close

Enter

Log in using OpenID

226 TOKAT bk. LATİFOĞLU KONAĞI) ve saat kulesi gi

embedDownload
TOKAT
Tokat’ta XVI-XVIII. yüzyýllar arasýnda inþa edilen hanlarýn pek çoðu zamanýmýza
intikal etmemiþtir. Günümüze ulaþabilenler arasýnda en iyi durumda olanlardan
biri Voyvoda Haný’dýr. 1626-1632 yýllarý arasýna tarihlenen yapý iki katlýdýr. Ortasýnda
yapýnýn genel plan kuruluþuna baðlý þekilde düzgün olmayan dikdörtgen bir avlusu vardýr ve avlu alt katta iki yönden, üst
katta ise dört yönden revaklarla çevrilmiþtir. Yapýya doðu cephesindeki anýtsal
kapýdan girilir. Giriþ koridoru üzerindeki
ikinci kat mekâný kubbeli olup doðu yönünde cepheden dýþa taþarak konsollar
üstüne oturtulmuþtur. Yapýnýn güney ve
batý cepheleri saðýr duvarlar halinde düzenlenirken yola bakan doðu cephesiyle
kuzey cephesinde dükkânlar yer almýþtýr.
Saðlam þekilde bugüne kadar gelebilen
hanlardan bir diðeri Gazioðlu Haný’dýr. Voyvoda Haný’nýn güneybatýsýnda yer alan yapý iki katlýdýr ve giriþ açýklýðýnýn kuzey cephesi boyunca dükkânlar sýralanýr. Diðer
cepheleri baþka yapýlarla kuþatýlmýþ olan
hanýn dikdörtgen avlusu ahþap konstrüksiyonlu bir revak sistemiyle dört yönden
çevrilmiþtir. Yakýn zamana kadar yazmacýlar tarafýndan kullanýlan yapý günümüzde tamamen boþaltýlmýþtýr ve harap vaziyettedir. Tokat’ta Osmanlý dönemi imar
faaliyetleri mevlevîhâne (bk. TOKAT MEVLEVÎHÂNESÝ), sivil konut yapýlarý (meselâ
Tokat’ta Madýmaklar Evi’nin iç süslemesinden bir detay
bk. LATÝFOÐLU KONAÐI) ve saat kulesi gibi örneklerle son dönemlere kadar devam
etmiþtir. Özellikle saat kulesi belirli bir döneme özgü oluþu ve anýtsal mimarisiyle
önemli bir örnektir. 1901 yýlýnda II. Abdülhamid’in 25. saltanat yýlýnda inþa edilen
muvakkithâne kare kaide üzerinde sekizgen gövdeye sahiptir.
BÝBLÝYOGRAFYA :
Evliya Çelebi, Seyahatnâme, V, 54-66; Ýsmail
Hakký Uzunçarþýlý, Kitâbeler, Ýstanbul 1345/1927,
I, 1-57; A. Gabriel, Monuments turcs d’Anatolie,
Paris 1934, II, 75-109; Nazmi Sevgen, Anadolu
Kaleleri, Ankara 1959, s. 314-318; Feridun Akozan, “Türk Hanlarý ve Kervansaraylarý”, Türk
Sanatý Tarihi Araþtýrma ve Ýncelemeleri, Ýstanbul 1963, I, 133-167; Metin Sözen, “Anadolu’da
Eyvan Tipi Türbeler”, Anadolu Sanatý Araþtýrmalarý, Ýstanbul 1968, I, 195; a.mlf., Anadolu
Medreseleri, Ýstanbul 1970, s. 213; Aptullah Kuran, Anadolu Medreseleri, Ankara 1969, s. 11,
96; Ayverdi, Osmanlý Mi‘mârîsi II, s. 201, 205,
379, 530; a.mlf., Osmanlý Mi‘mârîsi IV, s. 860;
Cevdet Çulpan, Türk Taþ Köprüleri, Ankara 1975,
s. 62; Doðan Kuban, Anadolu Türk Mimarisinin
Kaynak ve Sorunlarý, Ýstanbul 1975, s. 57-100;
a.mlf., “Anadolu-Türk Þehri Tarihi Geliþmesi,
