close

Enter

Log in using OpenID

2 TEMEL TIP BİLİMLERİ TESTİ AÇIKLAMALI CEVAPLAR 1

embedDownload
2014 - 03 - TUSEM - TTBT
TEMEL BİLİMLER
TEMEL TIP BİLİMLERİ TESTİ AÇIKLAMALI CEVAPLAR
1.
M. popliteus’un fonksiyonu aşağıdakilerden hangisidir?
6.
A) Ayağa plantar fleksiyon yaptırır.
A) V. saphena parva, v. poplitea’ya açılır.
B) Diz eklemine ekstansiyon yaptırır.
B) V. tibialis anterior ile v. tibialis posterior birleşerek
vena poplitea’yı oluşturur.
C) Ayağa dorsi fleksiyon yaptırır.
D) Ayağa inversiyon yaptırır.
C) V. saphena magna’ya bacağın medial bölümünde n.
suralis eşlik eder.
E) Diz eklemine fleksiyon yaptırır.
D) V. femoralis, trigonum femorale’de
femoralis’in medialinde bulunur.
1–E
2.
A) Lig. anulare radii
B) Lig. quadratum
C) Chorda obliqua
D) Lig. conoideum
arteria
E) V. femoralis’in alt yarısı canalis adductorius içinde
seyreder.
Aşağıdaki bağlardan hangisi art. cubiti’ye ait değildir?
6–C
E) Lig. collaterale radiale
7.
2–D
3.
Alt ekstremite toplar damarları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Spina iliaca anterior superior ile ligamentum inguinale
arasında sıkışabilen sinir aşağıdakilerden hangisidir?
Aşağıdakilerden hangisi a. axillaris’in dallarından değildir?
A) a. thoracoacromialis B) a. dorsalis scapulae
C) a. thoracica lateralis
D) a. subscapularis
E) a. thoracica superior
7–B
A) N. iliohypogastricus
B) N. cutaneous femoris anterior
8.
C) N. ilioinguinalis
D) N. genitofemoralis
Ventriculus tertius- ventriculus quartus arasındaki bağlantıyı sağlayan geçit aşağıdakilerden hangisidir?
A) Foramen interventriculare
E) N. cutaneus femoris lateralis
B) Foramen Magendi
C) Foramen Luschka
3–E
D) Canalis centralis
4.
E) Aquaductus cerebri
Medulla spinalis ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi
yanlıştır?
8–E
A) Alt ucu erişkin bir erkekte 1 ve 2. lumbal omurlar
arasındaki disk hizasında bulunur.
9.
B) Filum terminale esas olarak pia mater spinalis’in
uzantısıdır ve sinir lifi içermez.
C) Intumescentia cervicalis, plexus brachialis’in çıktığı
segmentleri içerir.
A) Lobus frontalis
B) Lobus parietalis
C) Lobus temporalis D) Lobus occipitalis
E) Lobus insularis
D) Medulla spinalis’te 33 segment olmasına rağmen 31
çift spinal sinir bulunur.
9–C
E) Radix posterior seviyesine göre simpatik veya parasimpatik lifler içerir.
10. Nodus sinoatrialis’in beslenmesi ağırlıklı olarak aşağıdaki arterlerden genellikle hangisinden ayrılan dallar
tarafından sağlanır?
4–E
5.
Koku duyusu ile ilgili kortikal merkez olan aşağıdaki telencephelon bölümlerinden hangisinde yerleşmiştir?
A) A. coronaria dextra
Aşağıdaki sinirlerden hangisi parasempatik lif içermez?
B) A. coronaria sinistra
A) N. facialis
B) N. accessorius
C) Ramus interventricularis anterior
C) N. glossopharyngeus
D) N. vagus
D) Ramus circumflexus
E) N. oculomotorius
E) Ramus interventricularis posterior
5–B
www.tusem.com.tr
10 – A
2
TEMEL BİLİMLER
2014 - 03 - TUSEM TTBT
15 – D
11. Aşağıdaki yapılardan hangisi sol akciğer’in mediastinal
yüzü ile komşuluk halindedir?
A) Aorta thoracica
B) V. cava superior
C) V. azygos
D) V. cava inferior
E) Ductus thoracicus
11 – A
FARİNGEAL
ARKLAR
SINIR
KASLAR
İSKELET
1. Maksiller
(Maksiler
ve
mandibular
çıkıntı)
V. trigeminal
Maksiler ve
mandibular
dallar
Çiğneme
kasları
(Temporal,
masseter,
medial
ve lateral
pterigoidler)
Mylohyoid
Digastriğin ön
karnı
Tensör palatini
Tensör timpani
Premaksilla
Maksilla
Zigomatik
Temporal kemiğin
bir kısmı
Meckel kıkırdağı
Malleus
İnkus
Malleusun ön
ligamenti
Sfenomandibular
ligament
2.Hyoid
VII. Fasiyal
Mimik kasları
(buksinatör,
aurikularis,
frontalis,
platisma,
orbikülaris oris
ve oküli)
Digastriğin
arka karnı
Stilohyoid
Stapedius
Stapes
Stiloid çıkıntı
Stilohyoid
ligament
Hyoid kemiğin
gövdesinin üst
kısmı ve küçük
boynuzu
3
IX.
glossofaringeal
Stilofaringeus
Hyoid kemiğin
gövdesinin alt
kısmı ve büyük
boynuzu
4-6
X. vagus
Superior
laringeal dal (4.
arkusun siniri)
Rekürrent
laringeal dal (6.
arkusun siniri)
Krikotiroid,
levator
palatin, farinks
konstriktörleri
Larinks kıkırdakları
(tiroid, krikoid,
aritenoid,
kornikulat ve
kuneiform)
12. Pars descendens duodeni aşağıdaki organ ve yapılardan hangisi ile komşuluk yapmaz?
A) Sağ böbrek
B) V. cava inferior
C) Ductus choledochus
D) Mesocolon transversum
E) Corpus pancreatis
12 – E
13. Aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Vesicula seminalis, mesanenin önünde, symphisis
pubis’in arkasında bulunur.
B) Prostata rektal tuşe ile muayene edilebilir.
C) Epididymis’de spermatozoa üretimi olmaz.
D) Testisler doğumdan önce scrotum’un içine göç
ederler.
E) Urethra
masculina’nın
prostata’nın içerisindedir.
başlangıç
bölümü
13 – A
14. Corpusculum renale’yi oluşturan yapılar aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Larinksin
intrinsik kasları
16. Aşağıdakilerden hangisi diğerlerinden farklı bir mezodermden gelişir?
A) Glomerulus ve Bowman kapsülü
A) Nöromer
B) Sklerotom
C) Proximal tubulus ve distal tubulus
C) Dermatom
D) Nefrotom
D) Medulla renalis ve collumna renalis
E) Miyotom
B) Pars convoluta ve stria medullaris
E) Afferent arteriol ve efferent arteriol
16 – D
Mezoderm 3 farklı tabakanın biraraya gelmesi ile oluşur.
14 – A
• Paraksiyel mezoderm; notokordu ve nöral tübü çevreler. 17.
günde ortaya çıkar.
• Lateral meoderm; ekstraembriyonik mezodermle bağlantılıdır.
15. Aşağıdakilerden hangisi üçüncü faringeal arkustan gelişir?
• İntermediyer mezoderm; diğer iki mezoderm arasındadır.
A) Premaksilla
Paraksiyel mezodermden oluşan yapılar
B) Os stapes
• Somitomerlerin oluşumu(destek dokusunun oluşumu)
C) Hyoid kemiğin küçük korn’ları
• Nöromerlerin oluşumu (baş boyun bölgesi mezenşimi)
D) Hyoid kemiğin büyük korn’ları
• Sklerotom oluşumu (kemik ve kıkırdak oluşumu)
E) Arytenoid kıkırdak
• Miyotom oluşumu (kas dokusu oluşumu)
3
www.tusem.com.tr
2014 - 03 - TUSEM - TTBT
TEMEL BİLİMLER
• Dermatomun oluşumu (dermis ve derialtı bağ dokusu)
• Bazal cisimler (9 X 3)
Lateral mezodermden oluşan yapılar (intraembriyonik boşluğu çevreler)
• Silyumlar (9X2 + 2)
• Flagellum(9X2 +2)
• Lateral ve ventral vücut duvarı (pariyetal mezoderm)
Stereosilyum yapısında ise mikrotübül değil mikroflaman vardır. Stereosilyum özellikle vas deferens, epididimis ve iç kulak
tüy hücrelerinde bulunması bakımından özeldir.
• Bağırsak duvarı (visseral mezoderm)
• Mezotel dokusu (seröz zarlar; Plevra, Periton, Perikard)
• Organları saran zarlar
İntermediyer mezodermden oluşan yapılar
19. Aşağıdaki bağlantı birimlerinden hangisi iki epitel hücresi arasında en apikal bölgede yerleşerek apikalden
bazale madde geçişini önler?
• Ürogenital yapılar (nefrotomlar) (böbrek, toplayıcı kanallar,
üreterler)
• Gonadlar
A) Zonula okludens
B) Makula okludens
Dolayısıyla nefrotomlar hariç hepsi somitleri oluşturan paraksiyel mezoderm kökenlidir
C) Makula adherens
D) Gap junction
E) Hemidesmozom
19 – A
17. Aşağıdakilerden hangisi epitel hücresinde en sağlam
hücre iskelet elemanıdır?
A) Mikrofilamanlar
B) Aktin filamanı
C) Keratin filamanı
D) Desmin ara filamanı
Hücreler Arası Bağlantı Birimleri
E) Mikrotübüller
Apikalden bazale
geçişi engelleyen
bağlantılar
Tutturucu
Bağlantılar
Komşu iki hücre
arasıdan geçirgenlik
sağlayan bağlantılar
Zonula okludens
Zonula Adherens
Gap junction (Neksus)
17 – C
Makula adherens
(Desmozom)
Hücre iskeleti dinamik ve işlevsel bir yapı olarak hücre bütünlüğünü sağlar. Temel olarak birbiri ile ilişkili üç tip filamandan oluşur.
Hemidesmozom
En apikalde yerleşen bağlantı birimi zonula okludenstir. Yapısında okludin ve klaudin denilen iki proteine sahiptir. Hücreleri çepeçevre birbirine bağlayarak aradan madde sızmasını
önler böylece amacı sadece apikalden bazale madde geçişini
önlemek olur. Zonula okludens sıkı bağlantı olarak bilinir ve
hiç bir adezyon molekülü içermez.
• Mikrotübüller
• Mikrofilamanlar
• Ara Filamanlar
En sağlam hücre iskelet elemanı ara filamanlardır ve hücre
spesifik özellik gösterirler. Soruda epitel hücresi dendiği için
cevap sitokeratin ya da keratin filamanıdır. Ama kas dokusunda diye sorulsaydı cevap Desmin ara filamanı olurdu.
20. Aşağıdakilerden hangisinin epiteli diğerlerinden farklıdır?
A) Membranöz üretra
18. Aşağıdakilerden hangisinin yapısında mikrotübülüs bulunmaz?
B) Prostatik üretra
A) Stereosilyum
B) Kinosilyum
C) Trakea ve büyük bronşların büyük kısmı
C) Titrek tüycük
D) Bazal cisim
D) Östaki borusu
E) Maksiller sinüsler
E) Flagellum
18 – A
20 – B
Mikrotübüller; 25 nm çaplı uzun borucuklar şeklinde moleküllerdir. Yapısını alfa ve beta tübülin proteinleri oluşturur.
Birarada durmak için GTP gereklidir. 13 tane protofilamanın
dairesel düzenlenimi ile oluşur.
Epitel konusunda dikkat edilmesi gereken iki durum vardır.
Birincisi epitel dokusunun sürekliliği ve ikincisi de özel epitellerin bilinmesi gerektiğidir. Soruda prostatik üretra hariç tüm
epiteller yalancı çok katlı epiteldir. Çeldirici membranöz üretradır. Yalancı çok katlı olması özeldir ve bilinmesi gerekir. Prostatik üretra ise aynen mesane gibi çok katlı değişici epiteldir.
Yapısında mikrotübülüs bulunduran organeller;
• Sentriyoller (9 x 3)
www.tusem.com.tr
4
TEMEL BİLİMLER
2014 - 03 - TUSEM TTBT
21. Aşağıdaki kollajenlerden hangisi boyanma özelliği ile
diğerlerinden ayrılır?
A) Tip 1 kollajen
B) Tip 2 kollajen
C) Tip 3 kollajen
D) Tip 4 kollajen
23 – C
Stratum Granulozum; Sitoplazmasında “keratohyalin” granülleri
olan poligonal şekilli hücreler içeren 5-6 sıralı hücre tabakasıdır.
Granülozum tabakasındaki keratohyalin granülleri ünit membran
ile çevrili değildir ve yapısında hisitidin ile bol fosfat grupları içerir.
Granülozum tabakasında birde ünit membran ile çevrili granüller
vardır. Bunlara “Lameller granüller” denir. Lipid içerikli madde
içerir. Bu granüller lipid içeriklerini ekzositoz ile hücreler arasında
boşaltır ve böylece derinin su geçirmezliği sağlanmış olur. Granülozum tabakası D vitamini sentezinin başladığı yerdir.
E) Tip 5 kollajen
21 – C
Kollajenlerden 4 tanesi çok iyi bilinmelidir. Tip 1 kollajen en çok
olması ve en sert olması ile özeldir. Tip 3 kollajen diğer kollajenlerden farklı olarak argirofilik boyanır yani sadece gümüş tuzları
ile boyanabilir. Tip 4 kollajen amorf yani gözenekli yapısı ile dikkat çeker. Tip 7 ise tutturucu kollajen olarak bilinir. Farklı boyanma tip 3 yani retiküler lifler için önemli ayırt etme kriteridir.
24. Aşağıdaki kas lifi tiplerinden hangisi anaerobik beyaz
liflerin özelliği ile uyumsuzdur?
22. Aşağıdakilerden hangisi elastik kıkırdak yapısındadır?
A) Epifiz
A) Yavaş küçük sinir lifleri ile innerve olurlar
B) Klavikulosternal eklem
B) Miyoglobin ve mitokondrileri azdır
C) Simfizis pubis
C) Hızlı kasılıp hızlı gevşerler
D) Larinks Küneiform kıkırdak
D) Daha büyük kuvvet üretirler
E) Larinks Cricotiroid kıkırdak
E) Miyozin ATPaz aktivitesi hızlıdır.
