu düzenlendiğine ilişkin
çalışmaların sayısı giderek artmaktadır. Öte yandan,
bazı miRNA’ların NF-κB sinyalleyici yolunu inhibe ettiği
veya NF-κB etkinliğini artırdığına ilişkin bulgular da
vardır (4, 15, 16). Son yıllarda yapılan çalışmalarda,
LPS ile oluşturulan süreğen sistemik enflamasyon
modelinde sitokrom P450 (CYP) 4A ve CYP4F aracılığıyla
oluşan 20-hidroksieikozatetraenoik asit (20-HETE)’nin
enflamasyona neden olan mediyatörlerden biri olarak
rol oynadığı gösterilmiştir (17, 18). Öte yandan,
endotoksemi sırasında CYP4A ekspresyon ve etkinliğinin
azalması sonucunda oluşumu azalan 20-HETE gibi
vazokonstriktör ürünlerin dayanıklı analoglarının sepsis
ve septik şok tedavisinde yararlı olabileceğine ilişkin
literatürde tarafımızdan yapılan çalışmalar dışında
herhangi bir çalışma bulunmamaktadır (19-39).
Son
yıllarda,
özellikle
dolaşımda
bulunan
mikroribonükleik asit (miRNA)’ların ekspresyon
düzeylerinin çeşitli hastalıklarda tanı amacıyla
kullanılabileceğine ilişkin çalışmaların sayısı giderek
artmaktadır (3, 4). Sepsisli hastaların serum veya
plazmalarında özellikle miR-150, miR-223, miR-297,
miR-146a ve miR-574-5p düzeylerinin tanı amacıyla
belirteç olarak kullanılabileceklerine ilişkin çalışmalar
da bulunmaktadır (5). Rodentlerde oluşturulan in vivo
deneysel septik şok modellerinde miRNA’ların rolüne
ilişkin yapılan çalışmaların sayısı oldukça azdır. LPS
uygulanan farelerin çeşitli dokularında miR-21, miR-25,
miR-27b, miR-100, miR-140, miR-142-3p, miR-181c,
miR-187, miR-194, miR-214, miR-223 ve miR-224 (6),
miR-146a (7), miR-146b, miR-155 ve miR-1224 (8), miR125b-5p, miR-150 ve miR-181a (9) düzeylerinin arttığı
ve miR-181d (9) ile miR-223 (10) düzeylerinin azaldığının
gösterilmesine karşın, sıçanlarda miRNA düzeylerinin
araştırıldığı herhangi bir çalışma bulunmamaktadır.
Ayrıca, sepsisli hastaların serum veya plazmalarında
Ekim Aralık 2014
4
Bu bilgiler ışığında, bu çalışmada sistemik yoldan
5,14-HEDGE uygulanan kontrol ve endotoksemik
sıçanların serumlarında miR-150, miR-223 ve miR297 ekspresyon düzeyleri ile renal, kardiyak ve
vasküler dokularında sitozolik miyeloit farklılaşma
faktörü (MyD) 88, transforme edici büyüme faktörü
ile etkinleştirilen kinaz 1 (TAK1), IκB kinaz β (IKKβ) ve
κB inhibitörü-α (IκB-α) ile sitozolik/nükleer NF-κB p65
protein ekspresyonları ve/veya etkinliklerinin ne yönde
değiştiği araştırılmıştır.
Gereç ve Yöntem
In vivo çalışmalarda kontrol grubu olarak serum
fizyolojik ve endotoksik şok grubu olarak LPS (E. coli
LPS O111:B4) subletal dozda (10 mg/kg; i.p.) (27),
deney grubu olarak da tek başına veya LPS ile birlikte
20-HETE’nin dayanıklı analoğu 5,14-HEDGE (30 mg/
kg, s.k., LPS’den 1 saat sonra) (32) uygulanan sıçanlar
kullanılmıştır.
Serum fizyolojik veya LPS enjeksiyonundan önce ve birinci,
ikinci, üçüncü ve dördüncü saatlerde ortalama arter
basıncı (OAB) ve kalp hızı (KH) kaydı alınmıştır. Deneyler
sonunda, sıçanlar öldürülerek kan, böbrek, kalp, torasik
aort ve süperiyor mezenterik arterleri alınmıştır. Alınan
kandan hazırlanan serum örneklerinde miR-150, miR223 ve miR-297 ekspresyon düzeyleri miRNeasy Serum/
Plasma Kit, miScript II RT Kit ve miScript SYBR Green
PCR Kit adlı kitlerin prospektüslerinde yazıldığı biçimde
hazırlanan örneklerde ViiA 7 Real-Time PCR System
kullanılarak ölçülmüştür. İzole edilen böbrek, kalp,
torasik aort ve süperiyor mezenterik arterlerin sitozolik
ve nükleer fraksiyonları Nuclear Extraction Kit adlı
kitin prospektüsünde yazıldığı biçimde hazırlanmıştır.
Ekim Aralık 2014
Ardından toplam protein düzeyleri, sitozolik MyD88,
TAK1, fosforile TAK1, IκB-α ve fosforile IκB-α, sitozolik/
nükleer NF-κB p65, fosforile NF-κB p65, aktin,
α-sarkomerik aktin ve β-aktin protein ekspresyonlarının
ölçülmüştür. İstatistiksel karşılaştırmalar için tekyönlü ANOVA ve ardından Student-Newman-Keuls
çoklu karşılaştırmalar testi veya Kruskal-Wallis testi ve
ardından Dunns çoklu karşılaştırmalar testi ile Student
t testi veya Mann-Whitney U testleri kullanılmıştır.
İstatiksel olarak 0.05’ten küçük P değerleri anlamlı
kabul edilmiştir.
Bulgular
LPS’nin KH (Şekil 1), miR-150, miR-223 ve miR297 ekspresyon düzeyleri (Şekil 2), MyD88 protein
ekspresyonu, TAK1 protein fosforilasyonu ve fosforile
TAK1/TAK1 ile IκB-α protein fosforilasyonu ve fosforile
IκB-α/IκB-α protein oranları, NF-κB p65 ve fosforile
NF-κB p65 protein ekspresyonu ile fosforile NF-κB p65/
NF-κB p65, nükleer/sitozolik NF-κB p65 ile nükleer/
sitozolik fosforile NF-κB p65 protein oranlarında neden
olduğu artma kadar, OAB (Şekil 1) ve IκB-α protein
ekspresyonununda neden olduğu azalma 5,14-HEDGE
ile önlenmiştir. 5,14-HEDGE tek başına uygulandığında
KH ve OAB, miR-150, miR-223 ve miR-297 ekspresyon
düzeyleri, MyD88 protein ekspresyonu, TAK1 ve fosforile
TAK1 protein ekspresyonu ve fosforile TAK1/TAK1 oranı,
IκB-α ve fosforile IκB-α protein ekspresyonu ile fosforile
IκB-α/IκB-α protein oranı, NF-κB p65 ve fosforile NF-κB
p65 protein ekspresyonu ile fosforile NF-κB p65/NF-κB
p65 protein oranı olduğu kadar, nükleer/sitozolik NFκB p65 protein oranı ile nükleer/sitozolik fosforile NFκB p65 protein oranında bir değişiklik oluşturmamıştır.
