close

Enter

Log in using OpenID

Cüneyt EVRÜKE

embedDownload
1
İNTRAUTERİN ENFEKSİYONLARA
GENEL YAKLAŞIM.
Prof. Dr. İ. Cüneyt EVRÜKE
Ç.Ü.T.F Kadın Hast.ve Doğum AD
SUNUM PLANI
2

İntrauterin enfeksiyon mekanizma ve etkenleri

Genel Bilgiler

TORCH
İntrauterin enfeksiyon mekanizmaları
3



TRANSPLASENTAL ( TORCH)
Bakteriemi, viremi, parazitemi >>> Konjenital enfeksiyon
DOĞUM EYLEMİ SIRASINDA FETAL KOLONİZASYON ( Bakteri,
virüs)
 İntak membranları atake ederek
 Doğum esnasında (PROM, uzamış eylem manipülasyonları)
DOĞUM SONRASI ENFEKSİYONLAR (>72. Saat)
Yenidoğan bakım ünitesi
Respiratör, kateter
Laktasyon
İADROJENİK,DİGER YOLLAR.
İntrauterin enfeksiyon etkenleri
4
Transplasental
Virüsler: Varisella-zoster, coxsackie, parvovirüs,
rubella, sitomegalovirüs, HIV virüs ve diğerleri.
Bakteri : Listeria, sifiliz.
Protozoa : Toksoplazma, malarya.

Asendan enfeksiyon
Bakteri: Grup B streptokok, koliform ve
diğerleri.
Virüsler: Herpes simpleks

Klinikte bir gebede fetal enfeksiyon sorunu üç şekilde
ortaya çıkabilir
1.
2.
3.
Gebede semptomatik enfeksiyon varlığında;
Suçiçeği , Kızamıkçık,Herpes virüs…
Gebede antenatal serolojik tarama testleriyle saptanan
asemptomatik enfeksiyon varlığında ;
Toxoplazma, CMV,Sifiliz…
Fetusda sorun tespit edildiğinde ;
Non-immün hidrops, Hidrosefali, İntrakranial
kalsifikasyon ,IUGR (plasental yetmezliğe bağlı olmayan)
Gebelikteki Enfeksiyonların Muhtemel Sonuçları

Abortus

Konjenital anomaliler

Neonatal dönemde akut hastalık veya ölüm

Uzun dönemde sekel gelişimi

Asemptomatik enfeksiyon
7


Prenatal dönemde rubella, hepatit B, sifiliz ve
HIV için rutin tarama yapılabilir.
Diğer TORCH enfeksiyonlarının rutin taraması
ise maliyet-yarar analizine göre ve
epidemiyolojik risk faktörlerinin veya klinik
bulgularının varlığında yapılır.
Gebeligin Genel Yönetim Aşamaları
8






Enfeksiyonun fetusa bulaşma riski nedir?
Enfeksiyon ajanının fetus açısından oluşturduğu
riskler nelerdir?
Fetusa bulaşma ve fetus da oluşacak hasar açısından
enfeksiyonun geçirildiği gebelik haftasının
değerlendirilmesi.
Fetusda enfeksiyonun tanısı(prenatal tanı) mümkün
müdür ve bunun pratik anlamı nedir?
Fetusa bulaşmayı ve fetusda oluşacak hasarı
önleyici tedavi var mıdır?
Gebeliğin sonlandırılmasına gerek var mıdır?
TORCH
9
Kronik bakteriyel olmayan perinatal
enfeksiyonlar
TORCH olarak tanımlanır;
 T: Toksoplazma
 O: Other (Sifiliz, Varisella Zoster, Parvovirus
B19)
 R: Rubella
 C: Cytomegalovirus (CMV)
 H: Herpes simplex virus (HSV)
TOKSOPLAZMOZİS
10


