close

Enter

Log in using OpenID

Biography - Yeşilay

embedDownload
İçindekiler
İçindekiler
Organizasyon Komiteleri Sempozyum Programı Türkçe
3
4-5
6-10
Çalıştay Programı Türkçe
11-12
Sempozyum Programı İngilizce
14-18
Çalıştay Programı İngilizce 19-20
Oturum Başkanları
22-61
Konuşmacılar
Çalıştaylar
62-337
338-347
Contents
Contents
Organizing Committees
3
4-5
Symposium Programme in Turkish
6-10
Workshop Programme in Turkish
11-12
Symposium Programme in English
14-18
Workshop Programme in English
19-20
Chairs
22-61
Speakers
Workshops
62-337
338-347
Düzenleme Kurulu
Organizing Committee
Bilimsel Danışma Kurulu
Scientific Advisory Committee
Başkan:
Prof. Dr. M. İhsan Karaman
Prof. Dr. Ayşen Gürcan
Prof. Dr. Alaattin Duran
Prof. Dr. Bülent Çaplı
Prof. Dr. Cahide Aydın
Prof. Dr. Cevdet Erdöl
Prof. Dr. Faruk Aşıcıoğlu
Prof. Dr. Ferhunde Öktem
Prof. Dr. Figen Karadağ
Prof. Dr. Hakan Coşkunol
Prof. Dr. Halil Ekşi
Prof. Dr. Hasan Bacanlı
Prof. Dr. Haydar Sur
Prof. Dr. Hayrettin Kara
Prof. Dr. Işıl Maral
Prof. Dr. İbrahim Cılga
Prof. Dr. İlhan Yargıç
Prof. Dr. Kemal Sayar
Prof. Dr. Kültegin Ögel
Prof. Dr. M. Hakan Türkçapar
Prof. Dr. Medaim Yanık
Prof. Dr. Mehmet Akif Karan
Prof. Dr. Musa Tosun
Prof. Dr. Mücahit Öztürk
Prof. Dr. Necdet Ünüvar
Prof. Dr. Nesrin Dilbaz
Prof. Dr. Osman Hayran
Prof. Dr. Saffet Tüzgen
Prof. Dr. Sabahattin Aydın
Dr. M. Akif Seylan
Dr. İbrahim Topçu
M. Pervin Tuba Durgut
Doç Dr. Yusuf Adıgüzel
Dr. Ahmet Özdinç
Savaş Yılmaz
Prof. Dr. Ayşen Gürcan
Ahmet Zeki Olaş
Dr. Maria Renström
Dr. Sertaç Polat
Dr. Peyman Altan
Dr. Toker Ergüder
Dr. Vladimir Poznyak
Gregor Burkhart
Lidija Vugrinec
Patrick Pennickx
Paul Griffiths
Sebahattin Kuş
4
Prof. Dr. Yunus Söylet
Prof. Dr. Zehra Arıkan
Doç. Dr. Hasan Hüseyin Eker
Doç. Dr. Murat Gültekin
Doç. Dr. Cüneyt Evren
Doç. Dr. Mustafa Taşdemir
Doç. Dr. Osman Tolga Arıcak
Doç. Dr. Osman Vırıt
Yrd. Doç. Dr. Perihan Torun
Yrd. Doç. Itır Tarı Cömert
Yrd. Doç. Ömer Miraç Yaman
Dr. Maria Cristina Profili
Dr. Gazi Alataş
Dr. Gilberto Gerra
Dr. Muhammet Tayyip Kadak
Uzm. Dr. Arzu Çiftçi Demirci
Harun Sönmez
Mehmet Dinç
Mesud Yılmaz
Uğur Evcin
5
PROGRAM
1. GÜN, 29 EYLÜL 2014
08:30-09.30 Kayıt
09:30-11.00 Açılış Konuşmaları
11:00-11:30 Kahve Molası
11:30-13:00 Ana Oturum I
Uyuşturucu Politikalarında Halk Sağlığı Yaklaşımları
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Seçil Özkan
·· Dr. Vladimir Poznyak
·· Prof. Dr. Thomas Babor, Uyuşturucu Politikaları ve Halk Sağlığı
·· Prof. Dr. Keith Humphreys, Temel Sağlık ve Adalet Siste­minde Bağımlılık Tedavisinin İyileştirilmesi
·· Dr. Gilberto Gerra, Uyuşturucu Sorununa Müdahale: Bilim ve Klinik Uygulamaları Ayrımı
13:00-14:00 Öğle Arası
14.00-15.30 Paralel Oturum I A
Uyuşturucu Önleme Stratejileri I
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Sevil Atasoy
·· Gregor Burkhart, Bireyden Çevreye Avrupa’da Uyuşturucu Önleme Yaklaşımları
·· Prof. Dr. David Foxcroft, Uyuşturucu Önleme Programları ve Etkililiği: Çevresel, Gelişimsel ve Bilişsel Yaklaşımlar
·· Dr. Helena Pacnerova, Çek Cumhuriyetinde Önleme Programla­rının Sertifikasyon Sistemi
14.00-15.30 Paralel Oturum I B
İyileşme ve Rehabilitasyon I: Rehabilitasyon Modelleri
Oturum Başkanı: Doç. Dr. Cüneyt Evren
·· Janusz Sieroslawski, İki Rehabilitasyon Modeli-Toplum Temelli Programa Karşı Terapötik Toplum
·· Prof. Dr. Volodymyr Tymoshenko, Uyuşturucu Bağımlılarının Rehabilitasyonu ve Sosyal Uyumu Sorunu
·· Mohammad Nasib-Jean Kissell, Wadan Afganistan: WADAN’ın Uyuşturucu Kontrolüne Yaklaşımı, 2002-2014
·· Dr. José Ángel Prado, Meksika’da İyileşme ve Rehabilitasyon
15.30-16.00 Kahve Molası
16:00-17:30 Paralel Oturum II A
Uyuşturucu Kullanımının Nörolojik ve Psikolojik Sonuçları
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Faruk Aşıcıoğlu
·· Prof. Dr. Louisa Degenhardt, Hastalık Yükü
·· Prof. Dr. Gaetano Di Chiara, Ergenlik Dönemindeki Gençlerin Kenevir ve Ekstaziye Maruz
Kalmalarının Dopamin İşlevi ve Ödüllendirme Üzerindeki Uzun Vadeli Sonuçları
·· Prof. Dr. Minerva-Melpomeni Malliori, Mali Kısıtlamalar Altında Etkin Uyuşturucu Politikalarının Tasarlanması ve Uygulanması: Yunanistan Örneği
·· Prof. Dr. Sacide Pehlivan, Bağımlılığın Genetiği
16:00-17:30 Paralel Oturum II B
Uyuşturucu Kullanımı Üzerine Yeni Bakış Açıları: İnanç Temelli Yaklaşımlar ve Uygulamalar
Oturum Başkanı: Yard. Doç. Dr. Ömer Miraç Yaman
·· Dr. Rusdi Abd Rashid, Uyuşturucu Bağımlılığında Manevi Güçlendirme ve Rehabilitasyon (SEDAR) Programı: Malezya’da İlaç Destekli Tedavinin
(Mat) Yaygınlaştırıl­masında Cami Platformunun Kullanılması
·· Muneer Al-jabri, Yemen’de Qat Rehabilitasyonu ve Uyuşturucu Bağımlılığı
·· Uğur Eleman, 180 Derece Arasında Bir Nokta
·· Boro Goic, Sürdürülebilir İyileşme Seçeneklerine Yönelik Hristiyan Yaklaşımı
2. GÜN, 30 Eylül 2014
09.30-11.00 Paralel Oturum III A
İyileşme ve Rehabilitasyon II: Rehabilitasyon Modelleri
Oturum Başkanı: Prof. Dr. İlhan Yargıç
·· Elisa Rubini, Bir Yaşam Toplumu Olarak San Patrignano: Uyuşturucu Madde Rehabilitasyon, İyileşme ve Sosyal Entegrasyon Modeli
·· Dr. Cenk Yancar, Oya Bahadır Yüksel Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi
·· Muhetaer Ayoufu, Prof. Dr. Nurmuhammat Amat, Uyuşturucu Tedavisinde Geleneksel Çin ve Uygur Tıbbı
·· Prof. Dr. Fatima El Omari, Alkol ve Diğer Uyuşturucular Konusunda Akdeniz Okul Araştırma Projesi: Fas Deneyimi
09.30-11.00 Paralel Oturum III B
Önleme Stratejileri II: Okul Temelli Programlar
Oturum Başkanı: Doç. Dr. M. Kemal Biçerli
·· Dr. Inga Bankauskiene, Litvanya’da Psikoaktif Madde Kullanımının Önlenmesine Yönelik Bir İyi Uygulama Örneği
·· Peer van der Kreeft, EU-Dap Ağı Unplugged Uyuşturucu Madde Önleme Programı
·· Savaş Yılmaz, Türkiye Bağımlılıklarla Mücadele Eğitim Programı (TBM)
·· Prof. Dr. Marilyn Clark, Malta’da Eğlence Amaçlı Marihuana Kullanıcılarının Kariyerlerinin Araştırılması: Erişkinlere Yönelik Bir Çalışma
11.00-11.30 Kahve Molası
6
7
PROGRAM
11.30-13.00 Paralel Oturum IV A
Gelecekteki Tehditler ve Zorluklar: Yeni Tür Psikoaktif Maddelerle Mücadele
Oturum Başkanı: Dr. Mustafa Pınarcı
·· Prof. Dr. Faruk Aşıcıoğlu, Türkiye’nin Yeni Psikoaktif Maddelerle Mücadeledeki Yeni Stratejileri
·· Paul Griffiths, EMCDDA ve AB Erken Uyarı Sisteminin Avrupa’da Yeni Psikoaktif Maddelerin İzlenmesindeki Rolü
·· Ali Bertan, Türkiye’de Erken Uyarı Sistemi
16.00-17.30 Paralel Oturum VI A
Medya Farkındalık Kampanyaları
Oturum Başkanı: Gregor Burkhart
·· Richard Ives, Önlemenin Geliştirilmesi
·· Dr. Christian Mirre, Uluslararası Probleme Basit Bir Çözüm
·· Boguslawa Bukowska, Psikoaktif Maddelerin Kullanımının Önlenmesi ile ilgili Medya Kampanyaları ve Değerlendirme: Orta Asya Örneği
·· Dr. Elias Allara, Kitlesel Medya Kampanyaları Yasal ve Yasadışı Uyuşturucu Madde Kullanımını Önleme Konusunda Etkili midir?
11.30-13.00 Paralel Oturum IV B
Erken Müdahale ve Tedavi
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Mücahit Öztürk
·· Prof. Dr. Bronwyn Jane Myers, Güney Afrika’da Temel Sağlık Merkezlerinde Uyuşturucu Kullanımına Müdahale Edilmesi: Fırsatlar ve Zorluklar
·· Andrew Brown, Gençlere Yönelik Erken Müdahale ve Tedavi
·· Prof. Dr. Kültegin Ögel, Madde Kullanımı ve Bağımlılığında Bireyselleştirilmiş Müdahale
·· Dr. Lars Møller, Adli Yargı Sisteminde Tedavi
16.00-17.30 Paralel Oturum VI B
Uyuşturucu Politikalarında Farklı Yaklaşımlar
Oturum Başkanı: Anders Eriksson
·· Fay Watson, Uyuşturucu Politikaları ve İnsan Hakları: EURAD Raporu
·· Marie Nougier, Zarar Azaltma ve Müdahale Politikalarında İyi Uygulama Örnekleri
·· Kerstin Nordin Skoglund, Therese Holmkvist Üç Şehir Projesi: İsveç’te Esrar Önleme Üzerine Çok Yönlü Bir Stratejik İşbirliği Örneği
13.00-14.00 Öğle Arası
14.00-15.30 Paralel Oturum V A
Savunuculuk ve Kapasite Geliştirme
Oturum Başkanı: M. Pervin Tuba Durgut
·· Esbjorn Hornberg, 2008’den 2016 UNGASS Sonrasına: Viyana NGO Komitesi- Politik Süreçlere Erişimde Bir Araç Olarak Sivil Toplum
·· Peter Sarosi, Zarar Azaltma Savunuculuğu: Boşlukların Kapatılması
·· Sandy Mteirek, Güvenlik ve Adalet: Daha İyi Bir Hukuka Doğru
·· Rowdy Yates, İyileşme Sermayesi, Bağımlılık Teorisi ve İyileşme Toplumunun Gelişimi
14.00-15.30 Paralel Oturum V B
Ulusal Politikalarda Başarılar ve Zorluklar
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Cevdet Erdöl
·· Prof. Dr. İlhan Yargıç, Yeşilay’ın Uyuşturucu Madde Kullanımı Başlıklı Çalıştay Raporu
·· Mustafa Ersoy, Türkiye Ulusal Uyuşturucu Politika ve Strateji Belgesi
·· Ayşe Gökyiğit, Kuzey Kıbrıs’ta Uyuşturucu Kullanımı
15.30-16.00 Kahve Molası
3. GÜN, 1 Ekim 2014
09.30-11.00 Paralel Oturum VII A
Uyuşturucu Madde Kullanımı ve Gençlik
Oturum Başkanı: Harun Sönmez
·· Simona Stankeviciute, Yasal ve Yasal Olmayan Maddeler: Bir Geçiş Maddesi Olarak Alkol
·· Dr. Arzu Çiftçi Demirci, Ergenlerde Alkol ve Madde Kullanımı
·· Enes Efendioğlu, Madde Bağımlılığının Azaltılmasında Temel Bir Yaklaşım Olarak Gençlik Katılımı
·· Mazhar Hussain, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Üyesi Ülkelerde Gençler Arasında Tütün, Alkol ve Uyuşturucu Kullanımının Güncel Durumu
09.30-11.00 Paralel Oturum VII B
Arz ve Talep Azaltmada Dengeli Bir Yaklaşım
Oturum Başkanı: Doç. Dr. Mustafa Taşdemir
·· Uğur Evcin, Türkiye’de İl Uyuşturucu Koordinasyon Kurullarının Yapısı ve Faaliyetleri
·· Jean-Félix Savary, Tek Bir Model Bünyesinde Birbirinden Farklı Yaklaşımların Nasıl Kombine Edileceği: İsviçre Deneyimi
·· Zafer Dülger, Uyuşturucuyla Mücadelede Polisin Rolü
·· Cecile Martel, Avrupa Birliği Uyuşturucu Politikalarında Denge Yaklaşımı
11.00-11.30 Kahve Molası
8
9
PROGRAM
11.30-13.00 Paralel Oturum VIII A
İzleme ve Değerlendirme
Oturum Başkanı: Dr. Jože Hren
·· Bjorn Hibell, ESPAD-Madde Bağımlılığı Üzerine Dünyanın En Büyük Okul Araştırması
·· Prof. Dr. Janusz Sieroslwski, Uyuşturucu Politikalarının Değerlendirilmesi: Polonya Örneği
·· Nijole Goštautaite-Midttun, Litvanya’da Bağımlılık Hizmetlerini Çocuklara Ulaştırmadaki Zorluklar
·· Adrianus (Bob) Keizer, Politika Sürecinde İzleme ve Değerlendirmenin Rolü
11.30-13.00 Paralel Oturum VIII B
Önleme Stratejileri III: Modeller ve Teoriler
Oturum Başkanı: Yard. Doç. Itır Tarı Cömert
·· Paul Rompani, Küresel Düzeyde Uyuşturucuyu Önleme
·· Mehmet Dinç, Bağımlılığın Önlemesinde ve Rehabilitasyonunda Psikolojik Dayanıklılık Temelli Sağlıklı Gelişim Modeli
·· Angelina Brotherhood, Uyuşturucu Önleme Çalışmalarının Niteliği Nasıl Geliştirilebilir? EQUS ve EDPQS Tanıtımı
·· Maria Renström (DSÖ), Hükümetin Bütüncül Halk Sağlığı Yaklaşımında Önemli Bir Araç Olarak Önleme
ÇALIŞTAYLAR
1. GÜN, 29 Eylül 2014
14.00-15.30-Çalıştay I
Üç Şehir (Stockholm, Göteborg ve Malmoe) Projesi: Kenevir Kullanımına Yönelik Stratejik
Önleme Çalışmalarına Uygulama Yönünden Bir Bakış
·· Anders Eriksson
15:30-16:00 Kahve Molası
16:00-17:30 Çalıştay I
Üç Şehir (Stockholm, Göteborg ve Malmoe) Projesi: Kenevir Kullanımına Yönelik Stratejik
Önleme Çalışmalarına Uygulama Yönünden Bir Bakış
·· Anders Eriksson
2. GÜN, 30 Eylül 2014
09.30-11.00 Çalıştay II
Önleme Stratejileri Uygulamalarında İnternetin Pozitif ve Negatif Yönleri: Risk ve Zarar
Azaltımına Yönelik Derinlemesine Bir Bakış
·· Dr. Jože Hren
·· Željko Petkovic
13.00-14.00 Öğle Arası
11:00-11:30 Kahve Molası
14.00-15.30 Ana Oturum II
İyileşme ve Rehabilitasyon III: Standartlar & Kılavuzlar
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Ayhan Kalyoncu
·· Doç. Dr. Cüneyt Evren, İstanbul’da Opioid İdame Tedavisi ve Sonuçları
·· Prof. Dr. John Strang, İyileşme Odaklı Uyuşturucu Tedavileri-Öğrenilen Dersler ve Etkili
Bir Tedavi Sistemi Nasıl Olmalı?
·· Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, Bağımlılık Hastalık mı? Tedavi İlkeleri
·· Prof. Dr. Ambros Uchtenhagen, Bağımlılık Tedavisi ve Rehabilitasyonunda Avrupa Kalite
Standartları
11.30-13.00 Çalıştay II
Önleme Stratejileri Uygulamalarında İnternetin Pozitif Ve Negatif Yönleri: Risk ve Zarar Azaltımına Yönelik Derinlemesine Bir Bakış
·· Dr. Jože Hren
·· Zeljko Petkovic
15.30-16.00 Kahve Molası
16.00-17.30 Çalıştay III
Gençlerin Uyuşturucu Kullanımı Üzerinde Medyanın Etkileri
·· Haluk Piyes (Oyuncu)
16.00-17.00 Ana Oturum III
Panel Tartışması: Karar Vericiler, Araştırmacılar ve STK’lar
Oturum Başkanı: Prof. Dr. M. İhsan Karaman
14.00-15.30 Çalıştay III
Gençlerin Uyuşturucu Kullanımı Üzerinde Medyanın Etkileri
·· Haluk Piyes (Oyuncu)
15:30-16:00 Kahve Molası
17:00-17:30 Deklarasyon
10
11
ÇALIŞTAYLAR
3. GÜN, 1 Ekim 2014
09.30-11.00 Çalıştay IV
Gençlerde Madde Kullanımını Hedef Alan Sosyal Çalışma Uygulamaları: Farklı Modeller ve Yaklaşımlar
·· Yard. Doç. Dr. Ömer Miraç Yaman
11:00-11:30 Kahve Molası
11:30-13.00 Çalıştay IV
Gençlerde Madde Kullanımını Hedef Alan Sosyal Çalışma Uygulamaları: Farklı Modeller ve Yaklaşımlar
·· Yard. Doç. Dr. Ömer Miraç Yaman
12
13
PROGRAMME
DAY 1, 29 September 2014
08.30-09.30 Registration
09.30-11.00 Opening Session
11.00-11.30 Coffee Break
11.30-13.00 Plenary Session I
Public Health Perspectives on Drug Policy
Chair: Prof. Dr. Seçil Özkan
·· Dr. Vladimir Poznyak
·· Prof. Dr. Thomas Babor, Drug Policy and Public Health
·· Prof. Dr. Keith Humphreys, Enhancing Addiction Treatment
in the Health Care and Criminal Justice Systems
·· Dr. Gilberto Gerra, Responding to Drug Use Disorders: The Gap Between Science and Clinical Practice
13.00-14.00 Lunch Break
14.00-15.30 Parallel Session I A
Drug Prevention Strategies I
Chair: Prof. Dr. Sevil Atasoy
·· Gregor Burkhart, Drug Prevention Approaches in Europe from the Individual to the Environment
·· Prof. Dr. David Foxcroft, Prevention Programs and Effectiveness: Environmental, Developmental and Informational Approaches
·· Dr. Helena Pacnerova, The Certification System of Prevention Programmes in the Czech Republic
14.00-15.30 Parallel Session I B
Recovery and Rehabilitation I: Models in Rehabilitation
Chair: Assoc. Prof. Dr. Cüneyt Evren
·· Janusz Sieroslawski, Two Models of Rehabilitation-
Therapeutic Community Versus Community-Based Program
·· Prof. Dr. Volodymyr Tymoshenko, To the Question of the Social Component of the Rehabilitation of Drug Addicts
·· Mohammad Nasib, Jean Kissell, Wadan Afghanistan: WADAN’s Approach to Drug
Control, 2002-2014
·· Dr. José Ángel Prado, Recovery and Rehabilitation in Mexico
15.30-16.00 Coffee Break
16:00-17:30 Parallel Session II A
Psychological and Neurological Consequences of Drug Use
Chair: Prof. Dr. Faruk Aşıcıoğlu
14
·· Prof. Dr. Louisa Degenhardt, Burden of Disease ·· Prof. Dr. Gaetano Di Chiara, Long Term Consequences of Adolescent Cannabis and Extasy Exposure on Dopamine Function and Reward
·· Prof. Dr. Minerva-Melpomeni Malliori, Designing and Implementing Responsive Drug Policies under Fiscal Constraints: The Case of Greece
·· Prof. Dr. Sacide Pehlivan, Genetics of Addiction
16:00-17:30 Parallel Session II B
New Perspectives on Drug Abuse: Faith- Based Approaches and Practices to Drug Policies
Chair: Assist. Prof. Dr. Ömer Miraç Yaman
·· Dr. Rusdi Abd Rashid, Spiritual Enhancement on Drug Addiction and
Rehabilitation(SEDAR) Program: Using Mosque Platform as Medication Assisted Treatment (MAT) Expansion in Malaysia
·· Muneer Al-jabri, Drug Addiction and Rehabilitation the Qat in Yemen
·· Uğur Eleman, A Point Between 180 Degrees
·· Boro Goic, Christian Approach to Sustainable Recovery Options
DAY 2, 30 September 2014
09.30-11.00 Parallel Session III A
Recovery and Rehabilitation II: Models in Rehabilitation
Chair: Prof. Dr. İlhan Yargıç
·· Elisa Rubini, San Patrignano: A Community for Life. A Model for Drug Rehabilitation,
Recovery and Social Reintegration
·· Dr. Cenk Yancar, Oya Bahadır Yuksel Treatment and Rehabilitation Centre
·· Muhetaer Ayoufu, Prof. Dr. Nurmuhammat Amat, Traditional Chinese and Uighur Medicine in Drug Treatment
·· Prof. Dr. Fatima El omari, Mediterranean School Survey Project (Medspad) on Alcohol and Other Drugs: The Maroccan Experience
09.30-11.00 Parallel Session III B
Prevention Strategies II: School Based Programs
Chair: Assoc. Prof. Dr. M. Kemal Biçerli
·· Dr. Inga Bankauskiene, Psychoactive Substance Use Prevention in Lithuania: Towards Best Practice
·· Peer van der Kreeft, The Unplugged Drug Prevention Program from the EU-Dap Network
·· Savaş Yılmaz, Addiction Training Program of Turkey (TBM)
·· Prof. Dr. Marilyn Clark, Exploring the Career Path of Recreational Marijuana Users in Malta: A Study among Emerging Adults
11.00-11.30 Coffee Break
15
PROGRAMME
11.30-13.00 Parallel Session IV A
Future Treats / Challenges: Responding the Emergence of Psychoactive Substances
Chair: Dr. Mustafa Pınarcı
·· Prof. Dr. Faruk Aşıcıoğlu, New Strategies of Turkey for Fighting against to the New Psychoactive Substances
·· Paul Griffiths, The Role of the EMCDDA and the EU Early Warning System in the Monitoring of New Psychoactive Substances in Europe
·· Ali Bertan, Early Warning System in Turkey
11.30-13.00 Parallel Session IV B
Brief Intervention and Treatment
Chair: Prof. Dr. Mücahit Öztürk
·· Prof. Dr. Bronwyn Jane Myers, Addressing Substance Use within Primary Health Care Settings in South Africa: Opportunities and Challenges
·· Andrew Brown, Young People-Brief Intervention and Treatment
·· Prof. Dr. Kültegin Ögel, Individualized Interventions in Addiction
Related Problems
·· Dr. Lars Møller, Treatment in the Criminal Justice System
13.00-14.00 Lunch Break
14.00-15.30 Parallel Session V A
Advocacy and Capacity Building
Chair: M. Pervin Tuba Durgut
·· Esbjorn Hornberg, From Beyond 2008 to UNGASS 2016: The Civil Society Tool to Access the Political Process
·· Peter Sarosi, Advocacy for Harm Reduction: Bridging the Gaps
·· Sandy Mteirek, Health, Safety, Justice: Towards Better Laws
·· Rowdy Yates, Recovery Capital, Addiction Theory and the Development of Recovery Communities
14.00-15.30 Parallel Session V B
National Successes and Challenges
Chair: Prof. Dr. Cevdet Erdöl
·· Prof. Dr. İlhan Yargıç, Report of the Green Crescent National Workshop on Drug Abuse
·· Mustafa Ersoy, Turkish National Strategy on Drug Policy
·· Ayşe Gökyiğit, Drug Use in Northern Cyprus
15.30-16.00 Coffee Break
16.00-17.30 Parallel Session VI A
Media Awareness Campaigns
Chair: Gregor Burkhart
·· Richard Ives, Improving Prevention,
·· Dr. Christian Mirre, A Simple Remedy to an International Problem
16
·· Boguslawa Bukowska, Media Campaigns for Preventing Using Psychoactive Substances and its Evaluation: Example from Central Asia
·· Dr. Elias Allara, Are Mass-Media Campaigns Effective in Preventing Use and Intention to Use Illicit Drugs? A Cochrane Systematic Review and Meta-Analysis
16.00-17.30 Parallel Session VI B
Different Approaches on Drug Policy
Chair: Anders Eriksson
·· Fay Watson, Drug Policies and Human Rights: EURAD Report
·· Marie Nougier, Best Practice in Harm Reduction Policies and Interventions
·· Kerstin Nordin Skoglund, Therese Holmkvist, The Three Cities Project: A Multi-Strategy Collaboration on Cannabis Prevention in Sweden
DAY 3, 1 October 2014
09.30-11.00 Parallel Session VII A
Drug Use and Youth
Chair: Harun Sönmez
·· Simona Stankeviciute, Legal and Illegal Drugs: Alcohol as a Gateway Substance to
Using Other Drugs
·· Dr. Arzu Çiftçi Demirci, Alcohol and Drug Use in Adolescents
·· Enes Efendioğlu, Youth Engagement as a Keystone to Reduce Substance Abuse
·· Mazhar Hussain, Current Status of Tobacco, Alcohol and Drug use among Youths in OIC
Member Countries
09.30-11.00 Parallel Session VII B
A Balanced Approach to Demand and Supply Reduction
Chair: Assoc. Prof. Dr. Mustafa Taşdemir
·· Uğur Evcin, Structure and the Activities of Provincial Drug Coordination Boards in Turkey
·· Jean-Félix Savary, How to Combine Different Approaches within a Single Model: The Experience Of Switzerland
·· Zafer Dülger, The Role of Police in Fighting against Drugs
·· Cecile Martel, The Balanced Approach to Drug Policy within the EU
11.00-11.30 Coffee Break
11.30-13.00 Parallel Session VIII A
Monitoring and Evaluation
Chair: Dr. Jože Hren
·· Dr. Bjorn Hibell, ESPAD-The World´s Largest School Survey on Substance Use
·· Prof. Dr. Janusz Sieroslwski, Evaluation of Drug Policy-Polish Experiences
·· Nijole Goštautaite-Midttun, Accessibility Challenges in Delivering Addiction Services to Children in Lithuania
·· Adrianus (Bob) Keizer, The Role of Monitoring and Evaluation in the Policy Process
17
PROGRAMME
11.30-13.00 Parallel Session VIII B
Prevention Strategies III: Models & Theories
Chair: Assist. Prof. Dr. Itır Tarı Cömert
·· Paul Rompani, Drug Prevention on a Global Level
·· Mehmet Dinç, Promoting Resilience by Promoting Healthy Development to Prevent/Rehabilitate Addiction
·· Angelina Brotherhood, How to Improve the Quality of Drug Prevention Activities-Introducing EQUS and EDPQS
·· Maria Renström (WHO), Prevention- Key in a Whole of Government Public Health Approach
13.00-14.00 Lunch Break
14.00-15.30 Plenary Session II
Recovery and Rehabilitation III: Standards & Guidelines
Chair: Prof. Dr. Ayhan Kalyoncu
·· Assoc. Prof. Dr. Cüneyt Evren, Opioid Maintenance Treatment in Istanbul and Related Outcome
·· John Strang, Recovery Orientated Drug Treatments-Lessons Learnt, What Should an Effective Treatment System Look Like?
·· Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, Addiction Health Problem? Treatment Principles
·· Prof. Dr. Ambros Uchtenhagen, European Quality Standard in Addiction Treatment and Rehabilitation
15.30-16.00 Coffee Break
16.00-17.00 Plenary Session III
Panel Discussion with Policy Makers, Researchers and NGOs
Chair: Prof. Dr. M. İhsan Karaman
17:00-17:30 Declaration
WORKSHOPS
DAY 1, 29 September 2014
14.00-15.30 Workshop I
The Three Cities Project: Strategic Cannabis Prevention Work from a Practical Angle
·· Anders Eriksson
15:30-16:00 Coffee Break
16.00-17.30 Workshop I
The Three Cities Project: Strategic Cannabis Prevention Work from a Practical Angle
·· Anders Eriksson
DAY 2, 30 September 2014
09.30-11.00 Workshop II
Implementation of Prevention Strategies, Positive and Negative Aspects of Internet, Insights into Risk and Harm Reduction Aspects
·· Dr. Jože Hren
·· Željko Petkovic
11:00-11:30 Coffee Break
11.30-13.00 Workshop II
Implementation of Prevention Strategies, Positive and Negative Aspects of Internet, Insights into Risk and Harm Reduction Aspects
·· Dr. Jože Hren
·· Željko Petkovic
14.00-15.30 Workshop III
The Effects of Media on Drug Abuse Among Youth
·· Haluk Piyes (Actor)
15:30-16:00 Coffee Break
16.00-17.30 Workshop III
The Effects of Media on Drug Abuse Among Youth
·· Haluk Piyes (Actor)
18
19
WORKSHOPS
DAY 3, 1 October 2014
09.30-11.00 Workshop VI
Social Work Practices in Youth Substance Abuse: Different Approaches and Models
·· Assist. Prof. Dr. Ömer Miraç Yaman
11:00-11:30 Coffee Break
11.30-13.00 Workshop VI
Social Work Practices in Youth Substance Abuse: Different Approaches and Models
·· Assist. Prof. Dr. Ömer Miraç Yaman
20
21
Oturum Başkanları
Chairs
Prof. Dr. Seçil Özkan
Türkiye
Prof. Dr. Seçil Özkan
Turkey
Biyografi
Biography
Prof. Dr. Seçil Özkan, Türkiye Halk Sağlığı
Kurumu Başkanıdır. Ankara Üniversitesi
Tıp Fakültesinden mezun olmuş ve 1999
yılında Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk
Sağlığı Bölümünde kariyerini tamamlamıştır. 1999 yılından itibaren Sağlık Bakanlığı
Öncelikli Sağlık Bakım, Sağlık Merkezleri
Bölüm Başkanı olarak çalışmıştır. 2002
yılında Gazi Üniversitesinde “Eğitim
İdaresi ve Gözetimi” konusunda master
derecesini elde etmiştir. 2000 yılından
itibaren, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi,
Halk Sağlığı Bölümünde dört yıl boyunca
akademisyen olarak çalışmıştır. 2004-2006
yılları arasında Yard. Doç. olarak çalışan
Seçil Özkan, görevine doçent olarak devam
etmiştir. 2011 yılında aynı üniversitede
görevini profesör olarak sürdürmüştür.
2010 ve 2013 yılları arasında kendisi Gazi
Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü,
Demografik Disiplin Başkanı ve Kazaların
Epidemioloji kurul üyesi olarak ve Tıp
Fakültesinde Genel Koordinatör Yardımcısı
olarak çalışmıştır.
Prof. Dr. Seçil ÖZKAN, President of Public Health Institution of Turkey, graduated from Ankara University Faculty of Medicine and completed Career
Education in Gazi University, Faculty of
Medicine, Department of Public Health in
1999. Since 1999, she worked as Head of
Department of Health Centers in Primary
Health Care Services General Directorate of
Ministry of Health for a period of one year.
She completed her master degree in the field
of “Educational Administration and Supervision” in Gazi University in 2002. She worked
as an academician in Gazi University, Faculty
of Medicine, Department of Public Health
for a period of four year since 2000. While in
2006 Seçil Özkan, who worked as assistant
professor doctor between 2004 and 2006,
continued her duty as Associate Doctor, in
2011. She continued his duty as a professor
doctor in the same university. Between 2010
and 2013 she carried on the duty as Institute
Board Member in Gazi University, Institute
of Health Sciences and Head of Discipline
of Demographics and Epidemiology of Accidents and as Assistant of Chief Coordinator
of Faculty of medicine.
2012 yılında Gazi Üniversitesi Rektörlüğüne danışman olarak atanan Özkan Etik
Komisyon Başkanı ve aynı zamanda 2013
yılında Gazi Üniversitesi eğitim komisyonu
üyesi idi. Üyelik ve Yöneticilik görevini
kamu sağlığı hususunda aktif olan çeşitli
dernekler ve sivil toplum kuruluşlarında da sürdüren Özkan ulusal ve uluslararası referanslı pek çok dergide makale
yayınlamıştır ve ulusal ve uluslararası
bilimsel toplantılar ve ödül toplantılarında
sunumlar yapmıştır. Prof. Dr. Özkan Gazi
Üniversitesi ve Sağlık Bakanlığında proje,
eğitim ve toplantılar gerçekleştirmiştir.
24
Özkan, who was assigned as Advisor of Rector in Gazi University in 2012, was President
of the Ethics Commission and was also a
member of education commission in Gazi
University in 2013.
Prof. Dr.ÖZKAN, who carries out a duty of
membership and directorship in various associations and non-governmental organizations which are active on public health,
has many articles published in national and
international refereed journals, notifications
presented in national and international scientific meetings and awards. Mrs. ÖZKAN,
who took in charge with projects, trainings
and meetings carried out by Gazi University
and the Ministry of Health.
25
Prof. Dr. Sevil Atasoy
Türkiye
Prof. Dr. Sevil Atasoy
Turkey
Biyografi
Biography
Prof. Dr. Sevil Atasoy İstanbul, Türkiye
doğumludur. Kendisi Adli Bilimler ve Biyokimya profesörüdür. Halen İstanbul’daki
Üsküdar Üniversitesinde Rektör danışmanı ve Şiddet ve Suç Önleme Merkezi
Müdürüdür.
Prof. Dr. Sevil Atasoy, born in Istanbul,
Turkey, is a professor of biochemistry and
forensic science and currently advisor to
the Rector and Director of the Violence
and Crime Prevention Center of Uskudar
University, Istanbul.
Atasoy Birleşmiş Milletler Uluslar­arası
Uyuşturucu Kontrol Kuruluna (INCB) seçilen 13 üyeden biridir ve 2005-2010
yılları arasında Değerlendirme Kurulu
üyeliği, raportörlük, ikinci ve birinci başkan
yardımcılığı ve başkanlık yapmıştır.
Atasoy was one of the 13 elected members of the United Nations International
Narcotics Control Board (INCB) from 2005
to 2010 and served the Board as Member
of the Standing Committee on Estimates,
Rapporteur, First and Second Vice-President and President.
Kendisi INCB tarihinde bu konuma seçilen
ikinci kadındır. Profesör Atasoy, 1988-2010
tarihleri arasında İstanbul Üniversitesi, Adli Tıp Enstitüsünde Adli Bilimler
öğretim üyeliği ve müdür olarak, İstanbul
Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde
Biyokimya profesörü, Adalet Bakanlığı,
Adli Tıp Kurumu Kimya Dairesi Başkanlığı
ve Birleşmiş Milletler Türkiye Uyuşturucu
ve Organize Suçlar Akademisi (TADOC)
Eğitim Danışmanı olarak çalıştı.
Sayın Atasoy, bir Hubert H. Humprey bursu
(USIA 1995-96, Emory Universitesi), olay
yeri inceleme, DNA analizleri ve suçu
önleme konusunda seçkin çalışmaları için
çok sayıda ulusal ve uluslararası ödüle
layık görülmüştür. Kendisi yüzün üzerinde
makale, bölüm ve çok sayıda uyuşturucu
testi, uyuşturucu piyasası, uyuşturucu
suiistimalinden korunma, klinik ve adli tıp
toksikoloji ve nörofarmakoloji konularını
içeren kitapların yazarıdır.
26
She was the second woman to be elected
to this position in INCB’s history. Professor Atasoy was director and professor
of forensic science at the Institute of
Forensic Science of Istanbul University
between 1988 and 2010, director of the
Chemistry Department of the Ministry of
Justice, Council of Legal Medicine, professor of biochemistry at the Cerrahpaşa
Medical School of Istanbul University
and educational counselor of the United
Nations-Turkish Academy against Drugs
and Organized Crime-TADOC.
Atasoy, a Hubert H. Humprey Fellow (USIA
1995-96, Emory University), recipient of
several national and international awards
for distinguished efforts in crime scene
investigation, DNA analysis and crime
prevention, is author of over hundred
papers, chapters and a number of books,
encompassing drug testing, drug markets,
drug abuse prevention, clinical and forensic toxicology and neuropharmacology.
27
Biyografi
Biography
İ. Ü. İstanbul Tıp Fakültesini 1991’de
bitirdi. Psikiyatri uzmanlık eğitimini
Bakırköy Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları
Eğitim ve Araștırma Hastanesinde 1996’da
tamamladı.
He graduated from Istanbul University,
Istanbul Faculty of Medicine in 1991. He
completed his psychiatry specialization in
Bakırköy Training and Research Hospital
for Psychiatry, Neurology and Neurosurgery in 1996.
Aynı yıl Alkol Madde Araștırma, Tedavi ve
Eğitim Merkezinde (AMATEM) baș asistan
olarak çalıșmaya bașladı, 2006 yılında ise
doçent oldu.
2010 yılında AMATEM’in klinik yöneticiliğini devraldı. Alkol madde bağımlılığı
alanında 200 kadar Ulusal ve Uluslararası
bilimsel yayını ve kitap bölümleri bulunmaktadır.
Doç. Dr. Cüneyt Evren
Türkiye
Assoc. Prof. Dr. Cüneyt Evren
Turkey
28
Halen AMATEM Alkol Bölümünün
sorumluluğunu, Düșünen Adam Psikiyatri
ve Nörolojik Bilimler Dergisi Editörlüğünü,
Bakırköy Araștırma ve İleri Eğitim Merkezi
(BARİLEM) Başkanlığını ve Türkiye Psikiyatri Derneği Bilimsel Toplantı Düzenleme
Kurulu Üyeliği’ni yürütmektedir.
In the same year, he started working
as the head assistant in Alcohol Drug
Research, Treatment and Education Centre
(AMATEM), and he became Assoc. Prof.
Dr.in 2006.
In 2010, he took over the position of
clinic director of AMATEM. He has up to
200 national and international scientific
publications and book chapters in the field
of alcohol drug addiction.
He is still in charge ofAMATEM Alcohol
Department, Editor of Düșünen Adam:
Journal of Psychiatry and Neurological
Sciences, President of Bakırköy Research and Advanced Education Centre
(BARİLEM) and Member of Scientific
Meeting Arrangement Board of Turkish
Psychiatry Association.
29
Prof. Dr. Faruk Aşıcıoğlu
Türkiye
Prof. Dr. Faruk Aşıcıoğlu
Turkey
30
Biyografi
Biography
Faruk Aşıcıoğlu 1985 yılında İstanbul
Üniversitesi-Cerrahpaşa Tıp Fakültesinden
mezun oldu. 1991 yılına kadar Türkiye
Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığının çeşitli
bölümlerinde çalıştı. Adli Tıp alanında
uzmanlığını 1994 yılında aldı, aynı alanda
2004 yılında Doçent, 2014 yılında Profesör
oldu. Ayrıca, Tıbbi Biyoloji alanında Bilim
Doktoru unvanına sahiptir (2006).
Faruk Aşıcıoğlu graduated from Istanbul University- Cerrahpaşa Faculty of Medicine
at 1985. He worked in different departments of the Turkish Ministry of Health
until 1991. He had specialist degree in
Forensic Medicine (1994), Associate Professor (2004), Professor
(2014). He also had Ph.D. degree in Medical Biology (2006).
Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı Adli
Tıp Kurumunda asistanlığını müteakiben
sırasıyla Adli Belge İnceleme Şubesi
(1994-2000), Biyoloji İhtisas Dairesi
(2000-2003; başkan olarak) ve 2003-2014
yılları arasında 5. İhtisas Kurulu Başkanı
(özellikle adli toksikoloji, narkotik ve adli
genetik alanında bilirkişilik yapan bilirkişi heyeti) olarak aralıksız toplam 22 yıl
çalıştı. Şu anda İstanbul Üniversitesi Adli
Tıp Enstitüsünde Profesör olarak görevine
devam etmektedir.
He worked consecutive 22 years at the
Council of Forensic Medicine, the Turkish
Ministry of Justice, respectively at the
Q&D drepartment (1994-2000), Biology
Department (2000-2003; as a director) and
as a chairman of the 5th Committee (the
supreme expertise organ about forensic
toxicology, narcotics, and genetics in
Turkey) of the Council between 20032014. He works now as a Professor at the
Institute of Forensic Medicine, University
of Istanbul.
Birçok ulusal ve uluslararası dergide
yayınlanan makalesinin yanı sıra adli tıp
alanında Türkçe olarak basılmış beş kitabı
bulunmaktadır. Halen birçok ulusal ve
uluslararası bilim kuruluşunun üyesi olarak
aktif bir role sahiptir. Bu mesleki kuruluşlardan Adli Belge İnceleme Derneği’nin
ve Adli Biyoloji, Genetik ve Gen Hukuku
Derneği’nin kurucusu ve halen başkanıdır.
Ayrıca, EMCDDA (Avrupa Uyuşturucu ve
Uyuşturucu Bağımlılığını İzleme Merkezi)
Türk Odak Noktası olan TUBIM Erken Uyarı
Sisteminin ulusal uzmanıdır.
Besides many national and international
published articles, he wrote five books in
Turkish in the Forensic field. He has an
active role as a member at many national
and international scientific organisation.
He is the founder and still president of
the Turkish Association of Questioned
Document examination, and the Turkish
Association of Forensic Biology, Genetics
and Gene Law. He is also a national expert
of Early Warning System of TUBIM which
is the Turkish Focal Point of EMCDDA (European Monitoring Center
Drug for Drugs and Drug Addiction).
31
Yard. Doç. Dr. Ömer Miraç Yaman
Türkiye
Assist. Prof. Dr. Ömer Miraç Yaman
Turkey
32
Biyografi
Biography
Ömer Miraç Yaman İstanbul’da doğdu.
1999 yılında Yunus Emre Süper Lisesinden
mezun oldu. Lisans eğitimini İstanbul
Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi Sosyoloji
Bölümü’nde 2003 yılında, Yüksek Lisans
eğitimini ise Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümünde 2007
yılında tamamladı. Sakarya Üniversitesi
Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Doktora eğitimine 2008 yılında başladı ve 2012 yılında
tamamladı.
Ömer Miraç Yaman was born in Istanbul. He graduated from Yunus Emre High
School in 1999. He completed his undergraduate education at Istanbul University
Faculty of Literature Department of Sociology in 2003, and his Graduate education
at Selcuk University Faculty of Literature
Department of Sociology in 2007. He
started his PhD on Sociology at Sakarya
University Faculty of Literature in 2008 and
completed it in 2012.
2009 yılından bu yana Yalova Üniversitesi
Sosyal Hizmet Bölümünde Öğretim Üyesi
olarak görev yapmaktadır. 2010 yılında
“Türkiye Gençlik Çalışmaları Bibliyografyası 1923-2010” ve 2013 yılında “Apaçi
Gençlik: Gençlerin Toplumsal Davranış ve
Yönelimleri İstanbul’da ‘Apaçi’ Altkültür
Grupları Üzerine Nitel Bir Çalışma” adlı
çalışmaları yayınlanmış olan Yaman;
gençlik, kentleşme, aile, yoksulluk, madde
bağımlılığı, göç ve sosyal yardımlaşma, alt
kültür konularında çalışmalarına devam
etmektedir.
He has been working as an Instructor at
Yalova University Department of Social
Service since 2009. Having had “Bibliography of Young People Studies in Turkey
1923-2010” published in 2010, “Apache
Youth: Social Behaviours and Tendencies
of Young People A Qualitative Study on
‘Apache’ Subculture Groups in Istanbul”
in 2013, Yaman continues his studies on
youth, family, drug addiction, immigration and social assistance and subculture
topics.
33
Prof. Dr. İlhan Yargıç
Türkiye
Prof. Dr. İlhan Yargıç
Turkey
34
Biyografi
Biography
Prof. Dr. İlhan Yargıç İstanbul Üniversitesi,
İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim
Dalında Bağımlılık Ünitesi ve Erişkin Dikkat
Eksikliği Programının yürütücüsüdür. Profesör Yargıç aynı zamanda Adli Tıp Kurumunda görev yapmaktadır. Sağlık Bakanlığı
bünyesindeki Alkol Kontrol Programının
Danışma Kurulu ve Yeşilay Cemiyetinin
Bilim Kurulu üyesidir. Profesör Yargıç
1966 yılında doğmuş ve 1990 yılında
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesinden
mezun olmuştur. Profesör Yargıç psikiyatri
alanındaki ihtisas eğitimini İstanbul Üniversitesinde tanımlamış olup Minnesota
Üniversitesinde bağımlılık alanında yan
dal eğitimi almıştır. 1998 yılında doçent ve
2005 yılında Profesör unvanını almıştır. Disosiyatif bozukluklar alanında yaptığı çalışmalardan dolayı Uluslararası Disosiyasyon
Çalışmaları Derneği tarafından David Caul
Ödülüne 2 kez layık görülmüştür (1995 ve
1999 yıllarında).
Prof. Dr. İlhan Yargıç, M.D. is the head of
the Addiction Unit and the Adult ADHD
Program at the Istanbul University İstanbul
Medical School Psychiatry Department. He
is also working at the National Institute
of Forensic Medicine. He is a member of
the advisory board for the Alcohol Control
Program at the Ministry of Health and a
member of the scientific board of Yesilay.
He was born in 1966. He graduated from
Hacettepe University Medical School in
1990. He completed residency training
in Psychiatry at the Istanbul University
and fellowship in addiction medicine at
the University of Minnesota. He became
associate professor in 2008 and professor in 2005. He was awarded with David
Caul Memorial Award by the International
Society for the Study of Dissociation twice
(in 1995 and 1999).
Profesör Yargıç 1992 yılında Uluslararası
Ciba Vakfı’nın araştırma projesi ödülünü
almıştır. Ulusal televizyon kanalında (TRT)
12 hafta boyunca uyuşturucu bağımlılığı
konusunda haftalık bir TV programını hazırlamış ve sunmuştur. Bu TV programı iki
farklı alanda ödül almıştır. Profesör Yargıç
evli ve iki çocuk babasıdır.
He also received an award for his
research project from the International
Ciba Foundation in 1992. He prepared and
presented a weekly TV program about
addiction on the national TV channel (TRT)
for 12 weeks. This TV program received 2
different awards. He is married and has 2
children.
35
Doç. Dr. Mustafa Kemal Biçerli
Türkiye
Assoc. Prof. Dr. Mustafa Kemal Biçerli
Turkey
Biyografi
Biography
Mustafa Kemal BİÇERLİ Eskişehir’de
doğmuştur. İlk, orta ve Lise öğrenimini
Eskişehir’de tamamlamıştır. Anadolu Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İktisat Bölümünden 1984 yılında mezun
olmuştur. 1986 yılında, Sosyal Bilimler
Enstitüsünde “Türkiye’deki konut sorunları
ve politikaları ve çözümü” konusundaki tezi
ile İktisat Yüksek Lisans derecesini elde
etmiştir. 1988-1990 yılları arasında ikinci
yüksek lisans derecesini Northeastern
Universitesi, Birleşik Devletler’de elde
etmiştir. Doktora derecesini ise 1992 yılında Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler
Enstitüsü’nde “ Ticaret Birliklerinin ve Etkilerinin İş gücü Geliri Üzerindeki Etkilerinin
Ekonomik Analizi: Türkiye Uygulaması” tez
çalışması ile tamamlamıştır. 1993 yılında
Anadolu Üniversitesi İktisat Bölümü’nde
Yardımcı Doçent olmuş ve 2006 yılında
aynı üniversitede Doçent olmuştur.
Mustafa Kemal Biçerli was born in
Eskişehir. He completed primary, secondary and high school education in Eskişehir.
He graduated from Anadolu University,
Faculty of Economics and Administrative
Sciences, Department of Economics in
1984. He completed Master of Economics with the thesis “Housing Problems in
Turkey and Policies for the solution” at the
Institute of Social Sciences in 1986. Between the years 1988-1990, he completed
his second master degree at the Northeastern University in the United States.
He completed his PhD at the Institute of
Social Sciences in Anadolu University in
1992, with the thesis “Economic Analysis
of Trade Unions and Their Effects on Labor
Income: Turkey Application”. In 1993
he became a assistant professor in the
Department of Economics of the Anadolu
University and he became an associate
professor in 2006 at the same university.
Kendisi 2010-2011 yılları arasında
IŞKUR’da (Türkiye İş Kurumu) Genel Müdür
olarak çalışmıştır.
Mustafa Kemal Biçerli işsizlik ve istihdam
politikaları, ücret, ticaret birlikleri, piyasa
sorunları ile iş gücü ekonomisi ve iş yaşamı hakkında pek çok tez, kitap, makaleye
danışmanlık yapmıştır. Sayın Biçerli İngilizce bilmektedir. Evli ve iki çocuk sahibidir.
36
He worked as the General Manager at
IŞKUR (Turkey Business Association)
between the years 2010-2011.
Mustafa Kemal Biçerli guided many graduate thesis and books, articles, presentations on unemployment and employment
policies, wages, trade unions, labor
market issues, as well as labor economics
and labor life. Biçerli speaks English. He is
married and has 2 children.
37
Dr. Mustafa Pınarcı
Türkiye
Dr. Mustafa Pınarcı
Turkey
Biyografi
Biography
1968 yılında Aydın’da doğdu. 1991 yılında
Polis Akdemisini tamamladıktan sonra,
uyuşturucuyla mücadele alanında 18 yıl
boyunca farklı il birimlerinde ve merkez
birimde faaliyet gösterdi. Merkez Narkotik
Biriminde çalıştığı süre boyunca, sokaklardaki uyuşturucu kullanımı ve kaçakçılık
soruşturmalarından, bölgesel ve uluslararası seviyedeki soruşturmalara kadar
birçok alanda faaliyet göstermiştir. 20062010 yılları arasında Türkiye Uyuşturucu ve
Uyuşturucu Bağımlığını İzleme Merkezinin
(TUBİM) Başkanı ve Avrupa Uyuşturucu ve
Uyuşturucu Bağımlılığını İzleme Merkezinin (EMCDDA) ulusal temas noktasının
başkanı olarak görev yaptı.
Born in 1968, Aydın. After graduation
from Police Academy in 1991, 18 years
experience in drug field. From street level
drug use and smuggling investigations
in several regional police drug units to
regional and international level investigations while working for Combating Drug
Headquarters. Head of TUBİM the years
between 2006-2010 and act as head of
national focal point to EMCDDA.
2006 yılından beri yıllık olarak yayınlanan
Türkiye Ulusal Uyuşturucu Raporu’nun
hazırlanmasında öncü rol üstlendi. İlk
Türk Uyuşturucu Stratejisi’nin geliştirip
onayladığı iki adet AB eşleştirme rojesini
(Twinning) yönetti.
2013 yılında, “Avrupa’da Uyuşturucu
Kullanımının Suç Olmaktan Çıkarılması
ve Türkiye Yaklaşımı” üzerine doktorasını
tamamladı. 2014 yılı Nisan ayında yayınlanan Uyuşturucu Sorunu ve Mücadele
Politikası isimli kitabın yazarıdır.
38
Leading role for developing the first Turkish National Drug Report. Management
of two EU twinning project of which the
first Turkish Drug Strategy Developed and
approved.
PhD on the subject “Decriminalization
Policy of drug use and possession in
Europe and Turkish Approach” in 2013.
Writer of the book, published in April 2014
namely “Drug Problem and Suppressing
Policy”.
39
Biyografi
Biography
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesinden
1990 yılında mezun oldu. Çocuk Psikiyatrisi Uzmanlığını İstanbul Üniversitesi Tıp
Fakültesinden 1997 yılında aldı.
He graduated from Hacettepe University,
Faculty of Medicine in 1990. He earned
his specialty in child psychiatry at Istanbul
University, Faculty of Medicine in 1997.
Hasan Kalyoncu Üniversitesi Psikoloji
Fakültesinde öğretim üyesi olarak çalışmaktadır.
He is currently working as a professor
at Hasan Kalyoncu University, Faculty of
Psychology.
Prof. Dr. Mücahit Öztürk
Türkiye
Prof. Dr. Mücahit Öztürk
Turkey
40
41
Biyografi
Biography
M. P. Tuba Durgut, 2008 yılından beri
tütün, alkol ve diğer uyuşturucularla mücadele alanında çalışmalar yapmaktadır.
2010-2013 yılları arasında, Türkiye Sağlık Bakanlığında danışman olarak görev almıştır. Bu süre boyunca çok sayıda sosyal
pazarlama kampanyaları geliştirmiş ve
yürütmüştür.
M. P. Tuba Durgut has been working in the field of combat against tobacco, alcohol and other drugs since 2008. Between the years of 2010-2013, she
served as a consultant at the Turkish
Ministry of Health. During this time, she
developed and carried out many social
marketing campaigns.
Şu anda, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığında müşavir olarak görev yapmaktadır.
Aynı zamanda, Türkiye Yeşilay Cemiyetinde Yönetim Kurulu üyesidir.
Currently, she is working as an advisor
at the Ministry of Family and Social Policies. At the same time, she is a member
of Executive Board of the Turkish Green
Crescent Society.
Kendisi eczacı ve halk sağlığı uzmanıdır.
She is a pharmacist and public health
expert.
M. Pervin Tuba Durgut
Türkiye
M. Pervin Tuba Durgut
Turkey
42
43
Biyografi
Prof. Dr. Cevdet Erdöl, 1958 yılında Sürmene’de
doğdu. İlk, orta ve lise tahsilini Sürmene’de
tamamladı. 1981 yılında İstanbul Üniversitesi
Edirne Tıp Fakültesinden mezun olduktan sonra
Ankara GATA’da göreve başladı. GATA’da İç
Hastalıkları ve bilahare Kardiyoloji ihtisası
yaptı. Bir süre Ankara Mevki Asker Hastanesinde Kardiyoloji Uzmanı olarak görev yaptı
ve ardından 1993-1996 yılları arasında GATA
Kardiyoloji Anabilim Dalında Öğretim Üyeliği
yaptı. 1997-2002 yılları arasında KTÜ Tıp Fakültesinde Öğretim Üyesi olarak çalıştı. Kardiyoloji Profesörü olan Cevdet Erdöl,
3.11.2002 tarihinde yapılan genel seçimlerine
kadar KTÜ Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim
Dalı Başkanı olarak görev yaptı.
Prof. Dr. Cevdet Erdöl
Türkiye
Prof. Dr. Cevdet Erdöl
Turkey
2002 yılında yapılan genel seçimlerde AK
Parti Trabzon Milletvekili olarak aktif siyasete
giren Prof. Dr. Cevdet Erdöl, 2003 yılında
yapılan AK Parti 1. Olağan Kongresinde AK
Parti MKYK Üyeliğine seçildi.
22. ve 23. Dönem Trabzon Milletvekilliği süresince ve 24. Dönem Ankara Milletvekilliği sürecinde Ocak 2013 yılına kadar TBMM Sağlık,
Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyon Başkanlığı görevlerini de ifa etti. Prof. Dr.Erdöl,
Aile Hekimliği, Hastanelerin Birleştirilmesi,
Genel Sağlık Sigortası, Özürlüler (Engelliler)
Kanunu gibi pek çok kanunun hazırlanışında
ve yasalaşmasında çaba sarf etti.
Yaptığı uluslararası insani yardım faaliyetlerinden dolayı dönemin TBMM Başkanı tarafından Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterildi
(2004).
Üniversite ile sanayici birlikteliğini sağlayan
ve SAN-TEZ kanunu olarak bilinen kanun
teklifini verdi (2007). Bu kanun uluslararası
metinlerde en önemli uygulamalardan biri
olarak gösterildi.
çalışma şekli UNICEF tarafından dünya parlamentolarına örnek gösterildi.
Özellikle geleceğimizin teminatı çocuklarımızın ve geleceğimizin emanet edeceğimiz
gençlerimizin bağımlılıktan korunmalarına ve
tedavilerine yönelik çalışmalarda bulundu. Bu
alanda yayımlanmış bilimsel makaleleri ve
yayıma hazır eserleri bulunmaktadır.
