close

Enter

Log in using OpenID

CEVAP 15

embedDownload
KURUMLAR VERGİSİ
UYGULAMASINDA
ÖZELLİK ARZ EDEN
HUSUSLAR
FATİH KAYA
İVDB GRUP MÜDÜR V.
SORU 1- Konut yapı kooperatifinin almış olduğu arsayı, amaca
ulaşılamayacağının anlaşılması üzerine satması ve satış bedelinin
ortaklara dağıtılması halinde vergilendirme nasıl olacaktır?
CEVAP 1- Kooperatifin bu amaca ulaşamaması nedeniyle kooperatife ait
arsanın satışı, KVK’nın 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde
belirtilen şartlardan “sadece ortaklarla iş görülmesi” şartını ihlal anlamına
geleceğinden; bu satış işleminin gerçekleştiği tarihten itibaren kurumlar
vergisi mükellefiyetinin tesis edilmesi gerekmektedir.
Ayrıca taşınmazın kooperatifin aktifinde iki yıldan fazla bulunması ve
KVK’nın 5/1-e maddesinde yer alan diğer şartların da sağlanması halinde
taşınmaz satışından elde edilecek kazancın % 75'inin kurumlar vergisinden
istisna edilmesi mümkün bulunmaktadır.
SORU 2- Ana faaliyet konusu taşınmaz ticareti olarak
değiştirilen şirketin, değişiklikten önce aktifine kaydettiği
gayrimenkulleri, değişiklikten sonra satması durumunda
kurumlar vergisi uygulaması nasıl olur?
CEVAP 2- Söz konusu gayrimenkullerin satışının yapıldığı tarihte
şirketin ana sözleşmesinde yer alan faaliyet konuları arasında
taşınmaz ticareti bulunduğundan, söz konusu gayrimenkullerin
satışında elde edilen kazancın, KVK’nın 5/1-e maddesinde yer alan
istisnadan faydalanması mümkün değildir.
SORU 3- Kurum adına tapuya tescili olmayan taşınmazın
satışında elde edilen kazanç ne şekilde vergilendirilecektir?
CEVAP 3- Taşınmazlarda mülkiyetin devri tapuya tescil ile
gerçekleşeceğinden, satış vaadi sözleşmeleri veya tapuya tescil işlemi
gerektirmeyen
işlemler
sonucu
taşınmaz
mülkiyeti
devredilmiş
sayılmayacağından, bu işlemler sonucu tahsil edilen bedellerin istisnaya konu
olabilmesi mümkün bulunmamaktadır.
SORU 4- Fiiliyatta cins tashihinin kurum adına tapuya tescilinin
yapılmasında gecikmeler olması durumunda taşınmazın işletme
aktifinde iki yıl süreyle bulunup bulunmadığı ne şekilde tespit
edilecektir?
CEVAP 4- İşletmede iki yıldan fazla süreyle sahip olunarak fiilen
kullanıldığının, yapı inşaatı ruhsatı, vergi dairesi tespiti veya resmi kurum
kayıtlarından herhangi biriyle tevsik edilebilmesi mümkün bulunmaktadır.
SORU 5- Kooperatif aktifinde kayıtlı taşınmazın (arsanın) bir
kısmının TOKİ tarafından istimlâk edilmesi sonucu elde edilen
kazanç ne şekilde vergilendirilecektir?
CEVAP 5- Kooperatif aktifinde kayıtlı taşınmazın (arsanın) bir kısmının
TOKİ tarafından istimlâk edilmesi sonucu elde edilen kazancın ortaklara
dağıtılmayarak kooperatif amaçları doğrultusunda harcanması halinde bu
işlem, ortak dışı işlem sayılmayacak ve kurumlar vergisi muafiyetini
etkilemeyecektir.
Muafiyet şartlarının sağlanamaması nedeniyle kurumlar vergisi mükellefi
olunması durumunda ise söz konusu taşınmazın istimlâk edilmesi neticesinde
elde edilen kazancın özel bir fon hesabında tutulması, hiç bir şekilde
ortaklara dağıtılmayarak kooperatif amaçları doğrultusunda kullanılması
şartıyla %75'lık kısmı, Kanun’un 5/1-e maddesi çerçevesinde kurumlar
vergisinden istisna tutulacaktır.
