close

Enter

Log in using OpenID

According to the Event Documents Arhives of Kırmızı Kasaba

embedDownload
Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi
The Journal of International Social Research
Cilt: 7 Sayı: 29
Volume: 7 Issue: 29
www.sosyalarastirmalar.com
Issn: 1307-9581
ARŞİV BELGELERİNE GÖRE KIRMIZI KASABA OLAYLARI (1918–1920)
ACCORDING TO THE EVENT DOCUMENTS ARHIVES OF KIRMIZI KASABA (1918-1920)
Beşir MUSTAFAYEV*
Öz
Bu makalede Azerbaycan’ın kuzeyinde yer alan Kuba yöresine bağlı Kırmızı kasabada
yaşayan insanlara karşı yapılan mezalim üzerinde duracağız. Ermeni ve destekçilerinin bu yöredeki
faaliyetlerini ağırlıklı olarak arşiv belgelerine göre ele alacağız. Taşnak güçlerinin tüm faaliyetlerine
Rusya başta olmak üzere dış güçlerin destek olduğunu gösteren çok sayıda arşiv belgesi
bulunmaktadır. Azerbaycan Cumhuriyeti Milli Devlet Arşivi, Azerbaycan Siyasi Partiler ve İçtimai
Hareketler Arşivi, Rusya Federasyonu Devlet Tarih Arşivi, Edebiyat ve İnce Sanat Arşivi, İlimler
Akademisi Tarih Enstitüsü Arşivi, Tarih Fakültesi Arşivi, Kuba Yahudi Arşiv Fonu gibi birçok
kurumlarda yer alan büyük çoğunluğu Rusça olan belgeler, Ermeni çetelerinin sadece Osmanlı
insanına değil, aynı zamanda Kırmızı kasabada yaşayan Azerbaycan insanına karşı da mezalim
uyguladığını göstermektedir.
Anahtar Kelimeler: Azerbaycan, Kuba, Kırmızı Kasaba, Ermeni, Yahudi, Rusya.
Abstract
In this study, located in the north of Azerbaijan in Turkey against the Kuba Region will focus
on the atrocities. During these years, this land of the Armenians and their supporters in their
activities based on archival documents will consider weighted. All the activities of the Armenian
Dashnak power mainly in Russian, indicating the support of outside forces has a large number of
archival documents. Azerbaijan of the National State Archives, Azerbaijan Political Parties and
Movements assembly Library, Russian Federation State Historical Library, Literature and arts
Library, the Academy of Sciences Institute of History Library, History Faculty Library, Kuba City
Library Fond Jewish institutions in areas such as the vast majority of documents in Russian,
Armenian gangs only within the borders of Ottoman to the people, but also in the Kırmızı Kasaba in
the Azerbaijan the people atrocities in they are applied.
Keywords: Azerbaijan, Kuba, Kırmızı Kasaba, Armenian, Jewish, Russian.
Giriş
1880'de yapılan bir toplantıda Ermeni ulusalcıları karşılarına iki hedef koymuşlardı.
Birincisi “Ermeni milli meselesini” Avrupa’ya taşımak ve gereken kamuoyu oluşmasında her
türlü propaganda araçlarından yararlanmak. İkincisi ise en geç on yıl içinde Ermenileri
örgütlendirerek, yapılacak olan isyan ve katliamlarla Avrupa’nın ilgisini bölgeye çekmek ve
“Büyük Ermenistan” projesini uygulamaktı. Ermeniler bu amaçla Anadolu ve Kafkaslar’da geniş
çaplı terör faaliyetleri gerçekleştirdiler. Bu dönemde gerek Rusya, gerekse Avrupa, Ermenilerin
hedeflediği bağımsız bir Ermenistan devletinin varlığını birbirleri açısından tehlikeli
görmekteydiler. Rusya ortaya çıkacak bu devletin Avrupa’nın kontrolüne geçeceğinden,
Avrupa ise Rusya’ya boyun eğeceğinden endişe etmekteydi. Batı devletleri de kendi aralarında
*
Doç. Dr., Siirt Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi, E-posta: [email protected]
- 646 bu konuda ortak bir fikirde değillerdi. Böylece “Büyük Ermenistan” uğrunda Rusya ve Batılı
güçler arasında bir mücadele dönemi başlamış oldu (Mustafayev, 2012: 534).
Kafkaslar ve Azerbaycan, tarihi bakımdan bölge ve dünya için önemli geçiş yollarından
biri olmuştur. Tarihi İpek yolunun bir bölümü Azerbaycan’dan geçerek, Batılı ülkelere ulaşırdı.
XIX. yüzyıldan itibaren Akdeniz, Karadeniz ve Azak denizinden geçen nakliye gemileri, Volga
nehri üzerinden Hazar denizine oradan da Türkistan’a aynı yoldan Avrupa ve Baltık denizine
giden malların daha kolay ve ucuz taşınmasını sağlıyordu. Bu elverişli ortam kuşkusuz en çok
Rusya’nın iştahını kabartmaktaydı. Pastadan en çok payı yine Rusya elde etmekteydi. Bu
durumda gücü elinde tutmak isteyen Rusya, bölgede nüfuz dengeleriyle sürekli
ilgilenmekteydi. Ermeni halkının iskân ve isyan politikası daha çok bunun için
kullanılmaktaydı.
Tarih boyunca Kafkasya’da bir siyasi otoritenin ötekiyle, bir dinin ve mezhebin diğeriyle,
bir etnik grubun karşıtıyla çatıştığı görülmektedir. Bu da bölgenin siyasi, kültürel, sosyal, etnik
ve dini-mezhep bakımdan çeşitliliğinden ileri gelmektedir. Buna rağmen bölgede var olan farklı
kimlikler, bu coğrafyada Rus-Ermeni faktörünün ortaya çıkışına kadar bir arada yaşamayı
sürdürdüler.
Birinci Dünya Savaşı’nda, Rus Çarlığının çökmesi üzerine, Kafkaslarda yaşayan halklar
hürriyetlerini elde etmek için ayaklandılar. Bu hareketle milletler, “kendi geleceğini tayin etme
hakkını” kullandılar. Yapılan genel seçimler sonucunda meydana gelen Kafkas Halkları
Parlamentoları, milletin istediği gibi ülkeyi yönetme azmi ile her türlü müesseselerini vücuda
getirdiler. Bunun neticesinde bağımsızlılarını elde ettiler ve birer cumhuriyete kavuştular.
Böylece Kuzey Azerbaycan, Kuzey Kafkasya (Dağıstan), Ermenistan ve Gürcistan devletleri
ortaya çıktı. Ardından Rusya’da iktidara gelen Bolşevikler, başta Kuzey Azerbaycan olmak
üzere milli mukadderatlarını elde eden halklara karşı saldırıya geçmiştir. Üstün kuvvetlerine
dayanarak bu devletleri ortadan kaldırdılar. Böylece bu ülkeleri Sovyetleştirdiler.
15 Mart 1917’de Bakü Sovyetinin toplantısında “Güney Kafkasya” konulu bir konuşma
yapan Şaumyan, açık ve net bir şekilde Müslüman-Türk katliamı yapılması yönünde sinyaller
verdi. Bu olay Bakü’de Müslüman ahali arasında çok ciddi ölçüde rahatsızlığa neden oldu.
Ermeniler Bakü’de yaşayan Hıristiyanları Müslümanlar aleyhinde kışkırtıcı sloganlar atmaya
başladılar. Nihayet 30 Mart günü Bakü’de ilk silah sesleri yankılandı. Hedef kadınlar, yaşlılar
çocuklar, hastalar ve şehirdeki tüm okullar, hastaneler, sosyal tesisler, basın organları olmuştur.