Tütün Mamullerinin Zararlarının Önlenmesine
Dair Kanun Teklifi (2008), Çocukların Uçucu
Maddelerin Zararlarından Korunmasına Dair
Kanun Teklifi (2009), Uyuşturucu Maddelerin
Murakabesi Hakkında Kanun Teklifi (2013),
Alkollü İçkilerin Ne Suretle Olursa Olsun
Tanıtımının Yapılamayacağı, Alkolü Özendiren Kampanyaların Düzenlenmeyeceği ve
Bunların Hiçbir Şekilde Teşvik, Hediye Amaçlı
Kullanılamayacağına Dair Kanun Teklifi (2013)
bunların en önemlileri arasındadır.
Özellikle Tütün Mamullerinin Zararlarının
Önlenmesine Dair Kanun Teklifi tüm dünyada
ülkemize itibar sağlayan önemli bir değişiklik
olmuştur. Bu çalışmaların başarılı çalışmaları
neticesinde 2012 yılında DSÖ; TBMM Sağlık,
Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu
Başkanı Prof. Dr. Cevdet Erdöl’ü DSÖ Tütün
Kontrolü Çerçeve Sözleşmesinin 2004 yılında
TBMM tarafından onaylanması, 2008 yılında
Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve
Kontrolü Hakkında Kanunun çıkarılması ve
tütün kontrolü alanındaki küresel ve bölgesel
katkılarından dolayı ve özellikle Türkiye’nin
halka açık kapalı alanlarının % 100 dumansız
hale getirilmesine yönelik yasanın uygulanmasına öncülük etmesi nedeniyle ödüle layık
gördü.
Halen Ak Parti Ankara Milletvekili olan Prof. Dr. Cevdet Erdöl, evli ve 3 çocuk babasıdır. İyi derecede İngilizce bilmektedir.
TBMM Çocuk Hakları İzleme Komitesi’nin
kurulmasına katkı verdi (2008 ve Komitenin
Başkanlığını yürüttü. Komitenin yapısı ve
44
45
Gregor Burkhart
Portekiz
Gregor Burkhart
Portugal
46
Biyografi
Biography
Gregor Burkhart 1996 yılından beri
EMCDDA’da uyuşturucu madde önleme
çalışmalarından sorumludur. En iyi uygulamalar (EDDRA), araçların değer­
lendirilmesi (EIB) ve Kaynak Kitinin
Değerlendirilmesi ve Önleme (PERK)
konusundaki veritabanlarını geliştirmiş
olup EMCDDA’nın internet sitelerinde
kısa bir süre önce “Önleme Profillerini”
yayınlamıştır. Bu alandaki asıl çalışması
üye ülkelerde önleme politikalarının
uygulanmasına ilişkin evrensel, selektif,
belirlenmiş müşterek Avrupa indikatörlerini (göstergelerini) geliştirmektir.
Gregor Burkhart has been responsible for
prevention responses at the EMCDDA
since 1996. He developed databases
on best practice examples (EDDRA), on
evaluation tools (EIB) the Prevention and
Evaluation Resource Kit (PERK) and the
recently published Prevention Profiles on
the EMCDDA websites. His main activities
are to develop common European indicators on the implementation of prevention
policies in member states and to promote
a better and clear understanding of
universal, selective, indicated as well as
environmental prevention in Europe.
Gregor önleme çalışmalarına cevaplara
yönelik metodolojiler ve bunların nasıl
iyileştirileceği ve değerlendirileceği konusunda çalışmaktadır. Granada Üniversitesi
Sosyoloji Fakültesinde misafir öğretim
üyesidir.
Gregor works on methodologies for monitoring prevention responses and how to
improve and how to evaluate them. He is
guest lecturer at the University of Granada
(Faculty of Sociology).
Avrupa Önleme ve Araştırma Cemiyeti’nin
kurucusu olup Brezilya’da Candomble
mezhebine mensup olan kişilerde vücut ve
hastalıklar konusunda algı ve sınıflandırmaya yönelik kültürün etkileri konusunda
doktora yapmış, aynı zamanda Duesseldorf
Üniversitesinde MPH derecesi almıştır.
He is the co-funder of the European
Society for Prevention Research and holds
a doctoral degree in medicine (medical
anthropology) on the influence of culture
on the classification and perception of
body and diseases in the Candomblé cults
of Bahia, Brazil as well as a MPH degree
from the University of Düsseldorf.
Hâlihazırda Güney Amerika’da önleme
politikaları ve programları konusunda
Amerikan Devletleri Örgütüne danışmanlık
görevini yürütmektedir.
Currently he is an advisor at the Organisation of American States on prevention policies and programmes in South
America.
47
Anders Eriksson
İsveç
Biyografi
Biography
Anders Eriksson 1999 yılından beri
kent düzeyinde engelleme metotları ve
stratejiler geliştirmekte olduğu Stockholm
kentinde Sosyal Gelişim Birimi, Sosyal
İşler İdaresi Bölümünde Gelişim Departmanı Yöneticiliği yapmaktadır.
Anders Eriksson is the Development Manager at Social Development Unit,
Social Affairs Administration, City of
Stockholm where he has been developing
prevention methods and strategies on city level since 1999.
1975 yılından beri alkol ve uyuşturucu
kullanımının engellenmesi alanında aktif
çalışmalar yapmakta olup ayrıca alkol ve
uyuşturucu kullanımının engellenmesi ve
proje yönetimi konusunda konferanslar
vermektedir.
He has been active in the field of drug &
alcohol prevention since 1975 and is a
frequent lecturer on prevention and project
management.
Hâlihazırda Bay Eriksson 2012 yılında
başlamış ve 2014 yılında bitecek olan “Üç
Şehir Projesi” başlıklı Stockholm projesinin
liderliğini yürütmektedir.
At present, Mr. Eriksson is Project Leader
of the Stockholm the Branch of the Three
City Project, lasting 2012-14.
Anders Eriksson
Sweden
48
49
Biyografi
Biography
1968 Konya doğumlu. İlk, orta, lise ve
üniversite hayatı Konya ilinde geçti.
Born in 1968 in Konya. He studied primary,
secondary, high school and university in
Konya.
1991 yılından 2006 yılına kadar öğretmenlik yaptı.
2006 yılından 2014 yılına kadar Milli
Eğitim Bakanlığında müfettiş olarak görev
aldı.
2014 yılının Mayıs ayından bu yana Gençlik ve Spor Bakanlığı, Eğitim, Kültür ve
Araştırma Genel Müdürü olarak çalışmalarına devam etmektedir.
Evli ve 4 çocuk babası olup Arapça ve
İngilizce bilmektedir.
From 1991 to 2006 he worked as a
teacher.
From 2006 to 2014 he was assigned as
inspector at the Ministry of Education.
Since May 2014 he has been carrying on
his assignment as the General Manager at
the Ministry of Sport and Youth.
He is married and has four children. He
speaks Arabic and English.
Harun Sönmez
Türkiye
Harun Sönmez
Turkey
50
51
Doç. Dr. Mustafa Taşdemir
Türkiye
Assoc. Prof. Dr. Mustafa Taşdemir
Turkey
52
Biyografi
Biography
Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesinden
1990 yılında mezun oldu. Üç yıl süreyle
pratisyen hekim olarak çalıştı. 1994 yılı
başında Marmara Üniversitesi’nde halk
sağlığı ihtisasına başladı.
He was graduated from Marmara
University School of Medicine in 1990.
He worked as a general practitioner for 3
years. Then he started residency training
in public health at Marmara University.
1998’de halk sağlığı uzmanı oldu ve kalite
yönetimi uygulamalarında uzmanlaşmak amacıyla özel sektörde çalışmaya
başladı. 2001 yılında Marmara Üniversitesi
Sağlık Bilimleri Fakültesi Sağlık Yönetimi Bölümü’nde öğretim üyesi olarak
çalışmaya başladı. 2008’de Tıp Fakültesi
Halk Sağlığı Anabilim Dalı’na geçti. 20042005 yıllarında Sağlık Bakanlığı Ulusal
Sağlık Akreditasyon Sistemi Yönlendirme
Komitesi üyesi olarak çalıştı. 2008-2009
döneminde yaklaşık 1 yıl süreyle Sağlık
Bakanlığı’nda kıdemli eğitim ve araştırma
koordinatörü olarak görev yaptı. 2009
yılında Anadolu Üniversitesi İşletme
Fakültesi’ni bitirdi.
After being public health specialist, he
worked for private sector on quality
management consulting and auditing. He
then served as assistant professor at the
Department of Health Management of
Marmara University. He became a member
of The Steering Committee of National
Health Care Accreditation System of
Ministry of Health in 2004-2005. He then
worked as senior training and research
coordinator for Ministry of Health in 20082009. He received B.A. degree in business
administration in 2009.
15.05.2012 tarihinde İstanbul’un ilk Halk
Sağlığı Müdürü olarak atandı; en önemli
görevlerinden biri tütün, alkol ve uyuşturucuyla mücadele oldu. İki yıllık görev
süresinin bitiminde üniversiteye döndü.
Ayrıca, Yeşilay Bilim Kurulu üyesi olarak
görev yapmaktadır.
Lastly, he was assigned as the first Public
Health Director of Istanbul in 2012, where
he was responsible for the struggle
against tobacco, alcohol and drug. At the
end of two-year tenure, he returned to
Marmara University. He is also a member
of Science Board of Turkish Green Crescent Society.
53
Dr. Joze Hren
Slovenya
Dr. Joze Hren
Slovenia
54
Biyografi
Biography
Sayın Joze Hren, Slovenya Sağlık Bakanlığı Müsteşarlığında yirmi yıldan fazla
uyuşturucu politikaları alanında çalışmalar yapmıştır. Kendisi halen ülkesinde
uyuşturucuyla ilgili yasal çalışmalarla
ilgilenmekte ve uyuşturucu politikası
eylem planları geliştirmek üzere sorumlu
olarak çalışmaktadır.
Joze Hren, Under-Secretary at the Ministry
of Health of Slovenia is involved in the
area of illicit drugs for more than twenty
years. In his current working position he is
responsible for the development and monitoring of drug legislation and drug policy,
including action plan in the country.
İlave olarak, sivil toplum örgütleri ile hükümet arasındaki uyuşturucu konuları üzerine
iş birliğinden de sorumludur. Kendisi aynı
zamanda, ülkesinde bu alandaki temel
göstergeler üzerinden epidemiyolojik
durumu da izlemektedir. Son yıllarda,
hapishanelerdeki mahkumların hikayelerini
analiz etmek ve özellikle hapishanelerdeki
riskli davranışlar üzerine araştırmalar
yapmaktadır.
Sayın Hren aynı zamanda Avrupa Konseyi
Pompidou Grubu gibi bazı uluslararası
kuruluşlar ile de çalışmalar yapmaktadır.
Pompidou Grubu ile aktif olarak bölgesel,
Güney Doğu Avrupa İş Birliği, uyuşturucu
talebinin azaltılması konularında çalışmalar yapmaktadır.
In addition, he is responsible for the operation of the Government Commission on
Drugs and cooperation with non-governmental organizations. He also monitors the
epidemiological situation in the country
on key indicators in this area. In recent
years, his research dealt specifically with
the problem of risk behavior in prisons and
analysis of life stories of people serving
prison sentences.
Mr. Hren is involved also in the work of
some international organizations, in particular the Pompidou Group of the Council
of Europe. Within the Pompidou Group he
is actively involved in the development of
regional, Southeast European, cooperation, primarily in the field of drug demand
reduction.
55
Yard. Doç. Dr. Itır Tarı Cömert
Türkiye
Assist. Prof. Dr. Itır Tarı Cömert
Turkey
Biyografi
Biography
2002 yılında İstanbul Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümünde
lisans eğitimini tamamladıktan sonra 2004 yılında İstanbul Üniversitesi Adli
Tıp Enstitüsü Adli Psikoloji Yüksek
Lisans Programını, 2007 yılında İstanbul
Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü Sosyal
Bilimler Anabilim Dalında Doktora Programını tamamlamıştır. Yüksek lisans tez
konusu “İstanbul İlinde Yaşayan Uçucu
Madde Kullanan Sokak Çocuklarının
İntiharları”; doktora tezi ise “18–28 Yaş
Arası Üniversite Öğrencilerinin Madde
Kullanımları ve Bilgisayar Kullanımlarının
İlişkilendirilmesi”dir. Yeniden Sağlık ve
Eğitim Derneğinde risk altındaki çocuklar
ile ilgili birçok projede çalışmıştır, bu
alanda saha deneyimi bulunmaktadır.
After completing her undergraduate study
in Istanbul University, Department of
Psychological Counselling and Guidance
in 2002, she completed Istanbul University
Forensic Medicine Forensic Psychology
Master program in 2004, and PhD program
in Istanbul University Forensic Medicine
Institute Department of Social Sciences
in 2007. Her master thesis subject was
“Suicides of the Street Children who Use
Volatile Substances and Live in Istanbul”,
and her PhD thesis subject was “Associating the Use of Drugs and Use of Computer
by the University Students at the Age of
18–28”. She worked for many projects in
relation to children under risk in the Association of Health and Education (Yeniden
Sağlık ve Eğitim Derneği) again and she
has gained experience in this field.
Halen Hasan Kalyoncu Üniversitesi Psikoloji Bölümünde Yardımcı Doçent olarak
görev yapmaktadır. Aile ve evlilik terapileri
eğitimi ve süpervizyonunu tamamlamıştır.
Psikodrama co-terapislik eğitimini tamamlamış ve grup yönetmiştir.
Çalışma alanları; risk altındaki çocuk ve
ergenler, sigara, alkol ve madde bağımlılığının önlenmesi, sigara, alkol ve madde
bağımlılığına müdahale, internet bağımlılığı, bilişsel davranışçı terapi teknikleri,
gelişim psikolojisi, aile terapisi, adli
psikoloji ve psikodramadır.
Çeşitli ölçeklerde ulusal ve uluslararası
projelerde proje danışmanlığı, proje yürütücülüğü ve alan çalışmacılığı yapmıştır.
56
She is still working as Assoc. Prof. Dr.at
Hasan Kalyoncu University Department
of Psychology. She completed family and
marriage therapies education and supervision.
Her working fields are children and adolescents under risk, prevention of cigarette,
alcohol and drug addiction, intervention
of cigarette, alcohol and drug addiction,
internet addiction, cognitive behaviourist
therapy techniques, developmental psychology, family therapy, forensic psychology, and psychodrama.
She has worked as the project counsellor,
project executor and field worker in many
national and international projects at
several extents.
57
Prof. Dr. Ömer Ayhan Kalyoncu
Türkiye
Prof. Dr. Ömer Ayhan Kalyoncu
Turkey
58
Biyografi
Biography
1984 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp
Fakültesinden mezun oldu. 1990 yılında
Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde psikiyatri uzmanı oldu ve 1994
yılına kadar başasistan olarak görev yaptı.
1993-2003 yılları arasında V.K.V. Amerikan
Hastanesinde konsültan psikiyatrist olarak
çalıştı. 1994 yılında Balıklı Rum Hastanesi
Anatolia Kliniklerini kuran ekipte yer aldı
ve 1994- 2008 yıllarında Klinik Şef Yardımcısı, 2008-2013 yıllarında ise Bağımlılık
Tedavisi Klinik Şefi olarak görev yaptı.
He graduated from Hacettepe University,
Medical Faculty in 1984. He was assigned
to the position of pscyhiatrist at Bakırköy
Psychiatric Hospital in 1990 and worked
as the chief assistant until 1994. He
worked as a consultant psychiatrist at VKF
American Hospital between 1993-2003.
He is one of the founders of the Balıklı
Greek Hospital Anatolia Clinics in 1994
and worked there as Clinical Assistant
Chief between 1994-2008 and as Chief
of Addiction Treatment Clinic between
2008-2013.
2001-2005 yılları arasında Maltepe
Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri
A.D.öğretim üyesi olarak çalıştı ve 2005
yılında Psikiyatri Doçenti ve 2012 yılında
ise Profesör unvanını aldı. 2011-2013
yılları arasında Haliç Üniversitesi Psikoloji
A.D. Bölüm Başkanlığı görevlerini yaptı.
Son bir yıldır Avrupa Sağlık Meslek Y. O.
da çalışmaktadır.
3 çalışması ile bilimsel ödül kazanmış olup
9 uluslararası, 41 ulusal dergide bilimsel
makalesi yayınladı. Ayrıca uluslararası
10, ulusal 32 kongrelerde serbest bildiri
sunumu yaptı ve yaklaşık 30 bilimsel
kongreye konuşmacı olarak katıldı. Gençlik
ve aile sorunları, bağımlılık, depresyon
ve şizofreni konularında 100 civarında
öğrenci ve halk eğitim konferansı verdi.
2000-2009 yılları arasında Bağımlılık
Dergisi Genel Yayın Yönetmen Yardımcılığı
görevini yapmış olup halen aynı derginin
Genel Yayın Yönetmenliğini yapmaktadır.
Ayrıca bağımlı hastalarla geçen 28 yıllık
klinik deneyimlerini ve akademik birikimini
aktardığı “PLASTİK DÜŞLER“ isimli kitabını
2010 yılında yayınladı.
He worked as a teaching fellow at
Maltepe University, Faculty of Medicine,
Department of Psychiatry between 20012005 and has become Associate Professor
of Psychiatry in 2005 and Professor in
2012. He worked as the head of department at the Department of Psychology at
Haliç University between 2011-2013. For
the last one year, he has been working at
European Vocational Health School.
He has won scientific awards with 3 of his
works and his articles have been published
in 9 international and 41 national journals.
Additionally, he made presentations at 10
international and 32 national congresses
and participated in 30 scientific congresses as a speaker. He has given around 100
lectures to students and public on youth
and family problems, addiction, depression
and schizophrenia. He worked as deputy
chief editor of Addiction Journal between
2000-2009 and he is currently working
as the chief editor of the same journal.
Additionally, his book called “PLASTIC
DREAMS” in which he shares his clinical
experiences and academic knowledge
of 28 years with addicted patients was
published in 2010.
59
Prof. Dr. M. İhsan Karaman
Türkiye
Prof. Dr. M. İhsan Karaman
Turkey
Biyografi
Biography
1962 yılında İstanbul’da doğdu. 1986’da
İstanbul Tıp Fakültesinden mezun oldu. İstanbul Tıp Fakültesi Üroloji Kliniğinde ihtisas
eğitimini tamamlayarak 1991 yılında üroloji
uzmanı oldu. 1994’de bir yıl kadar HoustonABD’de Baylor College of Medicine’de
misafir ürolog olarak çalıştıktan sonra,
1996 yılında girdiği sınavı kazanarak üroloji
doçenti oldu. 2001 yılında, halen sürdürmekte olduğu Haydarpaşa Numune Eğitim ve
Araştırma Hastanesi Üroloji Kliniği Şefliğine
atandı. 2008’de ise üroloji profesörü unvanını
aldı.
He was born in Istanbul in 1962. He has
graduated from Istanbul Faculty of Medicine
in 1986. He became an urologist in 1991 after
his residency training at Urology Clinic of
Istanbul Faculty of Medicine. After working as
a visiting fellow at Baylor College of Medicine,
Houston, USA for around one year in 1994, he
became an associate professor of urology in
1996. He was been assigned to the position of
Chief of Urology Clinic at Haydarpaşa Numune
Education and Research Hospital in 2011 and
he is still working at this position. He was
promoted to professor of urology in 2008.
Prostat kanseri konusunda hazırladığı bir
bilimsel kitap, katkıda bulunduğu 30’dan
fazla kitap bölümü yazarlığı, 300’den fazla
ulusal ve uluslararası alanda yayımlanmış/
sunulmuş bilimsel çalışması ve almış olduğu
500’ün üzerinde uluslararası atıf mevcuttur.
Karaman, aynı zamanda birçok ulusal kongre
ve tıbbi toplantının düzenleme ve bilimsel
kurulunda yer aldı.
He has a scientific book about prostate cancer, he has contributed to more than 30 books,
has more than 300 scientific papers published
in the national and international journals
and his articles have been cited internationally more than 500 times. Karaman has also
participated in the organization and scientific
committees of many national congresses and
medical meetings.
Türk Üroloji Dergisi’nin de dâhil olduğu 10
tıbbi derginin hakem veya editörler kurulunda
yer almakta olan Karaman, aralarında
Amerika ve Avrupa Üroloji derneklerinin
de bulunduğu 5 uluslararası, 10 ulusal tıp
derneğinin üyesidir. Karman Türk Çocuk
Ürolojisi Derneği’nin kurucularından olup,
T.C. Sağlık Bakanlığı Tıpta Uzmanlık Kurulu
Üroloji Müfredat Oluşturma Komisyonunun
da üyeliğini yürütmektedir. Prof. Dr. Karaman, mesleki faaliyetlerinin yanında, küresel
bir sosyal sorumluluk projesi olarak, “Yeryüzü
Doktorları Türkiye” adlı uluslararası bir tıbbi
ve insani yardım teşkilatının kurucularından
olup 10 yıl süreyle genel başkanlığını yürüttü.
Karaman, 31 Ekim 2012 tarihinde Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanlığına seçilmiştir.
Karaman who is a part of committees of
reviewers or editors of 10 medical journals
including Turkish Journal of Urology is also
a member of 5 international and 10 national
medical societies including American and
European Associations of Urology. He is one
of the founders of Turkish Society of Pediatric
Urology and carries out the membership of
Urology Curriculum Commission of Committee
of Specialty in Medicine under the Turkish
Ministry of Health.
İngilizce ve Arapça bilen Prof. Dr. Karaman,
evli ve iki çocuk babasıdır.
60
In addition to his professional activities,
Prof. Dr. Karaman is one of the founders of
an international medical and humanitarian
aid society called “Doctors Worldwide” as a
global civil society initiative and has worked
as the Chairman of this society for 10 years.
Prof. Dr. Karaman was selected as the Chairperson of Turkish Green Crescent Society
on October 31, 2012. He speaks English and
Arabic, and he is married with two children.
61
Konuşmacılar
Speakers
Biography
Dr. Vladimir Poznyak
Beyaz Rusya
Dr. Vladimir Poznyak
Belarus
Dr. Vladimir Poznyak is a psychiatrist
by professional background with more
than 30 years of experience in addiction
medicine and clinical psychiatry. During his professional career Dr. Poznyak
has been particularly active in the areas
of international alcohol and drug policy
developments, research and service provision for mental, behavioral and substance
use disorders.
the WHO international studies on alcohol
and injuries, WHO collaborative research
project on treatment of opioid dependence
and HIV/AIDS, WHO-supported research
on effectiveness of screening and brief
interventions for drug use. Currently Dr.
Poznyak has a primary responsibility in
the WHO Secretariat for revising ICD-10
sections on disorders due to psychoactive
substance use.
In his capacity as Coordinator of Management of Substance Abuse unit at
Headquarters of the World Health Organization (WHO) in Geneva, Switzerland, Dr.
Poznyak is responsible for a wide range
of activities of the WHO Secretariat on
prevention and treatment of alcohol and
drug use, substance use disorders and
behavioral addictions.
Prior to joining the WHO Department of
Mental Health and Substance Abuse in
Geneva in 2000, Dr.
Dr. Poznyak has been in the forefront of
the WHO Secretariat’s work in support
of development of WHO Global strategy
to reduce the harmful use of alcohol and,
currently, on its implementation. His
responsibilities include coordination and
supervision of the development of the
Global Information System on Alcohol and
Health (GISAH), Global Information System
on Prevention and Treatment Resources
for Substance Use Disorders, production
of WHO global status reports related to
alcohol and drugs, development of technical tools on prevention and treatment of
substance use disorders, such as WHO
guidelines on pharmacological treatment
of opioid dependence and WHO ASSIST
package.
Poznyak had an experience of working on
alcohol and drugs in the WHO Regional
Office for Europe in Copenhagen (Denmark). Before commencing his work as
an international civil servant, Dr. Poznyak
held a position of Associate Professor of
Psychiatry and Head of Social and Clinical
Psychiatry Research Unit at the Belarusian State Medical University in Minsk
(Belarus).
Dr. Poznyak coordinated from WHO several
large international research projects with
a significant impact in the field such as
64
65
Prof. Dr. Thomas Babor
ABD
Prof. Dr. Thomas Babor
USA
66
Biyografi
Biography
Thomas Babor Connecticut Üniversitesi Tıp Okulunda profesördür ve Toplum
Hekimliği ve Sağlık Hizmetleri Bölümünün
Başkanıdır. Halk Sağlığı ve Toplum Hekim­
liğinde kendisine Üniversite Hekimleri
Sağlık Hizmetleri başkanlığı verilmiştir.
Arizona Üniversitesinden sosyal psikoloji alanında doktora derecesi almıştır,
Harvard Tıp Okulunda sosyal psikiyatri alanında doktora sonrası araştırma eğitiminde
bulunmuştur ve akabinde Harvard Halk
Sağlığı Fakültesinden psikiyatrik epidemiyoloji alanında halk sağlığı mastır derecesi
elde etmiştir. Çalışma alanında tarama,
tanı, erken müdahale ve tedaviyi değerlendirmenin yanı sıra alkol ve uyuşturucu
politikaları da bulunmaktadır.
Thomas Babor is a Professor and Chairman in the Department of Community
Medicine and Health Care, University of
Connecticut School of Medicine. He holds
the University’s Physicians Health Service
endowed chair in Public Health and Community Medicine. He received his doctoral
degree in social psychology from the
University of Arizona, spent several years
in postdoctoral research training in social
psychiatry at Harvard Medical School, and
subsequently received a master of public
health degree in psychiatric epidemiology
from the Harvard School of Public Health.
His research interests include screening,
diagnosis, early intervention, and treatment evaluation, as well as alcohol and
drug policy.
Bağımlılık (Addiction) uluslararası
dergisinin bölgesel editörlüğünün yanı
sıra yazı işleri üyesidir. 200’ün üzerinde
makale ve kitap bölümünün yazarıdır veya
ortak yazarlarındandır ve Oxford Üniversitesi Yayınları tarafından yakın zamanda
yayınlanan “Uyuşturucu Politikası ve
Kamu Yararı” ile “Alkol: Sıradan Bir Ürün
Değildir-Araştırma ve Kamu Politikası”
dâhil olmak üzere 15’den fazla kitap ve
monografi onun tarafından yazılmış veya
düzenlenmiştir. Her kitap yayını kendi
basıldığı yılda İngiliz Tıp Derneği’nin kitap
yarışmasında halk sağlığı kategorisinde
birincilik ödülüne layık görülmüştür.
He is Associate Editor-in-Chief as well
as Regional Editor of the international
journal, Addiction. He is the author or
co-author of over 200 articles and book
chapters, and has written or edited more
than 15 books and monographs, including
Drug Policy and the Public Good, recently
published by Oxford University Press, and
Alcohol: No Ordinary Commodity-Research
and Public Policy. Each book was awarded
a first prize in the public health category
of the British Medical Association’s book
competition in their respective years of
publication.
67
Uyuşturucu Politikaları
ve Halk Sağlığı
Drug policy and
Public Health
Prof. Dr. Thomas Babor
Prof. Dr. Thomas Babor
29 September 2014, Plenary Session I, 11:30-13:00
29 Eylül 2014, Ana Oturum I, 11:30-13:00
Bu sunum bir sağlık ve sosyal sorun olarak uyuşturucu kullanımını ele alarak BM üye
devletlerini arz ve talep azaltımına dengeli ve karşılıklı güçlendirici yaklaşımı sürdürmeye
teşvik eden 2009 yılı UNODC Siyasi Deklarasyonu bağlamında bilimsel temelli ulusal
ve uluslararası uyuşturucu politikalarını ele almaktadır. Bu sunumla politika yapıcılara,
önleme uzmanlarına, halk sağlığı yetkililerine ve diğer paydaşlara kontrollü psikoaktif
maddelere ve yeni sentetik psikoaktif maddelere hem arzı hem de talebi azaltmaya entegre
bir yaklaşımla kanıta dayalı uygulamalarla ilgili bilgiler sağlamak amaçlanmaktadır.
Bu çalışma geleneksel “dört ayak” veya uyuşturucu politikalarının (yani birincil önleme,
tedavi, zarar azaltma ve tedarik kontrolüne ilave olarak cezai yargılama önlemleri) önemli
aşama noktaları üzerine inşa edilmiştir, fakat aynı zamanda endemik ve epidemik madde
kullanımı ile ilişkili problemleri irdelemek için bu dört alan genelinde entegrasyonu destekler. Siyasi deklarasyonu ile uyumlu olarak bu çalışma tarafından önerilen halk sağlığı
stratejisi, madde kullanım problemlerine çok yönlü bir yaklaşım için başlangıç noktası olabilir. Uyuşturucu politikası çalışmaları, bugüne kadar birçok ülkede hayal kırıklığı yaratmış
olmasına rağmen maliyet-etkinliğini ve nüfus tesirini elde etmek için potansiyele sahiptir.
Önemli bir yarar, arz kontrolünde ve talebinin azaltılmasında başarılı çalışmaları koordine
etmeyi araştıran halk sağlığı yaklaşımının genişlemesinden kaynaklanması olasıdır; bu
yolla bu yasadışı uyuşturucu kullanımının yaygınlığını azaltmak, yeni salgınların gelişimini
önlemek ve ciddi cezai yaptırımlar aracılığıyla uyuşturucu kullanıcılarının marjinalleşmesinden kaynaklanan istenmeyen etkileri önlemek mümkün olabilecektir.
68
This presentation reviews the science base for national and international drug policy in the
context of the 2009 UNODC Political Declaration, which encourages UN Member States
to pursue “a balanced and mutually reinforcing approach to supply and demand reduction,” in addressing drug use as a health and social issue. It is intended to provide relevant
information for policymakers, prevention professionals, public health officials and other
stakeholders interested in applying evidence-based practices in an integrated approach
to reduce both the supply and demand for controlled psychoactive substances and new
synthetic psychoactive substances.
The review builds on the traditional “four pillars” or cornerstones of drug policies (i.e.,
primary prevention, treatment, harm reduction and supply control as well as criminal
justice measures), but at the same time it supports integration across these four areas to
address the problems associated with endemic and epidemic substance use. Consistent
with the Political Declaration, the public health strategy suggested by this review could
be a starting point toward a multilateral approach to substance use problems. Drug policy
efforts have the potential to achieve population impact and cost-effectiveness despite
the discouraging experience in many countries to date. A significant benefit would likely
result from an expansion of a public health approach which seeks to coordinate successful
efforts at supply control and demand reduction: in this way it may be possible to reduce
the extent of illicit drug use, prevent the development of new epidemics, and avoid the
unintended impacts arising from the marginalisation of drug users through severe criminal
penalties.
69
Prof. Dr. Keith Humphreys
ABD
Prof. Dr. Keith Humphreys
USA
70
Biyografi
Biography
Stanford Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri departmanında Profesör olan ve
ABD Gazilere Yönelik İşler Departmanında
Kariyer Araştırma Bilim Adamı olan Keith
Humphreys uyuşturucu bağımlıları ve
uyuşturucu bağımlılarıyla ilgili rahatsızlıklar
ve hastalıklar konusunda tedaviler ve kendi kendine yardım programları konusunda 20
yılı aşkın bir süredir araştırmalar yapmak­
tadır. Bilimsel projelerinin yanı sıra Keith
aynı zamanda tıp öğrencilerine, psikiyatri
konusunda ihtisas yapan doktorlara ve
klinik psikoloji öğrencilerine aktif bir şekilde
uyuşturucu bağımlılarına yönelik tedavi
metotlarını öğretmektedir. Birçok kimsenin
referans kaynağı olan “İyileşme Döngüleri:
Uyuşturucu Bağımlılarına Yönelik Kendi
Kendine Yardım Organizasyonları” başlıklı
kitabında, 20 ulusta kendi kendine yardım
gruplarının etkileri konusunda 500’e yakın
çalışmayı incelemektedir.
Keith Humphreys, Ph.D., Professor of
Psychiatry at Stanford University School of
Medicine and Career Research Scientist in
the U.S. Department of Veterans Affairs,
has for over 20 years researched and advocated for treatments and self-help programs for addiction and related disorders.
In addition to his scientific projects, he
is actively involved in teaching addiction
treatment methods to medical students,
psychiatric residents, and clinical psychology interns. His widely-cited book, Circles
of Recovery: Self-Help Organizations
for Addictions reviews over 500 studies
on the effects of self-help groups in 20
nations.
Profesör Humphreys halk sağlığı politikaları
alanında kapsamlı çalışmalar yapmakta
olup Uyuşturucusuz Toplum için Beyaz
Saray Komisyonu Üyesi, Ulusal Zihin
Sağlığı Görev Kuvveti Gazilere Yönelik İşler
Departmanının ve Zihin Sağlığı Hizmetleri
İdaresi ve Uyuşturucu Madde Kullanımı
Ulusal Danışmanlık Konseyinin üyeliği
görevlerini üstlenmiştir. 2009 yılından 2010
yılına kadar Ulusal Uyuşturucu Kontrol
Politikaları konusunda Beyaz Saray Ofisinde
Kıdemli Politika Danışmanı olarak iki yıl
boyunca kendisine verilen araştırma izni
doğrultusunda çalışmalar yapmıştır. Profesör Humphreys Kings’ Kolejinde Psikiyatri
alanında fahri profesörlükle ödüllendirilmiş
olup İngiltere Parlamentosu tarafından
çeşitli vesilelerle birçok kez görüşüne
başvurulmuştur. Psikiyatri Enstitüsünde
meslektaşlarıyla birlikte ortak yazarlığını
yaptığı son kitapları “Alkolle İlgili Problemlerin Tedavisi” ve “Uyuşturucu Politikası ve
Halk Sağlığı”dır.
Professor Humphreys has been extensively
involved in public policy, having served as
a member of the White House Commission
on Drug Free Communities, the Veterans
Affairs National Mental Health Task Force,
and the National Advisory Council of the
Substance Abuse and Mental Health
Services Administration. From 2009-2010
he spent a sabbatical year as Senior
Policy Advisor at the White House Office
of National Drug Control Policy. He holds
an honorary Professorship of Psychiatry at
Kings’ College, London and has testified
on multiple occasions in the UK Parliament. His latest books, co-authored with
colleagues at the Institute of Psychiatry,
are The Treatment of Drinking Problems
and Drug Policy and the Public Good.
71
Temel Sağlık ve Adalet
Sisteminde Bağımlılık
Tedavisinin İyileştirilmesi
Enhancing Addiction
Treatment in the Healthcare
and Criminal Justice Systems
Prof. Dr. Keith Humphreys
Prof. Dr. Keith Humphreys
29 Eylül 2014, Ana Oturum I, 11:30-13.:00
29 September 2014, Plenary Session I, 11:30-13:00
Psikoaktif uyuşturucuların tedariki ne ölçüde sınırlandırılırsa sınırlandırılsın bütün toplumlarda bazı bireyler bağımlılık geliştirmektedir. Bu çalışma, bu tür bireylere nasıl yardımcı
olunabileceği konusundaki kanıtları ve uyuşturucu bağımlılarının diğer insanlara vereceği
zararların nasıl sınırlandırılacağını incelemektedir. Bilgilendirici nitelikte olan sağlık bakım
sistemi kendi kendine yardım grupları ve diğer gönüllü derneklerden oluşmakta olup bu
nitelikte bir sağlık bakım sistemi profesyonel müdahaleye ihtiyaç kalmaksızın çok sayıda
uyuşturucu bağımlısı olan hastanın iyileşmesini sağlayabilecektir. Ancak tedaviler gönüllü
olarak sağlık merkezlerine başvuran veya adli ceza sistemi bünyesinde suç işlemiş kişilere
odaklanmalıdır. Her iki bağlamda da bireylerin hakları ve sağlık kalitesi korunmalıdır.
Aynı zamanda her bir bağlamda uygun olan birbirinden farklı yaklaşımlar benimsenebilir
ve benimsenmelidir. Örneğin hapishanelerde genellikle sağlık merkezlerinde iyi düzeyde
sağlanamayan tedaviler kolayca sağlanabilmektedir. Hızlı, belirli ve adil yaptırımlar içeren
acil durum yönetim programları adli sistemde uygulanabilmekle birlikte geleneksel sağlık
bakım sistemlerine pek uygun nitelikte değildir. Bu konudaki kapsamlı resmi ve gayri resmi
müdahaleleri içeren bilimsel kanıtlar uyuşturucu bağımlısı olan bireylere yardımcı olabilmekte, bu bağlamda kamu politikası maksimum sağlık açısından bu hizmetleri koordine
etmektedir.
Regardless of how restrictive the supply of psychoactive drugs, at least some individuals
in all societies develop addictions. This paper examines evidence on how such individuals
can be helped, and, how the damage they do to others can be restrained. The informal
care system, which comprises self-help groups and other voluntary associations, can
lead many addicted individuals to recovery without the need of professional intervention. However, treatment will be required for individuals who either present voluntarily
to health care providers or commit crimes that result in them receiving intervention in the
criminal justice system. In both settings, the rights of individuals and the quality of care
should be ensured. At the same time, different approaches can and should be employed
that fit in each context. Prisons for example can easily provide residential care that may be
less available in the health care system. Contingency management programs with swift,
certain and fair sanctions can be employed in the criminal justice system, but do not fit
well within traditional health care. The scientific evidence indicates that a wide range of
informal and formal interventions can help addicted individuals; the public policy challenge
is coordinating these services for maximal population health impact.
Keywords: Addiction, Substance Use Disorder Treatment, Self-Help Groups, Prisons
Anahtar kelimeler: Uyuşturucu Bağımlılığı, Uyuşturucu Madde Kullanımıyla ilgili Rahatsızlıklar ve Hastalıklar, Kendi Kendine Yardım Grupları, Hapishaneler.
72
73
Biyografi
Biography
Gilberto Gerra, 24 Mayıs 1956 tarihinde
Parma, İtalya’da doğdu. 1981 yılında
Parma Üniversitesinden tıp doktoru olarak
mezun oldu. 1986 yılında iç hastalıkları konusunda uzman doktor oldu. 1989 yılında
endokrinoloji alanında uzman doktor oldu.
Gilberto Gerra, born on 24 May 1956,
Parma-Italy. Medical Doctor degree at the
University of Parma in 1981. Specialist
in Internal Medicine, 1986. Specialist in
Endocrinology, 1989.
İtalya’da nöroloji ve uyuşturucu kullanımına yönelik tıp konusunda çeşitli üniversitelerde profesör olarak görev yaptı. İtalya’da
Sağlık Bakanlığında, İçişleri Bakanlığında
ve Sosyal Politikalar Bakanlığında uyuşturucu kullanımına ilişkin tedaviler konusunda danışmanlık görevi yürüttü.
Dr. Gilberto Gerra
Avusturya
Dr. Gilberto Gerra
Austria
1993-2002 Parma Uyuşturucu Bağımlılığı
Araştırma Merkezi Direktörü
1995-2002 Parma Uyuşturucu Bağımlılığı
Tedavi Merkezi Direktörü
2003-2006 İtalya, Roma, Başbakanlık
Ofisinde Uyuşturuculara Yönelik Ulusal
Gözlem Departmanı Direktörü 2004-2007 Birleşmiş Milletler Uluslararası
Narkotik Kontrolü Kurulu Üyesi (INCB),
Viyana
2007-Birleşmiş Milletler Operasyonlar
Departmanı Uyuşturucunun Engellenmesi
ve Sağlık Şubesi Başkanı, Viyana
Gilberto psikonöroendikronoloji ve klinik
farmakoloji konusunda ve uyuşturucu
maddelerin psikobiyolojisi alanında çok
sayıda makalenin yazarı ve ortak yazarıdır
(bilimsel dergilerde 120 makale).
·· Uyuşturucu Bağımlılığı Problemi Derneği
Üyesi (CPDD)
·· Uluslararası Psikonöro Endokrinoloji
Derneği Üyesi (ISPNE)
·· Uyuşturucu bağımlılığı ve klinik farmakoloji alanında çok sayıda bilimsel
dergide hakem
74
Professor at numerous universities in Italy,
on Neurology and Addiction Medicine.
Consultant to the ministries (Ministry of
Health, Ministry of Interior, and Ministry
of Social Affairs) in the field of substance
use disorders treatment in Italy.
1993-2002 Director of the Addiction
Research Centre of Parma 1995-2002 Director of the Drug Addiction
Treatment Centre in Parma 2003-2006 Director of the National Observatory on Drugs, at the Prime Minister
Office, Rome, Italy
2004-2007 Member of International Narcotics Control Board (INCB) at the United
Nations, Vienna
2007-Present Chief of Drug Prevention and
Health Branch, Division for Operations,
United Nations Office on Drugs and Crime,
Vienna.
He is the author and/or co-author of many
articles in the field of psychobiology of
substance abuse, psychoneuroendocrinology and clinical pharmacology (120 articles
on scientific peer reviewed journals).
·· Member of the College on Problem of
Drug Dependence (CPDD)
·· Member of the International Society of
Psychoneuroendocrinology (ISPNE)
·· Referee of many scientific journals
in the field of addiction and clinical
pharmacology.
75
Uyuşturucu Sorununa
Müda­­hale: Bilim ve
Klinik Uygu­lamaları
Ayrımı
Responding to Drug
Use Disorders: The Gap
Between Science and
Clinical Practice
Dr. Gilberto Gerra
Dr. Gilberto Gerra
29 Eylül 2014, Ana Oturum I, 11:30-13:00
29 September 2014, Plenary Session I, 11:30-13:00
Konuşma uyuşturucu sorunuyla ilgili olarak uluslararası toplum (Narkotik Uyuşturucular
Komisyonu) tarafından belirlenen yeni bir yaklaşıma odaklanacaktır. Üye devletler giderek
yasaların uygulanması, müdahale ve önleme, tedavi ve rehabilitasyon programlarına dayalı
olan dengeli bir yaklaşımı benimsemektedirler. Sağlık odaklı strateji giderek baskıcı ve cezai bir yaklaşımın yerini almaktadır. Uyuşturucu maddenin kullanılması neticesinde oluşan
rahatsızlıklar cezai ve ahlaki bir problem olarak değil de, herhangi bir ayrım gözetmeksizin
temel halk sağlığı sistemi tarafından dikkate alınması gereken hastalıklar niteliğinde bir
sağlık problemi olarak ele alınmaktadır.
The speech will focus on the new approach adopted by the international community
(Commission on Narcotic Drugs) in dealing with drug problem. Member States are more
and more recognizing the need of a balanced approach equally based on law enforcement,
intervention and prevention treatment and rehabilitation measures. The health oriented
strategy is progressively replacing the repressive and punitive attitude. Substance use disorders are recognized not as criminal or moral issues but as health problems that should
be considered by the public health care system without any discrimination respect to the
other diseases.
Bilimsel temelli politikalar uyuşturucu madde kullanımı ve uyuşturucu madde kullanımıyla
ilgili rahatsızlıkların ve hastalıkların erken çocukluk döneminde yaşanan problemlerle
başlamak üzere uzun bir geçmişi olduğu görüşüne dayanmaktadır. Nitekim bu görüş
uyuşturucu madde kullanımına yönelik insanların zayıflığına ilişkin patojenik unsurları da
içermektedir. Ayrıca birçok gelir düzeyi düşük olan ülkelerde uyuşturucu madde kullanımıyla ilgili rahatsızlıklar ve hastalıklar örneğin aşırı yoksulluk, açlık, sefalet, şiddet, yerlerinden-yurtlarından edilme ve aşırı iş yükü gibi problemli çevresel koşullarla son derece
yakından ilgilidir.
Science-based policies are taking into consideration that often use of drugs and substance
use disorders are associated with a long history of adverse experiences starting with early
childhood difficulties. This constitutes a pathogenetic pathway underlying the vulnerability
for substance abuse. In addition, in most of low income countries substance use disorders
are related to very problematic environmental conditions such as coping with extreme
poverty, hunger, violence, displacement and work overload.
Bu bağlamda uluslararası toplum uyuşturucuların kullanımında daha az düzeyde bir “rekreasyonel” (eğlence amaçlı) boyut olduğunu kabul etmektedir. Uygulanacak olan engelleme programları risk altında olan erişkinleri ve problemli çocukları hedeflemelidir. Buna göre tedavi olanakları
toplumun en marjinal kesimleri için olarak mümkün ve erişilebilir kılınmalı ve bu bağlamda
toplumun düşük gelir düzeyindeki katmanları tedavi imkanlarına erişebilmelidir.
76
International community recognizes that there is very little “recreational” dimension in the
use of drugs and prevention programme should target the problematic trajectory driving
children and adolescence at risks. Accordingly, treatment facilities should be made available and accessible for basic low threshold intervention to reach the most marginalized
and compromised users.
77
Gregor Burkhart
Portekiz
Gregor Burkhart
Portugal
78
Biyografi
Biography
Gregor Burkhart 1996 yılından beri
EMCDDA’da uyuşturucu madde önleme
çalışmalarından sorumludur. En iyi uygulamalar (EDDRA), araçların değer­
lendirilmesi (EIB) ve Kaynak Kitinin
Değerlendirilmesi ve Önleme (PERK)
konusundaki veritabanlarını geliştirmiş
olup EMCDDA’nın internet sitelerinde
kısa bir süre önce “Önleme Profillerini”
yayınlamıştır. Bu alandaki asıl çalışması
üye ülkelerde önleme politikalarının
uygulanmasına ilişkin evrensel, selektif,
belirlenmiş müşterek Avrupa indikatörlerini (göstergelerini) geliştirmektir.
Gregor Burkhart has been responsible for
prevention responses at the EMCDDA
since 1996. He developed databases
on best practice examples (EDDRA), on
evaluation tools (EIB) the Prevention and
Evaluation Resource Kit (PERK) and the
recently published Prevention Profiles on
the EMCDDA websites. His main activities
are to develop common European indicators on the implementation of prevention
policies in member states and to promote
a better and clear understanding of
universal, selective, indicated as well as
environmental prevention in Europe.
Gregor önleme çalışmalarına cevaplara
yönelik metodolojiler ve bunların nasıl
iyileştirileceği ve değerlendirileceği konusunda çalışmaktadır. Granada Üniversitesi
Sosyoloji Fakültesinde misafir öğretim
üyesidir.
Gregor works on methodologies for monitoring prevention responses and how to
improve and how to evaluate them. He is
guest lecturer at the University of Granada
(Faculty of Sociology).
Avrupa Önleme ve Araştırma Cemiyeti’nin
kurucusu olup Brezilya’da Candomble
mezhebine mensup olan kişilerde vücut ve
hastalıklar konusunda algı ve sınıflandırmaya yönelik kültürün etkileri konusunda
doktora yapmış, aynı zamanda Duesseldorf
Üniversitesinde MPH derecesi almıştır.
He is the co-funder of the European
Society for Prevention Research and holds
a doctoral degree in medicine (medical
anthropology) on the influence of culture
on the classification and perception of
body and diseases in the Candomblé cults
of Bahia, Brazil as well as a MPH degree
from the University of Düsseldorf.
Hâlihazırda Güney Amerika’da önleme
politikaları ve programları konusunda
Amerikan Devletleri Örgütüne danışmanlık
görevini yürütmektedir.
Currently he is an advisor at the Organisation of American States on prevention policies and programmes in South
America.
79
Bireyden Çevreye Avrupa’da
Uyuşturucu Önleme
Yaklaşımları
Drug Prevention Approaches
in Europe from the Individual
to the Environment
Gregor Burkhart
Gregor Burkhart
29 Eylül 2014, Paralel Oturum I A, 14:00-15:30
29 September 2014, Parallel Session I A, 14:00-15:30
Sosyal nörobilim konusundaki son bulgular erişkinlerdeki uyuşturucu bağımlılığına ilişkin
risk davranışlarının bilgi eksikliği veya irrasyonaliteden değil de bütünüyle grup kontekstinde
akranların mevcudiyetinden ve çoğunlukla sosyal normların hatalı olarak algılanmasından
kaynaklandığını göstermektedir. Birçok geleneksel önleme yaklaşımı (ve bu bağlamda zarar
azaltma) yukarıda belirtilen bu prensibi ihmal etmekte olup daha ziyade çoğunlukla bilişsel
proseslere veya bireysel yeterliliklerin geliştirilmesine odaklanmaktadır. Buna karşılık
çevresel yaklaşımlar insanların uyuşturucu madde kullanımı konusunda verdikleri kararlara
ilişkin fiziksel, ekonomik ve sosyal kontekstleri değiştirmektedir. Bu ikna yoluyla değil de
sosyal normların veya insanların algılarının değiştirilmesi suretiyle gerçekleşmektedir.
Sosyal bağlamın ötesinde etki-impuls kontrolü yoksunluğu da birçok problemli davranışın
ana belirleyici unsuru gibi görünmektedir.
Recent findings in social neuroscience corroborate that adolescent involvement in risk behaviour is not due to lack of information, irrationality or faulty calculations, but to the mere
presence of peers in a group context and to often erroneous perceptions of social norms.
Most traditional prevention (and harm reduction) approaches ignore this principle and rely
heavily on cognitive processes (information provision) or on improving competences of
the individual. Environmental approaches in turn modify the physical, economic and social
contexts in which people take their decisions about substance use and get involved in
problem behaviour. It doesn’t operate through persuasion but by changing social norms or
their perception. Beyond social context, lack of impulse control seems to be the common
determinant of many problematic behaviours.
Bu sunumda dış (sosyal) kontrol unsurlarının geliştirilmesi suretiyle evrensel engelleme
programlarının uygulanarak bu gibi problemlerin nasıl üstesinden gelineceğine odaklanmakta ve iç kontrolün geliştirilmesi suretiyle uygulanacak olan programları vurgulamaktadır. Entegre yenilenmiş bir perspektiften bakıldığında önleme programları sosyalleşme
kavramını güçlendirmekte ve kolaylaştırmakta olup buda kabul edilen davranışların, normların ve inançların gerek popülasyon düzeyinde gerekse uyuşturucuya yönelik zayıf gruplar/
bireyler düzeyinde iletilmesi anlamına gelmektedir. Bu bağlamda önleme çalışmalarının
riskin azaltılmasına yönelik mi olması gerektiği yoksa uyuşturucuya erişimin azaltılmasını
mı hedeflemesi gerektiği tartışılması gereken ayrı bir konu niteliğindedir.
80
The presentation gives an overview on how this can be tackled in universal prevention
programmes by improving external (social) control and in indicated programmes by improving internal control. In an integrated renewed perspective, prevention strengthens and
facilitates socialisation, which means to transmit accepted attitudes, norms, beliefs and
behaviours, both at population level and for vulnerable groups/individuals. It might help to
get past the debate whether prevention has to target abstinence or risk reduction.
81
Prof. Dr. David Foxcroft
İngiltere
Prof. Dr. David Foxcroft
UK
82
Biyografi
Biography
David Foxcroft İngiltere’de Oxford Brookes
Üniversitesinde Sosyal Psikoloji ve Halk
Sağlığı alanında profesördür. Çalışma
programı kontekst itibariyle davranışın anlaşılması ve geliştirilmesine odaklanmakta
olup böylece toplumsal yapıların (örneğin
ailelerin, okulların, toplumların, işverenlerin, karar vericilerin) nasıl toplumların ve
popülasyonların sağlığına ve refahına destek sunabileceklerine odaklanmaktadır. Bu
bağlamdaki bir diğer odak ise çocuklarda
ve genç insanlar arasında risk davranışlarının engellenmesidir.
David Foxcroft PhD is Professor of Community Psychology and Public Health at
Oxford Brookes University in England.
His programme of work is focused on
understanding (and improving) behaviour
in context, especially how social structures (e.g. families, schools, communities,
employers, regulation, government) can
support improved health and wellbeing
in communities and populations. A focus
is the prevention of risk behaviours in
children and young people.
David Uyuşturucu Kullanımının Engellenmesine Yönelik Araştırmalara İlişkin
Avrupa Topluluğunun Başkanı, Uluslararası
Cochrane İşbirliği Uyuşturucu ve Alkol
Grubunun Editörü olup, Cochrane’deki
çalışmalarına yönelik olarak Amerikan
Tobler ödülünü kazanmıştır. David ayrıca
ödül kazanan kitap olan “Uyuşturucu
Politikası ve Kamu Yararı” başlıklı kitabın
ortak yazarıdır.
David is President Elect of the European
Society for Prevention Research, an Editor
of the International Cochrane Collaboration Drug and Alcohol Group, a recipient of
the U.S. Society for Prevention Research
Tobler Prize for his Cochrane work, and
co-author of the prize winning book “Drug
Policy and the Public Good”.
83
84
Uyuşturucu Önleme
Prog­ramları ve Etkinliği:
Çevresel, Gelişimsel ve
Bilişsel Yaklaşımlar
Drug Prevention Programmes
and Effectiveness:
Environmental, Developmental
and Informational Approaches
Prof. Dr. David Foxcroft
Prof. Dr. David Foxcroft
29 Eylül 2014, Paralel Oturum I A, 14:00-15:30
29 September 2014, Parallel Session I A, 14:00-15:30
Primer, sekonder, evrensel veya selektif olarak ele alınan önlemeye ilişkin tanımlamalar
uyuşturucuya karşı önleme çalışmalarının alabileceği farklı şekilleri göstermektedir. Ancak
bu sınıflamalar önleme müdahalelerinin nasıl çalıştığını dikkate almaması nedeniyle sınırlı
niteliktedir. Örneğin bazı önleme programlarının fonksiyonu sosyal yeterlilik ve sosyal
becerilerin geliştirilmesi suretiyle genç insanların geliştirilmesine odaklanmaktadır.
Descriptions of prevention as primary or secondary, or universal, selective and indicated,
set out the different forms that drug misuse prevention can take. However, these classifications are limited because they do not consider how prevention interventions work.
For example, the function of some prevention programmes is to improve the development
of young people through the enhancement of social competence and social skills.
Bu bağlamda yeni bir önleme taksonomisinde şekil ve fonksiyonu birleştirecek olan müdahalenin tanımlanmasına ilişkin bir çerçeve çalışması konusundan bahsetmek istiyorum.
Gençlerde sosyal uyum ve sosyal becerilerin gelişimine odaklanan müdahale programlarına ilişkin örnekler bu yaklaşımı kanıtlamak amacıyla sunulacaktır.
In this talk I set out a framework for describing prevention that brings together both form
and function into a new prevention taxonomy. Examples of prevention programmes that
emphasise the development of social competence and social skills in young people will be
given to illustrate this approach.
85
Dr. Helena Pacnerová
Çek Cumhuriyeti
Biyografi
Biography
Doktora (PhDr.) dereceli Helena Pacnerová
Çek Cumhuriyeti Prag şehrinde bulunan
Ulusal Eğitim Enstitüsünde psikolog ve
araştırmacıdır. Helena Pacnerová, Çek
Cumhuriyetinde temel önleme programlarını belgelendirmeyi de içeren Riskli
Davranışların Önlenmesi Departmanının
Başkanıdır.
PhDr. Helena Pacnerová is a psychologist
and researcher in the National institute for
education in the Czech Republic based in
Prague. She is the Head of the Department
of Prevention of Risk Behaviour which
includes the Agency of certification of
Primary Prevention Programs in the Czech
Republic.
Dr. Pacnerová’nın çalışmaları, kurum bakımı altındaki çocukların riskli davranışlarını
önlemedeki araştırma üzerine, değerlendirme yöntemlerinin geliştirilmesi, Milli
Eğitim Bakanlığı ile işbirliği yaparak temel
önleme programları için standartların
gelişimi, temel önlemede koordinasyon ve
sertifikasyon sürecinin değerlendirilmesi
üzerine odaklanmaktadır.
Her work is focused on research in prevention of risk behaviour of children in institutional care, development of assessment
methods, cooperation with the Ministry of
Education, development of standards for
primary prevention programmes andcoordination and evaluation of the certification
process in primary prevention.
Dr. Helena Pacnerová
Czech Republic
86
87
Çek Cumhuriyeti’nde
Önleme Programlarının
Sertifikasyon Sistemi
The Certification System of
Prevention Programmes in
the Czech Republic
Dr. Helena Pacnerová
Dr. Helena Pacnerová
29 Eylül 2014, Paralel Oturum I A, 14:00-15:30
29 September 2014, Parallel Session I A, 14:00-15:30
Çek Cumhuriyetinde riskli davranışı okul temelli önleme programlarını belgelendirme
sisteminin geliştirilmesi, Orta ve Doğu Avrupa ülkelerine topluluk yardım programı (Phare)
Eşleştirme Projesi 2000 kapsamında 2000 yılında başladı. Sistemin amacı koruma programlarının kalitesini, ülkenin genelinde programların karşılaştırılabilir düzeyde (standartta)
olmasını, programlarının etkinliği, çocuklar için güvenlik ve devlet ve bağışçılardan gelen
geçerli finansmanını desteklemeyi sağlamaktı.
The development of the certification system of school-based prevention programmes of
risk behaviour in the Czech Republic started as early as in 2000 as a part of the Phare
Twinning Project 2000. Its aim was to ensure the quality of prevention programmes, comparable level (standard) of programmes accross the country, effectiveness of programmes,
safety for children and to support effective financing from the state and donor.
2005 yılından itibaren bağımlılık yapan madde kullanımını birincil önleme programı
sağlayıcıların kalitesini belgelendirme sürecini başlattı ve daha sonra riskli davranışın her
türlüsünü kapsayacak şekilde genişletildi. Bu nedenle Avrupa Birliği’nde önleme programlarının kalite standartlarını formüle etmeye ve devlet finansmanı ile kalite standartlarını
birleştirmeye ve pratikte bu bilgiyi uygulamaya koyan ilk ülke Çek Cumhuriyeti oldu. Sertifikasyonun bir bölümü, bu programların sağlayıcıları için Milli Eğitim ve Gençlik ve
Spor Bakanlığından gelen finansal desteğe bağlıdır.
