HEM 137 Ders 6

MENAPOZDA VE YAŞLILIKTA
BESLENME
SUNUM PLANI
MENOPOZ DÖNEMİNİN ÖZELLİKLERİ
MENOPOZDA GÖRÜLEN SORUNLAR
MENOPOZ DÖNEMİNDE BESLENME
İLKELERİ
YAŞLILIKTA BESLENME
YAŞLILIKTA BESLENME İLKELERİ
YAŞAM
BEBEKLİK
ÇOCUKLUK
GENÇLİK
GEBELİK
EMZİKLİLİK
MENAPOZ
YAŞLILIK
MENOPOZ
Menopoz, doğurganlık yeteneğinin kaybedildiği 45-51 yaş
arası dönemdir. Temel değişiklik östrojenin, yumurtlamanın
durması sonucu azalmasıdır. Zamanı bakımından bireyler
arasında kalıtıma, fizyolojik ve çevresel faktörlere bağlı
olarak farklılık vardır.
Yeterli ve dengeli beslenme, fiziksel aktivitenin artırılması
ile yaşam kalitesi artırılabilir.
MENOPOZ
Menopozda organizmada önemli değişiklikler oluşmaktadır.
Hormonal değişiklikler
Düzgün adet görme ve üreme işlevini oluşturan
sistemdeki bozukluklar nedeniyle yumurtalıkların işlevinde
azalma
MENOPOZ
Menopozda görülen sorunlar;
 Ateş basması, terleme, çarpıntı
 Uykusuzluk, çabuk sinirlenme, depresyon,
unutkanlık,halsizlik
 Kemik erimesi (osteoporoz)
 Damar sertliği ( ateroskleroz)
 İdrar kaçırmaya kadar varan idrar yollarında sıklıkla
ortaya çıkan değişiklik,
 Obezite (şişmanlık)
OSTEOPOROZ
Menopozda en sık görülen sorun osteoporozdur.
Menopozda vücuttan kalsiyum atılımı hızlanır. Bu
durum kemik kütlesinin kaybını da hızlandırır. Böylece
kemiklerin gücü azalır ve kırılmaya duyarlı hale gelir.
Menopozla beraber hızla artan kemik erimesi ve kemiklerin
kırılmaya eğilimli hale gelmesine neden olacak şekilde
kemik yoğunluğunun azalmasına osteoporoz denir ve
osteoporoz bir hastalıktır.
OSTEOPOROZLU HASTALARDA
GÖRÜLEBİLECEK ŞİKAYETLER
•
Sırt ağrısı, bel ağrısı, boy
kısalması, kamburlaşma
görülebilir. Ancak kırık oluşuncaya
kadar sinsi bir şekilde ilerler
•
Kırıklar en sık omurga, kalça ve ön
kolda görülür. Omurga kırıkları
boyda kısalma ve kamburlaşmaya
neden olurken kalça kırıkları %30-
40 oranında ölümle
sonuçlanabilmektedir.
OSTEOPOROZDAKİ EN ÖNEMLİ RİSK
ETMENLERİ
 Diyabet ve hipertroidi gibi hastalıklar
 Menopoza girmiş olmak
 Erken menopoza girmek veya yumurtalık ameliyatı ile
menopoza girmek
 Erkeklerde erkek cinsiyet hormonunda (testosteron)
azalma
 Düşük Ca içeren diyetle beslenme, D vitamini yetersizliği
 Fiziksel aktivitenin az olması
 Ailede osteoporoz olması
 Kısa boylu, ince yapılı olmak
 Beyaz tenli, açık renk gözlü olmak
 Sigara ve alkol kullanımı
 Kortizon ve epilepsi ilaçları gibi uzun süre ilaç kullanma
OSTEOPOROZDAN KORUNMA VE TEDAVİ
•
30-35 yaşlarına kadar doğru beslenme ve egzersizle
maksimum kemik kitlesine ulaşmaktır.
 Süt ve süt ürünleri, brokoli ve ıspanak gibi koyu yeşil
yapraklı sebzeler,
 Sardalya ve somon balığı gibi yağlı balıklar
 Tahıllar ve Ca bakımından zengin yiyecekler
Her yaşta dengeli bir şekilde tüketilmeli, risk faktörü
oluşturan yiyecek ve içeceklerden uzak durulmalıdır.
Düzenli egzersiz kemikleri güçlendirir, dayanıklılık ve
dengeyi artırır.
Her yaşın egzersiz programı farklı olmalıdır. Hızlı yürüyüş
ve dans, engeli olmayan herkese tavsiye edilebilir.
Osteoporozlu hastalar kaymayan alçak ölçekli ayakkabılar
giyerek, evlerinde uygun zemin ve ışıklandırma sağlayarak
düşme riskini azaltmalıdır.