Hepsi ateşe verildi (BOA, HR, HU, KR. 122.4.6). Bakü’yü Müslüman Türklerden temizleme
operasyonu 1918 Nisan ayının başlarına kadar sürdü. Sadece şehir merkezinde değil, Bakü
çevresindeki yerleşim alanlarında dahi öldürülen Müslümanların sayısı binleri buluyordu.
Evlerde kafası kesilmiş ve kaçamayan onlarca çocuğun cesedi, işlenen felaketin boyutlarını
gözler önüne sermekteydi. Ermeni ulusalcılığı Ermeniler dışında Doğu Anadolu ve Kafkasya
genelinde diğer milletlerin etnik temizlenmesini öngören bir boyuta ulaşmıştır. Özellikle
Kırmızı kasabadaki olaylarda Taşnaklar, adeta bu yolda bir ölüm makinesi gibi çalışmaktaydı
(Daşnaki, 1990: 7-11).
Daha sonra bu kabilden olan olaylar tüm Azerbaycan’ı sardı. Kuba, Şamahı, Erivan,
Karabağ ve Nahçıvan’da bütün şiddetiyle sürdü. Taşnaklar katliamlar ile yetinmeyip her
vilayette evleri yağmaladıktan sonra özellikle de tarihi mekânları, manevi ve milli abideleri
hedef seçmişlerdi. Arşiv vesikalarında da adı geçen ve sık-sık zikredilen bu davranışlar
Ermenilerin asıl hedeflerinin Müslüman dünyası olduğunu göstermiştir. Şöyle ki, Şamahı
kazasında 58 köy yıkılmış, 7 bin Müslüman katledilmiştir. Bunlardan 1.653’ü kadın, 965’i ise
çocuk idi. Kuba’da 122 köy yıkılmış, binlerce masum insan feci şekilde öldürülmüştür. Şehrin
Kırmızı kasabasında yaşayan Azerbaycanlı Yahudiler de bu katliamlardan nasibini almıştır.
Buradan anlaşılmaktadır ki, Ermeni terörünün hedefinde sadece Müslümanlar değil, tüm
insanlık olmuştur. Nitekim olaylarda Gürcü, Rus, Kazak, Çeçen, Ukraynalı ve İngiliz öldüğüne
dair bilgilere arşiv belgelerinden rastlıyoruz. Kırmızı kasabada meydana gelen olaylarda
Şaumyan ve Amazasp ikilisinin işbirliği dikkati çekmektedir (Mustafayev, 2012: 535-558).
- 647 Şaumyan’ın esas planı Yevlah istasyonunu ele geçirerek Gence vilayetine ulaşmak,
oradan da Dağlık Karabağ’ın diğer bölgelerinde ve Kuba’nın Kırmızı kasabasına kadar faaliyet
alanlarını genişletmekti. Bu esnada Karabağ ve Kuba Ermenileri Ruslara iyi gözükmek için
derhal Sovyetleşerek silaha sarılmıştır. Bu mezalime Kafkasya’daki Ermeni ve Rus kiliseleri ve
kilise görevlilerinin de faal olarak iştirak ettiği bilinmektedir. Kilise görevlileri o kadar tutarsız
davranmaktaydı ki, bazen Müslüman kesimden af dilenmekten bile geri kalmamaktaydılar. Öte
yandan Müslümanlar tarafından Ermeni din görevlilerine aşağıdaki şartlar ileri sürülmüştür.
1.
2.
3.
Ermeni katogigosu müftünün ayağına giderek af dileyecek
Papazlar kiliselerde Ermeni katliamları, yangın ve yağmaları kötüleyecekler.
Öldürülen Müslümanların katillerini hükümete teslim edecekler.
Ermeniler, Müslümanların bu şartlarını kabul etmiştir. Ancak, katogigos hasta olduğu
için onun yerine Piskopos Satımyan müftüye giderek af diledi. Papazlar kiliselerde olayları
kötüleyeceklerini, fakat suçluları Ruslara teslim etmeyeceklerini, kendileri cezalandıracakları
sözünü verdiler (Mustafayev, 2011: 338-351).
Kuba (Quba) ve Kırmızı Kasaba Yöresindeki Ermeni İsyanları
Rus arşiv kaynakları Azerbaycan’ın kuzeyinde Ermenilerin yaptığı katliamın 7–20 Şubat
1905’te patlak verdiğini göstermektedir. Rusya Adalet Bakanına Bakü Savcısı V. Voronov
tarafından çekilen telgrafta bir grup Ermeni komitecinin Bakü’de silahlı saldırıları sonucunda
Ağa Rıza Babayev adlı Müslüman Türkün katledildiğini yazar. Bu olayları müteakiben dört
kişinin daha katledildiğini ve yedi kişinin de yaralandığını rapor etmiştir. Raporda ayrıca, şehir
merkezinde anarşinin hâkim olduğu belirtilmiştir. Söz konusu olayların etnik ve dini nitelikte
olduğunun altı çizilmiştir (RFDTA, 1405-119).
Öte yandan raporda Ermenilere dışarıdan mali destek sağlandığı da bildirilmiştir. Ayrıca
Tiflis Savcısı tarafından Rusya Adalet Bakanına 1905’te gönderilen 119 sayılı rapor da tüm bu
olayları onaylar nitelikte idi. Çıkan çatışmalarda 33 ölü tespit edildiği rapor edilmekteydi. Söz
konusu olaylarda Ermenilerin Müslümanları kışkırttıkları, şiddet eylemleri ile yıldırmaya
çalıştıkları ve olayların çıkmasına neden oldukları görülmektedir. Bakü Savcısı V. Voronov’un
1905’te Rusya Adalet Bakanı ve Tiflis Savcısına gönderdiği telgrafta şu bilgiler rapor halinde
sunulmuştur: “Yapılan aramalarda Ermeni dilinde yazılı bir kitap bulunmuş, söz konusu bu kitapta
İslam dini ile alay edildiği ve kitabın kapağında Muhammed Peygamber’in Ermeni Papazı kıyafeti ile
tasvir edildiği tespit edilmiştir. Kitabın yayımlandığı tarihten itibaren şehirde durum sabit değildi.
Ermenilerin burada temel amacı Müslümanları kışkırtmak ve kutsal değerleriyle alay etmekti. Bu durum
hiç kuşkusuz Müslümanları çileden çıkarmaya yetmiştir. Daha sonraları Ermenilerin yasak yayın yapan
matbaası ortaya çıkarılmış ve bu gibi birçok yasak olan bilgi ve belgeler toplatılarak el konulmuştur”
(RFDTA, 1405-3934).
Özellikle 1905-1918 yılları Azerbaycan tarihinde en facialı yıllar olmuştur. Belgelerde
gördüğünüz bütün bu katliamları 1918’li yılların başlarında Ermeni silahlı birleşmeleri
Kuba’da1 yapmışlardır. Taşnak çeteleri 1918 yılına kadar yaşlı, çocuk, kadın ayrımı yapmadan
Azerbaycan halkını katletmiştir. Kuba’nın bütün sokaklarında kanlı facialar baş gösteriyor,
köylerde, kasabalarda savunmasız insanlar kitle halinde öldürülüyordu. 1918-1920. yıllar
Azerbaycan’da bir taraftan Andranik Ozanyan’ın rehberliğii ile Taşnaksütyün Ermenileri
Müslümanları katlederken, diğer taraftan ise S. Şaumuyan’ın rehberliyi ile Bolşevik-Taşnak
Ermeni birlikleri tarihi gerçekleri ört-bas etmek maksadıyla, kitle halinde öldürdükleri insanları
toplu mezarlıklarda gömüyorlardı (Musayev, http://www.azadt.net/x18291.htm/azerpfoto.com).
