DÖKÜMHANELERDE GÜRÜLTÜ KONTROLÜ

DÖKÜMHANELERDE GÜRÜLTÜ KONTROLÜ
Akın ODABAŞI*, Ahmet TURAN**,***, Necip ÜNLÜ***, Mehmet Niyazi
ERUSLU***,****
* Fırat Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Metalurji ve Malzeme Mühendisliği,
23119 Elazığ, Türkiye
**Yalova Üniversitesi, Yalova Meslek Yüksek Okulu, 77100, Yalova, Türkiye
***İstanbul Teknik Üniversitesi, Kimya-Metalurji Fakültesi, Metalurji ve Malzeme
Mühendisliği Bölümü, 34469, Maslak, İstanbul, Türkiye
****Yalova Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Kimya ve Süreç Mühendisliği
Bölümü, 77100, Yalova, Türkiye
ÖZET
Dökümhaneler diğer birçok ağır sanayi kolu gibi yüksek gürültünün üretildiği
alanlardır. Sarsaklar, kumlama sistemleri ve metal-metal çarpması gibi etkenler başlıca
gürültü kaynaklarıdır. Örneğin sarsaklarda gürültü düzeyinin 85-114 dB(A) arasında
ölçüldüğü rapor edilmişken bu değer kumlamada 86-101 dB(A) aralığındadır. Yüksek
gürültü değerlerine uzun süre maruz kalmak, insanlarda kalıcı duyma kaybına kadar
varan sağlık problemlerine sebep olabilmektedir. Bu çalışmada, gürültünün tanımı,
ölçülmesi ve insan sağlığına olan etkileri, dökümhanelerde gürültü kaynakları ve
dünyadaki örnekler ışığında önleyici yöntemler açıklanacaktır.
Anahtar kelimeler; dökümhane, gürültü, duyma kaybı
ABSTRACT
Foundries are high level noise producing areas as the other heavy-industry sectors.
Shakeouts, sandblasting, and metal-metal impact factors are main noise sources. For
instance, noise level at sandblasting operation has been in the range of 86-101 dB(A),
while it has been measured in the range of 85-114 dB(A) for the shakeouts. Exposure to
high levels of noise for a long time can cause permanent hearing loss. In this study,
definition of noise, its measurement, effects on human health, noise sources in
foundries, and noise pollution prevention and control tips with the guidance of some
examples are evaluated.
1. GİRİŞ
Metal döküm işlemlerinde mesleki sağlık konularından en yaygın olanlarından birisi
gürültü’dür [1]. Gürültünün çok çeşitli tanımları yapılmakla beraber, kısaca
“istenmeyen ses” anlamına geldiği ifade edilebilir [2, 3]. Uluslararası Çalışma
Örgütü’nün (ILO) mesleki sağlık ve güvenlik bilgilendirme platformunda gürültü için
endüstriyel işlerin ortaya çıkardığı “zorunlu kötülük” tanımlaması kullanılmaktadır [4].
Avrupa Komisyonunun hazırlamış olduğu Entegre Kirlilik, Önleme ve Kontrol, Döküm
Endüstrisindeki En İyi Uygulama Tekniklerine Yönelik Referans Dökümanda, döküm
işlemlerindeki kütle akışında atık olarak gösterilenler arasında “gürültü” de
bulunmaktadır [5].
Amerika Birleşik Devletleri’nde 9 milyondan daha fazla çalışan günlük ortalama 85
dB(A) maruz kalmaktadır. 85 dB(A) gürültü değerine maruz kalan toplam 9 milyon
çalışanın Birleşik Devletler’deki çeşitli sanayi kollarındaki dağılımına bakılacak olursa,
en büyük çalışan sayısının yaklaşık 5 milyon çalışan ile İmalat sanayi ve takiben 2
milyon çalışan ile Ulaşım, 1 milyon çalışan ile Askeri, 750 bin çalışan ile İnşaat, 500
bin çalışan ile Tarım ve son olarak 250 bin çalışan ile Madencilik sanayi gelmektedir
[4]. Bu değerdeki gürültüye maruz kalanlar için duyma kaybı ve kulak çınlaması, sinirli
olma durumu, iletişim kesintisi yaşama, iş performansında düşme gibi hem fiziksel hem
de ruhsal ve sosyolojik etkilerin görülmesi olasıdır [4, 6].
Mesleki hastalıklara yol açan gürültünün ve insan sağlığına olan etkilerinin minimize
edilebilmesi için gürültüye maruziyetten kaynaklanan risklerin meydana geldiği
kaynakta yok edilmesi veya azaltılmasına yönelik çeşitli tedbirler alınabilir [7]. Bu
bildiride, dökümhanelerdeki gürültü hakkındaki yayınlar gözden geçirilerek; gürültünün
tanımı, ölçülmesi ve insan sağlığına olan etkileri, dökümhanelerde gürültü kaynakları ve
dünyadaki örnekler ışığında önleyici yöntemler açıklanacaktır.
