ROBOSKİ, TUVAL ÜZERİNE YAĞLIBOYA ROBOSKİ, OIL ON

1
RR
OO
BB
OO
SK
SK
İ , İ ,T U
TU
VA
VA
L LÜ Ü
Z EZ R
ER
İ Nİ N
EN
E EY AY Ğ
AĞ
L ILBI O
BO
Y AY A
RO B OS K İ , O I L O N C A N VA S
2013, 81x100
S A N ATÇ I KO L E K S İ YO N U
ARTIST COLLECTION
3
Genel yayın No: 3213
1. baskı: OCAK 2015 İSTANBUL
Sanat dİzİsİ: 133
1st edition: JANUARY 2015 İSTANBUL
FEVZİ KARAKOÇ RETROSPEKTİF
ISBN 978-605-332-352-5
FEVZİ KARAKOÇ RETROSPECTIVE
BASKI VE CİLT
Bu kİtap, Türkİye İş Bankası’nın
PRINTING AND BINDING
6 OCAK-21 ŞUBAT 2015 tarİhlerİ arasında
YAZMAT MATBAACILIK VE TANITIM HİZM. SAN. VE TİC.
İş Sanat Kİbele Galerİsİ’nde
LTD. ŞTİ.
gerçekleştİrdİğİ FEVZİ KARAKOÇ Retrospektİf
DAVUTPAŞA KIŞLA CAD. KALE İŞ MERKEZİ B BLOK NO:
sergİsİ nedenİyle hazırlanmıştır.
141/37-44-46 DAVUTPAŞA İSTANBUL T: 0212 483 22 77
This book has been prepared
Bu kİtabın tüm yayın hakları saklıdır.
in coordination with the
Tanıtım amacıyla, kaynak göstermek şartıyla
the FEVZİ KARAKOÇ Retrospective
yapılacak kısa alıntılar dışında gerek metİn,
exhibit held at İş Sanat Kibele Gallery
gerek görsel malzeme hİçbİr yolla İzİn alınmadan
from JANUARY 6-FEBRUARY 21
çoğaltılamaz, yayımlanamaz ve dağıtılamaz.
METİN YAZARI
All publication rights of this book are reserved.
AUTHOR
Other than short selections for promotional
MARCUS GRAF
purposes for which all references are fully
provided,
Metİn çevİrİ
no portion of this book, either visual or textual,
Translation of the text
may be reproduced, published or distributed
LINK TRANSLATIONS
without
the written permission of the author and the
Kİtap tasarımı
publishers.
Book design
Emre Senan
TÜRKİYE İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLARI
www.emresenan.com
MEŞELİK SOKAK NO:4 K:2
Beyoğlu 34430 İstanbul
FOTOĞRAFLAR
T: (0212) 252 39 91
PHOTOGRAPHS
F: (0212) 252 39 95
SERHAN ÖZŞEN
www.iskultur.com.tr
R O B O S K İ , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
RO B OS K İ , O I L O N C A N VA S
2013, 81x100
S A N ATÇ I KO L E K S İ YO N U
ARTIST COLLECTION
2
5
Sanatta 40 yılı doldurduktan sonra retrospektif bir sergi,
geriye dönüp bakmak için bir olanak sunuyor sanatçıya…
Resminin nereden nereye geldiği konusunda fikir veriyor.
Bu sergi benim için bir hesaplaşma oldu.
Muhakkak ki 40 yıllık bu serüvende gerek düşünsel gerekse sezgisel
manada değişimler kaçınılmaz. Dönemler boyunca ortaya çıkan
her sanat yapıtı kendinden sonra gelecek olanlar için yeni yollar
açıyor. Sanatına inanıyorsan o senin yaşam biçimin oluyor.
Çok zorluklar yaşamama rağmen resim hiç bir zaman öncelik
sırasını değiştirmedi.
Bu serginin gerçekleşmesinde emeği geçen herkese,
başta değerli Bankamızın Genel Müdürü Sayın Adnan Bali’ye ve
Kibele Sanat Galerisi Yöneticisi Sayın Nimet Özatağan’a, kitap
tasarımını gerçekleştiren Sayın Emre Senan’a, kitabın metin
yazarı Sayın Marcus Graf’a, sergiye eser vererek destek olan
koleksiyonerler Ceyda –Ünal Göğüş’e, Ömer Dinçkök’e, Öner
Kocabeyoğlu’na, Deniz Marşan’a ve sanat hayatım boyunca beni
destekleyen sevgili eşim Nermin Karakoç’a teşekkür ederim.
Fevzi Karakoç
After 40 years in art, a retrospective exhibit gives the artist
the opportunity to look back… It gives an idea where the
painting came from and where it is going. This exhibit was a
reckoning for me.
It is certainly inevitable to have changed both intellectually
and intuitionally during this 40 year long adventure.
In all periods of time, each work of art has leaded the way
for the ones that would follow it. If you believe in your art,
it becomes your life style. Painting has never lost its priority
for me even though I had many rough times.
I would like to express my profound thanks to CEO of the Bank,
Mr Adnan Bali, , Kibele Art Gallery Manager Ms. Nimet Özatağan,
the designer of the book Mr. Emre Senan, author of the book
Mr. Marcus Graf, collectors Ms. Ceyda – Mr. Ünal Göğüş,
Mr. Ömer Dinçkök, Mr. Öner Kocabeyoğlu and Ms. Deniz Marşan
who contributed to the exhibit with their art works and finally
my beloved wife Ms. Nermin Karakoç who has always
supported me during my art life.
Fevzi Karakoç
R O B O S K İ , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
RO B OS K İ , O I L O N C A N VA S
2013, 81x100
S A N ATÇ I KO L E K S İ YO N U
ARTIST COLLECTION
5
6
MA RC US G R AF *
7
R ESM İN VAR LIĞIN A DAİR B İR ARAYIŞ
QU E ST TO TH E BE I N G O F PA I N TI N G
Eski Dünya
Son iki yüzyılda, dünya ikilemlere, aşırılıklara ve tek bir alanda uzmanlaşmaya dayanıyordu.
Yaşamın karmaşıklığı, birimlere, biçimlere ve modüler sistemlere sığdırılıyordu. Sorgulanamaz bir
mutlak mantığa göre kategorileştirme ve rasyonelleştirme, modern insanın standart kuralıydı.
İnsan, yaşamın simülasyonlarının gerçekliğini anlama ve bilme illüzyonunu yarattığı dünya
modelleri tasarladığı için gururluydu. Sanat dünyasında da yaşamdaki mutlak gerçek ve
anlayış kavramı, modern avangartı ileriye taşıdı. Manifestolar, insanlara dünyanın nasıl işlemesi
gerektiğini anlattı ve sanatçılar, toplumu modernleştirmek, eğitmek ve iyileştirmek için en önde
yerlerini aldı. Modern sanatçının rolü, geleceği öngörebilen ve herhangi bir ölümlünün sahip
olmayacağı bilgiye erişimi olan bir dini liderin rolüne benziyordu. Bununla birlikte, 20. yüzyılın
başında ortaya çıkan sanat akımları arasında, uyum değil çatışmalar ve kavgalar vardı. Her
düşünce tarzı, sadece gerçeğe giden doğru yolu bilmeyi amaçlıyordu.
The Old World
The world of the last two centuries was based on dichotomies, extremes, and specialization. Life’s
complexity was forced into units, forms, and modular systems. Categorization and rationalization
according to an unquestionable absolute logic was the guideline of modern man. He was proud to
design models of the world, in which simulations of life created the illusion of understanding and
knowing reality. Also in the art world, the notion of absolute truth and insight in life were forces that
propelled the modern avant-gardes. Manifestos told the people how the world should work, and artists
stood at the forefront of society in order to modernize, educate and heal it. The role of the modern artist
resembled the religious leader who could foresee the future and who would have access to knowledge
no mortal is capable of. Though, between the various movements of art that occurred at the beginning
of the 20th century, not harmony but clashes and fights existed. Every school of thought believed in
solely having the knowledge about the right way to truth.
Çeşitli tartışmaları iki temel argümana ayırırsak, sanatın toplum içerisindeki rolü ve işlevi hakkında şu
sorularla yüzleşiriz: Sanat toplumla ilgili olmalı mıdır ve doğrudan insanlara mı hizmet etmelidir? Veya
özgür ve bağımsız mı olmalıdır? Modern resmin Batı sanat dünyasındaki tarihinin mantık ve duygu
arasındaki çatışmayla karakterize olmasının başlıca sebepleri de bu sorulardı. 200 yılı aşkın bir süre
boyunca, sanatın iki temel kavramı birbiriyle çatıştı. Birincisi, genelde toplum ve politika ile ilgili olan
rasyonel bir yaklaşımı ileri sürüyordu. Bir karşıt akım olarak, başka bir düşünce tarzı ise sanatın sanat
için yapıldığı ve sanatçıların bireyselciliğe ve duygusal bir patlamaya inandığı özerk bir sanat ortaya
koyuyordu.
If we would break the various discussions into two main arguments, we would face following questions
about the role and function of art within society: Shall art be socially engaged and directly serve the
people? Or, should it be free and independent? These major questions were the reasons why the history
of modern painting in the Western art world is characterized by a conflict between logic and emotion. For
over 200 years, two major notions of art constantly fought against each other: The first one proclaimed
a rational approach which often is socially and politically engaged. Its artists believed in universalism
and rationalism. As a countermovement, another school of thought exposed an autonomous art for the
sake of it, in which artists believed in individualism and emotional outburst.
Günümüzdeki durum ise mutlak gerçek ve gerçekliğe olan inancın eksikliği nedeniyle farklıdır. Din veya
bilim, gerçekliği tam olarak anlayamazken, sanat insanların düşünmesi, inanması ve bilmesi gerekeni
nasıl sağlayabilir? Resim kavramı da, buna bağlı olarak, çoğulcu ve heterojen hale gelmiştir. Böylece
sanatçı, sanat ve gerçekliğin rasyonel ve irrasyonel öğelerini birleştirme özgürlüğüne sahip olmuştur.
Bu yüzden, çağdaş sanatçılar, sanatsal yaklaşımlarını, akımlarını ve kimliklerini, projelerinin ihtiyacına
göre seçiyorlar. Artık, kısıtlanmayan çağdaş sanat dünyasındaki sınırsız özgürlük sayesinde, stiller,
teknikler, özneler ve konseptler arasında istedikleri gibi değişiklik yapabiliyorlar.
Today, the situation is different due to the absence of the believe in absolute truth and reality. As not
religion or science can truly understand reality, how can art ensure the people what to think, believe
and know? The notion of painting changed accordingly into being pluralistic and heterogeneous, so that
the artist has the freedom to combine rational with irrational elements of art and reality. Contemporary
artists choose therefore artistic approaches, movements and identities according to the need of their
projects. Due to the unlimited freedom in an unrestricted world of contemporary art, they can now
switch between styles, techniques, subjects and concepts as they wish.
