FUTBOL BRANġINA KATILAN 9–14 YAġ GRUBU ERKEK

T.C.
SELÇUK ÜNĠVERSĠTESĠ
SAĞLIK BĠLĠMLERĠ ENSTĠTÜSÜ
FUTBOL BRANġINA KATILAN 9–14 YAġ GRUBU ERKEK
ÇOCUKLARININ IġIK
REAKSĠYON ZAMANLARININ BELĠRLENMESĠ
HAYRUNNĠSA BOYAR
YÜKSEK LĠSANS TEZĠ
BEDEN EĞĠTĠMĠ VE SPOR ANABĠLĠM DALI
DANIġMAN
Doç. Dr. Mehibe AKANDERE
ii
KONYA–2013
T.C.
SELÇUK ÜNĠVERSĠTESĠ
SAĞLIK BĠLĠMLERĠ ENSTĠTÜSÜ
FUTBOL BRANġINA KATILAN 9–14 YAġ GRUBU ERKEK
ÇOCUKLARININ IġIK
REAKSĠYON ZAMANLARININ BELĠRLENMESĠ
HAYRUNNĠSA BOYAR
YÜKSEK LĠSANS TEZĠ
BEDEN EĞĠTĠMĠ VE SPOR ANABĠLĠM DALI
DANIġMAN
Doç. Dr. Mehibe AKANDERE
KONYA–2013
iii
iv
ÖNSÖZ
Günümüzde spor bilim adamları, spor hekimleri ve eğitimciler birlikte
çalıĢarak sporcuların baĢarılı olabilmesi için çeĢitli araĢtırmalar yapmakta ve
sporcuların en az eforla en yüksek performansı elde etmelerinin yollarını
araĢtırmaktadırlar. Yüksek performans düzeyine ulaĢmada etken olan motorik
özelliklerinin geliĢtirilmesine yönelik araĢtırmalar, son yıllarda yoğunluk
kazanmaktadır.
Reaksiyon zamanı, aniden ortaya çıkan ve öncelenmiĢ bir uyarının
vücuda ulaĢmasından sonra bu uyarıya gelen ilk cevaba kadar geçen süredir.
Tanımından da anlaĢılabileceği gibi reaksiyon zamanı temel motorik özellik
olan süratin belirleyici bir kriteridir ve sürat biyomotorik bir özelliktir.
Sporda reaksiyon zamanının rolü gittikçe önem kazanmaktadır.
Kondisyonel özellikleri ve teknik kapasiteleri aynı olan sporculardan
reaksiyon zamanı kısa olan sporcu daha baĢarılıdır.
Reaksiyon zamanı birçok spor branĢında belirleyici bir kriterdir ve
uzun yıllar yapılan çalıĢmalar ile reaksiyon zamanının kısaltılması yoluna
gidilmiĢ ve gidilmeyi zorunlu hale getirmiĢtir.
Algılarımız
yönünden,
özellikle
uyaranlar
açısından,
sporda
rakiplerimizden biraz daha önce harekete geçebilmemizi sağlamada reaksiyon
zamanının kısalığı ayrıca önem taĢımaktadır. BranĢtan branĢa da reaksiyon
zamanın önemi değiĢebilmektedir.
Fiziksel aktivite her yaĢta sağlığa yararlıdır. Düzenli fiziksel aktivite,
çocukların ve gençlerin sağlıklı büyümesi ve geliĢmesinde, istenmeyen kötü
alıĢkanlıklardan kurtulmada, sosyalleĢmede önemli bir faktördür.
Bundan 10–15 yıl öncesine kadar çocuklarına spor yaptırmayı, daha
doğrusu top oynamayı yasaklayan ebeveynler sporun bir meslek haline
ii
geldiği günümüzde, çocuklarını bir takımda oynaması için ellerinden tutup
antrenmanlarına götürmektedir. Yetenek seçimi ve spora baĢlama yaĢı daha
erken yaĢlara gerilemiĢtir. Bu nedenle alt yapı çalıĢmalarına önem
vermektedir. Tüm spor branĢlarında, alt yapı çalıĢmalarının artması ve
çocukların spor yapmak için daha çok zaman ayırmaları nedeniyle çocuklar
için yaz spor okulları yaygınlaĢmıĢtır.
Bu çalıĢma sonucunda; yaz spor okulu programına katılan, spora yeni
baĢlayan çocukların sahip oldukları reaksiyon zamanları ortaya çıkacaktır.
ÇalıĢma programı ile anropometrik ölçümleri alınan 9–14 yaĢ grubu
çocuklarının reaksiyon zamanlarında herhangi bir değiĢme olup olmadığını
incelemek ve benzer çalıĢmalara örnek olması açısından önem taĢımaktadır.
T.C.Selçuk Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu
2011/015 karar sayısı ve uygun görülen etik kurul kararı ile proje
onaylanmıĢtır.
Reaksiyon zamanlarının belirlenmesi adlı çalıĢmamda baĢta Selçuk
Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Öğretimi Anabilim Dalı öğretim üyesi
sayın hocam Doç. Dr. Mehibe AKANDERE‟ye Hareket ve Antrenman
Bilimleri Anabilim Dalı öğretim üyesi sayın hocam Doç. Dr. Halil
TAġKIN‟a
tasarlanmasında
ve
uygulanma
aĢamasında
yardımlarını
esirgemeyen sevgili hocalarım ArĢ. Gör. Gülsüm BAġTUĞ ve ArĢ. Gör.
Bekir MEHTAP‟a katkılarından dolayı arkadaĢım Alparslan IġIK‟a ve
çalıĢmamın baĢından sonuna kadar yanımda olan ve en az benim kadar emeği
geçen sevgili eĢim Serkan BOYAR‟a sonsuz teĢekkür ederim.
iii
ĠÇĠNDEKĠLER
ONAY SAYFASI………………………………………………………….……..…..i
ÖNSÖZ………………………………………………………………………………ii
ĠÇĠNDEKĠLER……………………………………………………………………..iii
v
SĠMGELER VE
KISALTMALAR………………………………………………..viv
1. GĠRĠġ……………………………………………………………………………...ii
1.1. Futbol………………………………………………………………………….3
1.1.1. Futbol ve Tarihi GeliĢimi…………………………………………………3
1.1.2. Çocuk GeliĢimi ve Futbol………………………………………………...4
1.2. Futbolda Antropometrik Özellikler……………………………………………7
1.2.1. Futbolda Vücut Kompozisyonu ve Yağ Yüzdesi…………………………8
1.3. Motorik Özellikler………………………………………………………….....9
1.3.1. Kuvvet…………………………………………………………………….9
1.3.2. Sürat……………………………………………………………………...10
1.3.3. Dayanıklılık………………………………………………………….......12
1.3.4. Esneklik………………………………………………………………….12
1.4. Reaksiyon Zamanı…………………..………………………………………..13
1.4.1. Reaksiyon Zamanları ve Bölümleri……………………………………...16
1.4.2. Reaksiyon Zaman ÇeĢitleri………………………………………………17
1.4.3. Reaksiyon Zamanını Etkileyen Faktörler………………………………..19
1.4.4. Reaksiyon Zamanı Antrenmanları……………………………………….22
1.4.5. Reaksiyon Zamanı Ölçüm Araçları……………………………………...26
2. GEREÇ VE YÖNTEM……………………………………………………...….29
2.1. Denek Grubunun Özellikleri…………………………………………………29
2.2.Veri Toplama Yöntemi…………………………………………………….....29
2.3. Deneklere Uygulanan Test ve Ölçümler……………………………………..30
2.3.1. Reaksiyon Zamanı Ölçümleri…………………………………………...32
2.3.2. Yağ Ölçümleri (deri kıvrımı)…………………………………………….32
2.3.3. Boy Kilo Ölçümleri……………………………………………………...33
2.4. Ġstatistiksel Analiz……………………………………………………………33
3. BULGULAR…………………………………………………………………….34
iv
4. TARTIġMA……………………………………………………………………..40
5. SONUÇ VE ÖNERĠLER……………………………………………………….45
6. ÖZET…………………………………………………………………………….46
7. SUMMARY……………………………………………………………………...47
8. KAYNAKLAR…………………………………………………………………..48
9. EKLER…………………………………………………………………………...52
EK- A: ĠZĠN BELGESĠ………………………………………………...……….52
EK- B: ONAY BELGESĠ……………………………………………………….53
10.ÖZGEÇMĠġ…………………………………………………………………….………54
v
SĠMGELER VE KISALTMALAR
ATP
: Adenozintrifosfat
ark.
: ArkadaĢları
bkz
: Bakınız
cm
: Santimetre
çev.
: Çeviren
dk
: Dakika
EMG
: ElektroMyoGrafi
FR
: Frekans
gr
: Gram
HZ
: Hareket Zamanı
kg
: Kilogram
m
: Metre
mm
: Milimetre
msn
: Milisaniye
MSS
: Hareket Öncesi ĠĢlenim Dönemi
RZ
: Reaksiyon Zamanı
Sn
: Saniye
SPSS
: Ġstatistik Programı
TZ
: Tepki Zamanı
Vb
: Ve Benzeri
VYY
: Vücut Yağ Yüzdesi
%
: Yüzde
vi
1. GĠRĠġ
Günümüzde toplumlar tüm ülkelerde tartıĢılmaz yeri ve önemi olan
sporu; sağlıklı toplumlar yaratmak ve boĢ zamanlarını değerlendirmek için
yaparlarken diğer yandan da, rekabet, tanıtım ve ekonomik kazanç aracı
olarak kullanılmaktadır (Marancı 1999).
Spor dünyasında milyonlarca insanı peĢinden sürükleyen, doğrudan ve
dolaylı katılımcısı bakımından en çok rağbet gören spor dalı olan futbol en
baĢta gelen rekabet, mücadele ve tanıtım aracıdır. Olimpiyatlar ve Dünya
kupası gibi büyük spor organizasyonlarını düzenlemek ülkelerin sosyo ekonomik üstünlüğünün göstergesi durumundadır. Bu nedenle ülkeler spor
sektörüne büyük yatırımlar yapmaktadır. Her geçen gün, ilerleyen bilim ve
teknolojinin yardımıyla spordaki rekorlar yenilendikçe, spor sahalarında
sporcu veya takımlar temsil ettikleri teknik, eğitim ve ekonomik standartlarını
yarıĢtırır hale gelmiĢlerdir (Açıkada ve Ergen 1990).
Modern futbol, oyunda tüm futbolcuların defans ve hücum yapabilme
yeteneğine bağlıdır. Bu sebeple oyuncuların topa vurma, pas atma, çalım, top
sürme ve kafa vurma becerilerinde yüksek performans göstermeleri
gerekmektedir (Armbruster 1975). Futbolcuların baĢarıları ve verimlikleri
birçok faktöre bağlıdır. Futbol, yüksek Ģiddeti, aralıklı yüklenmeleri,
dayanıklılığı, kısa sprintleri, top becerilerini, koordinasyonu, çabuk
manevralar yapabilmeyi, istikrarlı karar vermeyi ve dengeyi kapsayan bir
spor dalıdır (Agostini 1994). Ferdî sporlara nazaran futbol gibi takım
sporlarında yer alan birçok sporcunun olması nedeniyle sporcuların
performansı kompleks bir yapıdadır (Reilly 1979).
Uyaranın baĢladığı zaman ile tepkinin baĢladığı zaman aralığında
geçen süre olarak tanımlanan reaksiyon zamanı, kısaca RZ Tamer (2000),
modern futbol performansının aldatmalarının ve topa müdahale gibi birçok
pozisyonunun da, belirleyicisi olup; alan, zaman ve rakibin baskısı altında
1
kalan süratli karar verebilme yeteneğine futbolcuların sahip olmalarıyla
yakından ilgilidir (Konter 1997).
Dane ve ark (2008) egzersiz yapmanın özellikle sağ beyni veya sol eli
pozitif Ģekilde etkilediğini bildirmiĢtir. Diğer bir ifadeyle, el tercihine veya
daha baskın olan beyin hemisferine bağlı reaksiyon süresinin kısaldığını
ortaya koymuĢtur (Dane ve ark 2008)
Signh (1970) bacakların gücünü bir itme aktivitesinde çalıĢtı. Sağ elini
kullananların sağ ayaklarının, sol ayaklarından hiçbir farkı olmadığını tespit
edildi. Ama sol elini kullananların sol ayaklarının sağ ayaklarından daha
güçlü olduğunu buldu. Diğer yandan Carnahan ve ark (1986) ve Rosenrot
(1980) güç üretiminde sol ayak üstünlüğünü rapor etti. Ayrıca bazı sağ elini
kullanan insanlardaki sol ayağın daha ağır ve daha uzun olduğunu ve bu
yüzdende daha güçlü olacağını buldu. Ancak bu tamamen ispatlanmadı
(Chibber ve Singh 1970).
Futbol oyunu ve antrenmanında, günlük iĢlerin gerçekleĢtirilmesinde,
sağ ya da sol ayağı kullanma eğilimi mekanizması üzerinde yaklaĢık yüz
yıldan bu yana çalıĢılmasına rağmen, bu konu henüz kesin olarak
aydınlatılamamıĢtır. Sağlaklığı ve solaklığı anne karnındaki konum ve
hormon sisteminin etkileri ile açıklamaya çalıĢan görüĢler olmakla birlikte
yaygın ve kabul gören görüĢ, el ayak kullanım tercihinin genetik olarak
belirlenen bir özellik olduğudur. Sağlak ve solakların dağılımı eĢit olmayıp;
insanların yaklaĢık % 90‟ ı sağlak, % 10‟ u solaktır (Annett 1972).
2
1.1. Futbol
1.1.1. Futbol ve Tarihi GeliĢimi
Futbol geniĢ bir oyun alanında, çok sayıda oyuncunun katılımıyla, oyun
kuralları gereği belirlenmiĢ sınırlı bir alanda, sonucun kalelere atılan ya da yenilen
gollerle belirlendiği, el harici vücudun her yerinin kullanılarak oynandığı bir spordur
(Ġnal 2004).
Futbol, aerobik ve anaerobik eforların ardı ardına kullanıldığı sürat, kuvvet,
çeviklik, esneklik, elastikiyet, denge, kassal ve kardiorespiratuvar dayanıklılık,
koordinasyon gibi faktörlerin performansa beraberce etki ettiği yüksek derecede
koordine bir spor disiplinidir (Akgün 1992).
Tüm dünyada yaygın olarak en çok sevilen spor dallarının baĢında gelen
futbola, oyunun kökeni olarak birçok ülke sahip çıkmaktadır. Doğal olarak kültürel
etkileĢim sonucu tüm ülke tarihinde futbol oyunu ile ilgili gerçekler vardır. Fakat
futbolu bir uygarlığa mal etmek çok güçtür (Acar 1994).
Konfüçyüs öncesi Çin” inden Firavunlar dönemi Mısırına, antik Yunandan
eski Amerikan uygarlıklarına kadar insanlık tarihinin pek çok döneminde top oyunu
oynandığı bilinmemektedir (Kaplan 2004).
Orta Asya Türklerini anlatan “La Tartarie” adlı eserde, Tsang kentinde, kız ve
erkeklerden kurulu takımların ayak topu ile oynadıkları, bu merakla bu heyecanlı
oyunu izleyen Hiuan adlı Çinlinin Ģunları anlattığı kaydedilir. “Büyük mabetlerde sık
sık ayak topu müsabakaları yapılır. Bu oyunda topa elle dokunulmaz, ya ayakla ya da
baĢla vurulur ve topu hasım kaleden içeri sokmak için uğraĢ verilir (Arslanoğlu
2005).
Türkiye‟ye, bugünkü futbol oyununun kuralları, saha ölçüleri vb. özellikleri
ile eĢdeğer olan futbolun, 1890‟larda Ġzmir‟e yerleĢen Ġngiliz aileleri tarafından
getirildiği bilinmektedir. Daha sonra Ġstanbul‟daki azınlıklarca oynanan oyun
durumunu almıĢtır. Ancak bu oyunun Türkiye‟ye okullu öğrencilerce yerleĢtirildiği,
3
sevdirildiği bilinmektedir. 1899 yılında Kolejli Gençler Black Stockings (siyah
çoraplar) isminde bir kulüp kurmuĢlardır. Ġlk Türk futbolcusu “Bobi” takma adıyla
Ġngiliz takımlarında oynayan Fuat Hüsnü Kayacan‟dır. Ġlk futbol kulübü Galatasaray
1905‟te,sonrasında ise Fenerbahçe 1907‟de kuruldu.1903‟te jimnastik kulübü olarak
kurulan BeĢiktaĢ ise 1910‟da futbolu da etkinlikleri arasına aldı. Kulüp sayısının
artmasıyla Futbol Kulüpleri Birliği kuruldu. Ġstanbul Pazar ve Ġstanbul Cuma Ligleri
oluĢturulmuĢtur. Türk milli takımı Dünya Kupası final grubuna katılma hakkını ilk
kez 1949‟da elde etti ama ödenek bulunamadığından Rio de Janerio‟ya gidemeyerek
1950 Dünya Kupası‟ndan elendi. Bu hakkı ikinci kez elde ettiği 1954‟te, sonradan
kupayı kazanan Almanya‟ya yenilerek elendi (Ferah 2000).
1.1.2. Çocuk GeliĢimi ve Futbol
Her biyolojik yaĢam döneminde insanın içinde bulunduğu yaĢa göre hareket
özellikleri vardır. ÇeĢitli yaĢlarda verilmesi gereken eğitim ve öğretim amaçlarında
bu hareket özelliklerine göre saptanması ve planlanması gerekir. Çocuğun iskelet
sistemindeki büyümelerin durulduğu, çocuğun öğrenim isteminin en yoğun olduğu,
çocuğun “en ideal” öğrenim, algılama kavrama ve taklit dönemini içeren bu devrenin
çok iyi değerlendirilmesi gerekir. Bu yaĢ dönemi içerisinde ilerde öğrenilmesi zor
olan tüm koordinatif yetenekler ve futbolda baĢarıyı belirleyici en önemli etken olan
teknik, kolayca öğrenilip algılanabilir. Teknik konusundaki gecikme ve eksikliğin
ileriki yaĢlarda öğrenilmesi ve bu kaybın telafisi çok güçtür. Zira birinci ergenlik
safhasında iskelet sisteminin uzaması nedeni ile zihinsel-ruhsal dengesi de
olumsuzlaĢmaktadır. Böylece en ideal öğrenim dönemi oluĢturan özellikler değiĢime
uğramakta ve takip eden dönemlerin amacı ancak kazanılmıĢ olan teknik yetenekleri
muhafaza etmeye yönelik olabilmektedir (Özer 1998).
YetiĢkin çağda baĢarılı olarak performans sporu yapmak isteyen Ģahısların,
çocukluk yaĢtan itibaren belirli geliĢim dönemlerini yaĢamaları gerekir. Uzun
kapsamlı bir çalıĢma ve öğrenim süresini içeren bu geliĢim dönemi geniĢ ve uzun
süreli olarak planlanmalıdır.
4
Çocukluk ve gençlik yaĢlarında yaptırılacak futbol antrenmanları kısa süreli
baĢarı değil, bilakis uzun vadeli ve kalıcı baĢarıları amaçlamalıdır. Yani bu yaĢlarda
yaptırılacak çalıĢmalar yetiĢkinlerde olduğu gibi gelecek maçları kazanmaya yönelik
kısa vadeli olmamalıdır. Bu çalıĢmalar çocuğun bireysel geliĢim özelliklerine göre ve
bunları en iyi geliĢtirecek Ģekilde yönlendirilmelidir. Çok yönlü ve doğru planlanmıĢ
sporsal antrenman çocukların geliĢimlerini olumsuz olarak etkiler. Buna karĢın tek
yönlü bir özelleĢmeye gidersek amacımız olan sporsal verim özelliklerine ulaĢmamıĢ
ve bunları geliĢtirmemiĢ oluruz. Böylece çocuğun o an içinde bulunduğu geliĢim
özellikleri dikkate alınarak hem çocuğun ilerideki performansının temeli atılması,
hem de sporsal verimin kazandırılması mümkün olur. Öyleyse çocuk ve gençlerin
antrenmanlarının sistematik planlamasında, çalıĢtığımız çocuk ve gençlerin içinde
bulundukları yaĢ gruplarının biyolojik ve psikolojik geliĢim özellikleri de dikkate
alınmalı ve beraber düĢünülmelidir. Sistemli olarak çocuğu verime hazırlayıcı bu
safha; Gençlerin geliĢim durumlarını ve Ģartlarını dikkate almalı ve yardımcı olmalı,
Gençlerin ve çocukların geliĢmelerinde aksaklıklar vermemek için erken
özelleĢmeye gitmemeli (yani hep ve çok futbol oynatmamalı), Kısa vadeli baĢarılar
amaçlayıcı Ģekilde planlanmamalı, Temel oluĢturucu ve çok yönlü bir Ģekilde
planlanmamalıdır. Bahsedilen prensipler sistemli bir antrenman programı içerisinde
performansa hazırlayıcı Ģekilde uygulanmalıdır. Ancak bu antrenmanların belli
amaçları olması gerekmektedir. Bu amaçla antrenman dizileri sayesinde çocuk ve
gençler;
Futbol oyununun özelliklerini basamaklama ile öğrenirler. Biyolojik
geliĢmeleri bu antrenmanlar sayesinde olur. Buna göre gençlerin geliĢim
antrenmanlarda ardı ardınca çalıĢması gerekli antrenman dizisi aĢağıdaki Ģekilde
belirlenebilir (Günay ve Yüce 2001).
Birinci Eğitim Safhası (6–10 YaĢına Kadar Olan Dönem)
Bedensel görünüĢ: 7 yaĢına giren çocukta bedensel değiĢme baĢlar. Çocuğun
silindirik biçimi giderek kaybolur, omurgada normal bir eğrilik görülmeye baĢlar.
Kaslar ve eklemlerin belirginleĢmesiyle yağlar azalır, baĢın görüntüsü küçülür, göğüs
ve karın bölgesi farklılaĢmıĢtır. 7 yaĢtan sonra geniĢliğe doğru bir büyüme görülür. Ġç
organlar (kalp ve akciğer) oldukça geliĢmiĢ durumdadır. Performans için genelde iyi
bir durum vardır. Vücudun genel yapısı, motorik istemler için elveriĢli bir görünüme
sahiptir.
5
Bu dönemde çocuk;
”Çok yönlü psiko-motorik temel eğitim” ile çeĢitli spor branĢları içerisinde
çok yönlü hareket öğrenim ve deneyimlerini kazanır. Bu branĢlar Atletizm,
Jimnastik, yüzme vs. kaba formlar içinde futbol tekniklerine yatkınlık çalıĢmaları
yapılabilir (Günay ve Yüce 2001).
Ġkinci Eğitim Safhası (Geç Çocukluk Evresi) (10 yaĢından 13 yaĢına kadar olan
dönem)
Motorik öğrenme yetisi: 11 yaĢ sonuna doğru çocukta motorik geliĢmede
büyük bir artıĢ görülür. Çocukta yüksek öğrenme yetisi görülür. Hareketlerde armoni
ve zarafet belirgin özellikler arasındadır. Zor olan becerileri arka arkaya yapar ama
bu çağdaki çocuklara verilen hareket ödevleri doğal hareketlerden uzak olursa çocuk
hareketleri yapmakta güçlük çeker (Sevim 2002).
.
ÇalıĢmalarda, çeĢitli koĢma oyunları tercih edilmelidir. Aerobik çalıĢmalarda
dozaj kaçırılmamalıdır. Kısa mesafeli, tekrar edilen kuvvetli yüklenmeler uzun
dayanıklılık çalıĢmalarına tercih edilmelidir. Maksimal kuvvet çalıĢmalarından
kesinlikle kaçılmalıdır. Dinamik hareketler de, kuvvette devamlılık çalıĢmalarına
tercih edilmelidir.
ÇalıĢmalarda oyun esastır. Kullanılacak top, büyük (normal top) olabilir.
Ancak normal ağırlıktan daha hafif olmalıdır. Taktik çalıĢmalar bir yana bırakılarak
teknik çalıĢmalara önem verilmelidir. Basit taktik çalıĢmalar strateji anlamında
olmayıp görev Ģeklinde olmalıdır (Sevim 2002).
Motorik Yapı ve Motorik Öğrenme: Birinci ve ikinci puberte döneminde motorik
açıdan farklılıklar vardır. Birinci puberte döneminde dağılan motorik yapı ikinci
puberte döneminde toparlanmaya baĢlamıĢtır. Özellikle birinci puberte döneminde
bedensel değiĢmeden dolayı, kas ve kemik yapısındaki kaldıraç sistemi de
değiĢmiĢtir. Birinci pubertedeki önemli değiĢikliklere rağmen, gencin öğrenme
yetisinde pek bir eksiklik göze çarpmaz.
6
Ġkinci eğitim safhasında futbola ait özelleĢme baĢlar;