Gebelikte insidansı % 0,2-1
Fetal geçiş, genellikle primer enfeksiyonun gebelik
sırasında alındığı olgularla sınırlıdır ve insidans
1/1000 – 1/10000 canlı doğum arasında
değişmektedir.
Fetal Enfeksiyon
11


Konjenital enfeksiyon insidansı;
1.trimesterde % 13
2.trimesterde % 60
Konjenital hastalığın şiddeti ise 1.trimesterdeki
bulaşta çok ciddi iken, 2.trimesterdeki bulaşma
durumunda hafiftir.
12
Maternal Enfeksiyon Tanısı (1)


Olguların %90’ı asemptomatiktir.
Semptomatik olgularda ise mononukleosis benzeri
bulgulara yolaçar:
servikal lenfadenopati, ateş
 halsizlik, baş ağrısı
 ekzantemler ve splenomegali


Tanı:
kültür
 enfekte dokuda antijenin direkt olarak gösterilmesi
 serolojik testler

Maternal Enfeksiyon Tanısı (2)



Serolojik testler, güvenilirliği ve yorumlanması
konusunda problemler içerse de, günümüzde tanı için
en çok tercih edilen metoddur.
Seri olarak alınan IgG düzeylerinde dört kat artış
oluşu akut enfeksiyon tanısını koydurur.
Bu antikorlar enfeksiyon başlangıcından sonra 1-2
ay içinde pik düzeye ulaşırlar ve düşük titrelerde
yıllarca devam ederler.
Maternal Enfeksiyon Tanısı (3)



IgM antikoru ise bir hafta içinde görünür ve 1-2 yıl
boyunca sebat eder.
Tek bir (+) sonuç akut enfeksiyonu göstermez.
Akut enfeksiyon tanısında tek başına yeterli değil.
Maternal Enfeksiyon Tanısı (4)

IgM (+), IgG(-)  Olası akut enfeksiyon(IgG) titreleri 3 hf
sonra tekrarlanmalıdır.

IgM (+), IgG (+)  Akut Enfeksiyon? Geçirilmiş enf?

IgM (-), IgG (+)  Geçirilmiş Enfeksiyon

IgM (-), IgG (-)  Duyarlı,Enfeksiyon geçirilmemiş
•
•
•
IgG ve IgM ‘in (+)’inde IgG Avidite Testi yapılır. Avidite + ise
olgunun 4 aydan daha eski bir enfeksiyonla karşı karşıya
olduğu belirlenir.Eğer gebelik haftası 4 aydan küçükse
korkulacak bir durum yoktur. Fakat eger gebelik haftası 4
aydan büyükse Amniosentez önerilir ve PCR ile Toxo DNA
araştırılır.
Amnion sıvısında PCR (+) sonuç verirse Terminasyon
önerilebilir.Aksi takdirde medikal tedavi başlanır.
Avidite Testi (-) ise antikorların yeni olduğunu düşünmek ve
hemen amniosentez önermek gerekmektedir.
Prenatal Tanı Metodları
18



1) Kordosentezle alınan fetal kan kültürleri
2) Amniosentezle elde edilen hücrelerde PCR tekniği ile
paraziti aramak
 En erken 18. haftada uygulanır ve %97,4 sensitivite
 Fetal kan örneklemesine gerek olmaması ve 24 saat
içinde sonuç vermesi nedeniyle tercih edilir.
3) Fetal kanda IgM (+) ’liğinin gösterilmesi
 Spesifik fetal antikorlar 20. gebelik haftasından önce
tesbit edilmezler ve enfekte fetuslerin %10-20’lik
kısmında mevcutturlar.
USG Bulguları
19






Ventrikülomegali
%74
Plasental kalınlık artması %32
İntrakranial kalsifikasyon %18
Asit,hepatomegali
%15
Hepatik kalsifikasyon
%6
Perikardial,plevral effüzyon
%6
Yaklaşım
20




