close

Enter

Log in using OpenID

13 Şubat 2015 Cuma

embedDownload
Günlük Siyasi Gazete
13 Şubat 2015 Cuma
Ardeşenin Sesinin Yaptığı Haber Ses Getirdi
Ardeşenin Sesi Konuyu ele aldı, Haber yaptı. Karayolları Hatalı olan Bariyeri düzeltti.
Rize’den Gürcistan’a gitmekte olan Giorgi Pantskhava (40)
yönetimindeki 49 BB ZZ plakalı araç, Karadeniz Sahil Yolu
Ardeşen şehir merkezi mevkiinde sürücünün uyuması
sonucu yoldan çıkarak bariyerlere çarptı.
Kazada, kırılan bariyer sürücüye saplanırken yaklaşık 20
metre sürüklenen araç durduğunda ortaya korkunç bir
görüntü çıktı. Vücuduna bariyer saplanan Gürcü sürücü
Giorgi Pantskhava parçalanarak hayatını kaybederken
yanındaki Nugzari Bregadze (36) ise kazadan yara almadan
kurtuldu.
Ardeşen'de yaşanan bu olayı Manşetlere bu şekilde
düşmüştü, Ardeşeninsesi gazetesi muhabiri Salih Navdar
olaydan bir gün sonra kaza mahallinde yaptığı gözlemler
sonrasında önemli bir detayı ortaya çıkardı?
Karadeniz sahil yolu üzerinde son bir kaç yıldır meydana
gelen trafik kazalarını inceleyen Navdar; maddi hasarlı,
yaralanmalı ve ölümlü trafik kazalarına neyin sebep olduğunu bulmaya karar verdi, bu doğrultuda meydana gelen
trafik kazalarını mercek altına aldı ve benzer kazalarda aşırı
hız, Alkol, hatalı sollama ve yol güzergahı boyunca yapılan
bariyerlere saplanarak kaza yapan araçlarla ilgili haberlere
ulaştı.
Kazaya Hatalı Monte Edilen Bariyer mi Neden Oldu?
28.12.2014 Pazar Günü Rize'nin Ardeşen İlçesi sahil yolunda yaşanan Trafik kazasında araç bariyerlere saplanmış ve
bariyer bir ok gibi araca saplanarak sürücünün ölümüne
neden olmuştu, Navdar kaza sonrası olay yerinde ve güzergah boyunca benzer noktalardaki bariyerleri gözlemlediğinde korkunç bir detaya ulaştı.
Fotoğraflarda da görüldüğü üzere Bariyerlerin ucu yere
paralel olarak eğimli bir şekilde monte edilmesi gerekirken,
kazanın meydana geldiği yerdeki bariyerler havada ve adeta
bir ok un ucunu andırır şekilde bırakılmış.
Ardeşenin sesinin yaptığı bu haberinin ardından Karayolları Haberimizi dikkate eldi ve Ardeşen güzergahındaki hatalı
şekilde bırakılan bu bariyer olması gereken şekilde montajı
yenilendi.
Ardeşenin sesi gazetesi olarak vatandaşlarımızın can ve mal
güvenliği için alınan bu önlemden dolayı, Karayollarının
duyarlı müdür ve çalışanlarına teşekkür ediyoruz. S.NAVDAR
Pazar'da Etkinlik Hazırlıkları Başladı
Pazar’da Şehitleri Anma, 10 Mart Kurtuluş Günü ve Rize
Günleri etkinlikleri için istişare toplantısı düzenlendi.
Konuyla ilgili Pazar Kaymakamlığından yapılan açıklamada şu ifadelere
yer verildi: “Pazar Kaymakamlığı
toplantı salonunda Şehitlik köyünde
bulunan Fırtına Vadisi Şehitlerini anma
programı, 10 Mart Pazar’ın kurtuluşu,
Ankara ve İstanbul’da peş peşe yapılacak Rize Günlerinde temsil ve katılım
konularında istişare ve düzenleme
komiteleri toplantısı yapıldı. Toplantıya
Kaymakamımız Selçuk Aslan, Garnizon Komutanı Ömer Kodaman, daire
amirleri, ilçemizde teşkilatı bulunan
siyasi parti ilçe başkanları, Sivil
Toplum Kuruluşları başkanları, okul
müdürleri ve görev alan öğretmenlerimiz, Muhtar dernekleri temsilcileri
katıldı.
Toplantının gündemleri konusunda
Kaymakamımız Selçuk Aslan bilgilendirme ve değerlendirmelerde bulundu.
Toplantının ilk gündemi olan Şehitlik(-
Hako) köyünde bulunan şühedanın
anma etkinliklerinin hazırlıklarının
tamamlanması ile hava durumunun
netleştirilmesi için 23-27 Şubat tarihleri arasında bir günde gerçekleştirilmesi kararlaştırıldı.
10 Mart Pazar’ın kurtuluşu etkinlikleri
hakkında yapılan değerlendirilmelerde
mevzuatta öngörülen faaliyetlere ek
olarak vatandaşlardan yoğun bir
şekilde temsili kurtuluş gösterisi
yapılması konusunda Avcılar derneğine de görev verilerek daha iyi bir
tiyatral çalışma yapılması, bu konuda
senaryo ve kostüm hazırlanması,
kumaşın Belediye Başkanlığımızca
tedarik edilmesi ve Halk Eğitim merkezimizce kostümlerin dikilmesi karara
bağlanmıştır.
19-22 Mart 2015’de Ankara’da 26-29
Mart 2015’de İstanbul’da yapılacak
Rize Günlerinde ilçemizin en güzel
şekilde temsil edilmesi hususunda
çalışmaların ve hazırlıkların yapıldığını
vurgulayan Kaymakam Aslan, bu
konuyu tüm Pazarlıların sahiplenmesi
ve ilçemizin en üst düzeyde temsili
hususunda herkesin destek vermesi
gerektiğini belirterek Dr. Hüseyin
Saraç tarafından hazırlanan “Osmanlı
idaresinde
Atina(Pazar)
Kazası
(1875-1920)” konulu doktora tezinin
kitaplaştırılması çalışmaları hakkında
bilgiler sundu.”
pazar53
Sümela’ya Tarihinin En Geniş
Çaplı Restorasyonu
Sümela Manastırı’nın tarihinin
en geniş kapsamlı restorasyonu
için hazırlanan projenin yaklaşık
5 milyon TL'ye mal olması
bekleniyor.
Sümela Manastırı’nın geniş kapsamlı
restorasyonu için hazırlanan proje Kültür
Varlıkları Koruma Bölge Müdürlüğü’nce
onaylanırken, çalışmaların yapım aşamasına geldiği kaydedildi.
Sümela Manastırı'nı 2014 yılında 464 bin
313 yerli 95 bin 530 yabancı olmak üzere
459 bin 843 kişi ziyaret ederken bu
ziyaretlerden 3 milyon 216 bin 45 TL gelir
elde edildi.
2013 yılında ise 302 bin 756 yerli 82 bin
448 yabancı olmak üzere 385 bin 204 kişi
ziyaret ederken ziyaretçilerden 2 milyon
226 bin 37 TL gelir elde edilmişti.
Sümela Manastırı’nın çevre ve iç düzenlenmesi, freksler, tarihi unsurlar,
restorasyon yapılması gereken mekanların proje çizimi yapılarak çalışmaların
2015 yılı içerisinde tamamlanması bekleniyor.
Sümela Manastırı’na şu ana kadar maliyeti en yüksek yapılacak olan en kapsamlı
restorasyon çalışması olduğu belirtildi.
Öte yandan, Trabzon’a 2013 yılında yaklaşık 2 buçuk milyon turist gelirken 2014
yılında ise bu rakam artarak 3 milyon 353
bine ulaştı.
pazar53
Ardeşenin ve Ardeşenlinin İnternetteki Sesi
Fiyatı: 30 Kr.
Sayı: 3819
Yıl: 42
Rize Valisi Ersin Yazıcı İlçelerde
İncelemelerde Bulundu
Vali Ersin Yazıcı, İl Özel İdare’nin yatırımlarını incelemeye devam ediyor.
Vali Ersin Yazıcı, Rize’de yapımı
devam eden kamu yatırımlarını
yerinde
inceleyerek
yürütülen
çalışmalarla ilgili, İl Özel İdare Genel
Sekreteri Şefik Aygöl ’den bilgi aldı.
Vali Yazıcı yaptığı açıklamada,
Rize’de inşaatı devam eden kamu
yatırımlarının bir kısmının bitme
aşamasında olduğunun bir kısmının
da inşaatının hızlı bir şekilde devam
ettiğini belirtti.
Vali Yazıcı’ya incelemeleri sırasında
İl Özel İdare Genel Sekreteri Şefik
Aygöl, Çayeli Kaymakamı Turgay
Ünsal, Pazar Kaymakamı Selçuk
Arslan, Ardeşen Kaymakamı İlyas
Memiş, İyidere Kaymakamı Ömer
Faruk Tuncer, Çayeli Belediye
Başkanı Dr.Atilla Esmen, İyidere
Belediye Başkanı Ahmet Mete ile
diğer ilgililer eşlik etti.
İnşaatlarda çalışan işçiler ve ilçe
esnafıyla da sohbet eden Vali Yazıcı,
gezisi sırasında Ardeşen İmam Hatip
Lisesinin ek binasında da incelemelerde bulundu.
Vali Yazıcı incelemeleri sonrası
yaptığı açıklamada, “İyidere, Çayeli,
Pazar ve Ardeşen İlçelerine İl Özel
İdaremizin yapmış olduğu yatırımları
incelemek ve çalışmalar hakkında
bilgi almak üzere geldik.(Çayeli
Hükümet Konağı, Çayeli Gençlik
Merkezi ile Ardeşen, Pazar ve
İyidere’de devam eden yatırımlar)
Çalışmalar hakkında yetkililer ve ilgili
arkadaşlardan bilgi aldık. İlçelerimizde halkımızla ve esnafımızla beraber
olduk. Kamu kurum ve kuruluşlardan
yapılan icraatlar hakkında bilgi aldık.
