close

Enter

Log in using OpenID

Çocuk Dergisi

embedDownload
fiubat 2015 Say›: 415
Niyetiniz sağlam,
iyiliğiniz daim olsun
Derginizle birlikte
"Büyüklere Saygı" adlı
kitabı almayı unutmayın!
Diyanet ‹flleri Baflkanl›¤› Ad›na
Sahibi ve Genel Yay›n Yönetmeni
merhaba
Dr. Yüksel Salman
Sorumlu Yaz› ‹flleri Müdürü
Dr. Faruk Görgülü
Mali ‹fller ve Da¤›t›m Sorumlusu
Mustafa Bayraktar
(Döner Sermaye ‹flletme Müdürü)
Yay›n Koordinatörleri
Esma GÜNER - P›nar Melike DEM‹RALAY
Tashih: Said fian
‹letiflim: Diyanet ‹flleri Baflkanl›¤›
Üniversiteler Mahallesi Dumlup›nar Bulvar› No:147/A
06800 Çankaya / Ankara
Tel: (0312) 295 86 01/61 86 • Faks: (0312) 295 61 92
e-posta: [email protected]
www.facebook.com/diyanetcocukdergisi
https://twitter.com/DiyanetCocuk
Milli E¤itim Temel Kanunu (16.6.1983 gün ve 28442 say›l›
Kanunu'nun 15'inci Madde ile De¤iflik 55'inci maddesinin
ikinci f›kras› gere¤ince) Baflkanl›¤›m›z yay›nlar›n›n ö¤rencilere
tavsiyesinde bir sak›nca yoktur.
Abone ‹flleri
Tel: (0312) 295 71 96-97 • Faks: (0312) 285 18 54
e-posta: [email protected]
Abone fiartlar›: Yurt içi y›ll›k: 42 TL Yurt d›fl› y›ll›k: ABD için
25 ABD Dolar›, Avrupa Birli¤i ülkeleri için 24 Euro, Avustralya
için 40 Avustralya Dolar›, ‹sveç ve Danimarka için 200 Kron,
‹sviçre için 40 ‹sviçre Frang›. Abone kayd› için, ücretin Döner
Sermaye ‹flletme Müdürlü¤ünün T.C. Ziraat Bankas› Ankara
Kamu Giriflimci fiubesindeki IBAN: TR 08 000 1 00 25 330
599 4308-5019 No'lu hesab›na yat›r›lmas› ve makbuzun
fotokopisi ile aboneli¤in hangi say›dan bafllayaca¤›n› bildirir
bir mektubun, "Diyanet ‹flleri Baflkanl›¤› - Döner Sermaye
‹flletme Müdürlü¤ü, Üniversiteler Mahallesi Dumlup›nar Bulvar›
No:147/A 06800 Çankaya / Ankara" adresine gönderilmesi
gerekir.
Yay›n Türü: Ayl›k, Yerel, Süreli Yay›n Diyanet Çocuk Dergisi
(Türkçe) Bas›m Tarihi: 28.01.2015 Bas›m Yeri: Ankara
Sayfa Düzeni: Zet Tan›t›m Ltd. fiti.
Bask›: Korza Yay›nc›l›k Bas›m San. ve Tic. Ltd. fiti.
Büyük Sanayi 1. Cadde No: 95/11 ‹skitler ANKARA
Tel: 0 312 342 22 08 • Faks: 0 312 341 14 27
www.korzabasim.com.tr
Sab›rs›zl›kla beklenen yar›y›l tatili bitmek
üzere. Yeni bir dönem bafllayaca¤› için
heyecanlan›rken zaman›n bu kadar çabuk
geçmesi flafl›rt›yor bizi. Sanki daha dün
yaz tatili bitmifl, ilk ders zili çalm›flt›. Ne
zaman o dersler bitti, s›navlar oldu, yar›y›l
tatili bitiyor da okul tekrar bafllayacak…
Zaman ne kadar çabuk geçerse geçsin,
asl›nda onu k›ymetli yapan fley nas›l
de¤erlendirildi¤idir. Karfl›l›k beklemeden bir
insana yard›m etmek, k›fl›n yiyecek bulmakta
zorlanan hayvanlar için yard›mc› olmak,
kötülük görsen de iyilikle muamelede
bulunmak ve daha sayamayaca¤›m›z bir
sürü güzel ifl var zaman›n de¤erini art›ran.
Yapt›¤›n›z her iflte iyi niyeti gözetebilmeniz
ve gerçek anlamda mutlu olabilmeniz
dile¤iyle…
Dr. Faruk Görgülü
14
36
20
Kur’an Hazinesini Keflfe Ç›k›yoruz
2
Peygamberimiz ve Küçük Ümmeti
4
Kutup Y›ld›z›
6
Zehra
8
Gökkufla¤›
10
fiiir
12
Çocukça Düflünüyorum
14
Kalp Aynas›
16
Renkli Dünyam›n Sesi
18
Gülce
20
Kona¤›n Terzisi
22
Burçin ile Burhan
24
Bu Ay Ne Olmufl?
28
Hazine Sand›¤›
30
Gülümseyin Bilimli-yorum
32
Allame Nine
34
Raptiye
36
Atölye
38
Bulmaca
40
Bulmaca
41
Bil-Bul-Çöz
42
Pano
43
Çengel Bulmaca
44
Sizden Gelenler
46
Bulmacalar›n Çözümleri
48
22
24
Kur’ân hazinesini
keşfe çıkıyoruz
Fatma Bayraktar
Karahan
Buğday Başakları
Karlar eriyor, k›fl boyunca ah›rda kalan hayvanlar, köyün çoban›yla da¤lara bay›rlara
ç›k›yordu art›k. Mehmetlerin köyü, uykusundan uyanan küçük bir çocuk gibiydi. Baharla
birlikte her fley ve herkes sanki daha coflkuluydu. Ekim dikim haz›rl›klar› yap›lm›fl, buza¤›lar
ve kuzularla canlan›yordu her yer. Mehmet ve köyün çocuklar› da bu coflkuya ortak oluyor,
yeni yeni görevler üstlenerek büyüdüklerini fark ettiriyorlard›.
Bu¤day tarlalar›nda en fazla yard›m› da çocuklar yap›yordu. Bahar›n ilk aylar›nda
bu¤daylar baflak vermeye bafllad›¤›nda, tarlan›n bak›m görmesi gerekirdi.
Zararl› otlar›n temizlenmesi, gübrelenmesi, hepsi önemli ifllerdi. Mehmet
bu y›l, dedesi ve babas›na yard›m edecekti. Üç y›l aradan sonra bu¤day
ekmifllerdi.
