Çevresel ve Sosyal İnceleme Özeti

Gama Enerji (IFC Projesi # 32258)
Çevresel ve Sosyal İnceleme Özeti (ESRS) - TASLAK
Tarih: 2014.9.12
Açıklanan Bilgiler
Gama Enerji yerel olarak ve Dünya Bankası Infoshop’ta Gama Enerji ile ilgili sayılan tüm A
kategorisi dokümantasyonlarını yayınlamıştır: Disi-Mudawarra’dan Amman’a Su Taşıma
Sistemi Çevresel ve Sosyal Değerlendirmesi İdari Özeti, Ana Rapor Bölüm A,B ve C
(Birleşmiş Danışmanlar, 2004), Ek Sözleşme 1 ve ekleri, Ek Sözleşme 1’in Özeti (Dar AlHandasah, Şubat 2008), Ek Sözleşme 2 ve ekleri, Ek Sözleşme 2’nin Özeti (Dar Al-Handasah
Mart 2008); Karadağ Rüzgar Enerjisi Santrali Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirmesi
(AEXOM, 2009) ve Karadağ Rüzgar Enerji Santrali Proje Tanıtım Dosyası (PRD, 2008);
Sares Rüzgar Enerji Santrali Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirmesi (AECOM, 2009), Sares
Rüzgar Enerji Santrali Proje Tanıtım Dosyası (PRD, 2009); Ic Anadolu Dogal Gaz Kombine
Çevrim Santrali Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirmesi (AECOM, 2012), İç Anadolu Doğal
Gaz Kombine Cevrim Santrali Kapasite Artırımı Projesi Çevresel Etki Değerlendirmesi
Raporu (AECOM, 2013), Gökreş II Rüzgar Enerji Santrali Proje Tanıtım Dosyası (PRD,
2009); Limonlu III-IV Hidroelektrik Santralleri Proje Tanıtım Dosyası (NAZKA, 2007); ve
Çakırlar Hidroelektrik Santrali Kapasite Artışı Proje Tanıtım Dosyası (NAZKA, 2008).
Tam Dokümantasyona Erişim
A kategorisi dokümantasyonlarının tüm serisi Dünya Bankası Infoshop’ta mevcuttur:
Dünya Bankası Infoshop
1818 H Sokak, N.W., Oda J1-060
Washington, DC 20433, ABD
Telefon: (202)-458-4500
Fax: (202) 522-1500 (ABD)
E-posta: mailto:[email protected]
Çalışma Saatleri: 9:00-5:00 (Pazartesi-Cuma)
IFC’nin İnceleme Kapsamının Genel Değerlendirmesi
IFC’nin incelemesi, Gama Enerji Anonim Şirket’nin (“Gama Enerji” veya “Şirket”) Çevresel
ve Sosyal (Ç&S) politikalarının, prosedürlerinin, ve IFC’nin Performans Standartlarına (PS)
karşı uygulamalarının genel değerlendirmesini içermektedir. IFC’nin incelemesinin kapsamı
şu faaliyetleri de içermektedir : (i) 4 Ağustos 2014’te, Ankara’da bulunan yönetim
merkezindeki şirket yönetimi ile yapılan tartışmalar; (ii) esasen üç tane mevcut rüzgar enerjisi
projesi, iki tane mevcut hidro güç projesi, İç Anadolu Kombine Gaz Çevrim Türbinleri
(KGÇT) Projesi ve Disi Yer altı suyu ve nakil projesi için hazırlanmış olan Çevresel Etki
Değerlendirmesinden (ÇED raporları) oluşan, proje onayı/izni için hazırlanan proje
planlaması dokümantasyonların denetlenmesi; (iii) proje takip raporlarının incelenmesi; ve
(iv) proje personeli ile yapılan tesis içi tartışmalar da dâhil olmak üzere, 5-11 Ağustos 2014’te
Türkiye’de yapım aşamasında olan iki proje ve dört işlemekte olan projesinin yapıldığı alanın
ekspertizi. Bölgede ekspertiz yapılan yelerlere, iki tane işlemekte olan hidro elektrik enerjisi
projesi (HES’ler), iki tane işlemekte olan rüzgar enerjisi projesi (RES’ler), ve yapım
aşamasında olan bir Kombine Gaz Çevrim Türbini de dahildir. Yönetim merkezi toplantısının
ve bölge ekspertizlerinin yapıldığı sırada Gama Enerji yönetimi, Asistan Genel Müdür –
Yönetme ve İşletme, Asistan Genel Müdür- Hidro ve Yenilenebilir Enerji, Yönetim Müdürü –
Yönetme ve İşletme Departmanı ve İşletme Geliştirme Uzmanı dâhil olmak üzere
toplanmışlardır.
IFC’nin kıymet takdiri, projeler ve bu planlar arasındaki boşluklar ve IFC gereklilikleri için
yapılan çevresel ve sosyal yönetim planlarını da hesaba katmıştır. Bu boşlukların uygun bir
zaman dilimi içerisinde kapatılması için alınacak ıslah edici önlemler bir sonraki paragrafta ve
bu denetleme özetinde açıklanan Çevresel ve Sosyal Faaliyet Planında (ÇSFP) özetlenmiştir.
Yönetim planlarının ve Çevresel ve Sosyal Faaliyet Planının uygulanması süresince, şirketin
malvarlığının PS’nin amaçları ile uyumlu olarak tasarlanması ve işletilmesi beklenmektedir.
Proje Tanımı
IFC’nin teklif etmiş olduğu yatırım, malvarlığı Türkiye’de (enerji) ve Ürdün’de(su) bulunan
enerji ve su şirketi olan Gama Enerjideki bir hissedarlık için 170 milyon Amerikan dolarına
kadar olan düz öz kaynak katılımıdır. Şirket şu anda General Elektrik Finansal Servisleri
(“GE EFS”) ve Gama Holding Anonim Şirketi (“Gama Holding” veya “sponsor”) eşit olarak
ortaktırlar; ve General Elektrik Finansal Servisleri’nin IFC’nin yaptığı yatırımdan önce
ortaklıktan çıkması ile Gama Holding şirketin tek ortağı olacaktır.
Gama Enerji, 2002 yılında Gama Holdingden ayrı bir teşekkül kurmuş ve esasen enerji
üretimi projelerine sahip olmakla birlikte bunları geliştirmiş ve işletmiştir. Aynı zamanda,
geliştirmiş olduğu su çıkarma ve devri projesi de işletmektedir. Projeler şirket tarafından
tanımlanmakta, devletin verdiği lisanslar sayesinde elde edilmekte veya Kırkağaç, Marmara
ve UWE WPP’ler gibi projenin ilk aşamalarında önceki sahibinden alınmaktadır. Disi’nin
malvarlığı şu anda dolaylı olarak Gama Holding ve General Elektrik Finansal Servisleri
tarafından kontrol edilmektedir dolayısıyla Gama Enerji altında birleşmemektedir. IFCAMC’nin yapacağı yatırımdan önce Disi’nin malvarlığı Gama Enerjiye transfer edilecektir.
Şirketin şu anda faaliyette olan üçü HES (Birecik, 672 MW, 2001’de tamamlanmış; Limonlu,
36,4 MW, 2009’da tamamlanmış ve Çakırlar, 16.5 MW, 2009’da tamamlanmış), üçü RES
(Sares, 24.75MW, 2011’de tamamlanmış; Karadağ, 10 MW, 2012’de tamamlanmış ve Gökreş
II, 35 MW, 2014’te tamamlanmış) ve yer altı suyu çıkarma ve taşıması projesi (Disi,
100MCM/yıllık, 2014’te Ürdün’de tamamlanmış) olmak üzere yedi tane projesi
bulunmaktadır. Şirket şu anda 840 MW İç Anadolu KGÇT projesini (2016’da
yetkilendirilmek üzere ayarlanmış) inşa etmektedir ve Türkiye’de ilk aşamalarında olan üç
tane rüzgâr enerjisi projesi (Kırkağaç, 45 MW, Marmara, 10 MW ve UWE İstanbul, 200
MW) bulunmaktadır. Proje inşaatı, uzman inşaat müteahhitleri tarafından üstlenilmektedir.
Şirket, Türkiye’deki %20’sine sahip olduğu Bilecik HEP hariç tüm projelerin çoğunluğu
üzerinde mülkiyet sahibidir. Türkiye’de bulunan tüm projeler ile piyasaya, seçkin müşterilere
ve toptan satım şirketlerine Türk Elektrik İletim Anonim Şirketi (TEİAŞ) tarafından işletilen
şebeke aracılığı ile enerji tedarik edilmektedir. Her proje şalt sahasına kadar olan bağlantı
tesislerinin mülkiyetine sahipken TEİAŞ yardımcı istasyondan itibaren yüksek voltaj iletim
kablolarına (154-380 kV arasında değişmektedir) sahiptir.
Çakırlar ve Limonlu HES’leri akarsu tipi barajlardır. Çakırlar Hidroelektrik Santrali (Çakırlar
HES), Türkiye’nin kuzeydoğusunda Artvin’in Murgul ilçesi sınırları içerisinde bulunur ve
enerji üretmek amacı ile 450 m düşü yaratmak için dört akarsuyunun yatağı değiştirilmiştir.
Proje derivasyonları ve santral binası, sırasıyla deniz seviyesinden 1400 m ve 930 m
yukarıdadır ve yerleşim yeri olmayan yerlerde bulunmaktadırlar.
Derivasyon regülâtörleri, hemen üst kısmına tortu seti konulmuş 15-20 metre uzunluğundaki
yüksek beton yapılar, kumu ayıran tesisatların olduğu yer altı derivasyon boruları, yer üstü
cebri borusu ve santral binasıdır. Projenin 16.5 MW (maksimum 4.1. m3/s) elektrik üretim
kapasitesi bulunmaktadır ve ardışık olarak kurulmuş olan HES’lerin en üstte kurulmuş
olanıdır.
Limonlu HES (36.4 MW) Türkiye’nin Güneyinde bulunan Mersin ilindeki Limonlu Nehri
üzerinde kurulmuştur. Proje 5.2 m uzunluğundaki beton regülatörler ile nehir yatağının
değiştirilmesini, 6,5 km uzunluğunda yer altı derivasyon tüneli/boru hattını, cebri boru ve 23
hektarlık yer kaplayan yer üstü santral binasını içermektedir. Limonlu III santral binası 221
metre, Limonlu IV 332 metrelik düşüye sahiptir ve sırası ile proje santral binaları deniz
seviyesinden 413 metre ve 78 metre yüksekliktedir. Projenin maksimum kapasitesi 7.5
m3/s’dir. Projenin üst kısımları olan Limonlu I ve II henüz plan aşamasındadır.
Birecik HES, Türkiye-Suriye sınırının 37 km yukarısında, Fırat nehrinde bulunmaktadır.
Biricik HES Atatürk barajının (2,400 MW) mansabında elektrik üretmek üzere kurulmuştur.
Elektrik üretimi, DSİ (Devlet Şu İşleri) tarafından işletilen sevk merkezi tarafından ve TEİAŞ
ve Atatürk Barajından salınan kollar ve Birecik rezervuarındaki sınırlı depolama kapasitesi( 3
metre aralığında işlemektedir) doğrultusunda belirlenmektedir. 2001’de tamamlanan bu proje,
Türkiye’nin en büyük Yap-İşlet-Devret Hidro güç tesisidir ve Ekim 2016’da devlete teslim
edilmek üzere süresi sona erecektir. Baraj 62.5 metre yüksekliğindedir ve proje yaklaşık
olarak çoğunluğu rezervuar alanı olmakla birlikte 56.25 km2’lik bir alanı kaplamaktadır.
Projenin maksimum kapasitesi 963 m³/s civarındadır. Devlet tarafından işletilen 2010 Belkis
sulama projesinin suyu kısa bir süreliğine rezervuarlarsan tedarik edilmiş; ancak yüksek
maliyet dolayısıyla projeye devam edilememiştir.
