close

Enter

Log in using OpenID

Asslema, Asslema,

embedDownload
voice of
volunteers
Asslema,
This is our second issue! In this issue, you
will find projects about traditional Tunisian
foods and doors, about increasing women’s
visibility, workshops in handicap centers and
children clubs and some cultural information. The release of these lines constitutes at the
same time a sweet and sour new, for me. It means that we can again inform about activities, events or projects that successfully
took place with AJMEC, but on the
other hand means also the end of my
own EVS. This is, somehow, a goodbye. Even if I will start a new life after
Tunisia, I am sure this country and
these people will be part of me for the
rest of the adventure of my life. Thanks
to everyone for this unique experience
and I hope that the seeds I planted here
can have a meaning for anyone.
Asslema,
Bu bizim ikinci sayımız! Bu sayıda, geleneksel Tunus yemekleri ve kapıları, kadının görünürlüğünü arttırma, engelliler merkezi ve çocuk kulübünde atölyeler hakkında projeler ve
bazı kültürel bilgiler bulacaksınız.
Bu satırların yayınlanması, aynı zamanda tatlı ve acı bir haber benim için. Yeniden,
AJMEC ile başarıyla gerçekleştirdiğimiz aktivitelerimiz, etkinliklerimiz ya da projelerimiz
hakkında bilgilendirebildiğimiz anlamına
geliyor; ancak diğer yandan AGH’
min sonu anlamında. Bu, her nasılsa, bir veda. Tunus’tan sonra
yeni bir hayata başlayacak olsam
bile; bu ülke ve bu insanların, hayatımın geriye kalan serüveninde
benim bir parçam olacağından
şüphem yok. Bu eşsiz deneyim için herkese teşekkürler ve umuyorum ki burada ektiğim tohumlar
birileri için anlam taşıyacak.
Editor in Chief
: Meltem Öztürk
Translation by : Meltem Öztürk
Associate Editor
: Alejandro Narden
Designer
Writers
: Meltem Öztürk,
Special thanks to : Hasan ÖZTÜRK and
Kani Özdemiroğlu,
Jalel BABAY
Alejandro Narden, Uxia Hibou,
Contact us
: www.ajmec.org [email protected]
Rui Rosado
: Hasan Öztürk
International
Day of
Solidarity
with the
Palestinian
People
Your Story
Could Be
Mine
01
02
Cook
Book
Cook
Book
03
Arabic
Lesson
Bazaar
06
ARIM
(Handicap
Center)
09
Tunisian
Doors
05
The First
AwarenessRaising Days
of Stimulus
Reading
04
Kalaa Kebira
Handicap
Center
Petit Jounal
07
08
10
Mahmud Darwish used to say that the only
truly irreparable defeat for the Palestinian cause was the poetry; that the other battles –colonies or settlements, the wall, deaths– were a purely political matter, opposing positions of men
unable to speak. Enmities. If the notion of Palestinian identity and the fierceness of its claim
disappear in culture, then there is no hope. To
mark the fifth anniversary of Darwish’s death
we organized an event gathering the testimony
of poets, filmmakers and lecturers reinforcing
his idea.
Mahmud Derviş’in söylediği gibi; Filistin
davasının tek gerçek onarılmaz yenilgisi şiir
oldu; diğer savaşlar-koloniler ya da sömürgeler, duvar, ölümler- tamamen politik bir sorun,
konuşmaya yeteneksiz adamların karşıt pozisyonlarıydı. Düşmanlıklar. Eğer Filistin kimliği düşüncesi ve onun talebinin şiddeti, kültür
içerisinde kaybolursa; o zaman umut yoktur.
Derviş’in ölümünün on beşinci yıldönümünün
göstergesiyle, şiirlerin, yönetmenlerin ve onun
fikrini destekleyen konferansların oluşumuyla
bir organizasyon düzenledik.
