close

Enter

Log in using OpenID

1 1. GİRİŞ Hayvancılık binlerce yıllık geçmişi içersinde, insan

embedDownload
1
1. GİRİŞ
Hayvancılık binlerce yıllık geçmişi içersinde, insan toplumlarının sosyo
ekonomik yaşamında, kültür ve geleneklerinde önemli bir yere sahip olmuştur.
Başlangıçta karın doyurmak ve örtünmek için hayvanla ilgilenen insanoğlu zamanla onu
evcilleştirerek, hayvandan ve ürünlerinden birçok alanlarda yararlanmıştır.
İnsanlığın sürekli artan dünya nüfusu karşısında en önemli sorunu, yeterli ve
dengeli, diğer bir ifade ile sağlıklı beslenme ihtiyacıdır. İnsan beslenmesinde,
hayvansal gıdalar özellikle et, balık, süt ve yumurtanın içerdikleri aminoasitlerden
dolayı büyüme, gelişme ve yaşamın devamı yanı sıra, beyin gücünün de gelişmesi
bakımından önemlidir (Tekinsen ve ark., 1997).
Türkiye’ de toplam 3.075.516 adet tarımsal işletme mevcuttur. Bu işletmelerin
tasarrufunda bulunan arazi miktarı ise 184.329.490 dekar’dır (DİE, 2001).
Türkiye’de tarım işletmelerinin % 99,77’ si, toplam arazinin ise % 97,672’ si
tek bir hane halkı tarafından işletilmektedir (DİE, 2001).
Türkiye’de bulunan toplam 3.075.516 adet tarımsal işletmenin % 67,42’ sin de
hem bitkisel üretim, hem de hayvan yetiştiriciliği, % 30,22’ sin de yalnız bitkisel
üretim, % 2,36’ sın da ise yalnız hayvan yetiştiriciliği yapılmaktadır. Toplam
184.329.490 dekar arazinin; % 72,38’ i hem bitkisel üretim, hem de hayvancılık yapan
işletmeler, % 27,38’ i yalnız bitkisel üretim yapan işletmeler, % 0,23’ ü ise yalnız
hayvancılık yapan işletmelerdir (DİE, 2001).
Türkiye’de ki tarım işletmelerinin % 65,03’ ünde büyükbaş hayvan, % 34,5’ in
de küçükbaş hayvan bulunur. İşletmelerin % 91,93’ü 1-9 baş arasında büyükbaş
hayvana sahiptir. 10-19 baş arasında büyükbaş hayvana sahip işletmelerin oranı ise %
6,57’ dir (Sönmez ve Kaymakçı, 1997).
2
Türkiye hayvan varlığı açısından son yıllarda azalmalara karşın büyük bir
potansiyele sahiptir. 1994 yılı itibariyle 11.900.000 baş Sığır, 35.600.000 baş Koyun,
8.800.000 baş Kıl Keçisi, 797.000 baş Tiftik Keçisi, 305.000 baş Manda vardır (DİE,
1994).Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın kayıtlarına göre ise, 2004 yılında Türkiye’ de
10.069.346 baş Sığır, 103.900 baş Manda, 25.201.155 baş Koyun, 6.379.900 baş Kıl
Keçisi, 230.037 baş Tiftik Keçisi vardır (DİE, 2004).
1994-2004 yılları arasındaki rakamlara bakıldığında hayvan sayısında önemli
azalmalar gözlenmektedir. Yetiştiricilerin düşük verimli yerli ırklar yerine, yüksek
verimli kültür veya melez ırkları işletmelerinde tutmaları hayvan sayısının azalmasına
neden olan sebeplerden biridir.
Türkiye’ de bulunan 10.069.346 baş sığır varlığının yaklaşık % 32,70’ı verim
potansiyeli düşük, ancak çevre şartlarına adapte olmuş yerli ırklardan, % 51,90’ nı
kültür ırkı melez’ inden, % 15,40’ı da kültür ırkı hayvanlardan oluşmuştur (DİE, 2004).
Ancak bu rakamlar son 15 yıllık bir dönemle karşılaştırıldığında kültür ırklarının payı %
20’ye, kültür ırkı melezlerinin payı da % 44’ e yükselmiş, yerli ırkların payı ise % 36’ya
inmiştir.
Yıllar itibariyle sığır varlığında çeşitli genotip guruplarının payı (%), EK-1’de
verilen Çizelge 1’de gösterilmiştir (DİE, 2004).
Ülkemizde, kültür ırkı hayvanlara uygun işletmelerin sayılarının azlığı ve
seçimlerindeki isabetsizlik, organizasyon yetersizliği, teknik bilgi eksikliği vb.
nedenlerle saf kültür ırkı yetiştiriciliği pek başarılı olamamıştır. Toplam sığır
varlığımızda kültür ırklarının bu günkü payı, getirilen ırkların orijinal bölgelerindeki
verimleriyle, ülkemizdeki verimleri arasında çok büyük farklar göstermektedir (Soysal,
1992).
Verimli ve karlı hayvancılıkta damızlık hayvan önde gelen bir üretim aracıdır.
İyi nitelikli damızlıklar da, bilinçli olarak uygulanan seleksiyon programları ile elde
edilebilmektedir. Sığır yetiştiriciliğinde bir boğa ya da ineği damızlık olarak ayırırken
3
bu hayvanların kendilerinin olduğu kadar yavrularına aktarabilecekleri yüksek verim
yetenekleri de yetiştiriciyi yakından ilgilendirmektedir. Ebeveynin verim üstünlüğünün
ne kadarının döllere geçebileceğini gösteren ölçü ise kalıtım derecesidir. Şu halde
seleksiyon uygulanırken üzerinde durulan ırkın kalıtım derecesinin de (heriability)
bilinmesi gerekmektedir ( Korhan ve ark.,1988).
Kalıtım derecesinin asıl önemi, bir sürüde seleksiyon yolu ile ilerleme sağlanıp
sağlanmayacağı hakkında bilgi verir. Bir sürüde genotipik varyasyon varsa seçme işlemi
(seleksiyon) söz konusu olabilir. Bu da ancak üzerinde çalışılan sürüde fenotipik
varyasyon içinde genotipin payının yüksek olması, yani kalıtım derecesinin yüksek
çıkması ile mümkündür ( Soysal,1989).
Dünyada inek başına laktasyon verimi ortalama 3.665 kg/yıl’ dır. Bu rakam
A.B.D.’ de 6.464 kg/yıl; Yunanistan’ da 2.043 kg/yıl; Türkiye’de ise en iyimser
tahminlere göre ortalama 1230 kg/yıl’dır. Ülkemiz için verilen bu değer kültür
ırklarında 3000 kg/yıl, melezlerde 2000 kg/yıl, yerli ırklarda 750 kg/yıl’dır
(Anonim,1989). Bu düşüklük başlıca kalıtsal içeriği yetersiz damızlıklar, besleme ve
yem sorunları, bakım ve hastalıklara ilişkin sorunlar ile pazarlama sorunlarından
kaynaklanmaktadır.
Dünya ve çeşitli ülke grupları ile Türkiye’de, et ve süt üretiminde sığırın katkısı;
2003 yılı dünya süt üretiminde % 84,4’dür. Bu değer AB ülkelerinde % 97, Türkiye’de
ise % 87 civarındadır. Gelişmiş ülkelerin et üretiminde ise sığırın payı % 27,4, süt
üretiminde de %98,4’dür. Buna karşılık gelişme yolundaki ülkeler süt üretimlerinin %
64,6’ sı nı, et üretimlerinin de % 20’ si ni sığırdan sağlamaktadır.
2004 Yılı et ve süt üretiminde sığırın payı (%) EK-1’ verilen Çizelge 1.2’de
gösterilmiştir (FAO,2004).
Türkiye’nin toplam et üretiminde sığırın payı gelişmiş ülkelere, süt üretiminde
de dünya ortalamasına yakındır.
4
Ülkemizde sağılan toplam hayvan varlığından yıllara göre ufak değişmeler olsa
da, EK-1 Çizelge 1.2’ de görüldüğü gibi süt üretiminde % 87 payı olan sığırdan yıllık
10 milyon ton civarında süt üretilmektedir (FAO, 2004).
Yıllara göre Türkiye’de sağılan sığır sayısı, üretilen süt miktarı ve toplam sığır
sayısı, EK-1’ de Çizelge 1.3’ de ayrıntılı olarak gösterilmiştir (DİE, 2004).
Yıllar itibariyle toplam kırmızı et ve süt üretimi ve kişi başı üretim (kg/kişi)
miktarları ayrıntılı olarak, EK-1 Çizelge 1.4’de verilmiştir (DİE ve DTP, 2004).
Çizelgede de görüldüğü gibi, üretilen toplam süt miktarı, 1990-2004 yılları
arasında artmasına karşın yine aynı kabullerle kişi başına üretim (tüketim) 171 kg’ dan
157 kg’ a düşmüştür.
Ülkemizde kişi başına tüketilen hayvansal protein miktarı hayvancılığı gelişmiş
ülkelere oranla çok düşük düzeydedir. Bu nedenle bir yandan artan nüfusun hayvansal
besin ihtiyacının yeterli düzeyde karşılanması, diğer yandan dış satım olanaklarının
geliştirilmesi yönünde hayvancılığa daha fazla önem verilmesi ve üretimi arttırıcı
tedbirlerin alınması gereklidir (Baraz, 1992).
Süt sığırcılığı konusunda ülkemizde, araştırma enstitüleri, üniversiteler ve diğer
ilgili kuruluşlar tarafından çeşitli araştırmalar yapılmış olmakla birlikte, bu
araştırmaların bir çoğunluğu işin daha ziyade teknik yönü ile ilgili bulunmakta ve
zaman zamanda ekonomik yönüne girmiştir.
Süt üretiminin, bu konuda ileri gitmiş ülkeler seviyesine ulaştırılabilmesi
bakımından, konunun ülke ve bölge düzeyinde ele alınması ve geliştirme politikalarının
buna göre şekillendirilmesi gerekir. Söz konusu politikaların ortaya konulabilmesi ise
özellikle işletmeler ve işletmede kullanılan damızlık boğaların performansları üzerinde
yapılacak çalışmalarla çok sıkı bağlantılıdır. Yapılacak bu çalışmaların artması
ölçüsünde konunun aydınlanması sağlanacak ve ortaya çıkabilecek sorunların çözümü
kolaylaşacaktır.
5
Tarımsal yapının gelişmesine ilişkin gerekli tedbirlerin alınması, üretim ünitesi
olan işletmelerin yakından tanınması ve sorunları ortaya koymakla mümkündür.
Ülkemizde doğal ve ekonomik koşulların bölgeler ve hatta iller itibari ile farklı oluşu
her bölgenin veya ilin tarımsal yapısını ve problemlerini işletme seviyesine inerek
bilimsel açıdan inceleyen araştırmaların yapılması gerekmektedir (Bülbül, 1973).
Araştırma yöntemleri ne olursa olsun öncelikle sığır yetiştiriciliğinin mevcut
sorunlarını
ve
ekonomik
yapısını
ortaya
koyacak
araştırmaların
yapılması
gerekmektedir (Eliçin ve ark,1990).
Bu bağlamda süt sığırı yetiştiricilerinin genel kurallarını göz önünde tutarsak,
yetiştirici ve ülke bazında oluşabilecek maddi kayıpların en aza indirilmesi bakımından
ithal yolu ile getirilen kültür ırkı boğaların bölge koşullarındaki performanslarının
tespiti önem taşımaktadır.
Bu araştırma,
Tekirdağ İli Damızlık Sığır Yetiştirici Birliğinde kullanılan
Holstein Irkı Boğalardan elde edilen dişi döllere ait laktasyon süt verimlerinin
belirlenerek boğaların bölgemizde gerçekleşen süt verim özelliklerinin ortaya konulması
amacı ile yapılmıştır.
6
2.KAYNAK ARAŞTIRMASI
2.1.Tekirdağ İlinin Genel Özellikleri
2.1.1 İlin Coğrafi Yapısı
İl 6217,88 km2 alana sahip olup, batı ve güneybatı yöreleri yüksek, doğu kesimi
hafif dalgalı düzlükler halindedir. Deniz kıyısı yüksek topografya yapısına sahiptir.
Tarıma elverişli geniş ve verimli ovalar iç kısımlarda yer almaktadır.
2.1.2 İlin İklimi
Tekirdağ büyük akarsulara sahip değildir. Başlıca akarsular , Hayrabolu Deresi
ve Ergene Nehri’dir. Bölgede nemli iklim tipi hakimdir. Sahil şeridinde ılıman, iç
kısımlarda karasal iklim görülür. Uzun yıllar ortalama verilerine göre yıllık yağış
ortalaması 642,7 mm2’ dir. İlin toprak yapısı ve yağış rejimi kültürel tarım için oldukça
elverişlidir. 2004 yılında düşen yağış toplamı 578,8 mm olup en fazla yağışın görüldüğü
ay 148,3 mm ile ocak, en kurak ay ise eylül ayıdır (Anonim,2004 ).
2.1.3 İlin Nüfus Durumu
İlin toplam nüfusu 1975 sayımı sonuçlarına göre 320.007 iken, 1980’de 359.479,
1990’da 468.842 ve 1997’de 555.340’a, 2000 yılı sayımı kesin sonucuna göre
623.591’e ulaşmıştır. Son 25 yılda ilimizin toplam nüfusu % 94,87’lik artış göstermiş,
nüfus yoğunluğu 51 kişi/km2 ‘den 100 kişi/km2 ‘ye ulaşmıştır. Toplam nüfusun %36’sı
köylerde yaşamaktadır.
7
2.1.4 İlin Arazi Varlığı ve Kullanışlarına Göre Dağılımı
İlin toplam arazi varlığı 621.788 hektardır. Bu sahanın % 63,17’si işlenen tarım
arazisi ( 392.778,5 ha), % 5,08 çayır-mera alanı (31.629 ha), % 14,89 tarım dışı arazisi
(92.618,3 ha), % 16,86’sı ormanlık (104.762 ha) alandır.
2.1.5 Tekirdağ İlinde Mevcut İşletme Sayısı
Tekirdağ ilinde son tarım sayımına göre 37.872 tarım işletmesi bulunmaktadır.
Bunlardan 644’ü (%1,7) sadece hayvancılık yaparken, 9472 işletme (% 25,01) yalnızca
bitkisel üretim yapmaktadır. Geriye kalan 27756’ sı ise ( % 73,28 ) hem bitkisel hem de
hayvansal üretimi birlikte yapmaktadır. Sadece hayvancılık yapan işletmelerde işletme
başına ortalama olarak 6,3 büyükbaş ve 21,47 baş küçükbaş hayvan düşmektedir. Her
iki dalda da üretim yapan işletmelerde ise işletme başına düşen hayvan sayısı 4,2
büyükbaş hayvan ve 7,8 küçükbaş hayvan isabet etmektedir (Anonim, 2000).