Annenin gebelik sırasında akut enfeksiyon geçirmesi
gebeliğin sonlandırma endikasyonu değildir.
Gebeliğin idaresi yönünden prenatal tanı endikasyonu
vardır.
Annede akut enfeksiyon varsa antiparaziter tedaviye
hemen başlanmalıdır.
Amniosentez ile amniositlerin PCR ile incelenmesi
uygun olacaktır. Amniosentez için uygun zaman akut
enfeksiyondan en az 4 hf sonra ve spiramisin
başlandıktan sonra yapılmalıdır.
Yaklaşım

Prenatal tanı ile fetusta enfeksiyon saptanırsa
gebeliğin terminasyonu için aile ile görüşülerek karar
verilmelidir.
Korunma



Gebe olmayan enfekte kadınlar 6 ay süre ile gebe
kalmamalıdırlar.
Gebe kadınlar çiğ ya da az pişmiş etleri yemekten
kaçınmalı ve çiğ eti elledikten hemen sonra ellerini
yıkamalıdırlar.
Kedi fecesi içerebileceğinden bahçede çalışmaktan
kaçınmalı ve toprakla temas edilirse eller
yıkanmalıdır.
Antenatal Tarama

Toxoplasmanın antenatal taraması konusunda,
taramanın gerektiğini savunanlar ve buna karşılık
fayda-maliyet açısından verimli olmadığını
düşünenler vardır.
Tedavi
24




Spiramisin (3 mg/gün) ile tedavi sonucu, enfeksiyonun
anneden fetüse geçişi %60 oranında azalmaktadır.
Spiramisin tedavisine, annede akut enfeksiyonun olduğu
ancak fetusda prenatal tanı ile enfeksiyonun saptanmadığı
durumlarda başlanır ve gebelik süresince devam edilir.
Fetusda enfeksiyon tanısı konulursa Primethamin 1
mg/kg/gün + Sulfodiazin 50-100 mg/kg/gün 3 hafta; daha
sonra Spiramisin 3 gr/gün 3 hafta uygulanır.
Gebelik süresince 3’er haftalık tekrarlar ile tedaviye
devam edilir.
RUBELLA
25



Gebelik dışında çok az önemi olmasına karşın gebelikte
akut enfeksiyonun konjenital anomalilere ve gebelik
kaybına yol açması nedeniyle önem kazanmaktadır.
Fetal geçiş maternal viremi sırasında plasenta yoluyla olur.
Virusun fetusa geçişi;
1. Trimesterde: % 90
13-16. haftada: %50
16. haftada:
%11-24
20. haftada:
%6
5. aydan sonra belirgin risk yoktur.
Konjenital Rubella Sendromu
26
Klasik olarak 3 semptomdan oluşur.
Katarakt
Kalp defektleri(PDA, Pulmoner stenoz,VSD)
Sensorinöral sağırlık
Diğer anomaliler geçici, kalıcı olarak 2 gruba ayrılır.

Geçici semptomlar:
 Adenopati, hepatosplenomegali
 Trombositopeni
 Ensefalit
 İnterstisyel pnömoni
 Kemik radyolusensi
 IUGR
Konjenital Rubella Sendromu
27
Kalıcı semptomlar:
 Sağırlık
 Kalp ve damar ile ilgili anomaliler
-PDA
-Pulmoner arter stenozu
 Göz ile ilgili anomaliler
-retinopati, katarakt
 Santral sinir sistemi defektleri
-mental, motor retardasyon
28
Tanı
29



En çok serolojik testler kullanılır.
Önceden bağışık olmadığı serolojik olarak bilinen gebede
serokonversiyonun tesbiti, klinik bulgular ortaya çıktığında ve
bundan 15 gün sonra yapılan iki ayrı testte IgG titresinde 4 kat
artışın görülmesi veya rubella spesifik IgM’in pozitif olması ile
konulur.
Rubella IgG ve IgM pozitifliğinde IgG avidite testi yardımcı
olacaktır. IgG aviditesinin düşük olması 3 ay içinde geçirilmiş
yakın dönem enfeksiyonunu desteklerken, yüksek IgG aviditesi
ise 3 aydan önceki dönemde geçirilmiş eski enfeksiyonun
varlığını destekleyecektir.
30



