Hukukun Temel Kavramları Dersi 6. hafta Notları

HUKUKUN TEMEL
KAVRAMLARI -VI
Kavramı
Müeyyide
Türleri
MÜEYYİDE(YAPTIRIM)?
• Hukuk kurallarının emrettiği veya yasakladığı davranışı
yapma sonucu karşılaşılan duruma müeyyide (yaptırım)
denir.
• Yani yaptırım; bir hukuk kuralının ihlaline tepki olarak
gösterilen ve hukuk düzeni tarafından öngörülen cebirdir.
• Kural olarak hukuk kuralına uyma, devletin zorlayıcı gücü
ile sağlanır.
• Bu bakımdan bir hukuk kuralına aykırı hareket
edildiğinde, bu kurala ilişkin yaptırımın uygulanacağı
inancı insanları hukuk düzenine boyun eğmeye zorlar.
UNSURLARI?
1. Müeyyide hukuk kuralının ihlaline tepki
olarak gösterilir.
2. Müeyyidenin özünde cebir vardır. Cebir,
kişinin malvarlığına, özgürlüğüne verilen
zorlayıcı sınırlamadır.
3. Cebir, hukuk düzeni tarafından
öngörülmelidir.
MÜEYYİDENİN TARİHSEL GELİŞİMİ
 Yaptırımın ilk biçimi kişisel öç halinde kendini
göstermekteydi. Kişisel öç sisteminde herkes
kendisine yapılan haksız hareketlerin failini
dilediği şekilde cezalandırabilirdi.
 Öç almanın yerine daha sonra kısas esası
benimsendi.
 Süreç sonunda uzlaşma usulü ortaya çıktı.
 En son olarak ise devletin tekel olarak
cezalandırma hakkı kabul edildi böylece müeyyide
merkezileşmiş oldu.
YAPTIRIM TÜRLERİ
CEBRİ İCRA
• Yükümlülüğünü yerine getirmeyen borçlunun
devlet gücü aracılığıyla zorla borcunu yerine
getirmeye mecbur ettirilmesidir.
• İki çeşit cebri icra yöntemi vardır:
– Bireysel (icra takibi)
– Toplu icra (İflas takibi)
• Bireysel icrada; borcunu yerine getirmeyen
borçluya karşı bir veya birkaç alacaklının talebi
ile haciz yoluna gidilmesi ve cebri icra
organlarınca borçlunun mallarına el konularak
satılmasıdır.
• Toplu icrada (iflas) ise borçlunun karşısında
tüm alacaklılar vardır.
• Cebri icra; bazı hukuk kurallarına uymayan kişilerin ceza
ile değil,devletin emirlerini zorlama biçiminde ortaya
çıkan müeyyide çeşididir.
• Özel hukuk ilişkilerinden kaynaklanan yükümlülükler
genelde icra daireleri tarafından icra ve iflas kanunun
öngördüğü usullere göre cebre icra edilir.
• Ör. Konusu para olan bir alacak var ise borçluya ödeme
emri gönderilir. Borçlu borcun yine ödemez ise
borçlunun mallarına haciz konulur. Daha sonra bunlar
satılır. Alacaklının parası ödenir. Artan varsa borçluya
geri iade edilir.
TAZMİNAT
• Bir kimsenin, bir hukuk kuralına veya yaptığı
sözleşmeye aykırı davranması sonucunda
sebep olduğu zararın bedelini karşılama
yükümlülüğüdür.
• Tazminatta UNUTULMAMASI gereken
kelimeler zarar ve bedeldir.
• Tazminat maddi veya manevi olabilir.
GEÇERSİZLİK
• Bir hukuk işleminin kanunlara uyulmadan
yapılması sonucunda ortaya çıkan müeyyide
çeşitlerindendir.
• a. Yokluk ve
• b. Butlan olmak üzere iki çeşidi vardır.
a. Yokluk
• Bir hukuki işlemde kanun öngördüğü kurucu
unsurlardan en az birine uyulmaması halinde o işlemin
oluşmamış sayılmasıdır.
