close

Enter

Log in using OpenID

DAYK 2008 - ResearchGate

embedDownload
DAYK 2008
http://www.dayk.sakarya.edu.tr
KUZEY ANADOLU FAY ZONU’NUN GÜNEY MARMARA
BÖLGESİNDEKİ GEOMETRİK VE YAPISAL ÖZELLİKLERİ
Özburan, M., Sanğu, E. ve Gürer, Ö.F.
Kocaeli Üniversitesi, Jeoloji Mühendisliği Bölümü, Kocaeli ([email protected])
Öz
gelişmiştir (Şekil 1 ve 2). Orta kol, Geyve
Marmara bölgesi, sismik açıdan Türkiye’nin en aktif
havzasından Gemlik Körfezi’nde doğru uzanır.
bölgelerindendir.
ve
Güney kol, Bursa ve Manyas-Gönen havzalarından
deformasyon paterni bölgede etkilidir. Bunlar Kuzey
geçer ve Biga Yarımadası’nda orta kola yarı-paralel
Anadolu Fay Zonu (KAFZ) ile kontrol edilen
olarak Edremit Körfezi’nden Ege Denizi’ne girer.
doğrultu atım tektoniği ve Ege bölgesini etkileyen
Güneybatı Marmara’daki ana gidiş KD-GB dır.
K-G yönlü gerilme rejimidir. Doğrultu atım, gerilme
Bununla birlikte güney Marmara kıyıları hemen
rejimine göre, bölgeyi etkileyen ana unsurdur. KAFZ,
hemen D-B dır. Fayların bu dağılımı yaklaşık 100 km
Anadolu’nun büyük bir bölümünde kısmen dar, sağ-
lik bir sağ yanal makaslama zonunu yansıtır.
İki
farklı
tektonik
rejim
yanal atımlı fay zonu şeklinde geçerken, Marmara’nın
hemen doğusunda üç kola ayrılır. Bunlar; kuzey, orta
Yapısal Jeoloji
ve güney koldur. Bu yapısal elemanlar güney
İnceleme
Marmara’da batıdan doğuya önemli farklılıklar
arasında
sergiler. Güneydoğu Marmara bölgesi, doğrultu ve
alanındaki
faylar,
yaklaşık D-B
Mudanya-Bandırma
kısmen de
BKB-DGD
yönlüdür (Şekil 1). Ancak Bandırma batısında saatin
normal atımlı faylarla sınırlanan yaklaşık D-B yönlü
tersi yönünde dönerek KD-GB yönlü bir gidiş izler
romboidal biçimli morfolojik yapılar ile karakterize
(Şekil 2). Daha güneybatıda Biga yarımadasında,
edilir. Buna karşın, güneybatı Marmara bölgesi, D-B
birkaç kola daha ayrılır ve Ege Denizi’ne girer.
yönlü normal faylar ve KD-GB yönlü doğrultu atımlı
Bölgedeki D-B faylarsa çoğunlukla normal faylardır.
faylar egemendir. Bu fay sistemleri günümüzdeki
Yani KAFZ’nun Güneybatı Marmara’daki ana gidişi
sismisiteyi kontrol eder.
KD-GB’dır. Birçok günümüz topografyasındaki fay
şevinin hem KD-GB doğrultu atımlı faylarla hem de
Giriş
D-B normal faylarla eşleşmesi bu iki fay ailesinin eş
Kuzeybatı Türkiye’nin güncel tektoniği başlıca iki
zamanlı
tektonik etkenin birlikte etkisi ile kontrol edilir.
oluştuğuna
işaret
etmektedir
(Gürer
vd.,2003).
