close

Enter

Log in using OpenID

AY YILDIZIN İZİNDE devamını okumak için tıklayınız…

embedDownload
AYYILDIZIN İZİNDE / ARNAVUTLUK
Arnavutluk’ta
bir Osmanlı şehri
Berat
108 EKOV‹TR‹N AĞUSTOS 2014
TRT Avaz kanalında yayınlanan Ayyıldızın İzinde
programı Osmanlı şehri Berat’ı ekranlara taşıdı.
Programın Genel Yayın Yönetmenliğini
Bilal Koçak, Görüntü Yönetmenliğini ise
Mehmet Turan yapıyor.
BİLAL KOÇAK’IN
İZLENİMLERİ
Osmanlı İmparatorluğu’nun
5 asır hüküm sürdüğü
Arnavutluk’un Berat şehri
tarihi evleri ile
Safranbolu’nun adeta
ikiz kardeşi gibi...
EKOV‹TR‹N AĞUSTOS 2014 109
ARNAVUTLUK’TA OSMANLI’NIN
İZLERİ HÜKÜM SÜRÜYOR
AYYILDIZIN İZİNDE / ARNAVUTLUK
A
yyıldızın İzinde’nin bu ayki
durağı dost ve kardeş ülke
Arnavutluk. Arnavutluk’un
başkenti Tiran’a gitmek üzere yola koyuluyoruz.
Priştine’den karayoluyla 3 buçuk saat süren bir yolculuktan sonra Tiran’a
ulaşıyoruz. Dağların arasından adeta bir nehir gibi akıp giden yollara ve
muhteşem bir manzaraya şahitlik
ettik.
Türkiye ile Arnavutluk arasında
güçlü tarihi bağlar var. Bu ülkede bizden izlere Osmanlı’dan izlere rastlıyoruz.
Tiran’ın merkezi İskender Bey
Meydanı’ndayız. Meydana adını veren İskender Bey, zamanında
Osmanlı’ya rehin düşen bir prens.
Sultan II. Murat döneminde iç oğlan
olarak yetiştiriliyor ve Edirne
Sarayı’nda Müslüman oluyor. Daha
sonra saraydan kaçıp tekrar
Arnavutluk’a geliyor. Arnavutları
birleştiren İskender Bey, daha sonra
papalık başkomutanlığına kadar yükseliyor. Hayatı Osmanlı’ya direnmekle geçen Arnavutların milli kahramanı İskender Bey’in ölümünün ardından Arnavutluk toprakları tekrar
Osmanlı hakimiyetine geçti.
OSMANLI YADİGARI
ESERLER RESTORE
EDİLİYOR
İskender Bey heykelinin yanı başında ise Osmanlı’dan yadigar Ethem
Bey Camii bulunuyor… Tiran’daki az
sayıdaki camiden biri olan Ethem Bey
Camii, mimarisiyle görenleri kendine hayran bırakıyor. Cami, Osmanlı
dönemi Türk yapı sanatı usullerine
uygun olmakla beraber içi ve hatta dışındaki kalem işleriyle Balkanlar'da
çok yaygın olan bir sanat anlayışına
ve zevkine işaret ediyor.
110 EKOV‹TR‹N AĞUSTOS 2014
Ay yıldızın izini Balkanlar’da sürmeye devam
ediyoruz. Osmanlı İmparatorluğu’nun beş asır hüküm
sürdüğü Balkanlar’ın şirin ülkesi Arnavutluk, kültürel
mirasın yanı sıra sahip olduğu doğal güzellikleriyle
dikkat çekiyor. Başkent Tiran’da Ethem Bey Camii,
Berat şehri, Gorica Köprüsü, Akçahisar Kalesi ve
Osmanlı yadigarı eserler görenleri adeta büyülüyor.
TİRAN’DA AYAKTA KALAN
TEK TARİHİ CAMİ
Arnavutluk’un başkenti Tiran’daki
Ethem Bey Camii, Osmanlı’dan
günümüze miras kalan en önemli
tarihi eser. 1793 yılında Hacı Ethem
Bey tarafından inşa ettirilen caminin
restarasyonunu TİKA yaptırıyor.
1793-1794 yıllarında Hacı Ethem
Bey tarafından tek kubbeli ve kare
planlı olarak inşa ettirilen caminin giriş kısmında revaklar bulunuyor.