5
Tartışma
neden olmaktadır; tam bir transkripsiyonel etkinlik
için önemli olan p65’in bu bölgeden fosforilasyonu,
NF-κB etkinliğindeki artışı yansıtmaktadır (46-50).
Ayrıca, NF-κB ve IκB-α moleküllerinin sitozol ve nükleus
arasında gidip geldiği, ancak IκB-α varlığında, IκB- α/
NF-κB kompleksinin esas olarak sitozolde yerleştiği
bildirilmiştir (51-53). Bulgularımız, LPS ile NF-κB
p65 ve fosforile NF-κB p65’in sitozolik ve nükleer
fraksiyonlarda ekspresyonun artışıyla birlikte nükleer
fraksiyondaki NF-κB p65 ile fosforile NF-κB p65’in
sitozolik kısıma oranla daha çok artması NF-κB p-65’in
nükleer translokasyonunun arttığını, ayrıca fosforile NFκB p65’in nükleer fraksiyonda daha çok bulunduğunu
göstermektedir. Dolayısıyla, NF-κB 65 ile fosforile NFκB p65 protein düzeylerinin nükleer fraksiyonda daha
yüksek miktarlarda olduğu yönündeki bulgularımız,
hem NF-κB p65 hem de fosforile NF-κB p65’in nükleusa
geçebileceğini, ayrıca NF-κB p65’in sitozolde olduğu
kadar nükleusta da IKK β/IκB-α yolu aracılığıyla
fosforillenerek etkinleşebileceğini düşündürmektedir.
Endojen olarak oluşan 20-HETE’nin etkilerini taklit
ettiği bilinen dayanıklı 20-HETE analoğu 5,14-HEDGE
uygulanan kontrol ve endotoksemik sıçanların
serumlarında miR-150, miR-223 ve miR-297 ekspresyon
düzeyleri ile renal, kardiyak ve vasküler dokularında
sitozolik MyD88, TAK1, IKKβ ve IκB-α ile sitozolik/nükleer
NF-κB p65 protein ekspresyonları ve etkinliklerinin ne
yönde değiştiğinin araştırıldığı bu çalışmanın bulguları,
5,14-HEDGE’nin endotoksemi sırasında görülen
hipotansiyon, takikardi, enflamasyon ve mortaliteye
karşı koruyucu etkisine miR-150, miR-223 ve miR-297
ekspresyon düzeyleri ile MyD88/TAK1/IKKβ/IκB-α/
NF-κB yolunun ekspresyon ve etkinliğindeki azalmanın
katkıda bulunduğunu göstermektedir (Şekil 3).
Bu çalışmada elde edilen verilere göre, sıçanlara
LPS uygulanmasından 4 saat sonra serum miR-150,
miR-223 ve miR-297 ekspresyon düzeyleri artmakta
ve 5,14-HEDGE bu artışı önleyebilmektedir. Her ne
kadar endotoksemik sıçanlarda miR-150 ve miR-223
ekspresyon düzeylerinin arttığına ilişkin bulgularımız
daha önce sepsisli hastaların plazma/serum miR-150
(54) ve miR-223 (55) düzeylerinin azaldığını gösteren
çalışmaların sonuçları ile çelişkili olsa da, miR-297
ekspresyon düzeyleri ile ilgili bulgumuz yoğun bakımda
yatan sepsisli hastaların serum miR-297 düzeylerinin
ölen hastalarda daha yüksek olduğu bulgusu ile uyumlu
görünmektedir (5). miR-150 ve miR-223 ekspresyon
düzeylerine ilişkin çelişkili bulguların nedenlerinden
Daha önce yaptığımız çalışmaların bulgularından
yola çıkılarak yapılan bu tez çalışmasının sonuçlarına
göre, LPS uygulanmasından 4 saat sonra böbrek, kalp,
torasik aort ve süperiyor mezenterik arterin sitozolik
fraksiyonlarında MyD88, fosforile TAK1 (Ser412) ve
fosforile IκB-α (Ser32) protein ekspresyonu artmakta,
TAK1 protein ekspresyonu değişmemekte, IκB-α
degradasyonunun bir göstergesi olarak ölçülen IκB-α
protein ekspresyonu azalmakta, TAK1 ve IKKβ etkinliğinin
bir göstergesi olarak ölçülen sırasıyla fosforile TAK1/
TAK1 ile fosforile IκB-α/IκB-α oranlarının yanında, renal
ve kardiyovasküler dokuların hem sitozolik hem de
nükleer fraksiyonlarında NF-κB p65 ve fosforile NF-κB
p65 (Ser536) protein ekspresyonu artmaktadır. Bunlara
ek olarak, sitozolik ve nükleer fraksiyonlarda NF-κB
p65’in etkinliğinin bir göstergesi olarak hesaplanan
fosforile NF-κB p65/NF-κB p65 oranı ile NF-κB p65’in
nükleer translokasyonunun bir göstergesi olarak
hesaplanan nükleer NF-κB p65/sitozolik NF-κB p65
oranı artmaktadır. 5,14-HEDGE, LPS’nin neden olduğu
bütün bu değişiklikleri önlemektedir. Sitozolde olduğu
kadar, NF-κB’ye bağımlı ve bağımsız gen ekspresyonunu
düzenlemek üzere nükleusta da bulunduğu gösterilen
IKKβ (40, 41), IκB-α (42, 43) ve kendisi (44, 45) dışında,
gerek nükleusa geçmeden önce sitozolde gerekse
nükleusta Ser536 üzerinden p65’in fosforilasyonuna
Ekim Aralık 2014
6
biri olarak, enfeksiyona maruziyet sonucunda
başlayan ve çoklu organ yetmezliği sonucu ölüme dek
gidebilen olayların patojenezi göz önüne alındığında
çalışmamızın sıçanlara LPS enjeksiyonu ile oluşturulan
deneysel septik şok modelinde yapılmış olması
sayılabilir. miRNA’ların hedef genlerinin bulunduğu
bir veri tabanında (http://www.targetscan; version
6.2) sıçanlar için yapılan taramada, miR-150 (rnomiR-150), miR-223 (rno-miR-223) ve miR-297 (rno-miR297)’nin iNOS, COX-2 ve CYP4A1 gen ekspresyonunda
rol oynayan çeşitli transkripsion faktörleri ile kinazların
ekspresyonu ile ilişkili olduklarının görülmesine karşın,
bu enzimlerin doğrudan miR-150, miR-223 ve miR297’nin hedef genleri arasında olduğuna ilişkin bir
bilgi bulunmamaktadır. Öte yandan, oluşturduğumuz
deneysel septik şok modelinde elde edilen bulgular,
MyD88/TAK1/IKKβ/IκB-α/NF-κB yolu olduğu kadar, bu
yol aracılığıyla ekspresyonları artan miR-150, miR-223
ve miR-297’nin de hipotansiyon, takikardi, enflamasyon
ve mortaliteye neden olabilecek mediyatörlerin
oluşumunda rol oynayan iNOS, COX-2 ve CYP4A1 gibi
enzimlere ilişkin genlerin ekspresyonunda değişikliklere
neden olabileceğini ayrıca, ekspresyonları artan miR150, miR-223 ve miR-297’nin de MyD88/TAK1/IKKβ/
IκB-α/NF-κB yolunun ekspresyon ve/veya etkinliğini
artırabileceğini düşündürmektedir.