Bunlar; (1) Ege ve batı Anadolu’yu etkileyen K-G
yönlü gerilmeli tektonik, (2) KAFZ’nun doğrultu atım
Marmara Denizi’nin güneyi, yoğun bir fay şebekesi
tektoniği. KAFZ’nun Marmara bölgesinde kollara
ile biçilmiştir. Bölgede iki önemli fay grubu
ayrılması, doğudan batıya doğru dereceli olarak
tanımlanmıştır.
gerilmeli rejime geçilmesi ile ilişkili olmalıdır. Güney
Bunlardan
ilki,
yaklaşık
D-B
doğrultulu ve Marmara Denizi’nin kıyılarına paralel
Marmara Denizi ve çevresinde, KAFZ’nun orta ve
faylardır. Bu fay sistemi genellikle kuzeye eğimlidir.
güney kolları egemendir ve birkaç karmaşık havza
108
DAYK 2008
http://www.dayk.sakarya.edu.tr
Geometrik ve kinematik göstergeler bu fayların
normal veya oblik olduğunu ve Pliyo-Kuvaterner
gerilme tektoniği ile ilişkili olduğunu göstermektedir.
normal faylar D-B yönlü iken, doğrultu atımlı faylar
İkinci grup fay trendi KD-GB doğrultuludur. Bunlar
KD-GB yönlüdür. Bu iki fay ailesi olasılıkla eş
bölgede her ölçekte (kilometre-metre) gözlenebilir.
zamanlıdır. Birçok KD-GB doğrultu atımlı ve D-B
Bu
normal fay, günümüz topoğrafyasındaki fay şevleri ile
gruba
dahil
faylar
bölgenin
batısında
gözlenmektedir (Şekil 2).
karşılaştırılabilir. Bununla birlikte, KB-GD yönlü
faylar bu doğrultulara obliktir.
Bu yapısal öğeler yörede egemendir ve neotektonik
evrime yön vermişlerdir. Güneybatı Marmara’da
Şekil 1: Güneydoğu Marmara’nın Jeotektonik Haritası (Gürer vd. 2003)
Kuvaterner
Üst Birim
U.MiyosenPliyosen
Orta Birim
A.-O.Miyosen
Alt Birim
Paleojen
Granit
Paleojen
Mesozoyik
Temel
Marmara Adası
Çınarlı
Topagac
Marmara
D E N İ Z İ
M A R M A R A
Avşa Adası
Ölçek
0
Ilhankoy
Ballipinar
8 km
Kestanelik
Cakil
Paşalimani Adası
Ocaklar
Karabiga
Erdek
ERDEK KÖRFEZİ
EDİNCİK H.
Edincik
Örtülüce
BANDIRMA
KÖRF.
BANDIRMA HORSTU
Bandırma
Misakca
Kepekli
KF
Biga
Bereketli
Buğdaylı
Sarıköy
GF
Dereköy
MANYAS
GÖLÜ
Sultaniye
Işıkeli
Sarıoluk
Gönen
Saraclar
SF
SARIOLUK HORSTU
Yukariinova
Muratlar
Çomakli
Camova
Sofular
511000
520000
530000
540000
Manyas
UF
Üçpınar
Dura
HAMİDİYE HORSTU Çobanhamidiye
550000
560000
570000
580000
590000
600000
Şekil 2: Güneybatı Marmara’nın Jeotektonik Haritası (Gürer vd. 2006)
109
DAYK 2008
http://www.dayk.sakarya.edu.tr
Faylar bölgedeki bazı horst ve graben yapılarını
Marmara Bölgesinin Sismisitesi
şekillendirmişlerdir. Bandırma doğusunda, orta ve
Marmara Bölgesi’ndeki GPS çalışmaları (Straub,
güney kollar arasında D-B yönlü romboidal biçimli
1996; Straub & Kahle, 1997), jeomorfoloji, batimetri,
bloklar
yönlü
havzalardaki çökellerin kalınlıkları ve tarihi deprem
romboidal yükselimler gözlenmiştir. Batıdan doğuya
kayıtları (Ambraseys & Finkel, 1991) orta ve güney
doğru altı tane büyük horst bloğu tanımlanmıştır.
kollarının kuzey kola göre atım miktarlarının daha
Bunlar; Karabiga, Kapıdağ, Edincik, Bandırma,
düşük olduğunu önermektedir. Ayrıca, KAFZ’nun
Sarıoluk ve Hamidiye horstlarıdır. Kapıdağ horstu,
kuzey kolu üzerinde sismik aktivite çizgiseldir, fakat
inceleme
Kapıdağ
orta ve güney kollar üzerinde çok dağılmıştır (Gürbüz
Yarımadası’nda KB yönlü faylar seyrektir, buna
vd., 2000). KAFZ’nun güney kolundaki eğim atım
karşın KD faylar önemlidir. Kapıdağ horstu, ana
oranı kuzey koldakinden düşüktür (± 3 mm/yıl), ve
karadan KD-GB gidişli büyük bir sağ yanal fay ile
doğrultu boyunca da epeyce düşüktür (3-9 mm/yıl)
ayrılmıştır.