2
D‹YANET ÇOCUK DERG‹S‹ SAYI: 415 fiUBAT 2015
Geçen sefer de Mehmet küçük oldu¤undan gidememiflti bu¤day tarlas›na. Sabah evden
ç›kt›klar›nda hayli heyecanl›yd›. ‹lk defa bu¤day tarlas›n›n bu hâlini görecekti. Bu¤daylar›n büyüdü¤ü
bu dönemde tarladaki baflaklar›n, tohumlar›n ona pek çok fley ö¤retece¤ini söylemiflti haf›zl›k hocas›.
Babas› ve dedesi ile tarlaya varm›fllard› ki, Mehmet gözlerine inanamad›. Alabildi¤ine büyük bir alanda,
bafllar›n› uzatan bu¤day baflaklar› müthifl görünüyordu. ‹lk ekim zaman›n› da biliyordu Mehmet. Nas›l
olmufl ve bu kadar büyümüfltü baflaklar? Dedesi, Mehmet’in hayranl›¤›n› fark etmifl olacak ki:
- Allah’›n büyüklü¤ü o¤lum bu manzara. ‹flte bunun için O’nun büyüklü¤ünü unutmadan, hep iyilik yapmak
gerek, dedi.
Tarlaya girdiklerinde dedesi bir bu¤daydan birden çok baflak, her baflaktan da bir sürü tohum ç›kt›¤›n›,
Allah’›n nas›l da bol bol nimetler verdi¤ini anlatmaya devam etti. Mehmet bir yandan dedesi ve babas›
gibi ifl yapmaya çal›fl›rken bir yandan da dedesini dinliyor, gözlerini bu¤day baflaklar›ndan alam›yordu.
Ara s›ra tarlaya konan kufllar› birkaç kez kovalad› Mehmet. Dedesi:
- B›rak o¤lum, onlar da kendi paylar›na düflen r›zk›n peflinde. Allah’›n bize verdi¤i nimetlerden biz de
verece¤iz ki dünyan›n düzeni bozulmas›n, dedi. Mehmet, b›rakt› kufllar› rahats›z etmeyi, biraz da utand›.
Bu kadar çok vermiflken Allah, bu¤daylar› paylaflmamak ay›pt› yani.
Dedesi ve babas›ndan biraz uzaklaflt›¤›nda, az önce kovalad›¤› kufl yak›n bir
bafla¤a kondu ve sadece Mehmet’in duyabilece¤i bir sesle:
- Bakara sûresinin 261. âyetinde flöyle buyrulur: “Mallar›n› Allah yolunda
harcayanlar›n durumu, yedi baflak bitiren ve her baflakta yüz dane
bulunan bir tohum gibidir. Allah diledi¤ine kat kat verir. Allah lütfu genifl
oland›r, hakk›yla bilendir.” Mehmet, bu olay› hayretle izledi.
Mehmet, berrak gökyüzünün alt›nda, alabildi¤ine genifl bir alanda,
bu¤day baflaklar›n›n aras›nda, “‹nsanlara, hayvanlara, tüm canl›lara
yard›m etti¤imizde Allah, bir tohuma karfl›l›k yüz tohum verir gibi
art›racak sevaplar›m›z›. ‹yilik yapman›n ne güzel ve ne büyük karfl›l›¤›
var.” diye düflünüyordu.
D‹YANET ÇOCUK DERG‹S‹ SAYI: 415 fiUBAT 2015
3
4
D‹YANET ÇOCUK DERG‹S‹ SAYI: 415 fiUBAT 2015
D‹YANET ÇOCUK DERG‹S‹ SAYI: 415 fiUBAT 2015
5
kutup yıldızı
Musa Mert
6
Sır
Emanettir
D‹YANET ÇOCUK DERG‹S‹ SAYI: 415 fiUBAT 2015
Basral›lar, Enes bin Malik’i çok sever, ona büyük
de¤er verirdi.
Neden mi?
Çünkü o, Peygamberimizin en yak›nlar›ndan biriydi.
On yafl›nda bir çocukken annesi onu
Peygamberimizin hizmetine vermiflti. On y›l boyunca
Peygamberimizin yan›ndan hiç ayr›lmam›fl, onun
dizi dibinde yetiflmifl, ona hizmet etmiflti.
Dile kolay, tam on y›l!
‹flte bu nedenle Enes bin Malik, onlar için özel bir
insand›. Basra’da Enes b. Malik’e k›rk y›l boyunca
ö¤rencilik ve arkadafll›k etmifl olan Sabit el-Bünani,
Enes b. Malik ile ne zaman karfl›laflsa onun elini
tutar ve “Bu el Allah Rasulü’nün eline
dokunmufltur.” diyerek öperdi.
Özellikle çocuklar ve gençler, Enes’in sohbetinden
çok hofllan›rd›. Hele onun güzeller güzeli
Peygamberimizle yaflad›¤› birbirinden tatl›
hat›ralar›n› dinlemek doyumsuzdu. Enes bin Malik
konuflurken kimseden ç›t ç›kmazd›. Pür dikkat onu
dinlerler ve “Ah keflke biz de Peygamberimizi
görebilseydik.” diye iç çekerlerdi.
‹fl uzun sürdü¤ünden eve geç kalm›flt›m. Annem
bana, “Niçin geciktin?” diye sordu. Ben de
“Peygamberimiz beni bir ifle gönderdi.” dedim.
Annem, “Nedir o ifl?” diye sordu. Ben de
“Söyleyemem. Peygamberimizin s›rr›d›r.” diye cevap
verdim. Bunun üzerine annem bana “Aferin.
Peygamberimizin s›rr›n› koru, kimseye söyleme!”
dedi. O günden bugüne, Peygamberimizin bu s›rr›n›
hiç kimseye söylemedim.
Sabit, Enes bin Malik’i merakla ve hayranl›kla
dinliyordu. Peygamberimizin özel hayat›na ait bu
s›r acaba neydi? Do¤rusu o da çok merak etmiflti.
Enes bin Malik’e en yak›n insanlardan biri flüphesiz
kendisiydi. Kim bilir, belki bu s›rr› kendisine söylerdi.
Ne de olsa, Enes’in hem ö¤rencisi hem de dostuydu.
Sabit’in merak›n› fark eden Enes bin Malik:
— Biliyor musun Sabit, bu s›rr› birine söyleyecek
olsayd›m, sana söylerdim, dedi fakat ona da
söylemedi.
S›r emanetti ve korunmas› gerekirdi. ‹flte bu nedenle
Enes bin Malik, ömrünün sonuna kadar
Peygamberimizin s›rr›n› korudu ve vefat etti¤inde
beraberinde götürdü.
Enes bin Malik, iflte o tatl› sohbetlerinden birinde,
en yak›n ö¤rencilerinden Sabit’e flu hat›ras›n›
anlatt›:
— Bir gün yine Allah Rasulü’nün bütün hizmetini
gördüm. Bakt›m ki yap›lacak hiçbir ifl kalmam›fl.