Sonuç
Sonuç olarak 5,14-HEDGE’nin endotoksemi sırasında
görülen hipotansiyon, takikardi, enflamasyon ve
mortaliteye karşı koruyucu etkisine miR-150, miR-223
ve miR-297 ekspresyon düzeyleri ile MyD88/TAK1/
IKKβ/IκB-α/NF-κB yolunun ekspresyon ve etkinliğindeki
azalmanın
katkıda
bulunduğu
gösterilmiştir.
Bulgularımız, endotoksemi sırasında düzeylerinin
azaldığı gösterilen 20-HETE’nin sistemik yoldan
uygulanabilen dayanıklı analoglarından yola çıkılarak
sistemik yoldan kolaylıkla uygulanabilecek biçimde
geliştirilecek ilaçlar, başta yoğun bakım birimleri
olmak üzere öteki kliniklerde vasküler hiporeaktivite,
hipotansiyon, takikardi ve inflamasyonun eşlik ettiği
ve yaşam süresinde kısalma ile sonuçlanabilen çeşitli
kardiyovasküler ve renal bozukluk vb. nedenlerden
dolayı ortaya çıkan hastalıkların tedavisinde yararlı
olabileceğini göstermektedir.
Kaynaklar
1. Dellinger RP et al. The surviving sepsis campaign guidelines
committee including the pediatric subgroup, surviving sepsis
campaign: International guidelines for management of severe
sepsis and septic shock: 2012. Crit Care Med, 2013; 41:580637.
2. Tunctan B et al. A novel treatment strategy for
sepsis and septic shock based on the interactions between
prostanoids, nitric oxide, and 20-hydroxyeicosatetraenoic
acid. Antiinflamm Antiallergy Agents Med Chem, 2012;
11:121-50.
3. Abdellatif M. Differential expression of microRNAs in
different disease states. Circ Res, 2012; 110(4):638-50.
4. Velu VK et al. Circulating microRNAs as biomarkers in
health and disease. J Clin Diagn Res, 2012; 6(10):1791-5.
5. Wang H et al. Serum miR-574-5p: a prognostic predictor of
sepsis patients. Shock, 2012; 37(3):263-7.
6. Moschos SA et al. Expression profiling in vivo demonstrates rapid changes in lung microRNA levels following lipopolysaccharide-induced inflammation but not in the anti-inflammatory action of glucocorticoids. BMC Genomics, 2007;
8:240.
7. Schmelzer C et al. Effects of ubiquinol-10 on microRNA-146a expression in vitro and in vivo. Mediators Inflamm,
2009; 2009:415437.
8. Niu Y et al. Lipopolysaccharide-induced miR-1224 negatively regulates tumour necrosis factor-α gene expression by
modulating Sp1. Immunology, 2011; 133(1):8-20.
9. Belkaya S et al. Dynamic modulation of thymic microRNAs
in response to stress. PLoS One, 2011; 6(11):e27580.
10.Chen Q et al. Inducible microRNA-223 down-regulation
promotes TLR-triggered IL-6 and IL-1β production in macrophages by targeting STAT3. PLoS One, 2012; 7(8):e42971.
11.Karolina DS et al. MicroRNA 144 impairs insulin signaling
by inhibiting the expression of insulin receptor substrate 1 in
Ekim Aralık 2014
type 2 diabetes mellitus. PLoS One, 2011; 6(8):e22839.
12.Venugopal SK et al. Liver fibrosis causes downregulation
of miRNA-150 and miRNA-194 in hepatic stellate cells, and
their overexpression causes decreased stellate cell activation.
Am J Physiol Gastrointest Liver Physiol, 2010; 298(1):G1016.
13.Lu H et al. MicroRNA-223 regulates Glut4 expression and
cardiomyocyte glucose metabolism. Cardiovasc Res, 2010;
86(3):410-20.
14.Davidson LA et al. n-3 Polyunsaturated fatty acids modulate
carcinogen-directed non-coding microRNA signatures in rat
colon. Carcinogenesis, 2009; 30(12):2077-84.
15.Boldin MP and Baltimore D. MicroRNAs, new effectors
and regulators of NF-κB. Immunol Rev, 2012; 246(1):205-20.
16.Ma X et al. MicroRNA in NFKB signalling. J.Mol. Cel. Biol,
2011; (3):159-166.
17.Anwar-Mohamed A et al. Alteration of cardiac cytochrome
P450-mediated arachidonic acid metabolism in response to
lipopolysaccharide-induced acute systemic inflammation.
Pharmacol Res, 2010; 61:410-18.
18.Theken KN et al. Evaluation of cytochrome P450-derived
eicosanoids in humans with stable atherosclerotic cardiovascular disease. Atherosclerosis, 2012; 222:530-6.
19.Buharalioglu CK et al. Piroxicam reverses endotoxin-induced hypotension in rats: Contribution of vasoactive eicosanoids and nitric oxide. Basic Clin Pharmacol Toxicol, 2011;
109:186-94.
20.Cuez T et al. A Synthetic analog of 20-HETE, 5,14-HEDGE,
reverses endotoxin-induced hypotension via increased 20HETE levels associated with decreased iNOS protein expression and vasodilator prostanoid production in rats. Basic Clin
Pharmacol Toxicol, 2010; 106:378-88.
21.Korkmaz B et al. Activation of MEK1/ERK1/2/iNOS/sGC/
PKG pathway associated with peroxinitrit formation contri-
7
butes hypotension and vascular hyporeactivity in endotoxemic rats. Nitric Oxide: Biol Chem, 2011; 24:160-12.
22.Korkmaz B et al. Contribution of MEK1/ERK1/2/iNOS
pathway to oxidative stress and decreased caspase-3 activity
in endotoxemic rats. Antiinflamm Antiallergy Agents Med
Chem, 2012; 11:243-52.
23.Korkmaz B et al. Extracellular signal-regulated kinase
(ERK1/2) contributes to endotoxin-induced hyporeactivity
via nitric oxide and prostacyclin production in rat aorta.
Pharmacology, 2006; 78:123-28.