Faaliyette olan rüzgâr enerjisi projeleri şunlardır: Karadağ(10 MW); Sares (24.75 MW); ve
Gökreş-II (35 MW). Bu projelerde 4-25 arası sıralanmış, yazılım tadili nedeniyle 2.75 MW
kapasiteye sahip olan Sares hariç her biri 2.5 MW kapasiteye sahip rüzgar türbin jeneratörleri
(RTJ) bulunmaktadır. Türbinler, 85-100 metre uzunluğundaki tüp şeklindeki çelik kulelerin
üzerine, 100-103 metre çapında hareketli kanatlar ile birlikte monte edilmiştir. Her RTJ’nin
ayrı bir dönüştüreci vardır ve bunlar diğer RTJ’lere bağlıdır ve her RTJ’nin 20/34. kV
hatlarını yer altı vasıtasıyla birbirine bağlayan ikincil merkezi mevcuttur. Projenin ikincil
merkezleri yüksek voltaj (154 kV)(Karadağ daha düşük voltajda kullanmaktadır) hatları
vasıtası ile ulusal şebekeye bağlanmaktadır. Diğer standart tesislerde, kule alanına toprak
ulaşım yolları, merkezi takip sistemi, bakım atölyesi ve depo bulunmaktadır. Her bir RTJ için
ayrılan arazi genel olarak 2,000-3,000 m2’ dir. Bu kademeli arazi RTJ temelini, dik tutucu
ayaklığı ve boşaltım yerini de kapsar. Tüm proje sit alanları, RTJ’lerinin kıyı ve iç
bölgelerdeki sırt çizgilerinde deniz seviyesinden 600 metre yükseklere yerleştirildiği, devlet
orman arazilerinde bulunur.
840 MW İç Anadolu KGÇT projesi, Ankara’nın 50 km doğusunda bulunan Kırıkkale ilinin
merkez ilçesindeki bir endüstriyel bölgede bulunmaktadır. Tesisin net elektrik üretimi verim
oranı ~%58’dir ve bu oran ile Türkiye’nin en verimli gaz enerjisi üreten tesisler arasındadır.
Tesisin ileride79 m yüksek emisyon yığını olacaktır. Tesis, Gama Endüstri tarafından 2002-08
arasında alınmış olan arazide yaklaşık olarak 14 hektarlık bir alanı kaplamaktadır. Tesisin,
600 metre güneydoğusunda bulunan komşu arazisi yağ rafineri merkezi olarak kullanılmakta,
kuzey sınırında bulunan ormanlık alan rafineri personeli için kullanılmakta ve batıda kalan
kısmı ise otlak arazi olarak kullanılmaktadır. EPC müteahhidi GE Enerji Ürünleri Fransa,
General Elektrik Ticaret ve Servis A.Ş., Gama Güç Sistemleri Mühendislik ve Taahhüt A.Ş.
ve Gama SA. İnşaat Ocak 2014’te başlamıştır ve görevlendirme Ağustos 2016’da sona
erecektir. Sitenin teftiş edildiği zaman yalnızca hafriyat işinin büyük kısmı ve istinat duvarları
tamamlanmış, buna ek olarak bazı iç temel işleri yapılmıştır. Ortakça elde edilen gelişmelere,
12.6 km uzunluğundaki, mevcut Samsun - Ankara doğal gaz boru hattının dalı olan doğal gaz
tedarik boru hattı; 10 km uzunluğundaki, Belediyenin su tedarik borusu hattının dalı olan su
tedarik borusu hattı, 3.1 km uzunluğundaki Belediye kanalizasyon sistemine bağlanan atık su
boşaltım boru hattı ve 58 km uzunluğundaki elektrik şebekesine bağlanan 380Kv iletim ağı da
dâhildir.
Disi Su Taşıma Projesi, Güney Ürdün’deki Disi aküferinin 65 km2 ilerisindeki 55 üretim
kaynağından yer altı suyu çıkaran ve 325 km uzunluğundaki boru hattı ve iki pompalama
istasyonu aracılığı ile boru hattı üzerinde yer alan dört önemli şehre ve Amman bölgesine su
tedarik eden bir Yap-İşlet-Devret projesidir. Proje inşaatı 2014 yılında başlamıştır ve şirketin
tesisi Ürdün hükümetine teslim etmeden önce 25 yıllık süresi vardır. Yer altı suyu, Suudi
Arabistan (Suudi Arabistanda Saq-Ram aküfer sistemi denilmektedir) ile paylaşılan Disi
aküferinin 500-600 metre derinliğinden çıkarılmaktadır ve ülke içindeki su tüketim ihtiyacı
karşılamak üzere kullanılmaktadır. Bu aküfer 308.000 km2 ‘lik bir alan kaplamaktadır ve
arazinin yaklaşık olarak %30’u Ürdün’de bulunmaktadır. Bu aküferin, yıllık 3-10 MCM
civarında olmak üzere çok düşük bir beslenme hızı vardır ve ağırlıklı olarak 10,000-30,000 yıl
önce birikmiş suların bulunmaktadır. Bu nedenle de fosil aküfer olarak belirlenmiştir yani
başka bir deyişle yenilenemeyen bir enerji kaynağıdır. Bu aküferden su çıkarılmaya 1970’li
yıllarda başlanmıştır. Su çıkarımının günümüzde Suudi Arabistan’da yıllık 1,000/MCM ve
Ürdün’de yıllık 190/MCM olduğu tahmin edilmektedir. Bu nedenle çıkarılan toplam miktar
minimum beslenme oranını önemli ölçüde aşmaktadır. Ürdün ve Suudi Arabistan arasında
aküferin kullanımı ile ilgili olarak herhangi bir resmi uluslararası antlaşma imzalanmamıştır;
ancak Ürdün Su ve Sulama Bakanlığı ve Suudi Arabistan Elektrik ve Su Bakanlığı 2007’de
bağlayıcı olmayan bir mutabakat anlaşması imzalamışlardır. Mutabakat anlaşması yeni kuyu
sondajını ve tarımsal aktivitelerin Dibdib/Dubaydib ve Tabuk kuyu alanı arasındaki sınırın her
iki tarafında kalan 10 km‘lik kısmına yayılmasını yasaklamıştır. Mevcut fosil suyun sonlu
hacme sahip olması nedeniyle, Disi aküferine duyulan güven Amman bölgesindeki içme suyu
sorununa tam olmayan bir çözümdür zira bölgedeki nüfus gün geçtikçe artmaya devam
etmektedir. Disi kaynağını içme suyu olarak korumak için, Ürdün hükümeti büyük çaplı
tarımsal faaliyetlerde Disi suyunun kullanımını durdurmuştur ve Disi’nin gelecekteki içilebilir
suyuna ilave yapabilmek adına, komşu ülkeler ile işbirliği içinde bazı potansiyel projeler
sürdürmektedir. Çıkarma projesi oranları Ürdün Su ve Sulama Bakanlığınca belirlenecektir ve
şirketin ulusal önem arz eden bu konularda hiçbir kontrolü olmayacaktır.
Yürürlükteki Tespit Edilmiş Performans Standartları
PS 1 – Çevresel ve Sosyal Risk ve Etkilerin Değerlendirilmesi ve Yönetimi
PS 2 – İş Gücü ve Çalışma Koşulları
PS 3 – Kaynak Verimi ve Zehirlenme Önlemleri
PS 4 – Toplum Sağlığı, Emniyeti ve Asayişi
PS 5 – Arazi İktisabı ve İstemsiz Yerleştirme
PS 6– Biyolojik Çeşitliliğin Korunması ve Yaşayan Doğal Kaynakların Sürdürülebilir
Yönetimi
PS 7 – Kültürel Miras
Çevresel ve Sosyal Sınıflandırma ve Gerekçe
Şirketin küçük ölçekli rüzgâr enerjisi projeleri ile birlikte (10 MW ve yukarısı), Fırat Nehrinin
(önem arz eden uluslararası bir nehir) Suriye sınırının üst kısmında bulunan 672 MW Birecik
HES projesi, büyük 840 MW İç Anadolu KGÇT projesi ve Ürdün’deki büyük Disi su taşıma
projesi gibi büyük projeleri de mevcuttur. Dolayısıyla, nehir ekosistemi ve HES’e ilişkin su
tedarik meseleleri; yer altı suyunun su taşıma projeleri ile sağlanması; KGÇT projesindeki
hava kalitesi meseleleri ve Birecik HES’e ilişkin anlaşma gibi önemli çevresel ve sosyal
konular gündeme gelmektedir. Korunan Alanlarda veya yakınında hiçbir tesis
kurulmamaktadır. IFC’nin Ç&S İnceleme Prosedürüne göre bu yatırım A sınıfı kategori
kapsamında ele alınmaktadır.
PS 7- Yerli halka uygulanmaz çünkü Türkiye’de veya Ürdün’deki Disi tesisinde tespit edilmiş
belli bir sosyal grup bulunmamaktadır. Ancak Türkiye dışındaki gelecek projelere uygulanma
potansiyeli vardır. Eğer böyle bir durum ortaya çıkarsa şirket kurumsal politikalarını ve
prosedürlerini PS7 ile uyumlu olacak şekilde güncelleyecektir.
Ana Çevresel ve Sosyal Riskler / Projenin Etkileri ve Anahtar Azaltma Önlemleri
PS1: Çevresel ve Sosyal Risk ve Etkilerin Değerlendirilmesi ve Yönetimi
Bu kısım şirketin mevcut Ç&S Yönetim Sistemini analiz eder ve şirketin IFC PS’leri ile
uyumlu olarak etkin bir şekilde tüm malvarlığı risklerini, henüz belli olmayan gelecek
malvarlıkları da dâhil olmak üzere, belirlemesine ve yönetmesine olanak sağlayacak
sistemler-seviye süreçleri gerekli kuvvetlendirmeleri tespit eder. PS1 sonuçları, tesiste
bulunan analizler ile desteklenir.
Çevresel ve Sosyal Değerlendirme ve Yönetim Sistemi
Prensip: Gama Enerji, bir yandan projeleri geliştirirken aynı zamanda birçok konuyu
kapsayan Çevresel ve İş Sağlığı ve Güvenliği Politikası ile çevrenin sürdürülebilir gelişimine
ve korunmasına ve yaşam kalitesine de dikkat çekmektedir. Bu politika doğrultusunda şirket
ve bağlı ortakları, işçilerin sağlık ve güvenliği ve zehirlenmenin önlenmesi adına en uygun
teknolojileri ve önlemleri almaktadırlar.
Risklerin Belirlenmesi ve Etkileri: Şirket, uzman Ç&S danışman firmalarını şu hususlar için
yetkilendirir: (i) teklif verilen projeler için gerekli Ç&S değerlendirme ve yönetim planlarını
hazırlamak (ii) projenin yapılması sırasında devam eden çevresel izlemeyi üstlenmek (iii)
ulusal ve yerel kanunlara uygun olarak projeler ile ilgili denetimleri yürütmek. Yeni projelerin
değerlendirilmesinde Devletin belirlediği proje onayı, inşaatı ve işletilmesi ile ilgili
gereklilikler ve standartlara uyulur; ancak bazı Uluslararası Finansal Kuruluşların da (UFK,
bir başka deyişle EBRD ve/veya IFC) ana esasları uygulanır. Şirket proje dizaynını gerekli
çevresel değerlendirme bulguları doğrusunda değiştirir. İnşaat halinde ve işletilmekten olan
tüm projeler ÇED süreci doğrultusunda Devletin onayını almıştır ancak Birecik HES projesi
buna istisna olmuştur zira bu proje ÇED sürecinin çıkmasından önce 1993’te onaylanmış
olduğu için, ÇED sürecinden muaf tutulmuştur.
ÇED sürecinde, projenin etki alanı üzerinde proje inşaatının ve yönetiminin doğrudan ve
dolaylı etkileri, projenin katkıda bulunduğu kümülatif etkileri (örneğin gürültü, hava kalitesi)
ve boru hatları (su, gaz), atık su boru hatları ve atık suyun iletimi gibi proje ile ilişkili
herhangi bir tesisin yarattığı etkiler değerlendirilir. Tesis, teknoloji ve tasarım gibi proje
alternatifleri en aza indirgenmiş Ç&S etkileri ve işletimsel, mühendislik ve finansal faktörler
temel alınarak değerlendirilir ve böylece Ç&S ile ilgili meseleler proje dizaynı ile birleşmiş
olur. Şirketin Türkiye’de karşılaştığı kısıtlama, iletim ağı güzergahının genellikle şebeke
operatörü tarafından belirlenmesi ve şirketin de bu güzergah doğrultusunda hattı dizayn etmek
zorunda olmasıdır. Son ÇED raporları ortaya bir çevresel yönetim planı koymuştur (ÇYP).
Yönetim Programları: Mevcut kurumsal kalite, ISO 9001:2008, ISO 14001:2004 ve OHSAS
18001:2007 olarak adlandırılan çevresel ve sosyal yönetim sistemi (ÇSYS), uluslararası kabul
edilen yönetim sistemi standartları ile uygun olarak tasdik edilmiştir. Proje aşamasında iken
Sares ve Karadağ RES ve Birecik, Çakırlar ve Limonlu HES bu üç standart doğrultusunda
tasdik edilmişlerdir, Gökreş II’nin ise 2015’te tasdik edilmek üzere talepte bulunulmuştur.
