6001 sayılı Karayolları Genel müdürlüğü Teşkilat ve

T.C.
DANIŞTAY
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2011/11522
KararNo : 2012/5347
Temyiz Eden (Davacı)
:
Vekili
:
Uzun Sok. Kolotoğlu İşhanı Kat: 3 No:75 - TRABZON
Temyiz Eden ve Karşı Taraf (Davalı)
: Karayolları Genel Müdürlüğü - ANKARA
Vekili
: Av. Cansın Sanğu (Aynı adreste)
İstemin Özeti
: Sakarya 2. İdare Mahkemesinin 29.9.2011 tarih ve
E:2011/928, K:2011/963 sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulmasıistenilmektedir.
Karayolları Genel Müdürlüğü'nün
Savunmasının Özeti
:
Temyiz
isteminin
kabulüyle
mahkeme
kararının
bozulması gerektiği savunulmaktadır.
Davacının Savunmasının Özeti
: Cevap alınmamıştır.
Danıştay Tetkik Hâkimi
:
Düşüncesi
: Dava; mülkiyeti davacıya ait olan 34 AF 1711 plakalı aracın 06.11.2007
tarihinde Düzce-Elmacık mevkiinde havanın yağışlı olması ve yol üzerine dökülen mazot ve
motor yağının etkisiyle yolun kayganlaşması nedeniyle meydana gelen trafik kazasında,
karayolunun bakım ve onarımından sorumlu olan davalı idarenin, kendisine yasalarla verilmiş
olan görevleri tam ve eksiksiz yerine getirmeyerek hizmet kusuru bulunduğundan bahisle
oluştuğu ileri sürülen 26.400,00 TL maddi zararın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal
faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Sakarya 2. İdare Mahkemesince, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun'un 6099 sayılı
Kanun ile değişik 110. maddesi uyarınca uyuşmazlığın görüm ve çözümünde adli yargının
görevli olduğu gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-a maddesi
uyarınca görev yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Karayolları Genel Müdürlüğünün kuruluş yasasında belirlenen, 2918 sayılı Yasa'da
tekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım, bakım, işletme, trafik güvenliğini sağlama şeklinde
yürüttüğü kamu hizmetinden kaynaklanan hukuki sorumluluğunun idare hukuku ilke ve
kurallarına göre belirlenmesi; busebeple açılacak tam yargı davalarının da idari yargı yerinde
çözümlenmesi gerekmektedir.
Bu haliyle bakılan uyuşmazlık,özel hukuktaki araç işleteninhukukisorumluluğundan değil,
6001 sayılı Yasada karayollarının emniyetle kullanılmalarını sağlayacak şekilde sürekli
bakım altında bulundurmak, bakımını yaptırmak, onarmak, onarımını yaptırtmak,
işletmek, işlettirmek, temizliğini yapmak, yaptırmak şeklinde öngörülen görevlerin tam ve
eksiksiz yerine getirilmediği, dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurlu işletildiği, meydana gelen
1
T.C.
DANIŞTAY
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2011/11522
KararNo : 2012/5347
zararda hizmet kusuru bulunduğu iddiasından kaynaklanmakta olup, buna göre davanın görüm
ve çözümü idare mahkemelerine aittir.