Standardizasyon önleme programları için kalite standartlarına dayalıdır ve Okul içi temel
Önleme Programları Yüksek Risk Davranışı Hedefleme sağlayıcıları için Mesleki Yeterlilik
Standartlarına müdahalelere dayalıdır. Standartlar, okul içi temel önleme programları
yüksek riskli davranışı hedefleme sağlayıcılarına kendi öz-değerlendirmesinde hizmet
etmektedir ve yerinde incelemelerde belgelendirme hizmeti sunmaktadır.
Belgelendirme incelemesinin kendisi program sağlayıcısının isteğinde bir belgelendirme
kuruluşu tarafından gerçekleştirilir ve belgelendirme kuralları bir takım sertifikasyon kuralları doğrultusunda yerinde denetim metodolojisi ile yönetilmektedir.
88
İn 2005 it launched the process of certifying the quality of addictive drug use primary
prevention programme providers and later expanded to include all types of risk behaviour.
The Czech Republic was therefore the first country in the European Union that attempted
to formulate quality standards for prevention programmes, and to unite quality standards
with government financing and apply this knowledge in practice. Part of the certification is
tied to financial support from the Ministry of Education, Youth and Sport for the providers
of these programmes.
The standardisation is based upon the quality standards for prevention programmes and
interventions Professional Qualification Standards for Providers of In-School Primary
Prevention Programmes Targeting High-Risk Behaviour. The standards serve providers of
in-school primary prevention programmes targeting high-risk behaviour in their self-evaluation and serve certifiers in on-site investigations.
The certification investigation itself is performed by a certification agency at the programme provider’s request, and is governed by the approved set of certification rules and
on-site inspection methodology.
89
Janusz Sieroslawski
Polonya
Janusz Sieroslawski
Poland
Biyografi
Biography
Bay Sieroslawski Varşova’da Psikiyatri
ve Nöroloji Endüstrisinde 32 yıldır görev
yapmakta olan bir araştırmacı ve sosyolog
olup özellikle alkol ve uyuşturucu problemlerinin epidemiyolojik olarak gözlemlenmesine ilişkin araştırmalar gerçekleştirmesinin yanı sıra ayrıca alkol ve uyuşturucu
politikası da dahil olmak üzere uyuşturucu
madde kullanımıyla ilgili problemlere
yönelik gerçekleştirilen sosyal faaliyetlerin
değerlendirilmesine ilişkin araştırmaları
yürütmektedir.
Researcher, sociologist, for 32 years working in the Institute of Psychiatry and Neurology in Warsaw, conducting research
focused on epidemiological monitoring in
the area of alcohol and drug problems, as
well as, evaluation of social response to
substance use related problems including
alcohol and drug policy.
Çok sayıda uluslararası araştırma ve uyuşturucu politikasının uygulanmasına yönleik
uygulama programlarına müdahil olmuş
olan Bay Sieroslawski Polonya Pompidou
Grubu Daimi Muhabiridir (Avrupa Konseyi).
Bay Sieroslawski EMCDDA’ya yönelik olarak Polonya Ulusal Fokal Departmanında
uzmanlık görevini üstlenmiş bulunmaktadır. EMCCDA, UNODC, WHO ve Pompidou Grubu tarafından organize edilen
çeşitli eğitim inisiyatiflerinde eğitici olarak
katkıda bulunmaktadır. Avrupa komisyonu
tarafından desteklenen çeşitli birbirine
benzer uyuşturucu politikası programlarında uzman olarak görev yapmaktadır.
Involved in many international research
projects and drug policy implementation
practices. Polish Permanent Correspondent
to Pompidou Group (Council of Europe).
Expert of the Polish National Focal Point
for EMCDDA. Trainer in numerous training
initiatives organized by EMCDDA, UNODC,
WHO, and Pompidou Group.
Expert in numerous twinning drug policy
programs supported by European Commission. Expert in Central Asia Drug Action
Program commissioned by European Commission. Author of about 120 scientific
publications in Polish, English, German,
and Russian.
Bay Sieroslawski Avrupa Komisyonu
tarafından kurulmuş olan Merkezi
Asya Uyuşturucu Aktivite Programında
uzmanlık görevini sürdürmektedir. Bay
Sieroslawski’nin Lehçe, İngilizce, Almanca
ve Rusça dilinde yayınlanan yaklaşık 120
bilimsel makalesi bulunmaktadır.
90
91
İki Rehabilitasyon Modeli –
Toplum Temelli Programa
Karşı Tedavi Topluluğu
Two Models of Rehabilitation –
Therapeutic Community Versus
Community-Based Program
Janusz Sieroslawski
Janusz Sieroslawski
29 Eylül 2014, Ana Oturum I B, 14:00-15:30
29 September 2014, Parallel Session I B, 14:00-15:30
Sosyal olarak yeniden uyum sağlama ve yeniden bütünleşme madde bağımlıları için büyük
zorluklardır. Bu çalışma madde bağımlıları için iki rehabilitasyon modeli sunmakta ve
bunların avantajları ile dezavantajlarını tartışmaktadır.
Social re-adaptation and re-integration are the big challenge in assistance to drug addicts.
The paper presents two models of rehabilitation of drug addicts and discusses advantages
and disadvantages of each of them.
Birinci rehabilitasyon modeli tedavi edici toplum model yaklaşımlı konut merkezi uygulamasıdır. Ebevenler ile birlikte terapi personeli toplumdan izole bir yapı oluşturmaktadır.
Eğer tedavi edici toplum ebevenlerin esas toplumundan uzakta ise maddenin mevcudiyeti
düşüktür. Böyle bir suni kurumda psikososyal karşılıklı etkileşimler çok yoğundur. Hastalar
kendi tutumlarını değiştirmeye çalışırlar ve kuralları içselleştirir ve sosyal rolleri öğrenirler.
Toplum tedavi edici etkiyi arttırarak güven duygusunu sağlar. Hasta tedavi edici toplumdan
ayrıldığında ve toplum içinde normal hayata uyum sağlamaya çalıştığında sorunlar ortaya
çıkar.
The first model is rehabilitation in a residential center applying therapeutic community
approach. Patients together with therapeutic staff constitute community isolated from
the society. Availability of drugs is low if any as therapeutic communities are located far
away from patient’s original community. In such artificial total institution the psychosocial
interactions are very intensive. The patients try to change their attitudes, internalize norms
and learn social roles. The community assures sense of security reinforcing therapeutic
impact. The problems appear when patients leave the therapeutic community and try
adopt to normal life in society.
İkinci model ilk modelin tersine madde bağımlılarını toplumun büyük bir kısmından izole
etmez. Rehabilitasyon doğal çevre kapsamında ve hasta dışı klinik bazlı olarak ve bazen
bakım terapisi desteği ile sağlanmaktadır. Refah acenteleri veya işe alım acenteleri gibi
çeşitli hizmetler de buna dahil edilmektedir. Psikososyal tedavi edici aktiviteler çok yoğun
değildir fakat her zaman günlük hayat içerisinde sağlanmaktadır. Özel odaklanma ise tatil
rehabilitasyonu, işe alım ve sosyal ilişkilerin geliştirilmesidir. Ne var ki; madde alımının
devam ettiği çevrede kalmak hastalar için tehdit oluşturmaktadır.
The second model in contrast to the first one doesn’t isolate drug addicts from the broader
society. The rehabilitation is provided in the context of natural environment on the basis of
out-patient clinics, sometimes with support of maintenance therapy. Various services like
welfare agencies or employment agencies are also involved. The psychosocial therapeutic
activities are not so intensive, but all the time are provided in a natural context of everyday life. The special focus is on vocational rehabilitation, employment and improvement of
social relationships. Nevertheless, remaining in the environment where drugs were taken
can constitute threats for the patients.
İyileştirici deneyimler ve her iki yaklaşımın da yapılabilirliği tartışılmaktadır.
Anahtar kelimeler: Rehabilitasyon, Tedavi Edici Toplum, Toplum Bazlı Program, Madde
Bağımlıları, Bağımlılıktan Kurtulma
92
On the basis of Polish experiences, the feasibility of both approaches is discussed.
Keywords: Rehabilitation, Therapeutic Community, Community-Based Program, Drug
Addicts, Recovery from Addiction
93
Biography
My name is Tymoshenko Volodymyr. I was
born on 27 November 1952. I’m a PHD in
Law, professor.
Present post: Head of the State Service
of Ukraine on Drugs Control. Author of
5 monographs, 2 textbooks, more than
50 scientific papers on the drug-related
issues, corruption, international organized
criminal activity. My honours are: Order
of Merit of Ukraine (1996), Medals and
Certificate of Appreciation for outstanding contributions in the field of drug law
enforcement of USA, Ecuador and Russian
Federation.
Prof. Dr. Volodymyr Tymoshenko
Ukrayna
Prof. Dr. Volodymyr Tymoshenko
Ukraine
94
95
To the Question of the
Social Component of
the Rehabilitation of
Drug Addicts
Prof. Dr. Volodymyr Tymoshenko
29 September 2014, Parallel Session I B, 14.00-15.30
Under rehabilitation, in the broadest sense of the word, understand the restoration of the
former status, in this case-the return of a person to a life without drugs.
But this does not exhaust the essence of rehabilitation, and it is antirelapse, and is aimed
at improving the patient’s recovery and their social status. In other words, rehabilitation
makes possible “as a Phoenix bird” to return the person to a fulfilling life. Such an understanding incorporated by us to the Strategy of the State Policy of Ukraine on Drugs for the
period until 2020.
In particular, drug services being introduced, albeit brief, but comprehensive cognitivebehavioral programs, which feature is the unity of medical and social components of these
programs. With regard to long-term, structured courses designed for a few months, their
development and implementation related to the necessity of long-term structural changes
in the drug treatment and additional funding, which in today’s Ukraine is temporarily difficult. This also applies to the creation and activities of drug treatment centers, functioning
of which are very expensive.
Therefore, we consider the optimal model of rehabilitation-short and long-term fixed rate
socially-oriented outpatient programs intended for several months. Private rehabilitation
centers operate on the model of cohabitation patients in rehabilitation programs.
Their effectiveness is quite high due to the therapeutic effect of the whole community,
where a dependent during the rehabilitation period not only develops his life skills, but
often serves as the volunteer, that is taking care of other dependent, greatly enhancing his
own motivation, focus on self-rehabilitation treatment. This approach has proved its value,
and there is, I think, the most promising.
On the other hand, it is actually in the microenvironment of the hospital, the patient is cut
off from family and society. Hence, the main problem of such therapeutic communities – is
a necessity of creation of the conditions to output in macro-environment and in the social
world, or – socio-phobia and limited existence.
96
97
Mohammad Nasib
Afganistan
Mohammad Nasib
Afghanistan
Biyografi
Biography
Mohammad Nasib Afganistan’ın Nangarhar Eyaletinde doğmuş olup Sovyet
istilasını müteakip Pakistan’ın Peşaver
kentine göç etmiştir. Mohammad yüksek
eğitimini tamamlamak üzere Amerika’ya
gitmiş,1993 yılında Amerika’dan dönmüş
ve döndüğü tarihten itibaren 2002 yılının
ortalarına kadar UNODC, UNDP ve Dünya
Bankasında çalışmıştır.
Mohammad Nasib was born in Nangarhar
Province, Afghanistan. After the Soviet invasion he migrated to Peshawar, Pakistan.
He went to the USA for higher education
and upon his return from 1993 to mid-2002
he worked for UNODC, UNDP and the
World Bank.
Mohammad Afganistan’ın Gelişimine yönelik Refah Derneğinin (WADAN) kurucusu
olup bu derneğin 2002 yılının Ağustos
ayıdan 2008 yılının Ekim ayına kadar Genel
Müdürlük görevini üstlenmiştir. Daha
sonra 2008 yılında Afgahistan’ın ülke yöneticisi olarak Uluslararası Özel Teşebbüs
Merkezine (CIPE) katılmıştır. Hâlihazırda
WADAN’da yönetim kurulu başkanı olarak
görev yapmaktadır.
WADAN’ın üç ana odaklı çalışma konusu
mevcuttur: Medeni konularda eğitim,
eğitim ve Afganistan’daki kurumlar ve
insanların gelişimi için temel ihtiyaçları
yansıtan uyuşturucu kontrolü. Bay Nasib
hâlihazırda Afganistan Sivil Toplum Kuruluşları Koordinasyon Bürosunda Yönetim
Kurulu Başkanı olarak görev yapmaktadır.
ANCB Afganistan’da 200’ü aşkın sivil
toplum kuruluşundan biri olan bir şemsiye
organizasyonudur.
He is a founder of the Welfare Association for the Development of Afghanistan
(WADAN) and was its Managing Director
from August 2002-October 2008, when he
joined the Center for International Private
Enterprise (CIPE) as its Country Director for
Afghanistan. Currently he serves WADAN
as the Chairman of the Board of Directors.
WADAN has three major focus areas of
work: civic education, education and drug
control that reflect major needs for the
development of the people and institutions
in Afghanistan. Mr. Nasib is also currently
the Chairman of the Board of Directors of
the Afghan NGOs Coordination Bureau.
ANCB is an umbrella organization with
more than 200 Afghan NGOs.
He is a strong believer and an advocate for
an organized, aware, educated and active
civil society in Afghanistan.
Nasib Afganistan’da organize ve farkındalık oluşturan eğitim anlayışının savunucusu
olup sivil topluma yönelik yapılan çalışmalarda aktif rol üstlenmektedir.
98
99
WADAN Afganistan:
WADAN’ın Uyuşturucu
Kontrolüne Yaklaşımı,
2002-2014
WADAN Afghanistan:
WADAN’s Approach to
Drug Control, 2002-2014
Mohammad Nasib
Mohammad Nasib
29 Eylül 2014, Paralel Oturum I B, 14:00-15:30
29 September 2014, Parallel Session I B, 14:00-15:30
Uyuşturucu bağımlılığı Afganistan’da önemli bir problem haline gelmiştir ve tedavisine
yönelik süregelen sıkıntılar bulunmaktadır. WADAN tedavi merkezlerimizin aynı zamanda
aile danışmanlığı ve topluma yeniden entegrasyonunu da içermek üzere uyuşturucu bağımlılığından muzdarip olan kişilere odaklanan holistik bir yaklaşımı içeren rehabilitasyon
konusunda tedavi merkezlerini yönetmektedir.
Drug addiction is a major problem in Afghanistan and its treatment is an ongoing challenge. WADAN addresses this with our treatment centers that provide a holistic approach
to rehabilitation of those afflicted with drug addiction that includes family counseling and
re-integration into society.
Bizim çalışmamız ve sunumumuz bağlamında Afganların gelişimine yönelik olarak tarihi
unsurlara odaklanılacak ve bu bağlamda tedavi ve rehabilitasyon kanalıyla uyuşturucu
bağımlılığından muzdarip olan kişilerin problemlerinin hafifletilmesine yönelik çalışmalar
ve her iki cinsiyetten insanı da içerecek şekilde bu insanların eğitimine yönelik rehabilitasyon çabalarımız sunulacaktır. Bu çabalar her yaştan insanı ve her sosyal kesimden insanı
içerecek şekilde uyuşturucu bağımlılığının tehlikelerine yönelik olup ayrıca uyuşturucu
kaçakçılığından tutun da uyuşturucu tüketimine kadar endüstrideki gayri yasal aşamalara
müdahil olunması ve katılmanın engellenmesine odaklanmaktadır. Bizler WADAN’ın Afganlıların problemlerini çözme ve Afganlıları eğitme yönünde bütün ulusu içeren projeleri
ile tedavi merkezlerinde, araştırma merkezlerinde faaliyetler göstermekte ve öğretmenlerle, toplum liderleriyle, dini figürlerle ve ilgili bütün diğer paydaşlarla birlikte çalışmalar
sürdürmekteyiz.
Hukukun üstünlüğü ilkesi Afganistan’da uygulanmamakta olup bu bağlamda barış ve iyi
yönetim gibi kavramlar Afganistan’da bulunmamaktadır. Afganistan’da fakirlik ve ümitsizlik
yaygın olup bazı alanlarda gelenekler doğrultusunda ev yapımı haşhaş (afyon) ürünlerinin
medikal ürünler niteliğinde olduğu düşünülmektedir. Yasaların egemen olmasını destekleyen ve yasaları uygulayan kişiler arasında olan polisler ve askeriye mensubu kişiler
arasında bile uyuşturucu bağımlılığı yaygın bir problem niteliğindedir. Bütün aile bireylerinin yanı sıra aynı zamanda küçük çocuklar ve yaşlı kadınlar da uyuşturucu bağımlılığından
muzdarip bulunmaktadırlar. Evdeki kızlar bazen tedavi almak üzere ağabeylerinden yardım
talep etmektedirler. Bu bağlamda WADAN tedavi prosedürlerimiz doğrultusunda holistik
bir vücut, akıl ve ruh sağlığı yaklaşımını teşvik etmektedir.
100
Our paper and our presentation will each focus on the history of the Welfare Association
for the Development of Afghanistan’s work to alleviate those suffering from drug addiction
through treatment and rehabilitation as well as our efforts to educate people of both genders, of all ages and from all societal groups about the dangers of drug addiction as well
as discouraging participation in any stage of the illegal poppy industry from production to
trafficking. We use our treatment centers, outreach centers, and our work with teachers,
community leaders, religious figures and all others that can be reached through WADAN’s
nationwide projects to address the problem and educate the Afghans.
Rule of law is not practiced in Afghanistan, peace and good governance eludes Afghanistan and poverty and hopelessness are widespread and in some areas tradition regards
homemade poppy products as medicinal. Even among those who are supposed to uphold
the law, the police and military, drug addiction is a problem. Tiny children and elderly
women suffer from drug addiction as well as entire families. Sisters sometimes bring their
brothers to seek treatment. WADAN promotes holistic wellness-body, mind and, spirit and
compassionate religious counseling is a mainstay in our treatment procedures.
101
Jean Kissell
ABD
Jean Kissell
USA
102
Biyografi
Biography
Vermont eyaletinde doğan ve eğitimini tamamlayan Jean Kissell Peşaver
ve Pakistan’da Afgan mültecilere ilk
Uluslararası Kurtarma Komitesi (IRC)
Gazetecilik Kursunun koordine edilmesi ve
ilgili derslerin verilmesi konusunda yapılan
faaliyetleri organize etmek üzere 1987
yılında vatanından ayrılmıştır. Müteakiben
Suudi Arabistan’da, Umman’da, Birleşik
Arap Emirliklerinde ve Amerika’da faaliyetlerini sürdürmüştür.
Born and educated in the State of Vermont, Jean Kissell left home in 1987 to
organize, coordinate and teach the first
International Rescue Committee (IRC)
journalism course for Afghan refugees in
Peshawar, Pakistan. Following that she
has lived in Saudi Arabia, Oman, and the
UAE as well as in the USA.
Jean 1987 yılında Afgan öğrencilerine vermiş olduğu bir sözü yerine getirmek üzere,
2003 yılında birkaç haftalığına WADAN’a
yardımcı olmak üzere Afganistan’ın Kabil
kentine gitmiştir.
2014 yılında bir Afgan sivil toplum kuruluşu olan Afganistan’ın Gelişimine Yönelik
Sosyal Yardım Derneği Sorumlu Yöneticisi
olarak WADAN’ın sivil eğitim, eğitime
dayalı bilgilendirme ve toplum, tedavi
merkezleri kanalıyla uyuşturucu kontrolü
konularında WADAN’ın yapmış olduğu
çalışmalara katılmıştır.
In 2003, she went to Kabul to help
WADAN for a few weeks to fulfill a promise made in 1987 to her Afghan students.
In 2014, as Executive Director of the
Welfare Association for the Development
of Afghanistan, which is an Afghan NGO.
S he is focused on WADAN’s work of
building people through civic education,
formal and community based education
and drug control through residential treatment centers, drop in centers and outreach
education efforts.
103
WADAN Afganistan:
WADAN’ın Uyuşturucu
Kontrolüne Yaklaşımı,
2002-2014
WADAN Afghanistan:
WADAN’s Approach to
Drug Control, 2002-2014
Jean Kissel
Jean Kissel
29 Eylül 2014, Paralel Oturum I B, 14:00-15:30
29 September 2014, Parallel Session I B, 14:00-15:30
Uyuşturucu bağımlılığı Afganistan’da önemli bir problem haline gelmiştir ve tedavisine
yönelik süregelen sıkıntılar bulunmaktadır. WADAN tedavi merkezlerimizin aynı zamanda
aile danışmanlığı ve topluma yeniden entegrasyonunu da içermek üzere uyuşturucu bağımlılığından muzdarip olan kişilere odaklanan holistik bir yaklaşımı içeren rehabilitasyon
konusunda tedavi merkezlerini yönetmektedir.
Drug addiction is a major problem in Afghanistan and its treatment is an ongoing challenge. WADAN addresses this with our treatment centers that provide a holistic approach
to rehabilitation of those afflicted with drug addiction that includes family counseling and
re-integration into society.
Bizim çalışmamız ve sunumumuz bağlamında Afganların gelişimine yönelik olarak tarihi
unsurlara odaklanılacak ve bu bağlamda tedavi ve rehabilitasyon kanalıyla uyuşturucu
bağımlılığından muzdarip olan kişilerin problemlerinin hafifletilmesine yönelik çalışmalar
ve her iki cinsiyetten insanı da içerecek şekilde bu insanların eğitimine yönelik rehabilitasyon çabalarımız sunulacaktır. Bu çabalar her yaştan insanı ve her sosyal kesimden insanı
içerecek şekilde uyuşturucu bağımlılığının tehlikelerine yönelik olup ayrıca uyuşturucu
kaçakçılığından tutun da uyuşturucu tüketimine kadar endüstrideki gayri yasal aşamalara
müdahil olunması ve katılmanın engellenmesine odaklanmaktadır. Bizler WADAN’ın Afganlıların problemlerini çözme ve Afganlıları eğitme yönünde bütün ulusu içeren projeleri
ile tedavi merkezlerinde, araştırma merkezlerinde faaliyetler göstermekte ve öğretmenlerle, toplum liderleriyle, dini figürlerle ve ilgili bütün diğer paydaşlarla birlikte çalışmalar
sürdürmekteyiz.
Hukukun üstünlüğü ilkesi Afganistan’da uygulanmamakta olup bu bağlamda barış ve iyi
yönetim gibi kavramlar Afganistan’da bulunmamaktadır. Afganistan’da fakirlik ve ümitsizlik
yaygın olup bazı alanlarda gelenekler doğrultusunda ev yapımı haşhaş (afyon) ürünlerinin
medikal ürünler niteliğinde olduğu düşünülmektedir. Yasaların egemen olmasını destekleyen ve yasaları uygulayan kişiler arasında olan polisler ve askeriye mensubu kişiler
arasında bile uyuşturucu bağımlılığı yaygın bir problem niteliğindedir. Bütün aile bireylerinin yanı sıra aynı zamanda küçük çocuklar ve yaşlı kadınlar da uyuşturucu bağımlılığından
muzdarip bulunmaktadırlar. Evdeki kızlar bazen tedavi almak üzere ağabeylerinden yardım
talep etmektedirler. Bu bağlamda WADAN tedavi prosedürlerimiz doğrultusunda holistik
bir vücut, akıl ve ruh sağlığı yaklaşımını teşvik etmektedir.
104
Our paper and our presentation will each focus on the history of the Welfare Association
for the Development of Afghanistan’s work to alleviate those suffering from drug addiction
through treatment and rehabilitation as well as our efforts to educate people of both genders, of all ages and from all societal groups about the dangers of drug addiction as well
as discouraging participation in any stage of the illegal poppy industry from production to
trafficking. We use our treatment centers, outreach centers, and our work with teachers,
community leaders, religious figures and all others that can be reached through WADAN’s
nationwide projects to address the problem and educate the Afghans.
Rule of law is not practiced in Afghanistan, peace and good governance eludes Afghanistan and poverty and hopelessness are widespread and in some areas tradition regards
homemade poppy products as medicinal. Even among those who are supposed to uphold
the law, the police and military, drug addiction is a problem. Tiny children and elderly
women suffer from drug addiction as well as entire families. Sisters sometimes bring their
brothers to seek treatment. WADAN promotes holistic wellness-body, mind and, spirit and
compassionate religious counseling is a mainstay in our treatment procedures.
105
Dr. Jose Angel Prado
Meksika
Dr. Jose Angel Prado
Mexico
106
Biyografi
Biography
Jose Angel Prado 12 Ocak 1958 tarihinde
doğdu. Universidad Anahuac’da Tıp Fakültesinden mezun oldu ve daha sonra Meksika Ordusu ve Hava Kuvvetleri Üniversitesinden psikiyatri alanında başarıyla mezun
oldu. Meksika Psikoanalitik Derneğinde
Psikoanalitik Grup Psikoterapisi çalıştı ve
daha sonra Hubert Humphrey Bursunu
alarak Johns Hopkins Üniversitesi, Halk
Sağlığı Departmanında uyuşturucu madde
kullanımıyla ilgili rahatsızlıklar ve tedavi ve
önleme konusunda uzmanlık yapmak üzere
Maryland ABD Baltimor kentine gitti.
Jose Angel Prado was born in Mexico City
on January 12, 1958; he studied medicine
at the Universidad Anahuac and later
Psychiatry in the University of Mexican
Army and Air Force, where he graduated
with honors.
Daha sonra Kudüs Ophri Enstitüsünde
uyuşturucu madde kullanımının önlenmesi
ve tedavisi konusunda bir seminere iştirak
etmek üzere İsrail’e davet edildi. Jose Angel Prado hâlihazırda Meksika’da gençliğin
entegrasyonuna yönelik merkezlerde genel
operasyonlar departmanı direktör yardımcısı görevini üstlenmiş bulunmaktadır.
He studied Psychoanalitic Group Psychotherapy at the Mexican Psychoanalytic
Association and subsequently traveled to
the city of Baltimore in Maryland USA,
as Hubert Humphrey Fellow to study a
specialty in prevention and treatment of
substance use disorders in the School
of Public Health, at the Johns Hopkins
University.
Later he was invited to Israel to attend
a course on prevention and treatment
of drug abuse at the Ophri Institute in
Jerusalem. He is currently Deputy Director
General of Operations in the Centers for
Youth Integration in Mexico.
107
Meksika’da İyileşme ve
Rehabilitasyon
Recovery and
Rehabilitation in Mexico
Dr. Jose Angel Prado
Dr. Jose Angel Prado
29 Eylül 2014, Paralel Oturum I B, 14.00-15.30
29 September 2014, Parallel Session I B, 14.00-15.30
Uyuşturucu madde ile ilgili rahatsızlıkların tedavisine yönelik olarak tıpkı diğer kronik
hastalıklarda olduğu gibi, bu hastalar kendi kendine yardım grupları ve rehabilitasyon
durumunda olan hastalar tarafından desteklenen sağlık ve trandisipliner ekipler tarafından
değerlendirilmeli ve ilgilenilmeli ve bu bağlamda uyuşturuculardan mutlak surette uzak
durma konusunda hastaların motive edilmesi sağlanmalıdır. Bizler çoğunlukla bu hastaların
tedavisine yönelik en iyi modelleri araştırmış olmamıza rağmen tedavi etmekte olduğumuz
şeyin “hastalıklar değil de hastalar” olduğu gerçeğini unutmamamız gerekmektedir. Bu
nedenle tanı, uyuşturucu madde kullanımıyla ilgili hastalıklardan muzdarip olan kişiler ve
bunların ailesine yönelik tedavi ve yönetimin başlangıcında en önemli unsur niteliğindedir.
The treatment of substance-related disorders, both induced by substances and use
disorders, like other chronic diseases should be addressed by health and trans disciplinary
teams supported by self-help groups and patients in rehabilitation, to help the patients to
stay motivated to keep total and sustained abstinence.
Bilimsel davranış modeli, motivasyon amaçlı görüşmelere ve diğer modeller başarılı
modeller niteliğinde olmasına rağmen bu modeller bütün hastalar için eşit bir şekilde
işe yaramamaktadır. Alkole bağımlı anti sosyal kişilik bozuklukları gösteren bir hastanın
tedavisi kompulsif kişilik özellikleri gösteren alkole bağımlı bir kişinin tedavisinden daha
farklıdır. Nitekim kompulsif kişilik özellikleri gösteren alkole bağımlı hastada alkol tüketimi
konkominant endişe hastalığına yönelik olarak bir ölçüde hastanın kendi medikasyonu
niteliğinde olmasına rağmen anti sosyal kişilik bozukluğu gösteren alkole bağımlı hastada
alkol tüketimi adeta bir eğlence niteliğindedir.
Meksika’da gençliğin entegrasyonu merkezlerinde bizler hastaları ayakta tedavi etmekte,
yoğun bakım faaliyetlerini gerçekleştirmekte ve profesyonel tedaviler uygulamaktayız.
108
We have often sought for the best models for the treatment of these patients, however
we must not forget that what we treat are “patients and not diseases”, and therefore the
diagnosis is the most important point in the begging of the treatment and management for
those who suffer from substance disorders and their families.
The cognitive behavioral model, the motivational interviewing, and other models, have
been successful; however do not work for all patients. It´s not a same treatment address
for an alcohol-dependent patient with antisocial personality disorder, whose consumption is usually playful, and for an alcohol dependent patient with compulsive personality
traits and whose consumption is a form of a self-medication against a concomitant anxiety
disorder.
At the Centers for Youth Integration in Mexico, we offer outpatient treatment, intensive
outpatient and professional residential treatment. For a population of about 103,000
people, all with alcohol, tobacco and other substance use disorders.
109
Biyografi
Biography
Profesör Louisa NHMRC Temel Araştırma
Merkezinin üyesidir. 1998 yılında UNSW
Tıp Fakültesinde Ulusal Uyuşturucu
Araştırma Merkezinde (NDARC) çalışmaya
başlamıştır.
Professor Louisa Degenhardt is a professor
and NHMRC Principal Research Fellow.
She first commenced work at the National Drug and Alcohol Research Centre
(NDARC), Faculty of Medicine, UNSW in
1998.
Profesör Louisa uyuşturucu kullanımının
epidemiyolojisi, komorbit zihin sağlığı
problemleri, kohort çalışmaları, uyuşturucu
piyasasının gözlemlenmesine yönelik geniş
bir yelpazede araştırmayalar yapmıştır.
Prof. Dr. Louisa Degenhardt
Avustralya
Prof. Dr. Louisa Degenhardt
Australia
Halihazırda son derece farklı epidemiyolojik çalışmalar sürdürmekte olup buna
opioid antagonist tedavisiyle ilgili mortalitelerin incelenmesi, yeni opioid agonist
farmakoterapilerin gözlemlenmesi, opioid
tedavisiyle ilgili veri bağlantı metotlarının
kullanıldığı kohort çalışmaları, opioid
bağımlılığına yönelik dolaylı prevelans
tahmin çalışmaları, opioid bağımlılığına yol
açan gen-ortam etkileşimlerine yönelik vaka-kontrol çalışmaları, uyuşturucunun aşırı
dozda kullanılmasına yönleik çalışmalar ve
uyuşturucu kullanımı ve bağımlılığına ilişkin epidemiyoloji konusundaki uluslararası
çalışmalarda dahil bulunmaktadır.
Profesör Louisa hâlihazırda kronik kanserle
ilgili olmayan ağrının tedavisine yönelik
farmasötik opioid kullanımına ilişkin
ulusal prospektif bir kohort çalışmasını
sürdürmektedir. Son zamanlarda gençlerin
sağlığına yönelik çalışmalara odaklanmış
olup halihazırda yarım düzine lokal ve
ulusal kohort çalışmalarını sürdürmektedir.
Bu çalışmaların odağı genç insanların risk
davranışlarına yönelik insidans ve seyirdir.
110
Louisa has been involved in a wide range
of work examining the epidemiology
of drug use, comorbid mental health
problems, cohort studies, and illicit drug
market surveillance.
She has been conducting increasingly
diverse epidemiological studies, including examination of mortality related to
opioid antagonist treatment; post marketing surveillance of new opioid agonist
pharmacotherapies; cohort studies using
data linkage methods of opioid treatment
entrants; indirect prevalence estimation
studies of opioid dependence; case-control
studies of gene-environment interactions
leading to opioid dependence; studies of
drug overdose and international studies of
the epidemiology of drug use and dependence.
She is currently conducting a national
prospective cohort study of entrants to
pharmaceutical opioid use for the treatment of chronic non-cancer pain. She has
more recently extended her focus upon the
health of young people, and is currently
involved in half a dozen local and national
cohort studies, with a focus upon the
incidence and course of risk behaviours of
young people.
111
Hastalık Yükü
Burden of Disease
Prof. Dr. Louisa Degenhardt
Prof. Dr. Louisa Degenhardt
29 Eylül 2014, Paralel Oturum II A, 16:00-17:30
29 September 2014, Parallel Session II A, 16:00-17:30
Arkaplan: Anfitaminin, esrarın (marihuananın), kokainin ve opioid bağımlılığının global
ve bölgesel olarak prevelansını tahmin etme konusunda bu güne kadar hiçbir sistematik
çalışma gerçekleştirilmemiş olup ayrıca bu bağlamda bu hastalıkların getirdiği ekonomik
ve sosyal yüklerin (engelle birlikte yaşanılan yıl sayısı açısından ölçüldüğü üzere) (YLD’
ler) yaşamda kaybolan yıllar (YLL’ ler) ve engelli olarak geçirilen yaşam süresi (DALY’ler)
konusunda da bu bağlamda sistematik çalışmalar söz konusu değildir. Bu çalışma 2010
yılında hastalığın getireceği global yükleri (GBD) değerlendirmek ve diğer sonuçlara yönelik
olarak bir risk faktörü bağlamında uyuşturucu kullanımına ilişkin yeni tahminleri belirlemek
amacıyla gerçekleştirilmiştir.
Background: There has never been a systematic attempt to estimate the global and
regional prevalence of amphetamine, cannabis, cocaine and opioid dependence and to
quantify their burden of disease (as measured in years of life lived with disability (YLDs),
years of life lost (YLLs) and Disability-Adjusted Life Years (DALYs). This was completed for
the Global Burden of Disease (GBD) 2010 study, as well as new estimates of illicit drug
use as a risk factor for other outcomes.
Metotlar: Bizler uyuşturucu bağımlılığının epidemiyolojisine yönelik sistematik araştırmaları
gerçekleştirdik ve GBD 2010 Bayesian meta-regresyon aracıyla (DisMod-MR) bağımlılığın
(ve kullanım ve risk faktörünün) popülasyon düzeyinde prevelansını tahmin etmek amacıyla
sonuçları analiz ettik. Bu tahminleri mevcut YLD’ ler, ENREF 15, YLL’ ler ve DALY’leri hesaplamak amacıyla kombine ettik ve diğer sağlık sonuçlarına yönelik bir risk faktörü olarak uyuşturucu
kullanımına atfedilebilen YLD’ ler, YLL’ ler VE DALY’lere ilişkinler tahminlerde bulunduk.
Bulgular: Opioid ve anfitamin bağımlılığı en yaygın global uyuşturucu bağımlılık formları
arasındadır. Uyuşturucu bağımlılığı doğrudan 2010 yılında 20.0 milyon DALY’ye (%95 CI,
15.3-25.4 milyon), %0.8 oranında bütün DALY global vakalarının %0.6-%1.0’ına tekabül etmektedir. opioid bağımlılığı hastalığın getirdiği bu doğrudan yüke katkıda bulunan en büyük
faktör niteliğindedir (9.2 milyon DALY). DALY’nin bütün sebeplerine ilişkin uyuşturucu bağımlılığına atfedilen oran bölgeler arasında 20 kattan fazla değişiklik göstermekte olup, bu
oran yüksek gelirin olduğu ülkelerde çok daha yüksek bir noktadadır. HIV ve Hepatit C’ye
yönelik bir risk faktörü olarak uyuşturucu kullanımı enjeksiyonunun 2.1 milyon HIV’e ve 502
milyon Hepatit C’ye DALY ile ilgili olarak tekabül ettiği görülmektedir. anfitamin, opioit
ve kokain bağımlılığının neticesinde oluşan intihar vakaları sırasıyla 854.000, 671.000 ve
324.000 DALY’ye karşılık gelmektedir. En yüksek sıkıntıları çeken ülkeler (100.000 nüfus
başına 650 DALY’den fazla) Amerika’yı, İngiltere’yi, Rusya Federasyonunu ve Avusturya’yı
içermektedir.
Yorumlama: Uyuşturucu kullanımı global hastalık yüküne önemli ölçüde katkıda bulunmakta olup diğer bütün koşullar kombine olarak dikkate alındığında büyüklük itibariyle bunların
hepsinden daha büyük bir önem teşkil etmektedir. Uyuşturucu kullanımının beraberinde
getireceği yüklere yönelik tahminler gelecekteki GBD çalışmalarıyla iyileştirilebilecektir.
Opioid bağımlılığı ve uyuşturucuların enjekte edilmesinden kaynaklanan hastalık yüküne
olan katkı opioidin ikame edildiği tedaviler ve NSP programlarının etkin bir şekilde kullanılması halinde azaltılabilecektir.
112
Methods: We conducted systematic reviews of the epidemiology of drug dependence, and
analysed results with GBD2010’s Bayesian meta-regression tool (DisMod-MR) to estimate
population-level prevalence of dependence (and use, for risk factor work). We combined
these estimates with disability weights to calculate prevalent YLDs, YLLs, and DALYs, and
estimated YLDs, YLLs and DALYs attributable to drug use as a risk factor for other health
outcomes.
Findings: Opioid and amphetamine dependence were more common forms of illicit drug
dependence globally. Illicit drug dependence directly accounted for 20.0 million DALYs
in 2010 (95%CI 15.3-25.4 million), 0.8% (0.6%-1.0%) of global all-cause DALYs. Opioid
dependence was the biggest contributor to this direct burden (9.2 million DALYs). The proportion of all-cause DALYs attributed to drug dependence varied more than 20-fold across
regions, with a higher proportion of the burden in higher income countries. Injecting drug
use as a risk factor for HIV and hepatitis C accounted for 2.1 million and 502,000 DALYs
respectively. Suicide as a risk of amphetamine, opioid and cocaine dependence accounted
for 854,000, 671,000 and 324,000 DALYs respectively. Countries with the highest rate of
burden (greater than 650 DALYs per 100,000 population) included the USA, England, the
Russian Federation and Australia.
Interpretation: Illicit drug use is an important contributor to global disease burden, larger
in magnitude than all maternal conditions combined. Estimates of illicit drug burden can
be improved with future iterations of GBD. The contribution made to disease burden by
opioid dependence and injecting drug use can be reduced by delivering opioid substitution
treatment and NSP programs efficiently on the scale needed to have a population level
impact.
113
Prof. Dr. Gaetano Di Chiara
İtalya
Prof. Dr. Gaetano Di Chiara
Italy
Biyografi
Biography
22 Kasım 1945 tarihinde Cagliari’de doğdu.
Born in Cagliari, November 22, 1945
1970, İtalya, Cagliari Üniversitesi, Tıp ve
Cerrahi Fakültesi, Tıp ve Cerrahi alanında
Lisans, Onur Derecesi
1971-1973, NIH, Bethesda, Md, ABD,
Doktora, Kimyasal Eczacılık Laboratuvarı,
NIH, Bethesda, Md, USA (BB Brodie’nin
laboratuvarı)
1980 yılından beri, İtalya, Cagliari Üniversitesi, Tıp ve Cerrahi Fakültesi ve Eczacılık
Fakültesi’nde, Eczacılık ve Farmakoterapi
alanında Profesörlük 1997-2006 yılları arasında, İtalya, Cagliari
Üniversitesi, Eczacılık Fakültesi Dekanlığı 2009 yılından beri İtalya, Cagliari Üniversitesi, Toksikoloji alanındaki Doktora
Programı’nda Danışmanlık
1970, Degree in Medicine and Surgery,
Summa cum Laude, Faculty of Medicine
and Surgery,University of Cagliari, Italy
1971-1973, Postdoctoral Fellow, Laboratory of Chemical Pharmacology, NIH,
Bethesda, Md, USA (BB Brodie’s laboratory)
From 1980, Full Professor of Pharmacology
and Pharmacotherapy, Faculty of Medicine
and Surgery and Faculty of Pharmacy,
University of Cagliari, Italy
1997-2006, Dean, Faculty of Pharmacy,
University of Cagliari, Italy
2009-Present Director, PhD in Toxicology,
University of Cagliari, Italy
Bilimsel Topluluklar
1996-1998 EBPS Başkanlığı (Avrupa Davranışsal Eczacılık Topluluğu)
2000-2002 FENS Başkanlığı (Avrupa Sinirbilimi Toplulukları Federasyonu)
2000-2005 IBRO (Uluslararası Beyin Araştırmaları Derneği) Batı Avrupa Bölgesel
Komite Yönetim Kurulu Başkanı
2005-2007 SINS Başkanlığı (İtalya Sinirbilimi Topluluğu)
Kültürel Topluluklar
·· Gruppo 2003 per la ricerca scientifica
(Başkan Yardımcısı)
·· Sinirbilimi ve Eczacılık alanlarında ISI
Thompson’da adından sıklıkla sözedilen
bir araştırmacıdır.
·· ISI Bilgi Ağı Alıntı Raporu
Yayınlar: 264
Alıntı yapılma sayısı: 21175
Birim başına ortalama alıntı sayısı: 80.21
H endeksi: 74
114
Scientific Societes
1996-1998 President of EBPS (European
Behavioural Pharmacology Society)
2000-2002 President of FENS (Federation
of European Neuroscience Societes)
2000-2005 Chairman of IBRO Western
European Regional Cttee
2005-2007 President of SINS (Società
Italiana di Neuroscienze)
Cultural Associations
·· Gruppo 2003 per la ricerca scientifica
(Vice President)
·· Highly cited researcher (ISI Thompson)
in
·· Neuroscience and Pharmacology
·· ISI Web of Knowledge Citation Report
Publications found: 264
Times cited: 21175
Average citations per item: 80.21
H index : 74
115
Ergenlik Dönemindeki Gençlerin Kenevir
ve Ekstaziye Maruz Kalmalarının Dopamin İşlevi ve Ödüllendirme Üzerindeki
Uzun Vadeli Sonuçları
116
Long Term Consequences of
Adolescent Cannabis and Extasy
Exposure on Dopamine Function
and Reward
Prof. Dr. Gaetano Di Chiara
Prof. Dr. Gaetano Di Chiara
29 Eylül 2014, Paralel Oturum II A, 16:00-17:30
29 September 2014, Parallel Session II A, 16:00-17:30
Ergenlik, sinapsların budanması ve MSS’deki (Merkezi Sinir Sistemi) sinirsel bağlantıların
stabilizasyonu tarafından karakterize edilen gelişimsel bir aşamadır. Ergenlik aynı zamanda
kenevir ve ekstazi kullanımı ve suistimalinin en yüksek yaygınlığa sahip olduğu dönemdir
ve epidemiolojik çalışmalar, ergenlikte yüksek oranda kenevir ve ekstazi kullanımı ve
bilişsel ve duygusal işlevlerdeki uzun vadeli değişimler arasındaki güçlü ilişkiyi göstermektedir. Dopamin sistemi, ergenlik dönemindeki kenevir ve ekstazi kullanımının uzun vadeli
etkilerine karşı özellikle hassas olarak görünmektedir.
Adolescence is a developemental stage caracterized by pruning of synapses and stabilization of neural connections in the CNS. Adolescence is also the period of highest
prevalence of use and abuse of cannabis and extasy and cross-sectional and prospective
epidemiological studies indicate a strong association between heavy adolescent cannabis
and exstasy use and long term changes in cognitive and affective functions. The dopamine
(DA) system appears particularly sensitive to the long term effects of adolescent cannabis
and extasy use.
Bu sistem, kenevir ve ekstaziyi kapsayan uyuşturucu suistimali faaliyetinin başlıca
hedeflerinden biri olduğundan ve ödül, pekiştirme ve gerekçeli davranış için önem teşkil
etmesinden ötürü, bu uyuşturucular tarafından tetiklenen uzun vadeli değişikliklerin,
pekiştirme özellikleri ve diğer uyuşturucuların kötüye kullanılma yatkınlığındaki değişiklikleri de içeren, ödül, pekiştirme ve motivasyondaki değişikliklerle ilişkilendirilebilecekleri
düşünülmektedir. Hem insanlar, hem de hayvanlar üzerindeki çalışmalar, bu tahminler için
güçlü deliller sunmakta ve bu uyuşturucuların pekiştirme özelliklerini etkileyen epigenetik
değişikliklerin diğer nesillere bile aktarılabileceğini ortaya koymaktadır.
As this system is a major target of the action of drugs of abuse including cannabis and
extasy, and is important for reward, reinforcement and motivated behavior, long term
changes induced by these drugs are predicted to be associated with changes in reward,
reinforcement and motivation, including changes in the reinforcing properties and abuse liability of other drugs of abuse. Both human and animal studies provide strong evidence for
these predictions and reveal that epigenetic changes affecting the reinforcing properties
of these drugs can even be transferred to the progeny.
117
Biyografi
Biography
Mevcut Pozisyonu
Current Position
Atina Üniversitesi Tıp Fakültesi, Psikiyatri
Doçenti
Associate Professor of Psychiatry, Athens University Medical School
Eğitim
Education
Atina Üniversitesi, Diş Hekimliği Diploması
Atina Üniversitesi, Tıp Diploması Atina Üniversitesi Tıp Fakültesinde
Doktora
Degree in Dentistry, Athens University
Degree in Medicine, Athens University
PHD Athens University, Medical School
Mesleki Tecrübeler
Prof. Dr. Minerva-Melpomeni Malliori
Yunanistan
Prof. Dr. Minerva-Melpomeni Malliori
Greece
·· Dünya Sağlık Örgütünün Ruh Sağlığı
Departmanında Danışman
·· Uyuşturucuya karşı Yunanistan Örgütünün Başkanı 1997-1999 ve 2010-2013
yılları Avrupa Parlamentosu Üyesi 19992004 yılları
·· Avrupa da Hastalıkları Önleme ve
Kontrol Merkezi için Avrupa Parlamentosunun Temsilcisi 2004-şimdiye kadar
·· Hastalıkları Önleme ve Kontrolü için
Yunanistan Merkezinin Başkan Vekili
2009-2010 yıllarında
·· Avrupa Uyuşturucu ve Uyuşturucu
Bağımlılığı İzleme Merkezi’nin Yönetim
Kurulu Üyesi 1997-1999 ve 2010-2013
yılları arasında
Yayınlar
·· 35 Uluslararası Tıp Dergilerinde yayınlar
ve kitaplar
·· 70 Ulusal tıp dergilerinde yayınlar ve
kitaplar
118
Professional Experience
·· Consultant in the Mental Health Department of the World Health Organisation
·· President of the Greek Organization
against Drugs 1997-1999 and 2010-2013
·· Member of the European Parliament
1999-2004
·· Representative of the European Parliament for the European Centre for Disease Prevention and Control 2004-now
·· Vice President of the Greek Centre for
Disease Prevention and Control 20092010
·· Member of the Management Board of
the European Monitoring Centre for
Drugs and Drug Addiction 1997-1999
and 2010-2013
Publications
·· 35 Publications in international medical
Journals and books
·· 70 Publications in national medical
journals and books
119
120
Mali Kısıtlamalar Altında Etkin
Uyuşturucu Politikalarının
Tasarlanması ve Uygulaması:
Yunanistan Örneği
Designing and Implementing
Responsive Drug Policies
Under Fiscal Constraints:
The Case of Greece
Prof. Dr. Minerva-Melpomeni Malliori
Prof. Dr. Minerva-Melpomeni Malliori
29 Eylül 2014, Paralel Oturum II A, 16:00 -17:30
29 September 2014, Parallel Session II A, 16:00 -17:30
Bu sunum, bakım hizmetlerine genel erişim üzerinde ve özellikle daha fazla uyuşturucu
talebini azaltma hizmetlerine erişim üzerinde mevcut ekonomik krizin etkilerini değerlendirmektedir. Hizmetlere artan talebi karşılamak ve finansmanı azaltmak ve Uyuşturucuları
Enjekte Eden İnsanlar (UEEİ (PWID’ ler)) arasında HIV salgınını yönetmede onların etkili
sonuçları için Yunanistan’da geliştirilmiş olan uygulamalar sunulacaktır.
This presentation describes the impact of the current economic crisis on overall access
to care and more specifically on access to drug demand reduction services. It presents
responses and policies that were developed in Greece to address increased demand for
services and decreased funding and their impressive outcomes on managing the outbreak
of HIV amongst People Who Inject Drugs (PWIDs).
2010 Yılının sonlarından beri, UEEİ (PWID’ ler)) Yunanistan’da (2010 karşı 2011 yılında
+1250%) HIV sıklığının patlamasında önemli bir rol oynamıştır. Bununla birlikte ve ekonomik kriz nedeniyle tedavi hizmetlerine olan talep artmaktadır. Aynı zamanda, 7 yıldan
daha fazla bir zamandır tedavi erişimi için bekleyen 5.500 kişiden daha fazla kişi ile %20
civarında tedavi talebini Avrupa ülkeleri içinde düşük kapsama oranının sürekli görüntülendiği Yunanistan da opioid ikame tedavisi (OST) dâhil olmak üzere zarar azaltma hizmetleri
için finansman sağlamayı sürdürmek giderek daha da zor hale gelmektedir.
Since the end of 2010, PWIDs have played a major role in the explosion of HIV incidences
in Greece (+1250% in 2011 versus 2010), mainly in Athens Metropolitan Area. Meanwhile
and due to the economic crisis, demand for treatment services was growing. At the same
time, it became increasingly hard to sustain funding for harm reduction services, including
Opioid Substitution Treatment (OST), where Greece consistently displayed one of the lowest coverage rates in Europe, at around 20% of treatment demand, with more than 5.500
people waiting to access treatment for more than 7 years.
Yunan makamları genel hastanelerde ek 33 OST tedavi ünitesini açarak zorunlu olan
görevi yerine getirmiştir, böylelikle % 40 üzerine kapsam artışı sağlandı, ayrıca bekleme
listesi ortadan kaldırıldı. Ayrıca Resmi Kurumlar, Sivil Toplum Kuruluşları ile işbirliği içinde
sokak çalışmasını genişlettiler ve 2011 yılında yıllık hasta başına yetersiz 7 şırıngayı 2013
yılında yıllık hasta başına 145 şırıngaya çıkarmışlardır. Aynı zamanda 24 ay içinde, 2009
yılı ve 2012 yılı sonuna göre karşılaştırıldığında hasta başına tedavi maliyeti yaklaşık % 50
oranında düşürülmüştür, PWID’ ler arasında HIV salgını kontrol altına alınmıştır.
The Greek authorities responded to the challenge by opening up an additional 33 OST
treatment units in general hospitals, thus increasing coverage to over 40%, eradicating
also the waiting list. Additionally governmental organizations in collaboration with nongovernmental organizations expanded street work and increased the meagre 7 syringes
per patient per year (2011) to over 145 syringes per patient per year (2013). At the same
time within 24 months, per patient treatment cost was reduced by approximately 50%
compared to 2009 and by end 2012, the HIV epidemic amongst PWIDs was taken under
control.
121
Prof. Dr. Sacide Pehlivan
Türkiye
Biyografi
Biography
Prof. Dr. Sacide Pehlivan 1992-1997 döneminde Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi
Tıbbi Biyoloji Anabilim dalında doktorasını
aldı. Halen İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalın’da Prof.
Dr. olarak çalışmaktadır. Aynı zamanda
başarılı öğretmen ve araştırmacı olarak
üzerine düşen idari sorumluluklarını tamamladı. OMICS Journal of Biochemistry
& Physiology & Genetics, ActaOncologicaTurcia, Journal of Paediatrics, Turkish Clinics gibi dergilerinde editörlük ya da yayın
kurulu üyeliği görevinde bulunmmuştur.
Bununla birlikte 113 araştırma makalesi
yazmıştır. O Avrupa İnsan Genetiği, Türk
Tıbbi Genetik, Türk Tıbbi Biyoloji ve Genetik derneği üyesidir. Çalışmaları 17 ödülle
onurlandırılmıştır.
Prof.Dr. Sacide PEHLIVAN has received
PhD in Department of Medical Biology of
Hacettepe University during the period
of 1992-1997. Currently, she is working
as Prof.Dr. in Department of Medical
Biology of Istanbul Medical Faculty of
Istanbul University. She has successfully
completed his Administrative responsibilities as both teacher and researcher. She
is serving as an editorial board and/or
memberof several reputed journals like
OMICS: Journal of Biochemistry & Physiology & Genetics, Acta Oncologica Turcia,
Journal of Paediatrics, Turkish Clinics. She
has authored 113 research articles. She is
a member of European Human Genetics,
Turkish Medical Genetics, Turkish Medical
Biology and Genetics. She is honoured
with 17 prizes.
Prof. Dr. Sacide Pehlivan
Turkey
122
123
Bağımlılığın Genetiği
Genetics of Addiction
Prof. Dr. Sacide Pehlivan
Prof. Dr. Sacide Pehlivan
29 September 2014, Parallel Session II A, 16:00-17:30
29 September 2014, Parallel Session II A, 16:00-17:30
Bağımlılık hem bireye hem de topluma büyük etkisi olan kronik, yineleyici bir hastalıktır.
Kişilerin sahip oldukları bireysel bağımlılık risklerini saptamak, etkili tedavi ve önleme
programları geliştirmek için bağımlılığın genetic temellerini anlamak gereklidir. Moleküler
genetic alanında kaydedilen yenigelişmeler sonucunda bağımlılık çeşitlerinin (ilaç, alkol,
sigara vb.) genetic yönlerine ilgi artmaktadır. Klasik genetic çalışmalardan (mutasyon, gen
ekspresyonu, polimorfizmvb) ve yeni epigeneticilemikro RNA çalışmalarından elde edilen
veriler bağımlılığın yeni boyutlarını gösterebilir. Bu sunumda, bağımlılığın genetiği ile ilgili
son gelişmelerden bahsedilecektir.
Addiction is a chronic, relapsing disorder with a huge impacton both society and individual. Understanding the genetic basis of addiction is crucial to characterize individuals’
risk and to develop efficient prevention and treatment strategies. As a result of current
developments on the area of molecular genetics, there is growing interest on the genetic
aspect of addiction types (drug, alcohol, smoke, etc.) Data from classical genetic studies
(mutation, gene expression, polymorphism, etc.) to new epigenetic and microRNA studies
could show us new dimensions of addiction. In this presentation, recent developments
related to the genetics of addiction will be discussed.
Keywords: Addiction, Genetics, Drug/Alcohol/Smoke, Susceptibility
Anahtar kelimeler: Bağımlılık, Genetic, İlaç/Alkol/Sigara, Yatkınlık
125
Biyografi
Biography
Dr. Rusdi Abd Rashid Kuala Lumpur
Malaya Üniversitesi Tıp Fakültesi, Psikoloji
Departmanında konferanslar veren konsultant psikiyatrdır.
Dr. Rusdi Abd Rashid is a senior lecturer
and consultant psychiatrist in department
of Psychological Medicine, the Faculty of
Medicine, University of Malaya, Kuala
Lumpur.
2011 yılı Dünya Sağlık Örgütünün raporunda tanımlanan camiler platformunu kullanmak suretiyle uyuşturucu kullanıcılarının
tedavisine ve rehabilitasyonuna yönelik
çalışmalar yapmakta olup, bu çalışmalar
Asya’da en iyi uygulamalar arasında yer
almaktadır.
Dr. Rusdi Abd Rashid
Malezya
Dr. Rusdi Abd Rashid
Malaysia
126
Dr. Rusdi aynı zamanda uyuşturucu
bağımlılarının tedavisi alanında çok sayıda
klinik denemelerini psikiyatri alanında
yürütmekte ve bu alanda çalışmalar
yayınlamaktadır.
Malezya Uyku Rahatsızlığı Örgütünün
Yönetim Kurulu Üyesi (SDSM), Malezya
Psikiyatri Derneği (MPA) ve Insaf Murni
Malezya Derneğinin (IMAM) Yönetim
Kurulu Üyesidir.
He is involved in treatment and rehabilitation of drug users using mosques platform
which was described in WHO report 2011
among the best practice in Asia.
He is also running many clinical trials
related in psychiatry and published papers
in addiction treatment field.
He is an executive member of the Sleep
Disorder Society Malaysia (SDSM),
Malaysian Psychiatric Association (MPA)
and Insaf Murni Association of Malaysia
(IMAM).
He was a secretary general and scientific
chair for recent ISAM KL 2013 and scientific committee for CINP KL 2013.
2013 yılı ISAM KL’ de genel sekreterlik görevini üstlenmiş olup ayrıca yine 2013 yılı
CINP KL’de bilim komitesine seçilmiştir.
127
Uyuşturucu Bağımlılığında Manevi
Spiritual Enhancement on Drug
Güçlendirme ve Rehabilitasyon (SEDAR)
Addiction and Rehabilitation (SEDAR)
Programı: Malezya’da İlaç Destekli
program: Using Mosque Platform as
Tedavinin (Mat) Yaygınlaştırıl­masında
Medication Assisted Treatment (MAT)
Cami Platformunun Kullanılması
Expansion in Malaysia
Dr. Rusdi Abd Rashid
Dr. Rusdi Abd Rashid
29 September 2014, Parallel Session II B, 16:00 -17:30
29 Eylül 2014, Paralel Oturum II B, 16:00 -17:30
Amaçlar: 1) Metadon iyileştirme programı ve psikolojik yaklaşımın cami ortamında birleştirilmesine yönelik pilot çalışmalar; 2) Uyuşturucu bağımlılarının tedavisi programında cami
toplumunun yetkilendirilmesi.
