close

Enter

Log in using OpenID

18topp.qxp_Layout 1

embedDownload
EFSANE RÖPORTAJLAR
CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin’e göre;
Baykal, İnönü, Sarıgül,
cemaat, MİT, medya vs
kreteri Gürsel
CHP Genel Se zeldereli’nin
Gü
ne
sa
Ef
Tekin
oldu.
röportaj konuğu darım”
h din
“Elhamdülilla ak bir şeyac
diyen, “Korun erek koruimiz yok ki” diy rsel Tekin,
masız gezen GüTRT hakkıni
protesto ettiklermde gündemda ve son döneMİT hakkında
den düşmeyen i anlattı.
düşüncelerin
Gürsen Tekin, CHP’den istifalar, ihraçlar, partiye büyük zarar veren Sarıgül-İnönü kavgası medya tarafından hep öne çıkarılırken diğer partilerle ilgili haberler konusunda
bu kadar cömert davranmadığını söyledi.
“Cemaat- CHP işbirliği” var mı? Bu
işbirliği varmış havası yayanların amacı
ne? Baykal yeniden aktif siyasete
döner mi, dönmeli mi? Baykal'ın yokluğu
CHP'yi nasıl etkiledi?
Bank Asya operasyonunu nasıl değerlendiriyor? Böcek Davası ile ilgili neden
soru önergesi verdi? “İç güvenlik
paketi” ile ilgili düşünceleri nedir?
Adalet Bakanlığı raporunda, suçlarda patlama olduğu ifadesini neye
bağlıyor? gibi soruların yanıtları…
Efsane GÜZELDERELİ’nin röportajı 13’TE
Erdoğan TAKİPÇİ
Davutoğlu bir İLKÇİ
Fiyatı 25 Kr
www.yedigungazetesi.com
18 Şubat 2015 Çarşamba
Bozkır ‘TETİKÇİ’!
Mersin'de bindiği dolmuşta saldırıya uğrayarak
vahşice katledilen üniversite öğrencisi Özgecan
Aslan’ın başına gelenlere sadece vatandaşlar
değil, devleti yönetenler; Cumhurbaşkanı,
Başbakan ve bakanlar da tepkisini gösterdi.
ATEŞ SÖNMÜYOR
ÖFKE DİNMİYOR!
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Özgecan
kızımızı canice katleden faillerin, hak
ettikleri cezayı en ağır şekilde almaları
için bizzat davanın takipçisi olacağım"
derken, Bakanlar Kurulu sonrası bir ilk
yaşandı ve toplantı sonrası ilk kez bir
başbakan, Başbakan Davutoğlu açıklama
yaptı. Davutoğlu, Özgecan Aslan
cinayetinin insanlığın katli olduğunu
söyledi.
Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve
Başmüzakereci Volkan Bozkır’ın açıklaması ise en çarpıcı olanıydı. Bozkır,
“Benim kızımın başına böyle bir olay
gelseydi elime silah alır cezasını kendim
verirdim” dedi. Sonra ‘ama’ diyerek
devam etti: “Ama devletlerin reaksiyonlarının bu şekilde olmaması gerekir.
Devlete insan öldürmek bir anlamda
yakışmaz diye düşünüyorum. Devletin
görevi suçluyu yakalamaktır ve hak ettiği
en ağır cezayı vermektir.”
Türkiye’nin her yerinde
sokağa dökülen vatandaşlar ‘idam’ isterken,
kadınların korunması için
daha etkin önlemler alınmasını istedi.
Özgecan Aslan'ın
öldürülmesi, çeşitli illerde
düzenlenen gösterilerle
protesto edildi. İstanbul ve
Ankara’daki gösterilerin
dışında Anadolu’nun her
köşesinde de gösteriler
yapıldı.
HABERİ 12. SAYFADA
HABERİ 12. SAYFADA
Mısır’a 5 milyarlık silah sattı
Karakuş’tan
inekli, koçlu
eyleme tepki
HABERİ 4’TE
Fehmi Koru
IŞİD katliamları
Fransa’ya yaradı Teşekkürlükler
Özgecan ‘millet’
olduğumuzu hatırlattı
3. Sayfada
Prof.Dr. Nurullah Çetin
Türkçe Bakış
9. Sayfada
Hayrettin İvgin
Kültürel Boyut
BAN ŞAKASI!
Ateşkes sürecinde 5 Ukrayna
askeri ölürken BM Genel
Sekreteri Ban, ateşkesten
memnuniyeti dile getirdi. 12’DE
IŞİD’ın insanlık dışı katliamlarıyla
Müslümanlar en büyük mağduriyeti
yaşarken, batının emperyal güçleri maddi
çıkarlarını katlamayı sürdürüyor. Bunun
son örneği 20 Kıptinin başının kesilmesinden sonra IŞİD’e karşı harekete geçen
Mısır’ın darbeci generali Sisi’nin,
Fransa'dan "Rafale" tipi 24 savaş uçağı
Mısır’ın darbeci Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ayakta
alması oldu. Mısır, uçaklar ve diğer silahlar poz
verirken, Fransa Savunma Bakanı Jean-Yves Le Drian,
için Fransa’ya 5 milyar 200 milyon avro
görüşmenin ardından Mısır Savunma Bakanı Sıdki Subhi ile
ödeyecek. HABERİ 12. SAYFADA
Fransa'nın savaş uçaklarının Mısır'a satışı için anlaşma imzaladı.
8. Sayfada
M.Nuri Parmaksız
Hayata ve
Aşka dair
8. Sayfada
www.
gazetesi.com.tr
gazetemizi bu adresten
takip edebilirsiniz
’ü
’dan
takip edebilirsiniz
Gazetemizi
https://www.
.com/YediGün-Gazetesi
Gazetemizi
https://www.
/yedigun.gazetesi
Ayın Personeli seçilen çalışanları
makamında ağırlayan Çankaya
Belediye Başkanı Alper Taşdelen, kendilerine hizmetlerinden dolayı teşekkür etti.
Emeğin en yüce değer olduğunu belirten
Taşdelen, “Belediyenin asıl sahibi işçisi ve
memurudur” dedi. HABERİ 5. SAYFADA
Vatan Partisi’nden
‘isim’ atağı
İşçi Partisinin
ismini Vatan Partisi
olarak
değiştirmesinin
ardından partinin
yeni Merkez Karar
Kurulu üyeleri de
belirlendi.
HABERİ 12’DE
2
TV / MAGAZIN
SINEMA
18 Şubat 2015 Çarşamba
“Altın Ayı” ödülünü İranlı yönetmen
Panahi'nin “Taksi” filmi kazandı
Şarkıcı Mustafa
Sandal Yeşilay
Haftası kapsamında
konser verecek
Vizyona
yeni
girecek
filmler
"Netekim Karakolu"
Yasin Korkmaz'ın yönettiği, Deniz
Sandalcı, Sinan Uğuz, İbrahim Özcan
ile Caner Öztaş'ın oynadığı "Netekim
Karakolu"nda, 12 Eylül döneminde
siyasi olaylarla ilgisi olmayan insanların
yaşadığı trajikomik durumlar anlatılıyor.
Mersin'de yaşanmış gerçek bir
hikayeden uyarlanan komedi ve dram
türündeki filmin konusu şöyle:
"Torosların eteklerinde kendi halinde
köylerinde yaşayan bir grup genç,
amatör bir sevda ile sinema filmi çekmek için kolları sıvar. Gençler aksiyon
türündeki filme başlar ama başlarına
gelen bir takım ilginç olaylardan dolayı
film tamamlanamaz.
05:23 İstiklal Marşı ve Günün
Program Akışı
05:25 Sarayın Doktoru
06:30 1'de Sabah
09:00 1'de Bugün
09:15 Avrupa Avrupa
11:00 İyi Fikir
12:45 Böyle Bitmesin
14:30 Beni Böyle Sev
16:35 1'de Bugün
16:50 Zengin Kız Fakir Oğlan
19:00 Ana Haber Bülteni
19:45 Spor
19:50 Hava Durumu
19:55 Diriliş Ertuğrul
23:00 Yedikule Hayat Yokuşu
01:05 Beni Böyle Sev
03:05 1'de Bugün
03:20 Dizi Klip
03:30 Zengin Kız Fakir Oğlan
07:00 Kahvaltı Haberleri
10:00 Müge Anlı İle Tatlı Sert
13:00 Kızlar ve Anneleri
15:00 Alemin Kıralı
16:00 Zahide ile Yetiş Hayata
18:55 Atv Ana Haber
20:00 Kara Para Aşk
23:40 Kim Milyoner Olmak
İster?
00:55 Bitmeyen Şarkı
02:20 Aşk ve Ceza
03:50 Beyaz Gelincik
19:55 DİRİLİŞ ERTUĞRUL
13. Yüzyıl… Dünya yeni
kudretini arıyordu. Ve
Anadolu, emperyallerin
kavgaya tutuştuğu bir
diyardı. 1071’de Türklerin
girdiği bu topraklara
şimdi, Haçlılar ve
Moğollar da ortak olmak
istiyordu. Akdeniz,
Karadeniz, Balkanlar,
Kafkasya ve
Mezopotamya yeni sahibini arıyordu. İşte bu yangın
yerinde, bizim hikayemizin kahramanı Ertuğrul
da, 400 çadırlık obasına
bir yurt arıyordu. Yıllardır
yersiz ve yurtsuz kalan
Kayılar, Ertuğrul’dan
acılarına, çilelerine ve yolculuklarına son verecek.
"Yav He He"
Yücel Gökçek, Sabahattin Yakut,
Ayşenil Şamlıoğlu ile Yakup
Yavru'nun oynadığı "Yav He He",
komedi meraklılarının ilgisini çekmeye aday.
Volkan Özgümüş'ün yönettiği
filmin konusu şöyle:
"Doğu Anadolu'nun Cırtik
köyünde doğan Sabri ile Medeni,
hastalanan nenelerinin ilaç masrafları için çareyi sahip oldukları üç
koyunu satmakta bulur. İnternete
verdikleri ilana İstanbul'dan müşteri çıkınca, İstanbul'a gitmeye
karar verirler.
07:00 HER SABAH
08:45 2.SAYFA
10:40 DİLARA KOÇAK İLE
İYİ YAŞAM
12:30 ERKAN AKKUŞ İLE
ÖĞLE HABERLERİ
12:50 DERYA'NIN DÜNYASI
15:00 DUDAKTAN KALBE
17:00 İKİNCİ BAHAR
18:15 EKİN OLCAYTO İLE
ANA HABER
19:30 SPOR BÜLTENİ
19:45 YABANCI
SİNEMA
21:30 YABANCI SİNEMA
ASLA VAZGEÇME
23:10 BUNU KONUŞALIM
YAŞAM-CANLI
00:00 YABANCI
SİNEMA
TEKRAR
01:30 YABANCI SİNEMA
TEKRAR
06:00 Dila Hanım
07:00 Aşkın Bedeli
07:45 Deniz Yıldızı
09:00 Beni Affet
10:00 Melek
12:00 En Güzel Bölüm
12:30 Aşkın Bedeli
14:30 Benim Kuaförüm
16:00 En Güzel Bölüm
16:30 Beni Affet
18:30 Star Haber
19:15 Deniz Yıldızı
20:30 Güzel Köylü
23:30 Aşktan Kaçılmaz
21:40 EFSANEVİ YARATIKLAR
Orjinal İsmi:Pegasus Vs Chimera
Yönetmen:John Bradshaw
Oyuncular:Sebastian Roche, Nazneen
Contractor, Rae Dawn
Yapım Yılı:2012
Tür:Fantastik/Macera/Bilim Kurgu
Chimera dört boynuzlu, korkunç
görünümlü bir yaratıktır ve herkese
zarar vermektedir. Pegasus ise, yarı
tanrı olan Herkül’ün kanatlı atıdır.
Halk, Chimera ile mücadele etmektedir, bu dört boynuzlu yaratık durdurulamamaktadır. Pegasus, bu savaş
sırasında halka yardım etmek için olan
gücüyle mücadele etmektedir.
Koşulların eşit olmaktan çok uzak
olduğu bu savaşta Pegasus, zoru
başarabilecek midir?
"Seni Seviyorum Rio"
Stephan Elliott, John Turturro ve
Paolo Sorrentino'nun da yer aldığı 10
farklı yönetmenin Rio'yu aşk teması
üzerinden hikayeleştirdiği, "Seni
Seviyorum Rio", "Cities of Love"
serisinin son halkasını oluşturuyor.
"Seni Seviyorum Paris" ve "Seni
Seviyorum New York" filmlerinden
sonra Rio'da devam eden seri,
dünyanın dört bir yanından yıldızlarla
dolu bir oyuncu kadrosu ile Rio'da
aşık olmanın hikayelerini anlatıyor.
Rio'nun egzotik doğal güzelliklerini
ve insan çeşitliliğini şehirde geçen
farklı aşk hikayeleri üzerinden anlatan
her bir kısa film, iki günlük sürede ve
Rio'nun farklı mahallelerinde geçiyor.
07:30 Aile Doktoru (Yeni)
08:45 Magazin 8
09:00 Aramızda Kalmasın
11:45 Sekizde 8
12:30 Ütopya Panorama
13:45 Ver Fırına (Yeni Bölüm)
15:30 Bu Tarz Benim (Yeni)
18:30 Ütopya
20:00 O Ses Türkiye Düelo
23:15 3 Adam
01:15 Bu Tarz Benim
04:45 Ver Fırına
06:00 Geniş Aile
06:45 Günaydın 09:30 Alın
11:00 Aşk-ı Memnu
12:30 Gün Arası
13:00 Ben Bilmem Eşim Bilir
15:45 Evim Şahane
17:15 Arka Sokaklar
18:40 Baba Haber Bülteni
19:00 Ana Haber Bülteni
20:00 Hayat Yolunda
23:15 Yerli Dizi
01:30 Abbas Güçlü ile Genç Bakış
20:30 GÜZEL KÖYLÜ
Cemal ve Gül ilişkilerini gizleme
konusunda iyice kapana
kısılmışlardır. Nikah günü iyice yaklaşmıştır. Bir yandan Sultanana Gül'ü
sıkıştırmaktadır. Bir yandan da
Hüsnü ve Dudu, Cemal'i sıkıştırmaktadır. Bunlarla uğraşan Cemal ve
Gül nikah gününe kadar ilişkilerini
gizlemek için ellerinden geleni
yaparlar.
Öte yandan Sultanana'ya gelen
esrarengiz mektup herkesin ilgisini
çekmiştir. Bu mektup Sultanana'nın
psikolojisi bozulmuştur. Nihal, Gül
ve Sude Sultanana'nın bu durumuna
oldukça üzülmektedirler.
Kamuran ve Kaan'ında ilişki
içerisinde olduğunu düşünen köy
halkı, Kaan'ın İstanbul'dan gelen
ablasını da Kamuran'ı görmek için
geldiğini düşünürler.
18 Şubat 2015 Çarşamba
Bu yıl yeni Hac
başvurusu alınmayacak
Kabe ve çevresinde yapımı
süren genişletme çalışmaları nedeniyle
2015 yılında
yeni hac
müracaatı
alınmayacak.
ANKARA - Bakanlıklararası Hac ve Umre
Kurulu, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet
Görmez'in başkanlığında toplanarak, 2015 yılı
hac kayıt kriterlerini belirledi. Kriterler, Hac ve
Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğünün internet
sitesinde yayımlandı.
Buna göre, Suudi Arabistan makamlarınca
Kabe ve çevresindeki genişletme çalışmaları bitmediği için 2013 ve 2014'te uygulamaya konulan yüzde 20 kontenjan indirimi, 2015 yılında da
devam edecek ve yeni hac müracaatı alınmayacak.
Bu kapsamda, 2007'de kayıtlı olan ve 2014
yılına kadar da kesintisiz kayıt yenileten hacı
adaylarına 2014 yılı kura sıra numarasına göre
kesin kayıt hakkı verilecek.
Hacca gitmek üzere sırada bekleyen hacı
Yerel medya
temsilcileri
yarın Ankara'da
buluşacak
ANKARA Anadolu Yayın
Platformu Genel
Başkanı Sinan
Burhan (sağda),
yarın 250 yerel
medya temsilcisinin katılımıyla
"Yeni Türkiye ve
Medya
Oturumları" toplantısının düzenleneceğini bildirdi.
AA muhabirine
etkinliğe ilişkin
açıklamalarda bulunan Burhan, toplantının,
Yeni Türkiye'de yerel medyanın nasıl daha
fazla güçlendirileceğine çözüm bulma amacını
taşıdığını ifade etti. Toplantıda sadece yerel
medyanın değil, ulusal medyanın da ele alınacağını bildiren Burhan, "Çünkü medya bir
bütün. Burada medya ve sermaye, siyaset ilişkileri, medya özgürlükler ve değerler konularında oturumlar gerçekleştireceğiz" diye
konuştu.
Etkinliğin ilk oturumunun "Medya Sermaye
ve Siyaset İlişkileri" üzerine olacağını aktaran
Burhan, Başbakan eski Başdanışmanı Prof.
Dr. Vedat Bilgin, THK eski Rektörü Prof. Dr.
Ünsal Ban, akademisyen-yazar Erol Göka,
akademisyen yazar Prof. Dr. Birol Akgün'ün
birer konuşma yapacağını ifade etti. Burhan,
ilk oturumun ardından Başbakan Yardımcısı
Numan Kurtulmuş'un 250 yerel televizyon
kanalı temsilcisiyle yemekte bir araya gelmesini ve yerel medyanın sorunlarını ele alınmasını
beklediklerini belirtti.
Yerel medyanın sorunlarını dile getiren
Burhan, "Yerel televizyonlar, kamu spotlarını
ücretli yayınlamak istiyorlar. Yerel gazeteler
nasıl resmi ilandan yararlanıyorlarsa ki haklarıdır, almalıdırlar, ama televizyon kanalları da
alsınlar istiyoruz. TÜRKSAT uydu ücretlerinin
düşürülmesini talep ediyoruz. RTÜK, çok ağır
para cezaları kesiyor, neredeyse televizyon
kanalları kapanmaya doğru gidiyor. Bu konuda uyarıda bulunacağız. Anadolu medya kuruluşlarından bir temsilcinin RTÜK üyesi olmasını istiyoruz. Resmi ilanların dışında partilerin
seçim zamanında, yerel gazete ve televizyonlara daha çok reklam vermelerini istiyoruz."
Burhan'ın verdiği bilgiye göre, Anadolu
Yayın Platformu tarafından düzenlenecek
etkinlikte, çeşitli televizyon kanallarının Ankara
Temsilcilerinin katılımıyla "Medya İktidar
Özgürlükler ve Değerler" oturumu düzenlenecek.
Etkinlikte ayrıca yerel televizyon, radyo ve
gazete temsilcilerinin birer konuşma yapacağı
"Yeni Türkiye ve Yerel Medya" oturumu
düzenlenecek. Etkinlikte, Başbakan Ahmet
Davutoğlu'nun Anadolu Medya temsilcileriyle
yemekte bir araya gelmesi bekleniyor. (AA)
adaylarının kayıtları, 2015 yılı için Diyanet İşleri
Başkanlığınca yenilenecek.
Hacı adaylarının, kayıt ili değişiklikleriyle
konaklama türü tercihi ve adres güncellemeleri
için 16-20 Şubat tarihlerinde il ve ilçe müftülüklerine müracaat etmeleri gerekecek.
Bu yıl için hac kurası, 12 Mart Perşembe
günü saat 11.00'de bilgisayar ortamında çekilecek. Kura sonuçları, aynı gün "http://hac.diyanet.gov.tr" internet adresinden TC kimlik numaralarıyla sorgulanabilecek.
Hacı adaylarının kesin kayıt yaptıracakları
organizasyonu serbestçe tercih etmelerine
imkan sağlamak amacıyla, kura çekiminde diyanet ve acenta ayırımına gidilmeyecek.
Hac kesin kayıtları, 16-27 Mart tarihlerinde
yapılacak.
Kesin kayıt hakkı kazanan hacı adaylarından
Diyanet İşleri Başkanlığı organizasyonunu tercih
edenler, kesin kayıtlarını il müftülüklerden yaptırabilecek. Bu hacı adaylarına "Diyanet İşleri
Başkanlığına veya Acentaya Kesin Kayıt
Yaptırabilir Belgesi" verilecek. Söz konusu belge,
bizzat hac yolcusuna veya birinci derecedeki
yakınına verilecek. "Kesin Kayıt Yaptırabilir" belgesi olmayan hiçbir hacı adayının kaydı yapılmayacak.
Hac mevsimi, 16 Ağustos-21 Ekim tarihlerini
içerecek. Hac çıkışları 21 Ağustos-18 Eylül,
dönüşler ise 28 Eylül- 22 Ekim tarihlerinde yapılacak.
Kriterlerde, kesin kayıt hususları, hac konaklama türleri ile bina ve otellere ilişkin bilgiler de
yer aldı. (AA)
THK 90 yaşında
ANKARA - Türk Hava Kurumu (THK) Genel
Başkanı Vacit Öktem, halkın artık çok farklı bir
THK göreceğini belirterek, "Tüm şeffaflığımızla
asli işimiz olan havacılık faaliyetlerine önem
vereceğiz. Holdingleşme düşüncesiyle maalesef
geri plana itilmiş asli işimiz olan havacılık eğitimlerimizi süratle eski parlak günlerine taşıyacak
adımları atacağız" dedi.
Öktem, THK'nın kuruluşunun 90. yıldönümü
dolayısıyla alışveriş merkezi Ankamall'ın sergi
alanında, 41 ilin havadan çekilen fotoğraflarının
yer aldığı "Gökyüzünden Türkiye Manzaraları"
adlı fotoğraf sergisinin açılışını yaptı.
Öktem, serginin açılışının ardından, THK'nın
90. kuruluş yıldönümünü geçmiş yıllardan farklı
olarak halkın yoğun olarak bulunduğu bir yerde
kutlamak istediklerini ifade ederek, "Yıllardır bize
desteklerini esirgemeyen halkımız, bu dönemle
birlikte artık çok farklı bir Türk Hava Kurumu
görecek. Tüm şeffaflığımızla asli işimiz olan
havacılık faaliyetlerine önem vereceğiz.
Holdingleşme düşüncesiyle maalesef geri plana
itilmiş asli işimiz olan havacılık eğitimlerimizi
süratle eski parlak günlerine taşıyacak adımları
atacağız" diye konuştu.
Kurumun 90 yıllık tarihinde ilk defa bir şube
başkanının seçimle genel başkan olduğunu
anımsatan Öktem, Atatürk'ün en önemli eserlerinden olan THK'nın, halkın desteği ve şube başkanlarının fedakar çalışmalarıyla üzerine düşen
görevi en iyi şekilde yerine getirdiğini söyledi.
Öktem, önceki genel başkanın şahsından
kaynaklanan olumsuzlukları yargıya bırakıp ileriye baktıklarını dile getirerek, "Hepsi ülkemizin
dört bir yanından seçilerek gelen merkez kurullarımızla, halkımıza, hedefi sadece sportif ve amatör havacılık olan ve havacılığın dışında hiçbir
uğraşı olmayan dürüst ve şeffaf bir THK vadediyoruz. Halkımız bize inansın ve güvensin" dedi.