Bu durumda, idare mahkemesince uyuşmazlığın esası incelenerek bir karar verilmesi
gerekirken, görev yönünden davanın reddi yolunda verilen kararın bozulması gerektiği
düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince dosyanın tekemmül ettiği görülmekle
yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeyerek, işin esasına geçildi, gereği
görüşüldü:
Dava; mülkiyeti davacıya ait olan 34 AF 1711 plakalı aracın 06.11.2007 tarihinde DüzceElmacık mevkiinde havanın yağışlı olması ve yol üzerine dökülen mazot ve motor yağının
etkisiyle yolun kayganlaşması nedeniyle meydana gelen trafik kazasında, karayolunun bakım ve
onarımından sorumlu olan davalı idarenin, kendisine yasalarla verilmiş olan görevleri tam ve
eksiksiz yerine getirmeyerek hizmet kusuru bulunduğundan bahisle oluştuğu ileri sürülen
26.400,00 TL maddi zararın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine
karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Sakarya 2. İdare Mahkemesince, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 6099 sayılı
Yasa ile değişik 110. maddesinde, bu Yasadan doğan sorumluluk davalarının adli yargıda
görüleceğinin hüküm altına alındığı; davacının tazminat talebinin dayanağı olan trafik kazasının
davalı idarenin bakım ve onarımından sorumlu olduğu karayolu üzerinde meydana geldiği; bu
haliyle, uyuşmazlığın, 2918 sayılı Yasa ile davalı idareye yüklenen sorumluluğun yerine getirilip
getirilmediğinden kaynaklandığı; dolayısıyla görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu
gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-a maddesi uyarınca davanın
görev yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflarca, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek anılan İdare Mahkemesi kararının
temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'a göre,
kamu tüzel kişiliğine sahip özel bütçeli bir kamu kuruluşu olan Karayolları Genel Müdürlüğü,
karayollarını yapmak, yaptırmak, emniyetle kullanılmasını sağlamak, karayollarını onarmak,
işletmek, işlettirmekle görevli ve yetkili bulunmaktadır. Karayolları Genel Müdürlüğünce
2
T.C.
DANIŞTAY
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2011/11522
KararNo : 2012/5347
karayolu yapım, bakım ve işletilmesi şeklindeki kamu hizmetinin, idare hukuku ilke ve
kurallarına göre yürütüleceği; anılan Genel Müdürlüğün idari işlem ve idari eylemlerden doğan
uyuşmazlıkların da Anayasanın 125. Maddesi ve 2577 sayılı Yasanın 2. maddesine göre idari
yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği konusunda duraksama bulunmamaktadır. 2918 sayılı
Karayolları Trafik Kanununda 6099 sayılı Yasayla yapılan değişiklik de, Karayolları Genel
Müdürlüğü'nün yol yapım ve bakım hizmetinin yürütülmesiyle ilgili hukuki sorumluluğuylailgili
yeni bir düzenleme içermemekte; yargı yolunudeğiştirmemektedir.
2918 sayılı Yasanın 11.01.2011 tarihli ve 6099 sayılı Yasanın 14. maddesi ile
değişik"Görevli ve Yetkili Mahkeme" başlıklı 110. maddesinde "İşleteni veya sahibi Devlet ve
diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu
Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması,
bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik
kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki
sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan
acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer
mahkemesinde de açılabilir." kuralı yer almaktadır.
Anılan yasa hükmünde, "bu kanundan doğan sorumluluk davaları" ifadesiyle 2918 sayılı
Yasada yer alan hukuki sorumluluğa ilişkin kuralların uygulanacağı davalarla sınırlı biçimde
görevli yargı yerinin belirlendiği vurgulanmaktadır. Dolayısıyla, görevli yargı yeri belirlenirken,
söz konusu Yasa'da motorlu taşıt araçlarının verdiği zararlarla sınırlı biçimdedüzenlenen
sorumluluk
kurallarının,
dava
konusu
uyuşmazlığa
uygulanıpuygulanmayacağının
saptanmasıgerekir.
Karayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafik güvenliğini sağlamak ve trafik
güvenliğini ilgilendiren tüm önlemleri belirlemek amacını taşıyan 2918 sayılı Yasa, Emniyet
Genel Müdürlüğü, Milli Eğitim Bakanlığı, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı,Ulaştırma
Denizcilik ve HaberleşmeBakanlığı yanındaKarayolları Genel Müdürlüğünün de trafik güvenliği
yönünden görev ve yetkilerini sayma yoluyla belirlemiştir. Ancak Yasada, diğer kamu
idarelerinin ve bu arada Karayolları Genel Müdürlüğünün, trafik düzeni ve trafik güvenliği ile
ilgili olarak üstlendikleri kamu hizmetlerinden dolayı hukuki sorumlulukları düzenlenmiş
değildir.