İlçelerimizin ihtiyaç ve sorunlarını
dinledik. Çok faydalı bir ziyaret oldu.
Bu yatırımlarımızı kısa zamanda
tamamlayıp hayata geçireceğiz”
dedi.
Kentte çok güzel çalışmaların
yapıldığını ve yapılmaya devam
ettiğini ifade eden Vali Ersin Yazıcı,
“Turizm, eğitim, spor, çevre ve sağlık
alanlarında son yıllarda büyük
gelişmeler yaşıyoruz. İlimizin dört bir
tarafında toplumun ihtiyaç duyduğu
çok önemli kamu yatırımlarımız
devam ediyor. Tek amacımız, ilimiz
genelinde yapımı devam eden kamu
yatırımlarının bir an önce bitirilerek
halkımızın hizmetine sunmaktır. Her
açıdan daha gelişmiş ve yaşanılabilir
bir Rize, hepimizin ortak paydası”
görüşlerine yer verdi. Ardeşeninsesi
Şevki Yılmaz’ın Oğlu Aday Adayı Oldu
Milletvekili aday adaylığı için istifa eden çok sayıda devlet
memurunun içinde sürpriz isimlerde vardı. Onlardan biri de
Şevki Yılmaz’ın oğlu Akif Yılmaz..
7 Haziran’da yapılacak olan genel
seçilerde aday adayı olacak kamu
görevlileri
için bugün istifanın son günüydü.
Aday adaylığı için beklenen istifaların yanı sıra sürpriz bir istifa daha
gerçekleşti. İlimizde yaşayan, AK
Parti üzerinde büyük etkisi olduğu
bilinen Rize eski Milletvekili Şevki
Yılmaz’ın oğlu, Din Kültürü öğretmeni Mehmet Akif Yılmaz, öğret-
menlik görevinden istifa etti.
MEHMET AKİF YILMAZ KİMDİR?
1975 Ankara doğumlu. İlkokulu
Kazım Karabekir İlkokulunda
okudu. Orta ve Liseyi İstanbul
Kartal Anadolu İmam Hatip
Lisesi’nde okudu. Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden
mezun olduktan sonra Marmara
Üniversitesi’nde doktora yapıyor.
Yılmaz evli 2 çocuk babası.
www.ardeseninsesi.com
13 Şubat 2015 Cuma Sayı: 3819 Yıl: 42
MHP Rize’de Milletvekilliğine Pazarlı Aday Adayı
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Rize’de milletvekilliği için bir isim daha aday adaylığı
başvurusunda bulundu.
Doğamızı Koruyalım
Sayfa 2
Ayder Yaylası
Rakım: 1400 M
7 Haziran 2015 tarihinde yapılacak olan Genel Seçimler için Rize Milletvekilliğine MHP’den aday adayı
başvurusunda bulunanların sayısı üçe yükseldi.
Milletvekilliği adaylığı için il başkanlığından istifa eden
Osman Cem Kazmaz’ın dışında, İşadamı ve İnşaat
Mühendisi Yılmaz İpek’in ardından Pazarlı Müteahhit
Ömer Ökten de MHP’den Rize Milletvekilliği için
partisine aday adaylığı başvurusunda bulundu.
Ömer Ökten Kimdir?
Ökten 1959 Yılında Rize Pazar’da dünyaya gelmiş,
tahsilinin bir bölümünü Samsun’da tamamlamış ve
1970’li yıllarda Ülkü Ocaklarına katılmıştır. Teşkilatın
bir çok kademesinde görev yapan Ökten 78-83 yılları
arasında öğrenci olayları sebebiyle taş medreselerde
bir süre kalmış, 1980’li yıllarda Rize ve Doğu Karadeniz teşkilatlandırmasında Merhum Alparslan Türkeş’in
görevlendirmesi ile çalışmalar yapmıştır.
1986 yılından beri otomotiv yan sanayi ve inşaat gurubunda faaliyet gösteren şirketinin İstanbul’daki
merkezinde Üst Düzey Yönetici olarak bulunmaktadır.
Ökten MÇP-MHP Sarıyer İlçe Başkanlığı, İstanbul il
Başkan Yardımcılığı, İl Muhasipliği, Bölge Başkanlığı
görevlerinde, Azerbaycan’da mesleki ve siyasi
faaliyetler ile sosyal alanda etkin çalışmalar yapmıştır.
İş Adamı-Müteahhit Ömer Ökten Yüksek okul mezunudur, evli ve iki çocuk babasıdır. okur53
İkizdere’de 125 Ev Hasar Gördü
Rize’nin İkizdere İlçesi’nde iki yaylada kar ve fırtına nedeniyle 30 evin yıkıldığı, çatıları
uçan 120 dolayında evde ise hasar meydana geldiği ortaya çıktı.
KAYIP İLANI
Ardeşen Vergi Dairesine kayıtlı işyerime ait Seri A 001-150 Sıra No
arası 3 Cilt Serbest Meslek Makbuzunu kayıp ettim. Hükümsüzdür.
YAZICI MÜHENDİSLİK
İrfan YAZICI
TCK NO: 14549294974
Atatürk Caddesi - Ardeşen/RİZE
ARDEŞENİN SESİ GAZETESİ
Ardeşenlinin ve Ardeşenin Sesi
ARDEŞENİN İLK OFSET GAZETESİ
Günlük Müstakil Siyasi Gazete
Gazete Kuruluşu
Gazete Kurucusu
İkizdere İlçe merkezine 25 kilometre uzaklıktaki
Çağrankaya Yaylası’na önceki gün çıkan vatandaşlar
3 ayrı yerleşim yerinde 25 dolayında evin yıkıldığını,
çatıları uçan, cam ve çerçeveleri kırılan 100’e yakın
evin ise hasar gördüğünü tespit etti. Homeze Yaylasında ise 20 evin hasar gördüğü 5 evin ise yıkıldığı
belirlendi.
İkizdere Kaymakamlığı iki yayla yolunun ulaşıma
açılması için bölgede çalışma başlattı. Yayla yollarının
ulaşıma açılmasının ardından İl Afet ve Acil Durum
Müdürlüğü ekipleri yaylalarda hasar tespit çalışmalarına başlayacak. Evlerde oluşan hasara kış döneminde
etkili olan kar yağışı ve fırtınanın neden olduğu belirtildi.
ÇARPIK YAPILAŞMAYA SON VERİLMELİ
Mimar Mühendisler Grubu Genel Başkan Yardımcısı
İkizdere Derneği eski Başkanı Kadem Ekşi, fırtınanın
yol açtığı hasarın büyük çapta olduğunu belirterek
“Yaylalarda fırtınanın yol açtığı hasarı çok büyük
çapta. Yaylaya ulaşan vatandaşların tespitleri hasarın
boyutunun çok ciddi olduğunu gözler önüne seriyor.
Bu nedenle insanlar bira önce yaylalara çıkarak
hasarlı evlerini görmek ve tamir etmenin telaşına
düştü. Bu nedenle bu yayla yollarının ulaşıma açılması için İl Özel idare ekiplerinden destek bekliyoruz.”
dedi.
Yaylalardaki çarpık yapılaşmaya dikkat çeken Ekşi,
“Yaylalarda yanlış yer seçimleri ile birlikte gelişi güzel
evlerin yapılmasına müsaade edildi. Maalesef yaylacılığın kendi ayağına kurşun sıkıldı. Karadeniz yaylaları mühendislik uygulamalarından nasibini almayan
yapılarla işgal edildi. Bu yapılaşmaları engellemek için
kamu idaresi 3 veya 4 örnek tip detay proje hazırlamalıdır. Planlama sonucu 6 ayda yapılacak dönüşümle
Doğu Karadeniz havzasındaki yaylalar rehabilite
edilebilir, eski evler geleneksel yapı malzemeleri ile
onarılabilir. Yaylaları böylece cazibe merkezi haline
dönüştürebiliriz. Gelişi güzel ev yapımına son
verilmezse bu afetlerin arkası kesilmez, rüzgarın
gücünün saatte 100 kilometreyi aştığı 2 bin 500 metre
yüksekteki yaylalarda sonuç böyle olur. İşgal ve çarpık
yapılaşma için radikal kararlar alınmalı” dedi. okur53
İmtiyaz Sahibi
Yazı İşleri Müdürü
Haber Koordinatörü
Görsel Yönetmen
Muhabir
Sayfa Editörü
: 25 Ocak 1973
: Av. Sedat KAHYA
Ahmet ÖZCAN
: Cevriye KAHYA
: Murat UÇKAN
: Bedirhan ESKİÇIRAK
: Savaş KALYONCU
: Halim SARI
: Selim GÜNER
Fahri Başyazar ve Hukuk Danışmanı
Av. Sedat KAHYA
Yayın Kurulu
Av. Sedat KAHYA
Ahmet ÖZCAN
Dizgi, Grafik ve Baskı
Ardeşen’in Sesi Gazetesi ve Matbaası Tesisleri
İdari Merkezi
Atatürk Caddesi No: 125/B Yeni Mahalle - Ardeşen / RİZE
Tel: 0464 715 23 91 - Fax: 0464 715 77 61
[email protected] - [email protected]
www.ardeseninsesi.com
Gazetemizde yayınlanan fikir ve köşe yazılarının sorumluluğu yazarın kendisine aittir.