SORU 6- Aktifte kayıtlı fabrika binasının satışından doğan
kazancın %75’lik kısmının KVK'nın 5-1/e maddesi kapsamında
kurumlar vergisinden istisna edilmek üzere pasifte özel bir fon
hesabına aktarılması, vergiye tabi %25’lik kısmının ise VUK’un
328’inci maddesi hükmü kapsamında, proje çalışmalarına
başlanılan ve şirket yönetimi tarafından da onaylanan yeni
yatırım giderlerini karşılamak üzere “Yenileme Fonu” hesabına
aktarılması suretiyle her iki Kanun maddesi hükmünden de
yararlanılması mümkün müdür?
CEVAP 6- Yenileme fonunun ayrılabilmesi; amortismana tabi bir iktisadi
kıymetin varlığı ve bu kıymetin satılmasından oluşan kârın aynı neviden yeni
bir iktisadi kıymet alımında kullanılması halinde söz konusu olabilmektedir.
Ayrıca yenileme fonundan yararlanabilmek için satılan kıymetin
yenilenmesinin zaruri bulunması veya bu hususta işletmeyi idare edenlerce
karar verilip teşebbüse geçilmiş olunması gerekir. Eğer elden çıkarılan iktisadi
kıymetin yenilenmesinin zaruri bulunduğu açıksa bu yenileme fonu ayrılması
için yeterlidir.
Bu itibarla, fabrika binasının satışı neticesinde ortaya çıkan kârın, proje çalışmalarına
başlanılan ve şirket yönetimi tarafından da onaylanan yeni yatırım giderlerinin
karşılanması amacına yönelik olarak yenileme fonuna aktarılması mümkün
bulunmamakta olup yeni bir fabrika binasının iktisabı amacıyla, mevcut fabrika
binasının satışından elde edilen kârın 5/1-e hükmü kapsamında pasifte oluşturulacak bir
hesapta üç yıl süreyle izlenmesi mümkündür.
Diğer taraftan, şirkete ait fabrika binasının satışından elde edilecek kazancın KVK'nın 51/e maddesi çerçevesinde istisnaya konu edilmesi ve istisna dışında kalan % 25'lik
kısmının ise yeni bir fabrika binasının iktisap edilmesi amacıyla yenileme fonuna
aktarılması mümkün bulunmaktadır.
SORU 7- Yurt dışı şubenin faaliyetlerinden zarar oluşması
durumunda kurum kazancından indirim konusu yapılabilir mi?
CEVAP 7- Yurt dışı şubeden elde edilen kazancın, gelir ve kurumlar vergisi
benzeri toplam vergi yükü oranının en az % 15 olması ve elde edildiği hesap
dönemine ilişkin yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken
tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmiş olması şartıyla KVK'nın 5/1-g
maddesine göre kurumlar vergisinden istisna edilmesi mümkün
bulunmaktadır.
5/1-g maddesindeki şartların sağlanamaması durumunda bu istisnadan
yararlanılamayacağından faaliyetin zararla sonuçlanması halinde şubenin
bu zararı kurum kazancından indirilebilecektir. Ancak şartların taşınıp
taşınmadığı tespit edilirken, zarar eden şubenin kazancı bulunmadığı için
kazancın Türkiye’ye transfer edilmiş olması söz konusu olamayacağından
sadece vergi yükü şartı aranacak olup faaliyette bulunulan ülkedeki vergi
kanunları uyarınca vergi yükünün % 15’ten düşük olması halinde şubenin
zararı kurum kazancından mahsup edilebilecektir.
SORU 8- Yurt dışında iş yeri veya daimi temsilci olmadan
yapılan teknik hizmetlerden elde edilen kazanç ne şekilde
vergilendirilecektir?
CEVAP 8- Söz konusu kazanç, yurt dışına hizmet ihracatı olarak
değerlendirilmesi gerekmekte olup Türkiye’den yurt dışındaki iş yerine
merkez tarafından fatura edilerek ihraç edilmiş olan emtia ile yurt dışına
yönelik olarak fatura düzenlenmek suretiyle yapılan hizmetlerin Türkiye’de
kurum kazancının tespitinde tahakkuk tarihi itibarıyla gelir unsuru olarak
dikkate alınması gerekmektedir.
SORU 9- TUGS’a kayıtlı yat için sigortadan alınan hasar
tazminatının istisna kapsamında değerlendirilmesi mümkün mü?
