close

Enter

Log in using OpenID

çocuğunuz her hastalandığında antibiyotik kullanıyorsuz

embedDownload
ODTÜ GELİŞTİRME VAKFI ÖZEL DENİZLİ OKULLARI
EKİM AYI SAĞLIK BÜLTENİ
ÇOCUKLARDA ANTİBİYOTİK KULLANIMI
Ne kadar dikkat edilirse edilsin, çocukları
hastalıklardan korumak çok zordur. Çocuklar yazın
da, kışın da bakterilerin ve virüslerin neden olduğu
enfeksiyonlarla karşı karşıya kalırlar. Anne ve babalar
ise, çocukları ateşlendiği zaman endişe duyarak,
doktora danışmadan antibiyotik kullanırlar. Oysa bu,
kesinlikle doğru bir yaklaşım değildir. Hastalık
sırasında antibiyotik kullanımı gerekliliği, hastalığın viral veya bakteriyel oluşuna göre değişir.
Virüslerin neden olduğu enfeksiyonlara viral enfeksiyon, bakterilerin neden olduğu enfeksiyonlara
bakteriyel enfeksiyon denir.
Viral enfeksiyon nedir?
Çoğu öksürük, boğaz ağrıları ve tüm soğuk algınlıklarının nedeni, viral enfeksiyonlardır. Sağlıklı
çocukların çoğu yılda 8-10 kez soğuk algınlığına yakalanır. Viral gripte, hastalığın kendi döngüsünün
tamamlanması 5-10 gün sürer. Çocuk da bu sürenin sonunda iyileşecektir. Viral enfeksiyon
durumlarında antibiyotik kullanımı hiçbir fayda ve etki sağlamaz. Antibiyotikler virüslere karşı
etkisizdir ve antibiyotiklerin gereksiz kullanımı zararlı olabilmektedir.
Viral enfeksiyona yakalanmış çocuğunuzun bakımı nasıl olmalı?
Çoğu durumda çocuğunuzun viral enfeksiyonu 5-10 gün içinde iyileşecektir. Viral bir enfeksiyon
geçirmekte olan çocuğunuzu rahatlatmak için yapabilecekleriniz:
 Semptomları hafifletmek için çocuğunuza parasetamol verebilirsiniz.
 Çocuğunuzun yeterli miktarda sıvı almasını sağlayın.
 Çocuklara kesinlikle aspirin vermeyin.
 Çocuğunuzun kendini daha iyi hissetmesini sağlayacak güvenli ilaçlar hakkında doktorunuza
danışın.
 Çocuğunuzu serin tutun.
 Hastalık kötüye giderse veya 5-10 günden daha fazla sürerse, doktorunuza bilgi verin.
Bakteriyel enfeksiyon nedir?
Bakteriyel enfeksiyonlar, genellikle viral enfeksiyonlardan daha ciddi ve daha az yaygındır. Viral
enfeksiyonların aksine, bakteriyel enfeksiyonlar antibiyotikler ile tedavi edilebilirler. Örneğin,
menenjitin bazı türleri, tüberküloz ve bazı kulak hastalıklarına bakteriler neden olur. Bazı viral
enfeksiyonların arkasından bakteriyel enfeksiyonlar da oluşabilir.
Antibiyotik ne zaman kullanılmalı?
Bazı mikropları öldüren ya da çoğalmalarını durduran ilaçlara antibiyotik denir. Antibiyotikler bu
ilaçlarla etkilendiği bilinen mikropların yaptıkları hastalıkların tedavisi için kullanılır. Antibiyotikler
ağrı kesmek ya da ateş düşürmek için kullanılmaz.
Doktora başvuran hastalara reçete edilen ilaçlar arasında,antibiyotikler ilk sıralarda yer alır.
Antibiyotikler sayesinde, birçok enfeksiyon hastalığı rahatlıkla tedavi edilebilmesine rağmen,
mikropların antibiyotiklere karşı direnç geliştirmeleri nedeniyle, normalde etkili olmasını beklediğimiz
bir antibiyotik tedavide etkisiz kalabilir. Araştırmacılar bir yandan yeni antibiyotikler geliştirirken,
bakteriler de; kullanılan antibiyotiklere karşı koymak amacıyla, antibiyotikleri etkisiz hale getiren
direnç mekanizmaları geliştirir. Bilinçsiz antibiyotik kullanımı antibiyotiklere karşı bakterilerin direnç
geliştirmesini kolaylaştırır. Antibiyotiklere karşı geliştirilen bu direnç mekanizmalarından dolayı, bazı
bakteri türlerinin tedavisinde, başarısız olunur ve bu durum ciddi sorun yaratır.