2.1.6 Hayvansal Üretim
Tarımsal gayri safi üretim değerimizin % 26,8’ini oluşturan hayvancılık alt
sektörü,
ilimiz
için
önem
taşıyan
tarımsal
faaliyet
koludur.
Son
yıllarda
hayvancılığımız, özellikle de süt hayvancılığımız ekonomik konjüktürden olumsuz
etkilenerek beklenilen gelişmeyi gösterememiştir. 2004 yılı tarımsal gayri safi üretim
değerleri dikkate alındığında hayvansal üretimin, tarımsal üretim içindeki payında %
1,81’ lik azalma olmuştur. 2003 yılına göre son yılda büyükbaş hayvan sayısında %
3,41’lik artış olmuştur (Anonim, 2004 ).
Türkiye süt üretiminin % 2 ‘sini, ülke toplam sığır varlığının % 0,87’sine sahip
olan Tekirdağ ili karşılamaktadır (Anonim, 2000).
Tekirdağ ili’nde hayvansal ürünlerden olan süt üretimimiz 324.398 ton, et
üretimimiz 8398 ton, yumurta üretimimiz ise 42.603.000 adettir.
8
Tekirdağ İlinde, ilçeler ve hayvan türleri bazında üretilen süt miktarı ayrıntılı
olarak, EK-1’de verilen Çizelge 2.1.6’da gösterilmiştir (Anonim, 2004).
2.1.7 Tekirdağ İli Hayvan Varlığı
Tekirdağ İli’nde toplam 115.327 baş sığır mevcuttur. 115.327 baş sığırın; 59.862
başı sağılan sığırdır. Mevcut olan toplam sığırların % 97,90’ı Siyah-Alaca, % 0,78’ i
Simmental, % 0,77’si Yerli Sığır, % 0,45’i Brown Swiss, % 0,06’sı Jersey, % 0,03’ ü
Charole, % 0,01’i Kırmızı Alacadır (Anonim, 2005).
Tekirdağ İli’nde ilçeler bazında mevcut olan büyükbaş hayvan sayıları EK-1’de
verilen Çizelge 2.1.7’de gösterilmiştir (Anonim, 2004 ).
İl sığır varlığının % 41’ i Malkara İlçesinde bulunurken bunu Hayrabolu ve
Merkez İlçeleri izlemektedir. İlimizde hemen hemen yerli sığır bulunmamaktadır. Saf
kültür ırkı ilçe dağılımı dikkate alındığında, Malkara ilçesi % 51, Hayrabolu ilçesi %
21’lik oranla ilk iki sırada yer almaktadır.
2.1.8 Tekirdağ İli Süt Sığırcılığı İşletme Kapasiteleri
Tekirdağ ilinde toplam 16.819 adet sığırcılık işletmesi bulunmaktadır. Bu
işletmelerin kapasiteleri, EK-1’deki Çizelge 2.1.8’de gösterilmiştir (Anonim, 2004).
Çizelgedeki rakamlardan da anlaşıldığı üzere, Tekirdağ İli’nde küçük çapta aile
işletmeciliği tipinde hayvancılık yapılmaktadır.
2.2.Türkiye’de Suni Tohumlamanın Tarihsel Gelişimi ve Türkiye’de
Uygulanan Sığır Islah Çalışmaları
Dünyada ilk bilimsel suni tohumlama uygulaması, 1780 yılında Lazaro
Spallanzani tarafından gerçekleştirilmiş ve 1782’de Branchi ve Rossi bu tekniğin
bilimselliğini ortaya koymuşlardır. Modern anlamda suni tohumlamanın, önemli
9
ekonomik yararlar sağlaması bakımından hayvancılıkta; özellikle de hayvan ıslahında
kullanılması gerekliliği 1902 yılında Danimarka’da gündeme getirilmiştir.
Suni tohumlama tekniği, ilk kez köpek ve atlarda denenmiş; sığır ve koyunlar
1912 yılından itibaren uygulama alanına dahil edilmiştir.
İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, suni tohumlama alanında önemli gelişmeler
kaydedilmiş; bu tekniğin yaygınlaştırılmasının yanı sıra, spermatozoitlerin uygun
sulandırıcılarda dölleme gücünü yitirmeden saklanması, sulandırılan spermalara
antibiyotik ilave edilmesi ve spermaların özel yöntemlerle dondurularak saklanması
gibi yöntemler geliştirilmiştir.
Türkiye’de, Cumhuriyetin ilk yıllarında Hayvan Islah Kanununun yürürlüğe
konmasından sonra, Tarım Bakanlığına bağlı hara, inekhane, aygır depoları ve suni
tohumlama istasyonları gibi hayvan ıslah kurumlarının sayıları hızla arttırılmıştır. Suni
tohumlama ilk olarak 1926 yılında Karacabey Harasında bulunan atlara ve aynı yıl
sığırlara; 1928 yılında da koyunlara uygulanmıştır. Yöntem, 1935’den itibaren
koyunlarda ve 1949’dan itibaren de sığırlarda yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır
(Özgür ve ark, 2005).
Ülkemizde suni tohumlama çalışmalarının başlamasıyla, 1923-1970 yıllarında
yerli ırkların genetik ve fenotipik özellikleri belirlenmeye ve kamu tarım işletmelerinde
saf yetiştirme ve seleksiyon yöntemiyle ıslah edilmelerine çalışılmıştır. Bu arada, çeşitli
yıllarda Esmer, Siyah Alaca ve Jersey gibi kültür ırklarından sığırlar ithal edilmiş ve
kamu işletmelerinde saf olarak yetiştirilmişlerdir. 1970’ ten itibaren, verim düzeylerinin
düşük
ve
ıslah
olanaklarının
zayıf
olduğu
gerekçesiyle
yerli
ırkların
saf
yetiştirilmesinden vazgeçilmiş ve bahsedilen bu 3 kültür ırkı ile melezlenerek ıslah
edilmeye
çalışılmıştır. Başlangıçta
birleştirme
melezlemesi
öngörülmüşse
de,
melezleme çalışmaları ileriki yıllarda kontrolsüz çevirme melezlemesine dönüşmüştür.
Uygulanan çevirme melezlemesi sonucunda birçok yerli ırk yok olma tehlikesiyle karşı
karşıya kalmış, bazıları ise yok olmuştur. Aynı yıllarda Dünya Bankası desteği ile
uygulanan Hayvancılığı Geliştirme Projeleri kapsamında, Holstein ve Esmer sığırları
saf olarak yetiştiren nüve işletmeler oluşturulmuştur. Gerek saf yetiştirmede, gerek
melezlemede kullanılmak üzere kamuya ait tohumlama istasyonlarında yavru testinden
10
geçmemiş Siyah-Alaca, Esmer, Jersey ve Simmental boğalardan sperma üretilmiş ve
Tarım İl Müdürlükleri aracılığıyla suni tohumlama hizmetleri sunulmuştur (Kumlu,
1999).
Türkiye’de 1985 yılından sonra özel kişi ve kuruluşlara da ıslah yetkisi tanınmış
ve bunların damızlık sığır ile sperma ithal etmeleri veya sperma üretmek amacıyla
istasyon kurmalarına olanak sağlanmıştır. 1987-1996 yılları arasında çoğunluğu holsteın
olmak üzere 280 bin gebe düve ile binlerce doz sperma ithal edilmiştir. İthal edilen ve
yetiştiricilere dağıtılan gebe düveler ve yavrularıyla ilgili, öngörülmüş olmasına karşı,
soykütüğü ve verim kayıtları tutulması sağlanamamış; ıslah populasyonu girişimleri
sonuçsuz kalmıştır. 1990 yılından başlamak üzere Türk-İtalyan ve Türk- Alman Teknik
İşbirliği ile uygulamaya konulan iki ayrı projede ise Holsteın ırkı sığırlarda ıslah
programı benzeri bir uygulama başlatılmış; buna göre soykütüğü ve verim kayıtları
toplanmış, damızlık değer tahminleri yapılmış, denenmiş boğalardan sperma kullanılmış
ve aday boğa testine başlanmıştır. 1995 yılından itibaren kurulmaya başlanan Holsteın
Damızlık Sığır Yetiştirici Birliklerinin sayısı hızla artmış ve bunlardan 17 il birliğinin
katılımıyla 1998 yılında Merkez Birliği kurulmuştur. Tarım ve Köyişleri bakanlığı
desteğiyle faaliyetini sürdüren Merkez Birliği 1998 yılı sonu itibariyle Ulusal Hosteın
Damızlık Yetiştirme Programını uygulamaya koymuştur ( Kumlu, 2000).
Yapılan tüm bu çalışmalar ile, iller bazında ineklerin süt verim kayıtları
tutulmakta ve bu kayıtlara bağlı kalınarak suni tohumlama boğalarının bölgede
gerçekleşen performansları ortaya konması sağlanmaktadır.
Akman ve Kumlu (2003), tarafından yapılan bir çalışmaya göre, Merkez
Birliği’nce yürütülen ıslah programıyla süt verimi bakımından populasyonun genetik
seviyesini yılda ortalama 84 kg dolayında yükseltilebileceği ve bunun, elde edilmesi
mümkün olan ilerlemenin yaklaşık % 70’i dolayında olduğu ileri sürülmüştür.
2.3. Siyah Alaca Irkı Genel Özellikleri
Siyah-Alaca ırkı sığırlar, Bos Taurus Primigenus’tan kök almış olup bunlara Bos
Taurus Brachyceros kanıda karışmıştır. Tipik sütçü bir ırk olan Siyah Alaca’lar içinde
çok az sayıda Kırmızı-Alaca renkte olanı na da rastlanmaktadır. Siyah-Alaca’larda deri
11
ince ve yumuşak, kıllar kısa ve ince, baş uzun ve dar, boyun dar ve uzun, vücut uzun,
sağrı geniş, süt işaretleri çok iyi ve belirgindir (Yarkın,1961).
1925 yılından beri yurdumuzun muhtelif yörelerine, muhtelif zamanlarda siyahAlaca sığır ırkları getirilmiştir. İthal olunan Siyah-Alacalar, büyük çoğunluğu Almanya
olmak üzere, Avrupa ve Amerika orijinlidir (Şekerden,1988).
Holstein, canlı ağırlık, bakım ve besleme şartlarına göre değişmekle birlikte
ergin ineklerde 500-750, boğalarda ise 800-1000 kg’ dır. Vasat işletme koşullarında %
3,5yağlı, 4000 kg dolayında laktasyon verimine sahiptir (Şekerden,1988).
Avrupa Siyah –Alaca’sı süt ve et olmak üzere kombine verimlidir. Yapılan
çalışmalarda Hollanda ve Almanya’da seleksiyonda süt verimine ağırlık verildiğinden,
sözü geçen ülkelerde ırkın süt verim ortalamasında önemli derecede artış olmuştur.
Hollanda Siyah-Alaca’ sı sığırların Avrupa ülkelerindeki yerli ırklarla melezlenmesi
sonucunda oluşmuştur. Ergin hayvanlarda ortalama canlı ağırlık, dişilerde 450-500 kg,
erkeklerde 800 kg’ dır. Laktasyon verimi % 3-3,5 yağlı olup, 4500 kg dolayındadır.
Gerek ova, gerekse dağlık bölgelerde uyum sağlayabilmekle birlikte ovada daha
yüksek performans göstermektedir.
Holstein Friesıan, Avrupa orijinli Siyah-Alaca’ların süt verim yönünde sürekli
olarak ve sıkı seleksiyona tabi tutulmaları sonunda A.B.D.’ de geliştirilmiştir.Bu gün
dünyada en fazla yayılma oranı bulmuş ırk, A.B.D.’ de ‘Holstein Frıesıan’ veya sadece ‘
Holsteın’ olarak isimlendirilen bu ırktır. Ergin hayvanlarda canlı ağırlık dişilerde 500600 kg, erkeklerde ise 800-900 kg ‘dır. Ortalama % 3,5 yağlı, 6000 kg laktasyon verim
kabiliyetindedirler. Renk genelde siyah-beyaz alaca olmakla birlikte kırmızı-beyaz alaca
olan safkan Holsteın Friesıan’lar da vardır (Şekerden,1988).
İsrail’de Avrupa ve Amerika orijinli Siyah-Alaca’ların, yerli sığır ırkı Domascus
ile 2-3 generasyon melezlenmesi ve uygulanan sıkı ve sürekli seleksiyonla ‘İsrail
Friesıanı’denilen bir Siyah-alaca alt ırkı oluşturulmuştur. İsrail Friesıanları gerek
Avrupa ve gerekse Amerika orjinli olan Siyah- Alaca’lardan daha yüksek süt verim
ortalamasına sahiptir. Ayrıca, sıcağa dayanıklı bir ırk olup, elde edilmelerinde
12
kullanılan Domascuslar ile Güney Anadolu Bölgesinin yerli dominant ırkı olan Kilis
sığırları her bakımdan aynı özelliği taşımaktadırlar (Payne,1970).
Ortalama laktasyon verimi 7500 kg’dır. Sıcağa dayanıklı olması nedeniyle
İsrail’den, gelişmekte olan Avrupa ve İran’a bu ırktan damızlık ihracı olmuştur.
Türkiye’de çok az miktarda İsrail Friesian ırkı sığır vardır. Amasya’da laktasyon
ortalaması, 291.7 gün, süt verim ortalaması 5147 lt’ dir (Şekerden,1988).
2.3.1.Süt Verim Özellikleri
Sığırlarda bir laktasyon için kabul edilen standart uzunluk 305 gündür.
Ülkemizde, suni tohumlama yapılan işletmelerdeki Siyah-Alaca’ları konu alan bazı
çalışmalar yapılmıştır. Yapılan bu çalışmalarla, Siyah-Alaca’lara ait laktasyon süreleri
ve süt verimlerinin değişiklik gösterdiği ortaya konmuştur.
Karasu inekhanesi Siyah-Alaca’larında süt verimi 1963-1967 yılları için 1914.1
kg ve tüm yılların ortalaması olarak 2021.6 kg’dır (Arıtürk ve Arpacık,1968).
Karacabey Harası Siyah-Alaca’larında 305 günlük süt verimi 3838 kg olarak
bildirilmiştir (Alpan ve Arıtan,1970).
Ankara Çayır Mera Enstitüsü Siyah-Alaca’larında 3.laktasyon süt verimi 4233
kg, laktasyon süreleri ise 1966, 1967, 1968 yılları için sırasıyla 318 gün, 311 gün, 317
gün olarak bildirilmiştir ( Güney, 1971).