2. GÜRÜLTÜ VE İNSAN SAĞLIĞINA ETKİLERİ
Gürültü, işyeri çalışma şartlarının doğurduğu dolayısıyla üretim işlemlerinin ortaya
çıkardığı ve makineleşmenin artması ile çalışanların sağlığını olumsuz bir şekilde
etkileyen bir olgudur. Gürültü, çalışanın fizyolojik ve psikolojik sağlığını olumsuz bir
şekilde etkilemekte ve özellikle belirli seviyenin üstündeki gürültüye maruz kalan
çalışanlarda dikkat, algılama, çalışma isteği gibi faktörlere olan olumsuz etkileri
nedeniyle iş gücü verimliliğinde de düşüşlere yol açmaktadır [4, 6, 8].
Gürültünün; kararlı hal, dalgalı, hareketli, ses ötesi, ses üstü olmak üzere beş farklı tipi
vardır. Kararlı hal gürültüde, zamana bağlı bir değişim söz konusu değildir. Dalgalı hal
gürültü ise, açılıp kapanan kararlı hal gürültüsüdür. Oldukça kısa sürede etkili olan
gürültü, hareketli veya darbeli olarak isimlendirilmektedir ve zımbalama işlemindeki
gürültü bu türdendir. 100 Hz altındaki sesler; ses ötesi, 15000 Hz üzerindeki sesler ise;
ses üstü seviyelerindeki gürültü şeklinde ifade edilmektedir [9].
İnsan kulağı, 20-20000 Hz arasındaki frekansa sahip sesleri işitebilir. Bir enerji
kaynağından yayılan titreşimlerin etkisi ile sıvı, katı veya gaz ortamlarındaki
moleküllerin sıkışıp gevşemesiyle ortaya çıkan enerji değişimi sesi oluşturur.
Moleküllerin sıkışıp gevşeme hareketindeki mesafe sesin dalga boyunu belirtir. Bir
saniyedeki titreşim sayısı o sesin frekansını ifade etmektedir. Frekans, birim olarak
saniyedeki titreşim sayısı (cps) veya Hertz (Hz) şeklinde gösterilmektedir. Sesin şiddet
birimi A. Graham Bell’in ismine ithafen geliştirilen desibel (dB)’dir. İnsan kulağını
uyarabilen ve referans seviye olarak kabul edilen en düşük ses basınç değeri 10-16
watt/cm2 veya 0,000204 dyn/cm2’dir. Gürültü ölçümü yapılan ortamdaki ses basınç
değerinin referans değere bölünmesiyle elde edilecek olan değerin logaritması desibel
değerini vermektedir. Günlük hayatımızdaki ses spektrumuna ve desibel değerlerine
bakacak olursak; fısıltı ile konuşma 20 dB, konuşma 60 dB, yüksek sesle bağırma 85
dB, trafik gürültüsü 100 dB ve jet motoru gürültüsü 150 dB’dir. İnsan kulağının en rahat
dinlediği ses şiddeti 50-70 dB’dir. 120 dB ve üstü şiddete sahip sesler insan kulağına
zarar verir [6].
Gürültünün en iyi bilinen ve muhtemelen en ciddi olumsuz etkisi işitme kaybıdır fakat
olumsuz etkiler bununla sınırlı değildir. Diğer zararlı etkileri arasında kulak çınlaması,
konuşma-iletişim bozukluğu, iş performansındaki azalma, sinirli ve kızgın olma hali,
dikkat bozuklukları sayılabilir. İşitme kaybı bir handikap haline gelmedikçe kolaylıkla
farkedilmez çünkü ani artışlar gözlenmez. İnsanların her zaman alışık olduğunuz
anlaşılır şekilde konuşmadıklarını farketmek, işitme kaybının ilk sinyalidir. İşitme kaybı
daha kötü hal aldıkça sosyal faaliyetlerden uzaklaşılır. Televizyonun ses seviyesi aile
bireyleri arasında anlaşmazlıklar doğurur, işitme kaybı yaşayanlar daha yüksek ayarda
olmasını isterken diğer aile bireyleri odayı terk etmek zorunda kalabilirler. İşitme kaybı
aslında yaşlanmanın getirdiği bir durumdur fakat gürültüye maruz kalınarak
yaşlanmadan işitme kaybı yaşanmaktadır. Kayıp çok ciddi safhalara ve değerlere
ulaştığında sosyal ilişkilerde kopukluk, aile bireyleri ve arkadaşları ile iletişim
kuramama ve sonunda sosyal hayattan izolasyon ile sonuçlanmaktadır. Duyma tedavisi
ve protezlerinin bazı durumlarda işe yaradığı gözlenmektedir fakat doğal duyma
yeteneği asla geri getirilememektedir. Gürültüden dolayı oluşan işitme kaybı
başlangıçta geçici bir durum gösterir. Gürültülü bir çalışma günü sonrasında çalışanın
kulağı yorulmuştur ve geçici eşik kayması olarak isimlendirilen duyma azalması yaşar.