Caminin ve revakların iç yüzeyi kalem işi nakışlarla süslü.
Harime giriş kapısının ve son cemaat yerine giriş kapısının üzerinde
iki kitabe yer alıyor. Duvarlar, tavan,
sütunların üst kısımları, manzara ve
çiçek resimleriyle kaplı. Caminin ahşap mihrabı orijinal fakat yağlı boya
ile boyalı.
Ahşaptan yapılan kapılar mahfi-
li kalem işi süslemelerle bezeli. Son
cemaat yeri kalın camlarla kapatılmış
ve kapalı mekân haline dönüştürülmüş.
Arnavut komünist lider Enver
Hoca döneminde 1967’de kapatılarak
müzeye dönüştürülen cami 1991’de
demokrasiye geçilmesiyle yeniden
ibadete açıldı.
Caminin zarif, tek şerefeli bir
minaresi bulunuyor. Minareden günde beş vakit ezan sesi yükseliyor…
Tiran’da Osmanlı döneminden
kalan tek cami olan bu güzel eser bu-
EKOV‹TR‹N AĞUSTOS 2014 111
AYYILDIZIN İZİNDE
BAŞBAKAN YARDIMCISI EMRULLAH İŞLER:
TÜRKİYE-ARNAVUTLUK İLİŞKİLERİ TEK
KELİMEYLE MÜKEMMEL
ARNAVUTLUK
güne kadar küçük çaplı onarımlar görmüş.
Caminin restorasyonu konusunda
ise Türkiye Cumhuriyeti devleti harekete geçmiş. TİKA kanalıyla bu
Osmanlı mirası restore edilecek.
Ethem Bey Camii, Arnavutluk’un
komünizmle yönetildiği dönemde müzeye dönüştürüldüğü için bugün de varlığını sürdürüyor. Ancak o kadar şanslı olmayıp yıkılan camiler de var.
Onlardan biri de Tiran’ın kurucusu
Süleyman Paşa’nın yaptırdığı cami.
Arnavut kökenli Osmanlı paşası
olan Süleyman Paşa tarafından yaptırılan Süleyman Paşa Camii, 1967’de yıkılınca camiden geriye sadece şadırvanı
kaldı.
OSMANLI’YA BAŞ KALDIRAN İSKENDER BEY MEYDANI
Başkent Tiran’daki İskender Bey Meydanı ve İskender heykeli, arka planda
Ethem Bey Camii. Osmanlı sarayında yetişen ve paşalığa kadar yükselen
Arnavut İskender Bey daha sonra ülkesinde Osmanlı’ya isyan bayrağı açtı.
BUNKERLER KOMÜNİST
LİDER ENVER HOCA’DAN
KALAN HATIRA
41 yıl boyunca ülkeyi komünizmle
yöneten Enver Hoca döneminden başkent Tiran’da geriye kalan çok az şey
var. Bu yapılar Enver Hoca’nın olası bir
savaşa karşı bulduğu bir çözüm. Dört
kişinin sığabileceği şekilde hazır beton
kalıplarla inşa edilen bunkerlerde dışarıdan gelebilecek saldırılar için küçük
pencereler yer alıyor. Bunkerler bugün
başkentin en görkemli bulvarında sergileniyor ve turistlerin ilgisini çekiyor.
700 bin adet yapıldığı söylenen bunkerleri Arnavutluk’un hemen her tarafında görmek mümkün.
Bunker adı verilen bu askeri mevziler Arnavutluk’u 1944 yılından 1985
yılına kadar tam 40 yıl boyunca demir
yumrukla yöneten komünist lider Enver
Hoca’dan hatıra kalmış.
112 EKOV‹TR‹N AĞUSTOS 2014
ENVER HOCA’NIN PİRAMİTİ
Arnavutluk’u 41 yıl süreyle yöneten komünist lider Enver Hoca’nın anıt mezarı
olarak inşa edilen Tiran’daki bu yapı Mısır’daki Firavun mezarları olan
pramitleri andırıyor. Enver Hoca’nın kızı ve damadı tarafından bu yapı Enver
Hoca’nın anısını yaşatmak üzere müze olarak kullanılmış. Yapı bugün
mezbelelik halde. Yıpranmış, camları kırılmış ve üzeri grafitlerle dolu.