Rize’deki Yerel Gazetelerin
İlan Tarifesi
R e s m i İ la n la r (S a n t im i) : 8.90 T L
M a h k e m e İ la n la rı (S a n t im i) : 8.90 T L
K o o p e ra t if İ la n la rı (S a n t im i) : 8.90 T L
T ü z ü k İ la n la rı (S a y f a s ı ) : 25 0 T L
D e rn e k K o n g re İ la n la rı : 25 0 T L
Ö lü m -Te ş e k k ü r İ la n ı : 30 0 T L
K a y ı p İ la n la rı : 2 5 T L
13 Şubat 2015 Cuma Sayı: 3819 Yıl: 42
Doğu Karadeniz'de 'Mavi Rota' Oluşturulacak
Sayfa 3
Tüm Yurtta Hava Durumu
Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı, bölgede farklı turizm alternatifleri için
kruvaziyer turlarıyla su sporlarına yönelik "Mavi Rota" oluşturacak.
Akaryakıt Fiyatları İle İlgili Kötü Senaryo
Petrol fiyatlarındaki hareketlilik sürerken, Türk Lirası’nın dolar karşısında değer kaybetmesinin fiyatları yükseltebileceği ifade ediliyor.
Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı
(DOKA), bölgede turizmde farklı alternatiflerin oluşturulmasına yönelik hazırlanan projeler kapsamında, "Mavi Rota"
kurma çalışmalarını uygulamaya koyuyor.
Doğal güzellikleri ve sunduğu tarihi,
kültürel ve sportif aktiviteleriyle yerli ve
yabancı turistlerin ilgi odağı olan Doğu
Karadeniz, her yıl milyonlarca yerli ve
yabancı turisti ağırlıyor.
Her mevsim yerli ve yabancı turistlerin
ilgisini çeken Doğu Karadeniz'de,
bölgede farklı alternatiflerin oluşturulması çalışmaları kapsamında, 200
milyon liralık harcama öngörülerek
hayata geçirilecek "Mavi Rota" projesiyle, bölgenin kruvaziyer turizmi ve su
sporlarında da cazibe merkezi haline
getirilmesi amaçlanıyor.
DOKA Genel Sekreteri Çetin Oktay
Kaldırım yaptığı açıklamada, Doğu
Karadeniz'i ziyaret eden yerli ve yabancı
turist sayısının önceki yıla oranla 2014
yılında yüzde 25 artış göstererek 5
milyonu aştığını söyledi.
Kaldırım, DOKA olarak turizm potansiyelini artıracak projeler geliştirdiklerini
dile getirerek, "Amacımız Doğu Karadeniz'i cazibe merkezi haline getirmek için
kruvaziyer turizmi ve su sporu faaliyetlerini destekleyerek, bölgede bir mavi
rota oluşturmaktır" ifadesini kullandı.
Bölgede farklı alternatiflerin oluşturulmasının önemli olduğunu anlatan Kaldırım, "Proje kapsamında Trabzon'da bir
kruvaziyer yat limanı ile Artvin'de su
sporları merkezinin kurulması, Ordu ile
Trabzon arası kıyı kesiminde yat turizmi
için uygun bir noktaya marina inşası, iç
sularda uygun yerlerde rafting parkurlarının oluşturulması ve yelken sporunun
geliştirilmesi için de bir merkez yapılması öngörülmüştür. Doğu Karadeniz
projeyle hem kıyı kesimi hem de iç sularıyla bütün olarak ele alınacaktır"
şeklinde konuştu.
"Kruvaziyer gemi sayısının artmasını
planlıyoruz"
Kaldırım, projenin uzun vadeli bir çalışma süresini kapsadığını da belirterek,
çalışmalara kısa süre sonra başlayarak
"Mavi Rota" projesini hayata geçireceklerini ifade etti.
Projenin bölge için önemli olduğunu da
vurgulayan Kaldırım, sözlerini şöyle
sürdürdü:
"Projenin gerçekleşmesiyle bölgeye
gelen kruvaziyer gemi sayısının artmasını planlıyoruz. Bu Trabzon açısından
da önemli bir sıçrama olacaktır. Kruvaziyer turizmde Trabzon önemli bir destinasyon ve çok hızlı gelişme gösteriyor.
Kruvaziyer geminin gittiği yere üst gelir
grubundaki kişiler gidiyor. O nedenle de
kruvaziyer bölgeye harcama eğilimi çok
yüksek olan insanları getiriyor ve bu
nedenle de kruvaziyer turizmi gittiği
yere marka değeri kazandırıyor. Dolayısıyla yerli ve yabancı turistlerin bölgeye
gelmesi hem şehre ekonomik katkı
sağlıyor hem de şehrin dünyadaki
marka değerini artırıyor."
Kaldırım, su sporlarının da bölge için
önemli olduğuna dikkati çekerek, "Bu
kapsamda bölgede su sporlarını çeşitlendirecek çalışmalar yapıyoruz. Su
sporlarının çeşitlenmesi, yat ve yelken
yarışları gibi aktivitelerin artmasıyla
bölgeye gelen turist sayısında yüzde
30'luk bir artışın meydana geleceği
düşünülmektedir" diye konuştu. (AA)
YENİYOL ÇIKIŞI FINDIKLI KARAYOLU ÜZERİ
8.500 m2 OTEL TURİSTİK ALAN YAPILABİLİR
İZİN BELGELİ ARSA SATILIKTIR
0 534 835 18 49
Akaryakıt fiyatlarındaki artış devam
ediyor. Uluslararası petrol fiyatlarına
göre güncellenen benzin fiyatları, Türk
Lirası’nın dolar karşısındaki durumuna
göre daha da pahalanabilir.
Akaryakıt dağıtım şirketleri, dünden
geçerli olmak üzere benzine litrede
ortalama 11 kuruş, motorine ise 6
kuruş zam yaptı.
Yapılan fiyat değişikliği ile benzinin
litre fiyatı, Ankara ve İzmir’de 4.33
liradan 4.44 liraya, İstanbul’daysa
4.29-4.30 liradan 4.40-4.41 liraya
yükseldi. Motorinin ortalama litre satış
fiyatı ise Ankara’da 3.88-3.90 liradan
3.95-3.96 liraya, İzmir’de 3.81-3.83
liradan 3.88-3.89 liraya ve İstanbul’da
da 3.80-3.81 liradan 3.86-3.87 liraya
çıktı.
Döviz kurlarının etkisi
2 Haziran-11 Şubat arası dönemde
brent petrol yüzde 48 ucuzlarken
ABD’de benzin fiyatları yüzde 43, motorin fiyatları yüzde 38 düştü. Türkiye’de
de işlenmiş petrol fiyatları dolar üzerinden yaklaşık bu kadar indirim gördü.
Ancak TL üzerinden satışlarda kur farkı
yüzünden indirim ABD’deki indirimlerin yaklaşık 10 puan aşağısında kaldı.
Milliyet’e konuşan bir sektör yetkilisi,
“Salt ürün fiyatlarına baktığımızda
Avrupa ile bire bir noktaya geldi. Ham
petrolün ürün fiyatlarına bire bir yansıması beklenemez. Dağıtıcı ve bayi
marjları da var. TÜPRAŞ, uluslararası
gelişmelere göre belli aralıklarla fiyatları değiştiriyor. Buraya yansımasında
biraz gecikme oluyor. Döviz etkisi
nedeniyle fiyatlar dünyaya paralel gidemiyor. Burada dövizde meydana gelecek değişimleri mecburen bekleyeceğiz. Döviz arttıkça benzin ve motorin
fiyatlarının değişmemesini beklemek
mümkün değil” dedi.
Finans uzmanlarına göre de doların TL
karşısındaki yükselişi devam edebilir.
Doların 2.60 lira seviyelerine tırmanması, Merkez Bankası’nın faiz artırması
halinde bu yükselişin daha da fazla
olabileceği yorumları yapılıyor.
Eski fiyatlara gelir mi?
Sektör yetkililerine göre, salt dövizdeki
artışlar nedeniyle benzinin 5 liralık
fiyatlara dönmesi mümkün değil. Eski
fiyatlara dönülmesi için petrol fiyatlarında çok büyük artış gerekiyor.
Uluslararası otoritelere göre ise petrol
fiyatlarındaki yükseliş kalıcı değil. Varil
fiyatı 55 dolar civarında olan petrolün,
arzın aynı şekilde sürmesi durumunda
daha da ucuzlaması bekleniyor.
Kaynak : Mithat Yurdakul - Milliyet
İLÇEMİZİ TEMİZ TUTALIM
www.ardeseninsesi.com
Güncel Haber Sitemiz Yayında
13 Şubat 2015 Cuma Sayı: 3819 Yıl: 42
Sayfa 4
Çocuklar Süt İçip, Hemen Uyumamalı "Elektronik Bağımlılık" Çağımızın Hastalığı
Prof. Dr. Salih Özdemir, kalsiyumun vücutta lokalize olması için hareket edilmesi gerektiğini söyledi. Özdemir, annelere de bu konuda
tavsiyelerde bulundu...
Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi
Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim
Üyesi Prof. Dr. Salih Özdemir, sadece
kalsiyumu almanın değil, onu vücuda
lokalize etmenin de önemli olduğunu
belirterek, kalsiyum alındıktan sonra
mutlaka hareket edilmesi gerektiğini
söyledi.
Süt ve süt ürünleri üzerine bilimsel çalışmalar yürüten Özdemir, kalsiyumun tek
kaynağının süt ve süt ürünleri olduğunu,
demirin ana kaynağının da et olduğunu
belirtti.
Günlük kalsiyum ihtiyacının bin 200
miligram olduğunu vurgulayan Özdemir,
"Bunun da tek kaynağı süt ve süt ürünleridir. Bir kişi günlük 1,2 litre ki (maalesef
Türkiye'de bu rakamlar yok) süt veya
yoğurt tüketirse kalsiyumu yeterli alabilir. Süt içme alışkanlığımız yok denecek
kadar az. Hele hele gençler arasında çok
daha az" diye konuştu.