Disi Su Projesi ise ISO 9001:2008 sertifikalıdır. Şirketin yakın zamanda kurumsal yönetim
için sunmuş olduğu ISO denetim belgelerinden önemli bir uyuşmazlığın olmadığı
görülmektedir. Gama Enerji’nin kurumsal seviyedeki Kalite, Çevresel Sağlık ve Güvenlik
(KÇSG) kılavuzu ve bununla birlikte, her bir proje için ayrı Çevresel ve İş Sağlığı ve
Güvenliği El Kitapçıkları ve güvenlik yönergeleri mevcuttur. Sağlık, Güvenlik ve Çevresel
Uygulama Prosedürü P 4-01: yasal ve diğer gereklilikler ve uyum değerlendirme raporu; acil
duruma hazırlık ve tepki; izleme ve ölçümler; S&S risk değerlendirmesi; çevresel hal
belirlemesi ve etkilerin değerlendirilmesi prosedürü; ve zarar tespiti ve risk değerlendirme
prosedürü konularını içermektedir. Prosedürler ve yönergeler personele bildirilmekte ve
uygun bir eğitim sağlanmaktadır.
Gama Enerji Sosyal ve Çevresel Yönetim Sisteminin tüm mevcutlarda, IFC Performans
Standardı 1’e ve bununla birlikte IFC Performans Standartları 2-8’e ve WBG EHS
prensiplerine uygun olarak uygulanmasını güvence altına alacaktır. Bu sayılanlar ile sınırlı
olmamakla birlikte şu hususları da içerecektir: uygun Ç&S yönetim planları ve prosedürünün
geliştirilmesi, uygun Ç&S kapasitesinin ilgili eğitim hükümleri doğrultusunda geliştirilmesi
ve uygun Ç&S izleme programlarının uygulanması.
Örgütsel Kapasite ve Yeterlik: Gama Enerji’nin kanuni merkezinde bulunan, kurumsal Ç&S
politikalarını belirlemek ile, kurumsal nitelikteki prosedürleri belirlemek ile, istendiği zaman
proje seviyesinde yönetimi sağlamak ile, proje performans ve raporlarını gözden geçirmek ve
bu yöneticiye bildirmek ile görevli olan bir Yönetici ve İşletim Departmanı bulunmaktadır.
Departmanın dört tane tam zamanlı profesyonel çalışanı bulunmaktadır. Bunlar Asistan Genel
Müdür, Yönetim Müdürü, İşletim Yönetimi Uzmanı ve Proje Mühendisidir; ancak Ç&S
uzmanı kanuni merkezde bulunmamaktadır.
İnşaat süresince Departman, inşaat mühendisinin Ç&S performansını denetlemekle, grup
toplantıları/duruşmaları organize etmek, ortaya çıkan meseleler ve performans raporları ile
ilgili olarak Departman ile iletişim kurmakla görevli kurum içerisinden bir Sağlık, Güvenlik
ve Çevre Müdürü (HSE Müdürü) atar. HSE Müdürü, Proje/Teknik Yöneticisi altında çalışır
ve üst yönetime rapor verir. Küçük projelerde projelerin işletimsel Ç&S ve İş Sağlığı ve
Güvenliği Yönetiminden tesis yönetim takımı sorumlu iken, Disi’deki ve İç Anadolu’daki
projelerdeki Ç&S meselelerini yönetmekle görevli kalıcı olarak kurumun içinden atanmış
çalışanların görevidir. Her projedeki Ç&S takibi dıştan gelen danışmanlarca üstlenilmektedir (
örneğin Limonlu HES Ilgi OSGB tarafından izlenmiştir). Projeler Departmana rapor verir
ancak Departmanın proje meseleleri ile doğrudan ilgilenen Ç&S uzmanı bulunmamaktadır.
Şirket koordinasyonunu geliştirmek için Ç&S meselelerini yönetmek üzere, ilgili alanda
uzmanlığı olan bir Kalite, Çevre, Sağlık ve Güvenlik koordinatörü atanacaktır.
Şirket, proje elemanlarının çevre, sağlık ve güvelik konularında eğitilmesi için her proje
başına yıllık bir bütçe ayırmaktadır. Müteahhit seçilirken teklif verenlerin Ç&S deneyimleri,
performansları, ilkeleri, prosedürleri ve yönetim sistemleri değerlendirilir. İnşaat
müteahhitleri, her bir proje için çevresel inşaat yönetim planı yapmakla ve bunlara birer
EHS/OHS Müdürü atamakla, çalışanlara gereken eğitimi vermekle ve Gama Enerjiye
periyodik olarak çevresel raporlar hazırlamakla görevlidir.
Acil Durum Hazırlığı ve Acil Duruma Tepki: Her projenin, risk türü ve derecesi ile uyumlu
olarak farklı şekillerdeki acil durum planı mevcuttur. Bu planlarda acil durum önemli irtibat
bilgileri, tahliye planı ve medikal yardım/hastane yerleri bilgileri yer almaktadır. Birecik
HES’te baraj güvenlik planı veya baraj kaçış prosedürü olmamakla birlikte, meydana gelecek
planlanmamış dolusavak boşaltımı halinde ilgili yetkililerin onayının alınması gerekmektedir
İzleme ve İnceleme: Şirket inşaatın ve faaliyet sürecinin düzenli olarak izlenilmesini
üstlenmektedir. Her proje içten ve dıştan önemli parametreler için izlenmektedir ve Ç&S
vakıaları ve iş yaralanmaları yönetim merkezine bildirilmektedir. Örneğin İç Anadolu KGÇT
tesisine inşaat süresince yapılan ziyaretler AECOM tarafından yönetilmiştir. RES’lerdeki ve
HES’lerdeki detaylı Ç&S izlemeleri dışarıdan atanan uzmanlar tarafından gerçekleştirilmiştir.
İç Anadolu ve Disi projelerine atanmış Ç&S çalışanları ise üç aylık süreler ile yönetim
merkezine rapor vermektedirler. Sağlamlaştırılmış sonuçlar yönetim merkezine düzenli olarak
bildirilmekte ve yıllık üst düzey yönetim toplantılarında tartışılmaktadır. Devlet yetkilileri
HES çevresel salımlarını ve suların yukarı akıntı/aşağı akıntı seviyelerini periyodik olarak
kontrol etmektedirler.
Sosyal Etki Değerlendirmesi ve Hissedar Katılımı: Sosyal etki değerlendirmesi Türkiye’de
yasal bir gereklilik değildir bu nedenle ÇED raporları sosyal değerlendirmeler
içermemektedir. Şirketin yönettiği projelerde sosyal etkiler de dâhil olmak üzere değişik
seviyelerdeki çeşitli etkilerin olduğu dikkate alındığında şirket, örgütsel yapısında bir sosyal
gelişim uzmanı bulundurmaktadır (ESAP madde 2 uyarınca). Buna ek olarak, ESAP madde 3
uyarınca, şirket, işletilmekte, geliştirilmekte veya inşaat halinde olan projelerinin
uygulanmasının IFC PS’ları ve WBG EHS Yönergeleri ile uyumlu olmasını sağlamak adına,
sosyal etkilerinin değerlendirilmesi üzere bir çalışma başlatacaktır. Söz konusu standartlarda
bir boşluk tespit edilmesi halinde, iş sahibi boşlukların kapatılması için gereken tüm önlemleri
alacaktır. Benzer şekilde, şirketin hissedar katılım düzenlemelerinde, bu Çevresel ve Sosyal
Değerlendirme Özetinin sonunda ilgili kısımda açıklandığı üzere, birtakım iyileştirmelere
gidilmesi gerekmektedir.
Şirketin iç ve dış proje hissedarları (etkilenen kişiler de dâhil olmak üzere), hissedar
haritalandırması ve danışmanlık için prosedürlerin belirlenmesi, bilgilerin açıklanması ve
işletilmekte olan, inşaat halinde olan ve/veya geliştirilmekte olan her bir proje için sağlam ve
uygulanabilir bir şikâyet mekanizması oluşturmak amacıyla, ESAP madde 1 uyarınca, farklı
kategorileri tanımlayan ve kurumsal düzeyde bir standart harekât prosedürü (SOP)
hazırlaması gerekmektedir.
PS2: İş Gücü ve Çalışma Koşulları
Şirket, 68’i GEAŞ O&M Şirketi tarafından yönetilen projen tesis alanında bulunan, 101 tam
zamanlı elamanlık işgücüne sahiptir. Şirket geçici veya yarı zamanlı elemanları projede
çalıştırılmamakla birlikte 22 adet ek eleman işgücü aracıları tarafından işe alınmıştır. İstihdam
ve işçi haklarına ilişkin hükümler ve yükümlülükler işçi sözleşmelerinde belirtilmiştir. Şirket,
cinsiyet, yaş, ırk ve kültür olarak çeşitlilik arz eden bir yelpaze içinden elemanlarını
seçmektedir. Müteahhitlerle, müteahhidin yasal yükümlülüklerini içeren üçüncü taraf çalışan
sözleşmesi imzalanır.
Şirket, işlem yaptığı ülkelerdeki (Türkiye ve Ürdün) ulusal hukuk kurallarına, genel kurallara
ve düzenlemelere bağlıdır. Şirketin asgari ücret, çalışma saatleri, mesai saatlerini aşan
kısımlar için yaptığı ödemeler, sağlık ve güvenlik koşulları ve sağlık sigortasına ve emeklilik
planına katkıları dâhil olmak üzere standart koşullara uygunluğu düzenli olarak izlenmekte ve
yıllık olarak muhasebe departmanları tarafından denetlenmektedir. Her iki ülkenin de iş
hukuku kuralları, iş gücünün korunması, sendikalar katılma ve sendika kurma hakkı ve toplu
pazarlık hakları da dâhil olmak üzere işçilerin temel haklarını korumak hususunda yeterli bir
yasal çerçeve oluşturmaktadır.
İnsan Kaynakları Politikaları ve Prosedürleri: Şirket, PS2 faaliyetlerine uygun olarak
amaçlarını tanımlayan, yönetim ve işletimsel faaliyetler ile ilgi bir çerçeve sağlayan İnsan
Kaynakları politikası geliştirecektir (ESAP madde 5 hükmü uyarınca) ve çalışanlarının bu
içerikten haberdar olmasını sağlayacaktır. İş yeri eğitimi, İnsan Kaynakları politikasının
özetinin ve proje tesisi çevresindeki ilan panosunda yer alan politikaların özetinin
öğretilmesini kapsayacaktır. Ulusal iş hukuku, sosyal güvenlik hukuku ve iş sağlığı ve
güvenliği hukuku kurallarına uyum sağlanmakla birlikte IFC PS2 hükümlerine de uyum
sağlanılacaktır. Bu itibarla, İnsan Kaynakları politikası, yaş, ücret, çalışma saatleri, engelli
çalışanlar, kadrosuz çalışanlar, sağlık ve güvenlik ve işçi kampları ile ilgili hükümleri de
içerecektir. Ek olarak, çocuk çalıştırma ve cebri çalıştırma, örgütlenme özgürlüğü ve
ayrımcılığın tüm şekilleri bu politikada yasaklanacaktır.
Şikayet Mekanizması: Şirketin çalışanların iş ile ilgili sorunlarını bildirebileceği resmi bir
şikayet mekanizması bulunmamaktadır. Şirket, ESAP madde 5 hükmü uyarınca, kanuni
merkezdeki ve proje tesisindeki doğrudan ve sözleşmeli çalışanları için resmi ve
yapılandırılmış bir şikayet mekanizması kuracaktır ve çalışanlarının bu mekanizmadan
haberdar olmasını ve bu mekanizmanın kolayca erişilebilir olmasını sağlayacaktır.
İş Sağlığı ve Güvenliği: Şirket OHSAS 18001:2007 sertifikalıdır. Şirketin kurumsal Kalite,
Sağlık, Güvenlik ve Çevre El Kitabı ile birlikte her bir proje için özel olarak hazırlanan İş
Sağlığı ve Güvenliği El Kitapları ve güvenlik yönergeleri bulunmaktadır. Tesis müdürünün
sağlık ve güvenlik işlerinden sorumlu uzman olarak görevli olduğu Çakırlar HES Projesi hariç
her proje tesisinde Sağlık ve Güvenlik hizmeti dışarıdan ayrıca sağlanmaktadır. Her bir proje
için bir HSE uzmanı ve bir sağlık uzmanı atanır. HSE uzmanı ve sağlık uzmanı, ilgili
düzenlemeler uyarınca tesisi ziyaret eder ve denetim yapar. Çalışanlar görevleri dolayısıyla
karşı karşıya oldukları riskler hakkında “HSE Talimatları” ve “Acil Durum Talimatları”
yönergeleri doğrultusunda bilgilendirilirler. Çalışanlar, şirketin “HSE Talimatları”, “Acil
Durum Talimatları”, “Kişisel Korunma Ekipmanı (PPE) Listesi” ve “PE Listesi – ortak
kullanım” uyarınca, düzenli olarak Sağlık ve Güvenlik (H&S) eğitimi alır.
