Kısıtlı yetenek piyasasında, işe alımda çıtayı yükseğe koyan şirketler

“Kısıtlı yetenek piyasasında,
işe alımda çıtayı yükseğe koyan
şirketler için yeteneği bulup
getirmek bizim işimiz...”
Öncelikle Abago’nun arkasındaki fikri ve
sizi farklı kıldığını düşündüğünüz noktaları bizlerle paylaşır mısınız?
“Bir Yönetici ve Yetenek Araştırma şirketi
olarak üzerinde çalıştığımız her proje için yıldız
adayları belirlemek işimizin sadece yüzde 50’si;
güçlü kişiler arası ilişkiler ve müzakere
becerileri sergileyerek, özellikle ücret paketi ve
pozisyon için taşınma gibi hassas konuların
çözümüne de katkı sağlayacak şekilde, müşteri
ve aday arasında başarılı bir işe alım sürecini
mümkün kılabilmek bizim esas yetkinliğimiz.”
Bu sözler, İK danışmanlığı alanında 17 yıllık
deneyime sahip bir yetenek sağlayıcısı olan
Ebru Coş’a ait... Şimdilerde bu deneyimlerini,
kurucusu olduğu Abago’ya taşıyan Coş, verimli
bir danışman firma – şirket ilişkisinin ipuçlarını
HRdergi okurları için masaya yatırdı, keskin bir
pazarlama ve iletişim bakış açısına sahip
danışmanların yaratacağı katma değerin
önemine vurgu yaptı.
“İdeal eşleşmeler için batılı yetenek avcısı
meslektaşlarımıza göre çok daha dar
alanlarda çok daha yüksek eforla
çalışmamız gerekiyor”
tüketim ürünleri, otomotiv, B2B profesyonel
hizmetler ve telekomünikasyon alanlarında
uzmanlaşırken; iş fonksiyonları anlamında
ise C – Level, pazarlama, finans, mühendislik,
satış, İK, tedarik zinciri ve hukuk pozisyonları
için yetenek araştırma ve seçme danışmanlığı sunuyoruz.
Advertorial
Abago olarak, mükemmel bir organizasyon
yaratmak ve büyümek isteyen kurumlara,
başta liderlik kadroları olmak üzere her seviyede yetenek temin ediyoruz. Bunu yaparken de işe alıma stratejik yaklaşan kurumları,
geleneksel yöntemlerle ulaşmanın mümkün
olmadığı pasif ve sıradışı yetenekler ile buluşturuyoruz.
Kendimizi kurumların geleceğini inşa eden
İK yöneticilerinin uzun vadeli stratejik yol arkadaşı olarak görüyoruz. Abago ismi, İngilizce "Advisors for Building A Great Organization" sözcüklerinin baş harflerinden oluşuyor.
“Yetenek” diyebileceğimiz adayların sayısı
ve geliş hızı maalesef iş dünyasının büyüme hızıyla doğru orantılı değil. Dolayısıyla
bu yeteneklere herkesten önce ulaşabilmek
için şirketlerin kendilerini iyi tanıyan, deneyimli ve işinin ehli danışmanlara ihtiyacı var.
Abago’nun farkı burada yatıyor: Son derece
kısıtlı olan yetenek piyasasında, işe alımda
çıtayı yükseğe koyan şirketler için yeteneği
bulup getirmek bizim işimiz.
Vizyonumuz ilk tercih edilen Yönetici Araştırma ve Yetenek Danışmanlığı şirketi olmak...
Bu vizyonun arkasında ise en büyük değil,
"en iyi olmak" tutkumuz var. Bizim hizmet
anlayışımız butik bir organizasyon yapısı için-
de, yıllarını mesleğine adamış bir zanaatkar
tavrı ve titizliği ile çalışmak; yürüttüğümüz
projelerin yüzde yüzü için kapatma taahhüdü vermektir.
Hangi alanlarda hizmet veriyorsunuz?
Uzmanlaştığınız sektörler var mı?