(Meade vd., 2002). Bununla birlikte, güney kol
egemendir.
Batıda
ise,
alanının ortasında
KD-GB
yer
alır.
üzerindeki
Bouguer
gravite
haritası,
güney
Marmara
bu
düşük
oran,
gelecekte
büyük
magnitüdlü bir deprem oluşturabilir.
bölgesindeki yapısal gidişler ile uyum içindedir. Göze
çarpan
en
önemli
gravite
Bölgenin günümüz yapısal çatısı ve morfolojisi KD-
eğimlerinin, KD-GB ve D-B trendli faylarla ilişkili
GB ve D-B doğrultulu aralı aşmalı fay sistemleri ve
olmasıdır. Maksimum gravite değeri Marmara Adası
yaklaşık KD-GB
çevresinde
grabenlerle karakterize edilir. Bizim elde ettiğimiz
ve
özellik,
Saros
doğrusal
Körefzi’nde
(70
mgal)
gözlenmektedir (Şekil 3).
sonuçlar, bütün fay sistemlerinin bölgenin güncel
I
27.0
I
I
tektoniğini etkilediğini göstermektedir.
0
0
28.0
I
I
Thrace
I
50
10
41.0
0
30
20
ve D-B uzanımlı Horst ve
_
10
10
Güney Marmara bölgesindeki faylardaki fay atım
Istanbul
20
40
30
40
verileri, ana doğrultu atımlı hareket ile birlikte önemli
-100m
30
Gulf of Saros
_
0
20
30
_
20
40
30
ML
10
30
10
eğim atım bileşeninin varlığını göstermektedir (Şekil
10
30
40
40.0
40
40
30
20
0
0
4). Normal, sağ yanal ve sol yanal atımlı faylar
Bursa
UL
Gönen
10
0
-10 -20
20
0
gözlenmiştir. Normal fay kayma düzlemleri orta-dik
-30
0
eğimlidir, ancak sağ ve sol yanal atımlı kayma
-50
-40
I
I
I
I
I
I
I
0
30
düzlemleri orta ve az eğimlidir. Doğrultu atımlı faylar
60 km
KD-GB gidişlidir. Normal faylar başlıca D-B
Şekil 3. Marmara bölgesinin Bouguer gravite haritası.
doğrultuludur.
Akdoğan (2000) dan değiştirilerek alınmıştır. Kontur
Genç
sedimentlerde
düzlemleri gelişmemiştir.
aralıkları 10 mgal dir.
110
büyük
fay
DAYK 2008
http://www.dayk.sakarya.edu.tr
Şekil 4: Marmara’nın güneyinde KAFZ’nun geometrisi ve Marmara Bölgesi’nin batimetrik ve topoğrafik haritası.
Haritadaki işaretli kısımlar çalışma alanını göstermektedir. Batimetrik konturlar 200m aralıklı çizilmiştir. Fay
düzlemi çözümleri (1) Ü.Kıyak, basılmamış doktora tezi, İ.Ü.İstanbul, 1986; (2) Canıtez & Toksöz, 1971; (3)
McKenzie, 1972; (4) Kalafat, 1998; (5) Kalafat, 1988; (6) Jackson & McKenzie, 1984; (7) McKenzie, 1978; (8)
Taymaz, 2001
Karabiga, Kapıdağ, Edincik, Sarıoluk ve Bandırma
olarak, bizim elde ettiğimiz sonuçlar bundan sonra
blokları ve onlara komşu depresyonlar doğrultu atımlı
bölgenin
faylar boyunca gelişen normal atımlar sayesinde
çalışmalarda kullanılabilir.