Şirket, çalışanların ve üçüncü taraf yüklenicilerin geçirdiği tüm kazaları ve meydana gelen
vakaları kayıt altına alır ve ilgili düzenlemeler uyarınca yetkili makamlara bildirir. Kazalar ve
vakalar “ düzeltici ve önleyici faaliyet” tutanaklarının çıkarılması ile ve İş Sağlığı ve
Güvenliği Uzmanlarınca belirlenmiş uygunluk koşullarının değerlendirilmesi için kazayı veya
olayı müteakiben yapılan gözlemler ile yönetilir. İş Sağlığı ve Güvenliği kazası ve vakası
kayıtlarına göre 2011 ve Temmuz 2014 yılları arasında hiçbir ölüm gerçekleşmemiştir. Bu
süre zarfı içerisinde sadece yedi kaza olmuş ve sadece üçünde yaralanma meydana gelmiş;
diğer dört olayda ise sadece ekipman zarar görmüştür.
İşe almadan önce işçilere yapılan bir muayene bulunmamaktadır; ancak Türkiye’deki iş
kanunları dolayısıyla çalışanlara mesleki tıbbi yardım hizmetleri ve düzenli muayeneler
sağlanmaktadır. Şirket aynı zamanda üçüncü bir şirketten sağlık ve güvenlik hizmeti satın
almaktadır. Buna ek olarak, Şirket OHSAS 18000:2007 uyarınca, çalışma ortamları düzenli
olarak güvenlik tehlikesi, gürültü seviyeleri, ışık seviyeleri, ergonomik koşullar, toz, sıcaklık,
radyasyon vs. gibi etkenler bakımından izlenmektedir.
Sağlık, Güvenlik ve Çevre projesinin yönetimin bir örneği, inşaat halinde olan İç Anadolu
KGÇT projesinde alınan tedbirlerdir. Şirketin Sağlık, Güvenlik ve Çevre yönetim görevlerine
şunlar da dâhildir: Sağlık, Güvenlik ve Çevre plan ve prosedürlerinin incelenmesi ve onayı;
müteahhittin planı ve prosedürü yönetiminin teftiş edilmesi; müteahhittin çalışanları ile
gündelik yürüyüşler ve sohbetler; haftalık yapılacak toplantılar; metot belirtilmesine ve risk
değerlendirilmesi yapılması hazırlıklarına destek olmak; vakaların olası ya da gerçek
şiddetine istinaden yapılan araştırmalara katılmak vs.
İşçilerin Konaklaması: Şu anda sadece inşaat halinde İç Anadolu KGÇT projesi sahasında işçi
kampı bulunmamaktadır. Eğer ileride şirketin işçileri bölgede konaklatması gerekirse, IFC’nin
İşçilerin Konaklamasına İlişkin Rehber’ine istinaden işçi kampları tesis edilecektir. Bu
kamplar sayılanlar ile sınırlı olmamakla birlikte bünyesinde şunları barındıracaktır: odalar ve
banyolar, klima, mobilya, içme suyu ve sıcak su, atık su depolama ve atma yeri, can ve yangın
güvenliği önlemleri, mutfak ve WHO önerileri çerçevesindeki yiyecekler, ilk yardım
servisleri, boş vakit ve iletişim merkezleri.
Üçüncü Taraflarca Çalıştırılan İşçiler: Şirket faaliyetleri için müteahhitler ve servis
sağlayıcıları ile çalışmaktadır. Şirketin, çalıştırmakta olduğu müteahhitlerin ve hizmet
sağlayıcılarının da projenin sağlık ve güvenlik politikalarına uymakla birlikte yerel sağlık ve
güvenlik kanunları hükümlerine uymasını sağlamakla yükümlüdür. Müteahhitlerin ve servis
sağlayıcılarının da kazaları, vakaları ve güvenliğe uymayan durumları bildirmesi gerekecektir.
Şirket, müteahhitlerin ve servis sağlayıcılarının da çalışanlarını şirketin yürürlükte olan İnsan
Kaynakları politikasına uygun olarak yönetmesini zorunlu kılacaktır. Yukarıda bahsedilen
tüm bu meseleler müteahhitler ve servis sağlayıcıları için de bağlayıcı birer koşul olarak
bunların sözleşmelerine konulacak ve tekliflerin değerlendirilmesinde göz önünde
bulundurulacaktır. Şirket, ESAP madde 1 uyarınca, müteahhitlerin ve servis sağlayıcılarının
çevresel ve sosyal hususlar bakımından (iş gücü/ PS2 dâhil) üstlerindeki sorumluluğun
farkında olmaları için gerekli olan yönetim planları hazırlayacaktır. Bu planlar eğitim,
uygulama ve izleme hususlarını içerecektir.
Personel Sayısını Düşürme: ESAP madde 1 uyarınca, şirket ileride geniş grupları (yani bir
seferde 20 veya daha fazla işçiyi işten çıkaracak ise) işten çıkaracağı zaman, her bir potansiyel
işten çıkarma durumu için PS2 gerekliliklerine uygun bir işten çıkarma planı geliştirmeli; yine
PS2 gerekliliklerine uygun bir şekilde bu planı bildirmelidir ve uygulamalıdır.
İş Gücünün Korunması: Ulusal kanunlar gereğince, tüm tam zamanlı elemanların sosyal
güvenlik primleri şirket tarafından karşılanmaktadır. İşçi bir aracı ile çalıştırılıyor ve üçüncü
taraf yüklenici tarafından çalıştırılıyor ise şirket işçinin sosyal güvenlik ödemeleri dosyasını
kontrol eder. Şirket faaliyetlerinin hiçbir alanında çocuk işçi kullanılmamaktadır.
PS3: Kaynak Verimi ve Zehirlenme Önlemleri
Kaynak Verimi: İnşaat halinde olan İç Anadolu KGÇT projesi, mevcut değerlere göre nispi
olarak yüksek olan ~%58’lik verimi garanti etmeyi başarmak üzere tasarlanmıştır. Gama
Enerjinin göze çarpan miktarda işletme suyu kullanan tek projesi olan İç Anadolu tesisi,
ileride minimal seviyede su tüketen hava soğutmalı kondensatör kullanacaktır. Tesisin, tesis
işlemleri (ısı yenileme akım jeneratörü egzozu ve deminerilizasyon sistemi) için toplam su
tüketimi saatte 35.5 m3, çalışanlarının su tüketimi ise günde 0.4 35.5 m3 olacaktır.
İnşaat Riskleri ve Yönetim: Zehirlenme riski, proje inşaatı ve faaliyetleri sırasında meydana
gelir. Büyük ölçekli mühendislik işlerinde yapılan tipik inşaat faaliyetleri saha alanının
temizlenmesi ve toprağın kaldırılması, patlatma ve tünel yapmak, taş çıkarma, beton
karıştırmak, beton dökmek ve strüktür/bina montajıdır. Bu aktiviteler dolayısıyla ortaya
çıkacak zehirlenme risklerine gürültü, toz, erozyon ve tortulaşma, su kalitesinin gerilemesi,
atıkların boşaltılması da eşlik etmektedir. Her bir ÇED raporuna, uygulanacak inşaat ve
faaliyet aşamaları yönetim tedbirleri ve yürürlüğe koyma ve izleme gerekliliklerini yerine
getirmede sorumluluğu gösteren Çevre Yönetim Planları da dâhil edilmektedir. Çevre
Yönetim Planında yer alan tipik zehirleme kontrol tedbirleri şunlardır: saha temizlik
kısıtlamaları; yüzey toprağının korunması ve yeniden kullanımı; atık boşaltımının kontrolü;
sahanın yeniden bitkilendirilmesi; toz bastırma; gürültü kontrolü; atıkların toplanması;
ambalajlama ve çöp boşaltımı tedbirleri.
Çevre Yönetim Planlarında (ÇYD) alınan tedbirler, kabul edilmiş çevresel gerekliliklerden
biri olarak Türk ÇED raporlarının bir parçasını oluşturmaktadır. İnşaat yüklenicileri,
sözleşmeleri uyarınca Çevre Yönetim Planlarının belirttiği önlemleri almakla yükümlüdürler.
Şirket, her proje için ayrı olarak atamış olduğu HSE Müdürü vasıtası ile, müteahhidin buna
uygun davranıp davranmadığını denetler. İki veya daha fazla yıldan beri, Gökreş-II ve Disi
hariç olmak üzere, işletilen hiçbir projede inşaata ilişkin atıkların ortaya çıkardığı bir etkiye
rastlanılmamıştır. Şirket, kurulmuş olan varlıkları iktisap ederken, bu varlığına ilişkin Ç&S
risk değerlendirmesi ve önceden kalma meseleler, tüm projenin durum tespitini yapan
danışman firma tarafından değerlendirilmektedir; ancak şirketin biçimselleştirilmiş bir Ç&S
durum tespiti süreci bulunmamaktadır. ESAP madde 1 uyarınca, şirket, birleşme nedeniyle
iktisap edilen her bir kurulmuş varlık için yapılan Ç&S durum tespiti değerlendirmesini
üstlenmek amacıyla kurumsal bir prosedür hazırlayacaktır.
Faaliyet Riskleri ve Yönetim: Faaliyette olan malvarlıklarının asıl zehirlenme riskleri
şunlardır: KGÇT motor emisyonları ile ilişkili hava kalitesi meseleleri, rüzgâr türbininden ve
KGÇT tesislerinden çıkan sesler ve KGÇT tesislerince atılan atık sular.
Hava Kalitesi- İç Anadolu KGÇT tesisi emisyonları ÇED raporunda, Türkiye’deki Hava
Kalitesi ve Değerlendirmesi Yönetimi Tüzüğüne, Büyük Yakma Tesisleri Yönetmeliğinde (No.
27605, 2010) belirlenmiş yenilenemeyen kaynaklar için Türkiye’deki limitlere uyacak şekilde
dizayn edilen emisyonlara ve IFC/WB’nin EHS Termal Güç Tesisleri Yönergesine (2007)
uygun olarak değerlendirilmiştir. Yüksek teknolojili türbinlerde doğal gaz kullanımı, Türk
kanunlarında belirtilen limitleri aşmayacak, önemsiz miktarlarda SO2, CO ve PM emisyonu
konsantrasyonu üretimine neden olacaktır. Maksimum yükte faaliyet yapan tesisin NOx
emisyonu yoğunluğu, Türk sınırlarına eşit miktarda (50 mg/Nm3) ve IFC/WB’nin
yönergesinde belirtilen limitten bir miktar daha az olarak (51 mg/Nm3), günlük maksimum
50 mg/Nm3 ‘e çıkacaktır (15% fazla oksijende kuru bazda).
Amerikan Meteoroloji Topluluğu/Çevresel Koruma Ajansı Düzenleyici Model (AERMOD)
eskiden, hava kuşağında bulunan NOx yoğunluklarının yakın zamandaki pasif numuneleri de
dahil olmak üzere, emisyon dağılımlarını örnek olarak kabul etmekte idi. 74.5 metre
yüksekliğindeki egzoz borularından çıkan emisyonlar, atmosferin aşağıya doğru akımı
sonucunda kaynağın hemen yakınında ortaya çıkan aşırı yoğunluktaki hava kirletici
maddelerden olamazlar (U.S. EPA, 1985). Kümülatif hava kuşağı, şirketin 840 MW’lık
tesisinden ve aynı vadide 500 metre uzaklıkta bulunan Orta Anadolu (Tüpraş) Rafinerisinden
etkilenecektir. Yıllık kümülatif yoğunluk (proje artı altyapı seviyeleri) 7.96 µg/m3 olarak
hesaplanmıştır ki bu miktar IAPCR’nin 2013 yılı için belirlemiş olduğu 60 µg/m3 ‘dan dan ve
2014 yılı için belirlemiş olduğu 40 µg/m3 ‘dan ve IFC/WB Yönergesinde belirlenen 40 µg/m3
‘dan düşüktür.