22 – D
24 – A
Kıkrdak Tipleri
Kıkırdak
Yapısı
Bulunduğu Yerler
Çizgili Kas Lifi Çeşitleri
Hyalin
Kıkırdak
(en sık)
Tip 2
kollajen
içerir
Hareketli eklem yüzeylerinde
Büyük solunum yolu duvarında
Kostrokondral eklemlerde
Epifiz plaklarında
Tip 1 lifler
Aerobik Lifler
Yavaş lifler
Kırmızı Lifler
Tip 2b lifler
Anaerobik lifler
Hızlı lifler
Beyaz Lifler
Elastik
Kıkırdak
Tip 2
kollajen
içerir
Elastik
lifler
Kulak Aurikulası
Dış kulak yolu
Östaki borusu
Plika vokalisler
Epiglotis
Larinks küneiform ve arytenoid
kıkırdakları
Tip 2a lifler
Aerobik ve
anaerobik lifler
Hızlı lifler
Kırmızı lifler
Yavaş, küçük sinir
lifleriyle innerve olur
Hızlıdır
Hızlı, büyük sinir
lifleriyle innerve olur
Daha küçük kas lifleri
içerir, damarı fazladır
Orta boy kas
lifleri içerir.
Daha büyük kas
lifleri içerir. Damarı
azdır
Tip 1
kollajen
içerir
Simpfisiz pubis
Anulus fibroziste (intervertebral
diskler)
Meniskuslarda
Mandibula
Sternoklaviküler eklem
Kemiklerin tendon yapışma yerlerinde
Miyoglobin ve
mitokondrisi fazladır
Miyoglobin ve
mitokondrisi
ortadır
Miyoglobini ve
mitokondrisi az
Glikolitik enzimleri
az, oksidatif enzimleri
çoktur. Aerobik
solunumu tercih eder
Glikolitik
enzimleri
fazla, oksidatif
enzimleri orta
düzeydedir.
Glikolitik enzimleri
fazla, anaerobik
solunumu tercih
eder
Yavaş kasılıp, yavaş
gevşerler
Hızlı
kasılıp,gevşer
Hızlı kasılıp, hızlı
gevşer
Daha az kuvvet üretir
Orta kuvvet
üretir
Daha büyük kuvvet
üretir
Enerji verimi yüksektir
Enerji verimi
ortadır
Enerji verimi
düşüktür
Zor yorulur
Hızlı ama
yorgunluğa
dirençli
Kolay yorulur
Fibröz
Kıkırdak
Elastik kıkırdaklar yapısındaki elastik lifler ile esnek hareket
ederler. Tipik olarak epiglottiste ve plika vokalisleri hareket
ettiren kıkırdaklarda bulunurlar. Bunlardan küneiform kıkırdağın ve arytenoid kıkırdağın elastik yapıda olduğu ama diğer
larinks kıkırdakların hyalin olduğunu bilmek gerekir.
23. Derinin su geçirmezliğini sağlayan tabakası aşağıdakilerden hangisidir?
A) Stratum Corneum
B) Stratum Lucidum
C) Stratum Granulozum
D) Stratum Spinozum
Miyozin ATPaz aktivitesi Miyozin ATPaz
yavaştır
aktivitesi hızlıdır
Miyozin ATPaz
aktivitesi hızlıdır
En iyi örneği postür
kaslarıdır
En iyi örneği göz
kapaklarıdır
Diğer kasların
çoğudur.
E) Stratum Bazale (str. germinativum)
5
www.tusem.com.tr
2014 - 03 - TUSEM - TTBT
TEMEL BİLİMLER
27. Solunumun dakikadaki eylem sayısı anlamına gelen solunum ritmi aşağıdaki merkezlerden hangisi ile düzenlenir?
Beyaz kas liflerinin en önemli özelliği hızlı büyük sinir lifleri ile
innerve edildikleri için büyük kuvvet oluşturmalarıdır. Ayrıca
miyoglobin içeriklerinin az olması unutulmamalıdır.
A) Dorsal Solunum Grubu I nöronları
25. Aşağıdakilerden hangisi medulla spinaliste en çok salınan inhibitörik nörotransmitterdir?
B) Ventral Solunum Grubu I Nöronları
C) Ventral Solunum Grubu E Nöronları
A) Gama amino bütirik asit B) Glutamat
C) Aspartat
D) Pnömotaksik Merkez
D)Glisin
E) Apnöstik Merkez
E) Nöropeptid Y
27 – D
25 – D
Merkezi sinir sisteminin major inhibitörik nörotransmitteri
GABA’dır. GABA B reseptörü hariç iyonotrofiktir ve Cl kanalları
açarak hiperpolarizasyon yapar.
Normal solunum uyarısı DSGN’den, zorlu solunum uyarısı ise
VSGN’den çıkar ancak düzenleyici sistem iki tanedir;
Pnömotaksik Merkez (PM); PM; Ponsun üst ve arka kısmında
bulunur. Nöronları Pleksus parabrachialis’tedir. Solunumun
hızını ve tipini yani ritmini belirleyen asıl merkezdir. PM’den
çıkan uyarılar dorsal solunum grubu nöronlarının çıkardığı
rampa sinyalinin erken kesilmesine neden olur. Yani solunum
kısa kısa ama hızlı bir hale gelir.
Merkezi sinir sisteminin major eksitatorik nörotransmitteri
ise Glutamattır. Aynı zamanda özel duyuların hemen hemen
hepsi gluıtamat kullanır. Medulla spinalis düzeyinde ise en çok
salınan inhibitörik nörotransmitter Glisin dir aynen GABA gibi
Cl kanalları açarak inhibisyon yapar. Özellikler golgi tendon organ uyarısının alfa motor inhibisyonunda salındığı Golgi şişe
nöron unutulmamalıdır.
D) Diyaframlı pencereli kapiller
Apnöstik Merkez (APN); APN; Ponsun alt kısmında bulbusa
yakın yerleşmiştir. Dorsal solunum grubu nöronlarından çıkan
rampa sinyalinin çıkış süresini uzatır. Yani kişi devamlı inspirasyon yapar hale gelir. Sadece arada kısa ekspirasyonlar olur.
Yani derin ve yavaş solunum yapılmasına neden olur. Buna
Apnöstik solunum denir. Apnöstik solunum normalde yaşamla bağdaşmayacağından iki önemli uyaran apnöstik merkezi
devamlı inhibisyonda tutar.
E) Sinüzoid tip kapiller
• Pnömotaksik merkez, Apnöstik merkezi devamlı inhibe eder
26. Aşağıdaki kapiller tiplerinden hangisi bazal lamina yapısı bakımından diğerlerinden farklıdır?
A) Sürekli kapiller
B) Somatik kapiller
C) Diyaframsız pencereli kapiller
• Akciğerlerden gelen gerim uyarıları Apnöstik merkezi devamlı inhibe eder.
26 – E
Kapiller Sınıflandırılması
Kapiller
Tipi
Endotel
hücresi
Bazal
Membran
Diyafram
Örnek
Somatik
Normal
Sürekli
Yok
Kas, Sinir, Bağ
dokusu ve dış
salgı bezleri
Pencereli
diyaframlı
Delikli (6080 nm)
Sürekli
Var
Böbrek,
bağırsak ve
endokrin
organlar
Pencereli
diyaframsız
Delikli (6080 nm)
Sürekli
Sinüzoid
Delikli (60- Kesintili
80 nm)
Yok
Böbrek
glomerülleri
Yok
Karaciğer,
dalak ve
kemik iliği
(satellit
makrofajlara
dikkat)
28. Aşağıdaki kan hücrelerinden hangisi dokudaki allerjik
olaylarda antijen antikor komplekslerini fagosite ederek anafilaksinin uzun süreli etkilerini önler?
B) Makrofajlar
C) Eosinofiller
D) Bazofiller
E) Mastositler
28 – C
Eosinofiller; Miyeloid seriye ait özellikle paraziter enfestasyonlarda rol alan hücrelerdir (şistozomiyazis vetrişinozis vd.).
Zayıf fagositik aktiviteleri vardır.
• Kemotaksi yapar.
Sinüzoid tip kapillerler insanlarda lenfoid dokularda ve karaciğerde bulunurlar. Diğer kapillerlerden farklı olark geçirgenliği en
çok olan kapillerlerdir çünkü bunların bazal laminaları kesintilidir.
Aynı soru albümin geçirebilen kapiller hangisidir diye de sorulabilir. Dikkatli olunmalıdır. Diğer bir soru ise diyaframsız pencereli
kapiller olacaktır. O’da sadece böbrekte olduğu için özeldir.
www.tusem.com.tr
A) Nötrofiller
• Diyapedezle dokuya çıkar ancak geri dolaşıma dönmezler.
• Allerjik hastalıklarda rol alırlar.
Sekonder (özgül) granüllerinde; Major Basic protein, Eosinofilik katyonik protein ve Peroksidaz içerirler.
6
TEMEL BİLİMLER
2014 - 03 - TUSEM TTBT
30. Gastrin’in mide asit salgısı arttırıcı etkisi hangi reseptör
ve ikincil haberci çiftinde doğru olarak verilmiştir?
Eosinofillerin paraziter enfestasyonlardaki rolleri;
• Modifiye lizozomlarından hidrolitik enzimler salgılar
• Reaktif oksijen türevleri sentezler (peroksidaz içerdiklerinden)
A) M3 muskarinik – Gq
• Major Basic Protein (Ana Temel Protein) denilen larvasidal
polipeptidler sentezler. En çok bulunan granül proteinidir.
B) H2 histaminik – Gs
Eosinofillerin allerjik reaksiyonlardaki rolleri;
D) CCKb reseptörü – Gs
• Bazofillerin ve Mast hücrelerinin salgıladığı Eosinofil Kemotaktik Faktör’e yanıt vererek kemotaksi yapar.
E) CCKb reseptörü – Gq
C) CCKa reseptörü - Gq
30 – E
• Bazofiller ve Mast hücrelerinden salınan birtakım inflamatuvar maddeleri detoksifiye eder. (Eosinofilik katyonik protein;
heparini yok eder)
Gastrin; Antral G hücrelerinden salınır. CCKb reseptörü üzerinden pariyetal hücreyi uyarır. İkincil haberci olarak Gq üzerinden İP3 ve kalsiyum kullanır. Gastrin’in bir başka etkisi ise
enterokramaffin hücrelerini direk uyararak aşırı histamin salınımına neden olmasıdır.
• Allerjen-antikor komplekslerini fagosite ederek lokal inflamatuvar yanıtın yayılmasını önler. (SRS-A aktivitesini inhibe
eder)
Mide Asit Salgısını Arttıran Maddeler
29. Böbrekte karbonik anhidraz inhibitörlerinin etkileyerek
diüretik etki gösterdiği tübül aşağıdakilerden hangisidir?
Etken
Reseptör
İkincil haberci
Etki
Asetilkolin
M3
muskarinik
Gq - İP3/Ca
Asit artışı
Histamin
H2
reseptörü
Gs - cAMP
Asit artışı
Gastrin
CCKb
reseptörü
Gq - İP3/Ca
Asit artışı
Gastrin
İndirek
uyarım
Histamin
üzerine
Asit artışı
A) Proksimal tübül
B) İnen ince henle kulbu
C) Çıkan kalın henle kulbu
D) Distal tübül
E) Kortikal toplayıcı tübüller
31. Merkezi sinir sisteminde dehidratasyona karşı CRH ile
birlikte salınarak 3 nolu reseptörü üzerinden ACTH salınımını arttıran hormon aşağıdakilerden hangisidir?
29 – A
Böbrekte etkili üç büyük diüretik grubu vardır. Bunlardan karbonik anhidraz inhibitörleri proksimal tübüle, furosemid çıkan
kalın henleye, tiazidler ise distal tübüle etkildir.
A) Renin
B) Anjiyotensin-2
C) Vasopressin
D) Oksitosin
E) Noradrenalin
31 – C
Vazopressin (ADH - AVP); Hipotalamus supraoptik nukleuslarda sentezlenir. Polipeptid yapıdadır. Nörofizin 2 ve Glikopeptid ile beraber ekzositoz ile posteriyor hipofizden salınır. Dehidratasyon durumlarında CRH ile eş zamanlı salınarak hipofiz
bezinde bulunan V3 reseptörü ile ACTH salınımını uyarır.
Vazopressin Reseptörleri ve Etkileri
7
Reseptör
İkincil Haberci
Etkisi
V1A
Gq - İP3 Kalsiyum
Vazokonstriksiyon
V1B (V3)
Gq - İP3 Kalsiyum
ACTH salınımı
V2
Gs - cAMP artışı
Böbrek distal ve toplayıcı
tübülerden su geri emilimi
www.tusem.com.tr
2014 - 03 - TUSEM - TTBT
TEMEL BİLİMLER
32. Aşağıdaki Seratonin reseptörlerinden hangisi hücrelerdeki etkisini diğerlerinden farklı bir yolla gösterir?
36. pK değerleri 3.0, 4.0 ve 11.0 olan bir amino asitin izoelektrik noktası (pI) değeri nedir?
A)5HT1
B)5HT2
A) 3.0
B) 3.5
C)5HT3
D)5HT4
C) 7.0
D) 7.5
E)5HT5
E) 9.0
32 – C
Seratonin reseptörlerinden 5HT3 reseptörü diğerlerinden farklı
olarak iyonotrofiktir. Özellikle sodyum kanal geçirgenliğini arttırır. Diğer reseptörlerin hepsi ise metabotrofik etkilidir. G proteini kullanırlar. Ayrıca seratonin reseptörleri ile ilgili bilinmesi gereken bir başka konu ise 5HTG1b reseptörünün vazokonstriktör
ama 5HT2b reseptörünün vasodilatör etkili olduğudur.
36 – B
Asidik ve bazik amino asitlerin pI değerleri hesaplanırken, asidik bir amino asitse, asidik pK’lar toplanıp ikiye bölünürken,
bazik amino asitlerde bazik pK’lar toplanıp ikiye bölünür.
33. Aşağıdaki metabolik yollardan hangisi sitoplazma ve
mitokondride gerçekleşir?
A) Üre siklüsü B) TCA siklüsü
C) Yağ asidi sentezi
D) Yağ asidi oksidasyonu
37. Glukozun karbonil grubunun redüksiyonu sonucu hangisi oluşur?
E) Glikoliz
33 – A
Yağ asitlerinin oksidasyonu ve TCA döngüsü tamamen mitokondride gerçekleşir. Mitokondri matriksinde gerçekleşen yağ
asitlerinin beta-oksidasyonundan gelen elektronlar, iç mitokondri mebranında yerleşik olan ETZ enzimlerine aktarılır. Glikoliz ve yağ asitlerinin sentezi sadece sitoplazmada yürütülür.