-3-
“YOUR STORY COULD BE MINE”
“Your story could be mine” is my new project which carried out within
L’ATFD Section: Kairouan (Association Tunisienne Des Femmes
Démocrates:Section Kairouan). I contact women who want to
give a message for gender role or to share her stories about physical
violence, sexual harassment, mobbing etc. We write on paper their slogans
or stories about these topics. After, I take their photo with this paper. I share
these photos on Facebook page which created Facebook page especially for this
project. The first aim of project is to raise awareness about gender roles and
make women feel they are not alone. Also, another aim of the project is to
strengthen solidarity among women including those living in rural areas.
“HİKAYEN BENİM
OLABİLİRDİ”
“Hikayen benim olabilrdi.” L’ATFD Section: Kairouan (Tunus Demokratik Kadın Derneği Şube: Kairouan) bünyesinde yürüttüğüm yeni projem. Cinsiyet rolleri hakkında mesaj
vermek isteyen ya da fiziksel şiddet, cinsel sömürü, ,iş yerinde
cinsel şiddet gibi konularda hikâyelerini paylaşmak isteyen kadınlarla iletişim kuruyorum. Bu konular hakkındaki hikâyeleri ve ya sloganlarını kâğıda yazıyoruz. Daha sonra, bu kâğıtlar
ile onların fotoğraflarını çekiyorum. Bu proje için özel olarak
oluşturduğum sayfada bu fotoğrafları paylaşıyorum. Projenin
ilk hedefi, cinsiyet rolleri hakkında farkındalık yaratmak ve kadınların yalnız olmadıklarını hissetmelerini sağlamak. Ayrıca,
projenin diğer hedefi, yerelde yaşayan kadınları projeye dâhil
ederek, kadınlar arasında dayanışmayı güçlendirmek.
-4-
RUİ ROSADO:
A journey into this book means, for me, an
opportunity to taste some habits, traditions and
culture of Tunisia. Experience some moments
together with a family, a walk into a co-living with
them, creates you a travel till some destination where
knowledge and feelings take place, and suddenly
your vision gets in touch with colors, textures and
identities. One family. One day. Food, the support for
life. Traditions all around the world reflect big part of
their roots on a special way to practice gastronomy.
After following some steps this book let you to know
some of the most unique flavors of Tunisia. Well get
closer, explore their environment that starts to have its
own energy and movement. All of this surrounding a
delicious meal, I mean, benina taiba, how it’s spoken
around here!
RUİ ROSADO:
Bu kitabın içinde yolculuk, benim için, Tunus’un
bazı adetlerini, geleneklerini ve kültürünü tatmak fırsatı. Bir aileyle birlikteyken ki anların deneyimi, onlarla
yaşayan bir yolculuk, sana hedefine varana kadar tecrübelerden ve duygulardan oluşan bir seyahat sunuyor ve
aniden hayal gücün renklerle, dokularla ve kimliklerle bütünleşiyor. Bir aile. Bir gün. Yemek,
yaşam için destek. Dünyanın tüm geleneklerinde, gastronomi pratikleri, kökenlerin
önemli bir kısmını yansıtır.
Birkaç adımı izledikten sonra, bu
kitap Tunus’un eşsiz lezzetlerinden bazılarını tanımana imkân veriyor. Hadi
yakınlaşalım, kendi enerjilerine ve işle-
yişlerine sahip olmaya başlayan yaşam tarzlarını keşfedelim. Tüm bu lezzetli sofranın etrafında, ben burada
söylendiği gibi benina taiba diyorum!
-5-
UXİA HIBOU
I came to Tunisia to develop a cultural
project, but I had never realized how much
Tunisian people and culture could influence
my life. What I knew was my intention here:
knowing the real habits and customs of the
families, living with them and sharing their
time and spaces. Luckily, it didn’t take me so
long: the doors of the families in the small and
traditional town of Kalaa were opened for me
since the beginning and soon I started not to
be a witness but a part of them. Each time i
entered a house, the words kul,kul followed me
during hours because in Tunisia, welcoming
you to their homes, means offering a bite.
Food is the best way of sharing, of wishing
saha to the others. I discovered new flavors,
new sensations and the real meaning of harr.