Özcan ve Pekel (1976), Çukurova Bölgesi entansif tarım işletmesindeki Avrupa
orijinli Siyah-Alaca’ların 1.Laktasyon gerçek süt verim ortalaması 3042.78 kg,
Laktasyon süresi 279.4 gün olarak hesaplanmıştır.
Şekerden ve Pekel (1982), Reyhanlı Devlet Üretme Çiftliği Siyah-alaca’lar için
Laktasyon süt verim ortalamasını 3458.9± 37.8 kg, laktasyon süresi ortalamasını 295.9
gün olarak bildirmişlerdir.
13
Tümer ve ark (1985), Siyah-Alaca’larda Laktasyon süresi 296.75 gün, 305
günlük süt verimi 3349.16 kg, gerçek süt verimi 3400.48 kg olarak saptanmıştır.
Özkütük ve Pekel (1986), Hatay ili entansif süt sığırcılığı projesi kapsamında yer
alan 28 işletmede Avrupa orijinli Siyah-Alaca populasyonunun 305 gün süt verim
ortalamasını 4046 kg, Laktasyon süresi ortalamasını 292 gün olarak bildirmektedirler.
Araştırmacılar, 1.2.3. ve 4. Laktasyon süt verim ortalamalarını ve Laktasyon sürelerini
sırası ile 3305 kg, 3703 kg, 4566 kg ve 3646 kg; 293 gün, 287 gün, 286 gün ve 239 gün
olarak saptamışlardır.
Şekerden ve ark (1987), Amasya ili entansif süt sığırcılığı projesi kapsamındaki
31 işletmede 305 günlük süt verim ortalamasını alman orijinlilerde 3259.4 kg,
Danimarka orijinlilerde ise 4168.3 kg, Laktasyon süresi ortalamalarını Alman
orijinlilerde 323.08 gün, Danimarka orijinlilerde ise 349.1 gün olarak bildirmektedirler.
Gündoğdu (1993), Sarımsaklı Tohum Üretme Çiftliğinde Yetiştirilen SiyahAlaca Süt sığırlarının 1984-1992 yılları arasındaki süt verim özelliklerine ilişkin veriler
üzerinde bir araştırma yapılmış ve buna göre, birinci laktasyondaki süt verim
ortalamalarını 7970 kg olarak saptamışlardır.
Soysal ve Özder (1989), Tekirdağ’da özel bir süt sığırcılığı işletmesindeki
Siyah-Alacaların birinci laktasyondaki süt verim ortalamalarını 4839 kg olarak
saptamışlardır.
Soysal ve Özder (1991), Gökçeada Tarım İşletmesinde Yetiştirilen SiyahAlacaların laktasyon süt verim ortalamalarını 4397.3 kg olarak saptamışlardır.
Soysal ve Özder (1992), Kumkale Tarım İşletmesinde yetiştirilen SiyahAlacaların birinci laktasyondaki süt verim ortalamalarını 3057 kg olarak tespit
etmişlerdir.
14
Soysal ve Özder (1992), Türkgeldi Tarım İşletmesinde yetiştirilen SiyahAlacaların birinci laktasyondaki süt verim ortalamalarını 4668 kg olarak saptamışlardır.
Kaygısız (1997), Kahramanmaraş Tarım İşletmesinde yetiştirilen Siyah-Alaca
sığırların 305 günlük süt verimi, Laktasyon süresi ve kuruda kalma süresi için sırasıyla
4389 kg, 307 gün ve 91 gün olarak bildirmektedir.
Türkiye’de 17 ilde toplam 1207 yetiştirici işletmesinde soykütüğü ve süt
verimleri kayıtları tutulan 15896 baş ineğe ait 32.367 laktasyon kaydı değerlendirilip,
Siyah-Alaca sığır ırkına ait süt ve döl verimi özelliklerine ait tanımlayıcı değerler
belirlenmiştir. Bu çalışmaya göre 305 günlük süt verimi, Laktasyon süresi ve kuruda
kalma süresi ile süt verimi etkenliği ortalamaları sırasıyla 5592 kg, 331 gün, 74.0 gün ve
5203 kg olarak bulunmuştur (Kumlu ve Akman, 1999).
Bilgiç ve Yener ( 1999), Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi zootekni Bölümü
sığırcılık işletmesinde yetiştirilen Siyah-Alaca ineklere ait kayıtları değerlendirerek süt
verim özelliklerini tespit etmişlerdir. Gerçek süt verimi, 305 günlük süt verimi ve
laktasyon süresi sırasıyla, 4493 kg, 4537 kg ve 296.6 gün olarak bildirilmiştir.
Reyhanlı Tarım İşletmesinde yetiştirilen 110 baş Siyah-Alaca sığırın 1990 -1999
yılları arasındaki, Laktasyon süresi, Laktasyon süt verimi, 305 günlük süt verimi, EÇ305 günlük süt verimi ve kuruda kalma süresi için ortalamalar sırasıyla, 313.08 ± 41.63
gün, 6427.90 kg, 6208.42 kg, 6850.03 kg, 61.22 gün olarak bildirmişlerdir (Bakır ve
Çetin, 2001).
Koçaş Tarım İşletmesinde yetiştirilen 275 baş Hosteın Irkı sığırların, 1994-2000
yıllarına ait süt verim kayıtları incelenmiş ve laktasyon süt verimi 6400 kg olarak
bulunmuştur ( Sehar ve Özbeyaz, 2001).
Duru ve Tuncel (2002), Koçaş Tarım İşletmesi’nde yetiştirilen Siyah-Alaca
sığırların süt verim özelliklerine ait laktasyon süresi, laktasyon süt verimi ve 305 günlük
süt verimi sırasıyla; 304.4 gün, 4966 kg ve 4784 kg olarak bildirmişlerdir.
15
Polatlı Tarım İşletmesi’nde 1992-1995 yılları arasında yetiştirilen ve 435
Laktasyon kaydı bulunan Siyah-Alaca ineklerin bazı süt verim özellikleri incelenmiş ve
bu özelliklere ait Laktasyon süresi, Laktasyon süt verimi ve 305 güne göre düzeltilmiş
süt verimi sırasıyla; 284.7 gün, 4859.4 kg ve 4597.3 kg olarak bulunmuştur (Bilgiç,
2004).
2.3.2. Süt Verimine Ait Genetik Parametreler
2.3.2.1. Kalıtım Derecesi Tahminleri
Kullanım alanı çok geniş olan bu katsayının en önemli özelliklerinden birisi,
herhangi bir özellik bakımından hayvanın fenotipik üstünlüğünün ne kadarını döllerine
aktarabileceğini göstermektedir. Hayvanın fenotipik üstünlüğü ise, aynı koşullarda
(çevrede) yetiştirilen hayvanların ortalamasından olan sapmadır (Kumlu, 2003). Kısaca
kalıtım derecesi (h2), genotipik varyansın fenotipik varyanstaki payı olarak ta ifade
edilmektedir. Kalıtım derecesi hangi özellik için hangi ıslah metodunun kullanılacağını
belirten en önemli bir kriter dir.
Süt sığırcılığında, bazı süt verim özelliklerine ait kalıtım derecesinin tahminine
ilişkin
yapılan
çalışmalarda
saptanan
kalıtım
derecesi
değerleri
değişiklik
göstermektedir.
Yener (1979), Orta Anadolu D.Ü.Ç.sürülerinde baba bir üvey kardeşler
benzerliği yöntemini uygulayarak süt veriminin kalıtım derecesini (h2) Malya, Koçaş,
Polatlı, Çiçekdağı, Konuklar ve Gözlü’de sırasıyla; 0.66, 0.22, 2.15, 0.54, 0.14, -0.05
olarak bulmuştur.
Danell (1981), Holstein-Friesian ırkında 1972-1973 yıllarına ait süt verimlerinin
kalıtım derecesini 0.33 olarak belirtmektedir.
16
Şekerden ve Pekel (1982), Reyhanlı Devlet Üretme Çiftliği’nde yetiştirilen
Siyah-Alaca ırkı sığırların, süt verimlerine ait kalıtım derecesini 0,34 olarak
bildirmişlerdir.
Lak (1987), Ankara Şeker Fabrikası Çiftliği Esmer Sığırlarında Yapmış olduğu
çalışmasında kalıtım derecesini 0.52 olarak bulmuştur.
Gürdoğan ve Alpan (1990), Ankara Şeker Fabrikası Çiftliğinde yetiştirilen
Holstein sürüsünde ergin çağa göre düzeltilmiş süt verimlerinden ve yılların toplam
değerleri üzerinden hesaplanan kalıtım derecesini 0.45 bulmuştur.
Kahramanmaraş Tarım İşletmesinde yetiştirilen Siyah-Alaca sığırların verim
özellikleri incelenmiştir. İncelenen süt verim özelliklerinden en küçük kareler
ortalamaları 305 günlük süt verimi, 2x-305 EÇ süt verimi, laktasyon süresi ve kuruda
kalma süresi için sırasıyla 4398 kg, 307 gün ve 91 gün olarak bulunmuştur. Buzağılama
yılı etkisi tüm süt verimi özellikleri için çok önemli (P<0,01) bulunmuştur. Laktasyon
sırası etkisi 305 günlük süt verimi ve kuruda kalma süresi için çok önemli (P<0,01)
bulunmuştur. Buzağılama mevsimi etkisi 305 günlük süt verimi, laktasyon sırası ve
laktasyona başlama yılında farklılıklarında ileri variyasyonunun toplam variyasyondaki
% payı sırasıyla; 305 günlük süt veriminde 1.02, 6.87 ve 20.12; 2x305-EÇ süt
veriminde 8.54, 5.33 ve 19.55; laktasyon süresinde 0.44, 0.00 ve 4.0; kuruda kalma
süresinde 0.00, 0.30 ve 2.26 olarak bulunmuştur (Kaygısız, 1997).
Tuna (1997), Tigem Tahirova Tarım İşletmesinde Yetiştirilen Siyah Alaca
sığırlarda, 305 günlük süt verimine ait kalıtım derecesini 0,27 olarak saptamıştır.
Ulutaş ve ark. (2001), Gelemen Tarım İşletmesi Siyah-Alaca sürüsünde, 19821997 yılları arasında buzağılayan hayvanların ebeveyn bilgileri ile 305 gün süt verimi
kayıtları kullanılarak, 305 günlük süt verimine ait varyans bileşenleri ve genetik
parametrelerden, süt verimine ait kalıtım derecesini (h2) 0.16 olarak bildirmişlerdir.
17
Erdoğdu ve Akman (2003), Türkiye Damızlık sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği
veri tabanında bulunan Siyah-Alaca ırkı 6791 baş ineğin, 1994-2002 yılları arasında
başlamış ilk laktasyon süt verimleri incelenerek süt verimine ait varyans unsurlarından
kalıtım derecesini (h2) süt verimi düşük gurup için 0.03, yüksek grup için 0.22 olarak
bildirmişlerdir.
Koç (2003), Dalaman TİGEM’ de bulunan süt sığırı sürüsünün 1989-1996 yılları
arasında tutulmuş süt verim denetimi kayıtlarından süt verimi özelliklerine ait fenotipik
ve genetik parametreler tahmin edilmiş, süt verimi özelliklerinden 458 baş ineğin 1314
laktasyon kaydından, LS, GLSV ve 305 GSV ortalamaları sırasıyla; 312.04±0.55 gün,
7300 kg ve 7290 kg; Bireysel Hayvan Modeli’ne göre bu özelliklerin kalıtım derecesi
(h2) sırasıyla 0.01, 0.141 ve 0.126, sabit (kalıcı) çevre etkisi sırasıyla 0.00, 0.056 ve
0.053 olarak bulunmuştur.
Akman ve Kumlu (2004), Türkiye Damızlık sığır Yetiştiricileri Merkez
Birliği’nin veri tabanında bulunan, 9655 baş ineğin 1990-2001 yılları arasında başlamış
ilk 3 laktasyonuna ait toplam 15910 laktasyon kaydına ait eklemeli genetik varyans,
sabit çevre varyansı, fenotipik varyans, kalıtım derecesi, sabit çevre varyansının payı, ve
fenotipik varyasyon katsayısı sırasıyla; 349636, 320903, 1574935, 0.222, 0.204 ve %
21,8 olarak bildirmişlerdir.
2.3.2.2. Tekrarlama Derecesi Tahminleri
Döl ve süt verimi gibi zaman içinde tekrarlanan verimler arasındaki grup içi
korelasyon katsayısı ile ifade edilen ilişkiye tekrarlanma derecesi denilmektedir
(Falconer, 1960). Verimlerin aynı şekilde tekrarlanması bir yandan onu meydana getiren
genetik determinasyonun ve kalıcı çevre şartlarının etki derecesine, diğer yandan da
geçici ve şansa bağlı çevre şartlarının işleyişine bağlıdır ( Karataş, 1967).
Süt sığırcılığında, bazı süt verim özelliklerine ait tekrarlama derecesinin
tahminine ilişkin yapılan çalışmalarda saptanan tekrarlanma derecesi değerleri
değişiklik göstermektedir.
18
Şekerden ve Pekel (1982), Reyhanlı Devlet Üretme Çiftliği’nde yetiştirilen
Siyah-Alaca ırkı sığırların, süt verimlerine ait tekrarlanma derecesini 0,14 olarak
bildirmişlerdir.
Akbulut (1990), Atatürk Üniversitesi Tarım İşletmesinde yetiştirilen Siyah Alaca
ırkı sığırların süt verimlerine ait tekrarlanma derecesini 0,34 olarak bildirmiştir.
Gürdoğan ve Alpan (1990), Ankara Şeker Fabrikası Çiftliğinde yetiştirilen Siyah
Alaca sürüsünde hesaplanan süt verimine ait tekrarlanma derecesi 0,50 olarak
bildirilmiştir.
Kayaalp ve Bek (1991), Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde yapmış
oldukları çalışmada Siyah Alaca ırkı sığırların 305 günlük süt verimlerine ait
tekrarlanma derecesi 0,04 olarak bildirilmiştir.
Tuna (1997), Tigem Tahirova Tarım İşletmesinde Yetiştirilen Siyah Alaca
sığırlarda, 305 günlük süt verimine ait tekrarlama derecesini 0,072 olarak bildirmiştir.
Ulutaş ve ark. ( 2001 ), Gelemen Tarım İşletmesi Siyah Alaca sürüsünde, 19821997 yılları arasında tutulan süt verim kayıtlarına göre, süt verimine ait tekrarlanma
derecesi 0,35 olarak bildirilmiştir.