1 Kuba (Guba-Quba): İsmini İslâm âleminde ilk yapılan cami, Kuba Mescidi’nden almaktadır. Vilayetin toplam nüfuzu
110–140 bin arasında. Yüzölçümü 2.575 km². En çok köye ve kasabaya sahip olan iller arsında yer almaktadır. Köy ve
kasaba sayısı 150’den fazla olup, şehir merkezinde 2-3 cami, köylerdeki mescit sayısı 26-30 civarındadır. Ayrıca
merkezde 1 Rus okulu, 4 Azerbaycan okulu vardır. Nüfuz dağılım şöyle: Azerilerin dışında 4 bin 500 Yahudi, 2 bin 600
Rus, 8 Ermeni, 1 Gürcü (Bilgiler 1989-1990 yılı istatistiklerine göredir), (Güler, 1990: 67).
- 648 Kuzey Kafkasya’da, Dağıstan’daki esir zabitlerden Şükrü Bey’den alınan raporda Kırmızı
kasabada meydana gelen hadiseler şöyle özetlenmektedir: “Kuba yöresini 03.08.1918 senesinde
ele geçirerek, düşmandan 3 makineli tüfek, 14 at, 500 tüfek, 25 bin mermi, savaşta kullanılan
mutfak malzemeleri ve Müslümanlardan alınan değerli eşyalar toplanmıştır. Müslümanları
silâhaltına alarak, onlarla Haçmaz (Xaçmaz) ilçesine doğru ilerledik (ARDA, 1061-1-96, s. 63).
Demiryolunu, Bakü-Derbend hattının Xudat (Hudat) ilçesi etrafında Rusların gelip gitmesine
mani olmak için ve durumu orduya bildirmekle mükelleftim” (Türker, 2008: 140).
Dışişleri Bakanlığının Müslümanlar üzerinde yapılan zulümlerin araştırılması için
tetkikat komisyonu kurulması hakkında 15 Temmuz 1919’da maruzat (Azerbaycan
hükümetinin Şartname dergisinde) yayımladı. Şartnamenin oluşturulması Hukuk Bakanının
şahitliği ile karara bağlanmıştır. (Bir önceki karar 2437 numaralı ve 26 Mart 1919 tarihli
olağanüstü komisyonun üyesi Novaski’nin maruzatında yer almıştı.) Burada Kuba’nın yakılıp
yıkılması ve ahalisinin katledilmesi, Kuba yöresine David Kelova’nın rehberliği ile Bolşevik
ordu birleşmelerinin ve Bolşevik hükümetinin kurulmasını konu etmektedir (ARDA, 1061-1-95,
s. 2–4). Katliama hazırlık faaliyetleri zamanı Amazasp çeteleri katı Bolşevik A. Alibeyov ile
şehirde yapacakları çıkışları görüşmüşlerdir. Alibeyov halka hitaben şunları söyleyecektir: “Ben
aslen Erzurumluyum. Uzun müddet Türkler ile savaştım. Her zaman Ermeni çıkarlarını korudum.
Bundan böyle de savunmaya devam edeceğim. Sovyet hükümeti tarafından Osmanlı Ermenilerinin
intikamını alamaya geldim” (ARDA. 1061-1-96, s. 35–36). Alibeyov, Kuba’da işlediği katliamlar
hakkında sürekli Şaumyan’ı bilgilendirir ve yazılı şekilde zaman-zaman silahlı gruplar talep
etmiştir. Öte yandan Şaumyan, Kuba’daki kanlı olayları duyunca Alibeyov’a gönderdiği
mektupta şu ifadeleri kullanacaktı: “Bu zamana kadar Müslüman Türkler Osmanlı topraklarında
binlerce Ermeniyi öldürdü, Kuba’da Ermeniler iki Müslüman öldürmüşse bunda ne var? Boşuna şikâyet
etmesinler gözyaşı dökmesinler” (ARDA, 1061-1-96, s. 38). Oysa Kuba’da öldürülen sadece
Müslüman kesim değildi, Rus, Çeçen ve aynı zamanda Kırmızı kasabada yaşayan Yahudi halkı
da katledilmekten kurtulamamıştır.
Kuba’da ilk olayların patlak verdiği noktalar, Kırmızı kasaba, Pazar, Bulvar, Komendant
ve Abasgulu Ağa Bakıhanov mahalleleri olmuştur. Bu olaya kadar Kuba’da yaşayan Ermeni
sayısı 500 civarında idi. Bu Ermeniler 200’e yakın Müslüman’ın yaşadığı haneleri yakmışlardır
(ARDA, 1061-1-96, s. 1-3). Daha sonra diğer bölgelerden Ermenileri buraya açıkça yağma ve
katliama davet etmişlerdir.
Başkent Bakü başta olmak üzere ülkenin birçok yerinde çatışmalar kısa sürede Kuba
yöresine de sirayet etmesi kaçınılmazdı. 1 Mayıs 1918 senesinin sabahın erken saatlerinde ahali
uykudan uyanınca şehrin dört bir tarafı Ermeni Amazasp güçleri tarafından muhasaraya
alındığına şahit oldular. İlk olarak şehrin güvenlik ve asayişinden sorumlu 26 görevliyi
katlettiler. Şehrin giriş ve çıkışları kapatıldı. Şehirdeki insanlar Ermeni mezaliminden kaçarak
Haçmaz ve Hudat demiryolu ile çoğu Derbent’e sığınmak için yollara koyuldu. Değerli
eşyalarını ormanlara gömdüler. Çoğunluğunu ise Ermeniler talan ettiler. Yahudilerin yaşadığı
Kırmızı kasaba girişinde karargâh kurdular. Ermeni güçleri kısa sürede yerli Ermenilerinden
olan A. Ayrapetov’un rehberliğinde şehri öğrenmiş oldular. Öğlen saatlerinde kanlı eylemlerini
gerçekleştirdiler. Mahallede 2 bin 746 kişiyi, kadın, bebek, çocuk, yaşlı olmak üzere değişik
işkencelerle katlettiler. 15 kadının göğsünü kestiler, 8 gencin kafa derisini yüzdüler, 6 din
görevlisinin sırt derisini yüzerek üzerlerine saman döküp yaktılar. Ertesi gün Ermeni kilise
meydanında 150 Azerbaycanlıya mezalim uyguladılar. Yaralıları ve ölülerin bazılarını caminin
etrafına bazılarını da çöplüğe taşıdılar ve üst-üste toplayarak sağ kalanlara işkence ettiler. 8–9
yaşlarında 12 çocuğu ve 16–17 yaşlarında da 16 çocuğu başlarını keserek, Gudyalçay nehrinin
yakınlığındaki Kızıl Kaya’dan attılar. Şehrin savunması için Müslüman birlikleri kuruldu. İlk
kurulan 150 neferlik birlik Ermenilere hücumu zamanı 12 Ermeniyi öldürdü. Durumu gören
şehrin emniyet yetkilisi Ali Abbas Alibeyov’a kesin uyarı verildi. “Cenap Alibeyov, sizden acele
olarak Ermeni güçlerinin başçısı Ağacayan’la irtibata geçerek, aşağıdaki talepleri iletmenizi istiyoruz”.
1. Katliamlar derhal durdurulsun
2. Cenazelerin gömülmesine imkân sağlansın
- 649 3.
4.
Ermeni çeteleri derhal şehri terk etsin
Bu talepler yerine getirilmezse, Ermeniler halkın hücumuna
(http://www.mns.gov.az/qubasoyqirimi/html/23.09.2007/23.12).
maruz
kalacaktır
Bu talepleri, mukavemet birliğinin komutanı Mirhaşim Mirmemmedov aynı gün çete
reisi Amazasp ile görüştü. Bu uyarı gazapla karşılandı. Müslüman heyetin korumalarından
ikisini katletti. “Katledilen insanlar yolunu kaybeden Müslümanlara gözdağıdır. Bizi kimse bastıramaz,
kesin uyarı veremez” diyerek bir bakıma yaptıklarını kanıtlamış oldu (Paşayev, 2001: 255-257).
