close

Enter

Log in using OpenID

ANKARA ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ PEYZAJ

embedDownload
ANKARA ÜNİVERSİTESİ
ZİRAAT FAKÜLTESİ
PEYZAJ MİMARLIĞI
BİTİRME TEZİ
ENGELİLER İÇİN TASARIM
Nazlı Ceylan ÖZDEMİR
Danışman: Prof. Dr. İlkden TAZEBAY
ANKARA
2014
1
TEZ ONAYI
Nazlı Ceylan ÖZDEMİR tarafından hazırlanan ‘‘Engelliler İçin Tasarım’’ adlı tez
çalışması 30/05/2014 tarihinde sorumlu danışman tarafından Ankara Üniversitesi Fen
Bilimleri Enstitüsü Peyzaj Mimarlığı Anabilim Dalı’nda BİTİRME TEZİ olarak kabul
edilmiştir.
Danışman : Prof. Dr. İlkden TAZEBAY
Yukarıdaki sonucu onaylıyorum.
Prof. Dr. İlkden TAZEBAY
2
ETİK
Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi tez yazım kurallarına uygun olarak hazırladığım bu
tez içindeki bütün bilgilerin doğru ve tam olduğunu, bilgilerin üretilmesi aşamasında
bilimsel etiğe uygun davrandığımı, yararlandığım bütün kaynakları atıf yaparak
belirttiğimi beyan ederim.
Haziran 2014
Nazlı Ceylan ÖZDEMİR
3
ÖZET
Lisans Tezi
Nazlı Ceylan ÖZDEMİR
Ankara Üniversitesi
Ziraat Fakültesi
Peyzaj Mimarlığı Anabilim Dalı
Danışman: Prof. Dr. İlkden TAZEBAY
ÖZET
Engelli; doğuştan veya sonradan herhangi bir hastalık veya kaza sonucu bedensel, zihinsel, ruhsal,
duygusal ve sosyal yeteneklerini çeşitli derecelerde kaybetmesi nedeniyle normal yaşamın gereklerine
uyamama durumunda olup; korunma, bakım, rehabilitasyon, danışmanlık ve destek hizmetlerine ihtiyacı
olan kişi olarak tanımlanmaktadır.
Engelliler için tasarım, kişilerin hareket kabiliyetlerindeki kısıtlılıktan
kaynaklanan sorunları en alt
düzeye indirerek, alanları ve mekânları yaratma sürecidir. Özrün durumuna göre yapılması gereken
eylemler farklılık gösterir. Engellileri; Zihinsel Engelliler, İşitme Engelliler, Konuşma Engelliler, Görme
Engelliler, Ortopedik (Bedensel) Engelliler ve Diğer Engelliler olarak sınıflandırabiliriz.
Çalışmanın amacı engellilerin ulaşım ve mekân içinde yaşadıkları sorunların analizini yaparak çözüm
önerileri sunmaktır. Engellilerin sosyal yaşama katılmasındaki zorluklar iki açıdan incelenebilir.
Ulaşımda yaşanan zorluklar genellikle çağdışı belediyecilik anlayışından kaynaklanırken, mekân içinde
yaşanan zorluklar ise kültür ve düşük maliyet olarak ortaya çıkmaktadır .
Haziran 2014, 67sayfa
Anahtar Kelimeler: Engelli, tasarım,çevre
4
ABSTRACT
License Dissertation
Nazlı Ceylan ÖZDEMİR
Ankara University
Agriculture Faculty
Department of Landscape Architecture
Supervisor: Prof. Dr. İlkden TAZEBAY
ABSTRACT
Handicapped people are defined as people who have lost their physical, intellectual, sensational and
social abilities because of a disease or an accident, inherently or afterwards. They need protection,
nursing, rehabilitation, consultancy and support services.
Architectural design for handicapped people is a place and area creation process for minimizing the
problems which are derived from the restriction of people’s moving ability. The actions which should be
done according to the disablement may be diverse. If we classify the handicapped people;
♦Mentally defective people
♦Hearing impaired people
♦Inarticulated people
♦Blind people
♦Physically handicapped people
♦The other handicapped people
The aim of this study is to present solution suggestions, analyzing the handicapped people’s problems
which live in the transportation and inside of the places. The difficulties which handicapped people have
to participate the social life can be analyzed in two ways. When the transportation difficulties are
generally derived from the outdated municipality understanding, the difficulties which people live inside
of the places appear because of the culture and low cost.
May 2014, 56 Page
5
Key Words: disabled, design, environmental
TEŞEKKÜR
‘Engelliler İçin Tasarım’ isimli bu çalışmada engellilerin hayatlarını başka bir bireye
ihtiyaç duymadan sürdürebilmeleri için öneriler sunulmuştur. Toplum hayatına
katılımda mekâna ulaşmak ve mekânı kullanabilmek büyük önem taşımaktadır. Ancak,
engelli bireylerin diğer tüm bireylerle aynı koşullarda yaşamlarını sürdürebilmesi yapılı
çevrenin onlar için de ulaşılabilir biçimde planlanması, tasarlanması ve uygulanmasıyla
sağlanacaktır.
Bitirme tezi çalışmamın her aşamasında ilgi ve önerileri ile beni cesaretlendiren bu
kapsamda desteğini hiçbir zaman esirgemeyen, bilimsel düşünmeyi ve sabırla çalışmayı
öğreten, birlikte çalışmaktan onur duyduğum değerli hocam Prof. Dr. İlkden
TAZEBAY’a,
Araştırmam boyunca bana her türlü imkânı sağlayan Ankara Üniversitesi Ziraat
Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölüm Başkanlığı ve bölümümüz hocalarına,
çalışmalarım sırasında, her zaman bana destek veren bölüm arkadaşlarım Gizem
KARACA ve Aybüke KOZAN’a,
Son olarak da tüm çalışmam boyunca kendilerini her zaman yanımda hissettiğim aileme
sonsuz teşekkürlerimi sunarım.
Nazlı Ceylan ÖZDEMİR
Ankara, 2014
6
İçindekiler
1.GİRİŞ ........................................................................................................................................... 1
2.ENGELLİLİĞE İLİŞKİN TANIMLAMALAR ....................................................................................... 2
3. ENGELLİLİĞİN SINIFLANDIRILMASI ............................................................................................ 4
3.2 Görme Engelliler.............................................................................................................. 5
3.3 İşitme Engelliler ............................................................................................................... 6
3.4 Dil ve Konuşma Engelliler ............................................................................................... 7
4. YEREL YÖNETİMLER VE ENGELLİLERE YÖNELİK YASAL DÜZENLEMELER ............................... 9
4.2
Yasal Düzenlemelerin .............................................................................................. 11
5. FİZİKSEL ÇEVRE DÜZENLEMELERİ İLE İLGİLİ ENGELLİLERİN YASAL HAKLARI VE STANDARTLAR
.................................................................................................................................................... 15
6.1 Yaya Yolları ve Kaldırımlar ................................................................................................. 17
6.2 Rampalar ........................................................................................................................... 26
6.4
Otoparklar ................................................................................................................... 30
6.5
Yaya Geçitleri .............................................................................................................. 33
6.6 Dokusal Uyarı Bantları ................................................................................................... 34
6.7
Kent Donatıları ............................................................................................................ 37
6.9 Aydınlatma Elemanları ...................................................................................................... 39
6.10 Dinlenme ve Oturma Birimleri ........................................................................................ 40
6.11 Çöp Kutusu…………………....................................................................................................41
6.12 Çeşmeler ......................................................................................................................... 42
6.13 Duraklar........................................................................................................................... 43
6.13.1 Raylı Taşıma Durakları .............................................................................................. 44
6.13.2 Özel-Ticarî Taşıt İnme/Binme Yeri............................................................................ 44
7
6.14 İşaret ve İşaretlemeler .................................................................................................... 45
6.15 Bitkilendirme ................................................................................................................... 46
6.16 Bina Ve Çevresi, Bina Girişi, Giriş Holü ............................................................................ 48
6.17 Rekreasyon Alanları ........................................................................................................ 50
7.ENGELLİLERİN KARŞILAŞTIKLARI SORUNLAR ve ALINMASI GEREKEN TEDBİRLER.................... 55
8. ENGELLİ BİREYLER İÇİN SOSYAL FAALİYETLERİN ÖNEMİ ......................................................... 57
9.ENGELLİLERE YÖNELİK DÜNYADA GERÇEKLEŞTİRİLEN KENTSEL ÇALIŞMALAR ........................ 58
10. ENGELLİLERE YÖNELİK TÜRKİYE’DE GERÇEKLEŞTİRİLEN KENTSEL ÇALIŞMALAR ................... 61
11. ENGELLİLERE YÖNELİK KENTSEL TASARIM VE PLANLAMA KRİTERLERİ................................. 63
8
Şekiller Dizini
Şekil 6.1 Yol yüzeyinden yükselen düzgün şekiller...................................................................... 18
Şekil 6.2 Yerden yüksekliği 10cm olan platform ......................................................................... 18
Şekil 6.3 Engelin çevresinde dokunma yoluyla algılaanabilen uyarı işaretleri ............................ 19
Şekil 6.4 Sarkan bitki dallarının yerden budanma mesafesi ....................................................... 19
Şekil 6.5 2 m' den az yükseklikteki engellerin iz düşüm mesafeleri ............................................ 20
Şekil 6.6 Sabit direkler üzerinde kısmi görme engelli yayaları uyarıcı şerit örneği ..................... 20
Şekil 6.7 Herkesin erişim ve kullanımına uygun yaya yolu düzenlemsi ...................................... 21
Şekil 6.8 Görme özürlüler için hissedilebilir yüzey uygulaması................................................... 23
Şekil 6.9 Kaldırımlarda görme engelliler için oluşturulan hissedilebilir ikazlar ........................... 24
Şekil 6.10 Kaldırım ve yaya yollarındaki ızgaralar ....................................................................... 24
Şekil 6.11 Yürüme aksındaki engeller ......................................................................................... 25
Şekil 6.12 Yaya yolu ve kaldırımlarda rampa kullanımı ............................................................... 27
Şekil 6.13 Rampalarda güvenli ve eğim yüzde aralıkları ............................................................. 27
Şekil 6.14 Yaya yolu ve kaldırımlarda rampa kullanımı ............................................................... 28
Şekil 6.15 Farklı kullanıcı ihtiyaçlarına uygun trabzan ölçü ve standartları ................................ 28
Şekil 6.16 Izgaralar ve tekerlekli sandalye ilişkisi ........................................................................ 29
Şekil 6.17 Doğru ızgara konumlanması ....................................................................................... 30
Şekil 6.18 Ağaç etrafına konulabilecek ızgara ............................................................................. 30
Şekil 6.19 Engellilerin erişim ve kullanımına uygun otopark ...................................................... 31
Şekil 6.20 Engellilerin erişim ve kullanımına uygun otopark ölçüleri ve bilgilendirme standartları
.................................................................................................................................................... 32
Şekil 6.21 Yaya geçitlerinde kılavuz iz ve yön değiştirme ........................................................... 34
Şekil 6.22 Dokusal uyarıcı bantlar ............................................................................................... 35
Şekil 6.23 Yanlış doku bandı uygulaması..................................................................................... 36
Şekil 6.24 Yürüme ve durma belirten dokulu bant örneği .......................................................... 36
Şekil 6.25 Yön değiştirme ifade eden dokulu bant örneği .......................................................... 37
Şekil 6.26 Kent donatılarında yaya yolundaki konumlanışı......................................................... 38
Şekil 6.27 Herkesin erişim ve kullanımına uygun merdiven ölçü ve standartları ....................... 39
Şekil 6.28 Aydınlatma elemanlarında kullanıcıların ihtiyaçlarını gözeten düzenlemeler ........... 40
Şekil 6.29 Oturma ve dinlenme birimlerinin yerleştirilmesi için gereken mesafe ...................... 40
Şekil 6.30 Farklı kullanıcı tiplerinin birlikte kullanabilecekleri oturma üniteleri ......................... 41
9
Şekil 6.31 Çöp kutularının etrafında olması gereken mesafeler ve aydınlatma elemanlarına
monte edilmesi için uygun yülseklik ........................................................................................... 42
Şekil 6.32 Çeşmelerin herkesin kullanımı için sahip olması gereken ölçü ve yükseklikler .......... 43
Şekil 6.33 Herkesin erişim ve kullanımına uygun otobüs durağı tasarım standartları ................ 44
Şekil 6.34 Zemini otobüsün zemininin seviyesiyle eşitlenmiş otobüs durağı ............................. 45
Şekil 6.35 Herkesin kullanımı için uluslararası standartlarda uyarı ve bilgilendirme araçları ..... 46
Şekil 6.36 Peyzaj düzenlemes ve kaldırımlardaki donatıların etrafındaki hissedilebilir yüzeyler ve
yükseltilmiş platformlar .............................................................................................................. 47
Şekil 6.37 Kaldırımlarda peyzaj düzenlemesi .............................................................................. 47
Şekil 6.38 Herkesin erişim ve kullanımına uygun bina girişleri ................................................... 48
Şekil 6.39 Fiziksel engellilerin erişebilir yapı girişlerine yönlendirilmesi..................................... 49
Şekil 6.40 Tüm kullanıcıların kullanımına uygun bina girişi......................................................... 50
Şekil 6.41 Herkesin erişim ve kullanımına uygun rekreasyon alanıHata!
Yer
işareti
tanımlanmamış.
Şekil 6.42 Görme engellilere yönelik kılavuz yol takibi, görme engelliler iç,n algılamayı ve görsel
estetiği sağlayan kokulu bitkiler .................................................................................................. 52
10
1.GİRİŞ
Toplum hayatına katılımda mekâna ulaşmak ve mekânı kullanabilmek büyük önem
taşımaktadır. Ancak, engelli bireylerin diğer tüm bireylerle aynı koşullarda yaşamlarını
sürdürebilmesi yapılı çevrenin onlar için de ulaşılabilir biçimde planlanması,
tasarlanması ve uygulanmasıyla sağlanacaktır.
Kentsel mekanın toplumun tüm bireylerine “halkça” ve “yaşanabilir ” olarak
düzenlenmesi bir gerekliliktir. Maalesef, hayatımızı sürdürdüğümüz mekânlar,
bünyesinde “yerleşimde yaşamak ve yerleşimi yaşamak açısından” önemli engeller
bulundurmaktadır. Bu yüzden kentsel mekânlardaki engellerin kaldırılması ülkemizde
yaşayan engelliler de dâhil olmak üzere tüm insanların yaşama katılması açısından
büyük önem taşımaktadır (Hazer 2005).
Tüm insanlar eşit doğar ve topluma katılımda eşit haklara sahiptir. Ancak gerçek
yaşamda kimi gruplar, sosyal durumları, bilişsel ve fiziksel farklılıkları açısından söz
konusu bu haklara sahip olamamaktadır. Engelliler de bu grubun bir kategorisini
oluşturmakta ve topluma eşit bireyler olarak katılamamaktadırlar (Subaşıoğlu
1
2.ENGELLİLİĞE İLİŞKİN TANIMLAMALAR
Tanım olarak ‘engelli’ sakat ve özürlü kelimeleri yerine kullanılsa da bu sözcükler farklı
anlamlara gelmektedir. Tanımların ve kavramların kapsamları, engele bakıs açısını
göstermek açısından önemlidir. Zira engellilik, kentsel tasarımda yapılan uygulamalara
yansımakta, engelliye uygulanan hak ve hizmetlerin boyutunu belirlemektedir. Bu
nedenle engelliliğe dair terminoloji oldukça çeşitlidir ve engelliliğin tanımı ve kapsamı
ülkelere göre farklılık göstermektedir. Örneğin: Almanya’da engelli kavramının
kapsamı bir çok ülkeye göre daha genis tutulmakta ve kalp krizi geçirmiş bir birey de en
az 2 yıl süre ile ağır engelli sınıfına dahil edilmektedir (Uslu 2008).
BM’den engelli tanımı:
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun kabul ettiği Sakat Kişilerin Hakları Bildirgesi’nde
engelli tanımı şöyle yapılmaktadır. ‘Normal bir kişinin kişisel ya da sosyal yaşantısında
kendi kendisine yapması gereken işleri, bedensel veya ruhsal yeteneklerindeki
kalıtımsal ya da sonradan olma herhangi bir noksanlık sonucu yapamayanla’.
5378 Sayılı Özürlüler (Engelliler) Kanunu:
Doğuştan veya sonradan herhangi bir nedenle bedensel, zihinsel, ruhsal, duyusal ve
sosyal yeteneklerini çeşitli derecelerde kaybetmesi nedeniyle toplumsal yaşama uyum
sağlama ve günlük gereksinimlerini karşılama güçlükleri olan ve korunma, bakım,
rehabilitasyon, danışmanlık ve destek hizmetlerine ihtiyaç duyan kişi “özürlü” olarak
tanımlanmaktadır.
WHO - Dünya sağlık örgütünce yapılan engelli tanımı:
Özürlülük kavramına Dünya Sağlık Örgütü, Birleşmiş Milletler ve ILO tarafından farklı
bakış açılarından yaklaşılmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü, özürlülük kavramı hakkında
aşağıdaki gibi hastalık sonuçlarına dayanan, sağlık yönüne ağırlık veren bir tanımlama
ve sınıflama yapmıştır:
• Noksanlık (Impairment):’Sağlık bakımından “noksanlık” psikolojik, anatomik veya
fiziksel yapı ve fonksiyonlardaki bir noksanlığı veya dengesizliği ifade eder’.
2
• Özürlülük (Disability): “Sağlık alanında „sakatlık‟ bir noksanlık sonucu meydana
gelen ve normal sayılabilecek bir insana oranla bir işi yapabilme yeteneğinin
kaybedilmesi ve kısıtlanması durumunu ifade eder.”
• Maluliyet (Handicap): ‘Sağlık alanında “maluliyet” bir noksanlık veya sakatlık
sonucunda, belirli bir kişide meydana gelen ve o kişinin yaş, cinsiyet, sosyal ve kültürel
durumuna göre normal sayılabilecek faaliyette bulunma yeteneğini önleyen ve
sınırlayan dezavantajlı bir durumu ifade eder’ ( Yavaş 2002).
Türk Standartları Enstitüsü ise, engelli bireyi; vücut fonksiyonlarını kullanmada fiziki
ve zihinsel kısıtlılık veya kayıp halinde olan kişi olarak tanımlamaktadır (Türk
Standartları Enstitüsü [TSE], 1999).
Engellilik kavramı ayrıntılı olarak incelendiğinde konuyla ilgili farklı kuramsal
yaklaşımların da geliştirildiği görülmektedir. Bu yaklaşımları medikal ve sosyal model
olarak iki başlıkta incelemek mümkündür:
Medikal model; engelliliği biyolojik yapıya bağlı olarak açıklamaktadır. Modelin
temelinde ise tüm engellilerin kısıtlı olduğu varsayımı bulunmaktadır (Arıkan 2001).
Sosyal model ise; engelliliğin toplumsal olarak yapılandırıldığını ve çeşitli bozuklukları
olan insanlara dayatılmış bir olgu olduğunu savunurken aynı zamanda engelli bireyler
üzerinde bu şekilde baskı yaratıldığını ileri sürmektedir (Arıkan 2001).
Sosyal modelden hareketle, engellilik, bireysel farklılıklarla birlikte çevresel faktörler
sonucu ortaya çıkmaktadır. Hareket ya da algıda engellilik, kişiyle mekân düzenlemeleri
arasında bir uyumsuzluk sonucunda ortaya çıkmaktadır. Mimari, engelliliği yaratabilir
ya da ortadan kaldırır. Mimari engellerin yanı sıra toplumun engelli bireylere
yaklaşımları da engelli bireyler üzerinde etkili olmaktadır (Özçelik 1982).
3
3. ENGELLİLİĞİN SINIFLANDIRILMASI
Engel türlerinin sınıflandırılmasına ilişkin çeşitli yaklaşımlar bulunmaktadır. T.C.
Başbakanlık Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanlığı ve T.C. Başbakanlık Özürlüler
İdaresi Başkanlığı tarafından 2002 yılında yapılan Türkiye Özürlüler Araştırmasında
engellilik altı ana başlık altında incelenmektedir:
- Ortopedik Özürlü
- Görme Özürlü
- İşitme Özürlü
- Dil ve Konuşma Özürlü
- Zihinsel Özürlü
- Süreğen Hastalık
Bu sınıflandırmalardan farklı olarak Birleşmiş Milletler, ICIDH (Bozukluklar Yeti
Yitimi ve Engellilerin Uluslararası Sınıflandırılması) özürlülük yaklaşımını kullanarak
farklı bir sınıflandırma önermiştir ( Çalık 2004). ICIDH engelliliği belirlerken üç boyut