Türk Hava Kurumunun kamudan hiçbir geliri
olmayan ve kendi olanakları ile faaliyetlerini sür-
düren bir kurum olarak Avrupa'nın en büyük
yangın söndürme filosuna sahip olduğunu anlatan Öktem, şunları kaydetti:
"22 adet tek motorlu ve 4 adet çok motorlu
glass kokpit son teknolojiye sahip uçaklarımızla
sadece 2014 yılında 160 pilot yetiştirerek sisteme dahil edilmiş ve bu sayede sektörün pilot
ihtiyacının yüzde 45'i kurumumuz tarafından karşılanmıştır. 17 ambulans helikopterimizle hava
ambulans hizmeti vermeye devam ediyoruz.
Yakında hizmete girecek 4 adet gece görüş helikopterimiz sayesinde şu anda sadece gündüz
şartlarında verilebilen bu hizmet bundan sonra
zaman kavramı olmaksızın 24 saat sürdürülebilecek."
Eskişehir-İnönü, Selçuk-Efes, Sinop ve
Erzincan'da bulunan havacılık eğitim merkezlerinde, her yıl binlerce gence, paraşüt, planör,
yelkenkanat, yamaç paraşütü ve model uçak
eğitiminin yemek ve konaklama dahil ücretsiz
verildiğini ifade eden Öktem, şubelerin bulunduğu yerlerde bölgesel kurslar düzenleyerek, havacılık eğitimlerini halkın ayağına götürdüklerini, bu
sayede gençlerin bulundukları yörede eğitim
alma fırsatını yakaladıklarını bildirdi.
Bu sene ayrıca uzun zamandır ihmal edilen
paraşüt eğitimine 2 uçak ile ağırlık verip yeniden
paraşüt milli takımını oluşturacaklarını ifade eden
Öktem, "Gökyüzünü keşfetmek, uçmanın heyecanını yaşamak isteyen gençlerimiz Türkiye'nin
dört bir yanında bulunan THK şubelerine başvursunlar" dedi.
Vacit Öktem, basın açıklamasının ardından,
Tarsus'ta öldürülen üniversite öğrencisi Özgecan
Aslan'ın fotoğrafının yer aldığı ve "Özgecan
Aslan bulutlarda rahat uyu" yazılı afişin asılı
olduğu balonu, hava muhalefeti nedeniyle uçuramadıklarını belirterek, Özgecan Aslan'ın ailesinin
ve yakınlarının acısını paylaştıklarını söyledi.
(AA)
Fehmi KORU
[email protected]
3
[email protected]
bölge haberlerİ
Özgecan ‘millet’ olduğumuzu
hatırlattı
NASIL olduysa bu defa başardık: Özgecan’ın
hunharca katli, başka konularda birbirine fersah
fersah uzak duran toplumsal katmanları, değişik
eğilimlerdeki insanları, kadınları ve erkekleri birleştirdi. Eylemi tek yürek, tek yumruk olarak
lanetledik.
Hem cinayet, hem de caninin tecavüze yeltenme eylemini...
Bir-iki farklı ses çıkmadı değil, çıktı; onların
varlığı da büyük Türkiye korosunun yanında yok
hükmündedir...
Yine de o soruyu sormamız gerekiyor: Sahi
nasıl oldu da, bu defa bir konuda birleşmeyi
başardık?
Geriye bakıp düşündüğümüzde, başka bir toplumda yaşansa aykırı tek bir sesin bile çıkmayacağı, sevinmemiz veya üzülmemiz gereken nice
ortak konumuz oldu; ancak hepsinde bir vesile
bulup kendimizi farklı köşelerde konuşlandırabildik...
Uludere’de öyle olmadı mı?
Son birkaç yıl içerisinde çeşitli eylemlerde
hayatlarını kaybeden civanlar konusunda öyle
olmadı mı? Berkin Elvan’a ağlayanların yüreği
Yasin Börü’ye bir türlü üzülemedi. Oysa her ikisi
de henüz çocuk yaştaydılar; biri ekmek almaya,
diğeri kurban eti dağıtmaya giderken çıkan
eylemlerde hayatlarını kaybetmişti.
“Kürt sorunu” gibi on binlerce canı alan bir
konuda bile, çözüm yoluna girildiği için üzülenler var bu ülkede...
Ancak ne olduysa oldu, Özgecan için zaman
durdu; yüreği olan herkes yüreği yaralı annenin
acısını paylaşmak için sıraya girdi.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın iki kızının,
Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun eşinin derhal
devreye girmeleri, iktidar partisine yakın bilinenlerin olayı kınamada gecikmemesi herhalde bu
buluşmada rol oynamıştır; iktidara iyi hisler beslemeyen çeşitli kuruluşların olaya en sert tepkileri vermelerinden etkilenmeden...
“Onlar sahipleniyorsa biz bu olaydan uzak durmalıyız” kuralı Özgecan olayında rağbet görmedi... Kimse Özgecan’ın ailesinin siyasi eğilimini
merak da etmedi.
Beğenmediği siyasi tarafı faka bastırmak için
olayı kullanmaya kalkışan olmuş mudur?
Olmuşsa bile, fark edenimiz çıkmadı.
İlk tepkilere baktım, kendi elleriyle yazdıkları
pankartlarla olayı kınayan başörtülü genç kızlar
da vardı... Kadın haklarına duyarlı bilinen çevrelerin daha tertipli temsilcileri de... Giyim kuşamlarından “Kürt” olduklarını belli eden kadınlar
da, etnik kimlik derdi olmayan kadınlar da...
Birbirleriyle yan yana... Özgecan’a sahip çıktılar.
Kızın kimliğini sorgulamadan; sorgulamışlarsa
bile umursamadan...
Türkiye için, ülkemiz için bu ne kadar önemlidir, tahmin edemezsiniz...
“Millet olmak” sadece aynı toprak parçasında
yaşamak, aynı devletin nüfus cüzdanını ve pasaportunu taşımak anlamına gelmez; ortak davalarda benzer tepkiler vermeyi de gerektirir “millet
olmak”...
Neşede ve tasada ortak hareket eder milletin
bireyleri... Biri kahkahalar atarken diğeri katıla
katıla ağlamaz aynı olaya tepki verirken...
Özgecan hunharca katledildi; ama ölümüyle,
galiba, bu topraklarda yaşayan bizlere, aynı milletin birer unsuru olduğumuzu hatırlattı.
Bunun değerini bilelim.
Tepki verilmesi gereken hemen her olayda
farklı köşelerde konuşlanan, bunu marifet sanan
insanlar olmaya veda etme zamanımız geldi.
Düğünlerde ve cenazelerde dahi birleşemiyoruz; farklı olma ihtiyacı bizi stadyumlardan bile
uzak tutuyor. Daha ne zamana kadar?
Medyamız, bir kereliğine olsun, çatlak ses aramaktan vazgeçsin; elde ettiğimiz ahengi kaybetmemek için onu koruma reflekslerimizi geliştirmeye bakalım.
Özgecan’a bu kadarını borçluyuz.
17 Şubat 2015/ HABER TÜRK
Beyşehir Gölü Milli
Parkı'nda martılarla
özçekim keyfi
KONYA - Milli park olan Beyşehir Gölü kıyılarında martıları gören vatandaşlar, onları beslemek
için ekmek ve benzeri yiyecekler atarken cep
telefonu ve bilgisayarlarıyla fotoğraf çektirmeyi
de ihmal etmiyor.
Beyşehir ilçesinde, vatandaşlar göl kıyılarında,
martılar arasında özçekim yapmanın keyfini yaşıyor. Beyşehir Gölü Milli Parkı sahiline akın eden
vatandaşlar, yiyecek arayışı içerisine girerek martılar ile su kuşlarını beslemek için adeta yarış içerisine giriyor. Bayat ekmek ya da simit parçalarını
kapmak için mücadele eden martılar ilginç
görüntüler sergiliyor.
Beyşehirli vatandaşların yakın ilgisi kış döneminde özellikle Kızkalesi Adası'nda yaşam süren
beyaz martıları kent merkezindeki sahile kadar
çekiyor. Adalarda yiyecek bulamadığı için kıyılara
kadar gelen martılar, kanat çırpışları ve cıvıltılarıyla sahilde renkli görüntüler oluşturuyor. Yüzlerce
martının göl kenarında kanat çırpması vatandaşların sahile olan ilgisini de artırıyor. Doğadaki bu
güzel görüntüleri ölümsüzleştirmek ve martılar
arasında fotoğraf çektirmek isteyenlerin sayısı ise
gün geçtikçe artıyor. Beyşehir'in yanı sıra çevre il
ve ilçelerden, taşra mahallelerinden gelenler
Beyşehir Gölü kıyılarında güzel vakit geçiriyor.
(AA)
4
ANKARA
18 Şubat 2015 Çarşamba
AGSD Başkanı Karakuş’tan
inekli, koçlu eyleme tepki
HABER MERKEZİÇankaya Belediyesi Cenaze Hizmetleri Birimi, yeni
hizmet yeriyle birlikte araç ve ekipman sayısını artırdı.
Belediyeye başvuran yurttaşların acılı gününde işlerini
kolaylaştırmak için gece gündüz çalışan birimde, 2014
yılında ve bu yılın ilk ayında gelen toplam 2 bin 350
başvurudan, bin 473’ünün Ankara dışı illere nakli sağlandı.
Çankaya Belediyesi doktorları tarafından evinde
vefat eden 633 vatandaşa ölüm raporu verilirken hastanede vefat eden bin 710 vatandaşın da defin için
nakilleri sağlandı. Vatandaşların iyi gününde ve kötü
gününde yanlarında olmaya özen gösteren Çankaya
Belediyesi, vefat eden kişinin yakınlarına taziyeye
gelenlere ikram edilmesi için börek ve tatlı götürüyor.
Çankaya Belediye Başkan Yardımcısı da yakınını
kaybeden vatandaşlara telefon aracılığı ile ulaşıp
başsağlığı dileğinde bulunarak belediyenin yanlarında
olduğunu söylüyor.
TBMM’de
yapılan koçlu
eylemi değerlendiren Ankara
Giyim
Sanayicileri
Derneği Yönetim
Kurulu Başkanı
Canip Karakuş,
tepki gösterdi.
HABER MERKEZİAnkara Giyim Sanayicileri
Derneği Yönetim Kurulu
Başkanı Canip Karakuş,
TBMM’de yapılan koçlu eyleme
tepki göstererek, “Hayvan haklarına aykırı bir şekilde koça
eziyet ederek yapılan eylem
çağdışı ve şov amaçlı bir
eylemdir. Bu tarz eylemler yerine Hükümet’in Doğuda
Güneydoğuda yaptığı çalışmalara destek ve öneride
bulunulmalı ve bölgede
yaşanan ekonomik sorunların,
yoksulluğun çözülmesi için
çaba gösterilmelidir” dedi.
CHP Ardahan Milletvekili
Ensar Öğüt, meclis bahçesine
inek koymak istemişti bu girişiminde başarısız olan Öğüt bu
kez aracının bagajında
TBMM’ye getirdiği koç ile basın
açıklaması yaptı. Öğüt’ün basın
açıklamasına getirdiği koçun
ağzının bağlanması ve kötü
şartlarda getirilmesine tepki
çekti. Yapılan basın açıklaması
hiçbir soruna çözüm olmayacak şov amaçlı bir açıklamadır
diyen AGSD Yönetim Kurulu
Başkanı Canip Karakuş,
“Doğuda ve Güneydoğu’da
yaşanan çok daha ciddi sorunların çözülmesi gerekirken
TBMM’ye getirilen koç hiç bir
sorunun çözümü olmayacaktır.
Bölgede yaşanan ekonomik ve
diğer sorunların çözülmesi için
daha bilinçli ve çözüm odaklı
çalışmaların yapılması gerekiyor. Ak Parti’nin son yıllarda böl-
geyi kalkındırmak adına yaptığı
çalışmalara ve barış sürecine
destek olunması gerekir. Şov
amaçlı yapılan bu tarz eylemler
yerine bölgedeki ekonomik
sorunları, insanların yaşadıkları
gerçek problemleri gündeme
getirip çözmek çok daha
anlamlı olacaktır. Hayvan haklarına aykırı, koça eziyet ederek
yapılan eylem tam anlamıyla
çağdışı bir eylemdir. Bu tarz
eylemlerin bir an önce son bulmasını diliyorum” diye konuştu.
Yaşar'dan, Güney'e
nezaket ziyareti
HABER MERKEZİYenimahalle Belediye Başkanı
Fethi Yaşar, Kızılcahamam Belediye
Başkanı Muhittin Güney’i ziyaret etti.
Kızılcahamam Belediye Başkanı
Muhittin Güney’i makamında ziyaret
eden Yenimahalle Belediye Başkanı
Fethi Yaşar, Başkan Güney'e görevinde, çalışmalarında başarılar dileyerek,
Çankaya’da
cenaze hizmeti
Yenimahalle Belediyesi Cam
Atölyesinde hazırlanan hediyeyi
takdim etti.
Belediye Başkanı Muhittin Güney,
Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi
Yaşar’ın bu ziyaretinden dolayı memnun olduğunu dile getirerek,
Kızılcahamam’ın yöresel ürünlerinden
oluşan sepet hediye etti.
Mamak Belediyesi, 81
Türkmen’e kucak açtı
CHP Yenimahalle teşkilatı
Başkan Yaşar'ı ziyaret etti
Cumhuriyet Halk Partisi Yenimahalle İlçe ve
Gençlik Kolları yönetimi, Yenimahalle Belediye
Başkanı Fethi Yaşar'ı ayrı ayrı ziyaret etti.
HABER MERKEZİCHP Yenimahalle İlçe Başkanlığı görevine yeni
atanan Ahmet Meşe, Yenimahalle Belediye Başkanı
Fethi Yaşar’la bir araya geldi.
Meşe’yi ve beraberindeki heyeti makamında
ağırlayan Yaşar, kendisinin de 3 dönem Yenimahalle
İlçe Başkanlığı yaptığını belirterek, “Yeni görevinizde
başarılar diliyorum. Hepiniz pırıl pırılsınız. Çok
çalışacağınızı biliyorum” dedi.
Başkan Yaşar’ın Yenimahalle İlçe Başkanlığı’na
yaptığı ziyareti hatırlatan Meşe ise, “Belediye
Başkanları İlçe Başkanlarını ziyaret ettiğinde bu bizi
motive ediyor. Birlik beraberliğimizi pekiştiriyor”
diye konuştu. Meşe’nin sözlerine katılarak birlik ve
beraberlik içinde olmanın, fikir alışverişi yapmanın
Ankara’nın yararına olacağına vurgu yapan Yaşar,
“Bu ülkenin kaynakları doğru kullanılmalıdır.
Ankara’nın bir tarafı güzel olmuşken, başka tarafı
dökülüyor ise bu başkente değer katmaz. Değer
kaybettirir. Bunun için kurumlar arası diyalog önemlidir” dedi. Siyasette önceliğin halka hizmet
olduğunu belirterek sözlerine devam eden Yaşar,
“Kendinizi yüceltmenin yolu, insanlara değer vermekten saygı duymaktan geçer. Siyasetin sermayesi halk, ticaretin sermayesi paradır. Ben halka
değer verdim. Halka güvendim. Siz de herkesi
kucaklayın, kimseyi ötekileştirmeyin. İşte o zaman
kazanırsınız” diye konuştu.
HABER MERKEZİTürkiye’ye sığınan Iraklı
Türkmenlere Mamak
Belediyesi kucak açtı.
Lalahan Mahallesi’ne taşınan
ve zor şartlarda yaşam
mücadelesi veren Türkmen
vatandaşların gıdadan, battaniyeye, halıdan, soba,
odun, kömür ve sağlık taramasına kadar tüm ihtiyaçları
Mamak Belediyesi
Dayanışma Merkezi tarafından karşılandı. 20-30 kişinin
aynı çatı altında yaşadığı 11
aileden oluşan 81 Iraklı
Türkmen vatandaşın
yaralarını saran Mamak
Belediyesi aynı zamanda
evde sağlık ekipleri ile de
hastalıklarla mücadele eden
Türkmenleri kaldıkları evlerde
ziyaret ederek sağlık kontrolünden geçirdi. Türkiye’ye
sığınan Türkmenlere kanunlar
ve imkanlar el verdiğince
yardım ettiklerini kaydeden
Mamak Belediye Başkanı
Mesut Akgül, “Bizim dinimiz
yardımlaşmayı emreder. Biz
de belediye olarak bu ailelere
insana dair her konuda
dayanışmanın en güzel
örneğini sergileyen ve gönüllülük esasına dayalı olarak
çalışmalarını sürdüren Mamak
Dayanışma Merkezimiz
aracılığıyla yardımda bulunduk. İlçemizde tespit ettiğimiz
81 Iraklı Türkmen kardeşimize
sahip çıktık” dedi.
Hastaların kulak, burun,
boğaz ve ciğer taramalarını
gerçekleştiren Mamak
Belediyesi Evde Sağlık
Hizmeti ekipleri de, çocukların çoğunda soğuk algınlığının yanı sıra öksürük ve
bademcik enfeksiyonu tespit
etti. Ebeveynler de kontrolden
geçirilerek ilk müdahaleleri
yapıldı. Türkmen ailelerin
ilaçları da Mamak Belediyesi
tarafından temin edildi.
Ekipler, 6 aylık Muhammed
Fadıl ile birlikte 10 bebeğe
mama ve bez desteği
sağladı.
Musul Üniversitesi Tarih
bölümünden yeni mezun
olduğunu, öğretmenlik hayallerinin yarım kaldığını belirten
Natık Haib Karabaş (26),
Türkiye’den başka kendilerini
hiçbir ülkenin kapılarını
açmadığını söyleyerek
teşekkür etti. Karabaş,
“Savaştan kaçtım, evimi,
arabamı, her şeyimi orada
bıraktım. Yeni evliyim. Kimse
bizi anlamadı, Türkiye’den
başka hiçbir ülke bize kucak
açmadı. Musul
Üniversitesi’nde tarih
okudum. Öğretmen olacaktım. Şu an hiçbirimizin işi yok.
Savaş bitse de ülkemize
dönsek keşke. Mamak
Belediyesi’ne de bizi yalnız
bırakmadıkları için teşekkür
ediyorum” dedi.
Namazla Diriliş konferansı
YOĞUN İLGİ GÖRDÜ
HABER MERKEZİPursaklar'da düzenlenen “Namazla Diriliş” konferansına halk yoğun ilgi gösterdi.
Pursaklar Belediyesi Abdurrahim Karakoç Kültür
ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen konferansta çok
sayıda Pursaklarlı bir araya geldi. İlahiyatçı Yazar
Ahmet Bulut’un kendine has anlatımı ile gerçekleşen
“Namazla Diriliş” konulu konferansta namazın önemi
anlatıldı. Konferans salonunu dolduran davetliler,
Ahmet Bulut’un hikâyelerle desteklenen anlatımını
dinlerken duygu dolu anlar yaşadı. Kalabalık bir
topluluğa hitap eden Bulut, Hz. Muhammed (s.a.v)’e
peygamberliğin pazartesi günü verildiğini salı günü
ise namazın emredildiğini belirterek namazın önemine
dikkat çekti.
“Namaz kılmamak küçük bir problem değildir”
diyen Ahmet Bulut, Hz. Peygamber’in hayatından
örnekler vererek yaklaşık 90 dakika konuştu. Bulut:
“Allah’la aranızın nasıl olduğunu merak ediyorsanız
namazla aranıza bakın. Kul namazda kimle sohbet
ettiğini bilseydi asla namazı terk etmezdi.” dedi.
Yenimahalle’den sokak
hayvanlarına kış desteği
HABER MERKEZİYenimahalle Belediyesi, soğuk kış aylarında yiyecek bulmakta zorlanan hayvanlar için harekete
geçti. Yenimahalle Belediyesi Veteriner İşleri
Müdürlüğü tarafından ilçenin belirli noktalarına kedi
ve köpekler için kuru mama bırakıldı.
Yenimahalle Belediyesi Veteriner İşleri Müdürü
İlker Çelik ve ekibi tarafından, gönüllülerinde işbirliği
ile düzenlenen örnek çalışma, hayvan severlerin
takdirini kazandı. Sokak hayvanlarının özellikle kış
aylarında yiyecek bulmakta zorlandığını kaydeden
Yenimahalle Belediyesi ekipleri, ilçenin belirli noktalarına hayvanlar için kuru mama bırakarak örnek bir
davranışa imza attı. Her vatandaşı da konuya
duyarlı olmaya davet eden belediye ekipleri,
Yenimahallelileri sokak hayvanlarına yiyecek bırakmaya davet etti. Kimsesiz hayvanlara karşı gösterilen hassas tutumundan dolayı Yenimahalle Belediye
Başkanı Fethi Yaşar’a teşekkür eden hayvanseverler, “Bütün belediyeleri bu tür çalışmalar yapmaya
davet ediyoruz. Sokak hayvanları kış aylarında
sokaklarda zor koşullarda yaşıyor. Herkesin bu konu
hakkında duyarlı olmalısını istiyoruz” dedi.
Çok fazla yardıma muhtaç ve sahipsiz hayvanın
olduğunu da belirten gönüllüler, hayvan sahibi
olmak isteyen vatandaşların petshoplar yerine barınaklarla gitmesi gerektiğini söyledi.
ANKARA
18 Şubat 2015 Çarşamba
Müstakil
Sanayici ve İş
Adamları
Derneği
(MÜSİAD)
Ankara
Şubesi ile
KOSGEB’in
işbirliği çalışmaları hız
kesmeden
devam
etmekte.
MÜSİAD Ankara - KOSGEB
işbirliği aralıksız sürüyor
HABER MERKEZİKOSGEB'e bağlı Siteler, Ostim
ve Sincan bölge müdürlüklerinin
MÜSİAD Ankara Şubesi üyelerine
yönelik verdiği bilgilendirme
toplantılarından sonra çalışma
daha spesifik bir boyuta taşındı.
KOSGEB 150 bin TL’ye kadar
destek verecek olan ve 20 Mart
2015 tarihine kadar projeleri
kabul eden “KOBİ Proje Destek
Programı” KOSGEB Siteler Bölge
Müdürü Hacı Murat ELYÜREK
tarafından MÜSİAD Ankara
Şubesi üyelerine aktarıldı.
Markalaşma ve kurumsallaşma noktalarında, KOBİ’lerin
gelişimi için destek sağlayan
program kapsamındaki hibeden
yararlanmak isteyen MÜSİAD
Ankara üyeleri, bilgilendirme toplantısına yoğun yakaladılar.
KOSGEB desteklerine en rahat ve en doğru
bir katılım gerçekleştirdi. Toplantıya katılım
şekilde nasıl ulaşılacağı konusunda bilsağlayanlar program dahilinde kafalarında
gilendirmede bulunan KOSGEB temsilcileri,
oluşan sorularına ilk elden yanıt bulma fırsatı
destek programlarına başvuru
aşamalarını adım adım anlatarak,
MÜSİAD Ankara üyesi girişimci
ve yatırımcıları başta KOBİ Proje
Destek Programı olmak üzere
KOSGEB desteklerinden azami
miktarda faydalanmaya davet etti.
Toplantı sonunda KOSGEB
Siteler Bölge Müdürü Hacı Murat
ELYÜREK ve katılımcılara
teşekkür eden MÜSİAD Ankara
Şube Başkan Yardımcısı Hasan
Basri ACAR, “MÜSİAD Ankara
Şubesi ve KOSGEB işbirliği kapsamında yapılan çalışmaların
devamını ve takibini sağlayacağız.
