close

Enter

Log in using OpenID

3-) temmuz-ağustos-eylül sayısı

embedDownload
Yıl: 51 • Sayı: 7-8-9 • Temmuz/Ağustos/Eylül 2014 • ISSN 1301-3572 ORMAN MÜHENDİSLERİ ODASI YAYIN ORGANI
Hukuk Mücadelemiz Devam Ediyor...
Yıl: 51 • Sayı: 7-8-9 • TEMMUZ/AĞUSTOS/EYLÜL 2014
TMMOB Orman Mühendisleri Odası
Adına Sahibi
Ali KÜÇÜKAYDIN
Yayın Sorumlusu
Prof. Dr. Devlet TOKSOY
2
BAŞYAZI
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Zeki KAMACI
Yayın Kurulu
Sevda ERGİZ
Orman Yük. Mühendisi
Hüseyin AYTAÇ
Orman Mühendisi
Ali İzzet BAŞER
Orman Mühendisi
Fatih SARAÇ
Ağaç İşleri End. Yük. Mühendisi
Emre TOPBAŞ
Orman End. Mühendisi
Prof. Dr. Ender MAKİNACI
İstanbul Üniv. Orm. Fak.
Prof. Dr. Erol BURDURLU
Gazi Ünv. Tek. Eğt. Fak.
Prof. Dr. Mustafa AVCI
Süleyman Demirel Üniv. Orm. Fak.
Prof. Dr. Özden GÖRÜCÜ
Sütçü İmam Üniv. Orm. Fak.
Prof. Dr. Selman KARAYILMAZLAR
Bartın Üniv. Orm. Fak.
Prof. Dr. Semra ÇOLAK
Karadeniz Teknik Üniv. Orm. Fak.
Prof. Dr. Sezgin AYAN
Kastamonu Üniv. Orm. Fak.
4
ODAMIZDAN
ROTASYON UYGULAMASINDAKİ
HUKUKSUZLUK VE
ADALETSİZLİKLERE KARŞI
ORMANCILIK MESLEK VE
EMEK ÖRGÜTLERİ BİR ARAYA GELDİ
Yayın Koşulları
Dergimizde yayınlanması istenilen yazılar bilgisayarda yazılmalı, daha önce başka bir yerde basılıp,
yayınlanmamış olmalıdır. İmzalı dilekçe ekinde kağıda yazılı olarak, ayrıca elektronik ortamda
dergimizin yönetim yerine posta ile gönderilmelidir. Yazılar 7 sayfayı (A4) geçmemelidir. 7 sayfayı
aşan yazıların birbirini izleyen sayılarda yayınlanabileceği düşünülerek bölümlere ayrılmalıdır.
Fotoğraf net ve temiz olmalı, slayt dıında sayısal gönderilecek fotoğrafların çözünürlüğü yüksek
olmalıdır. Yazılarda Türkçe kelimeler kullanılmalı ve Türkçe dil kurallarına uyulmalıdır. Yayınlanacak
yazı ve çevirilerdeki düşünsel ve teknik sorumluluk yazarına ait olup, oda yönetimini ve Dergi
Yayın Kurulunu sorumlu tutmaz. Dergide yayınlanan yazılardan kaynak göstermek koşulu ile alıntı
yapılabilir. Dergiye gönderilen yazılar yayınlansın ya da yayınlanması geri verilmez. Yazılar Yayın
Kurulu tarafından incelenir. Yayın Kurulu yayınlanacak yazılarda gerekli düzenlemeleri yapabilir ve
uygun görülen yazıları yayınlar.
Yönetim Yeri
Beştepeler Mah. 31. Sok. No: 3
Beştepe-Yenimahalle/ANKARA
Tel: (0312) 215 00 33 pbx
Belgegeçer: (0312) 215 01 81
e-posta: [email protected]
www.ormuh.org.tr
TMMOB Orman Mühendisleri Odası
Garanti Bankası Meşrutiyet Caddesi Şubesi
TR70 006 200 5280 0006 2981 35
Tasarım - Baskı
Dörtrenk Yayın Tanıtım Matbaacılık Ltd. Şti.
Kazımkarabekir Cad. 85/7
İskitler / ANKARA
Tel: (0312) 341 40 82 - 230 41 82
ISSN 1301-3572
ORMAN MÜHENDİSLİĞİ
ORMAN ENDÜSTRİ MÜHENDİSLİĞİ
AĞAÇ İŞLERİ ENDÜSTRİ MÜHENDİSLİĞİ
ROTASYONLA İLGİLİ OLARAK,
ORMANCILIK MESLEK VE EMEK
ÖRGÜTLERİ PLATFORMU SİYASİ PARTİ
YÖNETİCİLERİNİ ZİYARET ETTİ
KIYIMA HAYIR...
MESLEKTAŞLARIMIZA YÖNELİK
YÜRÜTÜLEN HAKSIZ, HUKUKSUZ
UYGULAMALARA KARŞI HUKUK
MÜCADELEMİZE DEVAM EDİYORUZ
ODAMIZDAN
BİR HUKUK ZAFERİ DAHA…
DANIŞTAY SON NOKTAYI KOYDU
KAMU KURUMLARININ,
5531 SAYILI KANUNA YÖNELİK
ORMAN MÜHENDİSLİĞİ HİZMET
ALIMLARINDAKİ YANLIŞ
UYGULAMALARI VE YAPILMASI
GEREKENLER
Eşref GİRGİN
Orman Yük. Müh.&İşletmeci
13
KISA İDARE SÜRELİ
PLANTASYONLAR
(ENERJİ ORMANLARI)
Doç. Dr. Yaşar Şimşek
Orman Yüksek Mühendisi
24
ORMANCILIK
KAMUOYUNUN
ROTASYON
UYGULAMASI
VE MÜHENDİS
KADROLARINA İLK
DEFA YAPILACAK
ATAMALARDA
KULLANILAN
SINAV SİSTEMİNİN
DEĞİŞTİRİLMESİNE
YÖNELİK GÖRÜŞLERİ
ÇÖLLEŞMEYİ
ANLAMAK (2):
ÇÖLLEŞMEYLE
MÜCADELEDE
ÇÖZÜMLER
S. Serdar Yegül
Orman Mühendisi
32
Dr. Hasan ALKAN
Orman Yüksek Mühendisi
37
50 YIL ÖNCE BUGÜN
“Orman Mühendisliği”
TAVŞANLI
ORMAN YÖNETİM
DÜZENLEMESİ
İyigün PULAT
Orman Yüksek Mühendisi
39
YAYIN KURULUNDAN
18
Değerli Okuyucularımız,
Geçen sayımızda, dergimizin dağıtımında bir ilki uyguladık
ve dağıtım işini şubelerimiz, il ve fakülte temsilciliklerimiz kanalı
ile gerçekleştirdik. İlk olmasına rağmen bir aksaklık yaşamadık.
Emeği geçen, yardımlarını esirgemeyen şube yönetimindeki arkadaşlarımıza, il ve fakülte temsilciliklerimize teşekkür ederiz.
Bu sayımızda;
Odamızdan bölümünde; döneme damgasını vuran OGM
personeline uygulanan rotasyon ve bu kılıfla yandaşlara yer açmak için, odamız üyesi deneyimli, becerikli, birikimli, hür fikirli
personele yapılan kıyım ve sürgünlere, haksızlık ve adaletsizliklere, mesleğimizi itibarsızlaştırmaya karşı, Ormancılık Meslek ve
Emek Örgütleri Platformunun mücadelesine,
Odamız yöneticilerine, kamuda ve serbest çalışan üyelerimize uygulanan haksızlıklara karşı hukuk zemininde karşı durduk,
durmaya devam edeceğiz. Konu ile ilgili iki adet mahkeme kararı haklılığımızı bir kere daha tescilledi. Bu konudaki mahkeme
kararları ve haberlere,
Odamızın AR-GE Merkezi Başkanı Sayın Eşref Girgin’in “Kamu
Kurumlarının, 5531 Sayılı Kanuna Yönelik Orman Mühendisliği
Hizmet Alımlarındaki Yanlış Uygulamalar ve Yapılması Gerekenler”
başlıklı yazısına yer verdik.
Uzmanlık alanı bölümünde; Doç. Dr. Yaşar Şimşek’in Kısa İdare Süreli Plantasyonlar diğer adı ile Enerji Ormanları konusundaki araştırma yazısını siz okuyucularımıza sunuyoruz.
Üyelerimizden bölümünde; SDÜ, Orman Fakültesi, Orman
Mühendisliği bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Hasan ALKAN hocamızın ”Ormancılık Kamuoyunda Rotasyon Uygulaması ve Mühendislik Kadrolarına İlk Defa Yapılacak Atamalarda Kullanılacak
Sınav Sisteminin Değiştirilmesi” konusunda akademik açıdan görüş ve yaklaşımını,
Sayın S. Serdar YEGÜL’ ün birinci bölümünü daha önceki
sayımızda yayınladığımız, “Çölleşmeyi Anlamak 2” başlığı ile bu
sayımızda ikinci bölümünü ve Sayın İyigün PULAT’ın özgün yaklaşımıyla dile getirdiği “Tavşanlı Orman Yönetim Düzeni” başlıklı
yazılarını yayınlıyoruz.
Ayrıca; bu sayımızdan itibaren her sayıda düzenli olarak yer
vermeği düşündüğümüz “50 Yıl Önce Bugün Orman Mühendisliği” başlığı altında, elli yıl önce dergimizde nelere yer verilmiş
olduğunu, kısa ve özet olarak siz üyelerimizle paylaşmaya başladık.
Haberler bölümünde; yıllardır odamızın basın, yayın ve tanıtım işlerini yüklenen, dergimizin Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Sayın Okan ÇANÇİN’ in ayrılış haberi ile dergimizi siz okuyucularımıza arz ediyoruz
Dergimizin elinize geçtiği sırada idrak etmekte olduğumuz
Kurban Bayramınızı Kutlar, Ülkemiz ve milletimiz için hayırlara
vesile olmasını, birlik, beraberlik, kardeşlik duygularımızı diri
tutmasını temenni ederiz.
Saygılarımızla
Yayın Kurulu
2014 TEMMUZ/AĞUSTOS/EYLÜL ORMAN MÜHENDİSLİĞİ
1
Saygıdeğer Meslektaşlarımız,
Dergimizin son iki sayısında olduğu gibi bu sayımızda da başyazımızı maalesef Orman Genel
Müdürlüğü’nün Atama ve Yer Değiştirme Esaslarına İlişkin Yönetmeliği’ne dayanarak kendi personeline
yapmış olduğu zulme ayırdık.
Kuruluşunun 175. yılını kutladığımız koskoca Orman Teşkilatında, 2014 yılının Temmuz ayında bugüne
kadar hiç görülmediği şekilde tayin furyası yaşanmış ve bu dönem, yok edilmeye çalışılan kurum hafızasında
“Kara Temmuz” olarak yerini almıştır.
Bu dönemde, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunundaki ölçütler yok sayılarak adalet, hakkaniyet ve
liyakatten uzak bir şekilde çıkarılan ve Danıştay’da iptal davası devam eden yönetmeliğe dayanılarak,
hukuksuzca tayinler yapılmış, dolayısı ile birçok meslektaşımız ve aileleri mağdur edilmiş, hukuksuz
ve adil olmayan atamalarla meslektaşlarımız resmen “sürgün“ edilmiştir. Bu şekilde sürgüne uğrayan
meslektaşlarımızın büyük bir çoğunluğu tayinlerinin iptali için yargıya başvurmuştur. Ancak ne acıdır ki, iptali
için Danıştay’da devam eden davanın yanında, ferdi davaların da henüz sonuçlanmamış olmasına rağmen
meslek kamuoyunda (Bakanlık ve OGM katlarında) Ekim ayı içerisinde temmuz ayını aratmayacak şekilde
yeni sürgünlerin yapılacağı konuşulmaktadır.
Orman Mühendisleri Odası olarak orman teşkilatının yetkililerine buradan bir kez daha sesleniyoruz.
Hukuki temellerden yoksun olan bu yönetmeliğe dayanarak davalar neticelenmeden tekrar tayinler
yapmayınız. Meslektaşlarımızı mahkeme kapılarında süründürmeyiniz. Çünkü hukuksuzca yapılan işler er ya
da geç geriye dönecektir. Bu güzide teşkilatımıza daha fazla zarar vermemek için liyakatsiz ve yeterli bilgiye
sahip olmayan personel yöneticileri tarafından hazırlanan atama ve yer değiştirme mevzuatını gerçek
uzmanların görüşlerini alarak yeniden değerlendiriniz. Ne yazıktır ki böyle giderse kaybeden teşkilatımız ve
teşkilatımızın mensupları olacaktır.
Saygıdeğer Meslektaşlarımız,
Ormancılık Meslek ve Emek Örgütleri olarak, yapılan bu zulmü kamuoyuna duyurmak, daha etkin ses
getirmek, kıyıma uğrayan meslektaşlarımızın yanında daha güçlü durabilmek, yapılan bu zulmü çalışanlarına
reva görenlerle daha etkin mücadele edebilmek için Orman Mühendisleri Odası, Türkiye Ormancılar Derneği,
Türk Tarım Orman-Sendikası, Tarım Orkam-Sen. ve Tarım Orman İş Sendikası olarak “Ormancılık Meslek ve
Emek Örgütleri Platformu” oluşturulmuştur.
Ormancılık Meslek ve Emek Örgütleri Platformu olarak TBMM’de grubu bulunan siyasi partilerin
başkanvekilleri ziyaret edilerek yapılan hukuksuzluk ve kıyım ile ilgili bilgi verilmiş ve konunun meclis genel
kuruluna taşınması için gayret edilmiştir. Ayrıca 19 Ağustos 2014’de Orman ve Su İşleri Bakanlığı önünde “Prof.
Dr. Veysel EROĞLU’na Ormancılık Meslek ve Emek Örgütlerinden Açık Mektup” adı altında basın açıklaması
yapılmıştır.
Ormancılık Meslek ve Emek Örgütleri Platformu olarak Ankara’da başlattığımız eylemi yurt çapında
yaygınlaştırarak kamuoyunda daha etkin gündem oluşturabilmek amacıyla platform üyesi kuruluşların taşra
temsilcikleri ile birlikte bazı Şubelerimizce de ortak basın açıklaması ve eylemler yapılmıştır.
Oda Genel Merkezi olarak önümüzdeki günlerde, zorunlu rotasyon uygulaması adı altında sürgün edilen
meslektaşlarımızı yeni görev yerlerinde ziyaret edeceğimizi buradan ayrıca belirtmek isteriz.
Orman Mühendisleri Odası olarak bizler, hukuka aykırı şekilde kıyıma uğrayan meslektaşlarımızın yanında
olduğumuzu ve hukuki zeminde haklarını sonuna kadar savunacağımızı, yapılan bu zulmü çalışanlarına
reva görenlerle bıkmadan mücadele edeceğimizi bir kez daha ifade ediyoruz. Güzide Orman Teşkilatımızın
yöneticilerinden de aşağıdaki sorulara cevap vermelerini sabırla bekliyoruz…
1- Yetişmiş uzman personelin, belirli sürelere bağlı olarak farklı birimlere gönderilmesi uzmanlaşma
kuralına uygun mudur?
2
ORMAN MÜHENDİSLİĞİ TEMMUZ/AĞUSTOS/EYLÜL 2014
2- Rotasyonda temel ilkenin; oluşturulan norm kadroya bağlı olarak yığılmaların belirli bir zaman
aralığında (örneğin 5-10 yıl) giderilmesi gerekirken, bu işlemin bir anda yapılarak kurum hafızasının yok
edilmesinde ne gibi bir fayda vardır?
3- Emeklilikleri gelmiş kıdemli personel 4.bölgelere sürgün edilirken, yandaş sendikanın listesine giren
düşük puanlı personelin 1. ve 2. bölgelere atanmasından nasıl bir verimlilik beklenmektedir?
4- Anayasal hak olan eş ve sağlık özürlerinin dahi dikkate alınmama sebebi nedir?
5- Seçimle gelmeyi, sandıktan çıkmayı adeta kutsayarak her şeyi yapmayı kendinizde hak olarak
gördüğünüz halde, seçimle gelen, sandıktan çıkan ve kamu görevi yapan meslek ve emek örgütlerinin
yöneticilerini seçim bölgelerinin dışına sürerek görev yapmalarını engellemeyi nasıl izah ediyorsunuz?
Bu bağlamda;
- 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanununa göre seçimle işbaşına gelen Orman
Mühendisleri Odası İstanbul, Denizli, Amasya ve Doğu Akdeniz şube yönetim kurulu başkan ve üyelerinin,
Anayasanın hak ve hürriyetlerin kullanılması hakkındaki 13. Maddesi ile meslek örgütlülüğüne ilişkin 135.
Maddesine aykırı bir şekilde,
- Sendikaların şube yönetim kurulu üyeleri ve temsilcilerinin 4688 sayılı Kamu Sendikaları ve Toplu
Sözleşme Kanunu hükmüne rağmen, zorunlu rotasyon adı altında sürgüne gönderilmelerindeki amaç
nedir?
Bundan önceki sayımızda iptali için dava açacağımızı ifade ettiğimiz “OGM Personelinin Atama ve Yer
Değiştirme Esaslarına İlişkin Yönetmelik”de ilk defa atanacak mühendislerin sözlü sınav ile alınabileceğine
dair hüküm eklenerek değişiklik yapılan ve 05/Eylül/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmeliğin
iptali için vakit geçirmeden dava açılmıştır. Çıkarılmasında iyi niyet olmayan, torpil dönemi yeniden
hortlatılarak genç meslektaşlarımızı siyasetçinin kucağına atacak olan bu yönetmelik değişikliğinin yargıdan
geri döneceğini umut etmekteyiz.
İlk defa orman işletme müdürü ve müdür yardımcılığına atanacak olanlar için, 657 sayılı yasaya uygun
olarak yönetmelik çıkarmak yerine bu yasaya aykırı olarak düzenlenen ve yandaşlarını sessiz sedasız iyi
yerlerdeki müdür ve müdür yardımcılığı makamlarına atamak için çıkarılan 03/01/2014 tarih ve 07 nolu
Bakanlık Olur’unun yürütmesi Danıştay 2.Dairesi tarafından durdurulmuştur. Böylece hukuki temellere
dayanmayan uygulamaların er ya da geç geri döndüğü bir kez daha ispatlanmıştır
Saygıdeğer Meslektaşlarımız,
Orman bitkilerine arız olan zararlılar ile yapılacak mücadelede, gerekli olan bitki koruma ürünlerinin
reçeteye yazılmasındaki yetkinin orman mühendislerine ait olması gerektiği halde, yetkilerimizi ziraat
mühendislerine veren “Bitki Koruma Ürünlerinin Reçeteli Satış Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin“
bazı maddelerinin iptali için Danıştay 10. Dairesine açmış olduğumuz dava lehimize sonuçlanmıştır. Böylece
orman mühendislerinin sadece orman alanlarında değil, yetiştikleri yerlere bakılmaksızın tüm orman
bitkilerine reçete yazma hakkı hukuki zemine oturtulmuştur.
Ormanlarımızın korunması ve mesleğimizin saygınlığının arttırılması amacıyla, ormancılığımız
ve mesleğimiz aleyhine yapılan uygulamaların iptalleri için hukuki zeminde mücadelemiz kesintisiz
sürmektedir.
2004 yılından beri Odamızın basın-yayın-tanıtım işlerini ve dergimizin Sorumlu Yazı İşleri Müdürlüğü
görevini fedakârca yürütmekte olan meslektaşımız Okan ÇANÇİN, bu sayıdan itibaren Sorumlu Yazı işleri
Müdürlüğü görevinden ayrılacaktır. Kendisine, göstermiş olduğu bu özverili çalışmalarından dolayı OMO
Yönetim Kurulu olarak şükranlarımızı sunarız.
Saygılarımızla…
Orman Mühendisleri Odası
Yönetim Kurulu
2014 TEMMUZ/AĞUSTOS/EYLÜL ORMAN MÜHENDİSLİĞİ
3
ODAMIZDAN
ROTASYON UYGULAMASINDAKİ
HUKUKSUZLUK VE
ADALETSİZLİKLERE KARŞI
ORMANCILIK MESLEK VE
EMEK ÖRGÜTLERİ BİR ARAYA GELDİ
Orman Genel Müdürlüğü
Personelinin Atama ve Yer
Değiştirme Esaslarına İlişkin
Yönetmeliğinin uygulamaya
konulmasıyla; binlerce OGM
çalışanı ve bunların aileleri
mağdur edilmiştir. Hukuksuz
ve adil olmayan atamalarla, çalışanlar resmen “sürgün”e gönderilmektedir. Bu uygulamalara dur demek için Ormancılık
alanında faaliyet gösteren sivil
toplum kuruluşları ve sendikalar bir araya gelerek, yaşanan
hukuksuzluklara karşı ortak bir
mücadele alanı oluşturmaya
karar vermiştir.
Ormancılık Meslek ve Emek
Örgütleri 22.07.2014 günü
Ankara’da Orman Mühendis-
4
ORMAN MÜHENDİSLİĞİ TEMMUZ/AĞUSTOS/EYLÜL 2014
leri Odası toplantı salonunda
düzenlenen toplantıya; Orman
Mühendisleri Odası Genel Başkanı Ali Küçükaydın, II. Başkan
İ. Hakkı Barı, Genel Sekreter
İ. Cengiz Metin olmak üzere,
platformu oluşturan Türkiye
Ormancılar Derneği II. Başkanı
Hüsrev Özkara ile Genel Sekreter Hüseyin Çetin, Türk Tarım Orman Sen Genel Başkanı
Ahmet Demirci, Genel Başkan
Yardımcıları Sebahattin Öztürk, Hüseyin Ateş ve Saadettin Yıldırım, Tarım Or-Kam-Sen
Ankara Şube Başkanı Ercan Cömert ile M. Hilmi Yenikurtuluş,
Dilşat Özger, Tarım Orman İş
Sendikasından Şükrü Durmuş
katılmışlardır.
Toplantıda ormancılık kamuoyunda yaşanan haksızlıklar karşısında susmamak ve
ortak hareket etme konusunda karar almışlardır.
Bu bağlamda, öncelikle rotasyon yönetmeliğinin uygulanmasındaki hukuksuzluklara
ve adaletsizliklere dair;
Mecliste bulunan tüm siyasi partilerin grup başkan vekilleri ile görüşülmesi,
- Çalışanları ve kamuoyunu
bilgilendirmeye yönelik ortak
bir bildiri kaleme alınması,
- Yapılan tayinlerin yönetmeliğe uygunluğunun araştırılması amacıyla bir komisyon
kurulması, devamında ise etkin
bir mücadele sürecinin yürütülmesi konusunda ortak irade
sergilenmesi kararlaştırılmıştır.