Özdemir, özellikle gençlerin kalsiyumun
öneminin farkında olmadığının altını
çizerek, ileri yaşlarda kalsiyum eksikliğinden dolayı kemik hastalıklarının
görüldüğünü, söz konusu hastalığa da
Türkiye'de en sık Erzurum'da rastlandığını ifade etti.
Sütü çok önemsediğini belirten Özdemir,
şunları kaydetti:
"Maalesef ülkemizde süt ve süt ürünlerini yeteri kadar tüketmiyoruz. Türkiye'de
kemik hastalıkları erken yaşlarda görülürken, Avrupa Birliği ülkelerinde 70'li
yaşlardan sonra başlıyor. Biz günlük
ihtiyacımız olan süt ve süt ürünlerinin
dörtte birini bile tüketmiyoruz. Türkiye'de yıllık içme sütü 25 litre civarında.
Avrupa Birliği ülkelerinde 70-80 litre,
hatta bazı ülkelerde 120 litreye çıkıyor
kişi başına tüketim. Hakikaten biz az
tüketiyoruz ileri yaşlarda bunun problemini yaşıyoruz."
"Çocuklar süt içip, hemen uyumamalı"
Özdemir, "Sadece kalsiyumu almak
önemli değil, onu vücuda lokalize etmek
gerekiyor. O da hareketle oluyor. Yani
kalsiyumu alıp, oturuyorsanız bunun
kaslara, kemiklere lokalize olmadığı
zaman bundan da bir sonuç alamıyorsunuz. Kalsiyumu günlük ağırlıklı olarak
sütten ve yoğurttan almak gerekiyor.
Bunun yerine peynir de tüketilebilir"
ifadesini kullandı.
"100 gram peynir 600 miligram kalsiyumu
karşılar. 100 gram kaşar peyniri yerseniz
kalsiyum ihtiyacının hepsini karşılarsınız
ama hem ekonomik olarak hem de vücudumuza her gün bu kadar peynir iyi
gelmeyebilir" diyen Özdemir, herkesin
kalsiyum konusunda bilinçli olmasını
istedi.
Annelere de uyarıda bulunan Prof. Dr.
Özdemir, "Çocuklara süt içirip, hemen
uyutmamak gerekiyor. Çocuk sütünü içip,
biraz hareket etmeli. Kalsiyumun vücuda
lokalize olması açısından hareket etmesi
önemli ama tabii çocuklar sütü günün her
öğünü tüketmeli" dedi. (AA)
Felçlilerin Tedavisinde Önemli Gelişme
Kanadalı bilimadamlarının geliştirdiği yeni yöntem "son 20 yıldaki en
büyük ilerleme" olarak kaydedildi.
Kanada'nın Calgary Üniversitesi'nde bir
grup bilimadamı, felçlilerin tedavisinde yeni
bir yöntem geliştirdi.
Çalışma hakkında açıklamalarda bulunan
ekibin başı Dr. Michael Hill, geliştirdikleri
tekniğin "son 20 yıldaki en büyük ilerleme"
olduğunu söyledi. Geliştirdikleri yeni stent
ile endovasküler tedavi olarak bilinen beyinden kan pıhtısı alma tedavisinde ilerleme
kaydettiklerini anlatan Hill, bu yolla mevcut
yöntemlerle yüzde 30'u geçmeyen felçli
hastaların iyileşme oranını yüzde 55'e çıkardıklarını bildirdi.
Kasıktan girdikleri damar yoluyla "solitaire"
adı verilen stenti vücuda yerleştiren bilimadamları, beyinde tıkalı damara kadar giden
ve kan pıhtılarını toplayan stenti daha sonra
geri alarak tıkalı noktayı açmayı başardı.
Stenti izleyen Kanadalı bilimadamları, bu
yolla beyni pıhtılardan arındırılan hastaların
iyileştiklerini ve felç kaynaklı ölüm riskinin
azaldığını belirtti.
Toronto Western Hospital Nöroradyolojistlerinden Dr. Timo Krings, halen tPA olarak
bilinen yöntemle eritilmeye çalışılan kan
pıhtılarında, her 10 hastadan 4'ünde olumlu
sonuç alınırken, yeni stent yöntemi ile bu
oranın 10'da 8'e çıktığını açıkladı.
Diğer yandan felçli hastaların tedavisine her
yıl 2,7 milyar dolar harcanan Kanada'da bu
yöntem sayesinde önemli tasarruf sağlanması bekleniyor.
Calgary Üniversitesi Cumming Tıp Fakültesi
ve Hotchkiss Beyin Enstitüsü'nde bilimadamlarının çalışmaları, "New England
Journal of Medicine" adlı tıp dergisinin son
sayısında yayımlandı.
(AA)
Akıllı telefonlar ve taşınabilir bilgisayarlardaki oyunların çocuklarda
neden olduğu bağımlılığın yaratıcı zekayı körelttiği bildirildi.
Kullanımı giderek yaygınlaşan akıllı
telefonlar ve taşınabilir bilgisayarlardaki oyunların çocuklarda bağımlılığa
neden olduğu ve bu bağımlılığın yaratıcı zekayı körelttiği bildirildi.
Cumhuriyet Üniversitesi (CÜ) Eğitim
Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tuncay Dilci, AA
muhabirine yaptığı açıklamada, elektronik bağımlılığın çağın en önemli hastalıklarından biri olduğunu, bu sorunun
hem çocuklarda hem de yetişkinlerde
üst düzeye çıktığını söyledi.
Bu bağımlılığın çocuklarda daha yaygın
olarak görülmeye başlandığına dikkati
çeken Dilci, "Bu durum, her şeyden
önce çocuğun ders dinleme alışkanlığını sabote edecek duruma gelmiş
durumda. Çocuğun dikkati dağılmakta,
ilgili derse yoğunlaşamamakta" dedi.
"Elektronik bağımlılık" ve "internet
bağımlılığı"nın çocuğun arkadaşlarıyla
kuracağı ilişkileri de olumsuz etkilediğini belirten Dilci, eskiden çocukların
bilgisayar oyunları yerine dışarıda arkadaşlarıyla oyun kurduğunu, yapboz ve
benzeri yaratıcılık ve zeka gerektiren
oyunlar oynadığını veya müzik aleti
çalmaya yöneldiğini dile getirdi.
Dilci, son dönemde somut oyunların
yerini sanal oyunların aldığına işaret
ederek, şöyle devam etti:
"Elektronik oyunlar ve bu oyunlara
bağımlılık çocuğun yaratıcılığını tehlikeye düşürüyor hatta elektronik bağımlılık yaratıcı zekayı köreltiyor. Elektronik oyunlarda daha önceden planlanan
her şey hazır olarak sunulduğu için
çocuk, birkaç hamlede sonuca gidiyor.
Yani çocuk, yönlendiren değil, takip
eden konumunda. Çocuk takip eden
konumunda olduğu için de beyin ve
zihinsel gelişimi olumsuz etkileniyor.
Diğer türlü, çocuk kendi oyuncaklarını
kendisi yaparsa, bu oyuncaklar eşliğinde oynadığı oyunlarda daha yaratıcı
olur. 'Bunu ben yaptım' şeklinde yeni
bir nesneyi organize etme veya ortaya
çıkarmanın verdiği hazla öz güveni
artar, kişiliği gelişmiş olur."
- "Elektronik bağımlılık, bilişsel gelişimi
de olumsuz etkiliyor"
Doç. Dr. Dilci, elektronik bağımlılığın ve
sanal ortamda oyun oynamanın çocukları yalnızlığa ve iletişimsizliğe ittiğini
de vurguladı.
Elektronik bağımlılıkla beraber çocukların ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz
kaldığını ve özgüven eksikliği yaşadığını anlatan Dilci, "Özgüven eksikliği olan
çocuklar da hayatta başarılı olamıyor.
Bu nedenle elektronik bağımlılık, aynı
zamanda çocuğun bilişsel gelişimini de
olumsuz etkiliyor. Çocuk, fazla kimseyle konuşmadığı için konuşma güçlüğü
çekiyor, duygusal söz varlığı zedeleniyor ve söz dağarcığı giderek fakirleşiyor. İletişim kurmakta zorlanan çocuk,
agresif oluyor ve sert bir tutum takınıyor" diye konuştu.
Bu durumun toplumsal sağlığı tehdit
edecek ve toplumsal kimliği zafiyete
uğratacak bir noktaya geldiğini savunan Dilci, "Aileler, çocukları ortaokula
gidene kadar onları akıllı telefonlardan
uzak tutmalı. İlla telefon gerekliyse
dokunmatik özelliği olamayan, basit
telefonların iletişim aracı olarak kullanılmasını
öneriyoruz"
uyarısında
bulundu. (AA)
KİRALIK DAİRE
3+1 ASANSÖRLÜ + KALORİFERLİ
0 532 563 28 40
BARIŞ MAHALLESİ YALI APARTMANI
KAYMAKAMLIK LOJMANI YANI NO: 4 D: 12
0 532 636 73 59
Sayfa 5
13 Şubat 2015 Cuma Sayı: 3819 Yıl: 42
Ak Parti Rize Milletvekili Aday Adayı
Mecit MORAL
MECİT MORAL KİMDİR?
• 1972’de Rize Ardeşen’de doğdu.
• İlköğrenimini Yavuz Köyü’nde bitirdi.
• Orta ve Lise öğrenimini 1989 yılında Ardeşen İmam-Hatip Lisesi’nde tamamladı.
