Okul Öncesi Eğitim ve Oyun

Okul Öncesi Eğitim ve Oyun
Eser Oral > [email protected]
Oyun
Çocuk, doğumundan hemen sonra başlayan dönemden itibaren öncelikle anne ve baba
olmak üzere en yakınlarıyla iletişim kurmaya başlar. Bu ilk dönemlerden itibaren ebeveynin
kendisine gösterdiği ilgiye tepkiler verir ve böylece ilk oyun deneyimleri görülmeye başlar.
Oyun, çocuğun gelişmesi ve kişilik kazanması için sevgiden sonra gelen ikinci en önemli
ruhsal besindir. Prof. Dr. Atalay Yörükoğlu’nun “Çocuk ruh sağlığı, sevilmek ve oynamaktır”
sözüyle ifade ettiği gibi sevgiden yoksun bir çocukluk gibi, oyunsuz bir çocukluk da
düşünülemez.
Oyun, çocuğun hayatı algılaması ve geleceğe hazırlanması için gerekli olan hazırlıklar
bütünüdür. Oyunda çocuk, grup içinde hareket edebilme kabiliyeti kazanır ve geliştirir;
işbirliği yapabilmeyi öğrenir. Böylece toplumsal bir varlık olmanın gereği olarak birlikte
hareket ederek bir işi/çalışmayı beraber planlamayı ve yapmayı, kendi düşüncesini savunup
karşısındakini ikna etme becerisini geliştirir. Aynı zamanda başkalarının fikirlerine saygı
duymayı ve yanlış düşüncesini düzeltmeyi de öğrenir. Oyun, yabancılık çekmeden bir işe
başlayabilme gücü verir; yapılan herhangi bir çalışmanın iyi ya da kötü sonucunu arkadaşları
ile paylaşmayı öğrenir. Çocuk için fizyolojik ve psikolojik gelişimin önemli bir aşamasını
oluşturan oyun aynı zamanda çocuğun birçok el alışkanlıklarını kazanmasında da yararlı olur.
Bu yararların tamamının sağlanmasında bir araç olan oyun, çocuğun karakterinin belki de
yüzde yetmişinin kazanıldığı ve kişisel gelişiminin en önemli devresi olan okul öncesinde
özellikle önem arz etmektedir.
Okul öncesi eğitimin ilkeleri
Okul öncesi eğitiminde bazı ilkeler temel olarak kabul edilmiştir. Bunları şöylece
sıralamak mümkündür:
1. Çocuğun ilk ve en önemli ihtiyacı sevgidir.
2. Çocuğun eğitim ve yetiştirilmesinde tutarlılık ve süreklilik esastır.
3. Eğitimde çocuğun özgürlük ile disiplin arası bir dengede yetiştirilmesi gerekir.
4. Çocuğun en başta anne ve baba olmak üzere başkalarına bağımlı olmaması ve kendine
yeter bir tarzda yetiştirilmesi şarttır.
5. Eğitim düzeyinin, çocuğun fiziksel ve psikolojik gelişim düzeyine uygun olması
sağlanmalıdır.
6. Oyun etkinlikleriyle çocuk gerçek hayata alıştırılmalı, bu ortam oluşturulmalıdır.
7. İstenilen davranışlar ile karakter özelliklerinin çocukta yerleşmesi için dengeli bir
şekilde ödüllendirme yapılmalıdır.
8. Çocuğun yönergelere uygun davranışları gerçekleştirmesi teşvik edilmelidir.
9. Çevrenin uyarıcı niteliğinin çocuğun üzerinde önemli etkisi olduğu unutulmamalıdır.
10. Toplumsal hayatın bir gereği paylaşımın öğretilmesi için acı ve sevinçler
paylaşılmalıdır.
Oyunun ne gibi yararları vardır
Oyun, okul öncesi yaşlarının tek uğraşıdır. Ancak okula başlamakla oyun ihtiyacı sona
ermez. Çocuk büyüdükçe, gelişim düzeyine göre biçim değiştirerek devam eder. Bu nedenle
ilköğretime başlayacak çocuğu oyundan alıkoymak yerine onun için oyunu, öğrenmenin
yardımcısı ve aracısı kılmak gerekir. Oyuna doymamış bir çocuk, okuldaki öğretime hazır
değildir.
Okul öncesi eğitiminde, beklenen sonuçların alınmasında oyun etkinlikleri önemli bir yer
tutar. Oyunun çocuklara ne gibi yararlar sağlayacağını maddeler halinde şöylece
sıralayabiliriz:
a) Çocuk için oyun, sadece zamanın iyi geçirilmesini sağlayan bir araç değil, aynı
zamanda gelişimini de sağlayan bir etkinliktir. Çocuk oyunla fiziksel, duygusal, zihinsel ve
sosyal bakımlardan gelişir.
b) Oyun çocuğa hareket özgürlüğü sağlayarak enerjisini harcamasına imkân verir.
c) Çocuğun kendisinin başrolde olup yönettiği ve denetlediği bir hayal dünyası
oluşturmasını sağlar.
d) Çocuklar araştırma, merak, macera veya serüven gibi motivelerin etkisiyle oynarlar.