Rubella enfeksiyonu geçiren biriyle karşılaşmada ise
hemen IgG bakılmalı pozitif ise bir sorun olmayacağı
konusunda bilgi verilmelidir.
IgG ve IgM negatif ise 4 hafta süreyle haftalık serolojik
testler tekrarlanmalıdır.
Temastan sonra 6-8 haftadan uzun süre geçmişse ve IgG
pozitif, IgM negatif ise akut enfeksiyon açısından yorum
yapmak çok zordur.
Prenatal tanı
31



Prenatal tanı; maternal enfeksiyonun geçirildiği gebelik
haftasıyla ilgili şüphenin olduğu durumlarda, asemptomatik
reenfeksiyon saptandığında ve fetal riskin tam belirlenemediği
12-16. Gebelik haftalarında önerilir.
Koryon villusunda ve amnion mayide viral antijenlerin veya
virus RNA’ sının tesbiti
Fetal kanda IgM bakılması; gebeliğin 20. gebelik haftasından
sonra bakılmalıdır.Pozitif sonuçlar fetal viral enfeksiyonu
gösterir ancak fetusda oluşacak hasar hakkında bilgi vermez.
Negatif sonuçlar ise enfeksiyonu tamamen dışlamaz.
Yaklaşım


Tüm şüpheli gebeler uygun serolojik testlerle
incelenmeli, non immün olanlarda testler üç hafta
sonra tekrar edilmelidir.
Tek başına yüksek IgG veya temastan sonra 10
günden uzun süre geçtiği halde IgM negatif olan
olgularda sorun beklenmemelidir.
Yaklaşım
33


Gebeliğin ilk 12 haftasında fetusa bulaşma oranı (%90) ve
anomali riski çok yüksektir ve gebeliğin sonlandırılması
endikasyonu vardır.
Gebeliğin 12-16 haftaları arasında fetusda etkilenme
olasılığı %35-50 seviyesindedir ve prenatal tanı
endikasyonu mevcuttur. Eğer fetal enfeksiyon saptanırsa
riskler aileye anlatılmalı ve istekleri doğrultusunda
gebeliğin sonlandırılabileceği belirtilmelidir.
Korunma
34






Serolojik olarak (-) olan kadınlar aşılanmalı
Aşıdan sonraki üç aylık dönemde kontrasepsiyon
uygulanmalı
Gebelikte aşılama kontrendike
Bağışık olmayan gebeler rubella şüphesi olanlardan uzak
durmalı
Emzirme postpartum aşılanma için kontrendikasyonu
oluşturmaz.
Ig proflaksisi önerilmez.
Antenatal Tarama


Gebelerde rutin antenatal rubella taraması
önerilmektedir. Taramada amaç, seronegatif gebeleri
belirlemek ve doğumdan sonra aşılanmalarını
sağlamaktır.
Seronegatif kadınların, gebe kalmadan önce
belirlenmesi ve aşılanması daha da yararlıdır ancak
pratik uygulanımı zordur.
SİTOMEGALOVİRUS(CMV)
36



İntrauterin enfeksiyonların en yaygın nedenidir ve % 0,52,5 sıklıkta görülür.
Fetal geçiş dört yolla olur.
1) Transplasental
2) Serviksten yukarı doğru
3) Doğum esnasında
4) Anne sütü ile
Enfeksiyonun geçirildiği gebelik haftasının fetal
enfeksiyonun şiddeti üzerine etkisi bilinmemektedir.
Tanı
37



