close

Enter

Log in using OpenID

4. sayı - Özel Necip Fazıl Kısakürek Liseleri

embedDownload
Kainat ağacının
çekirdeği muhabbet,
Nefreti atın zindana;
eylesin müebbet...
Özel Samanyolu Necip Fazıl Kısakürek Liseleri
Muhabbet
Gazetesi
Bu Hafta,


Alperen Nazım
Demir’in
kalemimden
Gündem sayfa 2’de
“Öğrencinin Sesi”
Alparslan Faruk
Evet , gazetemizi ifade eden
en iyi sözcükler bunlar.
Amacımız; yani
misyonumuz , vizyonumuz ,
planımız , programımız,
kalpten kaleme dökülen
kelimelerimiz şu iki kelime
doğrultusunda şekilleniyor
aslında: "Öğrencinin Sesi".
Okulumuz ; yani şu dört sene
gerçek manası ile "Yuvamız"
içinde tek amacımız bir
kurumun yaptığı iki saçma
sınava robot gibi çalışmak
diye düşünüyorsanız hemen
okuduğunuz gazeteyi
bırakın .Bu şekilde düşünen
birinin şu gazeteyi
okumasında en ufak bir
fayda yoktur. Okula
gelmemizdeki hedefler
arasında tabii ki YGS ve
LYS'yi kazanıp iyi bir
Gül’ün Sosyal
yazısı “Azmine
Sarıl” Sayfa 2’de

Emre Demir ve
Alperen Nazım
Demir’in
hazırladığı “Ana
Dilimizden Uzak
Kaldık”, sayfa 2’de

Hikmet Tozkoparan
ve Musa Kırbaş ile
yaptığımız röportaj,
sayfa 3’te

Emre Demir’in
Kaleme aldığı
“Gencin Romanı”
3’te

Selim Eryılmaz’ın
Bilim Kurgu
hikayesi
“Başucumdaki
Pençe” sayfa 4’te
İlk bölümü ile
sizlerle.