Mesai bitimi ve yeni mesai başlangıcı arasındaki zaman içinde geçici eşik kayması
toparlanması yaşanır fakat sıklıkla görülmektedir ki kaybın bir kısmı kalır. Günler,
haftalar, aylar ve yıllar sonra gürültüye maruz kalma sonucunda geçici eşik kaymaları
kalıcı etkiler ve kalıcı kayıplara sebep olur. Geçici duyma kayıplarını kalıcı hale
gelmeden tanımlayabilmek ve koruyucu ölçümler yapabilmek için çok iyi düzenlenmiş
odyometrik test programlarının uygulanması gerekmektedir [4].
3. DÖKÜMHANELERDE
ÖNLEMLER
GÜRÜLTÜ
KAYNAKLARI,
TESPİTLER
VE
Çeyrek milyona yakın Amerikalı, demir-çelik dökümhanelerinde çalışmaktadır. Her gün
yaklaşık 270 çalışan iş kazalarına maruz kalmaktadır. Bu sayı yılda yaklaşık 70 bin
çalışanı bulmakta veya başka bir ifade ile çalışanlardan 3 kişiden birinin iş kazasına
maruz kaldığı anlamını taşımaktadır. Yaralanmalar sonucunda yılda yaklaşık 70 çalışan
ölmektedir. Dökümhane çalışanlarının ölüm oranları, diğer endüstri kolları ile
kıyaslandığında iki kat fazla olduğu görülmüştür. Üçüncü derece yanıklar, kol ve bacak
kırılmaları, uzuv kayıpları yaygındır. Tüm bunlarla beraber mesleki hastalıklar için ne
kadar bir bedel ödeneceği bilinmemektedir. İşitme kayıpları, kanser, akciğer
hastalıkları, kimyasal ve ağır metal zehirlenmeleri, kalp rahatsızlıkları dökümhane
çalışanlarının karşı karşıya kalmış oldukları meslek hastalıklarıdır. Aşırı gürültü, ısı, toz
ve duman döküm işlerinin zorunlu vazgeçilmezleridir. Dökümhane makinalarının
meydana getirdiği yüksek düzeydeki gürültüye devamlı maruz kalan çalışanların kalıcı
duyma kayıpları yaşadıkları Amerikan Dökümcüler Birliği tarafından bildirilmektedir
[10]. Yukarıda verilen bilgiler 1976 yılında yayınlanan bir makaleden alınmasına
rağmen benzer durumlar günümüzde de geçerliliğini korumakta ve dökümhane çalışma
şartları çalışanlar için oldukça fazla risk içermektedir.
Dökümhaneler içerdikleri toz, yüksek ısı, metal buharı, gürültü, gazlar gibi riskler
nedeniyle en riskli çalışma kollarından biridir [11]. Döküm iş kolundaki gürültü
kaynakları genel olarak, havalandırma, kalıp yapma ve bozma sistemleri, bitirme
temizleme işlemleri ve titreşimli taşıyıcılar olarak karşımıza çıkmaktadırlar [9]. Teknik
olmayan bir kural çerçevesinde, eğer kolunuz kadar uzakta olan bir insan ile
konuşmakta zorluk çekiyorsanız, etrafınızda 85- 90 dB(A) seviyesinde gürültüye maruz
kalıyor olabilirsiniz ve zararlarının tesbiti için daha fazla araştırılma yapılması gerekir.
Dökümhanelerdeki gürültü kaynakları Çizelge 1’de verilmektedir [1]. Çizelge 1’deki
gürültü değerleri, dökümhanelerin çalışma alanlarının çoğunda gürültüyü önlemeye
yönelik çalışmaların yapılması gerektiğini ve kişisel kulak koruyucu ekipmanların
kullanılmasının zorunlu olduğunu göstermektedir.
Çizelge 1. Metal döküm işlemleri ve sebep oldukları gürültü seviyeleri [1].
Gürültü Kaynağı
Kalıp bozma
Yüksek basınçlı hava
Kumlama
Taşlama
Besleme hazne titreşimleri
Kalıplama makinaları
Fanlar
El veya hava ile çekiçleme
dB(A)
105-115
95-117
100-110
92-115
95-115
90-115
90-95
92-97
Araştırmacıların, dökümhanelerde çalışanların maruz kaldıkları gürültü seviyelerini ve
gürültüye bağlı işitme kayıplarını tesbit etmeye yönelik yapmış oldukları çalışmalar ve
elde ettikleri sonuçlar takip eden paragraflarda özet şeklinde verilmektedir.