Uygun antibiyotik seçimi, hastada tespit edilen enfeksiyon hastalığına sebep olan bakteriyel etkene
yönelik en dar spektrumlu (dar kapsamlı) ve etkin antibiyotiğin seçilmesidir. Bu aşamada doktorlar
açısından genel olarak iki durum söz konusudur:
Birinci durumda, hastada mevcut enfeksiyona etken olan bakteri tespit edilir ve direk olarak bu
bakteriye yönelik en dar kapsamlı, etkin ve hasta açısından yan etkileri en az antibiyotikle başlanır.
İkinci durumda ise, herhangi bir enfeksiyon hastalığı olduğu düşünülen bir hastada, hastalığa sebep
olan bakteriyel etken tespit edilemez. Bu hastalığa en sıklıkla sebep olabilecek bakterilere yönelik
etkin bir antibiyotik ya da bazı durumlarda antibiyotik kombinasyonu, doktor tarafından belirlenir ve
uygulanır.
Hastalığın bakteriyel özelliği tespit edildiğinde, en dar kapsamlı etkin bir antibiyotik yerine, daha geniş
kapsamlı bir antibiyotikle başlanması, bazı sakıncalar doğurabilir. Bu sakıncaların arasında;
antibiyotiğe karşı direnç gelişimi, tedavi masraflarında artış ve gereksiz yere toksik etkiye maruz
kalma sayılabilir.
Çocuğunuzun tedavisi sırasında dikkat edilmesi gereken noktalar:
 Antibiyotikler, gerekli olduğu durumlarda, yeterli dozda ve sürede kullanılmasına rağmen bazı
kişilerde istenmeyen yan etkilere yol açabilir. En sık görülen yan etkiler arasında; bulantı,
kusma, ishal, ciltte kızarık ve kaşıntılı alerjik döküntüler bulunur. Bu tür yan etkiler ilaç
kesildiğinde ortadan kalkar. Ancak bu etkilerin dışında daha ciddi, hatta hayatı tehdit edecek
düzeyde, yan etkiler görülebilir. (anafilaktik reaksiyon, diyalize girmeye götürecek kadar ciddi
böbrek fonksiyon testlerinde bozulma gibi). Çoğu yan etkiler, ilaç kesildikten sonra ortadan
kalkmasına rağmen, bazı yan etkiler ilaç kesilse de, uzun süreli ya da kalıcı problemlere yol
açabilir. Bu sebeplerle antibiyotik kullanırken, herhangi bir yan etki gördüğümüzde mutlaka
durumu doktorumuza bildirip, onun önerileri doğrultusunda gerekli önlemleri almalıyız.
 Viral enfeksiyonlar gibi antibiyotik tedavisine gerek olmayan durumlarda, antibiyotikleri
kullanırsanız, çocuğun vücudundaki bakteriler antibiyotiklere karşı direnç geliştirebilirler.
 Çok fazla antibiyotik kullanımı, bu ilaçların bakteriyel menenjit gibi daha ciddi hastalıkların
tedavisinde etkisiz olmasına neden olabilir.
 Antibiyotikler kullanılan diğer ilaçlarla etkileşebilir. Antibiyotiğin etkinliğinde artma ya da
azalma olabilir ya da etkileştikleri ilacı olumsuz yönde etkileyebilir. Bu nedenle çocuğunuzun
devamlı kullanması gereken ilaçlar varsa, bu doktora söylenmelidir.
 Antibiyotikler ateş düşürücü ilaçlar değildir. Her ateşi olan çocuk için antibiyotik
kullanmamalıdır. Antibiyotik kullanımı kesinlikle bir doktor kontrolünde olmalıdır.
 Antibiyotik kullanımında en önemli nokta, çocuklarda her antibiyotiğin dozlarının, çocuklar
için özel olduğunun bilinmesidir. Bu, çocuklarda karaciğer ve böbrek fonksiyonları ile plazmakan hacimlerinin, yetişkinlerden farklı özellik göstermesinden kaynaklanmaktadır.