Yeni Dünya
Fevzi Karakoç, çağdaş resim bağlamında, modern resmin eski keskin sınırlarını reddediyor, kendi
sanatsal kurallarını koyuyor ve kendisini sürekli olarak, yeni resimsel yöntemler ve fikirler keşfetmeye
zorluyor. Fevzi Karakoç’un eserleri, kırk yılı aşkın bir süredir, çeşitli sanatsal evrelerden geçmiştir. Olası
formları ve boyama konseptlerini sürekli araştırırken, serileri ve çizgileri tek bir zeminde bir araya
getirerek mantık ve hissi birleştirir. Karakterinin özellikle bu yönü, onun çalışmalarını çağdaş resmin
önemli bir örneği haline getirir. Çünkü Karakoç, modern sanatın önceki keskin sınırlarını, zeka ve duygu
arasındaki bağ aracılığıyla reddeder. Resimde biçimcilik kuramını takip eden Karakoç, sanatı mesaj
aktarmak için bir araç olarak algılamaz. Bunun yerine, bir resmi kendi varlığıyla, belirli biçimsel ve
kavramsal parametrelere sahip bir varlık olarak algılar. Çalışmalarını, bu alanın biçimsel ve kavramsal
sözdiziminin sanatsal açıdan araştırılmasına adamasının sebebi de budur. Bugün hala, çalışmalarını
daha farklı zeminlere taşımak için resmin varlığını sorgulamaya devam eder.
The New World
In the context of contemporary painting, Fevzi Karakoc ignores the former strict boarders of modern
painting, forms his own artistic canons and permanently pushes himself to discover new painterly
methods and ideas. In over forty years, Karakoç’s oeuvre went through various artistic phases. While
constantly researching possible forms and concepts of painting, he merges logic with feeling by bringing
together series and gesture on one ground. Especially this characteristic makes his work an important
example of contemporary painting, as Karakoç ignores the former strict boarders of modern art through
the interconnection of intellect and emotion. Following the school of painterly formalism, he does
not understand art as an instrument for transferring messages. The artist rather sees a painting as an
existence of its own, an entity that has certain formal and conceptual parameters. That is why Fevzi
Karakoç dedicates his work to the artistic research of the formal and conceptual syntax of this field. Still
today, he continuously questions the being of painting in order to propel his work to further grounds.
* M ARC U S
G R AF
AT L I S U LTA N
L İ TO G R A F İ
S U LTA N W İ T H A H O R S E
L I T H O G R A PH Y
1998, 78X56 CM
8
9
İş Sanat’taki retrospektif sergide, ziyaretçi, Fevzi Karakoç’un 1970’lerdeki eserlerinde egemen olan
betili işlerinde odaklandığı insan hikayelerinden, günümüz resminin, olasılıklarının iki temel öğesinin
birleşimi aracılığıyla araştırılmasına dönüşümünü deneyimleyebilir: Dışavurumcu çizgiler ve rasyonel
seriler. Sanatçı, bir zeminde, daha önce tek bir resimde birbirine bağlanamayan iki öğe olan Çizgileri ve
Serileri bir araya getirir. Seriler, genelde, maddenin tekrarlanabilir bir süreçte yer bulduğu bir rasyonel
kod oluşturur. Önceki bireysel nesne, bir seri içerisinde grubun eşbiçimliliğini güçlendirmek için, isimsiz
hale gelir. Aynı zamanda, seri çoğalmaya rağmen, yabancılaşma oluşur ve tekrarlanan nesneyi yeni
anlamlar ve bağlamlarda görmek ve anlamak mümkün hale gelir. Seri, tekrar aracılığıyla, maddenin
normal biçimsel karakterinin ötesine işaret eder ve alternatif anlamlar ve içeriğiyle karşılıklı ilişkiler
ortaya çıkarır. Çizgiler, sanatçının, varlığının tekrarı olmayan bir anında yapılan dışavurumcu ve bireysel
eylemini kaydeder. Çizgi, bireycilik ve dışavurumculuğun gücünü paylaşmak için, izleyiciyi sanatçının
iç dünyasına yönlendiren bir yol gibidir. Modern sanatın seri ve çizgi çatışması, 20. yüzyılın zihin ve kalp
ayrımını sembolize eder. Bilim ve ilerlemeye olan modern inanç adına, batı sanatı ve kültürü, modern
dünyadaki bilginin zaten üstün durumda olan bir konumunu güçlendirmek için, duygunun değerini
düşürmüştür.
In the retrospective at İş Sanat, the visitor can experience the transition of Fevzi Karakoç’s work from
focusing on the stories of human beings in his figurative early works of the 1970’s to becoming a research
of the possibilities of painting today through the combination of two of its fundamental elements: The
expressive gesture and the rational series. On one ground, the artist brings together Gesture and Series,
two elements which previously were not-connectable in the same painting. In general, the serial forms a
rational code, in which matter finds a place in a repeatable process. Within a series, the former individual
object becomes anonymous in order to strengthen the uniformity of the group. At the same time, though
serial multiplication, alienation occurs, which makes it possible to see and understand the repeated
object in new meanings and contexts. Through repetition, the serial points beyond matter’s usual formal
character, and reveal alternative insights, as well as interrelationships with its context. The gesture
records an expressive and individual act of the artist, which is done in the unrepeatable moment of
his presence. A gesture is like a trace that leads the spectator to the inner world of the artist to share
the power of individualism and expressionism. Modern art’s conflict of serial and gesture symbolizes
the 20th century’s separation of the mind and the hearth. In the name of modern believe in science
and progress, western art and culture devaluated emotion in order to strengthen an already superior
position of knowledge in the modern world.
1968 - Figüratif Anlatım
Fevzi Karakoç’un 1968 ve 1990 yılları arasındaki eserleri, temelde, kişiler arası ve toplumlar arası
ilişkilere olan ilgisinden etkilenmiştir. Toplumu huzur bozucu şekilde ele alan çalışmalarında,
dışavurumcu ifadeler toplumumuzun eğreti ve parçalanmış bir şekilde yansıtılmasına sebep olur.
1988 yılından Atlı Sultan’da olduğu gibi, sanatçı, figürlerin bölümlerinin üzerini çizerek ve boyayarak
manzaranın parçalarını siler. Böylece, sanatçı
temsil ve betili olmayan resimsel biçimler ve
çizgileri dengelerken, çalışma betimleme ve
soyutlama arasında geçiş yapar. Resimlerin
ana karakterlerinin hikayelerini bir yandan
açıklarken bir yandan gizlemesinin sebebi
de budur. Sonuç olarak, resimler doğrusal
bir “okuma” talimatı sunmadığından,
izleyicinin işleri kendisi için çözümlemesi
gerekir. Eserlerinin tamamı boyunca egemen
olan önemli bir öğe, işlerinin ilk döneminde
de ortaya çıkar: Eş zamanlı olarak gösterme
ve gizleme, açıklama ve merak uyandırma
paradoksu. Bu eserler, betili ve bir bakıma
“öykü anlatımı” olsa da, resmetme eyleminin
kendisi onun için çok önemlidir. Bu resimsel
öz referans kavramı sonraki yıllarda artarak,
sanatçıyı, renk ve biçimin, başlıca amaçlar ve
odak noktaları haline geldiği daha biçimci bir
yaklaşıma sürükler.
1968 - Figurative Narration
Between 1968 and 1990, Fevzi Karakoç’s oeuvre is mainly determined by an interest for interpersonal and
inter-social relationships. In the subversively socially engaged works, expressive gestures cause rough
and fragmented reflections of our society. Often, like in Altı Sultan from 1988, the artist erases parts
of the scenery by drawing and painting over
parts of the figures. So, the work shifts between
figuration and abstraction, as he balances
representation and non-figurative painterly
forms and gestures. That is why the paintings do
both reveal and hide stories of their protagonists.
In the end, the spectator has to decode the works
by himself and for himself, as they do not offer
a linear “reading” instruction. Here an important
element that continues throughout his oeuvre
already occurs at an early stage of his work: The
paradox of simultaneously aiming at showing
and hiding, declaring and mystification. In
these pieces, although figurative and in a way
“story-telling”, the act of painting itself is of
fundamental importance for him. This notion
of painterly self-reference will increase in the
later years and lead him to a rather formalist
approach in which colour and form become the
main goals and focuses.
AV Ö N C E S İ
T U VA L ÜZ E R İ N E
YA Ğ L I B OYA
BEFORE THE HUNT
O I L O N C A N VA S
1990, 100X70 CM
SARI ALANDA
DİZİLDİLER
T U VA L ÜZ E R İ N E
YA Ğ L I B OYA
LINED UP
I N T H E Y E L LOW A R E A
O I L O N C A N VA S
10
11
1990’larda egemen öğeler haline gelmiş olan at ve binici de 1981 yılından Av Öncesi gibi eski işlerde
görülebilir. Fakat burada, motif sadece tasvir edici bir unsur olarak kullanılmıştır. Bu figürler,
varlığın gerçek temsili yerine var oluşunu temsil eden aceleci fırça darbeleriyle boyanmış gölgeleri
andırır. Çoğunlukla siyah ve beyaz skalalarında boyanmış olan figürler, resme, boya katmanlarıyla
uyuşmayan çizgisel bir unsur katar. Karakoç, burada, yine çeşitli resim yaklaşımlarını tek bir zeminde
birleştirir. Sonuç olarak, figürler, iki boyutluluk nedeniyle minyatür sanatını andırarak, resmin çoğulcu
karakterinin altını çiziyor gibi görünür.
Also the horse and the rider, which become dominant elements in the 1990’s, can be seen in early works
like Av Öncesi form 1981. Though, at this time, the motive is merely used as a narrative element. These
figures resemble shadows, painted with hasty brush strokes that refer more to the existence of the being
than to the actual representation of it. Mostly painted in black and grey scales, the figures give the
painting a graphic element, which clashes with the layers of paint. Here, again, Karakoç combines various
approaches of painting on one ground. In the end, the figures seem, due to their two-dimensionality,
refer to the art of miniature through which the paintings underline their pluralistic character.
1990 – Seri Dışavurumu
1990 yılı itibariyle, figürlerin ve nesnelerin seri halinde tekrarı, Karakoç’un sanatsal anlamdaki egemen
stratejisi haline geldi. Tuvallerinde önceki anlamlarını yitiren bu nesneler ve figürler herhangi bir mesaj
veya hikaye aktaramayacağından, işaret veya sembol olarak da kullanılamazlar. Resmettiği meyveler,
biniciler, atlar veya insan gölgeleri, resmin kendisinden ve kompozisyon, kontrast, renk veya doku gibi
somut parametrelerinden başka hiçbir şeye işaret etmez. Figürlerin tekrarı aracılığıyla, bir seri içerisindeki
isimsiz parçalar haline gelirler. Fevzi Karakoç, 1991 yılından Sarı Alanda Dizidiler‘de olduğu gibi, figürün
bir seri içerisindeki isimsizliğini destekleyen tek renkli bir arkaplan tercih eder. Bazen soyut dışavurumcu,
bazen minimalist görünen arkaplan, karartılara sebep olan figürlerle kaplıdır. Dolayısıyla, başta soyut
ve belirsiz görünen arkaplan, ön plandaki unsurlar için somut bir ortam haline gelir. Öyküleyici veya
tasvir edici arkaplan, resmin kavramsal boyutunu destekler. Ne belirgin boşluklar veya yerler ne de iç
veya dış ortamlar, izleyicinin boya katmanları, fırça darbeleri veya figür ve nesnelerin oyunu üzerindeki
dikkatini dağıtamaz.
1990 – Serial Expression
From 1990 on, the serial repetition of figures and objects becomes his dominant artistic strategy. On his
canvases, they lose their former meanings, and therefore, cannot be used as signs or symbols, as the
elements do not transfer any messages or stories. The depicted fruits, riders, horses or simple depiction
of people point to nothing else but the painting itself, and its concrete parameters like composition,
contrast, colour or texture. Through the repetition of the figures, they become anonym parts within a
series. Often, like in Sarı Alanda Dizidiler from 1991, Fevzi Karakoç prefers a monochrome background,
which supports the anonymity of the figure within a series. The sometimes abstract expressive,
sometimes minimalist looking background is covered with figures that cause cast-shadows. Therefore,
the at-first abstract and indefinite looking background becomes a concrete underground for the elements
in the foreground. The elimination of any narrative or illustrative background supports the conceptual
dimension of the painting. Neither certain spaces or locations nor internal or external environments
distract the spectator’s attention from the layers of paint, the strokes of the brush, or the play of figures
and objects.