24.Sahan-Firat S et al. Increased production of nitric oxide mediates selective organ-specific effects of endotoxin on oxidative stress. Antiinflamm Antiallergy Agents Med Chem, 2012;
11:61-72..
25.Tunctan B et al. Time-dependent variations in serum nitrite,
6-keto-prostaglandin F1α and thromboxane B2 levels induced by lipopolysaccharide in mice. Biol Rhythm Res, 2000;
499-514.
26.Tunctan B et al. Effects of cyclooxygenase inhibitors on nitric oxide production and survival in a mice model of sepsis.
Pharmacol Res, 2003; 48:37-48.
27.Tunctan B et al. Increased production of nitric oxide contributes to renal oxidative stress in endotoxemic rat. Am J Infect
Dis, 2005; 1:111-5.
28.Tunctan B et al. Reversal of endotoxin-induced hypotension
by inhibition of inducible nitric oxide synthase activity is associated with improved oxidative status in rat heart, aorta and
mesenteric artery. Turkish J Med Sci, 2006; 36:71-80.
29.Tunctan B et al. Inhibition by nitric oxide and cyclooxygenase of cytochrome P450 4A expression and activity contributes to endotoxin-induced hypotension in rats. Nitric Oxide,
2006; 14:51-7.
30.Tunctan B et al. Inhibition of extracellular signal-regulated
kinase (ERK1/2) activity reverses endotoxin-induced hypotension via decreased nitric oxide production in rats. Pharmacol Res, 2007; 56:56-64.
31.Tunctan B et al. Prostaglandins inhibit cytochrome P450
4A activity and contribute to endotoxin-induced hypotension
in rats via nitric oxide production. Arch Pharm Res, 2008;
31:856-65.
32.Tunctan B et al. A 20-HETE agonist, N-[20-hydroxyeicosa-5(Z),14(Z)-dienoyl]glycine, opposes the fall in blood
pressure and vascular reactivity in endotoxin-treated rats.
Shock, 2008; 30:329-35.
33.Tunctan B et al. 20-HETE agonist, N-[20-hydroxyeicosa-5(Z),14(Z)-dienoyl]glycine, opposes the endotoxin-induced fall in blood pressure and the decrease in vascular
reactivity and lipid peroxidation and increased catalase activity via inhibition of NO production in rats. FASEB J, 2008;
22:1128.1
34.Tunctan B et al. Increased production of 20-HETE contributes to the effects of COX inhibitors to prevent the decrease
in lipid peroxidation and increase in catalase activity during
endotoxemia. FASEB J, 2009; 23:37.13.
35.Tunctan B et al. Contribution of vasoactive eicosanoids and
nitric oxide production to the effect of selective cyclooxygenase-2 inhibitor, NS-398, on endotoxin-induced hypotension
in rats. Basic Clin Pharmacol Toxicol, 2010; 107:877-82.
36.Tunctan B et al. Contribution of iNOS, COX-2 and CYP4A1
to the protective effect of a synthetic analog of 20-HETE,
5,14-HEDGE, against endotoxin-induced hypotension and
mortality in experimental model of septic shock in rats and
mice. Inflam Res, 2011; 60:S55.
37.Tunctan B et al. Contribution of iNOS/sGC/PKG pathway,
COX-2, CYP4A1, and gp91phox to the protective effect of
5,14-HEDGE, a 20-HETE mimetic, against vasodilation, hy-
Ekim Aralık 2014
potension, tachycardia, and inflammation in a rat model of
septic shock. Nitric Oxide, 2013; 33:18-41.
38.Tunctan B et al. 5,14-HEDGE, a 20-HETE mimetic, reverses hypotension and improves survival in a rodent model of
septic shock: Contribution of soluble epoxide hydrolase, CYP2C23, MEK1/ERK1/2/IKKβ/IκB-α/NF-κB pathway, and
proinflammatory cytokine formation. Prostaglandins Other
Lipid Mediat, 2013; 102-103:31-41.
39.Tunctan B et al. NS-398 reverses hypotension in endotoxemic rats: Contribution of eicosanoids, NO, and peroxynitrite.
Prostaglandins Other Lipid Mediat, 2013;104-105:93-108.
40.Gloire G, Dejardin E, Piette J. Extending the nuclear roles of IkappaB kinase subunits. Biochem Pharmacol, 2006;
72(9):1081-89.
41.Yong Y, Choi SW, Choi HJ, Nam HW, Kim JA, Jeong DU,
Kim DY, Kim YS, Kim DW. Exogenous signal-independent
nuclear IkappaB kinase activation triggered by Nkx3.2 enables constitutive nuclear degradation of Ik et al.appaB-alpha in
chondrocytes. Mol Cell Biol, 2011; 31(14):2802-16.
42.Mercurio F et al. IKK-1 and IKK-2: cytokine-activated
IkappaB kinases essential for NF-kappaB activation. Science,
1997; 278(5339):860-6.
43.Zandi E et al. The IkappaB kinase complex (IKK) contains
two kinase subunits, IKKalpha and IKKbeta, necessary for
IkappaB phosphorylation and NF-kappaB activation. Cell,
1997; 91(2):243-52.
44.Inohara N et al. An induced proximity model for NF-kappa
B activation in the Nod1/RICK and RIP signaling pathways.
J Biol Chem, 2000; 275(36):27823-31.
45.Tegethoff S et al. Tetrameric oligomerization of IkappaB
kinase gamma (IKKgamma) is obligatory for IKK complex activity and NF-kappaB activation. Mol Cell Biol, 2003;
23(6):2029-41.
46.Chen LF and Greene WC. Shaping the nuclear action of
NF-kappaB. Nat Rev Mol Cell Biol, 2004; 5(5):392-401.
47.Jiang X et al. The NF-kappa B activation in lymphotoxin
beta receptor signaling depends on the phosphorylation of
p65 at serine 536. J Biol Chem, 2003; 278(2):919-26.
48.Mattioli I et al. Transient and selective NF-kappa B p65 serine 536 phosphorylation induced by T cell costimulation is
mediated by I kappa B kinase beta and controls the kinetics
of p65 nuclear import. J Immunol, 2004; 172(10):6336-44.
49.Sakurai H et al. IkappaB kinases phosphorylate NF-kappaB
p65 subunit on serine 536 in the transactivation domain. J
Biol Chem, 1999; 274(43):30353-56.
50.Yang F et al. IKK beta plays an essential role in the
phosphorylation of RelA/p65 on serine 536 induced by lipopolysaccharide. J Immunol, 2003; 170(11):5630-5.
51.Birbach A et al. Signaling molecules of the NF-kappa B pathway shuttle constitutively between cytoplasm and nucleus.
J Biol Chem, 2002; 277(13):10842-51.
52.Huang TT et al. A nuclear export signal in the N-terminal
regulatory domain of IkappaBalpha controls cytoplasmic localization of inactive NF-kappaB/IkappaBalpha complexes.