Metotlar: Bizler dini konuda görev yapan kişilerin ve Klang Vadisi alanındaki cami
toplumunun camilerde SEDAR programı konusunda konuşmalar yapmaya davet ve teşkil
etmekteyiz. MAT ile ilgili bilgiler bu cami toplumlarında açıklanmaktadır. Yapılan çeşitli
toplantılardan sonra Kuala Lumpur’da Ar-Rahman Camisi bu programın uygulanması için
pilot cami olarak seçilmiştir. Bu bağlamda medikal ve psikoruhsal açılardan sunulacak olan
eğitimler camide gönüllülere yönelik olarak gerçekleştirilmiştir. Tedavi kliniği ve metadon
bölgesi olarak camiler belirlenmiştir.
Bulgular: Bu programa 50 eroin bağımlısı başvurmuştur. Bir yılı aşkın bir sürede hastalığın
gerileme oranı %80 olarak gerçekleşmiştir. Bu durum uyuşturucu kullanımı ve HIV riski
davranışı konusunda, üre pozitif değeri ve yaşam kalitesinin gelişimi alanında önemli bir
iyileşmeyi temsil etmektedir.
Objectives: 1) To pilot combination methadone maintenance program and psychospiritual
approach in mosque environment. 2) To empower mosque community in the addiction
treatment program.
Methods: We invite religious authority and mosque community from mosques in Klang
valley area to discuss on SEDAR program in the mosques. Information and issues related
to MAT were explained to them. After several meeting, Ar-Rahman mosque Kuala Lumpur
was chosen as the pilot mosque to run the program. Training on medical and psychospiritual aspects were done among the mosque staff volunteers. The treatment clinic and
methadone dispensing site were set up in the mosque.
Results: Fifty heroin dependents enrolled into the program. Retention rate over one year
was 80%, significant reduction in drug use and HIV risk behavior, percentage of urine positive and improvement in quality of life.
Conclusion: MAT in mosque is feasible for expansion of harm reduction against drug use
in Malaysia with value added psychospiritual approach.
Sonuç: Camilerde uygulanan MAT programı katma değer sunan psikoruhsal yaklaşımla
birlikte Malezya’da uyuşturucu kullanımının zararlı etkilerine karşı fizibil bir programdır.
128
129
Biyografi
Biography
Muneer-saleh-Al-jabry, 1975 yılındaHadramout Hükümeti’ne bağlı Mukalla şehrinde
doğdu. Ziraat Mühendisliği alanında
lisansını tamamladı. Yemen Sigara, Khat
ve Uyuşturucu Kullanımına Karşı Mücadele
Derneğinin başkanlığı yapmaktadır. Aljabry beş çocuk babasıdır.
Muneer-saleh-Al-jabry has born in 1975 in
Mukalla city Hadramout-Government. He
has diploma as agricultural Engineer. He is
the president of the National Assosiacion
against Smoking, Qat and Drugs in Yemen
since 2010. And he has five children.
Muneer Al-jabri
Yemen
Muneer Al-jabri
Yemen
130
131
132
Yemen’de Qat
Rehabilitas­yonu
ve Uyuşturucu
Bağımlılığı
Drug addiction and
Rehabilitation the
Qat in Yemen
Muneer Al-jabri
Muneer Al-jabri
29 Eylül 2014, Paralel Oturum II B, 16:00-17:30
9 September 2014, Parallel Session II B, 16:00-17:30
Bilindiği üzere, Yemen fakirlik, cehalet, ekonomik problemlerin yanı sıra tütün, khat ve
uyuşturucu kullanımı gibi sorunlarla mücadele etmektedir. Yemen’de her yıl Khat çiğneme
nedeniyle kansere yakalanıp hayatını kaybeden insan sayısı 20.000’den fazladır. Karaciğer
ve böbrek hastalıklarının sayısı da gitgide artmaktadır. Hükümetin halk sağlığı çalışmaları
yetersiz kalmaktadır.
Struggeling against tobacco, qat and drugs, Yemen is suffering of poverty, ignorance and
economic problems. More than 20.000 people die every year as a result of cheving qut.
Liver and renal failure diseases spreading day by day. Goverments public health policies
are insufficient.
133
Biyografi
Biography
Uğur Elaman 1969, Ankara doğumludur.
Uğur Elaman was born in Ankara in 1969.
Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi
Tarih Bölümü Lisans, yine aynı fakülte
yüksek lisans mezunudur. Ankara Üniversitesinde doktora çalışması yapmaktadır.
He graduated from Hacettepe University
Faculty of Literature Department of History
and he had his graduate degree at the
same faculty. He is having his PhD studies
at Ankara University.
1993 yılından beri sosyal sorumluluk
bağlamında kötü şartlarda yaşayan çocuk
ve gençlerle ve bu bağlamda madde
bağımlıları ile ilgilen-mektedir.
1995-1998 yılları arasında ILO-IPEC Projesi
ASÇÇM Eğitim Sorumlusu,
Çocuk-Der kurucu üyesi, 180 Derece
Bağımlılıkla Mücadele Derneği kurucu
üyesidir.
Uğur Elaman
Türkiye
Uğur Elaman
Turkey
134
Türkiye’de “Madde bağımlılığı ile mücadele” konusunda yüzlerce konferans ve
eğitim vermiştir.
He has been dealing with children and
young people who are living under marginal conditions and drug addict people
within the context of social responsibility
since 1993.
ILO-IPEC Project ASÇÇM Training Supervisor between 1995-1998
Founding member of Çocuk-Der (Association of Child), founding member of the Association of 180 Degrees Fighting Against
Addiction.
He has delivered hundreds of conferences
and trainings on fighting against drug addiction in Turkey.
135
180 Derece Arasında
Bir Nokta
A Point Between
180 Degrees
Uğur Elaman
Uğur Elaman
29 Eylül 2014, Paralel Oturum II B, 16:00-17:30
29 September 2014, Parallel Session II B, 16:00-17:30
Bağımlılık, bütün biçimleriyle modern insanın ivedilikle yüzleşmesi gereken, çağımızın en
önemli problemidir. Üreten-pazarlayan, kullanan-mağdur olan, etkilenen-çevrede bulunan
ve çözüm üretme durumunda bulunanlar networkünde işbirliği ve koordine ile hareket
etmeden bu problemle, çeşitlilik potansiyeli ve yaygınlık hızı ile mücadele edebilmek mümkün olmayacaktır. Bu bildiri, bu noktadan hareketle Ankara özelinde gerçekleştirilen bir
sivil inisiyatif tecrübesini, bu manadaki diğer çalışmaların faaliyet, yöntem ve sorunlarını
nazara vermek kastı ile hazırlanmıştır.
Addiction is the most important problem of our age which should be urgently faced by
the modern human being with all its aspects. It will not be possible to fight against this
problem, its diversification potential and spreading speed without acting with cooperation
and collaboration with the network of producer, marketer, user, victim, affected, located
around and those who have to produce solutions.
Bizler, 1993 senesinden beri Ankara’da sokak çocukları, sokakta çalışan çocuklar, madde
bağımlısı gruplar ile bir arada bulunmaktayız ve halen, “180 derece” kimliği altında, bu toplantının konusu olan problemlere çözüm üretme, yayılmasını engelleme, mücadele politikası belirleme, toplumsal bilinç ve farkındalık oluşturma noktasında faaliyet göstermekteyiz.
Bu bildiride öncelikle, bu sorunla mücadelede sivil inisiyatifin yeri, diğer çözüm elemanlarından farklılıkları ve geliştirilecek ilişkinin nitelikleri ele alınacaktır. Bilahare, tedavi ve
terapinin ayrılmaz bir bütün olduğu noktasında bağımlıların tedavi sürecinin adımlanması
ve takibinde gerçekleştirdiğimiz ferdi ve kurumsal işbirliğinin nitelikleri ele alınacaktır.
Bizler, birey açısından sorunun çözümünün fiziksel, sosyal, entelektüel ve psikolojik süreçlerin bir arada kotarılarak gerçekleştirilecek bir stratejide sağlanabileceğine inanmaktayız.
Bu inancımızın tahakkukunda izlediğimiz süreç kullandığımız yöntemler, bu bildirinin bir
başka önemli ayağıdır.
Son olarak alanda karşılaştığımız problemler ve bunların kendi içinde tartışılıp ve çözüm
önerileri sunulması bu metin kapsamında ele alınmaktadır.
This presentation was prepared with the intention of considering a civil initiative experience which is made specifically in Ankara, and the activities, methods and problems of
other studies in this regard from this point forth.
We have been together with street children, children who are working on streets and drug
addict groups since 1993, and we have been operating at the point of producing solutions
for, preventing the spread of, determining fighting policy for, and creating social conscience and awareness on the problems which are the subject of this meeting under the
identity “180 degrees”.
In this notice, we will primarily address the place of civil initiative in fighting against this
problem, differences from other solution elements and the qualities of the relationship to
be developed. Meanwhile, the treatment process of the addicts will be stepped at a point
where treatment and therapy are an inseparable whole and then the qualities of individual
and corporate cooperation will be addressed.
We believe that the solution of the problem can be provided in a strategy by completing
physical, social, intellectual and psychological processes together. The methods we use in
the process that we follow in realization of this belief of ours are another important aspect
of this presentation.
Finally, the problems we encounter in the area and their discussion and solution offers are
addressed within the scope of this text.
136
137
Biyografi
Biography
Boro Goic uyuşturucu bağımlılarının
topluma yeniden kazandırılmasına yönelik
NGO kuruluşunun başkanı olup ayrıca
Brüksel’de uyuşturucuya karşı Avrupa
(EURAD) doğrultusunda kurulmuş olan
RUN’un (İyileştirilmiş Olan Kullanıcılar Ağı)
başkanıdır.
Boro Goic is the President of the Celebrate
Recovery NGO for re-socialization of
former addicts and a chairman of RUN
(Recovered Users Network), which was
established under EURAD (Europe Against
Drugs) in Brussels.
Yıllarca kendisi de uyuşturucu bağımlısı
olduktan sonra uyuşturucu probleminden
kurtulmuş ve bu tarihten sonra kendisini
uyuşturucu bağımlılarına yardım etmeye
adamıştır. Çeşitli NGO’ların ve networklerin kuruluş ve çalışmalarını desteklemiş
olup ülkesinde ve bölgede bu alana yönelik
temel aktivitelerde son derece aktiftir.
Boro Goic
Bosna Hersek
Boro Goic
Bosnia and Herzegovina
138
Boro ayrıca politik olarak da Avrupa Birliği
Sivil Toplum Forumunda ve Avrupa Birliği
ve Birleşmiş Milletler düzeyinde çeşitli
kuruluşlarda aktif olup bu bağlamda
uyuşturucu bağımlılığından kurtulanların
sesi olmaktadır.
After years in addiction, he recovered from
a drug abuse problem and started helping
people to come out of addiction. He is a
founder of NGO Celebrate Recovery, which
is based in his hometown Sarajevo, Bosnia
and Herzegovina. He supported several
NGO’s, networks and conferences in their
establishment and is very active in grass
root activities in his country and region.
Politically he is active in CSF (Civil Society
Forum) in the EU, and several institutions
on EU and UN level with a goal to promote
a voice for recovery from addiction.
139
Sürdürülebilir İyileşme
Seçeneklerine Yönelik
Hristiyan Yaklaşımı
Christian Approach to
Sustainable Recovery
Options
Boro Goic
Boro Goic
29 Eylül 2014, Paralel Oturum II B, 16:00 -17:30
29 September 2014, Parallel Session II B, 16:00 -17:30
Uyuşturucudan ve alkolden uzak durmaya dayalı bir yaklaşım giderek daha az konuşulan bir yaklaşım olup uyuşturucu kullanımına ilişkin artan bilgiler dikkate alındığında iyileşmenin temelde sürdürülebilir bir seçenek mi olduğu yoksa uyuşturucu bağımlılığının bütünüyle
tedavi edilebilir bir nitelikte mi olduğu hususunda sorular gündeme gelmektedir.
Abstinence based recovery is less and less talked about, and there are questions raised
in the light of the increased knowledge regarding drugs abuse questioning if recovery is a
sustainable option or if drug addiction is curable at all.
Uyuşturucu kullanımı tartışıldıkça bu ve benzeri soruların cevaplanmasına yönelik tedavi
tiplerine ilişkin çeşitli seçenekler sunulabilecektir. Bu sunumda bu soruları cevaplama
amacına yönelik bir seçeneğin sunulması amaçlanmaktadır. İnanç ve ruhsal unsurlara odaklanmak suretiyle benimsenecek olan bir yaklaşım tedavisi fiziksel uyuşturucu
kullanımının ötesinde holistik bir yaklaşım sunmaktadır. Nitekim bu konudaki istatistikler
bu şekilde bir tedaviyi alan uyuşturucu bağımlıları sayısının sadece azalmakla kalmadığını
göstermiş olup aynı zamanda aileleri ve toplumlar tarafından benimsenmiş olmaları dolayısıyla ailelerine ve toplumlarına katkıda bulunan üyeler olmalarıyla sonuçlanmıştır.
Bu sunumda Hıristiyan rehabilitasyon modeli, bu modele ilişkin temel prensipler ve metotlar, özellikle inanç esaslı rehabilitasyon merkezleri açısından ele alınmakta olup ayrıca
temel amaçları ve faaliyetleri bağımlıların sayısını azaltmaya odaklanan çeşitli NGO’ların
faaliyetleri ele alınmaktadır. Aynı zamanda bu modelin etkileri veya uyuşturucu kullanımına
yönelik global çabalardaki etkinlik ve opsiyonlar sunulmaktadır.
Yazar çok sayıda sivil toplum kuruluşunun temsilcisi ve aynı zamanda geçmişte uyuşturucu
kullanmış ve bu bağımlılığı yenmiş olan biri olarak konuşacaktır.
140
As the problem of drug abuse is further discussed, many offer various options on a kind of
treatment required to answer such and similar question. This presentation will attempt to
offer an option that answers those questions affirmatively. It is a treatment that approaches the problem through faith and spirituality, focusing on a recovery that goes beyond
physical drug abuse, but offersa holistic approach. Statistics presented show the numbers
of addicts who adopted this treatment and found a deliverance and were rehabilitated
from the drug abuse, but not only that, but became contributing members of their families
and communities, whose recovery is sustained.
Presentation will discuss the Christian model of rehabilitation, its core principles and
methods, specifically in the context of the faith based rehab centers, in addition to various
NGO’s which through their goals and activities decrease number of addicts. It will also
present the impact of this model, or option in the global efforts against drug abuse.
Author will speak as a leader of the organizations that he represents, but also as a recovered addict.
141
Elisa Rubini
İtalya
Elisa Rubini
Italy
Biyografi
Biography
Bayan Rubini 2009 yılından beri San Patrignano Derneğinde görev yapmakta olup
hâlihazırda Uluslararası İlişkiler Ekibinin
Başkanlık görevini yönetmektedir. 2013
yılından itibaren Bayan Rubini narkotik
ilaçlar konusunda Viyana NGO Komitesinde (VNGOC) Yönetim Kurulu Üyesi,
uyuşturucular konusunda Uyuşturucuya
Karşı Avrupa Örgütü (EURAD) Yönetim
Kurulu Üyesi ve Avrupa Birliği Sivil
Toplum Forumunda Uyuşturucu Uzmanı
olarak görev yapmaktadır. Bayan Rubini
Uyuşturucudan Kurtulanlar Ağı (RUN) ve
Uyuşturucu Politikalarının Geleceği (DPF)
gibi kuruluşların kurucu üyesidir.
Ms. Rubini has been working for the San
Patrignano Foundation since 2009 and
currently leads the International Relations
Team. Since 2013, Ms. Rubini is Member
of Board of the Vienna NGO Committee on
Narcotic Drugs (VNGOC), Board Member
of European Action on Drugs (EURAD) and
Drug Expert for the Civil Society Forum of
the EU. Ms. Rubini is among the founding
members of the following international
networks: Recovered Users Network (RUN)
and Drug Policy Futures (DPF).
Bayan Rubini Milano Katolik Üniversitesinde Felsefe alanında mastır yapmış
(2003), Viyana Diplomatik Akademisinde
(MAIS) 2006 yılında uluslararası ilişkiler
konusunda mastır yapmış olup, uyuşturucu
bağımlılığının uluslararası düzeyde kullanımı ve engellenmesine yönelik Milano
IULM Üniversitesinde sosyal entegrasyon
konusunda 2008 yılında çalışmalar yapmıştır. Ayrıca Philosophische Praxis e.V. Dr.
Gerd Achenbach Cologne’de (2011) felsefi
danışmanlık konusunda yüksek lisans
yapmıştır (2011).
2006 ila 2008 yılları arasında Bayan Rubini
Viyana’da Birleşmiş Milletler Uyuşturucu
ve Suç Ofisinde (UNODC) Uluslararası Danışman olarak görev yapmıştır. 2007-2008
yıllarında suçların engellenmesi ve adalet
konusunda Viyana NGO Komitesinde sekreter olarak görev yapmış olup, 2007-2008
yıllarında Birleşmiş Milletler Akademik
Konseyinin üyeliği görevinde bulunmuştur.
Bayan Rubini İngilizce, İspanyolca, Almanca, Fransızca ve İtalyanca konuşmaktadır.
142
Ms. Rubini holds a Master Degree in
Philosophy from the Catholic University
of Milan (2003), a Master in International
Relations from the Vienna Diplomatic
Academy MAIS (2006), an Executive International Master on Drug Addition, Prevention, Enforcement and Social Integration
from IULM University of Milan(2008), and
a Post Graduate Degree in Philosophical
Counseling from Gesellschaft für Philosophische Praxis e.V. Dr. Gerd Achenbach,
Cologne (2011).
From 2006 to 2008 Ms. Rubini served as a
International Consultant to the United Nations Office on Drugs and Crime in Vienna
(UNODC), was secretary of the Vienna
NGO Alliance on Crime Prevention and
Criminal Justice (2007-2008) and member
of the Academic Council of the United
Nations (ACUNS, 2007-2008). Ms. Rubini
speaks English, Spanish, German, French,
and Italian.
143
Bir Yaşam Toplumu Olarak San
Patrignano: Uyuşturucu Madde
Rehabilitasyon, İyileşme ve Sosyal
Entegrasyon Modeli
San Patrignano: A Community For
Life. A Model for Drug Rehabilitation,
Recovery and Social Reintegration
Elisa Rubini
Elisa Rubini
30 Eylül 2014, Paralel Oturum III A, 09:30-11:00
30 Eylül 2014, Paralel Oturum III A, 09:30-11:00
San Patrignano iyileşme (hastalıktan kurtulma) modelini sunacaktır. 1978 yılından beri
toplumda uyuşturucu bağımlısı 25.000’i aşkın birey olduğu tespit edilmiş olup bu bireyler
herhangi bir sosyal ayrım, dini ayrım veya ideolojik ayrım yapılmaksızın bütünüyle ücretsiz
olarak tedavi edilmiştir. San Patrignano uyuşturucu rehabilitasyon programı uzun süreli ve
ücretsiz olarak sunulan bir program niteliğindedir.
San Patrignano will present its recovery model. Since 1978 the community has welcomed
more than 25.000 individuals suffering from drug addiction without any religious, ideological of social discrimination and completely free of charge. The drug rehabilitation program
of San Patrignano is drug- free, long term and residential.
Bizim yaklaşımımız bütünüyle bireyleri kişisel ve mesleki gelişimleri açısından uyuşturucusuz bir yaşam oluşturacak şekilde ve programların tamamlanmasını müteakip bu bireylerin
yeniden topluma katılmasını sağlayacak şekilde bireylere bu amaca yönelik bir eğitim
ortamı sağlamaktır. Bizler toplumun üretken üyeleri olarak gelecekte bu tür insanların
desteklenmesi amacına yönelik olarak eğitim ve mesleki eğitimler konusuna yatırımlar
yapmaktayız.
San Patrignano’da toplumda özel ihtiyaçları olan insanlar olup bunların arasında gebe
kadınlar ve çocuklu anneler de mevcuttur. Bu bağlamda bu insanların ihtiyaçlarına daha iyi
bir şekilde cevap verebilmek amacıyla özel konutlar oluşturulmaktadır. İtalyan yasalarına
göre San Patrignano suçlular için hapishaneye alternatif bir işlevi olup tedaviye yönelik
gerçek opsiyonların sunulması, iyileşme ve sosyal entegrasyon, destek, eğitim, mesleki
eğitimler ve yaşam becerilerinin sağlanması konusunda çalışmalar yapılmaktadır.
144
Our approach is totally based on each individuals a providing a place and space for their
personal and professional growth building a drug free life and assisting also in the social
reinsertion upon completion of the program. We invest in education and job trainings as
viable ways to self support the residents in their future life as productive members of the
society.
In the San Patrignano community are hosted also people with special needs, among them
are minors, pregnant women and mothers with kids. Special housings have been created
for them to be able to better respond to their needs.
According to the Italian Drug Law, San Patrignano also welcomes offenders in alternative
setting from prison, offering a real option for treatment, recovery and social integration,
providing support, education, job trainings and life skills.
145
Dr. Cenk Yancar
Türkiye
Dr. Cenk Yancar
Turkey
Biyografi
Biography
Cenk Yancar 1975 İstanbul doğumlu, 1998
İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi
mezunu, 2006 Bakırköy Ruh Sağlığı ve
Hastalıkları Hastanesi Amatem Kliniği Psikiyatri Uzmanlığı yapmıştır. 2008 den itibaren Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Oya
Bahadır Yüksel 50 yataklı Ergen Bağımlılık
Tedavi ve Rehabilitasyon merkezinde genel ve klinik direktörü olarak çalışmaktadır.
2011-2013 arası The Middle East Certification Board tarafından Certified Addiction
Professional 3 (Bağımlılık alanında tedavi,
eğitici eğitimi ve süpervizyon yapabilme
eğitim ve yetkisi) belgesi almıştır. Ergen
bağımlılık tedavisi ve rehabilitasyonu
alanında çeşitli merkezlerde eğitimlere
katılmıştır.
Cenk Yancar was born in 1975 in Istanbul;
he graduated from Istanbul University
Çapa Faculty of Medicine, worked as the
Psychiatry Specialist of Amatem Clinic
at Bakırköy Psychiatry Hospital in 2006.
He has been working as the general and
clinic director at Gaziantep Metropolitan Municipality Oya Bahadır Yüksel 50
bedded Adolescent Addiction Treatment
and Rehabilitation Center since 2008. He
received Certified Addiction Professional
3 (the education and power to make treatment, educating training and supervision
in the field of addiction) by the Middle
East Certification Board Certified Addiction Professional 3 between 2011-2013.
He attended trainings at several centres in
the field of adolescent addiction treatment
and rehabilitation.
2009 Mountain Manor Treatment Center
Baltimore/USA Adolescent Addiction
Treatment
2009 Caron Addiction Treatment Center
Pennsylvania/USA Adolescent Addiction
Treatment and Rehabilitation
2010 Tactus Addiction Treatment Organisation Nijmegen/Netherlands Addiction
Rehabilitation Models
2011 Tactus Addiction Treatment Organisation Nijmegen/Netherlands Treatment
Approaches for Drug Addiction
146
2009 Mountain Manor Treatment Center
Baltimore/USA Adolescent Addiction
Treatment
2009 Caron Addiction Treatment Center
Pennsylvania/USA Adolescent Addiction
Treatment and Rehabilitation
2010 Tactus Addiction Treatment Organisation Nijmegen/Netherlands Addiction
Rehabilitation Models
2011 Tactus Addiction Treatment Organisation Nijmegen/Netherlands Treatment
Approaches for Drug Addiction
147
Oya Bahadır Yüksel
Tedavi ve Rehabilitasyon
Merkezi
Oya Bahadır Yüksel
Treatment and Rehabilitation
Centre
Dr. Cenk Yancar
Dr. Cenk Yancar
30 Eylül 2014, Paralel Oturum III A, 09:30-11:00
30 September 2014, Parallel Session III A, 09:30-11:00
Uyuşturucu ile ilgili sorunları olan kişilerin genellikle çeşitli kişisel, sosyal ve ekonomik
alanlarda birden fazla tedavi ihtiyaçları olmaktadır. Oya Bahadır Yüksel Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi, bağımlı çocukların ve gençlerin bu farklı ihtiyaçlarını karşılamak ve onların
uyuşturucu kullanmayı bırakmalarına yardımcı olup uyuşturucuyla ilgili hastalıklarını tedavi
edip yaşamlarında sağlıklı ve kendi kendilerine yetebilen bireyler olmalarını sağlamak
amacıyla kurulmuştur.
People with drug-related problems often have multiple treatment needs across a range
of personal, social and economic areas. Oya Bahadır Yüksel Treatment and Rehabilitation
Centre was founded to meet that different needs of addicted kids and youngster, help
them to stop using drugs and cure the drug-related illnesses, to provide a healthy life and
help them to be self-sufficient in their life.
Oya Bahadır Yüksel Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi, gençleri arındırma, onlara sağlıklı
bir yaşam sağlama ve güçlü yönlerinin farkına varıp özgüven oluşturmalarını sağlamaya
destek olma konusunda önemli bir role sahiptir. Oya Bahadır Yüksel Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi’ndeki tedavi süreci bireysel ihtiyaçlara göre farklılık göstermektedir.
Süreç, temelde, psikiyatrik değerlendirme, yoksunluk tedavisi, uyuşturucu ile ilgili diğer
hastalıkların tedavisi, kişisel tedavi programları (motivasyon terapisi, bilişsel-davranışsal
terapi), aile terapisi ve grup terapisi, psiko-eğitimsel seminerler, 12 Adım Programlar, NA
toplantılarından oluşmaktadır. Bu tedavi süreciyle birlikte ayrıca gençleri uyuşturucudan
uzaklaştırıp topluma yeniden kazandırılmalarına yardımcı olan rehabilitasyon faaliyetleri de
bulunmaktadır.
Tedavi süreçleri boyunca gelecekteki eğitim ve mesleki yaşamları planlanır, tedavinin
sonunda ya eğitim kurumlarına katılırlar ya da kendi kendilerine yetebilecek bir yaşam
sürdürebilecekleri bir meslekleri olur. Tedavi sürecinden sonra belediye, takip süreci
boyunca uyuşturucudan uzak kalmaya devam edebilecekleri bir korumaya sahip olacakları
evler sağlar.
Tedavi süreci ebeveynleri ve aileleri de kapsar ve bu sayede aileyle ilgili sorunları görüp
ailenin sorunlu dinamiklerini çözebilmekteyiz.
Yerel yönetimler, topluma sağlıklı bir çevre oluşturup çocukları ve gençleri korumaktan
sorumludur, Oya Bahadır Yüksel Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi mevzuat çerçevesi ve
hükümleri ise Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin bu sorumluluğunda bulunmaktadır.
Anahtar kelimeler: Uyuşturucu Madde Kullanımı, Tedavi, Rehabilitasyon, Mevzuat
Oya Bahadır Yüksel Treatment and Rehabilitation Centre has an essential role in purification of youngster, providing a healthy life and support them to realize their strengths
and build self-confidence. The treatment process in Oya Bahadır Yüksel Treatment and
Rehabilitation Centre is diversified to individual needs. Basically the process made up psychiatric assessment, treatment of withdrawal syndrome, treatment of other drug-related
illnesses, individual therapy programs (motivational therapy, cognitive-behavioral therapy),
family therapy and group therapy, psycho-educational workshops, 12 Steps Programs, NA
meetings. Together with these treatment process alsoit has rehabilitative activities to
keep them away from drugs and help their reintegration to society.
During their treatment process also educational and occupational life is planned for their
future, at the end of the treatment they either attend educational institutions or they get a
job for a self sufficient-life. After treatment process, municipality provides them half-way
homes for their follow-up process so that they can have still protection to stay away from
drugs.
Treatment process also involves parent and families in which way we can also see the
family-related problems and solve the malfunction dynamics of family.
Local governments have the responsibility to create a healthy environment for society and
protect kids and youngster the legislative framework and provisions of Oya Bahadır Yüksel
Treatment and Rehabilitation Centre relies on that responsibility of Gaziantep Metropolitan Municipality.
Keywords: Drug Abuse, Treatment, Rehabilitation, Legislation
148
149
Biyografi
Biography
Profesör Nurmuhammat Amat Urumçi Xinjiang Uygur Özerk Bölgesinde Tıp Fakültesi
Geleneksel Uygur Tıp Enstitüsünde (Uygur
Tıp Fakültesi Geleneksel Tıp Departmanında) görev yapmaktadır.
Nurmuhammat Amat, Professor,works
in Traditional Uighur Medicine, Institute
of Medical University, Xinjiang Uighur
Autonomous Region Urumqi,
09/1990-07/1996: Klinik Tıp alanında
MD, Xinjiang Tıp Fakültesinde Klinik Tıp
Enstitüsü; 3/1990-12/2000 Farmakoloji
Alanında MD, Xinjiang Tıp Fakültesi (Prof.
Dr.Halmurat Upur); 9/2004-07/2007 farmakoloji alanında mastır.
Prof. Dr. Nurmuhammat Amat
Çin Halk Cumhuriyeti
Prof. Dr. Nurmuhammat Amat
People’s Republic of China
150
Xinjiang Tıp Fakültesi farmasötik enstitüsü
(Profesör Halmurat Upur); 8/2007-9/2008
Avusturya Karl-Fransens Graz Üniversitesi
Farmakognozi (İlaç Bilimi) DepartmanındaFarmasötik Bilimler Enstitüsünde doktora
sonrası çalışmalar; iş disiplini anlayışı
içerisinde gerek yurtiçinde gerekse
yurtdışında yayınlanan 80’i aşkın dergide
yazılan yazıların müşterek yazarlığını
yapmış olup 10’dan fazla akademik kitabı
yayınlanmıştır.
09/1990–07/1996: MD in Clinical Medicine. Clinical Medicine Institute of Xinjiang Medical University;3/1990-12/2000:
MD in Pharmacology. Xinjiang Medical
University, (Prof. Dr.Halmurat Upur);
9/2004–07/2007 Ph.D. in Pharmacology.
Pharmaceutical Institute of Xinjiang
Medical University (Prof. Dr.Halmurat
Upur);8/2007-9/2008. Postdoctoral Fellow
at the Institute of Pharmaceutical Sciences–Department of Pharmacognosy of
Karl-Franzens Universitaet Graz, Austria
(Prof. Dr.Rudolf Bauer); Now he is the
Dean of Traditional Uighur Medicine
Institute of Xinjiang Medical University.
During the work spirit and co-authored
over nearly more than 80 papers published
in core journals at home and abroad. And
more than 10 academic books thesis being
published.
151
Uyuşturucu Tedavisinde
Geleneksel Çin ve Uygur
Tıbbı
Traditional Chinese and
Uighur Medicine in Drug
Treatment
Prof. Dr. Nurmuhammat Amat
Prof. Dr. Nurmuhammat Amat
30 September 2014, Parallel Session III A, 09.30-11.00
30 September 2014, Parallel Session III A, 09.30-11.00
Uygur tıbbında geleneksel Çin tıbbına ilişkin klinik araştırma raporları kullanılmakta olup
bizler bu bağlamda Uygur tıbbındaki kombinasyon terapisi ile Çin rehabilitasyon tıbbının
kombine edilmesi yönünde bir sonuç çıkarmış bulunmaktayız. Uygur tıbbı temelde anormal
sawda teorisine dayanmakta olup anormal siyah sawda konusunda mizacın olgunlaşmasına yönleik unsurlar uygulanmakta ve organ fonksiyonu tonik kontrolü için bazı ilaçlar
kullanılmaktadır. Geleneksel Çin tıbbında ise genellikle akupunktur tedavisiyle birlikte
geleneksel Çin ilaçları kullanılmaktadır.
In reference of Uighur medicine, traditional Chinese medicine clinical research reports, we
conclude the method combination therapy of Uighur medicine with Chinese medicine on
rehabilitation. Uighur medicine is based mainly on the abnormal sawda theory and aplly
humoral maturation on abnormal black sawda, also use some medicine for tonic control organ function. Traditional Chinese medicine generally use the traditional Chinese medicine
with acupuncture treatment at the same time.
Uygur tıbbı ve geleneksel Çin rehabilitasyon tıbbı genel tedavi açısından büyük bir önem
taşımakta olup gerileme sendromunun ve kapsamlı kontrol rehabilitasyon periyodunun
azaltılması açısından büyük bir etkisi söz konusudur. Geleneksel tıp araştırması bağlamında ilacın detoksifikasyonuna yönelik yeni yollar araştırılmaktadır.
152
Uighur medicine and traditional Chinese medicine on rehabilitation were attaches
great importance to the overall treatment, has good effection on eliminating protracted
witdrawal syndrome, rehabilitation period of comprehensive control. Traditional medicine
research seeks a new way for drug detoxification.
153
Biyografi
Biography
Arrazi Üniversitesi Psikiyatri Hastanesinde
çalışmakta olan bir psikiyatr ve uyuşturucu
bağımlılarına yönelik çalışmalar yapan bir
bilim kadınıyım. Ayrıca Fas’da RabatSale’de uyuşturucu bağımlılarına yönelik
tedavi, önleme ve araştırma ulusal merkezinde danışman olarak görev yapmaktayım.
I am a psychiatrist and addictologist,
working at Arrazi University Psychiatrist
Hospital and supervising the National
Center of Treatment, Prevention and
Research in Addictions in Rabat-Salé
(Morocco).
Rabat Tıp Fakültesinde professor olarak
görevimi sürdürmekteyim. Psikiyatri ve
uyuşturucu bağımlılığı konusunda konferanslar ve dersler vermekteyim.
I am also a professor at the Faculty of
Medicine in Rabat and lecturing psychiatry
and addictology courses.
Prof. Dr. Fatima El omari
Fas
Prof. Dr. Fatima El omari
Morocco
154
155
Alkol ve Diğer Uyuşturucular
Konusunda Akdeniz Okul
Araştırma Projesi: Fas Deneyimi
Mediterranean School Survey
Project on Alcohol and Other
Drugs: The Moroccan Experience
Prof. Dr. Fatima El omari
Prof. Dr. Fatima El omari
30 Eylül 2014, Paralel Oturum III A, 09:30-11:00
30 September 2014, Parallel Session III A, 09:30-11:00
Her ne kadar uyuşturucular yasal olmasa da ve İslam dinine göre yasaklanmış olsa da
uyuşturucu kullanımı Fas’ta son derece yaygındır. Bu bağlamda iyi tasarlanmış okul
araştırmalarını gerçekleştirebilmek amacıyla Fas, Avrupa Konseyinde Popidou tarafından
desteklenen MedSPAD (Alkol ve Diğer Uyuşturucular Konusunda Akdeniz Okul Araştırma
Projesi) programını benimsemiştir. Bu proje Cezayir, Fas, Lübnan, Tunus ve Mısır gibi
ülkeleri içermektedir. Programın 15-17 yaş grubu öğrencileri kapsamaktadır.
2003 yılında bu konuda bir pilot araştırması gerçekleştirildikten sonra proje 2009 yılında
bütün ülkeyi içerecek şekilde iki büyük kentte (Rabat-Sale) uygulanmıştır. Nitekim bu
bağlamda ikinci ulusal MedSPAD 2013 yılında gerçekleştirilmiştir.
Fas MedSPAD projesinin amaçları 15 ila 17 yaş arası gençlerin uyuşturucu kullanımı
prevelansını belirlemek, uyuşturucu kullanım yaşının başlangıcını belirlemek ve gençlerin
bilgisi konusunda ve gençlerin uyuşturucuyla ilgili bakış açıları ve davranışları konusunda
daha fazla bilgi edinmektir.
Proje bu bağlamda Fas okullarında zihin sağlığının geliştirilmesi ve uyuşturucunun engellenmesine yönelik olarak güçlü politikaların uygulanması bağlamında bazı uyuşturucu
kullanımı faktörlerini incelemeyi amaçlamaktadır.
156
Although illegal, and forbidden by Muslim religion, drugs are easily available in Morocco.
To conduct well designed school surveys, Morocco adopted the MedSPAD (Mediterranean
School Survey Project on Alcohol and Other Drugs), which is supported by the Pompidou
Group at the Council of Europe. This project includes countries like Algeria, Morocco,
Lebanon, Tunisia, and Egypt. The intention was to cover in Mediterranean countries the
mandatory school-going age group of 15-17 year olds.
After conducting a pilot survey in 2003, the project was conducted in two big cities
(Rabat-Salé), to cover then in 2009 the whole county. The second national Medspad was
launched in 2013.
The objectives of the Moroccan Medspad were to determine the prevalence of substance
use among 15 to 17 years old youths, to seek the age at onset of drug use, and to learn
about teenager’s knowledge, point of view and behaviors regarding drugs. This project
sought to examine some drug use predictive factors to implement strong policies, for
developing mental health and drug prevention in Moroccan schools.
Medspad surveys showed that students clarify drug uses. The young age of initial drug
use imposes the implementation of preventive and counseling programs for very young
students (elementary school) prior to onset. The development of effective school prevention policies, drug law and community intervention programs (prevention, treatment and
rehabilitation) may be most urgent. Similar surveys will be conducted to observe the trend
of drug use among the Moroccan youth.
157
Biyografi
Biography
Eğitim:
Education:
1996-2000: Litvanya, Vilnius Üniversitesinde Sosyal Çalışmalar Alanında Lisans
1996-2000: Bachelor’s in Social Work,
Vilnius University, Lithuania.
2000-2002: Litvanya Vilnius Üniversitesinde Sosyal Çalışmalar Alanında Master
2000-2002: Master’s in Social Work,
Vilnius University, Lithuania.
2002-2013: Litvanya, Vilnius Üniversitesinde Sosyal Çalışmalar Alanında Doktora
2002-2013: Doctoral studies in Educology,
Vilnius University, Lithuania.
2013 Litvanya, Vilnius Üniversitesinde
Sosyal Bilimler, Eğitim Bilimleri alanında
Doktora.
2013 Doctor of Social Sciences, Educology, Vilnius University, Lithuania.
İş deneyimi:
Dr. Inga Bankauskiene
Litvanya
Dr. Inga Bankauskiene
Lithuania
1999-2000: “PARAMA” hizmet destek
merkezinde kıdemli uzman, Vilnius Kenti
Belediyesi
2000-2004: Eğitim bölümünde Başuzman,
Vilnius Kenti Belediyesi
2004-2005: Uyuşturucu Kontrol Politikası
Analizi ve Uyuşturucu Kontrol Departmanı
Strateji Bölümünde Baş Uzman, Litvanya
Cumhuriyeti
2005-2009: Uyuşturucu Kontrol Politikası
Analizi ve Uyuşturucu Kontrol Departmanı
Strateji Bölümünde Başkan, Litvanya
Cumhuriyeti
2011-2013: Uyuşturucu, Tütün ve Alkol
Kontrol Departmanı Strateji, Gözlemleme
ve Analiz Bölümünde Başkan Yardımcısı
2014 yılından buyana: Uyuşturucu, Tütün
ve Alkol Kontrol Departmanı Psikoaktif
Madde Kullanımının Engellenmesinin
Koordinasyonu Bölümünde Başkan.
Bilimsel ilgi alanları: psikoaktif maddelerin
kullanımının engellenmesi yönünde eğitim,
okul tabanlı olarak psikoaktif maddelerin
kullanımının engellenmesi. Psikoaktif
maddelerin değerlendirilmesi ve müdahale
çalışmaları.
158
Work Experience:
1999–2000 : Senior specialist of Service
support centre “PARAMA”, Vilnius City
Municipality.
2000 –2004 : Chief specialist of Education
division, Vilnius City Municipality.
2004–2005: Chief specialist of Drug
Control Policy Analysis and Strategy Division of Drug control department under the
Government of the Republic of Lithuania
2005–2009: Head of Drug Control Policy
Analysis and Strategy Division of Drug
control department under the Government
of the Republic of Lithuania
2011-2013: Deputy head of Strategy,
monitoring and analysis division of Drug,
tobacco and alcohol control department
Since 2014: Head of Psychoactive substance use prevention coordination division of Drug, tobacco and alcohol control
department
Areas of scientific interests: Psychoactive
substances use prevention education.
School based psychoactive substances
use prevention. Evaluation of psychoactive
substances use prevention interventions.
159
Litvanya’da Psikoaktif
Madde Kullanımının
Önlenmesine Yönelik
Bir İyi Uygulama Örneği
Psychoactive Substance
Use Prevention in
Lithuania: Towards
Best Practice
Dr. Inga Bankauskiene
Dr. Inga Bankauskiene
30 Eylül 2014, Paralel Oturum III B, 09.30-11.00
30 September 2014, Parallel Session III B, 09.30-11.00
Araştırmanın amacı psikoaktif maddelerin (ki bu ibare bundan böyle bu metinde “PS”
olarak geçecektir) Litvanya’da kullanımının engellenmesidir. Bu amaca ulaşmak amacıyla
araştırma ve Delphi (uzman değerlendirme) metodu seçilmiştir. Söz konusu araştırmaya
yönelik olarak 19 uzman görev almıştır.
The aim of the survey was to identify psychoactive substance (hereinafter-PS) use prevention improvement possibilities in Lithuania. To reach this aim expert survey and Delphi
(expert evaluation) method was chosen. Set size of expert survey consisted of 19 experts.
Araştırmanın üç aşamasından sonra psikoaktif madde kullanımının engellenmesine yönelik
olasılıkları ulusal ve belediye düzeyinde olarak ifade edebiliriz. Bunlar ilgili tedbirlerin
planlanması ve politik tedbirlerin uygulanması ve kontrol alanlarından oluşmakta olup
bu bağlamda psikoaktif maddelerin kontrolü ve engellenmesi programının değerlendirilmesi, koordine edilmesi ve uygulanmasına yönelik gereksinim duyulan uygun maddi ve
insan kaynakları tahsis edilmektedir. Okul düzeyinde yapılan müdahale programlarına
yönelik olarak tutarlı ve sürekli olarak bir eğitim uygulanmakta olup bu bağlamda bütün
eğitim aşamalarında bilimsel olarak öğrencilere materyaller sunulmakta ve bütün okul
aktivitelerinde sağlıklı yaşam tarzı teşvik edilmekte ve öğrencilere yönelik elverişli ve
güvenli ortamların oluşturulmasına çalışılmaktadır. Ebeveynlerin beklenti ve ihtiyaçları
doğrultusunda ebeveynlere psikoaktif madde (PS) konusunda bilgiler sunulmakta, eğitimler
organize edilmekte, çeşitli aktiviteler düzenlenmekte ve planlanan değerlendirme kriterleri
doğrultusunda PS’nin engellenmesine yönelik çalışmalar gerçekleştirilmektedir.
Bütün seviyelerde PS kullanımının engellenmesine yönelik olasılıklar ve uygulama
imkânları bilimsel anlamda değerlendirilmekte olup bu bağlamda PS’nin kullanımının engellenmesine yönelik etkin programlar geliştirilmekte ve bu programların diğer engelleyici
programlara ve okul düzeyindeki eğitim müfredatıyla uyum sağlaması amaçlanmaktadır.
Nitekim PS’nin kullanımının engellenmesi alanında uzmanların niteliklerinin geliştirilmesi
de ayrı bir önem teşkil etmektedir. Okul ve belediye düzeylerinde şu veya bu şekilde PS
kullanan çocuklar ve gençlerin belirlenmesi ve erken müdahale programları uygulanmakta
olup çocuklar ve gençlere yönelik boş zamanlarını değerlendirebilecekleri mekânların
oluşturulması amaçlanmaktadır.
After three stages of expert survey we can claim that possibilities of PS use prevention
improvement in national, municipal levels lie in planning and implementing measurements of political and control areas with regard to proper material, financial, and human
resources for implementation, coordination and assessment of PS control and prevention
programs. School level needs consistent and continuous education of student life skills-in
proper organization of this process in all education stages, using scientifically grounded
materials for students including encouragement of healthy life style in all school activities,
creating favourable and safe environment for students; clearing needs and expectations
of parents providing them with information on ongoing PS use prevention in school, organizing trainings and activities for parents, assessing launched preventive actions on PS use
under planned assessment criteria.
Possibilities of PS use prevention improvement in all levels open up on accreditation and
implementing thorough and scientifically grounded, efficient programs of PS use prevention, which match with other preventive programs and education content in school level;
improving qualification of specialists working in PS use prevention area. In school and
municipal levels-creating and establishing early intervention programs for children and
youth, who experiment or irregularly use PS; creating spaces for meaningful leisure for
children and youth.
Keywords: Psychoactive Substances, Prevention, Delphi Survey, National, Municipal and
School Levels.
Anahtar kelimeler: Psikoaktif Maddeler, Engelleme, Delphi Araştırması, Ulusal Belediye
ve Okul Düzeylerinde
160
161
Peer van der Kreeft
Belçika
Peer van der Kreeft
Belgium
Biyografi
Biography
Sosyal eğitmen olan Peer van der Kreeft
2011 yılına kadar 25 yıl boyunca DE
Sleutel uyuşturucu tedavi ve koruma
merkezinde başkanlık görevini yürütmüştür. 2011 yılında konferanslar vermek ve
araştırmalar yapmak üzere University
College Ghent’e atanmıştır. Ekspertiz
(uzmanlık) alanı yaşam becerilerine yönelik
eğitimlere odaklanan önleme programları
ve eğiticilerin eğitiminin geliştirilmesidir.
Peer van der Kreeft, social educator,
has been the head of prevention at De
Sleutel Drug Treatment and Prevention
Centre for 25 years until 2011 when he
was appointed as a full time lecturer/
researcher at the University of College
Ghent. His expertise is design of prevention programs focusing on lifeskills
education and developing training of
trainers.
Peer 1990 ila 1996 yılları arasında LionsQuest ekibini yönetmiş olup 2002-2006
yılları arasında EU Prevnet ağına başkanlık
yapmış ve EU-DAP uyuşturucu kullanımı
engelleme müdahale grubuna liderlik
yapmış olup ayrıca eğiticilerin eğitimi ve
programın adaptasyonuna yönelik olarak
EU-DAP Fakültesi adlı projesinde görev
almıştır.
Halihazırda Avrupa Birliği Erkek Çocuklar
ve Kız Çocuklar Projesini koordine etmektedir. Uyuşturucu Kullanımının Önlenmesine Yönelik Avrupa Topluluğunun (EUSPR)
yönetim kurulunda olup Avrupa Span
Projesi bünyesindeki bilimsel öğrenme
programları kapsamında uyuşturucunun
engellenmesine yönelik faaliyetlere liderlik
yapmaktadır.
Peer örneğin UNODC ve EMCDDA gibi
ağlara aktif bir şekilde katkılar sunan bir
araştırmacıdır.
162
Peer has conducted the Lions-Quest
Team 1990-1996, presided the EU
Prevnet Network from 2002-2006,
and has led the EU-DAP Drug Abuse
Prevention Intervention group and the
EU-DAP Faculty project for Program
adaptation and training of trainers.
Currently he coordinates the EU Boys
and Girls Plus Project.
He is on the board of directors of
EUSPR, the European Society for
Prevention Research and is leading
the mapping of prevention science
learning programs within the European
SPAN project.
Peer is an active contributor to
networks such as the UNODC and
EMCDDA.
163
EU-Dap Ağı Unplugged
Uyuşturucu Madde Önleme
Programı
The Unplugged drug
prevention program
from the EU-Dap network
Peer van der Kreeft
Peer van der Kreeft
30 Eylül 2014, Paralel Oturum III B, 09:30-11:00
30 September 2014, Parallel Session III B, 09:30-11:00
Söz konusu bu uyuşturucu engelleme programı 10-14 yaşları arasındaki çocuklarda sigara,
alkol ve diğer uyuşturucuların kullanımını engelleme amacına yönelik 16 oturumdan müteşekkil olan kanıtlara dayalı bir program niteliğindedir. Söz konusu bu program 2005 yılında
yedi Avrupa ülkesinde geliştirilmiş ve değerlendirilmiştir. Bugün dünyanın her tarafında
30’u aşkın ülkede uygulanmaktadır. Yukarıda belirtilen bu EU-Dap uyuşturucu kullanımının
engellenmesine yönelik çalışma programı kapsamında geliştirilen çalışmaların sonucunda
marihuana kullanma riski %23 oranında azalmış, ilk olarak %28 oranında alkolle tanışma
riski azalmış olup ayrıca günlük olarak sigara içme riski %30 oranında azalmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde programa ilişkin unsurlar ve çalışma sonuçlarına ilişkin veriler
sunulacaktır.
Unplugged is an evidence based program with twelve sessions to prevent use of tobacco,
alcohol and other drugs by children of 10-14 year old. It has been developed and evaluated
2005 in seven European countries. Today it is being applied in more than thirty countries
worldwide. The EU-Dap Drug Abuse Prevention study group revealed that the intervention
resulted in 23% reduced risk of using cannabis, 28% reduction of risk to get alcoholintoxicated weekly and 30% reduction of risk to smoke daily. A first part of the paper will
elaborate on the program components and content as well as the study results.
İkinci olarak örneğin Arap bölgesi, Brezilya ve Rusya gibi birbirinden farklı kültürel unsurlarda söz konusu programın adaptasyon prosesi ve uygulama süreci etkinliğini kanıtlamış
olan programa yönelik bağımlılık ve lokal koşullar ve kültürel ihtiyaçlar arasındaki dikkatli
bir denge esasına binaen sunulacaktır. Sonuç olarak yukarıda belirilen uyuşturucu engelleme programına ilişkin bir analiz sunulacak olup, bu bağlamda ilk olarak “müdahaleyi neyin
etkin kıldığı sorusu” ele alınacaktır.
164
Secondly, the implementation and adaptation processes in different cultures such as the
Arabic region, Brazil and Russia have delivered interesting data on the careful balance
between adherence to the proven effective program and needs of the local circumstances
and culture. Finally, the contribution of a recent mediator analysis of Unplugged is proposed, starting from the question “what makes the intervention effective?”.
165
Savaş Yılmaz
Türkiye
Savaş Yılmaz
Turkey
166
Biyografi
Biography
Lisans derecesini Ankara Üniversitesi
Siyasal bilgiler Fakültesi İşletme Bölümünde, Yüksek lisansı Gazi Üniversitesi
Kamu Ekonomisi bölümünde tamamladı.
Halen Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler
Fakültesi Kamu Ekonomisi Doktorasına
devam etmekte.
Savaş Yılmaz graduated from the Faculty
of Political Sciences, University of Ankara.
Accomplished his master degree in public
economy at Gazi University, still following up his Ph. D. in the Faculty of Political
Sciences Department at the University of
Ankara in public economic policy.
İş hayatına Dışbank A.Ş.’de müfettiş
olarak başladıktan sonra Dünya Bankasının
Türkiye’de Yürüttüğü büyük programlardan
olan Sosyal Riski Azaltma Projesi’nde ve
İstanbul Sismik Riskin Azaltılması ve Acil
Durum Hazırlık Kapasitesinin Arttırılması
Projesi’nde yöneticilik yaptı ve son olarak
da Sağlıkta Dönüşüm ve Sosyal Güvenlik
Reformu Projesi Direktörlüğü ile Sosyal
Güvenlik Kurumu Proje Uygulama Direktörlüğünü yürüttü.
He started his career as a supervisor at
Dışbank A.Ş., continuing at the World
Bank in Turkey as a manager leading big
projects, such as Social Risk Reduction,
Reducing Istanbul Seismic Risk and Managing Emergency Situation Preparation
Capacity and finally directing the Health
Transformation and Social Security Reform
Project as well as the Social Security
Reform Project.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan müşavirliği ve Özel sektörde çeşitli kuruluşlarda
icra kurulu üyelikleri de yapan Savaş
Yılmaz Ağustos 2013 tarihinden itibaren
Yeşilay Genel Müdürlüğü’nü yürütmektedir. Sosyal Politika üzerine yayınlanmış üç makalesi, emeklilik sistemi üzerine yüksek lisans tezi ve Türkiye Sosyal Yardım
Sistemi üzerine bir adet seminer kitabı
bulunmaktadır.
Savaş Yılmaz was in the Ministry of Labor
and Social Security consultant and on the
executive board of different organizations,
started in August 2013 as the General
Manager at the Green Crescent. There are
3 published articles about social politics,
a postgraduate thesis about the pension
system and 1 seminar book about the
Turkish welfare system.
167
Türkiye Bağımlılıkla
Mücadele Eğitim Programı
(TBM)
Addiction Training
Program of Turkey
(TBM)
Savaş Yılmaz
Savaş Yılmaz
30 Eylül 2014, Paralel Oturum III B, 09:30-11:00
30 September 2014, Parallel Session III A, 09:30-11:00
Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Eğitim Programı (TBM) Yeşilay tarafından geliştirilen ve
öncelikli olarak öğrenciler ve ardından tüm toplumu hedefleyen bir eğitim programıdır.
Anaokulundan başlamak üzere toplumun tüm yaş gruplarını hedef kitle olarak kabul edip
bu hedef kitledeki tüm bireylere bağımlılıklar konusunda eğitimler vererek farkındalık
oluşturmayı amaçlayan bir programdır.
Addiction Training Program of Turkey (TBM) is developed by the Green Crescent, which
aims to reach primarily students, subsequently the whole population. This program’s goal
is to start in kindergarten, continuing with all ages in the target group, enhancing awareness on drug abuse and giving training in this content.
Program, bağımlı olmayan bireyleri bağımlılık sürecine girme riskini en aza indirecek,
evrensel temelli, bir eğitim programı olup program kapsamında başta çocuklar ve gençler
olmak üzere tüm ilgili kesimlere önleyici eğitim hizmeti sunulması amaçlanmaktadır.
Bu program, tüm öğrenci gruplarının bağımlılıklara yönelik önleyici eğitim programı kapsamında bilgi, beceri ve tutumlarını kapsamlı olarak edinebilmeleri için hazırlanmıştır. Bu
kapsamda TBM; öğrencilerin önleyici temel ihtiyaçları dikkate alınarak geliştirilmiş, Tütün
Bağımlılığı, Alkol Bağımlılığı, Madde Bağımlılığı, Teknoloji Bağımlılığı ve Sağlıklı Yaşam
Eğitimi olmak üzere 5 alanda anaokulu, ilkokul, ortaokul, lise ve yetişkinler için hazırlanmış
toplam 18 modülden oluşmaktadır. Eğitim programında kullanılan tüm içerikler Yeşilay
Bilim Kurulunun da içinde bulunduğu profesyonel bir eğitim kadrosu tarafından bilimsel
temelli yaklaşım ile her yaş seviyesine uygun, bilimsel ve kanıta dayalı modüler eğitim
programı olarak hazırlanmıştır.
Yeşilay tarafından geliştirilen bu program kapsamında Türkiye genelinde 475 rehberlik
öğretmenine formatörlük eğitimi uygulanacaktır. Formatörlük eğitimi uygulanan eğitimciler
bulundukları il/ilçe ya da kurumda eğitici eğitimlerini yapmak üzere hedef kitlenin ihtiyaç
ve özelliklerini göz önünde bulundurarak eğitim planı oluşturacaklardır.
Yeşilay tarafından hazırlanan eğitim materyallerini kullanarak bulundukları bölgedeki
öğretmen, imam vb toplumla birebir iletişim halinde olan kişilere eğitici eğitimini uygulayıp
bu kişilerin toplumdaki her yaş grubundan bireylere eğitimleri vermelerini sağlayarak süreç
boyunca çıkan sonuçları raporlayıp bu raporları Yeşilay ile paylaşacaklardır.
168
The program aims to diminish the risk of getting addicted to the minimum, giving a
prevention education service, being a universal grounded education program for primarily
children and teenagers.
This program has been prepared in order to show all student groups concerning addiction,
information, skill and behavior prevention possibilities. TBM program, has been developed
taking the students basic needs under consideration including tobacco addiction, alcohol
addiction, drug addiction, technology addiction, and healthy living education, is prepared
in 5 areas such as kindergarten, elementary school, high school and adults consisting of a
total of 18 modules. This program has been prepared by the professional Green Crescent
Science Committee, which contains of a professional education staff, based upon a scientific approach fitting all age groups, scientific and evidence based modules.
475 school counselors in Turkey will be trained in this program, which has been enhanced
by the Green Crescent. Teachers, who have taken this education, will establish a teaching
plan in their own districts/provinces, bearing in mind the needs of the target group.
Giving training to teachers, imams and people, who are in touch with the society, who will
practice these training on all ages in the society, the implementation and results of the
program will be reported to the Green Crescent.
169
Doç. Dr. Marilyn Clark
Malta
Assoc. Prof. Dr. Marilyn Clark
Malta
170
Biyografi
Biography
Marilyn Clark Malta Üniversitesi Psikoloji
Departmanında Doçent Doktor olarak
görev yapmaktadır. Sheffield Üniversitesi
Sosyoloji Çalışmaları konusunda doktora
yapmış olup, Liverpool Üniversitesi Sosyal
Psikolojisi konusunda master yapmıştır.
Marilyn Clark is an associate professor
at the Department of Psychology at the
University of Malta. She holds a masters
in social psychology from the University of
Liverpool and a PhD in sociological studies
from the University of Sheffield.
Clark’ın temel araştırma konuları uyuşturucu bağımlıları, cezai unsurlar, gençlik ve
ergenlerdir. 2010 yılı ila 2013 yılları arasında sosyal politikadan sorumlu bakanlık
bünyesinde alkol, uyuşturucu ve diğer
bağımlılık yapıcı maddelerin kullanımına
yönelik ulusal komisyonda (NCADAD)
başkanlık görevini üstlenmiştir.