Futbol tekniklerinin öğrenilmesi,

Benzer branĢlara özgü hareketlerin öğrenilmesi,

Teknik, yetenekleri geliĢtirici özel çalıĢma formlarının uygulanması.
antrenmanın amaçları arasında yer alır (Sevim 2002).
Üçüncü Eğitim Safhası (13 yaĢından 16 yaĢına kadar olan dönem)
Antrenmanın amacı: Yoğun özel antrenman.
Futbol teknikerinin sabitleĢtirilip otomize hale getirilmesi.
Kondisyonel yeteneklerin geliĢtirilmesi.
Antrenman yüklenimlerinin artırılmasıdır (Sevim 2002).
Dördüncü Eğitim Safhası(16 yaĢ sonrası)
Cinsel hormonun devreye girmesiyle uzunluğuna büyüme durur. DolaĢım
sistemi ve kas yetiĢkinlerde olduğu gibi antrene edilebilir (Sevim 2002).
1.2. Futbolda Antropometrik Özellikler
Antropometri, antos ve metris (insan ve ölçü) sözcüklerinin birleĢtirilmesiyle
elde edilmiĢ bir deyimdir. Genel anlamıyla, insan bedenini nesnel özelliklerine göre
sınıflandıran sistematize bir tekniktir (Özer 1993).
Spor antropometrisinin amacı, sporcunun vücut yapısı ile ilgili olarak yapılan
düzenli sportif antrenmanın neden olduğu fiziksel değiĢmelerinin genel ve özel
koĢullarının araĢtırılmasıdır (Çimen ve ark 1997).
Geleceğin baĢarılı sporcularını seçerken kullanılan tekniklerden birisi de
ântropometrik boyutların ölçülmesidir. Her spor dalı için gereken ântropometrik
özellikler farklıdır (Ağaoğlu 1994).
7
Bireyin ântropometrik ölçüleri, bazı sporlar için önemli bir kazançtır, bu
nedenle de yetenek belirlemesi konusundaki ana ölçütlerden biri olarak kabul
edilmelidir (Bompa 1998).
Ġnsan fiziğinin farklılığı içinde bazı aktiviteler, bazıları için diğerlerine göre
daha uygundur. Yapı ve fonksiyon etkileĢimlerinin incelenmesinin gerçek amacı, elit
spor için atletik potansiyellerin tamamlanmasıdır. Yalnızca morfolojik özelliklerden
kimin Ģampiyon olabileceğini kestirmek imkânsızdır. Diğer taraftan kimin üst düzey
performans sporcusu olamayacağını belirlemek çok daha kolaydır (Özer 1993).
1.2.1. Futbolda Vücut Kompozisyonu ve Yağ Yüzdesi
Ġnsan yaĢantısını yakından ilgilendiren vücut kompozisyonunu etkileyen
faktörler; yaĢ, cinsiyet, kas, fiziksel aktivite, hastalıklar ve beslenme olarak
sayılabilir. Vücut kompozisyonu, yağlı ve yağsız kütleler olarak iki gruba ayrılabilir.
Yağsız kütlelere; kas, kemik, su, sinir, damarlar ve diğer organik maddeler
girmektedir. Yağ kütlesi ise; derialtı yağlan, depo yağları ve esansiyal (öz) yağlar
olarak sınıflandırılabilir (Zorba 2001).
Yakın zamanlara kadar, vücut ağırlığı, kiĢinin normal veya optimal kiloda
olup olmadığının göstergesi olarak algılanmaktaydı. Bu kriter yaygın olarak
sporcularda da kullanılmakta ve optimal performansın belirlenmesinde bir kriter
olarak kabul edilmekteydi. Ancak vücut ağırlığının vücut kompozisyonun içeriği
hakkında çok sınırlı bilgi vermesi nedeniyle, normal kiĢilerde olduğu kadar,
sporcularda da vücut kompozisyonu merak konusu olmuĢtur (Açıkada 1990).
Bayanlar ve erkekler arasında performans farklılığı, kısmen bayanların
vücudundaki yağ oranının fazlalığıyla açıklanabilir. Yağ hücreleri, kas tarafından
ATP üretiminde kullanılmaz, onların temel amacı lipid depolamaktır. Sonuçta
vücutta fazla oranda bulunan yağ performans açısından iki Ģekilde zararlıdır; Hücre,
enerji üretimine katkıda bulunmaz, Yağların taĢınması için fazladan enerji tüketimine
sebep olur (Tamer 2000).
8
Vücut kompozisyonu iki metodla değerlendirilebilir:
Direkt metot; insan kadavrasının ve hayvan vücudunun biyokimyasal analizini içerir
(Özer 1993).
Ġndirekt metot; YaĢayan kiĢilerin yağsız vücut kitlesi, depolanmıĢ yağ ve zayıflık
durumlarını araĢtırmak için kullanılır. Genel olarak laboratuar ve saha metotları
olarak iki grupta toplanmıĢtır (Özer 1993).
Deri kıvrım kalınlığı, bedenin özel noktalarındaki derinin çift katlı katlanması
sonucunda, iki deri tabakası arasında kalan yağ dokusu anlamında kullanılır (Özer
1993).
1.3. Motorik Özellikler
1.3.1. Kuvvet
Spor biliminde kuvvet kavramı çok değiĢik alanlarda ve değiĢik biçimlerde
tanımlanıp sınıflandırılmıĢtır. Birçok spor bilim adamının tanımlarında kuvvet
kavramı farklı Ģekilde anlam ve ifade bulmuĢtur. Kuvvet bir dirençle karĢı karĢıya
kalan kasların kasılabilme ya da bu direnç karĢısında belirli ölçüde dayanabilme
yeteneği olarak tanımlanırken (Özer 1993).
Kuvvet, içsel ve dıĢsal direnmeyi sağlayan kas-sinir yeteneğidir. Kuvvet, tek
bir harekette maksimum gücü ortaya koymaktadır (Sharkey 1986).
Kuvvetin Sınıflandırılması
Genel Kuvvet: Genel kuvvet herhangi bir spor dalına yönelme olmaksızın tüm
kasların kuvvetidir (Dündar 1998, Sevim 1991).
Özel Kuvvet: Özel kuvvet herhangi bir spor dalına özgü gereksinim duyulan
kuvvettir (Dündar1998).
9
Bu tür kuvvetin dayandığı iki, temel faktör vardır;
Herhangi bir spor dalının teknomotorik uygulamasına direkt katılan kas
gruplarının geliĢtirmesine öncelik verilmesi. Bunun temelinde ise söz konusu tekniğe
özgü nöromüsküler iliĢki vardır. Kuvvetin bu spor dallarına özgü daha baĢka bir
motorik temel özellikle birlikte geliĢtirilmesi (Sevim 1991).
Maksimal Kuvvet: Kasların yavaĢ kasılmasıyla ürettiği en büyük kuvvet olarak
tanımlanır (Muratlı 1997).
Çabuk Kuvvet: Çabuk kuvveti, bir kas veya kas grubunun mümkün olan en büyük
kuvvetle mümkün olan en kısa sürede (sn) gerekli olan hareketi yapması seklinde
tanımlanmıĢtır (Günay ve ark 1996).
Kuvvette Devamlılık: Devamlı ve birçok kez tekrarlanan kasılmalarda kas
sisteminin yorgunluğa karĢı koyabilme yetisi olarak tanımlanmıĢtır (Dündar 1998).
Relatif Kuvvet: Sporcunun kendi vücut ağırlığına karsı geliĢtirebildiği mümkün olan
en büyük kuvvettir (Sevim 1991).
Salt Kuvvet: Bir sporcunun herhangi bir spor aktivitesi sırasında geliĢtirip
uygulayabildiği maksimal kuvvettir (Günay ve ark 1996).
1.3.2. Sürat
Sürat, insanın kendisini en yüksek hızla bir yerden bir yere hareket ettirme
yeteneğidir (Sevim 1991).
Bir baĢka tanımda sürat, vücudun bir üyesini, bir bölümünü veya bütün
vücudu, mümkün olan en büyük hızla hareket ettirebilme olarak tanımlanmaktadır
(Konter 1997).
10
Süratin Sınıflandırılması
Fizyolojik Açıdan;
Algılama Sürati: Algılama sürati ile vücudun pozisyonu ve uygun rotasyonel
hareketler düzenlenir. Algılama sürati hareketlerin daha hızlı yerine getirmesini
sağlar (Dündar 1998).
Reaksiyon Sürati: Bir uyarının verilmesinden, hareketin ilk belirtisinin görüldüğü
kas kasılmasına kadar geçen zamanı içerir (Dündar 1998).
Reaksiyon süresi beĢ bileĢenden oluĢur. Bunlar;