Üre siklüsü ise sitoplazma ve mitokondride gerçekleşir
A) Glukuronik asit B) Glukonik asit C) Mannitol D) Sorbitol E) Glukonat
37 – D
Glukozun karbonil grubunun redüksiyonu sonucu
poliol olan sorbitol molekülü oluşur.
34. Hücre içi sıvıda bulunan başlıca katyon hangisidir?
A) Klor
B) Fosfat
C) Bikarbonat
D) Potasyum
E) Magnezyum
34 – D
Hücre dışı sıvıda başlıca katyon Na+ (140 mmol/L), başlıca anyon Cl - (100 mmol/L) dür. Hücre içi sıvıda ise başlıca katyon
K+ (140 mmol/L), başlıca anyon PO43 - (60 mmol/L) tır
38. Glikolizde inorganik fosfatın kullanıldığı reaksiyon aşağıdakilerden hangisidir?
35. Histidinin histamine dönüşümünde hangi vitamin rol
oynar?
A) B12 vitamini
B) Tetrahidrofolat
C) Piridoksal fosfat D) Tiamin
A) Fosfofruktokinaz 1
B) Fosfogliserat kinaz
C) Piruvat kinaz
D) Fosfoglukomutaz
E) Biotin
E) Gliseraldehid 3-fosfat dehidrogenaz
35 – C
Histamin, histidin amino asitinin dekarboksilasyonu sonucu
oluşur. Amino asitlerin dekarboksilasyon reaksiyonlarında piridoksal fosfat kofaktör olarak görev alır ve sonuçta aminler
oluşur. Örneğin, triptofanın dekarboksilasyonuyla serotonin
ve tirozinin dekarboksilasyonuyla dopamin oluşması gibi.
www.tusem.com.tr
38 – E
Glikolizde gliseraldehid 3-fosfat, gliseraldehid 3-fosfat dehidrogenaz enzimi ile 1,3-bifosfogliserata dönüşür. Bu basamakta oksidasyon olmakta ve inorganik fosfat ilave olmaktadır. Sonuçta ATP
sentezini sağlayacak çok yüksek enerjili bileşik elde edilmektedir.
8
TEMEL BİLİMLER
2014 - 03 - TUSEM TTBT
40 – B
Ubikinon (koenzim Q) mitokondride aerobik ortamda okside
kinon ve anaerobik ortamda redükte kinol şeklinde bulunur.
Koenzim Q’nin yapısı K ve E vitaminlerine çok benzer. Tüm
bu bileşikler poliizoprenoid yan zinciri içerir. Koenzim Q, solunum zincirinin hareketli bir bileşenidir. Sabit flavoprotein
komplekslerden indirgeyici eşdeğerleri sitokromlara aktarır.
41. İskelet kası mitokondrisinde 1 mol asetil KoA’nın katabolizması sonucu kaç mol ATP üretilir?
A)2
B)5
C)7
D)10
E)12
41 – D
Mitokondrisi bulunan herhangi bir dokuda, 1 mol asetil KoA
okside olduğunda 3 adet NADH, bir adet FADH2 ve bir adet
GTP elde edilir. NADH ve FADH2’ler ETZ’ye katılarak 10 mol
ATP üretilir.
39. Karaciğerde fosfofruktokinaz 1’in en potent allosterik
aktivatörü aşağıdakilerden hangisidir?
A) Sitrat B) Fruktoz 6-fosfat
C) Fruktoz 2-6 bifosfat
D) AMP
E) İnsülin
39 – C
Karaciğerde fosfofruktokinaz 1’in en potent pozitif allosterik aktivatörü ve fruktoz 1,6-bifosfatazın inhibitörü fruktoz 2,6-bifosfattır.
42. Karaciğer stoplazmasında oluşan redükte NADH’nın mitokondri içine girişi hangi mekanizma ile gerçekleştirilir?
A) Gliserol 3-fosfat mekik sistemi
40. Elektron transport zincirinde yapısal olarak D ve A vitaminine benzeyen bileşik aşağıdakilerden hangisidir?
B) Sodyuma bağımlı sekonder aktif transport
A) FMN
B) Koenzim Q
C) Malat aspartat mekik sistemi
C) Sitokrom b
D) Sitokrom c
D) Aktif transport
E) Kolaylaştırılmış difüzyon
E) Sitokrom oksidaz
9
www.tusem.com.tr
2014 - 03 - TUSEM - TTBT
TEMEL BİLİMLER
42 – C
45. Aşağıdakilerden hangisi sfingolipidlerin prekürsörüdür?
Glikolizde gliseraldehid 3-fosfat dehidrogenaz reaksiyonu ile
üretilen NADH, elektronlarını ETZ’ye malat-aspartat veya gliserofosfat şantı ile aktarır.
A) Gliserol
B) Fosfatidik asit
C) Seramid
D) Serebrozid
E) Gangliozid
45 – C
Sfingolipidler sfingozin ve yağ asitinden oluşan seramidden
köken alırlar. Seramid fosfatidilkolinden fosfokolin alır ve sfingomiyelin oluşur. Seramid ayrıca karbonhidratlarla birleşir ve
glikolipidler (glikoserebrozidler) ve gangliozidler oluşur.
43. Mukopolisakkaridozlar hangi bileşiğin yıkımında rol
alan enzimlerin yetersizliği sonucu ortaya çıkar?
A) Fruktoz
B) Galaktoz
C) Glikozaminoglikanlar
D) Glikoproteinler
E) Glikojen
43 – C
Glikozaminoglikanlar (önceleri mukopolisakkaridler olarak
adlandırılıyordu), proteoglikanların uzun, lineer polisakkarid
zincirleridir. Hücreler tarafından sentezlenip sekrete edilirler.
Sonunda hücreler tarafından endositoz yoluyla alınırlar ve
lizozomal enzimler tarafından yıkılırlar. Bu lizozomal enzimlerdeki herhangi bir yetersizlik bir mukopolisakkaridozla (örn.
Hurler veya Hunter sendromu) sonuçlanır.
46. Hormona duyarlı lipaz, aşağıdakilerden hangisinin yüksekliğinde aktive olur?
44. Asağıdakilerden hangisi doymuş yağ asitidir?
A) Palmitooleik asit
B) Stearik asit
C) Linolenik asit
D) Araşidonik asit
A) cAMP
B) ADP
C) İnsülin
D) Apoprotein CII
E)ATP
E) Linoleic asit
46 – A
44 – B
Yağ dokusundaki hormona duyarlı lipaz, glukagon tarafından
cAMP aracılığı ile aktive edilir. Apoprotein CII, lipoprotein lipazın aktivatörüdür.
Doymuş (satüre) yağ asitleri (çift bağ içermezler): Stearik asit,
palmitik asit.
Doymamış yağ asitleri (ansature): Taşıdıkları çift bağ sayisina
gore ayrılırlar:
Monoansatüre yağ asitleri tek çift bağ içerirler. Örnekler;
47. Asetil KoA aşağıdaki bileşiklerden hangisinin öncüsü
değildir?
Palmitoleik asit (C16 :1:9; (∆9),
Oleik asit C18:1:9; (∆9); en sik rastlanan doymamış yağ asitleridir.
A) Palmitik asit
B) Kolesterol
2. Poliansatre yağ asitleri: Birden fazla sayıda çift bağ içerirler.
Örnekler;
C) 3-Hidroksibütirat
D) Koenzim A
E) D vitamini
Linoleik asit (dienoik;iki çift bağ) C18:2:9,12; (∆9-12):
47 – D
Linolenik asit (trienoik asitler; üç çift bağ): C18:3:6,9,12; (∆6-9-12)
Asetil KoA keton cisimlerinin, yağ asitlerinin ve kolesterolün
sentezine katılır. Kolesterolden steroid hormonlar (D vitamini
bir steroid prohormondur) sentezlenir. Ayrıca yağda çözünen
vitaminler de asetil KoA’dan sentezlenen izopren türevleridir.
Koenzim A ise adenin, riboz 3-fosfat, pirofosfat, pantoik asit,
beta-alanin ve tioetanolaminden oluşmuştur.
Araşidonik asit (Tetra-enoik asitler; 4 çift bağ)C20:4: 5,8,11,14;
(∆5-8-11-14)
Organizmamız sadece tek çift bağ üretebilmekte bu yüzden 2
veya daha fazla çift bağ içeren yağ asitleri esansiyel özellik taşımaktadır.
www.tusem.com.tr
10
TEMEL BİLİMLER
2014 - 03 - TUSEM TTBT
50 – B
48. Sfingomiyelinlerin hidrolizi sonucu aşağıdaki bileşiklerden hangisi ortaya çıkmaz?
A) Yağ asidi
B) Fosforik asit
C) Kolin
D) Fosfatidik asit
Ürenin azotu, karbamoil fosfat ve aspartatdan, direk olarak
üre siklusunun tek bir dönüşünde oluşur. Ornitinin yan zincirindeki azot atomu, asla üreye katılmaz, çünki ornitinin yapısında kalır. Üre siklusu boyunca, glutamin direk olarak azotunu döngüye vermez.
E) Amino alkol
48 – D
Sfingomiyelinler fazla miktarlarda beyin ve sinir dokusunda bulunurlar. Sfingomiyelinin iskeleti bir amino alkol olan sfingozin’dir.
Bir yağ asidinin sfingozinin amino grubuna amid bağıyla bağlanması sonucu seramid oluşur. Seramid, glikolipidlerin prekürsörü
olarak da fonksiyon görebilir. Sfingozinin 1. karbonundaki alkol
grubu fosforil kolin ile esterleşerek sfingomyelin oluşur. Fosfatidik asid, fosfogliseridlerin yapısında bulunur.
49. Aşağıdakilerden hangi enzim oksidan olarak NAD+ veya
NADP+’yi kullanabilir?
A) Glutamat dehidrogenaz
B) Amino asit oksidaz
C) Glukoz 6-fosfat dehidrogenaz
D) Glutamin sentaz
51. Amino asitlerin transaminasyon reaksiyonlarında genel amino grubu toplayıcısı olan alfa keto asit aşağıdakilerden hangisidir?
E) Glutaminaz
49 – A
Birçok amino asitin α-amino grubu transaminasyonla
α-ketoglutarata aktarılarak glutamat oluşur. Bu nitrojen,
amonyak halinde NAD+ veya NADP+’yi aynı anda kullanabilen
bir enzim olan glutamat dehidrogenaz tarafından katalizlenen
bir reaksiyonla serbestleşir. Karaciğer glutamat dehidrogenaz
aktivitesi ATP, GTP ve NADH tarafından allosterik olarak inhibe
olurken ADP enzimin aktivatörüdür.
A) Alfa ketoglutarat
B) Piruvat
C) Oksaloasetat
D) Laktat
E) Sitrat
51 – A
Amino asitlerin metabolize olduğu başlıca doku
karaciğer dokusudur. Burada amino asitler önce
alfa amino gruplarını
transaminasyon reaksiyonları ile alfa ketoglutarata aktarırlar ve glutamat oluşur. Glutamat
daha sonra amino grubunu glutamat dehidrogenaz reaksiyonu ile üre oluşturmak üzere
serbest amonyak şeklinde ortama verir.
52. de Novo pürin biyosentezi esnasında oluşan ilk intakt
pürin nükleotidi aşağıdakilerden hangisidir?
50. Üredeki azotların kaynağı aşağıdakilerden hangileridir?
A) Karbamoil fosfat ve glutamin
A) Adenozin 5’-monofosfat
B) Karbamoil fosfat ve aspartat
B) Guanozin 5’-monofosfat
C) Ornitin ve karbamoil fosfat
C) Ksantozin 5’-monofosfat
D) Ornitin ve aspartat
D) İnozin 5’-monofosfat
E) Aspartat ve glutamin
E) Orotidin 5’-monofosfat
11
www.tusem.com.tr
2014 - 03 - TUSEM - TTBT
TEMEL BİLİMLER
55 - C
52 – D
Yeniden pürin sentezi esnasında üretilen ilk nükleotid inozin
monofosfattır.
Tablo: E. coli türleri ve özellikleri E. coli türü
Enterotoksijenik
E. coli (ETEC)
Eterohemorajik
E. coli (EHEC,
O157: H7)
B) Endonükleaz
C) Topoizomeraz
D) DNA polimeraz
E) Tek sarmal bağlayıcı proteinler
53 – D
DNA polimeraz enzimi kofaktör olarak çinkoyu kullanır ve deoksiribonükleotidlerin birbirine fosfodiester bağlarıyla bağlanmasını katalizler
54. Aşağıdaki hormonlardan hangisi glikoprotein yapısında değildir?
A) Prolaktin
B) TSH
C)LH
D)FSH
E)HCG
54 – A
TSH, LH, FSH ve hCG birbirine yapısal olarak çok benzeyen glikoprotein yapıda hormonlardır. Adenilil siklazı aktive ederek hücre içi
etkilere yol açarlar. prolaktin ise protein yapılı hormonur.
Not: Enteroagregatif E. coli ve Diffüz adheren E. coli, Enteroadheran E. coli’nin virülans faktörlerine göre ayrılıdğı iki alt
tipidir.
55. Menenjite neden olan Escherichia coli’nin en önemli
virulans faktörü aşağıdakilerden hangisidir?
A) P pili
B) Tip IV pili
C) K1 Kapsül
D) Lipopolisakkarit
E) Dış membran protein
www.tusem.com.tr
Klinik
Turist ishalinin en
sık etkeni.
Aniden başlayan
sulu ishal ve abdominal kramp. 1-3
gün içinde iyleşir.
Enfektif dozu düşük (50- 100 bakteri). Hamburger
etiyle bulaşabilir.
Hemorajik kolit
(ATEŞSİZ, LÖKOSİTSİZ kanlı ishal) ve
hemolitik üremik
sendroma (akut
böbrek yetmezliği,
mikroanjiyopatik
hemolitik anemi
ve trombositopeni) neden olur.
Enteroinvazif Şigellaya benzer şekilde lak- Dizanteriform ishal
E. coli (EIEC)
toza etki etmez veya geç etki ve yüksek ateş
eder. Hareketsizdir (H antijeni
yoktur).
EnteropatoEnterositlerde YAPIŞMA-BOZ- Genellikle çocuklarjenik
MA “attaching-effacing” me- da görülür.
kanizmasıyla mikrovilluslarda Bol sulu ishal, subE. coli (EPEC)
hasara neden olur.
febril ateş ve bulantı/kusma.