 Antibiyotik kullanımında süre, enfeksiyonun özelliği ile ilgilidir. Örneğin beyin zarı
enfeksiyonu olan menenjit ile , orta kulak enfeksiyonlarındaki antibiyotik kullanımı birbirinden
farklıdır. Ayrıca enfeksiyon nedenine yönelik olarak kullanılan antibiyotiğin etkinliği ve
kandaki etki süresi, ilacın kullanım süresini etkiler. Çocuğunuza antibiyotik verilmesi
durumunda, doktorunuz tarafından belirtilen kullanım süresini mutlaka tamamlamalısınız.
Hastalık belirtileri iyileşme gösterse bile enfeksiyon hala mevcuttur ve tamamen yok olması
için antibiyotik kullanım süresinin tamamlanması gereklidir. Antibiyotikler normalde
damardan, kalçadan kas içine ya da ağızdan alındıktan sonra kanda belli bir düzey oluştururlar.
Oluşturulan bu düzey bakterilere karşı yeterli etkinliğin sağlanabilmesi için gereklidir ve bu
düzeyin devamlılığı açısından antibiyotikler belirli dozlarda ve belirli aralıklarla kullanılırlar.
Bu sebeple, yetersiz dozda ilaç kullanıldığında ya da ilaç alma aralıkları düzensiz olduğunda
kandaki ilaç düzeyi de istenilen düzeylerin altında kalır. Bu durumda kanda bakterilere karşı
mücadele edecek yeterli düzeyde antibiyotik olmaz. Dolayısıyla antibiyotiklerin, doktorun
önerisine göre, düzenli bir biçimde kullanılması önemlidir.
Antibiyotik başladıktan sonra, hangi hallerde doktoru aramak gereklidir?
Aşağıdaki durumlarda mutlaka doktorunuzu aramanız gereklidir:
 Solunumla ilgili sorunlar,
 Gittikçe kötüleşen cilt kızarıklıklar,
 Gittikçe kötüleşen ishal ve kusma,
 Şiddetli bulantı veya karın ağrısı,
 3-4 gün içerisinde herhangi bir düzelme olmaması,
 Çocuğunuzun durumu hakkında herhangi bir endişenizin bulunması.
Antibiyotik kullanımının gerekli ve yararlı olduğu haller ile, antibiyotiklerin etkili olmayacağı
hallerden bazıları şunlar:
 Soğuk algınlığı
Soğuk algınlığı viral bir enfeksiyondur. Antibiyotiklerin soğuk algınlığı üzerinde tedavi edici hiçbir
etkisi yoktur. Soğuk algınlığı boyunca çocuğun burun salgısının berrak renkten sarıya veya yeşile
dönüşmesi normaldir.
 Öksürük veya bronşit
Çocukların öksürük ve bronşit için çok nadir olarak antibiyotiklere ihtiyacı vardır.
 Boğaz ağrısı
Çoğu boğaz ağrısı antibiyotik kullanımını gerektirmeyen, viral enfeksiyonlardan kaynaklanır.
 Kulak enfeksiyonları
Kulak enfeksiyonunun birkaç tipi vardır. Bunların bazılarında antibiyotik tedavisine gerek olsa da,
çoğunda antibiyotik kullanılması gerekmez.
Sonuç olarak;
 Antibiyotikler viral enfeksiyonlara karşı etkisizdir. Viral enfeksiyonları tedavi etmek için,
kullanıldıklarında zararlı bile olabilirler.
 Bakteriyel menenjit ve bazı kulak enfeksiyonları gibi daha ciddi hastalıklarla mücadelede
antibiyotiklere ihtiyaç vardır.
 Gereksiz antibiyotik kullanımı, zararlı olabilir. Kusma ve ishal gibi yan etkiler oluşturabilir.
 Gereksiz antibiyotik kullanımı, ileride antibiyotiklere karşı direnç oluşturabilir.
 Gereksiz antibiyotik kullanımı, çocuğun antibiyotiklere karşı dirençli bakteriler tarafından
enfekte olması riskini arttırır.
 Viral enfeksiyonların güvenli tedavi yöntemleri konusunda doktora danışılmalıdır.
 Çocuğunuza antibiyotik ilaçları ezbere vermeyin. Doktorunuzun önerdiği ilaçları, önerileri
dahilinde kullanın.
Author
Document
Category
Uncategorized
Views
0
File Size
247 KB
Tags
1/--pages
Report inappropriate content