Güldüren
Karikatürler 4’te
Kadromuz
Alperen Nazım Demir
üniversiteye gitmek var .
Ama kesinlikle en önemli
hedefimiz bu değil . En
önemli misyonumuz ise
"İnsanlığı" öğrenmek.
İnsanlıktan maksadım
oturmak , kalkmak , görgü
kuralları gibi herkesin dilinde
kalıplaşmış ifadelerden
ziyade "Ahlak" tır. Ahlak ise
yerinde oturup dilsiz gibi
dünyadan habersizliği değil ,
sınırları aşmadan dışarı ile
aktif görüş ve bilgi
alışverişini baz alır.Yani övgü
ise övgü , eleştiri ise eleştiri.
Kısa ve net .Bizim
kadromuzun amacı ise
"Öğrencinin Sesi" ni kendi
aramızda ve dışarıya
duyurmak. Ahlaklı ve objektif
bir biçimde okul içerisinde
gerçekleşen olayları
yorumlayarak sizlere
sunmak , yararlı ve eğlenceli
bilgiler paylaşmak , sanatsal
ve edebi tarafımızı
geliştirmek , tüm okulun
sosyalleşmesini sağlamak
amaçlarımızın başındaki
maddeler. Diğer okulların
"Kurumsallaşmış" sıradan ,
sıkıcı gazeteleri gibi sırf
reklam amaçlı bir gazete
kesinlikle değiliz. Şu anda
elinizdeki gazetenin , bir okul
gazetesinden daha fazlası
Ana Dilimizden Uzak Kaldık
Kerem Neşet Sarıtepe
Emre Demir
Osman Talha Nergizal
Alparslan Faruk Gül
Selim Eryılmaz
Emre Durlanık
Kadir Kılıç hocamızın
gözetiminde
hazırlanmaktadır.
Bir kelime , bazen bir
medeniyet demektir. Çünkü
o kelimenin anlamını
bilmemek bir
medeniyetten ,daha doğrusu
o medeniyetin dilinden uzak
olmak demektir. Bir
medeniyetin dilinin cahili
olmak ise , hiç şüphe yok o
medeniyetin cahili olmaktır.
Bizim medeniyetimizin aslı
Osmanlı'dır. Osmanlı Devleti
ise Selçuklu örneğini
benimseyerek İslam
Medeniyeti dillerini, mesela
Arapça ve Farsça'yı ;
entellektüel, bürokratik ve
teşrifat dili olarak kabul
etmemiş ama fevkalade nevi
şahsına mahsus bir terkiple
elit bir dil inşa etmiştir :
Osmanlıca ! Osmanlıca
gerçekten nevi şahsına
SAYF A
2
Gündem
Sene başından beri olanlar
Okulumuz 2013-2014 eğitim
öğretim yılına başladığından beri
okulumuzda çok şey oldu. Öğrenci
sayımız 9. sınıf arkadaşlarımızın
gelmesi ile arttı,
yeni
öğretmenlerimiz
geldi, yeni
arkadaşlar, yeni
kulüplerimiz oldu.
Bahçemize yeni
basketbol
sahamız yapıldı, yeni yurt
inşaatımız başladı. Osman Alagöz,
Şemseddin Yapar gibi önemli
yazarların konferansları oldu. Özel
Necip Fazıl Kısakürek Lisesi'nden
bir grup öğrenci, dünyanın en
büyük parçacık fiziği laboratuvarı
Avrupa Nükleer Araştırma
Merkezi'nde (CERN) inceleme
yaptı. Arkadaşımız Tarık Buğra
Karaali Tübitak Matematik Olimpiyatı’nda
Bronz Madalya kazandı.
2. basketbol turnuvası çok heyecanlı
geçti. Finalde Karşılaşan AL/10-A ve 10
-B takımlarının kıyasıya mücadelesini
Osman Alagöz ve Şemseddin Yapar’ın
AL/10-A takımı önde götürürken, 10-B
okulumuzu Ziyareti
takımının üst üste atakları sonucu
Samanyolu Necip Fazıl Kısakürek Lisesi
turnuvanın şampiyonu 10-B oldu.
öğrencileri “OkurGümüş madalyayı kazanan AL/10-A
Yazar Buluşmaları”
ekibinin kaptanı Emir Kızılkaya,
kapsamında Eğitimci “Aslında maç öncesi konuştuklarımızı
-Yazar Şemsettin
sahaya yansıttık, ama özellikle ikinci
Yapar ve Osman
yarıda hücumda yaptığımız pas hataları
Alagöz Bey’le bir
ve tercih yanlışları yüzünden bize gelen
araya geldi.
maçı rakibe verdik. 10-B sınıfını tekrar
Deneyimli yazarlar
tebrik ediyorum.” dedi.Bronz madalyayı
öğrencilerle söyleşi
ise FL/9-A ekibi
yaptı. söyleşinin
kazandı.
sonunda ise
Ebru Kulübü
öğrencilerimizin
sorularına
Okulumuzun ilk
cevaplandırarak,
sanatsal kulübü olan
kitaplarını imzaladı.
ebru sanatı kulübü,
bu sene açıldı.
Basketbol Turnuvası
Açıldığı günden beri
Okulumuzun düzenlediği
az bir zaman geçmesine rağmen güzel
eserler veren ebru kulübü öğrencileri
Azmine Sarıl
Azmettikçe,
verdikçe
iradenin hakkını!