Kendi kendime, “Nas›lsa Peygamber Efendimiz
birazdan ö¤le uykusuna çekilip istirahat edecek,
bu s›rada bana bir ihtiyac› olmaz.” dedim ve di¤er
yak›nlar›yla birlikte odas›n› terk ettim.
Soka¤a ç›kt›¤›mda, oyun oynayan bir grup çocukla
karfl›laflt›m. Onlar›n oyunlar›n› izlemeye bafllad›m.
Derken, Peygamber Efendimiz ç›kageldi. Çocuklar›n
yan›na kadar gidip önce onlara selam verdi. Sonra
da beni yan›na ça¤›r›p bir ihtiyaç için gönderdi.
Ben dönünceye kadar da bir gölgede beklemeye
bafllad›.
Nihayet, verdi¤i ifli yap›p Peygamberimizin yan›na
döndüm.
D‹YANET ÇOCUK DERG‹S‹ SAYI: 415 fiUBAT 2015
7
8
D‹YANET ÇOCUK DERG‹S‹ SAYI: 415 fiUBAT 2015
D‹YANET ÇOCUK DERG‹S‹ SAYI: 415 fiUBAT 2015
9
ANNE YÜRE⁄‹
gökkuşağı
Musa Mert
Hz. Davut Peygamber ve Hz.
Süleyman Peygamber zaman›nda
iki anne vard›. Biri di¤erinden daha
büyüktü. Kucaklar›nda da yafllar›
birbirine çok yak›n iki erkek çocu¤u.
Çocuklar annelerini tan›yamayacak yafltayd›lar, çok küçüktüler.
Bir gün, ikisi de çocuklar›ndan uzakta,
dalg›n halde iken, bir 盤l›k doldurdu
gökyüzünü. “Çocu¤u kurt kapt›!” diyordu 盤l›¤›n
sahibi. Deliye döndü anneler. Canh›rafl koflup geldiler.
Çocuklardan birisi gerçekten yoktu ve kurt gözlerinin
önünden ufku hemen afl›vermiflti.
Küçük olan anne sar›ld› geride kalan o¤ula:
- Yavrum, dedi, bu benim yavrum!
10
D‹YANET ÇOCUK DERG‹S‹ SAYI: 415 fiUBAT 2015
Büyük kad›n›n yüre¤ine bir atefl düfltü, yakt›
iliklerine kadar. Bir ümit küçük kad›n›n elindeki
çocu¤a bakmak istedi. Küçük kad›n s›ms›k› tuttu¤u
çocu¤a iyice sar›l›p, büyük kad›na s›rt›n› döndü.
Büyük kad›n zorlad›, çabalad›. Sonunda çocu¤un
yüzünü görebildi.
- Aman Allah’›m bu benim o¤lum, diye ba¤›rd›, bu
benim yavrum!
Küçük kad›n “Senin o¤lunu kurt götürdü, bu benim
o¤lum.” dedi. Büyük kad›n “Senin o¤lunu kurt
götürdü, bu benim o¤lum.” dedi. Yan›k ana 盤l›klar›
inletti yeri gö¤ü. Gözyafllar› sel oldu. Tart›flma
uzad›. Anlaflamad›lar. Çevredeki insanlar da
bilemediler iflin asl›n›, hakl›y› haks›z›. Öyle ya ana
bilirdi yavrusunu…
Davut Peygamber’e gidip yarg›s›na baflvurdular.
Çocuk hangi kad›na ait; delil de yoktu ortada.
Davut Peygamber dinledi her ikisini de. Sonunda
çocu¤un büyük kad›na ait oldu¤una karar verdi.
Büyük kad›n söküp ald› küçük kad›n›n kuca¤›ndan
çocu¤u. Küçük kad›n gözyafllar›na bo¤uldu.
Ayr›ld›lar Davut Peygamber’in yan›ndan. Sar›ld›
çocu¤a s›ms›k› yine küçük kad›n. Bu¤ulu gözlerle,
- Hay›r, dedi, Davut Peygamber’in o¤lu Süleyman
Peygamber’in yarg›s›na da baflvurmadan asla
b›rakmam!
Süleyman Peygamber’e de var›p durumu bildirdiler.
Yalvaran gözlerle bak›yorlard›. Dikkatlice dinledi
ikisini de Süleyman Peygamber. Bilgelik dolu kararl›
gözleriyle,
- Bana bir b›çak getirin, çocu¤u ikiye bölüp
paylaflt›ray›m aralar›nda, dedi.
Küçük kad›n ç›ld›rd› adeta bu sözü duyunca. Anayd›.
Nas›l dayan›rd› yüre¤i ölümüne. Zordu ayr›l›k, el
gibi büyüyüp serpiliflini uzaktan seyretmek daha
iyiydi ölmesinden. Küçük kad›n aniden ok gibi ileri
f›rlad› ve Süleyman Peygamber’e:
- Aman dur, yapma, dedi, Allah sana merhamet
etsin, tamam çocuk onun o¤ludur…
Ciddi görünmekle birlikte gerçe¤i ortaya ç›karmak
için böyle söylemiflti Süleyman Peygamber; as›l
bekledi¤i buydu. Çünkü raz› olmazd›, olamazd› hiçbir
ana yüre¤i buna. Yarat›c›n›n içine yerlefltirdi¤i ana
flefkatiydi küçük kad›n› yerinden s›çratan. Böylece
çocu¤un küçük kad›n›n o¤lu oldu¤una karar verdi.
D‹YANET ÇOCUK DERG‹S‹ SAYI: 415 fiUBAT 2015
11
şiir
Mustafa Akgün
Âmentü
‹nand›k, biz yüce Allah’›m›za
Bizi yoktan var eden ilâh›m›za
‹nand›k, Allah’›n meleklerine
Allah’a hep itaat edifllerine
‹nand›k, Allah’›n kitaplar›na
Bize haber verir dünden yar›na
‹nand›k, Allah’›n Rasullerine
Do¤ru yol gösteren delillerine
12
D‹YANET ÇOCUK DERG‹S‹ SAYI: 415 fiUBAT 2015
‹nand›k, kopacak k›yamete biz
Mahflerde hesab› biz verece¤iz
‹nand›k, kadere Hakk’›n takdiri
Allah’tand›r hayr›n, flerrin her biri
Öldükten sonra dirilmek hakt›r
‹nsanlar mahflerde cem olacakt›r
fiehâdet ederiz, ‘Allah tek ilâh’
Bizler deriz, ‘Lâ ilâhe illâllah’
fiehâdet ederiz, ‘O Rasulullah’
Onu da yaratan Cenab-› Allah
Bunlar› dil ile söylerse insan
Ve inan›r ise gönülden, candan
Olmufltur iman sahibi
Bütün müminler gibi
D‹YANET ÇOCUK DERG‹S‹ SAYI: 415 fiUBAT 2015
13
çocukça
düflünüyorum
CEV‹Z‹N ‹Ç‹NDE
NE VAR?