EnteroagreAgregasyonu sağlayan fimbriya Sulu ishal, subfebril
ve stabil toksine benzer toksin ateş vardır, kusma
gatif
genellikle
görülE. coli (EAEC) salgılar (EAST1).
mez.
Diffüz adheren Epitel hücrelerinin diffüz tutu- Sulu ishal
E. coli (DAEC) lumu
E. coli K1
K1 polisakkarit kapsül antijeni Neonatal menenjit
N. meningitidis’in grup B kap- etkeni (2.)
süler polisakkariti ile çapraz
reaksiyon verir. BOS’ta lateks
aglutinasyonuyla gösterilebilir. E. coli (flora)
Pili en önemli virülans faktörü- İdrar yolu enfeksidür. Assenden yolla bulaşır.
yonlarının en sık
etkeni ve en sık
gram - sepsis etkeni (endotoksinle)
53. DNA yapısında yer alan nükleotidlerin birbirlerine fosfodiester bağlarıyla bağlanmasını katalizleyen enzim
aşağıdakilerden hangisidir?
A) DNA primaz
Etki mekanizması
Plazmid’le kodlanan iki tür
toksini var. Isıya duyarlı (Labil
toksin= LT) toksin kolera toksini
gibi GM1 gangliozite baglanarak
ADP ribozilasyonuyla adenilat
siklazı aktive eder. Isıya dirençli (Stabil toksin= ST, 100°C de
30 dakika’da tahrip olur) toksin
guanilat siklazı aktive ederek
cGMP’yi arttırarak sekretuar
ishal yapar.
Lizojenik bir bakteriyofaj ile
kodlanan Verotoksin (VT1 ve
VT2) salgılar. Verotoksine, Shigella dysenteria tip 1’in şiga
toksiniyle antijenik benzerliğinden dolayı Shiga benzeri toksin
(Shiga like toxin)’de denir. Vero
ve şiga toksin konak hücrede
60S ribozoma (28S alt birimi)
baglanarak protein sentezini
inhibe eder. Diğer E. coli lerden
farklı olarak SORBİTOLÜ FERMENTE ETMEZ.
12
TEMEL BİLİMLER
2014 - 03 - TUSEM TTBT
56. Aşağıdaki bakteri toksinlerinden hangisinin toksik gücü
diğerlerinden düşüktür?
2. Graves hastalığı (Hypertiroidi): TSH reseptörlerine karşı antikor gelişir.
3. Eaton- Lambert hastalığı: Kalsiyum kanallarına karşı gelişen
antikorlar sonucunda asetil kolin salınımında meydana gelen
bozukluk.
A) Difteri toksini
B) Haemophylus influenza tip b toksini
C) Staphylococcus aureus’un enterotoksini
D) EHEC’nin verotoksini
59. Memeli hücre kültüründe aşağıdaki mikrobiyal elementlerden hangisi tip-1 interferonların yapımını daha
güçlü stimüle eder?
E) ETEC’nin labil toksini
56 - B
Cevap B. Ekzotoksinlerin antijenik gücü ve toksik gücü endotoksinlerden daha yüksektir.Haemophylus influenza’nın ekzotoksini bulunmaz (tus sorusu) aynı zamanda endotoksini Neisseria’larda olduğu gibi lipooligosakkarit yapısındadır.Diğer
şıklarda belirtilen bakteri toksinleri ise ekzotoksindir.
A) Viral zarf proteinleri
B) Çift zincirli RNA
C) Bakteriyal flagella
D) Lipopolisakkaritler
E) Fungal hücre duvarı polisakkaritleri
57. Aşağıdaki bakterilerden hangisi vankomisine intrensek
direçli değildir?
A) Lactobacillus spp.
B) Leuconostoc spp.
C) Escherichia coli
D) Enterococcus faecalis
59 - B
İnterferon glikoprotein yapıdadır ve sitokin adı verilen ailenin
bir üyesidir. Tüm vertebralılarda bulunur. İnterferonun özellikleri;
E) Enterococcus gallinarum
• Türe özgüdür. Örneğin fare interferonu insan hücrelerinde antiviral etki göstermez.
57 - D
Betalaktam antibiyotikler,
vankomisin ve lizozime doğal
dirençli mikroorganizmalar
Vankomisine doğal dirençli
(intrensek) diğer bakteriler
Hücre duvarı bulunmayan
mikroorganizmalar
Lactobacillus
Mycoplasma
Leuconostoc
Uroplazma
Pediococcus
Protoplast (Gram pozitif bakterinin hücre duvarsız formu)
Erysipelothrix
Sferoplast (Gram negatif bakterinin hücre duvarsız formu)
Enterococcus gallinarum
L form
Enterococcus casseliflavus
• Virüse özgü değildir. Bu nedenle birbirlerinden farklı bir
çok virüsün replikasyonunu inhibe eder.
• Bazı virüsler (adenovirüs ve pox virüsü vb) interferona
dirençliyken, bazıları oldukça duyarlıdır (influenza ve
rhabdovirüs vb).
• Virüse direk etki göstermez: İnterferon virüsle enfekte olan
hücreden salınarak diğer hücrelerde viral protein sentezini
translasyon aşamasında durdurur. Bunuda o hücrelerde ribonükleaz ve diğer antiviral proteinlerin sentezlenmesini
sağlayarak gerçekleştirir. İnterferon ekstrasellüler virüsa
etkili değildir. Alfa ve beta interferonların sentezi viral enfeksiyonlar tarafından uyarılır. Alfa interferonun antiviral
etkisi diğerlerinden daha güçlüdür. Özellikle çift iplikli RNA
(viral replikasyon sırasında tüm virüsler bu aşamadan geçer) daha kuvvetli bir uyaran oluşturur. Viral enfeksiyonlarda gelişen ilk immün cevap interferon cevabıdır (birkaç
saat), antikor cevabı birkaç gün içinde ortaya çıkar. Gama
interferon immünoregülatör fonksiyona sahiptir. Bakteri
toksinleri, antibiyotikler (kanamisin, cycloheximide) ve tilorone gibi küçük moleküller tarafında uyarılır.
Virüsler
Lizozim N-asetil muramik asit içermeyen Chlamidya’ya etkisizdir.
58. Antikora bağımlı hücresel disfonksiyonla meydana gelen
aşırı duyarlılık reaksiyonu aşağıdakilerden hangisidir?
A) Romatoid artrit
B) Akut romatizmal ateş
C) Myastenia gravis
D) İd reaksiyonu
E) Artus reaksiyonu
60. Th lenfositlerden gama interferon salınımını inhibe
eden ve doku tamiri için kollogen sentezini arttıran sitokin aşağıdakilerden hangisidir?
58 - C
- Antikora Bağımlı Hücresel Disfonksiyon
Antikorlar hücre hasarına neden olmadan sadece fonksiyon
kaybına neden olurlar.
1. Myastenia gravis: Asetil kolin reseptörlerine karşı antikor
gelişir. Sonuçta kasta kasılma gerçekleşmez.
A) TNF- alta
B) IL- 12
C) Gama- interferon
D) TGF- beta
E) IL- 10
13
www.tusem.com.tr
2014 - 03 - TUSEM - TTBT
TEMEL BİLİMLER
• L formu bakterilerden en önemli farkı mikoplazmanın
hücre duvarında sterol bulunması ve L formların uygun
şartlarda tekrar hücre duvarı oluşturabilmesidir. 60 - D
İnhibitör Etkili Sitokinler (Antiinflamatuar sitokinler):
1. IL-4
• Mikoplazmaların çoğu hücre dışı, bazı türleri ise hücre içi
parazitidir (M. fermentans).
2. IL-10: MHC I ve II yapımını baskılar
3. IL-13
• Birçoğu enerji kaynağı olarak glukozu kullanır, üreaplazmalar ise üreye gereksinim duyar.
4. TGF- β (transforming growth factor)
61. Akciğer grafisinde bilateral yama tarzında infiltrasyonu,
38 0C ateşi olan kişiden alınan balgam kütürü Eaton’s
besiyerine ekiliyor ve sahanda yumurta görünümünde
koloniler oluşuyor.
62. Aşağıdaki Gram(-) basillerden hangisi üç şekerli besiyerinde dip ve yatık kısımda asit/ asit reaksiyon oluşturup ONPG (beta-galaktozidaz) testinde pozitif reaksiyona neden olur? Buna göre etken olarak aşağıdakilerden hangisi düşünülmelidir?
A) Escherichia coli
B) Morganella morganii
A) Legionellapneumophyla
C) Salmonella typhimurium
B) Mycoplasma pneumonia
D) Proteus vulgaris C) Pneumocistis jiroveci
E) Acinetobacter baumannii
D) Streptococcus agalactiae
62 - A
E) Pseudomonas aeruginosa
Üç şekerli besiyerinde (TSI) laktozu fermente eden enterobactericeae üyesi bakteriler yatık kısımda asit (sarı) ve dik kısımda asit (sarı) reaksiyon oluşturur. Şıklarda belirtilen bakteriler
arasında laktozu fermente eden tek bakteri Escherichia coli’dir.
61 - B
M. pneumoniae (Eaton ajanı) atipik pnomoni, M. homunis ve
Ureaplasma urealyticum (üreyi parçalar) ürogenital enfeksiyona neden olur.
Mycoplasma ve Ureaplasma’nın özellikleri
• Hücre duvarı ve mezozomu yoktur
63. Kemoterapi gören bir hastanın sol akciğer alt lobunda
apse ve plevral effüzyon tespit edilyor.Hastanın balgam
incelemesinde zayıf asidorezistan boyanan gram pozitif
basiller görülüyor.
• Hücre zarı sterol içerir ve üç katlıdır. Bu nedenle besiyerinde kolesterol olmalı.
• Doğada serbest yaşayan en küçük bakteri (0.1-0.3 µm)’dir.
Bu nedenle chlamydia ve virüsler gibi membran filtrelerden (0.45 µm por çaplı) geçer.
Bu hastanın tedavisinde ilk tercih edilecek antibiyotik
aşağıdakilerden hangisidir?
• Gram boyasıyla boyanmaz (hücre duvarı olmadığı için),
incelemek için farklı boyama yöntemleri kullanılır (karanlık alan mikroskopisi, Giemsa boyama gibi).
A) Penisilin G
B) Siprofloksasin
C) Trimetoprim- sulfametaksazol
• Beta laktam antibiyotikler etkisiz (hücre duvarı olmadığı
için)’dir.
D) İzoniyazit
E) Eritromisin
• Eritromisin ve tetrasiklin etkilidir (M. hominis eritromisine
dirençli).
63 - C
NOCARDİA: Aerob, katalaz pozitif ve flamentöz yapıda gram
pozitif bir bakteri. Zayıf asidorezinstan boyanır boyama sırasında
düşük konsantrasyonda asit (%1 sülfirik asit veya %1 hidroklorik
asit) kullanıldığı için bu ad verilmiştir. Ekzojen bir bakteridir, doğada ve özellikle toprakta bulunur. En sık inhalasyon yoluyla bulaşır fakat kişiden kişiye bulaşmaz. Tipik lezyonu aktinomyces’te
• Fakültatif anaerob fakat M. pneumoniae zorunlu aerob
• İkiye bölünerek çoğalır. Bölünme zamanı uzun (1- 6 saat)
olduğundan yavaş ürer.
• Besiyerinde L tipi koloni sahanda yumurta görüntüsü (büyüteçle görülen küçük koloniler) verir.
www.tusem.com.tr
14
TEMEL BİLİMLER
2014 - 03 - TUSEM TTBT
65. Gram negatif bakterilerle bakteriyemi gelişen hastalarda eritemle çevrili papül olarak başlayan ve hemorajik
ülsere dönüşen lezyon aşağıdakilerden hangisidir?
olduğu gibi ağrısız apse formasyonudur. Nokardia asteroides en
sık görülen formdur, akciğer (kronik lober pnömoni) enfeksiyonu
oluşturabileceği gibi hücresel immünyetmezliği (AIDS, tüberküloz, alkolizim vb) olanlarda beyin, deri ve böbreklerde apse oluşturur. Akciğerde kaviter lezyonu olan bir kişide beyin apsesi tespit edilmişse nokardia düşünülmelidir. N. brasiliensis myçetoma
(modura ayağı) ve kontak lensle ilişkili keratite neden olur.
A) Malign pustul
B) Eritema migrans
C) Karbonkül
D) Eritroderma
TANI: Dallanmış flamentöz yapı gösteren gram pozitif veya
zayıf asidorezinstan boyanan basiller. Bakteriyolojik besi yerlerinde (kanlı agar, BCYE, SDA) aerobik ortamda birkaç günde
üretilerek tanı konabilir.
E) Ektima gangrenosum
65 - E
Ektima gangrenosum: Bakterinin salgıladığı elastaz enzimine
bağlı olarak gelişir. Genellikle nöropenik hastalarda görülen
fokal deri lezyonuyla karakterize bakterinin vasküler invazyonuna bağlı olarak ortaya çıkar. En sık gluteal ve parineal
bölgede (%57), daha az oranda ekstremitelerde, gövdede ve
yüzde meydana gelir. Hemoraji, ülser ve nekroza (ortası koyu
lezyonlar) neden olur. Genellikle nötropenik hastalarda görüldüğünden lezyonda nötrofil görülmez. TEDAVİ: Penisiline dirençli olduğundan tedavide trimetoprim
sülfametaksazol kullanılır.
Follikülit: Kontamine olmuş yüzme havuzu ve banyo küvetinden bulaşarak apokrin ter bezlerini iltihaplandırır.
64. Işıkta sarı turuncu koloniler oluşturan ve karanlıkta
renksiz koloni yapan fotokromojen Mycobacterium
türü aşağıdakilerden hangisidir?
A) M. marinum
B) M. lepra
C) M. ulcerans
D) M. tuberculosis
E) M. avium intracelulare
64 - A
Mikobakteriler Runyon sınıflamasına göre dört gruba ayrılır
Runyon sınıflaması Gruplara örnek
1. Fotokromojen
(Işık varlığında
pigment)
2. Skotokromojen
(Işık varlığında
ve karanlıkta pigment)
3. Nonkromojen
(Pigment oluşturmaz)
4. Hızlı üreme (<
7 gün)
Önemli Özellik
M. marinum (30 Yüzme havuzu granüo
C’de)
lomu etkeni
M. kansasiia
M. scrofulaceum
Çocuklarda grananülomatöz servikal LAP’ın
en sık etkeni
M. xenopi (42
C’de)
Sıcak su taklarından
kaynaklanan hastane
enf.