kara
ve
deniz
kesiminde
yapılacak
şekillenmiştir. Bu horst sistemleri kuzeyde Marmara
depresyonu ile sınırlanmıştır (Şekil 3). Önceki
Tartışma
çalışmalarda, Marmara Denizi’nin kuzey yarısında,
Batı Anadolu’da başlıca iki tip havza vardır: (1) D-B
kuzey kol çevresinde romboidal ve üçgen biçimli
ve (2) KD-GB yönlü havzalar. D-B yönlü havzalarla
bloklar tanımlanmıştır (Barka & Kadinsky-Cade,
bunları ayıran horstlar ve ilişkili normal faylar batı
1988; Wong vd., 1995; Ergün & Özel, 1995). Benzer
Anadolu’nun en önemli neotektonik özelliklerdir.
şekilde, Marmara Denizi’nin güney bölümünde de
Diğer, daha az önemli olanlar KD yönlü havzalar ve
benzer bir morfotektonik patern gözlenmiştir. Bu
yükselimlerdir.
çalışmanın sonuçları ile önceki kıyı ötesi çalışmalar
grabenlere göre yüksek açılıdır. Batı Anadolu’da
korele edildiğinde, kara ve deniz içindeki yapıların
kuzeyde Marmara Denizi’nden güneyde Gökova
benzer
edildiğini
Körfezi’ne dek yaklaşık 20 tane kuzey-güney yönlü
göstermektedir. KAFZ üzerindeki depremlerin batıya
havza vardır. Grabenler 290 D boylamı doğusunda
doğru kayması hariç tutulursa, orta ve güney kollar
gözlenmez (Yılmaz vd., 2000). K-G yönlü grabenler
üzerinde yıkıcı depremler olmaktadır. Bunlara ilave
genellikle oblik faylarla (normal atım bileşenli
tektonik
rejim
ile
kontrol
111
Bu
havzaların
gidişleri
D-B
DAYK 2008
http://www.dayk.sakarya.edu.tr
doğrultu atımlı faylar) sınırlanmıştır. Bu havzaların en
Ayrıca, litolojik, stratigrafik ve çökeleme özellikleri
önemli özellikleri, Alt-Orta Miyosen yaşlı çökel ve
açısından benzer kıtasal havzalar batı Anadolu’da yer
volkanitlerinin egemen olmasıdır (Yılmaz vd., 2000;
almıştır (Gürer vd., 2003). Batı Anadolu’da Geç
Bozkurt, 2003).
Miyosen-Pliyosen’de
rejyonal
bir
yükselme
ve
aşınma fazı gelişmiştir (Yılmaz vd., 2000). Bütün bu
Bölgede, kısmen metamorfik temelin sadece yapısal
özelikler bu havzaların gelişiminin KAFZ’nu ile
yükselimlerde mostra verdiği gözlenmiştir. Neojen ve
direkt ilişkili olmadığını göstermektedir. Bu havzalar
Kuvaterner çökelleri, birbirinden açısal uyumsuzlukla
Yılmaz vd. (2000) tarafından önerilen daha önceki bir
ayrılan üç farklı paketten oluşmaktadır. Bunlar: (1)
tektonik rejimle ilişkilidir. KAFZ’nun orta ve batı
horstlarda mostra veren, kıvrımlı Alt-Orta Miyosen
kollarının gidişlerinin D-B dan KD-GB ya doğru
istifi; (2) neredeyse yatay Üst Miyosen-Pliyosen
dönmesi, bu fayların, alt birimi denetleyen KD-GB
‘başlıca kırıntılı kayalar’ ve (3) Pliyo-Kuvaterner
yönlü fayları izlediği şeklinde yorumlanabilir.
alüviyal-fluviyal çökeller. Bu çökeller batı Anadolu
Marmara
Neojen istifleri ile korele edilebilir niteliktedir.
havzası
ilk
denizel
havza
özelliğini
Serravaliyen’ de kazanmıştır. Deniz günümüzde
Alt-Orta Miyosen kayaları, Batı Anadolu’da yaygınca
kuzey ve güney şelfler ile sınırlanmaktadır (Şekil 2).
mostra verir. Bu birim çalışma alanının kuzey ve
Geç Miyosen’de alanın çoğunluğu yüksek bir
doğu bölümlerinde seyrektir, fakat güney bölümde
topoğrafik
yaygındır. Birimin egemen uzanımı KD-GB dır.
rölyefe
sahiptir.