ARNAVUTLUK BAŞBAKAN
YARDIMCISI NİKO
PELESHİ: TİKA’NIN
FAALİYETLERİ ÇOK ÖNEMLİ
Arnavutluk Başbakan Yardımcısı
Niko Peleshi, TİKA’nın Arnavutluk’ta
gerçekleştirdiği projelerden övgüyle
söz ediyor. Arnavutluk Başbakan
Yardımcısı Peleshi, şu ifadeleri kullanıyor: “TİKA’nın Arnavutluk’taki
faaliyetlerini yakından takip ediyoruz.
Diğer uluslararası kuruluşlar gibi
TİKA’nın Arnavutluk’taki faaliyetlerini çok önemli ve değerli buluyoruz. Tarihimizin yeniden canlandırılması hususunda yapmış olduğu desteklerden dolayı TİKA’ya teşekkür
ediyorum. TİKA’nın sadece tarih alanında faaliyetleri bulunmuyor.
Değişik alanlarda da diğer uluslararası
kuruluşlar gibi devletimizin kalkınması için yardımda bulunuyor.”
ARNAVUTLUK
SAĞLIK BAKANI
İLİR BEQJA:
SAĞLIKTA
ÖNEMLİ
YATIRIMLAR
GERÇEKLEŞTİRİYORUZ
Türkiye
ile
Arnavutluk ilişkilerinin önemini vurgulayan Arnavutluk Sağlık
Bakanı ilir Beqja ise
şunları
söylüyor:
“Hem siyasetçi hem
de bir bakan olarak Türkiye ile
Arnavutluk arasındaki ilişkileri mükemmel seviyede. Bunu ekonomik işbirliğimizden askeri işbirliğine kadar
pek çok alanda görüyoruz. Bu sağlam
ilişkilerin temelinde ise ortak tarihimiz yer alıyor. Bu işbirliklerinin devam edeceğine de inanıyorum. Hem
TİKA’ya hem de Türkiye’nin Tiran
Başbakan Yardımcısı Emrullah
İşler’in resmi temaslarda bulunmak
için Tiran’da olduğunu öğreniyoruz.
Başbakan
Yardımcısı
İşler,
Arnavutluk Başbakan Yardımcısı
Peleshi’ye ve bizlere önemli mesajlar
veriyor.
Başbakan Yardımcısı Emrullah
İşler, şöyle konuşuyor: “Türkiye –
Arnavutluk ilişkileri tek kelimeyle
mükemmel. Arnavutluk’la Türkiye
arasında stratejik işbirliğine doğru giden bir süreç yaşıyoruz. Bundan
dolayı çok gururluyuz. Bu sağlam ilişkilerin temelinde ortak tarihimiz yer alıyor. Bu işbirliklerinin devam
edeceğine inanıyorum. Türkiye,
Arnavutluk’ta Osmanlı mirasına
sahip çıktı, kardeş ülkeye dost eli
uzattı. Türk İşbirliği ve Koordinasyon
Ajansı Başkanlığı (TİKA) Kruya’daki
480 yıllık Murad Bey Camii’ni restore
ettirerek yeniden ibadete açtı. Bu e-
Büyükelçiliği’ne teşekkür ediyorum.
Arnavutluk’a birçok alanda destekte bulundular. Küçük çaplı birçok
proje gerçekleştirdik. Artık büyük
çaplı projeler gerçekleştirme aşamasındayız. Bunlar arasında sağlık
alanında rehabilitasyon ve acil servislerin açılmasını sayabiliriz.”
TİKA BAŞKANI SERDAR
ÇAM: BİRBİRİMİZE ÇOK
YAKIN İKİ MİLLETİZ
TİKA Başkanı Serdar Çam da
Arnavutluk’la tarihten gelen bağlarımıza dikkat çekerek ülkede bugüne kadar 160’ın üzerinde projeye
imza atıldığını kaydediyor. Çam, sözlerine şöyle
devam
ediyor:
“Osmanlı’nın önemli bir
kısmı Balkanlar’da, bir
kesimi
de
Kuzey
Afrika’da. Dolayısıyla yarı yarıya bütünleştiğimiz
bir yer burası. Farklı ülkelerde olsak da akrabalık ilişkilerimizin olduğu
aynı milletin içinde yer
aldığımız önemli bir halk.