• Bu tür işlemlere keenlemyekün de denir. Hukuken hiç
doğmamış, hukuk aleminde hiç ortaya çıkmamış işlem
olarak adlandırılabilir.
• Ör. Evlendirme memuru tarafından yapılmayan evlilik
yani resmi nikah olmadan imam tarafından yapılan dini
nikah bir evlendirme işlemi olarak geçerli değildir.
Böyle bir evlilik yok hükmün sayılır. Böyle bir evliliğin
hukuk düzeninde hiçbir geçerliliği yoktur.
• Sonuç: Koca ölürse,karısı onun mirasını alamaz.
b. Butlan
• Bir hukuk işleminde baştan itibaren hukuk
sonuçlarını meydana getirmemesi veya
sonradan da geçerli kılınmaması demektir.
• 1. Mutlak butlan ve
• 2. Nispi butlan olarak ikiye ayrılır.
1. Mutlak Butlan
(Kesin Hükümsüzlük)
• Bir hukukun öngördüğü kurucu unsurları
bulmakla birlikte, kanun emredici hükümlerine
aykırı olmasıdır.
• Borçlar kanunu 27. maddeye göre, “kanunun
emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine,
kişilik haklarına aykırı veya konusu imkansız
olan işlemler” kesin olarak hükümsüzdür.
• Yani mutlak butlanca sakattır.
• Ör. Medeni Kanun 129. maddeye göre bir kimse
amcası, halası, dayısı ve teyzesi ile evlenemez. Böyle
evlilikler yasaktır.
• Ancak evlenmiş ise bu evlilik kanun emredici hükmüne
aykırıdır. Dolayısıyla mutlak butlan ile sakattır.
• Yani bu evlilik hukuk aleminde vardır fakat geçersizdir.
• Böyle bir evliliğin iptalini hakim isteyebileceği gibi
savcıda re’sen butlan davası açar.
• Ancak bu evlilik hakim tarafından evliliğin butlanına
karar verilinceye kadar var olduğu kabul edilir.
• Mutlak butlan ile yokluk birbirinden farklı
kavramlardır.
• Yokluk, hukuken hiç doğmamış, baştan
itibaren geçerliliği bulunmayan bir işlemdir.
• Mutlak butlan da ise işlem hukuken doğmuş
ama geçersizdir.
• Yoklukta bebek hiç doğmamış, mutlak butlan
da ise ölü doğmuştur.
Mutlak butlanın başlıca özellikleri:
1. Mutlak butlan herkes tarafından ileri
sürülebilir.
2. Mutlak butlan iddiası zamanaşımına
uğramaz.
3. Hakim tarafından resen göz önünde
bulundurulur.
4. Taraflar kendi aralarında anlaşma sağlasa bile
mutlak butlan ile geçersiz olan işlem geçerli
hale gelmez.
2. Nispi Butlan
(İptal Edilebilirlik)
• Kanunun öngördüğü unsurlara sahip olan ve
kanunun emredici hükümlerine de aykırı olmayan
bir işlem, ve o işlemi oluşturan iradede bir sakatlık
varsa buna nispi butlan denir.
• Nispi butlan başta geçerli olan bir hukuki işlem,
taraflardan birinin onun iptalini istemesiyle
geçersiz hale gelmektedir.
• Bu nedenle nispi butlana ‘iptal edilebilirlik’ de
denir.
Geçerlilik Unsuru
İşlem Eksikliği
• Ayırt etme gücünden
mahrum olanın yaptığı
sözleşme
• Temsil yetkisi olmayan
temsilcinin yaptığı
sözleşme
• BUNLARA A S K I D A
G EÇ ERSİ Z L İ K
DENİR VE SONRADAN
ONAY İLE HUKUKİ İŞLEM
SONUÇLARINI
DOĞURUR.