2918 sayılı Yasanın "hukuki sorumluluk ve sigorta başlıklı sekizinci kısmında; araç
işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin hukuki sorumluluğu; bir başka deyişle motorlu
araçların karıştığı trafik kazaları sonucu ortaya çıkan zarar nedeniyle araç sahiplerinin,
işletmelerin hukuki sorumluluğu düzenlenmiştir.
3
T.C.
DANIŞTAY
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2011/11522
KararNo : 2012/5347
2918 sayılı Yasanın hukuki sorumluluğa ilişkin sekizinci kısmında yer alan hükümler
birlikte değerlendirildiğinde; Devlet ve diğer kamu kuruluşlarına ait motorlu araçların karıştığı
kazalar nedeniyle araç işleticisi sıfatıyla kamu idareleri ve kuruluşlarına karşı açılacaklar da
dahil bütün araç sahibi ve işleticilerine karşıaçılan davaların görüm ve çözümü adli yargının
görev alanına girmektedir. Fakat kamu idarelerive kuruluşlarının, trafik güvenliği ve düzenini
sağlamak amacıyla gerek kendi kuruluş yasaları, gerekse 2918 sayılı Karayolları Trafik
Kanununagöre yürüttükleri hizmetlerin,kamu hizmetiniteliğini taşımaları ve 2918 sayılı Yasada
dagörevlendirilenkamu
idare
ve
kuruluşlarının
sorumluluklarının
ayrıcadüzenlenmemiş
olmasıkarşısında;trafik düzeni ve güvenliği hizmetlerinden kaynaklandığı öne sürülenzararların
tazmini istemiyle,ilgili idarelerekarşı açılan davalarıngörüm ve çözümü idari yargının görev
alanına girmektedir.
Sonuç olarak Karayolları Genel Müdürlüğünün kuruluş yasasında belirlenen, 2918 sayılı
Yasa'da tekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım, bakım, işletme, trafik güvenliğini sağlama
şeklinde yürüttüğü kamu hizmetinden kaynaklanan hukuki sorumluluğunun idare hukuku ilke ve
kurallarına göre belirlenmesi; busebeple açılacak tam yargı davalarının da idari yargı yerinde
çözümlenmesi gerekmektedir.
Dava ve temyiz dosyasının birlikte incelenmesinden, mülkiyeti davacıya ait olan 34 AF
1711 plakalı aracın 06.11.2007 tarihinde Düzce-Elmacık mevkiinde yaptığı trafik kazasının,
havanın yağışlı olması, yol üzerine dökülen mazot ve motor yağının etkisiyle yolun
kayganlaşması nedeniyle meydana geldiği;karayolunun bakım ve onarımından sorumlu olan
davalı idarenin, kendisine yasalarla verilmiş olan görevleri tam ve eksiksiz biçimde yerine
getirmeyerek hizmet kusuru işlediği ileri sürülerek, oluştuğu belirtilen 26.400,00 TL maddi
zararın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi
istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu haliyle bakılan uyuşmazlık,özel hukuktaki araç işleteninhukukisorumluluğundan değil,
6001 sayılı Yasada karayollarının emniyetle kullanılmalarını sağlayacak şekilde sürekli
bakım altında bulundurmak, bakımını yaptırmak, onarmak, onarımını yaptırtmak,
işletmek, işlettirmek, temizliğini yapmak, yaptırmak şeklinde öngörülen görevlerin tam ve
eksiksiz yerine getirilmediği, dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurlu işletildiği, meydana gelen
zararda hizmet kusuru bulunduğu iddiasından kaynaklanmakta olup, buna göre davanın görüm
ve çözümü idare mahkemelerine aittir.
Bu durumda, idare mahkemesince uyuşmazlığın esası incelenerek bir karar verilmesi
gerekirken, görev yönünden davanın reddi yolunda verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesine uygun
4
T.C.
DANIŞTAY
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2011/11522
KararNo : 2012/5347
bulunan temyiz istemlerinin kabulüne, Sakarya 2. İdare Mahkemesinin 29.9.2011 tarih ve
E:2011/928, K:2011/963 sayılı kararının BOZULMASINA, dava dosyasının yeniden karar
verilmek üzere adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine, 30,30 TL yürütmenin
durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine 31.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar
verildi.
5