Böylece hayat için gerekli bazı kabiliyetlerin gelişimi sağlanmış olur.
e) Özellikle grup oyunları çocuğun dil gelişimini hızlandırır.
f) Çocuk oyun içinde fiziksel yapısını denetim altına alır. Böylece psiko-motor
gelişimine katkı sağlar.
g) Çocukta bilgi edinme ve dikkatin toplanması oyun ile gelişir.
h) Çocuk, geleceğiyle ilgili anne-baba olma gibi aileyle ilgili ya da öğretmen, doktor,
itfaiyeci gibi meslekle ilgili yetişkin rollerini oyun sürecinde oynayarak benimser.
i) Oyun, öğrenmek için en dinamik ve en canlı ortam ve yöntemleri sağlar.
j) Çocukta karar verme ve akıl yürütme gibi yetenekler oyun ile gelişir.
k) Çocuk, özellikle grup oyunları ile kendi beklentilerinden kurtulup toplumsal bir varlık
olmanın ilk adımlarını gerçekleştirir.
l) Oyun içinde psikolojik gerginlikler ve sıkıntılar yok olur. Böylece çocuk, oyunun
tedavi edici gücünden yararlanır.
m) Oyunda çocuk, olumlu ya da olumsuz bir sonuca katlanmayı öğrenir; ceza ve mükâfat
gibi iki önemli sonuca da kendi tercihiyle ulaştığı fikrini edinir. Böylece ileriki hayatında
karşılaşacağı sıkıntılara göğüs germe ve mutlulukları paylaşma becerisi geliştirir.
n) İnsan hayatının sürekliliği için gerekli tüm ön deneyimler, oyunun hayati bir önemi
vardır.
Oyunların özellikleri
Oyunların çocuklarda istenen yararları sağlaması için bazı özellikleri göstermesine dikkat
edilmeli, etkinlikler düzenlenirken bu hususlara özen gösterilmelidir:
1. Oyun, çocuğun yaş ve gelişim durumuna uygun olmalıdır.
2. Oyun, belirli bir yönerge, sıra ve gelişim izlemelidir.
3. Oyun etkinliklerinin sayısızlığı ve çeşitliliği, yaş büyüdükçe çocuğun ilgi alanlarına
doğru kaydırılmalıdır.
4. Çocuğun yaşı ilerledikçe, dikkat süresi de uzar; kendisini daha uzun süre bir işe
verebilir. Oyun etkinliklerini de buna göre planlamalıdır.
5. Çocuk büyüdükçe beden durgunlaşır. Dolayısıyla zamanla daha sakin ve zihinsel
becerilerle bedeni uyum içinde çalıştıran oyunlara yöneltilmelidir.
6. Çocuk istediği zaman, istediği şekilde, istediği şeyle oynayabilir; ama başladığını
bitirme alışkanlığı kazandırma oyunun tamamlatılmasıyla sağlanabilecek bir özelliktir.
Yaşlara göre oyun türleri
Oyun etkinlileri hazırlanıp gerçekleştirilirken içinde bulunduğu yaş seviyesinin önemli
olduğu herkesçe bilinen bir gerçektir. Çocukların yaşlarına göre oyunların türleri şöylece
sıralanabilir:
0-2 Yaş: Çocuklar, bireysel oyun oynarlar ve çevreleri ile farklı etkileşimler kuramazlar.
Renkli dikkat çekici oyunlarla/oyuncaklarla oynamayı tercih ederler.
3 Yaş: Yüksek yerlerde yürümeyi denerler. Takla atma ve tırmanma gibi fiziksel
aktiviteleri yapabilirler. Daha çok evcilik, doktorculuk, marketçilik gibi yeni oyunlar oynarlar.
4 Yaş: Resim yaparlar, yapılar kurarlar ve kendi yaptıkları şeylere hayranlık duyarlar.
Yaptığı şeyi zevkle seyreder. Müzikten, şarkı söylemekten, dans etmekten hoşlanırlar.
Özellikle ritimli müzikten çok hoşlanırlar ve büyük zevk alırlar. Resimli kitapları çok
severler. Hayal gücünü uyaran kitapları tercih ederler.
5 Yaş: Tek başına ya da bir yetişkinin yanında oynamaktan hoşlanır. Fiziksel becerileri
arttığı için ip atlama, salıncakta sallanma, paten kayma; el becerileri arttığı için, kesme,
yapıştırma, çizim yapma, resim yapma ya da bir resme harfi, sayıyı ekleme, kopya etme,
parçalı bilmeceleri birleştirme gibi oyunları severler.
6 Yaş: Bu yaş çocuğu oyunu bir iş gibi görmektedir. Boyama, yapıştırma, kesme ve çizim
yapmayı sever. 6 yaşındaki çocuk dengeyi sağladığı için bedenini kontrol eder. Top oynama,
ip atlama, yüzme gibi spor ve oyunları tercih ederler. Artık okul çağının belirtileri ortaya
çıkmıştır.