close

Enter

Log in using OpenID

BİTKİSEL YAĞ SEKTÖRÜNDE İTHALATA BAĞIMLILIK SÜRÜYOR

embedDownload
AR&GE BÜLTEN
2014 EKİM – SEKTÖREL
BİTKİSEL YAĞ SEKTÖRÜNDE İTHALATA BAĞIMLILIK SÜRÜYOR
Gözde SEVİLMİŞ
Giderek artan nüfusa paralel olarak gıda maddeleri tüketimi ve dolayısıyla bitkisel
yağ tüketimi artmaktadır. Diğer yandan artan gıda ve enerji talebi doğrultusunda yağlı
tohumlar ve bitkisel yağ fiyatlarının yükselmeye devam edeceği düşünülmektedir.
Dünya genelinde yağlı tohum üretimi 500 milyon ton civarında gerçekleşmektedir.
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım
Örgütü (FAO) ile Ekonomik İşbirliği ve
Kalkınma Örgütü’nün (OECD) ortaklaşa
hazırladığı raporda, küresel yağlı
tohumlar üreticisi olan;
Arjantin,
Brezilya, Paraguay ve Uruguay’ın
2010-12 yıllarında ortalama % 35 olan
üretim payının, 2022’de % 38’e
ulaşacağı tahmin edilmektedir. ABD’nin
ise küresel yağlı tohum üretiminin %
21’ini
karşılayarak
lider
üretici
pozisyonunu
devam
ettireceği
öngörülmektedir.
Küresel yağlı tohumlar ve bitkisel yağ üretimi ve işlenmesi pazarındaki en büyük
üreticiler soya yağında; ABD, Brezilya, Arjantin, Çin; palm yağında Çin, Endonezya
ve Malezya, kolza tohumunda ise; AB ve Kanada’dır.
Bu ürünlerin Dünya’da ve Türkiye’deki pazar değeri her geçen gün artmaktadır. Son
zamanlarda dünyadaki gelişmelere paralel olarak ülkemizde de bitkisel yağ tüketimi
artış göstermekte ve bu alanda bitkisel yağ üretimine hammadde teşkil edecek yağlı
tohumlu bitkilerin üretim alanlarını yaygınlaştırabilmek için çalışmalar yapılmaktadır.
Yıllar içerisinde dalgalı bir seyir izlemekle birlikte, yağlı tohum üretimimiz, 2013
yılında 2.677 bin ton seviyesinde gerçekleşmiştir.
Ülkemizde tarımı yapılan yağlı tohumlar grubuna giren ürünler; ayçiçeği, çiğit, soya,
yerfıstığı, haşhaş, susam, kolza ve aspir olarak sıralanabilmektedir. Diğer yandan bu
ürünler içerisinde sadece pamuk tohumu olan çiğit, yağ bitkisi olmayıp, bitkisel yağ
sanayimize önemli katkı sağlaması bakımından bu gruplandırmada yer almaktadır.
25
AR&GE BÜLTEN
2014 EKİM – SEKTÖREL
Tablo-1: Türkiye Yağlı Tohum Üretimi (bin ton)
2007
2008
2009
2010
2011
2012
2013
Ayçiçek Tohumu
700
900
800
1.000
950
1.050
1.400
Pamuk Tohumu
1.300
1.200
850
1.150
1.500
1.250
950
Soya Fasulyesi
36
34
39
55
75
112
180
Kolza Tohumu
28
82
112
110
88
100
102
Aspir Tohumu
2
7
20
26
18
20
45
2.066
2.223
1.821
2.341
2.631
2.532
2.677
Toplam
Kaynak: TUİK; Bitkisel Yağ Sanayicileri Derneği
Dünyada en önemli yağ bitkilerinden biri olan ayçiçeği, ülkemizde de en fazla ekim
alanına ve üretime sahip yağ bitkisidir.
Ülkemiz ham yağ üretimi ise 2012 yılında 680 bin ton gerçekleşirken 2013 yılında
815 bin tona ulaşmıştır.
Grafik-1: Türkiye Ham Yağ Üretimi (bin ton)
Kaynak: TUİK; Bitkisel Yağ Sanayicileri Derneği
Bitkisel Yağ Sanayicileri Derneği’nin verilere göre, 5 milyar doları bulan cirosuyla
bitkisel yağ sektöründe; 7,4 milyon ton kapasiteli kırma sanayinde 88 adet faal, 22
adet gayri faal toplam 110 tesis bulunmaktadır. Ayrıca, 4 milyon ton kapasiteli
rafinasyon yağ sanayinde de; 81 adet faal, 19 adet gayri faal olmak üzere toplam 100
tesis mevcuttur.