Nisan 1918’de Bakü şehrinde hâkimiyet Bolşeviklerin elinde idi. Bu Bolşevik partisinin
temsilcisi D. A. Çelovani Kuba’ya geliyor. A. Novaski tarafından dindirilen Çelovani, şöyle
söylemiştir: “Ben, görüş olarak sosyal demokrat menşevikim. Kendi siyasi görüşüme göre sürgün
edildim.” Hücumdan evvel Bolşevik teşkilatının Kuba’da Sovyet hâkimiyetini oluşturmak için
gönderdiği Çelovani ile birlikte Bolşevik Müslüman Mir Cefer Bağırov da gelmişti (ARDA,
1061-1-96, s. 34). Gelmesinin esas amacı ise burada baş veren olayları yerinde araştırmaktı.
Celovani’nin kovulmasından sonra, Bağırov: “Ben vatandaşlarımın yanında olmalıyım” diyerek
şehirde kalmıştır (Nebiyev, “Quba Soyqırımı”, http://www.mns.gov.az/qubasoyqirimi/html/2007/).
Bir diğer bilgiye göre, Mart ayında da taarruza geçen Ermeni güçleri Kuba vilayetinde 15
Müslüman gencini kurşuna dizmişlerdir. Hal öyle almıştı ki, Ermeniler evlerinden bile ateş
açıyorlardı. Evleri yakıyor, kadın, çocuk, yaşlı, hasta demeden katlediyorlardı. Evlerinden
silahsız olarak çıkan her Müslüman mutlaka bir Ermeni’nin pususuna düşmekteydi. Top ve
makineli tüfeklere sahip olan Ermeni kuvvetleri Kuba ahalisine karşı tam askeri bir cephe açmış
bulunuyordu. Bu esnada Bakü’deki katliamlarda 18 bin Müslüman’ın öldürüldüğü haberi
geldi. Silahı olmayan ahali şehri terk ediyordu. Ruslar bile Rusya’ya geri dönüyordu. Ayrıca
hedefteki Bakü’nün zengin petrol kuyuları ve ticaret müesseseleri onların eline geçmişti
(Emircan-Gerger, 1992: 81, 102).
Mayıs ayı boyunca Taşnak Amazasp ve onun yardımcısı Nikolay, şehirde savunmasız
insanlara karşı acımasız mezalim gerçekleştirdi. 2 binden fazla kadın, çocuk, yaşlı, hasta
Amazasp’ın ordusu tarafından katledildi. Ayrıca 4 milyon ruble nakit para, altın ve kıymetli
eşyaları yağma ve talan ederek binaları yaktılar. Öte yandan 25 milyon ruble değerinde değişik
eşya ve değerli malları çaldılar. Amazasp’ın ordusu Müslümanların camilerini yakarak, kutsal
kitap olan Kuran-ı Kerim’i ayaklar altına almıştır. Amazasp ordusu Kuba’da 122 köyü
yağmaladı. Bu olayda 60 insan öldürüldü ve 53 kişi yaralandı. Amazasp’ın ordusu şehre toplam
58.121.059 ruble değerinde zarar vermiştir (BCA, 930 01.5.104.1; Дашнаки, 1990: 8-12).
Amazasp şöyle diyordu: “Ben Ermeni halkının kahramanıyım ve onun istek ve ilgilerini
savunmaktayım. Ben buraya ( Kuba’ya) 2 hafta önce burada öldürülen Ermenilerin intikamını almak için
gönderildim. Ben Hazar denizinden Şah dağına kadar tüm arazilerde yaşayan Müslümanları katletmek
için gönderildim” (ARDA, 1061-1-95, s. 5-6-7-8). Başka bir arşiv belgesinde Amazasp askerinin şu
ifadelerine rastlamaktayız: “Ben sizin kanınızı içeceğim (Müslümanlara), bunların değerli eşyalarını
alın, evlerini ateşe verin.” Yine halka dönerek şöyle seslenmiştir: “Sizin belanız o zaman başlayacak
ki, ben sabah erkenden dağa çıkarak, oradan sizi top ateşine tutacağım. Her şeyinizi yerle bir edeceğim”
(ARDA, 979-10-96, s. 35-36).
Amazasp çetesi Kuba ilçesine giderken de yol boyu tüm köylere saldırmış, evleri
yağmalamış, önüne çıkan insanları katletmiştir. Öte yandan Deveçi (Şabran) vilayeti Pazar yeri
ve Kızıl Burun köyünde barış ricasında bulunan köyün ihtiyar heyetini bile katletmiştir.
Ellerindeki Müslümanların mukaddes kitabı olan Kuran-i Kerimi yırtarak yakmıştır. Ayrıca
Haçmaz istasyonunda onlarca insanı katletmiştir2.
Kuba’da öldürülen Müslümanların birçoğunun ismi Azerbaycan ve Rus arşivlerde mevcuttur. Bu isimlerin bir kısmını
verebiliriz: 1) Molla Şahbaz (ailesi ile birlikte), 2) Meşedi Musa Zeynaloğlu, 3) Cabbar Memmed Alioğlu, 4) Seferali
Meşedi Talıboğlu, 5) Meşedi Musa Zeynaloğlu, 6) Hacı Dadaş Kasımoğlu (ailesi ile birlikte), 7) Muhammed Resuloğlu
(ailesi ile birlikte), 8) Meşedi Kamber (ailesi ile birlikte), 9) Molla Muhammed Salihoğlu, 10) Muhammed Resul
Bayramoğlu (oğlu ile birlikte), 11) Kerbela Abuzer Mestanoğlu (ailesi ile birlikte), 12) Kerbela Memmed Tağıoğlu
(ailesi ile birlikte) (ARMDA, 1061-1-5, s. 6-7-8).
2
- 650 Ermeni güçleri tarafından Mart-Nisan-Mayıs ayları boyunca Kuba’da 36 bin 782
Müslüman katliama maruz kalmıştır. Şehirde, 568 kişinin kafası kesilmiş ve derisi yüzülmüştür.
151 çocuk ve kadın hançerle doğranmıştır (http://www.mns.gov.az/qubasoyqirimi/2007). Siyezen,
Deveçi (Şabran), Haçmaz (Xaçmaz), Kusar (Qusar) ve Hudat (Xudat) vilayetleri gibi civar
yörelerde 5 binden fazla insan işkencelerle katledilmiştir. Nuri Paşa önderliğindeki Kafkas
İslam Ordusu 10 Mayıs tarihinde Kuba iline gelişinde Müslümanlar tarafından sevinç
gözyaşları ile karşılanmıştır. O, 22 Müslüman Türk askerinin, kanlı şehit gömleğini alnına
koyup öperek: “Yenilmez Türk Askeri” dediği sözleri hem eskilerin hafızasında hem de arşiv
belgelerinin ciltlerinde saklıdır (http://www.mns.gov.az/qubasoyqirimi/html/2007).
Bu dönemden itibaren işgalci Amazasp ve Bolşevik çetelerine karşı yapılan harekâtta
Türk İslam Ordusu başarılı olmuştur. Kuba’daki çarpışmalara, 4. Tümen Komutanı Albay
Ahmet Şükrü Bey de bizzat katılmıştı. Kuba’yı Ermeni işgalinden kurtarmak için süvari Binbaşı
Sabri Bey Komutasındaki yaklaşık 1.000 kişilik bir milis kuvveti, gece boyunca yürüyerek
Kuba’nın kuzeyindeki Kusar vilayetini ele geçirdi. Kuba’dan kaçan Bolşevikler, Haçmaz
istikametine giderken, Türk askeri birlikleri düşmanı takip ederek Haçmaz vilayetine doğru
ilerledi ve şehri savunmaya muvaffak oldu (ATASE, c. II, 595–596).