Amacımız daha çok üyemizin
kendi gelişimi ve ekonomimize
katkı için bu tarz desteklerden
faydalanmaları. “ diyerek KOBİ’lerin
gelişmelerinin ve kurumsallaşmalarının ülkemiz
için önemi ve ülkemize sağlayacağı katkının
altını çizdi.
Ankara Esnaf ve Sanatkârlar
Odası’ndan Tuna’ya plaket
Ankara Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkan ve üyeleri, Sincan Belediye
Başkanı Doç. Dr. Mustafa Tuna’yı ziyaret etti.
Hanımlara
beslenme semineri
HABER MERKEZİPursaklar Belediyesi okul öncesi çocuklarda
beslenme konulu seminer düzenledi.
Pursaklar Belediyesi Nezaket Hanımevi’nde
düzenlenen sağlık seminerinde, okul öncesi
yaşlardaki çocukların beslenmeleri konusunda
anneler bilgilendirildi. Pursaklar Belediyesi
Diyetisyeni Sibel Ünver Sarıkaya, çocukların
sağlıklı beslenmesinden düzenli kilo almasına
kadar birçok konuda önemli bilgiler verdi.
Beslenmede süt, yoğurt ve peynirin önemli
olduğunu belirten Sarıkaya, temel enerji kaynağı
olan ekmeğin daha az tüketilerek sebze ve
meyvelerin tercih edilmesi gerektiğini söyledi.
Sebze ve meyvelerin çocukların büyüme döneminde önemli olduğunu belirten Sibel Sarıkaya,
kemik ve dişlerin gelişimi için ise süt, yoğurt ve
peynirin önemli olduğunu kaydetti.
HABER
MERKEZİSincan Belediye
Balkanı Doç. Dr.
Mustafa Tuna,
Ankara Esnaf ve
Sanatkarlar Odası
Başkanı İlhan
Koyuncu ve üyeleri
ile bir araya geldi.
Sincan’daki
esnafın durumu
hakkında bilgi paylaşımında bulunan
Koyuncu,
Belediyenin içine
açılan ATO içinde
teşekkür etti.
Koyuncu, Sincan’a
ve esnafa verdiği
önem için Başkan
Tuna’ya teşekkür plaketi takdim etti.
Sincan’daki hizmetlerden çok memnun
olduğunu belirten İlhan Koyuncu; “Sincan
esnafı Belediye Başkanından çok memnun… Başkanımız Mustafa Tuna talepleri
dinleyip yerine getirmek için durmadan
çalışıyor. Kendisine çok teşekkür ediyoruz.”
dedi.
Sincan için durmadan çalışacaklarını
kaydeden Sincan Belediye Başkanı Doç. Dr.
Mustafa Tuna, Ankara Esnaf Sanatkarlar
Odasına ziyaretleri için teşekkür etti.
5
ES-DER heyetinden
Tiryaki’ye ziyaret
HABER MERKEZİAltındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki,
Esnaf ve Sanatkârlar Derneği (ES-DER) Genel
Başkanı Mahmut Çelikus ve yönetim kurulu
üyelerini makamında konuk etti. Başkan Veysel
Tiryaki, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile
getirdi. Esnafın, kendileri için büyük önem
taşıdığını ifade eden Başkan Tiryaki, “Altındağ
Belediyesi olarak esnafımızın yanındayız.” dedi.
ES-DER Genel Başkanı Mahmut Çelikus ise
Altındağ Belediyesi’nin kendilerine verdiği desteği
asla göz ardı edemeyeceklerini vurguladı. Başkan
Veysel Tiryaki ile birlikte ilçenin her geçen gün
daha modern bir hale geldiğini söyleyen Çelikus,
yeni yapılan çarşıların Altındağ’a çok yakıştığını
belirtti.
Ayın personellerine
teşekkür belgesi
HABER MERKEZİÇankaya Belediyesi’nin çalışanlar arasında artırmak amacıyla başlattığı “Ayın Personelleri” uygulamasında ilkler belirlendi. Başarılı ve özverili çalışmalarıyla ön plana çıkan belediye çalışanları arasından belirlenen Şubat ayı personelleri Belediye
Başkanı Alper Taşdelen ile bir araya geldi.
Ayın Personeli seçilen çalışanları makamında
ağırlayan Taşdelen, kendilerine hizmetlerinden
dolayı teşekkür etti. Emeğin en yüce değer
olduğunu belirten Taşdelen, “Belediyenin asıl sahibi
işçisi ve memurudur. Bu mantıkla bundan sonra her
ay başarılı arkadaşlarımıza teşekkür belgesi vererek
tanıtımlarını yapacağız” dedi.
Çankaya Belediyesi’nde ayın personeli seçilecek
özveriyle çalışan çok sayıda kişi olduğunun altını
çizen Taşdelen, “Bu çalışmayla hem
arkadaşlarımızın motivasyonunu artırmayı
hedefliyoruz hem de zaten alın teri döken
arkadaşlarımızın bu emeğinin taçlandırılmasını
istiyoruz. Hizmetlerimizi, çalışan arkadaşlarımız ve
yönetimimizle bir bütün halinde sürdürüyoruz, sırayla bütün arkadaşlarımıza ulaşacağız” dedi.
Taşdelen daha sonra ayın personellerine
teşekkür belgelerini ve hediyelerini verdi.
Uygulamanın ilki olan 2015 Şubat’ta “Ayın
Personelleri” Park ve Bahçeler, Temizlik İşleri, Fen
İşleri, Veteriner İşleri, Kültür ve Sosyal İşler, Sosyal
Yardım İşleri ve Destek Hizmetleri Müdürlüklerinden
belirlendi.
Gölbaşı Belediyesi’nden
İngilizce ve Rusça kursu
HABER MERKEZİGölbaşı Belediyesi Gençlik ve Sanat Merkezi
birçok branşta verilen hizmetlerini İngilizce ve
Rusça kursları ile sürdürüyor.
İngilizce ve Rusça kurs kayıtları, Mehmet Akif
Ersoy Kongre ve Kültür Merkezi’nde başlamış
olup, hemşehrilerimiz 25 Şubat tarihine kadar
başvurularını gerçekleştirebilirler.
Gölbaşı Belediye Başkanı Fatih Duruay, tüm
Gölbaşılıları ücretsiz kurslardan faydalanmaya
davet ederken, “Kültür ve sanat kurslarımızda
vatandaşımız hem yeteneklerini geliştiriyor, hem
de yeni beceriler kazanabiliyor. Daha önce ki
kurslarımıza büyük ilgi gösteren hemşehrilerimizden aynı ilgiyi bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
Başvuru Yeri: Mehmet Akif Ersoy Kongre ve
Kültür Merkezi 0 312 485 53 10
6
ANKARA
18 Şubat 2015 Çarşamba
Ermeni
meselesine
karşı tarihi
gerçekleri ortaya
koymak ve
öğrencilerde
tarih bilincini
geliştirmek
amacıyla Ankara
Büyükşehir
Belediyesi, 2015
yılında yayın
atağı başlatacak.
Büyükşehir’den yayın atağı
HABER MERKEZİAnkara Büyükşehir Belediye Meclisi, 2.
Başkan Vekili Nail Çimen’in başkanlığında
yaptığı toplantının ana gündem maddelerinden
biri olarak öne çıkan; “2015 yılının Ermeni
meselesinin ulusal ve uluslararası alanda geniş
boyutlarda gündeme getirildiği bir yıl olması
nedeniyle, özellikle öğrencilerin de tarih bilincinin arttırılması ve Türk kültürünü ve tarihini
tanıtmak amacıyla, Ankara Büyükşehir
Belediyesi’nce çeşitli kişi ve kuruluşlara
dağıtılmak üzere yayın alınması” uygun bulunan Başkanlık Yazısı ele alındı.
Meclis, Ankara’da bulunan okul, araştırma
merkezleri, dernek, vakıf ve öğretim görevlisi,
öğretmen, öğrenciler ile yerli ve yabancı
ziyaretçilere ücretsiz olarak dağıtılmak üzere;
Yeni Türkiye Yayınları tarafından basılan 20
adet broşür takımı halinde sayfa sayfa “Ermeni
Meselesi” broşürleri, 2-5 ciltlik Yeni Türkiye
Dergisi “Ermeni Meselesi Külliyatı”, 3-12 ciltlik
Osmanlı Projesi, 4-21 ciltlik Türkler, 5-6 ciltlik
The Turks (İngilizce) adlı eserlerden satın alınması hususunda, Ankara Büyükşehir
Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler
Dairesi Başkanlığı’nın yetkili kılınmasını oy
çokluğu ile kabul etti.
Büyükşehir Belediye Meclisi, çok katlı ve
kapalı otopark ile açık ve yol boyu otopark
ücretlerinin yeniden belirlenmesine ilişkin
Hukuk ve Tarifeler Komisyonu Raporu’nu da
oy çokluğu ile kabul etti.
Yol boyu otoparklarının özelliği ve trafik
yoğunluğu dikkate alındığında otobüs,
kamyon, karavan, traktör ve çekicilerin park
etmesinin trafiği olumsuz etkileyeceğinden
dolayı park ettirilmemesinin uygun olacağı
belirtilen rapora göre, açık ve yol boyu
otoparklarda tüm araçlar için 15 dakikaya
kadar ücret alınmayacak.
Sürücüler, 15 dakika - 4 saat arası KDV
dahil 5.00, 4-8 saat arası KDV dahil 7.00, tam
gün için ise KDV dahil 10.00 TL ödeyecek.
Çok katlı ve kapalı otoparklar için (tüm araçlar)
için fiyat tarifesi; 0-1 saat arası KDV dahil
5.00, 1-4 saat arası KDV dahil 7.00, 4-8 saat
arası KDV dahil 9.00, Tam gün DE KDV dahil
12.00 TL olması benimsendi. Raporda, süre
kargaşasına son vermek için otopark
görevlilerine el terminali kullanılmasının zorunlu olması ve otopark çalışanlarının özellikle
trafik polislerinin kullandığı ikaz yeleklerinden
tek tip kıyafet giymeleri ve vatandaş tarafından
rahatlıkla görülebilecek şekilde kimlik bilgilerinin yer aldığı yaka kartı takmalarının zorunlu olması uygun bulundu.
BALIKÇILAR
Büyükşehir Belediye Meclisi, Ankara’nın
merkez ve kırsal bölgelerde ekonomik, sosyal,
ticari ve kültürel gelişimine katkı sağlayacak
çok sayıda projeyi de onadı.
Büyükşehir Belediye Meclisi, Ankara
Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde bulunan orman içi balıkçılık çalışmalarının geliştirilmesi için Doğa Koruma Milli Parklar Genel
Müdürlüğü ile ilgili protokol yapılmasını, protokol ile ilgili çalışmaların da Kırsal Hizmetler
ve Jeotermal Kaynakları Dairesi Başkanlığı
tarafından yürütülmesini oy birliği ile onadı.
Meclis Nallıhan ilçesindeki balıkçılığın
desteklenmesine ilişkin Kırsal Kalkınma Tarım
ve Hayvancılık Komisyonu raporunu da oy birliği ile kabul etti.
ANKARA BALI
Hititlerden bu yana arıcılık yapılan
Ankara’da, Ankara Balı’nın geliştirilmesi için
imkanlar ölçüsünde uygun sayıda arıcıya ana
arıları üretme eğitimi ve üretim konusunda
malzeme desteği sağlanması, vakıflar, üniversiteler, üretici birlikleri ile protokol imzalamasına yetki verilmesi talep edilen Başkanlık yazısı
da oy birliği ile kabul edildi.
TUZGÖLÜ
Beşir Göğüş Ödülü
Adnan Binyazar'ın
HABER MERKEZİDil Derneği’nin kurucu üyesi, Dilci, Eğitimci
Beşir Göğüş adına düzenlenen Türk Dilini ve
Edebiyatını Geliştirme Ödülü, Çankaya
Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde
düzenlenen törenle sahibini buldu. Beşir
Göğüş'ün 100. doğum yılına denk gelen bu
yılki ödülün bir çocuk kitabına verilmesi kararlaştırılmıştı. Başvuran eserler arasında ödüle
Adnan Binyazar'ın Günışığına Yolculuk / Varış 2 adlı kitabı layık görüldü.
Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar
Merkezi'nde gerçekleştirilen ödül törenine Beşir
Göğüş'ün ailesinin yanı sıra Çankaya Belediye
Başkan Yardımcısı Nafiz Kaya, Dil Derneği
Başkanı Sevgi Özel ve ünlü dil eğitmeni Emin
Özdemir de katılanlar arasındaydı.
Türkiye'nin en önemli dilcileri arasında
sayılan Beşir Göğüş, 1999 Büyük Marmara
Depremi'nde eşi Cemile Göğüş ve kızı Sezen
Göğüş ile birlikte dinlenmek için gittiği
Yalova'da yaşamını yitirmişti. Dil Devrimine,
Türkçenin eğitim ve öğretimine verdiği emeği
unutturmamak, kişiliğini ve düşüncelerini gelecek kuşaklara aktarmak için Göğüş Ailesi ile Dil
Derneği her yıl Türk Dilini ve Edebiyatını
Geliştirme Ödülü’nü düzenliyor.
HABER MERKEZİKızılcahamam Belediye Başkanı Muhitin Güney,
ilçe terminalini ziyaret ederek otobüs şoförleri ile
görüştü.
Kızılcahamam-Ankara arası hizmet veren Sınırlı
Sorumlu Otobüsçüler ve Motorlu Taşıyıcılar
Kooperatifi üyelerini terminal binasında ziyaret eden
Belediye Başkanı Muhittin Güney otobüsçü
esnafının büyük sıkıntılar içerisinde olduğunu
belirterek bu sıkıntıları Büyükşehir Belediye Başkanı
Melih Gökçek ile görüştüğünü iletti.
Otobüsçü esnafı bu konuda yapılan çalışmalar
için Belediye Başkanı Muhittin Güney’e teşekkür
etti.
Meclis, Türkiye’nin ikinci büyük
yüzölçümüne sahip olan Tuz Gölü’nün,
barındırdığı turizm potansiyelinin yerli ve
yabancı turistlerin ilgisini çekmesi amacıyla
yöresel lezzetlerin yer alacağı lokantalar, tuzdan imal edilmiş dekoratif ve kozmetik ürünlerin satış noktaları ile dinlenme alanlarının
yapımı ve tanıtımının planlandığı komisyon
raporunu da oy birliği ile kabul etti.
GÖÇMENLERE YARDIM
Büyükşehir Belediye Meclisi, Suriyeli ve
Iraklı göçmenlere yardımları yoğunlaştırmak
için Valilikten izin alınmak suretiyle nakdi ve
ayni yardım kampanyaları açılması, göçmenlerin sokaklarda dilencilik yapmasının engellenmesi, Devletin izin verdiği çerçevede çalışma imkanları bulunmasına yardım edilmesi,
çeşitli ilan ve duyuruların yapılması konusundaki Başkanlık Yazısı’nı da oy birliği ile kabul
etti.
MACUNKÖY’DE KENTSEL DÖNÜŞÜM
Toplantıda, Büyükşehir Belediyesi Emlak
İstimlak Dairesi Başkanlığı Kentsel
Dönüşümler Şube Müdürlüğü’nün “Başkanlık
olur”u ile Meclise gönderdiği protokol yetkisi
talebi de görüşüldü.
Yenimahalle İlçesi Macunköy Mahallesi’nde
bulunan 40 bin metrekare yüzölçümlü alanda
çarpık yerleşme alanlarının tasfiye edilerek
çağdaş standartlarda kentsel alanlar oluşturmak üzere Ankara Büyükşehir Belediye
Başkanlığı, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ve
Yenimahalle Belediye Başkanlığı arasında
işbirliği yapılması amacıyla Büyükşehir
Belediye Başkanı’na veya görevlendireceği bir
personele protokol imzalama yetkisi verilmesi
oy birliği ile kabul edildi.
Gökçek K.O.Z. filmini izledi
HABER MERKEZİTürkiye'nin son 2 yılda
yaşadığı sansasyonel olayları
ele alan “Kod Adı: K.O.Z”
filmini izleyen Ankara
Büyükşehir Belediye Başkanı
Melih Gökçek, filmi çok
beğendiğini belirtti. Gökçek,
“Bir dahaki filmde
Ankara’dan bir sahne çıkarsa
bizim Belediye ile ilgili bir
konu varsa ben de rol alırım”
dedi.
Armada Alışveriş
Merkezi’nde gösterime giren
filmi izlemeye gelen Başkan
Gökçek salona girmeden
önce kendisine yöneltilen
soruları yanıtladı.
Filmi gerçekleri yansıtan
bir film olarak bildiğini ve bu
çerçevede vatandaşların
ilgisinin bu manada son
derece anlamlı olduğunu dile
getiren Başkan Gökçek,
“Demek ki vatandaşın bugün
Güney, otobüscülerle görüştü
de olan olaylarda ciddi
anlamda bir tepkisi doğmuş,
bu onu gösteriyor. Filmin de
ilgi çekici olduğu zaten
İstanbul’dan bu taraflara
doğru seslendirildi. Belli ki
milletin alakası büyük” diye
konuştu.
Celal Çimen'in yönettiği
"Kod Adı: K. O. Z." filmini
kalabalık oyuncu kadrosu ile
birlikte izleyen Başkan
Gökçek filmi izledikten sonra,
gazetecilerin sorularını
yanıtladı.
İlk değerlendirmesi,
“Bütün samimiyetimle
söylüyorum böyle bir film
seyredeceğimi bu kadar
mükemmel olacağını tahmin
etmiyordum” şeklinde olan
Başkan Gökçek ardından,
“Senaryo da mükemmel
olmuş, arkadaşlar gerçekten
müthiş oynamışlar, mükemmel oynamışlar. Zaman
zaman insan o kadar
etkileniyor ki gözleri
yaşarıyor. Oyuncular rollerinin
haklarını da vermişler.
Hepsini kutluyorum, tebrik
ediyorum” dedi.
Başkan Gökçek, “En
etkilendiğiniz sahne hangisi
oldu?” sorusunu ise, “Bir çok
yerde ‘Amin’ dedik bir kere
onu söyleyeyim. Sanatkar rol
icabı ‘Amin’ derken biz
dışarıdan ‘Amin’ deme
ihtiyacını hissettik o kadar
etkilendik” diyerek cevaplandırdı.
Ankara Büyükşehir
Belediye Başkanı Melih
Gökçek, “Film son zamanların siyasi ortamı ile uyumlu
olmuş mu?” sorusuna da
“Evet olmuş, yani gerçekten
hakikatleri anlatıyor ve rollerini oynayanlar da olayı
yaşıyorlar, bu çok mükemmel
bir şey. Kutluyorum hepsini.
Bir dahaki filmde Ankara’dan
bir sahne çıkarsa bizim
Belediye ile ilgili bir konu
varsa ben de rol alırım”
diyerek cevap verdi.
Başkan Gökçek daha
sonra başta filmin oyuncuları
ile birlikte bir süre sohbet
ederek hatıra fotoğrafı
çektirdi.
NOT: Haber ve haberle
ilgili fotoğraflar mail
adreslerine gönderildi…
Görüntü için 317 56 63
no’lu telefonla irtibat
kurulabilir…
Görüntü FTP adreslerine
gönderildi…
Sokak hayvanlarına
GIDA DESTEĞİ
Etimesgut Belediyesi, sokak hayvanlarına
kuru mama desteği veriyor.
HABER MERKEZİEtimesgut Belediyesi, mevsim şartlarını da
dikkate alarak sokak hayvanlarına yönelik çalışmalarını yoğunlaştırdı. Bahçekapı Mahallesi’ndeki
hayvan barınağında sokaklardan alınan bakıma
muhtaç köpekler tedavi ediliyor. Bulaşıcı hastalıklara karşı aşılanan hayvanlar, ilgili yasa ve yönetmelikler uyarınca alındıkları bölgelere tekrar
bırakılıyor.
200 köpeğin aynı anda geçici olarak alıkonulduğu barınak, yılda binlerce sadık dosta ev
sahipliği yapıyor. Kar yağışıyla birlikte özellikle yaşlı,
hasta ve hamile köpekler sokaklarda hayatta kalma
mücadelesinde zorlanırken, sokak hayvanlarının
imdadına Etimesgut Belediyesi yetişiyor. Kar
nedeniyle beslenme ihtiyacını karşılayamayan
sokak hayvanlarına yönelik beslenme noktaları
oluşturan Etimesgut Belediyesi, beslenme noktalarına düzenli olarak gıda takviyesi yapıyor. Kuru
gıdalar köpeklere enerji vererek soğuktan korurken
kışın hayatta kalmalarını sağlıyor. Hasta, yaşlı ve
hamile sokak hayvanları ekipler tarafından alınarak
hayvan barınağına getiriliyor. Hayvanların barınakta
bakım ve tedavileri ile aşıları yapılıyor.
Samanyolu eskrimde
madalya kazandı
MİHRİBAN DEMİRELEskrimde bir gümüş bir bronz madalya
kazanan Ankara Özel Batıkent Samanyolu Lisesi,
büyük bir başarı elde etti.
Gürcistan’ın başkenti Tiflis’te gerçekleştirilen
Eskrim Yıldızlar Avrupa Circuit Turnuvası’nda
Samanyolu Lisesi öğrencisi Melisa Beyza Sözen
ve Bursalı takım arkadaşı Melis Sarıçam takım
bazında ikinci olarak gümüş madalya kazandı.
Finalde Gürcü rakibine yenilen iki kişilik Türk
takımı ikincilik ile ülkelerine döndü.
Ferdi alanda ikinci gün yapılan müsabakalarda ise Melisa Beyza Sözen bronz madalyanın
sahibi oldu. Başarılarından dolayı çok mutlu
olduğunu söyleyen Melisa, mayısta ayında
yapılacak olan Türkiye Şampiyonasına en iyi
şekilde hazırlanarak iyi derece almak istediğini
ifade etti.
EKONOMİ
18 Şubat 2015 Çarşamba
Türkiye
mutfak eşyası
ihracatında
iddialı...
FRANKFURT - ABDULSELAM DURDAK Almanya'nın Frankfurt kentinde düzenlenen uluslararası mobilya, dekorasyon, aksesuar, züccaciye
ve hediyelik eşya fuarı "Ambiente 2015", 4.
gününde devam ediyor. Türkiye fuara bu yıl, 66'sı
milli katılım olmak üzere 119 firmayla katılıyor.
AA muhabirinin fuara ilişkin sorularını yanıtlayan
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili
Öztiryaki, Türkiye'de demir ve demir dışı metaller
sektörünün Türkiye'nin büyümesiyle paralel, mutfak sektörünün ise Türkiye'nin büyümesinin
üzerinde büyüdüğünü söyledi.
Öztiryaki, Türkiye'nin mutfak sektörü ihracatının
geçen yıldan bu yana yaklaşık yüzde 10 arttığını ve
dünya ihracatında yedinci sıradan altıncı sıraya
yükseldiğini kaydetti.
Türkiye'nin sektörde fiyatı, kalitesi ve konumuyla ön plana çıktığını vurgulayan Öztiryaki, mutfak
ürünleri sektörünün en fazla ihracatı Birleşik
Krallık'a yaptığı, bunu Fransa ve Almanya'nın takip
ettiğini bildirdi.