Geç
Pliyosen’de
faylanarak parçalanmış ve günümüzdeki horst-graben
Üst Miyosen-Pliyosen kayaları ise flüviyo-laküstrin
morfolojisi oluşmuştur. Bunun sonucunda alt ve orta
ortamlarda çökelmiştir ve güney Marmara bölgesinde
birim alçalım alanlarında korunmuş ve yersel olarak
yayılımı oldukça fazladır. Bu kayaçlar Karabiga,
ta horstların üzerinde de yer almıştır. Erken
Gönen, Bandırma, Mudanya ve Gemlik bölgelerinde
Holosen’de Akdeniz’in deniz düzeyi yükselimi
D-B horst ve grabenlerle sınırlanmamaktadır. Ayrıca
nedeniyle deniz Çanakkale Boğazı’na dek ulaşmış ve
orta ve güney kollar arasındaki horstların üstlerinde
Marmara çukuru kıta içi bir deniz haline gelmiştir
de yüzeylenmektedir. Buna göre bölgenin aktif
(Erinç, 1955).
tektonik unsurunu oluşturan ana yapısal elementler
KAFZ’un Batı Marmara’daki Rotasyonun Sebebi
(KAFZ’nun kolları) bu kayaçları sınırlamaz ve hiçbir
Güney
yerde çökelmesini denetlemez. Sadece Kepekli fayı
kuzeyinde
denetlediği
istifin
üst
gözlenmiştir.
bölümünün
Bu
haritalandığında,
çökelmesini
durumda
Marmara’daki
GD
başlıca
yükseltiler
Marmara
Bölgesi’nde
Bandırma, Mudanya ve Kurşunlu horstlarının genel
birim
gidişi kabaca D-B yönlü iken (Şekil 1) daha batıda,
KAFZ’ndan önce oluştuğunu önermektedir. Böylece
Bandırma’dan itibaren, Karabiga, Edincik ve Sarıoluk
birim, KAFZ’nundan daha yaşlıdır. Fay zonunun
horstları KD-GB gidişlidir (Şekil 2).
bölgedeki yaşı da bu durumda Geç PliyosenPleyistosen olarak düşünülmüştür. Diğer çalışmacılar
KAFZ’nu teşkil eden bu KD-GB fayların, çoğunlukla
da Marmara ve kuzey Ege bölgesinde KAFZ Pliyosen
sağ yanal oblik normal karakterde çalıştığı ve
veya geç Pliyosen’de oluştuğunu önermişlerdir (Emre
günümüz
vd., 1998; Okay vd., 1999; 2000; Ünay vd., 2001).
112
morfolojisini
oluşturduğu,
düzlemler
DAYK 2008
http://www.dayk.sakarya.edu.tr
üzerindeki ayrıntılı gözlemlerle ortaya konmuştur.
Sonuçlar
Meydana gelen depremlerin odak mekanizması
Bu
çözümleri de bunu desteklemektedir (Şekil 4).
Özellikle
bölgenin
batı
kesimindeki
çalışmada,
bölgesindeki
egemen
KAFZ’nun
geometrik
ve
güney
Marmara
yapısal
özellikleri
sergilenmiştir. Çalışmada elde edilen sonuçlar aşağıda
doğrultunun KD-GB olması ve Bandırma dolaylarına
belirtilmiştir.