Proc Natl Acad Sci USA, 2000; 97(3):1014-9.
53.Johnson C et al. An N-terminal nuclear export signal is required for the nucleocytoplasmic shuttling of IkappaBalpha.
EMBO J, 1999; 18(23):6682-93.
54.Vasilescu C et al. MicroRNA fingerprints identify miR-150
as a plasma prognostic marker in patients with sepsis. PLoS
One, 2009; 4(10):e7405.
55.Wang JF et al. Serum miR-146a and miR-223 as potential
new biomarkers for sepsis. Biochem Biophys Res Commun,
2010; 394(1):184-8.
8
Şekil 1. Kontrol ve endotoksemik sıçanlarda 5,14-HEDGE’nin (A) OAB ve (B) KH üzerindeki etkisi.
n=6 * Kontrol ve # LPS değerlerinden istatistiksel olarak anlamlı farklı (P < 0.05). § 0. ve + 1. saat değerlerinden istatistiksel olarak anlamlı farklı (P < 0.05).
Şekil 2. Kontrol ve endotoksemik sıçanlarda(A) miR-150, (B) miR-223 ve (C) miR-297 ekspresyonu
düzeyleri üzerinde 5,14-HEDGE’nin etkisi. n=4 * Kontrol ve # LPS değerlerinden istatistiksel olarak
anlamlı farklı (P < 0.05).
Ekim Aralık 2014
9
Şekil 3. Endotoksemik sıçanlarda 5,14-HEDGE’nin sistemik miR-150, miR-223 ve miR-297 ekspresyon düzeyleri ile MyD88/TAK1/IKKβ/IκB-α/NFκ-B yolu ekspresyon ve etkinliği üzerindeki etkisi ile
ilgili olarak ileri sürülen mekanizma.
Ekim Aralık 2014
10
Prof. Dr.
Tayfun Berkan’ın
Anısına...
Prof. Dr. Zeliha KERRY
E.Ü. Eczacılık Fakültesi
Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı
P
rof. Dr. Tayfun Berkan’ı 15 Ekim 2014
tarihinde, çok erken bir yaşta kaybettik.
Erken denilebilecek bir yaşta Anabilim
Dalımızdan emekli olan Dr. Tayfun Berkan’ın
bu zamansız, beklenmedik ölümü hepimizi çok
üzdü. Böyle bir kaybın ardından yazı yazabilmek
gerçekten çok zor ancak anlamlı bir görev….
Prof. Dr. Tayfun Berkan 8 Mart 1951 tarihinde Ankara’da doğdu. Ege Üniversitesi Eczacılık
Fakültesi’nin kurucu öğretim üyesi ve ilk Dekanı
Prof. Dr. Dündar Berkan’ın oğludur. İlköğrenimini Afganistan’da Kabil Türk İlkokulu ile Kabil
International High School’un ilk bölümlerinde
tamamladı. Orta öğrenimine aynı okullarda de-
vam etti ve ortaokul son sınıfta İzmir’de Bornova
Maarif Kolejine geçerek, 1968 yılında liseyi de
bu okulda bitirdi. Eylül 1968 yılında İstanbul
Nişantaşı Eczacılık Yüksekokulu’na giren Dr.
Berkan, aynı okuldan 1972 yılında mezun oldu.
Tayfun Berkan, 1973 yılında Ege Üniversitesi
Tıp Fakültesi Eczacılık Yüksekokulu’nda, Toksikoloji Kürsüsü’nde asistan olarak göreve başladı.
1973 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi
Farmakoloji Kürsüsü’nde başlamış olduğu doktora çalışmasını 1977 yılında tamamladı ve Farmakoloji ve Toksikoloji Dalı’nda Tıp Bilimleri
Doktoru unvanını aldı. 1980 yılında 6 ay süre
ile Almanya’da Göttingen Üniversitesi Farmakoloji ve Toksikoloji Enstitüsü’nde çalıştı.
Prof. Dr. Tayfun Berkan, ikinci sırada ortada yer almaktadır.
Ekim Aralık 2014
11
Prof. Dr. Tayfun Berkan, ayakta ve en sağda yer almaktadır.
Dr. Berkan 1983 yılında üniversite doçent unvanının aldı. 1990 yılında profesörlük kadrosuna atandı.
Prof. Dr. Tayfun Berkan Nisan 1993-Eylül 1994 tarihleri arasında Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekan Yardımcılığı görevini üstlendi. 14 Eylül
1994 – 24 Eylül 2000 tarihleri arasında iki dönem
ard arda Eczacılık Fakültesi Dekanlığı görevini
yürüttü. 2000 – 2003 tarihleri arasında Eczacılık
Fakültesi’nin senato temsilcisi olarak seçildi ve bu
görevi yürüttü. Prof. Dr. Tayfun Berkan 17 Temmuz 2003 tarihinde genç yaşta emekliye ayrıldı.
Ben, Dr. Tayfun Berkan’ı öğrencilik yıllarımdan
beri tanıyorum. O yıllarda “Hocamız” idi. 1983
yılında Dr. Mukadder Yasa ile birlikte Farmakoloji Anabilim Dalı’nda araştırma görevlisi olarak
göreve başladıktan sonra ise “Tayfun Ağabey “oldu.
Tayfun Ağabey, sakin yapısı ve uzlaşmacı tavrı ile Anabilim Dalımız ve Fakültemiz öğretim
elemanları ve idari personeli tarafından çok sevilen bir insandı. Ayrıca, öğrencilerimiz tarafından da “En Çok Sevilen” hocalar arasında idi.
Anabilim Dalımıza yüksek lisans yapmak üzere
başvuran çok sayıda öğrencinin de farmakoloji disiplinini tercih etmesinde önemli katkısı olmuştur.
Anabilim Dalımızda göreve başladıktan sonra, o
günlerin zor koşullarında, laboratuvarda, Tayfun
Ağabey’in önerdiği bir çalışmayı yürütüyorduk.
Deney koşulları, sıçan kan basıncı ölçümü ile sigara
dumanına maruziyetin propronololün kan düzeyleri
ve hemodinamik parametrelere etkisini araştırmak
üzere tasarlanmıştı. Deney hayvanı ile çalışmanın
getirdiği heyecan, acemilik ve deneyimsizliğimi
Ekim Aralık 2014
“Zeliha, bari sen de ipi tut!” diye şakaya alıp daha
sonra çalışmayı Farmakoloji Kongresi’nde benim
sunmamı istemişti. İlk sözlü sunumumu heyecandan
dizlerim titreyerek yaptığımı dün gibi anımsıyorum.
Tayfun Ağabey, insancıl biriydi, insanlara tepeden bakmayı sevmezdi. Toplantılarda hep yapıcı
davranır, kolay kolay kızmazdı. Uzun yıllar yaptığı
dekanlık görevi boyunca da sesini hiç yükseltmedi, kırıcı olmadı. Vefatının ardından Fakültemizde
yaptığımız anma toplantısında arkadaşları onu “Çok
İyi Bir Dost, Çok İyi Sırdaş” olarak tanımladılar.