Bu çerçevede; Ormancılık
Meslek ve Emek Örgütleri Platformu olarak 19 Ağustos 2014
Salı günü saat 13.00 de Orman
ve Su işleri Bakanlığı önünde
toplanarak uygulamaların protesto edilmesi ve ortak basın
bildirisi yayınlanması kararı
alınmıştır.
ROTASYONLA İLGİLİ OLARAK,
ORMANCILIK MESLEK VE
EMEK ÖRGÜTLERİ PLATFORMU
SİYASİ PARTİ YÖNETİCİLERİNİ
ZİYARET ETTİ
Orman Genel Müdürlüğünde, rotasyon uygulaması adı
altında yapılan hukuka aykırı
atamaların kıyıma dönüşmesi
üzerine Orman Mühendisleri
Odası ve Ormancılık alanında
faaliyet gösteren Dernek ve
örgütlü sendikalar T.B.M.M.
Siyasi Parti Grup Başkan Vekilleriyle görüşmelerde bulunmuşlardır.
Orman Genel Müdürlüğü’nün rotasyon uygulaması
kılıfı ile yaptığı atamalarda,
hak, hukuk, ehliyet, liyakat ve
uzmanlığın göz ardı edilerek,
özellikle teknik personelin
maksatlı bir şekilde görev yerleri deştirilerek değişik illere
tayin edilmelerinin çekilmez
bir zulüm ve işkenceye dönüştüğü belirtilmiştir.
Bu haksız ve hukuksuz
uygulamaların durdurulmasını isteyen platform üyeleri,
mağdur edilen personelin
seslerinin yasama organı olan
TBMM’de duyurulması için
destek istenmiştir.
2014 TEMMUZ/AĞUSTOS/EYLÜL ORMAN MÜHENDİSLİĞİ
5
ODAMIZDAN
KIYIMA HAYIR...
Orman Mühendisleri Odası,
Türkiye Ormancılar Derneği, Türk
Tarım Orman Sendikası, Tarım
Orkam-Sen ve Tarım Orman İş
Sendikasınca oluşturulan “Or-
6
ORMAN MÜHENDİSLİĞİ TEMMUZ/AĞUSTOS/EYLÜL 2014
mancılık Meslek ve Emek Örgütleri Platformu” olarak, Orman Genel
Müdürlüğü tarafından, zorunlu
rotasyon uygulaması adı altında
hukuka aykırı olarak yapılan ata-
maları kamuoyuna aktarmak ve
yetkililere dur demek için Orman
ve Su İşleri Bakanlığı önünde,
19.08.2014 günü “Prof. Dr. Veysel
EROĞLU’na Meslek Örgütlerinden
Açık Mektup” adı altında basın
açıklaması yapılmıştır.
Basın açıklamamıza Ankara Milletvekilleri Sayın Gökhan
GÜNAYDIN ve Sayın İzzet ÇETİN,
Platform Üyesi Kuruluşlar, KESK
Ankara Şubeler Platformu, Türkiye Kamu Emeklileri Sendikası katılmıştır.
Dergimizde tam metnini yayınladığımız “Basın Açıklaması”
platform adına Oda Genel Başkanı
Sayın Ali KÜÇÜKAYDIN tarafından
yapılmıştır.
ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI
Prof. Dr. Veysel EROĞLU’na
MESLEK ÖRGÜTLERİNDEN AÇIK MEKTUP
Sayın Bakan,
Orman Genel Müdürlüğünde, Rotasyon uygulaması adı altında yapılan tayinler kıyıma dönüşmüştür. Maalesef Bakanlığınız, çalışanlarına
zulmeden bir kurum haline gelmiştir.
Orman Genel Müdürlüğü; Orman Mühendisleri
Odası ve Ormancı Sendikalarca yürütmenin durdurulması ve iptali istemli, Danıştay’da davası devam
eden, 13.10.2013 tarihli Resmi Gazete’ de yayımlanan
“Orman Genel Müdürlüğü Personelinin Atama ve Yer
Değiştirme Esaslarına İlişkin Yönetmelik” hükümlerine
dayanarak, zorunlu rotasyon uygulaması adı altında
hukuka aykırı atamalarla adeta kıyım yapılmakta,
binlerce çalışan ve aileleri sürgün edilerek mağdur
edilmektedir.
Atamaları yapan yöneticileriniz durumu izah
edememekte, sadece Bakan’ın talimatı diyebilmektedirler. Orman Genel Müdürlüğü; gerçekleştirdiği atamalarda ehliyet, liyakat, mesleki deneyim ve
hakkaniyet ilkelerini ihlal etmekte, hukuka aykırılığı
açıkça belli olan yönetmelik hükümlerine dahi uymamaktadır.
Şöyle ki;
1- Hukuksuzluk örneği olan yönetmelik hükümlerine göre, atama başvuruları Ocak ve Ağustos aylarında yapılması gerekirken; buna dahi uyulmamış,
başvuruların önce 23.05.2014, daha sonra 30.05.2014
ve en son 06.06.2014 tarihine kadar yapılması istenerek yönetmelik hükümleri ihlal edilmiştir.
2-Rotasyon belli gruplara uygulanmış, Oda ve
bazı sendika temsilcilerinin yapmış oldukları ter-
cihler dikkate alınmamış, tercih etmedikleri yerlere
sürgün edilmiş, tercih ettikleri yerlere ise daha düşük
puanlı yandaşlar atanmıştır.
3-Atamaların 4’üncü ve 3’üncü bölgelerden başlayarak yapılması gerekirken; malum sendikanın baskısıyla bu kural ihlal edilmiş, onurlu duruş sergileyen
kıdemli teknik personel 4’üncü bölgeye atanırken,
yeni işletme müdürü olan bazı yandaşlar himaye
edilerek 1’inci bölgeye atanmıştır.
4- Bazı meslektaşlarımız rotasyon kapsamında
olmadıkları halde, demokratik haklarını kullanırlarken onurlu duruş göstermeleri nedeniyle rotasyon
uygulaması adı altında keyfi atamalara tabi tutulmuşlardır. Orman idaresince; bu şekilde haksızlığa
uğrayan meslektaşlarımızın itirazlarına karşın “gidin
hakkınızı mahkemelerde arayın” biçiminde aymazca cevaplar verilmekte, meslektaşlarımız ve ailelerine zulüm yapılmaktadır.
5- Orman Genel Müdürlüğünün geçmiş yönetimleri, ormanların yangınlardan olumsuz etkilenmemesi için, orman yangını mevsiminde tüm atamaları
yazılı emir ile durdururlar iken; günümüzün yöneticileri, yangınlar açısından en kritik günlere girdiğimiz
bu dönemde, meslektaşlarımızın yangın tecrübesi
olup olmadığına bakılmaksızın atamalar yapmakta,
ormanların geleceğini tehlikeye sokmakta ve adeta
2014 TEMMUZ/AĞUSTOS/EYLÜL ORMAN MÜHENDİSLİĞİ
7
yangının üzerine körükle gitmektedirler. Böylece Orman idaresinin yöneticileri, kıyım derecesine varan
bu atamaları ile orman yangınları açısından çok büyük risk üstlenmekte ve yangınların çıkış nedenlerini
kamuoyuna açıklayamayacak biçimde vebal altında
kalmaktadırlar.
6-Orman Genel Müdürlüğü; Meslek örgütlerimizin Danıştay’da açtığı iptal davaları sonucunda yürürlükleri durdurulan atama yönetmeliklerinden kaçınmak için, yönetmelikle yapılması gereken ilk defa
işletme müdürü yardımcılığı, işletme müdürlüğü,
bölge müdür yardımcılığı ve bölge müdürlüğüne
yapılacak atamaları, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanuna aykırı olarak yürürlüğe koyduğu 3.1.2014 tarih
ve 7 no’lu Bakanlık oluru ile yapmaya başlamıştır.
Meslek örgütlerimiz; hukuka aykırılığı açık olan
bu olurun da iptali için Danıştay 2 inci Dairesinde
dava açmış ve davada verilen 17.6.2014 tarih ve
E:2014/1289 sayılı kararda, “Kamu görevlilerinin
atanma ve görevde yükselmelerine ilişkin koşulların kariyer ve liyakat ilkeleri ile yürütülen kamu
hizmetinin niteliği, görevin önem ve özelliğinin
birlikte değerlendirilerek üst hukuk kurallarına
uygun olarak objektif koşullara bağlanması ve genel düzenleyici işlem olan yönetmeliklerle düzenlenmesi gerekmekte olup, yönetmelik ile düzenlenesi gereken personele ilişkin esasların YÖNERGE
VE OLURLA DÜZENLENMESİNE OLANAK BULUNMAMAKTADIR.” denilerek 3.1.2014 tarihli ve 7 nolu
Bakanlık olurunun yürütmesi durdurulmuştur.
Hukuken yok hükmünde olan bu Bakanlık oluru
ve bu olurun içinde yer alan diğer Bakanlık oluruna
dayanarak; ilk defa işletme müdürü yardımcılığı, işletme müdürlüğü, bölge müdür yardımcılığı ve bölge müdürlüğüne yapılan yandaş atamaları derhal
iptal edilmeli, hukuksuz düzenlemeyi çıkaranlar ile
bu olura dayanarak atama yapan ilgililer hakkında
soruşturma başlatılmalı, bu atamalar nedeniyle uğratılan Devlet zararları sorumlulardan tazmin edilmelidir.
8
ORMAN MÜHENDİSLİĞİ TEMMUZ/AĞUSTOS/EYLÜL 2014
Sayın Bakan,
Göreve geldiğinizden buyana uyguladığınız politikalar, ormancıların aleyhine tabloyu çok ağırlaştırmış ve ormancılık kamuoyunda ormancıları sevmeyen ve üvey evlat muamelesi yapan bakan olarak
algılanmanıza sebep olmuştur. Ormancılar yersiz
yurtsuz bırakılmış, ormanların aleyhine Anayasaya
aykırı birçok mevzuat çıkarılmış, çalışanlarınız bir
türlü huzur bulamamış, meslek örgütleri hedef alınmıştır.
Sayın Bakan, şimdi sormak istiyoruz;
- Bakanlığınıza bağlı diğer bağlı kuruluş genel
müdürlüklerinde, Orman Genel Müdürlüğüne benzer rotasyon uygulaması var mıdır?
- OGM de liyakatsiz ve yeterli bilgiye sahip bulunmayan personel yöneticilerince hazırlanan mevzuat
yüzünden yıpranmanız ve ormancılık meslek kamuoyunda irtifa kaybetmeniz sizi rahatsız etmiyor mu?
- Bu haksız ve hukuksuz personel atamaları ile
kurallara uyulmadan düzenlenen hukuk dışı atama
ve yer değiştirme mevzuatını gerçek uzmanların görüşlerini alarak yeniden değerlendirmeyi düşünmez
misiniz?
Sayın Bakan
Ormancılık Meslek Örgütleri Platform olarak, hukuka aykırı şekilde kıyıma uğrayan ormancılık çalışanı meslektaşlarımızın yanında olduğumuzu ve hukuki zeminde haklarını sonuna kadar savunacağımızı,
yapılan bu zulmü, çalışanlarına reva görenlerle mücadele edeceğimizi bir kez daha ifade ediyoruz.
19.08.2014
TMMOB ORMAN MÜHENDİSLERİ ODASI (OMO)
TÜRKİYE ORMANCILAR DERNEĞİ (TOD)
TÜRK TARIM ORMAN-SEN
TARIM ORKAM-SEN
TARIM ORMAN İŞ SENDİKASI
2014 TEMMUZ/AĞUSTOS/EYLÜL ORMAN MÜHENDİSLİĞİ
9
ODAMIZDAN
MESLEKTAŞLARIMIZA YÖNELİK YÜRÜTÜLEN HAKSIZ, HUKUKSUZ UYGULAMALARA KARŞI
HUKUK MÜCADELEMİZE DEVAM EDİYORUZ
Od
Odamızın
Danıştay’da Açtığı İptal Davasında Yd. Kabul
Kararı Verildi. Buna Göre İlk Defa İşletme Müdür YarKa
dımcılığı Ve İşletme Müdürlüğüne Yapılacak Atamaları
dım
Düzenleyen 3/1/2014 Tarihli Ve 7 Nolu Bakanlık OluruDü
nun Yürütmesi Durduruldu.
nu
Orman Genel Müdürlüğünde, ilk kez orman işletme müdür yardımcılığı ile orman işletme müdürlüğü kadrolarına yapılacak atamalar; Odamızın
Danıştay’da açtığı davalar sonucunda, hukuka aykırılıkları nedeniyle yürürlükDa
leri sürekli olarak durdurulan OGM Personel Atama ve Yer Değiştirme Yönetler
meliklerinden kaçınarak yapmak için, 657 sayılı Yasaya göre yeni yönetmelik
m
çıkarmak yerine, bu Yasaya aykırı olarak düzenlenen ve Resmi Gazetede yaçık
yımlanmadığı için de aleniyeti olmayan, gizli 3/1/2014 tarihli ve 7 sayılı Bayı
kanlık Oluru ile yapılmakta ve yandaşlar sessiz bir şekilde iyi yerlerdeki anılan
ka
makamlara yerleştirilmekteydi.
m
Hukuka aykırı bu belgeyi öğrendikten sonra, meslektaşlarımızın haklarınnı korumak için, yürürlüğün durdurulması ve iptali için Odamızca Danıştay’da
ddava açılacağı haberi ile bahsedilen Bakanlık Oluru Odamızın internet sayfası
hhaberler bölümünde 11/3/2014 günü sayfanın meslektaşlarımız ile paylaşmıştır.
m
Odamız, hukuka aykırılığı açık olan bu olurun iptali için Danıştay 2 inci
Dairesinde dava açmış ve davada verilen 17/6/2014 tarih ve E:2014/1289
sayılı kararda, “Kamu görevlilerinin atanma ve görevde yükselmelerine ilişkin koşulların kariyer ve liyakat ilkeleri ile yürütülen kamu
hizmetinin niteliği, görevin önem ve özelliğinin birlikte değerlendirrilerek üst hukuk kurallarına uygun olarak objektif koşullara bağlanması ve genel düzenleyici işlem olan yönetmeliklerle düzenlenmesi
gerekmekte olup, yönetmelik ile düzenlenesi gereken personele
ilişkin esasların YÖNERGE VE OLURLA DÜZENLENMESİNE OLANAK BULLUNMAMAKTADIR.” belirtilerek 3/1/2014 tarihli ve 7 nolu Bakanlık olurunun
yyürütmesi durdurulmuştur.
Bu Danıştay kararına dava konusu olan ve Odamızın 11/3/2014 tarihli
internet haberinin ekindeki 7 nolu Bakanlık olurunun içinde; ilk defa orman
in
bbölge müdür yardımcılığı ile orman bölge müdürlüğüne yapılacak atamalara
ddair Bakanlık oluruna da atıfta bulunularak uygulamanın aynen devam etmesi
belirtilmiştir. Bu nedenle, bu YD kabul kararı ile bu olurun da yürütmesi durdube
rulmuş olmaktadır.
ru
Odamızın talebi doğrultusunda verilen bu YD kabul kararından açıkça
anlaşılacağı üzere; 7 nolu Bakanlık oluruna dayanarak, ilk kez işletme müdür
an
yardımcısı, işletme müdürü, bölge müdür yardımcısı görevlerine atanan ve hakya
kının ihlal edildiğini düşünen meslektaşlarımız için atama olurlarının iptaline
kın
yönelik olarak idare mahkemelerinde dava açabilmelerine hukuki yönden imyön
kan sağlanmış olmaktadır. Zira yönetmeliğe dayalı olarak yapılmayan bir atama
huk
hukuken yok hükmündedir.
Odamız; bu güne kadar olduğu gibi, bundan sonra da mesleğimiz ve meslekt
lektaşlarımızın hak ve hukuklarını korumaya aralıksız devam edecektir. Kararın
mes
mesleğimize ve meslektaşlarımıza hayırlı olması dileklerimizle kamuoyuna saygı
ile duyurulur.
d
10 ORMAN MÜHENDİSLİĞİ TEMMUZ/AĞUSTOS/EYLÜL 2014
ODAMIZDAN BİR HUKUK ZAFERİ DAHA…
DANIŞTAY SON NOKTAYI KOYDU
“Orman Mühendisleri; Sadece Orman Alanlarında
De
Değil, Yetiştikleri Yerlere Bakılmaksızın Tüm Orman Bitkil
kilerine Reçete Yazmaya Yetkilidir.”
Odamız; orman bitkilerine arız olan zararlılarla yapılacak mücadelede,
ger
gerekli olan bitki koruma ürünlerinin reçeteye yazılmasındaki yetkinin, orman
mü
mühendislerine ait olduğu tezini sürekli olarak savunmuştur. Bu amaçla Gıda
Tar
Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nca yürürlüğe konulan ve bu yetkilerimizi ziraat
m
mühendislerine veren “Bitki Koruma Ürünlerinin Reçeteli Satış Usul
ve Esasları Hakkında Yönetmeliği”nin ilgili maddelerinin yürütmesinin
durdurulması ve iptali için Danıştay’da davalar açmıştır. Bu davalara ait
du
süreçler, yapılan hukuk mücadeleleri, Odamızın internet sayfasında 26.7.2013
sü
vve 25.9.2013 tarihlerinde yayımlanan haberlerde meslektaşlarımızla
ppaylaşılmıştır. Bu haberler halen Odamızın internet sayfasında mevcuttur.
Bu haberlerde; Gıda-Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın Odamıza görüş
iiçin gönderdiği taslakta belirttiğimiz hususları dikkate alacak biçimde
hhazırlayacağı “Bitki Koruma Ürünlerinin Reçeteli Satış Usul Ve Esasları
Hakkında Yönetmelik Taslağı” nı Resmi Gazete’de yayımlamak yerine, kelime
oyunları yaparak kolaycılığa kaçıp, Danıştay kararı ile de tescil edilen,
‘5531 Sayılı Orman Mühendisliği, Orman Endüstri Mühendisliği ve Ağaç İşleri
Endüstri Mühendisliği Hakkında Kanun’daki mesleki haklarımızı tam olarak
karşılamayan, “orman bitkisi” ibaresi yerine “orman alanları” ibaresinin
kullanıldığı, 24/9/2013 tarihli ve 28775 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan
““Bitki Koruma Ürünlerinin Reçeteli Satış Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelik
Değişikliği”nin iptali için dava açacağımız belirtilmiştir. Anılan iptal davası,
Danıştay 10. Dairesinde E:2013/7659 sayılı Dosya açılmıştır.
Bu davada; Danıştay 10. Dairesinin verdiği 29.4.2014 tarih ve E:2013/7659
ssayılı karar ile mesleki haklarımızı daraltan dava konusu Yönetmeliğin 1.
M
Maddesinde yer alan “c) Sadece ormanlık alanlardaki zararlı organizmalara
kkarşı kullanılan bitki koruma ürünlerini reçeteye yazmak üzere,”düzenlemesinin
yyürütmesi durdurulmuştur. Böylece haklılığımız tescillenmiştir.
Danıştay 10. Dairesinin 29.4.2014 tarih ve E:2013/7659 sayılı YD kabul
ka
kararında dikkat çekici şu ifadelere yer verilmiştir. Söyle ki;
“… Bununla birlikte, Orman Mühendislerinin, bitkilere musallat zararlı
or
organizmalarla mücadele (bu arada reçete yazma) hizmetlerinde, mesleki
ye
yetkilerinin sınırlarını çizen “orman zararlıları” kavramı, “ormanlık alanlardaki”
“o
“orman bitkilerini” etkileyen zararlıların yanında, “ormanlık alanların dışındaki
ala
alanlarda” bulunan “orman bitkilerini” etkileyen zararlıları da ifade etmektedir.
Baş
Başka anlatımla, orman mühendislerinin, ormanlı alanlarda veya ormanlık
ala
alanlar dışındaki alanlarda bulunan tüm orman bitkilerini, etkileyen zararlılarla
mü
mücadele (bu arada reçete yazma) hizmetlerde münhasır yetkili olduklarının
kab
kabulü gerekmektedir.”
Nitekim Danıştay 10. Dairesinin 20.1.2014 tarihli, E:2013/7659 ara
kara
kararı ile davalı idareye yöneltilen, dava konusu düzenleme yapılırken “orman
2014 TEMMUZ/AĞUSTOS/EYLÜL ORMAN MÜHENDİSLİĞİ 11
ODAMIZDAN
bitkileri” kavramı yerine “ormanlık alanlar” kavramının kullanılmasının
nedenlerinin ne olduğuna ilişkin sorunun, davalı idarece verilen
19.3.2014 tarihli (savunma ve) ara kararına cevap dilekçesinde yanıtsız
bırakıldığı görülmektedir.
Bu durumda, ormanlık alanlarda veya ormanlık alanların dışındaki
alanlarda bulunan tüm “orman bitkilerini” etkileyen zararlılarla mücadele
ve reçete yazma hizmetlerinde münhasıran yetkili olduğu anlaşılan orman
mühendislerinin, bitkilere musallat zararlı organizmalarla mücadele ve
reçete yazma hizmetlerinde, mesleki yetkilerinin “orman bitkileri” kavramı
yerine, “ormanlık alanlar” kavramı ile sınırlandırılmasına ilişkin dava
konusu düzenlemede hukuka uyarlılık görülmemektedir.
Öte yandan, davanın konusunu oluşturmamakla birlikte, olması
gereken hukuk bakımından, 21.4.2011, 27912 sayılı Resmi Gazete ’de
yayımlanan ‘Bitki Koruma Ürünlerinin Reçeteli Satış Usul Ve Esasları
Hakkında Yönetmelik’te, ziraat mühendislerinin ilaç önerisinde bulunma
(reçete yazma) faaliyetin ilişkin yetkilerinin, sadece tarım ürünlerin etkileyen
her türlü hastalık ve zararlılarla sınırlı olduğu yönünde bir kurala; zararlı
organizmalarla yapılacak mücadelenin hem orman hem tarım sahalarını
ilgilendirmesi halinde, ziraat mühendisleri ile orman mühendislerinin reçete
yazma (ilaç önerisinde bulunma) faaliyetine ilişkin mesleki yetkilerinin
sınırlarını belirleyen bir düzenlemeye yer verilmesi gerekirken, bunların
yapılmamış olduğunu da belirtmek gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27.
maddesinde ön görülen koşulların bu aşamada gerçekleştiği anlaşıldığından,
yürütmenin durdurulması isteminin kabulü ile 24.9.2013 tarihli, 28775
sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Bitki Koruma Ürünlerinin Reçeteli
Satış Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelik Değişikliğin 1. maddesinin
yürütmesinin durdurulmasına… 29.4.2014 tarihinde oybirliğiyle karar
verildi.” Denilmek suretiyle, mesleki haklarımızın ihlaline dur denildiği
gibi, diğer taraftan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na da, bu konuda
yapması gereken yeni yönetmelik düzenlemesi hakkında yol gösterici
hukuki uyarıda bulunulmuştur.