kadar yaklaşık D-B gelen KAFZ’nun birdenbire KDBatı Anadolu’nun Erken Miyosen’deki durumuna
GB’ya dönmesi şöyle açıklanabilir;
bakıldığında farklı rölyefli bir topografya üzerinde bir
göl havzası kurulmuş, bu havzada da şeyl ve marnın
Geç Miyosen’de Batı Anadolu’da K-G sıkışma ürünü
olarak gelişen KD-GB
egemen olduğu çökeller depolanmıştır. Buna Güney
yönlü faylar, Ege ve
Marmara
Marmara’nın batısında KD-GB trendli havzaları
çökeller,
Manyas)
KD-GB
yüzeylediğine
Ü.Miyosen-Pliyosen
gidişli
göre
horstlar
KAFZ,
olasılıkla
gelişen KD-GB gidişli faylar Batı Anadolu’daki bu
göl havzasını deforme etmiş ve bu esnada volkanik
aktivite,
olmalıdır. Yani KAFZ’nun KD-GB trende dönmesi,
olan
deformasyona
eşlik
etmiştir.
Alt-Orta
Miyosen topluluğu, sıkışmalı deformasyon nedeniyle
KAFZ’nun bölgeye girdiği dönem olan Pliyovar
horstlar
Miyosen’de, K-G sıkışmalı bir tektonik rejim altında
Pliyo-
morfolojiyi denetleyen KD-GB fayları takip etmiş
zaten
Çünkü
sonra kazanmış olabileceğine işaret etmektedir. Geç
de
Kuvaterner’de bölgeye girmiş ve Geç Miyosen’de
Kuvaterner’de,
dahildir.
bölgenin günümüz morfolojisini ancak bu dönemden
yaşlı
üzerinde
de
üzerindeki Üst Miyosen-Pliyosen çökellerinin varlığı
meydana getirmiştir. Çalışma alanında (Gönen, Biga,
Bandırma,
Bölgesi
kısalmış, D-B yönlü kıvrımlar oluşmuş ve yaklaşık K-
süreksizlik
G
düzlemlerini takip etmesi olmalıdır.
yönlü
transpresyonel
makaslama
zonları
gelişmiştir. Geç Miyosen’de rejyonal bir erozyonal
Bölgenin morfotektonik karakteristikleri, KAFZ’nun
düzlem
kuzey kolu ve kıyı ötesi alanlarındaki özellikleri ile
benzerdir.
Marmara
Denizi
güneyinde
Erozyonal
düzlem
Ege
grabenlerinin açılması sürecinde K-G gerilmeli bir
yapısal
rejim etkisiyle parçalanmıştır. Bu faz sürecinde
çizgisellikler doğudan batıya doğru, D-B dan KD-GB
yönüne döner.
gelişmiştir.
horstlar yükselmiş, günümüzdeki D-B ve KD-GB
GB Marmara bölgesinde KAFZ
yönlü yapılar şekillenmiştir. Bölgenin horst ve graben
olasılıkla KD-GB yönlü eski (Alt-Orta Miyosen)
fayları kullanmıştır.
morfolojisi,
Batı
Anadolu
KAFZ’nun
ortaklaşa
gerilme
etkisi
ile
rejimi
ve
gelişmiştir.
Bu çalışmayla, başlıca doğrultu atımın egemen
Neotektonizma rölyef ve topoğrafik eğim yaratmış,
olduğu, fakat gerilmeli hareketlerinde var olduğu
drenaj paternini ve fasiyes dağılımını etkilemiştir.
karmaşık bir tektonik rejimi kurgulanmıştır. GB
Marmara bölgesinde haritalanan normal fay şevlerinin
Bölgedeki aktif faylanma başlıca sol ve sağ yönlü
doğrultuları,
deprem
doğrultu atımlıdır ve bunlarla eş zamanlı olarak
mekanizması ile uyumludur. KAFZ’nu üzerindeki
normal hareketler gelişmiştir. Fay atımları ve deprem
büyük depremlerin batıya doğru göçüne orta ve güney
odak mekanizması çözümleri birbiri ile uyumludur.
kolları üzerindeki bazı fayların katkısı olabilir.
Odak mekanizması çözümleri temelinde ana hareket
K-G
gerilme
ve
1964
113
DAYK 2008
http://www.dayk.sakarya.edu.tr
sağ
yanaldır.