ÇED, İç Anadolu KGÇT’nın ve teklif edilen 928 MW (net) Kırıkkale KGÇT’nın (18,5 km
kuzeye doğru, yüksek tepeler ile ayrılmış) hava kalitesi üzerindeki etkisinin, hakim rüzgar
yönünün aynı olması, sahaların yüksek tepeler ile ayrılıyor olması ve bu nedenle her bir
projenin NOx yoğunluğunun ayrı bölgelerde meydana geliyor olması nedeni ile önemsiz
olduğuna kanaat getirmiştir. Projenin 24 saatlik ve yıllık NO2 yoğunluğu zemin seviyesi
üzerinde çoğalan etkisi Türk hava kalitesi standartlarında ve IFC/WB Yönergesinden
belirtilen %25’lik limitin oldukça altındadır. Şirket, projenin etkisini gözlemlemek amacı ile,
çevresel bir hava kalitesi izleme programı yönetecektir.
Gürültü - Şirketin faaliyet halinde olan üç rüzgar enerjisi projesi, Türk ve IFC/WB EHS
yönergesi gürültü limitlerine (gün içerisinde, konutlarda maksimum 55 Leq (dBA) ve akşam
45 Leq (dBA) ve maksimum 3 dB artış olabilir) uygun olarak dizayn edilmiştir. Arka plan ses
seviyeleri, proje türbinine (Sares – 1,597 m, Karadağ – 486 m ve Gökreş-II – 607 m) en yakın
hassas reseptörde (NSR) ölçülür ve NSR’deki gürültü sevilerini tahmin etmek için gürültü
yayıcı model kullanılmıştır. Gürültü modeli kullanılması gösterdi ki, Çevresel Gürültünün
Düzenlenmesi ve Yönetimi Tüzüğü’nde şart koşulan Türkiye gürültü seviyesi limitleri, rüzgar
hızları 3-10m/s olan her bir projede sağlanacaktır. IFC/WB Yönergesinin belirlemiş olduğu
gürültüdeki arka plan seviyesinde izin verilen maksimum 3 dB’lik artış seviyesine her projede
uyulmaktadır. Gündüz ve akşam ses seviyesi limitlerinin tamamına Gökreş-II hariç olmak
üzere tüm projelerde uyulmaktadır zira burada akşam vakti seviyeler yüksek arka plan
seviyeleri dolayısıyla ( 47.7 dB’ye kadar ulaşmaktadır), 45 dB’lik sınırı geçmektedir ( 48.2
dB’ye ulaşmaktadır). Oysa şu da belirtilmelidir ki, projenin yaratmış olduğu gürültü artışı
arka plan seviyesinin sadece 0.5-0.9 dBA yukarısındadır.
İç Anadolu KGÇT projesinden çıkan faaliyet sesleri sabittir ve bu gürültüler yıl boyunca
sürekli olarak çıkarılacaktır. En yakın NSR’deki ( dönemsel kullanılan bir ev) gürültü
seviyelerinin Çevresel Gürültünün Düzenlenmesi ve Yönetimi Tüzüğü’nde belirtilen limitlerin
sürekli olarak sağlanacağı tahmin edilmekle birlikte IFC/BW Yönergesinde belirlenen limit
aşılacaktır. Bu NSR’deki gündüz ve akşam vakti kümülatif gürültü seviyelerinin sırasıyla 55.4
dBA’ya ve 55.3 dBA'ya ulaşacağı tahmin edilmektedir, dolayısıyla IFC/BW yönergesinde
belirtilen gündüz 55 dBA’lık limit çok az bir şekilde ve akşam limiti olan 45 dBA’lık limit
büyük ölçüde aşılacaktır. Tesisin 300 metre batısında yer alan şirket ofisleri için hiçbir gürültü
tahmini sağlanmamıştır. Şirket en yakın NSR’deki asıl gürültü seviyelerini kaydedecek ve
böylece gürültü seviyelerinin gerçekten sınırları aşıp aşmadığını değerlendirip gerekli
tedbirleri, ESAP madde 6 uyarınca alacaktır.
Atık Su - İç Anadolu KGÇT tesisindeki dâhili ve endüstriyel atık sular, Türkiye’deki atık
sulara ilişkin Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği uyarınca ve IFC/WB atık sular yönergesi
limitleri (pH, TSS, benzin ve yağ, toplam klorin kalıntısı, ağır metaller ve ısı derecesinin
yükselmesi için) uyarınca, tesisin bulunduğu yerdeki bir atık su arıtma sisteminde
arıtılacaklardır. Kimyasal olarak kirletilmiş sular nötr hale getirilecek, pH'ı ayarlanacak ve
havalandırılacaktır. RO yoğunlaştırılmış maddesi atığı UF/CEB yıkama ve geri yıkama
atıkları, MB geri yıkama ve yenileme atıkları ve filtrelerin geri yıkama atıkları, TSS ve TDS
yoğunlaştırılmış maddelerini üretmek için kimyasal arıtma sisteminde arıtılacaklardır. Lağım
suyu ayrı bir sistemde arıtılacaktır. Arıtılmış su Hacılar Belediye Kanalizasyonuna
boşaltılacaktır( eğer kanalizasyon ağı tamamlanmamış ise, yerindeki septik çukura konulacak
ve vakumlu kamyonlara Belediye arıtma sistemine gönderilecek). Akarsu yatağındaki tortular
da arıtılacaktır. ESAP madde 7 uyarınca şirket atık su arıtım sistemi ile ilgili detayları
yükleme yapılmadan önce açıklayacaktır.
Atıklar – Şirketin yönetimi altındaki çeşitli malvarlıklarının farklı karakterleri göz önüne
alındığında, her projenin çıkardığı atık türüne ve miktarına göre atık yönetim tedbirleri
bulunmaktadır. Projelerdeki zararsız katı atıklar, sözleşmeli atık yönetim şirketleri tarafından,
il çevre müdürlüğüne atık taşıma belgesinin bir kopyası yollanmak suretiyle, genellikle
belediyeye ait çöp sahalarına atılmaktadır. Zararlı atıklar ise lisanslı çalışanlar tarafından
toplanır ve Devletin yönergeleri doğrultusunda atılır. Örneğin İç Anadolu atık yönetimi,
üretilen atıkların türü, içeriği, üretilen atıkların kaynağı ve Atık Yönetimi Genel Prensipleri
Tüzüğü uyarınca üretim oranlarının tanımlanmasından ve kaynağına göre ayrılmasından
oluşmaktadır. İçsel ve endüstriyel katı atıklar (örneğin kirletilmemiş filtreler, kullanılmış nem
tutucu maddeler, atölye atıkları ve boş variller) kanunlara ve Belediyenin getirmiş olduğu
koşullara uygun bir şekilde taşınacak ve atılacaktır. Kâğıt, karton, metal ve kâğıt gibi geri
dönüştürülebilir atıklar ayrıca toplanacak ve Türkiye’deki kanunlar ve IFC/WB yönergesi
uyarınca geri dönüştürülecektir.
İç Anadolu KGÇT’nin fazladan çöp sahası arazisi yetkili yol otoritelerince (Karayolları Genel
Müdürlüğü) yol inşaatı için kullanılmıştır. Çakırlar HES’teki set regülatörlerindeki tortular
temizlenmiş ve ruhsat koşulları çerçevesinde atılmıştır. Limonlu HES’teki tortular ilk defa
2014 yılında temizlenecektir. Şirketin, Birecik HES’te birikinti toplanmasına ve atılmasına
ilişkin bir prosedürü bulunmamaktadır.
Nehir Suyu Kalitesi – HES’lerin rezervuarda birikmiş olan suların kalitesini bekleme süreleri
ile bağlantılı olarak etkileme potansiyeli vardır. Çakırlar HES’in depolama sistemi yoktur
dolayısıyla su kalitesi üzerinde de bir etkisi bulunmamaktadır. Limonlu ve Çakırlar HES’leri
minimal canlı depolara sahip nehir tipi projeleridir bu nedenle su kalitesi üzerindeki etkileri
oldukça küçüktür; ancak bu konu ile ilgili olarak mevcut bir bilgi bulunmamaktadır.
Sera Gazı Salımı – Şirketin faaliyette olan enerji üretimi projeleri portföyüne göre projeler
toplamda 794.65 MW’lik yenilenebilir enerji (hidro ve rüzgar enerjisi) üretmiştir. 2016 yılının
sonuna kadar, Birecik HES’in Devlet’e tesliminden sonra şirketin, yıllık 1,257 GWh’lik enerji
üretecek 377.65 MW’lik yenilebilir varlıklara sahip olması ve yıllık 6,600 GWh’lik enerji
üretecek 840 MW’lik fosil yakıt varlığına sahip olması beklenmektedir. Buna ek olarak, Disi
projesi, su pompalamak için yılda yaklaşık olarak 800 GWh’lik enerji tüketmektedir. Şirketin
GHG emisyonunun büyük bir kısmı, küresel endüstri uygulamalarını kullanacak verimli İç
Anadolu KGÇT projesi tarafından üretilecektir; ancak bu miktar ortalama Türk şebekesinde
üretilen miktardan daha az olacaktır. Bu varlıklardan kaynaklanan emisyonlar yıllık 25,000 T
CO2 ‘u aşacağından şirketin toplam emisyonları her yıl IFC’ye bildirilecektir.
Şirket, Temiz Geliştirme Mekanizması (CDM) atında, 2012’de süresi dolacak olan 2009-2010
yılı için Limonlu HES’e 49,292 T karbon kredisi tasdik edilmiş ve satmış ve diğer projelerden
de kredi tasdik etmeyi planlamaktadır. Bitki örtüsünün bozulmasından ve rezervuarlardaki
toprak karbonundan ve gölcük regülatöründen çıkan sera gazının minimal seviyede olduğu
varsayılmaktadır zira sadece tek geniş rezervuara sahip olan HES (Birecik – 55 km2) 13 yıl
önce kurulmuştur ve yarı kurak iklim dolayısıyla seyrek bir bitki örtüsüne sahiptir.
PS4: Toplum Sağlığı, Emniyeti ve Asayişi
Projeler tipik olarak konut yerlerinden belli bir uzaklıkta bulunmaktadırlar; ancak alan
hududundan (dönemsel kullanılan bir ev) en yakın konut yerine 135 metre uzaklıkta bulunan
ve en yakın bucak köy olan Hacılar köyüne 3.2 km uzaklıkta bulunan İç Anadolu KGÇT buna
istisna teşkil etmektedir.
Proje Dizaynı: Tüm projeler belirtilen endüstriyel standartlara ve güvenli faaliyet tedbirlerine
uygun olarak dizayn edilmiştir. HES’ler şu uç durumlar da göz önünde bulundurularak dizayn
edilmiştir: jeolojik risk için, maksimum olası sel (PMF) ve maksimum olması muhtemel
deprem (MCE).
İnşaatın Etkileri: Toplum sağlığını risk altına alan birincil inşaat riskleri işçilerin ve
malzemelerin taşınması, toprak, gürültü, saha dışı tortulanma ve su kalitesinin kötüleşmesi,
ağır makinelerin faaliyetleri, bazı durumlarda kullanılan patlayıcılar (tünel açmak ve taş
çıkarmak için) ve nehrin yatağının değiştirilmesi/kontrol edilmesi ile ilişkili olarak ortaya
çıkmaktadır. Her proje için ayrı ayrı alınan inşaat risklerini önlemek için alınan tedbirler,
inşaat riskini yönetmek için alınması gereken tedbirleri açıklamaktadır. İnşaat müteahhitleri
güvenlik planlarını uygulamalı ve burada sayılanlarla sınırlı olmamak üzere diğer kontrol
tedbirlerini de almak zorundadır: sahanın çitlerle kaplanması ve sahaya kontrolsüz girişin
önlenmesi; uyarı işaretleri; saha yollarının toz kalkmasını önlemek için düzenli olarak
sulanması; işçilerin sahadaki bitki örtüsünü kesmesinin ve doğadaki canlıları avlamasının
engellenmesi, sahada hız limiti ve ulaşım gereklilikleri getirilmesi. Ormanlardaki saha yolları
kamuya açıktır, bu nedenle her bir proje için sahaya özgü güvenlik planı gerekmektedir.
Şirketin Vasıta Kullanım Prosedürü bulunmaktadır.