Sonuçta, Karakoç, resmin varlığını incelemek ve
insan duygusunu sunma becerisini araştırmak
için, serinin soğukluğunu çizginin sıcaklığıyla
birleştirmeyi başarır.
1991, 140X100 CM
2001 – Resmin Temel Unsuru
2001 yılında resmettiği Beş Limon‘dan 2010
yılına kadar, resimlerindeki egemen seri öğeler,
nar, elma, paprika veya limon olmuştur. Bu
evrede, eserlerinin öyküleme boyutu sert bir
şekilde azalmıştır. Aynı zamanda, kavramsal ve
resimsel yön güçlenir. Cezanne‘in sanat dünyasını
bir elmayla değiştirebileceğini söylediğini
hatırlarsınız. Karakoç için bu dönem, resmin temel
unsurlarına daha sert bir şekilde odaklanmak
anlamına gelir. Artık, zemin, ön plan, figür ve
soyutlama tartışması çok daha belirginleşmiştir.
Bu evredeki bezeme ve süsleme kavramları da
ilginçtir. Bir insan gören izleyici, kendisini tuval
üzerindeki kişiyle özdeşleştirir. Resimdeki bir yeri
fark ettiğinde ise, illüzyonistik bir alanla bir olmak
In the end, Karakoç manages to merge the
coldness of the serial with the warmth of the
gesture to review the being of painting and to
examine its ability to present human emotion.
2001 – Basic Matter of Painting
Between Beş Limon in 2001 until 2010, fruits
like pomegranate, apple, paprika or lemon are
the dominant serial elements in his paintings.
In this phase, the narrative dimension of his
works decreases drastically. At the same time,
the conceptual and painterly aspect becomes
stronger. Remember how Cezanne said that he
would change the art world with an apple? For
Karakoç, this period means a stricter focusing on
the basic matters of painting. Now the discussion
of ground, foreground, figure and abstraction
becomes even more obvious. Also, the notion of
decoration and ornamentation is interesting in
this phase. Seeing a human being, the spectator
BEŞ LİMON
E L YA P I S I K A Ğ I T
Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
FIVE LEMONS
OIL ON
H A N DM A D E P A P E R
2001, 92X61 CM
AV D Ü Ş Ü N C E S
T U VA L ÜZ E R İ N E
YA Ğ L I B OYA
THE THOUGHT OF
HUNTING
O I L O N C A N VA S
2010, 200X150 CM
12
13
için, görsel ve psikolojik olarak resmin içine girer. Eğer bunların hepsi eksikse, izleyicinin gözü sadece
resmin temel unsurlarıyla ilgilenebilir: Renk, biçim ve resmetme stili.
indentifies himself with the person on the canvas. Recognizing a location in a painting, the audience
visually and psychologically enters it in order to become one with the illusionistic space. If all this is absent
the eye of the spectator only can deal with the fundamentals of a painting: Colour, form and painting style.
2010 – Spontanlık ve Doğaçlama
2010 ve 2014 yılları arasındaki Fevzi Karakoç resimleri, temelde betili bir karaktere sahip olmayı sürdürür,
çünkü meyveler, atlar ve binicileri gibi önceki işlerden ana karakterleri görürüz. Hala bir seri halinde
yerleştirilmelerine rağmen, eskisi kadar keskin değildir. Artık, Av Düşüncesi veya Daralanda Kaçış‘da
olduğu gibi, öğeler, daha kaotik bir şekilde gösterilir ve bu da resme dinamik ve gergin bir kompozisyon
katar. Bu resimler ve öncekiler arasında dikkat çekici başka farklılıklar da vardır. Çalışmalar artık daha
geniş bir formattadır ve biçimsel yapısı açısından, genel olarak daha dışavurumcudur. Fevzi Karakoç‘un
resimlerini genişlettiği bu dönemdeki amaç daha spontan ve doğaçlama çalışabilmekti. Bu, onun
soyutlama ve tasviri, daha güçlü bir dışavurumcu yolla birleştirme amacını destekledi. Geniş zemin çok
fiziksel bir yaklaşım gerektirdiğinden, daha geniş format, resmetme eyleminin tamamını değiştirdi. Küçük
bir tuvalde sadece eli ve bileği çalışan Karakoç, artık içindeki renk arzusunun enerjisini tuvallere aktarmak
için, elini, kolunu, omzunu ve gövdesinin kalanını kullanabiliyor. Boya hala yağlı boya, fakat artık daha
suluboya benzeri bir kıvamda kullanılabiliyor böylece resmetme eylemi hızlanıyor ve fırçanın izleri görünür
kalıyor. Geçmişte, amaçladığı renk efektini elde edene kadar, tuvalde kat kat yağlı boya kullanıyordu.
Bu resmetme işlemi, estetik gözlem ve rasyonel değerlendirmeye dayanıyordu. Şimdi ise, anın duygusal
dışavurumu, neredeyse bir suluboyada olduğu gibi, spontan resmetme eylemi sırasında kırılgan bir biçim
kazanıyor. Bunun yanında, büyük fırçaların kullanımı sayesinde, bu dönemin eserleri daha az detay
içeriyor ve eskisinden daha minimal hale geliyor. Ayrıca, resmetme eyleminin spontan olarak ortaya çıkışı
sebebiyle, eserleri duygusal güç ve estetik
enerji patlaması sergiliyor.
Elma Tabağı veya Kırmızı Atlar gibi birçok
yeni eserinde, Fevzi Karakoç, sanatsal
dilinin önceden ayrılmış olan öğelerini
birleştirir. Biçimler ve nesneler, rasyonel
veya betili bağlantı olmadan, tek bir zemine
yerleştirilir. Zeminin kendisi de değiştirilir.
Geçmişte zemin çoğunlukla tek renkli ve
çizgisel bir görünüme sahip iken, artık resmin
genel estetiğinde dışavurumcu bir karakter
izliyor. Resimlerinde “doğrusal okumanın“
bir yolu yoktur. Karakoç, konunun Doğu
fakat dilin Batı olduğu parçalı bir dil
kullanır. Eserleri, farklı kültürler ve tarihler
arasındaki köprüler gibidir. At, Osmanlı
İmparatorluğunun yadigarı ve onun iki
boyutlu temsili, (resim) tarihi ve Osmanlı
İmparatorluğunun minyatür resimlerini
ifade eder. Çalışmalarının dışavurumcu
çizgileri ve onların kavramsal yaklaşımı,
2010 – Spontaneity and Improvisation
Fevzi Karakoç paintings between 2010 and 2014 have still a mainly figurative character, as we recognize
the protagonists from previous works like fruits, horses and their riders. Still they are placed in a serial
manner, whereas it is not as strict as before. Now, like in Av Düşüncesi or Daralanda Kaçış, the elements
are displayed in a rather chaotic way, which gives the painting a dynamic and tensed composition.
There are other remarkable differences between these paintings and the previous ones. The works now
are larger in format and in general more expressive regarding their formal constitution. Fevzi Karakoç
enlarged the paintings, because so he could work more spontaneous and improvised. This supported his
aim of combining abstraction and figuration in a stronger expressive way. On a large format, the whole
act of painting changes as the large ground requires now a very physical approach. Whereas on a small
canvas mainly his hand and wrist were working, now, Karakoç uses hand, arm, shoulder and the rest
of his torso to transfer the energy of the inner lust for colour to the canvases. The paint is still oil paint,
but now he uses it in a more aquarelle-like consistency, so that the painting act can be speeded up and
the traces of the brush stay visible. In the past, he was putting layer onto layer of oil paint on the canvas
until he achieved the colour effect that he was aiming at. This process of painting is based on aesthetical
observation and rational evaluation. Now, nearly like in an aquarelle, the emotional expression of the
moment gains a fragile form during the spontaneous act of painting. Besides this, due to the use of big
brushes, the pieces of this period are less detailed and therefore abstracter than before. In the end, the
works show fewer details and are more minimal than before. At the same time, due to the revelation of
the spontaneous act of the paintings, they burst of emotional power and aesthetical energy.
In many recent works like Elma Tabağı or Kırmızı Atlar, Fevzi Karakoç combines the previously
separated elements of his artistic language. There, forms and objects without any rational or
narrative connection are now put onto one ground. The ground itself is altered as well. Whereas it
was mainly monochrome and had a graphic
look in the past, now, it is following the
expressive character of the all-over-aesthetic
of the painting. There is no way of “linearly
reading“ in his paintings. Karakoç is using
a fragmental language, in which the topic
is Eastern, but the language is Western. The
works are like bridges between different
cultures and histories. The horse, a relic of
the ottoman empire, and its two-dimensional
presentation refer to the (painting)history
and the miniature paintings of the Ottoman
Empire. The expressive gestures of his works
and their conceptual approach refer to the
culture of the west and its painting history.
DAR ALANDA KAÇIŞ
T U VA L ÜZ E R İ N E
YA Ğ L I B OYA
ESCAPE IN THE
NARROW MEADOW
O I L O N C A N VA S
2010, 180X180 CM
14
15
batı kültürüne ve resim tarihine atıfta bulunur. Dolayısıyla, resimler doğu ve batı arasında, Doğu
konularının, Batının fazlasıyla etkilediği bir dilde aktarıldığı köprüler olarak görülür.
Therefore, his paintings can be seen as bridges between east and west, on which Eastern topics are
communicated in a language, which is highly influenced by the West.
Nesnelerin ve genellikle “tamamlanmamış” görünümün (kompozisyon ve görsel dengenin klasik
akademik kavramına göre tamamlanmamış) birleşimi, resmin varlığını ve bağımsızlığını, önceki
eserlerinden daha güçlü bir şekilde vurgular. Çalışmalar, sadece bakmak yerine incelemeye istekli
olan aktif bir izleyici gerektirir. Karakoç‘un işlerinin çoğulcu ve heterojen unsurları arasında biçimsel ve
kavramsal bağlantılar bulan aktif bir izleyici olmalıdır. Bu şekilde, onun resimlerine bakmak, günlük
rutin hayatımızda nasıl davranmamız gerektiğini akla getirir. Bir resmi gözlemlemek, esere sadece
yüzeysel olarak bakmaktan fazlasıdır; sanatçının tuvalde gömülü olan ruhunun parçasını ortaya
çıkarmak için, boya katmanları arasından işin özüne bakmak anlamına gelir. Bir sanat eseri, sadece o
zaman izleyicinin hayatını zenginleştirebilir ve bir estetik keyif nesnesinin ötesine geçebilir.
The merging of the objects and the often “unfinished” look (unfinished according to a classic academic
notion of composition and visual balance) underlines, stronger than in his previous works, the entity
and autonomy of the painting itself. The works require an active spectator, who is willing to review
rather than only to look at. He has to be an active participator, who finds the formal and conceptual
connections between the pluralistic and heterogeneous elements of Karakoç’s work on his own. In this
way, looking at his paintings resembles the way, how we should behave during our daily routines.
Observing a painting is more than only looking at the surface of the piece; it means to look through
the layers of paint into the core of the work in order to reveal the part of the artist’s soul, which is
buried there. Only then, an artwork will enrich the life of a spectator and go beyond being an object of
aesthetical pleasure.