Prof. Dr. Tayfun Berkan’ı 17 Ekim 2014 günü sonsuzluğa uğurladık. Kendisini uğurlamaya gelenlerin büyük çoğunluğu Ege Üniversitesi Eczacılık
Fakültesi’nin 40 yıllık tarihini oluşturan bireylerden oluşuyordu. Emekli öğretim üyelerimiz, hocalarımız, Fakültemiz’den ayrılmış veya emekli olan
eski arkadaşlarımız, çalışanlarımız, büro görevlileri
hepsi onu son yolculuğuna uğurlamaya gelmişlerdi.
Sevgili Tayfun Ağabey, aramızdan çok erken,
genç yaşta ayrıldı. Hepimizin başı sağolsun.
“Deney hayvanı ile çalışmanın
getirdiği heyecan, acemilik ve
deneyimsizliğimi ‘Zeliha, bari
sen de ipi tut!’ diye şakaya alıp
daha sonra çalışmayı Farmakoloji
Kongresi’nde benim sunmamı
istemişti”
12
Prof. Dr. Mukadder Yasa
E.Ü. Eczacılık Fakültesi
Öğretim Üyesi
Sevgili Tayfun Ağabeyi kaybetmenin derin
üzüntüsü içindeyim. Akademik bir yaşam planlamamıştım. Ancak, mezun olduğum fakülteye
araştırma görevlisi alınacağını öğrendiğimde
sınava girmeye karar verdim. İlk önce yabancı
dil sınavı yapıldı ve ben Fransızcadan bu sınava girdim. Aslı Hoca sınav kağıdım başarılı olsa
da yabancı dilimin İngilizce olmaması nedeniyle
biraz düşünmüş. Ben dil sınavında başarılı olduğumu öğrendikten sonra bilim sınavına girdim.
6 ay kadromun gelmesini bekledim ve asistanlığa
başladım. Çok sonra asistanlığa kabul edilişimde
Tayfun Ağabeyin de etkisinin olduğunu öğrendim. Aslı Hocaya “Bir de Fransızca bilen olsun”
demiş. Uzun yıllar birlikte çalıştık. Onun sinirli
olduğuna, kırıcı olduğuna veya sesini yükselttiğine
hiç tanık olmadım. Hep nazik ve sakindi. Erken
emekli oldu ve erken ayrıldı aramızdan. Onu her
zaman sevgi ve saygı ile anacağım.
“Uzun yıllar birlikte çalıştık.
Onun sinirli olduğuna,
kırıcı olduğuna veya sesini
yükselttiğine
hiç tanık olmadım.
Hep nazik ve sakindi.”
Ekim Aralık 2014
Doç.Dr. Gülnur Sevin
E.Ü. Eczacılık Fakültesi
Öğretim Üyesi
“İlk zamanlarda laboratuvar
çalışmalarında yaşadığımız her türlü
acemiliği soğukkanlılıkla karşılamış,
“Kimse annesinin karnından
farmakolog doğmaz zamanla her şeyi
öğreneceksiniz sabırlı olun” demişti.
Tayfun Hocam, güler yüzü ve sempatikliği
ile çevresine hep huzur veren bir insandı. Asla
kızdığını görmedim. En üzüldüğüm ve ona utana sıkıla söylediğim şey “Hocam ne olur bu kadar
sigara içmeyin” olmuştur. Hocamız bu alışkanlığı
nedeniyle, sigaranın etkileri konusunda farmakoloji alanına çok değerli çalışmalar kazandırmıştır.
İlk zamanlarda laboratuvar çalışmalarında
yaşadığımız her türlü acemiliği soğukkanlılıkla
karşılamış, büyük bir sakinlikle “Kimse annesinin karnından farmakolog doğmaz zamanla her
şeyi öğreneceksiniz sabırlı olun” demiş ve bizi rahatlatmıştır. Anabilim dalına kabul edildiğim ilk
yıl heyecanla bir şeyler yapmak istediğimi söylediğimde, “gel seninle bir derleme yapalım hem
tıbbi ingilizceye de aşina olursun” demişti. Çok
heyecanlanmış ve değerli hocamın bu teklifi ile
farmakoloji alanında ilk yayınımı da kendisi ile
birlikte yapma şansım olmuştur. Işıklar içinde
yatsın, eminim o dünyaya da huzur ve sakinlik
yayıyordur.....
13
Uzm. Ecz. Riyad AKPINAR
Yüksek Lisans Öğrencisi
Tayfun Hocam, 1990 yılında Fakülte 3. sınıfta
iken, Farmakoloji dersinin daha ilk günlerinde
Farmakolojiye karşı ilgi duymamı sağladı.
Neredeyse her ders arasında, öğlen tatillerinde ve
bunun haricinde aklıma takılan en ufak konuda
rahatça odasına gidip konuşabilmemle bu ilgi
daha da pekişti. Sonunda bu süreç, aynı anabilim
dalında Tayfun Hoca’nın tez danışmanlığında
yüksek lisansımı tamamlamaya kadar sürüp gitti.
Yüksek lisansa başlar başlamaz in vivo deneylere
dahil ederek bilimi tanımama fırsat vermiştir.
Tayfun Hoca en zor anda bile sakinliğini
koruyabilen ve çözüm üretebilen biriydi. Bana her
olay karşısında sakin kalınabileceğini (belki de
kalınması gerektiğini) ve ortalığı yakıp yıkmadan
da çözüm üretilebilineceğini öğretti. Üzerimde
önemli derecede emeği olan bir insan, ağabeyim
ve hocam için artık sadece “Nur içinde yat”
diyebiliyorum.
Ekim Aralık 2014
“Tayfun Hoca en zor anda bile
sakinliğini koruyabilen ve çözüm
üretebilen biriydi. Bana her olay
karşısında sakin kalınabileceğini
(belki de kalınması gerektiğini) ve
ortalığı yakıp yıkmadan da çözüm
üretilebileceğini öğretti”
14
Naklen Hayat
Doç.Dr.Gürkan Tellioğlu
S
ayın Doç.Dr.Gürkan Tellioğlu, organ nakli
cerrahisindeki serüveninizi kısaca anlatır
mısınız?
Genel cerrahi ihtisasına başlamamla paralel olarak
organ nakli cerrahisi de girmiş oldu hayatıma.
İhtisas yaptığım klinik böbrek nakli merkezi idi.
İhtisas bittikten sonra karaciğer nakli ile devam etti
süreç. Organ nakli cerrahisi alanında kazandığım
bursla Cleveland Clinic Organ Nakli Merkezinde
bir yıl çalıştıktan sonra yıllarca hazırlandığım kendi
projemi hayata geçirme fırsatı buldum. Beş yıldır
da bir organ nakli programının sorumluluğunu
yürütüyorum.