Resmi temaslar ve açılışlar için Arnavutluk’u
ziyaret eden Başbakan Yardımcısı Emrullah
İşler Arnavutluk Başbakan Yardımcısı
Peleshi (solda) ve Arnavutluk Sağlık Bakanı
Beqja ile yemekte bir araya geldi.
serler ayakta kaldığı müddetçe Türk
ve Arnavut toplumları arasındaki
kardeşlik de ilelebet payidar kalacak.”
Onun için burada birçok tarihi eserlerimiz var. Duygularımız var. Burada
3 milyon Arnavut varken Türkiye’de
5 milyon Arnavut yaşıyor. İç içeyiz.
Ayrı devletlerin parçası olsak da
halklar olarak birbirimize çok yakın
iki milletiz.
Tabii bizimkisi bitmek bilmeyen
bir çalışma. Halkımızın, devletimizin gücü kuvveti yerinde olduğu sürece, ekonomik imkanlar olduğu sürece kalkınma yönündeki çalışmalarımız, sağlık,
eğitim, mesleki eğitim, enformasyon, tarihi eserlerin korunması, tarım projeleri, hayvancılık projeleri gibi pek çok
alanda çalışmalarımız devam edecek.
Giderek artan bir trendle
devletimizin hükümetimizin
vermiş olduğu imkanlar çerçevesinde Türk milletinin
buradaki yatırımlarını, çalışmalarını yapmaya çalışıyoruz.
Geçtiğimiz
yıl
Arnavutluk’ta ilk defa aynı
anda beş caminin restorasyon
çalışmalarını başlattık. 1 yıl gibi bir süre içinde bu restorasyon çalışmalarının tamamlanmasını planlıyoruz.”
EKOV‹TR‹N AĞUSTOS 2014 113
AYYILDIZIN İZİNDE / ARNAVUTLUK
TİRAN
BÜYÜKELÇİSİ
HİDAYET
BAYRAKTAR:
BİRÇOK ALANDA
İŞBİRLİĞİ
İÇERİSİNDEYİZ
Türkiye
ile
Arnavutluk’un birçok alanda işbirliği içerisinde
olduğunu belirten Tiran
Büyükelçisi Hidayet
Bayraktar, “Bu ortaklık
daha önceden açık bir
şekilde ilan edilmeden önce de stratejik bir ortaklığımız vardı.
Arnavutluk bizim için çok önemli bir
ülke. Arnavutluk için de biz önemli bir ülkeyiz. Arnavutluk Başbakanı
göreve geldiğinde İtalya ve
Yunanistan dışında Türkiye’nin de
stratejik ortak olduğunu belirtti.
Birçok insan askeri ve güvenlik
alanında Türkiye’deki akademilerde okuyor. Buraya gelip daha
sonra Türkçe bilen önemli insanların
gün geçtikçe önemli mevkilere
geldiklerini görüyoruz” diyor.
BERAT’IN GERDANLIĞI
GORİCA KÖPRÜSÜ
İŞLER İBADETE AÇTI
TİKA tarafından restore ettirilen Kruya şerindeki Murat Bey Camii’nin
yeniden ibadete açılışını Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler yaptı.
OSMANLI YADİGARİ MURAD BEY CAMİİ
Başkent Tiran’dan sonraki durağımız Kruya şehri… Kruya, Osmanlı mirasının
yaygın olarak bulunduğu şehirlerin başında geliyor. Osmanlı dönemindeki adı
Akçahisar olan Kruya, yalçın dağların yamacında kurulmuş bir şehir…
Akçahisar dağları bu tarihi şehri adeta kucaklıyor gibi… Ünlü Akçahisar Kalesi
ise şehre zirveden bakıyor…
Şehir Fatih Sultan Mehmet döneminde Osmanlı hakimiyetine geçmiş. Fetih
için çetin savaşlar verilmiş… Osmanlı’ya baş kaldıran İskender Bey, Osmanlı
hâkimiyeti gelene kadar 24 sene kendi hükümranlığını sürdürmüş bölgede.
Kruya şehrinde Osmanlı’dan izler taşıyan birçok tarihi eser yer alıyor.
Bunlardan biri Murad Bey Camii. 1534 yılında inşa edilen Osmanlı yadigarı bu
güzel cami TİKA tarafından restore ettirilerek aslına uygun hale getirildi.