Danıştay 10. Dairesinin 29.4.2014 tarihli E:2013/7659 sayılı YD kabul
karar metni ektedir.
Mesleki haklarımızın ihlaline neden olacak düzenlemelerin
kaldırılması ve haklarımızın verilmesi için, bugüne kadar olduğu gibi,
bundan sonra da her zeminde hukuk mücadelemizi sürdürmeye devam
edeceğiz.
Meslek kamuoyuna duyurulur.
Saygılarımızla.
ODA YÖNETİM KURULU
12 ORMAN MÜHENDİSLİĞİ TEMMUZ/AĞUSTOS/EYLÜL 2014
KAMU KURUMLARININ, 5531 SAYILI KANUNA
YÖNELİK ORMAN MÜHENDİSLİĞİ HİZMET
ALIMLARINDAKİ YANLIŞ UYGULAMALARI VE
YAPILMASI GEREKENLER
Eşref GİRGİN
Orman Yük. Müh.&İşletmeci
Orman Müh. Odası AR-GE Merkezi Başkanı
Orman Mühendisleri, Orman Endüstri
Mühendisleri ve Ağaç İşleri Endüstri Mühendislerinin mesleki faaliyet konuları ile bu
konulara ilişkin mesleki hak, yetki ve sorumlulukları; 29.6.2006 tarihli ve 5531 sayılı Orman Mühendisliği, Orman Endüstri Mühendisliği ve Ağaç İşleri Endüstri Mühendisliği
Hakkında Kanunda sayılarak belirlenmiş ve
yasal güvenceye alınmıştır.
Kanunun 4 üncü maddesinde, her üç
mühendislik disiplininin mesleki faaliyet
konuları ayrı ayrı belirlenmiştir. Bu hak ve
yetkilerin kullanılması, Kanunun 4 üncü
maddesindeki mesleki faaliyet konuları ile
sınırlı olmak üzere Kanunun 5 inci maddesinde hüküm altına alınmıştır.
Bu Kanunun uygulanmasına dair ikincil
mevzuatın hazırlanması, yürürlüğe konulması ve uygulamanın koordinasyonu Yasayla
Orman Mühendisleri Odasına verilmiştir.
Orman Mühendisleri Odası; Çevre ve
Orman Bakanlığı’nın (Orman ve Su İşleri
Bakanlığı) görüşlerini alarak, üç adet uygulama yönetmeliğini Resmi Gazete’de yayınlamış, bu Yönetmeliklere ilişkin beş adet alt
düzenlemeyi Oda Yönetim Kurulu kararıyla
yürürlüğe koymuş ve birçok uygulamaya
yönelik genelgeyi de ilgili kurum ve kuruluşlara göndermek suretiyle bilgi aktarımı
yapmıştır.
Tüm bu çabalara karşın, 5531 sayılı Kanuna yönelik Orman Mühendisliği hizmet
alımlarında; az bir istisnanın dışında, başta
orman idaresi olmak üzere, kamu kurum ve
kuruluşlarında, 5531 sayılı Kanun ve ikincil
mevzuat hükümlerini dikkate alan ve 4734
sayılı Kanuna tam uygun ihale yapılmamaktadır. Bunun en önemli sebebinin yeterli
bilgiye sahip olunmadığı ve çok az bir kısmının da subjektif nedenlerden kaynaklandığı
görülmektedir.
1. Orman Mühendisliği Hizmet
alımlarının yasal dayanakları
Orman Mühendisliği mesleki hizmetlerinin, 4734 sayılı Kanuna göre, meslek mensupluğu özel mevzuatına uygun olarak satın
alınmasının yasal dayanakları; 29.06.2006
tarihli ve 5531 sayılı Kanun (8/7/2006 tarih
ve 26222 sayılı Resmi Gazete); “Orman Mühendisliği, Orman Endüstri Mühendisliği
ve Ağaç İşleri Endüstri Mühendisliği Serbest Yeminli Meslek Mensupları Tüzüğü”
(24/7/2009 tarih ve 27298 sayılı Resmi Gazete); “Orman, Orman Endüstri ve Ağaç İşleri
Endüstri Mühendisleri İle Serbest Meslek
Bürolarının Çalışma Alanlarına Dair Yönetmelik” (10/10/2009 tarih ve 27372 sayılı
Resmi Gazete); “Ormancılık ve Orman Ürünleri Bürolarının Kuruluş ve Çalışma Esasları
Yönetmeliği” (08/04/2009 tarih ve 27194
sayılı Resmi Gazete); “5531 Sayılı Kanunun
4 Maddesindeki Mesleki Faaliyet Konuları
İle 5 İnci Maddedeki Mesleki Haklara Yönelik
Hizmetleri Satın Alma Ve Meslek Mensubu
İstihdamına İlişkin Usul Ve Esasların Belirlenmesine Dair 3/A Nolu Alt Düzenleme”
(OMO Yön.Kur. 30/5/2013 tarih ve 114/4 sayılı kararı) olarak özetlenebilir.
Bu mevzuat hükümleri mesleki hizmet
satın alınması bağlamında irdelendiğinde;
orman mühendisliği mesleki faaliyet konularının, 5531 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi
1 inci fıkrası (a) bendinde 19 alt bent halinde
belirlendiği, Kanunun 5 inci maddesinde bu
mesleki faaliyet konularına ilişkin hak, yetki
ve sorumlulukların düzenlendiği, Kanunun 7
inci maddesinde bu hak ve yetkilerin ancak
meslek mensuplarının kurdukları serbest
ormancılık büroları ile ortaklarının tamamı
meslek mensubu olan ormancılık şirketleri
kanalıyla kullanılabileceği görülmektedir.
Bu Kanunun uygulanmasına yönelik
olarak hazırlanan tüzük, yönetmelikler ve
alt düzenlemede, mesleki faaliyet konuları
ile hak ve yetkilerin açılımları, hizmet satın
alınması esasları düzenlemiştir. Buna göre;
Kanunun Serbest ormancılık ve orman ürünleri büroları başlıklı 7 inci maddesindeki “Odaya kayıtlı ve ruhsatlı meslek mensupları, 4 üncü maddede sayılan
ve sınırları yönetmelikle belirlenen faaliyet konularında; … serbest ormancılık
büroları ile serbest orman ürünleri büroları
kurabilirler. … ormancılık ve orman ürünleri büroları, ortaklık bürosu ya da şirket
şeklinde birleşebilirler. … Ormancılık ve
orman ürünleri bürolarının kuruluş ve çalışma esasları Oda tarafından hazırlanacak
yönetmelikle belirlenir.”hükmüne göre, bu
konularda çalışma yapmak üzere, tamamı
orman mühendislerinden oluşan şirket ve
bürolar kurularak faaliyete geçmiştir.
Tüzüğün 11 inci maddesi 3 üncü fıkrasında, ”(3) Bürolar ve şirketler dışında,
2014 TEMMUZ/AĞUSTOS/EYLÜL ORMAN MÜHENDİSLİĞİ 13
ODAMIZDAN
Kanundan ve bu Tüzükten kaynaklanan
hak ve yetkiler kullanılamaz.” 5531 sayılı
Kanundan kaaynaklanan hak ve yetkilerin
kullanılamayacağı belirtilmiştir.
Kamu tüzel kişilerinin, yurtiçi serbest
piyasadan satın almaya ihtiyaç duydukları mal, yapım, danışmanlık ve hizmet alımlarına ilişkin mesleki konuları;
Bakanlığın uygun görüşleri ile çıkarılan “Orman, Orman Endüstri ve Ağaç İşleri Endüstri
Mühendisleri İle Serbest Meslek Bürolarının
Çalışma Alanlarına Dair Yönetmeliğin” 10
uncu maddesindeki “(1) ormancılık ve orman ürünleri büroları ile bu konularda
çalışan şirketlerden satın alabilirler.” ve
11 inci maddesindeki “(1) Serbest meslek
mensupları, Kanun ve bu Yönetmelikte
belirtilen konulara ilişkin hak, yetki ve
çalışmalarını SERBEST ORMANCILIK ve
serbest orman ürünleri BÜROLARI İLE
ŞİRKETLER DIŞINDA KULLANAMAZLAR.”
hükümlere göre serbest ormancılık büroları
şirketlerinden satın almak zorundadırlar.
Yine aynı Yönetmeliğin, 84 üncü maddesinde ki “(1) Ormancılık, orman endüstrisi ve ağaç işleri endüstrisine ilişkin plan ve
projeler hazırlanır ve bu projeler uygulanır.”, Raporlar hazırlamak başlıklı 98
inci maddesinde ki “(1) Ormancılık, orman
endüstrisi ve ağaç işleri endüstrisine ilişkin
olarak gerçek ve tüzel kişilerin ihtiyaç duydukları her türlü, teknik, idari ve benzeri
raporlar hazırlanır.” hükümlerine göre,
mesleki faaliyet konularına ilişkin amenajman planı, yol ağı planı, uzun devreli
gelişim planı, yaban hayatı gelişim planı,
ağaçlandırma projesi, izin-irtifak raporları,
maliyet analiz raporları vb. plan, proje ve
raporların, orman mühendis unvanlı meslek
mensuplarının kurdukları büro ve şirketlerce
yapılabileceğine amirdir.
Ormancılık ve Orman Ürünleri Bürolarının Kuruluş ve Çalışma Esasları
Yönetmeliği’nin 12 inci maddesinde ki “(1)
Meslek mensupları, mesleki faaliyetlerini serbest icra etmeleri halinde, ormancılık ve orman ürünleri büroları açmak
zorundadırlar…” ve 33 üncü maddesinde
14 ORMAN MÜHENDİSLİĞİ TEMMUZ/AĞUSTOS/EYLÜL 2014
ki (1) Mesleğin konusuna giren işleri, serbest meslek faaliyeti olarak yalnız mesleki faaliyette bulunan meslek mensupları yapabilir.” hükümlerine göre, Orman
Mühendisliği hizmetleri ruhsatlı meslek
mensupları tarafından serbest ormancılık
büro ve şirketlerinde yapılabilecektir.
Orman Mühendisleri Odasınca, bu Yönetmeliklere dayanarak yürürlüğe konulan
ve yukarıda anılan 3/A nolu Alt Düzenlemede; danışmanlık hizmeti niteliğindeki, 5531
sayılı Kanunun 4/1-(a) maddesinde sayılan
mesleki faaliyet konuları ile bu konulara
ilişkin, Kanunun 5 inci maddesindeki hak
ve yetkilerin, bu konulardaki danışmanlık
hizmet sunucuları Orman Mühendislerince
kullanılacağı belirtilmiştir.
Bu mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiklerinde; Orman Mühendisliği
mesleki faaliyet konularına ilişkin mühendislik hizmet alımlarının, ruhsatlı meslek
mensuplarının kurdukları serbest ormancılık
büroları ile şirketlerinden satın alınabileceği, başka şekilde yapılacak alımların yasal
olmayacağı anlaşılmaktadır.
2. Orman Mühendisliği hizmet
alımlarının 4734 sayılı Kanununa göre
irdelenmesi
Kamu kurumları mal, hizmet ve yapım
işlerine dair satın alma işlemlerini, 4734
sayılı Kamu İhale Kanunu ve ikincil mevzuatına uygun olarak yapmak zorundadır.
5531 sayılı Kanunda belirtilen ve Orman
Mühendisliği mesleği açısından yasal güvenceye alınan mesleki hizmetlerin, 4734
sayılı Kanuna göre yapılacak satın almalarda
dikkate alınması zorunlu olduğundan, ihale
mevzuatındaki bazı düzenlemeleri hatırlatmak gerekmektedir. Buna göre;
Tüm mühendislik hizmetleri danışmanlık hizmeti olup, bu hizmetler ancak ilgili danışmanlık hizmet sunucularından alınması
gerekmektedir. (4734 SK. Md:48)
5531 sayılı Kanunun 4 üncü ve 5 inci
maddelerinde mesleki faaliyet konularına
ilişkin mühendislik hizmetleri danışmanlık
hizmetidir. (Kamu İhale Genel Tebliği Md:64)
Orman Mühendisliği mesleki hizmetleri, 4734 sayılı Kanunda belirtilen ihale usullerinden biri kullanılarak serbest ormancılık
büro ve şirketlerinden satın alınabilir. (OMO
Çalışma Alanları Yön.)
İhale dokümanları arasında yer alan
oda kayıt belgesi, yaklaşık maliyet tutanağı,
idari şartname, teknik şartname, sözleşme
taslağı ve ihale ilanı hazırlanırken ilgili özel
mevzuat hükümleri mutlaka dikkate alınmalıdır.
Şöyle ki;
a) Oda kayıt belgesi; 4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesine göre, isteklinin
mesleki ve teknik yeterliğinin belirlenmesi
için, mevzuatı gereği ilgili odaya kayıtlı olarak faaliyette bulunduğunu ve teklif vermeye yasal olarak yetkili olduğunu kanıtlayan
belgedir. (4734 Sk. Md:10, İdari Tip Şartname
Md:7)
5531 sayılı Kanuna dair Orman Mühendisliği danışmanlık hizmet alımlarında;
Odaya kayıtlı ve tescilli, yıllık vizeleri yapılmış, serbest ormancılık büroları ile şirketleri
teklif verebilirler. Onun için Oda kayıt belgesi
Orman Mühendisleri Odasından alınacaktır.
b) İhale şartnameleri; 4734 sayılı
Kanunun 12 inci ve Hizmet Alımları İhaleleri
Uygulama Yönetmeliği’nin 41 üncü maddelerine göre, her ihaleli iş için, idarelerce
idari şartname düzenlenmesi zorunlu olup,
gerekli olması halinde teknik şartname de
düzenlenecektir.
Tip idari şartnamede boş bırakılan veya
dipnota alınan hususlar, işin özelliğine göre
4734 sayılı Kanun, 4735 sayılı Kanun ve diğer
özel mevzuat hükümlerine aykırı olmayacak
şekilde düzenlenecektir.
İdare; tip idari şartnamede düzenlenmeyen, ancak işin özelliğine göre düzenlenmesine gerek duyulan hususları, 4734
ve 4735 sayılı Kanunlar ile diğer mevzuat
hükümlerine aykırı olmamak koşuluyla,
maddeler halinde hazırlayarak “Diğer
Hususlar” bölümüne yazabilir. (Hiz.Al.İh.
Uy.Yön.Md:14)
Bu mevzuat bağlamında, 5531
Sayılı Kanuna dair satın alınacak ame-
najman planı, yol ağı planı, silvikültür
planı, uzun devreli gelişim planı, entegre havza planı, yaban hayatı gelişim planı, gelişim planı, ağaçlandırma
projesi, mesire yerleri projesi, çeşitli
teknik raporlar, mesaha işleri, silvikültürel çalışmalar ve benzer danışmanlık
hizmeti nitelikli Orman Mühendisliği
hizmetlerinin, Danışmanlık Hizmet Alımı İhale Uygulama Yönetmeliği ve Hizmet
Alımı İhale Uygulama Yönetmeliğine göre
yapılacak Danışmanlık Hizmet alımlarına
dair idari tip şartnamelerin boş maddelerine
aşağıdaki ifadeler yazılmalıdır.
Buna göre idari tip şartnamenin;
“Madde 7- İhaleye katılabilmek için
gereken belgeler ve yeterlik kriterleri”
maddesinin altındaki “7.1. İsteklilerin ihaleye katılabilmeleri için aşağıda sayılan
belgeleri teklifleri kapsamında sunmaları gerekir” alt başlıklı 7.1.(h) bendine,
9 nolu dip nottaki açıklamalar ışığında aşağıdaki ifadeler yazılmalıdır.
“İhale konusu iş, 29/6/2006 tarihli ve
5531 sayılı “Orman Mühendisliği, Orman
Endüstri Mühendisliği ve Ağaç işleri Endüstri
Mühendisliği Hakkında Kanun”un 4 üncü
maddesi 1 inci fıkrası (a) bendi kapsamına
giren orman mühendisleri ile orman yüksek
mühendislerinin uygulamalı mesleki faaliyet
konularından ve 5 inci maddesindeki hak ve
yetkilerden olması, 4734 sayılı Kamu İhale
Kanunu’nun 48 inci maddesi ve Kamu İhale
Genel Tebliği’nin 64 üncü maddesi uyarınca
danışmanlık hizmeti niteliğindeki mühendislik konularının, 5531 sayılı Kanuna göre Orman Mühendisleri Odasınca yetkilendirilen,
danışmanlık hizmet sunucuları orman mühendisi ve orman yüksek mühendisi unvanlı
meslek mensuplarının 5531 sayılı Kanunun 7
inci ve 8 inci maddelerine dayanarak düzenlenen 8/4/2009 tarihli ve 27194 sayılı Resmi
Gazete’de yayımlanan, “Ormancılık ve Orman
Ürünleri Bürolarının Kuruluş ve Çalışma Esasları Yönetmeliği” nin 12 inci ve 13 üncü maddelerine göre kurdukları, Orman Mühendisleri
Odasından tescilli, Serbest Ormancılık Büroları, Serbest Yeminli Ormancılık Büroları, Ortak-
lık Büroları, Serbest Ormancılık Şirketleri ve
Serbest Yeminli Ormancılık Şirketlerinin teklif
vermeye yasal olarak yetkili olduğunu
kanıtlayan belgeler olarak;
- Gerçek kişi olması halinde; ilk ilan
tarihinin ya da ihale veya son başvuru tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, mevzuatı
gereği kayıtlı olduğu ilgili meslek odası hükmünden “Orman Mühendisleri Odasının”,
odaya kayıtlı olduğunu gösterir belgeden de,
orman mühendisi veya orman yüksek mühendisi unvanlı meslek mensubunun Odaya
kayıtlı, ruhsatlı ve çalışanlar listesine kayıt
bilgilerini içeren ve ihale konusu iş için düzenlenmiş “Oda kayıt belgesi”,
- Tüzel kişi olması halinde; tüzel kişinin “Ormancılık ve Orman Ürünleri Bürolarının Kuruluş ve Çalışma Esasları Yönetmeliği”
nin 12 inci ve 13 üncü maddelerine göre
kurulmuş, Orman Mühendisleri Odasından
tescilli “Serbest Ormancılık Şirketi” veya
“Serbest Yeminli Ormancılık Şirketi” veya
“Serbest/Serbest Yeminli Ormancılık ve
Orman Ürünleri Şirketi” olmak koşuluyla,
mevzuatı gereği kayıtlı olduğu ticaret ve/veya
sanayi odasından, ilk ilan tarihinin ya da ihale
veya son başvuru tarihinin içinde bulunduğu
yılda alınmış “tüzel kişiliğin odaya kayıtlı
olduğunu gösterir belge”,
Yine aynı maddenin, “7.5. Mesleki ve
teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu
belgelerin taşıması gereken kriterler”
alt başlıklı, 7.5.1 ve 7.5.2 nolu bentlerine de
aşağıdaki ifadeler yazılmalıdır.
“7.5.1- İsteklinin gerçek kişi olması
halinde; 5531 sayılı Kanun uyarınca, orman
mühendisi veya orman yüksek mühendisi
unvanlı meslek mensuplarının mesleki haklarını kullanılma şartı olan ve mesleki uzmanlık
konularının belirtildiği, yıllık vizesi yapılmış “Serbest Meslek Mensubu Ruhsat
Belgesi” veya yıllık vizesi yapılmış “Serbest
Yeminli Meslek Mensubu Ruhsat Belgesi”, “Serbest Ormancılık Bürosu Tescil
Belgesi” veya “Serbest Yeminli Ormancılık Bürosu Tescil Belgesi” veya “Ortaklık
Büroları Tescil Belgesi”
“7.5.2- İsteklinin tüzel kişi olması
halinde; Orman Mühendisleri Odasından
alınmış “Serbest Ormancılık Şirketi Tescil
Belgesi” veya “Serbest Yeminli Ormancılık Şirketi Tescil Belgesi” veya “Serbest/
Serbest Yeminli Ormancılık ve Orman
Ürünleri Şirketi Tescil Belgesi” ile bu şirketlerin orman mühendisi veya orman yüksek
mühendisi unvanlı meslek mensubu ortaklarının Oda üyesi kaydı, ruhsatlı ve çalışanlar
listesine kayıt bilgilerini içeren ve “İhale
konusu iş için düzenlenmiş Oda kayıt
belgesi”,
c) Teknik şartname; 5531 sayılı Kanuna göre yapılacak mesleki hizmetler teknik
karakterli işler oldukları için, teknik şartname düzenlenmesi gerekmektedir.
ç) İş tanımı; şartnamelerde iş tanımına dair maddeler, ilgili mevzuatında yer alan
hizmetleri yoruma bırakmayacak şekilde tanımlanarak doldurulacaktır.
d) Sözleşmeler; yapılan bütün ihaleler
sözleşmeye bağlanır. Sözleşmeler idarece
hazırlanır ve ihale yetkilisi ile yüklenici tarafından imzalanır. (4734 SK. Md:46)
Tip sözleşmede boş bırakılan veya
dipnota alınan hususlar, işin özelliğine ve
sözleşme türüne (götürü bedel/birim fiyat)
göre 4734 ve 4735 sayılı Kanunlar ile diğer
mevzuat hükümlerine aykırı olmayacak şekilde düzenlenir. (Hiz.Al.İh.Uy.Yön.Md:17)
İdare, tip sözleşmede düzenlenmeyen,
ancak işin özelliğine göre düzenlenmesine
gerek duyulan hususları, 4734 ve 4735 sayılı Kanunlar ile diğer mevzuat hükümlerine
aykırı olmamak koşuluyla, maddeler halinde
düzenleyerek “Diğer Hususlar” bölümüne
ekleyebilir.
Tip Sözleşme tasarısının “Yüklenicinin
sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı
personele ilişkin sorumlulukları” başlıklı 22 inci maddesinde, “22.1. Yüklenicinin
sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı
personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici
hükümleri ve Genel Şartnamenin Altıncı
Bölümünde belirlenmiş olup, Yüklenici
bunları aynen uygulamakla yükümlüdür.”
denilmek suretiyle, ihale konusu işe ait ilgili
2014 TEMMUZ/AĞUSTOS/EYLÜL ORMAN MÜHENDİSLİĞİ 15
ODAMIZDAN
mevzuatın emredici hükümlerine uyulmasının zorunluluğu belirtilmiştir.
Onun için, tip sözleşme tasarısının “Diğer hususlar” başlıklı 36 ıncı maddesine,
ihale konusu işte çalıştırılacak olan Orman
Mühendislerinin Odaya kayıtlı, yetkili, ruhsatlı meslek mensubu olmaları gerektiği
hususları yazılacaktır. Sözleşme tasarısı
imzalanmadan önce de yerine getirmeleri
sağlanacaktır.
