close

Enter

Log in using OpenID

ÇPGD - WordPress.com

embedDownload
0-6 YAŞ ÇOCUĞUN PSİKOSOSYAL GELİŞİMİNİ DESTEKLEME PROGRAMI KAPSAMINDA
ANKARA İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜNÜN 2006-2010 YILLARI ARASINDAKİ FAALİYETLERİ
Psk. Özlem GÜLER AYDIN*, SHU Tülay ERÇİN ŞAHİN**, Dr. Halil KARA***, Yrd. Doç. Dr. Mustafa AKSOY****
Ankara İl Sağlık Müdürlüğü
Ruh Sağlığı ve Sosyal Hastalıklar Şube Müdürlüğü
* Ruh Sağlığı ve Sosyal Hastalıklar Şubesi, ** Ruh Sağlığı ve Sosyal Hastalıklar Şube Müdürü, *** Sağlık Müdür Yardımcısı, **** İl Sağlık Müdürü
Özet: Bu çalışmanın amacı, Ankara ilinde Çocuğun Psikososyal Gelişimini Destekleme (ÇPGD) Programı kapsamında 2006-2010 yılları arasında yürütülen faaliyetler hakkında bilgi vermektir. ÇPGD Programı,
çocuğun psikososyal gelişimini destekleme yöntemlerini sağlık ocakları/aile sağlığı merkezleri hizmetleri içine entegre ederek gelişimin en hızlı olduğu gebelik ve 0-6 yaş döneminde çocuğun gelişimini desteklemeyi, gelişimi etkileyebilecek risk faktörlerini erken belirleyip, erken müdahale etmeyi amaçlamaktadır. Program kapsamında beslenme, uyaranlar, çocuk bakımı, anne babanın ruhsal bozuklukları, aile içerisinde
alkol/sigara kullanımı, aile planlaması, ihmal ve istismar, yoksulluk ve sosyal destek konuları ele alınmakta ve olası risk faktörleri belirlenerek uygun müdahale seçenekleri yerine getirilmektedir. Bu amaçla Ankara
İl Sağlık Müdürlüğü tarafından 2006-2010 tarihleri arasında 902 hekim ve 1973 ebe/hemşirenin ÇPGD temel eğitimi tamamlanmış ve 25 ilçe program kapsamında çalışmaya başlamıştır. Mayıs 2010 tarihine dek
ebeveyenlerle yapılan görüşmelerde 477 depresyon, 370 anksiyete, 28 psikotik bozukluk ve 3 zeka geriliği tespit edilerek tedavisine başlanmış ve bu vakalar takibe alınmıştır. Bebek ve çocuk izlemleri sonucunda
da 12 ihmal ve istismar, 162 gelişim geriliği ve 313 beslenme yetersizliği olan bebek ve çocuk olduğu tespit edilerek gerekli müdahaleler yapılmıştır. Programın ele aldığı risk faktörleri ile ilgili istatistiki bilgiler literatür ışığında değerlendirilmiştir.
Anahtar Kelimeler: Gebelik dönemi, 0-6 yaş, Psikososyal Gelişim, Ankara İl Sağlık Müdürlüğü.
GİRİŞ
Bu çalışmanın amacı, Ankara İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Çocuğun Psikososyal Gelişimini
Destekleme (ÇPGD) Programı kapsamında 2006-2010 yılları arasında yürütülen faaliyetler hakkında
bilgi vermektir. ÇPGD Programı, çocuğun psikososyal gelişimini destekleme yöntemlerini birinci basamak sağlık kurumları (sağlık ocakları/aile sağlığı merkezleri) hizmetleri içine entegre ederek gelişimin
en hızlı olduğu gebelik ve 0-6 yaş döneminde çocuğun gelişimini desteklemeyi, gelişimi etkileyebilecek
risk etmenlerini erken dönemde belirleyip müdahale etmeyi amaçlamaktadır. Programın sorumlusu
Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğüdür. Ankara İl Sağlık Müdürlüğü, ÇPGD
programının Ankara’daki yürütücüsüdür.
ÇPGD Programı Kapsamında, 2006-2010 Yılları Arasında Ankara İl Sağlık Müdürlüğü Tarafından
Yürütülen Faaliyetler
ÇPGD programı kapsamında 2006 yılından Temmuz 2010 tarihine kadar Ankara’daki tüm sağlık
ocakları ve AÇS/AP merkezlerinin eğitimleri tamamlanmış olup, toplam 902 hekim ve 1973
ebe/hemşireye temel eğitim verilmiştir. Tablo 1’de ÇPGD görüşmeleri sonrasında tespit edilen risk faktörleri gösterilmiştir.