Öztiryaki, ABD'nin de Türkiye için önemli bir
pazar haline geldiğine işaret ederek, "ABD'de bir
depo firmasıyla anlaştık. Fuara giden ürünlerimiz
orada kalacak ve sonra bu mallar orada depodan
satabileceğimiz hale gelecek" dedi.
Fuarda geçen yıllara oranla ziyaretçi sayısında
gerileme gözlendiğini aktaran Öztiryaki, "Ancak
burası yine de bize dünyadaki tüm fuarlardan daha
fazla katkı sağlayacak bir yer. Fuara katılan firmalar
en az 3 aylık siparişlerini burada alıyorlar ve bu ev
tipi mutfak eşyası sektörü ihracatının yaklaşık
yüzde 50'sini karşılıyor" diye konuştu.
Öztiryaki, Türkiye'nin artık her alanda geliştiğine
dikkati çekerek, sözlerini şöyle tamamladı:
"Türkiye artık taklit edilen ülke haline geldi,
ürettiği ürünler açısından. Türkiye kendini bu sektörde de yeniledi. Biz de okullarından yeni mezun
olmuş ve düzenlenen yarışmalardan ödül almış 10
tasarımcıyı fuara getirdik. Buradaki tasarımları
gözlemliyorlar. Böylece geleceğe yatırım
yapıyoruz."
İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller
İhracatçıları Birliği (İDDMİB) Yönetim Kurulu
Başkanı Rıdvan Mertöz de Türkiye'nin 10 yıl öncesine göre sektörde önemli bir konuma geldiğini
söyledi.
Bu yıl kendi sektörlerinde yüzde 8 ihracat artışı
beklediklerini dile getiren Mertöz, bu hedefi
yakalayacaklarına inandıklarını dile getirdi. Türk firmalarının fuar konusundaki genel memnuniyetinin
iyi olduğunu aktaran Mertöz, firmaların fuar alanındaki yerlerini genişletmek istediğini ve bu talep için
gerekeni yapacaklarını ifade etti. (AA)
BLADE SUNUCU-SAN SWİTCH VE ÇEVRE
DONANIMLARI İÇİN BAKIM ONARIM HİZMETİ (1 YIL)
T.C.POSTA VE TELGRAF TEŞKİLATI A.Ş.
SATINALMA DAİRE BAŞKANLIĞI
Blade Sunucu-San Switch ve Çevre donanımları için bakım onarım hizmeti (1 yıl) hizmet alımı
4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir.
İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır:
İhale Kayıt Numarası : 2015/11195
1-İdarenin
a) Adresi : Şehit Teğmen Kalmaz Caddesi No: 2 F Blok Kat: 1 06101 Ulus ALTINDAĞ/ANKARA
b) Telefon ve faks numarası : 3125095420 - 3123095616
c) Elektronik Posta Adresi : [email protected]
ç) İhale dokümanının görülebileceği internet adresi : https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/
2-İhale konusu hizmetin
a) Niteliği, türü ve miktarı : Blade Sunucu-San Switch ve Çevre Donanımları İçin Bakım-Onarım
hizmeti (1 yıl)
Ayrıntılı bilgiye EKAP’ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.
b) Yapılacağı yer : POSTA VE TELGRAF TEŞKİLATI A.Ş. Bilgi Teknolojileri Altyapı D. Bşk.lığı
Ulus / ANKARA
c) Süresi : İşe başlama tarihinden itibaren 12(Oniki) aydır
3- İhalenin
a) Yapılacağı yer : Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş. Satınalma Daire Başkanlığı Şehit Teğmen
Kalmaz Caddesi No: 2 F Blok Kat:1 06101 Ulus/ ANKARA
b) Tarihi ve saati : 26.02.2015 - 14:00
4. İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak
kriterler:
4.1. İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler:
4.1.1. Mevzuatı gereği kayıtlı olduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odası veya Meslek Odası Belgesi;
4.1.1.1. Gerçek kişi olması halinde, kayıtlı olduğu ticaret ve/veya sanayi odasından ya da ilgili
meslek odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, odaya kayıtlı
olduğunu gösterir belge,
4.1.1.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgili mevzuatı gereği kayıtlı bulunduğu ticaret ve/veya sanayi
odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, tüzel kişiliğinin odaya
kayıtlı olduğunu gösterir belge,
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren İmza Beyannamesi veya İmza Sirküleri;
4.1.2.1. Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi,
4.1.2.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğinin ortakları, üyeleri veya kurucuları
ile tüzel kişiliğin yönetimdeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin tamamının bir Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmaması halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere ilgili Ticaret Sicil Gazeteleri veya bu hususları gösteren belgeler ile tüzel kişiliğin noter
tasdikli imza sirküleri,
4.1.3. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu.
4.1.4. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat.
4.1.5. İhale konusu işin tamamı veya bir kısmı alt yüklenicilere yaptırılamaz.
4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
İdare tarafından ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.
4.3. Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
4.3.1. Makine, teçhizat ve diğer ekipmana ait belgeler ve kapasite raporu:
İstekliler, üretici firma veya Türkiye'deki yetkili temsilcisinden, ihale kapsamındaki ürünlerin
bakım, onarımının yürütüleceğinin garanti altına alındığını gösteren yetki belgesini teklifle birlikte
verecektir.
5. Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.
6. İhale yerli ve yabancı tüm isteklilere açıktır.
7. İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması:
7.1. İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir ve 100 TRY (Türk Lirası) karşılığı Posta ve
Telgraf Teşkilatı A.Ş. Satınalma Daire Başkanlığı Şehit Teğmen Kalmaz Caddesi No:2 F Blok
Kat:1 06101 Ulus/ANKARA adresinden satın alınabilir.
7.2. İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını satın almaları veya EKAP üzerinden e-imza
kullanarak indirmeleri zorunludur.
8. Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş. Satınalma Daire Başkanlığı
Şehit Teğmen Kalmaz Caddesi No:2 F Blok Kat:1 06101 Ulus/ ANKARA adresine elden teslim
edilebileceği gibi, aynı adrese iadeli taahhütlü posta vasıtasıyla da gönderilebilir.
9. İstekliler tekliflerini, Birim fiyatlar üzerinden vereceklerdir. İhale sonucu üzerine ihale yapılan
istekliyle, her bir iş kaleminin miktarı ile bu kalemler için teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden birim fiyat sözleşme imzalanacaktır.
Bu ihalede, işin tamamı için teklif verilecektir.
10. İstekliler teklif ettikleri bedelin %3’ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda
geçici teminat vereceklerdir.
11. Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 90 (Doksan) takvim günüdür.
12. Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
13.Diğer hususlar:
İhale, Kanunun 38 inci maddesinde öngörülen açıklama istenmeksizin ekonomik açıdan en
avantajlı teklif üzerinde bırakılacaktır.
Basın - 25460 (www.bik.gov.tr)
Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr.de
7
Türkiye İhracatçılar
Meclisi (TİM) Başkan
Vekili Tahsin Öztiryaki,
"Türkiye'nin mutfak
sektörü ihracatı geçen
yıldan bu yana yaklaşık yüzde 10 arttı.
Dünya mutfak ürünleri
ihracatında geçen yıl
yedinci sırada olan
Türkiye, payını
artırarak altıncı sıraya
yükseldi" dedi.
T.C. ANKARA İFLAS (21. İCRA) DAİRESİ
MÜDÜRLÜĞÜ , B034İİ D) 4060021 PTT KOD : 06058 ESAS NO: 2015/4
İFLASA İLİŞKİN İLAN
Müflisin Adı ve Adresi : PUSTİLER İNŞAAT TİCARET VE SANAYİ A.Ş.
Ceyhun Atıf Kansu Caddesi 18. Sokak No: 1/9 Balgat Çankaya/ANKARA
Mülisin Ticaret Sicil No.: 130005
Yukarıda adres ve sicil numarası yazılı PUSTİLER İNŞAAT TİCARET VE SANAYİ A.Ş.'nin
Ankara Asliye 2.Ticaret Mahkemesi'nin 13/02/2015 tarih ve 2013/5 Esas sayılı kararları ile iflasına, iflasın aynı tarih ve saat 10.30'de açılmasına karar verilmiştir.
İc.İf.K.nun. 166. Maddesi gereğince ilanen tebliğ olunur. 13/02/2015
Basın - 25995 (www.bik.gov.tr)
Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr.de
VERİCİ VE ALICI TLS.İST.K.LIĞI BUNKER
BİNALARI ZEMİNİ İLE YEŞİLDERE KIŞLASI ER
YAŞAM BİNASI ZEMİN ONARIMI. ANKARA BAKIM
ONARIM VE İSTİHKAM KOMUTANLIĞI
Verici ve Alıcı Tls.İst.K.lığı Bunker Binaları Zemini İle Yeşildere Kışlası Er Yaşam Binası Zemin
Onarımı yapım işi 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü
ile ihale edilecektir. İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır.
İhale Kayıt Numarası : 2015/13950
1- İdarenin
a) Adresi : Deniz Kuvvetleri Komutanlığı İnönü Bulvarı Bakanlıklar Çankaya/ANKARA
b) Telefon ve faks numarası : 3124033221-3124033439
c) Elektronik Posta Adresi : [email protected]
ç) İhale dokümanının görülebileceği internet adresi : https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/
2- İhale konusu yapım işinin
a) Niteliği, türü ve miktarı: 1 Adet Yapım İşi
Ayrıntılı bilgiye EKAP'ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.
b) Yapılacağı yer : Elmadağ/ANKARA
c) İşe başlama tarihi : Sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 5 gün içinde yer teslimi yapılarak
işe başlanacaktır.
ç) İşin süresi : Yer tesliminden itibaren 60 (altmış) takvim günüdür.
3- İhalenin
a) Yapılacağı yer : Dz.K.K.lığı Ankara Bakım Onarım ve İstihkam Komutanlığı BakanlıklarÇankaya/ANKARA
b) Tarihi ve saati : 26.02.2015- 10:00
4. İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak
kriterler:
4.1. İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler:
4.1.1. Mevzuatı gereği kayıtlı olduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odası ya da Esnaf ve Sanatkarlar
Odası veya ilgili Meslek Odası Belgesi.
4.1.1.1. Gerçek kişi olması halinde, kayıtlı olduğu ticaret ve/veya sanayi odasından ya da esnaf
ve sanatkar odasından veya ilgili meslek odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu
yılda alınmış, odaya kayıtlı olduğunu gösterir belge,
4.1.1.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgili mevzuatı gereği kayıtlı bulunduğu Ticaret ve/veya Sanayi
Odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, tüzel kişiliğin odaya kayıtlı
olduğunu gösterir belge,
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren İmza Beyannamesi veya İmza Sirküleri.
4.1.2.1. Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi.
4.1.2.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğin ortaklan, üyeleri veya kurucuları ile
tüzel kişiliğin yönetimindeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin tamamının bir Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmaması halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere ilgili Ticaret Sicil Gazeteleri veya bu hususları gösteren belgeler ile tüzel kişiliğin noter
tasdikli imza sirküleri,
4.1.3. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu.
4.1.4. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat.
4.1.5. İhale konusu işte idarenin onayı ile alt yüklenici çalıştırılabilir. Ancak işin tamamı alt yüklenicilere yaptırılamaz.
4.1.6. Tüzel kişi tarafından iş deneyimi göstermek üzere sunulan belgenin, tüzel kişiliğin yarısından fazla hissesine sahip ortağına ait olması halinde, ticaret ve sanayi odası/ticaret odası
bünyesinde bulunan ticaret sicil memurluktan veya yeminli mali müşavir ya da serbest muhasebeci mali müşavir tarafından ilk ilan tarihinden sonra düzenlenen ve düzenlendiği tarihten geriye
doğru son bir yıldır kesintisiz olarak bu şartın korunduğunu gösteren belge.
4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler: İdare
tarafından ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.
4.3. Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
4.3.1. İş deneyim belgeleri:
Son on beş yıl içinde bedel içeren bir sözleşme kapsamında taahhüt edilen ve teklif edilen
bedelin % 60 oranından az olmamak üzere ihale konusu iş veya benzer işlere ilişkin iş deneyimini gösteren belgeler.
4.4. Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilecek işler ve benzer işlere denk sayılacak mühendislik
ve mimarlık bölümleri:
4.4.1. Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilecek işler: B III Grubu İşler.
4.4.2. Benzer işe denk sayılacak mühendislik veya mimarlık bölümleri: İnşaat Mühendisliği veya
Mimarlık.
5. Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.
6. İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecektir.
7. İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması:
7.1. İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir ve 5 TRY (Türk Lirası) karşılığı Dz.K.K.lığı
Ankara Bakım Onarım ve istihkam Komutanlığı adresinden satın alınabilir.
7.2. ihaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını satınalmaları veya EKAP üzerinden e-imza
kullanarak indirmeleri zorunludur.
8. Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar Dz.K.K.lığı Ankara Bakım Onarım ve İstihkam Komutanlığı
adresine elden teslim edilebileceği gibi, aynı adrese iadeli taahhütlü posta vasıtasıyla da gönderilebilir.
9. İstekliler tekliflerini, anahtar teslimi götürü bedel üzerinden verecektir. İhale sonucu, üzerine
ihale yapılan istekliyle anahtar teslimi götürü bedel sözleşme imzalanacaktır. Bu İhalede, işin
tamamı için teklif verilecektir.
10. İstekliler teklif ettikleri bedelin %3'ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda
geçici teminat vereceklerdir.
11. Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 60 (altmış) takvim günüdür.
12. Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
13. Diğer hususlar:
İhalede Uygulanacak Sınır Değer Katsayısı (N): 1,00
Teklifi sınır değerin altında kalan isteklilerden Kanunun 38 inci maddesine göre açıklama
istenecektir.
Basın - 26245 (www.bik.gov.tr)
Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr.de
8
EKONOMİ
18 Şubat 2015 Çarşamba
Çifte
kavrulmuş
fındığın
kilogramı
100 liradan
satılırken,
piyasa
paydaşları
fiyatların
gerileyeceği
görüşünde.
Fındık cepleri kavuruyor
İSTANBUL - MUSAB TURAN - AA
muhabirinin sorularını yanıtlayan Fındık Tanıtım
Grubu (FTG) Başkanı İlyas Edip Sevinç, geçen
yıl yaşanan don olayının rekolteyi yarıya
düşürdüğünü, fiyatların yükselmesinin normal
olduğunu söyledi.
Fındığın kilogramının piyasada 100 liraya
dayanmasına ilişkin Sevinç, "Piyasa kendi
içinde dengesini bulur. Kavrulmuş fındığın 2012
yılında 12 liraya da satıldığını gördük, arz-talep
dengesi bu... Rekolte geçen yıl yarıya yakın
düşünce spekülatörler devreye girdi. Her
üründe spekülatör vardır tabii ama şimdi 70
liraya 100 liraya kimse fındık yiyemediğine göre
fiyatlar düşecektir. Bu fiyatların devam etme
şansı yok" değerlendirmesini yaptı.
Türkiye'nin, fındık üretiminin yüzde 15'inin
iç piyasaya sürüldüğünü aktaran Sevinç,
"İhracatta fiyatlar arttığı için iç piyasada da bu
kadar yükseldi. Fındık şu an ihracatta bu yıl
sonunda 3 milyar dolara kadar ulaşacak. Tüm
zamanların rekoru bekleniyor fındık ihracatında... Orası artmasa iç piyasa da artmaz bu
kadar. Bu kuru yemiş piyasasıyla alakalı değil,
dünyadaki fındık endüstrisindeki arz-taleple
ilgili. 'Dünyada ucuz fındık var da Türkiye'de
yok' gibi bir durum kesinlikle yoktur" diye
konuştu.
"KÖYLÜNÜN YÜZDE 95'İ 2014
MAHSULÜNÜ HALI HAZIRDA
ELDEN ÇIKARDI"
İstanbul Fındık ve Mamulleri İhracatçıları
Birliği (İFMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali
Haydar Gören ise, geçen yılki don nedeniyle
rekoltenin 850 bin tondan 450 bin tona
gerilediğini hatırlatarak, "Fındıkta şu an görülen
fiyatlar tabiat şartlarıyla ilgilidir. Fındık bu sene
için sorun olmazsa fiyat dengesini yeniden
toparlayacak, ülke ekonomisine rekor oranda
getiriler sağlamayı sürdürecektir" dedi.
Türkiye'deki tüketicilere "fındıktan
vazgeçmeyin" çağrısında bulunan Gören, iç
piyasada işlem gören fındığın yüzde 85'inin
çikolata sanayisinde kullanıldığını hatırlatarak,
yüksek fiyatın sadece kuru yemiş tüketicisine
değil, çikolata sanayisine de ağır bir maliyet
yükü getirdiğine dikkati çekti.
Gören, İtalyan devi çikolata şirketi
Nutella'nın sadece geçen yıl Türkiye'den yaklaşık 800 milyon dolarlık fındık satın aldığını da
anımsattı.
Yüksek seyreden fiyatlarda fındık üreticisinin bir kazanç elde etmediğini de sözlerine
ekleyen Gören, köylünün yüzde 95'inin 2014
mahsulünü hali hazırda elden çıkarmış durumda olduğunu bildirdi.
Mısır Çarşısı'nda kuru yemiş satan İbrahim
Fidan da orta kalite kavrulmuş fındığın kilosunu
ortalama 60 liradan sattıklarını belirterek, yüksek fiyatlardan dolayı müşterilerine karşı
mahcup olduklarını söyledi.
Yüksek kalite kavrulmuş fındığı 90-100 lira
aralığında satmak zorunda kaldıklarını ifade
eden Fidan, "Biz de bu durumdan memnun
değiliz, böyle fiyat mı olur? 100 liraya fındık mı
satılırmış... Ama yapacak bir şeyimiz yok.
Geçen sene de Antep fıstığında böyle dev bir
artış olmuştu ama fındık onu ikiye katladı"
ifadelerini kullandı.
(AA)
Türkiye’deki 10 traktörden biri Manisa ve Konya’da
BALIKESİR- Türkiye'deki trafiğe kayıtlı
traktör sayısı 2014 sonu itibarıyla 1 milyon
626 bin 938'e ulaşırken, en fazla traktör 78
bin 150 ile Manisa ve 77 bin 18 ile Konya'da
bulunuyor.
AA muhabirinin Türkiye İstatistik
Kurumu (TÜİK), 2014 Aralık ayına ilişkin
Motorlu Kara Taşıtları İstatistiklerinden
derlediği bilgiye göre, trafiğe kayıtlı araç
sayısı, 2014'te bir önceki yıla kıyasla yüzde
4,95 artarak 18 milyon 828 bin 721'e yükseldi.
Bu dönemde, traktör sayısı geçen yıla
göre 1 milyon 565 bin 817'den 1 milyon 626
bin 938'e çıktı. Traktör sayısında son 10 yıldaki artış ise yaklaşık yüzde 35'e ulaştı.
Trafiğe kayıtlı traktör sayısının illere göre
dağılımına bakıldığında Manisa ilk sırada
geliyor.
78 bin 150 traktörün bulunduğu bu ili 77
bin 18 ile "hububat ambarı" Konya izliyor.
Bu rakamlara göre, ülkedeki 10 traktörden
biri Manisa ve Konya'da bulunuyor.
Manisa'da motosiklet hariç 339 bin 891
olan motorlu taşıtların her 5'inden birini de
traktörler oluşturuyor.
"Türkiye'yi doyuran il" olarak nitelendirilen Balıkesir, 57 bin 147 traktör
sayısıyla bu iki ilin ardından üçüncü sırada
geliyor. Balıkesir'i de 56 bin 368 ile İzmir
izliyor.
Bu aracın en fazla bulunduğu Manisa,
Konya, Balıkesir ve İzmir ise ülkedeki yaklaşık her 6 traktörden birini barındırıyor.
Manisa Şehzadeler Ziraat Odası'nın eski
başkanı Nuri Sorman, il genelinde traktörün,
meyve ve sebze üretimi, hayvan yetiştiriciliği
ile sanayide kullanıldığını söyledi. (AA)
KARA’CA
İsmail KARA
[email protected]
ŞİDDET, ŞİDDET
Bugün yine şiddet üstünde durmak istiyorum.
Çünkü, son günlerde medyada da geniş yer alan bazı
aile içi şiddet olaylarına tanık oldum. Bu olayları tek
tek açıklamak da istemiyorum.
Onları tekrar duymak da, duyurmak da zoruma
gidiyor.
Daha önce kaç kere yazdım. Devlet, içeriği hep
kavga, dövüş, silah ve kanla dolu film ve dizilere
Kültür ve Turizm Bakanlığı kanalıyla destek veriyor.
Nerdeyse TV dizilerinin % 90’ı böyle… Yapımcılar
ve diğerleri böyle olmazsa dizileri kimse izlemez
sanıyorlar. Oysa ki, az sayıda da olsa; içinde hiçbir
şiddet olmayan çok güzel diziler de var ve fazlaca da
izleyicisi bulunuyor.
Öte yandan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı,
aile içi şiddet başta olmak üzere her türlü şiddeti
önleme gayretinde… Çelişen bir durum var ortada ve
bu duruma son verilmesi gerekmekte. Bu nasıl olur?
Kültür ve Turizm Bakanlığı (Sinema ve Telif
Hakları Genel Müdürlüğü) ile Aile ve Sosyal
Politikalar Bakanlığı’nın müşterek çalışması ile olur.
Destek istenen film ve dizileri Kültür ve Turizm
Bakanlığı değerlendirme komisyonunda Aile ve
Sosyal Politikalar Bakanlığı yetkililerinin de görev
alması, ya da bu bakanlığın da görüşünün alınması
gibi çözümler veya daha değişik çareler getirilebilir.
Millete izlettirilen şiddet dolu film ve dizi filmler
çığ gibi artarken, söz konusu şiddetin önüne ne Aile
ve Sosyal Politikalar Bakanlığı geçebilir ne de bir
başka kuruluş.
Öte yandan insanların kolayca silah temin etmesinin
de önüne geçilmesi gerekir bence… Ülkemizde,
gelişmiş ülkelere göre eğitim ve kültür seviyesi
düşük. İnsanlar bazı durumlarda hiç beklenmedik
tepkiler verebiliyor. Silahına sarılıp başkalarını
öldürebiliyor. Bu, karşısındaki kişi veya kişilerin
aileden olma özelliği bulunsa da değişmiyor.
Aklıma bir atasözümüz geldi şimdi; “Hayvanlar
koklaşa koklaşa, insanlar konuşa konuşa anlaşır”
demiş atalarımız.
Kaba kuvvetle meseleleri halletmeye kalkışmak,
zaten ilkelcedir. Medeni insanlarsa sorunları
konuşarak, anlaşarak çözmeye çalışır.
En küçük bir olayda şiddetle tepki vermek, yangına
körükle gitmektir.
Konumuzla ilgili bazı veciz sözlerle yazımı
bitiriyorum.
“Şiddet cahillik göstergesinin en üst sınırıdır”.
“Şiddetle güç kanıtlayan barışa hasret kalır”.
“Hoşgörünün olduğu yere şiddetin gölgesi bile
düşmez”.
“Sopaya uzanan elin, küfüre dolanan dilin sahibi
olmaz”.
Türkiye’de, benzin ve motorin
fiyatları AB ortalamasının üstünde
ANKARA - Motorin, 95 oktan kurşunsuz benzin ve Brent petrolün fiyatları uluslararası piyasada,
ocak ayının ilk yarısında aşağı yönlü bir seyir
izlerken ikinci yarısında yükselişe geçti.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK),
ocak ayına ait Petrol ve LPG Piyasası
Fiyatlandırma Raporu'nu açıkladı.