Günümüz – Resimlerin Özüne İndirgeme
Fevzi Karakoç’un son resimleri betili bir karakteri korur. Aynı zamanda önceki işlerinden ana karakterler
de içerir. Hala bir seri biçiminde yerleştirilmiş olsalar da, kompozisyon artık çoğunlukla doğrusal
değildir, hatta genelde kaotik ve dışavurumcudur. Bu resimlerin daha güçlü bir hareket ve daha dinamik
bir karakterle görünmesinin sebebi de budur. Öğeler daha kaotik bir şekilde resmedildiğinden, resimler
dinamik bir kompozisyona sahiptir.
Soyutlama miktarı, günümüzde bir kat daha artmış ve resmedilen betili unsurları eskisinden çok
daha fazla esrarengiz hale getirmiştir. Sadece bir adım daha ileri taşıyacak ve nesne, resmin kalanıyla
eriyecekmiş gibi görünür. Artık izleyiciden, daha fazla aktif olması ve çalışmanın deşifre edilmesinde rol
alması isteniyor.
E L M A TA B A Ğ I
T U VA L ÜZ E R İ N E
YA Ğ L I B OYA
A PP L E D I S H
O I L O N C A N VA S
2009, 70X70 CM
Bununla birlikte, önceki serinin en temel unsuru olan renk, son eserlerin çoğunda artık eksiktir. Daha
eski eserlerde ise, düzinelerce katman, çeşitli renk tonları ve skalaları yaratmıştı. Resmin varlığına
dair araştırma için, rengin incelenmesi, Karakoç için en önemli konu olan biçim anlamının analizinden
sonra geliyor. Bu adımın resmi zayıflattığı
düşünülebilir fakat ben durumun tam tersi
olduğuna inanıyorum. Rengin eksikliğiyle,
eser artık özüne indirgenir: çizgi, doku ve biçim.
Kırılgan üretme işlemi nedeniyle, resmetme
yöntemi çok daha zor hale geliyor. Karakoç,
suluboya gibi, siyah boyanın sulandırılmış
ve gölgeli katmanlarını kullanır ve resmetme
süreci sırasında, açık griden koyu siyaha
kadar çeşitli skalalara dönüşür. Yaratma
süreci, hiçbir hataya yer vermez fakat değişim,
tesadüf ve şansa dayanır, çünkü damlatılmış,
aceleci fırça darbeleri ve sıvı boya akışı sadece
kısmen yönlendirilebilir. Geçmişte, sanatçı,
eserinin parçalarının üstünü istediği kadar çok
Today – Reduction to Paintings Essence
Fevzi Karakoç’s latest paintings have preserved a figurative character. They also contain the protagonists
from previous works. Although being still placed in a serial manner, now, the composition is mostly
non-linear, often chaotic and expressive. That is why these paintings appear with a stronger movement
and more dynamic character.
The grade of abstraction increased once again in the current state, and mystifies the depicted figurative
elements even more than before. It seems that it
only would take one step further and the object
would melt with the rest of the painting. Now, the
spectator is even more asked to become active,
and take part in the decoding of the work.
Though, colour as the most fundamental element
of the previous series is now missing in many of the
latest works. In the older pieces, dozens of layers
created various tones and scales of colour in his
paintings. For the research of the being of painting,
the review of colour was next to the analysis of
the meaning of form the most important issue
for Karakoç. One could now quickly assume that
this step would weaken the painting, but I believe
that the contrary is the case. Through the lack of
colour, the work is now reduced to its essence:
gesture, texture and form. Now, the method of
painting became even more difficult due to the
fragile production process. Like in an aquarelle,
the Karakoç uses diluted and shadowy layers of
black paint, which gets during painting process
AT Ç E Ş İ T L E M E L E R İ
T U VA L ÜZ E R İ N E
YA Ğ L I B OYA
H O R S E VA R I AT I O N S
O I L O N C A N VA S
2013, 150X100 CM
16
17
boyayabiliyordu. Şimdiyse, her darbe sonuncu, çünkü onu değiştirmenin veya gizlemenin bir yolu yok.
Arkaplan, aceleci ve sıvı bir şekilde boyanan tek bir boya katmanından oluşur.
transformed into various scales from light grey to dark black. The creation process allows no mistakes
yet it is based on change, coincidence and chance, because the dripped, hastily brush strokes and runny
flow of paint can only be partly directed. In the past, the artist could paint over parts of the work as
much as he liked. Now, every stroke is a final one, because there is no way to change or hide it. The
background consists only of one layer of paint, which is painted in a hasty and liquid manner.
Artık tuvalin çoğunlukla beyaz kısmının görünür olması ve siyah ve gri tonlarla hoş bir kontrast
oluşturması nedeniyle, arkaplan da biraz değişti. Böylece, resmin alt katmanı, taşıdığı nesneler ve
figürler kadar kırılgan ve parçalı hale gelir. Ayrıca, eserin tamamının dışavurumculuğunu ve yaratmanın
hızını ortaya koyar. Bunun yanında, zemin çalışmaya çizimvari bir kalite katar ve Fevzi Karakoç‘un
yalın araştırmaya olan temel ilgisini vurgular. Resmin arkaplanında kullanılan damlalar ve sıvı boya
şeritleri, eserin spontan karakterini artırır. Resmin olağanüstü estetiği aracılığıyla da, izleyicinin gözleri
önünde, gösterme ve gizleme arasındaki oyun sergilenir. Gerçek eserlerinde, anın duygusal ifadesi,
spontan resmetme eylemi sırasında kırılgan bir biçim kazanır.
Sonuç olarak, bu çalışmalar daha az detay gösterir, daha güçlü resimsel ifadeler ortaya çıkarır, akışkan
parlak renklerle uygulanır ve dolayısıyla eskisinden daha minimal görünür. Daha az renk içeren son
serilerine, siyah, gri ve beyaz katmanları egemendir. Resmetme eyleminin spontan olarak ortaya çıkışı
sebebiyle, eserleri duygusal güç ve estetik enerji patlaması sergiler.
Sonu Olmayan Retrospektif
İş Bank retrospektif sergisinde, Fevzi Karakoç‘un bir resim yaratma süreci aracılığıyla resmin varlığını
irdelediğini anlıyoruz. Çalışmalarını gözlemlerken, onların yapısı ve heterojen gerçekliğimiz arasındaki
benzerliği fark ediyoruz. Tuval üzerindeki nesneler, bir kavşaktaki okuyabildiğimiz fakat anlayamadığımız
işaretleri andırır. Kendi varlıkları dışında hiçbir şeyi ifade etmezler. Onları izlemek, izleyiciyi resmin temel
anlamına doğru bir yolculuğa çıkaracaktır. Sonuç olarak, kendi mantık ve duygu dünyasının resimlerini
yarattığı ve halihazırda orada olan fakat farklı bir ışıkla görünmeyi bekleyen unsurlarla dolu bir hiçliğe
ulaşacaktır.
Fevzi Karakoç’un son resimleri, resmin varlığına ilişkin sanatsal sorgusunun hala devam ettiğini
kanıtlar. Dolayısıyla, retrospektif tamamlanmış bir külliyatın sonucu değil, sürmekte olan bir sanatsal
araştırmanın incelemesidir. İzleyici, bu çalışmaları gözlemlerken, resmin parçalanmış yapısı ve yaşadığı
dünyaya ilişkin kendi algısı arasındaki benzerliği fark edebilir. Yeterince dikkatli bakarsa, resmi oluşturan
katmanlar arasında kendi gerçekliğine ilişkin şaşırtıcı ve ilham verici fikirler dahi bulabilir. Sonuçta,
Karakoç’un eserlerinin, sanatın varlığına ilişkin tüm sorguların hayatın anlamına dair arayışa paralellik
gösterdiğini kanıtlamasının sebebi de budur.
Doç. Dr., Yeditepe Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Sanat Yönetimi Bölümü
*Küratör
(Plato Sanat), Contemporary İstanbul’un Program Direktörü, Sanat Yazarı
Also the background changed a bit, as now mostly the white of the canvas is visible and forms a nice
contrast to the black and grey tones. So, the basis of the painting becomes as fragile and fragmental as
the objects and figures it is carrying. Also, it exposes the expressivity of the whole piece, and reveals the
speed of its creation. Besides this, the ground gives the work a drawing-like quality, and underlines the
essential interest of Fevzi Karakoç’s elementary research. Drippings and liquid strips of paint that run
over the background of the painting increase the spontaneous character of the work. At the same time
through the sublime aesthetic of the painting, a game between revealing and hiding occurs before the
eyes of the spectator. That is why in his actual pieces, the emotional expression of the moment gains a
fragile form during the spontaneous act of painting.
In the end, these works show fewer details, reveal stronger painterly gestures, are executed with rather
liquid glazes of colours, and therefore appear more minimal than before. They also contain fewer colours,
and are often even dominated by scales of black, grey and white. At the same time, due to the revelation
of the spontaneous act of the paintings, they burst of emotional power and aesthetical energy.
Retrospective without an End
In the retrospective at İş Bank we understand that Fevzi Karakoc discusses the being of painting though
revealing the process of creating a painting. While observing his works, we recognize the similarity
between its construction and our heterogeneous reality. The objects on the canvas resemble signs at
a cross road, which we are able to read, but unable to understand. They refer to nothing but their own
presence. Following them will take the spectator on a journey to the essential meaning of painting.
In the end, he will find nothingness out of which he creates his own pictures of a world of logic and
emotion, filled with elements that have been there already, waiting to be seen in a different light.
His recent paintings prove that Fevzi Karakoç’s artistic quest to the being of painting is still continuing.
Therefore, the retrospective is not a conclusion of a finished oeuvre but a review of an ongoing artistic
research. While observing his works, the spectator may recognize the similarity between the piece’s
fragmented construction and his own perception of the world he lives in. If he looks carefully enough
he might even find some surprising and inspiring insights in his own reality between the layers of which
the paintings are constructed of. That is why in the end, Karakoç’s oeuvre proves that every quest to the
being of art shows parallels to the search for the meaning of life.