Bölgedeki
Neojen
havzaların
Kaynaklar
gelişiminden KAFZ sorumlu değildir. Bu havzaların
oluşumu
KAFZ’dan
daha
öncedir.
bölgedeki
etkinliği
olasılıkla
Akdoğan, N. 2000. Türkiye magnetik-gravimetrik
çizgisellikleriyle Neotetis paleotektonik üniteleri
çizgiselliklerinin korelasyonu ve bazı sonuçlar.
Cumhuriyetin 75. Yıldönümü Yerbilimleri ve
Madencilik Kongresi MTA Ankara, 331-345.
KAFZ’nun
muhtemelen
Geç
Pliyosen- Kuvaterner’de başlamıştır ve bölgenin
Ambraseys, N.N & Finkel, C.F. 1991. Long-term
seismicity of İstanbul and of the Marmara region.
Engin. Seis. Earthq. Report 91/8, Imperial College.
günümüzdeki morfolojisi Kuvaterner’de oluşmuştur
(Şekil 5, Gürer vd. 2003, 2006).
Barka A.A. & Kadinsky-Cade, K. 1988. Strike-slip
fault geometry in Turkey and its influence on
earthquake activity. Tectonics, 7, 663-684.
Becker-Platen, J.D., 1970, Lithostratigraphische
Untersuchungen im Kanozoikum Südwest-Anatoliens
(Türkei). Beih. Geol., 97, 1-244.
Bozkurt, E. 2003. Origin of NE-trending basins in
western Turkey. Geodinamica Acta, 16, 61-81.
Canıtez, N. & Toksöz, M.N. 1971. Focal mechanism
and source depth of earthquakes from body and
surfacewave data. Bulletin of Seismological Society
of America 61, 1369–79.
Emre, Ö., Erkal, T., Tchepalyga, A., Kazancı, N.,
Keçer, M., Ünay, E. 1998. Neogene-Quaternary
evolution of the eastern Marmara-Black Sea region,
northwest Turkey. Bull. Min. Res. Expl. Turkey, 120,
119-145.
Ergün, M. & Özel, E. 1995. Structural relationship
between the sea of Marmara basin and the North
Anatolian Fault. Terra Nova, 7: 278-288.
Erinç, S. 1955. The marine Pleistocene deposits of
Yalova. Türk Coğrafya Dergisi. 2, 85-92.
Gürbüz, C., Aktar, M., Eyidoğan, H., Cisternas, A.,
Haessler, H., Barka, A., Ergin, M., Türkelli, N., Polat,
A., Üçer, S.B., Kuleli, S., Barış, Ş., Kaypak, B.,
Bekler, T., Zor, E., Biçmen, F. and Yörük, A. 2000.
The seismotectonics of the Marmara region (Turkey):
results
from
a
microseismic
experiment.
Tectonophysics, 316: 1-17.
Gürer, Ö.F., Bozcu, M., Yılmaz, K. and Yılmaz, Y. 2001.
Neogene basin development around Söke-Kuşadası
(Western Anatolia) and its bearing on tectonic
development of the Aegean region. Geodinamica Acta,
14, 57-69.
Gürer, Ö.F., Kaymakçı, N., Çakır, Ş. and Özburan,
M., 2003. Neotectonics of the southeast Marmara
region, NW Anatolia, Turkey. Journal of Asian Earth
Sciences. 21, 1041-1051.
Şekil 5: Güney Marmara bölgesinin morfotektonik
evrimi (Gürer vd. 2006).
114
DAYK 2008
http://www.dayk.sakarya.edu.tr
Gürer, Ö.F., Sanğu, E. & Özburan, M. 2006.
Neotectonics of the SW Marmara region, NW
Anatolia, Turkey. Geological Magazine, 143 (1), 113.
Anatolia inferred from GPS Measurements. PhD
Thesis, ETH, 122p.
Straub, C. & Kahle, H.G. 1997. Recent crustal
deformation and strain accumulation in the Marmara
Sea region, NW Anatolia, inferred from repeated GPS
measurements. Active tectonics of Northwestern
Anatolia-The Marmara Poly-Project, (ed. Schindler,
C. & Pfister, M) pp 417-449.
Jackson, J. & McKenzıe, D.P. 1984. Active tectonics
of the Alpine-Himalayan Belt between western
Turkey and Pakistan. Geophysical Journal of the
Royal Astronomical Society 77, 185–264.