Yazan: Mutlu Do¤an
Çizen: Özlem Yüce
Sekiz y›l geçmiflti Safa ile Merve’nin
do¤umlar› üzerinden. Hüseyin dede, Safa
ve Merve tepeleri aras›nda gidip geldi¤i
hac hat›ralar› akl›na gelince bu isimleri
vermiflti torunlar›na.
Safa ile Merve her akflam oldu¤u gibi
tahta sedirin üzerinde dedelerinin
anlataca¤› k›ssay› sab›rs›zl›kla
bekliyordu. Dedeleriyse o akflam
k›ssa anlatmak yerine
torunlar›na bir avuç dolusu
ceviz verdi. Odas›na
çekilmeden önce de, “Aman
çocuklar ceviz deyip de
geçmeyin sak›n, içerisinde nice nice
hikmetler gizlidir.” dedi. Safa ile Merve
yaflayacaklar› ceviz dersinden habersiz,
merakl› gözlerle dedelerinin ard›ndan baka
kalm›fllard›.
Ertesi gün Safa cevizlerini köy meydan›nda
oynayan arkadafllar›yla paylaflt›. Hem birlikte
oynad›lar hem de cevizlerin hepsini bir bir
k›r›p yediler. Merve ise arkadafllar›yla
paylaflmaya k›yamad› cevizlerini. “Bu
kadarc›k ceviz kime yetecek ki!” diye
söylenerek ne kadar cevizi varsa hepsini
bahçelerindeki ceviz a¤ac›n›n dibine gömdü.
Can› istedi¤inde buraya gelerek kimseye
görünmeden cevizlerini yiyebilece¤ini
düflünüyordu.
Gel zaman git zaman, Merve’nin akl›na
cevizleri geldi. Çevresini kolaçan ettikten
sonra usulca ceviz a¤ac›n›n yan›na gitti.
Cevizleri gömülü oldu¤u yerden ç›kart›rken
bir taraftan da, “Ne kadar uyan›k bir k›z›m!”
diye k›s k›s gülüyordu. Cevizlerin aras›ndan
14
D‹YANET ÇOCUK DERG‹S‹ SAYI: 415 fiUBAT 2015
büyükçe olan› seçti ve k›rd›. Ama ceviz
çürümüfl, içi simsiyah kesilmiflti. “Olsun,
dedi. Bir ceviz çürükse ne ç›kar, bir sürü
cevizim var.” diye düflündü. Bir tane daha
ceviz ald›, onu da k›rd›. Onun da içi
küflenmiflti. Bir tane daha, bir tane daha…
Cevizlerin hepsi çürük ç›km›flt›. Merve,
yaflad›¤› hayal k›r›kl›¤›yla evinin yolunu tuttu.
Safa, akflam namaz›ndan sonra camiden
dönen dedesinin boynuna at›ld›. Merve’nin
ise sesi solu¤u ç›km›yordu. Hüseyin dede
bütün olan bitenin fark›ndayd› asl›nda. Bir
yandan Safa’yla oynarken bir yandan da göz
ucuyla Merve’yi takip ediyordu. “Gelin
bakal›m göz bebeklerim.” diyerek Safa’yla
Merve’yi ça¤›rd›. Eline bir adet ceviz ald›
ve k›rd›. Cevizin içi sapsar› alt›n gibi
parl›yordu. “Bak›n” dedi, “‹yi niyetli insanlar
içi dopdolu bu ceviz gibidir. ‹çi de kabu¤u
gibi sa¤lamd›r. ‹çerisi sevinç doludur.
Bak›nca insan›n içi aç›l›r.”
Hüseyin dede eline bir tane daha ceviz
ald›. Cevizin kabu¤u sapasa¤lam
görünüyordu. Hüseyin dede cevizi
k›rar k›rmaz içerisindeki küfler etrafa
saç›ld›. Cevizin içi simsiyaht› ve
kurtlanm›flt›. Hüseyin dede, “Kötü
niyetli insanlar da küflü ceviz
gibidir. D›flar›dan sa¤lam gibi
görünür ama kalbi bu cevizin içi
gibi kararm›flt›r. Ne kendisine
bir faydas› dokunur ne de
çevresindeki insanlara.” dedi.
Merve, cevizin içindeki hikmeti
çok iyi anlam›flt›. ‹çi çürük bir
ceviz gibi kötü niyetli davranarak
hata yapt›¤›n› fark etti. Büyüyünce küflü bir ceviz gibi olmak istemeyen Merve, iyi niyetli
ve temiz kalpli olmak için dedesine söz verdi.
D‹YANET ÇOCUK DERG‹S‹ SAYI: 415 fiUBAT 2015
15
kalp
aynası
PORTAKALIN K‹BR‹
Derya Yöney
Ev sahibi bir gün, mutfak masası üzerindeki meyve taba¤ını masanın üzerinde unutarak
on günlük bir tatile çıkar. Taba¤ın içinde birkaç portakalla beraber, so¤an ve sarımsa¤ı
da unutmufltur. Ev sahibinin yoklu¤unu fırsat bilen portakal güzel kokusuna ve görünümüne
güvenerek so¤an ve sarımsakla alay etmeye bafllar.
Portakal:
- Ben sizlerden farklıyım, hem güzelim, hem
lezzetliyim hem de çok güzel kokuyorum,
insanlar beni çok seviyor. Sizler ise, kötü
kokuyorsunuz, insanlar toplum içine çıkacakları
zaman sizleri yemek bile istemiyor.
Sarımsak:
- Böyle konuflma portakal kardefl, tamam sen
güzel kokuyorsun ama biz de insanların sa¤lı¤ına
çok faydalıyız.
Portakal:
- Ben vitamin deposuyum, özellikle çocuklar benim
suyuma bayılır. Sizin neyiniz var ki kötü kokunuzdan baflka!!!
So¤an:
- Ben insanları kalp damar hastalıklarına ayrıca kansere
karflı koruyorum. Faydalarım saymakla bitmez. Bence
sarımsak kardeflim de ben de en az senin kadar faydalıyız.
Sarımsak:
- Evet, so¤an kardeflim do¤ru söylüyor, bence sen de bu kibrinden
vazgeçip, büyüklenmeyi bırakmalısın.
16
D‹YANET ÇOCUK DERG‹S‹ SAYI: 415 fiUBAT 2015
Portakal:
- Hıh! Ben mi büyükleniyorum, gerçekleri
söylemenin neresi kibir oluyor anlamadım. Hem
güzelim, hem lezzetliyim, hem de gü-zel koku-yo-rummm…. Sizler gibi kötü kokup insanları
etrafımdan uzaklafltırmıyorum.
