close

Enter

Log in using OpenID

Değerler Eğitimi Kılavuzu

embedDownload
T. C.
BURDUR VALĠLĠĞĠ
ĠL MĠLLĠ EĞĠTĠM MÜDÜRLÜĞÜ
SU, ATEġ ve AHLAK
Su, ateĢ ve ahlâk dostluk kurmuĢlar. Bir gün ormanda dolaĢmaya çıkmıĢlar. Fakat bir müddet sonra
içlerine bir korkudur düĢmüĢ. Orman çok büyük ve çok karmaĢıkmıĢ. Her türlü ihtimale karĢı birbirlerini
kaybederlerse, nasıl bulacaklarını düĢünmeye baĢlamıĢlar.
AteĢ ve ahlâk suya sormuĢ:
-―Kaybolursan seni nasıl bulacağız?‖
Su cevaplamıĢ:
―Nerede bir Ģırıltı duyarsanız ben oradayım.‖ demiĢ.
Sıra ateĢe gelmiĢ.
Su:
-―Seni yitirirsek ne yapalım?‖ diye sormuĢ.
AteĢ:
-―Duman gördüğünüz yerde ben varım.‖ cevabını vermiĢ.
Sıra ahlâka gelince cevabı Ģu olmuĢ:
-―Beni asla kaybetmeyin; eğer kaybederseniz, bir daha asla bulamazsınız!‖
BURDUR VALİLİĞİ
İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ
Bahçelievler Mah. ġeker Cad. No: 5 15100 BURDUR
Tel: 0 248 233 11 19
E-mail: [email protected]
✓ DEĞERLER
EĞĠTĠMĠ ÖĞRETMEN KILAVUZ KĠTAPÇIĞI
T. C.
BURDUR VALĠLĠĞĠ
ĠL MĠLLĠ EĞĠTĠM MÜDÜRLÜĞÜ
MUTLU BĠREY ➙ MUTLU AĠLE➙ MUTLU OKUL ➙ MUTLU BURDUR ➙
MUTLU BĠR TÜRKĠYE ĠÇĠN
✓ DEĞERLER
EĞĠTĠMĠ KILAVUZ KĠTAPÇIĞI
1
Bu kitapçık,
Değerler Eğitimi komisyonlarının kuruluĢ,iĢleyiĢ,görev,yetki ve sorumluluklarına iliĢkin usul ve
esasların Burdur il ve ilçelerindeki tüm okullarımızda 2010/53 nolu genelgeye uygun birlikte uygulanması ve iĢlemlerin doğru yürütülmesini sağlamak amacıyla hazırlanmıĢtır.Kitapçıkta yer alan Değerler farklı Ģekillerde de uygulanabileceği gibi yapılan örnek çalıĢmalar da değiĢtirilip uyarlanabilir.
SU, ATEġ ve AHLAK
Su, ateĢ ve ahlâk dostluk kurmuĢlar. Bir gün ormanda dolaĢmaya çıkmıĢlar. Fakat bir müddet
sonra içlerine bir korkudur düĢmüĢ. Orman çok büyük ve çok karmaĢıkmıĢ. Her türlü ihtimale karĢı
birbirlerini kaybederlerse, nasıl bulacaklarını düĢünmeye baĢlamıĢlar.
AteĢ ve ahlâk suya sormuĢ:
-―Kaybolursan seni nasıl bulacağız?‖
Su cevaplamıĢ:
―Nerede bir Ģırıltı duyarsanız ben oradayım.‖ demiĢ.
Sıra ateĢe gelmiĢ.
Su:
-―Seni yitirirsek ne yapalım?‖ diye sormuĢ.
AteĢ:
-―Duman gördüğünüz yerde ben varım.‖ cevabını vermiĢ.
Sıra ahlâka gelince cevabı Ģu olmuĢ:
-―Beni asla kaybetmeyin; eğer kaybederseniz, bir daha asla bulamazsınız!‖
2
Milli Eğitim‘in gayesi
yalnız hükümete memur yetiĢtirmek değil,
daha çok memlekete ahlâklı, karakterli, cumhuriyetçi,
inkılâpçı, olumlu, atılgan, baĢladığı iĢleri baĢarabilecek kabiliyette,
dürüst, düĢünceli, iradeli, hayatta rastlayacağı engelleri aĢmaya kudretli,
karakter sahibi genç yetiĢtirmektir. Bunun için de öğretim programları ve
sistemleri ona göre düzenlenmelidir.
3
ĠÇĠNDEKĠLER
Burdur Valisi‘nin Mesajı ............................................................................................. 5
Ġl Milli Eğitim Müdürü‘nün Mesajı ............................................................................ 6
Değerler Eğitimi Yönergesi ....................................................................................... 7
Okul Komisyonlarının Görev ve Sorumlulukları .................................................. 11
Okul Ġdaresinin Görev ve Sorumlulukları ............................................................ 12
Öğretmenlerin Görev ve Sorumlulukları ............................................................. 12
Ailelerin Görev ve Sorumlulukları ....................................................................... 12
Okul Uygulama Adımları ..................................................................................... 13
Değerler Eğitimi Ġl Komisyonu ................................................................................. 15
Yıllık ÇalıĢma Planı ................................................................................................. 16
Ekim Ayı ÇalıĢma Planı ......................................................................................... 17
Kasım Ayı ÇalıĢma Planı..................................................................................... 18
Aralık Ayı ÇalıĢma Planı...................................................................................... 19
Ocak Ayı ÇalıĢma Planı ...................................................................................... 20
ġubat Ayı ÇalıĢma Planı ....................................................................................... 21
Mart Ayı ÇalıĢma Planı ....................................................................................... 22
Nisan Ayı ÇalıĢma Planı...................................................................................... 23
Mayıs Ayı ÇalıĢma Planı ..................................................................................... 24
ÇalıĢma Değerlendirme Raporu ............................................................................. 25
Aileye Yönelik Etkinlikler ......................................................................................... 26
Değerler................................................................................................................... 28
Örnek ÖzdeyiĢler...................................................................................................... 41
Örnek Hikaye ve Yazılar .......................................................................................... 49
Örnek Resimler ....................................................................................................... 84
Sınıf Ġçi Etkinlik Örnekleri ........................................................................................ 87
4
Milletleri değerli kılan, ayakta tutan ve birleĢtiren unsurların baĢında milli - manevi değerlerimiz
gelmektedir. Ağaç yaĢ iken eğilir düsturundan hareketle bu değerler milletin fertlerine küçük yaĢtan
itibaren verilmelidir. Bu düĢüncemizi bir bilge kiĢi Ģöyle ifade etmiĢtir:
Bir yıl sonrasını düĢünüyorsanız tohum ekin,
On yıl sonrasını düĢünüyorsanız ağaç dikin,
Hedefiniz yüz yıl sonrası ise insan yetiĢtirin.
Bu vecizeden yola çıkarak da değerler eğitimi ülkemizin ve milletimizin var olma gayelerinden biri
olmakla son derece önemlidir. Toplumda sevgi saygı, adalet, eĢitlik, güvenilirlik gibi kavramları gençlerimize öğreterek ve uygulatarak bunu baĢarabiliriz. Bu pencereden bakılınca Türk milli eğitimimizin ana gayelerinden biri de milli - manevi değerlerimizi yaĢayan ve yaĢatan nesiller yetiĢtirmektir.
Bugün televizyon, cep telefonu, internet, alkol, sigara ve bağımlılık yapan maddelerin esiri olmuĢ
gençlerimizi toplumsal hayata bağlamak, çevresiyle saygı ve sevgi içerisinde iletiĢim kurabilen, büyüklerine saygılı, hak hukuk tanıyan fertler olarak yetiĢtirebilmek: onları hayata bu Ģekilde hazırlamak gayreti içerisindeyiz. Zira bir milletin geleceği ancak sağlam karakterli, çalıĢkan, dürüst, adalet
ve hak anlayıĢı için de yetiĢtirilen bireylerle tesis edilebilir.
Tüm vatandaĢlarımıza gayemizin özünü anlatan Yunus Emre‘nin Ģu dörtlüğüyle sesleniyorum.
Biz gelmedik kavga için,
Bizim iĢimiz sevgi için.
Dostun evi gönüllerdir;
Gönüller yapmaya geldik.
Elinizdeki kitapçık bu gayeye hizmet etmek amacıyla hazırlanmıĢtır. Bu çalıĢmada emeği geçen
baĢta Burdur Milli Eğitim Müdürümüze ve çalıĢma arkadaĢlarına teĢekkür ederim.
Hasan KÜRKLÜ
Burdur Valisi
6
Değerler eğitimi ülkemizde 2010 yılında Milli Eğitim Bakanlığı‘mız tarafından baĢlatılan bir projedir. Dört yıldır yürütülen bu projenin yegane gayesi vatanını, milletini seven, çevresine ve içinde
yaĢadığı topluma saygılı, dürüst, güvenilir fertler yetiĢtirmektir. Bunun da yöntemi geleceğimizin
teminatı olan çocuk ve gençlerimize Ģimdiden milli - manevi değerlerimizi katarak, bu değerlerin
eğitim yuvalarında ve sosyal hayatta konuĢulabilir ve uygulanabilir bir düzeye getirilmesidir. Bu
konuda en büyük vazife saygıdeğer eğitimcilerimize düĢmektedir.
Kıymetli veliler;
Elbetteki değerler eğitimini genç nesillere aĢılayabilmek, bunu bir davranıĢ ve düĢünce tarzına
dönüĢtürebilmek için öğretmenlerimizden önce velilerimiz tarafından bu gayret gösterilmelidir. Ailede sağlam bir karakterde yetiĢtirilen bireyin okulda bu değerleri benimsemesi ve hayata geçirmesi
daha kolay olacaktır.
Bu minvalde değerler eğitiminin veli - öğrenci - öğretmen sac ayağına oturtulması göz ardı edilmemelidir. Amacımız ruhi bakımdan sağlam, dürüst ve güvenilir bireyler yetiĢtirmektir.
Bu konudaki düĢüncelerimize asırlar öncesinden Yunus Emre‘nin Ģu veciz dörtlüğüyle nihayet
verelim:
Gelin tanıĢ olalım,
ĠĢi kolay kılalım,
Sevelimsevilelim
Dünya kimseye kalmaz.
Mahmut BAYRAM
Burdur Milli Eğitim Müdürü
6
T.C.
BURDUR VALĠLĠĞĠ
Milli Eğitim Müdürlüğü
DEĞERLER EĞĠTĠMĠ YÖNERGESĠ
BĠRĠNCĠ BÖLÜM
GENEL HÜKÜMLER
Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
Amaç
Madde 1:
Bu yönergenin amacı,
1- Öğrencilere; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası‘na, demokratik ilkelere, insan haklarına, çocuk haklarına ve uluslar arası sözleĢmelere uygun olarak haklarını kullanma, baĢkalarının haklarına saygı
duyma, görevini yapma ve sorumluluk yüklenebilen birey olma bilincini kazandırmak,
2- Evrensel kültür değerlerini tanıyan, bu değerleri benimseyen ve saygı duyan, bilgi ve gerçek hayatta rehberlik edecek ahlaki değerlerle donatılmıĢ; kendine güvenen, sistemli düĢünebilen, giriĢimci, plânlı çalıĢma alıĢkanlığına ve eleĢtirel bakıĢ açısına sahip,estetik duyguları ve yaratıcılıkları geliĢmiĢ bireyler yetiĢtirilmesini sağlamak,
3- Öğrencilerin;milli, manevi ve kültürel değerlerini tanıyan, bu değerleri benimseyen ve saygı duyan; kendilerine, ailelerine, topluma ve çevreye olumlu katkılar yapan, iĢ birliği içinde çalıĢan,
hoĢgörülü ve paylaĢmayı bilen, bireysel ve toplumsal sorunları tanıyan ve bu sorunlara çözüm
yolları arama alıĢkanlığına sahip, üretken bireyler olarak yetiĢtirilmesini sağlamak,
4- Öğrencilerin; kiĢisel, toplumsal tüm kaynakları ve zamanlarını etkin ve yerinde kullanan, okul ve
çevresindeki sosyal yaĢamın ahlaki ve etik değerlere uygun olarak Ģekillenmesine katkıda bulunan, bilimsel süreçlere ve ahlakî değerlere uygun olarak karar veren, temel insanî değer ve er-
7
demlerle donatılmıĢ ve bu değerlere karĢı duyarlı olan ve bunları davranıĢa dönüĢtüren, edindiği
değerleri gelecek nesillere aktaran bireyler olmalarını sağlamak,
5- Okullarda akademik baĢarı kadar önemli olan kitap okuma ve değerler eğitimi uygulama bilincinin tüm eğitim çalıĢanlarında ve ailelerde oluĢturulmasını sağlamak ve değer farklılıklarının
zenginlik olduğu bilincini kazandırmaktır.
Kapsam
Madde 2:
Bu yönerge Burdur Ġlindeki tüm resmî ve özel; okul öncesi, ilkokul,ortaokul ve ortaöğretim okullarındaki öğrencilere yönelik Değerler Eğitimi kapsamında yapılacak olumlu tutum ve davranıĢları
kazandırmaya yönelik çalıĢmaları, Ġl/ilçe Millî Eğitim Müdürlüğü, Okul Müdürlükleri ve öğretmenlerin yapacağı faaliyetlerle ilgili usul esas ve çalıĢmaları kapsar.
Dayanak
Madde 3:
Bu yönerge, 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu,Milli Eğitim Bakanlığı Rehberlik ve Psikolojik
DanıĢma Hizmetleri Yönetmeliği, 18. Milli Eğitim ġurası ÇalıĢtay Raporu ve 2010/53 Sayılı (Ġlk Ders
Konulu) Genelgeye dayanılarak hazırlanmıĢtır.
Tanımlar
Madde 4:
-Bu yönergede geçen;
Milli Eğitim Müdürü: Burdur Ġl Milli Eğitim Müdürünü,
Milli Eğitim Müdür Yardımcısı/ ġube Müdürü: Değerler Eğitimi çalıĢmalarından sorumlu Müdür
Yardımcısı veya ġube Müdürünü,
Değerler Eğitimi Ġl Komisyonu: Ġl Milli Eğitim Müdürü veya görevlendireceği Milli Eğitim Müdür
Yardımcısı/ġube Müdürü baĢkanlığında, Maarif MüfettiĢi, okul öncesi,ilkokul,ortaokul ve ortaöğretim okul müdürlerinden Milli Eğitim Müdürlüğü‘nce görevlendirilecek birer temsilci,yeterli sayıda
öğretmen ile Ar-Ge Birimi temsilcilerinden oluĢan kurulu,
Değerler Eğitimi Ġlçe Komisyonu: Ġlçe Milli Eğitim Müdürü veya görevlendireceği ġube Müdürü
baĢkanlığında, okul öncesi, ilkokul,ortaokul ve ortaöğretim okul müdürlerinden Ġlçe Milli Eğitim Müdürlüğü‘nce görevlendirilecek birer temsilci ile beĢ öğretmenden(ikisi rehberlik öğretmeni) oluĢan
kurulu,
Değerler Eğitimi Okul Komisyonu: Okul Müdürü baĢkanlığında bir Müdür Yardımcısı, okul rehberlik öğretmenleri ve dört öğretmen,okul aile birliği temsilcileri ve okul öğrenci temsilcisinden oluĢan kurulu,
8
Değerler Eğitimi yıllık çalıĢma planı: Değerler Eğitimi çalıĢmaları kapsamında her değer ile ilgili
kazanımlara yönelik il genelindeki okullarımızdaki uygulanacak etkinlikleri içeren planı,
ĠKĠNCĠ BÖLÜM
Görevler, Uygulama Esas ve Ġlkeleri
Görevler
Madde 5:
Milli Eğitim Müdürünün Görevleri:
1- Ġldeki tüm okullarda değerler eğitimi faaliyetlerinin düzenlenmesi, yürütülmesi ve denetlenmesinde görevli ve yetkilidir.
2- Ġl Yürütme Komisyonuna baĢkanlık etmek.
Milli Eğitim Müdür Yardımcısının veya ġube Müdürünün Görevleri:
1- Milli Eğitim Müdürünün görevlendirdiği zamanlarda Ġl Yürütme Komisyonuna baĢkanlık etmek.
2- Yürütme Komisyonunun çalıĢmaları hakkında üst makamlara bilgi vermek.
3- Ġl Yürütme Komisyonunun değerler eğitimi uygulama çalıĢmalarını düzenlemek, yürütmek ve denetlemek.
Değerler Eğitimi Ġl Komisyonunun Görevleri:
1- Değerler eğitimi kapsamında yıl boyunca iĢlenecek değerleri ve zamanlarını belirleyip örnek yıllık
plan hazırlayarak okullara göndermek.
2- Değerler Eğitiminin amaç ve hedefleri kapsamında ilde yürütülecek olan faaliyetleri
mak.
planla-
3- Değerler eğitimi kapsamında, ildeki kurum, kuruluĢlar ve kiĢilerle iĢbirliği sağlayarak hizmetlerin
etkili biçimde yürütülmesini sağlamak.
4- Okul, öğretmen ve ailelerin değerler eğitimi kapsamında etkin ve verimli rol almaları için gerekli
çalıĢmaları yapmak.
5- Konu ile ilgili materyallerin temini ve ilgili yerlere dağıtımını sağlamak, gerekli organizasyonları
yapmak.
9
6- Yapılan faaliyetlere iliĢkin değerlendirme raporlarınıincelemek, bir sonraki ―değer‖ uygulamaları
için gerekli tedbirleri almak.
7- Değerler eğitimi faaliyetlerini yürütmek amacıyla ihtiyaç duyulan komisyon ve alt komisyonları
kurmak.
Maarif MüfettiĢleri BaĢkanlığının Görevleri:
1- Değerler eğitimi kapsamında tüm okullardaki faaliyetlerin yürütülmesinde, rehberlik,denetim ve
değerlendirme hizmetlerini yürütmek,
2- Maarif MüfettiĢleri BaĢkanlığı olarak yapılan çalıĢmalar hakkında Ġl Yürütme Komisyonuna bilgilendirmek.
ARGE Biriminin Görevleri:
1-Okullardan gelen ―değer sonu‖ faaliyet raporlarını toplamak, takip etmek, göndermeyenler ile ilgili
il yürütme komisyonuna bilgi vermek.
2- Okullardan gelen değer sonu faaliyet raporlarını değerlendirmek, genel raporoluĢturmak ve en iyi
uygulama yapan okulları tespit ederek il yürütme komisyonuna bildirmek.
Değerler Eğitimi Ġlçe Komisyonlarının Görevleri:
1- Değerler eğitiminin amaç ve hedefleri kapsamında, ilçede yürütülecek olan faaliyetleri planlamak,takip ve koordine etmek.
2- Okulların değerler eğitimi yıllık çalıĢma planlarına olur vermek ve takibini yapmak.
3- Değerler Eğitimi ile ilgili ilçede yapılacak çalıĢmalara rehberlik etmek,çalıĢmaları değerlendirmek
ve sonuçları Ġl Yürütme Komisyonuna bildirmek.
4- Okul temsilcilerinin belirlenmesini sağlamak ve en az ayda bir defa okul temsilcileri ile toplantı
yapmak.
5- Değerler Eğitimi çalıĢmalarının ilçede sağlıklıyürütülmesi için gerekli tedbirleri almak,gerekli olacak malzeme, materyal ve diğer kaynakları temin etmek.
6- Değerler Eğitimi ile ilgili ilçede yapılacak etkinlikleri incelemek,uygun olanlarına olur vermek ve
izlemek.
7- Okullarda yapılan vefarklılık arz edenetkinlik örneklerinin ilçegenelindeuygulanmasını sağlamak.
8- Her değer dönemi sonunda, öğrencilere o değerin kazandırılmasına yönelik en baĢarılı çalıĢma
yapan okulları ilan etmek ve ödüllendirmek, bu etkinlikleri il yürütme komisyonuna göndermek.
9- Değerler Eğitimi ile ilgili etkinliklerde öğretmen,öğrenci ve ailelerin etkin ve verimli rol almalarını
sağlamak.
10
10-Değerler Eğitimi faaliyetlerini yürütmek amacıyla komisyonların kurulmasını sağlamak ve takibini yapmak.
11-Ġlçelerdeki öğretmen ve idarecileri değerler eğitimi uygulaması konusunda bilgilendirmek, bu
kapsamda ailelere verilecek eğitim uygulamalarının planlanması konusunda yardımcı olmak.
Değerler Eğitimi Okul Komisyonlarının Görevleri:
1- Okulda yürütülecek ―Değerler Eğitimi‖ çalıĢmaları ile ilgili olarak öğretmen,öğrenci ve velileri bilgilendirmek.
2- Ġl Yürütme Komisyonu tarafından gönderilen örnek plan doğrultusunda okul yıllık planını hazırlayıp okul müdürünün ve ilçe mem müdürünün onayından sonra uygulanmasını sağlamak.
3- Okul temsilcini belirlemek ve temsilcinin en az ayda bir defa ilçe toplantısına katılmasını sağlamak.
4- Okul içerisinde ve dıĢında yapılacak çalıĢmaları;
a) Okulun tamamına yönelik etkinlikler,
b) Sınıf içi etkinlikler,
c) Ailelere yönelik etkinlikler Ģeklinde planlamasını yapmak.
5- Değerler eğitiminin amaç ve hedefleri kapsamında okulda yürütülecek olan faaliyetleri planlamak.Değerler okul genelinde tüm sınıflara uygulanacak Ģekilde bir ayda birden fazla değer iĢlenecek Ģekilde planlanır.Planda ayın değerini sunmakla görevlendirilen sınıflar belirtilir.(2.sınıflara iyilik,4.sınıflara paylaĢımcı olma gibi.)
6- Öğretmenlerden gelen faaliyetlere iliĢkin değerlendirme raporlarını incelemek, bir sonraki ―değer
uygulamaları‖ için gerekli tedbirleri almak.
7- Okul, öğretmen ve ailelerin değerler eğitimi kapsamında, etkin ve verimli rol almaları için gerekli
çalıĢmaları yapmak.
8- Değerler Eğitimi ile ilgili Ġl/Ġlçe Milli Eğitim Müdürlükleri ile iletiĢimi sağlamak.
9- Her değer dönemi sonunda, öğrencilere o değerin kazandırılmasına yönelik en baĢarılı çalıĢma
yapan öğretmen, öğrenci ve velileri ilan etmek ve ödüllendirmek.
10-Değerler Eğitimi Kapsamında okulda aksayanyönleri tespit ederek, alınabilecek tedbirlere yönelik il/ilçe yürütme komisyonlarına teklifte bulunmak.
11-
10
Konu ile ilgili materyallerin ilgili yerlere dağıtımını sağlamak, gerekli organizasyonları yapmak.
Okul Müdürünün Görev ve Sorumlulukları:
1- Değerler Eğitimi Okul Komisyonuna baĢkanlık etmek.
2- Değerler Eğitiminin bu yönerge çerçevesinde okulda etkin bir Ģekilde planlanması, yürütülmesi ve
denetlenmesini sağlamak, her ―değer‖ baĢında o ―değer‖ ile ilgili düzenlenecek aile eğitiminde
kullanılacak olan dökümanlarını sınıf rehber öğretmenlerine vermek üzere hazırlamak.
3- Okul Komisyonunun çalıĢmaları hakkında üst makamlara gerektiğinde bilgi vermek.
4- Okulun iç(öğretmen,öğrenci,diğer personel) ve dıĢ(veliler,sivil toplum kuruluĢları) öğeleriyle iĢbirliği içinde çalıĢmak.
5- Değerler Eğitimi çalıĢmalarının sosyal,kültürel ve sportif faaliyetler ile desteklenmesini sağlamak.
Öğretmenlerin Görev ve Sorumlulukları:
1- Okul komisyonlarınca hazırlanan ―OKUL YILLIK ÇALIġMA PLANI‖ doğrultusunda okul içi ve okul
dıĢı etkinlikler yapılması için çalıĢmak.
2- Değerler Eğitimi ile ilgili olarak velilerin bilgilendirilmesi ve yapılacak etkinliklere velilerin katılımını sağlamak.
3- Okul ve sınıf için gerekli malzeme ve materyal teminini sağlamak ve malzemelerin etkinliklerde
kullanılmasını sağlamak.
4- Ayın değeri ile ilgili olarak öğrencilerle birlikte sınıf panosununhazırlanmasını sağlamak.
5- Yapılacak zümre toplantılarında ―Okul Değerler Eğitimi‖ çalıĢmalarını göz önüne alarak kararlar
almak.
Ailelerin Görev ve Sorumlulukları:
1- Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın ve gençlerimizin sağlıklı ve topluma yararlı bireyler olarak yetiĢtirilmeleri; okullarımızda verilen eğitimin ailede devamlılığı ancak okul ve ailenin
iĢbirliği yapmasıyla yürütülecek çalıĢmalar sayesinde mümkündür. ĠĢte bu nedenlerle ailelerin
değerler eğitimi çalıĢmalarına katılmaları ve yapılacakçalıĢmalara destek vermeleri büyük önem
arz etmektedir.
2- Okul ve sınıf etkinliklerinde görev almak,etkinliklerde kullanılacak materyal teminine yardımcı
olmak.
3- Değerler Eğitimi Yıllık ÇalıĢma Planı doğrultusunda okulda düzenlenen kermes,piknik,konferans
gibi etkinliklere katılmak ve yardımcı olmak.
12
Uygulama,Ġlke ve Esasları
Madde 6:
1- Ġl/Ġlçe Değerler Eğitimi Komisyonu her eğitim-öğretim yılı Haziran ayının 3. haftasında toplanarak eğitim- öğretim yılının değerlendirmesini yapar, bir sonraki eğitim-öğretim yılının Ġl/Ġlçe Değerler Eğitimi Komisyon üyelerini belirleyerek Valilik/Kaymakamlık onayına sunar. Ġl Komisyonu
Ağustos ayının 3. Haftasında toplanarak yeni eğitim-öğretimyılında iĢlenecek değerleri belirler.
2- Maarif MüfettiĢlerinin okullara yapacakları ziyaretlerde okul idareci ve öğretmenlerine ―Değerler
Eğitimi‖ konusunda rehberlik eder.
3- Okullarda eylül ayının ilk haftası içerisinde ―DEĞERLER EĞĠTĠMĠ‖ konulu toplantı yapılır.Okulda
değerler eğitimi ile ilgili yapılacak çalıĢmalar konuĢulur,tartıĢılır.Okul yıllık planı alt yapısı oluĢturulur.Değerler Eğitimi okul çalıĢma komisyonu oluĢturulur.Okul Komisyonu aĢağıdaki kiĢilerden
oluĢur:
a) Okul Müdürü
b) Koordinatör Müdür Yardımcısı
c) Dört Öğretmen(Öğretmenlerden bir tanesi okul temsilcisi olacak)
d) Okul Rehber Öğretmenleri
e) Okul Aile Birliği Temsilcileri
f) Okul Öğrenci Temsilcisi
4- Okul Komisyonu tarafından Değerler Eğitimi Okul ÇalıĢma Planını hazırlanır.Okul Müdürü ve ilçe
Milli Eğitim Müdürünün onayından sonra uygulamaya konur.
5- Okullarda uygun görülen yerlerde DEĞERLER KÖġESĠ oluĢturulur.(Her yaprağında farklı bir değerin yazılı olduğu ―Değerler Ağacı Panosu‖ olabilir.)
6- Sınıf rehber öğretmenleri, ―OKUL YILLIK ÇALIġMA PLANI‖doğrultusunda sınıflarda yapılacak etkinlik planı çıkarır.
7- Sınıf rehber öğretmeni, sınıfında yapılan etkinlikleri her değer sonunda(her ayın sonunda) bir
rapor halinde Okul Komisyonuna sunar.
8- Okul Komisyonu gelen raporları düzenler,değerlendirir ve rapor halinde Ġlçe Komisyonuna sunar.
9- Ġlçe Komisyonu okullardan gelen raporları değerlendirip ilçe raporu oluĢturarak il yürütme komisyonuna (degerleregitimi15@ gmail.com) gönderir.
10-Ġl Milli Eğitim Müdürlüğü AR-GE birimi ilçelerden ve merkez okullardan gelen raporları değerlendirerek bir rapor hazırlar.
13
11-Değerler Eğitimi Ġl Komisyonu yapacağı toplantıda ARGE birimi tarafından hazırlanan raporu görüĢür,bir sonraki uygulamaya yönelik gerekli tedbirleri alır ve baĢarılı çalıĢmaları ödüllendirir.
12- Sene baĢında belirlenen değerler,farklı etkinliklerle öğrencilereve velilere verilerek bunların davranıĢ haline getirilmesi ilerleyen süreçte de önceki değerlerin pekiĢmesi için tekrarlar yapılması
sağlanır.
Ġzleme ve Değerlendirme
Madde 7:
Ġl genelinde DEĞERLER EĞĠTĠMĠ çalıĢmalarının amacına uygun sağlıklı bir Ģekilde yürütülmesi
için öğrenci,öğretmen,yönetici ve velilerin görüĢ ve önerileri alınarak OKUL YILLIK ÇALIġMA PLANI
hazırlanır ve karĢılaĢılan sorunların daha sonraki etkinliklerde yaĢanmaması amacıyla OKUL YILLIK
ÇALIġMA PLANI güncellenir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Hazırlama ve DeğiĢiklik
Madde 8:
Bu yönerge Burdur Ġl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından oluĢturulan Değerler Eğitimi Komisyonu
tarafından hazırlanmıĢ olup, gerektiğinde yönergede yapılacak değiĢiklikler Ġl Komisyonunun teklifiyle Ġl Milli Eğitim Müdürlüğünce oluĢturulacak komisyon tarafından yapılacaktır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Yürürlük
Madde 9:
Bu yönerge Burdur Valiliği‘nin onay tarihinden itibaren yürürlüğe girer.
Yürütme
Madde 10:
Bu yönerge hükümlerini Ġl Milli Eğitim Müdürü yürütür.
14
DEĞERLER EĞĠTĠMĠ ĠL KOMĠSYONU
Mahmut BAYRAM
Ġl Milli Eğitim Müdürü
Komisyon BaĢkanı
Mustafa ÖZDOĞAN
Maarif MüfettiĢleri BaĢkanı
Üye
Mustafa ÖVEN
Kemer Ġlçe Milli Eğitim Müdürü
Üye
M.Akif TEMĠZ
ġube Müdürü
Üye
Fikri UYSAL
Kemer Ġlkokulu Müdürü
Üye
Yılmaz ERCAN
Stratejik Planlama Kalite
Kontrol Ekip Sorumlusu
Üye
Gülnaz ONUR
Kemer Ġlkokulu Müdür Yrd.
Üye
Tarık KILINÇ
Ġbni Sina Anadolu Sağlık ve Meslek Lisesi
Türk Dili ve Edeb.Öğrt.
Üye
Ömer ġAHĠN
Kemer Çok P.A.L.Tarih Öğret.
Üye
Özgür SÜZEK
ġeker Ortaokulu Müdür Yard.