Gönüllü ve arkadaşlarının gerçekleştirdikleri çalışmada, İstanbul’daki tekstil,
dökümhane, ilaç, metal, otomotiv yan sanayi, asfalt sanayilerine ait proseslerin gürültü
kaynakları ve gürültü değerleri tesbit edilmiştir. Döküm işkolunda faaliyet gösteren 29
dökümhanede yapılan ölçümler sonucunda 84,9 dB(A) genel ortalama ile dökümhaneler
en çok gürültü oluşturan sektörler arasında değerlendirilmiştir. İş Güvenliği ve İşçi
Sağlığı yönetmeliğine göre benzeri ağır çalışma şartlarında çalışma süresinin
maksimum 8 saat ve bu zaman diliminde maruz kalacağı gürültü düzeyinin en fazla 80
dB(A) olabileceği belirtilmektedir. Yine aynı yönetmeliğe göre gürültü düzeyi değeri 90
dB(A) değerini aşamaz. Bahsedilen durumlarda çalışanlar, kişisel kulak koruyucu gibi
tedbirler alınmadan çalıştırılamazlar [12]. Gönüllü ve çalışma arkadaşlarının sunduğu
yönetmelik değerlerinde güncelleme yapmak gerekirse, Resmi Gazete’nin 28 Temmuz
2013, Sayı: 28721 ile yayınlanan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Çalışanların
Gürültü ile İlgili Risklerden Korunmalarına Dair Yönetmeliğe göre 8 saatlik bir çalışma
diliminde maruz kalınan en düşük ve yüksek gürültü maruziyet eylem değerleri 80
dB(A) ve 85 dB(A) olarak belirlenmiştir. Yine aynı yönetmelikle maruziyet sınır değeri
87 dB(A) olarak belirtilmiş, yeterli ölçümle tesbit edilen haftalık gürültü maruziyet
değerinin 87 dB(A) maruziyet sınır değerini aşamayacağı ve maruziyet eylem
değerlerinde kişisel kulak koruyucuların etkisinin dikkate alınmayacağı, maruziyet sınır
değerleri uygulanırken kulak koruyucu donanımların etkisinin dikkate alınacağı
vurgulanmaktadır [6]. Ayrıca, Resmi Gazete’nin 16 Temmuz 2013, Sayı: 28709’de
yayınlanan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Sağlık Kuralları Bakımından Günde
Azami Yedi Buçuk Saat veya Daha Az Çalışılması Gereken İşler Hakkında
Yönetmelik’te dökümhane işlerinin çoğu günde en fazla 7,5 saat çalışılabilecek işler
kapsamına alınmıştır. Günlük 7,5 saatten daha az süre çalıştırılabilecek işler arasında ise
civa izabe fırınında görülen işler 6 saat, kurşun işleri 4 saat, karbon sülfürden etkilenme
tehlikesi bulunan işler 6 saat olarak tesbit edilmiştir [13].
Zakaria ve çalışma arkadaşlarının Mısır’daki kapasiteleri farklı dört dökümhanede
mesleki tehlikeleri saptamaya yönelik yapmış oldukları çalışmada dökümhanelerin
gürültü seviyeleri de tesbit edilmiştir. Kalıp bozma ve temizleme işlemlerinde çalışan
işçilerin yakınlarında yapılan ölçümlerde dökümhanelerden birinde en yüksek ortalama
gürültü seviyesi 114 dB(A) iken, bir diğerinde en düşük ortalama gürültü seviyesi 92
dB(A) olarak kaydedilmiştir. Araştırmacılar, en yüksek değerlerin kaydedildiği
dökümhanedeki bu durumu, dökümhanenin yüksek çalışma kapasitesi ve testlerin
yapılışı sırasında büyük tonajlı dökümlerin gerçekleştirilmesi ile ilişkilendirmişlerdir.
Dökümhanelerdeki en gürültülü yerlerden olan kalıp bozma ve temizleme bölümlerinde
gürültü seviyesinin 90-110 dB(A) olması normaldir fakat incelemeye konu olan dört
dökümhane Mısır kanunlarındaki limit olan 90 dB(A)’in üzerindedir ve düşürmeye
yönelik gerekli önlemler alınmalıdır [14].