CEVAP 9- TUGS’a kayıtlı yatın yanarak tamamen kullanılamaz hale gelmesi
durumunda sigorta şirketinden alınan hasar tazminatı, yatın işletilmesinden
veya devrinden elde edilen bir kazanç olmaması nedeniyle, hasar
tazminatının kurum kazancından istisna edilmesi mümkün değildir.
SORU 10- Şirketin aktifine kaydettiği ve atıl halde kalması
nedeniyle kiraya vermek suretiyle değerlendirdiği taşınmazın
nakit karşılığı satılmasından elde edilecek kazancın % 75’lik
kısmının 5/1-e maddesinde belirtilen istisnaya konu olabilir mi?
CEVAP 10- Şirket faaliyetlerinde kullanılmak üzere iktisap edilen ve fiilen
kullanıldığı tevsik edilen binanın tapuya tescil edildikten sonra satılması, atıl
durumda olan bir taşınmaz olması ve 5520 sayılı Kanunun 5-1/e
maddesindeki şartları taşıması kaydıyla, satışından doğan kazancın % 75’lik
kısmının kurumlar vergisinden istisna edilmesi mümkün bulunmaktadır.
SORU 11–Limited şirket ortaklarına ödenen ücretler kazancın
tespitinde gider olarak indirilebilir mi?
CEVAP 11– Kurumların kendi ortakları ilişkili kişiler arasında sayıldığından,
şirket ortaklarına hizmetleri karşılığı olmak kaydıyla emsaline uygun olarak
ödenen ücretin kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması
mümkün bulunmaktadır.
Ancak, Şirket tarafından ortaklara emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak
ücret ödenmesi halinde Kurumlar Vergisi Kanunu’nun transfer
fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtılması hakkındaki hükümlerinin
uygulanacağı ve emsaline göre fazla ödenen tutarın kurum kazancınızın
tespitinde gider olarak indirim konusu yapılmayacağı tabiidir.
SORU 12– 2011 yılında zararın bulunmasına rağmen
2012 hesap döneminde oluşan kârdan bu zararın
mahsup edilmemesi halinde 2011 yılı zararının 2013
hesap dönem beyannamesi üzerinden mahsubu
yapılabilir mi?
CEVAP 12– 2012 hesap dönemine ilişkin kurum beyannamesinde
indirim imkanı olduğu halde indirilmeyen 2011 yılı zararının, 2013
hesap dönemi matrahının tespitinde indirim konusu yapılması
mümkün olmayıp 2012 hesap dönemi beyannamesinin düzeltilmesi
yoluyla da indirimi mümkün değildir.
SORU 13– 2011 hesap döneminde ve 2012 hesap döneminde
zarar beyan eden kurumun, 2012 hesap dönemine ilişkin
kurumlar vergisi beyannamesinde 2011 hesap dönemi zararını
göstermemesi, 2013 hesap döneminde kar beyan etmesi
durumunda 2011 yılı zararının 2013 hesap dönem
beyannamesi üzerinden indirimi yapılabilir mi?
CEVAP 13– 2012 hesap dönemine ilişkin olarak verilen beyannamede kar
beyan edilmediğinden, 2012 hesap dönemi için düzeltme beyannamesi
verilmesi suretiyle 2011 hesap dönemi
zarar tutarının 2012 yılı
beyannamesinde ayrıca gösterilmesi şartıyla bu zarar tutarının 2013 yılı
beyannamesinde indirim konusu yapılması mümkündür.
SORU 14- Serbest bölgede faaliyet gösteren bir şirketin devri
halinde devralan şirket, 3218 sayılı Kanun hükümlerinden
yararlanabilir mi?
CEVAP 14- Serbest bölgede faaliyet gösteren bir şirketin, Türk Ticaret
Kanunu’nun ilgili maddeleri ile KVK'nın 18’inci maddesiyle 19’uncu
maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında düzenlenmiş bulunan birleşme ve
devir hallerinde infisah eden kurum adına düzenlenmiş bulunan faaliyet
ruhsatının, Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından devralan kurum adına
yenilenmesi ve yenileme işlemi sonrası da devralan şirketin bölgede faaliyet
gösteriyor olması durumunda, devralan şirket 3218 sayılı Kanun’un geçici
3’üncü maddesi hükmünden yararlanabilecektir.