Koç (2003), Dalaman TİGEM’de bulunan süt sığırı sürüsünün, 1989-1996 yılları
arasında tutulan süt verim kayıtlarına göre; LS, GLSV ve 305 GSV ait tekrarlanma
derecesi sırasıyla, 0.01, 0.197 ve 0.179 olarak bildirilmiştir.
Akman ve Kumlu (2004), Türkiye Damızlık sığır Yetiştiricileri Merkez
Birliği’nin veri tabanında bulunan, 9655 baş ineğin laktasyon süt verimine ait
tekrarlanma derecesi 0.426 olarak bildirilmiştir.
19
2.3.3. Boğaların Süt Verimlerine Göre Damızlık Değerleri
Boğa ve ineklerin gerçek genetik içeriklerine göre doğru bir şekilde
değerlendirilmeleri, süt sığırı yetiştirme ve ıslah programlarının yürütülmesinde bilimsel
temeli oluşturur.
Özellikle süt tipi boğaların damızlık değerlerinin belirlenmesinde zaman içinde
çeşitli tahmin yöntemleri geliştirilmiştir. Pirchner (1984), damızlık değerlerin
saptanmasında kullanılan ilk yöntemin, 1913 yıllarında geliştirilen ve 1925 yılında
güncellenen Hannson-Yapp indeksi olduğunu belirtmiştir. Daha sonraki yıllarda
Henderson (1953)’ un Sürü Arkadaşlarını Karşılaştırma (SAK) Yöntemi ve
Robertson’un Çağdaşları Karşılaştırma (ÇK) Yöntemi 1980’li yıllara kadar birçok
değişiklikle ülkemizde ve birçok ülkelerde kullanılmıştır. Son olarak yine Henderson
(1985), tarafından geliştirilen En İyi Doğrusal Sapmasız Tahminleme (BLUP) yöntemi
yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır.
Damızlık değer tahminine ilişkin yapılan çalışmalarda saptanan damızlık
değerler arasındaki korelasyon (isabet derecesi) katsayısı değerleri değişiklik
göstermektedir.
Geissler ve Zelfel (1988), Almanya’da yapmış oldukları çalışmalarında, ÇK ve
BLUP yöntemlerine göre, tahmin edilen damızlık değerler arasındaki korelasyonu 0,14
olarak bildirmişlerdir.
Kızılkaya (1993), Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde yapmış olduğu
çalışmasında, tahmin edilen damızlık değerler arasındaki korelasyonu 0,85-0,99 olarak
bildirmiştir.
Tuna (1997), Tigem Tahirova Tarım İşletmesi’nde yetiştirilen Siyah Alaca
Sığırlarda, ÇK, SAK ve BLUP yöntemine göre tahmin edilen damızlık değerler
arasındaki korelasyonu -0,012-0,8158 olarak bildirmiştir.
20
Akman ve Kumlu (2004), Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez
Birliği’ne kayıtlı, 9655 baş ineğin 1990-2001 yılları arasında başlamış ilk 3
laktasyonuna ait toplam 15910 laktasyon kaydı üzerinde yaptıkları çalışmada, boğalara
ait gerçek ve tahmin edilen damızlık değerleri arasındaki korelasyon katsayısı olarak
tanımlanan isabet derecesini % 54,8 olarak bildirmişlerdir.
21
3.MATERYAL VE METOD
3.1.Materyal
3.1.1. Tekirdağ Damızlık Sığır Yetiştirici Birliği ve Kuruluş Amacı
Birlik, 4631 sayılı ‘Hayvan Islahı Kanunu’ na göre Tarım Bakanlığı tarafından
1995 yılında 7 kurucu üye ile kurulmuş olan tüzel kişiliğe ait bir kamu kuruluşudur.
İdare şekli üyeler arsından seçilen 7 yönetim kurulu ve 5 denetleme kurulu olmak üzere
toplam 12 kişidir. Birliğin kuruluş amacı, hayvan ıslahı çalışmalarını bölgede planlayıp
uygulayarak bölge hayvancılığını ekonomik şartlarla verim bakımından daha üstün
seviyelere çıkarmayı amaçlamakta ve çalışmalarını bu doğrultuda yapmaktadır.
Birliğe 2006 yılı itibariyle toplam üye sayısı 1546 ve soykütüğüne kayıtlı hayvan
sayısı ise 38.286 baş’ dır.
3.1.2. Hayvan Materyali
Bu araştırmanın materyalini, Tekirdağ İli Damızlık Sığır Yetiştirici Birliği
tarafından bölgede kullanılan ve kayıtları tutulan 44 adet Siyah-Alaca ırkı boğalar ile,
birliğe üye işletmelerde 1994 ve daha sonraki yıllarda doğan 662 Siyah-Alaca ineğin,
1997-2005 yılları arasında elde edilmiş 1294 laktasyon süt verim kaydı oluşturmuştur
(Çizelge 3.1.2.1)
22
Çizelge 3.1.2.1. Araştırmada kullanılan laktasyon verilerinin laktasyon sırası, yıllara ve
Baba gruplarına göre dağılımı
Laktasyon Sırası
Sürü (n)
Verim Ort.(lt)
1.
662
5704
2.
385
6232
3.
165
6558
4.
63
6057
5.
16
5953
6.
3
6382
Yıllar
Sürü (n)
Verim Ort.(lt)
1997
1
5748
1998
8
6216
1999
19
6458
2000
42
6261
2001
124
6061
2002
221
5778
2003
314
5892
2004
416
5953
2005
149
6021
23
Çizelge 3.1.2.1.’in devamı
Baba No
N
Verim Ort.(lt)
Baba No
N
1
22
6190
23
8
5308
2
30
6179
24
14
5974
3
2
6979
25
16
5640
4
19
5657
26
32
6029
5
2
5132
27
25
5409
6
9
6209
28
15
6231
7
1
5740
29
15
6179
8
8
6769
30
23
5787
9
9
7074
31
68
6023
10
16
5534
32
8
7143
11
2
3868
33
10
5582
12
6
7776
34
12
5523
13
6
6195
35
20
5729
14
24
5660
36
5
5497
15
19
5690
37
15
5723
16
6
5220
38
5
5307
17
25
5525
39
4
5802
18
8
6450
40
10
5740
19
6
5585
41
12
5718
20
27
6321
42
10
5802
21
5
5448
43
10
6012
22
60
6114
44
13
6326
N: Boğalara ait, değerlendirmeye alınan kızlarının sayısı.
Verim Ort.(lt)
24
3.1.3. Tekirdağ Damızlık Sığır Yetiştirici Birliği’nde Tutulan Süt Sığırı
Verim Kayıtları
Tekirdağ Damızlık Sığır Yetiştirici Birliği’ne üye olan işletmelerde yetiştirilen
Siyah-Alaca ineklere ait bilgiler, birliğin soykütüğü elemanları tarafından, işletme
güncelleme formuna yazılarak işletmelerden aylık olarak toplanmakta ve bilgi işlem
merkezindeki ulusal soykütüğü programına işlenmektedir. Süt verimi ile ilgili bilgiler
ise üyeler tarafından işletmelerde bulunan ‘Süt Kontrol Defteri’ne yazılmakta ve ayda
bir kez olmak üzere birliğe teslim edilerek soykütüğü programına kaydedilmektedir.
İşletme Güncelleme Formu: Bu formda ineğin ırkı, doğum tarihi, babası ve anası
ile süt verimine ilişkin bilgiler bulunmaktadır. Bu bilgiler;
-
Laktasyona Başlama Yılı,
-
Laktasyon Süresi,
-
Laktasyon Sayısı,
-
Kuruda Kalma Süresi,
-
Süt Verimi’dir.
Süt Kontrol Defteri: Birlik tarafından üye işletmelere dağıtılan ve kullanılması
mecburi olan bu defterlerde; Üye işletme numarası, işletmenin adresi, İşletmede mevcut
olan sağılır ineklerin kulak numarası, ineğin adı, tohumlama tarihi, doğurduğu tarih,
sağıma başladığı gün, kontrol tarihleri ve kuruya ayrılma tarihi ile buzağılarına ait;
-
Buzağının Kulak Numarası ve Adı,
-
Doğum Tarihi,
-
Doğum Şekli,
-
Cinsiyet,
-
Doğum Ağırlığı,
-
Babasının Kulak Numarası ile Akıbetine ilişkin bilgiler ve düşünceler yer
almaktadır.
25
3.1.4. İncelenen Özellikler
Bu çalışmada, yukarıda belirttiğimiz bilgi kaynakları kullanılarak, birliğe üye
işletmelerde yetiştiriciliği yapılan Siyah-Alaca sürünün, Laktasyon süt verimi üzerinde
durulmuştur. Ayrıca boğaların; (Henderson, 1985) tarafından geliştirilen ‘En İyi
Doğrusal Sapmasız Tahminleme’ (BLUP) yöntemi ile SAS (1998) paket programı
kullanılarak damızlık değerleri tahmin edilmiştir.
3.2.Metod
Bu bölümde öncelikle süt verim kayıtlarından yararlanarak laktasyon süt
verimlerinin hesaplanması hakkında bilgi verilmiştir. Daha sonra süt verimi ile ilgili
incelenen özelliklere ait genetik parametrelerin tahmin edilmesinde kullanılan eşitlikler
ile boğaların damızlık değerlerini tahmin etmek için kullanılan, En İyi Doğrusal
Sapmasız Tahminleme (BLUP) yöntemine ilişkin eşitlikler sunulmuştur.
3.2.1. Laktasyon Süt Verimlerinin Hesaplanması
Bu çalışmada, işletmede her bir hayvana ait, tüm laktasyonlar için günlük
ortalama süt verimi (G.O.S.V.) aşağıdaki formülle hesaplanmıştır.
G.O.S.V = ∑ ki/ n
ki = Kontroldeki Süt Verimi
n = Kontrol Sayısı
Doğum ve kuruya çıkma tarihlerinden yararlanarak hesaplanan laktasyon süresi
(LS) ile günlük ortalama süt verimi çarpılarak, laktasyon süt verimi hesaplanmıştır.
Laktasyon süresinin hesaplanmasında ise aşağıdaki formülden yararlanılmıştır.
26
L = n.a – ( a / 2 – A )
Formülde,
L = Laktasyon Süresi,
n = Kontrol Sayısı,
a = İki Kontrol Arası Süre
A = Doğum – İlk kontrol Arası Süre, olarak verilmiştir.
Burada mevcut kayıtlar, laktasyon sırası ve yılına göre gruplanmıştır.
İşletmelerde kontroller ayda bir, sabah ve akşam olmak üzere 2 sağım şeklinde
yapılmakta ve süt defterine işlenerek bilgi işleme kaydettirilmektedir.
3.2.2. Genetik Parametrelerin Tahmini
Varyans ve kovaryans bileşenlerin tahminlenmesinde kullanılan çok sayıda
metod vardır. Bunlardan; (Patterson ve Thampson,1971) tarafından geliştirilen ve
dilimize ‘Kısıtlanmış En Yüksek Olabilirlik’ yöntemi olarak aktarılan REML
(Restricted Maximum Likelihood) yöntemi yaygın olarak kullanılmaktadır.
Buna göre genetik parametrelerin tahmini; (Patterson ve Thampson, 1971)
tarafından geliştirilen REML tekniği ve süt verim özellikleri üzerine etkili şansa bağlı (
inek, boğa ) etkiler ile sabit ( yıl, sürü, mevsim, laktasyon sırası gibi ) etkileri birlikte
dikkate alan, (Henderson, 1984) ‘Karışık Model Eşitlikleri (KME)’ ne göre yapılmıştır.
Söz konusu model aşağıda verilmiştir.
Yijk = µ + α i + ß j + e ijk
Bu Modelde;
Yijk = i etkiye ait j.gözlem değeri,
µ = populasyona ait genel ortalama,
α i = i. şansa bağlı etkiler,
ß j = j. sabit etkiler,
e ijk = normal dağılış gösteren bağımsız hata değişkenidir.
27
Buna göre, süt verim özellikleri için kalıtım derecesi ve tekrarlanma derecesinin
tahmininde aşağıda verilen doğrusal model kullanılmıştır.
Yi j k l m n = µ + b i + LY j + LS k + M l + S m + e i j k l m n
Bu modelde;
Y ijklm
= m. Sürüde yer alan herhangi bir ineğe ait süt verimi,
bi
= i. Boğaya ait etki,
LY j
= j. Laktasyon yılının etkisi,
LS k
= k. Laktasyon sırasının etkisi,
Ml
= l. Mevsiminin etkisi,
Sm
= m.sürüsünün etkisi,
e i j k l m n = Süt verimini etkileyen tüm etkileri içine alan şansa bağlı hata
faktörü’ dür. Varyansı σe2 ‘ dir.
Süt verim özelliklerine ilişkin tekrarlanma derecesinin tahmininde en az iki
laktasyon süt verim kaydı bilinen ineklerin bu verimlerinin benzerliğinden ( grup içi
korelasyon katsayısı), kalıtım derecesinin tahmininde ise baba-bir üvey kardeşler
arasındaki korelasyondan ( t ) yararlanılmıştır. Kalıtım derecesi tahmininde en az iki
verimi bulunan boğalar hesaplamaya katılmıştır.
Tekrarlanma derecesinin tahmini (Falconer, 1984), σi2 inekler arası varyansı
göstermek üzere,
σ i2
r = ---------------------σi2 + σe2
28
Kalıtım derecesinin tahmini, σara2 boğalar arası varyansı göstermek üzere,
σara2
t = ----------------------, ise h2 = 4 t
σy2
σy2 = Fenotipik varyans olup, σara2 + σi2 eşitliği ile tahmin edilmiştir.
Karışık Model Eşitliklerinin çözümü; SAS (1998), paket programı kullanılarak
yapılmıştır.
3.2.3. Boğaların Süt Verimine Göre Damızlık Değerleri
Çalışmada inceleme konusu sürünün, BLUP yöntemi kullanılarak laktasyon süt
verimine göre damızlık değerleri tahmin edilmiştir. İneklerin damızlık değerlerinin
hesaplanmasında kendi değerleri, boğaların damızlık değerlerinin hesaplanmasında ise
kızlarının verimleri dikkate alınmıştır.
3.2.3.1. En İyi Doğrusal Sapmasız Tahmin ( BLUP ) Metodu
Bu çalışmada, Tekirdağ Damızlık sığır Yetiştirici Birliği’ne üye işletmelerde
yetiştirilen Siyah Alaca sığırı sürüsüne ilişkin damızlık değerlerinin tahminlenmesinde,
662 Siyah alaca ineğe ait toplam 1294 laktasyon verim kaydından yararlanılarak boğa
ve ineklerin etkilerinin bir arada saptanılmasını sağlayan BLUP yöntemi Baba (sire)
modeli kullanılmıştır.