Öztürk ve çalışma arkadaşlarının İzmir’deki, çalışan sayısı 10-99 arasında değişen 7
dökümhanede gerçekleştirilen araştırmalarında; işyerinde gürültü, gürültüye bağlı işitme
kayıpları ve bunları etkileyen etmenler incelenmiş ve işyeri alanlarının % 62,5’inde 85
dB(A) ve üzerinde gürültü saptanmıştır. En düşük ve en yüksek gürültü değerleri 68,8
ve 105,5 dB(A) olarak tesbit edilmiştir. Gürültüye bağlı işitme kaybı sıklığının ise %
23,5 olduğu bildirilmiştir. Çalışanların % 93,1’inin kişisel kulak koruyucu kullanmadığı
tesbit edilmiştir. Kulak koruyucu kullanmama nedenleri sorulduğunda, çalışanların %
67,9’u işveren tarafından gerekli teçhizatın verilmediği cevabını vermişlerdir. Pek çok
ülkede olduğu gibi ülkemizde de gürültünün etkisi ve koruyucu kullanımı ile ilgili
çeşitli yönetmelikler ve programlar olmasına rağmen, Öztürk ve çalışma arkadaşları
yaptıkları araştırma sırasında araştırmaya konu olan işyerlerinin hiçbirinde gürültü
kontrolüne yönelik bir uygulama ve program olmadığını bildirmektedirler. Araştırmada
yaşanan bir problem ise, çalışanların çalışma alanlarının saptanmasıdır. Tek bir geniş
alanda farklı işlerin gerçekleştirildiği bölümler olması ve bu bölümlerin gürültü
düzeylerinin farklı olması ile birlikte aslında tek mekan olduğu için çok kesin sınırlarla
ayrılamamış ve gürültü sınıflandırmasında zorluk yaşanmıştır [11].
Erkunt Döküm Sanayi A.Ş.’de gürültüye yönelik yapılan çalışmalar Yüceer’in
makalesinde sunulmaktadır. Erkunt döküm fabrikasının tüm atölyelerindeki gürültü
seviyeleri ölçülerek gürültü haritaları çıkarılmıştır ve bu işlem senelik olarak
tekrarlanmaktadır. Yapılan ölçümler sonucunda hangi alanlarda gürültüye yönelik
önlemlerin alınması gerektiği ortaya çıkarılmış, ilgili alanlarda makine ve ekipman
bakımları gerçekleştirilerek kişisel koruyucu ekipmanların devamlı olarak kullanılması
sağlanmaktadır. Haritalama çalışmaları sonucunda dökümhanenin büyük bir bölümünde
88-90 dB(A) seviyesinde gürültü olduğu tesbit edilmiştir. Bu alanlar: trafo, kalıplama
hattı, şarj holü, demirhane, maçahane, maça kurutma alanlarıdır. 90 dB(A) üstündeki
alanlar ise sarsak, kompresör, temizleme bölümü, kum sistemi, kalıplama hattı, toz
siklon ve filtre bölgeleridir. Gürültü haritasında ergitme ocaklarının bulunduğu alan 85
dB(A) değerinin altında gösterilmektedir ve dolayısıyla koruyucu kulaklık
kullanılmasının gereksiz olduğu işaret edilmektedir. Erkunt Döküm Sanayi A.Ş.’de
çalışanların duyma kayıplarını tesbit edebilmek için işe giriş tarihinden itibaren ortam
gürültüsünün 80-90 dB(A) olduğu alanlarda iki yılda bir, 90 dB(A)’nın üzerinde olduğu
çalışanlar için yılda bir defa odyometrik testleri yapılmaktadır. Test sonuçları sayesinde
çalışanların işitme kayıpları düzenli olarak takip edilebilmekte ve gerekli önlemler
alınabilmektedir [15].
Gürültünün ve diğer mesleki risklerin önlenmesi için çeşitli yaklaşımlar bulunmaktadır.
Bu yaklaşımlardan birinde önleme çalışmalarının yönetimsel kontroller, mühendislik
kontroller ve kişisel önleyici ekipmanlar olmak üzere 3 genel kategoride incelenmesi ve
çalışılması tavsiye edilmektedir. Yönetimsel kontroller, güvenlik politikalarını, genel ve
özel güvenlik kurallarını ve iş güvenlik analizleri, çalışanların eğitimi, kaza incelemeleri
gibi planlı çalışmaları kapsamaktadır. Hassas durumlar için çalışanların aşırı toz,
gürültü ve ısı gibi zarar verecek olan alanlardan maruz kalma durumlarını azaltmak için
dönüşümlü çalışma uygulanabilir. Mühendislik kontrolleri, makina çalışma şartları
güvenliği, uygun havalandırma, gürültünün azaltılması gibi çalışma şartlarını
iyileştirmeye yönelik uygulamaları kapsamaktadır. Gürültüyü önlemek için bir
dökümhanede uygulanabilecek bazı mühendislik uygulamaları Çizelge 2’de
verilmektedir. Mühendislik kontrollerinin mümkün olamadığı veya verimli olamadığı
durumlarda, olumsuz güvenlik ve sağlık maruziyetlerine karşı kullanılabilecek son
savunma hattı kişisel koruyucu ekipmanlardır. Bu ekipmanlar arasında eldivenler,
ayakkabılar, giyisiler, gözlükler, solunum yardımcıları, kulak tıkaçları ve kulaklıklar
sayılabilir [3].
Çizelge 2. Dökümhanelerde gürültü kaynakları ve önleyici uygulamalar [3].