So¤an ve sarımsak ne dedilerse, ne yaptılarsa portakalı
bu kibrinden vazgeçiremezler. Ancak aradan biraz zaman
geçtikten sonra portakal sıca¤ın etkisiyle büzüflmeye, üstünde
pamuksu küfler oluflmaya ve kokmaya bafllar..
Bunu gören sarımsak söze girer:
- Gördün mü bak portakal kardefl!!
Dıflarıda kalmaya bile dayanamadın. fiu
halinle sen bizden de kötü kokuyor ve
kötü görünüyorsun, bizlerle bofluna alay
etmemeliydin.
Portakal hatasını anlamıfltır artık:
- Haklıymıflsınız, ben sizler kadar dayanıklı bile olamadım,
her zaman kendimi sizden üstün gördüm ama yanılmıflım. Üzgünüm,
ikinizden de özür diliyorum, beni affedin n’olur!!!
So¤an:
- Eee, atalarımız bofluna dememifl “Ne oldum deme, ne olaca¤ım de!”
diye. Hatanı fark ettiysen tabiî ki affederiz.
Portakal yafllı gözlerle ve piflmanlıkla so¤an ve sarımsa¤a
bakar ve hep beraber yaflananlardan ibret alırlar.
D‹YANET ÇOCUK DERG‹S‹ SAYI: 415 fiUBAT 2015
17
renkli dünyamın sesi
Yazan: Derya Yöney
Çizen: ‹lknur Salman
renkli dünyamın sesi
Yazan: Derya Yöney
Çizen: ‹lknur Salman
18
D‹YANET ÇOCUK DERG‹S‹ SAYI: 415 fiUBAT 2015
Kocaman, gösteriflli bir kap› vard› Enes’in
karfl›s›nda. Üzerinde de kap›ya yak›fl›r p›r›l
p›r›l bir anahtar! Âdeta gülümseyen bir tavr›
vard› anahtar›n. Belli ki, mutluydu anahtar!
Yerinden de, hâlinden de memnundu.
- Neden gülümsüyorsun, diye sordu Enes
anahtara.
- Nas›l gülümsemeyeyim?! Olmak istedi¤im
yerde, yapmak istedi¤im fleyleri yap›yorum.
- Kap›n›n üstünde öylece durarak m›
yap›yorsun istedi¤in fleyleri? Bence çok s›k›c›
görünüyorsun uzaktan…
- Ben burada öylesine durmuyorum ki, çok
önemli bir görevim var benim. Kap›lar›
iyiliklere açan, böylece kötülükleri kilitleyen
bir anahtar›m ben! Bu kap›daki görevim de
bu!
fiaflk›nl›kla sordu Enes:
- Aaaa, nas›l yani?
- Ne zaman bir kötülük ç›ksa karfl›ma ya da
birinden kötü bir davran›fl duysam, onu hemen
kilitliyorum. Kap›dan
ç›kmas›na izin
vermiyorum, böylece
kötülüklerin insanlara
zarar vermesini
engelliyorum.
- Ne gibi kötülükler mesela?
- Kavgalar› engelliyorum, küslükleri
bitiriyorum, kötü söz, küfür, dedikodunun
yayg›nlaflmas›n› önlüyorum.
Kilitliyorum onlar›, diye cevap verdi
anahtar.
- Vaaavvv, dedi Enes. Gözlerinin
içi gülüyordu. Harika bir
görevmifl seninki!
Enes iyice meraklanm›flt›, birkaç
soru daha sormaya haz›rlan›yordu ki,
çalar saatin alarm›yla uyand›.
Okul vaktiydi! Oysa gördü¤ü
rüyan›n etkisinden
kurtulamam›flt› hâlâ. Okulda
dün kavga eden arkadafllar›
geldi akl›na, onlar› bar›flt›rmal›yd›. Böylece,
küslü¤e kilit vurmufl olacakt›. Kendi hayat›nda
da iyiliklere yer açarsa, hayat›ndaki
kötülükleri uzaklaflt›rm›fl, engellemifl olacakt›.
Kararl›yd›. T›pk› rüyas›ndaki anahtar›n yapt›¤›
gibi. Art›k Enes’in de harika bir görevi vard›.
Okula giderken bir flark› sözü tak›ld› diline:
- Do¤ru sözle, yalana kilit
Güzel sözle, küfüre kilit
Yard›mlaflmakla, cimrili¤e kilit
‹yilikleri aç, kötülü¤e kilit…
D‹YANET ÇOCUK DERG‹S‹ SAYI: 415 fiUBAT 2015
19
20
D‹YANET ÇOCUK DERG‹S‹ SAYI: 415 fiUBAT 2015
D‹YANET ÇOCUK DERG‹S‹ SAYI: 415 fiUBAT 2015
21
Yazan ve Çizen:
Hafsa Boynukal›n
22
D‹YANET ÇOCUK DERG‹S‹ SAYI: 415 fiUBAT 2015
Tahir Usta maharetli bir terziydi. Nam›n› bilmeyen yoktu. Küçük dükkân›n›n az ilerisindeki
büyük kona¤›n sahipleri, ona çeflit çeflit elbiseler diktirirlerdi. Tahir Usta temiz yürekli
bir insand›. Dükkân› tertemiz, düzenliydi. Bir de makinas›n›n bafl›na geçip ifle giriflti mi,
t›k›r t›k›r, t›k›r t›k›r… Bende bir çal›flkanl›k bafllard›. Kocaman terzi makas›n› kap›p getirirdim.
Rengârenk makaralar›n, dü¤melerin yerleri yine benden sorulurdu.
Ustam›n derslerime yard›mc› oldu¤u olurdu. Ben de ona kitap okur, ara s›ra kurdu¤um
hayalleri anlat›rd›m; “Ah küçük bir tay›m olsa ne iyi olurdu!”
Elinde ifliyle u¤rafl›rken ustama s›k s›k:
- Bu kez dü¤melerini olsun ben dikeyim, diyerek teklifte bulunurdum. O ise:
- Her fley zaman› gelince olur, a¤aç çiçeklenmeden meyve vermez, derdi.
Ona, “Ne çok yoruluyorsun, ince ince u¤rafl veriyorsun.” dedi¤imde, bana tatl› diliyle yeni,
bilmedi¤im fleyler ö¤retirdi. Onu can kula¤›yla dinlerdim:
- Küçük ç›rak, bak sana neden sab›rla çal›flt›¤›m› anlatay›m, diyerek söze
bafllard›. Peygamber Efendimiz flöyle buyurmufl: “Yüce Allah yapt›¤›n›z
ifli sa¤lam ve iyi yapman›zdan hoflnut olur.” Her iflin bafl› iyi ve
halis niyettir. Niyet alt›n gibidir. ‹fle bafllarken iyi niyetle
hareket edersek, o iflin sonucu da iyi olur. Allah, o ifle bereket
katar. Allah, sorumluluk sahibi, iflini sa¤lam yapan kullar›n›
sever. ‹çimizdeki niyetleri bilir. Elbet ona göre mükâfat›n›
da verir.