Kırmızı Kasaba’da Ermeni Terör Hareketleri (1918–1919)
Azerbaycan’ın Kuzey bölgesinde Ermeni mezalimi aylarca devam etmiştir. Ama dokuz
gün boyunca süren katliamlar tarihe kara harflerle kazılmıştır. İlk üç günü talan, ikinci üç günü,
katliam, son üç günü ise şehri yakma planı uygulanmıştır. Ortaya çıkan durumu belirtmek için
olağanüstü hal komisyonu devreye girmiştir. Olağanüstü hal tetkikat komisyonun 542 numaralı
(12 Aralık 1918) raporunda şu bilgiler yer almaktadır:
1.
Kuba kazası savcılığından bildirilen raporda Ermeni çetelerinin başçıları Amazasp ve Stepan’ın
gerçekleştirdikleri katliamlar
2.
Bununla ilgili mahkemenin vermiş olduğu kararlar
3.
Kuba vilayetine yakın Kusar vilayetinin köylerinde Ermeniler tarafından yapılan hırsızlık ve
yağma esnasında 22 insan öldürülmüştür.
4.
Belgede aynı zamanda maddi zararlar da belirtilmiştir (ARDA, 1061-1-98, s. 1-3).
Olaylara adı karışan suçlular hakkında tutuklama ve yargılanma kararları çıkarılmış, bir
kısmı hapsedilmiş, bir kısmı salıverilmiş, bir kısmı kaçmış, bir kısmı hakkında mahkemelerin
devam etmesi gerektiği (yarım kalan yargılanmalar) görülmektedir. Öte yandan olayları
araştıran komisyon üyesi A. Novaskiy’e göre, 122 den fazla köyü yıkan Amazasp ve onun
yardımcıları Nikolay, komiser Venunsa ve diğer caniler yaptıkları suçlara göre, dönemin 13129-927-1633-1634-1453-1607 insan hakları maddelerine göre sorumluluk taşımaktadırlar
(Mustafayev, 2010: 118).
Kırmızı kasaba ve Kuba’da o dönemler onlarca medeniyet abideleri, sağlık merkezleri,
okullar, kız gimnaziyaları (kız meslek liseleri), Rus-Tatar Kolejleri, Şollar-Bakü Su Kemeri,
Uluslararası Kırmızı Aypara Cemiyeti, Bakü Şehir Dumasının Nicat Cemiyeti şubesi, tiyatro
binaları ve birçok milli, manevi değerleri ihtiva eden müesseseler faaliyet göstermekteydi.
Rusya ve Bakü’ye de yakın olması hasebiyle son derece modern bir şehir görünümündeydi.
Ayrıca birçok değişik halkları-azınlıkları barındıran (Yahudi, Budug, Lezgi, Tat, Çeçen, Rus,
Gürcü) kozmopolit ve hoşgörü mekânı idi. İşte sırf bu yüzden Ruslar tarafından buralara bile
onlarca Ermeni ailesini yerleştirmişti. İrevan (Revan-Erivan), Zengezur ve Nahçıvan’da
meydana gelen Ermeni-Müslüman çatışmasının ardından da yine birçok Ermeni Kuba’ya
yerleşerek ticari işlerle uğraşarak zenginler zümresinde yer almışlarıdır. Ermeniler şehrin en
güzide yerlerinde rahat yaşamaktaydılar. Şehrin gözde mekânlarından olan daha çok
Yahudilerin yaşadığı Kırmızı kasabada yerli ahaliye karşı haksız davranmaları ile
bilinmekteydi. Şehrin köklü halkına ilk günlerden toprak iddiasında bulunmaktaydı. Sadece
Ermeniler ile alış veriş yapar, ticaretten elde ettikleri mahsulleri Haçmaz demiryolu vasıtasıyla
- 651 dışarıdaki
Ermeniler
ve
Ruslara
satmaktaydılar.
(“Quba
Soyqırımı”,
http://www.mns.gov.az/qubasoyqirimi/html/2007/23.12). Ermeniler dışarıdaki Ermeniler ile irtibatlı
idiler. Kuba, Dağlık Karabağ, Zengezur, Nahçıvan yörelerinde patlak veren Ermeni-Müslüman
çatışmalarına açıktan destek vermekte ve Ermeni örgütlerine adeta buralarda hak iddia ederek,
ülkenin kuzeyine davet etmekteydiler. Geldiklerinde de onlarla birlikte şehirde yağma ve
katliam hareketlerinde iştirak etmiştir.
Olaylar sadece Bakü ile sınırlı kalmadı. Daha sonra bu kabilden olan olaylar tüm Kuzey
Azerbaycan’ı sardı. Kuba, Şamahı, Erivan, Dağlık Karabağ ve Nahçıvan’da bütün şiddetiyle
sürdü. Taşnaklar katliamlar ile yetinmeyip her vilayette talan özellikle de tarihi ve kültürel
mekânları, manevi ve milli abideleri hedef seçmişlerdi. Ermeniler tarafından Şamahı şehrinde
58 köy yıkılmış, 7 bin Müslüman katledilmiştir. Bunlardan 1. 653’ü kadın, 965’i ise çocuk idi.
Kuba’da 122 köy yıkılmış, binlerce masum insan feci şekilde öldürülmüştür. Şehrin Kırmızı
kasaba semtinde yaşayan Azerbaycan vatandaşı Yahudiler de öldürülmüştür (ARDA, 1061-196, s. 8, 13). Görülüyor ki Ermenilerin hedefinde sadece Müslüman Türkler değil, tüm insanlık
olmuştur. Nitekim olaylarda Yahudi, Gürcü, Rus, Çeçen, Ukraynalı ve İngilizler de ölmüştür.
Öte yandan Azerbaycan Cumhuriyetinin Kuba şehir müfettişinin 1918 Aralık ayında
bölgede meydana gelen olaylar ile ilgili bilgileri hükümetin olağanüstü hal komisyonuna
verdiği maruzattan görmekteyiz. Maruzatta cinayeti işleyenlerin kimlikleri, yeri ve zamanı
konusundaki rapor tarihi arşiv kayıtlarında yer almaktadır (ARDA, 1061-1-96, s. 8, 13–14).
Başkent başta olmak üzere, ülkenin birçok yerinde çatışmalar kısa sürede Kuba yöresine
de sirayet etmesi kaçınılmazdı. Şehrin Yahudiler yaşayan Kırmızı kasabanın girişinde karargâh
kurdular. Öğlen saatlerinde kanlı terör eylemlerini gerçekleştirdiler. İlk önce Kuba’nın aşağı
mahallelerini ve zengin Yahudi kasabalarını yağmaladılar ve yaktılar (http://www.sutun.com/node/42196). Mahallede 2 bin 746 kişiyi, kadın, bebek, çocuk, yaşlı olmak üzere değişik
işkencelerle katlettiler. Ertesi gün Ermeni kilise meydanında 150 Azerbaycanlıya (Azeri,
Yahudi, Lezgi, Tat, Çeçen, Gürcü) mezalim uygulandı. Yaralıları ve ölülerin bazılarını caminin
etrafına bazılarını da çöplüğe taşıdılar ve üst-üste toplayarak sağ kalanlara işkence yaptılar. 8-9
yaşlarında 12 çocuğu ve 16-17 yaşlarında da 16 çocuğu başlarını keserek, Gudyalçay nehrinin
yakınlığındaki Kızıl Kaya’dan attılar (http://www.mns.gov.az/qubasoyqirimi/html/2007).