Gürültü Kaynağı
Kalıplama Makinesi
Egzosu
Hava ile çalışan
taşlama cihazları
Düşen parçaların darbe
gürültüleri
Metal çalışma
masalarında çalışmak
Kumlama
Temizleme işlemleri
Kalıp bozma işlemleri
Daire testere
Kupol fırın üfleci 150
beygir motor
Kontroller
Egzos borusunun
uzatılarak uzaklaştırılması
Elektrikli cihazların
kullanımı
Tahta veya kauçuk gibi
darbe sönümleyici astarlar
kullanmak, düşme
mesafesini azaltmak
Masa yüzeyinin tahta
veya kauçuk gibi
malzemelerle kaplanması
Ağır kauçuk astarlar
muhafaza
Torç kullanımı
Kısmi kapalı muhafaza
kauçuk tamponlar
Kısmi kapalı muhafaza
Duvar ve kapalı muhafaza
altına alınarak izole etmek
Uygulama Öncesi
ve Sonrası Gürültü
Seviyesi dB(A)
10785
10284
11092
9583
10080
11090
10294
9284
10283
Gürültüyü önlemeye yönelik çeşitli mühendislik uygulamalarından örnekler Avrupa
Komisyonunun hazırlamış olduğu Entegre Kirlilik, Önleme ve Kontrol, Döküm
Endüstrisindeki En İyi Uygulama Tekniklerine Yönelik Referans Dökümanda
bahsedilmektedir. Rotary fırınlarda sıvı yakıt-hava karışımı yerine gaz-oksijen
kullanılarak ergitme verimi artışı hedeflerinde % 53’lük enerji tasarrufu sağlanabilir.
Buradaki değişim aynı zamanda gürültü emisyonlarında 15-18 dB(A)’lık bir düşüş
sağlayarak yapılan ölçümlerde 48 dB(A) değerine ulaşılmıştır. Bu teknik yaklaşık 4000
Euro’luk bir maliyet getirmekle beraber, demir dökümde kullanılan rotary fırınlarda
geniş uygulama bulmuştur [5].
Elektrik ark fırınlarında enerji tüketimini azaltan bir uygulama olan köpüksü curuf
pratiğinde şarja ısı transferi iyileştirilir, daha az enerji harcanır, elektrod tüketimi azalır
ve gürültü seviyesi düşürülür. Köpüksü curuf, CO kabarcıklarının hareketi ile üretilir.
CO ise, metale oksijen enjeksiyonu işlemi sırasında metaldeki karbonun oksidasyonu
sonucunda oluşur [5].
Elektrik ark ocağının kapalı bir alanda kalmasını sağlayan bir çalışmada, hareketli bir
çatının veya yan panellerin kullanımı gerekmektedir. Bu tekniğin kapalı alan içinde
ısının ve gürültünün kalması gibi dezavantajları olmakla birlikte, düşük enerji tüketimi
ve kapalı alan dışında düşük gürültü seviyeleri gibi avantajları vardır. Davlumbaz
sistemi ile kıyaslandığında, enerji ihtiyacı % 30-50 daha azdır. Uygulamanın
gerçekleştirildiği Polonya’daki bir dökümhanede ergitme bölgesindeki 91 dB(A)
gürültü seviyesi 85 dB(A)’ya düşürülmüştür. Krakow’daki Metalodlew
Dökümhanesindeki her biri 8,5 tonluk iki adet elektrik ark ocağının kapatılması işlemi
1996’da 275000 Euro yatırım gerektirmiştir. Aynı dökümhanenin kalıp bozma
ünitesinin etrafını kapatmak için yapılan şekil itibari ile köpek kulübesini andıran yapı,
hidrolik olarak açılıp kapanan kapılar içermektedir (Şekil 1). Uygulama sayesinde kalıp
bozma işlemlerindeki gürültü seviyesi 100 dB(A) değerinden 85 dB(A) değerine
düşürülmüştür. Uygulamanın ekonomik maliyeti, 220000 Euro olmuştur [5].
Şekil 1. Kalıp bozma ünitesinde toz ve gürültü azaltmaya yönelik kapalı sistem [5].
Belçika’daki bir dökümhanede sürdürülen gürültü azaltma planı çerçevesinde 170
gürültü kaynağı incelenip gerekli tedbirler alındığında, genel gürültü seviyesi 50
dB(A)’dan 40 dB(A) değerine düşürülmüştür. Gürültünün içeride kalmasını sağlamak
için dökümhaneye ilave hava üflemesi yapılarak, küçük bir basınç farkı
oluşturulmuştur. İçerideki toplam hava hacmi saatte 36 kez yenilenmektedir. Bu teknik
elbetteki bütün yeni ve eski dökümhanelere uygulanabilir [5].