Yüklenici; tip Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 10 uncu maddesinde yer alan
“Sözleşmede, işyerinde çalıştırılması gereken
personel sayısının belirtildiği hallerde, yüklenici, belirtilen sayıda personeli işyerinde
bulundurmak zorundadır. Yüklenici işlerin
yürütülmesinde, gerektiği şekilde eğitim ve
öğretim görmüş, diplomalı, sertifikalı vb.
personeli çalıştıracak ve bunları her zaman
diğerlerine tercih edecektir.”hükmü uyarınca,
sözleşmede sayısı, nitelikleri ve Oda belgelerine sahipliliği konularını yerine getirmesi
mutlaka sağlanmalıdır.
e) İhale ilanları; ihaleye dair dokümanlarda yer verilen ve aranan hususların
ilanda yer alması gerekmektedir. Şartnamelerde bulunmayan hususlara ilanda yer
verilmez.
İhale konusu iş için gerekli olan ilanlar;
4734 sayılı Kanunun 13 üncü maddesine,
Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinin 21 inci maddesinde ki “(1) İhale ve ön
yeterlik ilanı, Kanunun 13 üncü maddesindeki
hükümlere göre bu Yönetmeliğin ekinde yer
alan standart formlar kullanılarak yayımlanır. İhale veya ön yeterlik ilanlarında yer alan
bilgilerin, ihale veya ön yeterlik dokümanını
oluşturan belgelerdeki düzenlemelere uygun
olması gerekir. İhale ve/veya ön yeterlik dokümanında belirtilmeyen hususlara, ihale ve
ön yeterlik ilanında yer verilemez.”hükümleri
veya ilgili ihale yönetmeliklerinin ilana ilişkin maddeleri uyarınca ilanın ihale dokümanına uygun olmalıdır.
Bu mevzuat bağlamında, 5531
Sayılı Kanuna dair satın alınacak amenajman planı, yol ağı planı, silvikültür
planı, uzun devreli gelişim planı, en-
16 ORMAN MÜHENDİSLİĞİ TEMMUZ/AĞUSTOS/EYLÜL 2014
tegre havza planı, yaban hayatı gelişim
planı, gelişim planı, ağaçlandırmam
projesi, mesire yerleri projesi, çeşitli
teknik raporlar, mesaha işleri, silvikültürel çalışmalar ve benzer danışmanlık
hizmeti nitelikli Orman Mühendisliği
hizmetlerinin, Danışmanlık Hizmet Alımı İhale Uygulama Yönetmeliği ve Hizmet
Alımı İhale Uygulama Yönetmeliğine göre
yapılacak Danışmanlık Hizmet alımı ilanına ait “Standart form KİK 002.1/H ilan”
formların 4 üncü maddesi ile diğer hususlar
bölümünde aşağıdaki ifadeler yazılmalıdır.
Buna göre standart ilan formundaki;
“4- Ön yeterlik değerlendirmesine
katılabilme şartları ve istenilen belgeler
ile ön yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak kriterler:
4.3- Teknik yeteneğe ilişkin belgeler
ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
4.3.1- İsteklinin organizasyon yapısına ve personel durumuna ilişkin belgeler
İsteklinin kendisinin veya yönetici kadrosu
ile işi yürütecek teknik personelin eğitimi ve
mesleki niteliklerini gösteren belgeler:
İsteklinin gerçek kişi olması halinde; 5531
sayılı Kanun uyarınca, orman mühendisi veya
orman yüksek mühendisi unvanlı meslek
mensuplarının mesleki haklarını kullanılma
şartı olan ve mesleki uzmanlık konularının
belirtildiği, yıllık vizesi yapılmış “Serbest
Meslek Mensubu Ruhsat Belgesi” veya
yıllık vizesi yapılmış “Serbest Yeminli
Meslek Mensubu Ruhsat Belgesi”, “Serbest Ormancılık Bürosu Tescil Belgesi”
veya “Serbest Yeminli Ormancılık Bürosu
Tescil Belgesi” veya “Ortaklık Büroları
Tescil Belgesi”
İsteklinin tüzel kişi olması halinde; Orman Mühendisleri Odasından alınmış “Serbest Ormancılık Şirketi Tescil Belgesi” veya
“Serbest Yeminli Ormancılık Şirketi Tescil Belgesi” veya “Serbest/Serbest Yeminli Ormancılık ve Orman Ürünleri Şirketi Tescil Belgesi” ile
bu şirketlerin orman mühendisi veya orman
yüksek mühendisi unvanlı meslek mensubu
ortaklarının Oda üyesi kaydı, ruhsatlı ve çalışanlar listesine kayıt bilgilerini içeren ve ihale
konusu iş için düzenlenmiş belge,
DİĞER HUSUSLAR:
Mevzuatı gereği kayıtlı olduğu Ticaret ve/
veya Sanayi Odası veya Meslek Odası Belgelerinden (4.1.1 deki);
İsteklinin gerçek kişi olması halinde;
ilk ilan tarihinin ya da ihale veya son başvuru tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış,
mevzuatı gereği kayıtlı olduğu ilgili meslek
odası hükmünden “Orman Mühendisleri
Odasının”, odaya kayıtlı olduğunu gösterir
belgeden de, orman mühendisi veya orman
yüksek mühendisi unvanlı meslek mensubunun Odaya kayıtlı, ruhsatlı ve çalışanlar listesine kayıt bilgilerini içeren ve ihale konusu iş
için düzenlenmiş “Oda kayıt belgesi”,
İsteklinin tüzel kişi olması halinde;
tüzel kişinin “Ormancılık ve Orman Ürünleri
Bürolarının Kuruluş ve Çalışma Esasları Yönetmeliği” nin 12 inci ve 13 üncü maddelerine
göre kurulmuş, Orman Mühendisleri Odasından tescilli “Serbest Ormancılık Şirketi”
veya “Serbest Yeminli Ormancılık Şirketi”
veya “Ortaklık şirketleri” olmak koşuluyla,
mevzuatı gereği kayıtlı olduğu ticaret ve/veya
sanayi odasından, ilk ilan tarihinin ya da ihale
veya son başvuru tarihinin içinde bulunduğu
yılda alınmış “tüzel kişiliğin odaya kayıtlı
olduğunu gösterir belge”,
f) İş deneyim (bitirme) belgeleri;
4734 sayılı Kanun, kamu ihalelerinde iş deneyim belgesinin aranıp aranmaması konusunu idarelerin takdirine bırakmış olmasına
rağmen, Kamu İhale Kurumunun çıkardığı
ihale yönetmeliklerinde kısıtlamalar getirilmiştir. Buna göre;
Danışmanlık Hizmet Alımı İhaleleri
Uygulama Yönetmeliğine göre yapılacak
ihalelerde iş deneyim (iş bitirme) belgesi
aranırken, Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama
Yönetmeliğine göre yapılacak olan ihalelerde 4734 sayılı Kanunun 48/2 maddesindeki
“Ancak yaklaşık maliyeti 13 üncü maddenin (b) bendinin (2) numaralı alt bendinde
hizmet alımları için öngörülen üst limit
tutarının dört katının altında kalan da-
nışmanlık hizmetleri, hizmet alımı ihalesiyle
gerçekleştirilebilir.”hüküm uyarınca, 13/b-2
maddesine göre yapılacak hizmet alımlarında iş deneyim belgesi aranmamaktadır.
Orman Genel Müdürlüğünün 13/4/2011
tarih ve B.18.1.OGM-0.73.03.934.17/1-264290 sayılı emirlerinde; yalnızca serbest ormancılık büro ve şirketlerinin girebileceği,
5531 sayılı Kanuna yönelik mesleki
hizmet alımı ihalelerinde, 4734 sayılı
Kanunun 48 inci maddesi (b) bendi 2 numaralı alt bendinde göre, yaklaşık maliyeti 13
üncü maddenin (b) bendinin (2) numaralı
alt bendinde belirtilen üst limit tutarının
dört katının altında kalan hizmet alımı
ihalelerinde (2014 yılı için 758 044,00 TL
dir) rekabet ortamının gelişmesi için iş
deneyim (bitirme) belgesi aranmayacağı hususu Orman Bölge Müdürlüklerine
talimatlanmıştır. OGM nin bu emri uygulamada en geniş biçimde karşılığını bulmalıdır.
Kamu İhale Kanunun 62/h maddesine
göre; iş deneyimi bulunmayan mühendis
veya mimarların, aldıkları lisans eğitimine
uygun yapım işi ihalelerine başvurularında, toplam süresi onbeş yılı geçmemek
kaydıyla, mezuniyetlerinden sonra geçen
her yıl, 2014 yılı için Yüzyetmişbeşbin ikiyüzdoksanyedi Türk Lirası olarak hesaplanmak üzere Kanunun 10 uncu madde
kapsamındaki benzer iş deneyimi olarak
dikkate alınır. Bu süre iş deneyimi bulunan
mimar ve mühendisler için uygulanmaz.
Buna göre, hiçbir iş deneyimi bulunmayan bir serbest Orman Mühendisi meslek
mensubu, Odaya kayıtlı olduğu tarihten başlamak üzere, 15 yılın sonunda 2014 yılı değerlerine göre iki milyon altıyüzyirmidokuz
bin dörtyüz ellibeş liralık benzer iş deneyim
belgesine sahibi olabilir. Bu benzer iş deneyim belgesiyle, yapım hizmetleri kapsamında, ihale limitine uygun orman yolu ve sanat
yapısı inşaatı ihalelerine girip teklif verebilir.
3. Orman Mühendisliği danışmanlık hizmet alımı adı altında ihale ile
mühendis alınması örtülü personel ça-
lıştırılması anlamına geldiğinden 4734
sayılı Kanununa aykırıdır.
Kamu İhale Kanununa göre, ihaleye çıkılacak işlerin iş tanımlarının tam olarak yapılması gerekmektedir. Mühendisin tanımı
ihale konusu olamaz. Zira orman fakültelerinden mezun olanlar orman mühendisidir.
Bunların ihaleye konu edilecek biçimde tanımlamaya ihtiyaçları yoktur.
Kamu kurumlarınca, bu mesleki hizmetlerin doğrudan mühendislerden hizmet akdi
ile sosyal güvenceli olarak satın alınması
mümkün iken, ancak bu hususun 4/4/2007
tarihli ve 5620 sayılı “Kamuda Geçici İşçi
Pozisyonlarında Sürekli İşçi Kadrolarına veya Sözleşmeli Personel Statüsüne
Geçirilmeleri, Geçici İşçi Çalıştırılması
ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun”un 3 üncü maddesi
uyarınca mümkün olmadığına göre, ihale
yoluyla dolaylı yoldan mühendis alımı yapılması hukuken mümkün değildir.
Nitekim bu husus, Kamu İhale Genel
Tebliğinin Hizmet alımı ihalelerinde iş
tanımı başlıklı 69 uncu maddesinde,
“69.1. Bazı ihalelerin şartnamelerinde, iş
tanımı yapılmadan sadece personelin sayısı
ve niteliklerinin belirtilmesi ile yetinildiği görülmektedir. Hizmetin tanımı yapılmadan ve
teknik şartnamede ihale konusu işin ayrıntılarına yer verilmeden sadece çalıştırılacak
personelin sayısı ve niteliği belirtilmek
suretiyle ihaleye çıkılmasının hizmet
alımı değil idarenin dolaylı olarak personel istihdam etmesi anlamına geldiği,
bu durumun ise 4734 sayılı Kanunun tanımlara ilişkin 4 üncü maddesi ile temel ilkeleri
düzenleyen 5 inci maddesine ve 4735 sayılı
Kanunun, hizmet alımına ilişkin sözleşmelerde iş tanımı yapılmasını zorunlu kılan 7 nci
maddesine aykırılık teşkil edeceği hususuna
dikkat edilmelidir.”şeklinde düzenlemeyle
kamu kurumları uyarılmıştır.
Bu konuda yapılması gereken, hangi
ormancılık alanında ihale yapılacak ise, o
alana ait mühendislik hizmetleri tanımlanmalı ve bu hizmetlerin yapılması için ihtiyaç
duyulan orman mühendisi sayısı ile nitelik-
leri ihale dokümanlarında belirtilerek ihale
gerçekleştirilmelidir.
4. Orman idaresinde 4734 sayılı Kanuna göre yapılan Orman Mühendisliği
danışmanlık hizmet alımı ihalelerindeki genel eksiklikler.
a) Orman Mühendisliği danışmanlık konuları kapsamındaki ihalelerde, iş tanımları
5531 sayılı Kanuna uygun olarak yapılmamaktadır.
b) İhale dokümanları kapsamında bulunan idari şartname, teknik şartname, sözleşme taslağı ve ihale ilanında, 5531 sayılı
Kanun ve buna dayanarak çıkarılan ikincil
mevzuat hükümlerine tam olarak yer verilmemektedir.
c) Ormancılık hizmetlerine yönelik yol
ağı yapımı, silvikültürel hizmetler vb. danışmanlık hizmet alımı ihaleleri, yalnızca
5531 sayılı Kanuna göre kurulmuş serbest
ormancılık büro ve şirketlerinden alınması
gerekirken; bu konulardaki ihale dokümanları ile ilanların özel mevzuatına uygun
yapılmaması nedeniyle, bu ihalelere diğer
şirketlerin de girdiği ve yasaya aykırı ihale
gerçekleştirilmektedir.
ç) Orman Mühendisliği hizmeti alımı
yerine, danışman mühendis alımı ihalesi
yapılarak 4734 sayılı Kanuna aykırı biçimde,
kurum bünyesinde örtülü teknik personel
çalıştırılmaktadır.
Sonuç olarak;
Kamu kurumları, özellikle Orman teşkilatı; 5531 sayılı Kanuna yönelik amenajman planı, yol ağı planı, silvikültür planı, uzun devreli gelişim planı, entegre
havza planı, yaban hayatı gelişim planı,
gelişim planı, ağaçlandırmam projesi,
mesire yerleri projesi, çeşitli teknik
raporlar, mesaha işleri, silvikültürel çalışmalar ve benzer danışmanlık hizmeti
nitelikli Orman Mühendisliği hizmetlerinin satın alımlarında, bu yazıdaki açıklamalar dikkate alınarak ihale dokümanlarını düzenlemeleri ve bu dokümanlara uygun
biçimde ihale ilanı yapmaları halinde, bu
konuda hiçbir sorun yaşanmayacaktır.
2014 TEMMUZ/AĞUSTOS/EYLÜL ORMAN MÜHENDİSLİĞİ 17
UZMAN S AH AS I
KISA İDARE SÜRELİ PLANTASYONLAR
(ENERJİ ORMANLARI)
Doç. Dr. Yaşar Şimşek
Orman Yüksek Mühendisi
1- GİRİŞ
Kısa idare süreli plantasyonların anlamı; Hızlı büyüyen türler
ile ağaçlandırma yaparak, kısa
sürelerde odun hammaddesi elde
etmektir. Şayet elde edilen üretim enerji amaçlı kullanılacak ise,
o zamanda enerji ormanları adı
kullanılır. Bu işletme şekli genelde
sürgün işletmesi olarak da bilinir.
Dolayısıyla bu tür plantasyonlarda
ince çaplı materyal elde edildiğinden, ormancılar tarafından çok
cazip görülmezler. Bu tip plantasyonlar ile daha ziyade ormanların
genişletilmesini düşünürler.
Plantasyon tesisleri için şu tip
sahalar düşünülmelidir.
- Orman alanları kenarlarında
bulunan boş alanlar,
- Üzerinde ekonomik olarak
orman işletmeciliği yapılamayan
alanlar,
- Üzerinde ekonomik olarak
tarım işletmeciliği yapılamayan
alanlar,
- Terkedilmiş ziraat arazileri,
- Orman içi veya dışında bulunan akarsuların kenarları,
- Baraj göllerinin çevreleri.
Bu tip problemli alanlar da birleşik yöntemler ile ekonomik bir
plantasyon tesis etmek mümkün
değildir. Bu alanlardan başka bir
şekilde faydalanmak söz konusu
olmuyor ise, bu alanları tabiata
terk etmekten başka çare kalmamaktadır. Ancak bu sahaları ekonomik veya ekolojik sebeplerden
dolayı işletmek sözkonusu oluyor
18 ORMAN MÜHENDİSLİĞİ TEMMUZ/AĞUSTOS/EYLÜL 2014
ise, bu takdirde kısa idare süreli
plantasyon tesisleri için alternatif
sahalar oluştururlar.
Kısa idare süreli plantasyonlarının amacı enerji elde etmek, ince
çaplı odun üretim miktarını artırarak selüloz, yonga-levha ve kağıt
sanayinin ihtiyaçlarını karşılamaktır. Enerji ormanları Orta Avrupa
Ülkelerinde 2000 yıldır bilinen
enerji odunu üretimini amaçlayan
baltalık işletme şeklinden başka
bir şey değildir. Ancak baltalık işletmelerinde doğal türler ile çalışırken, enerji ormanlarında ıslah
edilmiş ağırlıklı olarak kavak ve
söğüt klonları ve diğer türlere ait
klonlar ile plantasyonlar tesis edilerek 3-10 yıl idare süreleri içerisinde bir defa dik, çok defa üretim
elde et felsefesine uygun biçimde
(4-5 üretim) faydalanılarak genelde 20-25 yıl sonra plantasyonlar
bozularak yenilenirler.
2- KISA İDARE SÜRELİ PLANTASYONLARDA (ENERJİ ORMANLARI) KULLANILACAK
AĞAÇ TÜRLERİ
Bugün dünyada kısa idare süreli plantasyonlarda en fazla karakavak, balzam kavakları ve
titrek kavak klonları ile söğüt
klonları kullanılmaktadır. Bunların dışında akasya, kızılağaç,
okaliptüs , çınar ve huş türlerine
ait bazı klonlar da kullanılmaktadır. Kısa idare süreli plantasyonlarda kullanılan söğüt klonları 1-3
yaşında maksimum artıma ulaş-
malarına rağmen, karakavak ve
balzam kavak klonları bu artıma
2-5 yaşında, titrek kavak klonları
ise 8-12 yaşlarında ulaşabilmektedirler (Şimşek, 1993).
Kısa idare süreli plantasyonlarda kullanılacak ağaç türleri klonlarında aranılan en önemli özellikler
şunlardır.
- Gençlikte hızlı büyümeleri,
- Gençlik çağlarında rekabet
kabiliyetleri bulunmaları,
- Yenilenme (sürgün verme)
kabiliyeti yüksek olmalı,
- Biyotik ve abiyotik faktörlere
karşı dayanıklı olmaları,
- Vejetatif üretilme özellikleri
olmalıdır.
Görüldüğü gibi bu özellikler
genetik karakterlerdir. Bu karakterleri içeren kavak veya söğüt klonlarını bulmak için türler arasında
geniş kapsamlı yapay döllemeler
yapmak gerekmektedir. Özellikle de yerli karakavak klonları ile
amerikan karakavak (P.deltoides)
klonları arasında yapay döllemeler yaparak elde edilecek yeni
kavak klonlarını devreye sokmak
araştırmacıların en önemli görevleri olmalıdır. Bu çalışmalar sürdürülürken, diğer taraftan da mevcut
kavak ve söğüt klonları ile (yoksa
söğüt türleri ile) zaman kaybetmeden demonstratif mahiyette
plantsayon tesisleri başlatılmalıdır. Bunun öncülüğünü yapmak
ta tabi ki araştırma enstitülerinin
görevi olmalıdır. Böyle bir tesis en
az 5 ha. büyüklüğünde bir araziyi
gerektirmektedir. Nedeni ise, bütün çalışmaların makine ile yapılmasının gerekliliğidir.
Çin’de genetiği değiştirilmiş
(GDO) bazı kavak klonları da devreye sokulmuştur. Son yıllarda
Çin’de zararlı böceklere mukavim
bazı kavak klonları, kısa idare süreli plantasyonlarda kullanılmıştır
(Baurer, 2007). Bu konuda Avrupa
Birliği ülkelerinde de araştırma çalışmaları başlatılmıştır.
Kısa idare süreli plantasyon
tesisleri ile ilgili araştırma çalışmalarına 1935 yılında Amerika, 1975
yılında İsveç, 1985 yılında Avusturya, 1990 yılında Almanya’da
başlanılmıştır. Araştırma sonuçlarına bağlı kalınarak İsveç’te 17
000 ha. Söğüt, Polonya’da 7 000
ha. Kavak-söğüt, İtalya’da 6000 ha.
Kavak-söğüt, Almanya’da 4 000
ha. Kavak-söğüt plantasyonu tesis
edilmiştir (Lessner, 2009).
Diğer taraftan Almanya’da 1.5
milyon ha.’lık bir potansiyel alan
olduğu bildirilmektedir (Hoffmann
ve Weih, 2005.) Ülkemizde ise konu
ile ilgili detaylı herhangi bir araştırma çalışması bulunmamaktadır.
Konu yeni yeni gündeme getirilirken, potansiyel alanların çok geniş
olması dikkat çekmektedir. Saraçoğlu, (2001) Ülkemizde 4 milyon
ha.’lık bozuk ve çok bozuk baltalık
orman alanının enerji ormancılığına konu olduğu ve uygulanan
enerji ormancılığı çalışmalarının
Doğu, Güneydoğu, İç Anadolu ve
Trakya bölgelerindeki çok bozuk
meşe baltalıklarında yoğunlaştırıldığını ifade etmektedir. Genç ve
arkadaşları (2006) ise, ülkemizdeki
potansiyel enerji ormanı alanının
4 milyon ha. olduğunu, bunun %
15’lik alanının değerlendirildiğini,
% 85 oranındaki alanın da ise hiçbir çalışma yapılmadığını bildirmektedirler.
Kısa İdare Süreli Plantasyonların İşletme Şekilleri tablo 1’de verilmiştir (Şimşek, 1993).
Mini (çok kısa) İdare Süresi
1-5 yıl
• Hektarda 5 000-20 000 fidan/sürgün.
• Her kökte çok sayıda sürgün.
• Sürgünlerin toprak üstü çapları 8 cm’yi geçmeyecek.
• Ortalama artım; Yıl/Ha 20 ton mutlak kuru ağırlık.
Midi (orta) İdare Süresi
5-10 yıl
• Hektarda 1 000-8 000 fidan/sürgün.
• Her kökte çok sayıda sürgün.
• Sürgünlerin toprak üstü çapları 12 cm’yi geçmeyecek.
• Ortalama artım; Yıl/Ha 6-16 ton mutlak kuru ağırlık.
Hızlı Büyüyen Tür plantasyonları
10-20 yıl
• Hektarda 4 000’den az fidan.
• Sürgün işletmesi kullanılmaz. Plantasyon dikimle meydana
geldiği gibi tek üretimle ortadan kaldırılır.
• Toprak üstü çapları 12-30 cm.