MAC (M.avium
intracellulare
kompleks) ve M
. tuberculosis
AIDS’de sıklığı artmıştır (CD4 <100)
o
66. Mikolik asit sentezini inhibe ederek etki gösteren antitüberküloz ilaç aşağıdakilerden hangisidir? A) Kapreomisin M. fortuitum ve
M. chelonae
M. smegmatis
B) İzoniazid
C) Etambutol Sünnet derisinde
bulunur
D) Pirazinamid
a: M. kansasii foto, skoto ve nonkromojen olabilir.
E) Streptomisin
15
www.tusem.com.tr
2014 - 03 - TUSEM - TTBT
TEMEL BİLİMLER
66 - B
Antibiyotik
Etki türü
Etki mekanizması
Direnç
Bazı önemli özellikler
Izoniazit
(INH)
Bakterisid
Mykolik asit sentezini
inhibe eder
Katalaz-peroksidaz enziminde mutasyon (INH’ı aktif
metabolitine dönüştüren
enzim) KatG
TBC proflaksisinde kullanılır. G6PD eksikliğinde hemolitik anemi, Periferik nöropati
(pridoksin), yavaş asetilleyiciler etki süresini uzatır
Rifampisin
Bakterisid
DNA bağımlı RNA polimeraz inhibisyonu
DNA bağımlı RNA polimerazın b subünitini kodlayan
gende mutasyon
(pro B)
MAC, Neisseria meningitidis ve H. influenzae proflaksisinde
kullanılır. Vücut sıvılarını kırmızı renge boyar. Bazı ilaçların serum düzeyini azaltır*
(OK, OAK, OAD, TT inh. ve proteaz inh).
Etambutol
Bakteriyostatik
Arabinogalaktan sentezini inhibe eder
Arabinozil transferaz
enzimini kodlayan gende
mutasyon
Optik nörit yapar (yeşil kırmızı renk körlüğü, optik atrofi)
Pirazinamid
Bakterisid
Yağ asiti sentetaz
enzim inhibisyonu ve
mykolik asit sentez
inhibisyonu
Bakteriyel amidaz enzimini
kodlayan gende mutasyon
Nikotinamidin sentetik derivesidir. Hücre
içi dormant basillere en etkili ilaç (Asit
pH’da etkilidir)
M. bovis pirazinamide doğal dirençlidir
OK: oral kontraseptif, OAK: oral antikuagülan, OAD: oral antidiyabetik, TT: Ters transkriptaz, * Rifam karaciğerde sitokrom p450 enziminin
aktivitesini arttırarak bazı ilaçların serum düzeyini düşürür.
Not: M. tuberculoziste gelişen ilaç direnci kromozomaldir, çünkü bakterinin plazmidi yoktur.
67. Akut sporadik ensefalitin en sık etkeni aşağıdakilerden hangisidir?
A) Cocsakie
B) Herpes simpleks
C) Polio D) RabiesE) Measles
67 - B
Viral menenjit ve ensefalit etkenleri
Ensefalit
HSV tip 1 (en sık)
Arboensefalit virüsü*
VZV
Kuduz
Coxsackie A ve B
Polio
Post enfeksiyöz ensefalit (immün mekanizmayla)
Kızamık
Kızamıkçık
Kabakulak
VZV
İnfluenza
Menenjit
Enterovirüsler (en sık etken)
- Coxsackie (en sık)
- Echovirüs
- Polio
HSV tip 2
Adenovirüs
Kabakulak
Lenfositik koriomenenjit virüsü
Arboensefalit virüsü
68. Faranjit, lefadenopati ve hepatosplenomegalisi bulunan hasta serumunun at eritrositlerini aglütine ettiği saptanıyor.
Buna göre etken olarak aşağıdakilerden hangisi düşünülmelidir?
A) Streptococcus pyogenes B) Adenovirus
D) Mycoplasma pneumoniae
E) Parvovirus
C) Epstain Barr virus
68 - C
Heterofil antikor testi (Paul – Bunnel deneyi): Bir hemaglutinasyon testidir. EBV’lü kişilerde virüse karşı oluşan IgM antikorlarının koyun
eritrositlerini aglutine etmesi esasına dayanır. Eğer bu testte koyun eritrositleri yerine daha duyarlı olan at eritrositleri kullanılırsa bunun
adı monospot testi olur. Heterofil antikor testi EBV’e özgü değildir. Normal insanlarda (frossman antikorları), serum hastalığında ve kızamıkçık enfeksiyonu olanlarda da pozitif olabilir. Bu durumda Davidsohn testi yapılır. Hasta serumu kobay böbrek ekstreleri ile muamele edildikten sonra eğer heterofil
antikor testi pozitif sonuç veriyorsa hastada EMN düşünülür.
Heterofil antikor testi lenfoma ve hepatitli hastalarda yalancı pozitif sonuç verebileceği gibi özellikle çocuklarda %50 yalancı negatif sonuç
verebilir.
Heterofil antikorlar hastalığın 1. haftasından itibaren serumda bulunabilir fakat 2-3. haftada tespit edilme olasılığı daha yüksektir. www.tusem.com.tr
16
TEMEL BİLİMLER
2014 - 03 - TUSEM TTBT
69. Telaprevir gibi NS3 proteaz enzim inhibitörü ilaçlar
hangi viral enfeksiyonun tedavisinde kullanılır?
71. Aşağıdaki Candida türlerinden hangisi amfoterisin B ye
dirençlidir? A)HIV
B)SARS
A) C. lusitaniae
B) C. krusei
C) Hepatit B
D) Hepatit C
C) C. albicans
D) C. tropicalis E) C. parapsilosis
E) Hanta virus
71 - A
69 - D
Hepatit C virüsünün tedavisinde en önemli nokta genotip tayinine göre tedavinin verilmesidir.Günümüzde α2b interferon
ve ribavirinle birlikte kombine tedavi uygulanır.Haftada bir kullanım avantajı olduğundantedavide peginterferon(polietilen
glikol + interferon) tercih edilir.Tedavide NS3 proteaz inhibitörü boceprevir ve telaprevir ile NS5B nükleotid polimeraz
inhibitörüsofosbuvir kullanılabilir.
70. Aşağıdaki virüslerden hangisi immünyetmezlikli kişilerde oligodendroglial hücreleri tutarak progresif multifokal ensefalopatiye neden olur?
A) Rabies
B) Polyoma virus
C) Enterovirüs tip 70
D) Dependovirus
Kandida türleri
Önemli Özellikleri
C. albikans
*Blastospor, klamidospor, yalancı hif ve gerçek hif oluşturur. Germ tüp testi +’dir.
C. galabrata
Pseudohif oluşturmaz. C. albikans’tan sonra en sık rastlanan kandidadır (Özellikle
idrar yolu enfeksiyonları).
C. parapisilosis
Kateterle ilişkili fungemilerde oldukça sık
izole edilir.
C. tropicalis
Ketakonazole doğal dirençlidir. 4 saat sonra
yalancı germ tüp oluşturur.
C. krusei
*Flukonazole doğal dirençlidir.
C. lusitaniae
Amfoterisin B’ye doğal dirençlidir.
C. duplinensis
C. albikans gibi germ tüp ve klamidospor
oluşturur.
72. Aşağıdaki mantar enfeksiyonlarından hangisinin etkeni
dematisiyoz bir mantardır?
E) Adenovirus
A) Tinea versikolor
B) Tinea nigra
C) Dermatofitoz
D) Candidoz
E) Criptokokkoz
70 - B
Bu grupta BK, JC ve SV40 (simian virüs 40) virüsleri bulunur.
Çıplak ikozahedral yapıda DNA virüsleridir. İmmün yetmezlikli (HIV, KLL, Hodgkin lenfoma vb) hastalarda
latent (böbrek ve lenfoid dokularda) kalan virüsün aktive olması sonucunda hastalık gelişir
- JC virüsü: Oligodendrogliyal hücreleri tutarak SSS’nin demiyelinizan bir hastalığı olan progresif multifokal lökoensefalopatiye (PML) neden olur. Lezyon genellikle serebral
ak maddede lokalizedir ve tanı konduktan 6 ay veya 3 yıl
sonra hasta kaybedilir.
- BK virüsü: özellikle böbrek ve Kİ trasplantasyonu yapılan
hastalarda idrar yolu enfeksiyonu ve heromorajik sistite
neden olduğu gibi transplant reddine de neden olabilir.
Transplantlı hastalarda CMV yanında BK ve JC virüs enfeksiyonlarıda göz ardı edilmemelidir.
Virüsün saptanması için idrar sedimentinin sitolojik incelemesi gerekir. HE ve gimza ile boyanan hücrelerde çekirdeğin büyümesi ve çekirdek içi bazofilik inklüzyonların görülmesi tanı
koydurucudur. Bu hücrelere kuş gözü yada Decoy hücreleri
denir. PML’de beyin biyopsisi ve hibridizasyon yöntemleri kullanılabilir. Polyomavirüs antikorlarını saptamada hemaglutinasyon inhibisyon ve ELISA testi kullanılabilir. Tedavisi yoktur.
72 - B
Etken dematisiyoz bir mantar olan Hortaea (eski ismi Exophiala) werneckii’dir. Doğada yaygın olarak bulunur ve yaralanma
sonucu genellikle ellerde kahverengi- siyah lekelenmelere neden olur. KOH ile yapılan preparatta mavi pigmentli maya hücreleri ve hifler, kültürde ise siyah pigment oluşumu gözlenir.
Tedavide lokal salisilik asit (keratolitik) kullanılabilir.
73. Aşağıdakilerden hangisi kandida tanısında kullanılan
testlerden biri değildir?
A) Mannan antijeni
B)
Beta glukan
C) Limilus lizat testi
D)
D- arabinitol
E) Polisakkarit antijen 73 - E
Beta glukan ve Limilus lizat testi hem aspergillus hem de candida enfeksiyonlarının tanısında kullanılır. Mannan antijeni
candida, galaktomannan ve D- mannitol antijeni ise aspergillus tanısında kullanılır. Polisakkarit antijen ise Cryptococcus
neoformans’ın tanısında kullanılır.
17
www.tusem.com.tr
2014 - 03 - TUSEM - TTBT
TEMEL BİLİMLER
76 - A
Bulaş: Ara konağı yoktur. İnsan gaitasıyla kirlenmiş olan topraktan yumurtanın oral yolla alınmasıyla bulaşır. Yumurtalar duedonum ve jejunuma gelince açılarak larvalar açığa çıkar. Larvalar kan yoluyla akciğer, karaciğer ve kalbe yayılır. Akciğere gelen
larvalar eozinofilik bir pnömoni (Loeffler pnömonisi) tablosuna
neden olur. Larva nazofariksten yutularak mide’den geçip barsaklara gelir. Burada dişi ve erkeğin çiftleşmesiyle oluşan yumurtalar gaitayla atılır (günde 200.000 yumurta). Embriyonlu
yumurtalar toprakta birkaç hafta kaldıktan sonra enfektif olur.
KLİNİK: Kan yoluyla akciğer migrasyonuna bağlı olarak erken dönemde pnömoni (Loffler pnömonisi) ve eozinofili meydana gelir.
Barsak tıkanıklığı ve malabsorbsiyona neden olabileceği gibi
transmural nekroz sonucu barsak perforasyonu ve peritonite
neden olabilir. Ayrıca safra kanalı tıkanıklığı sonucunda sarılık
ve tıkanıklık sonucunda apandisit gelişebilir.
TANI: Balgamda larva ve eozinofiller, gaitada ise oval yumurtalar (yüzeyi yumru yumru) gösterilerek tanı konur.
TEDAVİ: Mebendazol (mikrotubul oluşumunu engeller) veya
pirantel pomat (paralitik ajan) kullanılır. 74. Malaryanın yaşam siklusunda ilk şizogonik çoğalma,
aşağıdakilerin hangisinde gerçekleşir?
A) Sivrisineğin midesinde
B) Sivrisineğin tükürük bezlerinde
C) İnsan karaciğer parankimal hücrelerinde
D) İnsan eritrositlerinde
E) İnsan dalağında
74 - C
75. Aşağıdaki parazitlerden hangisinde gaitada yumurta
gösterilemez?
77. Hipertansiyona bağlı olarak kalp kasında hangi adaptif
yanıt görülebilir?
A) Askaris lumbricoides
A) Hiperplazi
B) Hipoplazi
B) Necator americanus
C) Hipertrofi
D) Metaplazi
C) Trichuris trichiura
E) Atrofi
D) Strongyloides stercoralis
77 – C
Hipertrofi, hücrelerin boyutlarında, organın irileşmesi ile sonuçlanan artıştır. Hücrelerin boyutlarındaki artış daha fazla
yapısal komponent üretiminden kaynaklanır. Hipertrofinin en
önemli nedenleri artan iş yükü (en sık neden) ve trofik uyarı artışıdır. Özellikle kas egzersizleri yapan sporcuların iskelet
kaslarında, hipertansiyon ve kapak hastalıklarına bağlı artan iş
yükü karşısında kalp kası hücrelerinde hipertrofi izlenir.
E) Enterobius vermicularis
75 - D
78. Aşağıdakilerden hangisi reversible hücre zedelenmesinde ilk gözlenen morfolojik değişikliktir?
A) Hücresel yağlanma
B) Hücre şişmesi
C) Piknoz
D) Miyelin figürler
E) Mikrovilluslarda küntleşme
78 – B
Reversible hücre zedelenmesinde morfolojik değişiklikler:
• Hücre şişmesi (İlk oluşan değişiklik)
• Hücresel yağlanma
Hemen her tür zedelenmenin morfolojik ilk bulgusu hücresel
şişmedir.(hidropik dejenerasyon, vakuoler değişiklik) Sitoplazmada küçük berrak vakuoller şeklinde görülebilir.
76. Astıma benzer semptomlar, barsak tıkanıklığı ve apandisite neden olan parazit aşağıdakilerden hangisidir?
A) Askaris lumbricoides
B) Leismania donavani
C) Trichuris trichiura
D) Strongyloides stercoralis
E) Enterobius vermicularis
www.tusem.com.tr
18
TEMEL BİLİMLER
2014 - 03 - TUSEM TTBT
Yağlı değişiklik hipoksik zedelenmede ve toksik veya metabolik zedelenmelerin çeşitli biçimlerinde izlenebilir. Sitoplazmada
irili ufaklı lipid vakuolleri izlenir. En çok hepatosit ve kalp kası
hücresi gibi yağ metabolizmasından zengin hücrelerde görülür.