Gürültünün etkisini azaltmaya yönelik yönetimsel ve mühendislik kontrollerinden
sonra, kişisel önleyici ekipman kullanımı gelmektedir. Bu ekipmanlar kulak tıkaçları ve
kulaklıklardır. Çalışanın gürültüye maruziyeti 80 dB(A) olan en düşük maruziyet eylem
değerini aştığında, işveren çalışanların kullanımı için kulak koruyucu donanımları hazır
halde bulundurur. En yüksek maruziyet eylem değerine ulaştığında veya bu değeri
aştığında >85 dB(A) kulak koruyucu donanımların çalışanlar tarafından kullanımının
sağlanması ve denetimi işveren tarafından yapılır. İşveren tarafından sağlanan kulak
koruyucu donanımlar; işitme ile ilgili riski ortadan kaldıracak veya en aza indirecek
şekilde seçilir, çalışanlar tarafından doğru kullanılır ve korunur, çalışana tam olarak
uyar, hijyenik şartların gerektirdiği durumlarda çalışana özel olarak sağlanır [7].
Çalışanlar kulak koruyucularının seçiminde çalışılan ortama uygun, koruyucu tipi ve
boyutunun ne olması gerektiği konularında eğitim almış bir personelden yardım
almalıdır. Bu sayede daha konforlu bir kullanım ve işitme kaybını önlemede etkinlik
sağlanır. Kulak koruyucuları, her bir çalışanın çalışma ortamındaki gürültü değerini
uygun bir biçimde düşürmelidir. Çalışma ortamındaki değişim, işveren tarafından
izlenmeli yeni duruma uygun kulak koruyucuları çalışanlara kullanması için verilmeli
ve denetimi yapılmalıdır [3]. Kulak koruyucuları kullanılacakları ortalardaki gürültü
değerleri esas alınarak 5 farklı sınıfta değerlendirilmektedirler (Çizelge 3) [16]. Kulak
koruyucularının kullanım etkinliğini iyileştirebilmek için koruyucular üzerinde kullanım
yerindeki gürültü seviyesini belirten veya gürültü azaltma oranını gösteren etiketler
kullanılmalıdır (Şekil 1) [1]. Koruyucu kullanımında çalışanların eğitilmesi çok
önemlidir. Çalışanlar gürültüye maruz kalmanın sebepleri, sonuçları ve önlemleri
hakkında yeterli bilgiye sahip olurlarsa ve motive edilirlerse koruyucu kulaklık
kullanımı ve odyometrik testlere katılım gibi duyma kaybını önlemeye yönelik çabaları
çok yüksek seviyelerde olacaktır.
Çizelge 3. Kulak koruyucu sınıfları [16].
Sınıf
1
2
3
4
5
Kullanılması gereken dB(A)
 90
90-95
95-100
100-105
105-110
Şekil 2. Kulak koruyucunun özelliklerini belirten etiket [1].
Ülkemizde, çalışanların gürültü ile ilgili risklerden korunmalarına yönelik çeşitli
yönetmelikler bulunmaktadır [7, 13, 17]. Bu yönetmeliklerin önemli kısımlarından
yukarıda bahsedilmiştir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın yayınladığı bu
yönetmelikler yanında Çevre ve Orman Bakanlığı’nın 2009-2020 Çevresel Gürültü
Eylem Planı uygulanmaktadır. Bu eylem planı Avrupa Birliği mevzuatına uyumlu
olarak 4 Haziran 2010’da yürürlüğe giren Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve
Yönetimi Yönetmeliğini esas almaktadır. Eylem Planı, gürültü haritalarının
oluşturularak sorunun belirlenmesi, denetim ve izleme yapılarak çevresel gürültünün
kontrol altına alınmasını amaçlamaktadır. Eylem planı çerçevesinde endüstriyel tesisler
için çevresel gürültü sınır değerleri gündüz saatlerinde 60-70 dB(A), gece saatlerinde
50-60 dB(A) olması gerekmektedir. Endüstriyel tesisler, gürültü sınır değerlerini
sağlamalı ve Gürültü Kontrol İzin Belgesi almakla yükümlüdürler. Gürültü kontrol izin
belgesi alması gereken tesisler arasında Metal işleme ve üretimi tesisleri de vardır. Bu
tesislerden demir-çelik ve aluminyum jant üretimi yapan firmalar, gürültü kontrol izin
belgesi almak için başvuru yapmışlardır. 1 Nisan 2010 itibarı ile diğer tesislerle beraber
toplamda 53 firma Çevre ve Orman Bakanlığı’na belge almak için başvuruda bulunmuş
bunlardan 2 firmaya Gürültü Kontrol İzin Belgesi verilmiştir [18].