But it was the first time Selma Chabeh invited
me to make Khobz Tabouna in the roof of
her house when I thought: why keeping all
this knowledge they show just for me and
not spreading it? Then, the idea of making a
cookbook with genuine Tunisian food came
to my mind. With the help of Alejandro, the
writer, and Rui, the photographer, we make
the idea concrete: the food is an approach
to get to know about Tunisian families. This
is more than a book about food, it’s a way
to share the love and gratitude that i feel for
every single person who participates in it and
try to make them last forever.
UXİA HIBOU
Tunus’a kültürel bir proje geliştirmek için geldim ancak Tunus
insanının ve kültürünün hayatımı ne kadar etkileyebileceğinin
farkına varamamıştım. Burada olma amacımın ne olduğunu
biliyordum: ailelerin gerçek alışkanlıklarını ve adetlerini bilmek,
onların zamanlarını ve yaşam alanlarını paylaşmak. Şanslıyım ki,
uzun bir zaman almadı; başladığımdan itibaren küçük ve geleneksel
kasaba Kala’daki ailelerin kapıları bana açıktı. Bir bilirkişi değil ama
onların bir parçası olmaya başladım. Tunus’ta bir eve girdiğimde,
evlerindeki içten karşılamalarında, yemek sunma anlamındaki kul,
kul kelimesi beni saateler boyunca izledi. Yemek, paylaşmanın ve
diğerleri için saha dilemenin en iyi yolu. Yeni tatlar, yeni hisler ve
harrın gerçek anlamını keşfettim. Ancak ilk defa Selma Chabeh beni
Khoz Tabouna yemek için evinin terasına davet ettiğinde düşündüm:
Neden bu bilgileri sadece bana değil başkalarına da aktarmayalım?
Ve sonra, özgün Tunus yemekleriyle bir yemek kitabı oluşturma fikri
aklıma geldi. Yazar Alejandro’ nun ve fotoğrafçı Rui’nin yardımıyla
somut bir fikir oluşturduk: Yemek, Tunuslu aileleri tanımak için
bir yol. Bu yemek hakkındaki bir kitaptan daha fazlası, kitabın bir
parçası olan ve kitabı sonsuz yapmayı deneyen her bir insan için
sevgiyi ve şükranı paylaşmanın bir yolu.
-6-
ARIM is a center for people who has handicap.
Şebnem and Kani were going every Frıday to
this place for doing creative activity and simple
animation. One week they draw form of their own
hand and they tried to paint. Another week, they did
a pencil book with plastic cups and they decorate it
together.
ARIM, engeli olanlar için bir merkez. Şebnem ve
Kani, her cuma yaratıcı aktiviteler ve basit gösteriler
yapmak için bu merkeze gidiyorlardı. Bir hafta,
ellerinin şekillerini çizdiler ve boyamaya çalıştılar.
Bir başka hafta, plastik kalemlerle kalemlik yaptılar
ve beraber süslediler.
THE FİRST AWARENESS-RAİSİNG DAYS OF STİMULUS
READİNG İN AKOUDA
AJMEC organized project “The first awareness-raising
days of stimulus reading” under the slogan: “Reader child,
Lofty homeland” in Errajihia primary school of Akouda
between 18 November – 13 December 2013. Şebnem
Koç, volunteer from Turkey, coordinated this activity and
encouraged children and their family to read. Jalel Babay
organized workshop of Arab calligraphy and mural
painting, Raja Ben Ammar provide all requirements for
this activity.
AJMEC, “ Birinci Okumaya Özendirmede Farkındalık
Yaratma Projesini “ Okuyan çocuk, Gururlu ülke”
sloganıyla Errajihia İlköğretim Okulu’nda 18 Kasım- 13
Aralık 2013 tarihleri arasında organize etti. Türkiyeli
gönüllü Şebnem Koç, bu aktiviteyi koordine etti ve
çocukları ve onların ailelerini kitap okumaya teşvik etti.