Bir gün kona¤›n sahipleri, özel misafirleri için iki üç gün
öncesinden elbise siparifli verdiler. Üzerinde beyaz çiçekleri
olan k›rm›z› kadife bir elbiseydi bu. Tahir Usta epey ter
döktü, u¤raflt›. Ben de elimden geldi¤ince yard›mc› oldum.
Elbisenin teslimat günü gelip çatm›flt›. Tahir Usta elbiseyi
tamamlam›fl, dükkândan ayr›lm›flt›. Ben ise dükkân›
düzenlemek için elimde gazl› bir lamba ile içeriye girdim.
Fakat ne göreyim, ustam›n tastamam dikti¤i elbisenin
dü¤meleri yerlerinde yok!
“Allah Allah nerede bu dü¤meler?” diyerek aranmaya
bafllad›m. Me¤er masan›n üzerindeki dü¤me
kavanozunda duruyorlarm›fl. Hemen ifle koyuldum.
Dü¤meleri bir bir yerlerine diktim. Bir güzel kontrol
ettim sa¤lam m› diye. Tahir Usta sabah erkenden kalkm›fl,
fakat birdenbire dü¤meleri dikmeyi unuttu¤unu fark etmifl. K›rm›z›
dü¤meleri yerli yerinde buldu¤unda ise çok mutlu olmufl. Kona¤›n misafiri
elbiseyi pek be¤enmifl. Ustama bir kese alt›n hediye etmifller. “Emek
vermek zor zanaat, ustan›n bir çekici bin alt›n!” demifller.
Okuldan döndü¤ümde Tahir Usta:
- Dü¤meleri dikmeyi unutmuflum. Ama iflini sa¤lam ve ak›ll›ca yapm›fls›n, aferin sana, dedi.
Bana ipek yeleli bir tay alm›fl. ‹flte bu, unutamayaca¤›m kocaman bir mükâfatt› benim için…
D‹YANET ÇOCUK DERG‹S‹ SAYI: 415 fiUBAT 2015
23
24
D‹YANET ÇOCUK DERG‹S‹ SAYI: 415 fiUBAT 2015
D‹YANET ÇOCUK DERG‹S‹ SAYI: 415 fiUBAT 2015
25
26
D‹YANET ÇOCUK DERG‹S‹ SAYI: 415 fiUBAT 2015
D‹YANET ÇOCUK DERG‹S‹ SAYI: 415 fiUBAT 2015
27
bu ay ne
olmufl?
1
2 3
4 5 6
8
9 10 11 12 13
15 16 17 18 19 20
22 23 24 25 26 27
29 30 31
7
14
21
28
Selman Tuna
Arkadafllar Merhaba…
Bugün, tarihe ad›n› alt›n harflerle yazd›rm›fl, bir devrin hakan›, Sultan 2. Abdülhamid
Han’dan bahsedece¤iz.
28
D‹YANET ÇOCUK DERG‹S‹ SAYI: 415 fiUBAT 2015
Hünkâr Abdülhamid içinde bulundu¤umuz
flubat ay›nda Hakk’›n rahmetine kavuflmufltu.
O bir siyasi deha olmakla kalmam›fl,
memlekette ilk k⤛t, çini ve bez gibi pek
çok fabrikalar› açt›rm›fl, Hicaz Demiryolu’nu
yapt›rm›fl, telefonu Avrupa’dan 5 y›l sonra
ülkemize getiren de o olmufltu. ‹stanbul
bo¤az› için iki
proje
çizdiren,
posta ve
telgraf
teflkilat›n›
kurduran ayr›ca
bugün olmayan pek
çok meslek okulunu
bizzat açt›ran ikinci
Abdülhamid Han idi.
fiimdi onun y›llarca
hiç durmadan ülkemize
katt›klar›n› geride
b›rak›p, yaflad›¤› bir günü
birlikte okuyal›m.
Padiflah o gün oldukça s›k›nt›l› ve yorgundu.
Bütün gün çal›flma odas›ndan hiç ç›kmad›.
Akflam yeme¤inde mâbeyn baflkâtibi ad›
verilen padiflah›n yard›mc›s›, sultan›n bir
emri olup olmad›¤› sorarak görev yerine
gitti.
Gerçekten içinde oldu¤u dönem oldukça
s›k›nt›l›yd›. Her geçen gün içinden ç›k›lmaz
bir bunal›ma dönüflüyordu. Ancak Sultan
Abdülhamid Han her olaydan haberdar
oluyordu. Bütün dünyada onun için çal›flan
foto¤rafç›lar vard› ve her olay›
foto¤raflay›p padiflaha gönderiyorlard›.
Padiflah tüm bu foto¤raflardan dev bir
stüdyo kurmufltu, adeta internetten
haritaya bakar gibi foto¤raflar üzerinden
dünyay› izliyordu. Buna mecburdu çünkü çok
k›sa aral›klarla; pek çok isyan ve iflgal bafl
göstermiflti. ‹flte böyle bir günün gecesinde
Padiflah dinlenmek için odas›na çekilmiflti.
Görevli; gece eline ulaflan evraklar›
düzenlemifl, padiflaha sunacakt›. Bunlardan
bir tanesi; ad› Onnik olan Ermeni bir gencin
Padiflahtan yard›m istemesiydi. Alt› ay önce
sol baca¤›n› kaybetmifl ve maddi durumu
sebebiyle takma bacak yani protez alam›yor,
bunun için destek istiyordu. Görevli bütün
evraklar› padiflaha götürmüfl, padiflah hepsini
tek tek incelemifl ve en son kendisinden
istenen bu yard›m› geri çevirmeyerek, gençle
ilgilenmesi için Bahriye Naz›r›’n› (Denizcilik
Bakan›) görevlendirmiflti. Bir kaç gün sonra;
Onnik’in baca¤›n›n kalças›na yak›n bir yerden
kesildi¤i, takma aya¤›n bir korseyle bele
ba¤lanmas› gerekti¤i ö¤renildi. Protez ise
18 liraya mal olmaktayd›. Durumu haber
alan padiflah hiç düflünmeden masraf› kendi
kesesinden karfl›lad›.
Bu ve buna benzer pek çok hat›ra kay›tl›
an› defterlerinde… Bugün bize düflen ona
ve atalar›na lay›k evlatlar olmak, onlar gibi
çok okuyup, bilgi ve ilgilerimizi geniflletmek,
tabii unutmadan ruhlar›na bir Fatiha
okumakt›r…
D‹YANET ÇOCUK DERG‹S‹ SAYI: 415 fiUBAT 2015
29
30
D‹YANET ÇOCUK DERG‹S‹ SAYI: 415 fiUBAT 2015
D‹YANET ÇOCUK DERG‹S‹ SAYI: 415 fiUBAT 2015
31
gülümseyin
bilimli-yorum
Vural Kaya
Gülücük çiçekleri
merhaba;
Size bu ay Harizmî
dedemizi anlatmak
istiyorum. K›saca
anlataca¤›m, sonra siz
hakk›nda genifl
araflt›rmalar
yapacaks›n›z, anlaflt›k m›?