BLUP yöntemi ile damızlık değer tahmini için kullanılan Baba ( sire) modeli
eşitliği aşağıda verilmiştir.
29
Y ijk = µ i + a j + e ijk
Y i j k = i. Sürüdeki, j.babanın, k. çevredeki süt verimi,
µi
= i.Sürünün ortalaması,
aj
= j. Babanın eklemeli genetik etkisi
e i j k = Hata.
Model eşitliğinde, her bir fenotipik değerin 3 unsurdan oluştuğu kabul edilmiştir.
Bunlardan ilki, ineğin yetiştirildiği sürüdür. Sürü, sabit etkili faktör olarak modele
konulmuştur. İkinci unsur, her babanın eklemeli genetik etkisidir ve şansa bağlı etkiye
sahip faktör olarak modele konulmuştur. Üçüncüsü ise, ölçülemeyen faktörlerin etkisi
anlamındaki hata etkileridir.
Bu metotla, ineklerin ve boğaların damızlık değerleri aşağıdaki eşitlikler ile
hesaplanmıştır.
İneklerin Damızlık Değer Tahmini Hesaplamasında Kullanılan Eşitlik;
∑( Y i j k - µ i )
DD İ = h
2
n
x --------------------------
3.2.3.1.1.
n
DD i = i. İneğin damızlık değeri,
Y i j k = i. Sürüdeki, j.babanın, k. çevredeki süt verimi,
µi
2
h
n
n
= i.Sürünün ortalaması,
= İneğin farklı dönemlerdeki verimlerine ait kalıtım derecesi,
= İneğin değerlendirmeye alınan verimlerinin sayısı,
n h2
h2n = -------------------- olup, burada;
1 + (n – r )
r = Tekrarlanma derecesi ( 0,49 ),
h2 = Kalıtım derecesi ( 0,03 ) alınmıştır.
3.2.3.1.2.
30
Boğaların Damızlık Değer Tahmini Hesaplamasında Kullanılan Eşitlik;
∑( Y i j k - µ i )
DD j = b AY x ------------------------
3.2.3.1.3.
n
DD j = j. Babaya ait damızlık değeri,
b AY = Kızlarının fenotipik ortalamasına göre babanın damızlık değerinin
regresyon katsayısı,
Y i j k = i. Sürüdeki, j.babanın, k. çevredeki süt verimi,
µi
= i.Sürünün ortalaması,
n
= Üzerinde durulan boğanın kızlarının sayısı,
Babanın damızlık değerinin regresyon katsayısı ( b
AY
) ‘nın hesaplanmasında
aşağıdaki eşitlik kullanılmıştır.
2 n h2
2n
b AY = ------------------------ = ---------------4 + ( n – 1 ) h2
3.2.3.1.4.
n+k
h2
= Süt verimin kalıtım derecesi. ( 0,03 ) alınmıştır,
k
= Sabit katsayı.
Sabit katsayının ( k ) hesaplanmasında ise aşağıdaki formül kullanılmıştır.
4- h2
k = -----------h2
Damızlık değerlerine ait isabet derecesi ( r
AY
) hesabı aşağıdaki eşitliğe göre
yapılmıştır.
n.h2
Kov ( A, Y )
n
r AY = ----------------------- = √ --------------------------- = √ -------------√σ
2
A
σ
2
Y
2
2
n. h + ( 4- h )
n+k
3.2.3.1.5.
31
Tahmini damızlık değerlerinin standart hatası hesaplamasında ise aşağıdaki
eşitlik kullanılmıştır.
S A = σ ara √ 1- r2 AY
3.2.3.1.6.
Baba ( sire ) modeline ilişkin BLUP çözümü için, SAS (1998), paket programı
kullanılmıştır. REML temelinde analiz yapan SAS (1998), paket programı ile her bir
hayvana ait damızlık değerleri tahmin edilmiştir.
32
4. ARAŞTIRMA BULGULARI VE TARTIŞMA
Bu bölümde incelenen süt verim özelliklerine ilişkin genetik parametreler ve
BLUP’ ın Baba Modeli (sire model) kullanılarak tahmin edilen damızlık değerleri
sunulmuştur. Elde edilen bulgular literatür bilgileri ile karşılaştırılmıştır.
4.1.Süt Verim Özellikleri
4.1.1. Laktasyon Süt Verimi ( LSV )
Bir ineğin laktasyon verimini etkileyen faktörlerin başında laktasyon sırası
gelmektedir. İneğin süt verimi yaşı ilerledikçe artar.
Araştırmamızda, süt verim ölçütlerinin değerlendirilmesinde, laktasyon süt
verimleri kullanılmıştır. Bu verilerde laktasyon sırasına göre yapılan analiz sonuçları
çizelge 4.1.1.1’ de verilmiştir.
Çizelge 4.1.1.1.Laktasyon Sırasına Göre Laktasyon Süt Verim Ortalaması
Laktasyon Sırası
N
Süt Verimi X ± Sx
t
P
I
662
5704,05 ± 51,4
110,94
<.0001
II
385
6232,15 ± 63,2
98,68
.0001
III
165
6558,14 ± 80,2
81,77
.0001
6164,78 ± 64,93
97,13
.0001
Genel Ortalama
Çizelge 4.1.1.2. İstatistiksel Analizler
Varyasyon Kaynakları
SD
KO
Sx
Z
P
Boğalar arası
43
5031,08
18807
0,27
0,3945
Boğalar içi kızlar
661
794319
75540
10,52
< 0.0001
1293
824613
45536
18,11
< 0.0001
Hata
33
Çizelge 4.1.1.1’ de görüldüğü gibi laktasyon süt verimine ait genel ortalama
6164,78 ± 64,93 kg olarak bulunmuştur. Bulunan bu değer, Bakır ve Çetin (2001)’in
bildiriminden düşük, Arıtürk ve Arpacık (1968), Alpan ve Arıtan (1970), Güney (1971),
Şekerden ve Pekel (1982), Tümer ve Ark. (1985), Özkütük ve Pekel (1986), Şekerden
ve ark (1987), Soysal ve Özder (1989), Soysal ve Özder (1991), Soysal ve Özder
(1992), Duru ve Tuncel (2002) ile Bilgiç (2004)’in bildirimlerinden ise yüksektir.
Araştırmada, laktasyon süt verimi üzerine laktasyon sırasının etkisinin önemli olduğu
bulunmuştur (P < 0,01). Boğaların laktasyon süt verimi üzerine etkisi ise önemsiz
bulunmuştur.
4.2. Genetik Parametreler
4.2.1. Kalıtım Derecesi Tahmini
Kalıtım derecesi, genetik varyasyonu en iyi tanımlayan ve ele alınan herhangi
bir karakter bakımından sürünün ıslah potansiyelini belirleyen bir ölçüttür. Yapılan
araştırmamızda süt veriminin kalıtım derecesi oldukça düşük bulunmuştur. Bunun
sebebinin ise, değerlendirmeye alınan boğaların kızlarına ait verim dönemi sayılarının
az olmasından kaynaklanmış olabileceği düşünülmektedir. Araştırma sonucunda
bulunan kalıtım derecesi çizelge 4.2.1.1’ de gösterilmektedir.
Çizelge 4.2.1.1. Süt Verim Özelliklerine Ait Kalıtım Derecesi
Verim Özelliği
Laktasyon Süt Verimi
Kalıtım Derecesi ( h2 )
0,03
Tahmin edilen bu kalıtım derecesi değeri, Erdoğan ve Akman ( 2003 )’ın düşük
verim seviyesine sahip Siyah Alaca sürüsü için bildirdiği değer ile aynı olup, Yener
(1979), Danell (1981), Şekerden ve Pekel (1982), Lak (1987), Gürdoğan ve Alpan
(1990), Kaygısız (1997), Tuna (1997), Ulutaş ve ark. (2001), Koç (2003) ile Akman ve
Kumlu (2004)’un bildirimlerinden ise düşüktür.
34
Laktasyon süt verimine ait kalıtım derecesinin düşük çıkmasından dolayı,
araştırmamıza konu oluşturan sürünün laktasyon süt verimi yönünden genetik ıslahı için
önemli bir potansiyele sahip olamayacağı düşünülmektedir.
4.2.2. Tekrarlanma Derecesi Tahmini
Araştırmaya konu olan sürünün, bölgede gerçekleşen süt verim özelliklerine ait
performanslarını ortaya koyabilmek amacıyla, süt verim özelliğine ait tekrarlanma
derecesi tahmin edilmiştir. Araştırmamızda tahmin edilen tekrarlanma derecesi değeri,
literatür de bildirilen değerler arasında bulunmuştur.
Araştırmada sonucunda bulunan süt veriminin tekrarlanma derecesi çizelge
4.2.2.1.’de verilmiştir.
Çizelge 4.2.2.1. Süt Verim Özelliklerine Ait Tekrarlanma Derecesi
Verim Özelliği
Tekrarlanma Derecesi ( r )
Laktasyon Süt Verimi
0,49
Tahmin edilen bu tekrarlanma derecesi değeri, Gürdoğan ve Alpan ( 1990 ) ile
Akman ve Kumlu ( 2004 )’nun bildirimlerine yakın, Şekerden ve Pekel (1982), Akbulut
(1990), Kayaalp ve Bek (1991), Tuna (1997), Ulutaş ve ark. (2001) ile Koç (2003)’un
bildirimlerinden ise yüksektir.
Yapılan istatistik analizler sonucunda elde edilen süt verimine ait varyans
bileşenleri ve genetik parametre tahminleri çizelge 4.2.2.2’de gösterilmiştir.
Çizelge 4.2.2.2. Süt Verim Özelliklerine Ait Varyans Bileşenleri ve Genetik
Parametre Tahminleri
Özellikler
σ2A
σ2İÇ
σ2e
t
h2
r
µ1
µ2
µ3
LSV (kg)
5031,08
794319
824613
0,0063
0,03
0,49
5704,05
6232,15
6558,14
35
4.3.Boğaların Süt Verimine Göre Damızlık Değerleri
4.3.1. En İyi doğrusal Sapmasız Tahmin Metodu ( BLUP )
Baba Modeli ( Sire Model )
BLUP’ın ‘Baba Modeli’ ile değerlendirmeye alınan ineklerle birlikte boğaların
damızlık değerleri de tahmin edilmiştir. Bu amaçla 44 boğanın 662 kızına ait 1294
laktasyon süt verim kaydı değerlendirilmiştir. İncelenen verilere göre, boğaların
damızlık değerleri boğalara göre gruplandırılan kızlarının damızlık değer ortalamasının
kız sayısını da dikkate alan (3.2.3.1.4.) no’ lu eşitlikle elde edilen tartı faktörleri ile
çarpılarak tahmin edilmiştir. Elde edilen sonuçlar çizelge 4.3.1.1’de verilmiştir.
İneklerin damızlık değerleri ise, çizelge 3.1.2.’ de verilen bilgilerden
yararlanılarak (3.2.3.1.1.) no’ lu eşitlik yardımıyla tahmin edilmiştir. Tahmin edilen
değerler Ek- II’de verilmiştir (4.3.1.2.).
Araştırmamız sonucunda, tahmin edilen damızlık değerine ait korelasyon
katsayısı ve standart hata; 0,27 ± 69,07 olarak bulunmuştur. Bulunan bu değer, Geissler
ve Zelfel ( 1988 )’ in bildirimlerinden yüksek, Kızılkaya (1993), Tuna (1997) ile Akman
ve Kumlu (2004)’ un bildirimlerinden ise düşüktür.
36
Çizelge 4.3.1.1. Boğaların BLUP’ın Baba Modeli’ne Göre Tahmin Edilen Damızlık
Değerleri
Boğa No
N
D.D.±Sx
r AY
Boğa No
N
D.D.±Sx
1
22
-3.5843±68,04
0,37
23
8
-1.8757±70,04
0,24
2
30
-20.5174±67,23
0,42
24
14 12.5377±69,33
0,30
3
2
5.2616±70,71
0,12
25
16 -4.4250±69,10
0,33
4
19
-2.3204±68,50
0,34
26
32 11.7199±67,32
0,44
5
2
-10.9319±70,67
0,12
27
25 -15.4070±68,29
0,40
6
9
-25.1412±69.67
0,25
28
15 19.7660±68,95
0,32
7
1
-4.5518±70,78
0,08
29
15 -5.4548±68,86
0,32
8
8
6.0232±69,79
0,24
30
23 0.9284±67,89
0,38
9
9
11.1408±69,68
0,25
31
68 -0.7673±63,63
0,58
10
16
-11.0211±68,71
0,32
32
8
0,24
11
2
-5.8846±70,58
0,12
33
10 -10.2689±69,53
0,26
12
6
8.6227±70,08
0,20
34
12 -3.0279±69,41
0,29
13
6
-7.7937±70,05
0,20
35
20 -18.7432±68,36
0,36
14
24
-41.5324±67,78
0,38
36
5
0,19
15
19
-25.0630±68,27
0,34
37
15 15.4554±69,16
0,32
16
6
-12.3321±70,12
0,21
38
5
-2.6948±70,35
0,19
17
25
-21.4848±67,50
0,40
39
4
3.0801±70,49
0,17
18
8
7.0477±69,75
0,24
40
10 12.6425±69,60
0,26
19
6
-19.7937±69,97
0,21
41
12 0.4697±69,66
0,28
20
27
25.5442±67,27
0,41
42
10 14.4864±69,87
0,26
21
5
3.9831±70,22
0,19
43
10 13.6207±69,69
0,26
22
60
36.3602±64,61
0,55
44
13 29.5737±69,42
0,30
33.0052±69,95
3.3479±70,35
r AY
N: Boğalara ait, değerlendirmeye alınan kızlarının sayısı,
rAY: Gerçek damızlık değeri ile tahmin edilen damızlık değeri arasındaki korelasyon
katsayısı (isabet derecesi).
37
5. SONUÇ
Araştırma materyalini, Tekirdağ Damızlık Sığır Yetiştirici Birliği’ne üye
işletmelerde yetiştirilen Siyah-Alaca süt sığırlarının 1997 – 2004 yılları arasındaki süt
verim özelliklerine ilişkin bilgiler oluşturmuştur.
Araştırma sonuçlarına göre, Siyah-Alaca süt sığırlarında üç laktasyon dönemi
incelenmiş ve laktasyon sırasına göre ortalama laktasyon süt verimi 6164,78 kg olarak
bulunmuştur. Bulunan bu değer Siyah-Alaca inekler için belirtilen süt verim
ortalamalarına yakındır.