Üye
15
2014 - 2015 EĞĠTĠM ÖĞRETĠM YILI DEĞERLER EĞĠTĠMĠ YILLIK ÇALIġMA PLANI
Aylar
EKĠM
Değerler
-Kendine karĢı sorumluluk
-Aileye karĢı sorumluluk
-Topluma karĢı sorumluluk
-Özgürlük
-Doğaya ve çevreye karĢı sorumluluk
-Çevreye karĢı duyarlılık
-Ülkesine milletine karĢı sorumluluk
-Toplumsal olaylara karĢı duyarlılık
-Kendini ifade edebilme
-Hedef Belirleme
-Toplum önünde konuĢabilme
-KiĢisel temizlik
-Çevre temizliği
-Aileye saygı
-YaĢlılara saygı
-ArkadaĢlarına saygı
-Çevreye saygı
-Öğretmenlere saygı
-Farklılıklara saygı
-Ġsraf(savurganlık)
-Cimrilik
-Tutumluluk
HOġGÖRÜ
ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK
-Ġnsanlara karĢı hoĢgörü
-Farklılıklara karĢı hoĢgörü
-Trafikte hoĢgörü
-Tevazu
-Kibir
GÜVENĠLĠR OLMAK
-Doğru sözlü olma
-Emanete sahip çıkma
-Verdiği sözde durma
-Azimli olma
-Hırs
-Kararlılık
-KomĢuluk iliĢkileri
-SelamlaĢma
-Güleryüzlü olma
-Ġkramda bulunma
-Sözlü ve bedensel iletiĢim
-Sözü yerinde kullanma
-Tahammül
-Hastalıklara karĢı sabır
-Fakirliğe karĢı sabır
-Zamana riayet
-Onurluluk
-Fedakarlık
-Milli ve manevi değerleri benimseme
-Verilen görevi yapma
-Sorumluluklarını bilme
-Haklarını bilme ve hakkını savunma
-Doğruluk
-Tarafsızlık
-Çıkarcı olmama
-Haksızlıklara karĢı durabilme
-Hatır bilmek ve saymak
-Gönül almak
-Ġyiliğe iyilikle karĢılık vermek
-KomĢuya yardım
-Muhtaca yardım
-ĠĢbirliği
-DayanıĢma
-Ġyilik yapma
-Anne-baba sevgisi
-KardeĢ sevgisi
-ArkadaĢ sevgisi
-Ġnsan sevgisi
-Doğa ve hayvan sevgisi
-Ülke ve bayrak sevgisi
-Ġnsanlara karĢı merhamet
-Diğer canlılara karĢı merhamet
-Nazik olma
SORUMLULUK
DUYARLILIK
ÖZGÜVEN
TEMĠZ OLMAK
KASIM
SAYGI
CÖMERTLĠK
ARALIK
OCAK
ÇALIġKANLIK
MĠSAFĠRPERVER LĠK
ġUBAT
SABIRLI OLMA
VATANSEVERLĠK
MART
ADĠL OLMA
NĠSAN
Alt Değerler
VEFALI OLMA
YARDIMLAġMA
PAYLAġIMCI OLMA
SEVGĠ
MAYIS
ġEFKAT
MERHAMET
……Okulu Müdürlüğü
16
………. ĠLKOKULU / ORTAOKULU/LĠSESĠ
DEĞERLER EĞĠTĠMĠ YILLIK ÇALIġMA PLANI
DEĞER ADLARI
UYGULAMA AYI
ETKĠNLĠK UYGULAMA SINIFI
OKULUN GENELĠNDEKĠ ETKĠNLĠKLERDEN SORUMLU SINIF ZÜMRESĠ
Alt Değerler
SORUMLULUK - DUYARLILIK
-Kendine karĢı sorumluluk
-Aileye karĢı sorumluluk
-Topluma karĢı sorumluluk
-Doğaya ve çevreye karĢı sorumluluk
-Ülkesine milletine karĢı sorumluluk
-Özgürlük
-Toplumsal olaylara karĢı duyarlılık
-Çevreye karĢı duyarlılık
Yapılacak Etkinlikler (*)
*Kompozisyon, Ģiir, resim, slogan
yarıĢmalarının düzenlenmesi
*Duvar gazetesi,dergi,broĢür hazırlanması
SORUMLULUK-ÖZGÜVEN
EKĠM
TÜM SINIFLAR
Yararlanılacak Kaynak ve
KiĢiler
*Ġl ve Ġlçe Milli Eğitim Müdürlükleri
*Okul Yönetimleri
*Öğretmenler
*Konu ile ilgili kısa filmlerin seyrettirilmesi
*Okul Personeli
*Örnek etkinliklerin yapılması
*Okul Aile Birlikleri
*Aile etkinliklerinin yapılması
*Sivil Toplum KuruluĢları
*Ailelere ev ödevi verilmesi
*Belediyeler
*Sözlü tartıĢma türlerinin yapılması(münazara,panel vb)
*Yerel Basın
*Gönüllü Veliler
*Emniyet Müdürlüğü
Ailelere yönelik broĢür,bülte n hazırlanması
ÖZGÜVEN
-Kendini ifade edebilme
-Toplum önünde konuĢabilme
-Hedef Belirleme
(*)Yapılacak etkinliklere okul değerler eğitimi komisyonu tarafından ilave yapılabilir.
17
………. ĠLKOKULU / ORTAOKULU/LĠSESĠ
DEĞERLER EĞĠTĠMĠ YILLIK ÇALIġMA PLANI
DEĞER ADLARI
UYGULAMA AYI
ETKĠNLĠK UYGULAMA SINIFI
OKULUN GENELĠNDEKĠ ETKĠNLĠKLERDEN SORUMLU SINIF ZÜMRESĠ
Alt Değerler
SAYGI
-Aileye saygı
-YaĢlılara saygı
-ArkadaĢlarına saygı
Yapılacak Etkinlikler (*)
*Kompozisyon, Ģiir, resim, slogan
yarıĢmalarının düzenlenmesi
*Duvar gazetesi,dergi,broĢür hazırlanması
TEMĠZ OLMAK - SAYGI
KASIM
TÜM SINIFLAR
Yararlanılacak Kaynak ve
KiĢiler
*Ġl ve Ġlçe Milli Eğitim Müdürlükleri
*Okul Yönetimleri
*Öğretmenler
*Okul Personeli
-Çevreye saygı
*Konu ile ilgili kısa filmlerin seyrettirilmesi
-Öğretmenlere saygı
*Örnek etkinliklerin yapılması
*Okul Aile Birlikleri
-Farklılıklara saygı
*Aile etkinliklerinin yapılması
*Sivil Toplum KuruluĢları
*Ailelere ev ödevi verilmesi
*Belediyeler
*Sözlü tartıĢma türlerinin yapılması(münazara, panel vb)
*Yerel Basın
TEMĠZ OLMA
-KiĢisel temizlik
-Çevre temizliği
*Gönüllü Veliler
*Emniyet Müdürlüğü
Ailelere yönelik broĢür,bülte n hazırlanması
(*)Yapılacak etkinliklere okul değerler eğitimi komisyonu tarafından ilave yapılabilir.
18
………. ĠLKOKULU / ORTAOKULU/LĠSESĠ
DEĞERLER EĞĠTĠMĠ YILLIK ÇALIġMA PLANI
DEĞER ADLARI
UYGULAMA AYI
ETKĠNLĠK UYGULAMA SINIFI
OKULUN GENELĠNDEKĠ ETKĠNLĠKLERDEN SORUMLU SINIF ZÜMRESĠ
Alt Değerler
CÖMERTLĠK
SORUMLULUK - DUYARLILIK
-Ġsraf(savurg
-Kendine karĢıanlık)
sorumluluk
-Aileye karĢı sorumluluk
-Cimrilik
-Tutumluluk
-Topluma karĢı sorumluluk
-Doğaya ve çevreye karĢı sorumluluk
HOġGÖRÜ - ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK
-Ülkesine milletine karĢı sorumlu-Ġnsanlara karĢı hoĢgörü
luk
-Farklılıklara karĢı hoĢgörü
-Özgürlük
-Trafikte hoĢgörü
-Toplumsal olaylara karĢı duyarlılık
-Çevreye karĢı duyarlılık
-Tevazu
-Kibir
Yapılacak Etkinlikler (*)
*Kompozisyon, Ģiir, resim, slogan
yarıĢmalarının düzenlenmesi
*Duvar gazetesi,dergi,broĢür hazırlanması
CÖMERTLĠK
SORUMLULUK-ÖZGÜVEN
- HOġGÖRÜ
ARALIK
TÜM SINIFLAR
Yararlanılacak Kaynak ve
KiĢiler
*Ġl
veĠlçe
ĠlçeMilli
MilliEğitim
EğitimMüdürlükleri
Müdürlükleri
Ġl ve
*Okul Yönetimleri
*Öğretmenler
*Konu ile ilgili
ilgilikısa
kısafilmlerin
filmlerinseyretseyrettirilmesi
tirilmesi
*Okul Personeli
*Örnek etkinliklerin yapılması
*Okul Aile Birlikleri
*Aile etkinliklerinin yapılması
*Sivil Toplum KuruluĢları
*Ailelere ev ödevi verilmesi
*Belediyeler
*Sözlü tartıĢma türlerinin yapılması(münazara,panel vb)
*Yerel Basın
*Gönüllü Veliler
*Emniyet Müdürlüğü
Ailelere yönelik broĢür,bülte n hazırlanması
ÖZGÜVEN
-Kendini ifade edebilme
-Toplum önünde konuĢabilme
-Hedef Belirleme
(*)Yapılacak etkinliklere okul değerler eğitimi komisyonu tarafından ilave yapılabilir.
19
………. ĠLKOKULU / ORTAOKULU/LĠSESĠ
DEĞERLER EĞĠTĠMĠ YILLIK ÇALIġMA PLANI
DEĞER ADLARI
UYGULAMA AYI
ETKĠNLĠK UYGULAMA SINIFI
OKULUN GENELĠNDEKĠ ETKĠNLĠKLERDEN SORUMLU SINIF ZÜMRESĠ
Alt Değerler
GÜVENĠLĠR
SAYGI
OLMAK
-Doğru
-Aileye sözlü
saygı olma
-YaĢlılara saygı
-Emanete
sahip çıkma
-Verdiği
-ArkadaĢlarına
sözde durma
saygı
Yapılacak Etkinlikler (*)
*Kompozisyon, Ģiir, resim, slogan
yarıĢmalarının düzenlenmesi
*Duvar gazetesi,dergi,broĢür hazırlanması
GÜVENĠLĠR
SORUMLULUK-ÖZGÜVEN
OLMAK - ÇALIġKANLIK
OCAK
TÜM SINIFLAR
Yararlanılacak Kaynak ve
KiĢiler
*Ġl
veĠlçe
ĠlçeMilli
MilliEğitim
EğitimMüdürlükleri
Müdürlükleri
Ġl ve
*Okul Yönetimleri
*Öğretmenler
*Okul Personeli
-Çevreye saygı
*Konu ile ilgili
ilgilikısa
kısafilmlerin
filmlerinseyretseyrettirilmesi
tirilmesi
-Öğretmenlere saygı
ÇALIġKANLIK
*Örnek etkinliklerin yapılması
*Okul Aile Birlikleri
-Azimli
-Farklılıklara
olma saygı
*Aile etkinliklerinin yapılması
*Sivil Toplum KuruluĢları
-Hırs
*Ailelere ev ödevi verilmesi
*Belediyeler
-Kararlılık
*Sözlü tartıĢma türlerinin yapılması(münazara,panel vb)
*Yerel Basın
TEMĠZ OLMA
Ailelere yönelik broĢür,bülte n hazırlanması
*Gönüllü Veliler
*Emniyet Müdürlüğü
-KiĢisel temizlik
-Çevre temizliği
(*)Yapılacak etkinliklere okul değerler eğitimi komisyonu tarafından ilave yapılabilir.
20
………. ĠLKOKULU / ORTAOKULU/LĠSESĠ
DEĞERLER EĞĠTĠMĠ YILLIK ÇALIġMA PLANI
DEĞER ADLARI
UYGULAMA AYI
ETKĠNLĠK UYGULAMA SINIFI
OKULUN GENELĠNDEKĠ ETKĠNLĠKLERDEN SORUMLU SINIF ZÜMRESĠ
Alt Değerler
MĠSAFĠRPERVERLĠK
-KomĢuluk iliĢkileri
-SelamlaĢma
-Güleryüzlü olma
MĠSAFĠRPERVERLĠK - SABIRLI OLMAK
ġUBAT
TÜM SINIFLAR
Yapılacak Etkinlikler (*)
*Kompozisyon, Ģiir, resim, slogan
yarıĢmalarının düzenlenmesi
*Duvar gazetesi,dergi,broĢür hazırlanması
Yararlanılacak Kaynak ve
KiĢiler
*Ġl ve Ġlçe Milli Eğitim Müdürlükleri
*Okul Yönetimleri
*Öğretmenler
*Okul Personeli
-Ġkramda bulunma
*Konu ile ilgili kısa filmlerin seyrettirilmesi
-Sözlü ve bedensel iletiĢim
*Örnek etkinliklerin yapılması
*Okul Aile Birlikleri
-Sözü yerinde kullanma
*Aile etkinliklerinin yapılması
*Sivil Toplum KuruluĢları
*Ailelere ev ödevi verilmesi
*Belediyeler
*Sözlü tartıĢma türlerinin yapılması(münazara,panel vb)
*Yerel Basın
SABIRLI OLMA
-Tahammül
-Hastalıklara karĢı
*Gönüllü Veliler
*Emniyet Müdürlüğü
Ailelere yönelik broĢür,bülte n hazırlanması
-Fakirliğe karĢı sabır
-Zamana riayet
(*)Yapılacak etkinliklere okul değerler eğitimi komisyonu tarafından ilave yapılabilir.
20
………. ĠLKOKULU / ORTAOKULU/LĠSESĠ
DEĞERLER EĞĠTĠMĠ YILLIK ÇALIġMA PLANI
DEĞER ADLARI
UYGULAMA AYI
ETKĠNLĠK UYGULAMA SINIFI
OKULUN GENELĠNDEKĠ ETKĠNLĠKLERDEN SORUMLU SINIF ZÜMRESĠ
Alt Değerler
VATANSEVERLĠK
-Onurlulu k
-Fedakarlık
-Milli ve manevi değerleri benimseme
-Verilen görevi yapma
-Sorumluluklarını bilme
ADĠL OLMA
-Haklarını bilme ve hakkını savunma
-Doğruluk
Yapılacak Etkinlikler (*)
*Kompozisyon, Ģiir, resim, slogan
yarıĢmalarının düzenlenmesi
*Duvar gazetesi,dergi,broĢür hazırlanması
VATANSEVERLĠK - ADĠL OLMA
MART
TÜM SINIFLAR
Yararlanılacak Kaynak ve
KiĢiler
*Ġl ve Ġlçe Milli Eğitim Müdürlükleri
*Okul Yönetimleri
*Öğretmenler
*Konu ile ilgili kısa filmlerin seyrettirilmesi
*Okul Personeli
*Örnek etkinliklerin yapılması
*Okul Aile Birlikleri
*Aile etkinliklerinin yapılması
*Sivil Toplum KuruluĢları
*Ailelere ev ödevi verilmesi
*Belediyeler
*Sözlü tartıĢma türlerinin yapılması(münazara,panel vb)
*Yerel Basın
*Gönüllü Veliler
*Emniyet Müdürlüğü
Ailelere yönelik broĢür,bülte n hazırlanması
-Tarafsızlık
-Çıkarcı olmama
-Haksızlıklara karĢı durabilme
(*)Yapılacak etkinliklere okul değerler eğitimi komisyonu tarafından ilave yapılabilir.
22
………. ĠLKOKULU / ORTAOKULU/LĠSESĠ
DEĞERLER EĞĠTĠMĠ YILLIK ÇALIġMA PLANI
DEĞER ADLARI
UYGULAMA AYI
ETKĠNLĠK UYGULAMA SINIFI
OKULUN GENELĠNDEKĠ ETKĠNLĠKLERDEN SORUMLU SINIF ZÜMRESĠ
Alt Değerler
VEFALI OLMA
-Hatır bilmek ve saymak
-Gönül almak
-Ġyiliğe iyilikle karĢılık vermek
Yapılacak Etkinlikler (*)
*Kompozisyon, Ģiir, resim, slogan
yarıĢmalarının düzenlenmesi
*Duvar gazetesi,dergi,broĢür hazırlanması
VEFALI OLMA - YARDIMLAġMA
NĠSAN
TÜM SINIFLAR
Yararlanılacak Kaynak ve
KiĢiler
*Ġl ve Ġlçe Milli Eğitim Müdürlükleri
*Okul Yönetimleri
*Öğretmenler
*Konu ile ilgili kısa filmlerin seyrettirilmesi
*Okul Personeli
YARDIMLAġMA-PAYLAġIMCI OLMA
*Örnek etkinliklerin yapılması
*Okul Aile Birlikleri
-KomĢuya yardım
*Aile etkinliklerinin yapılması
*Sivil Toplum KuruluĢları
-Muhtaca yardım
*Ailelere ev ödevi verilmesi
*Belediyeler
-ĠĢbirliği
*Sözlü tartıĢma türlerinin yapılması(münazara,panel vb)
*Yerel Basın
-DayanıĢma
-Ġyilik yapma
*Gönüllü Veliler
*Emniyet Müdürlüğü
Ailelere yönelik broĢür,bülte n hazırlanması
(*)Yapılacak etkinliklere okul değerler eğitimi komisyonu tarafından ilave yapılabilir.
23
………. ĠLKOKULU / ORTAOKULU/LĠSESĠ
DEĞERLER EĞĠTĠMĠ YILLIK ÇALIġMA PLANI
DEĞER ADLARI
UYGULAMA AYI
ETKĠNLĠK UYGULAMA SINIFI
OKULUN GENELĠNDEKĠ ETKĠNLĠKLERDEN SORUMLU SINIF ZÜMRESĠ
Alt Değerler
SAYGI
-Anne baba sevgisi
-KardeĢ sevgisi
-ArkadaĢ sevgisi
Yapılacak Etkinlikler (*)
*Kompozisyon, Ģiir, resim, slogan
yarıĢmalarının düzenlenmesi
*Duvar gazetesi,dergi,broĢür hazırlanması
SEVGĠ - ġEFKAT - MERHAMET
MAYIS
TÜM SINIFLAR
Yararlanılacak Kaynak ve
KiĢiler
*Ġl ve Ġlçe Milli Eğitim Müdürlükleri
*Okul Yönetimleri
*Öğretmenler
*Okul Personeli
-Ġnsan sevgisi
*Konu ile ilgili kısa filmlerin seyrettirilmesi
-Doğa ve hayvan sevgisi
*Örnek etkinliklerin yapılması
*Okul Aile Birlikleri
-Ülke ve bayrak sevgisi
*Aile etkinliklerinin yapılması
*Sivil Toplum KuruluĢları
*Ailelere ev ödevi verilmesi
*Belediyeler
*Sözlü tartıĢma türlerinin yapılması(münazara,panel vb)
*Yerel Basın
ġEFKAT-MERHAMET
-Ġnsanlara karĢı merhamet
-Diğer canlılara karĢı merhamet
*Gönüllü Veliler
*Emniyet Müdürlüğü
Ailelere yönelik broĢür,bülte n hazırlanması
-Nazik olma
(*)Yapılacak etkinliklere okul değerler eğitimi komisyonu tarafından ilave yapılabilir.
24
……… ĠLKOKULU/ORTAOKULU/LĠSESĠ ……. AYI DEĞERLER EĞĠTĠMĠ ÇALIġMALARI
DEĞERLENDĠRME RAPORUDUR
Değerler Eğitimi okul çalıĢma planı doğrultusunda bu ay …………….ve …………. Değerleri okulumuzda iĢlenmiĢtir.
Okula yönelik etkinliklerin ………..değeri ile ilgili sunumu …. Zümresi,……….değeri ile ilgili
sunumu ….. zümresi tarafından gerçekleĢtirilmiĢtir.
Bu ay yapılan etkinlikler Ģunlardır:
SINIFLARA YÖNELĠK ETKĠNLĠKLER:
..........................................................................................................................................................
...............................................................................................................................................................
...............................................................................................................................................................
...............................................................................................................................................................
...............................................................................................................................................................
OKULA YÖNELĠK ETKĠNLĠKLER:
..........................................................................................................................................................
...............................................................................................................................................................
...............................................................................................................................................................
...............................................................................................................................................................
...............................................................................................................................................................
VELĠLERE YÖNELĠK ETKĠNLĠKLER:
..........................................................................................................................................................
...............................................................................................................................................................
................................................................................................................................... ............................
...................................................................................................... .........................................................
...............................................................................................................................................................
Bu ayki değerle ilgili daha baĢka yapılabilecek etkinlik önerileriniz varsa:
TARĠH
OKUL DEĞERLER EĞĠTĠMĠ KOMĠSYONU
25
VELĠ AYLIK BĠLGĠLENDĠRME MEKTUBU
Sayın Veli,
Okulumuzdaki Değerler Eğitimi Yıllık ÇalıĢmaları kapsamında bu ay iĢlenecek olan AYIN
DEĞERĠ …………………‘dır. Bu değerle ilgili verilecek alt değerler ………………….‘dır.
Öğrencilerimize bu değeri kazandırmak için yaptığımız çalıĢmaların daha verimli olabilmesi
ve devamlılığın sağlanmasıiçin sizinde aile ortamında desteğinizi bekliyoruz.
Bu konu ile evde oluĢturacağınız sohbet ortamları öğrencilerimizin olumlu davranıĢ
değiĢikliğine katkı sağlayacaktır. Yaptığınız ve yapacağınız katkılardan dolayı teĢekkür ederiz.
Sınıf Rehber Öğretmeni
VELĠ GURUR MEKTUBU
Sayın …………………………………
Velisi bulunduğunuz okulumuz……….. sınıfı …… nolu öğrencilerinden……………………………
okulumuzda yürütülmekte olan Değerler Eğitimi ÇalıĢmaları kapsamında sergilediği örnek
davranıĢlar baĢta okul yönetimimiz olmak üzere tüm öğretmen, öğrenci ve velilerimizce de takdirle iĢlenmektedir.
Ailesi olarak verdiğiniz eğitim öğrencimizin geleceğinin de belirleyicisi olacaktır. Evladınızı
―Hiçbir anne baba evladına güzel terbiyeden daha değerli bir hediye vermiĢ olmaz.‖ Prensipleri
doğrultusunda yetiĢtirdiğinizden ve buna devam edeceğinizden hiç kuĢkumuz yoktur.
Böyle bir değeri toplumumuza kazandırdığınız için sizi tebrik eder, teĢekkürlerimizi sunarız.
………… Ġlkokulu/Ortaokulu/Lisesi
Değerler Eğitimi Komisyonu
26
Değerli Velimiz,
Okulumuzda 2014-2015 eğitim-öğretim yılı boyunca uygulanacak olan değerler eğitimi çalıĢmaları kapsamında aĢağıdaki tabloda belirtilen iĢ takvimine göre değerler iĢlenecektir.
Aylar
EKĠM
VELĠ BĠLGĠLENDĠRME FORMU
Ev Ve Okul Ortamında
Alt Değerler
ĠĢlenecek Değer
-Kendine karĢı sorumluluk
-Aileye karĢı sorumluluk
-Topluma karĢı sorumluluk
-Özgürlük
-Doğaya ve çevreye karĢı sorumluluk
-Çevreye karĢı duyarlılık
-Ülkesine milletine karĢı sorumluluk
-Toplumsal olaylara karĢı duyarlılık
-Kendini ifade edebilme
-Hedef belirleme
-Toplum önünde konuĢabilme
-KiĢisel temizlik
-Çevre temizliği
-Aileye saygı
-YaĢlılara saygı
-ArkadaĢlarına saygı
-Çevreye saygı
-Öğretmenlere saygı
-Farklılıklara saygı
-Ġsraf(savurganlık)
-Cimrilik
-Tutumluluk
HOġGÖRÜ
ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK
-Ġnsanlara karĢı hoĢgörü
-Farklılıklara karĢı hoĢgörü
-Trafikte hoĢgörü
-Tevazu
-Kibir
GÜVENĠLĠR OLMAK
-Doğru sözlü olma
-Emanete sahip çıkma
-Verdiği sözde durma
-Azimli olma
-Hırs
-Kararlılık
-KomĢuluk iliĢkileri
-SelamlaĢma
-Güleryüzlü olma
-Ġkramda bulunma
-Sözlü ve bedensel iletiĢim
-Sözü yerinde kullanma
-Tahammül
-Hastalıklara karĢı sabır
-Fakirliğe karĢı sabır
-Zamana riayet
-Onurluluk
-Fedakarlık
-Milli ve manevi değerleri benimseme
-Verilen görevi yapma
-Sorumluluklarını bilme
-Haklarını bilme ve hakkını savunma
-Doğruluk
-Tarafsızlık
-Çıkarcı olmama
-Haksızlıklara karĢı durabilme
-Hatır bilmek ve saymak
-Gönül almak
-Ġyiliğe iyilikle karĢılık vermek
-KomĢuya yardım
-Muhtaca yardım
-ĠĢbirliği
-DayanıĢma
-Ġyilik yapma
-Anne-baba sevgisi
-KardeĢ sevgisi
-ArkadaĢ sevgisi
-Ġnsan sevgisi
-Doğa ve hayvan sevgisi
-Ülke ve bayrak sevgisi
-Ġnsanlara karĢı merhamet
-Diğer canlılara karĢı merhamet
-Nazik olma
SORUMLULUK
DUYARLILIK
ÖZGÜVEN
TEMĠZ OLMAK
KASIM
SAYGI
CÖMERTLĠK
ARALIK
OCAK
ÇALIġKANLIK
MĠSAFĠRPERVERLĠK
ġUBAT
SABIRLI OLMA
VATANSEVERLĠK
MART
ADĠL OLMA
NĠSAN
VEFALI OLMA
YARDIMLAġMA
PAYLAġIMCI OLMA
SEVGĠ
MAYIS
ġEFKAT
MERHAMET
……OKULU MÜDÜRLÜĞÜ
27
DEĞERLER
ÖZGÜVEN
ÖNEMLĠ OLAN SENSĠN
Öğretmen sınıfa girdi öğrencilerine Ģu soruyu sordu: Özgüven nedir?. Ses yok. Herkes birbirinin
yüzüne bakıyor. Kimisi baĢını önüne eğmiĢ düĢünüyor havasında. Mesela cam kenarında oturan
gözlüklü hafif kilolu Ģu çocuk bir Ģeyler söyleyecek ama arkadaĢlarım bana güler mi diye içinden geçirmiyor değil. Öğretmen masasının önündeki sırada oturan uzun sarı saçlı kız çocuğu öğretmenin,
söyleyecekleri karĢısında nasıl tepki vereceğini bilmediği için –kızar mı yoksa aferin kızım mı der- bir
türlü söz almaya cesaret edemiyor. Ortada bir eksiklik var. Hemde büyük bir eksiklik: ÖZGÜVEN
Hava çok sıcaktı. Durakta bekleyen kalabalık otobüsün gelmesini dört gözle bekliyordu. Sonunda
geldi otobüs. Yolcular bindi. YaĢlı bir amca orta sıralarda boĢ koltuklardan birine oturdu. Yanında genç bir delikanlı oturuyor elinde telefon gözünü ondan ayırmıyordu. Amca önce delikanlıya
bir Ģeyler sordu sohbet gittikçe koyulaĢıyordu. KonuĢma amcanın Ģu sorusuyla durdu: Ġlerde hangi
meslekte çalıĢmayı düĢünüyorsun? Cevap yok. Delikanlı afalladı. O muydu, bu muydu diye içinden
geçirirken henüz net bir cevabının olmadığını fark etti. Onun daha belli bir hedefi yoktu. Ortada
büyük bir eksiklik vardı: ÖZGÜVEN
Öğretmen herkese konularını dağıtmıĢ önceden hazırlanılması için öğrencilerine fırsat vermiĢti.
Hasan da konusunu almıĢ hazırlıklara baĢlamıĢtı. Hasan için hazırlanmak sorundeğildi ondan daha
büyük bir sorun vardı. Herkes tahtaya çıkıp arkadaĢlarının karĢısında aldığı konuyu anlatacaktı.
Hasan iĢte bunu beceremeyeceğini düĢünüyordu. Kafasında o bildik sorular vardı. Çok heyecanlanır
mıyım acaba? ArkadaĢlarımbana güler mi? Bu kaygıyla sürdürülenhazırlığınbaĢarıyıgetirmesi düĢünülemezdi. Ortada bir eksiklik vardı.Hem de büyük bir eksiklik: ÖZGÜVEN
KiĢinin kendine karĢı duyduğu samimiyet kendine olan saygısı olarak tanımlayabileceğimiz özgüven sağlıklı birey ve toplumların oluĢmasında olmazsa olmazlardandır. KiĢinin kendini rahatça
ifade edebilmesi, topluluk karĢısında heyecana kapılmadan duygu ve düĢüncelerini dile getirebilmesi hedef belirleme noktasında sıkıntı yaĢamaması hep özgüvenle vuku bulur. KiĢi özgüveni çok
küçük yaĢlarda ve ailesinden aldığı terbiye ile kazanır. YetiĢtiriliĢ tarzı anne babanın çocuk üzerindeki tutumu bireyin ilerideki yaĢantısını da doğrudan etkileyecektir.
Bazen sosyal hayat içerisinde öyle insanlarla karĢılaĢırız ki gözümüze çok rahat görünürler. DavranıĢlarının bir sınırı ölçüsü bulunmayan bu tip kiĢiler özgüvenlerinin tavan yaptığını düĢünürler.
Hal hiç de öyle değildir. Bu sınırsızlık özgüvenle değil hayasızlıkla(utanmazlık) açıklanabilir ancak.
Söyleyeceklerimizi baĢkası ne der noktasında kurgulamaktansa kendi inanıĢ ve değerlerimiz
noktasında kurgulamak daha doğru olacaktır. Tabiki bu durum yanlıĢ olana körü körüne bağlanmayı
doğurmamalıdır. Özgüven adına insanlar bu türden yanlıĢlara düĢebilir. Zaten özgüven sahibi bir
insan hatasının farkına varıp geri adım atmasını bilen insandır. Onun için geri adım atmak yenilginin
değil olgunluğun zaferidir.
Voltaire ‗Kendine güvenenherkes dünyayı yönetebilir.‘ Derken hiç de abartmamıĢtır. Bizler kendimize ne kadar güvenirsek o ölçekte güçlü oluruz. Yarınlarımız koca bir belirsizlik olarak önümüzde
durmaz. Artık belirgin bir geleceğin umut dolu insanları olarak varlığımızı sürdürürüz.
28
DEĞERLER
CÖMERTLĠK
ĠSRAFA KAPILMA
Moliere‘in Cimrisi‘nde baĢkahramanlardan Harpagon hastalık derecesindeki cimriliğiyle insanlara maskara olmaktan kurtulamaz. Oyunun bazı sahnelerinde Harpagon o kadar komik hallere düĢer
ki onun içine düĢtüğü bu hal insanları güldürürken düĢündürür de.
Cimrilik tasvip edilecek bir hareket değildir. Cimri insanlar kendilerini tutumlu oldukları noktasında kandırsalar da tutumluluk bambaĢka bir kelimedir. Bu iki kelimenin birbirine karıĢmasını
engellemek hiç de zor değil. KiĢi eğer temel ihtiyaçlarını temin etmek için gerekli olan maddi ve
manevi olanaklarını kullanmaktan kaçınıyorsa cimridir. Maddi ve manevi olanaklarını yeterli, ölçülü
miktarda sarfediyorsa tutumludur. Bir de dozu kaçırıp aĢırı miktarda harcama yapılıyorsa savurganlık yapmıĢ olur.
Ġnsan cimrilik- tutumluluk- savurganlık olarak adlandıracağımız Ģeytan üçgeni içinde tehlikeli bir
konumda durmaktadır. Bu kelimelerin anlam çizgilerini iyi belirleyip mahiyetlerine de tam manasıyla vakıf olmak gerekir.
Ġnsan hep ölçülülükten yana olmalıdır. Tutumluluğu tercih etmeli, israftan kaçınmalı, aĢırı tutumlu olmaktan imtina etmelidir. Ġslam dini de israftan kaçının diye insanları uyarmıĢ ek olarak da
―Allah‘ın size sunduğu imkanları yine Allah yolunda harcamaktan kaçınmayın.‖ demiĢtir.
Evimize konuk olan misafirlere ikramda bulunmalıyız. Cami, vakıf, dernek ,yurt gibi kurumlara
bağıĢlar yapmalıyız. Elimizden geldiğince, gücümüz oranında cömert davranmalı yerinde ve zamanında doğru iĢler yapmayı kendimize Ģiar edinmeliyiz. Mal mülk zenginliği içinde aklın hidayetinden
asla ödün vermemeli zenginliğin sarhoĢ ediciliğine kapılıp yanlıĢ davranıĢlar sergilememeliyiz.
Unutulmamalı ki malı veren de alan da Allah‘tır. Bunu bilen insan malını mülkünü insanların
yararına harcamaktan kaçınmaz. Cömert insan etrafında sevilen sayılaninsandır.Cimri insanlarınsa
yalnız bir dünyaları vardır ve cimrilerin dost arkadaĢ diyebilecekleri insan sayısı yok denecek kadar
azdır.
GösteriĢ ve Ģatafat uğruna ihtiyacımızın ötesinde Ģeyler almaktan sakınmalıyız. Yiyebileceğimiz
ölçüsünde alıĢ veriĢ yapmalı tüketemediklerimizi de bir Ģekilde değerlendirmeyi bilmeliyiz. Her Ģeyi
çöpe atmak huyumuz olmamalı. Ġsraf ederek dolaylı yoldan ülke ekonomisine zarar verdiğimizi aklımızdan çıkarmamalıyız.