Uyarının(sinyalin)duyu organı reseptörüne geliĢi (algılanması),

Uyarının merkezi sistemine taĢınması,

Uyarının sinir ağlarına geçiĢi ve etkili bir uyarıcının oluĢumu,

Efektör sinyalin merkezi sinir sisteminden kaslara taĢınması,

Kasın uyarılmasıyla mekanik aktivitenin meydana gelmesidir (Muratlı 1997)
Ortalama Sürat: Hareketin zamanına ve mesafesine göre değiĢir. Hareket hızı hesap
lanarak koĢulan metreye bölünmesi ile elde edilir (Sevim 1991).
Maksimum Sürat: Ġvmeleme sürati ile elde edilen en büyük hızdır. Bir sporcunun
sürati, reaksiyona, ivmeleme, ortalama ve maksimum hıza bağlıdır (Sevim 1991).
Hareket Sürati: Sporcunun ilk hareketi ile bitiĢ hareketleri arasında geçen süredir
(Sevim 1991).
Ġvmeleme Sürati: Süratte meydana gelen değiĢimdir. Ġvmeleme hızı, ilk hız ile son
hız farkının zamana bölümüdür (Sevim 1991).
11
Antrenman Bilimi Açısından;
Bireysel Hareketin Hızı: Vücut bölümlerinin ortaya koyduğu hareket hızıdır
(Boksörün kol sürati v.b.), devirsiz sporlarda görülür, devirsiz hareket akıĢını en
kısa sürede uygulayabilme yeteneğidir. Bu özellik nöromusküler süreçlerin
hareketliliğine bağlıdır (Sevim 1991).
Hareketin Frekansı: Birim zamanda yapılan hareket sıklığını anlatır. DeğiĢik
eklemlerin maksimal hareket hızları farklıdır. Örneğin; Parmak eklemleri arasında;
300 -400 fr/dk iken, el bileği ekleminde 690 fr/dk (Dündar 1998).
Sprint Sürati: Sporcunun yaklaĢık 30 metreye kadar oluĢturduğu süreye denir.
Sporcu 4 -5 saniyede ya da 28.5 -36.5 m arasında maksimal sürate ulaĢır (Dündar
1998).
Aksiyon (ĠĢ Yapma) Sürati: Hareketin uygulanmasında ortaya konan iĢin süratidir
(Sevim 1991).
Süratte Devamlılık: Süratte devamlılık, sporcunun ulaĢtığı sürati istenilen süre ve
spora özgü olarak devam ettirebilme kapasitesi olarak tanımlanmaktadır (Wilsloff ve
ark 1998).
1.3.3. Dayanıklılık
Dayanıklılık verili bir egzersiz Ģiddetinde kassal yorgunluk olmaksızın veya
yorgunluğa rağmen alıĢtırmayı uzun süre devam ettirebilme özelliği olarak
tanımlanır (Günay ve ark 2006).
1.3.4. Esneklik
Merkezi sinir sisteminin durumuna, yaĢa, iklim koĢullarına, söz konusu
harekette yer alan ilgili kasların uyanıklık durumuna, antrenmanlarla değiĢikliğe
uğrayan eklemlerin anatomik yapısına, eklem bağlarının elastikiyetine ve yine
antrenmanlarla değiĢen ve eklemleri çeĢitli açılara doğru çeken kas gruplarının
12
elastikiyetine ve kuvvetine bağlı olarak meydana gelen yetenek durumudur (Sevim
2002).
1.4. Reaksiyon Zamanı
Reaksiyon Zamanı bir kimsenin uyarımlara karĢı ilk kassal tepki ya da
hareketi gerçekleĢtirmesi arasındaki süreyi belirleyen kalıtsal bir özellik olarak da
tanımlanmaktadır (Bompa 1998).
Reaksiyon Zamanı uyaranın efferent ve afferent (dokulardan beyin ve
omuriliğe haber ileten sinir) nörol yollar boyunca iĢlenmesindeki sürate bağlıdır ve
ilk tepkinin baĢlamasıyla bütünleĢir (Gallahue 1982).
DeğiĢik literatürlerde reaksiyon zamanı, reaksiyon hızı ve reaksiyon süresi
aynı anlamda kullanılmaktadır. Ancak tümünde de hız ölçümü söz konusu olduğu
için zaman olarak değerlendirmek mümkündür. Bu nedenle daha çok “reaksiyon
zamanı” olarak kullanım tercih edilmiĢtir.Yapılan araĢtırmalarda reaksiyon zamanı
ölçümü, istemli bir hareketin yapılıĢında, performans ölçümünde, kiĢinin hangi
bilgiyi kullandığı yâda ne yaptığının anlaĢılmasında kullanılmıĢtır (Magil 1980).
Ġlk olarak reaksiyon zamanı deneyi sinir iletim hızını değerlendirmek
amacıyla H.Von Helmholtz tarafından yapılmıĢtır. Daha sonra F.C.Donders bazı
zihinsel iĢlemlerde geçen zamanı hesaplamak için üç prototipli basit ve seçici RZ
testinin taslağını oluĢturmuĢtur (Singer 1980).
Seçeneklerin yapısını ve sayısını arttırarak bir görevde var olan iĢlem
süreçlerinin nasıl analiz edilebildiğini, belli bir sürecin belirli değiĢkenlerin
etkileĢimleri tarafından nasıl etkilendiğini ve birbiri ile etkileĢim içinde olan
değiĢkenlerin etkisine ve yapısına bağlı olarak ortaya çıkan uyarının ayırt edilmesi
gibi belirli bir süreç için gereken zamanı göstermektedir. En basit reaksiyon zamanı
deneyi bile uyarının tespit edilmesi, tanımlanması, tepkinin seçilmesi ve gösterilmesi
gibi karmaĢık iĢlem süreçlerini içermektedir (Singer 1980).
13
Reaksiyon zamanı ve hareket zamanında farklı mekanizmaların çalıĢtığı
düĢüncesi öne sürülmüĢtür. Kassal kuvvet, üyelerin hızına neden olurken, reaksiyon
zamanı gecikmesini (MSS hareket öncesi iĢlenim dönemini) belirlediği, elde edilen
verilerin reaksiyon zamanının ve hareket zamanının bağımsız öğeler olduğunu
göstermiĢtir. Reaksiyon zamanında serebral korteksin (Beyinin düĢünme, istemli
hareket, dil, algılama fonksiyonunu yerine getiren bölge ) faaliyeti Ģarttır. Uyarının
algılanması ve uygun hareketin baĢlaması için cerebral kortekste oluĢan bir
bütünlüğün bulunması gerekir. RZ bu anlamda en karıĢık refleks zamanından bile
uzun sürmektedir. Genellikle refleks istemsiz olarak çalıĢır ve otomatik olarak
verilen tepkiyi ortaya koyar. Fakat reaksiyon zamanında uyarıyı takiben afferent sinir
yollarında geçen süre, algılama, reaksiyona karar verme süresi ve motor reaksiyonun
gerçekleĢmesi için geçen süreyi kapsamaktadır (Schmidt 1991, Schmidt 1998 ).
Sıcak bir sobaya değen elin aniden çekilmesi gibi basit hareketlerin refleks
olarak omurilik tarafından kontrol edilebildiği, beyin gibi üst merkezlerin bu iĢe
karıĢmadığı bildirilmiĢtir Singer (1980), bu yüzden refleks ve RZ birbirine
karıĢtırılmamalıdır. Refleks hareketi, uyaranın kabulü ve kasın cevabını takip
etmektedir. Yani direkt olarak uyarana kas cevap verir ve bu istemsiz davranıĢ olarak
kabul edilir. Bu davranıĢlar MSS‟nde daha az yer kaplamaktadır. Refleks otomatik
cevap olarak görülmekte ve daha önce sezi yâda farkına varma gerektirmediği
düĢünülmektedir (Magil 1980, Gallahue 1982).
Refleks reaksiyondan 20 kat daha hızlıdır. Fizyolojik yapı olarak reaksiyon
süratinin bir parçasıdır fakat motorin harekete dâhil değildir. Reaksiyonu farklı kılan
fizyolojik yapı refleks sistemi, MSS gibi primidal yol ile değil ekstra primidal yol ile
uyarılara cevap verir. Bu süre yaklaĢık 0,004 s ile 0,01 s. arasındadır (Sevim 2006).
Ġstemli hareketin yapılması için hazırlık sürecinde geçen süreç, bir zaman
dilimini kapsamaktadır. Planlanan hareket hemen yapılmaz, hatasız, doğru
sonuçlanacak
ani
hareketler
diğerlerine
göre
daha
uzun
hazırlık
süreci
gerektirmektedir (Schmidt 1998 ).
14
Fizyolojik açıdan reaksiyon süresi birbiri ardına gelen 5 öğeden oluĢmaktadır.