Fakat Türkiye’de bitkisel yağ sanayinin temel sorunu, hammaddede dışa bağımlılıktır.
Ülkemiz yağ sanayi, yeterli hammadde temini yaşayamadığı için sorunlar
yaşamaktadır.
26
AR&GE BÜLTEN
2014 EKİM – SEKTÖREL
Bitkisel yağlar, ülkemizde yıllardan beri üretim açığı olan alanlardan biridir. İthal
edilen önemli tarım ürünleri arasında yer almaktadırlar.
2012 yılında 2.131 bin ton yağlı tohum ithalatımız için 1.249 milyon dolar ödenirken
2013 yılında 2.012 bin ton ithalat için 1.245 milyon dolar harcanmıştır.
2013 yılında 1.602 milyon dolar değerinde 1.391 bin ton ham yağ, 808 milyon dolar
değerinde 1.723 bin ton küspe ithalatı gerçekleşmiştir.
İthalat rakamları, sektörde son yıllarda hammadde olarak yağlı tohum ithalatı yerine
ara ürün olarak ham yağ ithalatının arttığını göstermektedir.
Geçtiğimiz yıl 5.126 bin ton toplam yağlı tohumlar ve türevleri ithalatı için 3.655
milyon dolar ithalat yapılmıştır.
Ülkemizin iklim ve toprak özellikleri dikkate alındığında, yağlı tohumlu bitkilerin
üretimi bakımından büyük bir potansiyele sahip olmasına rağmen yağ ihtiyacımızı
karşılayacak düzeyde üretim gerçekleştirilememektedir.
Yağlı tohumlardaki üretim maliyetlerinin yüksek
olması nedeniyle dış pazar fiyatlarıyla rekabet
edememesi, birim alandaki getirisinin düşük olması
sebebiyle, yetiştirildikleri bölgelerdeki alternatif
ürünlerle rekabet edememesi, Dünya ham yağ
fiyatlarının Türkiye’ye göre daha düşük olması, ürün
planlamasının ve yağlı tohum üretimin artırılmasına
yönelik politikaların etkin olamaması, Türkiye’de
yağlı tohum üretiminin yeterli olmayışının nedenleri
olarak sıralanabilmektedir.
Yıllardan beri bu üretim açığını kapatabilecek
herhangi bir çözüm ise üretilememiştir.
Bu durum, ithalata bağımlı bitkisel yağ
dalgalanmalara karşı kırılgan kılmaktadır.
sektörümüzü,
dünya
pazarındaki
Diğer yandan son yıllarda bitkisel yağlar, gıda sektörü dışında biyodizel üretiminde
kullanılmasıyla birlikte enerji sektörünün de hammaddesi haline gelmiştir. Diğer bir
ifadeyle artık bitkisel yağlar; gıda, enerji ve kimyasal sektörlerde yoğun olarak
kullanılan stratejik üründür.
Bitkisel yağ sektörümüzde hedef, gelecek yıllarda dışa bağımlılığın azaltılmasıdır.
Son 20 yıllık dönemde yağlı tohum üretimi dalgalı bir seyir izlemekle birlikte,
desteklemeler ve sözleşmeli üretim uygulamaları gibi nedenlerle artış eğilimi
göstermiş, ancak artan yurtiçi talebi karşılayacak düzeye ulaşamamıştır.
27
AR&GE BÜLTEN
2014 EKİM – SEKTÖREL
Tablo-2: 2007 – 2014 Arası Desteklemeler (Krş/Kg)
2007
2008
2009
2010
Pamuk
29
27
42
42
Ayçiçeği
20
18,9
21
23
Soya
22
20,7
27,5
35
Kanola
22
20,7
23
27,5
Aspir
22
20,7
25
30
D.Mısır
2
3,6
4
4
Kaynak: Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı
2011
42
23
50
40
40
4
2012
46
24
50
40
40
4
2013
50
24
50
40
45
4
2014
55
30
50
40
45
4
Türkiye’de yağlı tohumlu bitkilerin üretimine ilişkin etkin bir üretim ve destekleme
politikasının izlenmesi gerekmektedir.