Çalışmada, laktasyon süt verimi için REML yöntemi ile tahminlenen kalıtım
derecesi ( 0,03 ), aynı yöntemle Siyah – Alaca ‘lar da yapılan ve literatürde belirtilen
birçok araştırmada elde edilen değerlerden düşük bulunmuştur.
Aynı özelliğe ait tekrarlanma derecesi ( 0,49 ) ise, daha önce yapılan ve literatürde
belirtilen birçok araştırmada elde edilen değerler arasında bulunmuştur.
BLUP’ın Baba Modeli ile yapılan damızlık değer tahmininde ise, tahmin edilen
damızlık değerine ait korelasyon katsayısı ( 0,27 ) ise aynı yöntemlerle yapılan ve
literatürde belirtilen değerlerden düşük bulunmuştur.
Sonuç olarak, yapılan bu çalışma ile Tekirdağ Damızlık Sığır Yetiştirici
Birliği’ne üye işletmelerde yetiştirilen Siyah-Alaca’lar da süt verimi için hesaplanan
kalıtım derecesi ile tekrarlama derecesi arasındaki farkın bu kadar fazla olmasının
sebebinin, dişilerin damızlık değerlerinin tahmininde incelenen verim dönemi sayısının
az olması ile birlikte sürünün içinde bulunduğu sabit çevre etkisinden kaynaklanmış
olabileceği düşünülmektedir.Yapılan çalışmalarda, süt verim özelliğine ait tekrarlama
ve kalıtım derecesi arasındaki farkın bu kadar fazla olmaması için, değerlendirmeye
alınan dişilerin verim dönemi sayısının artırılması ve aynı zamanda incelemeye alınan
sürünün içinde bulunduğu sabit çevre şartlarının etkilerinin de daha dikkatli ele alınması
gerektiği düşünülmektedir.
38
Ayrıca, yapılan bu çalışmada değerlendirmeye alınan 44 adet boğaya ait
damızlık değer tahmininde, tahmin edilen isabet derecesinin ( 0,27 ) çok düşük olması,
sürünün ıslahı bakımından istenilen bir sonuç değildir. Döl kontrolünden geçmiş
denenmiş boğaların damızlıkta kullanılabilmeleri için, damızlık değerlerine ait isabet
derecesinin en az % 70 olması gerekmektedir (Kumlu, 2003). Araştırmaya konu olan
boğaların isabet derecesinin düşük çıkma sebebinin ise, boğa başına düşen kız sayısının
az ve her boğaya düşen kız sayısının eşit olmamasından kaynaklanmış olabileceği
tahmin edilmiştir. Damızlık değerlerine ait isabet derecesinin % 70’in üzerine
çıkartılması, ancak boğa başına düşen ve incelemeye alınan kız sayısının arttırılması ile
gerçekleşebilir.
Yapılan bu araştırma ile Tekirdağ İli Damızlık Sığır Yetiştirici Birliğinde
kullanılan Holstein Irkı Boğalardan elde edilen dişi döllere ait laktasyon süt
verimlerinin
incelenmesi
sonucunda
boğaların
bölgemizde
gerçekleşen
performanslarının çok düşük olduğu tahmin edilmiştir. Boğaların performanslarının çok
düşük çıkmasının nedeninin ise, incelenen sürüye ait ele alınan verim kayıtlarının az
olmasından kaynaklandığı düşünülmektedir. Daha sonraki yıllarda yapılacak olan bu
araştırmaya benzer çalışmaların, daha fazla verim kaydı ele alınarak yapılacağı
düşünülürse, boğaların bölgede gerçekleşen performanslarının da daha yüksek çıkacağı
söylenebilir.
Bölgemizde, istenilen özelliklere sahip verimli hayvanların yetiştirilmesi için,
ele alınan ırkın genetik yapısının iyileştirilmesi gerekmektedir. Bunun için uygulanacak
çalışmalarla, işletmelerin yapısı dikkate alınarak gereksinime uygun damızlıkların çeşit
ve nitelikleri belirlenmelidir. Tüm bu çalışmaların yapılabilmesi için, gerek resmi kamu
kuruluşları, gerekse özel kuruluşlar aracılığı ile suni tohumlama ve hayvanlardaki kayıt
sistemleri hakkında kurs ve seminerler düzenlenerek yetiştiriciler bilgilendirilmelidir.
Yapılan eğitimler sonucunda, yetiştirici işletmesindeki hayvanların verimlerini ve
karşılaşmış olduğu diğer problemleri göz önüne alarak kullanmak istediği spermayı
kendisi seçebilecek ve böylelikle bölgede bilinçsiz sperma kullanımı engellenmiş
olacaktır.
39
Ayrıca yapılan bu eğitimlerle, yetiştiriciler hayvan kayıt sistemine daha fazla
önem verecek ve böylelikle daha sonraki yıllarda yapılacak olan benzer konulardaki
çalışmalar için, daha fazla kayıtlı veri elde edilmesine olanak sağlayacaklardır.
40
6.KAYNAKLAR
Akbulut , Ö. , 1990. Atatürk Üniversitesi Tarım İşletmesinde Yetiştirilen Esmer, İleri
Kan Dereceli Esmer Melezleri İle Siyah Alaca Sığırların Süt Verim Özellikleri
Ve Laktasyon Eğrisi Parametrelerine Etkili Faktörler. A.Ü. Fen Bilimleri Enst.
Doktora Tezi ( Basılmamış).Erzurum.
Akman , N. , Kumlu , S. , 2003. Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği
Yayınları 2003. Ankara.
Akman , N. , Kumlu , S. , 2004. Türkiye Siyah Alaca Populasyonunda 305 Gün Süt
Verimine Ait Genetik ve Fenotipik Parametreler. Merkez Birliği Yayınları.
2004, 10 (3) 281-286.
Alpan , O. , Arıtan, N. , 1970. Karacabey Harasında On Yıllık Siyah - Alaca
Yetiştiriciliği Üzerine Araştırmalar. Lalahan Zootekni Araştırma Enstitüsü
Dergisi. 10: 14-25. Ankara.
Anonim , 1989. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Yayınları. Yayın No: 2021. Ankara
Anonim , 2000. Tekirdağ’da Tarım. Tekirdağ Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu.
Tekirdağ. 2000- P: 245.
Anonim , 2004.http//www.tarimsal.net/tarimci/tekirdag/sut2004.htm.
Anonim , 2004. www.tarimsal.net/tarimci/tekirdag/isl.kapasi2004.htm.
Anonim , 2004. Tekirdağ Tarım İl Müdürlüğü 2004 Tarım Raporu. Tekirdağ.
Anonim , 2005. www.tarimsal.net.
41
Arıtürk , E. , Arpacık , K. , 1968. Karasu İnekhanesi Siyah-Alaca İneklerinde Bazı
Verim Özellikleri. A.Ü. Veteriner Fak.Dergisi.15:301-308.
Bakır , G. , Çetin , M. , 2001. Reyhanlı Tarım İşletmesinde Yetiştirilen Siyah – Alaca
Sığırlarda Döl ve Süt Verim Özellikleri Üzerine Bir Araştırma. Turk J Vet.Anim
Sct Tübitak, 27 (2003): 173-180.
Baraz , E. , 1992. Hayvancılığımızın Bugünkü Durumu, Sorunları ve Çözüm Önerileri.
Trakya 1. Hayvancılık Sempozyumu 8-9 Ocak, Tekirdağ. P:13-25.
Bilgiç , N. , Yener , S. M. , 1999. Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni
Bölümü Sığırcılık İşletmesinde Yetiştirilen Siyah - Alaca İneklerde Bazı Süt
ve Döl Verimi Özellikleri.Tarım Bilimleri Dergisi, 5 (2): 81-84. Ankara.
Bilgiç , N. , 2004. Polatlı Tarım İşletmesinde Yetiştirilen Siyah-Alaca İneklerde Bazı
Süt Verim Özellikleri. S. Ü. Ziraat Fakültesi Dergisi, 19 (36): (2005). 116-119.
Bülbül , M. , 1973. Adana Ovası Tarım İşletmelerinin Ekonomik Yapısı, Finansman ve
Kredi Sorunları, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Basın Yayın ve Halkla
İlişkiler Dairesi Başkanlığı. Ankara.
DİE , 1994. Devlet İstatistik Enstitüsü, 1994 Tarım İstatistikleri Özeti. Yayın No:1728
Ankara.
DİE , 2001. Devlet İstatistik Enstitüsü, 2001 Genel Tarım Sayımı Sonuçları. Ankara.
DİE , 2004. Devlet İstatistik Enstitüsü Yayınları ve Kayıtları, 2004. Ankara.
DİE , 2004. Türkiye İstatistik Yıllığı. 2004.http://www.die.gov.tr/yillik/11_tarim.
DİE , DTP , 2004. Devlet İstatistik Enstitüsü ve Devlet Planlama Teşkilatı Yayınları
ve Kayıtları, 2004. Ankara.
42
Danell , B. , 1981. Evolution of Sires on First Lactation Dairy Cattle. Swedish
Üniversity of Agricultural Science.Department of Animal Breeding and
Genetic. Uppsala.
Duru , S. , Tuncel , E. , 2002. Koçaş Tarım İşletmesinde Yetiştirilen Siyah - Alaca
Sığırların Süt ve Döl Verimleri Üzerine Bir Araştırma. Süt Verim Özellikleri.
Turk J. Vet. Anim.Sci.Tübitak, 26 (2002): 97-101.
Eliçin , A. , ve ark. 1990. Türkiye’ de Büyükbaş Hayvan Yetiştiriciliği ve
Damızlıkların Etkin Olarak Kullanılması. Türkiye Ziraat Mühendisliği
3.Teknik Kongresi. 8-10 Ocak 1990. Ankara.
Erdoğdu , G. , Akman , N. , 2003. Süt Sığırlarında Farklı Süt Verim Seviyesindeki
Sürülerde, Süt Verimine Ait Varyans Unsurlarının Tahmini. Türkiye Damızlık
Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği Yayınları. Ankara.
Falconer , D.C. , 1960. Introduction to Quantitative Genetics.The Ronald Pres CO.,
New York.
Falconer , D.C. , 1984. Einführung in die Quantitative Genetik. (İngilizceden
Almancaya çeviren: P. Glodek). Verlag Eugen Ulmer, Stuttgart.
FAO , 2004. http://faostat.fao.org/faostat/.
Geissler , B. and Zelfel , S. , 1988. Further Development of the Breeding Valves
Estimation of German Black Pied Dairy Bull in the German Democratic
Republic. Animal Breeding Abstracts 056-05431.
43
Gündoğdu , F. , 1993. Sarımsaklı Tohum Üretme Çiftliğinde Yetiştirilen Esmer ve
Siyah –Alaca Sığırlarının Bazı Süt ve Döl Verim Özellikleri Üzerinde Karşılaştı
Karşılaştırmalı Bir Araştırma. T. Ü. Tekirdağ Fen Bilimleri Enstitüsü Zootekni
Anabilim Dalı,Yüksek Lisans Tezi. Tekirdağ.
Güney , O. , 1971. Ankara Çayır – Mera Yem Bitkileri ve Zootekni Araştırma
Enstitüsü Sığırcılık Faaliyetleri. Zootekni Dergisi , Cilt:3, Sayı:12, 22-27.
Gürdoğan , T. , Alpan , O. , 1990. Ankara Şeker Fabrikası Çiftliğinde Yetiştirilen
Holstein Sürüsünde Süt Verimine İlişkin Genetik Parametreler ve Genetik
İlerleme Hızı. Ankara Üniversitesi Veteriner Fak. Dergisi. 37 (1) : 101-115,
1990.Ankara.
Henderson , C. R. , 1984. Application of Linear Models in Animal Breeding.
Üniversity of Guelph, 1984.
Henderson , C. R. , 1985. Best Linear Unbiased Prediction of non.Additive Genetic
Merit in Noninbred Populations. J. Anim.Sci., 60:111-123.
Karataş , Ş. , 1967. Atatürk Üniversitesi Merinos Sürüsünde Bazı Parametreler
ve Tahmin Metodları. A.Ü. Zir.Fak.Zirai Araştırma Enstitüsü Araştırma
Bülteni No: 20. Erzurum.
Kayaalp , G. T. , Bek , Y. , 1991. Farklı Üç Tekniğe Göre Hesaplanan Varyans
Unsurlarından Kalıtım Derecesinin Tahmini. Ç.Ü.Zir.Fak.Dergisi, 1991,
6 (2): 121-128.
Kaygısız , A. , 1997. Siyah - Alaca Sığırların Kahramanmaraş Tarım İşletmesi
Şartlarındaki Verim Özellikleri. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi
Zootekni Bölümü Yayınları, 3 (2): 9-22. Kahramanmaraş.
44
Kaygısız , A. , 1997. Kahramanmaraş Tarım İşletmesi Siyah-Alaca Sürüsünde Süt
Verimine İlişkin Yönelim Unsurlarının Tahmini. Tarım Bilimleri Dergisi,
2 (3):71-73. Kahramanmaraş.
Kızılkaya , K. , 1993. Süt Sığırlarında Damızlık Değerin Tahmininde Değişik
Yöntemlerin Kullanımı. A. Ü. Zir.Fak. Fen Bilimleri Enstitüsü Yüksek
Lisans Tezi- Yayımlanmamış- Ankara.
Koç , A. , 2003. Dalaman Tarım İşletmesinde Yetiştirilen Siyah - Alaca Süt Sığırlarının
Döl ve Süt Verimlerine İlişkin Genetik ve Fenotipik Parametre Tahminleri.
Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü.Aydın.
Kumlu , S. , Akman , N. , 1999. Türkiye’de Damızlık Siyah - Alaca Sürülerinde
Süt ve Döl Verimi.Lalahan Hayvancılık Araştırma Enstitüsü Dergisi 1999 ;
39: 1-16. Ankara .
Kumlu , S. , 1999. Türkiye’de Damızlık Siyah - Alaca Sürülerinin Süt Verimlerinde
Genetik ve Fenotipik Yönelimler. Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fak. Zootekni
Bölümü Dergisi, 12: 11-24. Antalya.
Kumlu , S. , 2000. Türkiye’de Damızlık ve Kasaplık sığır Yetiştirme. Türkiye Damızlık
Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği Yayınları 2000. Yayın No: 3, Sf:126127.Ankara.
Kumlu , S. , 2003. Hayvan Islahı. Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği
Yayınları 2003. Yayın No: 1, Sf: 5. Ankara.
Lak , A. , 1987. Şeker Çiftliği Esmer Sığırlarının Genetik Analizi. Ankara Üniversitesi
Fen Bilimleri Enstitüsü.Doktora Tezi, Ankara.