Sektörler ve iş fonksiyonları bazında odaklanarak, üç alanda hizmet sunuyoruz:
1. Üst Düzey Yönetici Araştırma
2. Uzman Düzey Pozisyonlar için
Yetenek Araştırma ve Seçme
3. İşe Alım Süreç Tasarım ve Yönetimi
(Recruitment Process Outsourcing)
Hızla sıradışı yeteneklere ulaşabilmek için
hizmet verdiğimiz sektörün dinamiklerini
bilmemiz gerektiğine inanıyoruz.
Bu nedenle işe alım hizmeti sunan firmaların,
mutlaka belirli sektörler ve iş fonksiyonları
bazında odaklanmaları gerektiğini savunuyoruz. Projeyi yürüten Danışman, müşterisinin iş hedeflerini ve sektörel zorluklarını anlayabilmeli; müşterinin şirket kültürüne uygun
“gerçek değerleri’’ kazandırmak üzere kapsamlı araştırma, seçme ve değerlendirme
hizmetleri sunabilmeli.
Sektörel olarak ilaç ve yaşam bilimleri, enerji, kimya, tüketici ürünleri, dayanıklı tüketim
ürünleri, üretim, endüstriyel hizmetler, lüks
Şirket ve Danışman firma arasında
verimli bir işbirliği nasıl sağlanabilir?
Günümüz rekabet koşullarında şirketlerin
her zamankinden daha fazla potansiyeli yüksek yöneticilere ve uzmanlara ihtiyacı var.
Yeteneği keşfetmek ve kuruma kazandırmak
ise proaktif, yaratıcı ve hızlı olmayı gerektiren
oldukça zorlu bir süreç. İşinin ehli bir Yönetici
ve Yetenek Araştırma firması bu süreçte şirketin olmazsa olmaz iş ortağı konumundadır.
İşe alım süreci hem stratejik hem de taktiksel
mükemmellik ister. Proaktif olarak iş aramayan, sosyal medya platformlarında veya iş
arama sitelerinde profili olmayan adaylar ile
farklı bir dille iletişim kurulması gerekir.
Şirketlerin pozisyonlarını teslim edecekleri
iş ortaklarını seçerken değerlendirmeye alacakları pek çok kriter var. Projeyi yürütecek
Danışmanın deneyimi, aday piyasasındaki
itibarı, şirketin işini ve pozisyonu doğru anlama becerisi tabii ki çok önemli. Ancak en az
bunlar kadar önemli olan bir diğer seçim kriteri ise Danışmanın şirketi ve şirketin kültürünü etik ve dürüst bir şekilde temsil ederken,
aynı zamanda pozisyonun değer önermesini
etkili bir şekilde potansiyel adaylara aktarabilecek keskin bir iletişim ve pazarlama bakış
açısına sahip olmasıdır.
Bir Yönetici ve Yetenek Araştırma şirketi olarak çalıştığımız her proje için yıldız adayları
belirlemek işimizin sadece yüzde 50’si; güçlü kişiler arası ilişkiler ve müzakere becerileri
sergileyerek, özellikle ücret paketi ve pozisyon için taşınma gibi hassas konuların çözümüne de katkı sağlayacak şekilde, müşteri
ve aday arasında başarılı bir işe alım sürecini
mümkün kılabilmek esas yetkinliğimiz...
Şirket ve Danışman firma arasında verimli bir
işbirliği sağlamak içinse beklentileri baştan
detaylı ve net olarak tanımlamanın, şeffaf ve
açık iletişimin ve tabii her ortaklık ilişkisinde
olduğu gibi karşılıklı kimyanın çok önemli olduğuna inanıyorum.
İK danışmanlığı alanında kesintisiz 17
yıllık deneyime sahipsiniz. Sizce, son derece kısıtlı olan yetenek piyasasında yeteneğe yatırım yaparak büyümek isteyen
organizasyonlar ile şirketiniz arasındaki
iş bölümü nasıl bir gelişim süreci yaşıyor?