Buna göre, ocak ayı boyunca uluslararası fiyatlara bağlı olarak benzin ve motorin fiyatları
Türkiye'de azalış gösterdi. 95 oktan kurşunsuz
benzinin ay boyunca vergisiz bayi litre satış fiyatı
ortalaması 1,32 lira olurken, motorinin litre satış
fiyatı 1,46 lira olarak gerçekleşti.
Irak, büyük bir ekonomik
krizle karşı karşıya
Altına talep azaldı
İSTANBUL- Dünya Altın Konseyi, 2014 yılında küresel
altın talebinin bir önceki yıla göre yüzde 4 azaldığını bildirdi.
Dünya Altın Konseyi tarafından yayımlanan "2014
Küresel Altın Raporu"na göre; 2014 yılının son çeyreğinde
küresel altın talebinde yaşanan artış, yılın geneline yansımadı. Altın talebi, 2014 yılında bir önceki yıla oranla yüzde
4 azalarak 3 bin 924 tona geriledi.
Bununla birlikte, 2014 yılının 4. çeyreğinde merkez
bankalarının alımları ve mücevher talebinin artmasıyla,
küresel altın talebi yıllık bazda yüzde 6 artarak 987 tona
çıktı. Aynı dönemde, mücevher talebi yıllık yüzde 10
düşüşle 2 bin 153 tona geriledi. Dünyanın en büyük ikinci
altın piyasası Hindistan'ın mücevher talebi, 1995 yılından
bu yana en yüksek seviyeye çıktı ve yıllık yüzde 8 artışla
662 ton oldu. Bu yükselişte, hükümetin altın ithalatı kısıtlamalarına karşın düğün ve festival kaynaklı alımlar etkili
oldu.
Hindistan'ın yanında ABD ve İngiltere'nin mücevher
talebi de 2014'te güçlü oldu. Mücevher talebi İngiltere'de
yüzde 18 artışla 28 tona, ABD'de ise yüzde 9 yükselişle
132 tona çıktı. Çin'de ise mücevher talebi yıllık bazda
yüzde 33 düşüş göstermesine karşın, rakamlar mücevher
talebi açısından en iyi ikinci yıllık performansına işaret etti.
Altın talebinin en büyük sürücüsü yatırım amaçlı altın
alımlarında, geçen yıl yükseliş görüldü. Yatırım amaçlı altın
alımları, 2014 yılında bir önceki yıla göre yüzde 2
yükselerek, 885 tondan 905 tona yükseldi. (AA)
ERBİL - Irak Kürt Bölgesel Yönetimi
(IKBY) Başbakanı Neçirvan Barzani, mali
kriz içinde olan merkezi hükümetin
bütçedeki paylarını gönderemediğini,
buna rağmen anlaşmaya bağlı kalacaklarını ve petrol göndermeye devam edeceklerini bildirdi.
Barzani, IKBY Elektrik Bakanı
Selahaddin Babekir'le görüştükten sonra
yaptığı açıklamada, başkent Bağdat'taki
temasları hakkında bilgi verdi. Başbakan
Haydar el-İbadi ve hükümetin diğer
yetkilileriyle uzun süren müzakerelerde
bulunduklarını anlatan Barzani,
"Bağdat'a daha önce gerçekleştirdiğimiz
ziyaretlerde petrol gönderimiyle ilgili bir
anlaşmazlık vardı. Görüşmelerimizin
esasını bu konu teşkil ediyordu. Dünkü
ziyaretimizde bu sorun tamamen
çözüldü. Biz, anlaşmaya bağlı olduğumuzu ve belirlenen petrol miktarını göndereceğimizi yineledik. Bu noktada Irak
hükümetinin de bir sorunu kalmadı"
dedi.
Kürt tarafı olarak anlaşmaya bağlı
kalacaklarını merkezi hükümete bildirdiklerini dile getiren Barzani, "Merkezi
hükümet yetkililerine, 'göndereceğimiz
petrol miktarını 3 ayda bir kontrol edin.
Şayet belirlenen miktarın altında gönderiyorsak dördüncü ayın başında
bütçemizi kesin' dedik" ifadelerini kullandı.Barzani, anlaştıkları petrol gönderimi kapsamında merkezi hükümetin
"Kürdistan bölgesine" bütçedeki payını
vereceğini belirterek, şöyle devam etti:
"Anlaşma bu temeller üzerinde
yapıldı. Ancak son ziyaretimizde
Bağdat'ta para olmadığını gördük.
Parlamentoda kabul edilen ve Başbakan
İbadi'nin de imzaladığı yasaya göre,
merkezi hükümetin, Kürdistan bölgesine
aylık 1 trilyon 200 milyar dinar göndermesi gerekiyordu. Sorun Bağdat'ta
paranın olmaması. Buna
göre yaptığımız anlaşmanın da hiçbir geçerliliği
yok. Yani biz 550 bin varil
petrol göndersek de onlar
parayı gönderemeyecek.
Daha önce 110 dolar olan
petrol varili şimdi 50-55
dolara satılıyor. Irak'ın
gelirinin yüzde 90-95'i
petrolden elde ediliyor.
Onlar da memur maaşlarını
veremiyor. Bakanlar
Kurulunda 40 gün de bir
maaş verme kararı
verilmiş." (AA)
İstanbul Avrupa Yakası'nda vergiler dahil 95
oktan kurşunsuz benzinin nihai litre satış fiyatı
ortalama 4,13 lira olurken, bu fiyatın 2,81 liralık kısmını vergiler oluşturdu. Dağıtıcı ve bayi marjı
toplamı ise 43 kuruş olarak gerçekleşti. Aralık ayında ise 95 oktan kurşunsuz benzinin nihai litre satış
fiyatı ortalama 4,32 lira, dağıtıcı ve bayi marjı
toplamı ise 41 kuruş olarak gerçekleşmişti.
Motorinin nihai litre satış fiyatı 3,60 lira olurken,
dağıtıcı ve bayi marjı 46 kuruş oldu. Aralık ayında
motorinin nihai litre satış fiyatı 3,83 lira, dağıtıcı ve
bayi marjı ise 44 kuruş idi.
AB-28 ülkeleri ile Türkiye'deki 95 oktan kurşunsuz benzin ve motorin vergisiz fiyatları
karşılaştırıldığında Türkiye, AB-28 ağırlıklı ortalamasının üzerinde kaldı.
Türkiye'de ocak ayında 95 oktan kurşunsuz
benzinin vergisiz ortalama bayi pompa satış fiyatı
1,34 lira iken AB-28 ortalaması 1,21 lira olarak
gerçekleşti.
Motorinin vergisiz ortalama bayi pompa satış
litre fiyatı Türkiye'de 1,49 lira, AB-28 ortalaması ise
1,36 lira oldu.
Ocak ayı boyunca Türkiye genelinde 95 oktan
kurşunsuz benzinin ağırlıklı ortalama bayi pompa
satış fiyatı 1 Ocak'ta 4,28 lira ile en yüksek
seviyesindeyken 16-18 Ocak tarihlerinde 4,08 lira
ile en düşük seyrini yaşadı.
Motorinin ağırlıklı ortalama bayi pompa satış
fiyatı 1 Ocak'ta 3,79 lira ile en yüksek rakamı
gördü. 16-18 Ocak tarihlerinde ise 3,54 lira ile en
düşük seviyede idi. (AA)
KÜLTÜR-SANAT
KÜLTÜREL
BOYUT
Prof. Dr. Hayrettin İVGİN
[email protected]
YUNUS EMRE’NİN ÖLÜM ANLAYIŞI-I
İnsanoğluna ölüm ezelden takdir olunmuştur. Herkes ve
her canlı fanidir. Ölüm mutlaktır ve kaçınılmazdır. Ölüm
aslında ibret alınacak bir hadisedir.
Büyük Türk Şairi Yunus Emre şiirlerinde ölüm temasını da
işlemiştir.
Yunus dünyaya gelişini bir dava (kavga) olarak görmüyor.
Onun dünyadaki işi sevi (aşk) dır. Allah’a ulaşmanın yolu
ona göre insanların gönülleridir. "O halde Yunus olarak ben,
gönül yaparsam, Allah'a ulaşırım" anlayışındadır.
Ben gelmedim davi için
Benim işim sevi için
Dostun evi gönüllerdir.
Gönüller yapmaya geldim.
Dünyaya geldin. Bu cihanı bir uçtan bir uca işgal ettin ve
senin oldu. Farzet ki Feridun'un ve Nuşirevan'ın hazinesini,
Karun'un malını elde ettin ve kendi malına kattın. Ne olacak
sonunda? Sonunda ölüm var:
Sen bu cihan mülküni
Kaf’ta Kaf’a tuttun tut
Ya bu alem malını
Oynayuban uttun tut.
Sen Feridun haznesin
Nuşirevân genciyle
İttüp Karun malını
Sen malına kattın tut.
Ahir bir gün ölürsün
Ölüm vardır bilürsün
Kamulardan ayrılup
Varup sinde yatdun tut.
Herkes ölümden korkar ama ölüm biraz da ettiğini bulmaktır:
Ey yarenler ey kardeşler
Korkaram ben ölem diye
Öldüğümü kayırmazam
Ettiğimi bulam diye
Yunus Emre "korkaram" diyor, amma ölümden korkmaz
çünkü aşıklar ölmez. Aşıklar için ölüm bir nur-i İlahidir.
Kogıl ölüm endişesin
Aşıklar ölmez bâkidir.
Ölüm aşıkın nesidir.
Çünkü nur-u ilâhidir.
Dedik ya ölüm bir ibrettir. Yunus zaman zaman sabahları
mezarlığa gider orada yatanları düşünür.
Sabahın sinliye vardum
Gördüm cümle ölmüş yatur
Her bir i biçare olmuş
Ömrün yavı kılmuş yatur
Başka bir şiirinde şöyle söyler:
Teferrüç eyleyü vardın
Sabahın sinleri gördüm
Karışmış kara toprağa
Şu nâzik tenleri gördüm.
“Kiziroğlu”nun
telif hakkı
AK Parti'de
İSTANBUL - Grup Ayna'nın Başbakan Ahmet
Davutoğlu'na seçim parçası olarak uyarlayıp
seslendirdiği "Kiziroğlu Mustafa Bey" türküsünün
telif hakkını AK Parti, süresiz olarak aldı.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan
Davutoğlu için Grup Ayna tarafından hazırlanan
türkü, ilk kez 27 Aralık 2014'teki Konya 5.
Olağan İl Kongresi'nde seslendirilmiş ve partililerce çok beğenildiği için tekrar tekrar okunması
istenmişti.
Grubun solisti Erhan Güleryüz tarafından
okunan ve nakaratı "Davutoğlu Ahmet Hoca bir
bilge adam, bir yiğit adam" şeklinde düzenlenen
türkü, daha sonra CHP, MHP ve AK Parti arasında tartışmalara neden olmuştu.
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti
Sözcüsü Haluk Koç, 30 Aralık 2014'te yaptığı
açıklamada, "Kiziroğlu Mustafa Bey" türküsü için
daha önce üç ayrı siyasi partiyle anlaşma yapıldığını belirterek, "Bunlar üçüncüsü. Her şeyi
olduğu gibi bunu da çalıyorlar. Alışkanlıktan olsa
gerek" ifadelerini kullanmıştı.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural da 29
Aralık 2014'te partisinin Sivas İl Başkanlığı'nda
yaptığı açıklamada, türkünün Davutoğlu için
yeniden uyarlanmasına tepki göstermiş, aynı
parçanın 1999'da MHP'nin seçim müziği olarak
kullanıldığını belirtmişti.
Vural, bu türkünün MHP için uyarlanmış halini
basın mensuplarına dinleterek, "Yeni Türkiye
falan diyorlar ama yeni Türkiye dedikleri yerde
MHP'nin seçim müziğini bile yeni diye milletimize pazarlamak istiyorlar. Biz, bunlara bu milletin
türküsünü söyletmeye ve anlatmaya devam edeceğiz. Yeni Türkiye dedikleri bir noktada gerçekten bir partinin daha önce seçim müziği olarak
kullandığı bir parçayı kendilerine uyarlıyorlarsa
aslında bunların millete verecekleri yeni bir şey
kalmadığını da ortaya koymaktadır" diye konuşmuştu.
Gelişmeler üzerine, türkünün telif haklarını
almak için girişimlere başlayan AK Parti, bugün
Murat Çobanoğlu'nun mirasçıları adına yetkili
oğlu Şentürk Çobanoğlu ile parti genel merkezinde sözleşme imzaladı.
Telif hakkının devredildiği sözleşmeye AK
Parti adına Genel Başkan Yardımcısı Nureddin
Nebati imza koydu.
Sözleşmeye göre, orijinaline bağlı kalınan
Murat Çobanoğlu derlemesine ait "Kiziroğlu
Mustafa Bey" isimli eser üzerinde sahip olunan
kullanma hakkı, eser adı, temsil hakkı, televizyon, sinema, radyo gibi araçlarla umuma iletim
hakkı, bilgisayar ve internet gibi ortamlarda
yayımlama hakkı gibi yetkileri kapsayan telif
hakkı, AK Parti'ye geçti. (AA)
18 Şubat 2015 Çarşamba
9
Yıldız Teknik Üniversitesi,
Osmanlı mirasını ihya ediyor
Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ), Yıldız ve Davutpaşa kampüslerindeki Osmanlı eserlerini restore
ederek, eğitim ve araştırma amaçlı olarak kullanıma sunuyor.
İSTANBUL - Yıldız Teknik
Üniversitesi (YTÜ), Yıldız ve
Davutpaşa kampüslerindeki
Osmanlı eserlerini restore ederek,
eğitim ve araştırma amaçlı olarak
kullanıma sunuyor.
Yıldız kampüsünde Sultan 2.
Abdülhamid'in oğullarından
Abdürrahim, Abdülkadir,
Burhanettin, Ahmet gibi şehzaedelerin kaldığı "Beyaz Köşk" olarak da
bilinen Şehzade Köşkü'nde AA
muhabirinin sorularını yanıtlayan
YTÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail
Yüksek, tamamlanan ve devam
eden restorasyon çalışmaları hakkında bilgi verdi.
Yüksek, göreve başladıklarında
tarihi bir dokunun içerisinde yaşadıklarını fark ettiklerini belirterek, bu
dokunun da korunması konusunda
heyecan duyduklarını ifade etti.
Birçok eserin boyasının ve kalem
işlerinin yok edildiğini gördüklerini
aktaran Yüksek, "Hatta
Çukursaray'ın içerisinde çelik konstrüksiyondan asma katlar yapıldı.
Burada bir eğitim öğretim süreci
devam ettiği için ihtiyaçtan dolayı
bu tür alanların kontrolsüz bir şekilde yapıldığını gördük" diye konuştu.
Bu alanları üniversitedeki akademisyenlerin desteğiyle restore etme
konusunda çalışmalar yaptıklarını
hatırlatan Yüksek, ilk etapta Anıtlar
Kurulu'ndan geçecek şekilde rapor-
Yüksek, üniversitenin akademik
ortamının restorasyon sürecini hızlandırdığını belirterek, izinlerin alınması ve raporların hazırlanmasında
akademisyenlerin büyük katkısı
olduğunu dile getirdi.
Şehzade köşklerinin restorasyon
süresi ve maliyeti hakkında bilgiler
veren Yüksek, şunları söyledi:
"Bu köşklerin izinlerini almamız
6-7 ay sürdü. Projelerin hazırlanması ve onayların alınması 1 yıl kadar
sürdü. Daha sonra İl Özel
İdaresi'nden izin alınması için 5
aylık bir süre geçti. Asıl uzun süre
restorasyon süreciydi. Köşklerin
yapılması 2 yıl sürdü. Restorasyon
projelerinde öngörülemeyen bazı
şeyler olabiliyor. Açtıkça, araştırdıkların hazırlandığını söyledi. Yüksek, devam etti:
ça taşıyıcı sistemlerde çürükler
"Makine mühendisiyim. Aslında
"İstanbul 2010 Avrupa Kültür
olduğu görüldü. Çatı değişti. Birçok
ilk geldiğimde böyle tarihi bir duyar- şey yenilendi. Ardından ikinci bir
Başkenti" sürecinde
Davutpaşa'daki eserlerin yenilendi- lılığım yoktu. Burada yaşarken,
ihale yapıldı. Bununla da toplamda
öğrencilik yıllarımda böyle bir değe- köşk başına 2 milyon liralık bir bütğini kaydetti.
rin içerisinde yaşadığımın farkında
Rektör Yüksek, İl Özel
çeyle bunları tamamladık. Şu anda
değildim. Ama mekanları kullanınca,
İdaresi'nin desteğiyle Yıldız'daki
Davutpaşa'da Otağ-ı Hümayun'un
şehzade köşklerinin restorasyonuna insanların tepkilerini görünce biz de
restorasyonunu tamamladık. Orada
başladıklarını anımsatarak, bu köşk- buraların farkına vardık. Bu konubir de hamam var onun çalışması
lerden "Beyaz Köşk" olarak anılanın nun nasıl yapılacağı hususunda
uzman arkadaşlardan destek aldık. devam ediyor. Davutpaşa'da bir de
restorasyonunun tamamlandığını
kışla binası var. Onun da restorasDiğer kurumlar da bu tür restorasaktardı.
yonu için proje çalışmalarına başlayonlar yapıyor ama bunlar uzun
Çukursaray ve rektörlük binası
dık. Burada oda oda bütçemizin el
olarak kullanılan Hünkar Köşkü'nün sürüyor. Bizimki kısa sürede
vermesi dahilinde her yeri yenilemede üniversite imkanlarıyla yenilendi- tamamlandı. Hem devleti hem de
ye çalışıyoruz." (AA)
valiliğin desteğiyle bunları yaptık."
ğini dile getiren Yüksek, şöyle
49 film Bakanlık destekli
“motor” diyecek
ANKARA - Kültür ve Turizm
Bakanı Ömer Çelik, "2015 yılının ilk
destekleme kurulu toplantısının
neticesinde, 22 milyon 250 bin lira
destek ile bir rekora imza attık" bilgisini verdi.
Kültür ve Turizm Bakanlığından
yapılan yazılı açıklamada, Çelik'in;
"geçen yıl 100. yaşını kutlayan Türk
sinemasına daima destek olacaklarını ve görev süresinde sektörün
altın çağını yaşayacağını her fırsatta
dile getirdiği", "Türk sinemasına
yönelik gerek ulusal gerekse uluslararası arenada çok yönlü çalışmaların talimatını verdiği" belirtildi.
Açıklamada, Ömer Çelik'in
değerlendirmelerine de yer verildi.
Sinemanın bir asrı kapatarak yeni
bir yüzyıla başladığına işaret eden
Çelik, 100 yılda zorlu ama uzun bir
yol kat eden Türk sinemasının,
geçen yıl imza attığı başarılarla
gücünü ve kapasitesini gösterdiğinin altını çizdi.
"Böylesine ilerleme kaydeden
azimli bir Türk sinemasına değişen
dünya ve sektör koşullarında tam
güç destek vermemiz gerektiğini
düşünüyorum" ifadesini kullanan
Çelik, şunları kaydetti:
"Tam da bu nedenle Bakanlığım
2015 yılında Türk sinemasına rekor
destek veriyor. 2015 yılının ilk
Destekleme Kurulu toplantısından
49 uzun metrajlı film projesini destekleme kararı çıktı. İlk uzun metraj
filmini çekecek yönetmen kategorisinde 14 projeye 4 milyon 150 bin
lira, 35 uzun metraj projeye de 18
milyon 100 bin lira destek verildi.
Böylelikle toplam destek 22 milyon
250 bin liraya ulaşmış oldu. 2015
yılının ilk destekleme kurulu toplantısının neticesinde, 22 milyon 250
bin lira destek ile bir rekora imza
attık."
Bakanlığın 2005'ten bu yana
sinema sektörünü uluslararası
normlarda desteklediğinin altını
çizen Çelik, "2005-2014 yılları arasında 332 uzun metraj filme 87 milyon 949 bin 646 lira destek verildi
MEHMET NURİ
PARMAKSIZ
[email protected]
BENCİLEYİN SÖZLER
HAYATA DAİR
Çalışmak varlık sebebi, dua varlığımızın hamurudur.
İyilik kalbin, dua hem bedenin hem de ruhun
kalkanıdır.
Zorluğu kolay kılanın dua, imkânsızı gerçek
eyleyenin münacat ve en güzel vekilin Mevlâ olduğunu unutmayalım hiç.
Nasıl bir çiftçi için tarlası, bir bağban için gülistanı değerliyse bizim içinde değerli olan dudaklarımızdan dökülen dualarımız ve ömrümüzü nasıl
tükettiğimiz olduğunu unutmayalım hiç.
Ellerimizde alın yazısı, alnımızda kader, nefesimizde dua, kirpiklerimizde mahşer gizli.
Bulutların dualarla ellerimize konuşu, yerle
ve bu destekler sektöre büyük katkı
sağladı, film üretimi ve seyirci sayısında büyük artış yaşandı. 2013
yılında uzun metraj film kategorisinde yedisi ilk yönetmen toplam 20
projeye; yüzde 205'lik bir artışla
2014 yılında 15'i ilk yönetmen toplam 50 projeye; 2015 yılının ilk toplantısında 14'ü ilk yönetmen toplam
49 yapıma destek verildi" açıklamasında bulundu.
Kültür ve Turizm Bakanı Çelik,
sektöre 2013'te 7 milyon 33 bin 646
lira ve 2014'te 21 milyon 460 bin
lira destek sağlandığını, 2015'in ilk
toplantısının neticesinde geçen yılki
rakamın geride bırakıldığını vurguladı. Belgesel, animasyon, kısa film,
senaryo ve diyalog yazım ve araştırma geliştirme dallarında yapılan
başvuruların değerlendirilmesine
ilişkin destekleme kurulu toplantısının da bu ay içerisinde yapılmasının
planlandığını bildiren Çelik, "Türk
sinemasının gelişimini hızlandırdığını
düşündüğümüz bu desteğimiz artarak devam ediyor ve edecek.
Umarım bu desteklerle bir öncekinden daha başarılı bir yüzyıla adım
atmış oluruz. Desteklerin hayırlı
olmasını temenni eder, tüm sinemacılarımıza başarılar dilerim" ifadelerini kullandı. (AA)
Ayağıyla yaptığı
resimlerle sergi açtı
AYDIN- Aydın'da doğuştan
bedensel engelli Rabia Asrak,
sağ ayak parmağıyla tuttuğu
boya kalemleriyle yaptığı 300'e
yakın resmi için sergi açtı.
Osman Yozgatlı
Mahallesi'ndeki evlerinde anne,
baba ve 3 kardeşiyle yaşayan
16 yaşındaki Asrak, Vali
Yazıcıoğlu Kültür Merkezi'nde,
"Sevginin Gücü" isimli resim
sergisini açtı. Asrak, serginin
açılışında yaptığı konuşmada,
hayallerini resmetmeye çalıştığını söyledi. Ayaklarıyla resim
yapmaya alıştığını, zorluk çekmediğini dile getiren Asrak,
daha çok çizgi film kahramanlarının resimlerini yaptığını, resim
sanatını geliştirmek istediğini
aktardı. Serginin açılışına katılan
Efeler Belediye Başkanı Mesut
Özakcan da Rabia'nın birçok
insanın eliyle çizemeyeceği
resimleri ayağıyla çizdiğini,
bunun azmin eseri olduğunu dile
getirdi. Rabia Asrak'ın resim eğitimi alması konusunda kendisine her türlü desteği sunacaklarını ifade eden Özakcan, Rabia'yı
ve ailesi bu başarıdan dolayı
kutladı. (AA)
göğün gönlümüzde birleşmesine
işarettir.