45
Özcan , L. , Pekel , E. , 1976. Çukurova Bölgesi Tarım İşletmelerinde Yetiştirilen
Siyah – Alaca Sığırların Döl ve Süt Verimi İle Vücut Özellikleri Üzerinde
Araştırmalar. Ç. Ü. Z. F. Yıllığı, Sayı: 4. Adana.
Özgür , A. , ve ark. , 2005. Atatürk Üniversitesi Veteriner Fakültesi Yayınları 2005
Erzurum.
Özkütük , K. , Pekel , E. , 1986. Entansif Süt Sığırcılığı Uygulamalarında Hatay İli
Siyah – Alaca Sığır Populasyonunun Süt Verimi. Ç. Ü. Z. F. Dergisi, Cilt:1,
Sayı: 2. 46-59.
Patterson , H. D. , Thompsan , R. , 1971. Recovery of İnter – Black İnformatition
When Black Sizes Are Unequal. Biometrica. 1971: 58. 545-554.
Payne , W. S. A. , 1970. Cattle Production in the Tropics.
Pirchner , F. , 1984. History of Progeny Testing. IDF/ EAAP Symposium, Praque –
Czecholovakiz, September 1984.
Sas Institue Inc. , 1998. SAS/STAT user’s guide, Release 7.0 ed., Cary, NC, USA.
Sehar , Ö. , Özbeyaz , C. , 2001. Orta Anadolu’ da ki Bir İşletmede Holstein Irkı
Sığırlarda Bazı Verim Özellikleri Üzerine Bir Araştırma. Yüksek Lisans Tezi.
Soysal , M. İ. , 1989. İstatistik Metodları. Tekirdağ Ziraat Fakültesi Yayınları.
Soysal , M. İ. , Özder , M. , 1989. Tekirdağ’da Özel Bir Süt Sığırcılığı İşletmesindeki
Siyah – Alacaların Bazı Süt ve Döl Verim Özellikleri. T. Ü. Tekirdağ Ziraat Fak.
Yayın No: 103 Arş. No: 29.
46
Soysal , M. İ. , Özder , M. , 1991. Gökçeada Tarım İşletmesinde Yetiştirilen Siyah
Alacaların Bazı Süt ve Döl Verim Özellikleri Üzerine Araştırmalar. T.Ü.
Tekirdağ Zir. Fak. Dergisi, Cilt:1, Sayı: 1.
Soysal , M. İ. , 1992. Süt Sığırcılığımızın Kalıtsal İçerikleri ve Verimlilik. Trakya
1.Hayvancılık Sempozyumu. 8 – 9 Ocak, Tekirdağ- P: 86-93.
Soysal , M. İ. , Özder , M. , 1992. Türkgeldi Tarım İşletmesinde Yetiştirilen Siyah
Alaca Süt Sığırlarının Bazı Süt ve Döl Verimi Özellikleri. Tekirdağ Ziraat
Fakültesi Dergisi, 1992, Cilt: 1, sf: 159-166. Tekirdağ.
Soysal , M. İ. , Özder , M. , 1992. Kumkale Tarım İşletmesinde Yetiştirilen Siyah
Alaca Süt Sığırlarının Bazı Süt ve Döl Verimi Özellikleri. Tekirdağ Ziraat
Fakültesi Dergisi, Cilt: 1, Sayı:2. Tekirdağ.
Sönmez , R. , Kaymakçı , M. , 1997. Türkiye Hayvancılığı’na Verilmesi Gereken Yön.
Trakya Bölgesi II. Hayvancılık Sempozyumu. 9-10 Ocak, Tekirdağ. P: 1-2.
Şekerden , Ö. , Pekel , E. , 1982. Reyhanlı Devlet Üretme Çiftliğinde Yetiştirilen Saf
Siyah – Alaca, Kilis Tipi Sığırlar ve Bunların Melezlerinin Döl Verim
Özellikleri ile Bazı Parametrelerin Tahmini Üzerine Bir Araştırma. Ç. Ü. Z. F.
Yıllığı. Yıl: 13. ( 3-4 ): 14-27.
Şekerden , Ö. , Özkütük , K. , Pekel , E. , 1987. Amasya İli Entansif Süt Sığırcılığı
İşletmelerindeki Siyah – Alaca Sığır Populasyonunun Süt ve Bazı Döl Verim
Özellikleri. Ç. Ü. Z. F. Dergisi 1987. Sf: 56-66.
Şekerden , Ö. , 1988.Tokat İli Entansif Süt Sığırcılığı. Dört Mevsim Tarım,Hayvancılık
Mekanizasyon ve Sanayi Dergisi. Yıl:3, Sayı:4, 32-33.
Tekinsen , O. C. , ve ark. , 1997. Türkiye Hayvancılığı Mevcut Durumu ve
Geliştirilmesi. Selçuk Üniversitesi Veteriner Fakültesi Yayınları. Konya.
47
Tuna , Y. T. , 1997. Tigem Tahirova Tarım İşletmesinde Yetiştirilen Siyah – Alaca Süt
Sığırlarının Bazı Döl ve Süt Verim Özellikleri Bakımından Genetik Yapısı
Üzerine Araştırmalar. T.Ü. Tekirdağ Ziraat Fakültesi Zootekni Anabilim Dalı.
Doktora Tezi.
Tümer , S. , ve ark. , 1985. Ege Bölgesi Zirai Araştırma Enstitüsünde
Yetiştirilen
Siyah – Alaca Sığırların Çeşitli Verim Özellikleri Üzerinde Araştırmalar. Ege
Bölgesi Zirai Araştırma Enstitüsü Yayınları No: 53. İzmir.
Ulutaş , Z. , Akman , N. , Akbulut , Ö. , 2001. Gelemen Tarım İşletmesinde
Yetiştirilen Siyah - Alaca Sürüsünde Süt ve Döl Verimi Özellikleri.
Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi. 32 (2) : 173-179.
Yarkın , İ. , 1961. Sığır Yetiştiriciliği Atatürk Üniversitesi Yayınları No:18. Ziraat
Fakültesi Ders Kitapları Serisi No: 3, Erzurum.
Yener , M. S. , 1979. Orta Anadolu D.Ü.Ç.’de Yetiştirilen Sığırların Süt Verimindeki
Genetik Yönelimleri. A. Ü. Z. F.
48
TEŞEKKÜR
Lisans ve Yüksek Lisans öğrenimim süresince bana yardım ve desteğini hiçbir
zaman esirgemeyen danışman hocam Sayın Prof. Dr. Muhittin ÖZDER’e,
çalışmalarımda her türlü yardım ve desteği sağlayan hocam Sayın Yrd. Doç. Dr. Ertan
KÖYCÜ’ye, bilgisayarda verilerin değerlendirilmesinde yardımlarını esirgemeyen ve
çalışmamda yol gösteren hocam Sayın Yrd. Doç. Dr. Yahya Tuncay TUNA’ya, her
konuda manevi desteğini esirgemeyen ablam Sayın Yrd. Doç. Dr. Fisun KOÇ’a ve
zootekni bölüm hocalarıma, tüm çalışmalarım boyunca maddi ve manevi desteklerini
eksik etmeyen eşime ve aileme, yüksek lisans yapmamı destekleyen işverenim Sayın
Mirza Önder TOKER’e sonsuz teşekkürlerimi sunarım.
Yeşim GÜRSEL
49
ÖZGEÇMİŞ
1976 Ezine / Çanakkale doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimimi Ezine’de
tamamladım. 1994 yılında T.Ü. Tekirdağ Ziraat Fakültesine kayıt yaptırdım ve 1998
yılında Zootekni bölüm birincisi olarak mezun oldum. 1998-2005 yılları arasında
Tekirdağ Damızlık Sığır Yetiştirici Birliği’nde Ziraat Mühendisi ve Birlik Müdürü
olarak görev yaptım. Yapmış olduğum görev sırasında, yurtdışı ve yurtiçinde
düzenlenen hayvan ıslahı ve yetiştiricilik konuları ile ilgili eğitim kurslarına katıldım.
2006 yılı itibariyle Trakya Hisar Tarım Hayvancılık ve Gıda San. Tic. Ltd. Şti’ nde
göreve başladım.
Yeşim GÜRSEL
50
EK-I
Çizelge 1.Yıllar İtibariyle Sığır Varlığında Çeşitli Genotip Gruplarının Payı (%)
Yıllar
Kültür Irkı
Kültür Irkı Melezi
Yerli Irk
1990
8.90
32,26
58,84
2000
16,78
44,03
39,19
2003
19,83
43,77
36,40
2004
15,40
51,90
32,70
Kaynak: DİE, yayınları ve kayıtları 2004.
Çizelge 1.2. 2004 Yılı Et ve Süt Üretiminde Sığırın Payı (%)
Ülkeler
Et Üretimi
Süt Üretimi
Dünya
23,2
84,4
Asya
11,2
53,4
Afrika
35,1
73,5
Gelişmiş Ülkeler
27,4
98,4
Gelişme Yolundaki Ülkeler
20,1
64,6
AB (15)
20,5
96,8
AB (25)
19,0
97,2
Türkiye
28,3
87,0
Kaynak: http:// faostat.fao.org/ faostat/.
Çizelge 1.3. Yıllara Göre Türkiye’de Sağılan Sığırın Sayısı, Süt Üretimi ve Toplam
Sığır Sayısı
Yıllar
1999
2000
2001
2002
2003
2004
Toplam Sığır
11.054.000
10.761.000
10.548.000
9.804.000
9.789.000
10.069.346
Sağılan Sığır
5.538.000
5.280.000
5.086.000
4.393.000
5.040.362
3.875.721
Süt Üretimi(ton)
8.965.000
8.732.000
8.489.000
7.491.000
9.514.137
9.609.325
Kaynak: Türkiye İstatistik Yıllığı, 2004 (http://www.die.gov.tr/yillik/11_Tarimpdf )
51
Çizelge 1.4. Yıllar İtibariyle Toplam Kırmızı Et ve Süt Üretimi ve Kişi Başı Üretim
(kg/kişi)
Ürün
Kırmızı Et*
Kişi BaşıToplam K.Et Üretimi(kg/yıl)
Süt
Kişi Başı Toplam Süt Üretimi(kg/yıl)
1990
1995
2004
506,995
415,240
511,297
8,1
6,6
7,9
9.617.415
10.601.550
10.082.010
171,3
174,9
156,7
Kaynak: DİE, DPT, 2004.
*Et üretimi mezbaha, kombina ve kurban eti kesim sonuçlarına göre verilmiştir.
52
Çizelge 2.1.6. Tekirdağ İli İlçeler ve Hayvan Türleri Bazında Üretilen Süt Miktarı
İlçeler
Toplam
Hayvan Türleri
M.Ereğlisi
Muratlı
Saray
Şarköy
TOPLAM Hay.(baş)
6.695
1.000
1.164
16.185
38.974
300
2.987
4.360
4.738
76.403
Sağılan Hayvan (baş)
3.500
300
677
7.600
18.795
175
1.800
3.230
2.750
38.827
Saf sığır
Merkez
Ort.Süt Ver.Ton/yıl
Ç.Köy
Çorlu Hayrabolu
Malkara
6
5,5
5,5
5,5
6
5
5,5
5
5
21.000
1.650
3.724
41.800
112.770
875
9.900
16.150
13.750
221.619
TOPLAM Hay.(Baş)
7.420
5.375
7.965
1.452
8.985
1.450
1.493
2.920
1.182
38.242
Sağılan Hayvan (baş)
4.200
3.115
4.420
670
4.135
750
750
2.110
590
20.740
Ort.Süt Ver.Ton/Yıl
5
4,5
4,5
4,5
5
4
4.5
4
4
21.000
14.018
19.890
3.015
20.675
3.000
3.375
8.440
2.360
95.773
TOPLAM Hay.(baş)
0
50
0
0
0
70
0
382
180
682
Sağılan Hayvan (baş)
0
20
0
0
0
0
0
200
75
295
Ort.Süt Ver.Ton/Yıl
0
3
0
0
0
0
0
3
3
0
60
0
0
0
0
0
600
225
885
TOPLAM Hay. (baş)
2.060
550
0
0
5.965
0
0
1.330
0
9.905
Sağılan Hayvan (baş)
900
250
0
0
3.242
0
0
750
0
5.142
Ort.Süt Ver.Ton/YIL
0,1
0,1
0
0
0.1
0
0
0,01
0.1
90
25
0
0
324
0
0
75
0
514
TOPLAM Hay. (baş)
13.940
5.550
12.901
18.500
22.335
3.500
7.882
4.400
6.565
95.573
Sağılan Hayvan (baş)
3.280
3.900
8.515
8.500
12.493
2.000
2.500
2.150
2.000
45.338
Ort.Süt Ver.Ton/Yıl
0,075
0,075
0,075
0,075
0.075
0,075
0.075
0,075
0,075
246
293
639
638
937
150
188
161
150
3.400
TOPLAM Hay. (baş)
5.500
450
264
1.660
15.539
150
190
651
18.630
43.034
Sağılan Hayvan (baş)
2.680
245
162
510
9.819
60
120
342
8.500
22.438
Ort.Süt Ver.Ton/Yıl
0,07
0,07
0,08
0,07
0,10
0,07
0,08
0,07
0,11
188
17
13
36
982
4
9
24
935
2.207
42.524
16.062
24.265
45.488
135.688
4.029
13.472
25.450
17.420
324.398
Melez Sığır
Top.Süt Ver. (Ton)
Koyun Yerli
Koyun Merinos
Yerli Sığır
Top. Süt Ver. (Ton)
Top. Süt Ver. (Ton)
Top.Süt Ver. (Ton)
Kıl Keçisi
Top. Süt Ver. (Ton)
Top. Süt Ver. (Ton)
Toplam Süt Üretimi
Kaynak: http//www.tarimsal.net/tarimci/tekirdag/sut2004htm
53
Çizelge 2.1.7. İlçeler Bazında Büyükbaş Hayvan Varlığı
İlçeler
Sığır Varlığı
Kültür
Kültür M.
Yerli
Manda
Toplam
Merkez
6695
7420
-
18
14133
Çerkezköy
1000
5375
50
25
6450
Çorlu
1164
7965
-
-
9129
Hayrabolu
16185
1452
-
-
17637
Malkara
38974
8985
-
37
47996
300
1450
70
-
1820
Muratlı
2987
1493
-
4
4484
Saray
4360
2920
382
345
8007
Şarköy
4738
1182
180
-
6100
Toplam
76403
38242
682
429
115756
M.Ereğlisi
Kaynak: 2004,Tarım Raporu İstatiği.