Taymaz, T. 2001. Active tectonics of the North and
Central Aegean Sea. Symposia on Seismotectonics of
the North-Western Anatolia-Aegean and Recent
Turkish Earthquakes, XI-XIX. Istanbul: ITU, 113 pp.
Kalafat, D. 1988. G¨uneybatı Anadolu ve yakın
çevresinin depremselliği, aktif tektoniği. Deprem
Araştırma Bülteni 63, 5–98. Ankara (in Turkish with
English abstract).
Ünay, E., Emre, O., Erkal, T., & Keçer, M. 2001. The
rodent fauna from the Adapazarı pull-apart basin
(NW Anatolia): its bearings on the age of the North
Anatolian Fault. Geodinamica Acta 14, 169-175.
Kalafat, D. 1998. Anadolu’nun Tektonik yapılarının
deprem mekanizmaları açısından irdelenmesi.
Deprem Araştırma Bülteni 77, 1–217. Ankara (in
Turkish with English abstract).
Wong, H.K., Lüdman, T., Uluğ, A., Görür, N. 1995.
The Sea of Marmara: a plate boundary sea in an
escape tectonic regime. Tectonophysics, 244: 231250.
Kıyak, Ü. 1986. Kuzey Anadolu Fay zonunun batı
uzantılarının incelenmesi. İstanbul Üniversitesi, Fen
Bilimleri Enstitüsü, Doktora Tezi, xxiii + 214s,
İstanbul.
Yılmaz, Y., Genç, Ş.C., Gürer, Ö.F., Bozcu, M.,
Yılmaz, K., Karacık, Z., Altunkaynak, Ş. and Elmas,
A. 2000. When did the Western Anatolian grabens
begin to develop. Bozkurt, E., Winchester, J.A. &
Piper, J.D.A. (eds) Tectonics and Magmatism in
Turkey and the Surrounding Area. Geological
Society, London, Special Publications, 173: 353-384.
McKenzie, D.P. 1972. Active tectonics of the
Mediterranean Region. Geophysical Journal of the
Royal Astronomical Society 30, 109–85.
McKenzie, D. 1978. Active tectonics of the alpineHimalayan belt: the Aegean Sea and surrounding
regions. Geophysical Journal of the Royal
Astronomical Society 55, 217–54.
ÖNEMLİ NOT: Bu çalışmanın orijinal
baskısında, Yapısal Jeoloji başlığı altındaki
paragrafta, mizanpaj sırasında meydana
gelen hata sebebiyle eksik bilgi (paragraf)
mevcut olup, çalışmanın doğru hali bu
şekildedir. Orijinal baskıdaki halinden bu
sebeple farklıdır. Araştırmacılara ve ilgililere
saygıyla duyurulur.
Meade, B.J., Hager, B. H., McClusky, S.C., Reilinger,
R.E., Ergintav, S., Lenk, S.O., Barka, A.A. and
Özener, H. 2002. Estimates of Seismic Potential in
the Marmara Sea Region from Block Models of
Secular Deformation Constrained by Global
Positioning System Measurements, Bulletin of the
Seismological Society of America, 92, 208-215.
Okay, A.İ., Demirbağ, E., Kurt, H., Okay, N. &
Kuşcu, İ. 1999. An active, deep marine strike-slip
basin along the North Anatolian Fault in Turkey.
Tectonics 18, 129-148.
Okay, A.İ., Kaslılar-Özcan, A., İmren, C., BoztepeGüney, A., Demirbağ, E. & Kuşcu, İ. 2000. Active
faults and evolving strike-slip basins in the Marmara
Sea, northwest Turkey: a multichannel seismic
reflection stıdy. Tectnophysics 321, 189-218.
Straub, C. 1996. Recent crustal deformation and
strain accumulation in the Marmara Sea region, NW
115
Author
Document
Category
Uncategorized
Views
1
File Size
1 721 KB
Tags
1/--pages
Report inappropriate content