close

Enter

Log in using OpenID

besinlerle gençleşin! - Diyetisyen | Nevra Demirel

embedDownload
BESİNLERLE GENÇLEŞİN!
ANTİ- AGİNG BESLENME
Yaşam tarzımız ve yeme alışkanlıklarımız , genetik mirasımızın izin verdiğinden daha
uzun, daha sağlıklı ve kaliteli bir hayat geçirmemize yardımcı olabilir.
Seçtiğimiz besinler, içerdikleri besin ögeleri sayesinde hastalıkları önleyebiliyor , yaşam
süremizi ve kalitesini artırabiliyor ve biyolojik saatimizi geriye alıp, genç ve güzel
görünmemize destek olabiliyor.
Güzellik her ne kadar tanrı vergisi bir özellik
olarak kabul edilse de bunu ortaya
çıkarabilmek, iyileştirebilmek aslında sizin elinizde. Sağlıklı, pürüzsüz,ışıl ışıl bir cilde
sahip olup,takvim yaşını geride bırakmış görünebilmeyi hangi kadın istemez ki? Bunun için
her zaman pahalı kozmetiklere veya tedavi yollarına yatırım yapmak yeterli olmuyor
maalesef. Güzellik içten de desteklenmelidir. Cildinize bir krem sürdüğünüzde o an için
hissettiğiniz ışıltıyı seçtiğiniz besinlerle daha etkili hale getirebilirsiniz. Doğru bir beslenme
tazıyla günden güne, aydan aya ve yıllar geçtikçe kendinizdeki değişimin farkına
varabilirsiniz. Bunun için beslenmenizdeki yanlışları
düzelterek , doğru stratejileri
benimsemelisiniz.
Yaşlanmayı Önleyici Beslenme Stratejileri:
•
Enerji alımının sınırlanması :
Yapılan bilimsel çalışmalar kalori kısıtlamasının yaşam süresini uzattığını ve
yaşlanmayı geciktirdiğini göstermiştir. Hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde vücuttaki
hücre oksidasyonunu düşüren sirrtuin denilen proteinleri artırarak bu etkiyi gerçekleştirdiği
görülmüştür Ancak tabiki yaşam fonksiyonlarının devamı için doğru olan belirli bir oranda
kalori kısıtlaması yapılmasıdır. Çok düşük kalorili diyetler beraberinde birçok sağlık
problemini getirebilir.
•
Glikasyon önleyici beslenme:
Yaşlanma tuzakları arasında olan glikasyon; kandaki şekerin herhangi bir nedenle
fazlalaşması sonucu kanımızdaki bazı maddeler veya bedenimizdeki bazı dokuların bu
fazla şeker ile bir tür karamelizasyon sürecine girmesi, yapısının bozulup yıpranması
anlamına geliyor. Herhangi bir molekül şekerle reaksiyona girerek sakızlaşırsa yapışkan
ve yaşlandırıcı bir formata dönüşebiliyor, dolayısıyla o doku ya da organ beklenenden
daha hızlı yaşlanıyor .Örneğin fazla şeker ciltte kollajen dokuya yapışıp onu esnemez
hale getirebilir, cilt daha hızlı yaşlanır, kırışıklıklar derinleşir . Kan şekerini aniden
sıçratan yüksek GI değerine sahip besinler (şekerli besinler, tatlılar, hamur işleri ve
pastalar, beyaz ekmek-pirinç-makarna) insülin seviyesini artırarak gilikasyona neden
olduğundan bu besinlerden mümkün olduğunca uzak durulmalıdır.
•
Yağ tüketiminin azaltılması /doğru yağ tercihi:
Diyetteki yağ kısıtlaması,
yaşlanmayı geciktirmede önemli bir role sahiptir.
Beslenme planımızda yağdan gelen enerjinin toplam enerjinin %25-30’ unu geçmemesi