Verilen destekler yeterli olmamaktadır. Bu nedenle, öncelikle üretici maliyetlerini
gözönüne alarak üretim destekleri yeterli hale getirilmelidir.
Bunun için destekleme primlerinin; gelir rekabetini yağlı tohumlar lehine olacak
şekilde verim ve parite dikkate alınarak belirlenmesi son derece önemlidir.
Türkiye’nin bitkisel yağ ihtiyacı, nüfus artışına ve kişi başına tüketilen yağ oranının
yükselmesine paralel olarak artış göstermektedir.
BM Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) 2012-2021 Tarımsal Öngörüler Raporunda,
ham petrol fiyatlarındaki değişimler, zorunlu biyoyakıt uygulamaları ve güçlü gıda
talebi nedeniyle önümüzdeki on yılda yağlı tohum ve türevlerinin fiyatlarında nominal
artış olacağı beklentisine yer verilmektedir.
Türkiye’nin şartları göz önünde bulundurularak biyoyakıtlara ilişkin bir politika
belirlenmesi gerekmektedir.
Diğer yandan, sulama yatırımlarına hız verilmeli, yeni sulanabilir ekim alanlarında
yağlı tohumlu bitki ekimine ağırlık verilmelidir.
Türkiye bitkisel yağ sanayinde ithalat, daha çok ham yağ ve tohum olarak
yapılmaktadır. Son yıllarda ithalatın çoğunlukla ham yağ şeklinde yapılması ise
katma değer kaybına ve sanayinin kırma kapasitesinin atıl kalmasına neden
olmaktadır.
Bu nedenle ithalatın tohum olarak yapılması, atıl kapasitenin kullanılmasını
sağlayacağından işlenmiş ham yağ yerine, tohum ithalatına öncelik verilmesi ülke
ekonomisine büyük kazanç sağlayacaktır.
Ege Bölgemiz özellikle ikinci ürün ayçiçeği tarımı için çok uygun olup önemli bir
potansiyele sahiptir. Bu kapsamda, buğday-arpa hasadını takiben ayçiçeği tarımının
daha geniş olarak yer alması, ayrıca yine pamuk öncesi kanola üretimi ile şeker
pancarı ve tütün üretim alanlarındaki muhtemel daralma ile ortaya çıkacak alanlarda
ayçiçeği ve kanola üretimine önem verilmesi, ülkemiz yağ açığının kapatılmasına
önemli katkılar sağlayacaktır.
28
AR&GE BÜLTEN
2014 EKİM – SEKTÖREL
Yağlı tohumlarda alım politikalarında lisanslı depoculuk sistemi devreye sokulmalı ve
ürün değerini bulması için borsalar etkin hale getirilmelidir
Yağlı tohum ihtiyacının ülke içinden karşılanması son derece önemli olup ciddi bir
ithalat kalemi olan yağlı tohumlarda, üretimi arttırıcı politikaların hayata geçirilmesi
gerekmektedir.
Kaynakça:
 Anonim 2014, 2013 Yılı Ayçiçeği Raporu, T.C. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı
Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü, Ankara
 BYSD (http://www.bysd.org.tr (Erişim tarihi: 8 Kasım 2014)
 http://www.fao.org/fileadmin/templates/est/COMM_MARKETS_MONITORING/
Oilcrops/Documents/OECD_Reports/OECD_2013_22_oils_proj.pdf
 http://www.usda.gov/wps/portal/usda/usdahome?navid=DATA_STATISTICS
 http://www.tarimdunyasi.net/?p=3624,
 OECD-FAO Agricultural Outlook 2014-2023, Chapter 5, Oilseeds and Oilseed
Products, ISSN: 1999-1142 (online)
 Top Taşkaya,B., Uçum ,İ. 2012, “Türkiye’de Bitkisel Yağ Açığı”, TEPGE Bakış,
ISSN: 1303-8346, Sayı:14, Nüsha:2, Ankara
 Uğur, A.E. 2012, “Türkiye’de Yağlı Tohum Bitkileri Üretimi ve Bitkisel Yağ
Sanayi”, YABİTED I. Bitkisel Yağ Kongresi, 12-14 Nisan 2012, İstanbul.
29
Author
Document
Category
Uncategorized
Views
0
File Size
387 KB
Tags
1/--pages
Report inappropriate content