81. Aşağıdakilerden hangisi Tip II aşırı duyarlılık reaksiyonuna örnek verilebilir?
A) Kontakt dermatit
B) Arthus reaksiyonu
C) Akut ürtiker
D) Büllöz pemfigoid
E) Lupus vulgaris
79. Akut inflamasyonda lökositlerden salgılanan ve lökositlerin endotel hücrelerine adezyonunda etkili olan
moleküller aşağıdakilerden hangisidir?
81 – D
Deri hastalıklarından pemfigus vulgaris, büllöz pemfigoid Tip II
ADR’dir. Pemfigus vulgariste epidermiste desmozomların dış
tabakasında bulunan desmoglein molekülüne karşı antikorlar
oluşur, kompleman ve proteaz aktivasyonu ile intraepitelyal
hücre ayrışmasına neden olur. Büllöz pemfigoidde hemidesmozomlara karşı IgG tipinde antikorlar gelişir ve subepidermal ayrışmaya neden olurlar.
A) Selektinler
B) İntegrinler
C)PECAM-1
D) Membran atak kompleks (MAC)
E) C3b
79 – B
82. Familyal amiloidik polinöropatide amiloidoza neden
olan protein aşağıdakilerden hangisidir?
Lökositlerin adezyonunda lökositlerden salgılanan integrinler
görev yapmaktadır. 30’dan fazla integrin alt grubu vardır. Tüm
integrinler 2 non-kovalent bağlı α ve β polipeptid zincirlerinden oluşan heterodimerik hücre yüzey proteinleridir.
A) SAA(Serum amiloid asosiye protein)
B) Transtiretin
İnflamasyonda görev alan integrinler;
C) Amiloid prekirsör protein
• Β1 integrinlerden VLA-4(α4β1)
D) β2 mikroglobulin
• Β2 integrinlerden LFA-1 (CD11a/18) ve Mac-1 (CD11b/18)
E) İmmünglobulin hafif zincir
İnflamasyonda lökosit yüzeyinde bulunan LFA-1 ve Mac-1, endotelde bulunan ICAM-1 (intraselüler hücre adezyon molekülü-1) ile, VLA-4 integrini ise VCAM-1 (vasküler hücre adezyon
molekülü-1) ile etkileşerek adezyonu sağlar.
82 – B
Familyal amiloidik polinöropatide en sık transtiretin proteinin
mutant formları birikerek amiloidoza neden olur. Bunun dışında apolipoprotein A-I ve gelsolinde birikebilir. Transtiretin karaciğerde sentezlenen tiroksin ve retinolü taşıyan proteindir.
80. Aşağıdaki kompleman komponentlerinden hangisi histamin salınımına neden olur?
A) C3b
B) C5b-9 (MAK)
C) C3a-C5a
D) C1q
Transthyretin geni üzerindeki mutasyon yanlış protein transkripsiyonuna, amiloid oluşumuna ve periferik sinirlerde, kalpte, böbrek ve gözde birikime neden olur. Özellikle periferik ve
otonom sinirlerde birikim saptanır ve nöropati gelişir.
E)C2
83. Aşağıdaki büyüme faktörlerinden hangisi anjiogenezde
en etkilidir?
80 – C
Kompleman sisteminin fonksiyonları
A) Transforming Growth Faktör-Beta (TGF-B)
• C3a-C5a ve kısmen C4a anaflatoksindir ve mast hücre degranülasyonu ile arterioler vazodilatasyon ve vasküler permeabilite artışına neden olurlar.
B) Epidermal Growth Faktör (EGF)
C) Transforming Growth Faktör-Alfa (TGF-a)
• C5a, nötrofil ve monositlerde lipooksijenaz yolunu aktive
ederek lökotrien sentezini arttırır.
D) Vasküler Endotelyal Growth Faktör (VEGF)
E) Plateled Derive Growth Faktör (PDGF)
• C5a, nötrofiller, monositler, eozinofiller ve bazofiller için
güçlü bir kemotaktik ajandır. Lökosit adezyonu ve aktivasyonunu arttırır.
83 – D
Anjiogenezde endotel hücre proliefarsyonu, diferansiyasyonu
ve göçünde en önemli büyüme faktörleri VEGF (en önemlisi)
ve FGF-2’dir. Anjiopoetin 1 ve 2, PDGF ve TGF-β stabilizasyon
(perisitlerin ve düz kas hücrelerinin toplanması ve ESM proteinlerinin depolanması) sürecine katılır.
• C3b opsonizandır.
• C5b-9 (MAK) bakteri, tümör hücresi ve virüsle enfekte hücrelerde lizisle mikrobisidal etkilidir. MAK’da en bol C9 bulunur.
19
www.tusem.com.tr
2014 - 03 - TUSEM - TTBT
TEMEL BİLİMLER
VEGF özellikle glomerül podositleri ve kardiyak myositlerde
bol miktardadır.
87. Aşağıdakilerden hangisi aterosklerotik plağın gelişmesinde ilk aşamadır?
En önemli uyaranlarından biri hipoksidir.
A) Kronik endotelyal zedelenme
Erişkin dokularda fizyolojik anjiogenzde olduğu kadar inflamasyon, yara iyileşmesi, tümörler ve diyabetik retinopatide görülen patolojik anjiogenede de en önemli büyüme faktörüdür.
B) LDL’nin damar duvarında birikmesi
84. Aşağıdakilerden hangisi, epitelin tüm katını tutan ancak subepitelyal stromal dokuya yayılmayan displastik
hücre proliferasyonunu tanımlar?
E) Düz kas hücre proliferasyonu
A) Metastaz
B) Lokal inavzyon
C) Karsinoma in situ
D) İnfiltratif kanser
C) Monositlerin endotele adezyonu
D) Köpük hücre oluşumu
87 – A
Atherogenezde Oluşum Basamakları
• Kronik endotel hücre hasarı (Aterom plağı gelişiminde ilk
aşamadır) →permeabilite artışı →Lökosit ve trombosit
adezyonu
• Lipoproteinlerin damar duvarında birikimi (LDL ve okside
LDL)
• Monosit adezyonu ve intimaya transmigrasyonu → köpüksü hücre oluşumu
• Trombosit adezyonu ve PDGF üretimi
• PDGF ile düz kas hücrelerinin uyarılması → tunika mediadan intimaya göç etmesi
• Düz kas hücrelerinin proliferasyonu → ekstraselüler matriks üretimi (Atherom plağın olgunlaşmasını sağlayan
son aşamadır)
• Sonuç olarak tunika intimada yoğun yağ ve fibröz doku
birikimi
E) Epitelyal hiperplazi
84 – C
Displazik değişiklikler epitelin tüm katlarında oluştuktan sonra bazal membranı aşarak subepitelyal stromal dokuya ilerler.
Subepitelyal stromal dokuya yayılmamışsa in situ karsinom;
subepitelyal stromaya yayılırsa invaziv (infiltratif) kanser denir.
85. Aşağıdaki tümörlerden hangisinin diferansiyasyonu
daha iyidir?
A) Grade
II invaziv duktal karsinom
B) Grade
I kolon adenokarsinom
C) Evre
I gastrik adenokarsinom
D) Grade
III serviks yassı hücreli karsinom
E) Evre
IV akciğer adenokarsinom
(ATHEROSKLEROZ )
85 – B
Bir tümörün diferansiyasyonu grade ile belirtilir. Grade’i düşük olan tümörler iyi diferansiye, grade’i yüksek olan tümörler az ya da kötü diferansiye tümörlerdir. Bir tümörün grade’i
arttıkça diferansiyasyonu azalır.
86. Gastrointestinal stromal tümörlerde aşağıdaki protoonkogenlerden hangisinde mutasyon vardır?
A)ERB-B1
B)ERB-B2
C) RET
D) c-KIT
88. Herediter sferositozla takip edilen bir hastada şiddetli
anemi ve retiklositopeni gelişmesi durumunda aşağıdakilerden hangisi öncelikle düşünülmelidir?
E)FMS
86 – D
GIST, multipotent mezenkimal kök hücrelerden (Cajal hücre
prekirsörleri) gelişir ve GİS’de en sık mide duvarında yerleşir.
Bu tümörlerde kök hücre faktör reseptörünü kodlayan gen
olan c-KIT de nokta mutasyonlar vardır. Sonuçta ligand bağlanmasından bağımsız reseptör aktive olmaktadır.
www.tusem.com.tr
A) Hemolitik kriz
B) Aplastik kriz
C) Sekestrasyon krizi
D) Transfüzyonel hemosiderozis
E) Megaloblastik anemi gelişmesi
20
TEMEL BİLİMLER
2014 - 03 - TUSEM TTBT
88 – B
Herediter sferositozda hastalarda eritroid hiperplazisi ile genellikle durağan giden bir klinik, gelişen krizlerle bozulur. Herediter sferositozda iki tip kriz izlenir:
91. Yirmi üç yaşında erkek hasta testiste kitle fark etmesi üzerine üroloji kliniğine başvuruyor. Tetkiklerinde sol testiste
3 cm çapında kitle ve akciğerde metastatik odaklar saptanıyor. Olguya sol orşiektomi yapılıyor. Testis kesitlerinde
3 cm çapında düzensiz, kanama ve nekroz alanları içeren
kitle, mikroskopisinde belirgin nükleollü anaplastik epitelyal hücrelerin oluşturduğu alveolar, tubüler ve irregüler
papiller yapılar ve fokal nekroz odakları izleniyor.
• Aplastik kriz: Daha ciddi seyreder. Kemik iliğinde eritroid prekisörlerinin viral infeksiyonları neden olur. Özellikle
parvovirüs B19 infeksiyonu ile eritrosit üretimi durur. Şiddetli anemi ve retikülositopeni gelişir.
• Hemolitik kriz: İnfeksiyöz mononükleozis gibi infeksiyonlarla
dalakta hemolizin artması sonucu gelişir. Daha hafif seyreder.
Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Klasik seminom
B) Teratom
89. 14. kromozomdaki IgH ile 18. kromozomdaki BCL2 arasında gelişen t(14;18) translokasyonu sonucu apoptozun engellenmesine bağlı olarak aşağıdaki lenfoma
tiplerinin hangisi gelişebilir?
C) Endodermal sinüs tümörü
D) Embryonel karsinom
E) Koryokarsinom
91 – D
Embryonel karsinom seminomdan yaklaış 10 yıl daha erken(20-30 yaş) görülen daha agresif germ hücreli tümördür.
Pür embryonel karsinom nadirdir. Genellikle mikst germ hücreli tümörlerin %85 oranında izlenen bir komponentidir. Hastalarda testiste kitle veya metastaz bulguları ile gelebilirler. Pür
embryonel karsinomda AFP ve HCG seviyesi normaldir. Bunlar
yüksek ise sırasıyla yolk sac veya sinsityotrofoblastik odaklar
araştırılmalıdır. Tümörün gros kesitlerinde hemoraji ve nekroz
yaygın izlenir. Primitif anaplastik düzensiz sınırlı, pleomorfik
nüveli, belirgin nükleollü hücrelerin alveoler, tübüler ve bazen düzensiz papiller yapılar yaptığı izlenir. Mitoz ve tümör dev
hücreleri sık, nekroz yaygındır. ITGHN odakları sıktır. Genellikle
erken dönemde hematojen metastaz yaparlar.
A) Burkitt lenfoma
B) Foliküler lenfoma
C) Küçük hücreli lenfoma
D) Marginal zon lenfoma
E) Mantle hücreli lenfoma
89 – B
Foliküler lenfoma ABD’de erişkin lenfomalrın en sık formudur. Orta yaşlarda sıktır. Neoplastik hücreler normal germinal
merkez B hücrelerine benzerler. Lenf nodunda nodüler veya
nodüler-diffüz büyüme paterninde sentrosit ve sentroblastlardan oluşan proliferasyon izlenir. 14. Kromozomdaki IgH
ile 18. kromozomdakiş BCL2 arasında gelişen t(14;18) translokasyonu %90 hastada izlenir.t(14;18) karakeristiktir ancak
spesifik değildir. t(14;18) sonucu aşırı BCL2 ekspresyonu olur
ve hücreler apoptozisten korunurlar.
92. Overin yüzey epitelinden gelişmeyen tümör aşağıdakilerden hangisidir?
A) Seröz tümör
90. Aşağıdaki amfizem tiplerinden hangisi sigara içenlerde
daha sık izlenir?
B) Müsinöz tümör
A) Distal asiner amfizem
B) Panasiner amfizem
C) Brenner tümör
C) Sentriasiner amfizem
D) İntertisyel amfizem
D) Endometroid tümör
E) Büllöz amfizem
E) Sertoli-Leyding hücreli tümör
90 – C
Tüm amfizem tipleri içinde en yaygın görüleni sentriasiner
(sentrilobüler) amfizemdir. Olguların %95’ni meydana getirir.
Sentriasiner (sentrilobüler) amfizemde respiratuar
92 – E
Overin yüzey epitelyal-stromal tümörleri:
Seröz tümörler
• Benign (kistadenom)
bronşiollerden oluşan santral kısım tutulurken, distal alveoller etkilenmez. Aynı asinus içinde hem sağlam hemde amfizematöz hava boşluları izlenir. Sentriasiner amfizemin en sık
nedeni sigaradır. Kömür işçilerinde de sık oluşur. En önemli
neden sigara olduğu için sıklıkla kronik bronşit ile beraber izlenir. Genellikle üst loblarda, özellikle apikal segmentlerde daha
sık ve şiddetlidir
• Borderline tümör (seröz borderline tümör)
• Malign (seröz adenokarsinom)
Müsinöz tümörler
• Benign (kistadenom)
• Borderline tümör (müsinöz borderline tümör)
• Malign (müsinöz adenokarsinom)
21
www.tusem.com.tr
2014 - 03 - TUSEM - TTBT
TEMEL BİLİMLER
Endometroid tümörler
• Benign (kistadenom)
• Borderline tümör (endometroid borderline tümör)
• Malign (endometroid adenokarsinom)
Berrak hücreli tümörler
• Benign
• Borderline tümör
• Malign (berrak hücreli adenokarsinom)
Transizyonel hücreli tümörler
• Brenner tümör
• Borderline Brenner tümör
• Malign Brenner tümör
• Transizyonel hücreli karsinom (Non-Brenner tip)
Epitelyal-stromal
• Adenosarkom
• Malign mikst mülleryan tümör
94 – D
İnvaziv meme kanserinde kötü prognositik faktörler;
• Uzak metastaz varlığı
• Aksiller lenf nodu metastazı, metastazı sayısı ve boyutu,
• Tümör çapının büyük olması
• Deriye, göğüs duvarına veya kasa invaze olması
• İnflamatuar karsinom varlığı
• ER ve PR’nin negatif olması
• C-erb B2’nin pozitif olması
• Grade’in yüksek olması
• Lenfovasküler invazyon varlığı
• Yüksek proliferatif hız
• Anöoploidi varlığı
95. Aşağıdaki glial tümörlerin hangisinde uzun ince saç
benzeri uzantılara sahip glial hücreler, Rosenthal fibrilleri ve mikrokistler görülür?