Alıcılar tarafından ilk uyaranın alınması

Bu uyaranın MSS‟ ne iletilmesi

Nöronlar aracılığı ile uyaranın taĢınması ve yanıt uyaranın oluĢturulması

MSS‟ den kasa iletilmesi

Mekanik olarak iĢin gerçekleĢtirilmesi için kasın uyarılması (Bompa 1998).
Uyarıyı takiben duyu organlarından MSS‟ne gönderilen impuls kasa geri
döner. Kaslar daha sonra hareket için kasılırlar ve bu hareketlerin hepsi bir zaman
diliminde olmaktadır (Oxedine 1980). Beyin primer motor alanı yâda motor korteksi,
gruplar halinde nöron içerir ve bazıları “Betz” hücresi olarak adlandırılır. Motor
korteks, vücudun istemli özel hareketlerini yapabilmesine göre alt alanlara
bölünmüĢtür. Motor korteks‟de sınırlandırılmıĢ üst motor nöronların aksonları
primidal traktus yolu ile aĢağıya, spinal kottaki motor nöronlara uzanırlar. Alt motor
nöronların aksonları, spinal kordun ventral kökünden çıkarlar ve çok özel kaslarda
sonlanırlar, bunların istemli hareketlerden sorumlu oldukları bilinmektedir (Ottoson
1983).
Birçok hızlı hareketin gerekli olduğu spor branĢlarında, sporcunun baĢarısı,
ortama ya da rakip oyuncunun hareketine göre yapmıĢ olduğu sürate bağlıdır.
Sporcunun en kısa zamanda ne yapacağına karar verip harekete baĢlaması
reaksiyonun önemini ortaya koymaktadır. Örneğin, sprinterin takozda hazır
pozisyonda beklerken, tabancanın patlamasıyla ileri doğru atılmak için yapmıĢ
olduğu ilk hareket arasında geçen süre RZ olarak adlandırılabilir (Singer 1980).
Bu durumda kiĢinin yaptığı spor branĢı da reaksiyon zamanını etkilemektedir.
KiĢi yapmıĢ olduğu branĢı yapı ve özelliği gereği seçmiĢ olsalar da, sürat gerektiren
ve bu branĢta uğraĢan sporcunun, reaksiyon zamanının olmadığı ortamda çalıĢırlarsa
bu kiĢinin reaksiyon zamanında düĢüĢ göstermesi normal olarak kabul edilmektedir.
Reaksiyon zamanının önemli olduğu spor branĢların da uyarıya verilen cevabın
Ģiddetine bakarak baĢarılı yâda baĢarısız Ģekilde tamamlayacağı tahmin edilebilir.
15
Bu durumda RZ ‟nın çoğu sporda belirleyici faktör olduğunu düzenli
antrenmanlarla geliĢtirilebileceğini söyleyebiliriz (Singer 1980).
1.4.1. Reaksiyon Zamanları ve Bölümleri
Motor Öncesi Süre
Gelen bilginin MSS‟deki iĢlenimi ve kasta hareketin baĢlaması arasında
geçen süreyi belirtmektedir. Yani uyaranın meydana gelmesi ve ilk EMG değiĢimine
kadar olan süreyi belirtmektedir (Singer 1980, Schmidt 1991).
Bu zaman aralığı vücut parçası hareketinden önce kiĢinin hareket hazırlığında
karar verme süreçlerini belirler. Thompson‟un çalıĢmasında, motor öncesi süre ile
reaksiyon süresinin iliĢkili olduğu, ancak motor süre ile reaksiyon süresinin iliĢkili
olmadığı sonucuna varılmıĢtır (Singer 1980).
Motor Süre
Kasların
uyarılması
ile
cevabın
verilmesi
arasındaki
süre
olarak
tanımlanmıĢtır (Singer 1980, Schmidt 1991).
Ön Süre
KiĢiye uyaran verilmesi ile hazır komutu arasındaki süredir. Bu süre kiĢinin
içsel olarak tepki göstermeye hazırlandığı süredir. Teichner reaksiyon zamanı
araĢtırmalarıyla ilgili bir derlemesinde “ikaz” ve “hazır” sinyalinin “baĢla” sinyalinin
öncesinde kullanımının, kullanılmadığı koĢula göre daha hızlı reaksiyon verdiği
sonucuna varmıĢtır. Yapılan çalıĢmaların sonuçları süreç olarak, iĢaret için yapılan
hazırlığın 2–4 s arası olması gerektiğini belirtmiĢlerdir (Magil 1989).
Reaksiyon zamanı algılama organlarının fizyolojik farklılıkları sebebiyle
değiĢiklikler gösterebilir ve bölümlere ayrılabilir.
Görerek reaksiyon: Optik reaksiyondur. 0,15 – 0,20 sn arasındadır.
16
ĠĢiterek reaksiyon: Akustik reaksiyondur. 0,12 – 0,27 sn arasındadır (Sportif açıdan
en hızlı reaksiyondur).
Dokunarak reaksiyon: 0,09 – 0,18 s. arasındadır ve bu değerler ortalama değer
olarak kabul edilir (Çolakoğlu ve ark 1993, Sevim 2006).
Hareket Zamanı
Reaksiyon zamanının hemen sonrasında hareketin baĢlamasından bitimine
kadar olan süreyi içermektedir. Hareket zamanı, hareketin türüne bağlı olarak
herhangi bir değer olabilir. Yani birkaç mls. den günlerce süren bir aktivitenin süresi
olabilir (Schmidt 1988, Sevim 2006). Örneğin, atletin çıkıĢ çizgisinden harekete
baĢladığı zamandan varıĢ çizgisine kadar olan geçen zaman hareket zamanıdır
(Günay ve ark 1996).
Henry (1980)‟ e göre, reaksiyon zamanının hareket zamanından ayrı olarak
düĢünülmesi gerektiğini ve bunun psikolojik nedenleri olduğunu ileri sürmüĢtür. Bu
iki süreçte farklı mekanizmaların olduğunu öne sürmüĢ, hareket zamanında kassal
kuvvet üyelerinin hızı etkili olurken, Reaksiyon zamanında, adı (kısaltma) MSS‟deki
içsel iĢlem sürecinin etkili olacağını ifade etmiĢtir. Ayrıca RZ ve HZ arasında sıfıra
yakın iliĢki bulmuĢlardır.
Tepki Zamanı
Reaksiyon zamanı ve Hareket zamanı‟nın birleĢmesine denir. Örnek olarak,
yukarıdaki örnekte yarıĢı baĢlatan tabancanın patlamasından atletin varıĢ çizgisine
ulaĢmasına kadar geçen süre tepki zamanını oluĢturur ve tepki zamanının kullanımı
ve farklılığı önemlidir (Günay ve ark. 1996)
17
1.4.2. Reaksiyon Zaman ÇeĢitleri
Basit Reaksiyon Zamanı
Verilen tek uyarı ile tek cevap arasında geçen süre Ģeklinde ifade edilir
(Spirduso 1995).
Sürenin kısa olmasının nedeni, denek için düĢüneceği baĢka bir uyarı, ayrıca
vermesi için baĢka bir cevap olmamasıdır (Proteau ve ark 1989).
Seçici Reaksiyon Zamanı
Birden fazla uyarı ve her uyarı için belirlenen tepki Ģekilleri vardır (Alpkaya
1994). Örnek olarak, kırmızı ıĢık için iĢaret parmağı, mavi ıĢık için orta parmak ve
yeĢil ıĢık için yüzük parmağını kullanmak gibi. Burada uyarı ve tepki sayıları
artabilir fakat tepki ve uyarı sayısı eĢittir. Seçici reaksiyon süresinde uyarı tepki
uygunluğu önemli bir belirleyicidir. Genellikle uyarıya uygun tepkinin verilmesiyle
tanımlanır (Schmidt 1991, Adam ve Wuyts 1999).
Seçmeli reaksiyon zamanı 4 algısal süreci kapsar;
1. Uyarının alınması
2. Uyarının ayırt edilmesi
3. Uygun cevabın verilmesi
4. Motor cevabın oluĢması
Kompleks reaksiyon zamanı antrenman düzeyi ve nitelik gibi iki faktörün
etkilediği ve antrenman düzeyinin en etkili olduğu RZ çeĢidi olduğu bildirilmiĢtir
(Schmidt 1998 ).
Ayırt Edici Reaksiyon Zamanı
Birden fazla uyarı vardır fakat tepki sayısı birdir. Örneğin, kiĢinin sadece
kırmızı ıĢıkta tepki vermesi ve mavi yâda yeĢil ıĢıkta tepki vermemesi istenir. Bazı
18
literatürlerde seçmeli ve ayırt edici reaksiyon süreleri tek bir ifadeyle karmaĢık yâda
seçmeli reaksiyon süresi adı altında incelenmiĢtir. Buna göre seçmeli reaksiyon
süresinin birkaç Ģekilde olabileceği bildirilmiĢtir. Ayırt edici reaksiyon zamanı
deneylerinde, cevap verilmesi gereken bazı uyarılar (hafıza seti) ve cevap
verilmemesi gereken bazı uyarılar (dikkat dağıtıcı set) vardır. Ancak yine de tek bir
doğru yanıt vardır. “Sembol tanıma” ve “ton tanıma” nın her ikisi de ayırt etme
deneyleridir (Schmidt 1991, Magil 1998).
1.4.3. Reaksiyon Zamanını Etkileyen Faktörler
Seçeneklerin Sayısı: Alternatif sayısı arttıkça reaksiyon zamanı uzayacaktır (Magil
1989).
Uyaran-Tepki Uyumu: Uyaran tepki arasındaki uyumun artması, RZ ‟nın
kısalmasına neden olur. Uyarana verilen tepkinin yönü uyaran ile aynı yönde ve aynı
vücut bölümü ile gerçekleĢtirilir. Bu durum uyaran – tepki arasında uyum haritası
olarak değerlendirilir (Schmidt 1991).
Tekrar Sayısı: Motor tepkinin hazırlanması için gereken zaman sürecinin
azaltılmasının en etkili yolu tekrar sayısını arttırmaktır (Magil 1989).
Uyaranın ġiddeti: Uyaran Ģiddetli olduğunda daha fazla reseptör aktive edilecektir.
Dolayısıyla daha fazla reseptör potansiyeli oluĢacaktır. Bu da afferent fibrinlerin
sayısında ve her afferent nörondaki ateĢleme oranında artıĢa neden olmaktadır.
Böylece yüksek Ģiddetteki uyaranlar, Ģiddeti düĢük olanlara göre daha hızlı duyu
siniri geçiĢine neden olmakta ve reaksiyon zamanını kısaltmaktadır. KiĢiler
genellikle yüksek tondaki sese daha hızlı tepki verirler (Magil 1989).
Önsezi: Uzun reaksiyon zamanı gecikmeleri ile baĢa çıkmanın temel yolu önceden
sezmektir. Yüksek düzeyde beceri kazanmıĢ bireyler, hangi uyaranın ne zaman
geleceğini bilebilirler. Bu nedenle sporcu hareketini önceden organize edebilir. Bu
sporcunun daha çok erken harekete baĢlamasına veya diğer hareketlerle uyumlu bir
zamanda hareket etmesini sağlar (Schmidt 1991).
19
Cinsiyet: Reaksiyon zamanında önemli bir faktördür. Kadınların reaksiyon zamanı
erkeklere oranla daha yavaĢtır. Gençlik ve olgunluk çağında bu süre % 30 daha
kısadır. Erzurumluoğlu, cinsiyetler arası optik reaksiyon zamanı değerlerinde;
erkeklerin ortalamalarını kızlardan daha kısa olduğunu belirtmiĢtir. Taimela ve
Kujala; 11–14 yaĢ 56 bayan 57 erkek üzerinde yaptıkları çalıĢmada, bayanların basit
ve seçmeli reaksiyon sürelerinde erkeklerden daha yavaĢ olduğu sonucuna
varmıĢlardır (David ve ark 1987).
YaĢ: Mikro anatomi ve sinir sistemi doğumdan yaĢlılığa doğru bir değiĢim içindedir
(Günay ve ark 2006 ). Reaksiyon zamanı, küçük yaĢlarda 0,5 – 0,6 s. iken, 30
yaĢlarına doğru giderek kısalır ve yetiĢkinlerde 0,1- 0,2 s. değerlerine ulaĢır (Magil
1989). 20 – 60 yaĢ arası reaksiyon zamanında % 20 azalma olduğu belirtilmiĢtir.
Aynı zamanda aktif yaĢam tarzı olan yaĢlıların, sedanterlere göre daha hızlı RZ ve
motor karakteristiklerinin daha iyi olduğu bildirilmiĢtir (Gottstanker 1982).
Dikkat: KiĢinin iç kaynaklı ve dıĢ kaynaklı uyaranlara duyu organlarıyla
yoğunlaĢmasına dikkat denir. Dikkatsizlik ise, bu uyaranlara karĢı yoğunlaĢamamak
ve istenilen zamanda tepkide bulunamamaktır. Dikkat, iki durumu içermektedir:
“Sporcunun içinden gelen ve onun dikkatini bir seçim faaliyeti sonucunda belli bir
konuya yönelten faktörler” ve “Çevreden gelen ve dikkati bir seçim faaliyetine
yönelten uyarılar, dikkati uyaran dıĢ etmenler” olarak tanımlanır (Ġkizler 1994).
Konsantre Olma: Reaksiyon Zamanında, hazırlık periyodu ve bu periyotta
konsantre olma önem taĢımaktadır. Atletizm startında, çıkıĢ öncesinde periyot kısa
olursa kiĢi bu dönemde yeterince hazırlanamayacaktır. Eğer bu dönem gereğinden
fazla olursa kiĢinin konsantrasyonu bozulacağından sağlıklı netice alınamayacaktır.
Bu nedenden dolayı “hazır komutu” ile “uyarı” arasındaki zaman iyi seçilmelidir
(Açıkada ve Ergen 1990, Schmidt 1998). Bu iki değerin ortası bulunmalıdır ve bu
süre “en uygun süre” olmalıdır. Bu sürenin 2 – 4 s olması gerektiği belirtilmiĢtir
(Magil 1980).
Yetersiz Antrenman: Yetersiz antrenman sonucu uyaran çalıĢmalarından yoksun
olan kiĢi, reaksiyon zamanı içinde kalan patent zamanı bileĢenlerin zayıflaması ile
reaksiyon süratinde olumsuz bir gerileme kaydetmektedir. Reaksiyon sürati
20
antrenmanlarla 0,12 s kadar geliĢtirilebilir. Bu değiĢme uyaranın beyne gidiĢ ve
beyinden organlara geliĢ hızındaki geliĢmeden değil, mevcut reaksiyon süratinin
korunması, geliĢtirilen teknik beceri düzeyi ile hareketin daha ekonomik bir hale
getirilmesi ile gerçekleĢtirilebilir (Sevim 2006).
Baskın El: Reaksiyon süresinde diğer bir etken ise, basit reaksiyon süresinde, baskın
el ile diğer el arasında arasındaki iliĢkidir. Baskın el ile hızlı reaksiyon süresine sahip
olanların, baskın olmayan (az kullanılan) el ile aynı hıza sahip olup olmadığı yâda bir
ayak ile diğeri arasındaki iliĢkiye bakıldığında; bununla ilgili bulgular genellikle
kararsız ve karıĢıktır. Ġki el arasında yapılan reaksiyon zamanı ölçümleri bazı
zamanlarda aynı bulunmuĢ fakat el ile ayak arasındaki karĢılaĢtırmada ayağın daha
yavaĢ olduğu gözlenmiĢtir (Oxedine 1982).
Isınma: Isınmanın kas ısısında artıĢ meydana getirdiği bilinmektedir (Akgün 1994).
Isınma yoluyla vücut ısısı artar ve kalp kan dolaĢımı hızlanır (Sevim 2006).
Zekâ: Büyükyazıya göre, zihinsel engelli, otistik ve down sendromlu çocukların
normal gruptan daha uzun RZ‟ na sahip oldukları belirtilmiĢtir (Büyükyazı ve Tatar
2004).
Alkol: Alkol oranı ise, kanda 0.35 düzeyine ulaĢtığında reaksiyon zamanında % 10
dolayında uzama görülmektedir. Birçok ilacın ise, normal ölçülerde alındığında
reaksiyon süresini etkilemediği, bununla birlikte özellikle bazı ilaçların reaksiyon
süresini kısalttığı bildirilmektedir (Oxedine 1980).
Obezite: Gardner, Maes, Sandoval ve Dalsing obez ve normal kilolu bireylerin
reaksiyon zamanı değerlerine baktıkları çalıĢmada, basit reaksiyon zamanı
değerlerinde obezlerin daha hızlı reaksiyon zamanı değerlerine ulaĢtıklarını
belirtmiĢlerdir. Bazı hastalıkların reaksiyon süresini etkileyebileceği, özellikle
hipertansiyon, koroner hastalıklar gibi rahatsızlıkların algısal fonksiyonları
dolaysıyla reaksiyon süresini olumsuz etkilediği ve bu kiĢilerin sağlıklı kiĢilere göre
daha yavaĢ reaksiyon süresine sahip oldukları bildirilmiĢtir (Spirduso 1995).
21
Yükseklik: Maidikow ve ark (1983) 2100 – 3000 m. Yüksekliğe ulaĢınca bozulan
konsantrasyon ve reaksiyon zamanının ancak bir ay sonunda yüksekliğe uyum
sağlandığını ve sonrasında normale döndüğünü rapor etmiĢlerdir (Orhan 2001).
1.4.4. Reaksiyon Zamanı Antrenmanları
Reaksiyon zamanı antrenman pratiğinde genel olarak diğer çalıĢma
biçimlerinden ayırt edilemez. Aksine kombine biçimde baĢka bir yetenekle çalıĢılır
(Bağırtan 1982).
Reaksiyon zamanı birçok spor branĢında belirleyici faktördür ve uzun
yıllardan beri yapılan çalıĢmalar, fiziksel antrenman ile reaksiyon zamanının kısal
tılabileceğini ortaya koymuĢtur. Bazı çalıĢmalarda reaksiyon zamanının geliĢiminin
antrenmanla kısaltılabileceği fakat belli bir minimumun altına düĢürülemeyeceği
Ģeklindedir. Buda sporcu olanlar ile sporcu olmayanlara göre daha hızlı reaksiyon
zamanına sahip olmalarının bir göstergesi olabilir (Agopyan 2002).
AraĢtırmacılar reaksiyon zamanı ile ilgili olarak, reaksiyon zamanının
kalıtımsal ve geliĢimsel yönleriyle ilgilenmiĢlerdir. Basit reaksiyon zamanının,
kompleks reaksiyon zamanına göre daha az geliĢim gösterdiği bildirilmiĢtir.
Kompleks reaksiyon zamanında %30 ile %40 oranında
geliĢmenin sağlanacağı
saptanmıĢtır (Ottoson 1983).
Antrenmanla geliĢtirilen bu süre, uyarının beyine gidiĢ ve beyinden organlara
geliĢ hızındaki geliĢmeden değil, mevcut reaksiyon zamanının korunması, geliĢtirilen
teknik beceri düzeyi ve hareketin daha ekonomik hale getirilmesi ile gerçekleĢtiği
ifade edilmiĢtir (Dündar 1996).
Sporda baĢarı için fizyolojik ve motorik özellileri yönünden üst seviyede
performans sergilemesi gerekir. Bunu sağlayacak parametrelerden biride reaksiyon
zamanıdır. Reaksiyon zamanının farklı literatürlerden tanımlarına bakıldığında;
kiĢiye bir uyarının uygulanması ile kiĢinin bu uyarıya istemli olarak verdiği cevabın
baĢlangıcı arasında geçen zamandır. Bir kimsenin uyarımlara karĢı ilk kassal tepki ya
da hareketi gerçekleĢtirmesi arasındaki süreyi belirleyen etken kalıtsal özelliktir.
22
Reaksiyon zamanı uyarının baĢlama zamanı ile tepkinin baĢladığı zaman aralığında
geçen süre olarak tanımlanmaktadır (Koç ve ark 2006).
Antrenmanın etkisiyle reaksiyon zamanın en büyük geliĢimi 9–12 yaĢları
arasında görülmektedir. Bu hareket için gereken zamanın kısaltılması organizmanın
geliĢmesine eĢlik eder. 13–14 yaĢlarında tek tek hareketlerin süresi değer olarak
yetiĢkinlere yaklaĢtığı bildirilmiĢtir (Muratlı 2003).
Monosinaptik refleks ve uzun süreli refleksler okul öncesi çağda yetiĢkinlere
göre daha uzun görülmektedir. Genellikle 9 yaĢın altındaki çocuklar ile 60 yaĢın
üzerindekilerin 18 ile 50 yaĢ arası yetiĢkinlerden daha yavaĢ reaksiyon zamanlarına
sahip oldukları, bununla birlikte her yaĢta oldukça birbirlerine yakınlık gösterdikleri
bildirilmiĢtir (Scierarretta ve Bawa 1990).
Metodik çalıĢma açısından Zaciorski; basit reaksiyonların düzeltilmesi için üç
metot ortaya koymuĢtur (Ostering ve ark 1990).
Tekrar metodu; Genelde kullanılan metottur. Bu metot da hareketler ani bir
uyarıcıya göre tekrarlanır. AlıĢtırma biçimleri ve hareket yönleri müsabaka
koĢullarına uygun olarak seçilir. Bu metotla yapılan sık tekrarlar ile reaksiyon
zamanı sağlamlaĢır (Agopyan 2002).
Parça metodu; Hareket reaksiyonunu hedefe yönelik hareket çerçevesinde
düzenlemeye yetmez. Bu metodun parça metoduyla tamamlanması gerekir. Parça
metodunda
hareket
reaksiyonu
daha
basit
alıĢtırma
biçimleriyle
ya
da
kolaylaĢtırılmıĢ, yüksek çıkıĢ, temel duruĢta çıkıĢ gibi hedef alıĢtırılmalarıyla eğitilir.
Duyusal metot; bu metot da 1/10‟luk veya 1/100‟lük zaman aralarının
algılanması ve ayırt edilmesinin öğrenilmesine çalıĢılır. Zaman aralarını algılayabilen
insanlar yüksek reaksiyon zamanı ile kendilerini gösterirler. Bu metot da basamaklı
olarak üç eğitim yöntemi kullanılır (Agopyan 2002).
.
23

Sporcu bir sinyale karĢı azami bir hızda reaksiyon göstermeye çalıĢmalıdır.
Her denemeden sonra hareketin yapılıĢ süresi sporcuya bildirilmiĢtir.

Bir hareketin yapılmasından sonra sporcuya, hareketi ne kadar zamanda
yaptığı sorulmalıdır. ÇalıĢtırıcının söyledikleriyle sporcunun algıladıklarının
sürekli karĢılaĢtırılması zaman algılamasını düzeltecektir.

Bu dönemde alıĢtırma serbest bir Ģekilde önceden hedeflenmiĢ bir Ģekilde
süratle uygulanmaktadır. Bu reaksiyon zamanının serbestçe istenilen hedefe
doğru yönlendirilmesini kolaylaĢtırır.
Kompleks reaksiyonlarda,
sürati geliĢtirmede pedagojik prensiplere göre
basitten kompleks olanlara göre gidilir ve mümkün olan durum değiĢikliklerinin
sayısı basamaklı olarak artırılır. Kompleks reaksiyon metotları Ģunlardır (Agopyan
2002).