Viral kültür tanıda en iyi yöntemdir ancak enfeksiyonun
primer veya rekürren olduğunu ayırt edemez. Kan, idrar,
servikovajinal sekresyonlardan kültür yapılabilir.
Serolojik çalışmalar da tanıda kullanılır. CMV IgM
primer enfeksiyonların %80’inde, rekürren
enfeksiyonların ise %20’inde bulunabildiğinden
negatifliği hastalığın olmadığını göstermez. IgM primer
enfeksiyondan 8 ay sonra bile kanda bulunabilir.
IgG titrasyonunun dört kat veya daha fazla artması akut
enfeksiyonun belirtecidir.
Fetal usg bulguları
38








intrauterin gelişme geriliği
oligo veya polihidramnios
asit veya hidrops
serebral ventrikülomegali
hidrosefali, mikrosefali
intrakranial kalsifikasyon
plevral veya perikardial effüzyon
karaciğer ve plasenta kalsifikasyonu
Prenatal tanı
39





Kordosentez ile CMV IgM antikorları saptanabilir. Ancak
20. haftada tanısaldır.
Amniosentez ile CMV kültürü yapılabilir ve sensitivitesi
%50-70’ dir.
Amniotik sıvı ve fetal kanda PCR tekniği ile CMV DNA’sı
saptanabilir ve sensitivitesi %75-100’ dür.
Kültür ile PCR tekniğinin birlikte kullanımının
sensitivitesi %80-100’ dür.
Yanlış(-) oranını azaltmak için prenatal tanı, primer
maternal enfeksiyondan 4-6 hafta sonra yapılmalıdır.
Prenatal Tanı



CMV ’in kültür veya PCR ile amniotik sıvıda tesbiti
fetusun etkilenmiş olduğunu göstermez.
Eğer bir kadında tesbit edilmiş primer CMV
enfeksiyonu varsa, çocuğun enfekte olma olasılığı
%20-25’ tir.
Doğumda veya neonatal dönemde bulaşan
enfeksiyonların tanısı, Anti CMV IgG titrelerinin
takipte yükselmesi ile konur.
Yaklaşım
?
Önleme


Maternal enfeksiyonların engellenmesi ile olabilir. El
yıkamak, kondom kullanımı, çocukların
sekresyonlarından uzak durmak dikkat edilecek
hususlardır.
Konjenital CMV hasarlı bebek doğurmuş kadınlara,
bir sonraki gebeliklerinde virus eksrete edecekleri
fakat bu bebeklerin büyük çoğunluğunun normal
olacağı söylenmelidir.
Antenatal Tarama
?
Yaklaşım
44


Fetusda enfeksiyonun saptanması enfeksiyonun şiddeti ile
her zaman korele değildir. Annede akut enfeksiyon
gebeliğin sonlandırılması için endikasyon değildir.
Prenatal tanı ile fetal enfeksiyon saptandığında ultrason
değerlendirilmesi ile birlikte aileye riskler anlatılmalı ve
gebeliğin devamı veya sonlanması için karar aileye
bırakılmalıdır.
İnutero enfeksiyon tanısı konan olguların %20 -25'inde
doğum sonrası enfeksiyon ve geç sekellerin ortaya çıktığı
unutulmamalıdır.
Yaklaşım ve Antenatal tarama
45


Prenatal tanı testlerinde fetal enfeksiyon saptanmaz ise
olgu ultrasonografik olarak takip edilmeli ve gerekirse
testler tekrarlanmalıdır.
Maternal veya fetal CMV enfeksiyonunun etkin
tedavisinin veya aşısının olmaması, seropozitif gebe
sayısının fazla olması, serolojik tanının güçlüğü ve
prenatal tanı testlerinin fetal hasarı tam olarak
gösterememesi nedeniyle CMV enfeksiyonu için gebelikte
rutin tarama önerilmemektedir.
HERPES SİMPLEKS VİRÜS
46

Gebeliklerin yaklaşık %1’ ini etkiler.
Primer HSV Enfeksiyonu:
 Enfeksiyon anamnezi yoktur ve ilk tanıda seronegatiftirler.
 %75 aktif lezyonla temas sonrası gelişir.
 Ağır lokal semptomlar görülür. Bunlar; ağrı, yanma, hassasiyet
ve kaşıntıdır.