Ayrıca şunu belirtmekte yarar vardır. Anton Salamanov3 özel arşivinde tüm bunlara
rağmen Ermenilerin adını fazla kullanmamıştır. Sadece yapılan olaylarda ölen 24 Yahudi
kökenli Azerbaycan vatandaşı hakkında detaylı bilgiler vermektedir4.
Azerbaycan Halk Cumhuriyeti tarafından 1920’de Kuba’da baş gösteren Ermeni
cinayetleri ile ilgili mahkeme işi başlatılmıştır (ARDA, 1061-1-1, s. 13). Konuyla ilgili Harici İşler
Nazırı M. Hacınski, Ermeniler tarafından öldürülen Müslümanlar ve meydana gelen maddi
zararın araştırılması ile ilgili komisyon kararı imzalamıştır. Kararda şu ifadeler yer almaktadır:
“Dört aydan fazladır ki Azerbaycan’da faaliyet gösteren Bolşevik ve Taşnak çeteleri Müslümanlara karşı
katliamlar gerçekleştirmektedir. Bunun neticesinde zarar gören yerler tespit edilmelidir. Ayrıca katledilen
3Anton Salamanov Kuba şehrine bağlı Kırmızı kasaba semtinde dünyaya gelmiştir. 1905–1910 senelerinde aynı
kasabanın okulunda Yahudi dilinde eğitim almıştır. İnkilabi bakışlarına göre Kuba hapishanesinde daha sora Bakü
Tağıyev hapishanesinde mahpusluk hayatı yaşamıştır. Hapisten sora Türkiye’nin Kars cephesine gönderilmiştir. Kars
cephesinde 28 (7/4) numaralı alay tugayında hizmet etmiştir. Şubat inkılâbından sora Kars cephesinden geri
dönmüştür. Uzun bir yaşam sürdüren Anton Salamanov birçok vazifelerde çalışmıştır. Onun şahsi arşivinde 1918’de
Kuba’da Ermeniler tarafında yapılan katliamlarda daha çok öldürülen Yahudiler hakkında geniş bilgiler mevcuttur. O,
arşivinde şöyle yazar: “Ermenilerin hedefi sadece günahsız Türk Milleti değildir, aynı zamanda tüm Müslümanlar ve bölgede
yaşayan diğer halklar ve azınlıklar olmuştur” (ARDA, Kuba Arşiv Şubesi, Nu: 136).
4Arşivde ismi gecen ve ermeni mezalimine maruz kalan Nisan 1918’de Ermeniler tarafından öldürülen Yahudilerin
listesini aşağıda veriyoruz. 1) İbrahimov İsaka, 2) Şelmieva Şalmi, 3) Haimova Danila,4) Abadyaeva Benyamina, 5)
Agaounova Pinhana, 6) İlyeva Muhana, 7) Danilova Şamaha, 8) Paodilova Pardila, 9) Salamanova Djtoma, 10)
Yakubova Samoona, 11) Natanida Yusufova, 12) Abramova Natana, 13) Anisiova Erima, 14) Solomanova Yusufova, 15)
İliziova İsaka, 16) İlhananova Davida, 17) Yusufova İoaaka, 18) İlizioova Erima 19) Mişi Yihaev, 20) Rafail Mişi, 21)
Rafail Maasni, 22) Benion Dadam, 23) Gavoilova Gavrila, 24) Yakubova Mardahay (ARDA, Kuba Arşiv Şubesi, Nu: 136,
Yahudi asıllı Azerbaycan vatandaşı Anton Salamanov’un şahsi arşivi)
- 652 Müslümanların kimlikleri ve geride kalanlara yapılan zararın boyutunun araştırılması karara bağlansın
(31 Ağustos 1918)” (ARDA, 1061-1-105, s. 1–2). Öte yandan tüm bu olayların Avrupa ve dünya
kamuoyuna bildirilmesi de kararda yer almaktadır. Fakat Sovyet hâkimiyetinin kurulması
sonucunda devam eden mahkeme sonuçlanmamış ve arşiv raflarına kaldırılmıştır.
1918-1920 yılında Ermenilerin yaptıkları katliamlarda istatistiği bilgiler arşiv belgelerinde
aşağıdaki gibi görlmektedir:
1.
2.
3.
4.
5.
6.
Bakü’de 30 bine yakın Müslüman katledilmiştir5.
Şamahı kazasının 58 köyü dağıtılmış, 7 bin kişi o cümleden 1653 kadın ve 965 çocuk
öldürülmüştür (ARMDA, 1061-1-108, s. 6-7).
Kuba’nın 122 Müslüman köyü yağma ve talan edilip yakılmıştır (ARMDA, 1061-1-95, s. 5–6).
Yukarı Karabağ’da 150’den fazla köy yakıldı.
Zengezur kazasında 115 Azerbaycan köyü dağıtıldı (ARMDA, 100-2-791, s. 83-85).
İrevan (Erivan) Guberniyasında (Valilik) 211 ve onun etrafında 88 köy dağıtılmış, 1.920 ev
yakıldı, 132 bin Müslüamn katledilmiştir. Ermeni çetelerin yaptığı mezalimler, Taşnak
hakimiyeti devrinde yürütülen “Türksüz Ermenistan” siyaseti neticesinde, İrevan
Guberniyasının Müslüman nüfusunun sayısı 1916’da 375 bin kişi idi. Fakat 1922’de
Müslümanların sayısı 70 bine inmiştir (ARSPİHA, 276-2-20, s. 18–19; ARMDA, 28-1-185, s.
7–8).
Geçtiğimiz yıllarda kamuoyuna duyurulan Kuba’nın Kırmızı kasaba yakınlığındaki
arazide, Gudyalçay nehrinin sağ kıyısında spor tesislerinin yeniden inşası esnasında gün
yüzüne çıkan insan kemiklerinin döküldüğü yerin mezarlık olması ihtimal dışıdır. Çünkü insan
kemikleri biri birinin üzerine üst üste dökülmüş bir şekilde bulunmuştu. Kemikler nehrin
kıyısında bulunan iki kuyuda aşikar edildi. Büyük kuyunun derinliği 5, küçük kuyunun
derinliği ise 2,5 metredir. Kuyular arasında 2 metre mesafe vardır. Büyük kuyuya yüzlerce
insan iskeleti dökülmüş. İskeletlerin bütün halde bulunmaması gösteriyor ki, insanlar
öldürüldükten sonra, doğranarak kuyulara doldurulmuştur. Sayısız insan kafası çocuk
kemikleri arasından yalnız 35 iskeleti bütün halde götürmek mümkün olmuştur. Kuyulardan,
insana ait olan her hangi bir delil-saç, giyim, eşya bulunmamıştır. “Büyük ihtimal birinci kuyu
insan kemikleri ile dolduğundan, yanında ikinci küçük kuyu kazılmıştır. Küçük kuyunun kapağı henüz
kapalı, açılmamıştır”. Kemiklerin incelenmesi sonucu kıyımın ne zaman yapıldığı tespit edildi.
Yapılan incelemeler sonucu mezarlarda ve kuyularda bulunan kemiklerin 1918’de Ermeniler
tarafından Kuba arazisinde yapılan soykırım kurbanlarına ait olduğu ispatlandı
(http://www.azadt.net/x18291.htm/azerpfoto.com).