Assoc. Prof. Dr., Yeditepe University, Fine Arts Faculty, Art Management
*Curator
(Plato Sanat), Program Director of Contemporary Istanbul, Art Writer
SEÇME YAPITLAR
SELECTED WORKS
20
21
S U DA K İ YA N S I M A , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
R E F L EC T I O N O N WAT E R , O I L O N C A N VA S
1980, 80X60 CM
AT M E Y DA N I ( Y I L A N L I KO LO N ) , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
H I PP O D R O M E ( S E R P E N T C O L U M N ) , O I L O N C A N V A S
1988, 82X56 CM
“ CEYDA ÜNAL GÖĞÜŞ ÖZEL KOLEKSİYONU”
“ SPECIAL COLLECTION OF CEYDA ÜNAL GÖĞÜŞ”
22
23
S İ PA H İ L E R , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B O YA
C A L AVA RYM A N , O I L O N C A N VA S
1989, 82X56 CM
“ CEYDA ÜNAL GÖĞÜŞ ÖZEL KOLEKSİYONU”
“ SPECIAL COLLECTION OF CEYDA ÜNAL GÖĞÜŞ”
B A L E R İ N L E R , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
B A L L E R I N A S , O I L O N C A N VA S
1989, 140X100 CM
“ ÖM E R D İ N Ç K Ö K Ö Z E L K O L E K S İ Y O N U ”
SPECIAL COLLECTION OF OMER DINCKOK”
24
AV H A Z I R L I Ğ I , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
H U N T I N G P R E PA R AT I O N , O I L O N C A N VA S
1990, 100X70 CM
25
AV Ö N C E S İ , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
B E F O R E T H E H U N T, O I L O N C A N VA S
1990, 100X70 CM
26
27
M O R B AY R A M , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
V I O L E T F E ST I VA L , O I L O N C A N VA S
1991, 140X100 CM
A S U R B A N İ PA L’ İ N K Ü Ç Ü K B İ R M A C E R A S I , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B O YA
A L I T T L E A D V E N T U R E O F A S U R B A N I PA L , O I L O N C A N VA S
1992, 100X70 CM
28
29
M E L E K L E R İ N B U L U ŞM A S I , T U V A L Ü Z E R İ N E Y A Ğ L I B O Y A
G AT H E R I N G O F A N G E L S , O I L O N C A N VA S
1992, 94X75 CM
K I R M I Z I DA AT L A R , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
H O R S E S O N R E D, O I L O N C A N VA S
1994, 140X180 CM
30
31
G EC E AY İ N İ , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
N I G H T R I T UA L , O I L O N C A N VA S
1994, 180X140 CM
S İ YA H AT L A R , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
B L AC K H O R S E S , O I L O N C A N VA S
1995, 130X195 CM
32
33
K A R E L E R E D İ Z İ L D İ L E R , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
O R D E R LY O N S Q U A R E , O I L O N C A N VA S
1 9 9 7, 1 0 0 X 7 0 C M
B U L U ŞM A E K S E N İ , T U V A L Ü Z E R İ N E Y A Ğ L I B O Y A
M E E T I N G A X I S , O I L O N C A N VA S
1998, 140X100 CM
34
35
K I R M I Z I AT L A R , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
R E D H O R S E S , O I L O N C A N VA S
1999, 150X100 CM
S A R I S I C A K YA Ğ M U R , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
Y E L LOW WA R M R A I N , O I L O N C A N VA S
2000, 140X100 CM
36
37
P E M B E K ATM A N L A R , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
P I N K L AY E R S , O I L O N C A N VA S
2000, 100X70 CM
M AV İ K ATM A N L A R , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
B LU E L AY E R S , O I L O N C A N VA S
2000, 100X70 CM
38
39
K A R M A Ş I K D U YG U L A R , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
C O MP L E X F E E L I N G S , O I L O N C A N V A S
2000, 140X100 CM
“ CEYDA ÜNAL GÖĞÜŞ ÖZEL KOLEKSİYONU”
“ SPECIAL COLLECTION OF CEYDA ÜNAL GÖĞÜŞ”
O RTA K A R E D E , L İ TO G R A F İ
I N T H E M I DD L E S Q A U R E , L I T H O G R A PH Y
2000, 64X44 CM
40
41
N A Z A R D EĞ E R M İ , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
T H E E V I L E Y E , O I L O N C A N VA S
2001, 100X70 CM
K A H V E R E N G İ D E Ü Ç N A R , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I
T H R E E P O M EG R A N AT E S O N B R O W N , O I L O N C A N VA S
2001, 100X70 CM
42
43
A R K A A R K AYA , L İ TO G R A F İ
B A C K T O B A C K , L I T H O G R A PH Y
2001, 50X70 CM
YA L N I Z L A L E , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
L O N E L Y T U L I P, O I L O N C A N V A S
2002, 140X100 CM
44
45
M AV I DA LG A L A R DA , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
A MO N G T H E B LU E WAV E S , O I L O N C A N VA S
2004, 140X100 CM
B Ü Y Ü K K I R M I Z I B İ B E R , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
B I G R E D P E PP E R , O I L O N C A N V A S
2004, 100X70 CM
46
47
S A R I S I C A K T A B U L U ŞM A L A R , T U V A L Ü Z E R İ N E Y A Ğ L I B O Y A
G AT H E R I N G I N WA R M Y E L LO W, O I L O N C A N VA S
2004,100X70 CM
D E R İ N D E K İ Y E Ş İ L , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
H I DD E N G R E E N , O I L O N C A N V A S
2004, 100X70 CM
48
49
S I R A DA N A R L A R , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
P O M EG R A N AT E S I N O R D E R , O I L O N C A N VA S
2004, 100X70 CM
N A R L A R , G R AV Ü R
P O M EG R A N AT E S , E N G R AV I N G
2004, 50X33 CM
50
51
M AV İ D E S E R P İ L M İ Ş , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
S C AT T E R E D O N B LU E , O I L O N C A N VA S
2006, 140X100 CM
YA Ğ M U R DA N A R L A R , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
P O M EG R A N AT E S I N T H E R A I N , O I L O N C A N VA S
2006, 100X70 CM
52
53
K A R A N L I K D Ü Z E N L E M E , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
T H E D A R K C O MP O S I T I O N , O I L O N C A N V A S
2 0 0 7, 1 9 5 X 1 3 0
N A R L A R V E A R M U T L A R , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
P O M EG R A N AT E S A N D P E A R S , O I L O N C A N VA S
2 0 0 7, 1 3 0 X 1 9 5 C M
54
55
Ş A FA K TA D Ü Ş T Ü L E R , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B O YA
T H E Y F E L L AT DAW N , O I L O N C A N VA S
2 0 0 7, 1 0 0 X 7 0 C M
M AV İ D E D Ü Ş Ü Ş , G R AV Ü R
FA L L I N T H E B LU E , E N G R AV I N G
2 0 0 7, 3 3 X 5 0 C M
56
57
H A L İ Ç S A R A R I N C A , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
WH E N G O L D E N H O R N G O E S Y E L L O W , O I L O N C A N V A S
2008, 140X200 CM
A LT I N YA Ğ M U R U , T U V A L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B O YA
G O L D E N R A I N , O I L O N C A N VA S
2008, 140X100 CM
58
59
G Ö Ğ E D O Ğ R U , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
S K Y WA R D, O I L O N C A N VA S
2008, 100X140 CM
K I R M I Z I V E S İ YA H AT L I , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
R E D A N D B L AC K R I D E R , O I L O N C A N VA S
2008,140X100 CM
60
61
B E YA Z DA , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
O N WH I T E , O I L O N C A N V A S
2008, 100X70 CM
K I R M I Z I V E S İ YA H AT L I , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
R E D A N D B L AC K R I D E R , O I L O N C A N VA S
2008,140X100 CM
62
63
A K Ş A M S A R I S I , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
E V E N I N G Y E L LOW, O I L O N C A N VA S
2008, 100X70 CM
O R M A N DA , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
I N T H E F O R E S T, O I L O N C A N VA S
2008, 70X100 CM
64
65
K A R Ş I S I R A DA , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
O N T H E O PP O S I T E L I N E , O I L O N C A N V A S
2008, 100X70 CM
A T L A R E Ğ İ T İ MD E , T U V A L Ü Z E R İ N E Y A Ğ L I B O Y A
H O R S E S I N T R A I N I N G , O I L O N C A N VA S
2008, 100X70 CM
66
67
İ K İ S ı R A DA , G R AV Ü R
T WO ROW S , E N G R AV I N G
2008, 50X33 CM
YA Ğ M U R DA , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
I N T H E R A I N , O I L O N C A N VA S
2009, 140X100 CM
68
69
Y E Ş İ L B İ B E R L E R , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
G R E E N P E PP E R S , O I L O N C A N V A S
2009, 70X100
S U DA K İ B İ B E R L E R , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
P E PP E R S I N T H E W A T E R , O I L O N C A N V A S
2009, 70X100 CM
70
71
M A N Z A R A D A S A R I AT, T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B O YA
Y E L LOW H O R S E I N T H E L A N D SC A P E , O I L O N C A N VA S
2009, 70X100 CM
Y E Ş İ L AT L A R D İ N L E N İ YO R , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
G R E E N H O R S E S R E ST I N G , O I L O N C A N VA S
2009, 70X100 CM
72
73
D U VA R DA K İ R E S İ M , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
PA I N T I N G O N T H E W A L L , O I L O N C A N VA S
2009, 100X70 CM
B İ B E R L E R , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
P E PP E R S , O I L O N C A N V A S
2010, 200X150 CM
74
75
M AV İ B O Ş LU K , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
B LU E S PA C E , O I L O N C A N VA S
2010, 200X150 CM
K I R M I Z I L A R Ü S T T E I I , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
R E D S O N TO P I I , O I L O N C A N VA S
2010, 150X200 CM
76
77
DA R A L A N DA K A Ç I Ş , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
E SC A P E I N T H E N A R ROW M E A D OW, O I L O N C A N VA S
2010, 180X180 CM
AYA S O F YA D Ü Ş E R K E N , T U VA Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
H A G I A S O PH I A F A L L I N G , O I L O N C A N V A S
2010, 200X150 CM
78
79
OY N A N M A M I Ş OY U N L A R , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
U N P L AY E D G A M E S , O I L O N C A N VA S
2010, 160X220 CM
D İ K İ L İ TA Ş , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
O B E L I S K , O I L O N C A N VA S
2010, 200X150 CM
80
81
Ç I K I Ş YO K , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
N O E X I T, O I L O N C A N VA S
2010, 140X100 CM
K ATM A N L A R , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
L AY E R S , O I L O N C A N VA S
2010, 200X150 CM
82
83
K A Y N A ŞM A , T U V A L Ü Z E R İ N E Y A Ğ L I B O Y A
F U S I O N , O I L O N C A N VA S
2010, 140X100 CM
İ S TA N B U L D Ü Ş E R K E N , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
I S TA N B U L I S FA L L I N G , O I L O N C A N VA S
2010, 140X100 CM
84
85
D O Ğ A K A R A R D I , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
N AT U R E B E C A M E S H A D Y, O I L O N C A N VA S
2010, 100X70 CM
K A R A N L I K TA F I RT I N A , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
S TO R M AT N I G H T, O I L O N C A N VA S
2010, 200X200 CM
“ÖNER KOCABEYOĞLU ÖZEL KOLEKSİYONU”
“SPECIAL EDITION OF ONER KOCABEYOĞLU”
86
87
Y I L A N L I S Ü T Ü N , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
S E R P E N T CO LU M N , O I L O N C A N VA S
2010, 200X150 CM
“DENİZ MARŞAN ÖZEL KOLEKSİYONU”
“SPECIAL COLLECTION OF DENIZ MARSAN”
PAT L A M A A N I , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B O YA
E XP L O D I N G M O M E N T , O I L O N C A N V A S
2010, 200X200 CM
88
89
S İ YA H K A R E L E R D E , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
O N B L AC K SQ UA R E S , O I L O N C A N VA S
2010, 200X300 CM
“ ÖM E R D İ N Ç K Ö K Ö Z E L K O L E K S İ Y O N U ”
SPECIAL COLLECTION OF OMER DINCKOK”
TO P L A N M AYA Ç A L I Ş I R K E N , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
T R Y I N G TO G AT H E R , O I L O N C A N VA S
2011, 150X200 CM
90
91