SORU 15- Dernek tarafından çekilecek belgesel için yapılan bağış
ve yardımlar indirim konusu yapılabilir mi?
CEVAP 15- Dernek tarafından çekilecek belgesel için gelir ve kurumlar
vergisi mükelleflerince yapılacak bağış ve yardımların, söz konusu derneğin
kamuya yararlı demeklerden olması ya da söz konusu belgeselin Kültür ve
Turizm Bakanlığınca desteklenmesi veya desteklenmesinin uygun görülmesi
halinde, Gelir Vergisi Kanunu’nun 89’uncu maddesi ve Kurumlar Vergisi
Kanunu’nun 10’uncu maddesinde belirtilen şartlar dahilinde gelir ve
kurumlar vergisi matrahının tespitinde indirim konusu yapılabilmesi
mümkün bulunmakta olup bu şartların bulunmaması halinde ise söz konusu
bağışların gelir ve kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapılması
mümkün olmayacaktır.
Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10’uncu maddesinin (1-c) ve (1-d) bentleri
SORU 16- Hem Türkiye’de hem de yabancı ülkede ikametgâhı
olan ve çifte vatandaşlığı bulunan kişilerin Türkiye’de yerleşik
olmayan kişi olarak değerlendirilip bu kişilere verilen sağlık
hizmetleri için elde edilen kazancın % 50’sinin Kurumlar Vergisi
Kanununun 10/ğ maddesine göre kurum kazancından indirilebilir
mi?
CEVAP 16- Hem yurt dışında ikametgahı bulunan hem de yurt içinde
ikametgahı bulunan ve çalışma veya oturma izni alarak altı aydan fazla bir
süredir yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının kişisel ve ekonomik
ilişkilerinin yoğunlaştığı yer, bulundukları yabancı ülkeler olduğundan bu
kişiler Türkiye’de yerleşmiş sayılmayacağından, bu kişilere verilen sağlık
hizmetlerinden elde edilen kazanca da indirim uygulanabilecektir. Bu
vatandaşlarımızdan kesin dönüş yaparak Türkiye'ye yerleşenler ile bir
takvim yılı içinde altı aydan daha fazla süreyle Türkiye'de oturanlara verilen
sağlık hizmetlerinden elde edilen kazançlara ise indirim uygulanması
mümkün değildir.
Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10’uncu maddesinin ğ bendi
SORU 17- Milli Eğitim Bakanlığı bünyesindeki liselere akıllı
yazı tahtası ve ilköğretim okulunun öğretmenler odasında
kullanılmak üzere mobilya ve mefruşat bağışlanması halinde bu
bağışlar indirim konusu yapılabilir mi?
CEVAP 17- Genel bütçe içerisinde yer alan Mili Eğitim Bakanlığına bağlı
ilköğretim okulunun öğretmenler odasının mobilya ve mefruşat vb. gibi
donanımı ile yine milli eğitim bakanlığı bünyesindeki liselere alınacak akıllı
yazı tahtasının mevcut okulun faaliyetini devam ettirebilmesi amacıyla
yapılacak bağış ve yardımlar olarak kabul edilerek tamamının,
belgelendirilmesi kaydıyla; kurum kazancının tespitinde indirim konusu
yapılması mümkün bulunmaktadır.
Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10’uncu maddesinin (1-ç) bendi
SORU 18- Limited şirketin tüm aktif ve pasifi ile birlikte bir
kollektif şirkete tür değiştirmek suretiyle devredilmesi
durumunda söz konusu devir işleminin Kurumlar Vergisi
Kanunu
hükümlerine
göre
nasıl
vergilendirilmesi
gerekmektedir?
CEVAP 18- Ltd. Şti.’nin tür değiştirerek kollektif şirkete dönüştürülmesi,
Kurumlar Vergisi Kanununun 19 ve 20 nci maddeleri kapsamında “devir”
olarak değerlendirilemeyeceğinden söz konusu nevi değişikliğinden doğan
karlar vergiye tabi tutulacaktır. Dolayısıyla, Kurumlar Vergisi Kanununun
17 nci maddesi uyarınca limited şirketin tasfiyeye tabi tutularak hükmü
şahsiyetine son verilmesi; kollektif şirketin de yeni kuruluş merasimine tabi
tutularak mükellefiyetinin tesisi gerekmektedir.