Her main research interests are addictive
careers, criminal careers, stigma, youth
and emerging adulthood. She held the
post of chairperson of the National Commission on the Abuse of Alcohol, Drugs
and other Dependencies (NCADAD) within
the Ministry responsible for social policy
from 2010 till 2013.
Hâlihazırda toplumun Toplumsal Refah
Amaçlı Başkanlık Kuruluşu bünyesinde
bulunan Uluslararası Uyuşturucu Bağımlılığından Kurtulma Merkezinin bir üyesidir.
Çalışmakta olduğu alanda dergilerde
yayınlanmış bulunan çok sayıda makalesi
mevcuttur.
She is currently a member of the Centre
for Freedom from Addiction within the
President’s Foundation for the Wellbeing
of Society. She has published extensively
in a number of peer reviewed journals and
books.
171
Malta’da Eğlence Amaçlı Marihuana
Kullanıcılarının Kariyerlerinin Araştırılması: Erişkinlere Yönelik Bir Çalışma
Exploring the Career Path of Recreational Marijuana Users in Malta:
A Study among Emerging Adults
Doç. Dr. Marilyn Clark
Assoc. Prof. Dr. Marilyn Clark
30 Eylül 2014, Paralel Oturum III B, 09:30-11:00
30 September 2014, Parallel Session III B, 09:30-11:00
Bu çalışmada temelde erişkinlik döneminde olan Malta’da eğlence amaçlı marihuana
kullanıcılarının kariyer yollarının araştırılması amaçlanmaktadır. Bu çalışma kapsamında
aynı zamanda rekreasyonel (eğlence amaçlı) uyuşturucu kullanımını nelerin teşkil ettiğinin
anlaşılması hedeflenmektedir. Bu bağlamda benimsenen metot sıralı transformatif strateji
(Creswell, 2003) olup temelde her ne kadar bazı kantitatif çalışmalar kapsamlı olarak
bazı bireylerle mülakatlar yapılmasını gerektirse de olumlu niteliktedir. Malta’da kendi
kendilerini rekreasyonel amaçlı marihuana kullanıcısı olarak tanımlayan 18 ila 30 yaşları
arasındaki ergenlere yönelik olarak kalitatif araştırma metotları marihuana kullanım
kariyer yoluyla ilgili olarak kullanılmaktadır. Bu bağlamda katılımcıların nasıl marihuanaya
başladığı, bu alışkanlığın nasıl geliştiği veya azaldığı ve bir süre durup sonra nasıl başladığı
konusunda araştırmalar yapılmaktadır.
Adopting a career approach to substance use, this paper seeks primarily to explore the
career path of recreational marijuana users in Malta who are in the period of emerging
adulthood. It also seeks to explore their understandings of what constitutes recreational
drug use and the representations of their own use of marijuana.The method adopted is a
sequential transformative strategy (Creswell, 2003) and is primarily constructivist although
some quantitative work is engaged into recruit a number of participants for in-depth
interviewing. Utilising a screened sample of Maltese emerging adults aged 18 to 30 who
self-identified as recreational marijuana users, the qualitative research maps the contingencies associated with the marijuana using career path and documents how participants’
use initiated, escalated, de-escalated, desisted for some time and then started again.
Çalışmanın başlangıç noktasında çeşitli aşamalarda motivasyonel olarak yapıların değişmesi ve marihuana kullanımı konusunda lineer olmayan unsurlar değerlendirilmektedir. Bu
bağlamdaki bulgular aynı zamanda yukarıda belirtilen grubunun kendi kendilerine yönelik
“problemsiz” ve “kontrollü” olarak uyuşturucu kullanımlarına yönelik tanımlamalarını
içermektedir. Ayrıca süregelen davranış kontrolü kullanılmıştır. Bu çalışmada geleceğe
yönelik araştırmalara ilişkin unsurlar ve çalışma bulgularının sonucu ortaya çıkabilecek
olan politika değerlendirilmektedir.
Anahtar kelimeler: Rekreasyonel Amaçlı Marihuana Kullanımı, Kariyer Yolu, Erişkinler,
Beklenmedik Durumlar
172
The study points to the non-linearity of the marijuana using career and the changing
motivational patterns operating in the various stages. The findings also highlight how the
sample defined their use as ‘unproblematic’ and ‘controlled’ and therefore not impinging
on their adaptive functioning. Continued control of the behaviour was stressed. The use
was, however, identified as having an important value in their life, indicating attachment
to the behaviour that might potentially turn into excessive use. The paper concludes with
some implications for further research and policy that emerge from the findings.
Keywords: Recreational Marijuana Use, Career Path, Emerging Adults, Contingencies
173
Prof. Dr. Faruk Aşıcıoğlu
Türkiye
Prof. Dr. Faruk Aşıcıoğlu
Turkey
174
Biyografi
Biography
Faruk Aşıcıoğlu 1985 yılında İstanbul
Üniversitesi-Cerrahpaşa Tıp Fakültesinden
mezun oldu. 1991 yılına kadar Türkiye
Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığının çeşitli
bölümlerinde çalıştı. Adli Tıp alanında
uzmanlığını 1994 yılında aldı, aynı alanda
2004 yılında Doçent, 2014 yılında Profesör
oldu. Ayrıca, Tıbbi Biyoloji alanında Bilim
Doktoru unvanına sahiptir (2006).
Faruk Aşıcıoğlu graduated from Istanbul University- Cerrahpaşa Faculty of
Medicine at 1985. He worked at different departments of the Turkish Ministry
of Health until 1991. He had specialist
degree in Forensic Medicine (1994), Associate Professor (2004), Professor (2014).
He also had Ph.D. degree in Medical
Biology (2006).
Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı Adli
Tıp Kurumunda asistanlığını müteakiben
sırasıyla Adli Belge İnceleme Şubesi
(1994-2000), Biyoloji İhtisas Dairesi
(2000-2003; başkan olarak) ve 2003-2014
yılları arasında 5. İhtisas Kurulu Başkanı
(özellikle adli toksikoloji, narkotik ve adli
genetik alanında bilirkişilik yapan bilirkişi heyeti) olarak aralıksız toplam 22 yıl
çalıştı. Şu anda İstanbul Üniversitesi Adli
Tıp Enstitüsünde Profesör olarak görevine
devam etmektedir.
He worked consecutive 22 years at the
Council of Forensic Medicine, the Turkish
Ministry of Justice, respectively at the
Q&D drepartment (1994-2000), Biology
Department (2000-2003; as a director) and
as a chairman of the 5th Committee (the
supreme expertise organ about forensic
toxicology, narcotics, and genetics in
Turkey) of the Council between 20032014. He works now as a Professor at the
Institute of Forensic Medicine, University
of Istanbul.
Birçok ulusal ve uluslararası dergide
yayınlanan makalesinin yanı sıra Adli Tıp
alanında Türkçe olarak basılmış beş kitabı
bulunmaktadır. Halen birçok ulusal ve
uluslararası bilim kuruluşunun üyesi olarak
aktif bir role sahiptir. Bu mesleki kuruluşlardan Adli Belge İnceleme Derneği’nin
ve Adli Biyoloji, Genetik ve Gen Hukuku
Derneği’nin kurucusu ve halen başkanıdır.
Ayrıca, EMCDDA (Avrupa Uyuşturucu ve
Uyuşturucu Bağımlılığını İzleme Merkezi)
Türk Odak Noktası olan TUBIM Erken Uyarı
Sistemi’nin ulusal uzmanıdır.
Besides many national and international
published articles, he wrote five books in
Turkish in the Forensic field. He has active
role as a member at many national and
international scientific organisation. He is
the founder and still president of the Turkish Association of Questioned Document
examination, and the Turkish Association
of Forensic Biology, Genetics and Gene
Law. He is also a national expert of Early
Warning System of TUBIM, which is the
Turkish Focal Point of EMCDDA (European
Monitoring Center Drug for Drugs and
Drug Addiction).
175
Türkiye’nin Yeni Psikoaktif
Maddelerle Mücadeledeki
Yeni Stratejileri
New Strategies of Turkey for
Fighting against to the New
Psychoactive Substances
Prof. Dr. Faruk Aşıcıoğlu
Prof. Dr. Faruk Aşıcıoğlu
30 Eylül 2014, Paralel Oturum IV A, 11.30-13.00
30 September 2014, Parallel Session IV A, 11.30-13.00
Yeni psikoaktif maddeler geçtiğimiz on yılda iyi bilinen uyuşturucuların yerine geçmiştir.
Bu gerçeğin en önemli sebebi bu maddelerin ceza alınmadan satışı ve kullanımı olmuştur.
Evrensel “Cezanın Kanuniliği İlkesi” gereği yeni bir psikoaktif madde, yakalanma olduğu
esnada, ulusal veya taraf olduğumuz uluslararası hukuk sözleşmeleri altında yasa dışı
madde olarak listelenmediği takdirde bireyler bu maddeleri bulundurma, kullanma veya
kaçakçılığını yapmaktan suçlu bulunmamaktadırlar. Bu maddelerin Dünya çapında yayılmasının bir başka sebebi de söz konusu psikoaktif maddelerin “bitkisel” oldukları ve dolayısı
ile zararsız oldukları intibaını yaratan pazarlama stratejisidir.
New psychoactive substances substıtuted well known narcotics in the last decade. The
main reason of this reality was trading and using of them without penalty.
Avrupa Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığını İzleme Merkezi, Avrupa Ülkelerinde uyuşturucu kullanımı ve kaçakçılığı ile mücadele konusunda ülkeler arasında işbirliği ve uyumun
sağlanması hususunda çaba göstermektedir. TUBİM, bu kuruluşun Türkiye Odak Noktası
olup, TUBİM’e bağlı Erken Uyarı Sistemi grubu uyuşturucu suiistimali ile ilgili farklı devlet
kurumları tarafından seçilen istekli grup üyelerinden oluşmaktadır. Grup, üyeleri arasındaki
hızlı ve etkili iletişim sayesinde son derece dinamiktir. Bu grubun öncülüğünde bugüne
kadar üç yüzden fazla yeni psikoaktif madde yasa kapsamına alınmıştır. Ancak ne yazık ki
listeye eklenen her yeni maddeyi, önceden bilinen maddelerin kimyasal yapılarında küçük
değişiklikler yapmak sureti ile elde edilen ve henüz listede olmayan yeni maddeler takip
etmektedir.
TUBİM Erken Uyarı Sistemi grubu şimdilerde “jenerik sistem” adı verilen bir diğer listeleme stratejisi üzerinde çalışmaktadır. Bu sistem, maddelerin isimlerinin tek tek listelenmesi
yerine kimyasal bir grubun adının; izomer, ester, eter ve tuzlarını da kapsayacak şekilde
kontrol altındaki maddeler listesine dâhil edilmesidir.Sihirli mantar yetiştirme kitleri konusunda mevzuatta olan boşluğun giderilmesi ise bir başka önemli husustur.
Anahtar kelimeler: Yeni Psikoaktif Maddeler; Uyuşturuculara Uygulanan Yasal Prosedürler; Sihirli Mantar Yetiştirme Kitleri; Yasal Uyuşturucular
176
Because, due to ‘universal principle of legality’ no one shall be held guilty of possession, use or trafficking ıf a new psychoactive substance is not yet listed as a controlled
substances under national or international law when it was committed. Another reason
of world wide proliferation was the marketing strategy of that psychoactive substances is
‘herbal’ and harmless.
European Monitoring Centre for Drugs and Drug Addiction coordinated and cooperated
efforts to the illicit drug use and trafficking among the European countries. TUBİM is
Turkish focal point of this organisation and its Early Warning System group is very dynamic
by means of fast and effective communication among the enthusiastic group members
all selected by different govermental organisations which are related with drug abuse. At
the pioneering of this group, more than three hundred new psychoactive substances have
been listed till now, but unfortunately, every new listed substances were followed by new
unlisted ones with small changes of previously known chemical structures.
TUBİM is working on another listing strategy called “generic system”. It refers to the inclusion, usually within the list of individual substances under control, of a precise definition
of a group of substances; this is over and above the isomers, esters, ethers, and salts and
include all of them at the controlled substance list.
Closing the legislative gaps about the magic mushroom growing kits is another challenge
for Turkish criminal law.
Keywords: New psycho-active substances; Legal procedures of controlled drugs; magic
mushroom growing kits; Legal highs.
177
Paul Griffiths
İngiltere
Paul Griffiths
UK
178
Biyografi
Biography
Paul Griffiths uyuşturucu alanında 25 yıldır
çalışmalar yapmaktadır. 1999 öncesinde
Paul Griffiths, uyuşturucu konularında
araştırma projelerinin geniş bir yelpazede
yer aldığı Londra’daki Ulusal Bağımlılık
Merkezinde bulundu.
Paul Griffiths has worked in the drugs field
for over 25 years. Prior to 1999, he was
based at the National Addiction Centre
in London, where he was involved with a
wide variety of research projects on drug
issues.
2000 yılından itibaren Viyana’da BM
Uyuşturucu ve Suç Ofisi (UNODC) için
ve akabinde, Lizbon şehrinde Avrupa
Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığını
İzleme Merkezi (EMCDDA) için ilk kıdemli
epidemiyolog olarak çalışarak uyuşturucu
kullanımının uluslararası izlenmesi aktivitelerine odaklamıştır.
From 2000, his activities have focused on
the international monitoring of drug use,
working first as senior epidemiologist
for the United Nations Office on Drugs
and Crime, in Vienna, (UNODC), and
subsequently, for the European Monitoring Centre for Drugs and Drug Addiction
(EMCDDA), in Lisbon.
Paul, 2003 yılında epidemiyoloji biriminin
başkanı olarak EMCDDA’ya katılmış ve
2010 yılında Bilimsel Direktörü olarak
atanmıştır. Onun şimdiki görevi, EMCDDA
bilimsel çalışmalarının genel koordinasyonudur.
Paul joined the EMCDDA in 2003, as
head of the epidemiology unit and was
appointed Scientific Director in 2010.
In his current role he is responsible for
the overall coordination of the EMCDDA
scientific work.
2012 yılında, onun çalışması NİDA
uluslararası programı tarafından dikkate
alınmıştır ve uluslararası liderlikte mükemmellik ödülünü almıştır ve Kings College
London’da Psikiyatri Enstitüsü Bağımlılık
Bölümünde misafir öğretim görevlisidir.
In 2012, his work was noted by the NIDA
international programme and he received
an award for excellence in international
leadership and holds an honorary position
as a visiting senior lecturer in the Department of Addictions, Institute of Psychiatry,
King’s College London.
179
EMCDDA ve AB Erken
Uyarı Sisteminin Avrupa’da
Yeni Psikoaktif Maddelerin
İzlenmesinde Rolü
The Role of the EMCDDA and the
EU Early Warning System in the
Monitoring of New Psychoactive
Substances in Europe
Paul Griffiths
Paul Griffiths
30 Eylül 2014, Paralel Oturum IV A, 11.30-13.00
30 September 2014, Parallel Session IV A, 11.30-13.00
Yeni psikoaktif maddeler üzerinde AB Erken Uyarı Sistemi on beş yıldan daha fazla bir
zamandır çalışmaktadır. EWS, kamu sağlığında hayret uyandırabilecek ve sosyal tehditler
oluşturabilecek yeni psikoaktif maddeler hakkında bilgi alışverişi için neredeyse gerçek
zamanlı bir araçtır.
The EU Early Warning System on new psychoactive substances (EWS) has been operating
for more than fifteen years. The EWS is a near real time vehicle for the exchange of information on new psychoactive substances that may pose public health and social threats.
Şimdi her zamankinden daha fazla, EWS, hem Avrupa genelinde hem de dışında yeni
psikoaktif maddeler hakkında en güncel bilgilere Üye Devletlerinin ve AB Kurumlarının
erişime sahip olmasını sağlamada önemli bir rol oynayarak onlara katma değer sağlar.
Geçtiğimiz birkaç yıl içinde yeni psikoaktif maddelerin sayısında, tipinde büyümesinde ve
kullanılabilirliğinde benzeri görülmemiş bir büyümeyi Avrupa görmüştür. 2013 yılında, üst
üste beşinci yıl için, EWS vasıtasıyla ilk kez 81 madde rekor sayıda tespit edildi ve rapor
edildi. Bu, tek bir yıl için şimdiye kadar bildirilen maddelerin en büyük sayısını gösterir
sistem vasıtasıyla izlenmekte olan maddelerin toplam sayısının üçte ikisinden daha fazlası
son dört yılda saptanmıştır.
Ayrıca, gerekli hallerde sistem, bilimsel risk değerlendirmesi vasıtasıyla kontrol önlemlerinin geliştirilmesine olanak sağlar. Son zamanlarda, AH-7921 (sentetik opioid), 25I-NBOMe
(LSD olarak satılan etkili bir halüsinojenik fenetilamin), methoxetamine (alternatif olarak
Bir ‘dost torbacık’ ve ketamin olarak satılan, arylcyclohexylamine duyurulan) ve MDPV (bir
halka-ikameli sentetik katinon) ile oluşturulan riskler EMCDDA tarafından değerlendirmiştir.
180
Now, more than ever, the EWS provides added value to the Member States and the EU
Institutions by playing an essential role in ensuring that they have access to the most upto-date information on new psychoactive substances both from across Europe and beyond.
Over the past few years Europe has seen an unprecedented growth in the number, type
and availability of new psychoactive substances. In 2013, for the fifth consecutive year, a
record number of 81 substances were detected and reported for the first time via the EWS.
This represents the largest number of substances ever reported in a single year – more
than two thirds of the total number of substances monitored through the system have
been identified in the last four years.
Further, where necessary, the system allows for the progression through the scientific
risk assessment phase to control measures across the EU. Recently, the EMCDDA has
assessed the risks posed by AH-7921 (a synthetic opioid), 25I-NBOMe (a potent hallucinogenic phenethylamine sold as LSD), methoxetamine (an arylcyclohexylamine advertised
as a ‘bladder friendly’ alternative to, and sold as ketamine) and MDPV (a ring-substituted
synthetic cathinone).
181
Biyografi
Biography
1996-2000 Erciyes Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümünü bitirdi.
He graduated from Erciyes University, Faculty of Science and Literature, Department of Chemistry (1996-2000).
2005 yılında POMEM’i bitirerek polis
memuru olarak göreve başladı.
He completed POMEM and started working as a police officer in 2005.
2008-2014 yılından beri TUBİM’de görevine devam etmektedir.
Between 2008-2014 and still he works at TUBİM.
Ali Bertan
Türkiye
Ali Bertan
Turkey
182
183
184
Türkiye’de Erken Uyarı
Sistemi
Early Warning System
in Turkey
Ali Bertan
Ali Bertan
30 Eylül 2014, Paralel Oturum IV A, 11:30-13:00
30 September 2014, Parallel Session IV A, 11:30-13:00
Görülen yeni uyuşturucuların veya yüksek oranda görülme riskine sahip ancak Türkiye’deki
yasalar tarafından kapsanmayan uyuşturucuların yasal kontrol altına alınması amacıyla
TUBIM dahilinde kurulan Erken Uyarı Sistemi (EWS) Ulusal Çalışma Grubu ve bu çalışma
grubu tarafından yürütülen faaliyetler.
The Early Warning System (EWS) National Working Groupe established within TUBIM for
the purpose of bringing under legal control the new drugs seen or the drugs posing a high
risk of being seen and which are not covered by the law in Turkey and the activities carried
out by this working group.
Erken Uyarı Sistemi’nin (EWS) Türkiye’deki işlevleri ile ilgili bilgilendirme.
Informing on the functioning of the EWS in Turkey.
185
Prof. Dr. Bronwyn Jane Myers
Güney Afrika
Prof. Dr. Bronwyn Jane Myers
South Africa
186
Biyografi
Biography
Dr. Myers Güney Afrika Medikal Araştırma
Konseyi Uyuşturucu ve Alkol Kullanımı
Araştırma Ünitesinde uzman doktordur. Tedavi ve diğer müdahalelere yönelik olarak
başkanlık bu departmanı yönetmektedir.
Dr. Myers is a Chief Specialist Scientist in
the Alcohol and Drug Abuse Research Unit
of the South African Medical Research
Council, where she heads up the treatment and other interventions sub-stream.
Dr. Myers 10 yılı aşkın araştırma deneyimine sahiptir. Son çalışmaları uyuşturucuyla
ilgili cinsel risklerin ve şiddetin azaltılmasına yönelik kadın odaklı müdahaleleri,
alkol kullanan eşler arasındaki cinsel yolla
bulaşan HIV riskinin azaltılmasına yönelik
müdahaleleri, acil servislerde hastalara
yönelik problem çözüm terapisini ve Güney
Afrika uyuşturucu madde tedavi servislerine yönelik performans ölçüm sisteminin
uygulanması ve geliştirilmesi yönündeki
çabaları içermektedir.
Dr. Myers has more than ten years
research experience. Her recent work
includes a trial of a women-focused intervention to reduce drug-related sexual risk
and violence, a trial of an intervention to
reduce sexual risk for HIV among couples
who drink alcohol, a trial of problem
solving therapy for patients in emergency
department settings and ongoing efforts
to develop and implement a performance
measurement system for South African
substance abuse treatment services.
Dr. Myers aynı zamanda uyuşturucu
bağımlılarına yönelik bir doktor olarak son
derece yüksek bir deneyime sahip olup
deneyimi kanıtlara dayalı uygulamalar
doğrultusunda hizmet sağlayıcılarıyla
çalışmayı içermektedir. Öğretim ve denetim görevlerini sürdürdüğü Cape Town
Üniversitesi Psikiyatri ve Zihin Sağlığı
Departmanında kendisine fahri doçentlik
verilmiştir.
Dr. Myers also has considerable experience as an addictions clinician and her
experience includes working with service
providers to implement evidence-based
practices and address barriers to care. She
has an honorary appointment at the level
of associate professor with the University
of Cape Town’s Department of Psychiatry
and Mental Health where she maintains
teaching and supervision duties.
Dr. Myers uyuşturucu kullanımıyla ilgili
rahatsızlıklar, uyuşturucu kullanımına
yönelik zayıf olan popülasyonlar, HIV,
tedaviye erişim ve uyuşturucu kullanımıyla
ilgili hastalıklara yönelik kanıtlara dayalı
uygulamalar konusunda çok sayıda yazılar
yayınlamıştır.
Dr. Myers has published prolifically on the
topics of substance use disorders, vulnerable populations, HIV, access to treatment
and provision of evidence-based practices
for substance use disorders.
187
Güney Afrika’da Temel Sağlık Bakım
Merkezlerinde Uyuşturucu Kullanımına
Müdahale Edilmesi:
Fırsatlar ve Zorluklar
Addressing Substance Use within
Primary Health Care Settings in
South Africa:
Opportunities and Challenges
Prof. Dr. Bronwyn Jane Myers
Prof. Dr. Bronwyn Jane Myers
30 Eylül 2014, Paralel Oturum IV B, 11:30-13:00
30 September 2014, Parallel Session IV B, 11:30-13:00
Geleneksel olarak uyuşturucu kullanım servisleri Güney Afrika’daki temel sağlık bakım
tesislerinde sağlanmamış olup bu da tedaviye olan erişimi sınırlandırmaktadır. Ayrıca
zihin sağlığı konusunda çalışan kişilerin yetersiz sayıda olması bu hizmetlerin temel sağlık
sistemine entegre edilmesi yönündeki planların gerekli olduğunu göstermiştir. Nitekim bu
durum zihin sağlığı uzmanlarından tutun da özellikle sağlık alanında çalışmayan kişilere
kadar tedaviyle ilgili sorumlulukların bazılarının taraflar arasında üstlenilmesini gerektirmektedir.
Traditionally, substance use services have not been provided at South African primary
health care facilities, limiting access to treatment. A lack of mental health workers
has slowed plans to integrate these services into the primary health system. This has
prompted calls for the task-shifting of some treatment responsibilities from mental health
specialists to non-specialty health workers.
Bizler kısa müdahalelerin kullanılması suretiyle temel bakım ünitelerinde uyuşturucu
madde kullanımına yönelik görevlerin değiştirilmesi yaklaşımına odaklanan üç projeye
ilişkin bulgular sunmuş bulunmaktayız. Bu bağlamda ilk proje BI hizmetlerine yönelik yatay
entegrasyona odaklanmaktadır. Yapmış olduğumuz üç aylık değerlendirmede uyuşturucu
kullanımında önemli azalmalar olduğunu tespit ettik (p<0.001). İkinci proje BI acil servislerde toplum sağlığı konusunda çalışanların dikey olarak entegrasyonudur. Randomize
kontrollü bir çalışmada katılımcılarla motivasyonel bir mülakat toplantısı gerçekleştirilmiş
olup dört oturumdan oluşan bir motivasyonel mülakat toplantısında problem çözüm terapisi
müdahalesi ve kontrol grubuna ilişkin unsurlar ele alınmıştır. Üçüncü ayda ASSIST skorlarının diğer gruplara göre MI-PST grubunda önemli ölçüde daha düşük olduğu tespit edilmiştir (p<0.001). üçüncü olarak bizler bir antenatal (doğum öncesi) kliniğinde yatay olarak
hemşireler tarafından sağlanan BI müdahalesini entegre etmiş bulunmaktayız. Uyuşturucu
kullanımı az olmasına rağmen tütün kullanımı müdahaleyi müteakip önemli ölçüde azalmıştır (p<0.001). Görevlerin değiştirilmesi suretiyle uyuşturucu kullanım hizmetleri düşük ve
orta gelirli ülkelerde temel sağlık birimlerinde sağlanacak ölçüde fizibil niteliktedir. Daha
fazla fizibil olup olmayacağı, kabul edilir nitelikte olup olmayacağı ve bu hizmetleri yatay
ve dikey entegre yaklaşımların kullanılması suretiyle temel sağlık bakım ünitelerini entegre
etmenin fizibil olup olmayacağı konusunda daha geniş araştırmalara ihtiyaç duyulmaktadır.
We present findings from three projects that used a task-shifting approach to integrate
brief interventions (BI) for substance use into primary care. The first involved the horizontal integration of nurse-led BI services. In our 3 month evaluation, we found significant
reduction in substance use (p<0.001). The second involved the vertical integration of
a community health worker-delivered BI within emergency services. In a randomised
controlled trial, participants were assigned to a session of motivational interviewing (MI),
a 4-session blended MI and problem-solving therapy (PST) intervention, or a control group.
In 3 months, ASSIST scores were significantly lower in the MI-PST group than in the other
groups (p<0.001). Third, we horizontally integrated a nurse-delivered BI intervention into
an antenatal clinic. There was low detection of alcohol use, however tobacco use decreased significantly following the intervention (p<0.001). Through task-shifting, substance
use services are feasible to provide in primary health care within low-and-middle-income
countries. It remains unclear whether it is more feasible, acceptable and effective to
integrate these services into primary care using horizontally or vertically integrated approaches.
These questions need to be answered in order to guide the implementation of these new
health services.
Keywords: Substance Use, Primary Care, Task Shifting, Integration
Bu yeni sağlık servislerinin uygulanmasına yönelik prensiplerin belirlenmesi amacıyla bu
soruların cevaplanması gerekmektedir.
Anahtar kelimeler: Uyuşturucu Kullanımı, Temel Bakım, Görevlerin Değiştirilmesi,
Entegrasyon
188
189
Biyografi
Biography
Andrew, uyuşturucu ve alkol alanında bir ulusal üyelik organizasyonu olan
DrugScope için Politika, Etki ve Sorumluluk
Direktörüdür. DrugScope bilimsel ve kanıta
dayalı uyuşturucu politikalarının geliştirilmesi çalışmalarına odaklanmaktadır.
Andrew is the Director of Policy, Influence and Engagement for DrugScope, the
national membership organisation for the
drug and alcohol field. DrugScope focuses
on promoting rational drug policy debate
that is informed by evidence, informed by
our membership and frontline experience,
including that of service users.
Çalışma alanında 10 yılı aşkın süredir
çalışmaktadır. Çocuk ve genç nesillere
zararları önlemede ve azaltmada tanınan
bir uzmandır.
Andrew Önleme Araştırmaları Cemiyeti
kurucu üyesi ve yönetim kurulu üyesidir.
He has spent over 10 years in the field,
and is an acknowledged expert in preventing and reducing harms to children and
young people.
Andrew is a founding member, and currently a board member of the European
Society for Prevention Research.
Andrew Brown
İngiltere
Andrew Brown
UK
190
191
192
Gençlere Yönelik Erken
Müdahale ve Tedavi
Young People - Brief
Intervention and Treatment
Andrew Brown
Andrew Brown
30 Eylül 2014, Paralel Oturum IV B, 11:30-13:00
30 September 2014, Parallel Session IV B, 11:30-13:00
Erken dönem madde kullanımı; uyuşturucu ve alkol sorunları, okul başarısızlığı, ceza yargılama sistemine ve ruh sağlığı sorunlarına katılımı dâhil olmak üzere bir çok geç dönem kötü
sonuçlar serisiyle ilgili çağrışım oluşturmaktadır.
Early substance use in childhood or adolescence is associated with a range of poor
outcomes including later drug and alcohol problems, school failure, involvement in the
criminal justice system and mental health problems.
Riskli davranışlara çocukların ve gençlerin karışma nedenlerini anlamak ve bu riskleri
azaltan ortamların ve müdahalelerin geliştirilmesi düşük maliyetli bir politika seçeneğidir.
Ancak, gençlerin refahını artırmak ve sağlığını geliştirmek için doğru müdahaleler tasarlama ve uygulamak devam eden bir sorundur.
Understanding the reasons why children and young people may engage in risky behaviours
and developing environments and interventions that reduce those risks is a cost efficient
policy option. However, designing robust interventions that will work to improve the health
and wellbeing of young people and which are practical to deliver is an on-going challenge.
Erken müdahaleler olası bir yolu keşfetmede riskleri azaltmak için genç nesillere yapabileceği eylemleri gösterir ve onların motivasyonunu arttırır.
Brief interventions offer a possible route to exploring with young people their motivations
and the actions they can take to reduce their risks.
İngiltere’de gerçekleştirilen araştırma ve danışmanlık üzerinde yapılan düzenleme, evrensel ve uzman hekimler için kısa ve yapılandırılmış müdahalelerin ve bazı derslerin olası
kullanımlarını ortaya koymaktadır.
Drawing on research and consultations carried out in the UK this talk will explore possible
uses of brief and structured interventions and some lessons for universal and specialist
practitioners.
193
Biyografi
Biography
Kültegin Ögel 1964 yılında Ankara’da
doğmuştur. Alkol ve Uyuşturucu Bağımlılığı
Tedavi ve Eğitim Merkezinde (AMATEM)
görev yapmış, ayrıca Çocuk ve Erişkinler
için Alkol ve Uyuşturucu Bağımlılığı Tedavisi ve Eğitim Merkezinde de (ÇEMATEM)
çeşitli görevler üstlenmiştir. YENİDEN adlı
bir sivil toplum kuruluşunun kurucu üyesidir ve Türkiye’de Acıbadem Üniversitesi
Tıp Fakültesinde çalışmaktadır.
He was borne in Ankara, 1964. He worked
in the Alcohol and Drug Addiction Treatment and Education Center (AMATEM)
and in Child and Adolescents Alcohol and
Drug Addiction Treatment and Education
Center (CEMATEM). He was the founder
of an NGO called YENIDEN and works in
Acibadem University Medical Faculty in
Turkey.
Kültegin Ögel’in uyuşturucu bağımlılığı
konusunda sekiz ve depresyon konusunda iki kitabı mevcut olup yapmış olduğu
araştırmalar nedeniyle altı ödüle layık
görülmüştür.
He has 8 books on addiction and 2 books
on depression. He won 6 prizes for his
research.
Prof. Dr. Kültegin Ögel
Türkiye
Prof. Dr. Kültegin Ögel
Turkey
194
195
Madde Kullanımı ve
Bağımlılığında
Bireyselleştirilmiş Müdahale
Individualized
Interventions in Addiction
Related Problems
Prof. Dr. Kültegin Ögel
Prof. Dr. Kültegin Ögel
30 Eylül 2014, Paralel Oturum IV B, 11:30-13:00
30 September 2014, Parallel Session IV B, 11:30-13:00
Uyuşturucu bağımlılığı alanında erken müdahale ve tedavi son derece büyük bir önem
teşkil etmektedir. Yeni, uygulanabilir nitelikte ve kültürel olarak adapte edilebilecek olan
müdahale programlarının geliştirilmesi giderek büyük bir önem kazanmaktadır. Uyuşturucu bağımlılığının tedavisinde ilgili kişinin içsel ve dışsal özelliklerinin belirlenmesi ve bu
bağlamda bireyselleştirilmiş bir tedavi programının oluşturulması; değişimin sağlanması
için bir gereklilik olarak kabul edilmektedir. İşte bu amaca yönelik olarak bilgisayar temelli
ölçekler de dâhil olmak üzere hazırlanan programların kullanılması faydalı olacaktır.
Early intervention and treatments are very important issues in addiction field. Development of new, profitable, applicable and culturally adapted intervention programs has
gained importance. In the treatment of addiction, determining the internal and external
conditions of the person and constituting an individualized treatment program are determined as a necessity for obtaining change. For this purpose, the use of programs including
computer-based scales is useful.
Bu sunumda uyuşturucu bağımlılığına yönelik bireyselleştirilmiş müdahale modelleri ele
alınacaktır.
In this presentation, individualized intervention models in addiction will be discussed.
Keywords: Individualized Treatment, Addiction, Questionnaire, Computer-Based
Anahtar kelimeler: Bireyselleştirilmiş Tedavi, Uyuşturucu Bağımlılığı, Anket Formu,
Bilgisayar Destekli
196
197
Esbjorn Hornberg
İsveç
Esbjorn Hornberg
Sweden
Biyografi
Biography
Doğum tarihi: 11 Ekim 1948, BSW, MBA
Date of birth: 11 October 1948, BSW, MBA
2003’den buyana IOGT Uluslararası kuruluşunda Üst Düzey Yönetici
2003 ongoing: Executive Director IOGT
International
2012’den buyana-IOGT-NTO hareketi Uluslararası Enstitüsü, Kıdemli Danışman
2012 ongoing: Senior Advisor, International Institute of the IOGT-NTO-movement
1994-2012- IOGT-NTO hareketi Uluslararası Enstitüsü, Genel Sekreter
1994 -2012: Secretary General, International Institute of the IOGT-NTO-movement
1991-1994-Gothenburg kentinde Yönetici
Yardımcısı, Direktör/Kontrolör
1991-1994: Deputy Managing Director/
Controller, City of Gothenburg
1987-1990-Gothenburg Kentinde Bölge
Kontrol Sekreteri
1987-1990: Secretary of District Council,
City of Gothenburg
1981-1986-Harryda Belediyesi Sosyal
Refah Departmanında İdari Departman
Yöneticisi
1981-1986: Administrative Director, Social
Welfare, Harryda municipality
Diğer iş deneyimleri
2013’den bu yana-Başkan Yardımcısı/
Başkan, VNGOC
2009-2013 Finansman Departmanı Sorumlusu, VNGOC
1998-1999-Sida tarafından finanse edilen
Vietnam’da gerçekleştirilen “Dünyada
Uyuşturucular” başlıklı projenin proje
yöneticisi
1991-1996-UNDCP ve WHO (Dünya
Sağlık Organizasyonu) ile işbirliği halinde
gerçekleştirilen “global inisiyatif” başlıklı
projede sekreter
1991-1996-UNDCP ve WHO Grubu işbirliği
üyesi
Other relevant experience
2013-ongoing: Vice Chair/Acting Chair,
VNGOC
2009-2013: Treasurer, VNGOC
1998-1999: Project Manager for the Sidafinanced project ”Drugs around the World”
in Vietnam
1991-1996: Secretary in the project
”Global Initiative” in co-operation with
UNDCP and WHO
1991-1996: Member of co-operation group
with UNDCP and WHO
1986-1994: Vice president, IOGT International
1986-1994-Uluslararası IOGT kuruluşunda
başkan yardımcısı
198
199
200
2008’den 2016 UNGASS Sonrasına:
Viyana NGO Komitesi- Politik
Süreçlere Erişimde Bir Araç Olarak
Sivil Toplum
From Beyond 2008 to UNGASS
2016 Vienna NGO Committee –
the Civil Society Tool to Access
the Political Process
Esbjorn Hornberg
Esbjorn Hornberg
30 Eylül 2014, Paralel Oturum V A, 14:00-15:30
30 September 2014, Parallel Session V A, 14:00-15:30
Sunumda sivil toplum kuruluşlarının UNGASS 2016’ya nasıl erişebileceği ve etkileyebileceğine ilişkin örnekler ve kanıtlar sunulacaktır.
In the presentation there will be examples and evidence of how the Civil Society can have
access to and influence on the process leading up to the UNGASS 2016.
·· Sivil toplumun sesini içerecek şekilde VNGOC stratejik planı
·· Sağlığa dayalı yaklaşımların kapsamlı ve dengeli olması gerektiği
·· Konvansiyonların sağlık odaklı inisiyatiflerin gelişimine ve genişlemesine yönelik esneklik sağlaması
·· VNGOC Strategic Plan to include the voice of the Civil Society
·· A health-based approach needs to be comprehensive and balanced
·· The conventions provide flexibility for the development and expansion of health-oriented initiatives.
201
Biyografi
Biography
Peter Sarosi Macaristan Medeni Özgürlükler Derneğinin (HCLU) uyuşturucu politikası
programı departmanında direktördür.
Peter Sarosi is the Drug Policy Program
Director of the Hungarian Civil Liberties Union (HCLU), a human rights NGO
based in Budapest. He is the editor of
the Drugreporter website (drugreporter.
net) and the director of hundreds of short
online documentaries on various issues of
drug policy.
Budapeşte’de bulunan söz konusu dernek
insan hakları konusunda bir sivil toplum
kuruluşu olarak faaliyetlerini sürdürmektedir. Peter ayrıca drug reporter adlı web
sitesinin (drugreporter.net) editörü olup
uyuşturucu politikasına yönelik çeşitli
konularda yüzlerce kısa online programının ve dokümanter nitelikteki unsurların
direktörüdür.
Peter Sarosi
Macaristan
Aynı zamanda Avrasya Zarar Azaltılması
Ağının (EHRN) Başkanı olup uyuşturucu
konusundaki Core Group üyesi ve Avrupa
Komisyonunda uzmandır.
He is the Co-Chair of the Eurasian Harm
Reduction Network (EHRN) and the Core
Group Member of the Civil Society Forum
on Drugs, an expert group of the European
Commission.
Peter Sarosi
Hungary
202
203
Zarar Azaltma
Savunuculuğu:
Boşlukların Kapatılması
Advocacy for
Harm Reduction:
Bridging the Gaps
Peter Sarosi
Peter Sarosi
30 Eylül 2014, Paralel Oturum V A, 14:00-15:30
30 September 2014, Parallel Session V A, 14:00-15:30
Sivil toplum kuruluşları Avrupa’da uyuşturucudan kaynaklanan zararın azaltılmasına yönleik
hizmetler sunulması konusunda önemli bir rol üstlenmektedir. Son yıllarda bu sivil toplum
kuruluşları birçok ülkede önemli engellerle karşı karşıya kalmaktadırlar. Bu bağlamda
yaşanılan finansal kriz kamu sağlığını ve en çok sosyal hizmetleri olumsuz yönde etkilemiştir. Sivil toplum kuruluşlarında zarar azaltmasına yönelik giderek büyüyen bir ihtiyaç söz
konusu olup bu bağlamda sermaye ile insan haklarının korunması arasındaki boşlukların
kapatılmasına yönelik çabaların gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Çeşitli uluslararası ve
ulusal inisiyatifler bu bağlamda iyi örnek kapsamında sunulabilecektir.
Avrasya Zararın Azaltılması Ağı (EHRN) en başta geniş kapsamlı ve hedefi belli olan bir
kampanya geliştirmiş olup bu kampanya bağlamında Doğu Avrupa ve Merkezi Asya’da hem
ulusal hem de bölgesel düzeylerde olmak üzere uyuşturucudan kaynaklanan zarar azaltmasına yönelik yeterli fonların toplanması ve bu fonların toplanmasının kolaylaştırılması
amaçlanmıştır. Bu bağlamda “Zararın Azaltılması Çalışmaları-Buna Parasal Destek Sağlayın” başlıklı global fon tarafından desteklenen program Nisan ayında başlatılmış olup söz
konusu bu program Belarus’da, Kırgızistan’da, Moldova’da, Kazakistan’da ve Tacikistan’da
kamu kuruluşlarını hedefleyen ulusal düzeydeki programlara destek vermektedir.
‘’Drugreporter’’ adlı program Macaristan Sivil Özgürlükler Derneği (HCLU) tarafından diğer
sivil toplum kuruluşlarına yenilikçi metotlar ve teknik destek sağlamak üzere kurulmuş olup
bu bağlamda uyuşturucu kullananların haklarının savunulması ve bu kullanıcıların hizmetlere daha geniş bir ölçüde erişebilmesi amaçlanmıştır. Kullanılan video programları programın etkin bir araç olduğunu kanıtlamış ve bünyesinde video paylaşım siteleri kanalıyla çok
sayıda kişi arasında paylaşılabilecek olan ve çok sayıda kişinin ulaşabileceği yüzlerce kısa
videolar oluşturulmuştur. “Drugreporter” gerek bu meslek üzerinde çalışan kişilere yönelik
olarak gerekse aktivitelere yönelik olarak video üretme konusundaki eğitimleri organize
etmekte ve bu bağlamda medyanın en iyi şekilde kullanılması sağlanmaktadır.
204
NGOs play a key role in providing harm reduction services in Europe. In recent years these
NGOs face significant barriers in many countries: the financial crisis hit public health and
social services the most. There is a growing need among harm reduction NGOs for more
effective advocacy efforts to bridge the funding gap and protect the human rights of their
clients. Several international and national initiatives can be presented to provide good
examples.
The Eurasian Harm Reduction Network (EHRN) initiated a large, targeted advocacy
campaign that seeks to promote and facilitate the adequate funding for harm reduction
on both the national and regional levels in Eastern-Europe and Central-Asia. The “Harm
Reduction Works-Fund It!” regional program, funded by the Global Fund, was launched in
April and supports national level advocacy programs targeting governments in Belarus,
Georgia, Moldova, Kazakhstan and Tajikistan.
The Drugreporter program has been created by the Hungarian Civil Liberties Union (HCLU)
to provide innovative methods and technical assistance to other NGOs to advocate for the
human rights of drug users and a greater access to services. Video advocacy is such an
effective tool, our video advocacy program has produced hundreds of short videos that can
reach out a significant number of people through video sharing websites. The Drugreporter
organises trainings for professionals and activists to produce videos and make the best
use of the mainstream media.
205
Sandy Mteirek
Lübnan
Sandy Mteirek
Lebanon
Biyografi
Biography
Lübnan Üniversitesi, Enformasyon ve
Dokümantasyon Bölümünden mezun olan
Sandy, şiddet ve insan haklarına yönelik
yüksek lisans sınıflarına dersler vermiş
olup özellikle politika reformu ve vatandaşlıkla ilgili alanlarda dokuz yıldır STK’larda
çalışmaktadır.
Graduated from the Lebanese University,
Faculty of Information and Documentation, and following Master Classes in Non
-Violence and Human Rights, I have been
working in CSOs for 9 years, especially in
the policy reform and citizenship field.
Daha önceden ölüm cezasının kaldırılmasına yönelik olarak gerçekleştirilen bir
ulusal kampanyada koordinatör olarak
görev yapan Sandy Ulusal Medeni Durum
Yasa Kampanyasının koordinatörlüğü
görevini yürütmüştür. Bu durum kendisine
Skoun’da ilgili konulara yönelik koordinatör
olarak görev yapma konusunda yeterince
beceri ve deneyim kazandırmıştır. Skoun’da
gerçekleştirdiği çalışmaları esnasında bütün
lobicilik faaliyetleri, politika reform çalışmalarını yönetmiş olup bunları resmi yetkililer
ve paydaşlarla güçlü profesyonel ilişkiler
kurmak suretiyle gerçekleştirmiştir.
Birbirinden farklı konularda çeşitli eğitim
çalışmaları, seminerler organize etmiş ve
çeşitli faaliyetlerde yer almıştır. Yaşam
becerileri, stratejik planlama, vatandaşlık, barışın oluşturulması, şiddet içermeyen direnç, şiddet içermeyen iletişim gibi
konuları kapsamaktadır. Sandy aşağıda
belirtilen spesifik konular aynı zamanda özel
bir eğitici olarak görev yapmaktadır: Kişisel durum yasası, şiddet içermeyen
iletişim, şiddet içermeyen yüzleşme, çatışmaların barışçıl yollardan çözüme kavuşturulmaları, belediye yasaları, alıkonulma ve
suçlanma esnasında bireysel haklar, Lübnan
narkotik yasaları ve bu gibi konulardır.
Working previously as a coordinator for
the national campaign to abolish death
penalty and a coordinator for the National
Civil Status Law Campaign during hard
national political situation has gained me
enough skills and experience to work as an
Advocacy Coordinator at Skoun. During my
work at Skoun, I manage all the advocacy,
lobbying, and policy reform efforts through
maintaining strong professional relationships with officials and stakeholders.
I have organized and participated in several trainings, workshops, and seminars
on different subjects: life skills, strategic
planning, citizenship, peace building,
non-violent resistance, non-violent communication.
I am also a trainer on specific issues:
Personal Status Law, sectarian incitement,
non-violent communication, non-violent
confrontation, conflict resolution, municipal code, rights during detention and
prosecution, Lebanese Narcotics Law…
In 2007, I was ranked first in “Youth and
Municipalities” National Program and
represented Lebanon in a visit to the
Romanian Chamber of Deputies.
2007 yılında “Gençlik ve Belediyeler”
başlıklı ulusal programında birinci olarak
seçilmiş olup Romanya Temsilciler Meclisiyle yapılan bir ziyarette Lübnan’ı temsil
etmiştir.
206
207
Güvenlik ve Adalet:
Daha İyi Bir Hukuka Doğru
Safety, Justice:
Towards Better Laws
Sandy Mteirek
Sandy Mteirek
30 Eylül 2014, Paralel Oturum V A, 14:00-15:30
30 September 2014, Parallel Session V A, 14:00-15:30
1998 tarihli Lübnan Uyuşturucu Yasası kapsamında uyuşturucu bağımlılığıyla ilgilenmek
üzere belirgin bir yaklaşım benimsenmiş olup söz konusu bu yaklaşım bünyesinde “adli kovuşturmaya bir alternatif olarak tedavi” prensibi güçlendirilmiştir. Bu bağlamda uyuşturucu
kullanan kişinin tam olarak iyileşene kadar kanunda belirtilen mekanizmalar doğrultusunda
tedavi prosedürlerini kabul etmesi halinde adli kovuşturmalar durdurulmaktadır.
The Lebanese Drug Law (1998) adopted a distinctive approach to deal with drug addiction,
reinforcing the principle of “treatment as an alternative to prosecution”, where prosecution stops if the drug user is resigned to treatment procedures until “full” recovery according to mechanisms set by the law in a special section for this purpose.
Ancak anayasa metninde bulunan bu olumlu kavram içerisinde aynı zamanda oldukça fazla
sayıda boşluklar da mevcut olup bu itibarla bu kavramın zayıf olduğu ifade edilebilir. Söz
konusu bu boşluklara yönelik olarak aşağıdakiler ifade edilebilecektir: Uyuşturucu Bağımlılığı Komitesinin aktif halden pasif hale getirilmesi (ki bu tedavinin denetlenmesinden
sorumlu olan bir komite olup bu komitenin aktif konumuna son verilmesi yasada belirlenmiştir), insanların gizlilik ve mahremiyet haklarına saygı duyulmaması, tedavi metotlarının
yetersizliği ve üniform olması (homojen olması) ve yaptırımların yüksek düzeyde mütenasip
(uygun-orantılı) olmamasıdır.
10 yılı aşkın bir süre yasa aktif olarak devreye sokulmamış olup böylece uyuşturucu kullanıcıları bir cezai müeyyide ve ayrıma maruz kalmışlar ve bunun bir sonucu olarak uyuşturucu
kullanıcılarına tedavi ve rehabilitasyon konusunda gerçek fırsatlar tanınmamıştır. İşte bu
nedenle yukarıda belirtilen yasada reformlar yapılması hayati bir önem teşkil etmektedir.
Partner niteliğinde olan uyuşturucu üzerinde çalışan sivil toplum kuruluşlarıyla yapılan
yakın çalışma bilimsel gelişmelere ve vücut hizmetlerine uygun olan taslak niteliğinde bir
yasanın oluşturulmasına yönelik yapılacak olan tashihlerin-değişikliklerin önerilmesiyle
sonuçlanmıştır.
This positivity in the text, is marred by a lot of gaps, including: the inactivation of the Drug
Addiction Committee (stipulated in the law and responsible for the supervision of treatment), not respecting the right of people to privacy and confidentiality, insufficiency and
uniformity of treatment methods, and the huge disparity of sanctions.
For over a decade, the law has remained inactive, keeping the drug user in a circle of
punishment, discrimination, and stigma and without providing real opportunities for treatment and rehabilitation. Thus, the need to reform the law was crucial. The close work with
partner drug related NGOs resulted in suggesting amendments in a form of a draft law
that is compliant to scientific developments and existing services.
Since 2011, Skoun has been leading the advocacy campaign to ensure the passing of the
draft law to the Lebanese Parliament with the challenging political situation in Lebanon.
Lebanon’s significant advocacy and policy work has paved the way to better understanding
of the reality of drug addiction and allowed for better national responses. The collective
work has resulted in concrete outcomes, aiming at protecting the rights of people who use
drugs, and the improvement of both treatment services and national policies.
2011 yılından bu yana Skoun Lübnan’da mevcut olumsuz politik konuma rağmen Lübnan
Parlamentosunda taslak niteliğindeki bu yasanın geçirilmesini sağlamak amacıyla gerçekleştirilen kampanyalara liderlik etmektedir.
Lübnan’ın bu konuda gerçekleştirmiş olduğu önemli nitelikteki kampanyalar ve politik
çalışmalar uyuşturucu bağımlılığı realitesinin anlaşılmasına yönelik temel yolu belirlemiş
ve böylece daha iyi ulusal müdahalelerin anlaşılmasına olanak sağlamıştır. Bu konuda
gerçekleştirilen kolektif çalışmalar uyuşturucu kullanan insanların haklarının korunmasını
amaçlayan somut sonuçlarla ve gerek tedavi hizmetlerinin gerekse ulusal politikaların
iyileştirilmesiyle sonuçlanmıştır.
208
209
Biyografi
Biography
Rowdy Yates Stirling Üniversitesi’nde
İskoç Bağımlılık Çalışma Grubu üyesidir.
Kendisi bu göreve atanmadan önce uyuşturucu madde kullanımı üzerinde kırk yıldan
fazla sure araştırma yapmıştır. Yaşam Hattı (Life line) projesinin müdürüydü. Bu proje
Birleşik Krallık’ta uyuşturucu hizmeti için
en uzun süre ile kurulan yerlerden biridir.
Rowdy Yates is a Senior Research Fellow
and facilitator of the Scottish Addiction
Studies Group at University of Stirling.
He has worked in the substance misuse
field for over forty years and, prior to this
appointment, he was the director and
co-founder of the Lifeline Project; one of
the longest established drug specialist
services in the UK.
Bağımlılık hakkında yayınlar yapmış ve
Barbara Rawlings ile birlikte uyuşturusuz
terapötik toplumlar hakkında bir kitabın
editörlüğünü de yapmıştır. 1994 yılında
uyuşturucudan korunma Hizmetleri MBE
için bir ödül almıştır.
Rowdy Yates
İskoçya
Rowdy Yates
Scotland
210
Kendisi halen EWODOR (Uyuşturucu
Merkezli Avrupa Grup Çalışmaları) yönetici
müdürü, EFTC başkanıdır. Avrupa Terapötik
Toplum Federasyonu ve Birleşik Krallık
İyileşme Akademisi İskoç Hükümeti Uyuşturucu Stratejisi Teslim Komisyonu’nda
görevlidir.
He has published widely on addiction
issues; including an edited book (with Barbara Rawlings) on drug-free therapeutic
communities; a handbook on the purchasing and management of drug and alcohol
services; and an edited collection (with
Margaret Malloch) on recovery and ways
out of addiction. In 1994 he was awarded
the MBE for services to the prevention of
drug addiction.
He is the current Executive Director of
EWODOR (the European Working Group on
Drugs Oriented Research), President of the
EFTC (European Federation of Therapeutic
Communities), Chair of Recovery Academy
UK and a member of the Scottish Government’s Drug Strategy Delivery Commission.
211
İyileşme Sermayesi,
Bağımlılık Teorisi ve İyileşme
Toplumunun Gelişimi
Recovery Capital, Addiction
Theory and the Development
of Recovery Communities
Rowdy Yates
Rowdy Yates
30 Eylül 2014, Paralel Oturum V A, 14:00-15:30
30 September 2014, Parallel Session V A, 14:00-15:30
Avrupa’da uyuşturucu iyileştirme servisleri olumlu iyileşmeye odaklanması için daha fazla
iş birliği ve birleşme için artan baskı altındadır. Bu durum hem hizmet sağlayıcılar ve hem
de hizmet kullanıcıları açısından zararı en aza indirecek uygulamalar yerine önceki yaklaşımlarda uygulanan uzun dönemli opioid değişimli uyuşturucu yerine vurgulama yapılması
ile ilgili artan hayal kırıklığının bir sonucundur. Son yirmi yıldır Batı Avrupa tedavi hizmetlerinde baskın olan bu yaklaşımda bağımlılık güçlü tıbbi/fiziksel bağımlılık görüntüsü yanı
sıra gecikme sonucu tedavi edilemez ve asla iyileşemez bir hastalık olarak algılanmıştır.
Drug treatment services across Europe appear to be under increasing pressure to realign
their service ethos to incorporate a more positive recovery focus. This comes as a result
of a growing disillusionment amongst both service commissioners and service users
with earlier approaches which emphasised the minimisation of harm through long-term
prescribing of opioid replacement drugs. The dominance of this approach in Western European treatment services for the past two decades has not only seen a return to a strongly
medical/physiological view of addiction, it has, by default, promoted a view of addiction
as an incurable disease which can only be managed and will never be cured.
İyileşme odağına doğru gitme sadece problemi tıbbi yöntemler dışında yapmak gerektiği,
eski bağımlıların sorumlu olarak görüldüğü toplum yerine birer değer olarak bulundukları
arkadaşça iyileşme toplumları geliştirmektir. Bu çalışma madde kullanımına karşı toptan
tavırların değişmesini ve bağımlılığın toplum üzerinde olumsuz etkileri olan bir tıbbi hastalık yerine tıbbı görünüşleri olan bir sosyal olgu olarak anlaşılmasını sağlayacaktır.
Moving towards a recovery focus will require not only a de-medicalisation of the problem,
but the development of recovery-friendly communities where former addicts are seen
as community assets rather than liabilities. It will require a wholesale shift in attitudes
towards substance use and misuse and an understanding of addiction as a social phenomenon with medical aspects rather than a medical disease which negatively impacts upon
society.
This paper examines the existing resources - including therapeutic communities, mutual
aid fellowships, relatives groups, dry bars, etc. - available to support such a development
and considers how these disparate initiatives might be utilized by treatment providers to
enhance mainstream treatment and meet the aspirations of both service commissioners
and service users.
212
213
Prof. Dr. İlhan Yargıç
Türkiye
Prof. Dr. İlhan Yargıç
Turkey
214
Biyografi
Biography
Prof. Dr. İlhan Yargıç İstanbul Üniversitesi,
İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim
Dalında Bağımlılık Ünitesi ve Erişkin Dikkat
Eksikliği Programının yürütücüsüdür. Profesör Yargıç aynı zamanda Adli Tıp Kurumunda görev yapmaktadır. Sağlık Bakanlığı
bünyesindeki Alkol Kontrol Programının
Danışma Kurulu ve Yeşilay Cemiyetinin
Bilim Kurulu üyesidir. Profesör Yargıç
1966 yılında doğmuş ve 1990 yılında
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesinden
mezun olmuştur. Profesör Yargıç psikiyatri
alanındaki ihtisas eğitimini İstanbul Üniversitesinde tanımlamış olup Minnesota
Üniversitesinde bağımlılık alanında yan
dal eğitimi almıştır. 1998 yılında doçent ve
2005 yılında Profesör unvanını almıştır. Disosiyatif bozukluklar alanında yaptığı çalışmalardan dolayı Uluslararası Disosiyasyon
Çalışmaları Derneği tarafından David Caul
Ödülüne 2 kez layık görülmüştür (1995 ve
1999 yıllarında).
Prof. Dr. İlhan Yargıç, M.D. is the head of
the Addiction Unit and the Adult ADHD
Program at the Istanbul University İstanbul
Medical School Psychiatry Department. He
is also working at the National Institute
of Forensic Medicine. He is a member of
the advisory board for the Alcohol Control
Program at the Ministry of Health and a
member of the scientific board of Yesilay.
He was born in 1966. He graduated from
Hacettepe University Medical School in
1990. He completed residency training
in Psychiatry at the Istanbul University
and fellowship in addiction medicine at
the University of Minnesota. He became
associate professor in 2008 and professor in 2005. He was awarded with David
Caul Memorial Award by the International
Society for the Study of Dissociation twice
(in 1995 and 1999).
Profesör Yargıç 1992 yılında Uluslararası
Ciba Vakfı’nın araştırma projesi ödülünü
almıştır. Ulusal televizyon kanalında (TRT)
12 hafta boyunca uyuşturucu bağımlılığı
konusunda haftalık bir TV programını hazırlamış ve sunmuştur. Bu TV programı iki
farklı alanda ödül almıştır. Profesör Yargıç
evli ve iki çocuk babasıdır.