ortaya koymaktadır. Bunlar; engelli bireyin fiziksel yapısındaki herhangi bir
fonksiyonun yokluğu, bireyin fiziksel etkinliklerindeki kısıtlanma ve kişinin sosyal
çevreye uyumudur. Bunları göz önünde bulunduran ICIDH, engelliliği on ana başlık
altında incelemektedir:
- Görme Zorlukları
- İşitme Zorlukları
- Konuşma Zorlukları
- Hareket Zorlukları (yürüme, merdiven çıkma, ayakta durma)
- Bedeni Hareket Ettirme Zorlukları (uzanma, eğilme, diz çökme)
- Tutma, Kaldırma Zorlukları (objeleri tutmak veya kaldırmak için parmaklarını
kullanma)
- Öğrenme Zorluklar (zihinsel zorluklar, gerilik)
- Davranışsal Zorluklar (psikolojik, duygusal problemler)
- Kişisel Bakım Zorlukları (yıkanma, giyinme, beslenme)
- Diğer.
4
3.1 Ortopedik Engelliler
Ortopedik engel; sinir sisteminin zedelenmesi, hastalıklar kazalar ve genetik problemler
nedeniyle kas, iskelet ve eklemlerin işlevlerini yerine getirememesi nedenleriyle oluşan
hareket ile ilgili yetersizlikler olarak tanımlanmaktadır (Kobal 2005).
Türk Standartları Enstitüsü ise bu tanımlamayı iki gruba ayırarak oluşturmuştur. Bu
tanımlamaya göre öncelikle bedensel engellilik; normal insan hareketliliğine sahip
olmayan ve hareket organlarında eksiklik bulunduğundan yardımcı cihazlarla hareket
edebilen kişi olarak tanımlanmakta olup bu tanım tekerlekli sandalye kullanan engelliler
ve yürüyebilen engelliler olarak iki başlık altında kategorize edilmektedir(Türk
Standartları Enstitüsü [TSE], 1999).
Tekerlekli sandalye kullanan engelliler, yürümesi sakıncalı görülen veya yürüme engeli
olan kişi olarak tanımlanırken yürüyebilen engelli ise baston, koltuk değneği, protez
gibi araçlarla hareket edebilen kişi olarak tanımlanmaktadır (Türk Standartları Enstitüsü
[TSE], 1999).
Birleşmiş Milletler, fiziksel engelli kişilerin kentsel mekândaki gereksinimlerini şu
şekilde açıklamaktadır: Birleşmiş Milletlere göre, dolanma, tekerlekli sandalye kullanan
kişiler için en önemli hareketlilik olarak kabul edilmektedir. Tekerlekli sandalye
kullananların, manevra alanına gereksinimi olduğundan, bu gruptaki engellilerin diğer
engel gruplarından ve yürüyebilen engellilerden farklı gereksinimleri mevcuttur.
Yardım alan tekerlekli sandalye hareketi, geniş dönme alanına ihtiyaç duyarken
bağımsız olarak tekerlekli sandalye kullanan kişinin daha geniş bir alana ihtiyacı
bulunmaktadır. Bu açıklamalar çerçevesinde kentsel mekânın bağımsız ve yardım alan
tekerlekli sandalyenin hareketliliğine imkân verecek biçimde tasarlanmasının önemli bir
zorunluluk olduğu açıktır (Gümüş 2001).
3.2 Görme Engelliler
Tek veya iki gözünde tam veya kısmi görme kaybı ya da bozukluğu olan kişilerle göz
protezi kullananlar, renk körlüğü ve gece körlüğü olanlar bu gruba girmektedir.
Yasal tanıma göre; gerekli düzeltmelerden sonra iyi gören gözündeki görme keskinliği
20/200 ya da az görme alanı 20 dereceden az olan kişiler kör olarak adlandırılırken,
5
görme keskinliği 20/70 ile 20/200 arasında olan kişiler az gören olarak
nitelendirilmektedir (Tuncer 2005).
Türk Standartları Enstitüsü’nün tanımlamasına göre ise görme özürlü, görme
fonksiyonlarının tamamını veya tamamına yakınını kaybetmiş fiziki özürü olan kişidir
Görme engelli bireylerin çevreyi algılamaları çok zor olduğundan görme engeliler
görme duyuları dışında kalan diğer duyularla çevrelerini algılamaya çalışmaktadır.
(Özçelik 1982).
Görme engelli bireyin görme derecesine bağlı olarak kentsel mekânda bazı
gereksinimleri bulunmaktadır. Bu gereksinimleri şu şekilde özetlememiz mümkündür;
öncelikle mekânlarda yansımanın ve parlamanın önlenmesi gerekli olup ayrıca,
mekânlarda zıt renklerin ve hissedilebilir yüzeylerin kullanılması da görme engellinin
yaşamını kolaylaştıracak tedbirler arasında bulunmaktadır. Buna ilave olarak, açık
alanlarda düşük kaldırımların ve merdivenlerde görme engellinin tutunabileceği yerlerin
bulunması da görme engellilerin günlük hayatlarına devam edebilmeleri açısından
kentsel mekânda ihtiyaç duydukları gereksinimleri arasında bulunmaktadır(Gümüş
2001).
3.3 İşitme Engelliler
Türk Standartları Enstitüsü’ne göre ise, işitme özürlü; işitme fonksiyonun tamamını
veya tamamına yakınını kaybetmiş kişi olarak tanımlanmaktadır Türk Standartları
Enstitüsü [TSE], 1999).
İşitme engelliler grubuna çocuklar açısından bakan Lewis’e göre, işitme engelliler diğer
insanlarla iletişim kurmakta problemler yaşamaktadır. Bu problemler daha önce
belirtildiği üzere çocuğun işitme derecesine göre farklılık göstermektedir. İşitme engeli,
kişilerde anlama ve düşündüklerini ifade edebilme sorunlarına yol açmaktadır. Bu
sorunlar da beraberinde uyum problemlerine yol açmaktadır (Lewis 1994).
İşitme engellilerin gereksinimleri bu kişilerin engel grubunun düzeyine göre farklılık
göstermektedir. Ancak bu gruptaki bireylerin başlıca gereksinimleri, tehlike
durumlarında uyarılmalarını sağlayacak donanımlardır (Gümüş 2001).
6
3.4 Dil ve Konuşma Engelliler
Özsoy’a (2002) göre konuşma özürlülerin sınıflandırılması değişik biçimlerde
yapılabilmekte olup sese bağlı ve görüntüye bağlı olarak sınıflandırdığı ikili bir ayrım
kullanmaktadır. Sese bağlı konuşma özürleri olarak adlandırılan birinci grupta,
geleneksel sesli sembolleri ya da ses dalgalarını kapsayan özürlüler bulunmaktadır.
Görüntüye bağlı konuşma özürleri, konuşmanın yarattığı ışık dalgalarına ya da verdiği
görüntüye bağlı engellerdir. Bu engeller ise, genellikle duruş, jest ve mimik özürleri
olarak üçe ayrılmaktadır (Özsoy 2002).
3.5 Zihinsel Engelliler
Zihinsel özürlülük aynı zamanda zekâ yaşı ile ilgili bir durumdur. Zihinsel engelli
insanlar kendi yaşıtlarına göre düşünme, karar verebilme, iş yapabilme, duygularını
ifade edebilme ve sosyal ilişki kurabilme kapasitesi olarak yetersizdir (Yavaş 2002).
Davranış Bilimleri Sözlüğü’ne göre, zihinsel engellilik; “sosyal ve çevresel ya da
organik
nedenlere
bağlı
olan
normalin
altında
entelektüel
gelişim”
olarak
tanımlanmaktadır (Yavaş 2002 ).
Çağlar’a (1979) göre zekâ geriliği sürekli bir durumdur. Zekâ geriliği olan kişi
akranlarından dörtte bir ya da daha yüksek bir oranda yetersizdir. Zekâ geriliği
doğumdan önce, doğum sırasında veya doğumdan sonraki gelişim sürecinde
rastlanılabilir bir durumdur ( Çağlar 1979).
Kentsel mekânda zihinsel engellilerin gereksinimleri de diğer engel gruplarına göre
farklılık
göstermektedir.
Zihinsel
engelli
bireyler
çevresel
bir
karışıklıkla
karşılaştıklarında bu duruma uyum sağlamaları oldukça güçtür. Bu yüzden bu engel
grubu için hizmette standardizasyon çok önemli olmakla birlikte bu kişileri kentsel
mekânda
yönlendirebilecek
donanımların
mümkün
olduğunca
açık
ifadelerle
hazırlanması gerekmektedir (Gümüş 2001).
7
3.6 Süreğen Hastalık
Süreğen hastalık, kişinin çalışma kapasitesi ve fonksiyonlarının engellenmesine neden
olan sürekli bakım ve tedavi gerektiren hastalıklardır. Bu gruptaki hastalıklar; kan
hastalıkları, kalp ve damar hastalıkları, solunum sistemi hastalıkları, idrar yolları ve
üreme yolları hastalıkları, cilt ve deri hastalıkları, kanserler, endokrin ve metabolik
hastalıklar, ruhsal davranış bozuklukları, sinir sistemi hastalıkları kapsamaktadır( Özsoy
2002).
8
4.
YEREL
YÖNETİMLER
VE
ENGELLİLERE
YÖNELİK
YASAL
DÜZENLEMELER
Yasalar ile merkezi yönetimin birçok yetki ve sorumluluğu yerel yönetimlere bırakmış
olup bu durum engelliye en yakın olan yerel yönetimleri daha da önemli hale getirmiştir
(Özelleştirme İdaresi Başkanlığı [ÖİD], 2005).
Türkiye’de yerel yönetim birimleri; köy, belediye ve il özel idareleri olmak üzere
yapılandırılmıştır (Kavruk 2002).
Atak’ın (2001) 2001 yılında belediyelerle yaptığı araştırma sonuçlarına göre; yerel
yönetimler engelliler için kentsel mekanın kullanımının kolaylaştırılmasına ilişkin
faaliyetlerde başarıya ulaşamamıştır.
Atak’ın yaptığı araştırma sonuçlarına göre;
-Türkiye’de yerel yönetimler arasında bulunan belediyelerin çoğu binaların engellilerin
ulaşabileceği biçimde yapılmasını sağlayamamaktadır.
-Belediyeler, engelliler ile ilgili getirilen mevzuat hükümlerini uygulamada isteksiz ve
bilinçsizdir.
-Engelliler ile ilgili getirilen mevzuat hükümlerini uygulamaya çalışan belediyelere,
maliyetlerin artışı nedeniyle yapı sahiplerince karşı çıkılmaktadır.
-Belediyelerin
çoğu,
açık
alanlardaki
düzenlemelerde
yetersizdir.
Düzenleme
yaptıklarını iddia eden belediyeler ise kaldırımlara rampa yapılması dışında herhangi bir
düzenleme yapmamaktadır.
-Yapılan düzenlemelerin çoğu ise standartlara uygun yapılmamaktadır. Belediyelerin
yaklaşık tamamı hangi standardı kullanacağını bilmemektedir.
-Belediyeler, engelliler için ulaşılabilir bir kentsel mekânın oluşturulabilmesi için,
uygulama aşamasındaki tüm sorumlu kişilerin hizmet içi eğitimden geçerek
düzenlemeler konusunda bilgilendirilmesini gerekli görmektedir.
-Belediyelerin çoğu, aldıkları kararlarda halkın ya da sivil toplum örgütlerinin
görüşlerine yer vermek konusunda isteksizdir. Bu isteksizlik ortak çalışmak konusunda
da kendini göstermektedir (Atak 2001).
9
4.1 Yerel Yönetimlerin Düzenlemeleri Uygulamada Karşılaştıkları Sorunlar
Yerel yönetimlerin engellilere yönelik standartları uygulama sürecinde karşılaştıkları en
önemli sorun kaynak yetersizliğidir. Belediyeler aynı zamanda teknik elemanların
eksikliği ve bilgi düzeyi konusunda sorunlar yaşamaktadır. Kaçak yapılaşma
kentleşmeye engel olduğundan belediyeler için büyük problemler yaratmaktadır. Bu
yüzden zaten yapılanma konusunda hiçbir standarda sahip olmayan kaçak yapılaşma,
engellilerin kentsel mekânı kullanabilmeleri konusunda da sorunlara neden olmaktadır
(Özelleştirme İdaresi Başkanlığı [ÖİD], 2005).
Yerel yönetimlerin çoğu, engelliler için yapılacak düzenlemeler konusunda bilgisizdir.
Standartlar bilinmediği için konuya fazla önem verilmemektedir. Ayrıca yerel
yönetimler kentsel altyapıyı oluşturacak maddi kaynaklara sahip olmamakla birlikte,
özellikle küçük yerleşimlerde daha çok enformel yapının geçerli olmasının sonucu
olarak belediye görevlileri yasaların uygulanmasında zorlayıcı olamamaktadır (Atak
2001).
Yerel yönetimler, kenti ulaşılabilir yapmak için planlar yapmakta ve uygulamaktadır.
Buradan anlaşıldığı üzere kentsel açık alanlarda düzenleme yapmaları için yerel
yönetimlere ilişkin ayrıca tanımlanmış hükümler ve bir denetim mekanizması söz
konusu değildir (Atak 2001).
Tüm bunların yanında, kent içi ulaşımda, merkezi ve yerel düzeyde sorumluluk
paylaşımının
açık
olmamasından
kaynaklanan
sorunlar
bulunmaktadır.
Yerel
yönetimlerin ulaşım alt yapısı ulaşım sistemlerinin işletilmesi ve trafik yönetimi
konularında sorumlulukları sınırlı olmakla beraber yerel yönetimler sahip oldukları
sorumluluklar çerçevesinde hatalı projelere imza atabilmektedir (Gümüş 2001).
Kentsel altyapıyı oluşturmakla görevli kuruluşlar arasındaki iletişimsizlik nedeniyle
birbirlerinden habersiz yaptıkları plan ve programsız uygulamalar, kentsel mekânın
engelliler için ulaşılabilir kılınmasını zorlaştırmaktadır (Atak 2001).
10
4.2 Yasal Düzenlemelerin
4.2.1 3194 Sayılı İmar Kanunu
1997 yılında 3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenen Ek Madde 1 ile;
“Fiziksel çevrenin özürlüler için ulaşılabilir ve yaşanabilir kılınması için; imar planları
ile kentsel, sosyal, teknik altyapı alanlarında ve yapılarda, Türk Standartları
Enstitüsü’nün ilgili standartlarına uyulması zorunludur” hükmü getirilmiştir. Bu şekilde;
“engelliler” sözcüğünün imar ile ilgili yasal düzenlemelerde yer aldığı görülmektedir
(Özelleştirme İdaresi Başkanlığı [ÖİD], 2005).
3194 sayılı İmar Kanunu’nda “ulaşılabilirliği sağlamak amacıyla temel yaklaşım olarak
ayrı bir “ulaşılabilirlik mevzuatı” ya da “yasası” çıkarmak yerine mevcut İmar
Mevzuatı’nın içine erişilebilirlik koşullarının adapte edilmesi benimsenmektedir” (Atak
2001).
4.2.2 5378 Sayılı Özürlüler Kanunu
01.07.2005 tarihinde kabul edilen 5378 sayılı Özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun
Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması
Hakkında Kanun
ile
yeni
düzenlemeler getirilmiştir. Bu yeni düzenlemeler ile engelli bireylere yeni haklar
getirilmesinin yanında fiziksel çevre ve yerel yönetimler ile ilgili yeni uygulamalar
benimsenmiştir. Kanunun fiziksel çevre ve yerel yönetimler ile ilgili getirilen
hükümlerinden Geçici Madde 2’ye göre;
”Kamu kurum ve kuruluşlarına ait
mevcut resmi yapılar, mevcut tüm yol, kaldırım,
yaya geçidi, açık ve yeşil alanlar, spor alanları ve benzeri sosyal ve kültürel alt yapı
alanları ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılmış ve umuma açık hizmet veren her
türlü yapılar bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yedi yıl içinde özürlülerin
erişebilirliğine uygun hale getirilir” denilmektedir.
Geçici Madde 3’te ise;
“Büyükşehir belediyeleri ve belediyeler, şehir içinde kendilerince sunulan ya da
denetimlerinde olan toplu taşıma hizmetlerinin özürlülerin erişebilirliğine uygun olması
için gereken tedbirleri alır. Mevcut özel ve kamu toplu taşıma araçları, bu kanunun
11
yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yedi yıl içinde özürlüler için erişilebilir duruma
getirilir” ifadesi yer almaktadır.
4.2.3 Avrupa Kentsel Şartı
Avrupa Konseyi’ne bağlı olarak çalışan Avrupa Yerel ve Bölgesel Yetkiler Sürekli
Toplantısı’nın 1992 yılında Strazburg’ ta yaptığı 27. Oturumda“ Avrupa Kentsel Şartı”
kabul edilmiştir. Bu şartın engelli bireyleri ilgilendireni ilkeleri şunlardır (Özelleştirme
İdaresi Başkanlığı [ÖİD], 2005).
- Kentler herkesin yararlanabileceği şekilde tasarlanmalıdır.
-Engelli kişilere yönelik uygulamalar, aşırı korumayı değil engelli bireyin toplumla
bütünleştirilmesini sağlamalıdır.
-Engellileri temsil eden uzmanlık dernekleriyle ve bu derneklerin kendi aralarında
işbirliği kurulması zorunludur.
-Mekânların engelli kişilerin ihtiyaçlarına uygunluğunun sağlanması önemlidir.
-Yolculuk ve toplu taşımacılık olanaklarından herkes yaralanabilmelidir.
4.2.4 TS 12576: Şehir İçi Yollar-Engelli ve Yaşlılar için Sokak, Cadde, Meydan ve
Yollarda Yapısal Önlemlerin Tasarım Kuralları
Kentsel mekânda engellilerin hareketliliğinin daha rahat sağlanabilmesi amacıyla Türk
Standartları Enstitüsü’nün koymuş olduğu kurallara uyulması gerekmektedir. Türk
Standartları Enstitüsü’nün “Şehir İçi Yollar-Özürlü ve Yaşlılar için Sokak, Cadde,
Meydan ve Yollarda Yapısal Önlemler ve İşaretlemelerin Tasarım Kuralları”
adı
altında getirmiş olduğu kurallar özet olarak şu şekilde sıralanabilir (Türk Standartları
Enstitüsü [TSE], 1999).
-Engellilerin, yayalara ayrılan yollarda serbestçe, engellenmeden dolaşabilmeleri ve
yaya kaldırımını kullanabilmeleri için kaldırım kısmında engeller bulunmamalıdır.
Tehlikeli olabilecek her türlü düzensizlikten kaçınılmalıdır. Örneğin yer ızgaraları, yer
mantarları, çukurlar, yoldaki gelişigüzel seviye farklılıkları düzenlenmelidir.
12
-Taşıt yolu ve kavşak geçişlerinde gelişigüzel konan mantarlar, sembol, ilan panoları ve
direkler engellilerin hareket kabiliyetini azaltacağından bunlar yaya geçitlerine
konulmamalıdır.
-Yaya geçitleri iyi ve üstten aydınlatılmalı, bu aydınlatma yol aydınlatmasından ayırt
edilebilir değişiklikte olmalıdır.
-Işık kontrollü yaya geçitlerinde trafik işaret lambaları işitme engeliler için ışıklı yaya
figürlü ve görme engeliler için ise devamlı ses uyarı işareti bulunmalıdır.
-Yaya kaldırımında yükseklik farklılıklarından engellilerin etkilenmemesi amacıyla bu
yollara engellilerin hareketlerini rahat ve yorulmadan yapabilecekleri eğimler
verilmelidir.
-Merdivenler engelliler için ulaşılabilirlikte çok büyük bir engel olduğundan, yollarda
mümkün olduğunca merdiven yapımından kaçınılmalıdır. Yapılan merdivenlerde ise
kaymayı önleyici maddeler kullanılmalıdır.
-Merdivenli otobüslerin içindeki dolaşım alanları geniş ve asansörlü girişe ve çıkışa
sahip olmalıdır. Toplu taşım duraklarında bilgilendirme olmalıdır. Durağın hangi toplu
taşım aracına ait olduğunu, aracın güzergâh numarası ile güzergâh ve durağın adını
belirten okunaklı levha ile yanıp sönen ışık her durakta mutlaka bulunmalıdır. Kapalı
durakta duvardaki bilgilendirme panosu göz hizasında ve dokunsal okuma
yüksekliğinde; iri puntolu harfler kabartmalı şehir haritası, güzergâh planı, toplu taşım
aracı tarifesi gibi bilgiler görme engelli bireyler için bulundurulmalıdır.
-Parka izin verilen yollarda engelliler için yeterli sayıda park alanı tesis edilmelidir. Bu
tesislerde engelliler için park yeri sayısının %2’ si kadar yer ayrılmalıdır.
-Tüm ticari idari kamu binaları ile mesken binaları ana girişleri yaya kaldırımından
itibaren engelsiz yapılmalıdır. Bina girişleri kaygan olmayan sert malzemeden
yapılmalıdır ve bu girişler mutlaka iyi aydınlatılmış olmalıdır.
-Halka açık olarak yapılmış olan açık veya kapalı telefon kabinlerinden mutlaka en az
biri engellilere uygun olarak düzenlenmelidir. Telefon kabinlerinde engellilerin
kullanabileceği şekilde kabartma harf, ağır işitenler için frekans yükseltici ses düğmesi
ve tekerlekli sandalye kullanan engellilerin kullanabileceği yeterli alan bulunmalıdır.
(Artar ve Karabacakoğlu, 2003).
13
4.2.5 TS 12460: Şehir-İçi Yollar, Raylı Taşıma Sistemleri
Şehir-içi Yollar, Raylı Taşıma Sistemlerinde Türk Standartları Enstitüsü’nün (TS
12460) engelli ve yaşlılar için koydukları tasarım kuralları ise şu şekilde özetlenebilir
(Türk Standartları Enstitüsü [TSE], 1998).
-Metro istasyonlarında engelli yolcuların, bir engelle karşılaşmadan ve uzun yürüyüş
mesafelerine gerek duymadan dolaşmaları için mimari açıdan gerekli düzenlemeler
yapılmalıdır.
-Raylı sistem ile şehrin diğer trafiği arasında engellinin emniyetini sağlamak için yol
kenarı metal yay korkulukları kurulmalıdır.
-Bilet temin bölgesinde bulunan güzergâh hakkında bilgi ve danışma veren tesisler
engellilere de hizmet vermelidir. Bunlar, engelli bireylerin hareketlerine mani olmamalı,
bilet alışta ve biletli bölgeye geçişteki turnikelerde bu kişilere öncelikli yeterli alan
ayrılmalıdır.
-Platformlarda tekerlekli sandalye engellilerin kolay hareket ve manevra yapmaları
sağlanmalıdır. Yan ve orta platformlarda platform döşemesinde görme engellilerin
algılayacağı renkte doku ve desende ve ışıkta parlayan nitelikte emniyet bandı
bulunmalıdır.
-İşitme engelliler için alarmlar sinyal verecek veya mevcut ışığı kesin şekilde
yükseltecek şekilde ayarlanmalı ve görülebilir alarmlar duyulabilir acil durum
alarmlarıyla bağlantılı olarak bir flaşa bağlanmış parlayan ışıklar şeklinde olmalıdır.
-Görme engellilerin görmesine yardımcı olan köpeklerin istasyonlara girmesi ve trene
binmesine müsaade edilmelidir
14
5. FİZİKSEL ÇEVRE DÜZENLEMELERİ İLE İLGİLİ ENGELLİLERİN
YASAL HAKLARI VE STANDARTLAR
6 Haziran 1997 tarihli 572 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile getirilen
hükümler şöyledir:
Kararnamenin 1. Maddesiyle, 3194 Sayılı İmar Yasası‟na bir madde eklenmiş ve
‘Fiziksel çevrenin özürlüler için ulaşılabilir ve yaşanabilir kılınması için, imar planları
ile kentsel, sosyal, teknik altyapı alanlarında ve yapılarda Türk Standartları
Enstitüsü’nün ilgili standartlarına uyulması zorunludur’ hükmü getirilmiştir.
Tüm belediyelere, 1580 Sayılı Belediye Yasasının 15. Maddesinde sayılan "Her türlü
yapıların ve çevrelerinin, yolların, park, bahçe ve rekreasyon alanlarının, sosyal ve
kültürel
hizmet
alanları
ile
ulaşım
araçlarının
özürlülerin
kullanımına
ve
ulaşılabilirliğine uygun olarak yapılmasını sağlamak ve denetlemek; imar planlarının
yapımı ve uygulanması ile yapıların inşaat ve ruhsat aşamasında Türk Standartları
Enstitüsü‟nün ilgili standardına uygunluk sağlamak, uygulamaları denetlemek ve
bütünlüğü sağlayıcı tedbirleri almak" gibi görevler verilmiştir.
572 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin geçici 9. maddesi gereği, Bayındırlık
ve İskan Bakanlığı tarafından değiştirilerek ulaşılabilirlikle (fiziksel engellerin
kaldırılmasıyla) ilgili hükümler eklenen ve 2 Eylül 1999 tarihi itibariyle yürürlüğe
giren 3194 sayılı İmar Kanunu'nun ilgili yönetmelikleri şunlardır:

3030 Sayılı Kanun Kapsamı Dışında Kalan Belediyeler Tip İmar Yönetmeliği

Belediye ve Mücavir Alan sınırları İçinde ve Dışında Planı Bulunmayan
Alanlarda Uygulanacak İmar Yönetmeliği

İmar Planı Yapılması ve Değişikliklerine Ait Esaslara Dair Yönetmelik

Gecekondu Kanunu Uygulama Yönetmeliği

Otopark Yönetmeliği

Sığınaklarla İlgili Ek Yönetmelik

Trafik Yasası
15
Özürlülerle Doğrudan İlgili Standartlar (Fiziksel Çevre)

TS 9111/ Nisan 1991: Özürlü İnsanların İkamet Edeceği Binaların
Düzenlenmesi Kuralları

TS 12576/ Nisan 1999 : Şehir İçi Yollar- Özürlü ve Yaşlılar İçin Sokak, Cadde,
Meydan ve Yollarda Yapısal Önlemlerin Tasarım Kuralları

TS 12460/Nisan 1998 Şehir İçi Yollar- Raylı Taşıma Sistemleri Bölüm 5:
Özürlü ve Yaşlılar İçin Tesislerde Tasarım Kuralları

TS 12574 Şehir İçi Yollar- Raylı Taşıma Sistemleri-Bölüm 10: İstasyon İçi
İşaret ve Grafik Tasarım Kuralları,
16
6.ENGELLİLERE
YÖNELİK
YAPILMASI
GEREKEN
MİMARİ
DÜZENLEMELER
Engelli insanların kentsel yaşama katılım alanındaki ihtiyaçları engelli olmayanlarla
farklı olmakla birlikte benzerdir. Engelli olarak tanımlanan bireyleri, toplumun ayrı bir
kesimi olarak niteleme yerine bütünleşmiş bir parçası olarak algılayabilmek ve mekânda
da buna olanak sağlayabilmek amacıyla fiziksel çevreye ulaşılabilirliğini sağlamak
gerekmektedir. Herkes, tüm yaşamsal alanlara ulaşmak hakkına sahiptir. Engellilerin
fiziksel çevreye ulaşılabilirliklerinin sağlanmasının yanında, çevre faktörlerinin özre
neden olması da bir diğer konuyu oluşturmaktadır. Özellikle trafik kazaları ve trafik
kurallarına uyulmaması, bu sistemlerin bir bütün olarak sunulmaması, özre neden
olduğu gibi engellilerin ulaşılabilirliğini de kısıtlamaktadır. Ulaşılabilirlik ve kullanım
açısından; kamusal binalara (kamunun kullanımına açık resmi ve özel tüm yapılar)
erişim, açık alanlar (sokak, cadde ve meydanlar, parklar, rekreasyon alanları vb.), özel
fiziksel ve mimari düzenlemeler gerektiren hareket engeli son derece geniş kapsamlıdır.
Sürekli engellilerin yanında hamile, çocuk, yaşlı, hastalık ve kaza nedeniyle engelli
şartlarında yaşayan geçici engellileri ilgilendirir (Ekmekçi 2005).
6.1 Yaya Yolları ve Kaldırımlar
Hareket kısıtlılığı yaşayan bireyler de dahil olmak üzere tüm yayaların erişimine uygun
olmalıdır.