Durumların bilinçli olarak değiĢtirildiği spor türleri vasıtasıyla,

Nesnenin kavranmasının öğrenilmesiyle,

Seçme reaksiyonların çalıĢılması ile gerçekleĢtirilir(Agopyan 2002).
Fiziksel ÇalıĢmalar
Reaksiyon çalıĢmaları; optik, akustik, dokunsal ve kinestetik olarak her türlü
uyarana karĢı çalıĢılabilir, fakat özel bir çalıĢma olacaksa, bu çalıĢma özelliğini
yansıtan uyaran ile çalıĢmalar yoğunlaĢmalıdır (Muratlı 1997).
Reaksiyon çalıĢmalarında antrenman vasıtaları olarak Ģu alıĢtırmalardan
yararlanılabilir:

Her türlü uyaranlara karĢı start çalıĢması,

Her türlü startta koĢuya ve değiĢik yönlere çıkıĢ çalıĢmaları,

Joking yaparken ani komutlarla değiĢik hareketlere geçiĢler,

Çabuk kuvvet cimnastiği,

Her türlü top oyunları,

Stafet değiĢtirme çalıĢmaları ve çeĢitli eğitsel oyunlar.
24
Reaksiyon çalıĢmaları yapılırken her defasında alaktik anaerobik enerji
sistemi ile 2–3 sn. sürede ve 8–10 m. mesafeye kadar uygulamak gerekir (Gündüz
1998). Reaksiyon zamanı,
sinir kas performansının göstergelerinden biri olması
nedeniyle spor ortamında ölçüt olarak ele alınan önemli bir öğedir. Çünkü reaksiyon
zamanı, sürat ve karar verme mekanizmasının etkililiğini gösteren önemli bir
performans ölçütüdür. Bununla birlikte, reaksiyon zamanı gerçek yaĢantımızda
yerine
getirdiğimiz görevlerin, hareketlerin ana parçasıdır. Meydana gelen bir
davranıĢı, becerikli bir davranıĢ olarak tanımlayabilmemiz için sürat, doğruluk, form
uyum gibi temel öğelerin bir arada olması gerekmektedir (Sevim 1991).
Bir davranıĢın temel öğelerinden bir tanesi ve aynı zamanda baĢarılı bir
performansın belirleyicisidir. Bir çok branĢ da baĢarıya ulaĢmak için kiĢinin içinde
bulunduğu çevresel koĢullara veya rakibin davranıĢlarına bağlı olarak ne yapacağına
karar vermek ve harekete geçmesinde ki süratine bağlıdır. Bireysel ve takım
sporlarında reaksiyon zamanı sporcu için, spora özgü verimliliğin ortak bir faktörünü
oluĢturmaktadır. Sporcu genel olarak aĢağıdaki durumlarda reaksiyon yeteneğine
ihtiyaç duyar (ġahin 1995).
Takım sporlarında;

Gol tehlikesinin olduğu pek çok durumda kaleci ya da savunma oyuncusu
olarak (futbol, hentbol)

Rakip oyuncu tarafından son hızla takip edildiğinde (futbol, basketbol,
hentbol)

Oyunda aldatma yaptığında ve aldatma yapana karĢı reaksiyon gösterdiğinde
(futbol, basketbol, hentbol)

Top kesme durumunda (futbol, basketbol, hentbol)

BoĢ alanlara hızlı çıkıĢlarda (futbol, basketbol, hentbol)

Kendisini rakibinden kurtarmada (doğru zamanda gitmek) (futbol, basketbol,
hentbol)

Ortaya çıkan diğer beklenmedik durumlarda,
örneğin direkten ve potadan
dönen hatalı toplar gibi (futbol, basketbol, hentbol)

Smaç ve blok yaparken (voleybol)
25

Ön savunma oyuncuların dublajlarında ve seken topların kurtarılmasında
(voleybol) (Günay ve ark 1994).
Bireysel sporlarda;

Start pozisyonunda (100m sprint, yüzme)

Rakipten gelen topların karĢılanmasında (tenis, masa tenisi, badminton)

Ani itme, vurma, çekme, fırlatma durumlarında (güreĢ, boks, cirit, gülle, disk,
çekiç vb.)