He also received an award for his
research project from the International
Ciba Foundation in 1992. He prepared and
presented a weekly TV program about
addiction on the national TV channel (TRT)
for 12 weeks. This TV program received 2
different awards. He is married and has 2
children.
215
Yeşilay’ın Uyuşturucu
Madde Kullanımı Başlıklı
Çalıştay Raporu
Report of the Green
Crescent National
Workshop on Drug Abuse
Prof. Dr. İlhan Yargıç
Prof. Dr. İlhan Yargıç
30 Eylül 2014, Paralel Oturum V B, 14.00-15.30
30 September 2014, Parallel Session V B, 14.00-15.30
Yeşilay 16-17 Haziran 2014 tarihinde “Türkiye’de Uyuşturucu Kullanımı: Engellenmesi,
Tedavi ve Rehabilitasyon” konusunda bir bir çalıştay düzenlemiştir. Daha önceki çalıştaylardan farklı olarak bu çalıştayda uzman psikiyatrılar, psikologlar, sosyal alanda görev
yapan kişiler ve bu alanda görev yapan tıp doktorları eski kullanıcılarla, aktivistlerle,
narkotik polis yetkilileriyle, dini liderlerle ve bir kafe sahibiyle bir araya gelmişlerdir. 2 gün
içerisinde yapılan 8 oturum esnasında uyuşturucu kullanımının engellenmesi, tedavi ve
rehabilitasyon konusunda 293 hususa yönelik detaylı bir rapor hazırlanmıştır. Bu raporda
tematik bir sınıflandırma mevcut olup, her bir alanda durum değerlendirmesiyle başlamakta ve ilgili konulara yönelik önerilerle sonuçlanmaktadır.
Yesilay organized a workshop about “Drug Abuse in Turkey: Prevention, Treatment,
Rehabilitation” on 16-17 June 2014. Different than the similar previous meetings, in this
workshop expert psychiatrists, psychologists, social workers and medical doctors working
in this field came together with ex-users, activists, narcotic police officers, religious leaders and owner of a café. During eight sessions in 2 days, a detailed report including 293
items about prevention, treatment and rehabilitation of drug abuse was prepared. This
report has a thematic classification; starts with a due diligence in each field and concludes
with suggestions about related topics.
Uyuşturucu kullanımının engellenmesine yönelik çalıştay oturumları esnasında koordinasyon eksikliği, etkin olmadığı kanıtlanan metotların tekrar uygulanması ve risk gruplarına
yetersiz erişim ve bu gibi hususlardan dolayı kaynakların zayi edildiği gerçeği vurgulanmıştır. Hâlihazırdaki mevcut sosyal ve sportif hizmetler genel popülasyona ve risk gruplarına
yönelik olarak yeterli bir düzeyde değildir. Elimizde uyuşturucu kullanımı konusunda mevcut
epidemiyolojik, risk ve koruyucu faktörlere ilişkin olarak yeterli ölçüde bilimsel veri mevcut
değildir. Genel ve örneğin gençlik, aile, eğitim, güvenlik, medya ve sağlık hizmetleri gibi
spesifik alanlara yönelik çözümler önerilmiştir.
Tedavi ve rehabilitasyon konulu yapılan oturumlarda tedavi hizmetleri konusundaki mevcut
yetersizlikler ve rehabilitasyon programlarının eksik oluşu vurgulanmıştır. Yetkililerin
çözüm beklentileri ifade edilmiş ve toplumların, ailelerin ve bireylerin sorumlulukları
belirtilmiştir.
Üçüncü ana konu ise “Yeşilay’la İlgili Görüşler ve Yeşilay’a Tavsiyeler” dir. Yeşilay’ın bir
NGO olarak ve uyuşturucu kullanımının engellenmesindeki rolüne yönelik emsalsiz statüsü
vurgulanmıştır. Yeşilay’ın son yıllarda çabalarını ve çalışmalarını arttırdığı ve yeni ve gelişmekte olan ağıyla global bir organizasyon haline geldiği ifade edilmiştir.
216
During sessions on prevention of drug abuse, it was emphasized that resources are being
wasted due to lack of coordination, repetition of methods that were proven to be ineffective, insufficient outreach to risk groups etc. Current social and sportive services are
not enough for the general population and risk groups. We don’t have enough scientific
data about the current epidemiological, risk and protective factors about drug abuse.
Suggestions for solution in general and in specific areas such as youth, family, education,
security, media and health services for proposed.
During sessions on treatment and rehabilitation, the current insufficiency about treatment
services and scarcity of rehabilitation programs were stated. Solution expectations from
authorities were expressed while responsibilities of society, families and individuals were
listed.
The third main topic was “ideas about and suggestions to Yeşilay”. The unique status of
Yeşilay as an NGO and its role in drug abuse prevention was stated. It was explained that
Yeşilay has increased its efforts in recent years and it is becoming a global organization
with a new and developing network. 217
Biyografi
Biography
2009 yılında Polis Kolejini bitirdi.
He graduated from the Police College in
2009.
2013 yılında Polis Akademisinden mezun
olduktan sonra TUBİM’de göreve başladı.
Önleme ve Eğitim Büro Amirliği ve
Uluslararası Büro Amirliğinde görevini
sürdürmektedir.
After having graduated from the Police
Academy in 2013, he started working for
TUBİM.
He is still working at the Police Department of Prevention and Training and
International Police Department.
Mustafa Ersoy
Türkiye
Mustafa Ersoy
Turkey
218
219
220
Türkiye Ulusal Uyuşturucu
Politika ve Strateji Belgesi
Turkish National Strategy
on Drug Policy
Mustafa Ersoy
Mustafa Ersoy
30 Eylül 2014, Paralel Oturum V B, 14:00-15:30
30 September 2014, Parallel Session V B, 14:00-15:30
Sunum, Başbakanlık’ın onayıyla 02.09.2013 tarihinde yürürlüğe giren Uyuşturucu Hakkında
Ulusal Strateji Belgesi ve yeni Strateji Belgesi’nin uygulanabilmesi için yürütülecek faaliyetleri belirleyen Eylem Planı hakkında olacaktır.
Presentation will be made on the Turkish National Strategy Document on Drugs which
entered into force on 02.09.2013 upon the approval of the Prime Ministry and the Action
Plan setting forth the activities to be carried out for the implementation of the Strategy
Document.
221
Biyografi
Biography
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Sağlık
Bakanlığı, İlaç ve Eczacılık Dairesi
Müdürlüğünde “Uzman Eczacı” olarak
çalışmaktadır. Farmakoloji Dalında Yüksek
Lisans Derecesine sahip olup, aynı alanda
doktora yapmaktadır. Hemşirelik Meslek
Yüksek Okulunda farmakoloji dersleri
vermiştir.
Working as a Pharmacist at the Directorate of Pharmaceuticals at the Ministry of
Health in Northern Cyprus. Have a Msc
Degree in pharmacology and doing PhD in
the same subject. Thought pharmacology
at the College of Nursing.
Fulbright Burslusu olarak, farklı konularda
eğitim görmek amacıyla üç kez Amerika
Birleşik Devletleri’ne gitmiş, Chevening
Burslusu olarak da, Londra’da faaliyet gösteren, “Avrupa İlaç İzleme ve Değerlendirme Ajansı”nda uzman ziyaretçi konumunda
eğitim görmüştür.
Ayşe Gökyiğit
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti
Ayşe Gökyiğit
Turkish Republic of Northern Cyprus
Aynı zamanda Profesyonel Turist Rehberi
olup, Kıbrıs Türk Rehberler Birliği’nin eski
başkanlarından ve Dünya Turist Rehberleri
Birlikleri Federasyonu’nun eğitmenlerindendir.
Halen, Uyuşturucu, Sigara ve Alkolle Mücadele Derneği Başkanıdır ve Kıbrıs Türk
Fotoğraf Derneği Yönetim Kurulu Üyesi
olarak da görev yapmaktadır.
İlaç Ruhsatlandırma Kurulu, Tarımsal İlaçlar Denetim Kurulu ve Kimyasallar Çalışma
Grubu Üyesidir.
Kıbrıs’ta mevcut iki ana toplumun genç
liderlerinden seçilen ve Ada’nın geleceği
ile ilgili kritik konularda çalışmalar yapan
“Avrupa Kıbrıs Forumu”nun üyesidir.
Dünya Kadınlar Günü’nün 100.üncü
Yıldönümü’nde, Kuzey Kıbrıs Türk
Cumhuriyeti’nde, ülkesine önemli katkılarda bulunan 100 kadından biri olarak
seçilmiştir.
As a Fulbright Scholar, went to the USA
three times for training on different
subjects, and as a Chevening Scholar
had a training at the European Medicines
Evaluation Agency in London.
Also a Professional Tourist Guide and one
of the Former Presidents of Cyprus Turkish Tourist Guides Association. Besides,
trainer of the World Federation of Tourist
Guides Association.
President of the “Drug, Alcohol and
Tobacco Prevention Association” and
Executive Member of the “Cyprus Turkish
Photographer’s Association”.
Member of the “Medicines Licensing
Board”, “Agricultural Products Inspection
Board” and “Chemicals Working Group”.
Selected member of the European Forum
Cyprus, which is platform of young Cypriot
Leaders from bath main communities, and
discusses and analyses issues of vital
interest for the future of the whole island.
In the 100th anniversary of Women’s Day,
was chosen as one of the 100 women
who made contributions to her country in
Northern Cyprus.
Mother language is Turkish, speaks English, and some German.
Ana dili Türkçe olup, çok iyi derecede
İngilizce ve temel Almanca bilmektedir.
222
223
224
Kuzey Kıbrıs’ta
Uyuşturucu Kullanımı
Drug Use in
Northern Cyprus
Ayşe Gökyiğit
Ayşe Gökyiğit
30 Eylül 2014, Paralel Oturum V B, 14:00-15:30
30 September 2014, Parallel Session V B, 14:00-15:30
Uyuşturucu kaçakçılığı ve uyuşturucu kullanımı, tüm dünyada olduğu gibi, Kuzey Kıbrıs’ta
da önemli bir sorun teşkil etmektedir. Kıbrıs, üç kıta arasında uyuşturucu transit rotası
üzerinde yer aldığından, uyuşturucu trafiğinden kaynaklanan problemlerden olumsuz
yönde etkilenmektedir. Kuzey Kıbrıs’ta 2013 yılındaki ağır ceza davalarının 598’inin 209’u
uyuşturucu ile ilgili iken, 2011 yılı ile karşılaştırılınca, 484 davanın 108’inin uyuşturucu ile
bağlantılı olduğu görülmektedir. Uyuşturucu ile ilgili suçlardan hüküm giymiş mahkum sayısı 2011 yılında 82 iken, 2013 yılında sayı 167’ye çıkmıştır. Benzer şekilde, polis tarafından
suçlanan sanık sayısı 2011 yılında 282 iken, 2013’te rakam 325’e yükselmiştir. 2011 yılında
yatılı tedavi gören 8 bağımlı varken, 2013 yılında 28 kişi tedavi görmüştür. Polis tarafından
ele geçirilen uyuşturucu madde miktarları yıllara göre farklılık göstermesine rağmen, 2011
yılı itibariyle sentetik kannabinoidlerin daha popüler hale geldiği ve kullanımlarının arttığı
gözlemlenmektedir. Sorunun giderek arttığı gayet bariz olup, gerekli önlemlerin alınması
zaruriyet arz etmektedir. Bu bağlamda, uyuşturuculara erişilebilirliğin azaltılması, etkin
önleme programları geliştirilmesi, uyuşturucu bağımlılığının tedavisine yönelik altyapı ve
tedaviyi müteakip bağımlıların topluma kazandırılması açısından rehabilitasyon hizmetlerinin geliştirilmesi gerekmektedir. Tüm bu çalışmaların koordineli bir şekilde yürütülebilmesi için “Uyuşturucu İzleme, Kontrol ve Takip Merkezi”nin hayata geçirilmesi şart olup,
uyuşturucu ile mücadele devlet politikası haline getirilmelidir.
Illegal drug trafficking and drug abuse is a very important problem worldwide, including
Northern Cyprus (NC). Being within the three continents and on the drug transit route,
it is adversely affected by the problems arising from drug trade. 209 out of 598 criminal
lawsuits that took place in 2013 in NC were drug related. Comparing the cases in 2011,
there were 108 drug related lawsuits out of 484. Number of prisoners from drug related
issues was 82 in 2011, whereas the number increased to 167 in 2013. Similarly, number
of defendants accused by the police was 282 in 2011, and 325 in 2013. While 8 inpatient
were receiving addiction treatment in 2011, number increased to 28 in 2013. Comparing
the illegal substances there are differences in the quantities each year, however, it can be
said that, since 2011, synthetic cannabinoids have became popular, and their consumption is increasing. It is obvious that problem is rising and necessary precautions should be
taken, such as decreasing the accessibility of illicit drugs, ensuring effective preventive
programs, infrastructure regarding the treatment for drug addiction, developing rehabilitation services to help addicts to integrate back to the society after the treatment. It is
indispensable to set up a structure that will be formed by all the relevant stakeholders
which will coordinate the efforts to be put forward in order to ensure the most appropriate
steps to be taken in this respect and probably the most important that the combat against
illegal drugs should become a goverment policy.
Anahtar kelimeler: Kuzey Kıbrıs, Uyuşturucu, Uyuşturucu Kaçakçılığı, Uyuşturucu Bağımlılığı
Keywords: Northern Cyprus, İllegal Drugs, Trafficking, Addiction
225
Biyografi
Biography
Richard Ives’in kariyeri çocuklara ve genç
insanlara ve bu insanların yaşadıkları
özellikle alkol, uyuşturucu ve kumar gibi
problemlere odaklanmıştır.
Richard Ives’ career has been concerned
with children and young people and problems they face - in particular, the issues of
alcohol, drugs and gambling.
Richard birçok ülkede uyuşturucunun
engellenmesi projeleri konusunda olmak
üzere Avrupa Pompidou Grup Konseyiyle
ve UNODC ile çalışmış olup söz konusu
programlar uyuşturucu konusundaki eğitime ve bu konuda medya kampanyalarının
etkinliğinin değerlendirilmesine odaklanmaktadır.
He has worked with the Council of Europe
Pompidou Group and the UNODC on drug
prevention projects in many countries,
often focusing on the lifeskills approach
to drug education, and discussing the effectiveness of media campaigns.
Richard boş zamanlarında bahçesiyle ilgilenmekte ve torunlarıyla birlikte olmaktan
keyif duymaktadır.
In his spare time, he tends his garden and
enjoys being with his grandchildren.
Richard Ives
İngiltere
Richard Ives
UK
226
227
Önlemenin Geliştirilmesi
Improving Prevention
Richard Ives
Richard Ives
30 Eylül 2014, Paralel Oturum VI A, 16:00-17:30
30 September 2014, Parallel Session VI A, 16:00-17:30
Birçok uyuşturucu engelleme programları korkutmayı, rahatsız etmeyi, huzursuz etmeyi, denge bozmayı hedeflemekte, bu bağlamda tehdit etmekte, tehlikeler konusunda
uyarmakta ve korkunç sonuçlardan bahsetmektedirler. Bu anlayış çerçevesinde sunulan
programlarda konferanslar verilmekte ve insanların gözleri korkutulmakta, genç insanlara
ne düşünmeleri gerektikleri söylenmektedir. Manipülasyon yapılmaya çalışılmaktadır. Bu
şekilde sunulan programlar kapsamında (birçok) genç insanın ne ölçüde hassas olduğu
dikkate alınmamaktadır. Programlarda ebeveynler, aile, okullar ve toplum ihmal edilmektedirve en tehlikeli uyuşturucular olan alkol ve tütün unutulmaktadır.
Many drug prevention campaigns aim to scare, frighten, disturb, upset; they threaten,
warn of the dangers, speak of terrible consequences. They lecture and hector; they tell
young people what to think. They ignore what young people already know. They try to
manipulate. They do not take account of how sensible (most) young people are – and how
most young people do not try illegal drugs They ignore parents. They ignore the family,
schools and the community; They forget about the most dangerous drugs – alcohol and
tobacco.
İşte bu prezantasyon medya kampanyalarına odaklanmaktadır. Bunun nedeni ise bunların
genel kamuoyu tarafından görünebilir nitelikte olması ve geniş kitlelere ulaşabilmesi
gerçeğinden kaynaklanmaktadır. böylece politikacılar ve kamuoyu bunları görmekte olup
böylece “bir şeylerin yapıldığı anlaşılmaktadır.”
Herhangi bir medya kampanyasından pozitif sonuçlar alabilmek amacıyla aşağıdakileri
dikkate almalıyız:
··
··
··
··
Kampanyanın hedef grubu çok net olarak ve kesin bir şekilde belirlenmelidir.
Kampanya sağlıklı bir teori ve bilim esasına oturtulmalıdır.
Kampanya yapılan formatif (biçimlendirici) araştırmalar doğrultusunda geliştirilmelidir.
Hedef grubunun yeterince uzun bir süre kampanya kapsamında bilgi alması ve bu kampanyaya maruz kalması sağlanmalıdır.
·· Kampanya ebeveynleri içermelidir.
·· Söz konusu kampanyanın mevcut programlarla ilgisi olmalıdır.
228
This presentation focuses on media campaigns, because: They are visible to the general
public and can reach large audiences; politicians and the public like them because it
seems ‘Something is Being Done!’
Media campaigns could be better: I will show you clips that will illustrate my points
To achieve positive outcomes from a media campaign, we must:
··
··
··
··
··
··
Identify the target group of the Campaign very precisely
Base the Campaign on sound theory and science
Develop the Campaign with formative research
Ensure that the target group receive adequate exposure over a long-enough period
Include Parents
Connect the Campaign to existing programmes
229
Dr. Christian Mirre
Belçika
Dr. Christian Mirre
Belgium
Biyografi
Biography
Christian MIRRE Fransa’da doktor olup,
Bilimsel Araştırma Ulusal Merkezinde
(CNRS) biyoloji konusunda araştırmalar yapmıştır. Halihazırda Los Angeles
(Kaliforniya-ABD’de) bulunan uyuşturucusuz dünya (FDFW) adlı örgütün üyesi olup
İsveç Stockholm’de bulunan Uyuşturucusuz
Avrupa (FDFE) adlı örgütün Brüksel’deki
ofisinde temsilci olarak görev yapmaktadır.
Temsilci olarak görev yapan Christian
Mirre Avrupa Komisyonu Avrupa Uyuşturucu konusunda Sivil Toplum Forumunun
üyesi, uyuşturucu konusunda Viyana NGO
komitesi üyesi ve Uyuşturucuya Karşı
Dünya Forumu üyesidir.
Christian MIRRE is a Doctor es Sciences
from France, former researcher in Biology
at the National Center of the Scientific
Research (CNRS). He is currently member
of the Foundation for a Drug Free World
(FDFW) located in Los Angeles (CaliforniaUSA) and the representative of the
Foundation for a Drug Free Europe (FDFE)
registered in Stockholm (Sweden) with an
operating office in Brussels (Belgium). As
representative Christian Mirre is a member of the European Civil Society Forum
on Drugs of the European Commission, a
member of the Vienna NGO Committee on
Drugs and a member of the World Forum
Against Drugs.
Bu örgütlerin amacı uyuşturucu kullanmayanları vücudu, ruh sağlığını ve kişiliği
etkileyen uyuşturucuların zararlı etkilerine
karşı eğitmek suretiyle uyuşturucu kullanımının engellenmesi ve durdurulmasıdır.
Bu örgütlerin hepsi etkin rehabilitasyon
programlarının yanı sıra ulusal, uluslararası ve lokal kuruluşlarla işbirliği yapmaktadırlar. Bu bağlamdaki etkin rehabilitasyon
programlarında uyuşturucu içermeyen
metotlar kullanılmakta ve pozitif eğitim
kampanyaları düzenlenmektedir.
Bu konudaki deneyimler gençlerin uyuşturucunun olumsuz etkilerini anlamaları
halinde bu örgütlerin temel amacı olan
uyuşturucudan uzak kalmaya karar verdiklerini göstermektedir.
230
The Foundations have the purpose of preventing and stopping debilitating drug use
through educating non-users concerning
the harmful effects that drugs can inflict
upon the body, mind and personality.
The foundations collaborate with local,
national and international institutions as
well as effective rehabilitation programs
using drug-free methods and carry out
positive prevention education campaigns.
Experience has taught that when people in
general and youth in particular understand
the negative effects of drugs, they decide
to stay away from drugs, which is the
ultimate purpose of the foundations.
231
Uluslararası Bir Problemin
Basit Bir Çözümü
A Simple Remedy to an
International Problem
Dr. Christian Mirre
Dr. Christian Mirre
30 Eylül 2014, Paralel Oturum VI A, 16:00-17:30
30 September 2014, Parallel Session VI A, 16:00-17:30
Her ikisi de seküler kar amacı gütmeyen organizasyon olan Uyuşturucusuz Dünya Derneğinin ve uyuşturucusuz Avrupa Derneğinin (FDFE) (www.drugfreeworld) temel amacı temel
müdahaleleri sağlamak suretiyle dünyanın her tarafında uyuşturucu kullanımı salgınını
önlemektir.
The basic purpose of the Foundation for a Drug Free World (www.drugfreeworld) and the
Foundation for a Drug-Free Europe (FDFE) both secular non-profit organisations is through
primary prevention, eradicating the worlwide drug abuse epidemic.
Uyuşturucusuz dünya örgütü 2006 yılında 17 dilde birbirinden farklı eğitim materyallerini dünyanın çeşitli yerlerine sağlanmasına yönelik distribütör olarak işlev sunmak ve sürekli olarak
uyuşturucu konusunda değişen trendle ilgili problemleri çözmek amacıyla kurulmuştur.
Bu sunum “uyuşturuculara karşı kaybedilen savaş” şeklindeki sahte kampanya fikrinin
aksine sosyal düzeylerde alınacak olan diğer tedbirlerin yanı sıra medya desteğinin önemine odaklanmaktadır. 180 ülkede görev yapan anti uyuşturucu ekibi NGO’lar tarafından
kullanılan farklı yöntemler doğrultulusunda medyanın ilgisi çekilmektedir. Bu bağlamda
medya mesajı topluma iletmekte ve toplumu uyuşturucu tüketiminin tehlikeleri konusunda
eğitmektedir.
Burada temel problem kamuoyunda uyuşturucunun engellenmesi kampanyalarına yönelik
kamu farkındalığını arttırma amacıyla kamuya nasıl katkıda bulunacağını belirlemektir.
Buna ilişkin örnekler 22 Avrupa ülkesinde FDFE doğrultusunda kurulan koordineli bir ağda
görev yapan uyuşturucu kullanımına karşı mücadele derneklerinden sağlanabilecektir.
Aynı zamanda dünyanın her yerinde bu örgütlerin kullandığı araçların kullanılması suretiyle
uyuşturucuya karşı mücadele kampanyalarının etkinliğine ilişkin sonuçlar görülebilecektir.
Uyuşturucu konusunda gerçek ve doğru bilgilerle donanan okuyucular böylece uyuşturucusuz bir yaşam sürme konusunda kendi özgür kararlarını verebileceklerdir.
232
The Foundation for a Drug-Free World was founded in 2006 to serve as the worldwide
primary distributor of different types of educational materials in 17 languages and to meet
the challenge of continually changing drug trends.
This presentation, to reverse the false idea of a “lost war on drugs” campaign, focuses
on the importance of a needed support of the media in addition to other actions made at
social levels. It will show the different ways used by the anti-drug team NGOs, operating
in 180 countries, to get the media interested in the message and educate the population
on the danger of drug consumption.
The question is how to get the media to contribute raising the public awareness on our
anti-drug grass-roots prevention campaigns. Examples will be provided from several of
the hundred Say No To Drugs associations operating as a coordinated network under the
FDFE, through 22 European countries.
Also will also show worldwide results on the efficiency of the Say No To Drugs prevention
campaigns using the foundation tools that reveal to one and all the ugly truths of drugs.
Thus, popularizing drug-free living and armed with factual and true information on drugs,
readers and viewers can make their own decision to live a drug-free life.
233
Boguslawa Bukowska
Polonya
Boguslawa Bukowska
Poland
Biyografi
Biography
Psikolog, mahkûmlar ve evsiz psikoaktif
maddeler bağımlısı gibi savunmasız
gruplarda dâhil olmak üzere madde bağımlılığı hizmetinde birkaç yıllık tecrübesi ile
psikoterapi uzmanıdır.
Psychologist, specialist of psychotherapy
with several years’ experience of specialized substance abuse service including
vulnerable groups like prisoners and
the homeless addicted to psychoactive
substances.
Şu anda Varşova Sağlık Bakanlığı’na bağlı
Uyuşturucu Önleme Ulusal Bürosunun Müdür Yardımcısı. Lizbon şehrinde EMCDDA
Yönetim Kurulu Üyesi. Madde bağımlılığı
önleme ve uyuşturucu politikası alanında birçok makalenin yazarı. 1999-2001,
“Uyuşturucuyu Azaltma Personel Eğitimi
Projesi“, 2000 -2002 araştırma projesi”
Pompidou Grubu tarafından desteklenen
yasadışı uyuşturucunun “sosyal maliyetlerinin tahmini, Avrupa Komisyonu tarafından desteklenen Judesa bölgesindeki
2001- 2003 araştırma programı gibi olanlar
da dahil olmak üzere bir birçok uluslararası eğitime ve araştırma projelerine
katılmıştır. (Hırvatistan’da, Sırbistan’da,
Türkiye’de) Avrupa Komisyonu tarafından
desteklenen çok sayıda eşleştirme uyuşturucu politika programlarında uzmanlık
yapmıştır.
Avrupa Komisyonu tarafından Orta Asya
Uyuşturucu Eylem Planı safha 5 altında
Orta Asya ülkelerinde yürütülen programın
da koordinatörlerinden birisidir.
234
Currently Deputy Director of the National
Bureau for Drug Prevention under the
Ministry of Health in Warsaw. Member
of Management Board of EMCDDA in
Lisboa. The author of numerous articles
in the field of prevention, substance
abuse and drug policy. Involved in a several international trainings and research
projects, including ones like: 1999-2001,
“Drug Reduction Staff Training Project”,
2000 -2002 research project “Estimation
of social costs of illicit drug” supported
by Pompidou Group, 2001- 2003 research
program in Judesa supported by European
Commission. Expert in numerous twinning drug policy programs supported by
European Commission (in Croatia, Serbia,
Turkey).
Expert and one of the coordinator in
Central Asia Drug Action Programme commissioned by the European Commission.
235
Psikoaktif Maddelerin
kullanımının Önlenmesi ile ilgili
Medya Kampanyaları ve Değerlendirme: Orta Asya Örneği
Media Campaigns for
Preventing Using Psychoactive
Substances and its Evaluation:
Example from Central Asia
Boguslawa Bukowska
Boguslawa Bukowska
30 Eylül 2014, Paralel Oturum VI A, 16:00-17:30
30 September 2014, Parallel Session VI A, 16:00-17:30
Medya kampanyaları uzun bir zamandır halk sağlığı alanında kullanılagelmiştir. Bununla
birlikte, etkili bir medya kampanyası için ne gibi şartların yerine getirilmesi gerektiği ile
ilgili olarak bilgiyi ve değerli sonuçları sadece 1980’lerdeki sistematik değerlendirmeler
sağlayabildi. Bu kanıta-dayalı önerilerin uygulanması iyi bir kampanyanın tasarımına yardımcı olabilir ancak onun etkinliğini garanti etmez. Bu yüzden medya kampanyaları, sadece
herhangi bir diğer önleme faaliyeti gibi değerlendirilmelidir.
Media campaigns have been used in the field of public health for a long time. However,
only in the 1980s have systematic evaluations been providing valuable conclusions and
data as to what conditions must be met for an effective media campaign. The application
of these evidence-based recommendations might help design a good campaign although
it does not guarantee its effectiveness. That is why media campaigns, just as any other
prevention activity, should be evaluated.
Alkol içme ve uyuşturucu kullanımı örneğindeki gibi medya kampanyaları sağlıklı yaşam
tarzını teşvikte ve halk sağlığı açısından istenmeyen davranışı azaltmada etkili bir araç olacaksa yerine getirilmesi gerekli bilimsel araştırma incelemesine dayalı şartları bu sunum
incelemektedir. İlave olarak, özellikle 2010-2013 yıllarında uygulanan AB destekli bir proje
Orta Asya Uyuşturucu Eylem Planı safha 5 altında Orta Asya ülkelerinde yürütülen kampanyalar, medya kampanya örnekleri değerlendirmeleri ile birlikte müzakere edilecektir.
This presentation discusses conditions, based on the review of scientific research, which
must be fulfilled if media campaigns are to be an effective tool in promoting healthy
lifestyle and reducing undesired behaviour from the perspective of public health, e.g.
alcohol drinking and drug use. Moreover, examples of media campaigns along with their
evaluations are discussed, especially campaigns conducted in the countries of the Central
Asia under the EU-sponsored project Central Asia Drug Action Plan phase 5 implemented
in 2010-2013.
Anahtar kelimeler: Halk Sağlığı, Medya Kampanyası, Uyuşturucuların Kullanımını Engelleme, Medya Kampanyalarının Değerlendirilmesi
236
Keywords: Public Health, Media Campaign, Prevention of Using Drugs, Evaluation of
Media Campaign
237
Biyografi
Biography
Bendeniz İtalyan bir tıp doktoruyum ve
Torino ve Milano bölgesinde hijyen ve
koruyucu tıp alanında çalışmaktayım.
2010 yılından buyana riskli davranışların
engellenmesi ve engelleme programlarının
değerlendirilmesiyle ilgili çeşitli projeler
üzerinde Profesör Fabrizio Faggiano ile
birlikte çalışmaktayım.
I am an Italian medical doctor and work
as a registrar in Hygiene and Preventive
Medicine in Torino and Milan area. I have
been working with Professor Fabrizio
Faggiano since 2010 in several projects
regarding prevention of risky behaviours
and evaluation of prevention programmes.
2011 yılından buyana Avrupa Uyuşturucu
ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi
(EMCDDA) tarafından yönlendirilen ve
yönetilen projeler üzerinde çalışmaktayım
ve çeşitli projelere katkıda bulunmaktayım.
Since 2011 I have been occasionally contributing to projects led by the European
Monitoring Centre for Drugs and Drug
Addiction (EMCDDA).
Dr. Elias Allara
İtalya
Dr. Elias Allara
Italy
238
239
Kitlesel Medya Kampanyaları
Yasal ve Yasadışı Uyuşturucu
Madde Kullanımını Önleme
Konusunda Etkili midir?
Are Mass-Media Campaigns
Effective in Preventing Use and
Intention to Use Illicit Drugs?
Dr. Elias Allara
Dr. Elias Allara
30 Eylül 2014, Paralel Oturum VI A, 16:00-17:30
30 September 2014, Parallel Session VI A, 16:00-17:30
Referans: Ferri M, Allara E, Bo A, Gasparrini A, Faggiano F. Gençlerde uyuşturucu kullanımının engellenmesine yönelik medya kampanyaları. Cochrane Database Syst Rev. 2013
Haziran, 5;6:CD009287. doi: 10.1002/14651858.CD009287.pub2.
A Cochrane Systematic Review and Meta-Analysis
Arkaplan: Belirli bir uyuşturucu maddesine yöneli genç insanları hedef alan kitlesel medya
kampanyaları uyuşturucu kullanımının engellenmesinde geniş kapsamlı olarak kullanılmaktadır. Bizler bu bağlamda genç insanlar arasında uyuşturucuların kullanımı ve kullanım
niyetini azaltma veya önleme konusunda kitlesel medya kampanyalarının etkili olup
olmadığını değerlendirmeyi amaçlamaktayız.
Metotlar: Bizler yayınlanmış ve yayınlanmamış olan çalışmalara yönelik 11 kaynak üzerinde
araştırma yaptık ve standart araçlarla bunların kalitelerini değerlendirdik. Bizler bu bağlamda randomize kontrollü deneme kapsamında olmak üzere sekiz adet randomize kontrollü
denemeye yönelik meta analizi ve beş adet kesintisiz ama kesintili zaman serisine dayanan
ve çalışma öncesi ve sonrası kontrollü bir havuz analizi gerçekleştirdik.
Bulgular: 184.811 katılımcının iştirak ettiği 19 çalışma belirledik. Çalışmalar kitlesel
medyanın önleme etkinliği sonuç ölçümleri, altta yatan teori, kıyaslama grupları ve tasarım
açısından oldukça heterojen niteliktedir. Yapılan havuz analizleri ve sentezler kitlesel
medyanın bu konudaki etkinliği konusunda karışık kanıtlar sağlamıştır.
Sonuçlar: Kitlesel medya kampanyaları bütün dünyada belirli amaçlara yönelik olarak
geniş kapsamlı olarak kullanılmakta olup nitekim trafik kazalarına yönelik kitlesel medya
kampanyalarının bu bağlamda faydalı olduğu yönünde kuvvetli kanıtlar mevcuttur. Ancak
yapmış olduğumuz çalışmaların heterojen olması ve nispeten yetersiz olması nedeniyle
kitlesel medya kampanyalarının uyuşturucu kullanımını veya uyuşturucu kullanım niyetini
engelleyip engellemediği konusunda etkili olup olmadığı hususu net değildir. Bu bağlamda
uygun metodoloji doğrultusunda tasarlanan çok geniş kapsamlı ve çok sayıda araştırmanın
kesinlikle yapılması gerekmektedir.
Reference: Ferri M, Allara E, Bo A, Gasparrini A, Faggiano F. Media campaigns for the
prevention of illicit drug use in young people. Cochrane Database Syst Rev. 2013 Jun
5;6:CD009287. doi: 10.1002/14651858.CD009287.pub2.
Background: Substance-specific mass media campaigns which address young people are
widely used to prevent illicit drug use. We aimed to assess the effectiveness of mass media campaigns in preventing or reducing the use of or intention to use illicit drugs amongst
young people.
Methods: We searched 11 sources for published and unpublished studies, and appraised
their quality with standardized tools. We conducted meta-analyses of 8 randomized
controlled trials and a pooled analysis of 5 interrupted time-series and controlled beforeand-after studies.
Results: We identified 19 studies comprising 184,811 participants. Studies were considerably heterogeneous in type of mass-media intervention, outcome measures, underlying
theory, comparison groups, and design. Pooled analyses and narrative synthesis provided
mixed evidence of effectiveness.
Conclusions: Mass-media campaigns are commonly used throughout the world, and
campaigns tackling tobacco and traffic accidents have shown strong evidence for benefit.
However, due to the considerable heterogeneity and relative paucity of studies, it is unclear whether media campaigns are effective in preventing the use or the intention to use
illicit drugs. Large studies conducted with proper methodology are strongly warranted.
Keywords: Mass-media, Prevention, Illicit Drugs, Meta-analysis
Anahtar kelimeler: Kitlesel Medya Araçları, Uyuşturucu Kullanımının Engellenmesi,
Uyuşturucular, Meta Analiz
240
241
Fay Watson
Belçika
Fay Watson
Belgium
Biyografi
Biography
Fay Watson üyeleri arasında uyuşturucu
rehabilitasyon toplulukları ve önleme organizasyonları bulunan bir Avrupa Ağı olan
EURAD’ı yönetmektedir. Çalışmaları gerek
Avrupa Birliği gerekse Birleşmiş Milletler
ağını temsil eden politikalara odaklanmaktadır. Fay hâlihazırda Uyuşturucular
Konusunda Avrupa Birliği Sivil Toplum
Forumunun Başkan Yardımcılığı görevini
yürütmektedir.
Fay manages EURAD, a European network
whose members include drug rehabilitation communities and prevention organisations. Her work focuses on policy, representing the network of both the EU and
UN. She is also currently the Vice-Chair of
the EU Civil Society Forum on Drugs.
Geçmişte Fay İngiltere’nin ilk bölgesel
tütün kontrolü programını yönetmiş olup
başarılı bir şekilde sigara kullanımı programını yönetmiş ve daha sonra İngiltere’nin
Kuzeyinde tütün kontrolüne yönelik bölge
yöneticiliği görevine getirilmiştir. Bu esnada Fay tütün kontrol yasalarına yönelik
kampanyaların desteklenmesine ilişkin
yürüttüğü çalışmaların yanı sıra sigara
kullanımının durdurulmasına yönelik performans yönetimi desteği sağlamıştır (ki
buna sigara veren otomatik makineler ve
satış noktasındaki reklamlar da dâhildir).
Fay Lanchester Üniversitesinde Beşeri
Coğrafya alanında lisans, (BA-Hons)
Manchester Üniversitesinde Sağlık Bakımı
ve Yönetimi Liderliği konusunda mastır
yapmıştır. Fay İngiltere Ulusal Sağlık
Hizmetleri Genel Yönetimi Eğitim Programı
mezunudur.
Fay, fuhuş konusunda yayınlanan bir
makalenin ortak yazarı olup hâlihazırdaki
görevi bağlamında kenevir (esrar-marihuana), psikoaktif maddeler ve uyuşturuculara
yönelik halk sağlığı yaklaşımı konularında
kapsamlı politika ilkeleri konusunda
yazarlık yapmaktadır. Aynı zamanda insan
hakları ve alternatif gelişim konusundaki
yayınların gelişimine yönelik çalışmalarını
sürdürmektedir.
242
In the past, she worked in the UK’s first
regional tobacco control; successfully
managed a stop smoking service and was
then promoted to sub-regional manager
for tobacco control in the north of England.
During this time she provided performance
management support to stop smoking
services as well as developing advocacy
campaigns for tobacco control legislation
(including tobacco vending machines and
point of sale advertising).
She has a BA (Hons) degree in Human
Geography from Lancaster University, a
masters degree in Healthcare Leadership and Management from Manchester
University and is a graduate of the UK’s
National Health Service General Management Training Scheme.
She has co-authored one peer-reviewed
article on prostitution and in her current
post has authored extensive policy guides
on the topics of cannabis, psychoactive
substances and a public health approach
to drugs. She is also overseeing the development of two forthcoming publications
on human rights and alternative development.
243
Uyuşturucu Politikaları ve
İnsan Hakları: EURAD Raporu
Drug Policies and Human
Rights: EURAD Report
Fay Watson
Fay Watson
30 Eylül 2014, Paralel Oturum VI B, 16:00-17:30
30 September 2014, Parallel Session VI B, 16:00-17:30
Birçok uluslararası ve ulusal politik ortamda adalet odaklı uyuşturucu politikasından halk
sağlığı odaklı uyuşturucu yaklaşımına doğru benimsenen yeni bir yaklaşım modeli tartışılmaktadır. Uyuşturucu konusunda Birleşmiş Milletler Özel Oturumu (UNGASS) 2016 yılında
düzenlenecek olup söz konusu bu oturum tartışmanın önemini gözler önüne serecektir.
Ancak bizler kamu sağlığı ile neyi kastetmekteyiz?
In many international and national political for a movement from a justice oriented drug
policy towards a more public health based approach is being discussed. The confirmation
that a United Nations General Assembly Special Session (UNGASS) on the Drug Problem
will be held in 2016 has escalated the importance of this discussion. But, what do we
mean by public health?
Bu sunumda uyuşturucu üretimi ve uyuşturucu tedarikine yönelik hususlar farklı bakış açılarından araştırılmakta olup ayrıca uyuşturucu problemine yönelik halk sağlığı yaklaşımıyla
neyi kastettiğimiz incelenmektedir. Bu bağlamda sunulacak olan prezantasyon uyuşturucu
problemiyle nasıl daha iyi bir şekilde ilgilenebileceğimize yönelik ve uyuşturucunun kullanımı ve zararlarının azaltılmasını amaçlayan tavsiyelerle sonuçlanmaktadır.
This presentation explores ways to look at both drug production and drug supply through a
different lens and explore what we mean by a public health approach to the drug problem.
The presentation ends with unexpected recommendations in how we can better address
the drug problem, whilst aiming to reduce the use and harms of illicit substances.
Anahtar kelimeler: Halk Sağlığı, Sosyal Olarak Zarar Veren Unsurlar, Uyuşturucu Üretimi,
Uyuşturucu Kullanımı
244
Keywords: Public health, Social Determinants, Drug Production, Drug Use
245
Marie Nougier
İngiltere
Marie Nougier
UK
246
Biyografi
Biography
Marie Nougier, üst Düzey Araştırma
ve İletişim Görevlisidir.
Marie Nougier is the Senior Research and
Communications Officer.
Marie Nougier, IDPC’nin İletişim ve
Yayınlar alanından sorumludur ve
iletişim ağ yapısı oluşumu ve politika oluşturma işlemlerinde IDPC
İcra Direktörünü destekler. 2008 yılı
Aralık ayından beri IDPC ile ilişkilidir
ve IDPC Uyuşturucu Politikaları
Kılavuzu ve diğer temel yayınların
hazırlığına değerli katkılar sağlamıştır.
İngilizcedeki, Fransızcadaki,
İspanyolcadaki ve Portekizcedeki dil
becerileri, IDPC konsorsiyumunda
çok dilli bir uzmanlık merkezinin
gelişmesine önemli katkısı olmuştur.
Marie Nougier uluslararası hukuk, insan hakları ve silahlı çatışma hukukunda yüksek lisans derecesine sahiptir.
IDPC Konsorsiyumunda çalışmadan
önce Güney Doğu Asya’da zorunlu
uyuşturucu, alıkoyma ile ilgili konulara ilave olarak Batı Avrupa’da polis
baskısı üzerine de çalıştı.
She is responsible for the communications
and publications work stream of IDPC,
and supports the IDPC Executive Director in networking and policy engagement
activities. She has been involved with
IDPC since December 2008, and has
provided valuable input in the drafting
of the IDPC Drug Policy Guide and other
key publications. Her language skills in
English, French, Spanish and Portuguese
have constituted a valuable asset for the
development of a multilingual centre of
expertise at IDPC.
Marie has a Masters’ Degree in international law, human rights and the law of
armed conflicts. Before working at IDPC,
she worked on issues related to compulsory drug detention in South East Asia, as
well as police brutality in Western Europe.
247
248
Zarar Azaltma ve Müdahale
Politikalarında İyi Uygulama
Örnekleri
Best Practice in Harm
Reduction Policies and
Interventions
Marie Nougier
Marie Nougier
30 Eylül 2014, Paralel Oturum VI B, 16:00-17:30
30 September 2014, Parallel Session VI B, 16:00-17:30
Zarar azaltma, uyuşturucu kullanımının ve uyuşturucu politikalarının olumsuz sonuçlarını
azaltmayı araştıran halk sağlığı müdahalelerini içermektedir. Zarar azaltma titizlikle değerlendirilmiş ve uyuşturucu kullanımı ile ilgili morbiditeye ve mortaliteye ilave olarak kan
yoluyla bulaşan enfeksiyonların iletimini azaltmada etkili olduğu görülmüştür.
Harm reduction refers to public health interventions that seek to reduce the negative
consequences of drug use and drug policies. Harm reduction has been rigorously evaluated
and shown to be effective at reducing the transmission of blood-borne infections as well
as morbidity and mortality related to drug use.
Bu çalışma zarar azaltma hizmetleri ile ilgili en iyi uygulamaların temel tanımlarını, prensiplerini ve örneklerini sunar. Zarar azaltma müdahalelerine erişimi etkileyebilen yasal,
ideolojik ve ekonomik engellerin nasıl irdeleneceğini üzerine öneri sağlar. Çalışma ayrıca
zarar azaltma politikaları ve hizmetlerini geliştiriyorken, politika yapıcılar için göz önünde
bulundurulması gereken tavsiyeler serisi ile sonuçlanır.
This paper offers key definitions, principles and examples of best practice related to harm
reduction services. The document also provides advice on how to address the legal, ideological and economic barriers that may impact on access to harm reduction interventions.
The paper ends with a series of recommendations for policy makers to consider when
developing harm reduction policies and services.
249
Biyografi
Biography
Bayan Kerstin Nordin Skoglund Gothenburg kentinde uyuşturucu problemlerine
yönelik Gençlere Yardım Derneğinin başkanıdır. Bayan Kerstin’in çalışmaları sosyal
hizmetler ve sağlık bakım departmanları ile
geliştirilen işbirliği ile sürdürülmektedir.
Mrs Kerstin Nordin Skoglund is the Head
of the Unit for Young People with Drug
Problems in the city of Gothenburg. The
business is run in collaboration between
social services and health care.
Kerstin Nordin Skoglund sosyal bilimler
alanından mezun olmuş olup, 20 yılı aşkın
bir süredir gençlerin sağlığına yönelik
konular üzerinde çalışmaktadır.
Bayan Skoglund hâlihazırda “Üç Şehir
Projesi” kapsamında uyuşturucu problemlerinden muzdarip olan genç insanların
bakımı ve tedavisini içeren çalışmaları ve
faaliyetleri sürdürmektedir.
Mrs Kerstin Nordin Skoglund has a
bachelors degree in Social Work and has
worked in the field of young people’s
health for over twenty years.
She is involved in the parts that include
care and treatment of young people with
substance abuse problems within the
“Three Cities Project”
Kerstin Nordin Skoglund
İsveç
Kerstin Nordin Skoglund
Sweden
250
251
Üç Şehir Projesi: İsveç’te
Esrar Önleme Üzerine
Çok Yönlü Bir Stratejik
İşbirliği Örneği
The Three Cities Project:
A Multi-Strategy
Collaboration on Cannabis
Prevention in Sweden
Kerstin Nordin Skoglund
Kerstin Nordin Skoglund
30 Eylül 2014, Paralel Oturum VI B, 16:00-17:30
30 September 2014, Parallel Session VI B, 16:00-17:30
2012-2014 yılları sırasında Stockholm, Göteborg ve Malmö ana şehirleri esrar üzerinde
odaklanarak, uyuşturucuyu engellemedeki kaliteyi geliştirmek için güçlerini birleştirmişlerdir. Proje, İsveç Sağlık ve Sosyal İşler Bakanlığı tarafından finanse edilmektedir.
During 2012-2014, the main cities Stockholm, Gothenburg and Malmoe have joined forces
in order to develop quality in drug prevention, focusing on cannabis. The project is funded
by the Swedish Ministry of Health and Social Affairs.
Üç Şehir Projesi toplamda 14 alt projeyi kapsamaktadır. Bazı alt projelerde, üç şehrin
tamamı da projede yer almaktadır, bazılarına ise bir veya iki şehir katılmaktadır. Bu yakın
işbirliği sayesinde, bir şehir doğrudan dâhil olmasa bile, alt projelerdeki tüm şehirlerin
kazanımları ve deneyimleri hakkında yakın erişime sahip olunmuştur. “Birimiz hepimiz için,
Hepimiz “Birimiz için” (Üç Silahşörler ‘den itibaren) alıntısı birleştirilmiş yetkinliklerin ve
işbirliği kaynaklarının karşılıklı faydalarını özetler.
In all, the Three Cities Project contains 14 sub-projects. In some sub-projects, all three
cities are engaged, in some, one or two cities take part. Through this close collaboration,
all cities get close access to gains and experiences in all sub-projects, even if a city is not
directly involved. The quotation ”One for all, all for one” (from The Three Musketeers) summarizes the mutual benefits of combined competences and resources in the cooperation.
Alt projeler üç düzeyde (evrensel, erken müdahale, tedavi) önleyici tedbirleri kapsar.
Bu projenin önemli bir özelliği de, yönlendirme, araştırma ve pratik önleme çalışmaları
için şehirlerarası koordinasyon sistemidir. Gelişmeler uzun zamanlı çalışmada sağlama
bağlandığından emin olmak için şehirlerdeki mevcut faaliyetler proje ile entegre edilir.
Çalışmaların önemli bir bileşeni ebeveynlerin seferberliği ve gençlerle yakın temas içindeki
profesyonellerdir. Üç Şehir Projesinin, her şehirde politik düzeyde destekçileri ve çalışmaları gözlemleyen araştırmacılar ile de güçlü bağlantıları vardır.
Bu oturumda alt projelerin genel çerçevesi dâhil olmak üzere projenin yapısı değerlendirilecektir.
Üç Şehir Projesi ayrıca bu sempozyum kapsamında alt projelerdeki uygulama çalışmaları
hakkında daha fazla ayrıntıların içine gidecek ve bir çalıştay düzenleyecektir.
Anahtar kelimeler: Esrar Önleme, Mobilizasyon, Toplumsal Yapılar, Kalite Standartları
252
The sub-projects cover three levels of prevention (universal, early intervention, treatment).
One interesting aspect of this project is the intercity coordination system for steering,
research and practical prevention work. The project is integrated with existing activities in
our cities, making sure that the developments made are anchored in the long-time work.
A key component in the work is mobilization of parents and professionals in close contact
with young people. The Three Cities Project has strong connections to the political level in
each city and to the researchers monitoring the work.
This session will show the structure of the project including an overall layout of the subprojects.
The Three Cities Project will also hold a workshop, going into more details about the
practical work in the sub-projects.
Keywords: Cannabis prevention, Mobilization, Community Organization, Quality Standards
253
Biyografi
Biography
Bayan Therese Holmkvist, Stockholm
Şehrinde Sosyal İşler Yönetimi, Sosyal Gelişim Biriminde proje müdürüdür. Therese
Holmkvist, Sosyal İşler İdaresindeki Üç
Şehir Projesi- işlemleri ile düzenli önleme
çalışmalarını koordine etmektedir.
Ms. Therese Holmkvist is a project
manager at the Social Development Unit,
Social Affairs Administration, in the City
of Stockholm. Ms. Therese Holmkvist is
coordinating the regular prevention work
at the Social Affairs Administration with
the Three Cities Project- actions.
Holmkvist, ayrıca ailelerin seferber edil­
melerine odaklanmıştır. Bayan Therese
Holmkvist, esrar ve gençlik hakkında aileli
gruplara odaklanmayı yönetmiştir. Diğer
aktörlerle işbirliği içinde, esrar ve gençlerle ilgili aileler arasında artan farkındalık
kampanyalarını yönetmiştir.
Bayan Therese Holmkvist’ in Sosyal Hizmetler alanında lisans derecesi vardır.
Therese Holmkvist
İsveç
Her focus has also been mobilization
of parents. Ms. Therese Holmkvist has
managed focus groups with parents about
cannabis and youths. In collaboration with
others actors she has run campaigns to
raise awareness among parents concerning cannabis and youths.
Ms. Therese Holmkvist has a Bachelor of
Science in Social Work.
Therese Holmkvist
Sweden
254
255
Üç Şehir Projesi: İsveç’te
Esrar Önleme Üzerine
Çok Yönlü Bir Stratejik
İşbirliği Örneği
The Three Cities Project:
A Multi-Strategy
Collaboration on Cannabis
Prevention in Sweden
Kerstin Nordin Skoglund
Kerstin Nordin Skoglund
30 Eylül 2014, Paralel Oturum VI B, 16:00-17:30
30 September 2014, Parallel Session VI B, 16:00-17:30
2012-2014 yılları sırasında Stockholm, Göteborg ve Malmö ana şehirleri esrar üzerinde
odaklanarak, uyuşturucuyu engellemedeki kaliteyi geliştirmek için güçlerini birleştirmişlerdir. Proje, İsveç Sağlık ve Sosyal İşler Bakanlığı tarafından finanse edilmektedir.
During 2012-2014, the main cities Stockholm, Gothenburg and Malmoe have joined forces
in order to develop quality in drug prevention, focusing on cannabis. The project is funded
by the Swedish Ministry of Health and Social Affairs.
Üç Şehir Projesi toplamda 14 alt projeyi kapsamaktadır. Bazı alt projelerde, üç şehrin
tamamı da projede yer almaktadır, bazılarına ise bir veya iki şehir katılmaktadır. Bu yakın
işbirliği sayesinde, bir şehir doğrudan dâhil olmasa bile, alt projelerdeki tüm şehirlerin
kazanımları ve deneyimleri hakkında yakın erişime sahip olunmuştur. “Birimiz hepimiz için,
Hepimiz “Birimiz için” (Üç Silahşörler ‘den itibaren) alıntısı birleştirilmiş yetkinliklerin ve
işbirliği kaynaklarının karşılıklı faydalarını özetler.
In all, the Three Cities Project contains 14 sub-projects. In some sub-projects, all three
cities are engaged, in some, one or two cities take part. Through this close collaboration,
all cities get close access to gains and experiences in all sub-projects, even if a city is not
directly involved. The quotation ”One for all, all for one” (from The Three Musketeers) summarizes the mutual benefits of combined competences and resources in the cooperation.
Alt projeler üç düzeyde (evrensel, erken müdahale, tedavi) önleyici tedbirleri kapsar.
Bu projenin önemli bir özelliği de, yönlendirme, araştırma ve pratik önleme çalışmaları
için şehirlerarası koordinasyon sistemidir. Gelişmeler uzun zamanlı çalışmada sağlama
bağlandığından emin olmak için şehirlerdeki mevcut faaliyetler proje ile entegre edilir.
Çalışmaların önemli bir bileşeni ebeveynlerin seferberliği ve gençlerle yakın temas içindeki
profesyonellerdir. Üç Şehir Projesinin, her şehirde politik düzeyde destekçileri ve çalışmaları gözlemleyen araştırmacılar ile de güçlü bağlantıları vardır.
Bu oturumda alt projelerin genel çerçevesi dâhil olmak üzere projenin yapısı değerlendirilecektir.
Üç Şehir Projesi ayrıca bu sempozyum kapsamında alt projelerdeki uygulama çalışmaları
hakkında daha fazla ayrıntıların içine gidecek ve bir çalıştay düzenleyecektir.
Anahtar kelimeler: Esrar Önleme, Mobilizasyon, Toplumsal Yapılar, Kalite Standartları
256
The sub-projects cover three levels of prevention (universal, early intervention, treatment).
One interesting aspect of this project is the intercity coordination system for steering,
research and practical prevention work. The project is integrated with existing activities in
our cities, making sure that the developments made are anchored in the long-time work.
A key component in the work is mobilization of parents and professionals in close contact
with young people. The Three Cities Project has strong connections to the political level in
each city and to the researchers monitoring the work.
This session will show the structure of the project including an overall layout of the subprojects.
The Three Cities Project will also hold a workshop, going into more details about the
practical work in the sub-projects.
Keywords: Cannabis prevention, Mobilization, Community Organization, Quality Standards
257
Biyografi
Biography
Simona Stankeviciute Litvanya Üniversitesi Sağlık Bilimleri mezunudur, Litvanya
Üniversitesi Sağlık Bilimleri Kaunas Kliniği
İmmünoloji ve Göğüs Hastalıkları Departmanında Tıp Doktoru olarak çalışmaktadır
ve Litvanya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fizyoloji ve Farmakoloji bölümünde
Farmakoloji Kliniğinin bir asistanı olarak
çalışmaktadır.
Simona Stankeviciute is a recent
graduate form Lithuanian University of
Health Sciences, currently working as an
Medical Doctor in Lithuanian University of
Health Sciences Hospital Kaunas Clinics
Department of Pulmonology and Clinical Immunology and as an assistant for
Clinical Pharmacology in form Lithuanian
University of Health Sciences of Physiology and Pharmacology.
Ayrıca Alkol Politikası Gençlik İletişim
Ağının Gençlik Araştırmaları Başkan Yardımcısıdır. Alkol politikaları ve araştırmaları üzerinde çalışmalarda yer almıştır.
She is also Vice President of Youth
Research of Alcohol Policy youth Network
and has been involved in both active actions on alcohol policy and research.
Simona Stankeviciute
Litvanya
Simona Stankeviciute
Lithuania
258
259
Yasal ve Yasal Olmayan
Maddeler: Bir Geçiş Maddesi
Olarak Alkol
Licit and Illicit Substances:
Alcohol as a Gateway
Substance
Simona Stankeviciute
Simona Stankeviciute
01 October 2014, Parallel Session VII A, 09:30-11:00
01 Ekim 2014, Paralel Oturum VII A, 09:30-11:00
“Uyuşturucu” Terimi çok değişik kullanımlara sahiptir. Tıpta, uyuşturucu hastalığı potansiyel olarak önlenebilen veya tedavi edebilen veya zihinsel ve / veya fiziksel durumu
değiştirebilen bir malzemedir. Farmakolog ise uyuşturucuyu dokuların veya organların
herhangi bir biyokimyasal veya fizyolojik süreçlerini değiştiren bir madde olarak adlandırır.
Uluslararası uyuşturucu kontrolü kapsamında “Uyuşturucu” ister doğal isterse sentetik
olsun 1961 Sözleşmesinin 1. ve 2. Programındaki maddelerin herhangi birisi anlamına gelir.
“Yasadışı uyuşturucu” teriminin kullanımından kaçınılması gerekir. Bu terimin gayrı meşru
bir uyuşturucunun üretiminde, dağıtımında, kullanımında vb. olduğu gibi, fakat maddenin
kendisi yasa dışı uyuşturucu değildir, Bununla birlikte, dünyada birçok insan, hem bu meslekten olmayanlar hem de profesyoneller, bağımlılığın potansiyel bir nedeni olarak alkolü
bir psikoaktif madde olarak algılamamaktalar. Uyuşturucuya geçiş teorisi alkol gibi yasal
uyuşturucuların diğer yasal olmayan uyuşturucuların kullanımına doğru bir ‘geçiş’ işlevi
görebileceğini öne sürmektedir.
Bu nedenle genç yaşta yasadışı uyuşturucu kullanımı söz konusu olduğunda toplum çok
uyanık olmalı. Birçok ülkeye rağmen küçüklerin alkollü içecekleri elde etmesi ve kullanması
yasadışıdır, bu tür işlemlerin suç olmaktan çıkarılması nedeniyle hala bunlar olmaktadır.