Yaya sirkülasyonunda süreklilik sağlanmalıdır.

Yeterli genişlikte olmalıdır.

Düzgün, sürekli ve kaygan olmayan bir zemine sahip olmalıdır.

Güvenli ve kullanımı rahat olmalıdır. Altyapı donatıları ile kent donatıları
standartlara uygun konumlanmalı, erişime engel olmamalıdır.

Yol yüzeyinde, yüzeyden yükselen düzgün şekiller kullanılmalıdır (Şekil 6.1).
17
Şekil 6.1 Yol yüzeyinden yükselen düzgün şekiller (Anonim. 2014. Başbakanlık Özürlüler
idaresi Başkanlığı Resmi Web Sitesi. http://www.ozida.gov.tr Erişim Tarihi:25.06.2014)
-Zeminden 10 cm yükseklikte olan platformlar kullanılmalıdır (Sekil 6.2).
Şekil 6.2 Yerden yüksekliği 10cm olan platform (Anonim. 2014. Başbakanlık Özürlüler idaresi
Başkanlığı Resmi Web Sitesi. http://www.ozida.gov.tr Erişim Tarihi:25.06.2014)
-Yerde, engelin çevresinde dokunma yoluyla algılanabilen uyarı işaretleri bulunmalıdır.
Uyarı işaretleri, engelin izdüşümünün dışında en az 60 cm’ lik bir genişliğe yayılmış
olmalıdır (Sekil 6.3).
18
Şekil 6.3Engelin çevresinde dokunma yoluyla algılanabilen uyarı işaretleri (Anonim. 2014.
Başbakanlık Özürlüler idaresi Başkanlığı Resmi Web Sitesi. http://www.ozida.gov.tr Erişim
Tarihi:25.06.2014)
-Bitkilerin sarkan dalları yerden en az 2 m yükseklikte budanmalıdır (Sekil 6.4).
Şekil 6.4 Sarkan bitki dallarının yerden budanma mesafesi (Anonim. 2014. Başbakanlık
Özürlüler
idaresi
Başkanlığı
Resmi
Web
Sitesi.
http://www.ozida.gov.tr
Erişim
Tarihi:25.06.2014)
- 2 m’den daha alçağa monte edilen ve algılanmayan tabela vb. seylerin izdüşümü
yürüyüş yolunun 10 cm dışında olmalıdır. Aksi takdirde, gömülmeli veya etrafı
sarılarak gizlenmelidir (Sekil 6.5).
19
Şekil 6.5 2 m' den az yükseklikteki engellerin iz düşüm (Anonim. 2014. Başbakanlık Özürlüler
idaresi Başkanlığı Resmi Web Sitesi. http://www.ozida.gov.tr Erişim Tarihi:25.06.2014)
-Sabit direkler, kısmi görme engelli yayaları uyarmak için, merkezi yerden 1.40- 1.60 m
yükseklikte, en az 30 cm kalınlığında, dayanıklı boya malzemesi ile işaretlenmiş
şeritlerle fark edilebilir hale getirilmelidir (Sekil 6.6).
Şekil 6.6 Sabit direkler üzerinde kısmi görme engelli yayaları uyarıcı şerit örneği mesafeleri
(Anonim.
2014.
Başbakanlık
Özürlüler
idaresi
Başkanlığı
Resmi
Web
Sitesi.
http://www.ozida.gov.tr Erişim Tarihi:25.06.2014)
20
Yaya yolları ve kaldırımlar, hareket kısıtlılığı yaşayan bireylerin de rahatça hareket
edebileceği yüzeyler şeklinde düzenlenmelidir. Şehirlerdeki yaya yollarının genişliği yan
yana rahat geçişler için en az 180 cm genişliğinde olmalıdır. Kaldırımların kenarı cadde
kotundan en fazla 15 cm yüksekte olmalıdır (Atala 1996).
Yaya yolu ve kaldırımlar; dayanıklı, sert ve pürüzsüz yüzeyli olmalı, kaymayan ve
parlamayan, yaya hareketini zorlaştırmayan malzeme ile kaplanmalıdır. Kaldırım yüzey
kaplaması seçilirken, uygulanacak yüzey, iklim koşulları, kaldırımın kullanım
yoğunluğu ve şekline göre en uygun malzeme seçilmelidir. Büyük derz aralıklı doğal taş
kaplama ancak yaya akışının çok az olduğu alanlarda söz konusu olabilir. Parçalı bir
yapı oluşturan zemin kaplamalarında derz aralıkları 0,5 cm’den küçük olmalıdır. Yaya
yolları için uygun zemin malzemeleri; düzgün beton yüzeyler, asfalt, düzgün beton
parke, düzgün ve kaygan olmayan doğal veya yapay taş gibi kaplamalardır. Bilhassa
don bölgelerinde pürüzlü beton yüzeyler arasında kalan ıslaklık donma anlarında
kaygan yüzeyler oluşturmaktadır. Kaldırımlarda zaman içinde veya yağmurda
kayganlaşabilecek malzeme hiçbir şekilde kullanılamaz (Atala 1996).
Şekil 6.7 Herkesin erişim ve kullanımına uygun yaya yolu düzenlemesi mesafeleri (Anonim.
2014. Başbakanlık Özürlüler idaresi Başkanlığı Resmi Web Sitesi. http://www.ozida.gov.tr
Erişim Tarihi:25.06.2014)
21
Kaldırım üzerinde bulunan ızgara, rögar kapağı gibi altyapı elemanları; kot farkı
oluşturmayacak şekilde kaldırım yüzeyi ile eş düzey olmalıdır.
Tekerlekli araçların tehlikeli bir alana kayabileceği yerlerde tekerlek durdurucular
gereklidir. Bunlar arasında drenaj açıklığı sağlanmalıdır.
Yaya yolları görme özürlüler tarafından kolay algılanacak doğrultular taşımalıdır.
Kaldırımın kenarı görme özürlülerin bastonları ile rahatça izleyebilecekleri şekilde
düzgün olmalı ve tehlikeli bir paha sahip bulunmamalıdır. Yaya yollarında en az 3 cm
yükseklikteki bordürlerle görme özürlüler için yönlendirici bir eleman düzenlenmelidir.
Yaya yollarının kaza ihtimali söz konusu olan kesimlerinde yuvarlak demir borudan
korkuluklar inşa edilmelidir (Yaya yolunun yüksekten geçmesi, yayanın trafikle
buluşma noktasına yaklaşması vs…) Kaldırımların yol köşelerindeki eğimli dönüşlerini,
yaya yolu kavşaklarını, dönüşleri, düzey ve kullanım değişikliklerini belirtmek için bu
alanlara yaklaşırken, yüzey
kaplama malzemesinde dokuda değişiklik yapılarak
özellikle görme özürlüler uyarılmalıdır (Müftüoğlu 2006).
Görme özürlüler için çevresini kolay algılayabileceği şekilde; anlaşılır, sade ve çevresi
ile tezat renk ve dokuda hissedilebilir yüzey tasarlanmalıdır. Hissedilebilir yüzeyler;
potansiyel bir tehlike hakkındaki uyarı yüzeyleri ve bilgilendirme yüzeyleri olmak üzere
sınıflandırılabilir (Bekiroğlu 2002).
Uyarı yüzeyleri; yaya geçitlerinde (kontrollü ve kontrolsüz geçişlerin ayırt edilmesi
amacıyla farklı renkler kullanılabilir), tren, tramvay biniş-iniş noktalarında ve yüksek
otobüs platformlarında, basamak, seviye geçişi, yol üzerindeki hafif ve hızlı toplu
taşıma platformları gibi diğer tehlikeli bölgelere yaklaşıldığında kullanılmaktadır.
Bilgilendirme yüzeyleri ise; geniş ve açık yaya bölgelerinde veya karmaşık yaya
çevrelerinde yön temini için, otobüs durağı, telefon kulübeleri, kabartmalı veya sesli
bilgilendirme hizmetleri, tuvaletler vb. gibi tesislerin varlığını bildirmek için
kullanılmaktadır(Bekiroğlu 2002).
22
Yaya yollarında yürüyüş istikametlerinin değişme noktalarında hissedilir yüzeylerle
görme özürlüler için ikaz şeritleri oluşturulur. Bunlar 80 - 100 cm derinlikte ve yaya
yolunu enlemesine tamamen örten kaplamalardır.
Şekil
6.8
Görme
özürlüler
için
hissedilebilir
yüzey
uygulaması
(Anonim.2014
http://www.engellilersitesi.com Erişim Tarihi: 25/05/2014)
Büyük meydanlarda ve 3 metreden daha geniş kaldırımlarda görme özürlüler için 40 60 cm genişlikte hissedilir yüzeyler oluşturulacaktır. Hissedilir yüzeyler zeminle doku
ve renk açısından kontrast etki oluşturmalıdır(Bekiroğlu 2002).
Hissedilebilir yüzeyin diğer yayalara, özellikle de yürüyebilen özürlülere ve tekerlekli
sandalye kullanıcılarına sorun çıkaracak kadar iri kabartmalı olmamasına dikkat
edilmelidir(Bekiroğlu 2002).
23
Şekil 6.9 Kaldırımlarda görme engelliler için oluşturulan hissedilebilir ikazlar mesafeleri
(Anonim.
2014.
Başbakanlık
Özürlüler
idaresi
Başkanlığı
Resmi
Web
Sitesi.
http://www.ozida.gov.tr Erişim Tarihi:25.06.2014)
Yaya kaldırımında, yağmur suyunun drenajı için gerek duyulan enine (yanal) eğim max.
%2 olmalıdır. % 2'den fazla eğimler, özellikle tekerlekli sandalye kullanıcılarını
zorlayacaktır (Bekiroğlu 2002).
Şekil 6.10 Kaldırım ve yaya yollarındaki ızgaralar (Anonim. 2014. Başbakanlık Özürlüler
idaresi Başkanlığı Resmi Web Sitesi. http://www.ozida.gov.tr Erişim Tarihi:25.06.2014)
24
Şekil 6.11 Yürüme aksındaki engeller (Anonim.2014 http://www.engellilersitesi.com Erişim
Tarihi: 25/05/2014)
Sokak ve caddelerde kaldırım kenarlarına oluk yapılmayacaktır. Oluklar sokağın faydalı
genişliğini azaltıp kirlilik oluşturmakta; hareket kısıtlılığı yaşayan bireylere engel
oluşturup tüm yayalar için de tehlike oluşturabilmektedir(Özcan 2008).
Yaya yolu ve kaldırımlarda yağmur suyu ızgara aralıkları 13 mm’yi aşmamalıdır.
Izgaraların geniş açıklıkları hareket yönüne dik veya açılı olacak şekilde
yerleştirilmelidir (Özcan 2008).
Kaldırımlarda güvenli yürüyüşler temel beklentidir. Dikey açıklıkta özellikle görme
özürlülerin çarpmayacağı temiz açıklıkların sağlanmasına özen gösterilmelidir.
Kaldırım ve yaya yolları üzerinde bulunan levhalar, işaretler ve tabelâların en alçaktaki
noktaları yerden en az 210 cm mesafede bulunacaktır (Özcan 2008).
Kent donatıları ve altyapı elemanları; hiçbir surette kaldırımlar ve yaya yollarının
genişliğini daraltacak şekilde düzenlenmemeli, yürüyüş aksı üzerinde kot farkı
oluşturacak şekilde konumlanmamalıdır.
25
Kaldırım ve yaya yollarının işgaline izin verilmemelidir. Kurum ve işletmelerin yakın
çevrelerindeki yaya yolu ve kaldırımı mevcut durumdan farklı eğimde ve farklı
malzeme ile düzenlemelerine izin verilmeyecektir.
Yayaların erişiminin kesintisiz olarak sağlanabilmesi için yaya yolunda taşıtların park
etmeleri yasaklanmalı veya taşıtların park etmemeleri için zorunlu hallerde bordür taşı
tarafında TS 12716’ya uygun en az 70 cm, en çok 90 cm yüksekliğinde koruyucu
engeller konmalıdır. Bu ayırıcı elemanlar yaya hareketlerini engelleyecek/zorlayacak
şekilde konumlandırılmamalıdır.
6.2 Rampalar
Hareket kısıtlılığı yaşayan bireyler de dahil olmak üzere tüm yayaların kullanımına uygun
bir eğimde olmalıdır.

Yeterli genişlikte olmalıdır.

Sürekli olmalıdır.

Güvenli olmalıdır.
Rampalar; yaya geçidinden kaldırıma çıkışta ve kaldırım başlangıç ile bitişinde yola
bağlantıyı
sağlayan
noktalarda
bulunmalı,
yaya
yolları
ve
merdivenlerle
bütünleştirilmelidir. Rampaların başlangıç ve bitişlerinde ve birbirini izleyen rampalar
arasında tekerlekli sandalyenin manevra yapabileceği açık ve düz bir alan
bırakılmalıdır(Aksoy 2001).
Zemin kaplama malzemesi; kaygan olmayan, hafif pürüzlü yüzeyi ile yere sağlam
tutunulmasını sağlayan ve ışığı yansıtmayan nitelikte olmalıdır. Rampalı bir yaya
yolunda, tekerlekli sandalyeli kişinin hareketini güçleştirebilecek eğimli kavşaklar
bulunmamalıdır. Rampalar olumsuz hava koşullarından korunmuş olmalıdır(Aksoy
2001).
26
Şekil 6.12 Yaya yolu ve kaldırımlarda rampa kullanımı mesafeleri (Anonim. 2014. Başbakanlık
Özürlüler
idaresi
Başkanlığı
Resmi
Web
Sitesi.
http://www.ozida.gov.tr
Erişim
Tarihi:25.06.2014)
Rampalarda güvenli eğim yüzde ve aralıkları : 10 cm'e kadarki yükseklik farkları için en
fazla rampa eğimi % 10, 10 - 25 cm arasındaki yükseklik farkları için en fazla rampa
eğimi % 8, 25 - 50 cm arasındaki yükseklik farkları için en fazla rampa eğimi % 6
olarak kabul edilecektir (Andaç 1997).
Şekil 6.13 Rampalarda güvenli ve eğim yüzde aralıkları (Anonim. 2014. Başbakanlık Özürlüler
idaresi Başkanlığı Resmi Web Sitesi. http://www.ozida.gov.tr Erişim Tarihi:25.06.2014)
Düz kollu ve sahanlıklı rampalar esastır. Rekreasyon alanlarında doğal topoğrafyayla
uyumlu olarak -erişime engel olmamak kaydı ile- geniş bir çapa sahip dairesel biçimli
rampalar da kullanılabilecektir (Andaç 1997).
27
Kesintisiz rampa boyu en fazla 9 m olacaktır. Her 6 - 9 metrelik rampadan sonra 150 cm
boyunda yatay bir sahanlık bırakılacaktır. Tek kollu (uzunluğu 9 metreyi geçmeyen) düz
bir rampanın genişliği net 90 cm'den daha az olamaz. Genel olarak rampaların
genişliklerinin net olarak 120 cm'den daha az olmaması gerekmektedir (Andaç 1997).
Şekil 6.14 Yaya yolu ve kaldırımlarda rampa kullanımı mesafeleri (Anonim. 2014. Başbakanlık
Özürlüler
idaresi
Başkanlığı
Resmi
Web
Sitesi.
http://www.ozida.gov.tr
Erişim
Tarihi:25.06.2014)
Rampaların her iki tarafına, tekerlekli sandalye tekerleklerinin dışarı düşmemesi ve
görme özürlüler için de bir yönlendirici eleman olması için en az 8 - 10 cm
yüksekliğinde kenarlıklar yapılacaktır(Andaç 1997).
3 metreden uzun rampaların her iki tarafına ve geniş rampaların her iki yanına 3,5 - 4
cm çapındaki yuvarlak demir borudan iki farklı yükseklikte korkuluklar konulacaktır.
Korkuluklar sürekli ve kolayca kavranabilecek şekilde olmalıdır. Korkuluklar yere veya
duvara emniyetle yük taşıyabilecek biçimde tutturulmuş olmalıdır(Andaç 1997).
Şekil 6.15 Farklı kullanıcı ihtiyaçlarına uygun trabzan ölçü ve standartları mesafeleri (Anonim.
2014. Başbakanlık Özürlüler idaresi Başkanlığı Resmi Web Sitesi. http://www.ozida.gov.tr
Erişim Tarihi:25.06.2014)
28
6.3 Yüzeyler
Kaplama yüzeyindeki düzensizlikler en aza indirilmelidir. Tehlikeleri en aza indirmenin
ilk şartı kaymaya neden olmayacak bir yüzey kaplamasıdır. Tekerlekli sandalye
kullananlar daha rahat hareket edebilme açısından bu tür yollarda düzgün ve yüzey
dokusunun fark edilmediği bir yüzeyi tercih etmektedirler. Yaya yolları sert ve sabit
malzemeden yapılmalıdır. Sıkıştırılmamış, serbest çakıl gibi yüzeylerden özellikle
kaçınılmalıdır(Özdingiş 2007).
Döşemede yer alabilecek ızgaralar, baston, koltuk değneği ya da tekerlekli sandalye
kullananlar açısından tehlikeli olabilirler (Şekil 6.16). Izgaraların deliklerinin aralığı 12
mm’yi geçmemelidir. Eğer bu ızgara dairesel boşluklardan oluşuyorsa boşluk çapı yine
12 mm den fazla olmamalıdır. (Özdingiş 2007)(Şekil 6.17).
Şekil 6.16 Izgaralar ve tekerlekli sandalye ilişkisi
29
Şekil 6.17 Doğru ızgara konumlanması (Anonim.2014 http://www.mimarlarodasi.org.tr. Erişim
tarihi:25.05.2014)
Kaldırımlardaki ağaçların etrafındaki ızgaralar, ağaç köklerinin su almasına yardımcı
olmakla birlikte, yaya yolunun dışında konumlandırılmalıdır. Ağaçlar yeterli su
alamadıklarında köklerini dışarıya doğru uzatmakta, bu da kaplamanın kırılıp
düzensizlikler oluşturmasına sebep olmaktadır, bu sebeple, ağaçların etrafı mutlaka su
almalarını sağlayacak bir ızgarayla kaplanmış olmalıdır (Şekil 6.18 ).
Şekil 6.18 Ağaç etrafına konulabilecek ızgara (Anonim.2014 http://www.mimarlarodasi.org.tr.
Erişim tarihi:25.05.2014)
6.4 Otoparklar

Özürlü bireyler için yeterli sayıda otopark düzenlenmeli ve işaretlenmelidir.