• Mezun olduğu yıl Atatürk Üniversitesi İktisadi ve İdari Birimler Fakültesi İşletme Bölümünü kazandı. 1993 yılında
Yüksek Öğrenimini tamamladı.
• 1995 yıllarında kısa dönem olarak askerlik görevini ifa etti.
• 1995- 1997 yıllarında Rize/Ardeşen’de Milli gençlik vakfı öğrenci yurt müdürlüğü yaptı.
• 1997-2001 yılları arasında Van Muradiye’de 3 yıl İstanbul Ümraniyede 1 yıl olmak üzere 4 yıl öğretmenlik yaptı.
• 2001 yılında Kurumlar Arası geçişle Ardeşen Belediyesine Hesap İşleri Şefi olarak atandı.
• 2005 yılından beri Rize/Ardeşen Belediyesi Yazı İşleri Müdürlüğü ve Başkan Yardımcılığı görevini 2015 yılının
şubat ayına kadar sürdürdü.
• 2015 yılında Milletvekilliği aday adaylığı için 10 Şubat 2015 tarihinde görevinden ayrıldı.
• Arapça ve Osmanlıca bilen Mecit MORAL evli olup, iki kız ve bir erkek çocuk babasıdır.
• Moral ayrıca Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Anabilim Dalı’nda
Yüksek Lisans yapmaktadır.
KAMU GÖREVLERİ VE SİVİL TOPLUM ÜYELİKLERİ
• Ardeşen Belediye Başkan Yardımcılığı.
• Ardeşen Belediyesi Yazı İşleri Müdürlüğü.
• ARRİKAB Genel Sekreterliği.
• BEM-BİR-SEN ve MEMURSEN Temsilciliği.
• Milli Gençlik Vakfı Yurt Müdürlüğü.
• Ardeşen İmam-Hatip Lisesi Mezunları ve Mensupları Derneği
ARİMDER Başkanlığı
• Cihannüma Derneği Üyeliği.
• Rize İlim Yayma Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyeliği.
KURUM ADI
Oto Kaza Sigortaları
Yangın Sigortaları
Birleşik Kasko Sigortası
Sağlıklı + Konut Paket Sigortası
Özel Servis Anlaşmalı Birleşik Kasko Sigortası
KOBİ Paket Sigortası
Kaskosuza Kasko Sigortası
EKO-KOBİ Paket Sigortası
Dar Kapsamlı Kasko Sigortası
İşyeri Paket Sigortası
Süper Destek Trafik Sigortası
Otel Paket Sigortası
Akaryakıt İstasyonu Paket Sigortası Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu
Mali Sorumluluk (TRAFİK) Sigortası
Ortak Yerler Sigorta Poliçesi
Zorunlu Karayolu Taşımacılık
DASK Sigortası
Mali Sorumluluk Sigortası
Nakliyat Sigortaları
Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu
Emtia (Yük) Sigortaları
Koltuk Ferdi Kaza Sigortası
Kıymet Sigortaları
Mühendislik Sigortaları
Taşıyıcı Sorumluluk Sigortaları
İnşaat Tüm Riskler
Yat Sigortaları
Montaj Tüm Riskler
Oto Dışı Kaza Sigortaları
Makine Kırılması Sigortası
Herkese Sağlık Ferdi Kaza ve
Elektronik Cihaz Sigortası
Acil Sağlık Sigortası
Doğalgaz Paket Sigorta Poliçesi
Ferdi Kaza Sigortası
Tarım Sigortaları
Seyahat Sigortası
Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası
Sorumluluk Sigortaları
Devlet Destekli Sera Sigortası
Sorumluluk Paket Sigortası
Devlet Destekli Hayvan Hayat Sigortası
Devlet Destekli Kümes
Hayvanları Hayat Sigortası
Devlet Destekli Su Ürünleri Sigortası
HDI SİGORTA
ARDEŞEN’DE HİZMETİNİZDE
Atatürk Caddesi Halk Bankası Üstü Kat:3 - ARDEŞEN/RİZE
ÖNEMLİ TELEFONLAR
TELEFON
FAKS
KAYMAKAMLIK
0 464 715 10 08
0 464 715 13 55
KAYMAKAMLIK YAZI İŞL. MD.
0 464 715 13 55
-
CUMHURİYET BAŞSAVCISI
0 464 623 60 90
-
SAVCILIK YAZI İŞL.MD.
0464 623 52 20
İCRA MÜDÜRLÜĞÜ
0464 623 59 15
ÖZEL İDARE MÜDÜRÜ
0 464 715 10 31
-
ARDEŞEN SOSYAL GÜVENLİK MER.
0 464 715 72 50
0 464 715 72 77
İLÇE JANDARMA KOMUTANLIĞ
0 464 715 22 66 - 10 06
ARDEŞEN BELEDİYESİ
0 464 715 10 05 – 16 66
TUNCA BELEDİYE BAŞKANLIĞI
0 464 745 84 49 – 80 01
0 464 715 13 51
464 745 80 23
İLÇE EMNİYET MÜDÜRLÜĞ
0 464 715 12 62
464 715 29 48
MAL MÜDÜRLÜĞÜ
0 464 715 10 34
0 464 715 10 34
MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ
0 464 715 10 21 – 14 24
0 464 715 16 18
SAĞLIK GRUP BAŞKANLIĞI
0 464 715 23 10 – 67 57
0 464 715 21 89
MÜFTÜLÜK
0 464 715 10 64
-
GENÇLİK SPOR MÜDÜRLÜĞÜ
0 464 715 13 35 – 43 21
-
VERGİ DAİRESİ
0 464 715 16 06
TARIM MÜDÜRLÜĞÜ
0 464 715 10 39 – 10 63
0 464 715 10 40
TAPU MÜDÜRLÜĞÜ
0 464 715 12 45
-
KADASTRO MÜDÜRLÜĞÜ
0 464 715 18 95
-
KÜTÜPHANE MÜDÜRLÜĞÜ
0 464 715 10 89
-
PTT MÜDÜRLÜĞÜ
0 464 715 10 01
-
TELEKOM ŞEFLİĞİ
0 464 715 19 70
-
ARDEŞEN LİSESİ
0 464 715 28 66
0 464 715 13 23
M.E.T.E.M
0 464 715 27 89
0 464 715 65 68
İMAM HATİP LİSESİ
0 464 715 13 52
0 464 715 10 10
AŞAĞIDURAK İLK.ÖĞR.OKULU
0 464 741 51 45
-
ALPARSLAN İLKÖĞRETİM OKULU
0 464 715 13 22 - 55 22
-
CUMHURİYET İLKÖĞRETİM OKULU
0 464 715 26 42 - 25 90
-
KÖPRÜKÖY İLKÖĞRETİM OKULU
0 464 752 4060
-
SAĞLIK MESLEK LİSESİ
0 464 715 35 29
-
FATİH İLKÖĞRETİM OKULU
0 464 715 10 33 – 16 59
-
GAZİ M.KEMAL İLK.ÖĞR.OKUL
0 464 715 74 90 – 74 91
İ.M.K.B. İLKÖĞRETİM OKULU
0 464 715 77 55
-
IŞIKLI 60.YIL İLKÖĞR. BÖLGE OKULU
0 464 725 60 81
0 464 725 60 09
MESUT KARAOĞLU İLKÖĞR. OKULU
0 464 715 13 18
0 464 715 60 20
SESLİKAYA İLKÖĞRETİM OKULU
0 464 735 70 06
-
TUNCA Ş.C.AYÇİÇEK İLKÖĞR. OKULU
0 464 745 80 05 – 80 02
-
YUKARI DURAK İLKÖĞRETİM OKULU
0 464 743 61 27
-
YAVUZ SELİM İLKÖĞRETİM OKULU
0 464 715 34 06
-
ATATÜRK ANAOKULU
0 464 715 66 34
-
HALK EĞİTİM MERKEZİ MÜDÜRLÜĞÜ
0 464 715 35 07
0 464 715 11 81
ÖĞRETMEN EVİ MÜDÜRLÜĞÜ
0 464 715 25 38
-
ŞÖF. VE OTO ESNAF ODASI
0 464 715 11 52
-
İMAM HATİP ORTAOKULU
0 464 715 60 64
-
ARDEŞEN TİCARET VE SANAYİ ODASI
0 464 715 35 24
-
13 Şubat 2015 Cuma Sayı: 3819 Yıl: 42
Sayfa 6
Elektrik Faturalarındaki 'Bedeller' Birleştiriliyor Otomotiv Üretiminde Büyük Artış
EPDK'nın yönetmelik taslağına göre, elektrik faturalarındaki bedeller, "dağıtım bedeli" adı altında tek başlıkta toplanacak.
Elektrik faturalarında ayrı başlıklar
halinde yer alan bedeller, tek başlık
altında toplanarak, dağıtım sistem kullanım bedeli hanesinde birleştirilecek.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun
(EPDK) internet sitesinde görüşe açtığı
Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği
Taslağına göre, elektrik faturalarındaki
çeşitli bedeller, tek başlık altında toplanacak.
Perakende satış hizmet bedeli, sayaç
okuma bedeli, iletim sistem kullanım
bedeli ve kayıp enerji tedarik maliyetleri,
faturalarda "dağıtım bedeli" hanesi altında birleştirilecek.
Dağıtım sistem kullanım bedeli, şirketlerin dağıtım faaliyetlerini yürütebilmesi
için gerekli maliyetlerden hareketle
belirlenecek. Bu kapsamda, dağıtım
sistem kullanım bedelinin belirlenmesinde, faaliyetin yürütülmesi için gerekli
olan yatırım harcamaları, işletme giderleri, bakım onarım giderleri, kayıp enerji
tedarik maliyetleri, iletim tarifesi kapsamında ödenen tutarlar, faaliyetin yürü-
tülmesi kapsamında kamu kurumlarına
ödenen bedeller ile dağıtım faaliyetinin
sürdürülebilmesi için katlanılan diğer
maliyetler dikkate alınacak.