Tablo 1: ÇPGD Görüşmelerinde Risk Faktörü Tespit Edilen Vaka Sayıları
Program kapsamında, sağlık ocakları ile ana çocuk sağlığı ve aile planlaması merkezlerinde
(AÇS/AP), gebe, anne ve babalar ile psikososyal görüşmeler yapılmaktadır. Gebelik döneminde anne
adaylarıyla iki, baba adaylarıyla bir, bebeklik döneminde (0-1 yaş) annelerle üç babalarla bir, çocukluk
döneminde (1-6 yaş) annelerle üç babalarla bir görüşme yapılmaktadır. Görüşmeler yaklaşık olarak
20-30 dakika sürmektedir. Görüşmeler esnasında eğer bir sorun olduğu görülürse bu görüşme sayıları
sık takipler yapılarak arttırılmaktadır. Eğitimin iki ay sonrasında ve birinci yılın sonunda, eğitim hedeflerinin ve performansların değerlendirilmesi için sağlık ocakları ziyaret edilerek iki adet süpervizyon
çalışması yapılmaktadır.
Program kapsamında dikkate alınan konular:
Gebelik, bebeklik ve çocukluk dönemi beslenmesi
Anne sütünün önemi (İlk altı ay sadece anne sütü)
Uyaran eğitimi ve bebek bakımı
Gelişim takibi
Aile içinde madde kullanımı (sigara, alkol ve diğer maddeler)
Yoksulluk ve sosyal destekler
Psikiyatrik durumlar (depresyon, anksiyete, psikotik bozukluklar, vs.)
Aile planlaması (Eğitim, danışmanlık ve uygulama)
İhmal ve istismar
Babaların çocuk bakımına katılması
ÇPGD programı kapsamında gebe, anne ya da babada tespit edilen ruhsal problemlerin çözümü konusunda İl Sağlık Müdürlüğü Ruh Sağlığı Dispanseri ile işbirliğine gidilerek, bu vakaların tedavileri için
Dispansere yönlendirilmesi sağlanmıştır. Tablo 2’de 2007- 2009 yılları arasında Dispansere ÇPGD
programı kapsamında yönlendirilen olgulara ait tanı ve tedavi sayıları verilmiştir. Dispansere başvuran
vakaların 23’ü depresyon, 19’u anksiyete, 1’i kriz reaksiyonu tanıları ile farmakoterapi ve/veya psikoterapi ile izlenmiştir.
Tablo 2: İl Sağlık Müdürlüğü Ruh Sağlığı Dispanserine 2007-2009 Yılları Arasında Sevk Edilen
Vakalarla İlgili Tanı ve Tedavi Sayıları
Beyin gelişimi açısından 0-3 yaş dönemi önemlidir. Beyin gelişimini sağlayan en önemli bileşenler
beslenme ve uyaranlardır. Bilindiği gibi beslenme miyelin kılıfının oluşumunda etkilidir ve miyelin kılıfı
iletinin daha hızlı olmasını sağlar. İlk altı ay sadece anne sütü bebeğin tüm ihtiyacını mükemmel bir
şekilde karşılamaktadır (Yurdakök, 2004). Anne sütü bebeğin bağışıklık sisteminin daha güçlü
oluşmasını sağlar (Bağ, 2006). Bu nedenle, özellikle ilk altı ay sadece anne sütü verilmesinin
desteklenmesi için, Program kapsamında gebelikten itibaren anne sütü eğitimlerine ağırlık verilmektedir. Ayrıca, bebek altı aylık olduktan sonra, iki yaşına kadar anne sütüne ek olarak, ayına uygun
beslenme eğitimleri ile birlikte altı yaşına kadar büyüme takiplerine devam edilmektedir.
Beyin gelişimi açısından ayrıca, beyindeki iletim ağlarının sağlıklı oluşumu için çocuğa verilen
uyaranların önemine vurgu yapılmakta, anne babanın ve çocuğa bakım verenlerin onunla birlikte neler
yapabilecekleri hakkında uyaran ve davranış biçimi eğitimleri yapılmaktadır. İhmal ve istismar
yaşantıları çocuğun beyin gelişimini olumsuz etkilemektedir (Milner ve McCanne, 1991). İhmal ve istismara neden olan önemli faktörlerden bazıları istenmeyen gebelikler ya da sık ve fazla doğumlardır.
İstenmeyen ya da planlanmamış gebeliklerin önüne geçebilmek ve gebelikler arasında en az iki yıl
olmasını sağlayabilmek için aile planlaması danışmanlığı ve eğitimi yapılamakta ve isteniyorsa uygulamalar uygun kurumlarda gerçekleştirilmektedir. İstenmeyen veya planlanmamış bir gebelik ya da
bebek söz konusu olduğunda, gebe ya da anne bu konudaki düşüncelerini paylaşması için cesaretlendirilir ve gerekirse hekim tarafından destek ve tedavisi sağlanır.