• Ortalama artım; Yıl/Ha 5-12 ton mutlak kuru ağırlık.
Tablo 1. Kısa İdare Süreli Plantasyonların İşletme Şekilleri.
Optimal fidan sayısı ile idare
süreleri arasındaki ilişkileri saptamak için, yetiştirme teknikleri ile
üretim tekniklerini birlikte geliştirmek lazımdır. Kısa idare süreli işletmelerde kullanılan ağaç tür ve
klonlarının uygun seçilmeleri bir
taraftan plantasyon yenileme masraflarını ortadan kaldırırken, diğer
taraftan da ağaç tür ve klonlarına
göre değişmekle birlikte toplam
20-25 yılda 4-5 generasyon üretim elde edilir. Üretim Miktarları 2.
generasyon da % 25-30 oranında
bir artma gösterir. Çünkü 2. generasyon da sürgün sayıları artmaktadır. 4-5 generasyondan sonra,
üretimler şiddetle düşer, kökler
sürgün verme özelliklerini kaybeder, mukavemet ve canlılık kaybolur, sonuçta plantasyon hastalanır
ve yok olur. Bu nedenlerden dolayı mini ve midi plantasyonlar 2025 yıl sonra yenilenmek mecburiyetindedirler. Hızlı büyüyen tür
plantasyonları bir defa nihai üretime tabi tutuldukları için mini ve
midi plantasyon uygulamaları bu
işletme şekli için geçerli değildir.
Kısa idare süreleri için literatürde
değişik idare süreleri verilmesine
rağmen Avrupa Birliği ülkelerinde
söğüt klonlarında idare süreleri 3
yıl, karakavak ve klonlarında idare
süreleri 6-8 yıl olarak kullanılmaktadır. Ülkemizde yapılacak çalışmalarda da bu idare sürelerinin
planlanmasının uygun olacağına
inanıyorum.
3- ENERJİ ODUNU
(BİOMAS-BİYOKÜTLE)
Enerji odunu demek, enerji
üretimi için kullanılan odun demektir. Enerji odunlarının yakılmasında, odunun rutubet oranı
en önemli kalite göstergesidir.
Taze kesilmiş ağaçlarda rutubet
oranı % 50-65 iken kurutma sureti
ile % 20-25 oranına kadar indirilerek yakılır.
Odun yenilenebilir bir hammaddedir. Yenilenebilir hammadde demek; tarımda ve ormancılıkta gıda üretimi dışında kullanılmak amacıyla elde edilen ürünler
anlaşılmaktadır.
Topraktan alınan ve ağaçların
2014 TEMMUZ/AĞUSTOS/EYLÜL ORMAN MÜHENDİSLİĞİ 19
UZMAN S AH AS I
taçlarına taşınan besin maddeleri
yaprak/ibre dökülmeleri ile tekrar toprağa geri dönerler. Burada
böcekler, solucanlar, bakteriler ve
mantarlar yardımı ile ayrıştırılarak tekrar bitki kökleri marifeti ile
kullanılabilir hale dönüştürülürler.
Şekil 1.
Şekil 1. Orman Ekosisteminde Madde
Mübadelesi (Glatze.2013)
Besin maddelerinin toprakta
muhafazalarının sonuçları, bütün
ormanların aynı verimlilikte olmadıklarını gösterir. Bu nedenle besin maddelerinin birikebildiği aşağı yamaçlarda bulunan ormanlar,
yukarı yamaçlardaki ormanlardan
daha verimlidirler. Karbondioksit
(Co2) maddenin yanarak ortadan
kalkmasıyla tekrar atmosfere salınır. Biomas kimyasal yollar ile bitki
içinde bağlanan güneş enerjisidir. Bitkiler fotosentez esnasında
güneş ışınlarını havada bağlamış
olan Karbondioksiti (Co2) absorbe
ederler. Bitkilerin yanmaları durumunda absorbe edilen Karbondioksit (Co2) tekrar serbest kalarak
havaya dağılır. Bu durumda bitkiler depoladıkları kadar Karbondioksiti (Co2) serbest bırakırlar. Bu
olayı aşağıdaki şekilde formüle
emek mümkündür (Glatze, 2013).
Güneş + Co2= Biomas
Biomas= Enerji + Co2
20 ORMAN MÜHENDİSLİĞİ TEMMUZ/AĞUSTOS/EYLÜL 2014
Biomas da birikmiş olan güneş
enerjisinden çeşitli şekillerde faydalanılır. Bunlar;
a)- Isınma
b)- Biyolojik yakıt
c)- Elektrik üretimi
Biomas odun ile ısıtmak anlamına gelir. Bitkiler büyümek için
ihtiyaç duydukları enerjiyi güneşten alırlar. Ölen bitkilerde depolanan enerjiden topraktaki organizmalar faydalanırlar. Bu depolamada topraktaki maddeler ayrışamaz
ise, biomaslar ormanlarda toplanırlar. Şayet ayrışmama sebebi kuraklık ise, o takdirde ormanlarda
yanabilir materyal toplanmış olur
ve bu materyalin bağlamış olduğu
Co2 gazı da orman yangınlarının
çıkması halinde tekrar atmosfere
salınır. Şayet ayrışmama sebebi
rutubet olur ise bu takdirde de
orman topraklarında turbiyerler
meydana gelir.
Odun bu özelliklerinden dolayı temiz ve de çok önemli yenilenebilir bir enerji kaynağıdır.
2.5 kg odundan 1.0 litre ham
petrole eşit bir enerji elde edilmektedir. Bu enerji ile de en az 400
litre sıcak su elde edilebilmektedir
(Forst und Holz, 2012). Avrupa Birliği ülkeleri 2020 yılına kadar % 20
oranındabir enerjiyi yenilenebilir
kaynaklardan elde etmeyi planlamışlardır (Röhle, 2010). Almanya
ise 2020 yılına kadar yenilenebilir enerji oranını % 18’e çıkarmayı
kararlaştırmıştır (Ministerium für
Umwelt und Naturschulz, 2009).
Yenilenebilir enerji, gücünü
güneşten alan ve hiç tükenmeyecek olarak düşünülen, çevreye
emisyon yaymayan enerji çeşitleri
Tablo 2’de verilmiştir.
4- KISA İDARE SÜRELİ
PLANTASYONLARIN (ENERJİ ORMANLARININ) TESİSİ
Bu tesislerden amaç birinci
yıldan sonra, hiçbir şekilde gübre
kullanmadan, ikinci yıldan sonra
da hiçbir kültürel tedbire gerek
duyulmadan 20-25 yıl süre ile (4-5
generasyon) üretim elde etmektir.
Kısa idare süreli plantasyonlar, köylülerin kullandıkları tarlalar, terkedilmiş ziraat arazileri, ormanların
kenarlarında veya içlerinde bulunan boşluklarda veya akarsu yada
baraj kenarlarında kavak, söğüt,
akasya okaliptüs veya kızılağaç türleri/klonları ile meydana getirilmiş
ağaçlandırmaları ifade etmektedir.
Bu tip plantasyonlardan en az 2025 yıl süre ile kök sürgünleri yenilenerek faydalanılır. Ağaç türlerine,
yetiştirme ortamı ve üretim amaçlarına uygun olarak 3-10yıl idare
süreleri ile işletilirler. Enerji odunu
amacı ile tesis edilen plantasyonlarda kaide olarak idare süreleri 3-5
yıl olarak uygulanır. Üretimin sanayi de kullanılması söz konusu olur
ise daha uygun süreli plantasyonlar düşünülmelidir. Plantasyonlar,
genelde düz alanlar veya en fazla
% 15 meyile kadar olan arazilerde
tesis edilirler. Çünkü bütün çalış-
YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARI
ENERJİNİN KAYNAĞI
Güneş enerjisi
Güneş
Rüzgar enerjisi
Rüzgar
Dalga enerjisi
Okyanus ve denizler
Biyokütle enerjisi
Biyolojik artıklar
Jeotermal enerji
Nehirler
Hidrojen enerjisi
Su ve hidroksitler
Tablo 2. Yenilenebilir Enerji Kaynakları
maların makinalar yardımı ile yapılması söz konusudur. Plantasyon
tesisleri daha ziyade çelik veya fidan dikmek sureti ile yapılır.
4.1-Dikim Yapılacak Arazinin
Toprak Özellikleri;
- Bütün tarım toprakları süreli
plantasyonlar için müsaittir.
- Durgun su toprakları ve kurak bölgeler bu tesisler için uygun
değildir.
- İyi bir kök yapısı, derinliği
80 cm’ye kadar ulaşan topraklarda gelişebilir. (Toprak derinliği
önemlidir.)
- Kavak ve söğüt için toprağı
PH değeri 5.5-7.5 arasında olmalıdır.
- Akasya ise toprak istekleri
bakımından müşkülpesent değildir. Kurak bölgelerde kirece karşı
dayanıklıdır. Topraktaki PH isteği
ise 4.6-8.2 arasındadır.
- Yüksek oranda üretim elde
edilebilmesi için iyi havalanabilen
taze, su tutma kapasitesi yüksek,
bitki besin maddelerince zengin
topraklara ihtiyaç vardır.
Kısa idare süreli plantasyonlarda istenilen düzeyde bir üretim
elde edebilmek için tesis edilecek
sahanın toprak özellikleri büyük
önem taşımaktadır (Janschnegg
ve arkadaşları, 2009).
Tablo 3.’te söğüt ve kavaklarda çeşitli yetişme ortamlarına
göre elde edilen üretim miktarları
(Janschnegg ve arkadaşları, 2009)
verilmiştir.
4.2-İklim Özellikleri;
Tesis alanı yeteri kadar ışık ve
sıcaklığa sahip olmalıdır. Yıllık ortalama sıcaklıklar 6.5-7.5 oC olmalıdır. İyi bir üretim elde edebilmek
için vejetasyon mevsimi süresince
300 mm veya üstünde bir yağışa
ihtiyaç vardır. Aksi takdirde bu ihtiyaç sulama ile giderilmelidir.
4.3-Arazi Hazırlığı;
Arazi hazırlığı genelde dikimden önceki sonbaharda yapılır.
Eylül ayında sahada total bir herbesit kullanılır. Daha sonra saha
25 cm. derinliğe kadar makinalar
ile sürülür. Bu suretle kış şartlarının da etkisi ile toprak iyice dağılarak iyi bir dikim ortamı oluşur.
Tarım arazileri için hiçbir zaman
gübrelemeye gerek yoktur. Yeni
uygulama alanları için yapılacak
toprak analizlerine göre dikimden
önce bir kere olmak üzere (N, P, K,
Mg) gübre verilebilir. Dikimden
önce saha tekrar 25 cm. derinliğe
kadar sürülerek, (gübre verilmiş
ise toprağa karıştırılmak için) toprak tekrar işlenir.
4.4-Dikimler;
Dar aralık mesafelerde dikilen çeliklerden maksimal üretime
erken yaşlarda ulaşılmasına rağmen, boylanmalar istenilen seviyeye ulaşamaz.
4.4.1-Tek Sıralı Dikimler;
Tek sıralı dikimler söğütlerin
dışındaki bütün tür/klonlara uygulanır. Sıralar arası mesafe 2.53.0 m. aralığındadır. Sıra içerisinde
dikilen çelikler arası 0.5-2.0 m. olabilir. Sıralar arası mesafenin geniş
tutulması mekanizasyonu kolaylaştırmak amaçlıdır. Sıra içerisindeki mesafeler ise, faydalanma
şekli ve idare süreleri hakkında fikir verir. Şayet elde edilecek ürün
enerji üretimine dönük olur ise bu
2-3 yıllık idare süresi demektir ki
, o zaman çelikler arasındaki mesafe 0.5 m. olur. Şayet ürün sanayi
için öngörülüyor ise, o takdir de
de çelikler arası mesafe 2.0 m. idare süresi de 7 yıl olarak düşünülmelidir (Liebhard, 2007).
4.4.2-Çift Sıralı Dikimler;
Yalnızca söğüt plantasyonlarında bu sistem uygulanmaktadır.
İki sıralı dikimlerde, iki sıra arasındaki mesafe 0.5-1.0 m. olmasına
karşı, ana sıralar arası 2.5-3.0 m.
arasındadır. Sıra içerisi çelikler arası ise 0.5-2.0 m. arası olabilir.
4.5-Sulama;
İlk tesis yılında mayıs-temmuz
ayı başına kadar kuraklığa karşı
sulama yapılabilir. Sulamalar ikinci yılda da aynı tarihlerde uygulanabilir. Sulamanın ana amacı artım fazlalaştırmak değil, kuraklığı
önlemektir. Buna rağmen sulamalar üretimi % 25-40 arasına kadar
artırabilir (Burgart, Hütte, 2004).
4.6-Bakım;
Dikilen çelikler çok erken zamanlarda şüceyrat baskısına maruz kalacaklarından ilk yıl şüceyrat
kontrol edilmediği takdirde, çeliklerin gelişmeleri önemli derecede engellenir. Bu nedenle toprak
işlemesinden önce uygulanan
total herbisid muamalesi de çok
önemlidir. Dikimlerden sonra ortaya çıkabilecek şüceyrat ise el ile
temizlenmelidir. İlk iki yıl yoğun
bakım tedbirleri uygulanır. Daha
sonra hiçbir tedbir uygulanmaz
(acil ihtiyaçlar hariç).
4.7-Gelişme;
Çelikler vejetasyon mevsimi
başında büyümeye başlarlar. Ancak birkaç hafta sonra büyümelerde bir durgunluk görülür. Bu durgunluk sırasında kök gelişmeleri
oluşur. Kökler oluştuktan sonra
çeliklerin büyümeleri hızlanır. Şüceyratın gelişmesi bu büyüme hı-
Kültür
Verimi Düşük Yetişme Ortamı
Uygun Yetişme Ortamı
Optimal Yetişme Ortamı
Kavak
7-10 Ton/ha./yıl
10-15 Ton/ha./yıl
16-25 Ton/ha./yıl
Söğüt
7-10 Ton/ha./yıl
10-14 Ton/ha./yıl
15-20 Ton/ha./yıl
Tablo 3. Kavak ve Söğütlerde Çeşitli Yetişme Ortamlarına Göre Üretim Miktarları
2014 TEMMUZ/AĞUSTOS/EYLÜL ORMAN MÜHENDİSLİĞİ 21
Resim 1. Üretim ve Yongalama Yapma Sistemi
zına ulaşamaz. Birinci yılın sonunda çelikler 3.0 m.’ye kadar boylanabilir. İkinci yılda da plantasyon
hızlı büyür. Yan dallar oluşmaya
başlar. Bu oluşumdan sonra artık
şüceyrat korkusu ortadan kalkmış
olur. Üçüncü yılda kapalılık olu-
Resim 2. Yonga Çeşitleri
22 ORMAN MÜHENDİSLİĞİ TEMMUZ/AĞUSTOS/EYLÜL 2014
şur. Dördüncü yıl sonunda toprak
üstü çaplar 7-12 cm.’ye ulaşır ise
üretim zamanı gelmiş demektir.
Plantasyon bu aşamaya üçüncü
yılın sonunda da ulaşabilir. Üretime gelmiş plantasyonun boyu da
7-10 m. Arasında olur.
4.8-Üretim;
Kısa idare süreli plantasyonlar 20-25 yıl süre ile her 3-6 yılda
bir kere üretim yapılan devamlı
kültürlerdendir. Üretimler plantasyon boyunun 6-8 m.’ye ulaştığı devrelerde el ile yapılabileceği
gibi genelde makinalar yardımı
ile yapılır.. Ana amaç üretim yapılır yapılmaz, üretimi yonga haline
dönüştürmektir. Bu nedenle üretimi ve yongalamayı birlikte yapan
makinalar devreye sokulmaktadır
(Resim 1).
Taze yongalar kaide olarak
% 50-65 oranında bir rutubete
sahiptirler. Bu nedenle yongalar
kullanılmadan önce bir ön kurutmadan geçirilirler. Yongalar üstü
kapalı havalanabilen bir ortamda
ya yığılmış halde veyahut da preslenmiş balyalar şeklinde 3-7 ay
arası saklanabilirler (Resim 2.).
Kurutma Sonunda yongaların
rutubet oranları % 20-25 oranına
düşürülerek iyi yanmaları sağlanır. Yongalama söküm esnasında
yapıldığı gibi depolarda da yapılabilir. Her üretimden sonra hektara
70 kg. Azot gübresi vermek faydalı olur. İlk tesiste verilen gübreden başka, gübre kullanılmaz.
2. generasyonda üretim % 20 oranında bir artma gösterir Wald, 21
(2011). Nihai l üretiminden sonra
da kökler sahadan 35-40 cm. derinlikte sürülerek temizlenir ve
saha yeniden hazırlanarak dikime
hazır hale getirilir ve tesis yenilenir. Tablo 4.’te Bazı Ağaç türlerinde
fidan yoğunluğuna ve idare sürelerine bağlı kalınarak elde edilen
üretim miktarları verilmiştir (Şimşek, 1993).
Tablo 4.’te de görüldüğü gibi
veriler arasında çok büyük farklılıklar mevcuttur. Genelde bu farklılıklar çeşitli yetişme ortamı farklılıkları ve üretim şartlarına bağlı
olarak tespit edilmiştir. Bundan
dolayı bu sonuçları ülkemiz şartlarında araştırma yapmadan taşımamız imkansızdır. Diğer taraftan bu
ülkeler arasında kitle üretiminden
elde edilen biomasın değerlendirilmesinde de farklılıklar mevcuttur. İsveç’te biomas enerji üretiminde kullanılmaktadır. İrlanda
da ise erozyon önleme de geniş
şekilde kısa idare süreli plantasyonlar tesis edilmektedir. Kanada
da ise bu tip plantasyonlardan
elde edilen biomas çoğul amaçlı
olarak kullanılmaktadır. Biomas
bir taraftan ısıtmada kullanılırken,
bir taraftan da yonga-levha yapımında, diğer taraftan da selüloz
ve kağıt yapımında kullanılmaktadır. Ülkemizde de biomas, pelet
veya biriket haline getirilerek ısıtma sistemlerinde yakıt olarak kullanılacağı gibi, diğer taraftan da
selüloz ve kağıt üretiminde kullanılabilir. Ayrıca İrlanda da olduğu
gibi erozyon önleme tedbiri olarak kısa idare süreli plantasyonlar
tesis edilebilir. Bu tesisler daha zi-
Ülke
Ağaç
Türü
Hektarda Fidan
Sayısı
İdare
Süresi
Mutlak
Kuru
Ağırlık
Ha./Ton/Yıl
Almanya
Kavak
22 200
2
6-23
Kavak
3030
7
15
Okaliptus
1250
7
13
Söğüt
20 400
3
14
Söğüt
16 700
3
3.2-15.2
Kavak
16 700
3
12.0-15.5
Kavak
35 000
2
16
Kavak
4000
5
8.35
Kavak
100
10
5-7
Okaliptus
1250-2150
10
30
Söğüt
10 000-20 000
3
15
Çınar
6750
2
7.4-12.1
Çınar
6950
2
6.2
Kavak
6950
2
7.0
Söğüt
27 800
2
8.2
Fransa
İngiltere
İrlanda
Kanada
Yeni Zelanda
İsveç
Amerika
Tablo 4.- Bazı ülkelerde Ağaç Türlerine, Fidan Yoğunluğuna ve İdare Sürelerine Bağlı olarak Yıda/Ha.’da Elde Edilen Mutlak Kuru Ağırlıklar.
yade baraj göllerinin etraflarında
yoğunlaştırılmalıdır.
KAYNAKÇA
Bauer, A. (2007): Transgene Baeume: Über 400
Freisetzungsversuche. UmweltinstitutMünchen
Bungart, R, Hütte L.(2004): Growth dynamics and biomass accumulation of 8 year
old hybrid poplar clones in short-rotation
plantation on a Clayey-Sand mining subsrate with respect to plant nutrition and
water budget European journal of Forest
Research 2.
Forst und Holz (2012): Bayerischer Wald-Netzwerk
Genç, M.,: D. Yıldız, A. Deligöz (2006) Enerji
Ormancılığı ve Temiz Enerji Üretimindeki
Önemi. VI. Ulusal Temiz Enerji Sempozyumu 25-27 Mayıs-Isparta
Glatze,G.(2013): Rückkehr Zur Energie aus
dem Wald Mehr als ein Holzwag (Teil.2)
Science-Blog at-Kaleidaskop der Naturwissen schaft,
Jauschnegg, H.: C. Matschina, T. Loibhegger (2009) Energieholz vom AckerKurzumtrieb
Lessner, A. (2009): Deutschland im Verzug.
“Holz aus der Plantage” fokussiert Rahmenbedingungen von Kurzumtriebpflanzen. In: Erneubare Energie. 77
Liebhard, P.,(2007): EnergieholzProduktion im
Kurzum trieb.
Ministerium für Umwelt und Naturschutz Landwirlschaft und Verbraucherschutz des Landes Nordrhein-westfalen (2009)
Röhle, H.,(2010): Entwicklung praxistauglicher
Schaetzmethoden zur Bestimmung der
Ertragssleitung im Kurzumtriebestaenden
(Agrarholz).
Saraçoğlu,N.,(2001): Türkiyenin Uluslararası
Enerji Politikalarında, Enerji Ormancılığının
Önemi 1. Ulusal Ormancılık Kongresi 1920 Mart 2001. Ankara
Şimşek, Y. (1993): Orman Ağaçları Islahına Giriş
Ormancılık Araştırma Enstitüsü Yayınları
Muhtelif Yayınlar Serisi No: 65
Wald-21 (2011): Anbaupraxis
2014 TEMMUZ/AĞUSTOS/EYLÜL ORMAN MÜHENDİSLİĞİ 23
ÜYEL ER İ Mİ ZD EN
ÇÖLLEŞMEYİ
ANLAMAK (2):
ÇÖLLEŞMEYLE
MÜCADELEDE
ÇÖZÜMLER
S. Serdar Yegül
Orman Mühendisi
Geçen yazıda, çölleşme olgusunu (vakıa, fenomen) anlamak
için bir durum tespiti yapılmıştı.
Bu yazıda ise, çölleşme olgusuyla
mücadele yollarına değinilecektir.
Bu yazıya geçmeden önce bir
hususun altının özellikle çizilmesinde fayda görülmektedir. O da,
yazının küresel düzeydeki çölleşmeyle mücadele çabaları dikkate
alınarak hazırlandığı; dolaysıyla,
genel çözüm önerilerini içerdiği
gerçeğidir. Diğer bir değişle yazıda, ülkeden ülkeye değişen ve bir
ülkeye ya da bölgeye özgü spesifik çözümler yer almamaktadır.