Harizmî, 780 y›l›nda Özbekistan'›n Karizmi
flehrinde dünyaya gelmifl büyük bir âlim,
bilim insan› ve dâhidir. Tam olarak ismi Ebu
Cafer Muhammed bin Musa el-Harizmî’dir.
Harizmî matematik tarihinin en büyük bilim
adam›d›r. Neden en büyüktür? Çünkü o,
s›f›ra de¤er verip matematikte kullan›m›n›
sa¤layan bilim adam›d›r. S›f›r deyip
geçmeyin. Say›lar›n sa¤›na ve soluna
konuldu¤unda de¤erlerini nas›l art›r›p
eksiltiyor, bir düflünsenize. S›f›r olmadan
bilgisayar olur muydu olmaz m›yd›, bilgisayar
ö¤retmenlerinize sorun isterseniz. Harizmî
ayr›ca cebirin ve algoritman›n da
kurucusudur. Büyüdükçe o dersleri de
32
D‹YANET ÇOCUK DERG‹S‹ SAYI: 415 fiUBAT 2015
göreceksiniz, o zaman nas›l büyük bir dâhi
imifl Harizmî anlayacaks›n›z gülücük
çiçekleri…
Harizmî’nin çok baflar›l› oldu¤unu gören
Abbasi Halifesi hemen sarayda bir
kütüphane ayarlat›p Harizmî’ye araflt›rma
yapmas› için büyük imkânlar sunmufltur.
Böyle dâhi, böyle zeki bir bilim insan›n›
desteklemek ne güzel…
Harizmî sadece büyük bir matematik âlimi
de¤il ayn› zamanda çeflitli ilimlerle de
u¤raflm›fl ve özellikle de co¤rafya alan›nda
da muhteflem ifller yapm›fl ve ilklere de
imza atm›flt›r. 830 y›l›nda birçok âlimle
birlikte bütün bir dünya haritas› çizmifltir.
Astronomi ilminde de bir dâhi olan Harizmî dedemiz,
astronomik cetvellerle ilgili kitaplar da yazm›fl ve bu
eserler zamanla Latince’ye de çevrilmifltir. Harizmî
dedemiz hakk›nda sizler de araflt›rma yapmak istemez
misiniz? Böyle bir bilim insan›n›n hayat›n› merak edip
hakk›nda çok güzel araflt›rmalar yapabilirsiniz. Belki de
bu bir s›n›f etkinli¤i olur. Neden olmas›n gülücük
çiçekleri?
‹flte Harizmî dedemiz saymakla tükenmez ilim
hizmetlerini bizlere emanet etmifl, arma¤an b›rakm›flt›r.
850 y›l›nda Ba¤dat’ta vefat etmifl olan Harizmî dedemizi
hem tan›yal›m hem de ona Fatihalar gönderelim.
D‹YANET ÇOCUK DERG‹S‹ SAYI: 415 fiUBAT 2015
33
34
D‹YANET ÇOCUK DERG‹S‹ SAYI: 415 fiUBAT 2015
D‹YANET ÇOCUK DERG‹S‹ SAYI: 415 fiUBAT 2015
35
36
D‹YANET ÇOCUK DERG‹S‹ SAYI: 415 fiUBAT 2015
D‹YANET ÇOCUK DERG‹S‹ SAYI: 415 fiUBAT 2015
37
atölye
P›nar Melike
Demiralay
K›fl mevsimi, havalar so¤uk… Bu so¤ukta etraf›n›zda
yiyecek bulmakta zorlanan hayvanlar› görebiliyor
musunuz? Hele o minik kufllar, en çok da onlar
etkileniyor so¤uk havalardan. Haydi gelin, onlara
yard›mc› olal›m, aç kalmas›nlar diye güzel bir kufl
yemli¤i yapal›m.
Gerekli olan malzemeler:
- Bir tane büyük bofl süt ya da meyve suyu kutusu
- Renkli kartonlar
- Makas
- Maket b›ça¤›
- Yap›flt›r›c›, bant
- Kurdele ya da kal›n bir ip
- ‹nce bir dal parças›
- Streç film ya da fleffaf defter kapl›¤›
- Bir avuç bu¤day, bulgur, ekmek k›r›nt›s› ya da kufl yemi…
1
Kutuyu
istedi¤imiz
renkte karton
ile kaplayal›m.
(Renkli
kartonlar yerine
beyaz bir k⤛t
ile kaplay›p
üzerine
resimler
yapabilirsiniz.)
Süt kutumuzun
kapa¤› varsa
ç›karmay›
unutmayal›m.
38
D‹YANET ÇOCUK DERG‹S‹ SAYI: 415 fiUBAT 2015
Bofl süt kutusunun
ortas›ndan, maket
b›ça¤› ile karfl›l›kl› iki
dikdörtgen pencere
açal›m. Bunu
yaparken
büyüklerimizden
yard›m isteyelim.
2
4
Kutunun üst taraf›ndan ipimizi
geçirip sabitleyelim.
3
Ya¤mur, kar ve
rüzgârdan etkilenmemesi
için kutuyu streç film ya da
fleffaf defter kapl›¤› ile
kaplayal›m. Dikdörtgen pencerelerimiz
kapand›ysa tekrar açmay›
unutmayal›m.
5
Kutunun alt taraf›na
karfl›l›kl› delik açal›m ve
ince dal parçam›z›
buraya yerlefltirelim.
6
Kutunun içine
bu¤day, bulgur,
ekmek k›r›nt›lar›
veya kufl yemi gibi
kufllar›n rahatl›kla
yiyebilece¤i
yiyecekler koyal›m.
7
Kufllar›n görünce çok sevece¤i
yemli¤imizi a¤aç dallar›na
ba¤layabilir, balkon veya pencere
kenar›na yerlefltirebiliriz.
Afiyet olsun minik kuşlar.
D‹YANET ÇOCUK DERG‹S‹ SAYI: 415 fiUBAT 2015
39
Rabia Yörük
‹flte size bir bulmaca penceresi. Bu bulmacaya
afla¤›daki hayvan isimlerini öyle yerlefltiriyoruz ki,
yerlefltirdi¤imiz ilk hayvan isminin son iki harfi,
arkas›ndan gelen hayvan isminin ilk iki harfi olsun.
‹smini yerlefltirece¤imiz sevimli hayvanlar;
• Tilki
• Pelikan
• Y›lan
• Ay›
• Antilop
• Tavflan
• Kirpi
• Angus
Y
• Sar› renkli
kutulara harf
yerlefltirilmeyecektir.