Jalel Babay, kaligrafi kursu ve duvar boyama aktiviteleri
organize etti. Raja Ben Ammar, bu aktivite için bütün
ihtiyaçları karşıladı.
-7-
TUNISIA: MEDINA of SOUSSE
TUNUS: SOUSSE MEDİNASI
The Old City of Sousse or the Medina could
be considered as a symbol of the richness of
history of Sousse. It has the Ribat or the Old
Fort. The latter was built in 821 AC by the
Muslims during the Aghlabidian Era as
a fort against the invasions of Christians
mainly from Malta and Sicily. Furthermore,
the Medina contains one of the oldest
Mosques in Northern Africa which is the
Mosque Bou Ftata.
One another remarkable thing
about the Medina is the Bazaar.
It contains many shops which
mainly sell spices and souvenirs
for the tourists. Outside
official shops, it contains
various souks, which offer a
rich selection of handicrafts
of incomparable beauty,
traditional Tunisian clothes
and foods, original souvenirs,
excellent works of art and crafts.
Don’t be afraid of the inflated
prices.
How you get there: reaching the Souk
or the bazaar is an easy thing. Actually, there are
2 easy ways to reach it. First of all, we get to the Bazaar
starting from the “Bab Bhar”, which means the Sea Gate,
passing by the Martyrs Square, and then we
can walk about hundred meters to
take the first left turn after the
Grand Mosque. Second,
we can reach the bazaar
from “Bab Jebli”, which
means the Mountain
Gate, by walking
just thirty meter
straight after the
gate and taking
the first two left
turns and then
the first right
turn.
Eski şehir ya da Medina, Sousse’
un tarihi zenginliğinin bir sembolü
olarak düşünülebilir. Ribat ya da
tarihi kaleyi barındırıyor. İkincisi
Müslümanlar tarafından Aghlabid
Hanedanlığı döneminde ağırlıklı
olarak Malta ve Sicilya’dan Hristiyan
akınlarına karşı 821 yılında inşa
edilmiş. Ayrıca Medina Kuzey
Afrika’nın en eski camilerinden biri olan
Bu Fatata Camii’ni barındırıyor.
Medina hakkında bir başka
dikkat çekici şey çarşısı. Çarşı,
ağırlıklı olarak baharatlar
ve turistler için hediyelik
eşya satanlar olmak üzere
birçok dükkân barındırıyor.
Dükkânlarının
dışında,
benzersiz
güzellikte
el
sanatları, geleneksel Tunus
kıyafetleri ve yemekleri, özgün
hediyelik eşyalar, kusursuz sanat
ve el işi çalışmaların satışa sunan
çeşitli pazarları bulunmakta.
Şişirilmiş fiyatlardan korkmayın;
pazarlığın tadını çıkarın!
Nasıl gidilir? : Pazar ya da diğer adıyla Souk’a ulaşma
oldukça kolay. İlk olarak Deniz Kapısı anlamına gelen
Bab Bhar’dan başlayıp, Şehitler Meydanı’nı
geçip daha sonra Ulu Cami’den ilk sola
dönüp yüz metre yürüyebiliriz.
İkinci olarak, pazarı Dağ Kapısı
anlamına gelen Bab Jebli’den
sonra dosdoğru yürüyerek
sadece
otuz
metre
yürüyüp önce ikinci
soldan girip sonra
ilk sağa dönerek
bulabiliriz.
-8-
Children Club Akouda is a new place for AJMEC volunteer to do activity. This place is like a
public school and children can do various activity in here like theatre, sports etc., After we had
chance to know these smart and cute children, we decided to do a amateur newspaper with them. For
first issues, they introduced themselves on colorful papers with drawing and writing something and
we put all of them together on big cartoon. We called it “Petit Journal”.