Ancak yasadışı uyuşturucunun yüksek oranda kullanılması ülkede yüksek sağlık problemlerine muhtemelen yol açabilir.
The term “drug” has very varied use. In medicine drug is a material which can potentially
prevent or cure disease or change mental and/or physical state. Pharmacologist call drug a
substance which alters any biochemical or physiological processes of tissues or organs. In
the context of international drug control, “drug” means any of the substances in Schedule I
and II of the 1961 Convention, whether natural or synthetic. Usage of the term “illicit drug”
should be avoided, as it is the manufacture, distribution, and use, etc. of a drug which is
illicit, but not the substance itself. However, a lot of people around the world, both layman
and proffesionals, do not perceive alcohol as a psychoactive substance with potential to
cause dependance. The Gateway Drug Theory suggests that licit drugs, such as alcohol,
may serve as a ‘gateway’ towards the use of other illicit drugs.
Thus society should be very vigilant when it comes to usage of illicit drugs at young age.
Even though in many countries it is illegal for minors to obtain and use alcoholic drinks, it
still happens due to decriminalization of such actions. However, this may lead to higher
health problems in the country and, possibly, higher level of use of illegal drugs.
Keywords: Alcohol Use, Youth, Gateway Substance
Anahtar kelimeler: Alkol Kullanımı, Gençlik, Geçiş Maddeleri
260
261
Biyografi
Biography
ÇEMATEM, Bakırköy Prof. Dr. Mazhar
Osman Akıl Sağlığı ve Nörolojik Hastalıklar
Hastanesinde klinik psikiyatri uzmanıdır.
Clinical Psychiatrist & Specialist at
ÇEMATEM, Bakırköy Prof. Dr. Mazhar
Osman Mental and Neurological Diseases
Hospital
Doğum tarihi: 1972
Doğum yeri: Kars, Türkiye
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinden
1996 yılında mezun oldu.
Eğitimini 1996-2001 yılları arasında Prof.
Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir
Hastalıklar Hastanesinde tamamladı.
Dr. Arzu Çiftçi Demirci
Türkiye
Dr. Arzu Çiftçi Demirci
Turkey
262
70. Yıl Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 2002-2010
yılları arasında konsultan psikiyatr olarak
görev yaptı.
2010 yılından buyana ÇEMATEM’de çocuklar ve erginlerin alkol ve madde bağımlılığı
terapi merkezinde doktor olarak görev
yapmaktadır.
Psikosomatik hastalıklar, spinal kort yaralanmalarıyla ilgili psikiyatrik hastalıklar ve
konsültasyon liyazon alanlarında çalışmıştır. Son dört yılda gerek çocuk gerekse
erişkinlere yönelik olarak uyuşturucu
madde ve alkol kullanımının engellenmesi
ve tedavisine yönelik olarak çalışmaktadır.
Date of birth: 1972
Place of birth: Kars, Turkey
She graduated from Ankara University,
Faculty of Medicine in 1996.
She completed her residency education at
Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Mental
and Neurological Diseases Hospital
between 1996-2001.
She worked as a consultant physician at
70th Year Physical Therapy and Rehabilitation Training and Research Hospital
between 2002-2010.
Since 2010, she has been working as a
physician in charge at Child and Adolescent Alcohol and Substance Addiction
Therapy Center (ÇEMATEM).
She worked in fields such as psychosomatic diseases, psychiatric diseases
related to the spinal cord injuries, and
consultation-liaison. In last four years,
she has been working on the prevention
and treatment of substance abuse and
addiction in the child and adolescent age
groups.
263
Ergenlerde Alkol ve Madde
Kullanımı
Alcohol and Drug Use
in Adolescents
Dr. Arzu Çiftçi Demirci
Dr. Arzu Çiftçi Demirci
01 Ekim 2014, Paralel Oturum VII A, 09:30-11:00
01 October 2014, Parallel Session VII A, 09:30-11:00
Alkol ve madde kullanımı her geçen gün artan bir halk sağlığı sorunudur. Ciddi boyutlarda
biopsikososyal problemlere yol açarak toplumumuzu ve ruh sağlığımızı tehdit etmektedir.
Bu süreçten de en büyük risk altındaki grup ise ergenlerdir.
Alcohol and drug use is an increasing public health problem. It has been threatening our
society and mental health by causing serious biopsychosocial problems. The teenager
have the highest risk concerning these problems.
Ülkemizde alkol ve madde kullanım oranı Batılı ülkelerdeki kullanım oranlarından geride
olsa da büyük şehirlere doğru göç, yüksek işsizlik ve yoksulluk oranları, gelir dağılımındaki
adaletsizlik ve artan boşanmalar toplumsal ortamı etkilemektedir. Kentleşme ve modernleşme ile beraber gençlerin olanakları artmakta fakat aynı oranda eğitimin süresi ve kalitesi artmamaktadır, toplu iletişim araçlarının farklı amaçlarla kullanımı, medyada şiddete
tanık olmanın artması, sanayileşme ve kentleşme ile birlikte artan bireyselleşme ergenlik
dönemindeki sorunları arttırmaktadır. Ergen üzerinde ailenin etkisi azalırken arkadaşların
etkisinin artmakta ve alkol madde kullanım davranışı gençler arasında hızla yayılmaktadır.
Ergenlikte erişkinliğin aksine alkol madde kullanım davranışı topluca yapılmakta ve akran
baskısı ile özendirilmektedir. Ergenlerde alkol madde kullanımını önlemenin yanında
kullanmaya başlamış ya da bağımlı hale gelmiş gençlerin tedavisi ve rehabilitasyonu da bu
gençlerin etrafındaki diğer gençlerin korunması açısından çok önemlidir.
Even though the rate of alcohol and abuse is lower than European statistics, increased
migration toward big cities, high rates of unemployment and poverty, injusticed in income
distribution and increased divorce rates are affecting the society. Increase in opportunities for young people as a result of urbanization and modernization is not parallel with
the increase in duration or quality of education. Use of communication tools for different
purposes, increase in witnessing violence on media, increase individualization by the
industrialization and urbanization have been intensifying the problems in adolescence.
While influence of family decrease in adolescence, influence of peers is increasing and
behavior of alcohol use spreads quickly among young people. Contrary to adult drug use
behavior, in adolescence drug use is a collective behavior and is encouraged by peer pressure. As well as preventing alcohol use in adolescents, it is crucial to provide treatment
and rehabilitation to young people who have just began or become addicted, in order to
prevent them to influence other young people.
Alkol ve madde bağımlılığı yaşam boyu süren kullanım süresi arttıkça yıkımın arttığı bir
hastalıktır. Tedavinin ve rehabilitasyonun erken döneminde başlaması biyopsikososyal
yıkımın az olmasını sağlayacaktır, bu da bireyin sağlıklı ve verimli bir şekilde topluma
kazandırılma şansını arttıracaktır.
Anahtar kelimeler: Alkol ve Uyuşturucu Kullanımı, Çocuklar ve Ergenler, Risk Faktörleri
ve Erken Müdahale
264
Alcohol and drug addiction is a life long medical condition which becomes more and
more devastating as the use of drug or alcohol use endures. Early intervention would lead
less biopsychosocial devastation which would increase the chance that the individual is
adopted by the society in a healthy and efficient way.
Keywords: Alcohol and Drug Abuse, Children and Adolescents, Risk Factors, Early Intervention
265
Enes Efendioğlu
Türkiye
Enes Efendioğlu
Turkey
Biyografi
Biography
Enes Efendioglu İstanbul’da doğmuş olup
Asfa Fen Lisesi’nden mezun olmuştur.
Hâlihazırda Bursa Uludağ Üniversitesi
Tıp Fakültesinde öğrencidir. Türkiye’de
bütünüyle gençler tarafından yönetilen
nadir organizasyonlardan biri olan Sivil
Yaşam Derneğinin (SİYAMDER) başkanıdır
ve söz konusu derneğin 100’den fazla aktif
gönüllüsü mevcuttur. Bu dernek farklı
kentlerdeki iki şubede sağlık, katılım ve
dezavantajlı gruplar açısından hizmetler
sunmaktadır.
Enes Efendioglu was born in Istanbul and
graduated from Asfa Science High School.
He is currently a student in Bursa Uludag
University, Faculty of Medicine. He is the
president of Civil Life Association (CLA),
which is one of the few totally youth- led
organizations of Turkey, with more then
100 active volunteers and two branches
in different cities. CLA works on youth
health, participation and disadvantaged
groups.
Efendioğlu aynı zamanda alkol kaynaklı
zararların azaltılması ve engellenmesine
yönelik Avrupa’daki gençlik organizasyonları için bir çatı kuruluş olan Alkol
Politikaları Gençlik Ağı’nın (Alcohol Policy
Youth Network) Başkan Yardımcısı olarak
görev yapmaktadır.
Üç adet yayınlanmış medikal makalesi
bulunmakta olup 30’den fazla uluslararası
etkinliğe katılmış ve 10’dan fazla uluslararası gençlik etkinliğini organize etmiştir.
Efendioğlu çalışmaları esnasında Justus
Liebig Üniversitesi-Almanya’da, Wisconsin
Üniversitesi-ABD’de ve Harvard Tıp OkuluABD’de burslu öğrenci olarak bulunmuştur.
Efendioğlu gelecekte gençlere yönelik
daha iyi yaşama koşulları ve gençlikle ilgili
politikalara odaklanan kamu sağlığı alanında çalışmalar yapmayı arzulamaktadır.
266
He is at the same time working in the
Secretariat of Alcohol Policy Youth
Network, which is an umbrella organization for youth organizations across Europe
for alcohol related harm reduction and
prevention.
He has 3 medical articles published, attended more than 30 international events
and organized more then 10 international
youth events.
During his studies he has been a visitor
scholar to Justus Liebig University- Germany, Wisconsin University- USA and
Harvard Medical School- USA.
In the future he would like to work in
public health field by focusing on youth
related policies and better living conditions for young people.
267
Madde Bağımlılığının Azaltılmasında Temel Bir Yaklaşım Olarak Gençlik Katılımı
Youth Engagement as
a Keystone to Reduce
Substance Abuse
Enes Efendioğlu
Enes Efendioğlu
01 Ekim 2014, Paralel Oturum VII A, 09:030-11:00
01 October 2014, Parallel Session VII A, 09:30-11:00
Gençlerin aktif katılımının gençler arasında uyuşturucu kullanımının engellenmesinde hayati bir rol üstlendiği bilinmektedir. Gençlik katılımı gençliğin kendisi dışında gelişen faaliyetlere yönelik sürdürülebilir ve anlamlı bir şekilde ilgi alaka göstermesi olarak tanımlanmakla olup buna okul ve sivil toplum kuruluşlarında gönüllü olarak hizmetler sunma, spor,
sanat, müzik, politika, farklı organizasyonlarda üyelikler, diğer gençlere eğitim sağlamak ve
yardımcı olmak ve diğer gençlerden eğitim almak dâhil edilebilir.
Engagement of young people is known to play a very critical role in preventing substance
abuse among youth. Definition of youth engagement is given as the sustained and
meaningful involvement of youth in an activity focusing outside him or herself, including
school or civil society volunteering, sports, arts, music, politics, memberships to different
organizations and receiving and delivering effective trainings from/ to other young people.
Bu konuda yapılan çeşitli çalışmalar gençlerin katılımının gençlerin sağlıklı bir yaşam tarzı
geliştirmesinde önemli bir rolü olduğunu göstermektedir. Nitekim Amerika’da yapılan bir
bilimsel çalışma rutin okul dışı aktivitelere katılan 8, 10 ve 12. sınıf öğrencilerinin daha az
olasılıkla Marihuana gibi yumuşak uyuşturucuları ve eroin ve kokain gibi sert uyuşturucuları bu tür aktivitelere katılmayan öğrencilere göre daha az kullandıklarını göstermektedir.
Gençlerin eğitimine yönelik çalışmalar yapan toplumların uyuşturucu madde kullanımı ve
uyuşturucuyla ilgili problemlerde dâhil olmak üzere gençleri riskli davranışlardan koruyacakları son derece açıktır.
Önemli kararların verilmesi konusunda kendilerine fırsat verilen gençler, aktif bir çalışma
potansiyeline erişmek üzere teşvik edilmekte ve desteklenmekte olan gençler ve ayrıca
erişkin bireylerden, ebeveynlerinden, eğitimcilerden ve akranlarından saygı gören gençler
ilerleyen yaşlarda daha sağlıklı bir yaşam tarzına sahip olmaktadır.
Bu çalışma gençleri riskli yaşam tarzlarından korumayı arzulayan sivil toplumlarda ve sosyal gruplarda gençlerin farklı şekillerdeki katılım şekillerine odaklanmaktadır. Bu bağlamda
söz konusu çalışma farklı gençlik projelerinde gerçekleştirilmiş olan saha çalışmaları ile en
son yayınlanan bilimsel verilerin bir kombinasyonu niteliğindedir.
Anahtar kelimeler: Gençler ve Uyuşturucular, Gençliğin Bilgilendirilmesi, Gençlerin
Çalışması ve Uyuşturucu Politikaları, Gençler ve Uyuşturucular
268
Several studies also prove that engagement of youth has a significant impact on the
healthy development of a youth’s life. A scientific study in the USA proved that students
of grades 8, 10 and 12 who reported being involved in extra-curricular activities were
less likely to use both soft drugs, such as marijuana, and hard drugs, such as cocaine and
heroin, than students who were less involved.
It is very clear that communities that show enthusiasm to engage their youth are much
more likely to prevent their youth from risky behaviors, including substance abuse and drug
related problems.
Youth that are involved in important decision making that affects their lives, youth that
are encouraged and supported to reach their full potential and youth who receive mutual
respect from adults, parents, educators and peers are more likely to live a healthy lifestyle.
This study focuses on different types of youth engagement in civil society and social
communities, which are interested in preventing their youth from risky lifestyles. It is a
combination of field case studies from different youth projects and latest scientific data
published.
Keywords: Youth and Drugs, Youth Engagement, Youth Work and Drug Policies, Young
People and Drugs.
269
Biyografi
Biography
Mazhar Hussain, İslamabad Uluslararası
İslam Üniversitesinin İktisat bölümünden
mezundur ve şu anda İslam Ülkeleri İstatistiksel, Ekonomik ve Sosyal Araştırma ve
Eğitim Merkezinde (SESRIC) kıdemli araştırmacı olarak çalışıyor. Başlıca çalışma
alanları İslam Dünyasında sağlık sektörünün gelişmesi, yoksulluğun azaltılması ve
gıda güvenliğidir.
Mazhar Hussain, is the graduate in
Economics from International Islamic
University Islamabad and currently working as Senior Researcher in SESRIC. His
main areas of interests are Health sector
development, Poverty reduction and Food
security in the Muslim world.
Mazhar Hussain
Türkiye
Mazhar Hussain
Turkey
270
271
272
İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Üyesi
Ülkelerde Gençler Arasında Tütün,
Alkol ve Uyuşturucu Kullanımının
Güncel Durumu
Current Status of Tobacco, Alcohol
and Drug Use Among Youths in OIC
Member Countries
Mazhar Hussain
Mazhar Hussain
1 Ekim 2014, Paralel Oturum VII A, 09.30-11.00
1 October 2014, Parallel Session VII A, 09.30-11.00
Bu sunum İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkelerdeki gençler arasında Tütün, alkol ve uyuşturucu kullanımının yaygınlığına vurgu yapmaktadır. Geniş bir yelpazede veri kaynakları araştırılarak bu sunumda (ölüm, sakatlık vs gibi), uyuşturucu maddelerin sosyal ve ekonomik
maliyetleri de ölçülmektedir. Son olarak, şimdiye kadar tütünün, alkolün ve uyuşturucunun
kötüye kullanımını engellemek için hem küresel hem de İKÖ düzeyinde yapılan bazı önemli
çalışmalar vurgulamaktadır.
This presentation highlights the prevalence of tobacco, alcohol and drug use among youths
in OIC member countries. By exploring a wide range of data sources, this presentation
also gauges the social and economic costs of these abuses (like mortality, disability etc.).
Finally, it highlights some notable efforts made so far both at global and OIC level to curb
the tobacco, alcohol and drug abuses.
273
Uğur Evcin
Türkiye
Uğur Evcin
Turkey
Biyografi
Biography
2006 yılında Hacettepe Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümü
ile Polis Akademisi Güvenlik Bilimleri Fakültesini bitirmiştir. 2011 yılında İstanbul
Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsünden yüksek
lisans derecesini almıştır. Halihazırda
aynı bölümde tez aşamasında doktora
öğrencisidir. Doktora tez konusu “Önleme
Stratejileri Perspektifinden Madde Kullanımı ve Okul Temelli Örnek Bir Uygulama:
Yaşam Becerileri Eğitim Programı”dır.
He graduated from Hacettepe University,
Department of Psychological Counselling and Guidance and Police Academy
Security Sciences Faculty in 2006. He
received his graduate degree from Istanbul
University, Forensic Medicine Institute in
2011. Currently he is a PhD student at the
thesis phase in the same department. His
PhD thesis subject is: “Drug Use from the
Perspective of Prevention Strategies and
a School Based Example Application: Life
Skills Training Program”.
Şu anda İstanbul Narkotik Suçlarla
Mücadele Şube Müdürlüğünde, Madde
Kullanımı ile Mücadele Büro Amirliğinde
Başkomiser Uz. Psikolojik Danışman olarak
görevine devam etmektedir. İstanbul genelinde madde kullanımına yönelik olarak
İSTKA ve Kalkınma Bakanlığı başta olmak
üzere birçok farklı kurumun desteklediği,
yurt içinde ve dışında başarılı önleme
programları olarak seçilen çalışmaların
yazar ve uygulayıcılığını yürütmektedir.
“Hedef Sensin Madde Kullanımına
Hayır” projesi kapsamında 30’a yakın alt
projeyi yürütmektedir. TUBİM tarafından
ulusal eğitimlerde eğitimci olarak görev
almaktadır.
Aynı zamanda İstanbul genelinde genç,
aile ve eğitimcilere yönelik çok sayıda
konferans vermektedir. Bu çalışmalara
ek olarak alanda yayımlanmış kitapların
yanında, yurt içi ve yurt dışı bilimsel
dergilerde yayımlanan birçok makalesi de
bulunmaktadır.
274
Now, he works as the Chief Superintendent Specialized Psychological Counsellor
at the Office of Fighting against Drug Use
at Istanbul Branch Directorate of Fighting
against Narcotic Crimes. He acts as the
author and executor of the works which
are selected as successful prevention
programs inside and outside the country
which are promoted by several institutions
mainly İSTKA and Ministry of Development with respect to drug use throughout
Istanbul. He executes nearly 30 subprojects within the scope of “You’re the
Target No To Drug Use”. He works as a
trainer in the national trainings organized
by TUBİM.
He also gives conferences for young
people, families and trainers throughout
Istanbul. Besides the books he published
in the field in addition to these works,
he also has many articles published in
scientific journals inside and outside the
country.
275
276
Türkiye’de İl Uyuşturucu
Koordinasyon Kurullarının
Yapısı ve Faaliyetleri
Structure and the Activities
of Provincial Drug Coordination Boards in Turkey
Uğur Evcin
Uğur Evcin
01 Ekim 2014, Paralel Oturum VII B, 09:30-11:00
01 October 2014, Parallel Session VII B, 09:30-11:00
Uyuşturucu sorununun çok boyutlu olması, mücadelenin ilgili kurumlar arasında etkili bir
işbirliği ve koordinasyon çerçevesinde yürütülmesini zorunlu kılmaktadır. Mücadelede yer
alan her kurumun, stratejik amaçlara ulaşma yönünde nasıl bir işbirliği içinde olacakları
ve birbirleriyle uyumlu bir şekilde nasıl hareket edeceklerini belirleyen “koordinasyonun”
önemi büyüktür.
Multi-dimension drug problem makes it obligatory to execute the fight within the framework of an effective cooperation and coordination between the related institutions. For
each institution involved in the struggle, what kind of cooperation they will be in with
respect to achieving strategic purposes and the “coordination” that determines how they
will act in harmony with each other is of great importance.
Uyuşturucu sorunu ile mücadelenin etkili şekilde yapılabilmesi, kalıcı yapıların merkezi ve
yerel alanda kurulması ve işletilmesi ile mümkündür. Yerel sorunları en iyi tespit edecek ve
çözüm önerecek merci, yine yerel makamlardır.
Fighting against drug problem can be effective by establishing and operating permanent
structures in the central and local level. The authority which will best determine the local
problems and offer solutions should be local authorities.
Bu kapsamda, illerimizde uyuşturucu ile mücadele eden ilgili kurumlarımız arasındaki
işbirliği ve koordinasyonu tesis etmek amacıyla, Valiliklerimiz bünyesinde İl Uyuşturucu
Koordinasyon Kurulları kurulmuş; mücadele faaliyetlerinin bir plan dâhilinde yürütülmesini
temin etmek üzere de İl Uyuşturucu Eylem Planları hazırlanmıştır.
Within this scope, Provincial Drug Coordination Commissions were founded within the
governorships in order to establish cooperation and coordination between the related
institutions which fight against drugs in our provinces; and Provincial Drug Action Plans
were prepared in order to ensure execution of the fighting operations within a plan.
Bu sunumda Başbakanlık Makamı tarafından, Ulusal Uyuşturucu Politika ve Strateji Belgesi
ile aynı tarihte yürürlüğe konması uygun görülen 3. Ulusal Uyuşturucu Eylem Planı’nın
(2013-2015) ilgili faaliyetleri gereğince oluşturulması gereken il koordinasyon kurulları için
oluşturulan “İl Uyuşturucu Koordinasyon Kurullarının Kuruluş, Görev ve Çalışma Usul ve
Esasları” ile “İl Uyuşturucu Eylem Planlarının Hazırlanma Usul ve Esasları” na değinilecek
olup, bu kapsamda İstanbul örnekleminde yapılandırılan çalışmalar paylaşılacaktır.
This presentation will deal with the “Working Principles and Procedures of Provincial Drug
Coordination Commissions” and “Principles and Procedures for the Preparation of Provincial Drug Action Plans” which were created for the provincial coordination commissions
taht need to be created by the Prime Ministry Authority pursuant to the related operations
of the 3rd National Drug Action Plan (2013-2015) which was found appropriate to put into
effect on the same date with the National Drug Policy and Strategy Certificate, and works
which are configured in Istanbul sample will be shared within this scope.
277
Jean-Félix Savary
İsviçre
Jean-Félix Savary
Switzerland
278
Biyografi
Biography
Jean-Félix Savary 10 yıldır uyuşturucu bağımlılığı alanında çalışmalar yürütmektedir. Politik bilimler ve uluslararası gelişim
konusunda çalışmalar yapmıştır.
Jean-Félix Savary has been working in
the addiction field for ten years. He has
a background in political science and
international development.
Jean şu anda İsviçre’de uyuşturucu
bağımlılığına yönelik kamu politikalarının
analizi konusunda uzmanlık faaliyetlerini
sürdürmektedir. Bay Jean-Félix Savary
uyuşturucu bağımlılarına yönelik hizmet
sunan profesyonelleri (medikal doktorlar,
sosyal çalışanlar, hemşireler ve bu gibi)
temsil eden organizasyon olan GREA
organizasyonunun yöneticisidir. Bay
Savary alkol, kumar ve uyuşturucular gibi
bağımlılıklarla ilgili birbirinden farklı politik
prosesler konusunda faaliyet ve araştırmalara dahil olmuştur.
He is now specialized in the analysis of
the public policies on addiction in Switzerland. M. Savary is the director of GREA,
the organization that represents professionals of addiction (medical doctors,
social workers, nurses, etc). As such, he
has been involved in the different political
process that deals with addiction, such as
alcohol, gambling or illegal drugs.
Savary yasada 4 ana politikayı temsil
edecek şekilde İsviçre’de uyuşturucu konusunda yeni yasanın lehinde oy verilmesi
yönünde gerçekleştirilen kampanyanın
koordinatörlüğü görevini üstlenmiştir.
In particular, he was the coordinator of the
vote campaign for the new law on drugs
in Switzerland that finally anchor the 4
pillars policy in the law.
279
Tek Bir Model Bünyesinde
Birbirinden Farklı Yaklaşımların Nasıl
Kombine Edileceği: İsviçre Deneyimi
How to Combine Different
Approaches within a Single Model:
The Experience Of Switzerland
Jean-Félix Savary
Jean-Félix Savary
01 Ekim 2014, Paralel Oturum VII B, 09:30-11:00
01 October 2014, Parallel Session VII B, 09:30-11:00
On yıllardır uyuşturucu politikasına yönelik çeşitli yaklaşımlar konusunda süregelen açık
bir tartışma bulunmaktadır. Ancak bizler çoğunlukla örneğin “arz ve talep” veya “tedavi ve
zararların azaltılması” gibi hususlara yönelik problemlerin çözülmesine ilişkin birbirinden
farklı stratejiler arasında ihtilaflar olduğunu görmekteyiz.
For decades, there is an open debate on various approaches to drug policy. However,
we often see an opposition between different strategies to tackle the problem, such as
“demand vs. offer”, or “treatment vs. harm reduction).
İsviçre dört ana politik unsur olarak bilinen (psikolojik baskı, engelleme, zararların azaltılması ve tedavi) birbirinden farklı unsurları kombine etmeye çalışan bir başka yaklaşımı
denemektedir. Bunlara itiraz etmek yerine bizler hepsi birbirine katkıda bulunabilsinler
amacıyla bir model içerisinde birbirinden farklı yaklaşımları entegre etmeye-birleştirmeye
çalıştık. Bu bağlamdaki anlayış doğrultusunda uygun bir koordinasyonun sağlanması halinde, bu durumda bütün farklı meslek grupları aynı amaca yönelik olarak katkıda bulunacaklardır. Bu bağlamda polis kuvvetleri ve sosyal hizmetler aynı amaçları ilke edinecek olup
bu bağlamda caddelerde ve kullanıcılar arasında uyuşturucuların zararları azaltılacaktır.
Uyuşturucu kullanımından kaynaklanan zararların azaltılması hem tedaviye hem de kamu
güvenliğine erişimi iyileştirebilecektir. Bu bağlamda şu ana kadar elde edilmiş olan sonuçlar pozitif olup uyuşturucuyla ilgili suçlarda düşme, uyuşturucuyla ilgili sağlık konularında
önemli düzeyde bir iyileşme, kullanıcıların sağlığında iyileşme görülmüş olup bu bağlamda
daha az problemler yaşanmaktadır. Uyuşturucu alanında elde edilen bu başarılar politikanın kapsamının genişletilmesi konusunda bu konudaki uzmanları ikna etmiş olup böylece
bu politika kapsamında örneğin alkol gibi diğer maddelerde ele alınabilecektir. Bu yeni
yaklaşımı temsil etmek üzere yeni bir model olan ve “Küba modeli” olarak adlandırılan bir
model geliştirilmektedir.
Switzerland has developed another approach that tries to combine these different elements, known as the 4 pilars policy (repression, prevention, harm reduction and treatment). Instead of opposing them, we tried to integrate different approach in one model,
so that they can contribute to one another. If the proper coordination is put in place, all
the different professions can contribute to the same objectives. Police force and social
services can pursue same goal, which is reduce the harm of drugs in the street and among
users. Harm reduction can improve both access to treatment and public safety. The results
have been very positive, with a drop of criminality related to drugs, a dramatic decrease in
drug related death, an improvement in the health of the users and a lower visibility of the
problem. These successes in the drug field have convinced experts to broaden the scope of
this policy in order to include other substances, such as alcohol. A new model, named the
“Cube model” has been developed to represent this new approach.
The presentation will present a brief history of the Swiss 4 pilars model and discuss the
advantages of an integrated approach. It will also describe the new “cube model” on
psychoactive substances.
Bu prezantasyonda yukarıda belirtilen İsveç’in dört ana unsura dayanan modelinin geçmişine ilişkin kısa bir özet sunulacak ve entegre yaklaşımın avantajları ele alınacaktır. Aynı
zamanda bu prezantasyonda psikoaktif maddeler konusunda yeni “Küba modeli de” ele
alınarak değerlendirilecektir.
280
281
Zafer Dülger
Türkiye
Zafer Dülger
Turkey
282
Biyografi
Biography
Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve
Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı Narkotik Şube Müdürlüğü Sentetikler
ve Ara Kimyasallar Büro Amiri olarak görev
yapmaktayım.
I am working as the Officer in Chief of
Synthetics and Chemical Intermediates
of Narcotic Branch Directorate of the
Department of Anti-Smuggling and Organized Crime of the General Directorate of
Security.
Ülkemizin uyuşturucu üretimi ve rezervi
yapan ülkelerle hedef ülkeler arasında
coğrafi olarak bir geçiş noktasında yer
alıyor olması dolayısıyla uyuşturucudan
doğrudan etkilenen ülkeler arasında
sayılması gerçeğinden hareketle Emniyet
Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığı
uyuşturucuyla mücadele stratejisinin
gereği olarak öncelikli hedefimiz gençliğimizi ve geleceğimizi bu tehditlere karşı
korumak ve uyuşturucu suçundan beslenen
suç organizasyonlarının deşifre edilmesini
temin etmektir.
İşte bu hedef doğrultusunda Narkotik
Suçlarla Mücadele Şubesinin bir amiri
olarak kanunların öngördüğü çerçevede
tüm olanaklarımızı kullanarak uyuşturucu
suçlarıyla etkin mücadelemizin bir parçası
olmaya devam etmekteyim.
Based on the fact that our country is
among the countries which are directly
affected by drugs because it is geographically located at a transition point between
the countries which produce and reserve
drugs; as the requirement of the strategy
of the Department of Anti-Smuggling and
Organized Crime of the General Directorate of Security of fighting against drugs,
our primary target is to protect our young
people and future against these threats
and uncover the crime organizations fed by
drug offense.
Just in line with this target, as a chief of
the Narcotic Branch, I take part in fight
against drugs by using all our facilities
within the framework stipulated by the
laws.
283
Uyuşturucuyla
Mücadelede Polisin Rolü
The Role of Police
in Fighting Against Drugs
Zafer Dülger
Zafer Dülger
01 Ekim 2014, Paralel Oturum VII B, 09:30-11:00
01 October 2014, Parallel Session VII B, 09:30-11:00
Uyuşturucu maddenin tanımı, bu maddelerin bulunduğu değişik formların ele alınması,
sınıflandırılması, maddelerin sahip olduğu özelliklerin incelenmesi, uyuşturucuyla mücadelede ülkemizin mevcut durumu, yasal çerçeve ve mücadele çalışmalarının ele alınacağı bir
sunum yapılacaktır.
A presentation will be made in which drugs will be defined, different forms of such substances will be handled, classified, their attributes will be analyzed a current status of our
country, legal framework and fighting works will be addressed.
Bu kapsamda özellikle uyuşturucu maddelerin sokağa arzı ve kullanıcılara ulaştırılmasında
yaygın olarak kullanılan yöntemler, uyuşturucu ticareti yapan organize suç gruplarının
kullandığı yaygın yöntemler, bu organize suç ekiplerinin gelişen ve değişen günümüz şartlarında pazarlama stratejilerinde görülen adaptasyon çalışmaları, uyuşturucu maddelerin
sokak düzeyinde bulunabilmesinin engellenmesi çalışmaları genel hatlarıyla işlenecektir.
284
Within this scope, the methods commonly used in making drugs available to the street and
users, the common methods used by organized crime groups that deal with drug trafficking, adaptation works seen in marketing strategies under today’s changing conditions,
works of prevention from making drugs available at the streets will be reviewed in general
terms.
285
Biography
Cécile Martel has been working at the
European Monitoring Center for Drugs and
Drug Addiction since 2001 and holds the
position of Head of the International Cooperation sector. Before joining the Reitox
and International Cooperation unit, as a
lawyer, she worked for 5 years in the Drug
Policy unit analysing EU drug legislation.
Cécile Martel
Portekiz
Ms Martel holds a degree in law,
specialising in European Affairs. Before
joining the EU Institutions, she worked
as a lecturer at the European Center of
the University of Rennes (France). Her
research focused on the EU drug legal and
policy framework, as well as on European
construction, European legislation and
legal instruments.
Cécile Martel
Portugal
286
287
The Balanced Approach to
Drug Policy within the EU
Cécile Martel
1 October 2014, Parallel Session VII B, 09.30-11.00
The European Union approach to tackling drugs is reflected in consecutive EU drugs
strategies. In December 2012, the Justice and Home Affairs Council of the European Union
endorsed the 2013–2020 EU drugs strategy which promotes an approach that is integrated, combining all aspects of drugs related activities; balanced, concentrating equally
on demand and supply reduction measures; and evidence-based, drawing on scientific
findings. Member States, and also some candidate and pre-accession countries, use
this framework to develop their own national policy documents, which are increasingly
synchronised with the EU strategy.
The balanced approach is reflected in the EU drugs information system developed over the
last twenty years by the EMCDDA. Data collection tools and methodologies targeting both
supply reduction and demand reduction are implemented to provide a sound and comprehensive evidence-base for policies and actions. Efforts to tackle all aspects of the drugs
problem, based on scientific information and evidence, are crucial and there is a need to
strengthen collaboration with all partners involved. The EMCDDA, together with its network of national focal points, is working to improve the tools available for comprehensive
data collection and monitoring at EU level.
288
289
Biyografi
Biography
Sosyolog, PhD
Sociologist, PhD.
Alkol ve Diğer Uyuşturuculara Yönelik Bilgilendirme Amaçlı İsveç Konseyi Direktörü
(CAN): 1982-2011
Director of the Swedish Council for Information on Alcohol and Other Drugs (CAN):
1982-2011
EMCDDA Bilimsel Komitesi Üyesi: 20012013
Member of the EMCDDA Scientific Committee: 2001-2013.
ESPAD Koordinatörü: 1993 tarihinden
günümüze
Coordinator of ESPAD: 1993-today
Björn Hibell
Portekiz
Björn Hibell
Portugal
290
291
ESPAD: Madde Bağımlılığı
Üzerine Dünyanın En Büyük
Okul Araştırması
ESPAD: The World´s
Largest School Survey on
Substance Use
Björn Hibell
Björn Hibell
1 October 2014, Parallel Session VIII A, 11.30-13.00
1 Ekim 2014, Paralel Oturum VIII A, 11:30-13:00
1995 yılında Alkol ve Diğer Uyuşturuculara yönelik Avrupa Okul Araştırma Projesi (ESPAD)
olarak bilinen ilk büyük ölçekli-kapsamlı Avrupalı öğrencilerin uyuşturucu madde kullanımına yönelik okul araştırması projesi 26 bölgede gerçekleştirilmiş bulunmaktadır. Yukarıda
belirtilen bu ESPAD projesini uygulamanın arkasında yatan ana neden bütün Avrupa’da
genç insanlar arasında uyuşturucu kullanımı konusunda birbirleriyle kıyaslanabilir nitelikteki verilere olan ihtiyaçtan kaynaklanmaktadır.
In 1995, the first large-scale European school survey of students’ substance use, known as
the European School Survey Project on Alcohol and Other Drugs (ESPAD), was conducted
in 26 countries. The main reason for initiating ESPAD was the need for comparable data
on substance use among young people throughout Europe.
ESPAD’ın en önemli amacı Avrupa’da olabildiğice çok ülkede aynı yaş grubundan öğrenciler arasında uyuşturucu madde kullanımı konusunda birbiriyle kıyaslanabilir nitelikteki
verileri toplamaktır. Bu bağlamda söz konusu projenin uzun dönemli en önemli amaçları
Avrupa ülkelerinde öğrenciler arasında uyuşturucu kullanımı konusundaki trendleri
gözlemlemek ve Avrupa Birliğine üye olan ülkeler ile diğer ülkeler arasındaki söz konusu
bu trendleri kıyaslamaktır. Bunun yapılabilmesini sağlamak amacıyla araştırma bulguları
her dört yılda bir rapor edilmektedir. 1995 yılından beri yukarıda belirtilen bağlamda veriler
giderek artan sayıda bir ülkeden toplanmaktadır. 2011 yılında yapılan en son araştırmada
39 ülkeden veri toplanmış olup söz konusu anket formlarına 2011 yılında 16 yaşında olan
(ESPAD’ın hedef grubu) 110.000 Avrupalı öğrenci cevap vermiştir. Bizler şu anda 2015
yılında altıncı araştırmayı gerçekleştirmenin hazırlıklarını yapmaktayız.
Avrupa’da esrar (kenevir-marihuana) Avrupalı öğrenciler arasında en çok kullanılan bir
uyuşturucu olup, Avrupa’da esrar (kenevir-marihuana) kullanan öğrencilerin oranı 1995 ila
2003 yılları arasında (çoğunlukla Doğu Avrupa’da olmak üzere) artmış olup, 2007 yılında
hafif bir ölçüde azalmış olmasına rağmen 2011 yılında stabil-sabit kalmıştır. Yoğun ancak
sürekli olmamak üzere alkol kullanımı 1995 yılından 2007 yılına kadar kız öğrenciler arasında artmış olmasına rağmen bu rakam 2011 yılında nispeten düşmüştür. Ortalama olarak
sigara kullanımı 1999 ila 2007 yılları arasında azalmış olup 2011 yılında rakam nispeten
değişmeden kalmıştır. Birbirinden farklı maddelerin kullanımı Avrupa ülkeleri arasında
önemli ölçüde farklılıklar göstermektedir.
292
The most important aim of ESPAD is to collect comparable data on substance use among
students of the same age group in as many European countries as possible. The most important objectives in the long run are to monitor trends in substance use among students
in European countries and to compare trends between countries and between groups of
countries. In order to do so, surveys are repeated every fourth year. Since 1995 data have
been collected in an increasing number of countries. In the latest survey in 2011, 39 countries collected data and the questionnaire was answered by more than 110 000 European
students, which would become 16 years old during 2011 (the ESPAD target group). We are
now preparing for the 6th survey in 2015.
Cannabis is the mainly used drug and the proportion of European students having used
cannabis increased between 1995 and 2003 (mainly in the Eastern part of Europe),
decreased a bit in 2007 and was stable in 2011. Heavy episodic drinking increased among
girls from 1995 until 2007, but was slightly lower in 2011. On average, smoking decreased
between 1999 and 2007, but this came to a halt in 2011 with a relatively unchanged
figure. The use of different substances differs a lot between European countries.
293
Janusz Sieroslawski
Polonya
Janusz Sieroslawski
Poland
Biyografi
Biography
Bay Sieroslawski Varşova’da Psikiyatri
ve Nöroloji Endüstrisinde 32 yıldır görev
yapmakta olan bir araştırmacı ve sosyolog
olup özellikle alkol ve uyuşturucu problemlerinin epidemiyolojik olarak gözlemlenmesine ilişkin araştırmalar gerçekleştirmesinin yanı sıra ayrıca alkol ve uyuşturucu
politikası da dahil olmak üzere uyuşturucu
madde kullanımıyla ilgili problemlere
yönelik gerçekleştirilen sosyal faaliyetlerin
değerlendirilmesine ilişkin araştırmaları
yürütmektedir.
Researcher, sociologist for 32 years working in the Institute of Psychiatry and Neurology in Warsaw, conducting research
focused on epidemiological monitoring in
the area of alcohol and drug problems, as
well as evaluation of social response to
substance use related problems including
alcohol and drug policy.
Çok sayıda uluslararası araştırma ve uyuşturucu politikasının uygulanmasına yönelik
uygulama programlarına müdahil olmuş
olan Bay Sieroslawski Polonya Pompidou
Grubu Daimi Muhabiridir (Avrupa Konseyi).
Bay Sieroslawski EMCDDA için Polonya
Ulusal Fokal Departmanında uzmanlık
görevini üstlenmiş bulunmaktadır. EMCCDA, UNODC, WHO ve Pompidou Grubu
tarafından organize edilen çeşitli eğitim
inisiyatiflerinde eğitici olarak katkıda bulunmaktadır. Avrupa komisyonu tarafından
desteklenen birbirine benzer çeşitli uyuşturucu politikası programlarında uzman
olarak görev yapmaktadır.
Involved in many international research
projects and drug policy implementation
practices. Polish Permanent Correspondent
to Pompidou Group (Council of Europe).
Expert of the Polish National Focal Point
for EMCDDA. Trainer in numerous training
initiatives organized by EMCDDA, UNODC,
WHO, and Pompidou Group.
Expert in numerous twinning drug policy
programs supported by the European
Commission. Expert in Central Asia Drug
Action Program commissioned by the European Commission. Author of some 120
scientific publications in Polish, English,
German, and Russian.
Bay Sieroslawski Avrupa Komisyonu
tarafından kurulmuş olan Merkezi
Asya Uyuşturucu Aktivite Programında
uzmanlık görevini sürdürmektedir. Bay
Sieroslawski’nin Lehçe, İngilizce, Almanca
ve Rusça dilinde yayınlanan yaklaşık 120
bilimsel makalesi bulunmaktadır.
294
295
Uyuşturucu Politikalarının
Değerlendirilmesi:
Polonya Örneği
Evaluation of Drug Policy:
Polish Experiences
Janusz Sieroslawski
Janusz Sieroslawski
01 Ekim 2014, Paralel Oturum VIII A, 11:30-13:00
01 October 2014, Parallel Session VIII A, 11:30-13:00
1990’lı yılların ortasına kadar Polonya uyuşturucu politikasının son derece liberal olduğu
ve bu konudaki faaliyetleri tedavi ve önlemeye odaklanıldığı bir ülke niteliğindeydi. Artan
uyuşturucu problemi ve Polonya’da uyuşturucu politikası konusunda giderek artan uluslararası baskılar nedeniyle Polonya’nın bu konudaki politikası giderek daha sert bir yöne
kaymış bulunmaktadır. Aynı zamanda uyuşturucuya yönleik talebin azalması ve uyuşturucu
kullanımı neticesinde oluşan zararların azaltılmasına yönelik olan önlemler sürdürülmüş ve
geliştirilmiştir.
Till the mid-nineties Poland was a country where drug policy was rather liberal, oriented
towards treatment and prevention. Due to rapid increase in drug problem in the early
nineties and to international pressure, drug policy in Poland has shifted to a more repressive direction. At the same time demand reduction and harm reduction measures were
maintained and developed.
Polonya’nın uyuşturucu politikasına yönelik elde ettiği sonuçlar üç ayrı boyut dikkate
alınarak değerlendirilmektedir. Bunlar: talep, arz ve epidemiyolojik göstergeler esasına
dayalı olan zararların azaltılmasına odaklanmaktadır. Bu konudaki indikatörler-göstergeler
mükerreren yapılan genel popülasyona ilişkin araştırma sonuçlarından, okul araştırma
sonuçlarından, mortalite kohort çalışmalarından, Merkezi İstatistik Ofisinin istatistiksel
verilerinden ve uyuşturucu problemine müdahil olan kurum ve kuruluşlardan elde edilen
verilerden oluşmaktadır. Bu tür göstergelere yönelik örneğin uyuşturucu kullanımın prevelansı, uyuşturucu tedavi talebi, mortalite, enfeksiyon hastalıkları, algılanan uyuşturucu
mevcudiyeti, uyuşturucuyla ilgili suçlar gibi göstergelerin zaman aralıkları doğrultusunda
analiz edilmesi bu üç uyuşturucu politikası alanında sonuçların elde edilmesini sağlamıştır.
Bu değerlendirmenin sonuçları uyuşturucunun azaltılması politikasına yönelik sınırlı bir
başarı ve uyuşturucunun zararlarının azaltılmasına yönelik faaliyetlerin başarıları konusunda daha güçlü argümanlar sağlamaktadır. Uyuşturucu mevcudiyeti ve tüketimi konusunda
uyuşturucu arzındaki azalışların etkisi tartışılabilir niteliktedir. Sonuçların değerlendirilmesine ilişkin metodolojik problemler tartışılmakta ve sonuçların kısıtlanmasına yönelik
unsurlar belirlenmektedir.
Outcomes of the Polish drug policy is evaluated on three dimensions: demand, supply and
harm reduction on the basis of epidemiological indicators. The indicators are provided by
results of repeated general population and school surveys, mortality cohort study, statistical data of Central Statistical Office and data from institutions involved in response to the
drug problem. The analysis of time series of such indicators like prevalence of drug use,
drug treatment demand, mortality, infection diseases, perceived drug availability and drug
related offences lead to conclusions on the achievements and failures on three drug policy
areas.
The results of this evaluation provide some arguments for limited success of demand
reduction policy and much stronger arguments for success of harm reduction activities.
Impact of supply reduction on drug availability and consumption seems open to debate.
Methodological problems related to outcome evaluation are discussed and restriction and
limitations of conclusions are identified.
Keywords: Drug Policy, Evaluation, Drug Epidemiology, Methodology
Anahtar kelimeler: Uyuşturucu Politikası, Değerlendirme, Uyuşturucu Epidemiyolojisi,
Metodoloji
296
297
Nijole Goštautaite-Midttun
Litvanya
Nijole Goštautaite-Midttun
Lithuania
298
Biyografi
Biography
Tıp doktoru, psikiyatrist ve sağlık psikoloğu, psikoterapist, Litvanya Kamu Ruh
Sağlığının bir savunucusudur. Ruh sağlık
sistemi ve hizmet geliştirme, hasta hakları,
sağlık eğitimi ve savunuculuğu, alkol ve
tütün kontrolü ilgilendiği ana alanlardır.
1998-2013 yılları arası Litvanya Psikiyatri
Derneğinin, 2009 yılından beri Litvanya
Nörobilim Derneğinin, 2011 yılından itibaren Tütün ve Alkol Kontrolü için Litvanya
Koalisyonunun Yönetim Kurulu Üyesi,
2000-2011 yılları arası Litvanya Psikiyatri
Dernek dergisinin editörüdür.
Medical doctor, psychiatrist and health
psychologist, psychotherapist and advocate for public mental health in Lithuania.
The main interests are mental health care
system and service development, patient
rights, health education and advocacy, alcohol and tobacco control. Board member
of the Lithuanian Psychiatric Association
1998-2013, Lithuanian Neurosciences Association since 2009, Lithuanian Coalition
for Tobacco and Alcohol Control since
2011, editor of the Lithuanian Psychiatric
association journal 2000-2011.
Ruh sağlığında sivil toplum kuruluşları ile
işbirliğinde 20 yıllık deneyimi bulunmaktadır. Litvanya’da alkol reklamlarının denetiminin savunulmasına aktif bir şekilde
müdahil olmuştur.
Over 20 years’ experience in collaborating
with NGOs in mental health, building
organizations and networks. Involved in
alcohol advertising control advocacy in
Lithuania.
Akademik ve hizmet içi öğretim pozisyonlarında deneyimli eğitmen ve öğretim
görevlisi olarak sağlık uzmanlığı eğitimi
üzerine çalışmaktadır. Araştırma projeleri,
yaşam kalitesi ve akıl hastalığı, hizmet
geliştirme üzerine odaklanmaktadır.
Experienced trainer and lecturer, academic and in-service teaching positions,
extensive involvement in training health
specialists. Research projects focused on
quality of life and mental illnesses and
service development.
299
300
Litvanya’da Bağımlılık
Hizmetlerinin Çocuklara Ulaşımında
Erişilebilirlikteki Zorluklar
Accessibility Challenges in
Delivering Addiction Services to
Children in Lithuania
Nijole Gostautaite-Midttun
Nijole Gostautaite-Midttun
01 Ekim 2014, Paralel Oturum VIII A, 11:30-13:00
01 October 2014, Parallel Session VIII A, 11:30-13:00
Nijole Goštautaite-Midttun (1,2,3) Vaida Liutkute (3,4)
Nijole Goštautaite-Midttun (1,2,3) Vaida Liutkute (3,4)
1. Litvanya sağlık bilimleri Üniversitesi, Halk Sağlığı Fakültesi, Sağlık Psikolojisi Bölümü,
Kaunas, Litvanya
1. Lithuanian University of Health Sciences, Faculty of Public Health, Department of Health
Psychology, Kaunas, Lithuania
2. Ruh Sağlığı Önceliği, Vilnius, Litvanya
2. Mental Health Initiative, Vilnius, Lithuania
3. Tütün ve Alkol Kontrolü için Litvanyalılar Koalisyonu
3. Lithuanian Coalition for Tobacco and Alcohol Control
4. Litvanya Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Halk Sağlığı Fakültesi, Sağlık Araştırma Enstitüsü,
Kaunas, Litvanya
4. Lithuanian University of Health Sciences, Faculty of Public Health, Health Research
Institute, Kaunas, Lithuania
Konu: Bağımlılığı olan kişiler için Litvanya’nın sahip olduğu çok iyi gelişmiş hizmet ağları.
Alkol tüketim seviyesine nispeten yüksek iken - Litvanya dünyada üçüncü en ağır içki
alışkanlığı olan ülkeyken (kişi başına 15.4 litre), yasadışı maddeleri deneme seviyeleri diğer
Avrupa ülkelerine benzemektedir. Aynı zamanda hem yasal hem de yasadışı psikoaktif
maddeleri tüketen çocuklara sağlanan hizmetlerin miktarı çok düşüktür.
Issue: Lithuania has a well-developed network of services for persons with addictions.
Levels of experimentation with illegal substances are similar to other European countries,
while level of alcohol consumption is relatively high - Lithuania is the third heaviest
drinking country in the world (15.4 liters per capita). At the same time amount of services
provided to children consuming both legal and illegal psychoactive substances is very low.
Amaç: Bu çalışmanın amacı, bağımlılık hizmetlerine erişilebilirliğin hem yasal hem de
yasadışı psikoaktif maddeleri tüketen çocuklar için değerlendirmektir.
Aims: The aims of this study was to assess accessibility of addiction services to the
children consuming both legal and illegal psychoactive substances.
Yöntem: Epidemiyolojik ve hizmet sağlama verisi ile gözden geçirme istemci, kariyer ve
servis sağlayıcı araştırmaları birleştirildi.
Methods: Review of the epidemiological and service provision data was combined with
client, career and service provider surveys.
Bulgular: Bağımlılık hizmetleri almış 32 çocuk (18 yaşından küçük), 32 ebeveynler /
veliler ve yapılandırılmış araştırmaları çocuklar için tamamlanmış bağımlılık hizmetine
dahil olan 70 uzman. Vakaların, yüzde 79 kısmı alkol (tek başına veya diğer bir madde ile
kombinasyon halinde) için temin edilmiştir ve illegal psikoaktif madde nedeniyle yüzde
21’ lik kısmına sağlanmıştır. Başlama sonrası bekleme zamanı yaklaşık 1 haftadır. Hizmet
ve hizmete erişilebilirlik ile genel memnuniyet yüksektir, ancak okul ya da sağlık sistemi
yönlendirmeleri vasıtasıyla vakıaların neredeyse hiçbiri hizmete ulaşamadı.
Results: 32 children (under 18) who have received addiction services, 32 parents/guardians and 70 specialists involved in the addiction service delivery for the children completed
structured surveys. In 79 perc. of cases service was provided to alcohol (alone or in
combination with other substance) and in 21 perc. due to illegal psychoactive substance.
Waiting time after initiation was approximately 1 week. The overall satisfaction with
services and service accessibility was high, however nearly none of the cases has reached
the service via school or health system referrals.
Sonuç: Talep edenler için hizmetlere erişilebilirlik çok yüksektir fakat az sayıda verilen
hizmetler uygulanması gereken bu hizmetler ile ilgili bilgi ve yönlendirme sistemlerinde
önemli yeniliklerin uygulanması gerektiğini göstermektedir.
Conclusions: Accessibility of the services for those who seek them is very high, but small
number of delivered services indicates that significant improvements in information and
referral systems regarding those services need to be implemented
301
Biyografi
Biography
Bob Keizer lisans eğitimini tıp hukuku
alanında tamamladı. 1992-2002 yılları
arasında, Hollanda Sağlık Bakanlığının
Uyuşturucu Politikası Departmanının
Başkanlığı görevinde bulundu, görev
süresince Hollanda’nın ulusal ve uluslararası uyuşturucu politikasını koordine etme
görevini yerine getirdi.
Bob Keizer studied in medical law. He was
from 1992-2002, the Head of the Drug
Policy Division of the Ministry of Health
of The Netherlands, responsible for coordinating national and international Dutch
Drug Policy.
Bu yetkiyle, 2004-2007 yılları arasında
Pompidou Grubu’nun Hollanda temsilcisi
ve aynı zamanda Başkanı sıfatıyla görevini
sürdürdü.
Adrianus (Bob) Keizer
Hollanda
Adrianus (Bob) Keizer
The Netherlands
302
Buna ek olarak, 8 yıl boyunca, Avrupa
Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığını
İzleme Merkezi’nin Yönetim Kurulunda
Hollanda temsilciliği yaptı ve tüm ilgili
AB ve BM uyuşturucu politikalarına ilişkin
gelişmelere 10 sene boyunca katılım
gösterdi.
2005 yılından itibaren Hollanda Akıl
Sağlığı ve Bağımlılık Enstititüsüne bağlı
Trimbos Enstitüsünde uluslararası uyuşturucu politikaları konusunda baş danışman
olarak görev yapmaktadır. Bu görevi
süresince; Avrupa, Kuzey Afrika, Rusya,
Türkiye ve Orta Asya’da birçok projede
(izleme, politika analizi ve değerlendirme;
danışmanlık ve eğitim faaliyetleri) yer aldı.
In this capacity he was amongst others
the Dutch representative in the Pompidou
Group and between 2004-2007 he was the
Executive Chairman of this group.
Furthermore he was, for 8 years, the Dutch
representative in the Management Board
of the European Monitoring Centre on
Drugs and Drug Addiction (EMCDDA), and
participated, for more than 10 years, in all
relevant EU and UN drug policy-related
developments.
Since 2005 he has been working as the
Senior Advisor on international drug
policies at the Trimbos Institute, the
Netherlands Institute of Mental Health
and Addiction. In this capacity he has been
involved in many projects in Europe, North
Africa, the Russian Federation, Turkey and
Central Asia (monitoring, policy analysis
and evaluation; consultancy and training
activities).
303
304
Politika Sürecinde İzleme
ve Değerlendirmenin Rolü
The Role of Monitoring and
Evaluation in the Policy
Process
Adrianus (Bob) Keizer
Adrianus (Bob) Keizer
01 Ekim 2014, Paralel Oturum VIII A, 11:30-13:00
01 October 2014, Parallel Session VIII A, 11:30-13:00
Etkin uyuşturucu politikaları geliştirmek fazlasıyla karmaşık bir süreçtir. Uyuşturucuyla ilgili
sorunların doğası sürekli değişmektedir, bu sorunlarla ilgili güvenilir bilgiyi ve müdahelelerin sonuçlarını bir araya getirmek güçtür. Dahası, birçok sektör ve disiplin (siyaset,
araştırmacılar, günlük uygulama bazında çalışan kişiler: sağlık çalışanları, polis, öğretmenler, medya vb.) buna dahil durumdadır ve bu sektörler ile disiplinler arasındaki iletişim ve
işbirliğinde sorunlar yaşanmaktadır.
Developing effective drug policies is extremely complicated. The nature of drug-related
problems is constantly changing, reliable data about these problems and the results of
interventions are difficult to collect. Furthermore many sectors and disciplines are involved
(politics, researchers, those who work in day-to-day practice: health workers, police,
teachers, media, etc), and very often the communication and collaboration between these
sectors and disciplines is problematic.
Politika belirleyicilerin başlıca rolü, bilgi toplama ve bu aktörler arasındaki iletişim ve
işbirliğini teşvik yoluyla politika sürecinin kalitesini arttırmaktır. İzleme ve değerlendirme,
bu politika belirleyiciler için çok önemli ve zaruri araçlardır.
The main role of policy makers is to improve the quality of the policy process through collection of data and stimulation of communication and co-operation between these actors.
Monitoring and evaluation are essential and indispensable tools for these policy makers.
Ulusal ve uluslararası izleme tekniklerinin ve değerlendirme faaliyetlerinin geliştirilmesi
sayesinde, Avrupa uyuşturucu politikaları son 20 yılda önemli ölçüde değişmiş ve
gelişmiştir.
European drug policies have changed – and improved – significantly in the last 20 years,
thanks to the development of national and international monitoring techniques and evaluation activities.
Bu gelişmeler ve alınan dersler ile ilgili kısa bir genel bakış sunacağım. İzleme ve değerlendirmenin Hollanda’daki uyuşturucu politikası kararlarında oynadıkları çok önemli rol ile
ilgili de bazı örnekler vereceğim.
I shall give a short overview of these developments and the lessons learned. I shall give
some examples of the crucial role that monitoring and evaluation have played in drug
policy decisions in the Netherlands.
305
Paul Rompani
İngiltere
Paul Rompani
UK
Biyografi
Biography
Paul Rompani, Mentor International
kuruluşunun başkanıdır. 20 yıl önce 1994
yılında, BM Genel Kurulunda Dünya Sağlık
Örgütü ile işbirliği içinde kurulan Mentor
International, gençliği güçlendirmek
ve uyuşturucu kullanımı ve maddenin
kötüye kullanımı önlemek için önde gelen
gençliği geliştirici uluslararası bir STK
kuruluş çalışmasıdır. Mentor International
Kolombiya’da, Almanya’da, Letonya’da,
Lübnan’da, Litvanya’da, İsveç’te,
İngiltere’de ve ABD’deki ulusal / bölgesel
üyeleri ve Estonya ve Uganda’daki ortakları
ile birlikte uluslararası bir federasyondur.