ÇALIġKANLIK
YARININ ĠÇĠN ÇALIġ
Ünlü bir filozof çalıĢmanın öneminden bahsederken Ģunu söylemiĢtir: ―BaĢarının efendisi olmak
çalıĢmanın kölesi olmakla mümkündür.‖ Bu deyiĢ çalıĢkanlığın, kararlılığın, hırs ve azmin insanı
taĢıyacağı noktayı göstermesi açısından önemlidir.
30
DEĞERLER
ÇalıĢmak insan için zor bir uğraĢtır. ÇalıĢmanın devamlılığını sağlamak ondan da zordur. DüĢünün hemçalıĢacaksınız hemde çalıĢmanızı sürekli hale getireceksiniz. Ġnsan sıkıntıyı en çok burada
yaĢar. Kararlılık vehırs olarak datanımlayabileceğimiz çalıĢmada devamlılık baĢarının kalıcılığını ve
sağlamlığını da beraberinde getirir.
Ġnsanlara düĢen bir takım ödev ve sorumluluklar vardır ve insan ödev ve sorumlulukları yerine
getirmek için devamlı kendini geliĢtirmek zorundadır.Bu da ancak iyi bir çalıĢmayla olur. Olduğumuz
yerde saymak tembellik girdabında dönüp durmak insana bir Ģey kazandırmayacağı gibi ondan bir
Ģeyler de eksiltir.
Madem hayatımızda baĢarı istiyoruz madem güzel yerlerde olup saygın insanlar kategorisinde
bulunmak istiyoruz güçlü bireyler olarak yaĢamak arzusundayız öyleyse üzerimize düĢenin ne olduğunun farkındayız: ÇalıĢmak. Hiç durmamacasına tıpkı bir kayayı her damlasında aĢındıran su misali.
En büyük yanılgımız çalıĢmayı bir süreç olarak idrak edememek. ÇalıĢma tempomuzda boĢluklar
bırakmak. Her daim baĢarı adına içimizdeki hırsı kararlılığı sıcak tutamamak. Sonra da çalıĢıyorum
ama yapamıyorum deyip kolayca yapmak istediklerimizden vazgeçmek.
Bilmeliyiz ki büyük insanlar tarihte tanınmıĢ Ģahsiyetler hayal kırıklıklarına teslim olup yaptıklarından vazgeçmemiĢlerdir. Yapamamak onları her defasında hırslandırmıĢ baĢarıya ulaĢmak için
daha çok çaba sarfetmiĢlerdir.
Derslerine hergün çalıĢan günü gününe tekrarını yapıp ödevlerini bitiren bir öğrenciyle yalnızca
yarın veya bir sonraki gün yapılacak sınav için çalıĢmayı tercih eden bir öğrenci bir olur mu? Ġdmanlarına eksiksiz çıkıp hocasının söylediklerini iyi dinleyen bir futbolcuyla kaytarmayı karakter haline
getirmiĢ bir sporcu bir olabilir mi?
Hayat aslında kendisi bir sınavdır. Bu sınavın baĢarılı öğrencileri olmaksa çalıĢmayı sindirmekle
mümkün olur. Yarınımızınbugünümüzden birfarkıolsun istiyorsak çalıĢmayı eldenbırakmamalı kararlı
bir Ģekilde umutdolu bakıĢlarlageleceğe hükmetmek istiyorsak çalıĢkanlıktan asla vazgeçmemeliyiz.
VATANSEVERLĠK
KAHRAMANLIĞA GEREK YOK
Vatanını ve milletini en çok seven görevini en iyi yapandır. Sorumluluklarını bilen görevini düzgün Ģekilde yerine getiren insanın çevresine faydalı olacağı için otomatikman vatanına da faydası
olacaktır.
Dilimizle hep zikrettiğimiz ‗ben vatanımı seviyorum, ben milliyetçiyim, vatan için canım feda‘ gibi
söylemler vatanperver olmak için yeterli değildir. DavranıĢlarımızla,yaptıklarımızla bunu ispatlamak
gerekir. Gereksiz yere yanan bir lambayı söndürmek, insanların hizmetine sunulmuĢ eĢyaları kullanırken ölçülü olmak, hor kullanmamak, kamu mallarına zarar vermemek, kendi çıkarlarını toplumun
menfafatlerinin üstünde tutmamak vatan sevgisinin basit birer tezahürüdür. Ġllaki kahramanlık
yapmaya gerek yok.
29
DEĞERLER
Vatan ve millet denilen gerçek ancak ve ancak onurlu fedakar insanların hakim olduğu yerlerde
asıl kimliğini kazanacaktır. Yalansöylemeyen hırsızlık yapmayandürüst düĢüncelerinden ödün vermeyen kendine saygısı olan insan onurlu insandır. Yine kendisini topluma yararlı olma noktasında
fazla düĢünmeyen, benin ötesinde biz duygusuyla hareket eden insan da fedakar insandır. Bu özelliklerini karakter haline getirmiĢ insanlar vatanını seven ve vatanına bağlı olanlardır.
Her birey sorumluluklarının farkında olmalı, kendisine mevki makam verilmiĢe o mevki ve makamın omuzlarına yüklediği yükü layıkıyla taĢıyabilmeli her zaman öne çıkmak değil de arka planda
kalmanın onu güçlü kılacağını unutmamalı toplumun değerlerine sahip çıkmalıdır.
SEVGĠ
SEVGĠNĠN SĠHRĠ
Sevgi yalın anlamıyla bir duygu ve heyecan türüdür.Sevgi,insanın bir Ģeyeya da bir kimseye karĢı
yakın ilgi ve bağlılık göstermesine denir.Aynızamanda sevgi evrensel bir duygudur.Annenin çocuğunu sevmesi,öğretmenin öğrencisi sevmesi,eĢlerin birbirini sevmesi gibi…
Gerçek sevgi;merhamet,Ģefkat,fedakarlık gibi diğer davranıĢlarla,uygulamalarla kendini gösterir.
Aksi takdirde kuru bir laftan ibaret kalır.Okul sıralarına her türlü yazıyı yazan öğrencilerin,yol kenarlarına çöp,ĢiĢe vb atan insanların sevgisi sizce laftan ibaret değil mi?
Gündelik yaĢantımızın her anında duyduğumuz kelimelerden bir tanesidir sevgi. Dilin sevgi kelimesiyle irtibatı bu kadar çokken maalesef ki kalbin pek iĢi olmaz bu kelimeyle. Her Ģeyin üstünkörü
yaĢandığı zamanımızda sevgi de bundan nasibini almıĢtır.
Bir gerekliliktir sevgi. Kalbin ilacı, mutluluğun kaynağı, iletiĢimin omurgası ve en önemlisi birlikte yaĢamanın sihri saklıdır onda.
Her nedense sevgi deyince akla hep sevginin doz aĢımına uğramıĢ hali aĢk gelir. HoĢ o bile Ģiirlerin sadetinde boĢ bir haykırıĢ olarak söylenip durmuĢtur. Lazımdır tabiî ki aĢk her insana ama
kökeninde sevgi olmadan hiçbir kıymet-i harbiyesi de yoktur onun.
Öyleyse önceliğimiz sevgi olmalıdır. Kısıtlanmayan bir sevgi. Sınırını bizlerin çizdiği ve her Ģeye
karĢı duyulan ve hissedilen bir sevgi. HerĢeye derken öylesine bir söylem değil kullandığımız. Evet,
her Ģeye. Anneye babaya örneğin. Abiye ve kardeĢe üstelik. ArkadaĢlarımıza. Doğaya ve kendi dıĢımızdaki canlılara, bitki ve hayvanlara. Sınırları içerisinde yaĢadığımız aynı ülkü,hedef üzere yekpare
vücut olduğumuz kara parçasına vatana. Bağımsızlığın timsali bayrağa.
Nasıl sevmeli insan? Neye göre sevmeli? Bir Ģey beklemeli mi sevgisinden yoksa bekleyip görmeli
mi? Bu ve buna benzer sorular insanoğlunun sevgi karĢısındaki tavrını içinden çıkılmaz derecede
kötülüyor ama sormadan da olmuyor iĢte. Hadi gelin cevap verelim bu sorulara:
Her ne olursa olsun sevmeli sorgusuz sualsiz. Biraz aĢırı oldu ama söz konusu sevmekse eğer
yunusça sevmeli yani Mevlanaca sevmeli Karacaoğlan‘ın güzellemelerindeki gibi sevmeli. Sevgide
bir kriter aranmamalı illaki aranacaksa insanın ta kendisi olmalı. Çünkü daha kendisini sevemeyen
31
DEĞERLER
baĢkalarını nasıl sevebilir. Bir çıkar beklenmemeli ondan, sevgiden. Ama sevmek için sonuna kadar
beklenmeli hep bir umut olmalı insanın içinde.
Belki bizler bunları kaybettik : Umudu, Sabrı, bir çıkar gütmemeyi, sonuna kadar gitmeyi. Kaybettik ve sevgisizlik kök saldı kalplerimizde. Birlik ve beraberlik duygumuzu yitirdik. Toplumun her
kademesine sızan illet yavaĢ yavaĢ alıĢıldık bir hal aldı. Her Ģey anormalken normal görünmeye
baĢladı gözümüze. Kavgalar girdi dost meclislerine, düĢmanlıklar hakim oldu çevremizde, cinayet
haberleriyle çalkalanır oldu heryan.GözyaĢı sıradanlaĢtı gözlerimizde. Vurdumduymaz insanlarsürüsü olarak dolaĢır olduk sokaklarda caddelerde.Kimse de çıkıp Ģunu soramadı: Nerede kaldı sizin
sevginiz?
Bakın hiç de zor değil sevgiyi bulup çıkarmak ortaya. O hep durup durduğu yerde. Yani içimizde.
Eğer insan olarak bizler biraz olsun bencilliklerimizi kenara koyarsak biraz olsun durup etrafımıza
bakıp Yaratanın bizi ne için yarattığını düĢünürsek o zaman gerisi çorap söküğü gibi gelecektir.
Gelin hep kendimizi koymayalımdünyanın merkezine. DıĢımızda yaĢayancanlı cansız her Ģeye
karĢı açalımduygularımızı. Soyut somut her Ģeye karĢı. O zaman kendiliğinden bitecektirkötülükler,
o zaman yok olacaktır karĢılaĢılması hoĢ olmayan olaylar. Elbette bir Ģeyler yok olurken yeni Ģeyler
doğacaktır kendiliğinden. Umut gibi, sabır gibi, özgürlük gibi, bir ve bütün olma gibi.
MERHAMET
ĠNSAN VE MERHAMET
Merhamet yardım etme düĢüncesinin henüz somutlaĢmamıĢ hali olarak düĢünülebilir. Merhamet yardımın alt katmanında yardımı tetikleyen insani bir duygudur. Merhamet duygusu olmayan
bireyin insanlara diğer canlılara yardım etmesi beklenemez.
Merhamet kelimesinin kökeni rahmete dayanır. En büyük rahmedici de Allahtır. Allahın yeryüzündeki yansıması olan insan O‘nun rahmet sıfatından da nasibini almıĢtır. Her insan yaratılıĢ
hamurunun mayası içinde merhamet iksirinin olduğunu bilir.
Necip Fazıl Kısakürek‘in sinemaya da uyarlanan Reis Bey adlı tiyatro eseri her ne kadar adalet
duygusunun iĢlendiği bir yapıt olsa da merhamet kavramına yaklaĢımı açısından önemlidir. Eserde
Ģöyle bir replik vardı: Ağlayabilseydiniz anlayabilirdiniz. Ağlamak merhametin meyvesidir. GözyaĢı
dökmeyi bilmeyen gönüllerin merhamete kapılması beklenemez. Oysa insanoğlu hem kendi cinslerine hemde diğer canlılara karĢı merhamet dolu olmalıdır. Çaresiz kalmıĢ yardıma muhtaç insanların
varlığından bi haber olmak çevremizde yaĢanan ve yürek burkan görüntelere karĢı kayıtsız kalmak
içinde merhamet duygusu olmayan taĢlaĢmıĢ kalplere yakıĢır.
Ġnsansak ve bunun bilincindeysek merhametimizi insanlardan, diğer canlılardan esirgememeli
davranıĢlarımızda azami ölçüde nazik olmalıyız. Ġkili iliĢkilerimizde kibarlığı elden bırakmamalı kendimizi dara düĢmüĢ muhtaç insanların yerine koyarak yaĢamayı tercih etmeliyiz.
32
DEĞERLER
SABIRLI OLMA
BĠRAZ SABIR
Sabır deyince akla Eyüp Peygamber gelir. Hz. Eyüp sabrin yeryüzündeki en önemli timsalidir. Dua
için elimizi açtığımızda Allah‘tan bir de sabır isteriz ve genelde Hz. Eyüp sabrı deriz. Çok sıkıntılara
belalara maruz kalmıĢ dost komĢu akrabaya‘ Allah sana Eyüp sabrı versin‘ der, geçeriz.
Atalarımız ne güzel söylemiĢ ‗Sabrın sonu selamettir, diye. Selamet kelimesi güven huzur manalarına gelerek her türlü eziyete karĢı gösterilen tahammülün sonucunun iyi olduğunu vurgulamak
istemiĢlerdir. Yine bizimkültürümüzde sabır gösteren insan derviĢ mesabesinde görülmüĢ ve derviĢ
her zaman muradına da ermiĢtir.
YaĢamın her dönemi insanın istediği gibi yolunda gitmeyebilir. Bugün iyiyizdir yarın kötü olabiliriz. Maddi yönden güçlüyken bir anda rüzgar ters yönden esiverir fakr u zaruret içine düĢebiliriz.
Bunlara göğüs germek sıkıntılara karĢı tahammül göstermek gerekir. Bazı insanlar ufak bir sıkıntıya
maruz kaldıklarında sanki dünyanın bütün yükü omuzlarına binmiĢ gibi hareket ederler ve hiç olmadık Ģekilde yakınlarına dert yanarak herkesi kendi için seferber etmekten geri durmaz.
Güçlü insan yalnızca fiziksel görüntüsüyle güçlü değildir. Ġnsanı ayakta tutan insanın gücüne güç
katan bir takım etmenler vardır. Ġnancı kararlılığı gibi. Buna sabrı da eklemek gerekir. Sabrın insanı
yanlıĢ davranıĢlardan kötü hareketlerden ozak tuttuğu gerçeği yadsınamaz. Eğer öyle olmasaydı
fakir her insan hırsızlık yapmak için sıraya girerdi. Toplumda saygın bir statü kazanmak isteyen
her kiĢi azim ve sabır gerçeğine sıkı sıkıya sarılmak yerine torpil mekanizmasını iĢletmeye çalıĢırdı.
Amansız bir hastalığın pençesine düĢen herkiĢi nasıl olsa bundansonra yapacak bir Ģey olmadığını
düĢünüp intihara yeltenirdi.
Zaman her Ģeyin ilacıdır ifadesi aslında sabrın nasıl ve ne Ģekilde gösterileceğini bize haber verir.
Kötü giden sürecin iyiye zevrilmesi zamanla olur. ÇalıĢıp iyi bir yerlere gelmek zamanla gerçekleĢir.
HerĢeyin bir anda olup bitmesini isteyen insan düĢüncesi bu gerçeği çoğu zaman unutur. Unuttuğu
içinde çok küçük engeller onu hemen yıpratır yolundan alıkoyar insanı umutsuzluğa sevk eder.
Sabır merkezli bir yaĢam felsefesini hayatımızın göbeğine yerleĢtirmeli zaman denen gerçeğin
önderliğinde sıkıntı ve çilelerin üstesinden gelinebileceğini unutmamalıyız.
SAYGI
DÜZENĠN ANAHTARI:SAYGI
Cihan-Ģümul Osmanlı Devleti‘nin kurucularından Osman Gazi‘nin bizlere Ģiar olacak o sözüne
vurgu yapmak isterim. ‗Oğul ! Ananı, Atanı say ! Bereket büyüklerle beraberdir.‘ Altı yüz yıllık saltanatın bitmek tükenmek bilmeyen enerjisinin temellerinin bu ve buna benzer sözler ıĢığında atıldığını
unutmamak gerekir.
Cümlenin odak noktası olarak gördüğüm saygı kelimesinin ne kadar ehemmiyet arz ettiğini
33
DEĞERLER
söylemeden geçemeyeceğim. Büyüklere gösterilen saygının onları mutlu ettiğini unutmamalı bu
mutluluğunun büyük küçük arasında bir köprü vazifesi gördüğünü bilmeli aradaki mesafelerin yok
edildiği bir toplumda da bereketin hüküm sürdüğünü iyi kavramalıyız.
Evet saygının olduğu toplumlar bereketli toplumlardır. Buradaki bereketle kasıt huzur güven barıĢ ve anlayıĢtır. Huzurlu toplumlarda üretim artar, güvenin hakim olduğu topraklarda birlik ve beraberlik had safhadadır, barıĢ ve anlayıĢın varlığı çağdaĢ medeniyet denilen gerçeği gün yüzüne çıkarır.
Her nedense saygı deyince akla hep bizden büyük insanlar gelir. Yaptığımız alıntı da bu fikri destekler nitelikte. Ama sadece büyüklere güdülmesi gerekilmez saygı. KiĢi kendi yaĢıtlarına akranlarına da saygı gösterebilmelidir. Bir boyun eğme değildir bu. Ne bileyim gururun ayak altına alınması
Ģeklinde de yorumlanmamalıdır. Akranımız da olsa bir insandan bahsediyoruz. DüĢünceleri olan
bakıĢ açısı bulunan dünyayı yorumlayan yorumladığını da dile getirmeye çalıĢan insandan. Sırf bu
yüzden bile saygı duymak gerekir ona.
Saygı saygı dedik gelin isterseniz bu kelimeyi olumsuzlayalım, yani saygısızlıktan dem vuralım
biraz da. Böylece günümüz toplumunun gerçeklerinden de bahsetmiĢ oluruz. Okulda öğrenciler
hepsi demeyeyim ama büyük çoğunluğu kapılarını öğretmenlerine kapatmıĢ. Öğretmenin daha ağzından tek kelime dökülmeden atılıyor öğrenci ortaya.Sanırsınız karĢısında en azılı düĢmanı var. Dili
kendinden büyük vatandaĢlar saygısızlığı güç olarak almıĢlar yanlarına.
Hadi evlerimize gidelim. Çocuklar, çocuklarımız. Onlar yanlıĢ anlamanın baĢ aktörleri. Anne babalarına besledikleri sevgi tıknaz kalıyor saygısızlıklarının yanında.
Mahalle, okul, sınıf arkadaĢlarımıza da saygısızlık etmekten kendimizi alamıyoruz. Mesela onları
dinlemiyoruz, fikirlerine hoĢgörüyle yaklaĢmak yerine hemen kınıyoruz. Hep kendi söylediklerimizin
doğru olduğunu düĢünüyor bizimle aynı sesi çıkarmayanları dıĢlıyoruz.
Ġnsan saygıyı elden bırakmamalı. Farklılıkları kabulenmeli ve farklılıkların zenginlik olduğunun
farkına varmalı. Unutmamalı ki saygı düzenin anahtarıdır ve bu anahtar kaybolduğu takdirde içeriye
girmek zor olacaktır.
GÜVENĠLĠR OLMAK
GÜVENĠLĠR OLMAK
Bir kimseye karĢı duyulan emniyet(eminlik) duygusudur.Güvenilir kimse kendisinden kötülük
gelmeyeceğine veya o kiĢinin yaptığı iĢlerde yanlıĢlık olmayacağına dair kesin kanıdır.Sosyal hayatımızda insan iliĢkilerine ve alıĢveriĢte en çok ihtiyaç duyduğumuz değer ―güvenilir‖ olmaktır.Bu
sebeple her bireyin verdiği sözü tutması,kendisine emanet edilene sahip çıkması ve ne pahasına
olursa olsun doğru söylemesi gerekir.Aksi takdirde o bireylerin yaĢadığı toplumda huzur olmaz.
Bu konuda Peygamber Efendimiz Hz.Muhammed(SAV) ―Mümin elinden ve dilinden baĢkasının
emin olduğu kimsedir.‖ buyurmuĢtur. Eğer çevremizdeki insanlar bize tam olarak güvenmiyorlarsa
ve biz bunu hissediyorsak,hayatımızda yanlıĢ giden bir Ģeyler var demektir.Demek ki insanlara gü-
34
DEĞERLER
ven verememiĢizdir.Ġnsanların güvenini kazanmak,sahip olabileceğimiz en erdemli davranıĢlardan
biridir.
Peygamberler sağlam kiĢilikli,güvenilir insanlardır.Onlar sadece peygamberlik döneminde değil
kendilerine bu görev verilmeden önce de bu özellikleri ile tanınırlar.Bunun en güzel örneği kuĢkusuz Peygamberimiz Hz.Muhammed(SAV)‘dir.O, içinde yaĢadığı toplumun en güvenilir kiĢisi idi.O,
her bakımdan kendisine güvenilen bir kimseydi.Dürüstlükten ayrıldığı,Ģaka bile olsa yalan söylediği
hiç görülmemiĢtir.Bu yüzden ona henüz peygamber olmadan ―Muhammed‘ül Emin‖ (Güvenilir Muhammed) denilmiĢtir.
Nitekim peygamberliğini açıkladığı zaman iman etmeyenler bile ona yalancı,yalan söylüyor diyememiĢlerdir.En yakın akrabalarını Safa tepesine toplayıp onları Ġslam‘a davet ettiği zaman ―Size
dağın arkasında düĢman atlarının bulunduğunu söylesem,bunainanır mısınız?‖dediği zaman,‖Hepimiz inanırız,çünkü sen yalan söylemezsin.‖ Diye cevap vermiĢlerdir.Uzak yerlere giden kimseler
kıymetli eĢyalarını Hz. Muhammed‘e teslim ederlerdi.Hz. Muhammed bu emanetlere asla ihanet
etmez ve sahiplerine sağlam bir Ģekilde iade ederdi.O, emanetlere en zor anda bile hainlik yapmamıĢtır.Bilindiği gibi,Medine‘ye hicret edeceği gece müĢrikler, öldürmek amacıyla onun evini kuĢatmıĢlardı.Evini terk etmeden önce,yanında bulunan emanetleri Hz.Ali‘ye teslim etmiĢ,ertesi gün de
sahiplerine vermesini istemiĢtir.
MĠSAFĠRFERVERLĠK
YAġANILIR BĠR DÜNYA
KarĢındakini kırmadan ona bir Ģeyler anlatmak her yiğidin harcı değildir. Asık suratlı ne dediğini
bilmeyen insanların baĢka insanlara katacağı onları bazı noktalarda aydınlatacağı düĢünülemez.
Hem güleryüzlü olacaksın hem deneyimlerinden birikimlerinden faydalanarak bunu sosyal hayatın
içinde yaĢanan bir takım olaylara tatbik edip diğer insanlara da yararlı olacaksın.
ĠletiĢim zor bir süreç ve herkesle de hemen gerçekleĢmesi mümkün olmuyor. Zor bir kapı ama
anahtarı insanın kendisinde. Bu anahtarın adına da selamlaĢma diyoruz. Hiç tanımadığımız bir insana merhaba demek girdiğimiz ortamlardaki insanlarla selamlaĢıp tokalaĢmak sesimizin bedenimizin sıcaklığını karĢı tarafa aksettirmek iletiĢimin baĢlangıcındaki o buzdan kaleleri eritecektir.
Sonrasında tanıĢma, derken koyu bir sohbet alır baĢını gider.
Çoğu çekiniyoruz diğer insanlarla iletiĢime geçmekten. Yüzyüze baktığımız kapı komĢumuzu
bile tanımıyoruz. Ġnsanlara karĢı o kadar yabancıyız ki. Bazen bir yerde bir amaç doğrultusunda
tanıĢtığımız insanları tekrar görmekten hazzetmiyoruz. Ya da herhangi bir yerde karĢılaĢtıysak tanımamazlıktan gelip yolumuza devam ediyoruz. Uzun zamandır görmediğimiz arkadaĢımız bize telefon açıyor duyuyoruz bir Ģey ister deyip telefona cevap vermiyoruz. Bazen telefonu açıp konuĢma
zahmetine katlanıyoruz bu seferde ailece veya tek baĢına görüĢme isteğine karĢı türlü mazeretler
uyduruyoruz.
35
DEĞERLER
Eskiden misafiri çok olan evlere gıptayla bakılırmıĢ . Misafir demek bereket demekmiĢ. Kalabalığın olduğu hanelerde, sesin olduğu evlerde paylaĢım varmıĢ, hoĢ sohbet varmıĢ. ġimdi evlerimiz
sessizliğe büründü, apartmanlar koca birer mezar olarak duruyor önümüzde, Ģehirler büyük birer
mezarlık sanki. YaĢayan ölüler diyarında herkes soluk alıpverdiğini zannediyor ama hareket eden
yalnızca bedenlerimiz olmuĢ. Kapımızı kimsenin çalmasını istemiyoruz, biraz kafamı dinleyeyim
Ģemsiyesi altında yalnızlığımıza sığınıyoruz. Bizden bir Ģey isteyecekler diye ödümüz kopuyor. Ġkram
kelimesinin kökündeki kerem(cömertlik) sıfatına gönüllerimiz değmez olmuĢ. Veren el alan elden
üstündür ifadesi sadece dillerde makes buluyor.
Ey yalnızlığının çorak topraklarında kısır bir geleceği biriktiren sen. Bugün evden çıkmadan evvel
bir aynaya bak. Yüzündeki Ģu asık ifadeyi güleryüzün rengarenk boyalarınadaldırve öyle sokağaçık.
Ey kendi karanlık dünyasınıngirdabında kulaç atmaya çalıĢan sen evininkapısını aç dakarĢı komĢunun kapısını çal. Elinde kek kurabiye dolu bir tabakla ben geldim misafir kabul ediyor musun de. Ey
tanınmamak için köĢe bucak insanlardan kaçan sen bugünherkese selamver tanıdığın tanımadığın
herkese.
Bak! Ģimdi daha yaĢanılır bir dünya kurdun kendine. Kültürümüze baktığımız zaman misafirlikle
ilgili bir çok atasözü, deyim, gelenek vb. özellikleri görebiliriz.
1)‖Misafir Odası‖: Mutlaka her evin bir odası gelecek misafirler için ayrılır. Oda en güzel Ģekilde
düzenlenir. Misafir dıĢında kimse giremez o odaya.
2 )‖Tanrı Misafiri‖: Gelen kiĢinin kim olduğu önemli değildir. Çünkü o Allah tarafından gönderilmiĢ
bir misafirdir. Misafire hizmet Allah‘a hizmettir. Misafir asla geri çevrilmez.
3 )‖Misafir Bereketi Ġle Gelir‖: Misafir sıkıntı getirmez. Misafir ev halkını zor duruma sokmaz.
Çünkü o kendi bereketi ile gelir.
Ve bir sürü geleneğimiz………….
Peki ġimdi?
Bu güzel özelliğimizi hala koruyabiliyor muyuz? Yoksa ĠĢ stresi içinde bunları unuttuk mu?
Misafir geldiği zaman seviniyor muyuz? Yoksa bir an önce gitmesi için dua mı ediyoruz?
YARDIMLAġMA
DERTLERE ORTAK OLMA
Aydınlanma çağı insanlar için aklın ve bilimin yolunu açtı. Kendi kendinin farkına varan insan
aklın gücünün sınırlarını zorladı. Yeni buluĢlar yeni imkan sahaları insanoğlunun ufkunu açtı. Bunlar
yaĢanan güzel geliĢmelerdi ama manevi yönde kayıplar baĢ gösterdi. Bencil sadece kendini düĢünen insanlar peyda oldu. XX. ve içinde yaĢadığımız XXI. Yüzyıl bencilliğin ferdiyetçiliğin zirve yaptığı
zaman dilimleri olarak tarihteki yerini aldı hala da almaya devam ediyor. Bu geliĢmelerden dünyada
yaĢayan tüm devlet ve milletler az veya çok etkilendi.
Kökü çok derinlerde olan ve tarih sahnesinde adını hep pozitif geliĢmelerin baĢ aktörü olarak
36
DEĞERLER
duyup bildiğimiz atalarımız yani Türkler onların geçmiĢten günümüze taĢıdığı Türk kültürü de bundan nasibini almıĢtır. Bireycilik dedik ya bencillik yalnızca kendini düĢünme dedik ya bunların bizim
kültürümüzdeki varlığı tarih denilen zamansal göstergede çok yenidir. Biz de geçmiĢten bugüne bir
arada olma, paylaĢma, yardımlaĢma kültürü hiçbir toplumda olmadığı kadar fazladır. Bu çerçevede
söylenmiĢ atasözlerinden tutun da yaĢanmıĢ ve kurgulanmıĢ vakalara rastlamak mümkündür.‖DüĢene yardım eli uzatmak‖ ― KomĢu komĢunun külüne muhtaçtır.‖ ― Bir elin nesi var iki elin sesi var.‖
hatırlayabildiklerimden yalnızca birkaçı.
Ne güzel bir duygudur yardımlaĢmak, paylaĢmak. Çevremizde muhtaç bir insan gördük mü yanına gidip bir eksiğin var mı diye sormak. Elele verir o iĢin de üstesinden geliriz diyebilmek. Bugün
sana yarın bana kabilinden veciz bir ifadenin peĢine takılıp bir Ģey beklemeden yaraları sarmak.
Hatırlarım mahallemizde yaĢlı, kimi kimsesi olmayan yaĢlı bir kadın vardı. Kendi iĢini kendi göremediği için tüm mahalleli arasında anlaĢıp her gün sırayla kadının evine yardıma giderlerdi. Kimi
yemek yapıp götürür kimi giymediği elbiselerini poĢete doldurup ona verirdi. Anlayacağınız kadının
yalnızlığını ve muhtaçlığını bir nebze olsun hafifletmekti maksat.
Çok değil daha geçen sene dersine girdiğim sınıfın öğrencileri ben bir Ģey demeden yanıma gelip
ihtiyacı olan arkadaĢlarına yardımda bulunmak için ön ayak olmamı istediler. Çok duygulanmıĢtım.
Ne güzel bir Ģeydi gepegenç insanların etraflarına karĢı takındıkları bu duyarlı tutum.
Bunlar bizzat yaĢadıklarım bir de duyduklarım var. Biliyorum ki hepinizin yaĢadığı ve duyduğu bu
türden vakalar mevcuttur.
Böyle bir toplumda yaĢamak yardımsever insanların sayısının fazlaca olduğunu bilmek komĢusu
açken tok yatanı Allah sevmez düsturunu benimseyenlerin arasında nefes alıp vermek kiĢiyi güvende hissettiriyor. Yarın baĢımıza bir felaket gelse yardım elini açıp bekleyen insanların olduğunu
görmek yarına umut dolu gözlerle bakmamızı sağlıyor. Kocaeli, Düzce, Van depremleri gibi felaketlerde baĢarılı bir sınav veren bu toplum dünyanın imrenerek izlediği bir yardımlaĢma ve paylaĢma
iç güdüsüne sahip.
Bizi biz yapan değerlerin direniĢine ortak olmak- hele ki bu zamanda ve bu Ģartlarda – hazinelerin en değerlisi olsa gerek.
TEMĠZ OLMA
ĠKĠMĠZ DE ÖNEMLĠYĠZ
Bahar ve yaz aylarına bayılırdık. DıĢarıdan eve ancak yemek yemek için gelirdik. Vaktimizin çoğu
arkadaĢlarla kurduğumuz oyunların peĢi sıra akıp giderdi. AkĢam oldu mu babamız iĢten gelir biraz
sonra annemizin sesi kulaklarımızda yankılanırdı. Oyun bitecekti ve hepimiz evlerimize girecektik.
Öyle de olurdu. Sofra kurulur yemek için herkesin sofraya oturması beklenirdi. Önce annem sorardı
sonra babam: DıĢarıdan gelince ellerini yıkadın mı diye. Evet derdim geçiĢtirirdim. Babam yalanı
mı yakalar elimi koklayıp beni gerin geri banyoya yollardı. Ellerimi sabunlarken ne gereği var diye
düĢünmeden de edemezdim.
37
DEĞERLER
Yemekler yenilirdi, karınlar doyurulurdu. Yine telkinler baĢlardı. Hadi oğlum derdi annem ellerini
yıka gel diĢlerini fırçalamayı da unutma. ĠĢte ellerden sonra bir de diĢler çıkmıĢtı piyasaya. Onu da
bin dereden su getirerek yapardım yapmasına ama düĢünmeden de edemezdim.