Bu yazıda konu, sekiz başlık
altında incelenecektir:
1. Problemin Farkına Varılmak;
2. Birleşmiş Milletler Çölleşme
ile Mücadele Sözleşmesi;
3. İnsanları Harekete Geçirmek
ve Katılım Sağlamak;
4. Problemleri Ölçmek ve Değerlendirmek;
5. Uygun Bir Çevreyi Yeniden
Kurmak;
6. Sürdürülebilir Tarımsal Uygulamaları Geliştirmek;
7. Yenilenebilir Enerji Kullanmak;
8. Yerel Bilgiyi Yeniden Üretmek.
ral Organization (Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kuruluşu)
NGO: Non-Governmental Organization (Hükümetdışı kuruluşlar)
Sahel: Büyük Sahra Çölünün
güneyinde Senegal’den Eritre’ye
kadar dokuz ülkenin içinden geçen kurak bölge.
1. PROBLEMİN
FARKINA VARMAK:
Bilindiği üzere, 20. yüzyıl ortalarında dünya genelinde arazi
bozulması hızlanmış; bu durum
karşısında uluslararası toplum
harekete geçmiş; toprak koruma
ve kurak alanlardaki işleyişi daha
iyi anlamak için uluslararası araştırma programları başlatılmıştır.
Çölleşme ile mücadele konusunda ilk uluslararası ve planlı
çalışmalar ise, 1968-1974 yılları
arasında Afrika’nın Büyük Sahra’sı
altında yaşanan kuraklık ve açlık
felaketinden sonra başlamıştır.
Bu felaket sonunda, Büyük Sahra
altında yaşanan 20.000 insan ve
milyonlarca hayvan yaşamını yitirmiştir. Birleşmiş Milletler (BM),
1973 yılında bölgede bir ofis açmış ve kuraklıktan birinci derecede etkilenen dokuz ülkeye yardım
edilmeye başlanmıştır.
YAZIDAKİ
KISALTMALAR
BM: Birleşmiş Milletler
UNCCD: The United Nation
Convention to Combat Desertification (Birleşmiş Milletler Çölleşme ile Mücadele Sözleşmesi)
24 ORMAN MÜHENDİSLİĞİ TEMMUZ/AĞUSTOS/EYLÜL 2014
Sözleşme: Birleşmiş Milletler
Çölleşme ile Mücadele Sözleşmesi
Fotoğraf altı yazısı: Çöl tehditi altında bir
vaha © FAO/18832/I. Balder
UNESCO: The United Nations
Educational, Scientific and Cultu-
20. yüzyılın sonuna gelindiğinde ise, önemli uluslararası
Fotoğraf altı yazısı: Uluslararası toplum son 30-40 yıldır arazi bozulmasıyla mücadele konusunda programlar geliştirmiş; çevresel
sorunları daha iyi anlamaya yönelik çeşitli konferans ve forumlar
düzenlenmiştir. © UNESCO-MAB
toplantılar düzenlenmiş, dünya
kamuoyunun çevresel problemler
hakkında bilgi düzeyi yükselmiş
ve somut projeler için anlaşmalar
imzalanmıştır. Çevre konularını ilk
ele alan konferans, 1972 yılında
düzenlenen Stockholm Konferansı olmuştur. Sahra Çölü altında yaşanan ciddi kuraklık ve 1968-1974
kıtlığını konu alan ilk konferans
ise, 1977 yılında gerçekleştirilen
Nairobi Konferansı olmuştur. Nairobi Konferansı’nda alınan bir dizi
tavsiye kararının yanı sıra, uluslararası toplumu harekete geçirmek
amacıyla bir eylem planı da hazırlanmıştır (Berthe, Yafong, 1997)..
1992 yılına gelindiğinde ise,
Brezilya’nın Rio de Janeiro kentinde BM Çevre ve Kalkınma Konferansı düzenlenmiş, hem çevrenin
korunmasını hem de sürdürülebilir kalkınmayı içine alan Günden
21 isimli bir eylem planı ortaya
çıkarılmıştır. 40 bölümden ve yaklaşık 300 sayfadan oluşan Günden
21, güçlü taahhütler içermektedir.
1992 Rio Konferansı sonucunda
iki uluslararası sözleşme ortaya
çıkmıştır. Bunlar; Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi (1992) ve BM İklim
Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’dir
(1993). 1994 yılında ise, BM Çölleşme ile Mücadele Sözleşmesi
Fotoğraf altı yazısı: UNCCD’nin amaçlarından biri, hiç kuşkusuz,
çölleşmeyle mücadelede hükümetler karar alırken toplumun kararlara aktif katılımının sağlamaktır.
(bundan sonra “Sözleşme” olarak
anılacaktır) imzaya açılmıştır. Üç
sözleşme de çevresel problemlere
ve sosyo-ekonomik kalkınmaya
ortak çözümler bulmayı amaçlamıştır. (Education Kit, UNESCOUNCCD, 2001)
2. BM ÇÖLLEŞM İLE
MÜCADELE
SÖZLEŞMESİ:
Sözleşme’nin genel amaçları; çölleşmeyle mücadele etmek
ve kuraklığın etkilerini hafifletmek şeklinde özetlenebilir. Genel
amaçlar arasında; arazi verimliliğini iyileştirmek, araziyi eski haline getirmek (ya da koruma altına
almak), daha etkili su kullanımı
kurmak, sürdürülebilir kalkınmayı ortaya çıkarmak ve kuralık ve
çölleşmeden etkilenen nüfusun
hayat şartlarını iyileştirmek de sayıbilir. Sözleşme’nin önündeki en
büyük zorluk, toplulukların yeni
teknoloji ve bilgiye erişimleridir.
Sözleşme’nin spesifik amaçları ise
özetle; sürdürülebilir kalkınmayı
ilerletmek, eğitim ve öğrenimi geliştirmek, insanî gelişimi ölçmek
ve destekleyici bir çevre oluşturmaktır. (Education Kit, UNESCOUNCCD, 2001)
3. İNSANLARI
HAREKETE GEÇİRMEK
VE KATILIM
SAĞLAMAK:
Çölleşmeyle
mücadelede
hangi gruplarla birlikte çalışılmalıdır? - Mali destek sağlayıcıları (donörler), hükümetler, yerel
işletmeler ve kurak alanlarda yaşayan insanlar, birlikte çalışması
gereken gruplardır. Kuşkusuz bu
gruplar içerisinde en önemli grup,
kurak alanlarda yaşayan insanlardır. Çünkü bu insanlar, yaşadıkları
yerlerin tüm zorluklarını ve bu zorluklarla nasıl baş edilebileceğini
bilmektedirler. Kurak alanda yaşayan insanları işin içine çekmeden,
onları işin içine katmadan, kurak
alanlardaki sorunlarla baş etmek
kesinlikle mümkün değildir.
Fotoğraf altı yazısı: Toplumun bütün
kesimlerinden, çölleşmeyle mücadelede
çaba göstermesi istenir.
2014 TEMMUZ/AĞUSTOS/EYLÜL ORMAN MÜHENDİSLİĞİ 25
ÜYEL ER İ Mİ ZD EN
4- PROBLEMLERİ
ÖLÇMEK VE
DEĞERLENDİRMEK:
Fotoğraf altı yazısı: Ağaç yaşken eğilir. © Ines Forbes, UNESCO
Dikkate Alınan Konuları
Arttırmak - Şurası bir gerçektir
ki; çölleşme ile mücadele çalışmalarında en büyük gayret, çölleşmenin nedenlerinden çok sonuçlarına gösterilmektedir. Oysa,
çölleşmenin arka planındaki konuları dikkate almadan, sadece
insan faaliyetlerinin azaltılmasına
odaklanmak, eksik bir yaklaşım
olacaktır. Diğer bir değişle, çölleşmenin arka planındaki sosyal ve
ekonomik baskıları dikkate almadan, sadece aşırı üretim ve aşırı
otlatmanın azaltılması gibi insan
faaliyetlerine odaklanmak, yapılacak değerlendirmeyi de eksik kılacaktır. Bu nedenle, dikkate alınan
konuların arttırılması, hele hele,
çölleşmenin sosyal ve ekonomik
yönleri gibi konuların mutlaka
hesaba katılması gerekmektedir.
Böyle bir yaklaşım, sağlıklı bir değerlendirmenin olmazsa olmaz
şartıdır.
Ulusal Eylem Planları - Sözleşme; çölleşmenin fiziksel (iklim,
toprak), biyolojik (biyoçeşitlilik),
ekonomik (üretim, servet) ve
26 ORMAN MÜHENDİSLİĞİ TEMMUZ/AĞUSTOS/EYLÜL 2014
sosyal (sağlık, sosyal faaliyetler)
yönlerine eşit önem vermektedir.
İlaveten Sözleşme, onun analiz
ve uygulamalarının en can alıcı
noktasına sosyal ve ekonomik konuları koymaktadır. Sözleşme’nin
ülkeler düzeyinde uygulama aracı
olan ulusal eylem planlarının en
can alınıcı yerlerine de sosyal ve
ekonomik konuların konulması
gerekmektedir. Bunu sağlamak
için ise, ulusal eylem planları hazırlanırken, çalışmalarda katılımcı
bir yaklaşım anlayışı izlenmelidir.
Zira, toplumun bütün kesimlerinin katılımı olmadan çölleşme
olgusu ile mücadele etmek mümkün değildir. Yetişkinleri, yaşlıları,
hele hele çocukları bu işin içine
katmadan, bu problemi çözmek
mümkün değildir. Yaşlılar, geleneksel bilgiye sahip insanlardır.
Okullarda ise çocuklara; toplama,
çıkarma, okuma ve yazmanın yanı
sıra, çölleşmeyle mücadele ile ilgili temel eğitimin mutlaka verilmesi gerekmektedir. Diğer yandan
çocuklar, anne-babalarına çok iyi
bilgi aktarıcılarılarıdır. (Education
Kit, UNESCO-UNCCD, 2001)
Sözleşme, ülkelerden eylem
planlarını uzun vadeli yapmasını ve planda yazılan faaliyetlerin
düzenli olarak izlenmesini talep
eder. Faaliyetlerin izlenmesi için
muhtelif istasyonlar sürekli olarak
gözlem yaparlar. Örneğin, tarım
yapılan alanlarla yapılmayan alanlar sürekli gözlemlenir. Diğer taraftan, arazi bozulmasını ölçmek
amacıyla yapılan ölçümler ve bu
ölçümler sonucu elde edilen nicel
ve nitel bilgi, bilim adamlarına,
kuruluşlara ve hükümetlere çeşitli
avantajlar sağlarlar. Bu avantajların başında, hiç kuşkusuz, yapılacak çalışmaların tekrarını ve para
israfını önlemek gelmektedir.
Bilindiği üzere göstergeler, bir
olgu (vakıa, fenomen) ve faaliyetin
değerlendirilmesinde ve etkilerinin tahmin edilmesinde kullanılan nicel bilgilerdir. Sözleşme’nin
16. Maddesinde, konunun fiziksel
ve biyolojik yönlerine eşit önem
verdiği kadar, ekonomik ve sosyal
yönlerin önemi de vurgulanmaktadır.
Fotoğraf altı yazısı: Bilimsel araştırmalar
ve çevresel değişikliklerin düzenli olarak
izlenmesi, çölleşmeyle mücadelenin ve
bozulmuş ekosistemlerin iyileştirlmesinin
olmazsa olmaz şartıdır. © UNESCO-MAB
Uydu Fotoğrafları (Uzaktan
Algılama) - Uydu fotoğrafları,
hızlı bilgi edinmek ve bozulma,
açmalar ve ağaçlandırmalar gibi
değişiklikleri izlemek için kullanılırlar. Bu fotoğraflar, bitkilerdeki
değişimi gösterir ve bu sayede,
kuraklık olduğunda hangi bitkinin
ekilip hangi bitkinin ekilmemesi
gerektiği konusunda karar vericilere önemli yardımlarda bulunur.
Coğrafi Bilgi Sistemleri (GIS)
- Coğrafyacı ve bilgisayar uzmanları, küresel ölçütlerde bölgesel
düzeyde bilgi üretmek için GIS’i
geliştirmişlerdir. Bunun için uzmanlar; harita, fotoğrafik resim ve
sanal görüntüleri üretirler. Bahsekonu küresel ölçütler; kuraklığın
ilerlemesi, yağmur, sıcaklık, su
varlığı, insanların sosyal faaliyetleri ve altyapı (tren yolları, yollar)
şeklinde sıralanabilir. (Education
Kit, UNESCO-UNCCD, 2001).
Fotoğraf altı yazısı: Nijerya, Gour’da kumulu tutan rüzgar perdeleri
gübreler ya da ucuz kompostların
kullanılmasına ihtiyaç duyulmak;
ya da toprağı hazırlamak için, bir
çukurda sıcaklık ve nemin yardımıyla humus üretilmekte ve humuslar, fideler dikilmeden önce
toprağa serilmektedir. Bilindiği
üzere hayvanlar ürün artıklarını
yer ve toprağa besleyici maddeler
bırakırlar. Tarım artıkları ve hayvanların dışkıları, adetâ birbirini
tamamlayarak, toprağın veriminin sürmesinde etkili olurlar.
Fotoğraf altı yazısı: Uydu yoluyla veri elde
etme. © Agence Spatiale Européenne
5. UYGUN BİR ÇEVREYİ
YENİDEN KURMAK:
Toprağı Eski Haline Getirmek - Rüzgar ya da su yoluyla
topraktan azot, fosfor, kalsiyum,
magnezyum gibi besleyici unsurlar gittiğinde toprak bozulmakta,
fakirleşmekte ve sonuç olarak
toprağın verimi düşmektedir. Toprağın içinden çıkması gereken tuz
gibi toksik maddeler çıkamamakta ve toksik maddeler toprağın
içinde birikmektedir. Aşırı tarım
yoluyla topraktaki besleyici maddeler tüketildiğinde, toprağın verimini arttırmak için ya sentetik
Fotoğraf altı yazısı: Fidanlıklar, fidanların
hızlı bir şekilde üretildikleri yerlerdir.
Hızlı yetişen ve zor şartlara uyabilen yerel
türleri seçmek çok önemlidir. © UNESCOMAB
Rüzgârın etkisiyle mücadele
etmek - Rüzgar; kum ve tozun ye-
rini değiştirir. Rüzgârın etkilerini
azaltmaya yarayan bazı basit mekanik çalışmalar bulunmaktadır.
Bunlar: 1- Yerel bitki türlerinden
çit yapmak ve köylerin ve tarımsal ürünlerin etrafını metal çitlerle
çevrelemek; 2- toprağı bağlayan
ve koruyan kök sistemine sahip
bitkileri dikmek; ve 3- plantasyon
alanlarını korumak için hayvan otlatmayı yasaklamak, şeklindedir.
Yeniden Ağaçlandırma (Reforestation) - Fidanlık kurmak,
yeniden ağaçlandırma yapmanın
olmazsa olmaz şartıdır. Fidanlıklarda, hızlı büyüyen ve zor iklimlere uyum sağlayan yerel bitki türleri
yetiştirilir. Yeniden ağaçlandırma
uzun soluklu bir iş olmakla beraber ağaçların uzun hayat döngüsüne sahip olmaları yatırımları
ayakta tutabilmektedir.
Ağaçların Rolleri - Hepimizin
çok iyi bildiği üzere ağaçlar; 1- toprağın unsurlarını birbirine bağlar;
su ve rüzgar erozyonunu önler; 2tarımsal ürünler için rüzgar engeli
oluşturur; 3- köklerindeki bakteriler yoluyla azot üretir ve toprağın
üretkenliğini arttırır; 4- toprağın
içine su girişini kolaylaştırır; 5- insanlara ve hayvanlara gölge yapar;
6- meyve ağaçları gıda kaynağı
2014 TEMMUZ/AĞUSTOS/EYLÜL ORMAN MÜHENDİSLİĞİ 27
ÜYEL ER İ Mİ ZD EN
rın beslenme ihtiyaçlarının farklı
olması nedeniyle, uzun dönemde
bir arazi parçası sadece farklı bitki
ve hayvanları doyurabilmektedir.
Bu nedenle, aynı arazi parçasında
uzun süreli tek kültür uygulamalarından sakınılması ve toprağın
eski halini alması için münavebeli
(değişimli) bir tarımsal ürün sistemine geçilmesi gerekmektedir.
Fotoğraf altı yazısı: Hem ekonomik hem de ekolojik avantajlarından dolayı bir tarımsal
uygulama olarak tarımsal ormancılık (agroforesty) oldukça yaygın olarak yapılmaktadır.
Bir yandan ağaçlatdan yaralanırken diğer yandan tahil ekilebilir. © UNESCO-MAB
olup kurak zamanlarda hayvanlara
yem sağlar; ve 7- yemek pişirmede
yakacak odun, kulübe çatısını yapımında yapı malzemesi olarak kullanılır. Tabii burada vurgulanması
gereken çok önemli bir husus vardır. O da, ağaçların sürdürülebilir
bir şekilde kıllanılabilmesi için her
kesilen ağacın yerine yenilerinin
dikilmesi gerekmektedir.
Nelerden Sakınılmalıdır? 1Sürekli ağaç kesiminden; 2- çalı
yangınlarından; 3- sentetik gübreler kullanıp doğal gübreleri ihmal
etmekten; 4- sadece bir tip tarımsal ürün kullanmaktan; 5- nadasa
bırakma süresini azaltmaktan;
6- yoğun üretim ve otlatma yapmakta; ve 7- dağlık bölgelerde
doğal yatay hatlar yerine yukarıdan aşağıya işleme yapamaktan,
sakınılmalıdır. (Education Kit,
UNESCO-UNCCD, 2001).
6. SÜRDÜRÜLEBİLİR
TARIMSAL
UYGULAMALAR
GELİŞTİRMEK
Çölleşme meydana gelmeden
önce çölleşmeyi önlemek için
çalışmak, çölleşme meydana geldikten sonra çölleşmeyle mücadele etmek için çalışmaktan çok
daha az maliyetlidir. O nedenle,
28 ORMAN MÜHENDİSLİĞİ TEMMUZ/AĞUSTOS/EYLÜL 2014
iyi tarımsal uygulamalara devam
etmek ve bozulmaya doğru giden
toprağı eski haline getirmek için
çaba göstermek gerekmektedir.
Bunun için de, toprak verimliliğini
koruma amaçlı uzun dönemli sürdürülebilir uygulamalara ihtiyaç
vardır.
Toprağın tükenme süreci ve
etkileri - Nüfus artışıyla birlikte
geleneksel tarım sistemleri terk
edilmekte, tek ürün yetiştirme uygulamaları yaygınlaşmakta; çölleşme hızlanmakta; üretim alanları üzerindeki baskılar artmakta
ve araziler verimsizleşmektedir.
Az çok veya hiçbir geliri olmayan
çiftçiler ve hayvan yetiştiricileri,
ya alternatifsiz kalmakta ya da
marjinal alanları kullanmaya kendilerini mecbur hissetmektedirler.
Öncelikle şu bir gerçektir ki; her
arazi parçasının kendini yenileme kapasitesi vardır. Bu kapasite
aşıldığında, verimlilik azalmakta,
tarımsal ürün miktarı düşmekte
ve çiftlik hayvanlarının besili hale
gelme süresi uzamaktadır.
Tarımsal üretimi çeşitlendirmek - Tarımsal üretim ve hayvancılıkta çeşitlendirmeye gitmek
hem arazi kaynaklarının daha iyi
kullanılmasını sağlamakta hem
de bir ürünün aşırı üretilmesini
önlemektedir. Bitki ve hayvanla-
Fotoğraf altı yazısı: Mali: Tarımsal ürünleri
çeşitlendirme, araziyi daha iyi kullanmayı
sağlar ve bir ürünün aşırı üretilmesini
önler. © Yann Arthur-bertrand / Earth from
Above /UNESCO
Araziyi Eski Haline Getirmek Arazi bozulması, kalıcı değil, geri
çevrilebilir bir şeydir. Bozulmuş
alanları eski haline getirmek için
alana ekilen/dikilen ürün teknolojilerinin iyileştirilmesi gerekir. Bu
ise ancak, toprağı organik madde ile zenginleştirmekle; farklı
ürünler seçip kullanmakla; alana
baskıyı azaltmakla ve topraktaki
dengeyi korumakla mümkün olabilmektedir.
En etkili sulama sistemlerini
kullanmak, toprağın tuzluluğu
ile mücadele etmede çok ama
çok önemlidir. Sulama sistemleri
dendiğinde ilk akla gelenler: 1Geri kalan suyun tahliye edilmesi; 2- sorunlu alanlarda yer altı su
rezerv değişikliklerinin ve toprak
tuzluluğunun izlenmesi; 3- ağaç
dikme, sulama ve direne etme,
şeklindedir. Diğer taraftan, hükümetler ve hükümetdışı kuruluşlar
resel bozulmayı önleyen kaynaklar olması gerekmektedir.
Odunun Yerine İkame Maddeler Kullanmak - Orman kaynaklarının (özellikle yakacak odunun) sürdürülemez bir şekilde
kullanılması, çölleşmeye adeta
davetiye çıkarmaktadır. Alternatif
yenilenebilir enerji kaynaklarını
belirlemek ve bu kaynakları odunun yerine kullanmak, çölleşmeyle mücadelede çok önemlidir.
Fotoğraf altı yazısı: İyi besili ve sağlıklı bir sürü, besili olmayan büyük bir sürüden daha
iyidir. © UNESCO-MAB
(NGO), kuraklığa uyumlu olan ve
uygun olmayan teknolojiler konusunda eğitim kursları düzenleyebilmektedir.
Sürüleri Azaltmak – Bir yandan sürülerin sayısı azaltılırken,
diğer yandan arazinin geri kazanılması için belli bir zamanın geçmesini beklemek, yerel çiftçilerin hiç
de hoşuna gitmeyen bir düşünce
değildir. Bırakın hoşlarına gitmesini, kolay kolay da benimseyemezler bile. Ekim alanlarından ürün
elde etme konusunda kaydedilen
teknolojik gelişmeler, havancılık
yapmak için daha fazla alan bırakabilir ve bu alanlar üzerindeki baskı ve onun neden olduğu
bozulma azalabilir. Daha kaliteli
hayvan yetiştirerek ve veterinerlik hizmetlerini iyileştirerek sürü
sayısı düşse bile, sürü sahiplerinin
gelirleri devam edebilir hatta hatta artabilir. Ancak yukarıda da ifade edildiği üzere, “sürü sayısının
azalması ve gelirin devam etmesi”
konusunda hayvan yetiştiricilerini
ikna etmek kolay kolay mümkün
olmadığından, sürü sahiplerine
eğitimler verilmesi ve toplumsal
farkındalığın arttırılmasına kesin
bir ihtiyaç vardır. (Education Kit,
UNESCO-UNCCD, 2001).
7. YENİLENEBİLİR
ENERJİ KULLANMAK
Teknolojik Yenilikler - Teknolojiler, ancak ve ancak geleneksel
üretim sistemlerini iyileştirerek
çölleşmeye çözüm getirebilirler.