SORU 19- Bir sermaye şirketinin başka bir sermaye şirketini
kül halinde devralıp, devralınan şirketinin öz sermaye tutarını
aşmayan geçmiş yıl zararlarını 2012 yılı kurumlar vergisi
beyannamesinde indirim konusu yaptığı, şirketin daha sonra
başka
bir
şirketine
devrolması
durumunda
daha önceki devralma nedeniyle indirim konusu yaptığınız
zararlarla ilgili cezai bir yaptırımla karşılaşılır mı?
CEVAP 19- Şirket tarafından son beş yıla ilişkin kurumlar vergisi
beyannamelerinin kanuni süresinde verilmiş olması ve devralınan
kurumun faaliyetine devrin meydana geldiği hesap döneminden itibaren en
az beş yıl süreyle devam edilmesi kaydıyla, devralınan kurumun devir
tarihi itibariyle öz sermaye tutarını geçmeyen zararlarının indirim konusu
yapılması mümkündür. Şirketin daha sonra başka şirkete devredilmesi
halinde de daha önce devraldığınız geçmiş yıl zararlarının mahsup
edilemeyen kısmı ile varsa şirketin diğer geçmiş yıl zararları toplamının
devir tarihi itibarıyla öz sermayenizi geçmeyen tutarının devralan şirket
tarafından mahsup edilmesi mümkündür.
SORU 20- Toptan ve perakende satış yapan şirket, bünyesinde
faaliyet gösteren toptan satış işletmesini kısmi bölünme yoluyla
yeni kurulacak veya mevcut bir şirkete ayni sermaye olarak
konulabilir mi?
CEVAP 20- Şirket, toptan ve perakende satış işletmelerini birbirinden ayrı ve
bağımsız iki ayrı işletme olarak değerlendirmesi mümkün olmadığından, 5520
sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 19’uncu maddesi kapsamında şirket
faaliyetlerinden bir kısmını oluşturan toptan satış işletmesinin yeni kurulacak
veya mevcut bir şirkete ayni sermaye olarak devredilmesi mümkün değildir.
SORU 21- Şirket aktifinde iki yılı aşkın süredir yer
alan adi ortaklık payının kısmi bölünmeye konu
edilebilir mi?
CEVAP 21- Şirket aktifinde en az iki tam yıl süreyle tutulan ve
iştirak hissesi kapsamında bulunan adi ortaklık payının
Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 19’uncu maddesinde yer alan
şartların sağlanması kaydıyla kısmi bölünme işlemine konu
edilmesi mümkün bulunmaktadır.
SORU 22- Şirket aktifinde yer alan ve iki yıldan uzun süredir
elde tutulan %99,99 oranında iştirak edilen şirket hisselerinin
%50’sinin yeni kurulacak anonim şirkete ayni sermaye olarak
devredilmesi işleminin kısmi bölünmeye konu edilebilir mi?
CEVAP 22- %99,99 oranında iştirak edilen şirketin hisselerinin %50’sinin
kısmi bölünme kapsamında devri, bir şirkete ait olup aktifte yer alan iştirak
hisselerinin parça parça elden çıkarılması sonucunu doğuracağından, anılan
işlemin
kısmi
bölünme
kapsamında
değerlendirilmesi
mümkün
bulunmamaktadır.
SORU 23- 15/06/2011 tarihinde şirketin adına tescil edilen
aktife kayıtlı bulunan taşınmazın her bağımsız bölümün
1/3 hissesinin 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 19 uncu
maddesi kapsamında mevcut veya yeni kurulacak şirkete kısmı
bölünme yoluyla devri mümkün müdür?
CEVAP 23- Şirketin aktifinde kayıtlı bulunan taşınmazın 1/3 hissesinin,
Kurumlar Vergisi Kanununun 19 uncu maddesine göre kısmi bölünmeye
konu edilmesi mümkün değildir.
SORU 24- Almanya merkezli bir şirkete yapacağınız server
ve SAP yazılım kullanım bedeli ödemeleriniz üzerinden tevkifat
yapılacak mı?