Türkiye’de organ nakli başarı ile
gerçekleştirilebiliyor mu?
Başarıdan neyi anladığınıza göre değişiyor bu
sorunun cevabı. 20 yıl önce organ nakli cerrahisinin
gerçekleştirilebilmesi bir başarı idi. Biriken deneyim
ile artık cerrahi başarı ile sınırlandırmıyoruz bu
kavramı.
Organ naklinde gerçek başarı organ yetmezliği
Ekim Aralık 2014
ile mücadele eden hastaların
organ nakli ile tedavi
edilebilme oranıdır. Diğer
bir ifade ile organ nakli
için
beklerken
hayatını
kaybeden
insanlarımız
başarısızlığımızın ifadesidir.
Organ bekleme listelerinin her
geçen gün kalabalıklaşmasına
karşın gerçekleştirilen organ
nakli sayılarının bu listeyi
karşılamakta
yetersiz
kalması tüm dünyanın ortak
problemidir. Organ nakli
alanında ülkemizde dünya
standartlarını
belirleyen
bir tıbbi başarıya ulaşmış
durumdayız. Vefaten organ
bağışını arttırarak hayatını
kurtardığımız insanlarımızın
sayısını arttırmak durumundayız.
Mevcut durumu biraz daha somutlaştırabilir
miyiz? Kaç hasta organ bekleme listelerinde nakil
için bekliyor?
En kalabalık liste böbrek nakli için bekleyen
hastalardan oluşuyor. Yaklaşık 25.000 hasta var
bekleme listesinde. Yılda ortalama 500 vefaten
bağış neticesinde böbrek nakli yapıldığını göz
önüne alırsak durumun vehameti net olarak
ortaya çıkmış olur. Karaciğer nakli için bekleme
listesi böbrekle kıyaslandığında daha az sayıda
görünmekle birlikte, karaciğer nakli için bekleyen
hastalar
nakil
olamadıklarında
hayatlarını
kaybettiği için liste böbrek bekleme listesi
kadar kalabalıklaşma fırsatı bulamamaktadır.
“Organ naklinde gerçek başarı organ
yetmezliği ile mücadele eden hastaların
organ nakli ile tedavi edilebilme
oranıdır.
Diğer bir ifadeyle,
organ nakli için beklerken hayatını
kaybeden insanlarımız
başarısızlığımızın ifadesidir”
15
Yılda ortalama 3000 böbrek nakli gerçekleştiriliyor
ülkemizde. Bu rakamın 2500’ü canlı vericili böbrek
nakli.
Batı dünyasında vefaten bağış konusunda en başarılı
örnek İspanya’dır. Aynı bağış oranlarına ulaşabilsek
ülkemizde sadece vefaten bağış sonucu 5000 civarı
böbrek nakli gerçekleşir.
ölümün gerçekleşmesi halinde aile bireylerinin
kararında bu vasiyetin etkisi büyük olacaktır. Teknik
olarak organ nakil merkezelerine organ bağış
birimlerine başvuruda bulunularak ulusal sisteme
kayıt yaptırılabilir. Bu kayıtlar organ bağışını
arttırmak için çalışanlara umut olmakta toplumun
duyarlılığını rakamsal olarak ifade etmektedir.
Organ bağışında bulunmak için ne yapılması
gerekiyor?
Kişisel olarak sizin bu konuda çalışmalarınız var.
Biraz bahseder misiniz?
Organ bağışı aslen bir vasiyettir. Sağlıklı iken
yapılan bir vasiyet. Ölümden yaşam çıkarma
ve hayat bağışlamaktır. Bizim kültürümüzde
ölüm üzerine konuşmak kaçınılan bir durumdur.
Yapılması gereken organ bağışında bulunan kişinin
aile bireylerine bu vasiyetinden bahsetmesidir. Zira
Tedavisini
gerçekleştirdiğimiz
hastalarımızla
yaşadığımız süreçler izler bırakıyor elbette.
İnsanlarımızın organ bağışı ile neyin gerçekleştiğini
bilmeye ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Duygusal
bir toplumuz. Bir çocuğun böbrek nakliyle eğitimine
geri dönebildiğini, boyunun uzadığını, iş güç
sahibi olup evlendiğini, çocuk sahibi olabildiğini
anlatmamız lazım. Alışageldiği hayattan kopan
yetişkinlerin hayata kaldığı yerden dönebildiğini,
ikinci bir şans elde ettiğini göstermemiz lazım.
Bağış kavram olarak bugünün insanı için çok
sempatik bir kavram değil. Toplum her yaptığından
bir çıkar elde etmelisin diye şekilleniyor. Bağış ise
karşılıksız bir durum. Hayatın son bulduğu noktada
bir başkasına yaşam vermek neden önemli olsun
ki. İşte bu noktada organ bağışının toplumsal bir
sigorta olduğunu anlatabilmek lazım. Her sağlıklı
bireyin bir hasta adayı olduğunu, yarın bir organ
yetmezliği gelişecek olursa topulumn bu konuya
duyarlılığı sayesinde hayatta kalabileceğimizi
“İnsanlarımızın organ bağışı ile neyin
gerçekleştiğini bilmeye
ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.
Duygusal bir toplumuz.
Bir çocuğun böbrek nakliyle eğitimine
geri dönebildiğini, boyunun uzadığını,
iş güç sahibi olup evlendiğini, çocuk
sahibi olabildiğini anlatmamız lazım”
Ekim Aralık 2014
16
anlatmak
lazım. Kısacası
toplumsal
bir
dayanışma
ruhunu hayata geçirmek lazım.
Zor olan da bu zaten. Benim bu
noktada yaptığım organ nakli
ile gerçekleşen mucizeleri,
apansızın karşılaşılan organ
yetmezliği
durumunun
kişinin dünyasında yarattığı
sıkıntıları, tedavi süreçlerini
bir kitapla aktarmak oldu.
Tıbbi terminolojik ifadeler
içermemesine özen gösterdim.
Asıl olan insan hikayeleri idi.
“İnsanlarımızın organ bağışı ile neyin
gerçekleştiğini bilmeye
ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.
Duygusal bir toplumuz.
Bir çocuğun böbrek nakliyle
eğitimine geri dönebildiğini,
boyunun uzadığını,
iş güç sahibi olup evlendiğini,
çocuk sahibi olabildiğini anlatmamız
lazım”
Nasıl tepkiler aldı “Naklen Hayat” kitabı?
Çok olumlu tepkiler aldık. Doğru bilinen yanlışlar
geri bildirimlerde önemli bir yer tuttu. Organ bağışı
için ihtiyaç duyduğumuz dayanışma ruhuna destek
veren bir proje oldu. Kitabın yazarı olarak ulaşmak
istediğim amaca ulaştım. Şimdi ikinci basımı
ile meşgulüz. Daha çok kişiye ulaşmak için çaba
harcıyoruz. Kitaba,
http://www.naklenhayat.com/naklen-hayat.pdf
adresinden ulaşılabilir.
