MEVSİMSEL MANTAR ZEHİRLENMELERİNE DİKKAT! Yeryüzünde

MEVSİMSEL MANTAR ZEHİRLENMELERİNE DİKKAT!
Yeryüzünde yaklaşık 5000 mantar türü bulunmaktadır. Ancak bu mantar türlerinden
zehirli olanların sayısı 100’ü geçmez. İlkbahar ve sonbahar dönemlerinde yağışların başlaması
ile birlikte bahçelerden veya açık alanlardan yabani mantarların uzman olmayan kişiler
tarafından toplanıp, tüketilmesi sonucu zehirlenmeler ortaya çıkmaktadır.
Mantarların çiğ veya pişirilerek yenilmesi, bulantı kusma gibi hafif bulgular
oluşturabildiği gibi, böbrek veya karaciğer yetmezliği gibi ciddi bulgulara da neden
olabilmektedir.. Mantar zehirlenmeleri “erken bulgu verenler ( ilk 6 saat )” ve “geç bulgu
verenler ( 6 saatten geç)” olmak üzere 2 grupta sınıflandırılmaktadır. Erken dönemde görülen
kusma gibi hafif gastrointestinal bulgular düşük toksitesi olan mantarları düşündürür. Bu
mantarlar muskarin, koprin, ibotenik asit, psilosibin toksinlerini içerir ve bu toksinler otonom
ve merkezi sinir sistemini etkiler. 6 saatten sonra görülen semptomlar ise ölümcül olabilecek
mantarlar ile zehirlenmeleri akla getirmelidir. Geç bulgu verenler mantarlardan en sık olanlar
Gyromytra ve Amanita Phalloides türleridir. Ülkemizde görülen ciddi mantar
zehirlenmelerinin %95 ‘inden Amanita Phalloides’in ürettiği amatoksin sorumludur.
A. Phalloides 3 tip toksin üretir: amatoksin, fallotoksin, virotoksin. Amatoksin (900
dalton protein) primer olarak alfa ve beta grupları, termostabil ve dializabl oktapeptidlerdir.
RNA polimeraz II’nin 140 kd’luk alt ünitesine bağlanarak mRNA sentezi için yarışır. Bu
toksinler oldukça güçlüdür ve 0.1-0.3 mg/kg dozunda öldürücüdür. A. Phalloides taze mantarın
1 gramında 0.2-0.3 mg amatoksin bulunmaktadır. Yani 50 gr mantarın yenmesi öldürücüdür.
Amatoksinlerin etkisi alımından 15 saat sonra başlar. 48 saate kadar enterohepatik dolaşım
tamamlanır. Pimer olarak karaciğer hücrelerine zarar verir. Vücuttan atılımı böbrekler yoluyla
olmaktadır. Kısmi reabsorbsiyon söz konusudur. Bu sırada renal tübüler nekroz gelişmektedir.
Amatoksinler pişirmeye, donmaya karşı dayanıklıdır.
Mantar alımını takiben ortaya çıkan semptomlar ve başlangıç süreleri tedavi ve
zehirlenmenin ciddiyeti açısından önemlidir. Mantar alımı sonrasında 6 saat içinde bulantı,
kusma, ishal gibi gastrointestinal sistem bulguları, uykuya meyil, hipotansiyon, taşikardi,
ağızda metalik tat, bulanık görme, terleme şikayetleri ortaya çıkar. Bu hastalar gözlem altına
alınmalı ve destek tedaviye erken dönemde başlanmalıdır. Alınan mantar türüne göre erken
bulgu veren mantarlarda prognozun daha iyi olduğu görülmüştür.
A. phalloides zehirlenmelerinde gastrointestinal semptomlar ortalama 6-12 saat içinde
başlar. 2-4 gün sürer. Semptomlar erken bulgu veren mantar türlerindekiler ile benzerlik
gösterir. Gastrointestinal semptomların gerilediği latent dönemde laboratuar bulgularında
bozulma gözlenir. Karaciğer enzimleri, pıhtılaşma faktörleri yükselir. Böbrek yetmezliği başlar.
Son dönem hepatik yetmezliğin geliştiği hepatik dönemdir. Ateş yükselir, sarılık tablosu
gözlenir. GIS semptomları yeniden ortaya çıkar. Sıvı elektrolit dengesizliği gözlenir.
Ansefolapati , böbrek yetmezliği ve Yaygın Damariçi Pıhtılaşma gelişebilir. Hastalarda gelişen
böbrek yetmezliği ise hepatorenal sendrom ve alfa- aminitidinin doğrudan böbrek üzerine olan
toksik etkisine bağlıdır. Fulminan hepatit gelişir.
Mantar zehirlenmesi düşünülen tüm olgulardan hemogram, tam idrar tahlili, böbrek ve
karaciğer fonksiyon testleri, iyonlar, koagulasyon parametreleri, fibrinojen, kan gazı bakılmalı,
idrar ve gastrik içerikler toksikolojik inceleme için alınmalıdır. Bakılabiliyorsa amatoksin
düzeyi ölçülmelidir.
Tedaviye en erken dönemde destek tedavi ile birlikte toksinin GI kanal ve kandan
uzaklaştırılması ile başlanmalıdır. Mide lavajı ( 36 saat içinde yapılmalı), periyodik lavman ve
aktif kömür (amotoksinin enteroheaptik siklusa girmesi nedeniyle tekrarlanan dozlarda
kullanılmalıdır), homodiyaliz, hemoperfüzyon, hemofiltrasyon veya plazmaferez uygulanabilir.
Forse diurez ile toksinin böbreklerden atılması sağlanır. Toksinin karaciğer hücreleri tarafından
absorbsiyonunun önlenmesi için; c vitamini ( 300mg/gün 4 dozda), penisilin kristalize
( 1mil.ü./kg/gün 3 gün), silybilin (5mg/kg yükleme dozu ardından 20mg/kg/gün olacak şekilde
infüzyon – karaciğer testleri normale dönene kadar) kullanılır. Detoksifikasyon için N-asetilsistein tedavisi önerilmektedir. Ciddi karaciğer yetmezliğinde karaciğer transplantasyonu
gerekir. Hastalığın seyri sadece GIS irritasyonu şeklinde olabilirken ölümle
sonuçlanabilmektedir. Tedavide en iyi sonuçlar, ilk 36-48 saat içinde uygulandığında elde
edilmektedir.
Unutulmamalıdır ki, mantar zehirlenmesine ait klinik tablonun otaya çıkabilmesi için az
bir miktarın alınması bile yeterli olabilmektedir. Mantarların alınma şekli bunu etkilemez.
Pişirme, tuzlama veya yıkama tüm mantar toksinlerini inaktive etmez. Zehirli türlerde pişirme
sırasında çıkan duman bile zehirlenmeye neden olabilir. Mantar zehirlenmesi konusunda
halkımızın eğitilmesi ve hastaların erken dönemde sağlık kuruluşlarına başvurmaları önemlidir.