K I R M I Z I L A R Ü S T T E I , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
R E D S O N TO P I , O I L O N C A N VA S
2011, 150X200 CM
P E M B E F I RT I N A , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
P I N K S TO R M , O I L O N C A N VA S
2011, 200X100 CM
92
93
AYA S O F YA’ D A A K Ş A M , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B O YA
N I G H T A T H A G I A S O PH I A , O I L O N C A N V A S
2011, 200X100 CM
M O R Ş E L A L E , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
P U R P L E FA L L , O I L O N C A N VA S
2011, 200X100 CM
94
95
H AVA M O R A R I N C A , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
S K Y B E C O M E S V I O L E T, O I L O N C A N VA S
2011, 200X100 CM
İ S TA N B U L YA N G I N I , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
I S TA N B U L O N F I R E , O I L O N C A N VA S
2011, 200X100 CM
96
97
T E P E L E R D E , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
O N T H E H I L L S , O I L O N C A N VA S
2011, 200X100 CM
O RTA S I R A DA , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
O N T H E M I DD L E L I N E , O I L O N C A N V A S
2011, 200X100 CM
98
99
B İ B E R , N A R V E L İ M O N , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
P E PP E R , P O M E G R A N A T E A N D L E M O N , O I L O N C A N V A S
2011, 140X100 CM
N A R L A R Ü S T Ü N E , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
A B OV E T H E P O M EG R A N AT E S , O I L O N C A N VA S
2011, 140X100 CM
100
101
Y E Ş İ L YA M A Ç L A R , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
G R E E N H I L L S , O I L O N C A N VA S
2011, 140X100 CM
Y E Ş İ L Ş E L A L E , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
G R E E N FA L L S , O I L O N C A N VA S
2011, 140X100 CM
102
103
S İ YA H E R İ K L E R , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
B L AC K P LU MS , O I L O N C A N VA S
2011, 140X100 CM
A K I N T I YA K A P I L M A , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
D R I F T E D, O I L O N C A N VA S
2011, 140X100 CM
104
105
O R M A N D A K İ İ K İ K I R M I Z I AT, T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B O YA
T W O H O R S E S I N T H E F O R E S T, O I L O N C A N VA S
2011, 100X70 CM
M AV İ DA Ğ , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
B LU E M O U N TA I N , O I L O N C A N VA S
2011, 100X70 CM
106
107
M O R M AV İ , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
P U R P L E B LU E , O I L O N C A N VA S
2011,100X70 CM
K I R M I Z I V E P E M B E , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
R E D A N D P I N K , O I L O N C A N VA S
2011, 100X70 CM
108
109
PAT L A M A , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B O YA
E XP L O S I O N , O I L O N C A N V A S
2011, 100X70 CM
A LT I N S Ü V A R İ , T U V A L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B O YA
G O L D E N C H E VA L I E R , O I L O N C A N VA S
2011, 100X70 CM
110
111
M O R K A R M A Ş A , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
P U R P L E C H AOS , O I L O N C A N VA S
2011, 140X140 CM
P E M B E AT L A R , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
P I N K H O R S E S , O I L O N C A N VA S
2011, 140X140 CM
112
113
A LT I N AT L A R I I I , T U V A L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B O YA
G O L D E N H O R S E S I I I , O I L O N C A N VA S
2011, 140X140 CM
Y E Ş İ L G E Ç İ T, T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B O YA
T H E G R E E N G AT E , O I L O N C A N VA S
2011, 140X140 CM
114
115
S İ YA H DA LG A L A R , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
T H E B L AC K WAV E S , O I L O N C A N VA S
2011, 140X140 CM
G E R İ Y E N E K A L D I ? , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
WH A T H A S R E M A I N E D ? , O I L O N C A N V A S
2012, 150X200 CM
116
117
S O N U Ç S U Z Ç A B A , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
I N CO N C LU S I V E E F FO RTS , O I L O N C A N VA S
2012, 175X175 CM
K A H V E R E N G İ R Ü YA , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
B ROW N D R E A M , O I L O N C A N VA S
2012, 200X100 CM
118
119
İ S TA N B U L S E R V İ L E R İ , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
C Y P R E S S E S O F I S TA N B U L , O I L O N C A N VA S
2012, 200X100 CM
G E R İ D E K A L A N L A R , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
S U R V I VO R S , O I L O N C A N VA S
2012, 100X150 CM
120
121
M AV İ F I RT I N A , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
B LU E S TO R M , O I L O N C A N VA S
2012, 180X120 CM
F I RT I N A DA , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
I N T H E S TO R M , O I L O N C A N VA S
2012, 100X70 CM
122
123
D A Ğ PAT L A D I , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B O YA
M O U N T A I N E XP L O D E D , O I L O N C A N V A S
2012, 100X70 CM
A R K A DA DA Ğ , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
M O U N TA I N AT T H E B A C K , O I L O N C A N VA S
2013, 200X150 CM
124
125
K A R F I RT I N A S I , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
S N O W S TO R M , O I L O N C A N VA S
2013, 200X150 CM
Ç I K I Ş Ç A B A S I , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
ST R U G G L E FO R L E AV I N G , O I L O N C A N VA S
2013, 150X200 CM
126
127
A LT TA K İ K AT M A N L A R , T U V A L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B O YA
S U B J A C E N T L AY E R S , O I L O N C A N VA S
2013, 200X150 CM
S U L A R G Ö L O L D U , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
WAT E R S B EC A M E A L A K E , O I L O N C A N VA S
2013, 200X150 CM
128
129
K A R M A Ş A B A Ş L I YO R , T U A L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
C H AOS A R I S E S , O I L O N C A N VA S
2013, 200X200 CM
P E ŞP E Ş E S I R A D A , T U V A L Ü Z E R İ N E Y A Ğ L I B O Y A
S E Q U E N T I A L L I N E U P, O I L O N C A N V A S
2013, 200X200 CM
130
131
A LT I N AT L A R , T U V A L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B O YA
G O L D E N H O R S E S , O I L O N C A N VA S
2013, 200X200 CM
G E R İ D E K A L A N L A R , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
T H E R E S T, O I L O N C A N VA S
2013, 200X200 CM
132
133
T E P E L E R D E , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
O N T H E H I L L S , O I L O N C A N VA S
2013, 200X100 CM
O RTA DA N A R L A R , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
P O M E G R A N A T E S I N T H E M I DD L E , O I L O N C A N V A S
2013, 200X100 CM
134
135
T E K B A Ş I N A , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
A L L A LO N E , O I L O N C A N VA S
2013, 100X150 CM
S E R V İ L E R İ N YA N I N DA , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
N E X T TO C Y P R E S S E S , O I L O N C A N VA S
2013, 150X100 CM
136
137
S E L B A S K I N I , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
T H E F LO O D, O I L O N C A N VA S
2013, 100X150 CM
S U B A S K I N I , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
WAT E R F LO O D, O I L O N C A N VA S
2013, 150X100 CM
138
139
TA R L A , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
T H E F I E L D, O I L O N C A N VA S
2013, 100X150 CM
H A ŞH A Ş Ç İ Ç E K L E R İ , T U V A L Ü Z E R İ N E Y A Ğ L I B O Y A
P O PP Y F L O W E R S , O I L O N C A N V A S
2013, 150X100 CM
140
141
AT Ç E Ş İ T L E M E L E R İ , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
H O R S E VA R I AT I O N S , O I L O N C A N VA S
2013, 150X100 CM
K AY B O L A N AT L A R , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
T H E LOST H O R S E S , O I L O N C A N VA S
2013, 140X140 CM
142
143
K U Y U N U N K E N A R I N DA , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
N E X T TO T H E W E L L , O I L O N C A N VA S
2013, 140X140 CM
O R M A N I N O RTA S I N DA , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
I N M I DD L E O F T H E F O R E S T , O I L O N C A N V A S
2014, 150X200 CM
144
145
T Ü Y L E R U Ç U Ş U YO R , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
F LY I N G F E AT H E R S , O I L O N C A N VA S
2014, 150X200 CM
AT L A R V E T Ü Y L E R , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
H O R S E S A N D F E AT H E R S , O I L O N C A N VA S
2014, 150X200 CM
146
147
S A R I R Ü YA , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
Y E L LOW D R E A M , O I L O N C A N VA S
2014, 150X200 CM
T Ü Y L E R , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
F E AT H E R S , O I L O N C A N VA S
2014, 200X200 CM
148
149
T Ü Y L E R A R A DA , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
F E AT H E R S I N B E T W E E N , O I L O N C A N VA S
2014, 100X150 CM
M A N Z A R A , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
L A N D SC A P E , O I L O N C A N VA S
2014, 100X150 CM
150
151
S A R I DA K AY B O L M A K , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
G E T T I N G LOST I N Y E L LOW, O I L O N C A N VA S
2014, 100X150 CM
T Ü Y L E R , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
F E AT H E R S , O I L O N C A N VA S
2014, 100X150 CM
152
153
Y E Ş İ L B A S K I N , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
D O M I N AT I O N O F G R E E N , O I L C A N VA S
2014, 100X150 CM
H AVA K A R A R I YO R , T U VA L Ü Z E R İ N E YA Ğ L I B OYA
S K Y I S G E T T I N G DA R K , O I L O N C A N VA S
2014, 150X100 CM
ÖZEL BELGELER, BİYOGRAFİ, BİBLİYOGRAFYA
SPECIAL DOCUMENTS, BIOGRAPHY, BIBLIOGRAPHY
156
157
MEZUNLAR GÜNÜNDE, MUARRA ERKMEN,
SEMA ILGAZ TEMEL, BARBAROS BAYKAL,
FEVZİ KARAKOÇ.
ON THE GRADUATION DAY, MUARRA ERKMEN,
SEMA ILGAZ TEMEL, BARBAROS BAYKAL,
FEVZİ KARAKOÇ.
MARMARA ÜNİVERSİTESİ GÜZEL SANATLAR FAKÜLTESİ, 1986
AT MARMARA UNIVERSITY, FACULTY OF FINE ARTS, 1986
TEM SANAT GALERİSİNDE SERGİ AÇILIŞI. GÜRHAN
YÜCEL, TALAT ENLİL, ZEYNEP ENLİL, FEVZİ
KARAKOÇ, PINAR KARAKOÇ, YAĞMUR KARAKOÇ,
NERMİN KARAKOÇ, BESİ CECAN, FUAT ACAROĞLU
EXHIBITION OPENING AT THE TEM ART GALLERY.
GÜRHAN YÜCEL, TALAT ENLIL, ZEYNEP ENLIL, FEVZI
KARAKOÇ, PıNAR KARAKOÇ, YAĞMUR KARAKOÇ,
NERMIN KARAKOÇ, BESI CECAN, FUAT ACAROĞLU
NERMİN KARAKOÇ İLE GÖREME’DE
IN GÖREME WITH NERMIN KARAKOÇ
NERMİN NAZ İLE EVLİLİK, 1974
MARRIAGE TO NERMİN NAZ, 1974
BODRUM ARTSUİT SANAT ÇALIŞTAYI. FEVZİ
KARAKOÇ, ERGİN İNAN, ZAHİT BÜYÜKİŞLİYEN,
OKTAY ANILANMERT
AT BODRUM ARTSUIT ART WORKSHOP. FEVZİ
KARAKOÇ, ERGİN İNAN, ZAHIİT BÜYÜKİŞLEYEN,
OKTAY ANILANMERT
MUSTAFA ASLIER’İN SERGİSİNDE. BARBAROS BAYKAL, MUSTAFA ASLIER,
ERCAN AKYOL, FEVZİ KARAKOÇ, NECATİ ABACI, LALEHAN UYSAL, AYLA
DÜNDAR
AT THE EXHIBITION OF MUSTAFA ASLIER. BARBAROS BAYKAL, MUSTAFA
ASLIER, ERCAN AKYOL, FEVZI KARAKOÇ, NECATI ABACI, LALEHAN UYSAL,
AYLA DÜNDAR
FEVZİ KARAKOÇ
1989
1972 FEVZİ KARAKOÇ – MAHMUT AKBULUT RESİM
SERGİSİNDE. BARBAROS BAYKAL, KERİM KARMIŞ, FEVZİ
KARAKOÇ, NERMİN NAZ, MAHMUT AKBULUT, 1972
FEVZİ KARAKOÇ – MAHMUT AKBULUT AT THE PAINTING
EXHIBITION. BARBAROS BAYKAL, KERİM KARMIŞ, FEVZİ
KARAKOÇ, NERMİN NAZ, MAHMUT AKBULUT, 1972
CEMAL KUTAY’IN EVİNDE. METE FIRINCIOĞLU, NURETTIN ÇAKIROĞLU, CEMAL
KUTAY, FEVZI KARAKOÇ, VEDAT GÜLER.