Caminin ibadete açılışı ise Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler tarafından gerçekleştirildi. Türkiye’den uzanan devlet eli 500 yıla yaklaşan tarihi geçmişi ile bir
Osmanlı mirası olan Murad Bey Camii’nin ayakta durmasını sağladı. Caminin
hemen yanı başındaki çarşı ise tarihi dokuyu tamamlayan özellikte.
LENA NEHRİ, TİRAN’A
GÜZELLİK KATIYOR
Pek çok Balkan şehri gibi Tiran
da içinden nehir geçen bir şehir.
Şehri ikiye bölen Lena Nehri Tiran’a
ayrı bir güzellik katıyor. Nehrin yakınlarında Osmanlı döneminden kalan bir kale yer alıyor. Günümüze kalıntıları ve küçük bir duvarı ulaşabilen Tiran Kalesi eski şehrin tam
merkezinde inşa edilmiş.
Şehrin en önemli caddelerinden
biri de Vatan Şehitleri Caddesi… Bu
caddeyi önemli hale getirense
Parlamento ve Başbakanlık binalarının bu cadde üzerinde bulunuyor olması… Caddenin bitiminde ise Tiran
Üniversitesi yer alıyor.
SARI SALTUK TÜRBESİ
Arnavutluk ile tarihten gelen derin bağlarımız var. Ülkenin birçok
bölgesinde Bektaşi dedelerinin tür-
114 EKOV‹TR‹N AĞUSTOS 2014
beleri yer alıyor. Başkent Tiran’dan,
Kruya şehrine giderken dikkatimizi
çeken Sarı Saltuk Türbesi de bunlardan biri. Hacı Bektaş-ı Veli'nin müritlerinden olan Sarı Saltuk’a ait olduğu rivayet edilen türbelerden
Arnavutluk’un başka yerlerinde de
bulunuyor.
Bu
türbeler,
Müslümanların
yanı
sıra
Hristiyanların da ziyaretgâhı olmuş.
Gerçekte bu Türbede Sarı
Saltuk’un kabri yer almıyor. Ona olan
bağlılıktan dolayı bu türbe sembolik
olarak yapılmış ama çok sayıda kişi Sarı
Saltuk’un orda olduğuna inanarak
türbeyi ziyaret ediyor. Türbenin duvarında Hz. Ali’nin temsili resimleri yer
alıyor. Ancak türbede bir sanduka
yok, bir kabir yok. Tam orta yerde bir
ayak izi bulunuyor. Bu ayak izinin Sarı
Saltuk’a ait olduğuna inanılıyor. Sarı
Saltuk bir efsane gibi Arnavutluk’ta nesilden nesle aktarılıyor.
Sessizce akan Osumi Nehri tarihi Berat şehrini ortadan
ikiye bölüyor… Nehrin bir yakasında Müslüman, diğer
yakasında ise Hristiyan mahallesi yer alıyor.
A
rnavutluk’taki gezimize devam ediyoruz. Osmanlı şehri
Berat’a doğru yola koyuluyoruz. Yolculuğumuz boyunca
Arnavutluk’a 40 yılı aşkın süre demir yumrukla yöneten komünist lider Enver Hoca tarafından hayali düşmanlara karşı ülkeyi savunmak amacıyla betondan üretilen ve bir çeşit savunma mevzii olan bunkelere sıkça rastlıyoruz.
Şehrin girişinde bizi Osumi Nehri karşılıyor. Bu muhteşem
manzarayı durup seyrediyoruz.
Sessizce akan Osumi Nehri tarihi Berat şehrini ortadan ikiye bölüyor… Nehrin bir yakasında Müslüman, diğer yakasında ise Hristiyan mahallesi yer alıyor. Köprüler şehrin iki yakasını birleştiriyor.
Osumi Nehri’nin üzerinde inci bir gerdanlık gibi uzanan
Gorica Köprüsü 18. yüzyılda Ahmet Kurt Paşa tarafından yaptırılmış. 1880’de nehrin taşması sonucu yıkılan köprü 1930’larda orijinaline uygun olarak yeniden inşa edilmiş. Şehrin iki yakasını birleştiren asma köprü günümüzün mimari çizgilerini yansıtıyor.
Osmanlı hakimiyetindeki şehir nehrin iki yakasında kurulmuş. Burada tıpkı Amasya’nın havası var. Çevremizdeki evler
Safranbolu’daki tarihi evleri andırıyor. Şehrin karşı yakasında
Osmanlı döneminde Müslümanlar oturuyorlarmış.