Okuyucularımıza son olarak vermek istediğiniz
bir mesaj var mı?
yetmiyor. Rutin içinde kayboluyoruz her geçen
gün. Psikiyatrik açıdan insanın hayatta kalmasını
sağlayan en önemli yeteneklerinden birinin
unutabilmek olduğu söylenir. Her yeteneğimizin
suyunu çıkarmaktaki başarımız bu konuda da
kendini gösteriyor. İnsan olduğumuzu da unutur
hale geliyoruz. Biraz durmaya, durup düşünmeye
ihtiyaç var. Sabah yatağından kalkıp iki ayağı
üstüne durabilen, kahvaltıya oturup istediğini yiyip
içebilen, yürüyüp koşabilen ve özgürce yaşayabilen
insanların sahip oldukları zenginliğin farkına
varmasına ihtiyaç var. Böylesi farkındalığı olan
bireylerden oluşan bir toplum organ yetmezliği
ile yaşam mücadelesi veren insanlarımıza kayıtsız
kalmayacaktır. O zaman ölümden hayat çıkarmak,
hayatı bağışlamak çok daha kolay olacaktır. Bu
adımı atmak için enerjiye ihtiyaç duyanlar sekiz
yaşında bir çocuğun böbrek nakli olduktan sonra
böbrek nakli olmak nasıl birşey anlatır mısın
sorusuna, düşünüp pırıl pırıl gözlerle;
“Su içmek” demesini gözlerinin önüne getirsinler.
O gözlerde herşey için enerji bulacaklar.
https://www.facebook.com/naklenhayat
Kitabın metnine
http://www.naklenhayat.com/
naklen-hayat.pdf adresinden ulaşılabilir.
Röportaj: Doç. Dr. Hale Z. Toklu
[email protected]
İcat ettiğimiz arabaların hızı reflekslerimizin
kontrol edemeyeceği bir seviyeye çıktı. Hayat
kontrolümüzden çıktı sanki. Zaman hiçbir şeye
Ekim Aralık 2014
17
Bilimsel Toplantılar
Proje Başvuruları
Bilimsel Toplantılar
Yer
Tarih
Web Adresi
Londra,
İngiltere
16-17 Şubat
2015
https://www.waset.org/
conference/2015/02/london/ICPP
New Orleans,
Amerika
4-7 Mart 2015
http://www.ascpt.org/Meetings/
Future-Annual-Meetings
11-13 Mart
2015
http://goldenhelix2015.um.edu.my
4
European College of
Neuropyschopharmacology Workshop for
Junior Scientists
Kuala
Lumpur
Malezya
Nice, Fransa
11-15 Mart
2015
http://www.ecnp.eu/meetings/
workshops.aspx
5
Tomorrow’s Medicines - Pharmacology,
Patients and Populations
Pok Fu Lam,
Hong Kong
18-21 Mart
2015
http://ascept-bps2015.com
Experimental Biology ‘15, sponsored by the
American Society for Pharmacology and
Experimental Therapeutics
Boston,
Amerika
28 Mart- 1
Nisan 2015
http://www.aspet.org/Meetings.
aspx?id=426
Immunopharmacology - VACCIPHARMA
Varardero
Beach Küba
14-19 Haziran
2015
http://www.
immunovaccipharmacuba.com
8
Congress of the European Society for
Developmental, Perinatal, and Pediatric
Pharmacology
Belgrat,
Sırbistan
23-26 Haziran
2015
http://www.esdppp.org/site/2015congress-belgrade/
9
The 12th congress of EACPT (European
Association for Clinical Pharmacology and
Therapeutics)
Madrid,
İspanya
27-30 Haziran
2015
World Congress on Pharmacology
Brisbane,
Australia
20-22 Temmuz
2015
pharmacology.
pharmaceuticalconferences.com
11
25th meeting of the international society for
neurochemistry
Cairns,
Avustralya
23-27 Ağustos
2015
www.neurochemistry.org/
12
28th Congress of the European College of
Neuropsychopharmacology
Amsterdam,
Hollanda
29 Ağustos 2 Eylül 2015
www.ecnp.eu
23. Ulusal Farmakoloji Kongresi
Ankara
7-10 Eylül
2015
http://www.tfd.org.tr
9th Congress of Toxicology in Developing
Countries (CTDC9) by the International
Union of Toxicology
Natal,
Brezilya
7-10 Kasım
2015
www.sbtox.org.br
7th European Congress of Pharmacology
(EPHAR2016)
İstanbul
26-30 Haziran
2016
www.ephar2016.org
1
2
3
6
7
10
13
14
15
ICPP 2015: XIII International Conference
on Pharmacy and Pharmacology
2015 Annual Meeting of the American
Society for Clinical Pharmacology and
Therapeutics
Next Generation Pharmacogenomics
http://www.eacpt2015.
org/?gclid=CNjO9Zv3l8ICFQrLtAod5nwAQQ
Duyurulmasını istediğiniz ulusal ya da uluslararası bilimsel bir aktivite varsa, lütfen yayın komisyonuna bildiriniz ([email protected])
Ekim Aralık 2014
18
Proje Tipi
Başvuru son günü
Web Adresi
Tübitak 1001
Sitede ilan edilecektir.
http://www.tubitak.gov.tr/tr/destekler/akademik/
ulusal-destek-programlari/1001/icerik-basvurutarihleri
Tübitak 3501-Ulusal Genç Araştırmacı
Kariyer Geliştirme Programı
Sitede ilan edilecektir.
http://www.tubitak.gov.tr/cid/10402/index.htm
1005 Ulusal Yeni Fikirler ve Ürünler
Araştırma Destek Programı
Sitede ilan edilecektir.
www.tubitak.gov.tr/tr/destekler/akademik/ulusaldestek-programlari/1005/icerik-basvuru-tarihleri
Tübitak 1002 Hızlı Destek Programı
Başvurularda zaman
kısıtlaması yoktur.
http://www.tubitak.gov.tr/sid/368/pid/364/
cid/20988/index.htm
Tübitak 1301 Bilimsel Ve Teknolojik
İşbirliği Ağları Ve Platformları Kurma
Girişimi Projeleri (İŞBAB)
Başvurularda zaman
kısıtlaması yoktur.
http://www.tubitak.gov.tr/
1 Haziran 2015
http://www.sanayi.gov.tr/Pages.
aspx?pageID=541&lng=tr
Başvurular önce
Tübitak SBAG
tarafından
değerlendirilecektir.
http://www.tubitak.gov.tr/sid/611/pid/364/index.
htm
SAN-TEZ Projeleri
E-RARE (ERA-Net for Research Programs
on Rare Diseases) Projesi
Ekim Aralık 2014
19
Author
Document
Category
Uncategorized
Views
0
File Size
1 893 KB
Tags
1/--pages
Report inappropriate content