Düzenlenen park alanı tekerlekli sandalye erişim ve kullanımına uygun olmalıdır.
30

Binanın ana girişine mümkün olan en yakın noktada, taşıta binecek ve inecek yeterli
mekâna olanak veren ve binaya erişimde güvenli bir yolla bütünleşen park yerleri
sağlanmalıdır.

Özürlüler için ayrılmış park yerleri düz ve iyi aydınlatılmış olmalıdır.

Bu otoparkların sadece özürlüler tarafından kullanılması sağlanmalıdır.
Özürlü bireyler için binanın ana girişine mümkün olduğu kadar yakın, binaya erişimi
güvenli bir şekilde sağlayan, sayıca yeterli -tüm tesisteki park yeri sayısının en az %
2’si kadar- park yerleri sağlanmalıdır. Bu alanlar uluslararası standartlara uygun şekilde
işaretlenmeli, düz ve iyi aydınlatılmış olmalıdır. Park etmiş taşıttan yaya yoluna veya
kaldırıma ulaşım için rampalarla ve trafikle kesişme olmaksızın doğrudan erişim
sağlanmalıdır. Engelliler/özürlüler için ayrılan otoparklar sert yüzeyli, tekerlekli
sandalyeden taşıta kolay geçişe olanak sağlayabilecek ve taşıtların çevresinde kolayca
manevra yapabilecek genişlikte düzenlenmelidir(Aköz 2001).
Şekil 6.19 Engellilerin erişim ve kullanımına uygun otopark
Bu gibi alanlarda, engellilerin/özürlülerin taşıtlarına inip binmede güçlük yaşamaması
için kaldırımların taşıt yoluyla aynı kotta ya da en fazla 3 cm yükseklikte olması
gerekmektedir. Kapalı otoparklarda dikey dolaşım için özürlü asansörü ve gerekli
rampalar sağlanmalıdır. Otoparkın giriş ve çıkış alanları, yol kotu ile aynı veya en fazla
31
% 6 rampa ile olmalı, zemin kaymayı önleyen ve giriş - çıkışı belirleyen ayrı
malzemelerle kaplanmalıdır(Aköz 2001).
Mevcut otoparkların dönüştürülmesinde ise iki tane standart park alanını bir özürlü
otoparkına veya üç standart park alanını, iki özürlü parkına dönüştürmek mümkündür.
Şekil 6.20 Engellilerin erişim ve kullanımına uygun otopark ölçüleri ve bilgilendirme
standartları mesafeleri (Anonim. 2014. Başbakanlık Özürlüler idaresi Başkanlığı Resmi Web
Sitesi. http://www.ozida.gov.tr Erişim Tarihi:25.06.2014)
Kamuya açık park alanlarında boş yer olup olmadığını duyurmak için değişken mesajlı
levhaların kullanımı giderek yaygınlaşmaktadır. Bu tür levhalar, Brüksel‟de Woluwe
alışveriş merkezinde olduğu gibi, özürlülere ayrılmış boş park alanının olup olmadığını
da gösterdikleri takdirde daha faydalı olacaklardır.
Otopark alanlarını düzenlerken dikkat edilmesi gereken diğer hususlar şu şekildedir:

Binanın ana girişine mümkün olduğu kadar yakın, taşıta binecek ve inecek
yeterli mekana olanak veren ve binaya erişimde güvenli bir yolla bütünleşen
park yerleri sağlanmalıdır.

Otoparkların bir bölümü özürlülerin araçlarına ayrılacak şekilde tasarlanmalı ve
işaretlenmelidir.

Engelliler için ayrılmış park yerleri düz ve iyi aydınlatılmış olmalıdır.

Park etmiş taşıttan yaya yoluna veya kaldırıma ulaşım için rampalarla ve trafikle
kesişme olmaksızın doğrudan erişim sağlanmalıdır.
32

Engelliler için ayrılan otoparklar sert yüzeyli, tekerlekli sandalyeden taşıta kolay
geçişe olanak sağlayabilecek ve taşıtların çevresinde kolayca manevra
yapabilecek genişlikte düzenlenmelidir.

Mevcut otoparkların dönüştürülmesinde ise iki tane standart park alanını bir
özürlü otoparkına veya üç standart park alanını, iki özürlü parkına dönüştürmek
mümkündür.

Kapalı otoparklarda dikey dolaşım için özürlü asansörü ve gerekli rampalar
sağlanmalıdır (Anonim 2013).
6.5 Yaya Geçitleri

Hareket kısıtlılığı yaşayan bireylerin hareketini kolaylaştırmak ve tüm yayaların
ergonomik şekilde geçişini sağlamak için eş düzey geçişler tercih edilmelidir.

Tüm yayalar için güvenilir ve kullanılabilir olması esastır.

Özellikle görme engellilerin ihtiyaçları dikkate alınarak düzenleme yapılmalıdır.
Yaya geçitleri, taşıt yolunda yayaların güvenli bir şekilde karşıya geçebilmelerini
sağlamak amacıyla düzenlenmiş alanlardır. Yaya geçitlerinde alt ve üst geçitler yerine
eş düzey geçitler tercih edilmelidir. Kaldırımlar ve yaya yolları kaymayan yüzey
kaplamasına sahip olmalı, tekerlekli sandalyeler için yeterli genişlikte olmalı ve yol
seviyesine inen rampalar bulunmalıdır. Taşıt yolu ve kavşaklarda yaya geçitleri bordür
taşı ile kesilmemeli ve taşıt yolu seviyesine kadar her üç yönde en fazla % 8 eğimli
rampalar yapılmalıdır. Yaya geçitleri sayıca yeterli, iyi aydınlatılmış, ışık kontrollü yaya
geçitlerinde farklı seviye ve türdeki engelli/özürlüler için görsel ve işitsel uyarıcılar
eklenmiş, güvenli ve yeterli geçiş süresine sahip olmalıdır (Ekmekçi 2005).
33
Şekil 6.21 Yaya geçitlerinde kılavuz iz ve yön değiştirme mesafeleri (Anonim. 2014.
Başbakanlık Özürlüler idaresi Başkanlığı Resmi Web Sitesi. http://www.ozida.gov.tr Erişim
Tarihi:25.06.2014)
Yaya ve araç trafik yoğunluğuna bağlı olarak, ışık kontrolü olmayan yaya geçitlerini
engellilerin de kullanacağı düşünülerek, sürücüler yaya geçidinden en az 20 m önce
yaya geçidi işaretiyle uyarılmalıdır. Yaya geçitlerinin kaldırımla buluşma noktasında,
görme engellilerin/özürlülerin kaldırım kenarını hissetmeleri için bırakılacak yükseklik
farkı 1 - 2 cm’dir. Yoğun trafik ve taşıt yollarında engellilerin de kullanabileceği
alt/üstgeçitler yapılmalı, bu geçitlerde eğimi % 6’yı geçmeyen rampalar kullanılmalıdır.
İhtiyaç
halinde
tekerlekli
sandalyeli
engelliler
için
hareket
eden
eğik
asansörler/platformlar yapılmalıdır(Ekmekçi 2005).
6.6 Dokusal Uyarı Bantları
Yaya yolları yüzeyinde dokusal uyarı bantları tehlikeyi haber verme ve bilgilendirme
açısından gereklidir. Bunlar, bireyleri yükseklik ayırımları, trafik bölgeleri, havuzlar vb.
gibi potansiyel tehlikelere karşı uyarmak için kullanılabilirler. Dokusal uyarıcı bantlar,
görme özürlü kimseleri ve diğer yolcuları, metro istasyonları, tren garları, otobüs
durakları gibi yerlerde tehlikeli bölgelere fazla yaklaşmaktan korur. Eğer yaya yolu bir
trafik yoluna bitişikse ve arada bir uyarı bordürü ya da başka bir uyarıcı yoksa yaya
yolunun yüzeyinde trafik yoluna yakın kısımda hissedilebilir bir uyarı bandı
oluşturulmalıdır. Bu bandın genişliği kullanıcıyı önceden uyaracak şekilde en az 90 cm.
olmalıdır .
34
Şekil 6.22 Dokusal uyarıcı bantlar (Anonim.2014.www.engelliler.biz.com. Erişim Tarihi:
27/05/2014)
Dokulu bantların fiziksel çevrede süs olarak kullanıldığı yada bordür olarak uygulandığı
durumlar oldukça fazladır ve bu durum kullanıcılar için tehlikeli ve yanıltıcı olmaktadır
(Şekil 6.22).
Yürüme hattı, görme özürlü bir birey tarafından bastonla rahatça algılanabilmelidir.
yürüme hattını belirleyecek olan elemanlar, doğal kılavuz çizgiler veya dokulu
bantlardır. Dokulu bantlar, yürüme, dönüş yapma ve yol ayrımını doku özelliklerindeki
çeşitlenme ile anlatmaktadırlar. Dokulu bandın birbirine paralel çizgili kabartmalara
sahip olması yürüme hattını belirlerken, dairesel kabartmalara sahip olması durmak ve
yol ayrımına karar vermek, yaya geçidi yada tehlikeli bölgelere yaklaşıldığını haber
vermek gibi farklı işlevleri belirtmektedir (Şekil 6.23).
35
Şekil 6.23 Yanlış doku bandı uygulaması (Anonim.2014.www.engelliler.biz.com. Erişim Tarihi:
27/05/2014)
Dokulu bant, yüzey kaplamasıyla kontrast oluşturacak şekilde renge sahip olmalıdır. Bu
bant ayrıca, mümkün olduğunca doğrusal bir hat takip etmeli, kullanımda karışıklığa yol
açacak rögar kapakları gibi elemanlardan uzakta konumlandırılmalıdır (Andaç 1997).
Yürüme yönüne paralel konumlandırılacak kabartmalı çizgiler, yön değiştirileceğinde,
kademeli bir biçimde yerleştirilerek, kullanıcının dönüş yapmasını sağlamalıdır (Şekil
6.24).
Şekil
6.24
Yürüme
ve
durma
belirten
dokulu
bant
örneği
(Anonim.2014
http://www.mimarlarodasi.org.tr. Erişim tarihi:25.05.2014)
36
Şekil
6.25
Yön
değiştirme
ifade
eden
dokulu
bant
örneği
(Anonim.2014
http://www.mimarlarodasi.org.tr. Erişim tarihi:25.05.2014)
6.7 Kent Donatıları
Kent donatıları; aydınlatma elemanları, dinlenme ve oturma elemanları, çöp kutuları,
ayırıcı ve sınırlandırıcı elemanlar, duraklar, ve işaretlemeler, peyzaj elemanları
merdiven ve asansörleri …vb. kapsamaktadır

Kent donatıları doğru yerde ve erişime engel olmayacak şekilde tasarlanmalı ve
konumlandırılmalıdır.

Hareket kısıtlılığı yaşayan bireylerin de ihtiyaçları gözetilerek düzenleme
yapılmalıdır (Atak 2001).
Yürüyüş güzergahındaki bulunan engeller, görme engelliler için konstrat renk ve dokulu
uyarıcı yüzeylerle işaretlenmeli ve güzergah üzerindeki donatıların yükseklikleri 70
cm’den az olmamalıdır.
Kaldırım üzerinde bulunan bina çıkmalarının, her türlü levha, işaret ve tabelaların en
alçaktaki noktaları görme özürlü yayaların başlarını çarpmamaları için yerden en az 220 cm
yükseklikte olmalıdır. 220 cm ve daha alçak olan merdiven altları kapatılmalıdır. özürlüler
için kent donatıları için bilgilendirme yapılmalıdır(Atak 2001).
37
Şekil 6.26 Kent donatılarında yaya yolundaki konumlanışı mesafeleri (Anonim. 2014.
Başbakanlık Özürlüler idaresi Başkanlığı Resmi Web Sitesi. http://www.ozida.gov.tr Erişim
Tarihi:25.06.2014)
6.8 Merdivenler

Hareket kısıtlılığı yaşayan bireyler dikkate alındığında mümkün olduğunca
merdiven yerine rampa tercih edilmelidir. Farklı durumdaki kullanıcıların ihtiyaçları
gözetilmelidir.

Görme
özürlüleri
korumak
için,
merdiven
yürüyüş
yönüne
dik
olarak
konumlandırılmalıdır.

Yeterli genişlikte olmalıdır.