Tırnaklarım uzardı annem beni karĢısına oturtur çıt çıt sesi kulaklarımda tırnaklarımı keserdi.
Ayak tırnaklarım kesilirken çok acırdı. O yüzden çok korkardım.
Okula baĢladım. Yeni arkadaĢlarım oldu. Öğretmenimi çok seviyordum. Bir gün derste öğretmenimiz beden temizliğinden bahsetti. El diĢ tırnak temizliğini tek tek ayrıntılı bir Ģekilde nedenlerini
de sıralayarak bizlere anlattı. Anlatırken beni örnek gösteriyordu. Çok hoĢuma gitmiĢti. GururlanmıĢtım.
O gün eve gelince anneme sarıldım. Ona teĢekkür ettim.
Ġnsanlar bazı Ģeylerin anlamına geç varabiliyor. Farkına varınca da iĢ iĢten geçebiliyor. Temizlik
de onlardan biri. Bazen gereksiz görülebiliyor. Çoğumuz üĢendiğimizden beden temizliğimiz ile ilgili
gerekli olan vazifeleri yerine getirmiyoruz. Aslında böyle yapmakla hem kendi sağlığımızı hem de
baĢkalarının sağlığını tehlikeye atıyoruz.
Haftada bir iki kere banyo yapmak evden çıkmadan evvel güzel kokular sürünmek, günde en
az iki kez diĢleri fırçalamak çok aĢırıya kaçmadan ellerimzi sabunlu suyla yıkamak kendimize olan
bakıĢımızı değiĢtirecektir. Aynı Ģeklde insanların bize bakıĢı da değiĢecektir.
ġimdiye kadar hep beden temizliğine vurgu yaptık. Çevre temizliğini de unutmamak lazım geliyor. Ama çevreyi temiz tutmanın yolu da kiĢinin kendi temizliğine vediği önemden geçiyor. Hepimiz
biliyoruz ki bizler dünyadan göçüp ahrete intikal edince dünyanın sonu gelmeyecek. Bizden sonra
çocuklarımız bu dünyada yaĢayacak.. Onlara temiz bereketli bir alan yaĢanılası bir coğrafya bırakmak da çevremize göstermiĢ olduğumuz yakın ilgi ve alakayla mümkün.
O zaman ne yapmalı? Yerlere çöp atmamalıyız. Tutumlu olmalı israf etmemeliyiz. Tasarrufumuzda olan eĢyaların kullanımına dikkat etmeli onları hor ve kaba kullanmamalıyız. Doğanın bize tahsis edilmeğini bilerek ormanlarımıza sularımıza yeĢil alanlarımıza sahip çıkmalıyız.
Ġster kiĢinin kendi temizliği isterse çevre temizliği hiç fark etmez kiĢinin kendisine ve etrafına
saygısı varsa bunlardan ödün vermeyeceği su götürmez bir gerçektir. Gelin yaĢanılası bir dünyanın
varlığına olan saygımızıgösterelimve hep birlikte beraberce temiz bir dünyanın mühendisleri olalım.
HOġGÖRÜ
HEPĠMĠZ ĠNSANIZ
Ve Allah insanı yarattı. Onu yaratırken mayasına diğer canlılarda olmayan unsurlar ekledi. Mayanın temel öğesi topraktı çamurdu. Bilenleriniz bilir toprak tevazunun alçakgönüllülüğün simgesidir.
Çünkü toprak yeryüzüdür ve altta aĢağıdadır. Ġnsan da yeryüzünde tevazu ve alçakgönüllülüğün
somutlaĢmıĢ resmi olarak varolmuĢtur.
38
DEĞERLER
Tevazu sahibi insan kendi dıĢındakilere karĢı gurur ve kibir sahibi olmayan insandır. BaĢkalarına
yüksekten bakmaz. Kimseyi malı mülkü maddi kazancı noktasında değerlendirip de ona göre davranmaz. O Ģöyle düĢünür: Hepimizi yaratan aynı amaç doğrultusunda ve aynı hal üzre yarattı.
Gelgelim etrafımızda öyle insanlar görüyoruz ki diğer insanları bakıĢlarıyla aĢağılamakta. Kibir
ve gurur onların gözlerini o kadar kör etmiĢ ki kıymet verdikleri değerler madde boyutlarını aĢamıyor. Somut olan ve pahası bulunan her Ģey onlar için değerliyken soyut olup maneviyatla ilgili
olanlar değersiz. Sabır ve hoĢgörünün eteklerinde bile dolaĢamayan bu insanlardan farklılıklara
karĢı anlayıĢ beklemek, çevrelerine gülen gözlerle bakıp ağızlarından birkaç güzel söz dökülmesini
ummak hayal olsa gerek.
Oysa insanların birbirini anladığı kimsenin kimseyi incir çekirdeğini doldurmayacak meselelerden
dolayı kırmadığı bir dünya düĢünmek zor mu. Ağızlarımızı güzel kelimelere alıĢtırmak dilimizi tatlı
sözcüklerle tatlandırmak düĢ mü? Tabi ki hayır. Eğer insansak bu potansiyel hepimizde herkeste
zaten var. Önemli olan alçakgönüllülük noktasındaki gücümüzü açığa çıkarmak ve gururubir kenara
bırakıp insanlarla öyle iletiĢime geçmek.
Dedik ya Allah insanları eĢit yarattı. Onlara akıl irade sağduyu verdi. Her insan melekelerini aynı
kıvamda kullanmadı. Toplumdaki sosyal statü farklılıkları böylece oluĢtu. Kimi zengin oldu kimi fakir
kimi aydın oldu kimi cahil. Ama değiĢmeyen insan olma durumuydu. Ġnsan olmayı unuttuğumuz
anda bakılar değiĢti. Sen cahilsin deyip onunla konuĢmadılar, sen fakirsin deyip onu aralarına almadılar. Sanki farklılıklar onlara ta en baĢından verilmiĢ gibi düĢünerek hareket ettiler.
Herkesi hoĢgörmek lazım. Okuldaysak ve öğretmensek öğrencilerimizi hoĢgörmek lazım. Trafikteysek ve araba sürüyorsak diğer taĢıtların sürücülerini yayaları hoĢgörmek lazım. Siyaset yapıyorsak parti baĢkanıysak diğer partileri onların savunduğu fikirleri hoĢgörmek lazım. Futbol aĢığıysak
herhangi birtakımın taraftarıysak kendi dıĢımızdaki takım taraftarlarını hoĢgörmek lazım. Anneysek
babaysak çocuklarımızı hoĢgörmek lazım. Doğayı hoĢgörmek lazım hayvanları hoĢgörmek lazım.
Ġnsansak eğer tüminsanları hoĢgörmek lazım.
ADĠL OLMA
BĠLMEK LAZIM
Bugünkü insanın en büyük eksikliklerinen bir tanesi de haklarını tam olarak bilmeme ve bilmemezliğin doğurduğu haklarını savunamamadır. Kurallar ve kaideler toplumsal hayatın nizamını sağlar. Tek tek her ferdin hem kiĢisel hem de toplumsal hakları mevcuttur. Yazılı hükümler çerçevesinde
haklarının sınırları çizilen insan bazen sınırlarının boyutları noktasında tökezlemeler yaĢar. Haddini
aĢtığı zamanlar olduğu gibi hakkı olanı almak elde etmek açısından da maalesef ki bilgisizdir. Freni
olmayan bir araba misali ne bileyin acemi sürücünün pedallara olan yabancılığı gibi durumlarla
somutlaĢtırabileceğimiz bu durum kazaları da beraberinde getirir.
Haklarını bilmeme haklarını savunamama kiĢinin tarafsızlığını yitirmesine doğruluktan ayrılmasına çıkarcı bir kimliğe bürünmesine yol açtığı gibi haksızlıklara karĢı dik durabilmesine de engel
39
DEĞERLER
teĢkil eder. Sınırları belli kara parçasında yaĢadığınızı düĢünün. Belli olan sınırlarınıza müdahale
olduğunda hemen müdafa durumuna geçersiniz. Çizgileriniz belli olduğundan ne zaman ne türlü
hareket edeceğinizi bilirsiniz. Bir de tam tersini düĢünün. O zaman zaaf içerisindesinizdir ve kolay
bir Ģekilde sindirilirsiniz.
Doğru olanı söylemek tarafsız olarak sorunlara yaklaĢmak çıkarcılığı bir kenara bırakıp olanı dillendirmek zor olmasa gerek. Bilgili vatandaĢlarhaklarındanhaberdar olan bireyler zaten haksızlıklar
karĢısında ses çıkarabilme gücünü dekendilerinde bulurlar.Onlara bugücü verenfarkında olmaktan
baĢka bir Ģey değildir.
Kaçımız haksızlıklar karĢısında avazımız çıktığınca bağırabiliyoruz ve kaçımız çıkarlarımıza ters
gelse de sezarın hakkı sezara deyip olan bitene nokta koyabiliyoruz? Kaçımız kuyruğun en arkasındayken araya adam sokup önlere geçme alıĢkanlığını yok sayabiliyoruz? Kaçımız sıramızın gasp
edilip uyanık kiĢiler tarafınca hakkımızın yendiğini bilip müdahale gereğini kendimizde buluyoruz?
Sorular uzayıp gider ama uzamaması gereken bu türden yaklaĢımların düĢüncelerin varlığıdır
Amacım karamsar bir tablonun ressamlığını yapmak değil. Bir arada yaĢama kültürünün insana
yüklemiĢ olduğu vazifelerin önemine vurgu yapmak. Kaba kuvvetin hükmünü yitirdiği benim dayım
var senin var mı saçmalığının son bulduğu araya adam sokup hak yeme aptallığının bittiği gerçek ve
yaĢanılası bir toplumun varlığına dikkat çekmektir.
Siz siz olun haksızlıklar karĢısında susmayın. Doğru bildiklerinizden ödün vermeyin ama körü
körüne de sabit fikirlere bağlanıp esaret zincirlerini takmayın. Ben ben deyip baĢka insanları yok
sayarak hareket etmeyin, anlaĢmazlığa düĢen insanların arasını bulmak size düĢtüğünde tarafsızlığınızı koruyun.
40
ÖRNEK ATASÖZÜ ve ÖZDEYĠġLER
SORUMLULUK - DUYARLILIK
• BaĢağın iyi yetiĢmesine engel,zararlı otlar değil çiftçinin ihmalidir.
(KONFÜÇYÜS)
• Yalnız yaptıklarımızdan değil,yapamadıklarımızdan da sorumluyuz.
(MOLĠERE)
• Çözümde görev almayanlar,sorunun parçası olurlar.
(GOETHE)
• Önemli biri olmanın bedeli sorumluluktur.
(CHURCHĠLL)
• Özgürlük,sorumluluk getirir.Ġnsanların çoğunun özgürlükten korkması bundandır.
(Bernard SHAW)
• Özgürlük bir kere kazanılıp ilelebet muhafaza edilemez. Onu her nesil,her gün yeniden kazanmak
zorundadır.
(EĠSENHOWER)
ÖZGÜVEN
• Kendi yıldızını izle,Ģanlı bir limana varmakta gecikmeyeceksin.
(DANTE)
• Kendine güvenen herkes dünyayı yönetebilir.
(VOLTAĠRE)
• Olgun insan güzel söz söylemesini bilen insan değil, söylediğini yapan ve yapabildiğini söyleyen
insandır.
(KONFÜÇYUS)
TEMĠZ OLMA
• Evini temiz tut konuk gelir; kendini temiz tut ölüm gelir.
(ATASÖZÜ)
• Temizlik imandan gelir.
(HZ. MUHAMMED)
• Temizlik ve yoksulluk, kötülük yaptıran zenginlikten daha hayırlıdır.
(HZ. ALĠ)
• Kirletmemek,temizlemekten daha kolaydır.
(G. HAUPTMANN)
40
ÖRNEK ATASÖZÜ ve ÖZDEYĠġLER
SAYGI
• Dostluktan saygıyı kaldıran onun en büyük süsünü kaldırmıĢ olur.
(ÇĠÇERO)
• Ana babanı sayarsan, oğlundan da saygı görürsün. Saygı ve sevginin bir arada bulunduğu toplumlar uzun ömürlü olur ve hiçbir zaman kargaĢa içine düĢmez. O toplumda saygı ve sevgi ne
zaman kaybolur ise o zaman o toplum çöker.
(MEVLANA)
• YaĢlılara saygı gösteren kimseye, ihtiyarladığı zaman, Allah Teala, saygı gösterecek kimseler yaratır.
(HZ MUHAMMED)
• Ġnsanların saygı ve Ģerefinin, itaat ve uyumununkendinden maddeten değil, manen yüksek olanlar için gösterilmesi insan ruhunun gereklerindendir.
(ATATÜRK)
• Oğul ! Ananı, Atanı say ! Bereket büyüklerle beraberdir.
(OSMAN GAZĠ)
CÖMERTLĠK
• Cömertlik göz kamaĢtırıcı hediyeler vermek değil, zamanında vermektir.
(J. BRUYEZĠ)
• Eli sıkı varlıklının konuğu olmaktansa eli açık yoksulun konuğu olmak yeğdir.
(ATASÖZÜ)
• Akmayan çeĢmenin yanına kimse gelmez.
(ATASÖZÜ)
• Aç doyuran aç kalmaz.
(ATASÖZÜ)
• Az sadaka çok bela defeder.
(ATASÖZÜ)
• Bir elin verdiğini öbür elin duymasın.
(ATASÖZÜ)
• Gönülsüz verilen sadakadan hayır gelmez.
(ATASÖZÜ)
• Kapıdan alacaklı bakarken, pencereden sadaka verilmez.
(ATASÖZÜ)
• Veren el alan elden üstündür.
(ATASÖZÜ)
• Ekmeğini katığına denk eden muhtaç olmaz.
(ATASÖZÜ)
42
ÖRNEK ATASÖZÜ ve ÖZDEYĠġLER
HOġGÖRÜ - ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK
• Ġyi geçinme, iki kiĢinin kusursuz olmalarıyla değil,karĢılıklı birbirinin kusurlarını hoĢ görmeleriyle
olur.
(A.TOQUEVĠLLE)
• AĢırı tevazunun da, gurur gibi kendisine mahsus tehlikeleri vardır.
(J.J.ROUSSEAU)
• Alçak uçan yüce konar,yüksek uçan alçak konar.
(ATASÖZÜ)
• BaĢak büyüdükçe boynunu eğer.
(ATASÖZÜ)
• Abdal ata binince bey oldum sanır, Ģalgam aĢa girince yağ oldum sanır.
(ATASÖZÜ)
• Mağrur olma padiĢahım, senden büyük Allah var.
(ATASÖZÜ)
• Yoğurdum kara (ekĢi) diyen olmaz.
(ATASÖZÜ)
• Zenginliğinle övünme bir kıvılcımyeter, güzelliğinle övünme bir sivilce yeter.
(ATASÖZÜ)
• Bazı kimseler,güllerin dikeni olduğundan yakınırlar.Ben,dikenlerin gülü olduğuna Ģükrederim.
(Alphonso KARR)
GÜVENĠLĠR OLMAK
• Güvenilmek,sevilmekten daha büyük bir iltifattır.
(George MACDONALD)
• Bir insanı doğru yapmak isterseniz,ona güveniniz;düzenbaz yapmak isterseniz, ona güvenmeyiniz.
(Bernard SHAW)
• Her zaman güvensizlik göstermek,her zaman güvenmek kadar büyük bir yanlıĢlıktır.
(GOETHE)
• Her adamın ipiyle kuyuya inilmez.
(ATASÖZÜ)
• Kurttan çoban olmaz.
(ATASÖZÜ)
• Emanete hıyanet olmaz.
(ATASÖZÜ)
43
ÖRNEK ATASÖZÜ ve ÖZDEYĠġLER
ÇALIġKANLIK
• Yarın, yorgun kimselerin değil,rahatlarına kıyabilenlerindir.
(Nurullah ATAÇ)
• Tohumu ek, vermezse toprak utansın.
(Necip Fazıl KISAKÜREK)
• ÇalıĢanlar kötülük düĢünmeye vakit bulamazlar.ÇalıĢmayanlar ise,kendilerini kötülükten kurtaramazlar.
(HZ. ALĠ)
• Deha, bir iĢe baĢlamak için gereklidir,ancak o iĢi bitirmek için çalıĢmak Ģarttır.
(J.JOUBERT)
• Dünya herkese yetecek kadar büyüklükte.Onun için baĢkasının yerini kapmaktansa,çalıĢarak gerçek yerinizi bulun.
(C. CHAPLĠN)
• Yalnız bir tek Ģeye ihtiyacımız vardır;çalıĢkan olmak.Servet ve onun doğal sonucu olan refah ve
mutluluk, yalnız ve ancak çalıĢanların hakkıdır.
(ATATÜRK)
• Hırs, bir teknenin yelkenini ĢiĢiren rüzgara benzer.Fazlası tekneyi batırır,azı da tekneyi olduğu
yerde saydırır.
(VOLTAĠRE)
• Arzu ettiğimiz bazı Ģeylere sahip olmamak saadetin bir parçasıdır.
(B.RUSEL)
• GüneĢi sağ elime,ayı sol elime verseniz de davamdan vazgeçmem.
(HZ. MUHAMMED)
• BaĢarıya ulaĢamamıĢ insanların yüzde doksanı yenilgiye uğramamıĢtır;sadece pes etmiĢtir.
(Paul MEYER)
• Devler gibi eserler bırakmak için, karıncalar gibi çalıĢmak lazım.
(Necip Fazıl KISAKÜREK)
• Adama devlet kendi ayağı ile gelmez.
(ATASÖZÜ)
• Ağustosta beyni kaynayanın zemheride kazanı kaynar.
(ATASÖZÜ)
• ÇalıĢan dağ aĢmıĢ, çalıĢmayan yol ĢaĢmıĢ.
(ATASÖZÜ)
• Doyuncaya kadar değil, ölünceye kadar çalıĢ.
(ATASÖZÜ)
44
ÖRNEK ATASÖZÜ ve ÖZDEYĠġLER
• ĠĢleyen demir pas tutmaz.
(ATASÖZÜ)
• Kazananın malı artar, kazanmayanın derdi.
(ATASÖZÜ)
• Sen iĢi bırakmayınca iĢ seni bırakmaz.
(ATASÖZÜ)
•Zahmetin noktası kalkınca rahmet olur.
(ATASÖZÜ)
MĠSAFĠRPERVERLĠK
• Gülümseme, iki insan arasındaki en kısa mesafedir.
(Victor BORGE)
• Bir güzel söz söyleme sanatı varsa,bir de güzel anlama ve dinleme sanatı vardır.
(EPĠKTETOS)
• Dinlemek,gösterebileceğiniz nezaketin en yükseğidir.
(D. Carnegie)
• En büyük vazifemiz;kulaklarımızı söylediklerimizi duymaya alıĢtırmamızdır.
(S.J.HARVĠS)
ġEFKAT-MERHAMET
• Ġki çeĢit acıma vardır: Biri merhem, öteki zehirdir, birincisi dostlarımızın, ikincisi düĢmanlarımızın
acımasıdır.
(Charles SUMMER)
• Yalnız sadaka vermekle kalmayın, acıyınız da... Istırapları dindiren, paradan çok Ģefkattir.
(J.J. ROUSSEAU)
• ġefkat öyle bir dildir ki sağır da iĢitebilir, kör de okuyabilir.
(Mark TWAĠN)
• Ey oğul, üç kiĢiye acı; cahil arasındaki alime, zenginken fakir düĢene ve hatırlı iken itibarını kaybedene.
(ġeyh EDEBALĠ)
• Merhamet, her zaman intikamdan daha asildir. Merhamet ısmarlama olmaz, tatlı bir yağmur gibi
gökten düĢer, verene de alana da faydalıdır.
(W. SHAKESPEARE)
45
ÖRNEK ATASÖZÜ ve ÖZDEYĠġLER
VATANSEVERLĠK
• Vatanını en çok seven görevini en iyi yapandır.
(ATATÜRK)
• Vatan, çalıĢkan insanların omuzları üstünde yükselir.
(Tevfik FĠKRET)
• Vatanında ölmeyen iki kere ölür.
(Ġ. Habib SEVÜK)
• Vatan sevgisi ahlakta iyiliği, ahlakta iyilik de vatan sevgisini meydana getirir.
(MONTESQUĠEU)
• Vatan bir milletin evidir.
(Ahmet MĠTHAT)
• Millete hizmet etmek istiyorsan, elinden gelen iĢle baĢla…
(Ġsmail GASPIRALI)
• Benden eğerimi isteyiniz vereyim, atımı isteyiniz vereyim. Fakat vatanımdan hiç kimse bir karıĢ
toprak istemesin veremem.
(METE HAN)
• Herkes ulusal görevini ve sorumluluğunu bilmeli, memleket meseleleri üzerinde o düĢünceyle, düĢünüp çalıĢmayı görev edinmelidir.
(Mustafa Kemal ATATÜRK)
ADĠL OLMA
• Kuvvete dayanan adalet aciz,adalete dayanmayan kuvvet zalimdir.
(PASCAL)
• Haksızlığa sapıp bütün insanlar seni takip edeceğine,adaletle hareket edip tek baĢına kal, daha iyi.
(GANDĠ)
• Ġyi olmak kolaydır, zor olan adil olmaktır.
(Victor HUGO)
• Ġyi ve kötüye eĢit davranmak iyinin Ģevkini kırar,kötüye cesaret verir.
(HZ. ALĠ)
• Doğruluğa yapıĢın zira doğruluk iyiliğe götürür,iyilik de sizi cennete iletir.Yalandan kaçının zira
yalan kötülüğe götürür,kötülük de cehenneme iletir.
(HZ. MUHAMMED)
• Bir insanın dostluk derecesini tayin etmek ister misiniz?Menfaatine hafifçe dokununuz.
(R.N. EVRĠMER)
46
ÖRNEK ATASÖZÜ ve ÖZDEYĠġLER
• BaĢkası düĢtü mü ―çürük tahtaya basmasaydı‖ deriz; kendimiz bastığımız zaman düĢünce tahtanın çürük çıkmıĢ olmasından Ģikayet ederiz.
(Cenap ġAHABETTĠN)
• Yalnız kendisini düĢünen insan, yumurtasınıpiĢirmek için komĢusunun evini yakar.
(BACON)
VEFALI OLMA
• Vefa arkadaĢına yaptığın iyiliği az görmek, onun yaptığını çok bilmektir.
(ANONĠM)
• Vefa hastalıkta dostun yanında olmak acıyı, ağrıyı, ezayı paylaĢmaktır.
(ANONĠM)
• Vefa arkadaĢın dostuyla düĢman, düĢmanıyla dost olmamaktır.
(ANONĠM)
• Nankör insan, her Ģeyin fiyatını bilen fakat hiçbir Ģeyin değerini bilmeyen kimsedir.
(Oscar WILDE)
YARDIMLAġMA-PAYLAġIMCI OLMA
• Ben övünülecek bir Ģey yapmadım. Zafer milletindir. Ben sadece sizlerin görüntüsüyüm. Övülmesi gereken, milletin Sakarya‘dan Ġzmir‘e doğruçarıksız koĢan Mehmet‘idir.
(ATATÜRK)
• Bir mum diğer mumu tutuĢturmakla ıĢığından bir Ģey kaybetmez.
(MEVLANA)
• DüĢenin elinden tut ki sen de düĢtüğün zaman elinden tutacak bir el bulasın.
(Ali Fuat BAġGĠL)
• Ġnsanların en hayırlısı insanlara yararlı olandır.
(HZ. MUHAMMED)
• Ġnsanlar, birbirlerine yardımdan el çektikleri gün insanlık yok olur. KarĢılıklı dayanıĢma olmazsa
toplumlar olmaz.
(Walter SCOOT)
47
ÖRNEK ATASÖZÜ ve ÖZDEYĠġLER
SEVGĠ
• Allah‘ın rızası ana babanın rızasındadır. Allah‘ın gazabı da ana babanın gazabındadır.
(HZ. MUHAMMED)
• Yalnız seni sevenleri sevmek sevgi değil değiĢ tokuĢtur.
(Cenap ġAHABETTĠN)
• YaĢlandığında çocuklarından beklediğin Ģey, senin babana yaptığın olmalıdır.
(PĠTACUS)
• Dostluğun kusurlarını ona yalnızken söyle, baĢkalarının yanında ise onu öv.
(ARĠSTO)
• Gerçek dostlar iyi günlerinizde davet edince sizi ziyaret ederler, kara günlerinizde davetsiz gelirler.
(THEOPMRASTUS)
SABIRLI OLMA
• Sabır önceleri insana zehir gibi görünür,fakat bunu huy edinirse bal olur.
(Sadi-i ġĠRAZĠ)
• En fazla ileriye giden ok,en fazla geriye çekilmiĢ yaydan çıkar.
(ANONĠM)
• Her Ģeyin anahtarı,sabırdır.Civcivi,yumurtaları kuluçkaya yatırarak elde edersiniz;yumurtaları kırarak değil.
(Arnold GLASSOW)
• TaĢı delen suyun gücü değil,damlaların sürekliliğidir.
(Latin Atasözü)
• Güne sarılın ve yarına mümkün olduğu kadar az güvenin.
(HORACE)
• Zaman paraya benzer,lüzumsuz yere sarf edilmedikçe daima yeter.
(KONFÜÇYÜS)
• Alelade bir insan,zamanını nasıl sarf edeceğini düĢünür,akıllı insan ise nasıl tasarruf edeceğini.
(SCHOPENHAUER)
48
ÖRNEK HĠKAYE ve YAZILAR
SORUMLULUK VE DUYARLILIK
KAPLAN VE AĠLESĠ
Bir ormanda kaplan ailesi yaĢamaktadır.Bir gün bu ailenin bir yavrusu olur.Baba kaplan bu duruma çok sevinir ve diĢi kaplana:
―Bizim oğlan bir kahraman olacak.‖ Der.Yavru biraz büyüdüğünde anne kaplan babayı memnun
etmek için avladığı avı yavrusuna verip,onu babasına göstermesini ister.Baba bunu görünce sevinir
ve ―Benim yavrum bir kahraman oldu.‖der.
Anne kaplan babanın sevincini görünce bunu her gün yapmaya karar verir. Derken günlerden bir
gün baba kaplan ölür ve anne kaplan yavrusundan avlanmasını ister.Ancak yavru annesine: ―Anne
sen bana avlanmayı öğretmedin ki,ben nasıl avlanırım?‖ der.
Anne yavruya hak verir ve avlanmaya devam eder.Bu durum böyle devam ederken bir gün anne
kaplan da ölür.Yavru kaplan çok ĢaĢırır,ne yapacağını bilemez ve ormandaki kurtların ,tilkilerin ve
çakalların artıklarıyla karnını doyurmaya baĢlar.Böylece yavru kaplan hayatının sonuna kadar ormandaki hayvanların alay ettiği bir kaplan olarak hayatını sürdürür.(Çocuklarımıza küçük yaĢlardan
itibaren sorumluluk vermeliyiz.Ġlerlemelerini engelleyecek Ģekilde onlara kol kanat germek,onların
gelecekte hiçbir Ģey yapamamasına sebep olabilir.Yapmamız gereken küçük sorumluluklar vererek
onları büyük sorumluluklara hazırlamaktır.)
DüĢündüren Öyküler-OĞUZ SAYGIN
FISILTI VE TUĞLA
Genç ve baĢarılı bir yönetici, yeni Jaguar‘ıyla bir mahalleden hızlı bir Ģekilde geçiyordu. Park etmiĢ
arabaların arasından yola aniden çıkabilecek çocuklara dikkat ediyordu ve bir Ģey
gördüğünü sanarak yavaĢladı. Arabayla caddeden yavaĢça geçerken hiç bir çocuk göremedi fakat,
arabasının kapısına bir tuğla atıldığını fark etti. Aniden arabasını durdurarak tuğlanın fırlatıldığı
yere geri döndü. Arabadan indi, orada bulunan küçük bir çocuğu tuttu ve onu park etmiĢ bir arabaya
doğru iterek bağırmaya baĢladı; ―Bunu neden yaptın? Sen de kimsin, ne yaptığının farkında mısın?‖
Ġyice sinirlenerek devam etti: ―Bu yeni bir araba ve atmıĢ olduğun bu tuğla bana çok pahalıya mal
olacak. Bunu neden yaptın?‖ Çocuk yalvararak cevap verdi: ―Lütfen efendim. Çok üzgünüm ama
baĢka ne yapabilirdim bilmiyordum. Eğer tuğlayı fırlatmasaydım kimse durmazdı.‖ Park etmiĢ bir
arabanın arkasına iĢaret ederken çocuğun gözyaĢları çenesine süzülüyordu.‖ KardeĢim kaldırımın
kenarından yuvarlandı ve tekerlekli sandalyesinden düĢtü, ben onu kaldıramıyorum. Lütfen onu
tekerlekli sandalyesine oturtmam için bana yardım eder misiniz? Benim için çok ağır.‖ Bu durumdan
son derece duygulanan genç yönetici, boğazında büyüyen yumruyu zar zor da olsa yutkundu. Yer-
49
ÖRNEK HĠKAYE ve YAZILAR
deki genci kaldırarak, tekerlekli sandalyeye geri oturttu. Mendiliyle, çizik ve yaraları sildi ve adamın
ciddi bir yarası olup olmadığını kontrol etti. Küçük çocuk genç yöneticiye dönerek ―teĢekkür ederim
efendim, Allah sizden razı olsun‖ dedi.
Genç yönetici, küçük çocuğun, ağabeyini kaldırımdan evine doğru götürmesini izledi. Bulunduğu
yerden arabasınageri dönmesi oldukça uzun sürmüĢtü. Uzun veyavaĢ biryürüyüĢtü. Genç yönetici,
kapıyı hiç tamir ettirmedi. Kapıda oluĢan çöküğü, hayatını birisinin kendisine tuğla atmasını gerektirecek kadar hızlı yaĢamaması gerektiğini hatırlatması için öylece bıraktı.
Allah, ruhunuza fısıldar ve kalbinize konuĢur. Bazen, dinleyecek kadar zamanınız olmadığında
ise, size bir tuğla fırlatır. Ġster fısıltıyı, ister tuğlayı dinleyin. Tercihi siz yapın...
“BĠZ SENĠ UYANIK BĠLĠRDĠK...”
Ġstanbul‘da kenar semtlerden birinde oturan yaĢlı bir kadın, padiĢahın huzuruna çıkmak istediğini saraydaki görevlilere bildirmiĢ. Bunun üzerine sultanın karĢısına çıkarılmıĢtı. YaĢlı kadın:
Evinin soyulduğunu ve bu olaydan padiĢahın sorumlu olduğunu söyleyerek, Ģikayette bulunur.
Bunun üzerine hiddetlenen Kanuni:
-Bana bak kadın, sen niçin bu kadar derin uyku uyudun da evinin soyulduğunu duymadın? deyince, yaĢlı kadın :
PadiĢahım! Kusura bakma, biz seni uyanık bilirdik, onun için evimizde rahat uyuyorduk der. Bu
cevap üzerine Kanuni utanarak :
-Haklısınız diyerek, kadının çalınan mallarının bedelini kendi malından öder.
DUYARSIZLIK
New York‘ta bir yayınevinde redaktör olarak çalıĢan 51 yaĢındaki George Turklebaum,geçirdiği
kalp krizi sonucu hayatını kaybetmiĢ.Bu olayın diğer milyonlarca kalp kriziyle ölümden farkı nedir
dersiniz?
23 kiĢiyle bir arada çalıĢtığı açık ofiste,adamın kalp krizinden gittiği tam 5 gün sonra birisinin
yanına gidip ―iyi misiniz?‖diye sormasıyla fark edilmiĢ.
Patronu,Ģirkette 30 yıldır çalıĢan George‘nin sabah ofise en erken gelip akĢam en geç çıkan elaman olduğunu,etrafındakilerle konuĢmadan bütün gün sadece iĢiyle ilgilendiğini söylemiĢ.Bu nedenle de her zamanki gibi masasında bir yazı okuduğu sırada kalbi durarak öldüğünden kimsenin
dikkatini çekmemiĢ.