Paul Rompani is the Executive Director
of Mentor International. Established 20
years ago, in 1994, in collaboration with
the WHO at the UN General Assembly,
Mentor International is the leading international youth development NGO working
to empower young people and prevent
drug use and substance abuse. It is an
international federation with national/
regional members in Colombia, Germany,
Latvia, Lebanon, Lithuania, Sweden, the
UK and the USA and partners in Estonia
and Uganda.
Paul, Uyuşturucu Üzerine Viyana NGO
Komitesinin Saymanı ve Yönetim Kurulu
üyesi olarak gönüllü çalışır ve Uyuşturucu Üzerine Avrupa Komisyonu’nun Sivil
Toplum Forumunda Mentor International
temsilcisidir.
Mentor International’a katılmadan önce,
uluslararası gençlik geliştirme yardımsever
kuruluşu Lattitude Küresel Gönüllülük baş
yöneticisi, Çoklu Doku Sertleştirme Uluslararası Federasyonu Başkan Yardımcısı
ve Londra’daki İngiliz Konseyinde (British
Council) uluslararası bir öğrenci değişim
programının Program Yöneticisi olarak
bulundu.
Paul, Londra Ekonomi Okulundan alınan
Gönüllü Sektör Örgütünde bir Fen Bilimleri
Yüksek Lisansına (MSc), Londra South
Bank Üniversitesinden alınan Yardım
Derneği Yönetiminde bir yüksek lisans sertifikasına ve Londra Üniversitesi’nde Royal
Holloway’ den alınan Ekonomi ve Sosyal
Bilimlerde Lisans Derecesine sahiptir.
Paul volunteers as Treasurer and Board
member of the Vienna NGO Committee
on Drugs and represents Mentor International on the European Commission’s Civil
Society Forum on Drugs.
Prior to joining Mentor International, Paul
was Chief Executive of international youth
development charity Lattitude Global Volunteering, Deputy Chief Executive of the
Multiple Sclerosis International Federation
and Programme Manager of an international student exchange programme at the
British Council in London.
Paul has an MSc in Voluntary Sector
Organisation from the London School of
Economics, a Postgraduate Certificate in
Charity Management from London South
Bank University and a BA in Economics
and Social Studies from Royal Holloway,
University of London.
Paul lives in Henley on Thames in the UK
with his wife and two sons.
Paul İngiltere’de Thames yerleşim yerindeki Henley’de eşi ve iki oğlu ile birlikte
yaşamaktadır.
306
307
Küresel Düzeyde
Uyuşturucu Önleme
Drug Prevention
an a Global Level
Paul Rompani
Paul Rompani
01 Ekim 2014, Paralel Oturum VIII B, 11:30-13:00
01 October 2014, Parallel Session VIII B, 11:30-13:00
Son 20 yıl boyunca uyuşturucu önleme çalışmaları, alanında önemli ilerlemeler kaydeden
güvenilir bilimsel bir disiplin olarak belirmiştir. Sonuç olarak bu alandaki pratisyenler ve
politika yapıcılar, uyuşturucu kullanımının başlangıcı ile ilişkili koruyucu faktörleri ve altında yatan psikososyal riskleri anlamada daha bütüncül bir anlayışa sahiptirler.
During the last 20 years the field of drug prevention has emerged as a credible scientific
discipline that has made significant advances. As a result, practitioners in the field and
policy makers have a more complete understanding of the underlying psychosocial risks
and protective factors associated with drug use onset.
Yakın zamanda, rastgele hale getirilmiş kontrollü çalışmalardan ve müdahaleleri önleme
teori temelinin sözde deneysel çalışmasından elde edilen kanıt, risklerin azaltılmasındaki
etkisini ve ilaç kullanımı ile madde bağımlılığı da dâhil olmak üzere gençlerin anti sosyal
davranışlarını ılımlılaştırdığını artan sayıda programların ortaya koyduğunu göstermektedir.
More recently, evidence from randomized controlled trials and quasi-experimental studies
of theory-based prevention interventions indicate that a growing number of programmes
have demonstrated efficacy in reducing risks and moderating antisocial behaviours of
young people, including drug use and substance abuse.
Bununla birlikte, kanıta dayalı sonuçların değerlendirildiği programlar birçok ülkede
uygulanıyorken, etkisiz uygulamaların yaygın olduğu, etkili uygulamada bilinç eksikliğinin
olduğu; geliştirmede ulusal kapasitenin ve etkili şekilde uygulamanın sınırlı olduğu veya
hiç oluşmadığı aşikardır. Ayrıca, etkili önleme uygulamasının geliştirilmesini, uygulanmasını ve değerlendirilmesini tartışan kısık sesli insanlar da vardır.
However, whilst these evidence based outcome evaluated programmes have been implemented in a number of countries it is clear that in most, if not all countries there is: widespread use of ineffective practices; a lack of awareness of effective practice; limited, or
non-existent, national capacity to develop and implement effective practice and evaluate
promising practice developed on the ground. Furthermore, there are scarce voices arguing
for the development, implementation and evaluation of effective prevention practice.
Sonuç olarak değerlendirilen önleme stratejilerinin sonuçlarına dayalı uygun delilleri
geliştirmek, uygulamak ve değerlendirmek ile ilgili bilim, uygulama ve politika arasındaki
bağlantıyı güçlendirmek için ‘sağlık’, ‘gençlik gelişimi’ ve ‘önleme’ kelimeleri ile bizim
neyi kastettiğimizi devletlerin, STK’ların ve halk sağlığı pratisyenlerinin ortak bir anlayış
ile birlikte çalışarak anlaması gerekir. Stratejiler aileleri, okulları, işyerlerini, toplulukları
ve toplumu bir bütün olarak bağlayan ve içeren günlük yaşam içinde yaygınlaştırarak
yerleştirilir.
308
Consequently, governments, NGOs and public health practitioners need to work together
within a shared understanding of what we mean by ‘health’, ‘youth development’ and
‘prevention’ to strengthen the links between science, practice and policy and to develop,
implement and evaluate relevant and appropriate evidence based outcome evaluated
prevention strategies. Strategies that are mainstreamed into everyday life that engage and
involve families, schools, workplaces, communities and society as a whole.
309
Biyografi
Biography
Mehmet Dinç, Hasan Kalyoncu Üniversitesi Psikoloji bölümünde öğretim görevlisi
ve özel bir danışmanlık merkezinde klinik
psikolog olarak çalışmaktadır.
Mehmet Dinc is a clinical psychologist
in private practice and lecturer at the
Psychology Department at Hasan Kalyoncu
University.
Klinik psikoloji üzerine yüksek lisansını
Okan Üniversitesinden, eğitim üzerine
yüksek lisansını ise RMIT Üniversitesinde
yapmıştır.
He received his MA in Clinical Psychology
from Okan University and his MEd from
RMIT University.
Halen özgün internet bağımlılığı üzerine
doktora tezini yazmaktadır.
Mehmet Dinç’in yayınlanmış 3 kitabı ve 5
kitap bölümü vardır.
He is currently writing a Phd thesis on
specific internet addictions.
Mehmet Dinc has authored 3 books and 5
book chapters.
Mehmet Dinç
Türkiye
Mehmet Dinç
Turkey
310
311
Bağımlılığın Önlemesinde ve
Rehabilitasyonunda Psikolojik
Dayanıklılık Temelli Sağlıklı
Gelişim Modeli
Promoting Resilience by
Promoting Healthy Development
to Prevent/Rehabilitate
Addiction
Mehmet Dinç
Mehmet Dinç
01 Ekim 2014, Paralel Oturum VIII B, 11:30-13:00
01 October 2014, Parallel Session VIII B, 11:30-13:00
Psikolojik dayanıklılık ile bağımlılık arasında ciddi bir ilişki vardır. Buna göre psikolojik
dayanıklılığın zayıflaması bağımlılığın ortaya çıkmasını kolaylaştırır.
There is a solid relationship between pscyhological resilience and addiction. For this
reason, addiction can appear with ease when psychological resilience is diminished.
Psikolojik dayanıklılığa dikkat edilmesi ise bağımlılığın ortaya çıkmasını zorlaştırdığı gibi
herhangi bir nedenle başlaması halinde tedavi ve rehabilitasyonunu kolaylaştırır.
It is more difficult for addiction to appear and less challenging to rehabilitate it even if
addiction begins for some reason, when psychological resilience is observed attentively.
Psikolojik dayanıklılığı artırmada ya da psikolojik dayanıklılığın zayıflamasında sağlıklı
gelişimin ciddi önemi vardır. Sağlıklı gelişimin 5 temel ilkesi, 5 temel boyutu vardır.
There is significant importance of healthy development in boosting psychological resilience or in diminishing resilience. There are five main principles and five main dimensions
of healthy development.
5 temel ilke gelişimin lifespan olması, multidimensional ve multidirectional olması, gain
ve loss olması ve plastic olmasıdır. 5 temel boyut ise fiziksel, duygusal, sosyal, zihinsel ve
manevi gelişim boyutlarıdır.
312
The five main principles are multidimensional, multidirectional and plastic and the five
dimensions are physical, emotional, social, mental and spiritual development.
Sağlıklı gelişim için söz konusu 5 temel ilke gözetilerek 5 temel boyuta yatırım yapmak
gerekmektedir.
In order to reach healthy development, it is advisable to invest in the five main dimensions
by bearing in mind the five main principle.
Bu çalışmada bağımlılığın önlenmesi veya rehabilitasyonu için psikolojik dayanıklılığı
güçlendirme temelli bütüncül bir sağlıklı gelişim modeli sunulmaktadır.
This paper presents a comprehensive healthy development model in prevention or in rehabilitation of the addict by applying the boosting pscyhological resilience approach.
313
Angelina Brotherhood
İngiltere
Angelina Brotherhood
UK
314
Biyografi
Biography
Angelina Brotherhood, Liverpool John Moores Üniversitesi Halk Sağlığı Merkezinde
(İngiltere) bir araştırmacıdır.
Angelina Brotherhood is a researcher at
the Centre for Public Health, Liverpool
John Moores University, UK.
Angelina yoğun olarak Avrupa Uyuşturucu
Politikaları ve Uygulamalarına yönelik
Uluslararası Projeler üzerinde çalışmakta
olup uyuşturucuların engellenmesine
yönelik kalite standartları ve gelişimlere
odaklanmış bulunmaktadır.
She works predominantly on international projects to inform European drugs
policy and practice, with a focus on the
development and dissemination of quality
standards in drug prevention.
Bu bağlamda Angelina’nın müdahil olduğu
önemli projeler arasında Avrupa Uyuşturucu Engelleme Kalite Standartları (EDPQS)
Uyuşturucu Talebinin Azalması Konusundaki Minimum Kalite Standartları (EQUS)
ve Uyuşturucu Kullanımının Engellenmesine yönelik olarak UNODC Uluslararası
Standartlar bulunmaktadır.
Bu konuda daha fazla bilgi edinebilmek
için lütfen http://www.cph.org.uk/people/
Major projects have included the European Drug Prevention Quality Standards
(EDPQS); Minimum Quality Standards in
Drug Demand Reduction (EQUS); and the
UNODC International Standards on Drug
Use Prevention.
For more information, please visit
http://www.cph.org.uk/people/
angelinabrotherhood/
angelinabrotherhood/ adresli internet
sitesini ziyaret ediniz.
315
Uyuşturucu Önleme Çalışmalarının
Niteliği Nasıl Geliştirilebilir?
EQUS ve EDPQS Tanıtımı
How to Improve the Quality of Drug
Prevention Activities - Introducing
EQUS and EDPQS
Angelina Brotherhood
Angelina Brotherhood
01 Ekim 2014, Paralel Oturum VIII B, 11:30-13:00
01 October 2014, Parallel Session VIII B, 11:30-13:00
Son yıllarda uyuşturucu kullanımına yönelik hangi çalışmaların yapılması gerektiği ve uyuşturucu kullanımının engellenmesine yönelik hizmetlerin nasıl sunulacağı ve ilgili kesimlere
ulaştırılacağı konusunda önemli gelişmeler kaydedilmiş olmasına rağmen hala uyuşturucunun engellenmesine yönelik olarak yapılan çalışmaların birçoğu “hangi işler” veya
neyin “kaliteyi” temsil ettiği anlayışına dayalı olarak gerçekleştirilmemiştir. İşte yukarıda
belirtilen bu eksikliğe çözüm bulabilmek amacıyla gerek ulusal düzeyde gerekse uluslararası bağlamda uyuşturucu kullanımının engellenmesine yönelik sunulan faaliyetlerin kalite
düzeyinin geliştirilmesi bağlamında önemli çalışmalar söz konusudur. Bu prezantasyonda
Avrupa Birliğinden destek alınmış olması suretiyle Avrupa’da üstlenilen temel iki çabaya
odaklanılacak olup, bunlar: Uyuşturucu Talebinin Azaltımı Konusundaki Minimum Kalite
Standartları (EQUS) ve ilgili Avrupa Uyuşturucu Kullanımının Engellenmesine yönelik Kalite
Standartlarıdır (EDPQS). Bu dokümanlar bu bağlamda gerçekleşen Avrupa’daki konsensüse
dayalı olarak uyuşturucu kullanımının engellenmesine yönelik faaliyetlerin değerlendirilmesi ve geliştirilmesi bağlamında bir referans noktası teşkil etmektedir.
In recent years, there has been significant progress in understanding what works in drug
prevention and how prevention should be delivered. However, a lot of what is done in the
name of drug prevention is still not based on what “works” or on what constitutes
Nitekim coğrafik ve kültürel farklılıklara yönelik unsurlar uygun olduğu yerlerde sisteme
dâhil edilmiş bulunmaktadır. Standartlar kapsamında ele alınan konular ihtiyaçları, kaynakların değerlendirilmesini, programa yönelik formülasyonu, müdahaleye ilişkin tasarımı,
kaynak yönetimini, hizmetlerin sunulmasını, gözlemlenmesini ve değerlendirilmesini
içermekte olup ayrıca kaynakların bulunması, paydaşların müdahil olması, personel ve etik
konularda ele alınmaktadır. Bu prezantasyon bağlamında standartlara yönelik genel bir
özet sunulacak olup standartların nasıl geliştirilmiş olduğu ve uyuşturucu kullanımın engellenmesine yönelik topluma ne şekilde ve nasıl menfaatler sağlayacağı ele alınacak olup,
ayrıca halihazırda ilgili bu alanda sürdürülmekte olan mevcut faaliyetlerde vurgulanacaktır.
“quality”. In response to this situation, there has been an increasing number of efforts
at national and international levels to raise the quality of drug prevention activities. This
presentation will introduce two key efforts undertaken in Europe with co-funding from the
European Union; the prevention strand of the EQUS Minimum Quality Standards in Drug
Demand Reduction, and the related European Drug Prevention Quality Standards (EDPQS).
These documents offer a reference point to help assess and develop drug prevention
activities, based on a European consensus.
Considerations of geographical and cultural differences were incorporated where appropriate. Topics covered by the standards include needs and resource assessment,
programme formulation, intervention design, resource management, delivery, monitoring
and evaluation, and dissemination; as well as funding, stakeholder involvement, staff and
ethical issues. The presentation will give a brief overview of the standards, how they were
developed, and how they can benefit the prevention community. Current activities in the
area will also be highlighted.
Further information is available from www.prevention-standards.eu
Keywords: Drug Prevention, Quality Assurance, Evidence-Based Policy and Practice
Bu hususa yönelik daha ileri düzeydeki bilgiyi www.prevention-standards.eu adresli internet sitesinden elde edebilirsiniz.
Anahtar kelimeler: Uyuşturucu Kullanımının Engellenmesi, Kalite Güvencesi, Kanıtlara
Dayalı Politika ve Uygulamalar
316
317
Biyografi
Biography
Sosyal Bilimlerde ve Halk Sağlığında
çalışmaları bulunmaktadır. İsveç Devlet
Dairesinin (ANDT) bir önceki Ulusal
Uyuşturucu Koordinatörüdür ve Sosyal
İşler Bakanlığında Direktördür (Avrupa Komisyonunda ve Dünya Sağlık Örgütü Genel
Merkezinde görevlendirildiği dönemler
hariç). SK (Scientific Knowledge-Bilimsel
Bilgi) için sorumlu.
A background in social science and public
health. Former National Drug Coordinator at the Swedish Government’s Office
(ANDT) and Director at the Ministry of
Health and Social Affairs (except for
periods as seconded at the European
Commission and WHO HQ). Responsible
for the SK.
Avrupa Komisyon Hizmetlerinde Alkol Dosyası (DG SANCO 2004-2007). Uluslararası
uyuşturucu madde politikası diyaloglarına
katkıda bulunmak için özel bir görevle
Dünya Sağlık Örgütü Genel Merkezinde
görevlendirilmiştir.
Alcohol file at the European Commission
Services (DG SANCO 2004-2007). From
March 2014 seconded at WHO HQ with a
special task to contribute to the international drug policy dialogues.
Maria Renström
İsviçre
Maria Renström
Switzerland
318
319
Bütüncül Bir Hükümet Halk Sağlığı
Yaklaşımında Önemli Bir Araç
Olarak Önleme
Prevention – Key in a Whole
of Government Public Health
Approach
Maria Renström
Maria Renström
01 Ekim 2014, Paralel Oturum VIII B, 11:30-13:00
01 October 2014, Parallel Session VIII B, 11:30-13:00
Uyuşturucu sorunu Kişiselleştirilmiş Kurtarma Odaklı Hizmetler için tüm insanlığın sağlığına, güvenliğine ve refahına ciddi bir tehdit olmaya devam ediyor. 2016 yılı başlarında
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu dünyadaki uyuşturucu problemi üzerine özel bir oturumda
bir araya gelecek. Orada Halk sağlığı açısından uyuşturucu sorunu üzerine daha fazla
odaklanma çağrıları olmuştur. Yerel ve ulusal düzeyde önleyici müdahaleler temelli uzun
dönemli bir halk sağlığı perspektifi delili, daha az uyuşturucu kullanımına dönüşte tedavi,
bakım ve ceza yargılaması sistemi için maliyeti azaltması gereken daha az uyuşturucu
kullanımına katkıda bulunabilir.
The drug problem continues to pose a serious threat to the health, safety and well-being
of all humanity. In early 2016 the United Nations Assembly will hold a special session on
the world drug problem. There have been calls to focus more on the problem from a public
health perspective. In the long-term public health perspective evidence based preventive
interventions at local and national levels would contribute to less drug use, which, in
return, should reduce the cost of treatment, care and the criminal justice system.
Uyuşturucu politikası için halk sağlığı yaklaşımındaki önlemenin rolü bu sunumda anlatılacaktır. Bir yaşam seyri yaklaşımı kullanarak koruma sıralaması, uyuşturucu kullanmaya başlamayan kişilere yönlendirilmiş birincil korumadan, yüksek risk altında olduğu düşünülen
kişilere ikincil korumaya gidiyor. Risk ve koruyucu faktörlere odaklı müdahaleleri dikkate
alarak bilimsel temelli müdahalelerin uygulanabilirliğini belirlemek gerekmektedir.
Anahtar kelimeler: Önleme, Yaşam Seyri Yaklaşımı, Risk ve Koruyucu Faktörler
320
This presentation will describe the role of prevention in formulating a public health approach to drug policy. Using a life course approach, going from prevention ranking from
primary prevention directed at those who have not begun to use drugs to secondary
prevention for those considered to be at high risk. With a perspective to grouping risk and
protective factors for different stages of the life course and identifying when different
science based interventions could be implemented.
Keywords: Prevention, Life Course Approach, Risk and Protective Factors
321
Biyografi
Biography
İ. Ü. İstanbul Tıp Fakültesini 1991’de
bitirdi. Psikiyatri uzmanlık eğitimini
Bakırköy Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları
Eğitim ve Araștırma Hastanesinde 1996’da
tamamladı.
He graduated from Istanbul University,
Istanbul Faculty of Medicine in 1991. He
completed his psychiatry specialization in
Bakırköy Training and Research Hospital
for Psychiatry, Neurology and Neurosurgery in 1996.
Aynı yıl Alkol Madde Araștırma, Tedavi ve
Eğitim Merkezi’nde (AMATEM) baș asistan
olarak çalıșmaya bașladı. 2006 yılında ise
doçent oldu.
2010 yılında AMATEM’in klinik yöneticiliğini devraldı. Alkol madde bağımlılığı
alanında 200 kadar Ulusal ve Uluslararası
bilimsel yayını ve kitap bölümleri bulunmaktadır.
Doç. Dr. Cüneyt Evren
Türkiye
Assoc. Prof. Dr. Cüneyt Evren
Turkey
322
Halen AMATEM Alkol bölümünün
sorumluluğunu, Düșünen Adam Psikiyatri
ve Nörolojik Bilimler Dergisi Editörlüğünü,
Bakırköy Araștırma ve İleri Eğitim Merkezi
(BARİLEM) başkanlığını ve Türkiye Psikiyatri Derneği Bilimsel Toplantı Düzenleme
Kurulu Üyeliği’ni yürütmektedir.
In the same year, he started working
as the head assistant in Alcohol Drug
Research, Treatment and Education Centre
(AMATEM), and he became Assoc. Prof.
Dr.in 2006.
In 2010, he took over the position of
clinic director of AMATEM. He has up to
200 national and international scientific
publications and book chapters in the field
of alcohol and drug addiction.
He is still in charge of for AMATEM
Alcohol Department, Editor of Düșünen
Adam: Journal of Psychiatry and Neurological Sciences, President of Bakırköy
Research and Advanced Education Centre
(BARİLEM) and a Member of Scientific
Meeting Arrangement Board of Turkish
Psychiatry Association.
323
İstanbul’da Opioid İdame
Tedavisi ve ilgili Sonuç
Opioid Maintenance
Treatment in Istanbul and
Related Outcome
Doç. Dr. Cüneyt Evren
Assoc. Prof. Dr. Cüneyt Evren
01 Ekim 2014, Ana Oturum II, 14:00-15:30
01 October 2014, Plenary II, 14:00 -15:30
Türkiye’de opioid suiistimali oranları Kuzey Amerika ve Avrupa’dan daha düşük bulunmasına rağmen opioid suiistimali, hem eroin kullanımından hem de reçeteli opioidlere
bağımlılık geliştiren kişilerinin artan sayısından dolayı Türkiye’de de artan bir halk sağlığı
sorunudur. Opioid bağımlılığına yönelik opioid idame tedavisi (OİT) ölüm oranı, HIV bulaşması, suç ve diğer ilaçların kullanımının azaltılmasında etkilidir. Bupernorfin (BUP) idamesi
ise opioid bağımlılığın tedavisinde etkilidir ancak BUP’un yanlış kullanımı ve saptırılması
kabul edilebilirliğini ve yayılımını sınırlandırabilir. Yoksunluk odaklı semptomatik tedavi,
2009 yılının sonuna kadar Türkiye’de en sık sunulan tedavi seçeneğiydi. Bupernorfinin tek
bir şekli veya bupernorfin ve nalokson karışımı (BNX) olan metadon da dahil olmak üzere
agonist tedavileri kullanılabilir değildi. Nisan 2010’dan başlayarak BNX, Türkiye Sağlık
Bakanlığı tarafından opioid bağımlılığı tedavisinde bir detoks veya idame tedavisi olarak
kabul edilmiştir. Ancak BNX reçetesi, ilaç bağımlılığına yönelik devlet onaylı uzman bir
klinik de dahil olmak üzere hastanelerle sınırlıydı.
Although rates of opioid abuse found in Turkey is lower than North America and Europe,
opioid abuse is an increasing public health problem in Turkey, both due to the use of
heroin and to an increasing number of individuals developing dependence on prescription opioids. Opioid maintenance treatment (OMT) for opioid dependence is effective in
reducing mortality, HIV transmission, crime, and use of other drugs. Buprenorphine (BUP)
maintenance is effective in treating opioid dependence, but problems with the misuse
and diversion of BUP may limit its acceptability and dissemination. Abstinence-oriented
symptomatic treatment was the most commonly offered treatment option in Turkey until
the end of 2009. Agonist treatments, including methadone, a single form of buprenorphine
or a combined form of buprenorphine and naloxone (BNX) were not available. Starting
in April 2010, BNX was approved for opioid dependence treatment as a detoxification or
maintenance treatment by the Turkish Ministry of Health. The prescription of BNX was,
however, restricted to hospitals that included a state-approved specialized clinic for the
treatment of substance dependency.
13 milyonu aşkın nüfusa sahip İstanbul’da sadece 2 merkez BNX idame tedavisi programı
sunmaktadır. 2010 yılının başında, İstanbul’da bulunan Alkol ve İlaç Araştırma Tedavi ve
Eğitim Merkezi (AMATEM) sadece yatan hastalara BNX vermeye başladı. 2011 yılının
başında AMATEM ayakta hastalar tarafından da kullanılabilmesi için bir kılavuz yayınlayarak BNX OİTnin uygulamasını genişletti. Bu sırada, biz de BNX OİT hakkında bazı çalışmalar
gerçekleştirdik.
Anahtar kelimeler: Opioid İdame Tedavisi; Bupernorfin; Kılavuz; Zarar Azaltma
324
In Istanbul, with a population exceeding 13 million inhabitants, only 2 centers provide
a BNX maintenance treatment program. At the beginning of 2010 the Alcohol and Drug
Research Treatment and Training Centre (AMATEM) in Istanbul started providing BNX, but
only to patients who were hospitalized. At the beginning of 2011 AMATEM published a
guideline and extended the implementation of BNX OMT to make it available on an outpatient basis. During this time we conducted some studies considering BNX OMT.
Keywords: Opioid Maintenance Treatment; Buprenorphine; Guideline; Harm Reduction
325
Biyografi
Biography
Profesör John Strang Londra, King’s
Kolejinde Uyuşturucu Bağımlılığı Departmanında Başkan ve Ulusal Uyuşturucu
Bağımlılığı Merkezinde Direktördür.
Professor John Strang is the Director of
the National Addiction Centre and Head
of the Addictions Department at King’s
College London.
30 yılı aşkın bir süredir uyuşturucu bağımlılarına yönelik psikiyatr olarak görev yapan
Profesör John Strang’ın bu konuda 400’den
fazla bilimsel makalesi bulunmaktadır.
An addictions psychiatrist for over 30
years he has published over 400 scientific
papers in the field.
Profesör Strang aynı zamanda “Uyuşturucu
Bağımlılarına Yönelik Araştırma Metotları”
ve “Uyuşturucu Bağımlılarına Yönelik
Politika-Uyuşturucu Politikası ve Kamu
Sağlığı” başlıklı kitapların müşterek editörlüğü görevini üstlenmiş bulunmaktadır.
Prof. Dr. John Strang
İngiltere
Prof. Dr. John Strang
UK
326
Profesör Strang “Medikasyonlar ve
İyileşme (2012)” başlıklı uzman grubuna
başkanlık etmiş olup aynı zamanda “Uyuşturucuların Kullanımı ve Bağımlılık: Klinik
Yönetim Konusunda İngiltere Prensipleri”
başlıklı çalışma konusuna yönelik olarak
İngiltere Sağlık Departmanlarında kurulan
yeni uzman grubunda görev yapmaktadır.
Professor Strang’s co-edited books include
‘Addiction Research Methods’ and ‘Drug
Policy and the Public Good’.
He chaired the Expert Group producing
‘Medications and Recovery (2012)’ and
also the New Expert Group updating the
influential “Drug Misuse and Dependence:
UK guidelies on clinical management” for
the UK Departments of Health.
327
İyileşme Odaklı Uyuşturucu
Tedavileri- Öğrenilen Dersler ve Etkili
Bir Tedavi Sistemi Nasıl Olmalı?
Recovery Orientated Drug
Treatments - Lessons Learnt,
What Should an Effective Treatment
System Look Like?
Prof. Dr. John Strang
Prof. Dr. John Strang
01 Ekim 2014, Ana Oturum II, 14:00-15:30
01 October 2014, Plenary II, 14:00 -15:30
Son yıllarda İngiltere’de uyuşturucu bağımlılığının tedavisinin “iyileşme” yaklaşımı
yönünde bir modele dönüştürülmesi eğilimi gelişmiştir. “İyileşme” konseptinin ne olduğu
konusunda yapılacak olan daha geniş kapsamlı müzakerelere destek sağlamak amacıyla
İngiltere’de bu bağlamda hangi derslerin çıkarıldığını anlamak önem teşkil etmektedir. İyileşme nedir? Öncelikle farklılıkların ortaya konulması gerekmektedir. Her bir bireye yönelik
olarak bizlerin gerçekçi, elde edilebilir nitelikte ve kişisel iyileşme amaçları konusunda ilgili
bireylerle mutabakata varmak suretiyle çalışmalar yapmamız gerekmektedir.
In recent years the UK have made a shift towards a “recovery” approach in the treatment
of drug dependency. To assist the wider debate on the concept of “recovery”, it is important to understand what lessons have been learnt in the UK. What is recovery? It needs to
be about making a difference. For each individual, we need to work with them to agree on
realistically achievable, personal recovery objectives.
Ayrıca farklılığın ne olduğunun ortaya konulması bağlamında gerek kişisel gerekse kamusal
düzeyde hasta ile tedavi sağlayan taraf arasında erken aşamada bir ortaklık ilişkisinin tesis
edilmesi yönünde bir gereklilik mevcuttur. Aynı zamanda tedavi planında yapılacak olan
sürekli düzenlemelerin yanı sıra bu amaçlarına yönelik elde edilen gelişmelerin izlenmesi
konusunda üzerinde mutabık kalınacak olan metotların da belirlenmesi gerekmektedir.
328
And to make a difference, at personal and public levels, there needs to be early establishment of a partnership between the client and treatment provider. There also needs to be
agreed methods of tracking progress towards these objectives as well as ongoing adjustment to the treatment plan.
329
Biyografi
Biography
Lars Moller Tıp Doktoru olup, halk sağlığı
tıbbında uzmanlaşmış ve hastalıkların
önlenmesi alanında doktora yapmıştır.
Lars Moller is a medical doctor with a
medical specialization in public health
medicine and a doctoral degree in disease
prevention.
2011 yılından beri Dünya Sağlık
Örgütü Avrupa Bölge Ofisinde görev
yapmaktadır. Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar
Departmanında Alkol ve Uyuşturucu
Maddeler programında program
yöneticisidir.
Since 2011 he has been working for the
WHO Regional Office for Europe and is
the Programme Manager for the Alcohol
and Illicit Drugs Programme at the Division
of Noncommunicable Diseases and Life
Course.
Dr. Lars Moller
Danimarka
Dr. Lars Moller
Denmark
330
331
Adli Yargı Sisteminde
Tedavi
Treatment in the Criminal
Justice System
Dr. Lars Moller
Dr. Lars Moller
01 Ekim 2014, Ana Oturum II, 14:00-15:30
01 October 2014, Plenary II, 14:00 -15:30
Hapishanelere giren mahkumların önemli bir oranında uyuşturucu kullanımı ve enjeksiyon
geçmişi söz konusudur. Hapishane ortamının bazı uyuşturucu kullanıcılarına yönelik olarak
pozitif bir etkisi olabilmekle birlikte bazı mahkûmlar için hapishane ortamı daha zararlı
uyuşturucu formlarına kayabilecekleri bir ortam niteliğindedir. Nitekim bu zararlar aşağıda
maddeler halinde belirtilen hususları içermektedir:
A large proportion of the prisoners who enter criminal justice systems and prison have a
history of drug use and injecting. The prison environment may have a positive impact on
some drug users, but for others, prison will be an environment where they switch to more
harmful patterns of drug use.
• Yüksek oranlarda HIV ve viral hepatit
• Yüksek oranlarda tüberküloz
• Yüksek oranlarda aşırı doz kullanımı
• Yüksek oranda yeniden saldırganlık riski
Dünya Sağlık Örgütü toplumda mevcut olan uyuşturucuyla ilgili bütün hizmetlerin tıpkı dış
ortamda olduğu gibi hapishanelerde de aynı kalitede, ölçekte ve erişilebilirlik düzeyinde olması
gerektiğini tavsiye etmektedir. Bütün dünyada hapishanelerde uyuşturucu kullanımına yönelik engelleme, tedavi ve zararların azaltılması yönündeki program ve tedbirler hala yetersiz düzeydedir.
Literatürdeki kanıtlar aşağıdaki gibidir:
• Uyuşturucu bağımlılarının tedavisine yönelik kapsamlı ve bütün ülke çapında çerçeve
çalışmalarının gerçekleştirilmesi ve hangi hizmetin veya acentenin-departmanın sorumluluk aldığının belirlenmesi.
• Opioit ikamesi tedavisi.
• Hapishaneye girdiğinde ve hapishaneden çıktığında sağlık bakımının ve ilgili tedavilerin
sürdürülmesi, bu nevi unsurların sürekliliği ve bu konuda istikrar sağlanması.
• Cezai adalet sistemiyle toplumdaki harici hizmet departmanları arasında ortaklık ilişkilerinin ve ilgili şebekelerin oluşturulması.
• Mahkûmlar, personel ve harici hizmet sağlayıcıları da dâhil olmak üzere (örneğin toplum
düzeyinde sağlık bakımı çalışanları ve kamu kuruluşu niteliğinde olmayan organizasyonlar)
ilgili bütün paydaşlara yönelik eğitim sağlanması.
• Belirli alt grupların spesifik ihtiyaçlarının belirlenmesi ve bu ihtiyaçların giderilmesi.
The harms include:
• High rates of HIV and viral hepatitis
• Higher rates of TB
• Increased rates of overdose after release
• Increased risks of re-offending after release.
WHO recommends that all drug services available in the community should be available in
prisons, in the same quality, size and accessibility as those outside. Throughout the world,
the introduction of prevention, treatment and harm reduction measures in prisons is still
inadequate compared to developments achieved in the communities.
The best evidence from the literature seems to be:
• Providing a comprehensive, countrywide framework for drug treatment and determining
which service or agency must take responsibility.
• Opioid substitution therapy.
• Continuity of care and treatment stability both when entering prisons and when leaving
the prison.
• Building partnerships and networks between the criminal justice system and external
sercive in the community.
• Education for all stakeholders including prisoners, staff and external service providers
(such as community care workers and non-governmental organizations).
• Recognizing and addressing the specific needs of particular sub-groups.
• Monitoring, risk assessment and evaluation of interventions.
• İlgili müdahalelerin gözlemlenmesi ve risk değerlendirmesi ve bu kapsamda yapılacak
olan değerlendirmeler.
332
333
Prof. Dr. Nesrin Dilbaz
Türkiye
Prof. Dr. Nesrin Dilbaz
Turkey
334
Biyografi
Biography
1984 yılında Hacettep Üniversitesi, Tıp
Fakültesinden mezun oldu ve Ankara’daki
Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesine
psikiyatrist olarak atandı. Dr. Dilbaz, 1994
yılında Doç. Dr. unvanını aldı ve 1999
yılında İkinci Psikiyatri Kliniğinin Başkanı
pozisyonuna yükseldi. Alkol ve madde
bağımlılığının kapsamı ve tedavisi üzerine
yürüttüğü çalışmayla birlikte 2004 yılında
Ankara’daki AMATEM’in Kurucu Başkanı
oldu.
She completed her degree in medicine
from the Faculty of Medicine at Hacettepe
University in 1984 and was appointed as
a psychiatrist to Numune Training and
Research Hospital in Ankara. In 1994 Dr.
Dilbaz became an Associate Professor
and appointed as Chief at the Second
Psychiatry Clinic in 1999 and together with
the work she conducted on the extent and
treatment of alcohol and substance abuse
she became the founding President of
AMATEM in Ankara in 2004.
Ankara Numune Hastanesinden emekli
oldu ve 1 Şubat 2012 tarihinde halen çalışmakta olduğu Üsküdar Üniversitesinde
psikiyatri profesörü olarak görev yapmaya
başladı.
Dr. Dilbaz, 2005 yılında Dr. Cem Şengül
ile birlikte yaptıkları “Memantin’in Alkol
Yoksunluğundaki Etkileri” isimli çalışmayla
Avrupa Nöropsikofarmakoloji Koleji (ECNP)
poster ödülüne layık görüldü. Ülkemizdeki
gençleri madde bağımlılığından koruma
hakkındaki çalışmasıyla 2007 yılında
Sosyal Sorumluluk alanında “En İyilerden
Biri” ödülünü kazanmıştır ve şu anda BM,
AB ve AK Pompidou Grubu’yla birlikte
Madde Bağımlılığı için Tedavi Platformu
üzerinde çalışma yapmaktadır. Sağlık
Bakanlığı ve BM ile birlikte “Türkiye’de 16
Yaş Grubundaki Lise Öğrencileri Arasında
Madde Bağımlılığı Profili” üzerine yapılacak çalışmanın ulusal koordinatörlüğünü
üstlendikten sonra, Dr. Dilbaz Türkiye’deki
ESPAD (Alkol ve Diğer Uyuşturucular
Hakkında Avrupa Okulları Araştırması
Projesi) Türkiye Koordinatörlüğü’ne atanmıştır. Ulusal Koordinasyon Konseyi’nin
Ulusal HIV-AIDS Projesi’nin ve Tütün ve
Alkol Piyasası Düzenleme Kurumunun ve
Sağlık Bakanlığı Madde İstismarı Bilim
Komitesi’nin bir üyesidir.
She retired from Ankara Numune Hospital
in and took a past in Üsküdar University
as psychiatry Professor at 1 February 2012
where she is still working.
Dr. Dilbaz won the ECNP poster award for
her work together with Dr. Cem Şengül
on the Effects of Memantine on Alcohol
Deprivation in 2005. She won the “One of
the Best” award On Social Responsibility
in 2007 for her work on protecting the
youth in our country from substance abuse
and currently works on the Treatment Platform for Substance Dependence with the
United Nations, the European Union and
the Council of Europe, Pompidou Group.
After undertaking work at the national
coordinatorship together with the Ministry
of Health and the United Nations on
“The Profile of Substance Abuse Among
16-Year Old Lycee Students in Turkey,” Dr.
Dilbaz was appointed ESPAD Coordinator
in Turkey. She is a member of the National
Coordination Council’s the National HIVAIDS Project and the National Tobacco
Council and the Substance Abuse Science
Committee of the Ministry of Health since
2005.
335
Bağımlılık Hastalık mı?
Tedavi İlkeleri
Addiction Health Problem?
Treatment Principles
Prof. Dr. Nesrin Dilbaz
Prof. Dr. Nesrin Dilbaz
01 Ekim 2014, Ana Oturum II, 14:00-15:30
01 October 2014, Plenary II, 14:00 -15:30
Bu sunum, nörobiyoloji ve bireyler için uyuşturucu bağımlılığı tedavisi ilkeleri açısından
genel bir bakış sunmaktadır. Ödüllendirme sisteminin ve başlıca yapıların önemli bir kısmı
şöyledir: ön tavan bölgesi (ÖTB), ödül merkezi ve prefrontal korteks. Beyinlerimizin tasarım
şekli ve bu uyuşturucuların ödül için bu belirli beyin yolunu faaliyete geçirmesi nedeniyle,
suistimal edilmeye elverişlidirler.
This presentation provides an overview of neurobiology and treatment principles of drug
addiction for individuals. An important part of the reward system and the major structures
are: the ventral tegmental area (VTA), the nucleus accumbens (nuc. acc.) and the prefrontal
cortex. Because of the way our brains are designed, and because these drugs activate this
particular brain pathway for reward, they have the ability to be abused.
Bilim sürekli olarak uyuşturucu bağımlılığının davranışı etkileyen kronik bir beyin hastalığı
olduğunu kanıtlamıştır. Bağımlılık sosyal bir bağlamda gerçekleşir ve bu nedenle çevre bu
rahatsızlığın gelişiminde, önlenmesinde ve tedavisinde en önemli rolü oynar. Tıpkı birçok
kronik hastalıkta olduğu gibi, yeniden nüksedebilir. Ancak, nüksetme, uyuşturucu bağımlılığının tedavi edilmeyeceği veya tedavinin başarısız olduğu anlamına gelmemektedir.
(Daha ziyade tedavinin yenilenmesi ve hastalıkla mücadelede uzun vadeli bir bakış açısının
gerekliliği anlamına gelmektedir).
Science has consistently documented that drug addiction is a chronic disease of the brain
that affects behaviors. Addiction happens in a social context and therefore environment
plays a key role in the development, prevention, and treatment of this disease. As is the
case with many chronic diseases, relapse can occur. However, relapse does not mean that
drug addition cannot be treated or that treatment has failed-rather it calls for a reinstatement of treatment and a long-term view to managing the disease.
Bağımlılık tedavisi hedefleri, uyuşturucu maddelerden uzak durmayı ve aile, iş ve toplum
düzeni içerisinde işlevselliği arttırmayı ve suçlu davranışları azaltmayı kapsamaktadır.
Bağımlılığın beyin üzerindeki etkisi ve ilişkilendirilen davranışlar uzun süreli ve karmaşıktır. Uyuşturucu bağımlılığından kurtulmanın iki temel bileşeni vardır: tedavi ve sürekli
bakım. Davranışsal terapiler, uyuşturucu bağımlılığına ilişkin tutumları değiştirecektir ve
bağımlıların hayat becerilerini arttıracaktır. Şu anda opioid, alkol ve tütün bağımlılığını
tedavi edebilecek ilaçlar mevcuttur. Tedavinin başarılı olabilmesi için, tedavi hizmetlerinin
bireyin ihtiyaçlarına uygun olması çok önemlidir.
336
Addiction treatment goals include promoting abstinence from drugs and increasing functionality in family, work, and community settings and reducing criminal behavior.
The impact of addiction on the brain and associated behaviors are long-lasting and
complex. Recovery from drug addiction has two key components: treatment and continuing
care. Behavioral therapies will modify the attitudes and behaviors related to drug abuse,
and increase the addict’s life skills. Medications are now available to treat opioid, alcohol,
and tobacco addictions. It is critical that treatment services match the needs of the individual if treatment to be successful.
337
Çalıştaylar
Workshops
I. Çalıştay 29 Eylül 2014, 14.00-17.30
Workshop I, 29 September 2014, 14.00-17.30
Üç Şehir (Stockholm, Göteborg ve Malmoe) Projesi: Kenevir Kullanımına
YönelikStratejik Önleme Çalışmalarına Uygulma Yönünden Bir Bakış
The Three Cities Project: Strategic Cannabis Prevention Work from a Practical
Angle
Moderasyon: Anders Eriksson
Moderation: Anders Eriksson
Üç Şehir Projesi İsveç’teki büyük şehirler (Stockholm, Gothenburg ve Malmoe) arasındaki
üç yıllık bir işbirliğidir. Proje, İsveç Sağlık ve Sosyal İşler Bakanlığı tarafından finanse
edilmektedir.
The Three Cities Project is a three-year collaboration between the major cities (Stockholm,
Gothenburg and Malmoe) in Sweden. The project is funded by the Swedish Ministry of
Health and Social Affairs.
İşbirliği, evrensel önlemeden erken müdahaleye ve tedaviye farklı 14 alt projeyi kapsamaktadır. Bu çalıştayda farklı alt projelerdeki uygulamalar sunulacaktır.
The collaboration covers all 14 sub-projects, ranging from universal prevention to early
intervention and treatment. This workshop will present the practical work in the different
sub-projects.
Genel amaç, genç nesiller arasında esrar kullanımına karşı savaş açmak (kullanımını
etkisizleştirmek), erken müdahale veya tedavi ile önlemektir. Projedeki kilit nokta talepteki
azalmayı sağlamak için özellikle okullarda, sosyal hizmet görevlilerinde, gençlik liderlerinde vb. ebeveynler ve profesyoneller gibi önemli hedef gruplarını seferber etmektir.
Eğitim ve öğretimdeki bilinçlenmede artış onlara ilham ve harekete geçirici araçları vererek
günlük çalışmada onları ayrıca seferber etmektedir. Projenin bir diğer önemli parçası polis,
sosyal hizmetler ve sağlık hizmetleri gibi farklı yerel ve bölgesel makamlar arasında ön
safta uygulamalı bir işbirliğidir.
Üç Şehir Projesi ayrıca bir sosyal organizasyonunun alt projesi gibi yapısal önlemleri ve
Avrupa Uyuşturucu Önleme Kalite Standartlarının İsveç koşullarına adaptasyonunu içerir.
İlgilenenler için, Üç Şehir Projesi ile ilgili 30 Eylül tarihindeki Paralel Oturum VI B’de şehirlerarası yönlendirme, araştırma ve uygulamalı önleme çalışmalarına dair bunların genel
şeması gösterilecektir.
Anahtar kelimeler: Esrar Önleme, Mobilizasyon, Sosyal Organizasyon, Kalite Standartları
340
The overall purpose is to prevent, or by early intervention or treatment, counteract cannabis use among young people. One key in the project is to mobilize important target groups,
especially parents and professionals in schools, social workers, youth leaders, etc. to
achieve demand reduction. Education, training and awareness raising also mobilize them
in the everyday work by giving them inspiration and tools to act. Another important part of
the project is a practical cooperation in the frontline between different local and regional
authorities such as police, social services and health services.
The Three Cities Project also includes structural prevention like a community organization
subproject and adaptation of European Drug Prevention Quality Standards to Swedish
conditions.
For those interested, the Three Cities Project shows its overall scheme for intercity
steering, research and practical prevention work in Parallel Session VI B on 30 September.
Keywords: Cannabis prevention, Mobilization, Community Organization, Quality
Standards
341
II. Çalıştay, 30 Eylül 2014, 09.30-13.00
Workshop II, 30 September, 09.30-13.00
Önleme Stratejileri Uygulamalarında İnternetin Pozitif Ve Negatif Yönleri: Risk
ve Zarar Azaltımına Yönelik Derinlemesine Bir Bakış
Implementation of Prevention Strategies, Positive and Negative Aspects of
Internet, Insights into Risk and Harm Reduction Aspects
Moderasyon: Dr. Jože Hren & Željko Petkovic
Moderation: Dr. Jože Hren & Mr Željko Petkovic
Uyuşturucu talebinin azaltılmasına yönelik programlar çok geniş bir yelpazede önleme
ve faaliyetlerden oluşmakta olup buna uyuşturucu kullanımının engellenmesi programına
yönelik olarak tasarlanmış bulunan önleme programları (çevresel, evrensel, selektif, ve
belirlenmiş önleme), erken teşhis ve müdahale, risk ve zararların azaltılması, tedavi, sosyal
rehabilitasyon, topluma yeniden entegrasyon ve hastanın iyileştirilmesi gibi unsurlar da
dahildir.
Implementation of Prevention Strategies, Positive and Negative Aspects of Internet, Insights into Risk and Harm Reduction Aspects Drug demand reduction programmes consist
of a range of measures and activities, including prevention programmes (environmental,
universal, selective and indicated prevention), early detection and intervention, risk and
harm reduction, treatment, social rehabilitation and reintegration and re-covery.
Uyuşturucu talebinin azaltılmasına yönelik olarak tasarlanan programların temel amacı
uyuşturucu kullanımının azalmasına katkıda bulunmak, uyuşturucu kullanım yaşını veya
uyuşturucu deneme yaşını geciktirmek, uyuşturucu kullanımıyla ilgili problemleri engellemek ve azaltmak, uyuşturucu bağımlılığını azaltmak ve uyuşturucuyla ilgili sağlık ve sosyal
riskleri ve zararları engellemek ve azaltmaktır. Bu bağlamda uyuşturucu talebinin azaltılmasına yönelik hizmetlerle ilgili en fazla umut vaat eden sonuçlar entegre edilmiş çok sayıda
disiplini-bilimi içeren ve kanıta dayalı olan yaklaşımlardan elde edilmiştir. Ayrıca bütün
hizmetler geniş kapsamlı olarak erişilebilir ve mevcut nitelikte olmalı ve hedef grubun
belirli koşullarına yönelik olarak hassasiyetler içermelidir.
İnternet ayrıca uyuşturuculara yönelik hızlı, güvenilir ve doğru bilgilerin sunulması
konusunda önemli bir rol oynayabilecek olup buna yeni psikoaktif maddeler, potansiyel
olarak sosyal anlamda ve sağlığa risk teşkil eden uyuşturucu kullanımı da dâhildir. Örneğin
e-sağlık veya e-danışmanlık gibi internetin daha kompleks-karışık olan kullanımları
dünyanın çeşitli yerlerinde halihazırda geliştirilmektedir. Öte yandan ilgili bu konularda
yönetmelik çıkaran yetkili kuruluşlar uyuşturucu tüketimine yönelik internetin kötü kullanım
amaçlarının nasıl engelleneceği yönünde önemli bir problemle karşı karşıyadırlar.
Bu çalıştayın amacı uyuşturucu kullanımın engellenmesine yönelik bütün seviye ve modeller itibariyle en iyi uygulamaların geliştirilmesi, risk ve zararların azaltılmasına odaklanan
programların daha iyi kavranması, uyuşturucu fenomeninin ve uygulanan önlemlerin etkilerinin daha iyi sağlanması ve böylece geliştirilecek olan politika ve davranışlara yönelik
olarak sağlıklı ve kapsamlı kanıtların elde edilmesidir.
342
Main goal of drug demand reduction programmes is to contribute to the reduction of
the use of all illicit substances, to delay the age of drug use or drug experimentation, to
prevent and reduce problem drug use, drug dependence and drug-related health and social
risks and harms. The most promising results in providing drug demand reduction services
are achieved through integrated, multidisciplinary and evidence-based approaches. In addition, all services should be broadly available and accessible and sensitive to any specific
circumstances of various target groups.
Internet can play a major role in providing prompt, reliable and accurate information on
drugs, including new psychoactive substances, potential social and health risks of drug
use and on services that can be used in case of need. More complex uses of internet, like
e-health or e-counselling have already been developed in some places throughout the
world. On the other side, regulatory authorities are face the major challenge as to how to
deal with misuse of internet for drug consumption.
The aim of this workshop is to promote exchange of best practices in all levels and models
of drug prevention, risk and harm reduction programmes to better understand all aspects
of drugs phenomenon and impacts of applied measures in order to provide sound and
comprehensive evidence for policies and actions.
343
III. Çalıştay, 30 Eylül 2014, 14:00-17:30
Workshop III, 30 September 2014, 14:00-17:30
Gençlerin Uyuşturucu Kullanımı Üzerinde Medyanın Etkileri
The Effects of Media on Drug Abuse among Youth
Moderasyon: Oyuncu Haluk Piyes
Moderation: Actor Haluk Piyes
Geleneksel toplum hayatında insanların ve özellikle çocuk ve gençlerin tercih ve beğenilerinde, ailenin yanında daha muayyen bir çevrenin fikri, düşüncesi ve tepkisi belirleyici
iken; gelişen teknoloji, medya ve şehirleşmenin getirdiği serbestlik bu algıyı değiştirmiştir.
Bu faktörler; algı değişimiyle birlikte eğilim ve tercihler gibi kontrol mekanizmalarının
zayıflamasına, bağımlılığın yaygınlaşmasına ve çocuğun aileden ve okuldan gördüğü eğitim
ve terbiyeyi ikinci, hatta üçüncü plana atmasına yol açmaktadır.
While the opinion, thought and reaction of a specified environment are determinant
besides family in the preferences and likes of people and particularly children and young
people in the traditional social life; the freedom brought by developing technology, media
and urbanization has changed this perspective. In addition to the change in perception,
these factors also lead to weakening of control mechanisms such as tendencies and preferences, spread of badness/addiction and pushing the education and nurture of the child
from the family and school to secondary and even third importance.
Bağımlılığın ve kötü alışkanlılıkların bir özgürlük meselesi olduğunu toplumumuza
pazarlama yeteneği oldukça gelişmiş bir bağımlılık endüstrisi var. Bu endüstrinin en
önemli araçlarından birinin medya sektörü olduğunu unutmayalım. Medya, sosyal medya
ve diğer internet mecralarının gençler üzerindeki etkisi dikkate alındığında bu kanalların
gençleri istedikleri yöne çevirecekleri gücü kendilerinde bulmaları ve buna fırsat oluşması
dezenformasyona uğramış bir nesli de ortaya çıkarmaktadır. Çocukların artık geniş bir aile
ortamında anne-baba, dede-nine ve akranı akraba çocuklarıyla büyüdüğü, mahallede tanış
ve büyüklerin gözetiminde bir edep ve terbiyeden geçtiği bir ortam yok ve en azından nüfusun birçoğu için mümkün de gözükmüyor. O zaman mevcut durumu ölçü kabul edip “neler
yapabiliriz” sorusuna cevap aramalıyız.
Burada yapılabilecek şeyleri gözden geçirirken bu araçları kullananların yöntemlerini
tersine çevirmek yapılabilecek şeylerden biri olmalıdır. Bağımlılığın araçları olan medya
ve teknolojinin sigara, içki ve uyuşturucuya karşı mücadelede kullanıldığı ve olumlu geri
dönüşlerin olduğu hepimizin malumudur. Değerlerine bağlı ve sağlıklı bir geleceğin var
olması için de medyanın sorumluluk sahibi bir misyon üstlenmesi gençlerde farkındalık
uyandıracaktır. Medyada iyi örneklerin daha ön planda olması, baskıcı ve didaktik olmadan
gençlere bilgi ve değerlerin sunulması, kötü olanın da yine dozunun ayarlandığı bir şekilde
kamuoyuna aktarılması medyanın kaliteli bir neslin yetişmesine yapacağı en büyük ve
önemli katkıdır.
344
There is an addiction industry whose marketing skills have quitely developed in our society
where addiction and bad habits are a matter of freedom. We should not forget that one of
the most important means of this industry is the media sector. These channels also find
the power of guiding young people to the desired direction and bring about a generation
which has had disinformation when the effect of media, social media and other channels
of internet on young people is taken into consideration. Now, there is no environment
where children grow up in a large family with their parents, grandparents and peer children of relatives, have morals and nurture under the supervision of the acquaintances and
older people in the neighbourhood, and it does not seem possible for most of the population at least. Then, we should accept the current situation as an extent and find answers
to the question “what can we do?”.
While reviewing what can be done here, reversing the methods of those who use these
means should be one of the things to be done. We all know that media and technology
which are the means of addiction are used in the fight against cigarettes, alcohol and
drugs and they have positive returns. In order to have a healthy generation faithful to its
values, media should undertake a responsible mission and this will raise awareness in
young people. Having better examples in the media in the foreground, presenting information and values to young people without being oppressive and didactic, and transferring
the bad one to the public opinion as its dosage is adjusted is the biggest and important
contribution of the media to raise a quality generation.
345
346
IV. Çalıştay, 1 Ekim 2014, 09:30-13:00
Workshop IV, 1 October 2014, 09.30-13.00
Gençlerde Madde Kullanımını Hedef Alan Sosyal Çalışma Uygulamaları:
Farklı Modeller ve Yaklaşımlar
Social Work Practices Targeted Youth Substance Abuse: Different Approaches
and Models
Moderasyon: Yard. Doç. Dr. Ömer Miraç Yaman
Moderation: Assist. Prof. Dr.Ömer Miraç Yaman
Uyuşturucu madde bağımlısı gençlere yönelik planlanacak tedavi ve rehabilitasyon
süreçleri, sosyal hizmetlerin çalışma alanlarını kapsayan bir çerçevede yeniden gözden
geçirilmelidir.
Treatment and rehabilitation processes to be planned for drug addicted young people
should be reviewed again in a framework that involves the working areas of the social
service.
Nitekim madde bağımlısı gençlere yönelik dünyada yürütülen sosyal politika uygulamalarına göz atıldığında, sosyal hizmetin önemli bir hizmet sağlayıcı ve aktif rol üstlenici konumu
dikkat çekmektedir. Bu bağlamda gerek madde kullanan gençlere yönelik yapılacak
birey merkezli sosyal hizmet uygulamalarının gerekse grup çalışması kapsamında türdeş
maddeleri kullanan gençleri hedefleyen tedavi ve destek grup çalışmalarının; hem tedavi
süreçlerinde hem de rehabilitasyon aşamalarında bir yöntem olarak kullanılması, temel
bir bağımlılıkla mücadele stratejisine dönüştürülmelidir. Aynı zamanda madde bağımlısı
gençlerin ebeveynlerini de tedavi ve rehabilitasyon süreçlerine aktif olarak katabilmek ve
rol üstlenmelerini sağlamak adına yapılacak uygulamalarda da, sosyal çalışmacının önemli
bir rolü vardır.
Thus, when we look at the social policy practices carried out in the world for drug addicted
young people, we see the role of social service as an important service provider and active
role undertaker. Within this context, the use of both individual oriented social service
practices to be made for drug addict young people and the treatment and support group
studies which target the young people using equivalent substances within the scope of
the group study as a method in both treatment processes and rehabilitation phases should
be transformed into a basic strategy for fighting against addiction. Besides, the practices
which intend to ensure the active participation and role undertaking of the parents of the
young people in the treatment and rehabilitation processes also show the important role
of the social worker.
Bu çalıştay kapsamında madde bağımlısı gençlerle yakından ilgilenen bağımlılık uzmanları,
psikologlar ve psikiyatrlara ilave olarak sosyal çalışmacıların da bağımlılık alanında etkin
bir rol üstlenmesinin olanakları masaya yatırılacak; aynı zamanda bağımlılık alanında dünya uygulamaları dikkate alınarak, bahsedilen anlamda farklı disiplinlerden oluşan bir tedavi
ve rehabilitasyon çalışması için model teklifleri ve uygulama adımları değerlendirilecektir.
The chance to give an active role to the social workers in addition to addiction specialists, psychologists and psychiatrists who are closely concerned with young addicts will be
discussed within the scope of the workshop; and global practices in the field of addiction
will also be taken into account and model proposals and steps of practices with respect to
a treatment and rehabilitation study which consists of different disciplines in this regard
will be evaluated.
347
Author
Document
Category
Uncategorized
Views
8
File Size
7 691 KB
Tags
1/--pages
Report inappropriate content