Güvenli olmalıdır.
Resmî binalar, halka açık binalar, tesisler ve birimlerdeki merdivenler, çok özel mimarî
arayışlar dışında, düz kollu ve sahanlıklı yapılacaktır. Merdivenin her iki yanında
yuvarlak borudan küpeşteler bulunacaktır. Küpeşte ile duvar arasında 4 cm aralık
bulunacaktır. Merdiven genişliği 180 cm’yi aşınca ortaya bir korkuluk ilâve edilir. Bu
binalardaki basamak genişlikleri 30 cm, basamak yüksekliği 15 - 16 cm alınacaktır.
Basamak yüzeyleri kaymaz ve aşınmaz malzemeden olmalıdır. Merdivenlerin başlangıç
ve bitişini görme özürlülere belirtmek için farklı renk ve malzemeden şeritler
düzenlenir. Merdivenler, basamaklarda gölge meydana gelmeyecek şekilde karşıdan ve
iyi aydınlatılmalıdır. Çok özel bir mimarî uygulama için izin alınması dışında, hemen
38
herkes için az çok bir tehlike oluşturduklarından, rıhtsız merdiven yapılmayacaktır(Atak
2001).
Şekil 6.27 Herkesin erişim ve kullanımına uygun merdiven ölçü ve standartları mesafeleri
(Anonim.
2014.
Başbakanlık
Özürlüler
idaresi
Başkanlığı
Resmi
Web
Sitesi.
http://www.ozida.gov.tr Erişim Tarihi:25.06.2014)
6.9 Aydınlatma Elemanları
Kentsel dış mekânlar erişim ve kişisel güvenliği sağlayacak yeterli biçimde
aydınlatılmalıdır. Burada, parlama/yansımayı önleyecek mat malzeme seçimi tehlikeli
alanlarda ışıklandırma düzeyinin artırılması gerekmektedir.
Aydınlatma özellikle rampa ve merdiven girişleri gibi potansiyel tehlike taşıyan
alanlarda engelli bireylerin güvenliği açısından çok önemlidir. Aydınlatma engellilerin
ihtiyaçları göz önünde bulundurularak sabit elemanlar kullanılarak planlanmalıdır. Az
gören kişiler için ışık şiddetinin artırılması mekânları algılamaları açısından faydalıdır.
Birçok aydınlatma standardı yetişkin bir insanın ayaktayken göz hizasının yüksekliği ön
görülerek belirlenmiştir. Tekerlekli sandalye kullanıcılarının göz hizası yüksekliği
yaklaşık 1.19 m`dir.
Engelsiz aydınlatma elemanlarının üzerlerindeki donatı ve butonların yükseklikleri 140
cm - 160 cm olmalı, yayaların ve özellikle görme engellilerin güvenli bir şekilde
geçmesine izin verecek şekilde 220 cm yükseklikte olmalıdır. Aydınlatma elemanlarının
yüksekliği yaya yollarında 3 - 4 m, sokaklarda 4,5 - 6 m, caddelerde 7,5 - 9 m ve anayol
39
(çevre yolunda) 10 - 12 m olmalıdır. Görsel erişimi sağlayacak uygun konum ve
aydınlık düzeyinde olmalıdır(Atak 2001).
Şekil 6.28 Aydınlatma elemanlarında kullanıcıların ihtiyaçlarını gözeten düzenlemeler
(Anonim. 2014. http://www.mevzuat.gov.tr/. Erişim Tarihi: 27.05.2014)
6.10 Dinlenme ve Oturma Birimleri
Dinlenme ve oturma elemanları; kentsel dış mekânlarda yaya yollarına ve sert zeminli
alanlara bitişik ve yol boyunca düzenlenmelidir. Kullanıcıların serbest geçişine uygun,
tehlike oluşturmayacak alanlarda konumlanmalıdırlar. Bankın yanında tekerlekli
sandalye kullanıcısı için 120 cmx120 cm alan bırakılmalıdır. Bazı oturma birimleri,
kamu tuvaletleri ve telefon kabinlerine yakın yerde olmalıdır. Oturma alanlarının
çevresi bitkilendirilmelidir.
Şekil 6.29 Oturma ve dinlenme birimlerinin yerleştirilmesi için gereken mesafe (Anonim. 2014.
http://www.mevzuat.gov.tr/. Erişim Tarihi: 27.05.2014)
Dış mekân oturma birimleri detaylandırılırken, bu kullanımların engelli ve yaşlıların
kullanımına uygun olmasına dikkat edilmelidir. Yaşlı insanlar oturur pozisyona
40
geçerken ya da kalkarken kol desteğine ihtiyaç duyarlar. Oturur pozisyondan daha kolay
kalkabilmek için topuk boşluğu da oturma birimlerine eklenmesi gereken önemli bir
detaydır. Tekerlekli sandalye kullanıcıları genellikle durup dinlenebilecekleri ve eğer
varsa ellerindeki paketleri koyabilecekleri yerler bulunmasını istemektedirler(Aköz
2001).
Oturma bölümlerinin yerden yüksekliği 40 - 50 cm, ve genişliği 40 - 50 cm olmalıdır.
Bu yüzeyde kullanılacak malzeme oturmaya engel olmayacak şekilde, yere paralel
olmayıp 3 - 5º açılı olmalıdır. Oturma elemanının sırt kısmı bel bölgesini destekleyecek
açı ve yükseklikte olmalıdır. Yaşlı insanlar oturur pozisyona geçerken ya da kalkarken
oturma yüzeyinden 215 - 228 mm yukarıda olan kol desteğine ihtiyaç duymaktadırlar.
Oturur pozisyondan daha kolay kalkabilmek için topuk boşluğu da oturma birimlerine
eklenmesi gereken önemli bir detaydır.
Sabit oturma elemanları, bir boru ile desteklenmiş kavisli bir tasarım stili geliştirilerek
hareketli hale dönüştürülebilirler. Bu tasarım stili kullanılarak hem tekerlekli sandalye
kullanıcıları için boşalanlar elde edilmiş, hem de diğer kullanıcıların rüzgâr ve güneş
durumuna göre oturaklarını ayarlayabilme imkânı sağlanmış olmaktadır(Aköz 2001).
Şekil
6.30
Farklı
kullanıcı
tiplerinin
birlikte
kullanabilecekleri
oturma
üniteleri
(Anonim.2014.www.engelliler.biz.com. Erisim Tarihi: 27/05/2014)
41
6.11 Çöp Kutuları
Çöp kutuları yayaların hareketlerini kısıtlamayacak şekilde yaya kaldırımı kenarında
bordür taşına en az 40 cm uzaklıkta yer almalıdır. Yüksekliği en az 90 cm, en çok 120
cm olacak şekilde yerleştirilmelidir. Yanlış yerleştirilmiş çöp kutuları engelli yayalar
için tehlike unsuru olabilecektir. Bunu önlemek açısından diğer donatı elemanlarının
olduğu gibi çöp kutularının da zıt renkler kullanılarak belirgin ve kolay algılanabilir
hale getirilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda çöp kutularının aydınlatma direklerine
uygun yükseklikler göz önünde bulundurularak monte edilmelidir. Çöp kutusu
kapağının formu ve bu elemanın mekân içindeki konumu kullanıma engel
olmamalıdır.(Andaç 1997).
Şekil 6.31 Çöp kutularının etrafında olması gereken mesafeler ve aydınlatma elemanlarına
monte edilmesi için uygun yükseklik (Anonim. 2014. http://www.mevzuat.gov.tr/. Erişim
Tarihi: 27.05.2014)
6.12 Çeşmeler
Tekerlekli sandalye kullanıcılarının da bu donatılardan faydalanacakları düşünülerek,
çeşmenin etrafında yeterli hareket alanı bırakılmalıdır.
Çeşmelerin farklı yükseklikte iki ağza sahip olmaları daha uygundur. Tekerlekli
sandalye kullanıcıları için 85 cm, diğer kullanıcıların eğilerek kullanabilmeleri için 95
cm yükseklikte olmalıdır(Atak 2001).
42
Şekil 6.32 Çeşmelerin herkesin kullanımı için sahip olması gereken ölçü ve yükseklikler
(Anonim. 2014. http://www.mevzuat.gov.tr/. Erişim Tarihi: 27.05.2014)
6.13 Duraklar

Tüm yayalar duraklara yardıma ihtiyaç duymadan, kolay ve engelsiz
ulaşılabilmelidir.

Durakların tüm kullanıcı ihtiyaçları dikkate alınarak düzenlenmelidir.

Durakların yerleri kolay anlaşılabilir ve belli uzaklıklardan görülebilir olmalıdır.

Duraklarda yeterli bilgilendirme yapılmalıdır.

Güvenli olmalıdır. Trafik güvenliğinin yanı sıra duraklardaki ilan ve
bilgilendirme işaretleri kazaya sebebiyet vermeyecek şekilde düzenlenmelidir.
Yaya kaldırımının genişliği, toplu taşım duraklarında min. 300 cm olmalıdır. Özürlü ve
yaşlıların otobüse rahat inip binmeleri için, durak kısmı taşıt yolundan 20 cm rampa ile
yükseltilmeli ve 30 cm’lik döşemeyle otobüse kolayca giriş sağlanmalıdır. Otobüs
duraklarında engelli ve yaşlılar için oturma yeri ve koltuğun uygun yerlerinde tutunma
barları, tekerlekli sandalye için alan ayrılmalıdır. Otobüs duraklarında, toplu taşım
vasıtaları dışındaki vasıtaların durma ve park etmeleri yasaklanmalı, bu yasak düşey ve
kaplama üstü işaretlerle belirtilmelidir. Duraklarda saydam malzeme kullanılmış ise, görme özürlü yayalara tehlike oluşturmaması için- bu yüzeylerin 150 cm yukarısına 1416 cm kalınlıkta parlak, renkli, yansıtıcılı bir şerit yapıştırılmalıdır. Özürlülerin toplu
taşım araçlarına engelsiz ve bağımsız inip binebilmeleri için otobüsün alt basamağı ile
43
kaldırım aynı seviyede bulunmalı veya otomatik rampalı girişler olmalıdır. Duraklarda
bilgilendirme levhası bulunmalıdır. Durak levhalarının yerden yüksekliği minimum 220
cm olmalıdır(Koca 2010).
Şekil 6.33 Herkesin erişim ve kullanımına uygun otobüs durağı tasarım standartları (Anonim.
2014. http://www.mevzuat.gov.tr/. Erişim Tarihi: 27.05.2014)
Duraklarda; otobüs, hafif raylı sistem veya metro gibi toplu taşım araçlarından
hangisine ait duraksa, onun sembolü bulunmalı; birden fazla çeşit toplu taşım araçları
geçiyorsa, o toplu taşım araçlarının sembolleri de bulunmalıdır. Duraktaki panolar sivri
köşelerden arınmış olmalıdır(Koca 2010).
6.13.1 Raylı Taşıma Durakları
Tramvay, hafif raylı sistem, metro ve tren durakları belli bir mesafeden görülebilir
olmalıdır. Özürlülerin bu toplu taşım araçlarına engelsiz ve başkalarına ihtiyaç
duymadan inip binebilmeleri için vagon kapısı ile plâtform aynı seviyede bulunmalı
veya otomatik rampalı girişler olmalıdır. Ayrıca platformdaki vagon giriş/çıkış
satıhlarında kaymayı önleyici düzgün döşeme kaplamaları kullanılmalıdır(Anonim
2013).
6.13.2 Özel-Ticarî Taşıt İnme/Binme Yeri
Taşıt yollarında; özürlüler için yeterli sayıda, taşıt inme/binme yerleri yapılmalıdır. Bu
yerlerde özürlü trafik ikaz levhaları kullanılmalıdır. Ayrıca yaya yolu rampası ve yol
seviyesinde çıkış yeri yapılmalıdır.
44
Taksi duraklarında şehir merkezlerinin gerekli yerlerinde özürlülerin inme ve binmeleri
için yer ayrılmalı ve bu alanlarda yaya yolu taşıt yolu kenar kotu ile aynı kotta
olmalıdır(Andaç 1997).
Şekil
6.34
Zemini
otobüsün
zemininin
seviyesiyle
eşitlenmiş
otobüs
durağı
(Anonim.2014.www.engelliler.biz.com. Erisim Tarihi: 27/05/2014)
6.14 İşaret ve İşaretlemeler
İşaret ve bilgilendirme araçları; kullanıldığı mekân içinde görsel erişime uygun
konumlandırılmalı, yüksekliği 210 - 250 cm arasında olmalıdır. İşaret ve levhalar basit ve
açık semboller içermeli, okunaklı ve anlaşılır olmalı ve zemini ile zıt renkte olmalıdır.
Kolayca görünür yerde ve yeterli seviyede aydınlatılmış olmalıdır( Atak 2001).
İşaret ve levhalar basit ve açık semboller içermeli, zemini ile zıt renkte olmalıdır.
Uluslararası standartlarda; emniyet ve güvenlik için yeşil/beyaz, uyarı ve tehlike riski
için sarı/siyah, yasaklama, durma, tehlike ve acil durumları bildirmek için
kırmızı/beyaz, bilgilendirme için mavi/beyaz renkler belirlenmiştir.

Görme engellilere yönelik dokunsal okuma için kabartmalı levhalar ve az gören
kişiler için de iri puntolu yazı karakteriyle yazılmış levhalar kullanılmalıdır.

Trafik, bilgilendirme ve yönlendirme işaretlerinin basit ve görülebilir olması,
yüksekliği, konumu, kolayca okunması, renk, ölçü ve grafik düzeni önem
taşımaktadır.
45

İşaretler ışıklandırılmalı, kabartmalı yazılmalı ve dokunulabilir yükseklikte
olmalıdır.

İşaretlerde uluslararası semboller kullanılmalıdır.
Şekil 6.35 Herkesin kullanımı için uluslararası standartlarda uyarı ve bilgilendirme
araçları(Anonim. 2014 Türkiye Sakatlar Dernegi Resmi Web Sitesi .http://www.tsd.org.tr/
Erişim tarihi:23.05.2014)
6.15 Bitkilendirme
Yaya yollarındaki bitki çeşitleri ve yerleri dikkatle seçilmelidir. Dikenli bitkiler ile
kaygan bir yüzey oluşturabilecek tohum ve meyve dökücü ağaç ve bitkiler tehlike
oluşturabileceği için yaya yollarından uzak tutulmalıdır. Bitkilendirmede değişik renk,
biçim ve kokuda çeşitlilik oluşturacak çalı, ağaççık ve çiçeklerin seçimi de önem
taşımaktadır(Özcan 2008).
Yaya yollarına uzayan dallar özellikle görme özürlüler için tehlike oluşturmaktadır.
Bitkiler geçişi engellemeyecek biçimde yaya yollarından yeterli uzaklığa dikilmeli, veya
yeterli ve düzenli bakım ve budama yapılmalıdır. Aşağı doğru sarkan bitkiler ve ağaçlar
yerden en az 220 cm yükseklikte budanmalıdır. Özellikle görme engelliler/özürlüler için
peyzaj elemanı olduğunu hissettirebilmek için 10 cm yükselmiş bir platform üzerine
yerleştirilmesi gereken peyzaj elemanının çevresine malzeme farkıyla sınırlama etkisi
46
hissedilmelidir. Kullanılacak bitkisel materyal 180 cm’den fazla olmamalı ve engelin
çevresindeki uyarıcı hissedilebilir yüzey engelin olduğu yerden en az 60 cm genişlikteki
bir alana yayılmalıdır (Özcan 2008).
Şekil 6.36 Peyzaj düzenlemesi ve kaldırımlardaki donatıların etrafındaki hissedilebilir yüzeyler
ve yükseltilmiş platformlar (Anonim. 2014 Türkiye Sakatlar Derneği Resmi Web
Sitesi.http://www.tsd.org.tr/ Erişim tarihi:23.05.2014)
2 metreden dar kaldırımlarda kesinlikle ağaçlandırma yapılmamalıdır. Süs bitkileri,
çiçeklik/saksılar gibi peyzaj elemanları, bordür taşı dahil yaya kaldırımı boyunca en az
75 cm en çok 120 cm genişliğinde bir şerit içinde düzgün olarak yerleştirilmelidir(Özcan
2008).
Şekil 6.37 Kaldırımlarda peyzaj düzenlemesi (Anonim. 2014 Türkiye Sakatlar Dernegi Resmi
Web Sitesi.http://www.tsd.org.tr/ Erişim tarihi:23.05.2014)
47
6.16 Bina Ve Çevresi, Bina Girişi, Giriş Holü

Tüm ticari, idari kamu binalarının yanı sıra konut ana girişleri yaya
kaldırımından itibaren engelsiz olmalıdır.

Bina girişleri düzayak olmalı, basamak olması durumunda ise fiziksel
engellilerin kullanabileceği rampa düzenlenmelidir.

Bina girişleri kaygan olmayan malzemeyle döşenmeli ve iyi aydınlatılmalıdır.