50
ÖRNEK HĠKAYE ve YAZILAR
SON SORU
Okuldaki ikinci ayımda, hocamız test sorularını dağıttı. Ben okulun en iyi öğrencilerinden biriydim. Son soruya kadar soluk almadan geldim ve orada çakıldım kaldım. Son soru Ģöyleydi:
―Her gün okulu temizleyen hademe kadının ilk adı nedir?..‖
Bu herhalde bir çeĢit saka olmalıydı. Kadını yerleri silerken hemen her gün görüyordum. Uzun
boylu, siyah saçlı bir kadındı. 50 lerinde falan olmalıydı. Ama adını nerden bilecektim ki!.. Son soruyu yanıtsız bırakıp kağıdı teslim ettim. Sure biterken bir öğrenci, son sorunun test sonuçlarına dahil
olup olmadığını sordu. ―Tabii dahil‖ dedi, hocamız.. ―ĠĢ yaĢamınız boyunca insanlarla karĢılaĢacaksınız. Hepsi birbirinden farklı insanlar. Ama hepsi sizin ilginiz ve dikkatinizi hakkeden insanlar bunlar.
Onlara sadece gülümsemeniz ve`Merhaba demeniz gerekse bile..‖
Bu dersi hayatımboyunca unutmadım.
ÖZGÜVEN
ÇATLAK KOVA
Hindistan‘da bir sucu, boynuna astığı uzun bir sopanın uçlarına taktığı iki büyük kovayla su taĢırmıĢ. Kovalardan biri çatlakmıĢ. Sağlam olan kova her seferinde ırmaktan patronun evine ulaĢan
uzun yolu dolu olarak tamamlarken, çatlak kova içine konan suyun sadece yarısını eve ulaĢtırabilirmiĢ. Bu durum iki yıl boyunca her gün böyle devam etmiĢ.Sucu her seferinde patronunun evine
sadece 1,5 kova su götürebilirmiĢ. Sağlam kova baĢarısından gurur duyarken, zavallı çatlak kova
görevinin sadece yarısını yerine getiriyor olmaktan dolayı utanç duyuyormuĢ.
Ġki yılın sonunda bir gün çatlak kova ırmağın kıyısında sucuya seslenmiĢ. ―Kendimden utanıyorum ve senden özür dilemek istiyorum.‖ ―Neden?...‖ diye sormuĢ sucu. ―Niye utanç duyuyorsun?...‖
Kova cevap vermiĢ. ―çünkü iki yıldır çatlağımdan su sızdığı için taĢıma görevimin sadece yarısını
yerine getirebiliyorum. Benim kusurumdan dolayı sen bu kadar çalıĢmana rağmen, emeklerinin tam
karĢılığını alamıyorsun.‖ Sucu Ģöyle demiĢ. ―Patronun evine dönerken yolun kenarındaki çiçekleri
fark etmeni istiyorum.‖ Gerçekten de tepeyi tırmanırken çatlak kova patikanın bir yanındaki yabani
çiçekleri ısıtan güneĢi görmüĢ. Fakat yolun sonunda yine suyunun yarısını kaybettiği için kendini
kötü hissetmiĢ ve yine sucudan özür dilemiĢ. Sucu kovaya sormuĢ. ―Yolun sadece senin tarafında
çiçekler olduğunu ve diğer kovanın tarafında hiç çiçek olmadığını farkettin mi?... Bunun sebebi
benim senin kusurunu bilmem ve ondan yararlanmamdır. Yolun senin tarafına çiçek tohumları
ektim ve her gün biz ırmaktan dönerken sen onları suladın. Ġki yıldır ben bu güzel çiçekleri toplayıp onlarla patronumun sofrasını süsleyebildim. Sen böyle olmasaydın, o evinde bu güzellikleri
yaĢayamayacaktı.‖
50
ÖRNEK HĠKAYE ve YAZILAR
Hepimizin kendimize has kusurları vardır. Hepimiz aslında çatlak kovalarız. Allah‘ın büyük planında hiçbir Ģey ziyan edilmez. Kusurlarınızdan korkmayın. Onları sahiplenin.. Kusurlarınızda gerçek
gücünüzü bulduğunuzu bilirseniz eğer, siz de güzelliklere sebep olabilirsiniz.
Hayatın akıĢında eksikliklerinizi avantaja çevirebilirsiniz. Eksiklerinizden utanmak yerine size nasıl bir avantaj sağlayabileceğini bulabilirsiniz.
DEĞERĠNĠZĠ BĠLĠN
Ġyi bilinen bir konuĢmacı, seminerine 50 dolarlık bir banknotu göstererek baĢladı. 200 kiĢiyi bulan dinleyicilere, bu parayı kim ister diye sordu ve eller kalkmaya baĢladı. Ve konuĢmacı ―bu parayı
sizlerden birine vereceğim fakat öncelikle bazı Ģeyler yapacağım‖ dedi. Parayı önce buruĢturdu ve
dinleyicilere ―hala bu parayı isteyen var mı?‖ diye sordu, eller yine havadaydı. Bu sefer, konuĢmacı
―peki bu paraya Ģunları yaparsam?‖ dedi ve 50 doları yere attı onun üstüne bastı, ezdi, pisletti ve
para Ģimdi pis ve buruĢuktu, fakat eller yine havadaydı ve o parayı herkes istiyordu.
KonuĢmacı Ģöyle dedi:
―ArkadaĢlarım burada çok önemli bir Ģey öğrendiniz, burada paraya ne yaptıysam hiç önemli
değil onu yine de istiyorsunuz, çünkü benim ona yaptığım Ģeyler onun değerini düĢürmedi, o hala
50 dolar. Hayatımızda çoğu kez verdiğimiz kararlar veya hayat Ģartları nedeniyle hırpalanır, canımız
acıtılır, yerden yere vuruluruz, kendimizi kötü hissederiz, fakat ne olduğu veya ne olacağı önemli
değil, hiç bir zaman değerimizi kaybetmeyiz, temiz ya da pis, hırpalanmıĢ ya da kırılmıĢ, bunların
hiçbiri önemli değildir. Seni sevenler senin ne kadar değerli olduğunu her zaman bileceklerdir‖.
TEMĠZ OLMA
TEMĠZLĠK VE KÜLTÜR
Temizlik insanoğlunun hayatında vazgeçilmez faaliyetlerin baĢında gelmektedir. Vücudumuzun
temizliği, yaĢadığımız mekanların temizliği bizim için hem sağlık hem de saygınlık açısından son
derece mühimdir.
Dinimiz ibadetlerin yapılabilmesi için vücut temizliğini Ģart olarak görür. Günlük beĢ vakit namazın kılınabilmesi için öncelikle vücudun, daha sonra elbiselerin ve nihayetinde de ibadet edilecek olan mekanın temizliği mutlaka yapılmıĢ olmalıdır. Dinimizin temizliğe verdiği önemi en iyi
özetleyen söz ―Temizlik imandandır‖ hadisi olsa gerek. Bu hadis temiz olmayı Allah‘a inanmakla
bağdaĢtırması açısından önemlidir.
Türk milletinin gelenekleri ve örfünde de temizlik çok önemli bir yer tutmaktadır. Milletimizin
temizliğe verdiği değeri en iyi ―aslan yattığı yerden belli olur‖ atasözü göstermektedir. Bu söz Türk
52
ÖRNEK HĠKAYE ve YAZILAR
milleti için temizliğin bir kiĢilik göstergesi olduğunun veciz ifadesidir. Osmanlı Devleti döneminde
bu topraklarda yaĢayan insanlar için temizliğin ne demek olduğunu en iyi yabancı seyyahların kaleminden okuyabilirsiniz. Yabancı seyyahlar bu milletin temizliğini överken ellerinde külle dolaĢan
görevlilerin her türlü pis Ģeye hemen müdahale ettiklerini anlatır.
Temiz toplumtemiz insanlardan oluĢur. Mutlaka en yakınımızdan baĢlayarak ulaĢabildiğimiz her
yerde bu bilinçle hareket etmeliyiz.
Kanûnî Sultan Süleyman zamanında Ġstanbul‘a gelen bir Alman râhibi, 1560 tarihinde yazdığı
bir eserde Ģöyle demektedir:(Ġstanbul‘daki temizliğe hayran oldum. Burada herkes günde beĢ defa
yıkanır. Bütün dükkânlar tertemizdir. Sokaklarda pislik yoktur. Satıcıların elbiseleri üzerinde ufak bir
leke bile bulunmaz. Ayrıca ismine (hamam) dedikleri ve içinde sıcak su bulunan binalar vardır ki, buraya gelenler, bütün bedenlerini yıkarlar. Hâlbuki bizde insanlar pistir, yıkanmasını bilmezler.) Bugün
ise, Müslüman diyarları denilen yerlerde seyahat eden yabancılar, neĢrettikleri kitaplarda, (Bir doğu
memleketine gittiğimiz zaman, evvelâ burnumuza bir kokmuĢ balık ve süprüntü kokusu geliyor. Her
taraf pislik içindedir. Yerler tükürük ile doludur. Ötede beride toplanmıĢ süprüntü ve ölmüĢ hayvan
leĢlerine rastlanılır. Ġnsan böyle bir doğu memleketinden geçerken iğreniyor ve Müslümanların iddia
ettikleri gibi temiz olmadıklarını anlıyor.) demektedirler.Bugün, Ġslâm devleti ismini taĢıyan memleketlerde, îmân bilgileri bozulduğu gibi, temizliğe de tam riâyet olunmamaktadır. Fakat bunda kabâhat, Ġslâm dininde değil, Ġslâm dininin esasının temizlik olduğunu unutan kimselerdedir. Fakirlik, pis
olmak için bir mazeret teĢkil etmez. Bir insanın yere tükürmesinin, ortalığa pislik saçmasının para
ile hiçbir ilgisi yoktur. Böyle pislik yapanlar, Allah‘ın temizlik emrini unutan bedbahtlardır. Her müslüman, dinini iyi öğrense ve buna riâyet etmiĢ olsa, bu pislik hemen ortadan kalkar. O zaman, baĢka
milletler, Müslüman memleketleri ziyâret ettiklerinde, tıpkı orta çağda olduğu gibi, Müslümanların
temizliğine hayran kalırlar.
SAYGI
ÇĠVĠLĠ TAHTA HĠKAYESĠ
ArkadaĢları ile devamlı kavga eden sorunlu bir genç varmıĢ. Babası bir gün ona ders vermek
istemiĢ. Ona çivilerle dolu bir torba ve boĢ bir tahta vermiĢ. Oğluna:
- ArkadaĢların ile tartıĢıp kavga ettiğin zaman her sefer bu tahtaya bir çivi çakacaksın.
Genç, arkadaĢları ile yine kavga etmiĢ ve birinci günde tahta perdeye 30 çivi çakmıĢ. Sonraki
zamanlarda arkadaĢları ile iyi geçinmeye çalıĢmıĢ ve her geçen gün daha az çivi çakmıĢ.
Bir gün gelmiĢ ki hiç çivi çakmamıĢ. Babası onu yeniden tahtanın önüne götürmüĢ ve demiĢ ki:
- Bugünden baĢlayarak tartıĢmayıp kavga etmediğin her gün için tahtadan bir çivi sökeceksin.
53
ÖRNEK HĠKAYE ve YAZILAR
Günler sonra bir gün gelmiĢ ki tahtada ki her çivi çıkarılmıĢ. Babası oğluna:
- Aferin, arkadaĢlarınla iyi geçiniyorsun. Bütün çivileri tahtadan söktün ama tahtada artık çok
delik var. Eskisi gibi olmayacak. Her delik arkadaĢlarınla kavga ettiğin zaman söylediğin kötü sözlerdir. ArkadaĢların seni affetse de izleri hep kalacak ve bu delikler kapanmayacak. ArkadaĢlarına değer
vermelisin. Unutma ki her zaman onların yardımına, dostluğuna ihtiyacın olacak.
AFFET BABACIĞIM
Evliliğinden beri evinde kalan babası yüzünden eĢiyle sürekli tartıĢıyordu.EĢi babasını istemiyor
ve onun evde bir fazlalık olduğunu düĢünüyordu.TartıĢmalar bazen inanılmaz boyutlaraulaĢıyordu.
Yine böyle bir tartıĢma anında eĢi bütün bağları kopardı ve ‗Ya ben giderim, ya da baban bu evde
kalmayacak‘ diyerek rest çekti.
EĢini kaybetmeyi göze alamazdı. Babası yüzünden çıkan tartıĢmalar dıĢında mutlu bir yuvası
sevdiği ve kendini seven bir eĢi ve bir de çocukları vardı. EĢi için çok mücadele etmiĢti evliliği sırasında. Ailesini ikna etmek için çok uğraĢmıĢ ve çok sorunlarla karĢılaĢmıĢtı. Hala onu ölürcesine
seviyordu. Çaresizlik içinde ne yapacağını düĢündü ve kendince bir çözüm yolu buldu. Yıllar önce
avcılık merakı yüzünden kendisi için yaptırdığı kulübe tipi dağ evine götürecekti babasını. Haftada
bir uğrayacak ve ihtiyacı neyse karĢılayacak, böylelikle eĢiyle de bu tür sorunlar yaĢamayacaktı. Babasına lazım olacak bütün malzemeleri hazırladıktan sonra yatalak babasını yatağından kaldırdı ve
kucakladığı gibi arabaya attı. Oğlu Can ‗Baba ben de seninle gelmek istiyorum‘ diye ısrar edince onu
da arabaya aldı ve birlikte yola koyuldular.
KarakıĢın tam ortalarıydı ve korkunç bir soğuk vardı. Kar ve tipi yüzünden yolu zor seçiyorlardı.
Minik Can sürekli babasına ‗Baba nereye gidiyoruz ?‘ diye soruyor ama cevap alamıyordu. Öte yandan nereye götürüldüğünü anlayan yaĢlı adamsa gizli gizli gözyaĢı döküyor oğlu ve torununa belli
etmemeye çalıĢıyordu. Saatler süren zorlu yolculuktan sonra dağ evine ulaĢtılar. Epeydir buraya
gelmemiĢti. Baraka tipindeki dağ evi artık çürümeye yüz tutmuĢ, tavan akıyordu. Barakanın bir
köĢesini temizledi hazırladı ve arabadan yüklendiği yatağı oraya itina ile serdi. Sonra diğer malzemeleri taĢıdı. En son da babasını sırtlayarak yatağa yerleĢtirdi. Tipi adeta barakanın içinde hissediliyordu. Barakanın içinde fırtına vardı adeta. Çaresizlik içinde babasını izledi. Daha Ģimdiden üĢümeye
baĢlamıĢtı. Yarın yine gelir bir yorgan ve birkaç battaniye getiririm diye düĢündü. Öyle üzgündü ki
Dünya baĢına göçüyor gibiydi. O bu duygular içindeyken babası yüreğine bıçak saplanmıĢ gibiydi.
Yıllarca emek verdiği oğlu tarafından bir barakaya terk ediliyordu. Gururu incinmiĢti içi yanıyordu
ama belli etmemeye çalıĢıyordu. Minik Can ise olanlara hiçbir anlam veremiyordu. Anlamsızca ama
dedesinden ayrılacak olmanın vermiĢ olduğu üzüntüyle sadece seyrediyordu. Artık gitme zamanıydı.
54
ÖRNEK HĠKAYE ve YAZILAR
Babasının yatağına eğildi yanaklarını ve ellerini defalarca öptü. Beni affet der gibi sarıldı, kokladı.
Artık ikisi de kendine hakim olamıyor ve hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. Buna mecburum der gibi baktı
babasının yüzüne ve Can‘ın elini tutup hızla barakayı terk etti.
Arabaya bindiler. Can yola çıktıklarında ağlamaya baĢladı neden dedemi o soğuk yerde bıraktın
diye. Verecek hiçbir cevap bulamıyordu, annen böyle istiyor diyemiyordu. Can ‗Baba sen yaĢlandığında bende seni buraya mı getireceğim‘ diye sorunca Dünyası baĢına yıkıldı. O sorunun yöneltilmesiyle
birlikte deliler gibi geri çevirdi arabayı. Barakaya ulaĢtığında ‗Beni affet baba‘ diyerek babasının
boynuna sarıldı. Baba oğul sıkı sıkı sarılmıĢ ve çocuklar gibi hıçkıra hıçkıra ağlıyorlardı. Oğlu ‗Baba
beni affet, sana bu muameleyi yaptığım için beni affet‘ diye hatasını belli ediyordu.. Babası oğlunun
bu sözlerine en anlamlı cevabı veriyordu...
―Geri geleceğini biliyordumyavrum. Ben babamı dağ baĢına atmadımki, sen beni atasın.Beni bu
dağda bırakmayacağını biliyordum.‖
CÖMERTLĠK
HZ. EBU BEKĠR’ĠN CÖMERTLĠĞĠ
Cömertlik denilince, cömertlikten bahsedilince ilk akla gelen insan ve onun örnek bir hatırasını
Hz. Ömer anlatıyor:
Sıddık‘ı geçebilmek mümkün mü? Bir gün kendi kendime dedim ki; Allah Resulü istediğin de,
fakirler için bir Ģeyler getirin dediğinde ben bütün malımın yarısını getireceğim. HerĢeyimin yarısını.
Belki Ebu Bekir‘i geçerim. Aldım ve getirdim. Allah Resulünün yanında yere koydum. Dedim;
-―Ya Resulüllah! HerĢeyimin yarısınıgetirdim.‖
Sonra Ebu Bekir‘i bekliyordum. O gelsin. Diyorum ki, ―Ömer, bu sefer Ebu Bekir‘i geçeceksin‖ bu bir
kıskanma değildi. Rahmette yarıĢmaydı. Biraz sonra baktım Sıddık‘ı Ekber geliyor. Develeri tutu vermiĢ, develerin yularından yığınla deve var. Arkasından getirdi oraya hepsini koyu verdi. Üzerinde ince
bir elbise vardı. Hafif bir rüzgâr vardı. Soğuk vardı. Belli ki Sıddık üĢüyordu. Develerin yularını bıraktı ve
oturdu. Allah Resulü bakıyordu ona, develerin üzerinde evindeki her Ģeyi getirmiĢti. Belli ki Sıddık dünya mata -ı adına hiç ama hiçbir Ģey bırakmamıĢtı.‖ Allah Resulü bunu anlıyordu. Tekbir cümle sordu;
-―Ey Ebu Bekir! Kendine ve çoluk çocuğuna ne bıraktın. Her Ģeyi getirmiĢsin. Yerdeki halıyı, kilimi
bile getirmiĢsin. Ne bıraktın kendine?‖ Tekbir cümle, Sıddık‘ın dudaklarında;
-‖Onlara Allah ve Resulünü bıraktım. Allah ve peygamberinden baĢka hiçbir Ģeye ihtiyacımız yok
bizim.‖ Medine susuyordu.
Sonra Cebrail iniyordu. O âlem, o anı fahri kâinata iniyordu. Diyordu ki;
55
ÖRNEK HĠKAYE ve YAZILAR
-―Allah selam gönderdi. Dedi ki, ben Ebu Bekir‘den razıyım. Ebu Bekir benden razı mıdır?‖ Allah
sorduruyor, Allah biliyor razı olduğunu. Allah Resulünün yüzü ay gibi parlıyordu o anda. Ümmetimden birisi öyle bir makama gelmiĢ ki;
-―Ebu Bekir diyordu. Sana müjdeler olsun. Demin Cebrail geldi. Allah soruyor, ―Ebu Bekir bizden
razımı?‖
Ebu Bekir ağlayarak ayağa kalkar;
-―Ben kimim ki, Allah‘tan razı olmayacağım.‖
DELĠKANLI
Delikanlı yapmıĢ olduğu iyiliğin makbule geçeceğini daha iĢin baĢındayken biliyordu. Yol kenarında ağlayan dört beĢ yaĢlarındaki çocuğun kaybolduğunu anlamıĢ ve onun nereden geldiğini
soruĢturduktan sonra bir taksiye bindirip evine getirmiĢti. Fakat delikanlı, aradığı evi bulduğunda
büyük bir hayal kırıklığına uğradı. Yol boyunca gözü önünde canlandırdığı yüzme havuzlu ve uydu
antenli villanın yerine, karĢısında derme çatma bir gecekondu duruyordu. Üstelik kapıyıda çocuğun
dedesi açmıĢ ve torununa hasretle sarıldıktan sonra, kendisine teĢekkür edip cebine birkaç kuruĢ
bırakmıĢtı.
Delikanlı, sohbet sırasında çocuğun anne ve babasının kaza sonucunda vefat ettiğini öğrenmiĢ
ve yaĢlı adamın bir ara ağlamasından istifade ederek cebine konulanları kontrol etmeyi becermiĢti.
Üç beĢ tane bozuk para, koskoca ceket cebinin köĢesini bile doldurmuyordu. Evin haline bakılırsa
yaĢlı adam oldukça fakirdi. Ama hiç olmazsa taksi parasını karĢılayacak kadar bahĢiĢ veremez miydi?
Delikanlının yüklü bir hediyeyle ―yolunu bulma‖ hayalleri yıkılmıĢ ve içinde bir Ģeyler kıpırdamaya baĢlamıĢtı. AnlaĢılan tahammül edilemeyecek derecedecimri bir ihtiyarile karĢı karĢıyaydıve ona
mutlaka bir ders vermesi gerekiyordu. YaĢlı adamın yüzüne dik dik bakarken cebindeki bozuklukları
avuçladı ve çocuğun ayakları dibine fırlatarak; ―Git de kendine oyuncak al ufaklık.‖ dedi. Böylelikle
cömertlik nedir öğrenmiĢ olursun. Yavrucak yere eğilerek paraları topladığında delikanlının gözleri
yerinden çıkacak gibi oldu. Çocuğun küçücük avuçlarında, dört beĢ tane altın parlıyordu.
TASARRUF VE TUTUMLULUK
Tasarruf ve tutumluluk,
Öyle iki sözcük ki,
Evim, çevrem ve yurduma,
Öyle iyi hizmet ki.
56
ÖRNEK HĠKAYE ve YAZILAR
Gereksiz yanmasın ıĢık.
BoĢa sular akmasın.
Yiyecekler, giyecekler,
Sakın çöpe atılmasın.
Küçük, büyük her yurttaĢın
En asil görevidir.
Gerek var mı takibe hiç,
Tutumlu olmak için.
Cebimdeki paramı,
ġart mı bugün bitirmek?
Defter, kalem, silgimi
Düzensizce bitirmek.
ArkadaĢlar iĢte bizi,
Bekliyor yurt hizmeti.
Tasarruf ve tutumluluk,
Ġlk görevimiz haydi!
Vedat KÜÇÜKLER
BEN TUTUMLU ÇOCUĞUM
Ben tutumlu çocuğum.
Bana öğretti anam.
Ben tutumlu çocuğum.
Fazla para harcamam.
Budur tutum usulü,
KoĢmalı yerlilere.
Yurdun yerli ürünü
YakıĢmalı herkese.
Her gün bilgi atarız,
Kafamız kumbaradır.
Yarın bilgi satarız,
Bu bilgiler paradır.
Bugün derse çalıĢan,
57
ÖRNEK HĠKAYE ve YAZILAR
Sonra para kazanır.
ÇalıĢmaya alıĢan,
Yarınını kazanır.
Sağlıksız pis olanın,
Ġyi olmaz yarası.
Böyle baĢta olanın,
Yoktur ilaç parası.
Sağlıklı, sağlam olmak,
Tutumluluk demektir.
Tutumlu çocuk olmak,
Vatanını sevmektir.
Celal Sıtkı GÜRLER
HOġGÖRÜ VE ALÇAKGÖNÜLLÜK
KUMA YAZMAK HĠKAYESĠ
Ġki arkadaĢ çölde yürüyorlarmıĢ. Yolculuğun bir anında aralarında bir münakaĢa olur ve biri sinirlenerek diğerine tokat atar.Tokadıyiyenin canı acımıĢ ama bir Ģey söylemeden kuma Ģöyle yazmıĢ:
―BUGÜN EN ĠYĠ ARKADAġIM BANA TOKAT ATTI―
Birlikte yürümeye devam ederler sonunda bir vahayagelirler ve suya girmeye karar verirler. Tokadı yiyen adam bataklığa bir anda saplanır ve boğulmaya baĢlar ki arkadaĢı hemen kurtarır. Boğulmaktan kurtulduktan sonra bir taĢa Ģöyle yazar:
―BUGÜN EN ĠYĠ ARKADAġIM HAYATIMI KURTARDI―.
Tokadı atan ve hayat kurtaran sorar:
- Tokat attığımda kuma yazdın Ģimdi neden taĢa yazdın?
Diğeri cevaplar:
- Birisi canımızı yaktığında kuma yazmalıyız ki bağıĢlama rüzgarı silebilsin ama biri bizim için iyi
bir Ģey yaparsa taĢa kazımalıyız ki hiçbir rüzgar silemesin.
DAMLA
Buluttan bir damlacık indi denize. Enginliği görünce utandı.
Kendi kendine, ‗Denizin karĢısında ben de kimimki... Onun varlığına göreben yok sayılırım‘ dedi.
58
ÖRNEK HĠKAYE ve YAZILAR
Kendisini küçük gördüğü için sedef gönlünü açtı ona, bağrına bastı ve korudu.
Kader onu o denli yüceltti.Naz ile besledi damlacığı sedef. ki, sultanların tacına kondurdu sonra
inci olarak.
Damla kendisini alçak gördüğünden yüceldi, yokluk kapısına kapılandığı için var oldu.
GÜVENĠLĠRLĠK
ÜÇ HEYKEL
Ġki komĢu ülkenin hükümdarları birbirleriyle savaĢmazlar, ama her fırsatta birbirlerini rahatsız
ederlerdi. Doğum günleri, bayramlarda ilginç armağanlar göndererek karĢıdakine zekâ gösterisi yapma fırsatlarıydı.
Hükümdarlardan biri, günün birinde ülkesinin en önemli heykeltıraĢını huzuruna çağırdı. Ġstediği, birer karıĢ yüksekliğinde, altından, birbirinin tıpatıp aynısı üç insan heykeli yapmasıydı. Aralarında bir fark olacak ama bu farkı sadece ikisi bilecekti. Heykeller hazırlandı ve doğum gününde komĢu
ülke hükümdarına gönderildi. Heykellerin yanına bir de mektup konmuĢtu. ġöyle diyordu heykelleri
yaptıran hükümdar:
―Doğum gününü bu üç altın heykelle kutluyorum. Bu üç heykel birbirinin tıpatıp aynısı gibi görünebilir. Ama içlerinden biri diğer ikisinden çok daha değerlidir. O heykeli bulunca bana haber ver.‖
Hediyeyi alan hükümdar önce heykelleri tarttırdı. Üç altın heykel gramına kadar eĢitti. Ülkesinde
sanattan anlayan ne kadar insan varsa çağırttı. Hepsi de heykelleri büyük bir dikkatle incelediler
ama aralarında bir fark göremediler. Günler geçti. Bütün ülke hükümdarın sıkıntısını duymuĢtu ve
kimse çözüm bulamıyordu. Sonunda, hükümdarın fazla isyankâr olduğu için zindana attırdığı bir
genç haber gönderdi. Ġyi okumuĢ, akıllı ve zeki olan bu genç, hükümdarın bazı isteklerine karĢı çıktığı
için zindana atılmıĢtı. BaĢka çaresi olmayan hükümdar bu genci çağırttı. Genç önce heykelleri sıkı
sıkıya inceledi, sonra çok ince bir tel getirilmesini istedi. Teli birinci heykelciğin kulağından soktu, tel
heykelin ağzından çıktı.
Ġkinci heykele de aynı iĢlemi yaptı. Tel bu kez diğer kulaktan çıktı. Üçüncü heykelde tel kulaktan
girdi ama bir yerden dıĢarı çıkmadı. Ancak telin sığabileceği bir kanal kalp hizasına kadar iniyor,
oradan öteye gitmiyordu. Hükümdar heykelleri gönderen komĢu hükümdara cevabı yazdı:
―Kulağından gireni ağzından çıkartan insan makbul değildir. Bir kulağından giren diğer kulağından çıkıyorsa, o insan da makbul değildir. En değerli insan, kulağından gireni yüreğine gömen
insandır.‖
59
ÖRNEK HĠKAYE ve YAZILAR
MEHMET AKĠF ERSOY
M.Akif bir gün arkadaĢlarından EĢref EDĠP‘LE öğle yemeğinde buluĢmak için sözleĢmiĢlerdi. EĢref
EDĠP Vaniköy‘de oturuyordu; kendisi Beylerbeyinde. Öğleden bir saat evvel oraya gidecekti. O gün
öyle bir yağmur vardı ki, her taraf sel oldu.EĢref EDĠP, Mehmet AKĠF‘ĠN böyle bir yağmurda gelmeyeceğini düĢünmüĢtü.Bu sebeple hizmetçiye döneceğini söyleyerek, evden çıkıp yakın bir komĢuya
gitti.Yağmurdevam ediyordu.O evden çıktıktan bir süre sonra Mehmet Akif, o yağmura rağmen EĢref
EDĠP‘in evine gelmiĢti.
EĢref EDĠP, evine döndüğünde onun geldiğini hizmetçiden öğrenmiĢti. Akif sırılsıklam bir halde
olmasına rağmen içeriye girmemiĢ, ‗‘selam söyle‘‘ diyerek yağmura aldırmadan gerisin geriye gitmiĢti.
EĢref EDĠP ertesi gün kendisini bulmuĢ durumu anlatarak özür dilemek istemiĢti. Ama Mehmet
Akif bu olaydan dolayı kırılmıĢtı.Ve EĢref EDĠP‘e Ģu unutulmayacak cevabı veriyordu.
— Bir söz ya ölüm veya ona yakın bir felaketle yerine getirilmezse mazur görülebilir….
ÇALIġKANLIK
AZMĠN ZAFERĠ
Timurlenk bir savaĢta kaybeder ve düĢmandan kaçarken bir mağaraya sığınır.Orada,‖Benim için
her Ģey bitti artık‖diye kara kara düĢünmeye baĢlar.Derken Timurlenk‘in gözü mağarada bulunan bir
karıncaya takılır.Karınca bir parça ekmeği alır ve duvara tırmanmaya çalıĢır.Fakat her seferinde düĢer.Bıkmadan usanmadan karınca on iki defa dener ve on üçüncü denemesinde duvara tırmanmayı
baĢarır.
Bu olayı gören Timurlenk karıncadan büyük bir ilhamalır ve bütün gücünütoplayarak mağaradan
dıĢarı çıkar.Ordusunu etrafına toplar ve askerlerini motive ederek yeniden savaĢa hazır hale getirir.
Bu motivasyonla savaĢa baĢlayanTimurlenk ve ordusu savaĢı kazanır.(Her birimizin hayatını etkileyen bir kelime,bir söz veya bir olay vardır.Önemli olan etrafımızdaki bu olayların farkında olmak ve
onlardan ders çıkarmaktır.Eğer etrafımıza biraz daha dikkatle bakarsak,bizi baĢarıya ve mutluluğa
götürecek birçok ilham kaynağı görebiliriz.)
DüĢündüren Öyküler-OĞUZ SAYGIN
EN ĠYĠSĠ SEN OL...
Dağ tepesinde bir çam olamazsan,
Vadide bir çalı ol. Ama,
Dere kenarındaki en iyi küçük çalı sen olmalısın.
60
ÖRNEK HĠKAYE ve YAZILAR
Çalı olamazsan bir avuç ot ol.
Bir yola neĢ‘e ver.
Bir nilüfer olamazsan bir saz ol. Ama,
Gölün içindeki en canlı saz sen olmalısın.
Hepimiz kaptan olamayız, tayfa olmaya da mecburuz.
Burada hepimiz için birer iĢ var.
Cadde olamazsan, sokak ol.
Kazanmak ya da kaybetmek ölçü değildir
Her ne isen onun en iyisi sen ol...
Ralph Waldo EMERSON
KURBAĞA
Günlerden bir gün kurbağaların yarıĢı varmıĢ. Hedef, çok yüksek bir kulenin tepesine çıkmakmıĢ.
Kurbağalar da arkadaĢlarını seyretmek için toplanmıĢlar.
YarıĢ baĢlamıĢ. Gerçekte seyirciler arasında hiç biri yarıĢmacıların kulenin tepesine çıkacağına
inanmıyormuĢ. Sadece Ģu sesler duyulabiliyormuĢ:
―Zavallılar‖
―Hiçbir zaman baĢaramayacaklar!‖
YarıĢmaya baĢlayan kurbağalar kulenin tepesine ulaĢamayınca teker teker yarıĢı bırakmaya baĢlamıĢlar. içlerinden sadece birtanesi inatla, yılmadan kuleye tırmanmaya çalıĢıyormuĢ.
Seyirciler bağırıyorlarmıĢ:
―Zavallılar‖ Hiçbir zaman baĢaramayacaklar!...