Nisbi Butlan
Mutlak Butlan
(İptal Edilebilirlik)
(Kesin Hükümsüzlük )
• Yanılma, Aldatma,
Korkutma, Aşırı
yararlanma hallerindeki
irade sakatlıkları
• BUNLARA A S K I D A
G EÇ ER L İ L İ K
DENİR VE GEÇMİŞE
ETKİLİ OLARAK
SÖZLEŞME ORTADAN
KALDIRILABİLİR.
• Hukuka, Ahlaka, Kamu
düzenine, emredici
hukuk kurallarına, kişilik
haklarına,işlem
konusunun
imkansızlığına, kanuni
şekle aykırılık,
• Muvazaa
• BUNLARDA K E S İ N
G EÇ ERSİ Z L İ K
VARDIR. BUNLAR
BATILDIR. ZAMAN
GEÇMESİ İLE GEÇERLİLİK
KAZANMAZ.
KAMU HUKUKU MÜEYYİDELERİ
• Kamu hukuku müeyyideleri; Cezai müeyyideler ve
idari müeyyideler olmak üzere ikiye ayrılırlar.
a. Cezai Müeyyideler: Ceza hukuku kurallarının
müeyyidesi ‘ceza’ dır. Cezalar ağırlıklarına göre
çeşitlere ayrılır. Bunlar:
i.
ii.
iii.
iv.
Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası,
Müebbet hapis cezası,
Süreli hapis cezası ve
Adli para cezası müeyyideleridir
b.
İdari Müeyyideler: ‘Özel kişilere karşı müeyyideler’ ve ‘idareye
karşı müeyyideler’ olmak üzere ikiye ayrılır.
Özel Kişilere Karşı Müeyyideler:
i.
İdari para cezası, mülkiyetin kamuya geçirilmesi, el koyma, yıkım,
sürücü belgesinin geri alınması gibi çok çeşitli idari müeyyideler
vardır.
ii. Bu müeyyideleri kural olarak mahkemeler değil idare verir.
iii. İDARELER hiçbir zaman hürriyeti bağlayıcı ceza veremezler.
iv. İdari müeyyideler, idari merciler tarafından idari karar biçiminde
verilir.
v. İlgisine tebliğ edilir. İlgili kişi, kararın tebliğ tarihinden itibaren en
geç 15 gün içinde sulh ve ceza mahkemesine başvurabilir.
vi. Disiplin cezaları da birer idari karardır. Ve bunlara karşı idari
yargıda dava açılabilir.
İdareye Karşı Müeyyideler:
• İdare, yani kamu tüzel kişileri de yaptıkları
eylem ve işlemler ile hukuk kurallarını ihlal
edebilirler.
• Böyle durumda idare mahkemeleri idare
aleyhine bazı müeyyidelerin uygulamasına
karar verir.
• Bu müeyyideler ,‘yokluk’,’iptal’ ve ‘tazminattır’.
YOKLUK
• İdare bazen hukuka çok ağır bir şekilde aykırı
işlemler yapabilir. Bu durumda idare
mahkemesi idarenin yaptığı işlemin ‘yokluk’ ile
malül olduğunu, yok hükmünde olduğunu
kabul eder.
• Ör. Bir rektörün evli çift hakkında boşanma
kararı vermesi…
İPTAL
• Hukuka aykırı olan bir idari işlemin geçersizliğinin
bir mahkeme tarafından tespit ve ilan edilmesidir.
• İdari işlemin iptal edilmesi için ilgili kişiler
tarafından idare mahkemesinde ‘iptal davası’
açılması gerekir.
• Bu davada idare mahkemesi idari işlemin hukuka
aykırı olduğu kanaatine varırsa bu işlemi iptal
eder.
• İptal kararları geçmişe yürür.
TAZMİNAT
• İdarenin yaptığı hukuka aykırı eylem ve işlemle
bireylere zarar vermesi de mümkündür.
• Bu durumda idarenin işlemi iptal etmesi
yetmez. Ayrıca bir müeyyide olarak idarenin
kişilere verdiği zararı ödemesi gerekir.
• Böylece idarenin işlemleriyle kişilere zarar
vermesi durumunda karşılaşacağı müeyyide
‘tazminat’ tır.