Dağıtım sistem kullanım bedelleri, tüketicilerin bağlantı durumuna ve kullanım
amacına göre farklılaştırılabilecek. Söz
konusu bedel, Dağıtım Sistemi Gelirinin
Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ hükümleri esas alınarak hesaplanacak.
Dağıtım tarifesinin uygulanmasına
ilişkin usul ve esaslar, dağıtım şirketlerinin önerileri de dikkate alınarak EPDK
tarafından belirlenecek ve dağıtım
bölgeleri için ortak belirlenebileceği
gibi, her bir dağıtım bölgesi için ayrı ayrı
da tespit edilebilecek.
EPDK'nın 24 Şubat'a kadar piyasanın
görüşüne açık tutacağı yönetmelik
taslağına, TBMM gündeminde bulunan
Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı
Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanun Tasarısı'nın yasalaşmasının
ardından son şeklinin verileceği öğrenildi.
haber7
OSD raporuna göre, 2015 yılı ocak ayında toplam otomotiv üretimi bir önceki
yılın aynı ayına göre yüzde 37 arttı.
Otomotiv sektöründe 2015 yılı ocak
ayında toplam üretim, geçen yılın aynı
ayına göre yüzde 37 artarak 102 bin 574
adede yükseldi.
Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) tarafından hazırlanan "2015 Ocak ayı üretim,
ithalat, ihracat, satış değerlendirme
raporu" yayımlandı. Rapora göre, bu
yılın ocak ayında toplam üretim geçen
yılın aynı dönemine göre yüzde 37 arttı.
Aynı dönemde otomobil üretimi ise
yüzde 16 yükseldi. Bu dönemde, toplam
üretim 102 bin 574 adet, otomobil üretimi ise 60 bin 414 adet düzeyinde gerçekleşti.
Bu yılın ocak ayındaki üretim minibüste
yüzde 157, kamyonette yüzde 86, büyük
kamyonda yüzde 42, otobüste yüzde 31,
otomobilde yüzde 16 ve küçük kamyonda yüzde 5 artarken, midibüste yüzde 16
azaldı. Bu dönemde, traktör üretimi de
yüzde 6 artarak 3 bin 604 adet oldu.
Toplam pazar yüzde 7 genişledi
Toplam otomotiv pazarı 2015 yılı ocak
ayında 2014 yılının aynı ayına göre
yüzde 7 artarak 36 bin 567 adet düzeyin-
de gerçekleşti. Aynı dönemde otomobil
pazarındaki artış da yüzde 1 düzeyinde
oldu ve pazar 24 bin 498 adede çıktı.
Ocak ayında hafif ticari araçlar (HTA)
pazarı bir önceki yılın aynı ayına göre
yüzde 22 artarak, 10 bin adede yükseldi
ve toplam pazardaki artışa önemli
düzeyde destek oldu. 2015 yılı ocak
ayında bir önceki yıla göre ağır ticari
araç pazarında yüzde 26 artış gerçekleşti ve pazar bin 952 adet düzeyinde
gerçekleşti. İnşaat sektöründeki gelişmelerin etkisiyle ocak ayında kamyon
pazarı, 2014 yılı aynı ayına göre yüzde
52 oranında artarak bin 697 adet düzeyine yükseldi.
Son 10 yıllık ortalamalara göre toplam
pazar yüzde 15,5, otomobil pazarı yüzde
22,5, HTA pazarı ise yüzde 1 arttı. 10
yıllık ortalamalara göre kamyon pazarı
yüzde 21,4 artarken, otobüs pazarı
yüzde 26,9 düşüş gösterdi.
Toplam otomotiv ihracatı yüzde 54 arttı
2015 yılı ocak ayında bir önceki yıla
göre, toplam otomotiv ihracatı yüzde 54,
otomobil ihracatı ise yüzde 35 arttı. 2015
yılı ocak ayında toplam ihracat 79 bin
adet, otomobil ihracatı ise 49 bin adet
düzeyinde gerçekleşti.
Bu ayda, ticari araç ihracatı yüzde 98
artış ile 31 bin adet düzeyinde gerçekleşti. Traktör ihracatı ise yüzde 55 artış
ile bin 342 adet oldu.
Ekonomi Bakanlığı Otomotiv Endüstrisi
İhracatçılar Birliği verilerine göre, 2015
yılı ocak ayında toplam ihracat, 2014 yılı
aynı ayına göre yüzde 8 arttı ve 1,8
milyar dolar oldu. Bu dönemde, toplam
ana sanayi 30 arttı, yan sanayi ihracatı
ise yüzde 14 azaldı. TRTHABER
13 Şubat 2015 Cuma Sayı: 3819 Yıl: 42
Yasal Düzenlemeler, Çalışılacak Bir İşyerinin
Kalmasına Da İzin Vermeli
Türkiye’de meydana gelen maddi hasarlı kazalar ve hatta yaralanmalı kazaların çoğunda, kaza kök neden incelemesi prosedür gereği yapılır
Tüm dünya’da İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG)’nin kabul
görmüş ana ilkeleri vardır. Bunlardan belki de en önemlilerden biri şudur: ‘’İş yerinde tespit edilen tüm tehlike ve
riskler için alınması gereken önlemler alındığı halde
meydana gelen olaylara kaza denir. Ancak bu işyerinde
aynı neden ile olay tekrar ederse, artık bunu ‘kaza’ olarak
isimlendirmek doğru değildir. Bu tür tekrarları engelleyen
en önemli şey, kaza sonrası yapılan ve olayı hazırlayıp
tetikleyen şeylerin tek tek ortaya konulduğu, ‘’kaza kök
neden incelemesidir’’. Ki bu inceleme sonrası benzer
olayların olmasını engelleyecek önlemler tam ve eksiksiz
olarak alınabilir.’’
İşyeri ölçeğinde benzer kazaları engellemek için vazgeçilmez bir teknik olan ‘’kaza kök neden incelemesi’’ dir. Ama
konu benzer kazaların tekrarını ulusal seviyede azaltmaya
gelince, belki de en önemli manivela doğru işleyen bir
‘’hukuk’’ oluşturmaktır. Bu yazıda geçtiğimiz yıllarda yaşanmış iki olayı ve sonrasında yaşananları anlatarak, adalet
arayışının önemini tartışmaya açacağım.
Hukuk mu? Adalet mi? İşte asıl mesele bu....
17 Mayıs 2010’da Karadon Maden Ocağı’nda meydana
gelen ve 30 madencinin öldüğü grizu faciasıyla ilgili bilirkişi
raporu açıklandığında tarih 25 Haziran 2011 idi.
Cumhuriyet Savcılığı, tatmin edici bulmadığı Zonguldak
Karaelmas Üniversitesi’nin raporunun ardından dosyayı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na göndererek ikinci bir
rapor istedi. Ancak İstanbul’da çeşitli üniversitelerin ilgili
bölümleriyle oluşturulan bilirkişi heyeti, ilgili raporu hazırlamaktan kaçındı. Bunun üzerine savcılık, dosyayı Ankara
Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdi. Orta Doğu Teknik
Üniversitesi Maden Mühendisliği bölümü ile Ankara
Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden öğretim üyelerinin
oluşturduğu bilirkişi heyeti, 16 sayfadan oluşan raporunu
25 Haziran 2011 tarihinde tamamlayarak Zonguldak
Cumhuriyet Savcılığı’na gönderdi. Bir başka deyişle 30
maden işçisinin hayatını kaybettiği bir iş kazası davasının
karara bağlanması için gerekli olan bilirkişi raporu, olaydan
tam 409 gün sonra tamamlandı. Kazanın üstünden yaklaşık olarak beş yıl geçti ve .... tarih 31 Ekim 2014, yer
Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesi ...Karar verildi;
‘’Yapı-Tek firmasının ortağı Halim Köse ve proje sorumlusu
Kadir İpek’i onar yıl, dönemin TTK Karadon Müessese
Müdürü İsmail Güner’i 6 yıl 3 ay, TTK İnşaat-Emlak Daire
Başkanı Mustafa Küçük ve TTK Karadon Müessese
Müdür Yardımcısı Yusuf Ünlütürk’ü beşer yıl hapisle
cezalandırılmasına ve 23 sanığın ise beraatına ....’’
Yargılanan kişiler tutuksuz olarak yargılanmışlardı ve
Yargıtay’a gönderilen karar onaylandıktan sonra yakalanıp
hapse atılacaklardı... Bu yazı kaleme alındığında, ilgililer
halen serbest olarak dolaşıyorlardı...
Karar açıklandıktan sonra son sözleri sorulan ve Yapı-Tek
firmasının ortaklarından sanık Halim Köse, kazada
suçunun olmadığını öne sürerek, “Malzemelerin hepsi
TTK’nın onayıyla alınmıştır. İşletim ve ruhsat sahibi
TTK’dır. Her şey onların kontrolündedir. 14 aylıkken babası
38 yaşında ölen madencinin oğluyum. Çok üzgünüm.
Beraatimi talep ediyorum” diye konuşmuştu..
Merhum işçilerden Ekrem Akkaya’nın babası Ramazan
Akkaya, gazetecilere yaptığı açıklamada, oğlunu 25 yaşında kaybettiğini belirterek, “Burada 5-10 yıl veriliyor. Bunlar
nedir ki? Ver 30 yıl, görsünler dünyanın halini. Bu, adalet
mi? Adalet yerini bulsun. Bu cezayı kabul etmiyorum.
Benim bir torunum var. Henüz 4 yaşında. ‘Baba’ diye
bağırıyor. Kime bağırsın?” dedi.