Yapının birkaç girişi olması halinde özürlülerin erişimine uygun olan girişlere
yönlendirme ve bilgilendirme yapılmalıdır.
Binanın ana girişi erişilebilir olmalıdır. Yaya yollarının bina girişiyle karşılaştığı
yerlerde, kaymayan malzemeden, sert yüzeyli, düz bir platform yapılmalıdır. Bina
girişleri, hava koşullarından korunmalıdır( Atak 2001).
Binalara düz ayak olarak girilmesi esastır. Esas girişin bulunduğu cepheye en fazla % 2
eğimle yaklaşılabilir. Binaya girişte basamaklar varsa, girişin önünde geniş şekilde
bırakılacak giriş platformuna ulaşabilen bir rampa düzenlenmesi mecburîdir. Tek kollu
veya çok kollu olarak standartlara uygun rampa düzenlenebilecektir. Bina girişlerindeki
merdivenlerin ve rampaların her iki yanında mutlaka tırabzan yer almalıdır(Andaç
1997).
Şekil 6.38 Herkesin erişim ve kullanımına uygun bina girişleri (Anonim. 2014 Türkiye Sakatlar
Dernegi Resmi Web Sitesi.http://www.tsd.org.tr/ Erişim tarihi:23.05.2014)
48
Binanın esas girişi tekerlekli sandalyenin girişine hiçbir şekilde uygun değilse,
levhalarla çok iyi şekilde belirtilmiş bir basamaksız veya rampalı giriş binanın başka bir
cephesinde yer alabilecektir.
Şekil
6.39
Fiziksel
engellilerin
erişebilir
yapı
girişlerine
yönlendirilmesi
(Anonim.2014.www.engelliler.biz.com. Erişim Tarihi: 27/05/2014)
Giriş kapısının önünde tekerlekli sandalyenin hareket edeceği kadar bir alan (150 cm
çaplı bir daire) bırakılmış olmalıdır. Giriş kapısının iç tarafında ve bağlı holde de
gerekli hareket alanı düşünülmelidir. Sahanlık iyi aydınlatılmış olmalı ve kaygan
olmayan sert bir malzemeyle döşenmiş olmalıdır. Ön kapıda tercihen eşik olmamalı,
zorunlu hallerde 2 cm’yi geçmeyen ve her iki yanında 1:4 eğimindeki pahlar bulunan
eşikler söz konusu olabilir.
49
Şekil 6.40 Tüm kullanıcıların kullanımına uygun bina girişi (Anonim. 2014 Türkiye Sakatlar
Dernegi Resmi Web Sitesi.http://www.tsd.org.tr/ Erişim tarihi:23.05.2014)
Döner kapılardan kaçınılmalıdır. Varsa yanında mutlaka özürlülerin de geçebileceği
nitelik ve boyutlarda normal kanatlı bir kapı da bulunmalıdır. Esas giriş kapısının
genişliği, kanatlardan biri en az 90 cm olmak üzere 150 cm’den daha az olamaz. Kapıda
büyük cam yüzeyler varsa, bunların bir yandan kırılıp kazalara yol açmalarına karşı 150
mm genişlikte, alt kenarı yerden 140 - 160 cm yükseklikte parlak renkli şeritle
işaretlenmelidir. Tekerlekli sandalyelerden zarar görmemesi için 400 mm'nin altında
cam kullanılmamalıdır. Kapı kolları, parmakları yeteri kadar güçlü olmayan yaşlı ve
özürlü kişiler için rahat kavranır ve rahat hareket ettirilebilir bir tasarıma sahip
olmalıdır(Andaç 1997).
6.17 Rekreasyon Alanları
Rekreasyon alanları ve parklara, çocuk, yaşlı ve engellilerin kolay fiziksel erişiminin
sağlanması hedeftir. Kolaylıkla algılanabilmesi için parklar, yollara, yaya yollarına ve
bisiklet yollarına yakın konumlanmalıdır. Tasarımda binaların ve açık alanların
mekansal bütünleşmesi sağlanmalıdır. Dış mekan kullanımında rahatlık ve güvenlik,
diğer insanlarla bir arada olabilme kolaylığı gibi noktalar önem taşır.
Yol, yaya yolu, meydan, yeşil alan, spor alanı gibi kentsel açık mekanların engelsiz
tasarlanması veya mevcutların engelsiz duruma getirilmesi için önlemler alınmasıesastır
Bunun için rekreasyon alanlarındaki aşağıdaki hususların uygulanması gerekmektedir:
50

Halen kullanılan meydan, park, yaya yolu, kaldırım, geçitler, rampalar,
merdivenler, duraklar, istasyonlar, otoparklar, telefon kabinleri, sinyalizasyon ve
işaretlemeler gibi bütün kentsel altyapı özürlülerin erişimine uygun hale
getirilmelidir

Kaldırımın başladığı ve bittiği yerlerde tekerlekli sandalyenin rahatlıkla inip
çıkabileceği rampaların olması, kaldırımların üzerinde bulunan direkler, çöp
kutuları, trafik panoları, çiçeklikler, zincirler, demir kazıklar, sarkan ağaç
dallarının kaldırılması ve taşıtların park etmesinin önlenmesi, ticari işyerlerinin
önlerine tezgah açılmasının kısıtlanmasıdır.

Görme özürlülerin güvenli erişimini sağlamak üzere kaldırımda, hissedilebilir
yönlendiriciler, kontrast ve fosforlu renk düzenlemeleri yapılmalıdır

Zihinsel özürlülerin ulaşılabilirliğinin sağlanmasında basit işaretlemeler ve
yönlendirici-bilgilendirici donanımlar gereklidir Özellikle ulaşım sistemlerini
kullanırken, tek başına bir yerden bir yere gitmek istediklerinde, kentsel
hizmetlerin düzenli olması (örneğin; otobüs saatlerinin, durak yerlerinin
sürekliliği ve aynı olması) gerekmektedir
Şelil
6.41
Herkesin
erişim
ve
kullanımına
uygun
rekreasyon
alanı
(Anonim.2014.www.engelliler.biz.com. Erişim Tarihi: 27/05/2014)
Görme özürlülerin güvenli erişimini sağlamak üzere kaldırımda, hissedilebilir
yönlendiriciler, kontrast ve fosforlu renk düzenlemeleri yapılmalıdır. Görme engelli
kişiler dikkatli yapılmış bitkilendirmeden oldukça yararlanabilmektedir. Güçlü zıtlıklar
51
ve göze çarpan siluetler içeren bitkisel tasarımlar az gören kişiler için yön bulmada
görsel ipuçları olabilmektedir.
Şekil 6.41 Görme engellilere yönelik kılavuz yol takibi, görme engelliler için algılamayı ve
görsel estetiği sağlayan kokulu bitkiler (Anonim.2014.www.engelliler.biz.com. Erişim Tarihi:
27/05/2014)
6.18 Bitkilendirme
Güçlü zıtlıklar ve göze çarpan siluetler içeren bitkisel tasarımlar az gören kişiler için
yön bulmada görsel ipuçları olabilmektedirler (Talay 2008).
Harıs ve Dınes (1988)’e göre yağışlar nedeniyle kırılıp yürüme yoluna düşen dallar,
yere dökülen yaprakları kaygan yüzeyler ve kirlilik oluşturabilecek türler, dikenler,
zehirli ve kaygan meyveler üreten türler yürüme yollarında tehlike arz edebilirler ve
bundan dolayı dikkatli kullanılmaları gerekmektedir (Talay 2008).
Bitkisel tasarımda, özellikle yürüme yolları, yaya yolları, dinlenme alanları ve parklarda
engelli ve “standart” kullanıcıların güvenli ve konforlu olmalarına sağlamaya yönelik
olmalıdır.
Gölge yapan ağaç, farklı doku ve formlardaki türlerle yapılan düzenlemelerde
mikroklimatik kontrol sağlanmalıdır. Yansıma, güneş ışığı, sıcak gb. koşullardan
öncelikli etkilenen yaşlı bireyler, çocuklar için mikroklimatik kontrol çok önemlidir.
52
Güneşli, sıcak günlerde yarı gölgeli, serin mekan yaratacak uygun gövde yüksekliğinde
ve taç genişliğinde olan türler seçilmelidir.
Özellikle yol ağacı olarak kullanılan türlerin en az 2 m. gövde yüksekliği yapmaları
istenir. Aksi halde görme engelli ya da fark edemeyen bir kullanıcı için dal parçaları
tehlike yaratabilir.
Döşeme üzerinde tekerlekli sandalye hareketini engelleyecek meyve, kozalak, kırık dal
parçaları ya da yere yakın dallanan ağaç türleri özellikle yürüme yolları üzerinde
kullanılmamalıdır ( örneğin; Çam- Pinus, Meşe- Quercus, At Kestanesi- Aesculus vb.)
Meyve, kozalakları yere düşebilecek türler )Dikenli türlerin (Rosa-Gül Berberis
Kadıntuzluğu türleri vb.) dikenleri, dal parçaları, yürüme yolu üzerinde ya da kenarında
fark edemeyen bireylere batacağından dikkatli kullanılmalıdır. Meyve ya da parlak
yaprakları çekici olan ancak aynı zamanda zehirli olan türler(Rhododendron, TaxusPorsuk, vb.) çocuklar, zihinsel engelli bireyler için tehlikeli olabilmektedir. Bu nedenle
dikkatli kullanılmalıdır. Tasarımda yer verilen türlerin dendrolojik özellikleri ile birlikte
zehirli olup olmadığı araştırılmalıdır. Uzanma
ayakta durma, yürüme gb. güçlükleri
olan bireylerinde yeşil alanlardan ve rekreasyonel
aktivitelerden yararlanmalarını
sağlamak amacı ile; yeşil alanlar ve parklarda; yükseltilmiş çiçek ya da bitki yatakları
kullanılmalıdır. Örneğin tekerlekli sandalye kullanıcısının bitki ile temasını sağlaması
dokunması ya da, yetiştirebilmesi için en az 120 cm genişlikte bir yaya yolu üzerinde;
yükseltilmiş çiçek kasası yerden en az 90 cm. olmalıdır. Koltuk değneği kullanan bir
kullanıcı için çiçek kasası yerden 85-90 cm. yükseklikte olmalıdır (Uslu 2008).
Algılama ve hafıza sorunları olan bireyler için; kentsel tasarımda aşağıdaki konulara
dikkat edilmelidir; Zamanın farkındalığını ( mevsimsel geçişleri ) hissettiren bitkisel
tasarım hatırlatıcı olacaktır. (örneğin baharda çiçeklenen bir çalı, sonbaharda kızıl rengi
ile etkili bir dekoratif ağaç kullanılması vb).
Doğa ve doğal elemanların varlığı tüm kullanıcılar için en çok istenen elemanlardır. Bu
nedenle; kentsel alanlarda bitki dokusu, su, kuş, balık vb. hayvanlar ile
zenginleştirilerek kent ekolojisine katkı sağlayacak tasarımlara ağırlık verilmelidir. Sesli
53
uyaranlar (rüzgar çanı, akan su sesi, taşlar, kayalar, kuş evleri) odak noktası olarak
mekanı tanımlamakta, yönlenme de hatırlatıcı olmakta ve akılda kalıcı olmaktadır.
Aşina olunan, bazı geleneksel objeler, modernleştirilerek (oturma yeri olarak bir
serenderin uygulanması gb.) park, meydan düzenlemelerinde yer verilebilir (Uslu 2008).
54
7.ENGELLİLERİN
KARŞILAŞTIKLARI
SORUNLAR
ve
ALINMASI
GEREKEN TEDBİRLER
Engellilerin toplumdaki varlıklarını kabul etmek ve bunların hayatlarını kolay şekilde
devam ettirebilmelerini sağlamak hükümetlerin ve yerel yönetimlerin görevleridir. Belki
Engellilerin bir kısmı eğitilerek mevcut ortama uyum göstermeleri sağlanabilir. Bu
tedbirlerin alınması için valilik ya da kaymakamlık, belediye başkanlığı, trafik
müdürlüğü, kara yolları müdürlüğü, deniz işletmeleri ve demiryolları işletmelerine hem
ayrı ayrı görevler düşmekte hem de koordineli bir şekilde çalışmaları gerekmektedir.Bu
sorunlar ve alınması gereken tedbirler şunlardır:
-Ağaçların, elektrik direklerinin, trafik levhalarının dikilmesinde belirli bir standart
getirilmelidir. Bunların dikilmesi görme engellilerin ve ortopedik engellilerin
yürümelerine engel olacak şekilde olmamalıdır.

Bunlar yol tarafındaki kaldırım kenarına aynı aralıklarla ve aynı hizada
dikilmelidir. Öyle ki görme engelli bir kişi hangi kaldırıma çıkarsa çıksın
karşısına çıkacak olan bu engellerin hep aynı olduğunu bilmeli ve ona göre
hareket etmelidir.

Ağaçların alt dalları görme engellinin kafasına çarpmaması için kesilmelidir.

Ağaç gövdelerinin etrafı geniş çemberlerle çevrilmelidir.
Trafik levhaları görme engellilerin kafasına çarpacak şekilde alçak dikilmemelidir.
- Araçların kaldırımlara park etmeleri kesinlikle izin verilmemeli ve bunu önleyici
tedbirler alınmalıdır.
- Su birikintilerini engellemek ve yürüyüşü kolaylaştırmak için kaldırımlardaki
çukurlar, bozukluklar giderilmelidir. Kaldırım yüzeyinin düz olmasına dikkat
edilmelidir.
- Dış kenarı boş veya derin olan kaldırım , bu kenara duvar ya da parmaklıklar
yapılmalıdır.
- Bütün tarfik ışıklarına sesli sinyalizasyon takılmalıdır. Özellikle trafiğin yoğun,
nüfusun kalabalık olduğu yerlerde ses sinyalizasyonu mutlaka bulundurulmalıdır.
- Belediye otobüslerinde:

Durma düğmeleri bedensel engelli, kısa boylular ve çocuklar için mutlaka
aşağılarda ve oturma yerlerine yakın yerlerde olmalıdır.
55