Sosyal ve Fiziki Özellikleri Üzerinde Bazý Geliþmeler”, VD, VII (1968), s. 53-75; Gönül Cantay, “Zileli Emin Usta’nýn Bilinmeyen Ýki Eseri”, Bedrettin Cömert’e Armaðan, Ankara 1980, s. 497507; a.mlf., Anadolu Selçuklu ve Osmanlý Darüþþifalarý, Ankara 1992, s. 61; Yüksel, Osmanlý
Mi‘mârîsi V, s. 380; Mustafa Bilge, Ýlk Osmanlý
Medreseleri, Ýstanbul 1984, s. 196; Mustafa Ce-
zar, Tipik Yapýlarýyla Osmanlý Þehirciliðinde Çarþý ve Klasik Dönem Ýmar Sistemi, Ýstanbul 1985,
s. 282-283; Orhan Cezmi Tuncer, Anadolu Kümbetleri: I Selçuklu Dönemi, Ankara 1986, s. 193198, 246-251; Semra Ögel, “Ortaçað Çerçevesinde Anadolu Selçuklu Sanatý”, Malazgirt Armaðaný, Ankara 1987, s. 131-138; Nazif Öztürk, “Selçuklu-Osmanlý Ulaþým Sisteminde ve Ticaretinde
Tokat’ýn Yeri”, Türk Tarihinde ve Türk Kültü-
ründe Tokat Sempozyumu: 2-6 Temmuz 1986
(haz. S. Hayri Bolay v.dðr.), Ankara 1987, s. 71-80;
Beyhan Karamaðaralý, “Þeyh Meknun Türbesindeki Sgrafittolar”, a.e., s. 419-426; Sedat Emir,
Erken Osmanlý Mimarlýðýnda Çok Ýþlevli Yapýlar: Kentsel Kolonizasyon Yapýlarý Olarak Zâviyeler, Ýstanbul 1994, I; Iþýn Aksulu, “Tokat Deveci Haný”, 9. Milletlerarasý Türk Sanatlarý Kongresi: Bildiriler, Ankara 1995, s. 65-78; Semavi Eyice,
“Ýlk Osmanlý Devrinin Dinî, Ýçtimaî Bir Müessesesi: Zâviyeler ve Zâviyeli Camiler”, ÝFM, XXIII/
1-2 (1963), s. 1-80; Oluþ Arýk, “Erken Devir Anadolu Türk Mimarisi’nde Türbe Biçimleri”, Anadolu: Anatolia, XI, Ankara 1969, s. 51, 142, 144;
Tanju Cantay, “Bir Kuzey-Batý Anadolu Gezisinden Notlar”, STY, VII (1976-77), s. 21-40.
ÿNuri Seçgin
Bugünkü Tokat. Osmanlý Devleti’nin son
zamanlarýnda Sivas vilâyetine baðlý bir sancak merkezi, Mondros Mütarekesi döneminde (1918-1920) baðýmsýz bir mutasarrýflýk merkezi olan Tokat þehri Cumhuri-
226
yet devrine il merkezi halinde girmiþti. Fakat bu il merkezi, Selçuklu ve Osmanlý dönemindeki büyük ticarî önemini kaybetmiþ küçük bir þehir durumundaydý. Cumhuriyet devrinin ilk nüfus sayýmýnda (1927)
þehirde 20.430 nüfus kaydedilmiþti. Orta
Karadeniz kýyýlarýný Ýç ve Doðu Anadolu’nun önemli merkezlerine baðlayan yolla
batý-doðu istikametinde önemli ticaret yolunun kesiþme noktasýnda yer alan ve geçmiþteki ticaret þehri olma özelliðini bu
coðrafî konumundan alan Tokat asýl geliþmesini Cumhuriyet döneminde kazandý. Bu geliþme 1950 yýlýna kadar yavaþ bir
þekilde seyretti ve nüfusu 1950 yýlýna kadar arada bazý düþüþler göstererek (1945
sayýmýnda olduðu gibi) hemen hemen ayný seviyede kaldý: 1935 sayýmýnda 21.260,
1940’ta 21.447, 1945’te 20.078, 1950’de
21.660. 1950 yýlýna kadar küçük bir Anadolu þehri durumunda olan ve sadece 400
hektarlýk bir alaný kaplayan Tokat alan üzerinde de fazla yaygýnlaþmamýþtý. Bu alan
içinde elli bir mahalleye daðýlmýþ vaziyette 3900 eve sahipti (Belediyeler Yýllýðý,
III, 558). Tokat’ýn eski mahalleleri, þehrin