B) Oligodenrogliom
A) Pilositik astrositom
C) Ependimom
D) Glioblastom
E) Anaplastik astrositom
93. Otuz yaşında ankilozan spondiliti bulunan erkek hastada
halsizlik, karın ağrısı, gaytada kanama ve diyare şikayetleri ile başvurduğu klinikte yapılan kolonoskopide rektumda mukozal ülserler ve pseudopolipler saptanıyor.
Biyopside kriptit, kript abseleri ve çevre mukozada kript
distorsiyonu saptanıyor.
95 – A
Pilositik astrositom, grade I astrositomdur. Sıklıkla serebellum,
III . ventrikül tabanında ve daha az olarak da optik sinir de yerleşim gösteren, benign seyirleri ile diğer astrositom tiplerinden
ayrılan glial tümördür. Çocuklar ve genç erişkinlerde nodüler kistik lezyonlarla karekterizedir. Mikroskopik olarak tümör hücreleri
bipolar füziform şekillidir. Tümöral hücrelerinin iki ucunda saç
benzeri eozinofilik rozenthal fibrilleri bulunur. GFAP pozitiftirler.
Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Crohn hastalığı
B) Ülseratif kolit
C) Adenokarsinom
D) İskemik kolit
E) Lenfoma
96. Aşağıdakilerden hangisi primer deride gelişen ve jeneralize lenfomaya ilerleyebilen lenfoproliferatif bozukluktur?
A) Burkitt lenfoma
B) Anaplastik büyük hücreli lenfoma
C) Mikozis fungoides
D) İktiyozis vulgaris
E) Multiple myelom
93 – B
Ülseratif kolit (ÜK) rektıumdan başlayan ve kolona sınırlı, mukoza ve submukozada ülserler oluşturan kronik bir inflamasyondur. Lezyonlar atlamasız ve aralıksızdır. (diffüz tutulum)
Skip lezyonlar ve granülomlar izlenmez. Transmural tutulum
olmadığı için serozit, fissür ve fistüller beklenen bulgular değildir. Hastalarda kript abseleri, kriptit, mukozal ülserler ve rejnerasyona bağlı pseudopolipler sık görülür. Kript distorsiyonu ve
goblet hücrelerinde azalma kronik dönemde izlenebilir. HLAB27
%90 hastada pozitiftir. Backwash ileitine neden olabilir. Deride
pyoderma gangrenozum görülebilir. En önemli komplikasyonu
kolonda adenokarsinom gelişme riskidir.
96 – C
Mikozis fungoides (kutanöz T hücreli lenfoma) primer olarak
deride gelişen ve jeneralize lenfomaya ilerleyebilen T hücreli lenfoproliferatif bozukluktur. Mikozis fungoideste deride
yama-plak ve nodül evrelerini içerir. CD4 + T hücrelerinden
köken alır. Dolaşıma geçerse Sezary sendromu denir.
97. Aşağıdakilerden hangisi psorizasite izlenen morfolojik
değişikliklerden değildir?
94. Aşağıdakilerden hangisi invaziv meme kanserinde kötü
prognositik faktörlerden değildir?
A) İnflamatuar karsinom varlığı
A) Rete ridgelerde düzenli uzama
B) Lenfovasküler invazyon varlığı
B) Akantoz
C) Yüksek proliferatif hız
C) Stratum granülozum tabakasında kalınlaşma
D) C-erb B2’nin negatif olması
D) Yüzeyde parakeratoz
E) Aksiller lenf nodu metastazı
E) Munro mikroabseleri
www.tusem.com.tr
22
TEMEL BİLİMLER
2014 - 03 - TUSEM TTBT
97 – C
Psoriazsite morfolojik bulgular:
Sekestrasyon ilaçların dağılım hacmini artırır, yarılanma ömrünü uzatır.
Küçük moleküllü, lipofilik (noniyonize) ve plazma proteinlerine düşük oranda bağlanan ilaçlar plasentayı rahatça geçer.
Plasental p-glikoprotein pompa ilaçların geçişine karşı engelleyici bir bariyer görevi görür.
• Rete ridge’lerde düzenli aşağı doğru uzama şeklinde görülen epidermal akantoz
• Epidermisin üst tabakalarında mitotik figürler
• Stratum granülozumun izlenmemesi veya incelmesi
• Yüzeyde parakeratoz
100. Aşağıdaki ilaçlardan hangisi yaygın anksiyete bozukluğunda kullanılmaz?
• Dermal papillaların üst kısmını örten epidermiste incelme, dermal papillalarda dilate kıvrıntılı kan damarları
• Nötrofillerin epidermiste hafif spongiotik odaklar içinde
toplanması (spongioform püstüller)
A) Fluoksetin
B) Alprazolam
C) Vareniklin D) Buspiron
• Nötrofillerin parakeratotik stratum korneum içinde kümeler oluşturması (Munro mikroapseleri)
E) Venlafaksin
100 – C
Tablo: Anksiyete ve İnsomnia Tedavisi
98. Aşağıdakilerden hangisi McCune-Albrigt sendromunda
izlenenen kemik lezyonlarıdır?
A) Osteosarkom
B) Enkondrom
C) Osteokondrom
D) Ewing tümör
E) Fibröz displazi
98 – E
Fibröz displazi, sık görülmeyen, benign, tümör benzeri lezyonlardır. Her iki cinsi eşit tutar. En önemli histolojik özelliği
fibröz doku içinde, rastgele yerleşimli çin harfleri görünümlü
immatur kemik fragmanları izlenmesidir. Her kemiği tutabilmesine rağmen sıklıkla tuttuğu kemikler kaburgalar, femur,
tibia ve pelvis kemikleridir. Tek odaklı formu (monostatik)
%70 oranda gözlenir, çok odaklı (poliostatik) form daha erken
yaşlarda görülür ve daha fazla deformitelerle karekterizedir.
Mc Cune Albright Sendromu: Kız çoçuklarında multiple fibröz
displazi odakları, deride sütlü kahve lekeleri şeklinde pigmentasyonlar ve endokrinopatilerle (puberte prekoks sık, bunun
dışında, hipertiroidizm, GH salgılayan hipofiz adenomu, primer adrenal hiperplazi) karakterizedir.
Anksiyete Tedavisi
İnsomnia Tedavisi
Benzodiazepinler
Benzodiazepinler
Atipik benzodiazepinler
Atipik benzodiazepinler
SSRI ilaçlar
Barbitüratlar
Venlafaksin / Duloksetin
I.kuşak antihistaminikler
Buspiron
Ramalteon
101. Aşağıdaki diüretiklerden hangisi kortikal toplayıcı tubülde epitelial sodyum kanallarını doğrudan inhibe eder?
A) Asetozolamid
B) Amilorid
C) Eplerenon
D) Mannitol
E) Etakrinik asit
101 – B
Triamteren / Amilorid
Potasyum tutan diüretiklerdir. Toplayıcı tubüllerin apikal
membranında epitelyal sodyum kanallarını ve Na+, K+, ATP’azı
inhibe ederek hiperkalemiye neden olurlar. Aldosteron reseptörlerini inhibe etmezler. Tiazid ve furosemidin hipokalemi
yapıcı etkisini önlemek için kullanılırlar. 99. İlaçların dağılımı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi
yanlıştır?
A) Lipofilik ilaçlar intravenöz verildiğinde yeniden dağılıma uğrayabilir.
B) Yeniden dağılıma uğrayan ilaçların genellikle etki süresi kısa yarı ömrü uzundur.
Hiperkalemi, hiperürisemi, hiperglisemi ve hiperkloremik metabolik asidoz gibi yan tesirleri vardır. Amilorid nefrojenik diabetes insipidus ve lityuma bağlı poliüride kullanılabilir. C) Küçük moleküllü, lipofilik, non-iyonize ve serbest
ilaç plasentaya kolayca geçer.
D) Sekestrasyon ilaçların dağılım hacmini azaltır.
E) P-glikoprotein pompa ilaçların hücrelere dağılımını
zorlaştırır.
102. Aşağıdaki ilaçlardan hangisi atrial flutterde ventriküler
hız kontrolü için kullanılmaz?
99 – D
İlaçların Dağılımı
Tiyopental gibi lipofilik ilaçlar i.v verildiğinde redistribüsyona
uğrar. Tiyopental beyni hızla terk eder (etkisi kısa) adipoz dokuda birikir (yarı ömrü uzun).
A) Lidokain
B) Verapamil
C) Digoksin
D) Propranolol
E) Diltiazem
23
www.tusem.com.tr
2014 - 03 - TUSEM - TTBT
TEMEL BİLİMLER
102 – A
Atrial flutter: Verapamil, diltiazem, digoksin veya beta blokörlerle ventrikül hızı kontrol altına alınır. Amiodaron, sotalol, prokainamid, kinidin veya flekainid ile sinüs ritmine dönüşüm sağlanır.
Atrial fibrilasyon: Verapamil, diltiazem, digoksin veya beta blokörlerle ventrikül hızı kontrol altına alınır. Amiodaron, sotalol, prokainamid, kinidin veya flekainid ile sinüs ritmine dönüşüm sağlanır.
105. Aşağıdakilerden hangisi opiyat yoksunluk krizinde görülen bulgulardan biri değildir?
103. Aşağıdakilerden hangisine bağlı enfeksiyonlarda metronidazol ve tinidazol gibi nitroimidazol grubu antibiyotik kullanmak uygun değildir?
Opiyat Yoksunluk Krizi
A) B.fragilis
B) G.lamblia
C) E.histolytica D) T.vaginalis
A) Kaz derisi görünümü
B) Midriyazis
C) Hipertermi
D) Konstipasyon
E) Hiperventilasyon
105 – D
Rinore, terleme, midriyazis, hipertansiyon, taşikardi, diyare,
hiperventilasyon, hipertermi ve kas ağrıları gibi etkilerinin
tam tersi bulgular ortaya çıkar.
En spesifik bulgu yolunmuş kaz görünümüdür (pilomotor
ereksiyon). Klonidin veya lofeksidin yoksunluk krizinde yararlı olabilir.
E) P.aeruginosa
103 – E
Nitroimidazol Türevleri (Metronidazol / Ornidazol / Tinidazol)
106. Aşağıdakilerden hangisi kallikrein enzimini inhibe ederek herediter anjioödem tedavisinde kullanılır?
• B.fragilis ve C.difficile gibi aneorobik bakteri enfeksiyonlarında kullanılırlar.
• Aerobik bakterilere etki yapmazlar.
A) İkatibant
B) Relcovaptan
• E.histolytica’ya bağlı amibiyasis tedavisinde sıkça kullanılan ilaçlardır. C) Ekallantid
D) Fosforamidon
E) Zileuton
• Trikomanas vajinalis, giardia lamblia ve gardnerella vajinalis enfeksiyonlarında ilk tercih ilaçlardır.
106 – C
Bradikinin Antagonistleri
• H.pilori eradikasyonunda yararlıdırlar.
İkatibant: Bradikinin B2 reseptörleri bloke ederek C1-esteraz
inhibitör eksikliğine bağlı herediter anjioödem, havayolu hastalıkları, termal injüri, asit ve pankreatit tedavisinde subkutan
yoldan kullanılır. Deltibant benzer etkilere sahiptir.
104. Aşağıdakilerden hangisi antikolinesteraz ilaçların kullanım endikasyonlarından biri değildir?
A) Myastenia gravis B) Glokom
C) İleus D) Aritmi
Aprotinin: Kallikrein, tripsin ve plazmin gibi serin proteazları
inhibe eder. Pankreatit ve karsinoid sendrom tedavisinde kullanılır. Kallikrein inhibisyonu faktör XIIa baskılanmasına neden
olur. İntrinsik koagulasyon yolağını ve fibrinolizisi inhibe eder.
Fibrinolitik ilaçlara bağlı kanamalarda ve koroner by-pass cerrahilerinde yararlıdır.
E) Fosforlu insektisid intoksikasyonu
104 – E
Tablo: Kolinerjik İlaçların Kullanımı
Endikasyon
Glokom
Kolinerjik İlaç
Pilokarpin / Demekaryum /
Ekotiofat
Ağız kuruluğu
Pilokarpin / Sevimelin
Nörojenik mesane
Betanekol
İleus
Betanekol / Neostigmin
Myastenia gravis
Neostigmin
Myastenia gravis krizi ile koliner- Edrofonyum
jik krizi ayırmak
Myastenia gravis ilaçlarının
Edrofonyum
dozlarının ayarlanması
Supraventriküler taşikardi
Edrofonyum
Kürarın etkisinin geri çevrilmesi Neostigmin
Donapezil / Galantamin
Alzheimer hastalığı
Atropin zehirlenmesi
Fizostigmin
Trisiklik antidepresan zehirlenFizostigmin (?)
mesi
www.tusem.com.tr
Ekallantid: Rekombinant plazma kallikrein inhibitörüdür. Herediter anjioödem ve kardiyovasküler cerrahilerde kanamaları
azaltmak için kullanılır.
107. Linezolid ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Bakteri ribozomlarında protein sentezini inhibe eder.
B) Sistemik etki için yalnızca parenteral yoldan kullanılır.
C) En sık yan tesiri trombositopenidir.
D) İrreversibl optik nörit, periferik nöropati ve laktik
asidoz yapabilir.
E) SSRI ilaçlarla alındığında serotonin sendromuna neden olur.
24
TEMEL BİLİMLER
2014 - 03 - TUSEM TTBT
107 – B
Linezolid
Oxazolidinone ailesindendir. 50S ribozomda 23S altbirime bağlanarak protein sentezini inhibe eder. Bakteriyostatik etkilidir.
50S ribozoma bağlanan diğer ilaçlarla çapraz direnç göstermez.