İnan bana
kucaklayacaksın
aydınlık yarını!
-Şirkan Hatay
Günlük yaşamın yoğun
temposunda yaşarız
hepimiz. Bu yoğun
tempoda haliyle birçok
zorlukla karşılaşırız. İşte bu
zorluklar karşısında önemli
olan ümitsizliğe
kapılmadan , elimizden
geldiğince o zorlukları
aşmak için çalışmaktır.
Çünkü insanın gerçekten
isterse yapamayacağı
hiçbir şey yoktur.
başarısız olacaktır.
Hayatta bir kez
ümitsizliğe düştüğünde
devamı da gelir. Bir
konuda zorlanıp o konu
için uğraşmayan insan
yarın başka bir konuda
zorlandığı zaman da yine
aynı şekilde ümitsizliğe
kapılacak ve mücadele bile
etmeden o konuda
Sonuçta herkes hayatta
zorluklarla karşılaşabilir.
Ancak pes etmeden
mücadele edenler hayatta
başarılı olmanın
anahtarına ulaşırken ,
ümitsizliğe kapılıp pes
edenler başarısızlığa
mahkum kalır. Ne demiş
Mehmet Akif "Yeis öyle bir
bataklıktır ki ,düşersen
Ana Dilimizden Uzak Kaldık
mahsus, kısaca
Osmanlı'ya ait bir
medeniyet dilidir.
Devamı 2’de
1. Sayfadan Devam
Buna rağmen kendi öz
dilimiz Osmanlıca
günümüzde sosyal
MUHABBET
bilimleri liseleri dışında
hiçbir lisede
öğretilmemektir.
Hükümetimizin çözüm
süreci bağlamında , devlet
liselerine Kürtçe dersi
konulmasını hayata
geçirmeyi düşünürken (ki
buna şahsım adına hiçbir
itirazım yok) Milli Eğitim
Bakanlığı'mızın
Osmanlıca'yı en azından
müfredat programına
almayı düşünmüyor olması
size gerçekten tuhaf
gelmiyor mu ? Alperen
Nazım Demir ,Emre Demir
SAYI1
SAYF A 3
Hikmet Tozkoparan İle Röportaj
Okulumuzun deneyimli ve bir o
kadar da
başarılı
Biyoloji
öğretmeni
Hikmet
Hoca ile
sizler için
olimpiyat
hakkında röportaj yaptık.
Özellikle 9. sınıfları ilgilendiren
önemli bilgiler edindik. İşte
olimpiyat ve Hikmet Hocamızın
kariyeri hakkındaki
röportajımız:
Olimpiyatın öğrencilere ne gibi
katkıları vardır?
"Olimpiyatın öğrencilere kazandırdığı
en temel faydalar; düzenli çalışma
alışkanlığı, temel bilimler hakkında
akademik bilgi, üniversite için ek puan,
çalışkan arkadaş çevresi ve zamanın iyi
değerlendirilmesidir."
Kaç yıldır olimpiyat öğrencileri
yetiştiriyorsunuz?
"Daha önceden de olimpiyat öğrencisi
çalıştırıyordum. Yedi yıl ara verdim. Bu
Gencin Romanı
Herkesin kitap okumasıyla
gururlandığı bu günlerde kitap,
daha çok da romanlar gençlerin
hayatında yer tutmaya ve
gençlerin sohbetlerine dahil
olmaya başladılar. Bunun en
büyük sebeplerinden biri de tabii
ki kaçak kitap satan yerler ve
sahaflar. Peki gençler en çok
hangi roman ları okumayı tercih
etmektedir?Gençlerin en çok
okuduğu kitaplar; macera ve
dedektiflik türündeki
romanlardır.Macerayı içindeki
deli doluluk, özgürlük gibi
hislerden dolayı ister ve bu duygular
gençlik zamanında en çok artış
gösteren duygular arasında
görülmektedir. Gençlerin dedektif türü
okumalarının sebebi o tür romanların
beyni harekete geçirerek değişik
şeylerin keşfine ve insanı
düşündürmeye teşvik etmesinden
dolayıdır. Yanlış anlaşılmasın en büyük
dostumuz olan kitaplar teşvik primi
vermezler. Dedektif türü kitaplar
arasında en çok bilinen kitaplar
Sherlock Holmes serisidir. Bundan
sonra ise bestseller kitaplar
gelmektedir. Peki bu kitapların hiç mi
süre zarfında idarecilik yaptım. Bu
zaman diliminden beri 6 yıldır
olimpiyat öğrencisi yetiştiriyorum."
Peki siz öğrencilik yıllarınızda
olimpiyatçı oldunuz mu?
"Hayır, eğitim gördüğüm lise bu
konular ile pek ilgili değildi."
Çalıştırdığınız öğrencilerden bu
organizasyonda derece yapan oldu
mu?
"2. olan bir öğrencim oldu, madalya
kazanan öğrencilerim oldu, ama 1.
olan ne yazık ki olmadı."
Osman
yan etkileri yok ? Elbette vardır. En
doğal tedavi amaçlı verilen bir sebze ,
meyve veya bitkinin hiç yan etkisi
yok dense bile onun tadı aslında bir