Rakipten gelen atakların savunulmasında (boks, tekvando, güreĢ, karete vb.)
(Günay ve ark 1994).
Mental ÇalıĢmalar
Mental çalıĢmalar ile reaksiyon zamanını kısaltmanın psikolojik yolu, cevap
verilmesi söz konusu olabilecek uyarımları bir tavır takınmaktadır. Buda mümkün
olduğu kadar dikkatimizin odaklama noktalarını daraltarak “karmaĢık reaksiyon”
zamanından,“basit reaksiyon zamanına” geçmeye çalıĢmakla olur. Sporcuları
konsantrasyonla ilgili sorunlarında genellikle baĢvurdukları iki yol vardır. Bunlardan
birincisi, seyirci ve gürültü gibi zihni karıĢtıran durumları dıĢarıda bırakmaktır ki bu
kendi kendine konuĢma ya da yaratıcı imgelem ile yapılır. Ġkincisi sporcunun
kendisine verilen görevin önemli bölümleri hakkında yine kendisi ile konuĢmasıdır
(Günay 1998, Syer ve Connolly 1998).
1.4.5. Reaksiyon Zamanı Ölçüm Araçları
Reaksiyon süresi ölçüm birim zamanı, msn değerinde olduğundan kullanılan
aletlerin hassas olması gerekmektedir. Ġlk zamanlarda daha basit ölçüm araçları
kullanılmasına rağmen günümüzde daha kapsamlı ve hassas aletler geliĢtirilmiĢtir.
26
Nelson El Reaksiyon Testi
Basit ve pahalı olmayan bir ölçüm aracıdır. Zaman olarak derecelendirilmiĢ
bir cetvelden oluĢmaktadır. Test yapan kiĢi cetvelin ucundan ve deneğin baĢ ve iĢaret
parmakları arasında olacak Ģekilde tutar ve cetveli bırakır. Cetvel bırakıldığında
deneğin cetveli yakalaması istenir. Deneğin eli sabittir ve testte 20 deneme yapılır.
Denek cetveli parmaklarıyla yakaladığı üst noktada, deneğin reaksiyon zamanı
belirlenir. En yüksek ve en düĢük beĢer deneme atılır ve kalanların ortalaması alınır
(Tamer 2000).
Nelson Ayak Reaksiyon Testi
Cetvel kullanılarak uygulanan bir testtir. Denek, ayakkabısını çıkarır ve
ayakucu duvardan 2,5 cm, topuk 5 cm mesafede olacak Ģekilde oturur. Testi yapan,
reaksiyon zaman cetvelini duvar kenarında ve duvar ile deneğin ayağı arasında, taban
çizgi baĢparmağın ucu hizasında olacak Ģekilde tutar. Deneğe, konsantre çizgisine
bakması ve hazır komutundan sonra düĢen cetveli ayak ucu ile duvara sıkıĢtırarak
tutması söylenir. Bu test 20 defa tekrar edilir (Tamer 2000).
La Fayette Çok Seçenekli Reaksiyon Zaman Testi
Bu test ses ve ıĢık uyaranına karĢı basit ve farklı renklerde olan ıĢık uyaranına
karĢı seçmeli reaksiyon süresini ölçer. Elektronik bir alet olup iki parçadan oluĢur ve
zamanı 1/1000 s değerinde vermektedir. Uyarı Ģekline göre en kısa sürede, daha
önceden belirlenen düğmeye basılarak test uygulanır (Tamer 2000).
New Test 2000
Tez çalıĢmasında kullanılmıĢ olup iki parçadan oluĢur. Birinci parça, önceden
belirlenen iĢitsel (ses) ya da görsel (ıĢık) uyarılara karĢı deneğin parmağıyla basacağı
bölümdür. Ġkinci parça, testi yapanın kullandığı ve deneğe gönderilen görsel yada
iĢitsel uyarı Ģekli ve sayısının ayarlandığı parçadır. Test sırasında denek ve testi
yapan kiĢi karĢılıklı masada otururlar ve testi yapan kiĢi testi yönlendirir. Araç görsel
veya iĢitsel basit (tek ses, tek ıĢık) reaksiyon süresini ve görsel seçmeli (iki ıĢıktan
27
biri) reaksiyon süresini ölçmektedir. Uyarı sayısı ayarlanabilmekte ve her uyarı
aralığı rastgele olmaktadır (Tamer 2000).
28
2. GEREÇ VE YÖNTEM
2.1. Denek Grubunun Özellikleri
T.C.Selçuk Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu 2011/015
karar sayısı ve uygun görülen etik kurul kararı ile proje onaylanmıĢtır.
Bu çalıĢma; Konya ili merkezinde bulunan Konya BeĢiktaĢ Spor Okulu
(Karakartallar Spor Okulu)‟na katılan 9–14 yaĢ grubu erkek futbolcular ve Konya
Selçuk ilçesine bağlı Mustafa Necati ilköğretim okulunda okuyan 9–14 yaĢ grubu
spor yapmayan çocuklar üzerinde uygulanmıĢtır. Deney ve kontrol grubuna
uygulanan çalıĢmada gönüllü 160 kiĢi katılmıĢtır. Herhangi bir ön seçim
uygulanmamıĢtır. AraĢtırmamızda Denek grubu çocuklara 16 haftalık, haftada üç gün
ikiĢer saat temel futbol antrenman programı uygulanmıĢtır. Kontrol grubuna ise
hiçbir etkinĢik uygulanmamıĢtır. Her iki grubun ön test ve son testleri alınarak
istatistiksel karĢılaĢtırmaları yapılıp uygulanan 16 haftalık temel futbol antrenmanları
ile çocukların sahip olduklar ıĢık (görsel) reaksiyon zamanlarında herhangi bir
değiĢme olup olmadığını incelenmiĢtir.
Ölçümlerden önce sporculara ve ailelerine, bu çalıĢmanın bir yüksek lisans
çalıĢması olduğu, çalıĢmaya katılanların ölçüm değerlerinin isimleriyle beraber
kullanılmayacağını, istekli olarak bu çalıĢmaya katılmaları gerektiği ve yapılacak
testlerin genel olarak ne olduğu hakkında bilgi verilmiĢtir ve aĢtırmamıza katılan
deneklerin ailelerinden öncelikle gönüllü katılım izin belgesi alınmıĢtır.
2.2.Veri Toplama Yöntemi
Konya BeĢiktaĢ Spor Okulu ( Kara kartallar Spor Okulu)‟unda temel futbol
antrenmanı verilecek olan 9-14 yaĢ grubu 80 çocuğa ve Konya Selçuk ilçesine bağlı
Mustafa Necati ilköğretim okulunda okuyan 9-14 yaĢ grubu spor yapmayan 80
çocuğa ön test uygulaması yapıldıktan sonra denek grubu çocuklara 16 hafta süreyle
haftada üç gün ikiĢer saatlik temel futbol antrenmanları yaptırılmıĢtır. Bu sürenin
sonunda antrenmanlara düzenli olarak devam eden denek grubuna ve spor yapmayan
kontrol grubunun son test ölçümleri alınmıĢtır.
29
ÇalıĢmada testlerin uygulanmasında test protokolleri ile ilgili teorik ve
uygulamalı bilgiye sahip Selçuk Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu
araĢtırma görevlileri yer almıĢtır.
Uygulanacak test istasyonları daha önceden hazırlanmıĢtır. Testlerden önce
deneklerin 10 dk. Isınmaları sağlanmıĢtır.
ÇalıĢmada aĢağıda materyali ve metodu açıklanan ölçümler uygulanmıĢtır.
2.3. Deneklere Uygulanan Test ve Ölçümler
Deneklerin ölçümler yapılmadan önce ısınmaları sağlanmıĢtır. Yapılacak
ölçümden önce deneklere ölçümlerin nasıl yapılacağı hakkında bilgi verilmiĢtir.
Ölçümler üç kez tekrar ettirilerek deneklerin ölçülen değerleri içinde en iyi olanı
kaydedilmiĢtir.
30
Çizelge 2.1. AraĢtırmaya katılan denek grubuna uygulanan (8 x 2) 16 haftalık futbol
antrenman programı
Deney grubuna uygulanan (8 x 2) 16 haftalık futbol antrenman programı
PAZARTESĠ
ÇARġAMBA
CUMA
20dk ısınma, Yön ve
20 dk topla teknik ısınma,
20dk ısınma, Ģut çalıĢması,
hız
değiĢim
eylemi
koĢu
ayak
içi,
iç-üst,
ayaküstü,
dıĢ
taktik oyun.
1. HAFTA
alıĢtırması, futbol
üst ile vuruĢ teknikleri.
oyunu, soğuma.
20dk ısınma, DeğiĢik
konumlardan çıkıĢ
2. HAFTA eylemli eĢli koĢu
alıĢtırması uygulama,
futbol oyunu,soğuma.
20 dk topla teknik ısınma,
20dk ısınma, koordinasyon
ayak tabanı ile, üstü ile, içi çalıĢması, taktik oyun.
ile dıĢ üst ile diz ile göğüs ile
top durdurma çalıĢmaları.
20dk ısınma, Hız ve
yön değiĢim eylemi
3. HAFTA koĢu alıĢtırması
uygulama futbol oyunu,
soğuma.
20 dk topla teknik ısınma,
ayak iç yüzeyi, dıĢ üst
yüzeyi, ayaküstü yüzeyi ile
top sürme.
20dk ısınma, Ģut çalıĢması,
taktik oyun.
20dk ısınma, Yer
kapmaca eylemli atak
4. HAFTA koĢu alıĢtırması futbol
oyunu, soğuma.
20 dk topla teknik ısınma,
yüz yüze, yanal, önlü arkalı
konumlarda engelleme ve
markaj.
20dk ısınma, koordinasyon
çalıĢması, taktik oyun.
20 dk ısınma,
Sınırlı alan içerisinde
5. HAFTA kovalamaca eylemli
koĢu alıĢtırması futbol
oyunu,soğuma.
20 dk topla teknik ısınma,
20dk ısınma, ritmik jimnastik
çalımlama top ile aldatmaca çalıĢması, eğitsel oyun.
çalıĢmaları.
20dk ısınma, Hız
değiĢim eylemli
6. HAFTA grup koĢu
alıĢtırması futbol
oyunu, soğuma.
20 dk topla teknik ısınma,
topsuz aldatma çalıĢmaları.
20dk ısınma, top ile ritm ve
koordinasyon geliĢtirici
harakatler, futbol oyunu içinde
teknik uygulamalar
20dk ısınma, Düz
20 dk topla teknik ısınma,
yönelimli ve tam dönüĢ kenar atıĢ(taç atıĢı)
7. HAFTA eylemli grup koĢu
çalıĢmaları
alıĢtırmaları futbol
oyunu,soğuma.
20dk ısınma, ritmik jimnastik
çalıĢması,esneklik
20dk ısınma,2 grupla
ters yönde eylemli koĢ
8. HAFTA alıĢt. fut.oyn.,soğuma
20dk ısınma, gruplar arası
turnuva maçları
20 dk topla teknik ısınma,
duran top çalıĢmaları.
çalıĢmalaları
31
2.3.1. Reaksiyon Zamanı Ölçümleri
Gereç: Newtest 1000 Reaksiyon Zaman Ölçer, masa, sandalye
Yöntem: Denekler, reaksiyon zamanı testi uygulama bölümüne, ölçüm değerlerinin
diğer sporcular tarafından görülmemesi ve dikkatlerinin dağılmaması için birer birer
alınmıĢtır. Deneklerin reaksiyon zamanlarını tespit etmek ve aralarında bir fark olup
olmadığını araĢtırmak amacıyla ıĢık (görsel) reaksiyon zamanı ölçümleri sağ ve sol el
olmak üzere new test reaksiyon aleti ile yapılmıĢtır. Denekler sessiz bir odaya tek tek
alınarak, sandalyeye elleri masanın üzerinde olacak Ģekilde oturması sağlandı.
Deneğin konsantrasyonu sağlanarak alete rahat olabileceği Ģekilde sağ ve sol el
iĢaret parmağıyla dokunması sağlandı. Deneklerin eĢit olmayan aralıklarla verilen
ıĢık uyaranlarına cevap vermesi istendi. IĢık uyaranları beĢ defa farklı zaman
aralıklarıyla verilerek bu uyarıya cevap süresi saniye cinsinden kaydedildi.
Ölçümlerdeki minimum ve maksimum değerler çıkarılarak cevap sürelerinin
aritmetik ortalamaları alındı ve ölçüm sonuçları saniye cinsinden kaydedildi.
Ölçümler new test reaksiyon ölçer cihazıyla gerçekleĢtirildi.
2.3.2. Yağ Ölçümleri (deri kıvrımı)
Gereç: Skinfold Kaliper
Yöntem: Vücut yağ yüzdesinin (VYY) belirlenmesi için, her açıklıkta 10g/mm2
basınç uygulayan skinfold kaliper kullanılmıĢtır, ölçümler, denek ayakta dik
pozisyonda iken sağ taraftan alındı. Deri kalınlığı, kaliper üzerindeki göstergeden 2-3
saniye içerisinde okundu. ÇalıĢmada, önceden belirlenen dört skinfold bölgesi
ölçümü aĢağıdaki gibi yapıldı;
Sırt (subscapularis): Kol aĢağıya sarkıtılmıĢ durumda ve vücut gevĢemiĢ durumda
iken, kürek kemiğinin hemen altından ve kemiğin kenanndan hafif diyagonal olarak
deri kıvrımı tutularak ölçüldü.
Triceps: Triceps kasının üzerinde, kolun dıĢ orta hattında acromion ve olecranon
çıkıntıları arasındaki mesafenin ortasından deri katlaması dikey tutularak ölçüldü.
32
Biceps: Kolun ön kısmından omuzla dirseğin orta noktasında, biceps brachi kasının
üzerinden dikey olarak deri katlanması tutularak ölçüldü.
Subra-iliaca: Vücudun yan orta hattında spina iliaca anterior superiorun hemen
üstünden alınan hafif diyagonal (yarım yatay) olarak deri kıvrımı tutularak ölçüldü
(Zorba 2001).
Vücut Yağ Yüzdesinin Hesaplanması
Dört standart bölgeden deri altı yağ dokusu ölçümleri Durning-Womersley'in
yaĢlara göre beden yoğunluğu formülüne göre hesaplanmıĢtır.
Log X= (biceps+ triceps+ subscapula+ subrailiac)
% Yağ- (4,95/ D- 4,5)* 100a (Özer 1993).
2.3.3. Boy Kilo Ölçümleri
Gereç: Dijital baskül, mezura
Yöntem: Deneklerin boy uzunlukları metre kullanılarak, çıplak ayak, ayaklar yere
düz basmıĢ, topuklar bitiĢik, dizler gergin ve vücut dik pozisyonda iken 1 mm
hassasiyetinde ölçülmüĢtür. Değerler santimetre (cm) cinsinden kaydedilmiĢtir.
Deneklerin vücut ağırlıkları dijital baskül kullanılarak, mümkün olduğunca hafif
giysilerle, 0,01 kg hassasiyetindeki dijital baskül kullanılarak ölçülmüĢtür. Değerler
kilogram (kg) olarak kaydedilmiĢtir.
2.4. Ġstatistiksel Analiz
Verilerin değerlendirilmesinde ve hesaplanmıĢ değerlerin bulunmasında
SPSS 16.0 istatistik paket program kullanılmıĢtır. Veriler ortalama ve standart
sapmalar verilerek özetlenmiĢtir. Verilerin normal dağılım gösterip göstermediği
One-Sample Kolmogorov-Smirnov testi ile test edilmiĢ ve verilerin normal dağılım
göstermediği tespit edilmiĢtir. Veriler normal dağılım göstermediği için bağımsız
değiĢkenler arasındaki farklılığın tespiti için Mann Whitney-U testi, bağımlı
değiĢkenler arasındaki farklılığın tespiti için ise Wilcoxon testi kullanılmıĢtır. Bu
çalıĢmada hata düzeyi 0.05 olarak alınmıĢtır.
33
3. BULGULAR
Çizelge 3.1. AraĢtırmaya katılan deneklere iliĢkin ön test değerlerinin ortalaması
DeğiĢkenler
Deney grubu
Kontrol grubu
Ön
test
Ön
test
N
Ortalama
Standart sapma
YaĢ
70
11,00
2,014
Boy(cm)
70
1,46
0,119
Vücut ağırlığı(kg)
70
40,64
9,534
Vücut kütle indeksi
70
18,737
2,219
Yağ%
70
10,089
2,185
IĢık(Görsel)(sn) reaksiyon zamanı
sağ
70
0,369
0,049
IĢık(Görsel)(sn) reaksiyon zamanı
sol
70
0,375
0,066
YaĢ
70
11,00
2,014
Boy(cm)
70
1,45
0,131
Vücut ağırlığı(kg)
70
39,00
12,023
Vücut kütle indeksi
70
18,086
2,881
Yağ%
70
10,336
3,360
IĢık(Görsel)(sn) reaksiyon zamanı
sağ
70
0,370
0,093
IĢık(Görsel)(sn) reaksiyon zamanı
sol
70
0,374
0,092
Çizelge 3.1. incelendiğinde araĢtırmaya deney gurubu olarak katılan deneklerin ön
test değerlerine iliĢkin yaĢ ortalaması 11,00 ± 2,014 yıl, boy ortalaması 1,46 ± 0,119
m, vücut ağırlığı ortalaması 40,64 ± 9,534 kg, vücut kütle indeksi 18,737 ± 2,219,
yağ % 10,089 ± 2,185, ıĢık (görsel) reaksiyon zamanı sağ 0,369 ± 0,049, ıĢık (görsel)
reaksiyon zamanı sol 0,375 ± 0,066 olarak tespit edilmiĢtir. AraĢtırmaya kontrol
grubu olarak katılan deneklerin ön test değerlerine iliĢkin yaĢ ortalaması 11,00 ±
2,014 yıl, boy ortalaması 1,45 ± 0,131 m, vücut ağırlığı ortalaması 39,00 ± 12,023
kg, vücut kütle indeksi 18,086 ± 2,881, yağ % 10,336 ± 3,360, ıĢık (görsel) reaksiyon
zamanı sağ 0,370 ± 0,093, görsel reaksiyon zamanı sol 0,374 ± 0,092 olarak tespit
edilmiĢtir.
34
Çizelge 3.2. AraĢtırmaya katılan deneklere iliĢkin son test değerlerinin ortalaması
DeğiĢkenler
Deney grubu
Kontrol grubu
Son test
N
Ortalama
Standart
sapma
YaĢ
70
11,00
2,014
Boy(cm)
70
1,46
0,119
Vücut ağırlığı(kg)
70
41,06
9,635
Vücut kütle indeksi
70
18,549
3,352
Yağ%
70
9,659
2,145
IĢık(Görsel)(sn)reaksiyon
zamanı sağ
70
0,346
0,056
IĢık(Görsel)(sn)reaksiyon
zamanı sol
70
0,367
0,081
YaĢ
70
11,00
2,014
Boy(cm)
70
1,45
0,131
Vücut ağırlığı(kg)
70
39,61
12,210
Vücut kütle indeksi
70
18,269
2,938
Yağ%
70
10,630
3,224
IĢık(Görsel)(sn)reaksiyon
zamanı sağ
70
0,363
0,083
IĢık(Görsel)(sn)
zamanı sol
70
0,373
0,091
Son test
reaksiyon
Çizelge 3.2. incelendiğinde araĢtırmaya deney gurubu olarak katılan deneklerin son
test değerlerine iliĢkin yaĢ ortalaması 11,00 ± 2,014 yıl, boy ortalaması 1,46 ± 0,119
m, vücut ağırlığı ortalaması 41,06 ± 9,635 kg, vücut kütle indeksi 18,549 ± 3,352,
yağ % 9,659 ± 2,145, ıĢık (görsel) reaksiyon zamanı sağ 0,346 ± 0,056 birim, ıĢık
(görsel) reaksiyon zamanı sol 0,367 ± 0,081 birim olarak tespit edilmiĢtir.
AraĢtırmaya kontrol grubu olarak katılan deneklerin son test değerlerine iliĢkin yaĢ
ortalaması 11,00 ± 2,014 yıl, boy ortalaması 1,45 ± 0,131 m, vücut ağırlığı
ortalaması 39,61 ± 12,210 kg, vücut kütle indeksi 18,269 ± 2,938, yağ % 10,630 ±
3,224,ıĢık (görse)l reaksiyon zamanı sağ 0,363 ± 0,083, ıĢık (görsel) reaksiyon
zamanı sol 0,373 ± 0,091 birim olarak tespit edilmiĢtir.
35
Çizelge 3.3. Deney ve kontrol gurubuna iliĢkin ön test değerlerinin karĢılaĢtırılması
DeğiĢkenler
Gruplar
Deney
grubu
N
70
Sıra
ortalamaları
Kontrol
grubu
70
70,50
Deney
grubu
70
73,01
Boy(cm)
Kontrol
grubu
70
67,99
Deney
grubu
70
76,90
Vücut ağırlığı(kg)
Kontrol
grubu
70
64,10
Deney
grubu
70
78,13
Vücut kütle indeksi
Kontrol
grubu
70
62,87
Deney
grubu
70
73,76
Yağ%
IĢık(Görsel)(sn) reaksiyon
zamanı sol
Kontrol
grubu
70
67,24
Deney
grubu
70
74,91
Kontrol
grubu
70
66,09
Deney
grubu
70
69,92
Kontrol
grubu
70
Z
P
2450,000
0,000
1,000
2274,500
0,732
0,464
2002,000
1,869
0,062
1916,000
2,226
0,026*
2221,500
0,953
0,341
2141,000
1,304
0,192
2409,500
0,170
0,865
70,50
YaĢ
IĢık(Görsel)(sn) reaksiyon
zamanı sağ
MannWhitney U
71,08
*P<0,05
Çizelge 3.3. incelendiğinde araĢtırmaya katılan deney ve kontrol gurubu ön test
değerlerinin karĢılaĢtırılmasında, yaĢ, boy, vücut ağırlığı, yağ%, ıĢık (görsel)
reaksiyon zamanı sağ, ıĢık (görsel) reaksiyon zamanı sol değiĢkenleri bakımından