Sonunda bir tanesi hariç, diğer kurbağaların hepsinin ümitleri kırılmıĢ yarıĢı bırakmıĢlar. Ama
kalan son kurbağa büyük bir gayret ile mücadele ederek kulenin tepesine çıkmayı baĢarmıĢ.
Diğerleri hayret içinde bu iĢi nasıl baĢardığını öğrenmek istemiĢler. Bir kurbağa ona yaklaĢmıĢ,
sormuĢ bu iĢi nasıl baĢardın diye. O anda farkına varmıĢlar ki... Kuleye çıkan kurbağa sağırmıĢ!
BaĢkalarının size engel olmasına izin vermeyin.ÇalıĢın…
UTANSIN
Tohum saç, bitmezse toprak utansın!
Hedefe varmayan mızrak utansın!
Hey gidi küheylân koĢmana bak sen!
Çatlarsan, doğuran kısrak utansın!
60
ÖRNEK HĠKAYE ve YAZILAR
Eski çınar Ģimdi Noel ağacı;
Dallarda iğreti yaprak utansın!
Ustada kalırsa bu öksüz yapı,
Onu sürdürmeyen kısrak utansın!
Ölümden ilerde varıĢ dediğin,
Geride ne varsa, bırak utansın!
Ey binbir tanede solmayan tek renk,
BayraklaĢmıyorsan bayrak utansın!
Necip Fazıl KISAKÜREK
NASĠHAT
Kulak ver sözüme dinle arkadaĢ!
Uyma lak lak edip gülüĢenlere!
MeĢgul eder seni iĢinden eyler,
KarıĢırsın tembel, periĢanlara
Adım at ileri, geriye bakma!
Bir sağlam iĢ tut, elden bırakma!
Saçma sapan sözler, hep delme takma,
Allah‘ın yardımı çalıĢanlara!
Ġleriyi gören, geriye bakmaz!
Tuttuğu iĢi elden bırakmaz!
Allah cömert ama ekmek bırakmaz,
Oturup geçmiĢi konuĢanlara!
Maziye karıĢmıĢ yıllarda, ayda!
GeçmiĢi konuĢmak, sağlamaz fayda!
Gören göze ibret vardır her iĢte!
Seyret gökyüzünde yarıĢanları!!
AĢık VEYSEL
62
ÖRNEK HĠKAYE ve YAZILAR
MĠSAFĠRPERVERLĠK
Genç adam, antika merakı sebebiyle Anadolu‘nun en ücra köĢelerini dolaĢıyor ve gözüne kestirdiği malları yok pahasına satın alarak yolunubuluyordu. KıĢ kıyamet demeden sürdürdüğü seyahatler sırasında baĢına gelmeyen kalmamıĢ gibiydi.
Fakat, bu seferki hepsinden farklı görünüyordu. Yolları kapatan kar yüzünden arabasını terk etmiĢ ve yoğun tipi altında donmak üzereyken, bir ihtiyar tarafından bulunup onun kulübesine davet
edilmiĢti. YaĢlı adam, antikacının yürümesine yardım ederken:
- Günlerdir hasta olduğumdan, odun kesmek için ilk defa dıĢarıya çıktım,‖ dedi. ―Meğer seni
bulmak için iyileĢmiĢim.‖
Diz boyuna varan karla boğuĢup kulübeye geldiklerinde,antikacının beyaz göre göre donuklaĢan
gözleri fal taĢı gibi açıldı. Odanın orta yerindeki kuzinenin etrafını saran üç-dört iskemle, onun Ģimdiye kadar gördüğü en güzel antikalar olmalıydı.
Saatlerdir kar içinde kalan vücudu bir anda ısınmıĢ, buzları bir türlü çözülmeyen patlıcan moru
suratını ateĢler kaplamıĢtı. YaĢlı adam, misafirini yatırmak için acele ediyordu. Ona birkaç lokma
ikram edip sedirdeki yatağını hazırlarken
- Bugün soba yakamadımevladım, dedi. Ama bu yorganlar seni ısıtacaktır.
Ev sahibi, yıllar önce vefat eden eĢiyle paylaĢtıkları odaya geçerken, antikacı da tiftikten örülen
battaniyelerin arasına gömüldü. Ancak bütün yorgunluğuna rağmen bir türlü uyuyamıyordu. Ertesi
gün gitmeden önce ne yapıp yapıp o iskemleleri almalı, bunun için de iyi bir senaryo uydurmalıydı.
Mesela, hayatını kurtarmasına karĢılık ihtiyara birkaç koltuk satın alabilir ve eskimiĢ olduğu
bahanesiyle dıĢarıya çıkarttığı iskemleleri, çaktırmadan minibüsün arkasına atabilirdi. Hatta onları
kaptığı gibi kaçmak bile mümkündü. Yürümeye dahi mecali olmayan ihtiyar, sanki onun peĢinden
koĢacak mıydı?
Genç adam, kafasındaki fikirleri olgunlaĢtırmaya çalıĢırken dalıp dalıp gidiyor verüzgarın sesiyle
uyandığı zamanlar, kaldığı yerden devam ediyordu. Bu arada yaĢlı adamın sabah namazına kalktığını fark etmiĢ, hatta hayal meyal olsa bile odun parçaladığını duymuĢtu.Gözlerini açtığında, onun
kuzine üzerinde yemek piĢirdiğini gördü ve etrafına bakınırken, birden iskemleleri hatırladı. Hafifçe
doğrulup çevresine baktı: Aman Allah‘ım! Antikalardan hiçbiri ortada yoktu.
Ġhtiyar kurt, herhalde planını hissetmiĢ ve belki de uykudaki konuĢmasını duyarak onları emin
bir yere kaldırmıĢtı. Sakin görünmeye çalıĢarak:
- Ġliğim kemiğim ısınmıĢ, dedi. Çorbanız da güzel koktu doğrusu. Ama akĢamki iskemleleri göremiyorum.
YaĢlı adam, odanın köĢesine yığdığı iskemle parçalarından birini daha sobaya atarken
-Ġskemle dediğin, dünya malı be evladım, dedi. Biz misafirimizi üĢütür müyüz?
Burak Türkmen‘den
63
ÖRNEK HĠKAYE ve YAZILAR
SABIRLI OLMA
KAHVE
Bir zamanlar her Ģeyden sürekli, Ģikayet eden,hayatın ne kadar berbat olduğundan yakınan bir
kız vardı.Hayat, ona göre, çok karmaĢık ve sürekli savaĢmaktan, mücadele etmekten yorulmuĢtu.
Bir problemi çözer çözmez, bir yenisi çıkıyordu karĢısına.
Yine kızın bu yakınmaları karĢısında, mesleği aĢçılık olan babası ona bir hayat dersi vermeye
niyetlendi.Bir gün onu mutfağa götürdü üç ayrı cezveyi suyla doldurdu ve ateĢin üzerine koydu. Cezvelerdeki sular kaynamaya baĢlayınca, bir cezveye bir patates, diğerine bir yumurta, sonuncusuna
da kahve çekirdeklerini koydu.. Daha sonra kızına tek kelime etmeden, beklemeye baĢladı. Kızı da
hiçbir Ģey anlamadı, bu faaliyeti seyrediyorve sonundakarsılaĢacağıĢeyi görmeyi bekliyordu. Ama o
kadar sabırsızdı ki, sızlanmaya ve daha ne kadar bekleyeceklerini sormaya baĢladı. Babası onun bu
ısrarlı sorularına cevap vermedi. Yirmi dakika sonra, adam, cezvelerin altındaki ateĢi kapattı.
Birinci cezveden patatesi çıkardı ve bir tabağa koydu. Ġkincisinden yumurtayı çıkardı, onu da bir
tabağa koydu.Daha sonra son cezvedeki kahveyi bir fincana boĢalttı.
Kızına dönerek sordu:
- Ne görüyorsun ?
- Patates, yumurta ve kahve !! diye alaylı bir cevap verdi kızı.
Daha yakından bak bir de dedi baba, patatese dokun.Kız denileni yaptı;ve patatesin yumuĢamıĢ
olduğunu söyledi.
Aynı Ģekilde,yumurtayı da incele. Kız,kabuğunu soyduğu yumurtanın katılaĢtığını gördü.
Sonunda kızının kahveden bir yudum almasını söyledi. Söylenileni yapan kızın yüzüne, kahvenin
nefis tadıyla bir gülümseme yayıldı.
Ama yinede bütün bunlardan bir Ģey anlamamıĢtı:
Bütün bunlar ne anlama geliyor baba ?
Babası, patatesin de, yumurtanın da, kahve çekirdeklerinin de ayni sıkıntıyı yasadıklarını, yani
kaynar suyun içinde kaldıklarını anlattı. Ama her biri bu sıkıntının karĢısında farklı tepkiler vermiĢlerdi. Patates daha ince sert, güçlü ve tavizsiz görünürken,kaynar suyun içine girinceyumuĢamıĢ ve
güçten düĢmüĢtü.Yumurta ise çok kırılgandı; dıĢındaki ince kabuğu içindeki sıvıyı koruyordu. Ama
kaynar suda kalınca,yumurtanın içi sertleĢmiĢ ve katılaĢmıĢtı.
Ancak, kahve çekirdekleri bambaĢkaydı. Kaynar suyun içinde kalınca,kendileri değiĢtiği gibi suyu
da değiĢtirmiĢlerdi ve ortaya tamamen yeni bir Ģey çıkmıĢtı.
Sen hangisisin? diye sordu kızına. Bir sıkıntı kapını çaldığında nasıl tepki vereceksin ?
Patates gibi yumuĢayıp ezilecek misin? Yumurta gibi kalbini mi katılaĢtıracaksın? Yoksa, kahve
çekirdekleri gibi, baĢına gelen her olayın duygularını olgunlaĢtırmasına ve hayatına ayrı bir tat katmasına izin mi vereceksin.
64
ÖRNEK HĠKAYE ve YAZILAR
86400 SANĠYE
Bankada bir hesap sahibi olduğunu düĢün, hesabına her sabah 86.400 dolar para yatırılıyor,
fakat bu paranın hepsini akĢama kadar harcamak zorundasın, ertesi güne transferedilemez. Paranı
kullansan da kullanmasan da hesap her akĢam sıfırlanıyor. Ne yaparsın?Tabii ki hepsini harcamaya
çalıĢırsın; Hepimiz, ―Zaman‖ adlı bu bankanın müĢterileriyiz.
Her sabah 86.400 saniyeyesahip oluyoruz; yarına transfer edilemez, Her sabah hesabımız dolar,
her akĢam boĢalır. Geri dönüĢ yok, saniyelerini Ģu anı yaĢayarak harca, en iyisi bunlarla yatırım yap.
Mutluluk, sağlık ve baĢarı için. Zaman kaçıyor. Her gün için en iyisini yap.
Bir senenin değerini anlamak için sınıfta kalmıĢ bir öğrenciye sor.
Bir ayın değerini anlamak için, 8 aylık bir bebek doğuran anneye sor.
Bir haftanın değerini anlamak için, haftalık dergi çıkaran bir çilekeĢe,
Bir saatin değerini anlamak için, kavuĢmayı bekleyen sevgililere sor.
Bir dakikanın değerini anlamak için, treni kaçıran yolcuya sor.
Bir saniyenin değerini anlamak için, bir kazayı önleyemeyensürücüyesor.
Bir saniyenin yüzde birinin değerini anlamak için olimpiyatlarda gümüĢ madalya kazanan koĢucuya sor.
Her anını değerlendir, her dakikanı çok özel biriyle paylaĢ. Zamanına ortak edebileceğin kadar
özel biriyle.
Unutma! Zaman hiç kimse için durmaz. GeçmiĢ zaman tarihtir. Gelecek zaman sırlar,meçhullerle
dolu.
Sadece Ģu an sana verilen gerçek bir armağandır.
Bu hafta dostluk haftası olsun. ArkadaĢlar bulunmaz mücevherlerdir. Bizi üzerler, cesaretlendirirler ve zaman zaman avuturlar. Kalplerini bize açarlar. ArkadaĢlarına, onları sevdiğini göster.
ArkadaĢlık mesajını herkese gönder, cevap alırsan bütün hayatın için bir dostun bulunduğunu
anlarsın.
Onlara ne kadar çok ihtiyacın olduğunu ve senin için ne kadar önemli olduklarını dikkatle denersen görürsün....
Ahmet Kabaklı hocanın Türkiye Gazetesindeki köĢesinden alınmıĢtır...
ACELE KARAR VERMEYĠN...
Çin düĢünürü Lao Tzu‘nun öyküsü...
Köyün birinde bir yaĢlı adam varmıĢ. Çok fakirmiĢ ama Kral bile onu kıskanırmıĢ... Öyle dillere
destan bir beyaz atı varmıĢ ki, kral bu at için ihtiyara nerdeyse hazinesinin tamamını teklif etmiĢ
ama adam satmaya yanaĢmamıĢ..
65
ÖRNEK HĠKAYE ve YAZILAR
―Bu at, bir at değil benim için; bir dost, insan dostunu satar mı‖ dermiĢ hep. Bir sabah kalkmıĢlar
ki, at yok. Köylü ihtiyarın baĢına toplanmıĢ: ―Seni ihtiyar bunak, bu atı sana bırakmayacakları, çalacakları belliydi. Krala satsaydın, ömrünün sonuna kadar beyler gibi yaĢardın. ġimdi ne paran var, ne
de atın‖ demiĢler...
Ġhtiyar: ―Karar vermek için acele etmeyin‖ demiĢ. ―Sadece at kayıp‖ deyin, ―Çünkü gerçek bu. Ondan ötesi sizin yorumunuz ve verdiğiniz karar. Atımın kaybolması, bir talihsizlik mi, yoksa bir Ģans
mı? Bunu henüz bilmiyoruz. Çünkü bu olay henüz bir baĢlangıç. Arkasının nasıl geleceğini kimse
bilemez.‖
Köylüler ihtiyar bunağa kahkahalarla gülmüĢler. Aradan 15 gün geçmeden at, bir gece ansızın
dönmüĢ... Meğer çalınmamıĢ, dağlara gitmiĢ kendi kendine. Dönerken de, vadideki 12 vahĢi atı peĢine takıp getirmiĢ. Bunu gören köylüler toplanıp ithiyardan özür dilemiĢler.
―Babalık‖ demiĢler, ―Sen haklı çıktın. Atının kaybolması bir talihsizlik değil adeta bir devlet kuĢu
oldu senin için, Ģimdi bir at sürün var..‖
―Karar vermek için gene acele ediyorsunuz‖ demiĢ ihtiyar. ―Sadece atın geri döndüğünü söyleyin.
Bilinen gerçek sadece bu. Ondan ötesinin ne getireceğini henüz bilmiyoruz. Bu daha baĢlangıç.
Birinci cümlenin birinci kelimesini okur okumaz kitap hakkında nasıl fikir yürütebilirsiniz?‖
Köylüler bu defa açıkça ihtiyarla dalga geçmemiĢler, ama içlerinden ―Bu herif sahiden geri zekalı‖
diye geçirmiĢler... Bir hafta geçmeden, vahĢi atları terbiye etmeye çalıĢan ihtiyarın tek oğlu attan
düĢmüĢ ve ayağını kırmıĢ. Evin geçimini temin eden oğul Ģimdi uzun zaman yatakta kalacakmıĢ.
Köylüler gene gelmiĢler ihtiyara. ―Bir kez daha haklı çıktın‖ demiĢler.
―Bu atlar yüzünden tek oğlun, bacağını uzun süre kullanamayacak. Oysa sana bakacak baĢkası
da yok. ġimdi eskisinden daha fakir, daha zavallı olacaksın‖ demiĢler. Ġhtiyar ―Siz erken karar verme
hastalığına tutulmuĢsunuz‖ diye cevap vermiĢ.
―O kadar acele etmeyin. Oğlumbacağını kırdı. Gerçek bu. Ötesi sizin verdiğiniz karar. Ama acaba
ne kadar doğru. Hayat böyle küçük parçalar halinde gelir ve ondan sonra neler olacağı size asla
bildirilmez.‖
Birkaç hafta sonra, düĢmanlar kat kat büyük bir ordu ile saldırmıĢ. Kral son bir ümitle eli silah
tutan bütün gençleri askere çağırmıĢ. Köye gelen görevliler,ihtiyarın kırık bacaklı oğlu dıĢında bütün
gençleri askere almıĢlar. Köyü matem sarmıĢ. Çünkü savaĢın kazanılmasına imkân yokmuĢ, giden
gençlerin sonunda ya öleceğini ya da esir düĢeceğini herkes biliyormuĢ.
Köylüler, gene ihtiyara gelmiĢler... ―Gene haklı olduğun ortaya çıktı‖ demiĢler. ―Oğlunun bacağı
kırık, ama hiç değilse yanında. Oysa bizimkiler, belki asla köye dönemeyecekler. Oğlunun bacağının
kırılması, talihsizlik değil, ĢansmıĢ meğer...‖
―Siz erken karar vermeye devam edin‖ demiĢ, ihtiyar. ―Oysa ne olacağını kimseler bilemez. Bilinen bir tek gerçek var. Benim oğlum yanımda, sizinkiler askerde... Ama bunların hangisinin talih,
hangisinin Ģanssızlık olduğunu sadece Allah biliyor.‖
66
ÖRNEK HĠKAYE ve YAZILAR
Lao Tzu, öyküsünü Ģu nasihatla tamamlamıĢ:
―Acele karar vermeyin. Hayatın küçük bir dilimine bakıp tamamı hakkında karar vermekten kaçının. Karar; aklın durması halidir.
Karar verdiniz mi, akıl düĢünmeyi, dolayısı ile geliĢmeyi durdurur.
Buna rağmen akıl, insanı daima karara zorlar. Çünkü geliĢme halinde olmak tehlikelidir ve insanı
huzursuz yapar. Oysa gezi asla sona ermez. Bir yol biterken yenisi baĢlar. Bir kapı kapanırken, baĢkası açılır. Bir hedefe ulaĢırsınız ve daha yüksek bir hedefin hemen oracıkta olduğunu görürsünüz.‖
HER ĠġTE BĠR HAYIR VARDIR
Bir zamanlar Afrika‘daki bir ülkede hüküm süren bir kral vardı. Kral, daha çocukluğundan itibaren
arkadaĢ olduğu, birlikte büyüdüğü bir dostunu hiç yanından ayırmazdı. Nereye gitse onu da beraberinde götürürdü. Kralın bu arkadaĢının ise değiĢik bir huyu vardı. Ġster kendi baĢına gelsin ister
baĢkasının, ister iyi olsun ister kötü, her olay karĢısında hep aynı Ģeyi söylerdi:
―Bunda da bir hayır var!‖
Bir gün kralla arkadaĢı birlikte ava çıktılar. Kralın arkadaĢı tüfekleri dolduruyor, krala veriyor, kral
da ateĢ ediyordu. ArkadaĢı muhtemelen tüfeklerden birini doldururken bir yanlıĢlık yaptı ve kral
ateĢ ederken tüfeği geriye doğru patladı ve kralın baĢ parmağı koptu. Durumu gören arkadaĢı her
zamanki sözünü söyledi:
―Bunda da bir hayır var!‖
Kral acı ve öfkeyle bağırdı: ―Bunda hayır filan yok! Görmüyor musun, parmağım koptu?‖
Ve sonra da kızgınlığı geçmediği için arkadaĢını zindana attırdı. Bir yıl kadar sonra, kral insan yiyen kabilelerin yaĢadığı ve aslında uzakdurması gereken bir bölgede birkaç adamıyla birlikte avlanıyordu. Yamyamlar onları ele geçirdiler veköylerinegötürdüler. Ellerini, ayaklarını bağladılar ve köyün
meydanına odun yığdılar. Sonra da odunların ortasına diktikleri direklere bağladılar. Tam odunları
tutuĢturmaya geliyorlardı ki, kralın baĢparmağının olmadığını fark ettiler. Bu kabile, batıl inançları
nedeniyle uzuvlarından biri eksik olan insanları yemiyordu. Böyle bir insanı yedikleri takdirde baĢlarına kötü olaylar geleceğine inanıyorlardı. Bu korkuyla, kralı çözdüler ve salıverdiler. Diğer adamları
ise piĢirip yediler. Sarayına döndüğünde, kurtuluĢunun kopuk parmağı sayesinde gerçekleĢtiğini anlayan kral, onca yıllık arkadaĢına reva gördüğü muameleden dolayı piĢman oldu. Hemen zindana
koĢtu ve zindandan çıkardığı arkadaĢına baĢından geçenleri bir bir anlattı.
―HaklıymıĢsın!‖ dedi.
―Parmağımın kopmasında gerçekten de bir hayır varmıĢ. ĠĢte bu yüzden, seni bu kadar uzunsüre
zindanda tuttuğum için özür diliyorum.Yaptığım çok haksız ve kötü bir Ģeydi.‖
―Hayır‖ diye karĢılık verdi arkadaĢı.
―Bunda da bir hayır var‖
67
ÖRNEK HĠKAYE ve YAZILAR
―Ne diyorsun Allah aĢkına?‖ diye hayretle bağırdı kral.
―Bir arkadaĢımı bir yıl boyunca zindanda tutmanın neresinde hayır olabilir‖
―DüĢünsene, ben zindanda olmasaydım, seninle birlikte avda olurdum, değil mi?‖
Ve sonrasını düĢünsene?
VATANSEVERLĠK
KINALI HASAN
YüzbaĢı Sırrı Bey, ikindi vakti yeni gelen erleri teftiĢ ederken, içlerinden bir tanesinin saçının bir
tarafının kınalanmıĢ oldugunu görür ve takılır:
―Hiç erkek kınalanır mı?
Mehmetçik: Buraya gelmeden evvel, anam kınalamıĢtı komutanım‖ der ve sebebini bilmedigini
ilave eder. Komutanın isteği üzerine anasına haber salar, ―Niye benim saçımı kınaladın?‖
Gelen mektupta Ģunlar yazar:
Ey gözümün nuru Hasan‘ım;
Köyümüzde rahat rahat oturalım mı? Vatan sevgisi içimizde alev alev yanıyor. Sen ecdadından,
babandan aĢağı kalamazsın... Ben, senin ananisem. Beni ve seni Allah yarattı, vatan büyüttü. Allah,
bu vatan için seni besledi. Bu vatanın ekmeği iliklerinde duruyor...
Sen bu ailenin seçilmiĢ kurbanısın...
Hasan‘ım, söyle zabit efendiye... Bizim köyde kurbanlık ayrılan koyunlar kınalanır... Ben de seni
evlatlarımın arasından vatana kurban adadım.Onun için saçını kınalamıĢtım...
El-hükmü billah. Allah, seni Ġsmail Peygamber‘in yolundan ayırmasın.
Seni melekler Ģimdiden rahmetle anacaktir. Gözlerinden öperim...
―Anan Hatice‖
VATAN DESTANI
O kadar dolu ki toprağın Ģanla,
Bir değil, sanki bin vatan gibisin,
Yüce dağlarına çöken dumanla,
Göklerde yazılı, destan gibisin.
68
ÖRNEK HĠKAYE ve YAZILAR
Hep böyle bulutlar içinde baĢın,
Hilâli kucaklar her vatandaĢın.
Geçse de asırlar, tazedir yaĢın.
O kadar leventsin, fidan gibisin.
Çiçeksin, bayılır kuĢlar kokundan,
Her dalın bir yay, ki zümrüt okundan.
Müjdeler fısıldar Ergenekon‘dan,
Bu sese gönülden hayran gibisin.
Ey bütün cihana bedel Türk eli!
Açtığın cenklerin yoktur evveli,
Tarih bir nehir ki coĢkundur seli,
Sen ona nispetle umman gibisin.
Bir yandan hep böyle taĢtın, köpürdün
Bir yandan cefalı bir ömür sürdün,
Fakat ne derece ezildinse dün,
ġimdi yine tunçtan kalkan gibisin.
Yeni bir ay ördün al bayrağına,
Girdin en sonunda irfan bağına;
Medeni hayatın nur ırmağına,
Ezelden susamıĢ ceylan gibisin
Halit Fahri OZANSOY
ÇANAKKALE ġEHĠTLERĠNE
ġüheda gövdesi, bir baksana dağlar taĢlar...
O, rûkü olmasa, dünyada eğilmez baĢlar,
VurulmuĢ temiz alnından uzanmıĢ yatıyor;
Bir hilâl uğruna ya Rab, ne güneĢler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düĢmüĢ, asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pak alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid‘i...
Bedr‘in aslanları ancak, bu kadar Ģanlı idi...
69
ÖRNEK HĠKAYE ve YAZILAR
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
―Gömelim gel seni tarihe!‖ desem, sığmazsın.
Herc u merc ettiğin edvara ya yetmez o kitab...
Seni ancak ebediyyetler eder istiab.
―Bu, taĢındır‖ diyerek Kabe‘yi diksembaĢına;
Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taĢına;
Sonra gök kubbeyi alsam da, rida namiyle,
Kanayan lahdine çeksem bütün ecramiyle;
Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan;
Yedi kandilli Süreyya‘yı uzatsam oradan;
Sen bu avizenin altında, bürünmüĢ kanına,
Uzanırken gece mehtabı getirsem yanına,
Türbedarın gibi ta fecre kadarbekletsem;
Gündüzün fecr ile avizeni lebriz etsem;
Tüllenen mağribi, akĢamları sarsam yarana...
Yine bir Ģey yapabildim diyemem hatırana.
Sen ki, son ehl-i salibin kırarak savletini,
ġarkın en sevgili sultanı Selahaddin‘i,
Kılıç Arslan gibi iclaline ettin hayran...
Sen ki Ġslam‘ı kuĢatmıĢ, boğuyorken hüsran,
O demir çemberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki, ruhunla beraber gezer ecramı adın;
Sen ki; a‘sara gömülsen taĢacaksın... Heyhat,
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihat...
Ey Ģehid oğlu Ģehid, isteme benden makber,
Sana ağuĢunu açmıĢ duruyor Peygamber.
Mehmet Akif ERSOY
KÜÇÜK ASKER
Küçük asker, silah elde
Kahramanca ilerliyor
KarĢısında bütün belde
―Kahramanım, yaĢa!‖ diyor...
70
ÖRNEK HĠKAYE ve YAZILAR
Küçük asker, küçük asker!
Vatan senden hizmet ister.
Vatan için çeker emek
Herkes; bu borcu herkesin.
Vatan demek ninen demek,
Sen nineni sevmez misin?..
Küçük asker, küçük asker!
Vatan senden Ģefkat ister.
Vatan senden hayat umar,
Sen yaĢarsan o canlanır;
Vatan için ölmek de var,
Fakat borcun yaĢamaktır...
Küçük asker, küçük asker!
Vatan senden kuvvet ister.
Minimini omuzların
TaĢıyacak yarın tüfek;
Tüfek değil, vatan yarın
O omuza yüklenecek...
Küçük asker, küçük asker!
Vatan senden gayret ister.
Küçük asker dinle bunu:
Sakın boĢa silah atma;
Kılıcını, kurĢununu
Haksızlığa karĢı sakla...
Küçük asker, küçük asker!
Hak da senden kuvvet ister.
Tevfik FĠKRET
70
ÖRNEK HĠKAYE ve YAZILAR
ADĠL OLMA
ADALET HĠKÂYESĠ
Ġstanbul‘un fethinden sonra Fatih bütün mahkûmları serbest bırakmıĢtı. Fakat bu mahkûmların
içinden iki papaz zindandan çıkmak istemediklerini söyleyerek dıĢarı çıkmadılar. Papazlar Bizans
imparatorunun halka yaptığı zülüm ve iĢkence karĢısında ona adalet tavsiye ettikleri için hapse atılmıĢlardı. Onlar da bir daha hapisten çıkmamaya yemin etmiĢlerdi. Durum Fatih‘e bildirildi. O, asker
göndererek, papazları huzuruna davet etti. Papazlar hapisten niçin çıkmak istemediklerini Fatih‘e
de anlattılar. Fatih o dünyaya kahreden iki papaza Ģöyle hitap etti:
- Sizlere Ģöyle bir teklifim var: Sizler Ġslam adaletinin tatbik edildiği memleketimi geziniz, Müslüman hâkimlerin ve Müslüman halkımın davalarını dinleyiniz. Bizde de sizdeki gibi adaletsizlik ve
zulüm görürseniz, hemen gelip bana bildiriniz ve sizler de evvelki kararınız gereğince uzlete çekilerek hâlâ küsmekte haklı olduğunu ispat ediniz.
Fatih‘in bu teklifi papazlar için çok cazip gelmiĢti. Hemen PadiĢahtan aldıkları tezkere ile Ġslam
beldelerine seyahate çıktılar. Ġlk vardıkları yerlerden biri Bursa idi… Bursa‘da Ģöyle bir hadiseyle karĢılaĢtılar:
Bir Müslüman bir Yahudi‘den bir at satın almıĢ, fakat hiçbir kusuru yok diye satılan at hasta imiĢ.
Müslümanın ahırına gelen atın hasta olduğu daha ilk akĢamdan anlaĢılmıĢ. Müslüman sabırsızlıkla
sabahın olmasını beklemiĢ, sabah olunca da erkenden atını alıp kadının yolunu tutmuĢ. Fakat olacak ya, o saatte de kadı henüz dairesine gelmemiĢ olduğundan bir müddet bekledikten sonra adam
kadının gelmeyeceğine hükmederek atını alıp ahırına götürmüĢ. Atını alıp götürmüĢ ama at da o
gece ölmüĢ.
Hadiseyi daha sonra öğrenen kadı, atı alan Müslüman‘ı çağırtıp meseleyi Ģu Ģekilde halletmiĢ:
- Siz ilk geldiğinizde ben makamımda bulunsa idim, sağlam diye satılan atı sahibine iade eder,
paranızı alırdım. Fakat ben zamanında makamımda bulunamadığımdan hadisenin buĢekilde geliĢmesine mademki ben sebep oldum, atın ölümünden doğan zararı benim ödemem lazım, deyip atın
parasını Müslüman‘a vermiĢ.
Papazlar Ġslamadaletinin bu derece ince olduğunu görünceparmaklarınıısırmıĢlar ve hiç zorlanmadan bir kimsenin kendi cebinden mal tazmin etmesi karĢısında hayret etmiĢler.
Mahkemeden çıkan papazların yolu Ġznik‘e uğramıĢ. Papazlar orada Ģöyle bir mahkeme ile karĢılaĢmıĢlar:
Bir Müslüman diğer bir Müslüman‘dan bir tarla satın alarak ekin zamanı tarlayı sürmeye baĢlar.
Kara sabanla tarlayı sürmeye çalıĢan çiftçinin sabanına biraz sonra ağzına kadar dolu bir küp altın
takılmaz mı? Hiç heyecan bile duymayan Müslüman bu altınları küpüyle tarlayı satın aldığı öbür
Müslüman‘a götürüp teslim etmek ister;
72
ÖRNEK HĠKAYE ve YAZILAR
- KardeĢim ben senden tarlanın üstünü satın aldım, altını değil. Eğer sen tarlanın içinde bu kadar
altın olduğunu bilseydin herhalde bu fiyata bana satmazdın. Al Ģu altınlarını, der.
SONUÇ
Atatürk, Mudanya yolu ile Bursa‘ya gidiyordu. Kalabalık bir halk kütlesi iskelede etrafını çevirmiĢ
bulunmakta idi. Bir kadının, elinde bir kâğıtla Atatürk‘e yaklaĢtığı görüldü. Zayıf bir kadındı. Ata‘nın
yolunu keserek titrek bir sesle:
- Beni tanıdın mı oğul? dedi… Ben sizin Selanik‘te komĢunuzdum. Bir oğlum var: Devlet Demir
Yolları‘na girmek istiyor. Siz onualsınlar dediniz. Fakat Müdür dinlemedi. Oğlumu yine iĢe almamıĢ…
Ne olur bir kere de siz söyleyiniz.
Atatürk‘ün çelik bakıĢlı gözleri samimiyetle parladı. Elleriyle geniĢ jestler yaparak ve yüksek sesle:
- Oğlunu almadılar mı? dedi. Ben salık verdiğim halde mi almadılar? Ne kadar iyi olmuĢ… Çok iyi
yapmıĢlar… ĠĢte Cumhuriyet böyle anlaĢılacak…
Kadın kalabalığın içinde kaybolmuĢtu. Ve Atatürk adeta kendinden geçercesine dolu bir sesle:
- ĠĢte Cumhuriyetten beklediğimiz sonuç… diyordu.
VEFALI OLMA
HĠKAYE
SavaĢın en kanlı günlerinden biri...