• Bofl kutulara
bulmacada ismi
geçen hayvanlar›
çizebilirsiniz.
Kolay gelsin…
40
D‹YANET ÇOCUK DERG‹S‹ SAYI: 415 fiUBAT 2015
• Pire
Muhammed Erinç
Sevgili Arkadafllar! Afla¤›daki küplerde yaz›l› olan alt› harfli kelimelerin baz›
harfleri görünüyor. Küplerin alt›nda bulunan aç›klamalara göre küplerde neler
yazd›¤›n› bulabilir misiniz? Rakamlar›n bulundu¤u harfleri s›ras›yla yerlerine
yazd›¤›n›zda bir mesaj bulacaks›n›z.
R
T
H
fi
1
M
‹
‹nsanlar›n sorguya
çekilecekleri meydan,
arasat.
2
E
4
5
6
9
A
fi
N
Kur’ân’› yavafl yavafl, anlam›n›
düflünerek itinayla okuma.
14 15
L
13
E
T
Z
‹nceleme sonucu elde
edilen de¤er,
müflahade.
16
1 2 3 4 5 6 7
7
‹
T
11 10 12
17 18
8
T
‹nsan›n düflman› olan
‹blis.
M
fierefesinde ezan›n
okundu¤u yüksek yer.
Ulus, topluluk ve s›n›f.
3
A
M
K
U
Allah’›n her fleye
gücünün yetmesi
s›fat›.
21 19 20
8 9 10 11 12 13 14 15 16
T
H
C
Mekke’den Medine’ye
göç edilmesi.
22
23
17 18 19 20 21 22 23
D‹YANET ÇOCUK DERG‹S‹ SAYI: 415 fiUBAT 2015
41
Arkadafllar, afla¤›daki iki resim aras›ndaki 15 fark›
bulabilir misiniz?
Noktalar› numara s›ras›yla birlefltirin.
Bakal›m ortaya ne ç›kacak?
Minik kufllar›n yuvalar›na
ulaflmas›na yard›mc›
olabilir misiniz?
42
D‹YANET ÇOCUK DERG‹S‹ SAYI: 415 fiUBAT 2015
D‹YANET ÇOCUK DERG‹S‹ SAYI: 415 fiUBAT 2015
43
P›nar Melike Demiralay
3
9
1
1
6
11
2
3
4
7
4
5
6
2
7
10
8
5
9
8
10
11
44
D‹YANET ÇOCUK DERG‹S‹ SAYI: 415 fiUBAT 2015
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
Hz. Davud’un o¤lu, ‹srailo¤ullar›’na gönderilen hükümdar peygamber.
Segâh Bayram Tekbiri, Segâh Salat-› Ümmiye gibi eserleri bulunan Türk
musikisi bestekârlar›ndan.
Saadet, bahtiyarl›k.
Allah için yap›lmas› gereken amel ve ibadetin, insanlara gösterifl maksad›yla
yap›lmas›.
Beyaz ve hafif billur biçiminde olan ya¤›fl çeflidi.
‹srailo¤ullar›’na gönderilen ve kendisine, dört kitaptan biri olan Zebur’un
indirildi¤i peygamber.
Tak›l›p ç›kar›labilen; anahtar, dü¤me gibi bir parça yard›m›yla çal›flan mekanik
alet.
Kur’ân-› Kerim’in 2. sûresi.
Hz. Peygamber’e hizmetiyle tan›nan ve en çok hadis rivayet eden sahabilerden
biri.
‹slâm dünyas›nda cebir ilminin kurucusu kabul edilen matematikçi, astronom
ve co¤rafyac›.
Karfl›l›k beklenilmeden yap›lan yard›m.
Kendi bafl›na de¤eri olmayan, ondal›k say› sisteminde sa¤›na geldi¤i rakam›
on kere büyüten rakam.
Aritmetik, geometri gibi bilimleri içine alan, say›ya dayal›, ince hesaba ba¤l›
bir bilim dal›.
Gizli tutulan fley.
Kilidi aç›p kapamak için kullan›lan araç.
Zihinde tasarlanan, canland›r›lan fley.
Vücudu tüylerle örtülü, gagal›, iki ayakl›, iki kanatl›, uçucu hayvanlar›n ortak
ad›.
Un, yem gibi g›dalar›n üretilmesinde kullan›lan temel besin maddesi.
Peygamberimiz, insanlar hakk›nda iyi fleyler düflünmemizi, iyi niyetli olmam›z›
tavsiye ederek flöyle buyurmufltur: “‹yi ve güzel ……. (düflünce) imandand›r.
Osmanl› ‹mparatorlu¤u'nun 34. padiflah›. “‹kinci …….… Han”
Uzun ömürlü, gövdesi kal›n a¤ac›n; sert kabuklu, içi ya¤l› ve niflastal› yemifli.
Namaz içinde Kur’ân-› Kerim’den bir miktar okunmas› anlam›na gelen, namaz›n
rüknü.
D‹YANET ÇOCUK DERG‹S‹ SAYI: 415 fiUBAT 2015
45
Sayfa 40
T
Sayfa 41
T
L
L
A
K
A
V
‹
N
fi
R
T
A
E
L
2
4
Sayfa 44
8
48
D‹YANET ÇOCUK DERG‹S‹ SAYI: 415 fiUBAT 2015
K
‹
K
A
N
‹
L
G
R
O
U
E
P
S
S Ü L E
6
S
I
K
I T R ‹
F
3 M U
4
fi
I
7
R ‹ Y A
B
N
6 D A V U
2
⁄
H
M
D
T
B A K A R A
T
R 5 Y
H
E
M 10 H A R
Y
A
A
T
11 ‹ Y ‹ L ‹
1
I
I
3
1
Y
‹
P
Sayfa 42
A
9
Y M A
B
D
T L U
L
H
5 K A
T
M
7 K ‹
T
N
11
L U K
I
R
A
R
A
L ‹ T
10
C
9 E N E S
8
V
‹ Z M ‹
A
Z
N
K
N‹ EL‹PST‹ D
A
ÜNY A ?
H
Dünya
Elips diyorlar…
Oysa yuvarlak iflte.
Hem de yusyuvarlak…
Evde
Okulda
‹fl yerinde
Her yerde
Art›k sözler bile yuvarlak.
Masalar…
Masalarda ifl toplant›lar›…
Hepsi yuvarlak görüyorsunuz ya.
Futbol topu gibi…
Hani elipsti?
Madem ç›kam›yorsunuz iflin içinden bafltan söyleseniz ya;
“Dünya bir yumurta gibi” diye.
Sonra her kahvalt›da hat›rlar, elips nedir, bilirdik…
Vural Kaya
Author
Document
Category
Uncategorized
Views
0
File Size
4 784 KB
Tags
1/--pages
Report inappropriate content