MENOPOZDA BESLENME İLKELERİ
 Sağlıklı kemik yapısı için çocukluk döneminden itibaren
yeterli Ca içeren besinler tüketilmelidir.
Kemik yapımı çocukluktan itibaren başlar ve 20’li
yaşlarda en yüksek seviyeye ulaşır. 30’lu yaşlardan
itibaren yapım yerine kemiklerden Ca kaybı başlar.
Kemik yapısını korumak için menopoz döneminde de
yeterli miktarda Ca içeren besinler alınmalıdır.
 Bu dönemde diyetin toplam yağ içeriğine dikkat
edilmelidir.
Menopozdan önce kadınlardaki östrojen hormonu
kalp krizine karşı kadınların doğal olarak korunmalarını
sağlar (östrojen sayesinde kandaki HDL yükselir. HDL
kolesterol, kolesterolün kalp duvarlarında birikmesini
engeller). Menopozdan sonra ise östrojen üretimi
azaldığından kalp hastalıklarına karşı bu doğal koruma
kaybolur. Kan yağlarındaki değişiklikler kalp hastalıklarına
neden olur. Tüketilecek yağlar 3 gruba ayrılır:
Doymuş, tekli doymamış ve çoklu doymamış yağlar
Menopoz döneminde kalp-damar hastalıkları riskinden
korunmak için zeytinyağı tüketimini artırmak gereklidir.
Yağı azaltılmış süt ve süt ürünleri tercih edilmelidir.
 Aşırı protein tüketiminden kaçınmalıdır
Yüksek proteinli diyet idrarla Ca atılımını artırır ve
kemik erimesi için önemli bir risk etmenidir. Balık, hindi ve
tavuk eti tercih edilmelidir.
 Yeterli Ca tüketilmelidir
 Ca’un kullanılabilmesi için güneş ışığı ile aktifleşen D
vitaminine ihtiyaç vardır
 İçme ve kullanılan suların flor içeriği kemik ve diş
sağlığı açısından önemlidir.
 Yemeklere aşırı tuz eklemekten ve tuzlanmış besinleri
aşırı tüketmekten kaçınılmalıdır.
Turşu, salamura besinler, zeytin, tuz içeriği yüksek
olan besinlerdir. Aşırı tuz, idrarla kalsiyum atımını
artırmaktadır.
 Düzenli fiziksel aktivite yapılmalıdır
Gençlik döneminde kemik kitlesini artırır. Yaşlılık
döneminde ise kemik kitlesi kaybını önler. Her gün düzenli
olarak en az 30 dakika yürüyüş yapılmalıdır.
 Düzenli fiziksel aktivite yapılmalıdır
 Sigara içilmemelidir
 Alkolden sakınılmalıdır
 Aşırı zayıflıktan kaçınılmalıdır
 Şişmanlıktan kaçınılmalıdır
 Aşırı kafein tüketilmemelidir
 Sıvı tüketimi artırılmalı
YAŞLILIKTA BESLENME
Yaşlanma
Yaşlılık
Anne
karnından
başlayarak
yaşamın sona
ermesine
kadar devam
eden bir
süreçtir
65 yaş üzeri bireyler yaşlı olarak tanımlanır
Zamana bağlı
olarak, hastalık söz
konusu olmaksızın
ortaya çıkan; vücut
yapısında,
organların
işlevlerinde,
hücrelerin,
dokuların ve
organizmanın
fizyolojik
işlevlerinde oluşan
değişikliklerdir
 Biyolojik yaşlanma
Tüm yaşam boyu sürer
 Fizyolojik yaşlanma
Biyolojik yaşlanmaya bağlı olarak organlarda olan
değişiklerdir.
 Duygusal yaşlanma
Kişinin kendisini yaşlı hissetmesine bağlı olarak yaşam görüşü
ve yaşam şeklinin değişmesi
 Fonksiyonel yaşlanma
Aynı yaşta diğer bireylerle karşılaştırıldığında toplum içinde
fonksiyonların devam ettirilememesidir
 Sosyal yaşlanma
Kişinin aktif çalışma dönemini tamamlayarak sosyal güvence
sisteminin katkısıyla yaşadığı dönemin adıdır.
18
YAŞLILIK DÖNEMİNDE BİREYDE MEYDANA
GELEN DEĞİŞİKLİKLER
 Fiziksel değişiklikler
 Vücut ağırlığı
Erişkin dönemde vücut ağırlığındaki artış 50-59 yaş
dönemine kadar sürer. Altmış yaşından sonra ise 20 yıl
içinde vücut ağırlığı düşmeye başlar.
 Protein ve kas yapısı
Vücut kompozisyonu bozulur. Yağsız vücut kütlesi
erişkin dönemde azalma gösterir, 80’li yaşlarda ise bu
azalma hız kazanır.