gerekiyor .Bu oran kadar seçtiğimiz yağ çeşitleri de önem taşır. Yaşlılığa karşı olumlu
etkileri karşılaştırıldığında zeytinyağının yıldızı biraz daha yüksektir. Zeytinyağı içerdiği
oleik asit, polifenoller ve E vitamini sayesinde, güçlü antioksidan yapısıyla ve kan yağları
üzerindeki iyileştirici etkileri nedeniyle ömrü uzatıyor.
Omega 3 yağ asitleri yönünden zengin besinler de ( somon,uskumru, semizotu,keten
tohumu,ceviz) yaşlılık ile savaşmada ve cilt yapısını güzelleştirmede oldukça etkilidir.
•
Yüksek lifli beslenme:
Yediklerinizin sindirim sisteminizi ne kadar hızlı veya yavaş yaşlandırdığı üzerinde
son derece önemli etkileri vardır.Yalnız lifin yanında yeterli su tüketimi önem taşır. Su
olmadan lif çoğunlukla betona döner. İkisi birlikte yediklerinizi hacimli ve yumuşak
tutarak, bağırsaklara çok fazla basınç yapmadan sindirim sistemindeki geçişlerini
kolaylaştırır. Bağırsaktaki kanserojen maddeler liflerle birlikte güvenli bir şekilde atılır.
Meyve-sebzeler, tam taneli tahıllar, baklagiller, yulaf, tam tahıllı kahvaltılık gevrekler
lif yönünden zengindir.
•
Tuz tüketiminin azaltılması:
Tuz ,doğal olarak besinlerin içerisinde bulunur. Yemeklere aşırı tuz ekleme veya
salamura gıdaların fazla tüketimi sonucunda hücre için çok önemli olan su hücre dışına
çekilir, hücre de sağlık ve elastikiyetini kaybeder. Cilt dokusunun canlı ve sağlıklı
kalabilmesi için, aşırı tuz ve tuzlu gıdalardan kaçınılmalıdır.
Tuz tüketiminizi günlük 5-6 g ile sınırlandırın. ( ortalama 2-2,5 çay kaşığı-silme )
•
Yeterli su tüketimi:
Genç ve sağlıklı bir cilt için SU İÇİN! İyi nemlendirilmiş bir cildin kırışıklıklara karşı
direnci artar. Günlük ortalama 8-10 bardak su,
cildinizi kuruluktan koruyan, cilt
yaşınızı gençleştiren en önemli ilaçtır.
•
Kafein tüketiminin sınırlandırılması:
Aşırı kafein alımı, diüretik etkisiyle vücudu susuz bırakarak,ciltte nem kaybına,
kırışıklıklara,erken yaşlanmaya neden olur
Yetişkinler için önerilen maksimum kafein miktarı 300 mg’dır. Yani yaklaşık olarak
3-4 kupa çay-kahvedir.

Antioksidanlardan zengin beslenme:
Antioksidan besinler, yaşlanma ve bununla ilgili kronik sağlık sorunlarıyla
savaşırlar. Oksijenin diğer maddelerle birleşmesini önleyerek vücuttaki maddelerin
okside olmasını engeller. Antioksidan yönünden
zengin beslenme için tabiat
aslında renklerle bize yardımcı oluyor. Kırmızı, mor, yeşil, sarı, turuncu, kısacası
bol renkli süper yiyecekler, içlerinde çok değerli antioksidan maddeleri barındırıyor.
İşte yaşlanmaya karşı SÜPER ANTİOKSİDAN BESİNLER :

Elma

Kımızı/mor üzüm, çilek,kiraz,yaban mersini

Brokoli,brüksel lahanası,ıspanak

Somon

Kuru fasulye,nohut,barbunya,mercimek

Domates,karpuz,pembe greyfurt

Limon/limon kabuğu

Badem,fındık,ceviz

Soğan/Sarımsak
Dyt. Nevra Demirel
Author
Document
Category
Uncategorized
Views
0
File Size
296 KB
Tags
1/--pages
Report inappropriate content