Asker,en iyi arkadaĢının az ilerde kanlar içinde yere düĢtüğünü gördü. Ġnsanın baĢını bir saniye
bile siperin üstünde tutamayacağı ateĢ yağmuru altındaydılar. Asker teğmene koĢtu ve:
-Teğmenim, fırlayıp arkadaĢımı alıp gelebilir miyim?
-Delirdin mi? der gibi baktı teğmen... Gitmeye değer mi?
ArkadaĢın delik deĢik olmuĢ... Büyük olasılıkla ölmüĢtür bile... Kendi hayatını tehlikeye atmaya
değmez...
Asker ısrar etti ve teğmen ona ―peki‖ dedi...‖Git o zaman‖
Ġnanılması güç bir mucize...
Asker o ateĢ yağmuru altında arkadaĢına ulaĢtı. Onu sırtına aldı ve koĢa koĢa geri döndü...
Birlikte siperin içine yuvarlandılar...
Teğmen kanlar içindeki askeri muayene etti... Ve arkadaĢına döndü:
-Sana hayatını tehlikeye atmana değmez demiĢtim, arkadaĢın çoktanölmüĢ...
73
ÖRNEK HĠKAYE ve YAZILAR
-Değdi teğmenim... dedi asker
-Nasıl değdi?... dedi teğmen. Bu adamölmüĢ görmüyor musun?
-Gene de değdi komutanım...
Çünkü yanına ulaĢtığımda henüz sağ idi... Onun son sözlerini duymak dünyaya bedeldi benim
için...
VE ARKADAġININ SON SÖZLERĠNĠ HIÇKIRARAK TEKRARLADI...:
-MEHMET!... GELECEĞĠNĠ BĠLĠYORDUM!... demiĢti arkadaĢı...
Geleceğini biliyordum...
YARDIMLAġMA-PAYLAġIMCI OLMA
KĠMSEYE ANLATMA HĠKAYESĠ
Çölde devesiyle birlikte yürümekte olan bir çöl insanı güçlükle hareket eden, susuzluktan ölmek
üzere olan bir adama rastlamıĢ. Adam Allah rızası için su istemiĢ. Devesinden inip bir çare adama
suyundan vermiĢ. Suyu içen adam birden çöl insanını ittiği gibi deveye atlayıp kaçmaya baĢlamıĢ.
Çöl insanı arkasından bağırmıĢ:
- Tamam deveyi çalıyorsun ama senden bir ricam var. Sakın bu olandan kimseye bahsetme.
Bu isteği anlamsız bulan hırsız ĢaĢırmıĢ ve neden diye sormuĢ…
- Eğer bu yaptığını anlatırsan, bu dilden dile yayılır ve insanlar bir daha çölde yardıma muhtaç
birini görünce yardım etmezler.
Hayat akarken yaptığınız iyiliklere, kötülükle bile cevap verseler, yardıma ihtiyaç duyacak bir
sonraki için yardımseverliğe devam etmek gerekir. Ġyilik gibi kötülükte bulaĢıcıdır.
ĠKĠ KARDEġ HĠKAYESĠ
Bir çiftlikte iki erkek kardeĢ babalarından kalma çiftlikte birlikte çalıĢıyorlardı. KardeĢlerden biri
evliydi ve beĢ çocuğu vardı. Diğer kardeĢ ise bekardı. Her günün sonunda iki erkek kardeĢ ürünlerini
ve kârlarını eĢit olarak bölüĢürlerdi.
Günün birinde bekar kardeĢ Ģöyle düĢündü;
- Ürünümüzü ve kârımızı eĢit olarak bölüĢmemiz hiç de adaletli değil. Ben bekarım ve pek fazla
ihtiyacım yok. KardeĢimin geniĢ bir ailesi var. Onun daha fazla ihtiyacı olur.
O günden sonra bekar olankardeĢ her gece evinden çıkıp, birçuval tahılıgizlice erkek kardeĢinin
evindeki tahıl deposuna götürmeye gitti.
Bu arada evli olan kardeĢ de kendi kendine;
74
ÖRNEK HĠKAYE ve YAZILAR
- Ürünümüzü ve kârımızı eĢit olarak bölüĢmemiz hiç de doğru değil. Ben evliyim, eĢim ve çocuklarım var ve yaĢlandığım zaman onlar bana bakabilirler. Fakat kardeĢim yaĢlandığı zaman ona
bakacak hiç kimsesi yok. Ġlerde onun daha fazla ihtiyacı olacak.
Böylece evli olan kardeĢ de her gece evinden çıkıp, bir çuval tahılı gizlice erkek kardeĢinin tahıl
deposuna götürmeye baĢladı. Ġki kardeĢ de yıllarca ne olup bittiğini bir türlü anlayamadılar. Çünkü
her ikisinin de deposundaki tahılın miktarı değiĢmiyordu. Sonra, bir gece iki kardeĢ gizlice birbirlerinin deposuna tahıl taĢırken karĢılaĢtılar. O anda olan biteni anladılar. Çuvallarını yere bırakıp
birbirlerini kucakladılar.
Hayatın akıĢında kardeĢlik bencilce sadece kendini düĢünmek değil baĢkalarını da düĢünmek ve
kardeĢçe paylaĢmaktır.
KURABĠYE HIRSIZI
Bir gece kadının biri bekliyordu havaalanında, daha epeyce zaman vardı, uçağın kalkmasına.
Havaalanındaki dükkândan bir kitap ve bir paket kurabiye alıp buldu kendisine oturacak bir yer. Kendisini kitabına öyle kaptırmıĢtı ki, yine de yanında oturan adamın olabildiğince cüretkâr bir Ģekilde
aralarında duran paketten birer birer kurabiye aldığını gördü, ne kadar görmezden gelse de. Bir taraftan kitabını okuyup, bir taraftan kurabiyesini yerken, gözü saatteydi, kurabiye hırsızı yavaĢ yavaĢ
tüketirken kurabiyelerini. Kulağı saatin tik taklarındaydı ama yine de engelleyemiyordu tik taklar
sinirlenmesini. DüĢünüyordu kendi kendine, kibar bir insan olmasaydım, morartırdım Ģu adamın
gözlerini! Her kurabiyeye uzandığında, adamda uzatıyordu elini.
Sonunda pakette tek bir kurabiye kalınca, bakalım Ģimdi ne yapacak? dedi kendi kendine.
Adam, yüzünde bir gülümsemeyle uzandı son kurabiyeye ve böldü kurabiyeyi ikiye. Yarısını kurabiyenin atarken ağzına, verdi diğer yarıyı kadına. Kadın kapar gibi aldı kurabiyeyi adamın elinden ve
Aman Tanrım, ne cüretkâr ve ne kaba bir adam, üstelik bir teĢekkür bile etmiyor! Anımsamıyordu bu
kadar sinirlendiğini hayatında, uçağının kalkacağı anons edilince bir iç çekti rahatlamayla. Topladı
eĢyalarını ve yürüdü çıkıĢ kapısına, dönüp bakmadı bile kurabiye hırsızına.
Uçağa bindi ve oturdu rahat koltuğuna, sonra uzandı, bitmek üzere olan kitabına. Çantasına elini
uzatınca, gözleri açıldı ĢaĢkınlıkla.Duruyordu gözlerinin önünde birpaket kurabiye!Çaresizlik içinde
inledi, bunlar benim kurabiyelerimse eğer; ötekiler de onundu ve paylaĢtı benimle her bir kurabiyesini! Özür dilemek için çok geç kaldığını anladı üzüntüyle,
Kaba ve cüretkâr olan, kurabiye hırsızı kendisiydi iĢte.
75
ÖRNEK HĠKAYE ve YAZILAR
SEVGĠ
HĠKAYE
SormuĢlar ermiĢlerden birine; ―Sevginin sadece sözünü edenlerle, onu yaĢayanlar arasında ne
fark vardır?‖
―Bakın göstereyim‖ demiĢ ermiĢ.
Önce sevgiyi dilden gönüle indirememiĢ olanları çağırarak onlara bir sofra hazırlamıĢ. Hepsi
oturmuĢlar yerlerine. Derken tabaklar içinde sıcak çorbalar gelmiĢ ve arkasından da derviĢ kaĢıkları
denilen bir metre boyunda kaĢıklar.
ErmiĢ ―Bu kaĢıkların ucundan tutup öyle yiyeceksiniz‖ diye bir de Ģart koymuĢ.
―Peki‖ demiĢler ve içmeye teĢebbüs etmiĢler. Fakat o da ne? KaĢıklar uzun geldiğinden bir türlü
döküp saçmadan götüremiyorlar ağızlarına. En sonunda bakmıĢlar beceremiyorlar, öylece aç kalkmıĢlar sofradan.
Bunun üzerine ―Ģimdi...‖demiĢ ermiĢ. ―Sevgiyi gerçekten bilenleri çağıralımyemeğe.‖
Yüzleri aydınlık, gözleri sevgi ile gülümseyen ıĢıltılı insanlar gelmiĢ oturmuĢ sofraya bu defa.
―Buyurun‖ deyince her biri uzun boylu kaĢıklarını çorbaya daldırıp, sonrakarĢısındaki kardeĢine
uzatarak içmiĢler çorbalarını. Böylece her biri diğerlerini doyurmuĢ ve Ģükrederek kalkmıĢlar sofradan.
―ĠĢte‖ demiĢ ermiĢ. ―Kim ki hayat sofrasında yalnız kendini görür ve doymamıĢ düĢünürse o aç
kalacaktır. Ve kim kardeĢini düĢünür de doyurursa o da kardeĢi tarafından doyurulacaktır. ġüphesiz
bunu da unutmayın. Hayat pazarında alan değil veren kazançlıdır her zaman...‖
ADA
Bir zamanlar, bütün duyguların üzerinde yaĢadığı bir ada varmıĢ:
Mutluluk, Üzüntü, Bilgi ve tüm diğerleri, AĢk dahil.
Bir gün, adanın batmakta olduğu, duygulara haber verilmiĢ.
Bunun üzerine hepsi, adayı terk etmek için sandallarını hazırlamıĢlar.
AĢk, adada en sona kalan duygu olmuĢ.
Çünkü, mümkün olan en son ana kadar beklemek istemiĢ.
Ada neredeyse battığı zaman,
AĢk, yardım istemeye karar vermiĢ.
Zenginlik, çok büyük bir tekneniniçinde geçmekteymiĢ.
AĢk,
―Zenginlik, beni de yanına alır mısın?‖ diye sormuĢ.
Zenginlik,
―Hayır, alamam. Teknemde çok fazla altın
76
ÖRNEK HĠKAYE ve YAZILAR
ve gümüĢ var, senin için yer yok.‖ demiĢ.
AĢk, çok güzel bir yelkenlinin içindeki
Kibir‘den yardım istemiĢ.
―Kibir, lütfen bana yardım et!‖
―Sana yardım edemem AĢk.
Sırılsıklamsın ve yelkenlimi mahvedebilirsin.‖
diye cevap vermiĢ Kibir.
Üzüntü yakınlardaymıĢ
ve AĢk, yardımistemiĢ:
―Üzüntü, seninle geleyim...‖
―Off, AĢk, o kadar üzgünüm ki, yalnız kalmaya ihtiyacım var.‖
Mutluluk da AĢk‘ın yanından geçmiĢ
ama o kadar mutluymuĢ ki,
AĢk‘ın çağrısını duymamıĢ.
AĢk, birden bir ses duymuĢ:
―Gel AĢk! Seni yanıma alacağım...‖
Bu AĢk‘tan daha yaĢlıca birisiymiĢ.
AĢk o kadar Ģanslı ve mutlu hissetmiĢ ki kendini
onu yanına alanın kim olduğunu öğrenmeyi akıl edememiĢ.
Yeni bir kara parçasına vardıklarında,
AĢk‘a yardımeden, yoluna devametmiĢ.
Ona ne kadar borçlu olduğunu fark eden AĢk, Bilgi‘ye sormuĢ:
―Bana yardım eden kimdi?‖
―O, Zaman‘dı‖ diye cevap vermiĢ Bilgi.
―Zaman mı?
Neden bana yardım etti ki?‖ diye sormuĢ AĢk.
Bilgi gülümsemiĢ:
―Çünkü sadece Zaman AĢk‘ın ne kadar büyük olduğunu anlayabilir...‖
BĠR SAAT
Adam yorgun argıneve döndüğünde 5 yaĢındaki oğlunu kapının önünde beklerken bulmuĢ.
Çocuk babasına:
―Baba 1 saatte ne kadar para kazanıyorsun?‖ diye sormuĢ. Zaten yorgun gelen adam ―bu seni
ilgilendirmez‖ diye cevaplamıĢ.
77
ÖRNEK HĠKAYE ve YAZILAR
Bunun üzerine çocuk:
―Babacığım lütfen bilmek istiyorum‖ diye cevap vermiĢ. Adam,
―Ġlla ki bilmek istiyorsan 20 dolar kazanıyorum‖ diye cevap vermiĢ. Bunun üzerine çocuk,
―Peki bana 10 dolar borç verir misin?‖ diye sormuĢ. Adam iyice sinirlenip:
―Benim, senin saçma oyuncaklarına veya benzeri Ģeylerine ayıracak param yok hadi derhal odana
git ve kapını kapat‖ demiĢ. Çocuk sessizce odasına çıkıp kapısını kapatmıĢ adam sinirli sinirli bu
çocuk nasıl böyle Ģeylere cesaret eder diye düĢünmüĢ aradan bir saat geçtikten sonra adam biraz
daha sakinleĢmiĢ ve çocuğa parayı neden istediğini bile sormadığını düĢünmüĢ belki de gerçekten
lazımdı. Yukarı çocuğun odasına çıkmıĢ ve kapıyı açmıĢ. Yatağında olan çocuğa:
―Uyuyor musun?‖ diye sormuĢ. Çocuk,
―Hayır‖ demiĢ.
―Al bakalım istediğin 10 doları sana az önce sert davrandığım için üzgünüm ama uzun ve yorucu
bir gün geçirdim‖ demiĢ. Çocuk sevinçle haykırmıĢ:
―TeĢekkür ederim babacığım‖
Yastığının altından diğer buruĢuk paraları çıkarmıĢ adamın suratına bakmıĢ ve yavaĢça paraları
saymıĢ bunu gören adam iyice sinirlenerek:
―Paran olduğu halde neden benden para istiyorsun?‖ demiĢ. Çocuk,
―Ama yeterince yoktu‖ demiĢ ve paraları babasına uzatarak:
―ĠĢte 20 dolar, 1 SAATĠNĠ BANA AYIRIR MISIN?‖ demiĢ...
ÇĠÇEKLE SUYUN HĠKAYESĠ
Günün birinde bir çiçekle su karĢılaĢır ve arkadaĢ olurlar.
Ġlk önceleri güzel bir arkadaĢlık olarak devam eder
birliktelikleri, tabii zaman lâzımdır birbirlerini tanımak için.
Gel zaman, git zaman çiçek o kadar mutlu olur ki, mutluluktan
içi içine sığmaz artık ve anlar ki, suya aĢık olmuĢtur.
Ġlk kez aĢık olan çiçek, etrafa kokular saçar,
―Sırf senin hatırın için ey su‖ diye...
Öyle zaman gelir ki, artık su da içinde çiçeğe karĢı
bir Ģeyler hissetmeye baĢlamıĢtır. Zanneder ki,
çiçeğe aĢıktır ama su da ilk defa aĢık oluyordur.
Günler ve aylar birbirini kovalar ve çiçek acaba
―Su beni seviyor mu?‖ diye düĢünmeye baĢlar.
Çünkü su, pek ilgilenmez çiçekle... Halbuki çiçek,
alıĢkın değildir böyle bir sevgiye ve dayanamaz.
78
ÖRNEK HĠKAYE ve YAZILAR
Çiçek, suya ―Seni seviyorum der. Su, ―Ben de seni
seviyorum‖ der. Aradan zaman geçer ve çiçek
yine ―Seni seviyorum‖ der. Su, yine ―Ben de‖ der.
Çiçek, sabırlıdır. Bekler, bekler, bekler...
Artık öyle bir duruma gelir ki, çiçek koku saçamaz
etrafa ve son kez suya ―Seni seviyorum.‖ der.
Su da ona ―Söyledim ya ben de seni seviyorum.‖ der
ve gün gelir çiçek yataklara düĢer. HastalanmıĢtır çiçek
artık. Rengi solmuĢ, çehresi sararmıĢtır çiçeğin.
Yataklardadır artık çiçek. Su da baĢında bekler
çiçeğin, yardımcı olmak için sevdiğine...
Bellidir ki artık çiçek ölecektir ve son kez zorlukla
baĢını döndürerek çiçek, suya der ki; ―Seni ben,
gerçekten seviyorum.‖ Çokhüzünlenir su bu durum
karĢısında ve son çare olarak bir doktor çağırır
nedir sorun diye...Doktor gelir ve muayene eder
çiçeği. Sonra Ģöyle der doktor: ―Hastanın durumu
ümitsiz artık elimizden bir Ģey gelmez.‖
Su, merak eder, sevgilisininölümüne sebep olan hastalık
nedir diye ve sorar doktora. Doktor, Ģöyle bir
bakar suya ve der ki: ―Çiçeğin bir hastalığı yok dostum...
Bu çiçek sadece susuz kalmıĢ, ölümü onun için‖ der.
Ve anlamıĢtır artık su, sevgiliye sadece
―Seni seviyorum‖ demek yetmemektedir...
ANAMA
Dokuz ay koynunda gezdirdi beni.
Ne cefalar çekti ne etti Anam.
Acı tatlı zahmetime katlandı.
Uçurdu yuvadan yürüttü Anam.
Anaların hakkı kolay ödenmez.
Analara ne yakıĢmaz ne denmez.
Kan uykudan gece kalkar gücenmez.
Emzirdi salladı uyuttu.
79
ÖRNEK HĠKAYE ve YAZILAR
Anam doğurdu beni Sivas ilinde.
Sivralan Köyünde, tarla yolunda.
Azığı sırtında orak elinde.
TaĢlı tarlalarda avuttu.
Ben yürürdümanambakar gülerdi.
Huysuzluk edersem kalkar döverdi.
Hemen kucaklayıp okĢar severdi.
Çirkin huylarımı soyuttu anam.
Çocuğudum anam bana ders verdi.
Okumamı çalıĢmamı öngördü.
Milletine bağlı ol da dur derdi.
Vatan sevgisini giyitti anam.
Tükenmez borcum var anama benim.
Onun varlığından oldu bedenim.
Kimi köylü kızı kimisi hanım.
Ta ezel tarihte kayıtlı anam.
Veysel der kopar mi analar bağı.
Analar doğurmuĢ ağayı beyi.
ĠĢte budur sözlerimin gerçeği.
Okuttu öğretti büyüttü anam AĢık Veysel‘i.
AĢık VEYSEL
TEK HECE [(AġK)]
Var mı beni içinizde tanıyan?
YaĢanmadan çözülmeyen sır benim.
Kalmasa da Ģöhretimi duymayan,
Kimliğimi tarif etmek zor benim...
80
ÖRNEK HĠKAYE ve YAZILAR
Bülbül benim lisanımla ötüĢtü.
Bir gül için can evinden tutuĢtu.
Yüreğine Toroslar‘dan çığ düĢtü.
Yangınımı söndürmedi kar benim...
Niceler sultandı, kraldı,Ģahtı.
Benimle değiĢti talihi bahtı,
Yerle bir eylerim taç ile tahtı,
Akıl almaz hünerlerim var benim...
Kamil iken cahil ettim alimi,
VahĢi iken yahĢi ettim zalimi,
Yavuz iken zebun ettim Selim‘i,
Her oyunu bozan gizli zor benim...
Yeryüzünde ben ürettim veremi.
Lokman Hekim bulamadı çaremi.
Aslı için kül eyledim Kerem‘i.
Ġbrahim‘in atıldığı kor benim...
Sebep bazı Leyla, bazı ġirin‘di.
Hat‘rım için yüce dağlar delindi.
Bilek gücüm Ferhat ile bilindi.
Kuvvet benim, kudret benim, fer benim...
Ġlahimle Mevlana‘yı döndürdüm.
Yunus‘umla öfkeleri dindirdim.
Günahımla çok ocaklar söndürdüm.
Mevla‘danım, hayır benim, Ģer benim...
Kimsesizim hısmım da yok, hasmım da.
Görünmezim cismim de yok, resmim de.
Dil üzmezim, tek hece var ismimde.
Barınağım gönül denen yer benim...
Cemal SAFĠ
80
ÖRNEK HĠKAYE ve YAZILAR
BAYRAK
Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü
Kız kardeĢimin gelinliği, Ģehidimin son örtüsü,
IĢık ıĢık, dalga dalga bayrağım,
Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.
Sana benim gözümle bakmayanın
Mezarını kazacağım.
Seni selamlamadan uçan kuĢun
Yuvasını bozacağım.
Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder
Gölgende bana da, bana da yer ver.
Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar:
Yurda ay yıldızının ıĢığı yeter.
SavaĢ bizi karlı dağlara götürdüğü gün
Kızıllığında ısındık;
Dağlardan çöllere düĢürdüğü gün
Gölgene sığındık.
Ey Ģimdi süzgün, rüzgarlarda dalgalı;
BarıĢın güvercini, savaĢın kartalı
Yüksek yerlerde açan çiçeğim
Senin altında doğdum,
Senin altında öleceğim.
Tarihim, Ģerefim, Ģiirim her Ģeyim;
Yeryüzünde yer beğen;
Nereye dikilmek istersen,
Söyle, seni oraya dikeyim...
Arif Nihat ASYA
82
ÖRNEK HĠKAYE ve YAZILAR
ġEFKAT VE MERHAMET
ANNE KALBĠ
Delikanlı, katı yürekli bir kızı sevmiĢ ve onunla evlenmek istemiĢti.Ancak kız, korkunç bir Ģart ileri
sürerek:
- Senin sevgini ölçmek istiyorum, dedi. Bunun için de köpeğime yedirmek üzere bana annenin
kalbini getireceksin.
Delikanlı, tüyler ürperten bu teklif karĢısında ne yapacağını ĢaĢırmıĢ ve uzun bir tereddütten
sonra hislerine mağlup olup annesini öldürmeye karar vermiĢti. Annesi, belki de durumu fark ettiği
için oğluna fazla direnmedi. Ve çocuk, annesini öldürerek kalbini bir mendile koydu. Delikanlı, kızın
isteğini yerine getirmiĢ olmanın heyecanıyla yolda koĢarken, ayağı bir taĢa takıldı. Kendisi bir tarafa,
mendil içindeki kalp bir tarafa fırladı. Canının acısından, ağzından ister istemez ―Ah anacığım!‖ sözleri döküldüğünde annesinin tozlara bulanan ve hala soğumamıĢ olan kalbinden bir ses yükseldi:
-Canımyavrum, bir yerin acıdı mı?
KÖPEK
Mandelson 12 yaĢında fakir bir ailenin çocuğudur. hayatta tek tutkusu köpeklerdir. Her gün pet
shoplari gezip, köpeklere bakıp onlardan bir tanesine sahip olacağı günü hayal edermiĢ. Her zaman
babasına yalvarıp kendisine köpek alabilmesi için gerekli parayı vermesini ister, ama babası maddi
imkanları yüzünden karĢı çıkınca da çok üzülürmüĢ.
Bu nedenle bütün harçlıklarını biriktirip babasını da razı edip biraz daha para toplamıĢ. Doğruca
çarsıdaki hayvan dükkanına gitmiĢ. Bir köpek beğenmiĢ. Dükkan sahibine fiyatını sormuĢ. Adam:
―O köpek satılık değil!‖ cevabını verince; Mandelson gayri ihtiyari nedenini sormuĢ. Adam:
―O köpeği satamam çünkü onun bir ayağı yok‖ demiĢ. Çocuk:
―Olsun ben onu istiyorum‖ demiĢ. Adam:
―Evlat o köpek sana istediğini veremez‖ diye eklemiĢ. Çocuk:
―Ne gibi?‖ diye karĢılık verince; adam:
―O koĢamaz, seninle oynayamaz, yani seni eğlendiremez‖ demiĢ. Çocuğun ısrarlarına dayanamayan dükkan sahibi köpeği çocuğa hediye etmek istemiĢ. Fakat Mandelson teklifi reddedip cebindeki bütün parasını adama uzatmıĢ. Adam isteksiz ama çocuğun köpek sevgisinden duyduğu
sevinçle parayı alıp, Mandelson‘a:
―Evlat bu köpeğin sakat olduğunu bile bile neden o kadar ısrar ettin?‖ diye sorunca Mandelson
pantolonunun paçasını aralayıp protez bacağını göstererek su yanıtı vermiĢ: ―siz o köpeği bana
sakat olduğu için vermek istemediniz, ama inanın beni ondan daha iyi hiçbiri mutlu edemezdi!‖
83
ÖRNEK HĠKAYE ve YAZILAR
84
YardımlaĢma
ÇalıĢkanlık
Vatanseverlik
Sevgi
Güvenilirlik
Vefalı Olma
ÖRNEK RESĠMLER
ÖRNEK RESĠMLER
Adil Olma
Cömertlik
HoĢgörü - Alçak Gönüllülük
Misafirperverlik
Özgüven
Sabırlı Olma
85
ÖRNEK RESĠMLER
86
Saygı
Sorumluluk - Duyarlılık
ġefkat - Merhamet
Temiz Olmak
ÇalıĢkanlık
Vefalı Olma
SINIF ĠÇĠ ETKĠNLĠKLER
Etkinlik Adı:
Sorumluluklarımı Biliyorum
Aktarılan Değer: Sorumluluk
Etkinliğin Amacı: Sorumluluk değer aktarımını sağlamak.
Uygulama:
Öğretmen rehberliğinde etkinlikler yapılır.
Sorumluluk kelimesi büyük harflerle tahtaya yazılır ve kelimenin anlamı öğrencilerle tartıĢılır.
Öğrencilerden aĢağıdaki formu doldurmaları istenir.
FORM
Hepimizin yerine getirmesi gereken bazı sorumlulukları vardır.ġimdi sizin ne tür sorumluluklarınızın olduğunu düĢünün ve aĢağıdaki bölümlere beĢer tanesini yazınız.
Evdeki Sorumluluklarım
1
2
3
4
5
Aileme KarĢı Sorumluluklarım
1
2
3
4
5
Topluma KarĢı Sorumluluklarım
1
2
3
4
5
Öğrenciler formu doldurduktan sonra gönüllü öğrencilerin cevaplarını paylaĢmaları istenir.Daha
sonra aĢağıdaki soruları sorarak etkinlik bitirilir.
1. Yazdığınız sorumluluklarınız arasında ne gibi benzerlikler var?
2. Sorumluluklarınız arasında yerine getirmedikleriniz var mı?
3. Sorumluluklarınızı yerine getirmediğinizde ne gibi sonuçlarla karĢılaĢıyorsunuz?
4. Ailenize karĢı sorumluluklarınızı yerine getirmediğinizde insanlar sizin için neler düĢünüyor olabilir?
87
SINIF ĠÇĠ ETKĠNLĠKLER
Etkinlik Adı:
Aktarılan Değer:
Etkinliğin amacı:
Uygulama:
Ülkemizin Sorunlarına Çözümler
Sorumluluk
Sorumluluk değer aktarımını sağlamak.
Metinde yer alanlar basamak basamak öğrenciye yaptırılır.
ÜLKEMĠZĠN SORUNLARINA ÇÖZÜMLER
Size göre ülkemizin çözmek zorunda olduğu en önemli üç sorun nedir? Bu sorunları neden en
önemli sorunlar olarak gördüğünüzü açıklayın.
Bu üç sorunun çözümü için sizin önerileriniz nelerdir? Açıklayınız.
• Ülkemizin sorunlarına çözümler çalıĢma kâğıdına notlarını almaları için öğrencilerinize yeterli
süre tanının. Ardından cevapları tartıĢma yöntemiyle paylaĢılır.
• Benzer sorunlara iĢaret eden öğrencilere söz hakkı verilerek konunun farklı yönlerine dikkat çekmeye ve tartıĢma canlandırmaya çalıĢılır.
• Bir ülkede yaĢayan herkesin o ülkenin sorunlarıyla ilgili sorumlulukları olduğuna vurgu yapılarak
tartıĢma tamamlanır.
88
SINIF ĠÇĠ ETKĠNLĠKLER
Etkinlik Adı:
Oksijenimiz Tükenmesin
Aktarılan Değer: Sorumluluk,Duyarlılık
Etkinliğin Amacı: Duyarlılık, Sorumluluk değerlerinin aktarımını sağlamak.
Uygulama:
Okul yönetimi ve öğretmen rehberliğinde öğrencilerin aktif katılımı ile etkinlik yapılır.
OKSĠJENĠMĠZ TÜKENMESĠN ETKĠNLĠĞĠ
Okul yönetimi orman müdürlüğü ile iletiĢime geçer ve fidan dikimi konusunda planlama yaparlar.
Etkinlik kapsamında öğretmenler tarafından öğrencilere yönelik çevreye duyarlılık, ağaçların faydaları, çevre ve insan iliĢkileri ile ilgili bilgilendirme çalıĢmaları yapılır. Öğrenciler tarafından etkinlikle
ilgili hazırlanan afiĢler okulun koridorlarında sergilenir. Okul idaresi ve orman müdürlüğünün yaptığı
ön çalıĢma sonunda temin edilen ağaç fideleri belirlenen bölgeye götürülür ve öğrencilerin, öğretmenlerin, yöneticilerin katılımıyla fideler dikilir. Dikilen her fideye öğrenciler tarafından can suyu
verilir. Her yıl tekrarlanan bu etkinlik sayesinde okula ait orman bölgesi elde edilir.
Etkinlik Adı:
Aktarılan Değer:
Etkinliğin amacı:
Uygulama:
Kaygım Önümde Engel
Özgüven
Özgüven değer aktarımını sağlamak
AĢağıdaki öykü öğrencilere okunur.
KAYGIM ÖNÜMDE ENGEL
―Minik Eller, Minik Paletler‖ ne güzel bir afiĢ dedi Ömer. Sınıfa geç kalmıĢtı zaten. Ne olduğunu
bile okuyamadan doğruca sınıfa koĢtu. Nermin Hanım heyecanla öğrencilerine bir ay sonra yapılacak
resim yarıĢmasına iliĢkin detayları aktarıyordu. Ömer sessizce özür dileyerek arka sıralardaki yerine
oturdu.
Nermin Hanım; ―Çocuklar hepiniz yarıĢmaya katılmak zorunda değilsiniz. Ġsteyenler elimdeki
formları alarak kendi adlarına katılabilirler. En geç biray içinde baĢvurmanız gerekiyor. Bu yarıĢmada
birinci olan kiĢinin resmi uluslar arası bir yarıĢmada ülkemizi temsil edecek. Bu nedenle katılmanızı
çok önemsiyorum. Bana göre yarıĢmaya katılma cesaretini göstermeniz resminizin dereceye girmesinden daha önemli. Katılmak isteyenlere elimden gelen yardımı yapmaya hazırım. Sorularınız varsa
cevaplamak isterim.‖
Herkes heyecanla sorular sorup duruyordu. Ömer‘ de çok heyecanlanmıĢ, elleri titremeye baĢlamıĢtı. Heyecanını bastırmak için uğraĢan Ömer öğretmenine merak ettiği hiçbir Ģeyi soramadı.
Oysa bu sınıfta resminden her zaman övgüyle bahsedilen Ömer‘di. Öğretmen o an için bu konunun üzerinde durmadı. Ömer o akĢamyemeğini yiyip bir süre dinlendikten sonra annesine çalıĢması
89
SINIF ĠÇĠ ETKĠNLĠKLER
gerektiğini söyleyerek odasına çekildi. Ömer o akĢam birçok resim çizdi. Ama hiç birini beğenmiyordu.
Anlatmak istediklerini yeterince ifade edemediğini, renk seçiminin baĢarılı olmadığını, asla iyi bir
resim çizemeyeceğini düĢündü. Ertesi gün okula gittiğinde arkadaĢlarının çizdiği resimleri gördü. O
resimleri gördüğünde kendi resmi daha da kötü göründü gözüne. O hafta içinde evde birkaç resim
denemesinde daha bulundu, fakat her seferinde yaptığı resimlerde bir hata buluyordu.