CEVAP 24- Almanya’da mukim şirkete gayrimaddi hak bedeli niteliğindeki
server ve SAP yazılım kullanım ödemeleriniz üzerinden Türkiye Cumhuriyeti
ile Almanya Federal Cumhuriyeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan
Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi ve Vergi Kaçakçılığını Önleme Anlaşmasının
12 nci maddesinin 2 nci fıkrasına göre %10 oranında kurumlar vergisi
tevkifatı yapmanız gerekmektedir.
SORU 25- Yunanistan mukimi bir firmaya özel bir yazılım
hazırlatılması, firmanın Türkiye’de herhangi bir işyerinin
bulunmaması, yazılım oluşturma işinin tamamen Yunanistan’da
yapılması, firma temsilcilerinin yazılıma ilişkin bilgilendirme
toplantısı amacıyla kısa süreli olarak Türkiye’ye giriş çıkış
yapması durumunda; yazılım hizmeti karşılığında Yunanistan
mukimi firmaya yapılacak ödemeler üzerinden tevkifat
yapılacak mıdır?
CEVAP 25- Yunanistan mukimi şirketin Türkiye’ye gelmeksizin
Yunanistan’da icra edeceği serbest meslek faaliyetleri dolayısıyla elde edeceği
gelirleri vergileme hakkı yalnız Yunanistan’a aittir. Serbest meslek
faaliyetinin Türkiye’de yapılması durumunda ise, Yunanistan mukimi olan
teşebbüsün elde edeceği kazançların Türkiye’de vergilendirilebilmesi için
Anlaşmanın 14 üncü maddesinin (a) ve (b) bentlerinde yer alan koşulların en
az birinin Türkiye’de gerçekleşmesi gerekmektedir.
SORU 26- Yurt dışındaki Alman firmasından alınan
mühendislik hizmeti nedeniyle yapılan ödemeler üzerinden
şirketiniz tarafından kurumlar vergisi tevkifatı yapılacak
mıdır?
CEVAP 26- Almanya mukimi şirket tarafından elde edilen mühedislik
hizmetinden elde ettiği geliri hizmet Türkiye’de icra edilmezse
vergilendirme hakkı Almanya’ya ait olup, bu gelirin Türkiye’de
vergilendirilebilmesi için, Almanya mukimi şirketin faaliyetini Türkiye’de
sahip olduğu bir iş yeri vasıtasıyla gerçekleştirmesi gerekmektedir.
SORU 27- Almanya mukimi firmadan kiraladığınız iş
makinesi nedeniyle yapılan ödemelerden tevkifat yapılacak
mıdır?
CEVAP 27- Almanya mukimi bir firmadan kiraladığınız iş makinesi için
yapacağınız ödeme, Anlaşmanın 12 nci maddesi uyarınca sınai, ticari veya
bilimsel teçhizatın kullanımı veya kullanım hakkı karşılığında yapılan bir
ödeme olup gayrimaddi hak bedeli niteliğinde olduğundan, söz konusu
kiralama karşılığında yapılacak ödemelerin Türkiye’de en fazla % 10
oranında vergi tevkifatına tabi tutulması gerekmektedir.
SORU 28- Şirket tarafından yurt dışı mukimi firmaya borç para
kullandırılarak faiz geliri elde edilmesi halinde bu gelirlere
ilişkin ilgili ülke mevzuatı gereğince %15 oranında yapılan
kesintinin kurumlar vergisinden mahsubu için apostil edilmiş
form yeterli midir?
CEVAP 28- Şirket tarafından yurt dışı mukimi firmaya borç para
kullandırılarak faiz geliri elde edilmesi ve faiz gelirlerine ilişkin yapılan
kesintinin kurumlar vergisinden mahsup edilebilmesi için apostil edilmiş
form yeterlidir. Apostil, bir belgenin gerçekliğinin tasdik edilerek başka bir
ülkede yasal olarak kullanılmasını sağlayan bir belge onay sistemidir.
Yurt dışı mukim ülke tarafından verilen ve “Yabancı Resmi Belgelerin
Tasdiki
Mecburiyetinin
Kaldırılması
Sözleşmesi
(APOSTİLLE)”
hükümlerine göre düzenlenen belgelerin konsolosluk tasdiki aranılmadan
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 33’üncü maddesine göre
Türkiye’de mahsuba konu edilmesi mümkün bulunmaktadır.
TEŞEKKÜRLER…
Author
Document
Category
Uncategorized
Views
0
File Size
2 670 KB
Tags
1/--pages
Report inappropriate content