Primer Herpeste spontan abortus, IUGR ve preterm eylem
bildirilmiştir.
Rekürren enfeksiyon spontan abortus, IUGR ile ilişkili değildir.
Fetusa enfeksiyonun bulaşma riski:
47

Primer semptomatik enfeksiyon: %40-50
Primer asemptomatik enfeksiyon: %33
Tekrarlayan semptomatik enfeksiyon: %3
Tekrarlayan asemptomatik enfeksiyon: %1

Yenidoğanda enfeksiyon %90 doğum sırasında olur.



Tanı
48




Viral Kültür: Tanıda altın standart
Amnion mayisinin kültür sonuçları yanlış (+) ve (-)
sonuçlar verdiği için konjenital enfeksiyon tanısında
yararlılığı tartışmalı
Serolojik testlerde HSV-1 veya HSV-2' ye karşı oluşan IgG
ve IgM yapısındaki antikorlar ayırt edilemez. Akut
enfeksiyonun tanısı serokonversiyon ile konabilir.
Genital bölgede lezyonların bulunduğu semptomatik
olgularda vezikül sıvısından, asemptomatik olgularda ise
serviks, vajina ve perineden alınan sürüntülerde virüs
araştırılmalıdır.
Tedavi
49


Tedavide Asiklovir (400 mg X 4/gün) ile
lezyonlardan yayılım önlenebilmekte ancak
hastalık tedavi edilememektedir.
Asiklovir kullanımın fetal transmisyonu veya
enfeksiyonun fetal-neonatal komplikasyonlarını
azaltığı görülmektedir.
Doğum şekli
50
Primer herpes:



Enfeksiyon doğum öncesi 4-6 haftada oluşursa neonatal
transmisyon riski yüksektir. Sezaryen yapılmalıdır.
Vajen üst kısımda ve serviksde bulunan primer herpeste
EMR gelişirse gebelik haftasına bakılmaksızın C/S yapılır.
Genital trakttan uzak bölgelerdeki (perianal, kalça, kasık
vb) aktif lezyonlu olgular da vajinal doğum yapılabilir.
51



Semptomatik olgularda vajinal doğumla perinatal
transmisyon riski düşük olmasına rağmen sezaryen ile
doğum tercih edilmelidir.
Asemptomatik olgularda vajinal doğum yaptırılabilir.
Gebelikte rutin HSV taraması önerilmemektedir. Önemli
olan doğum eylemindeki gebede genital kanalın HSV
lezyonları açısından gözden geçirilmesidir
VARİSELLA ZOSTER VİRÜS
52




İnsidans 1-7 olgu/10000 gebeliktir.
Respiratuar sekresyonların veya veziküler sıvı ile direk
temaslarından geçerler.
Döküntülerin ortaya çıkmasından önce 2 gün ve son
döküntü kabuklanana kadar bulaşıcıdır.
Klinik bulgular tanıda yeterlidir.
53




Gebelikte %10 varisella pnömonisi gelişir. Maternal
mortalite %3’tür.
Varisella’ da embriyopati riski düşüktür.
Gebeliğin ilk 20 haftasında olursa %2 oranında konjenital
malformasyon gelişir.
Öykülerinde varisellanın negatif veya belirsiz olduğu,
ancak infekte olgularla temas etmiş gebelikler
değerlendirilmelidir.
Tanı
54


2 hafta ara ile alınan iki serum örneğinde serokonversiyon
varlığı yada VZV antikor titresinde 4 kat artışın
gösterilmesi tanı koydurur.
VZV Ig M antikorlarının saptanması önemlidir.
USG bulguları;
 polihidramnios
 fetal hidrops
 el ve ayak deformiteleri
 karaciğerde hiperekojenik odaklar
 hidrosefali
Tedavi
55

Anneye asiklovir verilmesinin fetal enfeksiyona etkisi tam
olarak anlaşılamamıştır.