batýsýnda 750 m. yükseklikteki Hisar tepesinde bulunan tarihî kalenin (Dokeia Kalesi) doðu ve güney eteklerinde yarým ay
þeklinde uzanýyor, dar sokaklý ve eðimli
olan bu kesimden (Câmi-i Kebîr mahallesi) baþlayan þehir ortasýndaki Cumhuriyet
Meydaný’na kadar iniyor, bu meydanýn yakýnýndan geçen ve þehre girmeden önce
yukarý kesimindeki adý Kýzýliniþ deresi olan
Behzat deresinin (güney-kuzey doðrultusunda akan bu dere, o dönemdeki küçük
þehrin 4,5 km. kuzeyinden geçen, fakat günümüzde kuzeye doðru büyüyen þehrin
içinde kalan Yeþilýrmak’a karýþýr) sað yakasýna da (doðu kýyýsý) geçiyor, derenin bu
yakasýndaki Gýjgýj daðý eteklerindeki mahallelerle (Tabakhane mahallesi gibi) devam ediyordu. Behzat deresinin akýþ istikametinde dar bir vadi içinde güney-kuzey doðrultusunda uzanan þehir güneyde gevþek dokulu bir mahalle olan Devegörmez mahallesinden baþlýyor, kuzeyde
en fazla o dönemdeki ortaokul (günümüzde Gazi Osman Paþa Lisesi) civarýna kadar uzanýyordu. Bundan daha kuzeydeki
alanlarda stadyum, eski meteoroloji binasý, vali konaðý gibi (sonraki dönemlerde bir
süre çocuk yuvasý olarak kullanýlan bina)
kamuya ait birkaç bina arasýnda sonraki
yýllarda dolacak olan boþluklar býrakmak
suretiyle Yeþilýrmak (bu kesimde halkýn
verdiði isimle Tozanlý çayý) üzerindeki tarihî köprüye doðru uzanýyordu; fakat henüz Yeþilýrmak’ýn kuzeyine geçmiyordu.
TOKAT MEVLEVÎHÂNESÝ
Þehir alanýnýn ve nüfusun 1950 yýlýna kadar sýnýrlý kalmasýnýn sebepleri arasýnda
I. ve II. Dünya savaþlarýnýn diðer Anadolu
þehirlerinde de görülen olumsuz etkilerinden söz edilebilir. Fakat bu, ekonomik anlamda kendini gösteren ve þehrin geliþmesini frenleyen dolaylý etkidir. Söz konusu dönemde Tokat’ýn geliþmesini engelleyen asýl önemli sebepler þehrin mâruz
kaldýðý doðal âfetlerdir. Bunlar arasýnda
1919 yýlýndaki yangýn, bir dönem Tokat’la âdeta özdeþleþmiþ olan sel felâketleri
(1943, 1946, 1949 ve 1952) ve þehri geniþ
ölçüde etkileyen deprem felâketleri sayýlabilir. Tokat, deprem zararlarýnýn en büyüðünü 26-27 Aralýk 1939 gecesi vuku bulan Erzincan depreminde gördü. Bu depremde harap olan çok sayýda evle birlikte
þehrin önemli binalarýndan halkevi, Ziraat Bankasý, þehrin tek sinemasý tamamen yýkýldý; belediye binasý hasar gördü,
önemli tarihî eserlerden Ali Paþa ve Meydan (Hatuniye) camilerinin birer kubbesi
çöktü. Depremin yaralarý henüz sarýlmamýþken 1943 yýlýnýn Kasým ayýnda meydana gelen Erbaa depremi Tokat’ta da hasarlar meydana getirdi ve Meydan Camii’ni 1953 yýlýna kadar ibadete kapalý kalacak durumda býraktý (Yavi, s. 73). Cumhuriyet’in baþlarýndaki dönemde Anadolu
þehirlerinin geliþmesinde büyük payý olan
demiryolu þebekesinin Sivas-Samsun hattýnýn Tokat þehrine uðramayýp 45 km.