AT CEMAL KUTAY’S HOUSE. METE FIRINCIOĞLU, NURETTIN ÇAKIROĞLU, CEMAL
KUTAY, FEVZI KARAKOÇ, VEDAT GÜLER.
ÇIRAĞAN SARAYINDAKİ SERGİDEN.
ÇIRAĞAN SARAYI MÜDÜRESİ, PELİN SANDALLI,
AYŞE SİPAHİOĞLU
AT THE EXHIBITION HELD IN ÇIRAĞAN PALACE.
FEVZİ KARAKOÇ, ÇIRAĞAN PALACE MANAGER,
PELİN SANDALLI, AYŞE SİPAHİOĞLU.
MUSTAFA ATA’NIN EVİNDE, GÜLVELİ KAYA, AYDIN
AYAN, ZAHİT BÜYÜKİŞLEYEN, FEVZİ KARAKOÇ
AT MUSTAFA ATA’S HOUSE. GÜLVELI KAYA, AYDIN
AYAN, ZAHİT BÜYÜKİŞLEYEN, FEVZİ KARAKOÇ
ÇİFTÇİLER SANAT GALERİSİNDE. MAHMUT NAİBİ,
FEVZİ KARAKOÇ, SİNA GENİM, HASAN ÇİFTÇİ
AT THE ÇIFTÇILER ART GALLERY. MAHMUT NAİBİ,
FEVZİ KARAKOÇ, SİNAN GENİM, HAKAN ÇİFTÇİ
ROMA’DA MOLA. ZAHİT BÜYÜKİŞLEYEN, NİLAY
KAN BÜYÜKİŞLEYEN, NERMİN KARAKOÇ, FEVZİ
KARAKOÇ.
A BREAK IN ROME. ZAHİT BÜYÜKİŞLEYEN, NİLAY
KAN BÜYÜKİŞLEYEN, NERMİN KARAKOÇ, FEVZİ
KARAKOÇ
YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİNDE. KAYA ÖZSEZGİN, FEVZİ
KARAKOÇ, ZAHİT BÜYÜKİŞLEYEN, MUSTAFA ATA,
GÜLVELİ KAYA, ÖZDEMİR ALTAN, TURAN AKSOY,
GÜNDÜZ GÖLÖNÜ
AT YEDITEPE UNIVERSITY. KAYA ÖZSEZGİN, FEVZİ
KARAKOÇ, ZAHİT BÜYÜKİŞLEYEN, MUSTAFA ATA,
GÜLVELİ KAYA, ÖZDEMİR ALTAN, TURAN AKSOY,
GÜNDÜZ GÖLÖNÜ
ALTINYUNUS’TA
SERGİ. NERMİN
KARAKOÇ, FEVZİ
KARAKOÇ
EXHIBITION AT
ALTINYUNUS.
NERMİN
KARAKOÇ,
FEVZIİKARAKOÇ
LİNART SANAT GALERİSİNDEKİ SERGİDE
YAĞMUR KARAKOÇ, PINAR KARAKOÇ, ADA
KARAKOÇ, NERMİN KARAKOÇ VE FEVZİ KARAKOÇ
AT THE LİNART ART GALLERY, YAĞMUR KARAKOÇ,
PINAR KARAKOÇ, ADA KARAKOÇ, NERMİN
KARAKOÇ VE FEVZİ KARAKOÇ
158
BİYOGRAFİ
1947 yılında Çankırı’da doğdu.
1968-1972 yılları arasında Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu’nda okudu.
1974 İki yıl serbest çalışmadan sonra Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu’nda asistan oldu.
1979 yılında gittiği Salzburg Yaz Akademisi’nde yapmış olduğu Litografi çalışmalarıyla Salzburg
Şehri onur ödülünü aldı.
1981 ve 1983 yıllarında Özgün Baskıresim dalında Devlet Resim Heykel yarışması ödülü aldı.
1983 Viking Kağıt Baskı Resim ödülünü aldı.
1983 Özgün Baskı Resim dalında Sanatta Yeterlilik aldı.
1986 Doçent oldu.
1993 Profesör oldu.
2002 Ocak ayına kadar Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde çalıştı. Aynı yılın Şubat
ayı itibarıyla Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde çalışmaya başladı. Sanatçı halen
Yeditepe Üniversitesi’ndeki görevini sürdürmektedir.