Akouda Çocuk Kulübü, AJMEC gönüllülerine aktivite yapmak için yeni bir yer. Bu mekân bir
devlet okulu gibi ve çocuklar burada tiyatro spor gibi çeşitli aktiviteler yapabiliyor. Bu zeki ve sevimli
çocukları tanıma şansına sahip olduktan sonra onlarla amatör bir gazete yapmaya karar verdik. Birinci
sayı için, renkli kâğıtların üzerlerine bir şeyler yazarak ve çizerek kendilerini tanıttılar ve hepsini
büyük bir kartonda birleştirdik. Gazeteye “ Petit Journal” ismini verdik.
-9-
Doors are a frontier, the weak limit between the inner world of
a house –thought as the space for a family to live– and the outside
world, the city –the social space for the community–. Doors provide
us the intimacy to be ourselves, they are a separation. We proposed the
project of a photographic catalog with the most representative samples
of the typologies of traditional doors of the main towns belonging to
the governorate of Sousse and the Sahel region.
Kapılar, aileler için bir yaşam alanı
olarak; evlerin içsel dünyası ile halkın sosyal
alanı olarak dış dünya, şehir arasında zayıf
bir sınır. Kapılar, bize kendimiz olmamızı
sağlar; bir ayrımdırlar. Biz, Sousse ve Sahil
bölgesine ait ana şehirlerin geleneksel kapı
tipolojilerinin en tipik örnekleriyle ilgili
fotoğraf kataloğu projesi sunduk.
- 10 -
ARABIC LESSON
MARHABA! Let’s start with the most common word used in both
Turkish and Arabic. The European Volunteer Service compels volunteers to
learn the language of the hosting country. According to this, AJMEC provide
us Arabic lessons. Every Thursday morning I have lessons with my mentor,
Jalel Babay. When he teaches me how to communicate using Tunisian local
language and to write in classical Arabic I discover everyday many words
similar to Turkish. I could get adapted thanks to this quicker to Arabic and
was a fact that also interested my mentor so, afterwards, we decided to share
with you a list with some of these words.
MERHABA! Arapça ve Türkçe ’de en
çok kullanılan benzer
kelimeyle başlayalım.
Avrupa Gönüllü Hizmeti, gönüllülerin ev
sahibi ülkenin dilini
öğrenmesini gerektiriyor. Bundan dolayı,
AJMEC bize Arapça
dersi sundu. Her perşembe sabahı, mentorüm Jalel Babay ile
Arapça dersim var.
Tunus’un yerel dilinde
nasıl iletişim kurulacağını ve klasik Arapça
’da nasıl yazılacağını
bana öğretirken, her
gün Türkçe ile benzer
birçok kelime keşfettim. Bunun sayesinde,
Arapça ’ya daha hızlı
adapte oldum ve bu
ayrıca mentorümün
ilgisini çeken bir durumdu; daha sonra
sizinle bu kelimelerin
bazılarından oluşan
bir liste paylaşmaya
karar verdik.
- 11 -
Kala Kebira Handicap Center is a place for mental, physical and genetic disabilities children
where we go every Friday morning for doing activity. This month, we did different activities in
different classes in this place. In premier class, we played some simple games with them because
in some cases their mental age was under one year old and we need them to improve basic skills.
In another class, children could understand correctly what we are doing in detail and we did some
handcrafts with them which they can improve their painting, cutting and their ability to focus.
Kala Kebira Engelliler Merkezi, her cuma aktivite yapmak için gittğimiz, zihinsel fiziksel ve
genetetik hastalııkları olan çocuklar için bir yer. Bu ay, burada farklı sınıflarda farklı aktiviteler
yaptık. Ilk sınıfta,onlarla basit oyunlar oynadık çünkü zeka yaşları, bir yaşın altındaydı ve onların
basit becerilerini geliştirmeye ihtiyacımız vardı. Diğer sınıfta, çocuklar ne yaptığımızı detalarıyla
düzgün bir şekilde anlayabildi ve boyamalarını, kesmelerini ve odaklanma yeteneklerini
geliştirebilecek bazı elişleri yaptık.
- 12 -
Author
Document
Category
Uncategorized
Views
0
File Size
9 894 KB
Tags
1/--pages
Report inappropriate content