Bulunduğumuz bölgede ise Hristiyan toplum yaşıyormuş.
EKOV‹TR‹N AĞUSTOS 2014 115
AYYILDIZIN İZİNDE / ARNAVUTLUK
BEKARLAR CAMİİ
Berat şehrinde bugün ayakta kalan dört tarihi camiden biri olan
Bekarlar Camii 19. yüzyılın başlarında yaptırılmış.
BEŞ ASIR OSMANLI
HAKİMİYETİNDE KALDI
Beş asır Osmanlı hakimiyetinde kalan Berat şehri, tıpkı
mimari yapısı gibi bugünkü adını da Osmanlı döneminde almış ve günümüze kadar korumayı başarmış.
Berat, 2 bin 400 yıllık geçmişe sahip. Tarihi bir kaledeyiz. Kalenin
geçmişi bin 600 yıl öncesine dayanıyor. Bir kartal yuvasını andıran kaleden bakıldığında eski ve yeni şehirler kolaylıkla ayrılabiliyor. Osmanlı
döneminde şehir yamaca kurulup
ova tarım arazisi olarak kullanılmış.
Ancak daha sonraki dönemlerde şehir tarım arazileri üzerinde genişlemiş.
Kalenin karşısındaki dağlardaki
bir yazı dikkatimizi çekiyor. Komünist
lider Enver Hoca döneminde kazınan
harflerle dağlara ENVER yazılmış.
Ancak daha sonra yazının başındaki
“E” ve “N” harfleri yer değiştirilerek
Türkçe “asla” anlamına gelen
İngilizce NEVER halini almış…
Berat şehrine tepeden bakan kalenin surları ilk kez M.Ö. 3. yüzyılda
inşa edilmiş. Daha sonra şehri ele ge-
116 EKOV‹TR‹N AĞUSTOS 2014
çiren Bizanslılar surları yeniden düzenlemiş. Kalede dikkat çeken bir
başka tarihi eserse Kutsal Üçlü
Kilisesi.
Beş asır Osmanlı hakimiyetinde
kalan Berat şehri, tıpkı mimari yapısı
gibi bugünkü adını da Osmanlı döneminde almış ve günümüze kadar
korumayı başarmış.
1492'de Sultan II. Bayezid,
Arnavutluk seferi sırasında Berat’a
Berat Kalesi’nde II. Bayezid
Camii’nden geriye kalanlar
gelmiş. Kalede kendi adını taşıyan bir
cami inşa edilmiş. Bugün ne yazık ki
camiden geriye sadece duvarları kalmış. Ancak zamana ve komünizm döneminin uygulamalarına direnebilen camiler de var. 1530 – 1540 yılları
arasında yapıldığı sanılan Kurşunlu
Camii, Kral Camii de denilen Hünkar
Camii, Saat Camii ve Bekarlar Camii
günümüze ulaşmayı başaran Osmanlı
eserleri.
OSMANLI ESERLERİ
VARLIKLARINI
SÜRDÜRÜYOR
Berat şehrinde bugün ayakta kalan dört tarihi camiden biri olan
Bekarlar Camii 19. yüzyılın başlarında yaptırılmış. Bu güzel Osmanlı
yadigarı Bekarlar Camii ibadete açık
ancak caminin fiziki durumu yürek
sızlatıyor.
Kanuni Sultan Süleyman zamanında inşa edilen Kurşunlu Camii adını kubbesinin kaplamasını oluşturan
kurşun
plakalardan
alıyor.
Osmanlı’nın Arnavutluk’taki en
önemli eserlerinden biri olan bu cami, TİKA kanalıyla Türkiye tarafından restore ediliyor.
Türkiye’nin
gayretleriyle
Balkanlar’daki Osmanlı eserleri varlıklarını gelecekte de sürdürmeye
devam edecek.
Osmanlı tarihinden derin ve anlamlı izler taşıyan Berat’a veda ederken, bu tarihi şehrin gönlümüzde
farklı bir yeri olduğunu hissediyoruz.
Bize Anadolu’yu hatırlatan,
Anadolu’yu yaşatan Berat şehri hiç
aklımızdan çıkmayacak.
Author
Document
Category
Uncategorized
Views
0
File Size
3 991 KB
Tags
1/--pages
Report inappropriate content