Faaliyet Etkileri: Birecik HES çalıştırılmasından itibaren dört dakika içerisinde 1,900
m3/s ‘lik üretim akımı salabilmektedir. Bu salım hızı nehrin aşağı akımını kullananlar
bakımından güvenlik riski oluşturabilmektedir; ancak akımın, tüm zamanlarda geniş bir su
kütlesi olan Karkamis rezervuarının kuyruk suyuna aniden girmesinin aşağı akımda bir tehlike
ortaya çıkamayacağı şirket tarafından açıklanmıştır. Uyarı işaretleri nehrin her iki kenarına, su
akıtma kanalı deliğinin hemen aşağısına yerleştirilmiştir ve bu bölgede nehir kıyısında kamp
yapılması yasaklanmıştır. HES’in aşağı akımının hemen yakınında hiçbir köy
bulunmamaktadır ve projenin 2001 yılında faaliyete geçmesinden beri yapılan tesis salımları
dolayısı ile hiçbir ölüm meydana gelmemiştir. Çakırlar ve Limonlu HES’lerinin sınırlı
depolama hacimlerine yapılan salımlar güvenlik riski ortaya çıkarmamaktadır.
Gökreş II rüzgar enerjisi projesinden çıkacak olan faaliyet gürültülerinin en yakın NRS’deki
arkaplan seviyelerini akşam vaktinde 0.5-0.9 dBA’lık fark ile, NSR rüzgar yönünde
olduğunda, seviyeyi 48.2 dBA'ya çıkardığı zaman çok az bir ek rahatsızlığa yol açacağı
tahmin edilmektedir. İç Anadolu KGÇT projesinden çıkan faaliyet gürültülerinin akşam
vaktinde en yakındaki NSR’nin (dönemsel kullanılan bir ev) seviyesini 55 dBA'lık sınırın
üzerine çıkaracağı tahmin edilmektedir. Ses seviyelerindeki bu önemli artışın PS3’te
açıklandığı üzere azaltılması gerekmektedir. Faaliyette olan projelerin inşaatı veya faaliyeti
sırasında yaptığı gürültüler dolayısıyla hiçbir şikâyet bulunmamaktadır.
Baraj Güvenliği: Şirket, barajın yapısal bütünlüğünün düzenli olarak izlenmesi için kalifiye
uzmanlar görevlendirir. Örneğin, Birecik barajının izlenmesi uluslararası standartlara uygun
olarak üstlenilmiş ve hareketleri sürekli ölçen baraj teçhizatını ve bu barajın denetlenmesi her
iki yılda bir uluslararası bir uzman tarafından denetlenmesini de içermiştir. Coyne et Bellier
(COB), Enerji Bakanlığının Bağımsız Danışmanı olarak her yıl barajları ve enerji tesislerini
denetlemektedir. Marsh Sigorta Uzmanları, barajı ve enerji tesisini risk değerlendirmesi
yapmak için 2007’de ve 2011’de ziyaret etmiştir. VBOC, faaliyette olan şirket, rezervuar
kıyılarını her yıl toprak kayması/heyelana karşı kontrol etmektedir. Yukarıda belirtildiği
üzere, Birecik HES’in 1990’lı yılların başından itibaren faaliyetlere başlamasından bugüne
hiçbir toplum güvenliği meselesi ortaya çıkmamıştır ve nehrin aşağı akımında hiçbir yerleşim
yeri bulunmamaktadır. Birecik, Karkamis HES’inin hemen alt akımındaki rezervuarına
doğrudan salım yapmaktadır.
İçme Suyu Kalitesi: Amman’a Disi yer altı suyunun tedarik edilmesinden önce, fazlasıyla
sömürülmüş sığ aküferdeki yüksek tuzluluk oranı nedeni ile içme suyu kalitesi oldukça
düşüktü ve bazı kullanıcılarda sağlık sorunlarına yol açmaktaydı. MWI’nin Disi aküferi suyu
ile ilgili yapmış olduğu anketin belirttiği üzere su kalitesi doğal olarak meydana gelen
radyonüklid seviyesi dışında mükemmel kalitededir. İnsanların radyasyona maruz kalması
çoğunlukla kozmik radyasyondan, topraktaki radyoaktif elementlerden ve radon gazı
çürümesinden, ve %10’dan az bir kısmı da içme suyundan gelmektedir. MWI, doğal olarak
meydana gelen radyonüklid seviyelerine ilişkin standartlarını Dünya Sağlık Örgütünün
(WHO) ve Uluslararası Radyolojik Koruma Komisyonunun (ICRP) önerilerini ve yıllık
tüketilen içme suyundan alındığı varsayılan dozajı dikkate alarak değiştirmiştir (JS286:2008).
Başka sularla da karışan Disi suyu yenilenen bu standartlara uymaktadır ( Avustralya, Güney
Afrika, Norveç, İsviçre, Danimarka ve Finlandiya, Ürdün’de revize edilmiş standartlarda
belirtilen içme suyundaki doğal radyonüklid seviyesinden daha yüksek bir miktarı kabul eden
düzenlemeleri benimsemişlerdir ve bu durum halkı risk altına sokmamaktadır). JS286:2008
ile uyumlu olarak ve ESMP projesinde açıklandığı üzere, karışmış sudaki etkili dozaj 0.5
mSv/y ‘i aşar ise MWI maksimum 18 ay içerisinde iyileştirici önleyici tedbirler uygular ve
derhal faaliyet halindeki sondaj deliklerinden iki ayda bir olmak üzere numune alımını
başlatır. Numune alımı ve testler, etkin dozun yıllık 0.45 mSv/y’nin altına düşene kadar
devam eder. Karışmış sudaki etkin doz asla yıllık 1 mSv/y’i geçmemelidir. Eğer toplam
maruz bırakma bu sınırı geçerse, MWI bu dağıtım ağının derhal dağıtımı durdurmasını
güvence altına alır ve düzeltici önlemleri sadece bir kez tekrar edilir.
Güvenlik Personeli: Şirketin proje sahalarında farklı türlerde güvenlik düzenlemeleri
bulunmaktadır. Bu düzenlemelere örnek olarak: şirketin 38 silahlı güvelik elemanının çalıştığı
kendi güvenlik departmanının olan Birecik HES; üçüncü taraf bir güvenlik firması ile
anlaşmış olan Karadağ rüzgâr enerjisi projesi; ve yerel Bedevi kabile üyeleri ile birlikte silahlı
kamu güvenlik görevlilerinin görevli olduğu Disi Su Taşıma Projesi. 2011’de Disi projesinde
iki tane ciddi güvenlik sorunu yaşanmış, proje inşaatı bu nedenle geçici olarak
durdurulmuştur. 2011’de Bedevi bir yerlinin inşaat taşıma işini alamaması dolayısıyla
sinirlenmesi ve inşaat işçilerine saldırması sonucunda iki yüklenici işçisi ölmüş ve dördü
yaralanmıştır. Proje sahası, olayların gerçekleştiği sırada EPC yüklenicisi tarafından işe
alınmış silahsız özel güvenlik görevlileri tarafından korunmaktaydı. O zamandan beri bölge
hem Ürdün polisi tarafından korunmaktadır hem de EPC yüklenicisinin üstlendiği özel
güvenlik görevlilerinin ve yerel Bedevi kabile üyelerinin güvenliği sağlamak için işe alınması
da dahil olmak üzere ek güvenlik tedbirleri uygulanmaktadır. Olaydan hemen sonra Bedeviler
ile olan ilişkileri düzeltmek adına Bedevilere fazladan inşaat sözleşmeleri teklif edilmiştir.
Akabinde Disi projesi bölgesinde kayda değer bir güvenlik vakası yaşanmamıştır.
Şirket, tesislerinde silahlı güvelik görevlisi çalıştırmasının riskinin özellikle Disi Su Taşıma
Projesine odaklanarak değerlendirilmesi için dışarıdan bir danışman tutacak ve IFC’nin PS4
hükümlerine uygun olarak EHS (ESAP madde 1 uyarınca) yönetim sistemine silahlı güvenlik
görevlilerinin kullanımına ilişkin politika ve prosedürleri dâhil edecektir. Bu politika ve
prosedürler güvenlik personellerinin işe alınmadan önce izlenilmesini ve daha önceden
ihlallere dâhil olmamış olmasını, bu kişilerin uygun güç kullanmak üzere yeterli eğitimleri
almış olmasını ve topluma ve işçilere her zaman yürürlükteki kanunlara uygun olarak
davranmalarını güvence altına alacaktır. Eğer projeler BOT temeli altında ise, risk
değerlendirme raporu sonuçları proje sahibi ile tartışılır ve gerekli önlem planı proje
anlaşması ve PS4 gerekliliklerine uygun olarak hazırlanır (ESAP madde 9). Güvenlik vakaları
kaydedilecek ve araştırılacaktır ve düzeltici gerektiği gibi uygulanacaktır. Buna ek olarak, bu
prosedürler iç ve dış şikâyet mekanizmalarını ve güvenlik personelinin toplum ve şirket
çalışanlarına karşı yaptığı kod ihlalleri ile ilgilenmek için bir süreci içerecektir.
Acil Durum Hazırlılığı ve Acil Durumun Karşılanması: Şirketin acil durumlarda hazır olması
ve durumu karşılama planı şunları içerir: acil durum kaçış planı, acil durumlar için
organizasyon tablosu, elektrik şoku için acil durum prosedürü, temel hastane planı, yangın
için acil durum planı, zehirlenme halinde acil durum planı ve kazalar ve vakalar için genel bir
acil durum planı. Şirket, ESAP madde 4 uyarınca bu planların içeriklerini türüne, ölçeğine ve
riskin ilişkili olduğu projeye göre standartlaştıracaktır. Şirket, en son Birecikteki barajın
yapısal bütünlüğünü denetleyen uluslararası uzmandan barajın zarar görmesi/olası bir
bozulma halinde barajın tahliyesine ilişkin resmi bir rapor edinecektir.
PS5: Arazi İktisabı ve İstemsiz Yerleştirme
Şirketin faaliyette olan projelerinin mevcut portföyüne göre projelerin, 5,625 hektarlık kısmı
Birecik HES’e ait olmak üzere 5,700 hektarlık (57 km2) bir alanı kapladığı tahmin
edilmektedir. Projeler esasen Devlet arazilerinde bulunmaktadır ancak bazı özel araziler de
iktisap edilmiştir. Faaliyette olan üç rüzgar enerjisi projesinin (Karadağ, Sares, ve Gökreş) her
biri 9.7-29.1 hektarlık arazi kullanmaktadır; geliştirilmekte olan erken aşamalardaki üç rüzgar
enerjisi projesi (Kırkağaç, Marmara ve UWE İstanbul) ve Limonlu HES’in 14.7 hektarlık
arazisi ve Çakırlar HES’in 26.1’lik arazisi, Devlet Ormanlık Arazinde yer almaktadır ve
yararlanılan arazinin alanına göre yıllık kira ödenir.
İnşaat halindeki İç Anadolu KGÇT tesisi, Kırıkkale’nin endüstriyel bölgesindeki bir şirkete
ait daha geniş bir arazi üzerinde bulunan yaklaşık olarak 14 hektarlık bir arazide yer
almaktadır. Arsa alanı 2011 yılında şirket tarafından Gama Endüstriden satın alınmıştır. Gama
Endüstri ise araziyi 2002-08 yıllarında araziyi satmaya istekli özel mülkiyet sahibinden satın
almıştır. Doğal gaz BOTAŞ boru hattı (12.6 km) ile sağlanacaktır. Tesis tarafından üretilen
enerji 58 km uzunluğundaki 380 kV iletim hattı ile Gölbaşı ulusal şebekesine iletilecektir.
Hattın 10km’lik kısmı şirket yenilenmiş olup 48km’lik kısmı şirket tarafından yeni yaptırılmış
olup TEİAŞ’a devredilmiştir. Arsanın iktisabı, yolun 50 metre yanlara(merkezden her iki
tarafa doğru) genişlikte kısmının kamulaştırılması da dâhil, ulusal kanunlara uygun olarak
TEİAŞ tarafından üstlenilmiştir. Atılan kule temelinin konumuna göre çeşitli arsalar
kamulaştırılacaktır. Türk kamulaştırma kanununa göre arsanın kamulaştırılması için danışman
bir firma tutulmuş ve kamulaştırmaya ve/veya geçiş hakkına konu parsellerin mülkiyet
durumunu netleştirmek ve ücret ayarlamalarını belirtmek için arsa iktisabı ve kamulaştırma
planı hazırlatılmıştır. Şirket arsa iktisap ve kamulaştırma planında tespit ettiği arsa iktisabı
gerekliliklerini ve bulguların özetini belgeleyecek ve bunu ESAP madde 10 uyarınca IFC’ye
sunacaktır. Buna ek olarak şirket ilgili otorite tarafından yürütülen ilgili tesisler için arazinin
iktisabı sürecinin ESAP madde 1’de tanımlandığı üzere PS5 ile uyumlu olup olmadığını
denetler.
