close

Enter

Log in using OpenID

Anne adaylarının gebelik sürecinde kilo kontrolü Kalori gereksinimi

embedDownload
Anne adaylarının
gebelik sürecinde
kilo kontrolü
Gebelikte fazla kilo alımının iyi
olmadığı gibi kilo vermenin de
uygun olmadığını belirten uzmanlar;
gebeliğe fazla kiloyla başlayanların
ilk üç ayı, aynı kiloda geçirmeleri
için bir beslenme uzmanı takibinde
olmalarında fayda olduğuna dikkat
çekiyor. Gebeliğe normal kiloda
başlayanlarınsa hamilelik dönemini
bahane ederek ihtiyaçtan fazla
yememelerini öneriyor.
Gebelik başlangıcındaki vücut
ağırlığına göre hamilelik
boyunca kaç kilo alınması
gerektiğini aşağıdaki formülle
hesaplayabilirsiniz.
Adım 1- Gebelik öncesi
kilonuzu değerlendirin ve
beden kitle indeksini (BKİ)
hesaplayın.
BKİ= Ağırlık (kg)/Boy (m2)=
Medicana Mayis_Bulten_2014.indd 1
Ağırlığınızı boyunuzun metre
cinsinden karesine bölmeniz
gerekir. Çıkan sonuç;
Zayıf: 18.5’in altı
Normal: 18.5-24.9
Fazla kilolu: 25-29.9
Obez: 30 ve üzeri
Adım 2- Şimdi BKİ değerinize
göre gebelikte ilave almanız
gereken kiloyu aşağıdaki
sınıflamaya göre bulun.
Zayıf: 12.5-18 kg
Normal: 11-15 kg
Fazla kilolu: 7-12 kg
Obez: 5-9 kg alınması yeterli.
Adım 3- İkiz gebeliği olan
kadınlar içinse önerilen
ağırlıklar artıyor.
Normal: 17-24
Kilolu: 14-22
Obez: 11-19
Kalori gereksinimi
Hamile kadınların genel olarak
günlük 2.200-2.900 arasında
kalori almaları gerekiyor. Bebek
büyüdükçe kaloride de kademeli
artış olmalı.
Şimdi her üç aylık dönemde
fazladan alınması gereken kaloriler;
•Birinci trimestir (ilk 3 ay): Ekstra kalori almaya ihtiyaç yok.
•İkinci trimestir (ikinci 3 ay): Ek 300-350 kalori tavsiye edilir.
•Üçüncü trimestir (son 3 ay): Anne adayı, hamile olmadığı döneme göre 400-450 kalori daha fazla almalı.
Fiziksel aktivite
Gebelik döneminde yapılan
fiziksel aktivite, hem kiloyu
yönetmeye yardımcı olur hem
de hamilenin kendisini daha iyi
hissetmesini sağlar. Hekiminiz
müsaade ettiği sürece günde
30 dakikalık bir yürüyüş yeterli
olacaktır.
4/14/14 5:30 PM
Çocuklarda ve gençlerde tedavi
başarısı oldukça yüksek.
Akut lösemide iyileşme
yüzde 80-90’lara çıktı
İnsanlarımızı lösemi hastalığına karşı
bilinçlendirmek, hastalığı vurgulamak ve
lösemili çocuklarımıza doğru yaklaşımları
öğretmek için her yıl mayıs ayında Dünya
Lösemili Çocuklar Haftası düzenleniyor.
LÖSEMİ; KANAMA, KANSIZLIK, SIK VE
İYİLEŞMEYEN ENFEKSİYON, LENF BEZLERİNDE
BÜYÜME, KEMİK AĞRILARI GİBİ ŞİKAYETLERLE
ORTAYA ÇIKIYOR. ÖZELLİKLE KÜÇÜK
ÇOCUKLARDA VE 60 YAŞIN ÜSTÜNDEKİ
İNSANLARDA DAHA SIK GÖRÜLÜYOR.
Lösemi kan kanseridir. Normalde
vücudumuzda olan hücreler, anormal bir
şekilde çoğalarak kemik iliğindeki normal
hücrelerin yerine geçip tamamen kemik iliğini
kaplıyor. Normalde çalışması gereken akyuvar
ve alyuvar kan hücrelerini kaplayarak onların
Medicana Mayis_Bulten_2014.indd 2
yerine geçiyor. Dolayısıyla hastalarda kansızlık
ortaya çıkıyor. Kanamalar savunma hücreleri
lekositlerin vücutta azalmasıyla enfeksiyona
eğilim oluyor.
Akut ve Kronik Lösemi
arasındaki fark
Lösemiler hücre cinsine göre; ALL (Akut
Lenfoblastik Lösemi) ve AML (Akut
Myeloblastik Lösemi) olmak üzere 2 ana
gruba ayrılır. Kendi içlerinde de alt sınıflar
tanımlanabilir. Başlangıç dönemine göre akut
lösemi ve kronik lösemi olarak ikiye ayrılır.
Akut ani başlangıçlı lösemilerdir.
Evde otururken bir baş ağrısı sonrası doktora
gittiğinizde bir kan sayımı yaptırdığınızda kan
değerlerinizin ve lekositlerin düşük olduğunu
görürsünüz. Yapılan diğer tetkikler sonucu
akut lösemi teşhisi konulabilir. Kronik lösemi
ise genellikle yavaş yavaş gelişir ve ilerler.
Hasta yıllarca yaşayabilir. 50’li yaşlardan
sonra görülme sıklığı artar. Bu yaş grubunda
en sık görülen lösemi türüdür. Hastalık yavaş
seyreder.
Kesin teşhis için yapılan
tetkikler
İlk başta bu hastalar; ya geçmeyen bir
enfeksiyon sonrasında yapılan kan sayımının
ardından kan değerlerindeki anormallikler,
lökosit sayısının yüksek veya çok çok düşük
olması, anemisinin (kansızlık) olması ve
pıhtılaşma hücrelerinin düşük olmasından
şüphelenilip hematoloji hekimlerine
yönlendiriliyor.
Lösemiye yol açan
etkenler
En önemli sebep kimyasallar ve radyasyon.
Bir takım kimyasal maddelere (benzen gibi
bazı uçucu kimyasallar ve boya sanayinde
fazla miktarlarda kullanılan kimyasallara)
uzun yıllar maruz kalmak, sigara, çevresel
faktörler ve genetik faktörler olarak
sıralayabiliriz.
4/14/14 5:30 PM
Author
Document
Category
Uncategorized
Views
0
File Size
3 024 KB
Tags
1/--pages
Report inappropriate content