Hayalin kaynağı umuttur, umudu olmayanın
hayali de olmaz.
Bazen rüyalar ve hayaller
arzularımıza nefes olur.
Hayal kurmak uçurumdan düşene kadar güzeldir,
şükredip hayalimiz için çalışmazsak kırılmadık
yerimiz kalmaz.
Gözlerimizdeki uyku gönlümüzdeki uykusuzlukla nikahlandıktan sonra sadece tahayyülün
kucağında dinlenebiliriz.
Mucitlerin hayal dünyası hayal edilemeyecek
kadar geniştir.
Bakış açısı sonsuzluk olanın
hayali ve umudu da ölçülemez.
Fırsatları fırsata dönüştüren, hayali gerçek kılan
akıl ve düşüncedir.
Hayaller ömrümüzün akciğeridir.
Bir noktadan sonra anlarız ki uykusuz gecelerin
sabahında dualarla, tövbelerle, secdelerle hayale ve
ümide sarılmakmış yaşamak.
Yokluğun kışlarında hayalleriyle ısınanlar ancak
varlık mevsimine ulaşır.
Ruh hayal denizinde yüzmeye doyamaz, bedense
yaşamaya…
Hayaller bulutlara benzer, şekli ve sınırı yoktur
onların bazen ağlar, bazen de coşarlar.
Hayal dünyamızı sınırsız zannederiz lakin sonsuzluk içinde hayal dünyamız acaba bir nokta kadar
eder mi?
Hayal sınırsızlık timsali, gönül sonsuzluğun
emsali…
Herkesin içinde kendi dahil
kimseyle paylaşmadığı hayalleri
vardır.
Heyecandır hayali ve umudu
canlı tutan, heyecandır zorluğu
çekilir kılan.
GÜNÜN DÖRTLÜĞÜ
Bilmek mi, bilmemek mi; yoksa ölmek mi evlâ
Her şeyin bilicisi kaderi çizen Mevlâ.
Yürek bazen uçurum, bazen sükût edendir
Mahşerle son bulacak gönlümdeki vaveylâ.
10
SAĞLIK
18 Şubat 2015 Çarşamba
“Sevgili şiddeti”ne dikkat
Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Sibel Mercan, şiddetten korunmanın en iyi yolunun sağlıklı olmadığı düşünülen ilişkilerin
devam ettirilmemesinden geçtiğini belirterek, "Evlenince düzelir, onu bu davranışlarından vazgeçiririm. Aslında iyi bir
insan bunu yapmaz ama çok sıkıntısı var bu dönemde' diyerek ilişkiye devam etmek, kendini kandırmak olur" dedi.
KOCAELİ - Amerikan Hastanesi Psikiyatri
Bölümünde görevli Mercan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, aile içi şiddettin en önemli
sorunlardan biri olduğunu söyledi.
Şiddete maruz kalan kişinin fiziksel yaradan
daha fazla ruhsal açıdan zarar gördüğüne dikkati
çeken Mercan, kadına fiziksel ya da sözel şiddet
uygulayan eş ya da sevgilinin asıl amacının baskı
ya da otorite kurmak olduğunu anlattı.
Mercan, bu kişilerin aşağılayarak, suçluluk
duygusu ya da utanç hissettirerek, fiziksel baskının şiddetini artırdığını ve kontrolü elinde tuttuğunu kaydederek, "Şiddet uygulayan kişi, karşısındakine dürüst ve koşullar eşit değildir. Kavgada
karşılıklı yumruk sallanırken burada eşit ilişki ve
güç dengesi söz konusu değildir. Sadece şiddet
uygulamakla kalmaz, şiddet uyguladığı kişi ve
çevresindekileri de tehdit ederek sindirmeye çalışır" diye konuştu.
Aile içi şiddetin belli grup ya da topluluğun
özelliği olmadığına işaret eden Mercan, her yaştan ve her eğitim seviyesinden bireylerin şiddete
başvurduğunu hatta kadının da erkeğe şiddet
uyguladığını aktardı.
"Şiddet, sözel hakaret ve fiziksel saldırı şeklinde olabildiği gibi bazen ihmal, görmezden
gelme, yok sayma şeklinde de olabilir" diyen
Mercan, şöyle devam etti:
"Aslında en acı olanı yok sayılmak, ihmal edilmek, görmezden gelinmek şeklindeki şiddettir.
Bu, kişiyi yok eder, parçalar, yoğun öfkeyle baş
başa bırakır. Şiddete maruz kalmış kişilerde öz
güven kaybıyla kaygı, depresyon, izolasyon ve
yalnızlık hissi sıktır. Sanki tüm umutlar tükenmiş,
terk edilmiş, çaresiz ve umutsuz kalmıştır.
Burada takılıp kalmış, daha ileri gidemeyecektir.
Bu insandan hiçbir zaman kurtulamayacak ve
kaderine razı olacaktır. Kişinin bu ilişkiye mahkum olmadığını görmesi çok önemli adımdır. Bir
insanı seçmek, 'onu tüm özellikleriyle seçmek'
demektir. İyi birisi ama öfkesini kontrol edemiyor,
lik varsa bunun üzerinde düşünmeniz gerekir.
Diğer insanlarla olmuyor ve özellikle bu insanla
oluyorsa neden bunu hissettiğinizi, buna yol açanın ne olduğunu araştırmanızda fayda var"
değerlendirmesinde bulundu.
Mercan, şiddet uygulayan partnerin, daha çok
kontrol etme çabası içinde olduğunu söyledi.
"En çok gördüğümüz, maddi alanda kontrol
kurma çabasıdır" diyen Mercan, şu düşünceleri
aktardı:
"Buna 'ekonomik şiddet uygulama' denir.
Kişinin şiddete meyilli olduğunu anlamak için
fiziksel şiddet uygulamasını beklemek yanlış olur.
Rahatça küfredebilen, aşağılayabilen, aşırı kısıtlamalar koyan birine dikkat etmek gerekir. Alkol ve
madde bağımlılığı yine şiddet uygulama riskini
artırır. Kişinin zaten kavgacı, fiziksel kavgalara
karışan biri olması, bunu yapabileceğinin göstergesidir. Etraftaki eşyaya ya da hayvanlara şiddet
uygulayanlar da yine şiddete meyillidir. Bu kişilerin şiddet uygulaması, döngüsel seyir gösterir
sıklıkla. Bazen aralıklarla olabilirken, bazen de
sürekli olabilir.
Şiddetten korunmanın en iyi yolu sağlıklı
olmadığı düşünülen ilişkileri devam ettirmemektir.
tedavi ettiğini ancak sorunun çözümü için ilişkile- 'Evlenince düzelir, onu bu davranışlarından vazkendini tutamadığından yapıyor ve sonra çok
geçiririm. Aslında iyi bir insan bunu yapmaz ama
rin gözden geçirilmesi gerektiğini aktararak,
pişman oluyor. 'Onu bırakamam, beni dövüyor
ama sonra bana sarılıp ağlıyor, özür diliyor, yap- "Şiddet devam ettiği sürece ruhsal olarak dingin, çok sıkıntısı var bu dönemde' diyerek ilişkiye
devam etmek, kendini kandırmak olur. Eğer bir
huzurlu, dengede olmak pek mümkün değil.
mayacağım' diyor ve 'tekrar yapıyor' diyen hasOnlara kurban olmadıklarını, bunu kendi rızalarıy- kişi sizi çok kısıtlıyorsa, iş, aile ve arkadaş ilişkitalara sık rastlıyoruz.
lerinizi bozuyor, ekonomik olarak kontrol altına
'Sanki bir sabah uyanacak ve bu insan değiş- la seçtiklerini belirtmek gerekiyor" dedi.
almak istiyor, sürekli eleştiriyor, kolayca kırılıyor
İlişkilerde dikkat edilmesi gereken ilk noktamiş olacak, bir daha hiç küfretmeyecek, hiç el
ve sizi cezalandırıyorsa, hakaret ediyor, aşağılıkaldırmayacak' diye bekleyerek, yıllarını geçirmiş, nın, eş ya da sevgiliden korkmamak olduğunu
yorsa, onun yanında sürekli diken üstünde ve
hala durumun değişmeyeceğini kabul edemeyen, kaydeden Mercan, "Eğer o insandan, eleştirileaşırı kontrollü olma çabasına girdiyseniz, bu ilişiçinde kalamayan ama bırakıp da gidemeyen
rinden, öfkesinden korkuyorsanız, yanında
kişiler bizlerden yardım istemeye geliyor."
yumurtaya basar gibi hassas ve özenli davranma kinin devamında dikkatli olmanızda fayda vardır."
Mercan, ilaçların depresyondaki kadınları
ihtiyacı hissediyorsanız, üzerinizde sürekli gergin- (AA)
GÖLET YAPTIRILACAKTIR DSİ 5.BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ
ANKARA-AYAŞ ARIKLAR BAĞI GÖLETİ yapım İşi 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu
maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir. İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer
almaktadır.
İhale Kayıt Numarası : 2014/179803
1-İdarenin
a) Adresi: Mustafa Kemal Mah. 2151/1 A Blok No:24 06520 Söğütözü ÇANKAYA/ANKARA
b) Telefon ve faks numarası: 0 (312) 219 77 00/4150-0 (312) 219 78 00
c) Elektronik Posta Adresi: [email protected]
ç) İhale dokümanının görülebileceği internet adresi: https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/
2-İhale konusu yapım işinin
a) Niteliği, türü ve miktarı: Temelden yüksekliği 43,00 m talvegden yüksekliği 40,50 m olan kil çekirdekli kaya dolgu tipinde gölet yapılacaktır.
Ayrıntılı bilgiye EKAP'ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.
b) Yapılacağı yer: ANKARA - AYAŞ
c) İşe başlama tarihi: Sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 10 gün içinde yer teslimi yapılarak
işe başlanacaktır.
ç) İşin süresi: Yer tesliminden itibaren 600 (altıyüz) takvim günüdür.
3- İhalenin
a) Yapılacağı yer: DSİ 5.Bölge Müdürlüğü İhale Salonu Zemin Kat G-8 Nolu Oda Mustafa Kemal
Mah. 06520 Çankaya / ANKARA
b) Tarihi ve saati: 13.03.2015- 10:00
4. İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak kriterler:
4.1. İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler:
4.1.1. Mevzuatı gereği kayıtlı olduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odası ya da Esnaf ve Sanatkarlar
Odası veya ilgili Meslek Odası Belgesi.
4.1.1.1. Gerçek kişi olması halinde, kayıtlı olduğu ticaret ve/veya sanayi odasından ya da esnaf ve
sanatkar odasından veya ilgili meslek odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda
alınmış, odaya kayıtlı olduğunu gösterir belge,
4.1.1.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgili mevzuatı gereği kayıtlı bulunduğu Ticaret ve/veya Sanayi
Odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, tüzel kişiliğin odaya kayıtlı
olduğunu gösterir belge,
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren İmza Beyannamesi veya İmza Sirküleri.
4.1.2.1. Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi.
4.1.2.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile
tüzel kişiliğin yönetimindeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin tamamının bir Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmaması halinde, bu bilgilerin tümünü
göstermek üzere ilgili Ticaret Sicil Gazeteleri veya bu hususları gösteren belgeler ile tüzel kişiliği
noter tasdikli imza sirküleri,
4.1.3. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu.
4.1.4. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat.
4.1.5. İhale konusu işte idarenin onayı ile alt yüklenici çalıştırılabilir. Ancak işin tamamı alt yüklenicilere yaptırılamaz.
4.1.6. Tüzel kişi tarafından iş deneyimi göstermek üzere sunulan belgenin, tüzel kişiliğin yarısından
fazla hissesine sahip ortağına ait olması halinde, ticaret ve sanayi odası/ticaret odası bünyesinde
bulunan ticaret sicil memurlukları veya yeminli mali müşavir ya da serbest muhasebeci mali müşavir tarafından ilk ilan tarihinden sonra düzenlenen ve düzenlendiği tarihten geriye doğru son bir yıldır kesintisiz olarak bu şartın korunduğunu gösteren belge.
4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
4.2.1 Bankalardan temin edilecek belgeler:
Teklif edilen bedelin % 10 dan az olmamak üzere istekli tarafından belirlenecek tutarda bankalar
nezdindeki kullanılmamış nakdi veya gayrinakdi kredisini ya da üzerinde kısıtlama bulunmayan
mevduatını gösteren banka referans mektubu,
Bu kriterler, mevduat ve kredi tutarları toplanmak ya da birden fazla banka referans mektubu sunulmak suretiyle de sağlanabilir.
4.2.2. İsteklinin ihalenin yapıldığı yıldan önceki yıla ait yıl sonu bilançosu veya eşdeğer belgeleri:
İsteklinin ihalenin yapıldığı yıldan önceki yıla ait yıl sonu bilançosu veya eşdeğer belgeleri;
a) İlgili mevzuatı uyarınca bilançosunu yayımlatma zorunluluğu olan istekliler yıl sonu bilançosunu
veya bilançonun gerekli kriterlerin sağlandığını gösteren bölümlerini,
b) İlgili mevzuatı uyarınca bilançosunu yayımlatma zorunluluğu olmayan istekliler, yıl sonu bilançosunu veya bilançonun gerekli kriterlerin sağlandığını gösteren bölümlerini ya da bu kriterlerin sağlandığını göstermek üzere yeminli mali müşavir veya serbest muhasebeci mali müşavir tarafından
standart forma uygun olarak düzenlenen belgeyi sunar. Sunulan bilanço veya eşdeğer belgelerde;
a) Cari oranın (dönen varlıklar / kısa vadeli borçlar) en az 0,75 olması,
b) Öz kaynak oranının (öz kaynaklar/ toplam aktif) en az 0,15 olması,
c) Kısa vadeli banka borçlarının öz kaynaklara oranının 0,50'den küçük olması, yeterlik kriterleridir
ve bu üç kriter birlikte aranır.
Yukarıda belirtilen kriterleri bir önceki yılda sağlayamayanlar, son üç yıla kadar olan yılların belgelerini sunabilirler. Bu takdirde belgeleri sunulan yılların parasal tutarlarının ortalaması üzerinden
yeterlik kriterlerinin sağlanıp sağlanmadığına bakılır.
İhale veya son başvuru tarihi yılın ilk dört ayında olan ihalelerde, bir önceki yıla ait belgelerini sunmayanlar, iki önceki yıla ait belgelerini sunabilirler. Bu belgelerde, yeterlik kriterini sağlayamayanlar
ise iki önceki yılın belgeleri ile üç önceki ve dört önceki yılın belgelerini sunabilirler. Bu durumda,
belgeleri sunulan yılların parasal tutarlarının ortalaması üzerinden yeterlik kriterlerinin sağlanıp
sağlanmadığına bakılır.
4.2.3. İş hacmini gösteren belgeler:
İsteklinin ihalenin yapıldığı yıldan önceki yıla ait, aşağıda belirtilen belgelerden birini sunması yeterlidir;
a) Toplam cirosunu gösteren gelir tablosu,
b) Taahhüt altında devam eden yapım işlerinin gerçekleştirilen kısmının veya bitirilen yapım işlerinin parasal tutarını gösteren faturalar.
İsteklinin cirosunun teklif ettiği bedelin % 25 inden, taahhüt altında devam eden yapım işlerinin gerçekleştirilen kısmının veya bitirilen yapım işlerinin parasal tutarı için ise teklif edilen bedelin % 15
inden az olmaması gerekir. Bu kriterlerden herhangi birini sağlayan ve sağladığı kritere ilişkin belgeyi sunan istekli yeterli kabul edilecektir. Bu kriterleri ihalenin yapıldığı yıldan önceki yıl için sağlayamayanlar, ihalenin yapıldığı yıldan önceki yıldan başlamak üzere birbirini takip eden son altı
yıla kadarki belgelerini sunabilirler. Bu takdirde, belgeleri sunulan yılların parasal tutarlarının ortalaması üzerinden yeterlik kriterlerinin sağlanıp sağlanmadığına bakılır.
İhale veya son başvuru tarihi yılın ilk dört ayında olan ihalelerde, bir önceki yıla ait gelir tablosunu
sunmayanlar bakımından iki önceki yıl, ihalenin yapıldığı yıldan bir önceki yıl olarak kabul edilir. Bu
gelir tablosu itibariyle yeterlik şartının sağlanamaması halinde ise, iki önceki yıl, İhalenin yapıldığı
yıldan bir önceki yıl olarak kabul edilmek üzere son altı yıla kadarki gelir tabloları sunulabilir ve bu
durumda getir tabloları sunulan yılların parasal tutarlarının ortalaması üzerinden yeterlik kriterlerinin sağlanıp sağlanmadığına bakılır.
4.3. Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
4.3,1. İş deneyim belgeleri:
Son on beş yıl içinde bedel içeren bir sözleşme kapsamında taahhüt edilen ve teklif edilen bedelin
% 90 oranından az olmamak üzere ihale konusu iş veya benzer işlere ilişkin iş deneyimini gösteren
belgeler.
4.4. Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilecek işler ve benzer işlere denk sayılacak mühendislik
ve mimarlık bölümleri:
4.4.1. Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilecek işler:
Yapım İşlerinde İş Deneyiminde Değerlendirilecek Benzer İşlere Dair Tebliğ de yer alan A-VIII
Grubu işler benzer iş olarak kabul edilecektir.
4.4.2. Benzer işe denk sayılacak mühendislik veya mimarlık bölümleri:
Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinin 29 uncu maddesi uyarınca, ihale konusu iş veya
benzer işe denk sayılacak mühendislik veya mimarlık bölümleri; İnşaat Mühendisliğidir.
5. Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.
6. İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecektir.
7. İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması:
7.1. İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir ve 500 TRY (Türk Lirası) karşılığı DSİ 5. Bölge
Müdürlüğü Proje ve İnşaat Şube Müdürlüğü M.Kemal Mh.2151/1 A Blk.No:24 06520
Çankaya/ANKARA adresinden satın alınabilir.
7.2. İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını satın almaları zorunludur.
8. Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar DSİ 5. Bölge Müdürlüğü Proje ve İnşaat Şube Müdürlüğü
M.Kemal Mh.2151/1 A Blk.No:24 06520 Çankaya/ANKARA adresine elden teslim edilebileceği gibi,
aynı adrese iadeli taahhütlü posta vasıtasıyla da gönderilebilir.
9. İstekliler tekliflerini, Her bir iş kaleminin miktarı ile bu İş kalemleri için teklif edilen birim fiyatların
çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden teklif birim fiyat şeklinde verilecektir. İhale sonucu,
üzerine ihale yapılan istekliyle birim fiyat sözleşme imzalanacaktır.
Bu ihalede, işin tamamı için teklif verilecektir.
10. İstekliler teklif ettikleri bedelin %3'ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici
teminat vereceklerdir.
11. Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 90 (doksan) takvim günüdür.
12. Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
13. Diğer hususlar:
İhalede Uygulanacak Sınır Değer Katsayısı (N) : 1,20
Teklifi sınır değerin altında olduğu tespit edilen isteklilerin teklifleri, Kanunun 38 inci maddesinde
öngörülen açıklama istenmeksizin reddedilecektir.
Basın - 26367 (www.bik.gov.tr)
Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr.de
11
YAŞAM-ÇEVRE
BULMACA
18 Şubat 2015 Çarşamba
Mutlu birlikteliğin sırrını
“Evlilik Okulu”nda
öğreniyorlar
İzmit Belediyesinin kurduğu "evlilik okulu"na giden gelin ve damat adayı
çiftler, evlilikteki potansiyel sorunları önleme, aile içi iletişim, aile yönetimi
ve eş uyumu konusunda tecrübe ediniyor.
KOCAELİ - İzmit Belediyesinin kurduğu "evlilik okulu"na giden gelin ve
damat adayı çiftler, evlilikteki potansiyel
sorunları önleme, aile içi iletişim, aile
yönetimi ve eş uyumu konusunda tecrübe ediniyor.
Nikah günü alan çiftlere belediyenin
Yunus Emre Kültür Merkezi'ndeki evlilik
okulunda mutlu birliktelik için yapılması
gerekenler konusunda ücretsiz bilgi
veriliyor. Cumartesi günleri 3 saat
boyunca evlilikte iletişim, aile ve sağlık
ile aile hukuku konularının işlendiği
okulda çiftlere sertifika veriliyor.
İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan,
AA muhabirine yaptığı açıklamada, geçmişinden gelen güçlü bağlara sahip
Türk milletinin varlığını sürdürmesi amacıyla projeyi hayata geçirdiklerini söyledi.
Türk milletinin gücünün aileden geldiğine işaret eden Doğan, "Karı-koca ilişkisinin de sağlıklı zeminlerde olması
lazım. Özellikle ataerkil aile yapısından
çekirdek aileye geçişte, çalışan kadın,
çalışan erkek bazen, çok küçük problemlerin büyümesine ve ayrılıklara yol
açıyor. Okulda aile içi iletişim, kriz yönetimi, empati, aile içinde sağlık, annebaba olma konusunda bilgilendirme
yapılıyor, mutlu olmanın yolları öğretiliyor" şeklinde konuştu.
"Bugün ülkemizde boşanmaların hızla
arttığını görüyoruz. Kocaeli'nde de
boşanmalar Türkiye ortalamasının üzerinde" diyen Doğan, ikinci dönemine
giren okulda 30 öğrencileri olduğu bilgisini paylaştı.
Okulda 20 çiftin sertifika aldığını anlatan Doğan, yoğun talep gördüklerini,
sertifikalı çiftlerin nikahını kendisinin
kıyacağını dile getirdi.
Mutlu ve huzurlu çocukların yetişmesi
amacıyla aile rehberlik merkezi kurduklarına dikkati çeken Doğan, sözlerini
şöyle sürdürdü:
"Psikologlarımızla, sosyologlarımızla
ve sosyal hizmet uzmanlarımızla ailelere
istenildiğinde belli destekler vereceğiz,
ev ziyaretleri yapacağız. Bu iki projeyi
entegre ettiğimizde hakikaten
Türkiye'de örnek olacağına inanıyorum.
Umarım yaygınlaşır. Cumhurbaşkanımız
Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakanımız
Ahmet Davutoğlu, bu konulara çok
önem veriyor.
Özellikle Türk aile yapısının gücünün
artması, boşanmaların önüne geçilmesi,
mutlu aileler, mutlu toplumlar, mutlu
ülke kavramlarına baktığımız zaman bu
çalışmalara destek veriyorlar. Hayata
geçirdiğimiz Evlilik Okulu Projesi'ni, Aile
ve Sosyal Politikalar Bakanlığına sunacağım." (AA)
Savaşın izini yüzlerinden sildirmek istiyorlar
HATAY - Suriye'deki iç savaşta yüzü
yaralanan ve Hatay'ın Reyhanlı ilçesindeki sağlık merkezlerinde tedavi gören
sığınmacılar, savaşın yüzlerinde bıraktığı izden kurtulmak istiyor.