Ürdün’deki Disi su taşıma projesinde uygulanan tedbirler arza iktisabı yönetimine bir örnek
teşkil etmektedir. Boru hattı koridoru ve kalıcı tesisler için yapılan iktisaplar MWI tarafından
pazarlık yolu ile ücretin varlıkların ve mülkiyetin değiştirilmesi maliyeti üzerinden
hesaplanması ile anlaşmaya varılarak tamamlanmıştır. MWI, 2004 ESA’nın bir parçası olarak
Anlaşma Çerçevesi hazırlamıştır. Çerçeve gelecekteki arazi iktisaplarının ve yetkilendirmenin
yol gösterici ilkelerini ve arsa iktisabının tasarlanması, uygulanması ve anlaşma sürecinde
izlenecek önemli ilkeleri ana hatları ile anlatılmıştır. Çerçevenin bir parçası olarak, tüm olası
etki kategorilerinin, ücret şekillerini ve destekleri listeleyen bir matriks hazırlanır. Son olarak
gerekli olması halinde hazırlanmak üzere çerçeve detaylı bir Yerleştirme Planı hazırlanması
için bir taslak önerir ve/veya gelecekteki tüm arazi iktisapları ve anlaşmalar için hazırlanacak
sadeleştirilmiş bir Yerleştirme Planı hazırlanması için bir taslak önerir. Şirket projenin etki
alanında olan ve inşaattan etkilenebilecek boru hattının bulunduğu arazideki mevcut tüm
mülklerin, varlıkların ve işletmelerin envanterini çıkarmak için kadastro yaptırmıştır. Böylece
bu çalışma, inşaat süresinde ekonomik veya fiziksel olarak yeri değiştirilecek bireylere ve
teşebbüsler hakkında, yapılacak ticari faaliyet türleri ve ortaya çıkacak karışıklıklar hakkında
bilgi sağlanmış olacaktır. Bu kadastroya istinaden şirket şu sorunlar üzerine eğilen bir ödeme
(denkleştirme) çerçevesi uygulamış ve geliştirmiştir: fiziksel ve/veya ekonomik olarak yeri
değiştirilen bireylerin zararlarının denkleştirilmesi için stratejiler; geçici ve/veya kalıcı yer
değiştirmeler için geçim kaynağının yeniden yapılandırılması; etkilenen kesim ile
denkleştirme sürecinin planlaması, uygulanması ve izlenmesi konularında görüş alışverişinde
bulunulması ve şikâyet giderme mekanizması.
Birecik HES, 1990’lı yıllarda, en büyük arazi iktisabını yapmış ve yerleştirmesi en çok etkiye
yol açan projedir. Arazi iktisabı ulusal kanunlara ve düzenlemelere göre Devlet tarafından
yapılmıştır. Bir il merkezi ve dört köy rezervuardan kısmen etkilenirken dokuz köy tamamen
sular altında kalmıştır. Tarımsal arazinin kaybolmasından otuz bir köy etkilenmiştir.
Toplamsa 6,500 kişilik 850 hane yeniden yerleştirilmiştir. Devlet zararları tam olarak
karşılamıştır. İnsanlar tercihlerine göre şehre veya kırsal alanlara yerleştirilmiş ve kırsal alana
yerleştirilenlere tarımsal araziler de sağlanmıştır. Buna ek olarak, bu kişilere fiziksel ve
ekonomik yeni yerler sağlanması ve yeni çevrelerine uyum sağlamaları için devlet Birecik
Barajından Etkilenenlerin Yeniden Yerleştirilmesi, İşe Yerleştirilmesi ve Bu Kişilere
Ekonomik Destek adı altında bir yardım programı başlatmıştır.
Devlet Orman Arazisinde geniş bir alanda bulunan Limonlu HES aynı zamanda yaklaşık 23.8
hektarlık Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından kamulaştırılmış 27 parsel
araziyi de içermektedir. Kamulaştırılan alan tarımsal bir arazi olmakla birlikte arazide fiziksel
bir yer değiştirme olmamış ve denkleştirme miktarı ödenmiştir. Enerji Piyasası Düzenleme
Kurumu (EPDK) arsa sahibi ile acil kamulaştırma ve olası anlaşmanın şartlarını tartışmak
üzere birkaç toplantı gerçekleştirmiştir. Şirket de bu toplantılara gözlemci olarak iştirak
etmiştir. 27 parsel araziden yalnızca bir tanesi hakkında mahkemeye (Türkiye’de) gidilmeden
uzlaşmaya varılabilmiştir.
Kural olarak şirket, öneli arazi iktisaplarını gerektiren, arazi iktisabı ile bağlantılı devlet
girişimlerden kaçınmaktadır. Bu açıdan, şirket PS5 koşulları ile uyumlu, uygulamayı güvence
altına almak adına ESAP madde 1’de açıklanan şekilde, detaylı bir Arsa İktisabı Standart
Harekât Prosedürü (SOP) geliştirecektir. Bu SOP ile, kamulaştırma süreci tamamlanmadan
kamulaştırılacak arazinin kullanılmamasını da garanti altına alınacaktır.
PS 6: Biyolojik Çeşitliliğin Korunması ve Yaşayan Doğal Kaynakların Sürdürülebilir
Yönetimi
Şirket projeleri ile bağlantılı biyoçeşitlilik meseleleri projenin kapladığı alandaki,
bitişiğindeki/yakınındaki/ havzasındaki canlılar ve zaman zaman o bölgeyi kullanan biyo
çeşitlilikler (örneğin göç eden kuşlar ve balıklar) ile ilgili olarak ortaya çıkmaktadır. Özel
olarak Biyo çeşitlilik üzerindeki potansiyel etkilerin bir kısmı şunlardır: rüzgâr enerjisi –
kuşların ve yarasaların çarpması; hidro güç – nehir akımında meydana getirdiği değişiklikler
ile balık çeşitliliğinin ve sayısının azalmasına yol açması ve barajlarla/regülatörlerle balıkların
içeriye doğru göç etmesinin engellenmesi.
Karadaki Hayvanlar ve Bitki Örtüsü: Türkiye’de Devlet Ormanlık Arazisinde bulunan
projelerin büyük bir çoğunluğu ya kırsal alandadır ya da nispeten uzak alanlardadır. Bu
sahalardaki bitki örtüsü genelde ormanlardan, bodur ağaçlardan ve/veya çayırlardan oluşu ve
komşu arazinin de benzer bir bitki örtüsü bulunmaktadır; ancak ek olarak ağaç mahsulleri
(örneğin zeytin, Antep fıstığı) ve toprak mahsulleri de bulunabilir. Seyrek bir bitki örtüsü
olduğu varsayılan kurak Birecik rezervuarı buna bir istisna teşkil etmektedir. Proje inşaatı
başlamadan evvel önemli bir bitki örtüsüne sahip olan tek proje Çakırlar HES’tir. Bir kısmı
ormanda bulunan 13.7 hektarlık bu sahada ağaç mahsulleri, arı yetiştiriciliği ve hayvan
otlatılması için kullanılan kayın ağaçları, köknar keresteleri ve alaçamlar bulunmaktadır.
Proje sahasında, IUCN Kırmızı Listesine göre ciddi derecede tehlikede veya tehlikede olan
hiçbir bitki veya canlı türlerinin varlığı mevcut ÇED raporlarında tespit edilmemiştir ve yasal
olarak korunmakta olan bölgede veya bu bölgeye komşu yerlerde bu konuya ilişkin olarak
geliştirilmekte veya yürütülmekte olan hiçbir proje bulunmamaktadır. Disi ÇED’ine göre
bölgede koruma altına alınmış önemli türler bulunmakla birlikte projenin türler üzerinde olası
bir etkisi bulunmamaktadır.
Türkiye’de biyoçeşitlilik alanı olarak tanımlanmış bir arazide veya yakınında bulunan tek
proje Foça Yarımadası Önemli Kuş Bölgesi (IBA) içinde yer alan Karadağ rüzgâr enerjisi
projesidir. Bu arazi, 1-2 çift Bonelli Kartalı’nın (IUCN’nin başlıca ilgilendiği türler arasında
değildir) yaşama alanı olarak tanımlanmıştır. Disi projesi ana boru hattı Hızma Havzasındaki
ve Rum bölgesindeki birçok Önemli Kuş Bölgesinin yakınından geçmektedir. Önemli Kuş
Bölgeleri üreyen, kışı geçiren, göç eden veya o bölgede yaşayan yırtıcı kuşlar (kartallar,
akbabalar ve baykuşlar), tipik çöl kuşları (tarla kuşu, kuyruk kakan kuşu ve ispinoz) gibi bir
çok kuş türü için önemli bir doğal ortam sağlamaktadırlar. ÇED raporuna göre, Önemli Kuş
Bölgeleri projenin gelişimi Çevresel Yetki Planı yönetim tedbirlerinin uygulanması kaydı ile
bir çelişki ortaya çıkarmamaktadır. Wadi Rum Önemli Kuş Bölgesi (IBA), Wadi Rum
Koruma Bölgesi Rezervine yakın olan kuyu alanının kuzeybatısı ile kesişmektedir ve Wadi
Abu Tarfah Önemli Kuş Alanı boru hattının batısı hizasında uzanmaktadır ve hattan
etkilenmemektedir. Şirket, kuşların çiftleşme ve göç mevsimlerinde rahatsızlık vermemeye
özen göstererek inşaat faaliyetlerini planlamıştır. Disi su projesinin faaliyetlerinin
biyoçeşitlilik üzerindeki etkisinin limitli olduğu anlaşılmaktadır.
Devlet Orman Arazisinde şu anda mevcut olan üç rüzgâr enerjisi projesinin bulunduğu
araziler ormanla, çalılarla ve çayırlar ile kaplıdır. Bu araziler uzun zaman üretim amaçlı
(hayvan otlatma, kereste hasadı) kullanılmıştır. Her bir projenin tahmini olarak 5-18 hektarlık
bir alan kaplamaktadır ve bu alanlar esasen toprak ulaşım yollarında ve her bir türbin için
çakıl döşenmiş 2,000-3,000 m2‘lik alanlardan ve atık boşaltım alanından oluşmaktadır. Rüzgar
enerjisi ÇED raporlarında rüzgar pervanelerinin kuşlara çarpma potansiyeli değerlendirilmiş:
ancak yarasalara değinilmemiştir. Zaten rüzgâr enerji projelerinin hiçbirinde de ne kuş ne de
yarasa ölümüne rastlanılmamıştır.
Mevcut üç hidrogüç projemiz yüksek tepelerde ( Çakırlar) veya kıyısal kesimlerde (Limonlu)
olmak üzere çeşitli alanlarda bulunmaktadırlar. Bu projelerin genişletilmesi ile ilgili bir teklif
bulunmamaktadır, dolayısıyla projenin etkileri kapladığı alanda çoktan meydana gelmiş
bulunmaktadır. Bitki örtüsü üzerindeki etkileri azaltmak için alınan standart hafifletme
tedbirleri bitki örtüsü temizlenen arazilerin minimuma indirilmesi, yüzey toprağının yeniden
kullanılmak üzere depolanması ve sahanın yeşillendirilmesini kapsamaktadır. Çevresel
ruhsatları uyarınca proje sahiplerinin proje sahalarını onarmaları, eski sağlığına
kavuşturmaları gerekmektedir bu nedenle tüm inşaat sahalarındaki bozulmuş araziler tekrar
yeşillendirilecektir. Vahşi hayata verilen rahatsızlık, gürültülü işlerin hayvanların genellikle
daha az aktif olduğu gündüz vaktinde yapılması ile en az seviyeye indirgenecektir.
Çevresel Akımlar: Her HES’in en az miktarda çevresel akım salımı yapması gerekir, Çakırlar
ve Limonludan salınan mevsimsel değişken akıma göre ve Birecikteki uzun dönemli ortalama
minimum salıma göre bu miktar değişmektedir. Çakırların sabit olarak en az, 12.8 m3/s olan
yıllık ortalama akımın 1.2% ‘sine denk gelen, 150 L/s (4 ayrı akarsu kolunun kümülatif
toplamı) çevresel akım sabit olarak salımda bulunması ve Limonlunun da en az 34-590 L/s
arasında bir çevresel salımda bulunması gerekmektedir. Çakırlar ve Limonludan yapılan
salımlar, akarsu derivasyon regülatörlerinin/barajların suyu, lisans koşullarına uygun bir
şekilde suyu alınmış akarsu yatağı boyunca santral binasına kadar tedarik etmesi nedeniyle
meydana gelir. Bu salımlar su ekosistemini korumak ve herhangi bir kullanım amacı için su
tedarik etmek amacı ile yapılır. Çakırlarda nehir yatağından insanların kullanımı için su
saptırılmaz; ancak Sulama Birliği Limonlu’nun üst kısmından su yönlendirmektedir. Bu ufak
salımlar, lisans koşullarını sağlamak amacı ile aylık olarak raporlara geçirilir ve DSİ’ye
bildirilir.