4. SONUÇ VE ÖNERİLER
Dökümhanelerde gerçekleştirilen işler, çalışanlar için oldukça geniş yelpazede sağlık ve
güvenlik riski içermektedir. Bu risklerden bir tanesi de gürültüdür. Makinalar ve
ekipmanlar gürültüye neden olabildikleri gibi malzeme taşınımı ve serbest düşme
hareketleri de gürültü seviyesine katkıda bulunmaktadır. Dökümhanelerin çoğu yapısal,
makina-teçhizat olarak akustik özellikleri araştırılmadan kurulmuşlardır ve dolayısıyla
gürültü ve meydana getirdiği duyma kayıpları birçok dökümhanenin başa çıkması
gereken bir sağlık problemidir. Gürültü problemi çözümünde “yönetimsel kontroller,
mühendislik kontroller ve kişisel koruyucu ekipman kullanımı” yaklaşımından veya
“gürültünün kaynağında azaltılması, gürültünün ilerleme yolunda azaltılması ve alıcıda
azaltılması” yaklaşımından faydalanılabilir. Çalışanların gürültüye bağlı risklere karşı
korunmalarına yönelik kuralları belirten yönetmelikler ve eylem planları, işverenler ve
çalışanlara çeşitli eğitimler ve seminerler düzenlenerek anlatılmalı, kuralların daha etkin
uygulanması sağlanmalıdır.
5. TEŞEKKÜR
YİSGÜM Genel Müdürü Selçuk Özdemir’e literatür desteklerinden dolayı teşekkür
ederiz.
6. KAYNAKÇA
[1] Hearing Protection in Metalcasting Facilities, OSHA and American Foundry Society
(AFS) Alliance, Fact Sheet, April 2010.
[2] Occupational Exposure to Noise: Evaluation, Prevention and Control, SpecialReport S 64, Edited by Goelzer, B., Hansen, C.H., Sehrndt, G.A., World Health
Organization, Occupational Health Publication.
[3] Boyd, G. Jr., Klempner, M., The Foundry Manager’s Guide to Safety and Health
(Second Edition), The Pennsylvania Foundry Association, 2002.
[4] Suter, Alice H., The Nature and Effects of Noise, in 47. Noise, Suter, Alice H.,
Editor, Encyclopedia of Occupational Health and Safety, Jeanne Mager Stellman,
Editor-in-Chief. International Labor Organization, Geneva, 2011.
http://www.ilo.org/oshenc/part-vi/noise/item/751-the-nature-and-effects-of-noise
[5] Integrated Pollution Prevention and Control, Reference Document on Best Available
Techniques in the Smitheries and Foundries Industry, European Commission, May
2005.
[6] Çalışma Yaşamında Gürültü ve İşitmenin Korunması, Editörler: Belgin, E.,
Çalışkan, M., Türk Tabipleri Birliği, Nisan 2004.
[7] Çalışanların Gürültü ile İlgili Risklerden Korunmalarına Dair Yönetmelik, Çalışma
ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Resmi Gazete, Sayı: 28721, 28 Temmuz 2013.
[8] Şahin, E., Gürültünün Üretim Verimliliği Üzerindeki Etkilerinin Araştırılması,
Teknoloji, Sayı: 3-4, Sayfa: 19-25, 2003.
[9] Ünlü, N., Yıldırım, S., Eruslu, N., Dökümhanelerde Gürültü Problemi ve El-Kol
Titreşim Sendromu, Metal Dünyası, Sayı: 63, Sayfa: 24-29, Ağustos 1998.
[10] Health Hazards of Foundry Work, Labor Occupational Health Program, Monitor,
Vol 3, No 5, 1-2, May 1976.
[11] Öztürk, A., Ergör, G., Demiral, Y., Ergör, A., Tapçı, N., Döküm İşkolunda
Gürültüye Bağlı İşitme Kayıpları Sıklığı ve Etkileyen Etmenlerin Değerlendirilmesi,
Türk Tabipleri Birliği Mesleki Sağlık ve Güvenlik Dergisi, Sayı: 31, Sayfa: 40-46,
Ocak-Şubat-Mart 2009.
[12] Gönüllü, M.T., Avşar, Y., Arslankaya, E., Tosun, İ., Değişik Endüstri Birimlerinde
Oluşan Gürültülerin Araştırılması ve İşitme Sağlığı Açısından Değerlendirilmesi, 4.
GAP Mühendislik Kongresi, Şanlıurfa, 6-8 Haziran 2002.
[13] Sağlık Kuralları Bakımından Günde Azami Yedi Buçuk Saat veya Daha Az
Çalışılması Gereken İşler Hakkında Yönetmelik, Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığı, Resmi Gazete, Sayı: 28709, 16 Temmuz 2013.
[14] Zakaria, Adel M., Noweir, Kamal H., El-Maghrabi, G., Evaluation of Occupational
Hazards in Foundries, The Journal of the Egyptian Public Health Association
(JEPHAss.), Vol.80 No.3-4, 433-462, 2005.
[15] http://www.metalurji.org.tr/dergi/dergi127/der127_22.pdf
[16] Classified Hearing Protectors Updated: March 2013, Ministry of Business,
Innovation and Employment, New Zealand.
[17] Gürültü Kontrol Yönetmeliği, Resmi Gazete, Sayı: 19308, 11 Aralık 1986.
[18] Çevresel Gürültü Eylem Planı 2009-2020, Çevre ve Orman Bakanlığı.