İkinci olay...
Ümraniye Demirciler Sanayi Sitesi 17. Blok 8 Numarada
11 Haziran 2005 tarihinde, kaçak havai fişek deposunda
meydana gelen patlamada 6 kişi ölmüştü. Cenk Acar ve
işyeri sahibi olarak görünen babası Coşkun Acar hakkında
‘dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu ölüme sebebiyet
vermek’ suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis istemiyle
açılan dava, Üsküdar 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde
görülmüştü. Cenk Acar’ı 6 yıl ağır hapis cezasına çarptıran
mahkeme, maddi hasarı göz önünde bulundurarak cezayı
5 yıla indirmişti. Babası beraat etmişti. Cenk Acar, sadece
2 yıl hapis yatmıştır....
Bu tür davaların uzun yıllar sürmesi yanında, sonuçta
takdir edilen cezalar mağdur ve yakınları açısından nasıl
değerlendirdiği düşündürücüdür. Türkiye’de meydana
gelen maddi hasarlı kazalar ve hatta yaralanmalı kazaların
çoğunda, kaza kök neden incelemesi prosedür gereği
yapılır. Kaza sebebinin belirlenip ortadan kaldırılması,
benzer risklerin gözden geçirilmesi ve çalışanların konu
hakkında bilinçlendirilmesi gibi işler zamana bırakılır.
Süreç çoğunlukla ilgili personelin bu konuya ne kadar
istekli ve bilgili olduğuna göre evrilir. Ancak iş kazası
sonucu birileri hayatını kaybetmişse, olay artık kamuoyunun ve hukukun bir parçası olmuştur. Dolayısı ile işin içine
polis/jandarma ve savcı karışır. Bu süreçte yapılan incelemenin ve hazırlanan raporun amacı ise; kazayı hazırlayan
nedenlerden çok, suçluyu bulmaktır. Ve tabi ki, bu sürecin
de kendine özgü bir usulü, yasası vardır..
Temel bir hukuk kuralı olmak üzere; suçluların ceza
almasını sağlayacak savcı iddianamesi, bir yasa maddesine dayanmak zorundadır. Aksi takdirde ilgili hakim,
davanın görüşülmesini kabul etmeyecek ve dava daha
başlamadan düşecektir. Peki ülkemizde bu süreci
işletecek bir İSG yasası var mı? Tabii ki var ... Olmaz olur
mu? Hem de Osmanlı zamanından başlamak üzere çok
uzun süredir var...!
Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili ilk mevzuat,
Osmanlı İmparatorluğu döneminde, 1869 yılında ‘’Maadin
Nizamnamesi‘’ ile birlikte maden ocaklarında gerçekleşmiştir. Anlaşılan o ki; madenci kardeşlerimizin bu konu ile
ilgili çilesi daha Osmanlı zamanında başlamıştır...
Daha sonra Cumhuriyet’in başlarında; 1921 tarih ve 151
sayılı “Ereğli Havzi-i Fahmiye Maden Amelesinin Hukukuna Müteallik Kanun” ile kömür havzalarındaki iş şartları ve
sağlık meseleleri geniş çapta ele almıştır. 1930 yılında
‘’Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’’ nun 173-180. maddeleri ile
ilk kez işyeri hekimlerinin istihdamında işçi sayısının 50 kişi
olması hükme bağlanmış.1936-73 arasında mevzuata
eklenen ve çıkartılan birçok şeyden sonra nihayet İşçi
sağlığı ve iş güvenliği ile alakalı tüzük ve yönetmeliklerin
büyük bir bölümü 1475 sayılı iş Kanununa dayanılarak
çıkarılmıştır, sene 1974.
Yaklaşık otuz sene bu tüzük ile amel ettikten sonra, Avrupa
Birliğine uyum süreci içinde yeni bazı düzenlemeler yapma
ihtiyacı doğmuştur. Aslında biz bir otuz yıl daha bu tüzük ile
pekala idare edebilirdik ama oldu işte...
2004 tarih ve 25352 sayı ile ‘’İş Güvenliği ile Görevli
Mühendis veya Teknik Elemanların Görev, Yetki ve Sorumlulukları ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliği’’ yayınladık. Yayınladık yayınlamasına ancak konunun
ilgili taraflarının mutabakatı ve helalleşmesi olmadan pratik
uygulamaya geçmek mümkün olmadı. (İlgili tarafl ar yani
Beş Kardeşler; İlgili Bakanlıklar-İşveren Sendikaları- İşçi
Sendikaları-İlgili fakülteler ve akademisyenler-TTB ve
TMMOB).
Yönetmelik yargıya götürüldü ve 28 Mart 2006 tarihinde
Danıştay 10. Dairesi tarafından 2004’te yayınlanan yönetmeliğin 12 maddesi iptal edildi. Yönetmelik kevgire döndü
ve herkes ne olacak diye beklemeye başladı. Bu bekleyiş
üç yıldan fazla sürdü ve 15 Ağustos 2009’da, bir cumartesi
günü resmi gazetenin 27320 nolu sayısında‘’ "İşyeri Sağlık
ve Güvenlik Birimleri ile Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimleri
Hakkında Yönetmelik ‘’ yayınlandı… Ortalık birbirine girdi...
Bu konu özel sektöre devredilemez... Haklarımız çiğnenemez.... Kavga gürültü ve tekrar mahkemeye koşuldu..
Çok sürmedi ve ÇSGB (Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığı) sitesinde aşağıdaki yazı yayınlandı. ‘’ Bakanlığımıza 30 Nisan 2010 tarihinde tebliğ edilen Danıştay 10.
Dairesinin 29 Mart 2010 tarih ve 2010/696 Esas sayılı
kararı ile 15 ağustos 2009 tarihli ve 27320 sayılı Resmi
Gazete’de yayımlanan İşyeri Sağlık ve Güvenlik Birimleri
ile Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimleri Hakkında Yönetmeliğinin yürütülmesi durdurulmuştur.’’
Durduk ve bekledik...
Yaklaşık iki yıl sonra...30 Haziran 2012, yine bir cumartesi
günü 28339 sayılı Resmi Gazete’de 6331 sayılı ‘’İş Sağlığı
ve Güvenliği’’ kanunu yayınlandı.. 2004’te başladığımız
yolculuk yeni bir İSG yasası ile taçlandı.
Yeni bir yasamız oldu ama yönetmelikler hazırlanırken
olduğu gibi, ilgili tarafl arın mutabakatı sağlanmadan yayınlanan bu yasa da yargıya taşındı. Ama bu sefer Anayasa
Mahkemesine başvuruldu ve yasanın birçok maddesi için
yürütmeyi durdurma ve iptal davası açıldı 31 Aralık 2013
tarihli Resmi Gazetede ilgili karar açıklandı... İptal ve
yürütmenin reddine...
6331 sayılı yasa halen yürürlüktedir ve buna ilgi tutularak
çıkartılmış otuzdan fazla yönetmelik ile ülkemizin iş sağlığı
ve güvenliği sağlanmaya çalışılmaktadır.... Dunyagazetesi
Sayfa 7
Tarihte Bugün
457 - I. Leo Bizans İmparatoru oldu.
1550 - III. Julius Papa oldu.
1727 - İbrahim Müteferrika Osmanlı' da, basılmak üzere ilk kitap baskı
kalıpları hazırlattı .
1613 - I. Mikhail Rus Çarı oldu.
1898 - Émile Zola'ya, Alfred Dreyfus'u savunmak için L'Aurore gazetesinde Fransa Cumhurbaşkanına hitaben kaleme aldığı açık mektup J'accuse
için iftira davası açıldı.
1900 - İngiliz İşçi Partisi kuruldu.
1914 - Charlie Chaplin'in ilk filmi "The Little Tramp" gösterime girdi.
1929 - Hilâl-i Ahmer Cemiyeti (Kızılay) günü ilk kez kutlandı.
1935 - Ünlü masa oyunu Monopoly'nin patenti alındı.
1941 - İngilizler Bingazi'yi aldı.
1942 - Hırvat naziler Banja Luka'da, aralarında 551 çocuğun da bulunduğu 2 bin 300 sivil Sırbistanlıyı katlettiler.
1945 - Müttefik liderlerinden Başbakan Winston Churchill, ABD Başkanı
Franklin D.Roosevelt ve Mareşal Josef Stalin, Karadeniz'de gizli bir yerde
Almanya'ya karşı verilen savaşın sonunu ve Avrupa'nın geleceğini
görüştüler.
1952 - Türk Ticaret ve Sanayi Odaları ile Ticaret Borsaları Birliği kuruldu.
1962 - ABD, Küba ile olan tüm iharacat ve ithalatını durdurdu.
1964 - The Beatles müzik grubu New York'un JFK havaalanına indi ve
böylece ilk ABD turneleri başlamış oldu.
1966 - Kurtuluş Savaşı komutanlarından, Genelkurmay başkanlarından
Orgeneral Abdurrahman Nafiz Gürman öldü.
1970 - İstanbul Valiliği Gülriz Sururi-Engin Cezzar topluluğunun Düşenin
Dostu adlı oyununu yasakladı.
1971 - İsviçre'de kadınlara seçme hakkı verildi.
1973 - TBMM'de kabul edilen bir yasa ile "Maraş" iline "kahramanlık"
unvanı verildi; ilin adı "Kahramanmaraş" oldu.
1974 - Grenada, İngiltere'den bağımsızlığını kazandı.
1977 - SSCB, Soyuz 24 uydusunu fırlattı.
1979 - Her iki gezegenin keşfinden bu yana, Plüto, ilk kez Neptün'nün
yörüngesinin içine girdi.
1984 - Amerikalı astronot Bruce McCandless, uzayda ilk kez serbest
yürüyüş yaptı.