 Kemik
Yaşlılık döneminde kemiklerde ve total Ca seviyesinde
düşüş olur. Total Ca seviyesi kadınlarda erkeklere göre daha
düşüktür. Kadınlar yaşamları boyunca kemiklerinde bulunan
kalsiyum düzeylerinin %40’ni kaybederler. Bu azalmanın
yarısı menopozdan sonraki ilk 5 yıl içinde diğeri yarısı ise
uzun dönemde gerçekleşir.
Sodyum ve proteinden zengin bir diyetle beslenen bireylerin
Ca ihtiyaçlarında da artış meydana gelmektedir. D vitamini
alımındaki yetersizlik kemik kaybını artırarak osteoporoza
neden olur.
 Sarkopeni
Yaşlılık döneminde kas ve kuvvet kaybıdır. Nedenleri
farklı olmakla birlikte yaşlılık dönemine bağlı değişiklikler,
fiziksel aktivite azlığına bağlı nedenler, kronik beslenme
sorunları en temel nedenler arasındadır.
 Yağ kütlesi
Vücut yağ kitlesi 20-60 yaşları arasında iki katına çıkar.
60 yaşından sonra BMI’a bağlı olarak düşmeye başlar. Yağ
kütlesi fazlalığı; koroner arter hastalığı, hipertansiyon,
diyabet, kanser gibi hastalıklara sebep olabilir.
21
 Yaşam biçimindeki değişiklikler
•
Yalnız yaşama
• Eşini kaybetme
• Aileden ya da arkadaşlarından ayrılma
• İşten ayrılma
• Evden ayrılma
• Fiziksel engel, hareket güçlüğü
• Yardımcı kişi ve kurumların olmaması
• Gelir yetersizliği
• Bağımlılık
• Sosyal izolasyon
• Ruhsal problemler (depresyon, bunama)
• İlaç kullanımı
 Organ fonksiyonlarındaki değişiklikler
•
Tat ve koku duyusu azalır
• Tükürük salgısı azalır
• Ağız ve diş problemleri ortaya çıkar
• Yutma güçleşir
• Mide fonksiyonları azalır
• Karaciğer ve safra fonksiyonları azalır
• Barsak fonksiyonları azalır
• Bağışıklık sistemi fonksiyonları azalır
• Sinir sistemi fonksiyonları azalır
• Bazal metabolizma hızı yavaşlar
YAŞLILIK DÖNEMİNDE BESLENME İLKELERİ
 Besin çeşitliliği artırılmalıdır
Yaşlının beslenmesi ekonomik durumuna ve beslenme
alışkanlığına göre bağlı olarak olanakları ölçüsünde dört besin
grubundaki besinlerden her öğünde tüketilecek şekilde
düzenlenmelidir.
 Az ve sık beslenilmelidir
 İdeal vücut ağırlığı korunmalıdır
 Sıvı tüketimi artırılmalıdır
 Tuz tüketimi azaltılmalıdır
 Düşük yağlı ve düşük kolesterollü besinler tüketilmelidir
 Taze sebze ve meyve tüketimi artırılmalıdır
 Şeker tüketimi azaltılmalıdır
24
 Posa tüketimi artırılmalıdır
 Ca içeren süt ve süt ürünleri artırılmalıdır
 Çiğneme ve yutma zorluğu, iştahsızlık gibi bazı sorunlara
bağlı demir kaynaklarının yetersiz alımı, midenin asit
salgısının azalması ve kansızlığa neden olur.
Demir bakımından zengin yiyecekler tüketilmelidir.
 Çay ve kahvenin aşırı tüketiminden kaçınılmalıdır
 Sigara ve alkol kullanılmamalıdır
 Besinler doğru yöntemlerle pişirilmelidir
25
YAŞLILIKTA ALINMASI GEREKEN BESİN
ÖĞELERİ
 Protein
Yaşla birlikte azalan bağışıklık sistemi fonksiyonları
da göz önüne alındığında beden ağırlığının kilosu
başına 1 gr protein günlük gereksinimi karşılayabilir.
Buna göre 70 kg ağırlığındaki bir bireyin günlük
protein ihtiyacı 70x1=70 gr’dır.
26
 Karbonhidrat
Günlük alınan enerjinin yaklaşık %60’ı
karbonhidratlardan karşılanmalıdır. Gereksinimden
fazla alınan karbonhidrat fazla yağa çevrilerek
şişmanlığa neden olur.
Karbonhidrat ihtiyacı tahıllar, kepeği ayrılmamış tahıl
unları, sebze ve meyvelerden karşılanmalıdır.
27
 Yağlar
Günlük alınan enerjinin yaklaşık %25’i yağlardan
sağlanmalıdır. Hastalık nedeni ile ilgili bir kısıtlama
yoksa günlük tüketilmesi gereken miktar yaklaşık 35-40
gr’dır. Bu miktarın yarısı bitkisel sıvı yağlardan,
yarısının da zeytinyağından sağlanması uygundur.
28
29