Fetal enfeksiyon için herhangi bir tedavi yöntemi
bulunmamaktadır.


Anne viruse karşı duyarlı ise profilaktik amaçla VZIG
uygulanır (temastan sonraki 4-6 saat içinde ).
VZIG uygulamasının fetal VZV infeksiyonuna karşı koruyucu
olup olmadığı bilinmemektedir. Annede enfeksiyonun hafif
geçmesini sağlayacaktır.
Antenatal tarama

Gebelik sırasında asemptomatik varisella
enfeksiyonu risk taşımadığı için serolojik tarama
endikasyonu yoktur.
SİFİLİZ
57





Etken: Treponema pallidum
Transplasental veya doğum esnasında enfekte doğum
kanalından geçiş
Abortus, ölü doğum ve konjenital enfeksiyon( ilk 2 yılda
klinik: erken konj., > 2 yıl: geç konj.sifiliz)
Primer enfeksiyonun temel belirtisi; şankr
Primer lezyonun ilk görünümünden 4-10 hafta sonra
sekonder sifiliz
Tanı
58



Karanlık saha incelemesi
Kan sayımı, Lomber ponksiyon,radyoloji
Serolojik testler;
Nontreponemal testler:VDRL, RPR test
Treponemal testler:TPI testi, FTA-ABS, hemaglütinasyon
testleri
Tedavi
59

Anne adayında gebelikten önce VDRL testi pozitif ise ve
uygun tedavi aldığı biliniyorsa gebelik boyunca VDRL
testi tekrar edilir ve kliniği değerlendirilir.

Penisilin: Parenteral penisilin G, tek dozda 2,4 milyon
ünite benzatin penisilin G. Konjenital sifilizde de bebek
için ilk tercih penisilindir.

Sefalosporinler, eritromisin
PARVOVİRÜS B-19
60




Bulaşma; solunum sekresyonları, kan ve kan ürünleriyle
olur.
Fetusda eritrosit üretim arrestine neden olur. Anemiyi
takiben ödem, kalp yetersizliği ve hidrops fetalis gelişir.
Gebelikte akut parvovirüs enfeksiyon sıklığı %3,3-3,7
arasındadır.
Enfeksiyonun seyri gebe olmayan kişiden farksızdır ve
1/3’ü asemptomatik seyreder.
61



Fetusa enfeksiyonun transplasental geçme riski % 33
Enfekte fetusların % 25-33’ünde herhangi bir sorun
gelişmez.
Abortus riski %3-5, 20.haftadan sonra fetal kayıp riski
%7’dir.
Tanı
62


B-19 enfeksiyonlu olgularla teması olan gebelerde B-19
IgM ve IgG antikoru bakılır.
Deri döküntülerinden 7 gün sonra Ig M ve G pozitifleşir.
Ancak maternal enfeksiyondan 3-4 ay sonra fetal hidrops,
IUÖF geliştiği için fetal bulguların varlığında bakılan
serolojik testlerde Ig G +, Ig M – saptanabilir.
Prenatal Tanı ve Takip
63




Amniotik sıvı, fetal kan ve asit sıvısından PCR ile virüs
DNA’sının gösterilmesi.
Ultrasonla fetal asit ve hidrops şüphesi olduğunda kordosentez
ile fetal B-19 IgM, B-19 IgG değerlendirilir.
Doğum: hidropsun artmaya başladığı, aritmi veya geç
deselerasyonun olduğu 32 haftadan büyük gebeliklerde olur.
Prematürite varlığında, kordosentez yapılarak şiddetli anemi
saptandığında (Hb= 5gr) transfüzyon uygulanılır.
64
TEŞEKKÜRLER…
Author
Document
Category
Uncategorized
Views
0
File Size
7 822 KB
Tags
1/--pages
Report inappropriate content