uzaklýktaki Turhal’dan geçmesi de Tokat
þehrinin geliþmesini engelleyen faktörler
arasýnda sayýlabilir. Türkiye’nin 1950’den
sonraki ulaþým politikalarýnda karayolu ulaþýmýna aðýrlýk verilmesi, bu arada Tokat’tan geçen Samsun-Sivas karayolunun iyi
bir düzeye ulaþtýrýlmasý Tokat’ýn geliþme
hýzýný arttýrmasýna vesile oldu. Ýlk defa 1955
sayýmýnda 25.000’i aþan nüfusu (26.661)
1960 yýlýnda 30.000’i de aþtý (32.654). Bu
geliþmeler sýrasýnda þehrin ana ekseninde bir deðiþiklik meydana geldi. Geçmiþ
yüzyýllarda þehrin en önemli ekseni (prestij ekseni) batý-doðu doðrultulu Sulusokak
iken sonradan güney-kuzey doðrultulu eksen Tokat’ýn prestij ekseni durumuna geçti. Bu da güney-kuzey doðrultulu ana cadde 1960’lý yýllarýn baþýna kadar kabaca güney-kuzey doðrultulu olan, fakat aslýnda
kavisli bir þekilde Saathane Meydaný ile
Gökmedrese’nin yakýnýna kadar uzanan
Behzat caddesiyle temsil ediliyordu. 1960’lý yýllarýn baþýnda açýlan Gaziosmanpaþa
Bulvarý devreye girdi ve 1967’de yapýlan
þehrin yeni imar planýna göre þehri güney-kuzey doðrultusunda kesen ana ek-
sen çevresindeki yoðunlaþma arttý. Bu þekilde prestij ekseninin güney-kuzey doðrultulu eksenlere kaymasý (önceleri Behzat caddesi, þimdi Gaziosmanpaþa Bulvarý), yani prestij ekseninin yön deðiþtirmiþ
olmasý Türkiye þehirlerinde sadece Tokat’ta görülen bir durumdur. Zira þehirlerin
prestij eksenleri geçmiþteki doðrultularýný günümüzde de korumaktadýr.
Güney-kuzey doðrultusunda büyümeye devam eden Tokat þehri 1970’li yýllara
gelindiðinde Yeþilýrmak kýyýsýna dayandý ve
eski doku ile Yeþilýrmak arasýnda seyrek bir
þekilde yayýlan kamu binalarýnýn arasý doldu. Nüfusu 1970’te 40.000’i aþtý (44.110) ve
1975 sayýmýnda 50.000’e yaklaþtý (48.598).
Yüksekte olan mahalleleri 700-710 m. rakýmýnda olan þehrin en alçak kesimleri 600
metrenin altýna indi. Kuzeye doðru geniþleme, 1970’li yýllarýn sonundan itibaren
baþlayan ve 1980’li yýllarda hýzlanan bir
ivmeyle Yeþilýrmak’ýn kuzey yakasýna da
sýçradý ve bu kesimde Altýyüzevler adlý modern bir semtle baþka mahalleler kuruldu. Aslýnda 1948’de yapýlan þehrin ikinci
imar planýnda Yeþilýrmak’ýn karþý yakasýnýn (sað kýyýsý) yerleþime açýlmasý öngörülmüþtü. Ancak 1949’daki sel baskýný bu
kesimdeki yerleþmeyi 1980’li yýllara kadar
erteledi. 1980’de nüfusu 60.000’i aþan Tokat þehri 1990’da 80.000 nüfusu (83.059),
2000’de ise 100.000 nüfusu geçti (113.100).
2010 yýlýnda yapýlan nüfus sayýmýna göre
þehrin nüfusu 140.000’e yaklaþtý (136.595).
Günümüzde Tokat önemli bir ticaret þehri
olduðu gibi sigara, çimento, tekstil, meyve suyu, süt, yem, tuðla, plastik, lastik, þarap sanayii gibi çeþitli sanayi kollarýný barýndýran bir þehirdir. Ayrýca þehirde ve çevresindeki çeþitli tarihî eserleri, restore edilmiþ hanlarý ve konaklarý, geleneksel el sanatý ürünlerini (bakýr, yazma gibi) görmeye
gelenlerin tercih ettiði bir turizm merkezi
olarak önem kazanmaya devam etmektedir. 1992’de kurulan Gaziosmanpaþa Üniversitesi Tokat’a yeni bir canlýlýk kazandýrdý.