Suriye'de 5. yılına giren savaşta yüzbinlerce kişi yaşamını yitirirken bacağını, kolunu kaybeden, yüzü yaralanan
da savaşın dehşetiyle sürekli yüzleşmek zorunda kaldı.
Guta bölgesinde hava saldırısında
yanarak yaralanan 21 yaşındaki Ahmet
Hattıp da savaşın izini taşıyanlar arasında yer alıyor.
Hatay'ın Reyhanlı ilçesine gelen
Hattıp, AA muhabirine, 6 önceki saldırıdan yaralı kurtulduğunu ancak vücudunda ve yüzünde hala savaşın izini
taşıdığını söyledi.
Ailesinden bazı kişilerin Suriye'de
olduğunu ifade eden Hattıp, "Hava
saldırısında vücudumun yüzde 80'i
yandı. Reyhanlı'daki sağlık evinde
1
1
2
3
4
5
2
3
4
5
6
tedavim sürüyor. ancak buradaki
imkanlar yetersiz. El ve ayaklarımı kullanamıyorum. Beni en çok yüzümdeki
izler etkiliyor. Yüzümdeki yanık nede-
7
8
9
10
niyle bırakın insan içine çıkmayı, aynaya dahi bakamıyorum. Bir an önce
yüzümün eski haline getirilmesini istiyorum" diye konuştu.
Mehmet Husvan da (25) bombalı
saldırıda sağ gözünü kaybettiğini,
yüzünün yandığını anlattı.
Reyhanlı'daki sağlık evinde tedavisinin sürdüğünü belirten Husvan, yeniden görebilme umuduyla yaşıyor.
Üzerine havan mermisi düşen, sağ
gözünü ve bacağını kaybeden 23
yaşındaki Ali Hassan da hayatının
adeta zindana döndüğünü belirtti.
Bir yıldır Reyhanlı'da bulunduğu
aktaran Hassan, "Havan mermisiyle
hayatım karardı. Sağ gözümü kaybettim. Sol bacağımı ise kısmen kullanabiliyorum. Yüzümde ciddi tahribat
oluştu. Tedavi görüp, eski yüzüme
kavuşmak istiyorum" dedi. (AA)
BULMACA
Soldan sağa:
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
1. Hakkâri ilinin eski adı. 2. İlgeç. – Alkollü bir içki. 3. Bir tür baharat. – İcar. 4.
Yabani hayvan barınağı. – Misafir. 5. Rutubet. – Azerbaycan’ın para birimi. 6. Bir
yerde oturma, eğleşme. – Sergen. 7. İçten bağlılık. 8. Candan, içten, açık
yüreklilikle davranan. – Köpek. 9. Bir tür sinir hastalığı, tutarak, yilbik. –
Gemilerde türlü işlerde kullanılan bir tür demir halka. 10. Bir sayı. – Kütahya ilinin bir ilçesi. 11. Tenis oynama aracı. – İkinci derecede olan, ikincil. 12. Soyundan
gelinen kimse. – Benzenden türeyen bir amin. 13. Şaşma anlatan ünlem. – Kalın
sicim. – Pantolon yapılan bir tür pamuklu kumaş. 14. Giysinin belden aşağıda
kalan bölümü. – Bir şeyi hatırlamak için yazılan kısa yazı. 15. Kesin yargı. –
Lityumun simgesi. 16. Ağı, zehir. – Hipodromda yarış atlarının yedekte
gezdirildikleri yer. 17. Çok eski ve bilinmeyen bir tarihi anlatırken kullanılan
sözcük. – Derebeylik Japonya’sında paryalar kastı. – Tırnak cilası. 18. Yüksek,
yüce. – Ürenin idrarla çıkmayıp kanda birikmesi sonucu ortaya çıkan hastalık. 19.
Patlıcangillerden, geniş yapraklı, kötü kokulu, zehirli bir bitki, kankurutan. 20.
Hattatların kâğıt cilalamakta kullandıkları nişastalı özel karışım. – Cem Sultana
Avrupalılarca verilen isim.
Yukarıdan aşağıya:
1. Çekingen, resesif. – Bulaşma, geçme. – Bir nota. 2. Tahsisat. – Kesilmiş hayvanın iç organları ile baş ve ayakları. – Savunmak ya da saldırmak için kullanılan
araç. 3. Uzakdoğu’da yetişen Amerika elmasından çıkan zamk. – Bağırsakları
tutan karın iç zarı. – Baş çoban. – Kaz Dağlarına mitolojik devirlerde verilen ad.
4. Töre bilimi, ahlak bilimi. – Bebek yiyeceklerine verilen genel ad. – Yerine
koyma, yerine kullanma. – Utanma, utanç duyma. 5. İnsanların ve olayların
gülünç taraflarını ortaya koyan sahne eseri. – Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan
bölümlerinden her biri, aşama, merhale. – Bir şeyin bütün, tamamı. 6. Hayat
arkadaşı. – Bitmemiş, eksik, tamamlanmamış. –
Yolsuzca veya zorla elde edilen mal. 7. Çamaşırcı
ayı. – Hareket olaylarını inceleyen bilim dalı. –
ÇÖZÜMÜ
Arjantin’in plaka işareti. – Hitit. 8. Taneleri iri, siyah
BUGÜN
renkli bir üzüm türü. – Ağırlık ve uzunluk ölçüleri için
kabul edilmiş kanuni ölçü modeli. – Bir hayvan. 9.
12. SAYFADA
Bir yağış türü. – Dinlence. – Taş bilimi. 10. Hisse,
üleş. – Boş, içinde kimse bulunmayan, güvenilir kişi
veya yer. – Parça, lokma, dilim. – Kemiklerin toparlak
ucu.
Hazırlayan: Ercan BOSTANCIOĞLU
TÜRKÇE BAKIŞ
Prof. Dr. Nurullah Çetin
[email protected]
AYDIN, ENTELLEKTÜEL ve ÂLİM
ideolojik sistemler kurmuşlardır.
İnsan, var olduğundan bu yana
Aydın, kendi beşerî iradesinin
türünün en belirgin ayırıcı vasfı olan
ürünü olan düşünce sistemlerinin
düşünme, akletme, sorulara cevap
dışındaki tüm fikirleri sorgular ve
arama, olması gerekeni yapma faaliyargılar.
yetleri içinde anlam kazanmaya
Entelektüel ise ya her türlü konuda
çalışmıştır.
ya da sınırı belli bir konuda özgün
İnsan nedir? Nereden gelip nereye
düşünce üretmekten ziyade mevcut
gidiyor? Varlığın sırrı ve amacı
bilgileri toplamış ve onları başkalarınedir? Topyekûn varlığın yaratıcısı
na ileten bir malûmatfuruştur.
kimdir ve amacı ve insanlardan bekSiyasetten edebiyata kadar her konulentisi nedir? İnsan, ferdî planda ve
da bilgilenme uğraşının içinde olup
toplumsal düzeyde ne tür tavır alışlarda bulunmalı ve ne gibi fikrî, ahlâ- olur olmaz her yerde ve her konuda
gevezelik eder. Onun için halk bu
kî, ticarî, sosyal, hukukî değerlerle
tipleri "entel!" diyerek istihza ile kardonanmalıdır?
Tüm bu ve bunlara benzer sorulara şılar.
Âlim ise peygamber varisidir. O,
cevap bulma sorumluluğunu üstlenen
vahyin kılavuzluğunda zamanı, varlıinsan, tarihî süreç içerisinde düşünğı ve olayları yorumlar ve doğru senme ve akletme faaliyetlerini ya salt
teze ulaşır. Olan ve olacak her şey
aklının, ya nefsinin ya da sahih vahyin kılavuzluğunda sürdürmüştür. Bu yaratılmıştır. Kâinat tekvinî, son
sahih kitap Kur'an da kelâmî âyetleri
durum da toplulukları düşünceleri
etrafında toplayıp peşlerinden sürük- ihtiva etmektedir. İnsan iradesi bu iki
leyen öncü şahsiyetlerin üç ayrı kim- kaynağın dışında herhangi bir şey
yaratacak değildir.
likte toplanmasına sebep olmaktadır.
Yaratma amacını taşıyan tüm akletİlk insanın yaratılmasıyla birlikte
me faaliyetleri ise gerçeklik özelliği
ilk peygamber de gönderilmiştir. Bu
taşımayan vehmî, hayalî, sanal,
oldukça anlamlı bir durumdur.
uydurma zan ve şeylerdir. En başınBöylece insan, doğru bilgiye ulaşma
konusunda rehbersiz ve başıboş bıra- dan günümüze kadar vahyin dışında
üretilen tüm felsefe ekollerinin hiçbir
kılmamıştır. İlâhî irade, peygamberinsanın sorularına karşılık olamamış,
ler vasıtasıyla din adlı programlar
ruhlarını ve kalplerini tatmin etmehâlinde insanlara kendini sunmuş ve
miştir.
onlardan özgür seçimleriyle beşerî
Aynı şekilde hiçbir toplumsal ve
iradelerini ilâhî iradeyle birleştirmesiyasî ideoloji, insanların hem ferdî,
leri istemiştir.
hem de toplumsal beklentilerine
Ancak ilk insan ve ilk peygambercevap verememiştir. İnsan fıtratıyla
den bu yana ilâhî iradeyi reddeden
ve kendi beşerî iradesini doğru bilgi- örtüşen tek sistem, kâinat kitabının
Kur'ân'la okunmasından ortaya çıkan
nin tek kaynağı olarak gören ve
sahih sistemdir. Tek gerçeklik budur.
düşünce üreten insanlar çokça var
Âlim, boş kuruntular peşinde değil,
olagelmiştir. Din ve gelenek gibi
kurumların ürettiği değerleri bireysel var olan gerçekliği zamana ve ihtiyaca göre çözümleme gücüne sahip
ve toplumsal hayattan dışlayarak
bağımsız olunabileceğini, özgür kalı- olan insandır. Vahye bağımlı düşünnabileceğini düşünen insanlar, kendi- ce, cerbeze yapıldığı gibi dogmatik
düşünce değildir. Çünkü vahyin
lerine "aydın", "düşünür", "ideolog"
gibi sıfatlar izafe ederek kendi beşerî dışında doğru bilgi yoktur. Var olanlar vehmî, hayâlî ve her test edildikiradelerini diğer insanlar üzerinde
çe hayal kırıklığıyla sonuçlanan
zorba bir ilâh kılmışlardır. Bunlar,
sanal doğrulardır.
değişik adlarla felsefe okulları ve
Hastalığı hayallerine engel olmadı
KONYA - Konya'da solunum
kasları çalışmadığı için nefes borusu açılarak cihaza bağlı yaşamak
zorunda kalan, kas hastalığı nedeniyle de yatağa bağımlı olan 27
yaşındaki Emrah Savsar, tüm
olumsuzluklara rağmen yaşama
sımsıkı sarılıyor.
Emrah Savsar, 5 yaşında, yürürken sürekli düşmeye, dengesiz
yürümeye başladı. Kas hastalığı
teşhisi konulan Savsar'ın, 9 yaşından sonra rahatsızlığı daha da ilerleyince tamamen yürüyemez hale
geldi. Tekerlekli sandalye ile hareket etmeye başlayan Savsar, 17
yaşındayken çok sevdiği babasını
kaybetti.
Omurgasında, sürekli oturmaktan
kaynaklı hayati risk taşıyan eğrilik
oluşan Savsar, 23 yaşında ise
hayatta kalabilmek için 9,5 saatlik
zorlu ameliyata alındı.
Genç, iki yıl sonra da boğazı
delinerek solunum cihazına bağlandı. Tüm bunlara rağmen adeta
hastalığına meydan okuyan Savsar,
özlü sözler, şiirler ve yazılar yazmaya başladı. İki sergi açan, yerel bir
gazetede köşe yazarlığı yapan ve
en son "Gönüle Düşen İnci Tanesi"
adlı şiir kitabını çıkartan Savsar,
hastalığına rağmen hayattan kopmaya hiç razı değil.
Zorlu yaşam mücadelesini, AA
muhabiriyle paylaşan Emrah
Savsar, hastalığıyla yaşamaya alıştığını, solunum cihazıyla bile olsa
aldığı nefese her zaman şükrettiğini
söyledi.
Vücudunda eğrilik başlayınca
akciğeri ve kalbinin çalışmasının
güçleştiğini, bu nedenle 9,5 saatlik
ameliyata alındığını aktaran Savsar,
yutma yetisini kaybedince yıllarca
sıvıyla beslendiğini dile getirdi.
Ağır zatürre nedeniyle çoğu
zaman hastaneye güçlükle yetiştirildiğini anlatan Savsar, "Bir dönem
45 kiloya kadar düştüm. Kollarımı,
ayaklarımı oynatamıyorum.
Rahatsızlığımı hiçbir zaman
gözümde büyütmedim. Hep 'bu
halimle insanlara nasıl faydalı olabilirim' diye düşündüm. Hiçbir
zaman hastalığıma boyun bükmedim. Hastalığım karşısında hep dik
durdum" diye konuştu. (AA)
Ezidilere en çok yardımı Türkiye yaptı
ŞANLIURFA - Terör örgütü
IŞİD'in saldırıları nedeniyle Irak'ın
Sincar (Şengal) bölgesinden kaçan
Ezidilere dünyada en fazla yardımı
Türkiye'nin ulaştırdığı bildirildi.
Irak'ın Sincar bölgesinde yaşanan çatışmalar nedeniyle yaklaşık
8 ay önce ülkelerini terk etmek
zorunda kalan Ezidiler, başta
Türkiye olmak üzere çeşitli ülkelere
sığındı.
Türkiye'ye sığınan Ezidiler
çoğunluğu ise Başbakanlık Afet ve
Acil Durum Yönetimi (AFAD) tarafından Mardin'in Midyat ile
Nusaybin ilçelerinde kurulan kamplarda misafir edildi.
Dil, din, ırk ve mezhep ayrımı
gözetmeden yardıma muhtaç halklara yardım eden Türkiye, Irak sınırları içerisinde de Duhok ve Zaho
kentinde Ezidiler için kamplar kurarak yardım ulaştırdı.
AFAD Başkanı Fuat Oktay, AA
muhabirine yaptığı açıklamada,
Türkiye'ye sığınan kayıtlı 18 bin
300 Ezidi'yi alabilecek kamplar
kurduklarını söyledi.
Türkiye'nin, nerede sıkıntıda bir
insan varsa ona ulaştığını belirten
Oktay, "Ezidilere, dünyada
Türkiye'den başka sistematik ve
sürekli şekilde ciddi yardım yapan
başka bir ülke bulamazsınız" dedi.
Yardımların din, dil ve ırk gözetmeksizin yapıldığını aktaran Oktay,
Mardin'in Midyat ilçesinde 3 binin
üzerinde Nusaybin'de ise yaklaşık
17 bin kapasiteli kamp kurduklarını
ifade etti.
Türkiye'de toplam 18 bin 300
kayıtlı Ezidi bulunduğuna işaret
eden Oktay, "Kamp kapasitelerimiz
20 binin üzerinde. Türkiye'de şimdilik hiçbir problem yok. Gelen
Ezidi kardeşimizi kamplarımızda
misafir edebiliriz" diye konuştu.
Oktay, Ezidiler için Duhok ve
Zaho'da da kamplar kurduklarını
söyledi.
Oktay, Oorada da Türkiye'deki
gibi kaliteli, alt ve üst yapısı iyi
kamplar oluşturduklarını belirtti.
(AA)
12
haber
18 Şubat 2015 Çarşamba
ÖZGECAN gösterilerinde
ateş sönmüyor, öfke dinmiyor
Devletin tepesinden
FARKLI TEPKİLER
Vatan Partisi’nin yeni
MKK üyeleri belli oldu
BULMACANIN ÇÖZÜMÜ
1
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
ATEŞKESTE 5 Ukrayna askeri öldü Ban memnun
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
2
3
4
5
6
7
8
9
10
13
18 Şubat 2015 Çarşamba
EFSANE
RÖPORTAJLAR
Efsane GÜZELDERELİ
[email protected]
-1CHP Genel Sekreteri Gürsel
Tekin Efsane Güzeldereli’nin röportaj
konuğu oldu. “Elhamdülillah dindarım” diyen, “Korunacak bir şeyimiz
yok ki” diyerek korumasız gezen,
Gürsel Tekin, protesto ettikleri TRT
hakkında ve son dönemde gündemden düşmeyen MİT hakkında
düşüncelerini anlattı.
Gürsen Tekin, CHP’den istifalar,
ihraçlar, partiye büyük zarar veren
Sarıgül-İnönü kavgası medya tarafından hep öne çıkarılırken diğer
partilerle ilgili haberler konusunda
bu kadar cömert davranmadığını
söyledi.
“Cemaat- CHP işbirliği” var mı?
Bu işbirliği varmış havası yayanların
amacı ne? Baykal yeniden aktif
siyasete döner mi, dönmeli mi?
Baykal'ın yokluğu CHP'yi nasıl etkiledi?
Bank Asya operasyonunu nasıl
değerlendiriyor? Böcek Davası ile
ilgili neden soru önergesi verdi? “İç
güvenlik paketi” ile ilgili düşünceleri
nedir? Adalet Bakanlığı raporunda,
suçlarda patlama olduğu ifadesini
neye bağlıyor? Gibi soruların yanıtları röportajda. Okuyalım…
E.G: 1964 Kars doğumlu Gürsel
Tekin kimdir? Kendini nasıl tarif
eder? Nasıl birisidir?
G.T: Ortalama her yurttaş gibi
ben de işte Anadolu'nun bir köyünde, hani bir filmdeki deyim gibi uzak
doğuda yetişmiş, orada bütün
imkansızlıklar içinde çaba sarfetmiş,
buraya gelmiş bir ailenin çocuğuyum.
E.G: Nasıl birisi olarak kendinizi yorumlarsınız? Aceleci misiniz?
Titiz misiniz?
G.T: Değişken tabii. Herkes bunu
farklı yorumlayabilir .Ama biraz aceleciyim, disiplinliyim, kararlıyım. Ama
zaaflarımız yok mu? Her insan gibi
çok sayıda zaaflarımız da var.
E.G: Dindar mısınız?
G.T: Elhamdülillah dindarım. Ama
en azından bizim bildiğimiz tartışma
konusu olabilecek bir mesele değildir din konusu. Din insan ile Allah
arasındaki bir olgudur. Buna hiç
kimsenin cesaret edip girme şansı
bile olmamalı diye düşünüyorum.
Aslında bu tartışma çok kutsal
değerimiz olan dine de zarar veriyor.
Dünyanın bir çok ülkelerine baktığımızda niye İslam coğrafyasında kan
var, gözyaşı var, yoksulluk var. Hiç
kendimizi gözden geçirmeyecek
miyiz? Dünyada 56 tane ülkeye baktığınızda, 56 ülkenin tamamı, İslam
coğrafyasındaki ülkelere baktığımızda kimi çok zengin. Gerçekten olağanüstü kaynaklar, Allah'ın büyük
vergisi var. Özellikle Ortadoğu coğrafyasında. Tüm bu zenginliğe rağmen, bu sefalet niye? Bunu hepimizin gözden geçirmesi lazım. En çok,
en kutsal değerlerimizi kullanan
insanların bunu gözden geçirmesi
gerekiyor. Ne yazık ki bir tek sebebi
var. Maalesef çaresiz, kendi iç becerileri olmadığı için, İslam coğrafyasındaki yöneticilerin tamamı kutsal
değerlerimizi kendi kirli emellerinde
kullanmışlardır. Bugünkü iktidar gibi.
E.G: Sizin ilgimi dikkatimi
çeken bir noktanız da, korumasız
gezmeniz.
G.T: Korunacak bir şeyimiz yok
ki. (gülüşmeler) Korumayı gerektirecek sebeplerin olması lazım. Biz
Anadolu coğrafyasını çok iyi biliriz.
Son derece misafirperverlerdir. Son
derece canayakın insanlardır. 81 ilin
tamamını iki kez dolaştım.
Gitmediğim hiç bir il yoktur. Hiç bir
yerde herhangi bir olumsuz tepki
görmedim. Elbette olumsuz eleştiriler olacaktır. Dünyanın her yerinde
en kolay iş demokrasilerde olması
gereken insanların kendi taleplerini
aktarması ve eleştirel olmasıdır. Bu
kimseye hakaret değil. Ama ne yazık
ki tabii bu iktidar bunu da ortadan
kaldırınca, vatandaş korkusundan
kendi talebini anlatırken bile yumuşak cümleler kurarak anlatmıştır.
E.G: Geçen gün TRT'de bir protestonuz oldu. TRT Genel Müdürü
inmedi aşağıya. Siz de buna tepki
gösterdiniz.
Efsane Güzeldereli her şeyi sordu, Gürsel Tekin yanıtladı…
CHP, Baykal, İnönü, Sarıgül,
Cemaat, MİT, TRT, medya, vs
G.T: Şimdi biz her şeye rağmen
İslam coğrafyasında hukuk sistemi
olan, az da olsa demokrasiyi işleten
bir ülkeyiz. Tüm buna rağmen hukuku tamamen rafa kaldırıyorsunuz. 76
milyon yurttaşımızın ödediği paralar
ile yayın yapan, CHP'lisi, MHP'lisi,
HDP'lisi, dinlisi, dinsizi, Alevisi,
Sünnisi, Kürdü herkes yakmış olduğu elektrikten dolayı TRT'ye para
veriyor. Yani 76 milyon TRT'ye çalışıyor. Bunu bütün Türkiye'nin bilmesi lazım. Ne yapacaktır 76 milyonun
vergisini alan? 76 milyonun memnun
olacağı yayın politikası izlemesi
gerekiyor. Bu var mı? Yok. Şimdi
hukuku rafa aldık diyorlar. Hadi
hukuku rafa aldınız. Varsayalım ki
gerçekten evrensel hukuk hiç yok. E
hani din, imandan bahsediyorsunuz.
Allah'ın hukukunu nasıl işleteceksiniz? Yani milyonlarca insanların vergisinden para alacaksınız, bir siyasi
partiye hizmet edeceksiniz. Allah'a
hesap veremezsiniz. Burnunuzdan
fitil fitil gelecektir. Buna emin olun.
Bunu görüyorum.
E.G: MİT partilere operasyon
yapıyor diye konuşuluyor. Sizin
görüşünüz nedir? Sizin partiniz de
var bunların içerisinde.
G.T: Valla 50-60 yıldır bu tantanalar oldu. 1950'li yıllardan beri hep bu
konuşulur. Zaman zaman operasyonel şeyler de yapılmıştır. Ama hiç
kimse unutmamalı. CHP bir çınardır.
Öbür partiler birer kavaktır. Gelirler,
zamanı da bittiğinde kesilip atılır.
E.G: Partiden çok sayıda istifa,
ihraç oldu. Sarıgül - İnönü kavgası
basına yansıdı. Dışarıdan bakınca
CHP'de parti içerisinde bir gümbürtü kopuyor gibi. Nedir olan
biten?
G.T: Söz konusu CHP olunca
bunlar son derece doğaldır. Size çok
somut geçen hafta pazar günü
yaşadığımız bir olayı anlatmak istiyorum. Pazar günü burada oturmuş
televizyon izliyorum. Pazar günü
AKP'nin İstanbul İl Kongresi var.
Bülent Arınç'ın gerçekten çok
önemli bir konuşması var.