deney ve kontrol gurubu arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit
edilmemiĢtir (P>0,05). Buna karĢın vücut kütle indeksi bakımından deney ve kontrol
36
gurubu ön test değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit
edilmiĢtir (P<0,05). Bu karĢılaĢtırmada deney gurubu vücut kütle indeksi ön test
değerleri kontrol gurubu vücut kütle indeksi ön test değerlerinden anlamı derecede
daha yüksek bulunmuĢtur.
Çizelge 3.4. Deney ve kontrol gurubuna iliĢkin son test değerlerinin karĢılaĢtırılması
DeğiĢkenler
Gruplar
Deney
grubu
N
70
Sıra
ortalamaları
Kontrol
grubu
70
64,44
Deney
grubu
70
76,64
Vücut kütle indeksi
Kontrol
grubu
70
64,36
Deney
grubu
70
66,00
Yağ%
IĢık(Görsel)(sn) reaksiyon
zamanı sol
Kontrol
grubu
70
75,00
Deney
grubu
70
65,26
Kontrol
grubu
70
75,74
Deney
grubu
70
72,34
Kontrol
grubu
70
Z
P
2026,000
1,769
0,077
2020,000
1,793
0,073
2135,000
1,313
0,189
2083,000
1,531
0,126
2321,000
0,538
0,590
76,56
Vücut ağırlığı(kg)
IĢık(Görsel)(sn) reaksiyon
zamanı sağ
MannWhitney U
68,66
*P<0,05
Çizelge 3.4. incelendiğinde araĢtırmaya katılan deney ve kontrol gurubu son test
değerlerinin karĢılaĢtırılmasında, vücut ağırlığı, vücut kütle indeksi, yağ%, ıĢık
(görsel) reaksiyon zamanı sağ, ıĢık (görsel) reaksiyon zamanı sol değiĢkenleri
bakımından deney ve kontrol gurubu arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık
tespit edilmemiĢtir (P>0,05).
Çizelge 3.5. Deney gurubuna iliĢkin ön test – son test değerlerinin karĢılaĢtırılması
37
DeğiĢkenler
Gruplar
N
Ortalama
Standart
sapma
Ön test
70
40,64
9,534
Son test
70
41,06
9,635
Ön test
70
18,737
2,219
Son test
70
18,549
3,352
Ön test
70
10,089
2,185
Son test
70
9,659
2,145
Ön test
70
0,369
0,049
Son test
70
0,346
0,056
Ön test
70
0,375
0,066
Son test
70
0,367
0,081
Vücut ağırlığı(kg)
Vücut kütle indeksi
Yağ%
IĢık(Görsel)(sn)reaksiyon zamanı
sağ
IĢık(Görsel)(sn)reaksiyon zamanı
sol
Z
P
0,141
0,888
0,830
0,407
2,696
0,007*
3,117
0,002*
0,614
0,539
*P<0,05
Çizelge 3.5. incelendiğinde araĢtırmaya katılan deney gurubu ön test – son test
değerlerinin karĢılaĢtırılmasında, vücut ağırlığı, vücut kütle indeksi, ıĢık (görsel)
reaksiyon zamanı sol değiĢkenleri bakımından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık
tespit edilmemiĢtir (P>0,05). Buna karĢın yağ%, ıĢık (görsel) reaksiyon zamanı sağ
bakımından ön test – son test değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir
farklılık tespit edilmiĢtir (P<0,05). Bu karĢılaĢtırmada yağ%, ıĢık (görsel) reaksiyon
zamanı sağ için elde edilen ön test değerleri yağ%, ıĢık (görsel) reaksiyon zamanı
sağ için elde edilen son test değerlerinden anlamı derecede daha yüksek
bulunmuĢtur.
38
Çizelge 3.6. Kontrol gurubuna iliĢkin ön test – son test değerlerinin karĢılaĢtırılması
DeğiĢkenler
Gruplar
N
Ortalama
Standart
sapma
Ön test
70
39,00
12,023
Son test
70
39,61
12,210
Ön test
70
18,086
2,881
Son test
70
18,269
2,938
Ön test
70
10,336
3,360
Son test
70
10,630
3,224
Ön test
70
0,370
0,093
Son test
70
0,363
0,083
Ön test
70
0,374
0,092
Son test
70
0,373
0,091
Vücut ağırlığı(kg)
Vücut kütle indeksi
Yağ%
IĢık(Görsel)(sn)reaksiyon
zamanı sağ
IĢık(Görsel)(sn)reaksiyon
zamanı sol
Z
P
-5,051
0,000*
-3,066
0,002*
-6,011
0,000*
-1,059
0,289
-1,710
0,087
*P<0,05
Çizelge 3.6. incelendiğinde araĢtırmaya katılan kontrol gurubu ön test – son test
değerlerinin karĢılaĢtırılmasında, ıĢık (görsel) reaksiyon zamanı sağ, ıĢık (görsel)
reaksiyon zamanı sol değiĢkenleri bakımından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık
tespit edilmemiĢtir (P>0,05). Buna karĢın vücut ağırlığı, vücut kütle indeksi ve yağ%
değiĢkenleri bakımından ön test – son test değerleri arasında istatistiksel olarak
anlamlı bir farklılık tespit edilmiĢtir (P<0,05). Bu karĢılaĢtırmada vücut ağırlığı,
vücut kütle indeksi ve yağ% için elde edilen ön test değerleri vücut ağırlığı, vücut
kütle indeksi ve yağ% için elde edilen son test değerlerinden anlamı derecede daha
düĢük bulunmuĢtur.
39
4. TARTIġMA
Futbol branĢını yapan çocukların ıĢık (görsel) reaksiyon zamanlarının
belirlenmesi amacıyla yapılan çalıĢmada;
AraĢtırmaya deney gurubu olarak katılan deneklerin ön test değerlerine iliĢkin
yaĢ ortalaması 11,00 ± 2,014 yıl, boy ortalaması 1,46 ± 0,119 m (Çizelge 3.1).
Deneklerin son test değerlerine iliĢkin yaĢ ortalaması ise 11,00 ± 2,014 yıl, boy
ortalaması 1,46 ± 0,119 m (Çizelge 3.2) ve araĢtırmaya kontrol grubu olarak katılan
deneklerin ön test değerlerine iliĢkin yaĢ ortalaması 11,00 ± 2,014 yıl, boy ortalaması
1,45 ± 0,131 m (Çizelge 3.1).Kontrol grubu olarak katılan deneklerin son test
değerlerine iliĢkin yaĢ ortalaması ise 11,00 ± 2,014 yıl, boy ortalaması 1,45 ± 0,131
m (Çizelge 3.2) olarak tespit edilmiĢtir.
Bozkurt (2000) 13 yaĢ grubu futbolcular üzerinde yaptığı çalıĢmada
sporcuların boy uzunlukları ortalamasını 157, 73 ± 8, 69 cm., 14 yaĢ grubu
sporcuların boy uzunlukları ortalamasını ise 162, 69 ± 7, 05 cm olarak bulmuĢtur.
ġahin (2007) 12 – 14 yaĢlar arası erkek öğrencilerin üzerinde yaptığı
çalıĢmada sporcuların boylarını 154,09 ± 11,43 cm olarak bulmuĢ ve çalıĢma
sonunda sporcuların boylarında anlamlı bir artıĢ tespit etmiĢtir (p<0.01)
Saygın ve ark (2005), yaĢ ortalamaları 10 ile 12 yaĢ arasında bulunan toplam
202 erkek çocuk üzerinde yaptıkları çalıĢmada boy ortalamalarını 141,43 ± 8.42 cm
olarak bulmuĢ ve boy değerlerini istatistiksel açıdan anlamlı bulunduğu (p<0.01)
bildirmiĢlerdir.
Erol ve ark (1999) 13 – 14 yaĢ grubu erkek basketbolcular üzerinde yaptığı
10 haftalık çalıĢma sonucunda boy ortalamalarında 1,8 cm lik artıĢ saptamıĢlar. Boy
ortalamalarındaki artıĢ istatistiksel olarak anlamlı bulmuĢlardır (p<0.01).
AraĢtırmaya deney gurubu olarak katılan deneklerin ön test değerlerine iliĢkin
vücut ağırlığı ortalaması 40,64 ± 9,534 kg, vücut kütle indeksi 18,737 ± 2,219, yağ
% 10,089 ± 2,185 (Çizelge 3.1). Deneklerin son test değerlerine iliĢkin, vücut ağırlığı
40
ortalaması 41,06 ± 9,635 kg, vücut kütle indeksi 18,549 ± 3,352, yağ % 9,659 ±
2,145 (Çizelge 3.2) ve araĢtırmaya kontrol grubu olarak katılan deneklerin ön test
değerlerine iliĢkin vücut ağırlığı ortalaması 39,00 ± 12,023 kg, vücut kütle indeksi
18,086 ± 2,881, yağ % 10,336 ± 3,360 (Çizelge 3.1). .Kontrol grubu olarak katılan
deneklerin son test değerlerine iliĢkin vücut ağırlığı ortalaması ise 41,06 ± 9,635 kg,
vücut kütle indeksi 18,549 ± 3,352, yağ % 9,659 ± 2,145 (Çizelge 3.2) olarak tespit
edilmiĢtir.
ġen (2002) 12 yaĢ erkek öğrenciler üzerinde yaptığı çalıĢmada; antrenman
grubunun vücut ağırlığı değerlerinde anlamlı geliĢme tespit etmiĢtir. Ancak kontrol
grubu aynı geliĢmeyi gösterememiĢtir.
ġahin (2007) 12–14 yaĢlar arası erkek öğrencilerin üzerinde yaptığı çalıĢmada
vücut ağırlığı değerlerinde ön test ortalamaları 42,84 ± 11,66 kg olarak bulunmuĢ,
son test ortalamaları ise 42,90 ± 11,73 kg olarak bulunmuĢ ve istatistiksel açıdan
0.05 düzeyinde anlamlı farklılık olmadığını tespit etmiĢtir (p>0.05)
ĠbiĢ ve ark (2002) yaĢ ortalamaları 12 ile 14 yaĢ arasında bulunan toplam 36
çocuk üzerinde yapmıĢ oldukları çalıĢmada vücut ağırlığı değerlerinde deney grubu
ön test ortalamaları 39,97 ± 8,25 kg olarak, son test ortalamalarını ise 41,77 ± 8,50
kg, kontrol grubu ön test ortalamalarını 19,02 ± 2,74 kg olarak son test ortalamalarını
ise 19,56 ± 3,62 kg olarak bildirmektedir. ĠbiĢ yaz spor okullarında yapmıĢ olduğu
çalıĢmada sporcuların vücut ağırlıklarında anlamlı artıĢ tespit etmiĢtir
Yapılan çalıĢmada; deney gurubu olarak katılan deneklerin ön test değerlerine
iliĢkin ıĢık (görsel) reaksiyon zamanı sağ 0,369 ± 0 049, ıĢık (görsel), reaksiyon
zamanı sol 0,375 ± 0,066 (Çizelge 3.1) son test değerlerinde ıĢık (görsel), reaksiyon
zamanı sağ 0,346 ± 0,056 birim girilecek, ıĢık (görsel) reaksiyon zamanı sol 0,367 ±
0,081 birim olarak tespit edilmiĢtir (Çizelge 3.2).AraĢtırmaya kontrol grubu olarak
katılan deneklerin ön test değerlerine iliĢkin ıĢık ( görsel) reaksiyon zamanı sağ 0,370
± 0,093,ıĢık (görsel) reaksiyon zamanı sol 0,374 ± 0,092 (Çizelge 3.1). son test
değerlerine iliĢkin ıĢık (görsel) reaksiyon zamanı sağ 0,363 ± 0,083, ıĢık (görsel)
reaksiyon zamanı sol 0,373 ± 0,091 olarak tespit edilmiĢtir (Çizelge 3.2).
41
Bayar ve Koruç (1992) yaptıkları çalıĢmada 1977 – 1982 yılları arasında
doğan ve 19 Mayıs spor sitesindeki yaz spor okuluna katılan öğrencilerin reaksiyon
zamanını ve el göz koordinasyonu değerleri üzerinde yaptıkları 1982 doğumlu
bayanların aynı yaĢtaki erkeklere göre reaksiyon zamanının daha kısa olduğu tespit
edilmiĢtir. Ancak yaĢları ilerledikçe erkeklerin reaksiyon zamanları kısalmıĢ,
bayanların ki uzamıĢtır.
Singer (1980), Magili (1984) ve Schmidt (1991) farklı yazılarında en hızlı
reaksiyon zamanının sadece bir uyaran ve tepki gerektiren durumlarda oluĢtuğunu
belirtmiĢtir. Oysa reaksiyon zamanı seçimi söz konusu olduğunda birden fazla
uyarıcıya birden fazla tepki verme isteği de artmaktadır. Bu sebepten reaksiyon
zamanında uzama olmaktadır.
ġahin (1995) hentbol oyuncuları ile yapmıĢ olduğu tez çalıĢmasında
kalecilerin diğer mevki oyuncularından daha iyi reaksiyon zamanına sahip olduğunu
tespit etmiĢtir.
Magill (1984) çalıĢmasında, mücadele sporlarında görsel ve dokunsal
uyaranlar ön planda iken, sportif oyunlarda görsel, dokunsal ve iĢitsel uyaranlar,
sprint gibi çıkıĢ gerektiren sporlarda da iĢitsel uyaranın önemli olduğunu belirtmiĢtir.
Görsel uyaranlara iĢitsel uyaranlardan daha geç tepki gösterildiğini belirtmiĢtir
Marancı (1999) amatör futbolcular üzerinde yaptığı çalıĢmasında kalecilerle,
savunma,
orta saha ve forvet oyuncularının reaksiyon zamanlarını görsel uyarana
cevap sürelerini kalecilerde 470 ms, defans 530 ms, orta saha 510 ms ve forvet 490
ms olarak, iĢitsel olarak kaleciler 397 ms, defans 490 ms, orta saha 430 ms ve forvet
420 ms tespit etmiĢtir.
AraĢtırmacılar, reaksiyon zamanının kalıtımsal ve geliĢimsel yönleriyle
ilgilenmiĢlerdir. Basit reaksiyon zamanının karmaĢık (kompleks) reaksiyon zamanına
göre daha az geliĢim gösterdiğini belirtmektedirler. Yapılan araĢtırmalarda karmaĢık
(kompleks) reaksiyon zamanının da %30 ile % 40 arasında geliĢmenin
sağlanabileceğini saptamıĢlardır (ġahin 1995).
42
Bazı çalıĢmalar reaksiyon zamanının antrenmanla kısalabileceğini fakat belli
bir değerin altına düĢürülemeyeceğini belirtmektedir. Bununla birlikte Agopyan ise,
antrenmanların etkisiyle reaksiyon zamanındaki en büyük geliĢmenin 9 – 12 yaĢ
arasında olduğunu belirtmektedir (Agopyan 2002).
AraĢtırmaya katılan deney ve kontrol gurubu ön test değerlerinin
karĢılaĢtırılmasında, yaĢ, boy, vücut ağırlığı, yağ%, ıĢık (görsel) reaksiyon zamanı
sağ, ıĢık (görsel) reaksiyon zamanı sol değiĢkenleri bakımından deney ve kontrol
gurubu arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmemiĢtir (P>0,05).
Buna karĢın vücut kütle indeksi bakımından deney ve kontrol gurubu ön test
değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmiĢtir (P<0,05).
Bu karĢılaĢtırmada deney gurubu vücut kütle indeksi ön test değerleri kontrol gurubu
vücut kütle indeksi ön test değerlerinden anlamı derecede daha yüksek bulunmuĢtur
(Çizelge 3.3).
AraĢtırmaya katılan deney ve kontrol gurubu son test değerlerinin
karĢılaĢtırılmasında, vücut ağırlığı, vücut kütle indeksi, yağ%, ıĢık (görsel) reaksiyon
zamanı sağ, bakımından deney ve kontrol gurubu arasında istatistiksel olarak anlamlı
bir farklılık tespit edilmemiĢtir (P>0,05) (Çizelge 3.4).
AraĢtırmaya katılan deney gurubu ön test – son test değerlerinin
karĢılaĢtırılmasında, vücut ağırlığı, vücut kütle indeksi, ıĢık (görsel) reaksiyon
zamanı sol değiĢkenleri bakımından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit
edilmemiĢtir (P>0,05). Buna karĢın yağ%, görsel ıĢık ( reaksiyon) zamanı sağ
değiĢkeni bakımından ön test – son test değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı
bir farklılık tespit edilmiĢtir (P<0,05). Bu karĢılaĢtırmada yağ%, ıĢık (görsel)
reaksiyon zamanı sağ için elde edilen ön test değerleri yağ%, ıĢık (görsel) reaksiyon
zamanı sağ için elde edilen son test değerlerinden anlamı derecede daha yüksek
bulunmuĢtur (Çizelge 3.5).
AraĢtırmaya katılan kontrol gurubu ön test – son test değerlerinin
karĢılaĢtırılmasında, ıĢık (görsel) reaksiyon zamanı sağ, ıĢık (görsel) reaksiyon
zamanı değiĢkenleri bakımından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit
edilmemiĢtir (P>0,05). Buna karĢın vücut ağırlığı, vücut kütle indeksi ve yağ%
43
değiĢkenleri bakımından ön test – son test değerleri arasında istatistiksel olarak
anlamlı bir farklılık tespit edilmiĢtir (P<0,05). Bu karĢılaĢtırmada vücut ağırlığı,
vücut kütle indeksi ve yağ% için elde edilen ön test değerleri vücut ağırlığı, vücut
kütle indeksi ve yağ% için elde edilen son test değerlerinden anlamı derecede daha
düĢük bulunmuĢtur (Çizelge 3.6).
Bu çalıĢma sonucunda; futbol branĢına katılan 9-14 yaĢ grubu erkek
çocuklarının ıĢık (görsel) reaksiyon zamanlarının belirlemek amacı ile yapılan
çalıĢmada 16 hafta süre ile verilen futbol antreman programının çocukların ıĢık
(görsel) reaksiyon zamanlarında olumlu yönde etkilediği söylenebilir.
44
5. SONUÇ VE ÖNERĠLER
Bu çalıĢma sonucunda; futbol branĢına katılan 9-14 yaĢ grubu erkek
çocuklarının ıĢık (görsel) reaksiyon zamanlarının belirlemek amacı ile yapılan
çalıĢmada 16 hafta süre ile verilen futbol antreman programının çocukların ıĢık
(görsel) reaksiyon zamanlarında olumlu yönde etkilediği söylenebilir.
Öneriler;
ÇalıĢma, diğer spor branĢlarındaki sporcularda cinsiyet ve yaĢ grupları göz
önüne alınarak karĢılaĢtırılabilir.
Bu tür çalıĢmaların diğer branĢlardaki elit sporcular üzerinde, daha fazla
denekle yapılması özellikle kalecisi olan branĢların geliĢimi açısından önemlidir.
Reaksiyon zamanın kısa oluĢunun bir avantaj olduğu gerçeğinden hareketle
antrenörler,
kaleciler
için
antrenörler
reaksiyon
çalıĢmalarına
antrenman
programlarında daha yoğun olarak yer vermelidirler.
Ferdi branĢlarda ve mücadele sporcularda da bu tip çalıĢmalar yapılabilir.
Benzer çalıĢmalar yapılırken antrenman programı reaksiyon zamanını
geliĢtirci antrenman planlanması yapılabilir.
Yapılan reaksiyon ölçümlerinin sportif branĢ özelliğine yönelik yapılması
örneğin; futbolda ağırlıklı kullanılan ayağın reaksiyonu, boksörün el reaksiyonu.
45
6. ÖZET
T.C.
SELÇUK ÜNĠVERSĠTESĠ
SAĞLIK BĠLĠMLERĠ ENSTĠTÜSÜ
Futbol BranĢına Katılan 9–14 YaĢ Grubu Erkek Çocuklarının IĢık Reaksiyon
Zamanlarının Belirlenmesi
Hayrunnisa BOYAR
YÜKSEK LĠSANS TEZĠ / KONYA-2013
BEDEN EĞĠTĠMĠ VE SPOR ÖĞRETMENLĠĞĠ ANABĠLĠM DALI
Bu çalıĢma; Konya ili merkezinde bulunan Konya BeĢiktaĢ Spor Okulu‟na katılan 9-14 yaĢ
grubu erkek futbolcular üzerinde uygulanmıĢtır. Deney grubuna uygulanan çalıĢmada gönüllü 80 kiĢi
katılmıĢtır. Herhangi bir ön seçim uygulanmamıĢtır. AraĢtırmamızda çocuklara 16 haftalık, haftada üç
gün ikiĢer saat temel futbol antrenman programı uygulanmıĢtır. Uygulanan temel futbol antrenmanları
ile çocukların ıĢık (görsel) reaksiyon zamanlarında herhangi bir değiĢme olup olmadığını
incelenmiĢtir.
Verilerin değerlendirilmesinde ve hesaplanmıĢ değerlerin bulunmasında SPSS 16.0 istatistik
paket program kullanılmıĢtır. Veriler ortalama ve standart sapmalar verilerek özetlenmiĢtir. Verilerin
normal dağılım gösterip göstermediği One-Sample Kolmogorov-Smirnov testi ile test edilmiĢ ve
verilerin normal dağılım göstermediği tespit edilmiĢtir. Veriler normal dağılım göstermediği için