Birecik Barajı Fırat Nehrinin Türkiye- Suriye sınırının 37 km yukarısında bulunmaktadır ve
Türkiyedeki hidrogüç enerji üretimi ve sulama için nehir akışını düzenleyen ardışık dört
büyük barjdan biridir: Keban Barajı (1,330 MW); Atatürk Barajı (2,400 MW – Keban
Barajının 166 km aşağısındadır, 1990 yılında yetkilendirilmiştir); Birecik ( Atatürk Barajının
100 km aşağısındadır); ve Karkamış Barajı (196 MW – Birecik Barajının 33 km aşağısında
ve Suriye sınırının 4.5 km yukarısındadır, 2000 yılında yetkilendirilmiştir). IFC’nin tanımına
göre Fırat Nehri Türkiye’den, Irak’tan ve Suriye’den akması nedeniyle uluslararası bir
suyoludur. Rezervuarlardaki enerji üretim salımları, genel olarak DSİ/TEİAŞ tarafından
işletilen sevk merkezi tarafından, Atatürk Barajının üst kısımlarından salınan regüle edilmiş
akımlar temel alınarak belirlendiğinden, Birecik HES’in Fırat Nehrinin günlük ve mevsimsel
akışı üzerinde oldukça kısıtlı bir etkisi vardır. Birecik rezervuarı, enerji üretimini maksimize
etmek için her zaman 3 metrelik tam arz seviyesinde (FSL) faaliyette bulunmaktadır, bu
nedenle akım taşıyan(canlı) depolaması sınırlı olmaktadır. Benzer şekilde, değiştirilmiş nehir
akımlarının sınırı aşan etkileri Türkiye Hükümeti tarafından kontrol edilmektedir.
Birecik HES’in minimum salımı, 1987’de yapılan iki taraflı Türkiye – Suriye Protokolü ile
kararlaştırıldığı üzere Fırat Nehrinden en az 500 m3/s’lık sınır dışına akımın sağlanması amacı
ile yapılmaktadır. Bu minimum salımın sabit bir minimum salım olması gerekliliği Protokolde
belirlenmemiş olmakla birlikte Türkiye tarafından daha uzun dönem ortalama minimum akım
şeklinde yorumlanmıştır. Örneğin eğer enerji üretimi planlanmamış ise, hafta sonu boyunca
meydana gelen aşağı akım hiçbir işe yaramayacaktır. Karkamış Barajı depoları Birecik
Barajının topuğuna kadar su topladığından, barajın hemen aşağı kısmında suyu alınmış nehir
yatağı bulunmamaktadır. Tüm salımlar sevk merkezi tarafından belirlendiğinden şirketin
minimum salımlar ile ilgili söz hakkı bulunmamaktadır. Her HES ‘in düzenlemelerde
belirtilen minimum salım koşullarını sağlaması gerekmektedir. Şirketin öngörülen koşullara
uymasının güvence altına alınması için şirket AMR’de yaptığı çevresel salımları bildirecektir.
Balık: Proje regülatörleri/barajları ve azaltılmış aşağı kısım akımları balıkların hareket
etmesini engellemektedir. Çakırlarda ve Limonluda Ulusal olarak türü tehlikede olan balık
türleri bulunmamakla birlikte Birecik HES’le ilgili mevcut bir bilgi bulunmamaktadır. Her bir
faaliyet halindeki HES’in balık çeşitliliğine ve miktarına etkisi, şirket tarafından bir gözlem
yapılmadığı ve böyle bir zorunluluk da bulunmadığı için bilinmemektedir. Çakırlar HES
başka projelerin üst kısımlarında yer aldığından balıkların orta ve uzun mesafedeki
hareketlerinin aşağıdaki barajlar ve regülatörlerce kısıtlandığı varsayılmaktadır. Limonlu
HES’in alt kısmında bir baraj olmamasına rağmen, balık miktarını ve muhtemelen çeşitliliğini
de azalttığı varsayılmaktadır. Birecik HES Fırat Nehri üzerindeki birçok projeden birisidir bu
nedenle uzun mesafeli balık hareketleri baraj inşaatları nedeniyle zaten engellenmiştir ve bu
barajların etkileri on yıldan daha uzun bir önce başlamıştır.
PS 8: Kültürel Miras
Proje sahalarındaki kültürel miraslar her bir projenin ÇED raporunda, Türkiye’deki Kültür ve
Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na uygun olarak değerlendirilmektedir. Bu genellikle
teklif edilen projenin kapladığı alanın kültürel teftiş haritasını ve çevredeki özelliklerin siciller
vasıtası ile belirlenmesini kapsar. Projenin yapılması alan eğer kültürel miras alanı olarak
belirlenirse tesisin yeri değiştirilebilir. Bu hususta onay Kültür ve Turizm Bakanlığından
alınacaktır. Eğer inşaat sırasın kültürel bir bulguya rastlanırsa ulusal kanunlar uyarınca
bulgular Kültür ve Turizm Bakanlığına bildirilir ve kazı durdurulur. Bakanlık sahayı denetler
ve şirketin zorunda olduğu kazı yerinin değiştirilmesi hususu hakkında tavsiye verir.
Bilinen kültürel miras alanlarındaki proje dizaynına ilişkin sorunlar belirgin olarak Sares
rüzgar enerjisi projesinde bazı türbinlerin yerleştirilmesi noktasında yaşanmıştır. Türbinler
1.derecede korunan Naendria Kalesinden ve isimsiz 3.derecede korunan arkeolojik sahasından
sırasıyla 750 metre (9.türbine) ve 70 metre (7.türbine) uzağa yerleştirilmişlerdir. Bu durum
söz konusu türbinlerin enerji getirisini azaltmıştır. Bir diğer örnek ise Disi boru hattının
hizasının arkeolojik sahaya zarar vermemesi için değiştirilmesidir. Buna ek olarak projede şu
ek önlemler de alınmıştır: belirlenen sahalar ile inşaat aktiviteleri arasına güvenli bir mesafe
koymak; belirlenen sahaların yakınında özel prosedürler geliştirmek ve uygulamak;
yüklenicilerin uygulaması için şans eseri bulunan eserler için uygulanmak üzere özel
prosedürlerin geliştirilmesi; yüklenicilerin inşaatta söz konusu prosedürlere uymaması halinde
para cezası uygulanması.
Kültürel mirasın asıl etkilemiş olduğu şirket projesi Birecik HES’inin inşaatıdır. Birecik
Barajı doğu ve antik Roma şehri Zeugma üzerine inşa edilmiştir. Baraj Zeugma arkeolojik
sahasının 500 metre alt kısmında bulunmaktadır. Baraj inşaatı nedeni ile taşınabilir kültürel
mirasın yeri barajın yapılmasından ve rezervuar taşkınından önce değiştirilmiştir. Birecik’te
bazı parçaların sergilenmesi için ufak bir müze yapılmıştır ancak büyük parçaların çoğunluğu
Gaziantep Müzesine taşınmıştır. Yeri değiştirilen büyük parçalar mozaikler, taş sütunlar,
heykeller ve lahitlerdir.
Şirket ESAP madde 1 uyarınca, kültürel mirasların değerlendirilmesi, bildirilmesi ve yönetimi
ile ilgili ve Şans Eseri Bulma Prosedürüne ilişkin her bir yeni proje için kabul edilecek olan
kurumsal seviyede bir Standart Harekât Prosedürü (SOP) hazırlayacaktır.
Müşteri’nin Paydaş Katılımı
Şirketin kurumsal bazda bir paydaş katılım politikası veya projeye özgü paydaş katılımı planı;
kurumsal veya proje bazında bir şikayet mekanizması bulunmamaktadır. Yerel kurallar
uyarınca, şirketin Türkiye’deki paydaş alımı faaliyetleri ÇED raporunun hazırlanması
sırasında yapılan halkın katılımı toplantıları ile sınırlıdır. Bu toplantılar sırasında
topluluklardan bu hususla ilgili bir şikayet veya talep gelmediği gözlemlenmiştir.
Ancak şirket istisnai olarak Ürdün’deki 2008 yılında başlayan Disi Su Taşıma Projesi için iyi
yapılandırılmış bir paydaş katılımı faaliyeti geliştirmiş ve uygulamıştır. Bu faaliyetler şunları
kapsamıştır: projeden etkilenen topluluklara, meydana gelen olayın proje karar alınması
sürecine dâhil edilmesi ve yansıtılması amacıyla bildirilen katılımın kolaylaştırılması için
düzenli danışmanlık hizmeti verilmesi, olaydan etkilenen (inşaat yüklenicisinin hafifletme
tedbirlerine uyması ve gündelik hayatlarında en az seviyede rahtsızlığa yol açılması)
toplulukların liderleri ve üyelerinin görüşleri. Buna ek olarak, şirket etkilenen her bir
toplulukta bilgi alışverişini kolaylaştırmak ve gelen taleplere, şikâyetlere karşılık verebilmek
için bir şikâyet mekanizması sağlanması amacıyla, yerel saha ofisleri kurmuştur.
ÇED raporları, ulusal düzenlemeler uyarınca, Devletin onay sürecinde açıklanır ve ilan edilir;
ancak şirketin web sayfasında veya proje sahasında açıklanmaz. Ancak, ÇED raporları talep
üzerine şirket tarafından başka kişilere bildirilebilir.
Şirketin proje sahalarında Halkla İlişkiler departmanı bulunmamaktadır. Konuyla ilişkili saha
müdürü tüm halkla ilişkiler meselelerini yönetir. Ancak şirketin, Murgul’daki yerel bir
kütüphaneye, Artvin’deki ve Çanakkale’deki okullara ve futbol takımlarına, Artvin’deki yerel
festivallere ve Mersindeki bir sulama birliğine finansal destekte bulunması dâhil, proje
sahasında bulunan birçok topluluğu desteklemeye yönelik girişimleri mevcuttur. Her bir
projenin bütçesinden yıllık olarak hayır işleri ve yardımsal faaliyetler için bir miktar
ayrılmaktadır.
Geniş Toplum Desteği (BCS)
 BCS- yerinde
o BCS- sağlanmış
o BCS- kurulun onayından sonra sağlanacak
IFC’nin Geniş Toplum Desteğini Belirlemesi
Proje dokümanlarının, mahkeme başvurularının ve ÇED raporlarının hazırlanması sırasında
kamunun katılımıyla yapılan toplantılarda toplulukların ileri sürdüğü meselelerin
değerlendirilmesi sonucunda IFC, şirketin mevcut projelerinin projeden etkilenen topluluklar
üzerinde kayda değer olumsuz bir etkisi olmadığını veya etnik olarak azınlıkta olan
topluluklar üzerinde herhangi bir olumsuz etkisi olmadığını tespit etmiştir. Bu itibarla, Geniş
Toplum Desteği şirketin mevcut ve bilinen potansiyel projelerine uygulanamaz. Yatırım
onayına istinaden, IFC’nin öz kaynak gelirleri büyük olasılıkla başlangıç aşamalarında olan
üç proje için ve henüz belirlenmemiş gelecekteki projeler için de kullanılacaktır. IFC, sürecin
yeterliliğini değerlendirmek için şirketin toplum destek faaliyetleri uygulamalarını
izleyecektir.
Proje Dokümanlarına Yerel Ulaşım
Yatırımla ilgili daha ayrıntılı Ç&S bilgisi için aşağıdaki şirket temsilcisine ulaşabilirsiniz:
Taylan G. Önerci
Gama Enerji
GAMA Binası, Nergis sok. No: 9
Söğütözü 06520 Ankara, Türkiye
E-posta: [email protected]
Tel: +(312) 248 4606
Faks: +(312) 248 4601
http://www.gama.com.tr/en/energy
Şirket, Ankara’daki büyük bir gazeteye IFC’nin Ç&S raporuna erişilebileceğine dair yerel
dilde bir ilan vererek kamuyu bilgilendirecektir. Şirket Ç&S İnceleme Özetini (ESRS) ve
Ç&S Faaliyet Planını (ESAP) yerel dilde her projenin sahasında dikkat çeken bir yere
(örneğin ön kapıya) asacaktır ve kurumsal web sayfasına yayınlayacaktır.