Değerlendirme ve Sonuç
Türk Dünyası tarihinin en karanlık dönemlerinden olan 1915–1920 yılları, MüslümanTürk soykırımının araştırılması ve dünya kamuoyuna duyurulması her geçen gün önem arz
etmektedir. Tarihi belgeler ispat etmektedir ki, özellikle 1918-1920’li yıllarda zor dönemlerden
istifade eden Ermeniler, Güney Kafkasya’da ve Kuzey Azerbaycan’da güçlenen Bolşevikler,
kendi emelleri doğrultusunda bir “Ermeni devleti” kurma planını gerçekleştirmek için bölgede
Müslüman ahaliye soykırım uygulayarak, yok etmeye çalıştılar. Lakin ne acı gerçektir ki, Ruslar
ve Ermeniler tarafından uygulanan bu insanlık dışı felaketler eski SSCB dönemi boyunca
hafızalardan silinmeye ve maksatlı bir şekilde unutturulmaya çalışılmıştır.
SSCB döneminde bile Lenin ve Stalin bu yönde saptamalarda bulunduğuna dair bilgi ve
belgeler mevcuttur. Diğer bir saptama ise, Taşnakların emperyalist planlarına alet olduklarıdır.
Rus arşivlerine göre Türk ve SSCB’nin ortak planları arasında Taşnak Ermenilerinin ortadan
kaldırılması olmuştur. Çoğu kaynaklar bunu “Müslüman-Ermeni boğazlaşması”, “Taşnak
Ermenilerinin oynadığı rol” ve “Müslüman Türklerin etnik temizleme politikası” olarak tanımlar.
Geniş bilgi için bkz: (Arşiv Belgelerine Göre Kafkaslar’da ve Anadolu’da Ermeni Mezalimi (1906–1918), c. I-II,
Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Yayınları, Ankara 1995).
5
- 653 Bunların da temel sorumlusu dış güçlerin kışkırtma ve destekleri olduğunu yazar (RFDTA, 8217-220, s. 41; RFDTA, 841-7-290, s. 38).
Rusların Ermenilere karşı olan tutumundaki değişikliklerin esas sebebi Ermeniler
arasında başlayan ırkçılık fikrinin artamaya başlamasıydı. Irkçılık fikirlerinin aşılanması,
Ermenilerin fiilen ve potansiyel olarak bir düşman gibi görülmesine yol açacaktı. Bu fikirleri
bertaraf etmek için ise Ruslar Ermenileri Müslümanlara karşı kışkırtma metotlarını
kullanmıştır. 1915–1920 olayları da sırf bu milletçilerin halkı çeşitli nedenlerle kışkırtmaları
neticesinde ortaya çıkmıştı. Öte yandan Ermeniler yaptıkları faaliyetlerle dünya kamuoyuna en
ağır kayıpları veren tarafın kendileri oldukları imajını oluşturma becerisini göstermişlerdir.
Ermenilerin Azerbaycan’da mezalim yapması ve topraklarını işgal etmesi hakkında en iyi
örnek yine kendi itirafları, bazı Rus ve Gürcü bilim adamlarıdır. Bu konuda S. Şaumyan6, O.
Kaçaznuni7, A. Lalayan8, Vardanyan9, A. İoannisyan10, V. L. Veliçko11, S. Glinka, Çavçavadze, A.
Karinyan12 vb. Ermenilerin planlarından ve mezalimlerinden yazdıkları eserlerinde bilgiler
vermiştir. Ermeni ırkçılığı öyle boyutlarda idi ki, onlar Kafkaslarda başka halk görmek
istememekteydi. Hattı bazı Ermeni araştırmacılarına göre; “Kafkasya’da gelecek Ermenilerindir”.
Anlaşılmaktadır ki Ermeniler sadece Müslümanlara karşı değildi, aynı zamanda diğer halklar
idi. Bu konuda özellikle dönemin ‘Hümmet’, ‘Kaspi’, ‘İzvestiya’, ‘İttihat’, vb gazete ve dergilerinde
önemli bilgiler olduğu bilinmektedir (Mustafayev, 2009).
Ermenilerin içinden çıkan haris komitecilerin, Rusya, İran, İngiltere, Fransa, Almanya,
ABD gibi devletlerin sırf kendi menfaatleri için ileri sürdükleri yalan vaatlerine kapılarak,
Ermenileri büyük bir sefalete sürükleyen ve hem de bir milyon Müslümanın bu yüzden
ölümüne sebebiyet veren bu hareketleri bugün kapanması güç bir yara açılmasına meydan
vermiştir. Bir diğer yabancı gözüyle de meseleyi körükleyicilerin başında yine Rusya’nın
ağırlığını görmekteyiz. Şöyle ki: Hem Azerbaycan’ı hem de Türkiye’yi derinden etkileyen bu
sorunu daha da karmaşıklaştıran, yine daha çok Rusya’nın Kafkaslara ve Anadolu’ya ilişkin
6 Kafkasya’ya Rusya tarafından tayin edilen komiser 26 Bakü sovyeti lideri, S. Şaumyan Stalin’e gönderdiği mektupta
şöyle seslenerek aslında Rus desteğinin ne denli olduğunu gösteriyordu: “Yelizavetpol (Gence) Guberniyası beyleri bize
karşı eylem planındalar. Hacıkabul ve Kuba’da desteklerimizle süvariler arasında çatışma olmuştur. Derhal acil olarak asker ve silah
gönderilmelidir.” (Hesenli-İsmayılov, 1995: 12, 23); (Şaumyan, 1978).
7 Ermenistan’ın ilk başbakanı Kaçaznuni itiraflarını şöyle dile getiriyordu: “Biz, Azerbaycan, Gürcistan ve Osmanlı ile
savaştık. Bolşevikler bizim kadar savaşmadı. Biz, Akbaba, Zengezur, Nahçıvan, Kuba, Gence ve Milin deresinde aralıksız olarak
birçok çatışmaya girdik. Bolşevikler, Şubat ayaklanması hariç çatışmaya girmediler. Bizim dönemimizde halk, savaş meydanlarında
ya da açlıktan ölmekteydi. Ama mücadelemiz ölmedi. Doğrudur, bugün Ermenistan bağımsız bir devlet değildir. Sadece Rusya
Federasyonuna bağlı özerk bir bölgedir. Ama nasıl bile biliriz, belki de bugün Ermeniler için en uygun durum budur. Bu durumda
Taşnaksütyun, Bolşeviklere yardım edemez, geriye sadece engel olmamak kalıyor. İşte bu da onun Bolşeviklere yardımı olacaktır.
Ama engel oluşturmak için bir tek yol var; Sahneden çekilmek. Partimiz çöküyor. Çünkü kendi yolunu kaybetmiştir. İşte acı gerçek!
Biz bu gerçeği itiraf edebilme erkekliğini göstermeli ve gereken sonuçlara varmalıyız. Sonuç şu: varlığımıza son vermeliyiz.”
(Kaçaznuni, 2007: 10, 17, 84, 91).
8 A. Lalayan Komünist Partisi 1919 Mart kongresinde Taşnakları şöyle tanımlar: “Ermeni hükümeti yağmacıların,
şantajcıları, cellatların şakşakçı takımıdır. Ermeni bakanları, Ermeni halkının döküntüleri İngiliz–Amerikan emperyalizminin sadık
uşakları, insan etiyle beslenen çakallardır. Ermeni Komünist Partisi bu itleri yeryüzünden silmeye halkları adına and içmiştir.”
(Lalayan, 2006).
9 Ermeni asıllı araştırmacı Vardanyan’a göre: “Tarih asırlar boyu aynı coğrafyada yaşayan iki milletin kanlı savaşlarına şahit
olmuştur. Bu milletler birbirinin ürettiğini diğeri yağma etmektedir. Biri Asya cehenneminden kurtulmağa, öteki Batı medeniyetine
kavuşmağa can atmıştır. Oysa Ermeniler hiçbir medeniyete sahip olmayan ve çoban esirlerinin değişmeyen alametleri ile yaşayan
gablel tarih bir ırk döküntüsüdür. Bunların en namuslu işi eşkıyalık, en büyük marifetleri de zulümdür.” (Memmedzade, 1993:
12, 18, 23).