Bu ise, geleneksel üretim sistemlerinin yeni enerji kaynaklarıyla
bağlarının kurulmasına bağlıdır.
Bahsekonu yeni enerji kaynaklarının; toprağı daha iyi hale getiren,
tahıl ve et üretimini artıran ve çev-
Güneş Enerjisi - Pırıl pırıl güneşli günler, kurak ve yarı kurak
alanların tipik özelliğidir. Bu özellik enerji ihtiyacını gidermek için
de kullanılabilir. Bunun için neler
yapılabilir? 1- Paneller yoluyla sıcak su sağlanabilir; 2- parabolik
aynalar yoluyla yemek pişirilebilir,
su buharı üretilebilir ve elektrikli
su tribünleri çalıştırılabilir; 3- paneller yoluyla güneş ışını elektriğe
dönüştürülebilir, depolanabilir ve
kullanılabilir; ve 4- güneşin buharlaştırma gücünden yararlanılarak,
güneş ayrıştırıcıları yoluyla, tuz ve
bakteriden ayrıştırılmış saf su elde
edilebilir.
Fotoğraf altı yazısı: Hindistan’ın Rajasthan bölgesi: Güneş panelleri taşıyan develer.
Güneşin yeterli olduğu yerlerde güneş panelleri kurulur ve kullanılır. © Madanjeet Singh
/ UNESCO
2014 TEMMUZ/AĞUSTOS/EYLÜL ORMAN MÜHENDİSLİĞİ 29
ÜYEL ER İ Mİ ZD EN
Rüzgâr - Rüzgârın gücü; elektrik üreten pervaneleri çevirir,
rüzgâr yoluyla üretilen elektrik su
kuyusu pompalarını çalıştırabilir,
sulama kanallarını ve su depolarını doldurabilir ve tohumları
öğüten değirmenleri çalıştırabilir.
Alize, Harmattan, Scirocco gibi
rüzgârlar kurak alanlarda sık ve
şiddetli görülmelerinden dolayı,
bu tip enerjiler uzun dönemde tamamlayıcı işlev görebilmektedir.
Fotoğraf altı yazısı: Çad’ta Chari Nehri: Nehir boyunca ürünler küçük setlerle korunurlar.
Fotoğraf altı yazısı: Çevreye zarar vermeksizin rüzgar enerjisinden elektrik üretilir. © Michel Le Berre
Biyogaz - Biyogaz, bir ayrıştırma makinesinde üretilen gazlı bir
karışımdır. Ayrıştırma makinesinden çıkan artıklar doğal gübre olarak kullanılabilir. Kurak alanlardaki
yüksek sıcaklık, biyogaz oluşturmak için faydalıdır. Biyogazın; maliyetinin olmaması ve aydınlatma,
yemek pişirme, jeneratör, traktör
ve otomobil sürmede kullanılması gibi avantajları bulunmaktadır.
Biyogaz, küçük tesisatlar ile de
Fotoğraf altı yazısı: Küçük çiftçiler, sulama suyunu tutmak ve ürünleri korumak için küçük setler ve barajlar yaparlar. © FAO/14204/R. Faidutti
30 ORMAN MÜHENDİSLİĞİ TEMMUZ/AĞUSTOS/EYLÜL 2014
üretilebilmektedir. Bu üretim; tarım ve hayvan dışkısının bir arada
bulunabildiği bölgelerde en etkili
şekilde yapılabilmektedir. (Education Kit, UNESCO-UNCCD, 2001)
8. KADİM BİLGİYİ
YENİDEN ÜRETMEK
Eski ve yeni uygulamaları birleştirmek - Kurak alanlarda başarılı olmuş projelere biraz daha
yakından bakacak olursak, şunu
çok net olarak görebilirz; yerel
halka çözümler ararken, onları
dinleyen, halkın geleneksel teknik
ve önceliklerini öğrenen kuruluşlar hep daha başarılı olmuşlardır.
Günümüzdeki kalkınma projeleri,
geleneksel uygulamaları ve yeni
teknolojileri birleştirmiş, böylece
toplumun elindeki bilgi (knowhow) çölleşmeyle mücadele çalışmalarını güçlendirmiştir. Çölleşmeyle mücadele çalışmalarında
eğer geleneksel teknikler kullanılabilirse, düşük maliyet konusunda çifte avantaj sağlanmış olacaktır. Bilindiği üzere, yöre halkı
genellikle basit araçlar kullanırlar
ve bu araçlara erişim çok kolaydır.
Aynı zamanda bu araçlar, uzun
yıllar tabiatın gözlemlenmesi sonucu oluşturulduğundan uzun
dönemde çevre dostudurlar.
Dinamik Geleneksel Bilgi
- Toplumun elindeki bilgi (knowhow) ve teknikler, dinamik ve ilerleyici bir özellik taşmaktadır. İnsan
toplulukları, komşularıyla kurdukları ilişkiler ve uzak diyarlardan
yaptıkları evlilikler sayesinde bilgi
aktarmaya devam ederler. Diğer
taraftan bazı kültürler, modern
bilimdeki gelişimlerden ilham
alırlar.
Eski Sulama Tekniklerinin
Yeniden Oluşturulması - Geleneksel sulama teknikleri, çevreye
duyarlı modern kalkınma projelerinde, yeniden kullanılabilmektedir. Cezayir’de, nüfus artışı ve
çevresel bozulmayla karşı karşıya
kalan insanlar, çevreye duyarlı geleneksel sulama tekniklerini yeniden canlandırarak sahradaki vahaları meydana getirmişlerdir. Onlar,
bir yandan palmiye ağaçlarını eski
haline getirmeye çalışırken diğer
yandan da yerçekimi yoluyla suyu
tahliye eden yeraltı su galerilerinden oluşan sulama sistemlerini
daha iyi hale getirmişlerdir. Bu insanlar, suyu derinlerden çıkarmışlar ve ekosisteme zarar vermeyen
kanalları kullanarak taşımışlardır.
Arazi Verimsizliği ile
Mücadele Edecek
ve Tarımsal Ürünleri
İyileştirecek Teknikler:
Malçlama (toprağı kuru otla
örtme) ve Tarımsal Artıkları
Kullanma - Kuru ot, saman, mısır
sapı, ölü yapraklar veya diğer tarımsal artıklar gibi ölü bitkiler, yani
Zimbawe: Zararlı otları temizleyen kadınlar. © Wagner Horst, UNESCO
malç, çıplak toprak üzerinde ve
bitkilerin etrafına serilebilir, böylece erozyon sınırlanabilir ve nem
korunabilir. Samanlar, bir yandan
toprağın sıkılaşmasını önlediği
gibi diğer yandan suyu tutmakta
ve suyun toprağın içine yavaş yavaş sızmasını sağlamaktadır.
Zai1 - Burkina Faso’lu çiftçilerin arazi ve dikim çukurlarını
iyileştirme tekniğine zai adı verilmektedir. Zai adı verilen teknik
şu şekilde çalışmaktadır: Kurak
dönem boyunca, çapı ve derinliği
genişletilerek çukurlar açılmakta ve içine gübre konulmaktadır.
Yağmurlu dönemde çukurların içi
su ile dolmakta, su ve gübre birbirine karışmaktadır. Çukurlarda
bu aşamayı yoğunlaşma izlemektedir. Verimi artan topraklarda ise
darı ve süpürge darısı (sorgun)
yetiştirilebilmektedir.
Sahel’de
bozulmuş binlerce hektar alanın
önemli bir kısmı, bu teknik sayesinde, kullanılır ve tarımsal üretim
yapılabilir hale gelmiştir.
Kadınların Rolü - Kadınlar
günlük işlerini görürken, annelerinden ve de anneannelerinden
öğrendikleri pek çok geleneksel
bilgiyi kullanırlar. Kadınlar bu işleri yaparken hem fakirliği azaltır
hem de sayısız çevresel probleme
çare bulurlar. Kadınlar aynı zamanda, küçük aile tarlaları oluşturarak kıraç toprakları geri kazanır
ve verimsiz toprakları eski haline
getirirler. Kadınlar, yaşadıkları
çevreyi bir yandan korurken diğer
yandan ailelerinin günlük ihtiyaçlarını da sağlarlar. (Education Kit,
UNESCO-UNCCD, 2001).
TEŞEKKÜR
Birinci yazıdan sonra, ikinci
yazının yazılması için beni teşvik
eden tüm meslektaşlarıma ve el
yazısı tercümelerimi elektronik ortama çeken Sayın Pınar Gölpınar’a
teşekkür ederim.
KAYNAKLAR
1.
Education Kit on Learning to Combat
Desertification (Çölleşme ile Mücadeleyi Öğrenme Rehberi) UNESCO-MAB,
UNCCD, 2001
2.
Berthe, Yafong, 1997. Çölleşmeyi Önlemede Ormancılığın Rolü; 11. Dünya
Ormancılık Kongresi Bildirileri, Cilt 2,
Bölüm C/10, sayfa 323-328.
(1) Kelimenin orijinal yazılışında “i” harfinin üzerinde iki nokta bulunmaktadır.
2014 TEMMUZ/AĞUSTOS/EYLÜL ORMAN MÜHENDİSLİĞİ 31
ÜYEL ER İ Mİ ZD EN
ORMANCILIK KAMUOYUNUN ROTASYON UYGULAMASI
VE MÜHENDİS KADROLARINA İLK DEFA YAPILACAK
ATAMALARDA KULLANILAN SINAV SİSTEMİNİN
DEĞİŞTİRİLMESİNE YÖNELİK GÖRÜŞLERİ
Dr. Hasan ALKAN
Orman Yüksek Mühendisi
ÖZET
Bu araştırmada ormancılık kamuoyu için güncel iki konu olan rotasyon uygulaması ve mühendis
kadrolarına ilk defa yapılacak atamalarda kullanılan mevcut sınav sisteminin değiştirilmesine yönelik
meslektaşlarımızın görüşleri belirlenerek, yorumsuz bir şekilde sunulmuştur. Araştırma bulgularına
göre her iki uygulamanın da adil ve tarafsız bir şekilde yapılamadığı ya da yapılamayacağına yönelik
görüşler baskın durumdadır.
Anahtar Kelimeler: Rotasyon uygulamaları, Mühendis atamaları, Mülakat
1. GİRİŞ
Orman Genel Müdürlüğü
(OGM) teknik personel atamalarına dair mevzuat üzerinde son
5 yılda yaptığı düzenlemelerle
bir arayış içerisine girmiştir. Düzenlemeler daha çok yönetmelik
değişikliği şeklinde olmuştur. Düzenlemelerden ilki 25.05.2009’da,
ikincisi 12.03.2011’de ve üçüncüsü
ise 22.06.2012 tarihinde yürürlüğe koyulmuştur. Bununla birlikte
Orman Mühendisleri Odası tarafından açılan davalar sonucunda
bu yönetmeliklerin yürürlülükleri durdurulmuştur. Son olarak
13.10.2013 tarih ve 28794 sayılı
Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren “OGM Personelinin
Atama ve Yer Değiştirme Esaslarına İlişkin Yönetmelik” ormancılık
kamuoyunda rotasyon olarak bilinen ve tartışılan uygulamaları
gündeme getirmiştir. Kamuoyundaki tartışmalar, rotasyon uygulamasının gerekli olup olmadığından ziyade, bu uygulamanın adil
bir şekilde yapılıp yapılmadığına
32 ORMAN MÜHENDİSLİĞİ TEMMUZ/AĞUSTOS/EYLÜL 2014
ve yönetmelikte belirtilen ilkelere
uyulup uyulmadığına yöneliktir.
Zira, rotasyon uygulamaları aleyhine sivil meslek örgütlerince yapılan eylemler, bireysel meslektaş
tepkileri, yazılı ve görsel basında
çıkan haberler, sosyal paylaşım
sitelerinde yer alan mağduriyet
haber-paylaşımlarına karşın, OGM
bu uygulamalarda yönetmeliğe
uygun olarak hareket edildiğini
ifade eden açıklamalarda1 bulunmaktadır. Bu konuda taraflar konuşurken orman fakültelerinden
veya diğer araştırma kurumlarından olumlu ya da olumsuz yönde
kurumsal bir yazılı değerlendirme
henüz yapılmamıştır.
Ormancılık kamuoyu gündemini oluşturan hususlardan birisi
de OGM mühendis kadrolarına ilk
defa yapılacak atamalarda 2000
yılından beri kullanılmakta olan
sistemin değiştirilmesidir. Bilindiği gibi 2000’li yıllardan buyana
ilk atamalarda Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS)2 dikkate
alınmaktaydı. 05.07.2014 tarih ve
29051 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelik değişikliğine göre bundan sonra yapılacak
atamalarda OGM, KPSS (B) grubu
puan sırasını dikkate alarak açıktan atama yapacağı kadro sayısının üç katına kadar adayı yazılı
ve/veya sözlü sınava tabi tutacak
ve atamaları bu sınav sonuçlarına
göre yapacaktır. Genel yetenek
ve genel kültür odaklı sorularla
yapılan KPSS (B) gurubu sınavı
yerine, ya da bu sınava ek olarak
alana yönelik yapılacak merkezi
bir sınavla orman mühendisi alımının yapılması yıllardır meslek
kamuoyu tarafından tartışılan ve
büyük ölçüde olumlu yönde fikir
birlikteliği sağlanan bir konudur.
Hatta anılan husus Orman Fakülteleri Dekanlar Toplantısı’nın da
gündem maddelerinden birisi olmuş ve T.C. Ölçme, Yerleştirme ve
Seçme Merkezi (ÖSYM) nezdinde
girişimlerde de bulunulmuştur. Ne
var ki ÖSYM’den bu talebe olumlu
bir cevap alınamamıştır. Bununla
birlikte Temmuz ayında yapılan
bir düzenleme ile gündeme gelen ve ormancılık kamuoyunda
mülakat3 sınavı olarak tartışılmaya
başlanan uygulama ise yukarıda
belirtilen yaklaşım-çalışmaların
bir ürünü veya devamı değildir.
Bu düzenlemeye yönelik ormancılık kamuoyunda olumlu yönde
bir fikir birlikteliği de bulunmamaktadır. Merkezi sistem dışında
ilgili kurumlarca yapılan-yapılacak
olan denetim ve objektifliği tartışma götürür sınavlar ister istemez
güven sorununu da beraberinde
getirmekte; kamuoyunda torpil ve
menfi uygulamalara yönelik endişeler oluşturmaktadır. Söz konusu
düzenlemeler yapılırken başta orman fakülteleri olmak üzere sınavlar konusunda deneyim sahibi ilgili kurum ve kuruluşların kurumsal
düzeyde görüşlerinin de alınmadığı bilinmektedir. Türkiye’de geçmiş
dönemlerde yaşanan olumsuz deneyimler ise bu endişenin artmasına neden olmaktadır. Üstelik söz
konusu düzenleme KPSS sınavı ile
aynı gün yapılmış; birçok aday bu
düzenlemeden sınava girdikten
sonra haberdar olabilmiştir.
Bu araştırmada yukarıda kısaca değinilen iki uygulama
hakkındaki ormancılık kamuoyu
görüşleri araştırılmış ve bulgular
yorumsuz bir şekilde verilmeye
çalışılmıştır.
2. MATERYAL VE YÖNTEM
Bu araştırmanın verileri çeşitli
kurum ve kuruluşlarda çalışan orman mühendisleri, henüz atanamamış orman mühendisleri, orman fakültelerinin orman mühendisliği bölümlerinde okumakta
olan öğrenciler, öğretim elemanları ve emekli orman mühendisleri tarafından doldurulan anket
formlarından sağlanmıştır. Anketin online olarak ve kısa bir sürede
yapılacak olması, katılımın olabildiğince arttırılmak istenmesi gibi
nedenlerle anket formunda çok az
soruya ve seçeneğe yer verilmiştir.
Anket formu 5’i çoktan seçmeli ve
1’i de açık uçlu soru olmak üzere
6 sorudan oluşmaktadır. Ankette
yer alan soruların içtenlikle cevaplanabilmesi için denek tanımlayıcı
sorulara özellikle yer verilmemiştir. Hazırlanan form online olarak
erişime açıldıktan sonra, çeşitli
sosyal paylaşım siteleri ve elektronik posta aracılığıyla ormancılık kamuoyuna duyuru yapılarak
orman mühendislerinden ankete
katılımları istenmiştir. 12.08.2014
ve 18.08.2014 tarihleri arasında
419 orman mühendisi ve orman
mühendisi adayı ankete katılmıştır. Katılımcıların niteliklerine göre
dağılımı Çizelge 1’deki gibidir.
Emekli orman mühendisleri
ile diğer kamu kurum ve kuru-
luşlarında memur olarak çalışan
orman mühendisleri “Diğer” seçeneği içinde değerlendirilmiştir.
Anketlerin değerlendirilmesinde Ms excell ve SPSS 15,00’dan
yararlanılmıştır. Analiz sonucunda
bulgular frekanslar ve yüzdeler
(%) şeklinde sunulmuştur. Gerek
görülen hallerde değişkenler arası
ilişkilerin tespiti amacıyla çapraz
tablolar ve kikare analizinden de
yararlanılmıştır.
3. BULGULAR
3.1.Rotasyon Uygulamalarına Yönelik Görüşler
Ormancılık kamuoyunda rotasyon uygulamalarını mesleğin
geleceği için gerekli gören bir kesim olduğu gibi, bu uygulamaların faydadan ziyade zarara neden
olacağına yönelik görüşe sahip bir
kesim de bulunmaktadır. Rotasyonu mesleğin geleceği için gerekli
bir uygulama olarak nitelendiren
kesim ise kendi içinde ikiye ayrılmaktadır. Zira meslektaşlarımızın
bazıları bu uygulamaların ayırım
yapılmaksızın herkese uygulanması gerektiğini savunurken,
bazıları ise sadece yeni ataması
yapılacak olan meslektaşlarımızın
bu uygulamaya tabi olması gerektiğini savunmaktadır. Araştırma
kapsamında söz konusu görüşlerin frekans-yüzde değerleri be-
Çizelge 1. Katılımcıların Niteliklerine Göre Dağılımları
Katılımcıların Nitelikleri
Frekans
%
Orman fakültesi öğrencisi
63
15,0
Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın herhangi bir biriminde çalışan orman
mühendisi
85
20,3
Özel sektörde mesleği ile ilgili bir işte çalışan orman mühendisi
40
9,5
Özel sektörde mesleği dışında bir işte çalışan orman mühendisi
12
2,9
Öğretim elemanı
61
14,6
140
33,4
18
4,3
419
100,0
Orman mühendisi ve henüz çalışmıyor (işsiz)
Diğer
Toplam
2014 TEMMUZ/AĞUSTOS/EYLÜL ORMAN MÜHENDİSLİĞİ 33
ÜYEL ER İ Mİ ZD EN
Çizelge 2. Rotasyon Uygulamasının Mesleğin Geleceğine Etkisine Yönelik Görüşler
Önermeler-Görüşler
Tüm Orman
Mühendisleri
Orman ve Su İşleri
Bakanlığı Çalışanları
Öğretim
Elemanları
Frekans
Frekans
Frekans
%
%
%
Doğru bir uygulamadır. Mesleğin
geleceği için ayırım yapılmaksızın
herkese kararlılıkla uygulanmalıdır.
149
35,6
21
24,7
19
31,1
Doğru bir uygulamadır. Mesleğin
geleceği için sadece yeni
atanacaklardan itibaren kararlılıkla
uygulanmalıdır
124
29,6
39
45,9
15
24,6
Bu uygulama faydadan çok
zarar getirir. Uygulamadan
vazgeçilmelidir.
146
34,8
25
29,4
27
44,3
Toplam
419
100,0
85
100,0
61
100,0
lirlenerek Çizelge 2’de verilmiştir.
Çizelgede araştırmaya katılan tüm
orman mühendislerinin, Orman
ve Su İşleri Bakanlığı çalışanlarının
ve öğretim elemanlarının görüşleri ayrı sütunlar halinde gösterilmiştir.
Ankete katılan tüm orman mühendisleri birlikte değerlendirildiğinde, katılımcıların %34,8’lik kesiminin bu uygulamalardan kesinlikle vazgeçilmesi gerektiği yönünde
fikir sahibi oldukları görülmektedir. Katılımcıların %35,6’sı mevcut
haliyle bu uygulamaları yerinde
ve gerekli bulurken; %29,6’sı ise
rotasyon uygulamalarının sadece
yeni istihdam edilecek orman mühendislerine uygulanması gerektiğini savunmaktadır.
potansiyeline sahipken, öğretim
elemanları bu uygulamaların kapsamı dışındadır.
Rotasyon
uygulamalarının
tarafsız ve adil bir şekilde yapılıp
yapılmadığına ilişkin görüşler ise
yine üç gurup için ayrı ayrı verilmiştir (Çizelge 3).
Tüm katılımcılar birlikte değerlendirildiğinde, katılımcıların
%78,5’inin rotasyon uygulamalarının adil ve tarafsız bir şekilde yapılmadığı yönünde görüş beyan
ettikleri görülmektedir. Bu değer
Orman ve Su İşleri Bakanlığı çalışanları için %87,1 ve öğretim
elemanları için ise %88,5 olarak
hesaplanmıştır.
Çizelge 2 ve Çizelge 3 birlikte
değerlendirildiğinde rotasyon uy-
Sadece Orman ve Su İşleri
Bakanlığı’nın herhangi bir biriminde çalışan orman mühendislerinin görüşleri dikkate alındığında ise rotasyon uygulamalarının
yeni istihdam edilecek orman
mühendislerine uygulanması gerektiğine yönelik önermenin yüzdesinin artmış olduğu görülmektedir. Orman fakültelerinde çeşitli
unvanlarla görev yapmakta olan
öğretim elemanlarının rotasyon
uygulamalarının mesleğin geleceğine ilişkin etkilerinin olumsuz
olacağına ilişkin görüşlerinin yüzdesi ise tüm orman mühendisleri
ve kurumda çalışan orman mühendislerine oranla daha yüksektir. İlk iki gurup rotasyon uygulamalarından doğrudan etkilenme
Çizelge 3. Rotasyonun Adil ve Tarafsız Bir Şekilde Yapılıp Yapılamadığına İlişkin Görüşler
Önermeler-Görüşler
Adil bir şekilde uygulanmaktadır
Tüm orman
mühendisleri
Orman ve Su İşleri
Bakanlığında
Çalışanlar
Öğretim
Elemanları
Frekans
Frekans
Frekans
%
%
%
90
21,5
11
12,9
7
11,5
Adil bir şekilde uygulanmamaktadır
329
78,5
74
87,1
54
88,5
Toplam
419
100,0
85
100,0
61
100,0
34 ORMAN MÜHENDİSLİĞİ TEMMUZ/AĞUSTOS/EYLÜL 2014
Çizelge 4. Rotasyonun Gerekliliği & Adil Bir Şekilde Uygulanıp Uygulanamayacağı Görüşlerine İlişkin Çapraz
Tablo
Önermeler-Görüşler
Adil bir şekilde
uygulanmaktadır
Adil bir şekilde
uygulanmamaktadır
Frekans
Frekans
%
%
Doğru bir uygulamadır. Mesleğin geleceği için ayırım
yapılmaksızın herkese kararlılıkla uygulanmalıdır.