Konuşmasında aynen şunu söylüyor: ''Yüzde 50'sini düşman haline
getirdik. Önümüzdeki süreçte hepsi
bizden nefret ediyor. Biz ANAP ile
DYP gibi olabiliriz'' diyor. Kim söylüyor bunu? Sıradan bir milletvekili
söylemiyor. Hükümetin sözcüsü.
Yani hükmedenlerin adına konuşan
adam bunu söylüyor. Ortalama
Almanya'da, Fransa'da, İsveç'te,
İsviçre'de ya da Japonya'da böyle
bir şey olduğu zaman o hükümet
düşer. Bu cümleler üzerine. Ya o
parti sözcüsü oradan gider ya da
hükümet düşer. Ertesi gün hangi
gazetede ne gördünüz?
E.G: Bazı gazetelerde vardı
haber. Küçük punto ileydi.
G.T: Ama ne vardı biliyor musun
gazetelerde? Gün boyu buradan
haberleri izliyorum. CHP'li bakan
istifa etti. Allah Allah kim CHP'li
bakan? Yani 32-33 yıldır partide
olan bir siyasetçi olarak ben tanımıyorum. Ama CHP'li bakan. Ya CHP
hiç iktidar olmadı. Nasıl CHP'li
bakan oluyor. Yani iktidar olamamış
bir siyasi partinin 30 yıldır nasıl
bakanı oluyor? Kimse bunu sorgulamıyor. Saat başı. Niçin biliyor musunuz? Bülent Arınç'ın o şeyini telafi
etmek için CHP'de bu oluyor.
Hasbelkader bir dönem 2007 yılında
CHP-DSP ittifakında bizde aday
olmuş. Sonra hiç parti ile bağı olmayan bir şahıs istifa etmiş. İnanılır gibi
değil. Gün boyu bütün merkez televizyonlarında. Neden? AKP aman
üzülmesin. Bunun hepsini görüyoruz. Şimdi CHP'de kaç kişi ihraç
edildi ya da istifa etti?
E.G: Süheyl Batum, Emine
Ülker Tarhan ilk akla gelen isimler.
G.T: Üç kişi. AKP'den kaç kişi
istifa etti peki? 21. 21'mi küçüktür?
3'mü küçüktür? Galiba 21 küçüktür.(gülüşmeler) Niye bunları anlatıyorum? Şimdi iktidar partisi AKP'yi
eleştirmenin bedeli çok ağırdır. Bunu
biliyoruz. Medyanın hangi koşullarda
görev yaptığını da biliyoruz. Ama
biraz da insaf, biraz da vicdan diyoruz. Hadi kardeşim bizi allayın, pullayın demiyoruz. AKP'ye bir şey
demiyorsunuz. Onu da demiyoruz.
Ama olmayan bir şeyi CHP ile ilgili
yapmak da çok vicdanlı değildir.
Bunlar kabul de edilmez. Bir hikaye
daha anlatayım. Sayın Genel
Başkanımız ile beraber Urfa'dayız.
Minibüs ile otelin önüne geldik.
İneceğiz. Genel Başkan telefon ile
konuşuyor. Kapı açıldı, kapandı
kapı. 25 saniye sonra tekrar kapı
açıldı. Çünkü ben izledim.
Haberlerde ne geçildi biliyor musunuz? Kılıçdaroğlu mahsur kaldı içeride. Anlatabildim mi? Bu rezilliklere
son vereceğiz. Merak etmesinler.
E.G: Cemaat- CHP işbirliği
sürekli dillendiriliyor. Böyle bir
işbirliği içerisinde miyiz?
G.T: Ya bu Anadolu'da yaşanan
şeyler cevap vereceğim. Yani terbiyeme uygun değil. Hani böyle işte
şirret mahallelerde eş ayrılıkları olur.
Ondan sonra böyle hepsi birbirine
çok çamur atar. Zavallı komşu da
arada kalır. Şimdi 12 yıldır, sadece
12 yıl değil 1994 yılından itibaren
Recep Tayyip Erdoğan'ın Belediye
Başkanlığı'ndan beri cemaat ile çok
yakın ilişkileri var ve bütün bunların
organizasyonlarını yapanlar da
bütün paralel dedikleri cemaattir.
Yani Ey Davutoğlu, Ey Başbakan, şu
cümleler bile, biz yanıldık, biz kandırıldık, biz aldatıldık cümlesi, aslında
ortalama bir siyasetçinin kullanabileceği bir cümle değildir. Şimdi sen
bugün aldatıldın. Yarın aldatılmayacağını nereden bilelim kardeşim? Bir
alışkanlık haline getirdiniz. Yarın da
bir başkası sizi aldatır. Kaldı ki AKP
şu anda bir koalisyon hükümetidir.
Yani tamam bir cemaat ile hesaplaşıyorsunuz. Yani 10 tane cemaat
daha var içinizde. Onlar ile ne
zaman hesaplaşacaksınız? Tüm
bunlara baktığınızda CHP'ye atacağınız her çamurun izi kalmaz. Onu
bilsinler. Ben ama bir iktidarın bu
kadar çaresiz kalmasını da doğrusu
şaşkınlık ile izliyorum. Cemaati suçluyorlar. Şimdi ben de şunu söylemek istiyorum. Bu operasyonlara
baktığınızda, bu operasyonlar bunların kişisel meseleleri ile ilgili mi
yapıldı? Siyasal süreçleri ile ilgili mi
yapıldı? Hırsızlık yaptınız. Suçüstü
oldunuz. Yapmasaydınız kardeşim.
Yani hırsızlığı nasıl kapatacağız diye
uğraşıyorlar. Kapanmaz bu hırsızlık.
500 yılda geçse bu hırsızlığın hesabını vereceksiniz. Bu hırsızlık kapanmaz.
E.G: Sayın Davutoğlu, CHP
liderini darbecilik ile suçladı? Ne
diyorsunuz?
G.T: (Tekin gülüyor)Yani
Başbakan'ın biraz algılama sorunu
var. Ben öyle görüyorum. Yazık ona
yani. Ona da acıyorum. Yani her
dayak yediğinde yapacak bir tek
şey var. CHP'ye saldırmak. Şimdi
aşağıda dayak yiyor. Yukarıda dayak
yiyor. Yukarıda Cumhurbaşkanı
buna dayak atıyor. Bütün bu dayaklar içerisinde kendisini hissettirmek
istiyor. Hissettirmenin yolu da
CHP'ye vurmaktır. Diyor ki; Ey
Kılıçdaroğlu, ben diyor sen molotof
kokteyli alıp sokağa çıkarsan. Şimdi
bu ciddi bir algılama sorunu yani.
Ben acıyorum Davutoğlu'na.
Atanmış bir Başbakan'ın durumu
böyledir. Atandığı için de kendisine
bir şey diyemiyorum.
E.G: Baykal yeniden aktif siyasete dönmeli mi? Baykal'ın yokluğu nasıl etkiledi CHP'yi?
G.T: Sayın Baykal zaten siyasetin
içinde duruyor. Siyasetin dışında bir
insan değil.
E.G: Peki Baykal'ın partinin
başından ayrıldığından itibaren
geçen zaman süreci partiyi nasıl
etkiledi?
G.T: Sayın Baykal gerçekten
deneyimli bir siyasetçidir. Türk siyasetinde önemli görevler yapmış bir
insandır. Partinin uzun süre genel
başkanlığını yapmış. Hepimizin
üstünde çok önemli katkısı olan bir
şahıstır. Bugün de aynı görevi yapıyor. Genel Başkan dahi olmasa gerçekten. Partisine katkısı oluyor.
E.G. Böcek Davası ile ilgili soru
önergesi verdiniz. Neler söyleyeceksiniz konu ile ilgili?
G.T: Valla gazetelerde ve televizyonlarda fikir takibi olmadığı için her
şey unutuluyor. 2012 yılında hatırlarsanız gene bir gazetede CHP, MHP
ve çeşitli iş adamlarının dinlendiği ile
ilgili bir haber yapılmıştı. Bunun üzerine tabi doğal olarak bizim reflekslerimiz oldu, itirazlarımız oldu.
Bunlar dedi ki: Takdir-i İlahi işte.
Bazen Allah işte. Allah'ın sopası
yoktur. Bunu herkesin bilmesi lazım.
Biri dedi ki: Ulaştırma Bakanı. '' Ne
korkuyorsunuz, dinleniyorsunuz da''
dedi. Vallahi dedim biz hiç korkmuyoruz. Kaldı ki Sayın Kılıçdaroğlu'nu
dinlemeniz bir zaman kaybıdır. Sayın
Kılıçdaroğlu kupon arsa pazarlamaz.
İhale işi bilmez. Ne dinleyeceksiniz?
Lüzumsuz zaman, personel israfı
olmasın dedik. Siz kendinize bakın.
5 soru önergesi verdim. 2012 yılında, “Dinleniyorsun Başbakan”
dedim. Bunun üzerinden Eski Bakan
Bozdağ, bana cevap verdi. “Yok
böyle bir şey. Biz sadece tadilat,
tamirat yapıyoruz.” Şimdi ne istiyorsunuz? Siz bana o cevabı vermediniz mi? Bu iddialar yalandır, demediniz mi? Kim yalancı. Yalancının
daniskası sizsiniz. Bana yazılı vermiştiniz. Bak burada belge. 2012
yılında veriyorsunuz. Biz diyoruz ki,
yahu siz kendinize bakın. Siz
Türkiye'yi yönetiyorsunuz. Bu ülkenin yöneticileri güven içinde olmalı
ki, ben de güven içinde olmalıyım.
Sonra gördük ki, Maşallah çarşaf
çarşaf. Bunlar ne dinleniyorlarmış.
Malı götürürken. Götürmeseydiniz
kardeşim. Sizin işiniz mal götürmek
değil ki. Sizin işiniz millete hizmet
etmektir. Malı götürünce böyle şuç
üstü oldular. Ondan sonra oraya saldır, buraya saldır, oraya iftira at,
buraya iftira at. Bir başka şey bu
böcek davasında, o daha sonra biliyorsunuz. İki yıl sonra. Hatta ben bir
soru önergesi daha verdim 2012
yılında da. Savcıda da bir tık yok.
Hiç bir soruşturma yok. 2014'den
sonra, 17-25 Aralıktan sonra akıllarına savcılık soruşturması geldi.
Soruşturmada Koruma polisi, yani
Başbakan'ın çok yakınındaki polisin
ifadesi var. Beni Başbakan, yanında
arkadaşları da var, Kaddafi'ye 5 kez
gönderdi. Niçin gönderdi? Hangi
diplomatik teammüllere göre, bu
Kaddafi'ye gidiyor? Ona da yakında
bakacağız, neler çıkacak?
E.G: '' Ceza infaz hizmetleri
güvenlik kanunu'' tasarısında
biber gazı, basınçlı su, ateş ile
silah yetkisi cezaevlerine girecek.
Biber gazının kapalı alanlarda kullanılması yasaktır. Ne diyorsunuz?
G.T: Ölümdür. Kapalı alanlarda
biber gazı öldürür. Silah sık. Ondan
daha iyi.
E.G: ''İç güvenlik paketi'' ile
ilgili neler düşünüyorsunuz?
G.T: O bir iç güvenlik paketi
değil. Öyle bir iç güvenlik paketi
yok. Sayın Arınç hatırlarsanız
''Alman modeli'' dedi. Buyrun kardeşim. Alman modeli iç güvenlik
getirecekseniz, gözü kapalı oy vereceğiz. Hadi getirin. Bu Alman modeli
değil, iç güvenlik yasası da değil,
AKP'yi nasıl güvenli hale getirebiliriz
yasasıdır.
E.G: Sapan bir suç aleti midir
size göre?
G.T: Tabii şu anda terör yasasında suç aleti zaten.
E.G: Size göre öyle midir?
G.T: Efendim tabii şiddet, şiddetin karşılığında ceza var. Bu hatırlarsanız, Kırmızı, genç bir kardeşimizdi.
18 ay cezaevinde yattı. Niye yattı?
Bir puşi taktığı için. Demek ki o yasa
yoksa, neye göre yatırdınız 18 ay?
E.G: Adalet Bakanlığı raporu,
suçlarda patlama olduğunu söylüyor. Bunu neye bağlıyorsunuz?
G.T: Doğru. Çok haklı. İlk kez
AKP doğru bir çalışma yapmış. O
çalışmayı da inceledim. Bir ülke için
bir felakettir o rapor. 165 bin kişi şu
anda cezaevinde yatıyor. AKP geldiğinde 54 bindi. Üçe katlanmış.
Cezaevleri ful dolu. Hatta bir çok
cezaevinde iki kişi bir yatakta yatıyor. Daha vahimini söyleyeyim. 200
bin kişi, cezası kesinleşmiş, cezaevleri dolu olduğu için, cezaevlerine
alamıyorlar. Böyle bir şey olabilir mi?
Bu cezalara baktığınızda, maalesef
bu cezaların önemli kısmı da ekonomi ile ilgili. Garibim sıkışmış, demiş
ki, borcum borç, vereceğim demiş.
Sonra da ödeyememiş. Vay sensin
kardeşim taahhüdü ilandan dolayı
aldım seni cezaevine. Kız kaçırmış.
Sonra evlenmiş. Çocuğu olmuş.
Kamu davası. Yahu hangi kamu
davası kardeşim. Bunun kamusu mu
kaldı? Kamu davası, çalanın çırpanın peşinde olacak. Kamu davası
adamın özel şeyinin peşinde.
Barışmış, gitmiş, çocuğu olmuş. 300
lira zimmetten 4 yıldır cezaevinde
yatan var. Ama 300 milyon dolar
çalabilirsiniz. Büyük hırsız olacaksınız kardeşim. Küçük hırsızın cezası,
cezaevidir.
YARIN: SEÇİM İTTİFAKI YOK
14
TURİZM
18 Şubat 2015 Çarşamba
Kayakseverlerin yeni gözdesi
Karadeniz'in
turizm değerleri
‘Keşan’la buluştu
Son yıllarda kayak yapmaya yetecek kadar kar yağmaması nedeniyle işletmecilerin büyük zarara
uğradığı Bosna Hersek, savaşın sona erdiği 1995 yılından itibaren "en karlı" kış sezonunu yaşıyor.
ISSN 1308-7622
Kırklareli'ndeki tarihi kiliseleri onarılacak
Yıl: 45
Sayı: 15097
18 Şubat 2015
Çarşamba
GÜNLÜK SİYASİ GAZETE
Yayın Sahibi:
Grup Birikim Matbaacılık Yayıncılık Bilişim Medya Sanayi ve
Ticaret A.Ş. adına Ahmet Serkan Küçük
Genel Yayın Yönetmeni
Ahmet TEKEŞ
Haber Koordinatörü
Dursun ERKILIÇ
Yazı İşleri Müdürü
Şebnem ÜNAL
Sayfa Editörü
Abdülmecit KOYUNSAĞAN
İstihbarat Şefi
Ayşegül BALDEMİR
Muhabir - İnternet Editörü
Alparslan OĞUZ
Haber Merkezi
Şenol Günüç, Emine Özcan, Kenan Ergen,
Hakkı Murat Söbütay, Burcu Kerim, Ayşenur Gürer, Mihriban Demirel,
Tülay Canpolat, Zeynep Efsane Güzeldereli
İdari Merkez
Yeni Batı Mah. 2412 Sok. No: 12 Batıkent - Yenimahalle /
ANKARA Tel: 0312 397 49 79 - [email protected]
Yayın Sahibi
Temsilcisi:
Yiğit YİĞİT
Basıldığı Yer:
Büyük Anadolu Medya Grup Özel Eğitim Gıda ve İnşaat Ltd. Şti.
İstanbul Cad. Elif Sokak No:7/244 İskitler - Ankara TEL: 0 312 384 30 70 Pbx
Dağıtım: AK Dağıtım Abdulgani AKDAĞ Çağlayan Mah. Tıp
Fakültesi Caddesi No: 258/11 Mamak/ANKARA Tel: 0312 368 04 09
Yayın Türü: Yerel - Süreli (Pazar hariç)
Resmi ilanlarımızı internet sitemizden de görebilirsiniz.
www.yedigungazetesi.com.tr
Sözleşmesiz yazarlara ücret ödenmez
YediGün Basın Meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir
18 Şubat 2015 Çarşamba
Kayserispor şampiyonluğa koşuyor
DEMBA BA
tarih
yazıyor
“Fırtına”nın evinde
bileği bükülmüyor
Beşiktaş'ın Spor Toto Süper Lig'in 20. haftasında
Bursaspor'u 3-2 yendiği maçta 2 gol atan Demba Ba,
siyah-beyazlı formayla tarih yazmaya devam ediyor.
Beşiktaş'ta 100. yıl ruhu geri döndü
Küme düştü, gelirde
şampiyonlara fark attı
18 Şubat 2015 Çarşamba
Belçika'nın "Türk köyü" olarak bilinen
Faymonville köyünde gelenekselleşen
karnaval renkli görüntülere sahne oldu.
“Türk köyü” Faymonville’de
karnaval coşkusu
FAYMONVILLE - Çevre köylerin de
katılımıyla düzenlenen karnavalda her yaştan köylü, Türk bayraklı atlıların arkasında
mehter bandosuyla birlikte yürüdü.
Karnavalda komşu köyler ise farklı
toplumların ilginç kostümleri ve folklor gösterileriyle kortejde yerini aldı.
Şeker ve içecek dağıtılan, rengarenk
konfetilerin yağdığı karnavalı, Belçika ve
komşu ülkelerden gelen çok sayıda Türk
izledi. Belçika'nın Almanya sınırı yakınlarındaki Faymonville köyünün meydanında,
Belçika ve Valonya otonom bölgesi bayraklarıyla birlikte Türk bayrağı da dalgalanıyor.
Köy kütüphanesinin girişinde mermer
üzerine oyulmuş ay yıldız, binanın
içindeyse camlara işlenmiş Türk bayrağı
motifleri dikkati çekiyor.
Faymonville'deki tek otel "Eski Sultan"
(Le Vieux Sultan) adını taşıyor. Köyün futbol
takımı ise RFC Turkania (Genç Türkler
Birliği) amatör ligde ay yıldızlı logosuyla
mücadele ediyor.
Türklerin yaşamadığı Faymonville
köyüne "Türk köyü" denilmesiyle
ilgili, bazıları 8'inci yüzyıla dayanan
çeşitli rivayetler bulunuyor.
Köylülerin Haçlı seferlerine katılmayı reddettikleri iddia edilirken, en
yaygın rivayete göre, 16'ncı ve 17'nci
yüzyılda Osmanlı'ya karşı Kilise'nin
koyduğu vergileri ödemeyen
Faymonville köylüleri, Müslümanlarla
ittifak yaptıkları gerekçesiyle "Türk"
olarak adlandırıldı.
(AA)
Bu üzüm başka
yerde yok
DİYARBAKIR - Bağlar ilçesinde
Sevgililer Günü nedeniyle düzenlenen
defilede, yöresel kıyafet giyen Rus
mankenler büyük ilgi gördü.
İlçede yöresel kıyafet satışı yapan bir
mağaza, ürünlerini tanıtmak için defile
düzenledi.
Defileyi izlemeye gelen vatandaşlar,
kırmızı halı serili podyumda yöresel kıyafet
giyen Rus mankenleri izledi.
İşletmenin sahibi Mehmet Kaymak AA
muhabirine, Sevgililer Günü'ne özel olarak
defileyi yaptıklarını söyledi.
"Bir değişiklik olsun diye Rus mankenler getirdik" diyen Kaymak, "Yöresel
kıyafetlerimizi Rus mankenlerle tanıtmak
istedik. Büyük beğeni gören kıyafetlerimiz
200 ila 3 bin lira arasında alıcı buluyor"
ifadesini kullandı.
Rus manken Aksana Kulikova da
KONYA- RAMAZAN BİLGİLİ - ANIL KURU - Hadim
ilçesinde, mikroklima iklimi
dolayısıyla sadece bir
mahallede yetişen "gök
üzüm", Türkiye'de başka
yerde üretilmiyor. Gök üzüm,
gölgede kurutularak tüketiciye sunuluyor.
Torosların dik yamaçlarındaki Aladağ bölgesinde bin
500 dekar alanda üretilen gök
üzüm, bölge halkının önemli
geçim kaynakları arasında yer
alıyor. Yılda yaklaşık bin ton
üretilen üzüm, güneş görmeden kurutulduğu için doğal
rengini koruması ve farklı aroması nedeniyle ilgi görüyor.
devam etti:
"Bölgede çok az keçemen
üzümü üretimi de var. Üretilen
gök üzüm daha çok, kurutulmuş olarak tüketiciye
sunuluyor. Bin ton yaş gök
üzümden yaklaşık 200 ton
kuru üzüm elde ediliyor. Gök
üzümün aroması, bölgede
rakımın yüksekliği ve güneşin
getirdiği avantaj nedeniyle
çok farklıdır. Gölgede kurutulduğu için rengini koruyan gök
üzüm, yüksek fiyatlardan alıcı
buluyor."
Bölge ikliminin genel iklim
özelliklerinden ayrıldığını
ifade eden İşcan, "İlçemizin
Aladağ bölgesi mikroklima
Bağ bozumu sonrası gök
üzümün uzun süren kurutma
hikayesi başlıyor. Sonbaharda
toplanan üzümler, evlerin
tavan arasında tellere salkımlar halinde asılarak kurumaları bekleniyor. Gölgede
uzun süre bekleyen üzümler,
daha sonra işlenmeye hazır
hale geliyor. Kuruyan üzümler,
kış günlerinde ev halkı
tarafından salkımlarından
ayrılıyor.
Hadim Gıda, Tarım ve
Hayvancılık Müdürü Erol
İşcan, AA muhabirine yaptığı
açıklamada, Aladağ bölgesinin 13 köyünde bağcılık
yapıldığını belirtti.
Gök üzümün Türkiye'de
sadece Yağcılar
Mahallesi'nde üretildiğine
dikkati çeken İşcan, şöyle
iklime sahip. Rakım 650'den
başlayıp 2 bin metreye kadar
çıkıyor. Bu özelliği nedeniyle
iklimi farklılık gösteriyor.
İlçemizde toplam 39 bin
dekar bağ alanı var" dedi.
Yağcılar'da gök üzüm
yetiştiren Ramazan Yiğit ise
üzüm üretiminin çok zahmetli
bir iş olduğuna işaret ederek,
"Keçemen üzümü üretimi
yapsak da asıl üretim gök
üzümde. Mahallemizdeki 100
hanenin yaklaşık 90'ı üzüm
üretimi yapıyor. Gök üzüm az
miktarda üretilebildiği için
getirdiği gelir de kısıtlı. Çok
değerli olan bu üzümü kuru
yemiş olarak değerlendiriyoruz. Ancak yeterince tanıtımı
yapılamadı. Değerini bulmuş
bir ürün değil" diye konuştu.
(AA)
kente ilk defa geldiğini belirterek, "Model
olarak, ilk defa yöresel kıyafetler giydim.
Kendimi çok değişik ve farklı hissettim"
dedi.Marina Nasedkina ise Diyarbakır'a
özgü yöresel kıyafetlerin Rusya'da giyilen
kıyafetlere benzediğini söyledi.
Defileyi izlemeye gelen vatandaşlardan
Ahmet Güner de "Yolda geçiyordum ilk
defa böyle bir görüntüyle karşılaştım" diye
konuştu. (AA)
Author
Document
Category
Uncategorized
Views
0
File Size
3 140 KB
Tags
1/--pages
Report inappropriate content