10 Aşot İoannisyan, 1924’de yazdığı “Taşnaksütyun ve Savaş” adlı broşürde Taşnakların Birinci Cihan Harbindeki
beklentilerini ortaya koymuştur. Özellikle Çarlık Rusya’sının yıkılmasından sonra Taşnak örgütü emperyalistlerin
güdümünde hareket ettiklerine Sovyet Ermeni yetkilileri de şahit olmuşlardır. XI. Kızıl Ordu tarafından basılan
kitapçıkta T. Haçikoglyan, Taşnaksütyun gönüllü birliklerinin Türk nüfusuna karşı giriştiği katliamlara şöyle değinir:
“Şerefsiz Taşnak Cumhuriyeti kısa dönemde Azerbaycan, Gürcistan ve Osmanlı’da yapılan savaşlarda Taşnakların kanlı elleriyle
binlerce Müslümanı yok ettikleri ve yurtlarını yağmalayıp yaktıklarını, Zengezur, Nahçıvan, Quba, Şamahı, Karabağ, Akbaba ve
Zengibasar’daki Müslüman-Türk köylerinde yaşanan mezalim hala akıllarda” ( Mixail, 1997).
11 Rus araştırmacısı Veliçko, Ermenilerin gelecekte başkenti Tiflis olan ‘Büyük Ermenistan’ planı üzerinde işlediklerini
yazmıştır. Ona göre: “Eğer Ermeni tarihini seciyelendiren ‘yalan’ ve ‘iftira’ sözlerinden başka söz yazmak gerekseydi, o zaman
‘hıyanet’ sözünü söylemek daha yerinde olurdu.” (Veliçko, 1995).
12 (Karinyan, 2006: 87-92).
- 654 emellerinden ve Ermenileri koruma adına Türk milletinin işlerine karışmasından
kaynaklanmaktadır. Bu konu “çağdaşlık-demokrasi-insan haklarından” her daim söz eden Batıdan
nedense ilgi görmüyor. Oysa Ermenilerin ve günümüzdeki diğer uzantılarının verdikleri siyasi
içerikli belge ve bilgiler hep gündemde kalmaktadır. Batı, Rusya, ABD, İran ve diğer
emperyalist güçler böyle davrandıkça, Kafkaslar, Balkanlar ve Orta Doğu’ya herhalde beklenen
barış gelmeyecek kanaati hâkim.
KAYNAKÇA
Arşiv Belgeleri
ARDA (Azerbaycan Respublikası Devlet Arşivi), 1061-1-96.
ARDA, 1061-1-95.
ARDA, 979-10-96.
ARDA, 1061-1-98.
ARDA, 1061-1-1.
ARDA, 1061-1-105.
ARDA, Kuba Arşiv Şubesi, Nu: 136.
ARMDA (Azerbaycan Respublikası Milli Devlet Arşivi), 1061-1-108.
ARMDA, 100-2-791.
ARMDA, 28-1-185.
ARSPİHA (Azerbaycan Respublikası Siyasi Partiler ve İçtimai Hareketler Arşivi), 276-2-20.
ATASE, Birinci Dünya Harbinde Türk Harbi Kafkas Cephesi, c. II.
Arşiv Belgelerine Göre Kafkaslar’da ve Anadolu’da Ermeni Mezalimi (1906–1918), c. I-II, Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel
Müdürlüğü Yayınları, Ankara 1995.
BOA (Başbakanlık Osmanlı Arşivi), HR, HU, KR. 122.4.6.
BCA (Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi), 930 01.5.104.1.
Дашнаки (Из Mатериалов Департамент Полиции), Baku 1990.
RFDTA (Rusya Federasyonu Devlet Tarih Arşivi), 821-7-220.
RFDTA, 841-7-290.
RFDTA, 1405-119
RFDTA, 1405-3934.
Basılı Eserler
EMİRCAN, A. Ali, M. E. Gerger (1992). Büyük Ermenistan Hayali ve Kars’tan Karabağ’a
Ermeni Vahşeti, İstanbul: Cemre Yayınları.
GÜLER, Halit (1990). Sovyetler Birliğindeki Türkler, Ankara.
HESENLİ, Cemil; Eldar İsmayılov (1995). Azerbaycan Tarihi, Bakı: Müellim Neşriyatı.
KAÇAZNUNİ, Ovanes (2007). Taşnak Partisinin Yapacağı Bir Şey Yok (1923 Parti Konferansına Rapor), İstanbul: Kaynak
Yayınları.
KARİNYAN, A. B. (2006). Ermeni Milliyetçi Akımları, İstanbul: Çeviri: Arif Acaloğlu.
LALAYAN, A. (2006). Taşnak Partisinin Karşıdevrimci Rolü (1914-1923), İstanbul: Ermeni Belgeleriyle Sözde Ermeni
Soykırımı Yalanı-2, Kaynak Yayınları.
MEMMEDZADE, Mirze Bala (1993). Ermeniler ve İran, Bakı: Azerbaycan Devlet Neşriyatı.
MİXAİL, Geller (1997). İstoriya Rossiskaya İmperiya, T. 3, Moskova.
MUSTAFAYEV, Beşir (2009). Ermenilerin Kuzey Azerbaycan’daki Faaliyetleri (1905–1920), İzmir: Ege Üniversitesi Sosyal
Bilimler Enstitüsü Türk Dünyası Araştırmaları, Türk Tarihi Anabilim Dalı, Yayımlanmamış Doktora Tezi.
MUSTAFAYEV, Beşir (2010). “Arşiv Belgeleri Işığında Kuba’da Ermeni Zulmü (1905-1920)”, Ankara: Karadeniz
Araştırmaları Dergisi, sayı. 26, Yaz Dönemi.
MUSTAFAYEV, Beşir (2011). “Anton Salamanov’un Özel Arşivine Göre Ermenilerin Kuzey Azerbaycan’da Yaptıkları
Katliamlar (1918–1919)”, Konya: Selçuk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Dergisi, sayı. 30- Güz.
MUSTAFAYEV, Beşir (2012). “Kafkaslarda Müslüman-Türk Soykırımı–1905–1920”, İzmir: Ege Üniversitesi Türk
Dünyası İncelemeleri Dergisi, c. XII, sayı. 1.
PAŞAYEV, Ataxan (2001). Açılmamış Sehifelerin İzi İle, Bakı: Azerbaycan Neşriyatı.
ŞAUMYAN, Stepan (1978). Seçilmiş Eserleri (1902-1914), c. I-II, Bakı.
TÜRKER, Rüştü (2008). Qafqaz Türk-İslam Ordusu Bakı Yolarında (5. Qafqaz Piyade Fırkası), Bakı: Qafqaz Universiteti
Qafqaz Araştırmaları İnstitutu Neşriyatı.
VELİÇKO, Vasil Lvoviç (1995). Kafkas, Bakı.
İnternet Sayfaları
“Ermeniler Binlerce Yahudi’yi de Katletmiş”, http://www.aksiyon.com.tr/detay.php?id=28569
“Ermeniler On Bin Yahudi’yi Katletmiş”, http://www.sutun.-com/node/42196
MUSAYEV, Ceyhun, http://www.azadt.net/x18291.htm/azerpfoto.com
NEBİYEV, Azad, “Quba Soyqırımı”, http://www.mns.gov.az/qubasoyqirimi/23.09.2007
Author
Document
Category
Uncategorized
Views
0
File Size
181 KB
Tags
1/--pages
Report inappropriate content