Yaptığı resimlerden kimseye bahsetmemeye karar verdi. Ne ailesi ne de arkadaĢları onun bu çabasından haberdar olmamalıydı. ArkadaĢlarından bir bölümü iki hafta içinde birer ikiĢer resimlerini
gönderdiler. Oysa Ömer hala öğretmeninden form almamıĢtı. Bu durum üzerine öğretmeni Ömer‘i
yanına çağırarak; ―Ömer; Resmini hâlâ getirmedin. Oysa bu yarıĢmada senin baĢarılı olacağının hepimiz farkındayız.‖
Ömer‘in kalbi hızla çarpmaya, nefes alıp veriĢleri hızlanmaya baĢlamıĢtı. Öğretmeni devam etti;
―Biliyorum ki bu sınıfta resminden her zaman övgüyle bahsedilen kiĢilerden birisin. Hatta resim
öğretmenin fark edilir biçimde çizgilerinin yaĢıtlarından üstün olduğunu söylüyor. Sen hâlâ benden
form almadın. BaĢvurmayı düĢünmüyor musun yoksa?‖
Ömer‘in yüzü kızarmıĢ, Ģakaklarından yüzüne ter damlacıkları süzülmeye baĢlamıĢtı. KonuĢacak
olsa sesini duyuramayacağını hissediyordu. Gerçekten de öğretmeni Ömer‘in söylediklerini duymakta zorlandı. ―Öğretmenim; yaptığım resimlerin hiç birini beğenmedim. Ben yarıĢmaya katılamam ki.‖
―Bak yavrum baĢkasına bu kadar ısrar etmezdim, fakat senin kadaryetenekli birinin bunu değerlendirmesi gerektiğini düĢünüyorum. LütfenbaĢvur. En azından denemelisin. Önemli olan yarıĢmada dereceye girmen değil bu yarıĢmaya katılacak cesareti gösterebilmen.‖Ömer resim yarıĢmasına
baĢvurmama konusunda gayet kararlı görünüyordu. Bunun üzerine ertesi gün Nermin Hanım ailesine iletmesi için Ömer‘e bir mektup verdi.
Mektubu açtığında ailesi bir baĢvuru formu ve Ömer‘in yarıĢmaya katılması gerektiğine iliĢkin
öğretmenin notunu gördüler. Ömer okuldayken odasındaki resimleri görmüĢ ve bir anlam verememiĢlerdi. Oysa Ģimdi bu resimlerin ne anlama geldiği oldukça açıktı. Anne ve babası Ömer‘le konuĢmadan resimlerinden birisini yarıĢmaya göndermeye karar verdiler.
Aradan üç ay geçti. Bu zaman içinde Ömer, ne okul korosuna, ne basketbol takımına, ne de kulüplerin faaliyetlerinden hiç birine katılmadı. ―Asla yapamam‖ dediği Ģeyler o kadar çoktu ki. Hiçbir
Ģey yapamayan biri olarak görüyordu kendisini.
O akĢam Ömer eve döndüğünde hiç kimseye görünmeyi istemeden odasına çıktı. Çok yorgun
olduğunu düĢünüyordu. ÇalıĢma masasının üstünde kendi adına yazılı bir zarf buldu. YarıĢma düzenleme kurulundan gelmiĢti mektup.
Mektupta Ömer‘in resminin birinciliğe layık görüldüğü bildiriliyordu ve yurt dıĢında ülkemizi
temsil etmek için gereken açıklamalarla iletiĢim adresi yazılıydı.
Mektubu okuyan Ömer ĢaĢkınlık ve sevinçle karıĢık duyguların coĢkusunakapılarak anne veba90
SINIF ĠÇĠ ETKĠNLĠKLER
basının yanına koĢtu. Olanları onlardan tekrar tekrar dinledi. YaĢadıklarını değerlendirmek üzere
ailesiyle yaptığı konuĢma sonucunda Ömer, baĢarısında eksik olan tek Ģeyin güvensizliği olduğunu
anladı.
Cesaretin kazandıracağı çok Ģeyin olduğunun farkına vardı. Artık ―asla yapamam‖ dediği iĢler
için ―yapabilirim‖ deme cesaretini göstereceğini düĢünüyordu. YarıĢmanın yurt dıĢındaki sürecini
kendisinin takip etmesine karar verdi.
Değerlendirme:
Öykü sonunda öğrencilere Ömer ile aynı duyguları paylaĢanlar oldumu? diye
sorulur.
Etkinlik Adı:
Aktarılan Değer:
Etkinliğin Amacı:
Uygulama:
ÖZGÜVEN
Özgüven
Özgüven Değer Aktarımını Sağlamak
Metin öğrencilere okunur ve aĢağıdaki sorular sorulur.
ÖZGÜVEN
PiĢman olmayı kendine adet edinirsen boyuna piĢman olur durursun!
Nihayet bu piĢmanlığa da daha ziyade piĢman olursun! Ömrünün yarısı periĢanlıkla geçer, öbür
yarısı da piĢmanlıkla heder olur gider! Bu fikri, bu piĢmanlığı terk et de, daha iyi bir hal, daha iyi bir
dost ve daha iyi bir iĢ ara!
AĢağıdaki soruları öğrencilere sorulur:
-Doğruları söylemekten çekinir misiniz?
-Kendinizi saygıdeğer bulur musunuz?
-Tam iĢlerim yolundayken her Ģeyi berbat edecek bir iĢ yaparım diye düĢünür müsünüz?
Değerlendirme: Yukarıdaki sözle ilgili yorumlar ve öğrenci cevaplarından sonra öğretmen bu durumların neyin eksikliğinden kaynaklandığını açıklar. Özgüven hakkında kısa bilgi verir. Özgüveni
eksik bir kiĢinin sık sık piĢmanlık yaĢayacağını, kararsız bir insan olacağını açıklar.
90
SINIF ĠÇĠ ETKĠNLĠKLER
Etkinlik Adı:
Aktarılan Değer:
Etkinliğin amacı:
Uygulama:
En Ġyi Buğday
YardımlaĢma ve DayanıĢma
YardımlaĢma ve paylaĢma değer aktarımını sağlamak.
Metin öğrencilere okunur. Öğrencilerle beyin fırtınası oluĢturularak yardımlaĢma ve paylaĢmanın önemi vurgulanır.
EN ĠYĠ BUĞDAY
Her yıl yapılan ‗en iyi buğday‘ yarıĢmasınıyine aynı çiftçi kazanmıĢtı. Çiftçiye bu iĢin sırrı soruldu.
Çiftçi:
-Benim sırrımın cevabı, kendi buğday tohumlarımı komĢularımla paylaĢmakta yatıyor, dedi.
-Elinizdeki kaliteli tohumları rakiplerinizle mi paylaĢıyorsunuz? Ama neden böyle bir Ģeyeihtiyaç
duyuyorsunuz? diye sorulduğunda,
-Neden olmasın, dedi çiftçi.
-Bilmediğiniz bir Ģey var; rüzgâr olgunlaĢmakta olan buğdaydan poleni alır ve tarladan tarlaya
taĢır.
Bu nedenle, komĢularımın kötü buğday yetiĢtirmesi demek, benim ürünümün kalitesinin de düĢük olması demektir.
Eğer en iyi buğdayı yetiĢtirmek istiyorsam, komĢularımın da iyi buğdaylar yetiĢtirmesine yardımcı olmam gerekiyor.
Ders:
YardımlaĢma ve paylaĢmak en yakınınızdan baĢlar. Sonra yayılarak devam eder. Kin,
cimrilik, nefret kimsenin hoĢlanacağı davranıĢlar değildir.
92
SINIF ĠÇĠ ETKĠNLĠKLER
Etkinlik Adı:
Birimiz Hepimiz, Hepimiz Birimiz Ġçin
Aktarılan Değer: YardımlaĢma ve DayanıĢma
Etkinliğin Amacı: YardımlaĢma ve paylaĢma değer aktarımının sağlanması
Uygulama:
Etkinlik öğrencilere anlatır ve öğretmen rehberliğinde oluĢturmaları sağlanır.
BĠRĠMĠZ HEPĠMĠZ, HEPĠMĠZ BĠRĠMĠZ ĠÇĠN
• Öğrenciler üye sayısı eĢit olacak Ģekilde 5-10 gruba ayrılır.
• Her bir gruba vücudumuzdaki bir organ hakkında araĢtırma yapma görevi verilir.
• Gruplardan araĢtırma sonucunda elde ettikleri bilgilerle inceledikleri organ için bir kimlik kartı
çıkartmaları istenir.
• Kimlik kartında bulunacak baĢlıkları öğrencilerinize verin. Kimlik kartını güzel bir görsel sunumla
büyük boy kartonlara hazırlamalarını istenir.
• Her bir kimlik kartını sırasıyla tahtaya asın. Organların görevlerine dikkat çekerek iĢ bölümü ve iĢ
birliği üzerine konuĢulur.
Organın adı
Bulunduğu yer
Ġçinde yer aldığı sistem
KomĢusu olan organlar
Görevleri
Görevlerini yapmazsa ne olur?
ORGANLARIMIZ
93
Etkinlik Adı:
Aktarılan Değer:
Etkinliğin Amacı:
Uygulama:
SINIF ĠÇĠ ETKĠNLĠKLER
Sen Olsan Ne Yapardın?
YardımlaĢma ve DayanıĢma
YardımlaĢma ve paylaĢma değer aktarımını sağlamak.
Öğrencilere sorular sorulup, empati yapmaları sağlanır.
SEN OLSAN NE YAPARDIN?
• Öğrencilerinize yöneltmek üzere çeĢitli problem duruları kurgulanır. Örneğin:
Çok yaĢlı birinin alıĢveriĢ poĢetleriyle yürümeye çalıĢtığını gördün, ne yaparsın?
Yayalar için kırmızı ıĢık yanmaktayken karĢıdan karĢıya geçmeye çalıĢan birini gördün, ne yaparsın?
• Okula gittiğin toplu taĢıma aracında yanındaki koltukta oturan birinin aracın koltuğuna elindeki
kalemle bir Ģeyler çizdiğini gördün, ne yaparsın?
ArkadaĢlarınızla oyun oynarken gürültü yaptığınız için komĢunuz baĢka yerde oynamanızı istedi,
ne yaparsın?
94
•
•
•
•
•
•
SINIF ĠÇĠ ETKĠNLĠKLER
AlıĢveriĢ yaparken yerde bir cüzdan buldun, ne yaparsın?
Parkta annesini kaybeden bir çocukla karĢılaĢtın, ne yaparsın?
Yerlere çöp atan birisini gördün, ne yaparsın?
Bir kediye eziyet eden birini gördün, ne yaparsın?
Problem durumları öğrencilere teker teker yöneltip bu durumlarla ilgili yapılması gereken doğru
davranıĢlar üzerine fikir yürütmeleri istenir. Her öğrencinin konuĢmasına ve fikrini söylemesine
fırsat verilir.
Ardından öğrenciler ikiĢerli eĢleĢtirilir. Onlardan birbirlerine sizin yönelttiğinize benzer Ģekilde
birer problem durumu hazırlayıp yöneltmeleri ve birbirlerinin cevapları, dinlemeleri istenir.
Etkinlik Adı:
Aktarılan Değer:
Etkinliğin Amacı:
Uygulama:
Ġyilik Bahçesi ve Ġyilik Kutusu Etkinliği
YardımlaĢma ve DayanıĢma
YardımlaĢma ve paylaĢma değer aktarımını sağlamak.
Metinde yer alanlar öğrencilerle beraber oluĢturulur.
ĠYĠLĠK BAHÇESĠ VE ĠYĠLĠK KUTUSU ETKĠNLĠĞĠ
Öğretmenler, sınıflarda iyilik yapmanın önemi üzerinde açıklamalar yaparlar. ÇalıĢma öğrencilere
tanıtılır. Okulun en göze çarpan bölümünde bir ―iyilik köĢesi‖ düzenlenir. Buraya öğrencilerin yaptıkları iyiliği yazıp içine atacakları bir kutu yerleĢtirilir. Öğrenciler yaptıkları iyilikleri ve bu iyiliklerin
kendilerinde bıraktığı izleri yazıp bu iyilik kutusunun içine atarlar. Her hafta açılan kutudan seçilen
iyiliğin ve iyilik yapan öğrencilerin törenle ödüllendirilmesi, onure edilmesi ve diğer öğrencilere örnek teĢkil edilmesi sağlanır. Bu ödül, iyilikle yarıĢılan bir okul ortamı oluĢturması açısından büyük
önemtaĢır.
Etkinlik Adı:
Aktarılan Değer:
Etkinliğin amacı:
Uygulama:
Doğaya Saygı
Saygı
HoĢgörü ve saygı değer aktarımını sağlamak.
Metin okunur. Öğrencileredramatize edilir.
DOĞAYA SAYGI
Öğretmen tahtaya çevrede ve doğada bulunan varlıkları listeler. (Örnek; deniz, hava, su, nehir,
göl, sokak, kuĢ, ağaç vb.)
Gönüllü öğrenciler bu varlıkların rolüne girerek, insanlardanneler beklediğini ifade eder.
95
SINIF ĠÇĠ ETKĠNLĠKLER
ÖRNEK: Ben bir havayım, insanlardan beni kirletmemelerini istiyorum.
Ben bir ağacım, insanlardan beni korumalarını istiyorum. Ben bir sokağım, insanlardan beni temiz tutmalarını istiyorum.
AĢağıdakilere benzer sorularla grup etkileĢimi devam eder.
_ Varlıkları canlandırırken neler hissettiniz?
_ Sağlıklı, temiz bir çevre ve doğa için üzerinize düĢen görevler varmı?
Neler?
_ Nasıl bir doğa ve çevrede yaĢamak isterdiniz?
Doğaya ve çevreyekarsı duyarlıolmanın önemi vurgulanarak etkinlik sonlandırılır.
―Bütün güzel, hoĢ yaraĢan Ģeyler, gören göz için yapılır.‖
Etkinlik Adı:
Aktarılan Değer:
Etkinliğin Amacı:
Uygulama:
Saygı Aranıyor
Saygı
HoĢgörü ve saygı değer aktarımını sağlamak
Öğretmen metni önce kendisi okur. Metinde yer alan basamakları uygular.
SAYGI ARANIYOR
Saygı ifade eden davranıĢlara dikkat çekecek örnek davranıĢlar içeren bir olay sınıf ortamında
dramatize edilir.
Olay, sınıfta bir öğrencinin arkadaĢından kalemini yanına giderek izinsiz alması ve uzaklaĢması
üzerine kurgulanır.
Bu saygısızlık ifade eden davranıĢın nasıl olumluya çevrileceği konusunda fikirler alınır ve en
makul olanı seçilerek tekrar dramatize edilir.
Farkında olmadan yaptığımız, günlük yaĢantı içersinde dikkatimizi çekmeyen bu saygısız davranıĢlarımızı en ince detayına kadar düĢünerek çevremize karĢı daha duyarlı hale nasıl gelebiliriz
sorusuna da bu dramatize de cevap verilmiĢ olur.
Gönüllülerin verecekleri cevaplarsınıfta paylaĢılırve bu cevaplar hakkında kısabir söyleyiĢi yapılır. Bu söyleĢi sırasında ―Büyük Ġskender‘in Cevabı‖ anlatılır: Büyük Ġskender‘e sormuĢlar:
-Sizden önceki krallar, hükümdarlar, sizden daha uzun yaĢadıkları, sizden daha güçlü oldukları,
sizden daha fazla paraya sahip oldukları halde, sizden daha çok yer fethedemediler. Bunu nasıl
baĢardın?
-Büyük Ġskender kendisine bu soruyu soranlara Ģöyle cevap vermiĢ:
-Evet, doğru söylüyorsunuz. Benden önce bu dünyada benden daha güçlü, benimkinden daha
büyük ordusu olan pek çok hükümdar geldi geçti. Benim onlardan farkım Ģu: Ben fethettiğim ülkelerden hiçbirinin halkını incitmedim ve onları geçmiĢte yönetmiĢ olan hükümdarlarının adlarını hep
iyilikle andım. Çünkü ben insanlara saygı gösterdiğiniz ölçüde saygı görüleceğini biliyorum. AraĢtır-
96
SINIF ĠÇĠ ETKĠNLĠKLER
macı öğrencilere, saygılı olmanın, yardımsever ve cömert olmak demek olduğunu hatırlatacak ve bu
konu hakkında bir beyin fırtınası yaptırarak çalıĢmayı tamamlar.
Değerlendirme: Oturum sonunda grup üyelerinden saygı ve saygısızlık ifade eden davranıĢları
ayırt edebilmeleri ve olumlu davranıĢı seçmeleri beklenilecek. Saygılı davranmanın hayatımızı olumlu yönde nasıl etkilediğinin fark edilmesi beklenir.
Ev Ödevi: Öğrencilerden saygı davranıĢına örnek olacak tarihi bir olayı ya da tarihi bir kiĢiliği
örnek olarak bulup anlatmaları istenir.
Etkinlik Adı:
Aktarılan Değer:
Etkinliğin Amacı:
Uygulama:
Neler Olurdu?
Sabırlı Olmak
Sabır davranıĢının toplumsal hayattaki yerinin fark edilmesini sağlamak.
Metinde yer alanlar öğrencilere yaptırılır.
AĢağıdaki ―NELER OLURDU‖ çalıĢma kağıdı öğrencilere dağıtılır.Herkesin sabretmesi gereken bir
Ģeyler olduğu,sabretmediği zaman olumsuz neticelerle karĢılaĢabileceği hakkında konuĢarak formu
doldurmaları istenir.Bütün öğrenciler çalıĢmalarını tamamladıktan sonra verilen cevaplar hakkında
konuĢulur.
NELER OLURDU?
AĢağıda verilen durumlarda neler olabileceğini boĢ bırakılan yerlere yazınız.
Fırıncılar ekmek satmaktan sıkılsaydı.
........................................................................................
........................................................................................
........................................................................................
Dünyadaki bütün kalemler yazı yazmaktan
bıksalardı.
Çantalarımız yük taĢımaktan yorulduklarını
söyleselerdi.
Büyüklerimiz iĢe gitmeyi sıkıcı bularak iĢe
gitmekten vazgeçselerdi.
........................................................................................
........................................................................................
........................................................................................
........................................................................................
........................................................................................
........................................................................................
Okulumuzdaki görevliler sürekli temizlik
yapmayı reddetseydi.
TaĢıtlar insan taĢımanın hiç de zevkli olmadığını düĢünselerdi.
........................................................................................
........................................................................................
........................................................................................
........................................................................................
........................................................................................
........................................................................................
........................................................................................
........................................................................................
........................................................................................
97
SINIF ĠÇĠ ETKĠNLĠKLER
Etkinlik Adı: Dikkat, Tehlikeli Madde!
Aktarılan Değer:Temiz Olma
Etkinliğin Amacı: Temizlik ve sağlık değer aktarımını sağlamak.
Uygulama: Metinde yer alanlar öğrencilere yaptırılır.
DĠKKAT, TEHLĠKELĠ MADDE!
• Öğrencilerinizden ‗dikkat, tehlikeli madde!‘ baĢlıklı bir sınıf panosu hazırlamalarını isteyin. Panonun duyurusunu yaptıktan sonraöğrencilerinize çeĢitli kaynaklardan (gazete, dergi, kitap, vb.)
sağlığa zararlı maddelerin ( sigara, içki, uyuĢturucu vb. ) insan bedenine olumsuz etkileriyle ilgili
görsel ve yazılı malzeme toplamalarını söyleyin.
• Özellikle bu maddeleri kullanan kimselerde meydana gelen sağlık sorunları ve toplumsal sorunlarla ilgili malzemeler bulmalarını teĢvik edin. Temin edilen malzemeler üzerinden konuĢarak
konuyla ilgili duyarlılık geliĢtirmelerine katkıda bulunun.
• Öğrencilerden toplanan malzemeleri kullanarak konuya dair geliĢtirip yapılandırdıkları duygu,
düĢünce, bilgi ve izlenimlerini görselleĢtirmeleri ve bir pano hazırlamalarını istenir.
• Sınıftaki her bir öğrencinin diğer sınıflardan bir arkadaĢını sınıfa getirerek panoyu inceletmesini
önerin .
Etkinlik Adı: ġimdi Ne Yapmalıyım?
Aktarılan Değer:Adil Olma
Etkinliğin Amacı: Adalet değer aktarımının sağlanması.
Uygulama: Örnek olay okunur, öğrencilere sorular sorulur.
ġĠMDĠ NE YAPMALIYIM?
Erdem bir gün arkadaĢlarıyla parkta oynarken küçük bir kızın salıncağa binmek için sıra beklediğini gördü. Sıra tamküçük kıza gelmiĢken, ondan büyük bir çocuk koĢupsalıncağaoturdu. Küçük kız
bir Ģey diyemedi. Edem ise bu olaya çok üzüldü.
Sizce:
• Küçük kız kendi sırası olduğu halde salıncağa diğer çocuğun binmesine neden itiraz etmedi?
• Erdem bu olayı görünce neden üzüldü?
• Sizce erdem bundan sonra ne yapmalı?
• Erdem olaya hiç karıĢmazsa ne olur?
• Salıncağa oturan çocuğa gidip, ― Az önce sıra bu küçük kızdaydı. Lütfen inip sıranı ona verir misin?‖ derse ne olur?
98
SINIF ĠÇĠ ETKĠNLĠKLER
Etkinlik Adı:
Aktarılan Değer:
Etkinliğin Amacı:
Uygulama:
Patlayan Top
Adil Olma
Adalet değer aktarımının sağlanması
Öğrencilere görev dağılımı yapılır. Drama uygulanır. Öğrencilere sorular sorulur.
PATLAYAN TOP
DĠLARA ( Hâkim rolünü oynayan Eray‘ın karĢısına gelir): Hâkim Bey, Hakim Bey! Davacıyım. Oyun
oynarken Yusuf‘a topumu verdim. ġimdi geri vermiyor.
ERAY ( HÂKĠM) : Topunu Yusuf‘un aldığından emin misin? Karar vermeden Yusuf‘u çağıralım, bir
de onu dinleyelim.
ERAY ( Yusuf‘a sorar) : Dilara‘nın topunu aldın mı?
YUSUF ( Sıkıla sıkıla) : Evet aldım, Hâkim Bey.
ERAY: O zaman nerede Dilara‘nın topu?
YUSUF: ġey… Hâkim Bey, ben topla oynuyordum. Top çalılıkların arasına kaçtı ve patladı. Çok
üzgünüm.
ERAY: Bu durumda ne yapman gerekiyor?
YUSUF: Hâkim Bey, topunu patlattığımve onu üzdüğümiçin ondan özür diliyorum. Harçlıklarımı
biriktirip Dilara‘ya çok güzel bir top alacağım.
ERAY: Yusuf‘un söylediklerini duydun Dilara. ArkadaĢının özrünü kabul ediyor musun?
DĠLARA: Evet Hâkim Bey, Yusuf‘un özrünü kabul ediyorum.
Dilara ve Yusuf birbirlerinesarılarak barıĢırlar.Drama biter.
Dramatize edilen oyun hakkında sınıfta konuĢulur .
Etkinlik Adı:
Aktarılan Değer:
Etkinliğin Amacı:
Uygulama:
Rüzgâr ve GüneĢ
Sevgi
Dostluk ve Sevgi değer aktarımının sağlanması
Öykü sınıfa okunur ve eleĢtirel okuma raporunu doldurmaları sağlanır.
RÜZGÂR VE GÜNEġ
GüneĢ ve rüzgâr birbirlerinin güçlerini tartıĢıyorlarmıĢ. Ġkisi de kendisinin daha güçlü olduğunu
iddia ediyormuĢ.
Rüzgâr, ―Ben tüm gücümle esersem herkesi soğuktan dondurabilirim.‖ demiĢ.
GüneĢ, ―Ben bütün ıĢınlarımı gönderirsemherkesi sıcaktaneritirim.‖demiĢ.
O sırada yolda yürüyen paltolu bir adam görmüĢler. Rüzgâr, ―Senden daha güçlü olduğumu ka-
99
SINIF ĠÇĠ ETKĠNLĠKLER
nıtlayacağım.‖ demiĢ. ―ġu yolda yürüyen paltolu adamı görüyor musun? Paltosunu senden daha
hızlı çıkaracağıma bahse girerim.‖
GüneĢ kendinden emin bir Ģekilde, ―Hadi çıkart de görelim!‖ demiĢ. Sonra olacakları izlemek için
bir bulutun arkasına çekilmiĢ.
Rüzgâr soğuk ve Ģiddetli bir biçimde esmeye baĢlamıĢ: ― vuuv… Vuuuvv…‖
O kuvvetle estikçe adam üĢüdüğü için paltosuna daha sıkı sarılıyormuĢ. Rüzgâr ne kadar estiyse
de adamın paltosunu çıkartmayı baĢaramamıĢ. Sonunda pes etmiĢ.
GüneĢ, ― Sen baĢaramadın rüzgar kardeĢ, sıra bende.‖ demiĢ. Saklandığı bulutun arkasından
çıkıp adama nazikçe gülümsemiĢ. Çok geçmeden adam alnındaki teri silip paltosunu çıkarmıĢ. GüneĢ rüzgâra dönmüĢ ve Ģöyle demiĢ: ― Nazik ve dostça davranıĢ, Ģiddet ve güç gösterisinden daha
etkilidir.‖
Böylece rüzgâr, güneĢin daha güçlü olduğunu kabul etmiĢ.
Etkinlik Adı: Onları Da Hatırla
Aktarılan Değer:Sevgi
Etkinliğin Amacı: Sevgi ve Dostluk değer aktarımınınsağlamak.
Uygulama: Metin okunarak öğrencilerin uygulamaları sağlanır.
ONLARI DA HATIRLA
• Öğrencilerinize bir yakınlarının hastanede ya da bakımevinde kaldığını düĢünmelerini söyleyin.
Onlardan bu kiĢiye bir kart ya da mektup yazarak iyi dileklerini iletecekleri bir çalıĢma yapmalarını isteyin.
• Gerekli süreyi tanıdıktan sonra hazırlanan çalıĢmaların sınıfla paylaĢılmasını sağlayın.
• Hazırlanan kartı ya da mektubu alan bir yaĢlı veya hastanın hissedecekleri hakkında konuĢarak
etkinliğin ikinci aĢamasına geçin.
• Öğrencilerinizi varsa hasta veya bakımevi ziyareti anılarını paylaĢmaya teĢvik edin.
• YaĢlılara ve hastalara karĢı sorumluluklarımızı tartıĢarak çalıĢmayı tamamlayın.
10
0
SINIF ĠÇĠ ETKĠNLĠKLER
Etkinlik Adı: KuĢaklar BuluĢuyor Etkinliği
Aktarılan Değer:Sevgi
Etkinliğin Amacı: Sevgi, saygı, hoĢgörü değer aktarımını sağlamak.
Uygulama: Öğretmen rehberliğinde etkinlikler yapılır.
KUġAKLAR BULUġUYOR
Öncelikle okulda yaĢlılara saygı konusu anlatılır. Değerlerimizin aktarılmasına katkıda bulunan
kiĢileri tanımak amacıyla büyükanne ve büyük babalar okula davet edilir, öğrenciler huzurevinde
yaĢlıları ziyaret ederler. Bu buluĢma ve paylaĢım esnasında saygı ve sevgi ön planda tutulur. Belirli
gün ve haftalarda ziyaretler tekrarlanır. Gençlerle yaĢlılar bu paylaĢım toplantılarını bahçeye gülfidanı dikerek sonlandırmıĢlardır.
Etkinlik Adı:
Aktarılan Değer:
Etkinliğin Amacı:
Uygulama:
Resim Yorumluyorum
Vatanseverlik
Vatanseverlik değer aktarımını sağlamak.
Öğretmen rehberliğinde etkinlikler yapılır.
AĢağıda verilen resim öğrencilere gösterilir ve yorumlamaları istenir.Resmin altındaki sorular öğrencilere sorularak konuĢmaları sağlanır.
100
SINIF ĠÇĠ ETKĠNLĠKLER
1- Fotoğrafta neler görüyorsun?
.......................................................................................................................................................................
.......................................................................................................................................................................
2- Fotoğraftaki tasvir edilen yeri,olayı ve kiĢiyi hatırladınız mı?
.......................................................................................................................................................................
.......................................................................................................................................................................
3- Seyit OnbaĢı ,sizce nereden kuvvet alıyor , onu bu derece güçlü yapan Ģey nedir?
.......................................................................................................................................................................
.......................................................................................................................................................................
4- O , vatanını ve milletini sevmeyen bir insan olsaydı orada nasıl davranırdı?
.......................................................................................................................................................................
....................................................................................................................................................... ................
5- Seyit OnbaĢı‘nın yerinde siz olsaydınız o anda ne yapardınız?
.......................................................................................................................................................................
.......................................................................................................................................................................
6- Sizce günümüzde bir kiĢi dini, vatanı ve milleti için neler kaybetmeyi göze alabilir? Niçin?
.......................................................................................................................................................................
.......................................................................................................................................................................
7- Dini , vatanı ve milleti uğrunda kahraman olacak kiĢide sizce hangi özellikler bulunmalıdır?
.......................................................................................................................................................................
.......................................................................................................................................................................
101
Sevgili Velimiz Merhaba,
Anne baba olacağı müjdesini almak, bir insan için en güzel haberdir. Bu haberin ardından baĢlarız hayaller kurmaya… Ona kıyafetler alırız, yatağını yapar, heyecanla onu beklemeye koyuluruz.
Sonra çocuk dünyaya gelir. Onun fiziksel ihtiyaçlarını gidermek için büyük emek veririz. Günlük
yoğurtlar hazırlar, vitamin dolu meyveleri rendeleriz. Kurulan hayaller farklılaĢmaya baĢlar. Artık
sağlıklı bir çocuğa sahip olmanın yanında; ―Yavrum iyi insan olsun‖ hayalleri de kurmaya baĢlarız.
Onlar için pek çok fedakârlık yaparız, sırf iyi insan olsunlar diye…
Ama ne demektir iyi insan olmak?
Ġyi insanlar neler yapar?
―Ġyi insan‖ kavramının içini hep birlikte doldurmak amacıyla yavrularınızı bize emanet ettiniz.
Allah‘ın size verdiği o muhteĢem emanetleri bizimle paylaĢtınız. Onlar için kurduğunuz ve kurduğumuz hayallerin gerçekleĢmesi adına ortak adımlar atmamız gerekiyor.
Bu adımlardan biri de 2014–2015 Eğitim-Öğretim Yılından itibaren sistemli bir Ģekilde yürüteceğimiz ―Değerler Eğitimi‖ çalıĢmaları. Değerler Eğitimi, insanın insanca yaĢamı için Ģart olan değer
ve davranıĢların öğrencilerimize kazandırılmasıamacı ile yürüttüğümüz bir programdır.Ancak bizler
eminiz ki, sizin desteğiniz olmadan bunu baĢarmamız imkânsız.
Bu yüzden, okulumuzda Değerler Eğitimi çalıĢmaları adına neler yaptığımızı ve sizlerden neler
beklediğimizi paylaĢmak istiyoruz.
Bizler, yaptığımız çalıĢmalar sonunda; millî, manevî, ahlaki, kültürel ve evrensel değerleri öğrencilerimize kazandırmayı ve bunları davranıĢa geçirmelerini hedefliyoruz. Böylelikle toplumsal çözülmenin de önüne geçilebileceğini düĢünüyoruz.
Anne, babalar ve eğitimciler olarak sormamız gereken sorular Ģunlardır;
• Ġçinde bulunduğumuz ortam ve çevre istediğimiz değerlere sahip çocukları yetiĢtirmek için uygun mu?
• Her Ģeyi çocuklarımız adına düĢünüp yaparken sorumluluk sahibi olabilecekler mi?
• Bu kadar Ģiddeti televizyonlarda seyrederken barıĢçıl olabilecekler mi?
• AĢırı koruma ve müdahaleci davranırken özgüvenleri geliĢecek mi?
• Biz Ģimdi onlar mutlu olsun, üzülmesinler diye uğraĢırken, onlar mücadele etmeden mutlu
olabilecekler mi?
• Onlar için her Ģeyin en iyisi düĢünülürken çocuklarımız ailesine, vatanına ve milletine yararlı
bireyler olabilecekler mi?
Biz değer etkinliklerine baĢlarken sizlere mektuplar göndererek, yapacaklarımız hakkında sizleri
bilgilendirip, sizden beklentilerimizi sizlerle paylaĢacağız.
Çocuklarınıza güzel bir gelecek oluĢturmak adına bizimle bu yola çıktığınız ve iĢbirliğiniz için
Ģimdiden çok teĢekkür ederiz.
102
Author
Document
Category
Uncategorized
Views
1
File Size
8 870 KB
Tags
1/--pages
Report inappropriate content