56
37,6
93
62,4
Doğru bir uygulamadır. Mesleğin geleceği için sadece
yeni atananlardan itibaren kararlılıkla uygulanmalıdır
29
23,4
95
76,6
gulamalarının gerekliliğine ilişkin
görüş bildirmiş olan birçok katılımcının bile rotasyon uygulamalarının adil ve tarafsız bir şekilde
yapılmadığına yönelik görüş bildirdikleri anlaşılmaktadır (Çizelge 4).
3.2.Mülakat Sınavına İlişkin
Görüşler
OGM’nin KPSS puan sırasını
dikkate alarak açıktan atama yapacağı kadro sayısının üç katına
kadar adayı yazılı ve/veya sözlü
sınava tabi tutarak atamaları bu
sınav sonuçlarına göre yapmasına olanak tanıyan düzenlemenin
doğru & yanlışlığına yönelik ormancılık kamuoyu görüşleri Çizelge 5’de sunulmuştur. Çizelgede
katılımcıların tamamının görüşleri, Orman ve Su İşleri Bakanlığı
çalışanlarının görüşleri, öğretim
elemanlarının görüşleri ve bu sınavdan kısa vadede en fazla etkilenmesi muhtemel adayların (or-
man fakültesi öğrencileri ve mezun
olup henüz iş bulamamış orman
mühendisleri) görüşleri ayrı sütunlar halinde verilmiştir.
Görüldüğü gibi, KPSS sınavında başarılı olarak sıralamaya giren
adaylardan kadro sayısının üç katına kadarının kurumca yapılacak
bir sözlü veya yazılı sınava tabi tutulacak olmasına yönelik görüşler
genel itibariyle olumsuzdur. Zira
tüm katılımcılar birlikte değerlendirildiğinde, %70,9’luk kesim böyle bir uygulamanın doğru olmayacağına yönelik görüş belirtmişlerdir. Bu konuda en fazla olumsuz
görüşe sahip olan gurup %85,2
ile öğretim elemanlarıdır. En iyimser gurubun orman fakültesi öğrencileri ve mezun olup, henüz iş
bulamamışlar olması ilk bakışta
şaşırtıcı gelebilir. Bununla birlikte,
her ne kadar çalışma kapsamında
bu yönde bir analiz yapılmamış
olsa da, KPSS sınavı sıralamasında
geriye düşmüş öğrencilerin mülakat sınavıyla rakiplerinin önüne
geçebilme beklentilerinin bu bulgunun kaynağı olabileceği söylenebilir.
Çizelge 6’da ise mülakat sınavlarının adil ve tarafsız bir şekilde
yapılıp yapılamayacağına ilişkin
katılımcı görüşleri bulunmaktadır.
Çizelge 6’da görüldüğü gibi
kurumca yapılacak mülakat sınavlarının tarafsız ve adil bir şekilde
yapılabileceğine inanan katılımcıların oranı oldukça düşüktür.
Tüm katılımcılar birlikte değerlendirildiğinde, deneklerin sadece
%6’sının mülakat sınavının adil ve
tarafsız bir şekilde yapılabileceğini ifade ettikleri görülmektedir.
Bu hususta da en karamsar kesim
yine öğretim elemanlarıdır.
Çizelge 6’da yer alan bulguların nedenlerine yönelik çeşitli yo-
Çizelge 5. Mülakat Sınavının Doğru&Yanlış Olduğuna İlişkin Görüşler
Görüşler
Tüm Orman
Mühendisleri
Orman ve Su
İşleri Bakanlığı
Çalışanları
Öğretim
Elemanları
Orman fakültesi
öğrencileri ve
mezun olup
henüz iş bulamamışlar
Frekans
Frekans %
Frekans
Frekans
%
%
%
Doğru ve gerekli bir
düzenlemedir
122
29,1
25
29,4
9
14,8
69
33,8
Doğru bir düzenleme
değildir
297
70,9
60
70,6
52
85,2
135
66,2
Toplam
419
100,0
85
100,0
61
100,0
204
100,0
2014 TEMMUZ/AĞUSTOS/EYLÜL ORMAN MÜHENDİSLİĞİ 35
ÜYEL ER İ Mİ ZD EN
Çizelge 6. Mülakat Sınavının Adil Bir Şekilde Yapılıp Yapılamayacağına İlişkin Görüşler
Görüşler
Tüm Orman Mühendisleri
Orman ve Su
İşleri Bakanlığı
Çalışanları
Öğretim
Elemanları
Orman fakültesi
öğrencileri ve
mezun olup
henüz iş bulamamışlar
Frekans
Frekans %
Frekans
Frekans
%
%
%
Mülakat sınavları adil bir
şekilde yapılır/yapılabilir
25
6,0
6
7,1
2
3,3
16
7,8
Mülakat sınavları adil bir
şekilde yapılamaz
335
80,0
67
78,8
54
88,5
152
74,5
59
14,0
12
14,1
5
8,2
36
17,6
419
100,0
85
100,0
61
100,0
204
100,0
Kararsızım
Toplam
rumlar yapılabilir. Bununla birlikte
çalışmanın başında da belirtildiği
gibi bulgular yorumsuz olarak verilmeye çalışılmaktadır. Bu nedenle yorum yapmak yerine “Eklemek
istediğiniz hususlar varsa belirtiniz”
şeklinde sorulan açık uçlu soruya
verilen bazı cevaplardan örnekler
sunulacaktır.
Çok basit ve zaman alacak bir
işlem olmamasına rağmen, KPSS
sınav sonuçlarında ormancılıkla ilgili sıralamanın açıklanması uzun
denilebilecek bir zaman almıştır.
Ayrıca bazı denekler birden fazla kez sıralamalarının değiştiğini
ifade etmektedir. Katılımcılarca
verilen en yaygın cevaplar ise mülakat ve kayırma (torpil) kelimelerinin eş anlamlı olarak sunulduğu
cevaplardır.
Öz bir ifadeyle, katılımcılar
KPSS sınavına ek olarak kurumca yapılacak sınavların (özellikle
de sözlü sınav) adil ve tarafsız bir
biçimde yapılamayacağına inanmaktadır. Bu olumsuz algı ya da
inanış ise, söz konusu sınavlara yönelik yapılan düzenlemenin yanlış
bir düzenleme olduğu yönündeki
düşünceleri kuvvetlendirmektedir.
Zira kikare analizi bulgularına göre
iki husus arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmaktadır
(χ2=127,402; sd=2; P=0,000*).
36 ORMAN MÜHENDİSLİĞİ TEMMUZ/AĞUSTOS/EYLÜL 2014
4. SONUÇ
Bu çalışma çok kısa bir sürede
yapılmıştır. Elbette ki birçok eksiği
de bulunmaktadır. Ancak çalışmanın temel amacı, ormancılık kamuoyunun rotasyon ve mülakat
sınavı uygulamalarına yönelik genel görüşlerinin belirlenmesinin
yanında, söz konusu görüşlerinin
günümüz teknolojisi ile çok kısa
sürede ve kolayca alınabileceğinin ispatı ya da hatırlatılmasıdır.
Zira her türlü olanağın varlığı ve
her fırsatta katılımcılıktan söz
edilmesine rağmen, karar vericiler
tarafından çalışmada konu edilen
iki husus da dahil olmak üzere pek
çok konuda paydaş görüşlerinin
pek de önemsenmediği söylenebilir. Bu değerlendirme sadece
Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve
bağlı birimleri yöneticileri için değil, ormancılık kamuoyu adına kararlara ve açıklamalara imza atan
sivil toplum örgütleri yöneticileri
için de geçerlidir.
Bulgular kısmında verilen görüşler bir kişinin ya da bir tarafın
değil, sınırlı bir katılımda olsa ormancılık kamuoyunun görüşleri
olarak kabul edilmelidir. Bununla
birlikte, arzu edildiği taktirde ilgili kurum ve kuruluşlar daha geniş
kapsamlı ve katılımlı bir çalışmayı
rahatlıkla yapabilir. Bu çalışmada
rotasyon ve mülakat uygulamalarına yönelik öne çıkan yaygın
görüş her iki uygulamanın da adil
ve ilkeli bir şekilde yapılamadığıyapılamayacağıdır. Karar verici ve
uygulayıcılarca söz konusu hassasiyetlerin dikkate alınması 175
yıllık geçmişe sahip ormancılık
örgütünde son yıllarda meslektaşlarımız arasında kaybolmakta
olan aidiyet duygusunun tekrar
kazandırılması ve kurumsallaşma
bakımından yararlı olacaktır.
TEŞEKKÜR
Ankete katılarak görüşlerini
paylaşan ve çalışmaya katkı sağlayan öğrenci ve meslektaşlarımıza
minnet ve saygılarımı sunarım.
DİPNOTLAR
1
Rotasyon Hakkında Duyuru, http://www.ogm.gov.tr/
SitePages/OGM/OGMDuyurular.aspx?l=bab5d875bc9e-415b-99c6-f5088acdaf36&i=323
2
1999 yılında Devlet Memurları Sınavı (DMS) adı altında başlatılan bu sınavlar 2001 tarihinde Kurumlar
İçin Merkezi Eleme Sınavı (KMS)’na 2002 yılında ise
KPSS sınavına dönüşmüştür.
3
İfade kolaylığı ve meslek kamuoyunda bu adla anılması nedeniyle KPSS sınavına ek olarak yapılacak
sınav makalenin bundan sonraki kısmında mülakat
sınavı olarak ifade edilmiştir.
*
P<0,05
TAVŞANLI
ORMAN YÖNETİM DÜZENLEMESİ
İyigün PULAT
Orman Yüksek Mühendisi
ORMAN
• Bulunma Yeri, Toprağı, Havası, Suyu, Güneşi
• Ağacı, Çalısı, Otu…
• Karıncası, Kartalı, Kenesi, Kekliği…
• Ve…
Binlerce
Katılımcısı
olan
“CAN”lar ortamıdır.
ORMANIN KATKILARI
Orman; Doğaya, İnsana, Tüm
Canlılara sayısız can katkısı olan,
Havayı, Suyu temizleyen,
Yakıt, Yapı, Kâğıt için ürün veren,
Meyve, Sebze sunan,
Su verimini dengeleyen,
Sel Yıkımını frenleyen olgudur.
ORMANIN
KAMUYA SUNUMU
Orman varlığının; Sağlıklı,
Düzenli, Dengeli, İşlevli, Verimli
olması için Varlığının Korunması,
Yararlarının Sürekli Olması yönünde Yönetim ve Kullanımının düzenlenmesi gerekir.
Bu konuyla ilgili Ülkemiz Ormanlarının Yönetim ve Kullanımı
Anayasamız ve 6831 Sayılı Orman
Yasasının önerileri yönünde oluşturulan düzenlemelerle yapılmaktadır.
Konuya ilişkin İş ve İşlemler Ülkemiz Orman Kamu Yönetimi”nce
sürdürülmektedir.
Anılan işlemler; “Ülkemizin
Tüm Ormanlarını Kapsayacak düzenlemeler” 1963-1973 yılları sürecinde Ayrıntılı, Nesnel, Bilimsel
olarak gerçekleştirilmiştir.
Bu çalışmalar ülkemiz kaynaklarına yönelik yapılan öncelikli, örnek düzenleme olmuştur.
Anılan düzenlemeler; konuya
Yapısal, İşlevsel ve Bütünsel yaklaşımlarla günümüzde de 20 yıllık
aralıklarla yapılmaktadır.
Plan yapımında; Kamu Yararı, Doğa Yasaları, Hukuk Yasaları,
Ekonomi Gerekleri, Bilim-Teknik
ölçütleri önde tutulur. Toplumsal
Beklentiler, Kültürel oluşumlar da
göz önüne alınır.
2014 TEMMUZ/AĞUSTOS/EYLÜL ORMAN MÜHENDİSLİĞİ 37
Gelinen yerin; Toprak yapısı,
Yüksekliği, Küresel Koordinatları,
Eğimi, Bakısı, Havası, Su oluşumu,
Güneş durumu not edilir.
O yerde bulunan ağaçlar; tek
tek çaplanarak ölçülür, Türleri, Yapısal Durumları, Yaşları, Özellikleri
sayısal olarak kayda alınır.
Ormandaki diğer bitki türleri, çalı, ot vb. ile gözlenen canlı
katılımcı hayvan olguları da not
alınır.
İşlem sırasında verilen çabalarla; İzlenen, Gözlenen, Ölçümlenen
olgu “ORMAN” Tanınır, Tanımlanır,
Tanıtılır ve Kamu yararına kullanımına “YOL” çizilir, “IŞIK” tutulur.
VE TAVŞANLI ORMANLARI
PLANLAMA SÜRECİ
Plan yapımı için; “Orman” dan
gerekli bilimsel, sayısal ölçütlerle
veri derlenir.
Veri derleme uğraşı açık doğa
koşulları ortamında yapılmaktadır.
İşlem; yeterli mesleki bilgisi,
deneyimi olan ekiplerce yapılabilir.
Çalışmalar; önemli oranda Beyinsel, Bedensel Enerji kullanmaya, Ulaşım, Barınma, Beslenme,
Sağlık, Bakım, Dinlenme güçlükleri çekmeye neden olur.
Çalışmalarda; ormanın yayılış
38 ORMAN MÜHENDİSLİĞİ TEMMUZ/AĞUSTOS/EYLÜL 2014
ortamındaki Bitkisel, Hayvansal
varlıkları saptanırken, yaşam ortamının Toprak, Su, Hava, Güneş
durumları ile İnsan Yerleşimleri,
Dağ, Ova, Yayla oluşumlarının da
durumları Sayısal Kayıtlara alınır.
Ormandan bilgi derleme ekipleri, günün erken saatlerinde uygun ulaşım, ölçüm, gözlem araçları ile ormana ulaşır.
Ulaşılan ormanda; eldeki güvenli, ölçekli haritada belirlenmiş
Ölçüm-Gözlem yerlerine ulaşınca yapılacak işlemler yazılı olarak
“NOT” alınır. (Deneme Sahası karnesi doldurulur.)
Sunumda belirttiğimiz işlem
ve çalışmalar yöre ormanlarında
da yapılmaktadır.
“Tavşanlı Orman İşletme”sinin
TAVŞANLI, TUNÇBİLEK, YAYLACIK,
ALABARDA ve BALIKÖY yörelerinin ormanlarında planlamaya
ilişkin ölçüm, gözlem işlemlerine
2014 Haziran ayında başlanmıştır.
Ana ağaç türünün “Karaçam” olduğu görülen Tavşanlı ormanlarının
“Kurtuluş Savaşı”nda kovulan düşmanlarca yakıldığı anlaşılmaktadır.
Tavşanlı Orman İşletmesince
yükleniciye verilen iş, “ERKAR”
Orman Planlama Firmasınca üstlenilmiştir. Konuya ilişkin iş ve işlemler özenle sürdürülmektedir.
Sürmekte olan günlük çalışmalar sabah 08.00 de Tavşanlı’dan
Orman’a hareketle başlayıp saat
16.00 da Tavşanlı’ya dönülecek biçimde yürütülmektedir.
Çalışmaya katılan mühendislerin; Barınma, Beslenme, Konaklama hizmetleri Tavşanlı Domaniç
caddesindeki KOZA Barınma Firması konaklama yerinde karşılanmaktadır.
Düzenleme sonuçlarına ilişkin
Belgesel Sunumlar ilgili Orman
İşletmesine 2014 yılı sonlarında
yapılacaktır.
50 YIL ÖNCE BUGÜN
“OrmanMühendisliği”
Orman Mühendisleri Odası 1954
yılında kuruldu. Orman Mühendisliği
Dergisi ise Odanın kuruluşundan sekiz
yıl sonra 1962 yılında ilk yayın hayatına
başladı. O günden bugüne kadar kesintisiz ve başarılı bir şekilde yayın hayatını sürdürmüş, “Yeşil Türkiye” ülküsüne
inanmış olan eğitimli, aydın, bilinçli orman mühendislerinin sesi olmuştur.
Orman Mühendisleri, yarım asırdan
daha fazla bir süredir, öncelikle ülkemiz
ormanlarının korunması, yüzyıllar içinde
tahrip edilmiş olanların ihyası, erozyona,
sel taşkınlarına ve kumul hareketlerine
karşı ağaçlandırmalar yaparak hem ormanların çoğaltılması ve hem de ülke
2014 TEMMUZ/AĞUSTOS/EYLÜL ORMAN MÜHENDİ
MÜHENDİSLİĞİ 39
topraklarının korunması gibi kutsal bir görevi
başarılı bir şekilde gerçekleştirmişlerdir.
Ülke ormanlarını nitelik ve nicelik olarak
sosyal, biyotik ve abiyotik, her türlü zararlılara
rağmen artırmayı başaran orman mühendisleri aynı zamanda, politikacıya, bürokratik engellere, kaçakçılara, orman yangınlarına karşı
da canı pahasına mücadele etmiştir.
Orman mühendislerinin meslek örgütü,
Orman Mühendisleri Odası ile onun yayın
organı “Orman Mühendisliği” dergisi meslek
hayatımızın hafızalarından birini oluşturmaktadır. Bu düşünce ile bizlerden yıllar önce görev
yapmış abilerimizin neler yaptıklarını, neler
yazdıklarını özet olarak da olsa günümüze
taşımak, onları saygı ile anmak bizim için bir
vefa borcudur.
Bu sayımızdan itibaren, elli yıl önce bugüne rastlayan sayımızda hangi konuları, kimlerin nasıl dile getirdiklerini sizlere ulaştırmak,
eskileri anmak, hatıralarını yaşatmak, bugün
aramızda çok az sayıda kalan ve elli yıl önce
bu mesleğe gönül vermiş, emek vermiş, ömür
vermiş abilerimiz ile genç orman mühendisleri
arasında köprü kurmak, meslek sevgisi ve bilincini canlandırmak amacı ile bu yazı dizisine
başladık.
İlk olması nedeni ile bu sayıda, kısa ve özet
olarak 1964 yılına kadarki yazı ve resimlerden
söz edeceğiz. Daha sonraki sayılarda ise sadece
50 yıl önceki üç aylık dönemde yayınlanan yazı
ve haberleri ele alacağız.
Derginin ilk sayısı elbette önemli ve ilk
başyazı tarihi değer taşımamasından dolayı
sizlerle paylaşmadan geçemeyeceğiz. Ancak
bunu bir resim olarak vermek durumundayız.
Daha sonra her sayının ilk sayfasını vererek, o sayıda hangi konularda nelerin, kimler
tarafından kaleme alındığı özet olarak verilecek. Her sayıda öne çıkan konular ile bugünkü
gündemle çakışan, bugün de hala çözemediğimiz konulara o günün şartlarında nasıl yaklaşıldığını gösteren yazılar biraz daha ayrıntılı
ele alınarak özetler halinde aktarılmaya çalışılacaktır.
Siz değerli üyelerimizden bu konudaki
duygu, düşünce ve önerilerinizi özellikle yazılı
olarak dergimize, belgegeçer veya elektronik
ileti olarak [email protected] e-posta adresine iletmenizi bekliyoruz.
40 ORMAN MÜHENDİSLİĞİ TEMMUZ/AĞUSTOS/EYLÜL 2014
NAKİL / ATAMA
Dergimizin Yayın Yönetmeni olarak Sorumlu Yazı İşleri Müdürlüğü
görevini özveri ile yürütmekte olan, basın yayın ve tanıtım konularında
deneyimli, usta Yönetmen, Orman Yüksek Mühendisi Okan ÇANÇİN, rotasyon uygulamaları kapsamında zorunlu yer değiştirme nedeni ile bu
sayıdan itibaren dergimizdeki Sorumlu Yazı işleri Müdürlüğü görevinden
de ayrılmaktadır.
On yılı aşkın bir süredir, Orman Mühendisleri Odasının her türlü basın,
yayın, tanıtım çalışmalarında bilgi, beceri ve deneyimlerini seferber ederek
katkıda bulunan meslektaşımıza ne kadar teşekkür etsek azdır. Ormancılık
meslek kamuoyunda çok seçkin bir yeri olan Okan ÇANÇİN abimizin emekleri katkıları asla unutulmayacaktır. Kendisine bundan sonraki görevlerinde başarılar, ömür boyu sağlık, mutluluk ve huzur dolu günler diliyoruz.
İSTİFA
Orman Mühendisleri Odası Genel Merkezine
Üyelikten ayrılma isteklerini yazılı olarak bildiren;
9071 Oda Sicil No’lu Huriye Melda ÖZSÜT 03.07.2014
12029 Oda Sicil No’lu Mevlut ERTUNA 03.07.2014,
10426 Oda Sicil No’lu Sevda BORAN 24.07.2014,
10510 Oda Sicil No’lu Ayfer DÖNMEZ 24.07.2014,
8220 Oda Sicil No’lu Halil GÜROCAK 24.07.2014,
11792 Oda Sicil No’lu Kevser YILMAZ 28.08.2014 tarihlerinde
Yönetim Kurulunun 20/5, 20/6, 26/6, 26/7, 26/8 ve 37/2 sayılı kararları ile istifa talepleri
uygun görülerek kabul edilmiştir.
Oda Ana Yönetmeliğinin 11nci maddesi gereği dergimizde
yayınlanarak meslek kamuoyuna duyurulur.
VEFAT
YUSUF KILIÇARSLAN – 16.07.2014, EROL KESKİNALEMDAR – 25.07.2014
NUMAN KARAGÖL – 25.07.2014, MEHMET RECEP BATIRCA – 05.08.2014
MURAT AKKOÇ – 08.08.2014, HÜSEYİN SİLAHLI – 10.08.2014
MÜSLİM AYAR – 13.08.2014, ŞÜKRAN GÖKDEMİR – 15.08.2014
tarihlerinde aramızdan ayrılmışlardır.
Kendilerine rahmet, ailelerine ve meslektaşlarımıza başsağlığı dileriz.
TMMOB Orman Mühendisleri Odası Genel Merkez Yönetimi
TMMOB
ORMAN MÜHENDİSLERİ ODASI
Beştepeler Mah. 31. Sok. No: 3 • Beştepe-Yenimahalle / ANKARA
Tel: (0312) 215 00 33 pbx • Belgegeçer: (0312) 215 01 81
e-posta: [email protected]
www.ormuh.org.tr
Author
Document
Category
Uncategorized
Views
1
File Size
3 560 KB
Tags
1/--pages
Report inappropriate content