ÇPGD programında dikkate alınan bir diğer konu da yoksulluk faktörüdür. Yoksulluk eve giren besinlerin yetersizliğine, olumsuz fiziksel koşullara, çevresel toksinlere maruz kalma, annenin depresyonu,
anne sütünün azalması ya da kesilmesine, madde kullanımı, ihmal ve istismar riskinin artmasına, aile
içi çatışmalara, günlük bakımın yetersizliğine ve çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. Tüm
bunlar beyin gelişimini olumsuz etkilemektedir (NCCP, 1999). Program kapsamında yoksulluk riski
taşıyan aileler tespit edilerek uygun sosyal destek kurumları hakkında bilgilendirme ve yönlendirme
yapılmaktadır.
Bu faktörlere ek olarak, anne babanın ruhsal sorunları da çocuğun ihmal ve istismarına neden
olmaktadır. Beardslee ve arkadaşları (1983) depresyonu olan ailelerin çocuklarında psikopatoloji
gelişme riskinin arttığına dikkat çekmektedir. Postpartum depresyonu olan anneler, bebeklerine daha
olumsuz davranmakta ve bebekleriyle daha az olumlu iletişim kurmaktadır (Campbell, Cohn ve Myers,
1995). ÇPGD görüşmeleri esnasında anne babanın depresyon ve anksiyetesi sorgulanmakta ve
çocuğuyla ilişkisini olumsuz yönde etkileyecek ağır ruhsal bozukluğu (Şizofreni, mental retardasyon,
vb.) olup olmadığı gözlenmektedir. Görüşmeler esnasında bu yönde bir risk saptanan vakalar hekime
yönlendirilmektedir. Bu kapsamda anne ya da babanın tedavisini bölgesinden sorumlu hekim yürütmekte ya da hastanın kolay ulaşabileceği bir psikiyatri kliniğine ya da Ruh Sağlığı Dispanserine sevk
ederek vakayı takip etmektedir.
Aile içerisinde sigara ve/veya alkol kullanımı konusu da dikkate alınarak, özellikle eğer hane içerisinde sigara kullanıcısı var ise gerekli bilgilendirmeler yapılmaktadır. Çalışmalar, sigara dumanına
maruz kalan çocuklarda, solunum yolu hastalığı (Rantakkallio, 1978), orta kulak efüzyonu (Kraemer,
Richardson ve Weiss, 1983), astım (Chilmonczyk ve ark., 1993; Murray ve Morrison, 1993), ani bebek
ölümü (Anderson ve Cook, 1997), bilişsel-davranışsal problemler ve yetişkinlikte sigara kullanımı (Di
Franza, Aligne ve Weitzman, 2004) riskinin, dumana maruz kalmayanlara oranla daha yüksek
olduğunu göstermektedir (Akt: Yılmaz, 2006). Tedavi olmak isteyen danışanlar uygun sigara ya da
alkol bıraktırma merkezlerine yönlendirilmektedir. Gebenin ya da çocukların yanında ve ev içerisinde
bu tür maddeleri kullanmamaya özen gösteren danışanlar ise bu duyarlılıkları için takdir edilmektedir.
1 Bir gün bir adam sahilde yürürken başka bir adamın denize bir şeyler attığını görür. Biraz yaklaştığında kan ter içindeki adamın yerdeki
denizyıldızlarını toplayıp denize fırlattığını anlar. Bu davranış adama çok garip gelir ve “Ne yapıyorsun?”, diye sorar. Ter içinde kalmış adam “Görmüyor musun denizyıldızları karaya vurmuş! Onları denize geri gönderiyorum.”, der. Adam bu duruma anlam veremez, “İyi de onlardan binlerce
var, senin bu çaban neyi değiştirecek ki?”, der. Diğer adam eline bir denizyıldızı daha alır, denize fırlatır ve şöyle der: “Bak, onun için çok şey
değişti!”.
Baba Görüşmeleri
ÇPGD programı kapsamında ayrıca babalar ve baba adayları ile de görüşmeler yapılmakta, böylece
onların bu süreçte desteklenmesi ve sürece katkıda bulunmaları sağlanmaya çalışılmaktadır. Alınan
geribildirimlerde babaların/baba adaylarının bu görüşmelerden memnuniyet duydukları ve kendilerini
çocuklarının bakımında daha önemli hissettikleri öğrenilmiştir.