yan etkidir. Yani bu kitaplarında yan
etkileri vardır. Evinin girişine silahlı
tuzaklar kuranlar mı dersin , halının
içine ince ince küçük iğneler koyanlar
mı dersin , kendini Superman sanıp
atlayanlar mı ...Her şey den önemlisi
bizim kültür seviyemizin artmasına
yardımcı olan ve çok kutsal bir
meslek yapan sahaflara ve kaçak
kitap satıcılarına canı gönülden
teşekkür ediyor ve kaçak kitap
Emre Demir
“Macera ve
dedektiflik
türü romanlar,
şu son
zamanlarda
Korsan Kitap
Satıcıları
sayesinde
Musa Kırbaş İle Röportaj
gençlerin bir
Okulumuzun
genç, dinamik,
heyecanlı
hocalarından
"En Coğrafya
sever" Coğrafya
Hocası Musa Kırbaş ile
Safranbolu Gezisi hakkında
röportaj yaptık.
Safranbolu'nun tarihini ve kültürünü
bizzat görmek için, 2008 yılında
UNESCO tarafından seçilen bir yeri
görmek ve beşeri coğrafyasından
yararlanmak için bu gezimizi yaptık.
odağı oldu.
Gezinizin amacı nedir?
Gezinizden verim aldınız mı?
Gezinizi kimlerle planladınız?
"Coğrafya zümresi olarak beraber
planladık."
numaralı ilgi
"Verim aldık ama havalar iyi olsaydı
daha iyi olurdu. Tarihi ayarlayamadık."
Geziye kaç kişiyle gittiniz?
"16 kişi ile gezimizi yaptık."
Geziye sizden başka öğretmen katıldı
mı?
"İngilizce öğretmenimiz Fatih Baş
katıldı."
Osman Talha Nergizal
Hikaye
Başucumdaki Pençe
Yalnızlığın ülkemizi de etkisine aldığı zamanlardayız artık. 4
milletin belki de ölüme sürüklendiği kurak dünyadayız.2342
yılında, 16 milyon insan. Biz hak yolunda burada kaldık,
terkedildik. Terk edenler ise hak yolundan çıkıp, yazık ettiler
kendilerine…
"Bize İslam'ı yaydıklarını
söyleyerek camilerimizi eğlence
mekanlarına çeviren ve
Peygamberimiz (SAV)'in
emanetlerine hıyanet eden
canilerin nasıl yaşadıkları
umurumda değil! Önümüzde 3
yılımız kaldı dünyayı kurtarmak
için. Bunu ancak dünyanın
yörüngesini; karadeliğin çekim
alanına girmeyeceği şekilde
saptırarak başarabiliriz. Hepimiz kurtulacağız, istisnasız
HEPİMİZ!"
vardım, iki tarafı güzelce budanmış taş yolun sonunda evimin büyük kapısı
gözlerimi göstermemle birlikte açıldı. Karşıma Topkapı Sarayından kalma
eşyalarla döşenmiş salonum çıktı. Sağa doğru döndüm ve tüm ihtişamıyla
saklanmış sayılı emanetlerden biri olan Hırka-i Şerif'i gördüm, Güzel
yılların hasreti ile baktım doya doya. İstanbul Valisi hediye etmişti
torunumun 4. dünya savaşında şehit olmasıyla. Varsın şehit olsun yeter ki
cihat olsun! 6 sene önce torunumun torunu da
vefat etmişti, böyle her gidenin üzerine keşke o
iğneyi kabul etmeseydim diyorum, ama gençlik
işte her yeni şeye kanıyor.
Sağdaki kavisli merdivenlerden çıktım.
Merdiven bitince hemen soldaki odaya girdim.
Bir masa ve koltuk odanın ortasında
duruyordu, oda ise 20 metrekareydi. Koltuğa
oturdum ve bilgisayar özelliği gören masamdan
mesajları kontrol ettim. Bir hologram mesaj
vardı ve Can'dan gelmişti. Dostum sandığım, kardeşim dediğim kafirden,
içimizdeki şeytandan! Her neyse diyerek düşüncelerimden sıyrıldım.
Mesaj önemli olabilirdi, açtım bir süre hüzünlü gözlerle baktı sonra
Sözlerim kalabalığın beni heyecanla alkışlamasına sebep oldu.
konuşmaya başladı "Yavuz! Kardeşim, 350 yıldır seninle tanışıyoruz.
Kulise giderken gözleri kan çanağına dönen bir adam gördüm
Benim bu olanları kendi isteğimle yaptığım konusunda yanılıyorsun... Sesi
ancak yorgunluğa vererek üzerinde pek düşünemedim.
kesilmişti, kendisinde gitmişti. Mesaj bitmeden önce duyduğum tek ses
Konuştuğum alanın arka kapısından çıktım, çok uzak olmayan
evime yürüyerek gidiyordum. Bir süre sonra evimin sokağına
Karikatür Köşesi
Author
Document
Category
Uncategorized
Views
0
File Size
1 995 KB
Tags
1/--pages
Report inappropriate content