Artık değişimin baş döndürücü hızına ayak
uyduracak ve kurumsal büyümeyi sağlayacak iş gücü stratejilerinin tasarlanması gerekiyor. Bugün bir kurumun iş gücü stratejisi
CEO’ların vizyonunu ve uzun vadeli iş hedeflerini gerçekleştirebilecek yetenekleri temin etmek üzerine kurulmalı. Ayrıca şirketler
daha az sayıda ancak son derece yetenekli
ve nitelikli kadrolar ile çalışmak istiyor. Bu
da şirketlerin İK departmanlarının üzerindeki
“tek seferde doğru işe alım yapma” baskısını artırıyor; artık çok daha seçici olmak, kısıtlı
kaynakları çok yaratıcı ve akılcı şekilde yönetmek, işe alımda en iyiden ödün vermemek
ve asla B sınıfı bir oyuncuyu işe almamak durumundalar.
Diğer yandan bu yetenekleri çekmek ve elde
tutmak için şirketlerin zorlukların bilincinde
olmaları ve “tercih edilen işveren” olmak
için neler yapmaları gerektiğini sorgulamaları gerekiyor. Her sektörün ve işveren markasının yetenek piyasası tarafından en çok tercih edilenler sıralamasındaki konumu farklı.
Kendini müşterisinin stratejik ortağı olmaya
adamış bir yetenek sağlayıcısı olarak, bizim
bu zorlu ortamda yarattığımız katma değer
bir taraftan yanlış işe alım riskini minimize
ederken, diğer taraftan gerçek yetenekler tarafından çok fazla tanınmayan işveren markalarının rekabet güçlerini artırmaktır.
Bir diğer deyişle şirketlerin işe alım bölümleri
ve yetenek sağlayıcılar olarak operasyonel
yükü paylaşan bir iş ortaklığı anlayışından,
uzun vadeli hedefleri başarmak için birlikte
çalışan stratejik ortaklık anlayışına doğru ağır
ama emin adımlarla evriliyoruz.
Coş’a, “Yönetici ve Yetenek Araştırma süreçlerinde Türkiye’ye özel hangi temel zorlukların
yaşandığını gözlemliyorsunuz?” diye sorduğumuzda, öncelikle şunları söylüyor: “Başarılı bir
‘Yönetici Araştırma’ sürecinin en kritik aşaması
nitelik ve nicelik olarak yeterli kaynak yaratabilmektir. Abago olarak uzmanlaştığımız her
sektörde gerçek yeteneklerden oluşan güçlü
bir veri tabanı oluşturmak için geleneksel
kanallardan daha fazlasına yatırım yapıyoruz.
Aday araştırma süreçlerimizi her açık pozisyonu kendi doğru hedef kitlesine pazarlayacak
şekilde tasarlıyoruz. Çünkü bizden beklenen
müşterilerimizin kendi kaynakları ile ulaşmakta zorlandığı adayları çekip çıkarabiliyor
olmamız”.
Bu aşamada Türkiye’ye özgü kültürel ve demografik zorlukların mevcudiyetinin de bir
gerçek olduğunu belirten Coş, bakın sözlerini
nasıl sürdürüyor: “Üniversitelerimizin eğitim
kalitesi, şehirlerin sosyo-ekonomik gelişmişlik
düzeyleri, şirketlerin ölçekleri ve kurumsallaşma seviyeleri arasında, gelişmiş ekonomilere
göre halen büyük uçurumlar var. İş için mobiliteye daha kapalı bir toplumuz.
İş kültürümüz Japon ve Avrupalı’dan çok daha
fazla Amerikalı... Yani oturduğu koltuğu ilk
günden yüzde yüz dolduracak yöneticileri
işe almak istiyoruz. Öğretilebilir ve gelişebilir
kısmı için yüzde 20’lik bir alan dahi şirketler
tarafından büyük risk olarak algınabiliyor.
Sonuç olarak ideal eşleşmeler için batılı yetenek avcısı meslektaşlarımıza göre çok daha
dar alanlarda çok daha yüksek eforla
çalışmamız gerekiyor.
Ama her başarılı kapanan projenin sonunda
bu zorlukla doğru orantılı olarak yaşadığımız
mesleki tatmin ve gurur da ona göre yüksek
oluyor”.