1986 - Haiti'de, 28 yıl süren aile yönetimi, başkan Jean-Claude Duvalier'nin Karaipler'den kaçması ile son buldu.
1987 - İstanbul Elmadağ'da Şan Sineması yandı. Yangında binanın bekçisi öldü.
1990 - SSCB'nin dağılması: Sovyet Komünist Partisi güç monopolünü
devretmeye hazır olduğunu açıkladı.
1991 - Haiti'nin ilk seçilmiş başkanı Jean-Bertrand Aristide görevine
başladı.
1992 - Avrupa Topluluğu üyesi ülkeler arasında Avrupa Birliği'ni oluşturan Maastricht Antlaşması imzalandı.
1995 - Uzay mekiği Discovery, Rus uzay istasyonu Mir ile tarihi buluşmasını gerçekleştirdi.
1996 - Türk şirketi Bir-Gen Air'e ait Boeing 757 tipi bir yolcu uçağı Dominik Cumhuriyeti açıklarında Atlantik Okyanusu'na düştü: 189 kişi öldü.
1998 - Kış Olimpiyatları, Japonya'nın Nogano kentinde başladı.
2009 - Victoria'da çıkan orman yangını sonucu 173 kişi öldü ve bu yangın
Avustralya tarihinin en büyük doğal afeti oldu.
2012 - 23 gün önce başyargıcı tutuklattığı için hükümet karşıtı protestolar
nedeniyle Maldivler cumhurbaşkanı Muhammed Naşid istifa etti.
2013 - Zambiya'da gerçekleşen otobüs ve kamyon kazası yüzünden en az
51 kişi öldü.
2014 - Rusya, Soçi'de Kış Olimpiyatları'nın açılış töreni gerçekleşti.
Doğumlar[değiştir | kaynağı değiştir]
1478 - Thomas More, İngiliz yazar ve devlet adamı (ö. 1535)
1741 - Johann Heinrich Füssli, İsviçreli ressam (ö. 1825)
1804 - John Deere, Amerikan sanayici (ö. 1886)
1812 - Charles Dickens, İngiliz yazar (ö. 1870)
1842 - Alexandre Ribot, Fransız siyasetçi (ö. 1923)
1867 - Laura Ingalls Wilder, Amerikan yazar (ö. 1957)
1870 - Alfred Adler, Avusturyalı psikiyatrist (ö. 1937)
1873 - Thomas Andrews, İrlandalı gemi mühendisi ve iş adamı (ö. 1912)
1877 - G. H. Hardy, İngiliz matematikçi (ö. 1947)
1885 - Sinclair Lewis, Amerikan yazar, Nobel Edebiyat Ödülü sahibi (ö.
1951)
1885 - Hugo Sperrle, Alman mareşal, (ö. 1953)
1887 - Eubie Blake, Amerikan piyanist ve besteci (ö. 1983)
1905 - Ulf von Euler, İsveçli fizyolog, Nobel Tıp Ödülü sahibi (ö. 1983)
1904 - Arif Nihat Asya, Türk şair, (ö. 1975)
1906 - Puyi, Çin imparatoru (ö. 1967)
1913 - Ramón Mercader, İspanyol suikastçı, Lev Troçki'nin katili (ö. 1978)
1927 - Juliette Gréco, Fransız şarkıcı ve aktris
SP R
Çaykur Rizespor Kupaya Veda Etti
Kanarya, Rize'den çeyrek finale uçtu! Ziraat Türkiye Kupası son 16 turunda Çaykur Rizespor'a konuk olan Fenerbahçe, son
dakikalarda bulduğu gollerle adını çeyrek finale farklı yazdırdı: 4-1
Ziraat Türkiye Kupası son 16 turunda
Çaykur Rizespor ile Fenerbahçe, Rize
Şehir Stadı'nda karşı karşıya geldi.
Mücadeleyi Fenerbahçe 4-1'lik skorla kazanarak adını çeyrek finale yazdırdı.
Fanerbahçe'ye galibiyeti getiren golleri
Kadlec, Bekir, Mehmet Topal ve Sow
kaydederken Çaykur Rizespor'un tek
sayısı ise Orhan Ovacıklı'dan geldi.
Maça iki takım da hızlı başladı. 15. dakikadan itibaren oyuna ağırlığını daha fazla
koyan Fenerbahçe bu futbolunun karşılığınıda golle aldı. Sarı-lacivertlilerde sahneye
çıkan Kadlec surumu 1-0 yaptı.
GOL 24.DK (KADLEC): Kullanılan serbest
vuruşta Meireles'in ön direk yakınlarına
Hikmet Karaman: Onlar Tık Tık Attı
Çaykur Rizespor Teknik Direktörü Hikmet Karaman, Fenerbahçe
maçında gol yollarında zorlandıklarını söyledi.
Fenerbahçe'nin yakaladığı pozisyonları iyi
değerlendirdiğini belirten Karaman, "85
dakikalık bir oyun var. Maçın son beş dakikasını çıkartırsak, iyi oynayan bir Rize vardı
sahada. Duran toplardan iki gol yedik. Altı
tane eksikle oynuyoruz sonuçta. Girdiğimiz
sonuçları değerlendirmemiz gerekiyordu.
Kalite farkı işte. Onlar girdiklerini tık tık attı."
dedi.
Sonuçtan mutsuz olmadığını belirten
Karaman, "Aslında böylesi daha hayırlı oldu.
Altı eksikle çıktık. Beşiktaş maçında sonuna
kadar mücadele eden çocuklardı bugün
sahadaki isimler. İki kere üst üste Beşiktaş ile
sonra Fenerbahçe'yle oynadık. Kolay değil
20. Hafta Programı
tabii. Maçları iyice incelersek, gayet iyi bir
oyun oynadığımızı söyleyebilirim." ifadelerini
kullandı.
"ARTIK LİGE DÖNDÜK"
Ev sahibi ekibin tek golünü atan Orhan ise
"Öncelikle buraya gelen tüm taraftarlara
teşekkür ediyorum. Onlara güzel bir maç
izlettiğimizi düşünüyorum. Evet beraberliği
yakaladığımızdan sonra oyunun üstünlüğünü
ele geçirdik. Önemli fırsatlar da yakaladık ama
olmadı. Artık tüm dikkatimizi Süper Lig'e
çevireceğiz. Taraftarlarımızı o maça da
bekliyoruz. Bizim için kritik bir maç olacak.
Fenerbahçe'yi kazandıkları için tebrik ediyorum." dedi.
haber53
14.02.2015 13:30
14.02.2015 16:00
14.02.2015 19:00
15.02.2015 13:00
15.02.2015 13:00
15.02.2015 16:00
15.02.2015 19:00
16.02.2015 19:00
16.02.2015 20:00
KDÇ Karabükspor - Kasımpaşa
Akhisar Bld.Spor - Kayseri Erciyesspor
Gaziantepspor - Fenerbahçe
Çaykur Rizespor - Mersin İdman Yurdu
Torku Konyaspor - Medicana Sivasspor
Beşiktaş - Bursaspor
Trabzonspor - İstanbul Başakşehir
Gençlerbirliği - Eskişehirspor
Galatasaray - Balıkesirspor
ortasında Kadlec'in kafa vuruşunda top
ağlarla buluştu.
İlk yarının kalan dakikalarında skor değişmeyince Fenerbahçe soyunma odasına
1-0 önde gitti.
İkinci 45 dakikaya hızlı başlayan Fenerbahçe önce Emenike ardından da Meireles
ile ikinci gole çok yaklaştı. İkinci devrenin
başında kalesinde tehlikeli ataklar gören
Çaykur Rizespor, az sayıdaki taraftarının
da desteği arkasına alarak Fenerbahçe
kalesinde beraberlik golünü aramaya
başladı. Karadeniz temsilcisi aradığı golü
61. dakikada Orhan Ovacıklı ile buldu: 1-1
GOL 61.DK (ORHAN): Rakip ceza alanı ön
bölümünde topla buluşan Obraniak'ın sağ
kanattan ceza alanına koşu yapan Orhan'a
sağ ayağının dışıyla attığı harika pasta
Orhan topu kontrol etti ve karşı karşıya
pozisyonda topu ağlara gönderdi.
Çaykur Rizespor'un gol sevinci kısa sürdü.
Orhan'ın golüne Fenerbahçe 7 dakika
sonra Bekir İrtegün ile cevap verince
sarı-lacivetliler maçta bir kez daha öne
geçti.
GOL 68.DK (BEKİR İRTEGÜN): Fenerbahçe, rakip ceza alanı ön bölümünden
serbest vuruş kullandı. Mehmet Topuz'un
ortasında kale sahası ön bölümünde tam
bir karambol yaşandı ve boşta kalan topu
Bekir ağlara gönderdi.
İlk yarıya oranla çok tempolu oynayan
Çaykur Rizespor, az atak oluşturan fakat
etkili gelen Fenerbahçe'ye daha fazla
direnemedi. Sarı-lacivertliler bu kez
Mehmet Topal ile farkı 2'ye çıkardı: 3-1
GOL 86.DK (MEHMET TOPAL): Sağdan
ceza sahasına giren Uygar'ın yerden
penaltı noktasına doğru çıkardığı topu
Mehmet Topal düzgün bir vuruşla ağlara
gönderdi.
Rize'de son sözü Sow söyledi. Golcü
oyuncu 88. dakikada Emenike'nin asisti
sonrası skoru belirledi: 4-1
GOL 88.DK (SOW): Sağ kanattan ceza
sahasına giren Emenike'nin yerden kale
içine gönderdiği topu Sow, topuğuyla
filelere gönderdi.
tumspor
Author
Document
Category
Uncategorized
Views
0
File Size
1 752 KB
Tags
1/--pages
Report inappropriate content