Otobüsün hangi durağa geldiği ve sonraki durağın hangisi olduğu anonsla
duyurulmalıdır.
Giriş kapılarına sesli sinyalizasyon konulması görme engellinin otobüse kolay
binmesini ve inmesini sağlayacaktır.
- En önemlisi toplumun engellilere karşı davranışları konusunda bilgilendirme
proramları hazırlanmalı ve televizyon, gazete ve broşürler aracılığıyla yayınlanmalıdır
(Anonim 2014)
56
8. ENGELLİ BİREYLER İÇİN SOSYAL FAALİYETLERİN ÖNEMİ
• Kendi kararlarını verme yeteneğini geliştirerek, bağımsızlık duygusunun artmasına
yardımcı olmak,
• Sahip olduğu sosyal çevreleri genişleterek, engelli bireylerin iletişim becerilerinin
artmasını sağlamak,
• Engelli bireyin mobilitesini (göç) arttırarak yeni mekanlar, yeni insanlar, yeni kültürler
tanıma olanağı sağlamak,
• Engelli bireyin kendi beceri ve yeteneklerine olan inancını arttırarak özgüven
gelişimine yardımcı olmak,
• Engelli bireyin kendini toplumdan soyutlamasını engeller hayata bağlanmasına
yardımcı olarak yasama sevinci kazandırır. Sosyal etkinliklerin doğal bir sonucu olarak
rahatlama, iyi vakit geçirme, eğlenme fırsatı vermesi seklinde özetlenebilmektedir
(Çakmak 2006).
57
9.ENGELLİLERE YÖNELİK DÜNYADA GERÇEKLEŞTİRİLEN KENTSEL
ÇALIŞMALAR
Dünyanın birçok kentinde engelli kullanıcıların yaşamlarını kolaylaştırmak amacı ile
ulaşım konusunda çeşitli çalışmalar gerçekleştirilmektedir.
Özellikle Norveç, İtalya, İskoçya, Kanada, New York, Avustralya, İngiltere, Dubai gibi
ülkelerde “Engelsiz Tasarım” veya “Evrensel Tasarım” adları altında kentsel
düzenlemeler görülmektedir. Bu uygulamalar daha çok kaldırım ve yaya yolları, otobüs
durakları, otopark, spor ve rekreasyon alanları, kentsel mobilyalar, ulaşılabilirliğin
düzenlenmesi gibi konuları kapsamaktadır.
Engelli bireylerin haklarını ve topluma tam katılımını sağlamaya yönelik olarak,
“Avrupa Konseyi‟”nce 2006 – 2015 yıllarını kapsayan uygulama planı hazırlanmış ve
bu plana göre; engelli bireylerin topluma tam katılımlarının sağlanması ve sonuçta
engellilikle ilgili konuların üye devletlerin bütün politika alanlarına dâhil edilmesine
karar verilmiştir.
Uygulama planı ulusal düzeyde alınacak özel tedbirleri de içermektedir. Eylem Planı,
yürürlükteki yasal tedbirleri güçlendirerek ve yenilikçi ve kaliteli hizmetler sunarak
engelli bireylerin gereksinimlerini karşılamaları için üye devletleri teşvik etmektedir.
Uygulama planı, özel teşebbüs, sivil toplum örgütleri ve diğer uluslararası kuruluşlar
için faydalı bir ilham kaynağı olmayı hedeflemektedir.
Her seviyede ulaşılabilir ulaşım politikalarının geliştirilmesi ve uygulanması birçok
özürlünün yaşam kalitesinin önemli derecede artmasını sağlayabilir ve fırsat eşitliği,
bağımsız yaşam, toplumun sosyal ve kültürel yaşamına ve istihdama etkin katılım için
bir önkoşul haline gelebilir.
Üye devletlerden birçoğu, Ulaştırma Bakanları Avrupa Konferansı(UBAK), European
Conference of Ministers of Transport (ECMT) ile planlanan gelişmelere taraf
olmuşlardır. Engelli bireylerin kamu taşımacılığından faydalanması için bütün ulaşım
ağının ulaşılabilir hale getirilmesi büyük önem arz etmektedir.
Bu bağlamda belirlenen hedefler sırasıyla aşağıdaki şekilde özetlenebilir;
58
-Ulaşılabilir ulaşım politikalarının uygulanması vasıtasıyla engelli bireylerin toplumsal
yaşama katılımını iyileştirmek,
-Ulaşılabilir ulaşım politikaları uygulanırken farklı engel türlerine sahip bütün engelli
bireylerin gereksinimlerinin dikkate alınmasını sağlamak
-Mevcut yolcu taşıma hizmetlerinin, yeni ulaşım hizmetlerinin tamamının ve ilgili
altyapının ulaşılabilirliğini sağlamak
-Evrensel tasarım ilkelerinin ulaşım sektöründe uygulanmasını desteklemektir.
Yukarıda belirtilen hedeflere uygun olarak üye ülkeler tarafından uygulanması gerekli
kurallar aşağıda sıralanmıştır;
-Yapılı çevrenin, altyapının ve ulaşım hizmetlerinin ulaşılabilirliğini sağlamaya yönelik
standartlar, rehberler, stratejiler ve uygunsa yasalar başta olmak üzere, uluslararası
kuruluşlar tarafından geliştirilen ve kararlaştırılan rehberleri, raporları ve tavsiye
kararlarını dikkate almak,
-Ulaşım politikalarının uygulanmasını denetlemek ve gözden geçirmek
-Toplu taşımacılık işletmecilerinin, ulaşım hizmeti sunumunda çalışan personeline
verdiği standart mesleki eğitime, zorunlu engelliliğe yönelik farkındalık eğitimini de
dahil etmesini sağlamak,
-Kamu ve özel toplu taşımacılık işletmecileri tarafından kullanılmak üzere ulaşılabilir
ulaşım hizmetleri sunumuna ilişkin ulusal kılavuz ilkelerin kabulünü ve kullanımını
desteklemek,
-Ulaşılabilir ulaşım hizmetlerinin sunumuna ilişkin politikaların hazırlanması ve
planlanması aşamasında gerekli bilgi desteği sağlamak üzere engellilik ilgi grupları,
hizmet sağlayıcılar ve ilgili devlet kurumları başta olmak üzere paydaşlar arasında
işbirliği ve fikir alışverişi yapılmasına yönelik usuller belirlemek,
-Ulaşılabilir hizmetler sunmaları için özel ulaşım hizmeti işletmecilerini desteklemek ve
teşvik etmek,
-Toplu taşımacılık hizmetlerine dair bilgilendirmenin mümkün olduğunca çeşitli
formatlarda ve farklı iletişim sistemlerinin kullanımı yoluyla özürlü bireyler tarafından
erişilebilir olmasını sağlamak,
-Ulaşım sağlamak maksadıyla toplu taşıma araçlarını kullanmakta güçlük çeken engelli
bireyleri destekleyecek yenilikçi programların tasarlanmasını teşvik etmek,
59
-Engelli bireyler tarafından kullanılan yardımcı hayvanların (rehber köpekler gibi) toplu
taşıma araçlarında uygun biçimde taşınmasını sağlamak,
-Hareket güçlüğü bulunan engelli bireylere taşıt park yerlerinin düzenlenmesini ve bu
yerlerin korunmasını sağlamak,
-Yolcu haklarına dair temel metinlerin hazırlanması esnasında engelli gereksinimlerini
göz önünde bulundurmak
-Ulaşım güvenliği ve acil durum kurallarının engelli bireyler için eşitsizlik teşkil
etmemesini sağlamaktır( Koca 2010).
60
10.
ENGELLİLERE
YÖNELİK
TÜRKİYE’DE
GERÇEKLEŞTİRİLEN
KENTSEL ÇALIŞMALAR
21. yüzyılda ülkemizde kent planlamasına damgasını vuracak ana tema, "herkes için
yaşanabilir çevre" olacaktır. Bireylerin güvenli ve sağlıklı bir çevrede yaşaması en
doğal haklarıdır. Küresel ve ulusal rekabetin gereği olarak, ülkemizin ve kentlerimizin
sağlıklı yaşam alanlarından ve kentsel dokulardan uzak kalması düşünülemez. Bu da
yaşanabilir çevre kavramını ön plana çıkarmaktadır.
Bu yaklaşımı benimseyen yerel yönetimlerin insan odaklı planlama ve yönetimde öncü
olmalarıyla sınırları içinde yaşayan vatandaşların da, yaşadıkları kentten ve yürüdükleri
cadde ve sokaklardan memnuniyetleri yüksek olacaktır.
Ülkemizde 1997
yılında, görev ve sorumlulukları, engelliler için gerekli hizmetlerin
karşılanmasını sağlamak, ulusal ve uluslararası kurumlarla koordinasyon ve işbirliği
oluşturmak, bu alanda ulusal politika oluşumunu desteklemek, engellilerin sorunlarını
belirlemek ve çözüm yolunu araştırmak olan Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı
kurulmuş ve aynı yıl İmar Yasası nda bu çerçevede yeni düzenlemeler yapılmıştır.
Türkiye ‘nin en büyük dört kenti olan İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa büyükşehir
belediyeleri imar yönetmelikleri incelendiğinde genel olarak, TSE 9111 sayılı standarda
uyulmasının zorunlu olduğu, kamu binalarındaki tuvaletlerde engelli kullanımı için en
az bir kabin bulunması, otoparklarda sarı işaretli engelli araç yeri bırakılması, sinema ve
tiyatrolarda engelliler için oturma olanağı sağlanması, otel ve motellerde engelli odası
düzenlenmesi, merdivenin zorunlu olduğu bina girişlerinde rampa düzenlenmesi,
merdiven, kapı, asansör, rampa gibi çeşitli elemanların tanımlanan boyutlarda yapılması
gibi çeşitli gerekliliklerin yer aldığı görülmektedir.
Türkiye’de standartlar ve yasal prosedürde “evrensel tasarım” felsefesini çağrıştıran
engelli bireyler ve ilgili kurum, dernek, federasyon temsilcilerinin yorumları da bu
görüşü desteklemektedir(Kaplan 2010).
Özellikle konutların standartlara uygun inşa edilmediği, rampaların genellikle
yapılmadığı veya kullanılamayacak kadar dik ve dar düzenlendiği, kaldırımlarda ve
61
yollarda ağaç, park eden araç ve tabelalar nedeniyle engelli bireylerin geçişinin
engellendiği, durak, istasyon, havalimanı, iskele gibi kullanım alanlarında da iniş ve
binişler için gereken donanımın yer almadığı görülmektedir.
Engelliler için iyi çalışan bir tasarım ve planlama herkes için olumlu sonuçlar
getirecektir. Bu bağlamda planlama ve tasarımın ilkeleri, çevrenin eşit şekilde
kullanımına olanak sağlama, kişisel tercih ve yeteneklere göre esneklik, basitlik,
kavranabilirlik, algılanabilirlik, tehlikelerin minimize edilmesi, rahat ve kolay kullanım
olmalıdır(Kaplan 2010).
62
11. ENGELLİLERE YÖNELİK KENTSEL TASARIM VE PLANLAMA
KRİTERLERİ
Özürlüleri başkalarının yardımına gerek duyurmadan kent yaşamı/aktiviteleri ile
bütünleştirmeye
yönelik
tasarım
arayışlarına
ve
uygulamalarına
gereksinim
bulunmaktadır.
Kenti oluşturan
konut yerleşme alanları, kentsel çalışma alanları (yönetim, kamu
kuruluşları, kentsel ve bölgesel iş merkezleri vb.), yeşil alan, kentsel sosyal alt yapı
(eğitim, sağlık, kültürel tesis, dini tesis) arasındaki bağlantı güçlü ulaşım ağları ile
sağlanarak toplumun engelli, yaşlı, hasta kısmı unutulmadan tüm insanlara yönelik
tasarım yapılmalı, ülke, bölge ölçeğinden başlanarak kente inen planlar yapılmalı ve
planlar arasındaki uyum unutulmamalıdır (Kaplan 2010).
Planlama engelli bireylerin hareketlerini kısıtlamayacak şekilde yapılmalı, engelli
kişilerin
kullanabildiği
alanların
çoğunluğunu
sağlıklı
insanların
rahatlıkla
kullanabildiği unutulmamalıdır.

Meslek disiplinlerinin ortak çalışmalarıyla özel ve kamu alanlarında engelli
bireyler için uygun yaşam alanları oluşturulmalıdır.

Açık alanlarda olduğu kadar yapı içlerinde de engelli bireylerin kullanımları göz
önüne alınarak planlama yapılmalıdır.

Gerekli yasal düzenlemelerle çevre düzenleme planlarında ulaşılabilirlik
kriterlerinin uygulanması zorunlu hale getirilmelidir.

Fiziksel çevrenin yapılandırılmasında sorumlu kişi ve kuruluşların engelli kişiler
konusunda bilgili, bilinçli ve duyarlı davranmaları sağlanmalıdır. Bu amaçla
fiziksel çevrenin tasarlanması ve yapılandırılması süreçlerinde engellilerin,
ailelerinin ve örgütlerinin katılımı konusu büyük önem taşımaktadır.

Yasalarda yer alan düzenlemelerin uygulanması sağlanmalı, aksi takdirde cezai
yaptırımlara başvurulmalıdır.

Özürlülere yönelik olarak yapılması gereken düzenlemelerin, mevzuat ve
standartlara
uygun
olması
konusunda
karşılaşılan
aksaklıklar;
yerel
yönetimlerin.
63
Temel hedef yeni yapılacak alanlar açısından, ‘’engelsiz fiziksel çevreler oluşturmak’’
ve mevcut çevrelerin ‘’niteliğini iyileştirmek’’, ‘’ erişebilirliğini artırmaktır’’.

Konut alanlarına yönelik

Kentin merkez alanına, çalışma alanlarına yönelik olarak,

Rekreasyon alanları, yeşil alanlara yönelik olarak,

Eğitim, sağlık, idari kurumlar ve diğer donatılara yönelik olarak,

Ulaşıma yönelik olarak tanımlanabilir (Kaplan 2010).
64
SONUÇ
Toplumu oluşturan her bireyin eksiksiz olarak toplum, eğitim ve çalışma hayatına
katılabilmesi için gerekli olan kapsayıcı fiziksel çevre, öncelikli olarak farklı insanlık
halleri ile ilgili anlayış ve farkındalıkların gelişmesi ile mümkün olabilecektir.
Bu bağlamda; bütüncül bir bakış açısı ile, yalnızca özürlü bireyleri değil, herkesi
düşünen bir bakış açısı ile sürecin başından itibaren tasarımı şekillendirmek
gerekmektedir. Bu konudaki farkındalığın arttırılmasında en önemli rol kuşkusuz ki
üniversitelere düşmektedir. Ulaşılabilirlik çabalarının ve farkındalığının öncelikle
üniversitelerde arttırılması ve yaygınlaştırılması doğru bir yoldur.
Gerek ülkemiz gerekse dünyada hızla artan kapsayıcı fiziksel çevre ve yapılar
konularındaki uygulamalar ve bilimsel çalışmalar, önemli bir süreci işaret etmektedir.
Günümüzde, mimarların sosyal sorumluluğunun sıkça gündeme gelmesi de süreci
hızlandırmakta, mimar ve mimar adaylarının konuyla ilgili bilgi ve bilinç düzeylerinin
üst düzeyde olması beklenmektedir. Mimarların tasarladıkları çevre ve yapıların, tüm
kullanıcı gruplarının eşit şekilde kullanımına uygun olması ve üstlendiği sorumluluğu
yansıtması gerekmektedir.
65
KAYNAKLAR
Türkiye Özürlüler Araştırması 2002 İkincil Analizi, Son Gelişme Raporu, Başbakanlık
Özürlüler İdaresi Başkanlığı, Tübitak, DPT
Türk Standardı: TS 12576 Şehir İçi Yollar-Özürlü ve Yaşlılar İçin Sokak, Cadde,
Meydan ve Yollarda Yapısal Önlemler ve İşaretlemelerin Tasarın Kuralları, Nisan,
Ankara, 1999
Atala, E. (1996). “Çevre Tasarımı ve Normların Bedensel Engelliler Açısından
Değerlendirilmesi Üzerine Teorik Bir Yaklaşım”, Hacettepe Üniversitesi, Sanatta
Yeterlilik Eseri Raporu. Ankara
Baş, R. 2005 “Özürlüler Ve Toplumsal Yaşama Adaptasyon”, TMMOB II. İletim
Teknolojileri Kongresi
Ekmekçi, Ç. 2005 “Mimari Yapılarda Hareket Çeşitlerinin İncelenmesi Ve
Hareketin Mimari Tasarımda Kullanılması” , Yüksek Lisans Tezi Yıldız Teknik
Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, İstanbul
Gümüş 1999, Çeviri “Hareket Engelliler İçin Ulaşımın İyileştirilmesi Rehberi”,
Avrupa ulaştırma bakanları konferansı, Başbakanlık Özürlüler
Andaç, G. 1997. “Ulaşılabilirlikte Boyutsal Kriterler”, Yapı Dünyası, Ankara
İdaresi başkanlığı yayınları, Ankara
Müftüoğlu, U. (2006) Tekerlekli Sandalye Kullanan Bedensel Engellilerin Kentsel
Mekânları
Kullanım
Olanaklarının Trabzon Kent
Merkezi
Örneği
Üzerinde
İncelenmesi”, Yüksek lisans tezi
Uslu, A. 2008. Kentsel Tasarımda Engelli Dostu Yaklasımı, Engelli Dostu Belediye
Sempozyumu Sunum Notları. Mayıs 27, Ankara
Özdingiş, N., 2007. İstanbul Kent Parklarının Bedensel Özürlüler Açısından
Değerlendirilmesin Yönelik Bir Araştırma. Bahçeşehir Üniversitesi Fen Bilimleri
Enstitüsü Çevre Tasarımı Yüksek Lisans Programı Yüksek Lisans Tezi, s.178.
Atak, E: Engelsiz Yapılı Çevre Düzenlemelerinin Mevzuat Kapsamında İncelenmesi,
Özürlüler İdaresi Başkanlığı, Özürlüler Uzmanlığı Tezi. Ankara. 2001
Özürlüler Şurası Sonuç Bildirgesi, T.C. Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı,
Türk Standardı: TS 9111 Özürlü İnsanları İkamet Edeceği Binaların Düzenlenmesi
Kuralları, Ankara, 1991
66
Türk Standardı: TS 12460 Şehir İçi Yollar-Raylı Taşıma Sistemleri. Bölüm 5: Özürlü ve
Yaşlılar İçin Tesislerde Tasarım Kuralları, Ankara, 1998
Türk Standardı: TS 12576 Şehir İçi Yollar-Özürlü ve Yaşlılar İçin Sokak, Cadde,
Meydan ve Yollarda Yapısal Önlemler ve İşaretlemelerin Tasarın Kuralları, Nisan,
Ankara, 1999
TS 9111. 1991, “Özürlü İnsanların İkamet Edeceği Binaların Düzenlenmesi Kuralları”
TS 12576. 1999, “Şehir İçi Yollar-Özürlü Ve Yaşlılar İçin Sokak, Cadde, Meydan Ve
Yollarda Yapısal Önlemler Ve İşaretlemelerin Tasarım Kuralları”
TS 8357. 1999, “Halka Veya Müşterilere Açık Tuvaletler (WC’ler) Sınıflandırma Ve
Genel Kurallar” 145
İNTERNET KAYNAKLARI
Anonim. 2014. Türkiye Sakatlar Dernegi Resmi Web Sitesi. http://www.tsd.org.tr/
Erisim Tarihi: 25/05/2014
Anonim. 2014. Başbakanlık Özürlüler idaresi Başkanlığı Resmi Web Sitesi.
http://www.ozida.gov.tr Erişim Tarihi: 25.06.2014
Anonim.2014.www.engelliler.biz.com. Erişim Tarihi: 27.05.2014
Anonim.2014 www.mimarlarodasi.org.tr. Erişim Tarihi:25.05.2014
Anonim. 2014. www.engelsiz.ankara.edu.tr. Erişim Tarihi:20.05.2014
Anonim.2014.www.engelliler.biz.com. Erisim Tarihi: 27/05/2014
Anonim.2014 http://www.engellilersitesi.com Erisim Tarihi: 25/05/2014
Anonim. 2014 Türkiye Sakatlar Derneği Resmiwww.tsd.org.tr/ Erişim tarihi:23.05.2014
Anonim. 2014. www.mevzuat.gov.tr/. Erişim Tarihi: 27.05.2014
67
Author
Document
Category
Uncategorized
Views
1
File Size
2 269 KB
Tags
1/--pages
Report inappropriate content