SONUÇ
ÇPGD programında danışmanlık, eğitim ve psikososyal desteklerin yanı sıra olası risklerin erken
dönemde tespit edilmesi ve riskin önlenmesi veya ortadan kaldırılması için müdahalenin erken zamanda yapılması amaçlanmaktadır. Çocuğun psikososyal gelişimi açısından anne babanın ruhsal
problemleri (Beardslee ve ark., 1983), istenmeyen gebelikler, doğum aralıkları, yoksulluk, ihmal ve istismar (Milner ve McCanne, 1991), ailede madde kullanımının olması (Di Franza, Aligne ve Weitzman,
2004) risk taşımaktadır. ÇPGD programında, gebelik döneminden itibaren gebe, anne ve babalarla
destekleyici psikososyal görüşmeler ile tüm bu risk faktörleri dikkate alınarak, bu risk faktörlerinin önlenmesi ve sağaltımı için çalışılmaktadır.
2 006-2010 yılı içerisinde Ankara İl Sağlık Müdürlüğü olarak Ankara’daki tüm sağlık ocakları ve
AÇS/AP merkezleri program kapsamında çalışmaya başlamıştır. 2010 Temmuz ayında aile
hekimliğine geçilmiş olmakla birlikte, ÇPGD çalışmalarının yürütülmesi ve takibi devam ettirilmektedir.
ÇPGD bir “denizyıldızı1” misyonu taşımaktadır. Bir çocuğun hayatında bir şeyleri düzeltebilmek, bir
toplumun da geleceğini düzeltecektir. Bugün koruyamadığımız ya da destekleyemediğimiz çocukların
gelecekte ülke için kaybedilmiş değerler olmasının yanında, koruyup desteklediğimiz bir çocuğun
ilerde kendini gerçekleştirmiş bir birey olarak ülkemize büyük hizmetler vereceği unutulmamalıdır.
Kaynaklar
- Anderson, H.R. ve Cook, D.G. (1997). Passive smoking and sudden infant death syndrome: Review of epidemiological evidence. Thorax. 52: 1003-1009
- Bağ, Ö. (2006). Annelerin Anne Sütü Hakkındaki Bilgi Düzeyi ve Emzirmeyi Etkileyen Psikososyal Faktörler, Uzmanlık Tezi, Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Klinikleri.
- Beardslee, W. R., Bemporad, J., Keller, M. B. ve Klerman, G. L.(1983). Children of parents with major affective disorder: A review. American Journal of Psychiatry, 140, 825-832.
- Campbell, S.B., Cohn, J.F. ve Meyers, T. (1995). Depression in first-time mothers: Mother- infant interaction and depression chronicity. Developmental PSychology, 31, 349-357.
- Chilmonczyk, B.A., Salmun, L.M., Megathlin, K.N., ve ark. (1993). Association between exposure to environmental tobacco smoke and exacerbations of asthma in children. N Eng J Med. 328: 1665-1669.
- ÇPGD Programı Görüşme Rehberi (2007). Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü.
- Di Franza JR, Aligne CA, Weitzman M. (2004). Prenatal and postnatal environmental tobacco smoke exposure and children’s health, Pediatrics, 113: 1007-1015
- Kraemer, M.J., Richardson, M.A., Weiss, N.S. (1983). Risk factors for persistent middle ear effusions: Otitis media, catarrh, cigarette smoke exposure and atopy. JAMA, 249: 1022-1025.
- Milner, J.S. ve McCanne, T.R. (1991). Neuropsychological Correlates of Physical Child Abuse. In J.S. Milner (ed.), Neuropsychology of Aggression (pp. 131-145). Norwell, MA: Kluwer Academic.
- Murray AB ve Morrison BJ. (1993). The decrease in severity of asthma in children of parents who smoke since the parents have been exposing them to less cigarette smoke. Journal of Allergy Clinical
Immunology. 91: 102-110.
- NCCP, (1999). Poverty and Brain Development in Early Childhood, National Center for Children in Poverty, Columbia University, Erişim: http://nccp.org/publications/pdf/text_398.pdf; 25.01.2011.
- Rantakkallio, P. (1978). Relationship of maternal smoking to morbitidy and mortality of the child up to the age of five. Acta Paediatr Scand., 67: 621-631.
- Yılmaz, G. (2006). Sigara İçilmesinin Anne Sütü Alan ve Almayan Bebeklerin Büyümelerine, Enfeksiyon Sıklıklarına ve Bazı Antioksidan Özellikli Vitaminlerin (Vitamin A,E,C) Serum Düzeyleri Üzerine
Etkisi, Doktora Tezi, Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Ankara.
- Yurdakök, K. (2004). Anne sütü ile beslenme. Yurdakök M, Erdem G (Editörler). Neonatoloji içinde. Ankara: Alp Ofset;. s.166-74.
Author
Document
Category
Uncategorized
Views
0
File Size
1 108 KB
Tags
1/--pages
Report inappropriate content