Çizelge 2.1.8. Tekirdağ İli Süt Sığırcılığı İşletme Kapasiteleri
Kapasite (baş)
İşletme Sayısı (adet)
% Oranları
11 Baş ve Üzeri
2498
14,85
6-10 baş
4806
28,58
4-5 baş
3692
21,95
1-3 baş
5823
34,62
Kaynak:www.tarimsal.net/tarimci/tekirdag/isl.kapasi 2004.htm.
54
EK-II
Çizelge 4.1. En İyi Doğrusal Sapmasız Tahmin Metodu (BLUP) Baba Modeli’ne
Göre İneklerin Damızlık Değer Tahminleri
Kulak No
Damızlık Değeri
Kulak No
Damızlık Değeri
33887
-24.1517
02855
-1193.74
33998
-306.53
02879
215.24
38167
-634.01
02880
314.21
79305
253.47
03146
81.0178
02461
1431.65
21089
-71.8346
09716
415.51
34738
801.77
00943
1313.72
01843
-1054.06
02646
1000.24
38706
-567.54
03080
-420.30
39275
936.55
21079
59.4868
39276
1213.93
20275
503.16
24056
-837.94
31416
2.4703
02604
204.79
18440
- 707.42
09617
1081.69
24320
547.10
02978
-1678.79
24570
-300.99
39273
545.75
10159
-327.91
36779
-602.66
38745
-481.85
30438
-456.76
16165
-611.19
33669
-1508.03
37041
-1255.39
39792
-439.45
38577
-535.59
23926
-1158.40
09687
562.87
62151
-530.03
19226
-950.23
09686
1293.80
61853
1203.77
09688
13.8748
02873
-169.36
15795
-939.56
02874
31.6328
19227
341.15
00254
162.28
19228
-472.66
55
Çizelge 4.1’in devamı
Kulak No
Damızlık Değeri
Kulak No
Damızlık Değeri
94492
473.29
23763
-552.62
64633
357.42
24073
-854.38
08467
-471.71
37789
-670.66
56167
450.35
02703
-718.66
85859
-541.65
00918
884.17
85256
636.36
03137
9.6046
65096
-139.46
21092
-867.01
05759
333.52
01625
1173.59
44752
-1421.93
01382
-58.3313
83117
96.3495
01404
833.73
83118
482.84
20456
-1288.70
71477
-213.13
09616
263.91
09811
-229.47
14547
144.56
21064
1430.38
81252
226.11
00949
-772.50
68577
96.1617
09636
-831.07
01660
-211.44
00807
926.03
01672
76.1278
04575
-173.14
02636
156.07
09672
-1099.87
01601
904.85
19021
1070.46
39192
383.65
98106
101.29
01663
-17.1630
10768
-1365.01
20486
155.44
01731
-360.95
76829
145.51
06290
-108.36
02529
-511.90
01836
243.47
34219
-69.2468
03641
-192.30
09602
160.04
01871
-681.39
36350
-1166.36
02835
-883.06
31364
-234.63
14437
-270.04
04162
-659.55
56
Çizelge 4.1’in devamı
Kulak No
Damızlık Değeri
Kulak No
Damızlık Değeri
04170
-123.22
04175
-1142.97
03539
796.61
04166
-585.34
38744
1751.14
15771
-1101.06
05110
-191.07
20390
71.2480
31019
224.15
32216
-902.21
38717
-829.63
10310
-856.22
24996
-1093.33
24363
446.10
24553
-93.9868
24364
-604.39
02884
408.92
24708
-321.60
24257
-1338.00
36863
162.96
80329
22.7361
24530
257.02
31303
-388.44
36891
-1527.46
06263
206.39
39182
696.16
06264
727.40
39183
267.29
13147
627.68
40478
-147.77
13698
165.60
24888
-581.10
95346
156.23
91420
289.20
05332
341.05
00349
-1296.24
01661
-430.15
00104
402.92
03165
-209.93
00114
619.36
02046
-1751.74
00690
183.19
02568
664.06
00618
-1002.76
94682
-95.1635
00123
205.89
38737
-265.63
01408
-297.55
02930
78.0954
02845
-485.18
20554
-488.60
41558
-289.82
03344
593.36
39215
583.09
03345
-339.03
39900
755.84
03598
-460.13
41551
-88.4513
57
Çizelge 4.1’in devamı
Kulak No
Damızlık Değeri
Kulak No
Damızlık Değeri
83406
176.74
30436
-306.64
16039
32.3622
41556
-859.78
16836
-171.48
41557
-326.94
16856
-392.03
24059
-998.26
15347
-822.86
41553
-623.52
15448
-1036.17
12672
913.02
15023
-1033.88
14603
175.34
08186
360.89
15417
-592.97
37351
-165.05
19500
-178.55
02024
238.77
76943
-812.29
18227
-195.69
95211
1037.75
13565
-935.90
02184
178.14
10402
-1250.06
35064
-503.03
00565
612.30
10161
1778.70
39894
-137.52
24260
-1434.42
01628
545.23
18128
467.98
10117
-175.68
18062
399.86
17482
-801.78
00567
-412.69
12780
1116.83
31597
249.86
01331
-186.05
10822
-1547.91
02833
-512.37
09371
782.21
02834
-1199.51
24323
-1175.97
02776
170.78
24072
-1020.58
38726
1273.77
47311
-272.46
10824
-67.9209
08511
1577.65
10872
-769.29
10767
884.80
09702
-69.8893
01515
103.37
23871
76.4311
00117
477.91
30434
-469.10
02704
-1300.69
58
Çizelge 4.1’in devamı
Kulak No
Damızlık Değeri
Kulak No
Damızlık Değeri
00580
288.42
16051
-846.74
2462
614.12
15526
-131.17
09641
1902.17
19034
-900.88
01975
-726.91
26191
1011.55
02453
1294.13
86589
75.5519
02456
7.4913
25026
49.6825
01636
-703.95
46699
79.7911
01637
-925.29
85334
961.59
02671
-282.51
85357
293.20
23862
1422.57
81286
-381.49
34739
271.08
85298
415.00
01897
988.72
75758
658.14
32331
-125.05
00441
63.5412
02215
350.79
49443
-582.36
21073
-2085.13
41877
-11.9473
12682
-361.74
44866
-188.19
02883
480.36
34870
-307.90
03089
195.11
11786
-1249.62
39622
506.25
15501
-990.15
36349
-1061.11
75446
-185.44
64637
512.89
95497
253.61
02002
1251.22
71445
185.89
02491
0.6692
85166
383.66
02455
54.4060
05093
491.60
34737
169.31
59440
1182.16
45674
-289.36
03184
289.30
02736
2252.54
02032
-612.57
41872
2279.71
38285
850.09
39668
608.27
02753
933.30
59
Çizelge 4.1’in devamı
Kulak No
Damızlık Değeri
Kulak No
Damızlık Değeri
39631
-1119.05
03532
129.22
02003
272.88
09889
426.92
30257
583.64
09890
70.5181
02878
-341.27
09891
214.13
02451
260.36
09893
-246.97
09632
-1397.17
45700
-719.41
38155
-120.19
34920
-622.24
38153
235.55
15001
-117.88
02674
-305.67
15297
-103.68
39634
905.63
15543
353.50
04576
448.91
17522
335.72
21082
882.95
19126
232.69
34209
812.29
26155
331.78
24079
485.17
32260
-364.72
41579
1049.85
50147
-294.92
03545
-525.37
35303
-90.2339
38293
-1004.64
84213
-320.96
39621
-974.56
45014
537.58
23052
-1177.28
41217
971.83
40269
89.6889
91258
572.96
28254
1174.96
64029
-64.1905
29455
-158.12
26585
-86.3255
39626
-623.30
26691
275.12
38703
-948.34
85011
238.15
34746
-1360.83
87848
-305.45
04334
1182.39
45013
753.00
37008
1089.31
47869
-54.1123
39647
-1164.24
05020
-845.49
94219
451.68
45329
-282.38
60
Çizelge 4.1’in devamı
Kulak No
Damızlık Değeri
Kulak No
Damızlık Değeri
24090
25.4089
24055
-594.43
35172
-744.29
41804
1815.31
11144
-224.10
80412
-481.13
37847
-61.4367
23947
246.06
47846
780.46
74273
-22.6129
05765
396.19
39706
-1658.13
54590
-85.7032
10136
190.62
77894
-477.68
38107
655.39
89903
192.43
34747
-1092.79
85271
-557.96
09660
1234.47
84801
-492.18
41570
839.30
42439
-48.3673
00677
-746.67
45436
-406.58
05772
-85.1179
60171
-731.26
13817
-185.09
24937
91.2668
15879
-10.0104
39838
1.5067
19073
-291.93
21116
-209.98
19089
256.42
39667
406.94
20811
10.4809
41888
370.45
25748
1751.39
37274
-305.03
34192
-805.91
37275
-407.02
66735
-472.72
37276
386.52
28808
309.25
30255
-392.84
75447
-742.45
21117
10.7349
40407
-21.5528
39889
121.76
15694
-293.73
94904
46.2538
88509
-698.22
14270
89.6034
94900
890.64
94070
1448.39
21449
-104.27
21118
1103.66
06203
223.96
61
Çizelge 4.1’in devamı
Kulak No
Damızlık Değeri
Kulak No
Damızlık Değeri
51245
-515.28
01682
-97.7405
22559
-211.60
09673
237.74
89930
-444.55
21052
-720.66
89888
-278.66
02475
-692.02
66588
961.67
21043
440.47
60808
-993.60
12869
427.44
97468
65.0606
16452
32.1837
94780
167.95
77091
44.7322
54686
219.40
38284
1273.53
33115
901.05
02856
-625.73
35304
78.2827
38149
597.41
10136
112.33
23130
-253.00
10137
-247.67
21119
175.82
33525
-180.84
21120
-218.29
83471
-1093.20
38151
579.38
41722
1420.76
33649
-154.80
06534
310.84
33650
-10.5809
96003
-288.03
38277
1251.86
96004
689.65
03553
127.28
38301
1063.74
23894
5.1285
10269
-24.2029
16087
90.3591
10571
-9.3621
35178
-748.41
00697
292.77
16998
-774.05
00431
547.59
33726
-938.52
02866
-488.31
34236
417.40
00149
687.79
38746
-431.04
39896
-1176.30
24914
-289.94
00912
-353.92
38711
-116.80
01204
-42.9769
37006
-9.9620
62
Çizelge 4.1’in devamı
Kulak No
Damızlık Değeri
Kulak No
Damızlık Değeri
15800
825.93
03183
152.99
37580
-626.38
99130
812.56
15813
314.02
21088
-198.34
45244
547.06
02017
-1016.10
34689
727.12
02637
-772.17
35287
-806.10
00643
1010.78
35301
-279.23
21040
1037.46
35302
999.19
01763
-1200.55
45434
-159.48
21074
-1073.63
27895
582.68
23869
-1113.03
59441
2119.71
21053
676.31
11205
1309.87
39298
-893.85
11212
752.09
03152
2272.34
91257
469.81
06061
115.92
39709
1437.41
06063
521.89
64028
-272.64
03083
521.24
33605
513.06
74629
-45.8021
02660
477.58
23893
0.3108
38168
-288.45
28295
-1234.75
38043
-580.06
31005
393.71
37277
-60.1238
39145
-1206.27
37278
-1114.82
39146
-1641.37
30480
633.49
28256
-157.23
41812
169.08
21315
-408.87
01976
148.82
10281
-458.55
30258
-596.21
39294
178.68
02859
-1026.72
10192
-121.56
02860
-672.76
38162
-540.97
41736
-165.63
36865
278.95
63
Çizelge 4.1’in devamı
Kulak No
Damızlık Değeri
Kulak No
Damızlık Değeri
39122
-569.93
37007
-176.25
39124
-417.64
12433
-137.89
01430
259.98
85372
-557.75
23927
-815.69
55960
-342.71
10346
302.53
44986
1506.67
39398
-928.64
35780
922.08
14333
226.92
62917
-520.62
23868
677.81
88943
-232.38
37001
-0.3865
45122
-171.15
37003
-611.51
84882
-72.5515
38465
1231.72
42516
-364.49
46461
-545.17
75786
-399.91
03416
1534.59
37004
-107.35
01382
-62.1637
34208
-7.0318
21700
278.46
21050
-570.52
76261
1146.57
02602
-939.05
79710
329.79
38792
730.18
21077
1849.13
38795
-61.9541
39278
179.62
03554
-102.04
40371
-45.0534
30439
-606.10
30034
-315.38
31417
-408.29
21095
-241.23
36388
-623.17
03559
489.17
34702
-770.54
39303
-186.31
24024
-558.65
26472
-648.88
24008
-779.99
37321
-1146.98
24010
-363.53
37787
456.81
38596
-27.7137
24025
87.8327
10305
842.96
38699
59.9242
38123
32.2668
64
Çizelge 4.1’in devamı
Kulak No
Damızlık Değeri
Kulak No
Damızlık Değeri
37810
-476.18
20090
190.08
34740
305.79
16575
-710.93
38174
394.34
33116
413.05
75476
1030.00
04713
594.10
20751
338.67
71239
-238.25
94772
-41.6090
50169
-569.39
62244
-334.50
45216
511.35
74703
212.46
05017
-378.02
61076
353.56
37445
926.68
23401
-44.8482
39704
1445.03
89902
917.27
78814
65.0047
94218
1065.30
41805
1558.40
56583
693.13
37579
-113.23
46472
-551.44
37581
-1211.54
35025
-34.7920
15511
87.7454
65199
-298.32
15523
-603.48
35874
912.23
15541
50.6454
97996
111.95
15696
403.31
16090
-120.12
15725
179.59
03229
-953.08
20260
460.09
04080
305.41
46243
-690.01
50180
319.80
46245
894.48
39730
742.55
16924
-335.33
38476
-624.90
84216
-605.11
36595
431.38
6954
673.65
95044
-500.06
17997
-441.41
35017
-35.2227
04860
384.32
22567
96.7750
14548
408.16
06051
-418.33
15189
315.42
65
Çizelge 4.1’in devamı
Kulak No
Damızlık Değeri
Kulak No
Damızlık Değeri
15201
-357.28
41879
-53.3539
15425
610.34
42221
1232.50
20472
106.93
15362
-43.9703
85168
221.28
15369
269.80
96594
-214.20
65222
651.21
96519
639.08
81742
378.60
96758
173.11
05230
1658.79
7102
-464.01
65200
-197.31
13596
-288.38
66831
-190.93
74855
-64.0911
35779
597.15
44533
1012.81
05536
153.46
44535
930.51
94741
611.79
04230
-254.38
94760
805.88
59746
-540.20
05314
-68.4016
41590
639.05
99488
43.0976
Author
Document
Category
Uncategorized
Views
3
File Size
335 KB
Tags
1/--pages
Report inappropriate content