Tokat þehrinin merkez olduðu Tokat ili
Sivas, Yozgat, Amasya, Samsun ve Ordu
illeriyle çevrilmiþtir. Merkez ilçeden baþka
Almus, Artova, Baþçiftlik, Erbaa, Niksar,
Pazar, Reþadiye, Sulusaray, Turhal, Yeþilyurt ve Zile adlý on bir ilçeye ayrýlýr. 9958
km² geniþliðindeki Tokat ilinin sýnýrlarý içinde 2010 yýlý sayýmýna göre 617.802 kiþi
yaþýyordu, nüfus yoðunluðu ise altmýþ iki
idi. Diyanet Ýþleri Baþkanlýðý’na ait 2007
yýlý istatistiklerine göre Tokat’ta il ve ilçe
merkezlerinde 309, kasabalarda 158 ve
köylerde 641 olmak üzere toplam 1108 ca-
mi bulunmaktadýr. Ýl merkezindeki cami
sayýsý 98’dir.
BÝBLÝYOGRAFYA :
Ferit Acunsal, Gerçeklerin Diliyle Tokat, Ýstanbul 1947; Belediyeler Yýllýðý, Ankara 1950, III,
557-568; Erdoðan Tamer – Sadrettin Müftüoðlu,
Altýn Yýllarýnda Tokat, Ankara 1986; Ersal Yavi,
Tokat, Ýstanbul 1986, s. 73; Sargon Erdem, “Tokat Kelimesi Üzerine Düþünceler”, Türk Tarihinde ve Türk Kültüründe Tokat Sempozyumu: 26 Temmuz 1986 (haz. S. Hayri Bolay v.dðr.), Ankara 1987, s. 11-16; Çiðdem Ünal, Þehir Coðrafyasý Açýsýndan Tokat, Erzurum 2005; Hüsamettin Peker, “Tokat ve Amasya Çevresinde Su
ve Orman Münasebetleri ve Bunlara Göre Alýnmasý Lazým Gelen Tedbirler”, ÝÜ Orman Fakültesi Dergisi, seri B: VI/1, Ýstanbul 1956, s. 80-93;
“Tokat”, ÝA, XII/1, s. 400-401; Metin Tuncel, “Yeþil-Irmak”, a.e., XIII, 400-401; Marcel Bazin, “Tokat”, EI 2 (Fr.), X, 600-601.
ÿMetin Tuncel
–
—
TOKAT MEVLEVÎHÂNESÝ
˜
Tokat’ta
XVIII. yüzyýlda kurulan
Mevlevî tekkesi.
™
Menâšýbü’l-£ârifîn’de anlatýldýðýna göre Selçuklu Veziri Muînüddin Süleyman Pervâne, Konya’da iken intisap ettiði Fahreddîn-i Irâký’yi Tokat’a davet etmiþ ve burada kendisi için bir hankah yaptýrmýþtý. XIV.
yüzyýlda da Sultan Veled ve Ulu Ârif Çelebi tarafýndan Tokat’a halifeler gönderilmiþtir. Bu tarihlerden itibaren Tokat’ta Mevlevîlik yaygýnlaþtýðý ve birkaç mevlevîhâne inþa edildiði halde günümüze yalnýz XVIII.
yüzyýlda kurulan, Tokat merkez Soðukpýnar mahallesinde Bey sokaðý ile Eski Hükümet ve Beyhamam sokaklarý arasýnda
bulunan mevlevîhâne ulaþmýþtýr. II. Mehmed dönemi baþlarýnda tutulmuþ olan 859
(1455) tarihli Tahrir Defteri’nden Tokat’ta bir hankah-ý Mevlevî ve otuz iki hânelik Mevlevîhâne mahallesi bulunduðu öðrenilmekte, fakat 1472’de Uzun Hasan’ýn
Tokat üzerine gönderdiði ordunun âni hücumuyla þehrin baþtan baþa tahrip edilmesi yüzünden 890 (1485) tarihli tahrirde Mevlevîhâne mahallesinin sekiz hâneye düþtüðü ve 925’teki (1519) “Mahalle-i
Hoca Ýbrâhim nâm-ý dîger Mevlevîhâne”
kaydýndan Mevlevîhâne mahallesinin isminin deðiþtirildiði anlaþýlmaktadýr. Nitekim
Tokat merkez kazasýna ait 984 (1576) tarihli vakýf kayýtlarý arasýnda mevlevîhâneye rastlanmamaktadýr.
1066’da (1656) Tokat’tan geçen Evliya
Çelebi, usta neyzenler eþliðinde haftada
iki gün âyin yapýlan Tokat Mevlevîhânesi’nden Beþiktaþ Mevlevîhânesi derecesinde
geliþmiþ önemli bir Mevlevî tekkesi diye
227
Author
Document
Category
Uncategorized
Views
0
File Size
1 895 KB
Tags
1/--pages
Report inappropriate content