bağımsız değiĢkenler arasındaki farklılığın tespiti için Mann Whitney-U testi, bağımlı değiĢkenler
arasındaki farklılığın tespiti için ise Wilcoxon testi kullanılmıĢtır. Bu çalıĢmada hata düzeyi 0.05
olarak alınmıĢtır.AraĢtırmaya katılan deney gurubu ön test – son test değerlerinin karĢılaĢtırılmasında,
vücut ağırlığı, vücut kütle indeksi,ıĢık (görsel) reaksiyon zamanı sol değiĢkenleri bakımından
istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmemiĢtir (P>0,05). Buna karĢın yağ% ıĢık (görsel)
reaksiyon zamanı sağ değiĢkeni bakımından ön test – son test değerleri arasında istatistiksel olarak
anlamlı bir farklılık tespit edilmiĢtir (P<0,05). Bu karĢılaĢtırmada yağ%, ıĢık (görsel) reaksiyon
zamanı sağ için elde edilen ön test değerleri yağ%, ıĢık (görsel) reaksiyon zamanı sağ için elde edilen
son test değerlerinden anlamı derecede daha yüksek bulunmuĢtur (P<0,05).
AraĢtırmaya katılan kontrol gurubu ön test – son test değerlerinin karĢılaĢtırılmasında, ıĢık
(görsel) reaksiyon zamanı sağ, ıĢık (görsel) reaksiyon zamanı değiĢkenleri bakımından istatistiksel
olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmemiĢtir (P>0,05). Buna karĢın vücut ağırlığı, vücut kütle
indeksi ve yağ% değiĢkenleri bakımından ön test – son test değerleri arasında istatistiksel olarak
anlamlı bir farklılık tespit edilmiĢtir (P<0,05). Bu karĢılaĢtırmada vücut ağırlığı, vücut kütle indeksi ve
yağ% için elde edilen ön test değerleri vücut ağırlığı, vücut kütle indeksi ve yağ% için elde edilen son
test değerlerinden anlamı derecede daha düĢük bulunmuĢtur (P<0,05).
Bu çalıĢma sonucunda; futbol branĢına katılan 9-14 yaĢ grubu erkek çocuklarının ıĢık (görsel)
reaksiyon zamanlarının belirlemek amacı ile yapılan çalıĢmada 16 hafta süre ile verilen futbol
antreman programının çocukların ıĢık (görsel) reaksiyon zamanlarında olumlu yönde etkilediği
söylenebilir.
Anahtar Sözcükler: Antropometri; futbol; reaksiyon zamanı.
46
7. SUMMARY
Determining The Time Of Light Reaction Of The Male Children Between 9 And
14 Yrs Old Who Attended The Football Branch.
This study: It has been applied on children who had been involved in Konya BeĢiktaĢ Sport
Club in Konya City Centrum and who were 9-14 aged male soccers.80 volunteers participated in
this experiment.There was not any pre-election. In this study,Basic football training program put into
practice on children who are 16 weeks which is 2 hours in a week.As a result of basic football training
,It was observed that whether there were any changes in liğht reaction time or not.
SPSS 16.0 Statistical packet program was used in evaluating data and finding calculated
values.Data were summarized in light of average and standard deviation.One-Sample KolmogorovSmirnov test was used in order to test whether there were any normal distribution in data and it was
ascertained that data did not show normal distribution.Because data did not show normal distribution
,Man Whitney-U test was used in order to determine variety among independent variables, and
Wilcoxon test was used to determine variety among dependent variable.Error was taken as 0.05 in
this study.It was not observed semantic variety statistically in terms of body weights,body mass
index,visual reaction time left variables in comparing pre-final test values of experiment group
involved in research(P>0,05).Despite that fat% , in terms of visual reaction time left variable , was
determined to be semantic differences between pre - final test values statistically (P<0,05).In this
comparison fat% was found to be significantly higher than final test values obtained for visual
reaction time right. (P<0,05)
It was observed semantic difference statistically in terms of visual reaction time right, visual
reaction time variables in comparing pre-final test values of experiment group involved in
research(P>0,05).In spite of that,in terms of body weights,body mass index and fat% variables,it was
determined to be semantic differences between pre - final test values statistically (P<0,05).In this
comparison, body weights,body mass index and fat% pre-test values were found meaningfully lower
than body weights,body mass index and fat% final-test values (P<0,05).
As a result of this study which was performed in order to determine light (visual) reaction
periods of male students between 9 and 14 years old who participated in football, it can be concluded
that 16-week football training program positively affected their light (visual) reaction periods.
Key Words : ; Anthropometry; football; reaction time.
47
8. KAYNAKLAR
1. Açıkada C, Ergen E.Bilim ve Spor. Ankara. Büro - Tek. Ofset Matbaacılık. 1990; 11: 22–128.
2. Adam JJ, Wuyts IJ. Gender Differences in choise reaction time. Evidence for differential– strategies.
Ergonomics. 1999; 42: 327–339.
3. Agopyan A. Ritmik Sportif Cimnastikte Morfolojik özelliklerin performansa etkileri. Ġstanbul,
Marmara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü ABD, Yüksek Lisans Tezi. 2002.
4. Agostini R. Medical and orthopedic ıssues of active and athetic women, Philadelphia Hanley and
Belfus Inc. 1994; 23–28.
5. Ağaoğlu S,Y. Profesyonel ve amatör futbolcuların hareket ve reaksiyon zamanlarının
karĢılaĢtırılması, Samsun, 19 Mayıs Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü ABD, Yüksek
Lisans Tezi, 1994;
6. Akgün N. Egzersiz Fizyolojisi, 4. Baskı, Ġzmir Ege Üniversitesi Basımevi.. 1992; 4: 27–30.
7. Akgün N. Egzersiz ve Spor Fizyolojisi. 5. Baskı. Ġzmir Ege Üniversitesi Basımevi, 1994; 179.
8. Alpkaya U. PNF Stretching ve Dinamik Stretching Tekniklerinin Hareket GeniĢliklerindeki ArtıĢı
ile Reaksiyon, Hareket ve Tepki Zamanlarına Etkisinin Ġncelenmesi, Ġstanbul, Marmara
Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü ABD, Yüksek Lisans Tezi, 1994.
9. Annett M. The distribution of manual asymmetry. Br J Psychol,1972; 63: 343- 358.
10. Arslanoğlu K. Futbolun Psikiyatrisi. Ġstanbul Ġthaki Yayınları. 2005; 28–30.
11. Bağırtan T. Sürat çalıĢmaları. Ankara. Bağırgan Yayınevi. 1982; 18–19,
12. Bayar P, Koruç Z.” Reaksiyon zamanı el ve göz koordinasyonu ölçer iki aracın türkiye normlarının
saptanmasına ön çalıĢma sonuçları, ” H.Ü, Spor Bilimleri ve Teknolojisi Yüksek Okulu Yayını
Spor Bilimleri II. Ulusal Kongre Bildirileri, Ankara. 1993; 130–135.
13. Bompa TO. Antrenman Kuramı ve Yöntemi. Ankara, Bağırgan Yayınevi. 1998; 369–472.
14. Bozkurt S. Ġstanbul Bölgesi 13–14 YaĢ Grubu Lisanslı Futbolculara Uygulanan Motorik ve Futbol
Beceri Testleri, Ġstanbul, Marmara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü ABD, Yüksek
Lisans Tezi, 2000.
15. Büyükyazı G, Tatar A. Düzenli Egzersiz Yapan Erkeklerin Reaksiyon Zamanı Düzeylerinin
Sedanterler ile KarĢılaĢtırılması. Ankara. Gazi Beden Eğitimi ve Spor Bilimkeri Dergisi. 2004;
4 (9): 41–50.
16. Carnahan H, Elliott D, Lee T. Dual-task interference between speaking and listening and a unipedal
force production task. Neuropsychologia. 1986;4: 583–586.
17. Chibber S,R. and Singh I. Asymmetry in muscle weight and one sided dominance in the human
lower limbs, Anat. 1970; 106–556.
18. Çimen O, Cicioğlu Ġ, Günay M. Erkek ve Bayan Türk Genç Mili Masa Tenisçilerinin Fiziksel ve
Fizyolojik Profilleri. Ankara. Gazi üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Bilimleri Dergisi. 1997;
4: 7–2.
19. Çolakoğlu M, Tiryaki ġ, Moralı S. Konsantrasyon çalıĢmalarının reaksiyon zamanı üzerine etkisi.
HÜSBD. 1993; 4: 32–47.
48
20. Dane ġ., Hazar F., Tan Ü. “Correlations Between Eye-Hand Reaction Time and Power of Various
Muscles in Badminton Players” International Journal of Neuroscience. 349 – 354, 2008 .
21. David A, Dainty R, Norman W. Standardizing biomechanical testing in sports. 10. Edication.
USA.1987.
22. Dündar U. Antrenman Teorisi. Ankara. Bağırgan Yayın. 1998; 4: 124–128.
23. Dündar U. Antrenman Teorisi. Ankara. Bağırgan Yayınevi. 1996; 3: 133–135.
24. Erol E, Cicioğlu Ġ, Pulur A. 13–14 YaĢ Grubu Erkek Basketbolculara Yönelik Dayanıklılık
Antrenmanının Vücut Kompozisyonu ile Bazı Fiziksel ve Fizyolojik ve Kan Parametreleri
Üzerine Etkisi. Gazi Beden Eğitimi ve Spor Dergisi. 1999; 4: 12–20.
25. Ferah A. Futbol Eğitim Öğretim. Ġstanbul. Nehir Matbaası. 2000;10.
26. Gallahue DL. Understanding Motor Development in Children. Newyork, John Wiley and Sons.
1982;14
27. Gottstanker R. Age and Simple Reaction Time. Journal of Gerontology. 1982; 37: 342–348.
28. Günay M, Erol E, SavaĢ S. Futbolculardaki Kuvvet, Esneklik, Çabukluk ve Anaerobik Gücün Boy,
Vücut Ağırlığı ve Bazı Antropemetrik Parametrelerle ĠliĢkisi. Ankara. HÜSBD. 1994; 5: 3–11.
29. Günay, M, Yüce, A, Çolakoğlu T. Futbol Antrenmanının Bilimsel Temelleri. Ankara. Seren Ofset.
1996; 34 – 40.
30. Günay M. Egzersiz Fizyolojisi. Ankara, Bağırgan Yayınevi. 1998; 46–58.
31. Günay M, Yüce ĠA. Futbol Antrenmanının Bilimsel Temelleri. Ankara. Gazi Kitabevi. 2001; 3: 45–
52.
32. Günay M, Tamer K, Cicioğlu Ġ. Spor Fizyolojisi ve Performans Ölçümü. Ankara. Gazi Kitabevi.
2006; 98–101.
33. Henry FM. Use of simple reaction time in motor programing studies. J of Motor Behaviour. 1980;
12: 163–168.
34. ĠbiĢ S. Yaz spor okullarına katılan 12-14 yaĢ grubu erkek futbolcuların bazı fiziksel ve fizyolojik
parametrelerinin incelenmesi, Niğde, Niğde Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü ABD,
Yüksek Lisans Tezi, 2002.
35. Ġkizler C. Sporda BaĢarının Psikolojisi. Ġstanbul. Alfa Basım Yayım Dağıtım. 1993;11: 51-81.
36. Ġnal NA. Futbol‟da Eğitim Öğretim. Ankara. Nobel Yayın Dağıtım. 2004; 2.
37. Kaplan Y. “Bir Futbol Arkeolojisi ve Felsefesi: Neo-pagan Popüler Kültür Olarak Futbol” Bilim ve
Aklın Aydınlığında Eğitim Dergisi. 2004; 57: 18–25.
38. Koç H, Kaya M, SarıtaĢ N, Çoksevim B. “ Futbolcularda ve tenisçilerde bazı fiziksel ve fizyolojik
parametrelerin karĢılaĢtırılması ”, Sağlık Bilimleri Dergisi (Journal Of Health Sciences). 2006;
15: 161–167.
39. Konter E. Futbolda Süratin Teori ve Pratiği. Ankara. Bağırgan Yayınevi. 1997; 136-164.
40. Magil RA. Motor learning. USA. Wm. C.Brown Comp. Pub. 1980; 14: 1–10.
41. Magil RA. Motor learning. Concept and Aplications. USA, Dubuque Iowa, Wm. C.Brown
Publishers. 1989.
49
42. Marancı B. Ankara li 1.amatör liginde mücadele eden futbol kalecileri ve diğer mevkilerde bulunan
oyuncuların motorik özellikleri, reaksiyon zamanları ve vücut yağ yüzdelerinin
karĢılaĢtırılması, Ankara, Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü ABD, Yüksek Lisans
Tezi, 1999.
43. Muratlı S. Antrenman Bilimi IĢığında Çocuk ve Spor. Ankara. Nobel Yayın Dağıtım. 2007;1: 2.
44. Muratlı S. Çocuk ve Spor. Ankara. Bağırgan Yayınevi. 1997; 2: 174 -175.
45. Orhan S. Aktif Sporcu ve Sedanter Öğrencilerin Reaksiyon Zamanı, Dikey Sıçrama ve Anaerobik
Güç Değerlerinin KarĢılaĢtırılması, Ankara, Gazi Üniversitesi, Sağlık Bilimkeri Enstitüsü
ABD, Yüksek Lisans Tezi. 2001.
46. Ostering LR, Robertson RN, Troxel RK, Hansen P. “differential responses to proprioceptive
neuromuscular facalitition (PNF) Strenchtecnigues” Medicine and Science in Sports an
Exercise. 1990; 1: 164 -165.
47. Ottoson D. Psychology of the nervous system, Sweden, Mcmillan Pres Ltd. 1983.
48. Oxedine JB. Phychology and motor learning, reaction and movement speed. Newyork, Appleton
century. 1980.
49. Oxedine JB. Psychology of motor learning. II. Newyork. Englewood Cliffs, NJ: Prentice-Hall
1982.
50. Özer K. Antropometri sporda morfolojik planlama. Ġstanbul. Kazancı Matbaacılık.1993; 1–11.
51. Özer K. Çocuklarda motor geliĢim. Ġstanbul. Kazancı Matbaacılık. 1998;1: 29–32.
52. Proteau L, Livesque L, Lourencelle J, Girouard Y. Decision Making in Sport.: „‟ The effect of
stimulus-response probability on the performance of a coincidence anticipation task.„‟Research
Quarterly for Exercise and Sports. 1989; 60: 66–76.
53. Reilly T. What research tells the coach about soccer, american alliance for health, physical
education, recreation and dance. Washington DC. 1979.
54. Rosenrot P. Asymmetry of gait and lower limb dominance. Unpublished Master's thesis, University
of Guelph. Ontario, Canada. 1980.
55. Saygın Ö, Polat Y, Karacabey K. Çocuklarda hareket eğitiminin fiziksel uygunluk ve özelliklerine
etkisi, Fırat Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi. 2005; 19: 205–212.
56. Schmidt RA. .Motor control and learning: a behavioral emphasis. USA: Human Kinetics pub. Inc.
1988.
57. Schmidt RA. Motor learning and performance. USA: Human Kinetics Boks. 1991.
58. Scierarretta D, Bawa P. “Modulation of stretch aktivity with ınstruction” Electronic Clinical
Neurology. 1990.
59. Schmidt RA. Motor control and learning. USA: Human Kinetics pub.1998.
60. Singh I. Functional asymmetry in the lower limbs. Acta Anatomica.1970; 77: 131–138.
61. Singer NR. Motor learning and human performance. New York. Macmillan Publishing. 1980; 26–
32.
62. Sevim Y. Kondisyon Antrenmanı. Ankara. Gazi Büro Kitap Evi. 1991;1: 5-54.
50
63. Sevim Y. Antrenman Bilgisi. Ankara. Nobel Yayınevi. 2002;1: 156–158.
64. Sevim Y. Antrenman Bilgisi. Ankara. Bağırgan Yayınevi. 2006; 20–33.
65. Sharkey BH. Coaches guıde to sport physiology. Ġllinois,.Human Kineticks Publishers, 1986; 39.
66. Spirduso WW. physical dimension of aging. England. Human Kinetics.1995.
67. Syer J, Connolly C. Sporcular için zihinsel antrenman rehberi ., (Çeviren F. Umur Erkan), Ankara.
Bağırgan Yayınevi. 1998.
68. ġahin R. Erkek hentbolcularda kalecilerle saha oyuncularının reaksiyon zamanlarının
karĢılaĢtırılması, Ankara, Gazi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Beden Eğitimi ve Spor
ABD, Yüksek Lisans Tezi, 1995.
69. ġahin O. Düzenli egzersiz eğitiminin 12–14 yaĢ çocukların bazı fiziksel ve fizyolojik parametreleri
üzerine etkisinin incelenmesi, Konya, Selçuk Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü ABD,
Yüksek Lisans Tezi, 2007.
70. ġen M. 12 YaĢ grubu erkek çocukların yapay tırmanıĢ duvarı üzerindeki antrenmanlarının motorik
özellikler üzerindeki etkilerinin araĢtırılması, Sakarya Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü
ABD, Yüksek Lisans Tezi. 2002.
71. Tamer K. Sporda Fizyolojik Fiziksel Performansın Ölçülmesi ve Değerlendirilmesi, Ankara.
Bağırgan Yayınevi. 2000; 2: 32–184.
72. Wilsloff U, Helyerud J, Hoff J. strenght and endurance of elite soccer players, Medicine and Sience
In Sports and Exercise. 1998; 462 -467.
73. Zorba E. Fiziksel uygunluk. Ankara. Neyir Matbaası. 2001; 46–92.
51
9. EKLER
EK- A:
ĠZĠN BELGESĠ
Velisi bulunduğum oğlum ………………… ……………………… „ın S.Ü. Sağlık
Bilimleri Anabilim Dalı “ Futbol BranĢini Yapan Çocuklarin Reaksiyon
Zamanlarinin Belirlenmesi“ adlı Yüksek Lisans Tez çalıĢması kapsamında yapılacak
ölçümlere katılmasına izin veriyorum.
TARĠH VELĠ
ADI SOYADI
52
EK- B:
53
10. ÖZGEÇMĠġ
1983 yılında Mersin‟de doğdu. Ġlkokulu Ankara Çağatay ve Ġlköğretim
okulunda, ortaokulu Konya Meram Kız Meslek ve Kız Teknik Lisesinde, lise
eğitimini de Konya Gazi Lisesinde tamamladı. 2002 yılında Selçuk Üniversitesi,
Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokuluna girdi. 2006 yılında uzmanlık alanı Yüzme
branĢı ile Selçuk Üniversitesi, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulundan mezun oldu.
2008 yılında Konya‟da yapıkredi bankası bankacılık iĢlemleri yetkili
yardımcısı olarak göreve baĢladı. ġuan Ankara‟da Denizbank Portföy Yöneticisi
olarak bankacılık kariyerine devam etmektedir.
54