Kişisel sergiler
1972 Türk Alman Kültür Merkezi, İstanbul
1980 Kültür Bakanlığı Devlet Güzel Sanatlar Galerisi, İstanbul
1981 İm Sanat Galerisi, İstanbul
1982 Galeri Lebriz, İstanbul
1983 İstanbul Belediyesi Taksim Sanat Galerisi, İstanbul
1984 Doku Sanat Galerisi, Ankara
1985 Akbank Sanat Galerisi, Bursa
1987 Antik Sanat Galerisi, Ankara
1989 Palet Sanat Galerisi, Eskişehir
1989 Tem Sanat Galerisi, İstanbul
1991 Tem Sanat Galerisi, İstanbul
1993 Yaşar Eğitim Ve Kültür Vakfı Sanat Galerisi, İzmir
1993 Tem Sanat Galerisi, İstanbul
1993 Falez Sanat Galerisi, Antalya
1995 Emlak Sanat Galerisi, Ankara
1995 Tem Sanat Galerisi, İstanbul
1996 Arda Sanat Galerisi, Ankara
1996 Tem Sanat Galerisi, İstanbul
1997 Yaşar Eğitim Ve Kültür Vakfı Sanat Galerisi, İzmir
1998 Arda Sanat Galerisi, Ankara
1999 Tem Sanat Galerisi, İstanbul
2001 Tem Sanat Galerisi, İstanbul
2001 Yaşar Eğitim Ve Kültür Vakfı Sanat Galerisi, İzmir
2002 Tem Sanat Galerisi, İstanbul
2005 Tem Sanat Galerisi, İstanbul
2006 Yaşar Eğitim Ve Kültür Vakfı Sanat Galerisi, İzmir
2007 Tem Sanat Galerisi, İstanbul
2007 Ckm Sanat Galerisi, İstanbul
2009 Armoni Sanat Gakerisi, Ankara
2009 Tem Sanat Galerisi, İstanbul
2011 Maçkamodern Sanat Galerisi, İstanbul
2011 Linart Sanat Galerisi, İstanbul
2011 Çıragan Sarayı Kempinsky, İstanbul
2012 Arete Sanat Galerisi, Ankara
2012 Yaşar Egitim Ve Kültür Vakfı Altınyunus, İzmir
2013 Çiftçi Towers, İstanbul
2013 Arte İstanbul, İstanbul
2014 Türk Amerikan Derneği, İzmir
2014 Armoni Sanat Galerisi, Ankara
Karma sergiler
1972 2.Uluslararası Tahtabaskt Resim Trienali, Capri. İtalya
1972 Türk Çağdaş Baskı Resim Sanatçıları Resim Sergisi, Romanya
1977 Baskıresim Bienall. İsviçre
1983 Uluslararası Xylon 9. Winterthur Tahta Baskı Trienali.İsviçre
1984 Devlet Resim Ve Heykel Sergisi
1985 Xylon 10. Gelsenkirchen Sergisi, Almanya
1986 1. Uluslararası Asya-Avrupa Sanat Binali. Ankara
1986 1986-2006 “Bizden Ve Onlardan 1 -1 7” Tem Sanat Galerisi, İstanbul
1987 “İstanbul’dan Çağdaş Türk Resmi” Kophenhag. Danimarka
1987 “Türkiye’de Ve Almanya’da Ağaç Baskı Sanat Sergisi”, Ankara
1987 Özgün Baski Resim, Kayaalp Sanat Galerisi, İstanbul
1990 Uluslararası Xylon 11. Winterthur Tahtabaskı Resim Trienali. İsviçre
1991 “Çelebi’den Gürbüz’e Sanatın Hizmetinde Beş Yıl” ,Akm
1991 1.İstanbul Sanat Fuarı, Tem Sanat Galerisi, Tüyap Sergi Sarayı
1992 Tuval Sanat Galerisi, İzmir
1993 Uluslararası Xylon 12. Winterthur Tahtabaskı Resim Trienali, İsviçre
159
1993 On Özgün Baskı Resim Sanatçısı Sergisi, Eylül Sanat Galerisi, İstanbul
1994 Özgün Baskı Resim Sergisi, Eylül Sanat Galerisi, İstanbul
1995 5.İstanbul Sanat Fuarı, Tem Sanat Galerisi, Tüyap Sergi Sarayı
1995 Replica Sanat Galerisi, İstanbul
1995 Özgün Baskı Resim Sergisi, Eylül Sanat Galerisi, İstanbul
1996 Replica Sanat Galerisi, İstanbul
1996 “Öteki” Habitat Iı.Resim Sergisi Antrepo, İstanbul
1997 Türkiye İş Bankası “Sanat Büyük Ödülü” Sergisi, İstanbul
1998 Cumhuriyetin 75.Yılı Sergisi, Bilim Sanat, İstanbul
1998 Çamlıca Sanat Evi 25. Yıl Sergisi, Galeri Çamlıca, İstanbul
1998 Grup Sergisi, Eylül Sanat Galerisi, İstanbul
1998 50. Yılında Akbank Resim Koleksiyonu Sergisi, İstanbul
1998 İam Resim Sergisi-Toprakbank Sanat Galerisi, İstanbul
1999 Taç Spor Sanat Galerisi Karma Sergi, İstanbul
1999 “Müzesini Düşleyen Sergi” M.Ü.G.S.F., İstanbul
2001 11 .İstanbul Sanat Fuarı Tem Sanat Galerisi, Tüyap Sergi Sarayı
2001 Taç Spor Sanat Galerisi, İstanbul
2001 Karşı Sanat Galerisi Gravür Sergisi, İstanbul
2002 Teksin Sanat Galerisi 9 Sanatçı, İstanbul
2002 İstanbul Asyakası M.Ü.G.S.F. Sergi Salonları, İstanbul
2002 Upsd Suluboya Sergisi, İstanbul
2002 Teksin Sanat Galerisi İam Sergisi, İstanbul
2004 Odtü 6. Sanat Festivali (Resim Sergisi) Ankara
2004 Çağdaş Bir Bakış, Tem Sanat Galerisi-Yeditepe Üni.İstanbul
2004 Art İstanbul Lütfü Kırdar Sergi Salonu.
2004 L.Prag Uluslararası Sanat Fuarı, Tem Sanat Galerisi
2005 Ankara Çağdaş Sanat Fuarı- Ankara
2005 “Fevzi Karakoç, Sema Ilgaz Temel, Yusuf Ziya Aygen” Üçlü Sergi,
Ortaköy Sanat Galerisi, İstanbul
2005 Arttart Sanat Galerisi Karma Sergi, İstanbul
2006 Gra-Plas Resim Sergisi Ckm Sanat Galerisi, İstanbul
2006 Odtü 7. Sanat Festivali (Resim Sergisi), Ankara
2006 Remart Sanat Galerisi Karma Sergi, İstanbul
2006 Ckmsanat Galerisi Siyah Beyaz Sergisi İstanbul
2007 Tem Sanat Galerisi –Bizden Ve Onlardan İstanbul
2007 Ckm Sanat Galerisi –Buluşmalar- İstanbul
2007 Teksin Sanat Galerisi –Özgün Baskı Resim Sergisi İstanbul
2007 Marmara Üniversitesi Gsf 50. Yıl Sergisi İstanbul
2007 Marmara Üniversitesi Gsf Kore Sergisi İstanbul
2007 Odtü 8. Sanat Festivali (Resim Sergisi ) Ankara
2007 Tem Sanat Galerisi (Uyanış ) Sergisi İstanbul
2007 Art& Life Sanat Galerisi İstanbul
2008 Ckm Sanat Galerisi Desen Sergisi İstanbul
2008 Antrepo Sanat Fuarı –Teksin Sanat Galerisi İstanbul
2008 Ckm Sanat Galerisi Kırmızı Sergisi İstanbul
2008 Kadir Has Üniversitesi Haliç Sergisi
2009 Sintesi Sertgisi Roma
2009 Natürmort Sergisi Ckm Sanat Galerisi İstanbul
2009 Asbat Sanat Sempozyumu, Bodrum
2009 Ankara Üniversitesi Sanat Sempozyumu, Ankara
2010 Tunca Sanat Galerisi, İstanbul
2010 Maçkamodern Sanat Galerisi, İstanbul
2010 Meke Sanat Galerisi, İstanbul
2010 Odtü Sanat Festivali, Ankara
2010 Ege Üniversitesi Sanat Festivali, İzmir
1210 Maçkamodern Sanat Galerisi, İstanbul
2011 Meke Sanat Galerisi, İstanbul
2011 Füsun İnan Sanat Galerisi, İstanbul
2011 Linart Sanat Galerisi, İstanbul
2011 Cermodern Sanat Galerisi Türk Kore Sanat Sergisi, Ankara
2011 Arte Sanat Galerisi Heykelden Resme İstanbul
2012 Arete Sanat Galerisi Özgünbaskı Resim, Ankara
2013 Rh Sanat Galerisi Karma Sergi,
2013 Artisan Sanat Galerisi Karma Sergi, İstanbul
2013 Erhan Peker Koleksiyon Sergisi, İzmir
2014 Özgür Ve 90 (Freiundneunzig) T.C. Berlin Büyükelçiliği – Art&Life, Berlin
2014 Art Şişli Sergi ve Kültür Merkezi, Renkler Cumhuriyeti, İstanbul
2014 Kaş Sanat Galerisi, İstanbul
2014 Tüyap Sanat Fuarı, İstanbul2014 Portakal Çiçeği Uluslararası Plastik Sanatlar Kolonisi,
Mustafa Kemal Kültür Merkezi Beşiktaş Çağdaş Sanat Galerisi, İstanbul
BIOGRAPHY
1947 He was born in Çankırı.
1968 - 1972 He has studied at State College of Fine Arts.
1974 After two years of free work, he became an assistant at State College of Fine Arts.
1979 He was awarded City of Salzburg honor award because of his lithography works at
Salzburg Summer Academy.
1981 and 1983 He won the State Art and Sculpture competition in the Unique Lithography
discipline.
1983 He earned the Viking Paper Lithograph award.
1983 He was given Proficiency in Art in Unique Lithography discipline.
1983 He became an Associate Professor.
1993 He became a Professor.
He has worked at Marmara University Faculty of Fine Arts until January of 2002. He currently
works at Yeditepe University Faculty of Fine Arts since that date.
Solo Exhibitions
1972 German Cultural Center, Istanbul
1980 Ministry Of Culture State Gallery Of Fine Arts, Istanbul
1981 Im Art Gallery, Istanbul
1982 Gallery Lebriz, Istanbul
1983 Istanbul Municipality Taksim Art Gallery, Istanbul
1984 Doku Art Gallery, Ankara
1985 Akbank Art Gallery, Bursa
1987 Antik Art Gallery, Ankara
1989 Palet Art Gallery, Eskisehir
1989 Tem Art Gallery, Istanbul
1991 Tem Art Gallery, Istanbul
1993 Yasar Education And Culture Foundation Art Gallery, Izmir
1993 Tem Art Gallery, Istanbul
1993 Falez Art Gallery, Antalya
1995 Emlak Art Gallery, Ankara
1995 Tem Art Gallery, Istanbul
1996 Arda Art Gallery, Ankara
1996 Tem Art Gallery, Istanbul
1997 Yasar Education And Culture Foundation Art Gallery, Izmir
1998 Arda Art Gallery, Ankara
1999 Tem Art Gallery, Istanbul
2001 Tem Art Gallery, Istanbul
2001 Yasar Education And Culture Foundation Art Gallery, Izmir
2002 Tem Art Gallery, Istanbul
2005 Tem Art Gallery, Istanbul
2006 Yasar Education And Culture Foundation Art Gallery, Izmir
2007 Tem Art Gallery, Istanbul
2007 Ckm Art Gallery, Istanbul
2009 Armoni Art Gallery, Ankara
2009 Tem Art Gallery, Istanbul
2011 Mackamodern Art Gallery, Istanbul
2011 Linart Art Gallery, Istanbul
2011 Ciragan Kempinsky, Istanbul
2012 Arete Art Gallery, Ankara
2012 Yasar Education And Culture Foundation Art Gallery, Altinyunus Izmir
2013 Ciftci Towers, Istanbul
2013 Arte Istanbul, Istanbul
2014 Turkish American Association, İzmir
2014 Armoni Art Gallery, Ankara
Group Exhibitions
1972 2nd International Woodprint Art Triennial, Capri, Italy
1972 Contemporary Turkish Printmaking Artists Exhibition, Romania
1977 Printmaking Biennial, Switzerland
1983 International Xylon 9, Winterthur Woodcut Triennial, Switzerland
1984 State Painting And Sculpture Exhibition
1985 Xylon 10th Gelsenkirchen Exhibition, Germany
1986 1st. International Asia-Europe Art Biennial, Ankara
1986 1986-2006 “Us And Them International Print Exhibition 1-19” Tem Art Gallery, Istanbul
1987 Contemporary Turkish Paintings From Istanbul” Copenhagen, Denmark
1987 “Woodcut In Turkey And Germany, Art Exhibition”, Ankara
1987 Printmaking, Kayaalp Art Gallery, Istanbul
1990 International Xylon 11, Winterthur Woodcut Triennial, Switzerland
1991 “From Celebi To Gürbüz, Five Years In The Service Of Art”, AKM, Istanbul
1991 1st Istanbul Art Fair, Tem Art Gallery, Tuyap Exhibition Center
1992 Tuval Art Gallery, Izmir
1993 International Xylon 12, Winterthur Woodcut Triennial, Switzerland
1993 Ten Printmaking Artists, Eylul Art Gallery, Istanbul
1994 Printmaking Exhibition, Eylul Art Gallery, Istanbul
1995 5th Istanbul Art Fair, Tem Art Gallery, Tuyap Exhibition Center
1995 Replica Art Gallery, Istanbul
1995 Printmaking Exhibition, Eylul Art Gallery, Istanbul
1996 Replica Art Gallery, Istanbul
1996 “The Other” Habitat II. Art Exhibition Antrepo, Istanbul
1997 Is Bank “Fine Arts Award” Exhibition, Istanbul
1998 75th Year Of Republic Exhibition, Bilim Art Gallery, Istanbul
1998 Camlica Art House 25th Year Exhibition, Gallery Camlica, Istanbul
1998 Group Exhibition, Eylul Art Gallery, Istanbul
1998 Akbank Painting Collection 50th Year Exhibition, Istanbul
1998 Iam Art Exhibition - Toprakbank Art Gallery, Istanbul
1999 Tac Spor Art Gallery Group Exhibition, Istanbul
1999 Exhibition Dreaming Of Its Museum” M.U.G.S.F., Istanbul
2001 11th Istanbul Art Fair Tem Art Gallery, Tuyap Exhibition Center
2001 Tac Spor Art Gallery, Istanbul
2001 Karsi Art Gallery Engraving Exhibition, Istanbul
2002 Teksin Art Gallery 9 Artist, Istanbul
2002 Istanbul Asyakapisi M.U.G.S.F. Exhibition Halls, Istanbul
2002 Upsd Watercolor Exhibition, Istanbul
2002 Teksin Art Gallery Iam Exhibition, Istanbul
2004 Odtu 6th Art Festival (Art Exhibition), Ankara
2004 A Contemporary Look, Tem Art Gallery - Yeditepe University Istanbul
2004 Art Istanbul Lutfi Kirdar Exhibition Hall
2004 1st Prag International Art Fair, Tem Art Gallery
2005 Ankara Contemporary Art Fair, Ankara
2005 “Fevzi Karakoc, Sema Ilgaz Temel, Yusuf Ziya Aygen” Exhibition,
Ortakoy Art Gallery, Istanbul
2005 Arttart Gallery Group Exhibition, Istanbul
2006 Gra-Plas Art Exhibition CKM Art Gallery, Istanbul
2006 Odtu 7th Art Festival (Art Exhibition), Ankara
2006 Remart Art Gallery Group Exhibition, Istanbul
2006 CKM Art Gallery Black And White Exhibition, Istanbul
2007 “Us And Them International Print Exhibition” Tem Art Gallery, Istanbul
2007 CKM Art Gallery Meetings, Istanbul
2007 Teksin Art Gallery Printmaking Exhibition, Istanbul
2007 Marmara University GSF 50th Year Exhibition, Istanbul
2007 Marmara University GSF KOREA Exhibition, Istanbul
2007 Odtu 8th Art Festival (Art Exhibition), Ankara
2007 Tem Art Gallery Awakening Exhibition, Istanbul
2007 Art&Life Art Gallery, Istanbul
2008 CKM Art Gallery Drawing Exhibition, Istanbul
2008 ANTREPO Art Fair Teksin Art Gallery, Istanbul
2008 CKM Art Gallery Red Exhibition, Istanbul
2008 Kadir Has University, Goldenhorn Exhibition
2009 Sintesi Exhibition Rome, Italy
2009 Still Life Exhibition CKM Art Gallery Istanbul
2009 ASBAT Art Symposium, Bodrum
2009 Ankara University Art Symposium, Ankara
2010 Tunca Art Gallery, Istanbul
2010 Mackamodern Art Gallery, Istanbul
2010 Meke Art Gallery, Istanbul
2010 Odtu Art Festival (Art Exhibition), Ankara
2010 Ege University Art Festival, Izmir
2010 Mackamodern Art Gallery, Istanbul
2011 Meke Art Gallery, Istanbul
2011 Fusun Inan Art Gallery, Istanbul
2011 Linart Art Gallery, Istanbul
2011 Cermodern Art Gallery Turkish Korean Art Exhibition, Ankara
2011 Arte Art Gallery From Sculpture To Painting, Istanbul
2012 Arete Art Gallery Printmaking Exhibition, Ankara
2013 RH Art Gallery, Group Exhibition, Istanbul
2013 Artisan Art Gallery, Group Exhibition, Istanbul
2013 Erhan Peker Collection Exhibition, Izmir
2014 Free And 90 (Freiundneunzig) T.C. Berlin Embassy – Art&Life, Berlin
2014 Art Sisli Exhibition and Cultural Center, Republic of Colours, Istanbul
2014 Kas Art Gallery, Istanbul
2014 Tuyap Art Fair, Artist 2014, Istanbul
2014 Portakal Cicegi International Plastic Arts Colony, Mustafa Kemal Cultural Center
Besiktas Contemporary Art Gallery, Istanbul