Gram(+) bakterilere (stafilokok, streptokok ve enterokok gibi),
gram(+) aneorobik koklara, cornobacteriuma, nokardiyaya ve
listeriaya etkilidir. Streptokoklar üzerinde bakterisid etki yapar.
Oral verilişten sonra %100 absorbe edilir. Karaciğerde inaktif
metabolitlere dönüşür. Mikrozomal enzim indüksiyonu veya
inhibisyonu yapmaz.
Metisilin ve vankomisin dirençli S.aureus, vankomisin dirençli
E.faecium ve E.faecalis ile penisilin dirençli streptokok enfeksiyonlarında kullanılır. Nokardiya ve çoklu ilaç dirençli tüberküloz tedavisinde verilebilir.
Primer yan tesiri trombositopenidir. Anemi ve nötropeniye
neden olabilir. İrreversibl optik nörit, periferik nöropati ve
laktik asidoz yapabilir. MAO inhibitörü özelliğinden dolayı
tiraminden zengin besinlerle veya sempatomimetik ilaçlarla
alındığında hipertansif kriz ortaya çıkar. SSRI ilaçlarla alındığında serotonin sendromuna neden olur. Tiraminden zengin
besinler ve SSRI ilaçlarla birlikte kullanılmamalıdır.
109 – B
Tablo: G Protein Kenetli Maddeler
Endojen
Madde
B) Mekasermin
C) Bromokriptin
D) Lanreotid
Gi
Gq
Adrenalin
β1, β2 ve β3
α2
α1
Asetilkolin
---
M2 ve M4
M1, M3 ve
M5
Dopamin
D1 ve D5
D2, D3 ve D4
---
Serotonin
5-HT4 ve 5-HT7
5-HT1A ve 5-HT1D
5-HT2
Histamin
H2
H3
H1
ADP
---
P2Y12
P2Y1,2,4,6
---
Adenozin
A2A ve A2B
A1 ve A3
Vazopresin
V2
---
V1
GABA
---
GABAB
---
110. Aşağıdaki ilaçlardan hangisi adrenalinin vazokonstriktör etkisini artırır?
A) Propranolol
B) Prazosin
C) Fentolamin
D) Ergotoksin
E) Verapamil
108. Aşağıdaki ilaçlardan hangisi karsinoid tümörde serotonin, akromegalide büyüme hormon sekresyonunu
baskılamak için parenteral yoldan kullanılır?
A) Pegvisomant
Gs
110 – A
Adrenalin (Epinefrin)
α ve β reseptörlere agonist etki yapar. Fentolamin, fenoksibenzamin prazosin ve ergotoksin gibi alfa blokörler vazokonstriktör etkisini önlerken propranolol gibi beta blokörler artırır.
E) Atosiban
Eş zamanlı ortalama kan basıncı artışı ve bronkodilatasyon
yaptığı için anaflaktik şokta ilk tercih ilaçtır. Lokal anesteziklerin etki süresini uzatmak için içlerine adrenalin katılır.
108 – D
Somatostatin
Hipotalamus ve pankreasın D (delta) hücrelerinden sentezlenir. Gi kenetli reseptörü üzerinden adenilat siklazı inhibe eder.
Büyüme hormonu, insülin, glukagon, gastrin ve serotonin sekresyonunu baskılar.
Somatostatin analoğu oktreotid akromegali, glukagonoma,
nesidiblastosis, karsinoid tümör, vipoma, gastrinoma, diyabetik diyare ve özefagus varis kanamalarında subkutan yoldan kullanılır. Bulantı-kusma, staetore, safra kesesi taşı, sinüs
bradikardisi, atrioventriküler iletim bozuklukları ve vitamin B12
eksikliği gibi yan tesirlere neden olabilir. Lanreotid ve vapreotid uzun etkili somatostatin analoglarıdır.
111. Aşağıdaki antihipertansif ilaçlardan hangisinin yarılanma ömrü en kısadır?
A) Lizinopril
B) Amlodipin
C) Propranolol
D) Guanetidin
E) Rezerpin
111 - C
Yarılanma ömrü en uzun antihipertansifler
• Guanetidin (120 saat)
109. Aşağıdaki reseptör çiftlerinden hangisi benzer mekanizmaya sahip değildir?
• Rezerpin (24-48 saat)
A) α2 – M2 B) β2 – 5-HT2
• Amlodipin (35 saat)
C)5-HT1A – GABAB D) α1 – V1
• Lizinopril (12 saat)
• Klorotiazid (12 saat)
E) β1 – D1
25
www.tusem.com.tr
2014 - 03 - TUSEM - TTBT
TEMEL BİLİMLER
112. Aşağıdaki ilaçlardan hangisi cGMP artışı, vazodilatasyon ve natriüretik etki yaparak akut kalp yetmezliğinde
parenteral yoldan kullanılır?
A) Levosimendan
B) Nesiritit
C) Milrinon
D) Dobutamin
115 – A
Dopamin Reseptör Agonistleri
Bromokriptin: Dopamin D2 reseptörlerini doğrudan uyarır. Nonergot dopamin agonistlerinden sonra Parkinson hastalığında kullanımı azalmıştır.
Pergolid: Dopamin D1 ve D2 reseptörlerini doğrudan uyarır. Valvüler kapak hastalığı yaptığı için kullanımı sınırlandırılmıştır.
E) Ivabradin
112 – B
Nesiritit
Pramipeksol: Dopamin D3 reseptörlerini doğrudan uyarır. Nöroprotektif etki yaptığına ilişkin iddialar vardır. L-dopa’ya on-off
gelişme süresini uzatır.
Ropirinol: Dopamin D2 reseptörlerini doğrudan uyarır. L-dopa’ya
on-off gelişme süresini uzatır.
Rotigotin: Erken dönem Parkinson tedavisinde transdermal kullanılan dopamin reseptör agonistidir.
Beyin natriüretik peptitin rekombinant analoğudur. Guanilat
siklazı aktive ederek cGMP artışına bağlı venodilatasyon ve
arteriyoler dilatasyona neden olur. Diüretik etkisi de vardır.
Akut kalp yetmezliğinin tedavisinde intravenöz yoldan kullanılır. Kronik kalp yetmezliğinde kullanılmaz.
Yarılanma ömrü 18 dakikadır. Sık görülen yan tesirlerinden biri
aşırı hipotansiyondur. Birçok hastada BNP artışı ile kalp yetmezliğinin şiddeti arasında korelasyon vardır.
116. Aşağıdakilerden hangisi metilksantinlerin etki mekanizmalarından biri değildir?
A) Fosfodiesteraz enziminin inhibe edilmesi
113. Aşağıdaki ilaçlardan hangisi postmenapozal osteoporoz
tedavisinde kullanılmaz?
A) Teriparatid
B) Denosumab
C) Raloksifen
D) Kalsitonin
B) Sempatik etkinliğin artırılması
C) İntraselüler kalsiyum düzeyinin artırılması
D) Histon deasetilasyonunun aktive edilmesi
E) Fulvestrant
E) Adenozin reseptörlerinin aktive edilmesi
113 – E
Postmenapozal Osteoporoz Tedavisi: En fazla tercih edilen ve en
etkili ilaç bifosfanatlardır. Kalsitonin, raloksifen, teriparatid, strontium ve denosumab da kullanılabilir. Hastalara mutlaka vitamin
D ve kalsiyum takviyesi yapılmalıdır.
116 – E
Metilksantinler (Teofilin / Aminofilin
Fosfodiesteraz enzimini, adenozin reseptörlerini ve prostaglandin sentezini inhibe ederler. Katekolamin sentezini, sempatik etkinliği, sarkoplazmik retikulumdan kalsiyum salgısını ve
histon deasetilasyonunu artırırlar.
Etkileri
• Solunum stimülasyonu ve konvülsiyon
• Tolerans gelişmeyen bronkodilatasyon
• Antiinflamatuvar etki
• Solunum kaslarının kasılma gücünde artma
• Pozitif inotropik ve pozitif kronotropik etki
• Diüretik etki
• Mide asit salgısında artma
• Lipoliz
• Anksiyete, tremor ve insomnia
114. Klasik antipsikotiklere bağlı en son ortaya çıkan yan tesir
olan tardif diskinezi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi
yanlıştır?
A)D2 reseptörlerin hipersensivitesine bağlıdır.
B) İrreversibl olabilir.
C) İlacın birden kesilmesi ile daha da kötüleşir.
D) Antikolinerjikler ve antiparkinson ilaçlar tedavide yararlıdır.
E) İlaç yavaşça kesilerek atipik antipsikotik ve diazepam
verilebilir.
114 – D
Tardif Diskinezi: D2 reseptörlerin hipersensivitesine bağlı, en
son ortaya çıkan ve irreversibl olabilen yan tesirdir. Antipsikotik
ilacın biranda kesilmesi durumu daha da kötüleştirir.
Antiparkinson ilaçlar, antikolinerjikler ve antidepresanlar tardif
diskineziyi daha da artırır. Kullanılan ilacın dozunu azaltarak atipik ilaca geçmek veya yüksek doz diazepam tedavide yararlıdır.
117. Aşağıdakilerden hangisinin yüksek dozuna bağlı taşikardi, hipertansiyon, hipertermi, midriyazis, hiperaktivite, intrakraniyal kanama ve miyokart enfarktüsü gibi
bulgular ortaya çıkabilir?
115. Antiparkinson tedavide dopamin reseptörlerini doğrudan uyarmak için kullanılan aşağıdaki ilaçlardan hangisi
D3 reseptörlerine daha fazla afinite gösterir?
A) Pramipeksol
B) Ropirinol
C) Bromokriptin
D) Rotigotin
B) Organofosfat
C) Trisiklik antidepresan
D) Amfetamin
E) Benzodiazepin
117 – D
Amfetaminler: Monoaminlerin vezikülden salgılanmalarını
artırarak, presinaptik geri alımlarını ve MAO enzimleri ile me-
E) Pergolid
www.tusem.com.tr
A) Aspirin
26
TEMEL BİLİMLER
2014 - 03 - TUSEM TTBT
tabolize olmalarını inhibe ederek indirekt sempatomimetik
etki yaparlar. Hidroksiamfetamin dışındakiler santral sinir sistemini stimüle eder.
Nucleus accumbenste dopamini artırarak öfori ve halüsünasyona neden olurlar. Psişik bağımlılık yapmalarına karşın
fiziksel bağımlılık potansiyelleri düşüktür. Paranoid şizofreni
benzeri tabloya yol açarlar.
Öğrenme ve bellek fonksiyonlarını güçlendirirler ve dikkati
artırırlar. Metilfenidat hiperkinetik çocuklarda dikkat eksikliğinin tedavisinde kullanılır.
Yorgunluğu azalttıkları için sporda doping amaçlı kötüye kullanılırlar. Uykuyu ertelerler ve uykunun REM dönemini kısaltırlar. Narkolepsi tedavisinde yararlıdırlar.
Lateral hipotalamustaki merkezi inhibe ederek iştahı azaltırlar ve kilo kaybına neden olurlar. Fenfluramin ve fentermin
iştah kesici olarak kullanılabilir.
Konvülsiyon eşiğini düşürürler. Antipsikotik ilaçlar tarafından
önlenen sterotipik ve psikomimetik etkilere neden olurlar.
Solunum merkezini stimüle ederler.
Sempatik aktivite artışına bağlı taşikardi, hipertansiyon, hipertermi, midriyazis, hiperaktivite, intrakraniyal kanama ve miyokart enfarktüsüne neden olabilirler.
119. Aşağıdakilerden hangisi antiandrojenik etkili ilaçlardan
biri değildir?
A) Spironolakton
B) Finasterid
C) Siproteron
D) Danazol
E) Ketokonazol
119 – D
Tablo: Antiandrojenik İlaçlar
Antiandrojenik Mekanizma
Antiandrojenik İlaç
Testosteron sekresyonunun
inhibisyonu
GnRH analogları / GnRH
antagonistleri
Testosteron sentezinin
inhibisyonu
Ketokonazol
Steroid öncüllerinin androjene
dönüşümünün inhibisyonu
Finasterid / Dutasterid /
Abirateron
Androjen reseptörlerinin
blokajı
Siproteron / Flutamid /
Nilutamid / Bikalutamid /
Enzalutamid / Simetidin /
Spironolakton
118. Aşağıdaki antihipertansif ilaçlardan hangisi böbreklerden renin salgılanmasını inhibe eder?
A) Plazma renin inhibitörleri
120. Aşağıdaki ilaçlardan hangisi farmakokinetik etkileşme
ile varfarinin kanama riskini artırır?
B) Beta reseptör blokörleri
C) Fenilalkilamin türevi kalsiyum kanal blokörleri
A) 3.kuşak sefalosporinler B) Heparin
D) Dihidropiridin türevi kalsiyum kanal blokörleri
C) Metronidazol
E) Selektif α1 reseptör blokörleri
D) Kolestiramin
E) Rifampin
118 – B
120 – C
Tablo: Renin Sentezi
Artıranlar
Azaltanlar
β1 reseptör agonistleri
Anjiotensin II
Prostaglandinler
Hipokalemi
Distal tubülde Na-Cl azalması
Atrial natriüretik hormon
Hipotansiyon / Hipovolemi
Adenozin
ACE inhibitörleri
Antidiüretik hormon
Anjiotensin reseptör blokörleri
Beta blokörler
Plazma renin inhibitörleri
Nonsteroidal antiinflamatuvar
ilaçlar
Aldosteron reseptör antagonistleri
Alfa2 reseptör agonistleri
Sodyum nitroprusit / Hidralazin
Hipertansiyon
Tablo: Varfarinin Farmakokinetik ve Farmakodinamik Etkileşmeleri
Alfa reseptör antagonistleri
Prazosin / Doksazosin
Sonuç
Etkileşme
İlaç / Durum
Protrombin zamanında ↑
Farmakokinetik
Amiodaron / Simetidin
/ Metronidazol / Disülfiram / Flukonazol /
Fenilbutazon / Sulfinpirazon / Ko-trimoksazol
Protrombin zamanında ↑
Farmakodinamik
Yüksek doz aspirin /
3.kuşak sefalosporinler
/ Heparin / Karaciğer
hastalığı / Hipertiroidi
Protrombin zamanında ↓
Farmakokinetik
Barbitürat / Rifampin /
Kolestiramin
Protrombin zamanında ↓
Farmakodinamik
Diüretikler / Vitamin K
/ Hipotiroidi
Diüretikler
27
www.tusem.com.tr
Author
Document
Category
Uncategorized
Views
10
File Size
820 KB
Tags
1/--pages
Report inappropriate content